Dere – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:30:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Battalgazi Belediyesi, Derme Deresi 4. Kısım Yapımını İnceledi https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-derme-deresi-4-kisim-yapimini-inceledi/ https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-derme-deresi-4-kisim-yapimini-inceledi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:30:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43212 Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın beraberinde DSİ İl Müdürü Aytaç Sucu ile birlikte Derme Deresi 4. kısım yapımını inceledi. Çalışmalarla ilgili bilgi alan Başkan Taşkın, yapılacak çalışmayla Eski Malatya’ya kadar kesintisiz bir gezinti alanı oluşturulacağını ifade etti.

Derme deresi ıslah projesi Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın girişimleriyle Karakaya Barajına kadar devam edecek. 4.etap olarak Hanımınçiftliği Mahallesi’nde Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan dere ıslah çalışmasının bu yıl içerisinde bitirilmesi hedefleniyor. DSİ tarafından toplamda 4100 metre yapılacak ıslah çalışmasının kamuya maliyeti ise 43 milyon TL’yi bulacak. Sonrasında Battalgazi Belediyesi tarafından yapılacak peyzaj çalışmasıyla bölge halkının nefes alacağı bir alana dönüştürülecek.

“Derelik olan alan gezinti alanına dönüşecek”

DSİ İl Müdürü Aytaç Sucu ile birlikte çalışmaları inceleyen Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın Eski Malatya’ya kadar yürüyüş yolları, mesire bölümleri ve oturma alanlarının yer aldığı bir alana dönüşeceğini ifade ederek, “DSİ Müdürümüz Aytaç Bey ile birlikte çalışmaları yerinde inceledik. Derme Deresi’nin Şehit Fevzi Mahallesi’ndeki kısmı tamamlanmıştı. Oradan da Eski Malatya’ya kadar Derme Deresinin ıslah çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Büyük bir maliyet ile bu hizmetler yapılıyor. Dere çalışmasının bir kısmı betonarme bir kısmı da taş duvar olarak devam edecek. Tarihi dokuya zarar vermeden, yeşile zarar vermeden dere ıslahı tamamlanacak. Sonrasında biz de hemen çalışmalarımızı başlatacağız. Dere kenarında gerek yeşil alan gerek yürüme parkuru gerek bisiklet yolu olmak üzere Malatyalıların, Battalgazili hemşerilerimizin nefes alacağı, gezinti yapacağı alanlar oluşturacağız. Battalgazili, Malatyalı bir hemşerimiz Konak’tan Banazı’dan suyun bulunduğu kanaldan başlayarak Eski Malatya’ya kadar kesintisiz bir bisiklet turu ve yürüyüş keyfi yaşayacak” dedi.

“Dere kenarında bulunan Battalgazi’nin makamını da ayağa kaldıracağız”

Peyzaj çalışması ile dere kenarında bulunan Battalgazi’nin makamında da düzenleme yapıp tarihi dokuyu ayağa kaldıracaklarını ifade eden Başkan Taşkın, “Güzergahta önemli bir mekan var. Eski Malataya’ya varmadan Derme Deresi kenarında kalan Battalgazi’nin makamı bulunuyor. Burayı da inşallah ayağa kaldırarak tanıtımını yapacağız. Çevresine sosyal tesis inşa edeceğiz ve AŞ evi projemiz olacak. Hemşerilerimizin Battalgazi’nin makamını ziyaret etmesi için gerekli çalışmaları yürüteceğiz. Belediye olarak DSİ çalışmasıyla paralel çalışmaları yürüteceğiz. Battalgazi’miz daha yaşanabilir kent yapma gayreti içerisinde olacağız” şeklinde konuştu.

DSİ İl Müdürü Aytaç Sucu da, “Battalgazi Derme Deresi 4. kısım taşkın koruma yapım inşaatımızda sahada incelemelerde bulunuyoruz. Şu an bulunduğumuz projenin kamuya maliyeti 43 milyon TL’lik bir yapım işi olmakla beraber Hanımınçiftliği Mahallesi’nde 550 metre betonarme imalatımız Karabağlar ve Meydanbaşı Mahallerinde de 1500 metre civarında kargil imalatımızla beraber toplam 4100metrelik bir dere ıslahımız mevcut. Yıl içerisinde tamamlayacağımız işler arasında yer alıyor. Projemiz tamamlandığında Battalgazi Belediyemizin dere etrafında yapacağı çalışmaları sayesinde şehrimize alternatif insanlarımızın nefes alabileceği alanlar kazandırılmış olacak. Projenin devam eden sürecinde çalışmalarımızı kolaylaştıran Battalgazi Belediye Başkanımız Sayın Bayram Taşın ve ekibine çalışmalarından dolayı şahsım ve kurum adına teşekkür ediyorum” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/battalgazi-belediyesi-derme-deresi-4-kisim-yapimini-inceledi/feed/ 0
2050 Yılına Kadar Türkiye’de Yağış Miktarında Azalma Bekleniyor https://www.haber60.com.tr/2050-yilina-kadar-turkiyede-yagis-miktarinda-azalma-bekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/2050-yilina-kadar-turkiyede-yagis-miktarinda-azalma-bekleniyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 08:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41876

SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, 2050 yılına kadar Türkiye’deki ortalama yağış miktarında Karadeniz Bölgesi dışındaki bölgelerde yüzde 10’luk bir azalma beklendiğini söyleyerek, “Önümüzdeki 20-25 yıllık süreçte yani 2050 yılına kadar Türkiye’de ortalama sıcaklığın 2,5 dereceye varacak düzeyde bir artış hesaplanıyor. Bu rakamlar çok önemli rakamlardır çünkü bir bölgede sıcaklığın 1 derece artmasını çok büyük tehlikelere işaret ediyor” dedi.

Türkiye’nin gelecekteki yağış miktarına ilişkin konuşan OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, “2050 yılına kadar ülkemizdeki ortalama yağış miktarında Karadeniz Bölgesi dışındaki bölgelerde yüzde 10’luk bir azalma bekleniyor. Bu da ülkemize düşecek olan yağış miktarının ciddi anlamda azalacağını gösteriyor. Aynı zamanda önümüzdeki 20-25 yıllık süreçte yani 2050 yılına kadar Türkiye’de ortalama sıcaklığın 2,5 dereceye varacak düzeyde bir artış hesaplanıyor. Bu rakamlar çok önemli rakamlardır çünkü bir bölgede sıcaklığın 1 derece artması çok büyük tehlikelere işaret ediyor. Yağış rejimi ve yağış şekilleri açısından da değişimleri beraberinde getirmesi yapılan hesaplarda tahmin ediliyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte Türkiye’de kar yağışlarının azalma ihtimali, mevsimlerin kayması çok ciddi boyutlara ulaşabilir” diye konuştu.

‘YAĞIŞ, BELLİ BÖLGELERDE YÜZDE 50’YE VARAN ORANLARDA AZALDI’

Geçen aylardaki yağış miktarı ve kurallık durumlarını anlatan Prof. Dr. Demir, “2024 yılında da maalesef süreçten ciddi olarak etkilenen bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 5-6 aylık sürece baktığımızda zaman zaman çok şiddetli yağışlar aldığımız kısa periyodları yaşasak da ortalamalar açısından baktığımızda ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızı söylemek yanlış olmaz. Elimizdeki veriler de bunu gösteriyor. Özellikle haziran ayına baktığımızda Türkiye’de yağış düşüş miktarı belli bölgelerde yüzde 50’ye varan oranlarda azaldığını görüyoruz. Bazı zamanlar bir bölgeye baktığımızda çok şiddetli yağış ve sel felaketini meydana getiriyor. Yağış rejimi azalıyor diyoruz ama o zaman da sel felaketi nasıl meydana geliyor diye yanlış bir algı oluşuyor. Bir ay içinde düşmesi gereken yağışın belki yarısı bile bir saatte düşerse toprağın bu yağışı emme ihtimali olmuyor ve bu durumda felaketleri beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.

‘YANGIN, SEL, HORTUM GİBİ DOĞAL AFETLER KONUSUNDA TEDBİRLİ OLMAMIZ GEREKİYOR’

Türkiye’yi doğal felaketler konusunda uyaran Prof. Dr. Yusuf Demir, “Özellikle tarım ülkesi olan Türkiye’deki tarımsal üretim açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Tarımsal üretim açsından baktığımızda gelecek dönemde üretimin nitelik ve niceliğinde ciddi anlamda etkilenmesi söz konusudur. Çünkü yağışın düzenli olması, sıcaklıkların mevsim normallerinde gitmesi, buharlaşmanın dengeli olması ve kuraklığın olmaması gibi parametreler tarımsal olarak çok önemli konulardır. Eğer bu şekilde düzensiz bir yağış rejimi kuraklığın arttığı, buharlaşmanın çok değişken olduğu, sıcaklığın mevsim normalleri üzerinde devam ettiği bir süreci yaşarsak belli ürünlerde ürün kaybına, ürünlerin kalitesinde düşüşe sebep olabilir. Onun için de çiftçilerimizin ve yerel yönetimlerimizin bu konuda meteorolojide ilgili uzmanlarla çalışarak bölgesel bazda da tedbirlerin nasıl alınabileceğini tartışmaları gerekir. Bu sürecin en büyük tehlikelerinden biri de yaşayacağımız doğal afetlerdir. Yangın, sel, hortum gibi doğal afetler konusunda tedbirli olmamız gerekiyor. Özellikle dere ve su yataklarında, şehir merkezlerinde betonlaşmanın fazla olduğu yerlerde mutlaka hazırlıklı ve tedbirli olmamız gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/2050-yilina-kadar-turkiyede-yagis-miktarinda-azalma-bekleniyor/feed/ 0
Manisa’da Çaybaşı Deresi Temizlik Çalışması https://www.haber60.com.tr/manisada-caybasi-deresi-temizlik-calismasi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-caybasi-deresi-temizlik-calismasi/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:24:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39119 (MANİSA) – Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, kent merkezinin simge noktalarından Çaybaşı Deresi’nde temizlik çalışması yaptı.

Çaybaşı Deresi, tarihi dokusu ve asırlık ağaçları ile kent merkezinin simge noktaları arasında yer alıyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlıkları ekipleri de dere yatağında önemli bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Başkan Ferdi Zeyrek’in de özel önem verdiği çalışmayla, dere yatağı içerisinde herhangi bir zarar oluşmaması için ekipman kullanmadan elle temizlik yapıldı; dereden sandalyeler, koltuk minderleri ve birçok plastik atık toplandı.

Temizlik çalışması sırasında su akışının olduğu noktalarda çay balıklarının olduğu görüldü. Üstü tamamen çöple kaplanmış alanın temizlenmesi ile ortaya çıkan balıklar, sık aralıklarla yapılan çalışmaların önemini ortaya koydu.

Uzun yıllar bölgede esnaflık yapan Sait Kanıt, ekiplere çalışmaları için teşekkür ederek, şöyle konuştu:

“Allah razı olsun. En kısa zamanda olumlu cevap verdiler. Dereyi temizlediler. İnşallah bundan sonra da devamı gelir. İnsanlarımızın da daha dikkatli olması lazım. Çünkü, koltuk atıyorlar, yatak atıyorlar. Kendi güzelliğimizi kendimiz bozuyoruz. Aslında insanlar biraz duyarlı olsa Manisa’mız çok güzel bir Şehzadeler şehri. Büyükşehir Belediye Başkanı’mıza, ekiplerine, çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyoruz. Belediyemiz bundan sonra daha iyi hizmetler verecek. Buna da inanıyoruz. Sudan başladı. Biz, her şeyin iyi olacağını inandık ve ekibine de güvendik. Oyumuzu da verdik, bundan sonra başarılar dileriz.”

Tunca Mahalle Muhtarı Suna Marangoz da çalışmalara ilişkin şunları söyledi:

“Öncelikle Büyükşehir Belediyemize, Belediye Başkanı’mız Sayın Ferdi Zeyrek’e ve tüm ekiplerine sonsuz teşekkür ediyorum. Burası gerçekten Manisa’mızın vitrini, prestiji. Mitolojiden, beyliklerden, tarihten gelen bir deremiz. Çaybaşı Dere’miz gerçekten kültür varlıklarıyla dolu. Yeşili bol olan Manisa’ya nefes aldıran bir mevkii. Buraya maalesef halkımız çöp atıyor. Tekrardan Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum. Buranın temizliği hiç kolay değil. 6 ayda, 1 yılda alınacak pislikleri Büyükşehir Belediyemiz artık 3 ayda bir alıyor. Ancak burası bir sokak değil, süpürgecilerimiz temizlesin. Bu konuda haklımızdan, vatandaşlarımızdan yardım, destek istiyorum. Bu yeşili soldurmayalım, bu dereyi kokutmayalım. Çünkü, burası bizim çocuklarımıza miras kalacak. Çok büyük bir avantaj bizler için. Manisa’ya gelen turistler öncelikle bu caddemizi, deremizi geçerek, Ağlayan Kaya’ya, Niobe’ye, Yedi Kızlar’a, kültür varlıklarına ulaşıyor.”

Topçuasım Mahalle Muhtarı Mustafa Kutay, temizlik çalışması dolayısıyla Başkan Zeyrek’e teşekkür ederek, mahalle sakinlerini çöplerini dereye atmaması konusunda duyarlı olmaya davet etti.

MASKİ Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı personeli Fatih Alıncak, vatandaşları çevre konusunda daha duyarlı olmaya çağırdı. Alıncak, “Çaybaşı Deresi’ndeyiz. Yapılan planlama doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnsan gücüyle temizlik yapıyoruz. Çalışan arkadaşlarımıza hem yardımcı olmak hem çevre temizliğini korumak bizim en önemli görevlerimizden ve rutin işlerimizden biridir” dedi.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığında görev yapan Süleyman Serdar Merttaş ise “Biz, Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlıkları olarak Çaybaşı Deresi’nin temizliğini yaptık ve bunu sürekli yapmaktayız. İnsanlarımızdan istediğimiz duyarlı olup, dereye ve çevreye çöplerini bırakmamalarıdır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-caybasi-deresi-temizlik-calismasi/feed/ 0
AFAD Başkanı Erzurum’da sel uyarısında bulundu https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-erzurumda-sel-uyarisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-erzurumda-sel-uyarisinda-bulundu/#respond Tue, 09 Jul 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38275

AFAD Başkanı Okay Memiş, sel ve su baskınlarının yaşandığı, bir çobanın ise kaybolduğu Erzurum’a geldi. Vatandaşların dere yatağından uzak durup, sudan geçmemeleri uyarısında bulunan Memiş, “Bazen bütün ikazlarımıza rağmen vatandaş suyun debisini gördüğü halde ‘karşıdan karşıya geçerim’ zannediyor. 15 santimin üzerindeki sert su akışında debide insanın ayağı yerden kesiliyor. 35 santimin yüksekliğinden fazla ani debide araçların tekerleri yerden kesiliyor. Biz diyoruz ki bu şeylere dikkat edin ve ne olursunuz, zorlamayın. Birçok vefat bazen göz göre göre oluyor.” dedi.

Karadeniz gezisinin ardından saat 22.30’da Palandöken ilçesindeki İl Afet ve Acil Durum Başkanlığı’na gelen AFAD Başkanı Okay Memiş, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ve kurum müdürleri tarafından karşılandı. Son günlerde Türkiye’yi etkisi altına alan sel ve su baskınları ile ilgili açıklamalarda bulunan Okay Memiş, “Dünyanın kuruluşundan veya yaratılışından beri yapılan ölçümlerde en sıcak mevsimler son 10 yılda tespit edildi. İklim uzmanlarının ‘Türkiye’de, Anadolu’da veya dünyanın herhangi bir yerinde ani yağışlar, ani seller, ani hava değişikleri olacak’ yönünde ifadeleri var. Bu AFAD için beklenen bir durum. Bu anlamda risk azaltma çalışmalarımız var. Bunlardan en önemli bir tanesi Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile yaptığımız protokolle AFAD’a 111 ekskavatör aldık. Bunlar Türkiye’nin riskli Karadeniz bölgesinde başlamak üzere Erzurum’a da girecekler. Şu anda o çalışmalar devam ediyor. Son haftalarda sadece Samsun ve Ordu için turuncu ikaz vardı. Diğer illerimiz için Erzurum’da dahil olmak üzere sarı ikaz vardı. Sarı ikazda çok olağanüstü bir durum beklemeyiz. Yani sarı yer yer şiddetli sağanağın olacağını ifade eder. Ancak bu bazen turuncuya da dönebilir. Tıpkı Erzurum’un Tekman ve Karayazı ilçelerinde olduğu gibi” diye konuştu.

‘DERELERDEN VE DERE YATAKLARINDAN UZAK DURUN’

Turuncu ikazlarda vatandaşlara SMS ile mesaj gönderildiğini bununla yetinmeyip belediye ve camilerin anons sistemlerinden, valilikler, kaymakamlıklar ile muhtarlar tarafından da halkın derelerden ve dere yataklarından uzak durmaları konusunda uyarılarda bulunulduğunu ifade eden Memiş, “Bazen bütün ikazlarımıza rağmen vatandaş suyun debisini gördüğü halde ‘karşıdan karşıya geçerim’ zannediyor. 15 santimin üzerindeki sert su akışında debide insanın ayağı yerden kesiliyor. 35 santimin yüksekliğinden fazla ani debide araçların tekerleri yerden kesiliyor. Biz diyoruz ki bu şeylere dikkat edin ve ne olursunuz, zorlamayın. Birçok vefat bazen göz göre göre oluyor. Vatandaşımız gördüğü halde ‘buradan geçerim’ diye aracıyla ilerliyor. Maalesef suya kapılıyor. ya da ‘Bu sudan bir şey olmaz’ deyip yürüyerek karşıdan karşıya geçmek istiyor” dedi.

Karadeniz ve Doğu Anadolu’da selle ilgili farklılıklar olabileceğine dikkati çeken Memiş, “Bulunduğunuz yerde yağış dahi olmayabiliyor ama Erzurum 2000 rakımda kurulmuş bir şehir. Türkiye’nin zirvesi diyoruz. Bulunduğumuz yerde yağış yok ama yaylalarda, başka yerlerde yağış devam ediyor. Yağış birike birike geliyor. 5 Metre belki 10 metrelik kütleler halinde ani şekilde bastırıp geçiyor. Siz o sırada dere yatağındaysanız ve o ikazlara riayet etmezseniz maalesef can kaybıyla karşı karşıya kalınabiliyor. Biz can kaybı yaşanmasın istiyoruz. Biz 81 vilayetin, 85 milyonun emrindeyiz yeter ki can kaybı olmasın. Alt yapı, konut veya iş yerlerinde olan hasarlar giderilir ama can kaybının önüne geçmek bizim en büyük vazifemiz. Bütün vatandaşlarımıza bizim ikazlarımıza AFAD’ın, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün, valiliklerimizin, kaymakamlıklarımızın, kamunun ikazlarına riayet etmelerini istiyoruz” diye konuştu.

‘KEŞKE BÖYLE KAYIPTAN DOLAYI BURAYA GELMİŞ OLMASAYDIM’

Karayazı ilçesinde hayvanlarını otlatan bir kişinin debisi yükselen dereyi geçerken sel sularına kapılarak kaybolduğu haberi üzerine 5 yıl vali olarak görev yaptığı Erzurum’a geldiğini vurgulayan Vali Memiş, “Keşke böyle kayıptan dolayı buraya gelmiş olmasaydım” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-erzurumda-sel-uyarisinda-bulundu/feed/ 0
AFAD Başkanı Okay Memiş, Doğu Karadeniz’deki Sağanak Yağışlar Hakkında Uyarıda Bulundu https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-okay-memis-dogu-karadenizdeki-saganak-yagislar-hakkinda-uyarida-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-okay-memis-dogu-karadenizdeki-saganak-yagislar-hakkinda-uyarida-bulundu/#respond Mon, 08 Jul 2024 22:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38134 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan sağanak yağışlar nedeniyle turuncu ve sarı alarm verilen illeri ziyaret eden AFAD Başkanı Okay Memiş, vatandaşların uyarıları dikkate almaları halinde can ve mal kayıplarının önüne geçilebileceğini söyledi.

Turuncu alarm verilen Samsun ve Ordu illerinin ardından sarı alarm verilen Giresun’u ziyaret eden Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Okay Memiş, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, AFAD yetkilileri ve kurum yetkilileriyle toplantı gerçekleştirdi. Yapılan toplantının ardından basın açıklaması yapan Memiş, “Dünden itibaren hem Samsun, hem de Ordu vilayetlerimiz için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından turuncu alarm, aşırı yağış ikazı verilmişti. Bu kapsamda riskli bölgelerde vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaptığımızı söyleyebiliriz. Bu ikazları nasıl yapıyoruz. Bütün vatandaşlarımıza SMS ile bilgilendirmeler yapıyoruz. Bununla yetinmiyoruz. Daha sonra hem belediye anons sistemleri ile hem de camilerdeki anons sistemleriyle köylerde ve kırsal alanlarda yaşayan kardeşlerimize dere yataklarından uzak durmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu çerçevede yapılan çalışmalar neticesinde Samsun’un özellikle Terme ilçesinde dere taşması sorunuyla karşı karşıya kalındı ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Ancak Ordu ilimizde maalesef bir teyzemiz dereden karşı karşıya geçerken suya kapıldı ve hayatını kaybetti. Kaybolduğu yerden yaklaşık 2 kilometre aşağıda AFAD, jandarma ve Büyükşehir ekipleri marifetleriyle maalesef cansız bedenine ulaşıldı. Muş’un Malazgirt ilçesinde aşırı yağışlar nedeniyle bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Erzurum’un Tekman ilçesinde 4 vatandaşımız aşırı yağışlar neticesinde yaralandı” dedi.

“Uyarılar dikkate alınmalı”

Sarı alarm verilen illerde vatandaşların uyarıları dikkate almalarını isteyen AFAD Başkanı Okay Memiş, “Giresun ve Trabzon ve yakın illerimizde sarı ikaz bulunmamaktadır. Biz buna rağmen yine Valimizin başkanlığında, Belediye Başkanımız ve diğer paydaşlarımızla birlikte muhtemel riskleri göz önüne aldık. Muhtemel riskler neticesinde dikkat edilmesi gereken hususları dile getirdik. Buradan biz vatandaşlarımızı yeniden ikaz etmek istiyoruz. Değerli vatandaşlarımız su debisi yükseldiğinde, yaklaşık 15 santimetrelik bir suda karşıdan karşıya geçmek isterseniz, su debisi sizin ayağınızı yerden kesiyor. Bu hususa dikkat ediniz. Aynı şekilde bir araç da 35 santimetrelik debinin üzerinde su olduğunda aracın tekerlekleri yerden kesiliyor. Birçok can kayıpları bu şekilde olabiliyor. Vatandaşlarımız, kamu görevlileri, valiliklerimizin, emniyetimizin, jandarmamızın, AFAD’ımızın ikazlarına dikkat etmeliler. Aşırı yağışlı olduğu zaman dere yataklarından lütfen uzak dursunlar. Yeter ki can kaybı yaşamayalım. Oluşan hasarları Cumhurbaşkanımız liderliğinde, hükümetimiz ve devletimizin imkanlarıyla giderebiliriz ama can kaybının telafisi yok. En önemli olan husus can kaybı yaşanmaması” dedi.

“Dereler ıslah ediliyor”

Yaşanabilecek riskleri azaltmak için alınan tedbirlerle ilgili de bilgi veren Memiş, “AFAD üzerinden 111 iş makinesi için DSİ ile bir protokol yaptık. Karadeniz illeri başta olmak üzere Türkiye’nin bütün derelerini ıslah etmeye başladık. İnşallah 2 yıl içerisinde tüm bu bölgedeki derelerin iş makineleriyle temizlenme işlemleri devam ediyor. Bu anlamda hem Ordu, hem Giresun, hem Trabzon ve Rize’de, diğer sahil kesimlerinde AFAD koordinasyonunda riskli derelerde en azından bakım ve ıslah çalışmaları devam ediyor. Böylece can kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma yeni başladı. Çok da iyi gidiyor. Bize bu imkanı veren Cumhurbaşkanımıza, İçişleri Bakanımıza, Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum” dedi. – GİRESUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-okay-memis-dogu-karadenizdeki-saganak-yagislar-hakkinda-uyarida-bulundu/feed/ 0
Bursa’da Şiddetli Sağanak Sele Dönüştü https://www.haber60.com.tr/bursada-siddetli-saganak-sele-donustu/ https://www.haber60.com.tr/bursada-siddetli-saganak-sele-donustu/#respond Sat, 06 Jul 2024 02:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37600 BURSA’da dün etkili olan sağanak, sele dönüştü. Yıldırım ilçesindeki Çukuryayla Deresi’nin taşması ile araçlar, sel sularına kapılarak sürüklendi. 5 araçta zarar meydana gelirken, 600 su baskını ihbarının yapıldığı kentte, 3 saat içerisinde metrekareye 44.4 kilogram yağışın düştüğü açıklandı.

Marmara Bölgesi’nde dün etkili olan sağanak, Bursa’da da yaşamı olumsuz etkiledi. Aniden bastıran gök gürültülü sağanak, kent genelinde etkili oldu. Öğleden sonra başlayan sağanak ve dolu, özellikle Osmangazi, Yıldırı, Nilüfer ilçeleri ile verimli tarım arazilerinin bulunduğu Yenişehir ilçesi ve dağ ilçeleri Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık, Keles’te yaşamı etkiledi. Yenişehir ilçesinde tarım arazileri ile bazı evler su altında kalırken, kent merkezinde de birçok ev ve iş yerini su bastı. Sürücüler trafikte zor anlar yaşarken, BursaRay’ın Odunluk İstasyonu’nda raylar su altında kaldı. Kentin batı yönündeki metro seferleri gerçekleştirilemedi. Acemler-Ataevler arasındaki seferler, Odunluk İstasyonu’ndaki suyun tahliye edilmesinin ardından 8,5 saat sonra normale döndü. Kent genelinde 600’ün üzerinde su baskını ihbarı yapılırken, AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyeleri ve ilçe belediyeleri ile itfaiye, BUSKİ ve DSİ ekipleri gün boyu çalışmalarını sürdürdü. Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da sahadaki ekiplerle birlikte su baskını yaşanan bölgelerde incelemelerde bulunarak, çalışmaları yerinde takip etti.

‘İLK DEFA BÖYLE BİR AFET GÖRÜYORUM’

Meteoroloji yetkilileri 3 saat içerisinde metrekareye 44.4 kilogram yağış düştüğünü açıklarken, sağanak, Yıldırım ilçesi Teferrüç Mahallesi’nde sele yol açtı. Uludağ’dan gelen Çukuryayla Deresi’nin taşmasıyla, 3’üncü Taşlı Sokak’ta park halinde olan araçlar, sel sularıyla birlikte sürüklendi. 5 araçta zarar meydana geldi. Bölgeye, AFAD, itfaiye, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı bölgedeki temizlik çalışmaları devam ederken, mahalle sakinlerinden Hüseyin İrez (41), ilk kez böyle bir afetle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “41 yıldır bu mahallede yaşıyorum. İlk defa böyle bir afet görüyorum; bu mahallede, bu derede. Yıllardan beri deremiz mevcut ama dün ilk defa böyle bir afet oldu. Aracım da oradaydı, başka bir aracın sürüklenmesiyle kendi aracıma çarptı. Mahalleli, ilk defa böyle bir şey gördüğü için şaşırdı. Taşlar, ağaç tomrukları sürüklendi. Mahalleli sağa sola kaçıştı. Buralar hep çamur ve göl içindeydi. İtfaiye, belediye, AFAD hepsi geldi. Hala temizlik devam ediyor. Beterin beteri vardı. Allah daha büyük beterlerden saklasın” dedi.

‘KIYAMET KOPTU, GELDİ SANKİ’

Mahallede büyük panik yaşandığını belirten Musa Keser (72), “20 yıldan beri burada ikamet ediyorum. Ömrü hayatta böyle bir şey görmedim. Tamam geliyordu ama ufak bir su geliyordu. Sanki buradan bir nehir geldi. Taşlar, çakıllar, sular, kıyamet koptu geldi sanki. Yukarıda hiçbir yerde su kalmadı, hep buraya geldi. Yarım metre çamur vardı. İnsanlar bir yere geçemedi, yol bulamadı. Daha ömrü hayatta böyle bir şey görmedim” ifadelerini kullanırken, mahalledeki evlerin dere yatağında olduğuna dikkat çeken Nurettin Severoğlu (74), “74 yaşındayım, bu zamana kadar böyle bir su geldiğini burada görmedim. Önceden gelirdi ama çok az. Bize bir zararı yoktu. Ama gelen su, şimdi çok şiddetliydi. Benim evim burada, şu ağaçların arasında. Seyrettim o anları, baktım. Evde hasar yok ama bu dereyi aştı, yardı. Burayı kaç senedir ıslah edeceklerdi, yapacaklardı. Bir türlü yapılmadı. Ama yine de bizim evler tehlikeli. Biraz ağaç ektim, orayı sağlama aldım ama ekilen ağaçlar ne olur artık Allah’ıma emanet hepsi. 74 yaşındayım, 70’ten önce buradaydım. Buralarda hiç ev yoktu. Ama böyle bir yağmur görmedim. Bu sene çok şiddetli bir yağmur geldi, Allah sonumuzu hayır etsin” diye konuştu.

‘ÇOK ŞÜKÜR, OKULLAR KAPALIYKEN OLDU’

Selin yaşandığı sokakta bulunan, 573 öğrencinin eğitim gördüğü Teferrüç Ali Osman Gür İlkokulu Müdürü Erol Ardahanlıoğlu (50) ise selin eğitim döneminde meydana gelmemesinin büyük şans olduğunu belirterek, “4 yıldır buradayım, böyle bir şey yaşanmadı. İlk defa böyle bir sel oldu. Okulda herhangi bir hasar yok, çok şükür. Çok şükür, okullar kapalıyken oldu” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-siddetli-saganak-sele-donustu/feed/ 0
Fabrikanın dereye bıraktığı atık, mahalleliye eylem yaptırdı https://www.haber60.com.tr/fabrikanin-dereye-biraktigi-atik-mahalleliye-eylem-yaptirdi/ https://www.haber60.com.tr/fabrikanin-dereye-biraktigi-atik-mahalleliye-eylem-yaptirdi/#respond Sun, 05 May 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30492 Fabrikanın dereye bıraktığı atık, mahalleliye eylem yaptırdı

Zamanında yüzülen derenin şimdilerde yanından geçilmiyor

Tek istedikleri gıda fabrikasının arıtmasını çalıştırması

Kızılcıkorman Mahallesi Muhtarı Mecid Kızıldağ:

“İnsanlar evinde dururken, sokakta gezerken maske takıyor”

“Ben muhtar olarak utanıyorum, buradan kim kime sıkıntı oluşturarak para kazanıyorsa haram olsun”

SAKARYA – Sakarya’nın Akyazı ilçesinden geçmekte olan ve bölgedeki birçok köyün tarım için kullandığı dere, iddiaya göre gıda fabrikasının atıkları sebebiyle kirli akıyor. Yıllardan beri kötü koku ve dere pisliğinden isyan eden mahalleli, fabrikanın önüne kadar yürüyüş eylemi yaptı.

Kzıılcıkorman Mahallesi’nden geçen ve çevre mahallelerden geçerek Mudurnu Deresi ardından da Sakarya Nehri üzerinden Karadeniz’e dökülen derenin, bölgede bulunan GSF Gıda Sanayi Fabrikaları’nın atıklarından dolayı yıllardan beri kirli aktığı iddia edildi. Adeta siyaha bürünen derenin yıllardır bir çözüme kavuşturulmadığı için duruma tepki gösteren mahalle halkı, fabrikanın önüne kadar yürüyerek eylem gerçekleştirdi. Fabrikanın önünde toplaşan mahalle sakinleri ellerindeki ‘Balıklar öldü sıra çocuklarda’, ‘Yeter artık 40 yıl oldu, bıktık’, ‘Doğaya zulüm insana zulümdür’ pankartlarıyla yaptığı yürüyüşte ise jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Mahallelinin tek istediği ise fabrikanın arıtma cihazını aktif hale getirip bölgenin pislik ve kötü kokudan arındırılması.

“Artık ceza da işe yaramıyor”

İnsanların mağdur olduğunu belirten mahalle sakini Mehmet Gülşen, “Deremiz hali çok kötü ve yıllardan beri biz bu çileyi çekiyoruz. Dere yakınlarında okul var ve birçok çocuk kötü kokudan dolayı sınıflara giremiyor. Derenin hemen kenarında Kur’an kursu var ve buraya çocuklar gelemiyor. Zamanında biz bu derede yüzerdik şimdi ise siyahlaştı. Köyün içinden geçeni geçtim D-100 kara yolundan geçen insanlar bile kokuya dayanamıyor. Artık köyümüzün ismi ‘Pis kokulu köy’ kaldı. Burada kahvehaneler, lokantalar var kimse buralara gelemiyor. Geçtiğimiz Cuma günü atık suyu bırakan fabrikaya ceza kesildi ve 2-3 gün kapalı kaldı ama bugün yine atık, yine koku var artık ceza da işe yaramıyor” dedi.

“Kokusu ile pisliği artık bizi bezdirdi ve gerekli olan her yere müracaatımızı yaptık”

Yaklaşık 40 yıldan beri kokudan rahatsız olduklarını belirten Kızılcıkorman Mahallesi Muhtarı Mecid Kızıldağ, “Mahallemizin içinden geçmekte olan tarla seviyelerini düşürmek için açılan kanalda 1982 senesinde açılan bu fabrika ürettiği nişasta ve glikoz üretiminin atıklarını kanalımıza bırakıyor. Burası 1982 senesinde açıldı ve o günden bu güne kadar kanala akıtıyor pisliklerini. Kokusu ile pisliği artık bizi bezdirdi ve gerekli olan her yere müracaatımızı yaptık. Dilimizin döndüğünce insanlara anlattık ama hiç kimse bir çare bulamadı ev bu günlere kadar geldik. Çevre mahalle sakinleri muhtarları herkes burada ve bu işten muzdarip, biz de bunu dile getirmek için yürüyüş gerçekleştirdik. Bizim kimseyle sorunumuz yok, art niyetimiz yok. Fabrikanın üretim yapması gerekiyorsa üretimini yapsın ama arıtmasını çalıştırsın. Bu fabrikadan 100-150 kişi ekmek yiyorsa diğer taraftan yoldan geçenler hariç 3 bin, 5 bin kişi kokuyu çekmek zorunda bırakılıyoruz. Muhtarlıkta benim dördüncü dönemim gelen her kaymakama, belediye başkanına ve valiye yani bu işte etkisi olabilecek herkese anlatmaya çalıştım ama herkes topu başkalarına attı. Sağ olsunlar yeni gelen vali ve kaymakam bize sahip çıktı, biz de mahalle halkı olarak düzen içinde eylem yaptık” diye konuştu.

“İnsanlar evinde dururken, sokakta gezerken maske takıyor”

Mahalle halkının çoğunun maske taktığını aktaran Kızıldağ, “Sinekler öyle bir hale geldi ki eşek arısı gibi oldu. Burada insanlar pencerenin camlarını açamıyor, misafir ağırlayamıyor hatta kanala yakın olan insanlar daha kötü durumda. Ben muhtar olarak utanıyorum. Buradan kim kime sıkıntı oluşturarak para kazanıyorsa haram olsun. İnsanlar evinde dururken, sokakta gezerken maske takıyor artık çünkü kokudan durulmuyor. Ben muhtarlık dönemimde defaten temizlettim ama yine de pislik içinde kalıyor” şeklide konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fabrikanin-dereye-biraktigi-atik-mahalleliye-eylem-yaptirdi/feed/ 0
Son yağışlar derelerin debisini yükseltti https://www.haber60.com.tr/son-yagislar-derelerin-debisini-yukseltti/ https://www.haber60.com.tr/son-yagislar-derelerin-debisini-yukseltti/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:03:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27470 Son yağışlar derelerin debisini yükseltti

VAN – Van’da ilkbaharda yağış miktarının artmasıyla akarsuların debisinin yükselmesi uzmanları sevindirdi.

Van’da ilkbahar yağışları, akarsuların debisinin yükselmesine neden oldu. Kuraklığın yaşandığı kentte, Mart ve Nisan ayında etkili olan kar yağışı ve yağmur birçok baraj ve kuruma noktasına gelen derelerin debisi yükselmesine neden oldu. Derelerin debilerinin yükselmesi, 15 Nisan’da başlayacak olan inci kefalinin üreme göçü uzmanları sevindirdi.

Her yıl üreme dönemi geldiği zaman Van Gölü havzasında gözlerin akarsulara çevrildiğini söyleyen Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Üreme döneminde akarsularda yeterli miktarda su debisinin yüksek olması hayati bir öneme sahip. İnci kefali yüz binlerce yıldır Van Gölü’nde yaşamını sürdürüyor. Bu yaşamını sürdürmesindeki en önemli unsur sağlıklı ve başarılı bir üreme dönemine bağlı. Akarsular ülkemizin her yerinde önemli. Fakat söz konusu Van Gölü havzası olduğu zaman bu önem yüz kat daha artıyor. Çünkü Van Gölü’ne dökülen akarsular inci kefallerinin üreme habitatı. İnci kefali yaşamını Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda sürdürüyor. Her yıl, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları geldiğinde göldeki inci kefalleri üremek için akarsulara doğru göç yolculukları başlıyor. Akarsuların 20 kilometre kadar yukarılara doğru çıkıyor ve üremesini gerçekleştirip geri dönüyor. Bu sene geçen yıllara göre çok daha sevinçliyiz çünkü akarsu debileri geçen yıllarla kıyaslanmayacak ölçüde yüksek. Ümit ediyoruz ki bu sene su noktasında bir sorun yaşamayız. Son 2-3 yıldır çok ciddi bir su sorunu yaşadık. İnci kefalleri üremesini maalesef sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremedi. Bu Van Gölü’ndeki inci kefali stoku için çok büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu sene akarsu debileri yüksek yüzümüz gülüyor. Bu sene koruma çalışmaları hayati bir öneme sahip. Özellikle jandarmanın kırsala alanlarda, dere ağızlarında polis ve zabıtanın da merkezde yürüteceği çalışmalar hayati bir öneme sahip. Çünkü yıllar ilerledikçe şunu görüyoruz gıda her şeyden daha önemli. Ne kadar gelişmiş teknolojiniz olursa olsun eğer gıda stoğunuz yoksa bunların hiçbir önemi yok. İnci kefali bu bölge için, ülkemiz için en önemli gıda kaynaklarından birisi. Bu sebepten dolayı bu kaynağı korumamız hem ülkemizin stratejik konumu açısından çok çok hayati öneme sahip hem de inci kefallerinin varlığını sürdürmesi açısından önemli” dedi.

Su sıcaklığının inci kefali göçü için hayati bir öneme sahip olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, “Göçün yapılabilmesi için ana unsurlardan birisi su sıcaklığı. Van Gölü’ne dökülen suların sıcaklığı 12-12 santigrat dereceyi bulduğu zaman inci kefalleri üremek için derelere doğru girmeye başlıyorlar. Şuanda bulunduğumuz nokta Bendimahi Çayı. Yani Van Gölü’ne kuzeyden dökülen en büyük akarsuyu oluşturuyor. Hemen arkamızda bulun an Erciş körfezinde şu anada binlerce ton inci kefali toplanmış durumda. Su sıcaklığı şuanda 10.2 derecede. 2-3 derece daha sıcaklık arttığı zaman inci kefalleri akarsulara girmeye ve üremelerini gerçekleştirmeye başlayacak. Akarsular tatlı, Van Gölü tuzlu. Dolayısıyla balık hemen tuzlu sudan tatlı suya geçiş yapamıyor. Hemen arkamızdaki Erciş körfezinde binlerce ton inci kefali ozmo-regülasyon fizyolojik uyum için bekliyor. Su sıcaklığı 13 dereceyi bulduğunda inci kefalleri de bu fizyolojik adaptasyon sürecini tamamladığında milyarlarca inci kefali bir anda Van Gölü’ne dökülen akarsulara göç edecek. İşte bu noktada koruma çalışmaları hayati bir öneme sahip” diye konuştu.

İnci kefali ülkemizdeki iç sulardaki avcılık yoluyla elde edilen toplam ürünün tek başına üçte birlik bölümünü karşıladığını ifade den Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, “İnci kefali, havzada 20 bin insanın geçim kaynağını oluşturuyor. Biz inci kefaline tek lira harcamıyoruz. İnci kefalinin ne yemini veriyoruz, hasta olduğunda ne ilacını veriyoruz sadece tek bir şartımız var. Üreme döneminde koruma çalışmalarının güçlü ara vermeden devam ettirilmesi. Binlerde insanın ekmek ekmeğini sağladığı inci kefalinin varlığının devam etmesi için koruma çalışmalarının taviz verilemeden aralıksız bir şekilde sürdürülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/son-yagislar-derelerin-debisini-yukseltti/feed/ 0
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen Mahalle Mitinginde Konuştu https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-mahalle-mitinginde-konustu/ https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-mahalle-mitinginde-konustu/#respond Mon, 25 Mar 2024 14:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23336 Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Dere Mahallesi’nde vatandaşlara seslendi. Göreve geldiklerinde Dere, Keçeci, Yenice, Emre, Doğancı ve Sülübey gibi mahallelerde doğal gazı olmayan evler bulunduğu belirten Başkan Başdeğirmen, buradaki evleri doğal gazla buluşturduklarını, Andık Deresi bölgesinde tarihi yeniden ortaya çıkardıklarını söyledi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, mahalle mitingi programı çerçevesinde Dere Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Meşaleler ve havai fişeklerle soğuk havaya rağmen 7’den 70’e yoğun bir kalabalık tarafından karşılanan Başkan Başdeğirmen, Dere Mahallesi’nin kendisi ve ailesi için önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, coşkulu kalabalığa teşekkür etti.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Dere Mahallesi’nin nüfusu az mahallelerden birisi olduğunu belirterek, meydanı hınca hınç dolduran kalabalığı görmekten duyduğu memnuniyetini ifade etti. Başkan Başdeğirmen, “Babam bu mahalleli, annem de Keçeci Mahallelidir. Buralar bizim için çok değerli ve önemli. Burada mutluyuz. Buraya gelince bambaşka bir havaya giriyoruz” dedi. Dere Mahallesi’nin üstünde Andık Deresi bölgesi bulunduğunu dile getiren Başkan Başdeğirmen, çocukluğunun o bölgede geçtiğini, göreve geldikten sonra oranın halini gördüğünde üzüldüğünü ve Andık Deresi bölgesini yeniden düzenlediklerini, bölgenin yeni haliyle şehre çok yakıştığını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Andık dedenin orada bulunan mescidi yeniledik, oradaki çeşmeyi de yeniliyoruz. Andık Deresi, şelaleleri, havuzu, fıskiyeleri, yeni oturma yerleriyle gecesi bir başka gündüzü bir başka, yazı bir başka kışı daha başka bir yer haline geldi” derken bölgedeki şelalenin tarihinden bahsetti.

Tarihe sahip çıkan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerine değinen Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, “Kirazlıdere’nin üzerine Kirazlıtepe’yi yapıyoruz. Kirazlıtepe’nin üstünde de gözetleme kalesi var. Kirazlıtepe’den sonra da yeni dönemde gözetleme kalesini ortaya çıkararak oraya daha çok vatandaşımızın gelmesini sağlayarak, tarihimizi yaşamasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Millet Bahçesi bölgesindeki tarihi binaların restorasyonlarının devam ettiğini belirten Başkan Başdeğirmen, Tarihi Üzüm Pazarı’nı restore ederek yenilediklerini, Damgacı Sokak’taki yapılarda da restorasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini, İmam Hasan Sokak’ta ise sokak sağlıklaştırılması çalışmalarının yapılacağını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Aya Baniya Kilisesi’nde Koku Atölyesi yapıyoruz. Orası da tamamlanmak üzere. O tarihi yapıyı da turizme sunacağız. Aya Yorgi Kilisesi için de izinleri aldık kütüphane yapacağız. Tarihimizi ayakta tutamazsak geleceğimizi bilemeyiz. Çocuklarımıza tarihimizi anlatmak zorundayız” dedi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, yeni dönemde yapacakları 19 büyük projenin şehre farklı ivme kazandıracağını belirterek, çocuklara yönelik yapılan kütüphane ve spor tesislerinden çok memnun olduklarını söyledi.

Göreve geldiklerinde şehrin birçok noktasında doğal gaz olduğunu ancak Doğancı, Dere, Keçeci, Yenice, Emre, Sülübey Mahallelerinde çok sayıda vatandaşın evine doğal gaz hizmeti gitmediğini gördüklerini ifade ederek, “Sokaklar darmış araçlar giremezmiş. Biz gelir gelmez dar sokaklar genişleyiverdi kamyon ve kepçeler sığdı doğal gazları evlere ulaştırdık. Bizden önceki 10 yıl içerisinde kepaze durumuna düşürülen ITKM’yi 1,5 yılda tamamladık. Demek ki yapılabiliyormuş, istemek lazımmış becerikli idarecilere ihtiyaç varmış. Koku sorununu 10 yıl boyunca çektik. Göreve geldik 6 ayda koku bitiverdi. Bu bir insana saygıdır. 6 ayda koku sorunu ortadan kalktıysa vatandaş ‘6 ayda yok olan koku 10 yılda neden bitmedi’ diye sormaz mı? Yapamadıklarını yapmış gibi yaptıklarımızı da yapmamış gibi anlatmaya çalışıyorlar. İftiralara ve yalanlara vatandaşımız 31 Mart’ta en güzel cevabı verecek, sandıkta her şey ortaya çıkacak” dedi.

Mart ayının en soğuk gecelerinden birisinin yaşandığını dile getiren Başkan Başdeğirmen, “Meydanda bizim için gelen bir hacı annemiz var” derken yaşlı teyze, “Uzun zamandır evden çıkmıyordum oğlum geldi diye çıktım” dedi.

Mitingin sonunda Furkan Özçelik isimli çocuk kendi yaptığı tespihi Başkan Başdeğirmen’e hediye etti. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-mahalle-mitinginde-konustu/feed/ 0
AESOB Başkanı: Merdiven Altı Gıdalar İsrafa Sebep Oluyor https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:18:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18048 Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, merdiven altından ucuza alınan gıdaların genellikle çöpe gittiğini belirterek, “Bu da daha çok israfa sebep oluyor, esnaflarımızda her yiyeceğin en tazesi ve kalitelisi var. Ramazan ayında alışverişlerimizi tanıdığımız, bildiğimiz, güvendiğimiz mahalle esnaflarımızdan yapmalıyız. Böylece hem sağlığınızı güvence altında alır, hem de esnaf ve sanatkarlarımıza bir nebze olsun destek sağlamış oluruz” dedi.

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan ayının gelmesiyle israf uyarısında bulunarak merdiven altı ürünlere dikkat çekti.

Ramazan ayının gelmesiyle Antalya’nın pazar, cadde ve sokaklarında hareketliliğin başladığını dile getiren Dere, “Pide, hurma, güllaç, şerbet, pastırma, baklava gibi her bütçeye uygun Ramazan ayının vazgeçilmez ürünleri raflarda yerini aldı. Manav, kasap, pastane, lokanta, fırın, büfe, bakkal gibi gıda alanında faaliyet gösteren esnafımız başta olmak üzere tüm esnaf ve sanatkarlarımız Ramazan hazırlıklarını tamamladı. Ancak bu yılki fiyatlar maalesef hem eli hem de cebi yakıyor. Ramazan dolayısıyla temel gıda maddelerine talep artışı oluyor. Bu artış ise fiyat yelpazesini genişletiyor. İnsanlar alışverişlerinde ucuz diye kalitesiz ve sağlıksız merdiven altı ürünlere yönelebiliyor. Ucuz diye alınan yiyecek ya aynı gün ya da ertesi gün çöpe gidiyor. Bu da daha çok israfa sebep oluyor. Esnaflarımızda her yiyeceğin en tazesi ve kalitelisi var. Özellikle Ramazan’da iftar sofralarında dinimizin yasaklamış olduğu israfın her türlüsünden kaçınmalıyız. Yardımlaşma, dayanışma; birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği, güzelliklerle dolu bu Ramazan ayında alışverişlerimizi tanıdığımız, bildiğimiz, güvendiğimiz mahalle esnaflarımızdan yapmalıyız. Böylece hem sağlığınızı güvence altında alır, hem de esnaf ve sanatkarlarımıza bir nebze olsun destek sağlamış oluruz” ifadelerine yer verdi.

“Günden 6 milyon ekmek çöpe gidiyor”

Türkiye’de her gün 6 milyonun üzerinde ekmeğin ve yılda 26 milyon ton civarında meyve, sebze ve gıdaların israf edildiğini aktaran Dere, “Ülkemizdeki gıda israfının yüzde 42’si evlerde çöpe giden yiyeceklerden kaynaklanıyor. En çok çöpe atılan yiyeceklerin başında ise ekmek, unlu mamuller, sebze ve meyveler geliyor. Diğer aylarda yapılan gıda israfı maalesef Ramazan ayında ciddi boyutlara ulaşıyor. Gün boyu oruç tutup nefsimizi terbiye ederken bir lokma ekmek dahi bulamayan insanların halinden anlamak için bu dönemde gıda israfından mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Alışverişe giderken listesi yapmalı, ihtiyacımız kadar almalı, doyacağımız kadar sofra kurmalıyız” uyarısında bulundu.

“İsraftan kaçınılmalı”

Ekmek, sebze ve meyve israfının çok büyük rakamlara ulaştığına işaret eden AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Ülkemizde sürekli artan nüfus ve yeme, içme ihtiyaçlarımızın değişmesi sebebiyle israf da çok büyük rakamlara ulaştı. İsraf edilen gıdalarla birlikte hem ekmeğimiz, aşımız, nimetimiz hem de paramız ve emeğimiz çöpe gitmiş oluyor. Vatandaşlarımız bir yandan gıda ürünleri ile hayat pahalılığından dert yanarken diğer yandan emek verip alın teri dökerek aldığı ürünleri israf etmemeli. Piyasada özellikle gıda ürünlerinde fırsatçıların fiyat artışı yaptığı bu dönemde israftan ne kadar kaçınırsak ürünlere talep düşünce fiyatlar da düşecektir” ifadelerine yer verdi.

“İhtiyaç sahiplerine destek”

Ramazan ayının ruhuna uygun hareket etmeye özen göstermeli, paylaşımcı olunması gerektiğine değinen Dere, “Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ hadis-i şerifini kendimize rehber edinerek yardıma muhtaç olan ihtiyaç sahiplerine destek olmalıyız. Böylece bir yandan orucumuzu tutarak ibadetimizi gerçekleştirirken bir yandan da Ramazan ayına yakışır bir davranış sergilemiş oluruz. Bu duygu ve düşünceler ile Ramazan ayının başta esnaf ve sanatkarlarımız olmak üzere hemşehrilerimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesi dileğiyle; kalplerimizden sevgi, sofralarımızdan bolluk ve bereket, evlerimizden, hanelerimizden, iş yerlerimizden huzur ve mutluluk eksik olmasın” açıklamasında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/feed/ 0
Trabzon’da Derelerin Betonlaştırılması Tartışması https://www.haber60.com.tr/trabzonda-derelerin-betonlastirilmasi-tartismasi/ https://www.haber60.com.tr/trabzonda-derelerin-betonlastirilmasi-tartismasi/#respond Tue, 27 Feb 2024 23:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12758

GENÇAĞA KARAFAZLI

Trabzon’un Of ilçesi Uluağaç ve Dereköy mahallesinde yaşayan vatandaşlar, Salmada derelerinin DSİ tarafından beton kanallar içerisinden akıtılması çalışmasına tepki gösterdi. Vatandaş Fazlı Özkanca, “Habersiz ettiler bunları köylülerin yarısı yok burada şu göllerin, şu mağaraların kapanacağından haberi yok. Şu yapılan betondan haberi yok bu insanların. Bu gölleri bu hale getirenleri Allah’a havale ediyorum” dedi.

Devlet Su İşleri (DSİ) 22. Bölge Müdürlüğü, “Trabzon Of Uluağaç Mahallesi Dereleri 1. Kısım Yapım İşi” ihalesinin yapımına başladı. Proje kapsamında, bin 800 metre beton ağırlık duvarı, 200 metre kargır duvar, bir adet araç köprüsü, bir adet yaya köprüsü, 3 adet menfez ve 25 adet brit yapılacak.

“GÖLÜ BU HALE GETİRENLERİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”

Çalışmalara tepki gösteren vatandaş Fazlı Özkanca, şunları söyledi:

“Ben İstanbul’daydım gelip gidiyorum aşağıdan beri geldik bu dereyi ne hale soktular. Burada bir çevre katliamı var, fuzuli bir beton döküyorlar. 30 bin ton metre küp buraya beton döküyorlar, ancak bu yörenin insanlarının çoğu burada değil gurbettedirler. Bazıları geliyor, ‘benim yerlerimi neden izin almadan kapatıyorsun’ diyor. Siyasilerle görüştüm bazı siyasilerde bizimle beraber, Trabzon DSİ Müdürlüğüne gittim bakıyorum ki onunla konuşuyorum o onu destekliyor onu destekliyor. Yani orada bir çevre katliamı var dere yok oluyor. Bakın görüyorsunuz aşağıdan beri geliyoruz şu gölde 2 metrelik bir derinlik var, karşıda kayaların altında mağaralar var Allah kendiliğinden burada doğal betonu yapmış, taşı yapmış 100 metre kadar. 10 gün sonrada buraya geldiğimizde bu duvar bu taşlar ve mağaralar hepsi beton olacak. Ben buraya ilk geldim inanır mısınız gözümden yaşlar aktı, böyle beton olur mu? Buraya hayvan inmeyecek buraya insanlar inemeyecek şu göl kapanır mı? İki ay sonra buraya geldiğimizde bu bulunduğumuz alan beton olacak. Mücadelemi sonuna kadar vereceğim. Habersiz ettiler bunları köylülerin yarısı yok burada şu göllerin, şu mağaraların kapanacağından haberi yok. Şu yapılan betondan haberi yok bu insanların. Bu gölleri bu hale getirenleri Allah’a havale ediyorum.”

“ŞİRKETLER KAZANIYOR, DOĞAL YAŞAM KAYBEDİYOR”

Türkiye İşçi Partisi Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Süleyman Hacıbektaşoğlu ise şunları söyledi:

“Burada tam anlamıyla bir eko kriz yaşanıyor, şirketler eliyle siyasi iktidar eliyle tamamıyla bu dereler ve doğal yaşama karşı müthiş bir eko kırım var. Bu dere kendi doğal vadisinde, kendi doğal kanalı içerisinde akarken görüyoruz ki kayaların önüne de duvarlar yapılıyor. Yani arkasında müthiş bir rantın olduğunu bir rant alanına dönüştürüldüğünü artık yaşadığımız bütün örneklerde görüyoruz. Doğaya müthiş bir saldırı var, yaban hayatına bu yaban hayatına da bir saldırı. Aynı zamanda etraf ormanlarla çevrili derenin hiçbir yere bir zararı yok ama şu yapılan duvarlarla birlikte yaban hayvanlarının dereden su içmesinin önüne engel konuluyor. Bir sürü balığın olduğu bizim yöreye ait kırmızı pullu alabalığın yaşadığı bu dere tabanına da beton dökülerek sağına soluna beton dökülerek işte oradaki o yaşam alanları da yok edilerek buradaki o canlı türlerinde yok edilmiş oluyor. Aynı zamanda bu derelerin kanala alınmasıyla birlikte bölgedeki buharlaşmanın önlenmesinden dolayı çevrede bulunan mahallelerin köylerin çay tarımından dolayı bu buharlaşmanın etkisiyle da düşüşler yaşanıyor. Belli bir gelir kaybına uğruyorlar, şirketler kazanıyor birileri kazanıyor, müteahhitler kazanıyor hatta  bunların iş birlikçileri de kazanıyor, siyasi ortakları da kazanıyor ama burada  yaşayan vatandaş kaybediyor, doğal yaşam kaybediyor, yaban hayatı kaybediyor, insanlık kaybediyor.”

“DEREYE BETON DÖKÜYORLAR BU DOĞA KATLİAMIDIR”

Hürriyet Mahallesi Muhtarı Selçuk Nuhoğlu, “Şu anda burada yapılan bir katliam bana göre. Yani burada dökülen betonları bize verin de yol dökelim bunlarla. Balıkların mı doğaya insanlara bunun bir zararı var. Biz buna karşıyız. Köylerimizin betona ihtiyacı varken bunu yollara değil dereye döküyorlar Doğa Katliamı bu” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/trabzonda-derelerin-betonlastirilmasi-tartismasi/feed/ 0 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Toprak kaymasının olduğu maden ocağında su ölçümleri yapıyoruz https://www.haber60.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-toprak-kaymasinin-oldugu-maden-ocaginda-su-olcumleri-yapiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-toprak-kaymasinin-oldugu-maden-ocaginda-su-olcumleri-yapiyoruz/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9161 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Erzincan’da toprak kaymasının yaşandığı maden ocağında her gün 9 noktada su ölçümleri yaptıklarını belirterek, “Çok şükür bu 9 lokasyonun hiçbirinde suda halk sağlığına zarar verecek herhangi bir olumsuzluk söz konusu değil bugün itibariyle.” dedi.

Bakan Bayraktar, maden ocağı yerleşkesinde bulunan Kriz Yönetim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, haritalar üzerinden arama kurtarma çalışmalarında gelinen son duruma ilişkin bilgi verdi.

Heyelan sonrasında yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak aktığını, hesaplamalara göre Sabırlı Deresi’ne ise yaklaşık 5 milyon metreküp toprağın hareket ettiğini söyleyen Bayraktar, heyelanın iki yönlü gerçekleştiğini hatırlattı.

Arama kurtarma çalışması süren 9 kişiden 6’sının bu dere yatağına gelen toprak alanının içerisinde, 3’ünün ise manganez ocağının içerisinde olduğunu düşündüklerini kaydeden Bayraktar, çalışmaları bu bölgeye yoğunlaştırdıklarını dile getirdi.

Manganez ocağında 1,5 milyon metreküpe yakın bir toprak bulunduğunu, bu toprağın 35 metre yüksekliğe ulaştığını, bunun da neredeyse 12 katlı bir apartmana karşılık geldiğini aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla oraya erişmeye çalışıyoruz. Özellikle geçtiğimiz 3 gün içerisinde çok ciddi bir heyelan riski devam ediyordu. Dolayısıyla AFAD çalışanlarımızın da çalışma alanını riske sokacak bir durumdaydı. Biz özellikle dün akşam itibariyle biraz daha sahanın stabil, durgun olduğunu gördük. Onun için de çalışmalarımızı geceden itibaren yoğunlaştırdık. Çok büyük bir topraktan bahsediyoruz, yaklaşık 210 bin metrekarelik bir alanı etkiledi. Dolayısıyla burada özellikle yaptığımız radar ölçümleri, dedektörlerle yaptığımız çalışmalar neticesinde potansiyel işçi kardeşlerimizin ulaşacağı yerleri tespit edip oralara yoğunlaşmış durumdayız.”

Dere yatağına gelen toprağın kaldırılmasının öncelikli konulardan biri olduğunu, bunun çok zaman alabileceğini dile getiren Bayraktar, “Ama bu toprakları da herhangi bir yere gelişigüzel bir şekilde koyma şansımız yok. Dolayısıyla bu kontamine olmuş toprağı, en emniyetli olabilecek yer olarak manganez ocağının yanında geçmişte çalışılmış bir mermer ocağına aktarmayı planlıyoruz. Buna karar verdik. Mermer ocağını hazırlıyoruz. Gerekli tedbirleri almak suretiyle inşallah buradan toprağa hızlı bir şekilde şuraya aktarmış olacağız.” diye konuştu.

“Su ve toprak analizlerini yapıyoruz”

Bakan Bayraktar, haritalar üzerinde Sabırlı Deresi yatağını göstererek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buradan herhangi bir şekilde suya, hem buradaki suya hem de yer altı suyuna kontaminasyon, bulaşma olmasın istiyoruz. Onun için bu işlemi biraz hızlı yürütüyoruz. Her gün farklı lokasyonlardan, suyla alakalı 9 ayrı lokasyondan ölçüm alıyoruz. Barajın hem kaynak kısmında hem çıkış kısmında iki ayrı noktadan su ölçümü yapıyoruz ve halk sağlığını etkileyecek herhangi bir olumsuzluk var mı ona bakıyoruz. Önceki günlerde ve en son dün itibariyle yaptığımız ölçümlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlamış değiliz.

Onun dışında Çöpler Deresi ve Sabırlı Deresi’nin hem gözlem kuyularında hem Sabırlı Deresi’nin burada kurduğumuz seddi önünde ve arkasında ölçümlerimizi gerçekleştiriyoruz. Dediğim gibi çok şükür bu 9 lokasyonun hiçbirinde suda halk sağlığına zarar verecek herhangi bir olumsuzluk söz konusu değil bugün itibariyle. Ama biz yakın bir şekilde hem suyu hem toprak analizlerini yapıyoruz hem buradaki laboratuvarlarımızda yapıyoruz hem de Ankara’da yapıyoruz. Dolayısıyla işin çevresel boyutu, çevreye verdiği olumsuzlukla alakalı konuları da yakın bir şekilde takip ediyoruz.”

Bakan Bayraktar, buradaki toprağın kaldırılmasının arama kurtarmayı da destekleyecek bir konu olduğunu dile getirerek, konuyla ilgili soruşturmanın ise titizlikle devam ettiğini ifade etti.

Adli soruşturma kapsamında 6 kişinin tutuklandığını, 2 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını hatırlatan Bayraktar, dün madenci aileleriyle de bir araya geldiklerini belirtti.

Onlara gerekli bilgileri verdiklerini ve her şeyi bütün şeffaflığıyla anlattıklarını vurgulayan Bayraktar, “Temiz suyun buradaki dere havzasına karışmadan daha farklı yollarla aktarılmasıyla alakalı da özellikle DSİ’nin koordinasyonu ve kontrolünde ciddi bir çalışmayı yürütüyoruz. Yani hem çevreyle alakalı gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz hem de yoğun bir şekilde arama kurtarmaya gece gündüz devam ediyoruz. Ümit ediyorum en kısa sürede bu kardeşlerimize ulaşırız.” ifadelerini kullandı.

“Kamyona ait parçaları bulduk”

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayraktar, toprak kaymasının olduğu gün dinamit patlaması olduğu iddialarıyla ilgili soru üzerine müfettişlerin bu konuda soruşturmasının sürdüğünü ancak toprak kaymasının olduğu gün patlatma yapıldığıyla alakalı kendilerinde bir veri olmadığını söyledi.

Patlamayla ve sahada bulunan dinamitle alakalı şu ana kadar gördükleri bir aykırılık olmadığını aktaran Bayraktar, “Ama soruşturma bitmeden de bir şey söylemek erken olur diye düşünüyorum.” dedi.

Başka bir gazetecinin “kayıp madencilerin kullandığı bir kamyonun parçalarının bulunduğu” iddiasıyla ilgili sorusu üzerine de Bayraktar, “Evet bu kamyona ait parçaları bulduk. Dolayısıyla oraya odaklanmış durumdayız.” diye konuştu.

“5 işçinin konteyner içerisinde olduğu ve 6 metre derinlikte tespit edildiği” iddialarına ilişkin soru üzerine ise Bayraktar, bu konuda çok net bir bilgilerinin olmadığını, madencilerin dere yatağına gelen kısımda konteynerin içerisinde veya civarında olduklarının tahmin edildiğini, tespit edilen bazı lokasyonlar bulunduğunu bildirdi.

Toprak hareketliliğinde daha stabil bir görüntü

Bakan Bayraktar, toprak istiflerinin nasıl yapıldığı ve mevzuatın ne kadarına izin verdiğine ilişkin soruya da şöyle cevap verdi:

“3 ayrı lokasyonda istiflemeden söz edebiliriz. Yani üçe bölünmüş gibi düşünebiliriz. Maden firması atıkla alakalı Çevre Şehircilik Bakanlığının ilgili birimlerine planlamalarını sunarak izinlerini alıyor. Uygulama, soruşturma konusu, zaten ana konulardan bir tanesi. Uygulama esnasında yaptıkları farklı bir şey var mı? Bu soruşturmanın neticesinde ortaya çıkacak.”

Yeni bir göçük ihtimali olup olmadığına yönelik soruya da Bayraktar, ana toprak kaymasının olduğu manganez ocağı tarafında toprak hareketlerini cihazlarla takip ettiklerini, son 3 günde bazı hareketler olduğu için daha temkinli hareket ettiklerini ifade ederek dün akşamdan bu yana ise biraz daha stabil bir görüntü olduğu için sahada daha yoğun bir çalışma yaptıklarını anlattı.

Bakan Bayraktar, bu noktada bir aksilik yaşanmadan en kısa sürede 3 kişiye ulaşmayı planladıklarını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-toprak-kaymasinin-oldugu-maden-ocaginda-su-olcumleri-yapiyoruz/feed/ 0
Bursa’da Nilüfer Çayı’nın bir kolu olan Demirtaş Deresi kimyasal atıklar nedeniyle turuncuya boyandı https://www.haber60.com.tr/bursada-nilufer-cayinin-bir-kolu-olan-demirtas-deresi-kimyasal-atiklar-nedeniyle-turuncuya-boyandi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-nilufer-cayinin-bir-kolu-olan-demirtas-deresi-kimyasal-atiklar-nedeniyle-turuncuya-boyandi/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8043 BURSA’da Nilüfer Çayı’nın bir kolu olup, bahçe ve bostanlar arasından geçen Demirtaş Deresi, bırakılan kimyasal atıklar nedeniyle turuncuya boyandı. İnceleme sonunda, dereye kimyasal atık bıraktığı belirlenen fabrikanın faaliyetleri durduruldu.

Uludağ’dan başlayıp, Marmara Denizi’ne dökülen 200 kilometrelik Nilüfer Çayı’ndan ayrılarak, bahçe ve bostanlar arasından geçen Demirtaş Deresi, bırakılan kimyasal atıklar nedeniyle turuncuya boyandı. Derenin kimi zaman mavi, kimi zaman kırmızı aktığını söyleyen çevre sakinleri, kimyasal atıkları nedeniyle derede dayanılmaz bir koku olduğunu belirtti. Bölgede inceleme yapan Doğayı Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) gönüllüleri, bir plastik fabrikasından dereye kimyasal bırakıldığını belirledi. DOĞADER gönüllülerinin ihbarı sonrası harekete geçen Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri, detaylı inceleme yaptı. Ekipler de dereye kimyasal atık bırakıldığını tespit etti. İnceleme sonunda söz konusu fabrikanın faaliyetleri, ‘çevre izin ve lisansı’ bulunmadığı gerekçesiyle durduruldu.

‘BU FABRİKALAR RUHSATLI FABRİKALAR DEĞİL’

Fabrikanın faaliyetlerinin durdurulmasının ardından derenin daha temiz hale geldiğini vurgulayan DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, Bölge halkının derneğimize yaptığı şikayet üzerine dün buraya geldik. Yapmış olduğumuz incelemeler sonucunda derenin haftada birkaç kez renkli kimyasallarla kirletildiği ve derenin renkli aktığı tespitinde bulunduk. Yaptığımız incelemenin ardından dereyi buradaki bir fabrikanın kirlettiği tespit edildi. Yaptığımız şikayet üzerine de Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından cezai yaptırım uygulanarak fabrika kapatıldı. Bu tür tesislerin burada olmaması gerekiyor. Çünkü etrafımızda zeytin, şeftali, armut bahçeleri var. Burası, yaş sebze tarımının ve hayvancılığın yapıldığı doğal bir alan. Burada fabrika dediğimiz yerler de betondan oluşan, bildiğimiz fabrikalardan değil. Bunlar, plastik kaplamayla kaplı gecekondu fabrikası diyebileceğimiz formatta fabrikalar. Bu fabrikalar bakanlık tarafından ruhsatlı fabrikalar değil veya geçici ruhsatlarla çalışan fabrikalar. Bu bölge imara açık bir alan değil. İmar durumu, tarım alanı ve doğal alan olarak görünüyor. Sanayi ve imara kapalı olan bir alan. Bu bölgeye yakın olan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayi faaliyeti var ama kontrollü bir şekilde yapılıyor dedi.

‘DERENİN KİMYASAL İLE KİRLETİLEREK RENKLİ AKTIĞINI GÖRDÜK’

Derenin aynı zamanda 2 bin 160 hektar tarım arazisinin su ihtiyacını karşılayan Demirtaş Barajı’na döküldüğünü söyleyen Demir, OSB’deki fabrikalar Sanayi, Teknoloji ve Çevre Bakanlığı prosedürlerine uyularak yapılan fabrikalar, kendi arıtma tesisi olan fabrikalardır. Burada fabrika faaliyetleri denetimden uzak, denetime tabi olmayan faaliyetlerdir. Derenin haftada 1-2 gün kimyasal ile kirletilerek renkli aktığını gördük. Yetkililerden, buralarda faaliyetlerin olmaması, ruhsatların verilmemesi ve bu fabrikaların buralardan kaldırılmasını istiyoruz. Burada tarım ve hayvancılığın devam ettirilmesini istiyoruz. Bu dere aynı zamanda Bursa’nın önemli bir kısmını sulayan, tarımsal sulama amaçlı kullanılan Demirtaş Barajı’nı besleyen derelerden bir tanesi. Kimyasal kirlilik bu dere aracılığı ile baraja ulaştığında, tarımsal faaliyetleri olumsuz şekilde etkileyecektir. Yetkililerden bir an önce bu duruma müdahale etmelerini talep ediyoruz diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-nilufer-cayinin-bir-kolu-olan-demirtas-deresi-kimyasal-atiklar-nedeniyle-turuncuya-boyandi/feed/ 0