Doğu Akdeniz – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 31 May 2024 23:18:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 MTSO Başkanı: Üretim ve sanayi deprem riskine karşı korunmalı https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-uretim-ve-sanayi-deprem-riskine-karsi-korunmali/ https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-uretim-ve-sanayi-deprem-riskine-karsi-korunmali/#respond Fri, 31 May 2024 23:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34231 Türkiye’nin deprem gerçeğinden hareketle ülkenin bekası için üretimin, sanayinin de deprem riskine karşı korunup ülke geneline yayılması gerektiğine dikkat çeken Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, alternatif ekonomi havzaları oluşturulmasının artık bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Üretimin yüzde 70’inin Marmara Bölgesi’ne sıkıştırmanın akılcı olmadığını kaydeden Çakır, yeni ekonomi havzası oluşturulması için Orta Anadolu- Doğu Akdeniz hattını işaret etti.

MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Çakır, istikrarlı ekonomik büyüme için üretimin de istikrarlı devam edebilmesinin önemine işaret etti. Üretimde de en çok katma değer oluşturan sektörlerin başında gelen sanayiyi büyütmek gerektiğini belirten Çakır, “Ancak deprem ülkesi olduğumuzu da unutmadan sanayimizi ve her türlü üretimimizi deprem riskine karşı korumak zorundayız. Bu, ülkemizin bir beka meselesidir, ulusal güvenlik konusudur” dedi.

TOBB Genel Kurulunda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da bu konuyu en üst düzeyde ifade ettiğini ve bu tehlikeye parmak bastığını dile getiren Çakır, şöyle devam etti: “Sanayi için planlanan OSB’ler bile artık bu büyümeye yetmiyor. Yatırımcı OSB’lerde ya yer bulamıyor ya da genişleme alanları üretilemiyor. Sınırlı OSB alanları arsa fiyatlarının yükselmesine ve yatırım maliyetlerinin aşırı derecede artmasına neden oluyor. Üretici için yatırım imkansız hale geliyor. Sanayisi gelişmiş rakip ülkelerin sanayiye ayırdığı alan ülkelerin toplam yüzölçümünün yüzde 3’ü iken, bu oran bizde yüzde 1’in çok çok altında. Başta, uygun hazine arazileri olmak üzere, tarıma uygun olmayan alanların sanayi için bir genişleme alanı olarak tahsisi ülke ekonomimizin geleceği için hayati bir konudur.”

“Doğu Akdeniz ve hinterlandındaki illerle toplam ihracatı 41 milyar dolar”

Bu sorunun çözümünün yeni sanayi havzaları oluşturmak, böylece ülkenin hem üretimini artırıp hem de refahı Anadolu’ya eşit yaymakla mümkün olabileceğine işaret eden Çakır, “Bu aynı zamanda deprem risklerine karşı ülke sanayisinin güvence altına alınmasıdır. Sanayisinin ve genel ekonomisinin yüzde 70’ini Marmara Bölgesi’ne sıkıştırmak, hem bu anlamda akılcı değil hem de zenginliğin tüm Türkiye’ye eşit yayılmasının önünde bir engeldir” diye konuştu. Orta Anadolu-Doğu Akdeniz hattının, ekonomik rakamlarıyla en potansiyel yeni ekonomi havzası olarak görülmesi ve desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Çakır, şöyle konuştu: “Merkezinde deprem güvenli bir Mersin olan, Adana’yla birlikte Çukurova’nın gücünü kullanan Doğu Akdeniz Bölgesi’nin ekonomik rakamlarına baktığımızda; Mersin hem ihracatını artırıyor hem de bölgenin dış ticaret yükünü taşıyor. 2024 yılı Mersin ihracatı 9.8 milyar dolara ulaştı. Toplam dış ticareti ise 20 milyar doları aştı. Mersin, Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay’ı da kapsayan Doğu Akdeniz illerinin toplam ihracat 21.7 milyar dolar. Toplam dış ticareti ise 40 milyar doları buldu. Doğu Akdeniz ve etkileşimde olduğu hinterlandındaki illerle toplam ihracatı 41 milyar dolar, toplam dış ticareti 80 milyar dolar. Bu, olağanüstü bir ekonomi bölgesi anlamına geliyor. Eğer destek verilir ve burası da Marmara gibi bir ekonomi bölgesi olarak görülürse, neden bir Marmara Bölgesi daha olmasın?”

“Doğu Akdeniz için 2030 dış ticaret beklentisi en az 150 milyar dolar”

Çakır, Doğu Akdeniz Bölgesi için 2030 yılı dış ticaret beklentisinin en az 150 milyar dolar olarak tahmin edildiğini ifade etti. Artan dış ticaretin, artan yük olduğunu vurgulayan Çakır, şunları kaydetti: “Önümüzdeki 10 yıllık projeksiyonunda artan yük nasıl ve nerden taşınacak? Bugün bölgenin 80 milyar dolar olan dış ticaretinin oluşturduğu yük sadece konteyner bazında 2 veya 2.5 milyon TEU. ve bu yük Mersin Limanı’ndan taşınıyor. Mersin Limanı’nın maksimum kapasitesi, tüm genişleme imkanlarıyla 3.5 milyon TEU. Kentsel açıdan, arazi bakımından daha fazla genişleme imkanı yok. 2030 yılında tahmin edilen 150 milyar dış ticaret yükü için 8 milyon TEU kapasiteli bir limana ve bunu hızla etkin elleçleme ve gümrükleme yapacak bir lojistik merkeze ihtiyaç var. Onlarca yıldan değil, sadece 6 yıl sonrasından bahsediyoruz. O halde bu yükü hangi limanla ve hangi alt yapı ile taşıyacağız?”

“Doğu Akdeniz, acilen yeni bir ekonomi havzası ilan edilmeli”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından planlanarak yatırım planlarına alınan 12 milyon TEU kapasiteli Mersin Ana Konteyner Limanı yapılmadan ve modern bir lojistik merkezin buna destek vermeden söz konusu yükün taşınamayacağını ifade eden Çakır, “Navlun, taşıma, elleçleme, depolama gibi lojistik maliyetlerinin en önemli maliyet kalemleri olduğu günümüz ekonomisinde rekabetçiliğimiz kalmaz. Bundan dolayı ülke ekonomisinin üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan bir ekonomi olması isteniyorsa çözüm bellidir. Mersin Ana Konteyner Limanı’nın yapılması, Mersin Lojistik Köyün yapılması ve Anadolu’nun Doğu Akdeniz’e inen koridoruyla birlikte Mersin, Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerini kapsayan ve hinterlandıyla etkin etkileşim içinde olan Doğu Akdeniz’in acilen yeni bir ekonomi havzası ilan edilmesi ve tüm alt yapısı bütünsel olarak tamamlanması en etkin çözüm olacaktır” şeklinde konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-uretim-ve-sanayi-deprem-riskine-karsi-korunmali/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel: Doğu Akdeniz’in güvenliği küresel bir meseledir https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/ https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:09:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14265 GÖKHAN ÇELİKER/MUHAMMET TARHAN – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, “Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi, sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olanları ilgilendiren bir mesele değil, küresel bir meseledir.” dedi.

Üstel, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Antalya Diplomasi Forumu’nda, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve uzman bir heyetle bulunduklarını kaydeden Üstel, forumun “her geçen gün dünyada adından daha fazla söz ettirmeyi” başardığını vurguladı.

Üstel, ADF’nin dünya genelinde barış, güvenlik ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla liderlerin ve uzmanların önemli bir buluşma noktası haline dönüştüğünü ve bunun kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Bu forum, aynı zamanda Türkiye’nin dünya siyaseti üzerinde her gün artan gücünün ve etkisinin de açık göstergesi olarak karşımızda duruyor.” diye konuştu.

Dünyanın “giderek daha karmaşık” hale geldiğini ve zorlukların tek boyutlu olarak kalmadığını söyleyen Başbakan Üstel, “Bu nedenle, küresel barış ve istikrarı sağlama konusunda artık ortak hareket etmeli, çabalarımızı bir araya getirerek koordine etmeliyiz. ADF’nin bu yılki konusu ‘Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak.’ işte tam da bu öneme atıfta bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Üstel, ADF’de farklı ülke ve disiplinlerden gelen uzmanların bir araya getirildiğini aktararak, forumun, ana başlığına uygun bir anlayışın geliştirilmesi ve ortak çözümler bulması için dünyaya önemli fırsat sunduğunun altını çizdi.

ADF’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve vizyonuyla şekillendiğine dikkati çeken Üstel, “Bu foruma davet almak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin görünürlüğünün artırılması, sürekli şekilde engellemelere maruz bırakılan uluslararası temas eksikliklerinin giderilmesi ve haklı davamızın dünyaya duyurulması adına da son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Üstel, kendilerinin de “bu misyonla” burada olduğuna işaret ederek, “Sesimizi duyurabileceğimiz, gerek siyasi, gerek medya, hangi seviyeden olursa olsun herkese derdimizi, sıkıntılarımızı ve halkımızın uluslararası camiadan beklentilerini aktarmak için buradayız.” dedi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan gördüğü ambargoları anlatma fırsatı bulacağız”

Böyle bir forumda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Üstel, KKTC olarak uluslararası temas konusunda büyük zorluklar yaşadıklarını belirtti.

Öte yandan Üstel, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan yaşadığı izolasyonları, dünyadan gördüğü ambargoları anlatma fırsatı bulacağız. Onun için, bizim için önemi büyüktür.” şeklinde konuştu.

Üstel, bu fırsat nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

KKTC’nin bağımsızlığından bu yana bu ülkenin dünyadaki hak ettiği yere gelmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile canla başla çalıştıklarını vurgulayan Üstel, “Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti ile bizim ilişkilerimiz kardeşten öteye bir ilişkiye dayanır ve bu ilişkiler neticesinde de dünyada ne kadar sıkıntılar olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti ile biz bu sıkıntıların önünü açıyoruz.” dedi.

Üstel, “Bizim ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz en üst seviyededir ve en üst seviyede de devam edecektir.” diye konuştu.

“Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi küresel bir meseledir”

Yaşadıkları coğrafyanın “barışa hasret duyan, ateşler içinde yanmaya devam eden” bir coğrafya olduğunu aktaran Üstel, “Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi, sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olanları ilgilendiren bir mesele değil, küresel bir meseledir.” diye konuştu.

Başbakan Üstel, Doğu Akdeniz’in güvenliği konusuna ilişkin, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye önemli bir jeopolitik güce sahiptir. Bu gücü küresel barışa hizmet için kullanmaya da hazırız.” değerlendirmesinde bulundu.

“İki devlete dayalı çözümün Doğu Akdeniz jeopolitiğine yapacağı katkıları ortaya koyacağız”

Yapacakları tüm görüşmelerde muhatapları ile bölgesel işbirliği fırsatları ve küresel barışın ele alınacağını vurgulayan Üstel, şöyle devam etti:

“60 yıldır devam eden Kıbrıs sorununa ilişkin, adil, kalıcı ve iki devlete dayalı çözümün Doğu Akdeniz jeopolitiğine yapacağı katkıları ortaya koyacağız. Halkımıza uygulanan haksız ambargoların ve insan hakları ile bağdaşmayan uygulamaların kaldırılmasına yönelik girişimlerimizi sürdüreceğiz.”

Üstel ayrıca forumda sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği ve diğer küresel sorunlarla mücadele konularında uluslararası uzmanların ortaya koyacağı görüş ve önerileri dinleme şanslarının olacağını kaydetti.

Bu hedeflere ulaşmak için tek bir ülkenin veya kuruluşun çabasının yeterli olmadığını bildiren Başbakan Üstel, ADF’nin dünya barışına ve istikrarına katkıda bulunmasını diledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/feed/ 0