Duvar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 06 Jul 2024 03:09:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sultanahmet’teki Tarihi Hipodromun Bakımsız Hali Tartışma Konusu https://www.haber60.com.tr/sultanahmetteki-tarihi-hipodromun-bakimsiz-hali-tartisma-konusu/ https://www.haber60.com.tr/sultanahmetteki-tarihi-hipodromun-bakimsiz-hali-tartisma-konusu/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37621

Hadican EROL/ SULTANAHMET’TE tarihi hipodromun ‘Sfendon’ olarak bilinen duvarları ve çevresinin bakımsız hali dikkat çekti. Sosyal medyada da tartışılan yapının çevresinde pazar tezgahları ve çeşitli eşyaların depolandığı, İSPARK’ın hizmet verdiği ön bölümde ise park edilen araçların hipodromun görünümünün bir kısmını kapatarak yayaların erişimini engellediği görüldü. Kadıköy’de ise benzer bir şekilde; 14.yüzyılda inşa edilen bir manastıra ait olduğu düşünülen Doğu Roma dönemine ait kalıntıların, bir sitenin bahçesinde otopark alanı olarak kullanıldığı görüldü. Hipodromun özellikle Sfendon bölümünün etkileyici bir yapısı olduğunu aktaran Sanat Tarihçisi Hayri Fehmi Yılmaz, “Bugün maalesef pek iyi bir durumda değil. Umarım restore edilir, hipodromu anlatan panolar ve notlar hızla bu alana yerleştirilir. Alanda genel bir düzenlemenin yapılması gerekiyor. Bunların hepsini tüm ziyaretçilerin rahatlıkla görebileceği şekilde düzenlemek ve alanı ziyaretçilere daha iyi anlatmak gerekiyor” dedi.

Sultanahmet’te bulunan ve İstanbul’un en eski yapılarından olan tarihi hipodromun Sultanahmet Meydanı’na yakın bir noktada bulunan Sfendon bölümü ve çevresi bakımsızlığı ile dikkat çekti. Yaklaşık 1700 yıl önce Doğu Roma döneminde inşa edilen ve inşa edildiği dönemde çeşitli tören, yarışlar ve spor müsabakalarının yapıldığı hipodromun duvarının çevresi sosyal medyada da tartışma konusu oldu. Yüksekliği ve boyutu ile dikkat çeken yapının önünde İSPARK tarafından otopark işletildiği görüldü. Turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği noktada bulunan otoparkta; araçların yapıya yakın bir şekilde park edildiği ve eserin görünümünün bir bölümünü kapatarak yaya erişimine engel olduğu görüldü. Alanın çevresinde depolanan pazar tezgahları ve yerlerde biriken çöpler ise çirkin bir görüntü oluşturdu. Turistler ve vatandaşlar tarihi duvarın bakımsızlığı konusundaki şikayetlerini dile getirdi. Sanat Tarihçisi Hayri Fehmi Yılmaz da hipodromun Sultanahmet Meydanı için değerine vurgu yaparak, alanda restorasyon çalışmaları yapılarak düzenlemeler yapılmasının ve bölgenin turistik açıdan değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

KADIKÖY’DE SİTE BAHÇESİNDE ROMA MANASTIRI

Kadıköy’de bulunan bir sitenin bahçesinde ise de 14.yüzyıldan kalma olduğu düşünülen Doğu Roma dönemine ait manastırın kalıntılarının yer aldığı görüldü. 2000’li yılların ortasında inşa edilen yapının bahçesinde bir peyzaj unsuru olarak kalan kalıntıların çevresinde Sultanahmet’teki duruma benzer şekilde araçların park ettiği görüldü. Apartman sakinleri inşaat sırasında büyük bir kısmı ortaya çıkan kalıntıların, uzun süredir aynı şekilde muhafaza edildiğini belirtti.

“DÜNYA TARİHİ VE MİMARİSİNDE DE ÖZEL BİR YERE SAHİP”

Sultanahmet’te yer alan tarihi hipodrom ile ilgili bilgi veren Sanat Tarihçisi Hayri Fehmi Yılmaz, “Hipodrom İstanbul’un en etkileyici anıtlarından biri. Dünya tarihi ve mimarisinde de özel bir yere sahip İstanbul Hipodromu. En uzun süreli kullanılan anıtlardan biri geç roma çağında inşa edilmiş 2.yüzyılda yapılıp 4.yüz yılda genişletildiği düşünülse de belki sadece 4. Yüzyılda da yapılmış olabilir” dedi.

“YUNANİSTAN’DAN VE MISIR’DAN GELEN DİKİLİTAŞ, YILANLI SÜTUN VE ÖRME SÜTUN: KENTİN EN ESKİ HATIRALARI BURADA TEŞHİR EDİLİYOR”

Yılmaz, “İmparatorluğun gücünü, zenginliğini gösterebilmek için imparatorluk sarayının yanında inşa edilen bu spor alanı atlı yarışlar için, bazı eğlenceler gösteriler için kullanılıyordu. Bu muhteşem anıtı imparatorluğun her yerinden getirilen malzemelerle süslemişlerdi. Bugün hala üç tanesi duruyor. Dikilitaş, Yılanlı Sütun ve Örme Sütun dediğimiz Yunanistan’dan ve Mısır’dan gelen kentin en eski hatıraları burada teşhir ediliyor. Hala, Bizans İstanbul’unda da Osmanlı başkentinde de bugün Cumhuriyet İstanbul’unda da şehri ziyaret eden herkes, hipodromu ziyaret eder, onun anıtlarını da” şeklinde konuştu.

“KENTİN EN YAŞLI DUVARLARINDAN BİRİ

Yılmaz, ” Ama aslında burası, bir vadinin kenarında inşa edilmiştir ve hipodrom için gerekli olan düz alanın oluşabilmesi için atlı arabaların yarışabilecekleri pistin oluşabilmesi için bir vadinin kenarına çok büyük bir inşaat yapılmıştır. Ona Sfendon diyoruz, U şeklinde bir anıtsal duvar. Tabi, bunun içerisinde de çok büyük bir mahzen oluşturulmuştur. Bugün mahzen sarnıç halindedir, herhalde Bizans’ın orta dönemlerinden itibaren kentin en yaşlı duvarlarından biri burada karşımıza çıkar. Tabi İstanbul çok katmanlı bir kent, hipodrom da çok katmanlı. Bir sürü evreyi bir arada görebiliyoruz. Hipodromun bir bölümünün üzerinde şimdi Sfendon’un üzerinde Sultan Ahmet Külliyesi’nin birtakım birimleri var. Darüşşifasının kalıntıları var, imareti var. Bunların hepsi Sfendon’un oluşturduğu terasın üzerine oturmuş. Yani altta bir Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait dev bir duvar onun üzerinde bir teras ve mahzen. Onun üzerinde de 17. yüzyıl Osmanlı Hastanesi, imareti ve onun bölümleri bulunuyor” dedi.

“MAALESEF PEK İYİ DURUMDA DEĞİL”

Yılmaz, “Duvar tabi çok etkileyici. Eskiden önünde bir mahalle varmış ahşap evlerden oluşan; ama zamanla bunlar ortadan kalkmış. Bugün maalesef pek iyi durumda değil. Umarım restore edilir, umarım hipodromu anlatan bilgilendirme panoları ve birtakım notlar hızla bu alana yerleştirilir. Böylelikle hem İstanbullular hem de ziyaretçiler bu alanla ilgili çok daha fazla bilgiyi edinebilir” İfadelerini kullandı.

“GENEL DÜZENLEMENİN YAPILMASI GEREKİYOR”

Yılmaz, “Bir genel düzenlemenin yapılması gerekiyor. Hipodromun Sfendon kısmı ayrıdır, Spina dediğimiz anıtların olduğu bölüm aydır. Ayrıca orası en göze gelen yerdir. Aynı zamanda bir de İbrahim Paşa Sarayı sırasında birtakım altyapılar vardır. Onlara da dikkat etmekte fayda var. Yani bunların hepsini tüm ziyaretçilerin rahatlıkla görebileceği ve anlayabileceği şekilde düzenlemek, bir an önce bununla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme levhaları yerleştirmek bu alanı hem İstanbullulara hem ziyaretçilere daha iyi anlatmak mümkün olabilir” dedi.

“BAKIMINA ÖZEN GÖSTERİLMESİ GEREKEN BİR YER: ÇEVRESİ OTOPARK VE TELLE ÇEVRİLMİŞ”

Sultanahmet’e gezmeye gelen Melek Aydoğan ise hipodroma ait duvarla ilgili, “İçi de çevresi de çok bakımsız. Yanından geçerken derme çatma bir yer gibi görünüyor. Aslında o kadar ihtişamlı ve bakımına özen gösterilmesi bir yer fakat çevresinde otopark, etrafı taşlar düşmesin diye tellerle çevrilmiş. Restore edilebilir, taşları özellikle, restorasyonu bir anlamda kolay ki bunlar eski yapılar yeni yapılar gibi değil. Daha güzel bir hale getirilebilir, önünde bir çeşme var ki çeşme olduğu bile belli değil, özellikle bakmazsanız göremiyorsunuz” ifadelerini kullandı. Yapının önünden geçen Önder Ercin, “Ne yazık ki ülkemizde turistik alanlara hak ettiği değer verilmiyor. Turizmin geliştirilmesi açısından daha incelikle ve özenle hizmet verilirse daha olumlu olabileceği kanaatindeyim” dedi.

“OTOPARK ÖNÜNDE OLMAMALI”

Hindistan’dan geldiğini ve Sultanahmet’teki tarihi eserleri ailesiyle birlikte gezdiğini belirten turist Sohrab Shurewasan yapının tarihini rehberden dinledikten sonra çevresi hakkında fikirlerini belirtti. Shurewasan “Bence burası daha kolay erişilebilir, olabilir. Belki, eski haline ve görünümüne göre yapı restore edilebilir. Belki de, otoparkın yapının tam önünde olması uygun değil. Bu alan yürünebilir halde, otopark alanı ise daha uzakta olabilir” dedi.

“HARABE DİYEMEYİZ ÇÜNKÜ BULUNTUYU KORUMAKLA YÜKÜMLÜYDÜK”

Kadıköy’de bahçesinde tarihi Doğu Roma eseri bulunan sitenin sakini Ülker Gengönül ise “Bu yapıyı inşaat esnasında buldular ve korumaya aldılar, aslında giriş kapısı da farklıydı. Ben çok uzun senelerdir 20 senedir burada oturuyorum. Tam olarak bilmiyoruz, Bizans hamamı olduğu söyleniyor. Aslında harabe diyemeyiz çünkü buluntuyu bu şekilde korumakla yükümlüydük ve korundu zaten. Binanın mimarisi de bu yapı sebebiyle değiştirildi. Yani bu yapı korunduğu için farklı tarafa alınmış oldu bina. Alan binanın sınırları içerisinde yer alıyor” dedi. İBB alanın 2007’den beri otopark olarak işletildiğini, haftanın bir günü ise Fatih Belediyesi’nden alınan izinle semt pazarı olarak faaliyet verildiği bilgisini verdi.

]]> https://www.haber60.com.tr/sultanahmetteki-tarihi-hipodromun-bakimsiz-hali-tartisma-konusu/feed/ 0 Hatay’da Devasa Duvar Resmiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na Başvuru Yapıldı https://www.haber60.com.tr/hatayda-devasa-duvar-resmiyle-guinness-rekorlar-kitabina-basvuru-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/hatayda-devasa-duvar-resmiyle-guinness-rekorlar-kitabina-basvuru-yapildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:30:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37057 HATAY (İHA) – Hatay’da 515 metre uzunluğa ve 2 metre 10 santim yüksekliğe sahip duvara 9 aylık sürede 227 farklı resim çizen ressam Burcu Okar’ın devasa çalışmasıyla, Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yapıldı.

Depremin vurduğu Hatay’ın Samandağ ilçesinde asrın felaketinin yaralarını sarmak için yürütülen çalışmalar devam ediyor. Samandağ Kaymakamlığı koordinesinde Hatay Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle ressam Burcu Okar tarafından 515 metre uzunluğunda ve 2 metre 10 santim yüksekliğe sahip duvara 9 aylık sürede 227 farklı resim çizildi. Rengarenek bir görünüme sahip olan duvar adeta devasa bir resim portresini andırdı. Okar tarafından 9 ay boyunca emek verilerek ortaya çıkan çalışma resimleri çizerken 6 kategoriye ayrıldı. Bu 6 farklı kategoride; film karakterleri, 3 boyutlu fotoğraf çekim alanları, deniz canlılar alanı, sanat alanından resimler, çizgi film karakterleri ve Yeşilçam filmlerinin karakterleri duvara resmedildi. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait 2 metre 10 santim yüksekliğinde ve 515 metre uzunluğunda duvara yapılan 227 farklı karakter resimleriyle Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yapıldı. Uzunluk ve görsel sayısı anlamında Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yapılan proje, yakın zamanda açılışla vatandaşların ziyaretine açılacak.

“Amacımız buraya gelen insanların duvardan keyif alması, bir nebze olsanız rahatlayabilmesini sağlamak”

515 metrelik duvara 227 farklı karakterin resimlerini çizen ressam Burcu Okur, Samandağ Kaymakamlığı koordinesinde Hatay Büyükşehir Belediyesi desteğiyle yapıldığını belirterek, “Duvarımızın uzunluğu 515 metre, 2 metre 10 santim yüksekliği var. Duvarımızda toplamda 227 tane görsel yer alıyor. Duvarımızı boyarken 6 kategoriye böldük. İlk başta film karakterleri; yeni nesil film karakterleri ve eski nesil film karakterleri yer alıyor. Sonraki aşamamızda 3 boyutlu fotoğraf çekim alanlarıyla, hem çocuklar hem de yetişkinler için ayrı ayrı fotoğraf çekim alanları oluşturduk. Deniz canlıları bölümümüz ve sanat kısmımız var. Onun dışında Yeşilçam karakterlerimiz ve çizgi film karakterlerimiz var. Çizgi film karakterleri de şu anki her nesle uygun yapıldı Amacımız buraya gelen insanların duvardan keyif alması, bir nebze olsanız rahatlayabilmesini sağlamak” dedi.

“Uzunluk artı görsel sayısı anlamında bu projeyle Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yapıldı”

9 ayda tamamlanan projeyle Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yaptıklarını ifade eden ressam Burcu Okur, “Deprem sonrası şehir toparlanmaya çalışıyor. Biz de bu süreçte vatandaş olarak, elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum. Bu yaptığımız proje, bu kadar bir arada olan görsel ve bu kadar kapsamlı bir format, şu an dünya genelinde yok. Uzunluk artı görsel sayısı anlamında bu projeyle Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru yapıldı. Bu arada proje 9 ay sürdü. Projeye Ekim ayında başladık. Ekim ayında projeli tasarlandı” şeklinde konuştu.

“Duvara yapılan resimler güzel anılar içeriyor”

515 metrelik duvara yapılan resimleri ziyaret eden vatandaş İpek Yüksek, “Duvara yapılan resimler çok güzel ve iyi düşünülmüş. Hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden resimler yapılmış. Duvara yapılan resimler güzel anılar içeriyor. Denizin manzarasının yanı dışında resimlerin verdiği güzellikle fotoğraf çekilmek çok güzel oluyor. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer oldu” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatayda-devasa-duvar-resmiyle-guinness-rekorlar-kitabina-basvuru-yapildi/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Kalesi’nde Bakım ve Onarım Çalışması Başlattı https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ankara-kalesinde-bakim-ve-onarim-calismasi-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ankara-kalesinde-bakim-ve-onarim-calismasi-baslatti/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:09:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35483 (ANKARA) – Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kalesi’nin Hisar Kapısı’nda bulunan duvarlarda oluşan çatlakların giderilmesi için kapsamlı bakım ve onarım çalışması başlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onayladığı proje kapsamında; yapısal çatlak onarımı, açıkların kapatılması, duvar dikişleri, tamamlanma, temizleme ve güçlendirme çalışmaları yapılıyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’in en önemli tarihi ve turistik mekanlarından birisi olan Ankara Kalesi’nde kapsamlı bakım ve onarım çalışması gerçekleştiriyor.

Ankara Kalesi’nde Sokak Sağlıklaştırma ve demir korkuluk çalışması yapıp Zindankapı Burcu, Güney Burçları ile Saat Kulesi’nin 469,12 metrekare alana yayılan surlarını onarıp güçlendiren Ankara Büyükşehir Belediyesi, şimdi de Hisar Kapısı’nda tarihi dokuya zarar vermeden titiz bir çalışma yürütüyor.

Proje kapsamında,  yapısal çatlak onarımı, duvar dikişleri, tamamlanma, güçlendirme, açıkların kapatılması ve boya temizliği gibi işlemler gerçekleştiriliyor.

Yenileme Venedik Tüzüğü’ne uygun şekilde gerçekleştiriliyor

Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı’nda görevli Yüksek Mimar Halil İbrahim Karagöz, “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi” kapsamında Uluslararası Icomos İlkeleri ve Venedik Tüzüğü’ne uyarak çağdaş restorasyon tekniklerinin uzman ekiplerce devam ettirildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

“Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı olarak gerçekleştirmekte olduğumuz restorasyon çalışmaları hızla devam etmekte. Duvarlar üzerinde ayrılmalar, çatlaklar ve eğilmeler mevcuttu. Can ve mal kayıplarının yaşanmaması adına öncelikli olarak sağlamlaştırma çalışması başlattık. Yağışlardan dolayı duvarların nemlenmesi nedeniyle malzemeler üzerinde çiçeklenme ve tuzlanma meydana gelmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada sur duvarlarındaki belli başlı malzeme kayıpları, deformasyon, kararma, çiçeklenme ve tuzlanma gibi yapıya zarar veren ögeler bertaraf edilmekte. Sur duvarları üzerinde yer alan malzeme kayıpları kendi özgün dokusuna ait taşlarla tamamlanıyor. Çalışmalar kapsamında; hem cepheler üzerinde yer alan deformasyon hem de Roma Dönemi’ne ait devşirme taşların üzerinde kararmalar tarafımızca gideriliyor.”

2024 Yılı içinde tamamlanması planlanıyor

Projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanıp Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca onaylandığını belirten Mimar Şeyda Ataman ise “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi çalışmalarımızı kurumlarla birlikte iş birliği içerisinde ilerletiyoruz. Ayrıca surlarda yaşanılan yağmur suyu sorunu içinde üniversite hocalarımız ile iş birliği yapıyoruz. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü hocamız Prof. Dr. Yusuf Kadıoğlu ile özellikle iki burç için akademik destek alıyoruz. Burada yapacağımız müdahaleler öncelikle su sorununu çözmeye yönelik olacak. Sur duvarının üzerinde bulunan terastaki döşeme malzemelerini yenileyeceğiz. Çalışmalarımız 2024 yılı içinde tamamlamayı planlıyoruz” diye konuştu.

STK’lardan projeye destek

Ankara Kalesi’nin sadece Ankara için değil, bütünüyle Türk turizminin gözbebeği olacak bir tarihi mirası olduğunun altını çizen Ankara Kale Çalışmaları Meclis Başkanı Şevket Bülend Yahnici de yaptığı yazılı açıklamada, “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi” projesine şu sözlerle destek verdi:

“Ankara Kalesi’ne gerektiği gibi sahip çıkmak, gerektiği şekilde korumak görevimizdir. Yıllarca Ankara Kalesi Derneği ile bu yönde yürüttüğümüz gayretleri şimdilerde bir sivil toplum üst platformu olan Ankara Kent Konseyi Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi olarak devam ettirmeye çalışıyoruz. Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkan Bekir Ödemiş Bey’in ilgisi ve konuyu sahiplenen tavrı, yazışmaları; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın aynı sahiplenme ile sorumluluk üstlenme beyanındaki ısrarlı yazıları ile Bakanlık rızası ve Kurul kararı noktasına ulaşıldı. Geç de olsa Büyükşehir Belediyesi eliyle tehlikeli durumun giderilmesi yönünde çalışmalar başlatıldı. Her geçen gün büyüyerek korkutucu hale gelmiş bulunan sur çatlaklarıyla birlikte genel bir bakım için de fırsat doğmuş oldu. Bu nadide tarih mirasının korunup geleceğe taşınması ve Ankara Kalesinin bir kültür, sanat, turizm merkezi olarak geleceğe kazandırılması milli bir görevdir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ankara-kalesinde-bakim-ve-onarim-calismasi-baslatti/feed/ 0
CHP Milletvekili Bartın Irmağı İnşaatını Eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bartin-irmagi-insaatini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bartin-irmagi-insaatini-elestirdi/#respond Fri, 24 May 2024 21:36:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32847 (ANKARA) – CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Bartın Irmağı ve Yankolları Islah Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları “Bartın Irmağı boyunca kent merkezine 2-3 metrelik beton duvar ve üzerine de cam korkuluk yapılacak. Halk ile ırmak arasına Çin Seddi örülüyor” diyerek eleştirdi.

CHP Bartın Milletvekili Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Bartın Irmağı ve Yankolları Islah Projesi ile “Bartın Irmağı ve halkın arasına yaklaşık 1 milyar liralık duvar örüldüğünü” söyledi. CHP’li Bankoğlu, projenin mali yükümlülüğünün belediyeye yüklendiğini ve bu projeye karşı Bartın Irmağı İnisiyatif ile birlikte mücadele edeceklerini belirtti.

Bankoğlu şunları kaydetti:

“Bartın’da bir sabah uyandık ki Bartın duvarla ikiye bölünüyor. Neymiş, Bartın Irmağı’nın ıslah projesiymiş. Öyle bir projesi, izni yok, onayı yok, geçerli protokolü yok, uygulama projesi yok. AKP’nin beceriksizliğinin, liyakatsizliğinin, hukuk tanımazlığının en açık, en net örneği. Peki, bu ıslah projesi nedir? Bartın Irmağı boyunca kent merkezine 2-3 metrelik beton duvar ve üzerine de cam korkuluk yapılacak. Halk ile ırmak arasına Çin Seddi örülüyor.’

“Bartın halkı bunu istemiyor”

Projenin “Bartın Irmağı’nın ıslahı değil, hapsedilmesi” olduğunu ifade eden Bankoğlu, “Irmağı duvarla çevrelemek, beton meraklısı tanıdık zihniyetin ürünüdür. Ne ırmağın doğal ve tarihi yapısı dikkate alınmış; ne ekolojik değerleri, doğal peyzajı ne de kent estetiği düşünülmüş. Hükümetiniz, ısrarla bu projenin sel ve taşkını önleyeceğini söylüyor ama odalar da, uzmanlar da projenin seli önlemesi bir yana yeni baskınların da yaşanacağını ifade ediyor. Daha da önemlisi Bartın halkı bunu istemiyor.” şeklinde konuştu.

“Bir yandan tasarruf tedbirleri, bir yandan Bartın’ı ikiye ayıran duvara 1 milyar lira”

Bankoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Gelelim ihaleye. Her zaman yaptığınız gibi 21/B, yani pazarlık usulüyle projenin ihalesine çıkıldı. Ne ara ihale yapıldı? Hangi firmalar katıldı? Diğer firmalar ne teklif etti, bilmiyoruz. İhale bedeli neredeyse 500 milyon lira. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre 750 milyon liraya dayanmış ve bu meblağ ıslahın sadece birinci kısmı için ödeniyor. Projenin birinci etabı yapılsa bile afet riski ortadan kalkmıyor ki zaten ikinci etabın yapılıp yapılamayacağı meçhul, izni yok. Bir yandan tasarruf tedbirleri, bir yandan Bartın’ı iki ayıran duvara 1 milyar lira. Bu şekilde mi tasarruf yapacaksınız? Ocak’taki ihale şartnamesinde ‘çalışma 8 Şubat – 18 Kasım 2023 arasında bitirilsin’ deniyor ama projenin uygunluk kararı, Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu’ndan 30 Kasım 2023’te çıkıyor. Yani önce iş yapılıyor, izni 11 ay sonra çıkıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Projenin seli önlemesini geçtim; estetik açıdan da mühendislik açısından da akla mantığa uymuyor. Bartın merkezini bir istinat duvarıyla resmen ikiye bölüyorlar. Ben bunu sizin de istediğinize inanmıyorum, bunu kabul etmeyin Sayın Bartın Milletvekili.”

Projeye ilişkin tüm yükümlülüklerin belediyeye yıkıldığını söyleyen Bankoğlu, “Proje’nin durdurulmasından kaynaklanan dolaylı veya direkt zararların tamamından Belediye Başkanlığı sorumlu olacak. Yani proje hukuka uygun değilse dava açılırsa ve kaybedilirse belediye tüm zararları karşılayacak. Bu zararı kim ödeyecek, Bartın halkı. Bunu kabul etmiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Bu akıldışı projeyi kabul etmemiz mümkün değil”

Bankoğlu, “Bizim ıslah diyerek bu akıl dışı projeyi kabul etmemiz mümkün değil. Biz 3500 yıllık Bartın Irmağı’nı, Parthenios’u 22 senenin bu kokuşmuş düzenine terk etmeyeceğiz. Bizler, kentin en güzel yerinde beton duvar görmek istemiyoruz. O yüzden de bu projenin bir an önce durdurulması için mücadele edeceğiz. İnisiyatifimiz kuruldu. Bartın’ın doğal güzelliklerine set çektirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bartin-irmagi-insaatini-elestirdi/feed/ 0
Gediz Meslek Yüksekokulu Öğrencileri Duvarlara Spor Figürleri Çizdi https://www.haber60.com.tr/gediz-meslek-yuksekokulu-ogrencileri-duvarlara-spor-figurleri-cizdi/ https://www.haber60.com.tr/gediz-meslek-yuksekokulu-ogrencileri-duvarlara-spor-figurleri-cizdi/#respond Thu, 16 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32078 Kütahya’da Gediz Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Bölümü’nde eğitim gören öğrenciler, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün boş duvarlarına sportif figürler çizerek derslerde öğrendikleri bilgileri uygulama fırsatı buldu.

Eskigediz Beldesi’nde bulunan mahalle fırınları, Gediz Meslek Yüksekokulu iç ve dış mekanlarında çalışmalar gerçekleştiren Gediz Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım öğrencileri bu kez de Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün boş duvarlarına sportif figürler çizerek binaya renk kattılar. Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Rıfat Sarıoğlu’nun nezaretinde 48 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen boyama çalışmalarında öğrenciler derslerde öğrendikleri bilgileri uygulama fırsatı buldular. Öğrencilerinin özgün baskı dersinde teorik olarak öğrendiklerini burada uygulamalı olarak duvara çalıştıklarını belirten Öğretim Görevlisi Sarıoğlu, öğrencilere gelecek, iş gücü ve yeni öğrenilen bilgileri uygulamada kullanma açısından büyük bir beceri sağlandığını ifade etti.

“Derste planladığımız tasarımları bu uygulama alanında uyguladık”

Malzeme tedariğini Gediz İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü’nün karşıladığını dile getiren Sarıoğlu, “Grafik tasarım programı olarak zaman zaman uygulama çalışmaları yapıyoruz. Daha önce Eskigediz Beldesi’nde fırınları boyadık. Kendi okulumuzda iç ve dış mekan olarak çevre düzenlemesi şeklinde çalıştık. Öğrencilerimiz bunu çalışırken hem mutlu olmakta hem el becerilerini geliştirmekte. Dışarıya sipariş alarak parayla çalışan öğrencilerimiz var. Okul bittiği zaman öğrencilerimiz için de müthiş bir tecrübe oluyor. Memlekete gittiği zaman kimisi evinde balkonunu boyamakta, kimisi ücret dahilinde komşusunun evini boyamakta. Derste planladığımız tasarımları bu uygulama alanında uyguladık. Katılan öğrencilerimiz için büyük bir avantaj. Öğrenciler üniversitede öğrendiklerini eğer okul bitmeden uygulama alanına dökebilirse gelecekteki iş hayatları için onlara büyük bir artı olmakta. Grafik tasarım programı boya, cam, baskı, matbaa olsun yine medya alanında birçok alanda iş bulma olanağına sahip. Okulumuzu tercih edecek öğrencileri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Harika çizimleri gerçekleştiren öğrencilerimize teşekkürü bir borç biliyoruz”

Gediz Gençlik ve Spor Müdürü Muhammed Keskin, Dumlupınar Üniversitesi Gediz Meslek Yüksekokulu Grafik ve Tasarım öğrencileri ile Gediz’deki spor sahalarını daha kullanılabilir hale getirdiklerini aktararak şunları söyledi:

“Grafik ve tasarım bölümü öğrencilerimiz değişik spor figürleri, atletizm, futbol, basketbol, voleybol, kick boks gibi bir figürü spor salonumuzun duvarlarına kendi el kabiliyetleri ve yetenekleri ile işliyorlar. Güzel bir proje. Gençlerimizin hem kendini geliştirmesi, hem üniversite ile birlik beraberlik içerisinde hareket etmemiz, hem de sportif alanları görmeleri ve sevmeleri açısından önemli bir sürecin içine giriyoruz. Öncelikle Gediz Meslek Yüksekokulu idaremize, Rıfat hocamıza ve birbirinden değerli harika çizimleri gerçekleştiren öğrencilerimize teşekkürü bir borç biliyoruz.”

“Bunu hem memleketimde hem de okuduğum yerde yapmak oldukça gurur verici”

Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü duvarlarında çalışma yapan Dumlupınar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Grafik ve Tasarım öğrencilerden Eskişehirli Buse Kuşçu, “Özgün baskı dersimizde aldığımız teorik derslerimizi uygulamalı olarak bazı bölgelerde gerçekleştirmekteyiz. Bende bazı hocalarımızın da sayesinde kendim sipariş almaktayım. Aynı zamanda bunu hem memleketimde hem okuduğum yerde yapmak oldukça gurur verici” sözlerini kullandı.

“Tablo ve duvar resimlerinin hepsini öğretmenlerim sayesinde ilerletebildim”

Uygulama yapan Gediz Meslek Yüksekokulu öğrencisi Filiz Baki ise, “Trabzon Vakfıkebir İlçesi’nde yapmış olduğum bazı uygulamalarla buraya kadar gelmiş birisiyim. Buraya geldiğimden beri öğretmenlerimle yapmış olduğum uygulamalarla kendimi daha iyi geliştirdiğimi hissediyor ve hala geliştiğimi düşünüyorum. Şu zamana kadar yaptığım o kadar çok resim var ki bunlarla geliştiğim için parayla yaptığım resimler var. Tablo ve duvar resimlerinin hepsini öğretmenlerim sayesinde ilerletebildim” şeklinde konuştu.

Öğrenciler Gediz Gençlik ve Spor Müdürlüğü tesislerinde yaptıkları çalışmaları bir günde tamamladılar. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/gediz-meslek-yuksekokulu-ogrencileri-duvarlara-spor-figurleri-cizdi/feed/ 0
Gazze’deki gazetecileri desteklemek için Londra’da duvarlara portreler çizildi https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-gazetecileri-desteklemek-icin-londrada-duvarlara-portreler-cizildi/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-gazetecileri-desteklemek-icin-londrada-duvarlara-portreler-cizildi/#respond Tue, 09 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26786 İsrail’in saldırılarını dünyaya duyurmak için Gazze’de canı pahasına çalışan gazetecilerin portelerini Londra’nın dört bir yanındaki duvarlara çizen Creative Debuts’un kurucusu Calum Hall, “Eylem ve aciliyet eksikliğinden dolayı çok üzüldüm ve şaşkına döndüm. Bu, bizi bir şeyler yapmaya zorladı.” dedi.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarını başlattığı 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 138 gazeteci öldürüldü.

Londra’da “dışlanmış topluluklardan sanatçılara odaklanan bir platform” olan Creative Debuts, Gazze’de olup biteni dünyaya göstermek için hayatlarını tehlikeye atan cesur gazetecileri desteklemek amacıyla yakın zamanda “Filistin Kahramanları” projesini başlattı.

Platform, Londra’da grafiti yapılmasına izin verilen alanlarda canı pahasına Gazze’de çalışan 6 Filistinli gazeteciyi (Motaz Azaiza, Bisan Owda, Hind Khoudary, Doaa Albaz, Vail ed-Dahduh and Plestia Alaqad) ve Filistinli doktorları onurlandırmak için portrelerini duvarlara çizdi.

İlk kez ocak ayında yapılan duvar resmiyle Londra sokakları, Filistin halkıyla dayanışmayı vurgulayan çeşitli sanat eserlerinin sergilendiği canlı bir tuvale dönüştü.

Platformun kurucusu Hall, kampanyanın çıkış noktasına ve amaçlarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Creative Debuts’un “dışlanmış topluluklardan sanatçılara odaklanan bir platform” olduğunu kaydeden Hall, “Toplumları bir araya getirecek diyalogları başlatmak için sanatı araç olarak” kullandıkları söyledi.

Hall, platformun “Filistin Kahramanları” (Heroes of Palestine) kampanyasını anlattı.

Gazze’de akıl almaz zorluklarla mücadele eden cesur kahramanları, yurttaş gazetecileri ve tıp uzmanlarını herkesin tanıması gerektiğini vurgulayan Hall, Gazze’de olup bitenleri telefonlardan gerçek zamanlı olarak gördüklerini dile getirdi.

Hall, portreleri çoğunlukla Londra’daki yasal grafiti alanlarında yaptıklarını belirterek, ayrıca Birmingham’ın dışındaki bir kasabada da bir portrenin bulunduğunu ifade etti.

Kamuoyunda en çok yankı uyandıran kişileri resmettiklerini kaydeden Hall, bunların Gazze’de başka insanların hayatlarını kurtarmak ve İsrail ordusunun saldırılarının dehşetini belgelemek için kendi hayatlarını tehlikeye atan doktorlar, gazeteciler ve gönüllüler olduğunu dile getirdi.

Bütün bunların arkasında uluslararası medyanın Gazze’de bulunmamasının olduğuna dikkati çeken Hall, orada bulunmalarına izin verilmemesinin çok şey anlattığını söyledi.

Hall, “Bu, insanlara görüldüklerini, sevildiklerini bilmelerini ve onların yanında olduğumuzu ve Birleşik Krallık’ta dayanışma göstermek ve farkındalık yaratmak için elimizden gelen her şeyi yaptığımızı bilmelerini sağlama girişimimizdir.” diye konuştu.

“Eylem eksikliği bizi bir şeyler yapmaya zorladı”

Hall, ” Britanya’daki insanların büyük çoğunluğu gibi ben de yalnızca hükümetimizin suç ortaklığından değil, aynı zamanda eylem ve aciliyet eksikliğinden dolayı çok üzüldüm ve şaşkına döndüm. Bu, bizi bir şeyler yapmaya zorladı.” ifadelerini kullandı.

Bu kampanyanın mükemmel bir araç olduğunu vurgulayan Hall, sokaktaki birçok insanın Gazze’de olup bitenlerin her geçen gün çok daha fazla kötüye gittiğine inanmakta zorlandığına işaret etti.

“Bu bizim bir nevi dayanışma gösterimizdi. Her şey farkındalığı arttırmak içindi.” diye konuşan Hall, insanların duvar resimlerine tepkilerinin “inanılmaz derecede olumlu” olduğunu söyledi.

Kampanyanın “insanlığa, pozitifliğe ve dayanışmaya” odaklandığını kaydeden Hall, “İnternette de bu duvar resimlerinden bazılarının hedef alındığını ve tahrip edildiğini görmüş olabilirsiniz. Bu başlı başına Gazze’de olup bitenlerin çok küçük bir örneğidir.” ifadelerini kullandı.

Hall, “Filistin Kahramanları” kampanyasının sosyal medyada en çok etkileşim alan kampanyalarından olduğunu belirtti.

Öte yandan duvar resimlerinin finansmanına yardımcı olmak için bir fonlama platformu aracılığıyla para da toplandığını kaydeden Hall, “Birçok insanın onları gerçekten desteklediğini ve nasıl destekleyebileceklerini öğrenmek istediklerini gördük. Asıl odak noktası, insanların doğrudan Gazze’ye, oradaki insanlara yardım etmek için bağışta bulunmasıdır. Ancak bu Londra’da ve Birleşik Krallık çevresinde farkındalık yaratma konusunda inanılmaz derecede etkili oldu.” diye konuştu.

Hall, Filistinli doktorların resmini duvarlara çizdiğinde bazı insanların mesajın ne olduğunu karıştırdığını belirterek, “Bu, insanların önyargılarına ışık tutuyor, ırkçılığa ışık tutuyor, Batı’nın suç ortaklığına ışık tutuyor, sömürgeci mirasa ışık tutuyor, tüm bu farklı bileşenlere ışık tutuyor. Birleşik Krallık’taki beyaz bir adam olarak ayrıcalığımı ve platformumu farkındalık yaratmak için kullanmam gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“İsrail’e silah tedarikini durdurmamız gerekiyor”

İsrail’in saldırılarını durdurması için İngiliz hükümetine çağrıda bulunan Hall, “İngiltere’ye gelince, İsrail’e silah tedarikini durdurmamız gerekiyor. Yaptırımları tartışmamız gerekiyor. Ukrayna’daki korkunç duruma ve Gazze’deki korkunç duruma baktığınızda, Rusya’ya uygulanan yaptırımların (İsrail’e) neden uygulanmadığı çok tuhaf. Eurovision’da İsrail’in olması çok tuhaf.” diye konuştu.

“Akıl dışı şiddete” maruz kalındığını, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) soykırıma ilişkin bir dava olduğunu, yardım kuruluşlarının finansmanının kesildiğini hatırlatan Hall, şöyle devam etti:

“Yardım çalışanlarının kasıtlı olarak hedef alınmasıyla karşı karşıyayız, gazetecilerin kasıtlı olarak hedef alınmasıyla karşı karşıyayız, hastanelerin, eğitim merkezlerinin, toplulukların, konutların, altyapının, her şeyin kasıtlı olarak yok edilmesiyle karşı karşıyayız. Filistin halkına yönelik kasıtlı terör eylemleri yapılıyor.”

“Dünya bunu öylece izliyor olamaz”

“Dünya bunu öylece izliyor olamaz. Bu, uluslararası hukuku gözümüzün önünde yeniden yazmaktır. Bu, savaş kurallarını da yeniden yazmaktır.” diye konuşan Hall, kendilerini inanılmaz derecede çaresiz hissettiklerini aktardı.

Hall, “İşte bu nedenle, birisinin duvar resmini yapmak, suç ortağı hükümetimizin fikirlerini değiştirmeyecek olsa da bunun yaptığı şey, Filistin’deki insanlara onların yanında olduğumuzu, onları sevdiğimizi, onları duyduğumuzu, onları gördüğümüzü göstermektir.” dedi.

İngiltere’de İsrail’in saldırıların durdurulması için düzenlenen protestolara başından beri katıldığını kaydeden Hall, “Tarih hepimizi yargılıyor ve gelecekteki benliklerimiz bize ve şu anda yaptığımız eylemlere bakıyor.” şeklinde konuştu.

Hall, söz konusu protestolara toplumun her kesiminden insanların katıldığına işaret ederek, “Politikacılarımızın ve örnek aldığımız kişilerin tarihin akışını değiştirmesinin zamanı geldi.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-gazetecileri-desteklemek-icin-londrada-duvarlara-portreler-cizildi/feed/ 0
Sanatının temelini kent duvarları oluşturan ressam: Burhan Doğançay https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/ https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:09:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3534 Dünyaca ünlü ressam ve fotoğrafçı Burhan Doğançay, vefatının 11. yılında anılıyor.

Yarım asır boyunca dünyanın muhtelif şehirlerinde gördüğü duvarları sanat eserlerine entegre etmesiyle tanınan Doğançay, ressam ve harita subayı Adil Doğançay ile Hediye Hanım’ın çocuğu olarak 11 Eylül 1929’da İstanbul’da doğdu.

Babası ile birlikte küçük yaşlardan itibaren doğada gezen Doğançay, sanat alanındaki ilk eğitimini de babasının yanı sıra tanınmış ressam Arif Kaptan’dan aldı. Doğançay, lise yıllarını Ankara’da geçirdi ve Gençlerbirliği takımında futbol oynadı.

Doğançay, 1950’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan hemen sonra gittiği Fransa’da, 1955 yılına kadar Academie de la Grande Chaumiere’de sanat kurslarına katıldı.

Yurt dışında doktora tezini hazırladı

Harçlığı yetmediği için 1952’de İngiliz filmi “Innocents in Paris’te Ronald Shiner”ın dublörlüğünü yapan unutulmaz sanatçı, para kazanmak için çeşitli işler yaptı.

Tezi için araştırma yapmak üzere Danimarka’ya giden Doğançay, 1953’te Paris Üniversitesi Ekonomi Bölümünde “Le Role de la Cooperation et les Progres de I’Agriculture Danoise” (Kooperatiflerin Rolü ve Danimarka Tarımının Gelişimi) başlıklı doktora tezini hazırladı.

Paris’te Van Gogh, Cezanne ve Monet’in resimlerini inceleyen Doğançay, izlenimci ekolün etkisinde kalarak resimler çizdi.

Bir süre Normandiya’daki Honfleur kasabasında yaşayan ve bir yandan Fransızca öğrenen Burhan Doğançay, yerel takımda futbol da oynadı. Doğançay’ın bu dönem suluboya ile yaptığı resimleri de Bayan Boutiron’un balıkçı dükkanında sergilendi.

İsveç, Almanya, İsviçre ve İtalya’ya seyahat eden Doğançay, doktorasını bitirip Ankara’ya döndükten sonra, 1956’da Sanat Sevenler Kulübü’nde ilk kişisel sergisini açtı.

114 ülkeyi kapsayan “Dünya Duvarları” projesini gerçekleştirdi

Bir süre Türkiye’de Turizm Genel Müdürlüğü görevini üstlenen usta sanatçı, 1960’lı yılların başından beri hayranlık duyduğu şehir duvarlarını eserlerinin konusu olarak seçerek, aynı yıllarda “Duvarlar” serisine başladı.

Kendi deyimiyle bir gün New York’taki 86. Sokak’ta yürürken gözüne takılan bir şey ile bu tutkunun başladığını ifade eden sanatçı, yaptığı bir açıklamada, şu bilgileri vermişti:

“Şu ana kadar gördüğüm en güzel soyut tabloydu. Bir posterin artıkları ile yüzeyinden gelen ve duvarda oluşan parça gölgelerinin desenleri vardı. Daha ziyade portakal renginde, biraz da mavi ve yeşil ve de kahve rengindeydi. Ayrıca üzerinde, yağmur ve çamurla oluşmuş izler vardı.”

Bu düşünceden yola çıkan sanatçı, 1975’te 114 ülkeyi kapsayan, “Dünya Duvarları” fotoğraf projesine başladı. Doğançay, bu projenin ürünlerini, 1982’de Paris’te Georges Pompidou da “Fısıldayan Duvarlar” adı altında ilk kez sergiledi.

Sanatçının tasarımları, 1983’te Fransa’nın ünlü halı merkezi Aubusson’da duvar halısı olarak dokunmaya başlandı.

Brooklyn Köprüsü’nün 1986’da büyük bir onarım geçirdiği sırada Doğançay tarafından çekilen 19 adet büyük boy fotoğrafı, New York’un 100.yıl kutlamalarında (1998) JFK Uluslararası Havaalanı’nda iki yıla yakın süre sergilendi. Bu fotoğraflar daha sonra, “Walls of the World” adlı kitapta yayınlandı.

Burhan Doğançay, 1982’de Paris’te Centre Pompidou’da, 1983’te Montreal’de Musee d’Art Contemporain’de, 1992’de St. Petersburg’da kişisel sergiler düzenledi, 1987’de 1. İstanbul Bienali’ne katıldı.

Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı desteğiyle 2001’de ilk retrospektif sergisini İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda ziyarete açan sanatçının, “Hat Sanatına Saygı” isimli çalışması 2003’ün Haziran ayında, Brüksel’deki yeni Avrupa Parlamentosu binasına asıldı.

“Mavi Senfoni” eseri 2,2 milyon TL’ye satıldı

Ressam Doğançay’ın en ünlü tablosu olan “Mavi Senfoni”, 2009 yılında Murat Ülker tarafından, 2,2 milyon liraya satın alındı. Tablo bu satışla birlikte, 2005-2010 yılları arasında satılan en pahalı Türk tablosu olma unvanına sahip oldu.

Ardında unutulmaz onlarca sanat eseri bırakan usta sanatçı, İstanbul’da tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde 16 Ocak 2013’te 84 yaşında hayatını kaybetti.

Burhan Doğançay’ın cenazesi, Teşvikiye Camisi’nde kılınan namazın ardından, vasiyeti üzerine Bodrum Turgutreis’teki Karabağ Mezarlığı’na defnedildi.

2004 yılında kendi çabalarıyla Doğançay Müzesi’ni kurdu

Kent duvarları resim sanatında tekrarlanan bir tema olmasına rağmen, Doğançay’ın yorumuyla çeşitli üsluplara dönüştü. Duvarlar, Doğançay’ın özgün yorumları ile resimlere, grafik sanatlara, duvar halılarına, heykellere ve fotoğraflara aktardı.

Kimi eserlerinde etkiyi pekiştirmek için kolaj ve fümaj tekniğini bir arada kullanan sanatçı, ayrıca kağıtlar, afişler, ipler, eski kırık tabelalar, kapı tokmakları, teller, kilitler, boyanmış tahtalar gibi malzemelere de eserlerinde yer verdi.

Çalışmalarında her zaman yaşamdan beslenen Doğançay, 20. yüzyıla egemen olan siyasal, toplumsal, felsefi olaylara ve sanatsal akımlara göndermelerde bulundu. Sanatçı, 2004 yılında kendi çabalarıyla Doğançay Müzesi’ni kurdu. Böylece müze Türkiye’nin ilk kişisel çağdaş sanat müzesi olma özelliğine sahip oldu.

Aldığı ödüllerden bazıları

1964- New York Kenti Takdir Belgesi

1984- ENKA Sanat ve Bilim Ödülü

1992- Rusya Kültür Bakanlığı Takdir Madalyası

1995- Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ve Madalyası

2004- Ankara Hacettepe Üniversitesi “Sanatta Onursal Doktora” Belgesi

2005- Art Forum Ankara Plastik Sanat Fuarı “Sanat Onur Ödülü”

2005- Art İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması “Sanata Katkı Ödülü”

Doğançay’ın eserlerinin bulunduğu müzelerden bazıları:

Danimarka’da Louisiana Museum of Modern Art, Fransa’da Musee de Grenoble, Centre Georges Pompidou, Rusya’da St. Petersburg, State Russian Museum, ABD’de Houston Museum of Fine Arts, Los Angeles County Museum, The Newark Museum, New York The Brooklyn Museum, The Museum of Modern Art, Guggenheim Museum, The Metropolitan Museum of Art, Washington The Library of Congress, The National Gallery of Art, Pittsburg’da Carnegie Museum of Art, The Cleveland Musuem of Art, Ohio Kennedy Museum of Art, Kanada’da Art Gallery of Greater Victoria, Yunanistan’da Benaki Museum ve Belçika Brüksel’de Avrupa Parlamentosu

Doğançay ve eserleri hakkında yayınlanan kitaplar:

Walls of the World, Kerber Verlag, 2003, Almanya

Dessine-Moi l’Amour. Syros-Alternatives, 1992, Fransa

Bridge of Dreams. Hudson Hills Press, 1999, ABD

Dogançay. Hudson Hills Press, 1986, ABD

Dogançay: A Retrospective. Duran Editions, 2001, Türkiye

Burhan Dogançay: Works on Paper 1950-2000, Hudson Hills Press, 2003, ABD

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/feed/ 0