Ekonomisi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 11 Jul 2024 22:45:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mersin’deki Sanayi Firmalarına Ödüller Verildi https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/ https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38653 Türkiye’nin 2023 yılı en büyük 500 sanayi firması listesinde yer alan Mersin firmalarına ödüllerinin verildiği törende konuşan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, “Başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemlidir” dedi. Ayrıca Çakır, firmalara ‘nitelikli beyaz yaka gençleri kentte tutmalıyız’ çağrısında da bulundu.

MTSO organizasyonunda düzenlenen ‘Sanayiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde, Türkiye’nin 2023 yılı en büyük 500 sanayi firması listesinde yer alan Mersin firmalarına ödülleri verildi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Meclis Başkanı Hamit İzol’un ev sahipliğinde düzenlenen törende, 2023 yılında İSO 500 listesinde yer alan 8’i Mersin Ticaret ve Sanayi Odasına, 2’si Tarsus Ticaret ve Sanayi Odasına ve biri de Silifke Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı toplam 11 Mersin firmasının yanı sıra merkezi şehir dışında olup Mersin’de üretim yapanlarla birlikte 20 firma ödüllerini aldı. Ödül töreni sonrası sanayiciler, Mersin ekonomisi adına düşünce ve önerilerini dile getirip, kentin sosyo-ekonomik konularında yapabilecek işbirliklerini görüştü.

“Bize umut olup, kentimizi ayakta tutuyorsunuz”

Açılış konuşmasını gerçekleştiren MTSO Hakan Sefa Çakır, zorluklara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya ve istihdamı korumaya devam eden Mersin firmalarını tebrik edip, kendilerine umut olduklarını, kenti ve ülkeyi ayakta tutuklarını söyledi. Firmaların gururunu ve sevincini paylaşmak için bir araya geldiklerini ifade eden Çakır, “Mersin ve ülke ekonomisine, sosyal kalkınmasına, oluşturduğunuz iş ve aşla sosyal huzurumuza destek verdiğiniz için Mersin iş dünyası ve Mersinliler adına teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum. MTSO olarak, bizlerin de her konuda yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyoruz” diye konuştu.

“Başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemli”

Doğru bir ekonomik büyüme için yaptıkları planlamalarda firmaların görüş ve önerilerinden daha sık yararlanmak istediklerini belirten Çakır, “Kısacası başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemlidir. Artık sizler, Mersin’in diğer firmalarına birer rol-modelsiniz” ifadelerini kullandı. Nitelikli beyaz yaka gençleri kentte tutmak adına firmaların desteğini isteyen Çakır, “Tekniker ve teknisyenleri kentte muhafaza etmek zorundayız. Bu konuda tedariklerimizi yerelden yapmanız çok ama çok önemlidir. Hem sizler için yararlı hem de Mersin ekonomisi adına yararlı olacaktır” şeklinde konuştu.

“Kent ekonomisinin istikrarlı ve katma değerli büyümesini amaçlıyoruz”

Mersin ekonomisini değerlendirerek, istikrarlı ve katma değerli büyümeyi amaçladıklarını kaydeden Çakır, oda olarak bu anlamdaki hedeflerini şöyle sıraladı; “Dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, kümelenme, yeni nesil uygulamalı (işbaşı odaklı) bir mesleki eğitim, yeni yatırım alanları oluşturmak, İhtisas OSB’ler ve sanayi siteleri oluşturmak.” Mersin’in 2023 yılı ihracatının 10 milyar dolara yaklaştığını, 2024 yılı hedeflerinin ise en az 13 milyar dolar olduğunu bildiren Çakır, en çok ihracat yapan 7’inci il konumundaki Mersin’in toplam dış ticaretinin 20 milyar doları aştığını kaydetti.

Pehlivan: “Ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için büyük adımlar”

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da bu tür gurur anlarının devlet ve kurumlar nezdinde takdir gördüğünü belirtti. “Pandemiyle başlayan, ülkeler arası çatışmalarla devam eden, asrın felaketini içinde barındıran afeti yaşadığımız bir ortamda, ülke olarak pedalları çevirmeyi devam ediyoruz” diyen Vali Pehlivan, Mersin’in 8,5 milyar civarındaki ihracatını 9,8 milyar dolara çıkartarak, ihracatını en çok arttıran il olduğunu bildirdi.

Üretim anlamında atılan her adımın heyecan verici olduğunu söyleyen Pehlivan, gün sonunda sadece Mersin’in değil, bölge hatta ülkenin kazanacağını belirtti. İlk yüz yılı tamamlamanın gururuyla ikinci yüzyıla hazırlanılması gerektiğini vurgulayan Pehlivan, “İkinci yüzyılı, bizim yüzyılımız yapmak için her alanlarda gayretle, ele ele vererek çalışmaya devam etmemiz ve geleceği inşa etmemiz gerekiyor. Hedef olarak belirlenmesi gereken husus budur” dedi. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/feed/ 0
Sinop’ta Vatandaşlar Türkiye Ekonomisini Değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/sinopta-vatandaslar-turkiye-ekonomisini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-vatandaslar-turkiye-ekonomisini-degerlendirdi/#respond Mon, 27 May 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33292

MUSTAFA USTA

(SİNOP)- Sinop’ta yaşayan vatandaşlar ülke ekonomisinin her geçen gün kötüye gittiğini ve yaşam koşullarının zorlaştığını ifade etti. Vatandaş Zeki Karataş, “Türkiye ekonomisi batmak üzere olan bir gemi gibi diye tarif ediyorum ben. Beğenmediğimi de yüksek sesle her zaman söylüyorum. Emeğe saygı duyulmadan bir yerde ekonominin yükseleceğini düşünmüyorum” dedi. Üniversite öğrencisi Muhammed Ali Köksal ise, “Sadece okula gidip gelmeye günde 30 lira veriyorum. İnsanlara kafeye oturduğumuz zaman lüks gibi gözüküyor. Umarım bunun lüks bir şey olmadığını halkımız anlar” ifadelerini kullandı.

Sinop’ta yaşayan vatandaşlar, Türkiye ekonomisini değerlendirdi. Gıda ve kira giderlerini bile karşılamakta zorlandıklarını ifade eden vatandaşlar, iktidarın ekonomi politikasını doğru bulmadıklarını, tasarruf tedbirlerinin ise memur ve asgari ücretle çalışanlar üzerinden yapılmaması gerektiğini belirttiler.

“Aslında bizim ekonomimiz bile yok”

Fikrettin Kalafat, “Ekonomi çok fena. Vatandaş dışarıda herhangi bir masraf yapamıyor. Yemek yemesi, yola gitmesi her şey pahalı. Emekliler çok düşük maaş alıyor. Asgari ücretlilerde de sıkıntı var. Hele çocuk okutan varsa geçinmesi çok zor. 22 yıllık iktidar 200 lira verdiğinde 4- 5 çeyrek altın alıyordun. Şimdi bir tane çeyrek altın bile alamıyorsun. Buradan pay biçeceksin. Faizler de yüksek. Hayat pahalı. Bu iş böyle iyiye gitmedi” dedi.

Hacer Aydın ise şunları söyledi:

“Sizce beğenilecek bir ekonomimiz var mı? Aslında bizim ekonomimiz bile yok. Her şey batmış durumda. Ülke batıyor. Bankalar kötü. Esnaf kan ağlıyor. Memur, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Çoluk çocuk nasıl besleneceğini düşünüyor. Üniversitede okuyan çocuklar ne yapacağını düşünüp üniversiteyi bırakma kararı bile alıyor. Artık günümüz Türkiyesinde saray kavramı bile bizi rahatsız ederken bir de bunun günlük giderinin birkaç milyon lira olması ekonomimizde koca bir delik açıyor. Bunlardan tasarruf yapılmazken, sadece kamu çalışanlarına yönelik tasarruf tedbirleri almalarının ne kadar sağlıklı olacağını, ne kadar bizi hiçe saydıklarını, emekçiyi, çalışanı gözden çıkardıklarının göstergesidir.”

“Eskiden bir kilo aldığımız paraya şimdi bir adet alıyoruz”

Zeki Karataş, “Türkiye ekonomisi batmak üzere olan bir gemi gibi diye tarif ediyorum ben. Beğenmediğimi de yüksek sesle her zaman söylüyorum. Emeğe saygı duyulmadan bir yerde ekonominin yükseleceğini düşünmüyorum” derken, Adnan Demir, “Şu anda ekonomiyi ben değil hiç kimse beğenmiyor. Ülkede alım gücü şu anda çok zayıf. Mesela, bir tane elma alıyorsun tanesi 7 liraya geliyor. Eskiden bu parayla bir kilogram alırdık, şimdi bir tane alıyoruz” diye konuştu.

Tolga Gülümoğlu, “Türkiye ekonomisi çok kötü. Kiracılarım ve kendi evim olmasına rağmen batak içerisindeyim ve her gün daha da kötüye gidiyorum. Allah dükkanı, evi kirada olana kolaylık versin. Benim hiçbir şeyim kirada olmamasına rağmen ben bu haldeysem Allah kira verenlere sabır versin” dedi.

Muhammed Ali Köksal ise, “Ülke ekonomisini beğenmiyorum. Mevcut iktidardan da hiç memnun değiliz. Öğrenci olarak yaşam koşullarımız çok düştü. Üniversitede okuyorum. Sadece okula gidip gelmeye günde 30 lira veriyorum. Öğrenci için bu ekonomik kriz zor bir hale bürünüyor. Eğlenmek zaten çok kısıtlı imkanlara büründü. İnsanlara kafeye oturduğumuz zaman lüks gibi gözüküyor. Umarım bunun lüks bir şey olmadığını halkımız anlar” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/sinopta-vatandaslar-turkiye-ekonomisini-degerlendirdi/feed/ 0 Rusya’nın Ekonomik Direnci: Dondurulan Malvarlığı Kullanılabilir mi? https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/ https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/#respond Tue, 13 Feb 2024 02:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7569 2022 yılının Mart ayında Rus rublesi çöktü. Gazprom ve Sberbank gibi dev şirketlerin Londra’daki değeri yüzde 97 düştü. Moskova’daki bankamatiklerde kuyruklar oluşmaya başladı. Oligarkların yatlarına, futbol takımlarına, malikanelerine ve hatta kredi kartlarına el konuldu.

Rusya büyük bir resesyona girdi.

Bu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Batı’nın bu ülkeyi mali olarak kontrol altına alma girişiminin sonucuydu.

Bu girişiminin merkezinde Rus devletinin resmi döviz varlıklarına el konulması ve özellikle de merkez bankasının 300 milyar dolarlık rezervinin dondurulması vardı.

Batılı hükümetler “ekonomik savaş” gibi ifadeler kullanmaktan özenle kaçındılar, ancak Kremlin’le finansal bir savaş ortamı olduğu görünüyordu. Bu, nükleer silahlara sahip devletler arasında doğrudan çatışma alternatifinden daha iyiydi.

Aradan yaklaşık iki yıl geçti ve bu ekonomik arka planda büyük bir değişiklik var.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen hafta verdiği röportajda Rusya’nın Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduğunu sevinçle dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) 2024 büyüme tahminini %1,1’den %2,6’ya yükselterek Rus ekonomisinin dayanıklılığının altını çizdi.

IMF rakamlarına göre Rus ekonomisi geçen yıl G7 ülkelerinin hepsinden daha hızlı büyüdü ve 2024’te de böyle devam edecek.

Bu sadece rakamlardan ibaret de değil. Geçen yıl Ukrayna savaşındaki üstünlük kuramama hali bu yıl boyunca da devam edecek görünüyor.

Rusya, ekonomisini, ordu için üretime, özellikle de Ukrayna’nın doğu ve güneyindeki savunma hatlarının inşasına yöneltiyor.

Batılı liderler bu modelin orta vadede sürdürülemez olduğunu savunuyor. Ancak asıl soru şu: Bu model ne kadar süre devam edebilir?

Rusya, ekonomisini mobilize bir savaş ekonomisine dönüştürdü. Devlet, Sovyet sonrası dönemde rekor düzeyde harcama yapıyor.

Bütçenin %40’ına varan askeri ve güvenlik harcamaları, Sovyetler Birliği’nin son dönemindeki seviyelere karşılık geliyor.

Tank, füze sistemleri ve Ukrayna’da işgal edilen bölgelerin savunması için yapılan harcamaları finanse edebilmek için kamu hizmetleri daraltıldı.

Ayrıca Batı’nın Rus petrol ve doğalgazına getirdiği kısıtlamalara rağmen, hidrokarbon gelirleri devlet kasasına girmeye devam etti.

Tankerler artık Hindistan ve Çin’e gidiyor ve ödemelerin çoğu ABD Doları yerine Çin Yuanı ile yapılıyor.

Rusya’nın petrol üretimi günde 9,5 milyon varil ile neredeyse savaş öncesi düzeye yakın seyrediyor.

Rus devleti, yüzlerce tankerden oluşan bir “gölge filo” satın alıp konuşlandırarak yaptırımlardan kaçındı.

Geçtiğimiz hafta maliye bakanlığı Ocak ayında hidrokarbon vergilerinin Ocak 2022 seviyesini aştığını bildirdi.

Rus petrol, gaz ve elmasları ile devam eden döviz akışı da rublenin değeri üzerindeki baskının hafiflemesine yardımcı oldu.

Batılı liderler bu durumun uzun sürmeyeceği kanısında ancak etkisinin de farkındalar.

Bir dünya lideri yakın zamanda özel bir konuşmada şunları söyledi: “2024 Putin için düşündüğümüzden çok daha olumlu olacak. Kendi endüstrisini düşündüğümüzden daha verimli bir şekilde yeniden organize etmeyi başardı.”

Rusya’nın dondurulan malvarlığı kullanılabilir mi?

Ancak bu ekonomik büyüme biçimi Moskova’nın petrol gelirlerine, Çin’e ve üretken olmayan savaş harcamalarına olan bağımlılığını büyük ölçüde arttırdı.

Petrol ve doğalgaza olan talep zirve yaparken, önümüzdeki yıl Körfez’deki rakip üretimin devreye girmesi Rusya’yı açığa düşürebilir.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’ta havaya uçurulan tank ve mermilerin üretiminden elde edilen gayrisafi yurtiçi hasıladaki (GSYH) istatistiki artışlar da üretkenlikten uzak.

Bu arada Rusya’dan önemli bir beyin göçü de var.

Batı’nın stratejisi, Rusya’nın teknolojiye erişimini kısıtlamak, maliyetlerini yükseltmek, gelirlerini sınırlamak ve çatışmayı uzun vadede sürdürülemez hale getirmeye odaklı bir kedi-fare oyunu olarak tanımlanabilir.

ABD’li bir yetkili, “Rusya’nın parasını tank yerine tanker (petrol tankeri) almak için kullanmasını tercih ederiz” dedi.

Petrol piyasasındaki politikanın amacı, örneğin Hindistan’ın Rus petrolü almasını engellemeye çalışmak değil, bu ticaretten elde edilen kârın Kremlin’in savaş makinesine geri dönmesini sınırlamak.

Ancak bu direnç ve çıkmaz en azından bu yılın geri kalanında sürebilir. Bu durum Kremlin’in ABD’de olası bir başkan değişikliğini ve Ukrayna’nın savunmasına yönelik Batı fonlarının azalmasını bekleme stratejisini besliyor.

İşte bu nedenle dikkatler yeniden Rusya’nın dondurulan yüz milyarlarca dolarlık mali varlığının oynadığı merkezi role çevrilmiş durumda.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy geçen ay şunları söyledi: “Eğer dünyanın 300 milyar doları varsa neden kullanmayalım? Bu dondurulmuş fonların tamamı Ukrayna’nın yeniden inşa çabalarını finanse etmek için kullanılmalı.”

İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt ve Dışişleri Bakanı David Cameron bu öneriyi destekliyor.

Cameron, “Bu varlıkları dondurduk. Asıl soru bunları kullanacak mıyız?” diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

“Bu paranın bir kısmını şimdi kullanmak, Rusya’nın Ukrayna’yı yasa dışı işgali nedeniyle ödemesi gereken tazminatların avans ödemesi gibi bir şey. Ukrayna’ya yardım etmek ve aynı zamanda Batılı vergi mükelleflerinin parasını kurtarmak için kullanılabilir.”

G7, üye ülkelerin merkez bankalarından teknik ve hukuki bir analiz yapmalarını istedi.

Merkez bankası temsilcileri tedirgin görünüyor.

Üst düzey bir finansçı “doları silah olarak kullanmak” adını verdiği yöntemin riskleri olacağını söylüyor. Geleneksel olarak merkez bankaları bu tür eylemlere karşı bağımsız ve dokunulmazlığa sahip.

Ukrayna için on milyarlarca dolar toplamak üzere fonları ya da yatırımlardan elde edilen kârları kullanacak bir plan da geliştiriliyor.

Ancak burada denge önemli. Eğer Rus varlıklarına bu şekilde el konulursa, bu durum Körfez, Orta Asya ya da Afrika’daki diğer ülkelere Batılı merkez bankalarındaki rezervlerinin güvenliği konusunda nasıl bir mesaj veriyor?

Bu ilişkiler küresel finansın ana arterlerinden bazıları ve enerji için kullanılan yüz milyarlarca doların dünya çapında geri dönüşümünü sağlıyor. Putin Çin’in artık Batı için olmasa da gelişmekte olan ekonomiler için bir alternatif olduğu mesajını vermek istedi.

Rusya ayrıca herhangi bir el koyma işlemi için mahkemeye başvuracağını ve karşılığında Rus bankalarında dondurulan Batılı şirketlerin benzer varlıklarına el koyacağını belirtti.

Yani, Rusya ekonomisi üzerindeki gölge savaş, bu çatışmanın ve dünya ekonomisinin nereye gittiğini anlamak için çok önemli.

Rusya’nın savaş ekonomisi uzun vadede sürdürülemez, ama ülkeye biraz daha zaman kazandırdı.

Rusya’nın bu beklenmedik direncini göstermesinin ardından Batı çıtayı yükseltmek üzere.

Finansal tedbirlerdeki bu tırmanışın nihai biçimi, Rusya ve Ukrayna’nın çok ötesinde sonuçlar doğuracaktır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/feed/ 0