Divan – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 23:30:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Filistin Dışişleri Bakanı: Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşü tarihi bir karar https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-uluslararasi-adalet-divaninin-gorusu-tarihi-bir-karar/ https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-uluslararasi-adalet-divaninin-gorusu-tarihi-bir-karar/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41020 Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin hukuka aykırı olduğunu ve işgalin derhal sonlandırılması gerektiğini belirten Uluslararası Adalet Divanının (UAD) danışma görüşünü “tarihi” olarak nitelendirdi.

Bakan el-Maliki, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline “en kısa sürede son vermesi” gerektiğini vurgulayan danışma görüşünün ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bugün açıklanan görüşün “tarihi bir karar” olduğunu ifade etti.

Divanın, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini derhal ve tamamen sonlandırması gerektiği görüşünde olduğunu aktaran el-Maliki, “Bu, İsrail’in, hukuksuz kolonyal girişimini koşulsuz sonlandırma yükümlülüğü altında olduğunu gösteriyor. Bizim görüşümüze göre bu, işgalin tamamen ve hemen sonlandırılması gerektiği anlamına geliyor.” dedi.

El-Maliki, Divan yargıçlarının, İsrail’in hukuka aykırı işgalinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nı, insan haklarını, insancıl hukuku, ırk ayrımcılığı yasağını ve apartheid yasağını da ihlal ettiğini belirttiğine dikkati çekti.

Divan’ın kesin bir dille, İsrail’in yerleşim politikalarının hukuka aykırı olduğunu ve tüm yerleşimcilerin işgal edilen topraklardan tahliye edilmesi gerektiği görüşünü verdiğini vurgulayan el-Maliki, bu ihlallerin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ve kendi devletine sahip olma hakkını engellediğini ifade etti.

“İsrail’in suçları dünyanın gözü önünde tüm dehşetiyle sürüyor”

El-Maliki, Filistin halkının kendini soykırıma karşı savunduğunu ve var olma hakkı için mücadele ettiğini belirterek, “İsrail’in suçları dünyanın gözü önünde tüm dehşetiyle sürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Filistin halkının yıllarca dayanılmaz bir adaletsizlik ve acıyla karşı karşıya kaldığını aktaran el-Maliki, danışma görüşünün çok ihtiyaç duyulan bir zamanda ve tam vaktinde geldiğini kaydetti.

Görüşün Filistin halkı için çok önemli olduğunu dile getiren el-Maliki, “Divan, Filistin halkının, mutlak ve tartışmasız kolonyal kontrol ve şiddetten kurtulma hakkının artık daha fazla inkar edilmemesi ve görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.” diye konuştu.

Filistinliler “tek egemen halk”

El-Maliki, Divan’ın, Filistin halkının, Doğu Kudüs’ün de dahil olduğu Filistin topraklarındaki tek egemen halk olduğunu tespit ettiğini, tüm devletlerin ve BM’nin, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki varlığını tanımama yükümlülüğü altında olduğunu dile getirdi.

Divan görüşü gereği diğer devletlerin İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddet ve ihlallerine doğrudan ya da dolaylı olarak destek olmama yükümlülüğü altında olduğunu belirten el-Maliki, “(İsrail’e) Yardım yok, destek yok, para yok, iştirak yok, silah yok, hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.

“UAD bu tarihi kararla ahlaki ve hukuki görevini yerine getirdi.” diyen el-Maliki, artık bu görüşü uygulama görevinin diğer devletler ve uluslararası kurumlarda olduğunu kaydetti.

Filistin halkının bu kararla, “Biz görülüyoruz” diyebileceğini ifade eden el-Maliki, bunun dünyanın en önemli mahkemesinden gelmiş olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Filistin’in BM Temsilcisi Mansur: “Divan yargıçları adaletten yana durdu”

Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, danışma görüşünün tarihi olduğunu yineleyerek, “Öncelikle Divan yargıçlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yargıçlar adaletten yana durdu.” ifadesini kullandı.

Görüşün alınmasında emek veren Filistinli siyasilere de teşekkür eden Mansur, Filistin halkının haklarının savunulmasında çalışan herkesin bu karardan dolayı çok memnun olduğunu belirtti.

Bu kararın Gazze’de devam eden savaş açısından da önemli olduğunu aktaran Mansur, kararın uygulanması ve hayata geçirilmesi için herkesin mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-uluslararasi-adalet-divaninin-gorusu-tarihi-bir-karar/feed/ 0
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, Divan Kurulu Toplantısında Konuştu https://www.haber60.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-divan-kurulu-toplantisinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-divan-kurulu-toplantisinda-konustu/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17546 Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, divan kurulu toplantısında yaptığı konuşmada Galatasaray maçı sonrası sarı-kırmızılı kulübün sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma yönelik, “Türkiye’de hangi salıncağa kimlerin bindiğini herkes çok iyi bilir” dedi.

Beşiktaş Divan Kurulu 2024 Yılı 1. Olağan Toplantısı, İstanbul Hilton Hotel’de yapıldı. Toplantı; divan başkanlık kurulu faaliyetlerinin açıklanması, denetim kurulu raporunun açıklanması, yönetim kurulu çalışmalarının açıklanması, raporların müzakere edilmesi ve divan üyelerinin yazılı ve sözlü görüşlerini belirtmesinin ardından Başkan Hasan Arat’ın kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Divan üyelerinin yazılı ve sözlü görüşlerine cevap niteliğinde konuşan Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, “Bugünkü divan toplantısı müthiş olmuştur. Allah daha iyilerini nasip etsin. Fakat bizim söylediklerimizin üzerine hemen bizi yıpratmaya çalışıyorlar. Siz de bunun farkındasınızdır diye düşünüyorum. Tavırları ve davranışları görüyorsunuz. Fakat o işler öyle olmuyor. Burası Beşiktaş. Beşiktaşlılar olarak omuz omuza olmamız gerekiyor. Beşiktaş’ın birbirine sımsıkı bağlı olması gereken zamandayız. Yolumuz açık, şansımız bol olsun” dedi.

“Eda Erdem, Türkiye’nin gururudur”

Fenerbahçe Ülker Stadyumu’nun önüne heykeli dikilen milli voleybolcu Eda Erdem Dündar’ı arayarak tebrik ettiğini dile getiren Başkan Arat, “Ben Eda Erdem’i dün aradım ve tebrik ettim. Kendisi Beşiktaş’tan yetişmiş bir sporcu ve Türkiye’nin gururudur. Beşiktaş, bu konularda Türk sporunda öncü kulüptür” diye konuştu.

Siyah-beyazlıların web sitesi hakkında yapılan eleştirilere cevap veren Başkan Hasan Arat, “Arkadaşlarımız çalışmalarına devam ediyor. Güzel, kıymetli bir web sayfasını hizmetinize sunacağız. Beşiktaş’a yakışan ne ise o şekilde sizlerle buluşturacağız” açıklamalarında bulundu.

“Stadyum isim hakkıyla alakalı çalışmalarımız sürüyor”

Tüpraş Stadyumu’nun isim hakkıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Arat, “Biz misafirlerimizi artık Beşiktaş Müzesi’nin giriş kapısını kullanarak ağırlayacağız. Orası düzenlendi ve çok güzel oldu. Önceki giriş otopark girişinden oluyordu ve çirkin bir görüntü oluşuyordu. Bundan sonra tarihi kapıdan yapacağımızı duyurmuş olayım. Stadyumumuzun isim hakkı ile alakalı olarak çok yakın zamanda çalışmalarımızı tamamlayarak teklifimizi sizlere sunacağız” şeklinde konuştu.

“Aydoğan Cevahir bizim kardeşimizdir”

Önceki divan kurulu toplantılarında sözlü olarak tartışma yaşadığı Beşiktaş Divan Üyesi Aydoğan Cevahir hakkında da konuşan Başkan Arat, “Aydoğan Cevahir bizim kardeşimizdir. Zaman zaman sürçülisan edilmiş olabilir. Keşke olmasaydı. Ben bu camianın başkanı olarak kimseye küs olma şansımın olduğunu düşünüyorum. Kulüp için yapmak istediği yatırımlar hakkında, ilgili yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız ile iletişime geçerek çalışma yapabilir” ifadelerini kullandı.

“Camialarımızın büyüklerini sakın rencide etmeyin”

Beşiktaş ve ezeli rakip taraftarlarına seslenen Başkan Hasan Arat, “Ebedi dost ve ezeli rakiplerle ilişkiler saygı çerçevesinde olmalı. Kupalar mücadelelerle elde edilir. Herkesin müzesinde yeterince kupası var diye düşünüyorum. Beşiktaş 121 yıllık bir camiadır. Bizim geçen hafta yaşadığımız olay üzücü bir olaydır. Malum konu hakkında biz konuştuğumuzda 23 yaşında bir çalışanın yapmış olduğu bir durum olduğu dile getirildi. Kalabalıkta konuştuğunuzu yalnızken de konuşacaksınız. Beşiktaş kimsenin kayığına binmez. Türkiye’de hangi salıncağa kimlerin bindiğini herkes çok iyi bilir. Hem Beşiktaşlılara hem de rakiplerimize sesleniyorum. Camialarımızın büyüklerini sakın rencide etmeyin. Camiaların 100 yılı aşmış dostluklarını karalamayın. Bunları dillendiren yöneticiler yarın görevlerinin başında olmayacak” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-divan-kurulu-toplantisinda-konustu/feed/ 0
Trabzonspor’un 55. Seçimli Divan Olağan Genel Kurulu Başladı https://www.haber60.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/ https://www.haber60.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14710 Trabzonspor’un 55. seçimli Divan Olağan Genel Kurulu başladı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 10.00’da başlayan Trabzonspor’un 55. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu yönetmesi için divan başkanlığına Hakan Orhan oy birliği ile seçildi. Genel kurula Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Teknik Direktör Şenol Güneş’in de katıldığı gözlendi. Divan seçimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından mevcut yönetim kurulunun faaliyet raporu okundu.

Ali Sürmen: “Benim veda günüm”

Daha sonra söz alan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Sürmen, yapılan genel kurulun aynı zamanda kendisi için veda günü olduğunu belirterek, “Trabzonspor şampiyon olduktan sonra ciddi sıkınlar yaşadı. Mali sorunlar yaşadı. İcracıların kapıya dayanmaya hazırlandığı dönemde sorumluluğu üzerine alan şahsi ve sponsorluk anlaşmaları yapan Ertuğrul Doğan’a da teşekkür ediyorum. Yaşanmışlıklarla ders alarak yoluna devam etmesini tavsiye ediyorum. TFF’de birçok arkadaşımız görev aldı ama görevli olduğu dönemde onun kadar elini taşın altına koyan isim görmedim. Türk futbolunda adaletin sağlanması için büyük bir emek veren Mustafa Hacıkerimoğlu. Maalesef Fenerbahçeliler istedi diye onlarla birlikte hareket edenleri de yadırgıyorum” ifadelerini kullandı.

Neden aday olmadığını daha önce açıkladığını belirten Sürmen, “Buranın kaybedeni olmaz bir tercih yapılıyor. Küsüp, darılarak başka yerlere gitmemektir önemli olan. Trabzonspor için çalışmaktır kendiniz için değil. Benim aday olmamamda düşündüğüm en büyük etken budur. Aday değilim diyorsak bu camia içindir. Ben yönetici olacağım kibrine katılmamak gerekiyor. Ben bu kongrede yönetmeye değil, yönetilmeye talip oldum. Kim seçilirse seçilsin onun emrindeyim. Trabzonspor’un emrindeyim” dedi.

Ertuğrul Doğan: “Divan Kurulu üyeleri yön gösterici olacaklardır”

Sürmen’in konuşmasının ardından kürsüye gelen Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, hizmetlerinden ötürü Ali Sürmen’e plaket verdi. Doğan, Trabzonspor Divan Kurulu’nun akil insanlardan oluştuğunu belirterek her bir üyesinin görüşlerinin kendilerini için önemli olduğunu ve yön gösterici olacağını söyledi.

Başkan adayları tek tek söz aldı

Genel kurul üyelerinin dilek ve temennilerinin ardından başkan adaylarından ilk söz alan isim Emin Kahraman oldu. Kahraman, Trabzonspor’da uzun yıllar yöneticilik yaptığını hatırlatarak, “Trabzonspor davet ettiği zaman hiçbir zaman görevden kaçmadım. Buradan bana bir şans çıkarsa en iyi hizmetleri yapmaya talibim. Yönetime sunulmak üzere durum tespit çalışma projelerimiz var. Daha aktif bir divan kuruluna her zamankinden daha çok ihtiyaç var” derken, diğer adayı Hayrettin Hacısalihoğlu ise, “Trabzonspor Kulübü’ne uzun yıllar hizmet ettim. Bunca yılın tecrübesi ile divan başkanı olarak hizmet vermek istiyoruz. Ben Trabzonspor’u hiç bir zaman uzaktan sevmemiş bir kardeşinizim. Hayatım boyunca yaşadığım heyecanın kaynağında hep Trabzonspor olmuştur. Ben işime gelen işi yapmadım sadece Trabzonspor’un işine gelen işleri yaptım. Bizler hiç bir zaman bir birimize rakip değiliz. Bizlerin rakibi haksızlığı kendine hak edinmiş kulüplerdir. Bizler tüzüğün bize verdiği yetkileri çok iyi biliyoruz ve bunun dışına çıkmayacağımızın sözünü veriyorum. Bizim amacımız birlik ve beraberliği arttırmaktır” açıklamasında bulundu.

Başkan adaylarından son sözü alan Mahmut Ören de, “Bugüne kadar Trabzonspor’a bütün alanlarda hiçbir beklenti olmadan hizmet etmeye çalıştım. En büyük hedefimiz birlik ve beraberliğin sağlanması adına çalışacağız. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu olarak üyelerin ayrışımına asla yol açmayacağız, birleştirici olacağız. Yönetime katkı sağlayacak tavsiyelerde bulunacağız” diye konuştu.

Oy verme işlemi başladı

Başkan adaylarının konuşmasının ardından oy verme işlemine geçildi. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanlığı seçimlerinde oy verme işlemi saat 16.00’ya kadar devam edecek. 2 bin 90 üyenin oy kullanma hakkı bulunuyor. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/feed/ 0
Trabzonspor Divan Kurulu Başkanlık Seçimi Başladı https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-divan-kurulu-baskanlik-secimi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-divan-kurulu-baskanlik-secimi-basladi/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14708 Trabzonspor Kulübü, divan kurulunun başkanlık seçimi başladı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurula eski başkanlardan Ahmet Celal Ataman ve Mustafa Günaydın ile teknik direktör Şenol Güneş de katıldı.

Veda konuşması yapan mevcut başkan Ali Sürmen, genel kurulun kaybedenin olmayacağını, kim seçilirse seçilsin Trabzonspor’un emrinde olduğunu belirtti.

Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, Sürmen’e katkılarından dolayı plaket verdi.

Doğan, salonda bulunan herkesin Trabzonspor için ayrı bir değer olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Kimileri yarım asır, kimileri çeyrek asır bordo mavili camiamıza hizmet etmiş kişilerdir. Camiamızın akil insanları olarak nitelendirdiğim divan kurulu üyelerimizin her birinin görüş, öneri ve eleştirileri bizim için her daim yol gösterici olacaktır. Şimdi yeni bir başkan seçeceğiz, yeni bir dönemin kapısını aralayacağız. Bütün adaylara başarılar diliyorum. Bu arada yöneticilik yaptığım dönemden başkanlık yaptığım dönem boyunca sözde değil, her zaman özde ağabeylik yaptığı için huzurlarınızda kendisine teşekkür ediyorum.”

Başkan adayları konuştu

Başkan adayı Emin Kahraman, şu ana kadar yakışan bir sürecin yaşandığını dile getirerek, “Kendimi seçime hazırladım. İnşallah bana bu şans verilirse en iyi hizmetleri yapmaya talibim. Hepinizin oylarına talibim.” dedi.

Bazı kişilerin, “Divanın yetkisi ne ki?” sorusunu yönelttiğine dikkati çeken Kahraman, şu değerlendirmede bulundu:

“Biz de tüzüğü biliyoruz, divan istişare kuruludur. Divan transfer yapamaz, yönetim icraatlarını yapamaz, evet. Farkında mısınız bizim son şampiyonluğumuzdan sonra ne oluyor? Rakipler topla tüfekle algı yarışına girdiler. Türk futbolu böyle bir ortam yaşamadı. Sosyal medya, yorumcularıyla, hakemleriyle tozu dumana katıyor. Biz bu düzende nerede duracağız? Biz her zamankinden fazla tek yumruk olacağız. Yönetim, şehir, divan, tek yürek olmak zorundayız. Trabzonspor’un ayrışma lüksü yoktur. Trabzonspor’un bölünme, çözülme lüksü yoktur. Bu ekonomik şartlarda borç 7 milyara dayanmışken, rakipler herkese savaş açmışken biz daha güçlü olmak zorundayız.”

Başkan adayı Hayrettin Hacısalihoğlu da Trabzonspor’a hizmet noktasında yeni bir döneme başlamak arzusunda olduklarını vurgulayarak, “Trabzonspor’u hiçbir zaman uzaktan seyretmiş değilim. Her zaman önceliğim Trabzonspor’un çıkarları oldu. Asla taviz vermedim ve vermem. Bu kulüp, büyük camiaların birleşmesinden doğmuştur. Kuruluş aşamasından sonra birleşmiş, tek amaç için mücadele etmiş, bugünlere gelinmiştir. İnanıyorum kazanan da kaybeden de hizmet aşkını ilk günkü gibi sürdürecektir.” ifadesini kullandı.

Divan kurulu başkan adayı Mahmut Ören ise bugünün tarihte güzel bir gün olarak anılmasını istediğini belirterek, “Trabzonspor’un saygın ve en köklü kurumlarından birine aday oldum. Kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda sağlıklı çözümler üretmek, divan başkanlığının yazılı olmayan görevidir. Biz göreve geldiğimizde üyelerin çekişmesine, kutuplaşmasına yol açmayacağız. Uzlaştırıcı, birleştirici olacağız. Kırgınlıkların son bulması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Kulüp çıkarları doğrultusunda her şartta, platformda mücadele edeceğimize söz veriyoruz.” diye konuştu.

Oy verme işlemi başladı

Başkan adaylarının konuşmasının ardından oy verme işlemi başladı.

2 bin 90 üyenin oy kullanma hakkının bulunduğu genel kurulda Mahmut Ören, Hayrettin Hacısalihoğlu ve Emin Kahraman, başkan adaylığı için yarışıyor.

Divan kurulu başkanlığı seçiminde üyeler saat 16.00’ya kadar oy kullanabilecek, ardından da oy sayımına geçilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-divan-kurulu-baskanlik-secimi-basladi/feed/ 0
Filistin, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in işgaline ilişkin görüşünün adaleti sağlayacağına inanıyor https://www.haber60.com.tr/filistin-uluslararasi-adalet-divaninin-israilin-isgaline-iliskin-gorusunun-adaleti-saglayacagina-inaniyor/ https://www.haber60.com.tr/filistin-uluslararasi-adalet-divaninin-israilin-isgaline-iliskin-gorusunun-adaleti-saglayacagina-inaniyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:36:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10091 Filistin’in Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Kuruluşlardan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Ömer Avadallah, Uluslararası Adalet Divanının (UAD), İsrail’in, Filistin’i işgaline ilişkin vereceği danışma görüşüyle adaletin yerini bulacağına inandıklarını söyledi.

UAD’nin, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin vereceği danışma görüşü için 52 ülke ve 3 uluslararası kuruluşun sunumları dün Filistin’in beyanı ile başladı.

UAD’deki Filistin heyetinde yer alan Filistin Dışişleri Bakan Yardımcıları Ömer Avadallah ve Ammar Hijazi, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Avadallah, danışma görüşüyle İsrail’in Filistin halkına karşı uyguladığı bu hukuksuzluğun sona erdirilmesinin amaçlandığını belirterek, “Bugün duyduklarımızın ileride yapılacak pek çok işlemin başlangıcı olacağına inanıyoruz. Üç uluslararası örgütün de aralarında bulunduğu 50’den fazla ülke bu tarihi sürece katılacak.” dedi.

“Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz”

Avadallah, İsrail’in 75 yılı aşkın süredir hiçbir uluslararası mahkemede hesap vermediğini anımsattı.

Uluslararası toplumun İsrail’e karşı sessizliği karşısında Güney Afrika’nın da soykırım davasıyla harekete geçtiğini kaydeden Avadallah, “İki hafta önce burada, İsrail’in işlediği soykırım davasına ilişkin sunumunu takip ediyorduk. İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını görüyoruz. İsrail işgali olan bu yasa dışı olgunun sona erdirilmesi için tüm uluslararası topluma ve Uluslararası Adalet Divanına sorumluluk düştüğüne inanıyoruz.” diye konuştu.

Gazze’de 7 Ekim’de başlayan saldırıların ardından Divan’a yeni beyanda bulunduklarını anlatan Avadallah, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İkinci beyanımızı Gazze’deki halkımıza yönelik saldırganlığın yoğun bir şekilde başladığı 25 Ekim’de sunduk. İsrail’in saldırganlığı 75 yılı aşkın bir süredir devam ediyor ve halkımıza karşı bir soykırım işleniyor. Bu nedenle İsrail’in halkımıza karşı işlediği tüm bu soykırım unsurlarına yer verdik ve uluslararası toplumun eylemsizliğinin İsrail’in bu soykırım suçunu işlemesine neden olduğunu söyledik.”

“İsrail hiçbir zaman uluslararası toplumun çağrılarına cevap vermedi”

Avadallah, Divan’ın görüşünün, İsrail’in yanı sıra üçüncü devletler açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, “İsrail hiçbir zaman uluslararası toplumun çağrılarına cevap vermedi ve uluslararası hukuktaki yükümlülüklerine riayet etmedi. Uluslararası Adalet Divanının önüne koyduğumuz bu meseleyle İsrail’in, Filistin’deki yasa dışı işgalini ortadan kaldırmaya yönelik üçüncü devletlerin, uluslararası toplumun ve aynı zamanda uluslararası örgütlerin yükümlülüklerini yerine getirme zorunluluğunun teyit edileceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Danışma görüşünün ardından, burada belirlenen hususların uygulanması ve hayata geçirilmesine yönelik çalışmalara başlayacaklarını söyleyen Avadallah, “BM Genel Kurulu, İnsan Hakları Konseyi ya da ikili ilişkiler gibi mevcut tüm mekanizmaları kullanarak, İsrail’in hesap vermesini, devletlerden sorumluluklarını üstlenmelerini, Filistin halkına yönelik saldırganlığında İsrail’e yardım etmemelerini ve destek vermemelerini isteyeceğiz.” dedi.

“Devletler bu meselenin uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesini istiyor”

Çok Taraflı İlişkilerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Hijazi, uluslararası toplumun Filistin meselesine gösterdiği ilginin “eşi benzeri görülmemiş bir durum” olduğunu belirterek, “Duruşmalara ilk defa birçok devlet katılıyor. Bu devletlerin çoğu uluslararası hukuku destekliyor ve uygulanmasını istiyor. Bu da gösteriyor ki devletler, bu meselenin bir an evvel uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde çözülmesini istiyor.” diye konuştu.

Hijazi, ABD ve Fiji’nin, İsrail’i destekleyen tutumlarını eleştirerek, “Uluslararası toplum, burada uluslararası hukuku ve uluslararası hukuka dayalı sistemi korumak ve bununla bağlantılı olan Filistin sorununu çözmek için yoğun ilgi gösteriyor. Bu ilkelerle uyumlu olmayan ve Divan’dan Filistin lehine bir görüş vermemesini isteyen az sayıda ülke de var. Ancak bunlar, ne yazık ki her zaman İsrail’i koruyan ve destekleyen birkaç ülke. Onlar uluslararası hukuktan yana değiller, uluslararası meşruiyetten ve BM kararından yana değiller.” değerlendirmesinde bulundu.

“Filistin’in kendi kaderini tayin hakkı inkar edilmiyor”

Hijazi, danışma görüşüne katılan devletlerin, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkına, Filistin’in bağımsızlığına ve devlet olma hakkına karşı çıkmadığına işaret etti.

İsrail’in yazılı beyanında, Filistin’in bağımsızlığına ve devlet olma hakkına değinmediğini anlatan Hijazi, “Bunlar hiçbir zaman itiraz edilmemiş temel konulardır. İsrail’in sunumu bile bu konuya girmemiş, sadece Divan’ın bu konuda görüş vermek için yargı yetkisi olmadığını ima ediyor.” dedi.

Hijazi, İsrail’in sözlü beyanda bulunan devletler arasında yer almamasına ilişkin, “Sömürgecilik, apartheid ve uluslararası hukuk ihlallerinin meşruiyetini nasıl tartışabilirsiniz?” diyerek İsrail’in duruşmalara katılması durumunda kendini savunmasının zor olduğunu vurguladı.

BM Genel Kurulu, Uluslararası Adalet Divanından görüş istemişti

BM Genel Kurulu 30 Aralık 2022 tarihli kararında UAD’den, Divan Statüsü’nün 65. maddesine dayanarak 1967’deki savaştan bu yana İsrail’in Filistin’deki işgalinin hukuki neticelerine ilişkin iki soru yöneltti.

BM Genel Kurulunun Divan’a yönelttiği sorular şu şekilde:

“1- İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal etmesinin, işgali sürdürmesinin, 1967’den bu yana Filistin topraklarındaki yerleşim ve ilhak faaliyetlerinin, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin ve ilgili ayrımcı mevzuat ve tedbirleri kabul etmesinin hukuki sonuçları nelerdir?

2- İsrail’in, ilk soruda belirtilen uygulamaları, işgalin hukuki statüsünü nasıl etkilemektedir ve bu durumun tüm devletler ve Birleşmiş Milletler için doğurduğu hukuki sonuçlar nelerdir?”

Danışma görüşü talebi 17 Ocak 2023’te BM Genel Sekreteri tarafından UAD’ye ulaştırılırken Divan, BM üyesi devletlere ve Filistin’e, danışma görüşü istenen sorular hakkında yazılı ve sözlü beyanda bulunma haklarına ilişkin bildirim yaptı.

Danışma görüşünün etkisi nedir?

UAD’nin verdiği danışma görüşleri her ne kadar bağlayıcı olmasa da birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alındığı ve verilen görüşe uygun hareket edildiği belirtiliyor.

Divan’ın, İsrail’in Filistin topraklarında inşa ettiği duvara dair 2004’te verdiği danışma görüşünde, duvarın hukuka aykırı olduğunu tespit etmesinin ardından birçok devlet ve şirketin, söz konusu duvarın inşasına katkı sunmaktan imtina etmesi, İsrail’e sattıkları inşaat malzemelerinin duvarın yapımında kullanılmaması şartı koşması dikkati çekiyor.

Yine UAD’nin 22 Temmuz 2010’da, uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmesinin yasaklanmadığı yönünde verdiği danışma görüşünün ardından, Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyeti arttı ve bağımsızlığını tanıyan devlet sayısı çoğaldı.

UAD’nin görüşünün, işgalin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde olması durumunda, bunun İsrail ve diğer ülkeler açısından getirdiği sonuçları da tespit etmesiyle, İsrail üzerindeki baskının artması ve ona açıkça destek veren ülkelerin uluslararası toplum tarafından tutumlarını gözden geçirmeye zorlanmaları muhtemel.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-uluslararasi-adalet-divaninin-israilin-isgaline-iliskin-gorusunun-adaleti-saglayacagina-inaniyor/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail aleyhine aldığı tedbir kararları https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninin-israil-aleyhine-aldigi-tedbir-kararlari/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninin-israil-aleyhine-aldigi-tedbir-kararlari/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:51:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5237 İstanbul Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Bölümü Öğretim Üyesi Deniz Baran, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) İsrail aleyhine aldığı tedbir kararlarının ne anlama geldiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı nezdinde İsrail aleyhine 29 Aralık 2023’te, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin (Soykırım Sözleşmesi) ihlali gerekçesiyle açtığı davada talep edilen geçici tedbirlere dair duruşmalar 11-12 Ocak 2024’te gerçekleşti. Dünya kamuoyu bu duruşmaların sonucunun açıklanmasını büyük merakla bekliyordu. Divan, bu merakı dün gidererek son derece hızlı bir şekilde, geçici tedbir kararlarını açıkladığı 2022 tarihli ve yine Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali esaslı Ukrayna’nın Rusya’ya karşı açtığı davadan da hızlı davranarak, 4 günde kararını açıklamış oldu.

Geçici tedbir kararı

Öncelikle şunu hatırlatmak gerekiyor: Açıklanan geçici tedbir kararı sadece bir ara karar. Zira eğer hızlıca müdahale edilmezse telafisi mümkün olmayacak bir zarar ortaya çıkabilir. Bu, ilk bakışta davanın esasıyla talep edilen koruyucu tedbirler arasında makul bir bağlantının kurulabildiği durumlarda alınabilen bir karar, yani davanın esasına ilişkin değil. Hatta her ne kadar Divan’ın yetkili olduğundan şüphe olmasa da Divan teknik olarak bu davaya bakmaya yetkili olduğunu dahi henüz karar altına almadı. Dolayısıyla sadece başlangıç aşaması için Güney Afrika’nın tezlerinin zaferi, İsrail’in tezlerinin ise kabul görmeyişi olarak yorumlanabilecek karar, davanın sonunda İsrail’in eylemlerinin soykırım olarak tescilleneceğine dair herhangi bir anlam taşımıyor. Nitekim 1993 yılında yine soykırım esasında açılan Bosna-Sırbistan Davası’nda aynı yıl içerisinde bazı geçici tedbirlere hükmedilmiş ancak 14 yıl sonra çıkan nihai kararda Srebrenitsa katliamı dışında hiçbir olay soykırım kapsamına sokulmamıştı.

Öte yandan, geçici tedbir kararları tıpkı nihai kararlar gibi bağlayıcı. Bu konuda bir şüphe vardıysa da 1999 yılından itibaren böyle bir şüpheye mahal kalmadı. O yıl Divan’ın aldığı meşhur LaGrand Kararı bu konuda herhangi bir tartışmaya noktayı koydu. Her ne kadar o davanın davalı tarafı olan Amerika Birleşik Devleti (ABD), Divan tarafından alınmış geçici tedbir karlarına uymasa da Divan, davanın sonunda geçici tedbirlere uyulmamış olmasının da müstakil bir ihlal olduğunu hüküm altına aldı.

O halde İsrail dün kendisine karşı alınan kararlarla bağlı. Alınan kararın kapsamında 6 ayrı tedbir bulunuyor. Buna göre İsrail Devleti;

Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca Gazze’deki Filistinlilere karşı işbu Sözleşme’nin 2. maddesindeki fiillerin (bir toplumsal grubun üyelerinin öldürülmesi, grubun üyelerine ciddi bedensel ve zihinsel zarar verilmesi, grubun tamamının veya bir kısmının yok olmasına imkan verecek şekilde hayat şartlarının kötüleştirilmesi, grup içinde doğumların engellenmesi) işlenmesini önlemek,Askeri birliklerinin ve kendisine bağlı askeri grupların bir önceki maddede yer alan fiilleri gerçekleştirmesini engellemek,Filistinlilere yönelik doğrudan ve aleni soykırım kışkırtıcılığı ve çağrısı yapanları engellemek ve cezalandırmak,Gazze’ye Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı olumsuz yaşam koşullarının giderilmesi için acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin ve insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak,Gazze Şeridi’ndeki Filistinli grup üyelerine karşı Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali niteliğinde olduğu iddia edilen fiillere ilişkin delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için tüm gerekli tedbirleri derhal ve etkili bir şekilde almak,Buna ek olarak da hükmedilen tedbirlerin uygulamaya geçirildiğine dair bir raporu 1 ay içerisinde Divan’a sunmak zorundadır.- Güney Afrika ne talep etti, karar ne çıktı?

Söz konusu tedbirler, Güney Afrika’nın talep ettiği tedbirlerin tamamını karşılamıyor. Zaten kararları açıklayan Divan Başkanı Yargıç Joan Donoghue, Divan’ın bu konuda belli bir esneklikle hareket ettiğinin altını çizdi.

En dikkat çekici husus, askeri operasyonların tamamen durdurulması talebinin aynen kabul görmemesi. Bu durum kararı takip edenleri hayal kırıklığına uğratmış olabilir ancak yine de yürütülen askeri operasyonlara dair hiçbir şey söylenmiyor demek isabetli olmaz. Alınan tedbir, aslında operasyonların ölçeğine ve biçimine dair kısıtlayıcı bir nitelik de taşıyor. Çünkü, her ne kadar ifadenin genelliği ve yoruma açıklığı kesin bir çıkarım yapmayı zorlaştırsa da, operasyonların “Soykırım Sözleşmesi’nin ihlaline yol açmayacak” biçime getirilmesinin tek anlamı bu olabilir.

Güney Afrika’nın bir diğer talebi de Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali niteliğinde eylemlerde bulunabileceği varsayılan asker yahut sivil tüm kişilere yönelik cezalandırma yükümlülüğüne hükmedilmesiydi. Divan’ın mevcut kararında sadece doğrudan ve aleni soykırım kışkırtması yapan kişilerle sınırlı bir çerçevenin ortaya koyulması da dikkat çekici.

Ayrıca İsrail’in rapor verme yükümlülüğünün Güney Afrika’nın talebi olan 1 hafta içerisinde değil de 1 ay içerisinde olacak şekilde kararlaştırılması, mevcut saldırıların yıkıcılığı göz önüne alınırsa uzun bir süre gibi gözüküyor. Buna karşın, aynı yükümlülüğün 2019 tarihli Myanmar Davası’nda 4 ay olduğu düşünülünce 1 ayın çok uzun olmadığı yorumu da yapılabilir. Bu tedbire dair daha sıkıntılı husus, tedbirin tek bir rapor ile sınırlı tutulması ve belli periyotlarla ek raporların verilme yükümlülüğünün verilmemesi. Bu durum, Güney Afrika’nın talebiyle de Myanmar Davası’nda verilen kararla da ters düşüyor.

Alınan tedbir kararlarının gerekçelendirmesinde Birleşmiş Milletler (BM) organlarının ve uzmanlık kuruluşlarının açıkladığı rapor ve ortaya koyduğu beyanlara geniş biçimde referansta bulunulması da son derece dikkate şayandır. Çünkü, “bu kadar açıklama, kınama ne işe yarıyor?” şeklindeki sorulara tam bu noktada bir cevap verilmiş oluyor: Eğer o çabalar ve açıklamalar olmasaydı bugün bu tedbirleri alabilecek bir hukuki zemini oluşturmak belki de mümkün olmayacaktı. Tüm bu kaynaklardaki göz yumulamaz seviyedeki vahim veriler -bağımsız kaynaklardan teyit edilememiş şerhiyle bile olsa- tüm dünya kamuoyunun önünde dile getirilip Gazze’deki insani açıdan felaket denebilecek durumun teyit edilmesini sağladı. Yine belki de aynı sebepledir ki alınan karar, kimi zaman 15’e karşı 2, kimi zaman ise İsrail’in atadığı ad-hoc Yargıç Barak’ın katılımına rağmen 16’ya karşı 1 gibi ezici bir çoğunlukla alınabilmiş oldu.

Uluslararası Adalet Divanı, 26 Ocak kararıyla İsrail’in uluslararası hukukun üzerinde veya adaletin ulaşamayacağı bir noktada olmadığı konusunda bir umut ışığı yaktı. Elbette bunu, “Dünya Mahkemesi”ni İsrail’in vahşi saldırganlığına karşı birtakım kararlar ilan edebilme noktasına getirme yolunda büyük çaba göstermiş Güney Afrikalı yetkililere, Güney Afrika’nın bu davadaki hukukçu heyetine ve bugüne kadar Gazze’de yaşanan mezalime dair kanıtları en zorlu şartlar altında toplamış ve muhafaza edebilmiş herkese borçluyuz.

[Deniz Baran, İstanbul Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Bölümü Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divaninin-israil-aleyhine-aldigi-tedbir-kararlari/feed/ 0