YALOVA’da, 1 yıldır polis memurlarına ‘Su Üstü Arama-Kurtarma’, ‘Suda Hayatta Kalma’ ve ‘Gemi Adamı’ branş temel eğitimleri veriliyor. 45 gün boyunca zorlu eğitimlerden geçen deniz polisi adayları, kurs sonrasında sertifika alarak, branşlarında göreve başlıyor. Kursiyerler, şınav, mekik ve palet vurma gibi suda dayanıklılığı artırıcı kondisyon hareketlerini yaparken komandoları aratmıyor.
Yalova İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde, 1 yıldır, Türkiye’nin dört bir yanından gelen polislere, Su Üstü Arama-Kurtarma, Suda Hayatta Kalma ve Gemi Adamı branş temel eğitimleri veriliyor. 2 dönem halinde verilen eğitimlere, Türkiye’nin farklı kentlerinde görev yapan Polis Arama-Kurtarma ve Gemi Adamı ekiplerinde yer alan toplam 40 polis katılıyor. Sel, su baskını gibi doğal afetlere ve ani gelişen olaylara etkili müdahale ve hızlı hayat kurtarma yöntemleri konusunda bilgilendirmelerin yapıldığı, 45 günlük dönemler halinde verilen eğitimler, nefes kesiyor. Sabah sporunda şınav, mekik çekme ve palet vurma gibi suda dayanıklılığı artırıcı kondisyon hareketlerini yapan polisler, komandoları aratmıyor. Farklı günlerde ise polisler; bot kullanma, yüzme, boğulmakta olan kişiye yaklaşma teknikleri, temel ilk yardım, su üstü ve kıyı arama konularında eğitimler alıyor. Ayrıca kursiyerlere, deniz araçlarının sevk ve idaresi, deniz araçlarının bakım ve onarımı, teknelerde bulundurulması gereken evraklar, liman kanunu ve kontrolü gibi konularda da eğitim veriliyor.
DHA muhabirinin görüntülediği eğitimlerde, su altında delil araması yapan dalgıç polisler, gelen anonsla boğulma tehlikesi geçiren kişiyi de kurtarıp, botta ilk müdahaleyi yapıyor. Sabah sporlarında, üzerlerindeki özel kıyafetlerle, hortumla ıslatılarak şınav çeken kursiyerler, eskort eşliğinde ormanda koşu da gerçekleştiriyor. Her sabah açık denizde yüzen ve dalış yapan polisler, 45 günlük eğitimlerini tamamladıktan sonra, sertifikalarını alarak branşlarında göreve başlıyor.
‘DENİZ POLİSİ BİRİMİMİZ 3 BRANŞTAN OLUŞUYOR’
Deniz polisi biriminin 3 branştan oluştuğunu söyleyen ve hizmet alanlarıyla ilgili bilgi veren Yalova Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdür Vekili Komiser Gökhan Çağlardere, “Pasaport Hizmetleri Büro Amirliği, Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliği ve Su Altı Grubu Amirliği olmak üzere 3 branş var. Pasaport Hizmetleri Büro Amirliğimiz, ülkeye giriş çıkışların legal olması, yasa dışı giriş çıkışların engellenmesi, evrak ve saha kontrolüyle ilgilenir. Seyir Hizmetleri Büro Amirliğimiz de bünyemizde bulunan deniz taşıtlarının sevk ve idaresinden sorumludur. Deniz araçlarının evraklandırılması kontrolünü, boğulma olaylarına müdahale, denizde kaçakçılık, göçmen kaçakçılığı olabilir, narkotik suçlar olabilir, bunların takibiyle ilgili görevleri mevcuttur. Su Altı Grup Amirliği’nden bahsedecek olursak, sel ve su baskınlarında müdahale etmek, boğulma olaylarında çalışmak, herhangi bir suçta kullanılan delilerin suya atılmasıyla ilgili çalışmalar yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
‘ÖĞRENCİLERİMİZİ SÜREKLİ FİZİKSEL OLARAK BESLEMEK ZORUNDAYIZ’
40 öğrencinin 45 gün boyunca zorlu bir eğitimden geçtiğini belirten Çağlardere, “Bununla beraber, dalgıç olmanın vermiş olduğu bazı sorumluluklar ve zorluklar var. Bunların üstesinden gelebilmek için de arkadaşlarımız tabii her sabah yüzme, zaman zaman koşu antrenmanları, yapıyorlar. Bunun dışında eğitim dalışlarıyla, biz onları her zaman göreve hazır tutmaya çalışırız. Yalova’da 2 dönemdir kurs yapmaktayız. Bu kurslarda yaklaşık 40 öğrencimize denizde hayatta kalma, deniz araçlarının sevk ve idaresi, bunların bakım ve onarımı, ayrıca deniz mevzuatı teknelerde bulundurulması gereken evraklar nelerdir, liman kanunu nedir, kontrolü nedir gibi, bu hususlarda 45 günlük zorlu bir eğitim verdik. Açık deniz yüzmesi yaptırdık, sabahları koşu yaptırdık. Çünkü denizcilik ve dalgıçlık sadece branştan ibaret eğitimler değil. Biz bu arkadaşları, sürekli fiziksel olarak beslemek zorundayız. Bizim işlerimiz genelde zorlu havada ve şartlarda oluyor. Bu eğitimlerle de arkadaşları besliyoruz” diye konuştu.
‘EKİPMANLARIN BÜYÜK BİR KISMI YERLİ ÜRETİM’
Deniz polislerinin eğitiminde kullanılan ekipmanlarla ilgili de bilgi veren Yalova Deniz Limanı Şube Müdürü Vekili Komiser Gökhan Çağlardere, “Biz bu hizmetleri yürütürken birçok ekipmandan da destek alıyoruz. Bu ekipmanların büyük bir kısmı da yerli üretim. Karakol botumuz yerli, su altı skuter yerli, su altı robotumuz yerli üretim. Bunları da sahada kullanıyoruz. Su üstü dron var kurtarma amaçlı kullandığımız, bunlardan da yerli olanlar var. Bu şekilde hizmetlerimizi, hem tecrübe hem eğitimle hem de teknik donatımla destekleyerek eğitim veriyoruz” dedi.
]]>İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerinin tek bir merkezden planlanması, denetlenmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması hedefiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine hizmet vermeye başlayan İZELMAN OSGB, toplamda 17 bin çalışanın İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerini yerine getiriyor. Bu eğitimlerden biri olan Yüksekte Çalışma Eğitimi ise 3-4 Temmuz tarihlerinde verildi. Çalışanların güvenli bir şekilde yüksekte iş yapabilmeleri için gereken bilgi, beceri ve davranışları içeren eğitimlerde, yüksekte çalışmanın riskleri, iş için gerekli ekipmanların doğru kullanımı, acil durumda ne yapılması gerektiği gibi hayati öneme sahip bilgiler aktarıldı. İş Güvenliği Uzmanları Gamze Göktan ve Çağrı Kadir Onay tarafından verilen eğitimler, asansör bakım onarım işleri, ağaç budama, çatı bakım onarım gibi yüksekte çalışan risk grubundaki personele yönelik düzenleniyor. Eğitimlere, işyeri hekimlerinin muayenesi sonucu yüksekte çalışmaya uygun bulunan personel katılabiliyor.
“Önce riskleri belirliyoruz”
Eğitimler hakkında bilgi veren İş Güvenliği Uzmanı Gamze Göktan, “Bu eğitimlerle çalışanları bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yüksekte çalışırken sadece emniyet kemerini takmak, güvenliği sağlamak anlamına gelmiyor. Çalışılan alanda rüzgar tehlikesi, kayma, düşme riski gibi birçok faktör var. Önce çalışma ortamındaki riskleri belirleyip personele anlatmaya çalışıyoruz. Ardından alınması gereken önlemler ve çalışırken nasıl davranılması gerektiği konusunda bilinçlendirme yapıyoruz. Bu eğitimleri tekrar ettikçe katılımcıların bilgileri taze kalıyor” dedi.
Teorik ve pratik eğitim
İş Güvenliği Uzmanı Çağrı Kadir Onay da “Yüksekte Çalışma eğitimi, aslında her personel için önemli. Çünkü belirli bir seviye farkı bulunan ve düşüldüğünde yaralanma ihtimali olan her iş, yüksekte çalışmadır. Bunun için çalışırken önlem almamız gerekiyor. Çalışanları daha bilinçli hale getirmek için bu eğitimlerimiz devam ediyor. Hem teorik hem de pratik eğitimler çok önemli. Pratik eğitimler, verilen bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlıyor” bilgisini verdi.
“Dikkatli çalışmaya devam edeceğiz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde asansör bakım onarım işleri alanında çalışan Yasin Dalgıç, “Yüksekte çalışmak düşme, sakatlanma ve yaralanma ihtimalini artırıyor. Bu eğitimler bize çok faydalı oluyor. Bilgilerimizi tazeliyoruz. Kurallara uyarak daha dikkatli olmaya devam edeceğiz” dedi. Çağrı Çam isimli personel ise “Yüksekte çalışırken kemer takmanın ve diğer aparatların kullanımının ne kadar önemli olduğunu, bu eğitimle bir kez daha öğrendik. Yüksekte çalışırken kazanın meydana gelmesi, telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir” diye konuştu.
İZELMAN AŞ 6331 sayılı yasa gereği çalışanlarına düzenli olarak işyeri tehlike sınıfına göre temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri de veriyor. Az tehlikeli işyeri sınıfındaki personeline 3 yılda bir 8 saat, tehlikeli işyeri sınıfındaki personeline 2 yılda bir 12 saat, çok tehlikeli işyeri sınıfındaki personeline de her yıl 16 saat temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri düzenliyor. – İZMİR
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden sonra DÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç’un girişimiyle üniversite bünyesinde gönüllü arama kurtarma ekibi oluşturulması için çağrı yapıldı.
Akademisyen, doktor, hemşire, güvenlik personeli, aşçı ve marangoz gibi farklı mesleklerden 36 kişi, “afet bölgelerinde koordinatlara ulaşma”, “üs kurma”, “intikal yöntemleri”, “afet alanında davranış”, “ilk yardım”, “personel, araç ve alan güvenliğini sağlama”, “telsizle haberleşme”, “enkaza girme ve enkaz kaldırma” faaliyetleri gibi çok sayıda zorlu eğitimi başarıyla tamamladı.
Akreditasyon belgesi almaya hak kazanan ekip, “afet öncesi hazırlık” çalışmaları kapsamında fakülteleri tek tek gezip amfilerde olası afetlere karşı gençleri ve personeli bilgilendiriyor, onları AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyor.
“Üniversiteler arasında ilk akredite olan arama kurtarma ekibi oldu”
DÜ Genel Sekreter Yardımcısı ve DÜAK sorumlusu Hacı Yılmaz, AA muhabirine, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra hızlı bir şekilde organize olarak yüzde 100 gönüllülerden ve üniversitede görev yapan, öğretim elemanı, sağlık personeli, teknik personel, güvenlik görevlileri ve diğer kadrolarda çalışan 36 kişilik ilk çekirdek kadroyu oluşturduklarını söyledi.
Birbirinden farklı ve zor 30 eğitim programına katıldıklarını, ekibin eğitimlerin tamamını başarıyla tamamladığını ifade eden Yılmaz, “DÜAK, AFAD’ın yaptığı sınavlar ve tatbikatlar neticesinde Türkiye’de üniversiteler arasında ilk akredite olan arama kurtarma ekibi oldu.” dedi.
Yılmaz, üniversite öğrencilerine ve personele farkındalık eğitimleri verdiklerini belirtti.
“Yaklaşık 8 bin 500 öğrenci ve çalışanımıza ulaştık. Toplamda nüfusumuz 50 bin civarında. 7 bine yakın çalışanımız, 43 bin civarında da öğrencimiz var. Bunların tamamına ulaşıp afet farkındalık eğitimlerini vermek istiyoruz. Şu anda bir ekibi akredite ettik. Amacımız bunu 2 ve 3’e çıkartmak. Bu 3 ekipten birini de uluslararası seviyeye getirmek.” diyen Yılmaz, çalışmaları bu doğrultuda sürdürdüklerini söyledi.
“Ekibi kurduğumuz için gururluyuz”
DÜ’de güvenlik personeli olarak görev yapan, yıllardır AFAD gönüllüsü olan DÜAK saha lideri Mehmet Turgut Tayuzak da Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Diyarbakır’da, Kahramanmaraş’ta, Hatay’da ve Adıyaman’da sahada yürütülen arama kurtarma çalışmalarında AFAD bünyesinde gönüllü olarak görev aldığını ifade etti.
Tayuzak, depremlerin hemen ardından da hızlı bir şekilde üniversite bünyesinde bu ekibi oluşturduklarını anlatarak, şöyle dedi:
“Çoğu zaman geceli gündüzlü çalıştık. Eğitimler, evrak aşaması, malzeme ve ekipman temini, AFAD ile protokol sürecine çok emek verdik. Ekibi kurduğumuz için mutluyuz ve gururluyuz. Şu anda afet farkındalık eğitimlerimiz devam ediyor.”
Fakültelerinde verilen eğitime katılan DÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Musa Bağcı, bu tür faaliyetlere ve etkinliklere idare olarak büyük önem verdiklerini belirterek, öğrencilerin de çok ilgili olduğunu, yoğun katılım gösterdiğini söyledi.
“Bu farkındalık eğitimi sayesinde ne yapacağımızı biliyoruz”
İlahiyat Fakültesinde okuyan gençlerden Mehmet Kalkan, depremlerin olumsuz etkilerini halen atlatamadıklarını dile getirerek, olası afetlerde etkilerin bu kadar büyük boyutta olmaması için halkın bilgilendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Pınar Dağ da bu eğitimlerin farkındalık oluşturduğunu anlatarak, şunları kaydetti:
“Daha önce çök, kapan, tutun taktiğini ne kadar duysak da hiçbir zaman soğukkanlılıkla uygulayamadık. Sarsıntı esnasında ne yapacağımızı bilmedik, kaçmaya çalıştık. O yüzden bu farkındalık eğitimi sayesinde ne yapacağımızı biliyoruz.”
]]>