Eczacılar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 14 May 2024 22:24:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eczacılar Vakfı Genel Sekreteri Osman Tosun: Eczacılar Üvey Evlat Muamelesi Görüyor https://www.haber60.com.tr/eczacilar-vakfi-genel-sekreteri-osman-tosun-eczacilar-uvey-evlat-muamelesi-goruyor/ https://www.haber60.com.tr/eczacilar-vakfi-genel-sekreteri-osman-tosun-eczacilar-uvey-evlat-muamelesi-goruyor/#respond Tue, 14 May 2024 22:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31692 (İSTANBUL) -Eczacılar Vakfı Genel Sekreteri Osman Tosun, 14 Mayıs Eczacılar Günü dolayısıyla “Bu kocaman sağlık sistemi içerisinde eczacılar uzun yıllardır üvey evlat muamelesi görüyor dersek lütfen kimse kırılmasın. Eczacı örgütlerinin sesine daha fazla kulak verilmesini, devlet bürokrasisi içinde ve karar alma mekanizmalarında da eczacılara daha fazla yer verilmesini bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Eczacılar Vakfı Genel Sekreteri Osman Tosun, 14 Mayıs Eczacılar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Tosun, Türkiye’de eczacılık eğitiminin geldiği noktadan eczacıların iş yerlerinde yaşadığı sorunlara kadar birçok düzenleme ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Eczacılık fakültelerinde hem teorik hem de uygulama ağırlıklı yüksek nitelikli bir eğitim müfredatının bulunduğunu belirten Tosun, sayıları hızla artan eczacılık fakültelerine vurgu yapararak, şunları kaydetti:

“CİDDİ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUNA DÖNÜŞME POTANSİYELİ BARINDIRIYOR”

“Bu konunun üzerinde önemle durmamız gerekir ki gelecekte bir eczacı istihdamı ama ondan çok daha önemlisi bir halk sağlığı sorununa yol açılmasın. Biz bu durumu artık fakülte enflasyonu diye isimlendiriyoruz ve çok acilen bu sorunun çözümü için adımlar atılmasını bekliyoruz. Diplomasını saygın üniversitelerden bileklerinin hakkıyla alan meslektaşlarımı tenzih ederek söyleyebilirim ki bunların çok büyük bir kısmı ne yazık ki nereden ne şekilde alındığı belli olmayan diplomalar ve maalesef ülkemizde çok kolaylıkla denklik alabiliyorlar. Bu gerçekten tüm toplum adına çok can sıkıcı bir sorun ve maalesef çok ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşme potansiyeli barındırıyor. Bizim ülke olarak buna acilen bir çözüm bulmamız gerekiyor. Burada da görev büyük oranda Yüksek Öğretim Kurumu ve elbette siyaset kurumuna düşüyor. Son dönemde bu konuda bazı adımlar atıldı ancak bize göre bunlar halen yetersiz.”

Osman Tosun, eğitim konusunda Eczacılar Vakfı olarak sundukları çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

“Yeni eczacılık fakültesi artık açılmamalı?. Var olan fakülte kontenjanlarında, ihtiyaç ve istihdam planlamalarına uyumlu olarak kontenjan kısıtlamalara gidilmeli hatta kontenjanlar azaltılmalı. Eczacılık fakültelerine girişte uygulanan baraj puanı daha etkin düzeylere getirilmeli. Eczacılıkta uzmanlık konusundaki sorunlar giderilip yaygınlaşması sağlanmalı. Stajer kabul etme ile ilgili teşvik edici uygulamalara gidilmeli.”

Eczacıların sorunlarının sadece eğitim süreçleriyle sınırlı olmadığını belirten Tosun, “Mesleğimizin güncel sorunları ve uzun yıllardan gelen kronikleşmiş sorunları var. Bunlar aynı zamanda bizim için mücadele alanları haline geldi” dedi. Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ZAM GELSE DE GELMESE DE BİZ ZARARDAYIZ”

“Şu günlerde elbette tüm toplumumuz gibi eczacılar da devasa ekonomik sorunlarla mücadele ediyorlar. Tüm maliyetlerimiz korkunç bir hızla artarken ne yazık ki gelirlerimiz çok az artıyor ve gerçekten çok ciddi sayıda meslektaşımız eczanelerini ayakta tutmakta her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Son günlerde çokça gündeme gelen önemli bir başka önemli sorun ilaç yoklukları, bir başka deyimle piyasada bulunamayan ilaçlar. Bu konu meslek örgütlerimiz tarafından çok defa anlatıldı ama kısaca yinelemek gerekirse bu sorunun temelinde 2004 tarihli İlaç Fiyat Kararnamesi (IFK) yatıyor. Geçtiğimiz yıl içinde kısmi düzenlemeler yapılmış olsa da IFK bir taraftan eczane ekonomileri üzerinde yıkıcı etkiler yapmaya diğer taraftan halkımızın ilaca erişimi konusunda ciddi engeller oluşturmaya devam ediyor. Anlaşılması çok zor, çok teknik bir konu bu IFK meselesi ama çok kabaca açıklamak gerekirse IFK, ilaç fiyatlarının nasıl belirleneceğini ve sektörde kimin karlılık oranının ne olacağını tarif eden kararname. Bu kararnamede ilaç sektörüne yönelik özel kur uygulaması var ve uygulanan kur güncel kurun yaklaşık yarısına denk geliyor hatta dönem dönem ani kur hareketleri söz konusu olduğunda daha aşağılara da düşebiliyor. Biz eczacılar için IFK’nın daha da vahim sonuçları var. Şöyle ki kararnameye göre ilaçlar belirli fiyat baremlerine ayrılmış durumda ve karlılık oranları da bu baremlere göre değişiyor. Kararnameye göre fiyat yükseldikçe karlılık oranı düşüyor. Dolayısıyla ilaç fiyatlarına zam yapılıp bu baremler ona uygun şekilde belirlenmediğinde karlılık oranınız düşmüş oluyor ve kararnamenin yürürlüğe girdiği günden bu yana uygulama tam olarak bu şekilde sürüyor. Zaman içinde bir iki küçük düzenleme yapılsa da yaraya pansuman dahi olmadı diyebiliriz. Yani mevcut durumun özeti biz eczacılar için ilaç fiyatlarına zam gelse bir dert, gelmese başka dert. Bizi her iki durumda da zararlı çıkaran bir yasal altyapımız var, emeği geçenlerin kulakları çınlasın.”

Siyaset kurumunun, ilgili bakanlıkların ve bürokrasi kademelerinin eczacıların sorunlarına karşı yıllardır belirgin bir duyarsızlık içinde olduğuna vurgu yapan Osman Tosun, şöyle devam etti:

“Yani bu kocaman sağlık sistemi içerisinde eczacılar uzun yıllardır üvey evlat muamelesi görüyor dersek lütfen kimse kırılmasın. Eczacı örgütlerinin sesine daha fazla kulak verilmesini, devlet bürokrasisi içinde ve karar alma mekanizmalarında da eczacılara daha fazla yer verilmesini bekliyoruz.”

Tosun, eczacıların taleplerini ise şöyle anlattı:

“Aslında sorunlardan bahsederken talep ve önerilerimizden de büyük ölçüde bahsetmiş olduk ama bu soruya yanıt verirken yalnızca ‘meslek hakkı’ talebimizi dile getirmek isteriz. Biz eczacılar halkımıza sunduğumuz nitelikli sağlık hizmetinin bir karşılığı olsun istiyoruz. Biz devletimiz ile ilaç üreticileri arasındaki fiyat tartışmalarının bir tarafı değiliz, o masada söz hakkımız da yok sayılır fakat bu tartışmaların olumsuz etkilerini en derinden yaşayan meslek grubu da biziz. Biz bunun değişmesini bekliyoruz, bize bir nebze nefes aldıracak olan çözümün bu olduğuna inanıyoruz ve cansiperane emeğimizin artık karşılık bulmasını çok istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eczacilar-vakfi-genel-sekreteri-osman-tosun-eczacilar-uvey-evlat-muamelesi-goruyor/feed/ 0
Türkiye Eczacılar Birliği, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6277 Türkiye Eczacılar Birliği, Kahamanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde, “Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, devlet kademelerinden, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından her bir vatandaşımıza kadar hiç kimsenin geri plana atmaması gereken öncelikli bir gerçektir. Kamu otoritesinden, sivil toplum örgütlerine, meslek birliklerinden vatandaşlarımıza kadar herkesin, geçmişteki acı tecrübeleri unutmadan, üzerine düşeni yerine getirmesi, depreme hazırlıklı olmak için topyekun bir çalışmayı başlatması, her şeyden önde gelen en acil zorunluluktur” açıklamasını yaptı.

Türkiye Eczacılar Birliği 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı. Depremde, 44 eczacı, 21 eczacılık fakültesi öğrencisi ve eczane teknisyeni ve Adıyaman Bölge Eczacı Odamızın Başkanı Eczacı Hüseyin Kemal Taş’ın hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, “Yaşamını yitiren meslektaşlarımızı, eczacılık fakültesi öğrencilerimizi, eczane teknisyenlerimizi bir kere daha saygı, minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz. Bu maksatla Ülke çapında faaliyet gösteren bütün meslektaşlarımız, bugün saat 11.00’de 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacaklar” denildi.

Türkiye Eczacılar Birliği’nin açıklaması şöyle:

“Bugün Cumhuriyet tarihimizin en kara, en acı günlerinden birinin yıl dönümü. Tam bir yıl önce 6 Şubat’ın o soğuk sabahında ateş, sadece düştüğü yeri yakmadı, 80 milyonluk bir ülkenin bütün fertlerini yaktı kavurdu. Yaralarımız hala iyileşmedi, acılarımız hala ilk günkü kadar taze.

Merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık ve Elbistan olan 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, son yüzyılda Türkiye’de yaşanan en yıkıcı ve etki alanı en geniş depremler olarak kayıtlara geçti. 11 ilimizi etkileyen, toplam 62 ilçe ve 10 bin 190 köyde yıkıma yol açan depremlerde 50 bini aşkın vatandaşımız yaşamını yitirdi. Depremde yaşamını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

Bu büyük afette, maalesef köklü meslek ailemizden de 44 meslektaşımızı, 21 eczacılık fakültesi öğrencimizi, eczane teknisyenlerimizi ve Adıyaman Bölge Eczacı Odamızın Kıymetli Başkanı Ecz. Hüseyin Kemal Taş’ı kaybetmenin acısını yaşadık. Yaşamını yitiren meslektaşlarımızı, eczacılık fakültesi öğrencilerimizi, eczane teknisyenlerimizi bir kere daha saygı, minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz. Bu maksatla, ülke çapında faaliyet gösteren bütün meslektaşlarımız, bugün saat 11.00’de 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacaklar.

TEB, DEPREMİN HEMEN ARDINDAN, TÜRKİYE’DEKİ TÜM BÖLGE ECZACI ODALARI VE 46 BİNİ AŞKIN MESLEKTAŞI İLE BERABER BİR SEFERBERLİK RUHUYLA HAREKET ETTİ”

Deprem bölgesine yardım için bütün halkımızın adeta çırpındığı bir ortamda, eczacılar depremin yaşandığı ilk günden itibaren, toplum sağlığı için en hızlı harekete geçen meslek gruplarının başında yer aldı. Türk Eczacıları Birliği, depremin hemen ardından, Türkiye’deki tüm Bölge Eczacı Odaları ve 46 bini aşkın meslektaşı ile beraber bir seferberlik ruhuyla hareket etti. İlk 2 saat içerisinde Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu Üyelerince oluşturulan “Afet Yönetimi Koordinasyon Merkezi” aracılığıyla bölgeye en hızlı şekilde yardım çalışmaları organize edilmeye başlandı.

Depremin ilk gün itibariyle Türk Eczacıları Birliği Gezici TIR Eczanesini en hızlı şekilde Kahramanmaraş’a sevk ettik ve depremin ilk günü itibariyle vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladık.

7 Şubat itibarıyla Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Gaziantep ve Adıyaman’da 5 konteyner eczanemizi hizmete başlattık ve sahra eczanelerimizin de hızla eklenmesiyle bu sayıyı 28 sahra eczanesine ulaştırdık. Bölgedeki ihtiyaçları gözeterek sahra eczanelerimizin konum bilgilerini sürekli güncelledik ve kamuoyuyla paylaştık.

Bölgelerdeki ilaç ve tıbbi malzemelerinin tedarikinin en hızlı şekilde sağlanması için Birliğimizin oluşturduğu dijital bir sistem aracılığıyla “Afet Yardım Kampanyası” başlattık. Bu şekilde, sahada oluşturulan ilaç dağıtım merkezlerimizdeki ilaç ve tıbbi malzeme sürekliliğini sağladık. Sahra eczanelerimizde depremzede vatandaşlarımızın ücretsiz eriştiği ilaç ve tıbbi malzemeler meslektaşlarımızın yaptıkları bağışlarla tedarik edildi.

500’Ü AŞKIN MESLEKTAŞIMIZIN ECZANESİ DE YIKILDI YA DA AĞIR HASAR GÖRDÜ”

Birliğimizin ve Bölge Eczacı Odalarımızın koordinasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından deprem bölgesine giden yaklaşık 5 bini aşkın gönüllü meslektaşımız, Gezici TIR Eczanemiz ve 28 adet sahra eczanemiz aracılığı ile depremin ilk gününden itibaren 74 gün boyunca kesintisiz ve ücretsiz olarak halkın ilaç eczacılık hizmetlerine erişimini sağladılar. Meslektaşlarımız, depremden etkilenen bölgelerdeki tüm yurttaşlarımızın acılarına ortak; ilaç ihtiyaçlarına çare oldular.

Hep birlikte yaşadığımız bu acı tecrübe, eczacıların olağanüstü koşullarda dahi nasıl hızlı, etkin ve organize hizmet sunabildiğini bir kez daha ortaya koydu. Hiç bir beklenti içinde olmaksızın sadece mesleki sorumlulukla ettiğimiz yeminin gereği vatandaşlarımızın yanında olduk.

Yaşanan büyük felaket, bu bölgede faaliyet gösteren eczanelerimizi de ciddi anlamda etkiledi. 500’ü aşkın meslektaşımızın eczanesi de yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Meslek örgütü olarak, depremden zarar gören meslektaşlarımıza ekonomik ve sosyal anlamda destekler sunduk.

DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK İÇİN TOPYEKUN BİR ÇALIŞMAYI BAŞLATMASI, HER ŞEYDEN ÖNDE GELEN EN ACİL ZORUNLULUKTUR”

Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, devlet kademelerinden, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından her bir vatandaşımıza kadar hiç kimsenin geri plana atmaması gereken öncelikli bir gerçektir. Kamu otoritesinden, sivil toplum örgütlerine, meslek birliklerinden vatandaşlarımıza kadar herkesin, geçmişteki acı tecrübeleri unutmadan, üzerine düşeni yerine getirmesi, depreme hazırlıklı olmak için topyekun bir çalışmayı başlatması, her şeyden önde gelen en acil zorunluluktur.

Türk Eczacıları Birliği olarak bu amaçla, depremin birinci yılında vatandaşlarımızın olası bir deprem felaketine karşı hazırlıklı olması için bir farkındalık çalışmasını da başlattık. Olası bir deprem sonrasında, ilk 72 saatte yardım ekipleri ulaşıncaya kadar hayati önem taşıyan acil durum çantalarının içeriğini gösteren “Acil Durum Çantasında Neler Olmalı?” afişlerini hazırladık ve ülke çapındaki bütün eczanelerimize dağıttık.

Yaşadığımız deprem tecrübeleri, afet öncesi önlemleri kadar afet sonrası hızlı ve etkili müdahale protokollerinin de ne kadar önemli olduğuna işaret ediyor. Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının olası bir afet sürecine ilişkin planlamalarını kapsayan bir kılavuz hazırlaması, organizasyon kabiliyeti açısından hayati önem taşıyor.

İLAÇ VE ECZACILIK ALANINDA DOĞAL AFETLERE VE RİSKLERİNE HAZIRLIK KILAVUZU”

Birliğimiz bu konuda hemen harekete geçti ve “İlaç ve Eczacılık Alanında Doğal Afetlere ve Risklerine Hazırlık Kılavuzu” başlıklı belgeyi hazırladı. Hazırlık kılavuzumuz Bölge Eczacı Odalarımız ile paylaşılarak etkinleştirildi.

Kılavuz hazırlanırken, yakın geçmişte yaşadığımız deprem, orman yangınları, sel felaketleri gibi acı tecrübelerden edinilen deneyimler, Uluslararası Eczacılık Federasyonumuz ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların hazırladığı bilgi, belge ve dokümanlar da gözetildi.

Ülkemizdeki tüm Bölge Eczacı Odalarımızın Başkanları ve yöneticileri ile sahada görev almak için çırpınan, topladığı yardımları bölgeye göndermek için çaba harcayan, hiçbir beklentisi olmadan sadece vatandaşlarımızın yaralarını sarmaya çalışan bütün Meslektaşlarımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyor, yaşadığımız felaket nedeniyle milletimize başsağlığı diliyoruz. Temenni ediyoruz ki, bir daha böyle büyük acılar yaşanmasın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/feed/ 0