Ders – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 21:21:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Battalgazi Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezi’nde Yaz Kursları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-sosyal-yasam-merkezinde-yaz-kurslari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-sosyal-yasam-merkezinde-yaz-kurslari-devam-ediyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:21:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40894 Battalgazi Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezinde düzenlenen yaz kursları devam ediyor. Futbol, basketbol, voleybol, yüzme, jimnastik, taekwondo, satranç ve eğitsel oyunlar gibi aktivitelerle çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkıda bulunulurken, Ağustos ayı itibariyle ders programına eklenecek Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi dersleriyle çocukların kişisel, sosyal ve ahlak gelişimlerine de katkı sunulması hedefleniyor.

Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın talimatları doğrultusunda, Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocukların yaz tatillerini verimli bir şekilde geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yaz spor okulu birinci dönemi devam ediyor. 2 Temmuz’da başlayan yaz okulunun ilk dönemi 28 Temmuz’da sona erecek. 7-14 yaş arasındaki çocuklara farklı spor dallarını deneme ve yeteneklerini keşfetme imkanı sunuluyor. Haftanın 6 günü 09.00-16.00 saatleri arasında futbol, basketbol, voleybol, jimnastik, taekwondo, satranç, eğitsel oyun gibi faaliyetler yapılıyor. Ağustos ayında başlayacak yaz kursunun 2.döneminde Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi dersleri de verilmeye başlanacak. Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi dersleriyle çocukların kişisel, sosyal ve ahlak gelişimlerine de katkı sunulmuş olacak.

“Çocuklara Değer Katmak İstiyoruz”

Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesisler Sorumlusu İbrahim Ethem Yazıcı, ilk dönem verdikleri derslere ilave olarak Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi derslerini eklediklerin belirterek, ” Battalgazi Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezi bünyesinde yürütülen yaz okulu faaliyetleri çerçevesinde, Temmuz ayı dönemi çalışmalarımızı tamamlamak üzereyiz. Yoğun talep ve gelen geri bildirimler doğrultusunda, Ağustos grubunda da benzer faaliyetleri hizmete açtık. Ağustos ayı kayıtlarımızda büyük bir ilgi görüyor. Yaz aylarında çocuklar tatillerini daha verimli geçirmek için bu tür sosyal faaliyetlere katılmak istiyorlar. Velilerimiz, yaptığımız çalışmalardan oldukça memnun kaldıklarını söylüyorlar. Bu anlamda gelen talepleri dikkate alarak Ağustos ayı çalışmalarımıza başladık. Kayıtlarımız şu anda devam ediyor. Çocuklarımız sabah 9’da geliyorlar. İlk olarak basketbol ve voleybol gibi sportif faaliyetlerle başlıyoruz. Erkek çocuklarımız futbolu daha çok tercih ettiği için onları bu yönde yönlendiriyoruz. Alanında uzman hocalarımız, sahadaki tecrübelerini çocuklarımızı eğitmek için kullanıyorlar. Bu kapsamda öğlene kadar çocuklarımız sportif faaliyetlerle enerjilerini harcıyorlar. Öğle yemeği arası verdikten sonra, iç mekan faaliyetlerine geçiyoruz. Bu faaliyetlerin, çocuklarımızın gelişimi açısından çok değerli olduğuna inanıyoruz. Burada satranç ve bilgisayar gibi takım çalışmaları yapılıyor. Özellikle Ağustos ayı velilerimizin talepleri doğrultusunda, adab-ı muaşeret, görgü kuralları ve değerler eğitimi çalışmaları da başlayacak. Çocuklarımızın bu tür çalışmalardan istifade etmeleri ve topluma değer katmalarını, kazandıkları bu kazanımları hayatlarında kullanmalarını temenni ediyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimizin örf, adetini bilen, ahlaki değerlere önem veren bireyler olmasını istiyoruz. Bu dersler de öğrencilerimize, gençlerimize çok faydalı olacaktır” dedi.

Sosyal Yaşam Merkezi Antrenörlerinden Murat Alkale’de çocuklar sportif, kültürel ve daha birçok alanda eğitimler verdiklerini belirterek, “Bunun yanı sıra havuz, fitness, jimnastik ve step aerobik derslerimiz de bulunuyor. Çocuklarımızın günleri derslerin yanı sıra dolu dolu geçiyor. Teorik derslerde bir miktar ders modundayız, ancak diğer zamanlarda çok eğlenceli ve dolu dolu etkinlikler düzenliyoruz” ifadelerini kullandı. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-sosyal-yasam-merkezinde-yaz-kurslari-devam-ediyor/feed/ 0
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Öğrencilere Ücretsiz Online Eğitim Desteği Sunacak https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-ogrencilere-ucretsiz-online-egitim-destegi-sunacak/ https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-ogrencilere-ucretsiz-online-egitim-destegi-sunacak/#respond Tue, 16 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39887 (MANİSA) – Manisa Büyükşehir Belediyesi, 8. ve 12. sınıf öğrencileri ile mezunlar için online ve ücretsiz eğitim desteği hizmeti verecek. Hedeflerinin dershaneye gidemeyen öğrencilere ulaşmak olduğunu vurgulayan Başkan Ferdi Zeyrek, “Manisa’mızda yaşayan sınava hazırlık grubundaki değerli çocuklarımıza ve gençlerimize ücretsiz eğitim desteği sağlamak amacıyla Online Eğitim Platformu çalışmamızı hayata geçiriyoruz” dedi.

Manisa Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimine katkı sunmak için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda LGS’ye ve YKS’ye hazırlanan 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri ile mezunlar için alanında uzman öğretmenler tarafından canlı dersler verilecek, öğrencilere interaktif ders ortamı ve anında soru sorma imkanı sunulacak.

Online Eğitim Platformu’nun müjdesini veren Başkan Zeyrek, göreve geldikleri ilk günden itibaren Manisa’da 7’den 77’ye herkesin mutlu, huzurlu olduğu bir kent yaratmayı amaçladıklarını vurguladı. Zeyrek, online eğitim platformu hizmetini de bu düşünceyle hayata geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Dershane hizmeti alamayan öğrencilere ulaşmayı hedefliyoruz”

“Özellikle gençlerin yanında bulunmak, eğitim hayatlarında destek olmak; zorlu süreçlerde bir nebze de olsa yüklerini hafifletmek; başarıya giden yolda onlara omuz vermek istiyoruz. Bu kapsamda Manisa’mızda yaşayan sınava hazırlık grubundaki değerli çocuklarımıza ve gençlerimize ücretsiz eğitim desteği sağlamak amacıyla Online Eğitim Platformu çalışmamızı hayata geçiriyoruz.  Şehrimizde yaşayan 8’inci ve 12’nci sınıf öğrencileriyle mezun öğrencilerimizi kapsayacak projemizde çeşitli nedenlerle dershane eğitimi alamayan gençlerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Hayata geçireceğimiz bu platformda öğrenci sayı sınırlaması olmayacak. Online dershane başvurularımız 16 Temmuz 2024 tarihinde başlayıp, 30 Ağustos 2024 tarihine kadar devam edecek. 2 Eylül 2024 tarihinden itibaren de derslerimiz başlayacak. Şimdiden hepinize iyi dersler, sınavlarda üstün başarılar diliyorum. Her zaman yanınızda olduğu mu da unutmamanızı istiyorum.”

Online Eğitim Platformu nasıl işleyecek

Türkçe, İngilizce matematik, fen bilimleri ve sosyal bilimler gibi temel dersleri içeren program, hafta içi saat 17.00’den sonra ve hafta sonları düzenlenecek. Program, 40 dakikalık derslerden ve 15 dakikalık molalardan oluşurken; öğrenciler kaçırdıkları dersleri yeniden izleme fırsatına sahip olacak. Ders planlarına ise platform üzerinden erişim sağlanabilecek.

16 adet online deneme sınavı

Eğitim programı kapsamında yıl içinde 16 adet online deneme sınavı yapılacak. Buna ek olarak, öğrencilere destek sağlayacak çeşitli dijital eğitim materyalleri de ücretsiz olarak sunulacak. Programa katılan öğrenciler ve mezunlar, adları ve şifreleriyle sisteme giriş yaparak, ders programlarına ve sınav sonuçlarına erişebilecek. Programa katılmak için Manisa’da ikamet etme ve 8. ve 12. sınıf öğrencisi veya mezun olma şartları aranacak.

Online eğitim başvuruları bugün başlayacak ve 30 Ağustos 2024 tarihine kadar devam edecek. Dersler ise 2 Eylül 2024 tarihinden itibaren yürütülecek. Kayıtlar, ‘manisa.bel.tr’ ve ‘egitim.manisa.bel.tr’ adreslerinden yapılacak. Kayıt süreci tamamlandıktan sonra hafta sonu ders saatleri katılımcılara iletilecek.

Program ile ilgili sorularını iletmek isteyenler ve teknik desteğe ihtiyaç duyanlar, 444 99 45 numaralı Çözüm Merkezi ile ‘iletisim@manisa.bel.tr’den ilgililere ulaşabilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-ogrencilere-ucretsiz-online-egitim-destegi-sunacak/feed/ 0
Elitaş: Önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşüş yaşayacağız https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/#respond Sun, 14 Jul 2024 00:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39289 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşmeyi yaşayacağız. Artık fiyatların genel seviyesindeki hızlı artışı, her gün etiketlerin değiştirildiği değil, belirli bir süre etiketlerin sabit durduğu süreci yaşayacağız. İnşallah yıl sonunda da 38 ila 42 civarındaki bir enflasyon oranıyla karşı karşıya kalacağız” dedi.

Kayseri’nin Hacılar ilçesinde gerçekleştirilen İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, enflasyonun yıl sonunda yüzde 38 ila 42 arasında beklendiğini söyledi. Enflasyonda her ay 10’ar puanlık bir düşüş hedeflendiğini ifade eden Elitaş, “31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye ekonomisinde yeni bir değişim rüzgarı ortaya çıkmaya başladı. 28 Mayıs tarihinde milletin Türkiye’yi 5 yıl daha idare etme yetkisini liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vermesiyle birlikte 3 Haziran 2023 tarihinde yeni bir kabine göreve geldi. Türkiye’deki ekonomiyi düzeltebilmek, hedefine ulaştırabilmek için yeni programlar çıkarmaya başladık. Bugün bakıyoruz, görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı’nın gayretleri ve birlikte yaptığı çalışmalar çerçevesinde enflasyon canavarını dizginlemeye başladığını görüyoruz. Haziran enflasyonu yüzde 72 civarında çıktı, 3 puan eksildi. İnşallah temmuz enflasyonu 60 civarında gerçekleşecek, ağustos enflasyonu da 50 küsür civarında olacak. Yani önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşmeyi yaşayacağız. Artık fiyatların genel seviyesindeki hızlı artışı, her gün etiketlerin değiştirildiği değil, belirli bir süre etiketlerin sabit durduğu süreci yaşayacağız. Bizler tüketiciler olarak buna güvenirsek, üreticiler itimat ederse, ekonomi yönetiminin bu ekonomiyi başarılı bir şekilde yürüttüğüne ikna edebilirsek ondan sonraki aylarda 45’lerde, inşallah yıl sonunda da 38 ila 42 civarındaki bir enflasyon oranıyla karşı karşıya kalacağız” dedi.

“Bize millet ancak sandıkta gerekli dersi verir, başka kimseden ders almayız”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Elitaş, “Hamaset kutuplarına fırsat vermememiz gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı aklına estiği yerde gidiyor toplantılar yapıyor. ‘Çay fiyatları neden şu kadar artmadı, yüzde 100 artmalıydı’. Öbür taraftan üretici diyecek ki, ‘Ben bu çayı alırken yüzde 100 zamlı aldım, çay fiyatlarına yüzde 100 zam yapacağım’ diyecek. Bu sefer tüketici çayı yüksek aldığı için CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı, ‘Bu çay fiyatları niye bu kadar arttı?’ diyecek. CHP Genel Başkanı ‘Siyaseti normalleştirelim’ dedi. İki kez toplantı yaptık. İki toplantıda da saygıda kusur etmediler, karşılıklı konuştular dertleştiler, Türkiye’nin meselelerini altını çizerek ifade ettiler. Ama cumhurbaşkanımızın özellikle altını çizdiği konu Türkiye’nin uluslararası camiada bulunduğu konumu münasebetiyle ‘Avrupa Birliği’nin, Gümrük Birliği’nin gözden geçirilmesi konusunda destek olun. Gazze konusunda soykırıma karşı destek olun. Filistin Devleti’nin dünyadaki tüm devletler tarafından tanınmasına destek olun. KKTC’nin sadece birkaç ülke tarafından değil, Avrupa Birliği nezdinde de devlet olarak tanınmasına destek olun. Konuşurken de dilimizi sivriltmeyelim, birbirimizi gördüğümüz zaman sırtımızı dönmeyelim. Türkiye’ye hizmet etmeye çalışan siyasi partilerin genel başkanları gibi birlikte hareket etmenin yolunu bulalım. Ama ne olur hamaset yapmayın’ mealinde şeyler söyledik. Oradan çıktıktan sonra farklı farklı işler oldu. Genel başkan sanki hiç orada değilmiş gibi değişik değişik şeyler söylüyor. Mesela Cumhurbaşkanımız dedi ki ‘Bizim aldığımız ekonomi politikalarıyla ilgili maliye bakanımız size bilgi verebilir veya bir arkadaşınız gidip maliye bakanımız kabul ederek bilgilendirebilir.’ Özgür Özel Manisa’da bir açıklama yapıyor; ‘Benim genel başkan yardımcım gidecek, maliye bakanına ekonomi dersi verecek.’ Allah rızası için bu siyasette normallik mi, anormallik mi? Mehmet Şimşek’i dünya kabul etmiş, programı çok iyi okuyan, bilen, icra eden birisi. Ona Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı pazartesi gidip ders verecekmiş. Maliye bakanının yerinde olsaydım o konuşmadan sonra genel başkan yardımcısını kabul etmezdim. AK Parti’de görev yapan arkadaşlarımızın ders alacak, eksik olduğunu ifade etmek hadsizliktir. Bize millet ancak sandıkta gerekli dersi verir, başka kimseden ders almayız” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/feed/ 0
Ampute Milli Takımı Engellilere Sporla Hayat Kazandırıyor https://www.haber60.com.tr/ampute-milli-takimi-engellilere-sporla-hayat-kazandiriyor/ https://www.haber60.com.tr/ampute-milli-takimi-engellilere-sporla-hayat-kazandiriyor/#respond Thu, 16 May 2024 00:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31946 Ampute Milli Takımı Takımı Teknik Direktörü İsmail Temiz, “Ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımıza, engelli kardeşlerimize sporcu kimliği kazandırarak ülkelerine hizmet etmeleri, çalışma hayatına kazandırarak sosyal hayatta katılmaları çok önemli. Bunu yolu da spor, kültür ve sanattan geçiyor” dedi.

Fransa’da gerçekleşecek Avrupa Şampiyonası öncesi Çorum’da kampa giren Ampute Milli Takımı’nda teknik heyet ve futbolcular, üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Dünya Engelliler Haftası nedeniyle Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Başarı Engel Tanımaz” konulu söyleşiye katılan milli takım oyuncuları tecrübelerini gençlerle paylaştı.

“Engelli ve engellinin ne olduğunu bilmiyoruz, bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum”

Söyleşide konuşan Ampute Milli Takımı Takımı Teknik Direktörü İsmail Temiz, engelli ve engellinin ne olduğunu bilmediğimizi, bunu eğitim sisteminin bir eksikliği olarak gördüğünü belirterek, ” Türkiye’de 11 milyonun üzerinde engelli vatandaşımız yaşıyor. Bu engelli kardeşlerimizden bizim alanımıza giren ya da Avrupa’da futbol oynayabilecek engelli sayısı azımsanamayacak kadar az değil. 5,5 milyona yakın ortopedik engelli vatandaşımız var. Amacımız öncelikle engellilerimizi sporla hayata kazandırmak. Engellinin ne olduğunu bilmiyoruz. Bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum. Nasıl diyeceksiniz. Amiyane tabirle söylüyorum. Gördüğümüze topal, kör, sağır diyebiliyoruz. Kendi adıma söylüyorum. Mayına bastım. Dünyaya tekrar gelmiş gibi oldum. Dünyayı yeniden tanıdım. Kendim engelli kalana kadar engelli ve engellilerin ne çektiğini bilmiyordum” ifadelerini kullandı.

“Sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek şeyler yapılabilir”

“İlkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir” diyen Temiz, “İlkokulda, ortaokulda, lise de, ilgili bölümlerde üniversitede engellinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Sokakta yürürken engellinin yürüyüşünden, tavırlarından, hareketlerinden çok rahat engelli olduğunu anlayabiliyorum. Kendimde protez kullanıcısı olduğum için attığı adımdan insanların neler çektiğini anlayabiliyorum. Şu an dışarıdan beni rahat bir şekilde engelli değil diyebiliyorsunuz. Ayağımda protez var rahat kullanabiliyorum. Ama bir sivilce çıktığımda her adım attığımda canımın yandığından haberiniz olmuyor. Sadece özel günlerde değil her zaman engel ve engellinin ne olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Dolaysıyla ilkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir. Bu bir ders olsa insanlarda farkındalık oluşabilir” şeklinde konuştu.

“Engelli olmak dünyanın sonu değil”

Engelli olmanın dünyanın sonu olmadığını vurgulayan Temiz, “Düsturum yüce Allah’ın bahşettikleri kaybettiklerimizden ibaret değil diyerek yolumuzda yürümeye devam ettik. Ben bir ayağımı kaybettim. Dünyanın sonu değil. Biz uzvumu kaybettim. Dünyanın sonu değil. Ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımıza, engelli kardeşlerimize sporcu kimliği kazandırarak ülkelerine hizmet etme, özgüvenlerini yerine getirme, çalışma hayatına kazandırarak sosyal hayatta katılmaları çok önemli. Bunu yolu da spordur. Kültürdür. Sanattır. Üniversitelere gittiğimizde millilikten dolayı üniversiteye girip orada mezun olup bugün beden eğitimi öğretmeni kendi bilimsel alanlarında devam edebilme fırsatları var. Dolaysıyla ülkemizde bundan sonraki süreçlerde bunlara ehemmiyet vermeli” diye konuştu.

“İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer”

Müfredata engel ve engellilikle ilgili derslerin girmesi temennisinde bulunan Temiz, “Şunun farkında olmalıyız. Engelli hayatımızın her yerinde var. Ama şunu yapmamamız gerekiyor. Engelliye acımamamız gerekiyor. O insanlara fırsat vereceğiz ve onlar gibi düşüneceğiz. Sonrasında da onlar yanından tekerlekli sandalye ile yanından geçerken farkında bile olmayacağız. Önümüzdeki günlerde, yaşadığımız süreç içerisinde bu söylediklerimizi bizlerde görürüz. İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer. Sonucunda insanlar bunları düşünerek hareket eder. Kaldırımlarımız daha iyi olur. Asansörlerimiz buna göre dizayn edilir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Ay yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız”

Ampute milli takım oyuncularından Şehmuz Erdinç ise, engellilerin neleri başardığını dünyaya gösterdiklerini belirterek, “Türkiye’de ampute futbol biraz hızlı gelişti. Bu işe medyanın büyük desteği oldu. Avrupa şampiyonu olduğumuzda gündeme geldik. Sosyal medyanın ve medyanın etkisi çok büyük. Bizler kimsenin engelli olmasını istemiyoruz. Ancak doğuştan engelli vatandaşlarımız, sonradan engelli olan vatandaşlarımızın neler başarabileceğini insanlara göstermiş olduk. Sadece Türk halkına değil dünyaya da göstermiş olduk. Bizi çok sevmeyen Avrupa’ya da göstermiş olduk. İki kez Avrupa şampiyonu olduk. Üçüncü Avrupa şampiyonluğuna gidiyoruz. Bizi gerçekten nefret derecesinde sevmiyorlar. Ama biz ay-yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Program sonra Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat, söyleşiye katılan Teknik Direktör İsmail Temiz, Barış Telli, Emin Tiryaki, Umutcan Günay, Coşkun Peker, Şehmuz Erdinç ve Erdi Arslan’a çiçek verdi. – ÇORUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/ampute-milli-takimi-engellilere-sporla-hayat-kazandiriyor/feed/ 0
TMMOB: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, çağ dışı bir rejime çevrilmiş durumdadır https://www.haber60.com.tr/tmmob-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-cag-disi-bir-rejime-cevrilmis-durumdadir/ https://www.haber60.com.tr/tmmob-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-cag-disi-bir-rejime-cevrilmis-durumdadir/#respond Thu, 09 May 2024 22:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31016 (ANKARA) – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla sunduğu müfredat taslağına ilişkin “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, iktidarın YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, tarikat ve cemaatlerle iş birliği içinde yürüttüğü 4-6 yaş Kur’an kursları, ÇEDES gibi projeleri ve geçmişteki gerici uygulamalarını tamamlayıcı niteliktedir. Türkiye’nin yönü çağ dışı bir rejime çevrilmiş durumdadır” açıklamasını yaptı.

TMMOB, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla sunduğu yeni eğitim öğretim müfredat taslağına ilişkin açıklama yaptı. “AKP iktidarında Cumhuriyetin laiklik, çoğulcu demokrasi, kamu/toplum yararı, bağımsız yargı gibi pek çok alanda olduğu gibi eğitim-öğretimde de karşı-devrimci nitelikte köklü dönüşümler yaşanmıştır” ifadelerine yer verilen açıklamada öne çıkan başlıklar şöyle:

“TÜRKİYE’NİN YÖNÜ ÇAĞ DIŞI BİR REJİME ÇEVRİLMİŞ DURUMDADIR”

“İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, aile çalıştayları, Medeni Kanun’un değiştirilmesi, karma eğitimin kaldırılmak istenmesi ve yükseltilen şeriat talepleri ile Türkiye’nin yönü çağ dışı bir rejime çevrilmiş durumdadır. Oluşturulan fiili durumlar Anayasa değişiklikleri ile kalıcı hale getirilmeye çalışılmış ve çalışılmaktadır.

“EVRENSEL VE BİLİMSEL DERSLER ADETA ANGARYA GİBİ GÖSTERİLMEKTE”

Bu gerici dönüşüm, Türk siyasetinin yumuşama dönemine girdiğinin iddia edildiği bir dönemde, iktidarın doğasına uygun olarak tüm hızıyla devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ daha isminden başlayarak bunun son örneğini olduğunu ortaya koymaktadır. Ortaya atılan bu model ile dilden tarihe, felsefeden fen bilimlerine varıncaya dek tüm laik ve bilimsel içerikler tamamen yok edilmekte, fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi evrensel ve bilimsel dersler adeta angarya gibi gösterilmektedir. Bilim ve fen bilgisine dayanan derslerin önemsizleştirilerek, ders programları içerisinde ağırlıklarının azaltılması ile mühendislik ve mimarlık eğitimlerinin niteliğinin daha da düşmesine neden olacaktır.

“ADETA AKP GENEL BAŞKANI’NIN ‘BÜTÜN OKULLAR İMAM HATİP OLACAK’ VAADİ GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR”

Diğer yandan 8. sınıflar için olan T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde ders adı dışında inkılaplar/devrimler yoktur; ‘laiklik’ sadece bir defa ve en sondaki ‘anahtar kavramlar’ içinde geçmekte ama bu sözde ‘anahtar kavram’ ana metinde hiç yer almamaktadır. Söz konusu çerçeve metinlerde, ‘maarif’ ve birçok Türkçe kökenli olmayan sözcük devreye sokularak Cumhuriyet döneminde dilin Türkçeleştirilmesi yönünde atılan bütün ileri adımlar yok edilmektedir. Gerçek ahlaki değerlerin ayaklar altına alındığı böyle bir dönemin iktidarı tarafından tanımlanan ‘Değerler’ tüm ders içeriklerinde yaygınlaştırılmakta, fıtrat, mahremiyet, edep, iffet, sünnetullah gibi kavramlarla neredeyse bütün derslere dini bir içerik verilmekte, adeta yıllar önce AKP Genel Başkanı tarafından dillendirilen ‘Bütün okullar imam-hatip olacak’ vaadi gerçekleştirilmektedir.

“MEDENİ KANUN’UN ÇERÇEVESİNİ GEÇERSİZLEŞTİREN İÇERİKLER YER ALMAKTA”

Aile ve toplumsal cinsiyet ilişkileri, Medeni Kanun’un çerçevesini geçersizleştiren bir içerikte yer almaktadır. Aile kurmanın fıtrata uygunluğu, aile reisinin hak ve sorumlulukları ile devlet yöneticilerinin hak ve sorumlulukları arasında benzerlik kurulması, İslam Hukuku’nda aile kurmanın şartları, evlenme, boşanma, miras gibi konularda dini uygulamaların temel alınması, aileye ayet ve hadisler ışığında önem verilmesi söz konusudur.

“ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER OLAĞANLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”

Modelde kadının çalışma hayatına girmesi, çocuk sayısı, evlenme yaşının yükselmesi, boşanma-ayrılma, tek ebeveynli aileler, çocukların ve aile büyüklerinin bakımında aile dışı kurumların yaygınlaştırılması sorun olarak sunulmaktadır. Kadınları kamusal yaşamın dışına çıkarmayı amaçlayan siyasal İslam ideolojisi, bunu tüm eğitim kurumlarında ve kademelerde yaygınlaştırmayı amaçlamakta, çocuk yaşta evlilikler olağanlaştırılmaya çalışılmaktadır.

“TOPLUMU TOTALİTER TARZDA BİÇİMLENDİRMEYİ HEDEFLEMEKTEDİR”

‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’, iktidarın YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, tarikat ve cemaatlerle işbirliği içinde yürüttüğü 4-6 yaş Kur’an kursları, ÇEDES gibi projeleri ve geçmişteki gerici uygulamalarını tamamlayıcı niteliktedir. Model egemen mezhep eksenli dini temellere dayandırılan manevi değerler, ahlak, fıtrat gibi belirlenimler üzerinden siyasal İslamcı sömürü-rant, zulüm düzenine ucuz işgücü olarak hizmet edecek olan kindar-dindar kuşaklar yetiştirmeyi ve toplumu totaliter tarzda biçimlendirmeyi hedeflemektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tmmob-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-cag-disi-bir-rejime-cevrilmis-durumdadir/feed/ 0
Eğitimde dinselleşme iddiası: Müfredat değişikliğiyle Kuran-ı Kerim zorunlu ders mi olacak? https://www.haber60.com.tr/egitimde-dinsellesme-iddiasi-mufredat-degisikligiyle-kuran-i-kerim-zorunlu-ders-mi-olacak/ https://www.haber60.com.tr/egitimde-dinsellesme-iddiasi-mufredat-degisikligiyle-kuran-i-kerim-zorunlu-ders-mi-olacak/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29914

MELTEM KARAKAŞ

(ESKİŞEHİR) -Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Sertaç Durdu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Eğitimin anaokulundan üniversiteye kadar dinselleştirilmeye çalışıldığını belirten Durdu, “Örneğin aldığımız bilgilere göre Kuranı Kerim’in anlam dünyası diye zorunlu ders getirilmeye çalışıyorlar. Özellikle Arapça dersi de ikinci yabancı dil olarak okutulması planlanıyor. Gelen bilgiler bu yönde” dedi.

Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Sertaç Durdu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı. Bakanlığın eğitim sendikalarından görüş almadığını belirten Durdu, müfredat değişikliğiyle anaokulundan üniversiteye kadar eğitimde dinselleşme uygulamalarının hayata geçirilmek istendiğini söyledi.

“SENDİKALARA VE EĞİTİM EMEKÇİLERİNE SORULMADAN BİR MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAK ÜZERELER”

Sertaç Durdu, şöyle konuştu:

“Baktığımız zaman aslında 1980 yılından itibaren, darbe döneminden itibaren bir eğitimde dinselleşme adı altında müfredat değişiklikleri yapılıyor. Zorunlu din dersleri bilindiği gibi 1980 darbesinden sonra hayatımıza girdi, müfredata girdi. Ondan sonra 2002 yılında AKP iktidarının gelmesiyle de birlikte düzenli olarak her yıl müfredatta bazı değişiklikler yapılmaya devam etti. Bu değişikliklere baktığımız zaman tamamen iktidarın siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusuna yapılmış değişiklikler olduğunu görüyoruz. Şu anda da baktığımız zaman yeni müfredat hazırlıkları var ve eğitimin bileşenleri olan sendikalara ve eğitim emekçilerine sorulmadan bir müfredat değişikliği yapmak üzereler.

“EĞİTİMDE SADELEŞME ADI ALTINDA BİR MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ YAPILIYOR”

Gelen bilgilerden dolayı biz de eleştirilerimizi sunabiliyoruz. Çünkü net bir bilgimiz de yok. Yeni aldığımız bilgilere göre eğitimde sadeleşme adı altında bir müfredat değişikliği yapılıyor. Bu sadeleşmeyi de kendi siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusunda yapıyorlar. Örneğin aldığımız bilgilere göre Kuranı Kerim’in anlam dünyası diye zorunlu ders getirilmeye çalışıyorlar. Özellikle Arapça dersi de ikinci yabancı dil olarak okutulması planlanıyor. Gelen bilgiler bu yönde.

“GENEL MERKEZİMİZ BAKANLIĞA YAZI YAZDI, CEVAP ALAMADI”

2012 yılında dört artı dört artı dört sistemine geçildi. Geçen bu 12 yıllık süreçte eğitim sisteminde birçok kez değişiklikler yaşandı. Ama bu değişikliklerin bilimden uzak, evrensel değerlerden uzak değişiklikler olduğu görülüyor. Biz Eğitim Sen olarak evrensel değerleri baz alan, bilimi baz alan bir müfredat olmasını talep ediyoruz. Zaten bunun için de bir düzenli olarak demokratik eğitim kurultayları düzenliyoruz ve bunları Milli Eğitim Bakanlığı’na sunuyoruz. Müfredat değişikliğiyle ilgili de bilgi sahibi olmadığımız için genel merkezimiz yazıyla bakanlığa bir yazı gönderdi ama bir dönüş yapılmadı maalesef bakanlıktan. Tek din, tek mezhep üzerine kurulu bir eğitim sistemi kabul edilemez. Bilimsel, demokratik, laik bir eğitim sistemi için mücadelemizi sürdürmemiz gerekiyor.

“EVRİM TEORİSİNİ ÇIKARTIP YARATILIŞI EKLİYORLAR”

Bilimsel derslere baktığımızda biyoloji dersini örnek verebiliriz. Biyoloji dersinde evrim teorisini çıkartıp yerine yaratılışı ekliyorlar. Bu da bilimsellikten uzak. Dinsel eğitim anaokulundan itibaren verilmeye çalışılıyor. Biz buna da yüksek sesle karşı çıkmak zorundayız. Soyut kavramlar üzerinden çocuklara bu derece pedagojiye aykırı şekilde eğitim verilmesini de kabul etmiyoruz.

“ANAOKULUNDAN ÜNİVERSİTEYE KADAR EĞİTİMDE DİNSELLEŞME UYGULAMALARI”

Anaokulundan üniversiteye kadar yapılan bu eğitimde dinselleşme uygulamalarına karşı çıktığımızı bir kez daha kamuoyuna sunuyoruz. Özellikle gündem olan ÇEDES protokolleriyle eğitimin dinselleştirilmesine MESEM üzerinden Eskişehir’de de yeni okullar eklenmeye başlanıyor. Süleyman Şah Anadolu Lisesi de bunlardan biri. MESEM ile de çocuk işçiliğini meşrulaştırma yoluna gidiyorlar. Buna da çocuk işçiliğine karşı çıktığımızı belirtmek isteriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/egitimde-dinsellesme-iddiasi-mufredat-degisikligiyle-kuran-i-kerim-zorunlu-ders-mi-olacak/feed/ 0
Eğitim Sendikalarından MEB’in Yeni Müfredat Programına Tepki: “Tekkede Mürid mi Yetiştiriyorsunuz?” https://www.haber60.com.tr/egitim-sendikalarindan-mebin-yeni-mufredat-programina-tepki-tekkede-murid-mi-yetistiriyorsunuz/ https://www.haber60.com.tr/egitim-sendikalarindan-mebin-yeni-mufredat-programina-tepki-tekkede-murid-mi-yetistiriyorsunuz/#respond Fri, 26 Apr 2024 22:51:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29525 HABER: OGÜN AKKAYA

(ANKARA) – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli” müfredatına ilişkin açıklama yapan Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, “Tekkede murid mi yetiştiriyorsunuz? diye sorarken, Eğitim Sen müfredatı, “MEB’in ‘yeni müfredatı’, düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen ve yorumlamayan robot ve ruhsuz nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlandı. Mesele bilim ve demokrasi değil, çağdışı ‘dava’dır. Öğretim programlarında bilimsel eğitimle ilgili olan pek çok nokta özenle ‘ayıklama’ya tabi tutulurken, iktidarın inşa etmekte olduğu ‘yeni rejim’i ve onun ‘2023 vizyonu’nu merkez alıp, açık ve gizli (örtük) amaç ve değerleri programlara ustaca yerleştirerek kendilerince ‘dini’ ve ‘milli’ bir müfredat oluşturulmak istendiği açık” diye değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı “Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli” müfredatının taslağını paylaştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda söz konusu taslağın görüş ve önerilere açık olduğunu belirterek, “Tecrübe, öneri ve desteğiniz bizler için önemli. Sadece son bir yılın değil, on yıllık uzun soluklu bir çalışma ile meydana getirdiğimiz; akademisyen, öğretmen ve paydaşlarımızın yoğun çalışma ve katkılarıyla ortaya çıkan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını taşıyan yeni müfredat çalışmamızı kamuoyunun ve eğitime gönül veren herkesin görüşlerine sunduk” sözleriyle duyurdu.

EĞİTİM İŞ SENDİKASI’NIN DEĞERLENDİRMESİ

MEB’in açıklamalarının ardından konuya ilişkin Eğitim Sen yazılı bir açıklama yaparken, Eğitim ve Bilim işgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Genel Başkanı Kadem Özbay da ANKA Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Kadem, “İçerisinde çok şık ahlak erdem kamil insan vurguları var. Cumhuriyet bir ya da iki kez geçiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün adı hiç geçmiyor. Tekkede mürid mi yetiştiriyorsunuz? Yoksa çağın gereğinde öğrenci mi yetiştiriyorsunuz? Bu müfredat bir parti programıdır. Cumhuriyet değerlerine uyan bir müfredat değildir. Maarif kelimesi de müfredatın ne olduğunu vurguluyor. Çocuğun akademik gelişiminden yana değil, ahlakını baskılayan bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor. Bilimsellik vurgusu yok denecek kadar az. Buradan soruyorum müfredatla mürid yetirilmesi mi amaçlanıyor?” diye konuştu.

“YENİ MÜFREDATLARIN TARİKAT VE CEMAATLERİN BELİRLEDİĞİ İÇERİKTE OLACAĞI KUŞKUSUZDUR”

Eğitim Sen ise konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşler yer verdi:

“Tüm ülkeyi ve gelecek nesilleri yakından ilgilendiren eğitim müfredatı gibi bir konuda, müfredatın siyasal ve ideolojik olarak iktidara yakın çevrelerin müdahalesiyle daha da geriye götürülmesi, bilime ve aydınlanma düşüncesine karşı resmen bayrak açılması söz konusudur” denilen açıklamada “Ders kitaplarında bir süredir sürdürülen ‘sadeleştirme’ ve ‘basitleştirme’ uygulamalarının doğrudan bilim, felsefe, tarih ve sanat derslerini hedef alması, bilim derslerinde ünite ve kazanım sayılarının azaltılması, başta tarih dersleri olmak üzere, büyük ölçüde “dini” ve “milli” öğeler ve referanslarla donatılmış bir müfredat oluşturulduğu görülmektedir. Ülkeye aydın, ilerici ve değişimci nesiller gerekirken bu müfredatlarla daha geriye doğru bakan, çağdışı zihniyetle donanmış nesillerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Yeni müfredatların, bilim, teknoloji ve çağdaşlıktan ziyade tarikat ve cemaatlerin belirlediği bir biçim ve içerikte olacağı kuşkusuzdur.”

Türkiye’nin nasıl bir müfredata ihtiyacı olduğunu 11 maddede sıralayan Eğitim Sen, “Yeni müfredat hazırlıkları konusunda sorunun eğitim biliminin temel ilkeleri göz önünde bulundurarak hayata geçirilmesi gerektiği açık. Eğitim Sen, eğitimin toplumsal bir olgu olarak ele alınıp, bu olguyu tanımlayan değişkenlerin bütünsel bir çerçeve içinde analiz edilmesi gerektiğini düşünmektedir” değerlendirmesini yaptı ve müfredat programı ile ilgili şu önerileri sundu:

  • Eğitim müfredatı hazırlanırken bilimsel, demokratik, laik, bireyin yanı sıra aynı zamanda toplumsal faydayı da gözeten, insan hak ve özgürlüklerine dayalı eğitim programlarının oluşturulması gereklidir. Bu çerçevede yaratıcı ve eleştirel düşünen, üretici, çevre bilincini kazanmış, toplumsal sorunlara duyarlı, kendine güvenen, demokrasiyi özümsemiş, insan hak ve özgürlüklerini ön planda tutan, eşitlikçi, adalet duygusu gelişmiş bireylerin yetiştirilmesini hedefleyen eğitim programları oluşturmak temel hedef olmalıdır.
  • Dil bir iletişim aracı olmanın yanı sıra o dili konuşan toplumun tarihinin ve kültürünün taşıyıcısıdır. Farklı dillerin varlığını inkar eden, onları dışlayan “tek dil-tek millet” ideolojisi terk edilerek çok dillilik temelinde anadilinde eğitim müfredat içeriklerine eklenmelidir.
  • Müfredatın içeriği bilgi ve değerler, demokrasi karşıtı (dinci-gerici istismara dayanan, ırkçı, etnik ayrımcı, bölgeci, cinsiyetçi, farklı renk ve kültürleri aşağılayıcı, savaş yanlısı, çevre düşmanı, piyasacı vb.) öğeler asla olmamalı, var olanlar çıkarılmalıdır.
  • Müfredatta yer alan konu, amaç, hedef, öğretim ilke ve yöntemleri ve kavramları, çocukların sosyal ve kültürel gelişim düzeylerine uygun olmalıdır.
  • Müfredat, sınav ve not sistemi üzerine kurulmamalı. Çünkü sınav ve not sistemi, geliştiren değil, eleyen ve seçen bir sistemin ürünüdür. Ölçme ve değerlendirme, öğretmen-öğrenci-veli üçgeninde kurulmalı ve nicelik değil, nitelik ölçülmeli. Ölçmenin amacı, elemek değil, niteliğin yer ve düzeyini belirlemek olmalıdır.
  • Ders kitaplarının sermaye çevrelerinin çıkarları ile dinsel kural ve referanslara göre hazırlanması uygulamalarına derhal son verilmeli, bilimsel ve pedagojik ilkelere uygun tarzda hazırlanması sağlanmalıdır.
  • Ders kitaplarında gözlenen tekdüzelik son bulmalı, içerik bilimsel, sistematik ve öğrenciye göre olmalı. Seçilen konular ile konuların ele alınış biçimi program hedeflerine uygun ve ilgi çekici şekilde düzenlenmelidir.
  • Ders kitabı uygulama aşamasında çeşitli öğretim yöntemlerini kullanmaya olanak sunmalı; öğrencinin katılımı, merak, yaratıcılık ve eleştirel düşünme yönleri ön plana çıkarılmalı. Ders kitapları, onu kullanan öğrencileri araştırma, sorgulama ve bilgilere ulaşma çabasına dahil edecek bir yapıda hazırlanmalıdır.
  • Ders kitaplarında öğrencilerin okuduklarından zevk almalarını sağlama, düşünme becerilerini teşvik eden etkili sorgulama teknikleri kullanma, eleştirel düşünme ve kendi kendine öğrenmeyi teşvik etme yaklaşımı kendini göstermelidir.
  • Öğrencinin ve öğretmenin kontrol edemediği hiçbir araç, eğitimin temel unsu­ru haline getirilmemeli. Özellikle bireyin davranış, beceri ve yetenek gelişimine odaklanan ilk ve ortaokul düzeyinde bilgi teknolojilerinin yanlış kullanımının öğrencinin gerçek hayatla bağını koparabileceği riski göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Müfredat hazırlıkları sürecinde sermaye ve iktidar odaklarının ekonomik, siyasal ve ideolojik çıkarlarına yönelik düzenlemeler yer almamalı, sendikalar, bilim çevreleri ve öğrenci-veli temsilcilerinin müfredat hazırlanmasında katılımı sağlanmalıdır.

“İLKOKUL ÇOCUKLARINA ASKER, DARBE, SİLAH, ÖLÜM GİBİ KONULARIN ANLATILMASI ‘PEDAGOJİK CİNAYET’TİR”

“Müfredat değişiklikleriyle darbeler ve cuntaların da tarih ders kitaplarında okutulacak olması, dersleri militaristleştirecektir” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, şöyle devaml edildi:

“Bakan Tekin’in bugüne kadar yaptığı açıklamalardan çıkarılabilecek en somut sonuç, yeni eğitim müfredatının, tüm derslerde sarmal olarak ‘dini’ ve ‘milli’ değerleri temel alan, farklılıkları ötekileştiren bir içerikte hazırlıkların yapılmış olmasıdır. Yıllardır iktidar eliyle adım adım hayata geçirilen eğitimde dinselleşmenin son halkasının yeni müfredat üzerinden tamamlanması hedeflenmektedir.

Dönem başında tüm okullarda bir hafta boyunca şiddet görüntüleri eşliğinde gelişme çağındaki ilkokul öğrencilerine, sakıncalı olmasına rağmen, zorla izlettirilen ’15 Temmuz darbe girişimi’nin eğitim müfredatına girmesi ve bu darbe girişiminin ulusal bayramlar arasında sayılması, hatta felsefe dersi müfredatı içine yerleştirilerek anlatılmak istenmesinin eğitim bilimine ne kadar katkısı olacağı tartışmalıdır. AKP ilk dönemlerinde müfredat ve ders kitaplarından militarist değerleri ayıklamakla övünürdü. Şimdi ise 12 Eylül darbecilerinin çizgine geldi. İlkokul çocuklarına asker, darbe, silah, ölüm gibi konuların anlatılması ‘pedagojik cinayet’tir.

“MEB YANLIŞLARINDAN DERS ALMAYI HALA ÖĞRENEMEDİ”

Siyasi iktidarın ve MEB’in geçtiğimiz 22 yıl içinde eğitim politikaları alanında ve uygulamada göstermiş olduğu pratik, yeni müfredatın nasıl bir içerikte olacağı ve eğitim sistemini hangi yöne doğru götürmek istediği konusunda yeterince ipucu vermektedir. MEB’in 2005’ten bugüne kadar yaptığı hiçbir programda önceden ihtiyaç analizi yapılmadı, programa uygun altyapı düzenlenmedi ve öğretmenler programların uygulanması konusunda yeterince eğitilmedi. Yanı sıra, programın uygulanma sürecine ilişkin planlama, pilot uygulama ve değerlendirmeler de gerçekleştirilmedi. Sürekli aynı yanlışı yaparak farklı sonuçlara ulaşılamayacağı bilinmesine rağmen, MEB’in aynı yanlışı tekrarlaması dikkat çekicidir. MEB, eğitimle ilgili bir kurum ama yanlışlarından ders almayı hala öğrenemedi. Ders alınmadığı sürece de bunun maliyeti artacak ve bu maliyeti de Türkiye halkları ödeyecektir.

“DİNİ” VE “MİLLİ MÜFREDAT”

MEB’in ‘yeni müfredatı’, düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen ve yorumlamayan robot, ve ruhsuz nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlandı. Mesele bilim ve demokrasi değil, çağdışı ‘dava’dır. Öğretim programlarında bilimsel eğitimle ilgili olan pek çok nokta özenle ‘ayıklama’ya tabi tutulurken, iktidarın inşa etmekte olduğu ‘yeni rejim’i ve onun ‘2023 vizyonu’nu merkez alıp, açık ve gizli (örtük) amaç ve değerleri programlara ustaca yerleştirerek kendilerince ‘dini’ ve ‘milli’ bir müfredat oluşturulmak istendiği açık.

“MÜCADELE” MESAJI

Eğitim sisteminde yaşanan dönüşümler, içinde bulunulan ekonomik, toplumsal ve siyasal sistemin gelişim süreçlerinden ayrı ya da bağımsız değildir. Bir ülkenin eğitim sistemi, bir bütün olarak içinde yaşanan toplumun gerçekliğini yansıtır. Burada sadece ekonomik düzey değil, toplumsallaşma süreçleri, cinsiyet eşitsizlikleri, ideolojik konumlar, sınıflar arası güç ilişkileri vb. gibi oldukça karışık bir dizi ilişki devreye girer. Bu nedenle Türkiye gibi ülkelerde laiklik ve laik eğitim mücadelesi, okulda ve toplumda yürütülen demokrasi ve özgürlük mücadelesinden ayrı değildir. Eğitim sistemi ve okullar ya tamamen egemen ideolojiye teslim edilecek ya da çocuk ve gençlerin nasıl bir eğitim alması, nasıl bir toplumda yaşaması isteniyorsa, onun için mücadele edilecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/egitim-sendikalarindan-mebin-yeni-mufredat-programina-tepki-tekkede-murid-mi-yetistiriyorsunuz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye’de 16 milyon emekli var, birileri ıstakoz yiyor https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-16-milyon-emekli-var-birileri-istakoz-yiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-16-milyon-emekli-var-birileri-istakoz-yiyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 00:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28207

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de; AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımına ilişkin soruya “Türkiye’de 16 milyon emekli var: Bunların çok önemli bir kısmı 230 euro ile geçiniyor diyorum. Bu cümlenin İngilizce ve Almanca tercümesini hata sanıyor dünyadaki liderler. Birileri bu ülkede 1 ayını 230 euro ile geçinmeye itilmiş 15-16 milyon emekli varken, birileri o euroları veriyor o ıstakozları yiyor, onu paylaşıyor. Erdemliler hareketi diye kurulmuş bir hareket dün grup toplantısında öz eleştiri yapmak yerine ‘seçimleri biz kazandık’ diyor. Seçmenin mektubunu balkonda okuyup grupta masal okumaya başlamak ders almamak demektir. O zaman size daha çok verilecek ders var sandıkta. O dersi milletimiz verir” değerlendirmesini yaptı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM’de partisinin grup başkanvekili seçimi için yapılan grup toplantısının ardından parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtladı. Özel, Afyonkarahisar Belediye Başkanı seçildiği için Burcu Köksal’dan boşalan koltuğa seçilen Ankara Milletvekili Murat Emir’i tebrik ederek sözlerine başladı. Grup Başkanvekilliği için 2 aday olduğunu anımsatan Özel, şöyle konuştu:

“CHP, PARTİ İÇİ DEMOKRASİ, GRUP İÇİ DEMOKRASİYİ İŞLETMEYE DEVAM EDECEK”

“2 adayımız arasından hiçbir ayrım gözetmeksizin bir demokratik yarışı teşvik ettik. Adaylarımızdan bir tanesi birinci turda salt çoğunluğu alarak Murat Emir, Meclis’te emeği olan hem hukukçu kimliğiyle hem hekim kimliğiyle mecliste çok çalışan, arkadaşımız grup başkanvekilimiz olarak seçildi. Diğer adayımız Sevda arkadaşımız, tüm arkadaşlarımız kadar bu göreve layık olan bir arkadaşımızdı. Bundan sonra da CHP, parti içi demokrasi, grup içi demokrasiyi işletmeye devam edecek.

“31 MART BİR ZAFER DEĞİLDİR, ÇOK BÜYÜK BİR ZAFER İÇİN GÖREVLENDİRİLDİK”

Ben grup başkanvekilliğinden gelen, Meclis görevinin siyasetin ta kendisi olduğunu bilen birisiyim. Grubumuzun Meclis’e devamı, komisyonlarda çalışması noktasındaki hassasiyetimizi bir kez daha dile getirdik. Ben milletvekilinin önemini çok iyi bilen, çok iyi kavrayan, çok iyi vurgulayan birisiyim. Birileri parlamenter sistemi, parlamentoyu yıprata dursun, biz milletvekillerimizi siyasetin odağında, siyaseti birlikte kararlaştırdığımız, birlikte uyguladığımız bir süreç olacak grubumuz. Ortak mutabakatımız şudur; 31 Mart bir zafer değildir çok önemli bir görevdir. Çok büyük bir zafer için görevlendirildik. Bu görev yapılacak 2. yüzyılın ilk genel seçimlerini kazanma görevidir. O görevi bilinciyle çalışıyoruz. O görev bilinciyle çalışacaklar.

“BİR OYLA KAZANILACAK BİR SEÇİMİN BİLİNCİNDEYİZ”

Milletvekillerimizin, belediye başkanı olmasından boşalan illerimize özel görevlendirmelerimiz olacak. Milletvekilimizin olmadığı illerimizde görevlendirmeler olacak. Yerel seçimlerde stratejik çalıştık. Risk ve fırsat illerinde çalıştık. ve çok önemli bir başarı elde ettik. Şimdi bütün Türkiye fırsat risk illerinden oluşmaktadır CHP için. Bir oyla kazanılacak bir seçimin bilincindeyiz. O bir oy için arkadaşlarımız basılmadık yer, gidilmedik il, gidilmedik ilçe bırakmadan çalışacaklar. Grubumuza güveniyorum. Bundan sonra sıkça kapalı grup toplantıları yapacağız. Önümüzdeki siyaseti birlikte okuyup, birlikte kurup, hep birlikte uygulayacağız.”

“ANAYASA MESELESİNDE ÇERÇEVEYİ MİLLET ÇİZER”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yeni anayasa çalışmaları için yapacağı temaslarda yaklaşımlarının ne olacağı sorusu üzerine Özel, “Anayasa meselesi, Numan Kurtulmuş’un çizdiği çerçeveyi kendisiyle tartışmak isterim. Kurtulmuş’a her zaman kapımız açık konusu ne olursa olsun. Ama anayasa meselesinde olmazsa olmaz görüşlerimiz var. Anayasa meselesinde çerçeveyi millet çizer ve anayasanın ne şekilde değiştirilebileceğini özel bir gündemle ve titizlikle konuşmak lazım” yanıtını verdi.

“MEVCUT ANAYASAYA UYULUYORSA DAHA İYİSİNİ DAHA İYİSİNİ YAPMAK İÇİN ZEMİN OLUŞUR”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 40 artı 1 düzenlemesi önerisine ilişkin de Özel, “Anayasa değişikliğini gerektirecek konular bambaşka bir kapsam. Bir anayasa değiştirmek istiyorsanız mevcut anayasaya uyuyor musunuz diye bakarlar. Mevcut anayasaya uyuluyorsa daha iyisini yapmak, aksayan bir zemin varsa onarmak için müzakere zemini oluşur mu oluşur” cevabını verdi.

Öte yandan Özel, AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz yemeği paylaşımıyla ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı:

“SİZE DAHA ÇOK VERİLECEK DERS VAR SANDIKTA. O DERSİ MİLLETİMİZ VERİR”

“Dün söylüyorum tercüme hatası sanıyorlar, Türkiye’de 16 milyon emekli var. Bunların çok önemli bir kısmı 230 euro ile geçiniyor diyorum. Bu cümlenin İngilizce ve Almanca tercümesini hata sanıyor dünyadaki liderler. Birileri bu ülkede 1 ayını 230 euro ile geçinmeye itilmiş 15-16 milyon emekli varken, birileri o euroları veriyor o ıstakozları yiyor, onu paylaşıyor. Erdemliler hareketi diye kurulmuş bir hareket dün grup toplantısında öz eleştiri yapmak yerine ‘seçimleri biz kazandık’ diyor. Seçmenin mektubunu balkonda okuyup grupta masal okumaya başlamak ders almamak demektir. O zaman size daha çok verilecek ders var sandıkta. O dersi milletimiz verir.”

“BU ÜLKEDE EN İYİ YETİŞMİŞ İSİMLERDEN BİRİSİYDİ, YERİ DOLMAZ”

Ayrıca Özel, bugün hayatını kaybeden partisinin TBMM Grup Müdürü Levent Bayraktar’ın vefatına ilişkin üzüntülerini de dile getirerek “Bu ülkede en iyi yetişmiş isimlerden birisiydi, yeri dolmaz, emaneti emanetimizdir. Ben onu günün birinde Başbakanlık’ta ya da Meclis’te Kanunlar ve Karalar’ın başında görmek arzusundayken hiç olmazsa partisini birinci parti gördü. Nur içinde yatsın, biz kendisini çok seviyorduk hiçbir zaman unutmayacağız” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-16-milyon-emekli-var-birileri-istakoz-yiyor/feed/ 0 Tokat Üniversitesi’nde Azerbaycanlı öğretmenin sanat eğitimi https://www.haber60.com.tr/tokat-universitesinde-azerbaycanli-ogretmenin-sanat-egitimi/ https://www.haber60.com.tr/tokat-universitesinde-azerbaycanli-ogretmenin-sanat-egitimi/#respond Wed, 17 Apr 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27821 Tokat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehemmed Yüzbaşıyev, 2007 yılında Türkiye’ye geldiği günden beri öğrencilerine sanat eğitimi veriyor. Azerbaycan’dan gelen Yüzbaşıyev, öğrencilerin gönlünde taht kurarak, resim sanatının inceliklerini aktarıyor.

17 yıldır Tokat Üniversitesi’nde eğitim veren Tokat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehemmed Yüzbaşıyev, özellikle Azerbaycan Türkçesiyle öğrencilerin dikkatini çekiyor. Öğrenciler, ilk başta öğretmenlerinin Erzurumlu olduğunu sansalar da onunla tanıştıklarında gerçek kimliğini öğreniyor. Tokat’ı memleketi gibi gören Yüzbaşıyev, öğrencileriyle resim sanatını çalışarak Türkiye’deki vatanını bulduğunu ifade ediyor. Öğrencileriyle iletişimde herhangi bir sorun yaşamayan Yüzbaşıyev, Türk soylu devletlerarasında en yakın ilişkinin Azerbaycan ve Türkiye arasında olduğunu vurguluyor. Dil benzerliği sayesinde iletişimde herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını belirtiyor.

Tokat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehemmed Yüzbaşıyev, arkadaşının önerisi üzerine 2007 yılında Azerbaycan’dan Tokat’a geldi. Tokat Üniversitesi’ne yaptığı akademik başvurusunun onaylanması üzerine eşini de alarak Türkiye’ye taşındı. 17 yıl boyunca yüzlerce öğrenciye eğitim veren Yüzbaşıyev, kaybetmediği Azeri Türkçesiyle de öğrencilerin gönlünde taht kurdu. Öğrencileri hocalarının şivesinden dolayı il başta Erzurumlu sansalar da gerçeği tanıştıklarında öğreniyor. 8 bin barajı ve özel yetenek sınavıyla alınan 2 öğrenciler Azeri öğretmenlerinden resim sanatının sırlarını öğreniyor.

Tokat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehemmed Yüzbaşıyev, “Burada bizimle beraber müzik bölümünde çalışan bir hocamız vardı. Yusuf Habiboğlu adında doçent vardı. Önce o buraya gelmişti. Bana da buraya gelmek ister misin diye söylemişti. Ben de isterim dedim. Sonrasında da üniversiteden davet edince geldim. 4 Nisan 2007 yılında burada göreve başladım” dedi.

“Tokat benim memleketim”

Türkiye’ye tam olarak alıştığını ifade eden Yüzbaşıyev, “Tokat’ta benim memleketim gibi bir yer. Hiçbir sıkıntı yaşamadım. Burası da benim vatanım gibi bir yerdir. Zaten de vatanımdır. Türkiye’de benim vatanımdır. O yüzden geldik ve burada göreve başladık. Öğrencilerle çalışmalara başladık. Onlara resim sanatını öğretmeye çalışıyoruz. Çok farklı tekniklerde çalışmalar yapıyoruz. Öğrencilerimizle ilk önce karakalem çalışmalarıyla başlayarak sulu boya ve yağlı boya çalışmaları yapıyoruz. Bu konularda onlara bilgi veriyorum. Resim sanatının sırlarını öğretiyorum. Çalıştığımız zaman resme eli yatkın mı belli oluyor. Yetenekli öğrencilere daha hızlı anlıyorlar. Güzel sanatlar lisesinden gelmeyen öğrenciler de oluyor. Onlar da burada bir şeyler öğreniyorlar” diye konuştu.

“Türk soylu devletlerde birbirine en yakın biziz”

Öğrenciliyle iletişimde herhangi bir sorun yaşamadığını vurgulayan Yüzbaşıyev, “İletişimde bir problem yaşamıyorum. Onlar da benim çocuklarım gibiler. Derste birbirimizi anlıyoruz. Ben iletişimde herhangi bir sorun yaşamıyorum. Benim anlattığım dersleri anlıyorlar mı diye de öğrencilerimize sormanız lazım. Azerbaycan Türkçesinde de birkaç kelime farklı. Türk soylu devletler içerisinde birbirine en yakın olan biziz. O yüzden bize kardeş diyorlar. Bir millet iki devlet diyorlar. Dilimiz çok yakın. Buradan Azerbaycan’a giden Türkler de hiç sıkıntı yaşamıyor” dedi.

“İletişim konusunda bir sorunumuz yok”

Resim İş Öğretmenliği 3’üncü sınıf öğrencisi Nazlıcan Evci, “Bir farklılık yok. Zaten hocamız derslere ve bize çok emek veren bir öğretmen. Resim dersimizi biz 2 kişi alıyoruz. Derslerimiz özel ders gibi geçiyor. Bu yüzden de çok şanslıyız. Hocamız bazı kelimeleri farklı söylese de iletişimde herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Zaten kelimelerimiz ve cümlelerimiz hemen hemen birbiriyle aynı, birbirine çok benziyor. O konuda bir sıkıntımız yok” dedi.

“İlk derste hocamızı Erzurumlu sandım”

Zeynep Somuncu ise “İlk geldiğimizde ben hocamızı Erzurum’dan, Kars bölgemizden geldiğini düşünmüştüm. Sonradan tanıştığımızda Azeri olduğunu öğrendim ve çok şaşırmıştım. İletişim konusunda çok problem yaşamıyoruz. İlla ki kelime farklılıkları oluyor ama genelde anlaşıyoruz. Derslerimiz aynı özel ders gibi geçiyor herhangi bir problem yaşamıyoruz. Hocamız detaylı bir şekilde bizimle ilgileniyor. En ufak detayda bile bize çok yardımcı oluyor. Bu bölüme girmek için 8 bin barajıyla ve el becerisi şartı var. El özelliklerimize göre bu bölüme geliyoruz” diye konuştu. – TOKAT

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokat-universitesinde-azerbaycanli-ogretmenin-sanat-egitimi/feed/ 0
Fatih Erbakan, Babası Necmettin Erbakan’ın Kabrini Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/#respond Fri, 12 Apr 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27113 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ramazan Bayramı dolayısıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret etti. Kabir ziyaretinin ardından bir konuşma gerçekleştiren Fatih Erbakan, parti mensupları ve vatandaşlarla da bayramlaştı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ramazan Bayramı vesilesiyle babası Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret etti. Fatih Erbakan’ın yanı sıra ziyarete, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İstanbul İl Başkanı Mustafa Doğan, parti üyeleri ve vatandaşlar da yer aldı. Merkezefendi Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından parti mensupları ile birlikte Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret eden Erbakan, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından bir konuşma gerçekleştirdi. Erbakan daha sonra kabristanda kurulan alanda parti mensubu ve vatandaşlarla bayramlaştı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan konuşmasında, “Başta Gazze olmak üzere tüm ezilenlerin, tüm mazlumların kurtuluşuna Cenabı Allah bu bayramı inşallah vesile eylesin. Burada bulunan cemaatimizin ahirete intikal etmiş bütün geçmişlerine, akrabalarına Cenab-ı Allah rahmetiyle muamele eylesin. Kabri başında hep birlikte hayırla yad ettiğimiz rahmetle andığımız merhum liderimiz Erbakan hocamıza, Hatice Nermin annemize Nizamettin Erbakan amcamıza, Sabiha Erbakan yengemize Cenab-ı Allah gani gani rahmet eylesin. Cenab-ı Allah bizleri onlarla inşallah cennetinde buluştursun duasını yapıyorum. Merhum Erbakan Hocamızı burada hem Kuran-ı Kerim tilavetiyle hem dualarla hem de yaptığımız konuşmalarla elbette ki anıyoruz. Hepimizin çok iyi bildiği gibi her yönüyle örnek bir insandı. Siyasetçi kimliğiyle, akademisyen kimliğiyle, girişimci iş adamı kimliğiyle, öğretmen kimliğiyle, devlet adamı kimliğiyle bir Müslüman olarak huyuyla, ahlakıyla, her yönüyle örnek alınacak bir insandı. Kendisini saatlerce anlatsak, günlerce anlatsak, zaman yetiştiremeyiz” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anarken 3 temel derse dikkat çeken Erbakan, “Birinci ders İslamsız saadet olmaz dersiydi. Bir insan dünyada da ahirette de kurtuluşa ermek istiyorsa, saadet ve selamete ulaşmak istiyorsa mutlaka Cenabı Allah’ın ipine sarılmak zorundadır. İslam’dan başka saadet ve selamet yolu yoktur. İslam sadece ahiret saadeti için değil, dünya saadeti için de gönderilmiştir. Bu nedenle bir insan dünyada da ahirette de kurtuluşa ermek için İslam’a sarılacak. Bu dersi bütün muhatap olduğu insanlara, kitlelere bütün hayatı boyunca ve mücadelesi boyunca rahmetli Erbakan Hocamız verdi. Vermiş olduğu ikinci ders cihadsız İslam olmaz dersi. İslam dininin cihad dini olduğunu, dünya imtihanından geçer not alabilmek için mutlaka cihad dersinden geçer not almamız gerektiğini bizlere öğretti. İslam alemine öğretti ve hatırlattı. Üçüncü dersi de bu cihad farzını eda ederken mücadele edeceğimiz unsurlar dünya Siyonizm’idir. Çünkü cihad farzının temel amacıyla temel hedefiyle, temel tanımıyla, dünya Siyonizm’inin inancı taban tabana zıttır. Cihad farzı, bütün insanlık selamete erecek, herkese refah, herkese adalet, herkese kul hakları sağlanacak, herkese huzur ve barış sağlanacak ve bunun için mücadele edilecek demektir. Dünya Siyonizm’inin inancı ise, sadece bizim için huzur ve barış olacak. Sadece bizim için refah olacak. Sadece bizim için insan hakkı olacak inancına sahip olduklarından dolayı, bizim dışımızdaki insanlar bize köle olacaklar, biz onlara efendi olacağız inancına sahip olduklarından herkese refah, herkese huzur ve barış, herkese adalet herkese kul hakkı temin etmek üzere mücadele etmek olan cihad farzını eda ederken işte bu zümreyle yani dünya Siyonizm’iyle mücadele edeceğiz. Onun için bu cihad farzını hakkıyla eda edebilmek isteyen bir Müslüman dünya Siyonizm’ini de hakkıyla tanımak mecburiyetindedir. Bu dersi de bizlere hayatı boyunca verdi, öğretti. Allah ondan razı olsun. Tabii burada kendisini ve Erbakan ailesinden ahirete intikal etmiş bütün geçmişlerimizi anarken aynı zamanda 55 seneden bu yana Milli Görüş davamıza hizmet edip Erbakan Hocamıza yol arkadaşlığı yapıp ahirete intikal eden bütün geçmiş dava büyüklerimizi de burada hayırla yad ediyoruz, rahmetle anıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/feed/ 0
Muş’ta 60 yaş üzeri vatandaşlar üniversite hayallerini gerçekleştiriyor https://www.haber60.com.tr/musta-60-yas-uzeri-vatandaslar-universite-hayallerini-gerceklestiriyor/ https://www.haber60.com.tr/musta-60-yas-uzeri-vatandaslar-universite-hayallerini-gerceklestiriyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22633 Muş’ta farklı sebeplerden dolayı eğitimleri yarım kalan 60 yaş üzerindeki vatandaşlar, “60+ Tazelenme Üniversitesi” ile üniversite hayallerini gerçekleştirerek öğrenmenin yaşının olmadığının en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde sağlıklı ve başarılı yaşlanmayı, kuşaklararası iletişimi sağlamak amacıyla kurulan “60+ Tazelenme Üniversitesi” 4 Mart’ta eğitim hayatına başladı.

Çocuk ve torunları yaşındakilerle aynı sıraları paylaşan 60 yaş ve üzeri 24 üniversiteli, haftanın 3 günü insan anatomisi ve fizyolojisi, ağız ve diş sağlığı, iktisat, kadın çalışmaları, fiziksel egzersiz, hukuk, tarih, ziraat ve aşçılık dersleri alıyor.

“Derslerini hiç kaçırmıyorlar”

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, AA muhabirine, dünyanın birçok yerinde hızlı bir gelişme gösteren “60+ Tazelenme Üniversitesi”ni Muş’ta kurdukları için kendilerini şanslı hissettiklerini söyledi.

Bu çalışmanın kent ile üniversitenin bütünleşmesi açısından önemli bir proje olduğunu belirten Alican, “Üniversitemizde şehrimizin yaşlılarını ağırlıyoruz ve onlarla haftanın 3 günü ders yapıyoruz. Tazeleme Üniversitesi bir anlamda daha kaliteli yaşlanma süreci geçirilmesi amacını taşıyan bir uygulama. Yaşlılar üniversite sıralarında oturup torunlarının gittiği okulda ders işliyorlar. Yaşlılarımızı üniversitemize getirmek, sınıflarımızda ağırlamak, çay içmek ve sohbet etmek istiyoruz. Onların deneyimlerinden istifade ederek kayıt altına almak istiyoruz. Tazelenme Üniversitesinin birçok anlamı var. Hem yaşlılarımızın buluşması hem de yaşlı insanlarımızın gençlerle bir araya gelmesi.” diye konuştu.

Alican, böylece güzel bir sinerji yakaladıklarını dile getirerek, “İlkokul, ortaokul ve liseye gitmemiş ya da gitmiş ama üniversite okuyamamış birçok yaşlı insanımızı üniversiteyle buluşturmuş olmanın keyfini yaşıyoruz. Yaşlılarımız, ‘Biz üniversite okuyamadık, Tazelenme Üniversitesi ile bir anlamda üniversite öğrencisi gibi eğitim alma imkanına kavuşmuş olmak bizim için çok heyecan verici.’ diyorlar. Derslerini de hiç kaçırmıyorlar, yoklamalarda her zaman varlar. Kendilerini çok seviyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Biz okuyamadık ama şimdi 81 ilde üniversite var”

Lise mezunu öğrencilerden Burhan Sayılgan ise imkansızlıklardan dolayı hayali olan üniversiteyi okuyamadığını belirtti.

Okumanın, öğrenmenin yaşının olmadığını vurgulayan Sayılgan, şunları kaydetti:

“Bize böyle bir imkan tanındı ve kayıtlarımızı yaptık. Çok memnunuz. İnşallah mezun olacağım. 4 yıllık üniversite hayalimiz var, o da gerçekleşecek inşallah. Ömrümüz yeterse diplomamızı alacağız. Bu ortamı görmek, yeni arkadaşlar ve çevre edinmek güzel. Kentte esnafım. Uzun yıllar sonra, böyle bir ortamı görmek gerçekten güzel. Haftanın üç günü geliyoruz. Ondan sonra tekrar işimize dönüyoruz. Önceden böyle imkanlar olmadığı için biz üniversiteyi okuyamadık ama şimdi 81 ilde üniversite var.”

Birçok alanda eğitim gördüklerini anlatan Sayılgan, “Derslerin faydasını şimdiden görmeye başladık. Eve gittiğimde derste ne işlediğimi eşime ve çocuklarıma anlatıyorum. Çocuklar da ‘Baba üniversiteli oluyor’ diyorlar. 4 çocuğum var hepsi üniversite mezunu. Onların arasına katılmak istiyorum. Beşinci üniversiteli olarak eve gireceğim inşallah.” dedi.

63 yaşındaki Mehmet Sait Çağlayan da Muş’ta yaşadığını ve 5 çocuk babası olduğunu belirterek, “Bu yaştan sonra biz de üniversiteli olduk. Çok güzel bir duygu. Lise mezunuyum. Bilginin sınırı yok. Elbette her yaşta bilgi edinmek güzel bir şey. Üniversite hayalim vardı, o dönemde bu kadar imkan yoktu. Çocuklarımı okutmaya çalıştım. Çok şükür 5 çocuğumdan 4’ü üniversite mezunu. Emekli memurum. İkinci baharımızda üniversite okuyoruz. Burada bilgilerimizi tazeliyoruz. Güzel bir şey. Ayrıca terzilik mesleğim de var. Onu da yapıyorum. Boş zamanlarımda kitap okuyorum.” diye konuştu.

“Amacımız, kuşaklararası iletişimi sağlamak ve sosyalleşmelerini artırmak”

60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Efe ise 24 kişinin kayıt yaptırarak eğitime başladığını bildirerek, “Birinci gayemiz yaşlılarımızın aktif ve başarılı bir yaşlanma dönemiyle yaşamlarını devam ettirmek, kuşaklararası iletişimi sağlamak ve sosyalleşmelerini artırmak. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Eğitime, 4 Mart’ta başladık. Eğitim sürecimiz 4 yıl devam edecek.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/musta-60-yas-uzeri-vatandaslar-universite-hayallerini-gerceklestiriyor/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: Türkiye’de eğitim-öğretim altyapısı OECD ülkeleri ortalamalarına erişti https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyede-egitim-ogretim-altyapisi-oecd-ulkeleri-ortalamalarina-eristi/ https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyede-egitim-ogretim-altyapisi-oecd-ulkeleri-ortalamalarina-eristi/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22429 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim-öğretim altyapısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’de çok ciddi bir mesafe aldıklarını belirterek, “Eğitim-öğretimde fiziki altyapı olarak derslik başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla şu an OECD ülkeleri ortalamalarına erişmiş durumdayız.” dedi.

Bakan Tekin, Burdur’daki programı kapsamında ziyaret ettiği Abdi Özeren İmam Hatip Ortaokulu’ndaki öğrencilerle bayrak törenine katıldı.

Buradaki öğrenciler, Tekin’e sarılarak sevgi gösterisinde bulundu.

Öğrenciler ve öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çektiren Tekin, Necip Fazıl Kısakürek Konferans Salonu’nda düzenlenen İl Eğitim Yöneticileri Toplantısı’na katıldı.

Bakan Tekin, toplantıda yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladığı günden itibaren illeri ziyaret ettiğini, gittikleri yerde ilin eğitim-öğretim altyapısı ve bütün problemlerini masaya yatırıp çözüm üretmeye çaba gösterdiklerini söyledi.

İllerdeki yetkililerinin kendilerine ilettiği eksiklikleri ve ihtiyaçları çalışarak kentlere geldiklerine işaret eden Tekin, yerinde gerçek durumu da görerek kararlar aldıklarını aktardı.

Bu kapsamda Burdur seyahatini de genel müdürlerle yaptıklarını belirten Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı’ndaki birim amirlerince en az bir genel müdür düzeyinde Türkiye’deki 922 ilçenin tamamı ziyaret edilmiş durumda. Hepsinin herhangi bir talebi, yatırım programına ilişkin bir önerisi, her neyi varsa yerinde görülmüş ve değerlendirilmiş durumda.” ifadelerini kullandı.

2002’de dönemin Başbakanlığınca “Cumhuriyet’in 100. Yılı’na Mektuplar” isimli bir proje yapıldığı anımsatan Tekin, “Proje PTT üzerinden yürütüyor. PTT’de Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda, yani geçtiğimiz ekim ayında yaklaşık 20 yıl önce yazılan mektupları ilgili bakanlıklara dağıttı. Bakanlığımıza o dönem öğretmen arkadaşlarımız, eğitim müfettişleri, yöneticilerimiz, hatta öğrenciler tarafından yazılan yüzlerce mektup ulaştırıldı. Mektupları değerlendirdiğimizde o gün öğretmen arkadaşlarımızın dilek ve temennilerinin katbekat üstünde bir noktada olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Bakın şöyle diyorlar. Mesela bir öğretmenimiz ‘Altmış kişilik sınıfta ders anlatmam inşallah.’ diyor. Başka bir öğretmenimiz ‘İnşallah elektriği ve suyu olan bir okulda ders anlatırım 100. yılda. Başka bir öğretmenimiz diyor ki ‘İnşallah farelerin cirit atmadığı bir okulda ders anlatırım.’ Bir öğrencimiz diyor ki ‘Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda insanların kılığından kıyafetinden dolayı eğitim-öğretim hakkında mahrum edilmediği bir Türkiye’de yaşarız.’ Bunlar kurgu şeyler değil. Bunlar 20 yıl önce yazılmış, ilgili kişilerin mektupları. Çok şükür şu an geldiğimiz nokta itibarıyla bunların hiçbirini tartışmadığımız bir dönemdeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Bütün okullarda internet erişimi var”

Eğitim-öğretimde altyapı anlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’deki çok ciddi bir mesafe aldıklarına dikkati çeken Tekin, şöyle konuştu:

“Eğitim-öğretimde fiziki altyapı olarak derslik başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla şu an OECD ülkeleri ortalamalarına erişmiş durumdayız. Türkiye’de yaklaşık 700 bine yakın dersliğimizde etkileşimli tahta var. Bu tahtaların her biri internet erişimine sahip. Bütün okullarda internet erişimi var. Biraz önce okulları ziyaret ettik. Öğretmen arkadaşlarımız derslerle ilgili ihtiyaç duydukları her türlü görsel dokümana ders kitaplarının QR kodları okutularak animasyonlar üzerinden izlenebildiği EBA bilişim ağına sahip. EBA’da milyonlarca içerik var, dolayısıyla teknik teknolojik altyapı olarak böyle bir noktaya gelmiş durumdayız çok şükür. Daha iyi olması, içeriğinin, niteliğinin arttırılması için çaba sarf ediyoruz.”

Tekin, Burdur’da 2024 yılı içinde ihale edilip bir buçuk yıl içinde tamamlamayı düşündükleri 24 proje olduğunu değinerek, “İlkokul, anaokulu, ortaokulu, güzel sanatlar lisesi, Anadolu lisesi, spor lisesi, mesleki ve teknik lise, çok programlı lise, özel eğitim uygulama merkezi, ortaöğretim pansiyonu olmak üzere toplamda 24 projemiz şu an itibariyle bizim tarafımızdan onaylanmış durumda. İnşallah en kısa zamanda ihaleleri yapılarak proje süreçleri tamamlanır. Bunların yaklaşık bugünkü bedelle proje bedeli 2 milyar liraya yakın bir miktar. İnşallah Burdur’a, Burdur’daki çocuklarımıza, buradaki öğretmenlerimize, eğitim öğretim camiasına hayırlı olur.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyede-egitim-ogretim-altyapisi-oecd-ulkeleri-ortalamalarina-eristi/feed/ 0
Öğrenciler Çanakkale’yi tarihi mekanda öğrendi https://www.haber60.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/ https://www.haber60.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20924 Öğrenciler Çanakkale’yi tarihi mekanda öğrendi

İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse: “Dünya gençleri ile yarışabilecek gençler yetiştirmek istiyoruz”

KAYSERİ – Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sınıfım Kayseri projesi ile öğrenciler, sanat galerisine dönüştürülen bin 500 yıllık tarihi Tol Kilisesi’nde işlenen tarih dersi ile Çanakkale Savaşı’nı öğrendi.

Sınıfım Kayseri proje programı Talas ilçesinde bulunan bin 500 yıllık Tol Kilisesi’yken Talas Sanat Galerisi’ne dönüştürülen mekanda gerçekleşti. Öğrenciler, tarih öğretmenleri tarafından anlatılan Çanakkale Savaşı’nı tarihi mekanda hem yeniden dinledi, hem de tarihin dokusunun içinde ders işledi. Düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, Fatma Kemal Timuçin Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı.

Proje ile amaçlarının çocukları ve gençleri geleceğe hazırlamak olduğunu söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, “Sınıfım Kayseri projesi devam ediyor. Amacımız çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlamak. Buna hazırlarken de bu vatanın, milletin geçmişten beri ortaya koymuş olduğu ruhu, kültürü, anlayışı ve inancın farkında olmalarını sağlamak. Geleceğe bu ruhu, inancı ve anlayışı gençlerimiz aracılığıyla taşımak. Malumunuz 18 Mart dolayısıyla her yerde kutlamalarımız, törenlerimiz, anma programlarımız devam ediyor. Bugün de bu mekanda bu konuyla ilgili çocuklarımız tarih dersi işleyecekler, biz de onlarla beraber katılacağız. Ne olursa olsun bizim amacımız şu; öncelikle iyi insan yetiştirmek. Mutlu, huzurlu insan yetiştirmek. Daha sonra kendi akranlarıyla, dünya gençleri ile her alanda yarışabilecek insanı yetiştirebilmemiz lazım ve aidiyet duygusunu hisseden, bayrağın, sancağın, inancın ve dinin bu hassasiyetlerin, milli şuurun farkında olan gençler yetiştirmek istiyoruz. Bilimde, sanatta, kültürde, sporda yani her alanda çocuklarımızın iyi olmasını istiyoruz. Bunun için de elimizden geleni çocuklarımıza sunmaya çalışıyoruz, onları maruz bırakmaya çalışıyoruz. Farklı alanlarda, özellikle yaşadıkları şehrin, bölgenin kültürünü, ruhunu görsünler istiyoruz. Bunun için de farklı farklı organizasyonlar düzenliyoruz. Bugün de onlardan bir tanesinde Talas’tayız. Çocuklarımızla beraber dersimizi yapacağız inşallah” dedi.

Fatma Kemal Timuçin Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Sinemis Zeynep Şimşek, “Burada olmaktan gerçekten çok mutlu ve gururluyum. Bize bu organizasyonu düzenleyen İl Milli Eğitim Müdürümüze, Belediye Başkanımıza ve okul müdürümüze teşekkür ediyorum. Burada olduğum için gerçekten çok mutluyum. Değişik mekanlarda ders işlemek beni gerçekten mutlu etti. Farklı bir ortam, farklı bir atmosfer” ifadelerini kullandı.

Yine 12. sınıf öğrencilerinden Kerem Özgen ise, “Öncelikle böyle tarihi bir mekanda İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün bize yaptığı eğitimden dolayı teşekkür ediyorum. Çünkü eğitim sadece okulda gösterilecek bir şey değil. Eğitim her yerde ve hayatımızın her noktasındadır. Böyle bir eğitimi de tarihi mekanlarda göstermek gerçekten çok güzel. Çünkü biz tarihi mekanlarla kendi kültürümüzü öğrenebiliriz. Bu özgür devlette ve özgür eğitim sisteminde Mustafa Kemal Atatürk’e çok büyük teşekkür ediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/feed/ 0
Mansur Yavaş: Sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/ https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19879 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Sokullu Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında; “Bu seçim o kadar önemli ki ve sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır. Unutmayın, 15-20 gün önce Simitçiler Odası zam yapmıştı. 15 lira yapmıştı. Hemen bakanlığa çağırdılar. Geri alın dediler. Zam yapacaksanız da 1 Nisan’dan sonra yapın dediler. Demek ki büyük bir zam hepimizi bekliyor. İşte o zamları önlemenin yolu sandıktır” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkan Adayı Hüseyin Can Güner ile Sokullu SKM açılışına katıldı. Yavaş şöyle konuştu:

“YAPTIĞIMIZ BÜTÜN İCRAATLAR SİZLERDEN ALDIĞIMIZ PARALARLA YAPILIYOR. DOLAYISIYLA HESAP VERMEK ZORUNDA DEĞİL MİYİZ? PARA SİZİN. PATRON SİZSİNİZ, HİZMETKAR BİZİZ”

“Bütün belediyelerimizle birlikte inşallah el ele verip Ankara’yı çok daha yaşanır ve mamur bir hale getireceğiz. Biz yaptığımız çalışmalarla geçen seçim Çankaya bize rekor bir oy verdi. Biz Allah’a çok şükür yaptığımız açık ihalelerle bir sürü iftiraya maruz kalıp bir sürü teftişten geçmemize rağmen Allah’a çok şükür bir tek bürokratım savcılığa dahi ifade vermeye gitmedi. Yöneticilik budur, belediyecilik budur. Başınızı eğecek hiçbir işin içinde olmadık.Yine olmayacağız. Çalmadık, çaldırmayacağız. Yemedik, yedirmeyeceğiz. ve bu yaptığımız çalışmalarla gördünüz mal beyanımızı açıkladık. Herkesin açıklamasını istedik. Artık kamu yöneticileri bundan sonra şeffaf olmak zorundadır. Ne demek benden kimse hesap soramaz, ben öbür dünyada hesabını veririm? Ben de diyorum ki; bu dünyada hesabını vermeyen yöneticiler kim olursa olsun zaten inancın varsa öbür dünyada hiç veremezsin. Kamunun parasını kullanıyorsun. Bizler yaptığımız bütün icraatlar sizlerden aldığımız paralarla yapılıyor. Dolayısıyla nasıl yaptığımızı nasıl harcadığımızı hangi işi kaça yaptığımızın hesabını vermek zorunda değil miyiz? Para sizin. Patron sizsiniz, hizmetkar biziz. Bizler sizin memurunuzuz. Tek farkımız şu; şu andaki memurların birçoğu atanmış. Aynı görevi ben seçilerek yapıyorum aradaki fark bu. Ama sonuç itibariyle tabii olduğum mevzuat devlet memurları kanunu ben de memurum. ve patron sizsiniz. Bu patronluğunuzu seçimlerde göstereceksiniz. Bu nedenle diyorum ki Allah’ın izniyle gelen anketlere göre Ankara’da çok sayıda belediye el değiştiriyor. Ben belediye meclisinde çoğunluk istiyorum sizden. Artık mecliste gereksiz lafları duymak istemiyorum. Engellemeleri duymak istemiyorum. Onun için sizlerin oyuna ihtiyacım var. Sizlerin büyük desteğinize ihtiyacım var.

“SANDIKTA VERECEĞİNİZ DERS 1 NİSAN’DAN SONRA GELECEK ZAMLARA BÜYÜK BİR DERS OLACAKTIR”

Bu seçim o kadar önemli ki ve sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır. Unutmayın, 15-20 gün önce Simitçiler Odası zam yapmıştı. 15 lira yapmıştı. Hemen bakanlığa çağırdılar. Geri alın dediler. Zam yapacaksanız da 1 Nisan’dan sonra yapın dediler. Demek ki turbun büyüğü heybede. Büyük bir zam hepimizi bekliyor. İşte o zamları önlemenin yolu sandıktır. Başka türlü çaresi yoktur. Hükümeti ikaz edeceksiniz. Nasıl olsa hükümet değişmediğine göre siz eğer bu şekilde bütün vergileri garibanların, asgari ücretle çalışanların, belirli ücretle çalışanların üstüne yıkarsanız halk da böyle ders verir diye. Emekliler özellikle, emekliler mutlaka sandığa gidecek. Kendilerini o duruma sokanların hesabını ancak sandıkta soracak. Demokrasi böyle bir şeydir. Bizler Hüseyin Başkan’la el ele verip inşallah Çankaya’da çok büyük hizmetler yapacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/feed/ 0
Van YYÜ’de lösemi tedavisi gören çocuklara gönüllü öğretmenlerden destek https://www.haber60.com.tr/van-yyude-losemi-tedavisi-goren-cocuklara-gonullu-ogretmenlerden-destek/ https://www.haber60.com.tr/van-yyude-losemi-tedavisi-goren-cocuklara-gonullu-ogretmenlerden-destek/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18846 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezinde lösemi tedavisi gören çocuklar, bir yandan yaşama tutunmaya çalışırken diğer yandan da gönüllü öğretmenlerin desteğiyle eğitimlerini sürdürüyor.

Sağlık problemleri nedeniyle okula devam edemeyen ve hastanede yatarak tedavi gören okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Van YYÜ arasında işbirliği yapıldı.

Yapılan işbirliği için gönüllü olan öğretmenler, eğitim öğretim sezonunun başladığı günden bu yana hafta içi her gün hastaneye gelerek oluşturulan sınıflarda çocuklara tüm branşlarda ders anlatmaya başladı.

Yaşama tutunmaya çalışan çocukların hastanede kaldıkları süreyi daha iyi değerlendirmelerini sağlamak isteyen öğretmenler, verdikleri eğitimle de derslerinden geri kalmamalarını sağladı.

Çocuklara moral vererek iyileşme süreçlerine katkı sunmaya çalışan öğretmenler, hastane yönetiminin ve doktorların da desteğiyle düzenledikleri etkinliklerle motivasyonlarını artırıyor.

“Karne döneminde ayrı bir sevinç yaşanıyor”

Hastane Başhekimi ve Çocuk Hematoloji, Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamuran Karaman, AA muhabirine, uzun süre tedavi olmaları gereken hasta çocukların eğitimlerinin aksamaması için çalışma yürüttüklerini söyledi.

Hastanede lösemi tedavisi gören çocuklara yaş gruplarına göre eğitim verildiğini belirten Karaman, şunları kaydetti:

“Van ve çevre 7 ilden merkezimize getirilen çocukları tedavi ediyoruz. Serviste yatırdığımız hastaların tedavileri uzun sürdüğü için eğitimlerinden de geri kalıyorlardı. Bunun önüne geçmek için 2014’te İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle iletişime geçtik. Görüşmeler neticesinde tüm branşlarda gönüllü öğretmenler, hastanemizde oluşturduğumuz sınıflarda ders vermeye başladı. Yaklaşık 10 yıl önce hayata geçirdiğimiz çalışmayla merkezimizde çocuklar hem tedavi oluyor hem de eğitimlerinden geri kalmıyor. Gönüllü öğretmenlerimizin şefkatli yaklaşımları, çabaları hastalarımızın moral ve motivasyonunu yükseltiyor. Bu da tedaviyi olumlu etkiliyor.”

Her yıl yatarak tedavi gören hastaların eğitim almasını sağladıklarını anlatan Karaman, “Merkezimizde 10 yılda yaklaşık 140 çocuk tedavi olurken derslerinden de geri kalmadı. Karne döneminde ayrı bir sevinç yaşanıyor. Öğretmenler, çocuklarımızın karnelerini hastanede veriyor. Bize destek veren Rektörümüz Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile gönüllü öğretmenlerimize teşekkür ederim.” dedi.

“Çok azimli ve istekliler”

Sınıf öğretmeni Zeynel Barlas ise lösemi tedavisi gören çocukların üzülmemesi ve heveslerinin kırılmaması için mücadele ettiklerini dile getirdi.

Severek ve isteyerek projeye dahil olarak öğrencilere eğitim verdiklerini ifade eden Barlas, şöyle konuştu:

“İki yıldır hastanede çocuklara ders veriyorum. Geçen yıl eğitim verdiğim öğrencilerimin çoğu iyileşti. Taburcu oldular. Tedaviyle eğitimin bir arada verilmesi bazen zor oluyor. Çocuklar ilaç saatlerinde bazen zorlanıyor. Durumları iyiye gittikçe eğitimleri de verimli oluyor. 2, 3 ve dördüncü sınıfa giden 6 öğrencim var. Dersleri iyi. Çok azimli ve istekliler. Öğrencilerimizin eğitimlerinden geri kalmamaları için biz de destek olmaya çalışıyoruz. Hastane yönetimi ve personeli bize çok yardımcı oluyor. Destek veren herkese teşekkür ederim.”

Müzik öğretmeni Ebru Özata da haftanın belli günleri hastaneye geldiklerini belirterek, “Öğrencilerimize gönüllü olarak müzik dersi veriyorum. Onlarla çalışmak eğlenceli. Gözlerindeki ışıltıyı görmek çok güzel. Çok meraklı, azimli ve yetenekliler. Tedavi saatleri dışında enstrümanlar da çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

“Derslerimizden geri kalmıyoruz”

Lösemi tedavisi gören 14 yaşındaki 7. sınıf öğrencisi Eren Cumali Avcı, bir an önce iyileşip okuluna gitmeyi, arkadaşlarıyla oynamak istediğini söyledi.

Öğretmenlerin hastaneye gelerek ders anlatmasının kendilerini mutlu ettiğini anlatan Avcı, “Tedavim devam ediyor. Sürekli serum takılıyor. Hastane sınıfında ders görüyoruz. Okumayı seviyorum. Müzik derslerinde çok eğleniyoruz. Keyifli zaman geçiriyoruz. Derslerimizden geri kalmıyoruz. Doktorlar, hemşireler bize çok iyi bakıyor.” diye konuştu.

Anne Kader Karakuş da 5 yaşındaki kızı Zümray’ın yaklaşık 6 aydır tedavi gördüğünü belirterek, “Hastalığından önce anaokuluna kaydettik ama gönderemedik. Teşhisi 6 ay önce konuldu. Tedavisi sürüyor. Gönüllü öğretmenlerin hastaneye geldiğini duyunca çok sevindik. Bizim için de iyi oldu. Öğretmenlerle sürekli irtibat halindeyiz. Çok ilgililer. Çocuklar faydasını görüyor. Bu çalışmayı hayata geçirenlerden Allah razı olsun.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/van-yyude-losemi-tedavisi-goren-cocuklara-gonullu-ogretmenlerden-destek/feed/ 0
Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı: ÇEDES Projesi Çocukların Psikolojisini Bozuyor https://www.haber60.com.tr/egitim-sen-sinop-sube-baskani-cedes-projesi-cocuklarin-psikolojisini-bozuyor/ https://www.haber60.com.tr/egitim-sen-sinop-sube-baskani-cedes-projesi-cocuklarin-psikolojisini-bozuyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 00:09:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18584

MUSTAFA USTA

Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, “80 milyonluk bir ülkede tüm insanlar Sünni ve Hanefi mezhebine bağlı değil. Tek dinin ve tek mezhebin dini bilgileri veriliyor. Bu bütün çocuklara mecburi olarak veriliyor. Biz Eğitim Sen olarak başından beri bunda bakış açımız din derslerinin aslında seçmeli olmasıydı, isteyenin girmesi, istemeyenini girmemesiydi. Bu yetmiyormuş gibi bir de din derslerinin haricinde bu ÇEDES gibi projelerle de eğitimin içini de iyice dinselleştirdiler. Biz buna karşıyız. Bu sadece dini bir bilgi değil, nesil yetiştirme projesi. AK Parti’nin, AK gençlerini yetiştirme projesi. Onun için de doğru bir proje değil” dedi.

Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, okullarda uygulanan ÇEDES projesi kapsamında açıklamalarda bulundu. Uzun, “Hiçbir formasyonları olmayan, çocukların psikolojik gelişimleriyle, eğitim psikolojisiyle ilgileri olmayan insanlar sınıflarda ders vermeye başladılar. Bunun yanında çok kötü uygulamalar da başladı. Sınıflarda ilkokul öğrencilerinin karşısında kurbanlık hayvan maketleri yapıp onları kesmeler, Kabe maketleri veya tabutlar yapıp başında sabır nöbetleri tutmalar gibi çocukların algılayamayacağı, somut düşünmelerinin daha gelişmediği çağlarda bu şekilde soyut bilgilerle kafaları doldurulduğu zaman psikolojileri de bozulacaktır bu çocukların ilerde” diye konuştu.

“ÇOCUKLAR, ÇEDES PROJESİNDEN OLUMSUZ ETKİLENİYOR”

Musa Uzun, şunları söyledi:

“ÇEDES projesi Milli Eğitim’in, Dinayet’in ve Gençlik Spor Bakanlığı’nın içinde olduğu bir protokol. Öğretmenlerin vermesi gereken eğitimleri diyanetin görevlileri işte imamlar, vaizler ve diyanetin diğer memurları gelip ‘eğitim gönüllüğü’ adı altında derslere girip ders vermeye başladılar. Bu bir kere eğitim birimi açısından da tehlikeli. Hiçbir formasyonları olmayan, çocukların psikolojik gelişimleriyle, eğitim psikolojisiyle ilgileri olmayan insanlar sınıflarda ders vermeye başladılar. Bunun yanında çok kötü uygulamalar da başladı. Sınıflarda ilkokul öğrencilerinin karşısında kurbanlık hayvan maketleri yapıp onları kesmeler, Kabe maketleri veya tabutlar yapıp başında sabır nöbetleri tutmalar gibi çocukların algılayamayacağı, somut düşünmelerinin daha gelişmediği çağlarda bu şekilde soyut bilgilerle kafaları doldurulduğu zaman psikolojileri de bozulacaktır bu çocukların ilerde. 80 milyonluk bir ülkede tüm insanlar Sünni ve Hanefi mezhebine bağlı değil. Tek dinin ve tek mezhebin dini bilgileri veriliyor. Bu bütün çocuklara mecburi olarak veriliyor. Biz Eğitim Sen olarak başından beri bunda bakış açımız din derslerinin aslında seçmeli olmasıydı, isteyenin girmesi, istemeyenini girmemesiydi. Bu yetmiyormuş gibi bir de din derslerinin haricinde bu ÇEDES gibi projelerle de eğitimin içini de iyice dinselleştirdiler. Biz buna karşıyız. Bunun içinde öğrencileri, velileri bilgilendirip bu projeye katılmamalarını istiyoruz. Sınıflarda doğru kişiler tarafından doğru bilgiler verilmeyince bu seferde çocuk gece rüyasında etkileniyor. Ailesine anlatıyor, ailelerin cevap veremeyecekleri sorular bile çıkıyor çocuklardan. Dediğim gibi çocuklar rüyalarında farklı şeyler görmeye, kabus görmeye başlıyorlar. Bunun sonunda çocuklarımızı psikolojik olarak kaybedeceğiz. Bu sadece dini bir bilgi değil, nesil yetiştirme projesi. AK Parti’nin, AK gençlerini yetiştirme projesi. Onun için de doğru bir proje değil.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/egitim-sen-sinop-sube-baskani-cedes-projesi-cocuklarin-psikolojisini-bozuyor/feed/ 0
Özel Okullarda Ücretsiz Ders Kitapları Zorunlu Olacak https://www.haber60.com.tr/ozel-okullarda-ucretsiz-ders-kitaplari-zorunlu-olacak/ https://www.haber60.com.tr/ozel-okullarda-ucretsiz-ders-kitaplari-zorunlu-olacak/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16570 Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hazırlanan yeni mevzuat hükmü doğrultusunda, gelecek eğitim öğretim yılından itibaren tüm özel okulların derslerde Bakanlık onaylı ücretsiz ders kitaplarının okutması zorunlu olacak.
Özel okul ve kurumlara ilişkin pek çok yeni hükümlerin getirildiği ve 16 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile özel okul ve kurumlarla ilgili pek çok yeni düzenleme yürürlüğe girdi.
Bu değişiklikler arasında özel okullarda da “derslerde, Bakanlıkça onaylanan ders kitaplarının okutulmasını sağlamak” şeklindeki düzenleme de bulunuyor.
AA muhabirinin, Milli Eğitim Bakanlığından aldığı bilgiye göre, Bakanlık onaylı ders kitapları, eğitimin tüm kademelerinde devlet tarafından ücretsiz dağıtılıyor. Bu kitaplar, öğretim programlarına ve çağın gereklerine göre sürekli güncelleniyor.
Dağıtılan bu kitapların özel okullarda okuyan tüm öğrencilere de ücretsiz ulaştırılması konusunda çalışmalarına hız veren Bakanlık, öğrencilere yönelik kazanım çalışmalarının merkezine, yardımcı kitapları ve başka kaynakları değil, ders kitaplarını koyuyor. Bu sebeple mevzuatta da devlet okullarında olduğu gibi özel okullarda okutulacak ücretsiz ders kitaplarına ilişkin, “Bakanlıkça onaylanan ders kitaplarının okutulması esastır.” hüküm getirildi.
Bu hükümle pek çok hedef amaçlanıyor. Bunlardan birinin Bakanlığın denetiminden geçmeyen kitaplar aracılığıyla yanlış ve uygun olmayan öğrenmelerin önüne geçmek olduğu belirtildi.
Bu kapsamda, Türkiye’de resmi ve özel okullarda, ilgili bakanlık birimlerince hazırlanan ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanan öğretim programı uygulanırken ders kitapları da buna uygun yazılıp yine onaya bağlı okutuluyor.
Bu onay sırasında, öğrencilere ulaşan her ders kitabı, Bakanlıkça ciddi bir inceleme sürecinden geçiriliyor.
Merkezi sınav soruları da bu kitaplara göre hazırlanıyor
Bakanlığın getirdiği yeni hükmün, ortak sınavlar ve ÖSYM tarafından gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) gibi merkezi sınavlara katılacak öğrenciler için önem taşıdığı kaydedildi. Bu sınavlarda yöneltilecek bütün sorularda Bakanlıkça hazırlanan ders kitapları kaynak olarak alınacak.
Özel okullara devam eden öğrencisi olan velilerin talep edilen farklı kitaplar için ekonomik yönden zorlanmamaları da hedefler arasında bulunuyor.
Özel okullar denetlenecek
Yeni düzenleme ile ayrıca “derslerde Bakanlık onaylı ders kitaplarının okutulmasını sağlama” konusunda, özel okulların kurucu ya da kurucu temsilcisi ile kurum müdürüne de çeşitli sorumluluk getirildi.
Bakanlık, 2024-2025 eğitim öğretim döneminden itibaren özel okulları okuttukları ders kitapları açısından denetime tabi tutacak.
Bu kapsamda denetimlerde derslerde okutulan ders kitabının Bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kitaplar olup olmadığına bakılacak.
Cezai müeyyide uygulanabilecek
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni düzenleme kapsamında, talep edilip edilmediğine bakmadan, tüm özel okullara öğrenci sayısı kadar ders kitabını ücretsiz gönderecek.
Ders kitabını kullanmayan özel okullara Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 7. maddesindeki cezai müeyyideler uygulanabilecek.
Bu madde, söz konusu fiilin tekrarı halinde brüt asgari ücretin 20 katına kadar idari para cezasına ve kurum açma izni ve çalışma ruhsatının iptaline kadar gidebilecek kademeli bir cezai müeyyideyi öngörüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-okullarda-ucretsiz-ders-kitaplari-zorunlu-olacak/feed/ 0
Diyarbakır’da Kırsal Mahallelerde Yaşayan Genç Kızlar Üniversiteye Hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15626 Diyarbakır’da kırsalda mahallelerde yaşayan ve dershaneye gitme imkanı bulamayan lise mezunu genç kızları, hayal ettikleri üniversiteyi kazanabilmeleri için gönüllü öğretmenler Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlıyor.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, Bismil, Çermik, Çınar, Eğil, Kulp ve Hani ilçelerinde hayata geçirilen “Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor Projesi” kapsamında İlçe Milli Eğitim müdürlüklerinin de desteğiyle kırsal mahallelerde yaşayan ve dershaneye gitme imkanı bulamayan lise mezunu genç kızların üniversiteli olabilmesi için atıl durumdaki okullar, ders çalışabilecekleri kütüphanelere dönüştürüldü.

Kırsal mahallelerdeki okullarda görev yapan öğretmenler, üniversiteli olmak isteyen kızlara gönüllü olarak haftanın 5 günü 08.00 ile 14.00 saatleri arasında rehber öğretmenler eşliğinde kütüphanede eğitim veriyor, soru çözümünde destek sunuyor.

Dershane ortamını aratmayan kütüphanelerde, İl ve İlçe Milli Eğitim müdürlüklerince kızlara ücretsiz kaynak kitap desteği sağlanıyor.

Haftanın 5 günü ellerinde kitaplarıyla kütüphanenin yolunu tutan kızlar, hayal ettikleri üniversiteyi kazanmak için hem eğitim desteği alıyor hem de gün boyu sessiz ve konforlu bir ortamda soru çözme imkanı buluyor.

“Çocuklarımız güzel imkanlarla üniversiteye hazırlanıyor”

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, AA muhabirine, 6 ilçede uygulanan projeden şu ana kadar 14 kırsal mahallede 115 kız öğrencinin yararlandığını söyledi.

Küçükali, evleri kalabalık olan ya da evde ders çalışma şartları yetersiz olan kız çocukları için İlçe Milli Eğitim müdürlüklerinin desteğiyle kullanılmayan okulları kütüphaneye dönüştürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Köylerimizde (kırsal mahalle) imkanları kısıtlı olan genç kızlarımızın, hem ev ortamından dolayı hem de tarlada çalışmasından kaynaklı üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanması için ‘Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor Projesi’ni başlattık. Bu proje kapsamında imkanları kısıtlı olan öğrencilerimizi tespit ettik. Köylerimizde açık olan, eğitim ve öğretim hizmeti verilen okullarımızın fiziki imkanlarını değerlendirdik. Bu okullarımızda kullanılmayan atıl durumdaki mekanları güzelce yeniden değerlendirip, düzenleyerek bu çocuklarımızın hizmetine sunduk. Çocuklarımız gün içerisinde okullara gelip, bu mekanlarda daha rahat ve güzel imkanlarda üniversiteye hazırlanıyor.”

“Tüm öğrencilerimize bu imkanları sunacağız”

Kız çocukların okumasının çok önem arz ettiğini dile getiren Küçükali, kız çocuklarının üniversiteyi kazanıp, eğitim alıp, meslek sahibi olması için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini belirtti.

Küçükali, gönüllü öğretmenlerin desteğiyle projeyi yürüttüklerini anlatarak, öğretmenlerin de bu işe gönül verdiğini söyledi.

Öğretmenlerin soru çözümünde ve rehberlik anlamında genç kızlara destek olduğunu belirten Küçükali, “Çocuklarımıza sadece fiziki imkanlar değil, yardımcı kaynakları da ücretsiz sunduk. Devletin tüm imkanlarını köylerde imkanları kısıtlı olan kız çocuklarımıza seferber ettik. İnşallah onlar da bu sene üniversitelerde istedikleri bölümleri kazanacaklar. İlerleyen günlerde tüm ilçelerimizde kısıtlı imkanları olan tüm öğrencilerimize bu imkanları sunacağız.” diye konuştu.

“Diğer öğrencilerden eksikleri kalmadıkları için umutlular”

Çermik Bintaş Ortaokulunda rehber öğretmen Buket İlgin, yaklaşık 1,5 yıldır Bintaş Mahallesi’nde görev yaptığını belirterek, kırsalda öğrencilerin genelde mezun olduktan sonra derslerden, eğitim ortamından uzaklaştığını gördüklerini söyledi.

Kızlara eğitimin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunduklarını anlatan İlgin, “Evde belki bu imkanlar olmadığı için kafaları dağılacaktı, motivasyonları düşecekti. Burada diğer öğrencilerden eksikleri kalmadıkları için umutlular. Biz de çok umutluyuz. Onları çok güzel yerlerde görmek istiyoruz. Umarım hepsini üniversitede görebiliriz.” dedi.

“Üniversite hayalim vardı ama eğitim konusunda destek alamıyordum”

Öğrencilerden Pervin Türkmen, avukat olmak istediğini belirterek, kendilerine bu eğitim ortamını sunan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkür etti.

Bu projenin mahallelerinde başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkmen, şunları söyledi:

“Üniversite hayalim vardı ama eğitim konusunda destek alamıyordum. Burada destek aldığımız için çok mutluyum. Ücretsiz test dağıtılıyor. Okulun öğretmenleri sorularımızı çözüyor. Onlara çok teşekkür ediyorum. Sorularımızın çözümünde yardımcı oluyorlar, eksikliklerimizi gideriyorlar. Burada aile ortamı var. Dershaneye gidemeyen, evde ders çalışma ortamı olmayan birçok kız öğrenci var ve hepsini buraya davet ediyorum.”

“Sessiz ve dilediğimiz gibi çalışabiliyoruz”

Hivda Demirkol ise öğretmenlerin desteğiyle YKS’ye hazırlandığını anlatarak, mahallelerinde bu eğitim desteğini almanın sevindirici olduğunu belirtti.

Sessiz bir ortamda diledikleri gibi ders çalışabildiklerini ifade eden Demirkol, “Zorluk çektiğimiz konularda bize yardımcı oluyorlar. Ailem burada ders çalışmamdan çok memnun. İleride avukat olup, benim gibi kız çocuklarını okutmak istiyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/feed/ 0
ERÜ Tıp Fakültesi Öğrencileri Aktivitelerle Derslerine Motive Oluyor https://www.haber60.com.tr/eru-tip-fakultesi-ogrencileri-aktivitelerle-derslerine-motive-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/eru-tip-fakultesi-ogrencileri-aktivitelerle-derslerine-motive-oluyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14759 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi’nde doktor adayı öğrenciler gerçekleştirilen aktiviteler ile derslerine motive oluyor. Etkinliklerle ilgili açıklama yapan ERÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, “Bir hekim insanı ruh ve beden bütünlüğü ile tanımalı” dedi.

ERÜ Tıp Fakültesi’nde açılan faaliyet odaları ve kulüpler ile öğrenciler karakalemden yogaya, tiyatrodan müzik etkinliklerine kadar birçok sanat ve spor alanında hem kendilerini geliştiriyor hem de derslerine motivasyonlarını arttırıyor. Öğrenciler gerek ders aralarını gerekse diğer boş vakitlerini etkinliklerle geçirerek mesleklerine giden akademik hayatlarının yanında kültür ve sanat faaliyetlerinden de geride kalmıyorlar.

Bir hekimin insanı ruh ve beden olarak bütün halinde tanıması gerektiğini söyleyen ERÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, “Erciyes Üniversitesi akredite bir üniversitedir ve tüm Türkiye’de devlet üniversiteleri arasında tıp fakültemiz ilk 10’da yer almaktadır. Eğitim kalitesinin arttırılması bizim için esas. Fakat bir hekim insanı bir bütün tanımalıdır. Yani ruh ve beden bütünlüğü olarak bakmalı. Bu bakımdan biz öğrencilerimize bu sene ilk defa seçmeli olarak psikoloji dersi koyduk. Yine bir hekimin hastalıklara esnek yaklaşması için düşünce yapısı, mantık yürütmesi çok önemli. Felsefe derslerini de koyduk. Yine sportif aktivitelerini eğitimin içinde gördüğümüz için yüzme dersleri de bu sene ders programına entegre edilmiş oldu. Biz bir taraftan da dünyadaki ve Türkiye’deki ilk 3’teki üniversitelerin ders programını inceledik. Bu bakımdan da üniversitemize bu ders programlarını kendi iç bünyemizdeki değerlendirmeler neticesinde revize ederek kazandırdık. Şu anda üniversite öğrencilerimiz tüm dünyadaki ve Türkiye’deki en iyi üniversiteler hangi programları uyguluyorsa onu görüyorlar” dedi.

“Öğrenciler kişisel gelişimlerine katkıda bulunuyor”

Prof. Dr. Kemaloğlu, öğrenci kulüplerine tahsis edilen odalarda gerçekleşen faaliyetler ile öğrencilerin kişisel gelişimlerine de katkıda bulunduklarını söyleyerek, “Başka bir konu da tabi ki öğrencilerin boş vakitlerinde kampüs içerisinde eğitim anlamında ne yapabilecekleridir. Biz bu boş vakitleri de eğitime dahil kabul ediyoruz. Çünkü üniversite eğitimi aynı zamanda bir karakter eğitimidir. Sadece bir akademik eğitim değildir. Bu bakımdan üniversitemizin içerisinde kitap okuma etkinlikleri başlattık. Her ay bir öğretim üyemiz, seçtiği bir kitabı öğrencilerimizle paylaşıyor. Yine öğrencilerimizin sosyal etkinliklerine hız verdik. Öğrenci kulüplerimiz için bir oda tahsis ettik. Onlar sosyal programlarını danışman hocaları eşliğinde bize iletiyorlar ve biz dekanlık olarak her türlü desteği veriyoruz. Müzik anlamında öğrencilerimiz çok güzel bir konser verdiler. Yine fakültemizin tiyatro kulübü de önümüzdeki aylarda çok güzel bir oyun sergileyecek. Yine gururla söyleyebilirim ki bir hekimin el becerileri çok önemlidir. Fakültemizin içerisine el becerilerini arttırabilmek için karakalem odası açtık. Öğrencilerimiz boş vakitlerinde burada çini ve karakalem boyamalar yapabiliyorlar. Yine stres yönetimi açısından yoga-plates odası açtık. Öğlen aralarında çocuklarımız spor da yapabiliyorlar. Dolayısıyla biz öğrencilerimizi sadece derste değil, ders aralarında da burada kalsınlar, kendi kişisel gelişimlerine katkı sunsunlar diye desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Öğrencilerimizin sadece eğitim amaçlı yurtdışına gitmesini istiyoruz”

Türkiye’de hekimlerin ve doktorların dünya standartlarında çok iyi yerlerde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kemaloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bizler Türkiye’nin en nitelikli öğrencilerini kabul ediyoruz, yüzde 1’lik dilimle bize geliyorlar. Bu öğrencilerimizin eğitiminin sonunda da ülkemize hizmet vermelerini istiyoruz. Fakat bazen duyuyoruz ki yurtdışında çok cazip imkanlar var, orada çok iyi eğitim imkanları var gibi bir takım sözler oluyor veya algı operasyonuyla gidiyor bu. Ben dahil birçok öğretim üyemiz yurtdışında bulunduk eğitim amaçlı olarak. Orayı tanıyoruz, oranın kabiliyetlerini ve ekonomik durumunu da çok iyi biliyoruz. Bu düşüncede öğrencilerimizi bilinçlendirmeye devam ediyoruz. Şunu çok net söyleyebilirim ki bizim öğretim üyelerimiz ve hekimlerimiz kabiliyet ve bilgi anlamında Avrupa’daki hekimlerin üzerindeler veya ilk 3’teler diye çok rahat söyleyebilirim. Fakat öğrencilerimizin de bunu kendilerinde görmeleri için ERASMUS hareketliliği kapsamında biz öğrencilerimizi anlaşmalı olduğumuz Avrupa’daki üniversitelere eğitim amaçlı gönderiyoruz. Onları üniversitemiz burs anlamında destekliyor, daha sonra öğrencilerimiz buraya dönüp deneyimlerini de hem arkadaşları hem de hocaları ile paylaşıyor. Bir kere daha söylemek istiyorum ki; biz hekimlerimizin ülkemizde kalmasını ve sadece eğitim amaçlı yurtdışına gidip gelmelerini istiyoruz. Çünkü devletimiz öğrencilerimiz için çok büyük yatırım yapmakta ve haklı olarak da burada kalıp ülkesine hizmet etmesini beklemekte.”

Kampüste karakalem çalışmalarına katılan ERÜ Tıp Fakültesi dönem 3 öğrencisi Kübra Bölükbaşı, “Ben karakalemi kendim hobi olarak evde yapıyorum ama sonrasında kendi kulübümüz ile birlikte böyle bir oda da açıldığı için etkinlikler düzenleyip bu işte biraz daha yetenekli olan arkadaşlarımızdan eğitimler alıyoruz. Kendimiz çizmeye çalışıyoruz. Bu aktiviteleri dersler arasında yaptığımız için tabi ki rahatlıyoruz. Bu odayı bize kazandıran Alper hocamıza teşekkür ederiz” dedi.

ERÜ Tıp Fakültesi dönem 3 öğrencisi Melisa Karsandı ise “Ben taekwondo branşı ile ilgileniyorum. 13 yıldır yapıyorum. ERÜ özellikle de dekanımız sayesinde burada antrenmanlar yapmaya başladım. 2013’ten beri Türkiye derecelerim var. Özellikle 2017 Balkan Şampiyonası benim ilk milli takım mücadelem oldu. 2021 yılında buraya geldikten sonra ara vermek zorunda kaldım. Şimdi de dekanımız sayesinde tekrar başladım. Çok mutluyum, spor küçüklüğümden beri yaptığım bir şey olduğu için beni çok mutlu ediyor. Derslerime motive olmamı sağlıyor. Başta rektörümüz ve dekanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Dönem 2 öğrencilerinden Ece Yurttaş da, “Yaptığım etkinlik derslerime daha çok odaklanmamı sağlıyor. Ben profesyonel olarak piyano çalıyorum ve yaklaşık 9 sene oldu. Fakültemizde de buna çok fazla ilgi var. Dekanımız bize piyano temin edilmesini sağladı ve birçok arkadaşımız da piyano etkinliğinden faydalanabiliyor gerek çalma gerek konser olarak. Onun dışında yine dekanımızın bize sağladığı imkanlarla bir spor kulübü kurduk ve tıbbın sadece akademiden ibaret bir şey olmadığını da anlamış olduk. Çünkü etkinliklerimize katılım çok fazla ve bu bizi çok mutlu ediyor. Tıp sadece ders çalışmak değil, sosyal bir dinamiği de olan bir meslektir. Bu konuda da dekanımıza, rektörümüze ve bize bu imkanları sağlayan hocalarımıza çok teşekkür ederiz” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/eru-tip-fakultesi-ogrencileri-aktivitelerle-derslerine-motive-oluyor/feed/ 0
Ankara’da Beyin Kanaması Geçiren Kız Öğrencinin Öğretmeni İhmal İddiasıyla Suçlanıyor https://www.haber60.com.tr/ankarada-beyin-kanamasi-geciren-kiz-ogrencinin-ogretmeni-ihmal-iddiasiyla-suclaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-beyin-kanamasi-geciren-kiz-ogrencinin-ogretmeni-ihmal-iddiasiyla-suclaniyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 01:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12863 Ankara’da başını okul sırasına çarpması sonucu beyin kanaması geçiren kız öğrencinin ilk ifadesinde, öğretmeninin olayı başta önemsemediğini söylediği öğrenildi. Ailenin avukatı Hilal Çelik, okulun duruma çok geç müdahale ettiğini belirterek, ihmal olduğunu iddia etti.

22 Şubat’ta Keçiören’deki okulunda arkadaşlarıyla oyun oynadığı sırada başını sıraya çarpması sonucu beyin kanaması geçiren Mira Şahin’in (10) sağlık durumu iyiye gidiyor. Alınan bilgiye göre, ilkokul 3’üncü sınıf öğrencisi Şahin, alınan ilk ifadesinde, durumun bildirilmesine rağmen öğretmen B.Ö.’nün olayı önemsemediğini ve derse devam ettiğini söyledi. Kız öğrencinin tedavi gördüğü hastanede açıklamalarda bulunan avukatı Hilal Çelik, olayda ihmal olduğunu ileri sürdü. Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Hilal Çelik, “Bakım ve gözetim yükümlüğünün ihmali söz konusu. Bu durumdan dolayı ihmali olan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin yargılanması için şikayetçi olduk, süreci de takip edeceğiz. Öğretmenle ilgili disiplin soruşturması devam ediyor” dedi.

“Öğretmen basit bir kontrol yapmış, iyileşeceğini söylemiş ve derse devam etmiş”

Küçük kızın ifadesinde anlattıklarını aktaran Avukat Çelik, “Mira başını çarptıktan sonra yoğun bir baş ağrısı yaşadığı için doğrudan öğretmenle diyalog kurmamış. Arkadaşları bu durumu öğretmene iletmişler. Öğretmen basit bir kontrol yapmış, iyileşeceğini söylemiş ve derse devam etmiş. Bu şekilde en az iki ders geçmiş Mira’nın anlatımına göre. Mira bu süre içerisinde hiçbir şekilde derse aktif olarak katılmamış. Sıranın üzerinde yatarak geçirmiş bütün ders saatlerini. Öğretmenin çocuğun kafasına buz koyduğu, müdahale ettiği yönünde söylemler var ama böyle bir müdahale hiç olmamış. Arkadaşları ilk müdahaleyi yapmış. Üçüncü derste artık kendisi de tamamen konuşamaz hale geldiği için öğretmenin heyecanlandığı ve sınıftan dışarı çıkarak okul müdürünü sınıfa getirdiği söyleniyor. Okul müdürü ve müdür yardımcısı sınıfta çocuğun durumunu gördükten sonra derhal aileye haber verilmiş” diye konuştu.

Şahin’in kendisinin düştüğünü söylediğini de belirten Çelik, “Mira açıkça ‘Kovalamacılık oynarken ayağım takıldı, kafamı sıraya çarptım. Herhangi bir arkadaşım beni itmedi’ şeklinde beyanda bulundu. Olay meydana geldiğinde sınıfta kendisiyle birlikte sadece iki arkadaşı varmış. Ancak ders arasında sağlık durumu hakkında muhtemel tanıklıklar vardır diye düşünüyoruz” dedi.

“Kafatasında kırık ve beyin kanaması ile üç ders geçirmiş”

Baba Çağrı Şahin ise, en çok üzüldükleri durumun ihmalkar tavırlar olduğunu belirterek, “İhmalkarlıktan şüpheleniyorduk. Şu anda kızımın durumu iyi, bilinci açık. Öğretmeni, ‘Otur, birazdan geçer’ gibi ifadeler kullanmış. Öğretmenleri değil de arkadaşları ilgilenmiş. Hemen ameliyata almışlar, zamanla yarışmış. 2-3 saatlik bir kanama mevcutmuş. Yoğun bakımda gözetim altında. Uyanınca pide istedi, bir iki lokma ancak yiyebildi. Şimdi de yürütmeye çalışıyorlar. O aşamadan sonra da normal odaya çıkartılacak. Öğretmeni ile dün görüştük. Üzüntülü olduğunu ve durumun bu noktaya geleceğini tahmin edemediğini söyledi. Bu tahminle olmuyor, düşen bir vatandaş görsek hemen müdahale eder, insanlık görevimizi yerine getiririz. Kafatasında kırık ve beyin kanaması ile üç ders geçirmiş kızım. Bu durum bizi çok üzüyor” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-beyin-kanamasi-geciren-kiz-ogrencinin-ogretmeni-ihmal-iddiasiyla-suclaniyor/feed/ 0
28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle ihraç edilen öğretmen mesleğine geri döndü https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-ihrac-edilen-ogretmen-meslegine-geri-dondu/ https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-ihrac-edilen-ogretmen-meslegine-geri-dondu/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:57:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12681 Erzurum’da din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak atanan ve 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle tek uyarı cezasının ardından ihraç edilen Dilek Yolcu, 2013 yılında yeniden başladığı mesleğini heyecanla sürdürüyor.

Erzurum’da Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak mesleğe başlayan Dilek Yolcu, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat 1997 sürecinde, başörtüsü taktığı gerekçesiyle meslekten ihraç edildi.

Uzun süre işsiz kalan Yolcu, bu süreçten sonra Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak Kur’an kursunda 7 yıl eğitmen olarak çalıştı. Yarım kalan öğretmenlik hayali için 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığına başvuran Yolcu, Erzurum Şükrüpaşa İlkokulunda göreve yeniden başladı.

O tarihten bu yana mesleğini heyecanla sürdüren Yolcu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını unutamıyor.

Dilek Yolcu, AA muhabirine, başörtüsü gerekçe gösterilerek görevini 5 ay yaptıktan sonra meslekten atıldığını söyledi.

Başörtüsü nedeniyle üzerinde baskı kurulduğunu anlatan Yolcu, şöyle konuştu:

“O dönem çok çelişkili bir durumdu. İlahiyatçısınız, Allah’ın emri örtünmek ama kimseye bunu ifade edemiyordunuz. O dönemde çalıştığım müdür bey bunu kaçmak olarak görüyordu. ‘Niye benden kaçıyorsun’ diyordu. Bunun Allah’ın emri olduğu aklına gelmiyordu. Üzerimde çok fazla baskı oluşturuyordu. ‘Sen nasıl yaşayacaksın, paran olmazsa kimse sana bakmaz, paran olursa şöyle olur böyle olur, ortada kalırsın, başını açmak zorundasın’ diyordu. Her gün psikolojik baskısını hissettim. Hayatımda ilk defa saç kıran olmuştum. O kadar acı ki saçım döküldü, bu durumda gidip de ‘başörtülü çalışabilir’ raporu almayı bile düşündüm. Tabii böyle bir şey mümkün değildi. En acı olaylarımdan biri buydu.”

Yolcu, “İkna çalışmaları oldu. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak dersim az olması gerekirken, haftanın beş günü bana ders koymuşlardı. Olur da müfettiş gelirse ıskalanmasın diye. Özellikle cuma günleri İstiklal Marşı’nın olduğu zamana ders koyuyordu. Her İstiklal Marşı okunduğunda hüngür hüngür ağlıyordum. En sevdiğim şair, içinde en güzel İslamiyet’i anlatan İstiklal Marşı ve sen onda kendini çok suçlu ve nereye saklanabilir hissediyorsun.” diye konuştu.

Yaşadığı işsizlik döneminin arından Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmaya başladığını anlatan Yolcu, “Başörtüsünden atılanlara af gelmişti. 2006’da öğretmenliğe dönülebilir şansı verilmişti ama o kadar korkmuştum ki tekrar başörtü yasağı gelecek korkusuyla dönmek istemedim. Benim isteğim öğretmenlikti, 2013’te ne olursa olsun dedim ve başladım. 10 yıldır elhamdülillah öğretmenlik yapıyorum.” dedi.

“Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan mutluluk fazla değil mi’ diyorlar”

Yolcu, yaşadığı travmaların hiçbir zaman geçmediğini belirterek, öğretmenlik mesleğini, geçmişte yaşadığı sorunlar nedeniyle çok daha heyecanla yaptığını dile getirdi.

Derslerde yaşadıklarını anlatan Yolcu, “O zaman derse her girdiğimde, ‘Dilek bu senin son dersin olabilir ona göre anlat’ diyordum. Şimdi derse girdiğimde çok heyecanlanıyorum. Çok mutlu oluyorum. Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan, mutluluk fazla değil mi’ diyorlar. Diyorum ki ‘siz benim yaşadıklarımı yaşasaydınız şu anki heyecanımı anlardınız.’ Başörtüyle derse girebilmenin nasıl bir nimet olduğunu biliyorum. Allah’ı rahatlıkla anlatabilmek müthiş bir keyif. Gücüm yettiği kadar öğretmenlik yapmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-ihrac-edilen-ogretmen-meslegine-geri-dondu/feed/ 0
KKTC’de Sahte Diploma ve Yolsuzluk Skandalı: Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Tutuklandı https://www.haber60.com.tr/kktcde-sahte-diploma-ve-yolsuzluk-skandali-mutevelli-heyeti-baskan-yardimcisi-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/kktcde-sahte-diploma-ve-yolsuzluk-skandali-mutevelli-heyeti-baskan-yardimcisi-tutuklandi/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12572 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KTSÜ) meydana gelen “sahte diploma ve yolsuzluk” skandalıyla ilgili tutuklanan okulun mütevelli heyeti başkan yardımcısı, eski bakanlardan Kemal Dürüst Güzelyurt’ta, eşi Çalışma Bakanlığı Müdürü Meray Dürüst ise başkent Lefkoşa’da hakim karşısına çıkarıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunan Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KTSÜ) bir süre önce başlatılan sahte diploma ve yolsuzluk soruşturması devam ediyor. Soruşturma kapsamında 22 Şubat’ta tutuklanan okulun mütevelli heyeti başkan yardımcısı, eski bakanlardan Kemal Dürüst, Güzelyurt’ta, eşi Çalışma Bakanlığı Müdürü Meray Dürüst ise başkent Lefkoşa’da hakim karşısına çıkarıldı. Kemal Dürüst hakkında 3 gün ek tutukluluk emri verilirken, eşi Meray Dürüst ise 100 bin lira nakit teminatla serbest bırakıldı.

Güzelyurt’ta mahkemeye çıkarılan Kemal Dürüst, hakkında “sahte belge düzenleme, sahte belge tedavüle sürme, sahte evrak düzenlenmesine tahrik etme ve suç gelirinin aklanması” suçlamaları yöneltildi. Mahkemede soruşturmaya ilişkin detaylar aktaran mali polis, ilk belirlemelere göre Kemal Dürüst’ün, 6 farklı şirkete ait 19 fatura ile üniversiteye mal ve hizmet satmış gibi göstererek toplamda 926 bin 286 TL’yi sahtekarlıkla temin ettiği yönünde tespitleri olduğunu aktardı. Polis, üniversitenin küçük ortaklarından Serdal Gündüz ile Kemal Dürüst’ün talimatıyla, öğrencilerin ödediği toplamda 140 bin TL’lik okul harcını, okulun hesabına değil, iki çalışanın hesabına aktarıldığını söyledi.

3 gün ek süre talep edildi

Polis, Kemal Dürüst’ün, kendi adına olan HA-OS isimli şirkete ait biri 24 bin dolar, diğeri 12 bin dolar olmak üzere iki arazinin, KSTÜ Mütevelli Heyeti’nin onayı olmadan üniversiteye 35 bin dolara kiralandığı yönünde tespitleri olduğunu açıkladı.

Kemal Dürüst’ün eşinin talebi üzerine, Serdal Gündüz’ün talimatıyla okulun hesabından 34 bin TL kullanılarak bir çiftin düğünü için pastiç sipariş edildiğini kaydeden polis, soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiğini belirtti. Polis, alınması gereken ifadeler, incelenen faturalar ve bulunması gereken emareler olduğunu söyleyerek, zanlının 3 gün daha poliste tutuklu kalmasını mahkemeden talep etti.

Kemal Dürüst 3 gün daha tutuklu kalacak

Kemal Dürüst’ün avukatı Doğa Zeki de, tutukluluk süresine itirazı olmadığını söyledi ve soruşturma memuruna sorular sordu. Müvekkilinin “pastiçleri” ailesinden biri için mi, yoksa başkası için mi yaptırdığını soran Zeki, müvekkilinin tüm sorular için makul ve mantıklı bir açıklaması olduğunu söyledi. Zeki, HA-OS Hayvancılık ve Ziraat Şirketi’nin üniversite ile kira sözleşmesi olduğunu ve Veteriner Fakültesi’nin açılması için bu çiftlik ile sözleşme yapıldığını kaydetti. Üniversiteyle sözleşme yapılmadan önce tüm YÖDAK üyelerinin çiftliği ziyaret ettiğini söyleyen Zeki, yapılan bu ziyaret ve incelemenin ardından üniversitenin bu bölümü açması izninin alındığını belirtti. Mahkeme, Kemal Dürüst’ün 3 gün daha tutuklu kalmasına hükmetti.

Meray Dürüst teminatla serbest bırakıldı

Lefkoşa’da mahkemeye çıkarılan Meray Dürüst, hakkında ise “evrakta sahtecilik, sahte belge düzenlemesini tahrik etme” ve “sahte resmi belgeyi tedavüle sürme” suçlamaları yöneltildi.

Mali polis, 6 Şubat 2024 tarihinde Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi tarafından yapılan şikayet doğrultusunda bir soruşturma başlatıldığını belirterek. Polis, yapılan soruşturma sonucu zanlının 25 Eylül 2019 tarihinde okulun 4 yıllık Psikoloji Bölümü’ne kayıt olduğunu, ilk 2 yıl derslere ve sınavlara girdiğini ancak son 2 yıl okula devam etmediği halde bir yıl daha derslere ve sınavlara girmiş gibi işlem yapıldığını açıkladı. Polis, zanlının derslere girdiği 2 yıl süresince aldığı geçersiz notların da geçerli hale getirildiğini ve 3 yılda diploma verildiğini söyledi. Polis, zanlının aldığı diplomayı Milli Eğitim Bakanlığına verip, onaylattıktan sonra müdür olarak çalıştığı Çalışma Bakanlığına barem artışı almak için sunduğunu açıkladı. Polis, Personel Dairesinin zanlının konumundan ve bareminin yeterli olmasından dolayı barem artışı vermediğini açıkladı. Polis, tutuklanan zanlının diplomayla ilgili izahat istendiğini, yaz okula gittiğini, üstten ders aldığını söylediğini ancak yapılan soruşturma sonucu doğruyu söylemediğinin belirlendiğini söyledi.

61 yerine 38 ders kaydı girildi

Soruşturma kapsamında 13 ifade aldıklarını kaydeden polis, Savcı Hasan Boşnak’ın sorularını da yanıtladı. Polis, savcının sorusu üzerine zanlının 4 yıllık fakülteden 61 dersi alıp başarıyla geçip, mezun olması gerekirken, 38 ders girişi yapıldığını ve 3 yıllık kayıtlarla mezun edildiğini belirtti. Polis, ayrıca zanlının geçersiz ders notlarının değiştirildiğini tespit ettiklerini söyledi. Polis, geçersiz notların ise meselede tutuklu bulunan okulun direktörü Serdal Gündüz tarafından değiştirilerek, kayda geçirildiğini açıkladı. Polis, bir başka soru üzerine ise okulun hocalarıyla görüştüklerini, zanlının derslere girmediğini belirlediklerini söyledi.

Uzun süreli hapis öngörülüyor

Mahkeme, resmi evrakta sahtecilik suçunun uzun süreli hapis öngören suçlar olduğunu belirtti. Mahkeme, Meray Dürüst’ün yargı aşamasında hazır olması için yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, haftada bir gün karakola imza vermesini, 100 bin TL nakit teminat yatırmasına ve iki kefilin 750’er bin TL kefalet senedi imzalamasına hükmederek, serbest bırakılmasına hükmetti. – LEFKOŞA

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktcde-sahte-diploma-ve-yolsuzluk-skandali-mutevelli-heyeti-baskan-yardimcisi-tutuklandi/feed/ 0
NASA’dan dönen Dr. Umut Yıldız, ODTÜ’de uzay teknolojileri dersi vermeye başladı https://www.haber60.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/ https://www.haber60.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/#respond Wed, 21 Feb 2024 07:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10417 NASA’dan ayrılıp ABD’den Türkiye’ye dönen Dr. Umut Yıldız, ODTÜ’de “uzay teknolojileri” konusunda dersler vermeye başladı, gelen yoğun talep üzerine seçmeli dersin öğrenci kontenjanı artırıldı.

Umut Yıldız, ODTÜ’deki ilk dersinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’ye döndükten sonra ODTÜ Fizik Bölümünden teklif aldığını, bunun üzerine Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversiteler dışında çalışan doktora derecesine sahip araştırmacılara ilişkin ek-46 adı verilen düzenlemesi kapsamında ders vermeye başladığını söyledi.

ODTÜ’de öğrencilerle buluşmaktan duyduğu heyecanı dile getiren Yıldız, şöyle devam etti:

“Dersimin içeriği uzay teknolojileri ve enstrümanlar. Derslerimde uzaya gönderilen ve gönderilecek tüm araçların nasıl planlandığını öğrencilerle beraber tartışacağız. Belki birlikte yeni bir uzay görevi de oluşturabiliriz. İnanıyorum ki ODTÜ’deki öğrencilerle çok güzel projeler geliştireceğiz. NASA’da ve diğer kuruluşlarda uzay alanında edindiğim tecrübeleri öğrencilere aktarmayı çok istiyordum. Buradaki öğrencilerin uzay konusunda çok heyecanlı olması ve gelecekte bu alanda kariyer yapmak istemeleri beni çok mutlu etti. Umuyorum daha fazla öğrenciye ulaşırız ve uzayla alakalı çok daha güzel bir geleceği hep beraber kurarız.”

Yıldız, üniversite öğrencilerinin sadece derse girip çıkmalarının yanında kulüplerde farklı projeleri hayata geçirmelerini yıllardır önerdiğini ifade etti.

Öğrencilerin kendi inisiyatifleri ile projelerde çalışıp bir şeyler yaptığında bir fark ortaya koyacaklarını vurgulayan Yıldız, “ODTÜ’de pek çok öğrenci kulübü var, bu kulüplere zaman içerisinde elimden gelen destekler olursa bunu da vermeyi çok isterim.” dedi.

“Uzay misyonları için üniversitelerden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar”

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzayda yaptığı deneylerle ilgili değerlendirmesi sorulan Yıldız, şöyle konuştu:

“13 deneyi öneren üniversite hocalarımız, deney sonuçlarına göre makalelerini yazacaklar ve bilime katkıda bulunacaklar. Gelecekteki insanlı uzay misyonları için de umarım ODTÜ’den ve Türkiye’nin diğer üniversitelerinden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar ve bundan sonra uzaya daha fazla insan götürmemiz için bir motivasyon olur.”

Üniversite öğrencilerinin yorumları

Yıldız, dersin ardından öğrencilerle sohbet etti.

Bazı öğrenciler, daha önce yayınlarından tanıdıkları Umut Yıldız’la ilgili “İyi ki geldiniz hocam”, “Videolarınızı izliyordum, şimdi dersinize girdim çok mutlu oldum”, “Sizin sayenizde ODTÜ Fizik Bölümündeyim”, “Bana NASA logolu arma yollamıştınız, o hala duruyor”, “TEDx konuşmanızda size sürekli soru soranlardan biri bendim” şeklindeki yorumlarını dile getirdi.

ODTÜ bünyesindeki Uzay Takımı öğrencileri ise NASA’nın desteklediği model uydu yarışması CanSat’a hazırlanan öğrencilerin daveti üzerine Yıldız, “Yarışmayı biliyorum, takıma da gelirim, artık beraberiz. Kulüplerdeki öğrencilerimin projeleri için elimden geleni yapmaya çalışırım.” değerlendirmesinde bulundu.

“Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir”

İnşaat mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gökser Pirik, AA muhabirine, “Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir. Derse erkenden geldim, heyecanla bekliyorum. Zaten kendisini sürekli takip ediyordum.” dedi.

Fizik bölümü birinci sınıf öğrencisi Ömer Faruk Altan ise Umut Yıldız’ı fizik ve bilimle ilgilenen her öğrenci gibi kendisinin de lise yıllarından itibaren internet üzerinden yakından takip ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“İnternet sayesinde bilim iletişimi çok gelişti. Hatta fizik okumamda Umut hocanın etkisi olmuştur. Umut hocamızın prestijli üniversitemiz ODTÜ’de ders vermesinden çok mutluyuz. Derse kayıt oldum, hatta bir-iki saat önceden derse geldim ve bekledim. Onunla tanışmak bile yeterli, ondan bir şeyler öğrenmeyi, birlikte bir projede çalışmayı çok isterim.”

Bilgisayar mühendisliği bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Mustafa Berentürk de derse kayıt olmadığını, sadece dinlemeye geldiğini belirterek, “Umut hocanın ODTÜ’ye geldiğini herkes biliyor artık. Daha önce fizik yazmayı düşünüyordum, konferanslarına gittiğim Umut hocanın ODTÜ’ye gelmesinden çok mutluyum. Umarım sayesinde yeni Umut hocalar çıkar.” diye konuştu.

Elektrik elektronik mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Yusuf Berkin Güler ise kontenjan bularak dersi seçebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Siyaset bilimi ve kamu yönetimi ikinci sınıf öğrencisi Zeynep Kara da “Umut hocanın NASA’dan geldiğini biliyorum ve kendisini yakından takip ediyordum. Böyle değerli bir hocanın bizim üniversitemizde ders veriyor olması nedeniyle çok şanslı hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu arada, ders seçim süreci devam eden ODTÜ’de açılan Dr. Umut Yıldız’ın verdiği “uzay teknolojileri” dersi için daha önce 20 olan öğrenci kontenjanı, önce 100’e ardından 400’e çıkarıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/feed/ 0
Edirne Emniyet Müdürlüğü, Öğrencilere Matematik ve Biyoloji Dersleri Veriyor https://www.haber60.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 08:27:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7623

EDİRNE’de ilk, orta ve lise öğrencileri, ‘Çocuklar Geleceğimiz, Biz Bize Yeteriz’ projesi kapsamında, Emniyet Müdürlüğü’nde görevli, alanında uzman lisans mezunu polis memurlarından matematik, biyoloji ve geometri konularında destek alıyor. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, “Gerek sınava hazırlanan çocuklar, gerekse ara sınıftaki eğitimine devam eden çocuklarımızın okulda anlayamadığı ya da bazı eksik kalan konuları burada tekrar öğretmenlerine sorma şansları, onlardan tekrar dinleme şansları oluşuyor” dedi.

Edirne Emniyet Müdürlüğü tarafından, kentte eğitim gören çocuklara yönelik ‘Çocuklar Geleceğimiz, Biz Bize Yeteriz’ projesi başlatıldı. Proje kapsamında ilkokul, ortaokul ve lisede eğitim gören 22 aile, çocukları için başvuru yaptı. Müdürlük bünyesinde görevli alanında uzman öğretmenlik bölümlerinden lisansını tamamlayan polis memurları, ekim ayında çocuklara mesai saatleri dışında matematik, biyoloji ve geometri branşında ders vermeye başladı. Çocuklar derslerde okulda anlayamadıkları konuların yanında, öğrendiklerini pekiştirip, test çözme imkanı da buldu.

‘GÖNÜLLÜ EĞİTMENLERİMİZDEN DERS ALIYORLAR’

Projeyle ilgili konuşan İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, “Emniyet teşkilatında görevli lisans seviyesinde eğitimini tamamladıktan sonra polis memuru ya da komiser olmuş arkadaşlarımızdan gönüllüler arasından eğitim vermek isteyen arkadaşlarımızla bir proje oluşturduk. Bu proje kapsamında il emniyet müdürlüğümüzdeki eğitim sınıflarından birisini uygun zamanlarda çocuklarımıza tahsis ettik. Polis memuru ve komiserlerden oluşan eğitmen arkadaşlarımız da çocuklarımıza burada kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili konu anlatımlı, soru çözümlü ve pekiştirmeye yönelik eğitimlerini sürdürüyorlar” dedi.

‘SINAVLARDA CİDDİ BAŞARI SAĞLAMALARINI BEKLİYORUZ’

Çocukların projeyi çok benimsediğini anlatan Karaburun, “Tabi bu çocuklarımız tarafından çok ciddi bir kabul gördü. Gerek sınava hazırlanan çocuklar, gerekse ara sınıftaki eğitimine devam eden çocuklarımızın okulda anlayamadığı ya da bazı eksik kalan konuları burada tekrar öğretmenlerine sorma şansları, onlardan tekrar dinleme şansları oluşuyor. Tabi bunu biz sivil toplumdan da destekle, hali hazırdaki bazı kaynak kitapları da bazı deneme sınavlarını da temin ederek bu çocukların bu yayınlara da ulaşımını kolaylaştırdık. Bu sayede çocuklarımızın hem sınavlarda ciddi bir başarı sağlamasını bekliyoruz. Ara sınıfların eğitimlerinde bir dezavantajları varsa bunları ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

‘UMARIM BİR NEBZE YARDIMCI OLURUZ’

Çocuklara matematik konusunda yardımcı olan Edirne Emniyet Müdürlüğü personeli Fulya Dizman, “Çocuklarımızın derslerine bir nebze de olsa katkıda bulunabilmek, bir tık daha yardımcı olabilmek adına kendi adıma matematik branşında onlara elimden geldiğince yardımda bulunmak, derslerine bir takım katkıda bulunmak amacıyla böyle bir proje başlattık. Biz de ekim ayından bu yana projede ders vermeye devam ediyoruz. Umarım çocuklarımıza bir katkımız olur, bir nebze destek vermiş oluruz” ifadelerini kullandı.

‘KENDİ GELECEKLERİNİ DAHA İYİ KURMALARI İÇİN DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Biyoloji öğretmenliği mezunu polis memuru Sedat Karakoç da “Biyoloji öğretmeni olarak üniversiteden mezun oldum. Mesai saatleri dışında polis çocuklarına eğitim vermekteyiz kendi alanımızda. 5’inci sınıftan başlayıp 11’inci sınıfa kadar çocuklara derslerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sayın il emniyet müdürümüzün eğitime ve bize verdiği destek doğrultusunda çocuklara geleceklerinin daha sağlıklı olması ve kendi geleceklerini daha iyi kurmaları için bir nevi destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

‘SINAVLARIM DAHA YÜKSEK GELİYOR’

5’inci sınıf öğrencisi Ayşe Naz Yıldırım (10), dersler sayesinde okulda öğrendiklerini pekiştirme şansı bulduklarını belirterek, “Buraya okul çıkışı arkadaşımın babası beni getiriyor. Matematik derslerinde destek alıyorum. Derslerde çok katkısı oluyor bana. Sınavlarım daha yüksek geliyor. Daha iyi oluyor benim için hem tekrar yapıyoruz hem de bilgileri pekiştirmiş oluyoruz” dedi.

‘ÖĞRENDİKLERİMİZİN ÜSTÜNE KATIYORUZ’

10’uncu sınıf öğrencisi Elif Naz Demir de “Matematik ve biyoloji dersleri görüyoruz, okulda işlediğimiz konuları burada gelip üstüne katarak bir daha öğrenip, konularla ilgili test çözüyoruz. Bize çok yararı dokunuyor. Test kitapları dağıttılar bize doğal olarak çok daha fazla şeyler öğrenmiş oluyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/feed/ 0
İzmir’de lise öğrencileri, görme engelli arkadaşları için sesli kitap hazırladı https://www.haber60.com.tr/izmirde-lise-ogrencileri-gorme-engelli-arkadaslari-icin-sesli-kitap-hazirladi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-lise-ogrencileri-gorme-engelli-arkadaslari-icin-sesli-kitap-hazirladi/#respond Sat, 13 Jan 2024 07:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3311 İZMİR’de lise öğrencileri, doğuştan yüzde 90 görme kaybı bulunan okul arkadaşları Melis Şen (15) için eğitim gördüğü ders kitaplarını seslendirdi. Her öğrencinin farklı bir dersten seçtiği konuyu seslendirdiği kitap çalışması Şen’e ışık oldu. Sesli kitabın ardından başarısının arttığını dile getiren Melis Şen, “Geçen yıla kadar bütün kitaplarımı annem okuyordu. En büyük destekçim her zaman annemdi. Arkadaşlarımın benim için kitap okuması çok güzel” dedi.

İzmir’de dünyaya gelen ve 4 yaşına kadar gözlük kullandıktan sonra yüzde 90 görme kaybı olduğu anlaşılan Melis Şen, ilkokulu Aşık Veysel Görme Engelliler Okulu’nda tamamladı. Kipa 10. Yıl Anadolu Lisesi 10’uncu sınıfta eğitimini sürdüren Şen’in okuldaki arkadaşları ‘sesli kitap’ çalışması yaptı. Her öğrenci, Melis’in daha rahat bir şekilde ders çalışabilmesi için farklı dersten seçtiği konuyu seslendirdi. Eğitim aldığı dersleri öğrenci arkadaşlarının sesinden dinleyen Şen, bu desteğin kendisi için çok önemli olduğunu belirtti. Sınıf arkadaşlarıyla çok iyi anlaştığını ve onların desteği sayesinde hiç zorlanmadığını dile getiren Şen, “Sınıftaki bütün arkadaşlarımı çok seviyor ve hepsiyle iyi anlaştığımı düşünüyorum. Herhangi bir sorun yaşadığımda ya da bir şeye ihtiyacım olduğunda hiç geri çevirmiyorlar. Bazen onlar bana soruyor, ben onlara yardımcı oluyorum. Daha önce ilkokulu herkesin görme engelli olduğu bir okulda okudum. Ortaokulda kaynaştırma öğrencisi olarak normal okula geçiş yaptım. Okulda dışlanmadım ama dışarıda dışlandığım zamanlar oldu. Eğer ortaokulda normale geçmeyip bu geçişi lisede yapsaydım bu beni daha çok etkilerdi. Ergenliğe girdiğim için önyargıyla karşılaşsaydım daha fazla zorlanırdım. Ortaokulda henüz küçük yaşta olduğumdan daha kolay adapte oldum. 4 yıl aynı sınıfta okudum. Lisede de sorun yaşamıyorum” ifadelerini kullandı.

‘SESLİ KİTAPTA DAHA HIZLI ÇALIŞIYORUM’

Lisedeki arkadaşlarının sesli kitap çalışmasının derslerdeki başarısını kolaylaştırdığını anlatan Şen, daha önce aynı desteği annesi Filiz Tuna’nın (42) verdiğini söyledi. Annesinin en büyük destekçisi olduğunu vurgulayan Şen şöyle devam etti: “Arkadaşlarımın benim için kitap okuması çok güzel. Annem için de kolaylık oldu. Kabartma kitapları okuyabiliyorum. Ama sesli olarak 3 sayfa dinleyeceğim sürede buradan ancak 1 sayfa okuyabilirim. Bu beni yavaşlatıyor. Boyutları da büyük, taşıması zor oluyor. Sesli kitapta daha hızlı çalışıyorum. Geçen yıla kadar benim bütün kitaplarımı annem okuyordu. En büyük destekçim her zaman annemdi. Arkadaşlarım da destek oldu. Liseden sonra da hukuk ya da psikoloji okumak istiyorum. Ama asıl isteğim ileride avukat olmak. İnsanların haklarının çiğnenmesini istemiyorum. Hakları yenen insanları savunmak istiyorum.”

‘KIZIMLA BENZER BİR KADERİ YAŞIYORUZ’

Küçük yaşta geçirdiği bir kazanın ardından sağ gözünü kaybeden anne Tuna, eşinden de ayrıldıktan sonra kızına destek olabilmek için elinden geleni yaptığını belirtip, “3,5 yaşındayken gözüme bıçak battı. Daha sonra ameliyatlar geçirdim. Sağ gözümde görme kaybı oluştu. 2005 yılında tekrar kornea nakli oldum. İki yıl önce sağ gözümü tamamen kaybettim. Kızımın ise görme kaybı olduğunu 4 yaşında öğrendik. Öğrenince büyük üzüntü yaşadım. Doktorumuz, ‘Ağlamakla kızınıza bir yardımınız, olmaz. Onun hayatını nasıl kolaylaştıracağınızı düşünmeniz gerekiyor’ dedi. Bu sözler hiç aklımdan çıkmadı. Evdeki bütün düzeni ona göre kurduk. Hiçbir şeyin yerini değiştirmiyoruz. Aradığında bulabilsin, ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabilsin diye dikkatli davranıyorum. Ama toplum içinde biraz zorlanıyoruz. Doktorlar Melis’teki görme engelinin anne ile babanın kan uyuşmazlığından kaynaklandığını söylediler. Kızımla benzer bir kaderi yaşıyoruz. Arkadaşlarının verdiği destek beni çok duygulandırdı. Biri ona yardım ettiğinde çok duygulanıyorum” dedi.

‘HER SINIF BİR KİTABI OKUDU’

Kipa 10. Yıl Anadolu Lisesi felsefe öğretmeni Zehra Turan da Melis’in çok çalışkan bir öğrenci olduğuna dikkati çekip, “Melis 9’uncu sınıfta geldiğinde kaynak kitap sıkıntısı çekiyordu. Kabartmalı kitaplara hemen ulaşamamıştık. Öğrencilerimizle fikir alışverişinde bulunduk. Böyle bir çözüm bulduk. Her sınıf bir ders kitabını aldı. Öğrenciler sayfaları kendi aralarında paylaştılar, her öğrenci konuyu telefonlarına sesli şekilde kaydetti. Bu ses dosyalarını birleştirip klasör haline getirdik. Melis’e teslim ettik. Melis dersleri çalışırken dersleri arkadaşlarının sesinden dinleyerek çalışıyor. Annesi bütün ders kitaplarını okumak zorunda kalmıyor. Onun da işi kolaylaşmış oldu” dedi. Turan öğrencilerin gönüllü şekilde yaptıkları bu çalışmanın kendilerine de fayda sağladığını belirtip, “Melis ilk geldiğinde çok çekingendi. Daha önce ortaokulda kaynaştırma öğrencisiymiş ama lise daha başka bir yer. Aidiyet duygusu gelişti. Kabul gördü, değerli hissetti. Mutlu hissettiğini söyledi. Diğer arkadaşlarının onunla bu şekilde ilgilenmiş olması ona bu faydayı sağladı. Arkadaşları da toplumda böyle bireylerin olduğunu fark etti” ifadelerini kullandı.

‘MELİS BİZDEN ÇOK DAHA İYİ BİR SEVİYEYE GELDİ’

Melis’in sınıf arkadaşlarından İpek Kaya (15) “9’uncu sınıfta Melis’i tanımıyordum. Bu yıl tanıştık. Fizik kitabından bir konu okudum. Melis çok iyi bir arkadaş. Derslerde yardıma ihtiyacı olduğunda yanıma geliyor. Ona seve seve yardım ediyorum. O da beni sağ olsun dinliyor” dedi.

Öğrencilerden Erdem Pazan (15) ise “Melis için bu proje iyi oldu. Ona destek olmak beni de sevindirdi. Rusçam zayıf. Sınavda sıfır aldım. Melis Rusça’da benden daha başarılı” ifadelerini kullandı.Melis Şen’in sıra arkadaşı Liva Afyon (15) ise arkadaşına yardım etmekten gurur duyduğunu ifade edip, “Melis zorlandığında bizden kolayca yardım isteyebiliyor. Onunla iyi bir arkadaşlık kurduk. Bilmediğim konuları bana anlatabiliyor. Ona okuduğumuz kitaplar sayesinde bizden çok daha iyi bir seviyeye geldi. Onun arkadaşlığını çok seviyorum. Her an bir ihtiyacımız olduğunda yardıma koşuyor. Bir çözüm bulmaya çalışıyor. Arkadaşlığımız iyi gidiyor. Yolunu bulamadığında, servise binerken zorlandığında benden rahatça yardım isteyebiliyor. Bende ona yardım etmekten gurur duyuyorum” diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-lise-ogrencileri-gorme-engelli-arkadaslari-icin-sesli-kitap-hazirladi/feed/ 0