Düzen – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 03 Aug 2024 22:15:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın: Türkiye Kan Ağlıyor https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiye-kan-agliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiye-kan-agliyor/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43396 MUSTAFA USTA

(SİNOP) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “An itibariyle Türkiye yüzde 50 üzerinde faiz vererek dövizi zorla tutmaya çalışan ve adeta yeni bir makro ekonomi politikası ile çalışanın, emeklinin, işsizin sırtına binen düzen yaratma peşinde. Milyonlarca emekli 12 bin 500 lira ile geçinmek zorunda. Çalışanların en az yarısı 17 bin lira asgari ücreti bir yıl boyunca mutfağına, ev kirasına, çoluğuna çocuğuna yetiştirmek zorunda. Adeta, Türkiye kan ağlıyor. Hiçbir zaman böylesine derin bir yoksulluk ile karşılaşmadı bu ülke” dedi.

CHP Grup Başkanvekili  Günaydın, bir dizi ziyaretler kapsamında bulunduğu Sinop’ta ANKA Haber Ajansı’na açıklamalar yaptı.

“22 yıldır uygulanan Kleptokrasi politikaları ülkenin hazinesini tamamen boşalttı ve ülkeyi maalesef perişan etti”

Gökhan Günaydın, şöyle konuştu:

“Türkiye aslında çok büyük bir ülke ve dünyanın en büyük 20 ekonomisinden bir tanesi. Ancak, 22 yıldır uygulanan kleptokrasi politikaları ülkenin hazinesini tamamen boşalttı ve ülkeyi maalesef perişan etti. An itibariyle Türkiye yüzde 50 üzerinde faiz vererek dövizi zorla tutmaya çalışan ve adeta yeni bir makro ekonomi politikası ile çalışanın, emeklinin, işsizin sırtına binen düzen yaratma peşinde. Milyonlarca emekli 12 bin 500 lira ile geçinmek zorunda. Çalışanların en az yarısı 17 bin lira asgari ücreti bir yıl boyunca mutfağına, ev kirasına, çoluğuna çocuğuna yetiştirmek zorunda. Adeta, Türkiye kan ağlıyor. Hiçbir zaman böylesine derin bir yoksulluk ile karşılaşmadı bu ülke. Buradan bir çıkışı AKP ile yakalayabilir miyiz? 22 yıldır sen dövizin bol olduğu, dünyada kredinin rahat olduğu dönemlerde onların inanılmaz bir çarçur düzenine, hırsızlık düzenine alet ettin. Bu saatten sonra kimsenin güveni de kalmadı. Zaten, yurttaşa sorulan sorularda ‘ekonomi düzelir mi’ sorusuna AKP ve MHP’liler de “düzelir” diye pozitif bir yanıt vermiyorlar. Bu bağlamda bu memleketin kurtulmasının yolu bu iktidarın gönderilmesinden geçer.

“AKP’yi geriye kalan zamanında hiç olmazsa kamu zararına işlem yapmamaya davet ediyoruz”

Eğer sen bir tasarruf tedbiri getiriyorsan ve gerçekçi tasarruf tedbirlerini kanunun içerisine koyabiliyorsan Cumhuriyet Halk Partisi buna niye hayır desin? Eğer sen adil bir vergileme düzenini ortaya koyabiliyorsan Cumhuriyet Halk Partisi buna niye hayır desin? Eğer içerik açısından bir itirazımız yoksa zaten bu tutumumuzu zaman zaman gösteriyoruz. Ama içeriğin yanlışsa ya da içeriğe koyman gerekeni koymamışsan CHP’den ana muhalefet partisi olarak bizden ve diğer muhalefet partilerden gelen tüm tekliflere hayır diyorsan, örneğin hayvan hakları ile ilgili bir yasayı sokak köpeklerini öldürmeye alet eden bir yasa haline dönüştürmek istiyorsan, öğretmenlik kanununda yapmaya çalıştığın düzenleme ile milyonlarca öğretmenin ve onlardan eğitim almak zorunda kalan çocuklarımızın haklarını çiğnemeye gayret ediyorsan ya da ticaret kanununda yapmayı düşündüğün değişikliklerle belirli e-ticaret firmalarına 80 milyar liraya ulaşan yeni avantajlar sağlamaya gayret ediyorsan CHP buna neden ‘evet’ desin? Son 15 gün içerisinde bize 6 yasa 3 tane uluslararası sözleşme ve bir teskere dayattılar ve dedik ki, biz bunların kamu yararına aykırı içeriklerinin farkındayız ve bunların geçirilmesine izin vermeyeceğiz. Bunlardan yalnızca vergi düzenlemesini geçirdiler. Zaten ona da 2 madde haricinde itirazımız yoktu. O maddeler de kapsamdan çıkartıldı. Geriye kalan sokak hayvanları yasasını da toplumun tüm muhalefetine rağmen bizim de meclisteki etkin çalışmamıza rağmen geçirmeyi başardılar. CHP’nin 127 milletvekilinden hasta ve yurt dışında olan 4’ü dışındaki 123’ü oylamaya katıldı ve ‘hayır’ dedi. Bu alanda biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. AKP’yi geriye kalan zamanında hiç olmazsa kamu zararına işlem yapmamaya davet ediyoruz.

“İletişim Başkanlığı’nı toplum yararına çalışan bir birim haline dönüştürmek iktidarımızda öncelikli görevlerimizden biri olacaktır”

TİP Milletvekili Can Atalay’ın, milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik meclis kararını yok hükmünde sayan Anayasa Mahkemesi kararı yayımlandı. Artık daha fazla Yargıtay, Anayasa Mahkemesi tartışmasına meydan vermeden hukukun gereğini yapmak ve Silivri’de tutulan milletvekilinin bir an evvel meclise gelerek yasama faaliyetlerine katılmasına izin vermek durumundayız. Zaten, muhalefet partileri bu konuda görüşlerini ortaya koyuyorlar. Cumhur ittifakı bloğunun da bu hukuka aykırı tutumundan bir an evvel vazgeçmesi lazım. Önümüzdeki zaman diliminde partimizin bu konudaki yol haritasını toplumla paylaşacağız. Bir başka konu da yine adı instagram olan sosyal medya platformuna yönelik bir kısıtlama çabası. Artık, bu tip kısıtlamaları Kuzey Kore gibi ülkeler yapmaktadır. Haklı olduğunuz tartışmalar vardır ama bunları yönetme biçiminiz aslında ne olduğunuzun da temel göstergesidir. İnstagram’ı kapatarak Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği yetkiyi kullanarak hiçbir yere varılamaz. İletişim Başkanlığı’nı bir propaganda merkezinden çıkarmak ve Türkiye’nin toplum yararına çalışan bir birimi haline dönüştürmek de iktidarımızda ki öncelikli görevlerimizden biri olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiye-kan-agliyor/feed/ 0
ASİM-SEN Genel Başkanı Karaca, toplu sözleşme ikramiyesi için yüzde 1 barajına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/asim-sen-genel-baskani-karaca-toplu-sozlesme-ikramiyesi-icin-yuzde-1-barajina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/asim-sen-genel-baskani-karaca-toplu-sozlesme-ikramiyesi-icin-yuzde-1-barajina-tepki-gosterdi/#respond Tue, 23 Jul 2024 22:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41708

(ANKARA) – Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM- SEN) Genel Başkanı Özgür Karaca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği toplu sözleşme ikramiyesi için yüzde 1 baraj şartının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda vergi paketine eklenmesine tepki gösterdi. Karaca, “Örgütlenme özgürlüğümüze yapılan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu getirilmeye çalışılan engellemeler, sarı sendikalarındaki dağılmayı engellemek için getirilmeye çalışılan düzenlemeler bizi yıldırmak yerine perçinliyor, direncimizi arttırıyor, yol yakınken dönmek lazım” dedi.

Sendikaların Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği kamu görevlilerinin toplu sözleşme ikramiyesinden faydalanabilmesi için “yüzde 2 barajını aşan sendikalara üye olma” şartı getiren düzenlemenin vergi paketine eklenmesine tepkileri sürüyor.

Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM- SEN) Genel Başkanı Özgür Karaca, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Bu düzen daha önce iki kere denendi”

“Burada sadece kendi sendikam adına değil Şehit Gazi Birlik Sendikaları Konfederasyonu, Yurt Sendikaları Konfederasyonu, Büro Birlik Sen Konfederasyonu, Sağlık Emekçileri Sendikası gibi birçok bağımsız ve yerel sendikaları temsilen buradayım. Meclis’e bugün gelmesi beklenen vergi yasasında perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 03.30’da verilmiş olan önerge nedeniyle buradayız. İktidar partisi ve MHP milletvekillerinin verdiği bir önerge ile kamu görevlileri sendikalarının üyesi olduğu sendikalara yüzde 1 adı altında bir baraj uygulaması getirilmeye çalışılıyor. Üye sayısı yüzde 1’in altında olan sendika üyelerinin toplu sözleşme prim almalarının engelleneceği bir düzen oluşturulmaya çalışılıyor. Bu düzen daha önce iki kere denendi. 2020 yılında toplu sözleşmeye konularak yüzde 1 baraj getirildi ve bu sendikalarımız tarafından Danıştay’a taşındı. Danıştay, bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, kamu çalışanları arasında ayrımcılığa neden olduğunu tespit ederek iptal etti ama bununla yetinmediler. Daha sonra bir kanun maddesi haline getirerek ve yüzde 2 barajı koyarak Meclis gündemine getirdiler.

“Yol yakınken bu düzenlemeden dönmek lazım”

Bu kanunu CHP, Anayasa Mahkkemesi’ne taşıdı. Anayasa Mahkemesi de bir yıllık görüşme sonucunda 5 Mart 2024 tarihinde yayınlanan karar ile getirilmek istenen barajın örgütlenme özgürlüğüne bir darbe olduğunu, kamu çalışanları arasında ayrımcılık yapılamayacağına dair net bir ifade ile kanun maddesini iptal etti. Yine yetinmediler bu sefer de vergi yasası içinde bir madde haline getirerek bu sefer yüzde 1’e getirerek ama baraj uygulamasını koruyarak ve kamu çalışanları arasında yine ayrımcılık ortaya koyarak yeniden getirdiler. Komisyondan geçti, Meclis Genel Kurulu’na bugün gelmesini bekliyoruz. Meclis Genel Kurulu’nda bunun halledilmesini bekliyoruz. Bunu tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde, sadece sendikaya üye olanlar değil sendikaya üye olamayan polisler, infaz koruma memurları, yargı mensupları gibi zaten istese de sendikaya üye olamadığı için bu haktan faydalanamayan tüm kamu çalışanlarına verilecek şekilde bir düzenleme yapılmasını istiyoruz Meclis’ten. Yapılmaması durumunda AYM’nin kararı çok yeni. Bir kez daha iptal olmaması mümkün görünmüyor. Böyle olduğunda yasa maddesi iptal olduğu için daha önce belli bir süre de olsa bu haktan yararlanmış olan diğer kamu çalışanları da bu haktan faydalanamaz görünüyorlar, içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Örgütlenme özgürlüğümüze yapılan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Hiçbir şekilde pes etmeyeceğiz. Bu getirilmeye çalışılan engellemeler, sarı sendikalarındaki dağılmayı engellemek için getirilmeye çalışılan düzenlemeler bizi yıldırmak yerine perçinliyor, direncimizi arttırıyor. O yüzden yol yakınken dönmek lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/asim-sen-genel-baskani-karaca-toplu-sozlesme-ikramiyesi-icin-yuzde-1-barajina-tepki-gosterdi/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sokak hayvanlarına yönelik kanuni düzenlemeyle ilgili AK Parti ile görüşeceklerini belirtti https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-sokak-hayvanlarina-yonelik-kanuni-duzenlemeyle-ilgili-ak-parti-ile-goruseceklerini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-sokak-hayvanlarina-yonelik-kanuni-duzenlemeyle-ilgili-ak-parti-ile-goruseceklerini-belirtti/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38650

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sokak hayvanlarına yönelik kanuni düzenlemeyle ilgili AK Parti ile görüşeceklerini belirterek, “Kamuoyundan anlıyoruz ki bir şey hazırlamışlar; sokak hayvanlarını, ‘ötanazi’ adı altında katledecekler ve bizi de bu katliamın ortağı yapmaya çalışmak için bize geliyorlar” dedi.

CHP’li Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Emir, kamuda tasarruf tedbirlerine ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçtiğini belirterek, “Tasarruf tedbirleri paketinde ilk bakışta gerçekten ikinci ve üçüncü maaşlar belli bir usule bağlanıyor. Diyorsunuz ki, ‘Acaba gerçekten niyetleri bu çoklu maaşları azaltmak mı?’ ama hemen anlıyorsunuz ki asıl amaç başka. Çünkü özellikle Varlık Fonu kapsamındaki şirketleri bu düzeltmenin dışına taşımışlar. Bu Varlık Fonu’ndaki şirketler hangileri? Türkiye’nin göz bebeği şirketler, bankalar, azıcık kar eden şirketler ve bunların da son derece geniş yönetim kurulları var. Bu yönetim kurullarında da kendi bürokratlarını, yandaşlarını ikişer, üçer maaşla beslemeye devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.

‘EMEKLİNİN DURUMUNU KONUŞMAYACAKSANIZ NİYE TOPLANIYORSUNUZ’

Emekli maaşlarına zam yapılıp yapılmayacağına ilişkin kargaşa olduğunu kaydeden Emir, “AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, ‘Şu haliyle emekli maaşının asgari ücrete çekilmesi olanaksız’ diyor. Sayın Güler, sizin asıl anlamanız gereken 12 bin lira maaşla, 10 bin lira maaşla emeklinin yaşamasının olanaksız olduğu. Emekliyi unuttuğunuz, asgari ücretliyi unuttuğunuz bir dönemde ciddi çalışmanız gerekirken ve bu konuda umutları tükettirmemeniz gerekirken, ‘Evet durumun farkındayız, elimizden ne geliyorsa yapacağız’ demeniz gerekirken siz dönüyorsunuz; ne yaptığınızı bile söylemiyorsunuz. Efendim akşama bir toplantı koymuşlar. Emekli bakıyor bu toplantıda ne konuşulacak diye. ‘Durun, çok heyecanlanmayın, bu olağan bir toplantı’ diyorlar. Niye yapıyorlar? Çünkü biz her gün saat 21.00’de ‘Ayağa kalk Türkiye’ diyoruz. Asgari ücretle geçinemeyenler, zam isteyenler, emekli maaşına zam isteyenler, ‘Geçinemiyoruz’ diyenler, ‘Bu düzen böyle gitmez’ diyenler ayağa kalkıyor ve seslerini saraya duyurmaya çalışıyorlar. Ama siz ne yapıyorsunuz? O sırada toplanıyorsunuz ama emeklinin, asgari ücretlinin durumunu konuşmayacağınızı söylüyorsunuz. Ne konuşacaksınız? Türkiye’de emeklinin kök maaşı 8 bin lirayken bunu konuşmayacaksanız niye toplanıyorsunuz?” diye konuştu.

‘İŞ HAYVANLARI KATLETMEYE GELİNCE KAPIMIZI ÇALIYORLAR’

AK Parti’nin Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun hiçbir maddesini kendilerine sormadığını ancak sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeyle ilgili CHP grubunu ziyaret edeceğini söyleyen Emir, “Kamuoyundan anlıyoruz ki bir şey hazırlamışlar; sokak hayvanlarını, ‘ötanazi’ adı altında katledecekler ve bizi de bu katliamın ortağı yapmaya çalışmak için bize geliyorlar. Tabii gelirler. Bekliyoruz kendilerini. Konuşuruz elbette ama biz bekliyoruz ki Türkiye’nin en temel sorunlarında, anayasasında, milli eğitiminde, sağlığında, tasarruf tedbirlerinde, emekli maaşında, asgari ücrette de bize danışsınlar. Bizimle birlikte yol alsınlar. Önerilerimizin hiç olmasa bir kısmını hayata geçirsinler. Bunu yapmak yerine bütün taleplerimizi, çalışmalarımızı, kanun tekliflerimizi ellerinin tersiyle bir çırpıda itiyorlar. Meclis’te konuştuğumuz hiçbir konuyu dikkate almıyorlar ama iş hayvanları katletmeye gelince kapımızı çalıyorlar. Gelsinler, biz onlara söyleyeceğimizi biliyoruz. Sokak hayvanları sorunu son derece önemli bir sorun. Bunun bir tarafında, gerçekten çocuğunu sabahın köründe saldırgan sokak köpeklerinin olduğu sokaklarda okula yürüyerek göndermek zorunda olanlar var. Ama bir yanıyla da hayvanlar bu doğayı bizimle paylaşıyorlar. Bir tarafta çözülmesi gereken önemli bir sorun var ama bir tarafta da hayvan hakları var. Hayvanların yaşam hakkı var” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-sokak-hayvanlarina-yonelik-kanuni-duzenlemeyle-ilgili-ak-parti-ile-goruseceklerini-belirtti/feed/ 0
Add, Yeni Müfredat Nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Tekin Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:45:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35448

(ANKARA) – Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), kamuoyuna “Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli” olarak duyurulan yeni müfredat nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘Anayasa’yı ihlal’ maddelerine dayanarak suç duyurusunda bulundu. ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt, yeni müfredat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açacaklarını bildirdi.

ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt, kamuoyuna “Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli” olarak duyurulan yeni müfredat nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında TCK’nin ‘görevi kötüye kullanma’, ‘Anayasa’yı ihlal’, ‘kanunlara uymamaya tahrik’ maddelerine dayanarak suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Bozkurt, ayrıca yeni müfredat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açacaklarını duyurdu.

Bozkurt’un X hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“Anayasaya açıkça aykırı olduğu için ‘Anayasal suç’ niteliğinde olup Milli Eğitim Bakanlığı’nca ‘Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli’ adı ile duyurulan, itirazlara karşın uygulanacağı bakan tarafından açıklanan, ‘Yeni Müfredat’ ile ilgili olarak MEB Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği olarak yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava da açıyoruz. Saygı ile kamuoyunun bilgisine sunarız.”

ADD’nin suç duyurusu metni şöyle:

“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından tanıtılan ve ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlığını taşıyan yeni müfredatla getirilen yeni kavramlar ile eğitimde birlik ve eşitlik ilkesinden ayrılınılmış, bilimsel, laik ve demokratik eğitim anlayışından vazgeçilmiş olup, bilim, kültür, sanat ve felsefe derslerinin yerine din ağırlıklı içerikler düzenlenmiş, dolayısıyla bilimsellikten uzak ve dogmatik nitelikler ağırlık kazanmıştır. Oysaki, Milli Eğitim Bakanı’nın görevi demokrasi bilincine sahip insan hak ve özgürlüklerine saygı duyan laik bireyler yetiştirecek düzenlemeleri yapmakken, hayata geçirilen yeni model dini ve milli ögelere vurgu yaparken Atatürk, laiklik ve cumhuriyet gibi milli değerlere hiç yer vermemiştir.

“Laiklik ilkesi hiçe sayılmıştır”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında; ‘Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz’ denmektedir. Bu sebeple, yeni eğitim modeli açıkça Anayasa’ya aykırılık teşkil etmekdir. Keza, uzmanların yorumlarına göre söz konusu müfredat uluslararası standart ile uyumsuz olup, kullanılan dil ve öngörülen ölüm, darbe ve savaş kavramları üzerinden verilmeye başlanacak olan eğitim pedagojik açıdan çocuğun nitelikli eğitim hakkına aykırılık oluşturmaktadır.

Bunun yanında, anılan yeni eğitim sistemini hayata geçiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’te yapılan bütçe görüşmeleri sırasındaki konuşmada; ‘Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 yılı itibariyle geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var…. Bunların içerisinde sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz’ şeklinde ifadelerde bulunmuş olduğundan, yeni eğitim sisteminin hangi bakış açısından hazırlandığı açıkça ortada olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. Maddesinde düzenlenen ve devletin temel niteliklerinden olan Laiklik ilkesi hiçe sayılmıştır.

“Anayasayı ihlal suçunda da suçun icrasına elverişli hareketlerle başlamak gerekir”

Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracak nesiller yetiştirme görevi bulunan Milli Eğitim Bakanı, hazırlamış olduğu yeni müfredatla laiklik gibi temel ilkeleri hiçe saydığından Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesinde yer alan suçu işlemiştir. Anılan maddede; ‘Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur’ düzenlemesine yer verilmiştir.

Burada, suçun failleri tarafından amaca yönelik yapılan hareketin ayrıca suç teşkil edip etmemesi önemli olmaksızın, amacın ne olduğuna bakılmalıdır. Bu sebeple, Anayasayı ihlal suçu serbest hareketli bir suçtur. Dolayısıyla bu suç hareketin yapılmasıyla tüketilen ani suçlardandır. Şu kadar ki; tıpkı diğer suçlarda ve bu suçlara teşebbüste olduğu gibi, Anayasayı ihlal suçunda da suçun icrasına elverişli hareketlerle başlamak gerekir ki bu suçta hareketin elverişli kabul edilebilmesi için, her şeyden önce cebri olması aranmaktadır. Cebirden kasıt ise maddicebir olabileceği gibi manevi cebrin de söz konusu olabileceğidir.

“Milli Eğitim Bakanı açık şekilde görevin gereklerine aykırı hareket ediyor”

Görevleri gereği devletin kamu gücünü elinde bulunduran Bakanın sahip olduğu kamusal güç nedeniyle suçun işlenmesinin kolay olacağı aşikar olduğundan anılan kişi açısından manevi cebrin yeterli olacağı göz önüne alınmalıdır. Keza, anılan suçta anayasayı ihlalden kastedilen sadece cebir ve şiddetle Anayasa’da hüküm altına alınan düzenlemelere aykırı bir hareket olmayıp, anayasal düzene hakim olan ilkelerin ve anayasada yer alan normların yazılı olarak muhafaza edilmesi ancak, fiilen uygulanmasına engel olunması veya işlevsiz kılınmasıdır. Dolayısıyla, yukarıda açıklananlar ile birlikte değerlendirildiğinde, şüpheliler tarafından Anayasa’yı ihlal suçunun işlendiği iddiası soruşturulmalıdır.

Bunun yanında, Türk Ceza Kanunu’nun ‘Görevi Kötüye Kullanma’ başlıklı 257. maddesinde; ‘Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya konusu olaylarda, Milli Eğitim Bakanı açık şekilde görevin gereklerine aykırı hareket ettiği veya en hafif haliyle görevinin gereklerini yapmayı ihmal ettiği, dolayısıyla bu açıdan da soruşturma yapılması gerektiği ortadadır.

“ADD adına suç duyurusunda bulunmak, kuruluş nedeninin verdiği sorumluluktan doğmaktadır”

Müvekkil Atatürkçü Düşünce Derneği adına suç duyurusunda bulunma zorunluluğu, derneğin tüzüğünde yer alan kuruluş nedeninin verdiği sorumluluktan doğmaktadır. Derneğin Kuruluş Nedeni; ‘Atatürk’ün bedensel varlığının artık aramızda bulunmamasından cesaret alan içteki ve dıştaki kimi olumsuz güçler, O’nun yeni Türk Devletini yaratma doğrultusunda ilk adımı attığı 19 Mayıs 1919’un üzerinden tam 70 yılın geçtiği bu günlerde, Atatürk devrim ve ilkelerine karşı, açık ya da kapalı saldırılarını doruğa ulaştırmış bulunmaktadır. Bundan daha kötüsü, planlı ve sinsi bir çalışma ile, o devrim ve ilkeleri gelecekte yok etmek çabası içindeler.

Oysa Atatürk; sadece ‘bağımsızlığı tümüyle tehlikeye düşmüş Türk Ulusunu ve yurdunu emperyalist güçlerin işgalinden kurtaran bir büyük asker “değildir. O, bunun çok daha ötesinde, örneğin siyasal, kültürel ve ekonomik alanlar başta olmak üzere, her alanda bağımsızlığımızı yok edici ya da kısıtlayıcı olumsuz bağları koparan; ulusal egemenliği gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran; kişisel inançlara dokunmayarak, toplumumuzu Ortaçağ zihniyetinden ve şeriattan kaynaklanan “nakil”e dayalı kurum ve kurallardan kurtarıp, sürekli biçimde çağdaş ve uygar bir ulus olmanın ve böyle kalmanın yollarını gösteren, “akıl”a dayalı laik düşünce, laik hukuk ve laik öğretim sistemlerini toplum yaşamında egemen kılan; tüm özgürlüklerin ve insan haklarının sosyal Hukuk Devletinin ve çoğulcu demokrasinin yolunu açan; yüzyıllarca ikinci sınıf insan durumuna düşürülmüş Türk kadınını gerçek yerine yükseltip, eşit haklara ve eşit onura sahip insan ve yurttaş yaparak yapay eşitsizlikleri kaldıran; içten ve dıştan kaynaklanan her tür sömürüye karşı çıkarak, halkın yalnız siyasal değil, ekonomik ve sosyal alanda da gerçek efendi durumuna gelmesini ve tüm yurttaşların gönencini devletin varlık nedeni ve amacı sayan;

“Kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılmasını talep ederiz”

Ulusal ekonominin girişimcilerin keyfine, yalnız kar ve rekabet mekanizmasına göre başıboş biçimde işlemesine değil, toplumun ve tüm yurttaşların gereksinimlerini karşılayacak biçimde devlet tarafından yönlendirilmesini ilke olarak benimsemiş ve benimsetmiş olan; yurdumuzun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren; Misak-ı Milli sınırları içinde ‘Türk’üm’ diyen herkesin Türk olduğu ölçütünü getirerek, ırkçılığı reddedip; yapıcı, olumlu ve çağdaş Türk Ulusalcılığını yaratarak, onu devletimizin temel ilkelerinden biri yapan; her yurttaşın eğitimden, bilimden ve sanattan payını almasını, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür kuşaklar’ın yetiştirilmesini devletin başta gelen görevi yapan; kültür emperyalizminden kurtulabilmemiz ve eğitimin yaygınlaştırılabilmesi için yeni Türk harflerini kabul etmenin yanında Türk dilinin arındırılması ve zenginleştirilmesini büyük bir toplumsal görev sayan; Türk ulusunun tarihini, çağdaş insan kökenine bağlayan; ‘Yurtta barış, Dünyada barış’ ilkesi ile devlet yaşamında ve uluslararası ilişkilerde kaba kuvveti, ırkçılığı, saldırı savaşını mahküm eden; dış politikada ‘Dünya uluslar ailesinin eşit haklara sahip onurlu bir üyesi olma” ölçütünü ve “karşılıklılık kuralını’ vazgeçilmez ilke yapan; bütün ulusların insanlık ailesinin bir parçası olduğunu vurgulayarak, insanlığın bütünleşmesi düşüncesinin tohumlarını atan çağdaş fevlet Kurucusudur. Bu durum karşısında Atatürk devrim ve ilkelerinin, toplumsal sorunlarımızın çözümlenmesinde ışık tutucu niteliğe ve yaratıcı güce sahip olduğuna inananlar, ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurarak, O’nun devrim ve ilkelerinin gelecekte de egemen olmasına katkıda bulunma ve onlara bekçilik yapma zorunluluğunu duymuşlardır’ denmek suretiyle işbu dosyada taraf olarak yer alınmasının nedeni açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan ve re’sen göz önüne alınacak sebeplere binaen; Sayın Savcılık tarafından şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak, kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılmasını talep ederiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0 Özgür Özel’den Erdoğan ve Bahçeli’ye 15 maddeli emekli çağrısı https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/#respond Mon, 27 May 2024 03:29:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33364 Ankara’da CHP’nin düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’nde konuşan Özgür Özel, emeklilerin sesi olacaklarını belirterek partisinin ilk seçim vaadini duyurdu. Özel, CHP iktidarında emekli maaşının önce asgari ücrete 2 yıl sonra da 1.5 asgari ücrete çıkarılacağını açıkladı.

“HAKKINIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIM”

CHP’nin bugün Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’ne yurdun farklı illerinden emekliler ve farklı sendikalar katıldı. Mitingde hükümete ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e eleştireler yönelten Özel, IMF’yi kastederek “Mehmet Şimşek, bu gulyabanini al Saray’a git.” dedi. Özel, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye emeklilerle ilgili 15 maddeli bir çağrıda bulundu.

Özel’in mitingdeki konuşmasından öne çıkanlar şöyle: “Biz konuştuk, biz anlattık, siz geldiniz. Kendi meselenize sahip çıktınız. Bugün Ankara’da iğne atsan yere düşmüyorsa bunun sahibi sizlersiniz. Dünyanın en büyük korusunun söylediği en acıklı şarkıdır bu. Emeklinin sorununu çözmezseniz meydanlar, sokaklar bizimdir dedik. Bu sesi ya duyacaklar ya da durmayacağım, hakkınızı söke söke alacağım.

Hollanda’dan Ursula emekli olmuş, Trabzon’a geliyor, geziyor. Trabzonlu Ulviye teyze manava gidemiyor, pazara çıkamıyor. Hans’ın yaşadığı hayatı Hasan’dan esirgeyenlere yazıklar olsun.

“HER AY 5.5 ÇEYREK ALTINI ALIP KAÇAN BİR DÜZEN VAR”

Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 10 bin lira 2.5 altın almıyor. Her birinizin her ay 5.5 çeyrek altını alıp kaçan bir düzen var. Sesinizi duymazlarsa onlardan hesabı ilk sandıkta soracaksınız. Burada emekliler dışında emekli olamayanlar var.

Astsubaylar emekli olamıyor. Emekli olunca maaş yarıya düşüyor. Yaşı dolduğunda da sefalete sürükleniyor. Her kademede görev yapanların özlük haklarını savunuyoruz.

“GULYABANİNİ AL SARAY’A GİT”

OYAK’ta sözde TÜİK enflasyonu kadar portföy yönettik diyorlar. Bunun adı haksızlık değil, bunun adı hırsızlıktır. Yazıklar olsun.

Ekonomi öncelik belirleme işidir. Ekonomik tercihler sizi kimin hükumeti olduğunuzu gösterir. Toplam 48 milyon kişiye ödenen para bütçede faize ödenenden çok daha az.

Başımızda bir gulyabani var. Gulyabani IMF değil. Ama IMF hayaleti aramıza dolaşıyor. Mehmet Şimşek, bu gulyabanini al Saray’a git. Biraz da zenginlerin penceresine gitsin o.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE ÇAĞRI

Sayın Erdoğan’a, Sayın Bahçeli’ye bir çağrıda bulunuyorum. 15 madde, 15’ini yapacağız, el birliğiyle yapacağız. Bu meydanın yüzünü güldüreceğiz. Var mısınız? Başlıyorum:

  • En düşük emekli aylığı hiçbir dönemde asgari ücretten az olamayacağını yasal düzenlemeye bağlayalım.
  • Prim düzenleme katsayısı aylık bağlama oranı, aylıkların alt sınırını hakkaniyetle ölçüde artıralım.
  • İntibak yasası çıkararak 2000 öncesi, 2000-2008 arası, 2008 sonrası ayrımları ortada kaldıralım.
  • Emeklilerimize ciddi yük oluşturan ilaç katılım paylarını fiyat farklarını muayene ücretlerini mutlaka artık ortadan kaldıralım.
  • Emeklinin ortezlerinden protezlerine ayağını kaybetmiş bu vatan için çalışırken, protezi var eskimiş verdikleri para olması gerekenin 30’da 1’i; ortezde protezde en iyisi emekliye hemen ödenmeli
  • Emeklilere sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı.
  • Emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çıkarılmalı.
  • Kurumların özel sandıklarından emekli olanlar banka gibi kuruluşlar, özel bankaların kendi sandıklarından emekli olanları bayram ikramiyeleri eşitlenmeli, ilaç katkı payları düşürülmeli. Onlara promosyon ödemesi yapılmalı.
  • Emekliler için emekli kart çıkarılmalı.
  • Elektrik ve doğalgaz faturalarında yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapılmalıdır.
  • Emeklilikte kademe bekleyenlerin, staj ve çıraklık mağdurlarının emekli askerlerin sorunları çözülmelidir.
  • 65 yaş üstü ulaşım sorunu asla bir daha hiçbir emeklimizi rencide etmeyecek şekilde şoför esnafını da düşünerek onları karşı karşıya bırakmadan kanun yoluyla devlet eliyle devletin cebinden çözülmelidir.
  • Çalışmak zorunda kalan emeklilerden SGK destek uygulaması kesintisi bitirilmeli.
  • Emeklilerin kredi ve kredi kartı borçları bir defaya mahsus bütün faizleri silinerek 5 yıla bölünmeli, bu kamburdan emekliler kurtarılmalıdır.
  • Vergide adalet mutlaka sağlanmalı, dolaylı vergi kademeli olarak sıfırlanmalı.

İLK SEÇİM VAADİ: EMEKLİ MAAŞI ÖNCE ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇIKARILACAK

CHP iktidarının ilk seçim vaadini açıklıyorum. Bir an önce yasal düzenlemeler tamamlanıp emekli maaşı ilk önce asgari ücrete, 2 yıl sonra da 1,5 asgari ücrete çıkarılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/feed/ 0
TİP Genel Başkanı Erkan Baş Gebze’de İşçi Buluşmasında Konuştu https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/#respond Mon, 19 Feb 2024 00:09:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9696 Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, belediye başkan adayı olduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen işçi buluşmasında, “Binlerce işçi kardeşime sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız” şeklinde konuştu.

TİP, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Darıca’da bugün bir işçi buluşması düzenledi. Buluşmaya; Gebze Belediye Başkanlığı’na aday olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da katıldı. İşçi buluşmasında açılış konuşmasını TİP Kocaeli İl Başkanı Umut Yaşar Özgen yaparken, TİP Gebze Gençlik Birimi Üyesi Arda Yüksel Karameşe, liman işçisi ve Derince Belediye Meclis Üyesi Adayı Sinan Teksoy, TİP Kocaeli İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul, Fontana işçisi Yusuf Karakaya ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da birer konuşma yaptı.

“DEVLET OLANAKLARINI ELE GEÇİRMİŞ BİR ÇETE, TARİKATLARI CEMAATLERİ ELE GEÇİRMİŞ ONLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR”

Buluşmada konuşan TİP Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan Adayı Baş, şunları söyledi:

“Bu seçimlerde işçileri yok saymalarına, Türkiye’de her şeyi yaratan biz değilmişiz gibi davranmalarına izin vermiyoruz. Bu seçimlerde işçiler var, bunlar konuşacak. Bu seçimlerde Gebze konuşulacak, Türkiye’ye değer katan, Türkiye’de binlerce insandan çok daha fazlasını yaratan bir ilçe bu seçimlerde Türkiye çapında konuşulacak. Kocaeli konuşulacak, bunların üstünden atlanmasına izin vermiyoruz.

Neymiş efendim, Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar sağ partilere oy veriyormuş. Bakın, bunu da değiştireceğiz. Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Devlet olanaklarını ele geçirmiş bir çete, tarikatları cemaatleri ele geçirmiş onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. İşçileri, emekçileri en kötü koşullarda, örgütsüz, uzun saatler boyunca güvencesiz, iş güvenliği olmadan düşük ücrete çalıştırıyorlar; medya olanaklarını ele geçirmişler, tarikatlarıyla kuşattıkları yetmiyormuş gibi oradan bir yalan rüzgarıyla, medya ablukasıyla sabah akşam ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatı yapıp insanları yoksulluğa mahkum ediyorlar. Dini kullanarak, ülke sevgisini kullanarak insanları esir ettikleri bir düzenin devamlılığını sağlıyorlar.

“20 YILDIR YOKSULLAR DAHA YOKSUL, ZENGİNLER DAHA ZENGİN OLMADI MI?”

Biz buraya şunu anlatmaya geldik: Söz veriyoruz, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle gezeceğiz. Artık saklanamıyor, bu ara herkes yoksulluktan bahsediyor. Yahu yoksulluğumuzu bize anlatmanıza gerek yok, o yoksulluğun nedenini konuşacağız. Biz niye yoksuluz arkadaşlar? Çünkü birileri hak etmeden çok büyük servetler kazanıyor.

Binlerce işçi kardeşime buradan sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Peki bunların yönettiği ülkede son 20 yıla bir bak bakalım. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? Pandeminin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Ekonomik krizin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Biz anlamıyoruz ki, ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/feed/ 0