“YARALILAR HALA YOĞUN BAKIMDA”
Kurban Bayramı’nın ardından acı bir gündemle karşınızdayız diyen Ekmen, öncelikle halkımızın geçmiş bayramını tebrik ederek sözlerine başladı. “Kurban Bayramı’nın ikinci günü Diyarbakır-Çınar ve Mardin-Mazıdağ ilçelerinin komşu köylerinde çıkan yangın sonucunda en az 14 canımızı kaybettik.” diyen Milletvekili Ekmen, hayati tehlikesi devam eden birçok yaralının hala yoğun bakımda olduğunu sözlerine ekledi.
“BİNE YAKIN HAYVAN HAYATINI KAYBETTİ”
Ölenlerin sadece insan olmadığını belirten Ekmen, acı kayıpları şöyle ifade etti: “Fotoğraflarda da görüldüğü üzere, içimizi acıtacak şekilde hayvan kayıpları da yaşandı. Yaklaşık bine yakın kuzu, koyun, keçi, eşek ve katır bu yangın nedeniyle hayatını kaybetti. Ciddi şekilde yeşil alanlar, ağaçlar yok oldu ve bin dönümün üzerinde toprağın bütün florası, toprakta yaşayan bütün canlılar hayatını kaybetti.”
“BU NOKTALARIN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMESİ GEREKİYOR”
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar dileyen Ekmen, bir an önce buranın afet bölgesi ilan edilerek mağdurların mağduriyetinin giderilmesini temennisinde bulundu.
“Maalesef, bu acıyı paylaşamayan ve ölenin kimliğine, cinsine, ırkına bakarak saldıran insanlıktan çıkmış kişilerle de karşılaştık.” diyen Ekmen, o kişileri de toplumun vicdanına havale ettiklerini ifade etti. Diyarbakır Barosu’nun da bu konuda bir suç duyurusu olduğunu hatırlatan Ekmen, “Bu kişilerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan yargılanarak caydırıcı bir ceza almalarını bekliyoruz.” dedi.
“ELEKTRİK HATLARINDANKAYNAKLANDIĞI KESİN OLARAK KABUL EDİLMEKTE”
Milletvekili Ekmen, yangının kaynağı üzerine yaşanan tartışmalara dair, “Yangının sebebi üzerine çeşitli tartışmalar yaşansa da Diyarbakır’daki meslek odalarının ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ilk incelemeleri yangının bir elektrik hattından kaynaklandığını gösteriyor. Aynı bölgede geçen yıl yine elektrik hatlarından çıkan bir yangın nedeniyle zarar meydana gelmiş ve yargı kararıyla DEDAŞ’a ödettirilmişti. Bir başka güvenlik kamerasında, yemyeşil ağaçların olduğu bir bölgede elektrik tellerinin bir anda koparak yangın çıkardığı kaydedildi. Dolayısıyla, evet çiftçiler anız yakıyorlar ve bu doğru değildir. Ancak bu yangının elektrik hatlarından kaynaklanan yangın olduğu neredeyse kesin olarak kabul edilmektedir.” ifadelerini kullandı.
“DEDAŞ’IN ALTYAPI SORUNLARI UZUN ZAMANDIR DEVAM EDİYOR”
DEDAŞ’ın bölgedeki hizmetleri ve altyapı sorunlarının uzun zamandır devam ettiğini belirten Ekmen, 2013 yılından beri bölgenin elektrik sistemi Dicle Elektrik AŞ tarafından karşılandığını ve bu süreçte ciddi sıkıntıların yaşandığını hatırlattı. “DEDAŞ’ın hizmet yetersizlikleri ve altyapı sorunları defalarca dile getirilmiş, ancak yeterli iyileştirme yapılmamıştır.” diyen Ekmen, “Bu yangının da altyapı eksikliklerinden kaynaklandığını düşünüyoruz.” dedi.
“BÖLGE HALKI ZOR DURUMDA”
Çiftçilerin sulama için ödediği yüksek maliyetlerin bölgenin önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Ekmen, sağlıklı bir sulama altyapısı sağlanmadıkça, çiftçilerin mağdur olmaya devam edeceğine dikkat çekti. “Bölge çiftçisinin sulama için ödediği para, Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.” diyen Ekmen, sulama kanallarının tamamlanması ve çiftçilerin yükünün hafifletilmesi gerektiğini ifade etti. DEDAŞ’ın çiftçi alacaklarına el koyarak hukuka aykırı davrandığını ve bölge halkını mağdur ettiğini belirten Ekmen, elektrik faturalarının yüksekliği ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle bölge halkının zor durumda kaldığını ifade etti.
EKMEN’DEN BAKAN BAYRAKTAR’A ÇAĞRI
Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a çağrıda bulunuyorum diyen Ekmen, “Bölgenin milletvekilleri ve DEDAŞ yetkilileri ile bir araya gelinerek sorunlara çözüm bulunmalıdır. Dicle Elektrik AŞ’nin altyapı eksiklikleri nedeniyle yaşanan kesintiler ve yüksek faturalar, bölge halkının yaşam kalitesini düşürmektedir. Bu sorunların acilen çözülmesi ve bölge halkının insanca yaşama hakkına uygun bir şekilde elektrik hizmetlerinden faydalanması sağlanmalıdır.” dedi.
“DEDAŞ, Türk icra hukukunda emsali görülmediği bir şekilde çiftçi alacaklarına el koyuyor. Çiftçi alacakları, tıpkı emekli maaşı gibi, haczedilemez. Ancak Dicle Elektrik AŞ, doğrudan desteklere el koyuyor. Elektrik saatlerini görmeden herkese fatura yazabiliyor.” diye vurgulayan Ekmen, “Yargıya başvuranlar, yüzde seksen oranında lehlerine karar alabiliyor, ancak herkes yargıyla uğraşamıyor. Bir derebeyi gibi toplu cezalandırma yapabiliyor. Örneğin, Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Düzova Köyü’nde geçen yıl ağustos ayında günlerce elektrik kesildi, çünkü köyde bir kişi faturasını ödememişti.” sözlerini kullandı.
“SORUNUN ÇÖZÜMÜ PROJELERİN TAMAMLANMASIDIR”
“Bölgenin ismi kaçak elektrikle maruf hale gelmiş olabilir, ancak şu anda şehir merkezlerindeki kaçak kayıp oranı yüzde 20’lere düşmüştür ki bu Türkiye ortalamasına oldukça yakındır.” diyen Ekmen, esas problemin tarımsal sulamada yaşandığına dikkat çekti. “Bu sorunun çözümü, sağlıklı sulama projelerinin tamamlanmasıdır.” diyen Ekmen, Batman Barajı’nın sulama kanallarının 2013’te açıldığını ancak ilk defa bu yıl su verildiğini belirterek Bölge çiftçisinin sulama maliyetlerinin diğer bölgelere göre oldukça yüksek olduğunu ifade etti.
“OLAYIN AYDINLATILMASI GEREKİYOR”
“DEDAŞ bir savunma psikolojisi içerisinde olabilir, ancak hayatını kaybeden insanlarımız ve hayvanlarımız var.”diyen Ekmen, bu olayın doğru bir şekilde aydınlatılması ve sorumluların zararların tazmini noktasında inisiyatif alması gerektiğini ifade etti. Yargı süreçlerini beklemeden, mağdur ailelere tazminatlar ödenmelidir diyen Ekmen, Bölgedeki toplu cezalandırma ve yüksek fatura uygulamalarından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
BÖLGEDE YAŞANAN ELEKTRİK KESİNTİLERİ
Milletvekili Ekmen, Bölgede yaşanan elektrik kesintilerine de dikkat çekerek “Bölgedeki elektrik kesintileri, vatandaşların yaşam kalitesini düşürmektedir. Örneğin, sadece bugün Mardin’de ilan edilen 19 adet kesinti tespit edilmiştir. Bu kesintilerin bazıları 7 saat, bazıları 8 saat, bazıları ise 9 saat sürmektedir. Elektriğin kesilmesi, evinde solunum cihazına bağlı hastalar ve diyaliz hastaları için ciddi bir sorundur. Buzdolaplarının soğuk tutma süresi sona erdiğinde yiyecekler bozulmakta ve bu enflasyonist ortamda büyük bir maddi kayba neden olmaktadır. DEDAŞ’ın altyapısını yenilemesi, ödenmeyen faturalar nedeniyle mahalleleri ve köyleri topluca cezalandırmaktan vazgeçmesi ve faturalardaki gizli hesaplama yöntemleriyle fazla fatura politikasına son vermesi gerekmektedir. Bölge insanının insana yaraşır bir şekilde elektrik hizmetlerinden faydalanması sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
]]>“GABAR’DA ÇIKARILAN PETROL’DE TPAO İŞÇİSİNİN EMEĞİ VAR”
Milletvekili Ekmen, TPAO’nun ve emektar işçisinin önemini şu sözlerle ifade etti: “1954 yılında kurulan Türkiye Petrolleri, 70 yıl boyunca ürettiği katma değerle ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynamıştır. Doğduğum şehrin önemli ve köklü kurumu, babamın da emekli olduğu milli şirketimiz Türkiye Petrollerinin çıkardığı petrol ve doğalgaz, canla başla çalışan işçinin alın teriyle değere dönüşmektedir. Karadeniz’de keşfedilen doğalgazda, Gabar’da çıkarılan kaliteli petrolde Türkiye Petrolleri işçisinin emeği vardır.
“AĞIR VE RİSKLİ KOŞULLARDA ÇALIŞIYORLAR”
Şırnak bölgesinde/Gabar’da günlük üretimin 40 bin varile, Batman’da 45 bin varil günlük üretime çıkılmasında en büyük pay TPAO işçisinindir. Şırnak bölgesinde Üretimde günlük 100 bin varil hedefine de yine işçinin emeği ve fedakarlığı ile ulaşılacağı bilinmelidir. Enerjide keşif ve üretim atılımı; Türkiye Petrolleri işçisinin gecesini gündüzüne katarak, ağır ve riskli koşullarda yaptığı çalışma ile sağlanmaktadır.
“EMEĞİNİN DAHİ KARŞILIĞINI ALAMIYORLAR”
“Türkiye Petrolleri emekçisinin değil ödül ve teşekkür, emeğinin dahi karşılığını alamaması enerji politikalarında büyük bir çelişkiye işaret etmektedir.” diyen Ekmen, işçilerin kök ücret seviyeleri, yapılan iş ve çalışma koşulları göz önüne alındığında, emsal kamu kuruluşlarındaki düzeyin altında kaldığını ifade etti. Ekmen, enflasyon artarken ve alım gücü hızla gerilerken, işçilerin bu durumunun artık sürdürülebilir olmaktan çıktığına dikkat çekti.
“İŞÇİLERİN BİRİNCİ SORUNU KÖK ÜCRET”
İşçilerin birinci sorununun kök ücret sorunu olduğuna dikkat çeken Ekmen, TPAO işçilerinin kök ücretinin enflasyon karşısında eridiğini ve emsal kuruluş olarak TPAO’dan ayrılma BOTAŞ’a göre %40 geride kaldığını ifade etti. “Ekonomik sıkıntıların faturası, enerjide bağımsızlık ateşini yakan Türkiye Petrolleri işçisine çıkarılmaktadır.” diyen Ekmen, bu yetmezmiş gibi kamuda uygulamaya konulan tasarruf tedbirleri bahanesiyle (fazla) işçilerin mesai ücretlerinin 10 aydır ödenmediğini söyledi. Ekmen, rekor petrol üretimi ile övünenlerin üretenlere 10 aydır yaptırdıkları fazla çalışma karşılığını ödemediklerini ifade etti. Milletvekili Ekmen, düşürüldüğü belirtilen mesai kotaları gerekçesiyle, yapılan mesainin, dökülen alın terinin karşılığının Ağustos 2023’ten beri verilmediğine dikkat çekti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen“TASARRUF İŞÇİDEN BAŞLAMAZ”
Mehmet Emin Ekmen, yetkili mercilere şu sözlerle seslendi: “Sn. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sn. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Sn. TPAO Genel Müdürü Ahmet Türkoğlu tasarruf işçiden başlamaz. Tasarruf işçinin emeğinden başlamaz. Tam aksine işçinin emeği fazlasıyla memnun edici bir şekilde verilir ki üretim daha da artsın. İşçilerimizin üniversite öğrencilerini işçilerimizin mutfak giderlerini kısarak Türkiye petrolleri zengin olmaz, Türkiye Cumhuriyeti zengin olmaz. Lütfen tasarruf kalemlerinin değil israftan, yolsuzluktan, gösterişten tasarruf edin. Makam arabalarına tasarruf edin. Yüzlerce arabalık konvoylardan tasarruf edin. Özel uçaklarla seyahat etmekten tasarruf edin. İşçilerimizin fazla mesai ücretlerinden tasarrufa hiçbir vicdan onay vermez.”
“PETROL İŞÇİSİNİN HAK ETTİĞİ ÜCRETİ ENFLASYONA EZDİRMEYELİM”
Yaşanan mağduriyetlere şu sözlerle dikkat çeken Ekmen, yetkilileri sorun çözmeye davet etti: “2023 Aralık ayında Sn. Genel Müdür bunların ödeneceğini ifade etmişti, ama 2024 Mayıs ayındayız ve hala ödenen bir şey yok. İntibak çalışması da beklentileri karşılamamıştır. Yapılan çalışmalar geçmişten bu yana sektörde faaliyet yürüten kuruluşların çok gerisinde kalmıştır. THY yöneticilerinin aldığı yüksek ücreti, dünyada bu sektördekilerle kıyaslayarak savunan zihniyete sesleniyorum: Dünya genelinde petrol işçilerin aldığı ücretle Türkiye petrol işçilerin aldığı ücreti kıyaslayalım ve bu petrol işçisinin hak ettiği ücreti hiç olmazsa enflasyona ezdirmeyelim. Bırakın dünya seviyelerini çıkartmayı. Asıl işçilerin yanında birçok iş de maalesef bugün taşeron eliyle ve servis şirketler aracılığıyla yürütülmektedir. Buna da son verilmelidir. Tüm taşeron emekçilerine ayrımsız bir şekilde TPAO işçisi gibi hak ettiği ücret ödenmelidir. Aynı şekilde kadro verilmelidir. Verimliliği artırmanın en önemli yolu budur. Servis şirketler üzerinden yapılan işlerdeki ölümlü iş kazaları ortadadır.”
Milletvekili Ekmen, TPAO’nun yıllardır ortaya koyduğu güçlü kurumsal yapıya ve sağlam kurum kültürüne değinerek yetkililere çağrısını şu sözlerle bitirdi: “TPAO, Türkiye’de kurumsal kültürü en güçlü olan şirketlerden biridir. Bu kurumsal kültüre sahip çıkılması ve taşeron ve servis şirketler aracılığıyla da bu kültürün zayıflatılmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Gerekli çalışmalar gündeme alınmalıdır ve ücretler iyileştirilmelidir. Taşeron sistemine son verilmelidir.İçeride biriken alacaklar ödenmelidir. Bir kere daha Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar, TPAO Genel Müdürü Sn. Ahmet Türkoğlu, hemşerimiz, Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’e çağrıda bulunmak istiyorum: Enerji, keşif ve üretim atımında fedakârca çalışan işçinin sesine kulak verelim. Sendikaların sesine kulak verelim ve bu sorunları çözelim. İşçiyi ailelerini mağdur etmeyelim.”
]]>“DEMEK TİCARET YAPILIYORMUŞ?”
Milletvekili Ekmen, hükümetin ticareti devam ettirmekte direndiğini şu sözlerle ifade etti: “İsrail ile yapılan ticarete dair sayısız araştırma önergesi verildi. Ama İktidar uzun bir süre ‘İsrail ile ticaret yok’ dedi. Daha sonra ‘İsrail’le ticaret var ama bu Filistin’le yapılan ticaretin zorunlu bir parçasıdır’ denildi. Oysa burada ve meclis kürsüsünde defalarca bunun doğru olmadığını ifade ettik. Genel başkanımız Sayın Ali Babacan çağrıda bulundu; ‘İmzayı at, ticareti kes’ diyerek. Geçtiğimiz hafta 54 maddelik bir kısıtlama getirdiklerini duyurdular. Neydi bu kısıtlama? Yakıt var, demir çelik var, beton var, askeri teçhizat var ve daha birçok kalem var. Demek ticaret yapılıyormuş.
“İSTEYİNCE TİCARETİ KESEBİLDİKLERİNİ DE GÖRDÜK”
“Kamuoyu baskısı ve ortaya çıkan kanıtlar neticesinde dolaylı da olsa ticareti kabullenmek durumunda kaldılar” diyen Ekmen, oysa daha önce İsrail ile kısıtlamaların yetersiz olduğunu gıda, ilaç ve su dışında ticareti kesmeleri çağrısında bulunduklarını ifade etti. Ekmen, İktidarın çağrıları karşılıksız bıraktığını, aradan zaman geçtikten sonra dün ticareti tamamen kestiklerini açıklamak durumunda kaldıklarını ifade etti. “Demek ki gerçekten bir ticaret varmış” diyen Ekmen, “İsteyince ticareti kesebildiklerini de görmüş olduk” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin EkmenDün, Hakan Fidan tarafından, Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyeti lehine Lahey Adalet Divanı’na yapılan yargılamaya müdahil olacağının duyurusunun yapıldığını hatırlatan Ekmen, defalarca kez bu çağrıda bulunduğumuz halde, uluslararası sözleşmeler nedeniyle bunun yapılamayacağının söylendiğini ifade etti.
“TİCARETİN SÜRDÜRÜLMESİNİN MALİYETİNİ HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?”
Mehmet Emin Ekmen, “Aradan 7 ay geçti ve bu 7 ay boyunca hukuk nezdinde, siyaset ve diplomasi nezdinde bu mücadelenin yürütülmemesinin, bu ticaretin sürdürülmesinin maliyetini hiç düşündünüz mü?” diye sordu. Ekmen, “Kırk bin kişinin hayatına mal olan soykırımda bu konunun yani hukuki mücadele eksikliğinin, ticaretin sürdürülmesinin maliyetini hiç düşündünüz mü? diye sorusunu yineledi.
“YEDİ AY NEDEN BEKLEDİK?”
“Madem bunu yapabiliyorduk, yedi ay neden bekledik” diyen Ekmen, “Bu gecikmenin bir perde arkası varsa Sayın Bakan bunu açıklasın” dedi. Ekmen, bu adımları atamamak devletin zafiyetinden, yani güçsüzlüğünden kaynaklanan bir durumsa devleti bu hale kimin düşürdüğünü sordu. Bütün bunların maalesef AK Parti iktidarının içine düştüğü zafiyet halinin çok çarpıcı ve vahim örneklerden biri olduğunu belirten Ekmen, bu konuda tekrar kamuoyunu bilgilendirmek istediğini ve sorumluları duyarlı olmaya davet ettiğini ifade etti.
Son olarak Ekmen, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Madem ki Lahey sürecine katılıyoruz o zaman Türk savcılarına da savaş suçlarının soruşturulması için yargılama izni verilsin” dedi.
]]>