Elitaş, Anadolu Yayıncılar Federasyonu’nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’un, tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi.
O günü hiç unutmadığını belirten Elitaş, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ), 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini öğrendiği sırada Kayseri’de bulunduğunu, telefonla il başkanları, belediye başkanları ve milletvekillerini arayarak, herkesin meydanlarda toplanmasını söylediğini anlattı.
Kendisinin de Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda yarım saatte bir vatandaşlara, birlik beraberlik ve hükümetin başta olduğu çağrısı yaptığını dile getiren Elitaş, “Tek arzum, isteğim vatandaşı uyumadan meydanlarda tutabilmekti. O dönemde hem CHP hem MHP ile sık sık görüşmeler yaptık ve parlamentoya gitme kararı verdik. Parlamentoda o gün 112 milletvekili vardı. Saat 02.00’de de parlamentoyu bombaladılar.” diye konuştu.
Elitaş, milletin 15 Temmuz darbe girişiminde kendi iradesini koruyarak topyekün tarihi bir kahramanlık gerçekleştirdiğini belirterek, 15 Temmuz’un gelecek nesillere unutturulmaması gereken bir gün olduğunu dile getirdi.
Kayseri’deki olaylar
Mustafa Elitaş, konuşmasında, Kayseri’de Suriye uyruklu çocuğa Suriyeli bir kişinin cinsel istismarda bulunmasının ardından çıkan olaylara da değindi.
Kayseri’de başlayan ve başka illerde de yaygınlaştırılmaya çalışılan olaylarda, kardeş kavgasının ortaya çıkarılmaya çalışıldığını söyleyen Elitaş, şöyle devam etti:
“Maalesef bunu siyasetçilerin bir kısmı da körüklüyor. Türkiye’de bir iç kargaşanın oluşması, tıpkı gezi olayları, Maraş olayları, Sivas olayları benzeri, insanların milli duygularını tahrip ederek sahaya döküp, birbirlerine şuursuz bir hareketle kırdırılması işlemleri var. Herkesin bu konuda sağduyulu olması gerekir.”
Sorular
Mustafa Elitaş, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, TBMM’de görüşülen sahipsiz hayvanlara yönelik “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin sorusu üzerine Elitaş, “Başıboş sokak köpekleriyle ilgili grup başkanvekilimiz TBMM’ye kanun teklifini verdi ve bütün paydaşlarla konuşularak çok güzel bir çalışma gerçekleştirildi. Kanun teklifinin rahatsız eden tarafları muhakkak vardır ama insanların çok rahatsız olduğu bir dönemde bu kanun teklifinin hayata geçirilmesi gerekir.” dedi.
Vergi düzenlemesi paketine ilişkin soru üzerine de Elitaş, verginin tabana yayılması konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının hazırladığı düzenleme olduğunu, yarın grup başkanının vergi mevzuatıyla ilgili düzenlemeleri Meclis başkanlığına sunacağını, perşembe günü de Plan ve Bütçe Komisyonu’nun toplanacağını bildirdi.
Elitaş, emeklilerin 2 bin lira zam beklentisine ilişkin bir soruya, “Onu da yarın grup başkanımızdan duyarsınız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı bu konuyla ilgili çok ince bir çalışma gerçekleştirdi.” yanıtını verdi.
Kayseri’de dün kooperatif mağdurlarının kendisini protesto etmesine ilişkin soru üzerine de Elitaş, şöyle konuştu:
“Bizi maytapla, davullarla karşıladılar. Maytabın dumanından uzaklaşmak için hızlı hızlı yürürken birileri ‘görüşebilir miyiz?’ dedi. ‘İçeri toplantıya geçelim, orada görüşelim’ dedim. ‘Şimdi görüşelim’ dedi. Kimsiniz? dedim, ‘Kooperatif mağdurları’ dedi. ‘Toplantı bitince sizinle görüşelim’ dedim. Benden sonra protesto etmişler. Arkadaşlarımızla toplantı bittikten sonra görüştük.”
]]>“ONLAR NOT TUTTU DİYE, BİZ DE TUTTUK”
Karşılıklı olarak birbirini ziyaret eden iki liderin görüşmesinde AK Parti’nin heyetinde yer alan Mustafa Elitaş, o buluşmaya dair dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Elitaş, “CHP ile güzel görüşmeler oldu. O görüşmelerimizde not tutuldu. Niye not tutuldu? Onu bilmiyorum. Onlar tutuyor diye biz de not tuttuk. Satır satır da yazdık. Alışkın olmadığımız bir şeydi. Diplomatik işlerde not olur. Ben pek çok kez siyasi görüşmelere katıldım ama hiç not tutulmadı. Bu tür görüşmeler, bir uzlaşma varsa ya metne dökülür veya söylenen şeyler varsa orada bilgi paylaşılır; “Şöyle olsun biz böyle düşünüyoruz, öyle yapıyoruz” diye. Ama söylenen sözleri farklı noktaya doğru götürüp, farklı algılarla yapılması kurallara uygun bir iş değil” dedi.

KÜLLİYE Mİ? GENEL MERKEZ Mİ?
Liderlerin görüşmesinden önce CHP’ye buluşma yeri için alternatif sunulduğunu dile getiren Elitaş, “İki siyasi partinin genel başkanı görüşüyor. Ama aynı zamanda ülkenin Cumhurbaşkanının görüşmesi. Nitekim Sayın Cumhur- başkanımız Külliye’de randevu verebilirdi. Sayın Cumhurbaşkanımız, bize ilettik biz de onlara sorduk; “Külliye’yi mi istersiniz, Çankaya Köşkü’nü mü, Genel Merkez mi istersiniz? Tercihi sizin” dedik. Sayın Özgür Özel de çok teşekkür etti. Genel Merkezi tercih etti” ifadelerini kullandı.

KAFALARI KARIŞTIRAN “BOŞ KOLTUK” DETAYI
Erdoğan ve Özel’in görüşmesinden sonra salonda yer alan boş koltuk dikkat çekmiş ve bunun hakkında çok sayıda iddia ortaya atılmıştı. Elitaş, “Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli ile görüştüğünde, nasıl bir koltuk daha varsa, Sayın Özgür Özel’le yapılan görüşmede de aynı koltuk var. Yani Sayın Cumhurbaşkanı’nın birini, AK Parti’de kabul etmesiyle, Çankaya Köşkü’nde, Külliye’de ya da herhangi bir mekânda kabul etmesi arasında bir fark yok. Bu onun Cumhurbaşkanlığı makamını kaldırmaz. CHP ev sahipliği yaptığında, koltukları yan yana koymuş, ona da diyecek bir şeyimiz yok. Çünkü ev sahibi öyle demiş. Sayın Cumhurbaşkanı’nı da nezaketli karşıladılar. Biz de teşekkür ediyoruz bu nezaketleri için. Çok güzel hazırlanmışlar. Güzel karşılama oldu” sözleriyle konuya son noktayı koymuş oldu.

“SEÇMEN CHP İLE AK PARTİ’NİN GÖRÜŞMESİNİ OLUMLU BULUYOR”
31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından siyasette yumuşama rüzgarları esmeye başladı. Elitaş’ta milletin özlem duyduğu şeyin bu olduğunu ifade etti ve bu durumun seçmende bir karşılığının olduğunu söyleyerek “AK Partili seçmenlerin büyük bir kısmı, CHP’yle AK Parti’nin görüşmesini çok olumlu buluyor. Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketi getirdi; Sayın Bahçeli’yle Sayın Özgür Özel’in görüşmelerini MHP’liler de çok olumlu buluyor. İşin enteresan tarafı CHP’liler daha az olumlu buluyor. Niye öyle olduğunu da tam bilemiyorum, onu kendileri değerlendirirler. Biz ülkeyi idare eden bir siyasi parti olmamız hasebiyle kim olursa olsun, iktidarların en büyük görevi uhuletle ve suhuletle bu işi götürebilmektir” ifadelerini kullandı.
“15 TEMMUZ’DA BOMBANIN ALTINDA OLAN KİŞİ ÖZGÜR ÖZEL’Dİ”
15 Temmuz 2016’da yaşananlara dikkat çeken Elitaş, “15 Temmuz gecesi, tüm milletvekillerimizi Ankara’ya davet ettik. 85 civarında AK Partili milletvekili geldi. Ben Kayseri’deydim. Oradan Meclis Başkanımızla görüştük. “Meclisi açalım” dedik. Kayseri’den CHP’nin genel başkan vekilleri hem Sayın Özgür Özel’le, hem Sayın Engin Altay’la, hem Sayın Levent Gök’le konuştum. Parlamentoya davet ettim. “Geliyoruz” dediler. Geldiler, sağ olsun o gün o bombanın altında olan kişi Özgür Özel’di. O girişimin darbe olduğunu içinde ruhuyla hissetti. Ama Sayın Kılıçdaroğlu Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde televizyonun önünde oturarak darbeyi izledi. Sayın Özgür Özel 15 Temmuz günü Meclis’te kürsüdeydi. Hatta bizim bir arkadaşımızın ceketini giyerek kürsüde konuştu” sözleriyle Özgür Özel’in o gece yaptıklarını anlattı.
Gerçekleşen Atlı Okçuluk Milli Takımı seçmelerine Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm ve çok sayıda sporcu katıldı. Seçmelerde yaptığı konuşmada Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu’nun böyle bir çalışmayı yapmış olmasından dolayı teşekkür eden Başkan Büyükkılıç; “Başarılarınızın devamını diliyorum. İnşallah burada her biri birbirinden kıymetli olan sevgili yavrularımızın yurt dışında da bizleri en güzel şekilde temsil etmeleri için dua ve temennide bulunuyorum” diyerek ödül ve derece alan sporcuları da tebrik etti. AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş ise Atlı Okçuluk müsabakalarını ve faaliyetlerini takip ettiklerini ve milli sporcuların yaşadığı heyecanın aynısını yaşadıklarını, büyük bir keyifle izlediklerini dile getirerek, “Bizim memleketimizde değerli Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptığı tesis Türkiye’de en güzel bir tesis. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha da güzelleştirerek bu spor dallarının en üst noktalara çıkabilmesi için gayret göstereceğiz. Belediye başkanımız da gerekli ihtimamı göstererek tesisi biraz daha üst noktalara taşıyacak” diyerek “Belediye başkanı böyle olur” ifadesinde bulundu. Elitaş, milletin Büyükkılıç’ı boşuna seçmediğini çünkü spora tesise önem verdiğini sözlerine ekledi. Elitaş, ata sporu olan Atlı Okçuluk sporu ve gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgiler vererek, “İlk Atlı Okçuluk Milli Takımı sporcuları olarak sizler şu anda tarihe geçtiniz. Her şeyin ilki çok önemli. Sizin omuzlarınızda çok büyük bir yük var. Bu sporun gelişmesine sizin başarılarınız öncülük yapacak, örnek olacak. Bu sorumluluk sizde. Ben bu ailenin bir ferdi olmaktan da mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum” diye konuştu. AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş son olarak, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur’un bütün programlarını bırakıp destek olmak için buraya geldiğini ifade ederek, Atlı Okçuluk sporunun yanında yer alacağını belirtti. Sporcuları tebrik ederek sözlerine başlayan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur da Atlı Okçuluk’un medeniyetimizin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Cantimur, yurt dışında Türkiye’yi temsil eden sporculara güvendiğini ve başarılı olacaklarına inandığını belirterek, hayırlı olması temennisinde bulundu. Sözlerine, Kayseri’nin kültürünü, misafirperverliğini her defasında kendilerine yaşatan Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek başlayan Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Başkanı Zübeyir Bekiroğlu ise Minik ve Yıldız Milli Takımı’nın yapmış olduğu iki kamptan sonra bugün seçmesini tamamlayıp, Avrupa Minik Yıldız Atlı Okçuluk Şampiyonası’na katılarak Türkiye’yi temsil edeceklerini dile getirdi.
Seçmelerde, Atlı Okçuluk eğitmenlerine sertifikaları, minik sporculara başarı belgeleri de takdim edildi. – KAYSERİ
]]>Elitaş, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanlığınca bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bir siyasi hareketin, kol kola girdiği ve güç birliği yaptığı takdirde yenilmezler hareketi haline geldiğini ifade eden Elitaş, rahmet ve mağfiret ayı ramazanda buluşmanın ve aynı iftar sofrasını paylaşmanın AK Parti’nin gücüne güç kattığını dile getirdi.
AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve çizdiği yolda hareket ettiklerini anlatan Elitaş, Türkiye’nin meseleleri ve menfaati için hangi konu varsa onu gündeme getirip hayata geçirmeye çalıştıklarını belirtti.
31 Mart’ta yapılacak seçimlere dikkati çeken Elitaş, bu seçim döneminde çok farklı bir ortamın ortaya çıktığına işaret etti.
Elitaş, çok değişik bir ortamla karşı karşıya olduklarını dile getirerek şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın söylediği gibi, son günlerde siyasette zübükler ortaya çıkmaya başladı. Bu zübükler, bir kısmı bizde milletvekilliği yapmış, bakanlık yapmış, il başkanlığı yapmış, çeşitli görevlere gelmiş ama ‘Ya bu sefer sen dur, senin yerine başkası olsun’. Koltuğu devrettiği an her şeyi bitmiş. Başka tarafa gitmiş insanlar. İşte şuradaki tablonun içerisinde onlar bulunamazlar. Niye, çünkü onlar davayı koltuk sevdası zannedenler olduğu için bizim aramızda bulunmazlar. Bu arkadaşlarımız bir bakıyorsunuz herhangi bir ilin bir ilçesinde o ilçede daha önce ilçe başkanlığı yapmış. Birisi ‘beni aday göstermediler’ diye kırılmış. ‘Ben de gidiyorum şu partiden aday oluyorum’ demiş. ve şöyle söylüyor, ‘Kazanırsam ben, Cumhurbaşkanımızı seviyorum. Recep Tayyip Erdoğan benim liderimdir. Ama beni seçmeyenlere kızıyorum. Aday oluyorum.’ Sebep? ‘İl başkanına, ilçe başkanına ders vermek için aday oluyorum.’ Ekip dışı hareketler yapıyorlar.”
AK Parti teşkilatına zarar vermek isteyenlerin sözlerine inanılmaması gerektiğini ifade eden Elitaş, şunları kaydetti:
“Zübüklük yapanlar, siyasette birinin gölgesine sığınmaya çalışanlar, kendi iradesiyle veya kendi bilgi birikimleriyle herhangi bir siyasi söylem veya sürükleyebilecek liderlik vasfı olmayanlar bir fotoğrafın altına gizlenerek siyaset yapmaya çalışırlar. Kendi resimleri yanında bir de başkasının resmi ile siyaset yaparlar. Eğer bir siyasette lidersen, bir ciddiyetin varsa, saygınlığın varsa, toplumu etkileyebileceksen, çünkü siyasetçi toplumun lideridir. Toplumu etkileyendir. Eğer etkileme kabiliyetin varsa başkasının gölgesine sığınarak siyaset yapmayı bir tarafa bırakman gerekir. Kendi resminle, kendi adınla, kendi soyadınla siyaseti yapıp ortaya çıkman gerekir.
İçimizden çıkıp birlikte yol aldığımız, kol kola yürüdüğümüz, bu davanın neferleri olduklarına inandığımız ama şu anda bu davayı terk eden arkadaşlarımız, tırnak içinde söylüyorum, o kişilerin bizimle ilgili, Cumhurbaşkanı’mızla ilgili, AK Parti teşkilatlarına zarar vermek için söyledikleri ifadeleri lütfen dikkate almayın. Onların bize yaptığı yanlışlara karşı biz birlik olarak bu tablonun verdiği sonuç çerçevesinde ilçelerimizden, mahallelerimizden, beldelerimizden eski yerlerimizden nereler varsa tanıdıklarımıza, dostlarımıza gidip her birimiz birer Recep Tayyip Erdoğan gibi ev ev gezip, mahalle mahalle dolaşıp, kardeşlerimizi sandığa götürmemiz gerekir. Zübüklerin zübüklüklerini ortadan kaldırabilmek için bu davaya gönül vermiş, baş koymuş insanların başlarını dik tutabilmek için birilerinin böyle zübük diye heveslenmelerini kesmek için önümüzdeki en önemli görev 31 Mart tarihinde AK Parti’ye gönül vermiş insanları, erdemlilerin tamamını sahaya döküp, sandıktan en yüksek oyu almamız gerekir.”
Programa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, partililer ve davetliler katıldı.
]]>Elitaş, açılışlar için geldiği kentte partisinin seçim koordinasyon merkezinde, seçim ortamının yoğun geçtiğini, mağdur olarak ortada gezenlerin çok fazlalaştığını söyledi.
AK Parti olarak belediye başkanlarını yapay zekalardan değil milletin iradesiyle ve yaptırılan anketlerin ardından belirlediklerini aktaran Elitaş, şöyle konuştu:
“Belediye başkanlığı için müracaat edip de aday gösterilmeyen kişilerin başka başka partilere gitmesi maalesef bugünlerde moda olmaya başladı. Nefsi ile hareket edip aday olduğunda ben davanın adamıyım, aday olmadığı anda başka tarafın adamıyım düşüncesiyle hareket edenlerin bizim yanımızda yeri yok. Bugün bizi terk edenler yarın onları da terk eder. Gidenler söylüyormuş; ‘Biz Cumhur İttifakı olarak ortaya çıktık’ diye. Cumhur İttifakı’nın ana omurgası AK Parti ve MHP olarak 2 siyasi partidir. 3 vilayette BBP ile diğer bir parti aday çıkarmayacaklarını deklare ettiler. Onlar başka vilayetlerde adaylarını çıkarttı. Şimdilerde başka adayların ‘Biz de Cumhur İttifakı’nın adaylarıyız, oylarınızı bize verin. Seçildiğimiz zaman AK Parti’nin belediye başkanı, belediye meclis üyesi veya il genel meclis üyesi olacağız’ diyorlarmış. Açık ve net söylüyorum, AK Partili olanlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tercih ettiği kişilerdir. Diğerleri bizim adayımız değildir. Bizim davamızı terk eden arkadaş bizim arkadaşımız değildir. Bizim yolumuzdan başka yola sapan arkadaş bizim arkadaşımız değildir. ‘Biz bunlara kaybettirmek için varız’ diyen insanlar bizim hiç yoldaşımız değildir.”
Siyasi partilerin hedeflerinin ve amaçlarının bulunması gerektiğini vurgulayan Elitaş, “Vatandaşlarımız bu giden arkadaşlarımızın hissiyatlarını ve ihtiraslarını yakın zamanda görecek ve değerlendirecek. Vatandaşlarımız, 31 Mart’taki seçimlerde engin ferasetiyle sandıkta bizi terk edenlere derslerini verecek ve herkesi hizaya getirecek. Hakla batılın ayrılmasını 31 Mart’ta milletimiz ortaya koyacak.” ifadesini kullandı.
Elitaş, AK Parti davasının bayrağını zirveye taşımak için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti.
Boş durmadan gece gündüz çalışmak gerektiğinin altını çizen Elitaş, şunları kaydetti:
“İnşallah bu yerel seçimleri en iyi şekilde yapacağız. Bir siyasi parti düşünün, Afyonkarahisar’da bir belediye başkan adayı; ‘Ben böyle yapmam, şunları belediyeden içeri sokmam’ diyor. İstanbul’dan diğeri; ‘Nasıl olur böyle bir iş, ben herkesi içeri sokarım’ diyor. PKK’nın temsilcisiyle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Yani herkesle kol kola olmayı içine sindiriyor. Bu ülkenin bölünmesi için gayret gösterenlerle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Bizim içerisinde olduğumuz muhafazakar kesim ne uğruna olduğunu anlayamadığımız şekilde bizden ayrılanları baş tacı yapıp bir yerlere aday göstermeye çalışıyor. Herkesin aday olma hakkı vardır. Ona bir şey diyemeyiz. Bizden aday olamayınca başka yerlere gidenleri, alanlar düşünsün.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla partisinin Kütahya Pazar Yanı Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinginde konuşan Elitaş, 28 Şubat “postmodern darbesi”nin 27’nci yılı olduğunu anımsattı.
Bu süreçte millet iradesinin yok sayıldığını anlatan Elitaş, “28 Şubat süreci elhamdülillah milletin kendi adamlarının içinden çıkan insanları sahiplenerek onları 3 Kasım 2002 tarihinde iktidar yapmıştı. ‘Bin yıl’ diye söyledikleri sürecin 5 yıl dahi sürmemesi için bu millet elinden gelen gayreti göstermiştir.” diye konuştu.
Elitaş, 28 Şubat 1997’de, millet iradesinden çıkmış, milleti analarının ak sütü gibi tertemiz oylarıyla temsil eden iktidarın, “postmodern darbe” bahanesiyle ortadan kaldırıldığını kaydetti.
O dönem yaşananları anımsatan Elitaş, şöyle devam etti:
“Başörtülü hanımefendiden korkuyorlardı. Neden korkuyorlardı? Dinini diyanetini öğrenen insanlardan rahatsız oluyorlardı fakat bilemediler ki bir lideri, Sayın Cumhurbaşkanı’mızı Siirt’teki yaptığı konuşmadan, orada okuduğu bir şiirden dolayı mahkum etmeleri, belediye başkanlığını haksız yere elinden almalarından rahatsız olan, karşı duran vatandaş 14 Ağustos 2001’de kurduğumuz partiyi, 28 Şubat postmodern darbesine karşı millet sandıkta iradesini koydu ve devrim yaptı. Darbecileri sahadan sildi attı. 28 Şubat’a gelinirken hiçbirimiz sesimizi çıkaramadık, ‘dur’ diyemedik, yanlışların önüne engel olamadık, göğsümüzü siper edemedik. Bir kişi vardı, ‘6 kere gittim, 7 kere geldim’ diye övünen ve bu kişiyi biz her seferinde ya başbakan yaptık ya cumhurbaşkanı yaptık. Darbelerle mücadele etmeyen, milletin kendisine verdiği oyları sahiplenmeyen, onlara saygı duymayan, milletin iradesinden aldığı güçte değil müesses nizam veya başkalarının korkusundan dolayı iktidarı terk eden kişiyi 7 kere iktidara getirdik, her seferinde de oy verdik.”
“Başörtülü eşimi Çankaya Köşkü’nde ağırlamaktan utanmış Cumhurbaşkanı vardı”
Mustafa Elitaş, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ilk kez, 22. Dönem’de milletvekili seçildikten sonra katıldığını dile getirdi.
Kutlamalar öncesi yaşadıklarına değinen Elitaş, şunları kaydetti:
“Dönemin Cumhurbaşkanı bize davetiye göndermiş. Yanımdaki komşu milletvekiline de davetiye göndermiş. ‘Akşam hanımefendiyle beraber geliyor musunuz?’ dedi, Çankaya Köşkü’ne. Ben dedim bana yalnız geldi davetiye. Hanımefendiyle beraber gelmedi. Sonradan öğrendik ki benim eşim başörtülü, başörtülü eşimi Çankaya Köşkü’nde ağırlamaktan utanmış bir Cumhurbaşkanı vardı. Başı açık AK Parti’li milletvekilini Çankaya Köşkü’ne davet eden Cumhurbaşkanı, başörtülü eşi olduğundan dolayı Çankaya Köşkü’nde misafir etmekten ağırlamaktan, Cumhuriyet’in temeli olan, Cumhuriyet’in temsilcisi olan bu kadınlarımızın yetiştirdiği evlatların vatanımızı koruyan anasından utanan bir Cumhurbaşkanı vardı ki o ananın aslan gibi 3 yavrusu vardı. 3 erkek evladı bu memlekete asker olarak hizmet edecek, vatan sınırlarını koruyacaktı ama o anayı Çankaya Köşkü’nde ağırlamaktan imtina ettiler, utandılar. Parlamentodan bir milletvekilinin herhangi bir şekilde mübarek günlerden bir gecelerini, Kadir Gecesi’ni veya ramazan ayını kutlamak için yaptıkları bir söylem, ‘irticai faaliyet’ diye şu andaki Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri tarafından kürsüler yumruklanarak protesto edilirdi. Cenabıhakk’ın lütfuna, adaletine bakın. Geçenlerde Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup konuşmasında Nisa Suresi’nin 58. ayetinin mealini okumaya başladı.”
“Kimlerin Türkiye’nin lider bir ülke konumuna gelmesinden rahatsız olduğunu iyi inceleyin”
Elitaş, mücadelelerine destek veren, demokrasiye inanmış, millet iradesini sahiplenmiş, iradesini temsil eden iktidarına kuvvet vermiş herkese teşekkür etti.
Sadece millet iradesini, milletin temsil ettiği kişileri beğenmediklerinden dolayı yaptıkları 28 Şubat “postmodern darbesi”nin, Türkiye ekonomisine, insanların yaşantısına, gençlerin geleceklerine vurulmuş damganın en büyük kötülüğünün o gün yaşandığını vurgulayan Elitaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sosyal medyada takip edin, 28 Şubat belgesellerine bakın, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini, kimlerin Türkiye’nin gelişmesinden rahatsız olduğu, kimlerin bulunduğu bölgede Türkiye’nin lider bir ülke konumuna gelmesinden rahatsız olduğunu iyi inceleyin, iyi irdeleyin. Onun için bu 31 Mart seçimlerinden bizim karşımızda duran, Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında duran, kutuplaştırarak AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapanlara, buna sadece bir yerel seçim olarak bakmayıp, yine 28 Şubat’ta önümüzü kesmeye çalışan kötü niyetlilerin içten içe bir hareket içinde olduğunu düşünüp 31 Mart seçimlerinden hep birlikte hareket edip geçmişe dönme özlemi içinde İslami meselelere inanmadığı halde varmış gibi milleti kandırarak, takiye yaparak insanların gözüne girmeye çalışan, ‘Helalleşmek istiyorum’ diye sahte bir helalleşme çerçevesi içinde bulunanların önünü açmamak için onların yürüyüşünü engelleyebilmek için AK Parti iktidarında Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde götürdüğümüz hareketi daha da güçlendirebilmek için 31 Mart yerel seçimlerinde her birimiz Kadın Kollarının, Gençlik Kollarının birer temsilcisi gibi ilçe başkanı, il başkanları gibi hareket ederek, kapı kapı dolaşıp insanların gönlüne girmemiz gerekir.”
AK Parti Kütahya Belediye Başkan adayı Kamil Saraçoğlu da kurulduğu günden bu yana partisinin bünyesinde çeşitli kademelerde görev aldığını belirtti.
Kütahya’da 2014-2019’daki belediye başkanlığı döneminde verdikleri sözleri yerine getirdiklerini anlatan Saraçoğlu, “AK Parti’miz, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yerel yönetimlerin küresel vizyonunu açıkladı. Bu vizyon şehirlerin artık daha dirençli, akıllı, yatay ve yerel mimari anlayışının şekillendirdiği, sürekli gelişen ama çevreyi koruyan çocuklarımızdan kadınlarımıza, gençlerimizden yaşlılarımıza, her ortamda en yaşanabilir imkanları sunan bir anlayıştır. Elbette biz Kütahya olarak tüm projelerimizde bu anlayışı hakim kılacağız.” ifadesini kullandı.
Mitingde, AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay da katılımcılara hitap etti.
]]>