Duygu – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 16 Jul 2024 22:15:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 YKS Birincisi Fatih Emre Düzcan: Dersleri Severek Başarılı Oldum https://www.haber60.com.tr/yks-birincisi-fatih-emre-duzcan-dersleri-severek-basarili-oldum/ https://www.haber60.com.tr/yks-birincisi-fatih-emre-duzcan-dersleri-severek-basarili-oldum/#respond Tue, 16 Jul 2024 22:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40018

YÜKSEKÖĞRETİM Kurumları Sınavı (YKS) birincilerinden Rizeli Fatih Emre Düzcan, “Dersleri severek başarılı oldum. Aile, öğretmen, hatta arkadaş desteği de çok önemli” dedi.

Milyonlarca öğrencinin heyecanla beklediği YKS sonuçları açıklandı. Bahçeşehir Koleji Rize Kampüsü’nden Fatih Emre Düzcan, AYT sözelde Türkiye birincisi oldu. Sınav sonuçlarını Rize’de ailesiyle yaşadığı evde öğrenen ve büyük mutluluk yaşayan Düzcan, başarısını disiplinli çalışmaya borçlu olduğunu, hayallerine ulaşacağı günün gerçekleşeceğine hep inanıp, hiç vazgeçmediğini söyledi. Düzcan, “Engebeli bir süreç; zaman zaman çok mutlu olduğum, çok zorlandığım zamanlar oldu. Ancak ailemin desteği, arkadaşlarımın, okulumun desteği benim için çok önemli ve değerliydi. Onların yardımıyla bu süreci güzel bir şekilde atlattım. Ailem, arkadaşlarım olmasaydı şu an bu konuşmayı yapıyor olmazdım” ifadelerini kullandı.

‘DERSLERİ SEVEREK BAŞARILI OLDUM’

Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Fatih Emre Düzcan, “Özel bir programım yoktu. Ben ders çalışmayı seviyordum. Edebiyatı, tarih, fen, her alanı genelde sevmeye çalıştım. Sevmediklerimi de severek başarılı oldum, diyebilirim. Kendime bir hedef koydum; o anlamda yürüdüm. Öncelikle meslek ve kariyer hedeflerini yola çıkmadan önce koymaları, bunu belirlemeleri gerekiyor. Bu onlar için çok önemli. Çünkü YKS onlar için bir amaç değil bir araç. Yani istedikleri mesleğe istedikleri bölüme fakülteye gitmek için YKS bir araç. Öncelikle bunu anlamaları gerekiyor ve tabii ders çalışmayı sevmeleri gerekiyor. İdealist olmaları gerekiyor sadece kendinizle de bitmiyor bir ekip çalışmasıyla bu mümkün” diye konuştu.

‘ARKADAŞ DESTEĞİ ÇOK MÜHİM’

Aile, öğretmen ve arkadaş desteğinin önemini vurgulayan Düzcan, hedefinin hukuk alanında ilerlemek olduğunu belirtti. Düzcan, “Aile, öğretmen, hatta arkadaş desteği de çok mühim. En mühimlerinden bir tanesi bence arkadaş desteği. Bazı arkadaş olur sizi geriye çeker, bazı arkadaşlar olur sizi çok yukarı çeker. O yüzden arkadaş seçiminin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Körü körüne çalıştığım anlar da oldu, hiç çalışmadığım anlarda oldu. Yani 20-24 saat oturun çalışın bu imkansız; hiç kimse çalışamaz. Zaman zaman çalışacağız, zaman zaman dinleneceğiz ama her zaman hedefimiz aklımızın bir köşesinde olacak. Bundan sonra tabii hukuk alanında ilerlemek istiyorum. Türk bürokrasisine, ülkemize hizmet etmek istiyorum” dedi.

‘TARİFİ İMKANSIZ DUYGULAR İÇERİSİNDEYİZ’

Fatih Emre Düzcan’ın annesi Akkız Düzcan, “Tarifi imkansız duygular içerisindeyiz; emeklerinin karşılığını alması açısından çok mutluyuz. Severek sürekli çalışırdı, çalışmak için de değil severek çalışmalarını sürdürdü. Programlı, planlı çalışma onu hedefe taşıdı. Planlı bir öğrenciydi, sonuçlar çok güzel oldu bizim için” ifadelerini kullandı.

Yüksel Düzcan da “İnanılmaz çok mutlu olduk. Oğlumun mutlu oluşu, ailecek mutlu olmamız farklı bir duygu. O sabah güzel bir uyanıştı. Emek veren herkese ve oğluma çok teşekkür ederim” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİMİZ BİZE ÇOK ÖNEMLİ IŞIK OLDU’

Bahçeşehir Koleji Rize Kampüsü Kurucu Temsilcisi Aziz Sonkaya ise “Aşırı güzel bir duygu. Her işte insanı besleyen bazı şeyler vardır. Bizim işimizde de bizi besleyecek en önemli duygu budur. İşinizi yaptığınızda motive oluyorsunuz, geleceğe ne güzel, daha umutlu, daha büyük hedefler çiziyorsunuz. Bu açıdan öğrencimiz bize çok önemli ışık oldu” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yks-birincisi-fatih-emre-duzcan-dersleri-severek-basarili-oldum/feed/ 0
Duygu Özgül’ün zorla dudağından öptüğü çocuğun babası, sessizliğini bozdu https://www.haber60.com.tr/duygu-ozgulun-zorla-dudagindan-optugu-cocugun-babasi-sessizligini-bozdu/ https://www.haber60.com.tr/duygu-ozgulun-zorla-dudagindan-optugu-cocugun-babasi-sessizligini-bozdu/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:27:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35936 Türkiye küçük yaştaki çocuğun kuzeni Duygu Özgül Kalebayır’ı zorla dudağından öptüğü görüntüleri konuşuyor. Sosyal medyada büyük tepki çeken görüntülerin ardından genç kadın tutuklandı, TikTok hesabı kapatıldı. Tarafların aileleri yaşananlarla ilgili ses getirecek açıklamalarda bulundu.

“BEN DUDAK SEVİYORUM. ÖP BENİ”

Geçtiğimiz günlerde Duygu Özgül Kalebayır’ın şu an 5 yaşında olan kuzeni ile çektiği videoda çocuğu dudaktan öpmeye zorladığı anlar sosyal medyada infial yaratmıştı. Duygu Özgül, dudaklarını çocuğa zorla öptürerek, “Öyle olmaz ben dudak seviyorum. Benim dudağım ora mı? Öp beni, öpersen bırakırım. Biz yanaktan öpüşmüyoruz. Çocukluğundan beri beni hep dudağımdan öpüyorsun” gibi ifadeler kullanmıştı.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Video sosyal medyada tepki topladı. Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Ürgüp İlçe Emniyet Müdürlüğü kadını gözaltına aldı. Duygu Özgül Ürgüp Adliyesi’nde tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

“ORADA BİR ART NİYET ARAMIYORUM”

Olayın yankıları sürerken Ekol TV’ye konuşan taraflardan çarpıcı açıklamalar geldi. Ö.H.N. isimli küçük çocuğun babası Coşkun Nadir, yeğeninden şikayetçi olmayacağını belirtti, şöyle konuştu: “Psikolojik olarak etkilendik. Olayın bu boyutlara varacağını tahmin edemedik. Benim yeğenim, yeğenim. O bahsettiğiniz insan benim yeğenim. Ben kötü niyetle yaptığını düşünmüyorum ki onun. Onda bir art niyet aramıyorum, arayamam. Basın zaten her tarafta paylaşmış. Belki bu olay hani bu kadar abartılacak bir olay değil. Devletin kanunları belli. Video yayıldıktan sonra gördüm. Herkes gibi bana da değişik geldi tabii.Benim çocuğum zaten orada çok küçük. Hani o video çok eski. Şu anki fiziki durumuna göre çok küçük zaten benim çocuk. Ben onu videoda gördüğüm kadarıyla. Attırır mıydım ben onu videoyu görmüş olsam.Çocuk zaten küçük. 2 yaşında o zaman. Benim tahminime göre benim oğlum orada 2 yaşında. Tahminime göre yani orada fiziki durumunda gördüğüm kadarıyla 2 yaşında. Bilemedin 3 yaşında.Orada konuşmuyor. Benim oğlum 5 yaşında konuştu ya. Geç konuştu geç. 5 yaşında konuştu benim oğlum. Oradaki mimikler yanlış olduğu için. Belki de çok sevdiği için olabilir.

“ÖPMESİNDE SIKINTI YOK, KEŞKE O MİMİKLERİ YAPMASAYDI”

Belki de gerçekten ruh hali bozuk olduğu için olabilir. Bu çocuk zaten anasız babasız büyümüş bir çocuk. Ben ruh halini bilemem. Duygu’yu annesi büyüttü, dedesi büyüttü. Babası yoktu. Babası çocukken şiddete maruz kaldı çocuk babası tarafından. Dedesi gitti aldı babasından. 15, 16 yaşına kadar dedesi büyüttü. Yani sıkıntılarla bu yaşına gelmiş bir çocuk Duygu. Duygu çok zeki bir çocuk. Çok da efendi bir çocuk. Ben şahsen ilk gördüğümde ne bileyim mimiklerinden rahatsız oldum herkes gibi. Keşke o mimikleri yapmasaydı. Keşke öpmüş olabilir, öpeydi bir sıkıntı yok ama mimikleri yaptığı için milletin kendine yani şey yaptı istismar olarak algılattı herkese. Yoksa ben Duygu’dan kesinlikle böyle bir şey beklemem, düşünmem. Duygu’dan ben nasıl şikayetçi olabilirim. Ben olamam şikayetçi. Olmuş. Bu videoyu çekmiş. Elimde büyüyen bir çocuk.”

DUYGU ÖZGÜL’ÜN ANNESİ: ÇOCUĞUMUN HİÇBİR ART NİYETİ YOKTU

Duygu Özgül’ün annesi Müjgan Nadir de kızının videoları neden yüklediğini açıkladı, şunları söyledi: “Videoyu çektiği zaman bende yanındaydım. Dayısı da yanındaydı. Yengesi de yanındaydı. 2 sene önce çekildi. Duygu kuzenleriyle her zaman bir araya geldiğinde video çeker yani. O yüzden hiçbir art niyet de yok yani çocuğumun. Sadece sevgisinden yani. Onun dışında kötü hiçbir niyeti yoktu çocuğumun.Videoyu yeni yüklemesindeki sebebi anlatayım ben size. Daha önceki TikTok hesabı kapatıldığı için eskisi durduğu için yeni videolar atmaya hesabını tekrardan yani güncellemeye çalıştı. Duygu’nun amacı oydu yani.Biz çok kötü durumdayız şu anda yani ailesi olarak hiç böyle bir şey beklemiyorduk ve çok saçma bir olay yüzünden benim kızım şu anda suçsuz bir şekilde içeride.

“ONUN GİBİ KAÇ TANE VİDEOSU VAR”

Çocuk kendi eline doğdu benim çocuğumun. Kucağında doğduğu gün resimleri bile var. Küçüklük resimleri. Onun gibi kaç tane videosu var Duygu’nun elinde. Duygu onu bir art niyetle yüklememiş onu oraya. Kötü bir düşünceyle yüklemedi yani. Öyle bir düşünce olsa yüklemez.

“VİDEONUN YARISI KESİK”

Videoda gariplik var. Videonun yarısı kesik. Devamında Duygu mesela diyor ki yani hani ya tükürüklerin ağzıma bulaştı Ö.H’ye işte. Onu bile yalattın bana diyor yani. Telefonuna zaten el konuldu. Duygu 1 yaşında ben babasıyla ayrıldım. Duygu 1 yaşındaydı. Babası beni aldatarak Duygu’yla bana şiddet gösterdi. Ve benim babam, dedesi bize sahip çıktı. Duygu’yu ben kendim tek başıma büyüttüm bu günlere getirdim.

“DAYISI, YENGESİ ŞİKAYETÇİ Mİ? HAYIR”

Bizim alnımız ak. Benim kızımın her zaman arkasındayım. Alnımız ak bizim. Dimdik ben buraya çıktım. Her zaman da kızımın arkasındayım. Dayısı, yengesi şikayetçi mi? Hayır, hayır. Onlar da ifadelerini verdiler. Ö.H’ de ifadesini verdi. Pedagogdan geçti. İşlemleri yapıldı ve Duygu ondan sonra mahkemeye çıktı. Dayısı orada değildim diyor ama o anda dayısı zaten çocuklarla ilgilenmiyordu ki. Bizim evimiz yakındı kardeşimle. Biz sabah, öğle, akşam, gece yarılarına kadar beraberdik. Biz Ürgüp’e gelmeden önce. Duygu baba sevgisi görmemiş bir çocuk olduğu için Ö.H’ye çok farklı. Duygu’nun sevgisi bilmiyorumÖ.H’ye çok farklı. Mesela ben annesiyim beni o kadar öpmez. Benim kızım suçsuz. Benim kızımın hiçbir suçu yoktur. Benim kızımın sadece tek suçu babasız olması, sevgisiz büyümesi. Başka hiçbir şey değil.

“ÇOCUĞUM DİPLOMASINI BEKLERKEN…”

Benim kızımın şu anda hem Tekvando diplomaları var. Direksiyon eğitmeni. Ayrıyeten de kendisi üniversiteyi bitirdi. Ameliyathane hizmet hemşiresi. Çocuğum diplomasını bekliyor yani bekliyordu ki kendisi hapishaneyi boyladı. Hastaneye girecekken hapishaneye girdi benim çocuğum. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum. Benim çocuğum suçsuz. Lütfen o parmaklıklar ardından benim çocuğumu çıkarsınlar. Çok kötü yorumlar yapıyorlar, yapmasınlar. Bir annenin de ahını ve bedduasını almasınlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/duygu-ozgulun-zorla-dudagindan-optugu-cocugun-babasi-sessizligini-bozdu/feed/ 0
Milli Halterci İkiz Kardeşler Avrupa Şampiyonası’nda Madalya Kazandı https://www.haber60.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:33:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7866 Milli halterci ikiz kız kardeşler Burcu ve Duygu Alıcı, Avrupa Şampiyonası’nda birlikte madalya kazanmanın sevincini yaşıyor.

Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen şampiyonada, Burcu Alıcı 55 kiloda hem koparma hem de silkmede bronz madalya kazanırken, Duygu Alıcı da 49 kiloda koparmada gümüş madalyanın sahibi oldu.

Milli sporcular, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, şampiyonada birlikte madalya almanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Burcu Alıcı, Avrupa Şampiyonası’nda ilk kez büyükler kategorisinde mücadele ettiklerini belirterek, “Büyükler kategorisinde ilk madalyamızı kazandık. Daha önce Duygu ile aynı şampiyonada yarışıp, birbirimizi desteklemeyi çok istiyorduk. Şu an istediğimiz oldu. Burada iki kardeş birbirimizi destekledik, madalyalarımızı aldık. Daha büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum.” diye konuştu.

Podyuma çıktığında kardeşi Duygu ve diğer milli sporcuların tribünde Türk bayrağını açarak tezahüratta bulunmasıyla ilgili Burcu, “Çok mutlu oldum. Her sporcunun hedefi Türk bayrağını dalgalandırmak. Ben de bayrağımızı dalgalandırmayı çok istiyordum. Karşımda bayrağımızı görünce tüylerim ürperdi, bana güç verdi.” ifadelerini kullandı.

Burcu Alıcı, yoğun bir çalışmanın sonucunda madalyaya ulaştıklarını vurgulayarak, “7. sınıftayken resim dersi hocamız halter için seçmelerin yapılacağını söylemişti. Çok merak ettim. Önce ben gittim, sonra Duygu’yu götürdüm. O şekilde haltere başladık ve 10 yıldır bu sporu yapıyoruz. Daha önce gençler kategorisinde silkmede Avrupa ikincisi, koparmada ve toplamda Avrupa üçüncüsü oldum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Duygu ile 2028 Olimpiyatları’na gitmek istiyoruz”

Burcu Alıcı, ikiz kardeşiyle daha büyük başarılar yaşamak istediğini anlatarak, “Öncelikle Dünya Şampiyonası’nda da madalya kazanmak istiyorum. Daha sonra çok iyi çalışarak, Duygu ile 2028 Olimpiyat Oyunları’na gitmeyi çok istiyoruz. İnşallah olacak.” dedi.

Elde ettikleri başarılarda ailesi ve antrenörlerinin büyük emeği olduğunu anlatan Burcu, “Madalyalarımı öncelikle bana emek veren Bahçelievler Belediyespor Kulübü antrenörüm Ramazan Mutlu hocama, sonra anneme, babama ve tüm sevenlerime armağan ediyorum. Destekleri için de bütün Türk milletine çok teşekkür ediyorum.” şeklinde görüş belirtti.

Duygu Alıcı: “İkiz kardeşimle madalyalar kazanmanın duygusu tarif edilemez”

Duygu Alıcı da kardeşiyle Avrupa Şampiyonası’nda madalya kazandığı için çok gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Avrupa’da ikiz kardeşimle madalyalar kazanmanın duygusu tarif edilemez. Kendi yarışmamda da kardeşimin yarışmasında da çok heyecanlandım. Burcu ile biz sürekli aynı yerde çalışıyoruz. Milli takım kampında da beraberdik, sürekli yan yanayız. Kardeşim kampta kolundan bir sakatlık geçirmişti ve bir hafta çok etkilenmişti. Çok ağlıyordu. ‘Bu ağlayışların boşuna değil.’ demiştim. Öyle de oldu. Avrupa Şampiyonası’nda iki bronz madalya birden kazandı. İzlerken çok heyecanlanmıştım, tribünde oturamıyordum.”

Kardeşi Burcu ile aynı organizasyonlara katılmayı çok sevdiğini anlatan Duygu, “Ondan önce tek başıma gidiyordum ve çok zor oluyordu. Arkadaşlarım var ama kimse kardeşimin verdiği yakınlığı ve desteği veremiyordu. Burcu ile birbirimizi destekliyoruz. Bazen tartışıyoruz, kavga ediyoruz ama yine de aynıyız, beraberiz. Biz 5 kardeşiz. Küçük kız kardeşim Züleyha da halterci. O da Yıldızlar Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldu.” şeklinde görüş belirtti.

Halterde ilk madalyasını İslami Dayanışma Oyunları’nda kazandığını hatırlatan Duygu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İslami Dayanışma Oyunları’nda 3 altın madalya ile şampiyon olmuştum. Daha sonra 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda 3 gümüş madalya kazandım. Bir sonraki Gençler Avrupa Şampiyonası’nda ise 3 bronz madalya almıştım. Şu anda da Sofya’da ilk kez katıldığım Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandım. Elbette hedefim 2024 Paris Olimpiyatları. Tayland’da yapılacak son bir müsabakamız kaldı. Ona daha iyi hazırlanacağım. Aslında buraya da iyi hazırlanmıştım ama sakatlıktan dolayı kısa bir sürede toparlandım. Buna da çok şükür, madalyamı aldım. Tayland’da derece yapıp, kota alacağıma inanıyorum. Sonra nasip olursa 2024 Paris Olimpiyatları. Ondan sonra 2028 Olimpiyatları’na hazırlanacağım.”

Ferhat Coşkun: “Ülkemize çok madalya kazandıracaklarına inanıyorum”

Kadın Milli Halter Takımı Başantrenörü Ferhat Coşkun da ikiz kardeşler Burcu ve Duygu Alıcı’nın önemli bir gelişim gösterdiğini anlatarak, “Milli takım teknik direktörlüğünü 2,5 yıldır yapıyorum. İkiz sporcularımız Duygu ve Burcu ile bu süreçte kamplarımızı yaptık. Avrupa Şampiyonası’nda büyükler kategorisinde ilk madalyalarını aldılar. Çok sevindirici oldu. Avrupa’da ve dünyada madalya almak çok zor. Hem bizi hem de ülkemizi sevindirdiler. Gelecekte çok büyük işler yapacakları kanaatindeyim. Her şeyi beraber yapıyorlar. İleride ülkemize çok madalya kazandıracaklarına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/feed/ 0
Depremde Hayatını Kaybeden Çocuklar Madencileri Etkiledi https://www.haber60.com.tr/depremde-hayatini-kaybeden-cocuklar-madencileri-etkiledi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-hayatini-kaybeden-cocuklar-madencileri-etkiledi/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:03:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6214 Türkiye’de 11 ilde yıkıma yol açan 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremler sonrası bölgede arama kurtarma çalışmalarına katılan Çayeli Bakır İşletmeleri çalışanı madenciler, depremin ardından bölgede yaşananları anlattı. Madenciler, enkaz altında kalan ve annelerine sarılı olarak hayatını kaybeden çocuklardan çok etkilendiklerini belirttiler.

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen, asrın felaketi olarak nitelendirilen ve pek çok kentte yıkıma yol açan depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem nedeniyle 11 ilde çok sayıda yapı yıkılırken, 10 binlerce kişi de hayatını kaybetti. Depremin merkezi olan Kahramanmaraş’ta Çayeli Bakır İşletmelerinde çalışan madenciler günlerce arama kurtarma çalışmalarında görev yaptı. Bölgede çalışan madenciler, çok sayıda vatandaşı enkazdan sağ kurtardı.

“Bizi kurtarın sesleri geliyordu, ortam çok kötüydü”

Arama kurtarma çalışmaların görev yapan madencilerden Mehmet Uzun, “Biz Kahramanmaraş’ta Trabzon Caddesine gittik. Çok kötüydü. Her yer darmadağındı. Zaten Kahramanmaraş’a girerken yollar 3-4 metre sağa veya sola kaymıştı. Biz gece 11-12 civarlarında vardık. Biz oradan kurtarmaya başladık. Ayakta çok az ev vardı. Her taraftan ‘Bizi kurtarın’ sesleri geliyordu, ortam çok kötüydü. Biz ilk gittiğimiz gün sahada doğru düzgün kimse yoktu. Bizde de ekip kısıtlıydı. 8-10 kişi falandık. Ekipleri bölmüştük. Yanımıza bir kadın geldi. ‘Babam şurada babamı kurtarın’ diyordu. Bir türlü fırsat bulamamıştık. 2. günün akşamına doğru fırsat bulduk. Bizim arkadaşları çağırdım. Nokta yerini söylüyordu. Binanın en üst katındaydı. Tablaya çıktık. Beton o kadar zayıftı ki 3-4 kazma darbesiyle betonu kırdık. Babasını tarif ettiği yerden çıkarttık. Yani o kadının mutluluğu, insanların mutluluğu, o duygu seli bambaşkaydı” ifadelerini kullandı.

“İnsan hayatını kurtarmak tarif edilecek bir duygu değil”

Enkaz altından insanları canlı bir şekilde kurtarmanın duygusunu sözlerle anlatılamayacağını vurgulayan Uzun, “İnsan hayatını kurtarmak tarif edilecek bir duygu değil. İlk gün çok duygusal geçti. Sağdan soldan alkışlar geliyordu. Biraz da insan duyguyu yitiriyor. Biraz zaman geçtikten sonra insan hepten kurtarmaya odaklanıyor. Kelimelerle anlatılacak duygular değil. Her taraf yıkılmıştı. Başını sokabileceğin hiçbir yer yok. Lavabo ihtiyacını karşılayabileceğin hiçbir yer yok. Biz sokaklarda yattık. Açlık falan hiç aramadık” şeklinde konuştu.

“Orada ölü gördüğümüz bütün çocuklar annelerine sarılmıştı”

Enkaz altında kalan ve annelerine sarılı olarak hayatını kaybeden çocuklardan çok etkilendiğini belirten İbrahim Şeker, “Deprem olduğu sabah biz yola çıktık. Gece 11’de hava şartları kötü olsa da oraya gittik. Bölgeyi gördüğümüzde daha çok şoke olduk. Her taraf yıkılmıştı. İnsanlar bizi gördüğünde yardım etmeye çalıştı. Jandarmamız, polisimiz bize yardım etmeye çalıştı. Çaresizce orada insanların sesleri duyuluyordu ama müdahale edemiyorlardı. Bizde olay yerine gittik. Hemen ekipmanlarımızı hazırladık. Ben orada 9 gün kaldım. Kaldığım sürede yorulduğumu bile hatırlamıyorum. Amacımız insanları kurtarmaktı. Elimizden geldiğince kurtarmaya çalıştık. Anlatılacak bir duygu gibi görülmüyor ama bizi en çok etkileyen çocuklardı. Orada enkazın altında hamile kadın vardı. Eşi kadının öldüğünü biliyordu ama bizden çıkartmamızı istedi. Normalde biz ölüye ilk günler hiç bakmadık ama onu aldık. O olay beni çok etkilemişti. Bir de çocuklar bizi çok etkilemişti. Bir enkazda çalışırken polisler bize yardımcı oluyordu. Çocuğu kurtardığımız zamanlarda kim kucaklayacak diye şaşırıyorduk. Çocuklar genelde annelerine sarılıp uyur. Orada ölü gördüğümüz bütün çocuklar annelerine sarılmıştı” dedi. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-hayatini-kaybeden-cocuklar-madencileri-etkiledi/feed/ 0
Ana haber spikerleri 2023’e damga vuran fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/#respond Sun, 21 Jan 2024 08:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4387 Ana haber spikerleri Cem Öğretir, Pınar Erbaş ve Nazlı Çelik, Anadolu Ajansı muhabirlerinin 2023’e damga vuran olaylara dair çektikleri fotoğraf karelerini oyladı.

Televizyonların ana haber bültenlerinin spikerleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin yurt içi ve dışında çektiği “Çevre-Yaşam”, “Haber”, “Spor”, ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki fotoğrafları inceledi.

ATV ana haber spikeri Cem Öğretir, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in İsrail’in saldırılarında yaralanan baba ile oğlunun hastane önünde beklediği anı gösteren “Çaresiz Hayatlar” fotoğrafına oy verdi.

Deprem: Umut kategorisinde Sergen Sezgin’in “Kurtarıcı” fotoğrafına oy kullanan Öğretir, Çevre-Yaşam kategorisinde yine Sezgin’in “Kaçış”, Haber kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnız Adam”, Spor kategorisinde ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karelerini seçti.

-“Bu mesleğe gönül verenler için bence izlenmesi gereken bir seçki”

Fotoğrafların hepsinin çok çarpıcı olduğunu kaydeden Öğretir, “Çok güzel bir seçki, çok da zorlandım aslına bakarsanız. İşin hem tekniği hem de duygusal boyutunu birbiriyle ilintilendirmeye çalıştım. Bazılarında duygu, bazılarında ise teknik ağır bastı. Ama bu mesleğe gönül verenler için bence izlenmesi gereken bir seçki.” ifadelerini kullandı.

Öğretir, oy verirken duygu yönüne ağırlık verdiğini belirterek, “2023 bizim için çok duygusal geçti aslında. Hala da öyle devam ediyoruz. 2024’e de öyle girdik. Dolayısıyla duygu biraz daha ağır bastı sanki. Ama meslektaşlarımın emeğine de haksızlık etmek istemem. Tabii ki deklanşöre basarken muhtemelen onlar da duyguyla basıyorlar ama o kareyi yakalamak için çok iyi bir de göz lazım, işin tekniği lazım. Birazcık da ondan serpmeye çalıştım içine. Hem duygu hem işin teknik tarafına baktım.” diye konuştu.

Show TV ana haber spikeri Pınar Erbaş, yarışmaya bu yıl ilk kez eklenen Deprem: Umut ve Gazze: Kanıt kategorilerindeki fotoğrafları incelerken duygusal anlar yaşadı.

Erbaş, Deprem: Umut kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Hayata Tutunan”, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in “Anneye Bakış”, Çevre-Yaşam kategorisinde Emin Sansar’ın “Ata’nın Huzurunda”, Haber kategorisinde Yassine Gaidi’nin “Umut ve Korku”, spor kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” fotoğrafına oy verdi.

“Her gördüğümüzde duygulanıyoruz”

Erbaş, deprem ve Gazze ile ilgili fotoğrafları görünce duygulandığını belirterek, “Aslında bu yeni bir şey değil, her gördüğümüzde duygulanıyoruz. Duygulandığımda ya da böyle gözüm yaşardığında hiç hoşuma gitmiyor çünkü iyice insan kendisini çaresiz hissediyor. Elinizden bir şey gelmediği zaman, ağladığınız zaman ‘Neden acaba elimden başkası gelmiyor?’ diye kendinize de kızıyorsunuz.” diye konuştu.

Fotoğraflara baktığında gözlerinin önünden adeta 2023’ün fragmanının geçtiğini aktaran Erbaş, “Fotoğrafın etkileyici yanı şu: Tam da o anı anlatıyor ya o duyguyu, o kadar çarpıcı oluyor ki o zaman onu görmek. Öncesini, sonrasını da yaşıyorsunuz. Dahası özellikle öznede insan varsa hissediyorsunuz da o an tam olarak ne yaşandığını. Hepsi aslında kanıt, delil, aynı zamanda tarihe düşülen notlar. O yüzden de çok kıymetli. Fotoğraflar da hakikaten çok iyi yakalanmış anların fotoğraflarıydı. O yüzden çok etkileyiciydi. Seçmek de bir hayli zordu.” ifadelerini kullandı.

Erbaş, oy verirken öznesi çocuk olan fotoğrafları seçtiğini dile getirerek, “İnsanın gözünden gördüğümüz zaman biz aslında vahşeti, sevinci, öfkeyi her neyse o, o fotoğrafın yansımasını, hep onu görüyoruz. Beni daha çok etkiliyor. Ete kemiğe bürünüyor.” dedi.

Star Haber Genel Yayın Yönetmeni ve ana haber spikeri Nazlı Çelik ise oylarını Deprem: Umut kategorisinde Halil Fidan’ın “İçimdeki Çocuk”, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in “Haykırış”, Çevre-Yaşam kategorisinde Emin Sansar’ın “Ata’nın Huzurunda”, Haber kategorisinde Mehmet Akif Parlak’ın “Sel Aldı”, spor kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” fotoğrafına verdi.

“Olayların hepsini anbean çok önemli karelere sığdırmışlar”

Çelik, yapılan işin suya yazı yazmak gibi olduğunu belirterek, “O yüzden tarihe not düşmek adına meslektaşlarımız özenle çalışmışlar. 2023’e damga vuran sadece Türkiye’de değil dünyada da gerçekleşen bu tür olayların hepsini anbean çok önemli karelere sığdırmışlar. Böylece uzun yıllar da hafızalarımızdan gitmeyecek.” diye konuştu.

Fotoğrafları çok güçlü bulduğunu kaydeden Çelik, “Özellikle Gazze’ye bakacak olursak her gün 108 çocuğun hayatını kaybettiği soykırıma varan vahşetin tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiği bir yerden bahsediyoruz. Çok kuvvetli fotoğraflar gerçekten ama bence hiçbir fotoğraf karesi orada yaşanan vahşeti anlatmak için yeterli olmayacaktır. ‘Kelimeler kifayetsiz kalıyor.’ denir ya tam olarak öyle bir yer Gazze. Zaten her gün bu haberleri sunarken oldukça zorlanıyoruz ama bu bizim için de önemli bir görev. Milyonlarca insana ve tüm dünyaya bunları bir şekilde anlatmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Çelik, 6 Şubat depremlerinde bölgeye gittiğini ve depremzedelerin yaşadıklarına birebir şahit olduğunu kaydederek, “2023 sarsıcı bir yıl oldu. Gerek 50 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem felaketi, gerekse Gazze’de yaşanan soykırıma varan vahşet ve birçok olay. Bunun yanı sıra Cumhuriyetimizin 100. yılı gibi çok önemli bir seneyi de geride bıraktık.” dedi.

Nazlı Çelik, deprem kategorisinde bir jandarma personelinin depremzede çocuklarla ip atladığı fotoğrafa umut barındırdığı için oy verdiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/feed/ 0