Konya’da 4 çocuk annesi Ayşe Köklü (48), merkez Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesinde bulunan sanayi sitesinde bir iş yerinde çalışırken, çocukluk hayali olan oto sanayi sitesinde motor tamircisi mesleğine yönelmek istediği sırada çalıştığı iş yeri ile aynı sokak üzerinde bulunan bir ızgara salonunun satılık olduğunu öğrendi. İş yeri sahibi ile konuştuktan sonra anlaşan Ayşe Köklü, kolları sıvayarak kendi işine başladı. Çocukluk yıllarında annesi tarafından öğretilen sıkma ve saç böreği yaparak satışa başlayan ve sanayi sitesinin börekçi ablası olan Ayşe Köklü, “Bu iş aslında hiç yoktu. 4,5 yıl önce dükkanımla aynı sokak üzerindeki bir iş yerinde çalışmaya başladım. Ben o zaman orada çalışırken burası ızgara dükkanıydı. Bir abiden devir aldım. Satılığa çıkardı devren, onun da aklında böyle bir fikir yoktu ama nasip kısmet. Onun işleri ters gitti. Bu sırada benim elime bir miktar para geçti. Çalıştığım iş yerinden ayrılmayı düşünürken elime para da geçince kendi işimi kurarım diye düşünürken burayı almak nasip oldu. Bir anda oldu her şey” dedi.
“Kendimi sanayide ustalara yemek yapıyor olarak buldum”
Hedefinin sanayi sitesinde farklı bir meslek olduğunu anlatan 4 çocuk annesi Ayşe Köklü, “Benim hedefim bu şekilde yemek üzerine değildi, sanayide bir tamir dükkanı açmaktı. Hedefim, niyetim oydu ama kendimi sanayide ustalara yemek yapıyor olarak buldum. Bir iş kurarım, kendim bir şeyler yaparım diye çok istiyordum. Hedefim vardı, tamirci gibi mesela. Hatta çalışma arkadaşlarıma söylerdim hep ‘ben tamirci dükkanı açacağım’ diye. O işlerle uğraşıp birşeyler tamir etmeyi çok seviyorum. Bana burayı açmadan önce bir arkadaşım ‘çalışkansın, yaparsın gel senle beraber börekçi açalım’ dedi. Ben kesinlikle hamur işi ile uğraşmak istemiyorum demiştim, herhalde büyük konuştum. Burası nasip oldu. Buraya gelen müşterilerim çok şaşırmıyorlar daha çok beğeniyorlar. Alıştım artık, onlar da bana alıştı. Çok şükür bütün müşterilerimden memnunum, hepsinden Allah razı olsun, böyle devam ediyor” şeklinde konuştu.
Kendi işini yapmak isteyenlere seslenen Köklü, “Yaşım dolayısıyla çok bir hedefim yok. Belli bir yaştan sonra kadınlar evde oturmayı seviyor. Çalışmak çok güzel ama diyorum ki, ‘keşke daha önce böyle bir yapsaydım’ o zaman daha farklı şeyler olabilirdi. Şimdilik böyle gidecek. Her şey nasip kısmet. Ben şunu yaparım demekle olmuyor. Bir şekilde belki büyüyecek, belki devam etmeyecek bilmiyorum. Girişimcilerin de imkanları varsa, çalışma güçleri varsa herkes çalışsın” ifadelerini kullandı.
Sanayide farklı sektörlerdeki ustalar ise Ayşe Köklü’nün yaptığı böreklerden oldukça memnun olduklarını söyledi. – KONYA
]]>Olay 6 Nisan Cumartesi akşamı Sultangazi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir pidecide meydana geldi. İddiaya göre, iftardan yarım saat sonra dükkana gelen iki müşteri lahmacun siparişi verdi. Çalışanların iftar yapması ve lahmacun içinin olmaması üzerine iş yeri sahibi, siparişi verenlere lahmacunun yapılamayacağını söyledi.
Bir başka kişiye kaşarlı pide yapıldı
Bunun üzerine pideciden ayrılan iki kişiden sonra gelen bir başka müşteri de lahmacun istedi. İş yeri sahibi o müşteriye de lahmacun hazırlayamayacaklarını belirtti. Bunun üzerine müşteri kaşarlı pide istediğini söyledi.
Tehdit edip, dükkandan ayrıldılar
Daha sonra dükkana gelen ilk müşteriler, “neden bize lahmacun yapmadın” deyip, iş yeri sahibi ile tartıştı. Bunun üzerine iki kişi iş yeri sahibini tehdit ederek dükkandan ayrıldı.
Bir süre sonra iş yerinin önüne gelen şüphelilerden biri, dükkana rastgele ateş etmeye başladı. Çalışanlar büyük panik yaşarken, iş yerinin camları kırıldı. Saldırganlar ise olay yerinden kaçtı. Polis saldırganları yakalamak için çalışma başlattı.
“Bana ters bakış yaparak gittiler”
Olay anını anlatan iş yeri sahibi Sait Gökmen, “Olay iftar saatinden yarım saat sonra oldu. Cumartesi akşamı işin yoğun olduğu bir akşamdı. İş bitti arkadaşlar iftara oturdu. Gelen iki kişi vardı. Lahmacun istediklerini söylediler, ben de kalmadı, kapattım dedim. Onlar gittikten sonra iki kişi daha geldi. Onlarda iki lahmacun yapar mısın dedi, lahmacun kalmadığını, kapattığımı söyledim. ‘Nasıl kapattın, üst kat açık’ dedi. Üstte siparişini veren müşterinin oturduğunu fırınım kapalı olduğunu söyledim. Bana ters bakış yaparak gittiler. Hemen akabinde müşteriler yemeğini yedikten sonra kapatacağım anda başka bir müşteri gelip bana kaşarlı pide yapar mısın dedi? Ustada iç harcı var dedi” dedi.
“20 dakika sonra dükkanın önünden sol tarafa doğru biri geçip, dükkanın camlarına 5,6 el ateş etti”
Daha sonra dükkanın kurşunlandığını söyleyen Gökmen, “Kaşarlı pideyi usta hazırlayıp fırına attı. Lahmacun isteyenlerden birisi geri geldi. ‘Ben lahmacun istedim, bana yapmıyorsun, başkası isteyince neden yaptın’ dedi? ‘Ben seni tanımam, sen beni tanımazsın’ dedim. Kendisinin lahmacun istediğini, yeni müşterinin ise pide istediğini ifade ettim. ‘Onlar geldiğinde de arkadaşlar yemek yiyordu. O esnada ocak kapalıydı’ dedim. ‘Ben gidiyorum gece 12’yi bekle’ deyip, çıktı gitti. Aradan çok zaman geçmedi, 20 dakika sonra dükkanın önünden sol tarafa doğru biri geçip, dükkanın camlarına 5, 6 el ateş etti. O anda biz kasa ve fırının önündeydik. Bir anda ne olduğuna şaşırdık. Havaya ateş ederek aşağı doğru kaçtılar” şeklinde konuytu.
Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı
Dükkanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde iş yeri sahibi ve çalışanlarının kasa ile fırın arasında olduğu, mermilerin geldiği anda da saklandıkları görülüyor. Olayı gerçekleştirenlerin kaçarak uzaklaştıkları görülüyor.
Polis ekiplerinin kaçan şüphelileri yakalamak için başlattığı öğrenildi. – İSTANBUL
]]>İlkokul mezunu 55 yaşındaki İçyeroğlu, eşi ilerleyen yaşı nedeniyle tekneyle balık avına çıkamayınca geçimlerini sağlamak için balıkçı dükkanı açmak istedi.
İçyeroğlu, bu düşüncesini paylaştığı eşinin “yapamayız” demesine rağmen 4 yıl önce bu hayalini gerçekleştirdi.
Abdullah Paşa Mahallesi’nde açtığı dükkanda talebe göre hem çiğ hem de kızarttığı balıkların satışını yapan İçyeroğlu, bir yıl içerisinde müşteri sayısının artması üzerine eşi, iki oğlu ve bir kadına da istihdam sağladı.
Dükkanda zamanla müşterilere fırın yemekleri de sunmaya başlayan İçyeroğlu’nun azmi takdir görüyor.
“Eşime, ‘Pişirmesi benden, temizlemesi senden’ dedim”
İçyeroğlu, AA muhabirine, eşinin 35 yıl boyunca tekneyle Keban Baraj Gölü’nde balık avına çıktığını, geçimlerini bu şekilde sağladıklarını, bu sayede 2’si kız 4 çocuk büyüttüğünü söyledi.
Eşinin yaklaşık 5 yıl önce ilerleyen yaşından dolayı balık avına çıkamadığını anlatan İçyeroğlu, bunun üzerine geçimlerini sağlamak için eşine balıkçı dükkanı açma önerisinde bulunduğunu belirtti.
İçyeroğlu, “Eşime ‘Gel beraber bir dükkan açalım’ dedim. ‘Yok, yapamayız’ dedi. ‘Kendime güveniyorum, yeter ki sen de bana güven, pişirmesi benden, temizlemesi senden’ dedim. Zorla kendisine bu fikri kabul ettirdim. Dükkanı açtık, işe başladık.” ifadesini kullandı.
Başta zorlandıklarını, geçim sıkıntısı yaşadıklarını ifade eden İçyeroğlu, gün geçtikçe müşteri potansiyelinin artmaya başladığını anlattı.
İçyeroğlu, şunları kaydetti:
“Gelenler hazırladığım balıkları, yemeklerimi çok beğeniyor. Balığın tazesini almaya çok dikkat ediyorum. Taze balık geldiği zaman alıyorum, aklıma yatmadığı zaman almıyorum. Yemediğim ürünü müşteriye yedirmem. Müşterilerime soruyorum nasıl istiyorlarsa balıkları öyle pişiriyorum.”
“Ailece çalışıyoruz”
Eşi Kenan İçyeroğlu ise başta eşinin bu girişimine karşı çıktığını belirterek, ısrarı üzerine açtıkları dükkanın geçim kaynakları olduğunu söyledi.
İlk birkaç ay maddi olarak zorlandıklarını ancak eşinin yaptığı lezzetli balık kızartmaları ve tepsi yemekleri sayesinde işlerin zamanla arttığını anlatan İçyeroğlu, şöyle konuştu:
“İşlerimiz iyi gitmeye başladı. Bir oğlum İstanbul’da çalışıyordu, çağırdık o da geldi. Bir oğlum da liseyi bitirdi, şu an hem yanımızda çalışıyor hem de üniversiteye hazırlanıyor. İşlerimiz daha da iyiye gidince bir de kadın çalışan aldık. Hep beraber ailece çalışıyoruz.”
“Sevgi ablanın elinin lezzeti çok iyi”
İçyeroğlu’nun müşterilerinden Akgül Eraslan, Abdullah Paşa Mahallesi’ne uzak bir mahallede yaşamasına rağmen lezzetinden dolayı balık almak için bu dükkana geldiklerini söyledi.
Eraslan, “Sevgi teyzenin elinin lezzeti çok, balıklarımızı sürekli buradan alıyoruz. Bir kadın girişimci olduğu için kendisini ayrıca destekliyoruz. Çok temiz ve titiz çalışıyor. Çocuklar balığı pek sevmez ama çocuklarım el lezzetinden olsa gerek buradan aldığım balıkları seviyor. O yüzden sürekli buradan balık alıyorum.” diye konuştu.
Hüseyin Akbayır da pişmiş balık almak için İçyeroğlu’nun dükkanına geldiğini belirtti.
Akbayır, “Sevgi ablanın elinin lezzeti çok iyi. Çipura, hamsi ve istavriti sürekli buradan alıyorum. Benim için burası lezzetin değişmez adresi. Herkese tavsiye ediyorum.” dedi.
]]>Antalya’da pazartesi günü etkili olan sağanak yağışla birlikte yaşanan, 1 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin ardından yaralar sarılmaya başlandı. Metrekareye Kepez’de 300 kilogramın yağış düştüğü ilçede selin en fazla etkilediği mahalle ise Güneş oldu. Mahallede özellikle giriş kat daireleri ve depolar ve birçok iş yeri su altında kaldı. Antalya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, orman ve AFAD ekiplerinin çalışmasıyla mahallede su tahliyesi tamamlandı. İş yerleri temizlik çalışmasının ardından yavaş yavaş faaliyetlerine başladı. Bir halıcı deposunu su basması nedeniyle zarar gören ürünlerini çöpe atmak yerine yarı pahasına satmaya başladı. Bin TL’lik halıyı yarı fiyatına verince iş yerinde yoğunluk oluştu. Mahallede her evin bahçesinde kurumak üzere ev eşyası çıkartılırken, çok sayıda otomobilde ise temizlik çalışması yapıldığı görüldü. AFAD ve belediye ekiplerinin bölgede çalışmaları ise devam ediyor. Selin şiddeti ise bir depodaki duvarın yıkılmış haliyle görüntülendi.
“Ortadaki duvar yıkılmış”
Tuhafiye dükkanı işleten Türkan Yılmaz, “Sabah geldiğimizde manzara çok kötüydü. Depo suyla dolmuş ve taşmıştı. Buralar hep suyla kaplıydı. Babam bile 30 yıldır burada olduğunu ve böyle bir afet görmediğini söyledi. Bayağı bir zararımız oldu. Elbiselerimiz hepsi suyla gitmiş. Kullanılabilecek olanları ayırdık. 150 bin liralık zararım var” diye konuştu.
“İlk kez böyle şey gördük”
Kasap dükkanı işleten Gülsüm Beslek, “Dükkanımızı açamadık, yarıya kadar suydu. Yan dükkanın penceresinden depoya su doluyor. Ortadaki duvar yıkılıyor. Merdivenin en üst seviyesine kadar suydu. Bizim mangal, kömür, baharat, eldivenlerimizin hepsi gitti, ziyan oldu. 14 yıldır burayı işletiyorum, ilk defa böyle bir şey gördük. Benim zayiatım 60 bin lira civarı. Ne yapalım yeniden yaptık. AFAD yardımcı oldu” dedi.
“Depo halılarım gitti”
Pazartesi gece başlayıp sabaha kadar yağışın aralıksız sürdüğünü anlatan Mehmet Nur Yavuz, “Daha sonra buralar sel oldu. Dükkanımızın üst katı bir metre, alt katta ise 3 metreye kadar su içinde kaldı. AFAD yardım yaptı Allah razı olsun. Onlar olmasa burayı temizleyemezdik. Bizim depoda 3 milyona yakın zararımız var. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Destek istiyoruz. Zor durumdayız. Bölgede zarar gören esnafımıza destek bekliyoruz. Bu halılar şu an çöpe atsam ya da birine versem 50-100 bin para tutmaz. Hiçbir şey kurtaramadık. Hala yerde sular var. Bu malları çıkaramıyoruz ıslak, yarı ıslak ürünleri, bin TL’lik ürünü yarı yarıya satıyoruz. Bu bir afet ama bizi yalnız bırakmasınlar, ayakta duralım” ifadelerine yer verdi.
“Su balkondan, her yerden girdi”
Giriş kattaki dairesi su altında kalan ve yaralarını sarmaya çalışan Sevil Köker, “Daha önce böyle bir şey yaşamadık. Sel geldiği zaman daha uyumamıştık. Kapıyı açtım merdiven boşluğundan su geliyordu. Suyu eşim engellemeye çalıştı ama başaramadı. Hem dış hem balkon kapısından su gelmeye başladı. Üst kata sığındık çocuklarla. Tüm eşyalarımız bitti. Destek bekliyoruz, perişan haldeyiz” şeklinde konuştu. – ANTALYA
]]>