Destici, Süleymanpaşa Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Vatan Şairi Namık Kemal’in memleketinden olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.
Yarın, Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i vefatının yıl dönümünde anacaklarını ifade eden Destici, “Partimiz kurulduğu günden bu yana Sadık Ahmet’in vefatının her ölüm yıl dönümünde kabri başında olan partidir. Çünkü Türk milliyetçisi olarak Türk dünyasına, Türk dünyasının değerlerine, Türk dünyasının kahramanlarına, Türk dünyasının şehitlerine sahip çıkmak bizim boynumuzun borcu. Batı Trakya’da, Balkanlarda, dünyanın her tarafında Türklüğün var olması için mücadele eden bütün soydaşlarımıza, dindaşlarımıza sahip çıkacağız.” şeklinde konuştu.
Destici, Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu aktararak, Türkiye’nin güçlü olması için devletin güçlü olması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin terörle mücadelesinin devam ettiğini vurgulayan Destici, “Terörle asla müzakere olmaz mücadele olur. Kökünü kazıyana kadar, bir tane bırakmayana kadar. Terör konusunda mücadele olacaksa terörün tüm unsurlarına karşı mücadele olmalı. Dağdaki terörist öldürülünce terör bitmiyor. Sözde STK kurmuş, örgütün uzantısı, mecliste parti kurmuş, milletvekili mecliste terör örgütünü övüyor. Bunlarla da mücadele edeceksin. Dünyanın hangi ülkesinde bunun örneği var ama maalesef benim ülkemde var. Onun için bu topyekün mücadele olmadan, o meclisten o teröristler atılmadan terör bitmez arkadaşlar. Bakın artık öyle arsızlaştılar ki sahil kentlerimizde akşam PKK marşlarıyla halay çekecek kadar hadsizleşdiler. Elbette haklarında soruşturma başlatılmış, gözaltına alınanlar var ama iş bu noktaya kadar gelmiş. Daha önce bırakın bunu gerçekleştirmeyi bunu akıllarından dahi geçiremezlerdi. Ama bakın iş bu noktaya gelmiş. Demek ki burada bir vahamet var. Artık Türkiye’nin, Türk devletinin sabredecek vakti yoktur. Artık gereği eksiksiz ve noksansız bir şekilde yerine getirilmelidir.” diye konuştu.
Destici, partisinin sokak köpekleriyle ilgili görüşünün en başından bu yana net olduğunu belirtti.
Yurt dışında sokaklarda köpek görmenin mümkün olmadığını aktaran Destici, “İnsanların yoğun olarak yaşadığı mahalleler, caddeler, köpeklerin yaşam alanı değildir. Köpeklerin yaşam alanı çiftliklerdir. İnsan evine alır ve kendisi bakar saygı duyarım. Kendiniz bakarsınız, sahiplenirsiniz, saygı duyarım.” ifadelerini kullandı.
Köpekleri kısırlaştırmanın bir çözüm olmadığını vurgulayan Destici, şunları kaydetti:
“Biz demiyoruz ki köpekleri toplayalım, toptan öldürelim. Biz diyoruz ki köpeklerimizden, sokaklarımızı temizleyelim ve saldırgan olanları sahipsiz olanları, sahipsiz olanları, bulaşıcı hastalık taşıyanları da uyutalım diyoruz. Bu kadar basit. Avrupa bunu yapmış, dünya bunu yapmış. Bunu yapmadıktan sonra biz bu meseleyi çözemeyiz. Kısırlaştırmak çözüm olmuyor. Bakın, Türkiye kuduz riski en yüksek olan ülkeler arasında gösterilmeye başlandı. Allah korusun bu Kovid salgını gibi bir kuduz salgını ile karşı karşıya kalabiliriz. Yani bunun tedbirlerini almak zorundayız. Bu yasanın meclis kapanmadan yasalaşmasını beklediğimizi bir kere daha buradan ifade ediyorum. Meclisteki partilerimize ve milletvekillerimize bu sokak köpekleriyle ilgili düzenlemeye karşı koydukları direnci özellikle muhalefet partileri direnci, ekonomiyle ilgili vergiyle ilgili, asgari ücretle ilgili emekli maaşıyla ilgili olan konularda terörle mücadele konularında göstermelerini beklediğimizi de buradan ifade ediyorum.”
]]>Destici, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı öncesinde parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, Pençe Kilit Harekatı bölgesinde yaralandıktan sonra tedavisi devam ederken şehit olan Piyade Yarbay Abdullah Cem Demirkan’a ve tüm şehitlere rahmet dileyerek başlayan Destici, terörle mücadelede güvenlik güçlerine başarı diledi.
Mustafa Destici, bugün Gabar Dağı’ndaki petrol arama sahasında meydana gelen kazada yaralananlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) kutlamalara katıldığını hatırlatan Destici, bugün KKTC bağımsız bir devletse bunun 50 yıl önceki harekat sayesinde olduğunu belirtti.
Destici, Kıbrıs’ta mevcut şartlarda tek yolun iki devletli çözüm olduğunu dile getirdi.
“Dertleri bütün İslam ve Türk coğrafyasıyla”
İsrail’in Gazze’den sonra Lübnan ve Yemen’e saldırmaya başladığına işaret eden Destici, “İsrail, Gazze’ye saldırdığında Lübnan Hizbullahı ya da İran Hizbullahı bu cepheden İsrail’e saldırmış olsaydı, İsrail bu kadar pervasızca hareket edemezdi, bu kadar büyük katliamlar yapamazdı. Ama maalesef o gün Hizbullah bunu yapmadı ve bugün silahlar kendisine döndü.” diye konuştu.
İsrail ve onu destekleyen küresel güçlerin derdinin sadece Gazze değil, bütün İslam ve Türk coğrafyası olduğunu söyleyen Destici, “40 yıldan fazla bir süredir hala terörle mücadele ediyorsak, karşımızda sadece PKK yok. Karşımızda İsrail var, ABD var, güçlü Avrupa Birliği üyesi ülkeler var, dönem dönem PKK’ya destek veren Rusya, Çin, hatta isimlerini telaffuz etmiyorum, İslam ülkeleri var.” ifadesini kullandı.
BBP Genel Başkanı Destici, İsrail’in, Gazze’de hedefine ulaştıktan sonra kendisine itaat etmeyen diğer ülkelere de saldıracağına dikkati çekti.
“Sokaklarımız köpeklerden temizlenmelidir”
Türkiye gündemini değerlendiren Destici, ülkede başıboş saldırgan sokak köpeği sorununun yıllardır devam ettiğini ileri sürdü.
KKTC’ye giderken bu meseleyi iktidar ve muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla değerlendirme fırsatı bulduklarını bildiren Destici, “Bu yasa, mutlaka ama mutlaka ekim ayına kalmadan, Meclis kapanmadan çıkarılmalı ve sokaklarımız köpeklerden temizlenmelidir. Sokaklar, caddeler ve şehir merkezleri, köpeklerin doğal yaşam alanı değildir. Sahiplenir, besleyebilir, onunla yaşayabilirsiniz ve maskesini takarak gezdirebilirsiniz ama şehrin her noktasında köpeklerin öbek öbek dolaşması kabul edilebilir değildir.” görüşünü paylaştı.
“Varlığı olanın doğal gazını ya da elektriğini devlet neden sübvanse eder”
Ekonominin, gündemin en önemli maddelerinden biri olduğuna dikkati çeken Destici, kendileri kadar bu konuyu dillendiren bir partinin olmadığını savundu.
Hükümetin, zengin ve fakir ayırt etmeksizin konutlarda kullanılan elektrik ve doğal gazı sübvanse ettiğini anlatan Destici, zenginin elektrik ve doğal gaz faturalarında bu uygulamanın olmaması gerektiğini söyledi.
Destici, geliri yüksek olanların daha büyük evlerde oturduğunu, onların faturalarının da geliri düşük olanlara göre daha fazla geldiğini vurgulayarak, “Peki bu kadar varlığı olan ailenin ya da şahsın doğal gazını ya da elektriğini devlet neden sübvanse eder? Ona vermeyeceksin, fakire, emekliye, asgari ücretliye vereceksin. Doğru olan bu.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>“Detayına girmeden bu kanuna, yönetmeliğe göre işe girdiğini ifade edeyim. Kaç TL maaş aldığını dün paylaştım. Bordrosuyla birlikte.” ifadelerini kullanan Destici’ye, Kübra Par, “100 bin TL değil, 37 bin 500 TL maaş alıyor dediniz” dedi. Destici de “Kesintilerden sonra eline geçenin bu olduğunu ifade ettim. Dün bordrosunu gösterdim.” şeklinde konuştu.
“MİLLETVEKİLLERİ ÇOCUKLARINI MECLİS’TE İŞE SOKACAK OLURSA BU VATANIN EVLATLARI NASIL İŞ BULACAK?”
Kübra Par, Destici’ye, “Mustafa Bey, siz yılların siyasetçisisiniz. Bir partinin genel başkanısınız. Eğer sizin gibi 600 milletvekili çocuklarını Meclis’te çalışsın, milli iradenin yeridir, burada tecrübe kazansın diye işe sokacak olursa bu vatanın evlatları nasıl iş bulacak? 1. sorum bu. Eğer sizin kızınız babası bir genel başkan ve bir milletvekiliyken, çok hak ediyor olabilir, Türkiye’nin en iyi üniversitelerini birincilikle de bitirmiş olabilir, ama eğer bir siyasetçi kızını, bir milletvekili kızını, eğer Meclis’te işe sokuyorsa biz bu ülkedeki 3 milyon işsiz gence kendi liyakatleriyle iş bulacaklarına nasıl ikna edebiliriz? Sorum bu.” diye sordu.
Destici ise, “Söyleyeyim. Bir kere siz de tanıyorsunuz, herkes beni tanır ki ben zorda kalmış, yolda kalmış, iş ihtiyacı olan herkesin elini tutan ve herkese yardımcı olmaya çalışan bir siyasetçiyim. Şunu söylüyorsanız; siyasetçilerin kız çocukları evlerinde otursun… Hiçbir yerde çalışmasınlar. Bunu da değerlendirelim” dedi.
Destici’nin sözlerine Par “Yoo, asla. Ne ilgisi var. O zaman her milletvekili kızını Meclis’te işe soksun. Her belediye başkanı çocuklarını çalıştığı belediyede işe soksun. ‘Ne güzel onların da çalışmaya hakkı var’ deyip geçelim” diyerek cevap verdi.
“İLK DEFA SİZİ BÖYLE GÖRÜYORUM” TEPKİSİ
Bunun üzerine Destici “Kübra Hanım, siz bir kere beni konuşturmuyorsunuz. İkincisi dinlemiyorsunuz. Üçüncüsü de ilk defa sizi böyle görüyorum. Kasıtlı bir yayın yapıyorsunuz. Benim aslında bu yayına gelirken tereddütlerim vardı. Arkadaşlara da bunu ifade ettim. Ama yayından kaçacak halim yok. Çünkü benim alnım ak, başım dik. Ben şu anda şahsım ve ailem, dün de söyledim, ben herkese hak ettiği cevabı veririm. Cevabını veremeyeceğim hiçbir sorunun muhatabı olmadım. Çünkü bugüne kadar hiçbir yanlışın içinde bulunmadım.” dedi.
Destici, sözlerinin devamında “Hep doğruları söyledim. Hep yoksulluğun, fakirin, asgari ücretlinin, her kesimin, ihtiyacı olan, talebi olan her kesimin yanında durdum. Şimdi bir kere daha söylüyorum. Siz de dinleyin, herkes dinlesin. 5 binden fazla personel var. O personeller hangi usul, yasa, yönetmelikle girmişse benim evladım da öyle girmiştir. Bir ayrıcalıkla girmemiştir.” şeklinde konuştu.
“GAYRİ ETİK BİR DURUM VAR”
Kübra Par ise, “Burada sizin şahsınızla ilgili hiçbir mesele yok. Lütfen sözlerimi de şahsınıza yönelik veya partinize yönelik olarak algılamayın. Fakat biz daha geçen hafta CHP’li milletvekillerinin kendi yakınlarını CHP Belediye Başkanlarının işe alıp sonra da “Bu gençler işe girmesin mi canım?” demesini sonuna kadar eleştirdik. Burada mesele parti değil. Kızınıza da yazık. İstifa etmeyi düşünüyor mu?” cevabını verince Destici ise “Burada gayriahlaki bir durum yoktur. Gayri vicdani bir durumda yoktur, gayri yasal bir durumda yoktur.” dedi.
Kübra Par ise “Gayri etik bir durum var.” diyerek Mustafa Destici’ye yanıt verdi
]]>BBP lideri Mustafa Destici, genel merkez binasında haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Burada konuşan Destici, “Ekonominin bugünkü durumu, çok sayıda etkenle birlikte vergi sistemimizin de sorgulanmasına neden oluyor. Bu, yeni bir tartışma değil. 70’li yıllardan beri, enflasyon ve hayat pahalılığı, ülkemizde dönem dönem artan yoğunluklarda tartışılıyor. Partimizin kurulduğu günden bu yana, Türkiye ekonomisinin kronik ve yapısal problemlerine dikkat çektik. 90’lı yıllarda Kamu harcamalarının kontrol altına alınması, vergi reformunun yapılması, sosyal güvenlik reformu yapılması, üretimin desteklenmesi ve pazarın, piyasanın kontrol altına alınması konularına değinmiştik. Bugün de farklı yoğunlukta da olsa, benzer problemleri yaşıyoruz. Evet, eleştirilecek çok sayıda ayrıntıyı saklı tutarak, özelleştirmeyi büyük ölçüde gerçekleştirdik. Ancak yine, o günkü gibi, kamu harcamalarını kontrol altına almak zorundayız. Sosyal güvenlik sistemimizi revize etmek zorundayız. Yeni bir vergi sistemi kurup, hayata geçirmek zorundayız.” dedi.

Destici, “Ekonominin ağır şartları, toplumun alt gelir gruplarının hayatlarını zorlaştırırken, lüks tüketimde de belirgin bir yükselme gözlemliyoruz. Bunun en önemli nedeninin ‘dolaylı vergilere’ dayanan bugünkü sistem olduğunu; vergi gelirlerindeki en önemi payın ‘gelir vergisi’ ve ‘kurumlar vergisi’ olması gerektiğini tartışmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“ÇARE VERGİLERİ ARTIRMAK DEĞİL”
Hükümet tarafından alınan ekonomik önlemlerin gerekçeleri olduğunu, bir fayda beklendiği ve beklentilerin de gerçekleşebileceğini kabul ettiklerini ifade eden Destici, “Konunun esasında uzaklaşmamamız gerektiğini söylemek mecburiyetindeyiz. Vergi sistemiyle ilgili bir çalışmamız var. Basın toplantısının şartları ve süresi buna çok uygun değil. Müstakil bir konu ve tek gündem olarak, vergi reformuyla ilgili önerilerimizi en kısa zamanda milletimiz ve ilgililerle paylaşacağız. Yalnız burada kısaca şunları ifade edebiliriz; Çözüm ya da çare, var olan vergileri, harçları vb. artırmak değildir. Dolaylı vergileri şişirerek vergi yükünün büyük kısmını geliri düşük olanların sırtına yüklemek hiç olmamalıdır. Yapılması gereken kazancı olup da, vergisi alınmayan kalemleri tespit edip onları vergilendirmek. Yine geliri yüksek olmasına rağmen düşük gösterenleri hatta hiç vergi ödemeyenleri tespit edip vergi kaçırmalarına müsaade etmemek ve tahsil etmek. Daha da önemlisi ve adil olanı; yüksek kazanandan yüksek vergi, az kazanandan az vergi, kazancı ancak ailesinin rızkına-geçimine yetenden de hiç vergi almamak şeklinde olmalıdır.” dedi.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRETİN ÜZERİNE ÇIKARTILMALI”
Destici, “SGK ve BAĞ-KUR emeklileri de memur emeklisi düzeyinde zam alsın ve oran yüzde 49,25 olsun dedik. Ocak zammında bütün emekli, memur ve çiftçi hepsi yüzde 49.25 oranında zam aldılar. Şimdi bunun tersi bir durum var. Şu anda da SGK ve BAĞ-KUR emeklerinin zam oranı yüzde 30 civarında hesaplanıyor. Memur emeklerin yüzde 25 civarında hesaplandı. Biz bu dönemde de ‘memur emeklerimizin zam oranı diğer emeklilerimizden aşağıda kalmasın’ diyoruz. Temmuz ayında emekli ve memur maaşlarına enflasyon değerlerine göre zam yapılacak. Daha önce de ifade ettim. En düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olması hiçbir şekilde izah ve kabul edilemez ve acilen asgari ücretin üzerine çıkarılmalıdır. Bununla birlikte, enflasyonun bugünkü düzeyinde asgari ücretin yılda bir kez belirlenmesi adaletli değildir, Temmuz ayında muhakkak asgari ücret revize edilmelidir. Temmuz ayında asgari ücret tespit edilmeli ve komisyon toplanmalıdır. Enflasyon farkı yüzde 25 ise asgari ücret yüzde 25 verilmeli ve toplantı kapatılmalıdır. Hiç tartışmaya gerek yok.” diye konuştu.

“VATANDAŞLIKTAN ÇIKARTALIM”
Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakın milli takımımız Avrupa Futbol Şampiyonası’nda bir maç kazandı, bir maç mağlup oldu. İnanıyorum ki bu akşam kazanacak ve bir üst tura yükselecektir. Buradan da milli takımımıza şahsın ve camiam adına üstün başarılar dilerim. Portekiz’de maç yapıyoruz ve PKK uzantıları milletvekili yapmış sözde milletvekili maaşı alıyor devletin arabasına biniyor devletin tüm imkanlarından faydalanıyor ve Portekiz’e destekliyor. Türk milli takımını desteklemiyor. Gidin o zaman Portekiz’de yaşayın. Neden Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyorsunuz kardeşim. Kimi tutuyor, kimle olmak istiyorsan gidin onunla olun. Sizi tutan da yok, defolun gidin. bu ülkede yaşıyorsan, bu ülkenin ekmeğini yiyorsan ve bu ülkenin pasaportunu taşıyorsan Türk milli takımını destekleyeceksin. Portekiz’i destekleyenleri, tespit edilenleri de vatandaşlıktan çıkaralım gitsinler. Portekiz vatandaşı olsunlar. Biz böyle tedbirler almazsak bunlar daha da aşırısını yaparlar. Akla hayale gelmeyecek şeyler yapabilirler. Bunu asla unutmamamız gerekiyor.”
]]>BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu’nun partisinin Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atandığını açıkladı. Destici, “Türker kardeşimiz yuvasına döndü” dedi.
BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Toplantısı (MKYK) öncesi açıklamalarda bulundu. Destici, Büyük Birlik Partisi olarak her zaman iç siyasette yumuşamanın tarafı olduklarını söyleyerek, “Siyasi partilerin diyalog içinde olmasını, özellikle dış politikada birlikte olmasını, iç politikada anayasa başta olmak üzere devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milletin istiklalini ve istikbalini ilgilendiren konularda iş birliği yapılabilmesini her zaman önceledik. Bu konuda öncü parti olduk, adımlar attık. Bütün siyasi partilerimizle görüştük. En son İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere siyasi partilerimize, ziyaretlerimiz oldu. Bu ziyaretlerimiz de devam edecek. Çünkü Büyük Birlik Partisi Türkiye’nin birliğini, ülkesinin bütünlüğünü, milletinin istiklalini ve istikbalini ve dahi Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk birliğini önceleyen Türk İslam ülkücülerinin partisidir. ve o yolda da yürümeye devam edeceğiz. Tabii bu dönemde partimizi güçlendireceğiz. İlk önceliğimiz teşkilat olacak. Eksik teşkilatlarımızın tamamlanması olacak. Üye sayımızın bu yıl içinde 200 bini geçmesi öncelenecek. ve ondan sonra da tabii belediyelerimizle birlikte, yerel yönetimlerimizle birlikte de bunu yapacağız. Şu andaki Sivas Belediyemiz başta olmak üzere kazandığımız tüm belediye başkanlıklarında il, ilçe ve beldelerde belediye başkanlarımız çok başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Bize teslim edilen il ve ilçeleri beldeleri kalkındıracağız. Bu bizim vatandaşlarımıza sözümüz. Sözümüzün arkasındayız” diye konuştu.
‘BU HALKAYI GENİŞLETECEĞİZ’
Destici, BBP Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atanan Türker Yörükçüoğlu’nun rozet takdimini gerçekleştirdi. Destici, “Kendisi Nizamı Alem Ocaklarında birlikte görev yaptığımız üniversite teşkilatlarımızın başında bulunmuş eğitimin başında bulunmuş bir arkadaşımız, bir kardeşimiz. Aynı zamanda Şehit Muhsin Başkanımıza siyasi danışmanlık yapmış bir kardeşimiz. ve ben onu aşağı yukarı çeyrek asırdan fazla bir süredir tanıyorum. Hem ocakla birlikte olduğumuz dönemde hem daha sonra partide birlikte olduğumuz dönemde şehit liderimize danışmanlık yaptığı dönemde ve farklı başbakanlıkta bulunduğu dönemde, mecliste bulunduğu dönemde farklı noktalarda bulunduğu dönemde de bizim hep kendisiyle görüşmemiz, istişarelerimiz hep devam etti. Biz kendisinden bugüne kadar hiçbir şekilde kopmadık. Tabiri caizse Türker kardeşimiz yuvasına döndü. Ben kendisine hoş geldin, şeref verdin diyorum. İnşallah Büyük Birlik Partisi olarak bu halkayı genişleteceğiz. Çünkü Türkiye’nin Büyük Birliğe ihtiyacı var. ve Büyük Birlik kadroları bu ihtiyacı karşılamaya hazırdır. İnşallah sizlerle birlikte yeni arkadaşlarımızla birlikte biz milletin muktedir iktidarını gerçekleştireceğiz ve devletin varlığına, ülkenin bütünlüğüne ve milletin kardeşliğine uzanan elleri hep birlikte kıracak, Türkiye’yi ve Türk milletini layık olduğu yere taşıyacak” dedi.
‘TÜRK DEVLETİ’NİN ESKİ PARLAK GÜNLERİNE DÖNDÜRÜLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’
Türker Yörükçüoğlu ise, konuşmasında, “Sizlerin tarafınızda bulunmaktan dolayı gerçekten çok mutluyum, şeref duyuyorum. Genel başkanımızın daveti üzerine gözlerimizi açmış olduğumuz siyasi hayatta ve millete hizmet yolunda yürüdüğümüz serüvenimiz boyunca bu millete hizmet etmeye çalıştık çabaladık, dertlendik, mücadele ettik. ve her daim aklımızda hep siyasi hayatta ilk gözümüzü açtığımız bir Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları gelmiştir. Biz Türk milliyetçileri, Türk milletine, Türk milliyetçiliğine bağlı olduğumuz kadar Türk milletinin milli manevi değerlerine de bağlıyız. Türk milletinin bin yıllık milli ve manevi değerlerinin tecessüs etmiş hali olan Büyük Birlik Partisi yine bu değerleri taşıyan tüm Türk milletinin mensuplarının yegane adresi ve yuvasıdır. Yeniden burada bulunmaktan dolayı tekrar Genel Başkanıma buna vesile olduğu için çok teşekkür ederim. İnşallah Sayın Genel Başkanımız da ve sizlerle birlikte milletimize çok değerli hizmetler yapacağız. İnşallah omuz omuza milletimizin rahatsız olduğu şeylere yönelik hazırlıklarımızı yapacağız. Milletimizi mutlu, müreffeh, güçlü hale getirmek için çabalayacağız. Derdimizi anlatacağız. Milletin derdiyle dertleneceğiz. Türk birliğinin kurulması, Türk milletinin yüceltilmesi, Türk Devleti’nin eski parlak günlerine döndürülmesi için hep birlikte kadro olarak elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
‘ONLAR İSTESE DE İSTEMESE DE ÇOCUKLARIMIZ KURANI KERİM’DE ÖĞRENMELİDİR’
Destici, milli eğitimin Türkiye’nin en önemli konularından birisi olduğunu belirterek, “Son dönemlerde yeni bir öğretmen akademisinin kurulması, müfredatın açıklanması, öğretmenlik formasyonuyla ilgili çalışmalar, öğretmenlikle ilgili yeni kanun, yasa hazırlıkları bütün bunları en yakından takip eden siyasi partiyiz ve siyasi parti genel başkanlarının başında geliyorum. Sadece görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmelerimizde bunu dile getiriyoruz. Müfredat konusuna gelince de maalesef kamuoyunda ön yargılar var. Öte yandan hala imam hatiplere ön yargılar var. Hala liselerde okutulacak Kur’an-ı Kerim derslerine, sevgili Peygamberimizin hayatını konu alan derslere maalesef hala tepkiler var. Biz bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bir taraftan bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman görürüz. Ama diğer taraftan liselerin 8’inde 9’unda ya da 10’unda sürekli de değil, 1 yıl haftada iki saat okutulacak Kur’an-ı Kerim dersinden rahatsızlar. Rahatsız olan siyasetçilerimiz var. Rahatsız olan gazetecilerimiz var. Bunlar artık bu hülyalarından vazgeçsinler. Burası Türk İslam memleketidir. Liselerde onlar istese de istemese de çocuklarımız Kuranı Kerim’de öğrenmelidir. Peygamber Efendimizi de öğrenmelidir. ve İslam’ın temel bilgilerini de öğrenmelidir. ve bunları öğrenerek liselerden mezun olmalıdır. Dolayısıyla bu yönüyle destekliyoruz. Elbette müfredatın diğer kısımlarıyla ilgili bizim de eksik bulduğumuz ya da noksan bulduğumuz ya da tavsiye edeceğimiz kısımlar var. Ama bazı kesimler maalesef bakış açısı sadece ve sadece din ve İslam. Bir de bunlar Atatürkçü ve milliyetçi olarak ortalıkta geziyorlar. Bu milletin inancına, kültürüne ve kimliğine kimse dil uzatamaz. Kim dil uzatırsa o dil kopartırız, kim elini kaldırırsa o eli kırarız” dedi.
Konuşmaların ardından Destici, yeni Başkanlık Divanını da açıkladı.
]]>Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul’un fethinin 571. yıl dönümünü kutlayarak, dünyada bir çağın açıldığını, bir çağın ise kapandığını söyledi.
Mustafa Destici, “Fethimiz, kutlu ve mübarek olsun. İstanbul’u fethetmek sevgili Peygamberimizin övgüsüne, müjdesine mazhar olmak, Fatih Sultan Mehmet Han’a, onun vezirlerine, kahraman komutanlarına, askerlerine nasip oldu. Başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, fethin bütün mimarlarını rahmetle, minnetle yad ediyorum.” diye konuştu.
Dün İstanbul’da Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni ziyaret ettiğini anımsatan Destici, “Ayasofya’nın zincirlerinin 2020’de kırılıp ibadete açıldığını” hatırlatarak, tekrar ibadete açılmasında katkısı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Danıştaya ve emeği geçenlere şükranlarını sundu.
“Kayıtsız, şartsız ateşkes ilan edilmeli”
Birleşmiş Milletlerin, ABD ve NATO ülkelerinin Filistin konusundaki tavrının hukuktan, insan haklarından, dünya barışından çok sömürgeci devletlerin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğinin görüldüğünü ifade eden Destici, şöyle konuştu:
“Bizler, ülkemizi ve milletimizi, bize yönelen tehditlerden korumak için güçlü olmalıyız, dikkatli olmalıyız. En önemlisi, terörün içimizdeki uzantılarının yıkıcı faaliyetlerine karşı tavizsiz ve sert tedbirler almaktan da kaçınmamalıyız. Çünkü, devletimizin varlığını, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini, kardeşliğini, istiklalini ve istikbalini korumak için buna mecburuz. Başka çaremiz yok.”
İsrail’in ateşkes ve esir takası ile ilgili müzakerelerin başlaması için Mısır ve Katar’a teklifte bulunduğunu söyleyen Destici, İsrail’in Gazze’yi bir taraftan bombalayarak masum insanların yanarak ölmesine sebep olduğunu, diğer taraftan da müzakereler için teklifte bulunduğunu kaydetti.
Destici, kayıtsız, şartsız ateşkesin ilan edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail tarafından gerçekleştirilen, hiçbir şekilde izah edilemeyen sivil katliamın sona ermesi gerektiğini belirtti.
Hac döneminin başladığına işaret eden Destici, “Bu sene de bu kan, bu işgal, soykırım, devam ederse hacılar, Arafat’a değil, Kudüs’e, Gazze’ye yürüsünler. Taşlamak için bir şeytan mı arıyorlar? En büyük şeytan İsrail’de, Netanyahu’dur, gidip onu taşlasınlar.” diye konuştu.
“En düşük emekli maaşı 17 bin liranın üzerinde olmalı”
Destici, hükümetin en düşük emekli maaşını 12 bin 500 liraya çıkarmayı planladığına ilişkin habere değinerek, 3 Temmuz’da enflasyon oranlarının açıklanmasıyla birlikte emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik atılacak adımları desteklediklerini, ancak habere konu olan iyileştirmeyi asla yeterli bulmadıklarını kaydetti.
En düşük emekli maaşının şu anki asgari ücretin altında olmaması gerektiğini savunan Destici, temmuzda “bu yanlışın ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini” belirtti. Destici, en düşük emekli maaşının 17 bin liranın üzerinde olması gerektiğini ifade etti.
Esnafın sorunlarına da değinen Destici, esnafın ekonominin olumsuz koşullarından en fazla etkilenen kesim olduğunu belirtti. Destici, hükümetin, esnafın problemleri konusunda çalışma grubu oluşturması, alınacak ekonomik önlemlerin bir karara bağlanması gerektiğini kaydetti.
]]>Destici, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, dün 27 Mayıs darbesinin 64. yılı olduğunu, 27 Mayıs 1960’ın pek çok yönden milletin tarihinde bir utanç sayfası olarak yer aldığını söyledi.
“İSRAİL’İN GAZZE’DEN SONRA BAŞKA HEDEFLERİ VAR”
Darbelerin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Destici, İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453’ün de hem dünya hem de Türk İslam tarihi için önemli dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlattı.
Gazze’de ve Filistin’de katliam, soykırım yapan İsrail’in bir an önce saldırılarını durdurması gerektiğini belirten Destici, “İsrail’in Gazze’den sonra başka hedefleri var. Onun için bütün İslam dünyasının ve bizlerin gerekli tedbirleri alması, gerekli tepkiyi en şiddetli şekilde göstermesi gerekmektedir. Açıktan Gazze’deki ve Filistin’deki direnişçilerin desteklenmesi gerekmektedir.” diye konuştu.
Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının arttığını aktaran Destici, şöyle devam etti:
“İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Filistin Devleti’ni resmi olarak tanıyacaklarını duyurmuştur. İsrail’in açık tehditlerine rağmen Filistin’i tanıma kararı alan İspanya’nın bu hamlesiyle BM’nin 193 üye devletinden 145’i artık Filistin Devleti’ni tanımaktadır. Türkiye bütün bu süreçlerde net bir şekilde Filistin’in, Gazze’nin ve Gazzelilerin siyasi temsilcisi olan Hamas’ın yanında çok açık ve bir şekilde durmuştur. Türkiye’nin gösterdiği bu tavır kıymetlidir.”
Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde İstiklal Marşı sırasında ayağa kalmayan araştırma görevlisinin açığa alındığını aktaran Destici, bu kişinin referansının kim olduğunun ortaya çıkarılması ve bununla ilgili işlem başlatılması gerektiğini vurguladı.
BAYRAM İKRAMİYESİ 10 BİN LİRAYA ÇIKARILMALI
Destici, hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamada Türkiye’de hazirandan sonra enflasyonun düşmesinin beklendiğini, bu durumun sevindirici olduğunu dile getirerek, temmuzda emeklilerin rahatlatılarak düşük maaş alanlara geçen yıl kök maaştan dolayı verilmeyen yüzde 25 zammın yapılması gerektiğini belirtti. Yine emekliye en az 5 bin lira seyyanen zam verilmesi, Kurban Bayramı ikramiyesinin de 10 bin liraya çıkarılması gerektiğini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hükümet tarafından asgari ücrete bir artış gelmeyeceği ifade edilmiştir. Tüm çalışanların maaşı enflasyon oranında artırılırken asgari ücretlinin maaşını olduğu yerde bırakmak büyük bir haksızlıktır. İşveren bütün enflasyon farkını sattığı ürünlere yansıtmaktadır. Onlar bunu yansıtırken, asgari ücretliyi bundan mahrum etmek büyük haksızlık ve adaletsizlik olacaktır. Bunun için Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanmalı. Kaçtır fark, yüzde 30. O zaman 22 bin 100 lira yeni asgari ücret olarak açıklanmalıdır.”
“YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ”
Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Destici, yeni anayasayla ilgili soru üzerine BBP’nin, kurulduğundan beri yeni anayasa savunuculuğu yaptığını, Türkiye’nin, darbecilerin yaptığı 1982 Anayasası’ndan tamamen kurtulması gerektiğini vurguladı.
Mustafa Destici, bunun için tüm anayasa değişikliklerine BBP’nin hep destek verdiğini belirterek, “Biz ilkesel olarak net, amasız, fakatsız, lakinsiz yeni anayasa çalışmalarını destekliyoruz, içindeyiz ve destek vereceğiz ve hazırlığımız da mevcuttur. Dolayısıyla biz yeni anayasadan yanayız.” ifadesini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaretinde yeni anayasa konusunu konuştuklarını dile getiren Destici, “Bizim arzumuz, bütün siyasi partilerin kendi çalışmalarını önce kamuoyuna açıklamalarını daha sonra da oluşturulacak bir komisyona sunmalarını ve ortak kurulacak bir komisyonun bu çalışmalarını süratle başlatmasını istiyoruz.” diye konuştu.
“KENDİ TASLAĞINIZI KOYUN ORTAYA”
Anayasada kimin ne isteyip ne istemediğini milletin görmesi, herkesin de net olması gerektiğini vurgulayan Destici, şunları kaydetti:
“Türkiye’deki siyasi parti ve bu partilere gönül veren Türk milletinin kahir ekseriyetinin ortak bir noktada buluşabileceğine yüzde yüz inanıyorum. Onun için herkes söylesin. Samimi bulmadıklarını ifade ediyor bazı partilerimiz, iktidarın, hükümetin bu konudaki girişimlerini, mevcut anayasayı uygulamadıklarını, kendileri için bir anayasa istediklerini söylüyorlar. Bir şey söylemiyorum, düşüncelerine saygılıyım. Biz de farklı düşünüyoruz. Ama bunların hiçbirisi yeni anayasa değişikliğine ‘hayır’ demeleri ya da uzak durmaları için bir sebep değil. Kendi taslağınızı koyun ortaya. Bir şey koymuyorsanız deyin ki ‘Biz anayasayı savunuyoruz, biz bundan memnunuz’, millet onu da bilsin. Kim mevcut anayasanın yanında, kim anayasanın değişmesini istiyor, kim mevcut anayasanın karşısında. Önümüzde seçimsiz bir 3 yıl gözüküyor. Dolayısıyla bu süre içinde Türkiye yeni sivil, demokratik bir anayasa yapabilmeli ve bu da elbette ki meclis eliyle olmalı. Ama bize göre mecliste 400 sayısını geçse bile mutlaka referanduma, halkın onayına götürülmeli ve halk tarafından onaylanmalıdır.”
“BUNUN TİCARETİNİ YAPANLAR DA ARAŞTIRILMALI”
Sokak hayvanlarıyla ilgili soru üzerine de “Saldırgan sokak köpekleri ciddi bir problem haline gelmiştir. İnsanların, çocukların, kadınların, yaşlıların hayatlarını, yaşamlarını tehdit etmektedir.” diyen Destici çözüm önerilerinde bulundu. Sokaklardaki başıboş, sahipsiz köpekler toplanmalı, barınaklara alınmalı, hasta olanlar tedavi edilmeli, tedavisi mümkün olmayanlar ya da kuduz gibi bulaşıcı hastalık ihtimali olanlar uyutulmalıdır.” dedi.
Çocukların okula, yaşlıların sabah namazına korkudan gidemediğini belirten Destici, köpeklerin kasıtlı olarak çoğaltılıp ticaretinin yapıldığını söyledi. Mama fabrikalarının da çoğaldığını aktaran Destici, “Geçtiğimiz yıl mama ithalatına 35 milyar ödemişiz, deniyor. Bu çok büyük rakam. Acaba çocuk maması için bu kadar ödedik mi bilmiyorum. Dolayısıyla buraların da araştırılması, kısırlaştırma, uyutma yapılırken diğer taraftan bu işi kasıtlı çoğaltanlar, bunun ticaretini yapanlar da araştırılmalı ve meclise gelecek yasaya bunların önlenmesiyle ilgili maddelerin konulması gerekmektedir.” ifadesini kullandı.
]]>“TÜRKİYE 40 YILI AŞKINDIR TERÖRLE UĞRAŞIYOR”
Erzurum’da Uzundere Kaymakamı Kübra Demir’i ziyaret eden Destici, daha sonra Uzundere Belediyesine geçti. Burada partisinden Uzundere Belediye Başkanı seçilen Muhammet Halis Özsoy’u ziyaret eden Destici, “hayırlı olsun” dileklerini iletti. Destici, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 40 yıldan fazla süredir terörle uğraştığını söyledi.
Terör olaylarında binlerce asker ve polisin şehit edildiğini hatırlatan Destici, “Onları rahmetle yad ediyorum. Güvenlik korucularımız, Kürt ve Türk çocuklarını, kundaktaki bebekleri, öğretmenleri, imamları ve şantiye işçilerini katlettiler. Türkiye’nin adeta geleceğine kötülük ettiler.” diye konuştu.
“ASLINDA DAHA AĞIR CEZALAR OLMASI LAZIM”
Terör olaylarında devlet malı, özel mülkiyetler, arabaların tahrip edilip, yakılıp yıkıldığını anlatan Destici, “Tarihe tırnak içinde 6-8 Ekim Kobani olayları diye geçen hadisede elbette devlet seyretmeyecektir. Devlet, hukuk gereğini yaptı. Bu isyana kalkışmaya teşvik edenleri yargı yolu ve hukuk süreci başladı. Neticede 2014, bugün 2024, 10 sene sonra karar açıklandı, adalet yerini buldu. Aslında daha ağır cezalar olması lazım. Ama yasalarımız bu, gereği yapıldı. Hukuk gereğini yaptı. 6-8 Ekim olaylarında hayatını kaybeden, o isyancılar, eşkıyalar ve terörist sürüleri tarafından öldürülen masum vatandaşlarımızın kanı yerde kalmadı, adalet tecelli etti. Onun için bugünkü kararları böyle okumak lazım.” diye konuştu.
“Bazı terör seviciler ve onlarla seçim iş birliği yapanlar ya da başka partilerin olsa da onların fikirlerine yakın fikir içinde olanlar bu cezaları ağır bulduklarını ve bunların beraat etmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu doğru değil yanlış.” diyen Destici, ceza, anayasa ve yasaların herkes için olduğunu belirtti.
“TERÖRLE MÜCADELEDE 1 TRİLYON DOLARDAN FAZLA PARA HARCAMIŞIZ”
Ülkenin terörle mücadelede her yıl milyarlarca dolar harcadığını belirten Destici, “Biz bu 40 yıllık sürede terörle mücadele için 1 trilyon dolardan fazla para harcamışız. Türkiye’nin şu anda iç, dış, kamu, özel, bütün borcu 500 milyar dolar. Bunun 2 katını biz terörle mücadele için harcamışız. Bunu yatırıma, istihdama harcasaydık, emekliye, asgari ücretliye verseydik ama verdirmediler. Terör sadece dağdaki teröristten ibaret değil, terörün unsurları var.” ifadelerini kullandı.
Gerçekleşen olaylarda onlarca masun insanın hayatını kaybettiğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“O dönemde de hatırlayın sınırımızın dışında olan hadiseler için PKK’nın uzantısı o dönemki partisinin eş genel başkanları ve bütün yöneticileri, halkı, taraftarlarını, devlete karşı ayaklanmaya çağırdılar, isyana teşvik ettiler. Bu çağrı üzerine terör sevicileri ve uzantıları içlerinde terör örgütü üyeleri de vardı ayaklandı. Ne oldu? Onlarca masum insan hayatını kaybetti, 2 polisimiz şehit oldu. Yasin Börü, arkadaşlarıyla kurban eti dağıtırken çok katlı binadan atılarak ciğerleri parçalanarak öldü. Yani 40’ın üzerinde insan hayatını kaybetti. Birkaç şehirde yapıldı bunlar, yaralananlar oldu.”
“BİZE GÖRE DE ADALET YERİNİ BULDU”
Herkesin yasalara uymak zorunda olduğunu ve uymayanların karşılığını hukuk karşısında alacağını vurgulayan Destici, şunları kaydetti:
“Bugün o karşılık verilmiştir, adalet yerini bulmuştur. O olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ve şehitlerimizin yakınlarının vicdanları rahatlamıştır. Devlete olan güvenleri artmıştır. Eğer bugün bunlar beraat etseydi, ceza almasalardı ya da daha hafif cezalar alsaydı onların kanı yerde kalmış olacaktı. O ailelerin vicdanı rahatlamayacaktı ve yürekleri soğumayacaktı. Şimdi ne diyor vatandaşımız? ‘Adalet yerini buldu.’ Bize göre de adalet yerini buldu. Bundan sonra inşallah bu herkese de bir ders olur. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı bir ayaklanma içine giremez ve şehirlerimizi yakıp yıkamaz, masum insanlarımızı öldüremez. Devlet ve hukuk gereğini yapmıştır. Terörü destekleyen, devlete silah doğrultan terörü destekleyen de bizim hasmımızdır. Türk devletinin, milletinin, askerinin ve polisinin hasmı bizim hasmımızdır.”
Partisinin adaletten yana olduğunu dile getiren Destici, terörün ve şiddetin karşısında olduklarını, herkesin devletin varlığını kabul etmesi gerektiğini belirtti.
]]>Destici, partisinin Altındağ Kültür Sarayı’nda düzenlenen Yerel Yönetimler ve Genel İstişare Toplantısı’ndaki konuşmasına 2009’da vefat eden kurucu genel başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nu anarak başladı.
Yerel seçimlerde gösterdikleri çaba dolayısıyla teşkilata teşekkür eden Destici, şunları söyledi:
“BBP olarak seçim sonuçlarını değerlendirdiğimizde, önemli bir yönüyle hedeflerimizi yakaladık. En önemi hedefimiz, Sivas Belediyesi’ni kazanmaktı ve Allah’ın izniyle kazandık. Sivas sadece Sivas’ta yaşayan 650 bin kişiden ibaret değildir. İstanbul’da en az 1 milyon kişi yaşamaktadır. Biz sadece bir il belediyesi almadık. Biz şehit liderimiz, Muhsin başkanımızın bize olan emanetini de kazandık. Kara sevdasını da aldık. Sivas Türkiye’nin nüfus olarak en büyük ikinci şehridir. Nüfus olarak saydıklarımızı topladığımızda Türkiye’nin 5’inci büyük kentini kazanmıştır Büyük Birlik Partisi.”
Yerel seçimlerin alınan oy oranlarının katılım durumuna göre değerlendirildiğini ifade eden Mustafa Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“BBP olarak geçtiğimiz dönem yapılan yerel seçimlere göre daha başarılı olduğumuzu görüyoruz. Hem il genel meclisi sayımız hem belediye meclis üyesi sayımızda 2019 seçimlerine göre bariz bir şekilde bir artış da görüyoruz. Yine aldığımız oy oranlarını değerlendirdiğimizde, 51 ilde il genel meclisinde, geçerli oy 9 milyon 203 bin 994, BBP 201 bin 153 oy, yani yüzde 2,18 oy oranına ulaşmıştır. Büyükşehir belediye ve belediye meclis üyesinde 20 milyon 333 bin 220 seçmenin olduğu yerde partimiz 522 bin 751 oy almış ve oy ortalaması yüzde 2,57’dir. Belediye başkanlığı aday gösterilen 375 ilçede, il ve bölgede, 14 milyon 330 bin 193 seçmenin bulunduğu yerde 483 bin 90 oy almış ve yüzde 3,37 oranını yakalamıştır.”
Milletin tercihine saygı duyduklarını, milli iradenin tecellisinden razı olduklarını dile getiren Mustafa Destici, ittifakın hatası varsa konuşularak eksiklikleri bir dahaki seçimlere kadar gidermenin yollarının aranacağını söyledi.
Seçim sonrasında yaptığı Gabar ziyaretine değinen Destici, Gabar’daki cehennem deresinin adeta cennetten bir köşe haline geldiğine işaret etti.
Destici, “Gabar, artık terörden temizlenmiş ve huzur gelmiş, aynı zamanda da Gabar’ın Türkiye’nin enerji açığının önemli bir kısmını kapatacak noktada bir petrol rezervine sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır.” diye konuştu.
Enerjideki dışa bağımlılığın azaltılmasının cari açığı ve borçlanmayı da azaltacağını, bunun enflasyonu düşüreceğini, hayat pahalılığını sona erdireceğini ifade eden Destici, “Onun için bu yatırımları önemsiyoruz.” dedi.
“Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir ferdiyiz”
Şırnak’taki ziyaretinde de halkla bir araya geldiğini söyleyen Destici, “Biz, Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si, Sünni’si, Arap’ı, Boşnak’ı, Çerkez’i, hepimiz aynı ülkenin çocuklarıyız. Etnik kökenimiz, mezhebi anlayışımız ne olursa olsun, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir ferdiyiz, birinci sınıf vatandaşıyız ve daha da önemlisi kardeşiz ve kardeş kalmaya devam edeceğiz. Bunu kimsenin bozmasına bugüne kadar fırsat vermedik, Allah’ın izniyle, bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>Destici, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde BBP’den Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde Belediye Başkanı seçilen Selahattin Aktuğ’u makamında ziyaret etti. Burada konuşan Destici, yerel seçim sonuçlarının ülkeye, millete ve devlete hayırlı olmasını diledi.
Belediye Başkanı Aktuğ’a verilen oyları boşa çıkarmayacaklarını dile getiren Destici, ilçeye hizmet ve eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını söyledi.
İlkeli, şeffaf ve temiz bir anlayışla belediyeyi yöneteceklerini ifade eden Destici, şöyle konuştu:
“Dürüst ve ahlaklı bir şekilde belediyeyi yöneteceğiz. Güçlükonaklıların bir lirasını bile israf etmeyeceğiz ve ettirmeyeceğiz. Belediyenin imkanlarının yetmediği yerde biz devreye gireceğiz. Şırnak’tan yapılması gerekeni Şırnak’tan, Ankara’dan yapılması gerekeni Ankara’dan yapacağız. Kürt, Türkmen, Arap, Alevi, Sünni, Çerkez, Boşnak hangi etnik kökene mensup olursa olsun hepimiz bu büyük Türk milletinin bir ferdiyiz. Bizim beraberliğimiz bin yıl önce kurulmuş, biz İslam’la tanışmışız, müşerref olmuşuz ve hepimiz kardeş olmuşuz, Allah’ın emriyle birbirimize bağlanmışız. Bu coğrafyada yaşayan, ülkemizde yaşayan her bir vatandaşımızın doğuştan gelen hakları sonuna kadar kullanmasından yanayız. Herkes dinini ve inancını, kültürünü yaşayacak. Bizim için sınır ne? Bizim için sınır, terör ve şiddet. Teröre ve şiddete bulaşmadan herkes istediğini de konuşabilir, talebini de ifade edebilir.”
Kimsenin bugüne kadar birliktelik ve kardeşliği bozmasına fırsat vermediklerini, bundan sonra da fırsat vermeyeceklerini kaydeden Destici, Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Arap diye bir ayrım yapmadıklarını anlattı.
Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz neye bakarız? Bizim için ölçü, Kur’an ve sünnettir. Bir de nedir? Bu devletin varlığının yanında durma, bu ülkenin toprak bütünlüğünün yanında durmaktır. Bu milletin birliğinin yanında durmaktır. Ay yıldızlı al bayrağın altında, bu devletin çatısı altında, kim bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyuyorsa, o bizim kardeşimizdir, birinci sınıf vatandaşımızdır. Bu ülkenin cumhurbaşkanına, kurucusuna hakaret ederse ve terörle ilişkisini devam ettirirse, elbette onlar da hukuk, anayasa ve yasalar önünde gerekli hukuki işlemlere de tabi olur. Beklentimiz seçilen belediye başkanlarının yasalara ve anayasaya uygun hareket etmesidir. İsteriz ki, seçilen belediye başkanları görevine devam etsin. Ama teröristlerle ve terörle ilişkisini devam ettirirse elbette devlet de buna göz yummaz ve gereğini yapar. Ama herkes kanuna nizama uyarsa, bayrağı tanır, devleti tanır, marşını okursa, o zaman onlar görevlerine devam ederler. Selahattin kardeşime, belediyeyi emanet ettiniz. İnşallah sizleri mahcup etmeyeceğiz. Güçlükonak, bölgemiz, vatandaşlarımız için gece gündüz Allah’ın izniyle hep birlikte çalışacağız ve Allah’ın izniyle başaracağız.”
Destici’ye, BBP Genel Başkan Yardımcıları Uğur Bulut, Bülent İspir, Emin Serin ve Şafak Çomaklı, Alperen Ocakları Genel Başkanı Ali Can Kocaman, BBP MKYK üyeleri Recep Er ve Kemal Üçüncü de eşlik etti.
]]>Destici, Batman’daki temasları kapsamında, bir lokantada partililerle yemekte bir araya geldi.
Burada konuşan Destici, Batman’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, yoğun bir kalabalık, coşku ve sevgiyle kendilerini karşılayan teşkilat mensuplarına teşekkür etti.
“Etle tırnak gibiyiz. Kürt’ü, Türkmen’i, Arap’ı, Alevi’si, Sünni’si, doğulusu, batılısı hepimiz bu aziz Türk milletinin birer ferdiyiz, birer mensubuyuz.” ifadelerini kullanan Destici, bin yıldan fazla bir süredir bu topraklarda birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşadıklarını belirtti.
Bu topraklarda hoşgörünün kadim hale geldiğini, kardeşliğin var olduğunu kaydeden Destici, birlik, beraberlik ve kardeşlikten yana olduklarını aktardı.
Destici, şöyle devam etti:
“Ay yıldızlı al bayrağımızın altında bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan, gururla bağımsızlığımızın, devletimizin kuruluşunun bir timsali olan İstiklal Marşı’mızı gururla okuyan herkes bizim kardeşimizdir. Bizim meselemiz budur.”
Demokratik olgunlukla seçimlerin yapıldığını, milletin tercihine saygılı olduklarını kaydeden Destici, İzmir’de de, Batman’da da, Diyarbakır’da da, Ankara’da da, Konya’da da, Eskişehir’de de, Sivas’ta da milletin tercihine saygılı olduklarını bildirdi.
Bundan sonra da seçilen belediye başkanlarının ya da yöneticilerinin anayasaya, yasalara uygun bir şekilde aldıkları yetkiyi kullanmalarının önemli olduğunu anlatan Destici, şöyle konuştu:
“Çünkü kendileri anayasaya ve yasalara uygun olarak seçimlere girmişlerdir. O kuralları kabul ederek girmişlerdir. O zaman bundan sonra belediyeleri yönetirken de o kurallara uyacaklardır. O kurallara uydukları sürece bir mesele yoktur. Herkes anayasaya ve yasalara uygun hareket etmek zorundadır. Bakın şu anda henüz hiçbir belediyeye kayyum atanmış değil, isteriz ki atanmasın. Ama böyle yapmaya devam ederlerse, terörden arınmazlarsa terör örgütleriyle aralarına mesafe koymazlarsa elbette ki devlet gereğini yapar.”
Birlik, beraberlik ve kardeşlikten yana olduklarını anlatan Destici, siyasetçiler olarak görevlerinin, milletin gönlüne girmek olduğunu belirtti.
Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bizi bölmeye çalışanlar inanın ki Kürt’ün de Türk’ün de dostu değildir. Daha doğrusu Müslüman’ın dostu değil. Onun için onlar sadece kendi çıkarları için buradadırlar ve kendi çıkarlarını öncelemektedirler. Bizim çıkarlarımız ortaktır. Aynı çıkarlar doğrultusunda mücadele ettiğimizde, ülkemiz daha huzurlu hale gelecektir, daha büyüyecektir ve zenginleşecektir. Biz bunun mücadelesini veriyoruz.”
Seçimden sonra ülkede bir demokratik olgunluk havası esmeye başladığını kaydeden Destici, siyasette buzların eridiğini, görüşmelerin ön plana çıktığını belirtti.
Destici, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ana muhalefet partisinin genel başkanı Sayın Özgür Özel’in, ‘Makama saygı duyacağız. Makama gereken saygıyı göstereceğiz. ve ülke meselelerini konuşturacağız.’ açıklaması olumlu bir adım olmuştur. Buna karşı Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kabulü ve aynı yöndeki beyanları da bu olumlu havayı tabiri caizse daha yukarılara çekmiştir. İnşallah bu olumlu hava devam eder. Didişmenin, itişmenin kavga etmenin bu millete de bu devlete de siyasi partilerimize de bir faydası yoktur.”
Programa, BBP Genel Başkan Yardımcıları Uğur Bulut, Bülent İspir, Emin Serin ve Şafak Çomaklı, Alperen Ocakları Genel Başkanı Ali Can Kocaman, BBP MKYK üyeleri Recep Er ve Kemal Üçüncü ile partililer katıldı.
]]>Eskişehir’in Günyüzü ilçesindeki Merkez Camisi’nde bayram namazını kıldıktan sonra basın mensuplarına gündemi değerlendiren Destici, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Türkiye’nin terörle mücadelesinin devam ettiğini hatırlatan Destici, şöyle konuştu:
“Karşımızda kansız, hain, dinsiz bir terör örgütü var. Maalesef ramazan ayı, arife, bayram dinlemiyor. Yine bir şehidimiz var. Kahraman Mehmetçiğimize Cenabıhak’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. Başta aile efradı, kahraman silah arkadaşları olmak üzere hepsine sabır diliyorum. Başsağlığı diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun. Bunlar milletimizi de devletimizi de ordumuzu da polisimizi de yıldırmayacak. Devletimizin, ordumuzun, polisimizin, ülkemizin, milletimizin terörle mücadelesi devam edecek. Terörün tüm unsurlarına karşı topyekun mücadele edeceğiz. Ancak o zaman başarı elde edebiliriz. Sadece sınır ötesinde ya da sınır içinde dağda, ovada askerin, güvenlik güçlerinin terörle mücadelesi tek başına yeterli değildir. Dağda eline silah almış teröristten daha tehlikelisi Meclis’te onun uzantısıdır ya da medyadaki köşe yazarıdır ya da ona lojistik ve maddi destek sağlayan iş adamıdır. Onlarla da bizim tıpkı dağdaki terörist kadar hatta onlardan daha kararlı bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor.”
Destici, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 179’uncu yıl dönümü ve Polis Haftası dolayısıyla emniyet mensuplarının bu özel günlerini kutladı.
“Her Müslüman’ın kanayan yarasıdır”
Türkiye’nin 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistinli ve Gazzelilerin yanında olduğunu dile getiren Destici, “Filistin meselesi bir siyaset malzemesi asla yapılmamalıdır. Gazze’deki meseleler bir siyaset malzemesi yapılmamalıdır. Bu hepimizin, her Müslüman’ın meselesidir. Her Müslüman’ın kanayan yarasıdır.” dedi.
Destici, İsrail’e karşı yaptırım konusunda en başından beri çok yüksek sesle bunu dillendiren siyasetçilerden biri olduğunu ifade etti.
İİT üyesi üyelerin, Arap ülkelerinin tamamının bu konuda ortak karar alması gerektiğini vurgulayan Destici, Birleşmiş Milletlerin de İsrail’e yaptırım için harekete geçebilmesinin önünde ABD’nin engel olduğu görüşünü savundu.
Müslüman ülkelerin İsrail’e karşı ambargo uygulaması gerektiğini anlatan Destici, şunları kaydetti:
“Topyekun bir ambargo uygulamamız lazım. Ekonomik, siyasi, kültürel bütün ilişkilerimizi Gazze’de katliamlar durana, tam barış sağlanana ve siyonist İsrail işgal ettiği topraklardan geri çekilinceye kadar bu sürecin de devam etmesi lazım. Ancak bu şekilde İsrail’e bu bir ihtar olur ya da ABD başta olmak üzere bütün Batı ülkelerine ciddi bir anlamda bir uyarı olur. Elbette ki Türkiye şu anda bunun lokomotifliğini yapmaktadır. Son olarak ticaretle ilgili kısıtlamalar da getirilmiştir. Zaten baştan beri var olan kısıtlamalar biraz daha artırılmıştır. Bu konuda Türkiye’nin hassasiyetinin yükselerek devam edeceğini ifade etmek istiyorum. İslam İşbirliği Teşkilatının bütün üyelerinin ortak bir karar alarak İsrail’le ekonomik, kültürel, siyasi bütün ilişkilerini dondurması lazım. Ne zamana kadar? İsrail işgal ettiği Filistin, Gazze topraklarından çekilip katliamlarını durdurana kadar bunun devam etmesi lazım ki ancak netice alınabilsin.”
Mustafa Destici, camiden ayrılırken vatandaşlarla bayramlaştı.
]]>Eskişehir’in Günyüzü Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında gazetecilere gündemi değerlendiren Destici, Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak katıldıklarını söyledi.
Sivas’ın yanı sıra 25’e yakın ilçe ve beldeyi kazandıklarını anımsatan Destici, şöyle devam etti:
“Oy oranımızı ciddi şekilde artırdık. İlkeli, temiz ve şeffaf bir belediyecilik vadettik. Bu ilkeli belediyeciliğimiz, devletimizin bekası, ülkenin bütünlüğü, milletin istiklali, birliği… Bunlar genel ilkelerimiz ama bunun yanında hak, hukuk, adalet, eşitlik bunları çok önemseyeceğiz. Asla ayrımcılık yapmayacağız. Herkese hizmeti eşit götüreceğiz. Sivas’ımızda da diğer kazandığımız yerlerde de aynı hassasiyetle Büyük Birlik Partisi belediye başkanlarımız ve yönetimleri çalışacak. Şeffaf olacağız. Adaletli olacağız.”
Destici, vatandaşların belediyelerden önemli beklentilerinden birinin sahipsiz hayvanlarla ilgili olduğunu belirtti.
Sahipsiz hayvanlara ilişkin her gün yeni haberlerin duyulduğunu anlatan Destici, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Pek çok çocuğumuz bu yüzden okula gidemiyor. Annesi babası götürmek zorunda kalıyor. Kadınlarımız çarşıya, pazara çıkamıyor. Yaşlılarımız sabah namazına gidemiyor. Onun için biz de dedik ki ‘Biz kazandığımız belediyelerde bir ay içinde bu sorunu çözeceğiz.’ Hatta biraz önce ilçe merkezinden buraya gelirken arabaya bindim. Baktım kenarda bir köpek var. Belediye Başkanımıza ‘Bunları toplamaya başlamadınız mı?’ dedim. ‘Başkanım başladık ama böyle arada kalanlar var. Onları da alacağız’ dedi. Burası kolay. Sivas’ta da bu işi geçmişte olduğu gibi çözeceğiz ama Ankara’nın, İstanbul’un her yerin bu işi çözmesi lazım. Bu en önemli meselelerimizden biri. Bunun yanında tabii güvenlik çok önemli. Bunu çözeceğiz. Yeni istihdam alanları oluşturacağız. Aynı şekilde eğitime destek vereceğiz. Yani burada okuyan çocuklarımızın hepsinin Eskişehir’e, Ankara’ya gitme şansı yok. Burada hazırlık kursları oluşturacağız. Burada öğretmen eksiği varsa bunu kapatacağız. Liseye giriş sınavlarına çocuklarımızı hazırlayacağız.”
Destici, tarım ve hayvancılığa destek vereceklerini bildirdi.
CHP’nin YSK’ye başvurusu
CHP’nin Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde başarılı olduğunu dile getiren Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kazandığı belediye sayısı, oy oranı bunu gösteriyor. Sonuçlar böyle gösteriyor ama bir de işi incelediğimizde, analiz ettiğimizde neyi görüyoruz? Aslında o yüzde 37 oyun bana göre yüzde 10’undan fazlası CHP’nin kendi oyu değil. Birincisi DEM Parti’nin orada TİP’le beraber en az bir yüzde 6-7’lik oyu var. İYİ Partinin en az yüzde 4-5 puanlı oyu var. Daha önce ittifak yaptığı partilerden gelen oylar var. Bunları çıktığınızda yine aslında CHP’yi klasik yüzde 25-26 olarak görürsünüz. Fakat belediye başkanlığı sayısını fazla kazandı. Kazananı tebrik ediyoruz. Seçime katılım düşük oldu. Özellikle AK Parti tabanının ve Cumhur İttifakı’mıza gönül veren ya da geçmiş seçimde oy veren vatandaşlarımızın önemli bir kısmının bu seçimde oy kullanmadığını görüyoruz. Bunları elbette telafi edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı bildiğim kadarıyla Hatay seçimleri için YSK’nın önünde. YSK’nin önünde ya da içinde olmaya gerek yok. YSK, elindeki kanuna göre, yasalara göre kararı verecektir. Buna inanıyoruz. Bir baskı unsuru oluşturmaya çalışıyorlar. Bu baskı unsurunun YSK tarafından farklı bir karar verilmesi için lüzumlu bir şey olmadığını düşünüyorum. Çünkü zaten elde gerekli belge, bilgi varsa Özgür Özel’in ya da diğer milletvekillerinin ya da parti yönetiminin oraya gitmesine gerek yok. Zaten YSK, kararı adil bir şekilde verecektir.”
Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sağduyulu karar vermesi gerektiğini belirterek, “Örneğin Van’daki hadisede bir teröriste açıkça sahip çıktılar. Bunu milletimiz not ediyor.” ifadesini kullandı.
“Eğer birisine bağıracaksak, hakaret edeceksek, çağıracaksak o İsrail’dir”
Partisinin Filistin meselesine gösterdiği öneme dikkati çeken Desteci, şunları kaydetti:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti, Cumhurbaşkanı, bütünüyle Cumhur İttifakı, başından itibaren Filistin meselesinin ve Gazze’nin yanında durmuştur. Türkiye elinden gelen bütün gayreti göstermiştir, hem uluslararası arenada hem diğer alanlarda. Maddi olarak yapabileceği her türlü yardımı yapmıştır. Manevi olarak tüm desteğini vermiştir. Türkiye, İsrail’e karşı da bu konuda Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlarda en sert açıklamaları bizzat Cumhurbaşkanı nezdinde yapan bir devlettir, bir ülkedir. Dolayısıyla kimse burada haksızlık yapmasın. İsrail’le ticaret kesilsin. Evet kesilsin. Biz de aynı kanaatteyiz. Fakat bu nasıl olmalı? Bütün İslam İşbirliği Teşkilatı toplu bir karar almalı. Arap Birliği toplu bir karar almalı ve farklı ülkeler, Türkiye’nin de etkileyebileceği ülkeler toplu bir karar almalı ki bu karşı tarafta bir yaptırım haline gelebilsin. Bunu bir iç siyaset malzemesi haline getirenlerin doğru yolda olmadıklarını düşünüyorum. Bir muhafazakara, bir maneviyatçıya yakışmayacak şekilde protestolar, devletin polisine küfretmeler, tükürmeler, hakaret etmeler bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Herkesin protesto, bir eylem yapma hakkı vardır. Biz de yaptık. Alperen Ocakları’mız da yaptı. Yine yapacağız ama polisimizle çatışarak, devletimize, Cumhurbaşkanı’na, Türkiye’ye hakaret ederek değil. Hedef, terörist siyonist İsrail’dir. Eğer birisine bağıracaksak, hakaret edeceksek, çağıracaksak o İsrail’dir. O Türkiye Cumhuriyeti Devleti ya da yetkililer değildir. Elbette ki uyarılarımızı yapabiliriz. Uyarı herkesin hakkıdır. Onun ilerisine de taşırsanız ve bölücülerle kol kola girerseniz, aşırı sol gruplarla kol kola girerek bunu yaparsanız burada şahsen iyi niyet aramam.”
Destici, Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen’in de katıldığı iftarda vatandaşlarla sohbet etti.
]]>Destici, partisinin bir otelde düzenlendiği, 2024 Mahalli İdareler Seçimleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
Van İl Seçim Kurulunun, DEM Parti’li Abdullah Zeydan’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanı “seçilmemiş sayılması” ve mazbatanın ikinci sıradaki adaya verilmesine yönelik kararının ardından çıkan olaylarla ilgili, eylem ve protestonun ötesinde bir kalkışmanın denendiğini ifade eden Destici, “Terör örgütünün uzantıları olması hasebiyle terör örgütü nasıl bir hadise çıkarmalarını istiyorsa o şekilde sokaklara inmişlerdir.” ifadesini kullandı.
Destici, milletvekili ve belediye başkanlığı seçimlerinde aday olanların seçilme yeterliliklerini yerine getirmesi gerektiğine işaret ederek şöyle devam etti:
“Yargılama süreçlerinde ceza kesinleşmediği için maalesef aday olma imkanı veriliyor. Bence burada bir düzenlemeye ihtiyaç var. Terör suçlarından yargılananlar aday olamamalı, bunlar iyi hal kağıdı alamamalı ve müracaat dahi edememelidir. Ceza almış ama memnu hakların iadesine başvurmuş ve cezasını çektikten sonra, memnu haklarla ilgili süre tamamladıktan sonra adaylık hakkı kazanılıyor. Bizi hayrete düşüren, hem CHP cephesinden hem işte HÜDA PAR, TİP burada sanki demokratik bir hak elinden alınmış, sanki seçilme hakkına hukuken sahip ve mazbatası verilmemiş gibi bir hava oluşturuldu. Bu hava, başlayan bu olaylarla bugün Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) mazbatayı bu PKK uzantısına verilmesi yönünde bir karar aldığını öğrendik. Bu karar bizim içimize sinmemiştir. Açıktan PKK’lı olan birisinin devlete, ülkeye, millete meydan okuyan bir eşkıyanın Van gibi kadim ve büyük bir şehrimize belediye başkanı olmasının yolu açılmıştır. Bu bizim içimizi sızlatmıştır ve bunu kabullenmiş değiliz.”
Türkiye’nin seçimlerini sağlıklı şekilde yaptığını ifade eden Destici, Cumhur İttifakı’nın oylarında bir düşüş olduğunu ancak hala 3 partinin il genel meclisi ve belediye meclisi oylarının yüzde 42-43’ler civarında olduğunu aktardı.
Destici, “Biz kendi partimiz açısından baktığımızda, 2019 yerel seçimlerinde 5 ilçe, 5 de belde belediyesi kazanmıştık. Bu seçimlerde, Sivas Belediyesi, 15 ilçe, 7 belde ve İspir, Kozan, Gerede, Sinop Durağan, Iğdır Karakoyunlu, Aksaray Gülağaç buralarda da itiraz süreçleri devam etmektedir. Bunlar da şayet lehimize sonuçlanırsa Büyük Birlik Partisi, 30’a yakın yerde belediye başkanlığı kazanmış olacaktır.” diye konuştu.
Seçim sonuçlarını etkileyen en önemli faktörün ekonomik gelişmeler olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Ama tek başına bu mudur? Yani seçim sonuçlarının tek başına ekonomi mi değiştirmiştir ya da etkili olmuştur? Hayır. Başka etkenler de vardır. Tabii ki bir yerel seçimdir ve bu yerel seçimlerde seçmenimiz, halkımız iktidara da hükümete de bir uyarıda bulunmuştur. Ama bu şu demek değildir, ‘Her şey bitti. Artık iktidar gidiyor, Cumhur İttifakı kaybediyor, yeni bir başlangıç geliyor.’ Çünkü genel seçimlere kadar önümüzde 4 yıllık bir süre vardır ve bu süre içerisinde tamir edilmesi gereken her şey tamir edilebilir, düzeltilmesi gereken her şey düzeltilebilir.”
Destici, bir soru üzerine Fenerbahçe’nin Süper Kupa karşılaşmasına çıkması taraftarı olduğunu belirterek, “U19’la çıkacaksa hiç çıkmasın daha iyi. Çünkü karşı takım da tam kadro çıkarsa tarihi bir fark yiyebilirsin. O da aradan 30-40 sene geçtikten sonra kimse U19’u hatırlamaz. Maç kaç kaç bitti onu hatırlar. Dolayısıyla da Fenerbahçelilere böyle bir haksızlığı kimse yapmasın. Ben, Süper Kupa finaline de çıkmasını istiyorum, Türkiye Kupası’nda da devam etsin yoluna.” yanıtını verdi.
]]>Parti binasında, AA muhabirine açıklamada bulunan Destici, İstanbul Gayrettepe’deki bir binada çıkan yangında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Seçim sonuçlarının ülkeye, millete, devlete ve terörle arasına mesafe koyan siyasi parti ile adaylara hayırlı olmasını niyaz ettiğini belirten Destici, yarın Ankara’da başkanlık divanı toplantısı yaparak seçim sonuçlarını değerlendireceklerini söyledi.
Parti olarak Cumhur İttifakı hassasiyetlerinden dolayı büyükşehirler başta olmak üzere pek çok il ve ilçede aday göstermediklerini hatırlatan Destici, “Buna ilaveten yine Doğu ve Güneydoğu’da özellikle PKK’nın siyasi uzantısı partinin kazanma ihtimali olan yerlerde de yine terörle mücadeledeki hassasiyetimizle aday göstermedik.” ifadesini kullandı.
Destici, 1400 seçim çevresinin 370’inde aday gösterdiklerini dile getirerek, Sivas ile 17 ilçe ve 9 belde belediyesini kazandıklarını anımsattı.
Bazı yerlerde itiraz süreçlerinin devam ettiğini söyleyen Destici, itirazların partisinin lehine sonuçlanmasını ümit ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Biz bu yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik. Yoksa her yerde aday çıkarırdık ve maksimum oyumuzu almaya çalışırdık. Fakat biz bir yerel seçim olduğu bilinciyle ve özellikle de Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni olduğumuz için Cumhur İttifakı’na da kaybettirmemek adına sadece 370 yerde aday gösterdik. Sonuçların, Büyük Birlik Partisi açısından değerlendirilirken bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”
“DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi”
Terörle mücadelenin topyekun şekilde yapılması gerektiğini belirten Destici, “DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi. Zaten bunu gizlemiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
DEM Parti’nin İstanbul başta olmak üzere birçok büyükşehirde CHP ile işbirliği yaptığını öne süren Destici, seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oyların bir kısmının DEM Parti, TİP ve İYİ Parti’nin oyları olduğunu dile getirdi.
Van’da istenmeyen hadiselerin yaşandığını aktaran Destici, “DEM Parti’nin, PKK’nın siyasi uzantısının, belediye başkan adayı gösterdiği kişi kim? Açıkça vatan haini. Açıkça PKK terör örgütünün sözcülüğünü, savunuculuğunu yapmış birisi. Tırnak içinde daha önce ne demişti bu şahıs? ‘PKK istese sizi tükürüğüyle boğar’ diyecek kadar alçaklaşmıştı. Devlete, millete meydan okumuştu. Şimdi bunu bile bile DEM Parti, Kandil’in talimatıyla aday yaptı.” diye konuştu.
Yüksek Seçim Kurulunun, DEM Parti’nin Van Büyükşehir Belediye Başkan adayına ilişkin yaptığı incelemelerde, memnu hakların iadesini alamadığı için adaylığının geçerli olmadığını kendisine bildirdiklerini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu bildirmiş olmalarına rağmen şu anda vatandaşlarımızı sokağa çağırıyorlar. Vatandaşlarımız buna uymayacaktır. Terör örgütünün partisinin sempatizanlarını çağırıyorlar. Geçmişte bu hadiselerin benzerini Türkiye yaşadı. 6-7 Ekim olaylarını, Diyarbakır’da yaşananları hiç kimse unutmasın. 40’a yakın insanımızı kaybettik. 2’si polis. Yasin Börü’yü kimse unutmasın. Şimdi benzer hadiseler yaşanırsa yine bunun altında kalırlar. Bu çağrıyı yapanlar, bunun bedelini öderler. Bu çağrıya uyanlar da kendi nasiplerini alırlar.”
]]>Eskişehir’in Günyüzü ilçesinde düzenlenen mitingde konuşan Destici, bu coğrafyada ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığın yapıldığını, her şart ve zamanda üretimin desteklenmesi konusunda gereken bütün adımları attıklarını söyledi.
Yaşanan zorlukları ve talepleri bildiğini dile getiren Destici, şöyle devam etti:
“Çiftçimizin ekerken biçerken kullandığı mazotun üzerindeki ÖTV’nin ve KDV’nin kaldırılması noktasındaki ısrarımız, kaldırılıncaya kadar sürecektir. Sulu tarım ile kuru tarım arasında adeta dağlar kadar fark vardır. Kuru tarımda bir sene ekersin düşük ürün alırsın, ikinci sene nadasa bırakırsın. Sulu tarımda her sene ekersin ve her sene yüksek verim alırsın. Kuru tarım ile sulu tarımı kıyasladığımızda neredeyse iki yıllık ortalaması 1’e 8 gibi gelir. Onun için arazilerimizin sulanması gerekmektedir. Sulamada elektrikte daha önce yüzde 35 gibi bir destek vardı, maalesef o kaldırıldı. Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanımızla görüştüm. Bu desteğin tekrar gelmesi noktasında bizimle aynı fikirde olduklarını söylediler. İnşallah, Hazine ve Maliye Bakanımızla ve Cumhurbaşkanımızla yapacağımız görüşmeler neticesinde çiftçimizin kullanacağı elektrikteki yüzde 35 desteği geri getireceğiz.” diye konuştu.
Destici, en düşük emekli maaşının 10 bin lira seviyesinde kaldığını dile getirerek, bu rakamın asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini anlattı.
“Birlikteliğimizden rahmet doğacak”
Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak büyükşehirlerde tam ittifakla seçime gireceklerini hatırlatan Destici, “Günyüzü’nde de Cumhur İttifakı’nın birlikteliğiyle beraber seçimlere katılıyoruz. Cumhur İttifakı partilerimize özellikle AK Parti teşkilatımıza, Büyük Birlik Partisi teşkilatımıza tam bir uyum içerisinde çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum, kendilerini tebrik ediyorum. Buradan sadece teşkilat mensuplarımız değil, sadece meclis üyelerimiz değil bu işin ortağısınız. Her biriniz bu işin mesuliyetini taşıyorsunuz. Bakın büyük bir birlik oluşturduk. Burada birlikteyiz. Bu birlikteliğimizden rahmet doğacak.” diye konuştu.
BBP, Günyüzü’nde Cumhur İttifakı’yla seçimi kazandığında bütün vatandaşlara adil ve eşit bir şekilde hizmetleri getireceğini vurgulayan Destici, “Bütün köylerimize, mahallelerimize adil ve eşit bir şekilde hizmetleri getireceğiz. Bugüne kadar Günyüzü’müzün bekleyip de alamadığı hizmetlerin tamamını Allah’ın inayeti ve yardımıyla ilçeme, memleketime getireceğiz ve burayı kalkındıracağız, şahlandıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Mustafa Destici, birlik ve beraberliklerini 31 Mart’ta sandığa taşımak zorunda olduklarını vurguladı.
Seçmenlerden destek isteyen Destici, “Sadece Cumhur İttifakımıza mensup, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisine gönül veren kardeşlerimiz değil buradan Cumhuriyet Halk Partisine gönül veren kardeşlerimizin de Yeniden Refah Partisine, Saadet Partisine, Demokrat Partiye, velhasıl diğer partilere gönül veren kardeşlerimizin de oylarını, desteğini istiyoruz.” ifadesini kullandı.
BBP Günyüzü Belediye Başkan adayı Hidayet Özmen’in katılımcılara hitap ettiği mitingin ardından BBP Eskişehir İl Başkanlığınca ilçe halkına iftar verildi.
]]>BBP Eskişehir İl Başkanlığı tarafından kentteki bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında konuşan Destici, İsrail’in, Gazze’de 35 bin masum insanı katlettiğini söyledi.
İsrail’in Gazze’de bir orduyla ve silahlı güçle savaşmadığını belirten Destici, “Kadınları, çocukları, yaşlıları ve masumları katlediyor. 2 gün öncesine kadar Birleşmiş Milletler bir karar alamadı. Nihayetinde 2 gün önce Amerika Birleşik Devletleri sessiz kaldı, veto hakkını kullanmadı. Şartsız ateşkese ‘evet’ demedi ama en azından veto etmedi. Birleşmiş Milletlerde 5 daimi ülkenin veto hakkı var. Bunlar veto ettiğinde geriye kalan yüzlerce ülke ‘evet’ dese de o karar oradan çıkmıyor.” diye konuştu.
Birleşmiş Milletlerin İsrail’e ve Hamas’a tam kesintisiz, şartsız ateşkes çağrısında bulunduğunu dile getiren Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Katil ve terörist İsrail, bunu kabul etmediği gibi bir milletvekili, bir sözcüsü ne diyor? ‘Ramazan ayı, Filistinlileri, Gazzelileri öldürmek için en uygun zaman. Çünkü onlar ramazanda aç kalıyorlar, yorgun düşüyorlar.’ diyor. Bunlar böyle insanlık dışı yaratıklar, böyle ahlak dışı yaratıklar. Onlar ve dünyadaki bütün zalimler şunu bilsinler ki bu kalplerde iman ateşi yandığı sürece dünyada İslam da Müslümanlar da Türkler de var olacak ve elbet bir gün adaleti getirecektir.”
Hain ve katil PKK terör örgütünün Türkiye’nin sınırları dışında saldırılar düzenlediğini ifade eden Destici, “Son birkaç gün içinde bu sefer de Avrupa’da önce Belçika’da daha sonra Almanya’da Türklere karşı, Türk vatandaşlarına karşı milliyetçi, maneviyatçı, yapılarımıza karşı ve konsolosluklarımıza karşı saldırılar düzenlediler. Öncelikle bu saldırıları lanetliyoruz. Elbette ki devletimiz, hükümetimiz, Dışişleri Bakanlığımız, Büyükelçiliklerimiz, konsolosluklarımız gerekli adımları atıyor. Onlara orada hadlerini bildiren kardeşlerimiz de var. Onlarla da gurur duyuyoruz. Onları da tebrik ediyoruz. Avrupalı ülkelerin kendilerini koruyup kollamasından cesaret alan teröristler şunu bilsinler ki biz Türklerin de bir sabrı vardır. Sabrımızı taşırırlarsa nerede olurlarsa olsunlar, isterse Belçika’da, isterse Almanya’da, isterlerse de Kandil’de de olsalar, Türk milletinin her bir ferdi onları bulur ve ihanetlerinin bedelini er ya da geç bir gün ödetir.” dedi.
Destici, PKK yandaşlarını koruyan Avrupa ülkelerine seslenerek şöyle konuştu:
“Bakın, Rusya’da yaşananları gördük. Biz, terör kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın lanetliyoruz. Rusya’daki terör saldırısını da lanetliyoruz. Orada ölen insanlar için de üzgünüz. Çünkü onlar da masum insanlar. Onların ailelerine de taziyede bulunuyoruz. Rusya’ya da bir şey söylüyoruz; yıllardan beri PKK terör örgütünü destekledin. Şu anda PYD, YPG’yi destekliyorsun. Moskova’da PKK’nın, PYD’nin büroları var. Eğer ülkende terör saldırısı istemiyorsan teröre karşı her zaman ortak mücadele… Avrupa ülkelerine de sesleniyoruz; bugün terörü kolluyorsunuz ama yarın namluları size döndüğünde, bombaları sizin ülkenizde patladığında aklınız başınıza gelir. O zaman geç kalırsınız. Onun için Türkiye’nin uyarılarını dikkate alacaksınız. Teröre karşı Türkiye’nin yanında işbirliği ve mücadele yapacaksınız.”
31 Mart yerel seçimleri öncesi CHP başta olmak üzere bazı siyasi partilerin terör örgütünün uzantılarıyla İstanbul başta olmak üzere Mersin’de ve başka şehirlerde ‘kent uzlaşısı’ adı altında işbirliği yaptıklarını söyleyen Destici, “Bunları reddediyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisinin aklı başında olan yöneticilerine diyoruz ki ‘Buna dur’ deyin. CHP’nin tabanına diyoruz ki ‘Bakın teröristlerle işbirliği yapanlar sizin temsilcileriniz olamaz. Onların her şartta, her dediklerini kabul etmeyin ve buna karşı çıkın ve teröristlerle işbirliğini, terör uzantılarıyla işbirliğini reddedin.’ Eğer buna devam ediyorlarsa o zaman oyunuzu gelin, Cumhur İttifakı partilerine verin diyoruz.” ifadesini kullandı.
Destici’ye BBP İl Başkanı Taha Baksan tarafından hediye verildi. Programa, AK Parti MKYK Üyesi Ali Demirel, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Cumhur İttifakı Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp, AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Ümit Sezer ve çok sayıda partili katıldı.
]]>Destici, Sivas’ta İnönü Bulvarı’na kurulan iftar sofrasında yaptığı konuşmada, Doğu Türkistan ve Filistin başta olmak üzere pek çok noktada zulüm ve işgal altında olan Müslümanların bir an önce kurtulmalarını temenni etti.
Kahramanmaraş’ta helikopterin düşmesi sonucu yaşamını yitiren BBP’nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile Erhan Üstündağ, Murat Çetinkaya, Yüksel Yancı ve gazeteci İsmail Güneş’in vefatlarının 15. yılı olduğunu anımsatan Destici, “Sadece BBP’liler ya da Alperenler değil bütün Türkiye, yüreğinde vatan ve millet sevgisi olan Türk ve İslam coğrafyasındaki herkes dondu. Hala hüznümüz ve acımız ilk günkü gibi taptaze ve canlı bir biçimde durmaktadır.” diye konuştu.
Destici, 25 Mart 2009’da başlatılan hukuki sürecin bugüne kadar devam ettiğini dile getirerek, “Bu süreç içerisinde özellikle hatası, ihmali ve kusuru olan devlet büyükleri de dahil olmak üzere yargılamalar yapılmış, ceza alanlar ve berat edenler olmuştur. Hata, ihmal ve kusurdan dolayı yargılanan takribi 20 kişiden 11’i ceza almıştır, 9’u berat etmiştir ama bunlarla ilgili avukatlarımız tekrar itirazlarını sunmuşlardır.” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, avukatların çalışmasıyla 9 kişilik yeni bir komisyon kurulduğunu anımsatan Destici, şunları kaydetti:
“Bu komisyon helikopterin Sivas’tan kalkışından düşüş anı ve düşüş sonrasındaki bütün hadiseleri tekrar incelemektedir. Yeni keşifler yapılacaktır. İlk gün bu olayın takipçisiydik, dün de takipçisiydik, bugün de takipçisiyiz, yarın da takipçisi olacağız. Bütün hatası, ihmali, kusuru ve özellikle kastı olanlar ortaya çıkartılıp hak ettiği cezayı alana kadar takipçisiyiz, enselerindeyiz asla geri adım atmadık ve atmayacağız.”
“Onun emanetini taşıyor olmaktan gurur duyuyorum”
Yazıcıoğlu’nun büyük bir dava adamı olduğunu vurgulayan Destici, konuşmasına şöyle devam etti:
“O şehadet şerbetini içtiği günde ben partimizin genel başkan yardımcısıydım. Şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın şehadetinden sonra birileri gitmeyi, bırakmayı düşünebilir, partinin kapanmasını ve vakıf olmasını isteyebilir ama bütün arkadaşlarıma söz veriyorum. Bu can bu bedende olduğu sürece BBP’nin gül ve hilali Türkiye semalarında dalgalanacaktır, siyasette daha hür bir şekilde var olacaktır. Onun ne büyük bir iman sahibi, Müslüman olduğuna şahadet ettik. Onun ne büyük bir kadirşinas, hoşgörülü bir insan olduğunu ve yüreğinin vatan, millet, din, devlet, ezan, bayrak ve insan sevgisiyle dolu olduğunu gördük. Onun için şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir kardeşi olmaktan, dava arkadaşı olmaktan, onunla yol yürümüş olmaktan ve şu anda da onun emanetini taşıyor olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.”
Yerel seçimlerde Sivas Belediye Başkanı adaylarına destek isteyen Destici, “Hak, hukuk, adalet, ayrımcılık olmayan bir belediyecilik, eşit bir belediyecilik, hangi partiye mensup olursa olsun bütün partililerimizin eşit ve adil bir hizmet aldığı bir belediye yönetimi size vadediyoruz.” şeklinde konuştu.
Programa, Alperen Ocakları Genel Başkanı Ali Can Kocaman, BBP İl Başkanı Ahmet Polat, Belediye Başkan adayı Adem Uzun, partililer ve vatandaşlar katıldı.
]]>Destici, Gölbaşı’nda düzenlenen BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu vefatının 15. yılında anma ve iftar programına katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitlerin yer aldığı video izletildi.
Burada konuşan Destici, Yazıcıoğlu’nu rahmetle anarak, şöyle konuştu:
“Gölbaşı’nda dava arkadaşımız Gökhan Koçak kardeşimiz teşkilatımızın tamamının bir araya gelmesiyle belediye başkan adayı oldu ve inşallah 31 Mart’ta mührü alacak ve şehit Muhsin Başkanımıza gideceğiz ve Allah’ın izniyle ‘Kazandık’ diyeceğiz. Muhsin Başkanımız, yüzyılın ender liderlerinden birisiydi, ‘Son yüzyılın Alpereni’ sıfatı kendisine verilmiştir ama Alperenler bitmez, onun davasının davacıları bitmez.”
“‘Türk dünyası hayal ediyorum’ diyordu. O hayal bizim de hayalimiz ve gerçekleşene kadar yürüyeceğiz.” ifadesini kullanan Destici, 15 yıldır “acılı ve hüzünlü” olduklarını söyledi.
25 Mart’tan itibaren Yazıcıoğlu’nun hukuki sürecinin takipçisi olduklarını belirten Destici, ihmal ve kusurlarla ilgili mahkemelerin tamamlandığını, ceza alanların ve beraat edenlerin olduğunu hatırlattı. Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
” Kahramanmaraş’ta 20 kişinin yargılandığı bir mahkeme devam ediyor, bir de ana soruşturma dosyası var bizim asıl beklediğimiz de o. Adalet Bakanlığı, başsavcı, İçişleri Bakanlığımızla yaptığımız görüşmeler sonrasında 9 kişilik yeni bir komisyon kurduk. Şu anda yeni keşifler başlayacak. Sürecin, bundan sonra da tüm noktalarıyla aydınlatılana kadar ve hatası, kusuru, kastı olan herkes ortaya çıkarılıp hak ettiği cezayı alana kadar, süreç tamamıyla aydınlatana kadar takipsiz olmaya devam edeceğiz.”
“Üç parti de Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun hareket etmektedir”
31 Mart’ta yapılacak seçimlerin hayırlara vesile olmasını dileyen Destici, büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı ile tam ittifak halinde olduklarını, bazı yerlerde de ayrı ayrı seçime gireceklerini anımsattı. Destici, şunları kaydetti:
” Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ittifakız ama Gölbaşı’nda kendi adayımızda Gökhan Koçak kardeşimizle karşınızdayız ve inşallah kazanacağız. Üç parti de Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun hareket etmektedir. Çünkü bizim ittifakımızın asıl amacı devletin bekası, ülkenin bütünlüğü, milletin istiklali ve istikbalidir. 31 Mart akşamı yetki Gökhan Koçak kardeşimize verildikten sonra tekrar geleceğiz, burada toplantı yapacağız. Gölbaşı’nın kanaat önderleri, muhtarlar, sivil toplum örgütü başkanları, kadınları, gençler, çocuklar konuşacak hepsini dinleyeceğiz.”
Destici, 31 Mart’ın partisi ve Alperen Ocakları için yeni bir sürecin başlangıcı olacağını belirterek, “Son yapılan anketlerde Gölbaşı’nda CHP ile yarışıyoruz CHP’ye bırakmayacağız inşallah.” dedi.
BBP Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Gökhan Koçak da Muhsin Yazıcıoğlu’nun “dizinin dibinde büyüdüğünü” belirterek, “Beni evladı gibi görürdü. Rahmetli Başkanımızı anıyoruz fakat onun da davasını devam ettirmemiz lazım. 15 yıldır bekleyen bir adalet arayışımız var. Gölbaşı’nda gerçekten şu an Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve arkadaşlarının ruhu geziyor.” diye konuştu.
]]>Seçim çalışmaları kapsamında Elazığ’da bulunan Destici, partisinin il başkanlığını ziyaret etti.
Destici, burada yaptığı konuşmada, seçimlere bir hafta kaldığını belirterek, seçime katılan ve terörle arasına mesafe koyan siyasi parti ve adaylarına başarılar diledi.
Seçim çalışmaları için yurdun dört bir yanına gittiklerini ifade eden Destici, belediye başkan adaylarının yanında olduğunu, seçimden sonra verilen vaatlerin hayata geçilmesi için çalışacaklarını kaydetti.
Yeni dönemde Elazığ’ın Yazıkonak beldesinde kazanacaklarına inandıklarını dile getiren Destici, beldenin Türkiye’deki yüzlerce ilçeden daha büyük bir yerleşim yeri olduğunu söyledi.
Destici, “İller idaresinde yapılacak yeni bir yasa değişikliğinde Yazıkonak’ın da ilçe olması önerisini getireceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
Polis Özel Harekat Başkanlığının 41. kuruluş yıl dönümü olduğunu, özel harekat polislerinin terörle mücadelede önemli mücadeleler verdiğini aktaran Destici, bazı siyasetçilerin jandarma ve polise haksız yere iftira atmaya devam ettiğini belirtti.
Destici, şöyle devam etti:
“En son CHP Genel Başkanı Özgür Özel, jandarmamızı hedef aldı. Jandarmamız bu ülkede asayişin sağlanmasında, terörle mücadelede büyük bir özveriyle adeta destan yazarak mücadelelerine devam ediyorlar. Seçimlerin güvenliğinin sağlanmasında şehir merkezlerinde polisimiz etkin rol oluyor. Kırsal kesimde de görev jandarmamıza düşüyor.”
Jandarmanın bugüne kadar bu konuda çok hassas davranarak üst düzeyde seçimlerin güvenliğini kırsalda temin ettiğine dikkati çeken Destici, seçimlerin en güvenli yapıldığı ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini anlattı.
Türkiye’de seçimlerin güvenli bir şekilde yapıldığına işaret eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi kırsala gelince efendim nasıl bir iftirada bulunuyor sayın Özgür Özel? Efendim neymiş, jandarma sandıklara müdahale ediyormuş. Sandıkların başına geliyormuş, sandık başkanları ve sandık görevlilerini darbediyormuş. Yani böyle bir iftira gerçekten çok acımasızca. Bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Özgür Özel’e diyoruz ki, jandarmamızdan, askerimizden, polisimizden özür dile ve dolayısıyla da onlarla uğraşmayı bırak. Sen millete dön ve milletin oyunu nasıl alırım hesabını yap.
Terör örgütünün partisiyle kent uzlaşı adı altında İstanbul, Mersin başta olmak üzere bazı il ve ilçelerde seçim işbirliği yapıyorlar. Bu tamamen bir ihanettir. Çünkü terör örgütünün siyasi partisi neyse terör örgütü de odur. Birisine dağda görev verilmiştir, eline silah verilmiştir. Birisine Meclis’te, birisine basında, birisine siyasette görev verilmiştir. Onun için birbirinden farkı yoktur. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir gibi kritik olan illerimizde, büyük şehirlerimizde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki, terör örgütünün partisinin kazanma ihtimali olan yerlerde hassasiyet gösterdik ve aday çıkarmadık.”
Başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere geçen seçimlerde Cumhur İttifakı’nda bulunup bugün kendi adaylarıyla seçime giren partilere seslenmek istediğini ifade eden Destici, şunları kaydetti:
“Diyoruz ki ‘Buralarda kazanma ihtimaliniz yoksa adaylarınızı çekin ve Cumhur İttifakı’nın adaylarını destekleyin.’ Doğrusu budur. Diyelim ki, Şanlıurfa’da, Yeniden Refah Partisinin alacağı oyla eğer Cumhur İttifakı kaybeder ve terör örgütünün partisi kazanırsa, o zaman bu vebalin altından kalkmak kendileri açısından güç olur diye düşünüyorum. Yeniden Refah Partisine yakışan, Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için aday göstermek değildir. Tam tersine Cumhur İttifakı kazansın diyerek adaylarını çekip Cumhur İttifakı adaylarını desteklemeleridir. Kendilerine de bunun çok güzel yakışacağını düşünüyorum.”???????
]]>Erzurum’un Tortum ilçesinde, partisinin seçim koordinasyon merkezini ziyaret eden Destici, partililerle bir araya gelip destek istedi.
Ardından Uzundere ilçesine giden Destici, Cumhuriyet Caddesi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda yağmur altında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, birlik ve beraberliği bozmayı, ülkeyi bölmeyi, devleti yıkmaya çalışanlar ile Gazze’de on binlerce kişiyi soykırıma tabi tutan İsrail’i lanetledi.
Yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerinin aynı zamanda bir sonraki yapılacak seçime hazırlık olduğunu bildiren Destici, “PKK’nın siyasi partisi ile işbirliği yapanlar bunu çok iyi biliyorlar ve buna göre hazırlık içerisindeler.” dedi.
Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını dile getiren Destici, “Bugün ister ve arzu ederiz ki o gün bizimle birlikte ittifak halinde olan başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere bütün partilerimizin şu an kritik olan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illerimizde adaylarını çekip Cumhur İttifakı adaylarımıza desteklerini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Destici, şöyle devam etti:
“Urfa’dan alacağınız oyla seçim kaybedilir ve PKK’nın partisi DEM kazanırsa bunun ülkeye, devlete ve millete bir faydası olur mu? Elbette olmaz ya da İstanbul’da alacağınız bir iki oyla Cumhur İttifakı adayı kaybederse aynı şekilde Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Eskişehir’de kaybederse bunun devlete, ülkeye, millete, milliyetçilere, maneviyatçılara, vatanseverlere, milletperverlere bir faydası olur mu? Olmaz, elbette zararı olur. Elbette kritik olmayan yerlerde herkes kendi adayıyla girebilir biz de giriyoruz ama kritik olan yerlerde ve özellikle birtakım blokların, PKK’nın siyasi uzantısıyla ‘kent uzlaşısı’ adı altında işbirliği yaptığı yerlerde bize düşen ben milliyetçiyim, maneviyatçıyım, devletimin varlığı ve ülkemin bütünlüğünün yanındayım, milletimin istiklalinin ve istikbalinin yanındayım, benim için siyaset; ‘önce devlet, ülke, millet, kültür, inançlarım, İslam demektir’ diyenlere yakışan budur, birliktir, beraberliktir ve kardeşliktir.”
“Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir”
Farklı illerde Cumhur İttifakı adaylarının seçime ayrı ayrı girmesinin ittifakı bozmadığını aktaran Destici, seçimi vatandaşların yapacağını söyledi.
Destici, insanlar arasında ayrım yapmadıklarını aktararak, “Her insan bizim insanımızdır. Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir. Kim terör ve şiddete bulaşıyorsa, eline silah alıp benim askerime ve polisime saldırıyorsa, devletimi yıkmaya, ülkemi bölmeye, milletimi ayrıştırmaya çalışıyorsa elbette o benim düşmanımdır. Onun dışında hangi etnik kökene mensup olursa olsun yeter ki bu ay yıldızlı bayrak altında bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan herkes bizim kardeşimizdir. Onun için hizmetleri eşit ve adil bir şekilde götürürüz.” diye konuştu.
Anayasa Mahkemesine başkan seçilen Kadir Özkaya’yı tebrik eden Destici, beklentileriyle ilgili şunları kaydetti:
“Önünde bekleyen meseleler var. Bunlar PKK’nın siyasi uzantısı partinin kapatılma meselesi, hazine meselesi ve terörist Demirtaş ve gezici Atalay’ın dosyaları. İnşallah geçmişteki gibi Anayasa Mahkemesi ‘hakmış’, ‘özgürlükmüş’ diyerek ve birtakım kılıflar bularak teröristlerle ilgili, hak ihlallerinde bulunmaz, terör örgütünün partisine yaşama hakkı vermez. En önemlisi bu milletin 800 trilyonunu bu sene, 600 trilyon da geçen sene terör örgütünün partisinin kasasına para koydular, inşallah bunlara ‘dur’ der.”
“Hazine yardımı uygulamasını kaldırsın”
Destici, partilere yapılan hazine yardımıyla ilgili de şunları kaydetti:
“Sadece bu sene 5 siyasi parti 7,5 milyar seçim yardımı aldı, hazine yardımı aldı. Bir o kadar da geçmiş yıl almıştı. Bu ne demek biliyor musunuz? 15 milyon emekliye bin lira artı ikramiye, 15 milyon öğrencimize bin lira burs, her birinde 5 bin kişinin çalışacağı 150 fabrika, bin 500 okul, 150 büyük hastane demektir. Ben bunu kınıyorum ve ayıplıyorum. Biz her türlü masrafı kendimiz karşılıyoruz. Biz nasıl bunu yapıyorsak diğer partiler de öyle yapsın ve siyasi partilere hazine yardımı verilmesin, kaldırılsın. Bu büyük bir adaletsizlik, israf ve devletin kasasına el uzatmaktır. Biz bunun kaldırılmasını ve her partinin kendi giderlerini yönetici ve üyelerinden alacağı aidat ve bağışlarla yürütmesini bekliyoruz. Biz bu konuda Anayasa Mahkemesine başvuru yapacağız ve Anayasa Mahkemesi de 68. maddesine aykırı olan hazine yardımı uygulamasını kaldırsın ve bir daha partilere hazine yardımı verilmesin.”
Destici, konuşmasının ardından, partisinin Uzundere Belediye Başkan adayı Halis Özsoy’a destek istedi.
]]>Destici, Çorum’un İskilip ilçesinde partisinin seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayi alanında ileri noktaya geldiğini, aynı başarının tarımsal üretim alanında da yakalanması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin güvenlik güçlerinin terörle mücadelesinin etkili şekilde devam ettiğini dile getiren Destici, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara da şifa diledi.
Terörün bitirilmesi için terörün tüm unsurlarına karşı topyekun mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Destici, şöyle devam etti:
“Terörle mücadele sadece dağda, ovada, sınır içinde ya da sınır ötesinde askerin, polisin vereceği bir mücadele değildir. Onlar zaten gereğini yapıyor. Önemli olan toplum olarak, ülke olarak, millet olarak, bir bütün olarak bu mücadeleyi vermektir. Siyasetçi olarak bize düşen görevler vardır. Nedir? Meclise terörist sokmamaktır, basındaki temsilcilerini oradan temizlemektir, yerel yönetimlerdeyse oradan temizlemektir, iş dünyasındaysa oradan temizlemektir. PKK’nın siyasi partisinin, yani DEM Partisi’nin Mersin Akdeniz Belediye Başkan adayı, bilmem kimin oğlu terörist çıkmış, Muğla’da Köyceğiz ilçesinde etkisiz hale getirilmiş. İşte biz bunlarla işbirliği yapanlara diyoruz ki gözünüzü açın. Terörle, terör örgütüyle, terör örgütünün uzantılarıyla işbirliği olmaz. Böyle işbirliğini allayıp, pullayıp, efendim neymiş, kent uzlaşısıymış… İşte bak, kent uzlaşısı yaptığınız CHP’nin kent uzlaşısı yaptığı yerlerden bir tanesi işte bu Mersin Akdeniz.”
Terörle bağlantısı olanlar belediye başkanı seçilse dahi buna göz yumulmaması gerektiğini ifade eden Destici, “Oğlu terörist olan nedir? Teröristtir. Bu kadar basit. Yani bu genele şamil olmayabilir ama o zaten orada, PKK’nın partisinde görev yapıyor. Onun için diyoruz oğlu terörist olanın anası terörist olur. Yoksa hepsi için bu geçerli olmayabilir. Ama bu bilfiil o sözde PKK partisinin içinde kadın ve şu anda kent uzlaşısı adı altında orada belediye başkan adayı. Şimdi diyelim ki orada bu belediye başkanı seçildi. Diğer sol partilerin de desteğiyle. Ne olacak? Biz buna göz mü yumacağız? Asla. Hemen kayyum atanmalı ve bunlara fırsat verilmemelidir. Göz açtırılmamalıdır. Bazı partiler ‘kayyum atamasına karşıyız’ diyor. Kayyum atamasına karşı olacağınıza PKK’nın siyasi uzantılarına karşı olun ve onlarla işbirliği yapmayın.” diye konuştu.
Destici, terörle mücadelenin topyekun yapılması gerektiğine dikkati çekerek, “Terörle mücadele topyekun yapılmalı. Terör ve teröristle pazarlık olmaz, müzakere olmaz. Ne olur? Mücadele olur. Mücadele edersin, kafasını kopartırsın, diz çöktürürsün ve topunu yok edersin. Devlet bunu yapar ve Türk devleti bunu yapacaktır.” dedi.
Mustafa Destici, 25 Mart Pazartesi günü BBP’nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 15. yılı olduğunu belirterek, Yazıcıoğlu’nu rahmetle ve minnetle andığını söyledi.
]]>Destici, partisinin Sarıçam Belediyesi Başkan adayı Uğur Aşık’ın seçim bürosu ziyaretinde, yerel seçimin ülkeye, millete, devlete, terörle arasına mesafe koyan siyasi partilere ve adaylara hayırlı olmasını diledi.
Bunun bir genel seçim olmadığını belirten Destici, “Yerel seçime gidiyoruz, bu bir genel seçim değil. Lakin bunu bir genel seçim havasına sokmaya çalışanlar, sokanlar var. Burada seçimi kazanarak daha sonra genel seçimleri erkene aldırıp böyle bir hazırlık içinde olanları görüyoruz.” diye konuştu.
Destici, Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını, bugüne kadar birlikte hareket ettikleri ittifakla yerel seçimlerde işbirliği yaptıkları yerler bulunduğu söyledi.
Büyükşehirlerin belediye başkan adaylıklarında tam bir işbirliği ve mutabakat içerisinde olduklarını ifade eden Destici, şöyle devam etti:
“Bu İstanbul’da da, Ankara’da da, Adana’da da böyle, diğer büyükşehirlerde de böyle. Bu büyükşehirlerin içinde birlikte girdiğimiz yerler var, ayrı ayrı girdiğimiz yerler var. Diğer 51’inde çoğunluğunda her parti kendi adaylarıyla seçime katıldı. Biz de kendi adaylarımızla seçime katılıyoruz. Ben öncelikle bu seçimlerden Büyük Birlik Partisi olarak başarıyla çıkacağımıza yürekten inanıyorum.”
Destici, Sarıçam’da çok iddialı, tecrübeli, ehliyetli ve liyakatli bir adayla seçime katıldıklarını ve destekle burada seçimi kazanacaklarını dile getirdi.
“CHP, PKK’nın siyasi şubesiyle işbirliği yapıyor”
Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan sızma ve saldırı girişiminde şehit olan Teğmen Hulusi Elçi’ye Allah’tan rahmet, yaralı askerlere şifa dileyen Destici, şöyle konuştu:
“Şu anda hem ülke sınırları içerisinde hem ülke sınırları dışında teröristlerle, bölücülerle, vatan, millet, din ve devlet düşmanlarıyla kahramanca mücadele eden askerlerimizin, polislerimizin, güvenlik korucularımızın Rabbim yar ve yardımcısı olsun. Maalesef İstanbul’da, Mersin’de ve Adana’da, kent uzlaşısı adı altında ana muhalefet partisi CHP, PKK’nın siyasi şubesiyle işbirliği yapıyor. Bunu açıktan ve aleni bir şekilde yapıyor. Biz diyoruz ki elbette her parti bir başka partiyle işbirliği yapabilir ama sınırımız nedir, kırmızı çizgimiz neresidir? Terör ve şiddettir. Teröre ve şiddete hiçbirimiz müsamaha göstermemeliyiz. Terörü ve şiddeti öven, terör örgütlerinin uzantısı olan sözde siyasi parti veya başka oluşumlarla hiç kimse, hiçbir parti, hiçbir aday işbirliği yapmamalıdır, yapamamalıdır çünkü bu vatana ihanettir. İşte askerlerimiz şehit oluyor ama siz burada sırf birkaç belediye daha fazla kazanmak için işbirliği yapıyorsunuz ve terör örgütünün uzantılarını meşru bir hale getiriyorsunuz. Bunu kabul etmiyoruz, biz bunu reddediyoruz. Bunun için diyorum; bu sadece bir yerel seçim değil. Kazandıklarında burada, Mersin’de, İstanbul’da, başka yerde ne yapacaklar? Belediye kadrolarına terörist sempatizanlarını ya da onların uzantılarını dolduracaklar. Onlara idari görevler verecekler ve ondan sonra onlar terör örgütüne lojistik bir destek sağlayacaklar. Bunun için diyoruz ki gelin bundan vazgeçin. Her partiyle işbirliği yapabilirsiniz ama terör örgütünün partisi ve terör örgütünün uzantıları hariç. Bunu her parti için söylüyorum. Herkesin aklını başına alması lazım.”
Yeniden Refah Partisine çağrı
Destici, Yeniden Refah Partisine çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:
“Bir dost, kardeş çağrısı; ülkenin, milletin menfaati açısından başta İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya gibi böyle kritik olan büyükşehirlerdeki adaylarını çekip Cumhur İttifakı’nı desteklemeleri hem ülkemiz hem milletimiz için daha hayırlı olacaktır. Belki bir yerel seçime gidiyoruz ama karşımızdaki blok bunu sadece bir yerel seçim olarak görmüyor. Bu yerel seçimleri terör örgütünün uzantılarıyla birlikte kazanıp onlara bir alan açacak. Maalesef düşünün ki İstanbul’da Esenyurt’un belediyesinin PKK uzantılarının eline geçtiğini düşünün ya da Mersin’de Akdeniz Belediyesinin… Başka belediyeler de var. O zaman ne olacak buralarda, tıpkı Hakkari’de daha önce yaptıkları gibi Diyarbakır’da işte Cizre’de ve Sur’da yaptıkları gibi öz yönetimler oluşturup buralarda iç karışıklık meydana getirerek Türkiye’yi bir iç savaşa doğru sürükleyecekler. Onun için bizim buna fırsat vermememiz lazım. Ülke, millet menfaatini her şeyin önünde tutarak buna göre karar vermemiz lazım. Yine, Yeniden Refah Partisine çağrımız; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da PKK’nın siyasi partisinin elinde olan belediyeler ve kritik olan belediyelerle Ağrı, Bitlis, Bingöl, Şırnak, Hakkari, Kars, Iğdır gibi yine buralarda da aday çıkarmayarak Cumhur İttifakı adaylarını desteklemelerini ben şahsen bekliyorum. Doğrusu budur. Bunu yaparlarsa hem ülkeye ve millete büyük hizmette bulunmuş olacaklar hem de geçmişte içinde bulundukları Cumhur İttifakı’nın ruhuna da uygun hareket edeceklerdir diye düşünüyorum.”
Daha sonra Kozan ilçesine geçen Destici, seçim otobüsüyle ilçede tur atarak vatandaşları selamladı. Kozan’da esnaf ziyaretinde de bulunan Destici, kendisini karşılayan mehter takımının marşına eşlik etti.
Esnaf gezisi sırasında CHP Seçim Koordinasyon Merkezi görevlileriyle de selamlaşan Destici, daha sonra ikinci çocuklarına kavuşan Cansu ve Baki Düzgün çiftini evlerinde ziyaret etti. Destici, çiftin Tunahan Samet ismini verdiği bebeğine altın taktı.
]]>Alpu ilçesinde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslenen Destici, 31 Mart yerel seçimlerine 14 gün kaldığını belirterek, terörle arasına mesafe koyan, terörün uzantılarıyla işbirliği yapmayan partilere ve adaylarına seçimin hayırlı olmasını diledi.
Parti olarak 15 Temmuz hain darbe gecesi sokakta kurulmuş olan Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını kaydeden Destici, “2017 referandumunda birlikteydik. Anayasayı birlikte değiştirdik. Sistemi birlikte değiştirdik. 2018 seçimlerini birlikte kazandık. 2019 yerel seçimlerinde yine bazı bölgelerde işbirliği yaptık. Bazı bölgelerde kendi adaylarımızla girdik. 2023 seçimlerinde hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem milletvekili seçimlerinde yine Cumhur İttifakı’nın bir parçasıydık. Bütün vatandaşlarımızın desteğiyle de Cumhurbaşkanımızı yeniden seçtirdik.” diye konuştu.
Yerel seçimlerde yine Cumhur İttifakı’yla birlikte olduklarını dile getiren Destici, sözlerine şöyle devam etti:
“Yine Cumhur İttifakı’nın içerisindeyiz. Cumhur İttifakımız, 30 büyükşehrin büyükşehir belediye başkanlıklarında tam bir ittifak halindedir ama bunların içeriğinde ittifak edilen yerler vardır. İttifak edilmeyen yerler vardır. Her partimizin ayrı ayrı kendi adayıyla, amblemiyle girdiği yerler vardır. Alpu bunlardan bir tanesidir. Aynı şekilde geriye kalan 30 büyükşehir dışındaki 51 ilin kahir ekseriyetinde de Cumhur İttifakı partilerimiz, ayrı ayrı kendi adaylarıyla, amblemleriyle seçime girmektedir.”
Emeklilerin, çiftçilerin, esnafın ve kadınların haklı taleplerinin bulunduğunu ve hepsinin takipçisi olduklarını söyleyen Destici, “Bakın emekliler konusunda burada bir mağduriyet var. Traktörün kullandığı mazottan vergi alınıyor. Hem de ne vergisi biliyor musun? Özel tüketim vergisi. Bu çiftçi, bu traktörü sürerken, tarlayı sürerken, o buğdayı ekerken, o pancarı sökerken, o patatesi çıkartırken özel mi tüketiyor bu mazotu? Üretim için kullanıyor. Çiftçinin kullandığı mazottan neyin özel tüketim vergisi? Sayın Maliye Bakanım, lütfen çiftçimizin kullandığı mazottan ÖTV’yi de KDV’yi de kaldırın.” dedi.
Destici, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine getirilerek 17 bin lira olması gerektiğini kaydetti.
Destici, ilkeli, şeffaf ve temiz bir belediyecilik anlayışı vadettikleri belirterek, “Nedir bizim ilkelerimiz? Milliyetçilik, maneviyatçılık, demokratlıktır. Hakkı, hakikati, adaleti gözetiriz. Vatandaşımız arasında asla ayrım yapmayız. Birileri gibi ‘Şu mahalle bize oy verdi. Oraya hizmet gitsin. Bu mahalle bize oy vermedi. Oraya hizmet gitmesin’ anlayışını toptan reddediyorum. Oy veren de oy vermeyen de bizim kardeşimizdir ve hizmete layıktır. Şeffaf belediyecilik vadediyoruz. Belediyenin gelirleri ne kadar, nereden geliyor? Nereye harcanıyor? Bunların hepsini sizlerin bilmeye hakkınız vardır. Bileceksiniz de Allah’ın izniyle. Biz bunu sağlayacağız. Yetimin, bu milletin her bir ferdinin hakkının heba olmasına, israf edilmesine fırsat vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Mitingde, BBP Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan ile BBP Alpu Belediye Başkan adayı Rafet Demirtaş da birer konuşma yaptı.
Destici, mitingin ardından partisinin Odunpazarı ilçesinde bulunan seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti.
]]>Partisinin Sultanbeyli Fatih Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuşan Destici, iki gün sonra 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Çanakkale’de; Kürt’ü, Türkmen’i, Boşnak’ı, Arnavut’u, Arap’ı ve Azeri’si ile hep birlikte mücadele verildiğini söyledi.
Destici, “Dolayısıyla Türk milleti demek, bu etnik kökene sahip olan bütün vatandaşlarımızı da kapsar. Onun için bizi etnik kökenimize, mezhebi anlayışımıza göre bölmeye çalışanlara bugüne kadar fırsat vermedik, bugünden sonra da vermeyeceğiz.” dedi.
Doğru yapanı desteklediklerini, yanlış yapanın ise karşısında durduklarını vurgulayan Destici, “Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir. Kim teröre ve şiddete bulaşırsa, teröristlerle, teröristlerin uzantılarıyla işbirliği yaparsa bizim tepkimiz onadır.” ifadesini kullandı.
Barış ve demokrasi kelimelerini en fazla kullanan DEM Partililerin, aslında katillerin savunuculuğunu yaptıklarını söyleyen Destici, “(Eş genel başkan) Kadın olan çıkıp diyor ki; ‘Hem Türkiye’de hem de bilmem ne istanda seçim çalışması yapıyorum.’ Biz de buradan diyoruz ki bu devletin bir tane adı var, o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin de bir tane adı var, Kürt’üyle, Türkmen’iyle büyük Türk milletidir.” dedi.
Destici, vatandaşların güncel taleplerinin de takipçisi olduklarını, özellikle emeklilerin ücret konusunda haksızlığa uğradığını kaydetti.
Bu durumu birçok kez dile getirdiğini anımsatan Destici, “Düzelttirebildiğimiz kadarını düzelttirdik ama yeterli değildir. Bir emekli maaşı en az bir asgari ücret yani 17 bin lira olmalıdır. En düşük memur maaşının 30 bin, en düşük kamu işçisinin 30 bin aldığı yerde, emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Hele ki tek bir maaş giriyorsa bir eve, hiç olmaz.” dedi.
Destici, bu konuya ilişkin şu öneriyi dile getirdi:
“Devlet, hükümet bir asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu kuracak. Örneğin İstanbul’da, Sultanbeyli’de dört kişilik bir hane asgari kaç lirayla geçinebilir? 30 bin lirayla geçinebilir. O eve de sadece bir 17 bin lira asgari ücret giriyor. İşte bu aradaki 13 bin lirayı devlet o aileye verecek. Ama iki maaş giriyorsa, kira geliri varsa buna gerek kalmıyor. Biz tek geliri olandan bahsediyoruz.”
Bunu hükümetin yanı sıra yerel yönetimlerin de uygulayabileceğini ancak bazı belediyelerin paralarını israf ettiklerini belirten Destici, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir müzik programı için 400-500 milyon lira harcadığını söyledi.
Destici, “Üstelik hangi sanatçılara veriyorlar? Terörü destekleyen, Türkiye’nin, Türk milletinin değerlerine savaş açmış, ahlaki değerlerimizden uzak, LGBTİ savunucusu sözde sanatçılara veriyorlar. Bu belediyeleri bu zihniyetlerden, terörle işbirliği yapan zihniyet ve kişilerden kurtarmalıyız.” dedi.
Mustafa Destici, partisinin Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Mehmet Çom’u kürsüye davet ederek, vatandaşlardan yerel seçimde destek istedi.
]]>Araklı ilçesinde düzenlenen mitingde partililere hitap eden Destici, 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı, Şırnak’taki trafik kazasında şehit olan polis memuruna Allah’tan rahmet, yaralı polislere de geçmiş olsun dileklerini iletti.
Destici, Türkiye’nin 40 yıldan fazladır terörle mücadele ettiğini vurgulayarak, “Eğer terörle mücadele için harcadığımız 2 trilyon doları üretime, ekonomiye, istihdama harcamış olsaydık bugün 4 Türkiye daha vardı.” diye konuştu.
Türkiye’nin toplam borcunun 500 milyar dolar olduğunu anımsatan Destici, şu değerlendirmede bulundu:
“Peki teröre ne kadar harcamışız? 2 trilyon dolar. Yani onun 4 katı. İşte bizim ayağımıza böyle bağ oluyorlar. Dün Amerika’da Washington’da bir düşünce kuruluşu açıklama yapıyor. Türkiye’nin terörle mücadelesini doğru bulmadığını söylüyor. Türkiye’nin, Türkiye Cumhurbaşkanının, Filistin’in yanında durmasını, Hamas’a destek vermesini, İsrail’e karşı olmasını doğru bulmadığını söylüyor ve diyor ki ‘Türkiye böyle devam ederse bizim dostluğumuzu kaybeder’. Biz de buradan diyoruz ki batsın sizin dostluğunuz. Biz zaten siyonistlerin, emperyalistlerin, kadın ve çocuk katillerinin arkasında olanların dost olmasını istemiyoruz. Siz gidin bebek katili PKK’nın, kadın katili, çocuk katili siyonist İsrail’in dostu olun. Onun arkasında durun. Bizim, sizin dostluğunuza ihtiyacımız yok. Bugüne kadar hep dost göründünüz ama hep Türkiye’nin karşısında olanları desteklediniz. Türkiye’ye karşı savaşan, devleti yıkmaya çalışan, ülkeyi bölmeye çalışan, milleti bölmeye çalışan PKK ve türevlerine hep destek verdiniz. Siz, bize gölge etmeyin yeter. Biz kendi işimizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak da Türk milleti olarak da kendimiz çözeriz.”
“İstediğiniz kadar rahatsız olun”
Mustafa Destici, Türkiye’nin artık İHA, SİHA, uçak ve füzesini kendisinin yaptığının altını çizerek, “Bunların karın ağrısı ne? Eskiden Türkiye’de bunlar yoktu ve bunlar sınırlarımız içerisinde özellikle cirit atıyorlardı. Binlerce terörist vardı. Şimdi bu İHA’larımız, SİHA’larımız, uçaklarımız, kendi yaptığımız akıllı bombalarımız, füzelerimiz sayesinde bunu yapamıyorlar. Teröristler zarar gördüğü için bundan, artık kafalarını mağaralardan çıkaramadıkları için rahatsız oluyorlar. İstediğiniz kadar rahatsız olun. Nasıl İHA’mızı, SİHA’mızı kendimiz yapmışsak muharip savaş uçağımızı da inşallah bitireceğiz, balistik füzelerimizi de nükleeri de yapacağız.” sözlerini sarf etti.
“Ne lazımsa Türkiye onu yapacak” ifadesini kullanan Destici, şu görüşleri paylaştı:
“Hem bölgesinde en güçlü, savunma sanayinde de en güçlü hale gelecek hem de dünyanın en güçlü ülkelerinden bölgelerinden birisi olacak ve bundan sonra başta kendi ülkemize saldırılara çok daha kararlı bir şekilde karşı koyacağız. Sonra da Doğu Türkistan’dan Filistin’e, tıpkı Azerbaycan’da Karabağ’da nasıl Azerbaycan’ın yanında durmuşsak, Doğu Türkistan’ın da Filistin’in de Türkmeneli’nin de nerede bir Türk, nerede bir Müslüman, nerede bir mazlum varsa yanında duracağız ve zalimlere ‘dur’ diyeceğiz Allah’ın izniyle.”
Destici, “17 Mart’ta PKK’nin siyasi uzantısı Kocaeli’de ‘terörist başına özgürlük’ mitingi yapacakmış. Şunlardaki cesarete bakın. Ama ben inanıyorum ki devletimiz de idarecilerimiz de hukuk sistemimiz de buna asla müsaade etmeyecektir. 30 bin kişinin katili, bebek katiline özgürlük değil aslında idam yakışır.” dedi.
Parti olarak doğru nerden gelirse yanında durduklarını, yanlışı da kim yaparsa onun karşısında olduklarını dile getiren Destici, “Bundan sonra da aynı tavrımızı sürdüreceğiz. Bunu yaparken de yapıcı, yol gösterici ve sorumlu bir siyaset izledik ve bundan sonra da yapıcı, yol gösterici ve sorumlu bir siyaset izlemeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Mustafa Destici, 31 Mart seçimlerine az bir zaman kaldığına değinerek, şunları kaydetti:
“31 Mart’ta Türkiye yerel seçimlerini gerçekleştirecek. Öncelikle bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz, devletimiz, seçimlere katılan ve bölücü hainlerle arasına mesafe koyan tüm partilerimiz ve adaylarımız için hayırlar getirmesini diliyorum. 2015 hain darbe gecesi sokaklarda kurulan Cumhur İttifakı’mız devam ediyor. 2018’de birlikte olduk ve birlikte kazandık. 2019 seçimlerinde hakeza yine belirli seçim çevrelerinde birlikte olduk. 2023 seçimlerinde birlikte olduk ve elhamdülillah birlikte kazandık, sizlerin desteğiyle kazandık.”
Cumhur İttifakı’nın 31 Mart seçimlerinde 30 büyükşehir belediyesinde ittifak içerisinde olduğuna işaret eden Destici, “30 büyükşehrin dışındaki 51 ilde işbirliği yapılan yerler var, işbirliği yapılmayan yerler var. Biz BBP olarak ilkeli, şeffaf ve temiz bir belediyecilik vadediyoruz. Biz devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milletin birliğini, istiklalini ve istikbalini önceleriz. Bizim ilkelerimizi belirleyen inancımızdır, yani İslam’dır.” diye konuştu.
]]>Destici, Hatay programları kapsamında ilk olarak BBP Kumlu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Herkesin ramazanını tebrik eden Destici, yaklaşan yerel seçimi anımsatarak Kumlu’da adayları İbrahim Paç’a destek istedi.
Daha sonra Hassa Belediyesi tarafından kapalı pazar yerinde kurulan 2 bin kişilik iftar programına katılan Destici, Hassa adayları Mehmet Karataş’ın BBP’den aday olmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek Karataş’ın adaylığının ilçeye hayırlı olmasını diledi.
Destici, 6 Şubat 2023 depremlerini hatırlatarak “Biz de depremin ikinci günü buradaydık ve enkaz altında bulunan kardeşlerimizin çıkarılması için Alperen Arama Kurtarma ekiplerimizi buraya gönderdik. İlk Hatay’a geldiler, yetişebildiğimiz her yerde vatandaşlarımızla, sizlerle birlikte olduk. Bundan sonra birlikte olacağız. Çünkü biz biriz, birlikteyiz, çünkü biz, büyük birliğiz.” diye konuştu.
Destici, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Yaralananlara da şifa dileğinde bulunan Destici, “Tabii ki devletimiz tüm gücüyle yaraları sarmaya gayret etmektedir ve elbette ki bu bir zaman alacaktır ama devletimizin büyük bir gayretle buna çalıştığını görüyoruz ve depremin yaralarını sarma adına yapılan hizmetleri de sonuna kadar destekliyoruz. Çabuklaştırılması ve hiçbir eksiğin kalmaması adına da hükümetle de devlet yetkililerimize de sürekli görüşerek onların yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını kaydeden Destici, partisinden çıkardıkları adayları sıralayarak seçimi kazanacaklarını dile getirdi.
Cumhur İttifakı’nın 3 partisinden birinin genel başkanı olduğunu ifade eden Destici, “Ankara’da, merkezi hükümetten buraya hangi hizmet gelmesi gerekiyorsa o hizmeti sizlerin desteği ve Allah’ın yardımıyla getireceğiz ve gerçekleştireceğiz.” dedi.
Hassa’ya yapacakları yatırımları anlatan Destici, iyi günde de kötü günde de vatandaşın yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi.
“Vatandaşa hizmet edilecek ve vatandaş öncelenecek”
Destici, vatandaşa ilkeli, şeffaf ve temiz bir belediyecilik vadettiklerini belirterek şöyle devam etti:
“Bizim ilkelerimiz var, biz devletimizin, ülkemizin, milletimizin, inançlarımızın, değerlerimizin, kültürümüzün, örfümüzün, adetimizin yanındayız, adaletten, ahlaktan, haktan, hukuktan yanayız ve en nihayetinde biz birlikten yanayız. Şeffaf belediyecilik diyoruz. Vatandaş belediyede ne yapıldığını bilecek, belediyenin gelirini bilecek, giderini bilecek, nereden geldiğini, nereye harcandığını bilecek. Bunu vatandaşlarımızla dönem dönem paylaşacağız. Temiz belediyecilik diyoruz. Temiz belediyecilikten kastımız sadece sokakların, caddelerin, mahallelerin temizliği değil aynı zamanda doğru, dürüst belediyecilik demek. Yani Hassalı’nın hakkı Hassalı’ya teslim edilecek. Hassalı’nın parası çarçur edilmeyecek, israf edilmeyecek, birilerine peşkeş çekilmeyecek, soygun, vurgun, yandaş olmayacak. Vatandaşa hizmet edilecek ve vatandaş öncelenecek.”
Hassa’da deneyimli, temiz, dürüst, çalışkan bir belediye başkan ile yola çıktıklarını kaydeden Destici, “Sadece Büyük Birlik Partimize gönül veren kardeşlerimizin değil başta Cumhur İttifakı’mıza gönül veren, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerimiz olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisine, Yeniden Refah Partisine, İYİ Partiye, Saadet Partisine, velhasıl hangi partiye mensup olursa olsun yeter ki bölücü, vatan haini, terörist olmasın, onun dışında kalan bütün kardeşlerimizin hangi partiye mensup olursa olsun oylarını istiyoruz.” şeklinde konuştu.
]]>Destici, BBP Toprakkale Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışında, kurucu liderleri Muhsin Yazıcıoğlu ve tüm şehitleri rahmetle anarak Mehmetçikleri, polisleri ve güvenlik korucularını sevgiyle selamladı.
Ülkenin terörle mücadelesinin 40 yıldır devam ettiğini belirten Destici, “Askerimiz, polisimiz kahramanca mücadele ederken diğer unsurlarıyla da mücadele etmek bizlerin, sizlerin, siyasetçilerin ve her alanda vatansever milletperver olan insanların vazifesidir.” diye konuştu.
Destici, yerel seçimin yaklaştığını anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
” PKK’nın siyasi uzantısı partinin iki eş başkanı var; birisi kadın, birisi erkek. Her yerde böyle yapıyorlar biliyorsunuz. Batılı emperyalistler onlara bu aklı veriyor ve ne diyor? Kadın olan çıkıyor şunu söylüyor; ‘Türkiye’de de Kürdistan’da da seçim çalışmalarımızı sürdürüyoruz’ diyor. Yani kafasına göre Türkiye’yi ikiye bölmüş ve kendine göre de bir sıfatlandırma yapıyor. Hain, kansız, ahlaksız, ekmeksiz bu ülkenin bir tane adı var, o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin bir tane adı var, o da Kürt, Türkmen, Arap, Alevi, Sünni’siyle büyük Türk milletidir. Anayasa’mız açıktır, Anayasa’nın 66. maddesi açıktır; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür ve herkes bunu kabul edecektir.”
“Türkiye’nin İHA’ya, SİHA’ya, KAAN’a, uçağa ihtiyacı yok” sözlerini eleştiren Destici, şöyle devam etti:
“Evet, onlar için olmayabilir çünkü Türkiye kendi İHA’sını, SİHA’sını üretmediği dönemlerde bunların yol arkadaşı olan teröristler, ülkemiz içinde de dışında da cirit atıyorlardı. İstedikleri anda terör eylemi koyuyorlardı ve sınırlarımız içinde binlercesi vardı ama özellikle SİHA’lar devreye girdikten sonra mağaralarından, inlerinden kafalarını çıkaramadılar çünkü çıkardıkları anda Türk askeri, Türk Mehmetçiği ve İHA’lar, SİHA’lar tepelerine biniyor. Bunun, bu hainin de karın ağrısı buradan.
Biz, İHA, SİHA, uçak, top, füze yapmayacağız, nükleer yapmayacağız, gelecekler aynen Gazze gibi bizi bombalayacaklar, çoluğumuzu, kadınımızı, kızımızı öldürecekler, Suriye, Irak, Afganistan gibi parçalayacaklar, bu hainler de buradan kendilerine konum elde edecekler. Öyle bir dava yok, elhamdülillah kendi İHA’mızı da SİHA’mızı da üretiyoruz, bombamızı da yapıyoruz, füzemizi de muharip uçağımızı da yapıyoruz. Savunma sanayi için ne gerekiyorsa onu yaptık ve yapmaya devam edip tepelerine binmeye devam edeceğiz.”
Terörle mücadeleye 40 yılda 2 trilyon dolar harcandığını aktaran Destici, “O parayı oraya harcamasaydık bugün Türkiye, 5 Türkiye daha idi. Terörü, bizim ayağımıza pranga olarak vurdular ve hala bunu devam ettirmeye çalışıyorlar. Maalesef ana muhalefet partisi başta olmak üzere bazı siyasi partiler de bunları meşru görerek, bunlarla işbirliği yapma aymazlığı ve en hafifiyle gafleti içerisinde hareket ediyorlar. Onun için biz hem devletimize hem ülkemize hem milletimize hem de Toprakkale’mize sahip çıkacağız.” ifadelerini kullandı.
“Devletin ve milletin bir kuruşuna kim el sürerse o el kırılmalı”
CHP İstanbul İl Başkanlığında çekildiği öne sürülen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin Destici, şunları kaydetti:
“Sosyal medyada, haberlerde efendim paralar, deste deste bir il başkanlığı binasında… Şimdi belediye oradan karıştırılıyor, öbürü buradan. Şimdi kimse de çıkıyor doğruca, dürüstçe açıklamada bulunamıyor. Neden? Çünkü ortada bir şey var, ortada para var. Yani böyle deste deste yapılmış, kule yapılmış paralar var ve bu paraların İstanbul Belediyesi, CHP İl Başkanlığı arasında bir ilişkinin sonucu ortaya çıktığı söyleniyor. Elbette bu bir iddia, bunu ortaya çıkaracak olan savcılarımızdır. Biz istiyoruz ki devletin ve milletin bir kuruşuna kim el sürerse o el kırılmalı. Devletin parası, milletin parası, devletin kasasına, milletin hizmetine sunulmalıdır. Hukuk gereğini yapmalıdır, kim yaparsa yapsın, yolsuzluğa, hırsızlığa, kim bulaşırsa bulaşsın, ondan hesabı mutlaka ama mutlaka sorulmalıdır.”
Destici, Toprakkale Belediye Başkanı ve adayı Mehmet Daşöz’ün tekrar seçilerek hizmetlerine devam etmesini sağlayacaklarını kaydetti.
Konuşmaların ardından BBP Toprakkale Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.
]]>Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesinde partisinin aday tanıtım toplantısına katılan Destici, burada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, vatandaşların Ramazan’ı Şerif’ini tebrik etti.
Destici, Ramazan’ı Şerif’in Doğu Türkistan, Filistin, Gazze ve Kafkaslar başta olmak üzere dünyadaki bütün mazlumların, savaşlarda hem ölüm hem de açlıkla mücadele etmek zorunda kalan soydaş ve dindaşların kurtuluşuna vesile olması temennisinde bulundu.
BBP’nin 29 Ocak 1993’te merhum Muhsin Yazıcıoğlu tarafından kurulduğunu ifade eden Destici, Yazıcıoğlu’nu, şehadetinin 15. yılında rahmet ve minnetle yad ettiklerini söyledi.
Doğru kimden gelirse desteklediklerini, yanlış kimden gelirse ‘bu yanlıştır’ dediklerini belirten Destici, emekli maaşları, enflasyon ve çiftçilerin desteklenmesi konusunda hükümete önerilerini söylediklerini ve ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirtti.
31 Mart’taki seçimlerin devlet ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Destici, şöyle devam etti:
“2017 yılında referandumdan beri Cumhur İttifakı’yla beraberiz. 2018 seçimlerine birlikte girdik. Birlikte kazandık. 2019 yerel seçimlerinde ittifakımız devam etti. İşte geçtiğimiz yıl 2023 seçimlerinde hem Cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği seçimlerinde ittifakla seçime girdik. Şimdi bu yerel seçimlerde de büyükşehir belediye başkanlıklarının tamamı başta olmak üzere bazı il belediye başkanlıklarında, ilçe belediye başkanlıklarında ittifakla seçime gidiyoruz. Ama ittifakın yani işbirliğinin olmadığı, ittifakta bulunan 3 partimizin de ayrı ayrı seçime girdiği seçim bölgeleri de var. İşte ben Sivas’tan geliyorum. Sivas’ta bizim de belediye başkan adayımız var. Hem de kuvvetli bir aday. İnşallah Sivaslı seçmenimizin desteğiyle kazanacağız ve Muhsin Başkanımızın emanetine sahip çıkacağız. AK Parti’nin de adayı var, Milliyetçi Hareket Partisinin de adayı var. Yozgat’ta AK Parti’nin de adayı var, Milliyetçi Hareket Partisinin de adayı var. Yani yerel seçim olduğu için işbirliği yapılan yerler var. Her partinin kendi adayıyla girdiği yerler var. Ama bu, işin esasını değiştirmiyor. Biz birlikte girdiğimiz yerlerde başta büyükşehir belediye başkan adaylıkları olmak üzere Cumhur İttifakı’mızla beraberiz ama Cumhur İttifakı partilerimizin, AK Parti, MHP ve Büyük Birlik Partisinin kendi adaylarıyla da seçime girdiği yerler var.”
Bugüne kadar oy almak için yalan söylemediklerini, komünist politika yapmadıklarını, bundan sonrada yapmayacaklarını ifade eden Destici, inandıkları değerler için siyaset yaptıklarını ve öyle yollarına devam edeceklerini söyledi.
Destici, öncelikle Allah’ın daha sonrada milletin menfaatini gözettiklerini ifade ederek, bunun için yollarda olduklarını belirtti.
Bir süre önce geçirdiği trafik kazasının ardından tekrardan seçim çalışmalarına başladığını kaydeden Destici, seçim çalışmaları kapsamında devletten bir kuruş hazine yardımı almadıklarını dile getirdi.
Belediye meclis üyesi adaylarının destekleriyle seçim giderlerini karşıladıklarını ifade eden Destici, Ekinözülü vatandaşların helal oylarıyla kentteki belediye seçimini kazanmak istediklerini vurguladı.
]]>Partisinin kadın kolları tarafından kentteki bir düğün salonunda düzenlenen “Kadınlar Günü Buluşması” programında konuşan Destici, ramazan ayının yeryüzündeki tüm mazlumlar için kurtuluşa vesile olmasını temenni etti.
Bazı çevrelerin İslam ile kadın arasında bir problem varmış gibi göstermeye çalıştığını ifade eden Destici, “Sanki İslam kadını öteliyormuş gibi, sanki bizim Türk kültürümüz, ahlakımız, inancımız kadını ikinci plana atıyormuş gibi bir kanaat oluşturmaya çalışıyorlar.” diye konuştu.
“Kadınlarımızı çalışma hayatında görmek istiyoruz”
Buna başka çevrelerin de eklendiğini dile getiren Destici, şunları söyledi:
“Kadınlarımız da her türlü hakkı elbette ki hukuk, ahlak ve İslam çerçevesinde yaşamak ve kullanmak hakkına sahiptir ve kullanmalıdır. Kadınlarımızı çalışma hayatında da elbette görmek istiyoruz. Ama kadına yakışır bir şekilde, yine aynı şekilde okul hayatında, eğitim hayatında öncelikli olarak görmek istiyoruz. Eğer kadın eğitimli olmazsa evde çocuğunu nasıl eğitecek, evini nasıl yönetecek, ailesine nasıl sahip çıkacak. Bunun için kadınlarımızın mutlaka ama mutlaka iyi eğitimli olması gerekmektedir. Bunun için de kadınlarımızın rahatça okuyabileceği okullar, rahatça eğitim görebileceği eğitim kurumları ve rahatça hayatını devam ettirebileceği çalışma hayatındaki koşullar iyileştirilmeli, daha da iyileştirilmelidir.”
“Kadına şiddet ölümle sonuçlanıyorsa idam cezası getirilmelidir”
Türkiye’de kadın denildiği zaman akla gelen en büyük konunun kadına şiddet olduğuna dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“Türkiye’de kadın dediğimiz zaman aklımıza gelen en büyük konu maalesef kadına şiddet ve bu şiddet sonucu oluşan ölümler, bunun yanında tacizler… Büyük Birlik Partisi olarak şiddet kimden gelirse gelsin ve kime karşı yapılırsa yapılsın bunun sonuna kadar karşısındayız. Şiddet bir kadına, bir çocuğa, bir kız çocuğuna, bir engelliye yapılıyorsa buna sonuna kadar karşıyız ve bu şiddeti kim gerçekleştiriyorsa gerçekleştirsin eli kırılmalı, uygulanmış şiddet ölümle sonuçlanıyorsa ona da idam cezası getirilmelidir. Biz bu konuda çok samimiyiz, bununla ilgili Meclis’e kanun teklifi verdim. Onun için biz burada kadına şiddete sonuna kadar karşıyız ve bunun önlenmesi için de ne gerekiyorsa, hangi tedbir alınması gerekiyorsa alınmasının yanındayız ve kadına şiddete cezaların arttırılmasından yanayız. Bu konuda yasal düzenlemeler iyileştirildi ama hala sonu ölümle biten şiddet, tecavüz ya da tacizlerde mutlaka idam cezasının getirilmesinden yanayız.”
Destici, bazı kesimlerin bu konuda “İstanbul Sözleşmesi” diye tutturduğunu söyleyerek, “Bizim kadına şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi’ne ihtiyacımız yok. Biz bunu kanunlarımızda, Anayasa değişikliğiyle düzenleriz. İdam dışındaki bütün düzenlemeler de yapıldı. İstanbul Sözleşmesi’nde aslında malum çevrelerin amacı kadına şiddeti önlemek değil, kadına şiddeti bahane kılarak Türkiye’de maalesef bizim inancımızın, kültürümüzün kabul etmeyeceği ve bu salonda bulunan herkesin sapkınlık olarak niteleyebileceği ilişkileri meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir. Onun için biz buna karşıyız.” diye konuştu.
“Terörün karşısında durmaya devam edeceğiz”
Kırmızı çizgilerinin terör ve şiddet olduğunu vurgulayan Destici, “Kim terör örgütüne sempati duyuyorsa, kim terör örgütünün siyasi uzantılığını yapıyorsa, sözcülüğünü yapıyorsa ve kim terör örgütünün siyasi partisiyle işbirliği yapıyorsa biz buna karşıyız ve buna sonuna kadar da karşı durmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
CHP Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın, “Başkan seçilirsem belediyenin kapıları DEM Parti hariç herkese açık olacak” sözlerini anımsatan Destici, konuşmasını şöyle tamamladı:
“PKK’nın uzantılarıyla iş birliği yapmak ya gaflettir ya delalettir ya da ihanettir. Hangisi olursa olsun biz bunu kabul etmiyoruz. Bakın o işbirliğine de Afyon’dan bir kadın siyasetçi bayrak açtı. Şimdi o işbirliğini yapanlar genel başkanları, İstanbul belediye başkan adayları ne yapıyor, toparlamaya çalışıyor. Ama Afyon belediye başkan adayları, kadın, hanımefendi açıkça bunu ortaya koydu. Dolayısıyla da burada da işte kadınların siyasette olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha söyledim. O partide erkek bir siyasetçinin açıktan söyleyemediğini bir kadın siyaseti çok açık bir şekilde söyledi ve onların terör örgütünün partisiyle işbirliğini ifşa etti. Şimdi etekleri tutuştu ve bunu toparlamaya çalışıyorlar. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Onun için diyoruz ki terörden, teröristten ve onların uzantılarından uzak durun.”
Destici, partisinin Sivas Belediye Başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.
]]>Hızlı trenle Ankara’dan Sivas’a gelen Destici, Tren Garı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, Tokat’ın Reşadiye ilçesinde geçirdiği trafik kazasından sonra hızlı treni tercih ettiğini söyledi.
Kazadan sonra tedirgin olduğunu belirten Destici, “Yarın Sivas’tan Şanlıurfa’ya yine normal araçla devam edeceğiz. Büyük bir kazayı Cenabıhak’kın lütfu keremiyle hafif sıyrıklarla, çatlaklarla, yara berelerle atlattık. İki gün hastanede tedavi, sonra da evde dinlendik. Cuma namazıyla birlikte tekrar mesaiye başladık.” diye konuştu.
Hızlı trenin daha güvenli, daha rahat olduğunu vurgulayan Destici, “Çok rahat bir şekilde geldik. Yapandan, yaptırandan da emeği geçenlerden de kullanandan da hepsinden Allah razı olsun. Memleketimizin bu tür hizmetlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.” ifadesini kullandı.
“Doğru kimden gelirse gelsin destekliyoruz”
Destici, genel hizmetlerden faydalı olan her işi desteklediklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“Doğru kimden gelirse gelsin destekliyoruz. Yanlış kimden gelirse gelsin bunun karşısında duruyoruz. Seçimlerde Cumhur İttifakı ile birlikte zaten bu hizmetlerin yapılmasına her anlamda katkı veriyoruz. Bundan sonra da ülkemizin, milletimizin hayrına olan her türlü girişime katkı vermeye, desteklemeye devam edeceğiz. Sivas’ta BBP, kurulduğu günden bu tarafa yaşanan 6 yerel seçimde de ya birinci ya da ikinci parti olmuş. Hiçbir zaman üçüncü parti pozisyonuna dahi düşmemiş. Bugün de yerel seçimlerde inşallah biz yine iddialıyız, kazanmaya yakın olan tarafız. Sivas Belediye Başkan adayımız Adem Uzun kardeşimiz, meclis üyesi adaylarımız, teşkilatımız hep birlikte güzel bir çalışma gerçekleştiriyoruz.”
“Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek lazım”
Sivas’ın, Muhsin Yazıcıoğlu’nun kendilerine emaneti olduğunu aktaran Destici, bu yüzden Sivas’ı önemsediklerini söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun hızlı tren ile ilgili eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Destici, “Yorum milletimize ait, diyecek hiçbir şey yok. Yapılan iş güzelse, milletimizin tamamının hizmetine sunulmuşsa bundan herkesin mutlu olması lazım. Sırf muhalefetiz ya da karşı taraftayız diye Cumhur İttifakı tarafından yapılmış olan şeyleri beğenmemek ya da eleştirmek doğru değil. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek lazım.” dedi.
Karamollaoğlu’nun Çamlıca Camisi için de benzer şeyler söylediğini anımsatan Destici, bayram namazında caminin tıka basa dolduğunu, 10 binin üzerinde insan bulunduğunu ifade etti.
Destici, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin de ibadete açılmasının milletin onlarca yıl beklediği bir hasret olduğunu belirtti.
Hızlı trenin de bu dönemde imza atılan hizmetler arasında yer aldığını aktaran Destici, “Gönül ister ki bu trenimiz burada durmasın, Van’a kadar devam etsin ve ülkemizin her tarafına ulaşabilsin. Çok güvenli bir yolculuk, burada iyi olan hizmetleri hepimizin desteklemesi lazım.” ifadelerini kullandı.
“İmamoğlu, PKK’nın uzantısı DEM Partisi ile işbirliğini aleni şekilde gerçekleştiriyor”
Bir gazetecinin, CHP Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın, “Başkan seçilirsem belediyenin kapıları DEM Partisi hariç herkese açık olacak” sözlerini, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun buna tepki göstermesini hatırlatması üzerine Destici, şöyle devam etti:
“Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Hanım’ı tebrik ediyorum. DEM Partisi aslında normal bir siyasi parti değil. Bütün vatandaşlarımız hangi partiye mensup olursa olsun bütün belediyelere, devlet kurumlarına elbette girebilir. Ama DEM denilen parti, sözde parti PKK, PYD, YPG terör örgütünün uzantısı, bunu inkar etmiyorlar zaten. Bunu açıkça ifade ediyorlar. Aslında Burcu Köksal’ın dedikleri doğru, bence İmamoğlu’na bakmak lazım. 2019 seçimlerinden beri bir şey söylüyorum, diyorum ki PKK ile o zaman HDP’ydi, HDP ile DEM ile CHP’nin ya da Millet İttifakı’nın ilişkisini görmek isteyenler özellikle belediyelerde, yerel yönetimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesine baksınlar. Orası bir laboratuvar, çünkü 2019’dan beri İstanbul Büyükşehir Belediyesinde PKK uzantıları, DEM yada HDP kılıfı altında İstanbul Büyükşehir Belediyesinde genel müdürlük aldılar, daire başkanlıkları, binlerce kadro, yüzlerce işletme, belediyenin özel şirketlerinde onlarca yöneticilik dolayısıyla bütün bunlar var. Ekrem İmamoğlu seçimi tekrar kazanabilmek adına var gücüyle PKK’nın uzantısı DEM Partisi ile işbirliğini aleni bir şekilde gerçekleştiriyor. Esenyurt Belediyesi, Ekrem İmamoğlu, CHP’nin bugünkü yönetimi ve DEM eşittir PKK’nın arasındaki işbirliğinin çok net bir göstergesi. Aynı şekilde Mersin Akdeniz Belediyesi çok açık bir gösterge.”
“Milletimiz tokadı çakacak ve bunları o koltuklardan indirecektir”
Destici, bu şekilde kamuoyuna yansımayan pek çok yerin daha bulunduğuna dikkati çekerek, açıklamasını şöyle tamamladı:
“İstanbul’da, Mersin’de başka pek çok büyükşehirde CHP ile onların belediye başkan adaylarıyla PKK’nın siyasi uzantısı DEM Partisi ve onların sözcüleri işbirliği yapmışlar, bunun adına da kent uzlaşısı diyorlar. Bunların en çok marifetli ve becerikli oldukları, bu tür kılıflı cümleler kullanmak, kendi asıl niyetlerini ve kimliklerini gizleyen bir takım sıfatlar veya isimler bulmak. Bunlar en çok barış kelimesini kullanırlar, en çok insan sevgisi, irade, demokrasi, hukuk, adalet, en çok bu cümleleri kullanırlar ama teröristlerin, kan emicilerin, katillerin savunuculuğunu yaparlar. Devlet, vatan, millet düşmanlarının savunuculuğunu yaparlar. Burada da kent uzlaşısı diyerek böyle güzel bir sıfat, cümle bulmuşlar. Bunun altında kendi işbirliklerini yani CHP ile PKK’nın uzantısı DEM Partisi’nin işbirliğini gizlemeye çalışıyorlar. Bu açıktır, alenidir ve milletimiz bunu görüyor. İnşallah İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok noktasında bu anlamda bir işbirliği varsa milletimiz tokadı çakacak ve bunları o bulundukları koltuklardan, makamlardan indirecektir.”
]]>Tokat Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edilen Destici, hastane çıkışında gazetecilere, kazadan Cenabıhakk’ın lütfuyla sağ salim kurtulduklarını söyledi.
Dün sabah Sivas’taki toplantılarından sonra Tokat Reşadiye’deki programları için yola çıktıklarını anlatan Destici, “Niksar’ı geçtikten sonra yağış da vardı, bizden önce aynı yol üzerinde beş kaza daha olmuş. Arkadaşların verdiği bilgi o. Kazalardan yolda kalan yağ ya da mazot birikintileri, akaryakıt birikintilerinin sebep olduğunu söylediler. Ben arka tarafta oturduğum için gördüm. Bir anda arabamız sağa doğru kontrolden çıktı. Biraz sağa sola savrulduktan sonra şoförümüz sağa doğru kırınca kanala düştü. Ondan sonra istinat duvarına çarparak durabildi.” dedi.
Araçta şoför, özel kalem müdürü, koruma amiri, kendisi ile Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat İl Başkanının bulunduğunu belirten Destici, “Bizim olduğumuz taraftaki 3 kişi kazadan etkilendi. Şoförümüz, il başkanımız yukarıda yatıyor. Bir de ben tabii. Hemen Reşadiye Devlet Hastanesine gittik. Orada sağ olsunlar, başhekimimiz ve diğer doktorlarımız olağanüstü çabayla ilgi gösterdiler. Sonra buraya sevk olduk. Burada da aynı şekilde başta kıymetli Valimiz Numan Hatipoğlu olmak üzere il müdürümüz, başhekimimiz, hastane ekibimiz, doktorlarımız, uzmanlarımız hepsi inanılmaz ilgi gösterdi ve tedavi sürecimiz tamamlandı.” ifadesini kullandı.
Dün kendisine müşahede altında kalması gerektiğinin söylendiğini aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Çünkü kafa bölgesinde birtakım çizikler, şişlikler oluşmuştu, sonuçların da çıkması açısından. Yine ayak diz kapağımın orada çatlak meydana gelmişti. Onların tedavileri oldu. Tabii birkaç gün dinlenmemizi tavsiye ettiler. Ben tekrar başta Sayın Valimiz olmak üzere il müdürümüze, başhekimimize, Reşadiye Kaymakamımıza, oradaki başhekimimize teşekkür ediyorum. Arkadaşlarıma, camiamıza geçmiş olsun diyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, diğer siyasi parti genel başkanlarımıza, İçişleri Bakanımıza, Sağlık Bakanlığı, tüm devlet erkanına teşekkür ediyorum. Bütün arkadaşlarımıza, camiamıza, hepsine teşekkür ediyorum. Allah bir daha ne bize ne de bir başka arkadaşımıza böyle bir kaza yaşatsın ama yeri gelmişken şunu da söylemek istiyorum. Bu vesileyle yerel seçimlerin, rahmetli Muhsin Başkanımızı biliyorsunuz Mart 25’te kaybettik, bu hava koşullarında aslında yerel seçimlerin yapılmaması lazım. Daha önce Meclis’teyken ben bu konuyu dile getirmiştim. Mümkünse mayısın sonu, haziran ayı başı gibi ya da sonbaharın başı gibi yapılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu, sadece bizim yapmış olduğumuz kazaya istinaden söylediğimiz bir şey değil. Gerçekten hem seçim çalışmalarında bütün seçime katılan partilerimiz, adaylarımız büyük zorluklar çekiyor, hem de ağır hava şartları, kış şartları da buna eklenince daha zor hale geliyor. Tabii ki kazalar da bir nevi kaçınılmaz bir son olarak karşımıza çıkıyor. Tekrar sizlere de ilginizden dolayı teşekkür ediyorum. Tekrar halkımıza, milletimize, bizi arayan, bizim için dua eden herkese teşekkür ediyorum.”
Destici’yi hastaneden Tokat Valisi Numan Hatipoğlu ile diğer yetkililer uğurladı.
Mustafa Destici’nin, Ankara’ya gittiği öğrenildi.
Seçim çalışmaları için dün Tokat’ta bulunan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin içinde bulunduğu 06 BBP 001 plakalı minibüs, Reşadiye-Tokat kara yolu Darıderesi mevkisinde yoldan çıkarak su kanalına düşmüş, kazada Destici ile araçta bulunan BBP Tokat İl Başkanı Mustafa Omalar, şoför Murat Öksüz ve Destici’nin koruması Mehmet Özkul yaralanmıştı.
]]>Destici, Sivas’ta Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde proje tanıtım programında yaptığı konuşmada, partisinin Sivas belediye başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.
BBP’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında 14 yaşından beri yer aldığını aktaran Destici, Sivas’ın BBP için önemli bir il olduğunu söyledi.
Destici, Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun olarak bazı bölgelerde seçime tek başlarına girdiklerini ifade etti.
“Kalbinde zerre kadar iman olanın Filistin ve Gazze davası olur”
Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, İsrail’in Gazze’de insanlık suçu işlediğini belirtti.
İsrail’in Gazze’de 30 bin masum insanı öldürdüğünü vurgulayan Destici, ” Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı İsrail ile ilgili tek kelime etmiyor. Siyonist katillerle ilgili soykırımcılarla ilgili tek kelime etmiyor ama diyor ki ‘Hamas terör örgütüdür.’ İsrail’e şirin gözükmeye çalışıyor. Hamas, Filistin’in Gazze bölgesinin siyasi partisi, oranın yönetimini elinde bulunduran parti.” şeklinde konuştu.
“Başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız”
Yerel seçimlerde kazandıkları tüm il, ilçe ve beldelerde önceliklerinin sahipsiz köpek sorununu çözmek olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Türkiye genelinde baktığınız zaman son yıllarda milletin en önemli dertlerinden biri sokak köpekleri oldu. Köpek saldırıları sonucu çocuk, kadın ve yaşlı insanların ölümleri oluyor. Bize yetki verilen her ilde, her ilçe ve beldede seçimi kazandıktan 1 ay sonra sokaklarda başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız. Bunları imkan varsa hayvan barınaklarına alacağız, kısırlaştıracağız ama imkan olmadığı yerde de elbette uyutacağız. Önceliğimiz insan olacak.” ifadelerini kullandı.
“Kayyum uygulaması devam etmelidir”
Her partinin diğer partililerle görüşebileceğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar. DEM Parti, bir önceki adı HDP, ondan önceki adı BDP, ondan önceki adı HADEP, ondan önceki adı DEHAP böyle gidiyor. Bukalemun gibi sürekli isim değiştiriyorlar. İstanbul’da bir ilçeyi onların istediği yani terör örgütünün ve onun siyasi temsilcisinin istediği partinin adayını gösteriyorsunuz. Kazandığı zaman oraya geçecek. İstanbul’da metropolde düşünün, PKK’nın partisinin büyük bir ilçe belediyesi olacak. Elbette devlet gereğini yapacak. Şimdi birileri diyor ya ‘kayyum uygulamasına son verilecek.’ Niye son verilsin kardeşim. Eğer seçilen belediye başkanı terörle arasına mesafe koymazsa, teröristleri belediyeye doldurursa, belediyenin imkanlarını terör örgütü ve uzantıları için kullanırsa elbette kayyum atanır ve kayyum uygulaması devam etmelidir.
Yine son günlerde yeni çözüm sürecinden bahsediliyor. Şehit liderimizin Muhsin Başkanımızın terörle mücadeleyle ilgili sözlerinden cevap vermek istiyorum. Şehit liderimizin dediği gibi terörü ve teröristi yok etmek istiyorsanız onun tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele edeceksiniz. Sadece dağda, ovada, sınır içinde, sınır dışında teröristlere karşı askerin, polisin yaptığı mücadele yetmez. Şehirde de biz mücadele edeceğiz, arkasında sermaye olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste terör örgütünün partisi ve sözde milletvekillerinin olmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Devlete baş kaldıranın başını koparırsınız. Şimdi Atatürkçü olduğunu, Atatürk’ün partisinin genel başkanı olduğunu söyleyenler şimdi bunlarla işbirliği yapıyorlar. İsyancılarla, devlete baş kaldırmış olanlarla işbirliği yapıyorlar. Atatürk olsaydı, 40 yıldır devlete savaş açmış terör örgütü siyasi partiyle iş yapar mıydı? Onlarla seçim işbirliği, ortaklık yapar mıydı? Atatürk devlete baş kaldırana ne yapmış, sen ne yapıyorsun? Terörle, teröristle arana mesafe koy, işbirliğini bitir.”
]]>Yozgat’ta partisinin Sarıkaya Belediye Başkan adayı Ali Osman Erbir’in seçim koordinasyon merkezinin açılışında konuşan Destici, 28 Şubat’ı hatırladıklarını, dün ölüm yıl dönümü olan 28 Şubat’ın başbakanı Necmettin Erbakan’ı rahmetle yad ettiklerini söyledi.
Destici, 28 Şubat’ın milli iradeye yapılmış “postmodern” bir darbe olduğuna dikkati çekerek, milletin iradesine, inançlarına, değerlerine karşı yapılan bütün darbeleri kınadıklarını ve lanetlediklerini belirtti.
O dönemde herkes kapısını kapatıp, camlarının perdesini indirdiğinde bir yiğidin meydana çıktığını ifade eden Destici, “Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, ‘Ordu bizim göz bebeğimizdir. Peygamber ocağıdır. Ancak namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmam’ dedi. Evet, 1000 yıl sürer dedikleri 28 Şubat birkaç sene sonra onu icra edenlerle birlikte yok oldu, gitti.” diye konuştu.
Bugün ülkede ne başörtüsü sorunu ne de imam hatipte okuyan çocuklara karşı bir ayrımcılık olduğunu ifade eden Destici, şunları kaydetti:
“İşte biz böyle bir Türkiye hayal ediyoruz. Başı açıkla başı kapalısı, Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si Sünni’si Çerkez’i, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisi doğduğu yerde doysun, alnı ak, başı dik bir şekilde kardeşçe yaşasın istiyoruz. Bu milletin evlatlarının birbiriyle bir derdi yok. Kürt’ün Türkmen’le, Alevi’nin Sünni ile ne problemi olsun? Problemi çıkaranlar Türkiye’yi zayıf ve güçsüz düşürmek için zenginlik olarak gördüğümüz bu farklılıklarımızı bir kavga aracı haline getirmeye çalıştılar. Dönem dönem de bunda muvaffak oldular. Ama elhamdülillah bu millet hiçbir zaman bu oyuna gelmedi. Bundan sonra da gelmeyeceğiz. Birliğimizi, kardeşliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermedik ve vermeyeceğiz.”
Destici, bu coğrafyada güçlü olunmadığında haklı olmanın hiçbir anlamı olmadığını vurgulayarak, onun için daha güçlü olmaları gerektiğini dile getirdi.
“Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira olmalı”
Emeklilerin içinde bulunduğu durumu bildiklerini belirterek 10 bin lirayla bir ailenin geçinemeyeceğine dikkati çeken Destici, bunun iyileştirilmesi için TBMM’de oldukları dönemlerde kanun teklifleri, sonraki dönemlerde de ilgili kişi ve kurumla görüşerek bazı iyileştirmelerin yapılmasına da katkı sağladıklarını anlattı.
En düşük emekli maaşının 17 bin liraya, yani asgari ücret seviyesine getirilmesi gerektiğini savunan Destici, şöyle devam etti:
“Emekli ikramiyeleri en son 3 bin lira olarak açıklandı. Emekli ikramiyeleri ilk açıklandığında 1000 lira olarak açıklanmıştı. O gün de en düşük asgari ücret ya da en düşük emekli maaşı 1500-2 bin lira civarındaydı. Yani emekli maaşı 5-6 kat arttı. Asgari ücret 6-7 kat arttı ama bu emekli ikramiyeleri sadece 3 kat arttı. Onun için biz diyoruz ki emekli ikramiyeleriyle ilgili yeni bir düzenleme yapılmalı. Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira, Kurban Bayramı ikramiyesi de 10 bin lira olmalı diyoruz. Vatandaş en azından Kurban Bayramı’nda o ikramiye parasıyla küçükbaş da olsa bir kurban alıp kurbanını kessin ve ailesiyle mutlu bir bayram geçirsin istiyoruz.”
Destici, çiftçinin meselelerini de bildiklerini belirterek, kullandıkları mazottaki ÖTV ve KDV’nin mutlaka kaldırılması, mazotun vergisiz verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Teröre ve teröristlere müsamaha, terörle ve teröristle müzakere olmaz. Bunu geçmişte gördük. Adına ‘çözüm süreci’ denilen süreci hep birlikte yaşadık ve sonunda ne oldu? Maalesef Türkiye’ye ve Türk milletine ağır bir faturası oldu. Yeni bir çözüm sürecini yani çözülme sürecini kimse aklından geçirmemelidir” dedi.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, seçim koordinasyon ofisi açılışı ve aday tanıtım programına katılmak üzere Kırşehir’in Mucur ilçesine geldi. Burada düzenlenen programda konuşan Destici, “Şu anda hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında vatanın birliğine göz dikenlere karşı amansız bir mücadele veren kahraman güvenlik güçlerimizin, Mehmetçiklerimizin, polislerimizin, Rabbim yar ve yardımcısı olsun. Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, ‘Terörü yok etmek, teröristlerin kökünü kazımak için terörün tüm unsuruna karşı topyekun mücadele şarttır’ diyordu. Bugün de aynı durumdayız. Sınır içinde sınır dışında, dağda, ovada askerimiz, polisimiz, terörle canı pahasına mücadele ederken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terör örgütünün partisinin bulunmasına, onların sözcülüğünü yapan terör uzantılarının bulunmasına asla müsaade edilmemelidir. Aynı şekilde basında sözcülüğünü yapanlar, sözde sivil toplum örgütlerinde bulunanlar, terörü finanse edenlerle de aynen dağda Mehmetçiğimizin mücadele ettiği gibi mücadele edilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘TERÖRLE MÜZAKERE OLMAZ’
Sözlerini sürdüren Destici, “Teröre ve teröristlere müsamaha, terörle ve teröristle müzakere olmaz. Bunu geçmişte gördük. Adına çözüm süreci denilen süreci hep birlikte yaşadık ve sonunda ne oldu? Maalesef Türkiye’ye ve Türk milletine ağır bir faturası oldu. Yeni bir çözüm sürecini yani çözülme sürecini kimse aklından geçirmemelidir. Terörle mücadeleye tüm unsurlarına karşı tam hızıyla devam edilmeli ve terör yok edilmelidir” diye konuştu.
‘BBP İDAM CEZASI GERİ GELSİN İSTİYOR’
Büyük suç unsurlarına karşı idam cezasının gelmesini istediklerini söyleyen Destici, üç suçu şöyle sıraladı:
“Biz 3 şey için idam cezasının gelmesini istiyoruz. Birincisi terör suçları için. Yani bizzat kurşunu sıkarak, bombayı patlatarak askerimizi, polisimizi, ögretmenimizi, sivil vatandaşımızı öldüren ve bunun emrini verenler için. İkincisi küçük yaşta çocuklarımızı, kızlarımızı kaçırıp taciz ve tecavüz ettikten sonra öldüren sapıklar için. Üçüncüsü ise taksici örneğinde olduğu gibi. Adam yağmurlu havada taksiye el kaldırıyor. Taksici insani duygularla aracını alıyor. O da keyfi olarak taksici kardeşimizi katlediyor, öldürüyor. Bunlar için de idam cezası istiyoruz.”
‘HERKES TERÖRLE TERÖRİSTLE ARASINA MESAFE KOYSUN’
Destici konuşmasında teröre değinerek,?”Terör ve şiddetle asla bir şey elde edilemez. Terör ve şiddet sonuç getirmez. Terör ve şiddet ölüm, kan ve gözyaşı getirir. Şu anda da en çok da o bölgeye getiriyor. Bunun için biz, ‘herkes terörle ve teröristlerle arasına mesafe koysun’ diyoruz. Bir de cezalarımız arttırılmalıdır. Bakın üç hadise için Büyük Birlik Partisi idam cezası geri gelsin diyor. Sadece sözde söylemiyoruz. 2 milyonun üzerinde dilekçe verdik. Mecliste bekliyor. Dilekçe komisyonunda. 11 ilde referandum yaptık. Yüzde 98 çıktı. Meclise anayasa değişikliği teklifi sunduk geçtiğimiz dönem” dedi.
‘KATİL İSRAİL’İ BİR KERE DAHA LANETLİYORUM’
İsrail, Filistin ve Doğu Türkistan ile Çin arasında yaşanan sorunlara değinen Destici, şöyle konuştu:
“Filistin’de, Gazze’de terörist İsrail’in, Doğu Türkistan’da da Kızıl Çin’in zulümleri devam ediyor. Öncelikle şunu ifade edeyim; Doğu Türkistan da bizim davamız, Filistin de bizim davamızdır. Doğu Türkistan’daki zulüm durana kadar Doğu Türkistan hakkı olan bağımsızlığı kazanana kadar, biz ‘Doğu Türkistan bağımsız’ demeye devam edeceğiz. Katil, terörist, Siyonist İsrail’i de bir kere daha lanetliyorum.”
]]>Destici, partisinin Mucur Seçim Ofisi’nin açılışında, sınır içinde ve dışında, dağda, ovada asker ve polisin terörle canı pahasına mücadele ederken, TBMM’de terör örgütünün partisinin, sözcülüğünü yapan terör uzantılarının bulunmasına asla müsaade edilmemesi gerektiğini söyledi.
Basında sözcülüğünü yapanlarla, sözde sivil toplum örgütlerinde bulunanlarla, terörü finanse edenlerle de aynen dağda Mehmetçiğin mücadele ettiği gibi mücadele edilmesi gerektiğini belirten Destici, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına düzenlenen terör saldırısında kahraman polisin mukavemetiyle 2 teröristin etkisiz hale getirildiğini anımsattı.
Bu teröristlerin maalesef Anayasa Mahkemesi’nin daha önce affettiklerinin arkadaşları ve yoldaşları olduğunu öne süren Destici, şöyle konuştu:
“Bunlar, başta PKK’nın siyasi uzantısı olmak üzere onun yandaşı siyasi partiler tarafından Meclis’te savunuculuğu yapılanlar. Onun için herkese diyoruz ki aklınızı başınıza alın, terör ve uzantılarıyla aranıza mesafe koyun, ondan sonra ne söyleyecekseniz söyleyin. Biz dinlemeye hazırız. Devletimiz ve milletimiz dinlemeye hazır. Ama kırmızı çizgimiz neresi? Terör ve şiddet. Terör ve şiddetle asla bir şey elde edilemez. Terör ve şiddet sonuç getirmez, ölüm, kan ve gözyaşı getirir.”
Destici, cezaların arttırılması gerektiğine ve bu kapsamda BBP’nin idam cezasının geri gelmesini istediğine dikkati çekerek, milletin kendilerine yetki verdiğinde idamı getireceklerini dile getirdi.
İstanbul Küçükçekmece’de AK Parti’nin seçim çalışması sırasında düzenlenen silahlı saldırıda yaralanan vatandaşa acil şifa dileyerek saldırıyı gerçekleştirenleri lanetleyen Destici, trafik kazasında hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da rahmet diledi.
Filistin’de ve Gazze’de terörist İsrail’in, Doğu Türkistan’da ise Çin’in zulümlerinin devam ettiğine dikkate çeken Destici, şunları söyledi:
“Doğu Türkistan da Filistin de bizim davamızdır. Doğu Türkistan’daki zulüm durana ve hakkı olan bağımsızlığı kazanana kadar ‘Bağımsız Doğu Türkistan’ demeye devam edeceğiz. Doğu Türkistan’daki hassasiyetimizi Filistin’de de devam ettiriyoruz. Gazze’ye giden tek genel başkan bu kardeşiniz. Gazze’yi ve durumunu en iyi bilenlerden birisiyim. Onun için şu anda Gazze’de neler yaşandığını tahmin edebiliyorum ki zaten dünyanın gözü önünde yaşanıyor. Katil ve terörist İsrail önce Gazze’nin kuzeyindekileri güneye sürdü ve yarısından fazlasını Refah Kapısı’na topladı. Dün de orayı bombaladı. Onlarca Filistinli ve Gazzeli masum insan hayatını kaybetti. Tümüne Allah’tan rahmet diliyorum. Katil, terörist ve Siyonist İsrail’i de bir kere daha lanetliyorum.”
Öte yandan, bir vatandaş konuşmasını tamamlamak üzere olan Destici’ye tepki göstererek, “Yeniden Refah Partisi gelecek, faizleri düşürecek, hizmeti getirecek.” dedi.
Destici, bunun üzerine “Nezaket, adap diye bir şey var ya. Buraya hangi parti olursa olsun bir partinin genel başkanı gelmiş. Adayı var konuşuyor. Buraya gelip de o genel başkana, başka bir partinin propagandası yapılır mı? Git şurada yap kardeşim. Bir de biz kardeşiz diyoruz ama olmaz ki bu böyle. Bir derdin, isteğin, arzun varsa söyle ama nezaket diye bir şey var. Üstelik biz ‘kardeşiz’ diyoruz. Kardeş kardeşe, kardeşçe davranmak zorunda. Şimdi bazı partilerimizin şöyle bir şeyleri var. Biz öyle değiliz. İlla biz olalım demiyoruz. Ülkemiz, devletimiz, milletimiz için neyse o olsun diyoruz. ve her zaman devletimizin varlığı, ülkemizin birliği, milletimizin geleceği için de ortak azami müştereklerde bulunduklarımızla hep işbirliği yaptık.” ifadelerini kullandı.
Destici’nin konuşmasının ardından seçim ofisinin açılışının yapıldığı programa, BBP Genel Merkez görevlileri, Kırşehir İl Başkanı Ali Boyacı, Mucur Belediye Başkan adayı Ali Şahin ve partililer katıldı.
–
]]>