BURSA’da polis ekipleri, bankalarda tanıdıkları olduğu ve uygun oranlarda yüksek meblağda kredi çıkartabileceklerini söyleyip 20 milyon lira dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 1’i cezaevinde olan 21 kişilik çetenin üyelerini eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı. Şüphelilerden 14’ü tutuklanırken 6’sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İl Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, sosyal medyadan ‘Kredi Danışmanlık’ ismiyle yanıltıcı paylaşımlar yapıp paraya ihtiyacı olanlara, bankalarda tanıdıkları olduğunu belirterek uygun oranlarda faizle yüksek meblağlarda kredi çekebileceğini söyleyip ‘Nitelikli dolandırıcılık’ yapan çeteyi belirledi. Dolandırıcıların, ikna ettikleri kişilerden kimlik bilgilerini alıp, kredinin onaylanması için hesaplarına para yatırmasını istediği 20 kişi adına krediler çekip, çıkardıkları kredi kartlarıyla cep telefonu, bilgisayar, akıllı saat gibi pahalı elektronik eşyalar satın alıp, bunları 2’nci el olarak satarak haksız kazanç elde ettiklerini de ortaya çıkardı.
Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’ne bağlı ekipler, isimlerini belirledikleri 1’i başka suçtan cezaevinde olan 21 kişi için Bursa, İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Antalya, Muğla ve Mardin’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Polisler, yaklaşık 20 milyon lira dolandıran şüphelileri gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgularından sonra adliyeye çıkarılan F.D., H.Ö., S.Ö., H.T. savcılık, M.O., H.Ö. ise mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ş.D., B.D., D.D., B.E., B.O., M.A., H.K., E.S., S.Ö., U.A., Y.G., O.D., M.E. ve O.Y. ise ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan tutuklandı. Şüphelilerden cezaevinde olan A.L. hakkındaki incelemenin ise devam ettiği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca 1-31 Ekim tarihleri arasında suç ve suçluluk faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma yapıldı.
Söz konusu çalışmalarda bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan aranan ve hakkında 8 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ü. Karayazı ilçesinde yakalandı.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı ve sondaj yapmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından aranan, hakkında 9 yıl 5 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olan A.B.A, Ankara’da yakalanarak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Kasten öldürme suçundan aranan ve hakkında 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası olan S.A. Horasan ilçesinde yakalandı.
Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan aranan ve 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ü.B.T. Aziziye ilçesinde yakalandı.
Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan aranan ve 5 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ç. de yakalındı.
İşlemleri tamamlanan firariler cezaevine teslim edildi.
Ekipler, söz konusu tarih aralıklarından yaptığı çalışmada, haklarında ifadeye yönelik aranan 125, 0-5 yıl süreyle 28 ve 5-10 yıl süreyle hapis cezasıyla aranan 4 kişi olmak üzere toplamda 157 şüpheliye de yakaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>27 Eylül’de ‘Güvenli Ödeme Sistemi’ zorunlu hale gelecek
2’nci el araç satışında yeni dönem başlıyor
İSTANBUL – Araç satışında alıcıyı ve satıcıyı koruma amacıyla uygulanacak ‘Güvenli Ödeme Sistemi’ 27 Eylül itibariyle zorunlu hale geliyor.
İkinci el araç alım satımı sırasında nakit olarak ödenecek araç satış bedelini güvence altına alan ‘Güvenli Ödeme Sistemi’ 27 Eylül’de zorunlu hale geliyor. Yeni sistem ile dolandırıcılıkların önüne geçilmesi, alıcıyı ve satıcıyı korumak hedefleniyor.
Araç satışında sahte para ve satış bedelinin ödenmemesi gibi riskler ortadan kalkıyor
Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle uygulamaya alınan Güvenli Ödeme Sistemi ile nakit taşıma, sahte para ve satış bedelinin ödenmemesi gibi risklerin ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Uygulamada, önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak, sonra alıcı notere gitmeden önce referans numarası ile parayı aracı kuruluşa yatıracak. Yeni ruhsatın çıkması yani satışın onaylanmasının ardından güvenli hesapta bekleyen para anında satıcının hesabına geçecek.
Güvenli Ödeme Sistemi’nin 27 Ağustos’ta yetki belgesi bulunan işletmelerde zorunlu olarak uygulanmaya başladığını, 27 Eylül’de ise tüm araç satışları için zorunlu hale geleceğini belirten Galerici Gökhan Ardeşen, “Güvenli Ödeme Sistemi çok basit uygulanacak bir sistem. Bu yöntem ile araç alım satımı çok daha güvenli oluyor. Sisteme dahil olan bankalarda araç bedeli ortak havuzda tutuluyor. Araç satışı gerçekleştiğinde siteme dahil bankaya bildirim gidiyor ve banka havuzda bekleyen satış bedelini anında satan kişinin hesabına aktarıyor” dedi.
Uygulama güvenli bir sistem olduğunu ifade eden Ardeşen, “Biz yetki belgesi bulunan işletmeler olarak güvenli ödeme sistemini şuanda kullanıyoruz. Araç satışında banka, satış bedelinden 105 lira mahsup edecek. Bu bedelin 52,5 lirası işlem katılım payı olarak Türkiye Noterler Birliği’ne aktarılacak. Sistemi Ticaret Bakanlığı denetleyecek” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal medyada bazı hesaplardan; birçok farklı üniversitenin fakültelerine ait sahte diplomaların satışı yapılıyor. Sahte lisans diploması için 25 bin lira ücret talep edilirken, dolandırıcılar diplomanın e-Devlet sistemine de işlendiğini öne sürüyor. Gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar orijinal görünümdeki diplomaların görselleri de sosyal medya sayfalarında paylaşılarak alıcı bulmaya çalışılıyor. Avukat Deniz Özdal, “Sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor” dedi. E-Devlet gibi sistemlerde manipülasyonun kolay bir yol olmadığını ve dolandırıcıların güvenilirlik sağlamak adına vatandaşları yanılttığını belirten siber güvenlik uzmanı Osman Demircan ise, “Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.
Sosyal medyada oluşturulan birçok farklı hesapta sahte diploma satışı yapıldığı görüldü. Farklı üniversite ve bölümlere dair diploma satışının yapıldığı sayfalarda ayrıca yüksek lisans, lise ve önlisans diplomalarının da satışı yapılıyor. Dolandırıcılık yöntemi olduğu düşünülen sayfalarda, sahte diplomalara dair özelliklere de yer veriliyor. Satışı yapılan belgelere dair; E-Devlet’e işleneceği, orijinalinden ayırt edilemeyeceği, üniversitelerin gerçek mezunları ile aynı şartlara sahip olunacağı ve hukuki anlamda sorun yaşanmayacağına dair teminatlar sunulurken, kişilere; doktorluk, mühendislik, öğretmenlik, veterinerlik gibi çeşitli meslekleri seçme şansı da tanınıyor.
FİYAT LİSTESİ YAYINLAMIŞLAR
Öte yandan, benzer bir sayfanın kuruluşunu 2009 yılına kadar dayandırdığı, sahte diploma basımı işinde eski olduğunu belirterek fiyat listesi dahi yayınladığı görüldü. En son 2023 yılına dair yayınlanan fiyat listesinde, lisans diplomasının 10 bin lira, yüksek lisans diplomasının 12 bin lira, lise diplomasının 6 bin lira, ön lisans diplomasının 8 bin lira ve ilköğretim diplomasının 4 bin lira olarak yer aldığı görüldü.
1 YILDA YÜZDE 150 ZAM
Müşteri şeklinde konuşularak ulaşılan sayfa ise lisans diplomasının yeni ücretinin yüzde 150 zamlı olarak 25 bin lira olduğunu aktardı. Bazı sayfalarda hukuk ve tıp gibi fakülteleri için diğer fakültelere göre daha yüksek ücretler belirlenmesi de dikkat çekti.
KİŞİSEL BİLGİLER İSTENİYOR
Satıcıların kendilerine müracaat ederek sahte diploma almak isteyen kişilerden öncelikle isim, soyisim, adres ve TC kimlik numarası gibi kişisel bilgileri de talep ettikleri öğrenildi. Satıcılar, sahte diplomalar ile KPSS ve benzeri resmi sınavlara girilebildiğini ve resmi kurumlara başvuru yapılabildiğini de belirtti.
“YANLARINA KAR KALIYOR”
Bu kişilerin dolandırıcı olduğunu belirten Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, “Sahte diploma verilip de bunun gerekli kurumlara eklenebileceğinin söyleniyor olması neredeyse imkansıza yakın bir durum. Burada size sahte diploma vereceğini söyleyen kurumlar aslında arka tarafta daha farklı bir dolandırıcılık yapıyorlar. Bir hikaye dolandırıcılığı yapıyorlar. Bunun için referansları ve tanıtım videolarını izleyebileceklerini söylüyorlar. Vatandaşa aslında tamamen illegal olan bu durum için bu bu tarz yasa dışı kurumlarla iletişime geçtiğinde 25-30 bin lira gibi bir rakama diploma verebileceklerini ve her türlü sisteme kayıt yapılabileceklerini söylüyorlar. Burada kişi o diplomayı almak için parayı ödediğinde bütün iletişim kesiliyor ve artık bu kişilerle iletişim kurulamıyor. Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.
“DOLANDIRICILIĞIN ELİNE DÜŞENLER DE SUÇ İŞLEMİŞ OLUYOR”
Avukat Deniz Özdal “Sahte diploma edinmeye çalışan ve bu yolla aslında bu suçu işleyen dolandırıcılığın eline düşenler de ne yazık ki bir suç işlemiş oluyor. Zira sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Yani burada sadece bu belgeyi vereceğini iddia ederek, vadederek dolandıran değil aynı zamanda bu belgeyi almak isteyen kişi de suça karışmış oluyor. Bu suç kimi zaman dolandırıldığı için kişiler tamamlanmıyor ve teşebbüs aşamasında kalıyor. Gün sonunda kimi zaman bu resmi belgeler yani sahte diplomalar ve kategori olmak üzere ilkokul, lise, üniversite, kimi zaman yüksek lisans bunlar gerçekten temin ediliyor. Bunlar muhakkak ki gün yüzüne çıkıyor. Gün yüzüne çıktıktan sonra doğrudan bu şahıslarda sorumlu oluyor. Burada ‘bilmiyordum ya da ben bu belgenin gerçek olduğunu kabul ediyordum’ gibi bir iddia da tabi ki kabul edilmiyor” ifadelerini kullandı.
“2-5 YIL ARASI HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜLÜYOR”
Özdal, “Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor. Fakat dolandırıldıkları için bu suç tamamlanmıyor. Ne yazık ki bize de bu konuyla ilgili başvuran bir sürü kişi oluyor. Kimi zaman da gerçekten bu şekilde bir belgeyi edinmiş oluyorlar ve sosyal hayatın belli aşamalarına, bu belgeyle katılmış, devam ettirmiş oluyorlar ve bu belgenin sahte olduğu ortaya çıkmış oluyor. Yine burada bir mağduriyet ortaya çıkıyor. Kimi zaman yüksek lisans eğitimine dahi devam eden oluyor bu belgelerle. Başvurmak doğru değil” diye konuştu.
]]>
Ülke genelindeki bir şebekenin, internette oluşturdukları sahte kadın profilleri ile tuzağa düşürdükleri erkeklere şantaj uyguladıkları iddia edildi. Kandırdıkları kişilerin önce cinsel içerikli fotoğraf ve video ele geçiren şebekenin, ardından kendilerini karşı taraftaki kadının ailesi olarak tanıttığı ve gönderilen içeriklerden dolayı şikayetçi olacakları söyleyerek korku sağlamaya çalıştıkları ileri sürüldü. Dolandırıcıların son olarak ise gerçek avukatların ismini kullanarak ağına düşürdükleri kişilere ulaştıkları, adına cinsel suçtan dava açıldığını ve sorunu çözmek için para istedikleri iddia edildi. Kendi adının ve unvanın da söz konusu dolandırıcılar tarafından kullanıldığı belirten mağdur avukatlardan Ahmet Haklıgör ise şoke olduğu durum hakkında açıklamalarda bulundu.
“Adıma 8 farklı cep telefonu numarası kullanıp profil oluşturmuşlar”
Olayla ilgili açıklamalarda bulanan mağdurlardan İş Hukuku Uzmanı Avukat Ahmet Haklıgör, “Sosyal medyadan sahte bir kadın profili oluşturup, tuzağa düşürdükleri kişilerle konuşmaya başlamışlar. O kişiye çıplak fotoğraf gönderip, ondan da göndermesini istemişler. Daha sonra söz konusu hayali kadının abisi ya da babası olduğunu söyleyen kişiler farklı numaralardan tehdit mesajı atmış. ‘Seni öldüreceğim, bulacağım. Kardeşime, kızıma nasıl böyle fotoğraflar atarsın’ diyerek karşı tarafı korkutmuşlar. Bir sonraki gün de avukat görünümünde benim ya da başka bir meslektaşımın adı kullanılarak para istenmiş. Sahte bir şikayet dilekçesi hazırlanmış. Benim adıma 8 farklı cep telefonu numarası kullanıp profil oluşturmuşlar. Profilin alt kısmına ise sahte bir internet sitesi linki eklemişler. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağım” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir avukat tehditle para istemez”
Hukukçuların hiçbir zaman kimseyi tehdit etmeyeceğini dile getiren Avukat Haklıgör, “Vatandaşlardan da ricam, bunlara inanmasınlar. Karşısındakilerin gerçek avukat olup olmadığını sorgulasınlar. Bana ulaşanlara durumu anlatıp, arayanların dolandırıcı olduğunu ve kesinlikle para göndermemeleri gerektiğini söylüyorum. Hiçbir avukat tehditle para istemez. Parayı da muhasebecilerine göndermelerini istiyorlar” diye konuştu.
“Arkadaşım aradı, kendisini avukat olarak tanıtan bir kişinin para istediğini söyledi”
Yurdun dört bir yanından arandığını söyleyen Haklıgör, “Birkaç ay önce bir arkadaşım aradı. Kendisini avukat olarak tanıtan bir kişinin para istediğini söyledi. Ben de numarasını, adını ve soyadını sorguladığımda öyle bir avukatın olmadığını gördüm. Sonra da o numarayı arayıp durumu öğrenmeye çalıştım. O da benim avukatlığımı sorguladı. Ben de baro levhasından sorgulattığı takdirde görebileceğini belirttim. Ardından da beni cep telefonu üzerinden engelledi. Bir süre sonra vatandaşlar beni aramaya başladı. ‘Adınızın olduğu bir mesaj aldık. Para istemişsiniz’ dediler. Ülkenin her yerinden aranmaya başladım. Şu ana kadar bu sebepten dolayı 25 kişi bana ulaştı. Ben de şikayetçi oldum. Dava şu an soruşturma aşamasında” dedi. – ANKARA
]]>ERZURUMLU iş insanı Kenan Fırat’ı (42) arayan ve kendini Cumhuriyet başsavcısı olarak tanıtıp para isteyen dolandırıcı, telefona cevap veren polis memurunun sicil numarasını sordu. Şüpheliye suç işlediğini belirten polis memuru, “Hiçbir devlet kurumu vatandaşı telefonla arayarak bankadan para yatırmasını talep etmez. Hakkınızda gerekli adli işlemi yapacağız” dedi.
Erzurum’da gayrimenkul alım satımı yapan 3 çocuk babası Kenan Fırat’ı telefonla arayan kişi, kendini Cumhuriyet başsavcısı olarak tanıtarak adına çıkarılan telefon hatlarının kopyalandığını ve terör örgütlerinin eline geçtiğini söyledi. Kendisinin ve eşinin telefonlarıyla yurt dışıyla görüşme yapıldığını anlatan şüpheli, Kenan Fırat’ın, Yakutiye ilçesindeki Gölbaşı Polis Merkezi’nin 500 metre yakınına gitmesini istedi. Karşısındakinin dolandırıcı olduğunu anlayan Kenan Fırat, diğer telefonundan 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp polisten yardım istedi. Fırat, kendisine ait minibüste telefondaki kişiyle konuşurken İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri yanına geldi. Fırat ve şüphelinin telefon görüşmesini dinleyip kayda alan polis memuru, bir süre sonra kişiye kendini tanıttı. Nerenin savcısı olduğunu soran polis memurundan sicil numarasını vermesini isteyen şüpheli, Kenan Fırat’ı adliyeye göndermesini istedi.
ŞÜPHELİ, POLİS MEMURUNA DA TALİMAT VERDİ
Şüpheliyle görüşmesini sürdüren polis memuru, “Siz kimsiniz? TC numaranızı ve bilgilerinizi verin. Araştırmamızı yapalım. Vatandaşı telefonla arayıp ‘savcıyım’ diyerek dolandırıcılıklar sürekli yapılıyor. Siz de büyük bir ihtimal bu şekilde işlem yapıyorsunuz. Hakkınızda adli ve idari işlem yapacağız. Hiçbir devlet kurumu vatandaşı telefonla arayarak bankadan para yatırmasını talep etmez. Vatandaşın ihbarı üzerine geldik. Şimdi Kenan Fırat’ı alıp polis merkezine götüreceğiz. Kendisiyle ilgili inceleme yaptık, herhangi bir aranması görünmüyor. Kenan Fırat’ı ilk arayan numara da dahil olmak üzere tüm numaralar bizde kayıtlı. Hakkınızda dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunacağız bilginiz olsun” diye konuştu.
‘UYANIK İNSAN İNANMAZ’
Şüpheli, polis memuruna ısrarla Fırat’ın adına telefon hatları çıkarıldığını söyledi. Polisle yaptığı görüşme sonrası telefonu kapatan şüphelinin tespit edilip yakalanması için Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik Dolandırıcılık Büro Amirliği çalışma başlattı.
Yaşadıklarını DHA muhabirine anlatan Kenan Fırat, “Bir telefon numarası bizi aradı. Telefon numaralarımızın kopyalandığını ve terör örgütlerinin eline geçtiğini, üstümüze farklı farklı kimlikler çıkarıldığını söyledi. Para muhabbeti yapıyorlar, ‘Bu kadar para getireceksiniz, banka hesaplarınız bloke oldu’ diyorlar. Hemen diğer telefonumdan 112’yi arayarak durumu emniyetteki arkadaşlara söyledik. Onlar da sağ olsunlar geldiler. Kayıtlarımızı aldılar, konuşmalarımıza kendileri de şahit oldu. Ailemin bütün telefon numaraları alınmış, aile fertlerimizin hepsinin ismini ve TC numarasını biliyorlar. Bu kayıtlara nereden ulaşıyorlar bilmiyorum ama biz emniyete suç duyurusu için gelirken o arada yeğenimi de aradılar. Uyanık insan kolay kolay inanmaz ama insanları kandırmaya bire bir. Çünkü bir panik yaratıyorlar. FETÖ örgütü falan diye insanlarda bir korku yaratmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
VALİLİK UYARDI
Öte yandan Erzurum Valiliği son günlerde yaşanan dolandırıcılık vakalarına karşı vatandaşları uyardı. Valilik sosyal medya hesabından yapılan uyarıda, çeşitli kurumlar adına arayıp, bağış ve yardım kampanyası talebinde bulunanlara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kıymetli hemşerilerimiz bazı şahısların Erzurum Valiliği, Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı adına aradığını söyleyerek vatandaşlarımızdan kişisel bilgilerini istediği, çeşitli gerekçelerle resmi kurumlar adına bağış ve yardım kampanyası adı altında para talebinde bulundukları tespit edilmiştir. Herhangi bir kamu kurumunun ya da yöneticisinin adını kullanarak telefon ve benzeri yöntemlerle sizden kişisel bilgilerinizi isteyen veya yardım adı altında para toplamaya çalışan dolandırıcılara hiçbir şekilde itibar etmeyiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulununuz.”
]]>Durumdan şüphelenen kocasının ihbarı üzerine polis ekipleri, kadının gittiği bankaya giderek yaklaşık yarım milyon lirayı dolandırıcılara göndermeden önce duruma müdahale etti.
Olay, dün öğle saatlerinde Esenyurt Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Suriye uyruklu Türk vatandaşı T. N. isimli kadını evinde oturduğu sırada bilinmeyen bir numara tarafından arandı. Karşı taraftan kendisini polis olarak tanıtan kimliği belirsiz şahıslar kadına, eşinin ve kendisinin kim olduğunu bildiklerini, terör örgütüne para gönderdikleri için vatandaşlıklarının iptal edildiğini söyledi. Duydukları karşısında korku içinde panik olan kadın ne yapacağını bilemezken şüpheliler, evdeki tüm parayı toplayıp altınlarını en yakın kuyumcuda bozdurmasını istedi. Dışarı çıkarak söyleneni yapan kadın, dolandırıcıların söyledikleri hesap numarasına yaklaşık yarım milyon lirayı göndermek üzere bankaya gitti. O sırada Pendik’deki çalıştığı işyerinden eşini arayan A.N. ise sürekli meşgul çaldığını fark etti. En sonunda telefonu açan eşi, ona bankada sıra beklediğini ve olayın hayat memat meselesi olduğunu söyleyince A.N. durumdan şüphelendi. Evdeki kardeşini arayarak paralarını kontrol etmesini isteyen adam yerinde olmadığını öğrenince ortada dolandırıcılık olduğunu anlayıp polisi aradı. Konuyu ihbar eden A. N., işyerinden Esenyurt’ta doğru yola koyulurken aynı dolandırıcılar, adamı arayıp polis olduklarını ve Fatih Emniyet’e gitmesi gerektiğini söyledi. A. N. şahıslara inanmazken konu ile ilgili harekete geçen Esenyurt Asayiş Büro Amirliği ekipleri kadını arayarak uyardı. Çiftin parası dolandırıcıların hesabına geçmeden bankaya gelen ekipler, kadının yanına giderek durumu engelledi. Olay sonrası çift, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Kıraç Polis Merkezi’ne giderek dolandırıcı şahıslar hakkında şikayette bulundu.
“Polisler eşim parayı göndermeden bankaya yetişti”
Yaşadıkları olay ile ilgili konuşan A. N., “Sabah her zamanki gibi evden işe gittim. Eşimi bir telefon aramış. Kendilerini polis olarak tanıtan şahıslar ona ‘Biz her şeyi biliyoruz. Eşinin nerede olduğunu, adresinizi biliyoruz. Biz sizin Türk vatandaşlığınızı iptal ettik. Siz terör örgütüne 20 bin dolar para gönderdiniz. Biz şimdi polis olarak eve geleceğiz. Evde para, altın ne varsa alacağız. Eşini arama ve kimseye bir şey söyleme. Hatta kal ve her şeyi topla’ diyerek eşimi korkutmuşlar. Ben eşimi aramaya çalıştığımda hep meşgul olduğunu fark ettim ve ona ulaşamadım. O sırada ona en yakın kuyumcuya giderek altınlarını bozdurmasını söylemişler. Onu yaptıktan sonra da taksiye binip bankaya gitmesini istemişler. Eşim bankadayken telefonumu açtı. Bana hayat memat meselesi olduğunu söyledi. Ben de kardeşimi arayarak evimizdeki para ve altınlarımızın yerinde olup olmadığını sordum. Kardeşim paraların yerinde olmadığını söyleyince dolandırıcılık meselesi olduğunu anladım. Hemen polisi arayıp olayı anlattım. Kendim de çalıştığım yerden, Pendik’ten Esenyurt’a geldim. Esenyurt’ta vardığım sırada bilinmeyen bir numara beni aradı. Kendini polis olarak tanıtıp ‘Acele şekilde Fatih Emniyet’e gidin. Az önce ihbar verdiniz’ diyerek beni buradan uzaklaştırmaya çalıştı. Ama ben inanmadım ve bu konuyu da polisi arayarak bildirdim. Memur beyler sağolsun bizi aradı. Bankada olduklarını ve eşimi bulduklarını söyledi. Allah razı olsun. Polisler eşim parayı göndermeden bankaya yetişti. Olay sonrası karakola geldik. Bizi arayan numarayı aradık ama ulaşamadık” dedi. – İSTANBUL
]]>Büyükelçiliğin açıklaması, kayıp olduğu bildirilen 17 yaşındaki Çinli öğrenci Kai Zhuang’ın, 31 Aralık’ta Utah eyaletindeki ıssız bir yerde, bulunmasından sonra yapıldı.
Kai’nin anne ve babası, okuduğu okulun yetkililerine kendilerinden fidye istendiğini ve oğullarının kaçırıldığını gösteren bir fotoğrafının gönderildiğini söyledi.
Kai Zhuang bir çadırın içinde “çok üşümüş ve korkmuş” bir halde bulundu.
Polise göre, sanal rehin alma kurbanları, zanlılar yanlarında olmasa bile, kendilerini izole etmeye ve hatta rehin tutuluyorlarmış gibi gösteren kendi fotoğraflarını çekmeye ikna ediliyor. Zanlılar kurbanlarını, Facetime ya da Skype üzerinden gözlemliyorlar.
Daha sonra, hem kurban hem de aileleri, denilenleri yapmamaları durumunda zarar göreceklerine ikna ediliyorlar.
Polis, Kai’nin ailesinin Çin’deki banka hesaplarına 80 bin dolar fidye ödemesi yaptıklarını belirtti.
Sanal rehin alma nedir?
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI’a göre, kolluk güçleri en az 20 yıldır ‘sanal rehin alma’ olaylarını biliyor.
Birçok şekilde yapılabiliyor ama daima kurbanlar, şiddet ya da ölüm tehlikesi altında olduğuna inandıkları bir sevdiklerinin serbest kalması için fidye ödemeye zorlanıyorlar.
FBI “geleneksel” rehin alma olaylarının tersine, sanal rehin alma vakalarında kimsenin gerçekten kaçırılmadığını söylüyor. Bunun yerine hile ve tehditlerle, kurbanlar olayın ortaya çıkmasından önce hızla fidye ödemeye zorlanıyorlar.
Çinli öğrenciler nerelerde hedef alınıyor?
Polis güçlerine göre, Batılı ülkelerde okuyan Çinli öğrenciler sanal rehin alma vakalarında hedef alınıyor.
Eylül 2023’te İngiltere’deki Güney Yorkshire bölgesi emniyetinin Sahtecilik Koordinasyon Ekibi, ülkenin kuzeyindeki Sheffield kentinde öğrenim gören yabancı öğrencilere bir uyarı yapmıştı.
Uyarıda, dolandırıcıların genelde İngiltere’de okuyan Çinli öğrencileri hedef aldığına dikkat çekilmişti.
Buna göre kurban, Çin Büyükelçiliği, Göç İdaresi, Çin Polisi ya da posta idaresinden olduğunu iddia eden bir dolandırıcı tarafından aranıyor.
Uluslararası bir suç şebekesini araştırdıklarını ve kurbanın Çin’e büyük miktarlarda para yollaması gerektiğini iddia ediyorlar.
Kurbanın kendileriyle işbirliği yapması için tehditte bulunuyorlar ve başka kimseye anlatmamasını istiyorlar.
Avustralya’daki New South Wales (NSW) eyaleti polisi, Ekim 2023’te “sanal rehin alma” dolandırıcılıklarının giderek daha sofistike bir hale geldiği uyarısında bulundu.
Dedektif, Joseph Doeihi dolandırıcılıkların Çin ana karasında tezgahlandığını söyledi.
Dolandırıcılar, kurbanı kandırıp Çinli bir yetkili rolü oynamaya da ikna edip, başka bir kurbana da yaklaşıyorlar.
Douehi “Bu dolandırıcılıklarda, kurbanlar eyaletler arası seyahate zorlanıyorlar. Hatta iş öyle bir hale geldi ki, bazı kurbanlarımızın Tayland ve Kamboçya’ya gitmeye zorlandıklarını da gördük” dedi.
Avusturalya Yayın Kurumu (ABC) NSW Polisine atıfla, sadece ekim ayında 20 ila 23 yaşındaki iki kurbanın Çinli yetkililer olduklarını iddia eden dolandırıcı şebekeleri tarafından hedef alındığını belirtti.
Kurbanlardan yaklaşık 340 bin ABD Doları fidye ödemeleri, aksi takdirde bir suça karıştıkları Çin’e sınır dışı edilecekleri söylendi.
Bir vakada da Sydney’deki 20 yaşındaki bir erkek kendisini kelepçelemeye ikna edildi ve daha sonra Şangay Polisi adına Adelaide ve Victoria’daki başka kurbanlara “resmi belgeler” götürmeye zorlandı.
Aileden 135 bin dolardan fazla fidye istendi, ancak aile reddetti ve NSW polisine ihbarda bulundu.
2020’de NSW polisi en az sekiz “sanal rehin alma” vakası ve 1 milyon 355 bin fidye ödendikten sonra bir uyarı yayımladı.
Nisan 2020’deki bir vakada da, Çinli bir aile Çin polisinden olduğunu söyleyen bir dolandırıcının Sydney’deki kızlarının kaçırıldığını söylemesi üzerine, 200 bin dolardan fazla fidye ödedi.
Soruşturmanın ardından, kadın bir gün sonra evinde güvende bulundu.
Ağustos 2023’te Japan Times gazetesi, bazı Çinli öğrencilerin dolandırıcılar tarafından benzer yöntemlerle tehdit edildiğini yazdı.
Bir vakada, Çinli bir kız öğrencinin ailesi, kızlarının saldırıya uğramış gibi göründüğü bir fotoğraf aldıktan sonra, Çin’deki bir hesaba 42 bin dolardan fazla para yatırdı.
Daha sonra örğncinin, Çin kamu güvenliği yetkilisi olduğunu söyleyen birinden telefon aldığı ortaya çıktı.
Dolandırıcı, hakkında bir tutuklama emri çıktığını söylemiş ve ailesinin tutuklanmasını önlemesi adına para vermesi için sahte bir kaçırılma hikayesi uydurması gerektiğini belirtmişti.
Polis güçleri, Çinli öğrencilerin aldıkları telefonları kontrol etmelerini, herhangi bir “resmi” talebi, Çin Konsolosluğu’nda teyit etmelerini ve hedef alınmaları durumunda ihbarda bulunmaları çağrısı yapıyor.
]]>