“PROJE ÇOCUK DENİR, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ DENMEZ”
“Kurucu iradenin, Atatürk’ün ortaya koyduğu kuruluş ilkelerinin düşmanlarıyla el el olanlar, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ olamaz” diye yazan Arslan, isim vermeden bazı siyasilerin kariyer basamaklarını çıkmak için ‘Avrupa başkentlerine kapı araladığını” savundu ve ‘Tek derdi kendi kariyeri ve ona çizilen rotada yürümek olana, ‘Proje Çocuk’ denir, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ denmez’ ifadelerini kullandı.
YAVAŞ: KENDİSİNE TAVSİYEM BU TWİTİ SİLMESİDİR
Arslan’ın sert tepkilere neden olan sözlerine ABB Başkanı Mansur Yavaş da tepki gösterdi. Yavaş yine sosyal medyadan, ‘Bağımsız milletvekili Sayın Arslan’ın bu açıklamalarını ve yayınladığı metni onaylamadığımın bilinmesini isterim. Ayrıca iyi bilinmelidir ki bu tür açıklamalar benim siyaset tarzıma uymamaktadır. Kendisine tavsiyem bu twiti silmesidir” diye yazdı.

ARSLAN’DAN İSTİFA AÇIKLAMASI GELDİ
Bir dönem Yavaş’ın özel kalem müdürlüğünü de yapan milletvekili Yüksel Arslan, Yavaş’ın bu tepkisi üzerine ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı görevinden istifa edeceğini açıkladı. Arslan, gazeteci Gürkan Hacır’a yaptığı açıklamada, şunları söyledi; ‘Bu paylaşımdan Mansur Bey’in kesinlikle haberi yok. Ben İmamoğlu’nu kastetmedim. Ama öyle anlaşıldığını görüyorum. Ben Mansur ağabeye asla zarar vermeyi düşünmem. Ama görünen o ki istemeden de olsa zarar veriyorum. Bu yüzden pazartesi sabah ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı’ndan da ayrılacağım.’
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’de eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu destekçilerine yönelik olarak devam eden tasfiye sürecine bir kişi daha eklendi. İhraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesi üzerine istifasını duyuran Erdem, “Kindar ve tasfiyeci bir anlayışla; kongrede karşısında olmuş isimleri bahaneler üreterek tasfiyeyi amaçlayan bir anlayışla çok sağlıklı bir yol sürülmeyeceği açıktır” dedi.

“BEN AKRABALARIMI BELEDİYELERE SOKMADIM!”
Murat Ongun’un ‘ücret karşılığı satın alınmış anonim hesaplarla’ kendisine saldırdığını ve bir algı operasyonu yürüttüğünü belirten Erdem, “Ben, partimin önüne Atatürk’ün koltuğunu fırlatmadım. Önceki ve mevcut genel başkanlara küfür etmedim. İş takipçiliği yapmadım. Eş, dost ve akrabamı CHP’li belediyelerde işe sokmadım.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Seçim zamanı el altından başka partilere destek atmadım. Parti seçim sathındayken, işi gücü bırakıp ‘partiyi dizayn toplantıları’ yapmadım” diyerek parti yönetimi ile genel merkeze yakın belediye başkanlarını yerden yere vurdu.

İMAMOĞLU’NA ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
“Parti yönetimini uyarıyorum” diyerek sözlerine devam eden Erdem, skandal bir detayı da kamuoyu ile paylaşarak, “Bu şahsın ‘maaşlı anonim hesapları’, Ali Mahir Başarır’ı ‘Özgür Özel’in cumhurbaşkanı adayı olabileceğini ifade ettiği’ konuşması sebebiyle linç edip nedamet getirtmedi mi?

Koskoca 100 yıllık çınarı, iletişim hileleri ve algı operasyonları ile ‘belediye başkanlarının’ oyuncağı yapar, onların maaşlı memurlarına parti evlatlarını tasfiye ettirirseniz, yarın bu cüret en çok sizi hedef alır ve siyaset yapamazsınız” diyerek İmamoğlu’nu işaret etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyaretin ardından bir gazeteci, İmamoğlu’na, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı dava kapsamında kendisine siyasi yasak getirileceğine ilişkin iddialar bulunduğunu anımsattı.

İmamoğlu, konunun istinafta olduğunu söyleyerek, “Türkiye yargı tarihinin bu kadar zemini olmayan, utanç verici bir başka davası var mıdır, bilmiyorum.” diye konuştu.
İstinaf sürecini takip ettiklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:
“Sonuçta dosya istinafta, alt mahkemenin kararı var. İstinaftaki karara göre üst mahkemesi var, başka şeyler var ama umarım burada yargı adaletli bir karar verir. Hem bize hem milletimize güzel bir mesaj çıkar, boşu boşuna siyasetin malzemesi haline gelmez. Burada, ‘siyaseten Ekrem İmamoğlu kazançlı çıktı, zararlı çıktı’ meselesini konuşmuyorum bile. Ülkemiz kazansın, ülkemizin kazanması için de adalet işlesin. Böyle bir dava olmaz. Umarım hızlıca karar çıkar.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İmamoğlu, CHP’nin 5 ilçe belediye başkan adayı ile ilçe turları yaptı. Zeytinburnu’nda Onur Soytürk, Esenler’de Hasan Dalkıran, Beyoğlu’nda İnan Güney, Eyüpsultan’da Mithat Bülent Özmen ve Fatih’te Mahir Polat ile birlikte vatandaşları selamlayan İmamoğlu, yurttaşların ilgi odağı oldu. Bazı noktalarda seçim otobüsünün önünü kesen coşkulu vatandaşlara kısa konuşmalar yapan İmamoğlu, turunun Esenler ve Beyoğlu bölümüne denk gelen cuma namazını, Bayrampaşa Kocatepe Cami’nde kıldı.
VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “HER NAMAZDA DUA EDİYORUM SANA”
Tur sırasında vatandaşlar ile İmamoğlu arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Fotoğraf çekilmesi için torununu İmamoğlu’nun kucağına veren bir kadın vatandaş, “O kadar güzel insansınız ki, ailemizden biri gibisiniz. İnşallah uğurlu gelecek size” dedi. İmamoğlu vatandaşa, “Ne mutlu bana. Sağ olun” yanıtını verdi. Başka bir vatandaş da İmamoğlu’na desteğini, “Abim seni tebrik ederim. Hem de niye biliyor musun? İki kere seçim kazanıp, iki kere saydırdığın için. Allah nasip ederse, inşallah bir daha kazanacaksın. Bir daha saydıracağız” sözleriyle gösterdi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Teşekkür ederim. Sağ olun” oldu. İmamoğlu, “10 yıldır, 5 yıldır seni görmeyi hayal ediyorum. Hep böyle halkın içinde ol. Senin için can feda” diyen bir vatandaşı da “Allah razı olsun. Her zaman” şeklinde yanıtladı. Yaş almış bir kadın vatandaş ise, “Yavrum kazanacaksın, kazanacaksın. Her namazda dua ediyorum sana. Allah’ım, Allah’ım… Kurban olurum sana. Senin resmin bizim mahallede asılı” sözleriyle İmamoğlu’na sevgisini gösterdi. İmamoğlu vatandaşa, “Sağ ol anacağım. Öpüyorum seni” yanıtını verdi.
“OYLARI BÖLMEYE ASLA GEREK YOK”
İmamoğlu’nun Eyüpsultan turu, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle halk buluşmasına dönüştü. Rami’de ve ilçe merkezinde ayrı ayrı yolu kesilen İmamoğlu, buralarda yaptığı konuşmalarda özetle şunları söyledi:
“Bugün Eyüpsultan’da vatandaşı selamlayalım istedik ama Rami’de siz, bizim önümüzü kestiniz. Sizleri burada görmek, elbette büyük bir moral, büyük bir motivasyon. Şu an itibariyle şunu söyleyeyim: Ekrem İmamoğlu kardeşiniz, arkadaşınız, evladınız bütün vatandaşlarımıza eşit hizmet etti; bundan sonra yine eşit hizmet etmeye devam edecek. Ekrem İmamoğlu’nun arkasında kabine yok, Ekrem İmamoğlu’nun arkasında 16 milyon İstanbullu var. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren yok. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren, fikrini söyleyen 16 milyon İstanbullu var. İstanbullu ne derse, İstanbul’u ne isterse onu yapar. Aynı şekilde değerli başkan adayımız, değerli dostum Bülent Özmen, devlet adamı kimliğini en iyi taşıyacak insanlardan birisi, Eyüpsultanlı. Eyüpsultan’a hizmet vermeye, sizlerle birlikte hazır. Sizlerle birlikte başaracak, hep birlikte. Oyları bölmeye asla gerek yok. Merkez tek. İstanbul’da oylar İmamoğlu’na, Eyüpsultan’da oylar Bülent Özmen’e.
“BİR AVUÇ İNSAN DEĞİL, KOCAMAN İSTANBULLULAR SEÇİMİ KAZANACAK”
Sandıklara sahip çıkacak mıyız? Pazar günü, hep birlikte sandıklarda oy kullandıktan sonra -hava çok güzel- Ramazan ayı; otururuz, vakit geçiririz sandıklardaki oylar belli olana kadar. Komşu komşunun sofrasını kurar, iftarı beraber açarız. İftardan sonra sonuçlar belli olur. Sonuçlar belli olduktan sonra, Allah’ın izniyle güzel güzel evlerimize gideriz. Çünkü bu seçimin sonucu, bize bir de şunu gösterecek: Bu seçimde yine bir avuç insan değil, kocaman İstanbullular seçimi kazanacak hep birlikte. Öyle güzel güneş açtı ki bugün, Yaradan, gönlümüze göre verdi. Belli ki herkes ceketi çıkarıp, kolları sıvayıp, oy kullanmayı öyle geliyor, öyle değil mi? Sevgili hemşehrilerim; Allah, bizi size mahcup etmesin. Bu milletin her evladını çok seviyorum. Bu milletin her ferdini çok seviyorum. 16 milyonu çok seviyorum. Bu şehrin pırlanta gibi çocuklarına, gençlerine, hanımefendilerine, beyefendilerine, emeklilerine, işçilerine kendimi çok sorumlu görüyorum.
“KALBİMİZİ KIRMAKTAN İMTİNA ETMEYENLERİ ALLAH’A HAVALE ETTİK”
Çok çalışacağız, başaracağız. İstanbul’a çok güzel günler yaşatacağız. Çok emek verdik. Hep birlikte çalıştık. Kalp kırmadan, sadece işimizi yapmaya gayret ettik. Bizim kalbimizi kırmaktan imtina etmeyenleri, gerektiğinde duymadık, gerektiğinde Allah’a havale ettik. Aynı şekilde, ‘Allah onlara yardımcı olsun’ dedik. Başka bir şey demedik. En zor zamanda vatandaşımızın yanında olduk. Daha fazla yanında olacağız. Milletin hakkını, kimseye yedirmeyeceğiz. Milletin hakkını millete, yani sizin paranızı size dağıtacağız.”
]]>İlk olarak Sultanbeyli İlçe Başkanlığını ziyaret eden Yönter, partililerden seçim çalışmalarına ilişkin bilgi aldı.
Yönter, buradaki konuşmasında, kalan 3 günlük sürede seçmenlerin Cumhur İttifakı lehine oy kullanmalarını temin etmek için sahada olduklarını vurguladı.
MHP olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında nöbet değişiminin gerçekleşmesi için üzerlerine düşeni harfiyen yaptıklarını kaydeden Yönter, “31 Mart’ta yalan devri kapanıyor. 31 Mart’ta aldatma devri, riya dönemi kapanıyor. 31 Mart’ta PKK ittifakı tasfiye oluyor.” dedi.
Geçen 5 yılda İstanbulluların hayal kırıklığına uğradığını belirten Yönter, “Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına layık olmadığını göstermiştir. Ekrem İmamoğlu için 31 Mart bir veda vaktidir. Yapamayan gidecek. Yapacak olan irade, yani Cumhur İttifakı ve Sayın Murat Kurum, inşallah İstanbul Büyükşehir Belediyesinde şehremini mevkisinde sorumluluk üstlenecektir.” diye konuştu.
“Saraçhane’ye uğradığı yok”
Yönter, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, “Ekrem İmamoğlu’nun işi gücü İstanbul” sözlerine değinerek, “Özgür Özel yalan söylemeye alışkın, Özgür Özel gerçekleri saptırmakta marifet sahibi.” ifadesini kullandı.
İmamoğlu’nun 5 yılda pek çok olumsuzluğa imza attığını kaydeden Yönter, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekrem İmamoğlu’nun tek işi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı filan değil, alakası yok. Saraçhane’ye de uğradığı yok. İmamoğlu siyasi dizaynla, planlamayla, partisini baştan sona genel başkanlık alt kadrolara kadar tekrar ele alarak yeni bir yönetim yapısı oluşturmak maksadıyla sümen altından faaliyetlerini yürütmüş, meydan meydan gezerek, aktif bir şekilde 14 ve 28 Mayıs Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde siyasete karışmış, miting yapmış, İstanbul’u yüzüstü bırakmış bir kişidir. Şehremini görevine Ekrem İmamoğlu ihanet etmiştir.”
“Tatil Ekrem Bey’e çok yakışıyor, tatillerden gelmesin”
İstanbulluların çaresizliğe terk edildiğini savunan Yönter, “Ekrem İmamoğlu baştan ayağa defoludur. 31 Mart’ta inanıyoruz ki İstanbullu kardeşlerimiz Ekrem İmamoğlu’nu bir daha gelmemek üzere uzun bir tatile yollayacaktır. Tatil Ekrem Bey’e çok yakışıyor, tatillerden gelmesin. Hatta yanına Özgür Özel Bey’i de alsın ve İstanbul’u bir daha meşgul etmesin.” değerlendirmesinde bulundu.
Daha sonra partisinin Ümraniye İlçe Başkanlığına geçen Yönter, partililere çalışmalarında başarılar diledi.
Buradaki konuşmasında, Belçika’da Türk vatandaşlarına yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Yönter, şunları kaydetti:
“Türk vatandaşlarımız ki çoğunluğu benim Emirdağlı hemşehrilerim, PKK’lı hainlere orayı dar ettiler. Ülkü Ocağımızı kundaklamaya çalıştılar. Bir hemşehrimi yaraladılar. Ona da çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah’tan şifa temenni ediyorum. Şu anda Belçika’da kardeşlerimiz, gönül ve kültür elçilerimiz kenetlenmiş vaziyette. Hiçbir haine eyvallah etmeyecekler, fırsat vermeyecekler, boyun eğmeyecekler. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde başı ezilen, Türkiye’de kaçacak, sığınacak yer bulamayan bu hainler Avrupa’da Avrupalıların desteğiyle, AB’nin desteğiyle Türkiye’ye, Türk milletine ve Türk vatandaşlarına husumet gösterisi yapıyorlar. Tüm bunlara karnımız tok.”
Yönter, MHP olarak Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının arkasında olduklarını dile getirerek, “Cumhuriyet Halk Partisinin yandaşları, Cumhuriyet Halk Partisi ittifak ortakları, Belçika’da Türk evlatlarına saldırıyor. Bunun bedelini 31 Mart’ta DEM’lenmiş CHP ödeyecek. DEM’lenmenin sonuçlarına katlanacak ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu kaybedecek.” sözlerini sarf etti.
]]>
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Çayırova Belediye Başkan Adayı Muharrem Gökçe'ye verdiği tam destek, ilçenin gelişimine ivme kazandıracak projelerin müjdecisi olarak görülüyor. İmamoğlu, "Çayırova'nın yıldızı parlıyor, Muharrem Gökçe ile birlikte yeni başarılara imza atacağız" diyerek, Gökçe'nin projelerine olan inancını vurguladı.
Tuzla ve Çayırova'dan Güç Birliği: Bölgesel Kalkınmanın Yeni Yüzü
Eren Ali Bingöl ile birlikte yapılan ortak açıklamada, Tuzla ve Çayırova'nın birlikte yürütecekleri projeler, bölgesel kalkınmayı yeni bir seviyeye taşıyacak. Bingöl, "Muharrem Gökçe ile el ele vererek, bölgemizi İstanbul'un parlayan iki yıldızı yapacağız" dedi.
Batı Yakası TV'de Rekor İlgi: Çayırova Seçmeni Gökçe'ye Kaydı
İlter Öztürk ile Yerel Gündem programında, Muharrem Gökçe'nin projelerini anlattığı canlı yayın, Çayırova'da büyük yankı uyandırdı. Seçmenlerin Gökçe'ye olan ilgisi, canlı yayına gelen yoğun telefon ve mesajlarla bir kez daha teyit edildi. Gökçe, "Bu ilgi, bize olan inancın bir göstergesi. Çayırova için durmak yok" diyerek, motivasyonunu ve kararlılığını vurguladı.
Çayırova'nın Geleceği Parlak: Gökçe ve İmamoğlu El Ele
Muharrem Gökçe ve Ekrem İmamoğlu'nun, Çayırova için ortak vizyonu ve projeleri, ilçenin sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda yükselişe geçeceğinin sinyalini veriyor. Gökçe, "Çayırova'yı hep birlikte, İstanbul'un göz bebeği yapacağız" mesajıyla, tüm Çayırova halkını birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye davet ediyor.
Bu gelişmeler, Çayırova'da yaşayan vatandaşlar için yeni ve heyecan verici bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Muharrem Gökçe liderliğindeki Çayırova, İstanbul'un en dinamik ve en çok konuşulan ilçelerinden biri olmaya aday.
]]>Türkan Elçi, seçim bölgesinde yürüttüğü çalışmalar sonrasında değerlendirmelerde bulundu.
“Ekrem İmamoğlu’na Kürt seçmen nezdinde tahminlerin üzerinde bir teveccüh var. Bu teveccühün pekiştirilmesi, muhalefetin güçlenmesi açısından elzemdir” diyen Elçi, iktidarın Cumhur İttifakı ile son dönemdeki söylemlerinin Kürt muhalefetinde tepkiye neden olduğunu söyledi.
Elçi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kürtçe konusundaki açıklamalarının seçmende sempatiye neden olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“İBB’nin Kürtçe kurslar açması veya Kürtçe konserlerin engellenmemesi gibi girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Özellikle son dönemlerde Ekrem İmamoğlu’nun Kasımpaşa’da ‘Ne güzel Kürtçe yazmış, kurban olurum senin diline. Onları öğreneceğiz öyle görünüyor’ söyleminin de Kürtçenin üzerindeki baskıcı politikalara çözüm arama, Kürtler ile bağ kurma gibi bir meramdan ileri geldiği söylenebilir.”
“İMAMOĞLU’NUN AFYON TEPKİSİ İLE KÜRTLERLE BAĞI PEKİŞTİ”
DEM Parti’nin İstanbul’dan aday çıkarması ve CHP’nin Afyon Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın açıklamalarını da değerlendiren Elçi, “Afyon’dan yapılan açıklamanın hemen sonrasında Ekrem İmamoğlu’nun açıklaması önemli bir hamleydi. Olumsuz sonuçlar doğuracak bir söylem, kısa sürede olumlu bir yöne evrildi. Kürtler ile Ekrem İmamoğlu arasındaki bağ biraz daha pekişmiş oldu diyebiliriz. Bu değerlendirmeyi yine kahvehanelerde, çarşıda, pazarda yaptığımız görüşmelerden yola çıkarak yapıyoruz” diye konuştu.
“ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN NEDENLERİ HAKKIYLA İZAH EDİLMEDİ”
“Barış süreci olarak adlandırılan 2015 yılının travmasını üzerimizden henüz atamadık” diyen Elçi, ” Maalesef ki şeffaf olmayan, müphemliklerle ilerleyen süreçte yaşanan çözümsüzlüğün nedenleri hakkıyla izah edilmedi. Büyük umutlarla bekleyiş içinde olan toplumun aklı başında bireylerinin hayallerinin yıkıldığını, bunun yanında farklı sebeplerden dolayı rahatsızlığını dile getirmede imtina ettiğini, sorunları çözmek için yola çıkanlara karşı güven yitimi yaşadığını da göz ardı etmemek gerekir” görüşüni dile getirdi.
“BU SEÇİM RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE EKREM İMAMOĞLU ARASINDA”
AK Parti- MHP ortaklığında bölgede yeni bir barış süreci beklentisinin inandırıcı olmadığını vurgulayan Elçi, “Elbette ki hepimiz güneşin doğuşunu bekliyoruz ama güneşin doğması için göğün karanlıktan kurtulup alaca karanlığa evirilmesi ve daha sonra güneşin aydınlık emarelerinin belirmesi gerekmez mi? Örneğin, meseleye yargının bağımsız ve objektif olamamasından, adalet dağıtamamasından hareketle nasıl bir karanlıkta yaşadığımızı anlatmakla başlayabiliriz. Yargı makamlarının baskılandığı, temel hak ve özgürlüklerin, ifade özgürlüğünün olmadığı, adaletin tecelli etmediği bir ülkede aydınlığa yani barışa doğru bir yola evirileceğimiz ne derece inandırıcıdır?” ifadesini kullandı.
Türkan Elçi, yerel seçimlerde Kürt seçmenin tavrının ne olacağını değerlendirirken, “Recep Tayyip Erdoğan ve Ekrem İmamoğlu’nun arasında gerçekleştiğini göz ardı etmemek gerektiğini hatırlatmak isterim. Bir nevi içinde bulunduğumuz koşulların devamına icazet verip vermemenin oylamasıdır bu seçim” dedi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel katıldığı bir TV programında, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Bey ile bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam” dedi. Özel, yerel seçimlere ilişkin de “Üç tane ikiz bekliyoruz: Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Veli Ağbaba bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda. 11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de “Gündem Özel” programına katıldı. Gazeteciler Şirin Payzın, Kürşad Oğuz ve Barış Pehlivan’ın sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:
“Bize araştırmacıların söylediği, ‘Ankara’da yarış bitti.’ CHP’nin kaç belediye alacağı, Belediye Meclisinde rahat bir çoğunluk mu sağlayacağı, ucu ucuna mı olacağı… Yarışın orada geçtiği söyleniyor. İzmir’le ilgili bir risk veya kriz yok. Özellikle 9 tane seçilecek yerden kadın aday ve 14 tane 40 yaş altı aday, sahayı heyecanlandırdı. İstanbul’da, ‘Seçim bitti’ diyemeyiz, Ankara kadar rahat değil, öndeyiz. Sahada Ekrem İmamoğlu’nun performansı her geçen gün farkı biraz daha açıyor. Herkesin bir adım gerideymiş gibi çalışıyor olması lazım.”
“KEMAL BEY’LE ARAMIZDA BİR SOĞUKLUK YA DA SÜRTÜŞME KESİNLİKLE YOK”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini duyunca memnun olduğunu söyleyen Özel,”Sayın Genel Başkan katkı sağlamak isterse eğer, geçenlerde bir söyleşisinde okudum, ‘Bazı davetler oluyor, şimdilik düşünmüyorum’ gibi bir şey söylemişti, ben kendisine uygun gördüğünüz yerde, çevrede birlikte olmak isteriz diye ifade etmiştim. O da ‘Düşüneyim’ demişti, bunda art niyet aramamak lazım. Kemal Bey, herhangi bir yerde kampanyaya bir katkı vermeye niyetlenirse ben inanılmaz mutlu olurum. Aramızda bir soğukluk ya da sürtüşme kesinlikle yok.” diye konuştu.
“SANDIKLARA EN ÜST DÜZEYDE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Özel, ” İYİ Parti’yle iş birliği sandık güvenliği açısından bizi zaafiyete uğratıyor çünkü bazı yerlerde seçime girmiyorsunuz, orada sandığa görevli veremiyorsunuz. Bizim sandık güvenliği için bir ordumuz var. Geçen seçimde HDP de sandıklarda durdu. Doğu-Güneydoğu sandıkları açısından önemlidir. İstanbul örgütümüz o kadar sandık güvenliği olan bir örgüt. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle. En ufak bir zaafiyetimiz yok. Sandığa katılım oranının düşmesi, en çok seçimde oyların çalındığı ya da partinin sandığa giren oyu koruyamadığı algısı köpürtülerek yükseltiliyor. En ufak şansımızın olduğu her yerde sandıklara en üst düzeyde sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.
“CHP’NİN EMEĞİN, EMEKÇİNİN, EZİLENİN YANINDA BİR ÇİZGİDE OLMASI LAZIM”
CHP gibi kitle partilerinde farklı görüşler olabileceğini söyleyen Özel, “Bazıları sağdan gelmiştir, onu savunur; kimi partinin sağ seçmenden oy almak üzere evrilmesini savunur. Herkes fikrini söyler ama en sonunda ister istemez Genel Başkan, partinin genel politikalarına karar veren noktada olur. Ben bütün bu süreçte CHP’nin belli noktalarda nasıl davranması gerektiğini bugünkü tutumumla uyumlu tezlerle hep savundum.Hem dış ilişkilerde etkili bir CHP’nin hem de akrabalarımızla birlikte bölgemizde, Avrupa’da ve dünyada solu tartışan bir CHP’nin ilk adımlarını attık aslında. Ama CHP’nin durduğu yerin ona buna göre değil, kendi doğrusuna göre olması lazım. Bunun da emeğin, emekçinin, ezilenin yanında bir çizgide olması lazım.” şeklinde konuştu.
“ATILMAYAN TWEETLERE, GİDİLMEYEN NAMAZA, VERİLMEYEN TAZİYELERE BAKARAK KANAATİM OLUŞTU”
Sinan Ateş’ cinayesine ilişkin Özel, “Eşini aradım, dedim ki ‘Ben Genel Başkan değildim. Sayın Genel Başkanımız sizinle irtibat halindeydi. Ben CHP’nin Genel Başkanı oldum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu aynen sürdürüyorum.’ O cinayet, herhangi bir cinayet değil. O cinayetin içinde birtakım kriminal ilişkiler, uyuşturucu bağlantıları var. Sinan Ateş’in parti içindeki siyasi ve liderlik pozisyonu ve buna gitgide artan bir gerilim var. O sırada da bir cinayet işleniyor. Teknoloji bu haldeyken, elde şüpheliler ve ifadeler varken bir savcıyı rahat bırak çorap söküğü gibi çözerler. Atılmayan tweetlere, gidilmeyen namaza, verilmeyen taziyelere bakarak kanaatim oluştu benim.” ifadelerini kullandı.
“RİZE’DE RİZELİLER BELEDİYE BAŞKANI SEÇEBİLİYORLAR AMA DİYARBAKIR’DA DİYARBAKIRLILAR SEÇEMİYORLAR”
Özgür Özel belediyelere kayyum atanmasına ilişkin şunları söyledi:
“Manisa’da Manisalılar, Osmaniye’de Osmaniyeliler, Rize’de Rizeliler belediye başkanı seçebiliyorlar ama Diyarbakır’da Diyarbakırlılar yerel yönetici seçemiyorlar. Seçiyorlar, ardından tak diye kayyum atanıyor ve özellikle de Diyarbakır’da Selçuk Bey (Mızraklı) milletvekiliyken temiz kağıdı alıp gelmişti, cerrahtı; şurada oturuyordu, parlamenter faaliyet içerisindeydi. Partisi de en uygun aday olarak Diyarbakır Büyükşehir’e aday gösterdi. Bir kez daha temiz kağıdı aldı milletvekili olmasına rağmen. Selçuk Bey seçimi kazandı. O gece soruşturma başlatıp, 19 gün sonra kayyum atayıp, alıp hapse koydular. Siirt meydanında okunan şiirden bir sorun üretip bir siyasi yasak geldi Erdoğan’a. Sonra CHP, ‘Siyasi yasaklı birisinin genel başkan olduğu parti en çok oyu aldıysa o kişi Başbakan olmalıdır’ deyip Anayasa değiştirdi sizinle. Siirt’teki milletvekilleri birlikte istifa ettirildi, seçimler yenilendi ve o Siirt’ten Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve Başbakan oldu. Şimdi Siirt kendine bir belediye başkanı seçti. Tayyip Erdoğan, Siirt’in o iradesine kayyum atadı.”
“BÜYÜK İTTİFAKLARLA KAZANDIĞIMIZ ŞEHİRLERİ TEK BAŞIMIZA ELDE TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Özel, yerel seçimlerle ilgili şunları dile getirdi:
“Üç tane ikiz bekliyoruz, Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Özellikle Malatya’da bir mucize gibi görülüyordu ama birinci ve ikinci ankete inanmadık, ikinci anketten sonra Veli Ağbaba’yı görevlendirdik. İnanılmaz bir kampanya var orada çünkü Veli Ağbaba ve Adıyaman’da Abdurrahman Tutdere, depremden sonra orayı yaşadılar ve iliklerine kadar hissettiler. Bütün anketlerde tuhaf işaretler alıyorduk onlarla ilgili. Dediler ki ‘Bu asrın felaketinde asrın mucizesi var.’ Partinin tek başına girdiği son seçimdeki oyu 18, 5 parti ile girdiğimizde oyumuz 21. Veli Ağbaba, bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda. 11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.”
“İMAMOĞLU İLE KAN KUSUP KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİĞİMİZİ BİLİRİZ”
Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu, anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Ben öyle bir görüntüyü görürsem Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması için üzerime düşen her şeyi fazlasıyla yaparım. Ekrem Bey o başarıda değilse, bir başkası o başarıyı gösteriyorsa Ekrem Bey bana, ‘Sayın Genel Başkanım macera aramayalım bu arkadaşı aday yapalım, hepimiz de arkasına geçelim’ der. Birbirimizin en zor günlerde nasıl partiyi, ülkeyi düşündüğünü; zaman zaman kan kusup kızılcık şerbeti içtiğimizi biliriz. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Beyle bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam.” ifadelerini kullandı.
]]>“CHP’Yİ DEĞİL, İMAMOĞLU’NU DESTEKLİYORUM”
“DEVA Partisi’nde 3 yıldır aralıksız çeşitli alanlarda görevler aldım ve memleketin gelişmesi adına görevimin tüm sorumluluklarını yerine getirdim. Partide görev aldığım süre içinde özellikle genel merkezce iç siyaset üretilmemesi, yeni medyanın gücünün yok sayılması, halkın topluluk bilincinin yok sayılması, sahada yapılan işlerin yetersiz kalması, teşkilat yapısındaki olumsuz ve yanlış kararlar başlıca mücadele edip sorguladığım konular idi. Eski Deva partisi İl Başkanımız Dr.Erhan Erol ile birlikte yaklaşık 10 tane il başkan yardımcımız istifa etti.” dedi Özkan. CHP içerisinde şu an bir siyasi oluşum sürecinde değilim, tamamen kişi bazlı İmamoğlu’na desteklemek için istifa ettim dedi. Ekrem Bey’i destekleyeceğini dile getirdi ve bu süreçte de İmamoğlu’nu yakından gözlemleme ve analiz etme şansım oldu dedi. Özkan, şu sözlerle devam etti: “Türkiye’de iktidarın karşısında durabilecek en güçlü aday olarak Ekrem İmamoğlu’nu görüyorum ve bu şekilde görmemin sebebi ise genel seçimlerde Ekrem Bey’in bütün mitinglerinde oradaydık hem bir vatandaş hem de bir partili olarak halkla kucaklaşması, halkı; halkın bir çocuğu gibi anlaması ve insanların da onu büyük bir sevgi ve saygıyla kucakladığını gördük.”
“İMAMOĞLU’NUN DESTEKLENMEMESİ CUMHUR İTTİFAKI’NIN PAYDAŞLARINA YARAR”
14-28 Mayıs seçimleri süreçlerinin yanlış politikalarla yönetilmesi önümüzdeki tabloyu ortaya çıkardı. Parti içi kırılmalar o gün başladı ve toplantılarda bu kırılmaların nedenlerine çözümler aransa da genel başkan tarafından yok sayıldı. Bütün bu olumsuzlukların üzerine 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’da ve Ankara’da büyük dayanışmayla yürüdüğümüz yolda alnımızın akıyla da çıktık fakat bugün büyükşehir belediye başkanı seçtiğimiz, aynı zamanda 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı yardımcısı mertebesinde desteklediğimiz sayın İmamoğlu’nun bugün desteklenmeyişinde kötü kokular olduğunu düşünüyorum. Bu politik tutum partiye olan güvenimizi zedelemiş ve bizi İmamoğlu’nun yanında yol arkadaşlığı yapmaya itmiştir.
Gelinen süreç itibarıyla bu siyasi tavır; toplumda ve teşkilatta hem anlaşılır hem de doğru bulunmamıştır. Sadece İmamoğlu’nun desteklenmemesinin Cumhur İttifakı’nın paydaşlarına yaradığını ifade etti.
“Tek kenetlenebileceğimiz aday İmamoğlu’dur.” Bir partili olarak görev adamlarının desteklenmesi ana sorumluluğumdur. Ekrem İmamoğlu bu süreçte Türkiye’nin kalbi olan İstanbul’u yönetmiş ve yalnız kalmıştır. Seçildiği dönem içerisinde çok iyi işler başaran Ekrem Bey başlıca dar gelirli ailelerin konut sorununu çözmüş, öğrencilerin yurt problemlerini ortadan kaldırmış, gazi ve annelerin yanında olmuştur ve daha pek çok projeye imza atmıştır. Tek adayımız Ekrem İmamoğlu olarak görülmelidir.” dedi.
]]>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı tanıtım toplantısında; “Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız” dedi.
İBB Başkan Adaylığı’na Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesinin ardından bugün Haliç Kongre Merkezi’nde “İstanbul’a hizmette tam yol ileri” sloganıyla lansman düzenlendi. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile çok sayıda partili de katıldı. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bugünün tarihi bir gün olduğuna ve büyük bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi:
“800 BİN FARKTAN DERS ÇIKARTMAYANLAR, CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİYLE HİZMETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR: İstanbul, 2019’dan bu yana katılımcı, demokratik, eşitlikçi, adil ve halkçı bir anlayışla yönetiliyor. İstanbul, başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde 4,5 yılda çok önemli başarılara imza attı. Bu büyük başarılar tüm engellemelere rağmen büyük bir mücadeleyle gerçekleşti. Hatırlayalım. 31 Mart 2019’da seçimi kazandığımız gün, hep birlikte büyük bir demokrasi mücadelesi vermek zorunda kaldık. Bu topraklar 6 Mayıs 2019’da, Türkiye demokrasi tarihi açısından kapkara bir güne tanıklık etti. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul halkının helal oylarıyla kazandığı mazbatası iptal edildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, büyük bir demokrasi mücadelesiyle İstanbul’u yeniden kazandı. Tekrar edilen İstanbul seçimlerinde 800 bin oy farkından ders çıkartmayanlar; yeri geldi meclis çoğunluğuyla, yeri geldi bakanlık yetkileriyle, yeri geldi Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle İstanbul halkının hizmet almasını engellemeye çalıştılar.
UYDURUK DAVALARA RAĞMEN İSTANBUL 4,5 YILDA BÜYÜK İŞLER BAŞARDI: Buradan İstanbulluların hizmet almasını engellemeye çalışanlara sesleniyorum. Cezalandırmaya çalıştığınız Cumhuriyet Halk Partisi değil, cezalandırmaya çalıştığınız Ekrem İmamoğlu değil, hizmetleri engelleyerek İstanbul halkını cezalandırmaya çalışıyorsunuz ve İstanbul halkı bunu görüyor. İstanbullular bu gerçeği biliyor. Tüm engelleme çabalarına rağmen, tüm uyduruk davalara rağmen İstanbul 4,5 yılda çok önemli işler başardı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde İstanbul daha adil, daha yeşil ve daha yaratıcı bir kent haline geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, metro yatırımlarıyla, ulaşım yatırımlarıyla, altyapı-üstyapı yatırımlarıyla, çocuk kreşleriyle, yurtlarla, burslarla, kent lokantalarıyla, anne kartlarla ve daha niceleriyle İstanbul halkına hizmet etmeye devam ediyor.
TARİHİ BİR SEÇİME GİDİYORUZ: İstanbul’un kültür varlıkları korunuyor, yeşil alanlar imara açılmak yerine yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Tüm bu çalışmaları ve daha fazlasını önümüzdeki 3 ay boyunca tüm İstanbullulara kapı kapı, sokak sokak anlatacağız. Çünkü tarihi bir seçime gidiyoruz. Neden tarihi bir seçim? Çünkü ülkemizin ve İstanbul’un merkezi yönetimden kaynaklı çok ağır sorunları var. Bir tarafta, gelirleri gün geçtikçe enflasyon karşısında eriyen işçiler, emekçiler, emekliler memurlar; bir tarafta deprem korkusuyla yaşayan milyonlar, bir tarafta yüksek faiz ve artan kira fiyatlarıyla barınma krizi yaşayan milyonlar, artan işsizlik, bir tarafta iktidar yargısı tarafından yok sayılan Anayasal düzen, her gün tahrip edilen demokrasi, bir tarafta da kimlik siyasetiyle toplumu kutuplaştırarak bu gerçekleri örtmeye çalışan iktidar…
86 MİLYONUN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAĞI TÜRKİYE’Yİ SAVUNACAĞIZ: Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız. Biliyoruz ki bu seçimde de yine eşit şartlarda yarışmayacağız. Onlar, yine tüm kamu kaynaklarını, yargı sopasını kullanacaklar. Tahakküm altına aldıkları basın ve medya kuruluşlarıyla toplumu kutuplaştırmaya çalışacaklar. Biz, gücümüzü halktan alarak topluma gerçekleri anlatacağız. Onlar, yine montaj videolarla, sahte broşürlerle toplumu ayrıştırmaya çalışacaklar. Biz adaleti, eşitliği, kardeşliği savunarak toplumu birleştireceğiz. 86 milyonun barış ve kardeşlik içinde yaşayacağı bir Türkiye’yi savunacağız.
BİZ BU ÜLKENİN ÇİMENTOSUYUZ: 16 milyon İstanbullunun güven ve huzur içerisinde yaşayacağı bir İstanbul’u inşa etmeye devam edeceğiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’de her görüşten, her inançtan ve her kimlikten vatandaşımızın birlikte ve özgür yaşamasının teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi düzen kurmuş, devlet kurmuş, Türkiye’nin ana omurgasını oluşturan yegane siyasal geleneğin adıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde kardeşçe yaşamayı savunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. İstanbul’da muhalefet olan partinin tüm kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, bölücü söylemlerine ve eylemlerine rağmen 100 yıl önce olduğu gibi birlik içerisinde hareket edeceğiz.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNDERLİĞİNDE SEVGİ TOHUMLARI EKECEĞİZ: Genel Başkanımız Özgür Özel’in önderliğinde Türkiye’nin dört bir yanında sevgi tohumları ekeceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte 4,5 yıllık halkçı belediyecilik uygulamalarını daha ileriye taşıyacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir iddia ortaya koyacağız. 39 ilçemizde güçlü bir kampanya organize edeceğiz. 30 bin sandığı 100 bin kişilik dev bir kadroyla koruyacağız. 25-30 ilçede belediyesi kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. İstanbul’u yeniden kazanacağız. Bunu hep birlikte başaracağız. Şairin dediği gibi, ‘Hep bir ağızdan türkü söyleyip hep beraber sulardan çekmek için ağı, demiri oya gibi işleyip hep beraber, hep beraber sürebilmek için toprağı, ballı incirleri hep beraber yiyebilmek, yarin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber diyebilmek için kazanacağız’. Mutlaka kazanacağız.”
]]>