Deri – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 19 Mar 2024 21:15:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sivas’ta Yem Karma Makinesine Saçlarını Kaptıran Genç Kız, Başarılı Operasyonla Saçlarına Kavuştu https://www.haber60.com.tr/sivasta-yem-karma-makinesine-saclarini-kaptiran-genc-kiz-basarili-operasyonla-saclarina-kavustu/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-yem-karma-makinesine-saclarini-kaptiran-genc-kiz-basarili-operasyonla-saclarina-kavustu/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:15:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20867 Sivas’ta yem karma makinesine saçlarını kaptırması sonucu derisi kopan Dilara Durmuş, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 8 saatlik başarılı operasyonla saçlarına kavuştu.

Gemerek ilçesinde yaşayan 15 yaşındaki Dilara Durmuş, 1 ay önce, hayvancılıkla uğraşan ailesine yardım ettiği sırada, önce hırkasını ardından saçlarını yem makinesine kaptırdı.

Genç kızın kafa derisinin tamamı koptu. Ailesi, kızları Dilara’yı kopan deri ile Gemerek Devlet Hastanesine götürdü.

Buradaki müdahalenin ardından Kayseri’deki bir hastaneye sevk edilen Dilara, önemli operasyon gerektiği için Konya’daki Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yönlendirildi.

Gece saatlerinde Konya’da hastanenin acil servisine getirilen Dilara, vakit kaybetmeden ameliyata alındı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Dadacı ve ekibi, 8 saatlik mikrocerrahi operasyonla kızın kopan saçlı derisini dikti.

Durmuş, 1 aylık tedavisinin ardından, taburcu edildi.

“Meşakkatli, 7-8 saatlik bir operasyon oldu”

Prof. Dr. Mehmet Dadacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, genç hastasının kaza nedeniyle tüm saçlı derisi kopmuş halde acile getirildiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 8 saatlik bir ameliyat sonrası mikrocerrahi yöntemlerle saçlı deriyi yerine yerleştirdik. Yaklaşık bir aylık takibi sonucunda da çok şükür kopan saçlı deri tümden yerine adapte oldu. Artık herhangi bir sıkıntımız kalmadı. Zor bir ameliyat. Mikrocerrahi ile yapılıyor ve normal bir kesi değil. Makineye dolanma nedeniyle koparak yaralanma, damar yapılarında daha kötü yaralanmalar vardı. Zor, meşakkatli 7-8 saatlik bir operasyon oldu. Sonrasında ‘tutacak mı tutmayacak mı’ diye yakın takibimizdeydi. Çok şükür zor dönemlerin hepsini atlattık, güzel bir sonuç aldık.”

“Operasyon olmasaydı hayatı boyunca peruk takmak zorunda kalırdı”

Dadacı, hastanın başarılı operasyonla saçlarına kavuştuğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Operasyon olmasaydı hayatı boyunca peruk takmak zorunda kalırdı. Kafasında hiç saç yoktu. Oraya deri yaması koyacaktık. Sonraki dönemde de ya takma protez ya da perukla durumu idare etmeye çalışacaktı. 15 yaşında bir kız çocuğu olduğunu düşünürseniz bu ameliyatın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Nadir görülen vakalar. Ameliyat sırasında saçlarını küçülttük. Yaklaşık üç dört ay sonra uzayan saçlarını istediği modele getirtebilir.” diye konuştu.

Genç kızın kulağında ve saç arkasındaki bazı işlemlerinin ileride yapılacağını belirten Dadacı, “İleride kulak şekline küçük dokunuş yapacağız.” dedi.

“Saçlarım uzamaya başlıyor”

Dilara Durmuş ise kaza anını net hatırladığını belirterek, “Yem makinesi ilk önce hırkamı kaptı, kolumu çekti, yere düştüm, sonra saçımı çekti. Yüzüm kanlar içinde kaldı. İlk müdahalenin ardından hızla gece Konya’ya geldik.” ifadelerini kullandı.

Doktorlarına büyük minnet duyduğunu ifade eden Durmuş, “Ameliyat başarılı geçti. Saçlarım uzamaya başlıyor. Taramaya başladım. Küçüklüğümde erkek tıraşı gibi kısa olurdu saçlarım, uzun saçı sevmezdim, ilk kez uzadı ama o da bu kazada koptu. Şu anda iyiyim.” şeklinde konuştu.

Kopan saçlı deri hastaneye poşetle getirilmiş

Tedavi sürecinde Dilara’nın yanından ayrılmayan ablası Nazmiye Durmuş ise kaza haberini aldığında hemen eve koştuğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Gemerek Devlet Hastanesinde ilk önce pansumanla yarayı temizlediler, ardından Kayseri’ye sevk ettiler. Orada da doku ve tek kulak kaybı olduğunu, Konya’ya sevk edeceklerini söylediler. ‘Yoğun bakım süreci olabilir, deri tutmayabilir’ denildi. Gece 23.30 sularında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine geldik. Ameliyatı sabaha kadar sürdü. Yoğun bakım süreci de olmadı, saç derisi de tuttu. Kaza yerinde kafa derisini yakınlarım poşetle almışlardı. O durumdan bugüne geleceğine hiç inanmıyordum. Ümidimiz yoktu. Her şey çok güzel yapıldı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasta-yem-karma-makinesine-saclarini-kaptiran-genc-kiz-basarili-operasyonla-saclarina-kavustu/feed/ 0
Türkiye’nin Deri ve Deri Mamulleri Sektörü İhracatta Önemli Rol Oynuyor https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:09:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13257 Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, “Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden bir tanesi olan deri ve deri mamulleri sektörü, istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip.” dedi.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde 70’incisi düzenlenen AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz İnner’in katılımıyla açıldı.

Gürcan, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin bu yılın ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, “Bu başarıda emeği geçen sanayicilerimize, iş insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şubat ayında da rakamlar çok iyi gelmekte ve şubat ayında da yeni bir rekoru, belki bugüne kadarki en yüksek şubat ayı rakamını da inşallah yakalayacağımızı umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Gürcan, Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden biri olan deri ve deri mamulleri sektörünün istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Deri ve deri mamulleri sektörünün ocak ayı ihracatının 162,9 milyon dolar olduğunu söyleyen Gürcan, “Ayakkabı ihracatımız 2022 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 21 artarak 1,31 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2023 yılında ise küçük bir daralma yaşanarak 1,26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Gürcan, “Pandemi sürecinde lojistik zincirinin kırılması ve Çin’in kapanması dolayısıyla Türkiye burada çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Bu avantajı sürekli hale getirmekte bizim ve iş insanlarının üzerine büyük bir görev düşüyor. Bu fırsatı sürekli hale getirmemizde fayda var.” dedi.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca da ayakkabının sadece temel bir ihtiyaç ürünü olmadığını, aynı zamanda küresel etkiye sahip bir moda ürünü olduğunu ifade etti.

Eyyüpkoca, “AYMOD, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yılda iki defa böylesi güzel bir platformun kuruluyor olması sektörün sahip olduğu gücü gösterme açısından oldukça kıymetlidir.” diye konuştu.

Eyyüpkoca, fuarın 500’e yakın firmayı 30 binden fazla ziyaretçiyle buluşturacağını söyledi.

TASD Başkanı Berke İçten de Türkiye’nin yıllık 580 milyon çiftle dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip ülkesi olduğunu ifade etti. Sektörün fiyat tutturamadığı için 2023’te pazar kayıpları yaşadığını dile getiren İçten, ihracattaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini belirtti.

Ocak ayını geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 25, değer bazında yüzde 33 ekside tamamladıklarını söyleyen İçten, şöyle devam etti:

“AYMOD’u ayakkabı endüstrimizin ihracatında artış trendini yeniden yakalamak için bir fırsata dönüştürmek istiyoruz. Fuarımıza 400’ü aşkın seçkin firma katılıyor. Katılımcılar arasında İtalya, Yunanistan ve Çin’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 50 civarında firma yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin AYMOD’a ilgisi artarak devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 7 bin alıcı AYMOD için İstanbul’a geldi. Ziyaretçiler arasında 49 ülkeden alım heyetleri bulunuyor. İnanıyorum ki firmalarımızla ziyaretçiler arasında bir yandan mevcut ilişkiler derinleştirilirken diğer taraftan da yeni işbirliklerinin temelleri atılacak.”

“Çakma üretim ülke ekonomimize zarar veriyor”

İçten, kamuoyunda “çakma” olarak adlandırılan taklit üretim nedeniyle kurallara uygun çalışan firmaların ve genel olarak sektörün büyük mağduriyet yaşadığına işaret etti.

Türkiye’de yıllık 150 milyon çiftin üzerinde çakma ayakkabı üretildiğini belirten İçten, “İşin bir de ithalat boyutu var. Yurt dışından ülkemize her yıl milyonlarca çift çakma ayakkabı getiriliyor. Çakma üretim sadece sektöre değil ülke ekonomimize de büyük zarar veriyor. Vergi ve SGK primi ödemeyen bu firmalar, çalışanlarına sigorta yaptırmadıkları ve sosyal haklarını vermedikleri için iş gücünü daha ucuza mal ediyorlar. Bu durum vergisini ödeyen, SGK primini yatıran, yani kurallara uygun çalışan firmalar için haksız rekabete yol açıyor.” dedi.

“Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı, başka bir ifadeyle 1 milyar doları buluyor.” diyen İçten, “Bütün bunlara ilave olarak çakma üretim, ülkemizin ve ayakkabı endüstrimizin yurt dışındaki imajını olumsuz etkiliyor. Markalaşmak isteyen yerli firmalarımızın önünde de büyük bir engel oluşturan bu sorun, 9-10 Şubat tarihlerinde Afyonkarahisar’da Ticaret Bakanlığı’mız ile düzenlediğimiz çalıştayın iki ana gündem maddesinden biriydi.” ifadesini kullandı.

İçten, ilgili bakanlıkların yanı sıra yargı ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştayda konunun tüm boyutlarıyla ele alındığını dile getirerek şunları kaydetti:

“Ticaret Bakanlığı’mızın ‘soruna sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşılacak’ mesajı vermesi bizi son derece memnun etti. Biz olaya her zaman pozitif tarafından bakmaya çalışıyoruz. Öncelikle çakma üretim yapan firmaların mevzuata uygun çalışmaya teşvik edilmelerinin doğru olacağını düşünüyoruz. Kayıt altına alınamayanlara karşı ise ağır yaptırımlar getirilmeli. Perakendeden başlayarak geriye doğru bir denetim zinciri oluşturulmalı. Söz konusu ürünlerin sosyal medya kanallarından satışı ve reklamlarının yapılması yasaklanmalı. Online pazar yerleri bu ürünlerin satışına veya reklamının yapılmasına aracı olmamalı. Kargo firmalarının tıpkı uyuşturucu ve silah gibi çakma ürün taşımalarını önleyecek bir düzenleme yapılmalı.”

İçten, gerekli düzenlemelerin mümkün olan en kısa zamanda yapılacağına inandığını ifade etti.

İDMİB Başkan Yardımcısı Oğuz İnner de “Avrupa ve Amerika’da ciddi resesyon konuşuluyor. Bu da tüketimdeki azalmayla beraber üretimlerimizi etkileyen azalma sürecine bizi itti.” dedi.

Sektör açısından dünyada sadece Amerika’nın resesyondan çıkmayı başarabildiğini, Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının hala resesyonun etkisinde olduğunu söyleyen İnner, “Dünya ayakkabı pazarından aldığımız payın yüzde 0,7 olduğunu düşünürsek aslında bu daralmanın bizi etkilemesini minimum seviyeye çekecek önlemlerle artışa bile geçebileceğimizi değerlendirmemiz lazım.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/feed/ 0
Soğuk ısırığına dikkat: Yanaklar, kulaklar, burun, el ve ayak parmakları etkileniyor https://www.haber60.com.tr/soguk-isirigina-dikkat-yanaklar-kulaklar-burun-el-ve-ayak-parmaklari-etkileniyor/ https://www.haber60.com.tr/soguk-isirigina-dikkat-yanaklar-kulaklar-burun-el-ve-ayak-parmaklari-etkileniyor/#respond Wed, 10 Jan 2024 08:39:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2939

Erken çocukluk döneminde ve yaşlılarda soğuk ısırığı riskinin daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, “En çok yanaklar, kulaklar, burun, el ve ayak parmakları etkilenir. Donma durumunda bedenin soğuması kan damarlarının değişmesine, daralmasına neden olur. Coğrafya, yapılan meslek ve hobiler nedeniyle bazı kişiler soğuk ısırmasına maruz kalırlar. Kış sporu tutkunları, askeri personel ve evsiz kişiler gibi düşük sıcaklara maruz kalanlar en çok risk altındadır” dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Prof. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, soğuk havaların gelmesiyle birlikte deri ve diğer dokularda oluşan soğuk ısırması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Demir, soğuk ısırması sonucunda deride yanmalar olabileceğini belirterek “Soğuk yakması olarak da bilinen soğuk ısırması, soğukta kalma sonucunda deri ve diğer dokularda oluşan donma durumudur. En çok yanaklar, kulaklar, burun, el ve ayak parmakları etkilenir. Donma durumunda bedenin soğuması kan damarlarının değişmesine, daralmasına neden olur. Uzun süre donma sıcaklığının altına maruz kalmak dokuda ve kanda buz kristallerinin oluşumlarına neden olur. Ortaya çıkan yangısal olaylar ve doku kanlanmasının bozulması süreçte hücre ölümüne ve doku tahribatına yol açar” diye konuştu.

“KALICI SOĞUK HASSASİYETİ VE UYUŞUKLUK GELİŞEBİLİR”

Soğuk havaya maruz kalma süresi ne kadar artarsa deride oluşan yanığın derecesinin artacağına değinen Prof. Dr. Demir, “Soğuk ısırmasının belirtileri donmanın şiddetine göre yüzeysel yani 1. ve 2. derece veya derin şekilde 3. ve 4. derece olarak ayrılabilir. Soğuğa maruz kalma süresi arttıkça soğuk ısırmasının ciddiyeti de artar. Birinci derecede donma yüzeyseldir, deride etkilenen bölgelerde karıncalanma, uyuşukluk, soğukluk, şişlik ve beyazlama olur. Genellikle kalıcı olmayan hafif bir deri hasarı görülür. İkinci derece donmalarda deride erken dönemde içi şeffaf su ile dolu kabarcıklar oluşur. Su dolu kabarcıklar oluşan deri sertleşir kabaran deri kuru ve kararır, zaman içerisinde de soyulur. Kalıcı soğuk hassasiyeti ve uyuşukluk gelişebilir. Üçüncü derece donmalarda ise derinin altındaki doku katmanları donar. Deride mavi-gri renk değişikliği ile birlikte içi kanla dolu kabarcıklar görülür. Yaralanmadan sonra ağrı günlerce devam eder ve kararmış bir kabuk gelişir. Geniş yüzeylerin etkilenmesi durumunda uzun süreli yara ve hasar ortaya çıkabilir. Dördüncü derece donmalarda kas, tendon, kemik gibi derinin altındaki yapılar etkilenir. Deri siyahlaşır ve kangren olur. Uzuv kaybı meydana gelebilir” ifadelerini kullandı.

“ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE RİSK DAHA YÜKSEKTİR”

Prof. Dr. Demir, yaşanılan yer, yapılan meslek ve hobiler nedeniyle bazı kişilerin soğuk ısırmasına maruz kalmasına karşı uyararak, şu şekilde devam etti:

“Soğuk ısırığı için risk faktörü oluşturabilecek başlıca durumlar; yetersiz giyim ve barınma, hareketsizlik, fiziksel stres yani yetersiz beslenmek ve uykusuzluk, dolaşım bozukluğuna neden olan, diyabet, raynaud fenomeni, skleroderma hastalıkları. Sigara kullanımı, doğal koruyucu tepkileri bozan alkol ve uyuşturucu madde kullanımı soğuk ısırığı için risk oluşturan diğer durumlardır. Kış sporu tutkunları, askeri personel ve evsiz kişiler gibi düşük sıcaklara maruz kalan kişiler en çok risk altındadır. Erken çocukluk döneminde ve yaşlılarda soğuk ısırığı riski daha yüksektir.”

“GİYSİLER VÜCUDU SIKMAMALI VE TERLETMEMELİDİR”

Soğuk ısırmasından korunmak için vücut ısısını korumanın yeterli olacağını ifade eden Prof. Dr. Demir, “Düşük sıcaklıklara ve rüzgara uzun süreli maruziyetten kaçınmak, uygun koruyucu giysi ve yeterli ekipman kullanmak, sıvı alımını ve beslenmeyi sürdürmek, vücut ısısını korumak için yeterli fiziksel aktiviteye devam etmek gerekir. Koruyucu giysiler vücudu sıkmamalı ve terletmemelidir. Sıkı kıyafetler, sürtünme ve bası nedeniyle, terleme ise ıslaklık ve nem nedeniyle donma riskini arttırır. Soğuğa maruziyet sırasında nemlendiriciler de nemi arttırarak soğuk ısırmasını kolaylaştırabileceği için kullanılmamalıdır. Tekrar tekrar soğuk suya maruz kalmak, insanları donmalara karşı daha duyarlı hale getirir” dedi.

“TEDAVİDE MULTİDİSİPLİNER BİR YAKLAŞIM GEREKTİREBİLİR”

Soğuk ısırığının derecesine göre tedavi yöntemlerinin değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, “Soğuk ısırığında tedavi yöntemi hastanın durumuna göre acil servis, dermatoloji, dahiliye, ortopedi gibi çeşitli uzmanlık dallarını içeren multidisipliner bir yaklaşım gerektirebilir. Tedavi, hastanın genel durumuna, soğuk ısırmasının derecesine, yaygınlığına ve etkilenen bölgeye göre uygulanır. Soğuk ısırığı olan kişi önce hipotermi yani merkezi vücut sıcaklığının 35 dereceden aşağı düşmesine ve soğuğa maruz kalmanın yaşamı tehdit eden diğer durumları açısından değerlendirilir. Merkezi vücut sıcaklığı 35 derecenin üzerine çıkarılmalıdır. Ağızdan veya damardan sıvı tedavisi verilir. Soğuk ısırığında erken tedavi ile dokunun yeniden kanlanmasını sağlamak ve yaralanmanın ilerlemesini sınırlandırmak için kan damarlarının daralmasını ve pıhtılaşmayı tersine çevirmek amaçlanır. Ağrının giderilmesi ve yangısal yanıtın azaltılması için nonsteroid -kortizon olmayan- anti-inflamatuvar ilaçlar kullanılır. Ağır yaralanmalarda damar genişletici ve pıhtı eritici tedavilerden faydalanılır. Yara bakımı, antibiyotik kullanımı ve ciddi yaralanma varsa tetanoz toksoidi uygulaması hastaya göre planlanır. Gerekli durumlarda cerrahi müdahale yapılır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/soguk-isirigina-dikkat-yanaklar-kulaklar-burun-el-ve-ayak-parmaklari-etkileniyor/feed/ 0