Dua – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 16 Jul 2024 00:30:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece Cemevi’nde Muharrem matemi lokmasına katıldı https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-buyukcekmece-cemevinde-muharrem-matemi-lokmasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-buyukcekmece-cemevinde-muharrem-matemi-lokmasina-katildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 00:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39710 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece Cemevi’nde düzenlenen Muharrem matemi lokmasına katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Muharrem orucunun 9’uncu gününde Alevi vatandaşlarla Büyükçekmece Cemevi’nde buluştu. İmamoğlu’na Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner ile İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat eşlik etti. Muharrem matemi lokması, okunulan duayla dağıtıldı. Dua öncesinde, İmamoğlu kısa bir konuşma yaptı. Muharrem matemi lokmasına ortak olduğu için mutluluğunu dile getiren İmamoğlu, “Büyükçekmece, Beylikdüzü benim yaşamımın büyük bir bölümünün geçtiği, güzel komşularımın, sevgili dostlarımın, çok değerli hemşehrilerimin bir arada mutlu yaşadığı bir bölge. Ben de bu bölgede hangi etkinliğe katılsam ömrümün neredeyse 35 yılını geçirdiğim bu alanda elbet kendimi biraz daha huzurlu, biraz daha mutlu, biraz daha fazla evinde hisseder gibi sıcak bir ortamda hissediyorum. Dolayısıyla ben bütün bu sıcaklığı hissederek hele hele siz sevgili canların, güzel dualarıyla, güzel bakışlarıyla kendimi daha da güvende, daha da sıcak bir ortamda hissederek bugün tutulan oruçların, yaslar ve acıların tekrar hatırlandığı ama bütün dualarınızda biliyorum ki bu dünyada ve bu insanların asla bir daha Kerbela’daki gibi acıları yaşamaması dualarınızın özünde vardır” dedi.

“Bin kere zulmedilse de zalim olma, mazlum ol denecek kadar erdemli bir bakış”

İslam dünyasının, insanlığın her daim esefle kınayacağı, hiçbir zaman hiçbir yerde olmasını kabul etmeyeceği bu büyük acının yasını tuttuğunu ifade eden İmamoğlu, “Ben de bu sofraya gelip sizin dualarınıza eşlik etmek ve hiçbir zaman bu acıların bir daha yaşanmaması için, dua etmek için aranızdayım. Allah bütün tutulan oruçlarınızı kabul etsin. Bütün insanlığa, sizlerin o güzel duaları erişsin. Zalimlerin zulmü insanlık tarihinde hiç eksik kalmamış. Hep var olmuş. Mazlumların yanında olmak, mazlumlar için mücadele etmek, mazlumlar için dua etmek, mazlumları hissetmek de bizim bu topraklarımızın aslında doğasında olan, içinde olan ve sizler gibi canların gerçekten bütün o içtenliğiyle ‘bin kere zulmedilse de zalim olma, mazlum ol’ denecek kadar erdemli bir bakışı ortaya koyan çok nadir insanlar, topluluklar vardır. Bu aslında bizim bu topraklarımızı, bu cennet vatanı, bu güzel cumhuriyeti çok güvende tutan bir bakış açısıdır” ifadelerini kullandı.

“Mazlumlar her zaman güçlü olsun”

Mazlumların her zaman güçlü olmasını dileyen İmamoğlu, “Çünkü böyle bakan insanlar, kendine güvenen ve asla adaletsizliği kabul etmeyen ve daima kendinden emin ve mücadeleci olan insanlardır. Dolayısıyla biz de hep birlikte bu cennet vatanın insanları olarak bu sıcak ve bu manevi sofrada dua ediyorum ki Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bu topraklarda hiçbir zaman zalimler var olmasın. Mazlumlar her zaman güçlü olsun. Zaten bizim insanımız güçlüdür, mücadelecidir. Nasıl ki Kurtuluş Savaşı’nda büyük bir mücadelenin içinde oldu bu topraklarda yaşayan insanlar, hürriyeti için o sonsuz mücadelenin sonunda büyük bir değeri kazandık. Çok güzel bir anekdot okudum. ‘Benim babam şehit oldu’ diyerek Atatürk’e ağlayan çocuk, ‘acaba şehit oldu mu, hani acaba yaşıyor mudur’ deyince ona; ‘Artık senin baban cumhuriyettir’ demiş. Şimdi bu çok asil bir cümle. Bu cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Bu güzel cumhuriyette, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu güzel Türkiye Cumhuriyeti’nde, vatandaşına, insanına eşit olma duygusu, bırakın zulmü, her insanın eşitlenmediği yerde sıkıntı duymamız gereken bir cumhuriyettir bize emanet olan. Allah hepimizi bu güzel topraklar için can veren başta Mustafa Kemal Atatürk ve o şehitlerimize mahcup etmesin” şeklinde konuştu.

“Alevi yurttaşlarımız bu toprakların çimentosu”

“Bugünün elbette hukuk önünde her zaman hesabının verilmesi için mücadele edilmesi gerekir ki bir daha biz 15 Temmuz gibi utanç verici günler yaşamayalım” diye devam eden İmamoğlu, “Çünkü utanç verici bir güne evrilmiştir yıllar boyu yapılan ihmaller. O bakımdan bu milleti uydurma bir takım tavır ve davranışlarla aldatan insanların yerine akıldan ve bilimden şaşmayan, ışığı sadece bilim olan bir sürecin bu topraklarda var olması ve çocuklarımız için umut dolu günlere kavuşmamız için de hep beraber dua ediyorsunuz, biliyorum. Allah o güzel dualarınızı da kabul etsin. Alevi yurttaşlarımız bu toprakların çimentosu. Bu güzel cumhuriyetin, bu güzel memleketin, bu güzel devletin var oluşundan bugüne en ön saflarda mücadele etmiş, doğruluk için mücadele etmiş vatandaşlarımız” ifadelerini kullandı.

“Cemevlerimizin hizmetinde olmakla yükümlüyüz”

“Cemevlerimizin hizmetinde olmakla yükümlü yöneticileriz” diyen İmamoğlu, “Teşekkür ederiz değerli Başkanımız bize teşekkür etti. Ama teşekkür etmese de olur. Çünkü biz vazifemizi yerine getirdik. Bugüne kadar eksik vazife yapmışsak devletin kurumları olarak esas sizlerden özür diliyoruz. Dolayısıyla yurttaşlarımızın her türlü inancına hizmet etmek az önce dediğim gibi, ‘devletin dini adalettir’ denen düsturdan yola çıktığımızda laikliğin bu topraklarda yaşayan her bireyin hakkına, hukukuna hizmet etme bilinciyle 86 milyon eşit hissedarı olan, vatandaşları olan bir memleketin evladı olarak bizler elbette ki Alevi vatandaşlarımızın ibadethanesi olan cemevlerine hizmet etmekle yükümlüyüz. Camilerimizin hizmetindeyiz. Cemevlerimizin hizmetindeyiz. Bu ülkede yaşayan Hristiyan, Musevi vatandaşlarımızın ibadethanelerinin de hizmetindeyiz. Bu topraklarda yaşayan her vatandaşımızın eşit yurttaş, mutlu yurttaş ve hizmetlerden eşit yararlanan yurttaşlar olması için mücadelemize devam edeceğiz. Sofranızda bulunmaktan, bu manevi ortamda dualarınıza eşlik etmekten bahtiyarım. Savaşın konuşulduğu değil, barışın konuşulduğu bir dünyada mutlu ve huzurlu olalım” ifadelerini kaydetti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-buyukcekmece-cemevinde-muharrem-matemi-lokmasina-katildi/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Alevi Vatandaşların Muharrem Matemi Lokmasına Ortak Oldu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-muharrem-matemi-lokmasina-ortak-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-muharrem-matemi-lokmasina-ortak-oldu/#respond Tue, 16 Jul 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39701 (İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece Cemevi’nde Alevi vatandaşların Muharrem matemi lokmasına ortak oldu. İmamoğlu, “Alevi yurttaşlarımız bu toprakların çimentosu. Bu güzel cumhuriyetin, bu güzel memleketin, bu güzel devletin var oluşundan bugüne en ön saflarda mücadele etmiş, doğruluk için mücadele etmiş vatandaşlarımız” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Muharrem orucunun 9’uncu gününde Alevi vatandaşlarla Büyükçekmece Cemevi’nde buluştu. İmamoğlu’na Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner ile İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat eşlik etti. Muharrem matemi lokması, dede Rıza Kılıç’ın okuduğu duayla dağıtıldı. Dua öncesinde, İmamoğlu kısa bir konuşma yaptı. Muharrem matemi lokmasına ortak olduğu için mutluluğunu dile getiren İmamoğlu, “siz sevgili canların, güzel dualarıyla, güzel bakışlarıyla kendimi daha da güvende, daha da sıcak bir ortamda hissederek bugün tutulan oruçların, yaslar ve acıların tekrar hatırlandığı ama bütün dualarınızda biliyorum ki bu dünyada ve bu insanların asla bir daha Kerbela’daki gibi acıları yaşamaması dualarınızın özünde vardır” dedi.

“Bin kere zulmedilse de zalim olma, mazlum ol”

“Hep birlikte bu ortak acımızın gerçekten İslam dünyasının, insanlığın her daim esefle kınayacağı, hiçbir zaman hiçbir yerde olmasını kabul etmeyeceği bu büyük acının yası tutuluyor” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli canlar, değerli hemşehrilerim zalim, zulüm, mazlum. Bu aslında o kadar enteresan bir durum ki zalimlerin zulmü insanlık tarihinde hiç eksik kalmamış. Hep var olmuş. Mazlumların yanında olmak, mazlumlar için mücadele etmek, mazlumlar için dua etmek, mazlumları hissetmek de bizim bu topraklarımızın aslında doğasında olan, içinde olan ve sizler gibi canların gerçekten bütün o içtenliğiyle bin kere zulmedilse de zalim olma, mazlum ol denecek kadar erdemli bir bakışı ortaya koyan çok nadir insanlar, topluluklar vardır. Bu aslında bizim bu topraklarımızı, bu cennet vatanı, bu güzel cumhuriyeti çok güvende tutan bir bakış açısıdır.”

“Mazlumlar her zaman güçlü olsun”

“Çünkü böyle bakan insanlar, kendine güvenen ve asla adaletsizliği kabul etmeyen ve daima kendinden emin ve mücadeleci olan insanlardır. Dolayısıyla biz de hep birlikte bu cennet vatanın insanları olarak bu sıcak ve bu manevi sofrada dua ediyorum ki Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bu topraklarda hiçbir zaman zalimler var olmasın. Mazlumlar her zaman güçlü olsun. Zaten bizim insanımız güçlüdür, mücadelecidir. Nasıl ki Kurtuluş Savaşı’nda büyük bir mücadelenin içinde oldu bu topraklarda yaşayan insanlar; hürriyeti için o sonsuz mücadelenin sonunda büyük bir değeri kazandık. Çok güzel bir anekdot okudum. ‘Benim babam şehit oldu’ diyerek Atatürk’e ağlayan çocuk acaba şehit oldu mu? Hani acaba yaşıyor mudur deyince ona; ‘Artık senin baban cumhuriyettir’ demiş. Şimdi bu çok asil bir cümle. Bu cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Bu güzel cumhuriyette, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu güzel Türkiye Cumhuriyeti’nde, vatandaşına, insanına eşit olma duygusu, bırakın zulmü, her insanın eşitlenmediği yerde sıkıntı duymamız gereken bir cumhuriyettir bize emanet olan. Allah hepimizi bu güzel topraklar için can veren başta Mustafa Kemal Atatürk ve o şehitlerimize mahcup etmesin.”

“Devletin dininin adalet olduğu yerde memleketi zor duruma düşürdüler”

Konuşmasında 15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Ekrem İmamoğlu, “Bugün 15 Temmuz. Devletin dini adalettir. Öyle ulu bir söz ki. Hazreti Ali’nin bize emaneti. Devletin dini adalettir. Aslında adaleti olmayan devlet, dinsizdir demek gibi bir şey. Devletin dininin adalet olduğu yerde ve inancımızın olduğu bir ortamda inancımızı malzeme yaparak, inancımızı fırsatçılığa dönüştürerek bu memleketi zor duruma düşürdüler ve darbe girişimine kadar giderek ne yazık ki sayısız mazlum insanın hayatına mal oldu, huzuruna mal oldu, yaşamına mal oldu, ıstırabına mal oldu. ve buna göz yumuldu bu topraklarda. Onlarca yıl. Birçok insanın uyarısı duyulmadı. Birçok insanın sıkıntısı duyulmadı. Birçok insanın ihbarı duyulmadı. Hatta uyarana, ihbar edene terörist muamelesi yapıldı. Aynen bugün yapıldığı gibi” dedi.

“Alevi yurttaşlarımız bu toprakların çimentosu”

“Bugün geldiğimiz yerde darbe girişimiyle insanlar yaşamını yitirdi ama söylüyorum: Bugünün elbette hukuk önünde her zaman hesabının verilmesi için mücadele edilmesi gerekir ki bir daha biz 15 Temmuz gibi utanç verici günler yaşamayalım” ifadelerini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Çünkü utanç verici bir güne evirilmiştir yıllar boyu yapılan ihmaller. O bakımdan bu milleti uydurma bir takım tavır ve davranışlarla aldatan insanların yerine akıldan ve bilimden şaşmayan, ışığı sadece bilim olan bir sürecin bu topraklarda var olması ve çocuklarımız için umut dolu günlere kavuşmamız için de hep beraber dua ediyorsunuz, biliyorum. Allah o güzel dualarınızı da kabul etsin. Alevi yurttaşlarımız bu toprakların çimentosu.

“Cemevlerimizin hizmetinde olmakla yükümlüyüz”

Bu topraklarda tartışılmayacak bir şey var. Alevi yurttaşlarımızın ibadethanesi cemevleridir. Bu kadar net. Biz cemevlerimizin hizmetinde olmakla yükümlü yöneticileriz. Bizler elbette ki Alevi vatandaşlarımızın ibadethanesi olan cemevlerine hizmet etmekle yükümlüyüz. Camilerimizin hizmetindeyiz. Cemevlerimizin hizmetindeyiz. Bu ülkede yaşayan Hristiyan, Musevi vatandaşlarımızın ibadethanelerinin de hizmetindeyiz. Bu topraklarda yaşayan her vatandaşımızın eşit yurttaş, mutlu yurttaş ve hizmetlerden eşit yararlanan yurttaşlar olması için mücadelemize devam edeceğiz.”

“2019 Yılına kadar yok sayılıyordu”

Cemevleri’ne katkılarından dolayı İmamoğlu’na teşekkür eden Büyükçekmece Cemevi Başkanı Selahattin Abacı da “2019 yılına kadar cemevlerimiz İBB tarafından yok sayılıyordu. Ekrem Başkanımızın gelişiyle birlikte su ve doğalgaz faturalarımız bedelsiz oldu. Beylikdüzü’nde ve Büyükçekmece’de imar planlarında cemevi ibadethane yeri olarak eklendi. İbadethanelerimize katkılarından dolayı Ekrem Başkanımıza sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-muharrem-matemi-lokmasina-ortak-oldu/feed/ 0
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programları Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programlari-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programlari-duzenlendi/#respond Mon, 15 Jul 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39605 Erzurum, Ardahan, Tunceli, Ağrı, Kars ve Iğdır’da, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma programları düzenlendi.

Erzurum’da Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Tevfik Algan, İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar ve protokol üyeleri, 15 Temmuz, Polis ve Karskapı şehitliklerini ziyaret ederek, kabirlere karanfil bıraktı.

Şehit yakınlarının da katıldığı ziyaretlerde, şehitler için dua edildi, Kur’an-ı Kerim okundu.

Protokol üyeleri daha sonra Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Erzurum Başkanlığında gaziler ve şehit yakınları ile bir araya geldi.

Lalapaşa Camii’nde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz şehitleri için mevlit okutuldu. Çok sayıda vatandaşın katıldığı mevlit programında, İl Müftüsü Rüstem Can, şehitler için dua etti.

Abdurrahman Gazi Kent Ormanı’nda da Palandöken Kaymakamlığı ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce “Milletin Zaferi Doğa Yürüyüşü” düzenlendi. Türk bayraklarıyla gerçekleşen yürüyüşe, Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, Palandöken Kaymakamı Uğur Tutkan, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

Palandöken Kaymakamlığınca kentteki bir alışveriş merkezinde de “15 Temmuz Milletin Zaferi” temalı resim sergisi düzenlendi.

Ardahan

Ardahan’da il protokolü ve vatandaşlar, Halil Efendi Mahallesi’ndeki Ardahan Şehitliği’ni ziyaret etti.

Burada şehitler için İl Müftüsü Adem Karadeniz dua etti, şehit mezarlarına karanfil bırakıldı.

Programa, Vali Hayrettin Çiçek, 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, Belediye Başkanı Faruk Demir, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Vali Hayrettin Çiçek, törende şehit yakınları ve gazilerle bir süre sohbet etti.

Ağrı

Ağrı’da 15 Temmuz programları kapsamında Merkez Camisi’nde mevlit okundu.

Vali Mustafa Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hüsamettin Erol ve beraberindekilerle daha sonra şehitliği ziyaret etti.

Burada saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda dua edildi.

Vali Koç, şehit aileleriyle sohbet edip şehitlerin mezarına karanfil bıraktı.

Tunceli

Tunceli’nin Pülümür ve Çemişgezek ilçelerinde de kaymakamlar ve beraberindekiler, şehit kabirlerini ziyaret etti.

Programlarda, okunan duaların ardından şehit mezarlarına karanfil bırakıldı.

Kars

Kars’ta Hükümet Konağı önünde bulunan Atatürk Anıtı’na Vali Ziya Polat, 14’ncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez ve Belediye Başkanı Ötüken Senger çelenk sundu.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kars Garnizon şehitliğini ziyaret eden protokol üyeleri, mezarlara karanfil bırakarak dua etti.

Vali Polat, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın ile bazı protokol üyeleri, daha sonra Fethiye Camisi yanındaki Millet Bahçesi’nde oluşturulan 15 Temmuz Hatıra Ormanı’na fidan dikti.

Protokol üyeleri, Kars Kalesi eteklerinde açılan 15 Temmuz temalı fotoğraf sergisini de ziyaret etti.

Iğdır

Iğdır’da, Hacı Hacer Cami ve Ulu Cami’de şehitler için mevlit okutuldu.

Programda, Kur’an-ı Kerim okundu, İl Müftüsü Zahit Demirel dua etti.

Namazdan sonra vatandaşlara, cami bahçesinde su, lokum ve şeker dağıtıldı.

Daha sonra il protokolü ve vatandaşlar Asri Mezarlığı’ndaki şehitliği ziyaret etti.

Burada şehitler için Iğdır Ehlibeyt Alimler Derneği Başkanı Veli Bedel dua etti, şehit mezarlarına karanfil bırakıldı.

Programlara, Vali Ercan Turan, Garnizon Komutanı Piyade Albay Cavit Tütüncü, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Nihat Özkök, İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programlari-duzenlendi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: Teknoloji karanlık çağı bitirmez https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-teknoloji-karanlik-cagi-bitirmez/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-teknoloji-karanlik-cagi-bitirmez/#respond Tue, 04 Jun 2024 01:33:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34747 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Teknolojik birtakım imkanlara ulaşmakla karanlık çağın bittiğini mi zannediyorsunuz? Karanlık çağın adamlarının verdiği silahlarla, yaptığı yardımlarla hemen yanı başımızda Gazze’de, Filistin’de bebekler ve çocuklardan 15-20 bini can veriyor.” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Başkanlığın 2024 Hac Organizasyonu” kapsamında Medine’de bulunan Türk hacı adaylarıyla bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında, Avrupa’da karanlık çağın halen sürdüğüne işaret eden Başkan Erbaş, “Teknolojik birtakım imkanlara ulaşmakla karanlık çağın bittiğini mi zannediyorsunuz? Karanlık çağın adamlarının verdiği silahlarla, yaptığı yardımlarla hemen yanı başımızda Gazze’de, Filistin’de bebekler ve çocuklardan 15-20 bini can veriyor. Zalim işgalciler, karanlık çağın insanlarının yardımlarıyla bunu yapıyor.” dedi.

“Kur’an’a sarılmamız lazım”

Başkan Erbaş, Peygamber Efendimizin, dünyadaki karanlık çağı Kur’an’ın nuruyla aydınlattığını belirterek, “Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de; ‘İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarasın diye indirdik’ buyuruyor. Kur’an-ı Kerim, bütün insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilmiştir. Onun için Kur’an’a sarılmamız lazım” diye konuştu.

“Nihai hedefimiz hayatımızı Kur’an’a göre düzenlemek”

Kur’an-ı Kerim’i bilmeyenlerin bir an önce öğrenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Erbaş, “Rabbimiz bu mübarek mekanlarda indirdiği kitapla bize ne diyor, hangi mesajı veriyor, bunu anlamamız lazım. Nihai hedefimiz hayatımızı Kur’an’a göre düzenlemek. Esasında bütün ibadetlerimizin amacı bizim daha iyi Müslüman, insan olmamızı sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, Türkiye’de icazetnameli 210 bine yakın hafızın olduğunu dile getirerek, “İcazetnamesi olmayanlarla birlikte 500 bin civarında şu anda yaşayan hafızımız var. Dünyaya baktığımız zaman milyonlarca Başka bir kitaba nasip olan bir özellik değil, bu Kur’an’ın bir mucizesi” şeklinde konuştu.

“Gazze’deki mazlumlar için dua edelim”

Duanın çok önemli olduğunu ve kutsal topraklarda çocuklara çok dua edilmesi gerektiğini kaydeden Başkan Erbaş, şöyle konuştu:

“Nasıl ki Hz. İbrahim kıyamete kadar gelecek zürriyetini düşündü, onlar için dua etti biz de çocuklarımız ve gençlerimiz için; ‘Ya Rabbi yavrularımızi namazı dosdoğru ve devamlı kılanlardan eyle’ diye her zaman dua edeceğiz. Kıldığımız namazların ardından öyle gönülden dua yapalım ki kendimiz için, günahlarımızın affı için, çocuklarımızın Kur’an’ın yolundan ayrılmamaları için, sırat-ı müstakimde olmaları için dilimizden dua düşmesin. Mazlumlar için dua etmeye devam edelim. Gazze’deki, Filistin’deki mazlumlar başta olmak üzere dünyanın neresinde mağdur insan varsa onlar için dua edelim.”

“Milletini, vatanını, devletini seven gençler yetiştiriyoruz”

Başkan Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının hizmetlerinde gençleri, çocukları ve aileyi öncelediğine dikkati çekerek, “Çünkü toplumumuzun bel kemiğini aile oluşturuyor. Aileyi de gençlerimiz, çocuklarımız oluşturuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gençlerimizi daha ahlaklı, milletini, vatanını, devletini seven, Rabbine kul olan, Resulullaha ümmet olan, annesine, babasına itaatkar olan gençler yetiştirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Burhan İşliyen, Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Şaban Kondi, Mekke Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ahmet Oğuz ile Medine Koordinasyon ve İskan Ekip Başkanı Ahmet Bulut da katıldı. – MEDİNE

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-teknoloji-karanlik-cagi-bitirmez/feed/ 0
18 Mart Çanakkale Zaferi Töreninde AKP ve CHP Arasında Gerilim https://www.haber60.com.tr/18-mart-canakkale-zaferi-toreninde-akp-ve-chp-arasinda-gerilim/ https://www.haber60.com.tr/18-mart-canakkale-zaferi-toreninde-akp-ve-chp-arasinda-gerilim/#respond Tue, 19 Mar 2024 03:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20720 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü nedeniyle Balıkesir’de Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılan törende Havran Mütfüsü dua ederken Atatürk’ün adını anmadı. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı önce mütfüyü uyardı ardından da AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a ‘Bu konuda sizden de hassasiyet beklerdik’ dedi. Ancak Ok, kalabalığı provoke edici sözler kullanınca ortam gerildi ve AKP’li grup CHP’lilerin üzerine yürüdü. Anıt başında başlayan tartışma köyde de devam etti. AKP’li grup, Kocaseyit Meydanı’nda halk buluşması yapan CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a da saldırı girişiminde bulundu. İki tarafı sakinleştirmek için jandarma devreye girdi ve AKP’lileri araçlarına bindirerek köyden uzaklaştırdı.

Havran’ın Kocaseyit Mahallesi’nde, Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarından Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılan 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü nedeniyle anma töreni düzenlendi. Törene, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ile partililer ve vatandaşlar katıldı.

Havran İlçe Müftüsü Sedat Karali, anıt mezar başında yaptığı duada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmadı. Bunun üzerine CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Müftü Karali’ye Atatürk’ün adını anmadığı hatırlatmasında bulunmasına karşın Karali, Atatürk’ten söz etmedi. Milletvekili Sarı, “Çanakkale Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kahramanlarımızı saymadan yapacağınız bir dua toplumsal anlamda kabul görecek bir dua değildir. Bu hassasiyetimize özen göstermenizi bekleriz” ifadelerini kullandı. Müftü Karali ise “Gösterdik” yanıtını verdi. Sarı ise, “Anmadınız ama andığınızı duymadık” dedi. Etraftaki vatandaşlar da Müftü Karali’nin geçen yıl yapılan törende de Atatürk’ü anmadığını söyledi.

Dua sonrası Milletvekili Sarı, törende bulunan AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a “Sayın vekilim sizin de Atatürk’ün adını anmayan müftü beye tepki göstermenizi, yanımızda olmanızı isterdik. Sizden de bu konuda hassasiyet beklerdik” demesi üzerine Ok, sesini yükselterek ortamı provoke etti. Ok’un sözlerinden sonra törene katılmak için gelen AKP’liler hep bir ağızdan bağırmaya başlayıp, CHP’lilerin üzerine yürüdü. Gerilimi yükselten AKP’li gruba Jandarma ekipleri müdahale etti.

AKP’Lİ GRUP YENİDEN SALDIRDI

Törendeki gerilimin ardından CHP’li grup, seçim çalışmaları kapsamında halk buluşması yapmak için Kocaseyit Mahallesi’ne geldi. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, konuşmasında törende yaşananları hatırlatınca mahallenin meydanında bulunan AKP’li grup, sözlü olarak başlattığı saldırıyı fizikiye dönüştürdü. Jandarma ekipleri AKP’li gruba yeniden müdahale etti. Sakin olunması yönünde yapılan çağrılara karşın AKP’li grup, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın’ın konuştuğu sırada da saldırı girişiminde bulundu. Jandarma ekipleri AKP’li grubu araçlarına bindirerek mahalleden uzaklaştırdı. CHP’lilerin konvoyu da Kocaseyit Mahallesi’nden Havran’a Jandarma ekiplerinin eskortluğunda yol aldı.

‘OK, PROVOKASYONA MAHAL VERDİ’

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, olay sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi ve şehitleri anma sebebiyle Seyit Onbaşı’nın memleketindeyiz, Kocaseyit Köyü’ndeyiz. Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılacak törene eşlik etmek üzere partili arkadaşlarımızla birlikte hocamızın yapmış olduğu duaya eşlik ettiğimiz esnada ne yazık ki Çanakkale Zaferimizin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamasından dolayı program bitişinde müftümüzü uyararak bu hassasiyetimizi dile getirdim. ‘Yapmış olduğunuz duada, ki bugün 18 Mart, böylesine önemli, şehit ve gazilerimizi andığımız bir günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vurgu yapmaması, onu anmaması bizi derinden yaraladı. Çıkışta, nereden başlasam bilemiyorum. MHP’de, İYİ Parti’de milletvekilliği yapmış, oradan gelmiş ittifakımızı satmış, AK Parti’ye geçmiş koltuk sevdalısı milletvekili İsmail Ok’a, bu süreçte vermiş olduğum tepkiye destek olması gerektiği vurgusunu yaptım. O buradan siyaset yapmayı, hamaset yapmayı tercih etti. Bizim partimizin milliyetçi değerlerini, Atatürkçü değerlerini hiçe sayarak büyük bir provokasyona mahal verdi. Kendisini buradan esefle kınıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/18-mart-canakkale-zaferi-toreninde-akp-ve-chp-arasinda-gerilim/feed/ 0
Eyüpsultan Belediyesi Ramazan Sohbetlerinde Yazar Osman Eğin’i Ağırladı https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/ https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/#respond Mon, 18 Mar 2024 09:03:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20400 Eyüpsultan Belediyesi’nin Zal Mahmut Paşa Külliyesi’nde gerçekleştirdiği Ramazan Sohbetlerinin konuğu bu kez yazar Osman Eğin oldu. Eğin, hadis, ayet ve kıssadan hisselerle toplumsal yaşam ve insan ilişkileri üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

Eyüpsultan Belediyesi, Ebu Eyyub El Ensari’nin diyarı Eyüpsultan’da vatandaşlara Ramazan ayının coşkusunu yaşatmak ve Ramazanı maneviyatına uygun olarak geçirebilmelerini sağlamak için birbirinden özel etkinliklere imza atıyor. Bu kapsamda teravih namazı sonrası Zal Mahmut Paşa Külliyesi’nin avlusunda kültür, sanat, tarih ve edebiyat dünyasının önemli isimleri Ramazan Sohbetlerinde vatandaşlarla bir araya geliyor.

Türkiye’de vaiz ve müftüleri yetiştirmek üzere beş yüz elli senelik bir geçmişi bulunan Haseki Abdurrahman Gürses Eğitim merkezinin müdürlüğü ve TRT kanalında yayınlanan Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma yarışmasında jüri üyeliği de yapan Eğin, hadis, ayet ve kıssadan hisselerle toplumsal yaşam ve insan ilişkileri üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

“Kişiye özel dua vurgusu: Öyle bir şey yoktur”

Son zamanlarda hocalardan özel dua istemenin moda olduğuna ve bunun yanlış olduğuna dikkat çeken Eğin, “Allah’tan o kadar çok şeyler istiyoruz ki dua ederken. Geçenlerde bir hanımefendi telefonla bana ulaştı hakimlik sınavına girecek kızı için benden özel dua istedi. Bunu o kadar çok yapıyoruz ki hocalardan özel dua. Bu baya moda haline geldi, görünce hocam bana dua et diyor. Hacıdan, hocadan molladan dervişten özel bir dua istemeyin öyle özel bir dua bir şey yok. Bunu öyle çok yapıyoruz ki. Duası uzun olan hoca en iyi hocadır diye bir önyargımız var. Peygamber efendimizin iki satırı geçen duası yok. Kuran-ı Kerim’de bütün peygamberlerin duasına bakın bir satır iki satırdır. Dua, bir dertten mustarip olan insanın Allah’a arzıdır. Öyle kızıma özel dua, oğluma özel dua olmaz, ondan sonra bu bir sektör haline geliyor. Ben de hanımefendinin kızı için, Rabbim kızını hakkında hayırlı olanı lütfeylesin, ihsan eylesin dedim. O da bana hoca özel dua istiyorum özel dedi. Duayı beğenmedi. Rabbena duası var ‘Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver’ Peygamber efendimizin her namazın arkasından ettiği dua. Bu duanın nesi var” diye konuştu.

“Kendi hatalarımıza ve yanlışlarımıza yoğunlaşacağız”

İnsanların kendi hatalarına yoğunlaşması gerektiğini vurgulayan Osman Eğin, şöyle devam etti:

“Peygamber Efendimiz buyuruyor ki kişinin cenneti de cehennemi de kendisine ayakkabısının bağcığından daha yakındır. Bu hadisin ne demek istediğini bir hocama sordum. Hoca dedi ki yakınınızdaki insanlarla ilişkileriniz sizi ya cennete ya da cehennem sokar. Yakınımızda kimler var. Annemiz, babamız, çocuğumuz, kardeşimiz, kayınvalidemiz, komşumuz en yakınımızdaki kişiler. Bir hanımefendinin annesi misafirliğe geldiğinde on gün kalıyor sıkıntı yok ama kayınvalidesi geldiğinde İslami ahlakı hatırlatıyor, misafirlik annen da olsa üç gün. Burada kendimiz adına bir özeleştiride bulunacağız. Kendi yanlışlarımıza ve hatalarımıza yoğunlaşacağız, başkalarının hatalarına ve yanlışlarına değil. Ama bizler hep başkalarının hatalarını konuşuyoruz. Halbuki Allah-u Teala bizlere kendi hatalarımızdan kusurlarımızdan soracak.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan ayının ilk teravih namazını Ankara Hacı Bayram Veli Camisi’nde kıldırdı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazan-ayinin-ilk-teravih-namazini-ankara-haci-bayram-veli-camisinde-kildirdi/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazan-ayinin-ilk-teravih-namazini-ankara-haci-bayram-veli-camisinde-kildirdi/#respond Mon, 11 Mar 2024 01:09:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17848 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan ayının ilk teravih namazını Ankara Hacı Bayram Veli Camisi’nde kıldırdı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan ayının ilk teravih namazını Ankara Hacı Bayram Veli Camisi’nde kıldırdı. Namaz öncesi camiye gelen Erbaş vatandaşlarla birlikte vaazı dinledi. Ardından Erbaş, yatsı ve teravih namazlarını kıldırdı. Namaz sonrasında bir konuşma gerçekleştiren Erbaş, Ramazan ayının önemini vurguladı.

Ramazan ayı ve orucun önemine değinen Erbaş, “Ramazan ayı mübarek ay, peygamber efendimizin bir duası vardı. İki ay önce o dua ile 3 aylara girmiştik. ‘Allah’ım Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır’ diye dua etmiştik. Elhamdülillah, ulaştık. Kardeşlerim, ibadetler, mübarek aylar, mübarek günler, geceler bizim için bir vesiledir. Vesiletün Necaddır, yani kurtuluş vesilesidir. Yüce Rabbimiz, bizim için kulları için bazı anları vesile kılıyor. Değerlendirmek bize düşüyor” ifadelerini kullandı.

Sözlerine devam eden Erbaş Şunları kaydetti, “Nasıl ki peygamber efendimizin aşkıyla yazmış olduğu şiire, Süleyman Çelebi Vesiletün Necad ismini verdiyse, biz de işte Rabbimizin bizim için kıldığı vesilelere sarılmak zorundayız. Cenab-ı Hak buyuruyor ki, ‘Rabbinize mağfirete koşunuz.’ Mağfiret, ne diyoruz Ramazan ayının, ilk 10 günü rahmet ikinci 10 günü mağfiret son 10 günü de cehennem azabından azad günleri. İşte biz şimdi rahmet günlerine girmiş bulunmaktayız. Sonra mağfiret günleri gelecek. Rabbimiz, koşunuz diyor, Rabbinizle mağfirete koşunuz, sonunda cennet vardır buyuruyor. O cennetin genişliği semalar kadardır, yer kadardır. İşte o cennete ulaşabilmek için bizim teravihe koşmamız lazım, namazlara koşmamız lazım, başka türlü nasıl ulaşacağız. Hayır, hasenata koşmamız lazım. Allah için nerede mazlum mağdur varsa onlar için elimizden geleni elimizle, dilimizden geleni dilimizle, dilimizden de gelmiyorsa kalbimizle, dualarımızla mazlumların mağdurların yanında olmamız lazım.”

“Ramazan boyunca kalbimizin sızlaması lazım”

Burada yaptığı konuşmada, Gazze’de yaşananları ve oradaki Müslümanların durumuna değinen Erbaş, “Bizler burada işte Hacı Bayram Camisi’nin kubbesi altında, sıcak ortamda teravihimizi kılarken, Ramazan ayımızı karşılarken şu anda Gazze’deki kardeşlerimiz ne durumda. Ramazan boyunca kalbimizin sızlaması lazım Müslümanlar olarak. Oradaki zulmün durması için ne yapmamız gerekiyorsa yapmamız lazım aziz kardeşlerim. Yardımlarımızı göndermemiz lazım, boykotlara devam etmemiz lazım. Dualarımızı Gazze’den Filistin’den eksik etmememiz lazım. Bütün dünyanın dikkatini çekmemiz lazım. Bu zulmün durması için şu Ramazan gününde o kardeşlerimizin oruç tutmaya hakları yok mu? Onların Ramazan ayını idrak etmeye hakları yok mu, onlar insan değil mi? Oradaki kadınlar, masumlar, çocuklar. İki gün önce Dünya Kadınlar Günü kutlanıldı, Gazze’deki kadınlar kadın değil mi? Oradaki masumlar, insan değil mi? Bir kuş, bir balina karaya vurduğu zaman insan hakları, hayvan hakları savunucuları seferber oluyor. Ey dünya Gazze’deki, Filistin’deki masumların, çocukların ve kadınların bir kuş kadar bir balina kadar değeri yok mu? Bunu haykırmamız lazım. Gücümüz buna yetiyor. Daha fazlası olsa daha fazlasını yapsak. Aziz kardeşlerim, elimizden geleni elimizle dedik, dilimizden geleni dilimizle, duamızda hiç olmazsa bir amin diyelim” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ve teravih namazının ardından cemaatle birlikte dua eden Erbaş, duanın ardından vatandaşlarla sohbet etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazan-ayinin-ilk-teravih-namazini-ankara-haci-bayram-veli-camisinde-kildirdi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İbadetten Yoksun İnançın Anlamını Sordu https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/#respond Sat, 24 Feb 2024 07:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11642 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “İbadetten yoksun inanç neye yarar? Amelden yoksun inanç neye yarar? Bunun için gençlerimizi, çocuklarımızı bu şekilde yetiştirmeye gayret edelim, onlara dua edelim.” dedi.

Erbaş, Gümüşhane’de Kemaliye Camisi’nde “Sabah Namazı Buluşması” programında namaz kıldırdı.

Berat Gecesi’nin mübarek olmasını dileyen Erbaş, “Bugün, berat gününün sabahındayız. Rabb’im tövbe istiğfarlarımızı, zikrimizi, tesbihatlarımızı kabul eylesin inşallah. Öyle güzel bir andayız ki yerde ve göktekilerin Allah’ı tespih ettiği bir andayız.” diye konuştu.

Her canlının Allah’ı tespih ettiğini dile getiren Erbaş, “İnşallah bizim de dilimizden Rabb’imizi zikir eksik olmaz. Bunu namazla, abdestle, oruçla ve diğer ibadetlerle ömrümüzün sonuna kadar, son nefesimize kadar yapmak hepimize nasip olur inşallah.” ifadesini kullandı.

Erbaş, nefis terbiyesinin önemine işaret ederek, “Nefsini kötülüklerden arındırmayı, nefis eğitiminden geçerek son nefesine kadar Allah’ın rızasına uygun yaşamayı Allah hepimize nasip eylesin.” dedi.

Hazreti Muhammed’in bir hadisi şerifinde, “Kıyamet günü hiçbir gölgenin bulunmadığı bir anda Allah’ın arşının gölgesi altında gölgelenecek 7 sınıf insan vardır, bunlardan birisi de kalbi camilere bağlı müminlerdir.” buyurduğunu anlatan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşallah hepimiz onlardan, o müminlerden oluruz. Bir de ‘Neşeyi ve huzuru camilerde bulan gençler’ buyuruyor. Gençleri görüyorum aranızda, Allah sizden razı olsun. Gönlümüz ister ki o gençlerden daha çok olsun camilerimizde. Her birimiz gençlerimizi, çocuklarımızı yanımızda getirelim camiye. Onlara sevdirelim, azarlayarak değil nasihat ederek, müjdeleyerek, efendimizin usulüne uygun bir şekilde, ‘Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.’ hadisi şerifine uygun bir şekilde. Buna ihtiyacımız var.”

Erbaş, imanlı, inançlı, ibadetli gençlere ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Geleceğimizi onlara emanet edeceğiz. İnanç ve ibadeti birbirinden ayırmak mümkün mü? İbadetten yoksun inanç neye yarar? Amelden yoksun inanç neye yarar? Bunun için gençlerimizi, çocuklarımızı bu şekilde yetiştirmeye gayret edelim, onlara dua edelim.”

Hazreti Muhammed’in, “Namaz gözümün nurudur.” dediğini ifade eden Erbaş, “Peygamber efendimizin vefat etmeden önce söylediği son sözler, ‘namaz, namaz, namaz’ olmuştur. Onun için şunu özellikle istirham ediyorum, çocuklarımız evlerimizde bizlerin namaz kıldığımızı göre göre büyüsün. Allah hepimize nasip eylesin.” diye konuştu.

Erbaş, duaya ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim duaya ihtiyacımız var. Yeryüzünde mazlum, mağdur, Gazze’de, Filistin’de mazlum kardeşlerimiz var, onların duaya ihtiyacı var. Zalim İsrail, işgalci katil İsrail masum demeden, bebek demeden, kadın, çocuk, yaşlı demeden bombalarla dünyanın gözü önünde insanları katlediyor. Elimizden geleni elimizle, dilimizden geleni dilimizle, kalbimizden yapabildiğimizi kalbimizle yapmamız lazım. ‘Bu da imanın en zayıf hali’ buyuruyor Peygamber efendimiz, onu da mı yapmayalım?”

Yardımların önemine dikkati çeken Erbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Elimizle neler yapıyoruz? Yardımlar gönderiyoruz. Oradaki insanların bir dilim ekmeğe, bir bardak suya, bir yudum suya ihtiyacı var. Eğer müminler, Müslümanlar bunu dahi göndermezlerse cenabıhakka nasıl hesap vereceğiz? Bütün İslam alemi olarak söylüyorum ve Müslümanların birleşmesini, elleriyle yapmamız gerekeni ellerimizle bütün Müslümanlar olarak önce yapmamız gerektiğini söylüyorum sonra dilimizle ve dualarımızla. Şu anda biz dualarımızı yapabiliyoruz berat sabahında.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Gümüşhane’de Cuma Namazı Kıldırdı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-gumushanede-cuma-namazi-kildirdi/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-gumushanede-cuma-namazi-kildirdi/#respond Fri, 23 Feb 2024 23:51:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11399 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Gümüşhane’de Kemaliye Camisi’nde cuma namazını kıldırdı.

Erbaş, cuma namazından önce irat ettiği hutbeye, “Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.” ayetini okuyarak başladı.

Yarın gece şaban ayının 15’i olduğunu, ramazanın habercisi mübarek Berat Gecesi’nin idrak edileceğini anımsatan Erbaş, “Bizleri bu mübarek geceye ulaştıran yüce Rabb’imize sonsuz hamdüsenalar olsun. ‘Recep ve şaban ayını ya Rabb’i bize mübarek kıl ve bizi ramazan ayına ulaştır’ diye dua eden Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun.” dedi.

Erbaş, Berat Gecesi’nin, akıp giden ömrün muhasebesini yapmayı, yaratılış gayesine uygun olmayan her türlü söz ve davranıştan uzak kalmayı insanlara hatırlatan önemli bir gece olduğunu ifade ederek, “Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren her türlü öfke, kin, haset ve nefretten uzak durmamız gerektiğini bize öğreten mübarek bir gecedir Berat Gecesi. Berat Gecesi, insanların hata ve kusurlarını örtenlerin Rabb’imizin sonsuz ikramlarına nail olacaklarını bildirir.” diye konuştu.

“Kim affeder ve insanlarla arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah’a aittir.” ayetinin de aralarında bulunduğu bazı ayetleri okuyan Erbaş, şöyle devam etti:

“Peygamber efendimiz, daha çok Kadir Gecesi’nde, ‘Allah’ım sen şüphesiz affedicisin, affedersin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle ya Rabb’i’ diye dua ederdi ve Hazreti Ayşe validemize böyle dua etmesini tavsiye etmişti, ondan öğreniyoruz biz affetmenin ne kadar önemli olduğunu, Rabb’imizin affedici olduğunu. İşte bu mübarek günlerde müminler olarak küçücük şeylere kızıp, öfkelenip birbirimize zarar vermeyelim, birbirimizin kalplerini kırmayalım, gücendirmeyelim, mümin affedici olur. Berat Gecesi, tövbe ve istiğfar gecesidir. Tövbe, günahta ısrar etmemektir. Hata ve kusurlarımıza nedamet duyup, tevvab olan Rabb’imizin sonsuz mağfiretine sığınmaktır. Yüce Rabb’imiz, ‘Ey iman edenler. İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabb’iniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar.’ buyurmaktadır. Öyleyse bu mübarek geceyi hayatımızda tertemiz sayfalar açmak için fırsat bilelim. Rabb’imizle aramızdaki en büyük engel olan haramlardan, kul ve kamu hakkından uzak duralım. Günahımızın ölçüsü ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinden asla umudumuzu kesmeyelim. Peygamber efendimizin, ‘Rabb’imiz, kulunun tövbe etmesine, önemli bir eşyasını kaybedip sonradan o eşyayı bulan birisinin sevindiğinden daha fazla sevinir.’ hadisi şerifi aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım.”

Erbaş, Berat Gecesi’nin aynı zamanda dua gecesi olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Dua, kulluğun ve ibadetin özüdür. Dua, hayatın zorlukları karşısında bizlere direnme gücü veren eşsiz bir nimettir. Dua, kulun halini rabbine arz etmesi, acziyetini kabul ederek onun lütuf ve inayetine sığınmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de Rabb’imiz, ‘Bana dua edin, ben de duanızı kabul edeyim.’ diye bütün kullarını uyarmaktadır. Peygamber efendimiz ise Berat Gecesi’nde Cenabıhakk’ın kullarına şöyle nida ettiğini haber vermektedir, ‘Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.’ Öyleyse bu kutlu gecede karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek, rabbimize içtenlikle dua edelim aziz kardeşlerim. Anne ve babamızın, eş ve çocuklarımızın, akraba, komşu ve dostlarımızın sıhhat ve selameti için Rabb’imize niyazda bulunalım. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliği için Allah’a yalvaralım. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, dünya üzerinde zalimlerin, işgalcilerin, işgalci İsrail’in zulmü altında inleyen Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere nerede bir mazlum varsa, o mazlumların zalimlerin zulmünden kurtulabilmeleri için özellikle berat gecesinde, şu mübarek cuma gününde dua edelim. ‘Ya Rabb’i zalimleri zalimlere musallat eyle, onları birbirine düşür ve müminleri onların zulmünden kurtar.’ diye dua edelim.”

Ali Erbaş, hutbeyi, şu sözlerle tamamladı:

“Beratımızı alanlardan olabilmek için Kur’an ve sünnetin tarif ettiği bir mümin olmaya gayret edelim. Rabb’imizin emirlerine hakkıyla tabi olalım, yasaklarından var gücümüzle sakınalım. Her türlü kötülükten, haksızlıktan ve adaletsizlikten uzak duralım. Kırılan kalpleri onaralım, küskünlük ve dargınlıkları sonlandıralım. Üzerimizde hakkı bulunanlarla helalleşelim. Mazlum ve kimsesizlere el uzatmaya, haklı davalarında onların yanlarında olmaya, zalimlere ve bu zalimleri destekleyenlere karşı boykot vazifemizi hakkıyla yerine getirelim. Zalimlere, işgalcilere, mallarıyla, alışverişleriyle destek olanların mutlaka destekten vazgeçmeleri için gereken boykotu yapalım, yapmaya devam edelim. Bu vesileyle, Cenabıhakk’tan Berat Gecemizin aziz milletimiz, ümmet-i Muhammed ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere bütün mazlumların felaha ulaşmasını yüce rabbimden niyaz ediyorum.”

Erbaş, daha sonra İstanbul’da elektrik akımına kapılarak vefat eden 42 yaşındaki Murat Koç’un cenaze namazını kıldırdı, ailesine başsağlığı diledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-gumushanede-cuma-namazi-kildirdi/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Alevi Vatandaşların Hızır Lokmasına Ortak Oldu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-hizir-lokmasina-ortak-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-hizir-lokmasina-ortak-oldu/#respond Sun, 18 Feb 2024 02:12:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9393 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ ve Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat ile birlikte, Alevi vatandaşların Şahkulu Sultan Dergahı Cemevi’nde verilen Hızır lokmasına ortak oldu. İBB Başkanı olarak, kentte yaşayan herkese eşit hizmet duygusuyla yola çıkmış bir kişi olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Biz, bu şehirde her inancın belediye başkanıyız. Sünnilerin de belediye başkanıyız. Alevilerin de belediye başkanıyız. Şafilerin de belediye başkanıyız. Caferilerin de belediye başkanıyız. Yani her mezhebin belediye başkanıyız. Aynı zamanda her inancın da belediye başkanıyız. Müslümanların da Hristiyanların da Yahudilerin de, Süryanilerin de her inancın belediye başkanıyız” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu; CHP milletvekili Ali Gökçek, CHP PM üyesi Baki Aydöner, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ ve Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat ile birlikte, Alevi vatandaşların Hızır lokmasına ortak oldu. Kadıköy Merdivenköy Mahallesi’ndeki Şahkulu Sultan Dergahı Cemevi’nde verilen Hızır lokması öncesinde türbede dua eden İmamoğlu, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Başkanı Hasan Şahin’in davetiyle konuşan İmamoğlu, dergahı 90’lı yılların başından itibaren ziyaret etmeye başladığını aktardı. Bir vatandaşın, dergahı, “Hızır’ın evi” nitelemesine katıldığını belirten İmamoğlu şunları söyledi:

“BELEDİYE BAŞKANI OLMAK KUTSAL BİR DURUM: Burası benim manevi olarak çok etkileyen bir nokta çok değerli bir dergahımız, çok değerli bir ibadethanemiz, cemevimiz… Bu dergaha ziyarete gelmişliğimiz 90’lı yılların başına varır. Hızır’ın evi doğru. Cemevi dergahını ziyaret etmem ve burayı tanımam, görmem belki de kendi adıma ifade edeyim Cemevinin tanımam anlamına gelir yaklaşık 34 yıl öncesinden bahsediyorum. ve o tarihten bugüne de gelişen süreç içerisinde Allah nasip etti ve ben belediye başkanı oldum. Belediye başkanı olmak kutsal bir konu kutsal bir durum. Çünkü insana hizmet. Önce Beylikdüzü ilçesinde daha sonra bu kadim şehir, dünyanın en güzel şehri İstanbul’un belediye başkanı olmak, bu şehirde yaşayan herkesin belediye başkanı olmak. İstanbul’un Belediye başkanı olmak, bütün inançların belediye başkanı olmak, İstanbul belediye başkanı olmak, bütün duyguların belediye başkanı olmak. İstanbul belediye başkanı olmak aslında sadece bu şehirde yaşayan yurttaşlarımızın ya da bu şehirde hayatını devam ettiren insanların değil insanlık adına da hizmet veren bir belediye başkanı olmak demektir.

ŞAH KULU’NUN MANEVİYATINI SİZLERLE BERABER HİSSETMEK BENİ HEYCANLANDIRMIŞTIR: Burası çok özel bir şehir ve isteğim, arzusu o kadar derindir ki, her zaman söylerim. ya Rabbi beni bu şehrin insanlarına ve hatta insanlığa mahcup etme. Ben görevimi bu şiarla yapıyorum ve bu duayla yapıyorum. Tabi burada siz kıymetli dostlarımla, hemşehrilerimle, sevgili canlarla bir arada olmak, buranın Şah Kulu’nun maneviyatını sizlerle beraber hissetmek her zaman beni heyecanlandırmıştır, duygulandırmıştır, sorumluluğumu bir kez daha hissettirmiştir. Çünkü bu toprakların bize emaneti inanılmaz erenler var çok kıymetli. Geçmişte bu toplumun maneviyatına, yaşamına hizmet etmiş insanlar var. ve bu alanı gelip gezmişseniz, görmüşseniz, gezdiğinizde şunu hissetmelisiniz 600 yılı aşkın zaman içerisinde buraya gözcülük yapan, burayı kollayan koruyan insanların huzuruna gelmişsiniz demektir. Onun için bunun hem bir manevi huzuru var, hem de büyük bir manevi sorumluluğu var. Burada bu sözlerime böyle başlarken burada bulunan bütün belediye başkanı adayı arkadaşlarımın biliyorum ki bu hassasiyetle bu manevi sorumlulukla ve bu manevi görevle yola çıkıyorlar. Hiç biri asla ve asla sizlere mahçup olmayacaklardır. Duam odur ki her birisi çok başarılı olsunlar. Çok başarılı olsunlar ve her birimiz onlarla gurur duyalım.

İSTANBUL’DA DARDA KALANA KOŞARKEN HIZIR AŞKI İLE KOŞUYORUZ: Bugün darda kalan herkesin yoldaşı olan Hızır aşkıyla bir aradayız. ve Hızır Aleyhisselam hepimiz için bir dua, bir yardım isteyen darda kalanın elini açıp dua ettiği hatta öyle bir hayatımıza yerleşmiştir ki ve biz öyle bir çare bekleriz ki aslında Hızır Aşkına dua ederken biliriz ki onun ruhu bugün toplumda var. Yani nasıl var? Darda kalana yardım için koşan her insanın ruhunda Hızır’ın ruhu var ve bize ilham olur. O kültür oradan gelir ve biliriz ki dualarımız kabul olmuştur. Darda kalanın kapısı çalınmıştır bir eksiği giderilmiştir. Ben kendi adıma bir de şöyle bakıyorum. Biz İstanbul’da darda kalana hizmet için koşarken Hızır Aşkıyla koşuyoruz ve o şekilde yoksulların sıkıntılı insanların toplumda kendisini yalnız gören, çaresiz gören, her kulun yardımına koşan bir kurum olarak Hızır Aşkıyla koşarız. Kendimizi onlara borçlu görerek koşarız. Onları kendimize borçlu kılmayız. Devletin, milletin imkanları insanlarını mutlu etmek için vardır. Sıkıntılarını gidermek için vardır. Onun için biz bugün bu tutulan oruçların kabul olması için dua edeceğiz. İnsanlığın darda olan kim varsa Yaradan’ın onların yanında olması için dua edeceğiz. Memleketimizin, milletimizin, çocuklarımızın, gençlerimizin iyiliği için, sağlığı için, geleceği için, adaletli bir dünyada yaşamaları için dua edeceğiz. Dolayısıyla ve eminim ki siz güzel insanlar, değerli canlar, birlikte dua edersek biz bir olursak birlikte olursak  dualarımız kabul olur. Bütün sıkıntıları bertaraf ederiz.

BİZ BU ŞEHİRDE HER İNANCIN BELEDİYE BAŞKANIYIZ: Bu anlamda bu bu manevi buluşmada, bu duygularımı sizlerle içtenlikle kalbinden geçtiği sıcaklıkla paylaşmak istedim. Sevgili canlar, bu güzel şehirde elbette ben İstanbul’un Belediye Başkanı olarak bu şehirde yaşayan  herkese eşit hizmet duygusuyla yola çıkmış bir kardeşiniz olarak her inanca saygın, saygılı ve her inancın ihtiyaçlarına koşmayı kendisine görev bilen bir belediye başkanınız olarak elbette ki İstanbul’da bütün cemevleriyle ilgili çok hassas bir süreci yönetme gayreti içerisinde olduk. Bu konuda ibadethanelerimiz, cemevlerimizin her hususta yanında olduk olmaya devam edeceğiz. İhtiyaç duyulan noktalarda Alevi yurttaşlarımızın ihtiyacı olan ibadethaneleri tamamlamaya, eksikliklerini gidermeye, gerekirse yeniden yapmaya elbette ki kararlı bir yönetimiz. Biz bu şehirde her inancın belediye başkanıyız. Sünnilerin de belediye başkanıyız, Alevilerin de belediye başkanıyız, Şafilerin de belediye başkanıyız. Caferilerin de belediye başkanıyız. Her mezhebin belediye başkanıyız. Aynı zamanda her inancın da belediye başkanıyız. Müslümanların da, Hristiyanların da, Yahudilerin de, Süryanilerin de her inancın belediye başkanıyız.

DEVLETİN DİNİ ADALETTİR: Devletin dini adalettir. Konunun ne tarifi budur. Bizi layık Türkiye Cumhuriyeti’nin güzel memleketimizin ve Cumhuriyetin değerlerinin korunmasında adaletli bir şehrin var olması yolculuğunda yaradan bizi bu şehrin insanlarına ve bütün ülkemizin insanlarına mahcup etmesin. Tabi hizmetlerimiz sadece İstanbul’da değil ülkemizin her noktasında da özellikle Alevi inancına hizmet verdiğimiz yardımlarımız, desteklerimiz var oluyor olmaya devam edecek. İfade etmeliyim ki biz çok güzel bir ülkede yaşıyoruz cennet vatanımız var. Güzel Anadolu’nun güzel insanları en zor koşullarda bir araya gelmiş, bir arada olmuş, kimi zaman bir bağımsızlık mücadelesi vermiş, kimi zaman hem kötü afetlerden kurtuluş mücadelesi vermiş. Onun için birliğimizi ve beraberliğimizi bozan her unsurdan uzak olmayı iyi bir gelecek için mücadele etmeyi, çocuklarımıza çok güzel bir ülke ve şehirler bırakmayı şiar edinmeliyiz. Bu duygularla aranızdayım. Tuttuğunuz oruçlar kabul olsun. Dualarımız kabul olsun. Hepinizi çok çok candan seviyorum. Güzel canlar hepinize sevgi ve saygılarımı iletiyorum”

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından Dede Ali Doğan’ın okuduğu duanın ardından Hızır lokması paylaşıldı. Lokma paylaşımının ardından dergahtan ayrılmayan İmamoğlu ve beraberindeki heyet, vatandaşlarla sohbet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-hizir-lokmasina-ortak-oldu/feed/ 0
Yıllar geçti acısı dinmedi: Çığ felaketinde hayatını kaybeden 59 kişi dualarla anıldı https://www.haber60.com.tr/yillar-gecti-acisi-dinmedi-cig-felaketinde-hayatini-kaybeden-59-kisi-dualarla-anildi/ https://www.haber60.com.tr/yillar-gecti-acisi-dinmedi-cig-felaketinde-hayatini-kaybeden-59-kisi-dualarla-anildi/#respond Fri, 19 Jan 2024 08:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4157 Yıllar geçti acısı dinmedi: Çığ felaketinde hayatını kaybeden 59 kişi dualarla anıldı

BAYBURT – Bayburt’un Üzengili köyünde 31 yıl önce yaşanan çığ felaketinde hayatını kaybedenlerin anısına anma programı düzenlendi. Programda hayatını kaybeden 59 vatandaş dualarla yad edildi.

Üzengili Köyü Derneği tarafından düzenlenen anma programında, 18 Ocak 1993 yılında meydana gelen felakette hayatını kaybedenler mezarları başında anılarak, dualar edildi.

Yapılan duaların ardından konuşma yapan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, “31 yıl önce bugün, 59 vatandaşımız çığdan dolayı vefat etmişti. Hem onların sene-i devriyesinde onları anmak, hem dua etmek, hem de köydeki vatandaşlarımızla bir arada olmak için il protokolümüzle birlikte Üzengili köyündeyiz. 59 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Böylesi doğal afetlerin yaşanmaması için alınabilecek önlemler için gayretle çalıştıklarını ifade eden Vali Eldivan, şunları kaydetti: “Ülkemiz coğrafyası gereği doğal afetlerle zaman zaman karşılaşıldığı durumlar meydana geliyor. Bu çığ felaketi de çok öngörülen bir durum değil. Yamaç ve patika olduğu zaman yağışın durumuna göre bu risk mevcut. Bundan sonra bu tür felaketlerin olmaması için, en azından insan gücüyle neler yapılabilir, onları değerlendiriyoruz. Bundan sonra köyümüzün yaz güzelliğinin, kışın da yaşanmasını temenni ediyorum.”

“Çığda anamı bulmak için seferber oldum”

31 yıl önce çığ felaketini yaşayan 48 yaşındaki İrfan Karaaslan, o anları duygulanarak anlattı. O zamanlar 17 yaşında olan Karaaslan, annesi Hatice Karaaslan’ı kurtarabilmek için seferber olduğunu ifade ederek, “93 yılında meydana gelen çığ felaketini birebir yaşamış biri olarak anlatmak istiyorum. Tarih 18 Ocak 1993, saat 07.48’di. Evde annemle ikimiz vardık, evimiz iki bölümdü bir bölümünde annem, diğerinde de ben vardım. Bir uyandım evin köşelerinin birbirine vurduğunu gördüm, çatının uçtuğunu gördüm. O telaşla uyanıp yan odada bulunan annemin yanına geçmek istediğimde kapının, duvarın olmadığını gördüm. Sadece benim uyuduğum oda kalmıştı, evin diğer bölümü komple gitmişti. Bir şekilde kendimi dışarı atabildim, gördüğüm manzara korkunçtu, köyün tamamen dümdüz olduğunu gördüm. 100 metre aşağıda caminin olduğu alanda Mustafa Çakır abimizi çıkarıyorlardı, 90 haneli köyde ancak onu görebildim. O telaş ile anamın derdine düştüm. Üzerimde elbise yok, pantolon yok, çorap yok hiçbir şey yalınayak anamı aramaya çalıştım, bulamadım. Herkes kendi telaşında, herkes ağlıyordu. Ağlama sesleri, inleme seslerinden başka bir şey duymuyordum” dedi.

“Yollar kapanmış, kar 3-4 metreyi bulmuştu”

Kar kütleleriyle kapanan yolların güçlükle açıldığını, o yolları aşarak köye gelen kurtarma ekiplerinin çalışmalarıyla annesinin hayata tutunduğunu kaydeden Karaaslan, “Yollar kapalı, kar 3-4 metreyi bulmuş kimse gelemiyor. Herkes kendi haliyle uğraşıyordu, ben annemi bulamamıştım. Annem odanın kapısının arasında sıkışmış, tahta kapının arkasında yaşam mücadelesi veriyormuş. Saat 16.00 sularında kurtarma ekipleri gelebildi, devletimizin her türlü kolluğu, birimi geldi. Evimizin olduğu yerden annemin sesini duyan ekipler annemi saplandığı yerden çıkardı, kurtardı. Şu an annem 82 yaşında, hayatına devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“29 akrabamızı kaybettik”

59 vatandaşın hayatını kaybettiği felakette, 29 akrabasını yitiren Karaaslan, hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, “Akrabalarımızdan 29 kayıp verdik. Allah rahmet eylesin. Kendi çekirdek ailemizden kaybımız olmadı ama 29 yakınımız, akrabamız, 59 vatandaşımız, köylümüz hayatını yitirdi. Biz köy olarak bir bütünüz, bir aileyiz, hepsi bizim canımız, hepsi bizim ciğerimizdi. Bunun için hepsine ayrı ayrı üzüldük” şeklinde konuştu.

Programa, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, AFAD İl Müdürü Adil Arslan, Kültür ve Turizm İl Müdürü Bekir Kurtoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Bülent Yardımcı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hayrettin Koçyiğit, Üzengili Köy Muhtarı İhsan Aktürk ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yillar-gecti-acisi-dinmedi-cig-felaketinde-hayatini-kaybeden-59-kisi-dualarla-anildi/feed/ 0