Deprem – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:23:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Ege Denizi’nde Deprem Riski Yok https://www.haber60.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ https://www.haber60.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:23:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki sismik hareketliliğe ilişkin “İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.” dedi.

İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.

Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.

Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”

Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/feed/ 0
Manisa’da Doğal Afetlere Karşı Toplantı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek doğal afet ve depremlere karşı alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalarla ilgili olarak Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir toplantı gerçekleştirdi.

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek afet ve depremlere karşı ilgili kurum temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir araya geldi. Toplantıya, Komisyon Başkanı Yenal Yıldırım Manisa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Emine Müge Kuğu ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ahmet Ata Temiz ve İl AFAD Müdürü Osman Pıhtılı katıldı. Toplantıda, ilimizde oluşabilecek doğal afetler ve depremlere yönelik öncesinde alınacak ve sonrasında yapılması gereken konular, belediyelerin, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının koordineli şekilde olması hakkında konuşuldu. – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/feed/ 0
Malatya’da Mücbir Sebep Süresi Uzatılsın https://www.haber60.com.tr/malatyada-mucbir-sebep-suresi-uzatilsin/ https://www.haber60.com.tr/malatyada-mucbir-sebep-suresi-uzatilsin/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/malatyada-mucbir-sebep-suresi-uzatilsin/ Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Mücbir sebepte son gün” diyerek aylardır yaptığı çağrıyı yineledi.

“Yaz günü siftahsız kepenk kapatan esnafımızdan kış ayında borç tahsilatı mı yapılacak” diye soran Başkan Sadıkoğlu, “Depremde en fazla yıkımın yaşandığı ikinci şehir olan Malatya’mızda 6 Şubat’ı hatırlatan soğukları yeniden yaşarken, yüz binden fazla insanımız bir soğuk kışı daha konteynerlerde geçiriyor. 3 binden fazla esnafımız konteynerlerde hayata tutunuyor. Geçim derdiyle dertlenmiş depremzede esnafımız büyük sorunla daha yüz yüze gelecek. Vergi ve prim borçlarını erteleyen mücbir sebep süresi 30 Kasım’da sona eriyor. Bizler her seferinde yıkık şehrimizin halini, teslim edilmemiş iş yerlerini, konteynerde hayata tutunan 100 binden fazla insanımızı hatırlatarak süre uzatımı talep ettik. Uygulama ancak 3-4 aylık periyotlarla 4 kez uzatıldı. Dile kolay, depremin üzerinden tam 22 ay geçti. Sormak istiyorum ne değişti? Yıkım işleri bitip Malatya ayağa mı kalktı? Esnafımız teslim edilen iş yerine, konteynerde yaşayan insanlar evine mi döndü? Çarşılarımız yapıldı, ticari akslar mı düzeldi? Ne değişti? Deprem korkusu dahi 22 aydır aynı şekilde taze. Son 1 ayda yaşadığımız depremlerin şiddeti 4 buçuk, 5, 6. Hal böyle iken Mücbir Sebep süresinin 3-4 aylık periyotlarla uzatılması bu şehre reva mı? Şehrin durumu ortada. Geride bıraktığımız süreçte esnafımız için değişen hiçbir şey olmadı. Bu, 21 metre konteynerde ailesini geçindirmeye çalışan esnafımızın üçüncü kışı. Yaz günü siftahsız kepenk kapattığı günler olan esnafımızdan kış ayında borç tahsilatı mı yapılacak” şeklinde konuştu.

Başkan Sadıkoğlu, “Talebimiz net! Mücbir sebep süresinin 2 ay veya 3 ay daha uzatılmasını istemiyoruz. Süre net bir kararla, iş yeri ve konutlar teslim edilinceye kadar uzatılmalıdır. Bu her şeyden öte vicdani bir sorumluluktur. Türk Dil Kurumu mücbir sebep için ne diyor ‘Borcun ödenmesine engel olaylar’ diyor. Şehri görüyorsunuz. Bu engel kalktıysa, esnafımız işini, kazancını 6 Şubat öncesine dönebildiyse ödeyelim vergimizi. Talebimiz 81 ilimiz veya bir bölge için değil, sadece 4 il ve 2 ilçe için mücadele veriyoruz. Ancak ne yazık ki her 3 ayda bir durumun vehametini anlatarak sürenin uzatılması için çaba sarf ediyoruz. Biz ülkemizin vergi gelirlerine sadece yüzde 1 oranında katkı sağlayan bu illerimiz için devasa bir talepte bulunmadığımıza inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlarımıza bir kez daha sesleniyoruz. Tüm şehirlerimiz gibi, ülkesi için emeğiyle, gerektiğinde canıyla, nice mücadeleler vermiş bu şehirlerimizin sesine kulak verin. Her 3 ayda bir ‘süre uzatılacak mı?’ geriliminden kurtarın. Bu konu sadece TSO’nun gündemi olmamalı. Milletvekillerine de sesleniyorum. Sürenin uzatılması için siyasilerimizin de sessiz kalmamalarını, konuyu bakanlıklara ve hükümet yetkililerine iletmelerini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Süre uzatımının büyük depremler yaşamış şehirler için sadece ekonomik değil, vicdani bir mesele olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, “İş yeri ve konutlar teslim edilip, şehirlerimiz çamurundan, tozundan arınıncaya kadar Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Nurdağı ve İslahiye ilçelerimiz için Mücbir Sebep süresi uzatın! Tıpkı Van depreminde devletimizin mücbir sebep süresini 5 yıl uzattığı gibi, 99 Marmara depreminde mal varlığının yüzde 10’unu dahi yitirenlerin vergi ve cezalarını sildiği gibi, 100 yılın felaketiyle yerle yeksan olmuş şehirlerimize de aynı şekilde destek olunmasını bekliyoruz. Zira Bu sadece ekonomik değil, vicdani bir meseledir” diye konuştu. – MALATYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatyada-mucbir-sebep-suresi-uzatilsin/feed/ 0
Adıyaman’da ‘04.17 Belgesel Film Atölyesi’ Kameralı Eğitimler Başladı https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-04-17-belgesel-film-atolyesi-kamerali-egitimler-basladi/ https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-04-17-belgesel-film-atolyesi-kamerali-egitimler-basladi/#respond Sun, 24 Nov 2024 20:56:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-04-17-belgesel-film-atolyesi-kamerali-egitimler-basladi/ Adıyaman Belediyesi tarafından kurulan ‘04.17 Belgesel Film Atölyesi’nde kamera eğitimleri başladı.

Kursiyerlere kamera kullanımı ve röportaj teknikleriyle ilgili eğitimler verildi. Adıyaman Belediyesi’nin kurduğu ve amatör kadınların gözünden 6 Şubat depremlerinin yine kadınların yaşamına etkisinin belgeleneceği ‘04.17 Belgesel Film Atölyesi’nde kamera eğitimleri sürüyor.

Adıyaman Belediyesi Kültür ve Eğitim Merkezi’nde (AKEM) verilen eğitimlerde kursiyerlere, kamera kullanımında dikkat edilmesi gereken detaylar, teknik uygulamalar ve belgesel filmde röportaj teknikleri teorik ve uygulamalı olarak aktarıldı.

Belgesel filmleriyle 20’den fazla ödül kazanan BitlisEren Üniversitesi Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü Öğretim Görevlisi Veysel Akşahin, atölyede verilen eğitimlerle ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

Akşahin, “Atölyede kursiyerlerimize belgesel yapımı sürecinde ihtiyaç duyacakları teknik bilgiler ve kamera kullanım becerilerini kazandırmayı hedefliyoruz. Belgesel nasıl yapılır, yapım aşamaları nelerdir ve kamera kullanımı gibi temel konularda eğitimler veriyoruz. Adıyaman Belediyesi’nin bu projeyi hayata geçirmesi gerçekten takdire şayan. Deprem bölgelerinde kadınların yaşadığı zorluklar zaman zaman haberlerde ya da görsel çalışmalarda karşımıza çıkıyor. Ancak bu projede kadınların yaşadıkları sorunları belgesel yoluyla ifade etmeleri çok anlamlı.

Kursiyerlerimizin oldukça istekli ve heyecanlı olduklarını görüyorum. Teknik düzeyde bazı yeterliliklere ihtiyaçları var, ancak bu süreci başarıyla tamamlayacaklarına inanıyorum” diye konuştu. – ADIYAMAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-04-17-belgesel-film-atolyesi-kamerali-egitimler-basladi/feed/ 0
Adıyaman’da Orta Hasarlı Binaların Yıkımına Başlandı https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-orta-hasarli-binalarin-yikimina-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-orta-hasarli-binalarin-yikimina-baslandi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:03:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-orta-hasarli-binalarin-yikimina-baslandi/ Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Adıyaman’da orta hasarlı 4 bin 500 binanın yıkımına başlanıyor.

Depremlerin ardından hasar tespitlerini yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, acil yıkılacak, yıkık ve ağır hasarlı binalarla ilgili işlemleri tamamladıktan sonra orta hasarlı binalar için çalışmalara geçti.

Orta hasarlı 4 bin 500’den fazla binanın tespit edildiği Adıyaman’da güçlendirme başvurusu yapılmayanlar için İl Özel İdaresi koordinesinde başlatılan yıkım ihalesi tamamlandı.

İhale sürecinin sonuçlanmasıyla kentte halen depremin izlerini taşıyan orta hasarlı binaların yıkımına da başlanmış olacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Faysal Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki yapıların depremlerde ağır hasar aldığını hatırlattı.

Ağır hasarlı yapıların tamamının yıkıldığını ve orta hasarlı yapıların yıkım işlerinin de başlamak üzere olduğunu ifade eden Ergezen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acil yıkılacak, yıkık ve ağır hasarlı yapılarla karşı karşıyaydık ve bunların yıkım işlemlerinin yüzde 100’ü tamamlandı. Akabinde orta hasarlı yapıların yıkım süreci başladı. Binalarının güçlendirmesi için tanınan süreçte bazı vatandaşlarımızın herhangi bir işlem yapmadığı, ruhsat almadığı, güçlenmeye başlamadığı tespit edildi. Bunun üzerine Valiliğimiz tarafından ihale sürecine girdik ve bu süreci de tamamladık.”

Depremlerin izlerini taşıyan binaları ortadan kaldırmak istediklerini dile getiren Ergezen, “İlimizde 4 bin 500 civarında binanın yıkım işlemi gerçekleştirilecek. Yaklaşık 500 vatandaşımız güçlendirme için başvuru yaptı ve onların ücretleri de AFAD tarafından ödeniyor.” dedi.

“Hedef kente uygun, modern, depreme dayanıklı yapılar inşa etmek”

Yeni yapıların kente estetik bir görünüm kazandıracağını aktaran Ergezen, bu noktada çok istikrarlı çalışmalar yürütüldüğünü vurguladı.

Kent genelinde bu alandaki çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Ergezen, “İlimizin kent dokusuna uygun, modern, depreme dayanıklı yapıları inşa etmek öncelik hedefimizdir. Bunun için de kentin mimari dokusuyla uyuşan, yapılaşmaya uygun yerlerde daha güzel, daha yaşanılabilir bir Adıyaman inşa edebilmek için elimizden gelen çalışmaları sürdürmekteyiz.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-orta-hasarli-binalarin-yikimina-baslandi/feed/ 0
Apartmanın yangın merdivenine bırakılan çantadan el bombası ve mermiler çıktı https://www.haber60.com.tr/apartmanin-yangin-merdivenine-birakilan-cantadan-el-bombasi-ve-mermiler-cikti/ https://www.haber60.com.tr/apartmanin-yangin-merdivenine-birakilan-cantadan-el-bombasi-ve-mermiler-cikti/#respond Sat, 02 Nov 2024 15:01:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/apartmanin-yangin-merdivenine-birakilan-cantadan-el-bombasi-ve-mermiler-cikti/ Malatya’da depremlerde aldığı hasar sonrası boşaltılarak onarıma alınan bir apartmanda 1 adet el bombası ile çok sayıda mermi bulundu.

Malatya'da Boşaltılan Apartmanda El Bombası ve Mermiler Bulundu

YANGIN MERDİVENİNDE EL BOMBASI VE MERMİLER BULUNDU

Olay, 13.00 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Bostanbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Barguzu Caddesi üzerinde bulunan Prestij Vadi Konutları sitesi içerisinde yer alan bir apartmanın 6. katında alçı sıva çalışması yapan işçi, yangın merdiveninin yan tarafında çanta içerisinde 1 adet el bombası ile çeşitli ebatlarda çok sayıda mermi buldu.

Malatya'da Boşaltılan Apartmanda El Bombası ve Mermiler Bulundu

İşçinin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Apartman çevresinde güvenlik önemli alan ekipler girdikleri binada kapsamlı incelemede bulunurken, el bombası ile mermiler incelenmek üzere polis merkezine götürüldü. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Apartmanın yangın merdivenine bırakılan çantadan el bombası ve mermiler çıktı

YeşilyurtİncelemeGüvenlikmalatya3-sayfaGüncelDepremOlay

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/apartmanin-yangin-merdivenine-birakilan-cantadan-el-bombasi-ve-mermiler-cikti/feed/ 0
Nevresim Takımlarındaki Çipler Sosyal Medyada Paniğe Neden Oldu https://www.haber60.com.tr/nevresim-takimlarindaki-cipler-sosyal-medyada-panige-neden-oldu/ https://www.haber60.com.tr/nevresim-takimlarindaki-cipler-sosyal-medyada-panige-neden-oldu/#respond Fri, 27 Sep 2024 09:21:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/nevresim-takimlarindaki-cipler-sosyal-medyada-panige-neden-oldu/ Film gerçek oldu

Sosyal medyada endişeye sebep olan çipler için gerçek kısa sürede ortaya çıktı

Vatandaş Mehmet Pehlivan: “Sayıyı tespit etme amaçlı kullanılan bir çip, vatandaşlar arasında bizi dinliyorlar endişesine kapılındı”

HATAY – Hatay’da yurtdışından gelen ve afetzede vatandaşlara dağıtılan nevresim takımlarında görülen çip, vatandaşlarda tedirginliğe neden oldu. Kendilerinin takip edildiklerini ve dinlendiklerini sanan vatandaşlar, yetkiler tarafından çiplerin tekstil sektöründe ürün sayısını tespit etmek için kullanılan çip olduğu açıklandı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’a çeşitli ülkelerden yardım ve destek vermeye devam ediyorlar. Depremin vurduğu kentte afetzede vatandaşlara yurtdışından gelen; yorgan, yastık ve nevresim dağıtıldı. Vatandaşlar, nevresim takımlarının içerisinden çıkan çipler karşısındaysa şaşkınlık yaşadılar. Dinlendiklerini ve takip edildiklerini düşünen vatandaşların bu düşünceleri kısa sürede sosyal medyada paniğe neden oldu. Durum üzerine yetkililerden konuyla ilgili içleri ferahlatan açıklama geldi. Depremzede vatandaşlarının takip cihazı olabileceğini düşündükleri çiplerin, aslında RFID (Radio Frequency Identification) teknolojisine sahip sayım barkotları olduğu ortaya çıktı. Nevresim takımlarında çıkan çiplerin radyo frekanslarını kullanarak nesnelerin otomatik sayılmasını sağlayan çipler, olduğu anlaşıldı. Bu barkotların kesinlikle bir takip cihazı olmadığını vurgulayan yetkililer, üretilen oda malzemelerinin bu sistem sayesinde tek bir tuşla sayılmasına yarayan bir teknoloji olduğunu belirtti.

“Sayıyı tespit etme amaçlı kullanılan bir çip, vatandaşlar arasında bizi dinliyorlar endişesine kapılındı”

Tekstil sektöründe sayım için kullanılan çiplerin vatandaşlar arasında endişe oluşturduğunu ifade eden Mehmet Pehlivan, “Yurtdışından gelen nevresim takımları depremzedelere dağıtılmak için mahalle muhtarlıklarına teslim edilmişti. Tekstil ürünlerinde sayısını tespit edebilmek için kullanılan küçük çipleri gören vatandaş tedirgin oldu. Güncel hayatımızda dünyada gelişen bazı olaylar yüzünden insanlar da kendi içinde bu tarz kurgular üretiyor. Tekstilde kullanılan bir çiptir. Milyonlarca adet üretiliyor. Bir tekstilci olarak anında bantlardan geçerken bilgisayar üzerinden sayı tespit etme amaçlı kullanılan bir teknolojidir. Vatandaşlar, bizi uçuracaklar veya bizi dinliyorlar endişesine kapıldı. Bunlar bir kurgudur ama bunlar insanların endişelerinden ve korkulandan dolayı akıllarına gelen ilk şeydi. Bu çipler de bir sıkıntı veya problem yok” ifadelerini kullandı.

Nevresim Takımlarındaki Çipler Sosyal Medyada Paniğe Neden Oldu

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/nevresim-takimlarindaki-cipler-sosyal-medyada-panige-neden-oldu/feed/ 0
Hatay’daki Nevresim Takımlarında Bulunan Çipler Endişeye Neden Oldu https://www.haber60.com.tr/hataydaki-nevresim-takimlarinda-bulunan-cipler-endiseye-neden-oldu/ https://www.haber60.com.tr/hataydaki-nevresim-takimlarinda-bulunan-cipler-endiseye-neden-oldu/#respond Fri, 27 Sep 2024 09:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/hataydaki-nevresim-takimlarinda-bulunan-cipler-endiseye-neden-oldu/ Hatay’da yurt dışından gelen ve afetzede vatandaşlara dağıtılan nevresim takımlarında görülen çip, vatandaşlarda tedirginliğe neden oldu. Kendilerinin takip edildiklerini ve dinlendiklerini sanan vatandaşlara yetkililer, çiplerin tekstil sektöründe ürün sayısını tespit etmek için kullanılan çip olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’a çeşitli ülkelerden yardım ve destek vermeye devam ediyorlar. Depremin vurduğu kentte afetzede vatandaşlara yurt dışından gelen; yorgan, yastık ve nevresim dağıtıldı. Vatandaşlar, nevresim takımlarının içerisinden çıkan çipler karşısında ise şaşkınlık yaşadılar. Dinlendiklerini ve takip edildiklerini düşünen vatandaşların bu düşünceleri kısa sürede sosyal medyada paniğe neden oldu. Durum üzerine yetkililerden konuyla ilgili içleri ferahlatan açıklama geldi. Depremzede vatandaşların takip cihazı olabileceğini düşündükleri çiplerin, aslında RFID (Radio Frequency Identification) teknolojisine sahip sayım barkotları olduğu ortaya çıktı. Nevresim takımlarında çıkan çiplerin radyo frekanslarını kullanarak nesnelerin otomatik sayılmasını sağlayan çipler olduğu anlaşıldı. Bu barkotların kesinlikle bir takip cihazı olmadığını vurgulayan yetkililer, üretilen oda malzemelerinin bu sistem sayesinde tek bir tuşla sayılmasına yarayan bir teknoloji olduğunu belirtti.

“Sayıyı tespit etme amaçlı kullanılan bir çip, vatandaşlar arasında bizi dinliyorlar endişesine neden oldu”

Tekstil sektöründe sayım için kullanılan çiplerin vatandaşlar arasında endişe oluşturduğunu ifade eden Mehmet Pehlivan, “Yurt dışından gelen nevresim takımları depremzedelere dağıtılmak için mahalle muhtarlıklarına teslim edilmişti. Tekstil ürünlerinde sayısını tespit edebilmek için kullanılan küçük çipleri gören vatandaş tedirgin oldu. Güncel hayatımızda dünyada gelişen bazı olaylar yüzünden insanlar da kendi içinde bu tarz kurgular üretiyor. Tekstilde kullanılan bir çiptir. Milyonlarca adet üretiliyor. Bir tekstilci olarak anında bantlardan geçerken bilgisayar üzerinden sayı tespit etme amaçlı kullanılan bir teknolojidir. Vatandaşlar, bizi uçuracaklar veya bizi dinliyorlar endişesine kapıldı. Bunlar bir kurgudur ama bunlar insanların endişelerinden ve korkularından dolayı akıllarına gelen ilk şeydi. Bu çiplerde bir sıkıntı veya problem yok” ifadelerini kullandı. – HATAY

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hataydaki-nevresim-takimlarinda-bulunan-cipler-endiseye-neden-oldu/feed/ 0
Erzurum Tiyatro Ekibi Deprem Bölgesinde 6. Kez Minik Yüreklere Dokunacak https://www.haber60.com.tr/erzurum-tiyatro-ekibi-deprem-bolgesinde-6-kez-minik-yureklere-dokunacak/ https://www.haber60.com.tr/erzurum-tiyatro-ekibi-deprem-bolgesinde-6-kez-minik-yureklere-dokunacak/#respond Sat, 14 Sep 2024 10:11:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurum-tiyatro-ekibi-deprem-bolgesinde-6-kez-minik-yureklere-dokunacak/ Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi, 6. Kez deprem bölgesinde minik yüreklere dokunacak. Yönetmen Ferhat Raşit Kına ve ekibini Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur uğurladı.

Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi Deprem Bölgesinde, çocuklar için gösteri oyunları sergileyecek.

Gençlik ve Spor Bakanlığının ‘Gülümseyin Geliyoruz’, ‘Okula Hazırlık’ projesi kapsamında 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Merkezleri depremlerden etkilenen Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde tiyatro gösterisi yaparak minik öğrencilere bir nebze olsun moral aşılamaya çalışacak olan tiyatro ekibi yola çıktı. Yönetmen Ferhat Raşit Kına ve 16 kişilik ekibini Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Gençlik Hizmetleri Müdürü Zülküf Yılmaz uğurladı.

6. kez deprem bölgesinde

Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi 6. Kez deprem bölgesinde depremzede çocuklara moral aşılayacak. ‘Asrın felaketi’nden etkilenen tüm illerde sahne alacak olan tiyatro ekibine başarılar dileyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, yönetmen Ferhat Raşit Kına ve ekibine ‘Hayırlı yolculuklar’ diledi.

Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro hocası Ferhat Raşit Kına, ekip olarak anlamlı bir yolculuğa çıkacaklarını belirterek, afetten bu yana deprem bölgesine 5 kez gittiklerini ve 6. Kez deprem bölgesinde afetzede çocuklarla buluşacakları için heyecanlı olduklarını söyledi. – ERZURUM

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurum-tiyatro-ekibi-deprem-bolgesinde-6-kez-minik-yureklere-dokunacak/feed/ 0
İYİ Parti’de deprem sürüyor! Dursun Ataş istifa etti, vekil sayısı 31’e düştü https://www.haber60.com.tr/iyi-partide-deprem-suruyor-dursun-atas-istifa-etti-vekil-sayisi-31e-dustu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-partide-deprem-suruyor-dursun-atas-istifa-etti-vekil-sayisi-31e-dustu/#respond Fri, 06 Sep 2024 11:55:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/iyi-partide-deprem-suruyor-dursun-atas-istifa-etti-vekil-sayisi-31e-dustu/ İYİ PartiKayseriMilletvekiliDursun Ataş, partisinden istifa ettiğini duyurdu. İstifasının ardından yaptığı açıklamada, bu kararın herhangi bir kırgınlık ya da eleştiriye dayanmadığını, daha etkili bir şekilde halka hizmet etme isteğinden doğduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZİN MENFAATLERİNİ GÖZETEREK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”

Ataş açıklamasında, “Milletimizin bana verdiği temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmak adına bu istifa kararının artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Kalan sürem boyunca milletimizin menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

VEKİL SAYISI 31’E DÜŞTÜ

Ataş’ın ayrılmasıyla birlikte, İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki sandalye sayısı 31’e düştü.

İYİ Parti'de deprem sürüyor! Dursun Ataş istifa etti, vekil sayısı 31'e düştü

MHP’DEN İYİ PARTİ’YE KATILMIŞTI

Bir dönem MHP’nin yönetiminde olan Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Belediye Başkanı iken partisinden 2017 yılında istifa ederek, İYİ Parti’ye katılan Ataş, sonraki süreçte İYİ Parti’den Kayseri Milletvekili adayı olmuş ve seçilerek Meclis’e girmişti.

DURSUN ATAŞ KİMDİR?

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde doğdu. Baba adı Battal, anne adı Mahmur’dur. İlk ve ortaöğrenimini Pınarbaşı’nda tamamladıktan sonra Kayseri merkezde bulunan Kayseri Sümer Lisesini bitirdi.1986 Hava Teknik Okuluna giriş yaptı.1987 yılında Hava Teknik Okulundan Hava Astsubayı olarak mezun oldu ve göreve başladı. Hava Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde 20 yıl hizmet verdikten sonra, 2007 yılında emekli oldu. Emeklilik sonrası aile şirketinde yöneticilik yaptı. 2009 ve 2014 yıllarında yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Kayseri Pınarbaşı Belediye Başkanı seçildi. 27. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Milletvekili adayı olmak için Belediye Başkanlığı görevinden istifa etti. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerinde 27. Dönem Kayseri Milletvekili olarak Meclise girdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-partide-deprem-suruyor-dursun-atas-istifa-etti-vekil-sayisi-31e-dustu/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta yıkılan sitenin müteahhidi: Ömür boyu binadan sorumlu olamam https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-sitenin-muteahhidi-omur-boyu-binadan-sorumlu-olamam/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-sitenin-muteahhidi-omur-boyu-binadan-sorumlu-olamam/#respond Tue, 27 Aug 2024 06:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-sitenin-muteahhidi-omur-boyu-binadan-sorumlu-olamam/ Kahramanmaraş'ta yıkılan sitenin müteahhidi: Ömür boyu binadan sorumlu olamam

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerde birçok masum sivil hayatını kaybetti.

Deprem bölgesinde normalleşme devam ederken, bir yandan da yıkılan binaların davalarına devam ediliyor.

İnşaatta deniz kumu ve paslı demir kullanan müteahhitler, kolon kesen dükkan sahipleri gibi niceleri, birçok insanın yıkılan binaların altında can vermesine sebep oldu.

‘GÖZ KARARIYLA’ ZEMİN ETÜDÜ YAPILDI

Bu skandallardan biri de Kahramanmaraş’ta bulunan Palmiye Sitesi’nde gerçekleşti.

Sitenin depremde yıkılması sonucu 150 kişi hayatını kaybederken, 16 kişi de yaralandı. 2 kişi ise kayboldu.

Siteyle ilgili yürütülen soruşturmada zemin etüdünün ‘göz kararıyla’ yapıldığı ortaya çıktı.

MÜTEAHHİTLER VE MÜHENDİSE DAVA AÇILDI

Sitenin yıkılmasıyla ilgili müteahhitler Hacı Ahmet Ersoy ve Ali Babaoğlu ile jeoloji mühendisi Ömer Tarakçıoğlu ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

ARANIRKEN OĞLUNA VEKALET VERDİ

Soruşturma kapsamında 2 şüphelinin ifadesi alınırken, adreslerinde bulunamayan Ali Babaoğlu hakkında ise 14 Şubat 2023’te yakalama kararı çıkartıldı.

Aradan geçen zamanda izine rastlanılmayan Ali Babaoğlu’nun üzerindeki gayrimenkuller ve araçların satışı başta olmak üzere kendi adına birçok işlemi yapabilmesi için 17 Mayıs 2024’te İzmir Karşıyaka 7’nci Noteri’ne giderek oğlu Mustafa Babaoğlu’na vekalet verdiği ortaya çıktı.

Babaoğlu, vekaleti verdikten 3 ay sonra İzmir Karşıyaka’da polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Sevk edildiği adliyede SEGBİS sistemiyle Kahramanmaraş 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sorgusu yapılan Ali Babaoğlu tutuklanarak cezaevine konuldu.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ, ORTAĞINI YALANLADI

Aynı zamanda sitenin statik proje müellifi ve fenni mesulü de olan ve cezaevinde hakim karşısına çıkacağı günü bekleyen Ali Babaoğlu’nun mahkeme verdiği ifadesi ortaya çıktı.

Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Babaoğlu, ortağı Mehmet Ersoy’un kendisi hakkında söylediği, “Müteahhit Ali Babaoğlu’ydu, ben müşterilere daireleri gösterdim.” sözlerini de yalanlayarak şunları söyledi:

“TRAVMA GEÇİRDİM BUNALIMA GİRDİM”

“Deprem gecesi travma geçirdim, bunalıma girdim. Kahramanmaraş’ın en büyük alışveriş merkezinin sahibiydim, enkaz alında kaldım. Trabzon Caddesi’ndeki iş yerlerim yıkıldı. Bu nedenle İzmir’de bulunan yazlığıma geldim.

“MÜTEAHHİT ÖMÜR BOYU BİNADAN SORUMLU OLAMAZ”

Palmiye Sitesi’ni Mehmet Ersoy ile birlikte ortak yaptık, müteahhitleri bizdik, birlikte yaptık, Palmiye sitesi yapı ortaklığı kooperatifiydi. Binamız tamamen ruhsata göre yapılmıştır, binada ruhsat dışında büyüklük bulunmamaktadır.

Yapı denetim kanununa göre biz binadan 15 yıl sorumluyuz. Bina yapımına 99 yılında başlandı, Adapazarı depremi oldu, sonra ruhsat gecikti. Bir müteahhit bir mühendis ömür boyu sorumlu olamaz.”

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-sitenin-muteahhidi-omur-boyu-binadan-sorumlu-olamam/feed/ 0
Sarıkamış’ta Deprem Farkındalığı Eğitimleri Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/ Sarıkamış’ta, Kars Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından düzenlenen deprem farkındalığı eğitimleri sürüyor. Eğitimler, vatandaşların deprem anında alması gereken önlemler hakkında bilgi sahibi olmalarını ve olası bir afet durumunda daha hazırlıklı olmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Kars AFAD İl Müdürlüğü tarafından Sarıkamış ilçesinde organize edilen eğitimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Eğitimlerde, deprem anında nasıl davranılması gerektiği, güvenli alanların nasıl tespit edileceği ve ilk yardım teknikleri gibi konular detaylı bir şekilde anlatılıyor.

Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar, AFAD deprem farkındalık tırını ziyaret ederek AFAD Müdürü Ömer Bozkurt’tan bilgi aldı.

Eğitimlerin önemine dikkat çeken Kaymakam Aslantatar, “Kars ve Sarıkamış gibi deprem riskinin olduğu bölgelerde bu tür eğitimler hayati önem taşıyor. Amacımız, vatandaşlarımızı bilgilendirerek, olası bir afette zarar görmelerini en aza indirmek” dedi.

Eğitimlere katılan vatandaşlar, uygulamalı olarak öğrendikleri bilgiler sayesinde kendilerini daha güvende hissettiklerini belirttiler. Ayrıca, eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceği ve tüm Kars halkının bu eğitimlere katılması gerektiği vurgulandı.

Sarıkamış’ta AFAD tarafından verilen eğitimlerle, şehirdeki deprem farkındalığının artırılması ve afetlere karşı toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor. – KARS

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz: “Allah bu aziz milletten de razı olsun” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-allah-bu-aziz-milletten-de-razi-olsun/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-allah-bu-aziz-milletten-de-razi-olsun/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:51:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42353 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, “Allah bu aziz milletten de razı olsun. Bu cefakar aziz millet, dünyanın çok az milletinin, çok az ülkesinin ve insanının ortaya koyduğu feraseti 6 Şubat depremlerinden sonra ortaya koydu.” dedi.

AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı tarafından kentteki bir otelde düzenlenen “Deprem Bölgesi Belediye Başkanları İstişare Toplantısı”na katılan Yılmaz, organizasyonun Kahramanmaraş, Hatay, Malatya ve Gaziantep’i kapsadığını söyledi.

Yılmaz, önümüzdeki günlerde fark illerde de devam ettirmeyi planladıkları istişare toplantılarına katılımın sadece büyükşehir belediye başkanları ve genel sekreterlerle sınırlı kalmadığını bunun yanında genel sekreter yardımcıları ile ilgili daire başkanlıklarının da eşlik ettiğini belirtti.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin hemen ertesi günü çalışmalara koyulduklarını hatırlatan Yılmaz, depremin hemen ardından yaraların sarılması adına başlatılan çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini, bu kapsamda devletin gecesini gündüzüne katarak sadece Kahramanmaraş’ta yaklaşık 40 bin konutu teslim edeceğini dile getirdi.

Yılmaz, şunları kaydetti:

“Allah bu aziz milletten de razı olsun. Bu cefakar aziz millet, dünyanın çok az milletinin, çok az ülkesinin ve insanının ortaya koyduğu feraseti 6 Şubat depremlerinden sonra ortaya koydu. Her şeyiyle birlikte deprem illerimize koştu. Gecesini gündüzüne kattı ve burada deprem sonrası mücadeleyi en az etki yaratacak, en az insanımızın sıkıntı görmesini sağlayacak şekilde bir mücadeleye girişti. Tabii bu toplantıyı burada organize etmemizin sebeplerinden biri de 6 Şubat depremlerinden sonra etkilenen illerimiz burada. Aşağı yukarı birbirine benzer büyüklükte ve benzer sorunları olan bunların içerisinde en büyüğü ve en tecrübelisi olan en fazla uzun süredir büyükşehir belediyesinde, büyükşehir belediyeciliği başlığı altında güzel hizmetler yapmış olan Gaziantep Büyük Şehir Belediyemiz. Bugüne kadar belki yapılan toplantılarda seçilmiş arkadaşlarımız bir araya gelir. Seçilmiş arkadaşlarımız gelecek öngörülerini ve siyasetle ilgili stratejik çalışmaları, siyasi stratejileri belirler ve bunun adını koyar. Bunun planlamasını yapar. Ama bugün burada bu arkadaşlarımız, büyükşehir belediye başkanlarımız uygulamadan sorumlu başta genel sekreter, hatta genel sekreter yardımcılarından bazıları, daire başkanları ile birlikte buraya geldiler.”

Belediyelerin SGK borçları

Bir basın mensubunun belediyelerin SGK borçlarıyla ilgili sorusu üzerine Yılmaz, muhatapların sadece muhalefet partililerin yönettiği belediyeler değil tüm belediyeler olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Bakanı Fırat Görgel de böyle bir toplantıya ev sahipliği yapıyor olmanın gururunu yaşadıklarını aktardı.

“Asrın felaketi” olarak değerlendirilen 6 Şubat depremlerinin üzerinden 16 ay 20 gün geçtiğini anımsatan Görgel, “Bugün burada olduğumuz başkanlarımız, heyetleri ve ilgili vatandaşlarımız çok büyük acıları beraber yaşadık. Tabii o manzarayı tarif edecek hiçbir kelime yok. şehirlerimiz için tüm milletimiz hemen depremin akabinde devletimiz, milletimiz adeta seferber oldu. Asrın felaketi adeta “asrın dayanışması”na dönüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletimizin her kademesi tüm STK’lerin, gönüllerinin yürüttüğü çalışmalarla adeta umutlarımız yeniden dirildi.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-allah-bu-aziz-milletten-de-razi-olsun/feed/ 0
Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası, deprem arama ve kurtarma faaliyetleri için destek talep etti https://www.haber60.com.tr/bingol-ticaret-ve-sanayi-odasi-deprem-arama-ve-kurtarma-faaliyetleri-icin-destek-talep-etti/ https://www.haber60.com.tr/bingol-ticaret-ve-sanayi-odasi-deprem-arama-ve-kurtarma-faaliyetleri-icin-destek-talep-etti/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41732 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay, “Bingöl, birinci derece deprem riski taşıyan bir bölgedir. Bu nedenle, ilimizdeki deprem arama ve kurtarma faaliyetleri için STK’lara verilmek üzere ek hibe, ekipman ve araç desteği talep ediyoruz” dedi.

BİNTSO Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay, Ankara’da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımı ile gerçekleştirilen istişare toplantısında, Bingöl’ün güvenlik ve idari konulardaki ihtiyaçlarını ve üyelerin taleplerini ayrıntılı bir şekilde dile getirdi. Başkan Kadir Çintay, Vali Ahmet Hamdi Usta ile uyum içerisinde çalıştıklarını ve onun deneyimlerinin Bingöl’ün huzuruna ve ekonomik kalkınmasına büyük katkılar sağladığını vurguladı. Çintay, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Bakanım, devletimizin iç işleri politikası sayesinde terör bölgemizde sona erdi. Bu başarıda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize minnet ve şifa diliyoruz. Bu topraklar, vatan sevgisiyle dolu kahramanların fedakarlıkları sayesinde huzura kavuştu. Bir şehit yakını olarak, bu başarıyı ve huzuru görmek benim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Şehrin her girişindeki çevirme noktaları ve şehrin içindeki güvenlik duvarları, ilimize yurtdışından ve yurtiçinden gelen misafirlerimizde tedirginlik oluşturmakta ve bölgemizin doğal güzelliklerini ve misafirperverliğimizi gölgede bırakmaktadır. Artık bu güzel bölgemizi, hem tatil hem de yatırım için cazip bir hale getirmenin vakti geldi. Neticede, kimse Bingöl’e yatırım veya tatil için gelmişken kendini aksiyon filminin ortasında hissetmek istemez. Deprem ekipman ve araç desteği, Bingöl, birinci derece deprem riski taşıyan bir bölgedir. Bu nedenle, ilimizdeki deprem arama ve kurtarma faaliyetleri için STK’lara verilmek üzere ek hibe, ekipman ve araç desteği talep ediyoruz. Deprem riskine karşı gerekli önlemlerin alınması ve arama-kurtarma ekiplerinin güçlendirilmesi için bu destekler hayati önem taşımaktadır. Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak, bölgemizde ticaret ve sanayi odalarına bağlı ilk arama ve kurtarma timini kurmuş bulunuyoruz. Bu tim, muhtemel afet durumlarında hızlı ve etkin müdahale için elzemdir. Ancak, mevcut ekipman ve araçlarımız yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, arama ve kurtarma timimizin daha etkin çalışabilmesi için acil olarak ek hibe ve ekipman desteğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Emniyet araç ve bina desteği, Bingöl Emniyet Müdürlüğümüzün araç filosunda önemli eksiklikler bulunmaktadır. Emniyet Müdürlüğümüze araç desteği sağlanması, ilimizin güvenlik ve asayiş hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi için elzemdir. Bölgemiz, deprem riski taşıyan bir bölge olduğundan, devletimizin yayınladığı tasarruf tedbirlerinden muaf tutulmasını istiyoruz. Özellikle Yayladere ilçemizde, Kaymakamlığın yeni binasına geçmesiyle emniyetimize yer tahsis edilememektedir. Bu nedenle Yayladere’ye acilen bir emniyet binası yapımı hususunda destek talep ediyoruz. Devletimize ve milletimize olan güvenimizle, bu konularda gereken adımların atılacağına inancımız tamdır. Güvenlik tedbirlerinin daha esnek ve misafirperver bir şekilde düzenlenmesi, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Bu toplantının bizlere sağladığı için TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, sorun ve taleplerimizi dinlemek adına toplantımıza teşrif eden çok kıymetli İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca, Valimiz Ahmet Hamdi Usta’ya özellikle teşekkür etmek istiyorum. Samimi yaklaşımı ve iş dünyasının tüm sorunlarına çözüm bulması sayesinde, Organize Sanayi Bölgemiz ve iş dünyamız çok ciddi bir şekilde düzene girdi. Önceki görev yeri olan Bursa’dan ilimize birçok yatırımcı ve iş insanı geldi. Valimiz, halk tarafından da çok sevilmekte ve saygı görmektedir.” – BİNGÖL

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingol-ticaret-ve-sanayi-odasi-deprem-arama-ve-kurtarma-faaliyetleri-icin-destek-talep-etti/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta deprem sonrası eğitim sorunları devam ediyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-egitim-sorunlari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-egitim-sorunlari-devam-ediyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41540 HABER: BUSE ÖZBEY

(ANKARA) – Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 1,5 yıl geçmesine rağmen bölgede öğrenci ve öğretmenlerin eğitime erişiminde sorunlar devam ediyor. Hatay’da bir okulda branş öğretmenliği yapan görme engelli A.K., “Öğretmenler kendi imkanlarıyla bir şeyler yapıyor. Okulların yeni dönemde toparlanması ve eğitim öğretim yılına hazırlanması çok da mümkün değil. Aileler de artık destek olamıyor çocuklarına. Ailelerin de hayatı değiştiği için önceliği çocukların eğitimi değil artık. Öncelik artık barınma, iş imkanları” dedi.

6 Şubat depremlerinin üzerinden 1,5 yıl geçti. Okulların açılmasına 1,5 ay kalmasına rağmen ihalesi süren okulların yeni eğitim öğretim yılında açılıp açılmayacağı belirsizliğini koruyor. Hatay’da bir ortaokulda görev yapan görme engelli öğretmen A.K., konteyner okullarda hem kendisinin hem de diğer öğretmenlerin yanı sıra öğrencilerin yaşadığı sorunları ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“En iyi konteyner olsa bile su alıyor”

Öğretmen A.K., başka bir ilde çalışmasına rağmen elini taşın altına koymak ve öğrencilere destek olmak için yaklaşık 6 aydır Hatay’da yaşadığını söyledi. A.K., konteynerde bir öğretmen olarak okul ortamında hissetmediğini ve eğitim ortamında gerekli düzenlemelerin yapılmadığını belirterek, “Biz öğretmenler olarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Okulların yeni dönemde toparlanması ve eğitim öğretim yılına hazırlanması çok da mümkün değil. Şiir köşesi yaptık, resim öğretmeni de dışarıda oyun alanı oluşturdu. Düşünsenize, demirden bir dikdörtgenin içindesiniz ve ona sınıf diyorsunuz. Yaz olduğunda klima var ama Hatay’da konteynerde bir klima ne kadar etkili olabilir ki? Kışın da yağmur söz konusu. En iyi konteyner olsa bile su alıyor. Yağmur yağdığında sürekli okulu su basıyor. Bu işin fiziksel boyutu. Psikolojik boyutunda da yağmur başladığında çocukların ‘evet deprem geliyor’ psikolojisi bizi de etkiliyor. Sonuçta bizim de orada güçlü durmamız gerekiyor” dedi.

“STK’lar devletten daha aktif çalışıyor”

Depremin ardından 1,5 yıla yakın süre geçmesine rağmen öğrencilerin hala depremin şokunu atlatamadığının altını çizen öğretmen A.K., “Çocuklar dışarıda bir şekilde oyun ve güven ortamını oluşturmaya çalışıyor ama hatırlatıcı faktörler olduğunda en başa dönüyorlar. Mesela çocuk, ‘evim vardı, okulum vardı, oyun alanım vardı’ diyor. Şimdi hayatı konteynerden ibaret olduğu için o psikolojiden çıkamıyor. Öğrencilere psikolojik destek verilmesinde de STK’lar devletten daha aktif çalışıyor” diye konuştu.

“Yol çalışmaları idareten yapılıyor”

Yaşanan en büyük problemlerden birinin yolların düzelmemesi olduğunu belirten A.K., ulaşımda hala çok büyük problemler yaşadıklarını kaydetti. Yapılan yol çalışmalarının anlık olduğunu, yağmur yağdığında yolların eski haline döndüğünü vurgulayan A.K., “Yetkililerin açıklaması da zaten ‘hiçbir yerde ev yok, en son şehir kendine gelince, yapılaşınca biz yolları düzeltelim’ şeklinde oluyor. Burası özellikle kışın yağış alan bir yer. Kışın körler için de büyük bir sorun. Yani ben ulaşımımı kendim sağlıyorum, bu daha da büyük bir sorun Hiç çalışma yapılmıyor diyemem, ama idareten yapılıyor” ifadelerini kullandı.

“Deprem bahane olarak kullanılıyor”

Bozuk olan yolların ulaşımı da etkilediğini, bu sorunun deprem “bahane edilerek” çözülmediğini belirten öğretmen A.K., şunları kaydetti:

“Deprem oldu evet ama belli bir süre sonra bunu bahane olarak kullanıyorlar. Otobüsler, dolmuşlar var ama hala bunlarda bir düzen yok. Okula kendi başıma gidip geliyorum ve desteğe ihtiyaç duyuyorum. Konteyner kentte olmasaydık aslında evimle okul arası yürüme mesafesindeydi. Ama dolmuş ve otobüsün ne zaman geleceği belli olmadığı için iki saat önce yola çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Otobüsün veya dolmuşun gelip gelmeyeceğini, durakta durup durmayacağını bilemiyorsunuz. Görmeyen biri için burada otobüsün veya dolmuşun saatte bir veya 45 dakikada bir geldiğini düşündüğümüzde, gerçekten zorlanıyoruz. Derse geç kalma tehlikeniz var çünkü ulaşım yok. Türkiye’nin neresinde var böyle bir şey? Aradan 1,5 yıl geçti artık düzelmesi gerekiyor.”

“Öncelik çocukların eğitimi olmaktan çıktı, öncelik artık barınma”

Depremden önce okuldaki öğrenci sayısının 500’ün üzerinde olduğunu ancak önceki dönemde bu sayının 300’e kadar düştüğünü kaydeden A.K., öğrencilerin odağının ‘mezun olmak’ olduğunu bu nedenle başarı düzeyinin de düştüğünü söyledi. Ebeveynlerin önceliğinin çocukları olmadığını belirten A.K., şöyle devam etti:

“Aileler de artık destek olamıyor çocuklarına. Ailelerin de hayatı değiştiği için önceliği çocukların eğitimi değil artık. Öncelik artık barınma, iş imkanları. Burada hala konteyneri geçtim çadırda kalan insanlar var. İnsanlar bu koşullarda hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor, iş bulmaya çalışıyor. Ekonomik olarak zorlanıyorlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-egitim-sorunlari-devam-ediyor/feed/ 0
Şanlıurfa ve Adıyaman arasındaki Bozova Fay hattı inceleniyor https://www.haber60.com.tr/sanliurfa-ve-adiyaman-arasindaki-bozova-fay-hatti-inceleniyor/ https://www.haber60.com.tr/sanliurfa-ve-adiyaman-arasindaki-bozova-fay-hatti-inceleniyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41487 İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen proje kapsamında, Şanlıurfa ile Adıyaman arasında 55 kilometreyi kapsayan Bozova Fay hattı inceleniyor.

AFAD ile Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” projesi, TÜBİTAK tarafından yürütülüyor.

Proje kapsamında jeoloji mühendislerinin de yer aldığı 10 kişilik akademisyen heyeti, Şanlıurfa ve Adıyaman arasındaki Bozova Fayı’nda 5 bölgede kazılan, yaklaşık 4 metre derinliğinde 12 metre uzunluğundaki hendeklerde araştırma yapıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Sümer, fay hattında gazetecilere, yaklaşık 20 yıldır deprem konusunda çalışma yaptığını söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hızlanan proje kapsamında çalışma yürüttüklerini vurgulayan Sümer, “Yaklaşık 25 kuruldan 100’ü aşkın bilim insanın çalıştığı çok büyük bir proje. Hatta dünyanın en büyük paleosismolik projesi diyebiliriz. Paleosismolik, fayların geçmişine bakarak ileride nasıl bir deprem üretecekleriyle ilgili bir yaklaşım sergileyen bilim dalıdır.” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi yürütücülüğünde öncelikle Bozova Fayı’nı çalıştıklarını anlatan Sümer, şöyle konuştu:

“Bu önemli, çünkü Atatürk Barajı’na yakın bir fay. Uzunluğu itibariyle 55 kilometrelik bir fay ve 7 şiddetine varan bir deprem üretebilir. Atatürk Barajı’na etkisiyle ilgili önemi dolayısıyla biz öncelik olarak Bozova Fayı’nı öne çektik. Bu fayın geçmişini anlamaya yönelik bir sene önce bilimsel çalışmalar başlattık. Yaklaşık bir aydır burada 5 farklı alanda çalışıyoruz. Bizim hendek dediğimiz kazılar yaparak, fayın içine bakarak, o fayın deprem tarihçesi ile ilgili veriler elde ediyoruz. Bu projenin sonucunda, 8-9 ay sonra laboratuvar çalışmaları da bittiğinde, biz bu fayla ilgili çok daha fazla bilimsel veriye sahip olacağız.”

“Atatürk Barajı bendini fay kesmiyor”

Sümer, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Bozova Fayı konusunda gerçek dışı büyük spekülasyonların yapıldığına dikkati çekti.

Fay hattının, Atatürk Barajı bendini kesmediğinin altını çizen Sümer, “Bu çok önemli. Depremlerde iki hasar oluşuyor, birisi yüzey yırtılması diğeri dalgadan kaynaklı. Dolayısıyla biz en azından Atatürk Barajı’nın bendini kesen bir fay riskinden kurtulmuş durumdayız. Atatürk Barajı bendi ve özellikle havzanın güneyiyle ilgili bir baskınla ilgili bir tehlike olur mu? Bu çalışmanın sonunda ortaya çıkartılacak. Atatürk Barajı önemi dolayısıyla Bozova Fayı araştırması öncelikli fay olarak ilan edildi.” şeklinde konuştu.

Sümer, şu an için bölgede endişe edilecek bir durumun olmadığını gözlemlediklerini ifade ederek, projenin tamamlanmasının ardından eylem planına ilişkin çalışma yapılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

Doç. Dr. Sümerin yanı sıra Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak ile Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Paleosismoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Tepe de proje lideri olarak heyette yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanliurfa-ve-adiyaman-arasindaki-bozova-fay-hatti-inceleniyor/feed/ 0
Depremzedelerin Ticari Hayatı İçin Mücbir Sebep Uzatılmalı https://www.haber60.com.tr/depremzedelerin-ticari-hayati-icin-mucbir-sebep-uzatilmali/ https://www.haber60.com.tr/depremzedelerin-ticari-hayati-icin-mucbir-sebep-uzatilmali/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:43:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41267 Malatya, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve İslahiye TSO Başkanlarının katılımıyla düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “İş yerleri teslim olup ticari hayat normale dönene kadar mücbir sebep uzatılmalı, ya da 18 aydır biriken vergi ve SGK borçlarımız bir defaya mahsus vergi affıyla silinmeli” dedi.

6 Şubat depreminden en çok etkilenen il ve ilçelerin ticaret ve sanayi odalarının başkanları Hatay’da bir araya gelerek 31 Ağustos 2024 tarihinde sona erecek olan mücbir sebep halinin uzatılmasını istedi.

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen ortak basın toplantısına Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu ve İslahiye Ticaret Odası Başkanı Selahattin Türkmen katıldı.

“Kapsayıcı somut ve gerçekçi çözümlere ihtiyacımız var”

Toplantıda konuşan Başkan Sadıkoğlu, depremin Malatya’ya bıraktığı fiziki, ekonomik ve sosyal hasardan bahsetti. Daha hızlı toparlanma için kapsayıcı, somut ve gerçekçi çözümlere ihtiyacımız olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, “Malatya’da 36 bin binamız ağır hasar aldı. Bin 700 esnafımızın iş yerleri ve ürünleri enkaz altında kaldı. 27 bin 500 bağımsız işyerimiz kullanılamaz hale geldi. Çarşı diye tabir ettiğimiz bütün alanları kaybetmiş durumdayız. 120 bin vatandaşımız konteynerlerde yaşamını sürdürüyor. 812 bin nüfusumuzun yaklaşık 200 bini hala Malatya’ya dönmedi. 135 bin bağımsız konutun yerle bir olduğu şehrimizde sadece 6500 deprem konutu teslim edilmiş durumda. Tamamı yıkılan çarşımızda inşaatlar sürüyor, ancak teslim edilen iş yeri henüz yok. Esnafımız şehrin muhtelif yerlerinde kurulan 3 bin 500 konteynırda ticaretini var etme gayretinde. Yerinde Dönüşüm Projesi maalesef hayal kırıklığına dönüşmüş durumda. Artan maliyetler karşısında bir daire için verilen 1,5 milyon TL kredi ve hibe desteği maalesef yetersiz kalıyor. Bir de Rezerv Alan çıkmazı var. Onlarca soru işareti doğuran Rezerv Alan uygulaması vatandaşımızı mağdur ediyor. Evi veya iş yeri Rezerv Alan içerisinde kalan vatandaşımızın eli kolu bağlanmış bir şekilde, neyle karşılaşacağını bilmeden umutsuzca bekliyor. Malatya’da gelinen durum bu şekilde. Diğer üç ilimizin ve ilçelerimizin de farkı bir durumda olmadığını biliyoruz. Depremle yerle bir olmuş şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması için hükümetimiz ciddi bir gayret içerisinde. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ama yeterli mi? Elbette değil. Daha kapsayıcı, somut desteklere ve gerçekçi çözümlere ihtiyacımız var” dedi.

“Mücbir sebep halinin uzatılması elzemdir”

Depremin yaralarının tam anlamıyla sarılmadığını, bu nedenle mücbir sebep halinin uzatılmasının elzem olduğunu belirten Başkan Sadıkoğlu, “Ekonomiyi ve sosyal hayatı dengeleyecek en önemli destek kuşkusuz Mücbir Sebep olmuştur. Yaklaşık 18 aydır devam eden Mücbir Sebep süresi son kez denilerek, 31 Ağustos 2024’e kadar uzatılmıştı. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Gaziantep’in Nurdağı ile İslahiye ilçelerinde uygulanan mücbir sebep eğer sona ererse ertelenen vergi borçlarımız dağ gibi önümüze çıkacak. Hiçbir işletmenin bu borcu ödeyebilecek gücü yok. Zira ortada teslim edilen hiçbir iş yeri yokken, depremzede işletmelerin borçları kazançlarının çok üzerindeyken mücbir sebebin sona erecek olmasını anlamamız mümkün değildir. İş yerlerimiz ve evlerimiz teslim olana kadar Mücbir Sebep hali devam etmelidir. 2011 yılında Van’da meydana gelen deprem sonrası mücbir sebep hali süresi 5 yıla kadar sürmüştü. Sonrasında da sunulan uzun vadeli taksitlerle ödeme imkanı ile ticari hayat kendini toparlamıştı. ya iş yerleri teslim olup ticari hayat normale dönene kadar mücbir sebep devam etmeli, ya da biriken borçlarımız bir defaya mahsus vergi affıyla silinmelidir. Devletimizin yakın geçmişte bazı şirketler için büyük ölçekli vergi affı uygulamalarını hatırlamaktayız. Böylesi bir adım deprem illerimizin yaralarını ciddi manada sararak, yeniden hızlanacak ticaret ve ihracatla devlet bütçesine daha fazla katkı sunmamızı sağlayacaktır. Ayrıca bu destek şehirlerimize nefes aldırarak, gelecek kaygılarını azaltacak ve yeniden var olmak için itici bir güç olacaktır. Siyasilerimizden de destek bekliyoruz. Mücbir sebep konusu sadece Ticaret ve Sanayi Odalarının değil, tüm şehrin ana gündemi olmalı. Devletimizin büyüklüğünü ve gücünü biliyoruz. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’daki esnaf, tüccar ve sanayiciler olarak hükümetimizden müjdeli bir haber bekliyoruz” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzedelerin-ticari-hayati-icin-mucbir-sebep-uzatilmali/feed/ 0
Bakan Kurum: “Şuana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik” https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-suana-kadar-76-bin-konutumuzu-11-ilimizde-vatandaslarimiza-teslim-ettik/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-suana-kadar-76-bin-konutumuzu-11-ilimizde-vatandaslarimiza-teslim-ettik/#respond Sat, 20 Jul 2024 23:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41168 Bakan Kurum: “Şuana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum:

“11 ilimizde 283 bin konutumuzun ve işyerimizin yapımı başlamıştır”

” Bugün tam 4 bin 415 konut ve işyerimiz bitirildi ve burada hayatlar başladı”

“Yarınlar için bir milli mutabakat vardır. Bu milli mutabakat 6 Şubat gününde kurulmuş ve depremzede kardeşlerimiz evlerini girene kadar da bu mutabakat çerçevesinde biz kararlı duruşumuzu son dakikaya kadar inşallah sürdürmeye devam edeceğiz”

DİYARBAKIR – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Şuana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik. Yılsonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için azimle ve gayretle çalışıyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentteki programları kapsamında Diyarbakır Valiliğini ziyaret ederek, Vali Murat Zorluoğlu ile görüştükten sonra ilgili kurum amirleriyle basına kapalı toplantı yaptı.

Bakan Kurum, daha sonra burada gazetecilere yaptığı açıklamada, daha önce terör örgütünün yakıp yırtığı tarihi Sur içinin Cumhurbaşkanı liderliğinde, kararlılığında Diyarbakır’ın medeniyet birikimine, şanına yaraşır bir şekilde inşa ettiklerini söyledi.

Tahrip edilen Hazreti Süleyman Camii’nin çevre düzenlemesinden oradaki sahabe türbelerine, hanlara, hamamlara, kiliselere yine Gazi ve Melik Ahmet caddelerinde yapmış oldukları 3 bin dükkanla birlikte bu alanın yenilenmesinden tarihi binaların restorasyonuna kadar onlarca alanda muhteşem eseri Diyarbakır’a kazandırdıklarını ifade etti.

“Bu çalışmaları yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu çalışmaları yapıp bitirip vatandaşımızın o gülen yüzünü görmenin huzurunu yaşıyoruz” diyen Bakan Kurum, “Şimdi, dönemde de aynı anlayışla burada kıymetli valimiz yine komisyon başkanımız, vatandaşlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımızla birlikte aynı anlayışla çalışacağız. ve yeni dönemde de gerek daha önce başlattığımız tarihi surlarımızın restorasyonu, gerekse vatandaşımızın bizden beklentilerini karşılayacak adımlar olmak üzere birçok projeyi gerçekleştireceğiz. Tarihi surlarımızda yıkılan surlarımızın inşası için valiliğimizle ortak bir çalışma başlatmıştık daha önce. Oraya hem teknik hem de maddi desteklerimiz oldu. Bu desteklerimize devam edip yıkılan tarihi surlarımızı yeniden ayağa kaldıracağız” dedi.

“Fiskaya diye vatandaşlarımızın bildiği, Dicle Nehri kenarında koruma altında olan fakat üstünde vatandaşımızın da huzur içerisinde yaşayamadığı alanda önemli bir dönüşüm, doğa koruma projesi gerçekleştireceğiz” ifadelerinde bulunan Bakan Kurum, sözlerine şöyle devam etti:

“Buradaki vatandaşlarımızın rızası çerçevesinde o vatandaşlarımızı uygun alanlara taşımak ve akabinde buraya Dicle kenarına Diyarbakır’ımıza yakışacak bir restorasyon projesi, bir çevre düzenleme projesi bir regresyon alanı kazandırmak üzere inşallah çalışmalarımızı başlatıyoruz. Bu kapsamda arkadaşlarımız vatandaşlarımızla görüşmek ve onların rızası almak suretiyle inşallah bu projeyi gerçekleştireceğiz. Biz, Diyarbakır’ın en güzel yerlerini Diyarbakırlı kardeşlerimize hizmetlerimizle sunduk.”

16 aydır deprem bölgesinde seferberlik şuuruyla çalıştıklarını aktaran Kurum, “Tüm işlerimizin merkezinde insanlarımız ve vatandaşlarımız var. Bu kapsamda 11 ilimizde 283 bin konutumuzun ve işyerimizin yapımı başlamıştır. 4 bin 500 köyümüzde köy konutlarının yapımı ama betonarme ama çelik yapılar olmak suretiyle yapılmaktadır. Evlerimizi de yöresel mimariye uyacak şekilde inşa etmeye çalışıyoruz. Şuana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik. Yılsonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için azimle ve gayretle çalışıyoruz. İnşallah 10 gün sonra 15 bin konutumuz daha ve ağustos ayında 20 bin konutumuzu tamamlayıp bu sayıyı 100 binin üzerine ağustos ayı sonunda çıkarmış olacağız” diye konuştu.

Her ay 25-30 bin konutun teslimiyle birlikte yılsonu 200 bin konut hedefine kavuşmuş olacaklarını kaydeden Bakan Kurum, “2025 yılında depremde hasar görmüş 11 ildeki vatandaşlarımızı inşallah evlerini kavuşturup o sağlam huzurlu yuvalarda dualarını almak için ekibimizle birlikte gece gündüz çalışacağız. Bugün tam 4 bin 415 konut ve işyerimiz bitirildi ve burada hayatlar başladı. Burada depremde o acı günleri hep birlikte yaşadığımız vatandaşlarımızın mutluluğuna şahitlik ettik. Şimdi hızla 17 bin 590 yuva ve işyerimizi de hızlıca tamamlayıp bu projeleri yaparken de Diyarbakır merkezde Oğlaklı bölgesi dediğimiz bir alanda Diyarbakır’a yakışacak yeni modern bir uydu kent yapıyoruz. Yaklaşık 15 bin konutlu projemiz. Altyapısıyla, okullarıyla, camileriyle ve sosyal donatılarıyla tam bir örnek şehircilik modeli olacak. Burada kentsel mimariye uygun vatandaşlarımızın ihtiyacını giderecek tüm birimlerinde içinde yer aldığı alt yapısını yine Karayolları ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzle yukarda AFAD’la ve bakanlığımızın tüm birimleriyle birlikte bu anlayışla yaklaşıyor ve bu anlayışla inşa sürecini yürütüyoruz. Söz verdiğimiz gibi inşallah en kısa zamanda kardeşlerimizi sıcak yuvalarına kavuşturacağız” şeklinde konuştu.

Deprem bölgesinde asla siyasi polemikler olmadığının altını çizen Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma ön plandadır. Altını çizerek ifade etmek istiyorum. Yarınlar için bir milli mutabakat vardır. Bu milli mutabakat 6 Şubat gününde kurulmuş ve depremzede kardeşlerimiz evlerini girene kadar da bu mutabakat çerçevesinde biz kararlı duruşumuzu son dakikaya kadar inşallah sürdürmeye devam edeceğiz. 11 ilimizi Anadolu’nun en güçlü şehirleri yapana kadar deprem hasarı tamamen bitene kadar bu anlayışla çalışmalarımızı yapacağız. Rabbim bugüne kadar milletimize bizi hiç mahcup etmedi. İnşallah bundan sonra da bizi annelerimize, yavrularımıza ve aziz milletimize mahcup etmesin diyorum.”

Bakan Kurum, daha sonra Oğlıklı Mahallesi’nde yapılan TOKİ konutlarını gezdi, vatandaşlarla sohbet etti, çocuklara oyuncaklar dağıttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-suana-kadar-76-bin-konutumuzu-11-ilimizde-vatandaslarimiza-teslim-ettik/feed/ 0
Çevre Bakanı Murat Kurum, 200 bin konut teslimi hedefine odaklandıklarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-200-bin-konut-teslimi-hedefine-odaklandiklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-200-bin-konut-teslimi-hedefine-odaklandiklarini-acikladi/#respond Sat, 20 Jul 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41162 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Şu ana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik. Yılsonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için azimle ve gayretle çalışıyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentteki programları kapsamında Diyarbakır Valiliğini ziyaret ederek, Vali Murat Zorluoğlu ile görüştükten sonra ilgili kurum amirleriyle basına kapalı toplantı yaptı. Bakan Kurum, daha sonra burada gazetecilere yaptığı açıklamada, daha önce terör örgütünün yakıp yırtığı tarihi Sur içinin Cumhurbaşkanı liderliğinde, kararlılığında Diyarbakır’ın medeniyet birikimine, şanına yaraşır bir şekilde inşa ettiklerini söyledi.

Tahrip edilen Hazreti Süleyman Camii’nin çevre düzenlemesinden oradaki sahabe türbelerine, hanlara, hamamlara, kiliselere yine Gazi ve Melik Ahmet caddelerinde yapmış oldukları 3 bin dükkanla birlikte bu alanın yenilenmesinden tarihi binaların restorasyonuna kadar onlarca alanda muhteşem eseri Diyarbakır’a kazandırdıklarını ifade etti.

“Bu çalışmaları yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu çalışmaları yapıp bitirip vatandaşımızın o gülen yüzünü görmenin huzurunu yaşıyoruz” diyen Bakan Kurum, “Şimdi, dönemde de aynı anlayışla burada kıymetli valimiz yine komisyon başkanımız, vatandaşlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımızla birlikte aynı anlayışla çalışacağız. ve yeni dönemde de gerek daha önce başlattığımız tarihi surlarımızın restorasyonu, gerekse vatandaşımızın bizden beklentilerini karşılayacak adımlar olmak üzere birçok projeyi gerçekleştireceğiz. Tarihi surlarımızda yıkılan surlarımızın inşası için valiliğimizle ortak bir çalışma başlatmıştık daha önce. Oraya hem teknik hem de maddi desteklerimiz oldu. Bu desteklerimize devam edip yıkılan tarihi surlarımızı yeniden ayağa kaldıracağız” dedi.

“Fiskaya diye vatandaşlarımızın bildiği, Dicle Nehri kenarında koruma altında olan fakat üstünde vatandaşımızın da huzur içerisinde yaşayamadığı alanda önemli bir dönüşüm, doğa koruma projesi gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullanan Bakan Kurum, şunları kaydetti:

“Buradaki vatandaşlarımızın rızası çerçevesinde o vatandaşlarımızı uygun alanlara taşımak ve akabinde buraya Dicle kenarına Diyarbakır’ımıza yakışacak bir restorasyon projesi, bir çevre düzenleme projesi bir regresyon alanı kazandırmak üzere inşallah çalışmalarımızı başlatıyoruz. Bu kapsamda arkadaşlarımız vatandaşlarımızla görüşmek ve onların rızası almak suretiyle inşallah bu projeyi gerçekleştireceğiz. Biz, Diyarbakır’ın en güzel yerlerini Diyarbakırlı kardeşlerimize hizmetlerimizle sunduk.”

16 aydır deprem bölgesinde seferberlik şuuruyla çalıştıklarını aktaran Kurum, “Tüm işlerimizin merkezinde insanlarımız ve vatandaşlarımız var. Bu kapsamda 11 ilimizde 283 bin konutumuzun ve işyerimizin yapımı başlamıştır. 4 bin 500 köyümüzde köy konutlarının yapımı ama betonarme ama çelik yapılar olmak suretiyle yapılmaktadır. Evlerimizi de yöresel mimariye uyacak şekilde inşa etmeye çalışıyoruz. Şuana kadar 76 bin konutumuzu 11 ilimizde vatandaşlarımıza teslim ettik. Yılsonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için azimle ve gayretle çalışıyoruz. İnşallah 10 gün sonra 15 bin konutumuz daha ve ağustos ayında 20 bin konutumuzu tamamlayıp bu sayıyı 100 binin üzerine ağustos ayı sonunda çıkarmış olacağız” diye konuştu.

Her ay 25-30 bin konutun teslimiyle birlikte yılsonu 200 bin konut hedefine kavuşmuş olacaklarını kaydeden Bakan Kurum, “2025 yılında depremde hasar görmüş 11 ildeki vatandaşlarımızı inşallah evlerini kavuşturup o sağlam huzurlu yuvalarda dualarını almak için ekibimizle birlikte gece gündüz çalışacağız. Bugün tam 4 bin 415 konut ve işyerimiz bitirildi ve burada hayatlar başladı. Burada depremde o acı günleri hep birlikte yaşadığımız vatandaşlarımızın mutluluğuna şahitlik ettik. Şimdi hızla 17 bin 590 yuva ve işyerimizi de hızlıca tamamlayıp bu projeleri yaparken de Diyarbakır merkezde Oğlaklı bölgesi dediğimiz bir alanda Diyarbakır’a yakışacak yeni modern bir uydu kent yapıyoruz. Yaklaşık 15 bin konutlu projemiz. Altyapısıyla, okullarıyla, camileriyle ve sosyal donatılarıyla tam bir örnek şehircilik modeli olacak. Burada kentsel mimariye uygun vatandaşlarımızın ihtiyacını giderecek tüm birimlerinde içinde yer aldığı alt yapısını yine Karayolları ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzle yukarda AFAD’la ve bakanlığımızın tüm birimleriyle birlikte bu anlayışla yaklaşıyor ve bu anlayışla inşa sürecini yürütüyoruz. Söz verdiğimiz gibi inşallah en kısa zamanda kardeşlerimizi sıcak yuvalarına kavuşturacağız” şeklinde konuştu.

Deprem bölgesinde asla siyasi polemikler olmadığının altını çizen Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma ön plandadır. Altını çizerek ifade etmek istiyorum. Yarınlar için bir milli mutabakat vardır. Bu milli mutabakat 6 Şubat gününde kurulmuş ve depremzede kardeşlerimiz evlerini girene kadar da bu mutabakat çerçevesinde biz kararlı duruşumuzu son dakikaya kadar inşallah sürdürmeye devam edeceğiz. 11 ilimizi Anadolu’nun en güçlü şehirleri yapana kadar deprem hasarı tamamen bitene kadar bu anlayışla çalışmalarımızı yapacağız. Rabbim bugüne kadar milletimize bizi hiç mahcup etmedi. İnşallah bundan sonra da bizi annelerimize, yavrularımıza ve aziz milletimize mahcup etmesin diyorum.” – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-200-bin-konut-teslimi-hedefine-odaklandiklarini-acikladi/feed/ 0
Çevre Bakanı Murat Kurum: Deprem bölgesinde siyasi polemiğe yer yok https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-deprem-bolgesinde-siyasi-polemige-yer-yok/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-deprem-bolgesinde-siyasi-polemige-yer-yok/#respond Sat, 20 Jul 2024 22:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41156 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Diyarbakır’a yaptığı ziyarette, deprem bölgesinde vatandaşlarla el ele verip projeleri hayata geçirdiklerini belirterek, “Deprem bölgesinde asla ve asla siyasi polemiğe yer yoktur. Altını çizerek ifade etmek istiyorum, yarınlar için bir milli mutabakat vardır. Bu mutabakat 6 Şubat günü kurulmuş ve depremzede kardeşlerimiz evine gidene kadar, bu mutabakat çerçevesinde biz kararlı duruşumuzu son dakikaya kadar inşallah sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, valilikte çeşitli kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerin katılımıyla düzenlenen Koordinasyon Toplantısı’na başkanlık etti. Toplantının ardından açıklama yapan Bakan Kurum, 6 Şubat’ta olduğu gibi bugün de depremzedelerle omuz omuza olduklarını söyledi. 2 Temmuz günü Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle göreve gelmesinin ardından deprem bölgesini ziyaret ettiğini ve bu kapsamda Diyarbakır’a geldiğini aktaran Bakan Kurum, “Göreve geldiğimiz 18 günlük süreçte, 6 Şubat depreminde depremde hasar görmüş 11 ilin ziyaretini bugün itibarıyla yapmış bulunmaktayız. Gittiğimiz illerde vatandaşlarımızın sorunlarını bizzat yerinde görmüş, yapılması gereken iş ve işlemlere ilişkin kararları almış durumdayız. 6 Şubat’ta olduğu gibi bugün de depremzede kardeşlerimizle omuz omuza tek yüreğiz” dedi.

‘Diyarbakır’da Terör örgütünün yakıp, yıktığı tarihi mekanları restore ettik’

Bakan Kurum, terör örgütü PKK mensupları tarafından Diyarbakır’da tahrip edilen bir çok eseri restore ettikleri belirterek, Diyarbakır için yeni projeler hayata geçirecekleri belirtti. Kurum, şunları söyledi:

“Diyarbakır’da, Diyarbakır’ın geleceği adına istişarelerimizi yapmak ve kararlarımızı almak için şehrimize bugün ziyaretimizi gerçekleştirdik. Diyarbakır’ın geleceği için gayret etmiş bir davanın mensubu olan bir kardeşiniz olarak buradayım. Terör örgütünün yakıp, yıktığı tarihi Suriçi’ni Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kararlılığında Diyarbakır’ın medeniyet birikimine, şanına yaraşır bir şekilde inşa ettik. Tahrip edilen Hz. Süleyman Cami’nin çevre düzenlenmesinden, oradaki sahabe türbelerinden, hanlar, hamamlar, kiliselerden, yine Gazi Caddesi ve Melik Ahmet Caddesi’ndeki 3 bin dükkanla birlikte bu alanın yenilenmesinden, tarihi binalarımızın restorasyonuna kadar onlarca alanda muhteşem eserlerimizi Diyarbakır’ımıza kazandırdık. Bugün hamdolsun, tüm bu çalışmalar sayesinde Diyarbakırlı kardeşlerimizin o yepyeni Sur’da nefes aldığı, dinlendiği, o tarihin bize emaneti olan tarihi binalar etrafında gezip, dolaşabildiği bir Sur’u Diyarbakır’ımıza armağan ettik. Bu çalışmanın yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu çalışmaları yapıp, bitirip, vatandaşımızın gülen yüzünü görmenin huzurunu yaşıyoruz. Tarihi surlarımızı yeniden ayağa kaldıracağız. Dicle Nehri kenarında koruma altında olan alanda önemli bir dönüşüm, doğa koruma projesi gerçekleştireceğiz.”

‘Yıl sonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için gayretle çalışıyoruz’

Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara da değinen Bakan Kurum, yıl sonuna kadar 200 bin konutun yapımını tamamlayıp, depremzedelere teslim etmek için gayret sarf ettiklerini belirterek, “16 aydır deprem bölgesinde seferberlik şuuruyla çalışıyoruz. Tüm işlerimizin merkezinde insanlarımız var. Bu kapsamda 11 ilimizde 283 bin konutun ve iş yerlerinin yapımı başlamıştır. 4 bin 500 köyümüzde konut yapımı sürüyor.  Şu ana kadar 76 bin konutu 11 ilimizde vatandaşımıza teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu teslimi 200 bin konuta çıkarmak için gayretle çalışıyoruz. Temmuz ayı sonunda 15 bin konutumuz, yine ağustos ayında 20 bin konutumuzu süratle tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle deprem bölgesindeki konutlarımızı vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. İnşallah her ay 25 bin konutun teslimiyle birlikte yıl sonu 200 bin konut hedefimize kavuşmuş olacağız. 2025 yılında 11 ildeki depremde hasar görmüş tüm vatandaşlarımızı inşallah evlerine kavuşturup, sağlam huzurlu yuvalarda dualarını almak için tüm ekibimizle birlikte gece gündüz çalışacağız” diye konuştu.

’11 ilimizi Anadolu’muzun en güçlü şehirleri yapana kadar çalışacağız’

Bakan Kurum, Diyarbakır’da deprem konutlarının yapımının sürdüğünü ifade ederek bu kapsamda 17 bin 590 konut ve iş yerinin yapılacağını söyledi. 6 Şubat günü bir mutabakat kurulduğunu anlatan Bakan Kurum, bu mutabakatın depremzedelerin konutlarına kavuşana kadar süreceğini bildirdi. “Diyarbakır’ın tüm ilçelerinde yuvalarımızı yapıyoruz. Vatandaşlarımıza verdiğimiz sözler tutmak için gayret gösteriyoruz” diyen Bakan Kurum, “Bugün tam 4 bin 415 konut ve iş yerlerimiz bitirildi. Burada hayatlar başladı. Depremde o acı günde kederi birlikte yaşadığımız vatandaşlarımızın mutluluklarına şahitlik ettik. Şimdi hızla 17 bin 590 konut ve iş yerimizi tamamlayıp, ki bu projeleri yaparken Diyarbakır merkezde Oğlaklı bölgesi dediğimiz bir alanda Diyarbakır’a yakışacak yeni modern bir uydu kent kuruyoruz. Söz verdiğimiz gibi inşallah en kısa zamanda kardeşlerimizi sıcak yuvalarına kavuşturacağız. Bizim davamız yarınlar için eser davasıdır. Bizim derdimiz aziz milletimize hizmet etme derdidir. İşte bu yüzdendir çeyrek asra yaklaşan dönem boyunca cennet vatanımızın her bir köşesini, vatan toprağını yapılan yatırımlarla kavuşturuyoruz. Deprem bölgesinde vatandaşlarımıza el ele verip projelerimizi yapacağız. Yeni yuvalarımızda huzurlu günlere hep birlikte kavuşacağız. Deprem bölgesinde asla ve asla siyasi polemiğe yer yoktur. Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma ön plandadır. Altını çizerek ifade etmek istiyorum, yarınlar için bir milli mutabakat vardır. Bu mutabakat 6 Şubat günü kurulmuş ve depremzede kardeşlerimiz evine gidene kadar, bu mutabakat çerçevesinde biz kararlı duruşumuzu son dakikaya kadar inşallah sürdürmeye devam edeceğiz. Biz diyoruz, mesele milletimizin geleceğiyse gerisi teferruattır. Bu anlayışla çalışmalarımızı yapacağız. 11 ilimizi Anadolu’muzun en güçlü şehirleri yapana kadar, deprem hasarı tamamen giderilene kadar bu anlayışla çalışmalarımızı yapacağız” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-deprem-bolgesinde-siyasi-polemige-yer-yok/feed/ 0 Şanlıurfa’ya 25-30 Bin Konutluk Uydu Kent Planı https://www.haber60.com.tr/sanliurfaya-25-30-bin-konutluk-uydu-kent-plani/ https://www.haber60.com.tr/sanliurfaya-25-30-bin-konutluk-uydu-kent-plani/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:03:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41086 (ŞANLIURFA) – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde 25-30 bin konutluk bir uydu kent planladıklarını açıkladı. Kurum, “Ve bu uydu kentle birlikte burada alt-üst yapısıyla, sosyal donatılarıyla birlikte hem Haliliye’nin hem Şanlıurfa’mızın ihtiyaçlarını giderecek adımı da inşallah burada atıyor olacağız” dedi.

Murat Kurum, Şanlıurfa’da Koordinasyon Toplantısı öncesinde açıklama yaptı. Kurum, şöyle konuştu:

“6 Şubat’tan geçen bugüne 16 ay boyunca deprem bölgesi için anbean bölgeyi takip ediyor, bölgenin ihtiyaçları, talepleri ne ise valimiz, milletvekillerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımızla birlikte bir seferberlik şuuruyla çalışmaya gayret gösteriyoruz. Bizim işimizin merkezinde hep söylüyoruz insanımızın ihtiyaçları, insanımız var. ve yapmış olduğumuz işler de örnek olsun istiyoruz. Dün deprem konutlarını incelediğimizde de bunu yerinde bizzat görmüş olduk. Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarına, mimarisine, iklim koşullarına uygun olacak şekliyle arkadaşlarımız inşa çalışmalarını süratli bir şekilde yürütüyor.

“İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız”

Yağmur suyu hasadıyla yine sıcak su ihtiyaçlarını karşılayacak tasarruf yöntemleriyle, yapmış olduğumuz güneş panelleriyle birlikte hem sokak aydınlatmalarının hem de binalardaki enerji ihtiyacını giderecek adımları atıyor, su tüketimini azaltacak yine çalışmalarla bahçelerimizi donatıyoruz. Tabii bu manada iklim değişikliğiyle mücadele ki Şanlıurfa’mız d aslında bu seli yaşadı. Bu selin etkilerini azaltabilmek için hem alt yapıda hem de üst yapıda gerekli her türlü adımı atmaya gayret gösteriyoruz. Yeni kurulan şehirlerimiz güzel olsun, güçlü olsun istiyoruz. ve şu ana kadar 11 ilimizde 283 bin yeni yuvamızın inşasını başlattık. Süratle inşaatlarımızı devam ettiriyoruz. 4 bin 500’e yakın köyümüzde çalışıyoruz ve istiyoruz ki köylerimizde de üretim devam etsin, istihdam, kırsal kalkınma devam etsin ki ovasıyla, tarlasıyla, çiftçisiyle, turizmiyle, tarımıyla bütüncül bir bakış açısıyla bu süreçleri yürütmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar 76 bin konutumuzun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah yıl sonuna kadar 200 bin konutu yine vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. 10 gün sonra yani temmuz ayının sonunda 15 bin, ağustosta 20 bin kontumuzu süratle tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle depremzede kardeşlerimize anahtar teslimlerini yapacağız. Onların mutluluklarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız ve bu projelerimizi vatandaşlarımıza sözlerimizi tutmak suretiyle gerçekleştirmiş olacağız.

“2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz”

Yine Şanlıurfa özelinde şu kararımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum; inşallah Haliliye’de yeni yerleşim yeriyle alakalı çalışmalarımızı yaptık ve Osmanbey mahallemiz üniversitemizin çeperinde kalan, otobana hemen dibinde ve burada yine Şanlıurfalı vatandaşlarımızın Haliliye’li kardeşlerimizin ihtiyaçlarını giderecek 25-30 bin konutluk bir uydu kent planlıyoruz. ve bu uydu kentle birlikte burada alt-üst yapısıyla, sosyal donatılarıyla birlikte hem Haliliye’nin hem Şanlıurfa’mızın ihtiyaçlarını giderecek adımı da inşallah burada atıyor olacağız.

Yine 2025 yılı sonuna geldiğimizde depremzede kardeşlerimizin kendi yuvasında, kendi komşularıyla yan yana orada aynı komşuluk ilişkilerinin yaşatıldığı mutlu, huzurlu bir hayatın sürmesini istiyoruz ve 2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz.

“Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir”

Son bir kez daha ifade etmek gerekirse deprem bölgesinde siyasi polemiğe yer yoktur. Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir. Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma vardır. Altını çizmek istiyorum ve burada herkesten de ricam budur. Yarınlar için bir milli mutabakat çerçevesinde başlattığımız ve şehirlerimiz için, milletimiz için, milletimizin bizden beklentilerini karşılamak için yürüttüğümüz çalışmalarda hiçbir arkadaşımızın da siyasi polemik içerisine girmemesini önemle ifade etmek istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanliurfaya-25-30-bin-konutluk-uydu-kent-plani/feed/ 0
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı: PKK ve LGBT, deprem bölgesinde çocukları istismar ediyor https://www.haber60.com.tr/tbmm-insan-haklarini-inceleme-cocuk-haklari-alt-komisyonu-baskani-pkk-ve-lgbt-deprem-bolgesinde-cocuklari-istismar-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-insan-haklarini-inceleme-cocuk-haklari-alt-komisyonu-baskani-pkk-ve-lgbt-deprem-bolgesinde-cocuklari-istismar-ediyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 08:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41077 TBMM İnsan Haklarını İnceleme Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, deprem bölgesinde yaptıkları inceleme ve aldıkları bilgilere göre PKK terör örgütü ve LGBT’yi savunan kişilerin buralarda “gönüllü” adı altında faaliyet göstermeye çalıştıklarını ve gençlerle çocukları istismar ettiğini söyledi.

Katırcıoğlu, komisyon tarafından hazırlanan, “6 Şubat 2023 Tarihli Depremlerden Etkilenen Çocukların Durumu ve Çocuklara Yönelik Yürütülen Çalışmaların Değerlendirilmesi” raporuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Komisyon Başkanı Katırcıoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından “kriz ortamlarında çocuklar” başlığı altında çalışma alanlarını belirlediklerini ve depremden etkilenen çocukları öncelediklerini anlattı.

İlgili kamu kurum ve kuruluşlarını, bakanlıkları, sivil toplum kuruluşlarını (STK), akademisyenleri, depremzedeleri dinlediklerini belirten Katırcıoğlu, “Sadece dinlemek yetmezdi, sahaya inmemiz lazım. Sahada yapılan uygulamaları, anlatılanların ne kadar yapıldığını, nasıl yapıldığını, eksiklikler var mı, iyi uygulamaları da görelim istedik ama daha önemlisi çocuklarımızla, ailelerimizle bizzat göz göze, yüz yüze olalım, onları dinleyelim istedik.” dedi.

Bu kapsamda geçen yıl aralık ayında bölgeye ilk ziyaretlerini yaptıklarını anlatan Başkan Katırcıoğlu, “Depremin yaşandığı iki büyük ilimizi, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ı, arkasından Gaziantep Nurdağı ve Hatay İskenderun’la ilk ziyaretimizi bitirdik. Haziran ayında da Malatya, Elazığ ve Diyarbakır’la inceleme ziyaretlerimizi sürdürdük. Önemli bir rapor çıktığına inanıyoruz. Muhalefet vekilleri de önemli şerhler koymadılar. Kapsamlı, güzel, objektif bir rapor oldu. Bu rapor üzerine de ilgili kesimleri raporun çıkmasını beklemeden süreçte iyileştirmeyi, aksaklıkları düzeltmeye yönelik girişimlerde bulunduk. Hemen bunlar yerine getirildi.” diye konuştu.

“Planlanan dışında, spontane ziyaretler yaptık”

Katırcıoğlu, kendisinin de 17 Ağustos 1999 depremini yaşadığını anlatarak “İyileşiyorsunuz, zaman her şeyin ilacı. Adıyaman’da 30 gün çalıştım. Hemen depremin ikinci günü oradaydım, ‘Biz iyi olacak mıyız? Biz düzelecek miyiz?’ diye soruluyor. ‘Evet düzeleceksiniz ama biraz zamana ihtiyacınız var. Biz sizin yanınızda olacağız. Bakın ben iyileştim.’ demiştik. Büyükler için büyük bir yıkım ama çocuklar için çok daha derin acılar var. Annelerini, babalarını, arkadaşlarını, okullarını, oyuncaklarını ve bütün rutinlerini kaybettikleri bir süreç. Bir çocuğun yaşamaması gereken bir süreç ama böyle bir olayla karşılaştılar.” ifadelerini kullandı.

Adıyaman’a yaptıkları ziyarette TOKİ konutlarının yükselmeye başlamasının içlerini rahatlattığını söyleyen Katırcıoğlu, “Bu 6 il, 2 ilçede yaptığımız ziyaretlerde hiç çadır kent görmedik. Konteyner kentlerin içinde su arıtmalardan elektriklerine kadar, üniversite sınavına hazırlanan çocuklar için kütüphane çalışma ortamları, çocuklar için kreşler, engelliler için her şey düşünülmüş. Sağlık birimlerinde her şey planlanmış. Devlet ve millet buluşmasını orda gördük.” değerlendirmesinde bulundu.

Konteyner kentlerde mahalle kültürünün oluştuğunu anlatan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı Katırcıoğlu, şöyle devam etti:

“Herkes iç içe, yakın bir alanda. Okul, sosyal alanlar, hastanesi içinde ve konteynerler çok yakın, çok içli dışlı bir mahalle kültürü oluşmuş. Mahalle kültürünün iyileştirici ve toparlayıcı sosyalleşmelerine katkı sağladığını gördük. Bunun iyileştirici gücünü gördük. Gittiğimiz illerde valiliklerimizden brifing aldık. Aldığımız bilgilerin ne kadar uygulandığını görebilmek için planlanan dışında ziyaretler yaptık. Spontane bir konteyner kentin içine girdik. Yolda gördüğümüz ailenin çayını içmek için evine girdik. Özel görüşmeler, konuşmalar yaptık. Bizim gözümüzden kaçan ya da yönlendirme olmasın diye, buralarda da önemli şeylerle karşılaşmadık.”

Raporda yer alan öneriler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Katırcıoğlu, “Gençlik ve Spor Bakanlığı gençleri, çocukları alıyor kamplara götürüyor. Deprem bölgesinden başka ortamlara getirerek onların biraz daha o travmatik ortamdan ayırarak bir sosyal ve psikolojik iyileşmeyi sağlamaya çalışıyor. Bunların sürekliliğini ve artarak devam etmesinin öneminin altını çizdik raporumuzda. Milli Eğitim taşımalı eğitim yapıyor, öğretmen kadrolarını arttırmış, okulları hızlıca tamamlamaya çalışıyor. 2025 eğitim ve öğretimini ciddi anlamda hem ders sayısıyla hem de okuluyla bunları devam edecek. Bu devletin elinin orada sürekliliği çok önemli.” dedi.

“Sivil toplum örgüt görünümlü illegal yapıların girişimleri var”

Radiye Sezer Katırcıoğlu, okulların inşa edilmesiyle bir an evvel taşımalı eğitimden normal eğitime dönülmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

“Sivil toplum örgütü görünümü altında olan bazı illegal yapıların bu kaos ortamındaki yaralı çocuklarımıza, gençlerimize yönelik bazı girişimlerinin olduğunu fark ettik. Bunu da zaten hem sahada gördük hem de bize valiliklerin verdiği bilgilerde de vardı. İki türlü olmuş, gerçekten bilinen, akredite olmuş, tanımış, sivil toplum örgütlerinin içine gönüllü olarak sızan PKK terör örgütü ve LGBT gibi kötücül unsurları savunan ve gönüllü adı altında giren kişilerle birlikte oradaki çocuklara ve gençlere yönelik o ortamı suistimal etmeye, istismar etmeye yönelik girişimlerin olduğunu gördük. Aynı zamanda çocuk LGBT’sini savunan, bunun için mücadele verdiğini açık beyan eden sivil toplum örgütlerinin de orada çalışmak istediğini, çocuklarımıza yönelik programlar yapmak istediğini bize söylemişlerdi.”

DEM Parti’nin bu dernekleri savunduğunu ve derneklerin faaliyet göstermesine izin verilmediğine dair şikayette bulunduğunu anlatan Katırcıoğlu, “Biz de sorduk hangi STK’ler olduğunu. İlki Roza, bebek katilinin serbest kalmasını savunan LGBT akımını destekleyen bir sivil toplum örgütü. Böyle bir sivil toplum örgütünün çocuklara yönelik orada olmasının büyük bir tehlike ve tehdit olduğunu ifade ettik. Diğeri de Rengarenk Umutlar Derneği. Direkt sayfasında zaten açık var. Tabii İçişleri Bakanlığımız bu konuda gerekli tedbirleri aldı. Bu sivil toplum örgütleri için gerekli süreçleri, hukuki süreçleri başlattı. Şimdi bu yapılar tabii nerede bir kaos var, nerede bir kargaşa var, bu yapılar bu alanları suistimal etmek istiyor, biliyoruz. Bu anlamda da devletimiz, İçişleri Bakanlığımız, valiliklerimiz çok ciddi tedbirler alıyor.” diye konuştu.

“Acilen bir an önce insanların rutinlerine dönmesi lazım”

Katırcıoğlu, bazı çok küçük sivil toplum örgütlerinin de kendilerini büyük işler yapmış gibi gösterip reklam yaptıklarını söyledi.

Katırcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir an önce insanların rutinlerine dönmesi lazım. O da nedir? Kalıcı konutlara, TOKİ evlerine girmeleri lazım. Bu konuyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız Cumhurbaşkanı’mız tarihlerini verdi. Hızlıca bunları yerine getiriyor. Evlerine döndüklerinde içindeki okullarıyla, sosyal donatılarıyla birlikte normal rutinlerine dönecekler ama tekrar altını çiziyorum, hem eğitimlerin aksamaması yönündeki bu sürecin devam etmesi hem de psikososyal desteklere büyük ihtiyaç var. Onların sürekliliği gerekiyor. Yani biraz yaptık 1-2 sene sonrasında bırakmamak gerekiyor. Uzun süre buna devam etmek gerekiyor.”

Afetlere gönüllü olarak hazırlıklı olunması gerektiğini söyleyen Katırcıoğlu, “Gönüllülükle ilgili üniversitelerde ders alan, o programı okuyan gençlerin sahada çok daha başarılı olduğunu gördük. Çocuklarımızın kreşten başlayarak toplumsal meselelere daha duyarlı olabilmek için dezavantajlı gruplarla birlikte yapabilecekleri sosyal sorumluluk projelerinin içinde olmaları gerekiyor.” dedi.

Komisyon Başkanı Katırcıoğlu, öğrencilerin kredi ve ders notuyla gönüllülük programına teşvik edileceğini anlattı.

Katırcıoğlu, AFAD ve Türk Kızılayın yeniden bir gönüllülük çalışması başlatacaklarını kendilerine ifade ettiklerini aktararak “AFAD yetkilileri eğitimleri, organizasyon ve koordinasyon noktasında bir çalışma yapıldığını ifade ettiler. Aynı şekilde Kızılayla da ilgili kendi iç mekanizmalarını yeniden gözden geçiriyorlar ve organizasyon ve koordinasyon noktasında bir çalışma yapıldığını ifade ettiler.” değerlendirmesinde bulundu.

Katırcıoğlu, deprem riskinin çok yüksek olduğu ülkeler Japonya, Şili ve Amerika’da da çocuklara yönelik çalışmaları inceleyeceklerinin altını çizerek bu incelemelerin ardından yasal düzeleme ihtiyacı olması halinde konuyu Meclis gündemine getireceklerini aktardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-insan-haklarini-inceleme-cocuk-haklari-alt-komisyonu-baskani-pkk-ve-lgbt-deprem-bolgesinde-cocuklari-istismar-ediyor/feed/ 0
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel: Afet dönemlerinde eğitim ihmal ediliyor https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:54:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40924 (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Afet dönemlerinde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor” dedi.

Yücel, CHP’nin düzenlediği Eğitim Maratonu’nun 17’nci Oturumu olan “Afetler Ülkesinde Eğitim” oturumunda konuştu. Sabaha karşı 04.15 saatlerinde konuşmasına başlayan Yücel, 6 Şubat depreminin yaşandığı dakikalarda, şunları dile getirdi:

“24 saat kesintisiz bir şekilde, eğitimin her yönüyle konuşulduğu bu ‘Eğitim Maratonu’ eylemi son derece önemli ve anlamlı. CHP olarak en çok önemsediğimiz alanlardan biri eğitim.  Üzerinde konuştuğumuz ‘Afet dönemlerinde eğitim’ dediğimizde açıkçası aklıma şöyle bir benzetme geliyor. Devlet dairelerinde evrak dolaplarında ‘yangında ilk kurtarılacak’ diye bir yazı yazar. Ben Türkiye’deki mevcut iktidarın eğitime bakış açısına baktığımda, bir afet anında eğitimi ‘ilk gözden çıkarılacak’ alan diye kodladığını düşünüyorum. Bir kere şunu biliyoruz.  Mevcut iktidar eğitimli bir toplum istemiyor. Okuyan, araştıran, sorgulayan, itiraz eden bir nesil yetişsin istemiyor.

Afet dönemleri, hayatın her alanının ciddi kesintiye uğradığı dönemler. Bu dönemlerde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ülkemiz afetler açısından yüksek riskli bir ülke. Dolayısıyla afet sonrasında, en küçüğünden en büyüğüne çocuklarımıza, öğrencilerimize eğitim olanaklarını hızlı ve güvenli bir şekilde sağlayacağımız bir mekanizma kurulması gerekiyor. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor.

“Depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’si depremden sonra okula gitmemiş”

Peki ne yapılması gerekiyor? Bunu bir baba, bir hukukçu, bir milletvekili ve bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak değerlendirdiğimde; Öncelikle, Bu işe bir bütçe ayırmak gerekiyor. Bu bütçeyi de doğru kullanmak gerekiyor. Yani tarikat ve cemaatlere akıtılan bütçe, okulların taraması ve sağlamlaştırılmasına ayrılsaydı, Hatay’da dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılamaz hale gelmezdi herhalde… Sonrasında ne yapmak gerekiyor? Mesela elimde bazı rakamlar var. Eğitim Reformu Girişimi raporuna göre; depremin etkilediği illerde depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’lik kısmı, depremi takip eden eğitim öğretim döneminde okula gitmemiş. Tüm çocuklarının okula gittiğini söyleyen ailelerin oranı ise yüzde 61,9… Pazarcık ve Hatay’daki Çocuk Yaşam Merkezleri’nde yapılan çalışmaya göre, çocukların yzüde 93’ü deprem öncesinde okula devam ederken, deprem sonrası bu oran yüzde 10’a gerilemiş. Bu rakamları, deprem sonrasında feda edilen eğitim tablosunu ortaya koyması açısından çok çarpıcı buluyorum.

“Öğretmenlere de sahip çıkılmadı”

Öğretmenlere de sahip çıkılmadı. Kamuda çalışan öğretmenler ekonomik açıdan bir nebze belki daha iyi durumdaydı ama; özel okul öğretmenleri ancak koşulları varsa işsizlik maaşından faydalanabildi, kısa çalışma ödeneği alabilenler ise çalıştıkları okulları kapananlardı. İki koşulu da sağlamayan öğretmenler günlük 133,44 TL nakdi ücret desteği alabildiler. Gerçekten çok trajik bir tablo.

“İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız”

İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız. Kurtulalım ki bilimsel, laik, çağdaş eğitim sistemimizi yeniden ayağa kaldırabilelim. Kurtulalım ki adından da anlaşılacağı üzere ideolojik kaygılarla dayatmacı bir anlayışla getirilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ denen saçmalıktan pırıl pırıl evlatlarımızı kurtarabilelim. İkincisi de şudur; Milli eğitim sistemimizin cemaat ve tarikatlardan tamamıyla arındığı, eğitim ile tarikat sözcüğünün, eğitim ile cemaat sözcüğünün yan yana dahi gelmediği, yobazlığın, sapkınlığın çocuklarımızın yakasından düştüğü günlere en kısa sürede kavuşmayı diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/feed/ 0
Bakan Kurum, Özgür Özel’e seslendi: ‘Depremi siyasi malzeme yapmayın’ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-ozgur-ozele-seslendi-depremi-siyasi-malzeme-yapmayin/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-ozgur-ozele-seslendi-depremi-siyasi-malzeme-yapmayin/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:39:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40909 Elazığ’dan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Anlaşılan şu ki bizim bu uğraşımız ve gayretimizden Özgür Özel rahatsız olmuş. Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini zaten çok net biliyoruz. Dolasıyla onlardan başka bir tavır ve eylem de beklemiyoruz” dedi.

Dün Elazığ’a gelerek yapımı devam eden TOKİ konutlarında incelemelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün de İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Bakan Kurum, toplantı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Deprem bölgesi Elazığ’da olduklarını dile getiren Bakan Murat Kurum, “Cumhurbaşkanımızın görevi tevdi etmesinin üzerinden 16 gün geçti. Bugün 9. İlimizi ziyaret ettik. 6 Şubat’ta verdiğimiz sözleri tutmak için gece gündüz bir gayret gösteriyoruz. Tüm ekip ve arkadaşlarımızla birlikte 11 ilde 14 milyon vatandaşımızın mutlu olması ve geleceğe güvenle bakması için bir dakikayı ve saniyeyi dahi değerli görerek çalışmalar yapıyoruz. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yüzü gülmeden biz gülmeyeceğiz. Onlar evinde rahat, huzurlu yaşamadığı sürece biz rahat etmeyeceğiz. Bu anlayışla çalışacağız ve koşturacağız” diye konuştu.

“Bal yapmayan arı gibi”

Bakan Kurum, “Anlaşılan şu ki bizim bu uğraşımız ve gayretimizden Özgür Özel rahatsız olmuş. Beklerdik ki deprem konusunu siyasi polemik malzemesi yapmak yerine yine sordukları sorulara baktığınızda, depremzede vatandaşlarımız ve onların sorunları ile geleceğiyle ilgili herhangi bir gündem yok. Aynı siyaset. Bu anlayış, ‘Bal yapmayan arı’ gibi. Vatandaşa çözüm üretmek, sorunlarını çözmek, dertleriyle dertlenmek yerine tek yaptıkları deprem üzerinden siyasi polemik üretmek. Özgür Özel’e tavsiyemiz gelsin burada depremzede kardeşlerimizin mutluluğun ortak olsun. Bu işleri siyasi malzeme yapmak yerine burada çalışan emekçilerimize, işçilerimize, vatandaşlarımıza destek olmak yerine burada bu gündemleri farklı gündemlere taşıyarak, tek yaptıkları şey buradaki sürece ve emekçiye köstek olmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini zaten çok net biliyoruz. Dolasıyla onlardan başka bir tavır ve eylem de beklemiyoruz” şeklinde konuştu.

“Polemik üretmek yerine deprem bölgesinde tek bir çakılı çivileri olmadı”

Her zaman depremi siyaset üstü göreceklerini vurgulayan Kurum, “Bu anlayış ile çalışacağız. Cumhurbaşkanımızın” önderliğinde daha önceki afetlerde ne yaptıysak kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden milletimizi kucaklayarak sahaya gidip, sorunları bir bir dinleyerek çözmeye devam edeceğiz. Sözlerimizi tutmaya devam edeceğiz. Onlar istese de istemese de bu gayretle çalışacağız. Polemik üretmek yerine deprem bölgesinde tek bir çakılı çivileri olmadı. Buraya afetzede kardeşlerimiz için hiçbir destek vermedikleri süreçlerde dönüp bir aynaya bakmalarını kendilerine tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Boş vaatler vereceklerine deprem bölgesinde vatandaşımızın lehine işler yapsınlar”

Kurum, “Polemik üreteceklerine gelsinler burada işin ucundan tutsunlar. Depremde söylüyorlardı, bedava konut yapacağız ve vereceğiz diyorlardı. Bizim belediyelerimiz var, biz belediyelerimizle bu işleri yapacağız diye meydanlarda boş vaatler veriyorlardı. O boş vaatlere milletimizin karnı tok. Ben 11 ili geziyorum. Madem öyle boş vaatler vereceklerine deprem bölgesinde vatandaşımızın lehine işler yapsınlar. Özgür Özel’in boş polemikleriyle ve gündemleriyle hiçbir zaman işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Biz insan odaklı üretimimize cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam edeceğiz. Onlar istese de istemese de sözlerimizi tutmaya devam edeceğiz. Burada depremzede kardeşlerimizin yüzü gülene kadar, onlar rahatsız olsa da olmasa da deprem bölgesinde olmaya devam edeceğiz. Kendisine tavsiyemiz, depremi siyasi malzeme yapmaktan uzaklaşsın” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-ozgur-ozele-seslendi-depremi-siyasi-malzeme-yapmayin/feed/ 0
Nizip’teki Furkan Apartmanı davasında karar bekleniyor https://www.haber60.com.tr/nizipteki-furkan-apartmani-davasinda-karar-bekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/nizipteki-furkan-apartmani-davasinda-karar-bekleniyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 08:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40476 HABER: MEHMET OFLAZ

(GAZİANTEP) – Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Gaziantep’in Nizip ilçesindeki Furkan Apartmanı’nın yarın görülecek duruşmasında karar bekleniyor. Enkazda ailesini kaybeden Özlem Taşdemir, “Biz bu duruşmada mahkeme heyetinden herhangi bir etki altında kalmadan tarafsız, adil ve kamuoyunun vicdanını rahatlatacak bir karar vermesini istiyoruz” derken enkazda ailesini kaybeden Elif Buse Kaplan ise “Deprem ülkesi olan bir yerde kolon kesmek katliamdır, olası kasttır, cinayettir. Emsal bir karar istiyoruz. Adalet istiyoruz” ifadesini kullandı.

Furkan Apartmanı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde yıkılan ve ilçede can kaybının yaşandığı tek bina olarak kayıtlara geçti. Deprem sonucu yıkılan binada 51 kişi yaşamını yitirdi.

Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar, Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep etti. Sanıklar ve bina müteahhitlerinden Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever ise firari. Sever kardeşlerle ilgili davanın geçen mart ayında görülen 4’üncü duruşmasında, yakalanamadıkları ve yurt dışına çıkmış olabilecekleri gerekçesiyle haklarında kırmızı bülten çıkarılması ve yeni bilirkişi raporu istenmesi kararlaştırıldı.

27 Nisan’da görülen 5’inci duruşmada Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen yeni bilirkişi raporunun okunmasının ardından tutuklu sanıklar, kolon kestikleri yönündeki iddiaların doğru olmadığını yineleyerek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, 4 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Firari sanıklar Sever kardeşlerin avukatı Ersan Şen, müvekkilleri hakkında kırmızı bülten kararının kaldırılması ve tutuklanmama güvencesine yönelik talepte bulunmuş, bu talep duruşma salonunda tepki toplamıştı. Acılı aileler karar duruşması öncesi Nizip’te “Adalet” yürüyüşü gerçekleştirdi.

“Dosyada tutuklu sanık kalmadı”

Duruşma öncesi Furkan Apartmanı enkazında 23 ve 25 yaşlarındaki kızları ve eşini kaybeden Özlem Taşdemir ile enkazda annesi, babası ve iki kız kardeşini kaybeden Elif Buse Kaplan, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Özlem Taşdemir, “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremde Nizip’te yıkılan tek bina olan Furkan Apartmanı’nda 51 canımızı kaybettik. Dava sürecinde 7’nci celseye geldik. Bu süreçte tutuklu olarak yargılanan Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan 5’inci celsede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve dosyada tutuklu sanık kalmadı” dedi.

Mahkeme heyetine seslendi

Yarın karar duruşması görüleceğini belirten Taşdemir, “Biz bu duruşmada mahkeme heyetinden herhangi bir etki altında kalmadan tarafsız, adil ve kamuoyunun vicdanını rahatlatacak bir karar vermesini istiyoruz. Çünkü deprem davaları içinde karar aşamasına gelen tek bina Furkan Apartmanı. Burada verilecek olan karar sadece bizi değil adalet bekleyen tüm deprem davalarının ailelerini de etkileyecektir. 19 Temmuz’da görülecek karar duruşmasına tüm kamuoyunu bize destek olmaları için Nizip Adliyesi’ne bekliyoruz” diye konuştu.

“Emsal bir karar istiyoruz”

Elif Buse Kaplan da “Annem, babam ve kız kardeşlerim için adalet istiyorum. Deprem ülkesi olan bir yerde kolon kesmek katliamdır, olası kasttır, cinayettir. Emsal bir karar istiyoruz. Adalet istiyoruz” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nizipteki-furkan-apartmani-davasinda-karar-bekleniyor/feed/ 0
Kahramanmaraş’taki deprem soruşturmasında kamu görevlilerine ilk kez soruşturma izni verildi https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-deprem-sorusturmasinda-kamu-gorevlilerine-ilk-kez-sorusturma-izni-verildi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-deprem-sorusturmasinda-kamu-gorevlilerine-ilk-kez-sorusturma-izni-verildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 08:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40159 KAHRAMANMARAŞ’ta yürütülen deprem soruşturmalarında ilk kez kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildi. Dulkadiroğlu Kaymakamlığı’nın izni sonrası 69 kişinin hayatını kaybettiği, 16 kişinin yaralandığı Güneşli Kocabaş Evleri’nin 7’nci bloğunun yıkılmasına ilişkin Dulkadiroğlu Belediyesi’nde görevli 3 kişi hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ ile ‘Görevi kötüye kullanma’ suçlarından soruşturma başlatıldı.

Dulkadiroğlu ilçesindeki Güneşli Kocabaş Evleri’nin 7’nci bloğu, 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkıldı. Enkaz altında kalan 69 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. 2019’da yaşamın başladığı apartmanın yıkılmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada binayı yapan şirketin ortaklarından Ökkeş Say (41), şantiye şefi Abdullah Üren (33) ile yapı denetim firmasında denetçilik yapan Tebernüş Özyurt (48) tutuklandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporunun ardından soruşturmasını tamamlayan savcı, Ökkeş Say, Abdullah Üren, Tebernüş Özyurt, Abdulkadir Tatar (75), Ahmet Say (46), Ali Taş (52), Kerim Sönmez (37), Mücahit Kır (34) ve Ökkeş Kır (48) hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22,5’ar yıl hapis istemiyle iddianame düzenleyerek 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı.

SAVCI, SORUŞTURMA İZNİ İSTEDİ

Savcı, bilirkişi raporunda tali kusurlu gösterilen dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Arzu Özaydın, elektrik elektronik mühendisi Öner Gürbüzel ile mimar Serap Binici’nin dosyasını ayırıp, haklarında ‘Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ ve ‘Görevi kötüye kullanma’ suçlarından soruşturma başlatmak için Dulkadiroğlu Kaymakamlığı’ndan izin istedi. Bunun üzerine kaymakamlıkta oluşturulan heyet, talebi değerlendirerek rapor hazırladı. Talebi inceleyen kaymakamlık; statik proje ve hesap raporlarında beton sınıfının C30/37 olarak hesaplandığı ancak beton basınç deney raporlarında ve yapı denetim tarafından hazırlanan beton döküm tutanaklarında beton sınıfının C25/30 olduğu, uygun malzeme kullanılmadığı, 16’ncı tabliyeye ait beton basınç deney raporunun bulunmadığını belirledi.

SORUŞTURMA İZNİ ÇIKTI

Dulkadiroğlu Kaymakamlığı; şüphelilerin statik hesabı etkileyecek ve projeye aykırı şekilde beton sınıfı kullanılmasına rağmen beton basınç deney sonuçlarını gerekçeleri ile yapı denetim kuruluşuna bildirmeyip, firmanın denetim hizmet bedeline ait hak edişlerini onaylayarak, yapı denetim yönetmeliğine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle 3 görevli hakkında soruşturma izni verip, kararı savcılığa gönderdi. İzin sonrası hala belediye görevli olan Arzu Özaydın, Öner Gürbüzel ile Serap Binici hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ ve ‘Görevi kötüye kullanma’ suçlarından soruşturma başlatıldı.

‘ADALET YERİNİ BULACAK’

Binada eşi ve kızını kaybeden Filiz Besni, kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılmasının önemli olduğunu belirterek, “Kamu görevlilerine soruşturma açılması, çok güzel oldu. Bu karar, bizleri çok memnun etti. İnşallah herkes cezasını çekecek, adalet yerini bulacak” diye konuştu. Deprem gecesi evli kızının yanında olduğunu, siteye geldiğinde enkaz ile karşılaştığını söyleyen Besni, “Elazığ depreminde binamız çok kötü sallandı; her yeri çatladı, çatlamayan hiçbir köşesi kalmadı. Bunu site yönetime bildirdik. Site yönetimi de belediyeye bildirdi. Belediye görevlileri geldi ve her tarafa baktı. Bütün bloklara baktı sadece bizim blokta çatlama olduğunu, binamızın da yerine oturduğunu söyledi. Ama gördük ki bu depremde ilk giden bizim binamız oldu. Binamız, Elazığ depreminde hasar almasına rağmen bize gönül rahatlığı ile ‘Oturabilirsiniz’ dediler. Şimdi bu depremde binamızın yıkılıp, 69 kişinin yaşamına sebep olanların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-deprem-sorusturmasinda-kamu-gorevlilerine-ilk-kez-sorusturma-izni-verildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Depremin yıktığı şehirleri yeniden ayağa kaldırmadan gönlümüz rahat etmeyecek https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depremin-yiktigi-sehirleri-yeniden-ayaga-kaldirmadan-gonlumuz-rahat-etmeyecek/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depremin-yiktigi-sehirleri-yeniden-ayaga-kaldirmadan-gonlumuz-rahat-etmeyecek/#respond Wed, 17 Jul 2024 00:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40105 (ANKARA) – Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Depremin yıktığı şehirleri yeniden ayağa kaldırmadan gönlümüz rahat etmeyecek. Biz milletle seçim meydanlarında yaptığı sözleşmesine sadık bir iktidarız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Dış politikada kıymetli görüşmeler yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son kabine toplantımızdan bugüne dış siyasette yoğun bir ziyaret trafiğimiz oldu. Özellikle Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ve Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Sayın Şi ile yaptığımız görüşmeler oldukça verimliydi” diye konuştu.

Erdoğan, “BYD ile toplam tutarı 1 milyar doları aşan yatırım sözleşmesi karşılıklı irademizin en güzel örneğidir. Bu tür yatırım ortaklıklarıyla ikili ticaretimizi daha dengeli ve sürdürülebilir bir seviyeye getirmeyi hedefliyoruz. Ülkemiz ekonomisine katma değer sağlayacak her türlü yatırıma kapımız her zaman açıktır. Yeter ki kazan, kazan anlayışıyla hareket edilsin. Bu konuda ciddi yatırımcılara gereken her türlü kolaylığı sağlıyoruz”  ifadelerini kullandı.

“UEFA’nın Demiral kararı futbola zarar vermiştir”

2024 Avrupa Şampiyonası’nda milli futbolcu Merih Demiral’a verilen 2 maçlık cezayı değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şu açıklamalarda bulundu:

“UEFA’nın Merih Demiral hakkında alel acale aldığı haksız karar, hem kendilerine hem de şampiyonanın itibarına zarar vermiştir. Karşılaşma esnasında, elbette içimize sinmeyen anlamakta zorlandığımız hakem kararları oldu. Futbolcularımız ellerinden gelenin en iyisini yapmalarına rağmen maalesef yarı final şansımızı  kaçırdık. Yine de buradan A Milli Futbol takımızızı tebrik ediyorum. İngiltere’yi yenerek Avrupa Şampiyonu olan İspanya’yı kutluyorum. Sporda bu yılki bir diğer imtihanımız gelecek hafta başlayacak olan Paris 2024 Olimpiyat Oyunlarıdır. Sporcularımızdan Tokyo’da elde ettikleri tarihi başarıyı Paris’te çok daha ileri seviyelere taşımalarını bekliyorum. Paris Olimpiyatları’nda yarışacak sporcularımıza şimdiden üstün başarılar diliyorum.”

“Arzu ettiğimiz iş birliğinin uzağındayız”

NATO Liderler Zirvesi’nde Türkiye’nin rolünün önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

“9-11 Temmuz tarihleri arasında ABD’de düzenlenen NATO Liderler Zirvesi Türkiye’nin NATO içindeki vazgeçilmez rolünü tekrar teyit etmiştir. Bu tarihi zirvede savunma sanayi ve terörle mücadele başta olmak üzere ülkemiz açısından hayati öneme sahip konularda  müttefiklerimizden beklentilerimizi ifade ettik. her iki başlıkta da halen arzu ettiğimiz iş birliğinin çok uzağındayız. Müttefiklerimiz tarafından ülkemize bin bir nazla verilen silahlar bölücü terör örgütünün sığınaklarından çıkıyor. Savunma sanayi ticareti ile ilgili bazı kritik malzemelerde suyu yokuşa sürme çabalarına rastlıyoruz. Bunların ittifak dayanışması ve müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığı açıktır”.

“Filistin halkını selamlıyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in 7 Ekim’den itibaren Filistin’de yürüttüğü savaşa dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Türkiye olarak mevcut İsrail yönetimini ateşkese zorlamak amacıyla tüm imkanları seferber etmiş durumdayız. İki ülke arasındaki ticari işlemlerin durdurulması bunlardan biriydi. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olma kararımız bir diğeriydi. Filistin’de kalıcı barış tesis edilene kadar İsrail’le NATO nezdinde iş birliği yapılması yönündeki girişimlere onay vermeyeceğiz. Bu konudaki kararlı duruşumuzu zirvede açık açık vurguladık. İsrail’in Gazze ve diğer Filistin topraklarındaki katliam, işgal ve soykırım politikası devam ettikçe biz de bu ülke ile ilgili tutumuzu değiştirmeyiz. İsrail, 7 Ekim’den bu yana geçen 285 günde her türlü zulmü, barbarlığı ve vahşeti sergilemesine rağmen Filistin halkının direniş azmini kıramadı. Filistinli kardeşlerimiz insanlığa örnek olacak büyük bir vakarla topraklarını kahramanca savunmaya devam ediyor. Tüm dünyaya vatanperverlik dersi veren Filisin halkını selamlıyorum.”

“Sayın Trump’a geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum”

ABD eski başkanı Donald Trump’a yapılan süikaste değinen Erdoğan, “Hafta sonu Amerika eski Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkan adayı Sayın Trump’a yönelik düzenlenen menfur suikast girişimi dünyadaki mevcut kırılganlıkları ortaya sermiştir. Suikast teşebbüsünü bir kez daha lanetliyor, Sayın Trump’ın kendisine, ailesine ve destekçilerine ülkem ve milletim adına geçmiş olsun diyorum”

“Hedefimiz yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını gerçekleştirmektir”

6 şubat depremlerinde evleri yıkılan depremzedeler için yeni konut yapılması ve yapılan konutların teslimatı konusunu değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Depremin yıktığı şehirlerimizi devasa birer şantiyeye çevirdik. Şimdiye kadar 76 binden fazla afet konutunu hak sahiplerine teslim ettik. hedefimiz yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını gerçekleştirmektir. 2025 senesi bitmeden önce, evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimizi bırakmayacağız. Bundan sonra çalışmaların daha da hızlanacağını ümit ediyorum. Afetzede kardeşlerim şunu çok iyi bilsin şahsımızın ve hükümetimizin bir eli daima deprem bölgesinin üzerinde olacak. Depremin yıktığı şehirleri yeniden ayağa kaldırmadan gönlümüz rahat etmeyecek. Biz milletle seçim meydanlarında yaptığı sözleşmesine sadık bir iktidarız. 31 Mart öncesinde meydanlarda atıp tutanların halktan yetki alınca nasıl çark ettiklerini ise hep beraber görüyoruz. Bundan 3 ay evvel Beşiktaş’ta 29 emekçi kardeşimiz ihmallerin kurbanı oldu. Antalya’da teleferik kazası yaşandı bir insanımız hayatını kaybetti. Facianın eşiğinden dönüldü. İstanbul’da çocuk parkında 5 yaşındaki evladımız can verdi. Geçtiğimiz günlerde aynı beceriksizliğin, ihmalkarlığın faturasını bu sefer İzmir Konak’ta ödedik. 2 vatandaşımız çok acı bir şekilde vefat etti. Vebali olanlar bir kez olsun özür dilemedi. İnsan hayatına mal olan iş bilmezliklerine artık bir dur demek gerekiyor.”

“Sokağa, pazara kulak tıkayan bir hüklümet asla olmadık”

Sokağın sesini her seferinde dinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonun ataşinin düşmeye başladığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Sokağa, çarşıya, pazara kulak tıkayan bir hükümet asla olmadık bugün de değiliz. Toplumumuzdaki özellikle bazı kesimlerin hayat pahalılığı sebebiyle yaşadığı sorunların bilincindeyiz. 22 yıllık iktidarlarımız boyunca insanımızı enflasyona ezdirmedik bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz. Amacımız enflasyonu körükleyecek bir kısır döngüye sokmadan vatandaşlarımızın refahını kalıcı olarak yükseltmektir. Geçen aydan itibaren enflasyonun ateşi düşmeye başladı. Sene sonunda enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere indireceğiz. Fahiş fiyat ve fırsatçılıkla mücadelede kararlı adımlar atıyoruz. Orta Vadeli Programın etkileri görüldükçe, ekonomi kurmaylarımıza yönelik yıpratma ve yıldırma kampanyaları da yoğunlaşmaktadır. Ne biz ne milletimiz bu saldırılara prim verecektir. Merkez Bankası brüt rezervlerimiz, 148 milyar doların üzerine çıkarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Her alanda çok daha iyi yerlere geleceğiz. Ekonomiye dair birçok düzenlemeyi içeren teklif bugün Meclis’imizin takdirine sunuldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depremin-yiktigi-sehirleri-yeniden-ayaga-kaldirmadan-gonlumuz-rahat-etmeyecek/feed/ 0
Türkiye’de Beş Yaş Altı Çocuk Ölümleri Endişe Verici https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bes-yas-alti-cocuk-olumleri-endise-verici/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bes-yas-alti-cocuk-olumleri-endise-verici/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:12:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39955 (ANKARA) – CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Türkiye’de aralarında depremden etkilenen illerin de olduğu 51 ilde beş yaş altı bebek ölümlerinin endişe verici olduğuna dikkat çekerek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, 5 yaş altı çocuk ölümlerini azaltmak için herhangi bir eylem planlarının olup olmadığını sordu.

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, bebek ölüm hızının, 2022 yılında binde 9,2 iken 2023 yılında binde 10,0’a;, beş yaş altı çocuk ölüm hızının ise 2022 yılında binde 11,2 iken 2023 yılında binde 14,5’e yükseldiğine dikkat çekti. Pala, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Pala, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“TÜİK tarafından Haziran 2024’te açıklanan ölüm istatistiklerine göre, ülkemizde, bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden Bebek Ölüm Hızı (BÖH), 2022 yılında binde 9,2 iken 2023 yılında ne yazık ki binde 10,0’a;, doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden Beş Yaş Altı Çocuk Ölüm Hızı (5YAÇÖH), 2022 yılında binde 11,2 iken 2023 yılında ne yazık ki binde 14,5’e yükselmiş. Ayrı verilerde; 2023 yılında Bebek ölüm hızının 2022 yılına göre 51 ilde artış gösterdiği, bir ilde (Giresun) aynı kaldığı, 29 ilde azaldığı, Beş Yaş Altı Çocuk Ölüm Hızının 2022 yılına göre 51 ilde artış gösterdiği, 30 ilde ise azaldığı açıklanmış. Bebek ve Beş Yaş Altı Ölüm Hızının artış gösterdiği 51 ilden 11’i 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen iller. Hem depremden etkilenen illerde hem de depremden etkilenen iller dışında kalan 40 ildeki ‘Bebek ve Beş Yaş altı Ölüm Hızı’ artışı endişe verici.

“Depremden etkilenmeyen 40 ildeki ölüm hızı artışı endişe verici”

Sağlık, bir sosyal politika alanıdır ve hiçbir sorun palyatif süreçlerle geçiştirilemez. Sağlık alanında her veri, olguların tekrarlanmaması ve önlenmesi için bir politika çerçevesini ve eylem planını zorunlu kılar. Depremde hem bebek hem de beş yaş altı çocuk ölümleri istatistiklerdeki ölüm hızını artırdı. Ancak depremden etkilenmeyen 40 ildeki ölüm hızı artışı endişe verici.”

“Bakanlığınızın bebek ve beş yaş altı çocuk ölümlerini azaltmak için herhangi bir eylem planı var mıdır”

Pala, Bakan Memişoğlu’na şu soruları yöneltti:

-Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen illerde 2023 yılında yaşamını yitiren 5 yaş altı çocuklardan deprem sırasında ve deprem sonrasında yaşamını yitirenlerin sayısı nedir?

Depremden etkilenen illerde 5 yaş altı çocuk ölüm hızındaki artışın nedenleri nedir? Bu illerde sağ ve/veya yaralı olarak kurtulduğu halde 2023 yılında yaşamını yitiren 5 yaşın altındaki çocukların toplam sayısı ve illere göre dağılımı nedir?

Türkiye’de 2023 yılında ve 2022 yılında illere ve hanehalkı refah düzeyine göre 5 yaş altı çocuk ölüm hızları nedir?

Türkiye’de 5 yaş altı çocuk ölüm hızı 2022 yılına göre azalmışken, 51 ilde artış göstermesinin nedenleri nelerdir? Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir incelemesi ve/veya raporu var mıdır?

Türkiye’de 5 yaş altı çocuk ölüm hızının artış göstermesi endişe vericidir. Bakanlığınızın 5 yaş altı çocuk ölümlerini azaltmak için herhangi bir eylem planı var mıdır?

Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen illerde 2023 yılında yaşamını yitiren bebeklerden (illere göre) deprem sırasında ve deprem sonrasında yaşamını yitiren bebeklerin sayısı nedir?

Depremden etkilenen illerde bebek ölüm hızındaki artışın nedenleri nelerdir? Diğer illerde bebek ölüm hızındaki artışın nedenleri nelerdir?

Türkiye’de 2023 yılında 29 ilde bebek ölüm hızı 2022 yılına göre azalmışken, 51 ilde artış göstermesinin nedenleri nelerdir? Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir incelemesi ve/veya raporu var mıdır?

Türkiye’de bebek ölüm hızının artış göstermesi endişe vericidir. Bakanlığınızın bebek ölümlerini azaltmak için herhangi bir eylem planı var mıdır?”

]]> https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bes-yas-alti-cocuk-olumleri-endise-verici/feed/ 0 Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kilis’teki Tarihi Yapıların Restorasyon Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/gaziantep-kahramanmaras-ve-kilisteki-tarihi-yapilarin-restorasyon-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-kahramanmaras-ve-kilisteki-tarihi-yapilarin-restorasyon-calismalari-devam-ediyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39500

GAZİANTEP Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bozkurt, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin vurduğu Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kilis’teki cami, han, hamam, türbe gibi 115 tarihi yapıda restorasyon çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bozkurt, aralarında Gaziantep’in tarihi simgeleri arasında yer alan geçmişte kilise ve cezaevi olarak da kullanılan Kurtuluş Camisi’nin de bulunduğu birçok eserin restorasyon çalışmalarının 2025 yılının ilk yarısında tamamlanacağını belirtti.

Geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler, binaların yanı sıra tarihi yapılarda da yıkıma yol açtı. Deprem felaketinin ardından hasar tespit çalışmaları yapıldıktan sonra tarihi yapıların aslına uygun şekilde restore edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından çalışma başlatıldı. Çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin yanı sıra alanında uzman mimar ve mühendislerden oluşan ekipler tarafından tek tek incelenen tarihi yapıların her biri için özel restorasyon projesi hazırlandı. Projelendirme işleminin ardından tarihi yapıların eski görünümüne kavuşturulması için restorasyon çalışmalarına başlandı.

3 İLDE 115 ŞANTİYE KURULDU

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bozkurt, depremin merkez üssü Kahramanmaraş ile Gaziantep ve Kilis’te, depremlerin 115 tarihi yapıda hasara yol açtığını söyledi. Hafif, orta ve ağır hasarlı olan cami, han, hamam, türbe gibi tarihi yapıların yeniden ayağa kaldırılması için 3 kentte 115 şantiye kurulduğunu belirten Bozkurt, tarihi yapılar için hummalı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

‘İHALE EDİLMEMİŞ 20 ESER KALDI’

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bozkurt, Gaziantep’in yanı sıra Kahramanmaraş ve Kilis’in de sorumluluk alanlarında olduğunu belirterek, “6 Şubat depremlerinin ardından tüm ekiplerimiz sahaya inerek tarihi yapılara ilişkin hasar tespit çalışması yaptı. Çalışmaların ardından akademisyenler ve alanında uzman isimlerden bilim heyetimiz ile lazer taramalar, jeoradar çalışmalar, statik modelleme, role ve restorasyon planlamalarını yaptık. Çalışmaların tamamlanmasının ardından da projelendirmeler yaptık ve ihale sürecini işlettik. Şu anda 3 ilimizde ihalesi yapılmamış olan 20 eserimiz var. Bunun dışında hasar tespit ve proje çalışmaları tamamlanan 115 tarihi yapıda çalışmalarımıza başladık. Şu anda 115 noktada oluşturulan şantiyelerde çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.

2025 YILININ İLK YARISINDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANACAK

Bozkurt, 115 tarihi yapıdaki restorasyon çalışmalarının 2025’in ilk yarısında tamamlanacağını söyledi. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından tarihi yapıların deprem öncesi gibi yeniden hizmet vereceğini vurgulayan Bozkurt, amaçlarının tarihi eserlerin gelecek nesillere depreme dayanıklı şekilde ulaşmasını sağlamak olduğunu kaydetti.

GAZİANTEP’İN SİMGESİ CAMİDE HUMMALI ÇALIŞMA

Adem Bozkurt, restorasyon işlemlerinin sürdüğü tarihi yapılar arasında yer alan Gaziantep’in simgelerinden tarihi Kurtuluş Camisi’nde de titiz çalışma yürütüldüğünü belirtti. 1892 yılında ‘Valide Meryem Kilisesi’ olarak yaptırılan, bir dönem cezaevi olarak kullanıldıktan sonra 1984’te camiye dönüştürülen Kurtuluş Camisi’nin kubbe ve minarelerinin depremlerde yıkıldığını ifade eden Bozkurt, “Kurtuluş Camisi; Osmanlı döneminde yapılmış en son yapı olması açısından önem arz ediyor. Bu yapı 1920 yılına kadar kilise olarak akabinde 1980 yılına kadar cezaevi olarak kullanılmış. 1985 yılında restorasyonu yapılmış ve o tarihten bu zamana kadar da cami olarak ibadete açılmıştır. 6 Şubat depremlerinde camimizin 2 minaresinin kubbenin üzerine düşmesi sonucu büyük bir hasar oluştu. Bu hasarlar tespit edildikten sonra hızlı bir şekilde kubbe ve minare çalışmalarına başladık” dedi.

KUBBEYE KADAR İSKELE ÖRÜLDÜ

Restorasyon çalışmaları için kubbe kotuna kadar özel iskele ve askılama sistemi kullanıldığını dile getiren Adem Bozkurt, yapı bittikten sonra kubbede 36 taşlık bir örme işlemi olduğunu ve burada farklı teknikler kullandıklarını anlatarak, “Tarihi yapının olası bir deprem riskine karşı güçlendirilmesi için özel çaba harcanıyor. Yapıyı statik olarak modellediğimizde camiyi dört yönlü askı ve çelik gergileme yöntemiyle kuşaklandırdık. Yine doğal malzemeler ile güçlendirme yaptık. Minarelerimizde de çelik zıvana takviye sistemleri kullandık. Bir sonraki depremde bu yapılarımızın aynı hasarı görmemesi için hassasiyetle çalışmalar gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-kahramanmaras-ve-kilisteki-tarihi-yapilarin-restorasyon-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Çevre Bakanı Murat Kurum, depremzedelere ev teslimatı hedefini açıkladı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-depremzedelere-ev-teslimati-hedefini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-depremzedelere-ev-teslimati-hedefini-acikladi/#respond Sun, 14 Jul 2024 00:00:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39283 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Bugüne kadar 76 bin konutumuzu teslim ettik. İnşallah yıl sonu 200 bin konutumuzu teslim edecek ve 2025 yılına geldiğimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz.” dedi.

Kilis Valiliğini ziyaret eden Kurum, burada Vali Tahir Şahin ve il protokolünce karşılandı. Burada şeref defterini imzalayan Kurum, daha sonra geçtiği Kilis Ticaret ve Sanayi Odası’nda il koordinasyon toplantısına katıldı.

Kurum, toplantıda yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anbean deprem bölgesini takip ettiğini, sorunları ilgili bakanlardan ve bölge vekillerinden birebir bilgi aldığını ve süreci takip edip yapılması gerekenlerle ilgili gerekli iradeyi ortaya koyduğunu söyledi.

Bir seferberlik şuuruyla başlattıkları deprem hasarının ortadan kalkmasına yönelik çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Kurum, 11 ilde, ilçelerde, köylerde, beldelerde vatandaşlar yeni evlerine geçene kadar bu anlayışı sürdüreceklerini, insanlar yuvalarına kavuşana kadar da deprem bölgesinden ayrılmayacaklarını dile getirdi.

Bakan Kurum, geçen hafta Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş’ta, dün Adıyaman’da bugün de Gaziantep ve Kilis’te ziyaretlerde bulunduğunu anlatarak, yarın da Osmaniye ve Adana’ya gideceklerini belirtti.

Kurum, gittikleri yerlerde şehrin dinamikleriyle, sivil toplum örgütleriyle ve belediyeleriyle bir araya geldiklerini, bir sorun, problem varsa konuşup karar almak suretiyle hızlıca talimatları verip çalışmaları daha da hızlandırarak bir an önce depremzedelerin evlerini teslim etmek üzere, bölgenin yeniden canlanması, eski günlerine kavuşması için çalıştıklarını ifade etti.

“2025 yılına geldiğimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz”

6 Şubat’ta verdikleri kararları yerinde görmek ve istişare etmek üzere Kilis’te olduğunu belirten Kurum, göreve geldiği ilk andan itibaren ilk gündeminin deprem bölgesi ve buradaki insanların geleceği olduğunu ifade etti.

Bakan Kurum, şöyle konuştu:

“Kaybedecek tek bir saniyemiz yok ve evleri bir an önce verme arzusu ve isteğiyle çalışıyoruz. İşimize odaklanıp, vatandaşımızın penceresinden de bakıp şehrin ihtiyaçları, şehrin bizden beklentileri ne ise o beklentiler doğrultusunda projelerimizi hayata geçirmeye gayret gösteriyoruz. 21. yüzyılın en büyük konut seferberliğini, deprem dönüşüm seferberliğini yürütüyoruz. Bu kapsamda bir yandan yerin üstünde konutuyla, okuluyla, anaokuluyla, hastanesiyle vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını giderecek işler yaparken bir taraftan da şehirlerimizin altyapısını yenileyecek, deprem hasarlarını giderecek adımlarımızı atıyoruz.

11 ilde 276 bin konutumuzun şantiyesi hızla devam etmektedir. 4 bin 500’e yakın köyde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ve evlerimizi de yöresel mimariye uygun bir şekilde, özgün bir şekilde bu bölgenin iklim şartlarına uygun, vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda yapmaya gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar 76 bin konutumuzu teslim ettik. İnşallah yıl sonu 200 bin konutumuzu teslim edecek ve 2025 yılına geldiğimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz. Hamdolsun şu an bölgede her alanda önemli mesafeler kaydettik. Depremden hemen sonra attığımız temellerin bugün konutlara dönüştüğünü, evlerinde huzur içerisinde, mutluluk içerisinde vatandaşlarımızın yaşadığını görüyoruz.”

Kilis’te ise Musabeyli ve Polateli’nde 1494 konut ve iş yerini teslim ettiklerini ve bugün hala Kilis’in birçok yerinde 2 bin 500 konut ve işyerinin inşasının da devam ettiğini belirten Kurum, “Bu yıl içerisinde Kilis’te hak sahibi olmuş vatandaşlarımızın tamamına konutlarını teslim ediyoruz ve Kilis’te 2024 yılı itibarıyla yıl sonuna kadar afetzede vatandaşlarımız şehrin merkezinde konutlarına girmiş olacaklar. Bunun dışında köy konutlarımızı da hızlı şekilde yapmak suretiyle bu yılın sonu, önümüzdeki yılın başında Kilis’te afetzede kardeşimiz dışarda kalmayacak.” dedi.

“Kilis’imize 500 sosyal konutumuzu kazandırıyoruz”

Kilis’te kira fiyatlarının düşürülmesi ve vatandaşların konut talebinin giderilmesi amacıyla yürüttükleri çalışmaya işaret eden Kurum, şöyle devam etti:

“Valimiz, milletvekillerimizle yapmış olduğumuz istişare çerçevesinde yeni yapılacak organize sanayi bölgesi, bölgenin en büyük organize sanayi bölgelerinden biri olacak. Orada istihdamı, üretimi arttırmak için de konut talebini bize ilettiler. ve bu talep karşısında 1 Ağustos’ta taleplerini alacağımız 500 sosyal konutumuzu inşallah Kilis’imize kazandırıyoruz. Kilisli vatandaşlarımız bu konutlarda oturacak, hemen afet konutlarının yanına yaptığımız, bitirdiğimiz, inşallah ağustos sonu itibarıyla da tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğimiz konutlarımızın başvurularını 1 Ağustos itibarıyla alacak ve hızlı şekilde burada kuralarını çekmek suretiyle Kilis’imize 500 yeni sosyal konut kazandırmış olacağız. Dar gelirli vatandaşlarımızın, buradaki yine şehit ailelerimizin, engelli vatandaşlarımızın, burada yaşayan vatandaşlarımızın başvurabileceği ve burada sosyal donatısıyla, ticaret üniteleriyle, yeşil alanlarıyla örnek bir şehircilik modeli olarak gördüğümüz, planladığımız projemizi inşallah ağustosta kuralarını çekmek ve inşallah eylül ayında da teslim etmek suretiyle Kilis’teki kira fiyatlarını da düşürecek adımı inşallah atmış olacağız.”

Bakan Kurum, deprem bölgesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 2025 yılında artık cazibe merkezi olacağını ve buradaki bütün işler bitene kadar kendilerinin buralarda olacağını ve burada asrın kalkınmasını da hep birlikte gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Toplantıya AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, MHP Kilis Milletvekili Mustafa Demir, Kilis Valisi Tahir Şahin, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-murat-kurum-depremzedelere-ev-teslimati-hedefini-acikladi/feed/ 0
ASRIN KALKINMASINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ https://www.haber60.com.tr/asrin-kalkinmasini-gerceklestirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/asrin-kalkinmasini-gerceklestirecegiz/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39280

‘ASRIN KALKINMASINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin etkilediği illerden olan Kilis’i ziyaret etti. Kilis Valiliği’ni ziyaret eden Kurum, daha sonra Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Kurum’un yanı sıra; Kilis Valisi Tahir Şahin, Belediye Başkanı Hakan Bilecen, milletvekilleri ve kurum müdürleri katıldı.

Burada açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, 6 Şubat’tan bu yana canla başla çalıştıklarını ifade ederek, depremin vurduğu 11 ilde vatandaşların yeni yuvalarına geçmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Kurum,”6 Şubat’tan itibaren canla başla görevimizi yürütüyoruz. Vatandaşlarımız 11 ilde yeni evlerine geçene kadar bu anlayışı sürdüreceğiz. Annelerimiz, yavrularımız yeni evlerine geçene kadar deprem bölgesinden elimizi bir an olsun çekmeyeceğiz. Tüm deprem bölgesini ziyaret ederek, şehrin dinamikleri, STK’ları ile belediyelerimiz ile bir araya geliyoruz. Şehrin bir sorunu varsa hızlıca talimatlarımızı veriyoruz. Çalışmalarımızı daha da hızlandırmak suretiyle bir an önce depremzede kardeşlerimize evlerine kavuşturmak için çabalıyoruz. Yeniden buraların eski günlerine kavuşması arzusu ile çalışıyoruz” dedi.

‘BÖLGEDE ÖNEMLİ MESAFE KAYDETTİK’

Bakan Kurum, bir taraftan konut, okul ve hastane gibi çalışmalar devam ederken, şehrin alt yapısı ile ilgili de önemli çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Kurum, “Göreve geldiğimiz andan itibaren hep önceliğimiz deprem bölgesi oldu. Hep ‘kaybedecek tek bir saniyemiz bile yok’ dedik. Evleri bir an önce verme arzusu ile çalışıyoruz. Şehrin ihtiyaçları ve bizden beklentileri doğrultusunda çalışıyoruz. Bu kapsamda bir yandan yerin üstünde, okul, hastane ve konut gibi vatandaşların her türlü ihtiyaçlarını giderecek çalışmalar yaparken, bir taraftan da şehrin alt yapısı ile ilgili çalışıyoruz. Hamd olsun bölgede önemli mesafeler kaydettik. Depremden hemen sonra attığımız temellerin bugün konutlara dönüştüğünü vatandaşlarımızın evlerinde huzur içerisinde yaşadığını görüyoruz” dedi.

‘ASRIN KALKINMASINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

Bakan Murat Kurum, asrın felaketinin ardından asrın kalkınmasını gerçekleştireceklerini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bize yorulmak ve durmak yok. Azimle gayretle 11 ilimiz ayağa kalkana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Güçlü bir devletimiz var. Bir an bile elini bu bölgeden çekmeyen cumhurbaşkanımız liderliğinde bu bölge cazibe merkezi olacak. Yeni Organize Sanayi Bölgesi ile yine insanlarımız çalışacak. Yeni okullar ve hastanelerde hizmet verilecek. Huzur içerisinde vatandaşlarımız dolaşana kadar biz buralarda olacağız. Yaşadığımız asrın felaketinin ardından asrın kalkınmasını da hep birlikte gerçekleştireceğiz. Kilis’te yaptığımız projeler hem şehrin dokusunu güçlendirecek hem de depremden önce olduğu gibi bölgenin stratejik olma özelliğini destekleyecek adımlar atıyoruz. İnşallah hızlı bir şekilde bu projeleri yapacağız. Kilis özelinde şu ana kadar 1494 konut ve işyerini vatandaşlara teslim ettik. Bugün 2550 konut ve iş yerinin inşası devam etmektedir. Kilis’te hak sahibi olmuş vatandaşlara konutlarını teslim ediyoruz. Kilis’te 2024 yılı sonuna kadar afetzedeler konutlarına girmiş olacaklar. Yine Kilis’te kira fiyatlarının düşürülmesi burada vatandaşlarımızın konut talebinin giderilmesi amacıyla yaptığımız istişare çerçevesinde yeni OSB ile istihdamı arttırmak, üretimi arttırmak için konut talebini bize ilettiler. Bu kapsamda 1 Ağustos’ta taleplerini alacağımız 500 sosyal konutumuzu da inşallah Kilis’e kazandırıyoruz.”

Ahmet ATMACA- Reşit ÇELEBİOĞUL/ KİLİS,

]]>
https://www.haber60.com.tr/asrin-kalkinmasini-gerceklestirecegiz/feed/ 0
Bakan Kurum: Deprem konutlarını bir an önce teslim etmek için çalışıyoruz https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-konutlarini-bir-an-once-teslim-etmek-icin-calisiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-konutlarini-bir-an-once-teslim-etmek-icin-calisiyoruz/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39262 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem konutlarını bir an önce teslim etmek için çalıştıklarını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin etkilediği 11 ilden Kilis’e geldi. İl Koordinasyon toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, deprem konutlarını bir an önce verme arzusu ve isteğiyle çalıştıklarını söyleyerek, Kilislilere de müjde verdi. Kurum, Kilis’e 500 yeni sosyal konut kazandıracaklarını ve başvuruların 1 Ağustos’ta başlayacağını söyledi. Bakan Kurum, “Tüm Kilis’imize başsağlığı dileklerimi bir kez daha ifade ediyorum. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren biz de seferberlik şuurunu başlattığımız 6 Şubat depreminin ilk günü aynı anlayışla çalışmalarımızı yürütüyoruz. 11 ilimizde, ilçelerimizle, köylerimizle, beldelerimizle vatandaşlarımız yeni evlerine geçene kadar bu anlayışı sürdüreceğiz. Annelerimiz, yavrularımız yuvalarına kavuşana kadar da deprem bölgesinden asla ayrılmayacağız. Geçtiğimiz hafta Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş’taydık. Dün Adıyaman’da, bugün de Gaziantep ve Kilis’imizi ziyaret ediyoruz. Yarın da Osmaniye ve Adana illerimize gideceğiz. Gittiğimiz yerde şehrin dinamikleriyle burada sivil toplum örgütlerimizle, belediyelerimizle bir araya geliyoruz. Şehrin bir sorunu, problemi varsa konuşup karar almak suretiyle hızlıca talimatlarımızı veriyoruz” dedi.

“Evleri bir an önce verme arzusu ve isteğiyle çalışıyoruz”

Bakan Kurum, “Kilis bizim göz bebeğimiz. Kilis hem ülkemiz için hem de bölgemiz için çok kıymetli olduğunu düşündüğümüz, hissettiğimiz ve ona göre de sevgi beslediğimiz şehrimizdir. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren ilk gündemimiz hep deprem bölgesi oldu. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin geleceği oldu. Hep şunu söyledik; kaybedecek tek bir saniyemiz yok ve evleri bir an önce verme arzusu ve isteğiyle çalışıyoruz. İşimize odaklanarak vatandaşımızın penceresinden de bakıp şehrin ihtiyaçları, şehrin bizden beklentileri neyse o beklentiler doğrultusunda projelerimizi hayata geçirmeye gayret gösteriyoruz. Şu anda 21. yüzyılın en büyük konut seferberliğini, deprem dönüşüm seferberliğini yürütüyoruz. Bu kapsamda bir yandan yerin üstünde işte konutuyla, okuluyla, anaokuluyla, hastanesiyle vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını giderecek işler yaparken, diğer taraftan da şehirlerimizin altyapısını yenileyecek, deprem hasarlarını giderecek adımlarımızı atıyoruz. 11 ilde 276 bin konutumuzun inşası devam etmektedir. 4 bin 500’e yakın köyde çalışmalarımızı sürdürüyor ve evlerimizi de geleneksel mimariye uygun ve özgün bir şekilde bu bölgenin iklim şartlarına uygun, vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda yapmaya gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar 76 bin konutumuzu teslim ettik. İnşallah yılsonuna kadar 200 bin konutumuzu teslim etmek ve 2025 yılına geldiğimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz. Hamdolsun şu an bölgede her alanda önemli mesafeler kaydettik. Depremden hemen sonra attığımız temellerin bugün konutlara dönüştüğünü, vatandaşlarımızın yaşadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Kilis’imize 500 yeni sosyal konut kazandıracağız”

Bakan Kurum, “Bugün de mutluluklarına şahit olmak bizim için de çok kıymetli, çok değerlidir. Tabii değerli arkadaşlar Kilis bağlamında Kilis’e yapmış olduğumuz projeler Kilis’in dokusunu güçlendirecek, hem de depremden önce olduğu gibi yine bölgenin, bölgemizin stratejik şehri olma özelliğini de destekleyecek adımlar atıyoruz. İnşallah hızlı bir şekilde bu projeleri yapacağız. Kilis özelinde şu ana kadar merkez, Musabeyli ve Polateli’nde bin 494 konutumuzu, iş yerimizi vatandaşlarımıza teslim ettik. Kilis’in birçok yerinde 2 bin 500 konutumuzun ve iş yerlerinin inşası devam etmektedir. Burada bu yıl içerisinde Kilis’te hak sahibi olmuş vatandaşlarımızın tamamına konutlarını teslim ediyoruz. Kilis’te 2024 yılı itibarıyla yılsonuna kadar afetzede vatandaşlarımız şehrin merkezinde konutlarına girmiş olacaklar. Bunun dışında köy konutlarımızı da hızlı bir şekilde yapmak suretiyle inşallah bu yılın sonu, önümüzdeki yılın başında Kilis’te hiçbir afetzede kardeşimiz dışarıda kalmayacak. Yine Kilis’te kira fiyatlarının düşürülmesi, vatandaşlarımızın konut talebinin giderilmesi amacıyla valimiz, milletvekillerimizle yapmış olduğumuz istişare çerçevesinde yeni yapılacak organize sanayi bölgesi, bölgenin en büyük organize sanayi bölgelerinden bir tanesi olacak. Orada istihdamı arttırmak, üretimi arttırmak için de konut talebini bize ilettiler ve bu talep karşısında 1 Ağustos’ta taleplerini alacağımız 500 sosyal konutumuzu da inşallah Kilis’imize kazandırıyoruz. Kilisli vatandaşlarımız bu konutlarda oturacak. Hemen afet konutlarının yanına yaptığımız, bitirdiğimiz, inşallah ağustos sonu itibarıyla da tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğimiz konutların başvurularını 1 Ağustos itibarıyla alacak ve hızlı bir şekilde burada kuralarını çekmek suretiyle Kilis’imize 500 yeni sosyal konut kazandırmış olacağız. Dar gelirli vatandaşlarımızın, buradaki şehit ailelerimizin, engelli vatandaşlarımızın başvurabileceği ve burada sosyal donatısıyla, işte ticaret yerleri, yeşil alanlarıyla örnek bir şehircilik modeli olarak gördüğümüz, planladığımız projemizi inşallah ağustosta kuralarını çekmek ve eylül ayında da teslim etmek suretiyle Kilis’teki kira fiyatlarını da düşürecek adımı atmış olacağız” diye konuştu. – KİLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-konutlarini-bir-an-once-teslim-etmek-icin-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Kurum: “Deprem bölgesinde tasarruf yok, yatırım var” https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-tasarruf-yok-yatirim-var/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-tasarruf-yok-yatirim-var/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39235 Bakan Kurum: “Deprem bölgesinde tasarruf yok, yatırım var”

Murat Kurum Deprem bölgesi Nurdağı’nda

Bakan Kurum Nurdağı’ndan Kahramanmaraş’a müjdeyi verdi

GAZİANTEP – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen ilçelerden biri olan Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde devam eden TOKİ konutlarında incelemelerde bulundu. Bakan Kurum, Deprem bölgesinde herhangi bir tasarrufun olmadığını yatırımın olduğunu vurguladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen 11 ilden biri olan Gaziantep’in Nurdağı ilçesine gelerek Deprem konutlarında incelemelerde bulundu. Bakan Kurum, Deprem bölgesinde herhangi bir tasarrufun olmadığını yatırımın olduğunu vurguladı.

“Yılsonuna kadar 200 bin konutu teslim etmiş olacağız”

Bakan Kurum, “Bu deprem 21. yüzyılın en büyük felaketi asrın felaketi dediğimiz felaket ama o günün ilk anından itibaren de asrın dayanışmasıyla birlikte 21. yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğini yürütüyoruz. Bir yandan yerin üstünde işte şu anda içinde bulunduğumuz o gün için yıkılmış ağır hasar görmüş yerlerimizde dükkanlarımızı ticari iş yerlerimizi, kreşlerimizi yapıyoruz. Konutlarımızı vatandaşımızın ülkenin ihtiyaçları doğrusunda talepleri doğrultusunda inşa etmeye gayret gösteriyoruz. Şehrin kalıcı altyapısını güçlendirecek adımlarımızı atıyoruz. Şu ana kadar 11 ilimizde 276 bin konutun inşasına başladık ve bu çerçevede 76 bin konutumuzun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah bundan sonraki süreçte her ay 25-30 bin konutun teslimini gerçekleştirecek ve yılsonuna kadar 200 bin konutu afetzede kardeşlerimize 11 ilde teslim etmiş olacağız. 2025 yılına geldiğimizde 11 ilde evine girmeyen depremzede kardeşimiz kalmayacak ve 2025 yılında tüm deprem bölgesi artık afet bölgesi olarak anılmayacak. Bölgenin Anadolu’nun parlayan yıldızı olarak bölgenin cazibe merkezi olarak yine burada turizmin devam ettiği, yine burada ticaretin devam ettiği şehirler ilçeler olarak alınacak” dedi.

“Deprem bölgesinde herhangi bir tasarruf söz konusu değildir”

Bakan Kurum, “Devletimiz Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde yapılması gereken tüm yatırımları yapmaktadır. Deprem bölgesinde herhangi bir tasarruf söz konusu değildir. Burada vatandaşımızın ihtiyacı neyse burada şehrin bizden beklentisi neyse o ihtiyaçlarını giderecek adımlar kararlı bir şekilde atılmaktadır. Bunu Hazine ve Maliye Bakanımız geçtiğimiz hafta açıkladı. Ben kendisine de teşekkür ediyorum. İnşallah tüm bakanlıklarımızla birlikte bu konutları yapımını gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

Gaziantep özeline baktığımızda değerli arkadaşlar şu ana kadar 14 bin 710 konutumuzu iş yerimizi teslim ettik. Bugün Nurdağı’ndan İslahiye’ye Şahinbey’den Şehitkamil’e Araban’a kadar evlerimizi teslim edeceğiz. Köylerimizde, 32 bin 299 konut ve işyerimizin yapım çalışmaları süratli bir şekilde devam etmektedir. Çevre düzenlemesi ile bahçesiyle örnek şehircilik modellerini olacağı her türlü Zemin iyileştirmeleri yapıldı. Bilim insanlarımızın ışığında bilgileri ve onların önerileri doğrultusunda yaptığımız çalışmaları inşallah devam ettireceğiz.

“Kahramanmaraş’a müjde vermek istiyorum”

Bakan Kurum, “Buradan Kahramanmaraşlı hemşerilerimize verdiğimiz bir sözü yerine getirdiğimizin müjdesini de vermek istiyorum. Kahramanmaraş Onikişubat ilçesi Boğaziçi bölgesinde heyelan riski nedeniyle “uygun olmayan alan” olarak belirlenmiş bir bölgemiz vardı. Bilim insanlarımız; 6 ay boyunca bölgeyi tüm detaylarıyla çalıştılar. Biz de bilimsel raporun sonucunu bu hafta açıklayacağımızın sözünü vermiştik. Bilimsel raporun sonucuna göre; söz konusu alan üzerinde, heyelan topuğunun da içinde yer aldığı eğimin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Halihazırda üzerinde yapılaşma bulunmayan alanda izlemelerin 6 ay daha devam etmesine karar verilmiştir. ve yine bu alanın rekreasyon alanı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan Boğaziçi bölgesindeki yapılaşmanın bulunduğu alanlarda tüm inceleme ve izlemeler de tamamlandı. Alanda risk oluşturacak önemli kaymaların olmadığı tespit edildi. Bilim insanlarımızca bu alan içinde iksa, iyileştirme, heyelan kazığı gibi önlemler alınmak suretiyle yapılaşmaya gidilebileceği sonucuna varılmıştır. Kahramanmaraş’ımıza, afetzede kardeşlerimize hayırlı olsun diyorum” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-tasarruf-yok-yatirim-var/feed/ 0
Bakan Kurum: “Her ay 25-30 bin konut teslim edeceğiz” https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:09:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38919 Bakan Kurum: “Her ay 25-30 bin konut teslim edeceğiz”

Bakan Kurum: “2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak”

Murat Kurum Deprem bölgesi Adıyaman’da

ADIYAMAN – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen Adıyaman’da açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen 11 ilden biri olan Adıyaman’a geldi. Bakan Kurum depremzedeler için yapılan TOKİ konutlarında incelemelerde bulunarak projelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi. Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacağını ifade etti.

“21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz”

Bakan Kurum, 21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğini 11 ilde yürüttüklerini açıklayarak, “Bugün bizim için değerli olan aşıkların şehri, bizim yanımızda dimdik durmuş Adıyaman’dayız. Siyaset üstü bir bakışla Adıyaman’ımızın neye ihtiyacı varsa Belediye Başkanımız, Milletvekillerimiz, Valimizle hep birlikte istişare ediyoruz. Bunun sonucunda ne adım atılması gerekiyorsa hızlı bir şekilde atıyoruz. 6 Şubatta Anadolu coğrafyasının yaşadığı bugüne kadarki en büyük felaketi yaşadık. Bugün 11 ilde 14 milyon vatandaşı etkileyen deprem sebebiyle 21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz” dedi.

“Projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz”

Bakan Kurum projelerin hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Bu kapsamda Cumhuriyet tarihinin en büyük konut dönüşüm seferberliği içinde arkadaşlarımızla bu süreci yürütüyoruz. Adıyaman’ın iklim şartlarına uyumlu şeklinde gerek iklim değişikliğine uyum, gerek burada güneş panellerinin kullanılması gerek atık suların yeniden kullanılması anlayışıyla projelerimizin, konutlarımızın inşaatını yürütüyoruz. Burada yaklaşık 16 bin konutumuz inşaatı yürütülüyor. Burada 50 bin Adıyamanlı yaşayacak. Burası okulu, camisi, yeşil alanıyla, meydanıyla örnek bir şehir olmasını istiyoruz. Örnek bir şehircilik modeli olması amacıyla yerin altında da binlerce kilometrelik altyapı kanalizasyon, yağmur suyu gibi hatlarımızı şehrimizin ihtiyaçları doğrultusunda yapmaya gayret ediyoruz. 11 ilimizde 276 bin konutun inşaatı hızla ilerlemektedir. 441 bin hak sahibi vatandaşlarımız için yerinde gidip tespitleri yapmak suretiyle gerek şehrin çeperindeki belirlediğimiz alanlarda gerekse şehrin içindeki rezerv alanlarda projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceğiz”

Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, “Burada köylerimizde hasarlar gördük. 4 bin 500 köyümüzde ekiplerimiz çalışmaktadır. Şuana kadar 76 bin konutumuzu tüm deprem bölgesinde teslimlerini gerçekleştirdik. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin konutun teslimini gerçekleştiriyor olacağız. 11 ilimizde çok önemli mesafeler kat ettik. Çabalarımızın meyvelerini konut teslimiyle almaya başladık. Çok daha hızlı çalışacağız hızlı mesafe kat edeceğiz. İnşallah hedefimiz her ay 25-30 bin konutu teslim etmektir. 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak. Bu anlayışla gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Projelerle Adıyaman’ın ticaretini, turizmini canlandırmak istiyoruz”

Bakan Kurum, “Adıyaman özeline baktığımızda bugüne kadar 8 bin 174 yuvamızı teslim ettik. Bugün merkez il ve ilçelerde 45 bin 444 konutun inşaatı devam ediyor. Adıyaman merkezde belirlediğimiz yıkımın yoğun olduğu yerlerde belirlediğimiz rezerv alanlarımız var. Bu alanlarda da 7 bölgede çalışmalar fiilen devam ediyor. Bu projelerle şehrin yeniden ticaretini, turizmini canlandıracak adımları atmak istiyoruz. Meydan projemiz, Adıyaman merkezinde kale altında buradaki tarihi, turizmi canlandıracak burada esnafın vatandaşımızın ihtiyaçlarını giderecek bir proje tasarladık. İstiyoruz ki geniş bir meydan olsun. Adıyaman’ın kadim kimliğini bu projede yaşatmak istiyoruz. Bu kapsamda bu projeyi yaptık. Bugün sivil toplum örgütümüz esnafımız muhtarlarımızla bir araya geldik. Ay sonunda proje tamamlanacak. Vatandaşlarımızla görüşmeleri yapacağız. Vatandaşlarımızın çoğunluğunun kabul etmesi durumunda meydan projemizi gerçekleştireceğiz. Adıyaman’a güzel bir meydan kazandırmak istiyoruz. Burada ulu camimiz yıkılmıştı. Buradaki restorasyon devam ediyor. Ulu cami etrafında da Adıyaman’a yakışacak bir eser yapmak istiyoruz. Burada da vatandaşlarımızın çoğunluğu isterse bir proje yapmak istiyoruz. Cendere köprüsü etrafında bir düzenleme yapmak istiyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde orada tabiat parkını koruyacak bir doğa projesi yapmak istiyoruz” dedi.

“11 ilimiz Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak”

Bakan Kurum son olarak, “Deprem bölgesinin ayağa kalkması hepimizin derdidir. Depremde kaybettiğimiz Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. 11 ilimizin hiçbir yerinde hiç kimse kendisini yalnız hissetmeyecek. Çünkü hepimiz kardeşiz. Devletimizin eli her zaman buradaki kardeşlerimizin omzunda olacak. 11 ilimizi Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak. Asrın kalkınmasını herkesle birlikte geçireceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum deprem konutlarının örnek dairesini gezdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/feed/ 0
Bakan Kurum: Deprem bölgesinde herhangi bir tasarrufumuz yok https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-herhangi-bir-tasarrufumuz-yok/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-herhangi-bir-tasarrufumuz-yok/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:09:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38865 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Deprem bölgesinde herhangi bir tasarrufumuz yok. İhtiyaç ve yapılması gereken neyse bu işleri hızlı bir şekilde yapacağız.” dedi.

Bakan Kurum, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Adıyaman’da Valilik Konferans Salonu’nda koordinasyon toplantısına katıldı. Toplantı öncesinde gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Kurum, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde devletin tüm imkanlarıyla afetzedelerin yanında olduğunu ifade etti.

Deprem bölgesinde aylarca kaldıklarını anlatan Kurum, “6 Şubat’ta biz bölgedeydik. Günlerce, aylarca sizlerle beraber mücadele edip el ele verdik ve yapılması gereken işler için bir seferberlik anlayışıyla, şuuruyla çalışmaları başlattık. Örnek bir mücadeleydi. Örnek bir duruştu. Tüm dünya gıptayla izledi.” diye konuştu.

Deprem bölgesini ayağa kaldırmak için çalıştıklarını ve bu yöndeki çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Kurum, bu konuda hiç taviz vermediklerini dile getirdi.

İlk günden bu yana 14 milyon afetzedenin ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele verdiklerine işaret eden Kurum, şunları kaydetti:

“Tek gündemimiz deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmak. Bu manada kaybedilecek tek bir saniyemiz yok. Biz sözünü tutmuş, gerçekleştirmiş Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 yıldır aziz milletimize ne söz verdiysek, o sözleri yerine getirmeye çalıştık. Allah’ın izniyle sözlerimizi tutmaya devam edeceğiz. Bizim sözümüz yerde kalmaz. O yüzden bölgemizin yarınlarına siyaset üstü bir anlayışla bakıyoruz. ve burada depremin yaralarını sarmak, şehrin ihtiyaçlarını gidermek için de kimseyi hiçbir ilimizi hiçbir ilçemizi birbirinden ayırmıyoruz, ayırmayacağız. 14 milyon vatandaşımızın, tüm yerel dinamiklerle birlikte acil ve öncelikli ihtiyaçları başta olmak üzere bütün ihtiyaçlarını inşallah hep birlikte karşılayacağız.”

21’inci yüzyılın en büyük konut dönüşümünün yapıldığını aktaran Kurum, şöyle devam etti:

“Şu anda 21. yüzyılın en büyük konut dönüşümü, deprem dönüşümü gerçekleşmektedir. Bugün sadece Adıyaman’a baktığımızda İndere bölgesinde yaklaşık 20 bin bağımsız bölümlük neredeyse burada 60 ile 70 bin vatandaşımızın yaşayacağı modern bir uydu kent yükseliyor. İnşallah 2025 yılında evine girmeyen afetzede vatandaşımız, Adıyamanlı kardeşimiz kalmasın istiyoruz. Konut teslimlerine başladık, inşallah teslimlere yıl sonuna kadar devam edeceğiz. Adıyaman’da 41 bin hak sahibi vatandaşımız var, 20 bin konutu inşallah yıl sonuna kadar teslim ederiz.”

Adıyaman’da iki bölgede 25 bin konutun yükseldiğini vurgulayan Kurum, “İndere ve Örenli bölgesinde hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Yaklaşık 25 bine yakın bağımsız bölüm var. İlk belirlediğimiz süreçte oraların temellerini atmıştık. Hızlı bir şekilde buraları bitireceğimizi söylemiş, milletimize söz vermiştik. Hamdolsun o sözleri hızlı bir şekilde tutuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Adıyaman’da 9 rezerv alanı var

Kentin modern bir yapıya sahip olması için çeşitli projelerin devam ettiğini ifade eden Kurum, şunları söyledi:

“Kentin içerisinde 9 rezerv alanı belirledik. Bu alanlar vatandaşımızın görüşleri, fikirleri, talepleri, ihtiyaçları doğrultusunda, şehirdeki Atatürk Caddesi’nin yeniden hareketleneceği, orada ticaretin yeniden canlanacağı anlayışla projelendirildi ve inşallah orayı da hızlı bir şekilde yapıp inşaatlarımızı tamamlıyoruz. Ayrıca Mara ve Musalla mahallelerimizdeki kentsel dönüşüm alanlarında 3 etabın ihalesi yapıldı. Son etabın ihalesini de bu ayın sonunda TOKİ Başkanlığımız yapacak ve tüm etapların ihalelerini gerçekleştirmiş olacağız.”

Deprem anıtının da olacağı bir meydan projesi yapılacağı bilgisini veren Kurum, “Adıyaman’da meydanıyla deprem şehitlerimizi anacağımız, depremi bir an olsun bize unutturmayacak müzemize de kavuşacağız. Kente müze ve kültür merkezi kazandıracağımız bir meydan projesi inşaatını da inşallah gerçekleştiriyor olacağız.” dedi.

Kamudaki tasarruf tedbirlerine de değinen Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Kahramanmaraş’ta da ifade ettim. Deprem bölgesinde herhangi bir tasarrufumuz yok. İhtiyaç neyse ve yapılması gereken neyse bu işleri hızlı bir şekilde yapacağız. Devletimizin kuvvetiyle, milletimizin desteğiyle ve duasıyla deprem bölgemizi, Adıyaman’ımızı en hızlı bir şekilde ayağa kaldırıyor olacağız. Gündemimiz her zaman deprem bölgesi olacak ve hiçbir zaman deprem bölgesini ana gündem maddelerimizden indirmeyeceğiz.”

Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıya Vali Osman Varol, AK Parti Adıyaman milletvekilleri Resul Kurt, İshak Şan, Mustafa Alkayış ve Hüseyin Özhan, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hikmet Uz ve diğer ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-deprem-bolgesinde-herhangi-bir-tasarrufumuz-yok/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde yıkılan binada 7 sanık yargılandı https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/#respond Fri, 12 Jul 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38757

KAHRAMANMARAŞ’ta depremde yıkılarak 76 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin de yaralı kurtarıldığı Ebrar Siteleri’ndeki K Blokla ilgili tutuksuz 7 sanığın ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22.5’ar yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın 2’nci duruşması görüldü. Binada annesi, babası ve kardeşini kaybeden Yasemin Kozaklı, sorumluların cezalandırılmasını istediğini belirterek, “8 katlı bina, depremde 2 kata düşmüştü neredeyse. Bina değil puzzle yapmışlar” dedi.

6 Şubat depremlerinin simgelerinden ve yaklaşık bin 400 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Siteleri’ndeki K blok ile ilgili açılan davanın 2’nci duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya; tutuksuz sanıklar Lütfi Timurbanga (57), Hüseyin Nar (51), binada ölenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Tevfik Tepebaşı (81), Ahmet Doğan (51) ve Atilla Öz (62) ise başka deprem dosyalarından tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS sitemiyle duruşma salonuna bağlandı. Tutuksuz Nebi Koska (52) ile firari sanık Mustafa Timurbanga (55) ise duruşmaya katılmadı.

NAR: İSİM BENZERLİĞİNDEN DOLAYI BURADAYIM

Duruşmada ilk olarak Hüseyin Nar savunma yaptı. Suçlamaları kabul etmeyen Nar, “Zirve Yapı Kooperatifi üyesi değilim, Ebrar Sitesi’nin yerini dahi bilmiyorum. İsim benzerliğinden dolayı buradayım ve isim karışıklığı olduğunu soruşturma aşamasında savcıya da söylemiştim. Bunun ilgili evrakları avukatım dosyaya sunacak. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

TİMURBANGA: YÖNETİM KURULUNDA OLDUĞUMU SONRADAN ÖĞRENDİM

Kooperatif 2’nci başkanı Lütfi Timurbanga da suçlamaları reddederek ev sahibi olabilmek için kooperatife üye olduğunu ve yönetim kurulunda yer aldığını da sonradan öğrendiğini söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanını “Karar defterlerinde imzaların var” diyerek Timurbanga’ya imzaları gösterip kendisine ait olup olmadığını sordu. Timurbanga ise imzaların tamamına yakının kendisine ait olduğunu belirterek, “Ara ara toplantı yaparlar imzalar attırırlardı. ‘Şurayı imzala’ derlerdi ben de imzalardım, bana kooperatifle ilgili olduğunu söylerlerdi. 2’nci başkan olduğumdan bilgim yok. Ben L Blok’tan daire alacaktım. Kooperatif faaliyetlerinden dolayı herhangi bir para da almadım, sadece ev sahibi olabilmek için üye aidatını yatırdım. Herkes bilir ki Ebrar’ı Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan, Atilla Öz ve Mustafa Timurbanga yaptırdı. K Bloğunun nasıl yapıldığına dair bir bilgim yok” dedi.

KOZAKLI: BİNA DEĞİL PUZZLE YAPMIŞLAR

Binada annesi, babası ve kardeşini kaybeden Yasemin Kozaklı ise sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Kozaklı, “Daireyi 2007 yılında Ahmet Doğan vasıtasıyla aldılar. 8 katlı bina, depremde 2 kata düşmüştü neredeyse. Bina değil puzzle yapmışlar. Ailemi 6 gün aradık kendi imkanlarımızla 6’ncı gün çıkarabildik enkazdan. Burada adalet yerini bulmazsa iki elim yakalarında olacak. Ailemin kanı yerde kalsın istemiyorum” dedi.

HÜSEYİN NAR’IN DOSYASI TEFRİK EDİLDİ, DOSYA YENİDEN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLECEK

Ölenlerin yakınlarının avukatları sanıkların tutuklamalarını talep ederken, sanık avukatları da talebin reddedilip dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etti. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıklardan Hüseyin Nar’ın isim benzerliğinden dolayı dosyaya girdiğinin belirlendiğinden dosyasının tefrik edilmesine, 1959 doğumlu gerçek Hüseyin Nar’ın açık kimliğinin tespit edilerek Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına ve dosyanın mimar, jeoloji ve inşaat mühendisliği alanında uzman kişilerden tayin edilecek yeni bir bilirkişiye gönderilmesine karar verip davayı 17 Ekim’e erteledi.

DOĞAN: KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANSIN

Duruşma sonunda bir açıklama yapan Avukat Mustafa Mert Doğan, sanıkların bilinçli taksirden yargılandığını ancak olası tasla yargılanmaları gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu düşüncemizi ifade ettik ancak savcılık makamı da dahil olmak üzere dosya üzerine herhangi bir somut, akla yatkın ya da net bir ifadede bulunmadan mahkeme taleplerinizi reddetmektir. Savcılık makamı da dosyaya yeterince çalışmamakta ve taleplerimizi, dosyanın geldiği durumu yeterince ortaya koyamamaktadır. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şu an dosyalar kapsamında müteahhitlerin yargılanması sürüyor ancak kamu görevlilerinin hiçbiri yargılanmadı henüz. Kamu görevlilerinin yargılanması için Kahramanmaraş Valiliği’nde soruşturma izni talep edildi ancak talebe olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadı. Depremin üzerinden 1.5 yıldan daha fazla zaman geçmiştir. Bu zamana rağmen herhangi bir kamu görevlisinin hala yargılanmamış olması hukuki açıdan tariflenemez bir durumdur. Bizler bir an önce bütün kamu görevlilerinin aynı müteahhitlerin yargılandığı gibi yargılanmasını talep ediyoruz. Adaletin gecikmesini kabul etmiyoruz. Depremzede aileleri ve onların vekilleri olarak mahkemelerde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Kamu görevlilerinde yargılanması için bir an önce soruşturma izni verilmesini talep ediyoruz. Bu talebimiz de her yerde dile getirmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/feed/ 0
Büyükçekmece’de Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-devam-ediyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:09:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38347 Büyükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor. İlçede yapılan dönüşüm hakkında bilgi veren Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Bugüne kadar 51 binden fazla konutu yenileyerek 150 binden fazla vatandaşımızın can ve mal güvenliği sağlanmıştır. Büyükçekmece’de 650 adet ortalama kat yüksekliği 3 veya 4 kattan oluşan riskli yapı var. Bunları da yenilediğimiz zaman Büyükçekmece’de deprem riskimiz yüzde 99 ortadan kalkmış oluyor” dedi.

İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde, müteahhit ve vatandaş işbirliğinde başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları bugün Atatürk Mahallesi Yeliz Sokak’ta devam etti. Sokak üzerinde bulunan ve depremde yıkılma riski bulunduğu tespit edilen 3 bloklu 18 bağımsız bölümden oluşan sitenin yıkım çalışmaları bugün başladı. Çalışmaları Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’de yerinde inceleyip ekiplerden bilgiler aldı.

İncelemeler sonrası bir açıklamadan bulunan Başkan Akgün Büyükçekmece’de depreme hazırlık çalışmalarının uzun süredir devam ettiğini ifade ederek, “Bugüne kadar 51 binden fazla konutu yenileyerek 150 binden fazla vatandaşımızın can ve mal güvenliği sağlanmıştır. Çok hızlı yürümemiz lazım son yapılan bilimsel toplantılarda 2030’dan itibaren İstanbul’u sarsacak büyük bir deprem olacağı devamlı söylendi. Şimdi 2027’den itibaren diye söylenmeye başlandı. Bu nedenle endişemiz daha çok arttı. 51 binden fazla konut yenilendi bugüne kadar şimdi deprem kapıda diyoruz ama Büyükçekmece’de 650 adet ortalama kat yüksekliği 3 veya 4 kattan oluşan riskli yapı var. Bunları da yenilediğimiz zaman Büyükçekmece’de deprem riskimiz yüzde 99 ortadan kalkmış oluyor. Ancak bu 650 yapının 100 tanesi ile ilgili işlemler devam ediyor onlar da bir müddet sonra yıkım noktasına gelince yine bilgi vereceğiz” dedi.

“Kumburgaz neden çok önemli”

Başkan Akgün, Kumburgaz’daki eski yapı stokları ve yıkılma riskleriyle ilgili konuşarak, “Kumburgaz’daki yapı stokları 1960’larda başlamış. Kumburgaz’da denizle kara yolu arasındaki yüksek katlı siteler bloklar en büyük tehlikeyi oluşturuyor. Maalesef 2024 31 Mart’a kadar büyükşehir meclisten Kumburgaz’a ait bir plan çıkmadı şimdi planı yapıyoruz. Şimdi meclis çoğunluğu bizde olduğu için bizler daha rahat çalışma yapabileceğimiz için koşar adım plan hazırlıyoruz. Kumburgaz sahili neden çok önemli ? Olacak deprem Kumburgaz açıklarında olacak ya da Zeytinburnu açığında olacak. Bu iki çukur arasındaki fayın kırılmadığını biliyoruz bu iki noktada olacak. Tekli olursa 7-7 buçuk çiftli olursa 7 buçuk üzerinde olacağını biliyoruz. Bu nedenle Kumburgaz bizler için çok önemli” şeklinde konuştu.

Başkan Akgün konuşmasının devamında kentsel dönüşümde ekonomik olarak vatandaşlara kolaylık sağlanması gerektiğini vurgulayarak, “Merkezi yönetim vatandaşa maddi olarak, para olarak, kredi olarak bir kolaylık sağlayamazsa bu kentsel dönüşüm yürümez. Bana göre devlet kim kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa dairesi başına her bir vatandaşa, dar gelirli vatandaşa, faiz almıyorum gibi çözümler bulması lazım. Biz vatandaşlarla masaya oturduğumuz zaman en önemli konunun sonuçta para olarak karşımıza çıktığını biliyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
104 Yaşındaki İmoş Biçki, Bahçesinde Sebze ve Meyve Yetiştiriyor https://www.haber60.com.tr/104-yasindaki-imos-bicki-bahcesinde-sebze-ve-meyve-yetistiriyor/ https://www.haber60.com.tr/104-yasindaki-imos-bicki-bahcesinde-sebze-ve-meyve-yetistiriyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:00:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38175 Elazığ’ın Maden ilçesinin Durmuştepe köyünde yaşayan 104 yaşındaki İmoş Biçki, gününün büyük bölümünü bahçesinde sebze ve meyve yetiştirerek geçiriyor.

Sivrice merkezli 2020 yılında meydana gelen, 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6,8 büyüklüğündeki depremde Biçki’nin bahçeli evi ağır hasar gördü.

Depremden yara almadan kurtulan 8 çocuk annesi Biçki’nin evi daha sonra ekiplerce yıkıldı.

TOKİ tarafından inşa edilen deprem konutunda yaşamını sürdüren Biçki, anılarının bulunduğu eski evinin bahçesinden hiç kopmadı.

Her sabah günün ilk ışıklarıyla uyanan Biçki, yıkılan evinin bulunduğu bahçedeki sebze ve meyvelerin bakımını yapmak için her gün yaklaşık 6 kilometre yürüyor.

Evinin 3 kilometre ilerisindeki bahçesinde sebze ve meyve yetiştiren, ağaçların bakımını yapan ve eski evinden kalan bir barakada bulundurduğu kap kacakla yaktığı ateşte yemek pişiren ve çay yapan Biçki, gününün büyük bölümünü burada geçiriyor.

“Bahçemde olmayı, burada çalışmayı seviyorum”

İmoş Biçki, AA muhabirine, yıllar önce eşini, 3 oğlunu ve 1 kızını kaybettiğini belirterek, 4 kızının ise evlenip kendi hayatlarını kurduğunu söyledi.

Kızlarına yük olmamak için yalnız yaşadığını anlatan Biçki, zamanının büyük bölümünü hatıralarla dolu eski evinin bulunduğu 2 dönümlük bahçede çalışarak geçirdiğini belirtti.

Biçki, “Bahçemde her işi yapıyorum, bostan ekiyorum, ekin biçiyorum, ağaçları suluyorum, sebze ve meyve topluyorum. Evvelde tüm aile bahçedeki evde yaşardık. Bahçemde olmayı, burada çalışmayı seviyorum. Sağlık sorunum yok, günümü çalışarak geçiriyorum.” dedi.

İleri yaşına rağmen bahçesinde gençler gibi çalıştığını ifade eden Biçki, bunu görenlerin kendisinden övgüyle bahsettiğini ve “Maşallah” dediğini söyledi.

Kendisini genç ve dinamik hissetmesini doğal beslenmeye ve çok çalışmaya borçlu olduğunu belirten Biçki, sabah erken kalktığını, tereyağı, çökelek ve peynirle kahvaltı yaptığını, öğlenleri mercimek çorbası, bulgur pilavı yaptığını dile getirdi.

Her sabah yaklaşık 3 kilometre yürüyerek bahçesine gitmenin zor olduğunu dile getiren İmoş Biçki, bu nedenle yaz aylarında bahçesinde kalabilmek için bir konteynere ihtiyaç duyduğunu söyledi.

“Anne bu işleri yapamazsın diyoruz ama durduramıyoruz”

Biçki’nin kızı Adalet Armağan ise yaşına rağmen çok dinç ve sağlıklı olan annesinin yaşam enerjisi ile çalışkanlığıyla köydekilere örnek olduğunu belirtti.

Depremden sonra TOKİ tarafından yeni ev yapılmasına rağmen annesinin gününü bahçesinde geçirdiğini, kendisini burada daha mutlu ve huzurlu hissettiğini dile getiren Armağan, şunları söyledi:

“Depremde evi ağır hasar gördü, sonra yıktılar, tepede TOKİ yeni ev yaptı ancak annemin yaşamak istediği yer burası. Sabah erkenden kalkıp bahçesine gidiyor, sebze ekiyor, ağaçları suluyor, her ne iş olursa onu yapıyor. ‘Anne bu işleri yapamazsın.’ diyoruz ama mümkün değil durduramıyoruz. Bize ‘Çalışın, tembel insanlar oturur, yıpranır, hasta olur ama çalışan demir pas tutmaz, hep çalışacaksınız.’ diyor.”

Annesinin kimseye yük olmamak için yalnız yaşamayı tercih ettiğini anlatan Armağan, yaz aylarında kalmak için bahçesine yatak götürdüğünü ancak yılan ve akrep sokması ya da yırtıcı hayvan saldırısından endişe ettikleri için bahçede kalmasına izin vermediklerini söyledi.

Armağan, “Annem özgürce yaşamayı seviyor. Bir konteyner temin edilirse yazın bahçede kalır, daha mutlu olur.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/104-yasindaki-imos-bicki-bahcesinde-sebze-ve-meyve-yetistiriyor/feed/ 0
Deprem Bilimcisi: Deprem Biterse Hepimiz Biteriz https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimcisi-deprem-biterse-hepimiz-biteriz/ https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimcisi-deprem-biterse-hepimiz-biteriz/#respond Sat, 06 Jul 2024 22:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37842

MARDİN’de düzenlenen ‘Deprem’ konulu panelde konuşan Bilim Akademisi üyesi ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bu ülkede çakılan her çivinin gözetim ve denetimi sizin boynunuzun borcudur. Bize, ‘Bu depremler ne zaman bitecek?’ diye soruyorlar. Bazen teyzeler ellerini açarak dua ediyorlar. Sakın deprem bitsin diye dua etmeyin. Deprem biterse, hepimiz biteriz. Dünya yaşamaz, ölü bir gezegen haline gelir. Deprem, dünyanın nabzıdır, kalp atışıdır” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mardin ve Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle ‘Deprem’ konulu panel düzenledi. Bir otelin konferans salonunda düzenlenen panele Bilim Akademisi üyesi ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ile Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu, Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk ve vatandaşlar katıldı. Panele katılan Prof. Dr. Naci Görür, ‘Mardin’in depremselliği ve deprem dirençli Mardin’, Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu da ‘Şubat 2023 depreminde ortaya çıkan hatalarımızın ne olduğunu ve ne yapmalıyız’ı anlamak’ başlıklı konuşmalar yaptı. Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu’na davetlerini kırmadıkları için teşekkür etti. Panelde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, depreme karşı dirençli binalar yapılmasını gerektiğini belirterek, “Bu ülkede çakılan her çivinin gözetim ve denetimi sizin boynunuzun borcudur. Bize, ‘Bu depremler ne zaman bitecek’ diye soruyorlar. Bazen teyzeler ellerini açarak dua ediyorlar. Sakın deprem bitsin diye dua etmeyin. Deprem biterse, hepimiz biteriz. Dünya yaşamaz, ölü bir gezegen haline gelir. Deprem, dünyanın nabzıdır, kalp atışıdır” dedi.

‘MARDİN’DE RANT UĞRUNA TARİHİ GÖLGELEMEMEK LAZIM’

Panelin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, belediyelerin, mühendis odalarının, iş insanlarının ve valiliklerin davetleri üzerine birçok kente gidip o kentin depremselliğini, o kenti depreme hazırlamak için nelerin nasıl yapmaları gerektiğini anlattığını söyledi. Mardin’den de bir davet aldığını ve burada konuşma yaptığını ifade eden Görür, “Tabii ki bu hiç deprem olmayacak anlamında değil, Mardin’in hem komşularının depremlerinden hem de kendi içinde olabilecek küçük depremlerden etkilenebileceğini, bunun için de yönetiminin hazır olması gerektiğini, halkın eğitilmesi gerektiğini, altyapının gözden geçirilmesi gerektiğini, ekosistem ve çevresine dikkat edilmesi gerektiği anlattım. Mardin Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri. Her yerinden tarih fışkırıyor. Bu kenti ranta kurban etmemek lazım. Bu kentte koca koca binaları rant uğruna yapıp tarihi gölgelememek lazım. Mardin gibi bir yeri geleceğe taşımak gerekiyor. Elbette ki binalar yapılacaktır. Fakat hangi binanın nereye yapılacağının bilimin karar vermesi gerekiyor” diye konuştu.

‘TARİHİ YAPILARIN GÖZDEN GEÇİRMESİNDE BÜYÜK FAYDA VAR’

Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu ise tarihi yerlerde zaman geçtikçe yapılaşmaların arttığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu kuvvetler, bu hareketlik yapının dengesine etki ediyor. Eski zamanlarda yapılan bazı önemli gösterge taşları yerinden kaydığı zaman ne diyor yapı? Yapı diyor ki bir problem var. Bu problemi gider. O zaman bizim bu yapılara müdahale etmemiz lazım. Zemin durumuna bakmamız gerekiyor. Gerçekten bu zemin bu yapıyı taşır mı? Zemin çalışması yapmamız gerekiyor. Eğer taşımıyorsanız zemin açısından tedbir almamız lazım. Tabii ki yapı onarım ihtiyacı isteyebilir. Taşlar arasındaki harçta bozulmalar meydana gelmiş olabilir. ya da bazı taşlar dış etkilere, ağır ortam koşullarına maruz kalarak yıpranmış olabilir, bu taşları da değiştirmemiz gerekebilir. Dolayısıyla yapılarımızın da bir deprem sebebiyle tamamen yıkılmadan bu yapıların gözden geçirmesinde büyük fayda var.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimcisi-deprem-biterse-hepimiz-biteriz/feed/ 0
Bakan Kurum Kahramanmaraş’ta (2) https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-kahramanmarasta-2/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-kahramanmarasta-2/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:54:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37824 KONUTLARIMIZ BİTME AŞAMASINA GELİYOR’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın ardından Azerbaycan Mahallesi’ne geçerek yapımı devam konut inşaatlarında incelemelerde bulundu. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, milletvekilleri ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in de eşlik ettiği Kurum, daha sonra gazetecilere deprem bölgelerinde yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

Hiçbir şekilde depremi siyasi bir malzeme yapmayacaklarını, siyaset üstü görerek muhalefet belediyesi ve tüm sivil toplum örgütlerini de dinleyerek el birliğiyle bu süreci yönetmek istediklerini belirten Kurum, “6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ımızı yasa boğan depremin hüznü, hala ilk günkü gibi buraya geldiğimizde yüreğimizde duruyor. O günlerde buralarda hep birlikte mücadele ettik, vatandaşımızla el ele verdik ve bir seferberlik ruhuyla adeta milli mücadeledeki o ruhu hep birlikte yeniden ortaya koyduk. Bu çok önemli bir duruştu. İşte arkamızda gördüğümüz Azerbaycan hükümetinin yaptığı burada tek millet, iki devlet şuuruyla inşa edilen konutların bir kısmını görüyoruz. Konutlarımız bitme aşamasına geliyor. O zaman temelini attığımız okulumuzda bu eğitim-öğretim yılında depremzede çocuklarımız eğitim görecekler. Emin olun bu mutluluk paha biçilmez bir değer. Burada Kahramanmaraş’ın o çocuklarının gülen yüzünü göreceğiz. Bizim için çok kıymetli, çok değerli.”

‘DEPREMİN FATURASI 104 MİLYAR DOLARI AŞTI’

Daha önce yaşan deprem ve sellerde verdikleri sözleri tutuklarını belirten Bakan Kurum, şöyle konuştu:

“11 bir ilimizi etkileyen, 14 milyon vatandaşımızı bu manada doğrudan etkileyen depremde devasa bir alanda çalışmak zorundayız ve bugün baktığınızda 6 Şubat depreminin mali faturası 104 milyar doları aşmış durumda. Bugüne geldiğimizde o günden bugüne başlattığımız konutlarımızın Bakanlığımız, iştiraklerimiz, işte TOKİ Başkanlığımız tarafından yapılan konutların sayısı 276 bine ulaştı ve yine yerinde dönüşümle ilgili vatandaşlarımızın taleplerini de gerçekleştiriyoruz. 4 bin 500 köyde vatandaşımızın mümkünse yerinde değilse eğer toplu alanlarda köy konutlarının yapım sürecini yürütüyoruz ve bugüne kadar 76 bin konutumuzu 2 bin şantiyemizde çalışan 153 bin emekçi kardeşimizle birlikte teslim etmiş olduk. Yıl sonuna kadar hedefimiz inşallah 200 bin konutumuzu ve ardından da etap etap afette zarar görmüş tüm konutlarımızı yerinde şehrin ihtiyaçlarını gözeterek, buradaki Trabzon Caddesi’ni eskiden daha güzel hale getirerek, buradaki esnafımızı, buradaki Ulu Cami kenarındaki ticarethanelerimizi yeniden ihya ederek inşallah çok daha güzel bir Maraş’ı hep birlikte bu çalışmaları yaparak hayata geçirmek istiyoruz. Amacımız, isteğimiz, arzumuz bu. ve bugüne kadar Kahramanmaraş özelinde 17 bin 592 konutumuzu hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Teslimlerimiz de etap etap devam edecek ve bugün Onikişubat ilçemizde Yusuflar, Azerbaycan, Pınarbaşı Şehit Evliya mahallelerimizde, Dulkadiroğlu’nda İsmetpaşa, Yenişehir, Yahya Kemal, Doğukent mahallelerimizde, Elbistan’daki Güneşli, Kümbet mahallelerimizde, Çağlayancerit’teki İstiklal ve Fatih mahallelerimizde, Pazarcık ilçemizdeki Ademoğlu, Yukarı Pazarcık mahallelerimizde ve yine Türkoğlu ilçemizde Gaziler Mahallemizde 71 bin 568 konutun yapımı projelendirme çalışmalarıyla birlikte süratle devam ediyor. Belirlediğimiz rezerv alanlar var. Bu rezerv alanlarda da yine şehrin ihtiyaçlarına yakışacak, zemin artı 3-4 katı, eğer imkan yoksa 5 katı geçmeyecek şekliyle projelerimizi yürütüyoruz. Burada esnafımızın, sivil toplum örgütlerimizin taleplerini de dikkate almak suretiyle bu projeleri yapmak ve bu projelerde yine vatandaşın, şehrin taleplerini gözetmek üzere çalışmalar yürütüyoruz.”

‘BİLİM İNSANLARIMIZ, ÖN RAPORU BİZE SUNDU’

Deprem sonrası belirlenen uygun olmayan alanlarla ilgili yapılan çalışmalar hakkında da bilgiler veren Kurum, şöyle devam etti:

“Yine Kahramanmaraş özelinde vatandaşlarımızın merakla beklediği bir haberimiz var. Burada heyelan bölgesi ve fay hatlarıyla ilgili bir süreç var. Gerek yerleşime uygun olmayan alanlar, gerekse fay sakınım bölgesi diye ilan edilmiş ve vatandaşımızın burada herhangi bir yerleşim yapamadığı alanlara ilişkin hocalarımızın bir çalışması var. ve bu çalışmalarda hocalarımız ayrıntılı tüm etütleri yaparak mikro bölgeleme, zemin etüdünün yapılması, oradan örneklerin alınması, buradaki örneklerin yurt dışında laboratuvarlara gönderilmesi gibi tüm çalışma yapıyorlar. Boğaziçi bölgesinde heyelan riskine yönelik çalışılan durumu şöyle ifade edeyim. Bazı sonuç almak için bölge ikiye ayrılmış durumda. Biri Boğaziçi bölgesi ki alanın batısı ilk etabımız diğeri de Vadi ve Ağcalı mahallelerimize giren kısımlar. İkiye ayırdık. Tabii bu çalışma zeminin güçlendirilmesi burada inşa faaliyetlerinin yapılıp yapılamayacağına ilişkin bilim insanlarımızın yapmış olduğu çalışmalarda bize de ifade ettikleri Boğaziçi bölgesinde gerekli tedbirleri, zemin iyileştirmelerini yaparak yerleşimi sağlayabileceklerine ilişkin ön raporu bize sundular. Önümüzdeki hafta bunu resmi imzayla sunmalarını bekliyoruz. Hocalarımızın görüşleri, fikirleri bu yönde. İnşallah önümüzdeki hafta buradaki kararımızı yerleşime uygunluk noktasında verme arzusu içerisindeyiz. Tabii ki gelecek rapor doğrultusunda. İnşallah vatandaşımız da burada zeminde yapımla ilgili her türlü tedbiri alarak gerek zemin güçlendirmesi, gerek iksa, gerek kazık ve gerekse jet grout gibi güçlendirme sistemleriyle birlikte binasını yapabilecek duruma gelecektir. Tekrar ifade etmek istiyorum, önümüzdeki hafta Boğaziçi Mahallesi’ne ilişkin net sonuçları vatandaşlarımızla paylaşıyor olacağız. Diğer Vadi ve Ağcalı mahallelerimizdeki neticeyi de ekim ayında vatandaşlarımıza bildireceğiz. Ekim ayında burada yerleşim yapılıp yapılamayacağına ilişkin hocalarımızın vereceği rapor doğrultusunda vatandaşlarımızı bilgilendiriyor olacağız. Yine fay sakınım bandı dediğimiz bantta da hocalarımız çalışıyor. Buradan numunelerimizi aldık ve burada numuneler çerçevesinde bu çalışan fayın tekrar deprem üretip üretmeyeceğine yönelik bir çalışma var, buna yaşlandırma diyorlar. Alınan numunelerle birlikte bu süreci takip ediyoruz. İngiltere’deki bir laboratuvara da ülkemizde bu deneylerin yapılamaması sebebiyle gönderdik. Neticesini ağustos ayı içerisinde alacağız ve ağustos ayı içerisinde de fay sakınım bandında ne yapabileceğimizi bilim insanlarımız bize net bir şekilde inşallah ifade etmiş olacak.”

Bakan Kurum, daha sonra Azerbaycan Bulvarı üzerindeki konteynerlerde kalan esnafı ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-kahramanmarasta-2/feed/ 0
Bakan Kurum: Yıl sonuna kadar 200 bin yeni konut teslim edeceğiz https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-yeni-konut-teslim-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-yeni-konut-teslim-edecegiz/#respond Sat, 06 Jul 2024 04:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37698

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Yıl sonuna kadar 200 bin yeni yuvamızı teslim edeceğiz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Malatya’da koordinasyon toplantısına katıldı. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda düzenlenen toplantının ardından Bakan Kurum, kentte inşası devam eden konutlar ve rezerv alanlarında incelemelerde bulundu. İnşa çalışması devam eden Bakırcılar Çarşısı’nda da inceleme yapan Bakan Kurum, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremleri dün gibi hatırladıklarını ifade eden Bakan Kurum, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; şartlar ne olursa olsun, deprem bölgesinin ikinci plana düşmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

Yıl sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim edeceklerini söyleyen Bakan Kurum, “Malatya ve diğer illerimizde yaralarımızı sarmak için haftalarca vatandaşımızla omuz omuza verdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, nasıl her depremde, selde, heyelanda ve yangında milletimizin yanında olduysak, asrın felaketinde de milletimizle birlikte bir seferberlik şuuruyla çalıştık. Biliyorsunuz 6 Şubat depremlerini 11 şehrimiz yaşadı. 14 milyon insanımızın hayatı olumsuz etkilendi Yüz binlerce konutumuz ve iş yerimiz kullanılamaz hale geldi. Afetin verdiği maddi kayba baktığımızda 104 milyar doları geçtiğini görüyoruz. Bugüne geldiğimizde; 276 bin konutun, iş yerinin, ofisin ihale süreci tamamlandı. 11 ilimizde inşa faaliyetimiz devam ediyor. 4 bin 500’e yakın köyde evlerimizi süratle teslim ediyoruz. Başlamış olduğumuz 276 bin konutun, toplamda 76 bin yuvamızı kardeşlerimize teslim ettik. Bugün deprem bölgesinde 2000’e yakın şantiyede 153 bin işçi kardeşimiz arı gibi çalışıyor. Gerek şehrin içinde, gerek rezerv alanlarda yıl sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bakan Murat Kurum, devletin tüm imkanları ile deprem bölgesinde olduğunu ve olmaya devam edeceğini belirterek, “Malatya özelinde baktığımızda; şu ana kadar 7 bin 881 konutumuzu bitirip, depremzede ailemizi evlerine kavuşturduk. Malatya genelinde 80 bin 224 ev ve iş yerimizin inşasına da süratle devam ediyoruz. Şehir merkezini, kent meydanını aslına uygun, tarihi dokuyu koruyan, depreme dayanıklı, çevreci, sıfır atık uyumlu olarak inşa ediyoruz. Biz, birçok afette olduğu gibi depremin ilk anlarında da milletimize sözler verdik. Görev süremiz boyunca bu sözleri tuttuk. Şimdi yine bu sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Ben bugün sadece bir bakan olarak burada değilim. Malatya’nın bir evladı, deprem bölgesinin kardeşi ve bölgenin ihtiyacını giderecek kişi olarak buradayım. Şantiyede baret takıp yuvalar inşa etmiş bir emekçi olarak karşınızdayım. Milyonlarca vatandaşımıza yeni yuva kazandırmış, milletimizin zor anlarında hep yanında olmuş bir kardeşiniz olarak yanınızdayım. Dün nasıl depremlerde, sellerde, yangınlarda milletimizin hemen yanına koşup hızlıca yeni yuvalarına kavuşturduysak; bugün de deprem bölgemizin tamamında aynı aşkla, azimle, gayretle çalışacağız. Malatya’da yeni yuvalarına kavuşmayan tek bir depremzede kardeşimizi bırakmayacağız. Bu evler teslim edilene kadar da arkadaşlarımla birlikte sürekli deprem bölgesinde olacağız. Elimizi bir an bile depremzede kardeşlerimizin elinden çekmeyeceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-yeni-konut-teslim-edecegiz/feed/ 0
İzmir’deki Binaların Yüzde 36’sı Kaçak Çıktı https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-binalarin-yuzde-36si-kacak-cikti/ https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-binalarin-yuzde-36si-kacak-cikti/#respond Sat, 06 Jul 2024 01:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37513 İzmir’de, son afet çalışması kapsamında 30 ilçede 903 bine yakın bina stoku olduğu tespit edilirken, binalarda korkutan bilgiler ortaya çıktı. “Kentteki binaların yüzde 50’sinin kontrol edilmesi lazım, hem de acil” diyen Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, “Kentte 903 bin bina stoku var. Yüzde 36’sının maalesef kaçak olduğunu öğrendik, oldukça yüksek bir rakam. İzmir korkutuyor; ama korkunun ecele faydası yok. Binaların yüzde 50’sinin tamamının sınavı geçeceği konusunda kesin bir şey söylememiz mümkün değil” dedi.

İzmir’in son afet çalışmasından korkutan rakamlar ortaya çıktı. Eski yapıların ağırlıkta olduğu kentte, kentsel dönüşüm sık sık gündeme gelirken, depremlere karşı yol haritası niteliğinde olan bu çalışma, bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini ortaya koydu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, “İzmir korkutuyor; ama korkunun ecele faydası yok” dedi.

“Kentteki binaların yüzde 50’sinin kontrol edilmesi lazım”

Celalettin Kozanoğlu, kentteki binaların yüzde 50’sinin kontrol edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu kontrol sonucunda sağlam da, yetersiz de çıkabilir. Acil kontrol edilmesi lazım; çünkü depremin ne zaman geleceği belli değil. Bu tedbirler ne kadar erken alınırsa halkımız için o kadar iyi olur” şeklinde konuştu.

Dikkat çeken rakamları paylaşan Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, İzmir’de 903 bin bina stoku olduğunu aktararak, bu stokun yüzde 12’sinin 1998’den sonraki yeni deprem yönetmeliğine göre yapıldığını anlattı.

İzmir’deki binaların yüzde 36’sı kaçak çıktı

Binaların yüzde 36’sının kaçak olduğunu kaydeden Kozanoğlu, bu kadar büyük kaçak oranının kendisini şaşırttığını söyledi. Kaçak yapıların, kaçak kat ya da bina şeklinde olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, “Bu bilgiler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin afet planıyla ilgili yaptığı çalışma sonucu ortaya çıktı. İzmir’deki binaların yüzde 36’sının kaçak olduğu tespit edilmiş durumda. İzmir’de 30 ilçe var, 11’i merkez ilçe. Bu binaların yüzde 40’ı merkez ilçelerde toplanmış durumda. İzmir’de yapıların yüzde 52’si, 1998’den önceki deprem yönetmeliklerine göre yapıldı” ifadelerine yer verdi.

Binaların eski olmasının yıkılacağı anlamına gelmediğini paylaşan Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, “O zamanın mevcut yürürlükteki deprem yönetmeliklerine göre; doğru malzeme, doğru proje, doğru uygulama yapıldıysa, binamız elbette sağlam olabilir. Eski bina, her zaman riskli bina demek değildir. Binanın eski olması, yıkılacağı anlamına asla gelmez. Elbette, İzmir’deki eski yapıların mutlaka elden geçirilmesi; uygun karotlar alınarak ve performans analizleri yapılarak kontrol edilmesi gerekir” diye konuştu.

“Kontrol edilmesi gereken binalar sınavı geçer mi çürük mü bilemeyiz”

İzmir’de kontrol edilmesi gereken binaların deprem sınavını geçeceğine kimsenin garanti veremeyeceğini anlatan Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, şöyle devam etti:

“İzmir’de, 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapılmış binaların tamamının sınavı geçeceği konusunda kesin bir şey söylememiz mümkün değil. Bu tamamen testler sonucunda göreceğimiz bir şey. Bir betona dışarıdan baktığımız zaman; sağlam mı, çürük mü, içindeki donatı iyi mi, kötü mü, bunu anlamak mümkün değil. Bu test sonucu görülebilecek bir şey. Dolayısıyla bu testlerin bir an önce yapılması gerekir.”

Sahil şeritlerindeki zemin sıvılaşmasına dikkat çekti: “Çok tehlikeli”

Kozanoğlu, İzmir’deki bazı noktalarda zemin sıvılaşması olduğunu ifade ederek, bu durumun tehlikeli olduğunu söyledi. Kozanoğlu, son olarak sözlerine şöyle devam etti:

“Sıvılaşan zeminin bir özelliği var; sıvılaşma olan zeminlerde, deprem anında su açığa çıkıyor. Bu durum da zeminin zayıflamasına yol açıyor. Sıvılaşma, işte bu nedenle çok tehlikeli. Bu zeminler, normal zamanda sağlam gibi gözüküyor; ancak asıl problem deprem esnasında ortaya çıkıyor. Bina, yıkılmadan devrilebiliyor, ya da batabiliyor. Bunlar tabi büyük mal ve can kayıplarına sebep oluyor. Alsancak, Kordon, Güzelbahçe şeridi, Bostanlı, Çiğli sahilleri, zaman içinde alüvyonlarla dolmuş, sert gibi gözüken fakat zaman içinde oturmuş zeminler. Bu zemine yapı yapacaksak, zeminin mutlaka çok iyi analiz edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Ben, bu zemine asla bina yapılamaz demiyorum; ama mutlaka önlemini almalı, çok iyi bir geoteknik çalışma yapmalıyız. Özel tedbirler almalıyız. Aksi takdirde depremde, hepimizi üzen sonuçlara sebep verebilir.” – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-binalarin-yuzde-36si-kacak-cikti/feed/ 0
Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına atandı https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligina-atandi/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligina-atandi/#respond Fri, 05 Jul 2024 07:48:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36989 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına atanan Murat Kurum, görevi Mehmet Özhaseki’den devraldı.

Sağlık sorunları nedeniyle görevden af talebi kabul edilen Mehmet Özhaseki’den boşalan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Cumhurbaşkanlığı kararı ile Murat Kurum atandı. Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevi Özhaseki’den devraldı.

Özhaseki, törende yaptığı açıklamada, tam 30 yıl önce kamu hizmetine başladığını söyledi. Önce Melikgazi Belediye Başkanlığı ardından Kayseri Belediye Başkanlığını sürdürdüğünü belirten Özhaseki, “Sonra Ankara’ya Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine geldim. Önce genel merkezde, sonra bakanlıkta, yeniden genel merkezde, sonra yine bakanlıkta şerefli bir görevi ifa etmeye çalıştım. Bilgim, birikimim ve çabam ne kadarsa hepsini vermeye çalıştım” ifadesini kullandı.

“Kanunlara karşı mesulüz”

Vicdanen çok müsterih olduğunu söyleyen Özhaseki, “Kanunlara karşı mesulüz, sorumluyuz ve hesap vereceğiz. Bir taraftan da Rabbimin huzuruna varacağız. Oraya yüz akıyla çıkabilmek çok daha önemli. Bugün buradan ayrılırken yapmış olduğum hizmetlerden dolayı vicdanen müsterih olduğum gibi huzur içerisinde ayırılıyorum. Bir taraftan da görevi en az benim kadar iyi yapacağına inandığım bir arkadaşıma ve kardeşime emanet ediyorum” şeklinde konuştu.

“Hakkınızı helal edin”

Devlette devamlılığın esas olduğunu ifade eden Özhaseki, “Yıllardır Cumhurbaşkanımız liderliğinde yol yürüdük. Ülkeye çok hizmetler ettik. Allah’a hamdolsun bugün de bu kamu görevini noktalıyorum. Sizlerden hakkınızı helal etmenizi istiyorum” dedi.

Bakan Kurum’dan Özhaseki’ye teşekkür

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliğinin yeni Bakanı Murat Kurum ise şunları kaydetti:

“Bu görevi yeniden bana tebliğ eden Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Hem görevi devralırken hem de devrederken 1994’den buyana gurur duyduğum gerek Büyükşehir Belediye Başkanlığı göreviyle gerek Bakanlık gerek Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bizim örnek aldığımız ağabeyimiz Bakanımıza teşekkür ediyorum. 1994 yılından bu yana bir davada farklı görevlerde çalıştı. Ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Ben şahsım adına teşekkür ediyorum.”

“Amacımız millete hizmet etmek”

Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizi kardeşi ve evladı gibi bağrına basan aziz milletimize hizmet etmek. Gece ve gündüz bunun için çalıştım. Yeri geldi Elazığ’ın ‘Karamurat’ı oldum. Yeri geldi İstanbul’un Murat’ı oldum. Yeri geldi depremde, selde, heyelanda milletimiz için koşturmaya gayret gösterdim. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Amacım, geçmişte ne yaptıysam yine aynısını aziz milletim için yapmak olacaktır.”

“Aziz milletimize verdiğimiz sözleri tutacağız”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizen Kurum, “Çok acılar yaşadık ve bir daha yaşamak istemiyoruz. Başta 11 ilimiz olmak üzere afetten etkilenen kardeşlerimize evlerini bir an önce teslim etme arzusu ve isteğiyle, tüm ekibimizle Bakanımızdan devraldığım görevi inşallah layıkıyla yapıp vatandaşlarımıza ve aziz milletimize sözlerimizi tutma gayreti göstereceğiz” diye konuştu.

Deprem

Kentsel dönüşüme de dikkati çeken Kurum, “Bugün kendiliğinden dahi yıkılan binalar başta İstanbul olmak üzere 81 ilimizde deprem dönüşümü noktasında yapılması gereken her türlü gayreti, arzuyu, çalışma isteğini hiçbir siyaset gözetmeksizin Valilerimizle, Belediye Başkanlarımızla, Milletvekillerimizle elimizi gövdemizi taşın altına koyarak deprem dönüşümünü gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligina-atandi/feed/ 0
Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini devraldı https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligi-gorevini-devraldi/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligi-gorevini-devraldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 07:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36986

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na atanan Murat Kurum, görevi Mehmet Özhaseki’den törenle devraldı. Bakan Kurum, “Yeri geldi Elazığ’ın Kara Murat’ı oldum. Yeri geldi İstanbul’un Murad’ı oldum. Yeri geldi depremde, selde, heyelanda milletimiz için koşturmaya gayret gösterdim. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Bundan sonraki süreçte de yapacağım. Amacım, geçmişte ne yaptıysam yine aynısını aziz milletimiz için yapmak olacaktır” dedi.

Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre; görevden affını isteyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin af talebi kabul edilip, yerine Murat Kurum atandı. Kurum için bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda devir teslim töreni düzenlendi. Özhaseki, görevi Bakan Murat Kurum’a devretti.

Murat Kurum, büyükşehir belediye başkanlığı, bakanlık ve genel başkan yardımcılığı görevleriyle örnek aldığı Mehmet Özhaseki’ye teşekkür ederek, “Yani kolay değil, 1994 yılından bu yana bir davada farklı farklı görevlerde çalıştılar. Ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Ben şahsım adına kendisine çok çok teşekkür ediyorum. Görev aldığım her işte amacım, hedefim, ideallerim; bizi kardeşi gibi, evladı gibi bağrına basan aziz milletimize hizmet etmek oldu. Gece gündüz bunun için çalıştım. Yeri geldi Elazığ’ın Kara Murat’ı oldum. Yeri geldi İstanbul’un Murad’ı oldum. Yeri geldi depremde, selde, heyelanda milletimiz için koşturmaya gayret gösterdim. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Bundan sonraki süreçte de yapacağım. Amacım, geçmişte ne yaptıysam yine aynısını aziz milletimiz için yapmak olacaktır” diye konuştu.

‘DEPREM DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ’

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyleyen Kurum, “Çok acılar yaşadık ve bu acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Başta Hatay’ımız, Gaziantep’imiz, Kahramanmaraş’ımız, Adıyaman’ımız, Osmaniye’miz, Adana’mız olmak üzere; 11 ilimizde afetten etkilenen kardeşlerimize evlerini bir an önce teslim etme arzusu ve isteğiyle tüm ekibimizle, Sayın Bakanımızdan devraldığımız görevi inşallah layıkıyla yapıp vatandaşlarımıza, aziz milletimize sözlerimizi tutmaya gayret göstereceğiz. Tabii sadece 11 ilimizde değil, işte bugün yaşadığımız, şahit olduğumuz, sadece kendiliğinden dahi yıkılan binalar, başta İstanbul olmak üzere 81 ilimizde deprem dönüşümü noktasında yapılması gereken her türlü gayreti, arzuyu, çalışma isteğini, hiçbir siyaset gözetmeksizin valilerimizle, belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koyarak deprem dönüşümünü gerçekleştirmek istiyoruz. Diğer taraftan işte İzmir’de, Balıkesir’de yaşadığımız yangınlar. Ben buradan tekrar İzmir’imize, Balıkesir’imize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

‘GÜCÜM NEYE YETİYORSA ONU YAPTIM’

Mehmet Özhaseki, kamu hizmetine 30 yıl önce başladığını belirterek, “Çok şükür bugünlere kadar geldik. Önce Melikgazi İlçe Belediye Başkanlığı, sonra büyükşehir belediye başkanlığı biraz uzun sürdü. Sonra Ankara’ya, Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine geldim. Önce genel merkezde, sonra bakanlıkta, yeniden genel merkezde, sonra yeniden bakanlıkta şerefli bir görevi ifa etmeye çalıştık. Gücüm neye yetiyorsa onu yaptım. Bilgim, birikimim, çabam ne kadarsa hepsini vermeye çalıştım. Vicdanen çok müsterihim, hamdolsun. Makamlara gelmekten ziyade, giderken başınızın dik olması çok önemli. İş yapmış bir insanın, müsterih olduğu bir ortamda ayrılabilmesi çok önemli. Elbette biz kanunlara karşı mesulüz, sorumluyuz, hesap vereceğiz; ama bir taraftan da Rabbimin huzuruna varacağız. ‘Oraya yüz akıyla çıkabilmek çok daha önemli’ diye düşünüyorum ben. Elhamdülillah, bugün buradan ayrılırken yapmış olduğum hizmetlerden dolayı vicdanen müsterih olduğum gibi vicdan huzuru içerisinde ayrılıyorum. Bir taraftan da görevi en az benim kadar iyi yapacağına inandığım bir kardeşime, bir arkadaşıma yeniden teslim ediyorum” diye konuştu.

Yaptığı hizmetler nedeniyle Bakan Kurum’un çiçek hediye ettiği Özhaseki, “Misafirliğin kısa olanı makuldür. Hadi arkadaşlar buyurun, burada iş çok çünkü. Bakanım işine baksın bize müsaade” diyerek makam odasından çıktı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligi-gorevini-devraldi/feed/ 0
Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, TRT GAP Diyarbakır Radyosunda yayınlanan ‘Hayatın İçinde’ adlı programın canlı yayın konuğu oldu https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-prof-dr-ilhan-gecit-trt-gap-diyarbakir-radyosunda-yayinlanan-hayatin-icinde-adli-programin-canli-yayin-konugu-oldu/ https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-prof-dr-ilhan-gecit-trt-gap-diyarbakir-radyosunda-yayinlanan-hayatin-icinde-adli-programin-canli-yayin-konugu-oldu/#respond Thu, 04 Jul 2024 22:42:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36569 Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, TRT GAP Diyarbakır Radyosunda yayınlanan ‘Hayatın İçinde’ adlı programın canlı yayın konuğu oldu. Başkan Geçit, Yeşilyurt ilçesindeki yatırımlar ve geleceğe yönelik hazırladıkları projelere ilişkin dinleyicilere önemli bilgiler paylaştı.

Gonca Mete’nin hazırlayıp-sunduğu ‘Hayatın İçinde’ adlı programa telefon bağlantısıyla katılan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, öncelikle hedeflerinin Yeşilyurt’taki deprem yaralarını bir an önce sarmak ve depremin etkilerini ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Yeşilyurt İlçesinde yürütülen tüm yatırımlar için belediyenin imkanlarını seferber ettiklerini hatırlatan Başkan Geçit, “Bizim temel hedefimiz öncelikle deprem yaralarını sarmak, vatandaşlarımızı kalıcı konutlarına taşımak ve esnaflarımızın yeni işyerlerinde ticaretlerini sürdürmelerini sağlamaktır. Seçim döneminde de iki yıl içerisinde yaraları saracağımıza yönelik sözler vermiştik, bu hedefi gerçekleştirmek için sıkı, planlı ve koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Deprem felaketlerinde çok sayıda canımızı kaybettik, fiziksel ve sosyal yönden büyük bir tahribata uğradık. Toplumu yeniden ayağa kaldırmak için bir yandan fiziksel yatırımların hayata geçmesi için imkanlarımızı seferber ederken diğer taraftan kültür ve spor merkezlerimiz aracılığıyla sosyal, kültürel, sanatsal ve meslek edindirme kursları düzenliyoruz. İlçemizin farklı noktalarındaki bu tür merkezlerimizi haftanın yedi günü açık tutuyoruz. İlçe Halk Eğitim Merkezimizle işbirliğinde düzenlediğimiz hobi ve meslek edindirme kurslarımızın yanı sıra yaz spor okullarımız, erdem okullarımız ve kuran kurslarımıza katılımın yüksek olması bizleri mutlu ediyor. Vatandaşlarımız bu kurslar sayesinde bilgi ve becerilerini geliştiriyorlar, sosyalleşiyorlar, yeni arkadaşlıklar edinerek deprem sonrasında oluşan psikolojik ortamdan uzak durmaya çalışıyorlar. Bir yandan fiziksel çalışmalarımız diğer taraftan vatandaşlarımızın sosyal yönlerini güçlendirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Yaşanan deprem travmasının atlatılması için her türlü girişim, çalışma ve hizmet yerine getiriliyor. Belediye bünyesinde kurduğumuz psikoloji danışma merkezimizle vatandaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzle koordineli ve düzenli yürüttüğümüz çalışmalarla özellikle konteyner kentlerde kalan hemşerilerimizin ihtiyaçlarının çözüme kavuşması için aktif bir şekilde çalışıp, sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Konteynırlarımızı sık sık ziyaret ediyoruz, iletilen taleplerin çözüme kavuşturmak için projeler uyguluyoruz, girişimlerde bulunuyoruz. Tabii ki depreme ait tüm süreçlerin ortadan kaldırılması gerekiyor ki her şey normale dönsün. İlçemizdeki 41 konteyner kentimizde kalan 50 bine yakın depremzede hemşerimizi kalıcı konutlarına taşıdıktan sonra hayat normale dönecek. Belediye olarak hayatın normale dönmesi için kendi bölgemizdeki hizmetleri titizlikle yerine getiriyoruz. Merkezi Hükümetimiz ve Bakanlıklarımızın dan büyük destekler alıyoruz. Mahallelerimizin sorunlarına karşı çözüm odaklı yaklaşıyoruz. Yeşilyurt’ta çevre yolunun altı ve üstü kavramının tamamen ortadan kaldırmak, tüm yaşam alanlarını aynı gelişmişlik seviyesine ulaştırmak bizim önceliklerimiz arasındadır” dedi.

Başkan Geçit, Yeşilyurt’taki fiziksel tahribatları ortadan kaldırmak için çok ciddi çalışmalar yürüttüklerinden bahsederken, “Bakanlığımızın kontrolünde ilerleyen rezerv alanlarda yeniden yapılanma ve kentleşme süreciyle ilgili çalışmaları yakından takip ediyoruz, destek talebi olduğu anda ekiplerimizi ve iş makinalarımızı seferber ediyoruz. Bununla birlikte yerinde dönüşümle ilgili de kendi görev ve yetki alanımızdaki çalışmaları büyük bir titizlikle yerine getiriyoruz. Yeşilyurt’un tarihi merkezlerindeki tescilli yapıları yeniden restore ederek ayağa kaldırmak için projelerimizi başlattık, ihale sürecine doğru gidiyoruz” şeklinde konuştu.

Başkan Geçit programın sonunda yeni dönem projelerinden olan ‘Huzur Dünyası Kampüsü’ projesi hakkında bilgiler paylaşırken, “Huzur Dünyası Kampüsü projemiz çatısı altında hayata geçireceğimiz hizmetlerle sağlıklı yaşlanmaya yönelik bir merkez kurmayı planlıyoruz. Bu merkezimizde 65 yaş üstü dezavantajlı vatandaşlarımıza sağlıklı yaşlanma için neler yapılması, ilaçların kullanım şekli, günlük fiziksel egzersizlerini nasıl yapmaları, ev ortamlarında nasıl hareket etmeleri gerektiği ve beslenme alışkanlıkları başta olmak üzere birçok konu başlığında kendilerine yardımcı olacağız. Danışmanlık alamayan, fizik tedavi merkezine gidemeyen dezavantajlı yaşlılarımıza fizik tedavi seansları uygulayacağız, onları misafir ederek sağlıklı beslenme ve egzersizler üzerine eğitimler verip, sağlıklı yaşlanma süreçlerine destek sunacağız. Ön hazırlıkları sona eren bu projemizi tamamlayıp ilçemize kazandırdığımız zaman ulusal ölçekte ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-prof-dr-ilhan-gecit-trt-gap-diyarbakir-radyosunda-yayinlanan-hayatin-icinde-adli-programin-canli-yayin-konugu-oldu/feed/ 0
Tuzla Belediyesi Türkiye’nin İlk Kutup Bilim Evi Buluşmasına Ev Sahipliği Yaptı https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-turkiyenin-ilk-kutup-bilim-evi-bulusmasina-ev-sahipligi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-turkiyenin-ilk-kutup-bilim-evi-bulusmasina-ev-sahipligi-yapti/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:48:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36216 (İSTANBUL)- Tuzla Belediyesi, TÜBİTAK projesi kapsamında düzenlenen Türkiye’nin ilk Kutup Bilim Evi buluşmasına ev sahipliği yaptı. Türkiye Antarktika Elçisi Sinan Yirmibeşoğlu, “Depremzede öğrenciler ve ailelerinin de özellikle bu projede yer almasını istedik. Hedefimiz, öğrencilerimizin yaşadığı acıları bir nebze olsun azaltabilmek ve gelecekte AFAD gibi farklı kurumlarımızdan da destek alarak afetlere daha iyi nasıl hazırlanılacağını öğretmek” dedi.

Türkiye’nin ilk Kutup Bilim Evi, depremzede öğrencileri ağırladı. Tuzla Belediyesi’nin ev sahipliğindeki buluşmada gündem, buzullar, deniz seviyesi yükselmesinin ve iklim değişikliği oldu. ‘Nehrin Çocukları Risklere Karşı’ isimli projede, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Adana illerinden gelen 13’ü misafir öğrenci ve öğretmen olmak üzere, toplam 60 katılımcı yer aldı. Öğrenciler Tuzla Kutup Bilim Evi’nde, buzullar hakkında bilgi edinmenin yanı sıra  sıfırın altında 17 derecede tasarlanan deney odasını ziyaret etme imkanı da buldu.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırma Enstitüsü ARGE Personeli ve Türkiye Antarktika Elçisi Sinan Yirmibeşoğlu, Türkiye’den Antartika ‘ya giden ilk kadın bilim insanı Prof. Dr. Burcu Özsoy’un projede eğitmen olarak yer aldığını söyledi.

“Özellikle depremzede öğrencilerin projede yer almasını istedik”

Sinan Yirmibeşoğlu, projeye ilişkin şunları kaydetti:

“Projemiz Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından TÜBİTAK 4004 Doğa Okullarını destekleme projesi kapsamında içerisinde ilkokul öğrencilerini barındırdığı 125 projeden geçen tek proje olma özelliğine sahip. Bu projeye, benim gibi TÜBİTAK’tan Prof. Dr. Burcu Özsoy gibi hocalarımızla eğitmenlik sağlıyoruz. Proje kapsamında, 6 gün boyunca gerçekleştireceğimiz 22 farklı etkinlik ile hem çocuklarımızı deprem, afet, sel bilincine eriştiriyor hem de kutup bölgelerine kadar bizi hangi felaketlerin beklediğini, iklim değişikliği karşısında dünyada neler olabileceği hakkında çocuklarımıza farkındalık kazandırmayı amaçlıyoruz. 6 Şubat deprem depreminden etkilenen illerimizdeki öğrenciler ve ailelerinin de özellikle bu projede yer almasını istedik. Oradan gelen öğrencilerimizin, yaşadığı acıları bir nebze olsun azaltabilmek ve gelecekte AFAD gibi farklı kurumlarımızdan da destek alarak afetlere daha iyi nasıl hazırlanılacağını öğretmek hedefimizdir.

“4’üncü Ulusal Kuzey Kutup Seferi’mizin ilk ekibi yola çıktı”

Bugün Tuzla Belediyesi Bilim Merkezi’nin içerisinde geçtiğimiz yıllarda kurduğumuz Türkiye’nin ilk Kutup Bilim Evi’ndeyiz. Dünyada Antarktika’ya çok önemli seferleri gerçekleştiren ülkeler bulunuyor. Bu ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Şu an 30’a yakın ülkenin Antarktika’da bilim üssü bulunuyor ve bizim de Antarktika’da bir yapımız var. Kutup Bilim Evi’nde ise öğrenciler kapıdan içeri girdiği andan itibaren Türkler, Antarktika’da ve Kuzey Kutbu’nda neler yapıyor onu öğreniyorlar. Hatta bugün 4. Ulusal Kuzey Kutup seferimizin ilk ekibini de yolcu etmiş olduk. Aynı gün çocuklarımızı Kutup Bilim Evi’ne getirerek gelecekte onların da bu seferlerde yer alacak araştırmacılar olmalarını aşılamaya çalışıyoruz.”

Projeye katılan depremzede öğrencilerin velileri ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:

-Emel Örnektopcu: “6 Şubat felaketlerinin yaşandığı bir şehirden geliyoruz. Acaba bu çalışma, yaşadıklarımızı tetikler mi diye kaygı ederken, tam tersi çocuklarımıza iyi geldiğini gördük. Oldukça eğlendiler, süreci birlikte aştığımızı düşünüyoruz.”

-Elif Başakdolu: “Hepimiz 6 Şubat depremini yaşadık. Onunla ilgili tekrar bir farkındalık oluşsun diye geldik buraya. Afet eğitimi ile ilgili etkinlikler çocukların da bizim de hoşumuza gitti. Tekrar bir farkındalık yaşandı. Kutup evi ile ilgili daha önce hep sanal çalışmalar izliyorduk ama bugün birebir gördük. Bizde tekrar gelmek istiyoruz öğrencilerimizle birlikte.”

-Asya Kayacan: “AFAD’ı gezdik deprem risklerine karşı ne yapabileceğimizi öğrendik. Burada kutupların erimesi ile ilgili bilgiler aldık. Deprem, ne zaman geleceği belli olmayan bir şey ve ona hazırlıklı olmalıyız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-turkiyenin-ilk-kutup-bilim-evi-bulusmasina-ev-sahipligi-yapti/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “2026’da Avrupa Birliği ülkelerine sattığınız malı nasıl ürettiğinizi ispat etmek durumundasınız” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-2026da-avrupa-birligi-ulkelerine-sattiginiz-mali-nasil-urettiginizi-ispat-etmek-durumundasiniz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-2026da-avrupa-birligi-ulkelerine-sattiginiz-mali-nasil-urettiginizi-ispat-etmek-durumundasiniz/#respond Thu, 27 Jun 2024 02:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36116 Bakan Özhaseki: “2026’da Avrupa Birliği ülkelerine sattığınız malı nasıl ürettiğinizi ispat etmek durumundasınız”

“Yeşil dönüşüm ihtiyari konu değil mecburiyettir”

KOCAELİ – Kocaeli’de düzenlenen ödül törenine katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “2026’dan itibaren Avrupa Birliği ülkelerine herhangi mal satıyorsanız nasıl ürettiğinizi ispat etmek durumundasınız. Karbon salınımındaki oranınızı göstermek zorundasınız. Yani ülkeyi, ortamı kirleterek mi ürettiniz, yoksa titizlik gösterip yeşil dönüşümü sağlayıp mı ürettiniz. Eğer ürünü çevreyi kirleterek üretmişseniz sizden ek vergiler alınacak. O ek vergi belki satışınıza değmeyecek, karınızı götürür, dışarıya ihracat yapamayacaksınız” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kocaeli’de çevre ödülleri törenine katıldı. Törene Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve çok sayıda sanayici katıldı. Bakanlığının iş gücünün fazla olduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “Bakanlığımız 3 isim ve 3 konudan oluşuyor. Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği. Her birinin kendine göre önemli alanı var. Bu dönem bir de üzerimizde depremin getirmiş olduğu yükler var. Özellikle Marmara çevresinde olabilecek olası depremin hazırlıkları konusu için çok daha zor ve ağır bir yükle karşı karşıyayız. Bizler deprem ülkesiyiz. Bu gerçeği hepimiz bilelim ve öyle hareket edelim. Bir kümes bile yaptıracaksak bu gerçeği bilerek hareket ederek yaptırılalım. Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru uzanan çizgi üzerinde 5 tane riskli ülke var, birisi Türkiye. Aletli ölçümün başladığı günden bugüne kadar gelindiğinde denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli yıkıcı deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar ve yine bilim adamları diyorlar ki nüfusumuzun yüzde 70’i birinci ve ikinci derecede deprem bölgelerinde yaşıyor. Şu anda Türkiye’de kırılmamış, tespit edilebilen 485 fay hattı var. Ne zaman kırılacak, kaç şiddetle kırılacak, gece mi, gündüz mü bizi yakalayacak bilemiyoruz” diye konuştu.

“Sene sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz”

6 şubat depremlerine değinen Özhaseki, “6 Şubat’ta karşı karşıya kaldığımız 9 saat arayla 2 şiddetli depremin bile hasarını onarabilmek için büyük bir çaba devam ediyor. 2 depremde 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. 680 bin konut, 170 bin civarında iş yeri yıkıldı. 50 binin üzerinde şehidimiz var. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. İşin manevi zararını zaten tarif edecek bir şey yok. Bize düşen deprem ülkesi olduğumuzu bilmek ve buna uygun hareket etmek. Karşımıza çıkan manzarada devlet olarak çok hızlı refleks gösterdik. Orada binlerce konut yapılıyor.. Bin 950 şantiyemiz var. 153 bin kişi deprem bölgelerinde, inşaatlarımızda çalışıyor. Dünyanın en büyük şantiyesi diyebiliriz. 4 bin 333 köyde de köy evi yapılıyor. Merkezleri yıkılan Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya gibi şehirlerin merkezlerini, meydanlarını yapıyoruz. Meydana açılan ana caddeleri adam etmeye çalışıyoruz. Altyapılarıyla ilgili 65 milyar lira temin ettim. Bütün şehirlerin, su, kanal arıtma tesisi gibi tesisleri yeniliyoruz. Yüz binlerce ev yapılıyor. Şu anda 76 bin konutu teslim ettik. Sene sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Gelecek senenin ortalarında ve sonuna doğru da inşallah bütün hak sahiplerinin haklarını vermiş olacağız” şeklinde konuştu.

“İklim değişikliğinin getirmiş olduğu birçok sorunla da karşı karşıyayız”

Çevre konusuna değinen Bakan Özhaseki, “Amacımız ülkemizin doğasını koruyarak kalkınmayı sağlayabilmek. İkisini aynı anda yapabilmeyi hedefliyoruz. Bir taraftan iklim değişikliğinin getirmiş olduğu birçok sorunla da karşı karşıyayız. En son veriler; dünyanın ısısının 1.45 derece arttığı, içinde bulunduğumuz Akdeniz Havzası’nın ise daha fazla oranda arttığı, eğer bu 2 derece çıkarsa önce gıda krizinin kopacağı, 3 derece yükselirse bu ısı, dünyada birçok yerde iklim krizinden dolayı çölleşmenin başlayacağı ve milyonlarca insanın göç tehdidiyle karşı karşıya kalacağı şeklinde. Büyük tehlikeyle karşı karşıyayız. Bunun sebebi de sanayi devrimiyle birlikte üretimin korkunç şekilde artması, onun tüketimi tetiklemesi ve neticesinde dışarıya atmış olduğumuz atıklar. Üretirken ortaya salmış olduğumuz karbon salınımı. Çevredeki bu tahribattan dolayı da geçtiğimiz yıl Türkiye’de bin civarında büyük felaketle karşı karşıya kaldık. Yangınlar, seller, heyelanlar, müsilajlar arka arkaya geliyor” ifadelerini kullandı.

“Marmara’ya kıyısı olan şehirlerin yüzde 50’si kaba tutucularla pisliği tutuyor”

Dünya Bankası bir takım veriler yayınladığını söyleyen Bakan Özhaseki, “Onların verilerine göre her sene 2.1 milyar ton çöp dışarıya atılıyor. Bir başka veriye göre her yıl 8 milyon ton atılmaması gerek atık okyanuslara karışıyor. 2 milyardan fazla insan temiz suya ulaşamıyor ve böyle giderse 2050 yılına doğru vardığımızda dünya nüfusunun 10 milyar civarında olacağı, 100 milyonlarca insanın ülke değiştirmek için sınırları zorlayacağız ve bunun da harpleri beraberinde getireceği tespitleri var. Bu dünya bizim ortak evimiz. Bu anlamda da çevreyle ilgili üstümüze düşenleri hakkıyla yapmaya çalışıyoruz. Bir müsait belası var. Daha önce de Türkiye’de müsilaj oluşmuş. Sadece 2 yıl önce ortaya çıkan bir bela değil. En büyük sebebi olarak durağan deniz, ısınma ve evsel atıklardan ortaya çıkmış olan azot ve fosfor. Kocaeli’nin bir sorumluluğu gözükmüyor. Ama neredeyse Marmara’ya kıyısı olan şehirlerin yüzde 50’si kaba tutucularla pisliği tutuyor, olduğu gibi denize veriyorlar. Bu azot, fosfor canlı çeşitliğini öldürüyor, aşağıda çamur birikimine sebep oluyor, üst tarafta müsilaj oluşturuyor ve hep beraber temizlemeye çalışıyoruz” dedi.

“Karbon salınımındaki oranınızı göstermek zorundasınız”

Yeşil dönüşümden bahseden Bakan Mehmet Özhaseki, “1 Ocak 2026’dan itibaren Avrupa Birliği ülkelerine herhangi bir mal satıyorsanız ki şu anda belirlenmiş 6 sektör var. Burada sormaya başlayacaklar, nasıl ürettiniz diyecekler. Bu sektörler demir çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen. Siz nasıl ürettiğinizi ispat etmek durumundasınız. Karbon salınımındaki oranınızı göstermek zorundasınız. Yani özetle ülkeyi, ortamı kirleterek mi ürettiniz, yoksa titizlik gösterip yeşil dönüşümü sağlayıp mı ürettiniz. Hangi şekilde malı dışarıya satıyorsunuz onu soracaklar. Eğer kirleterek üretmişseniz sizden ek vergiler alınacak. O ek vergi belki satışınıza değmeyecek, karınızı götürür, dışarıya ihracat yapamayacaksınız. Böyle tehditle ve tehlikeyle karşı karşıyayız. Tabii bu konuda herkes gayret içerisinde. Bakanlık olarak sorumluluk bizde olduğu için özellikle sanayi odalarımız istedikleri zaman ekibimizi gönderiyoruz. Şu ana kadar 400 binden fazla sanayicimize eğitim verildi. Yani gelecekte bir buçuk sene sonra karşınıza çıkacak olan manzaranın ne olduğunu şimdiden çok iyi görmenizi sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“Atık su arıtma tesislerimiz sayısı neredeyse bin 200’e çıktı”

“Yeşil dönüşüm ihtiyari konu değil mecburiyettir” diyen Bakan Özhaseki, “Bakanlık olarak çevreyle ilgili o kadar çok çalışma yapılıyor ki bazen anlatmakta da zorluk çekiyoruz. Bir taraftan Paris İklim Anlaşmasına taraf olduk. Taahhütlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. İklim kanunu hazırladık, yakın zamanda meclise havale ediyoruz. Yeşil alanları arttırıyoruz. Orman varlığını son yıllarda arttıran nadir ülkelerden birisiyiz. Atık su arıtma tesislerimiz sayısı neredeyse bin 200’e çıktı. Nüfusun yüzde 90’dan fazlasını vermiş olduğu atık suları arıtarak tabiata veriyoruz. Marmara’ya kirlilik verenler hariç. Türkiye’de organik atıkların da gübreye dönüştürüldüğü ortamı 6-7 senedir uyguluyoruz. Yüzde 35’lere kadar çıktık. Elde ettiğimiz gelir sadece 185 milyar lira. Sadece 498 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu. Evde hanım efendilerle başlıyor. Belediye başkanı arkadaşlara rica ediyoruz kampanya başlatacağız. Değişik çöp poşetleri vererek devam edeceğimiz bir ortam olarak gözüküyor” şeklinde konuştu.

“Yıllık 20 milyar cam şişe, alüminyum dışarıya atıyoruz”

Bakanlık olarak 3 projeleri olduğunun altını çizen Özhaseki, “Birincisi ‘Denizler halkındır’ projesi. Bundan 15 gün önce ilan ettim. Halkın denizlere ulaşmasını engelleyen ne varsa bertaraf edeceğiz. Bununla ilgili ihbar hatları kuruldu. Yıkımlar da başladı. Bunu ciddiyetle takip edeceğiz. İkincisi mapa şamandıra projesi. Türkiye’de 100 binin üzerinde yat var. Dünyanın en güzel koylarından sahibiz. Rastgele ağaçlara bağlıyorlar. Sonra da çapa atıyorlar ve kirlilikleri de çoğu zaman gösterdiğimiz yere, arıtma tesislerinin girişlerini vermiyorlar. Birçok kaptanla konuştum. Neredeyse tamamı, ‘Biz gemilerimizdeki kirlilikleri biraz açığa çıkınca denize veriyoruz’ diyorlar. Günahtır, bu koylar bir daha elimize geçmez. Eğer bunları kirletirsek şimdi nasıl ki dip çamuru için trilyonlar harcıyoruz, adeta canımız çıkıyorsa yarın bir gün o koyların hepsini zehirlemiş oluruz. Bunlarla ilgili de çok ciddi önlemler başlıyor. Üçüncü projemiz depozite sistem. 1 litre ile 3 litrelik günlük kullandığımız şişe sayısı yıllık 20 milyar. Yıllık 20 milyar cam şişe, alüminyum dışarıya atıyoruz. Tabiatta yüzyıllarca kalıyor, erimiyor. Depozito sistemini kuruyoruz. Onun bedeli olacak. Önce biraz alıştıralım diye 5 bin yerde büyük, marketlerde, parklarda veyahut da insanların uğrak yerlerinde o makineleri kuracağız. Vatandaş şişe getirdiğinde bizden bedel alacak. Ama bir müddet sonra üzerinde o şişenin veyahut da o ambalajın rakamını ödeyecek, ama tekrar geldiğinde telefonla barkodu okuduktan sonra o parayı alabilecek. Verdiği parayı alacak, bu sisteme de geçtiğimizde tahmin ediyorum ki o yirmi milyar şişenin büyük bölümü de geri dönmüş olacak” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından çevre ödülleri takdim edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-2026da-avrupa-birligi-ulkelerine-sattiginiz-mali-nasil-urettiginizi-ispat-etmek-durumundasiniz/feed/ 0
CHP Hatay Milletvekili Güzelmansur: “Deprem, Depremzede İllerin Sorunları AKP’nin Umurunda Değil” https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-guzelmansur-deprem-depremzede-illerin-sorunlari-akpnin-umurunda-degil/ https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-guzelmansur-deprem-depremzede-illerin-sorunlari-akpnin-umurunda-degil/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:21:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36024

(ANKARA)- TBMM Genel Kurulu’nda, Saadet Partisi’nin ‘Deprem bölgesindeki rezerv alan sorununun araştırılması”na ilişkin grup önerisi reddedildi. CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, “Depremzedeler iktidarın umurunda olmadığı için AKP’nin boş sıralarına sesleniyorum. On parmağı geçmeyecek bir sayı var burada çünkü deprem AKP’nin umurunda değil, depremzde illerin sorunları AKP milletvekillerinin hiç umurunda değil. Dünyada vatandaşını ters köşe yapan, depremzede vatandaşını milyonlarca lira zarara uğratan başka bir iktidar yoktur” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda, Saadet Partisi’nin “Deprem bölgesi başta olmak üzere rezerv yapı alanı ilan edilen yerlerde vatandaşlarımızın karşılaştıkları sorunlar”la ilgili araştırma önergesinin gündemin önüne çekilerek bugün görüşülmesine ilişkin verdiği grup önerisi reddedildi.

“Bu ülke bu kadar zengin değil”

Öneri üzerine söz alan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, şunları söyledi:

“Deprem bölgesinde yaşayan insanlarımızın sorunlarının çözülmesini beklerken idari felaketlerle karşı karşıyayız. Bu idari hatalardan birisi de rezerv alanıdır. İktidar mensubu arkadaşların dikkatine özellikle şunu sunmak isterim; rezerv alanı denen şey şu; deprem bölgesinde herhangi bir alan işaretlenip kamulaştırılıyor orada bulunan hak sahiplerine ev, iş yeri yapılıp teslim ediliyor. Aslında düz mantıkla bakıldığında gayet olumlu bir icraat. Ne var ki siz büyük miktarda kamu bütçesi harcayarak bir ev yapıp vatandaşa teslim ediyorsunuz, vatandaş buna sevineceği yerde endişe duyuyor. Deprem sonrası İçişleri Bakanlığı genelge yayınladı; orta ve az hasarlı ev sahipleri binanızı imar edin, belediye ruhsat verecek’ denildi. İnsanlar da kredi kullandı, borç aldı, birikimlerini sattı ve evini imar etti. Bir süre sonra dediniz ki ‘biz burayı rezerv alanı ilan ettik, çıkın’. Peki o vatandaşın mağduriyeti ne olacak? Bölgede yaşayan halk ‘bu bir asimilasyon politikasıdır’ şeklinde endişe duyuyor ama bunlara ikna edici bir cevap verilmiyor. Yani siz iş yapıyorsunuz, para harcıyorsunuz vatandaş razı değil ama bu anlaşılmıyor. Rant geliri yüksek yerlerde belki bir camı kırılmamış evlere ‘biz buraları yıkacağız’ diyorsunuz. Bu ülke bu kadar zengin değil. Her gün yeni yeni rezerv alanları ilan ediliyor. Yarın oturduğum evin rezerv alanı ilan edip edilmeyeceğini bilmiyorum.”

“Vatandaşların güvenli konutlara erişim hakkını da ihlal ediliyor”

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise şöyle konuştu:

“Deprem sonrasında afet yönetiminde hızlı hareket edilmesi elbette ki büyük önem taşımaktadır. Ancak bu hız, bazen gerekli değerlendirmeler yapılmadan kararlar alınmasına ve vatandaşlarımızın da mağdur olmasına sebep olabilmektedir. Rezerv yapı alanlarının belirlenmesinde yapılan hatalar var. Bu alanların seçimi yeterli bilimsel incelemeler yapılmadan gerçekleşiyor. Bazı rezerv yapı alanlarının deprem riski yüksek bölgelerde veya zemin yapısı inşaata uygun olmayan yerlerde seçilmiş olması vatandaşlarımızın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Daha açık söyleyeyim; deprem sonrasında önce binayı sonra zemin etüdü yaptığını yerler bile oldu. Bu durum sadece yeni felaketlerin kapısını aralamakla kalmayıp aynı zamanda vatandaşların güvenli konutlara erişim hakkını da ihlal etmektedir.”

“Hatay’ın tüm mahalleleri rezerv alan ilan edilmiş durumda”

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise, “Depremde ağır yıkım yaşamış bir halkın en temel yaşamsal ihtiyacı söz konusu. Bugün neredeyse Hatay’ın tüm mahallelerinde yaşam alanları rezerv alan ilan edilmiş durumda. Halktan nerede, nasıl yaşayacağı söylenmeksizin adeta bir sürgün politikasıyla evlerini, mahallelerini boşaltmaları isteniyor. Depremin yaraları henüz sarılmamışken devletin asli yükümlülüğü ücretsiz konut sağlamak olması gerekirken bir kez daha siyasi iktidarın depremi, yıkımı yeni mağduriyetlerle bir rant ve fırsat kapısı olarak gördüğüne tanıklık ediyoruz. Rezerv alan ilanıyla halka ait evlere, tarlalara, iş yerlerine el konuluyor. Devlet sermaye iş birliğiyle halkın yaşam alanına, kültürüne, diline çökülüyor” dedi.

“Vatandaş, ekmeğinden kısarak, borç alarak bu güçlendirmeyi yaptı”

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur ise şu ifadeleri kullandı:

“Depremzedeler iktidarın umurunda olmadığı için AKP’nin boş sıralarına sesleniyorum. On parmağı geçmeyecek bir sayı var burada çünkü deprem AKP’nin umurunda değil, depremzede illerin sorunları AKP milletvekillerinin hiç umurunda değil. Dünyada vatandaşını ters köşe yapan, depremzede vatandaşını milyonlarca lira zarara uğratan başka bir iktidar yoktur. Depremzede insanı canından bezdirdiler. Hatay’da her gün, her mahallede miting yapılıyor. Vatandaşın istemediği bir alanı ‘biz rezerv alanı ilan etmeyeceğiz’ dediniz ama hala bu konuda ısrarcısınız. 5 Nisan’a kadar ‘güçlendirme ruhsatı alın’ dediler. Vatandaş buna uydu, ruhsatını aldı, milyonlarca para harcayıp ekmeğinden, giyiminden, kuşamından borç alarak bu güçlendirmeyi yaptı. Bir sabah uyanıyor, diyorlar ki ‘ben bu binayı yıkacağım’. ‘Biz evleri yapmaya başlayacağız, vatandaşı dinlemiyoruz’ diyorsunuz.”

“Belediye senin, bakanlık senin, iftira da senin”

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Demir’in “Hatay’da Aksaray Mahallesini, Emek Mahallesi’ni siz benden çok daha iyi biliyorsunuz. Eğer siz o gün bizim Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın uygulamak istediği kentsel dönüşüme müsaade etseydiniz, insanların duygularını provoke etmemiş olsaydınız orada binlerce insan ölmemiş olacaktı. Bakın bu somut bir örnek” sözlerine muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “6 Şubat’ta 650 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Üzerinden 16 ay geçmiş. Hatay’da 260 bin bağımsız bölüm yapılması gerekiyor, şu ana kadar teslim edilmiş bağımsız bölüm sayısı 10 bin 400. İnsan biraz özeleştiri yapmaz mı? İnsan biraz utanmaz mı? ‘Bir yıl içinde tamamını teslim edeceğim’ dedikten sonra, 16 ay geçti sonra yüzde 4’ünü teslim edebilmiş, yüzde 95’inde insanlar konteynerlerde yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. Günaydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu iftiralar nereye kadar sürecek? Biz kentsel dönüşüme karşı çıkmışız da yapamamışlar. Belirtilen Emek Mahallesi, Aksaray Mahallesi Antakya sınırları içinde. Antakya AKP’li belediye. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başında da AKP’li bir bakan var. Hepimiz biliyoruz ki bakanlık resen yetki kullanarak kentsel dönüşümde her şeyi yapıyor. Belediye senin, bakanlık senin, iftira da senin.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-guzelmansur-deprem-depremzede-illerin-sorunlari-akpnin-umurunda-degil/feed/ 0 Sevda Erdan Kılıç’tan ‘Konak Bilsem’ Açıklaması: “Bir Okulun Sadece Üçüncü Katına Hapsetmek AKP’nin Bilim ve Sanat Düşmanlığının Yansımasıdır” https://www.haber60.com.tr/sevda-erdan-kilictan-konak-bilsem-aciklamasi-bir-okulun-sadece-ucuncu-katina-hapsetmek-akpnin-bilim-ve-sanat-dusmanliginin-yansimasidir/ https://www.haber60.com.tr/sevda-erdan-kilictan-konak-bilsem-aciklamasi-bir-okulun-sadece-ucuncu-katina-hapsetmek-akpnin-bilim-ve-sanat-dusmanliginin-yansimasidir/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36015

(ANKARA) – CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, İzmir Valiliği’nin deprem gerekçesiyle yıkım kararı aldığı Konak BİLSEM binasını TBMM gündemine taşıdı. Kılıç, “Sınavla seçilmiş, yüzde 2’lik başarı diliminde olan üstün yetenekli çocukları geleceğe hazırlayan tek kamu eğitim kurumu BİLSEM’dir. Bizim bu kurumu sarıp sarmalamamız lazımken onu başka bir okulun sadece 3’üncü katına hapsederek eğitim ve öğretimini sürdürmesini sağlamaya çalışmak AKP’nin bilim ve sanat düşmanlığının yansımasıdır” diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, İzmir Valiliği’nin deprem gerekçesiyle yıkım kararı aldığı Konak Bilsem binasını Meclis gündemine taşıdı. 780 öğrencisi ve 35 bilim ve sanat atölyesi ile laboratuvarları, matematik müzesi ve geniş kütüphanesi bulunan Merkezin akıbetini soran Kılıç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi.

Kılıç, konuya ilişkin şunları kaydetti:

“İzmir depreminden sonra hasar gören BİLSEM’in Konak Kampüsü depremin üzerinden yıllar geçtikten sonra yıkım kararıyla karşı karşıya kaldı. Ancak kampüs yıkıldıktan sonra tekrar yapılacak mı, nerede yapılacak ve ne zaman yapılacak soruları kurumun paydaşları tarafından merakla bekleniyor. Bir başka cevap arayan soru ise; madem İzmir depreminden sonra bu binalar hasar aldı, neden yıllarca eğitim öğretime devam edildi? Neden yüzlerce öğrenci ile öğretmenlerin ve görevli personellerin hayatı tehlikeye atıldı? Burada büyük bir tedbirsizlik, plansızlık ve ciddiyetsizlik olduğu ortada. Sınavla seçilmiş, yüzde 2’lik başarı diliminde olan üstün yetenekli çocukları geleceğe hazırlayan tek kamu eğitim kurumu BİLSEM’dir. Bizim bu kurumu sarıp sarmalamamız lazımken onu başka bir okulun sadece 3’üncü katına hapsederek eğitim ve öğretimini sürdürmesini sağlamaya çalışmak AKP’nin bilim ve sanat düşmanlığının yansımasıdır. Burada önemli olan nokta, BİLSEM’in sadece fiziksel bir yer olmaktan öte, bilimsel keşiflerin, sanatsal yeniliklerin yeşereceği bir ortam olmasıdır. Bu öğrenciler; uluslararası arenalarda başarılar elde ediyor, bilimsel makaleler yayımlıyorlar. Ancak, şimdi karşılarına çıkan bu engeller geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin potansiyelini köreltebilir. Bu eğitim kurumunun özgün projeler üretebilmesi için uygun bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. 780 öğrencisi, 35 bilim ve sanat atölyesi ile tam teşekküllü fizik, kimya, biyoloji ve fen bilgisi laboratuvarları, ayrıca Avrupa’nın en büyük matematik müzesi ve geniş kütüphanesi bulunan kurumun bir okul binasının üçüncü katındaki 8 derslik ve 3 malzeme odasına sığması mümkün değildir. Acilen bakanlığın konuyla ilgili tedbir alması gerekmektedir.”

Kılıç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e BİLSEM Kampüsü ile ilgili şu soruları yöneltti:

“Yıkılacak BİLSEM binasının yerine ne yapılacak ve kurumun daimi yerleşim yeri neresi olacaktır? Yeni binanın yapımı için bir proje ve takvim belirlenmiş midir?

Geçici olarak taşınacak Necatibey Ortaokulu binasının BİLSEM’in eğitim ihtiyaçlarını karşılaması mümkün müdür? Laboratuvar, atölye ve özel eğitim gereksinimlerini karşılayacak ek düzenlemeler yapılacak mıdır?

BİLSEM’in yapısına uygun olarak projelendirilmiş bir Bilim ve Sanat Merkezi binası tahsisi için çalışmalar yapılmakta mıdır? Bu konuda hangi adımlar atılacaktır? Eğitim kalitesinin devamlılığını sağlamak ve öğrenci velilerinin memnuniyetini korumak için ne tür önlemler alınacaktır? Öğrenci kayıtlarının başka kurumlara kayması durumunda doğacak olası kayıplar nasıl telafi edilecektir?

Konak Şehit Ömer Halisdemir Bilim ve Sanat Merkezi kampüsünün yıkım kararı ne zaman alınmıştır? Depremde hasar gören bu binaların yıkılması gerekiyorsa neden şimdiye kadar beklenmiştir? Depreme dayanıksız bu binalarda yıllarca eğitim ve öğretime devam edilmesi hakkında bakanlığınızın görüşleri nelerdir? Öğrenciler, öğretmenler ve okul yönetimi ile personellerinin hayatlarının tehlikeye atıldığını düşünüyor musunuz? Bu binalarda depremden sonra eğitim ve öğretime devam edilmesi kararı hangi kurum ve kimler tarafından alınmıştır? Bu durum cinayete davetiye çıkarmaktır. Bu kurumdaki sorumlular hakkında bir soruşturma veya disiplin işlemi uygulanmış mıdır?”

]]> https://www.haber60.com.tr/sevda-erdan-kilictan-konak-bilsem-aciklamasi-bir-okulun-sadece-ucuncu-katina-hapsetmek-akpnin-bilim-ve-sanat-dusmanliginin-yansimasidir/feed/ 0 Hasan Alpargün Apartmanı davasında üçüncü duruşma yarın görülecek https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-ucuncu-durusma-yarin-gorulecek/ https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-ucuncu-durusma-yarin-gorulecek/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:06:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36009 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 96 kişinin yaşamını yitirdiği Hasan Alpargün Apartmanı’nın üçüncü duruşması yarın görülecek. Alpargün Apartmanı’nda kayınbabası ve kayınvalidesini kaybeden Hasan Ölçer, “96 canımızı yitirdiğimiz bu davanın emsal niteliğinde olmasını ve sorumluların en ağır cezayı almasını istiyoruz” derken; ağabeyi, yengesi ve ikiz yeğenlerini kaybeden avukat Beşir Ekinci “Bilirkişi raporuyla sanığın ‘zemin kötü o yüzden bina yıkıldı’ savunması yerle bir olmuştur. Yarın gerçekleşecek olan duruşmada mahkemenin kararının ve savcılık mütalaasının olası kastla işlendiğine ilişkin bir karar verilmesi ve cezanın en üst hadden tayinini isteyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’nın Çukurova ilçesinde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’nda 96 kişi yaşamını yitirmişti. Davanın üçüncü duruşması yarın Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

“Sorumluların en ağır cezayı almasını istiyoruz”

Hasan Alpargün Apartmanı’nda kayınbabası Zafer Yürk ve kayınvalidesi Hülya Yürk’ü kaybeden Hasan Ölçer ile ağabeyi Ekrem Ekinci, yengesi Gül Ekinci ile ikiz yeğenleri Başak ve Irmak Ekinci’yi kaybeden avukat Beşir Ekinci, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Hasan Ölçer “Konya Teknik Üniversitesi’nden beklediğimiz bilirkişi raporu geldi. Hasan Alpargün ve belediyedeki kamu görevlileri asli kusurlu çıktı. 96 canımızı yitirdiğimiz bu davanın emsal niteliğinde olmasını ve sorumluların en ağır cezayı almasını istiyoruz” diye konuştu.

“Bilirkişi raporuyla sanığın ‘zemin kötü o yüzden bina yıkıldı’ savunması yerle bir olmuştur”

Avukat Ekinci, Hasan Alpargün Apartmanı’nın 6 Şubat’taki depremlerde saniyeler içerisinde enkaz haline geldiğini kaydetti. Ekinci, apartmanın hem müteahhidi hem fenni mesulü hem de teknik yapı sorumlusu Hasan Alpargün’ün depremden sonra KKTC’ye kaçtığını ve tekrar yakalandığını hatırlattı.

Ekinci, şunları anlattı:

“Dava dosyası açısından; ilk olarak soruşturma Hasan Alpargün ‘olası kastla adam öldürme suçu’ndan başlamakla beraber yazılan iddianame sonucunda işbu olası kastın ‘bilinçli taksirle’ yargılanmasını istediğini gördük savcının. İlk duruşmada mahkeme heyeti biz avukatların ısrarlı ve hukuki gerekçeleri ile birlikte Hasan Alpargün’ün ‘olası kastla adam öldürme suçu’ndan da ek savunmasını aldı. Akabinde mahkeme heyeti bilirkişi incelemesi için dosyayı İstanbul Teknik Üniversitesi’ne (İTÜ) gönderdi. İTÜ’den gelen raporda değerleri çok yüksek çıkardığı için yeni itirazlarımız sonucunda son ve kati rapor olmak üzere dosya Konya teknik Üniversitesi’ne gönderildi.”

“Konya Teknik Üniversitesi, sanık Hasan Alpargün’ün ‘zemin kötü o yüzden bina yıkıldı’ savunmasını yerle bir edecek şekilde bilirkişi raporu hazırlamıştır” diyen avukat Ekinci, bilirkişi raporundaki şu ifadelere dikkati çekti:

“Deprem sırasındaki göçmenin ana nedeninin taşıyıcı sistem tasarımın, imalatının vs. denetiminin davranışa yeterli cevabı verebilecek şekilde yapılmamış olmasıdır. Yapının mimari ve betonarme projesindeki uyumsuzlukların ve yerindeki imalatta projeye göre farklı detayların (kolon ebatları ve konumu vs.) olması; dişli döşemede ana kirişlerin kolonlar tarafından tutulmaması; eleman detaylarında (özellikle sargılama detayı, kolon boyuna donatı oranı, sıklaştırma detayları vs.) deprem yönetmeliğinde belirtilen önemli hususlara uyulmaması; donatı ve betonun yeterli mekanik özelliklere sahip olmaması; taşıyıcı sistemde her iki yönde rijitliklerin dengeli olmaması tespit edilmiştir.”

“Olası kast” ile yargılansın

Ekinci “Bilirkişi raporuyla hem sanığın hem de belediye yapı kontrol biriminin asli kusurlu, belediye proje kontrol biriminin ise tali/asli kusurlu olduğuna kanaat getirmiştir. Yarın gerçekleşecek olan duruşmada mahkemenin kararının ve savcılık mütalaasının olası kastla işlendiğine ilişkin bir karar verilmesi ve cezanın en üst hadden tayinini isteyeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-ucuncu-durusma-yarin-gorulecek/feed/ 0
Barajların çatladığına ilişkin paylaşımlar yapılmıştı: Fenomen Oğuzhan Uğur’a 4 yıl 6 aya kadar hapis talebi https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/ https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/#respond Fri, 14 Jun 2024 08:27:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35260 Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un sahibi olduğu sosyal medya hesabından, 6 Şubat 2023’de gerçekleşen 2 büyük deprem sonrası barajların çatladığı yönünde paylaşımlarda bulunulmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Uğur’un ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un, sahibi olduğu ‘BaBala TV’ isimli hesabından 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük depremin ertesi günü Kahramanmaraş Kumçatı köyünde barajın patladığı ve Hatay Antakya Yarseli Barajı’nın çatladığı yönünde paylaşımlarda bulunulmuş, paylaşımların deprem bölgesindeki vatandaşlar arasında korku ile paniğe sebep olarak arama kurtarma çalışmalarında aksamalara neden olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 8 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla; Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

İddialar nedeniyle deprem bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin aksadığı paylaşımları yapıldı

Hazırlanan iddianamede, 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük deprem sonrasında ‘BaBaLa TV’ adlı sosyal medya hesabından 7 Şubat günü ‘Acil – Kahramanmaraş Türkoğlu Nurdağı’nda Kumçatı köyünde baraj patlamış ve su basıyormuş, sadece yetkililer için iletişim’ ve ‘Hatay Antakya Yarseli barajı çatlamış Allah aşkına buraya ekip yollansın çok yağmur yağıyor’ şeklinde paylaşımların yapıldığı, paylaşımlar sonrası konuyla ilgili medyada böyle bir durumun yaşanmadığına ilişkin haberlerin yapıldığı ve söz konusu iddialar nedeniyle deprem bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin aksadığına ve halk arasında korku ile paniğe yol açtığına ilişkin paylaşımların yapıldığı anlatıldı.

”Bir infiale sebep olma amacına sahip olmadık”

Şüpheli Oğuzhan Uğur’un ifadesine yer verilen iddianamede, şüpheli Uğur’un söz konusu hesaptan paylaşımları kendi ekibinin yaptığını belirttiği ve ”Deprem sonrası BaBaLa TV’de çalışan ekibimizin yanına gönüllü kişiler geldiler. Gönüllü kişilere çalışmaları için yer sağladık. Tweet atma bölümünün koordinasyonunda belirli bir kişi yoktu. Biz ekiple çalışmadan önce teyidi alınmayan hiçbir paylaşımı Twitter’dan paylaşmamaları konusunda uyardık. Telefon görüşmesi yapma yetkisine sahip 30-35 kişilik ekip, almış oldukları haberleri tweet atmakla yetkili olan yaklaşık 15 kişilik ekibimize aktarıyorlardı. Paylaşımların ardından böyle bir infial bilgisi bize geldikten sonra yaptığımız kontrollerden sonra yapılan paylaşımların ses kaydı ve teyidine ulaşıldı. Bu şahıs, telefon konuşma ekibinde bulunan şüpheli Ercan Özdemir’dir. Özdemir, Kültür Bakanlığı’nda çalıştığını söyleyen bir kadınla görüşüyor, kadının Bakanlıkta çalıştığına ilişkin bilgiler edinilmiş, bu teyitten sonra Yarseli Barajı’na ilişkin tweet atılmış. Hatırladığım kadarıyla tweeti atan şüpheli Özdemir’dir. Nurdağı’na ilişkin tweeti kim attı bilmiyorum. Atılan tweetler 7 Şubat tarihinde olmasına rağmen halkın galeyana getirilmesi ve kaçış görüntülerinin 11 Şubat tarihine ait olması bizim bir infiale sebep olma amacına sahip olmadığımızın göstergesidir. Hesaptan yapılan 3 paylaşımı ben yapmadım. Günlerce uykusuz kalan ve yardım etme amacı taşıyan ekip var. Bölge için milyonlarca lira para toplanmasına destek olduk. Tek amacımız depremde mağdur olan bölge halkına yardım etmek” dediği kaydedildi.

”Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir”

Şüphelilerden Ercan Özdemir’in ifadesinde ise, ”Ben bayanla telefonda görüştükten sonra bana ilettiği bilgileri teyit ekibine ilettim. Bundan sonraki aşamada teyit ekibi ve tweet atan ekibin ne yaptığını bilmiyorum ancak ben kesinlikle tweet atmadım. Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir çünkü benim tweet atma yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerine yer verildi.

Kamu barışını bozmaya elverişli şekilde paylaşımlar yapıldığı belirtildi

Hazırlanan iddianamede, BaBaLa TV adlı sosyal medya hesabından kamu barışını bozmaya elverişli şekilde, gerçeğe aykırı olarak paylaşımların yapıldığı, sosyal medya hesabının kullanıcısının Oğuzhan Uğur olduğu, şüpheli Uğur’un ifadesinden bir süre sonra avukatı aracılığıyla sunduğu dilekçesinde tweetlerin şüpheli Kaan Kayacan tarafından paylaşıldığını belirttiği, şüpheli Kayacan’ın ise bu hususu hatırlamadığını söylediği kaydedildi.

4’er yıl 6’şar aya kadar hapis talebi

İddianamede şüpheliler Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir’in ayrı ayrı ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
İstanbul Sanayi Odası Yeşil Dönüşüm Ödülleri Sahiplerini Buldu https://www.haber60.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-yesil-donusum-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-yesil-donusum-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Wed, 12 Jun 2024 22:00:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35217 İSTANBUL Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri sahiplerini buldu. Ödül töreninde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, olası İstanbul depremini hatırlatarak “İstanbul’da birisi belediye başkanıysa ve görevi bitip giderken geriye dönüp baktığında vicdanen huzur içerisinde gidecekse, İstanbul’u depreme hazırlamak gibi birinci derecede çok önemli bir görevi var. Uyarın arkadaşları, söyleyin arkadaşlara, rica edin arkadaşlardan” dedi.

İSO’nun, üretim süreçlerinin her alanında sürdürebilirliği odağına alan sanayi firmalarının ürün ve uygulamalarını ödüllendirmek amacıyla düzenlediği ‘Yeşil Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu. ‘Çevre Dostu Uygulama’, ‘Çevre Dostu Ürün’, Enerji Verimliliği Projesi’, ‘Enerji Verimli Ürün’, ‘Sürdürülebilirlik Yönetimi’ ve ‘Sürdürebilirlik Alanında İşbirliği’ kategorilerinde ödüllerin dağıtıldığı ödül törenine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Valisi Davut Gül, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Törende konuşan Bakan Özhaseki, bakanlık olarak iş yüklerinin fazla olduğunu belirterek, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği. Her birisi zaten başlı başına gayya kuyusu gibi derin işler. Avrupa Birliği’nde her birisi, ayrı bir bakanlıkla temsil ediliyor. Bizim bu dönemde bir de üzerimize vazife olarak aldığımız, bundan 16 ay önce meydana gelen 2 depremin ortaya çıkarmış olduğu hasarların giderilmesi konusu var. Bir başka konu da korktuğumuz ama olmasın diye dua ettiğimiz, fakat bir an önce hazırlık yapıp, başta İstanbul’umuz olmak üzere depreme dirençli şehirlerin oluşturulması gibi bir yük daha var” dedi.

“DÜNYANIN EN BÜYÜK ŞANTİYESİ”

6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin Türkiye’de yaşanılan en büyük felaketlerden olduğunu ifade eden Özhaseki, “6 Şubat’ta, hepimizin bildiği gibi 9 saat arayla çok şiddetli 2 depremle sarsıldık. Birisi gece yarısı, birisi öğlen gibi. Bundan tam 18 ilimiz etkilendi. 850 bin bağımsız birim ya yıkıldı ya yıkılmayı bekliyor. 14 milyon insanımız zarar gördü. Belki de bizim Anadolu medeniyetimizde, bin yıllık bu güzel medeniyetimizde karşımıza gelebilecek en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük felaketle karşılaşmadık. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde hesaplanıyor. Manevi hasarı ölçecek alet zaten icat olmadı. O bölgeye gittiğimizde, evlerini teslim ettiğimiz bir takım vatandaşlarımızın yanına oturup sohbet ettiğimizde, ev sahibesi her kimse o gün anlattıklarında ya eşlerini kaybetmişler ya evlatlarını kaybetmişler. Konuşmaya başladığında, o ağlıyor biz ağlıyoruz. Öyle bir acı. Hala da dinmiyor. Devlet olarak bize düşen tespitler yapmak sonra da bu yaraları sarmak. Bu tespitlerden sonra hak sahipliği olarak AFAD’ımız zaten çalışıyor. Şu an deprem bölgesinde tam bin 240 şantiyemiz var. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz. Dünyanın en büyük şantiyesi burası desem yeridir. 76 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik. Önümüzdeki aydan itibaren 15 bin, 20 bin konutu vermeye çalışacağız. Sene sonunda bu verdiğimiz sayı 200 bini bulacak. Zaten 450 bin, 500 bin civarında yaptığımızda da en azından bir kişiye bir ev verecek duruma geleceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE BİR DEPREM ÜLKESİ”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Acı bir gerçeklik ama söylemekten şimdiye kadar imtina ettiğimiz, söylemediğimiz, acaba turizme balta mı vurur, acaba şöyle bir sıkıntı mı olur vesaire diyerek korkarak, dilimizle ağzımız arasında kaybolan cümleler kurduğumuz şeyi açık açık söyleyelim. Bunu tedbir almak için söylüyorum, birilerini korkutmak için değil. Türkiye bir deprem ülkesi. Bilim adamları diyorlar ki; Himalaya’lardan başlayarak Alp’lere doğru uzanan çizgi üzerinde 5 riskli ülke var. Birisi Türkiye. Son yüzyılda gerek denizlerimizde gerekse karamızda meydana gelen 6 ve üzerindeki şiddette yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Sırf karamızda ana karamızda meydana gelen deprem sayısı da 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Hasar, milyarlarca dolar. Bu gerçekliği bilerek hareket etmek gibi zorunluluğumuz var bizim. Biz de millet olarak biraz unutkanız. Deprem olunca hep beraber dizimize vuruyoruz, yardımlara koşuyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. İnançlı insanlarız, Allah’a havale ediyoruz, dua ediyoruz, gayret ediyoruz. Sonra dönüp yine yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL’U DEPREME HAZIRLAMAK BELEDİYE BAŞKANININ BİRİNCİ DERECEDE GÖREVİ”

Bakan Mehmet Özhaseki, olası İstanbul depreminin de kapıda olduğunu belirterek, “Arkadaşlar lütfen, ne olur aklımızı kullanalım. Mesela burada oturan herkes evini bir kere ölçtürsün. Ne olur ya! Çevresine etki etsin. Mesela sizler etkili insanlarsınız. Yeni belediye başkanlarımızı seçildi, hayırlı olsun. Hiçbirisini ayırmadan söylüyorum. ‘Merhaba’ dediğimiz insanlar var. Bu işlerde yapılabilecek tek şey, böyle deprem ülkesi diye tarif ettiğimiz yerlerde yapılabilecek tek şey, kadim bir şehirseniz kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşümün 3 tane de ayağı vardır. Birisi bakanlık.. Ben daha önce de bulundum bu makamda, 20 küsur sene belediye başkanlığı var. 30 yılım bu işlerin içerisinde geçti. Açık duyuruda bulunuyorum. A’dan Z’ye hangi parti varsa var. Lütfen ne olur, mahallelerini bir gözden geçirsinler, çöküntü alanlarını bir tespit etsinler. Sonra gitsinler vatandaşlarla görüşsünler. İkna etsinler. Çünkü ikinci ayağı, bakanlığın neticesinde arkasından belediyeler geliyorlar. Tabii 3’üncü ayağında da vatandaşlar var. Sonra gelsinler, kapı sonuna kadar açık. Elimde ne imkan varsa paylaşmaya hazırım. Çünkü korkulan deprem kapıda gibi görünüyor. Sizler lütfen tanıdığınız belediye başkanlarını sıkıştırın. İstanbul’da birisi belediye başkanıysa ve görevi bitip giderken geriye dönüp baktığında vicdanen huzur içerisinde gidecekse, İstanbul’u depreme hazırlamak gibi birinci derecede çok önemli bir görevi var. Uyarın arkadaşları, söyleyen arkadaşlara, rica edin arkadaşlardan. Hatırınızı da kullanın. İnsan insandan çok etkileniyor, sözlerden çok etkileniyor. Kapımızda bekleyen böyle bir tehlikenin de uyarılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İsraf konusunu da değinen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki şunları söyledi:

Sanayi devrimiyle birlikte çok üretmeye başladık. Çok üretince çok tüketiyoruz. Çok tüketince çok hoyratça kirletiyoruz. İşin özeti bu. Eskiden belki çevrecilik yapmak çok kolaydı. Kapımızın önünü süpürüyorduk, zaten az olanla yetiniyorduk. Sofrada en ufak ekmek parçalarını yiyorduk. Dışarı bir şey atmıyorduk. Birleşmiş Milletlerin değişik kanallarından verilen gıda ile ilgili dışarı atılan rakamlar veriliyor, insanı korkutuyor. Neredeyse 3’te 1’ini israf ediyoruz. Dehşet bir şey var burada yani. Burada da biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Aslında dünyayı kirleten ülkeler sıralamasına baktığımız zaman Türkiye’nin tarihsel bir sorumluluğu yok. Herkes vicdanen rahat olsun. Hindistan, Çin, Rusya, ABD, AB ülkeleri yüzde 80’i geçiyor bir kere. Biz buna rağmen üzerimize düşeni yapmak adına, inanarak, severek, gönüllü olarak çevrecilik yapıyoruz.

]]> https://www.haber60.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-yesil-donusum-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0 Türkiye’de Deprem Erken Uyarı Sistemi İçin Akademik Danışma Bilim Kurulu Oluşturuldu https://www.haber60.com.tr/turkiyede-deprem-erken-uyari-sistemi-icin-akademik-danisma-bilim-kurulu-olusturuldu/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-deprem-erken-uyari-sistemi-icin-akademik-danisma-bilim-kurulu-olusturuldu/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:15:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35196

TÜRKİYE’de, deprem erken uyarı sistemi olarak geliştirilen EDIS için 10 üniversiteden akademik danışma bilim kurulu ve istişare kurulu oluşturuldu. Yapılan ilk toplantıda, EDIS Afet ve Deprem Sistemleri A.Ş. CEO’su Ali Emre Erişen, uygulamanın merkez üssüne bağlı olarak depremi, etkilenecek bölgeye 117 saniyeye kadar önceden bildirebileceğini belirterek “EDIS, hayat kurtaran haberci” dedi.

Türkiye’de Deprem Erken Uyarı Sistemi’nin Kurulumu ve Kullanıcılara Sinyal Verilmesi Projesi kapsamında oluşturulan akademik danışma bilim kurulu ve istişare kurulu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 15.00’da toplandı. Toplantıda, Türkiye’de bulunan 10 üniversiteden deprem bilimci, afet yönetim uzmanı, sosyolog, psikolog gibi farklı alanlardan öğretim üyeleri ile iş dünyası ve STK temsilciler de yer aldı. Kurula ayrıca ABD, Japonya, İtalya, Meksika ve Tayvan’dan da bilim insanları da dahil edildi.

Dünyada sadece 5 ülke tarafından kullanıldığı aktarılan deprem erken uyarı sisteminin, Türkiye’de de EDIS’in oluşturulmasından sonra fabrikalarda, hızlı trende, AVM’lerde ve bazı bölgelerde pilot olarak kullanıldığı belirtildi.

“BELİRLİ BÖLGELERDE 186 SANİYEYE VARAN ERKEN UYARILAR ALDIK”

EDIS CEO’su Ali Emre Erişen, uygulamanın pilot bölgelerde üstün başarı gösterdiğini belirterek, “Uzun yıllardır deprem erken uyarı sistemleri üzerine çalışıyoruz. İlk 2016 yılında başlamıştık. 2019 yılında aslında bu yazılım, algoritma tamamlandı ve saha testlerine başladık. 2019- 2022 arasında saha testlerini tamamladık. 2 Haziran’dan beri aslında bu sistem aktif olarak Türkiye’nin belli bölgelerinde çalışıyordu. Fakat 2 Haziran sonrasında bunu sahada kullanmaya başladıktan sonra şunu gördük; elde ettiğimiz süreler ve erken uyarı zamanları, hem bizim için hem de insanlık için beklemediğimiz daha güzel sonuçlar doğurdu. Biz de bunu, aslında bugün buradaki amacımız bu bilim kurulunun hedefi, bu sinyal insanlık yararına da kullanabilir miyiz? Çünkü belli bölgelerde, bu sanayilerde, belli hızlı trenlerde, 186 saniye varan erken uyarı süreleri kazandık. Bu insanlık için de bizim için de güçlü bir umut doğurdu. Bununla alakalı devletle alakalı belli konularda çalışmalara başladık. Akabinde bazı alanlarda aslında biraz çekinceler oldu. Yani bu, insanlara verilmeli mi verilmemeli mi? İnsanlar buna nasıl tepki verirler? Baktık, bu işin sonucu çok fazla gelmeyecek ve dedik ki bunla alakalı ne yapalım bu işi ehline bırakalım. Aslında bu bizim gibi işte mühendislerin ya da işte depremcilerin alanından ziyade toplum bilimcilerin, afet bilimcilerin alanı. Bunu, vatandaş tarafından kullanılıp kullanılmayacağını bununla alakalı birçok üniversiteyle iş birliği yaparak bu bilim kurulu faaliyetleri çalışmalarını başlattık” dedi.

EDIS’İN DİĞER SİSTEMLERDEN FARKI NE?

EDIS’in depremi yarım saniye gibi bir sürede algılayıp sinyal göndererek dünyada bir ilki gerçekleştirdiğine vurgu yapan Erişen, “Önceden sistemler şöyle çalışıyordu; mesela mevcutta şu an Japonya’da, Meksika’da, Amerika’da olan sistem, bunlar depremi belirli bölgelerde algılayıp kendi merkez üslerine bir erken uyarı gönderiyorlar oradan alınan sinyallerle. Japonya’daki fay hatları şehir merkezine 200 ila 500 km aralıklarla belli lokasyonlarda. Bunun için eski geleneksel sistemler Türkiye’de çalışmıyor. Çünkü onların fay hattının uzaklığından dolayı, örnek veriyorum işte, 300 kilometre ilerideki bu fay hattından depremin ulaşması 80- 90 saniye. Siz 40- 45 saniyede bunu analiz ettiğiniz zaman ülkeniz için veya onu vereceğiniz erken uyarı bölgesi için, 45 saniye süre kazanmış oluyorsunuz. Fakat Türkiye’de fay hatları çok yakından, bazı yerlerde denizden geçtiği için, bu kadar süremiz yok. 40-45 saniye geçmesi demek deprem etkiledi, vurdu gitti oluyor. Bundan dolayı Türkiye’de eski geleneksel sistemler kullanılmıyordu. Şu an geliştirmiş olduğumuz sistem, hızını birkaç kat artırdığından dolayı şu an saliseler içinde, saniye bile değil, yarım saniye gibi bir sürede algılayıp istasyona verdiğimiz sinyalle şu an aslında dünyada bir ilke imza atmış olduk” ifadelerini kullandı.

“MARAŞ VE PAZARCIK GİBİ DEPREMLERDE 117 SANİYE SÜRE KAZANABİLİRDİK”

Erişen, geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız depremlerden söz ederek, “Biz, fay hattının üzerine belirli noktalarda belirli istasyonlar yerleştirdik. Bu istasyonu aldığımız sensörleri yerin belli bir derinliğine indirebildiğimiz kadar burada indiriyoruz, denizde de aynı şekilde. Bunları fay hattının tam üstüne ve derinliklere yerleştiriyoruz. Bu sayede fay hattının aslında ilk o patlama dediğimiz patlamada, bir enerji açığa çıkıyor. Biz bu enerjiyi algıladığımız o büyüklüğe göre depremin şiddetini ve yerine hesaplıyoruz. Kullanıcılarımıza aslında fiber üzerinden veya internet üzerinden iletiyoruz. Deprem yeryüzünde ortalama, Türkiye için söylüyorum; 3,5 km hızla ilerliyor. Bu, şu demek; siz deprem merkezinden 350 km uzaktaysanız, depremi düşünün, Maraş depremini, Pazarcık depremini, 411 kilometrelik bir alanda yıkıcı etkisi oldu. Bu da şu demek; baktığın zaman 117 saniye süre kazanımımız olabilirdi. Bir de patlama ile kırılma arasındaki geciken bir süre var. Dolayısıyla depremden uzaklaştıkça belli bir sürede kazanımımız oluyor. Bu şu an için planladığımız kurduğumuz bazı belli alanlarda da aslında asansörleri durduruyor, kapıları açıyor, yürüyen merdiveni, otopark kapılarını açıyor ve programladığımız sistemi devreye sokuyor” şeklinde konuştu.

“İNSAN DAVRANIŞLARINI ODAĞA ALARAK KORUNABİLECEĞİMİZİ TOPLUMA ANLATMAK GEREK”

Klinik Psikolog İnanç Sümbüloğlu, depremin psikolojik boyutunu ele alarak, “Erken uyarı sistemlerinin halk tarafından bilinmesi, dolayısıyla da afet bilinci oluşturmak ve aslında bir afet sırasında da daha sonrasında da oluşabilecek ikincil travmaların önlenmesi toplumun bu konuyla ilgili farkındalığının artması ve doğru insan davranışları planlamasını yapılabilmesi ile ilgili psikoloji bilimi devreye giriyor. Dolayısıyla da aslında bilinçlenmek, doğru planlama yapmak, duyguyu yönetmek ve aslında kayıtlarımızı azaltmak gerek hem ruhsal olarak hem de belki fiziksel olarak.” dedi.

Deprem davranış eğitiminin yetişkin düzeyine çıkarılmasının önemine değinen Sümbüloğlu, “İlkokullarda çocukların deprem bilincini arttırmak bu noktada yaşayabilecekleri duyguları yönetmek ve afet sırasında ve sonrasında bütün bu meseleleri aileleriyle öğretmenleriyle arkadaşlarıyla konuşabilecek bir alan açmak zaten Türkiye’de halihazırda olan bir şey ama bunu yetişkinlere doğru yaymak, üniversitelere doğru yaymak, şirketlere doğru yaymak, toplumun genelini bu bilinci kazandırmak amacıyla bu eğitimler daha da yaygınlaşmalı. Korkmak yerine insan davranışlarını odağa alarak aslında kendimizi merkeze alarak korunabileceğimizi doğru planlama yapabileceğimizi belki topluma anlatabilmek gerek” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/turkiyede-deprem-erken-uyari-sistemi-icin-akademik-danisma-bilim-kurulu-olusturuldu/feed/ 0 “AFAD deprem yardımlarını 1 yıldır ulaştırmadı” iddiası! 2 çalışanın görev yeri değiştirildi https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-yardimlarini-1-yildir-ulastirmadi-iddiasi-2-calisanin-gorev-yeri-degistirildi/ https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-yardimlarini-1-yildir-ulastirmadi-iddiasi-2-calisanin-gorev-yeri-degistirildi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:45:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35036 Kahramanmaraş merkezli olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından bölgeye gönderilmek üzere Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) teslim edilen yardımların 1 yıldır ulaştırılamadığı yönündeki haberlerle ilgili 2 AFAD çalışanının görev yerinin değiştirildiği öne sürüldü.

“KARAR, DEMOKRATİK DEĞERLERE AÇIK BİR SALDIRI”

İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nde çalışan iki kişinin sürgün edildiğini öne süren Samsun Yapı Yol-Sen Şube Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Gülbin Beydilli, “Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü sudan sebeplerle sendika yöneticilerimiz hakkında soruşturma açmış ve soruşturma sonucunda sendika yöneticilerimize ceza verilmiştir” dedi. Beydilli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nde arama kurtarma teknisyeni olarak çalışmakta olan İşyeri Temsilcimiz Hamdi Akgün ve Genel Örgütlenme Sekreterimiz Erbil Karakoç, AFAD Başkanlığı’nın 21.05.2024 tarih 940786 sayılı yazısı ile Şırnak iline sürgün edilmiştir. Bu sürgün kararı, hukuka aykırı olup, sendikal haklara ve demokratik değerlere yapılan açık bir saldırıdır. Peki mücadele arkadaşlarımız niçin sürgün edilmiştir? 2023 yılının 6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremler gerçekleşmiş, yıllardır rantı insan hayatına tercih eden yıkım politikalarının bir sonucu olarak bir doğa olayı olan deprem afete dönüşmüş ve sonuç olarak on binlerce insanımızı da kaybettiğimiz çok acı bir tablo ile karşı karşıya kalınmıştır.

“AFAD SÜREÇLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPMALIYDI”

Doğuş Holding’in deprem bölgesine ulaştırılması için AFAD’a teslim ettiği yardım kolilerinin ivedilikle deprem bölgesine gönderilmesi gerekirken, gönderilmeyerek İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nün Yeşilköy’de bulunan yerleşkesinde tutulduğuna ilişkin haber 16 Şubat 2024 tarihinde ulusal basında yer almıştı. İlgili haberde yardım kolilerin istiflendiğine ilişkin video ve görseller mevcuttu. Normal şartlarda böyle bir haberin basına yansımasından sonra yapılması gereken, AFAD Başkanlığı’nın ve İstanbul İl Müdürlüğü’nün somut kanıtlarla basında yer bulan bu habere ilişkin olarak iddiaları araştırması ve kamuoyunu da bilgilendirerek süreci takip etmesi olmalıydı. Ancak ne yazıktır ki süreç bu şekilde işletilmedi.

“İDARİ VE ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI MI?”

Haberin yapılmasının ardından AFAD Başkanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü yardım kolilerinin deprem bölgesine ulaştırılmamasına ilişkin gerekli hukuki araştırmaları yapacağına, yardım kolileri skandalının basına yansımasının sorumlusu olduğunu düşündükleri sendika yöneticilerimize baskı uygulamaya başlamıştır.

Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü sudan sebeplerle sendika yöneticilerimiz hakkında soruşturma açmış ve soruşturma sonucunda sendika yöneticilerimize ceza verilmiştir. AFAD Başkanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü vermiş olduğu bu ceza ile de yetinmemiş, sonrasında trafik kazalarındaki artışları bahane göstererek, sendika yöneticilerimizi Şırnak iline sürgün etmiştir.

Sendika yöneticilerimizin Şırnak iline sürgün edilmesinin tek gerçek sebebi, idarenin basında çıkan haberden sendika yöneticilerimizi sorumlu tutmalarıdır. Bu sürgün akla, mantığa aykırıdır.

Deprem bölgesine gönderilmeyen yardım malzemeleri ile ilgili; AFAD Başkanlığı tarafından, ilgili Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü hakkında etkin idari ve adli soruşturma açılmış mıdır? MYK üyemiz Erbil Karakoç ve İstanbul İş Yeri Temsilcimiz Hamdi Akgün’ün sürgün kararı iptal edilmelidir. Sendikamız Yapı Yol Sen ve Konfederasyonumuz KESK sürecin takipçisi olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-yardimlarini-1-yildir-ulastirmadi-iddiasi-2-calisanin-gorev-yeri-degistirildi/feed/ 0
Yalova’da AFAD tarafından deprem tatbikatı gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/yalovada-afad-tarafindan-deprem-tatbikati-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/yalovada-afad-tarafindan-deprem-tatbikati-gerceklestirildi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:51:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34975

TÜRKİYE Afet Müdahale Planı kapsamında, tatbikat gereği merkez üssü Bursa olan 6.7 büyüklüğündeki depremden etkilenen 5 il arasında yer alan Yalova’daki tatbikat, gerçeğini aratmadı. Vali Hülya Kaya, kentte ilk kez bu kadar kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildiğini söyleyerek, “Temel hedefimiz, burada yapmış olduğumuz planın ne kadar uygulanabilir olduğunu sahada görmek istiyoruz. Çünkü depremi yaşadıktan sonra hataları görmek insan hayatına mal oluyor” dedi.

Yalova’da, Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında, AFAD Başkanlığı tarafından 24 saat süre ile gerçek zamanlı ve saha uzantılı olmak üzere, ‘Bursa Bölge Tatbikatı’ gerçekleştirildi. Bu kapsamda senaryo gereği merkez üssü Gemlik olan, 6.7 büyüklüğündeki depremde, Türkiye Afet Müdahale Planı gereğince, şehirde bulunan ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile tatbikat yapıldı. Sabah saat 09.30’da siren sesiyle başlayan tatbikat ile Vali Hülya Kaya ve ilgili tüm kurumların müdürleri, 112 Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’ne gelerek toplantı yaptı. Vali Kaya, burada müdürlerden aldığı bilgiler doğrultusunda planlama yaparak tatbikatı sürdürdü. Senaryo gereği saat 09.30’da meydana gelen deprem sonrasında, koordinasyon merkezinde gerçekleştirilen toplantının ardından, saat 09.45 itibarıyla ilk verilere göre, kent merkezinde 33, Armutlu ilçesinde 26, Termal ilçesinde 4, Çınarcık ilçesinde 4, Çiftlikköy ilçesinde ise 5 olmak üzere toplam 72 betonarme bina çöktü. Yıkılan yapıların içerisinde 335 vatandaşın yaşadığı tespit edildi. Kent merkezinde yıkılan 33 binadan 2’sine arama- kurtarma ve sağlık ekipleri sevk edilirken, depremin meydana geldiği an itibarıyla, şehir merkezinde emniyet, jandarma, AFAD ve itfaiye personeli olmak üzere 6 ekip, Altınova’da 2 ekip, Çiflikköy’de 2 ekip, Termal’de 1 ekip, Armutlu’da 2 ekip, Çınarcık’ta 2 ekip olmak üzere toplamda 9 ekip saha analizi çalışmasına başladı.

Tatbikata ilişkin açıklamada bulunan Vali Hülya Kaya, “Bugün Bursa merkezli 6.7 büyüklüğünde gerçekleşmiş olan depremin tatbikatını gerçekleştiriyoruz. Yalova’da, ilk defa bu kadar kapsamlı bir tatbikat yapıldı. Sabah saat 09.30’da gelen haber üzerine Afet Koordinasyon Merkezi’ne geldik. Çalışma arkadaşlarımızla da 7 dakika içinde merkezde toplandık. Takım arkadaşlarımıza haber ettik. Yazılmış olan senaryoya göre, 72 tane binanın hasar gördüğü tespit edildi. Bunu nasıl tespit ettik. Emniyetimiz, jandarmamız, itfaiye, arama kurtarma ekiplerimiz ilk etapta hemen sahaya çıktı. Birkaç tane binanın hasar gördüğünü gözlemledikten sonra bizlere bildirdi. Daha sonrasında acil müdahale etmemiz gereken binaları tespit ettik. Buralara da şimdi arama- kurtarma ekiplerini yönlendireceğiz” dedi.

‘DEPREMİ YAŞADIKTAN SONRA HATALARI GÖRMEK İNSAN HAYATINA MAL OLUYOR’

Deprem sonrasında hataların görülmemesinin insan hayatına mal olacağını belirten Vali Kaya, önlemlerin felaket öncesinde alınması gerektiğine dikkat çekip, tatbikatın önemine değinerek, şunları söyledi:

“Temel hedefimiz burada yapmış olduğumuz planın ne kadar uygulanabilir olduğunu sahada görmek istiyoruz. Bu yapmış olduğumuz çalışmayla nerelerde hata olduğunu, nerelere daha çok takviye yapmamız gerektiğini görmüş oluyoruz. Sadece burada değil Bursa, Kocaeli, aynı zamanda İstanbul’da da bu tatbikat gerçekleştiriliyor. Buradan da şu çıkıyor, biz bu depremden etkilendiysek çevremizdeki iller de etkilendi. Bize yardıma gelecek ekiplerin çevre illerden olmayacağının da farkındayız. Dolayısıyla eşleşen 10 ilden yardımların gelmesini bekliyoruz. Depremin bize vermiş olduğu zararı hızlı şekilde tespit edip bunu AFAD ile koordineli şekilde ilgili yardım isteyeceğimiz illerle koordineli olmak istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yalovada-afad-tarafindan-deprem-tatbikati-gerceklestirildi/feed/ 0
Yüksek inşaat mühendisi ve deprem uzmanı: Kıbrıs deprem açısından tehlikeli bölgelerden https://www.haber60.com.tr/yuksek-insaat-muhendisi-ve-deprem-uzmani-kibris-deprem-acisindan-tehlikeli-bolgelerden/ https://www.haber60.com.tr/yuksek-insaat-muhendisi-ve-deprem-uzmani-kibris-deprem-acisindan-tehlikeli-bolgelerden/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:15:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34955 Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kıbrıs’ın deprem açısından riskli yerlerden olduğuna dikkati çekerek, “Kıbrıs’ta 7 civarında (büyüklüğünde) deprem olabilir. Kıbrıs bu konuda tehlikeli bölgelerden.” dedi.

Siirt’te düzenlenen deprem sempozyumlarına katılan Moriwaki, AA muhabirine, Türkiye’deki fay hatları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Anadolu Fay Hattı’nın Elazığ, Kahramanmaraş ve Hatay’dan Adana ve sonrasında Kıbrıs’a uzandığını belirten Moriwaki, “Kıbrıs’ta 7 civarında (büyüklüğünde) deprem olabilir. Kıbrıs bu konuda tehlikeli bölgelerden. Bu bölgenin birinci olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, şöyle devam etti:

“Türkiye’de deprem domino taşı gibi sıra sıra gidiyor. Bingöl- Karlıova, Muş ve Bitlis ise ikinci bölge. Üçüncü bölge ise Ege tarafı. Ege tarafında çok ince ve kısa fay hatları var. Onun için fazla büyük depremler olmuyor ama sık sık oluyor. Dördüncü bölge ise Marmara Bölgesi. 1999’da Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunda Gölcük’te meydana gelen deprem Yalova’yı da etkiledi. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda kabaca 8 fay hattı bulunuyor. Marmara Bölgesi’nde fay hatlarından biri kırıldığında 6,8 büyüklüğünde, birkaçı beraber kırılırsa 7 büyüklüğünde deprem olabilir.”

Moriwaki, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin biriken büyük bir enerjiyi boşaltması nedeniyle bölgede büyük bir deprem beklenmediğini ifade etti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin yumuşak zemine sahip Hatay’ı da etkilediğini hatırlatan Moriwaki, Kıbrıs tarafında denizde bir deprem meydana gelmesi durumunda buranın zeminden kaynaklı tekrar etkilenebileceğini belirtti.

Yoshinori Moriwaki, Doğu Anadolu Fay Hattı’nın ilerisinde bir deprem riski bulunduğunu fakat bunun için zaman vermenin mümkün olmadığını söyledi.

“Özellikle 2000 yılından sonra yapılan binalar genel olarak iyi”

Deprem gerçeğinin kabul edilip, hazırlıklı olunmasının önemine değinen Japon uzman, depreme hazır olunması durumunda hasarın büyük ölçüde önlenebileceğini kaydetti.

Ev alacak veya kiralayacak kişilere de nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda önerilerde bulunan Moriwaki, şunları söyledi:

“Önce zemin iyi mi kötü mü? Bunu internette de bölge olarak görebilirsiniz. Zemin iyiyse deprem hızlı gidiyor, sallantı fazla olmuyor. Yumuşak ise kötü. 1999’da İzmit’te deprem oldu, İstanbul’da fazla sıkıntı yok ama uzaklığına rağmen Avcılar’da binalar çok çöktü çünkü yumuşak zemin. İkincisi ruhsat var mı, iskan var mı? Yani izin alınan bina mı? İzin alınmamış ise ne yapıldığı belli değil. Malzemeden mi çalındı, kötü malzeme mi kullanıldı, belli değil. Üçüncü olarak da 2000 yılından önce mi sonra mı inşa edilmiş çünkü 1999’da yönetmelik değişikliği oldu. Özellikle 2000 yılından sonra yapılan binalar genel olarak iyi. Mutlaka zeminin sondajı, kontrolü yapılsın, zemin kötüyse iyileşme yapılsın denildiği için 2000’den sonraki binalar iyi diyebiliriz.”

“Kentsel dönüşüm yapmak lazım”

Japon uzman, depreme hazırlıklı olunması için ihtiyaca göre kentsel dönüşüm ya da güçlendirme yapılması gerektiğini belirtti.

Moriwaki, “Kolonlara bakacaksın. Betonun içindeki donatı pas olunca bu şişiyor, betonu parçalıyor. Yani deprem olunca bina çökebilir. Belediyelerce kentsel dönüşüm yapmak lazım. Binalarda yaşayanların da dönüşüm için izin vermesi lazım. Güçlendirme yapılabilecek binalar da var.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yuksek-insaat-muhendisi-ve-deprem-uzmani-kibris-deprem-acisindan-tehlikeli-bolgelerden/feed/ 0
Malatya’da ‘Deprem ve Ruh Sağlığı Çalıştayı’ düzenlendi https://www.haber60.com.tr/malatyada-deprem-ve-ruh-sagligi-calistayi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/malatyada-deprem-ve-ruh-sagligi-calistayi-duzenlendi/#respond Tue, 04 Jun 2024 01:09:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34729 Asrın felaketini yaşayan illerin başında gelen Malatya’da ‘Deprem ve Ruh Sağlığı Çalıştayı’ düzenlendi.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi ortaklaşa ‘Deprem ve Ruh Sağlığı Stresle Başa Çıkma ve Toplumsal Dayanışma Çalıştayı’ gerçekleştirdi. Turgut Özal Üniversitesi Battalgazi Konferans Salonunda gerçekleştirilen çalıştaya Malatya Valisi Ersin Yazıcı, Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi Dr. İbrahim Altan, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Recep Bentli, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, kurum müdürleri, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programda konuşan Vali Ersin Yazıcı, 6 Şubat’ta asrın felaketinin yaşandığını belirterek, böylesine büyük bir felaketin unutabilmesi ve hafızalardan silinebilmesi için mutlaka bu tür bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Kentte halen yüz binin üzerinden depremzedenin konteyner kentte yaşadığını da aktaran Vali Yazıcı, “Başta çocuklarımız olmak üzere bütün vatandaşlarımıza her türlü desteği sunmaya gayret ediyoruz. Depremin ne demek olduğunu bilen biri olarak, Malatya ilinde bulunmaktan ve hizmet etmekten mutluyum. Kalıcı konutları imar etmekle kalmayıp, devletimizin desteğiyle şehirlerimizi yeniden imar ediyoruz” dedi.

Göreve geldiğinde yüzde 15’lerde olan hasarlı bina yıkım oranının yüzde 87’lere çıktığını ifade eden Yazıcı, özellikle şehir merkezinde bekleyen ağır hasarlı binaları biran önce yıkarak vatandaşların hafızasında oluşan kötü hatıraları silmeye çalıştıklarını söyledi. Çarşı merkezinin fiziksel anlamda ayağa kaldırdıklarında vatandaşların da psikolojik olarak daha iyi olacağına inandığını ifade eden Yazıcı, “Zor bir süreç var önümüzde. Travmaların atlatılabilmesi sadece binaların yıkılması ve onarılması ile değil, aynı zamanda başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımıza vereceğimiz psikolojik desteklerle mümkündür. Bizler travmalara yönelik bilimsel olarak bu tarz çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Betli de 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden en fazla etkilenen şehirlerden birinin Malatya olduğunu belirterek, “Bu süreçte kayıplar, belirsizlikler, yeni yaşam şartlarına ayak uyduramama zorunluğu ruh sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşturdu. Bu baskılara başa çıkabilmek uzun vadeli stratejiler geliştirmek ve toplumsal dayanıklılık arttırmamız gerekmektedir. Depremler yalnızca fiziki yapıları, binaları değil aynı zamanda ruhsal sağlığımızı da çok derinden etkiledi” dedi.

2 gün sürecek olan çalıştayda psikologlar, psikiyatristler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşların destek sunduğunu ifade eden Bentli, halen şehirde binlerce insanın psikolojik desteğe ihtiyacının olduğunu söyledi.

Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Sağır da çalıştayın amacının bireylerin deprem sonrasında uzun süreli etkilerine odaklanmak olduğunu ifade ederek, bu etkiler asında travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaybı bozuklukları, akut stres bozukluğu, keder ve yas reaksiyonları, çocuklarda görülen tepkiler ve aile ilişkilerinde var olan bozulmalar gibi konulara odaklanacaklarını söyledi.

Çalıştayın ilk gününde Moderatörlüğünü Vali Yardımcısı Osman Kural’ın yaptığı birinci oturumda “Deprem Sonrası Karşılaşılan Güçlükler ve Mevcut Durum” konusu ele alındı. İkinci oturum ise Moderatör Prof. Dr. Halil Aldemir’in yönetiminde “Deprem Sonrası Tespit Edilen Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri” üzerine gerçekleşti.

Çalıştay, Moderatör Prof. Dr. İlhan Erdem’in değerlendirme oturumunun ardından sona erdi. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatyada-deprem-ve-ruh-sagligi-calistayi-duzenlendi/feed/ 0
Küçükçekmece’de çöken binayla ilgili değerlendirmeler: İstanbul’da binlerce bina depreme dayanıksız https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecede-coken-binayla-ilgili-degerlendirmeler-istanbulda-binlerce-bina-depreme-dayaniksiz/ https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecede-coken-binayla-ilgili-degerlendirmeler-istanbulda-binlerce-bina-depreme-dayaniksiz/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34491 Küçükçekmece’de çöken 3 katlı binayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Alan, “Bilhassa 2000 yılı öncesi yapıları tek tek kontrol edip çürükse yıkmamız, sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor. Çünkü çok az çıkıyor. Laboratuvarlara da birçok bina örneği geliyor, incelemesini yapıyoruz. Yüzde 95 gibi büyük bir rakamda binalar depreme dayanıksız çıkıyor. Bu ne demektir? Deprem bile gerekmeden yıkılabilen binalarımız var. İstanbul’da hemen hemen her sene 2-3 tane böyle olay yaşamaktayız. İstanbul’umuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz. Bunlar saatli bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan fakat zamanı gelince de böyle facialara sebep olan bir durumla karşılaştırıyor” dedi.

Küçükçekmece Kartaltepe Mahallesi Belediye Caddesi’nde çöken 3 katlı binayla ilgili Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Alan değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Alan, “Kesin değerlendirmeler olacaktır. Tahmini değerlendirmeler yaptığımızda, Vali Bey 1988 yapımı olduğunu söyledi. Bu ne demektir? 1998, 2007 ve 2018 deprem yönetmeliğine tabi olmayan bir binadır. 3 tane deprem yönetmeliği geçmiş üzerinden. Bu bina, bunlara göre kontrol edilip, dayanıklılığı tespit edildi mi? Biz deprem yönetmeliğine göre, binaları kontrol ediyoruz. Karotlar alıyoruz, acaba bu binada o var mı? Zemin etüt raporunun yapıldığını sanmıyorum. 2000 yılının öncesinde zemin etütleri pek yapılmıyordu. Zemine göre statik hesaplar değişmektedir. 2000 yılı öncesi yapılarda, devlete bağlı yapı denetim firmaları yoktu. Bir denetimsizlik söz konusu olabilir. Binada bakım yapılmadıysa, diyelim ki altını su bastıysa, taşıyıcı dediğimiz kolonlardaki demirler korozyona uğramış olabilir. Betonda kalitesini kaybetmiş olabilir. Dükkan katlarında duvarların olmaması, yukarıdaki katlara göre zayıf katları oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

“İstanbul’umuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz”

“Bunların projeleri incelendiğinde de acaba üstüne sonradan bir kat çıkıldı mı, kaçak kat olayı var mı yok mu bunun kontrol edilmesi gerekiyor. Her zaman için mühendislik hizmeti alınarak, kontrol edilerek bütün önlemler alınıp ondan sonra insanların oturmasını istemekteyiz. Bilhassa 2000 yılı öncesi yapıları tek tek kontrol etmemiz gerekiyor. Eğer çürükse yıkmamız, eğer sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor. Çünkü çok az çıkıyor. Bizim laboratuvarlara da birçok bina örneği geliyor incelemesini yapıyoruz. Yüzde 95 gibi büyük bir rakamda binalar depreme dayanıksız çıkıyor. Bu ne demektir? Deprem bile gerekmeden yıkılabilen binalarımız var. İstanbul’da hemen hemen her sene 2-3 tane böyle olay yaşamaktayız. İstanbul’umuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz. Bunlar saatli bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan fakat zamanı gelince de böyle facialara sebep olan bir durumla karşılaştırıyor. 2019 yılında 5,8 büyüklüğünde deprem olduğunda bu tip binalar daha çok etkileniyor. Kontrol ettirmedikleri için farkına varmıyorlar. 4-5 sene sonra binalar böyle yıkılabiliyor” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecede-coken-binayla-ilgili-degerlendirmeler-istanbulda-binlerce-bina-depreme-dayaniksiz/feed/ 0
CHP Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli Şehir Hastanesi’nin tamamlanmamasını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-denizli-sehir-hastanesinin-tamamlanmamasini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-denizli-sehir-hastanesinin-tamamlanmamasini-elestirdi/#respond Fri, 31 May 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34191 (ANKARA) – CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli Şehir Hastanesi’nin 2020 yılından bu yana dört kez ihaleye çıkılmasına karşın bir türlü tamamlanmamasını eleştirdi. Arpacı, “Beceriksizlik örneği olarak Denizli Şehir Hastanesi tam bir masala dönüşmüş durumdadır” dedi.

CHP Denizli Milletvekili Arpacı, Denizli’de Emniyet Müdürlüğü binası ile Denizli Devle Hastanesi’nin deprem riski taşıdığını belirttti. Arpacı, TBMM Genl Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Şu an Emniyet Müdürlüğü binamız boşaltılmış durumda, kahraman polislerimiz ne yazık ki şehrin birçok yerine dağılmış, ama konteynerde ama başka kamu binalarında bir odada 4-5 kişi dağınık bir şekilde zor şartlarda görev yapmak zorundadır. Buradan Bakanlığa seslenmek istiyorum, Denizli’nin acil olarak Emniyet Müdürlüğü binasına ihtiyacı vardır. Denizli’ye yakışan, uzun yıllar hizmet edecek modern bir binanın ivedilikle yapılması gerekmektedir” dedi.

“Denizlili vatandaşlarımızın hayatının önemi yok mu?”

Denizli Devlet Hastanesi binasının şiddetli deprem olması durumunda yıkılacağı konusunda AK Parti hükümetini defalarca uyardıklarını söyleyen Arpacı şöyle konuştu:

“Hazırlanan rapor gösterdi ki, şiddeti yüksek olmayan bir deprem meydana geldiğinde bile binalar yıkılacak durumdadır. Buna karşı hastane tahliye edilmedi, güçlendirme yapıldı. 1970’lerden kalma, 8 bloklu, bin yatak kapasiteli Denizli Devlet Hastanesi’nin gece nüfusu iki bin 500 kişi. Gün içinde doktorlar, sağlık çalışanları, hastalar ve hasta yakınlarıyla bu sayı beş bin kişiyi buluyor. Olası bir depremde 5 bin canımızı riske attığımız gibi, Allah korusun, böyle bir felaket yaşanırsa geride kalanlar için sağlık hizmeti verecek, şehrin kalbindeki en büyük kurum yok olacak.

“Bir milyar liraya bitecek iş 12 milyar lira oldu”

Buradan iktidara sesleniyorum: Denizlili vatandaşlarımızın hayatının hiç önemi yok mu? Denizli en çok vergi veren illerin başında gelir fakat karşılığında bir emniyet müdürlüğü, bir hastane, bir stadyum bile yapılmamıştır. Şehir hastanesi yapılmak istenmiş fakat beceriksizlik örneği olarak Denizli Şehir Hastanesi tam bir masala dönüşmüş durumdadır. Dört ihalenin birincisi 2020 yılında yaklaşık bir milyar lira olarak yapılmıştı; ikinci ihale altı altı ay sonra tekrar yapıldı, bir milyar liranın üzerine biraz daha fazla çıktı. Ne mi oldu? Temeli atıldı, yüklenici firma inşaatı terk ederek kaçtı. İşte, Denizli Şehir Hastanesinin dört senedir durumu bu arkadaşlar. Deprem bölgesindeki ve hatta çok yakınından fay hattı geçen şehir hastanesini otlar bürümüş, temelleri çürümüş durumda. 2020’de bir milyar lira olan bedel geçen hafta dördüncü ihalede tam 11 milyar 999 milyon lira bedele ulaştı. Yanlış duymadınız, dört senede tam 12 kat arttı. Daha başlamadan halkın cebine el uzatıldı, bir milyar liraya bitecek iş 12 milyar lira oldu.

Şimdi soruyorum: Nerede enflasyonu hesaplayan TÜİK Başkanı? Nerede halkın sağlığından sorumlu Sağlık Bakanı? Nerede depremle ilgili önlem alması gereken Şehircilik Bakanı? Nerede ‘Tasarruf yapacağız’ diyen Maliye Bakanı? Nerede ‘Harcanan her kuruşun hesabını soracağım’ diyen Cumhurbaşkanı? Vatandaşın asgari ücretine, memurun ve emeklinin maaşına gelince enflasyonu doğru hesaplayamayan iktidarınızın yandaşa ihale verirken nasıl hesaplamalar yaptığını hepimiz görüyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-denizli-sehir-hastanesinin-tamamlanmamasini-elestirdi/feed/ 0 Balıkesir’de Yıkıcı Deprem Uyarısı https://www.haber60.com.tr/balikesirde-yikici-deprem-uyarisi/ https://www.haber60.com.tr/balikesirde-yikici-deprem-uyarisi/#respond Fri, 31 May 2024 08:45:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34122 Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nde konuşan Deprem Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “10 yıl içinde Balıkesir’de yıkıcı deprem şaşırtmaz” dedi.

Prof. Dr. Ahmet Ercan, Balıkesir özelinde yaptığı çalışmaların sonuçlarını aktardı. Balıkesir’de yıkıcı eşiğin 6.2 olduğunu söyleyen Ercan, “Kuzey Anadolu kırığının biz genellikle Marmara’nın güneyinden gittiğini düşünürdük. Oysa bir kol Manyas’ın bulunduğu yerden çıkıyor. Tam Balıkesir’in üzerinden. Oradan Akhisar, oradan Manisa, Manisa üzerinden Turgutlu, Turgutlu üzerinden Torbalı, oradan tuzla kırığının bulunduğu yerden Ege ve Sisam’a gidiyor. Oradan uzanıyor. Bu Kuzey Anadolu kırığının yeni keşfedilen en güney koludur, en güney koldur. Balıkesir’de yıkıcı deprem için eşit değer 6.2. Yani 6.2 ve daha büyük her deprem Balıkesir’in yapı biçimine bakarak yapılarda yıkım yapar. En sık deprem Erdek Bandırma arasında Kapıdağı Yarımadası’nı bölücü şekilde olan kırıkta çok büyük bir hareket var. Erdek, Biga, Çan’da burada 7.2 deprem beklenir. Bursa Ulubat, Manyas, Gönen, Yenice, Edremit Koyu, Altınoluk’ta 6.2 ile 7.3 arasında bir deprem üretir. Balıkesir, Burhaniye, Edremit’te 6.2 ile 6.7 arasında deprem üretir. Burada inşaat yaptığın zaman en az 7.3’lük depreme dayanıklı şekilde statik projeyi tasarla dememiz gerekiyor” dedi.

“10 yıl içinde Balıkesir’de yıkıcı deprem şaşırtmaz”

Balıkesir ve Marmara’nın güneyi özelinde değerlendirmelerine devam eden Ercan, “10 yıl içinde Balıkesir ilinden söz ediyorum. Balıkesir ili yıkıcı bir deprem görürse benim için şaşırtıcı olmaz. Balıkesir ilinde, 35 yılda bir depremin yenileme zamanıdır. Bu her 35 yılda bir olacak anlamı çıkmaz. Bazen depremlerin durgunluk yılları vardır. Elli yıl, yüz yıl olmaz deprem. Çünkü gerginlik birikmediyse kırılma olmaz. Kırılma olmazsa deprem olmaz. 7.5 büyüklüğündeki bir depremde 72 yılda bir olur. Şimdi burada sizin de çok iyi bildiğiniz bir ‘koca zelzele’ diye bilinen 1897 ya da 1878 yılında Balıkesir’in içinde olan bir deprem var. Bunun büyüklüğü 7. Şimdi şöyle kısaca bir bakalım. Öncü deprem olduğundan halk deprem oluyor diye dışarıya çıkmıştır. Ölüm sayısı azalmıştır. Yıkıcı olmuştur deprem. Bu depremde 51 tane ev yıkılmış, yaklaşık 500 kişi ölmüştür. O zaman Balıkesir’in nüfusu 30 bin kişidir. Balıkesir merkezden söz ediyorum. Nüfusun yüzde 1.7’si. Öncü depremin olması insanların evden çıkmasına neden olmuştur. Son 127 yıldır Balıkesir’in merkezinde büyük bir deprem gözlenmedi. 127 yıldır Balıkesir içi suskun. Kaç yıla kadar suskun olabilir? 250, 300 yıla kadar da suskun olabilir. Şimdi sorunlu yerler, Plevne Mahallesi, Bahçelievler, Gümüşçeşme, Paşaalanı, Çayırhisar, Ayşebacı, Köseler, Bosnacı, Cengiz Topel, buraların çekincesi çok yüksek. Burada yeraltı suları oldukça sığ, yerin taşıma gücü çok düşük. Deprem dalgalarını çok büyütür” dedi.

Prof. Dr. Ercan sözlerini şöyle noktaladı: “Bakın 2011 Van depremine gittim. 7.2 olmuştu. Arkadaşlar Erzincan’da Türk Ordusu, Van’a sadece 3 saatte gelmişti. 3 saatte bütün deprem bölgesine el koydu. Güvenliğine el koydu. Ne olur biliyor musunuz güven olmazsa, gitmezseniz kısa bir zamanda gitmezseniz ne olur biliyor musunuz? Oradan kurtulan küçük çocuklar olur, sahip çıkan olmaz küçük çocuğa. Annesi babası içeride. Genç kızlar, genç erkekler çıkar anne baba yok içeride. ya da biri kurtuldu çocuğu orada. Anneler böyle göçüğün altına kalan çocukları için enkaza sarılıyor arkadaşlar. Saatlerce çocuğum içeride diye ağlıyor, bağırıyor, gelin kurtarın diye. Bunlar yaşandı ve yaşanacak. Yani dolayısıyla savcı gidemiyor hemen. Ama devletin güvenilir en büyük unsuru kimdir? Ordu. Ordu, tıpkı eskiden olduğu gibi, el atması gerekiyor. Başka çıkış yolu yok bu işin. Afet yönetimi böyle olur.” – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/balikesirde-yikici-deprem-uyarisi/feed/ 0
7 ilimiz diken üstünde! Bilim insanları endişeli, bu fay hattı kırılırsa 7.2 büyüklüğünde deprem olabilir https://www.haber60.com.tr/7-ilimiz-diken-ustunde-bilim-insanlari-endiseli-bu-fay-hatti-kirilirsa-7-2-buyuklugunde-deprem-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/7-ilimiz-diken-ustunde-bilim-insanlari-endiseli-bu-fay-hatti-kirilirsa-7-2-buyuklugunde-deprem-olabilir/#respond Fri, 31 May 2024 07:43:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34092 Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremden sonra bölgede 100’e yakın bilim insanıyla 128 fayı incelediklerini belirterek, Malatya Fayı’na dikkat çekti. Prof. Dr. Sözbilir, “Malatya Fayı’nı oluşturan 3 segmentin her birinin kendi başına kırılması halinde 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilir” dedi.

Türkiye, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli geniş bir alanı etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle sarsıldı. Depremden sonra DEÜ, TÜBİTAK’ın paydaş kuruluşları İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Harita Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği ve birçok üniversiteden bilim insanıyla deprem bölgesine gitti. Orta Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illeri doğrudan etkileyebilecek faylar üzerinde araştırmalar yapılmaya başlandı. DEÜ’den Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Dr. Mustafa Softa ve Dr. Özkan Cevdet Özdağ, Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ercan Ersoy, Dr. Elif Akgün, Dr. Serap Çolak Erol, Dr. Sibel Kayğılı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Volkan Karabacak, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Selçuk Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Serkan Gürgüze’den oluşan birçok lisansüstü öğrencisinin de katıldığı ekip tarafından Şirvan Fayı, Cizre Fayı, Antakya Fayı, Ölü Deniz Fayı, Malatya Fayı ve Orta Anadolu Fayı-Deliler segmenti gibi faylar üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

100’E YAKIN BİLİM İNSANI 128 FAYI İNCELİYOR

DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. 6 Şubat depremlerinden sonra 500 kilometreye yakın fayın kırıldığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, “Bu kırılma sonrasında, bölgedeki birçok fayda etkilenerek küçük ölçeklerde deprem üretmeye başladı. Bu faylarda çalışma yürütülmesi amacıyla, Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi hazırlandı. Bu proje kapsamında birçok üniversiteden 100’e yakın bilim insanı bölgede çalışıyor. 128 fayı aynı anda çalışıyoruz. Bu fayların deprem potansiyelini araştırıyoruz” diye konuştu.

MALATYA FAYI ÜÇ BİN YILDIR KIRILMIYOR

Malatya Fayı’nda yürüttükleri çalışmalara değinen Prof. Dr. Sözbilir, “Malatya Fayı önemli faylardan. İkinci büyük depremin hemen dibinde olan fay. Kırılması halinde Malatya’yı ciddi anlamda etkileyecek bir fay. 200 kilometre uzunluğunda ve 3 fay parçasından oluşuyor. Malatya Fayı’nı oluşturan bu 3 segmentin her biri kendi başlarına kırılmaları halinde 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, Malatya Fayı’nın 3 bin yıldır kırılmadığını gösteriyor. Özellikle fayın, deprem tekrarlama periyodunu bulmak istiyoruz. Faylar üzerinde hendek açıp geçmişini öğrenmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÇOK AYRINTILI ÇALIŞILMASI GEREKİYOR”

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat depremlerinden sonra bölgede 100 binin üzerinde artçı deprem olduğunu söyleyerek, “Malatya Fayı üzerinde de küçük depremler oluyor. Bu tetikleme durumuna geçer mi geçmez mi diye çalışmalar yürütüyoruz. Malatya Fayı, diğer fayları da etkileyebilecek bir fay. Kırılması durumunda dibinde Kuzey Anadolu’ya doğru uzanan Ovacık Fayı bulunuyor. Dolayısıyla çok ayrıntılı çalışılması gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/7-ilimiz-diken-ustunde-bilim-insanlari-endiseli-bu-fay-hatti-kirilirsa-7-2-buyuklugunde-deprem-olabilir/feed/ 0
Malatya Fayı’ndan 7.2 Büyüklüğünde Deprem Üretebilir https://www.haber60.com.tr/malatya-fayindan-7-2-buyuklugunde-deprem-uretebilir/ https://www.haber60.com.tr/malatya-fayindan-7-2-buyuklugunde-deprem-uretebilir/#respond Fri, 31 May 2024 07:27:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34084

İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremden sonra bölgede 100’e yakın bilim insanıyla 128 fayı incelediklerini belirterek, Malatya Fayı’na dikkat çekti. Prof. Dr. Sözbilir, “Malatya Fayı’nı oluşturan 3 segmentin her birinin kendi başına kırılması halinde 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilir” dedi.

Türkiye, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli geniş bir alanı etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle sarsıldı. Depremden sonra DEÜ, TÜBİTAK’ın paydaş kuruluşları İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Harita Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği ve birçok üniversiteden bilim insanıyla deprem bölgesine gitti. Orta Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illeri doğrudan etkileyebilecek faylar üzerinde araştırmalar yapılmaya başlandı. DEÜ’den Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Dr. Mustafa Softa ve Dr. Özkan Cevdet Özdağ, Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ercan Ersoy, Dr. Elif Akgün, Dr. Serap Çolak Erol, Dr. Sibel Kayğılı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Volkan Karabacak, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Selçuk Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Serkan Gürgüze’den oluşan birçok lisansüstü öğrencisinin de katıldığı ekip tarafından Şirvan Fayı, Cizre Fayı, Antakya Fayı, Ölü Deniz Fayı, Malatya Fayı ve Orta Anadolu Fayı-Deliler segmenti gibi faylar üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

100’E YAKIN BİLİM İNSANI 128 FAYI İNCELİYOR

DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. 6 Şubat depremlerinden sonra 500 kilometreye yakın fayın kırıldığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, “Bu kırılma sonrasında, bölgedeki birçok fayda etkilenerek küçük ölçeklerde deprem üretmeye başladı. Bu faylarda çalışma yürütülmesi amacıyla, Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi hazırlandı. Bu proje kapsamında birçok üniversiteden 100’e yakın bilim insanı bölgede çalışıyor. 128 fayı aynı anda çalışıyoruz. Bu fayların deprem potansiyelini araştırıyoruz” diye konuştu.

Malatya Fayı’nda yürüttükleri çalışmalara değinen Prof. Dr. Sözbilir, “Malatya Fayı önemli faylardan. İkinci büyük depremin hemen dibinde olan fay. Kırılması halinde Malatya’yı ciddi anlamda etkileyecek bir fay. 200 kilometre uzunluğunda ve 3 fay parçasından oluşuyor. Malatya Fayı’nı oluşturan bu 3 segmentin her biri kendi başlarına kırılmaları halinde 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, Malatya Fayı’nın 3 bin yıldır kırılmadığını gösteriyor. Özellikle fayın, deprem tekrarlama periyodunu bulmak istiyoruz. Faylar üzerinde hendek açıp geçmişini öğrenmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat depremlerinden sonra bölgede 100 binin üzerinde artçı deprem olduğunu söyleyerek, “Malatya Fayı üzerinde de küçük depremler oluyor. Bu tetikleme durumuna geçer mi geçmez mi diye çalışmalar yürütüyoruz. Malatya Fayı, diğer fayları da etkileyebilecek bir fay. Kırılması durumunda dibinde Kuzey Anadolu’ya doğru uzanan Ovacık Fayı bulunuyor. Dolayısıyla çok ayrıntılı çalışılması gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-fayindan-7-2-buyuklugunde-deprem-uretebilir/feed/ 0
Kahramanmaraş Günleri Yenikapı’da Başladı https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-gunleri-yenikapida-basladi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-gunleri-yenikapida-basladi/#respond Fri, 31 May 2024 05:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34045

YENİKAPI’da, Kahramanmaraş Günleri başladı. 6 Şubat depreminin ardından zor günler geçiren Kahramanmaraş esnafına destek olmak ve yeniden Kahramanmaraş’ın yöresel lezzetlerini ön plana çıkartmak için yapılan etkinlikte, dondurması başta olmak üzere tarhana, peynir, baklava, baharatlar, bakır ve deri ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Kahramanmaraş, Afşin Dernek Başkanı Ahmet Ardıç, “6 Şubat asrın felaketiyle birlikte Kahramanmaraş’ın yüzde 60’ı yıkıldı. Bu vesileyle biz hem onlara maddi bir katkı sağlayalım, yöremize ait tüm ürünlerimiz İstanbul Metropol şehirde tanıtmış olalım” dedi.

6 Şubat depreminin ardından zor günler geçiren Kahramanmaraş esnafına destek olmak ve yeniden Kahramanmaraş’ın yöresel lezzetlerini ön plana çıkartmak için Yenikapı Fuar Alanı’nda Kahramanmaraş Günleri düzenleniyor. Gastronominin önemli şehirlerinden olan Kahramanmaraş’ın dondurması başta olmak üzere tarhana çorbası, peynirleri, baklava ve baharatları ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Davul ve Zurna eşliğinde halaylar çekildiği fuarda dondurmacılar maharetlerini sergiledi, dondurma yeme yarışmaları düzenlendi. Pazar günü akşam saatlerine kadar devam edecek tanıtım günlerinde yöresel lezzetlerin yanı sıra ceviz oyma sanatıyla yapılan ahşap ürünler ve bakır ürünler tanıtılarak destek satışları yapılacak.

“HERKES YENİDEN EL ELE VEREREK BİRLİĞİ YAPIYOR”

Kahramanmaraş Afşin Dernek Başkanı Ahmet Ardıç, “6 Şubat asrın felaketiyle birlikte Kahramanmaraş’ın yüzde 60’ı yıkıldı. Herkes yeniden el ele, kol kola vererek birbirine iş birliği yapıyor. Buradaki zaten bütün depremzedelerimizin tamamı ya dükkanı yıkılan, ya evi yıkılan, ya eşi ölen, ya çocukları ölen insanlar. Bu vesileyle biz hem onlara maddi bir katkı sağlayalım, yöremize ait tüm ürünlerimiz İstanbul Metropol şehirde tanıtmış olalım. Hem de bir moral motivasyon adına bir değişiklik olsun diye buradayız. İçeride el sanatları, oymacılıkla alakalı, bakırcılıkla alakalı çalışmalarımız var. Bu tarafta da tamamı Maraş’a ait olan gelmiş yöresel ürünlerimiz var. Tüm İstanbullularımızı Kahramanmaraş lezzetlerini tatmaya bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“ACIYA DA, TATLIYA DA ÇOK ALIŞKIN BİR İNSANIM”

Dondurma yeme yarışmasını kazanan 16 yaşındaki Ayşegül Süneşnat, “Kahramanmaraşlı olduğum için acıya da, tatlıya da çok alışkın bir insanım. Dondurmayı direkt bibere batırıp yedik. 6 kişi vardı, ben birinci oldum” dedi.

“500 YILLIK GEÇMİŞİ OLAN ATA MİRASIMIZ”

Kahramanmaraş’ın meşhur tarhana çorbasını ziyaretçilere tanıtan Halit Yener, “Kahramanmaraş’ın coğrafi işaretli tarhanasını ve çorbasını tanıtmaya geldik. Bu Anadolu mirası 500 yıllık geçmişi olan Ata mirasımız, insanlar için kalsiyum değeri yüksek olan, probiyotik, bağışıklık sistemini güçlendiren bir ürünümüz. Depremde kaybı olmayan insanımız yok, bizim de birinci dereceden yakınlarımız yok ama ikinci dereceden var. Deprem durumu zor bir durum ama insanlar kendisini depreme hazırlasınlar” dedi.

“YÖRESEL LEZZETLERİMİZ DEĞERİ PAHA BİÇİLMEZ”

İzmir’den gezmeye geldiğini söyleyen Özgün Coşkundili, “Biz İstanbul’a gezmeye gelmiştik, böyle bir etkinliği duyunca da katılmak istedik. Çok değişik peynirler, pekmezleri, biberleri her şeyi çok güzel, orijinal. Bizde değişik tatlarımızdan alışverişimizi yapacağız, İzmir’e götüreceğiz, tadacağızö derken Kastamonulu olduğunu söyleyen Salim Tırcı ise, “Kahramanmaraş’ı gerçekten çok severim. Kahramanmaraş’ın dondurması, biberi, ezmesi, salçası hepsi yöresel lezzetlerimiz değeri paha biçilmez. Bu günler keşke hep yapılsa, bizde gelsek ve yesek. Hep birbirimize bağlı olsak ne olur” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-gunleri-yenikapida-basladi/feed/ 0 Deprem Bilimci Ercan, Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nde Konuştu: “Bir Kişinin Depreme Önlem Alabilmesi İçin Asgari Ücretin 94 Bin Lira Olması Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimci-ercan-balikesir-donusum-kongresinde-konustu-bir-kisinin-depreme-onlem-alabilmesi-icin-asgari-ucretin-94-bin-lira-olmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimci-ercan-balikesir-donusum-kongresinde-konustu-bir-kisinin-depreme-onlem-alabilmesi-icin-asgari-ucretin-94-bin-lira-olmasi-gerekiyor/#respond Fri, 31 May 2024 04:30:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34023 Haber: FATİH ÖZKILINÇ Kamera: KERİM UĞUR

(BALIKESİR)- Balıkesir Büyükşehir Belediyesi(BBB) tarafından düzenlenen Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nde konuşan Deprem Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, ekonomik sıkıntılar yaşanan, yoksul bir ülkede depreme karşı bir çare üretilemeyeceğini söyledi. Ercan, “Geçim sıkıntısı çeken bir insana ‘evinizi güçlü yaptırın’ diyemezsiniz. Bir kişinin depreme önlem alabilmesi için asgari ücretin 94 bin lira olması gerekiyor. Ben bir üniversite profesörüyüm. Ben depremde ölmeye adayım. Çünkü ben bu parayı alamıyorum. Ben depreme güvensiz bir evde oturuyorum” dedi.

Deprem Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi(BBB) tarafından Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nin Afet Yönetimi ve Dirençli Kentler oturumunda konuştu.

Liyakatsiz yönetimler, ekonomideki bozukluk ve halkın geçim sıkıntısının depremleri afete dönüştürdüğünü dile getiren Ercan, “Geçim sıkıntısı çeken bir insana ‘evinizi güçlü yaptırın’ diyemezsiniz. İnsanlarımızın çoğu akşam bir ekmeği evine nasıl götürebilirimin mücadelesini veriyor. 10 bin lira emekli maaşı, 17 bin lira asgari ücret. Bir kişinin depreme önlem alabilmesi için asgari ücretin 94 bin lira olması gerekiyor. Ben bir üniversite profesörüyüm. Ben depremde ölmeye adayım. Çünkü ben bu parayı alamıyorum. Ben depreme güvensiz bir evde oturuyorum.

Aç olan, ‘açız, açız’ diyen bir millete deprem dersi veremezsiniz”

Benim komşularım ‘hayır biz bu evi yenileyemeyiz, maddi durumumuz iyi değil’ diyorlar. Durum böyle, herkesin kendi boyutunda bir sıkıntısı var. Yani aç olan, ‘açız, açız’ diyen bir millete deprem dersi veremezsiniz. Türkiye’nin şu anda en büyük sorunu ekonomidir. Ekonomik sorunu çözmedikçe deprem sorununu çözemezsiniz. Önce yetkili yönetimler olacak. Atatürk Cumhuriyeti kurduğu zaman ilk önce İzmir İktisat Kongresi’ni yaptı. Ekonomin eğer iyi değilse köyde, kentte çocuğunu okutamazsın. Eğitimi düşer, eğitimi düşük olanın algısı düşük olur. Türkiye’nin şu anda düştüğü durum bu değil midir? Eğitimsiz olan bir insana deprem algısını öğretemezsin. Bu sistemin, düzenin doğrudan doğruya yanlışıdır” dedi.

“Göçük altından çıkan insanlar hep yoksullar”

Ercan sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:

“54 yıllık deprem deneyimimde göçük altından çıkan insanların hep yoksullar olduğunu gördüm. Ülkenin güçlü bir ekonomisi olacak. Geçim sıkıntısı çekmeyeceksin, eğitim düzeyin yüksek olacak. Kimse göçük altından çıkmak istemez. Halkın sorunu değil bu. Kuru fasulyesini pişiren Ayşe hanım beni anladı ama seçeneği yok. Bizi anlamayanlar yönetimler. Sayın Belediye Başkanımız Ahmet Akın bu konuşmayı dinlemeye geldiği için çok teşekkür ediyorum. Çünkü ana hedef onlar, yeni belediye başkanları. Genellikle biz Türkiye’nin her yerine konuşma yapmaya gidiyorum. Yöneticilerin hiç biri katılmıyor. Ne valisi katılıyor, ne de belediye başkanları. Oysa ana hedefler onlar. Bir şeyi düzeltecek olan onlar.

” Türkiye Cumhuriyeti’ne Kahramanmaraş depreminin maliyeti 120 milyar dolardır”

Türkiye’de bir kişinin depremde ölmesinin maliyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne 1 milyon 250 bin dolardır. 1 milyon 250 bin dolarla kaç kişiye, kaç konut yapabileceğinizi düşünebilirsiniz. Aynı zamanda insan yatırımını kaybediyorsunuz. Kahramanmaraş depreminde bu maliyet aşağı düşeceğine yukarı çıkmıştır. Kahramanmaraş depreminde bir kişinin ölmesi Türkiye Cumhuriyeti’ne maliyeti 2 milyon 250 bin dolar olmuştur. Kimisine göre 53 bin bana göre çok daha fazla. Ben hiçbir zaman 53 bin rakamını düşünemiyorum. Biz depremlerin büyüklüğü hep öldürdüğü insan olarak addediyoruz. Ama bir ülkenin geleceğini götürür. Türkiye Cumhuriyeti’ne Kahramanmaraş depreminin maliyeti 120 milyar dolardır. Türkiye’nin yıllık turizm geliri 35 milyar dolar. Türkiye’nin madenlerini yabancılara peşkeş çekmesiyle kazandığı para sadece 5 milyar dolardır.

“Kentsel dönüşüm kilitlendi”

Ekonomi ne kadar kötüyse depremin yıkım eşik değeri o kadar aşağı iniyor. Yoksul ülkede depreme çare bulmazsın. Ancak TOKİ aracılığıyla belli bir kesime hizmet edebilirsin. Sorun; yoksulluk. Kentsel dönüşüm yapılamıyor, bankalar kredi vermiyor. Faizler arttı, enflasyon patladı, maliyetler arttı. Yapısal dönüşüm yapılamıyor. Kentsel dönüşüm kilitlendi. Peki insanları kim kurtaracak? İvedi olarak ülke ekonomisinin düzeltilmesi gerekiyor.”

“Balıkesir ili yıkıcı bir deprem görürse benim için şaşırtıcı olmaz”

Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Balıkesir’in depremselliğine ilişkin ise şunları söyledi:

“Balıkesir’de yıkıcı deprem için eşik değer 6,2. 6,2 ve daha büyük her deprem Balıkesir’in yapı biçimine bakarak yapılarda yıkım yapar, belli bir ölçüde. Yıkım yapmaya başladığı eşik 7,2’dir. 7,3’e kadar deprem üretebilir. En sık deprem Erdek, Bandırma arasında Kapıdağı Yarımadası’nı bölücü şekilde olan kırıkta çok büyük bir hareket var. Erdek, Biga, Çan’da 6,2 ile 7,2 arasında deprem beklenir. Bursa, Ulubat, Manyas, Gönen, Yenice, Edremit koyu, Altınoluk’ta 6,2 ile 7,3 deprem üretir. Balıkesir, Burhaniye, Edremit’te, 6,2’yle 6,7 arasında deprem üretir. En çok Erdek, Biga’da çok sık, Yenice, Gönen’de sık, Edremit, Balıkesir kolunda orta sık Balıkesir, Bigadiç, Sındırgı, Simav kırığında ise daha seyrek 100-250 yılda bir deprem oluyor. Yani orası daha seyrek depremleri görüyor. Balıkesir’de son 50 yıldır yıkıcı bir deprem olmadı. Suskunluk süresi çok uzun sürdü. Oysa Balıkesir’de 35 yılda bir yıkıcı deprem beklenirdi. Gelecek 5-10 yıl içinde Balıkesir ilinden söz ediyorum. Balıkesir ili yıkıcı bir deprem görürse benim için şaşırtıcı olmaz. 7 büyüklüğünde bir depremi yenileme aralığı Balıkesir ilinde, 35 yılda bir. Buradan her 35 yılda bir olacak anlamı çıkmaz. Bazen depremlerin durgunluk yılları vardır. 50 yıl, 100 yıl olmaz deprem. Çünkü gerginlik birikmediyse kırılma olmaz. Kırılma olmadıysa deprem olmaz. 7,5 büyüklüğündeki bir depremde 72 yılda bir olur. Son 127 yıldır Balıkesir’in merkezinde büyük bir deprem gözlenmedi. 127 yıldır Balıkesir’in içi suskun. Kaç yıla kadar suskun olabilir? 250-300 yıla kadar suskun olabilir. Dolayısıyla Balıkesir’de ivedi bir deprem uyarısı yapmanın bilimsel tabanı yoktur. Altıeylül ve Karesi için söylüyorum. Ama ilde olabilir. Ama içeride ivedi bir durum yok. Yani burada yan gelip yatalım anlamında söylemiyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/deprem-bilimci-ercan-balikesir-donusum-kongresinde-konustu-bir-kisinin-depreme-onlem-alabilmesi-icin-asgari-ucretin-94-bin-lira-olmasi-gerekiyor/feed/ 0 Bakan Özhaseki, Muhtarlar ve Kanaat Önderleriyle Bir Araya Geldi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-muhtarlar-ve-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-muhtarlar-ve-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi/#respond Thu, 30 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33813

MUHTARLAR VE KANAAT ÖNDERLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Pınarbaşı ilçesi Sosyal Yaşam Merkezi’nde, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Programa MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, MHP İl Başkanı Seyit Demirezen ve Cumhur İttifakı’nın Pınarbaşı Belediye Başkan adayı Menduh Uzunluoğlu katıldı. Kahramanmaraş depremlerine değinen Bakan Özhaseki, “Büyük bir depremle karşı karşıya kaldık. Bir deprem demek de doğru değil. 9 saat arayla 2 tane büyük deprem. 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Dile kolay. Ortalama büyüklükte neredeyse Anadolu’da 10 tane kent, yok oldu demek. Bundan tam 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. Şimdi onunla uğraşıyoruz. Oraları ayağa kaldıracağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Biz Türk milletiyiz. Büyük bir milletiz, devletiz. Bu belaların üstünde de Allah’ın izniyle geliriz. Tabii bir taraftan da gelmesinden korkulan büyük bir sıkıntı var. İstanbul ve çevresini depremi hazırlamaya çalışıyoruz” dedi.

‘SİZ GÜÇLÜ OLMAZSANIZ BU COĞRAFYADA SİZİ YAŞATMAZLAR’

Zor bir coğrafyada yaşandığını belirten Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, bizim çalışmaya ihtiyacımız var. Çünkü biz zor bir coğrafyada yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafya gerçekten zor bir coğrafya. Avrupa’nın ortasında Lüksemburg, Belçika, Hollanda gibi keyif yapan ülkeler sınıfında değiliz. Etrafımızı şöyle bir düşünün; Ateş çemberi gibi. Akşam insanlar evlerine gidip rahatça çorbalarını içemiyorlar. Patlamalar var. Orada karşılıklı olarak iç savaşlar var. Her birinde büyük büyük belalar var. Böyle bir ortamda Türkiye olarak bizler adeta güvenli bir liman olarak önümüze bakıp devam ediyoruz. Ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Bu coğrafyada yaşamanın bir tek bedeli var. O da güçlü olmak. Eğer siz güçlü olmazsanız bu coğrafyada sizi yaşatmazlar. Beş vakit ezanınızı okutmazlar. Bu bayrağa dalgalandırmazlar. Her türlü kötülüğün ülke üzerinde olduğu, her türlü tezgahın bizim coğrafyamız üzerinde kurulduğunu bilerek yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.

‘PARTİLERİN DE BİR TARİHİ VE SÜRESİ VAR’

22 yıldır AK Parti iktidarında gece gündüz demeden gayret ettiklerini söyleyen Bakan Özhaseki, “Sadece ve sadece Cumhur İttifakı’na karşıtlıktan dolayı bir araya gelenler var. Bir de ne dedikleri, ne istedikleri belirsiz. Benzemezler ordusu gibi adeta. Bunların ne dünya görüşleri birbirine benzer. Ne iktisadi hayata bakışları, ne sosyal meselelere çözüm bulmaları, ne askeri meselelerdeki düşünce tarzları hiç birbirine benzemez. Bir tek dertleri var. Cumhur İttifakı gitsin ne olursa olsun. Biz de beşeriz. İnsanız. Nihayetinde biz de ölümlüyüz. Partilerin de bir tarihi ve süresi var. Biz de gideriz. Ama siz ne yapacaksınız? Bir cümle söyleyin. Hadi söyleyin; Türkiye için ne yapacaksınız? Bir cümle çıkmıyor oradan” dedi.

‘TESLİM EDECEĞİMİZ KONUT SAYISI 200 BİN CİVARINDA’

Deprem bölgesindeki çalışmalara değinen Bakan Özhaseki şöyle konuştu:

“Milletimizle, devletimizle iftihar edin diye söylüyorum, şimdi orada, 1240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik işçi ordusuyla çalışıyoruz. 4 bin 333 tane köyde köy evi yapıyoruz. Bu senenin sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 200 bin civarında. Dünyanın en büyük şantiyesi şimdi orada. Bizim burada da var. Onlar ne oldu diyeceksiniz. Onu da yeri gelmişken söyleyeyim. 200 civarında Pınarbaşı’mızda. 800 kadar da Sarız’da ağır hasarlı, yıkılmış, yıkılacak bina var. Özellikle şehrimizdeki gruplar biraz öne çıksınlar diye, ihale yapma yetkisini Çevre Şehircilik il Müdürlüğümüze bıraktık. Yerinde dönüşüm yapılan vatandaşlarımıza tabi biz destek veriyoruz ama onun dışında devletten yapılmasını isteyenler için de il müdürlüğümüz ihaleleri bu haziran ayı içinde tamamlıyor. Hem Sarız’ımızda hem de Pınarbaşı’mızda bütün hak sahibi vatandaşlarımızın evlerini çok kısa süre içinde yapıp teslim edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-muhtarlar-ve-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Özhaseki: Deprem bölgelerindeki evler çelik yapıdan https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgelerindeki-evler-celik-yapidan/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgelerindeki-evler-celik-yapidan/#respond Thu, 30 May 2024 21:31:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33749 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgelerinde yapımına devam edilen konutlarla ilgili olarak, “Evlerimizi çelik yapıyoruz. 4-5 ton kadar çelik gidiyor. Altında 9 şiddetinde dahi deprem olsa, fay hattı geçse o çelik yapıyı yıkması mümkün değil” dedi.

Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Kayseri’ye gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Pınarbaşı ilçesinde esnafı ziyaret ederek, sohbet etti. İlçedeki TOKİ arsasında incelemelerde bulunan Özhaseki, ardından Pınarbaşı Belediyesi Gençlik Merkezi’nde muhtarlar ve kanaat önderleri ile toplantı yaptı. Özhaseki, depremin siyaset üstü bir iş olduğunu belirterek, “Üzülerek söylüyorum belediyelere gelirken ideolojik davranan insanlar bu tür işbirliği içerisine girmiyorlar. Gazeteciler bana ‘Normalleşme var mı, CHP’den genel başkan yardımcısı geldi?’ diyorlar. Biz zaten normaliz. Zaten yerimizde duruyoruz. Ben iki dönemdir bakanlık yapan birisi olarak durmadan dışarıya ‘Belediye başkanlarımız ne olur kentsel dönüşüm yapın’ diyorum. Kapı sonuna kadar açık. A partisinden B partisine, C’ye, D’ye, E’ye gelin haydi. Bırakın gelmeyi, mani olarak binlerce kişinin ölümüne sebep veriyorlar. Bu nasıl bir ideolojik takıntıdır. Deprem meselesi siyaset üstü bir iştir. Şehircilik siyaset üstü bir iştir. Hizmet isteyen bir iştir. Hizmet lazım. Şimdi orada bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik işçi ordusu ile çalışıyoruz. 4 bin 333 tane köy evi yapıyoruz. Bu senenin sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 200 bin civarında. Dünyanın en büyük şantiyesi orada” diye konuştu.

Deprem bölgelerindeki evlerin çelikten yapıldığının altını çizen Bakan Özhaseki, “Evlerimizi çelik yapıyoruz. 4-5 ton kadar çelik gidiyor. Altında 9 şiddetinde dahi deprem olsa, fay hattı geçse o çelik yapıyı yıkması mümkün değil. Aralarına taş yünü kullanıyoruz. İçinde ve dışında betopan kullanıyoruz. Muhkem evler yapıyoruz. Bu evleri kısa süre içerisinde bitiririz. Bazen deprem bölgelerindeki evleri anlatırken hoşuma gittiği için ‘Mis gibi evler yapıyoruz’ dedim. Koca koca genel başkanların hepsi çıktı, ‘Adama bak ya, mis gibi evler yapıyormuş’ dediler. Kardeşim, vallahi mis gibi evler yapıyoruz. Daha ne yapalım. ‘Hani nerede teslim ettiğiniz evler, akrabalarınıza mı verdiniz?’ diyorlar. 76 bin evi dağıttık, bir tane içerisinde tanıdığım yok. Kimin evi yıkılmışsa hak sahibi oluyor, biz de ona veriyoruz ama bizim müzmin muhalefet böyle. Allah işlerini güçlerini rast getirsin. Ne diyelim. Hidayet versin, insanlık versin” ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir ise, ilçede hafta sonu yapılacak olan seçimin önemine değinerek, “Milliyetçi Hareketi Pınarbaşı’nda her zaman bağrınıza bastınız. Üç hilal burada her zaman sizlerin de desteğiyle, teveccühüyle ve dualarıyla dalgalandı. İnanıyorum ki özellikle de bu dönem özellikle de 2 Haziran’dan itibaren üç hilal burada dalgalanacaktır. Hizmet noktasında Cumhur İttifakı’nın çok değerli kadroları burada. Pınarbaşı’nın altyapı ihtiyacı, üstyapı ihtiyacı, toplu konut ihtiyacı, mahallelerimizin içme suyundan tutun kanalizasyonuna varıncaya kadar hangi ihtiyaçları varsa bunlar tespit edilmiş ve giderilmesi noktasında da büyük bir ivme ve azimle çalışmalar sürmektedir” dedi.

Toplantıya MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgelerindeki-evler-celik-yapidan/feed/ 0
İstanbul Kadıköy’de Deprem İçin Bir Araya Gelenlere Açılan Davanın İlk Duruşması Öncesi Basın Açıklaması https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/#respond Tue, 28 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33556 (İSTANBUL) – İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından depremlere dikkati çekmek üzere bir araya gelmek isteyen 106 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması öncesi Anadolu Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Bizim anlamaya çalıştığımız ise sayın savcının bizleri neyle suçlayacağıdır. Zira bir araya gelmeye çalışan insanlar neyle suçlanabilir ki? Bir araya gelmek suç mudur?” denildi.

Davanın ilk duruşması öncesi Anadolu Adliyesi önündeki ortak basın açıklamasını KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz okudu. “Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur?” denilen açıklamada,  şu ifadelere yer verildi:

“Bugün tam da Türkiye’de olabilecek bir davanın ilk duruşması için İstanbul Anadolu Adliyesindeyiz. 26 Şubat 2023 günü İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından depremlere dikkat çekmek üzere biraraya gelmek isteyen yüzlerce insan gözaltına alındı, ifadeleri alındıktan sonra da serbest bırakıldılar. İşte bugün bu arkadaşlarımız hakkında açılan davanın ilk duruşması yapılacak. Şimdi bizim anlamaya çalıştığımız ise sayın savcının bizleri neyle suçlayacağıdır. Zira bir araya gelmeye çalışan insanlar neyle suçlanabilir ki? Biraraya gelmek suç mudur? Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur? Savcılar ne zamandan beridir niyet okuyarak dava açmaktadır? Ama daha önce berat eden dostlarımızın aynı suçlamalarla, hiçbir delile ihtiyaç duymadan onlarca yıllık cezalara çarptırıldığı günlerde bu yaşananlara şasırmamak gerekiyor. İnsan olarak, yurttaş olarak hiçbir hakkımızı baskılara ve tehditlere teslim etmeyeceğimizi birlere de İstanbul Anadolu Adliyesinin önunden haykırıyoruz. Bıkmayacağız, yılmayacağız, haklarımızı asla teslim etmeyeceğiz. Gezi tutsakları, 1 Mayıs 2024 tutsakları ve haksız, hukuksuz şekilde cezaevlerinde tutulan tüm siyasal tutsaklar derhal serbest bırakılsın.”

İddianame…

İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin 26 Şubat 2023’te depremlere dikkati çekmek üzere bir araya gelmek isterken gözaltına alınan 106 kişi  hakkında hazırlanan iddianamede, Kadıköy İskele Meydanında çeşitli mevkilerde kümeler halinde izinsiz ve bildirimsiz şekilde toplanıldığı ve yürüyüşe başladıkları belirtildi.

İddianamede,  saat 17.00 sularında anılan alanda toplanılması için öncesinde sosyal medya üzerinden yapılmış bir çağrı bulunduğu, çağrıda toplanma ve yürüyüş konusunun “deprem değil, rantçı düzeniniz öldürdü, şimdi dayanışma zamanı” sloganıyla belirlendiği, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından tüm açık alanlarda toplantı, yürüyüş, stant açma, çadır kurma, bildiri dağıtma gibi eylemlerin yasaklandığı hatırlatıldı.

İzinsiz yürüyüşe katılan şüphelilerden Lizge Biter’ in kamera kayıtlarına yansıdığı üzere “kurtuluş yok teş başına ya hep beraber ya hiç birimiz” şeklinde slogan attığının, şüpheli Aşude Leba’ nın “hükümet istifa, deprem değil, bu bir katliam” şeklinde slogan attığı, şüpheliler Murat Can Kaya, Özenç Cevahir İslamoğlu, Mehmet Sertel, Zeynep Büşra Islak, Birsen Özge Gökçe, Bayram Metin Coşkun’un “deprem değil, bu bir katlima” şeklinde slogan attığı, dolayısıyla şüphelilerin yapılan tüm çağrılara rağmen izinsiz yürüyüş kararlılığını sürdürdüğü, takiben tüm şüphelilerin kolluk kuvvetlerince yakalandığı anlatılan iddianamede, şüpheliler hakkında, “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi” suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/feed/ 0
Depremzede Gençler İstanbul’da 49 Madalya Kazandı https://www.haber60.com.tr/depremzede-gencler-istanbulda-49-madalya-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-gencler-istanbulda-49-madalya-kazandi/#respond Tue, 28 May 2024 21:15:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33518 Hatay’da asrın felaketini sporla atlatan depremzede gençler, İstanbul’da düzenlenen uluslararası kick boks şampiyonasında 49 madalya kazanma başarası elde ettiler.

Türkiye Kick Boks Federasyonu’nun 2024 yılı faaliyet programında yer alan iki büyük organizasyon olan Turkish Open Dünya Kick Boks Kupası ve Uluslararası Akdeniz Kick Boks Şampiyonası 15- 19 Mayıs 2024 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Organizasyona toplam 47 ülkeden 4 binin üzerinde sporcu ve antrenör katılım gösterdi. Uluslararası şampiyonada Türkiye’yi ve Hatay’ı temsil eden ise depremzede sporcular oldu. İskenderun ilçesinde spor salonu bulunan ve Kick Boks Antrenörlüğü de yapan Mustafa Cuma Uğurlu, 10 yıldır spor salonu işletmeciliği yapıyor. Deneyimli antrenör, asrın felaketini hasar almadan atlatan spor salonunda afetzede gençlere eğitimler veriyor. İstanbul’da düzenlenen şampiyonaya katılan depremzede öğrenciler, asrın felaketini geride bırakarak 49 madalya kazanma başarısını elde ettiler.

Mustafa Cuma Uğurlu: “Kulüp olarak çok büyük bir başarı elde ettik”

42 yaşındaki eğitmen Mustafa Cuma Uğurlu, sporcularının depremi sosyal aktivitelerle ve sporla atlattıklarını belirterek, “Her yıl katıldığımız yarışmalarda iki ya da üç şampiyon kesin çıkarttığımız oluyor. Bu yarışma bizim için çok farklı oldu, çünkü çok iyi hazırlandık. Kalabalık bir kadroyla katıldık aldığımız madalyalar çok azımsanacak bir derecede değil çünkü uluslararası yarışmada 49 madalyayla döndük, bu yarışma İstanbul’da düzenlendi. Yaklaşık olarak 4 bine yakın sporcu ve 47 ülkenin katıldığı bir yarışma, bu yarışmada iki takım Kupası kazandık iki ayrı yarışma düzenlendi. Aynı anda biri Uluslararası Dünya Kick Boks Şampiyonası diğeri uluslararası Akdeniz Şampiyonası. Biz bu iki yarışmaya da katıldık. Sporcularımız bir dalda değil, kick boks’un içerisinde 7 ayrı branş var en az iki ya da üç branşta katıldılar ve her girdikleri branşta da dereceyle sonuçlandırdılar. Sporcularımız dünya kupasında iki takım kupa, Akdeniz oyunlarında 6 şampiyonluk, 7 dünya kupası ikinciliği, 12 dünya kupası üçüncülüğü aldık. Akdeniz oyunlarında. 6 şampiyonluğun dışında, 12 dünya üçüncülüğüyle toplamda 49 madalya aldık. Kulüp olarak çok büyük bir başarı elde ettik” diye konuştu.

“Herkes buraya geldiği zaman mutlu bir şekilde ayrılabiliyor”

Deprem sonrası yaşanan psikolojik çöküntüyü sporcularının sosyal aktivitelerle atlattığını ifade eden Antrenör Uğurlu, “Biz bunu şöyle gerçekleştirdik; deprem sonrası biliyorsunuz herkesin psikolojisi bozuktu biz de sporcularımızla birlikte kendimizi spora tamamen adadık ve iyi bir çalışma elde ettik. Yarışmaya katılırken spor, antrenman dışında beslenme ve uyku konusuna da dikkat ettik. Baktık ki herkes psikolojik anlamda çöküş içerisinde bunu sosyal aktivitelerle yani bu spor olur ya da sanat olur sosyal etkinlikler olur, bunlarla aşacağımızı düşündük. Sporcularımı tekrar topladım çok şükür spor salonunda da herhangi bir hasar durumu olmadı hasarsız atlattık ve başladık. Herkesin buraya geldiğinde söylediği şey, biz burada kendimizi buluyoruz yani o depremi anca bu şekilde atlatabileceğimizi biliyorduk. Deprem psikolojisin anca bu şekilde atlatabileceğimizi düşündük ve o şekilde geldik. Herkes buraya geldiği zaman mutlu bir şekilde ayrılabiliyor. Bunun da başarısını bu şekilde elde ettik” şeklinde konuştu.

Elif Uğurlu: “Hem ülkemi temsil ettim hem babama destek olduğum için, çok gururluyum”

Babasının her sporcuya evladı gibi eğitim verdiğini belirten Antrenör Uğurlu’nun kızı Elif Uğurlu (14), “Toplam 7 madalya aldım, çok gururluyum. Hem ülkemi temsil ettim hem babamlara destek olduğum için, çok gururluyum. Antrenmanlarda babam genel olarak kimi nasıl çalıştırıyorsa bizi de aynı şekilde çalıştırıyor. Yani kendi kızı kendi oğluymuş gibi çalıştırıyor. Ben de onlarla beraber çalışıyorum, takım arkadaşlarımla beraber bu sporu sadece erkeklerin değil, kadınların da yapabileceğini herkesin bu şekilde derece alabileceğini belirtmek isterim. Biz Hatay gibiyiz, anka kuşu gibi küllerimizden tekrardan doğabiliriz” İfadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-gencler-istanbulda-49-madalya-kazandi/feed/ 0
İnsan Hakları Perspektifinden 6 Şubat Depremleri Konferansı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/insan-haklari-perspektifinden-6-subat-depremleri-konferansi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/insan-haklari-perspektifinden-6-subat-depremleri-konferansi-duzenlendi/#respond Mon, 27 May 2024 00:21:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33258 (ANKARA) – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin barınma, eğitim, sağlık alanlarında yarattığı sorunlar ve çözüm önerileri “İnsan Hakları Perspektifinden 6 Şubat Depremleri Konferansı”nda alanında uzman isimlerin katılımıyla elealındı. Konferansın açılışında konuşan Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yeşildağ, “Aklı ve bilimi referans almak yerine, rant ve kar hırsı, doğaya gelişigüzel müdahaleler yapılmasının bedelleri ağır ödenmiştir. Yaşanan felaketlerin sonuçlarına baktığımızda rant, çarpık kentleşme, siyasi sorumsuzluk, imar afları ve alınmayan tedbirler görünmektedir. Devlet ve iktidar halkımızı kaderiyle baş başa bıraktı” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Litai Salonu’nda yapılan konferansın düzenleyicileri arasında Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Eğitim-İş, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Genel Sağlık-İş, Sosyal Haklar Derneği, Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği yanı sıra Çankaya Belediyesi, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu,(DİSK) Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipler Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Mülkiyeliler Birliği yer aldı.

6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlerin anılmasıyla başlayan konferansın açılış konuşmalarını Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Başkanı Mehmet Yeşildağ, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Veli Küçük ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner yaptı.

“İktidar, halkımızı kaderiyle baş başa bıraktı”

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yeşildağ,” Rant ve kar hırsı, doğaya gelişi güzel müdahaleler yapılmasının bedeli ağır ödenmiştir” dedi. 6 Şubat depremlerinde devletin ve iktidarın deprem konusunda öncesinde ve sonrasında çaba içerisinde olmadığını savunan Yeşildağ, şöyle konuştu:

“Aklı ve bilimi referans almak yerine, rant ve kar hırsı, doğaya gelişigüzel müdahaleler yapılmasının bedelleri ağır ödenmiştir. Yaşanan felaketlerin sonuçlarına baktığımızda rant, çarpık kentleşme, siyasi sorumsuzluk, imar afları ve alınmayan tedbirler görünmektedir. Devlet ve iktidar halkımızı kaderiyle baş başa bıraktı. Deprem felaketinin üzerinden bir buçuk yıl geçti. On binlerce insan sakat kaldı, yakınlarını, evlerini işlerini kaybetti. Geçen süreye rağmen birçok sorun çözülemedi. Temel ihtiyaçlara ulaşım için gerekli çalışmalar tamamlanamadı. Konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren vatandaşlarımız, seller ve yangınlarla mücadele etmektedir. Konutlar hak sahiplerine teslim edilememiştir. Şehirlerde kalacak ev bulunamamaktadır. Bulanlar da fahiş fiyatlarla karşı karşıya. Ülkemiz bir deprem bölgesi. İstanbul depremi gündemdeyken, afete hazırlık konusunda bir çalışma yapılmamaktadır. Deprem konusunda büyük bir tıkanma yaşanmaktadır. Eylem planı doğru düzgün ortaya konulmamıştır. kamu kurum ve kuruluşlarının bu konferansın sonuçlarını dikkate almalarını istiyoruz. Devlet, depremzedelere karşı Anayasa’da bulunan görevlerini yerine getirmelidir.”

“Sorumluların ceza alması için çalışmalarımız devam edecek”

Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Veli Küçük ise konuşmasında, “Devletin kurumları eliyle gerekli tedbirleri almaması ve rant hırsı uğruna, yönetmelik ve kuralları uygulanmaması sonucu vatandaşların yaşamını kaybetmesi, ‘kader’ olarak küçümsenmeyecektir” dedi. Türkiye Barolar Birliği olarak deprem bölgesinde yaşanan hak ihlalleri ve ölümlerde sorumluluğu olan kişilerin yargılanması için sürecin takipçi olmaya devam ettiklerini ifade eden Küçük, şöyle konuştu:

“Hukuksuzluğun, büyük sorumluluğun o binaların yapımında, kullanımında gereken hassasiyeti göstermeyen tüm yetkililer açısından adalet mekanizmasında cezasını bulmasını çok önemsiyoruz. Deprem bölgesinde tüm dosyaları, yerel yönetimdeki sorumlular da dahil olmak üzere en geniş kapsamda adaletin sorumlulukların ceza almasını noktasında barolar çalışmalarına devam edecek. Müdahil olma taleplerini de belirterek devam edeceğiz. Çok ciddi bir tıkanmanın yaşandığı süreçteyiz. Vaat edilen konutların yüzde birinin dahi yapılmadığı, eğitim hakkının konteynerlarda ilkel koşullarda zorlukların yaşandığı günler devam ediyor. Depremzedeler arasında ayrım yapılarak devam ediliyor. Devletin sosyal devlet, yurttaşına duyarlı devlet duygularını vatandaşına hissettirmesi gereken bir dönemdeyiz. Ama ne yazık ki vatandaşlarımız bu duyguyu yaşamadı. Hala çadırlarda yaşayan yurttaşlarımızın olduğu bir süreç var. Eğitim mekanizması uzun bir süre işletilemedi.”

“Tıkanmışlığı deprem bölgesinde gözlemledim”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de “Yıllardır ülkede pek çok alanda tıkanmışlığı yaşıyoruz. Salondakiler kendi kurumlarında bu tıkanmışlığı aşmak için mücadele veriyor” dedi. Güner, şunları söyledi:

“6 Şubat depremi, bizlere felaketin boyutunun bu kadar büyük olabileceği bir başka tıkanmışlığı da yaşayabileceğimizi öğretti, gösterdi. İnsanların kuru ekmek ve su için mücadele ettiğini görmüş ve yakınlarını enkaz altında elleriyle kazıyarak ulaşmaya çalıştıklarını gözlemlemiş biri olarak, gerçekten tıkanmışlığın çok ciddi bir boyutta olacağını gözlemledim. O gün insanlar deprem bölgesinde acı ve çaresizliği yaşadı. Yerel ve merkezi yönetimlerinin, akademisyenlerin, yurttaşların sorumlulukları var. Altı mevsim geçti deprem bölgesinde. Orada hala çadır ortamında çamurda, karda kışta kalmış insanlarımız var. Oradaki yurttaşlarımızın yerine kendimizi koyabildiğimizde dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.”

“Dere yataklarına izin, imar affı…”

Konferansın onur konuğu Prof. Dr. Ruşen Keleş konuşmasında, “Afetlerden sonra alınması gereken birtakım adımlar oldu. Ama afetlerden önce atılması gereken birtakım adımlarda elbette var” dedi. Deprem konseyinin varlığına son verildiğini hatırlatan Keleş, depremlere ilişkin hukuki düzenlemeleri şöyle anlattı:

“6 Şubat depremlerinde yıkıma uğrayan illere, Almanya’dan gönderilen yardımın asker ve jandarmadan daha erken ulaştığına ilişkin gözlemler yapılmıştır. Kentleşmenin niteliği, biçimi, özellikleri, yapı, nüfus yoğunluğu.. İstanbul ve çevresindeki nüfus yoğunluğu, imar affı, dere yataklarındaki yapılara izin verilmesi yalnızca yanlışlardan birkaçıdır.”

Konferansın oturum başlıkları arasında “Depremin ilk günlerinden bu yana bitmeyen şeffaflık ve polemik sorunu”, “Eğitim hakkı ve ruhsal sağlık üzerine”, “Deprem alan araştırması bulguları”, ” Hatay’ın yeniden inşası süreci”, “Ücretsiz konut hakkı, mülksüzleştirme tartışmaları” yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/insan-haklari-perspektifinden-6-subat-depremleri-konferansi-duzenlendi/feed/ 0
CHP’nin “hatay’a Sahip Çıkıyoruz” Çalışma Grubu Hatay’da. https://www.haber60.com.tr/chpnin-hataya-sahip-cikiyoruz-calisma-grubu-hatayda/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-hataya-sahip-cikiyoruz-calisma-grubu-hatayda/#respond Sat, 25 May 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33112 (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Hatay’da rezerv alan uygulamasına tepki göstererek, “Dramatik bir örnek vereyim; rezerv bölge ilan edilmiş bir yerde bir vatandaşın az hasarlı binası, binasını güçlendirme yapmış, sağlıklı bir konut haline getirmiş. Evin içinde eşyaları varken rezerv alanın tamamı yıkım ihalesine verildiği için içindeki demir ve enkazdan çıkacak diğer değerli ne varsa onlar için, vatandaşın evini yıkıp ekipleri kimseye sormadan yıkıyorlar. Dava konusu olsa ne olur? Devletin en çok hassas göstermesi gereken yer deprem bölgesidir. Bu hassasiyet buralarda gösterilmiyor” dedi.

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin iptaline yönelik itirazının YSK tarafından reddedilmesinin ardından kurduğu “Hatay’a Sahip Çıkıyoruz Çalışma Grubu”, CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan başkanlığında Hatay’a gitti. Rezerv alan uygulamaları ve hak ihlalleri ile ilgili CHP Hatay İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yapıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bakan, yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Hatay’ı “şahsi meselesi olarak gördüğü” için CHP’nin de Hatay’ı şahsi meselesi olarak gördüğünü kaydetti. Bakan, şunları kaydetti:

” 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin ardından CHP olarak farklı uzmanlıklardan oluşan farklı heyetlerle çalışmaya başladık. Diğer illerde olmayan bir çalışma bu sadece Hayat’a özel bir çalışma. 6 Şubat depremi 11 ili etkiledi ancak Hatay’da yarattığı yıkımı hiçbir yere yaratmadı. Hatay Anadolu’nun biliyorsunuz en eski yerleşimlerinden birisi. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Bu kent adeta yok oldu. Dolayısıyla biz burada tüm sorunları yerinde tespit etmeye ve çözüm önerilerimizi oluşturmaya geldik. Bizim heyetimizin dışında da çalışma gruplarımız var. Biz çalışma gruplarından Hayat’a Sahip Çıkıyoruz çalışma gruplarından sadece bir tanesiyiz heyetlerden. Buradan öncelikle şunu bilinmesini istiyoruz, tüm Hataylılara sesleniyoruz; Hatay yalnız değildir, Hatay sahipsiz değildir. Biz Hatay’a sahip çıkmaya devam edeceğiz. yerel seçimlerden sonra bir heyetle gelmiştik. Şimdi tekrar geliyoruz budan sonra da yeni heyetler Hatay’a gelmeye sorunları tespit etmeye ve çözüm önerilerinde bulunmaya gelecekler.

“Rezerv alan ve konut politikalarıyla ilgili sorunlar var”

Hatay’da alt yapı ve ulaşım sorunları var. Hatay’da sağlık ve sağlıklı çevre hakkı ihlaline ilişkin sorunlar var. Hatay’da sosyal ve ekonomik sorunlar var. Şiddet olaylarında ciddi artış var. Uyuşturucu kullanımında bir nesli tehlikeye atacak derecede artış var. Hatay’da ciddi bir yönetim sorunu var. Hatay Valisi ve iktidar süreci kapsayıcı şekilde götürmüyor. Sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının ve siyasi partilerin düşünceleri alınmadan tek bakış açısıyla süreç yürütülüyor ve bunu yarattığı sıkıntılar var. Rezerv alan ve konut politikalarıyla ilgili sorunlar var. Bu sorunun ne derece büyük olduğunu anlamanız için önce içinde bulunduğumuz fiziki koşullara bakmanız yeterli. Burası Hatay CHP İl Başkanlığı bir çadırda görevini yürütüyor. Şu an aradan geçen deprem bugüne geçen 15 ay 15 günlük sürede 188 tane konteyner kent var Hatay’da Hayat konteyner kente dönümüş durumda. Bazı konteyner kentte binlerce bazılarında on binlerce insan yaşıyor. ve şu ana kadar yapılması gereken konut sayısı 140 bin olması gerekirken sadece üç bin konut yapılmış. Bunun ne kadarı teslim edildi ve ne kadarının içinde insan yaşıyor bilmiyoruz. 20 bin konutun ihalesi yapılmış.

“Bu hassasiyet buralarda gösterilmiyor”

Biz sorunları tespit etmek amacıyla sokakta halka görüşmeler yaptık. STL’larla görüşmeler yaptık. Tüm meslek odalarını bünyesinde barındıran Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ile belediye başkanlarımızla, Hatay barosuyla, meclis üyelerimizle görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerin sonunda yaşanan sorunları sizlerle paylaşmak isterim.

Rezerv alanla ilgili sıkıntılar var. Rezerv alanla ilgili en önemli sıkıntı belirsizlik. Neresi olacak, hangi kriterlerle belirlenecek bunlar hiç istişare yapılmadan bir günde bakanlık eliyle ilan ediliyor. Orada da az hasarlı binaların olduğu, hasarsız binaların olduğu bölgeler de rezerv alanı olarak ilan ediliyor. Burada da birtakım sıkıntılar var. Örneğin; az hasarlı binanız var. Devlet dedi ki; binanı sen güçlendirebilirsin. Onay verdi projene. Binanı güçlendirdin. Şimdi o binanın mülkiyet hakkı askıya alınmış durumda rezerv alanı ilan edildiği için. Orada az hasarlı binalar ve hiç bina yapılmamış parsel sahiplerinin sorunları var. Onlar da bu belirsizlikten etkileniyorlar. Ne olacağını kendi gelecekleriyle ilgili, evlerine zor koşullarda deprem koşullarında yaptıkları masrafları nasıl alacaklarını, ne yöntemle alacaklarını, hangi hukuki dayanağa göre alacaklarını bilmiyorlar.

Yine burada devletin devlet vasfının gereği olarak deprem bölgesinde hassas olması gerekir. Orada bu hassasiyeti gösteremediğini görüyoruz. Dramatik bir örnek vereyim; rezerv bölge ilan edilmiş bir yerde bir vatandaşın az hasarlı binası, binasını güçlendirme yapmış, sağlıklı bir konut haline getirmiş. Evin içinde eşyaları varken rezerv alanın tamamı yıkım ihalesine verildiği için içindeki demir ve enkazdan çıkacak diğer değerli ne varsa onlar için, vatandaşın evini yıkıp ekipleri kimseye sormadan yıkıyorlar. Dava konusu olsa ne olur? Devletin en çok hassas göstermesi gereken yer deprem bölgesidir. Bu hassasiyet buralarda gösterilmiyor.

Vatandaşın süreç sonu ve süreç başı arasındaki maliyet farklarının toplamını hesaplayıp bir ortalama vatandaştan para alacaklarını söylüyorlar. Bu rakam belli değil. Burada da bir belirsizlik var. Vatandaşa boş taahhütname imzalatılıyor. Zaten depremi yaşamış insanlar yarın nasıl bir sonula karşılaşacağını bilmeden boş taahhütnameye imza atıyor. Bunu doğru bulmuyoruz.

Yapı denetim firmaları burada tekel oluşturmuş. Yedi tane yapı denetim firması var ve insalardan gayri resmi olarak binasının kontrolünü yapmak için zorunlu olduğu koşullarda 500-700 bin lira arasında para alıyor. Devletin bunun kontrolünü yapabiliyor olması lazım. Ama maalesef bu kontrolün yapılamadığını görüyoruz.

“Yönetmelik yapılması gerektiğini düşünüyoruz”

Deprem yönetmeliğiyle ilgili eleştirilerimiz var. Deprem yönetmeliğine uygun yapılmış, 2000 yılından sonra yapılmış binalar yüzde 2’si bu binaları oluşturuyor. Yüzde 98 deprem yönetmeliğinden önce yıkılan binalar. Japonya u depremin sonuçlarına göre kendi deprem yönetmeliğini yeniliyor. Biz deprem yönetmeliğimizi yenilemeden o yüzde 2 binalar için söylüyorum, aynı deprem yönetmeliğiyle aynı koşullarda aynı lokasyona bina yapıyoruz. Yani aynı depremi aynı koşullarda yaşadığımızda o yüzde 2’lik binalar yeniden yıkılacak. Bununla ilgili bir çalışma olmadığını görüyoruz. Japonya’nın bu depremi örnek alıp yönetmeliği yenilerken bizim de buranın öznel koşullarına ilişkin olarak fay hattının tespiti, fay hattının dışında Asi nehrinin kenarındaki kırılımların tespit edildiği bir çalışma yapılıp, bu çalışmaya göre mevcut deprem koşulları yeniden geldiğinde bu binalar yıkılmayacak şekilde bir yönetmelik yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

“İktidar da herkes de üstüne düşen sorumluluğu almalı”

Bu işten en çok etkilenen mimar ve mühendisler oldu. 6 Şubat depreminin yarattığı yıkımdan dolayı mimar ve mühendisler neredeyse günah keçisi ilan edildi. Çok sayıda tutuklu mimar, mühendis var. Davalar açılmadı henüz. ve kamu binaları yıkıldı bundan dolayı tutuklu kimse yok. ODTÜ’nün verdiği raporlar var. Deprem yönetmeliğine uygun olarak, gereken yasal koşullara uygun olarak yapılmış ve yıkılmış o binaları mimar ve mühendisleri tutuklu. Bununla ilgili de Adalet Baknlığı2nın yargı süreçlerinin hızlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu depremin tüm sorumluluğu mimar ve mühendisler de değil. İktidar da herkes de üstüne düşen sorumluluğu almalı.

Biz Hatay’a sahip çıkıyoruz. Hatay’a sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tüm Hataylılar bilsin CHP burada olmaya devam edecek. Genel Başkanımız Özgür Özel’in ir sözü var; ‘karıncanın kardeşi var yalnız değilsiniz. Karıncanın gücü birlikteğindedir. Yan yana durmasındadır’ diyor. Karıncanı kardeşi var. Hatay’ın kardeşi var. Hatalıların kardeşi CHP’dir. Hatay’ın yanında durmaya devam edeceğiz.”

“Parti burada, biz burada olmaya devam edeceğiz”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Murat Bakan, Hatay Valisi’nin “sen değil, partin gelsin” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine,  şunları söyledi:

“Yerel seçimin arkasından biz Hatay’a geldik. Hatay’daki seçim sürecindeki usulsüzlüklerin tespiti ve bununla ilgili hukuki müracaatların yapılması için. Burada dirençli bir hukuki süreç götürdük, ancak YSK burada oyların sayılmasını istemedi. Dolayısıyla siyasi bir süreçle, YSK siyasi bir karar alarak Hatay’daki seçim sonuçlarını belirlemiş oldu. Biz o süreçte de Sayın Vali ile ilgili AKP İl Başkanı gibi hareket ettiğini ifade ettik. Bunu doğru bulmadığımızı ifade ettik. Sayın Vali ‘sen git partin gelsin’ demiş. Parti burada, biz burada olmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-hataya-sahip-cikiyoruz-calisma-grubu-hatayda/feed/ 0
(HATAY) Hatay Depremzede Derneği ve Deprem Dayanışma Derneği ortak basın açıklaması yaptı https://www.haber60.com.tr/hatay-hatay-depremzede-dernegi-ve-deprem-dayanisma-dernegi-ortak-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/hatay-hatay-depremzede-dernegi-ve-deprem-dayanisma-dernegi-ortak-basin-aciklamasi-yapti/#respond Thu, 23 May 2024 21:27:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32781 (HATAY) – Hatay Depremzede Derneği ve Deprem Dayanışma Derneği üyeleri yaptıkları ortak basın açıklamasıyla kalıcı konutların durumu, rezerv ve riskli alanlara dair değerlendirmelerini paylaştı. Hatay Depremzede Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ece Doğru, “Rezerv alanın ne demek olduğu anlaşılmaya çalışılırken mülksüzleştirilme, demografik yapının bozulması gibi birçok endişe geziniyor kentin sokaklarında” dedi.

Hatay Depremzede Derneği ve Deprem Dayanışma Derneği üyeleri ortak bir basın açıklaması yaparak depremin üzerinden 470 geçtiğine, konut teslimi bir yana konutların nasıl ve ne şikilde yapılıp teslim edileceğine ilişkin vatandaşların kaygılı bir yaşam sürdürdüğü söyledi.

“Rezerv alan gibi kavramlarla meşgul ederek zaman kazanmaya çalışıyorlar”

Basın açıklamasını okuyan Hatay Depremzede Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ece Doğru, “Hatay’da konut ihtiyacı 250 bini aşkınken şu ana kadar teslim edilen konutlar, ihtiyacın yüzde 10’una bile ulaşamamıştır. Depremden 1 ay sonra bizlere ‘1 yıl içinde konutlarınız hazır’ diyerek bizleri oyalayanlar, yaşadığımız acıyı ve öfkeyi dizginlemeye çalışanlar depremin ardından 1 buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen bizi riskli alan, rezerv alan, yerinde dönüşüm gibi kavramlarla meşgul ederek, tartıştırarak zaman kazanmaya çalışıyor. Rezerv alanın ne demek olduğu anlaşılmaya çalışılırken mülksüzleştirilme, demografik yapının bozulması gibi birçok endişe geziniyor kentin sokaklarında” dedi.

“Tüm bu sorular aylar geçmiş olmasına rağmen öylece cevapsız duruyorken toplumdaki kafa karışıklığını gidermek, iktidarın sorumluluğundadır” denilen basın açıklamada, öne çıkan başlıklar şöyle:

“Belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır”

Depremin ardından 15 ay geçmiş olmasına rağmen evi, işyeri, tüm mahallesi yıkılmış vatandaşlar, bırakın mahallesine işyerine kavuşmayı; konutlarına kavuşamadığı için birçok yaşamsal sorunla baş etmeye çalışıyor. Yaratılan bu belirsizlikten kaynaklı toplumda rezerv alana dair farklı yönelimlerin ortaya çıkması, toplumun rezerv alanlarla ilgili bütünlüklü bir berraklaşma yaşamasının önünde büyük engel teşkil ediyor. Bu berraklaşmanın yaşanmamasının temel sorumlusu, belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır.

“Şeffaf bir süreç olması gerekmekte”

Hatay’ın yeniden inşa sürecinin; Hatay halkıyla müzakere edilerek bu kentin tarihsel hafızasının mihenk noktası olarak belirlendiği, rantın ve talanın olmadığı, mülksüzleştirme kaygısının giderildiği, şeffaf bir süreç olması gerekmektedir. Bizler söylemler üzerinden bir yaşam kurgulayamayacağımızı defalarca olduğu gibi bir kez daha deneyimledik.

“Kentin inşa sürecini sokak sokak bilmek istiyoruz”

Kentin inşa sürecini sokak sokak, mahalle mahalle bilmek, buna dair söz söylemek istiyoruz. Bu kapsamda bizler, muğlak tanımlamalarla hayatımıza soktuğunuz rezerv ve riskli alanların halkın dahil edilmediği bir süreçle yönetilmesini kabul etmiyoruz. Verdiğiniz sözleri tutmadığınızı da görerek söz ve söylemlerle değil yasalarla teminat istiyoruz. Tümüyle yıkılmış mahallelerde rezerv alan sürecinin nasıl işleyeceğinin, konutların ne zaman teslim edileceğinin, rezerv alan sonrası kaç konut teslim edileceğinin, bu konutların kimlere hangi koşullarda teslim edileceğinin, daha önce kirada olanların haklarının korunup korunmayacağının, bunların netleşmesiyle demografik yapının korunacağının, yapılan anahtar teslimli ihalelerle konut başına düşen maliyetlerin ne kadar olacağının, konut başı maliyetlerin tespiti yapıldıktan sonra bedelsiz verilmesi gereken konut maliyetlerinin ne kadarını halka yükleyeceğinizin sözlü değil yazılı teminatını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatay-hatay-depremzede-dernegi-ve-deprem-dayanisma-dernegi-ortak-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0
İzmirli Depremzedelerden TOKİ’ye Konut Tepkisi: “4 Yıldır Evlerimiz Teslim Edilmedi” https://www.haber60.com.tr/izmirli-depremzedelerden-tokiye-konut-tepkisi-4-yildir-evlerimiz-teslim-edilmedi/ https://www.haber60.com.tr/izmirli-depremzedelerden-tokiye-konut-tepkisi-4-yildir-evlerimiz-teslim-edilmedi/#respond Wed, 22 May 2024 21:24:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32745 Haber: Kerim Uğur – Kamera: Özgür Şengül

(İZMİR)- İzmir’de 30 Ekim 2020 yılında 6,6 büyüklüğünde meydana gelen depremden bir yıl sonra yapımına başlanılan evlere 4 yıldır kavuşamayan depremzedeler isyan etti. İzmir Depremi Proje Mağdurları Platformu Sözcüsü Taner Duman, 125 ailenin evlerini beklediğini, muhatap bulamadıklarını söyledi. Duman, inşaat alanında sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geldiğinde hareketlilik olduğunu daha sonra kimsenin uğramadığını ifade etti.

Depremzedeler, İzmir’de 2021 yılında temelleri atılan ve 3 bin 500 konuttan oluşan rezerv alandaki evlerin aradan 4 yıl geçmesine rağmen hala tamamlanmasına tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansına konuşan İzmir Depremi Proje Mağdurları Platformu Sözcüsü Taner Duman, 4 yıldır evlerini ve dükkanlarını teslim alamadıklarını belirterek “Dört yıldır tamamlanamayan ve depremzedelerin evlerini beklediği bir etaptayız. Toplam 125 ailenin burada hala evlerini beklediğimiz yerdeyiz. Bizim mağduriyetimiz kimseyi muhatap bulamamamız. Ne TOKİ yetkilisi bulabiliyoruz, ne bakanlıkta bir yetkili bulabiliyoruz. Ne de AFAD’tan bir cevap alabiliyoruz. Burası tamamen sadece Cumhurbaşkanı İzmir’e geldiğinde bir hareketlilik olan daha sonra kaderine terk edilen bir proje haline geldi. İnsanlar dört yıldır burada evlerini bekliyor” dedi.

“Müteahhitin insiyatifine kaldık, binalar burada çürüyor”

Kendilerine çeşitli sebepler sunulduğunu söyleyen Taner Duman, “Yaklaşık dört yıldır ilerlenen inşaat bu. Çeşitli nedenler işte müteahhit kimin vefat etti? İşçi yok, para yok, müteahhit battı gibi sebepler bize aktarılan sebepler. Hiçbir şekilde muhatap bulamadığımız burada müteahhidin tamamen inisiyatifine kalmış bir bekleyiş var. Binalar olduğu yerde çürüyor. Malzemeler işte aşağıda camları gördünüz. Yolların halini gördünüz. Bunlar sonuçta devletin parasıyla bizlerin parasıyla yapılan şeyler oldukları yerde çürüyorlar. İşte görüyorsunuz hala balkon demirleri olmayan daireler var. Girişleri olmayanlar var. Daha doğal gaz projeleri belli değil. Trafoda sorun olduğu söyleniyor. Bu şekilde mağduriyetlerin olduğu bir yer sesimizi duyan kimse yok ve duyacak gibi de görünmüyorlar. Seçim de geçti. Seçim öncesi çok sözler verildi. Seçim öncesi vereceğiz, Şeker Bayramı öncesi vereceğiz, Ramazan Bayramı sonrası vereceğiz. Şimdi Kurban sonrasına kaldı. Ama işte Kurban Bayramı sonrası teslim edilecek dediğimiz projede maalesef çalışan bir tane işimiz yok” diye konuştu.

“Bakan Özhaseki’yi burada hiç görmedik”

AKP’li siyasileri de eleştiren Duman, şunları söyledi:

“Hamza Bey deprem süresince İzmir milletvekiliydi. Biz Hamza Dağ ile çok toplantıya da katıldık. Bize hiçbir İzmirli ‘depremzedeyi mağdur etmeyeceğiz merak etmeyin’ dediler. O zaman Çevre Şehircilik Bakanı da Murat Kurum’du. Zaten Murat Kurum hadi yine iyi kötü gelip gidiyordu. Ama Mehmet Özalseki’yi hiç görmedik zaten. Hani gelip şurada, ya arkadaşlar, burada bize ait daireler varmış. Niye burası tamamlanmıyor sorusunu gelip daha sormadı burada. Hamza Bey de seçim zamanı, bütün meyhaneleri gezdi ama depremzedelerin bir tanesinin yanına gelmedi. ‘Ne yaptınız? Mağdur oldunuz mu? Daireleri aldınız mı’ diye bizi ziyaret etmedi. Aynı şekilde Konak Belediye Başkan aday Ceyda Hanım da İzmir milletvekiliydi. Bu sürecin içindeydi. Necip Nasır da bu sürecin içindeydi. İşte buradan da onlara seslenelim. Bakın İzmir depremzereleri hala evlerini alamadılar. Şimdi Hatay’da biz bu kadar daire yapacağız diyorlar ya, İzmir depremi, Hatay depreminin onda biri belki de yüzde biri bir deprem. Dördüncü yıl sonunda tamamlanan konut sayısı 3 bin aşağıdakilerle 4 bin 500 diyelim. ve hala bazı evlerde ciddi tesisat sorunları var. Bazılarının çatıları akıyor. Hadi bu sorunları da geçtik. İnsanlar artık kendi bütçelerini yaptırıyorlar. Ama evinin anahtarını hala eline alamamış 125 kişi var. Bence bu devletin bir ayıbıdır. Ben buradan Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum çünkü bu sorunu ondan başka çözecek şu an için bir pozisyonda kimse yok. Kimse sorumluluk almıyor. Burada kendisini temsil eden, partisini temsil eden il yönetimi, il başkanı, milletvekilleri depremzedelerle ilgili hiçbir girişim yapmıyorlar. Deprem oldu unutuldu gitti. Bir daha deprem olursa bizi hatırlayacaklar. Ama şunu bilsinler ki hani burada İzmir’in neden kazanamıyoruz? Neden oy kaybediyoruz? Cumhurbaşkanı bence gelip şu manzarayı bile gördüğünde bizi çok daha iyi anlayacaktır. Çünkü hakikaten buradaki insanlar çok mağdur durumda. Emin olun şuna özel sektörden bir müteahhit yapsa yıllarca yargılanır. Ama bu kadar devletin kontrolünde, bu kadar insanların mağdur edilmesini biz hayretle ve şaşkınlıkla izliyoruz açıkçası”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirli-depremzedelerden-tokiye-konut-tepkisi-4-yildir-evlerimiz-teslim-edilmedi/feed/ 0
Deprem Uzmanı: Eğer Marmara Bölgesi Çökerse Türkiye de Çöker https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-eger-marmara-bolgesi-cokerse-turkiye-de-coker/ https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-eger-marmara-bolgesi-cokerse-turkiye-de-coker/#respond Tue, 21 May 2024 23:17:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32721 Müteahhit ve İş İnsanları Derneği tarafından İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm konulu panel yapıldı. Panelde konuşan Bilim Akademisi üyesi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, “Eğer deprem olur, Marmara bölgesinde depremin çarkları durursa, Marmara bölgesi çöker, onunla kalmaz bütün Türkiye diz üstü çöker. Ve artık ne ekonomik özgürlüğümüz kalır ne de siyasi özgürlüğümüz kalır” dedi.

İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) tarafından düzenlenen İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm konulu panel Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Panele, Bilim Akademisi üyesi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen, İBB KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve İMİDER Başkanı İrfan Tutacak’ın yanı sıra dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

NACİ GÖRÜR: BU ÜLKEDE DEPREMLER OLMAYA DEVAM EDECEK

Panelde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, “Bu ülkede depremler olmaya devam edecek. Dediğim gibi levha sınırı, levhayı yok edemezsin, durduramazsın. Levha sınırları aynen insanlardaki kalp atışı gibi bir olaydır. Yani nabız atışı gibi bir olaydır. Bir insanın nabzı durursa o insan ölür. İşte levha sınırlarında hareket durur, deprem biterse dünya da ölür. İşte gezegenlerin, gök cisimlerinin hiçbirinde bildiğimiz anlamda deprem yoktur. Deprem, yeryüzünün yaşamasını gösterir. Deprem sayesinde yeryüzünde bir döngü meydana gelir. Yani yaşam döngüsü meydana gelir” diye konuştu.

“BELEDİYE BAŞKANI İŞLERİNİ Mİ GÖRSÜN? YOKSA KAÇAK GÖÇEK İŞLERİN PEŞİNE Mİ DÜŞSÜN?”

Toplum olarak herkesin üzerine çeşitli görevler düştüğünü anımsatan Görür, “Önce çuvaldızı kendimize iğneyi başkasına batıralım. Biz, çoluk çocuğumuz depremde ölmek istemiyorsak, eğer bu ülkede çağdaş can güvenliğimizle, demokratik olarak mal varlığımızla, ekonomik özgürlüğümüzle, siyasi özgürlüğümüzle ebediyen yaşayacaksak, kendimizi değiştireceğiz kardeşim. Başka türlü olmaz. Belediye başkanı işlerini mi görsün? Yoksa kaçak göçek işlerin peşine mi düşsün? Buna siz karar verin” ifadelerini kullandı.

“DEPREM EN BÜYÜK ÇEVRE FELAKETİDİR”

Prof. Dr. Görür, depremin etkilerinin uzun yıllar boyunca sürdüğünü belirterek, “Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevre kirlenirse sizin burada sağlıklı yaşamanız mümkün değildir. Yani depremde kanalizasyonunuz patlar boruları toprağa karışırsa, içme suyuna karışırsa siz sağlıklı yaşam süremezsiniz. Topraktan akarsuya, akarsudan denize, denizden bilmem neye her taraf kirlenir. Kirli bir çevre ölüm demektir. Hemen kendini göstermez, seneler içerisinde insanları hastalıktan kırar. Onun için çevre çok önemlidir. Bunu yapmanın yolu da şimdiden bu çevre kirliliğine sebep olacak şeyleri önlemektir” şeklinde konuştu.

“EĞER DEPREM OLURSA MARMARA BÖLGESİ ÇÖKER, ONUNLA DA KALMAZ TÜRKİYE DİZ ÇÖKER”

Olası Marmara depremine ilişkin de konuşan Görür, şunları söyledi: “Marmara bölgesi Türkiye’nin ekonomisinin yüzde 60’ına yakınını, yani gayri safi milli hasılanın yüzde 60’ını sağlıyor. Eğer deprem olur, Marmara bölgesinde depremin çarkları durursa, Marmara bölgesi çöker, onunla kalmaz bütün Türkiye diz üstü çöker ve artık ne ekonomik özgürlüğümüz kalır, ne de siyasi özgürlüğümüz kalır. Size onu söyleyeyim, Cumhurbaşkanımızın bir lafıyla; Cumhurbaşkanına gidip diyorlar ki ‘Dünya Bankası bizden borç para istiyor’. ‘Ne kadar istiyor?’ Diye sormuş. 5 Milyon Dolar, yanılmıyorsam. Belki de 5 Milyar Dolar. ‘Verin’ diyor. ‘Bugün borç alan yarın talimat alır’ bu onun lafı. Gerçekten öyle. Siz koca Marmara bölgesini depreme hazırlamaz çökertirseniz ondan sonra öyle özgür kalacağınızı, bağımsız kalacağınızı düşünmeyin” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-eger-marmara-bolgesi-cokerse-turkiye-de-coker/feed/ 0
İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm Paneli Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-ve-kentsel-donusum-paneli-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-ve-kentsel-donusum-paneli-duzenlendi/#respond Tue, 21 May 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32719 (İSTANBUL) – İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) tarafından ‘İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm’ konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Eğer deprem olur, Marmara bölgesinde depremin çarkları durursa, Marmara Bölgesi çöker, onunla kalmaz bütün Türkiye diz üstü çöker ve artık ne ekonomik özgürlüğümüz kalır, ne de siyasi özgürlüğümüz kalır” dedi.

İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) tarafından Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde “İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm” başlıklı panel düzenlendi.

Panele, Bilim Akademisi üyesi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen, İBB KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve İMİDER Başkanı İrfan Tutacak’ın yanı sıra dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) Dernek Başkanı İrfan Tutacak, panelde yaptığı konuşmada deprem olgusunu unutmayıp, sürekli ülke gündeminde tutmaları gerektiğini söyledi. Bilimin rehberliğine en fazla ihtiyaç duydukları alanın deprem tehlikesi olduğuna işaret eden Tutacak, “Deprem tüm insanları olduğu gibi müteahhit ve inşaat sektöründe olanların hayatını da etkiliyor. Mesleki olarak etkilediği gibi sırtımıza büyük bir sorumluluk da yüklüyor. Bizler inşaat sektörü olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye hazırız” dedi.

“Gecekondu kaynaklı tapu ve kentsel dönüşüm sorunları en öncelikli işimiz olacak”

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ise programda yaptığı konuşmada, Eyüpsultan ilçesinin yapı stokunun üçte ikisinin eski ve kentsel dönüşüme muhtaç olduğunu dile getirdi. Mevcut yapılaşmanın hem estetik açıdan hem de yaşama alanlarının yoksunluğu açısından sorunlu olduğunu belirten Özmen, “Barınmanın bir insan hakkı olduğunu, bunu odağına alan, yerinde ve yerlisiyle katılımcı bir kentsel dönüşüm süreci yönetmeyi hedefliyoruz. Gecekondu kaynaklı tapu ve kentsel dönüşüm sorunları en öncelikli işimiz olacak” ifadelerini kullandı.

Panelde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, deprem sayesinde yeryüzünde bir yaşam döngüsü meydana geldiğini belirterek, dünya dışındaki ölü gezegenler ve gök cisimlerinde depremin olmadığını söyledi.Türkiye’de de levha sınırlarında depremlerin olmaya devam edeceğini ifade eden Görür, insanların kendilerini yönetmeye talip kişilerden kentleri depreme karşı dirençli hale getirmelerini talep etmelerini istedi.

Mikro bölgeleme çalışmalarının üzerinde duran Görür, topoğrafyanın ve jeoloji çalışmalarının deprem öncesi riskli bölgeleri tespit açısından önemli olduğunu vurgulayarak, İstanbul’da 22 Mayıs ve 5 Ağustos 1766’da meydana gelen depremleri anlattı. Görür, şöyle konuştu:

“Bu fay sistemi her 250 yılda bir deprem üretiyor. 250 senede enerji birikiyor, depremle rahatlıyor. Sonra tekrar oluyor. 1766’nın üzerine 250 yıl koyduğunuzda 2016 yapıyor. Onun için biz bağırıyoruz “İstanbul’u depreme hazırlayın, Marmara bölgesine dikkat edin” diye. 1999 depremi sonrası Marmara’da depreme ilişkin çalışmalar yaptık ve gördük ki, kesinlikle Marmara’da deprem olacak. Sadece 1912 Şarköy Depreminde kırılan kısımda bir şey olmayacak. Diğer kısım kırılırsa 7,5’e varan deprem olacak. O kesin ama biz zaman bilmiyoruz. Bugün mü olur, yarın mı olur bilmiyoruz. Aynen Kahramanmaraş Depremi’ni söylediğimiz gibi

“Bu ülkede depremler olmaya devam edecek. Deprem biterse dünya da ölür”

Bu ülkede depremler olmaya devam edecek. Dediğim gibi levha sınırı, levhayı yok edemezsin, durduramazsın. Levha sınırları aynen insanlardaki kalp atışı gibi bir olaydır. Yani nabız atışı gibi bir olaydır. Bir insanın nabzı durursa o insan ölür. İşte levha sınırlarında hareket durur, deprem biterse dünya da ölür. İşte gezegenlerin, gök cisimlerinin hiçbirinde bildiğimiz anlamda deprem yoktur. Deprem, yeryüzünün yaşamasını gösterir. Deprem sayesinde yeryüzünde bir döngü meydana gelir. Yani yaşam döngüsü meydana gelir.

“Belediye başkanı işlerini mi görsün, yoksa kaçak göçek işlerin peşine mi düşsün”

Önce çuvaldızı kendimize iğneyi başkasına batıralım. Biz, çoluk çocuğumuz depremde ölmek istemiyorsak, eğer bu ülkede çağdaş can güvenliğimizle, demokratik olarak mal varlığımızla, ekonomik özgürlüğümüzle, siyasi özgürlüğümüzle ebediyen yaşayacaksak, kendimizi değiştireceğiz kardeşim. Başka türlü olmaz. Belediye başkanı işlerini mi görsün? Yoksa kaçak göçek işlerin peşine mi düşsün? Buna siz karar verin.

“Deprem en büyük çevre felaketidir”

Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevre kirlenirse sizin burada sağlıklı yaşamanız mümkün değildir. Yani depremde kanalizasyonunuz patlar boruları toprağa karışırsa, içme suyuna karışırsa siz sağlıklı yaşam süremezsiniz. Topraktan akarsuya, akarsudan denize, denizden bilmem neye her taraf kirlenir. Kirli bir çevre ölüm demektir. Hemen kendini göstermez, seneler içerisinde insanları hastalıktan kırar. Onun için çevre çok önemlidir. Bunu yapmanın yolu da şimdiden bu çevre kirliliğine sebep olacak şeyleri önlemektir.

“Eğer deprem olursa, depremin çarkları durursa, Marmara Bölgesi çöker”

Marmara bölgesi Türkiye’nin ekonomisinin yüzde 60’ına yakınını, yani gayri safi milli hasılanın yüzde 60’ını sağlıyor. Eğer deprem olur, Marmara bölgesinde depremin çarkları durursa, Marmara bölgesi çöker, onunla kalmaz bütün Türkiye diz üstü çöker ve artık ne ekonomik özgürlüğümüz kalır, ne de siyasi özgürlüğümüz kalır”.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-ve-kentsel-donusum-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kirada yüzde 25 sınırı büyük ihtimalle devam etmeyecek https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kirada-yuzde-25-siniri-buyuk-ihtimalle-devam-etmeyecek/ https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kirada-yuzde-25-siniri-buyuk-ihtimalle-devam-etmeyecek/#respond Mon, 20 May 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32479 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber’de katıldığı programda “Kirada yüzde 25 sınırının devam etmesi için bir sebep görmüyorum, çok büyük ihtimalle devam etmez” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜMEDE BİR DENGELENME VAR”

Bakan Şimşek’in açıklamalarında satır başları şu şekilde; “Program çalışıyor, iç talepte bir yumuşama var, net ihracatın etkisi olumluya dönmeye başladı, büyümede bir dengelenme var. Türkiye’nin dış açığında neredeyse yarı yarıya bir düşüş var, önemli dengesizliklerden biri bu sayede giderilmiş oldu.

“ENFLASYONDA DÜŞÜŞ ÖNGÖRÜLÜYOR”

Temel dengesizlikleri giderme anlamında program çalışıyor. Fon akışında bizim öngördüğümüzden çok daha büyük bir artış var. Risk priminin düşmesi aslında programının çalıştığını gösteren bir gösterge. Programa olan güven güçlü, sürekli pekişiyor. Enflasyonda düşüş öngörülüyor. 2 yıllık perspektifi alırsanız yüzde 22 civarına kadar indi. Bunu performansla destekleyeceğiz, programı güçlendireceğiz. Kamuda tasarruf paketini güçlü bir şekilde uygulayacağız, yapısal reformları hızlandıracağız.

“PROGRAMI GÜÇLENDİRECEK ADIMLAR ATACAĞIZ”

İki kanalda para politikasına destek vereceğiz, bütçe disiplini ve reformları hızlandırarak verimlilik artışı üzerinden destek vereceğiz. Bu program içerde ve dışarda ciddi bir rağbet görüyor. Programı güçlendirecek adımlar atacağız, bir kısmı kamu maliyesi alanında, bir kısmı yapısal dönüşüm alanında olacak. Bu program Türkiye’nin kendi programıdır. Biz bu süreçte hiçbir uluslararası kuruluşla program hazırlık evresinde diyaloğa girmedik. Geçen sene çok büyük bir deprem felaketi yaşadık, bu felaketin yaralarını sarmayı önceliklendirdik.

“BU SENE BÜTÇE AÇIĞINI HEDEFLEDİĞİMİZİN ÇOK ALTINDA KAPATACAĞIZ”

Deprem hariç bütçede çok ciddi bir sıkılaşma var, deprem nedeniyle bütçe açığı büyüdü. Bu sene bütçe açığını hedeflediğimizin çok altında kapatacağız. Enerjide verimliliği dijital dönüşümü önceliklendireceğiz. Deprem dışındaki alanlarda disiplin, harcama kontrolü olmazsa olmazdır. Dezenflasyon programı geçen yıl için elverişli değildi. Geçen yıl büyük bir bütçe açığı ile karşı karşıyaydık. Bankacılık sektörü içerden bunu finanse etmekte zorlanabilirdi.

“PİYASADAN DÖVİZ ALMASAK DOLAR 30’UN ALTINA DÜŞEBİLİRDİ”

Bu nedenlerle aldığımız tedbirlerin bir kısmı enflasyonistti. KDV’yi artırdık, akaryakıtta ÖTV’yi artırdık. Kuru serbest bırakınca enflasyonist etki oluştu. Deprem, kur etkisi, vergi etkisi, beklentileri bir arada düşününce enflasyon yükselişe geçti. Bu sene bu faktörlerin hiçbiri yok. Piyasadan döviz almasak dolar 30’un altına düşebilirdi. Lirada değer kaybı için bir sebep yok.

“ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE İYİLEŞME VAR”

KDV’de herhangi bir artış öngörmüyoruz. Deprem yaralarını önemli ölçüde sarıyoruz. İnşaat maliyetler, sektöründe denge oluştu. Beklenti kanalı iyileşiyor. Enflasyon beklentilerinde iyileşme var. Bütün bunlar dezenflasyonu destekliyor. Biz enflasyonu düşürmekte kararlıyız, gelecek sene enflasyonu 10’lu rakamlara, sonraki sene tek haneye düşürmek için ne gerekiyorsa geri adım atmayacağız.

“TÜRKİYE’NİN DÖVİZ İHTİYACI AZALIYOR”

Maliye politikasında da para politikasında da geri adım atmayacağız. Kirada yüzde 25 sınırının devam etmesi için bir sebep görmüyorum, çok büyük ihtimalle devam etmez. Kredi fiyatlamasına da müdahale edilmemesi gerekiyor. Türkiye’nin döviz ihtiyacı azalıyor, dış ticaret açığı azalıyor. Uzun süre negatif reel faiz vardı, bugün öyle bir şey yok. Türkiye’ye fon akışı güçlü.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kirada-yuzde-25-siniri-buyuk-ihtimalle-devam-etmeyecek/feed/ 0
Marmara Belediyeler Birliği ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’ düzenliyor https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/#respond Wed, 15 May 2024 22:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31875 Marmara Belediyeler Birliği önderliğinde düzenlenen ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’na katılan Başkan Şadi Özdemir, Bursa’nın deprem gerçeğini unutmadıklarını ifade ederek çeşitli projeleri hayata geçireceklerini söyledi.

Marmara Belediyeler Birliği tarafından Urban. koop ve Yuva Project iş birliğiyle, Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen üç günlük ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’ Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda başladı. Marmara Belediyeler Birliği’ne üye belediyelerin, muhtemel Marmara depremi ve afet sonrası kendi yol haritalarını hazırlamalarına katkıda bulunmanın hedeflendiği etkinlik, açılış konuşmalarıyla start aldı.

Programın, ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye’nin son yıllarda büyük afetler ve yıkımlar yaşadığını hatırlatarak, yaşanan acılardan herkesin büyük dersler çıkartması gerektiğinin altını çizdi.

Muhtemel bir afete her an hazırlıklı olunmasının önemine değinen Özdemir, “Yaşanan afetler sonrası çok büyük bedeller ödedik ülke olarak. Marmara Belediyeler Birliği’nin düzenlediği ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’nın’ bu anlamda bize yeni bakış açıları kazandıracağına eminim. Nilüfer’de, önceki yönetimlerin bu yönde değerli çalışmaları oldu. Özellikle muhtemel bir deprem öncesi ve sonrasına yönelik yapılan çalışmalara bu dönemde yenilerini ekleyeceğiz. Bursa’nın deprem gerçeğini asla göz ardı etmiyoruz. Nilüfer, muhtemel bir depremden olumsuz şekilde etkilenecek. Söylemde kalmayarak, depreme yönelik gereken her türlü önlemi almak için projelerimizi hızla hayata geçireceğiz” dedi.

Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına projeler geliştirdiklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Afet sonrası için deprem parkları oluşturacağız. Bu parklar muhtemel bir depremde güvenli bir toplanma alanı, dayanışma merkezi olacak ve enerjisi, yenilenebilir enerji ile sağlanacak. Depreme dayanıklı malzemelerin depolanacağı bir lojistik merkezi kuracağız. Muhtemel bir afet sonrası Nilüfer’e desteğe ve dayanışmaya gelenlere hızlıca bilgi aktaracak ve onları, ihtiyaç duydukları yardım ekipmanlarına yönlendirecek bir Nilüfer Kılavuzu da hızlıca oluşturup, yayınlayacağız. Mahalle düzeyinde toplanma alanları, afet konteynerleri gibi afet hazırlıklarını iyi bilen ve sürekli geliştirilmesi için güncel tutan aktif yurttaşlardan, mahalle afet dayanışma gönüllüleri oluşturacağız. 2017 yılında faaliyete geçirilen Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezimizi de daha etkin kullanacağız. Nüfusu yoğun olan 28 mahallemizde Mahalle Afet İstasyonumuz var. Bu istasyonlarda, yardım gelene kadar bölgedeki halkın ilk yardımda kullanacağı ilk yardım çantası, sedye, jeneratör gibi 26 kalem malzeme yer alıyor. Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu bilincindeyiz. Bu nedenle de deprem her zaman gündemimizde. Biz bu konuda bir çok kente de örnek olacak çalışmaları hayata geçirmekte kararlıyız” diye konuştu.

Etkinlikte Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de söz aldı. Etkinliğin önemine dikkat çeken Mustafa Bozbey, deprem gerçeğini ve 6 Şubat’ta yaşanan felaket sonrasını hatırlattı. Deprem öncesi kadar sonrasında yapılması gerekenlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Bozbey, “Ülkemizde yaşanan deprem felaketleri birçok tecrübe yaşamamıza yol açtı. Belediyelerimizin bu süreçleri çok iyi planlamalı. Felaketi yaşayanların taleplerini iyi analiz etmeli ve ona göre yarına güçlü çıkmak zorundayız. Marmara’da olacak bir depremin, bölgenin tamamını etkileyeceğini unutmamak gerekir” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından ilk gün oturumları ‘Tanı, anla, üret’ temasıyla başladı. Program çerçevesinde konuşmacı olarak yer alan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan da Pancar Deposu’nun dönüşüm hikayesini anlattı.

Çeşitli atölye ile oturumların gerçekleşeceği “Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı” yol haritaları ve yeniden rota oluşturulması temalarıyla 17 Mayıs Cuma gününe kadar devam edecek. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/feed/ 0
Mevsimsel olarak deprem psikolojisine kapılan vatandaşlara bilim adamından rahatlatacak açıklama https://www.haber60.com.tr/mevsimsel-olarak-deprem-psikolojisine-kapilan-vatandaslara-bilim-adamindan-rahatlatacak-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/mevsimsel-olarak-deprem-psikolojisine-kapilan-vatandaslara-bilim-adamindan-rahatlatacak-aciklama/#respond Wed, 15 May 2024 08:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31770 Mevsimsel olarak deprem psikolojisine kapılan vatandaşlara bilim adamından rahatlatacak açıklama

HATAY – İskenderun Teknik Üniversitesi’nde görevli Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Semir Över, depremlerin belirli bir mevsimde veya zaman diliminde yaşanmadığına dikkat çekerek depremlerin atmosferik olaylarla ilgisi olmadığını söyledi.

Ülkemizde son 25 yılda yaşanan depremlerden en büyükleri olan 1999 Gölcük depremi ve 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler vatandaşları psikolojik anlamda olumsuz etkilemişti. Depremlerden etkilenen vatandaşların mevsimsel olarak paniğe kapılıyor ve piskolijikmen olumsuz etkileniyor. İskenderun Teknik üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Semir Över, depremlerin oluşumuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Semir Över; hava koşullarının depremle ilgisi olmadığına Kahramanmaraş merkezli depremlerin kış ayında ve Gölcük depreminin yaz ayında yaşandığına dikkat çekerek “Hava koşullarının depremle bağlantısı olmadığını söyleyebilirim ama bunu nedenlerini açıklayarak söylemekte fayda var. Şunu söyleyeyim; ülkemizde son iki büyük depremin biri ağustos ayında Marmara depremi 1999 yılında yaşandı. Biri de geçen yıl Şubat ayında Pazarcık depremi 2023’te meydana gelmişti. Biri yaz aylarında biri kış aylarında yaşandı, dolayısıyla aşırı sıcaklar olduğunda insanlar Marmara depremini hatırlayarak tedirgin oluyor. Aşırı soğuk ve yağışlı olduğunda, gök gürültülü yağışlar olduğunda insanlar yine tedirgin oluyor ve Pazarcık depremini hatırlıyorlar. O yüzden insanlar da bir endişeye neden oluyor bu durum, acaba tekrar deprem olacak mı şeklinde. Bu endişeyi sona erdirmek de çok kolay değil, bu biraz daha toplumsal psikolojiyi de içine alan bir geniş kapsamlı bir olay. Ama uzmanlık alanım içerisine giren deprem konusunda şunu söyleyebilirim, Atmosferik olaylarının yani hava olaylarının depremlere hiçbir ilişkisi yoktur” dedi.

“Dolayısıyla depremler tektonik olaylardır hava koşullarıyla veya atmosferik olaylarla hiçbir ilgisi yoktur”

Depremin yer altında meydana gelen bir olay olduğuna dikkat çeken bilim adamı Över, depremlerin atmosferik olaylarla ilgisi olmadığına dikkat çekti, “Depremlerin oluşumlarına baktığımızda bir istatistiksel çizelge yaparsak her koşulda her hava koşulunda depremin olduğunu olabileceğini yani depremlerin hava koşulunu seçmediğini söyleyebiliriz. Yılda belki 6 ve daha büyük 50’den fazla deprem oluyor. Dünyada bazı yerlerde soğuk havaların etkinliği sürüyor, bazı yerlerde sıcak havalar etkinliği sürdürüyor. Dolayısıyla depremlerin hava koşulunu seçmediğini söyleyebiliriz. Ayrıca depremler için bir ek bilgi vermek istiyorum; biliyorsunuz dünyamız manto, çekirdek ve yer kabuğundan oluşuyor. Manto içerisindeki konveksiyon akımlarının yer kabuğunu farklı yönlere kaymasına neden olmaktadır. Hem kaymasını hem de zorlamasına neden olmaktadır. Zorlanan ve kırılan yerlerde deprem meydana geliyor ve deprem enerjisini taşıyan dalgalar yeryüzüne yayılarak yeryüzünü sarsması olayına biz deprem diyoruz. Dolayısıyla da baktığımız zaman deprem yerin içinde meydana gelen bir olaydır. Yerin derinliklerinde bu 5 kilometreden 60-70 km bizim ülkemiz için hatta 600 kilometreye varan derinliklerde de meydana gelen depremler de kaydedilmiştir. Dolayısıyla yüzeyde meydana gelen atmosferik olayların, yani hava koşullarının yerin derinliklerinde bu kadar derinliklerinde meydana gelen olayların etkilemesi söz konusu değildir. Dolayısıyla depremler tektonik olaylardır hava koşullarıyla veya atmosferik olaylarla hiçbir ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mevsimsel-olarak-deprem-psikolojisine-kapilan-vatandaslara-bilim-adamindan-rahatlatacak-aciklama/feed/ 0
Bursa Teknik Üniversitesi’nde ‘Yenilikçi Yapı Zirvesi’ açıldı https://www.haber60.com.tr/bursa-teknik-universitesinde-yenilikci-yapi-zirvesi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-teknik-universitesinde-yenilikci-yapi-zirvesi-acildi/#respond Mon, 13 May 2024 22:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31565 Bursa Teknik Üniversitesinde ‘Yenilikçi Yapı Zirvesi’nin (İnnoCon24) açılışı gerçekleştirildi. 8 panelden oluşan Zirve’de konuşan Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, ‘Deprem geliyor’ diyerek uyardı. Zirve’nin ilk gününde, Yapı ve Kent Estetiği, Ulaşım ile Geoteknik ve Teknoloji başlıkları da masaya yatırıldı.

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Modern Yapı Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Yenilikçi Yapı Zirvesi’nin açılışı Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da yapıldı. Zirve’nin açılışına BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan, kurum ve kuruluşlar ile özel sektör temsilcileri, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. Zirve’nin açılışında konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, yapı sektörünün Türkiye’nin öncü alanlardan bir tanesi olduğunu söyleyerek, ‘Bu önemli sektörün; akademi, kamu ve özel sektör temsilcileri Yapı Zirvesi kapsamında, iki gün boyunca önemli konu başlıkları altında bir araya gelme fırsatı bulacak” ifadelerini kullandı.

BTÜ’nün deprem ve yapı konusunda pek çok projede yer aldığını kaydeden Rektör Çağlar, “İnşaat mühendisliği alanındaki yetkinliğimizi, ilgili kamu kurumları ve özel sektör ile paylaşmaya ve ortak çalışmalar yürütmeye her zaman açığız. Bugün oturumlarda gerçekleştirilecek konuşmaların ve paylaşılacak bilgilerin tüm katılımcılarımıza ve sektöre değerli katkılar sağlamasını diliyorum” dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serdar Atilla Erdem, genç meslektaşlarla bu tür etkinliklerle bir araya geldiklerini ve bunun hem öğrenciler hem de sektör için çok değerli olduğunu söyledi. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise bu tür etkinliklerle aynı zamanda geleceğin girişimcilerinin de yetişmiş olduğunu ifade etti. BTÜ Modern Yapı Topluluğu Başkanı Batuhan Özman, Zirve ile geleceğin yapı dünyasının şekillenmesi için bir adım atacaklarını söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından “Deprem” konulu panele geçildi. Panelin ilk konuşmacısı ise Japon Deprem Uzmanı Yüksek Mimar ve Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki oldu. Yoshinori Moriwaki, “İki Ülke Arasındaki Depremi Önleme Farklılıkları” başlığıyla Türkiye ve Japonya’yı karşılaştırdı. Deprem gerçeğine karşı da uyaran Moriwaki, ” İstanbul’u etkileyen son iki büyük deprem 1509 ve 1766 yıllarında oldu. Marmara Denizi altındaki fayların da Kuzey Anadolu Fayı’nın yüzeyindeki parçaları gibi 200 ile 250 sene civarında bir tekrarlama periyodu olduğunu düşünürsek, günümüzde İstanbul’u etkileyen büyük bir depremin olacağı kaçınılmazdır” dedi.

Bursa için de uyarılarda bulunan Yoshinori Moriwaki, “Bursa’da gelecek 50 yıl içinde büyük bir deprem olma ihtimali bir hayli fazla. Bu 50 sene istatistiki olarak gelecek bir hafta veya bir ay içinde olabileceği gibi 50 seneden sonra da olabilir. Fakat şu bir gerçek ki Bursa’da büyük bir deprem olacak. Bu nedenle gerekli önlemler alınmalıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin depremde insan kaybı açısından dünyada 3’üncü sırada yer aldığını vurgulayan Moriwaki, “Türkiye’de çok büyük ve sık aralıklarla deprem olmamasına rağmen bu kayıp çok büyük. Bu sorunu hep beraber çözmemiz gerekiyor. Türkiye’de 21 milyonu aşan yapı stokunun yüzde 50’si kaçak. Bu stokun elden geçirilmesi, yapısal güçlendirme yapılması lazım. Ayda bir kere okullarda ve mahallelerde deprem tatbikatı düzenlemesi şart. Anaokulundan başlayarak deprem eğitimin verilmesi lazım. Bu tür önlemlerle bu sorunu hep birlikte çözebiliriz” diye konuştu.

Deprem Paneli AFAD’dan Özgün Ünver ve Teknolojik İzolatör Sistemleri Genel Müdürü Uğurcan Özçamur’un sunumlarıyla devam etti. Bu panelin ardından “Yapı ve Kent Estetiği Paneli”ne geçildi. Burada ise Rahmi Dede, Ali Ekinci ve Cemil Aktaş yapı ve kent estetiğine dair paylaşımlarda bulundu. Geoteknik ve Teknoloji Paneli’nin konuşmacıları ise Bursa Zemin Teknolojileri’nden Gülşah Özerel Yılmaz ve InSuppliers’den Güliz Fiş oldu. Ulaşımın değerlendirildiği panelde ise Yapıray’dan Volkan Okur Yılmaz ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nden Sezgin Küçükbekir konuşmacı olarak yer aldı.

Yenilikçi Yapı Zirvesi’nin ikinci gününde ise Yapım Yönetimi Paneli’nde Bilgili Holding’den Levent Abay, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği’nden Serdal Aktaş ve İnşaat Mühendisi Cem Kafadar yer alacak. Tasarım Günlükleri Paneli’nde Korhan Erol ve Fulya Akfidan deneyimlerini paylaşacak. Malzeme Sektörü ve İSG Paneli’nde Bursa Beton’dan Mehmet Savaş Aydın ve Özler Kalıp İskele’den Okan Ayvacı konuşma yapacak. Zirvenin son paneli olan Baraj ve Su Kaynakları konusunu ise Energo-Pro’dan Murat Dağdeviren ve Çağlar Gazioğlu ile Devlet Su İşleri’nden Murat Can anlatacak. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-teknik-universitesinde-yenilikci-yapi-zirvesi-acildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Tasarruf ve Verimlilik Paketi açıklandı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-aciklandi/#respond Mon, 13 May 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31496 (ANKARA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ne ilişkin, “Tasarruf ve verimli kaynak kullanımı konusunda yaptığımız bu güncellemede iki önemli gelişme etkili olmuştur. Birincisi geçen yıl yaşadığımız tarihimizin en büyük deprem afetinin yaralarını süratle sarma ihtiyacımız, ikincisi pandemi sonrası tüm dünyanın gündemi haline gelen enflasyon ile ülkemizin kararlı bir şekilde mücadele etme iradesidir. yeni paketimiz bir yandan deprem bağlantılı çalışmalara güç verirken, diğer yandan halkımızın temel sorun olarak gördüğü enflasyon konusunda yürüttüğümüz kararlı mücadeleye katkı sunmaktadır. ” ifadelerini kullandı.

Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıklandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada, yaklaşık 65 yıldır Türkiye’de tasarruf genelgeleri ile kamu harcamalarında kontrol sağlamaya yönelik çalışmalar yapıldığını, mali disiplini esas alan bir siyasi yaklaşım içinde Cumhurbaşkanı’nın başkanlığını yaptığı hükümetler döneminde de değişik zamanlarda 10 farklı genelgenin yürürlüğe konulduğunu anlattı.

Son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bu alanda daha geniş bir çerçevede ve daha güçlü adımlar atma ihtiyacını ortaya çıkardığını söyleyen Yılmaz, şu açıklamalarda bulundu:

“Tasarruf ve verimli kaynak kullanımı konusunda yaptığımız bu güncellemede iki önemli gelişme etkili olmuştur. Birincisi geçen yıl yaşadığımız tarihimizin en büyük deprem afetinin yaralarını süratle sarma ihtiyacımız, ikincisi pandemi sonrası tüm dünyanın gündemi haline gelen enflasyon ile ülkemizin kararlı bir şekilde mücadele etme iradesidir. Geçen yıl yaşadığımız depremlerin ilk aşamada hesap edilen maliyeti 104 milyar doları bulmuştur. Sadece merkezi idare bütçesinden deprem için tahsis edilen ödenek 2023 yılında 960 milyar TL’dir. 2024 yılı başlangıç ödeneği ise 1 trilyon 28 milyar TL olmuştur. Bu ödenekler azalmakla birlikte önümüzdeki yıl da devam edecektir. Bu büyük ilave yükün bütçe açıkları üzerinde oluşturduğu etki açıktır.

“GEÇEN YIL BÜTÇE AÇIĞIMIZIN MİLLİ GELİRE ORAN YÜZDE 5,2”

Geçen yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 5,2 olurken, deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu açık yüzde 1,6 seviyesine gerilemektedir. Bu yılın bütçesi hazırlanırken belirlenen yüzde 6,4 oranındaki açığın da önemli bir kısmı deprem bağlantılı harcamalardan kaynaklanmaktadır. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketi toplum olarak depremin yaralarını sarma konusunda milli dayanışma sergilediğimiz bir dönemde, deprem harcamalarından en küçük bir fedakarlık yapmadan kamu dengelerini sağlıklı bir zeminde sürdürme politikamızı yansıtmaktadır. Ortaya koyduğumuz yeni paketimiz bir yandan deprem bağlantılı çalışmalara güç verirken, diğer yandan halkımızın temel sorun olarak gördüğü enflasyon konusunda yürüttüğümüz kararlı mücadeleye katkı sunmaktadır. Enflasyon ile mücadelede para politikalarının yanı sıra maliye politikaları ve yapısal reformlar önem taşımaktadır. Orta Vadeli Programımız da bu temel çerçeve ile şekillendirilmiştir.”

“2026’DA TEK HANELİ ENFLASYONA ULAŞMAYA KARARLIYIZ”

Kamunun tasarruf yapması ve verimliliği artırmasının daha az bütçe açığına, daha az kamu borçlanmasına ve faiz yüküne, makro tasarruf oranının artmasına ve daha az cari açığa yol açacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Talep yönlü katkısının yanı sıra bitme aşamasına yakın projelere, sulama ve rekabet gücünü artırıcı altyapılara yoğunlaşan kamu yatırımları arz yönlü artışla da enflasyon ile mücadelemizi güçlendirici etkide bulunacaktır. Orta vadeli programınızın enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarının yıllık bazda belirgin sonuçlarını bu yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. Gelecek yıl yüzde yirminin altında, 2026 yılında ise tek haneli enflasyona ulaşmaya kararlıyız. Geçmişte başardık, yine başaracağız. Bunu sağlarken büyümeyi, istihdamı ve sosyal dengeleri azami oranda gözetmeye devam edeceğiz. Amacımız, istikrar içinde büyümek ve kalıcı sosyal refah artışı sağlamaktır. Bu paket ve izleyen diğer çalışmalarımızla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bütçe açığının milli gelire oranını başlangıçta öngörülenin altında gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”

“MECLİSİMİZİN TAKDİRİNE ARZ EDİLECEK”

Yılmaz, geçen yıl milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak tahmin edilen bütçe açığının yıl sonunda yüzde 5,2 olarak gerçekleştiğini kaydetti. Bu yıl sonunda da benzer bir oranda iyileşmeyi hedeflediklerini söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:

“Harcama disiplininin yanı sıra, tahsilat oranlarını artırma ve kayıt dışılıkla daha etkin mücadele gibi yöntemlerle, kamu gelirlerinde sağlayacağımız iyileşme de bu hedefimize katkıda bulunacaktır. Bugün sunulacak olan tasarruf ve verimlilik paketi geçmişten bazı farklılıklar da arz etmektedir. Geçmişten çıkardığımız derslerle bu dönem aldığımız tedbirleri daha sıkı bir izleme sistemi ile hayata geçireceğiz. Ayrıca hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirerek, haklı bir gerekçeye dayanmayan sapmaları engellemeyi amaçlıyoruz. Bugün ilan edilen programın hayata geçirilmesinde idari ve kanuni olmak üzere iki ayaklı bir çalışma yürütülmektedir. Kanun gerektirmeyen hususlar konusunda hazırlıkları son aşamaya gelmiş olan Genelge taslağı kısa bir süre içinde, bu hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacaktır. Kanun gerektiren hususlarda ise grubumuz ile yürütülmekte olan hazırlıklar Meclisimizin takdirine arz edilecektir.”

“PARTİ FARKI GÖZETMEKSİZİN TÜM GRUPLARIN DESTEĞİNİ BEKLEDİĞİMİZİ ÖZELLİKLE İFADE ETMEK İSTİYORUM”

Yılmaz, yapılacak idari düzenlemelerin tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak bir anlayış içinde hazırlandığını kaydererek, “Genelgemizde tek istisna, konumu gereği TBMM olacaktır. Bu konuda Meclis Başkanımız kendi uhdesinde benzer bir çalışma yürüttüğünü ifade etmişlerdi. Yaptığımız görüşmelerde Meclisimiz tarafından alınan önlemlerin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılacağını da öğrenmiş bulunuyoruz. Kendilerine bu anlamlı tutumları için şükranlarımızı sunuyorum. Kanuni düzenleme gerektiren hususlarda parti farkı gözetmeksizin tüm grupların desteğini beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-tasarruf-ve-verimlilik-paketi-aciklandi/feed/ 0
Deprem Uzmanı: Sığacık’ta 7.3 Büyüklüğünde Bir Deprem Olabilir https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-sigacikta-7-3-buyuklugunde-bir-deprem-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-sigacikta-7-3-buyuklugunde-bir-deprem-olabilir/#respond Sun, 12 May 2024 21:30:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31410 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR) – Seferihisar Sığacık’ta konuşan Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, 2020 yılında meydana gelen deprem ve tsunamiyi hatırlattı, 7.3 büyüklüğünde bir deprem olabileceğini söyledi. Ercan, Sığacık’taki marinanın genişlemesine yönelik girişime de tepki gösterdi.

İzmir’in Seferihisar ilçesi Sığacık Mahallesi’nde bulunan marinanın genişlemesine yönelik girişime karşı düzenlenen eylemlere Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da katıldı. Sığacık Sosyal Tesis Alanı’ndaki eylemde konuşan Ercan, “Halkın malı olan bir yer. Şu anda bir kişinin malı. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nde bunda kimsenin hakkı yok. Şu gerekçeyle ve bir bu gerekçeyle kimsenin toplumun denizini ve koyunu doldurup önüne bir kale gibi yapılar yapıp buna sahip çıkmaya hakkı hiçbir gerekçesi olmadan yoktur. Benim konum deprem ve çevre. Burada deprem çekincesi olmasa, süpürtü dalgaları yeniden gelmese bile marinanın işgal alanlarını genişletmesine asla izin verilemez. Bu koyun artık bir eşi yok ki. Küçücük bir koy burası. Sığacık koyu. Bu bizim atalarımızdan gelen bir emanettir. Bu emaneti Türk Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına verdiler. Bu hiçbir şekilde başkasının işgal sahası olarak bir bireyin ya da bir kuruluşun işgal sahası olarak bu genişletmeye izin verilemez. Hiçbir koşulda. Dolayısıyla bir ÇED raporu ile yapılan bas parayı al ÇED’i. Bir ÇED raporu dahi marinanın uzatılması için yeterli asla değildir. Biz o ÇED’i beğenmedik, yeni bir ÇED yaptırıyoruz deseler biz bütün ÇED’lere karşıyız. Sığacık koyunu kurtarmak için. Yani hiç kimseyi kandırmasınlar. Deniz doldurulamaz. Koy doldurulamaz. Benim elimden gelse bunların hepsini yıktırırım ve yeniden Küçük Limanı tekrar gelecek nesiller için oluştururum” diye konuştu.

“DAHA BÜYÜĞÜ GELEBİLİR”

30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından Sığacık Mahallesi’nde bir kişinin yaşamını yitirdiği tsunami üzerinden sözlerini devam ettiren Ercan, “Burada büyük bir kıyım yaşamadınız. Bir kişi öldü ama bu daha büyük olabilir miydi? Olabilirdi. Şimdi bundan sonra daha büyüğü gelebilir mi? Gelebilir. Çünkü depremin resmi büyüklüğü 6.6. Biliyorsunuz her depremin bir resmi büyüklüğü bir de gerçek büyüklüğü var. Ama depremin gerçek büyüklüğü 7. Doğanın bir kuralı vardır. Bir yerde bir doğa olayı olmuş ise bir deprem ya da bir süpürtü dalgası gelmiş ise gelecekte en az o büyüklükte bir daha olur. Yani bu gördüğünüz belki hayat yaşam süreniz içindeki ilk süpürtü dalgası. Ama bundan sonra da hep olacak. Çünkü milyonlardır yıldır bunlar hep oluyor. ‘Burada olabilecek en büyük deprem nedir?’ derseniz 7.3 dolayında bir deprem olabilir. İlle de Sisam’da olacak depremde mi korkacağız? Hayır. Girit’te, Rodos’ta, İkaria’da ya da Sakız Adası’nda olabilecek bir depremin oluşturabileceği bir süpürtü dalgası aynı şekilde etkileyecektir” şeklinde konuştu.

“İNSAN MANTIĞINA AYKIRI BİR OLAY”

Marinanın genişlemesi için denize yapılacak olan dolgunun olası etkileri üzerinden sözlerini sürdüren Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “Sığacık Koyu zaten çok küçük olduğu için yaklaşık 137 dönümlük bir alanın bir Kolin şirketinin alması kabul edilebilir bir olay değildir. İnsan mantığına aykırı bir olaydır. Hiç burada yaşamayan bir Ağrılının, Trabzonlunun, Hataylının, Antalyalının, Edirnelinin, Tekirdağlının, İstanbullunun da burada hakkı vardır. Sen kime sordun? ÇED raporu yetmez. İsterse 10 tane, 100 tane ÇED raporu yaptırsınlar. ÇED biziz. Biz istemeyince asla olmaz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-sigacikta-7-3-buyuklugunde-bir-deprem-olabilir/feed/ 0
Bupa Türkiye, Hatay Samandağ’da Sağlıklı Yaşam ve Eğitim Konteyneri ile Destek Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/bupa-turkiye-hatay-samandagda-saglikli-yasam-ve-egitim-konteyneri-ile-destek-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/bupa-turkiye-hatay-samandagda-saglikli-yasam-ve-egitim-konteyneri-ile-destek-sagliyor/#respond Fri, 10 May 2024 06:27:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31098 Bupa Türkiye’nin Habitat Derneği ile Hatay Samandağ’da hayata geçirdiği Sağlıklı Yaşam ve Eğitim Konteyneri afet bölgesinde yaşayan çocuklara ve annelere destek olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, ‘Sürdürülebilir Yaşama Destek Projesi’ ile eğitici ve güvenli bir ortam sağlanması hedefleniyor.

Depremin ilk gününden itibaren gönüllü çalışanlarıyla birlikte bölgeye destek sağlayan Bupa Türkiye, Habitat Derneği ile birlikte hayata geçirilen ‘Sağlıklı ve Mutlu Yarınlar’ adlı Sürdürülebilir Yaşama Destek Projesi ile bölgedeki yaraların sarılmasına destek vermeye devam ediyor. Bölge halkıyla dayanışma içinde olan ve 6 Şubat 2023’ten bu yana ayni ve nakdi yardımlarını kesintisiz sürdüren şirket ve dernek yöneticileri, gerçekleştirilen ziyaret ile çalışmaları yerinde gözlemleyerek eğitim ve tohum topu atölyesinde çocuklarla vakit geçirdiler. Şirketin ormanlaştırma ve biyoçeşitlilik çalışmalarına destek olmak amacıyla çocuklarla birlikte gerçekleştirdiği ‘tohum topu’ atölyesinde üretilen tohum topları önümüzdeki aylarda ecodrone’lar ile Marmaris’te toprak ile buluşturulacak.

Proje kapsamında; gençlere ve kadınlara yönelik sağlık okuryazarlığı ve farkındalığı eğitimi ile çocuklara yönelik masal dinletisi, dans atölyesi, kutu oyunları, film gösterimleri, hayal balonları etkinliği, psikososyal destek atölyesi, sosyal beceriler atölyesi ve özel gün etkinlikleri (İstiklal Marşı’nın kabulü, Çanakkale Zaferi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı) gibi çeşitli eğitim ve atölyeler düzenlenmeye devam ediyor.

Hatay Samandağ’daki Sutaşı Konteyner Kenti’ni Habitat Derneği İcra Kurulu Üyeleri İsmail Metin ile Taha Aydoğmuş ve Samandağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdem Yaşar’ın eşliğinde ziyaret eden Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan ve Bupa Türkiye’nin üst düzey yöneticileri bölgenin tam olarak iyileşene kadar yardımlarının süreceğini ifade ettiler.

Sürdürülebilir projelerle kesintisiz destek

Desteklerine sürdürülebilir kalkınma felsefesi ile yaklaştıklarını söyleyen Bupa Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan, cesaretli, önemseyen ve sorumlu bir grup olduklarını kaydederek, “6 Şubat 2023 tarihinde Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sebebi ile binlerce vatandaşımızı kaybetmenin üzüntüsünü ilk günkü gibi yaşıyoruz. Tıpkı deprem zamanında olduğu gibi bugün de Bupa Türkiye olarak bölgeye ve depremzedelere farklı projelerle yardımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

Bugünkü ziyaretimiz sırasında her biri birbirinden akıllı, aydınlık çocuklarımız ile bir aradaydık. İnanıyorum ki sağlıklı ve mutlu yarınlar için oluşturduğumuz bu alan bir nebze de olsa çocuklarımızın, ailelerinin ruhsal ve fiziksel sağlıklarına katkı sağlayacak ve geleceğe umutla bakmalarına vesile olacaktır. İnsanların daha uzun, daha sağlıklı ve daha mutlu yaşam sürmelerine yardımcı olmak ve daha iyi bir Dünya oluşturmayı en önemli amacı olarak benimseyen büyük bir organizasyon olarak, bölgenin tüm yaraları sarılana dek destek vermeye devam edeceğiz. Deprem bölgesine uzun vadeli destek sağlamayı bir görev olarak kabul ediyor, büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır şöyle konuştu: “Dernek olarak, 6 Şubat 2023 tarihi itibariyle, tüm çalışmalarımızı deprem bölgesini odağımıza alarak değiştirdik ve bu anlamda önemli çalışmalara imza attık. Bu kapsamda Bupa Türkiye Entegre Sağlık Hizmetleri ile birlikte Sürdürülebilir Yaşama Destek Projesi’ni hayata geçirmekten dolayı oldukça mutluyuz. Proje sayesinde hem çocuk ve gençlerin hem de kadınların sağlıklı gelişimine katkıda bulunmayı ve toplumda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Bu değerli projede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”

Yapılan açıklamaya göre şirket, 6 Şubat depreminden bu yana ayni ve nakdi yardımlarını kesintisiz olarak sürdürmektedir. Şirketin global olarak da hassasiyetle yaklaştığı, bölgenin ve toplumun rehabilitasyonuna yönelik özel bir destek fonu ayırdığı bu doğal afet sürecinde, ilk günden beri çeşitli yardımlarını ivedilikle alana ulaştıran şirket, devamlılık içerisinde sosyal sorumluluk projeleriyle de bölgenin ve vatandaşların iyileşmesine katkı sağlamaya devam ediyor.

Şirket, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde büyük bir özveriyle yaptığı destekleyici çalışmalardan dolayı Bupa Grubu tarafından yılın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülüne layık görülmüştü. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/bupa-turkiye-hatay-samandagda-saglikli-yasam-ve-egitim-konteyneri-ile-destek-sagliyor/feed/ 0
Özhaseki: Deprem sonrası 76 bin konut teslim edildi https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-sonrasi-76-bin-konut-teslim-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-sonrasi-76-bin-konut-teslim-edildi/#respond Wed, 08 May 2024 23:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30877 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem sonrası 76 bin konutun teslim edildiğini belirterek, “Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10 bin, 15 bin ve 20 bin civarında bitirebildiğimiz evlerin kuralarını çekip, onları da hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bu yılsonunda 200 bini bulmuş olacağız” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Hatay’a geldi. İlk olarak Antakya ilçesi EXPO yerleşkesinde bulunan Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret eden Bakan Özhaseki, şehrin farklı noktalarındaki şantiye alanlarını da ziyaret etti. Çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Özhaseki, ardından Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Hatay İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Türkiye genelinde bin 240 şantiye alanının olduğunu belirten Bakan Özhaseki, bu zamana kadar yapımı tamamlanan 76 bin konutun da teslim edildiğini söyledi.

“Depremden doğrudan ve dolaylı olarak 14 milyon insan etkilendi”

Türkiye’nin 15 ay önce büyük bir felaketle karşı karşıya geldiğini hatırlatan Bakan Özhaseki, Hatay’da 9 saat arayla uzun süren iki tane şiddetli deprem olduğuna değinerek, “Bundan dolaylı veya doğrudan etkilenen insan sayısı 14 milyonu buldu. 18 tane şehrimizde de hasar var. Yapılan tespitlerde ara ara bu sayılar düşebilir ama ortalama 850 bin bağımsız birimin zarar gördüğünü biz de tescil etmiş olduk. Ülke olarak çok şükür büyük bir milletiz. Böyle bir milletin ferdi olmak ve üyesi olmak hepimiz için şereftir” dedi.

“Türkiye genelinde bin 240 yerde şantiye alanımız var”

Türkiye genelinde bin 240 yerde şantiye olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, AFAD’ın deprem bölgelerinde bildirmiş olduğu hak sahipliği sayısının 400 bin civarında konut ve 40 bin civarında da iş yeri olduğunu belirterek, “Mahkemelik durumlar nedeniyle arada sayılar değişiyor veya süreler uzatılıp yeni müracaatlar alınıyor. Bu sayının 500 bine doğru yaklaşacağını kabul ediyoruz. Biz bakanlık olarak 500 bin civarında konut ve iş yeri yapma planlamalarımızı sürdürüyoruz. Ülke genelinde şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik bir çalışan ordusuyla bu işleri sürdürmeye gayret ediyoruz. Genel olarak bin 240 yerde şantiyemiz var. Hatay merkezde bugün arkadaşlarımız 68 yerde şantiyemizin olduğunu söylediler” diye konuştu.

“Depremden bu zamana kadar 76 bin kadar konutu teslim ettik”

Köylerde de hasar olduğunu dile getiren Bakan Özhaseki, “Bu köylerde önce normal inşaatlarımız devam ederken, deprem konusundaki uzman hocalarımızın tavsiyesiyle çelik evlere başladık. O çelik evlerimiz de çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar 76 bin kadar konut teslim ettik. Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10 bin, 15 bin ve 20 bin civarında bitirebildiğimiz evlerin kuralarını çekip, onları da hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bu yılsonunda 200 bini bulmuş olacağız. 400 bin civarında hak sahibinin 395 bin konut için bir ay içerisinde ihalesini yapacağız. Bunlara da en fazla bir yıl gibi bir süre veriyoruz. Ufak tefek aksamalar olabilir ama büyük ihtimalle gelecek sene ortası veya güz ayları gibi bütün konut ve iş yerleri için hak sahiplerinin tamamının haklarını inşallah bitirmiş ve teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-sonrasi-76-bin-konut-teslim-edildi/feed/ 0
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Deprem ve İnşaat Sektörü Etkileri Çalıştayı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-deprem-ve-insaat-sektoru-etkileri-calistayi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-deprem-ve-insaat-sektoru-etkileri-calistayi-duzenledi/#respond Wed, 08 May 2024 22:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30853 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 6 Şubat depremi sonrası kentin dirençli olması amacıyla alınacak kararlar için hazırlanacak yol haritasının belirlenmesi kapsamında “Deprem ve Depremin İnşaat Sektörüne Etkileri” konulu çalıştay düzenlendi.

Kahramanmaraş merkezli şiddetli depremlerden etkilenen illerden biri olan Gazi şehirde yeniden imar, mevcut yapı stoklarının yenilenmesi, yürütülecek çalışmalar, deprem eksenli yeni yasal düzenlemeler hakkında fikir alışverişi yapılması amacıyla Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen çalıştaya kamu kurumları temsilcileri, ilgili odalar ve sektör temsilcileri katıldı.

İlgili odalar, kurumlar ve sektör temsilcilerinin konuşmaları ve fikir beyanlarının ardından Gaziantep Valiliği öncülüğünde bütün çalıştan katılımcılarının temsilcileriyle oluşacak çalışma gurubuyla ortak bir iş birliği protokolü için karar kılındı. Protokol ile kentsel dönüşüm ve dirençli şehir için yapılacak çalışmalar hakkında ortak akılla çalışma yürütülecek.

Genel Sekreter Cihan, çalıştay katılımcılarını bilgilendirdi

Çalıştayda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan dirençli şehirler konu başlığında sunum yaptı. Sunumda Gaziantep’in ekonomi, yönetişim, toplum, çevre ve güvenli şehir ana başlığında durumu ve Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Genel Sekreter Cihan, çalışmalar hakkında konuştu. Güçlü yerel ekonomi, doğal afetlere hazırlık gibi konularda yapılacaklara değinen Sezer Cihan, sunumun devamında kentti ilgilendiren eylem planları olmak üzere Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı master planlarını aktardı.

Çalıştayın hedefi fikir birliği

Çalıştay ile katılımcıların ortak fikirleri alınarak yeniden imar edilecek İslahiye ve Nurdağı’nda yapılacak çalışmalar, kent merkezinde yürütülecek projeler ve vatandaşlardan gelen taleplerin değerlendirilerek atılacak adımlar hakkında fikir birliği yapılması planlanıyor.

“Yaşanan sorunlara karşı çözme kapasitesini arttırmak gerekiyor”

Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise katılımcılık ve kapsayıcılığın Büyükşehir Belediyesi için önemine vurgu yaparak, “İyi bir planlama, iyi bir sonuca gitme ve günün sonunda vatandaş memnuniyetini kazanarak şehrin yaşam kalitesini iyileştirirken, yaşanan sorunlara karşı çözme kapasitesini arttırmak gerekiyor. OECD Şampiyon Şehir olurken katılım ve kapsayıcılıkla baktık. Kimseyi geride bırakmadan kim ne söylüyor, kim ne söylemek istiyorsa bunu dinleyerek şehir için doğru yöntemle en kısa sürede şehrin sorunlarının çözümünü ve sorun çözme kapasitesini arttırmamız gerekiyor” dedi.

“Vatandaşında rızasını aldığımızda bu dönüşüm toplumsal ve zihinsel dönüşüme geçecek”

Başkan Fatma Şahin, çalıştayın sonundaki konuşmasında sonuçların 3 başlıkta toplandığını belirterek, “Burada denetleme sistemi çok mühim. Bugün konuşulanları hızlı bir şekilde taslak haline oluşturup, olabilirleri tamamlayıp meclisimize getireceğiz. Bu genel görüş ve önerileri değerlendireceğiz. Bu bir süreç. Çalışan sistemi daha da hızlandırdığımızda, üzerine yeniden konuştuğumuzda bu hızlandıracak. Burada konuşulanların hayata geçirilmesi için oluşturulacak komisyonla hemen harekete geçerek yapılacak protokolün altlığını oluşturalım. Valimizin başkanlığında hızlıca hareket ederek kimin ne yapacağını belirleyip, yapı stokumuzdaki riskli alanları belirleyip bu kısımda da tamamlamaları halledeceğiz. Vatandaşında rızasını aldığımızda bu dönüşüm toplumsal ve zihinsel dönüşüme geçecek. Çıkan çıktılarla çalışmalarımızı yapıp, çalıştayımızın sonuçlarını alalım ve buna göre hareket edelim” ifadelerini kullandı.

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz ise konuşmasında afetlerden ders çıkarmak gerektiğini, hızlı hareket karar alınmanın önemine vurgu yaparak, “Buradan çıkacak güzel fikirlerin icraate dökülmesi gerek. Cumhurbaşkanı’nın da çok sevdiğim ve önemsediğim bir lafı var. ‘Yatay mimariden yana olduk’ diyor. Bende yatay mimariden ve emsal artışının çok fazla yararlı olmadığına bir hukukçu gözüyle bakıyorum” ifadelerine yer verdi.

Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma Güzel’de konuşmasında her bilgiyi değerlendirdiklerini aktararak, “Odalardan gelen fikirleri değerlendirmeme şansımız yok. Bu depremi hepimiz yaşadık. Akla gelmeyecek bir afet yaşadık ve birlikte büyük bir mücadele ve hizmet verdik” diye konuştu.

Gaziantep Mimarlar Odası Başkanı Mustafa Büyükuncu yaptığı sunumda mimari anlamda yapılması gerekenler, deprem sonrası görünen olumsuzluklar ve yapılacak yeni çalışmalar hakkında konuştu. Konuşmasında ayrıca Başkan Büyükuncu yeni imar yolları için Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve ekibine teşekkür etti.

Gaziantep İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Burkay Güçyetmez ise, söz alarak sektör bazında yaşanan sıkıntılara değindi. Konuşmasında yeni yapılacak çalışmalar hakkında görüş belirtirken ortak çalışmalara destek verilebileceğini iletti. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-deprem-ve-insaat-sektoru-etkileri-calistayi-duzenledi/feed/ 0
Depremde enkaz altında kalan genç çift düğünlerini gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/#respond Mon, 06 May 2024 23:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30623 Hatay’da yaşanan depremde enkazdan beş gün sonra sağ kurtulan 21 yaşındaki Hediye Demirkol, nişanlısı ile ertelediği düğününü hayırseverlerin de desteğiyle Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde gerçekleştirdi.

Hatay’da yaşayan 21 yaşındaki Hediye Demirkol, nişanlısı Muhammet Yıldız ile birlikte düğün hazırlıkları yaparken 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde annesi ve kardeşi ile enkaz altında kaldı. Deprem sonrası enkazın arasında nişanlısını arayan Muhammet Yıldız, günlerce umudunu kaybetmeden molozların arasında Hediye Demirkol’dan bir iz aradı. Ekiplerin çalışmaları sonucu beş gün sonra enkazdan sağ kurtulan Hediye Demirkol’un kolu ampute edildi. Enkazda annesini kaybeden ve kardeşinin de iki ayağı ampute edilen Hediye Demirkol, sevk edildiği Adana’da tedavisinin tamamlanmasının ardından kardeşiyle birlikte Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesine taşındı. Türk Kızılay Şubesi ve hayırseverlerin de desteğiyle bir eve yerleştirilen Hediye Demirkol, Şube Başkanı Kürşat Yağız’a deprem nedeniyle ertelenen düğün planından bahsetti. Çiftin hayalini gerçekleştirmek isteyen Kızılay, düğün için hazırlık başlattı. Davul zurna eşliğinde gelin alma adetinin yerine getirilmesiyle birlikte çeyizler de eve taşındı. Yapılan duaların ardından konvoy halinde Gülüç Belediyesi Düğün Salonu’na gelen çift, burada dünyaevine girdi.

“Evlilik sürecimiz depremden sonra çok farklı boyuta geldi”

Hayırseverler ve sevenleri genç çifti düğünde yalnız bırakmadı. Dört senelik nişanlılık süreci sonrası düğün hazırlığı yaptıkları sırada depremin olduğunu anlatan Hediye Demirkol, “Birbirimizi görüp tanıştık. Uzun bir hikayemiz var. Zamanla konuşa konuşa ileriye dönük sürecimiz başladı. Söz takıp nişanlandık. Yaklaşık dört senedir birlikteyiz. Deprem bizim dönüm noktamız oldu. Önceleri evlilik sürecini düşünüyorduk ama depremden sonra çok farklı boyuta geldi. Birbirimizden kopamadığımızı o zaman anladık. Düğünü erteledik. Deprem olmasaydı geçen yaz düğün olacaktı. Tedavi süreçleri oldu” dedi.

Karadeniz Ereğli’ye geldiklerinde nikah yaparak dünyaevine girmeyi planladıklarını ve Kızılay’ın desteğiyle düğün yaptıklarını anlatan Demirkol, “Bu şekilde bize güzel bir düğün organize ettiler. Hatay’dan Karadeniz Ereğli’ye geldik. Orada hiçbir şeyimiz kalmadı. Buradaki güzel insanlarla tanışma sürecimiz oldu. Birçok insanla tanıştık. Sağ olsunlar hiçbir zaman desteklerini ayırmadılar” diye konuştu.

“Küs öleceğimizi bilmek beni kahretti”

Depremin kendileri için dönüm noktası olduğunu söyleyen Muhammet Yıldız ise, “İnsan sevdiğinden asla kopamaz. Depremin olduğu gün kendisiyle küstük. Öleceğine değil de küs öleceğimize çok üzüldüm. Sürekli bunu düşünüyordum, kahroldum. Neden kavga ettiğimizi düşündüm. Demek ki iki günlük dünyaymış, kavga etmeye hiç gerek yokmuş” dedi.

İlk depremin yaşanmasında bir saat sonra nişanlısının evinin enkazının başına geldiğini anlatan Yıldız, “Enkazdan araçlar geçemiyordu. Yakınlarında bir tane park vardı. İnsanlar ateş yakmış duruyordu. Bir umut oradadır diye kendisini, annesini ve küçük kardeşini aradım. Kimseyi bulamadım. Enkaz başında gördüğüm tablo her şeyi anlamama yetti. Oradan birisinin çıkması imkansız gibi bir şeydi. Arkadaşlarım da bunu söylüyordu. İlk başta Hediye’nin ölmediğini söylüyordum. Boşuna ümitlenmememi ve durumu kabullenmemi söylediler. Sonuna kadar Hediye’nin yaşadığını düşünüyor ve inanıyordum. Sonra Hediye’nin sesini duyduk ve yaşadığını öğrendik” ifadelerini kullandı. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/feed/ 0
CHP lideri Özel: “Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/#respond Fri, 03 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30282 CHP lideri Özel: “Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile parti genel merkezinde bir araya geldi. CHP lideri Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer eşlik etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları ve CHP Genel Başkanı Özel, 1,5 saat süren görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

Kamuoyunun gündeminde olan meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde konuşma imkanı bulduğunu dile getiren Özel, “Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi dinledi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur. 1977 ile 1980 arası iktidarla ana muhalefetin el sıkışmadığı, konuşmadığı bir dönemdi. Türkiye’de de ana muhalefetle iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleriyle konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar, tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi öncesinde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret ettiğini aktaran Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürünün eski büyükelçi olması nedeniyle Sezer’den heyette bir büyükelçi görevlendirmesi tavsiyesi aldığını söyledi.

“İsim tercihini elbette ben yaptım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın heyette bulunduğunu hatırlatan Özel, “İki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları bir süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi, kendi deneyimleriyle takdirleriyle Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur” dedi.

“Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi sorumluluk olarak görüyorum”

Türkiye’nin beka sorununun deprem olduğunu vurgulayan Özel, deprem bakanlığı kurulmasını önemsediğini belirterek, “Türkiye’de herkes kendine göre bir beka sorunu tarifi yapıyor. Kimi CHP’yi beka sorunu görüyor, kimi bir siyasi partinin bir belediyeyi kazanmasını beka sorunu görüyor, kimi bir başkasında beka sorunu görüyor ama Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından bir tanesi hazırlıksız yakalanılacak olan İstanbul depremidir. İstanbul depreminde milyonlarca kişi ölebilir. İstanbul depremi yaşandığında eğer tam hazır değilsek Türkiye ekonomisi çöker. Türkiye’nin finans dünyasıyla irtibatı kesilir. Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yöneticilerini ve o şirketlerin yönetim merkezlerini kaybederiz. Türkiye’nin Avrupa’yla Asya arasındaki bağlantısı ortadan kalkabilir. O şehre insani yardım ulaştırmak da imkansız hale gelebilir. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir, ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Erdoğan’a deprem üzerine ismi doğrudan ‘Deprem Bakanlığı’ olarak konur mu yoksa ‘Doğal Afetlerle Mücadele ve Depreme Hazırlık Bakanlığı’ mı olur? Ama bir bakanlık kurmasını önerdim, dahasını da önerdim. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi, deprem meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın ve bir beka sorununu el birliğiyle ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum. Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldırdı. Ancak bu konuda anayasa gereği, yeni bakanlık kurulması kendi yetkisindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil, insani açıdan almamız gerekli bir sorumluluk olarak görüyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemler demokrasi için felakettir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/#respond Fri, 03 May 2024 22:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30252 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile parti genel merkezinde bir araya geldi. CHP lideri Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer eşlik etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları ve CHP Genel Başkanı Özel, 1,5 saat süren görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

Kamuoyunun gündeminde olan meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde konuşma imkanı bulduğunu dile getiren Özel, “Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi dinledi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur. 1977 ile 1980 arası iktidarla ana muhalefetin el sıkışmadığı, konuşmadığı bir dönemdi. Türkiye’de de ana muhalefetle iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleriyle konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar, tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi öncesinde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret ettiğini aktaran Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürünün eski büyükelçi olması nedeniyle Sezer’den heyette bir büyükelçi görevlendirmesi tavsiyesi aldığını söyledi.

“İsim tercihini elbette ben yaptım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın heyette bulunduğunu hatırlatan Özel, “İki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları bir süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi, kendi deneyimleriyle takdirleriyle Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur” dedi.

“Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi sorumluluk olarak görüyorum”

Türkiye’nin beka sorununun deprem olduğunu vurgulayan Özel, deprem bakanlığı kurulmasını önemsediğini belirterek, “Türkiye’de herkes kendine göre bir beka sorunu tarifi yapıyor. Kimi CHP’yi beka sorunu görüyor, kimi bir siyasi partinin bir belediyeyi kazanmasını beka sorunu görüyor, kimi bir başkasında beka sorunu görüyor ama Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından bir tanesi hazırlıksız yakalanılacak olan İstanbul depremidir. İstanbul depreminde milyonlarca kişi ölebilir. İstanbul depremi yaşandığında eğer tam hazır değilsek Türkiye ekonomisi çöker. Türkiye’nin finans dünyasıyla irtibatı kesilir. Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yöneticilerini ve o şirketlerin yönetim merkezlerini kaybederiz. Türkiye’nin Avrupa’yla Asya arasındaki bağlantısı ortadan kalkabilir. O şehre insani yardım ulaştırmak da imkansız hale gelebilir. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir, ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Erdoğan’a deprem üzerine ismi doğrudan ‘Deprem Bakanlığı’ olarak konur mu yoksa ‘Doğal Afetlerle Mücadele ve Depreme Hazırlık Bakanlığı’ mı olur? Ama bir bakanlık kurmasını önerdim, dahasını da önerdim. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi, deprem meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın ve bir beka sorununu el birliğiyle ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum. Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldırdı. Ancak bu konuda anayasa gereği, yeni bakanlık kurulması kendi yetkisindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil, insani açıdan almamız gerekli bir sorumluluk olarak görüyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/feed/ 0
Özhaseki: ‘Seçim biter geçim başlar’ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-secim-biter-gecim-baslar/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-secim-biter-gecim-baslar/#respond Fri, 03 May 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30242 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesi Malatya’da çalışmaların hızla devam ettiğini belirterek, “Bizim literatürümüze güzel bir söz vardır. ‘Seçim biter geçim başlar’. Şimdi geçim dönemi, şimdi iş başında koşturma dönemi” dedi.

Bir dizi toplantıya katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere deprem bölgesi Malatya’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentte ilk olarak Malatya Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Burada 31 Mart seçimlerinde göreve yeni seçilen Sami Er’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan Bakan Özhaseki, Malatya’da da vatandaşların tercihlerini hür bir şekilde kullandıklarını ifade ederek, “Yine Malatya Büyükşehirde, Battalgazi’de, Yeşilyurt’ta ve birçok ilçemizde AK Partili Belediye Başkanı arkadaşlarımızın göreve devam etmesi hususunda iradelerini beyan ettiler. Hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

Sandıktan çıkan sonuçlara herkesin saygı duyduğunu ifade eden Özhaseki, “Bizim literatürümüze güzel bir söz vardır. ‘Seçim biter geçim başlar’. Şimdi geçim dönemi, şimdi iş başında koşturma dönemi. Eksikliklerin giderilme dönemi” ifadelerine yer verdi.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli asın felaketinde Türkiye’nin derinden sarsıldığını da hatırlatan Bakan Özhaseki, “Bizim Anadolu medeniyetimizde başımıza gelecek gelmiş olan büyük felaketleri göz önüne aldığımızda herhalde bundan daha büyük bir felaketle şimdiye kadar karşılaşmamışızdır. Depremde 850 bin bağımsız birim yerle bir oldu. Bütün bunları hak sahipliğini belirleyip zararlarını giderecek şekilde tespit edip yola çıktığımızda da bir senedir büyük bir gayretle koşturuyoruz. Şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik çalışan ordusuyla bu zararları giderebilmek için gayret ediyoruz. 4 bin 333 köy konutu yapıyoruz, bu kolay değil. Yurtdışından gelen bütün mevkidaşlarımız böyle bir hasarın kendi ülkelerinde olması durumunda altından kalkamayacaklarını ve zorlanacaklarını ifade ettiler. Yine geçenlerde Japonların en üst grubu geldiğinde de kendi depremleri ile kıyaslayıp sonra da ‘evet böyle büyük bir hasarın altından biz de bu kadar hızlı bir şekilde kalkamayız’ diye de ifade ettiler. Onların belki bir şansı açık denizlerde, 30 km kadar derinliklerde sahilden ve şehirlerden çok uzakta depremlerin olması. Bizde de kadim binlerce yıldır yaşayan şehirlerimizin altından geçen fay hatlarının çok kısa süreli çok kısa mesafeli bir yerde evlerimize iş yerlerimize büyük hasar vermiş olması aradaki en büyük fark. Biz bunların altından kalkacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.

Deprem sonrası Malatya’da deprem konutlarının yapımına hızla başladıklarını da belirten Bakan Özhaseki, “Merkez dışındaki 8 ilçemizde de zaten bizim inşaatlarımız devam ediyor. Tek tek bunları gözden geçireceğiz, bir muhasebe yapacağız. Eksiğimizi göreceğiz, burada arkadaşlarımızla istişare edeceğiz. Yapmamız gerekenleri daha hızlı bir vaziyette aksiyon alıp yapmak için elimizden geleni yapacağız. Nasip olursa biz iyi niyetle yola çıktık, ben iyi niyetle yola çıkanın en büyük yardımcısının önce cenabı Allah sonra da vatandaş olduğuna inananlardanım. İnşallah bu hasarların altında da en kısa sürede kalkarız. Sorunlarla ilgili çözüm bulunamıyor diye bir şey yok. Her şeyin bir çözümü var, rahat olun. İnşallah çalışacağız” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-secim-biter-gecim-baslar/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta yıkılan Ezgi Apartmanı davası yarın görülecek https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-ezgi-apartmani-davasi-yarin-gorulecek/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-ezgi-apartmani-davasi-yarin-gorulecek/#respond Thu, 02 May 2024 21:00:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30081 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Ezgi Apartmanı davası yarın görülmeye devam edecek. Duruşma öncesi ANKA Haber Ajansı’na konuşan, Ezgi Apartmanı’nda oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, mahkeme heyetine çağrıda bulundu. Göksu, “Kırmızı bülten talebimizin yerine getirilmesini ve yurt dışında ve gerekse yurt içinde daha kapsamlı bir arama çalışmasının yapılmasını talep ediyorum ben” dedi.

6 Şubat 2023’teki depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta, 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin ikisi tutuklu, biri tutuksuz, ikisi firari 5 sanığın yargılanmasına yarın Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.

Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden, enkazda 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonun yerini tespit eden Nurgül Göksu, ANKA Haber Ajansı’na duruşma öncesi açıklamalarda bulundu.

“YURT DIŞINDA VE YURT İÇİNDE DAHA KAPSAMLI BİR ARAMA ÇALIŞMASI YAPILMALI”

Müteahhitin serbest olduğunu belirten Göksu,  mahkemeye çağrıda bulunarak,  şunları söyledi:

“Mütahit tutuksuz olarak yargılanıyor. Kolon kesen Sami Kervacıoğlu ve Mustafa Peker ise 8 aydan bu yana firariler. İlk duruşmada kırmızı bülten talebimiz reddedilmişti. 2 ay geçti üzerinden hala bulunamadılar. Bu insanların yurt dışı bağlantıları var ve bir çok ülkede şubeleri var. Kırmızı bülten talebimizin yerine getirilmesini ve yurt dışında ve gerekse yurt içinde daha kapsamlı bir arama çalışmasının yapılmasını talep ediyorum ben.

“BU BENİM EVLATLARIMA SON GÖREVİM”

Biz hepimiz Ezgi Apartmanı’nda en kıymetlilerini, en sevdiklerini kaybeden aileler olarak mahkemede hazır bulunuyoruz ve her duruşmada o günlere gidiyoruz. Biz o günlerin acısını hala atlatamadık. Güçlü durmaya çalışıyorum 3 evlat kaybettim. Elimden geldiği kadar çocuklarımın haklarını savunmaya çalışıyorum. Her ne kadar onları kaybetmiş olsam dahi onların hakkını sonuna kadar savunacağım. Ben evladımı çok özledim, ‘anne’ deyişini çok özledim. Bu benim evlatlarıma son annelik görevim.

“DEPREM DAVALARINA SAHİP ÇIKIN”

Lütfen herkesten rica ediyorum; deprem davalarına sahip çıksın herkes. Bütün istediğimiz bu. Bizi yalnız bırakmasınlar, herkes deprem davalarına sahip çıksın ki bir sonraki olacak olan depremde annelerin yüreği yanmasın, anneler ağlamasın. Benim bütün mücadelem bunun için. Tek istediğim adalet. Adaletten başka hiçbir şey istediğim yok. Benim çocuklarım yaşamıyor, geri de getiremeyeceğim. Oğlumun sesi kulağımda, ‘anne’ deyişinin unutamıyorum. Onun için herkesten rica ediyorum, deprem davalarına lütfen sahip çıkın.”

876 YIL HAPİS CEZASI İLE YARGILAMA

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklardan apartmanda faaliyet gösteren pastanenin yetkilisi firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden tutuklu sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez “olası kastla kasten öldürme” ve “olası kastla kasten yaralama” suçlarından 700 yıl 4 aydan 876 yıl 6 aya kadar, tutuksuz sanık apartmanın müteahhidi Yakup Aktaş ve tutuklu sanık fenni mesulü Mehmet Tekin hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 8 aydan 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-ezgi-apartmani-davasi-yarin-gorulecek/feed/ 0
AB’nin Türkiye’ye eşit muamele yapması gerektiği vurgulandı https://www.haber60.com.tr/abnin-turkiyeye-esit-muamele-yapmasi-gerektigi-vurgulandi/ https://www.haber60.com.tr/abnin-turkiyeye-esit-muamele-yapmasi-gerektigi-vurgulandi/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29816 Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, AB’nin Türkiye’ye diğer aday ülkelerle aynı muameleyi yapması gerektiğini vurgulayarak, yüksek düzeyli diyalogların başlatılması, Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’de yeniden aktif hale gelmesi, vize kolaylığı sağlanması, Gümrük Birliği modernizasyonu gibi unsurların bir an önce atılması gereken adımlar olduğunu belirtti.

AB’nin 10 ülkeyi içine aldığı en büyük genişlemesinin 20. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen Genişleme Günü etkinlikleri kapsamında, Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu toplantısı yapıldı.

Toplantıda Türkiye’deki son gelişmeler ışığında AB-Türkiye ilişkileri ve 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında etkilenen bölgedeki durum ele alındı.

Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Antje Grotheer’in moderatörlüğündeki programa, Türkiye’nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kaymakcı, Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Kahramanmaraş’ın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Mukim Temsilcisi Louisa Vinton konuşmacı olarak katıldı.

Büyükelçi Kaymakcı, Türkiye’nin AB’ye aday ülke olmasının önemini vurgulayarak, aynı konumdaki diğer ülkelerle eşit muamele görmesi gerektiğini belirtti.

17-18 Nisan’da düzenlenen AB Zirvesi’nin Türkiye ile ilgili sonuç bildirisinin moral bozucu olduğunu ifade eden Kaymakcı, yüksek düzeyli diyalogların başlatılması, Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’de yeniden aktif hale gelmesi, vize kolaylığı sağlanması, Gümrük Birliği modernizasyonu gibi unsurların bir an önce sağlanması gerektiğine işaret etti.

Kaymakcı, zirvede Türkiye ile ilişkilerle ilgili çalışmanın, AB üyesi ülkelerin daimi temsilcilerinden oluşan Coreper’e devredildiğini anımsatarak, bu çalışmanın bir an önce sonuçlanması gerektiğini dile getirdi.

AB’nin Türkiye ile ilgili her konuyu “Kıbrıs’a bağladığını” belirten Kaymakcı, “Tek taraflı politikalarla hiçbir çözüme varamayız.” dedi.

Kaymakcı, AB’nin depremlerin ardından gösterdiği dayanışmaya teşekkür ederek, taahhütlerin eyleme dönüştürülmesi gerektiğini de kaydetti.

“Türkiye, Avrupa’nın güvenlik kapısıdır”

Melikgazi Belediye Başkanı Palancıoğlu da Türkiye ve AB’den yerel yönetimlerin birlikte çalışmasının önemine değinerek, Ukrayna savaşı ve Gazze’deki durumun AB ve Türkiye arasındaki işbirliğinin önemini bir kez daha bölgesel seviyede ortaya koyduğuna dikkati çekti.

Palancıoğlu, Türkiye’nin enerji koridorlarına ev sahipliği yaptığını, güvenlik açısından da Avrupa için önemli bir konumda bulunduğunu belirterek, “Türkiye, Avrupa’nın güvenlik kapısıdır. Türkiye ile olan ilişkiler sadece Türkiye’nin faydasına değil, Avrupa’nın güvenliği açısından ve diğer birçok açıdan önemlidir.” ifadelerini kullandı.

AB Zirvesi’ne “hayal kırıklığı” yorumu

AP Türkiye Raportörü Amor da Türkiye’nin aday ülke olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de AB üyeliği konusunda siyasi irade eksikliği olduğunu, Türkiye’nin AB güvenlik ve dış politikasından uzaklaştığını savunan Amor, yerel seçimlerden sonra hükümetin üyelik süreciyle ilgili nasıl bir tutum takınacağı konusunda AB’nin Türkiye’yi ihtiyatla izlediğini söyledi.

Amor, AB Zirvesi’nde Türkiye ile ilgili alınan kararların hayal kırıklığı yarattığını vurgulayarak, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in Kasım 2023’te hazırladığı raporda Türkiye ile çalışmak için birçok yolun zikredildiğini ancak AB liderlerinin bunları dikkate almadığını ifade etti.

Deprem sonrası kalkınma süreci

Kahramanmaraş’ın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Güngör de depremlerin akabinde bakan ve koordinatör valilerin görevlendirilmesiyle oluşturulan, yerel yönetimlerin dayanışmasıyla yürütülen süreçte Kahramanmaraş örneğiyle ilgili sunum yaptı.

Güngör, özenle yürütülen çalışmalarla 65 çadır kentte 537 bin kişinin barınmasının sağlandığını, 22 bin 425 konteynerde 70 bin kişini geçici olarak barındırıldığını, günlük 25 binin üzerinde sıcak yemek çıkarıldığını, 125 bin çadır dağıtıldığını, 4 bin prefabrik çarşı oluşturulduğunu, bir yandan da kalıcı konutlar için zemin etüdünün yapıldığını ve şimdiye kadar 25 bin konutun hak sahiplerine teslim edildiğini anlattı.

AB’ye deprem nedeniyle verdiği destekler, hibeler ve krediler için teşekkür eden Güngör, bunların kullanım süreçlerinin hızlandırılmasının deprem bölgelerindeki iyileşmeyi hızlandıracağını kaydetti.

UNDP Mukim Temsilcisi Vinton da depremle ilgili yaraları sarmak için birçok şey yapıldığını ancak halen yapılması gereken çok şey olduğunu söyledi.

Depremden etkilenen alanın Portekiz ve Avusturya gibi ülkelerin yüz ölçümünden fazla olduğuna dikkati çeken Vinton, 7 Mayıs’ta Brüksel’de düzenleyecekleri etkinlikte bu konuda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini, uluslararası ortaklara bağış çağrısı yapacaklarını bildirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abnin-turkiyeye-esit-muamele-yapmasi-gerektigi-vurgulandi/feed/ 0
Malatya Barosu Başkanı, depremzede avukatlar için destek istedi https://www.haber60.com.tr/malatya-barosu-baskani-depremzede-avukatlar-icin-destek-istedi/ https://www.haber60.com.tr/malatya-barosu-baskani-depremzede-avukatlar-icin-destek-istedi/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29776 Malatya Barosu Başkanı Av. Onur Demez, Ankara’da gerçekleşen büyük savunma mitinginde yaptığı konuşmada depremzede avukatlar için destek verilmesini istedi.

Türkiye’deki tüm baroların katıldığı ‘Avukat için de adalet’ mitinginde yedi farklı bölgeden baro başkanlarının yapmış olduğu açıklamada Malatya Barosu Başkanı Av. Onur Demez Doğuanadolu bölgesi ve depremzede barosu olarak açıklamalarda bulundu.

Ankara’da gerçekleşen mitingde bir konuşma yapan Malatya Barosu Başkanı Onur Demez, 6 Şubat 2023’de yaşanan asrın felaketininde depremin yıkıcı etkilerinini 11 ildeki tüm vatandaşların derinden yaşadığını ifade etti. Yaşanan bu felakette kaybettikleri meslektaşları rahmetle andıklarını belirten Demez, “Depremde, meslektaşlarımız en zorlu şartlarda dahi birlik ve beraberlik içerisinde olmanın en büyük örneğini bizlere göstermiştir. Bu büyük dayanışma örneği için başta Türkiye Barolar Birliğimize, Birlik Başkanımıza, TBB Yönetim Kurulu Üyelerimize, Barolarımıza, Baro Başkanlarımıza, meslektaşlarımıza ve Baro çalışanlarımızın her birine ayrı ayrı bir kez daha şükranlarımızı sunuyor, teşekkür ediyoruz” dedi.

Yaşanan deprem felaketinin kendilerine bir kez daha baroların ve avukatların önemini gösterdiğini de belirten Başkan Demez, ” Meslektaşlarımız, depremzede vatandaşlarımızın artan sorunlarını çözmek için mücadele ederken, depremin üzerinden geçen bu sürede ise meslektaşlarımızın sorunları maalesef çözüme kavuşturulmamıştır” şeklinde konuştu.

Avukatlara depremin ilk anından bu güne kadar hiçbir maddi destek sağlanmadığını da ifade eden Demez, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Depremden etkilenen meslektaşlarımız için acil finansal ihtiyaçların karşılanması büyük önem taşımaktadır. Bu noktada faizsiz veya düşük faizli kredi seçeneklerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Özellikle, hasar gören bürolar için yeniden inşa çalışmalarında kullanılmak üzere hibe veya kredi desteği verilmelidir. Meslektaşlarımız evlerini ve bürolarını kaybettiklerinden, işlerine devam edemeyecek duruma gelmişlerdir. Halen, birçok meslektaşımız konteynırlarda, bir yandan yaşamını idame ettirmeye çalışırken, bir yandan da konteynır ofislerde kutsal mesleğimizi icra etmeye çalışmaktadır. İşte tam da bu noktada bürolarını kaybeden meslektaşlarımıza kira yardımı sağlanmalıdır. Birçok meslek grubunun depreminin ilk gününden itibaren yararlandığı, ancak, bizlerin mahrum bırakıldığı, hibe ve kredilerinden, deprem mağduru avukat meslektaşlarımız da yararlanmalıdır. Depremin üzerinden, 15 Ay geçmesine rağmen, halen deprem bölgesindeki birçok İlimizde Adliye hizmetlerinin ek binalarda ve konteynırlarda faaliyetini sürdürmeleri adalete erişim hakkını ortadan kaldırmıştır. Bir an önce adalete yakışır binaların tahsis edilmesi, yapıların eksiksiz tamamlanması gerekmektedir. Deprem bölgesi Barolarına kayıtlı olan tüm meslektaşlarımızın Bağ-kur prim borçları ve vergi borçları silinmeli, belirli süre ile prim ödeme ve vergi muafiyeti olmasıdır. Deprem bölgesinde meslektaşlarımızın biriken adli yardım ve CMK ödemelerinin ivedi olarak yapılmasını talep ediyoruz. Deprem felaketi bir kez daha yaşama hakkının ne kadar önemli olduğunu bizlere göstermiştir. Deprem felaketinde yıkılan ve can kayıplarının yaşandığı binalarla ilgili soruşturmalar felaketin hemen sonrasında başlatılmış ise de bu noktada kamu görevlileri de dahil tüm sorumluların eksiksiz olarak tespiti ile yargı önünde hesap vermelerinin sağlanması elzemdir. Bu kapsamda hukuki sürecinde takipçisiyiz, her ne kadar mahkemelerce katılma taleplerimiz ısrarla reddedilse de bizler tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi için hukuki süreci sonuna kadar takip etmeye devam edeceğiz.” – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-barosu-baskani-depremzede-avukatlar-icin-destek-istedi/feed/ 0
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, tutuklu meslektaşlarına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/tmmob-insaat-muhendisleri-odasi-tutuklu-meslektaslarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/tmmob-insaat-muhendisleri-odasi-tutuklu-meslektaslarina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29612

Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

(ANKARA) – TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve bağlı 26 Şube başkanı, “6 Şubat depremlerinden ardından meslektaşlarının  haksız yere tutuklu olarak yargılanmasına”tepki gösterdi. Yönetim kurulu adına ortak açıklamayı okuyan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Nusret Suna, “Kamuoyunda oluşan tepkiler meslektaşlarımıza yönlendirilerek gerçek sorumluların cezanlandırılması engellenmekte; bu durum mesleğimizin ve meslektaşlarımızın  topyekun cezanlandırılması haline dönüşmektedir” dedi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve bağlı 26 Şube başkanı, Ankara’da bir araya gelerek “meslektaşlarının haksız yere tutuklu olduğunu” iddia ederek tepki gösterdi.

“GEÇEN SÜRE KAYGILARIMIZIN HAKLILIĞINI ORTAYA KOYDU”

Yönetim Kurulu adına açıklamayı okuyan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Nusret Suna, şunları söyledi:

“6 Şubat depremlerinin ardından başlayan soruşturma ve yargı süreçlerinde evrensel hukuk ilkeleri ayaklar altına alınarak, somut delillere dayanmaksızın adeta günah keçisi ilan edilen meslektaşlarımız tutuklu yargılanmaktadır. Bu yargı süreçlerinde ülkemizin depreme hazırlanması konusunda yıllardır hiçbir eylemde bulunmayan, imar aflarıyla risk üzerine risk yaratan, yapıların nihai denetimini yapan temsilciler ve karar alıcılar adeta aklanırken afetin tüm sorumluluğu teknik elemanların üzerine yıkılmaktadır. 15 Mart- 13 Aralık 2023 tarihleri açıklamalarımızda yıkılan ve hasar gören on binlerce yapının sorumluluklarının hem cezai hem de hukuki yönden meslektaşlarımızın omuzlarına yıkılmaya çalışıldığı belirtmiştik. 6 Şubat depremlerinin yaratmış olduğu yıkımda sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkartılması ve bu kişilerden hukuk nezdinde hesap sorulması gerekmektedir. Başlayan yargı süreçlerinin seyrine bakıldığında gerçek kusurluların ortaya çıkartılmasından uzaklaşıldığı, eksik ve hatalı yaklaşımlar içerdiği, odamızın 3 Kasım 2023 tarihinde yayıladığı Şubat 2023 depremlerinde binaları hasar görerek yıkılan statik proje mühendislerinin yargılanmalarında esas alınacak bilirkişi raporlarının tekik yaklaşımı çalışmasının üniversitelere ait bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığı yönündeki tespitlerimizi ve pek çok statik proje mühendisi meslektaşımızın tutuklanarak günah keçisi ilan edilmeye çalışıldığı; gerçek sorumluların ise gizlenmeye çalışıldığına dair kaygılarımızı dile getirmiştik. Soruşturmaların başlamasının üzeriden geçen 16 aylık süre, tespit ve kaygılarımızın haklılığını ortaya koymuştur.

“MÜHENDİSLERİN İMAR PLANINI DEĞİŞTİRME YETKİSİ YOKTUR”

6 Şubat depremlerinin kendisine özgü öngörülemez niteliğine yönelik devam eden bilimsel çalışmalar yapı, deprem ve yapıldığı dönemde geçerli olan mevzuat ilişkisi ile odamız başta olmak üzere ilgili tüm tarafların konuya ilişkin bilimsel ve hukuki çalışmaları soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dikkate alınmamıştır. Hukuki ve teknik gerekliliklere uymayan bilirkişi raporları doğrultusunda meslektaşlarımızın hukuksuz şekilde tutuklu yargılanmaları ile adalet sağlanamayacağı gibi kamuoyunda oluşan tepkiler meslektaşlarımıza yönlendirilerek gerçek sorumluların cezanlandırılması engellenmekte; bu durum mesleğimizin ve meslektaşlarımızın  topyekün cezanlandırılması haline dönüşmektedir. Ülkemizdeki riskli yapı stokunu varlığının hemen herkes tarafından bilinmesi, biz dahil tüm kuruluşların önlem alınması gerektiğini söylemesi ve bu önlemlerin neler olduğunu söylemesine rağmen 20 yıldır hiçbir eylemde bulunmayan, imar aflarıyla risk üzerine risk yaratan, yapıların nihai denetimini yapan yöneticiler ve karar alıcılar aklanıyor. Deprem nedeniyle yıkılan binada can kaybı oluşmuşsa ne zaman, hangi koşullarda, hangi mevzuata göre proje hazırlandığı, kontrol ettiği, uyguladığı önemli olmaksızın mühendisler tutuklu yargılanıyor. Sadece yapıda sonradan projeye aykırı şekilde yapılan kolon kesme, duvar yıkma gibi değişikliklerin yapıldığının ispatı halinde tahliye ediliyorlar. Oysa ki proje müellifi mühendisin görevi, proje tarihindeki mevzuata uygun proje hazırlamak, uygulamacı ve denetçi mühendislerin görevi ise projeye uygun denetim yapmaktır. Mühendislererin imar planlarını değiştirme, deprem haritalarını güncelleme, yapılara kullanma izni verme gibi yetkileri bulunmamaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki deprem yargılamalarında binanın inşa edildiği tarihte mühendisin yaptığı proje kusurlu bulunsa dahi kusurlu olduğu hususların yıkımda ne şekilde ve ne derecede etken olduğunun ortaya çıkartılması, adil yargılama hakkının gereğidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tmmob-insaat-muhendisleri-odasi-tutuklu-meslektaslarina-tepki-gosterdi/feed/ 0
İsias Oteli Davası: 72 Kişinin Hayatını Kaybettiği Otelin Yargılaması Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/isias-oteli-davasi-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-otelin-yargilamasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/isias-oteli-davasi-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-otelin-yargilamasi-devam-ediyor/#respond Fri, 26 Apr 2024 22:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29513 Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan, 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’ne ilişkin 3’ü tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) sporcu, öğretmen ve tur rehberinin de aralarında bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği otele ilişkin duruşma nedeniyle adliyede geniş güvenlik önlemi alındı.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin zemin katındaki çok amaçlı konferans salonunda yapılan duruşmaya, sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla bağlandı.

Duruşmaya, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaşamını yitiren sporcuların aileleri ile taraf avukatları katıldı.

Mahkeme başkanı, 2 yaralıyla ilgili dosyaya dün gelen iddianamenin bu dosya ile birleştiğini belirterek tutuklu sanık Ahmet Bozkurt’a birleşen dosya yönünden savunma yapması için söz hakkı verdi.

Bozkurt, aleyhindeki suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek, “Suçlamaları reddediyorum, inşaatımla, beton kalitemle ilgili yanlış hesaplamalar yapılmıştır, kabul etmiyorum. Projede olan mühendislerim, görevlilerim işlerini çok doğru yapmışlar, hiçbir eksiğim yoktur. Doğru tespit edilen örneklerden de anlaşılmaktadır. İddianamede yanlış tespitler var.” diye konuştu.

Mahkeme başkanının Gazi Üniversitesinden gelen bilirkişi raporunda iki yönden de asli kusurlu olarak ifade edildiğini belirttiği sanık, kusursuz olduğunu, hiçbir eksiğinin bulunmadığını, her türlü malzemeyi fazlasıyla kullandığını savundu.

Tutuklu sanık Erdem Yıldız, bilirkişi raporunun çelişkilerle dolu olduğunu, sahte evrak üzerinden suçlandığını öne sürdü.

Kendisinin mimar olduğunu, mimarın fenni mesul olamayacağını ifade eden Yıldız, ruhsatta sahtecilik yapıldığını, kendisinin bir ilgisinin olmadığını savundu.

Tutuklu sanık Mehmet Fatih Bozkurt da önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.

Tutuksuz sanık Halil B, önceki savunmaları tekrar ettiğini, aleyhindeki hususları kabul etmediğini anlattı.

İlk duruşmaya katılmayıp bu duruşma dinlenen müştekiler, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti.

Tanık olarak dinlenen otelin yanındaki otoparkı işleten M.K, otelle anlaşmasının olduğunu, kolon kesme ve kat çıkma gibi konuları bilmediğini söyledi.

Diğer bir tanık olarak dinlenen eski otel çalışanı A.Ü. ise 2002’de başladığı oteldeki işinden 2008’den ayrıldığını ve patronun Ahmet Bozkurt olduğunu dile getirdi.

Uzmanların dinlenmesi talep edildi

Müşteki avukatları, dosyaya sundukları bilirkişi raporlarında imzası bulunan 3 uzmanın dinlenmesini talep etti.

Sanık avukatları, eşitlik ilkesi gereği uzmanların dinlenmemesini, taleplerin reddedilmesini istedi.

Mahkeme başkanı, duruşmada hazır bulunan uzmanların dinlenmelerine oy birliğiyle karar verildiğini söyledi.

“İnşaat yapılırken dere çakılı kullanılmıştır”

Daha sonra Kıbrıs ve Türkiye’deki çeşitli kurumlarda faaliyet gösteren 3 uzman dinledi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yonca Hürol, binanın ilk projesinde deprem yönetmenliğine uyulmadığını, binanın perde duvarında kusur bulunduğuna işaret etti.

Hürol, şunları kaydetti:

“Araştırmamızda daha fazla perde duvar kullanılması gerekiyordu, yapılmamıştır. Bina projesinde taşıyıcı sistem bir taraftan ağırdır diğer taraf da hafiftir. Böyle bir hata yapılmıştır, bu bilinmiyordu. İnşaat yapılırken dere çakılı kullanılmıştır. Binanın otele dönüştürülmesi sırasında her kata boruların geçmesi için delik yapılmış ve 6’sı kirişlere denk geliyor. Binanın döşemelerine fazla duvar yükü bindirilmiş. Binanın yıkılmasını olağan görüyorum ve projelere uyulmadığını düşünüyorum.”

DAÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhan Şensoy ise belirli analizlere göre araştırma yaptıklarına işaret ederek, “Depremin 20. saniyesinde binanın 59 kolonu çökmüş. Depremde kolonlar ani şekilde göçmüştür. Çalışmamızda binanın ön tarafa yıkıldığı ve döndüğü anlaşıldı.” ifadelerini kullandı.

1998 deprem yönetmenliğinin neredeyse yarısının uygulanmamış

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu da binada 1998 deprem yönetmenliğinin neredeyse yarısının uygulanmadığını aktardı.

Sanık avukatları, celse arasında tahliye edilen ve mazeretsiz duruşmaya gelmeyen Efe Bozkurt’un tekrar tutuklanmasını talep ederek yeni bilirkişi raporu alınmasını istedi.

Duruşma, aradan sonra sanık avukatlarının savunmasıyla devam edecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/isias-oteli-davasi-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-otelin-yargilamasi-devam-ediyor/feed/ 0
Sabancı Vakfı ve Enerjisa Enerji İşbirliğiyle Yapılan Enerjisa Atatürk İlkokulu Hizmete Sunuldu https://www.haber60.com.tr/sabanci-vakfi-ve-enerjisa-enerji-isbirligiyle-yapilan-enerjisa-ataturk-ilkokulu-hizmete-sunuldu/ https://www.haber60.com.tr/sabanci-vakfi-ve-enerjisa-enerji-isbirligiyle-yapilan-enerjisa-ataturk-ilkokulu-hizmete-sunuldu/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:04:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28910 Sabancı Vakfı ve Enerjisa Enerji işbirliğiyle yaptırılan 5 derslikli Enerjisa Atatürk İlkokulu, Hatay’ın Hassa ilçesinde törenle hizmete sunuldu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin yaralarını sarmak için ilk günden bu yana yoğun çalışmalar gerçekleştiren Sabancı Vakfı ve Enerjisa Enerji bölgeye yönelik desteklerini sürdürüyor.

Hatay’da eğitimin aksamaması için geçen yıl “Hatay’a 3 ayda 3 okul” sözüyle yola çıkan ve planladığı gibi okulları eğitime kazandıran Sabancı Vakfı, Enerjisa Enerji’nin yabancı hissedarı olan E.ON’un katkılarıyla Hassa ilçesinde yaptırdığı Enerjisa Atatürk İlkokulu’nu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda öğrenci ve öğretmenlere armağan etti.

Hassa Kaymakamı Osman Acar, açılıştaki konuşmasında, okulun yapım sürecinde emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.

Okulun ülkeye ve ilçeye hayırlı olmasını temenni eden Acar, 6 Şubat’ta yaşanan depremler sonrasında ilçede süratli bir şekilde toparlanma yolunda ilerlediklerini söyledi.

Acar, depremler sonrasında ilçedeki okulların büyük tahribat aldığını ifade etti.

Depremde hasar alan okullardan birisinin de Atatürk İlkokulu olduğunu belirten Acar, “Yeni okulumuz çocuklarımıza, ilçemize hayırlı olsun. Burada biz eğitim ve öğretim faaliyetlerimize kaldığımız yerden inşallah daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.” dedi.

“Hatay’a bu dördüncü okul desteğimiz”

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan da deprem bölgesinde eğitim ve öğretimin aksamaması için imkanlarını seferber ettiklerini söyledi.

Toplumsal sorunların çözümünde eğitimin öncelikli alan olduğunu bildiklerini ifade eden Safkan, şöyle konuştu:

“6 Şubat depremlerinden sonra tekrar bölgede eğitim öğretimin sürdürülebilir olması, öğretmen ve öğrencilerin güvenli okul ortamlarında bir araya gelmeleri, tekli sistemde eğitim öğretim alabilmeleri tabii çok çok önemli. Vakfımızın bu sene 50’nci yaşı. 50 yıllık faaliyet geçmişimizde en önemli alanlardan biri şüphesiz eğitim. Eğitim altında verdiğimiz desteklerden Hatay’a bu dördüncü okul desteğimiz. İnşallah beşincisi ve altıncısı da planlarımız arasında yer alıyor. Depremin yaralarını bir nebze de sarabilmiş olmaktan, destek vermiş olmaktan tabii son derece mutluyuz. Bu vesileyle bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da kutluyorum. Herkese hayırlı uğurlu olmasını dilerim.”

“Bölgenin kalkınması için eğitimin çok önemli olduğunu biliyoruz”

Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, depremlerden etkilenen 11 ilin başta Hatay olmak üzere 5’inin Enerjisa Dağıtım Şirketleri Toroslar EDAŞ’ın sorumluluk bölgesinde olduğunu belirtti.

Özsürekci, depremlerde hem kaybettikleri çalışma arkadaşları hem de hasar gören şebeke unsurlarıyla depremzede bir şirket olduklarını aktardı.

Depremin ilk günlerinden itibaren bölgeye enerji vermek ve yaraları sarmak için büyük mücadele verdiklerine değinen Özsürekci, “Aynı zamanda bunları yaparken bölgenin sosyal sorumluluğu açısından kalkınması için eğitimin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bugün Hatay Hassa’da Enerjisa Atatürk İlkokulu’nun açılışında bulunuyoruz. Bu okul aynı zamanda hissedarımız olan E.ON’un 70 bin çalışanının bağışlarıyla bugüne geldi. Herkese hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Enerjisa Enerji Mali İşler Lideri (CFO) Philipp Ulbrich, deprem sonrası birkaç günde 70 bin çalışanları ve şirketleri tarafından 1 milyon avrodan fazla para toplanarak okulun inşa edilmesine karar verildiğini belirtti.

Okulun ilçeye kazandırmasında katkı sağladıkları için çok mutlu olduklarını dile getiren Ulbrich, “Bugün burada bulunmam, hem E.ON hem de Enerjisa olarak deprem sonrasını iyileştirme ve yerel halkla dayanışma içinde olma konusundaki kararlılığımızı ifade ediyor.” dedi.

Konuşmaların ardından katılımcılar okulun açılış kurdelesini kesti, sınıfları gezdi ve öğrencilere hediyeler verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sabanci-vakfi-ve-enerjisa-enerji-isbirligiyle-yapilan-enerjisa-ataturk-ilkokulu-hizmete-sunuldu/feed/ 0
Bakan Özhaseki’den depremzedelere: ‘Ev çıkmadığı için hüzünlenenler oluyor. Merak etmeyin, evlerinizi teslim edeceğiz’ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhasekiden-depremzedelere-ev-cikmadigi-icin-huzunlenenler-oluyor-merak-etmeyin-evlerinizi-teslim-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhasekiden-depremzedelere-ev-cikmadigi-icin-huzunlenenler-oluyor-merak-etmeyin-evlerinizi-teslim-edecegiz/#respond Sun, 21 Apr 2024 22:57:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28681 Bakan Özhaseki’den depremzedelere: “Ev çıkmadığı için hüzünlenenler oluyor. Merak etmeyin, evlerinizi teslim edeceğiz”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki:

“485 milyar liralık bir destekle İstanbul’u dönüştürmeye gayret edeceğiz”

KAYSERİ – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki; depreme karşı İstanbul’u dönüştürebilmek için 485 milyar liralık bir destek açıkladıklarını söyleyerek; “Afete maruz kalabilecek bütün şehirlerimizi ayağa kaldırabilmenin mücadelesini ve programını yapıyoruz” dedi.

Erciyes Dağı’nda Tekir Yaylası ve Çevresi Karbon Yutak alanı Ağaçlandırma Töreni’nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki; deprem bölgesinde 240 yerde şantiyelerin olduğunu ve 4 bin 333 köyde ise köy evi yaptıklarını söyledi. Bu güne kadar 76 bin konutu teslim ettiklerini kaydeden Bakan Özhaseki, ev çıkmayan depremzedelere seslenerek “merak etmeyin” çağrısında bulundu. Söz verip de kaybolanlardan olmadıklarının altını çizen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki; “Şehircilik meselesi başlı başına bir iş, kadim şehirlerimiz var. Bir taraftan da iklim değişikliğinin getirmiş olduğu her türlü sıkıntılarla baş etmek için hep birlikte mücadele ediyoruz. Bu mücadeleler içerisinde son dönemde kendimize iki tane daha vazife biçtik. Birisi depremin getirmiş olduğu hasarları giderebilmek. Bir diğeri de ileride olabilecek her türlü deprem gibi afetlere karşı buy ülkenin korunabilmesi meselesi. Birisi 1 yıldan fazla oldu 6 Şubat’taki afet. Herhalde Anadolu’ya geldiğimiz ilk andan itibaren başımıza gelen en büyük felaket. 18 tane il doğrudan veya dolaylı etkilendi, 14 milyon insan zarar gördü. yıkılan dükkan, konut, ardiye, depo gibi bağımsız birim sayısı 850 bin. Dile kolay, Anadolu ölçeğinde 5-6 tane vilayet demek. Maddi zarar 100 milyar doların üzerinde. Şehirlerin bazılarının merkezleri tamamıyla yok olmuş vaziyette. O şehirleri ayağa kaldırmak için büyük bir mücadele veriyoruz. Şuanda bin 240 yerde şantiyemiz var, 4 bin 333 köyde köy evleri yapıyoruz. 76 bin kadar konutu teslim ettik, binlercesi devam ediyor. Bundan sonra da her ay 10, 15, 20 bin konutu depremzedelere vermeye devam edeceğiz. Oradaki insanların evlerine kavuştuklarında yüzlerindeki mutluluğu görmek bizim en büyük sevincimiz. Bazen ev çıkmadığı için hüzünlenenler oluyor. Onlara diyorum ki; merak etmeyin. Cumhurbaşkanımız söz verdi, bizler de sözün arkasında duruyoruz. Bu ay çıkmazsa diğer ay çıkar, olmadı sonraki ay çıkar merak etmeyin. Bu evler bitinceye kadar buradayız. Biz seçimlik, mevsimlik insanlar değiliz. Söz verip de kaybolanlardan değiliz. Milletimizi seviyoruz. Onun içindir ki gece, gündüz demeden uğraşıyoruz. Evlerinizi teslim edeceğiz” dedi.

” İzmir’imizi, İstanbul’umuzu ayağa kaldırabilmenin mücadelesini yapıyoruz”

Bakanlık olarak yapıları depreme dirençli hale getirmek için uğraştıklarını ve bu çerçevede İstanbul için 485 milyar TL’lik bütçe açıkladıklarını sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki; “Bir taraftan da bir başka iş olarak kendi üzerimize aldığımız sorumluluğumuz gereği ne kadar yapımız varsa tamamını afetlere karşı dirençli hale getirmeye uğraşıyoruz. Bu da başlı başına bir iş. İstanbul için proje açıkladık. Orta vadeli bütçede tam 485 milyar liralık bir destekle İstanbul’u dönüştürmeye gayret edeceğiz. Oradaki birçok sorumluluk sahibi belediye başkanının, ilçe belediye başkanlarının umurlarında olmayabilir, ciddiye de almayabilirler. Ama bizler sorumluluk sahibi insanlarız. Olabilecek bir afetin nasıl bir sonuç doğurabileceğini çok iyi biliyoruz. Onun için gece, gündüz demeden gerek İzmir’imizi, gerek İstanbul’umuzu gerekse afete maruz kalabilecek bütün şehirlerimizi ayağa kaldırabilmenin mücadelesini ve programını yapıyoruz. İnşallah bunda da başarılı olacağız” ifadelerini kullandı.

Açıklamaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve programa katılanlar ağaç dikti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhasekiden-depremzedelere-ev-cikmadigi-icin-huzunlenenler-oluyor-merak-etmeyin-evlerinizi-teslim-edecegiz/feed/ 0
Depremzede, ücretsiz takılan protezle tekrar hayata tutundu https://www.haber60.com.tr/depremzede-ucretsiz-takilan-protezle-tekrar-hayata-tutundu/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-ucretsiz-takilan-protezle-tekrar-hayata-tutundu/#respond Sun, 21 Apr 2024 06:39:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28577 Asrın felaketi Kahramanmaraş merkezli depremlerde eşini, kızını, bacağını ve her şeyini kaybeden depremzede, ücretsiz takılan protezle tekrar hayata tutundu. Yahya Alsuhni’nin yüzü ücretsiz takılan protezle güldü.

Suriye iç savaşında her şeyini kaybettikten sonda 2015 yılında Halep’ten Türkiye’ye gelerek, Hatay merkez Antakya ilçesinde ikamet eden 52 yaşındaki Yahya Alsuhni, umutlarını canlandırmak için açtığı mobilya dükkanını çocuklarıyla işleterek, hayatını geri kazanmaya başladı.

Dram üstüne dram yaşadı

Asrın felaketi 6 Şubat depreminde kızını, eşini, bacağını ve tüm mal varlıklarını kaybeden Yahya Alsuhni, önce Halep’te daha sonra da Hatay’da dram üstüne dram yaşadı. Yaşadığı felaketlerin ve hastanelerdeki uzun süren tedavilerinin ardından hayatını geri kazanmak, tekrar yürüyebilmek için İstanbul’a gelen Alsuhni, İrade Adımları Derneği’ne başvurarak ücretsiz protez taktırdı.

“Depremde eşimi, kızımı ve bacağımı kaybettim”

Yaşadıklarını anlatan Alsuhni, “Savaştan dolayı Suriye’deki evimi ve iş yerimi kaybettim. 2015 yılında Halep’ten Türkiye’ye gelip Antakya’da ikamet ettim. Antakya’da sıfırdan bir hayata başladım. Kendime mobilya dükkanı açtım. İki çocuğum da benimle çalışmaya başladılar. Deprem olduğunda evde 6 kişiydik, bulunduğumuz bina üzerimize yıkıldı. Deprem felaketinde eşimi ve kızımı kaybettim. Bir oğlumun ellerinde ezilme ve yaralanmalar vardı. Benim ise iki bacağımda yaralanmalar vardı. Yaralarım şiddetli ve ağrılıydı. Ayrıca omzumda çıkık var ve hala iyileşmedi. Adana’ya götürüldüm, ondan sonra Ankara’ya sevk edilip, orada ampute oldum” dedi.

“Tekrar mobilya dükkanı açabilirim”

Ampute edildikten sonra engelli olarak evde oturduğunu hatırlatan Yahya Alsuhni, “Protezi taktıktan sonra yürüyebiliyorum ve çok şükür ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Dışarı çıkıp yürüyüş yapabiliyorum. Eskiden engelli olarak evde oturuyordum şimdi ise protezi taktıktan sonra eski hayatıma geri döndüm. Üstelik kendi işimi yapabilirim, tekrardan mobilya dükkanı açabilirim. İrade Adımları Derneği’ne çok teşekkür ediyorum. Merkezde bulunan çalışanlar ilgili, güler yüzlü ve iyi niyetli insanlardı. Zorlu tedavi sürecinde büyük destek oldular. Allah onlardan bin kere razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Umudunu hiç kaybetmemesi beni çok etkiledi”

Tedaviyle ilgili bilgi veren Fizik Tedavi Teknikeri Beyza Hummadioğlu, “Merkezimize gelen sol diz altı ampute olan Yahya beye, herkese gösterdiğimiz gibi özel ilgiyle fizik tedavi seansları yaptık. Depremde eşini ve iki çocuğunu kaybetmiş. Diğer çocukları için hayata karşı olan umudunu hiç kaybetmemesi beni gerçekten çok etkiledi. Yahya Bey ile birlikte fizik tedavi seanslarında denge, koordinasyon ve kas kuvveti için egzersiz programları hazırladık. Karşılıklı olarak çok çaba gösterdik ve hasta artık eskisinden daha iyi hayatına devam edebiliyor. Hastanın bu umudu ve çabası beni ve iş arkadaşlarımı gerçekten çok etkiledi” diye konuştu.

Ortez ve Protez Teknikeri Samet Yılmazer ise depremzedenin durumuyla ilgili bilgi vererek, şunları söyledi:

“Yahya’nın depremde sağ bacağın diz altından ampute edilmiş ve sağ omzu kırılmış. Sol ayağında ise düşük ayak sendromu var. Ölçüden başlayıp protezin teslimine kadar olan bu serüvende uzuvlardaki fonksiyon bozuklukları, yaşı ve psikolojik durumu en zorlayıcı faktörler oldu. Kendisi için uygun ve güvenilir olan pin (kilitli) sistem protez uygulaması yapıldı. Sol ayağındaki sendrom için ise düşük ayak ortezi uygulandı. Yapılan bu uygulamalar sonucu hastamız hem desteksiz yürüyebildi hem de fonksiyonel bozukluklar ortez ile stabil hale geldiği için daha dengeli adım atabildi.” – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-ucretsiz-takilan-protezle-tekrar-hayata-tutundu/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Belediye Başkanlarına Kentsel Dönüşüm Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-belediye-baskanlarina-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-belediye-baskanlarina-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:12:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28476 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, belediye başkanlarına çağrıda bulunarak, “Lütfen kentsel dönüşüm yapacak şekilde şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar, gelsinler, kapı sonuna kadar açık.” dedi.

Özhaseki, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde yeniden seçilen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Burada konuşan Özhaseki, 5 üniversiteye sahip, sanayi ve ticaret şehri kentte sağlıkta her türlü imkana ulaşılabildiğini, kültürde, sanatta ve sporda da en üstte olma mücadelesi verildiğini, bunların hepsinin bir gayretin ürünü olduğunu belirtti.

Seçimlerin bittiğini ve geçim döneminin başladığını ifade eden Özhaseki, “Bundan sonra iyi şeyler söyleyeceğiz, iyi hayaller kuracağız, iyi hedefler koyacağız. Bu şehri büyütme, geliştirme ve içinde yaşayan insanların tamamının müreffeh olabileceği, mutlu olabileceği bir ortam oluşturabilmek adına gayret edeceğiz.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, Tokat’ta yaşanan depremi hatırlatması üzerine Özhaseki, bir deprem ülkesi olan Türkiye’nin bu gerçeği bilerek hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Bilim insanlarına göre şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı bulunduğunu aktaran Özhaseki, “Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp ‘bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız eski haritalarda burası üçüncü derece, dördüncü derece gözüküyor’ gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edelim. Her ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi depreme dayanıklı yapacağız, iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişten kalan konutlarımızın ve iş yerlerimizin yenilenmesi için de kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Seçimlerin bittiğini, belediye başkanlarının göreve başladığını belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Benim onlardan ricam, lütfen kentsel dönüşüm yapacak şekilde şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar, gelsinler, kapı sonuna kadar açık. Hangi partili olursa olsun A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin, kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde, çalışma yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde, evlerimizi, iş yerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor, hangi millettensin diye sormuyor, ırkını sormuyor, dinini, imanını, mezhebini sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Böyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyetle çalışmamız gerekiyor.”

Tokat depremi

Tokat’taki depreme değinen Özhaseki, ölüm yaşanmaması ve az hasarın sevindirici olduğunu kaydetti.

Depremin ilk anından itibaren o bölgede bulunan bakanlık birimlerinin teyakkuza geçtiğini anlatan Özhaseki, “Vali Bey’in emrindelerdi. AFAD’la birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi. Dün akşam da İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık, TOKİ başkan yardımcımız, İstanbul Kentsel Dönüşüm Başkanımız hep olay yerindelerdi. Vali Bey’le yaptığımız istişarelerle de o bölgede bulunan 14 tane konutu ihtiyaten tedbir olarak boşalttık. Dün yerleştirdiler ama barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde de adımlarımızı atıyoruz.” şeklinde konuştu.

Özhaseki’nin açıklamasının ardından Büyükkılıç, Özhaseki’ye el dokuması seccade hediye etti.

Ziyaret sonunda, hayırsever Mehmet Altun, Valilik, Kayseri Üniversitesi, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi işbirliğiyle yaptırılacak meslek yüksekokulunun protokolü imzalandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-belediye-baskanlarina-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/feed/ 0
Özhaseki: İstanbul’daki toprak kaymasında 14 konut tedbir amaçlı boşaltıldı https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-istanbuldaki-toprak-kaymasinda-14-konut-tedbir-amacli-bosaltildi/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-istanbuldaki-toprak-kaymasinda-14-konut-tedbir-amacli-bosaltildi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:18:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28453 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki; İstanbul’daki toprak kaymasına ilişkin “14 tane konutu tedbir amaçlı boşalttık. Mağdur vatandaşlar şuan yerleştirdiler ama zaman içerisinde barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde adımlarımızı atıyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mart’taki mahalli idareler seçimlerinde yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Memduh Büyükkılıç’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu söyleyerek, her tarafta her an bir deprem olabileceğini belirtti. Belediyelerin kentsel dönüşüme ağırlık vermesi gerektiğini kaydeden Özhaseki, “Görevim icabı durmadan ifade etmeye çalışıyorum. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçeği bilelim ve ona göre hareket edelim. Bilim adamlarına göre şuanda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp “Bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız haritalarda burası 2. ve 3. bölge gözüküyor” gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an bir deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edelim. Şuan için ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi ve iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişte kalan konutlarımızı ve işyerlerimizi yenileyebilmek için kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz. Seçimler bitti, belediye başkanı arkadaşlar göreve başlıyorlar. Benim onlardan ricam şehirlerine depreme hazırlayacak şekilde, şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar ve gelsinler, kapı sonuna kadar açık. Hangi parti olursa olsun. A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin, kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde evlerimizi ve işyerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor. Hangi mezheptensin diye sormuyor, ırkını, dinini, imanını sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Böyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyet ile çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

” Tokat’ta ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi”

Tokat’ta meydana gelen depreme ilişkin konuşan Özhaseki, “Tokat’ta oldu. Başka illerde de oldu. Bu haberleri alacağız ama en çok sevindirici tarafı bir ölüm olmaması. Hasar az. Zaten depremin ilk olduğu andan itibaren o bölgede bulunan bizim çevre ve şehirciliğin ne kadar birim varsa teyakkuzdalardı. Vali beyin emrindelerdi. AFAD ile birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi” dedi.

“İstanbul’da 14 tane konutu tedbir amaçlı boşalttık”

İstanbul’da meydana gelen toprak kaymasına değinen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Dün akşamda İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık. TOKİ başkan yardımcımız ve kentsel dönüşüm başkanımız hep olay yerindeydi. Vali beyle yaptığımız istişareyle de o bölgede bulunan 14 tane konutu tedbir olarak boşalttık. Şuan yerleştirdiler ama zaman içerisinde barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde adımlarımızı atıyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-istanbuldaki-toprak-kaymasinda-14-konut-tedbir-amacli-bosaltildi/feed/ 0
Nilüfer Afet Merkezi envanterini güçlendirdi https://www.haber60.com.tr/nilufer-afet-merkezi-envanterini-guclendirdi/ https://www.haber60.com.tr/nilufer-afet-merkezi-envanterini-guclendirdi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:09:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28445 Nilüfer Afet Merkezi envanterini güçlendirdi

BURSA – Nilüfer Belediyesi’nin kente kazandırdığı Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, envanterine 22 adet son teknoloji kentsel arama ve kurtarma malzemeleri daha ekledi. Hayat kurtaran malzemeler hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ” Deprem, her zaman gündemimizde ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin 2017 yılında kente kazandırdığı, bünyesindeki simülasyon odaları ve envanteriyle Türkiye’de ilklere sahip olan Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, bir yandan çalışmalarını titizlikle sürdürürken, bir yandan da envanterine son teknolojiye sahip, hayat kurtaran yeni malzemeler ekliyor. Kentte yaşanan afet ve acil durum niteliği taşıyan tüm olayların 7 gün 24 saat takip edildiği merkez, yeni kentsel arama ve kurtarma malzemelerini bünyesine katarak daha donanımlı hale geldi. Sismik enkaz altı dinleme cihazı, havalı enkaz kaldırma seti, enkaz altı görüntüleme kamerası, termal kameralı drone, spiral hortumlu duman tahliye fanı, aydınlatma, taşlama, kesme, kırma aletleri gibi 22 adet malzemeyi envanterine ekleyen merkez, afet ve acil durum anlarında artık daha nitelikli hizmet verecek.

Başkan Şadi Özdemir: “Halkın bilinçlenmesi önemli”

Deprem başta olmak üzere her türlü afetle mücadeleye büyük önem veren, deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi projeler hayata geçirmeyi planlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ne giderek, kentsel arama ve kurtarma malzemelerini yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Sivil Savunma Amiri ve İş Güvenliği Uzmanı Fatih Işık’tan malzemeler hakkında detaylı bilgi alan Başkan Şadi Özdemir, halkın afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilinçlenmesinin önemine değindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ndeki kullanım ömrünü tamamlamış aletleri yenilediklerini, ayrıca envantere yeni malzemeler de kazandırdıklarını belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin afet ve acil durum konusundaki bilincinin yüksek olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bu merkezde hem afetle mücadelede halkın her an hazır olması için eğitimler veriliyor hem de kentteki afet ve acil durum niteliğindeki durumlar 7 gün 24 saat takip ediliyor. Halkın bu merkezde verilen eğitimlere katılarak, bilinçlenmesi çok önemli” dedi.

Deprem parkları ve lojistik merkezi

Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi önemli projeleri kente kazandırmayı hedeflediklerini de ifade eden Başkan Özdemir, “Deprem sonrası, en az iki günlük acil ihtiyacın içinde olduğu, temel yaşam malzemelerinin yer aldığı mekanlar oluşturmayı düşünüyoruz. Deprem sonrası alet ve edevat ihtiyacı da çok yüksek oluyor. Basit aletlerle birçok insanın hayatını kurtarmak mümkünken, eksiklerden dolayı birçok insan yaşamını yitiriyor. Bu nedenle deprem lojistik merkezi yapma hedefimiz var. Deprem anında ihtiyaç duyulabilecek her türlü alet ve edevata sahip bir mekan oluşturmayı, afet sonrası ihtiyaç bölgelerine hızlıca eriştirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu.

Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu, Nilüfer’de alüvyonlu toprakların yer aldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, depremin her zaman gündemlerinde olduğunun altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, “Çalışmalarımızı, bu bilinçle yapacak, tedbirlerimizi alacağız. Yeni planlamalarda, kentsel dönüşüm çalışmalarında fay hatlarını dikkate alacağız. Önemli olan Nilüferliler’in deprem konusunda bilinçli olması. Biz, her zaman onların yanındayız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nilufer-afet-merkezi-envanterini-guclendirdi/feed/ 0
Nilüfer Belediyesi Afet ve Acil Durum Merkezi’ne Son Teknoloji Malzemeler Ekledi https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediyesi-afet-ve-acil-durum-merkezine-son-teknoloji-malzemeler-ekledi/ https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediyesi-afet-ve-acil-durum-merkezine-son-teknoloji-malzemeler-ekledi/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28416 Nilüfer Belediyesi’nin kente kazandırdığı Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, envanterine 22 adet son teknoloji kentsel arama ve kurtarma malzemeleri daha ekledi. Hayat kurtaran malzemeler hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ” Deprem, her zaman gündemimizde ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin 2017 yılında kente kazandırdığı, bünyesindeki simülasyon odaları ve envanteriyle Türkiye’de ilklere sahip olan Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, bir yandan çalışmalarını titizlikle sürdürürken, bir yandan da envanterine son teknolojiye sahip, hayat kurtaran yeni malzemeler ekliyor. Kentte yaşanan afet ve acil durum niteliği taşıyan tüm olayların 7 gün 24 saat takip edildiği merkez, yeni kentsel arama ve kurtarma malzemelerini bünyesine katarak daha donanımlı hale geldi. Sismik enkaz altı dinleme cihazı, havalı enkaz kaldırma seti, enkaz altı görüntüleme kamerası, termal kameralı drone, spiral hortumlu duman tahliye fanı, aydınlatma, taşlama, kesme, kırma aletleri gibi 22 adet malzemeyi envanterine ekleyen merkez, afet ve acil durum anlarında artık daha nitelikli hizmet verecek.

Başkan Şadi Özdemir: “Halkın bilinçlenmesi önemli”

Deprem başta olmak üzere her türlü afetle mücadeleye büyük önem veren, deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi projeler hayata geçirmeyi planlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ne giderek, kentsel arama ve kurtarma malzemelerini yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Sivil Savunma Amiri ve İş Güvenliği Uzmanı Fatih Işık’tan malzemeler hakkında detaylı bilgi alan Başkan Şadi Özdemir, halkın afet ve acil durum öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilinçlenmesinin önemine değindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ndeki kullanım ömrünü tamamlamış aletleri yenilediklerini, ayrıca envantere yeni malzemeler de kazandırdıklarını belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin afet ve acil durum konusundaki bilincinin yüksek olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bu merkezde hem afetle mücadelede halkın her an hazır olması için eğitimler veriliyor hem de kentteki afet ve acil durum niteliğindeki durumlar 7 gün 24 saat takip ediliyor. Halkın bu merkezde verilen eğitimlere katılarak, bilinçlenmesi çok önemli” dedi.

Deprem parkları ve lojistik merkezi

Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına deprem parkları ve deprem lojistik merkezi gibi önemli projeleri kente kazandırmayı hedeflediklerini de ifade eden Başkan Özdemir, “Deprem sonrası, en az iki günlük acil ihtiyacın içinde olduğu, temel yaşam malzemelerinin yer aldığı mekanlar oluşturmayı düşünüyoruz. Deprem sonrası alet ve edevat ihtiyacı da çok yüksek oluyor. Basit aletlerle birçok insanın hayatını kurtarmak mümkünken, eksiklerden dolayı birçok insan yaşamını yitiriyor. Bu nedenle deprem lojistik merkezi yapma hedefimiz var. Deprem anında ihtiyaç duyulabilecek her türlü alet ve edevata sahip bir mekan oluşturmayı, afet sonrası ihtiyaç bölgelerine hızlıca eriştirilmesini hedefliyoruz” diye konuştu.

Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu, Nilüfer’de alüvyonlu toprakların yer aldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, depremin her zaman gündemlerinde olduğunun altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, “Çalışmalarımızı, bu bilinçle yapacak, tedbirlerimizi alacağız. Yeni planlamalarda, kentsel dönüşüm çalışmalarında fay hatlarını dikkate alacağız. Önemli olan Nilüferliler’in deprem konusunda bilinçli olması. Biz, her zaman onların yanındayız” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediyesi-afet-ve-acil-durum-merkezine-son-teknoloji-malzemeler-ekledi/feed/ 0
Tokat’ta Deprem Sonrası Yapı İncelemeleri https://www.haber60.com.tr/tokatta-deprem-sonrasi-yapi-incelemeleri/ https://www.haber60.com.tr/tokatta-deprem-sonrasi-yapi-incelemeleri/#respond Sat, 20 Apr 2024 00:48:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28353 Tokat’ta incelemelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, “Şu ana kadar alınan 500 ihbardan 50 yapı incelendi, 5 yıkık, 15 de ağır hasarlı yapı tespit edildi” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, Tokat’ta 5.6 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan Sulusaray ilçesinde incelemelerde bulundu. Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Bakan Yardımcısı Tuzcuoğlu’na deprem hasarı hakkında bilgi verdi. İlçe hükümet konağı önünde gazetecilere açıklama yapan Tuzcuoğlu, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız olarak da Sayın Bakanımız Mehmet Özhaseki beyin hemen talimatlarıyla biz de kendi bakanlığımızın çalışmaları açısından her türlü önlemi, tedbiri ve gayreti ortaya koyduk. Arkadaşlarımızı çok hızlı bir şekilde bölgeye sevk ettik. Gerek çevre illerden buraya transfer ettiğimiz teknik arkadaşlarla, gerekse bakanlık merkezinden buraya yönlendirdiğimiz teknik ekiplerimize, hasar tespit ekiplerimizle birlikte gerek Yozgat ve Tokat’ta çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu anda 20 ekip 50 teknik personelle birlikte bu çalışmalarımız yürüyor, ihtiyaç halinde yine Sayın Valimizin, yine AFAD’ımızın koordinasyonunda teknik ekip sayılarımızı arttırabiliriz. Birkaç gün içerisinde de inşallah bu bölgedeki tüm hasar tespitlerini de tamamlamayı düşünüyoruz” dedi.

“Ağır hasar 99 öncesi yapılan binalarda”

Tuzcuoğlu yaptıkları incelemede depremde ağır hasar alan binaların 1999 yılı öncesi yapılan binalar olduğuna dikkat çekerek, “Gerek Tokat’ta gerek Yozgat’ta baktığımız zaman ağırlıklı olarak hasar gören yapıların yine 1999 öncesi binalar olduğunu tespit ediyoruz. Bunların çoğunluklu olarak 40-50 yıl öncesine ait kerpiç yapılar, yığma yapılar, mühendislik ve fen hizmetlerinden yoksun olan yapılmış olan binalar olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla ülkemiz bir deprem bölgesidir. Gerek kuzeyden geçen fay hatları, gerek Doğu Anadolu ve güneyden geçen fay hatları, gerekse Ege ile Ege’deki fay hatlarını göz önüne aldığınız zaman ülkemizin tamamı çok önemli bir deprem bölgesi oluyor. Himalayalar’dan Alp’lere kadar uzanan bu hat içerisinde bizim ülkemiz depremsellik açısından, risk açısından beşinci ülke konumunda. Öyle olunca muhakkak suretle biz yapılarımızı sağlam, sıkı ve mühendislik hizmetleri çerçevesinde inşa etmek zorundayız. Depremden çok fazla bir şey olmayabilir. Ama yapılarımız eğer ona dayanaklı değilse o zaman maalesef istenmeyen tablolarla karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.

“500 ihbar geldi, 5 bina yıkıldı, 15 bina ağır hasar aldı”

Tuzcuoğlu, depremin ardından 500’e yakın ihbar alındığını ifade ederek şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlar Tokat ilimizde bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalarda 500 ihbar aldık şu ana kadar. Bu ihbarların sayısı artabilir. Özellikle şu anda hemşehrilerimizin bir kısmı evlerine giremiyorlar. Bunlar giriş yapmaya başladıkları zaman muhtemeldir ki orada birtakım ihbarlar da alınacak. Bu ihbarların sayısı artabilecek ve biz de yapılan her türlü ihbara teknik ekiplerimizle beraber hemen gidip yerinde inceleme, araştırma ve neticelerimizi ortaya koyacağız. Şu ana kadar incelenen 50 yapıdan 5 tanesi yıkık görünüyor. Yine 15 tane ağır hasarlı yapı görünüyor. Az önce de bahsetmiş olduğum gibi bunların büyük çoğunluğu yine kerpiç işte yığma yapılar. Mühendislik hizmetinden yoksula yapılmış olan yapılar. Diğerlerini de yine en kısa sürede tamamlamış olacağız. Kamu binalarımızla alakalı bir hasar görünmüyor. Bu sevindirici bir şey. Aslında depremle alakalı bizi en çok teselli bulduran konu bir can kaybı olmaması.” – TOKAT

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokatta-deprem-sonrasi-yapi-incelemeleri/feed/ 0
CHP Milletvekili Durmaz, Tokat’ta deprem sonrası köyleri ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-durmaz-tokatta-deprem-sonrasi-koyleri-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-durmaz-tokatta-deprem-sonrasi-koyleri-ziyaret-etti/#respond Fri, 19 Apr 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28310

(ANKARA) CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen deprem sonrası depremden etkilenen köyleri ziyaret ederek, bölge halkının eksiklerini ve meydana gelen hasarı inceledi. Deprem konusunda TBMM’de yaptıkları çalışmaları hatırlatan Durmaz, “5 yıllık deprem seferberliği planı önermiştik. Deprem kapımıza dayandı hala önlem planı yok” dedi.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, dün Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası depremden etkilenen köyleri ziyaret ederek yurttaşların durumlarıyla ilgili bilgi aldı. Durmaz, TBMM’de deprem konusuna defalarca dikkat çektiklerini ancak gereken önlemlerin alınmadığını söyledi.

“TOKAT’IN DEPREM RİSKİ DEVAM EDİYOR”

Kadim Durmaz, şunları söyledi:

“Olası depremler için acil önlemler alınmazsa bedeli çok ağır olacak. Türkiye’de 18 şehir, 80 ilçe ve 502 köy aktif fay hatları üzerinde bulunuyor. Deprem bu ülkenin gerçeği iken, hiçbir önlem alınmaması, binaların yapım aşamasında mütteahhitlerin vicdanına ve ranta prim verilmesi bugünkü sonuçları doğurdu. Doğru bir deprem yönetimi ağır sonuçların ortaya çıkmasına engel olacaktır. Tokat’ın deprem riski devam ediyor. Tokat; Kelkit Vadisi Türkiye’de depremlerin yoğun yaşandığı bölgelerden biri hatta en önemlisi Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindedir. Kelkit havzasında yer alan Tokat ve ilçeleri son 2000 yılda en az 30 depremle sarsılmış, en acılarını ise 1939, 1942 ve 1943’de yaşamış, taş üstünde taş kalmamış, şehirler haritadan silinmiştir. Deprem için ne gibi önlemler alındı, binalara hasar tespiti yapıldı mı sorularını defalarca sorduk. TBMM’de Tokat’ın depremselliğinin araştırılması için komisyon kurulmasını istedik. ‘Önlem alınmaz ise ağır bedeller ödeyeceğiz’ dedik. Ülkemiz de ilimiz de ne yazık ki depreme hazırlıklı değil. Daha önce deprem seferberliği çağrısı yapmıştık, bu seferberlik çağrısını yineliyorum; Tokat’ı maden projelerinin talanına terk edersek, deprem gerçeğini kabul etmeyip doğamıza sahip çıkmazsak, kent politikasını insan ve yaşam odaklı yürütmezsek depremler can almaya devam eder. Şeffaflık, adalet, eşitlik ilkesi ile deprem gerçeği araştırılmalı, deprem için toplanan her bir kuruşun hesabı verilmeli ve deprem için toplanan vergiler deprem önlemleri için harcanmalı.”

“YERLEŞİM ALANLARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Durmaz, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu’nun hazırladığı 15 Mart 2021 tarihli ‘Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Tokat Raporu’na dikkat çekti. Durmaz, şunları ifade etti:

“Tokat kent merkezi dahil Pazar, Almus, Reşadiye, Niksar ve Erbaa ilçeleri ile onlarca köy ve beldemiz ile Kelkit Çayı üzerinde inşa edilen hidroelektrik santralleri (HES)’nin fay zonu üzerinde veya çok yakınında bulunmaktadır. Mevzu bahis raporda Tokat’ın büyük ölçüde ortasından geçen Behzat deresinin çökeltmiş olduğu alüvyon bir zemin üzerine oturmakta olduğu, deprem dalgalarının bu tür zayıf zeminler tarafından büyütülerek binalara iletildiği bilgisine dikkat çekilmektedir. Tokat gibi deprem kuşağında yer alan kentlerimize ilişkin bilgilendirmelerin etkin yapılması, yerel ve merkezi otoritelerin bu yönde kapsayıcı adımlar atması, deprem risklerinin topluma ve ilgililere doğru anlatılması büyük önem arz etmektedir. Bu anlamda doğal ve tarihsel yapısıyla göz bebeğimiz olan, bilhassa tarihin birçok döneminde depremlerden zarar görmüş Tokat gibi kentlerimizin, deprem zararlarından etkilenmesinin önlenmesi amacıyla bir dizi çalışmanın acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Tokat Valiliği ve Tokat Belediyelerine büyük sorumluluk düşmektedir. Bu kapsamda da başta merkezi hükümet olmak üzere Tokat Valiliği ve Tokat Belediyelerine büyük sorumluluk düşmektedir. Başta diri fayların yerinin yerleşime uygunluk açısından hassas olarak uluslararası ölçütlere göre belirlenme çalışmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmekte, akabinde de Tokat’ta birçok yerleşim alanının uygunluğunun gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar yürütülürken ilgili STK ve devlet kuruluşlarının da sorumluluk alması beklenmektedir. “

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-durmaz-tokatta-deprem-sonrasi-koyleri-ziyaret-etti/feed/ 0 İstanbul, Marmara depremine hazırlanmaya başlasa 15-20 seneye hazır olur https://www.haber60.com.tr/istanbul-marmara-depremine-hazirlanmaya-baslasa-15-20-seneye-hazir-olur/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-marmara-depremine-hazirlanmaya-baslasa-15-20-seneye-hazir-olur/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28265 Haber- GAYE ŞEYMA CAN/ Kamera- MEHMET ÇALPAR

Bilim Akademisi üyesi,  yer bilimci ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, ” İstanbul, Marmara depremine şimdi hazırlanmaya başlasa 15-20 seneye hazır olur” dedi. Erken uyarı sisteminin yıllardır var olduğunu söyleyen Görür, “Erken uyarı sistemi, sistemler arası bazı sistemleri devre dışına koymak için ağırlıklı olarak ortaya konulmuş bir sistemdir. Yeni falan değildir. Bu halka bir can kurtarıcı olmaz, yanlış. İşin doğrusu Marmara Bölgesi’nin İstanbul’un depreme hazırlanmasıdır. Kentimizin deprem dirençli hale getirilmesidir” dedi.

ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmede bulunan deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, ortaya atılan yeni erken uyarı sistemine ilişkin konuştu. Sistemin beklenen Marmara depreminde can kurtarıcı olmayacağına, erken uyarı sisteminin kurumlar arası bazı uygulamaları ve işleyişleri devre dışı bırakmaya yarayacağından söz etti. Depremde asıl hayat kurtarıcılığın kenti depreme hazırlamak olduğunu anlattı. Ayrıca çalışmalara bugün başlanması halinde ortalama 15-20 yıl içerisinde İstanbul’un depreme hazır olacağını belirtti. Görür değerlendirmesinde şunlara yer verdi:

“MİNİMUM 7.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM BEKLİYORUZ”

“Şu anda gündemde deprem var. Deprem uyarısı verildi senelerdir. Depremi bekliyoruz, ne zaman olacağını da bilmiyoruz. Ama diğer bütün özelliklerini sistemi biliyoruz. Dolayısıyla bekliyoruz ki yetkililer yerel ve merkezi ve halkın kendisi depreme hazırlansın. İstanbul’u depreme hazırlasınlar. Minimum 7.2 maksimum 7.5 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. Yeterince hazır değiliz.

“ERKEN UYARI SİSTEMİ BİLİNEN BİR ŞEY”

Erken uyarı sistemi çok eski bilinen ilk bir şey. Bizim Türkiye’de bile 2000 yılından beri uygulanan bir şey. ve hatta Bakanlar Kurulu kararıyla ilgili Boğaziçi Kandilli’de 2000 yılından beri bu çalışmalar yürüyor. Basit bir sistem. Sırf deprem sırasında hemen deprem olur olmaz bazı stratejik tesislerin devre dışı bırakılması için ortaya atılmış bir sistem. Diyelim ki itfaiyede, doğalgazda işte diyelim metrolarda, trenlerde yani deprem olur olmaz vanayı veya düğmeyi kapatıp o sistemlerin zarar görmemesi için devre dışı bırakan bir sistem. Yani aynen sigorta gibi.

“BU SİSTEM DEPREME HAZIRLIK ANLAMINDA BİR ŞEY İFADE ETMİYOR”

Yani İGDAŞ’ta mesela, böyle şeyleri zaten İGDAŞ kendi yapıyor. Yani bu yeni bir sistem değil bir şey değil yani. Siz bir yazılım yaparsanız onun bilgisayara koyarsınız veya telefona koymuşsunuz o bir şey ifade etmiyor. Böyle depreme hazırlanma noktasında bir şey ifade etmiyor. Limitli bir faydası olur. Yani amacı farklı, amacı deprem olduğu an hastaneye haber vermek, okula haber vermek, metroya haber verip çalışmasını durdurmak, İGDAŞ’a haber verip İGDAŞ’taki doğalgaz faaliyetini kesmek, elektrik idaresine haber verip, elektriği durdurmak, asansörlerin çalışmasına engel olmak. Bunun amacı bu. Yani kalkıp da halka ‘Biz bunu yaptık. O zaman biz depreme hazırız. Alın bu sistemi ve hayatınızı kurtarın’ derseniz bu çok yanlışmış. Bu işin vebali var. Bu iş yasak. Yasa da buna engel olur.

“ERKEN UYARI SİSTEMİ BAZI SİSTEMLERİ DEVRE DIŞI BIRAKMAK AMACIYLA KURULMUŞTUR”

Yani siz erken uyarı yapacağınız zaman depremin yerini zamanını, şiddetini ve vereceği zararı, hesabını yapmak zorundasınız. ve onu bildirmek zorundasınız. ve bu insanları belli ölçüde eğitmek zorundasınız, anlatmak zorundasınız. Yani ben şöyle söyleyeyim diyelim ki dörtlük bir deprem olacak. Dört buçukluk bir deprem oldu. Siz vaveyle koparıp da deprem oldu falan diye çıkartırsanız biri de kendini balkondan atarsa vebalini kim alacak? O hesabı sormazlar mı? Kaldı ki böyle bu tür şeyler yasak olmalı. Erken uyarı sistemi, sistemler arası bazı sistemleri devre dışına koymak için ağırlıklı olarak ortaya konulmuş bir sistemdir. Yeni falan değildir.

“BUGÜNKÜ ALTYAPI DEPREME DAYANIKSIZ”

Siz yeni yazılımlar yapabilirsiniz. Yıllardır bu sistem var. Onu diyorum işte Kandilli 2001’den beri yapıyorlar. Bir takım çalışmalar oluyor. İGDAŞ bu işi yapıyor. Bu halka bir can kurtarıcı olmaz, yanlış. İşin doğrusu Marmara Bölgesi’nin İstanbul’un depreme hazırlanmasıdır. Kentimizin deprem dirençli hale getirilmesidir. Bu da ancak devlet eliyle yerel yönetimler eliyle, halkla birlikte uzun bir çalışma, disiplinli bir çalışma sonucu olabilir. Bir kentin tüm bileşenlerini, deprem dirençli olmalıdır. Başlangıç olarak o kentte yaşayan insanların tümünü can güvenliğini büyük ölçüde sağlamış olursunuz. Deprem, en büyük çevre felaketidir. Hangi zararlar verebilir deprem olursa. Ne zararı olabilir. Onların hesabını yapıp deprem olmadan önce onları düzeltmen gerekir. Mesela altyapısı, bugünkü altyapı depreme dayanıksız. Çalışacaksın, hangi kısmın nereler depreme dayanıksız oraları depreme nasıl dayanıklı hale getirebiliriz. İstanbul 15-20 senede rahatlıkla depreme hazırlanılabilir. Bunun dünyada örnekleri var. Genelde on senede İstanbul kadar büyük olmasa bile yani o kentte depreme hazır hale getiriyorlar.

“ASIL CAN GÜVENLİĞİ, KENTİ DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRME ÇALIŞMALARIDIR”

Özetlemek gerekirse erken uyarı sistemi çok yararlı bir sistemdir. Çok faydalı bir sistemdir. Bu sistem bazı stratejik kurumlar arasında iletişim ve konuşmayı sağlar. O stratejik kurumlar da kendi işlemlerini bir an önce devre dışı bırakmak için vardır.  Diyelim ki doğalgaz aniden kesilmeli bir deprem olunca. Aksi halde yangınlar oluyor. İtfaiye aniden uyarılmalıdır. Hastaneler hemen uyarılmalıdır. Erken uyarı bu amaçla yapılmıştır. Deprem tahmini değildir. Deprem olduktan sonra birtakım hesapların çok hızlı yapılıp bildirilmesi ve bu saniyeler mertebesindedır, bilemedim 1-2 dakika meselesi. Bu hayatı fazla kurtarmaz. Ama yani öyle olaylar olur ki senin benim hayatımı da kurtarır. Yani kurtarmaz diye bir kaide de yok. Çok da yararlıdır, çok da faydalıdır ve bu bilinen bir sistemdir. Yıllardır mevcuttur. Türkiye’de de mevcuttur. Bunu şimdi böyle yeni bir sistem gibi çıkarıp rant uğruna halka bunları söyleyip belli şeyler yapmak doğru değildir. Bunları bırakalım kendi işleri içerisinde bunu yapsınlar. Asıl can güvenliği, insanlarımız ölmesin diye uğraşmamız gereken büyük boyut bir kenti deprem dirençli hale getirme çalışmalarıdır. Onu da yerel yönetimlerle ve halkla beraber birlikte omuz omuza el birliğiyle, inanç birliğiyle yapılması gereken bir iştir. Hayat kurtarmak budur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-marmara-depremine-hazirlanmaya-baslasa-15-20-seneye-hazir-olur/feed/ 0
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/ https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/#respond Fri, 19 Apr 2024 01:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28252 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11’de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem çevre illerden de hissedildi.

AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, “Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun.” dedi.

Vali Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde kurulan kriz masasında düzenlediği basın toplantısında ise devletin imkanlarının teyakkuz durumunda olduğuna işaret etti.

Geniş anlamda devletin imkanlarıyla Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt ilçelerinde teyakkuz halinde olduklarının altını çizen Hatipoğlu, vatandaşlara devletin elini uzatmakla ilgili çaba gösterdiklerini belirtti.

Bölgede çalışmaların sürdüğünü dile getiren Hatipoğlu, “Hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanımız ile sürekli görüşerek, gerekli çalışmaları koordine etmeye devam ediyoruz. Civar illerimizden destek gelmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Dedikoduların dikkate alınmaması uyarısında bulunan Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“Diğer yandan kamuoyunda bazı şayiaların dolaştığı şeklinde haber var. Resmi makamların dışında bu tür dedikodulara yer verilmemesi, dikkate alınmaması, halkımızın esenliği, devletimizin güven içinde hizmette bulunması için önem taşımaktadır. Bu anlamda Tokatlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyoruz. Depremle ilgili her türlü tedbiri almak durumundayız.”

Öte yandan Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Sulusaray ile sınır olan köylerden Ağmusa, Ahmetdanişmend, Devecikagın, Sağlıca ve Gürardıç köylerindeki eski yapı ve kerpiç evlerde yıkılmalar meydana gelirken, can kaybı yaşanmadı.

Kaymakamlık, özel idare ekipleri, AFAD, UMKE bölgede çalışmalarına devam ederken, vatandaşlar dışarıda bekleyişlerini sürdürüyor.

Zile ilçesinde de hasar gören metruk yapıların tehlikeye neden olmaması amacıyla itfaiye ekiplerince çalışma yürütülüyor.

Yapıların tehlikeye neden olan bölümleri yıkılarak önlem alınıyor.

Artova ilçesinde de vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, fenalaşanlar oldu.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Deprem nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kent genelinde yarın eğitime 1 gün ara verildi.

Vali Hatipoğlu, evlerinde kalmak istemeyenlerin Sulusaray ve Yeşilyurt ilçelerindeki spor salonları ve yurtlarda kalabileceğini duyurdu.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat’a görevlendirildiği belirtildi.

Sulusaray ilçesinde evlerine girmeyen vatandaşlar ilçe meydanında bulunan Cumhuriyet Caddesi ile Alparslan Caddesi’ni birbirine bağlayan açık alanda bekliyor.

Sarsıntı ilçe merkezinde müstakil kerpiç yapılarda hasar meydana getirdi.

“Devletimiz yanımızda”

Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, “Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi’nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik.” dedi.

Deprem anı Tokat’ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla dışarı çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yönelmesi, bir akaryakıt istasyonunda bulunanların uzaklaşmaya çalışması yer alıyor.

Bölgede bir ahırda kaydedilen güvenlik kamerası görüntülerinde ise ahırdaki hayvanların kaçışması ve hayvan sahibinin telaşı kaydedildi.

Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda”

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, deprem bölgesindeki vatandaşları şebeke suyunu içmemeleri konusunda uyardı.

Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde depremlerin ardından oluşturulan kriz merkezinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede artçı depremlerin devam ettiğini söyledi.

Vatandaşlar için gerekli çalışmaların koordine edildiğini dile getiren Hatipoğlu, “Şu an itibariyle gerek mobil mutfak gerekse diğer hazırlıklarımız devam ediyor. Yine misafirhanelerimizde 440’ın üzerinde kapasitemiz hazır. Buralara geçmek isteyen vatandaşlarımızın nakliyle ilgili çalışmaları gerçekleştirdik. Şu an itibariyle kaymakamlarımız hazırlık çalışmasını gerçekleştiriyor. Jandarmamız tahliye için gerekli hazırlıklar içinde.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile sürekli irtibat halinde olduklarını vurgulayan Hatipoğlu, “Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu yolda. Koordinasyona devam ediyoruz. İlçe merkezlerimizde mobil mutfaklar faaliyete geçmeye başladı. Planladığımız kumanyaları dağıtmaya başlıyoruz birazdan. Vatandaşlarımız için el birliği ile devlet kurumlarımızın imkanları ile seferberiz.” diye konuştu

İçme suyu konusunda uyarıda bulunan Hatipoğlu, “Sularımızın büyük kısmı yer altı veya yüzey sularının toplanması ile oluşuyor. Bölgede hareketlilik devam ettiği için vatandaşlarımızın suyu, kullanma suyu olarak kullanmaları, içme suyu olarak tüketmemelerini istiyoruz. Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/feed/ 0
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/ https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/#respond Fri, 19 Apr 2024 01:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28250 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11’de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem çevre illerden de hissedildi.

AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, “Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun.” dedi.

Vali Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde kurulan kriz masasında düzenlediği basın toplantısında ise devletin imkanlarının teyakkuz durumunda olduğuna işaret etti.

Geniş anlamda devletin imkanlarıyla Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt ilçelerinde teyakkuz halinde olduklarının altını çizen Hatipoğlu, vatandaşlara devletin elini uzatmakla ilgili çaba gösterdiklerini belirtti.

Bölgede çalışmaların sürdüğünü anlatan Hatipoğlu, “Hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanımız ile sürekli görüşerek, gerekli çalışmaları koordine etmeye devam ediyoruz. Civar illerimizden destek gelmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Dedikoduların dikkate alınmaması uyarısında bulunan Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“Diğer yandan kamuoyunda bazı şayiaların dolaştığı şeklinde haber var. Resmi makamların dışında bu tür dedikodulara yer verilmemesi, dikkate alınmaması, halkımızın esenliği, devletimizin güven içinde hizmette bulunması için önem taşımaktadır. Bu anlamda Tokatlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyoruz. Depremle ilgili her türlü tedbiri almak durumundayız.”

Öte yandan Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Sulusaray ile sınır olan köylerden Ağmusa, Ahmetdanişmend, Devecikagın, Sağlıca ve Gürardıç köylerindeki eski yapı ve kerpiç evlerde yıkılmalar meydana gelirken, can kaybı yaşanmadı.

Kaymakamlık, özel idare ekipleri, AFAD, UMKE bölgede çalışmalarına devam ederken, vatandaşlar dışarıda bekleyişlerini sürdürüyor.

Zile ilçesinde de hasar gören metruk yapıların tehlikeye neden olmaması amacıyla itfaiye ekiplerince çalışma yürütülüyor.

Yapıların tehlikeye neden olan bölümleri yıkılarak önlem alınıyor.

Artova ilçesinde de vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, fenalaşanlar oldu.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Deprem nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kent genelinde yarın eğitime 1 gün ara verildi.

Vali Hatipoğlu, evlerinde kalmak istemeyenlerin Sulusaray ve Yeşilyurt ilçelerindeki spor salonları ve yurtlarda kalabileceğini duyurdu.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat’a görevlendirildiği belirtildi.

Sulusaray ilçesinde evlerine girmeyen vatandaşlar ilçe meydanında bulunan Cumhuriyet Caddesi ile Alparslan Caddesi’ni birbirine bağlayan açık alanda bekliyor.

Sarsıntı ilçe merkezinde müstakil kerpiç yapılarda hasar meydana getirdi.

“Devletimiz yanımızda”

Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, “Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi’nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik.” dedi.

Deprem anı Tokat’ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla dışarı çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yönelmesi, bir akaryakıt istasyonunda bulunanların uzaklaşmaya çalışması yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Malatya İl Müftülüğü’ne atanan Ramazan Dolu göreve başladı https://www.haber60.com.tr/malatya-il-muftulugune-atanan-ramazan-dolu-goreve-basladi/ https://www.haber60.com.tr/malatya-il-muftulugune-atanan-ramazan-dolu-goreve-basladi/#respond Thu, 18 Apr 2024 23:42:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28189 Malatya İl Müftülüğü’ne atanan Ramazan Dolu, sarık ve cübbe giyme töreni ile görevine resmen başladı.

Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen İl Müftüsü cübbe giyme töreni, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Kuran-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda daha sonra söz alan eski müftü Şahin Yıldırım, 7 Aralık 2022’de göreve başladığı günden bugüne kadar Malatya’da hizmetlerini en iyi şekilde yürütmek için gayret gösterdiklerini söyledi.

6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinde yaklaşık 20 bin insanın ilk etapta camilerde barındığını hatırlatan Yıldırım, “Tüm sağlam camilerde devletimiz adına bir nevi sığınak olarak hizmet verdik. Tüm camiler, Kuran Kursları gibi alanlarımız o süreçte vatandaşlarımızın güvenle sığındığı bir alan oldu. Görevimizin büyük çoğunluğu deprem sürecine denk geldi. Ben yeni müftümüze başarılar diliyorum” diye konuştu.

Daha sonra söz alan Yeni Müftü Ramazan Dolu da diyanet işlerinin sağlıklı bir maneviyatın yanında sorumluluk da taşıdığını ifade ederek, “Bembeyaz sarık ve cübbeyi giymek ateşten gömleği giymek gibidir. Malatya gibi kadim bir şehirde hizmet etmek elbette önemli. Malatya her türlü hizmete layıktır. 6 Şubat depremlerinden sonra milletimize manevi ilk yardımı nasıl yaptıysak bundan sonra da bu desteklerimiz devam edecek” dedi.

Programda son olarak söz alan Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise tayini çıkan Şahin Yıldırım’ın kendisinde oluşturduğu kanaatin olumlu olduğunu belirterek, “İşini iyi yapan toplumun sevdiği, saydığı iyi bir idareci ve iyi bir din adamı izlenimi bıraktı. Bu düşüncelerimi 32 yıllık bir mülki amir olarak her platformda da söylerim ve söylemeye de devam edeceğim. Çorum’a hayırlı olsun diyorum. İyi bir müftü kazandıklarını kendilerine ifade etmek istiyorum. Yeni müftümüz Ramazan Bey’e de hayırlı olsun. Malatya’nın kendi evladı. Malatya’nın yaşadığı özel günleri de düşünürsek çok daha fazla hizmet edeceğine inancımız tamdır. Hep birlikte bu şehri hem maddi anlamda, hem de fiziki anlamda imarı, hem de sizler vasıtasıyla manevi imarını gerçekleştireceğiz” ifadelerine yer verdi.

Vali Yazıcı, konuşmasının devamında, “Şehirleri imar ederken, insanları ihya etmeyi unutursak, yaptığımız, imar ettiğimiz o koca koca binaların çok bir anlamı olmaz. İmkanlarımız asrın felaketini yaşadıktan sonra normal değil. Yaşadığımız şartlar içinde bulunduğumuz maddi manevi şartlarımız, ortamlarımız depremin meydana getirildiği ağır şartlardan dolayı bizi çok yoruyor. Hemşerilerimizin çok ciddi bir kısmı başka şehirlere gitti. Bir kısmı döndü. Ama nüfusumuz resmi rakamlara baktığımızda bir yıl öncesine göre 70 bin civarında azalmış durumda. İnsanlarımızda gözlemlediğimiz kadarıyla çok büyük değişiklikler, hem sosyal anlamda hem de manevi anlamda bir sürü olumsuzluk ve öncesinde olmayan insanı zaman zaman hayrete düşüren birçok olay vuku buluyor. Normal mi? Evet, bu kadar büyük bir afetten sonra normal. Enkaz başlarında, kardeşimiz, annemiz, babamız tatbiki önemli ama orada bir can varsa ve o can ile ilgili bir tereddüt var ise insan olarak etkilenmemek mümkün değil” ifadelerine yer verdi.

Programa katılan din görevlilerine de seslenen Vali Yazıcı, “Burada bulunan Diyanet İşleri Başkanlığımızın kıymetli neferleri, sizin omuzlarınıza aldığını yük kat be kat artmış durumda. İnanıyorum ki tüm teşkilatımız, Kur’an kursu öğreticilerimiz, imamlarımız, teşkilatın her pozisyonunda çalışan müftümüz, vaizimiz, tüm arkadaşlarımız bu sorumluluğu insanlık adına severek ve isteyerek almış ve bu yükü taşımaya devam edecek. Şu anda Malatyalı hemşerilerimizin size çok ihtiyacı var. Depremin oluşturduğu çok büyük olumsuzluklar var. Moralsizlik, duygu karışıklığı var. Niçin ben, veya ailem diyerek o yaşadığı duygu karşılıklılığını ifade eden çok sayıda durumla karşılaşıyoruz. Müslüman olarak Allahtan gelen bu afetin etkilerini bir an evvel düzeltmek ve onlara yardımcı olmak ve onların yaşamlarını biraz daha kolay kılabilmek, 6 Şubat’tan önce olduğu gibi normalleşmelerini sağlamak buradaki arkadaşların görevidir. Bunu ekstra bir görev olarak dertlenmenizi istiyorum ve bekliyorum” şeklinde konuştu.

Deprem sonrasında değişik alanlarda ciddi suç artışlarının da yaşandığını ifade eden Yazıcı, “Özellikle öğretmen arkadaşlarımızdan ve din görevlilerinden de rica ediyorum. Malatyalı hemşerilerimize, kara günde zor günde yanlarında olmaya çalışıyoruz. Yıkılan binaların yenisini yapıyoruz. Devletimiz güçlü. TOKİ’lerimiz devam ediyor. Şehir merkezini de yapıyoruz. İnanıyorum ki eskisinden daha güzel olacak. İnsanların yaşadığı travmaları atlatabilmek için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Bir Düzce’li olarak depremin 10-15 yıl sonrasında birçok akrabamı bu travmayı atlatamadığını bildiğim için söylüyorum. Geçekten bu şehrin size çok ihtiyacı var. Sevginiz sevdanızı biliyorum. Bunu göstermenin tam zamanıdır. Bu kendi, bu ülkeyi bu milleti seviyorsanız bu gün size ihtiyacımız var. Özel zamanlardan geçiyoruz. İnşallah yaptığımız tüm hizmetlerin insanlarımızı rahatlatacak, birbirleriyle ilişkilerinde İslam’ın kuralları dışına çıkmadan, kul hakkına girmeden insan sevgisini her daim hissederek yaşamını devam ettirmelerini sağlamak sizin elinizdedir” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Çorum’a tayini çıkan Şahin Yıldırım, sarık ve cübbeyi yeni müftü Ramazan Dolu’ya giydirdi. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-il-muftulugune-atanan-ramazan-dolu-goreve-basladi/feed/ 0
Etrafındaki bütün binalar yıkıldı, bu binanın camı bile kırılmadı https://www.haber60.com.tr/etrafindaki-butun-binalar-yikildi-bu-binanin-cami-bile-kirilmadi/ https://www.haber60.com.tr/etrafindaki-butun-binalar-yikildi-bu-binanin-cami-bile-kirilmadi/#respond Thu, 18 Apr 2024 06:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28007 Etrafındaki bütün binalar yıkıldı, bu binanın camı bile kırılmadı

Mimarlar Odası Hizmet Binası’nın rezerv alanı içinde kaldığını, ancak yıkılmaması gerektiği bildirildi

KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş Mimarlar Odası hizmet binası, 6 Şubat depremlerinde etrafındaki onlarca binanın yıkılmasına rağmen hala ayakta duruyor. Mimarlar Odası yönetimi, binanın rezerv alan içinde kaldığını ve kentsel hafıza alanı çerçevesinde yıkılmaması gerektiğini savunuyor.

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin üzerinden 14 ay geçti. Depremler sonrası Onikişubat ilçesi Hayrullah mahallesindeki enkazlar kaldırılarak bölgeye Azerbaycan devleti tarafından bin civarında konutun yapımına başlandı.

Yıkıcı depremde onlarca binanın yıkıldığı mahallede ayakta kalan birkaç binadan biri de Mimarlar Odası Hizmet Binası oldu. Binanın bir bölümünü oluşturan cam çerçeveler dahi depremde çatlamadı.

Birkaç sıva çatlağı ile depremi atlatan bina, depremin yıkılmayan simgesi haline geldi. Şantiye ortasında kalan binanın gündeme gelen yıkılma konusu sonrası, ‘Hasarsız kent hafıza binasıdır yıkılamaz’ pankartı asıldı.

Mimarlar Odası Kahramanmaraş Şubesi İkinci Başkanı ve Serbest Mimar Ahmet Gebel, “6 Şubat’ta çok büyük bir felaket yaşadık. Bu felaket karşısında içinde bulunduğumuz mahallede çok büyük bir yıkım geçekleşti ve oda binamız yıkılmayan iki üç binadan biri oldu. Binamız burada 15 yıldır kentimize ve mimarlara hizmet veriyor. Bölgedeki ve çevresindeki tüm yapıların yıkılmış olması odamızın ayakta kalmış olması insanlarda ve yurt dışında büyük merak uyandırdı. Odamız depremin simge yapılarından biri haline geldi. Simge yapılar ekseriyette yıkımlarla ve can kayıplarıyla oldular lakin odamız olumlu yönde, yıkılmamasıyla ve hakkıyla yapıldığı için yıkılmamasından dolayı simge yapı oldu. Bu bölge yapılaşma alanına olumsuz bir zemin. Genellikle alüvyon bir zemin olduğu Maraş ovasının devamı niteliğinde ve yapılaşma anlamında dikkatli projelendirilmesi gereken bir bölge. Binaların az katlı olması gereken bir bölge. Oda binamız bu anlamda zemin artı iki katlı bir bina. Zemin çalışmaları yapıldığı dönemde gerekli şekilde yapılmış bir bina ve imalat safhasında da mimarlar ve mühendisler gözetiminde projesine bire bir riayet edilerek en titiz şekilde uygulama sonucu yapılmış bir bina” dedi.

‘Adres tarif noktası ve kentsel hafıza noktası olarak korunsun’

Binanın halk tarafından deprem öncesi ve sonrası adres tarif noktasında olduğunu, kentsel hafıza olarak korunması gerektiğini ifade eden Gebel, “Mimarlar Odası hizmet binası deprem öncesinde de adres tarif edilen yerdi. Bölge yıkıldı enkazlar kaldırıldı ve tanınmaz hale geldi. Binamız hala bir mihenk noktası, hala odanın güneyinde arkasında ya da karşısında bölgenin mihenk taşı diyebiliriz. Kentsel hafıza anlamında biz çok kıymetli buluyoruz. 6 Şubat’tan geriye hiç bir şey kalmadı. O dönemi ve geçmişi hatırlamak adına ya da hatırlatmak adına kalan tek şey buradaki Mimarlar Odası ve karşımızdaki İnşaat Mühendisleri Odası binası. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bu bölge rezerv alan ilan edildi. Bölge yeniden planlanıp yeniden projelendiriliyor ve yeniden inşa ediliyor. Proje safhasında oda binamızın istimlak edileceği varsayılarak bu bölgede hiçbir bina olmadan yeni bir bina yapılacağı varsayılarak yeni binalar projelendirildi. Mevcuttaki odanın da yıkılacağının bir kayıp olacağı, bir milli servet olduğu kullanılan ve yaşayan bir bina olduğu, depremin simgelerinden bir bina olduğu için korunması noktasında bir görüş ağırlık kazandı. Şuan için biz meslektaşlarımız ve bölge sakinleri bu binanın yıkılmasını istemiyor. İnsanlar geçmişini buraya bakarak hatırlıyor. Geçmişten kalan tek iz bu bina oldu. Her gün önünden geçerek çocuğunu okula bıraktığı, her gün yanındaki marketten alışveriş yaptığı, her gün önüne araba park ettiği bir bina. Geçmişten geleceğe koruyarak devam ettirmemiz gerekiyor. Odamız bu anlamda 6 Şubat öncesinin en belirgin izi. İnsanların adres tarif ederken ve evinin yerini hatırlarken gözünün önüne getirdiği bir yapı. Bu anlamda kentsel hafıza noktası olarak korunması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/etrafindaki-butun-binalar-yikildi-bu-binanin-cami-bile-kirilmadi/feed/ 0
Tekirdağ’da öğrenciler camilerin depreme direncini tespit ediyor https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:06:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27866 Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) öğrencilerinden oluşan 60 kişilik ekip, camilerin olası depreme dirençlerini tespit etmek amacıyla çalışma başlattı.

Üniversite ve Müftülük işbirliğinde yürütülen proje kapsamında Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Bal rehberliğinde çalışma yürütüyor.

Öğrenciler gruplar halinde Süleymanpaşa ilçesinde 10 camide teknik çizim yaparak, camilerin taşıyıcı sistemlerinin durumu inceliyor.

Çalışma sonrası olası depremlere karşı direnci yetersiz bulunan camiler için rapor hazırlanacak ve ilgili kurumlara gönderilecek. Bu camiler için güçlendirme çalışması yapılması sağlanacak. Proje ağustos ayında tamamlanacak.

“Bu çalışmayı çok önemsiyoruz”

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, AA muhabirine depremin Türkiye’nin acı bir gerçeği olduğunu söyledi.

Tekirdağ’ın deprem bölgesinde olduğunu hatırlatan Şahin, “İbadethanelerimizin de depreme dirençli olabilirliğinin ölçülebilmesi önem arz ediyor. Öğrenciler çalışmalarında, camilerin zemin etütleri ve daha sonra da statik açılarıyla alakalı çalışmalar yapacak. Bu bağlamda depreme hazır olabilmemiz açısından bu çalışmayı çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

İl Müftüsü Mustafa Soykök de camilerin şehrin kalbi olduğunu ifade etti.

Camilerin afet anlarında da sığınılacak alanlar olması gerektiğini vurgulayan Soykök, “Camiler toplumumuzun, milletimizin sosyalleşme mekanlarıdır. Depreme dayanıklı olmaları noktasında biz ciddi anlamda bir gayret ve çaba içerisindeyiz. Üniversitemiz bu konuda çok ciddi bir destek veriyor. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. En son deprem felaketi sonrasında depreme dayanıklı camilerimizde vatandaşlarımızın çok güvenli bir şekilde ikamet ettiklerine şahit olduk. Elbette depremde yıkılan camilerimiz de vardı.” dedi.

“Camileri güvenli hale getirmek için çabalayacağız”

Soykök, deprem konusunda toplumda herkese sorumluluk düştüğünü ifade etti.

Projede emeği geçenlere teşekkür eden Soykök, “Hep birlikte camilerimizi, ibadethanelerimizi, şehrin kalbi, toplumun nefes aldığı, huzur bulduğu bu mekanları daha güvenli hale getirmek için gayret göstereceğiz. Bu projede, bu önemli hizmette katkısı olan herkese, kıymetli akademisyen hocalarımıza ve kıymetli öğrencilerimize çok çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Camiler dirençli mi değil mi tespitini yapacağız”

Dr. Ahmet Bal ise kentlerdeki yapıların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğinin çok önemli olduğunu belirtti.

Tarihi yapıların toplumun kültürel mirası olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Bal, “Hem tarihi camilerimizi hem de taşıyıcı sistem açısından yeni olan camilerimizi analiz ediyoruz. Arkasından da bunlar depreme dirençli mi değil mi bunu tespit etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Deprem modellemeleri ile çalışılacak”

Bal, çalışmanın 6 ay süreceğini dile getirdi.

Camilerin rölöve (bir yapının mevcut durumunun çeşitli yöntemlerle belirlenmesi, tüm boyutlarının ölçülerek teknik resim kurallarına uygun olarak plan, kesit ve görünüşlerin çıkarılması) çalışmalarının tamamlandığını belirten Bal, “Bundan sonraki aşamada bilgisayar ortamında analitik modeller yapılacak ve bu modeller üzerinde de değişik deprem senaryoları çalışılacak. Aynı şekilde zeminin, yapının ve taşıyıcıların durumu tespit edilecek ve neticede yapılarımızın deprem güvenlik seviyesi tespit edilecek.” dedi.

Öğrencilerden Pınar Ateş de anlamlı projede yer aldığı için mutlu olduğunu söyledi.

Proje hakkında bilgi veren Ateş, “İlk olarak yapının deprem anında nasıl tepki vereceğini öğrenmek için çeşitli tarama yöntemleri kullanacağız. Ondan sonra depremde yapıyı nasıl bir yük beklediği, yapının zeminin depreme uygun olup olmadığı, değilse nasıl bir yapı olması gerektiğini ortaya koyacağız.” dedi.

Öğrenciler, daha önce de pilot bölge seçilen Çorlu ilçesinde riskli yapılarla ilgili çalışma yürütmüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/feed/ 0
Türkoğlu’daki afetzede öğrenciler, deprem farkındalığı için yabancı akranlarını ağırlayacak https://www.haber60.com.tr/turkogludaki-afetzede-ogrenciler-deprem-farkindaligi-icin-yabanci-akranlarini-agirlayacak/ https://www.haber60.com.tr/turkogludaki-afetzede-ogrenciler-deprem-farkindaligi-icin-yabanci-akranlarini-agirlayacak/#respond Mon, 15 Apr 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27498 Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki afetzede öğrenciler, Avrupa Birliği destekli “Yok oluştan yeniden doğuş: Anka kuşları” projesiyle deprem konusunda farkındalık oluşturmak için yabancı akranlarını kentte ağırlayacak.

6 Şubat 2023’teki depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Yedi Güzel Adam Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından deprem anı ve sonrasında yaşanan zorluklara ve yapılacaklara ilişkin ERASMUS+KA210 SCH programı kapsamında “Yok oluştan yeniden doğuş: Anka kuşları” projesi hayata geçirildi.

Proje kapsamında İtalya, Kuzey Makedonya ve Finlandiya’dan mayısta Kahramanmaraş’a gelecek öğrencilere 6 Şubat depremlerinde yaşananlar, alınabilecek tedbirler anlatılacak, çeşitli sunumlar gerçekleştirilecek.

Depremde hayatını kaybedenler adına fidan dikecek öğrenciler, konteyner kent okullarını ziyaret edecek ve bu okulları renklendirecek etkinliklere katılacak.

Yabancı öğrencilerin, konteyner kentlerde çeşitli sunumların yanı sıra müzikal gösteriler yapması planlanıyor.

İtalya, Kuzey Makedonya ve Finlandiya’nın ortak olduğu projeyle özellikle deprem konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.

Okul müdürü Muharrem Okumuş, AA muhabirine, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif çeşitli projelerle çift kanatlı eğitimi en aktif şekilde uygulamaya gayret ettiklerini söyledi.

Okullarının ilçe, il, bölge ve Türkiye şampiyonlukları elde ettiğini anlatan Okumuş, son olarak Türkiye’de kabul gören 8 projeden birini sunmanın sevincini yaşadıklarını aktardı.

Bu tür projelerde genellikle başvuru yapan kurumların projenin kabul edilebilirliğini artırmak için koordinatör ülke olarak AB ülkelerinden biriyle anlaştığını anlatan Okumuş, kendilerinin “Koordinatör ülke Türkiye olmalı” düşüncesiyle hareket ederek projenin kabul edilmesini başardıklarını dile getirdi.

“Amacımız deprem konusuna dikkati çekmek”

Proje ekibinden İngilizce öğretmeni Bahattin Özkara ise çıkış noktalarının depremden etkilenen öğrencilerinin yaşadıkları travmayı bir nebze olsun atlatmalarını sağlamak olduğunu söyledi.

Özkara, proje kapsamında uluslararası hareketlilik gerçekleştirileceğini hatırlatarak şunları kaydetti:

“Amacımız küresel anlamda depreme dikkati çekmek ve bu konuda insanlara bir farkındalık oluşturmak. Çünkü hala insanlarda bir uyanış olmadığını düşündük. Niyetimiz öğrencilerimize, çocuklarımıza bu konuda yaşamış oldukları sıkıntıları azaltmak ve küresel anlamda olsun bir nebze de olsa depreme dikkat çekmek. Niyetimiz bunu bir sonraki nesle aktarmak ve bu konuya gerçekten dikkat çekmek çünkü biz çok unutuyoruz. Deprem bittikten sonra maalesef unutma konusuna çok yatkınız. Asıl niyetimiz bu konuyu hiç unutturmamak ve gerekli tedbirlerin alınması.”

“Ülkelerin katkısı büyük olacak”

İngilizce öğretmeni Özge Taştandamar da projenin öğrencilerin sosyal ve psikolojik olarak daha iyi bir ortama sahip olmalarını amaçladığını söyledi.

Bu bağlamda sosyal kurslar olacağını anlatan Taştandamar, özellikle Türkoğlu ilçesindeki bir konteyner okulda sosyal kurslar ve deprem sürecindeki akademik eksiklikleri tamamlamak için bazı derslere yönelik kurslar açacaklarını ifade etti.

Taştandamar, proje kapsamında birlikte çalışacakları okulların kendilerine olan katkılarının büyük olacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

“Örneğin Finlandiya’daki okulumuz müzikal anlamda sanatsal içerikler üreten bir okul ve bu okulu biz öğrencilerimizin enstrüman öğrenmelerinde ya da sosyal olarak daha farklı ortamlar görmelerine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. İtalya’dan Finlandiya’dan ve Kuzey Makedonya’dan gelen partner ülkemizin öğrencileri burada yaşanan felaketle aslında birazcık yüzleşmiş olacaklar. Onun dışında burada birtakım etkinliklerle öğrencilere, buradaki depremzede öğrencilere yardımcı olacaklar, biz de ülkemizin bazı güzelliklerini onlara tanıtmayı planlıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkogludaki-afetzede-ogrenciler-deprem-farkindaligi-icin-yabanci-akranlarini-agirlayacak/feed/ 0
Hatay’da deprem sonrası zeytinlik alanda mezar kazıldı, ağaçlar söküldü https://www.haber60.com.tr/hatayda-deprem-sonrasi-zeytinlik-alanda-mezar-kazildi-agaclar-sokuldu/ https://www.haber60.com.tr/hatayda-deprem-sonrasi-zeytinlik-alanda-mezar-kazildi-agaclar-sokuldu/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:40:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27283 ESRA TOKAT

6 Şubat depremlerinde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da, yeni mezar yerlerine ihtiyaç duyulması sebebiyle depremin ilk günlerinde haber verilmeden Yılmaz ailesinin Samandağ’daki kiralık arazisine 1000 civarında mezar kazıldı ve yüzlerce zeytin ağacı söküldü. Yılmaz ailesi konuyu mahkemeye taşıdı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, sorumluluğun İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve AFAD’ta olduğunu savunurken; Samandağ Kaymakamlığı da “Biz yapmadık” dedi.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde büyük bir yıkıma uğrayan Hatay’da binlerce insanın hayatını kaybetmesi nedeniyle yeni mezar yerlerine ihtiyaç duyuldu.

1000 CİVARINDA MEZAR KAZILDI, YÜZLERCE ZEYTİN AĞACI SÖKÜLDÜ

Depremin ilk haftasında Yılmaz ailesinin kiracı olarak kullandığı zeytinlik arazisine de aileye bilgilendirme yapılamadan resmi görevlilerce 1000 civarında boş mezar kazıldı. Mezar kazılması esnasında araziye 1972 yılında dikilen ve ortalama 50 yaşında olan yüzlerce verimli zeytin ağacı söküldü.

MEZARLAR KULLANILMADI

Ancak zeytin ağaçlarının hangi kurumun talimatıyla söküldüğü ise öğrenilemedi. Bu sürede kazılan mezarların birkaçı dışında neredeyse tamamı boş kaldı ve kimse defnedilmedi. Depremin üzerinden geçen 1 yılı aşkın zaman geçmesine rağmen Yılmaz ailesi hala zeytin ağaçlarının kim tarafından kesildiğini bilmiyor.

YILMAZ AİLESİ KAYMAKAMLIĞA VE BELEDİYEYE BAŞVURDU

Yüsra Yılmaz ve ailesinin avukatı tarafından Hatay Büyükşehir Belediyesi, Samandağ Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği ve Samandağ Belediye Başkanlığı’na yapılan başvuruda, “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun Uyarınca zeytinlik sahalarının daraltılamayacağının açıkça düzenlendiği, 1593 sayılı Kanun uyarınca mezarlıklar dışına defin işleminin yasak olduğu da dikkate alındığında idarenin hukuksuz eylem veya işlemi nedeniyle müvekkilin uğradığı zararın giderilmesi gerektiği açıktır” denilerek şu taleplerde bulunuldu:

“1. Müvekkillerin kiracısı bulunduğu hazineye ait tarım arazilerinin mülkiyetinin Samandağ Belediyesi’ne devredilip devredilmediği,

2. Müvekkillere ait arazilerin mezarlık yapılması konusunda bir parselasyon planına dahil olmadığı bilindiği halde neden mezarlık vasfında bulunmayan bu alanda mezar açıldığı ve defin gerçekleştirildiği,

3. Kiralanan arazilerde depremin ilk haftasında yapılan mezar kazma işleminin hangi resmi kurumun talimatıyla yapıldığı konularında idarenizden bilgi ve belge talebimiz bulunmaktadır.”

SAMANDAĞ BELEDİYESİ ‘SÖKÜMÜ BİZ YAPMADIK, VALİLİK VE KAYMAKAMLIK YAPTI’ DEDİ

Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İhsan Çakar’ın başvuruya verdiği yanıtta, zeytinlik alanının sökümünün taraflarınca gerçekleştirilmediği ve bölgeden sorumlu Koordinasyon Valisi ve Samandağ Kaymakamı tarafından yapıldığı belirtilerek şöyle dendi:

“Mülkiyeti hazineye ait İlimiz Samandağ İlçesi Vakıflı Curet Bağdasar mevkii 907 parsel nolu taşınmaz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 22.12.2022 tarih ve 5324553 sayılı yazısı ile mezarlık olarak kullanılmak üzere tarafımıza ön tahsisi yapılmıştır.

06.02.2022 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremler sonrasında olağanüstü hal döneminde bölgeden sorumlu Koordinasyon Valisi ve Samandag Kaymakamı tarafından bahse konu taşınmazda bulunan ağaçların söküm işlemleri yaptırılmış olup, 2000 mezarlık alanı hazır hale getirilmiştir.

Müvekkillerinize ait kira sözleşmesinin tarafı Samandağ Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği olmakla birlikte, ağaç sökümleri de tarafımızca yapılmamıştır.”

“MEZARLIKLARA İLİŞKİN İŞLEMLER BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YETKİSİNDE”

Samandağ Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ise mezarlıklara ilişkin iş ve işlemlerin Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğunda olduğunu belirtti.

KAYMAKAMLIK DA SÖZLEŞMEYİ FESHETTİ VE ‘BİZ YAPMADIK’ DEDİ

Samandağ Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği tarafından verilen yanıtta ise kira sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek zeytinlik alana herhangi bir müdahalede bulunulmadığı kaydedildi. Söz konusu yanıtta, “Sözleşmeler Kaymakamlığımızın, 7426317 ve 7426274 sayılı Olurları ile fesh edilmiştir Parsel üzerinde idaremizce herhangi bir müdahale (zeytin sökme – mezar açma vb.) yapılmamıştır” ifadeleri kullanıldı.

DAVA AÇILDI, HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLU OLARAK BAKANLIKLARI VE AFAD’I GÖSTERDİ

Yapılan başvurulardan sonuç alınamaması ve zararın giderilmemesi üzerine Yılmaz ailesi, Hatay 3. İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, mahkemeye gönderdiği yazıda “Dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere deprem ve nihayetinde sonuçlarından yetkili Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile birlikte sair kurumlar sorumlu olacaktır. Nitekim AFAD, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının herhangi bir deprem öncesi ve sonrası bakımından gerekli iş ve işlemleri yapmaya ilişkin görev ve sorumlulukları bulunmaktadır” denildi.

“DAVANIN REDDİ” TALEBİ

Belediye, “Bir başka husus 6 Şubat depremleri çok yüksek derecede kuvvete ve yıkım şiddetine sahip olması ile Deprem Yönetmeliklerinde belirlenen öngörülerin/ tahminlerin de önüne geçmiştir. Bu durum da İdareye bir kusuru yükletilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Davaya konu nitelendirmenin bu husus da göz önüne alınarak yapılması ve davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir” talebinde bulundu.

KAYMAKAMLIK: “ARAZİ HAZİNEYE AİT”

Samandağ Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği ise Hatay 3. İdare Mahkemesi’ne gönderdiği yazıda, söz konusu arazinin Hazine’ye ait oluğunu bildirerek “Söz konusu davada idarenin hasım olarak gösterilmesinde isabet bulunmamaktadır” görüşünü bildirdi ve davanın esastan reddedilmesini istedi. Kaymakamlık ayrıca söz konusu taşınmazın 44 bin metrekarelik kısmının mezarlık olarak kullanılmak üzere Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsisinin talep edildiğini ve Bakanlığın 22 Aralık 2022 tarihli 5324553 sayısı ile tahsis işlemini gerçekleştirdiği bilgisini verdi. Öte yandan Kaymakamlık yaptıkları fesih işlemlerinin ise usule uygun olarak yapıldığını iddia etti.

]]> https://www.haber60.com.tr/hatayda-deprem-sonrasi-zeytinlik-alanda-mezar-kazildi-agaclar-sokuldu/feed/ 0 İçmimarlar, binalardaki tadilat hatalarına dikkat çekti https://www.haber60.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/ https://www.haber60.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/#respond Tue, 09 Apr 2024 08:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26747 İçmimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Herdem Süer, binalarda yapılan tadilatların önemli olduğunu belirterek, kolonlara bir delik dahi açılmaması gerekirken kolon ve kiriş kesilmesine kadar, yani komple yok edilmesine kadar giden süreçleri maalesef gördüklerini söyledi.

Süer ile Demirarslan, 9 Nisan’daki “Mimar Sinan’ı Anma ve Mimarlar Günü” dolayısıyla binalardaki ölümcül tadilat hataları ile iç mimari projelerde dikkat edilmesi gereken unsurları AA muhabirine anlattı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından İçmimarlar Odası yöneticileri olarak bölgeye gittiklerini ve yapılardaki hasarlara ilişkin rapor hazırladıklarını belirten Süer, binaların taşıyıcı unsurları olan kolon ve kirişlerin kesilmesinin, deprem sırasında binaların çökmesinde önemli etkenlerden biri olduğunu söyledi.

İzmir, Van ve Elazığ depremlerindeki inceleme ve araştırma sonuçlarını da aktaran Süer, bütün depremlerde kolonları ve kirişleri kesilmiş çöken binalarla karşılaştıklarını belirterek, “En alt katta bir market, kafe veya bir galeri yapıyorlar ve taşıyıcı unsurlara müdahale ediyorlar. Kolonlara bir delik dahi açılmaması gerekirken kolon, kiriş kesilmesine kadar, yani komple yok edilmesine kadar giden süreçleri maalesef gördük.” ifadelerini kullandı.

Kartal’da 2019’da çöken Yeşilyurt Apartmanı gibi İstanbul’da kendiliğinden çöken binalar olduğunu hatırlatan Süer, “Şöyle düşünün. Bir yapının dört ayağı var. Birini kestiğiniz zaman o yapının ayakta kalması mümkün olmuyor. Bir binanın altında 10 tane, 20 tane kolon var. Bu kolonlardan bir tanesini bile kestiğiniz zaman o binanın bütün direncini bitirmiş oluyorsunuz. Bu da tabi ki ne kadar dirençli olsa da binanın yıkılmasına yol açıyor.” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında mevcut yapıların revizesi sırasında iç mimarlara danışılması taleplerini de dile getiren Süer, yapılarda iç mimari projesinin kullanılması neticesinde maliyetin azalması, ergonomik tasarımların oluşması ve toplum sağlığının korunabilmesi için gerekli olduğunu söyledi.

Tadilatlar iç mimari proje ile yapılmalı

Beşiktaş’ın Gayrettepe Mahallesi’ndeki bir gece kulübünde 29 kişinin öldüğü yangının tadilat sırasında meydana geldiğine dikkati çeken Süer, şunları kaydetti:

“Buralarda gördüğümüz şey aslında bir iç mimari projenin olmayışı ve iç mimarların kontrolör olmayışı. Gayrettepe’den örnek vermek gerekirse işçi, elinde kaynak makinesiyle çalışıyor ve burada akustik malzemeler alev alıyor. Orada iç mimarın kontrolör olması gerekiyor ki buna müdahale edebilsin. İç mimari projeler olsa belediyeler ruhsat verirken bilecekler, ‘Burada şöyle bir proje var, taşıyıcı unsurlara müdahale edilmiş veya edilmemiş’ diye bir bilgi sahibi olacaklar. İç mimar taşıyıcı unsura müdahale etmez, etmemesi gerektiğini bilir. Orada nasıl bir yönlendirme yapacağını, süreci nasıl yöneteceğini bilir. Bu anlamda tüm yapıda tadilat projelerinde iç mimari proje kullanılması zorunlu hale gelmesi gerekiyor. Biz bu talebimizi dile getiriyoruz. İç mimari proje olursa hem kent estetiğine hem insan sağlığına daha faydalı bir şehir oluşturabiliriz. Çünkü depremlerde can kayıplarının yüzde 40’ı gibi bir oran kolon, kiriş kesilmesinden oluyor.”

İç mekanlar da depreme uygun hale getirilmeli

İçmimarlar Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Demirarslan ise binalarda eşyaların doğru bir şekilde sabitlenmesinin önemine dikkati çekti.

6 Şubat depremlerinin şiddetli yıkıcılığına rağmen ayakta kalmış bir apartmanda tabakların bile hareket etmeden kalabildiğini anlatan Demirarslan, şöyle konuştu:

“Adıyaman’da bir apartmanın en alt katında bir züccaciye dükkanında raflar ve hatta raflarda tabaklar bile hareket etmemişti. Hemen yan binada olan tahribat o binada gerçekleşmemişti. Burada tabi ki yapının mimar ve mühendisler tarafından depreme uygun üretilmesi ve yapılması ayrı bir konu ama içerideki sistemin iç mimarlar veya bilinçli kişiler tarafından sabitlenmesi, bunun önlem olarak alınması ayrı bir konu. Bu noktada halkın bilinçlenmesi gerekiyor. Sadece temelin ve binanın yapımının depreme uygun olup olmadığını kontrol etmekten ziyade iç mekanda oluşturacağınız alanda da profesyonel iç mimari destek alınmasını öneriyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icmimarlar-binalardaki-tadilat-hatalarina-dikkat-cekti/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta deprem sonrası özel sektör çalışan sayısı desteklerle arttı https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-ozel-sektor-calisan-sayisi-desteklerle-artti/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-ozel-sektor-calisan-sayisi-desteklerle-artti/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:09:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26343 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde yüzde 50 azalan özel sektör çalışanı sayısı, devlet tarafından sağlanan destek ve uygulamalarla yükselişe geçti.

Merkez üssü Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 6 Şubat’taki 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler Malatya’da iş gücüne de büyük zarar verdi.

İş yerlerinden 27 bin 500’ünün kullanılamaz hale geldiği, çarşı diye bilinen bölgenin tamamen yıkıldığı kentte 3 bin 500 esnaf konteynerde faaliyetini sürdürüyor.

Depremden önce özel sektörde çalışan sayısının 124 bin 882 olduğu kentte, depremin ardından bu sayı 62 bin 685’e geriledi.

Ticaret Bakanlığı, çalışan sayısını artırmak üzere deprem sürecinde, işten çıkarma yasağı, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği gibi destek ve programlar uyguladı.

İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son teslim tarihi 30 Nisan 2024’e kadar ertelendi, mücbir sebep hali ilan edildi.

İstihdama Dönüş Programı’yla Mesleki Eğitim Kursu ve İşbaşı Eğitim katılımcılarına zaruri gider ödemeleri 850 liraya kadar yükseldi. Böylece tam çalışan bir kursiyer 22 bin liraya kadar maaş alabiliyor.

Devlet tarafından sağlanan destek ve uygulamalarla depremlerden sonra 124 bin 882’den 62 bin 685’e gerileyen özel sektör çalışan sayısı, desteklerle 109 bine çıktı.

“Hükümetimizin destekleri kıymetli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, AA muhabirine, depremden sonra özel sektörde çalışan sayısının düşmesinin işletmeleri ve ihracatı olumsuz etkilediğini söyledi.

Depremden sonra insanların il dışına çıktığını ve fabrikaların kapanma noktasına geldiğini aktaran Sadıkoğlu, zorlu bir süreç yaşandığını ifade etti.

Ticaret Bakanlığının harekete geçerek bazı çalışmalar yaptığını, sağlanan destek, uygulama ve programlarla çalışan sayısının artışa geçtiğini belirten Sadıkoğlu, Bakanlığın desteğiyle bazı işletmelerin çevresine konteyner konulduğunu ve bazı çalışanların buralarda kalmasının sağlandığını aktardı.

Sadıkoğlu, şöyle devam etti:

“Bu süreçte Ticaret Bakanlığımızın bir konteyner çalışması oldu. Konteyner çalışmasıyla toplamda 109 bine yakın işçimizin yeniden geldiğini görüyoruz. Yüzde 50’ye yakın giden işçi sayımızın 109 bine çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla evlerin imarıyla istihdamın da yeniden önünün açılacağını düşünüyoruz. Hükümetimizin bu noktadaki destekleri kıymetli. Burada demografik yapının değişmemesi, nitelikli insanların şehri terk etmemesi adına bu evlerin yapılması, işçilerin yeniden şehrine dönmesi bizim için kıymetli. Üretimin durmaması, ihracatın olması adına da ülkemize katkı sağlayan Malatya, önemli bir şehrimiz. Sanayileşmede şu anda 403 fabrikasıyla ‘Biz de ihracatta, sanayide varız’ diyen bir şehrimiz. Dolayısıyla bunun önünün kapanmaması adına bir an önce imarın hızlanmasını temenni ediyoruz. Bu anlamda sağlanması gereken desteklerin hükümetimiz tarafından sağlandığını görüyoruz.”

“Beyaz yakalıya ihtiyaç var”

Halihazırda “beyaz yakalı” denilen kalifiye personel ihtiyacının devam ettiğini aktaran Sadıkoğlu, “Şu anda üretimi güçlendirmek, üretim sayısını artırmak adına beyaz yakalıya ihtiyaç var. Neticede depremden önce de büyüme potansiyelinde olan bir şehirdik. Şu anda özel sektörde çalışan sayısı 109 bin olmuş ama toplamda hala 20-30 bine yakın beyaz yakalı insana üretim bandının yeniden eski haline gelmesi adına ihtiyaç duyuyoruz.” diye konuştu.

Kentin göç vermemesi, nitelikli insanların gitmemesi adına işletmelerin devlete ödediği işçi-işveren paylarının işçiye ödenmesini istediklerini belirten Sadıkoğlu, şunları aktardı:

“Deprem bölgesinde çalışan personelin daha fazla maaş almasını sağlamak suretiyle buraları cazibe merkezi haline getirip burada çalıştığında daha ekonomik olarak katkı sağlayacağı için burayı tercih etmelerini sağlamalıyız. Bu istihdamın üzerindeki göç etkilerini tamamen kıracak, şehre yatırımı da güçlendirecek diye düşünüyoruz.”

İhracat artıyor

Sağlanan desteklerle işçi sayısının yükseldiği kentte ihracatın da arttığını belirten Sadıkoğlu, “İhracat rakamlarımız geçen ay ile bu ay arasında yüzde 11 büyüme kaydetmiş. Güçleniyoruz. Ufak ufak bu noktada gelişmeler eskiye nazaran daha iyi. Eski günlerimize döneceğiz. Ciddi rakamlarda kayısı ihracatımız var ama nitelikli farklı ürünleri de üreten bir sanayimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-ozel-sektor-calisan-sayisi-desteklerle-artti/feed/ 0
Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26339 Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketlerinden Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde 2023 yılının sınırları zorlayan önemli ve kritik olayları, finansal sonuçları, şirket strateji ve operasyonları öne çıktı.

‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla hareket eden Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı 4 Nisan tarihinde Sabancı Center’da; Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu, üst düzey yöneticiler ve yatırımcıların katılımı ile gerçekleştirildi. Deprem felaketleri başta olmak üzere global ölçekte makroekonomik ve politik belirsizliklerin getirdiği sorunlar, tüm dünya için iklim krizinin etkileri ve bölgesel savaşlar gibi çeşitli faktörlerin ekonomik ve sosyal yapıda derin etkiler oluşturduğunun altının çizildiği toplantıda, şirketin 2023 yılına ait finansal, stratejik ve operasyonel faaliyet sonuçları yatırımcılar ile paylaşıldı.

Türkiye ve Dünya gündeminde önemli bir oyuncu

Kriz anlarında bile operasyonel mükemmeliyeti sürdürmek için etkin bir şekilde çalışan ve krizlere hazır ekipleri ile esnek bir yapıya da sahip olan Enerjisa Enerji, değişen piyasa koşullarına hızlı bir şekilde uyum sağlayarak uzun vadeli başarısını güvence altına alıyor. Enerjisa Enerji’nin kararlılığı ve sağlam temelleri, Türkiye ve dünya gündeminde onu önemli bir oyuncu haline getirirken, sağlam temelleri ve etkili stratejileri sayesinde krizler karşısında sergilediği istikrarlı performans da dikkat çekiyor.

Enerji tedarikini kesintisiz bir şekilde sağlamak için sürdürdüğü çalışmaları ve deprem bölgesinde acil müdahale çalışmaları ile gündeme gelen şirket, bölgenin yeniden yapılanma sürecine destek olmak amacıyla depremzedelere yönelik uzun vadeli projeler ve programlar geliştiriyor.

Yaşanan felaketler karşısında dahi şirketin güçlü finansal yapısı ve dayanıklılığı, krizler karşısında gösterdiği kararlılık, yatırımcılar tarafında da ilgi uyandırıyor.

Enerjisa Enerji, gönüllerden pay aldı

Yapılan açıklamaya göre Enerjisa Enerji, 2023 yılında Türkiye ve dünya gündemini etkileyen krizlere rağmen hem finansal olarak hem de toplumsal sorumluluk anlamında da bu zorluklar karşısında ayakta kalmayı başaran ve ‘gönüllerden pay alan’ bir şirket olarak öne çıkıyor. Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejileri ve etkili risk yönetimi, finansal stabilitenin korunmasına katkıda bulunarak ekonomik dalgalanmaların etkilerini en aza indirirken, yatırımcılarına güven veriyor.

“2023 yılında söz verdiğimizin ötesinde yatırımlar gerçekleştirerek daha iyi bir gelecek için çalıştık”

Yatırımcıların ve çalışanların zor zamanlarda gösterdiği dayanışma ve desteğin, şirketin güçlü kalarak yatırımlarına devam etmesini sağladığının altını çizen Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, “Şirket olarak saha çalışmalarımızı odağımıza insanımızı alarak her gün aynı ciddiyetle gerçekleştiriyoruz. Deprem felaketleri sonrasında verdiğimiz mücadelede sahadaki arkadaşlarını bir an olsun yalnız bırakmayan, yaşanan tüm krizlere rağmen şirketimizin benzersiz ve güçlü bir şirket olduğunu tekrar paydaşlarımıza kanıtlamış tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Dağıtım sektöründeki faaliyetlerimize ek olarak, müşteri odaklı çözümlerimiz ve Eşarj gibi yeni nesil projelere olan yatırımlarımızı söz verdiğimizin ötesinde gerçekleştirdik. Bölgenin ve Türkiye’nin Enerjisi olarak deprem sonrası büyük ölçekli altyapı yıkımlarını onarmak ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli ve hızla artan bir yatırım hamlesi başlattık. 2023 yılı boyunca geçen yıla kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla olan 15.7 milyar TL’lik bir yatırım gerçekleştirdik.

Finansal hedeflerimize ulaşırken topluma değer katmayı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi de ihmal etmedik. Finansal gücümüzü Türkiye’nin ekonomik verimliliğine katkı sağlayacak yeni bir strateji ile pekiştirdik ve 2023 Temmuz ayında ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzu kamuoyu ile paylaştık. Şirketimizin yolculuğunda kilometre taşlarından biri olan bu proje için kurulan; kamu, akademi, iş dünyası, sivil toplum ve sanat dünyasını bir araya getirdiğimiz ‘Daha İyi Bir Gelecek Platformu’nun ilk çıktısı da deprem bölgesinde uygulanan Bölgesel Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Merkezi oldu. Merkezin ilk özel sektör paydaşı olarak deprem bölgesindeki küçük işletmecilere tekrar ekonomiye dönebilmeleri adına maddi destek sağladık.

Bu bağlamda, siz değerli yatırımcılarımızın önüne sadece finansal sonuçlarımızla değil, aynı zamanda ‘İyi ki Enerjisa var!’ dedirten bir şirket olarak da çıkabilmenin gururunu yaşıyorum. Geleceğe bakarken, bu birlik ve dayanışma ruhuyla daha da güçlenerek yolculuğumuza devam edeceğimize içtenlikle inanıyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde yıkılan binada 49 kişinin ölümüne ilişkin yargılama başladı https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-49-kisinin-olumune-iliskin-yargilama-basladi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-49-kisinin-olumune-iliskin-yargilama-basladi/#respond Thu, 04 Apr 2024 00:57:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26046 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde yıkılan Melike Hanım Apartmanı’nda 49 kişinin ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına başlandı.

2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Sıtkı Okumuş bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanık A.B, müştekiler ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu.

Tutuklu sanık Okumuş, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, 36 yıldır inşaat mühendisi olarak görev yaptığını, Kahramanmaraş’ın normalin dışında bir depreme maruz kaldığını söyledi.

1997 yılından bu yana Türkiye’de ve Kahramanmaraş’ta asırlar önce meydana gelen depremleri ayrıntılı bir şekilde incelediğini belirten Okumuş, “1114 yılında Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremden bile daha büyük bir depremi 6 Şubat 2023’te yaşadık. Projelerimi rüzgarı, depremi ve statik şartları göz önünde bulundurarak yasalara uygun olarak yaptım. Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde 2 bin senelik bir birikim boşaldı. Bilimsel kaynaklar da bunu söylüyor. Ben her projemi depremi öncelik alarak oluşturdum.” diye konuştu.

Kentte inşaat sektöründe bilgisayarlı çizimi, ilk hazır betonu kendisinin kullandığını, mesleğinde hassas çalıştığını, 1989 yılından deprem sürecine kadar 2 bine yakın proje hazırladığını, 300’e yakın bina yaptığını dile getiren Okumuş, “Yine ilk tünel kalıbı ben uyguladım. Binalarımda perde beton uyguladım.” dedi.

Depremde yıkılan binanın 1998 deprem şartnamesine göre ve şartname üzerinde bir çalışmayla yapıldığını savunan Okumuş, “Melike Hanım Apartmanı’nda yaptığım, uyguladığım çalışmaları ispata da hazırım. Deprem esnasında bina olduğu yere değil yana devrilerek yıkıldı. Bu yanal ve düşey ivme büyüklüğünü ayrıca zeminde sıvılaşma olduğunu gösterir. Depremin birinci günü eşimi de alarak yıkılan binanın yanına gittim ve proje dışı büyük profiller gördüm. Burada imara aykırı müdahaleler yapıldığını tahmin ediyorum. Çünkü benim projelerimde öyle büyük profiller yoktu. Daha sonra yaptığımız araştırmada da Melike Hanım Apartmanı’ndaki 2 dükkan tek dükkan haline getirilmiş, asma kat kapanmış.” ifadelerine yer verdi.

“Fay hattının üzerine yapılmış”

Melike Hanım Apartmanı’nın olduğu bölgede 2012 yılında yapılan araştırmada aktif fay hattının bulunduğunu dile getiren Okumuş, şu ifadeleri kullandı:

“Biz binayı 2000 yılında yapıp, teslim ettik. Benim burada sorumluluğum olabilir mi? Burada fay hattının üzerine yapılmış Melike Hanım Apartmanı. Ayrıca burası 3 akarsuyun birleştiği bir yatakmış. Alüvyonlu bir zemin oluşmuş. Bu binanın depreme dayanması mümkün değil saymış olduğumuz nedenlerden dolayı. Bu sıvılaşma ve zemin problemi varken bize belediye 11 katlı bir apartmanın yapılmasına nasıl izin verdi. Bu bina depremin büyüklüğü, binanın tesliminin ardından imara aykırı işlemler ve zemin problemlerinden dolayı yıkılmıştır. Hazırlanan iddianamede de şahsımın asli kusurlu yazılmasının da sehven oluştuğunu düşünüyorum. Ayrıca ilk kez bir müteahhit ve inşaat sahibine kusur addedilmemiş. Bayındırlık teknik şartnamesine ve imar mevzuatına göre müteahhitken, inşaat sahibiyken bana kusur addedilmesini en büyük yanlış olduğunu düşünüyorum. Ben kalp, tansiyon ve şeker hastasıyım. 417 gündür tutuklu bulunuyorum ve sağlığım geriye gitmeye başladı. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum.”

Tutuksuz sanık A.B. de Melike Hanım Apartmanı’nın arsa sahibi olduğunu, arsayı 4 daire, 2 dükkan karşılığı verdiğini, müteahhit olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 12 Temmuz’a erteledi.

Duruşmaya katılan tüm müştekiler, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırmalarını talep etti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-49-kisinin-olumune-iliskin-yargilama-basladi/feed/ 0
Tayvan’da 7,4 Büyüklüğünde Deprem: 9 Ölü, 882 Yaralı https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-9-olu-882-yarali/ https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-9-olu-882-yarali/#respond Thu, 04 Apr 2024 00:36:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26035 Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinde 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinin 18 kilometre güneyi olduğunu bildirdi.

34,8 kilometre derinlikte meydana gelen deprem nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı.

Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.

CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga (tsunami) uyarısında bulundu.

Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı” yayımladı.

6,4 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kaydedildi

USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini bildirdi.

USGS verilerine göre, 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 27 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

İlk belirlemelere göre 9 kişi öldü, 882 kişi yaralandı

Resmi rakamlara göre depremde 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı, 70’ten fazla kişi ise enkaz altında bulunuyor.

Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 7 kişinin öldüğünü açıkladı. Taroko Ulusal Parkı’nda yürüyüş yapan 3 kişinin yamaçlardan kopan kayaların altında kalarak aynı bölgede seyir halindeki kamyonun şoförünün ise aracına kaya çarpması sonucu öldüğü belirtildi.

Ajans, bölgede mobil iletişim altyapısı çöktüğünden minibüslerle seyahat eden yaklaşık 50 kişiden haber alınamadığını kaydetti.

Depremde Hualien ve diğer kentlerde toplam 125 binanın hasar gördüğü veya yıkıldığı bildirildi.

Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu yer yer meydana gelen çöküntüler nedeniyle ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.

Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu heyelan nedeniyle ulaşıma kapandı.

Çip devi TSMC, fabrikalarında üretime ara verdi

Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.

Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.

Ada’nın merkezi Taipei şehrinde metro seferlerine ara verilirken okullar tatil edildi.

Dünyanın en büyük çip üreticisi konumundaki Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi (TSMC), tedbir amacıyla bazı fabrikalarını tahliye ettiğini ve üretime ara verdiğini bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada tüm personelin sağlık durumunun iyi olduğu imalat alanlarında herhangi bir hasar tespit edilmediği, denetim ve kontrollerin ardından üretime devam edileceği kaydedildi.

TSMC’nin, Hualien’e 240 kilometre mesafedeki Hsinchu Bilim Parkı yerleşkesinde üretim tesisleri bulunuyor.

Ordu, kurtarma çalışmalarına destek verecek

Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin ardından yaptığı açıklamada, “bu aşamada hayat kurtarmanın öncelik olduğunu” belirterek orduya, Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek vermeleri talimatı verdi.

Tsai, depremin yaralarının sarılabilmesi için merkezi hükümetin yerel yönetimlere destek olması gerektiğini belirtti.

Bu yılın başında yapılan başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak vatandaşlardan sakin ve dikkatli olmalarını istedi.

Japonya ve Filipinler

Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulunurken gün içinde uyarıyı kaldırdı.

Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.

Uçak seferlerinin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.

Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.

Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.

1999 depreminde 2 bin 400 kişi yaşamını yitirmişti

Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyindeki Jiji’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-9-olu-882-yarali/feed/ 0
Tayvan’da 7,4 Büyüklüğünde Deprem: 4 Ölü, 90’dan Fazla Yaralı https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-4-olu-90dan-fazla-yarali/ https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-4-olu-90dan-fazla-yarali/#respond Wed, 03 Apr 2024 05:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25914 Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinde 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinin 18 kilometre güneyi olduğunu bildirdi.

34,8 kilometre derinlikte meydana gelen sarsıntı nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti, 90’den fazla kişi yaralandı.

Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak, Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.

CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek, Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga uyarısında bulundu.

Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı yayımladı.

6,4 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kaydedildi

USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini duyurdu.

USGS verilerine göre 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 16 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

İlk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 90’dan fazla kişi yaralandı

Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 4 kişinin öldüğünü açıkladı. Hualien, Yilan, Taipei, Yeni Taipei, Keelung ve Taoyuan şehirlerinde en az 90 kişinin yaralandığı bildirildi.

Tayvan basınında yer alan haberlere göre, Hualien şehrinde çok sayıda bina hasar gördü ve yıkıldı.

Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu meydana gelen çöküntüler sonucu ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.

Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu çöküntüler ve kayaların devrilmesi sebebiyle ulaşıma kapandı.

Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.

Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.

Ordu, kurtarma çalışmalarına destek verecek

Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin yol açtığı hasara ilişkin kaygısını dile getirirken orduya Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek olmaları talimatını verdi.

Bu yılın başında gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak, vatandaşlardan sakin ve dikkatli hareket etmelerini istedi.

Japonya ve Filipinler

Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulundu.

Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.

Seferlerin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.

Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.

Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.

1999 depreminde 2 bin 400 kişi yaşamını yitirmişti

Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tayvanda-74-buyuklugunde-deprem-4-olu-90dan-fazla-yarali/feed/ 0
Bingöl’de olası afetlerde vatandaşlara sıcak yemek hizmeti https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/ https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/#respond Tue, 02 Apr 2024 09:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25756 Türkiye’nin deprem açısından riskli illeri arasında yer alan Bingöl’de, Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı bünyesinde kurulan tam donanımlı Kışla Mutfağı, olası afetlerde vatandaşların sıcak AŞ ihtiyacını karşılayacak.

Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alan Bingöl’de deprem tedbirleri kapsamında birçok çalışma yürütülürken, olası afet sonrasındaki durumlara ilişkin hazırlıklar da yapılıyor.

Bu kapsamda Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı’nda muhtemel afetlerin ardından vatandaşlara hizmet verebilmesi için 12 milyon 250 bin lira bütçe ile tam donanımlı Kışla Mutfağı inşa edildi.

Depreme dayanıklı bir yapı olarak inşa edilen Kışla Mutfağı’nda 3 soğuk hava deposu, 5 ton kapasiteli su deposu, 8 gazlı yer ocağı, 3 yemek pişirme fırını, ekmek pişirme fırını, 2 buharlı kazan, 4 fritöz ve 2 elektrikli ızgara bulunuyor.

Aşçılık alanında uzman olan jandarma personeli günlük 5 bin ekmek ve 9 bin kişilik yemek çıkartılabilecek.

Olası afette Kiğı, Adaklı, Yayladere ilçesinde vatandaşların sıcak AŞ ihtiyacını karşılayacak Kışla Mutfağı, Yedisu ilçesine de helikopterle hizmet verebilecek.

Kışla Mutfağı ihtiyaç halinde Bingöl merkezdeki vatandaşlara da sıcak AŞ desteği sunacak.

“Depreme dayanıklı bir yapı elde ettik”

Vali Ahmet Hamdi Usta, AA muhabirine, Bingöl’ün deprem riski taşıyan illerin başında geldiğini, deprem uzmanlarının da açıklamalarında sıklıkla bunu dile getirdiğini söyledi.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetten etkilenen iller kapsamına Bingöl’ün de alındığını anımsatan Usta, Bingöl’de yapı stoku yenilendiği gibi depremlerle ilgili hazırlıkların da gözden geçirildiğini aktardı.

Usta, şunları kaydetti:

“Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı güvenlik başta olmak üzere bu bölgeye hizmet eden bir birimimiz. Burada 2009 yılında yapılmış çok eski bir mutfağımız vardı. Bunu yenilemeyi düşündük ve iki amaca hizmet ettik. Hem askerlerimize hijyenik ve iyi ürünler sunmayı amaçladık hem de Bingöl’ün deprem bölgesi olduğunu düşünerek olası afetlerde komutanlığın mutfağını afetzedelerle paylaşmak istedik. Bu binanın temelinin sağlam olması önceliklerimizden biriydi. Şu anda bu mutfağımızda 100 santimetre derinliğinde demir temel üzerine 60×60 eninde 18 kolon üzerine sandviç panel çatı örtüsü kullanarak depreme dayanıklı bir yapı elde ettik.”

“Sahra mutfağı niteliğinde”

Vali Usta, kenti hem askerlerin hem de bölgedeki afetzedelerin ihtiyaçlarını görebilecek bir mutfağa kavuşturmayı amaçladıklarını belirtti.

“Afetzedelere sahra mutfağı niteliğinde hizmet verecek şekilde 3 öğün sıcak yemek sunabilme imkanına kavuşmuş durumdayız.” diyen Usta, mutfağın birçok teknik özellikle donatıldığını aktardı.

Usta, “Depremler 1 günlük, 2 günlük ihtiyaçların görüldüğü süreçler değil, uzun süreli devam eden bir süreç. Dolayısıyla bizim mutfağımızda 30 günlük kuru bakliyat, 15 günlük yaş meyve, 45 günlük donmuş et ürünleri ve 21 günlük de süt ve süt ürünleri stokumuz mevcut. Soğuk zincirimizin kapasitesi bu şekilde. Mutfağımızda günde 5 bin ekmek üretimi yapabiliyoruz, günlük 3 öğün olmak üzere 3’er binden toplam 9 bin kumanya çıkarabiliyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/feed/ 0
Murat Kurum: “Gerçek Belediyecilik vizyonu kazanacak, milletimiz kazanacak” https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-gercek-belediyecilik-vizyonu-kazanacak-milletimiz-kazanacak/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-gercek-belediyecilik-vizyonu-kazanacak-milletimiz-kazanacak/#respond Sun, 31 Mar 2024 00:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25375 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, “1 Nisan sabahı İstanbul’da yepyeni bir sayfa açılacak. Yine ‘Gerçek Belediyecilik’ vizyonu kazanacak; yine milletimiz kazanacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Güngören Mitingi’nde seçmene hitap etti. “Güngören bugün yine coşkulu, Güngören bugün yine heyecanlı. Bu meydan bize yarın akşamki zaferimizi müjdeliyor. Bu heyecan, ‘Yeniden İstanbul’ diyor, ‘Sadece İstanbul’ diyor, Güngören, ‘İstanbul’un muradı’ diyor. Bugün bu coşku bize 31 Mart’ın müjdesini veriyor. Bu heyecan ‘Yeniden İstanbul’ diyor. Güngören, İstanbul’un muradı diyor” ifadelerini kullanan Kurum, “Siz, bize reisimizin emanetisiniz. Bu emanete gözümüz gibi bakacağız. Yarın akşam İstanbul’un Fetret Devri’ni bitireceğiz. İstanbul’un yeniden yükselişini, yeniden şahlanışını birlikte yapacağız” dedi.

İstanbul’a dair hedeflerini anlatan Kurum, “Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki; trafik çile olmaktan çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki; sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Size söz veriyoruz. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletin bundan önce afetlerde, zor zamanlarda nasıl yanında olduysak, yine her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu söz, sağlam adamların sözüdür, bu söz Güngören’e onlarca hizmet yapmış Murat Kurum sözüdür. Bu söz liderimiz, Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüdür” şeklinde konuştu.

Algı siyaseti değil, hizmet belediyeciliği yapacaklarını belirten Kurum, “‘Biz Güngören’e, Tozkaparan’a kentsel dönüşüm yapacağız’ dediğimizde; oralarda türlü türlü eylemler yaptılar. Geldiler, ‘depremi siyaset üstü göreceğiz’ dediler ama orayı karıştırmak için ellerinden geleni yaptılar. Biz ne yaptık? Tozkoparan’ı dönüştürmeye başladık, Paşabahçe Blokları’nın dönüşümünü yürüttük. Güngören’e millet bahçeleri kazandırdık. Gece gündüz çalıştık. Bahane üretmedik, orada hiçbir zaman iftiraların, dedikoduların tarafında olmadık. ‘Engelleniyoruz Siyaseti’ yapmadık, onlar bizi engellemeye çalıştılar. Biz milletimizle el ele verdik, konutlarımızı dönüştürdük” ifadelerini kullandı.

“Bu milleti kandırdılar, bu milleti aldattılar”

Mevcut İBB yönetimini, “Bugün İstanbul iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız 5 yılda İstanbul, liyakatsizliğin kurbanı oldu. Beceriksizliğe mahküm edildi. Bu şehri depreme hazırlayacağız dediler, tek bir çivi çakmadılar. Gelsinler, dönüşüm nasıl yapılıyor Tozkoparan’a baksınlar. Emin olun, böyle bir dertleri yok. Niye yok biliyor musunuz? Çünkü İstanbul’u bir rant olarak görüyorlar. İstanbul’un kaynaklarını, işte o rant görme anlayışıyla peşkeş çekiyorlar. ve emin olun İstanbul’u bir basamak olarak görüp, kendi geleceklerini inşa etmek istiyorlar. Reklama, algıya ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. Reklama, depremin iki katı bütçe ayırdılar. Sonra da dediler ki; ‘deprem çok önemli bir mesele’ madem önemliyse, madem insanımızın canı, malı kıymetliyse; sen de elini bir taşın altına koy, koymazlar. Çünkü böyle bir dertleri yok” sözleriyle eleştiren Kurum, “Ulaşım sorununu çözeceğiz dediler, tam bir çileye dönüştürdüler. 2019’da bizim ihalesini yaptığımız metro hatlarına, kendileri yapmış gibi sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bunlar emek hırsızı. Orada biz çalışmışız, çabalamışız, iş yapmışız. Sen de yap, elinden tutan mı var? Yok, yapmazlar” dedi.

“Beş senedir milletimizin aklıyla alay ettiler”

Kurum, CHP’li isimlerin karıştığı para sayma görüntülerini hatırlatarak, “Bu aziz milletin kaynaklarını kendi partilerini dizayn etmek için çarçur ettiler. İstanbul’un kaynaklarını, ‘yetimin hakkıdır’ demeden balya balya kendi ikballeri için dağıttılar. Üstelik bunu da yüzleri kızarmadan savundular. Yetmedi, israfı bitirdik dediler, en büyük israfı yaptılar. İstanbullu hemşerilerimizi ötekileştirdiler. Kadınlarımız arasında bile ev hanımları ve çalışan kadınlar diye ayrımcılık yaptılar. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler” diye konuştu.

İBB yönetiminin 2019 yerel seçimlerinden önce verdikleri vaatleri hatırlamadığını söyleyen Kurum, “Verdikleri hiçbir sözü yerine getirmediler. 100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, HIZRAY’ı unuttular. ‘Hatırlamıyorum’ diyorlar. İşleri güçleri reklam, işleri güçleri algı. Deprem, algıyla çözülür mü? Deprem, reklam belediyeciliği ile çözülür mü? Trafik çilesi, ‘Engelleniyoruz Siyaseti’ ile çözülür mü? Çözülmez. Bunlar beş senedir, milletimizin aklıyla alay ettiler. Millete yalan söylediler. Bu milleti kandırdılar, bu milleti aldattılar. Hala aldatmaya da devam ediyorlar. 2019’daki kampanyalarında geldiler, konuştular, vaat ettiler, oyunuzu isteyip gittiler. Yüzlerce vaat verdiler; makamlarına oturur oturmaz da hepsini unuttular. Biz deprem bölgesinde kardeşlerimiz için sağlam ve huzurlu yuvalar yaparken, bunlar kendi ikballeri için balya balya para kuleleri yaptılar” dedi.

“Kendi konforları için villalar yapma derdine düştüler”

Mevcut İBB Başkanının mal beyanında belirtmediği villalar da Kurum’un gündemindeydi. Kurum, “Devlete, millete mal beyanlarını açıkladılar, sonra bir baktık; 1,5 milyar liralık yeni mallar ortaya çıktı. Yani, biz afet bölgelerindeki kardeşlerimizin yaralarını sararken, onların derdiyle dertlenirken, bunlar kendi konforları için boğaza nazır villa yapma derdine düşmüşler. İstanbul’u unutmuşlar ama hiç endişe etmeyin. Biz onların savurduğu paraları, İstanbul’un projelerinde kullanacağız. Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları biz İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbul’a teslim edeceğiz. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İşte o gün, 31 Mart’ta sandık gelecek, hesap kesilecek” diye konuştu.

Kurum, mevcut İBB yönetiminin İstanbul’u ihmal ettiğini söyleyerek, “Bu iş bilmez yönetim İstanbul’da tek bir eser üretmediği gibi bir de kalkmış bizim projelerimizi eleştiriyorlar. Sen, İstanbul’u kara kışa teslim edip büyükelçilerle balık yerken; biz İstanbul’un 39 ilçesinde yeni yuvalarımızın inşasını yapıyorduk. Sen, kendi genel başkanını devirmek için gizli gizli toplantılar yaparken; biz İstanbul’un 39 ilçesinde yeni millet bahçeleri, yeni sosyal konutlar yapıyorduk. Sen, Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olup İstanbul’u kaderine terk ederken; biz asrın felaketinde, 11 ilimizde, 3 ayda 180 bin konutumuzun temellerini atıyorduk” ifadelerini kullandı.

“Gerçek Belediyecilik vizyonu kazanacak, milletimiz kazanacak”

İstanbul için durmadan çalışacaklarını ifade eden Kurum, “Dert sahibi olmak, milletin derdiyle dertlenmek en güçlü, en kuvvetli duygudur, en kuvvetli ordudur. İşte biz gücümüzü, sizin dertlerinize koşmaktan alıyoruz. Kalbinizde hakiki bir davanın derdini taşıyorsanız; tüm engelleri aşar, tüm dikenli yollardan gözünüzü kırpmadan geçersiniz. Biz dert ile yola çıktık. Aşk ile çalışan yorulmazmış. Bizim derdimiz de, bizim davamız da, bizim gayemiz de İstanbul’umuz. İstanbul fethedilmişse; karadan gemiler yürütülmüşse bu dert sayesindedir. Avrasya tüneli, Marmaray yapılmışsa, bu dert yüzündendir. 1994’te Cumhurbaşkanımız da aynı dertte olmasaydı, İstanbul bugün o medeniyet yürüyüşüne çıkamazdı. 22 yıldır bu şehrin her yerinde tarihi hizmetler bu dert sayesinde yapıldı” diye konuştu.

Murat Kurum, ‘Gerçek Belediyecilik’ vizyonlarına vurgu yaparak, “1 Nisan sabahı İstanbul’da yepyeni bir sayfa açılacak. Yine ‘Gerçek Belediyecilik’ vizyonu kazanacak; yine milletimiz kazanacak.” dedi ve cümlelerini şöyle sürdürdü “Buradan İstanbul’umuzun güzel insanlarına sesleniyorum. Yarın sandığa gideceğiz. Yarın, bir tarafta ülkemizin geleceği için gece gündüz çalışanlar olacak, diğer tarafta 5 yıldır İstanbul’u unutanlar olacak. Yarın sandığa gittiğinizde; bir tarafta deprem çilesi bitsin diyenler olacak, diğer tarafta verdiği vaatleri hatırlamayanlar olacak. O yüzden yarın, hep birlikte İstanbul’un geleceğine sahip çıkalım”

Milletin daima yanında olacaklarının altını çizen Kurum, konuşmasını, “Nasıl bundan önce çalıştıysak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; Büyük ve Güçlü Türkiye davası için, gece gündüz nasıl koşturduysak aynı anlayışla çalışacağız. Milletimizin yanında olacağız. Milletimizle birlikte Türkiye Yüzyılında, İstanbul’umuzu parlayan yıldız yapacağız” cümleleriyle noktaladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-gercek-belediyecilik-vizyonu-kazanacak-milletimiz-kazanacak/feed/ 0
Erdoğan: Milletimizin iradesine saygılıyız ama şehirlerimizin daha fazla çalınmasına rıza göstermeyiz https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-iradesine-saygiliyiz-ama-sehirlerimizin-daha-fazla-calinmasina-riza-gostermeyiz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-iradesine-saygiliyiz-ama-sehirlerimizin-daha-fazla-calinmasina-riza-gostermeyiz/#respond Sun, 31 Mar 2024 00:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25357 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin seçim çalışmalarını İstanbul Güngören’de yaptığı son mitingle tamamladı. Erdoğan, “Milletimizin sandıktan çıkan iradesine elbette saygılıyız, saygılı olacağız. Ama hiç kimsenin de şehirlerinin beş yılının daha çalınmasına rıza göstermeyeceğine inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul Güngören’deki mitingine katıldı. Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“İnşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla Güngören’in tercihi yine Ak Parti yine Cumhur İttifakı olacaktır. Buna hazır mıyız? Yarın akşama kadar bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz muyuz?

Güngören yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanıksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin Büyükşehir’de vereceği destekle bu süreç daha da hızlanacak. Bilim adamlarının sürekli uyardığı deprem kapımızı çalmadan tüm ilçeleriyle İstanbulumuzu depreme daha hazır hale getireceğiz. Sadece belediyemiz değil tabii ki bizler de merkezi yönetim olarak her zaman İstanbulumuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak deprem tehdidini yok sayamayız. Bu gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a buradan bir kez daha geçmiş olsun diyorum.

İstanbul ihmali, umursamazlığı kaldıramaz. Son beş yılda bu hakikati bir kez daha gördük. Bu şehrin hazine değerinde beş senesi sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, derece avı peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değildir. İstanbul ikinci iş, ek iş, yarı zamanlı iş olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız.

“İSTANBUL KIRGIN, İSTANBUL KÜSKÜN”

Kader, sizin yolunuz nereye çıkarır ayrı mesele ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır. İstanbul, depreme hazırlığının geciktirilmesi sebebiyle şu andaki yönetime kırgın, İstanbul, trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küskün. Gün geçmiyor ki otobüsler yanmasın, İstanbul vizyonu, ufku, beslenemediği için solgun. İstanbul, son beş yılda kaderine terk edildiği için mahzun. İstanbul, içinde yaşayanların başka yere gitmeye adeta can attığı bir yere dönüşüyor. Biz İstanbul’u içine düştüğü bu çöküşten kurtarıp yeniden dinamizmine kavuşturmaya talibiz.

17’nci seçim zaferimizi biz yaşadık. Şimdi belediyelerde yine benzeri bir hava estirmenin peşindeler. Milletimizin sandıktan çıkan iradesine elbette saygılıyız, saygılı olacağız. Ama hiç kimsenin de şehirlerinin beş yılının daha çalınmasına rıza göstermeyeceğine inanıyorum. Biliyorsunuz, geçtiğimiz mahalli idareler seçiminde verdikleri sözlerin çoğunu sonradan hatırlamaz oldular.

Bu şehirde yaşayan herkes biliyor ki, yapılan kayda değer hiçbir iş olmadığı gibi devraldıkları düzeni işletmeyi bile becerememişlerdir. Şayet, seçim yabancı ajansların göz boyayan kampanyalarıyla kazanılsaydı geçmişten beri bu ülkede iktidardan hiç düşmeyecek olanlar vardı. Seçim, ortaya koyduğunuz eser ve hizmetlerle, milletin gönlündeki yerinizi ne kadar inşa ettiğinizle ilgilidir. Bu seçimlerde de İstanbul’un karşısına iki kulvarda çıktık. Bir, 1994’ten beri Büyükşehir Belediyesi’nde, 2003’ten beri hükümette gerçekleştirdiğimiz hizmetlerdir. İki, önümüzdeki dönemde İstanbul’a depremden ulaşıma, sosyal belediyecilikten çevreye kazandırdığımız projelerdir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-iradesine-saygiliyiz-ama-sehirlerimizin-daha-fazla-calinmasina-riza-gostermeyiz/feed/ 0
Erdoğan: İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil https://www.haber60.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/#respond Sat, 30 Mar 2024 23:57:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25351 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi, sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehr-i İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Güngören Güneştepe Millet Bahçesi’nde düzenlediği mitingde, 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 52, Cumhurbaşkanlığında ise yüzde 54 oranıyla destek verdiğini anımsatarak, şükranlarını sundu.

Güngören’in tercihini, 30 yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullandığını belirten Erdoğan, inşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla, ilçenin tercihinin yine AK Parti, yine Cumhur İttifakı’ndan olacağını dile getirdi.

Erdoğan’ın “Buna hazır mıyız?”, “Yarın akşama kadar bu çalışmalarımızı sürdürüyor muyuz?” sorularını alandakiler, “Evet” diyerek cevapladı.

Güngören’in, geçmişinin bir insan ömrünü bulan bir ilçe olduğunu kaydeden Erdoğan, “Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yerleriyle, İstanbul’un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören, yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanaksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin Büyükşehir’de vereceği destekle, bu süreç daha da hızlanacak.” diye konuştu.

” Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı bize bunu bir kez daha hatırlattı”

Erdoğan, bilim adamlarının sürekli uyardığı depremin kapılarını çalmadan, tüm ilçeleriyle İstanbul’u depreme daha hazır hale getireceklerini vurgulayarak, “Sadece belediyemiz değil, tabii ki bizlerde merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul’umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak, deprem tehdidini yok sayamayız. Dün gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a buradan tekrar geçmiş olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.

Deprem konusuna, siyaset üstü bir mesele olarak bakmaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“‘Yarısı Bizden’ kampanyasına yenilerini ekleyerek, İstanbul’umuzun daha güvenli, daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız. İstanbul, ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son 5 yılda bu hakikati bir kez daha gördük. Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi, sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehr-i İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil. İstanbul, ‘ikinci iş’, ‘ek iş’, ‘yarı zamanlı iş’ olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki, binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız. İstanbul’a atlama taşı değil, ömrünüzün nihayetine kadar dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader sizin yolunuzu nereye çıkartır, o ayrı mesele… Ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’u bu hale düşürenler utansın” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-bu-hale-dusurenler-utansin/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-bu-hale-dusurenler-utansin/#respond Sat, 30 Mar 2024 23:51:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25346 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Göngören’de düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullanıyorlar. Tüm bunlarla beraber seçime hazırlanıyorlar. Haftalardır vatandaş ortaya saçılan görüntüleri konuşuyor, CHP tarafından bir Allah’ın kulu çıkıp açıklama yapmıyor, yapamıyor. Cep telefonuyla banka uygulamasına girip 30 saniyede yapabilecekleri basit işlem için neden 6-7 kişinin saatlerce uğraştığını açıklayamıyorlar. İstanbul’u bu hale düşürenler utansın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında bugün Güngören’de Güneştepe Millet Bahçesi’nde partisinin düzenlediği mitinge katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl yapılan 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’nda milletvekilliğinde yüzde 52, cumhurbaşkanlığında yüzde 54 oranıyla destek verdiniz. Bunun için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Güngören tercihini 30 yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullanmıştır. İnşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla Güngören’in tercihi yine AK Parti, yine Cumhur İttifakı olacaktır” dedi.

Burasının aslında geçmişi bir insan ömrünü ancak bulan bir ilçe olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yeleriyle İstanbul’un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören, yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanıksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin büyükşehirde vereceği destekle bu süreç daha da hızlanacak. Bilim adamlarının sürekli uyardığı deprem, kapımızı çalmadan tüm ilçeleriyle İstanbul’umuzu depreme daha hazır hale getireceğiz. Sadece belediyemiz değil, tabii ki bizler de merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul’umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak deprem tehdidini yok sayamayız. Bu gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı, bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a tekrar geçmiş olsun diyorum” şeklinde konuştu.

Deprem konusuna siyaset üstü bir mesele olarak bakılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Yarısı Bizden’ kampanyamıza yenilerini ekleyerek İstanbul’umuzun daha güvenli daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız. İstanbul, ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son 5 yılda bu hakikati bir kez daha gördük. Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehri İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil, İstanbul, ikinci iş, ek iş, yarı zamanlı iş olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız. İstanbul’a atlama taşı değil, ömrünüzün nihayetine kadar, dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader, sizin yolunuz nereye çıkarır ayrı mesele ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır. İstanbul, depreme hazırlığının geciktirilmesi sebebiyle şu andaki yönetime kırgın, İstanbul, trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küskün. Gün geçmiyor ki otobüsler yanmasın, İstanbul vizyonu, ufku, beslenemediği için solgun. İstanbul, son 5 yılda kaderine terk edildiği için mahzun. İstanbul, içinde yaşayanların başka yere gitmeye adeta can attığı bir yere dönüşüyor. Biz İstanbul’u içine düştüğü bu çöküşten kurtarıp yeniden dinamizmine kavuşturmaya talibiz” açıklamasında bulundu.

Bunların şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullandıklarını belirten Erdoğan, “Hükümet olarak yaptığımız yatırımları ikbal edecek adımlar, büyükşehrin beceriksiz ve ufuksuz yönetimi tarafından yönetilmiyor. Çünkü şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullanıyorlar. Bavul bavul dolarlar, bavul bavul Eurolar Bütün bunlarla beraber seçime hazırlanıyorlar. Haftalardır vatandaş ortaya saçılan görüntüleri konuşuyor. CHP tarafında, büyükşehir yönetiminde bir Allah’ın kulu çıkıp da tutarlı, belgeli, maşeri vicdanı tatmin edecek bir açıklama yapmıyor, yapamıyor. Cep telefonuyla banka uygulamasına girip 30 saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden 6-7 kişinin saatlerce uğraştığını açıklamıyorlar. Demek ki ortada izahı mümkün olmayan ilişkiler, işler, ödemeler var. Ne diyelim, İstanbul’u bu hale düşürenler utansın” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-bu-hale-dusurenler-utansin/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Kentsel dönüşüm şart” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-sart/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-sart/#respond Sat, 30 Mar 2024 03:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25101 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Deprem bölgelerinde kentsel dönüşüm şart. Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar başımızın üstünde yer var diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş ona yardım etmem demiyorum, şu partiliye yardım ederim asla demiyorum. Herkese kapı açık” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Muğla’nın Fethiye ilçesinde ülke gündemini ve ilçeye kazandıracakları hizmetleri değerlendirdi. Fethiye’de Cumhur İttifakı MHP Fethiye Belediye Başkan Adayı Muhammet Kökten’in düzenlediği iftar ve körfez kirliliği inceleme gemileri karşılama programına katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Beşkaza Meydanı’nda halka seslendi. Öncelikli olarak Fethiye’nin deprem riskini hatırlatan Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümün gerekliliğini vurguladı. 6 Şubat’ta meydana gelen depremin yaralarının hızla sarıldığını ifade eden Özhaseki, 76 bin konutun teslim edildiğini söyledi. Fethiye ve Muğla’yı AK Parti Belediyeciliğiyle buluşturmak istediklerine değinen Özhaseki, şehrin sorunlarını hızlı bir şekilde çözmeye başlayacaklarını kaydetti.

“İktidarı gücünü arkasına alıp beldesine hizmet ediyorsa o şehirlerin önü açık”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yine bir seçim arifesindeyiz. Yerel seçimlerin en önemli tarafı, geleceğimizi insanları teslim ediyoruz. Bilim adamları diyorlar ki, ‘Şehirlerin geleceği oradaki yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır.’ Eğer seçtiğimiz yerel yönetici yani belediye başkanı dürüst birisiyse, çalışkan birisiyse, elinden ne geliyorsa onu yapıyorsa, iyi niyetle gayret ediyorsa sonra da tabi ki iktidar gücünü arkasına alıp şehrine, beldesine hizmet ediyorsa o şehirlerin önü açık. Değilse Allah korusun o beldeler geriye doğru gidiyor. Üzerinde yaşadığımız bu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinden birisi olarak geçiyor. Cennet gibi bir vatanımız var. Özellikle de bu coğrafya son dönem mazlumlarının sığınma coğrafyası. Son yüzyıl içerisinde Balkanlar’da daralan kardeşlerimiz bu coğrafyaya gelmişler. Kafkasya’da daralan, bunalan mazlum milletler gelmişler. Ülkemizin doğusunda, güneyinde ezilen, bunalan herkes bu coğrafyaya gelmiş. Kardeş olmuşuz, etle tırnak gibi olmuşuz. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanlarımız okunuyor, Allah’a hamdolsun gittikçe de güçleniyoruz. Dostlarımıza güven veriyoruz, düşmanlarımıza da tabi ki korku salıyoruz” şeklinde konuştu.

“Bizler büyük bir milletiz”

Konuşmasını sürdüren Bakan Özhaseki, “Bu güzel coğrafyanın bir iki tane de kusuru var. Her güzelin kusuru olurmuş ya, bizim de kusurumuz var. O da yerin altında depremsellik var. Şunu herkes bilsin ki; Türkiye bir deprem ülkesi. Son yüzyılda denizlerimizde ve karada meydana gelen 6 üzerindeki yıkıcı deprem sayısı 231. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. En son 6 Şubat depreminde bile tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon kardeşimiz zarar gördü, 680 bin konutumuz yıkıldı. 170 bin de işyeri yıkıldı. Maddi hasarı söylemeye gerek yok, 100 milyar doların üzerinde. Manevi acımızı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat edilmedi. Her yerde hala gözyaşı var. O bölgelerde bulunan bir kardeşiniz olarak, o günlerdeki acımızı Allah sizlerden razı olsun hep birlikte bir dayanışmaya dönüştürdük. Bütün bir millet olarak ayaktaydık. Kumbarasındaki parayı oraya gönderen çocuğumuzu mu dersiniz, hacını erteleyerek parasını yatıran büyüklerimizi mi dersiniz, Azerbaycan’dan eski arabaların üzerine battaniye doldurmuş ‘kardeşlerimize yardıma gidiyorum’ diyen Server Beşirli kardeşimizi mi dersiniz? Bizler büyük bir milletiz, böyle bir milletin ferdi olmak, üyesi olmak emin olun hepimiz için şeref olarak yeter” dedi.

“Deprem bölgesinde binlerce konut yaptırıyoruz”

Deprem bölgesindeki çalışmalardan bahseden Özhaseki, “Orada artık konutlarımızı da teslim etmeye başladık. Binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde de çelikten karkaslı evler yaptırıyoruz. 76 bin konutu dağıttık ve her ayda 10 bin, 15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Bizler deli gibi çalışıyoruz. Milletimizi seviyoruz, yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz. Ama biz bunu yaparken bir taraftan da zehirli dillerini sarkıtmadan geri kalmayan muhaliflerimiz var. Geçenlerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı çıkmış, “deprem karnesini açıklıyorum hükümetin” diyor. “Sıfır, sıfır, sıfır”. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki, “kime vermişler bu evleri? Nerede bu evler? Herhalde AK Partililere dağıtıyorlar, herhalde akrabalarına veriyorlar”. ya Allah size insaf versin. Eğer görmek istiyorsanız şantiyemizde gezdireceğim, hadi buyurun gelin. Hiç birisi gelmiyor ama geriden bu sözleri etmekten de geri durmuyorlar. Zamanında bundan bir evvelki dönemde yine aynı bakanlıktaydım, Hatay’a gittim, kentsel dönüşüm yapacağız. Örnek Aksaray Mahallesi, açıkça da ilan ediyorum. Bakın; o bölgede şimdiki CHP’liler, yandaş odaları davalar açtılar, Aksaray Mahallesi’nde bana kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Bir saate yakın ilan ettim orada izah etmeye çalıştım, vatandaşları ikna ettim ama mahkeme yoluyla önümüzü kesmeye çalıştılar. Deprem oldu, onların kentsel dönüşüm yaptırmadığı mahallede bir tek Allah’ın kulu bile yaşamıyor şimdi. Bunlarda vicdan var mı acaba? Bir gün olsun içleri sızlıyor mu acaba? Bir taraftan hem yapmıyorlar hem de yapanlara mani oluyorlar. Geçenlerde İzmir’deydim, deprem bölgesi değil mi? Hepimiz biliyoruz, evet. 25 senedir İzmir’deler, 25 tane binayı dönüştürdülerse söylesinler, bütün sözlerimi geri alacağım. Hayır, böyle bir niyetleri de yok. Ama bizler çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz, ne lazımsa onu yapıyoruz. 1994’te Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul’da, naçizane ben de İzmir’de aday oldum. İnsanların önüne çıktığımızda dedik ki, “hizmet edeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, mazeret üretmeyeceğiz, gece gündüz demeden deli gibi çalışacağız” dedik. ve sözümüzde durduk, çalışmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yapmak zor, ama biz yapma tarafındayız”

Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliğine vurgu yapan Özhaseki, “Bizler Cumhur İttifakıyız, özümüz bir, sözümüz bir. Ne dediğimiz çok belli. Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü en önemlisi. Bayrağımız mukaddes, ezanımız mukaddes. Bunlar üzerine oluşturulduğumuz bir ittifakımız var. Ama karşı tarafta, tarafları belirsiz bir grup var. Seçimden önce neler demediler ki? Hiç de birbirine benzemiyorlardı. Zaten bunların ne siyasi düşünceleri ne sosyal hayat bakışları ne iktisadi konulardaki düşünceleri aynı diye de ilan etmiştik. Ama bir tek motivasyon kaynakları vardı; Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun. Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli bir araya gelmesin, ne olursa olsun. Yıkım ekibi gibi, ne yapacaksınız onu söyleyin dedik o da yoktu. Hani diyor ya şair, “hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desen, iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Gel yeniden yapalım desen, önce bir Süleyman, sonra da Sinan gerek.” O yüzden yapmak zor, ama biz yapma tarafındayız, biz işin hizmet tarafındayız. Milletimi seviyoruz Allah’ın izniyle, tarihe karşı, medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz” dedi.

“Fethiye’yi hizmetlerle tanıştıralım”

Özhaseki, “Aydın Ayaydın hocam Muğla için bir şans. Cumhurbaşkanımız onu buraya özel olarak gönderdi. Onun yaptığı projeleri ben de biliyorum, elinden ne geliyorsa. 20 küsur yıldır belediye başkanlığı yapan, yıllarca bakanlık makamında bulunan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ömrü şehircilikle geçen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Fethiye’miz için, Muğla’mız için ne varsa Hoca’mın getirdiği bütün projelere ben de evet diyorum ve desteklemeye de devam edeceğim. Bizim işimiz hizmet, hizmetten başka bir şey düşünmüyoruz. Şimdi de gencecik bir Muhammet kardeşimizi seçtiniz. İnşallah Pazar günü akşamı da onun başkanlığını nasip olursa bu meydanda hep beraber kutlayacağız. ‘Körfez temizlenecek’ başımızın üstüne, ne demek? ‘Kentsel dönüşüm yapılacak’ zaten bizim işimiz o iş. Fakat şunu da söyleyeyim; lütfen yanlış anlamayın, ben bu bakanlıkta oturan birisi olarak A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. Deprem bölgelerinde kentsel dönüşüm şart. Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar başımızın üstünde yer var diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş ona yardım etmem demiyorum, şu partiliye yardım ederim asla demiyorum. Herkese kapı açık. Ama bir tane daha kapımı çalan Cumhuriyet Halk Partili olmadı, onu da bilin. Neden? Kentsel dönüşüm zor iş, vatandaşın hakkı verilecek, eziyet çekilecek. Ne yazık ki bu işe giren daha bir tane CHP’li görmedim. Biz burada kol kola gireriz. Allah’ın izniyle bütün hizmetleri de yaparız hiç şüpheniz olmasın. Fethiye’yi hizmetlerle tanıştıralım. Muğla’yı hizmetle tanıştıralım inşallah. AK Parti belediyeciliğinden onlar da istifade etsinler” diye konuştu. – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-sart/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Kentsel dönüşüm için herkese kapı açığız https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/#respond Sat, 30 Mar 2024 02:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25075 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşümün önemine dikkati çekerek “Bu Bakanlıkta oturan birisi olarak, A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. ‘Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar, başımızın üstünde yer var’ diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş, ona yardım etmem demiyorum. Herkese kapı açık.” dedi.

Bakan Özhaseki, Fethiye Körfezi’nde temizlik gemisi karşılama ve iftar programında yaptığı konuşmada, cennet gibi bir vatanda yaşadıklarını söyledi.

Bu coğrafyanın son dönemde mazlumlarının sığınma coğrafyası olduğuna işaret eden Özhaseki, son yüzyıl içerisinde Balkanlar’da, Kafkasya’da daralan, bunalan mazlum milletlerin bu coğrafyaya geldiğini ifade etti.

Özhaseki, Türkiye’nin doğusunda, güneyinde ezilen, bunalan herkesin bu coğrafyaya geldiğini ifade ederek “Kardeş olmuşuz, etle tırnak gibi olmuşuz. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanlarımız okunuyor. Allah’a hamdolsun gittikçe de güçleniyoruz. Dostlarımıza güven veriyoruz, düşmanlarımıza da korku sarıyoruz.” diye konuştu.

“Bu güzel coğrafyanın bir kusuru var, o da yerin altında… Depremsellik var.” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:

“Şunu herkes bilsin ki Türkiye, bir deprem ülkesi. Son yüzyılda, denizlerimizde ve karada meydana gelen 6 üzerindeki şiddette yıkıcı deprem sayısı 231, ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar, milyarlarca dolar. En son 6 Şubat (2023) depreminde bile 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon kardeşimiz zarar gördü, 680 bin konutumuz yıkıldı, 170 bin de iş yeri. Maddi hasarı söylemeye gerek yok. 100 milyar doların üzerinde. Manevi acımızı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı.”

Mehmet Özhaseki, her yerde hala gözyaşı olduğunu, o günlerdeki acının hep birlikte dayanışmaya döndürüldüğünü kaydetti.

Bütün millet olarak ayakta olunduğunu, çocukların bile kumbaralarındaki paralarını bozdurup deprem bölgesine gönderdiğini hatırlatan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Haccını erteleyerek hacı parasını yatıran ağabeylerimizi mi dersiniz. Azerbaycan’dan, eski Hacı Muratlar üzerine battaniyeleri doldurmuş, kardeşlerime yardıma gidiyorum diyen Server Beşirli kardeşimizi mi dersiniz? Bizler büyük bir milletiz. Böyle bir milletin ferdi olmak, üyesi olmak, emin olun hepimiz için şeref olarak yeter. Şimdi de çalışıyoruz. Binlerce konut yaptırıyoruz. Orada artık yavaş yavaş konutlarımızı teslim etmeye başladık. Binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde de çelikten karkaslı evler yaptırıyoruz. 76 bin konutu dağıttık ve her ayda 10-15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Bizler deli gibi çalışıyoruz. Milletimizi seviyoruz. Yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz ama biz bunu yaparken bir taraftan da zehirli dillerini sarkıtmaktan geride kalmayan muhaliflerimiz var.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, geçen günlerde “Deprem karnesini açıklıyorum hükümetin” dediğini hatırlatan Özhaseki, “Sıfır, sıfır, sıfır. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki ‘kime vermişler bu evleri? Nerede bu evler? Herhalde AKP’lilere dağıtıyorlar. Herhalde akrabalarına veriyorlar. Yahu, Allah size insaf versin. Eğer görmek istiyorsanız, 1000 şantiyemizi de gezdireceğim. Hadi buyurun gelin ama hiçbirisi gelmiyor ama geriden bu sözleri etmekten de geri durmuyorlar.” ifadelerini kullandı.

Zamanında bundan bir evvelki dönemde yine aynı Bakanlıkta olduğunu anımsatan Özhaseki, “Hatay’a gittim. Kentsel dönüşüm yapacağız. Aksaray Mahallesi. Açıkça da ilan ediyorum. O bölgede şimdiki CHP’liler, yandaş odaları, davalar açtılar ve Emek Aksaray Mahallesi’nde bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Bir saate yakın orada izah etmeye çalıştım, vatandaşları ikna ettim ama mahkeme yoluyla önümüzü kesmeye çalıştılar. Deprem oldu. Onların kentsel dönüşüm yaptırmadığı mahallede bir tek Allah’ın kulu bile yaşamıyor şimdi. Bunlarda vicdan var mı acaba? Bir gün olsun içiniz sızlıyor mu acaba? Bir taraftan hem yapmıyorlar hem de yapanlara mani oluyorlar.” dedi.

“Bizler çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz”

İzmir’de yakın zamanda yaşadığı bir olayı anlatan Bakan Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İzmir deprem bölgesi değil mi? Hepimiz biliyoruz. 25 yıldır İzmir’deler. 25 tane binayı dönüştürdülerse söylesinler bütün sözlerimi geriye alacağım. Hayır. Böyle bir niyetleri de yok ama bizler çalışıyoruz. Üzerimize düşeni yapıyoruz. Ne lazımsa onu yapıyoruz. 1994’de Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, naçizane ben de Kayseri’de aday oldum. İnsanların önüne çıktığımızda dedik ki biz hizmet edeceğiz. Kimseyi ayırmayacağız, mazeret üretmeyeceğiz, deli gibi çalışacağız. Gece gündüz demeden çalışacağız dedik. Sözümüzde, ahdimizde durduk. Çalışmaya da devam ediyoruz. Bizler Cumhur İttifakı’yız. Özümüz bir, sözümüz bir. Ne dediğimiz çok net belli. Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü en önemlisi. Bayrağımız mukaddes, ezanımız mukaddes. Bunlar üzerine oluşturduğumuz bir ittifakımız var. Seçimden önce neler demediler ki? Hiç de birbirine benzemiyorlardı. Zaten bunların ne siyasi düşünceleri ne sosyal hayata bakışları ne iktisadi konulardaki düşünceleri aynı değil diye de hep ilan etmiştik ama bir tek motivasyon kaynakları vardı. Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun. Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli bir araya gelmesin ne olursa olsun. Yıkım ekibi gibi. Ne yapacaksınız onu söyleyin. O da yoktu ama işin yapma tarafındayız. Bu ülkeye hizmet tarafındayız. Allah’ın izniyle milletimizi seviyoruz.”

“Aydın Ayaydın Hoca’m, Muğla için bir şans”

Tarihe ve medeniyete karşı sorumlulukları bulunduğuna olan inancını dile getiren Bakan Özhaseki, Aydın Ayaydın’ın Muğla için bir şans olduğunu söyledi.

Mehmet Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ayaydın’ı Muğla’ya özel olarak gönderdiğine işaret ederek “Onun yaptığı projeleri ben de biliyorum. Elimden ne geliyorsa ki 20 küsur belediye başkanlığı yapan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Yıllarca bakanlık makamında bulunan, ömrü şehircilikle geçen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Fethiye’miz için, Muğla’mız için ne varsa hocamın getirdiği bütün projeleri ben de evet diyorum, onu desteklemeye de devam edeceğim Allah’ın izniyle.” diye konuştu.

İnsanlara hizmet etmek istediklerini belirten Özhaseki, hizmetten başka bir şey düşünmediklerini dile getirdi.

Kapılarının herkese açık olduğunu vurgulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bu Bakanlıkta oturan birisi olarak, A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. ‘Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar, başımızın üstünde yer var’ diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş, ona yardım etmem demiyorum. Herkese kapı açık ama bir tane daha kapımı çalan CHP’li olmadı onu da bilin. Neden? Kentsel dönüşüm zor iş. O evler dönüşecek, vatandaşın hakkı verilecek, eziyet çekilecek. Ne yazık ki bu işe giren bir tane daha CHP’li görmedim. İnşallah Muğla’yı hizmetle tanıştıralım. AK Parti belediyeciliğinden onlarda istifade etsinler.” ifadelerini kullandı.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Kütahya’da yapılan çalışmaları değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25015 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde ülke gündemini ve yapılan çalışmaları değerlendirdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti’nin gerçek ve hizmet belediyeciliği yaptığını söyledi. 21 yıl büyükşehir belediye başkanlığı yaptığını söyleyen Bakan Özhaseki, “21 sene büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. Her seçimde çalışırım sonra vatandaşlarımızın önüne çıkarım, derim ki ‘ben bunları yapabildim emaneti buraya kadar taşıdım, yeniden izin verirseniz şunları da yapmak isterim’ hem şehirlilerim de tabii ki benim önümü açarlardı. 5 dönem üst üste seçilerek Kayseri’de büyükşehirde hizmet ettim. Allah’a hamdolsun bıraktığımız şehir ile devraldığımız şehir arasında dağlar kadar fark vardı. İlk devraldığımızda benden randevu isteyenler gelenler görüşmek isteyenler ya haciz memurlarıydı ya da alacaklılardı. İşçi maaşı ödenemiyordu. Kocaman Kayseri’de 3-5 park vardı, o da işgalliydi. Şehrin içerisinde kocaman cadde geçerdi, bir tarafta sağ mafya diğer tarafta sol mafya. Belediye ihaleleri sadece bunlardan sorulurdu. Böyle bir ortamda başladım. 50’den fazla mahalle gecekonduydu, hamdolsun çalıştık ne gece kondu kaldı ne de o mafya tipler kaldı ortada. Sonra kasası para dolu, şehre bakıldığında da Avrupai tarz bir şehir bıraktık. Gecekondusu kalmayan, nihayetinde modern tesislerle dolu 5 tane üniversitesi olan içinde ticareti canlı sanayisi canlı, kültürü, spor tesisleri olan bir şehir bıraktım. Bizler çalışırız, hizmet ederiz. Bir vesayet rejimi vardı onu da toprağa gömdük, bir daha çıkamayacaklar. Sizler seçip Ankara’ya gönderirdiniz, oradaki yılanlar çıyanlar onların başlarına çorap örmek için her numarayı yaparlardı. İrtibatsızlaştırırlar, idare edemiyorlar derler pat ihtilal yaparlardı. Bunların hepsini yaşadık, özgürlükler noktasını da biz geliştirdik. Hamdolsun yurt dışındaki Türk insanının dik duruşunu bizim sayın Cumhurbaşkanımız sağladı. Eskiden gidip de iki büklüm, 300-500 milyon dolar alacağız diye boynu bükük duran başbakanları da biz biliriz. Cumhurbaşkanımızla yurt dışına gidiyoruz, randevu istemek için neredeyse bütün devlet başkanları kuyrukta. Randevu veremedikleri Cumhurbaşkanımızın nereden geçeceğini öğreniyorlar karşısına çıkıp onunla konuşmak için fırsat arıyorlar. Bin bir türlü engele rağmen bunları yaptık. Hatırlayın geriye doğru Cumhuriyet mitingleri, Danıştay saldırıları, parti kapatma davaları, 367 garabeti, gezi olayları, hukuk darbesi. Sonra ellerine paçavraları bayrak diye alan PKK’lı köpekler, öz yönetim ilan ettik diye çukur eylemleri başlattılar. Bunların hiçbiri unutmadık. Bunca zorluğa rağmen çok güzel işler yaptık elhamdülillah. Türkiye zor bir coğrafyadır bu coğrafyada ayakta kalmanın bayrağı dalgalandırmanın, ezanın her okunmasının bir tek şartı var; o da güçlü olmak. Güçlü olmazsanız sizi yaşatmazlar. O yüzdendir ki bir taraftan o köpeklerle mücadele ediyoruz, bir taraftan da yatırım üzerine yatırım yapıyoruz. Çok şükür işlerimiz de iyiye gidiyor” dedi.

“4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz”

Ülkemizin, deprem ülkesi olduğunu tekrarlayarak Kahramanmaraş ve diğer depremzede illerdeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“İkinci bir sıkıntımız da deprem meselesi. Bu ülkenin bir kaderi, bir deprem ülkesi. Son 100 senede denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen şiddetli derecede deprem sayısı 231, her sene 2 veya 3 tane deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin, zarar milyarlarca dolar. Sonra 6 Şubat’ta 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. 680 bin evimiz ve 170 bin iş yerimiz yerle bir oldu. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Maddi hasar milyonlarca dolar zaten. Manevi zarar mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Çünkü her hanede bir göz yaşı var. Şimdi orada 300 binden fazla ev yapılıyor. Binden fazla şantiyemiz var. 110 bin kişilik ordu ile çalışıyoruz. 4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı da o. En iyisini yapın yapmışken. Bir kere yapalım sağlam yapalım. Eğer burada sizler de Ali bey kardeşimize destek verirseniz ben de söz veriyorum büyük projelerin yanında olacağım. Allah’ın izniyle burada bir meydan projesi var. Başkanımız Mustafa bey ile de konuştuk, emekleri çok. Allah razı olsun herkesten. Burada neler yapılması gerektiğini de konuştuk. Yerin altındaki otoparkı da pazar yerini de. Üstüne büyük bir meydan projesini de, ama maddiyat bizim Tavşanlı Belediyesi’nin çok çok üstünde. Peki ne lazım? Destek lazım. Bunu kim yapacak? Elbette ki Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları yapacak. Başka kim yapacak? Bugün çıkıp da yeni ortaya çıkanların yapacağı bir şey yok arkadaşlar. Allah’ın izniyle biz bu projeleri yaparız. Sanayi sitesindeki kentsel dönüşüm yaparız. Altyapıda bir eksik bırakmayız, ama elimizi güçlü kılmanız lazım. Şimdiye kadar gittiğim her yerde söylüyorum, kentsel dönüşüm esas. Türkiye’nin her yerinde yapılması lazım. Değerli arkadaşlar burada bizlere fırsat verirseniz biz bu işleri yaparız. Burada sizlerin iftihar edeceğiniz bir meydan çıkar. Çevremizdeki beldelerde ufak tefek altyapı eksikleri var, zaten iller Bankası da bize bağlı Allah’ın izniyle onu da çözeriz. Endişeniz olmasın. Allah sizlerden razı olsun. Ali bey kardeşimiz size teslim ediyorum, sizleri de Allah’a emanet ediyorum.”

Cumhuriyet meydanında gerçekleştirilen miting sonrası Bakan Özhaseki, partililerle hatıra fotoğrafı çekilerek ayrılırken, program çerçevesinde İstasyon caddesi ve şehir içerisinde diğer caddelerde ‘AK Yürüyüş’ gerçekleştirildi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/feed/ 0
Murat Kurum: “Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki; trafik çile olmaktan çıkacak sokakları güvenle dolacak” https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oyle-bir-istanbul-hayal-ediyoruz-ki-trafik-cile-olmaktan-cikacak-sokaklari-guvenle-dolacak/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oyle-bir-istanbul-hayal-ediyoruz-ki-trafik-cile-olmaktan-cikacak-sokaklari-guvenle-dolacak/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:51:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24857 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen Caferiler ile Sahur Sofrası programına katıldı. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul’da hayata geçireceği projeleri anlatan Kurum, “Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıkacak. Sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul” dedi. Caferilerin sorunlarının son 5 yılda görmezden gelindiğinin altını çizen Murat Kurum, “Caferi kardeşlerimizin hiçbir endişesi olmayacak. Sizlerle birlikte eyleme geçeceğiz. Ne eksiğimiz varsa, ne sorunumuz varsa masada oturacağız birlikte karar vereceğiz” diye konuştu. 31 Mart’taki yerel seçim için çağrıda bulunan Murat Kurum, “31 Mart’ta gelin, Gerçek Belediyecilikten yana olun. 31 Mart’ta gelin, İstanbul’un geleceğinden yana olun. 31 Mart’ta gelin, sağlam İstanbul’dan yana olun” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen Caferiler ile Sahur programına katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a Cumhur İttifakı Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, TBMM Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, Caferiler Derneği Başkanı Hasan Babur ve Türkiye Caferiler Lideri Selahattin Özgündüz eşlik etti. Burada bir konuşma yapan Murat Kurum, “Bundan yaklaşık 2 – 2 buçuk ay önce yine burada dostlarımızla, kardeşlerimizle bir araya gelmiştik ve o zaman da kardeşlerimizin taleplerini, bizden beklentilerini tek tek not aldık. Aslında tüm İstanbul’da, kıymetli milletvekillerimizle birlikte 22 yıldır da bu işleri çözmek için gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

“1 Nisan’dan itibaren vatandaşımızın talebini karşılayacağız”

İnanç özgürlüğüne sahip çıkacaklarının altını çizen Kurum, “İstanbul Türkiye’nin özeti. Anadolu’nun, Trakya’nın özetidir. Burası 72 milletten insanımızın barış ve huzur içerisinde yaşadığı kadim bir şehir. Farklı kültürleri, farklı renkleri bünyesinde barındıran aziz bir şehrimizdir. İstanbul’umuzun bu çeşitliliği aslında aynı zamanda kültürümüzü daha da zenginleştiriyor. Toplumumuzu daha bereketli, daha hoşgörülü hale getiriyor. Bu şehre baktığınızda hep söylüyoruz; bu şehir bize Sultan Fatih’in emanetidir. ve Fatih Sultan Mehmet şehri fethettiğinde herkesin inanç özgürlüğünü koruma altına almış, bunun teminatını da çıkardığı fermanlarla vermiştir. İşte bu anlayışın mirasçısı olarak diyoruz ki; inançlara saygı duymak, inanç özgürlüğüne sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu altındadır” dedi.

İstanbul’da kardeşlik ve barış hukukunu koruyacağını belirten Kurum, “Bizler de 1 Nisan’dan itibaren bu şehirde yaşayan her bir vatandaşımızın talebini, isteğini karşılayacağız. Bizim hizmet anlayışımız kimin nereli olduğuna ve neye nasıl inandığına göre değil, herkesin belediyecilik hizmetlerinden eşit ve adil yararlanması esasına göre olacak. Bütün ilçeleri, semtleri, mahalleleri caddeleri ve sokakları bir göreceğiz. Hiçbir yeri bir diğerinin üzerinde görmeyeceğiz. Herkes bizim biriciğimizdir, özümüzdür, canımızdır. ve herkesi kardeş olarak göreceğiz. Bu şehirde kardeşlik hukukunu ve barış iklimini daha fazla koruyacak ve daha da güçlendireceğiz” şeklinde konuştu.

“Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki; trafik çile olmaktan çıkacak sokakları güvenle dolacak”

İstanbul’un kendi halina terk edilemeyeceğini vurgulayan Kurum, “90 gündür sahadayız. Aşkla, şevkle, büyük bir heyecanla İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. Şimdi bu aşkla, bu şuurla İstanbul’umuzu ayağa kaldırmak için, İstanbul’un beş yıllık fetret devrini bitirmek için sahadayız. İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biz biliyoruz ki, ancak samimi hayaller muradına kavuşur. Şimdi bu kardeşinizin, Murat Kurum’un da bir hayali var. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Size söz veriyoruz; biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi haline terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür, bu söz sağlam adamların sözüdür, bu söz Murat Kurum sözüdür” diye konuştu.

“Aynı acılar bir daha yaşanmasın diye İstanbul’u depreme hazır hale getirmeliyiz”

Murat Kurum, 5 yıllık bakanlık döneminde kimseyi ötekileştirmeden milletin taleplerini yerine getirdiğini belirtti. İstanbul’da deprem acısının yaşanmaması için gece gündüz çalışacağını söyleyen Kurum, “Hayalimizi, ‘İstanbul Vizyonu’ projemizle paylaştık. İstiyoruz ki; İstanbul’da deprem çilesi olmasın. Biz bir deprem şehriyiz, deprem şehrinde depremle mücadele ederek vatandaşımızın canını, malı korunsun. Yaşadığımız şu son bir asırdaki depremlerde 153 bin canımızı kaybettik. Ben o acıları bizzat yaşamış bir kardeşinizim. Oraya gittiğimizde inanın o acıları, o feryatları duyduğumuzda artık her şeyin bittiği an oluyor. Hiçbir şeyin kıymeti yok, hiçbir şeyin önemi yok. Orada hatıralarınız, yakınlarınız kayboluyor. Hani kızınızı gelin edersiniz o evde bir hatıramız vardır değil mi, büyüdüğünüz, çocukluğunuzu yaşadığınız mahallede bir hatıramız vardır. Oradaki ağaç size bir şey anlatır, sokak sizin gençlik yıllarınızda arkadaşlarınızla vakit geçirdiğiniz sokaktır. Oğlumuzu askere göndeririz gururla ama o gün geldiğinde maalesef o hatıraların yok olduğu bir manzarayla karşılaşıyoruz. İstiyoruz ki; bu acılar bir daha yaşanmasın. Yaşanmaması adına da çalışıp çabalayıp İstanbul’u depreme hazır hale getirmemiz lazım. Burada yapılması gereken tek şey, depremle mücadele etmektir. Gerçekten bir milli güvenlik meselesidir, beka sorunudur. Bu sorunu halletmek için de çalışmak gerekir, çabalamak gerekir. Milletiyle el ele verip nasıl asrın felaketinde tüm kardeşlerimiz, 85 milyon depremzede illerimiz için mücadele ettiyse, aynı anlayışla İstanbul’u da ayağa kaldırmak için mücadele etmek durumundayız. Ben 5 yıllık bakanlık görevinde, 9 yıllık genel müdürlük görevimde bu anlayışla çalıştım. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi ayrıştırmadan milletimizin bizden beklentisi neyse o beklentiyi gerçekleştirebilmek için gece gündüz mücadele ettim. Buradaki liyakatli kadrolarla yaptık” ifadelerini kullandı.

“Asrın felaketini yaşayan kardeşlerimizin evleri 1 yıl sonra teslim edilmeye başlandı”

11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinde yaşadıklarını anlatan Murat Kurum, vatandaşa verdiği sözleri tuttuğunun altını çizdi. Muhalefetin, ‘yapamazsınız, bitiremezsiniz’ dediğini hatırlatan Kurum, “Göreve başladıktan 6 ay sonra Elazığ’da, Malatya’da depremde biz sokakta vatandaşımızla birlikteydik. Birileri o günlerde kayağa gittiğinde, biz Elazığ’ın, Malatya’nın konutlarını yapıyorduk. Ardından Kastamonu’da, Bartın’da, Rize’de seller oldu ve biz yine oradaydık. Milletimize bir söz verdik, hamdolsun o sözü tuttuk, gerçekleştirdik. En son asrın felaketinde de 6 Şubat’ta çok acı bir güne uyandık. 11 ilde hep beraber üzüldüğümüz, hep beraber ağladığımız ama o az önce anlattığım hayatın yeni resmini çizerek bir taraftan da mücadele verdik. Birileri o zaman ağız dolusu vaatler verdiler, ‘bu işleri yapamazsınız, bitiremezsiniz’ dediler ama biz milletimizle el ele verdik. 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Bir yıl geçti, oradaki afetzede kardeşlerimiz yeni evlerine kavuştu. Huzurla, güvenle şimdi yeni evlerinde yaşıyorlar. Çaresizlik kadar zor bir durum yok. O yüzden biz geleceğimizi hep birlikte çizmek zorundayız, mücadele edeceğiz. Üstümüze düşen vazifeyi yapacağız, takdir Rabbimizindir. Bekleyip duramayız, burada mücadeleyi 31 Mart’ta sandığa gittiğimizde birlikte vereceğiz. Sandığa gittiğimizde İstanbul’da deprem çilesi bitsin mi, trafikte yaşadığımız o sorun artık İstanbul’un gündeminden tamamen kalksın mı, bunun kararını vereceğiz. Burada mesele İstanbul, mesele İstanbul’un geleceği. Biz istiyoruz ki; İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimiz huzur içerisinde, güven içerisinde yaşasın. Bu şehir hepimizin, paylaşılmayacak hiçbir şeyimiz yok. Her şeyi paylaşırız yeter ki o samimiyeti, o içtenliği hep birlikte gösterin. Be İstanbul’umuzu, ne de 81 ilimizi asla ve asla kendi haline terk etmedik. Milletimizin her anında hep yanında olduk ve milletimize bir söz verdik. Dedik ki; ‘Gazi Mustafa Kemal’in hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine ülkemizi çıkarmak için gece gündüz çalışacağız.’ 22 yıldır da bu sözleri tutmak için çalışıp, çabalıyoruz. Bu söz, açık söylüyorum 81 ile gitmiş, 550’yi aşkın ziyaret gerçekleştirmiş ve her afette milletin yanında olmuş bir kardeşinizin sözü. Millete söz vermiş; ‘bir yıl içerisinde sağlam, güvenlikli konutlarınızı yapacağız’ deyip o konutları teslim etmiş, 5 yıllık süreçte 365 bin sosyal konutu başlatmış, İstanbul’da 173 bin kentsel dönüşüm projesini 39 ilçede vatandaşlarımızın rızası çerçevesinde yürütmüş bir kardeşinizin sözü. 81 ile hizmeti olan, eseri olan bir kardeşiniz olarak ifade ediyorum ve o yüzden bugün İstanbul’a bir söz veriyorum; bu söz Murat Kurum sözü, bu söz eser adamlarının sözü, bu söz sağlam adamların sözü” dedi.

“Verilen vaatler bile hatırlanmıyor, verilen sözlerin unutulduğu bir İstanbul sürecini yaşıyoruz”

İstanbul’un hakkının İstanbul’a verilmesi gerektiğini, vurgulayan Kurum, “Biz hep sözlerimizi tutarak, eserlerimizle milletimizin karşısına çıktık. Bundan sonraki süreçte de biz hiçbir zaman algının, polemiklerin içerisinde olmayacağız. Dedikoduların tarafında olmayacağız. Hep iş yapan, eser yapan tarafta olacağız. Bugün buraya gelip sizlere bir söz veriyorsak, o sözü tutmak için gece gündüz sokakta olacağız, milletimizin yanında olacağız. Biz böyle çalıştık ve 1 Nisan’dan sonra da bu kardeşiniz bu anlayışla çalışacak. Herkesi kucaklayan, herkese o samimiyeti, sevgiyi gösteren, söz verip o sözleri unutmayan, sözleri gerçekleştirmek için tüm arkadaşlarıyla çalışan anlayışta olacak. Her gün şunu duyacaksınız; ‘acaba Murat Kurum ve arkadaşları bugün nerenin temelini atıyorlar?’, ‘Murat Kurum ve arkadaşları bugün nerenin açılışını yapıyorlar.’ 5 yıllık fetret dönemini sizlerle birlikte bitireceğiz. Bugün verilen vaatler bile hatırlanmıyor, verilen sözlerin unutulduğu bir İstanbul sürecini yaşıyoruz. İstanbul sevgi bekler, şefkat bekler, ilgi bekler, alaka bekler. İstanbul hiç kimsenin bir rant aracı olamaz, İstanbul bir basamak olarak görülemez, İstanbul’un kaynakları Cumhuriyet Halk Partili Belediye’nin yaptığı gibi, kendi geleceğiniz için harcanmaz. İstanbul’un hakkını İstanbul’a vereceksiniz, İstanbullulara vereceksiniz. 5 yıllık süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi buradaki meydanı yapsaydı kötü mü olurdu? Biz bugün derdik ki; ‘geldik hakikaten adamlar çalışmış, yapmışlar.’ Halbuki bugün burada neyi konuşuyoruz; Aziz Yeniay Başkan’ım zamanında başlatılan camimizin, külliyemizin inşaatının niye yarım kaldığını konuşuyoruz. Ne zaman başlamış temeli; 2009’da. Burada Büyükşehir Belediyesi’nin desteği olsa, çok daha güzel bir şekilde bu ihtiyaçlarımızı gidersek, ibadetlerimizi yapsak kötü mü olacak?” dedi.

Murat Kurum, 2019’da verdiği vaatleri unutan mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi. Kurum, “Hani her şey güzel olacaktı? Hani herkes mutlu olacaktı, huzurlu olacaktı? Nerede bu sözler, hepsi unutuldu. Bugünü unutmayın, ben buraya geldim ve hocam diyor ki; avlunun yapılması lazım. Hocam diyor ki; bizim gençlerimizin, çocuklarımızın spor tesisinde huzurla vakit geçirmesi lazım. Ben de diyorum ki; ‘ben Murat Kurum’sam, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına oturduğumda burada Caferi kardeşlerimizin hiçbir endişesi olmayacak. Sizlerle birlikte eyleme geçeceğiz. Ne eksiğimiz varsa, ne sorunumuz varsa masada oturacağız birlikte karar vereceğiz. Birlikte o icraatlarımızı yapacağız. Bizim çalışma anlayışımız bu. Ki; bir önceki ziyaretimizde de aynı anlayışla buraya geldik. Bundan sonra da 1 Nisan sabahı biz bu anlayıştan hiç ama hiç uzaklaşacağız. Mesele Murat Kurum meselesi değil, mesele evlatlarımızın, çocuklarımızın gelecek meselesi. Bu ülkenin huzuru, bu ülkenin güvenliği, bu şehirde yaşayan her bir insanımızın geleceğe güvenle bakması. Biz bunun için çalışıyoruz, çabalıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Sel olduğunda ne ilçe Belediyesi vardı ne de Büyükşehir Belediyesi”

Küçükçekmecelilerin selde mevcut İBB yönetimi tarafından yalnız bırakıldığını söyleyen Murat Kurum, “31 Mart geldiğinde, bir tarafta 5 yıllık süreçte İstanbul’a unutanlar olacak, diğer tarafta 5 yıllık süreçte 81 ile gitmiş ve hizmet yapmış bu kardeşiniz olacak. Bir tarafta 230 km metro sözü verip 17,88 km metro yapanlar, bir tarafta da İstanbul’un trafik çilesini bitirecek bu kardeşiniz olacak. Bir tarafta İstanbul’un kaynaklarını israf edenler olacak, diğer tarafta İstanbul’un kaynakları ‘yetimin hakkıdır’ diyerek kendi malı gibi koruyacak, kollayacak olan bu kardeşiniz olacak. Küçükçekmece’nin hali ortada, 5 yıllık süreçte maalesef bizim bıraktığımız dönemden geriye gitmiş. Halbuki ne uğraşlar verdik. Ben burada yaşadım, burada çalıştım. Birçok sokakta emeğim var, alın terim var. Okullar yaptım, hastaneler yaptık, konutlar yaptım, parklar yaptım. Üstüne sen de bir şey koy. Sel olduğunda buraya geldim, milletvekili vatandaşlarımızın ne ihtiyacı var diye geldim, baktım ne ilçe Belediyesi var, ne de Büyükşehir Belediyesi var. Sen selde gelmeyeceksin, karda balıkçıda büyükelçiyle yemek yiyeceksin, vatandaşın zor gününde tatilde olacaksın, sen ne zaman Belediye Başkanlığı yapacaksın. Böyle bir anlayışla İstanbul yönetilebilir mi? Böylesi aziz bir şehre hizmet edilebilir mi?” ifadelerini kullandı.

“31 Mart’ta gelin, sağlam İstanbul’dan yana olun”

İstanbullu seçmene, ‘şehrine oy ver ki; hizmet bulsun’ diyerek seslenen Kurum, “Buradan İstanbul’umuzun güzel insanlarına sesleniyorum. 31 Mart’ta gelin, Gerçek Belediyecilikten yana olun. 31 Mart’ta gelin, İstanbul’un geleceğinden yana olun. 31 Mart’ta gelin, sağlam İstanbul’dan yana olun. Her oy bir tohumdur. Hizmet görürse yeşerir, emek verilirse fidan olur, karşılık bulursa orman olur. Haydi İstanbul şehrine oy ver. Şehrine oy ver ki, İstanbul; hizmet bulsun, huzur bulsun, mutluluk bulsun. Sen yaparsın, sen cesursun. Çünkü sen İstanbul’sun. İstanbul’un geleceğine sahip çıkalım. Belediye başkanına ulaşamama, hizmetleri alamama veya bu hizmetleri alamadığından dolayı hiçbir Caferi kardeşimizin boynu öne edilmeyecek. Hep birlikte kazanacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oyle-bir-istanbul-hayal-ediyoruz-ki-trafik-cile-olmaktan-cikacak-sokaklari-guvenle-dolacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan finali Kocaeli’de yaptı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-finali-kocaelide-yapti/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-finali-kocaelide-yapti/#respond Fri, 29 Mar 2024 02:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24648 Cumhurbaşkanı Erdoğan finali Kocaeli’de yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

“Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır. Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir”

“‘Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyorlar”

KOCAELİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kocaeli mitinginde vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Uğruna bedel ödediğimiz bu kazanımların elimizden kayıp gitmesine izin veremeyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır. Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir.

Kocaeli sahilde bulunan miting alanında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlemek için yaklaşık 85 bir kişi alanı doldurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Tahir Büyükakın, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Kocaeli ilçe Belediye Başkan adayları, MHP Kocaeli İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş, Büyük Birlik Partisi Kocaeli Bölge Koordinatörü Metehan Küpçü’de alanda hazır bulundu.

Alanda kendisini dinleyenlere konuşan Erdoğan, “Burada 31 Mart gecesi kazanılacak zaferin müjdesini görüyorum. İnanıyorum ki Kocaeli, bir kez daha ‘Eser ve hizmet’ diyecek. Büyükşehirde ve ilçelerde bir yol kazasına mahal vermeyeceğinize inanıyorum. Yatırım ve kalkınma hamlelerimizi kesintiye uğratmadan sürdüreceğiz. İşte bizi asla yalnız bırakmayan vefa abidesi Kocaeli bu. Rabbim sizlerden razı olsun. Tabii içeri girerken emniyete dedim ki, ‘Sorun bakalım şu anda meydanda katılım ne kadar?’ Hadi ben söyleyeyim. 85 bin. İyi değil mi? Şuraya bak. CHP nereden bilsin? Hiç seçim kazanmamış ki… Biliyorsunuz artık 2 gün kaldı. Hayatta pek çok şeyin telafisi olur ama sandığın telafisi olmaz. Pazar günü hep birlikte, sabah erkenden sandıklara koşacağız. Tercihimizi bize hizmet edecek, verdiği sözleri unutmayacak, göreve geldiğinde vaatlerinin arkasında duracak isimlerden yana kullanacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakına kaybettirerek, CHP’ye kazandırmak için mesai harcayanlara karşı yakınlarımıza uyaracağız” diye konuştu.

“Son il mitingimizi burada yapıyoruz”

Efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini ifade eden Erdoğan, “Kocaeli halkının en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum. 2 ay önce başladığımız mahalli idareler seçim maratonumuzda doğudan batıya, kuzeyden güneye 52 farklı şehrimize gittim. Son il mitingimizi burada yapıyoruz, final. Bu 2 aylık dönemde Diyarbakır’dan Trabzon’a, Hatay’dan Samsun’a, Muğla’dan Çorum’a kadar ülkemizin dört bir ucundaki vatandaşlarımızla kucaklaştık, gençlerimizle selamlaştık, yaşlılarımızın hayır duasını aldık. Hanım kardeşlerimizle hasbihal ettik, üreticilerimizle bir araya geldik. Emeklilerin, emekçilerimizin sesine kulak verdik. Yeni yuvasına kavuşan depremzedelerimizin sevincini paylaştık. Hiçbir ayrım yapmadan, milletimizin tamamıyla dertleştik, hasret giderdik. Gittiğimiz yerlerde gördüğümüz manzara şudur; bizler tüm farklılıklarımızla, 85 milyonu burada gördüğünüz gibi büyük bir aileyiz. Görüş farklılıklarımıza rağmen hepimiz kardeşiz. Biriz, beraberiz” şeklinde konuştu.

“Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir”

“Kardeşliğimize ne kadar sıkı yapışırsak, sorunların üstesinden o derece rahat geliriz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin en büyük gücü, vatandaşlarının birliği, beraberliği ve sarsılmaz bağıdır. Bu bağı hem korumamız, hem de perçinlememiz gerekiyor. Seçim döneminde yükselen siyasi tansiyonu, farklı yerlere yönlendirmek isteyen odaklara karşı dikkatli olmalıyız. Türkiye olgun bir demokrasiye sahiptir. Seçim sistemimiz dünyaya örnek olacak seviyededir. Uğruna bedel ödediğimiz bu kazanımların elimizden kayıp gitmesine izin veremeyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır. Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir. Sandığın itibarın korunmasında siyasetçisi, kamu görevlisi ve seçmeniyle hepimize sorumluluklar düşüyor. Hem sandığa gidip oy kullanarak, hem de oyumuza sahip çıkarak demokrasimize karşı mesuliyetimizi yerine getireceğiz. Bu konuda adaylarla birlikte tüm vatandaşlarımın gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Kazanımlarımızın hiçbiri bize altın tepside sunulmadı”

Türkiye olarak bugünlere, büyük mücadeleler neticesinde ulaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kazanımlarımızın hiçbiri bize altın tepside sunulmadı. Demokraside, ekonomide, hak ve özgürlüklerde sahip olduğumuz hiçbir imkan bize lütuf olarak verilmedi. Son 21 yılda milletçe pek çok kez kazandık. Nice zorlukla karşılaştık. Nice sabotaja maruz kaldık. Bir başka ülkenin milletin başına gelse bir daha yeniden ayağa kakamayacağı büyü felaketler yaşadık. Son olarak 6 Şubat’ta bir gecede 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz, 104 milyar dolarlık hasara yol açan asrın felaketi depremle imtihan olduk. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Tüm bu badirelerin üzerinden alnımızın akıyla çıkmayı başardık. Geçtiğimiz 21 yıl boyunca darbecileri püskürttük, terör örgütlerine tarihlerinin en ağır bedellerini indirdik, çevresindeki savaşlara rağmen Türkiye’yi bölgesinin istikrar ve güven adası haline dönüştürdük. Depremin üzerinden 1 sene geçmeden şehirlerimizi ayağa kaldıracak çalışmaları tamamlamaya başladık. Şimdiye kadar 80 bine yakın konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine çıkaracağız. Deprem bölgesinin imarı yanında, Marmara’dan başlayarak riskli yerleşim yerlerini de depreme hazırlıklı haline getireceğiz. Bu bizim İstanbul ve Kocaeli’nin de içinde yer aldığı Marmara Bölgesine karşı öncelikli görevimizdir. TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar attığımız adımların hayat kurtardığını 6 Şubat depreminde bir kez daha gördük. Yıkılan yapıların yüzde 90’dan fazlası 1999 öncesi inşa edilenlerdi. Burada şu gerçeği tüm samimiyetimle ifade etmek isterim; tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, hangi siyasi partiye gönül verirsek verelim, deprem meselesini beka sorunu olarak görmek zorundayız. Bunu sadece kendimiz için değil, gözümüzden sakındığımız evlatlarımız için yapmalıyız. Önümüzdeki 5 yıl boyunca gündemimizin ilk sırasında depreme hazırlık başlığı olması bizim açımızdan hayati önemdedir. Biz tüm planlarımızı bu gerçeklerin ışığında yapıyoruz. Seçim sürecinin neticelendirilmesiyle kentsel dönüşüm projelerine hız vereceğiz. Bilim insanlarının uyardığı deprem, kapımızı aniden çalmadan mümkün olan en üst seviyede hazırlıklarımızı tamamlayacağız” dedi.

“Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyorlar”

Hiçbir zaman tribünlere oynayanlardan olmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kısa vadeli kazanımlar uğruna, milletimize ve devletimize bedel ödetecek adımlar atmadık. Türkiye’nin bugünüyle birlikte, geleceğini de kurtarmaya inşa etmeye çalıştık. Hep ileriye baktık. Gözümüzü ufuktan hiçbir zaman ayırmadık. Bundan 15-20 yıl önce savunma sanayinde projelerimizi başlatırken bizi hayalperestlikle suçlayanlar, bugün başarımızı gıptayla takip ediyor. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki sondaj faaliyetlerine ‘israf’ diyenler, tarihimizin en büyük keşfi karşısında mahcubiyet yaşıyorlar. ‘Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyorlar. Yerli ve milli markamız TOGG’dan, 5. nesil savaş uçağımız KAAN’a, şehir hastanelerinden köprülere, yollara tren hatlarına, havalimanlarına kadar, her konuda aynı durumla karşılaşıyoruz. Geriye baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz; şayet Türkiye son 20 yıldır muhalefetin takoz siyasetine teslim olsaydı bugün bunların hiçbiri olmaz, ülkemiz yerinde saymaya devam ederdi. Ne savunma sanayisinde yerli ve milli üretimin payı yüzde 80’e çıkardı, ne ihracatta 256 milyar doları yakalayabilirdik. Ne turizmde 54,5 milyar dolarla rekor kırabilirdik, ne istihdamı artırabilir, ne de milli gelirimizi 1,1 trilyon doların üzerine taşıyabilirdik. Bunların ve daha saymaya kalksak saatler sürecek hamlelerimizin hiçbirini gerçekleştiremezdik. Biz ne yaptıysak CHP’nin sabotaj siyasetine rağmen yaptık. Neyi başardıysak bu zihniyetin çelmelerine rağmen başardık. Engelleri tek tek aşarak, zincirleri parçalayarak, zorlukları göğüsleyerek Allah’a hamd olsun bugünlere geldik” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-finali-kocaelide-yapti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Deprem bölgesinin imarı yanında riskli yerleşim yerlerini de depreme hazırlıklı hale getireceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-deprem-bolgesinin-imari-yaninda-riskli-yerlesim-yerlerini-de-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-deprem-bolgesinin-imari-yaninda-riskli-yerlesim-yerlerini-de-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 02:09:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24643 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Deprem bölgesinin imarı yanında Marmara’dan başlayarak, riskli yerleşim yerlerimizi de depreme hazırlıklı hale getireceğiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Kocaeli Kongre Merkezi Miting Alanı’nda düzenlediği mitingde, geçen 21 yıl boyunca vesayeti gerilettiklerini, darbecileri püskürttüklerini, terör örgütlerine tarihlerinin en ağır bedellerini indirdiklerini vurguladı.

Çevresindeki savaşlara rağmen Türkiye’yi bölgesinin istikrar ve güven adası haline dönüştürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin üzerinden henüz 1 sene geçmeden şehirleri ayağa kaldıracak çalışmaları tamamlamaya başladıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar 80 bine yakın konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine çıkaracağız. Deprem bölgesinin imarı yanında Marmara’dan başlayarak, riskli yerleşim yerlerimizi de depreme hazırlıklı hale getireceğiz. Bu, bizim İstanbul ve Kocaeli’nin de içinde yer aldığı Marmara Bölgesi’ne karşılık öncelikli görevimizdir. TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar attığımız adımların hayat kurtardığını 6 Şubat depremlerinde bir kez daha gördük. Yıkılan yapıların yüzde 90’dan fazlası 1999 öncesi inşa edilenlerdi. Burada şu gerçeği tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, hangi siyasi partiye gönül verirsek verelim, deprem meselesini beka sorunu olarak görmek zorundayız. Bunu sadece kendimiz için değil, gözümüzden sakındığımız evlatlarımız için, ülkemizi emanet edeceğimiz gelecek nesiller için yapmalıyız. Önümüzdeki 5 yıl boyunca gündemimizin ilk sırasında depreme hazırlık başlığı olması bizim açımızdan hayati önemdedir.”

Seferberlik anlayışıyla hükümet, yerel yönetimler el ele vererek süreci işbirliği içinde yürütmek gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm planları gerçeklerin ışığında yaptıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim sürecinin neticelenmesiyle kentsel dönüşüm projelerine hız vereceğiz. Bilim insanlarının uyardığı deprem kapımızı aniden çalmadan mümkün olan en üst seviyede hazırlıklarımızı tamamlayacağız. Siyasi parti gözetmeksizin milletimizin de bu mücadelemizde bizi yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.” dedi.

Hiçbir zaman tribünlere oynayanlardan olmadıklarını, kısa vadeli kazanımlar uğruna millete ve devlete bedel ödetecek adımlara tevessül etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünüyle birlikte geleceğini de kurtarmaya, inşa ve mamur etmeye çalıştıklarına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep ileriye baktıklarını, gözlerini ufuktan hiçbir zaman ayırmadıklarını belirterek, “Bundan 15-20 yıl önce savunma sanayiinde projelerimizi başlatırken bizi hayalperestlikle suçlayanlar, bugün başarılarımızı gıpta ile takip ediyor. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki sondaj faaliyetlerimize israf diyenler, tarihimizin en büyük keşfi karşısında mahcubiyet yaşıyor. ‘Her seçim öncesi petrol buluyorlar.’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyor. Yerli ve milli markamız Togg’dan beşinci nesil savaş uçağımız KAAN’a, şehir hastanelerinden köprülere, yollara, tren hatlarına, havalimanlarına kadar her konuda aynı durumla karşılaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Ne yaptıysak CHP’nin sabotaj siyasetine rağmen yaptık”

Son 21 yılda muhalefetin takoz siyasetine teslim olunsa, Türkiye’nin yerinde saymaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payının yüzde 80’e çıkacağını ne de ihracatta 256 milyar doların yakalanabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde, 54,5 milyar dolarla rekor kırıldığını, istihdamın arttığını, milli gelirin 1,1 trilyon doların üstüne taşındığını anımsatarak, “Bunların ve daha burada saymaya kalksak saatler sürecek diğer atılımlarımızın hiçbirini gerçekleştiremezdik. Şunu açık açık söylemek durumundayım. Biz ne yaptıysak CHP’nin sabotaj siyasetine rağmen yaptık. Neyi başardıysak bu zihniyetin çelmelerine rağmen başardık. Engelleri tek tek aşarak, zincirleri parçalayarak, zorlukları göğüsleyerek, saldırıları püskürterek Allah’a hamdolsun bugünlere kadar geldik.” dedi.

Son 21 yılda Kocaeli’ne 305 milyar liraya yakın yatırım yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 12 bin 941 adet yeni derslik inşa ettiklerini, Gebze Teknik Üniversitesi’ni faaliyete geçirdiklerini söyledi.

Gençlik ve sporda 18 bin 538 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 57 spor tesisi inşa ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 33 bin kişilik Kocaeli Stadyumu, bin 328 kişilik Kartepe Öğrenci Yurdu ve 192 yatak kapasiteli İzmit Sporcu Kamp Eğitim Merkezi’ne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kocaeli’ndeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 5,75 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, bin 220 yataklı Kocaeli Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 3 bin 71 yataklı 22 hastane dahil 93 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Halen 200 yataklı Çayırova ve 250 yataklı Gölcük devlet hastaneleri ile 9 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. TOKİ kanalıyla 12 bin 506 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik.” diye konuştu.

7 bin 230 konutun yapımına devam ettiklerini, kentsel dönüşümde 42 bin 334 adet konut ve ticaret alanını dönüştürdüklerini, 3 bin 545 adet bağımsız bölümün dönüşüm sürecinin devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ndeki 14 Millet Bahçesi projesinden 9’unu tamamlayıp hizmete sunduklarını, 4’ünün yapımının, 1’inin de projelendirme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-deprem-bolgesinin-imari-yaninda-riskli-yerlesim-yerlerini-de-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kocaeli Mitinginde Vatandaşlara Seslendi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaeli-mitinginde-vatandaslara-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaeli-mitinginde-vatandaslara-seslendi/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24608 KOCAELİ (İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kocaeli mitinginde vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Uğruna bedel ödediğimiz bu kazanımların elimizden kayıp gitmesine izin veremeyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır. Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir.

Kocaeli sahilde bulunan miting alanında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlemek için yaklaşık 85 bir kişi alanı doldurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Tahir Büyükakın, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Kocaeli ilçe Belediye Başkan adayları, MHP Kocaeli İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş, Büyük Birlik Partisi Kocaeli Bölge Koordinatörü Metehan Küpçü’de alanda hazır bulundu.

Alanda kendisini dinleyenlere konuşan Erdoğan, “Burada 31 Mart gecesi kazanılacak zaferin müjdesini görüyorum. İnanıyorum ki Kocaeli, bir kez daha ‘Eser ve hizmet’ diyecek. Büyükşehirde ve ilçelerde bir yol kazasına mahal vermeyeceğinize inanıyorum. Yatırım ve kalkınma hamlelerimizi kesintiye uğratmadan sürdüreceğiz. İşte bizi asla yalnız bırakmayan vefa abidesi Kocaeli bu. Rabbim sizlerden razı olsun. Tabii içeri girerken emniyete dedim ki, ‘Sorun bakalım şu anda meydanda katılım ne kadar?’ Hadi ben söyleyeyim. 85 bin. İyi değil mi? Şuraya bak. CHP nereden bilsin? Hiç seçim kazanmamış ki… Biliyorsunuz artık 2 gün kaldı. Hayatta pek çok şeyin telafisi olur ama sandığın telafisi olmaz. Pazar günü hep birlikte, sabah erkenden sandıklara koşacağız. Tercihimizi bize hizmet edecek, verdiği sözleri unutmayacak, göreve geldiğinde vaatlerinin arkasında duracak isimlerden yana kullanacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakına kaybettirerek, CHP’ye kazandırmak için mesai harcayanlara karşı yakınlarımıza uyaracağız” diye konuştu.

“Son il mitingimizi burada yapıyoruz”

Efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini ifade eden Erdoğan, “Kocaeli halkının en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum. 2 ay önce başladığımız mahalli idareler seçim maratonumuzda doğudan batıya, kuzeyden güneye 52 farklı şehrimize gittim. Son il mitingimizi burada yapıyoruz, final. Bu 2 aylık dönemde Diyarbakır’dan Trabzon’a, Hatay’dan Samsun’a, Muğla’dan Çorum’a kadar ülkemizin dört bir ucundaki vatandaşlarımızla kucaklaştık, gençlerimizle selamlaştık, yaşlılarımızın hayır duasını aldık. Hanım kardeşlerimizle hasbihal ettik, üreticilerimizle bir araya geldik. Emeklilerin, emekçilerimizin sesine kulak verdik. Yeni yuvasına kavuşan depremzedelerimizin sevincini paylaştık. Hiçbir ayrım yapmadan, milletimizin tamamıyla dertleştik, hasret giderdik. Gittiğimiz yerlerde gördüğümüz manzara şudur; bizler tüm farklılıklarımızla, 85 milyonu burada gördüğünüz gibi büyük bir aileyiz. Görüş farklılıklarımıza rağmen hepimiz kardeşiz. Biriz, beraberiz” şeklinde konuştu.

“Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir”

“Kardeşliğimize ne kadar sıkı yapışırsak, sorunların üstesinden o derece rahat geliriz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin en büyük gücü, vatandaşlarının birliği, beraberliği ve sarsılmaz bağıdır. Bu bağı hem korumamız, hem de perçinlememiz gerekiyor. Seçim döneminde yükselen siyasi tansiyonu, farklı yerlere yönlendirmek isteyen odaklara karşı dikkatli olmalıyız. Türkiye olgun bir demokrasiye sahiptir. Seçim sistemimiz dünyaya örnek olacak seviyededir. Uğruna bedel ödediğimiz bu kazanımların elimizden kayıp gitmesine izin veremeyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır. Sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir. Sandığın itibarın korunmasında siyasetçisi, kamu görevlisi ve seçmeniyle hepimize sorumluluklar düşüyor. Hem sandığa gidip oy kullanarak, hem de oyumuza sahip çıkarak demokrasimize karşı mesuliyetimizi yerine getireceğiz. Bu konuda adaylarla birlikte tüm vatandaşlarımın gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Kazanımlarımızın hiçbiri bize altın tepside sunulmadı”

Türkiye olarak bugünlere, büyük mücadeleler neticesinde ulaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kazanımlarımızın hiçbiri bize altın tepside sunulmadı. Demokraside, ekonomide, hak ve özgürlüklerde sahip olduğumuz hiçbir imkan bize lütuf olarak verilmedi. Son 21 yılda milletçe pek çok kez kazandık. Nice zorlukla karşılaştık. Nice sabotaja maruz kaldık. Bir başka ülkenin milletin başına gelse bir daha yeniden ayağa kakamayacağı büyü felaketler yaşadık. Son olarak 6 Şubat’ta bir gecede 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz, 104 milyar dolarlık hasara yol açan asrın felaketi depremle imtihan olduk. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Tüm bu badirelerin üzerinden alnımızın akıyla çıkmayı başardık. Geçtiğimiz 21 yıl boyunca darbecileri püskürttük, terör örgütlerine tarihlerinin en ağır bedellerini indirdik, çevresindeki savaşlara rağmen Türkiye’yi bölgesinin istikrar ve güven adası haline dönüştürdük. Depremin üzerinden 1 sene geçmeden şehirlerimizi ayağa kaldıracak çalışmaları tamamlamaya başladık. Şimdiye kadar 80 bine yakın konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine çıkaracağız. Deprem bölgesinin imarı yanında, Marmara’dan başlayarak riskli yerleşim yerlerini de depreme hazırlıklı haline getireceğiz. Bu bizim İstanbul ve Kocaeli’nin de içinde yer aldığı Marmara Bölgesine karşı öncelikli görevimizdir. TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar attığımız adımların hayat kurtardığını 6 Şubat depreminde bir kez daha gördük. Yıkılan yapıların yüzde 90’dan fazlası 1999 öncesi inşa edilenlerdi. Burada şu gerçeği tüm samimiyetimle ifade etmek isterim; tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, hangi siyasi partiye gönül verirsek verelim, deprem meselesini beka sorunu olarak görmek zorundayız. Bunu sadece kendimiz için değil, gözümüzden sakındığımız evlatlarımız için yapmalıyız. Önümüzdeki 5 yıl boyunca gündemimizin ilk sırasında depreme hazırlık başlığı olması bizim açımızdan hayati önemdedir. Biz tüm planlarımızı bu gerçeklerin ışığında yapıyoruz. Seçim sürecinin neticelendirilmesiyle kentsel dönüşüm projelerine hız vereceğiz. Bilim insanlarının uyardığı deprem, kapımızı aniden çalmadan mümkün olan en üst seviyede hazırlıklarımızı tamamlayacağız” dedi.

“Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyorlar”

Hiçbir zaman tribünlere oynayanlardan olmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kısa vadeli kazanımlar uğruna, milletimize ve devletimize bedel ödetecek adımlar atmadık. Türkiye’nin bugünüyle birlikte, geleceğini de kurtarmaya inşa etmeye çalıştık. Hep ileriye baktık. Gözümüzü ufuktan hiçbir zaman ayırmadık. Bundan 15-20 yıl önce savunma sanayinde projelerimizi başlatırken bizi hayalperestlikle suçlayanlar, bugün başarımızı gıptayla takip ediyor. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki sondaj faaliyetlerine ‘israf’ diyenler, tarihimizin en büyük keşfi karşısında mahcubiyet yaşıyorlar. ‘Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ diyerek bizimle alay edenler, bugün Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyorlar. Yerli ve milli markamız TOGG’dan, 5. nesil savaş uçağımız KAAN’a, şehir hastanelerinden köprülere, yollara tren hatlarına, havalimanlarına kadar, her konuda aynı durumla karşılaşıyoruz. Geriye baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz; şayet Türkiye son 20 yıldır muhalefetin takoz siyasetine teslim olsaydı bugün bunların hiçbiri olmaz, ülkemiz yerinde saymaya devam ederdi. Ne savunma sanayisinde yerli ve milli üretimin payı yüzde 80’e çıkardı, ne ihracatta 256 milyar doları yakalayabilirdik. Ne turizmde 54,5 milyar dolarla rekor kırabilirdik, ne istihdamı artırabilir, ne de milli gelirimizi 1,1 trilyon doların üzerine taşıyabilirdik. Bunların ve daha saymaya kalksak saatler sürecek hamlelerimizin hiçbirini gerçekleştiremezdik. Biz ne yaptıysak CHP’nin sabotaj siyasetine rağmen yaptık. Neyi başardıysak bu zihniyetin çelmelerine rağmen başardık. Engelleri tek tek aşarak, zincirleri parçalayarak, zorlukları göğüsleyerek Allah’a hamd olsun bugünlere geldik” şeklinde konuştu. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaeli-mitinginde-vatandaslara-seslendi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’de Slogan Karşısında Şaşkınlık Yaşadı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaelide-slogan-karsisinda-saskinlik-yasadi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaelide-slogan-karsisinda-saskinlik-yasadi/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24595 Yerel seçimler için son düzlüğe girdiğimiz şu günlerde Kocaeli’de vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki bir grubun attığı slogan karşısında kısa süreli şaşkınlık yaşadı.

“NEREDEN ÇIKTI BU?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye görev yaptıkları sürede kazandırdıkları hizmetlerden bahsederken alandaki bir grup “Muhsin başkan” şeklinde slogan atmaya başladı. Konuşmasını kesip bir süre atılan sloganlara kulak veren Erdoğan, “Nereden çıktı bu?” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;

“Kocaeli’ni saygı ile selamlıyorum. Türkiye’nin iftihar tablosu Kocaeli gönlümüzün baş köşesinde. Sizlere şükranlarımı sunuyorum. 14-28 Mayıs seçimlerindeki destekleri için teşekkür ediyorum. 31 Mart seçimlerinde oranları çok daha yukarıya taşımaya hazır mıyız? Karşımdaki muhteşem tablo bunu söylüyor. Kocaeli, eser ve hizmet diyecek. Kocaeli tercihini gerçek belediyecilikten yana yapacak.

“MEYDANDA 85 BİN KİŞİ VAR”

Asla bizi yalnız bırakmayan Kocaeli bu. Rabbim sizlerden razı olsun. İçeri girer meydanda katılımı sordum emniyete; 85 bin. Pazar günü sabah erkenden sandıklara koşacağız. Öncesinde telefon rehberine bakıp nazımızın geçtiği insanları tek tek arayacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı’na kaybettirerek, CHP’ye kazandırmak için mesai harcayanlara karşı yakınlarımızı uyaracağız. Özellikle belediye başkanlığında oyumuzun heba olmasına izin vermeyeceğiz. Ben milletimizin sağduyusuna güveniyorum. Kocaeli halkının en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum. Son il mitingini burada yapıyoruz. Bizler tüm farklarımızla 85 milyonluk aileyiz.

“TÜRKİYE ORTAK YUVAMIZ”

Seçim döneminde yükselen siyasi tansiyonu farklı yöne yönlendirmek isteyenlere dikkat etmeliyiz. Uğruna bedel ödediğimiz kazanımların elimizden kayıp gitmesine izin veremeyiz. Kökenimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama Türkiye ortak yuvamız. Sandığın itibarının korunması noktasında hepimize sorumluluklar düşüyor. Hem sandığa gidip oy kullanarak hem oyumuza sahip çıkarak mesuliyetimizi yerine getireceğiz. 31 Mart seçimlerinin Kocaeli için de hayırlara vesile olmasını diliyorum.

“DEPREMLE İMTİHAN EDİLDİK”

Kazanımlarımızın hiçbiri bize altın tepside sunulmadı. Demokraside, ekonomide, hak ve özgürlüklerde sahip olduğumuz hiçbir imkân bize lütuf olarak verilmedi. Son 21 yılda milletçe pek çok kez sınandık, nice zorlukla karşılaştık, gizli açık nice sabotaja maruz kaldık. İşte son olarak 6 Şubat’ta bir gecede 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz, 104 milyar dolarlık zarara yol açan asrın felaketi depremle imtihan edildik. Allah’a sonsuz şükürler olsun, tüm bu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Geçtiğimiz 21 yıl boyunca vesayeti gerilettik, darbecileri püskürttük. Terör örgütlerine tarihlerinin en ağır bedellerini indirdik. Çevresindeki savaşlara rağmen, Türkiye’yi bölgesinin istikrar ve güven adası hâline dönüştürdük.

“DEPREM MESELESİ BEKA SORUNU”

80 bine yakın konutu hak sahiplerine teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine çıkaracağız. Marmara’dan başlayarak riskli yapıları depreme dayanıklı hale getireceğiz. TOKİ vasıtasıyla attığımız adımların hayat kurtardığını 6 Şubat depremlerindebir kez daha gördük. Deprem meselesini beka sorunu olarak görmek zorundayız. Ülkemizi emanet edeceğimiz gelecek nesiller için yapmalıyız. 5 sene boyunca gündemimizin en başında depreme hazırlık var. Bu süreci iş birliği içinde yürütmeliyiz. Biz tüm planlarımızı bu gerçeklerin ışığında yapıyoruz. Bilim insanlarının uyardığı deprem kapımızı aniden çalmadan hazırlıklarımızı tamamlayacağız. Rabbim yar ve yardımcısı olsun. Biz hiçbir zaman tribünlere oynayanlardan olmadık. Her seçim öncesi petrol buluyor diye bizimle alay edenler Gabar’daki günlük 37 bin varil üretimimizi takdir etmek zorunda kalıyor.

“CHP’NİN SABOTAJ SİYASETİNE RAĞMEN YAPTIK”

Şayet Türkiye, son 21 yıldır muhalefetin takoz siyasetine teslim olsaydı, bugün bunların hiçbiri olmaz, ülkemiz yerinde saymaya devam ederdi. Biz ne yaptıysak CHP’nin sabotaj siyasetine rağmen yaptık. Neyi başardıysak bu zihniyetin çelmelerine rağmen başardık.

“KOCAELİ’YE SON 21 YILDA 305 MİLYAR LİRAYA YAKIN KAMU YATIRIMI YAPTIK”

Kocaeli’ne son 21 yılda 305 milyar liraya yakın yatırım yaptık. Kocaeli’deki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 5,75 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Kocaeli Şehir HastanesiTramvay Hattı’nı 17 Mart’ta hizmete verdik. Kocaeli’ini yüksek hızlı tren merkezi haline getirdik. TOKİ vasıtasıyla 12 bin 506 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 14 millet bahçesi projemizden 9’unu tamamlayıp hizmetinize sunduk.

Ulaştırma 151 km’den devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 376 km’ye çıkardık. İzmit-Kandıra-Kaynarca yolunun 18 km.’sini tamamladık, kalan kesimlerdeki çalışmalarımız devam ediyor. Kocaeli’de iş verenlere 24 milyar tutarında prim teşviki verdik. Kocaeli’nin tüm ilçelerine doğal gaz arzını sağladık. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben sizlere emanet ediyorum. Allah yolumuzu açık etsin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kocaelide-slogan-karsisinda-saskinlik-yasadi/feed/ 0
Çevre Bakanı: AK Parti gerçek ve hizmet belediyeciliği yapıyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ak-parti-gercek-ve-hizmet-belediyeciligi-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ak-parti-gercek-ve-hizmet-belediyeciligi-yapiyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24593 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti’nin gerçek ve hizmet belediyeciliği yaptığını söyledi. Muhalefeti eleştiren Bakan Özhaseki, “Şimdi başka belediyecilik başladı, algı belediyeciliği. Adam tatilde, iş başındaymış gibi gösteriyorlar” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Öğretmenevi’nde STK, Sektör temsilcileri buluşması programına katıldı. Burada kalabalığa hitap eden Bakan Özhaseki, yerel seçimlerin önemine dikkat çekerek, “Bütün seçimler Türkiye’de önemlidir. Ama yerel seçimlerin şöyle bir önemi de vardır. Siz orada kendi geleceğinizi inşa edecek insanı seçersiniz. Yani çocuklarımızı büyüteceğimiz, yaşayacağımız ortamı bize hazırlayacak olan insanı seçersiniz. Şehirlerin geleceği o şehirdeki yerel yöneticilerin ufukları ile doğru orantılıdır. Oradaki yerel yönetici başta belediye başkanını kast ediyoruz. Dürüst birisi ise çalışkan, gayretli birisi ise gerçekten Allah rızası için bunu yapıyor, gece gündüz demeden toplum için bunu yapıyorsa Cenabı Allah onun gören gözü oluyor. Ayağı oluyor, yardım ediyor. Değilse, niyet bozuksa her işi eline yüzüne bulaştırıyor. O zaman da bunun eziyetini bizler çekiyoruz. Biz geleceğimizi oyluyoruz. O yüzden bildiğimiz doğruları söylemekte gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

1994 yılı öncesinde ideolojik, takıntılı, kafasındaki sapkın hedeflerine ulaşmak için belediyecilik yapan insanlar olduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “İstanbul’da bir semtte kahveler dolu. Fabrikadan mal çekiyorum özel sektördeyim. Kahvehanelerin neden dolu olduğunu sordum. Bana cevap olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elemanları olduğu, akşama kadar oyun oynadığını söylediler. Çalışmaz, eylem olacağı zaman otobüsler yanaşır, gösteri alanına giderler. Bunlar çalışmak için değil ki. Öğrenciliğim İstanbul’da geçti. Cami yanında tavana kadar çöp deryası olduğunu bilirim. Sular akmaz. Gece saatlerine suyu kurarız, kap kacağı biriktirip elimizi yüzümüzü yıkayacağız. O dönemler öyleydi. Ama biz çıktık dedik ki hizmet edeceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Kimseyi ayırmayacağız. Mazeret de üretmeyeceğiz. Bu sözümüzde durduk. Yıllardır çok şükür birçok belediyede bunları da yaptık başardık” şeklinde konuştu.

“Biz sözümüzde, ahdimizde dururuz, çalışırız”

Kayseri Belediye Başkanlığı dönemlerini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Biz sözümüzde ahdimizde dururuz, çalışırız. Haliyle Türkiye’nin birçok zorluğu var. Bulunduğumuz coğrafya böyle bir coğrafya en büyük zorluklardan birisi de depremsellik. Hepimiz bilelim ki şu anda bile yer altında kırılmamış, hangi şiddette kırılacağını bilmediğimiz 500’e yakın fay hattı var. Türkiye bir deprem ülkesi. Çok 100 yılda 6 üzerinde yıkıcı deprem sayısı 231. Ölen insan sayımız 130 bin. Öyle olunca bizim şehirlerimizi muntazam yapmamız lazım. Depreme dirençli yapmamız lazım. Evlerimiz rastgele yapmamız lazım. 6 Şubat’ta meydana gelen hadisede 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin de işyeri. Dile kolay, 850 bin. Burada tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan da zarar gördü. Asrın felaketi olarak deniliyor ama bin yıllık Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük felaket de Moğol istilası dahil karşılaşmadık. Zararımız 100 milyar doların üzerinde. Ama çok şükür bunu Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler de yol arkadaşları olarak hep beraber adeta asrın dayanışmasına döndürdük. Gece gündüz çalışıyoruz. Arı gibi çalışıyoruz. Şu anda 300 binden fazla ev yapılıyor. Köy evlerini artık çelik karkastan yapılıyor. Şehirlerin merkezlerini, altyapılarını yapıyoruz. 76 bin evi geçen haftalarda vatandaşlarımıza teslim ettik” diye belirtti.

6 Şubat depreminden sonra asrın dayanışması sergilendiğinde bölgeye gelen yabancı misyon şeflerinin “Bu depremin 4’te 1’i bizde olsaydı vallahi biz bunun altından kalkamazdık” dediklerini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Birkaç gün önce gazetelerde gördüm. Amerika’da bir kasırga olmuştu. Devlet üç senede hala oraya gitmemiş, vatandaş isyan ediyor, protestolarda bulunuyordu. Çok şükür bizde ilk günden itibaren oradaydık. 810 AK Partili belediye var. Bütün başkanlarımızı oraya gönderdik. Çalışıyoruz. İnşallah oradaki kardeşlerimizin bütün haklarını vereceğiz”

“Hadi gelin bin şantiyeyi gezdireceğim diyorum, gelen giden yok”

Özhaseki, “Bir ay kadar önceydi. Ana muhalefetin genel başkanı çıkmış, ‘hükumetin deprem karnesini açıklıyorum, sıfır, sıfır.’ Ne diyor dedim ya? Gösteri yapar gibi adamcağız bağırıyor elinde kağıtla. Bir başka genel başkan çıkıyor diyor ki 76 bin evi ‘Herhalde AKP’lilere verdiler’ diyor. Allah sizi ıslah etsin. Ne olursunuz şu kirli dilinizi çekin. Öteki de çıkmış, ‘Özhaseki’ye bak, utanmadan mis gibi evler yaptık’ diyor. Ne diyeceğim, mis gibi evler yapıyoruz. Aslanlar gibi evler yapıyoruz. Ne dememi beklersiniz. Oradaki çalışma bile zoruna gidiyor. Hükumetin başarısı bile zoruna gidiyor. Deprem olduğunda bir genel başkan yardımcısı diyor ki ‘Hükumet depremin altında kalır, merak etmeyin’ diyor. ya ne biçim adamsınız? Enkazın altında insanlar var, kurtarmaya çalışıyoruz. Daha birinci gün. Hala siyaset derdindeler. Ne olur şu kirli dilinizi bir çekin ya. Hadi gelin bin şantiyeyi gezdireceğim diyorum gelen giden yok” diyerek muhalefeti eleştirdi.

“Hem iktidarda hem yerel siyasette çalışacağız”

22 yılda AK Parti’nin iktidarda olduğunu, geçmiş iktidarlardan kat kat fazlasını yaptıklarını söyleyen Bakan Özhaseki, “Biz çalışacağız. Hem iktidarda hem yerel siyasette çalışacağız. Günü birlik biraz vakit geçirirler geçer giderler. Ama önemli olan bıraktığınız eserler. Hamdolsun 22 yılda iktidardayız. Türkiye’yi büyüttük. Altyapısını yaptık. Hiç kötü sözümüz olmaz geçmiş iktidarların üzerine kat kat fazlasını yaptık. Eğer biz bu beldeyi seviyorsak burada güzel işler olsun istiyorsak, elimizde güçlü bir AK Parti iktidarı varken Özcan Beye de sonuna kadar destek olacağız” dedi.

“Hiç çalışma yok, çalışıyormuş gibi gözüküyor”

20 yıl belediye başkanlığı yaptığını söyleyen Bakan Özhaseki, “Her seçimlerde çıkardım. Yaptıklarımı anlatırdım. Önümüzdeki dönemde şunları yapacağım derdim. Vatandaşlar oy verirse gider yapardık. Şimdi başka belediyecilik başladı. Algı belediyeciliği. Yapmıyor, yapıyormuş gibi gözüküyor. Hiç çalışma yok, çalışıyormuş gibi gözüküyor. Adam tatilde, iş başındaymış gibi gösteriyorlar. Geçen seneki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüme ayrılan taraf 485 milyon, algı operasyonları için ayrılan ara 900 milyon lira civarı. Allah sizi ıslah etsin ne diyeyim. Sosyal medya ordusuyla, trollerle, yan yatıyor alkışlıyorlar, gülüyor, alkışlıyorlar. Sövün buraya diyorlar hücum, 50 bin kişi birden sövüyorlar. Ama gerçek belediyecilik ayrı bir şey. Gerçek belediyeciliğin temelinde hizmet var. Biz de hizmet yapıyoruz” şeklinde konuştu. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ak-parti-gercek-ve-hizmet-belediyeciligi-yapiyor/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24582 Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu

ZONGULDAK – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem gibi afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümünün önemine değindi.

Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgarların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.

Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.

Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24530 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem gibi afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümünün önemine değindi.

Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgarların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.

Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.

Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Yerel seçimlerde geleceğimizi oyluyoruz https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-yerel-secimlerde-gelecegimizi-oyluyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-yerel-secimlerde-gelecegimizi-oyluyoruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 05:03:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24342 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yerel seçimlerde verilen karar şundan dolayı önemli; geleceğimizi oyluyoruz, şehrimizin hizmetini oyluyoruz.” dedi.

Bakan Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Zonguldak’ta, AK Parti İl Başkanlığınca Terakki Mahallesi Soğuksu semtinde düzenlenen mahalle mitinginde konuştu.

Özhaseki, 2023 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçiminde Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın yarıştığını anımsatarak, kendilerinin özü sözü bir, yerli ve milli olduklarını söyledi.

“Altılı masa” ismiyle seçime giren Millet İttifakı’nın da vatandaşlara çok samimi oldukları algısını vermeye çalıştıklarını aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

“Biz de diyorduk ki ‘Bak masanın altından kafasını uzatan bir PKK var. Onu da söyleyin ya saklamayın.’ Sonradan o da kesmedi onları. Dünyanın en başarısız 2 belediye başkanı var; Ankara ve İstanbul’da taş üstüne taş koymadılar. Sadece algı belediyeciliği yapıyorlar. Onları da ortak ettiler, 9 oldu birdenbire ortaklık. Sonra da Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış. Kimseye söylemeden adamın birine İçişleri Bakanlığını vermiş, MİT’i vermiş, 10 oldu. 10 birbirine benzemez, bir araya gelerek nasıl bir medeniyet inşa edecekler?”

Bakan Özhaseki, Türkiye’nin üzerinde bulunduğu Anadolu coğrafyasının özelliklerinden ve öneminden bahsederek, “Her güzelin bir kusuru olur derler ya bu coğrafyanın da kusuru var. Birisi, bir türlü fitne odakları bitmek bilmez. Dışarıdan o kadar tahriklidir ki. İşte onların son 50 yılda ürettikleri PKK’sından IŞİD’ine, FETÖ’sünden DHKP-C’sine bir türlü bitmek bilmez bunlar. Şuna dikkat edin; bütün bu fitne örgütlerinin tamamını örgütleyen, onları destekleyen okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa’dan dost gibi gözüken ülkeler var.” diye konuştu.

Anadolu’nun bir diğer kusurunun da depremsellik olduğuna işaret eden Özhaseki, son 100 yılda denizler ve karalarda 6.0 ve üzeri büyüklükte yıkıcı 231 depremin yaşandığını kaydetti.

Özhaseki, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde 18 ilde yaşayan 14 milyon insanın zarar gördüğünü aktararak 850 bin bağımsız bölümün yıkıldığını dile getirdi.

Kendisinin o dönem yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olduğunu anımsatan Özhaseki, “Bütün belediyelerimizi oraya sevk ettik. Orada çalıştık, gece gündüz demedik. Bizler böyle yaparken anlı şanlı koca koca milyonlarca nüfusu olan Cumhuriyet Halk Partili belediyeler de ne yazık ki arada bir özel jetlerle geldiler. Selfie çekildiler, bırakıp gittiler. Allah onların da iyiliğini versin. Bir saniye bile boş geçirmedik.” ifadelerini kullandı.

“Depremzedeler üzerinden siyaset olmaz”

Deprem bölgesinde 1000’den fazla şantiyede yüz binlerce ev yapıldığını, 110 bin kişilik bir orduyla şehirlerin merkezini, altyapılarını ve ana caddelerini yaptıklarını anlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz böyle gece gündüz demeden uğraşırken muhalefet tarafından da genel başkanlar bize laf atmaya devam ediyorlar. Biri çıkmış diyor ki ‘Hani nerede evler? Bir tane bile teslim etmediler. Karnesini söylüyorum hükümetin 0, 0.’ Kocaman bir genel başkan. Öbürü çıkmış diyor ki ‘Herhalde bu evleri AKP’lilere dağıtıyorlar, akrabalarına veriyorlar.’ Diyorum ki ya ne olur şu kirli dilinizi çekin. Depremzedeler üzerinden siyaset olmaz. Günahtır, ayıptır. İlle de yaptığımız evleri görmek istiyor musunuz? Binden fazla şantiyemizi söz veriyorum, gezdireceğim size, göstereceğim. Hadi gelin. Ama biri bile gelmiyor. Ama geriden bu sözleri söylemeye de devam ediyorlar.”

Özhaseki, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nın Zonguldak Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan’a destek istedi.

Yerel seçimlerin önemine değinen Özhaseki, “Yerel seçimlerde verilen karar şundan dolayı önemli; geleceğimizi oyluyoruz, şehrimizin hizmetine oyluyoruz. Bundan sonra yapmak istenilen işleri oyluyoruz bir noktada. Yavrularımızın geleceği için oy kullanıyoruz.” diye konuştu.

Özhaseki konuşmasının ardından AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk ile vatandaşları selamlayarak karanfil dağıttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-yerel-secimlerde-gelecegimizi-oyluyoruz/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Fay hatlarına göre hareket etmeliyiz https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-fay-hatlarina-gore-hareket-etmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-fay-hatlarina-gore-hareket-etmeliyiz/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24283 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şu anda hareketli kırılmamış ne zaman, nerede, hangi saatte, hangi şiddette kırılacağı belli olmayan 500’ün üzerinde fay hattı var bu memlekette. O yüzden ne yaparsak bu gerçekliği bilerek hareket etmek ve yapmak zorundayız. Evlerimizi, iş yerlerimizi, bahçedeki köpek kulübesini dahi öyle yapmak zorundayız” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yerel seçim çalışmaları kapsamında Sinop’a geldi. İlk olarak Sinop Valiliği’ni ziyaret eden Özhaseki, burada şeref defterini imzaladı. Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye Sinop’a özgü kotra hediye etti.

“Her ay 10 bin, 15 bin ev vereceğiz”

Daha sonra Sinop Polisevi’nde muhtarlar, STK ve oda temsilcileriyle iftar programında bir araya gelen Bakan Mehmet Özhaseki yaptığı açıklamada, “Türkiye bir deprem ülkesi bunu bilelim. Hiç kimse lütfen Sinop’ta ki kardeşlerim siz de dahil içinizden ‘bizim burada bir şey olmaz, burası 3’üncü derece, burası 4’üncü derece’ falan diye geçirmesin. Son 100 yıl içinde bu ülkede meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı deprem sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Zarar milyarlarca dolar. Deprem ülkesiyiz. Bunu bilelim arkadaşlar, kabul edelim. Şuan da hareketli kırılmamış ne zaman, nerede, hangi saatte, hangi şiddette kırılacağı belli olmayan 500’ün üzerinde fay hattı var bu memlekette. 500’ün üzerinde fay hattı var. O yüzden ne yaparsak bu gerçekliği bilerek hareket etmek ve yapmak zorundayız. Evlerimizi, iş yerlerimizi, bahçedeki köpek kulübesini dahi öyle yapmak zorundayız. Bizim müthiş bir şekilde tedbir almamız lazım” diye konuştu.

“Her ay 10 bin, 15 bin ev vereceğiz”

6 Şubat 2023 depremini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Bundan 1 sene kadar önce, bir gece yarısı hepimiz müthiş bir üzüntüyle uyandık. O depremden sonra gündüz saat 1 civarında 2 tane uzun süren 3 dakikaya yaklaşan bir deprem yerleşim yerlerinin altından geçti ve tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan da zarar gördü. 680 bin konut ağır hasarlı, orta hasarlı ve 170 bin kadar da iş yerimiz yıkıldı veya yıkılmayı bekliyor. 850 bin bağımsız birim. Maddi zarar 100 milyar doların üzerinde. Bu hatlar bilinmiyor mu? Evet, biliniyor. Ama 30’lu, 40’lu yıllardan itibaren fay hatlarının üzerine o kadar çok evler yapılmış ki, biraz eski teknolojiyle yapılmış, biraz malzemeden çalınarak yapılmış, yapılmış da yapılmış. Nihayetinde o deprem geldiğinde de hepimizin can evinden vurdu. Tabii ilk andan itibaren Cumhurbaşkanımız ayakta. Bütün bakan arkadaşları bölgeye görevlendirir. Valilerimiz, kaymakamlarımız, sağlık görevlileri hep oradalar. Burada şimdi dediğim gibi tam 18 vilayetimiz etkilendi. 4 bin 300’den fazla köyümüzde hasar var, yıkım var. Çok şükür bir an bile boş durmadık. 300 binden fazla inşaatımız devam ediyor. Köyler için karar aldık. Çelik kasa evler yaptırıyoruz. Şu anda tam 4 bin 333 tane köyde çelik evler yaptırıyoruz. 100 metrekarelik. İçinde taş yünü koyduğumuz içinde alçıpan olan çelik evler yaptırıyoruz. Şehirlerin merkezlerini yapmaya karar verdik. Çünkü Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Hatay kadim şehirler ve merkezleri yok olmuş nerdeyse. Tamamıyla şehirlerin merkezlerini bakanlık olarak yeniden projelendirdik. O tarihi evleri has, o özgün kimliğine yeniden çıkarmaya çalışıyoruz oraları. Yola açılan ana caddeleri yapıyoruz. Rezerve alanlarında da yüzbinlerce konutun inşasına başladık. Şu ana kadar 76 bini bitirdik, o bölgelere teslim ettik. Peyderpey de zaten devam edeceğiz o evleri vermeye. Her ay 10 bin, 15 bin ev vereceğiz” şeklinde konuştu.

“Bir an önce evlerimizi dirençli hale getirelim, evlerimizi dayanıklı hale getirelim”

Kentsel dönüşüm çağrısında bulunan Özhaseki, “Kentsel dönüşümün 3 tane ayağı var. Birisi bakanlık. Biz hazırız bekliyoruz. Bu konuda yetki almış bir bakan olarak diyorum ki, A’dan, Z’ye kaç tane parti varsa, söz yeter ki kentsel dönüşüm yapın. Kapı sonuna kadar açık. A, B, C, D, E hangi parti olursa olsun değişin, dönüşün. Bir an önce evlerimizi dirençli hale getirelim, evlerimizi dayanıklı hale getirelim. Elimizdeki tüm imkanları namus sözü sonuna kadar kullanacağız. Buyurun. Fakat arkadaşlar, ne yazık ki bir grup arkadaşımız yanaşmıyor bu işe. Zor. Vatandaşı ikna edeceksiniz, plan yapacaksınız, eziyet çekeceksiniz. Evleri yaptıktan sonra bile dağıtması bile başlı başına bile bir sorun. Bir türlü yanaşmıyor arkadaşlar” ifadelerini kullandı.

“İnşallah Sinop’u ayağa kaldırmanın zamanı geldi diyorum bende”

31 Mart yerel seçim kapsamında Sinop’tan aday gösterilen AK Parti Sinop Belediye Başkan Adayı Yakup Üçüncüoğlu’na sahip çıkılmasını gerektiğini belirten Bakan Özhaseki, şunları söyledi:

“Sizler de uygun görürseniz Yakup Bey kardeşimizi sizlerde tanıyorsunuz. Yıllardır toplumun içinde. Her dernekte, her cemiyette var. Her grupta, her kesimde var. Onunla biz bu işi çok daha rahat aşarız, yaparız diye düşünüyorum. Ama takdir tabii ki sizlerin. Her ne çıkarsa saygıyla boynumuzu eğeriz. Ama Sinopumuza da kıyamıyoruz. İnşallah Sinop’u ayağa kaldırmanın zamanı geldi diyorum. Değerli kardeşimiz Yakup Bey’i size teslim ediyorum. Sizi de Allah’a emanet ediyorum.”

Program Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarının ardından Kuran’ı Kerim ve iftar programı ile devam etti. – SİNOP

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-fay-hatlarina-gore-hareket-etmeliyiz/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Kentsel dönüşüm için kapılarımız açık https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-kapilarimiz-acik/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-kapilarimiz-acik/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24277 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Kentsel dönüşümün üç ayağı var. Bir tanesi de Bakanlık. Biz istekliyiz, hazırız, bekliyoruz. Bu konuda yetki almış bir bakan olarak diyorum ki A’dan Z’ye kaç tane parti varsa söz, yeter ki kentsel dönüşüm yapın, kapı sonuna kadar açık. A,B,C,D,E hangi parti olursa olsun.” dedi.

Özhaseki, AK Parti Sinop İl Başkanlığı tarafından Polisevi’nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’de son 100 yıl içinde 6 ve üzeri şiddette meydana gelen yıkıcı deprem sayısının 231 olduğunu söyledi.

Sadece ana karada meydana gelen deprem sayısının ise 60’nın üzerinde olduğunu vurgulayan Özhaseki, depremlerde kaybedilen insan sayısının da 130 bin olarak gerçekleştiğini belirtti.

Özhaseki, bu depremlerin ülkeye verdiği zararın ise milyarlarca dolar olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Deprem ülkesiyiz bunu bilelim arkadaşlar, kabul edelim. Şu anda hareketli, kırılmamış nerede, ne zaman, hangi şiddette kırılacağı belli olmayan 500’ün üzerinde fay hattı var bu memlekette. O yüzden her ne yaparsak bu gerçekliği bilerek yapmak zorundayız. İşimizi ona göre muntazam yapmak zorundayız. Evlerimizi, iş yerlerimizi bahçemize yapacağımız affedersiniz bir köpek kulübesini dahi öyle yapmak durumundayız. Mevlana Hazretleri diyor ki, ‘Akıl dize vurup ah etmek için değildir, akıl olanı biteni görüp ibret alıp yola revan olmak içindir.’ Çok şükür bizler akıllı insanlarız. İkide bir dizimize vurup ağlayıp yeniden aynı yerden başlamanın da bir manası yok ki. Tedbir almadıktan sonra hiçbir anlamı da kalmıyor zaten bu işin.”

“Biz istekliyiz, hazırız, bekliyoruz”

Deprem riskinin ortadan kaldırılması için birincil önceliklerinin kentsel dönüşüm faaliyetleri olması gerektiğini aktaran Bakan Özhaseki, bu noktada bakanlığın kapılarının tüm belediyelere açık olduğunu vurguladı.

Özhaseki, kentsel dönüşüm noktasında bakanlık olarak istekli ve hazır olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Kentsel dönüşümün üç ayağı var. Bir tanesi de Bakanlık. Biz istekliyiz, hazırız, bekliyoruz. Bu konuda yetki almış bir bakan olarak diyorum ki A’dan Z’ye kaç tane parti varsa söz, yeter ki kentsel dönüşüm yapın. Kapı sonuna kadar açık. A,B,C,D,E hangi parti olursa olsun. Ne olur değişim, dönüşüm, bir an evvel evlerimizi depreme dayanıklı hale getirelim. Elimdeki bütün imkanları namus sözü sonuna kadar kullanacağız, buyurun. Fakat arkadaşlar bir grup arkadaşımız tövbe yanaşmıyor bu işe. Zor bir iş vatandaşı ikna edeceksiniz, plan yapacaksınız, eziyet çekeceksiniz, evleri yaptıktan sonra dağıtması bile başlı başına bir sorun. Bir türlü yanaşmıyor arkadaşlar. Bana göre de o arkadaşlarımız hakkıyla vazifelerini yerine getirmiş olmuyorlar. Hele hele İstanbul’daki ilçeler için söylüyorum. Çünkü Bakanlık hazır ama asıl çalışması gereken grup belediye.”

Belediye başkanlarının kentsel dönüşüm konusuna daha fazla ağırlık vermeleri gerektiğine dikkati çeken Özhaseki, “Belediye başkanları kültürle de uğraşır, sanatla da uğraşır, düğünlere de gider başımızın üstüne. Zaten bunlar olmazsa olmazımız bizim. Ama İstanbul gibi, İzmir gibi yerde birinci iş kentsel dönüşüm. Deprem her geldiğinde çünkü en sevdiklerimizi alıyor, götürüyor. Götürürken de hangi partili diye bakmıyor ha ona göre. Dini, imanına, insafına da bakmıyor. Alıyor, götürüyor. O yüzden bizim birinci yapmamız gereken iş bu.” diye konuştu.

Özhaseki, Sinop’ta altyapı sorununun olduğunu ve bunu çözmek gerektiğini de vurgulayarak, “Ne kadar bir bedel gider diye baktım. O kadar çok birikmiş ki iş 130 milyon dolar civarında altyapıya para gidiyor. Su, kanal, arıtma tesislerine. Bu bir belediyenin gücü ile de olacak değil haliyle, dışardan kredi bulup yaptırmak gerekiyor. Bu fonlar da bizim elimizde. İnşallah bunu yaparız.” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, kentteki temasları kapsamında iftar programı öncesi Sinop Valiliğini de ziyaret ederek, Vali Mustafa Özarslan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-kapilarimiz-acik/feed/ 0
Özhaseki: Deprem bölgesindeki evlerin teslimatı devam edecek https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-evlerin-teslimati-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-evlerin-teslimati-devam-edecek/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24222 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, ???????deprem bölgesinde yapılan çalışmalara ilişkin, “76 bin kadar evimizi bitirdik teslim ettik, bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi de vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Sinop’ta, Erfelek ilçesini ziyaret etti.

Burada partisinin seçim koordinasyon merkezi önünde vatandaşlara hitap eden Özhaseki, ülkenin farklı kentlerinde AK Parti belediyelerinin yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bu belediyelerden bir tanesinin de Erfelek Belediyesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, 31 Mart sonrası da Erfelek’te Belediye Başkanı Mehmet Uzun yönetiminin devam edeceğine gönülden inandığını belirtti.

Türkiye’nin 6 Şubat 2023’te büyük bir deprem felaketi yaşadığını hatırlatan Özhaseki, yerin altında şu anda da 500’den fazla hareketli fay hattı olduğunu dile getirdi.

Olması muhtemel yeni depremlere karşı dayanıklı kentler oluşturmaya devam ettiklerini anlatan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinde 680 bin ev ve 170 bin iş yerinin yıkıldığını kaydetti.

Özhaseki, 14 milyon insanın depremden zarar gördüğünü vurgulayarak şöyle konuştu:

“Maddi zarar 100 milyar doların üstünde. Manevi zarar onu ölçecek bir alet daha hiç icat olmadı. Çok şükür büyük bir devletiz. Gerçekten büyük bir milletiz. Deprem sonrası Cumhurbaşkanımız gece ayakta, ben 810 belediyenin tamamını oraya gönderdim. Bakın Hatay Belediyesi CHP’li. En büyük belediyelerimizi oraya gönderdim. Neden bakın, başında CHP olabilir hiç önemli değil, vatandaşın o siyasi tercihi. Ama vatandaş bizim vatandaşımız, onlar bizim kardeşimiz, 250 binden fazla ev yıkılmış orada. Antakya yerle bir olmuş. Bizim en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli hepsini oraya gönderdim. 100’den fazla belediyeyi. Arkadaşlarımız aylarca çalıştılar. Ben de oralardaydım. Ama üzülerek söylüyorum ki birkaç tanesini tenzih ediyorum CHP’li belediyeler geldiler çalıştılar. Ama milyonlarca nüfusu olduğu halde oralara gidip hiç yardım etmeyenler de vardı. Sadece özel jetlerle geldiler selfi çekinip bırakıp gittiler. Onlarda deprem turistleri idi. Hiç önemli değil biz üzerimize düşeni yaptık. Bu zorluklar içerisinde büyük bir mücadele verdik. Elhamdülillah şimdi de da asrın dayanışmasına dönüştü.”

“Binden fazla şantiyemiz var”

Özhaseki, deprem bölgesinde 110 bin kişilik bir işçi ordusunun çalışmaya devam ettiğini belirterek, 4 bin 333 köyde deprem nedeniyle hasar oluştuğunu söyledi.

Bu köylerde çelik evlerin yapılmaya devam ettiğini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

“İhaleleri yapıldı, hepsi yapılmaya devam ediyor. 76 bin kadar evimizi bitirdik teslim ettik. Bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi de vermeye devam edeceğiz. Biz böyle gayret ederken arı gibi çalışırken bir saniye bile boş geçirmezken ana muhalefet başta olmak üzere yanındaki diğerleri hepsi bize laf atmaya devam ediyorlar. Geçenlerde biri çıkmış diyor ki ‘Nerde bu evler, kime vermişler, deprem karnesi sıfır sıfır’ diyor. Eline bir karne almış birisi. Öbürü diyor ki, ‘Herhalde AKP’lilere verdiler.’ Öbürü diyor ki ‘Akrabalarına verdiler.’ En sonunda dayanamadım dedim ki, diliniz kurusun ya, ne olur şu kirli dilinizi hiç değilse depremzedelerin üzerinden çekin. Bunu siyasete alet etmeyin. Görmek istiyorsanız binden fazla şantiye var vallahi billahi tek tek gezdireceğiz sizi. Gelin gezdireyim sizi. Tek tek gezdireceğim. Köy evlerine götürüp gezdireceğim. Bir tane akrabasına, eşine dostuna, torpille verdi desinler Türkiye’yi terk edeceğiz biz. Ama ne yazık ki dışarda böyle zehirli bir dil kullanılmaya devam ediliyor. Bunlarda bizi son derece üzüyor.”

Yapılan algılara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Özhaseki, “Emin olun ülkenin en ücra köşesindeki bir yere gidin orada da bir eserimiz var. Biz böyle kalkınacağız başka çaresi yok. Evet bir taraftan yeraltı örgütleri var, onlarla savaşacağız. PKK’lısı ile de İŞİD’i ile de FETÖ’sü ile de kavga edeceğiz ama bir taraftan da çalışacağız, gayret edeceğiz, yatırım üzerine yatırım yapacağız. Bu gaye ile zaten yoldayız. İnşallah bundan sonra da böyle devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-evlerin-teslimati-devam-edecek/feed/ 0
Hatay Havalimanı’nda Çift Yönlü Uçuşlar Başlıyor https://www.haber60.com.tr/hatay-havalimaninda-cift-yonlu-ucuslar-basliyor/ https://www.haber60.com.tr/hatay-havalimaninda-cift-yonlu-ucuslar-basliyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 23:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24058 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda hem geliş hem de gidişte bilet satışlarını çift yönde bugün itibarıyla kullanıma açtıklarını belirterek, “İnşallah cuma günü yani 29 Mart itibarıyla da Hatay’da çift yönlü olarak yolcu taşımasını başlatmış oluyoruz.” dedi.

Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda yetkililerle basına kapalı toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ramazanın ülkeye, millete ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni etti.

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Hatay’ın Antakya, Defne, Kırıkhan ve Samandağ gibi ilçeleri de depremlerden en çok etkilenen bölgelerdendi. Maalesef birçok yapı yıkıldı ve birçoğu da kullanılamaz hale geldi. Hatay Havalimanı’mızın bulunduğu alandaki faylanma ve zemin sıvılaşması sebebiyle kalıcı yüzey deformasyonları ve yaklaşık 1,5 metreye varan kalıcı oturmalar görülmüş, pist ve çevresindeki alan da bu oturmalardan etkilenmişti ama deprem sonrasında öncelikle insani yardım ve tahliye uçuşlarının kullanımı için gerekli çalışmaları hızla yaparak pisti en kısa sürede hizmete açtık. Sonrasında da bir daha benzer depremler yaşanması halinde dahi hasar görmeyecek şekilde altyapının inşası için gerekli çalışmaları da başlattık.”

Bakan Uraloğlu, geçen yıl 12 Ekim’de Hatay Havalimanı PAT sahaları onarımı ve gelişimi işini ihale ettiklerini, 21 Kasım’da da yapım çalışmalarına başladıklarını anımsattı.

“Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımız devam ediyor”

Yeni Hatay Havalimanı’nı, zemin taşıma gücünü artırarak yüksek ve geçirimsiz bir dolgu üzerine inşa edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, şu bilgileri verdi:

“Terminal, teknik blok kule, itfaiye binası, güç santrali, lojman ve garaj binalarını da güçlendireceğiz. 3 bin metre uzunluğu ve 60 metre genişliğiyle geniş gövdeli uçakların inebileceği şekilde pisti yapıyoruz. 2 bin 720 metre uzunluğunda yeni paralel taksi yolu, 2 hızlı çıkış ve 4 bağlantı taksi yolu da inşa edeceğiz. Tüm bu çalışmalarımızı inşallah 2026 yılı ilk çeyreğinde tamamlamayı planlıyoruz. Şu anda projemiz kapsamında, havalimanı çevre güvenlik duvarı yükseltme ve duvar çatlaklarının tamiratı işlemlerini tamamladık. Yeni pistimizin inşası aşamasında 14 kilometre uzunluğundaki çevre güvenlik duvarını yeniden inşa ederek havalimanının bulunduğu alanı taşkınlara karşı da korumuş olacağız. Havalimanı pistinde derz tamiratı, çatlak onarımını bitirdik. Zemin güçlendirme işlemlerini büyük ölçüde tamamladık. Ayrıca depremde zarar gören 5 kilometre uzunluğundaki Hatay Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımız da devam ediyor.”

Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda yapılan çalışmalarla ilgili, “Şu andaki mevcut pistimiz, sadece boş iniş dolu kalkışa müsaade ediyordu, dolayısıyla biz burada yaptığımız zemin güçlendirmeleriyle pist onarımlarıyla beraber pisti daha kalıcı hale getirdik ve dolu iniş, dolu kalkış için de gerekli kriterleri sağladığını, yaptığımız testlerle teyit etmiş olduk. Dolayısıyla biz 29 Mart’tan itibaren Hatay’a hem geliş hem de gidişte bilet satışlarını çift yönde bugün itibarıyla kullanıma açmış olduk. İnşallah cuma günü yani 29 Mart itibarıyla da Hatay’da çift yönlü olarak yolcu taşımasını başlatmış oluyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatay-havalimaninda-cift-yonlu-ucuslar-basliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘Deprem bölgesinde 200 bin konutu teslim edeceğiz’ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgesinde-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgesinde-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/#respond Wed, 27 Mar 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23858 Bingöl’ün Solhan ilçesinde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesinde konut teslimin devam ettiğini belirterek, “Şu ana kadar 80 bine yakın konut, hak sahiplerine teslim edildi. Daha üzerinden bir yıl geçti bu hadisenin, bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Muş ziyaretinin ardından Bingöl’ün Solhan ilçesine gelerek vatandaşlara hitap etti. Yerel seçimlerde hizmetin ön plana çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Mayıs ayında bir masa kurmuşlardı hatırlarsanız, 6’lı masa. Ne oldu masaya şimdi? Dağıldı, gitti. Çünkü sağlam temeller üzerinde oluşturulan bir masa değildi bu. Karşıtlık üzerinden oluşturulan, yıkma üzerine oluşturulan bir masaydı. Cumhur İttifakı ise öyle değil, geniş bir mutabakata sahip, temel değerlerde bir araya gelmiş mutabakat. Yerel seçimler, siyasetten ziyade hizmetin ön plana çıktığı seçimlerdir. Genel politikalar artık belirlendi, meclisimiz seçildi, hükümetimiz seçildi. Hemen sonrasında hükümet kuruldu, yeni hükümet sistemimizin de avantajıyla hiç vakit kaybetmeden işlerimizi yapmaya başladık. Güçlü bir kabinemiz var. Bütün meselelerde elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Kolay bir dönemde değiliz, dünyanın ekonomi olarak, ticari olarak, tarihi ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bir taraftan da çatışmalar, kavgalar var bölgemizde. Kuzey tarafta Ukrayna, Rusya savaşı çok yıkıcı bir savaş olarak devam ediyor. Güneyimizde hepimizin içini burkan, hepimizin içine büyük acılar salan Gazze’deki hadiseleri izliyoruz. Tam olarak istediğimiz istikrar hiçbir şekilde oluşmuş değil. Bütün bunlara rağmen, Türkiye yoluna devam ediyor” dedi.

“104 milyar dolar ilk hesaplarımıza göre bir maliyetle karşı karşıya kaldık”

6 Şubat depremlerinin ardından ilk hesaplamalara göre 104 milyar dolarlık bir maliyet olduğunun altını çizen Yılmaz, “Geçen sene bir de tarihimizin en büyük deprem afetini yaşadık. 11 vilayetimiz, 14 milyon nüfusumuz bu büyük afetten etkilendi. 104 milyar dolar ilk hesaplarımıza göre bir maliyetle karşı karşıya kaldık. Allah’tan böyle güçlü bir devletimiz var, güçlü liderimiz var ve bu yükün altından Türkiye olarak kalkıyoruz. En gelişmiş dediğimiz ülkeler bile böyle bir durumla karşılaştıklarında sıkıntı yaşarlar. Biz çok şükür bu yükü de kaldırıyoruz, depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarıyoruz. Şuana kadar 80 bine yakın konut, hak sahiplerine teslim edildi. Daha üzerinden bir yıl geçti bu hadisenin, bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz ve inşallah önümüzdeki yıldan itibaren daha da hafifleyerek bu yükü kaldıracağız” diye konuştu.

Savunma sanayinde ihracat hedefi 7 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

“Bütün bunlara rağmen, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen, bölgemizdeki savaşlara rağmen, depreme rağmen Türkiye geçen sene yüzde 4,5 büyüdü. Dünya yüzde 3 büyüdü, Türkiye yüzde 4,5 büyüdü. Geçen istihdam rakamları açıklandı 9.4, işsizlikte bir puan geçen yıla göre düşüş oldu. İhracatımız artıyor, turizm gelirimiz artıyor, savunmaya sanayinde yeni yeni başarılar ortaya çıkıyor. En son KAAN da uçtu. Mavi göklerle buluştu. Geçen sene sadece savunma sanayinde 5,5 milyar dolar Türkiye ihracat yaptı. Geçmişte paramızı vererek alamazdık bu takım ürünleri, şimdi Türkiye artık dünyaya teknolojik ürünler satıyor. Bu sene inşallah, 7 milyar dolar bekliyoruz. Bu yıl savunma sanayi ihracatından sadece. Dolayısıyla Türkiye yoluna devam ediyor.”

Programa, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Solhan Belediye Başkanı Abdulhakim Yıldız, AK Parti İlçe Başkanı Nazmi Çalışan, Arokonak Belediye Başkanı Mustafa Döner ve vatandaşlar katıldı. – BİNGÖL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgesinde-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/feed/ 0
Özhaseki: Depremzedelerin hepsini evlerine yerleştireceğiz https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzedelerin-hepsini-evlerine-yerlestirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzedelerin-hepsini-evlerine-yerlestirecegiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 14:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23334 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde yaptığı konuşmada, depremzedelerin hepsini evlerine yerleştireceklerini söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret ederek Belediye Başkan Adayı Hakan Toydaş’a destek açıklamalarında bulundu.

Özhaseki, son yıllarda yaşanan darbe girişimleri ve Gezi Olayları’na dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile milletin dik duruşunu bütün dünyaya gösterdiğini kaydetti. Konuşması sırasında yolun karşı tarafında İsrail’i protesto eden bir kişiyi gören Özhaseki, “Gittiğim her toplantıda bir iki tane parti var. Bizden bir şey tırtıklamak için uğraşanlar var. Hani çınar ağacının yanında kabak filizi büyümüş de sonra çınara kafa tutmuş ya, sonbahar gelince de ölmüş pörsümüş düşmüş ya. O adamlar şimdi her gittiğimizde 3-5 kişi gönderiyor. Ben size soruyorum şimdi. İsrail meselesini, Gazze’deki katliamı, kardeşlerimizin uğradığı zulmü dünyada Recep Tayyip Erdoğan’dan başka söyleyen var mı? Yok. Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Myanmar’daki Müslümanların imdadına koşan bizim liderimiz oluyor. Azerbaycan’daki kardeşlerimizin imdadına giden bizim Cumhurbaşkanımız oluyor. Yurt dışında bizi, ümmeti Muhammed’i temsil eden Cumhurbaşkanımız oluyor. Ama bazıları da bu işin istismarında. Her yerde iki tane adamını gönderip seçimden sonra bunların hiçbirinin sesi çıkmaz, kaybolacaklar. Ama biz savunacağız. Oradaki Gazze’deki kardeşlerimiz için hiç endişeniz olmasın” dedi.

Depremin ardından yapılanlar

Bakan Mehmet Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ardından yapılanlar ile ilgili olarak ise “Bundan bir sene kadar önce büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Şu anda bile Türkiye’de hala kırılmamış 500’e yankın fay hattı var. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Meydana gelen depremlerde maddi zarar milyarlarca dolar. Bunu bilerek hareket etmek zorundayız. Yerin altında böyle bir gerçek var. 6 Şubat’taki depremde de içinde Gölbaşı’mızda çok büyük hasar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin de iş yerimiz yıkıldı. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Kolay değil. Bin yıllık Anadolu medeniyetimize başımıza gelen en büyük felaket karşısında bizler işi, asrın bir dayanışmasına dökerdik. Gece yarısı Cumhurbaşkanımız telefondaydı. Bütün valileri arar, her bir beldeye ya bakanlarımızı ya kaymakamlarımızı, valilerimizi gönderir. Bütün bir millet ayaktaydı. Bütün belediyelerimizi buraya sevk ettik. Bütün belediyelerimiz 810 belediyeyle gece gündüz çalıştılar. Ellerinden geleni yaptılar. Ama bir de o dönemde istisnaları var, haklarını yemeyin. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden bazıları çalıştılar ama nüfusları milyonlarca olduğu halde ellerindeki imkanlar sınırsız olduğu halde buralara sadece özel jetlerle gelip gazeteci ordusuyla 1-2 selfie çekilip dönüp giden deprem turistleri de var. Onların içi yanmıyor ki. Biz dertliyiz. Bizim içimiz yanıyor. Bizim iş yapmamız lazım ve o günden beri hiç durmadan çalıştık. Şu anda 307 bin tane inşaat devam ediyor. 400 bin civarında hak sahibi var. 76 bini dağıttık. Türkiye genelinde söylüyorum ve her ay 10 bin, 15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Buralarda herkes hakkını alıncaya kadar dönüp de bize sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buralardayız ve gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın” ifadelerini kullandı.

Gölbaşı ilçesindeki yapılaşma yasağıyla ilgili konuşan Bakan Özhaseki, “Gölbaşı’mızla ilgili de birtakım kararlar aldık. Özellikle depremin ilk günlerinde hocalarımız biraz heyecanlandığı için birçok alan yasaklı hale getirmişler. Oralarda çalışmalarımız sonuçlandı. Şimdi oraları şöyle tarif ediyoruz. Önlemli alanlar, yani özel şartlarla imara açılabilecek alanları açıyoruz. Oralarda zemin etüdüne dikkat ederek üstündeki yapılan yapıya dikkat ederek biz imarı yeniden başlatıyoruz. Yerinde dönüşümle ilgili zaten ucunu açtık devam ediyor. Bizim burada 4 bin 500 civarında devam eden şu anda işimiz var. Aslında Adıyaman’da 39-40 bin civarında hak sahibi olduğu halde genelini söylüyorum. 45 bin civarında inşaata başlandı. Kalanların bir kısmını kiracı arkadaşlara vereceğiz. Bir kısmını üniversite çalışanlara vereceğiz ki öğretim üyeleri gelsinler burada iş yapsınlar. Burada fazladan yapıyoruz, endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.

Muhalefete eleştiri

Bakan Özhaseki, muhalefet partilerini de konuşmasında eleştirerek, “Biz çırpınırken, didinirken, uğraşırken kenardan gelip de böyle laf atan muhalefet liderleri var. Depremin ikinci günüydü. Bir genel başkana yardımcısı diyor ki ‘deprem iktidarı götürür, altında kalırlar merak etmeyin’. Adamın hesabına bak ya. İnşaatların altında can veren insanların çığlığı var. Hepimiz bakıyoruz ki onları kurtaralım diye, adam diyor ki iktidar gidecek diyor. Allah sizin iyiliğinizi versin. Bu insafsızların tek derdi bakın net söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun. Cumhur İttifakı gitsin ne olursa olsun. Kardeşim biz de faniyiz, gideceğiz. Siz ne yapacaksınız? Onu söyleyin. Benim sizden istirhamım, deprem bölgelerindeki kardeşlerimize de zaten üç aşağı beş yukarı aynısını söylüyorum. Benim elimi, kolumu kırmayın. Ben buraya hizmet etmek istiyorum. Ben bu evlerimizi onarmak istiyorum. Şehrimizi yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz. Ama benim yaptığım işlere mani olacak arkadaşlar, iş başında olursa, ben saygıyla karşılarım. Kime oy vereceğinizi siz bilirsiniz. Ama benim elim kolum kırılır” diye konuştu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzedelerin-hepsini-evlerine-yerlestirecegiz/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Kurum: “İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız” https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirmek-zorundayiz/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirmek-zorundayiz/#respond Sun, 24 Mar 2024 03:12:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22921 İBB Başkan Adayı Kurum: ” İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız”

“Sırtımızı yasladığımız yer milletimizdir”

İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Kahramanmaraşlılar ile Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Başka evlatlarımızı, yavrularımızı toprağa vermek istemiyoruz. İstanbul’a hizmet etmek için yola çıktığımız ilk günden itibaren şunu söyledik; ‘İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız'” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Kahramanmaraşlılar ile Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcı Fatma Varank, İstanbul Milletvekili Rabia İlhan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, Kahramanmaraş Dernekler Federasyonu (Maraş-Fed) Başkanı Uğur Yinanç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda asrın felaketini anlatan kısa film gösterimi de yapıldı. Programa ailesiyle katılan Asım Köse isimli 6 yaşındaki bir çocuk çizdiği resmi Kurum’a hediye etti. Resmi alan Kurum ise “Depremde yıkılan bir evin enkazının resmi. Resimde beni de çizmiş. Murat abi gelecek o evi yapacak diyor. Biz o evi yapacağız, o çocukların umudu olacağız” diye konuştu. Program sonunda konuşan Köse ise Kurum’a yaptığı resmi anlattı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

Murat Kurum, konuşmalarına “İçeri girerken bir kardeşimiz ‘Deprem bölgesine geldiniz, günlerce, aylarca bizim için, çocuklarımız için çalıştınız. Sizler, eşiniz, çocuklarınız bize hakkınızı helal edin dedi. Biz görevimizi yaptık. Milletimizin en zor anında yanında olmalıydık. Kardeşlik, dostluk, devlet adamlığı bunu gerektirirdi. Biz de görevimizi yaptık. Benim ve ailemin ne hakkı varsa 11 ilimize, Kahramanmaraş’ımıza helal olsun” diyerek başladı.

“76 bin konutun bir yıl gibi kısa bir sürede anahtarlarını teslim ettik”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Kahramanmaraş’ımızın acısını hala yüreğimizde, kalbimizin bir köşesinde hissediyoruz. Millet olarak gece yarısı gelen asrın felaketinde 6 Şubat’ta hep birlikte sarsıldık. Asrın felaketi bizden çok şeyi alıp götürdü. Devletimiz ilk andan itibaren bir seferberlik ruhuyla hareket etti. 11 ilimizde ki 14 milyon vatandaşımız için hep birlikte tek yürek olduk. Devletimiz sabahın erken saatlerinden itibaren 11 ilimiz için gece gündüz çalıştı. Devlet ve millet nasıl bir olurmuş, 85 milyon nasıl tek yürek olurmuş tüm dünyaya gösterdik. Bu illerde depremden hasar görmüş neresi varsa gidip tespit ettik. 11 ilde 3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. O zaman bize siz bunları yapamazsınız, siz bu inşaatları yapacak kaynağı bulamazsınız dediler. Depremzede kardeşlerimize ağız dolusu hakaret ettiler. Tercihlerinden dolayı depremzede kardeşlerimizi ötekileştirdiler. Biz depremzede kardeşlerimizle el ele verip 11 ilimizi ayağa kaldırmak için çalıştık. Şubat ayında 46 bin, geçtiğimiz hafta 30 bin olmak üzere 76 bin konutun bir yıl gibi kısa bir sürede anahtarlarını teslim ettik. Ardından başlattığımız 307 bin konutumuzu etap etap bitireceğiz. 11 ilimizin ayağa kalkması için çalışmalarımızı oradaki kardeşlerimizin yüzü gülene kadar devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

“İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız”

“Asrın felaketinde bir kez daha gördük ki ülkemizin en önemli gerçeklerinden biri de depremdir” diyen Kurum, konuşmalarını şu şekilde sürdürdü; “Yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Başka evlatlarımızı, yavrularımızı toprağa vermek istemiyoruz. İstanbul’a hizmet etmek için yola çıktığımız ilk günden itibaren şunu söyledik: İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız. İstanbul’u afetlere karşı daha dirençli hale getirmek, olası bir depremi en az hasarla atlatabilmek için tüm planlarımızı uygulayacağız. İstanbul’da daha önce nasıl 80 bin konutu vatandaşlarımıza teslim ettiysek, 39 ilçemizde 173 bin konutumuzun dönüşümünü nasıl başlatmışsak şimdi de 650 bin konutumuzu ‘Ne gerek var’ diyenlere rağmen dönüştüreceğiz. Biz İstanbul’u depreme karşı hazırlıklı hale getireceğiz dediğimizde CHP’li belediye başkanı bunların sapılmasına gerek yok diyor. Onların anlayışını geçtiğimiz 5 yılda gördük. İstanbulluların, annelerimizin, evlatlarımızın, ailelerimizin evlerinde huzurla ve güvenle yaşaması için biz canla başla çalışacağız. Yine İstanbul’un bir diğer büyük sorunu olan trafik sorunu ile ilgili kararlı adımları atacağız. Yeni metro hatlarıyla, yeni tüneller, yeni otoparklar, yeni yollar yaparak vatandaşımızın İstanbul’da yaşamasını güvenli hale getireceğiz. Trafik sorununu kökten çözeceğiz.”

“Sırtımızı yasladığımız yer milletimizdir”

İstanbul’a dair hayalleri olduğunu dile getiren Kurum “Kurduğunuz samimi hayalleri bir bir gerçekleştirerek İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Bu kardeşinizin bir hayali var. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir annemiz deprem endişesi yaşamasın. Bütün yuvalarımız güvenli hale gelsin. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıksın. Engelli kardeşlerimizin, hanım kardeşlerimizin, emekli büyüklerimizin kendilerini yalnız hissetmeyeceği İBB başkanının yanında olduğu bir anlayışı 1 Nisan sabahı İstanbul’un bütün sokaklarında sergileyeceğiz. Biz, bugün de, yarın da daima milletimizin yanında olacağız. Sırtımızı yasladığımız yer milletimizdir. İstanbul’umuzu gelecek nesillerin huzur ve güven içerisinde yaşayacağı deprem riskini, ulaşım çilesini ortadan kaldıracağız. İlk günden itibaren İstanbul’un bütün sokaklarında, 31 Mart zaferine inandık. ve bu yükü omuzlarımızda kutlu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu öyle bir sorumluluk ki bizi asla laf üretirken bulmayacaksınız. Bizi daima kapınızın önünde, dizinizin dibinde bulacaksınız. Bizi arayanlar tıpkı bugün olduğu gibi Kahramanmaraşlı kardeşlerimizin, yanında bulacaklar. Ayağımıza çizmemizi giyeceğiz, başımızda baretimizi takacağız. İstanbullularla el ele verip İstanbulluların yarınları için çalışacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirmek-zorundayiz/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da vatandaşlarla buluştu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-uskudarda-vatandaslarla-bulustu-2/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-uskudarda-vatandaslarla-bulustu-2/#respond Sun, 24 Mar 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22919 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Kahramanmaraşlılar ile Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Başka evlatlarımızı, yavrularımızı toprağa vermek istemiyoruz. İstanbul’a hizmet etmek için yola çıktığımız ilk günden itibaren şunu söyledik; ‘İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız'” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Kahramanmaraşlılar ile Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcı Fatma Varank, İstanbul Milletvekili Rabia İlhan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, Kahramanmaraş Dernekler Federasyonu (Maraş-Fed) Başkanı Uğur Yinanç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda asrın felaketini anlatan kısa film gösterimi de yapıldı. Programa ailesiyle katılan Asım Köse isimli 6 yaşındaki bir çocuk çizdiği resmi Kurum’a hediye etti. Resmi alan Kurum ise “Depremde yıkılan bir evin enkazının resmi. Resimde beni de çizmiş. Murat abi gelecek o evi yapacak diyor. Biz o evi yapacağız, o çocukların umudu olacağız” diye konuştu. Program sonunda konuşan Köse ise Kurum’a yaptığı resmi anlattı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

Murat Kurum, konuşmalarına “İçeri girerken bir kardeşimiz ‘Deprem bölgesine geldiniz, günlerce, aylarca bizim için, çocuklarımız için çalıştınız. Sizler, eşiniz, çocuklarınız bize hakkınızı helal edin dedi. Biz görevimizi yaptık. Milletimizin en zor anında yanında olmalıydık. Kardeşlik, dostluk, devlet adamlığı bunu gerektirirdi. Biz de görevimizi yaptık. Benim ve ailemin ne hakkı varsa 11 ilimize, Kahramanmaraş’ımıza helal olsun” diyerek başladı.

“76 bin konutun bir yıl gibi kısa bir sürede anahtarlarını teslim ettik”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Kahramanmaraş’ımızın acısını hala yüreğimizde, kalbimizin bir köşesinde hissediyoruz. Millet olarak gece yarısı gelen asrın felaketinde 6 Şubat’ta hep birlikte sarsıldık. Asrın felaketi bizden çok şeyi alıp götürdü. Devletimiz ilk andan itibaren bir seferberlik ruhuyla hareket etti. 11 ilimizde ki 14 milyon vatandaşımız için hep birlikte tek yürek olduk. Devletimiz sabahın erken saatlerinden itibaren 11 ilimiz için gece gündüz çalıştı. Devlet ve millet nasıl bir olurmuş, 85 milyon nasıl tek yürek olurmuş tüm dünyaya gösterdik. Bu illerde depremden hasar görmüş neresi varsa gidip tespit ettik. 11 ilde 3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. O zaman bize siz bunları yapamazsınız, siz bu inşaatları yapacak kaynağı bulamazsınız dediler. Depremzede kardeşlerimize ağız dolusu hakaret ettiler. Tercihlerinden dolayı depremzede kardeşlerimizi ötekileştirdiler. Biz depremzede kardeşlerimizle el ele verip 11 ilimizi ayağa kaldırmak için çalıştık. Şubat ayında 46 bin, geçtiğimiz hafta 30 bin olmak üzere 76 bin konutun bir yıl gibi kısa bir sürede anahtarlarını teslim ettik. Ardından başlattığımız 307 bin konutumuzu etap etap bitireceğiz. 11 ilimizin ayağa kalkması için çalışmalarımızı oradaki kardeşlerimizin yüzü gülene kadar devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

“İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız”

“Asrın felaketinde bir kez daha gördük ki ülkemizin en önemli gerçeklerinden biri de depremdir” diyen Kurum, konuşmalarını şu şekilde sürdürdü; “Yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Başka evlatlarımızı, yavrularımızı toprağa vermek istemiyoruz. İstanbul’a hizmet etmek için yola çıktığımız ilk günden itibaren şunu söyledik: İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek zorundayız. İstanbul’u afetlere karşı daha dirençli hale getirmek, olası bir depremi en az hasarla atlatabilmek için tüm planlarımızı uygulayacağız. İstanbul’da daha önce nasıl 80 bin konutu vatandaşlarımıza teslim ettiysek, 39 ilçemizde 173 bin konutumuzun dönüşümünü nasıl başlatmışsak şimdi de 650 bin konutumuzu ‘Ne gerek var’ diyenlere rağmen dönüştüreceğiz. Biz İstanbul’u depreme karşı hazırlıklı hale getireceğiz dediğimizde CHP’li belediye başkanı bunların sapılmasına gerek yok diyor. Onların anlayışını geçtiğimiz 5 yılda gördük. İstanbulluların, annelerimizin, evlatlarımızın, ailelerimizin evlerinde huzurla ve güvenle yaşaması için biz canla başla çalışacağız. Yine İstanbul’un bir diğer büyük sorunu olan trafik sorunu ile ilgili kararlı adımları atacağız. Yeni metro hatlarıyla, yeni tüneller, yeni otoparklar, yeni yollar yaparak vatandaşımızın İstanbul’da yaşamasını güvenli hale getireceğiz. Trafik sorununu kökten çözeceğiz.”

“Sırtımızı yasladığımız yer milletimizdir”

İstanbul’a dair hayalleri olduğunu dile getiren Kurum “Kurduğunuz samimi hayalleri bir bir gerçekleştirerek İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Bu kardeşinizin bir hayali var. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir annemiz deprem endişesi yaşamasın. Bütün yuvalarımız güvenli hale gelsin. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çile olmaktan çıksın. Engelli kardeşlerimizin, hanım kardeşlerimizin, emekli büyüklerimizin kendilerini yalnız hissetmeyeceği İBB başkanının yanında olduğu bir anlayışı 1 Nisan sabahı İstanbul’un bütün sokaklarında sergileyeceğiz. Biz, bugün de, yarın da daima milletimizin yanında olacağız. Sırtımızı yasladığımız yer milletimizdir. İstanbul’umuzu gelecek nesillerin huzur ve güven içerisinde yaşayacağı deprem riskini, ulaşım çilesini ortadan kaldıracağız. İlk günden itibaren İstanbul’un bütün sokaklarında, 31 Mart zaferine inandık. ve bu yükü omuzlarımızda kutlu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu öyle bir sorumluluk ki bizi asla laf üretirken bulmayacaksınız. Bizi daima kapınızın önünde, dizinizin dibinde bulacaksınız. Bizi arayanlar tıpkı bugün olduğu gibi Kahramanmaraşlı kardeşlerimizin, yanında bulacaklar. Ayağımıza çizmemizi giyeceğiz, başımızda baretimizi takacağız. İstanbullularla el ele verip İstanbulluların yarınları için çalışacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-uskudarda-vatandaslarla-bulustu-2/feed/ 0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, Trabzon’da konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-trabzonda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-trabzonda-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 24 Mar 2024 02:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22874 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Çok hızlı bir vaziyette ülkemizi depreme dirençli bir hale getireceğiz zaten. Bu işin üç ayağı var. Birisi bakanlıksa birisi belediyeler, birisi de vatandaş. Bu üçlü bir araya geldiğinde bu iş mükemmel yapılır.” dedi.

Özhaseki, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü Salonu’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizen Özhaseki, “Son yüzyıllarda gerek ana kara ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu memlekette. Ana karamızda sadece meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz.” diye konuştu.

Özhaseki, tedbiri elden bırakmamak gerektiğini dile getirerek, “Şu anda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte, nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelebilir. Elbette Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız.” dedi.

“İkide bir, ikide bir dizimize vurup da depremden sonra ağlamanın bir manası yok” ifadesini kullanan Özhaseki, şu değerlendirmede bulundu:

“Mevlana Hazretleri buyuruyor ki; ‘Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Akıl, olan biteni anlayıp ona göre yola revan olmak içindir.’ Biz de çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mimarlık, mühendislik fakültelerimiz var, bilim adamlarımız var, hükümetlerimiz güçlü Allah’a şükür. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etmek gibi bir yükümlülüğümüz var.”

Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, iş yerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap ediyor. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi bana göre bu sağlıklı şehirlerin inşa edilmesi. Çünkü şehri siz kuruyorsunuz, içinde yaşarken siz zaten şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır.” şeklinde konuştu.

Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, “Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı ve orada 18 tane ilimiz etkilendi, 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik, kalktık imdatlarına yetiştik başta Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere gece yarısı ayaktaydı, resmi görevliler, siviller, herkes, sizler.” dedi.

“Bu işin tek çözümü var; kentsel dönüşüm”

Gece gündüz demeden uğraş verdiklerini anlatan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Orada ‘CHP’li belediye var’ demedik. Diyemeyiz, insan bizim insanımız, tercihleri başımızın üstüne ve hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir evvelki bakanlık dönemim Hatay’a davet ettiler, Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci; ‘Kentsel dönüşüm yapacağız’ dedi. ‘Peki’ dedim, hesabını, kitabını yaptık. Rezerv alanlar vereceğiz ona, para vereceğiz, kira yardımında bulunacağız evini boşaltanlara. Gittik oraya, alana vardık çok kalabalık, vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu, şimdiki Hatay Belediye Başkanı başlarında tabii, ‘İstemeyiz de istemeyiz.’ Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Üzülerek söylüyorum bunları. Nihayetinde kentsel dönüşüm yapılacaktı. Başkanımız çıktı ‘Hoş geldiniz’ konuşmasına, ömrümde öyle galiz küfürler duymamıştım, adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım; ‘İstemiyor musunuz?’ dedim, vatandaştan ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri ‘İstemiyoruz’ diye bağırıyorlar.”

Özhaseki, vatandaşlarla arasında geçen görüşmeyi şu sözlerle anlattı:

“Vatandaşlara, ‘Sakin olun yapmıyoruz’ dedim. Siz istemiyorsanız niye yapalım. Ankara’dan ben de kendime iş aramak için gelmedim buralara. Herkesi sakinleştirdikten sonra dedim ki; ‘Arkadaşlar burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Türkiye’nin üç tane önemli fay hattı var. Birisi Van Gölü civarından başlıyor Erzincan, Tosya, Tokat’tan devam ediyor, Abant’tan Karadeniz fay hattı. İkincisi Doğu Anadolu fay hattı, Adıyaman’ı Malatya’yı içine alıyor, Hatay’dan Akdeniz’e iniyor. Üçüncüsü de Ege Bölgesi. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalar da (Sırası geldi, akşam sabah burada deprem olur) diyorlar. Gelin mani olmayın da deprem işinde size yardımcı olalım, kentsel dönüşümü yapalım, hiçbirinize zarar gelmesin.’ Mahallenin ismi Emek Aksaray Mahallesi. ‘Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim. Belediyede bir tane daire kalıyorsa size geri vereceğim şeref sözü, namus sözü, saatlerce sizi dinleyeceğim.’ Oturdum, gece 11-12’ye kadar herkesi de dinledim fakat örgütler galip geldiler, mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar.”

Depremden sonra Emek Aksaray Mahallesi’nden bazı kişileri aradığını ancak hiç kimsenin telefona cevap vermediğini anlatan Özhaseki, “Sonra resmi görevlilerden öğrendim bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi arkadaşlar?” diye konuştu.

“Bu siyasete alet edilir mi? lüzumlu lüzumsuz davalar açılır mı?” sorusunu yönelten Özhaseki, “Şimdi o gün bana mani olanlar vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Varsa eğer vicdanı kaldıysa eğer rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım ama pişkin pişkin geziyorlar. Bir tane çıkın da kentsel dönüşüm yapın da alnınızdan öpeyim, mani olanlara söylüyorum bunu. Yok. Kaçamak bir laf bulmuşlar ‘Bizler rantsal dönüşüme karşıyız’, vallaha biz de karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var ki ya? Bu işin tek çözümü var kentsel dönüşüm.” ifadelerini kullandı.

Özhaseki, 2 milyon 250 bin konutu değiştirdiklerini, 450 bin de inşaatın devam ettiğini vurgulayarak, “Bu bizi kesmediği için yeni yasalar çıkardık. İnşallah çok hızlı bir vaziyette ülkemizi depreme dirençli bir hale getireceğiz zaten. Bu işin üç ayağı var. Birisi bakanlıksa birisi belediyeler, birisi de vatandaş. Bu üçlü bir araya geldiğinde bu iş mükemmel yapılır.” diye konuştu.

Trabzon’da da epey çalışma yapıldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:

“Çömlekçi Mahallesi’ni gördünüz. İyi oluyor değil mi arkadaşlar olduğu zaman. Çok şükür burada mani olmaya çalışanlar çıkmadı. İstanbul’da Fikirtepe’de mani oldular, senelerce insanlar dışarı çıkamadı, emekli insanların çoğu öldü evine kavuşamadılar. Ortada briketten iki odalı bir ev vardı, dava üzerine dava, ideolojik takıntılı avukatlar yaptırmadılar ya. Efendim ‘dava açmak da anayasal bir haktır.’ Biz de biliyoruz kardeşim ama bu insanların güzel evlerde oturma hakkı da var, emekli insanın yaşama hakkı da var. Depreme karşı dirençli evlerde yaşama hakkı daha kıymetli.”

“Geçtiğimiz salı günü dağıtımlar yaptık, 76 bin konutu dağıttık”

Bakan Özhaseki, deprem bölgesinde çalışmaların sürdüğünün altını çizerek, şöyle devam etti:

“Orada 680 bin ev, 170 bin de iş yeri yıkıldı. Güçlü bir vaziyette girdik, binlerce ev devam ediyor. Geçtiğimiz salı günü dağıtımlar yaptık, 76 bin konutu dağıttık. Şu anda binden fazla şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz. İnşallah her ay 10 bin, 15 bin evi de teslim etmeye devam edeceğiz zaten. 4 bin 333 köyde çelik evler yapıyoruz. Oradaki insanlarımız evlerine oturuncaya kadar bu hizmete devam edeceğiz ama diğer tarafta da başta İstanbul olmak üzere bütün kentlerimizi yavaş yavaş kentsel dönüşüme sokmak zorundayız.”

Bu konuda seferberlik ilan ettiklerini ve çalıştıklarını belirten Özhaseki, şu değerlendirmede bulundu:

“TOKİ bizim medarıiftiharımız. 1 milyon 340 bin 22 senede konut yapmış, iş yeri yapmış. Bu depremde sınıfı geçti, bir tanesi bile devrilmedi, yıkılmadı. Emek veren arkadaşlardan Allah razı olsun. Ama nihayetinde 65-70 yıllık bir kapasiteden bahsediyoruz. Türkiye’de her sene kaç konut yapılıp satılıyor? 700 bin civarında. 2021 yılında 1,5 milyondu bu sayı. Rekordu o sene ama ortalama 700 bin civarında. TOKİ’nin kamu binaları yaptığını da kabul edersek özel sektörle kıyaslandığında inşaat sektöründe payı yüzde 15. Geriye kalan tamamıyla mimarlık, mühendislik gruplarımızda, inşaat sektöründe, müteahhitlik gruplarında. Önümüzdeki yıllarda İstanbul’da 600 bin kadar konutu değiştireceğiz. Sonra Anadolu’nun birçok ilinde, her ilde 10 bin, 30 bin, 50 bin, 100 bin konut değiştirmek durumundayız. Depreme karşı hazırlıklı olacaksak böyle oluruz, başka olamayız. Belki şu anda inşaat sektörü finansmana erişmekte zorluk çekiyor olabilir. Bu bizim günümüzün ekonomik koşullarından kaynaklanıyor ama bir sene sonraya kalmaz Allah izin verirse büyük bir şekilde önümüz açılır ve bizler hızla da zaten hep birlikte özellikle müteahhitlik gurubundaki arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’yi ayağa kaldırabiliriz. Ama yapmamız gereken tek şey de sıfır toleransla inşaatlarımızı yapmak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-trabzonda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Hatay’daki kentsel dönüşüm projesine karşı çıkan örgütleri eleştirdi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hataydaki-kentsel-donusum-projesine-karsi-cikan-orgutleri-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hataydaki-kentsel-donusum-projesine-karsi-cikan-orgutleri-elestirdi/#respond Sun, 24 Mar 2024 01:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22868 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Hatay’daki Emek ve Aksaray Mahallesi yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin karşı çıkarak mani olduğunu belirterek, “Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Bu siyasete alet edilir mi? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mahalli İdareler Seçim çalışmaları kapsamında geldiği Trabzon’da ‘Sektör Temsilcileri Buluşması’na katıldı. DSİ toplantı salonunda düzenlenen buluşmada konuşan Bakan Özhaseki, Trabzon’un en önemli hamlesinin turizm olduğunu söyledi. Bakan Özhaseki, “Şimdi mesela biraz önce başkanım söyledi. Trabzon’da en önemli hamlesi turizm hamlesi gibi gözüküyor. Onun hazırlığını yapmak lazım. Çünkü hazır insanlar geliyorlar şehrinize can katıyorlar. Yiyorlar, içiyorlar. Tamam. Herhangi bir şekilde ithal tarafı da yok bu işin. Dışarıya borçlanmıyorsunuz. Siz coğrafyanızı gösteriyorsunuz, kültürünüzü gösteriyorsunuz. Güzellikleri gösteriyorsunuz. Para kazanıyorsunuz. Bu bile değişime ayak uydurmaktır. Son olarak da söyleyeceğiz. Belki en önemli kural şu arkadaşlar şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Kimi kast ediyorum. Vali Bey’i de kastediyorum, yerel yöneticileri de söylüyorum, siyasilerimizi de söylüyorum. Belediye başkanları tabii ki bu işin içerisinde olmazsa olmazlarımız. Eğer şehrinizle bizim ilgili düşünceleriniz ufuklarımız varsa hedef koymuşsak, oraya giderken hep birlikte kol kola girip gayret ediyorsak başarı o şehrin geleceği aydınlık değil. Birimiz güzel bir proje yapmışız ona partili diye kızıyoruz. Şu adam parlamasın. Bu proje uygulanırsa başımıza bela olur, büyür gibi şeytani duygularla mani olmaya çalışırsak Allah korusun o şehirde işler güzel gitmez. Çok şükür biz Trabzon’da hep birliktelik gördük. Eski bakanlarımızda, yeni bakanlarımızdan yerel yöneticilerden, Murat Bey’den, Ahmet Metin Bey’den. Kol kola giren bir yapı gördük” şeklinde konuştu.

“İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok”

Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattının olduğunu vurgulayan Bakan Özhaseki, “Son yüzyılda gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu bölgede. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Efendim bizim burası 3. veya 4. derecede inşallah bir şey olmaz bize. Amin inşallah olmaz. Allah’tan dileğimiz o. Ama tedbiri elden bırakırsak şuanda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelir. Elbette inançlı insanlarız. Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız. İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok. Mevlana Hazretleri buyuyor ki, akıl dize vurup ah etmek için değildir. Akıl olanı bitine anlayıp ona göre yola revan olmak içindir. Bizde çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mühendislik, mimarlık fakültelerimiz var. Bilim adamlarımız var. Allah’a şükür hükümetlerimiz güçlü. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etme gibi bir hükümlülüğümüz var. Aslında tarihte bizim kendimize has o medeniyetimizin kurmuş olduğu ortamları son 18-19. asırlarda yitirdiğimiz için birazda zordayız” diye konuştu.

Bakan Özhaseki, Emek ve Aksaray Mahallesi örneğini verdi

Hatay’ın Emek ve Aksaray Mahallesi’nde yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin mani olduğunu ve 6 Şubat depreminde mahallede bir kişinin bile kurtulamadığını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, işyerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap eder. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi sağlıklı şehirlerin inşa edilmesidir. Çünkü siz şehri kuruyorsunuz, içinde yaşarken şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır. En önemli sorun olarak ben bunu görüyorum. 6 Şubat’ta bir deprem yaşandı. Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı. Orada 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik. Gece gündüz demeden uğraştık. Orada CHP’li belediye var demedik, diyemeyiz. İnsan bizim insanımız. Tercihleri başımızın üstüne. Hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir önceki bakanlık döneminde Hatay’a davet ettiler. Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci hiç unutmuyorum. Kentsel dönüşüm yapacağım dedi peki dedim. Hesabını ve kitabını yaptık. Oraya gittik, alan çok kalabalık. Vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor. Ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu. Şimdi ki Hatay Belediye Başkanı başlarında. İstemeyiz de istemeyiz. Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Bunu üzülerek söylüyorum. Başkanımız çıktı hoş geldiniz konuşmasına ömrümde öyle küfürler duymamıştım adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım. İstemiyor musunuz dedim. Vatandaşta ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar. Tamam yapmıyoruz sakin olun dedim. Ankara’dan bende kendime iş aramak için gelmedim buralara dedim. Ama dedim, şuraya kadar geldim 10 dakika sohbet edelim meramımı anlatıyım size sonra ayrılacağım olur mu arkadaşlar dedim. Gençler sizde şu pankartlarını indirin dedim. Pankarttan hepsi bize hakaret ediyor. Herkes sakinleştikten sonra dedim ki arkadaşlar bakın burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Ülkede önemli 3 tane fay hattı var. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalarda sırası geldi diyorlar. Akşam, sabah burada deprem olur gelin mani olmayın da ben şu deprem işinde size yardımcı olayım. Kentsel dönüşümü yapalım hiçbirinize zarar gelmesin. Emek ve Aksaray Mahallesi. Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim, belediyeye bir tane bina kalıyorsa ben size vereceğim şeref ve namus sözü saatlerce sizi dinleyeceğim dedim. Gece 11-12’ye kadar herkesi dinledim. Fakat örgütler galip geldiler. Mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar” dedi.

“Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı?”

“Deprem sabahı erkenden önce Gaziantep Belediye Başkanımızı aradım Fatma hanım hüngür hüngür ağlıyordu. ‘Ağabey evlerin altından feryatlar yükseliyor yetişemiyoruz ki’ dedi” ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, “Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi. Bu siyasete alet edilir mi? Lüzumlu, lüzumsuz davalar açılır mı? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım. Ama pişkin pişkin geziyorlar. Sonra da öğrenmiş bir kelam. En son mecliste ne olur dedim kentsel dönüşüme karşı değiliz de rantsal dönüşüme karşıyız gibi süslü laflar etmeyin midem dönüyor, almıyor içim dedim. Çıkın da kentsel dönüşüm yapın. Alnınızdan öpeyim. Bizde karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var. Bu işin tek çözümü var, kentsel dönüşüm. Çok hızlı bir şekilde ülkemize depreme dirençli bir hale getireceğiz” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hataydaki-kentsel-donusum-projesine-karsi-cikan-orgutleri-elestirdi/feed/ 0
Elazığ’da Arama Kurtarma Birimi öğrencilere afet bilinci aşılıyor https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 08:57:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22638 Elazığ’da, Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan Arama Kurtarma Birimi’nde (AKUB) yer alan öğretmenler ve personel, okullarda öğrencilere afet bilinci aşılıyor.

Deprem riski yüksek kentte 2 yıl önce gönüllü 27 öğretmen ve 13 kurum personelinin katılımıyla AKUB kuruldu.

AFAD İl Müdürlüğünde ilk yardım, teknik arama, psikososyal destek, güvenlik, cihazla arama ve barınma gibi konularda eğitim alan AKUB ekibi, öğrencileri afetlere karşı bilinçlendirmek için eğitim çalışması başlattı.

Okul okul gezen ekipler, öğrencilere bir afet durumunda yapılması gerekenlerle ilgili teorik ve uygulamalı bilgilendirme yapıyor.

Ekiplerin 33’üncü durağı Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi oldu.

Öğrencilerle görüşerek afetlere karşı bilgilendirmek için sunum yapan ekipler, daha sonra senaryo gereği kentte meydana gelen yıkıcı bir deprem sonrası tahliye, ilk yardım ve enkaz altında kalan yaralıların kurtarılması konusunda tatbikat gerçekleştirdi.

“Afetlere sürekli hazır olmamız gerekiyor”

İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit, AA muhabirine, Elazığ’ın deprem kuşağında olduğunu ve bugüne kadar depremler yaşadığını ifade ederek, bu depremlerden sonra afetlere karşı bilinçlenmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Afetlere karşı hazırlıklı olmak için çalışmalar yaptıklarını, bünyelerinde arama kurtarama ekibi kurduklarını ifade eden Yiğit, şöyle dedi:

“Ekibimiz 40 eğitim çalışanından oluşuyor. Ekibin içinde ‘yiyecek içecek’, ‘arama kurtarma’, ‘barınma’ gibi alt gruplar da var. Bu kapsamda spesifik eğitimler aldılar. Ekibimiz son yaşadığımız 6 Şubat 2023’teki depremlerde başta Malatya olmak üzere diğer illerimizde arama kurtarma faaliyetlerine katıldılar. Bu ekibi güçlendirerek olası afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek için bütün çalışmalarımızı yaptık. Afetlere sürekli hazır olmamız gerekiyor.”

Ekibin verilen eğitimlerle olası afetlere karşı hazır durumda olduğunu anlatan Yiğit, bütün öğrencileri ve eğitim çalışmalarını bu doğrultuda bilgilendireceklerini kaydetti.

Yiğit, bu eğitimi alan öğrencilerin diğer aile bireylerini de bilgilendireceğini dile getirerek, ve katkısı olacak. İlimizde bulunan 556 okulumuzda 133 bin öğrencimize bu eğitimleri güncel haliyle verip onları depreme ve afetlere hazırlıklı hale getirmek niyetindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimiz hem deprem anında hem de sonrasında ne yapacaklarının bilincinde olacaklar.” ifadelerini kullandı.

“Elazığ’daki bütün okullarda bu eğitimleri vermekteyiz”

AKUB üyesi Suat Toksöz eğitim çalışanları olarak gönüllülük esasına dayanarak bu hizmeti verdiklerini belirtti.

Afetin hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Toksöz, “Öğrencilerimizin afetlerde ilk yardım ve psikolojik olarak durumu yönetebilmeleri konusunda hazırlıklı olmaları için çalışıyoruz. Elazığ’daki bütün okullarda bu eğitimleri vermekteyiz. 2020 depremine hazırlıksız yakalanmıştık. 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde ise AFAD ile birlikte çalışmalara katıldık. Ekibimiz sahada psikolojik destek de verdi, depremin ilk 3 gününde 380 çadır kurdu. Eğitimin devam etmesi için de çadır kurduk, gıda yardımlarında bulunduk.” diye konuştu.

Öğrencilerden Kemal Yıldızhan, verilen eğitimin çok faydalı olduğunu belirterek, hem deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili hem de ilk yardım konusunda bilgi sahibi olduklarını aktardı.

İrem Kalkancı, depremlerin meydana geldiği bir kentte yaşadıklarını ifade ederek, bu eğitim ile olası afetlere karşı hazırlıklı olmaları için bilgilendirildiklerini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’un son 5 yılda kötü bir durumda olduğunu ve depremin milli güvenlik sorunu olduğunu belirtti https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/#respond Sat, 23 Mar 2024 07:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22598 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın Sütlüce’deki binasında düzenlenen ‘Gençlik Kolları Vefa Sahur’ programında gençlerle bir araya geldi. İstanbul’un son 5 yılda kötü bir durumda olduğunu ve bu fetret devrini bitireceklerini belirten Murat Kurum, deprem konusuna da özellikle değinerek “Deprem bir milli güvenlik sorunudur” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen ‘Gençlik Kolları Vefa Sahur’ programına katılarak seçim süreci boyunca yoğun bir çalışma içinde olan gençlik teşkilatlarına teşekkür etti. Tek gündemlerinin İstanbul olduğunu ve şehrin sorunlarını çözmek için büyük bir ekiple yüzlerce proje ürettiklerini dile getiren Kurum, gençlik teşkilatlarının da bu süreçte büyük fedakarlıklar yaptığını belirtti. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, gençlik kolları üyeleri ve partililer katıldı.

Programda konuşan Murat Kurum, “Bugün AK Partimizin 22 yıllık yolculuğuna ömrünü adayan teşkilatımızın değerli üyeleriyle bir arada olmaktan ve hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyor ve mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Allah birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin. Siz değerli kardeşlerimle bir arada olmaktan dolayı Rabbimize ne kadar şükretsem azdır. Rabbim bu mübarek günde tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları kabul etsin. Hepiniz bu kutlu davanın zorlu yolculuğunda bu bayrağı şerefle taşıyan arkadaşlarımızsınız. Bizim yolumuz gerçekten uzun ve çetin bir yol. Bu yolda çok büyük badireler atlattık. Çileyi, sefayı, mutluluğu hüznü hep birlikte bu yolda beraber çektik. Bazen yeri geldi üzüldük yeri geldi sevindik. Ama bu birliğimizi beraberliğimizi hiçbir zaman eksik etmedik. Bu davanın mayasında hem Hakkın hem de halkın rızası var. Bu davanın ruhunda milletimizin aydınlık geleceği var. Bu davanın özünde aslında ezelden ebede bir vatan sevdası var. İşte bu kutlu dava 21. yüzyıl sahnesindeki yerini alıncaya kadar da nice yılları aşıp geldi. Bu dava aslında büyük Türkiye davası. Bu davada öyle ağır bir yük var ki kemiği bile sızlatır. İşte bu dava için millete sevdalı dünya liderimizin liderliğinde 22 yıldır hepimiz farklı kademelerde hizmet ediyoruz. Bu manzaraya baktığımızda bu kutlu yolu sahiplenen arkadaşlarımızla beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız var. Ben sizlerle bir arada olmaktan büyük onur duyuyorum. Eğer ülkemiz bugün bu seviyeye geldiyse, şehirlerimize hizmet ettiysek bunu sizin gibi çalışma arkadaşlarımıza borçluyuz. Bu davada nice arkadaşımızı kaybettik, ebediyete uğurladık. Ama bu bizim için hayal ettiğimiz sanki Sultan Fatih’in 21 yaşında fethettiği ve bize emanet edilmiş bu topraklara gözümüz gibi baktık. Hepimiz ailemizden sevdiklerimizden fedakarlıklar yaptık. ve işte bugün dünya 5’ten büyük denebiliyorsa, bu ülke tüm dünyadaki mazlumlara el uzatabiliyorsa bu öncelikle liderimiz, Cumhurbaşkanımız ve ardından giden yol arkadaşlarımızın sayesindedir” şeklinde konuştu.

“İstanbul’umuzun fetret devrini bitireceğiz”

İstanbul’un son 5 yılda girdiği kötü durumun son bulması için çalışacaklarını ve İstanbul’un ve İstanbullunun sorunlarına çare aramak için hep birlikte yol yürüyeceklerini belirten Murat Kurum, “Değerli arkadaşlar biz de kutlu bir yolculuğa çıktık bu şehir için. Nice fedakarlıklar verdiğimiz ve burada birçok arkadaşımızın bugüne kadar emekleriyle ilmek ilmek işlenmiş bu aziz şehir için 82 gündür gece gündüz çalışıyoruz. Ben görev yaptığım her süreçte samimi olmaya çalıştım. İçimden geldiği gibi davrandım rol yapmadım. Başka bir kimliğe bürünme niyetim olmadı. Geriye dönüp baktığımda 2005 yılında şantiyede kontrol mühendisi olarak başladım. Şube müdürü oldum ve 2009’da emlak konut genel müdürü oldum. Orada da bize düşen vazife neyse o vazifeyi yerine getirmek için çabaladım. 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini aldığımda en genç bakanlardan biriydim. Aldığım görevlerde milletimiz bizden ne bekliyorsa onun bilincinde hareket ettim. Ailemizden sevdiklerimizden fedakarlık yaptık. 81 ilde milletimiz bizden ne beklediyse o eserleri yapmanın gayretiyle çalıştık. Yeri geldi depremlerde milletimizle beraber ağladık. Yeri geldi konutların teslimine sevindik. Seller oldu 2 saatte orada olduk ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Ardından asrın felaketi olan depremde de çok büyük acılar çektik ama etrafımızda yine dava arkadaşlarımız vardı. Orada da tek yürek olduk ve hizmetlerimizi yürüttük. Girdiğimiz her mücadelede milletimize mahcup olmadık. Şimdi ‘Sadece İstanbul’ diyerek İstanbul’umuzun son 5 yılda girdiği fetret dönemini bitirecek adımları atmak istiyoruz. İnşallah 9 gün sonra İstanbul’umuzun bu kötü gidişatına son vereceğimiz bir seçime gidiyoruz. 1 Nisan itibarıyla görevi devraldığımızda da İstanbullular bize yetkiyi verdikten sonra İstanbul’daki deprem sorununu gidermek, trafik çilesini bitirmek ve İstanbul’un geleceği adına kararlı adımlar atmak üzere arkadaşlarımızla çalışıyoruz. 1 Nisan itibarıyla aldığımız bayrağı en yukarı çıkararak ve samimi, içten olacağız. Elimizden geleni yapacağız çünkü milletimizden beklentimiz bizimle birlikte yol yürümesi. Bizim yapacağımız da bu talepleri gidermek olacak. İstanbul vatandaşımız belediye başkanımızdan sorunların çözülmesi ve çözüm adına iradenin ortaya konulmasını bekler. Biz bakanlıkta böyle çalıştık. Genel müdürlüğümüz sürecinde böyle çalıştık” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin her ilinde vatandaşın derdiyle dertlendiğini ve yapılan her hizmetle alınan duaların çok kıymetli olduğunu dile getiren Kurum, “Gittiğimiz her ilde çok güzel hikayeler kurduk. Antalya’da İbrahim Amcamız bana oğlum diyor, Elazığ’da teyzelerimiz beni evladı gibi bağrına basıyor, Hataylı, Adıyamanlı abilerimiz kardeşlerimiz bizi gördüğünde ‘Allah seni yetiştiren anandan babandan razı olsun’ diyor. Bu bizim için her şeyden kıymetli. Bunları duyabilmek bu devlet için, bu millet için çalışmak ve onların duasını almak bizim için çok kıymetli. İnşallah bu anlayışla İstanbul’a hizmet edeceğiz. 31 Mart’ta İstanbullular da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayan ve İstanbul için dertlenen insanların arkasından gelecek. Hizmet siyaseti ve gerçek belediyecilik diyecek. Burada gerçek belediyeciliğin neferleri ile beraber yol yürüyecek. 22 yıldır bu hizmetleri yapıyoruz ve 31 Mart’ta alacağımız zafer ile de Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunu çizeceğiz. Bu süreçteki fedakarlıklarımızın aslında karşılığını alacağız. İstanbul vefanın şehri. Vefa burada sadece bir semt ismi değil, buradaki her bir kardeşimizin bu kutlu davaya göstereceği samimiyettir. Geleceğimiz adına bu kararları hep birlikte alacağımız ve hep birlikte kazanacağımız ve birlikte çalışacağımız bir sürece 9 gün kaldı” dedi.

“Deprem milli güvenlik meselesidir”

İstanbul’un yalnızca 81 ili değil dünyayı ilgilendirdiğini ve Ahıska Türklerinden Balkanlara, Gazze’ye kadar tüm mazlumların sevineceğini belirten Murat Kurum, “İstanbul sadece 81 ili ilgilendiren bir şehir değil. İstanbul’daki deprem riskinin ortadan kaldırılması bizim milli güvenlik, beka meselemizdir. Biz bu çalışmaları yapmak zorundayız. Bu çalışmaları yaparak aslında çocuklarımıza bu kutlu şehri en güzle haliyle emanet etmek zorundayız. Bizim paylaşamayacağımız hiçbir şey yok. El birliğiyle inşallah bu sevinci yaşayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/feed/ 0
Murat Kurum, Tuzla’da Tersane İşçileriyle Bir Araya Geldi https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-tuzlada-tersane-iscileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-tuzlada-tersane-iscileriyle-bir-araya-geldi/#respond Sat, 23 Mar 2024 04:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22498 Cumhur İttifakı İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Tuzla’da tersane işçileriyle bir araya geldi. Kurum, “Gerek trafik çilesini, gerek deprem riskini, gerek hane ekonomisini yükseltecek adımları şehrin, şehremini olarak, uyum içerisinde çalışarak yapacağız. Çekişerek, bahane üreterek, bahanelerin arkasına sığınarak değil, şehrin kaynaklarını şehre kullanarak, milletin parasını millete harcayarak ve milletiyle el ele tutup Türkiye Yüzyılı’nda, İstanbul’u lokomotif şehir yapacak anlayışla çalışacağız” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Tuzla’da Kuzey Star tersanesini ziyaret etti. Murat Kurum’a tersane ziyareti sırasında; Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, MKYK Üyesi Barış Özeroğlu, Kuzey Star Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İmral ve GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran eşlik etti. Ardından Gemi İnşaat Sanayicileri Birliği’ne uğrayan Kurum, tersane üst düzey yöneticileri ile bir araya geldi ve toplantı yaptı.

“Vatandaşımızın nerede mülkiyet ve imar problemi varsa onları çözmek için bir irade ortaya koydum”

Tersane ziyaretinde konuşan Kurum, “Bugün burada sizlerin misafiriyiz. Sizin gibi kardeşlerimizle birlikte ben 81 ile hizmet etmeye çalıştım. Gerek Genel Müdürlük yaptığım, gerek Bakanlık yaptığım dönemde milletimiz ve şehirlerimiz için en iyisini, güzelini yapmanın gayretiyle sahadaydık. Buradaki tüm arkadaşlarımızın memleketinde emeği olan bir kardeşinizi. Hepimizin ilinde, hatta birçoğunuzun ilçesinde iş yaptım. Alın teri döktüm. Emek sarf ettim. Sizin bugün burada ekmeğinizin parası, ailenize, evinize ekmek götürebilme motivasyonuyla yaptığınız gibi biz de milletimize o hizmetleri yapmak için çalıştık, çabaladık. Afetlerde, depremlerde, sellerde, yangınlarda 2 saat sonra oradaydık. Orada milletimizin elinden sımsıkı tuttuk. ‘Ben bir daha bu evde yaşayabilecek miyim, acaba memleketimi terk etmek zorunda mı kalacağım’ o endişeli bakışların arasında hem onları sevindirebilmek ve umudu olabilmek için hep beraber bir mücadele verdik. Hamd olsun, bugün 5 yılda 365 bin konutu yaptım. Her afette, milletin yanına gittim. 46 bin konutu teslim ettim. 81 ilde 72 milyon metrekare millet bahçesi kazandırdım. İstanbul’da sadece 173 bin konutun, dönüşümünü yürüttüm. Vatandaşımızın nerede mülkiyet ve imar problemi varsa onları çözmek için bir irade ortaya koydum. Tuzla ve İstanbul’un 39 ilçesi için kentsel dönüşümden deprem dönüşümüne, sosyal konut projelerine kadar birçok projeye imza atmış bir kardeşinizim” ifadelerini kullandı.

“Deprem korkusuyla ilgili herhangi bir endişe yaşamasın”

İstanbul için bir mücadele vermek üzere yola çıktığını söyleyen Murat Kurum, “80 gündür sahadayız. Bu 80 günlük süreçte, hayallerimizi ve projelerimizi paylaştık. Ben de sizin gibi Anadolu’da yaşayan bir ailenin evladıyım. Allah nasip etti, buralara geldik. Buralarda da hep oturduğumuz koltuğu, hizmet ettiğimiz şehri emanet bildik. Bu emanet bilinciyle çalıştık. Malını, insanını, parasını emanet bildik. Bu anlayışla, 81 ile hizmet ettik. İnşallah şimdi de ‘Sadece İstanbul’ diyerek, İstanbul’un sorunları, İstanbullu kardeşlerimizin her gün yaşadığı problemlere iyi gelmek adına bu mücadeleyi yapacağız. İstiyoruz ki; İstanbul’da yaşayan herkes mutlu olsun. Başı öne eğilmesin. Deprem korkusuyla ilgili herhangi bir endişe yaşamasın. Şu geçen 5 yıllık süreçte, İstanbul’da maalesef sözü verilen işlerin tutulmadığını görüyoruz. Hatta bırakın tutmayı, verilen vaatlerin hatırlanmadığı sürece hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu ülke büyüyecekse, bu şehrin sorunları halledilecekse eğer Aziz İstanbul’a ilgi göstermek lazım. İstanbul’a sevgi göstermeniz lazım. Kim olursa olsun, hangi partiye gönül verirse versin, hangi dine, inanca, mezhebe sahip olursa olsun, bizim herkesi kucaklamamız lazım. Beni tanıyanlar bilirler. Biz geçmişte, bugün de, yarın da kimseyi ötekileştiren tarafta olmadık. Elimizden geleni yaptık. Bugün Ağrı’ya da gitseniz Murat Kurum için bunu söylerler. Şırnak’, Van’a, Hakkari’ye de gitseniz, ‘Murat Kurum söylerse, yapar’ derler. Murat Kurum bunu geçmişte yaptı. Söz verdi ve sözlerini tuttu. Sözlerini tutmuş biri olarak Tuzla’dayım. Bugün bu emekçi kardeşlerimizin karşısındayım. Benim bu şehre ilişkin hayallerim var. Emanet olarak gördüğümüz ve bu emanete gözümüz gibi bakacağımız bir anlayışla çalışmak istiyoruz. Sizlere hizmet etmek istiyorum” diye konuştu.

“İstanbul’un kaynağıyla, 2 günlük konsere 550 milyon lira harcanmış”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Kurum, “Gerek trafik çilesini, gerek deprem riskini, gerek hane ekonomisini yükseltecek adımları şehrin, şehremini olarak, uyum içerisinde çalışarak yapacağız. Çekişerek, bahane üreterek, bahanelerin arkasına sığınarak değil şehrin kaynaklarını şehre kullanarak, milletin parasını millete harcayarak ve milletiyle el ele tutup Türkiye Yüzyılı’nda, İstanbul’u lokomotif şehir yapacak anlayışla çalışmak istiyorum. 31 Mart’ta da sandığa gittiğinizde şu tercihi yapacaksınız; bir tarafta bu milletin geleceği için çalışanları, diğer tarafta da kendi geleceği için çalışanları göreceksiniz. Bu ülkede, bu şehirde deprem riski ortadan kalksın ve vatandaşımız başını yastığa koyduğunda, huzurla uyusun diyenlerle diğer tarafta koca 5 yılda, İstanbul’da 5 bin konutu dönüştüremeyenleri oylayacaksınız. Bu şehir de trafik çilesi bitsin, milletimiz evine huzurla, güvenle gitsin diyenleri ya da şu koca 5 yılda yapılan metro mesafesi 17.88 kilometre. Bunun dışında hiçbir iş yapılmamış. Ama İstanbul’un kaynağıyla, 2 günlük konsere 550 milyon lira harcanmış. İsrafı bitirdi deyip, 500 milyon lira tabelalara reklam verilmiş. Milletin parasıyla CHP dizayn edilmeye çalışılmış. İşte balya balya parayla bir İl binasını alamadıklarını bugün görüyoruz. Kendi gazetecileri ne diyor? ‘Sen, bir İl binasını almaktan acizsin, bu şehri ve bu ülkeyi nasıl yöneteceksin’ diyor. Burada net bir şekilde anlayış farkı var. Bir tarafta beceriksiz, liyakatsiz bir yönetim. Diğer tarafta da milleti için gece gündüz çalışanlar var. Bugün, bu tersanede istihdam varsa, bu tersanede gemi üretiliyor ve vardiyalı bir sistemde bu tersane çalışıyorsa ortaya koyulan vizyon sayesindedir. Sizlerin geleceği adına atılan adımlar sayesindedir. Bu ülke TCG Anadolu gemisini yapıp, tüm dünyaya meydan okuyorsa eğer buradaki işçi kardeşlerimiz sayesindedir. Biz eğer büyümek, gelişmek ve muasır medeniyetler seviyesine çıkmak istiyorsak, bu anlayışla çalışmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Mesele Murat Kurum meselesi değil, mesele İstanbul’un gelecek meselesi”

Algıyla şehirdeki deprem korkusunun giderilmeyeceğini belirten Kurum, “Bahaneyle trafik çilesini bitiremezsiniz. Engellendik siyasetiyle bu şehrin sorunlarına çözüm bulamazsınız. Nitekim, şu geçtiğimiz 5 yılda bulamadığını gördük. Yapamadıklarını gördük. Ben 80 gündür sahadayken emin olun bana bir kere, bu projelerle ilgili bir soru soramadılar. Onlar da biliyor ki, bu adam gelirse, bu işi yapar. Bu adam, bunu geçmişte yaptı, bugünde yapar. İstanbul’un başkanı, İstanbullunun kardeşi olur yapar. İnşallah biz bu anlayışla, hizmet etmek için yola çıktık. Bu yol meşakkatli, bu yol zor bir yol. Biz canımızla, kanımızla, tüm motivasyonumuzla İstanbul’umuza hizmet edeceğiz. İnşallah 31 Mart’ta İstanbul’u içine düştüğü fetret devrinden hep birlikte yükselişini başlatacağız. Bunu sizlerle yapacağız. Emekçi kardeşlerimizle başlatacağız. İstanbullu hemşerilerimizle başlatacağız. Mesele Murat Kurum meselesi değil, mesele İstanbul’un gelecek meselesi. Ben elimden gelen her türlü gayreti sergileyeceğim. Her türlü fedakarlığı yapacağım. İstanbul için gece gündüz çalışacağım. Sizleri de benimle birlikte bu yolda yürümeye, bana yol arkadaşlığı yapmaya davet ediyorum. İnşallah sizlerin oylarıyla, İstanbul’umu içinde bulunduğu durumdan çıkaracağız. İstanbul olmazsa Türkiye olmaz. İstanbul’da bir deprem olursa, bu ülkenin milli güvenlik meselesi haline gelir. İstanbul’da Allah göstermesin bir deprem olursa, bu bir beka meselesidir. O yüzden el birliğiyle ülkemize, geleceğimize sahip çıkalım” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-tuzlada-tersane-iscileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Çevre Bakanı: Kentsel dönüşüm için bir bakanlık, iki belediye, üç vatandaş gerekiyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-bir-bakanlik-iki-belediye-uc-vatandas-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-bir-bakanlik-iki-belediye-uc-vatandas-gerekiyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 03:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22473 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Tüm Türkiye’de şu anda kentsel dönüşüm yapabilmek için büyük bir seferberlik ilan ettik. Her tarafa koşuyoruz, her bir tarafa yetişmeye çalışıyoruz ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Kentsel dönüşümün doğru ve hakkıyla yapılabilmesinin tek şartı şu üç grubun bir araya gelmesi. Bir bakanlık, iki belediye, üç vatandaş.” dedi

Özhaseki, Erenler Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm alanlarını incelemesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin kadim şehirlere sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’nin iki önemli kusuru bulunduğunu belirten Özhaseki, “Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki kusur var. Birisi fitne odakları, hiç bitmek bilmez, hepsi yerin altında. Aynı ülkeler tarafından desteklenir, amaçları aynıdır. PKK’sından IŞİD’ine, FETÖ’sünden DHKP-C’sine hepsi aynı ülkeler tarafından desteklenir. Amaçlar da tektir. 50 yıldır mücadele ediyoruz, çok şükür galip gelen Türk devleti oldu. Onları toprağa gömdük, bir daha da çıkamayacaklar Allah izin verirse.” diye konuştu.

Türkiye’nin ikinci kusurunun ise depremsellik olduğuna işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde son yüzyılda meydana gelen 6 ve üzerindeki şiddette yıkıcı deprem sayısı 231. Yani bu memlekette her sene iki veya üç yıkıcı şiddette deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Bilinen çok net fay hatları var, birisi Erzincan, Van Gölü civarından başlayan, Tokat’ı, ilçelerini de içine alarak Bolu’dan, Abant’tan Marmara’ya kadar devam eden Kuzey Anadolu Fay Hattı. Daha önce 1939’da, 1942’de bu şehirde de epeyce hasar meydana getirdi. İkincisi de neredeyse aynı yerden başlayarak Akdeniz’e doğru inen Doğu Anadolu Fay Hattı. İçine Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Hatay’ımızı alıyor. Biri de Ege Bölgesi, İzmir başta olmak üzere çok riskli. Hiç kimse bu ülkede, ‘Bizimki üçüncü derece, bizimki dördüncü derece. Bir şey olmaz.’ gibi bir hisse kapılmasın. Şu anda 500’e yakın kırılmamış fay hattı var ülkemizde.”

“Her ne yapıyorsak mutlaka deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım”

Yaşanan depremlerden ibret alınması gerektiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Her ne yapıyorsak mutlaka deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım. Evlerimizi, konutlarımızı, iş yerlerimizi, bahçede yaptığımız küçük bir kulübeyi, ahırı bile deprem riskini bilerek ve görerek ona göre yapmamız icap ediyor. Bu işin tek çözümü var, o da kentsel dönüşüm. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bir yasa çıktı. Şu ana kadar 2 milyon 250 bin konut değişti, dönüştü, 452 bininin de inşaatı devam ediyor. Bu bizi kesmediği için Meclis’imize getirdik. Orada yeni yasalar çıkardık, yeni bütçeler ayırdık. Tüm Türkiye’de şu anda kentsel dönüşüm yapabilmek için büyük bir seferberlik ilan ettik. Her tarafa koşuyoruz, her bir tarafa yetişmeye çalışıyoruz ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Kentsel dönüşümün doğru ve hakkıyla yapılabilmesinin tek şartı şu üç grubun bir araya gelmesi. Bir bakanlık, iki belediye, üç vatandaş.”

Özhaseki, AK Partili belediyelerin dışında kentsel dönüşüm işine soyunan kimse bulunmadığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bir belediye başkanı, ‘Gerçekten vazifemi yaptım arkadaş, ben müsterihim’ diyecekse, kendi bölgesinde kentsel dönüşümü yapmak zorunda. Bunu yapmıyorsa bizim özellikle Cumhuriyet Halk Partili belediyeler gibi yandaş sanatçılar çağırıp büyük paralar veriyorsa ‘Beni parlatın’ diye organizasyon firmalarına milyonlarca lira akıtıyorsa emin olun hesabını veremezler. Ben nihayetinde 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Ömrüm bu hizmetlerle geçti. Yerel yönetimler ve bakanlıkta İlk defa 2019’dan itibaren bir belediyecilik anlayışıyla karşılaştım. Başını İstanbul çekiyor, diğer şehirler de ayak uyduruyor. Ajanslara büyük paralar ayırıyorlar. İstanbul’da ajanslara verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan paranın tam iki misli. Ajanslar ne yapacaklar, beyefendiyi parlatacaklar. Oturacak, alkışlayacaklar, kalkacak, alkışlayacaklar. Tatile gidecek, iş başındaymış gibi gösterecekler. Her taraf kardan tıkanmış olacak, İngiliz Büyükelçisi ile yemek yiyecek ama beyefendi iş başında gibi gösterecekler. Parlattıkça parlatacaklar. İstanbul dar geliyor, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı istiyor. Orası da olmaz, cumhurbaşkanlığı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-bir-bakanlik-iki-belediye-uc-vatandas-gerekiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin sıkıntılarına çözüm borcumuz var https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizin-ve-emeklilerimizin-sikintilarina-cozum-borcumuz-var/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizin-ve-emeklilerimizin-sikintilarina-cozum-borcumuz-var/#respond Sat, 23 Mar 2024 01:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22388 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların çözümü boynumuzun borcudur. Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler.” dedi.

Erdoğan, partisinin Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Osmanlı’ya nice devlet adamı yetiştiren şairleri ve yazarlarıyla nam salmış Karabük’te olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Bu sefer arayı biraz açtık galiba. Karabük’ü özlemişiz, sanki Karabük’te ‘eccük’ bizi özlemiş gibi.” ifadesini kullandı.

Alanda 46 bin Karabüklü bulunduğu bilgisini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demektir, 31 Mart akşamı inşallah Karabük’te zaferi beraber kutlayacağız. Karabük, Cumhuriyet’imizin yurdu demir ağlarla örme, bu hedefin ilk meyvelerinden biri olarak milletimizin gıpta ettiği bir iftihar tablosudur.” açıklamasında bulundu.

Demir yollarının sadece ulaşım ağından, demir çelik fabrikalarının sadece bir tesisten ibaret olmadığının, aynı zamanda “koskoca” bir şehri doğurabildiğini, bunun da en güzel ispatının Karabük olduğunu belirten Erdoğan, Karabük’ün 13 haneli bir köyden bugünkü “modern şehre” dönüşümünün Cumhuriyet’in kazanımlarından biri olduğunu söyledi.

Karabük’ün, Türkiye sanayisinin de “can damarları” arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şehrimiz fabrikalar yapan fabrikasıyla, ekonomimize eşsiz katkılar sunuyor. Karabük’e hizmet etmek, Gazi Mustafa Kemal’in mirası olan bu şehri Türkiye Yüzyılı’nda daha da ileri götürmek bizim için aynı zamanda bir vefa meselesidir. Ne diyor Karabük türküsünde, bakayım siz de bilecek misiniz? ‘Çuha yelek ekli olur, çirkin seven dertli olur. Seversen, güzel sev, güzel merhametli olur.’ Karabük hem güzel hem merhametli bir şehir olarak varlığıyla ülkemiz ve milletimiz için rahmettir.”

“Çok daha yüksek oy oranlarıyla yanımızda olacağınıza inanıyorum”

Karabük’ün geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 62’yi aşan, cumhurbaşkanlığında ise yüzde 64’e varan oranlarda destek verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, verdiği destek için vatandaşlara teşekkür etti.

Karabük’ün 31 Mart’ta sandıkta çok daha yüksek oy oranlarıyla yanlarında olacağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin sevgisine, vefasına, kardeşliğine layık olabilmek için bizler de daha çok çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak ekibimle çok çalışacağım ve yerel yönetimlerle el ele vereceğiz. Allah’ın izniyle Karabük’ü çok daha farklı bir yere taşıyacağız. İşçisiyle, esnafıyla, üreticisiyle, emeklisiyle, öğrencisiyle bu şehirde yaşayan her bir kardeşimin üzerimizde hakkı var. Bunları ödemekle mükellefiz.” diye konuştu.

“Şehirlerimizin süratle depreme hazırlanmaları gerekiyor”

“Bilhassa çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların çözümü boynumuzun borcudur. Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bunlar meydanlarda söz verip göreve gelince unutmayı iyi bilirler. Biz ise bir şeyi söylediğimiz zaman yapmakla mesulüz. Bunun için önce tüm hazırlıklarımızı tamamlayacağız. Ondan sonra da çıkıp sözümüzü söyleyeceğiz. Aksi takdirde ötekilerden bir farkımız kalmaz. Ülkemizin son 10 yıldır yaşadığı badireleri biliyorsunuz. Hepsinin üzerine bir de asrın felaketi 6 Şubat depremleri bindi. Depremin ekonomimize getirdiği ilave fatura 104 milyar dolardır. Sadece bu yıl için deprem bölgesine bir trilyon liradan fazla kaynak aktardık. İstanbul başta olmak üzere risk altındaki şehirlerimizin süratle depreme hazırlanmaları gerekiyor. Önümüzdeki en büyük problem olan enflasyon Allah’ın izniyle yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başladığında bunların hepsi için daha geniş bir hareket alanına sahip olacağız. İşte o zaman ülkenin imkanlarını, milletimizin tüm kesimlerine yansıtarak son dönemde yaşanan refah kayıtlarını fazlasıyla telafi edeceğiz.”

Türkiye’yi geçen 21 yılda nasıl 3 kat büyüttülerse, önümüzdeki dönemde de 2 kat daha büyüterek bunu başaracaklarını ifade eden Erdoğan, azimle ve sabırla çalışarak üstesinden gelemeyecekleri hiçbir meselenin olmadığını kaydetti.

Erdoğan, konuşması sırasında “Tayyip Dede” diye bağıran bir çocuğa, “Tayyip Deden sevsin seni” diye yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkalım. Yeter ki aramıza bozguncuları, fitne tüccarlarını sokmayalım. Gerisi sadece vakit ve planlama meselesidir. Karabük’ün her mücadelemiz gibi bu zorlu süreçte de yanımızda yer alacağına inanıyorum. Öyleyse buradan öyle bir ses verin ki yukarıda Karadeniz, aşağıda Bolu Dağı’na kadar duymayan kalmasın. Karabük, emeğin, alın terinin şehri Karabük, Çanakkale kahramanı 42. Alay’ın şehri Karabük. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Karabük’le birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Allah sizden razı olsun. Şu mübarek günlerde verilen sözler çok daha önemli.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizin-ve-emeklilerimizin-sikintilarina-cozum-borcumuz-var/feed/ 0
Kahramanmaraş Depreminin Yıkımına Sanatla Destek https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:39:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22241 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin neden olduğu yıkıma sanat aracılığıyla destek olmak amacıyla hazırlanan “Kelebek Etkisi” adlı grup sergisi, sanatseverlerle buluştu.

Ortaköy’deki Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde ziyarete açılan sergi, Hatay Kuzeytepe’de kurulan Örnek Evler Yaşam Köyü’ne katkıda bulunmak için bağışlanan eserlerin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.

İyilik İçin Sanat Derneği Başkanı Selin Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dernek olarak depremin ilk gününden itibaren bölgede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

Bu projede de iç mimarlar Zülal Çakıcı ve Hamide Göksan ile Örnek Evler Projesi’ne destek sağlamak için bir sergi oluşturduklarını belirten Bozkurt, serginin Tarık Hotamışlıgil’in katkılarıyla Galeri Nev İstanbul’un kurucusu Haldun Dostoğlu’nun küratörlüğünde düzenlendiğini kaydetti.

Eserlerin bir kısmının sanatçılardan bağış yoluyla alındığını dile getiren Bozkurt, “Kimisi de sağ olsunlar katkılarını sundular, sergide 60’ı aşkın sanatçının 82 eseri yer alıyor. Bu serginin bir başka özelliği de deprem bölgesindeki 6 sanatçımızın işlerine yer ayrılması oldu. Onlar da Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya’da depreme maruz kalmış sanatçılar. Onların da işlerinin görünür olması bizler için önemli.” ifadelerini kullandı.

Serginin tüm gelirinin Hatay’daki Örnek Evler Projesi’ne aktarılacağını belirten Bozkurt, bu nedenle serginin olabildiğince çok kişinin duymasını, ziyaret etmesini, paylaşmasını ve mümkünse eserlerin hepsinin satılmasını amaçladıklarını söyledi.

Bozkurt, serginin ilk gününde Abidin Dino, Hanefi Yeter, Adnan Çoker, Komet, Ergin İnan ve Seyhun Topuz’un işlerinden satılanların olduğu, eserlerin dijital katalog üzerinden de incelenip satın alınabildiği bilgisini paylaştı.

“Projeye 4 bine yakın gönüllü destek verdi”

Projenin destekçilerinden Tarık Hotamışlıgil, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgeye gidip gördüklerini ve yapılması gerekenlerle ilgili fikir edindiklerini, mimar Zülal Çakıcı ve Hamide Göksan’ın 100 küçük evlik (tiny house) bir plan yaptıklarını anlattı.

Projeye 4 bine yakın gönüllünün destek verdiğini, sergiyle aynı adı taşıyan “Kelebek Etkisi” adlı tabloda da gönüllülerin parmak izlerinin bulunduğunu aktaran Hotamışlıgil, şunları kaydetti:

“Hem gönüllüler hem de gönüllü firmalar destek verdi. Yani çelikçi çelik verdi, tahtacı tahta verdi, taş yünü olan taş yünü verdi. Çok yakın zamana kadar hiç nakdi bağış almadık. Tamamı gönüllülük esasıyla. Adam geldi mesela 100 klima verdi, diğeri geldi 100 fırın verdi. Böyle böyle bu evler yapıldı, yerlerine götürdük monte ettik. İnsanlara kurayla verildi. İhtiyaç sahibi olanlara öncelik verdik. Geri kalanları da kurayla seçtik.”

Depremin dördüncü gününde bölgeye gittiğini dile getiren Hotamışlıgil, “Ben o insanların yaşadıklarını görünce bu işin dört, beş senede veya daha fazla sürede en zengin devlet bile olsa altından kalkılamayacağını gördüm. Müthiş bir yıkım vardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Hotamışlıgil, bölgedeki insanlara en az 5 yıl yaşayacakları bir yer temin etmek amacıyla yola çıktıklarını ifade ederek, evlerde lavabo, banyo, mutfak, yatak, yorgan, nevresim, çarşaf ile bütün elektrik, su ve kanalizasyon altyapısının bulunduğunu, başkalarının da örnek alabileceği bu evlerde yaşayanların ve özellikle de çocukların mutlu olmasını, rahatça oyun oynamasını ve eğitim görmesini amaçladıklarını sözlerine ekledi.

Projeye katkıda bulunan iç mimar Zülal Çakıcı, Örnek Evler Yaşam Köyü’nün sürdürülebilir bir yaşam köyü olarak kurulduğunu belirterek, projenin sürdürülebilmesi için halen desteğe ihtiyacı olduğunu ve serginin de bu amaçla düzenlendiğini belirtti.

“Kelebek Etkisi” adlı eserin ressamı, iç mimar Hamide Göksan da projede çok büyük bir emek bulunduğunu, projeyle sanatın birleşmesinden ve eseriyle buna katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Sergiyi, İstanbullu sanatseverlerin yanı sıra Örnek Evler Yaşam Köyü’nde kalan Hataylılar da ziyaret etti.

Sergi, İyilik İçin Sanat Derneğinin desteğiyle Galeri Nev İstanbul’un kurucusu Haldun Dostoğlu ile Zülal Çakıcı, Hamide Göksan ve Tarık Hotamışlıgil’in katkılarıyla düzenleniyor.

Örnek Evler Yaşam Köyü’ne destek arayışını sanat dünyasına taşıyan sergi, 25 Mart’a kadar Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde görülebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/feed/ 0
ERÜ Melikgazi Belediyesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda Bilyeli Sistem İzolatör Üretimi Yapıldı https://www.haber60.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22227 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Melikgazi Belediyesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirilen bilyeli sistem izolatörün ilk üretimi yapıldı.

Uzmanlık alanı inşaat mühendisliği olan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ve beraberindeki öğretim üyelerince yaklaşık 3 yıl önce, depreme daha dayanıklı konutlar üretmek için bilyeli sistem izolatör üretimi için çalışma başlatıldı.

AR-GE çalışmalarının tamamlanmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve AFAD’a gerekli bilgiler ve deneylerin sunulmasının ardından tüm testleri tamamlanan izolatör için ÜR-GE aşamasına geçildi.

Prof. Dr. Fatih Altun, AA muhabirine, uzun süre üzerinde çalıştıkları bilyeli sistem izolatörden olumlu sonuç aldıklarını söyledi.

Binaları daha dayanıklı hale getirecek izolatörün tüm deneylerden başarıyla geçtiğini vurgulayan Altun, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 1200-1400 ton eksenel kuvvete (Bir cıvataya tork uygulanır ve sıkılırsa, cıvatanın ekseni çekilir ve bir gerilme kuvveti oluşur. Bu çekme kuvveti eksenel kuvvet olarak adlandırılır) kadar yükleme yapmak suretiyle deneylerimizi yaptık. Yani belki 150-200 deney tekrarı yapmışızdır. Peki bu 1200 ton neye karşılık geliyor? Bu, aslında çok rahat bir şekilde 8-10 katlı bir binanın eksenel kuvvet seviyesini yakalayan bir değerdir. Zaten binaların çok yüksek olmaması gerekiyor. Yani böyle 12-13 katlıdan sonraki binalarda izolatör kullanımı doğru olmuyor. Çünkü bu sefer yapının devrilme riskleri söz konusu olacaktır. Ancak söylediğim orta katlı yapılar, örneğin kamu binaları, hastaneler ve konutlar sıralanabilir.”

İstanbul’dan bir firmanın konuyla ilgilendiğini belirten Altun, kendilerinin de bedelsiz şekilde bunun araştırma ve geliştirme çalışmalarını yaptıklarını dile getirdi.

Altun, bu çalışmaları ülkeye bir katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiklerini anlatarak, şunları kaydetti:

“Bu prototip seviyesinde de üretildi. Bunun özelliği bilyeli bir sistem olması. Yay katsayıları burada önemlidir. Yani sizin izolatörden talep deplasman değerine (yatay yer değiştirme) göre bu yayların bir sertliği vardır. Ona bağlı olarak binalarımızda sönümleme yapabilmektedir. Deprem anında bile depremi yaşamamış gibi oluyorsunuz. Biz bu izolatörü ürettikten sonra kurumlarımıza sunduk. Kurumlarımızın bizden talebi prototip deneylerinin yapılmasıydı. Üretilen prototip, firma yetkilisi tarafından götürüldüğü Eskişehir Teknik Üniversitesindeki sismik izolatörlerin deneylerinin yapıldığı laboratuvarda yeterlilik ve uygunluk belgesini aldı. Bu aslında yüzde 100 yerli olarak üretilmiş sistem. Tamamıyla imkanlarımızla kendi yerel malzemelerimizle üretilen bir sistem.”

Binaya göre izolatör kullanımının da farklılık gösterdiğini ifade eden Altun, “Muhtemel bir 6-7 büyüklüğündeki depremde hangi binada kullanıldığında ne kadarlık bir enerji sönümlemesi gerçekleştireceğini, ne kadarlık bir talep deplasmanı ortaya koyacağını, çeşitlerini ve tiplerini ortaya koyduk. Tabii bu tipler isteğe göre değiştirilebilir. İşte 3 katlı binadaki sütun ile 8 katlı binadaki sütun izolatör boyutları birbirinden farklılık arz etmektedir.” dedi.

“Deprem etkisinin bina tarafından yutulmasını sağlıyoruz”

Altun, sismik izolatörlerin Türkiye’de yaygınlaşacağını düşündüğünü, yerli ve milli izolatörün ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlayacağını belirtti.

Geliştirdikleri izolatörlerin bilyeli sisteme sahip olduğunu yineleyen Altun, “Deprem anında binaların yatay yönde talep deplasmanı vardır. Bizim geliştirdiğimiz bu bilyeli izolatör sistemi, tamamıyla binanın talep ettiği deplasman kadar harekete izin vermektedir ve belirli bir deplasmandan sonra da özel bir mekanizmayla sönümleme gerçekleştiriyor. Yani deprem etkisinin bina tarafından yutulmasını sağlıyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 2026’da Tek Haneli Enflasyona Ulaşacağız https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/#respond Fri, 22 Mar 2024 02:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22023 Bursa’da iş dünyasıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılında tek haneli enflasyona yeniden ulaşılacağını söyledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen iş dünyası buluşmasına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyanın çok iyi bir dönemden geçmediğini söyledi. Yılmaz, “Pandemi sonrası yaşanan olumsuzlar, dünya büyümesi ve ticareti, tarihe ortalamaların altında seyrediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 büyüdü. Türkiye ekonomisine baktığımızda dünyadaki bu olumsuz konjonktüre rağmen, geçen yıl tarihimizin en büyük afetini, deprem afetini yaşamamıza rağmen, yine kuzeyimizde, güneyimizde ticareti, özellikle enerji fiyatları, başka birtakım ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyen jeopolitik gelişmelere rağmen geçen yılı yüzde 4,5 büyümeyle kapattık. Dünyanın 1,5 puan üzerinde bir büyüme performansı gösterdik. İlk defa ülkemiz trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş olduk. Geçen yıl 1 trilyon 119 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklükle 2023’ü kapatmış olduk. Kişi başına gelirimiz ise, 13 bin 110 dolar seviyesine ulaştı. Bu da bizim için yine tarihsel, yüksek bir kişi başına nominal dolar bazında gelir düzeyidir. Bu rakamlarla dolar bazında 17., satın alma gücü kalitesine göre 11. büyük ekonomik olduğunuzu belirtmek isterim. Yılın son çeyreğindeki büyüme rakamlarını analiz ettiğimizde sevindirici bazı gelişmeler görüyoruz. Bir defa 2023’ün 4’üncü çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarının yüzde 10,7 olması, yatırımların artmış olması olumlu bir göstergedir. Yine makine teçhizat yatırımlarındaki artış yüzde 14 seviyelerindedir. Bu da aslında sanayimizin gücünü ortaya koyan geleceğe dönük potansiyel büyümemizi kuvvetlendiren önemlidir” dedi.

Fiyat istikrarının çok önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Enflasyonla mücadele bu dönem temel önceliğimizdir. Büyümemizi belli bir makul düzeyde sürdürürken, enflasyonda düşürmeyi hedefliyoruz. Çeşitli dengeleri esnafı olarak gözetmek durumundayız. Manşet Enflasyonu Geçen yılı yüzde 64,8 kapattık. Giderek aylık bazda ivme kaybı yaşıyoruz. Geçen yılın sonlarına doğru ivme kaybı olmuş. Ocak ve şubatta bir miktar beklentilerin üstünden gerçekleşti. Burada hem Merkez Bankamız ve maliye politikalarımızla tepki verdik. Yıllık hedeflerimizi gerçekleştirmeye dönük olarak kurumlarımız hedeflerini gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı devam ettirirken, bir yandan da enflasyonu düşürmek istiyoruz. Çünkü şuna inanıyoruz, kalıcı refah artışı da sürdürülebilir büyüme de fiyat istikrarıyla ilişkilidir. Geçici olarak bazı çelişkiler bu hedefler arasında görülebilir. Sosyal refah, büyüme ve enflasyon arasında geçici süreli bazı tercihler görülebilir. Ama bakıldığında aynı hedefe hizmet eden politikalardır. Bu anlayışla enflasyonla mücadelenin önceliğinden durumdayız. Halkımızın önceliği neyse, bizim önceliğimiz de o diyoruz. Halkımız bugün, enflasyonla mücadeleye öncelik verin diyor. En önemli sorun alanı olarak burada görüyor. Dolayısıyla biz de halkımızın sorunu, bizim sorunumuzdur diyoruz ve buna öncelikle vermiş durumdayız. Enflasyonu da göreceksiniz adım adım düşüneceğiz. Yıllık etkileri, enflasyondaki aylık ivme kaybını önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz. Ama yıllık etkiyi, yılın ikinci yarısında göreceğiz. Haziran ayı enflasyon rakamlarıyla başlayarak göreceğiz. Ardından yıl boyunca inşallah belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz. 2025 yılında ise enflasyondaki hedefimiz yüzde 15’ler seviyesine gerilemesi, orta vadedeki hedefimiz budur. 2026 yılında ise tek haneli enflasyona yeniden ulaşacağız. Bunda kararlıyız. Bunu sırf laf olsun diye söylemiyoruz. Planımızı, programımızı buna göre yaptık. Adım adım bu hedefe ulaşacağız” şeklinde konuştu.

Tüm dünyada, bütün ülkelerde enflasyonla mücadele belli bir zaman aldığını ifade eden Yılmaz, “Bir süreç ve bunun sonucunda inşallah yeniden fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde sağlayacağız. Cari işlemler dengemize baktığımız zaman burada yine çok olumlu bir gelişme görüyoruz. Geçen yılın ortalarında 12 aylık cari açık 60 milyar dolarlara çıkmıştı. Yıllı 45 milyar dolar cari açıkla kapattık. Ocak ayında 37,5 milyar dolara kadar geriledi. Cari açıkta ciddi bir gerileme var. Geçen yıl ihracatımız 256 milyar dolar gerçekleşirken, bu yıl Ocak, Şubat aylarında da yine iyi bir performans gösteriyor. Şubat ayı yıllıklandırılmış ihracat 259 milyar dolara yakın bir seviyede gerçekleşti. Bunu da önümüzdeki dönemde arttıracağız. İthalatta daha geçen yıla göre düşük bir seyir olduğunu söyleyebilirim. İş gücü piyasalarımıza baktığımız zaman yine makro düzeyde ocak ayında işsizlik oranımız yüzde 9,1 oldu. İstihdam oranımız, yüzde 49 gerçekleşti. Türkiye için tarihi bir seviyedir. Kadın istihdamındaki artışın önemli bir rol oynadığını ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

31 Mart’ta genel seçim yapılmadığının altını çizen Yılmaz, “Genel seçimlerde meclis belirlenir. Hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar tabii ki genel seçimlerden etkilenir. Ama yerel seçimler ulusal politikalarla ilgili seçimler değil. Yerel kuvvetlerle ilgili halkımızın mahalli müşterek hizmetleriyle ilgili seçimler. Yerel seçimlerinden makro politikaların değişeceğine dair söylemler tamamen spekülatiftir. Bizim politikalarımız belli” diye konuştu.

Kur Korumalı Mevduat hesaplarının geçtiğimiz Ağustos ayında 3 trilyon 408 milyara olduğunu belirten Yılmaz, “Geldiğimiz noktada ise, 72 milyar dolar seviyesine kadar geriledi. TL olarak da 1,1 trilyon lira düşüş var. Bu da yine Türkiye’nin risklerini aşağıya çekiyor. Bütçemizin durumu nedir diye bakacak olursak geçen depremden sonra hatırlarsanız ekonomistler tartışmalar yaptılar. Türkiye’nin yüzde 10’u aşacak. Bütçenin işte sürdürülemez hale gelecek gibi tartışmaları ortala attılar. Orta vadeli programımızı yaptık ve burada biz bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 6,4 olarak ortaya koyduk. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu. Yüzde 5,2 ile kapattık. Bu 5,2’nin aşağı yukarı 3,7 puanı tamamen deprem harcamasıdır. Tek seferlik yatırım niteliğinde deprem harcaması. Deprem harcamaları çıktığınızda bütçe açığımızın milli gelire oranı 1,6’dır. Deprem harcamalarının tek seferlik olduğu için bütçede yapısal tahribata yol açmazlar. Yatırım niteliğinde oldukları için de ülkemizi geleceğe daha dirençli hazırlayan harcamalardır. Dolayısıyla biz burada bir sorun görmüyoruz. Bu yıl da biraz deprem harcamamızın yükü ağır. 1 trilyonun üzerinde bir ödeneği merkezi yönetim bütçemize deprem harcamaları için koymuştur durumdayız. 2025 yılından itibaren yükümüz hafifliyor. Bu çerçevede, Bursa’ya ve Bursa Belediyesine yaptığı dayanışma için yürekten teşekkür ediyoruz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP’nin Kandil ile gizli ittifakı kimse tarafından bilinmiyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-kandil-ile-gizli-ittifaki-kimse-tarafindan-bilinmiyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-kandil-ile-gizli-ittifaki-kimse-tarafindan-bilinmiyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 02:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22021 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kandil’in güdümünde siyaset yapanlarla kurdukları gizli ittifakın boyutu ve derinliğini CHP’li vatandaşlarım dahil kimse bilmiyor. Neyin karşılığında hangi ilçelerde adaylarını çektiklerinden, belediye meclisi listelerini neye göre belirlediklerinden, devşirme adaylarla ne yapmaya çalıştıklarından, kapalı kapılar arkasında çevirdikleri dolaplardan, CHP’li pek çok yöneticinin de haberi yok. Doğan görünümlü şahin misali dışı farklı içi farklı bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kilis’te miting meydanında halka seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her hali güzel olan Kilisli kardeşlerimizle kucaklaşmanın mutluluğu içindeyim. Kilis son seçimlerdeki dik ve dirayetli duruşuyla bu yeri perçinleşmiştir. Şahsıma teveccüh gösterdiniz. Bu kardeşinize sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin. Kilisin bizden beklentisinin farkındayız. İnşallah bu umutları boşa çıkartmayacağız. Eser ve hizmet üretmeye devam edeceğiz. Şuan meydan da 28 bin kişi var. Allah nazardan saklasın. Bundan bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa verdik. Kilis’te de 33 vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat eden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Deprem şehirlerimizi asla ihmal etmedik. Tüm meselelere rağmen elimizi deprem bölgesinden çekmedik. Her sıkıntı ve adımı tek tek takip ettik. Deprem turistleri ise bölgeye uğrayıp enkazlarda poz vererek gittiler. Buralara bir daha uğramadılar. Kendilerine istismar edecek yeni konular buldular. Oy vermediler diye depremzedelere hakaret ettiler. Biz bunu asla unutmayacağız. Kibirli tarihlerini yüzlerine vurmayı sürdüreceğiz. Deprem ülkemizin en acil meselesiyken hala bu çevrelerin gerekli dersi almadıklarını görüyoruz” diyen Erdoğan, “Yönettikleri şehirlerin depreme hazırlamak gibi ne bir dertleri var ne de böyle bir gündemleri var. Reklama harcadıkları paralar depreme ayırdıkları bütçelerden kat kat yüksek. Kentsel dönüşümle ilgili hiçbir hedef ortaya koymuyorlar. Türkiye bir sene önce sanki 53 bin insanını depremde kaybetmemiş asrın felaketini yaşamamış gibi davranıyorlar. Allah milletimizi bunların eline düşürmesin” dedi.

“Bizim birinci önceliğimiz deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmaktır”

“Bizim birinci önceliğimiz deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmaktır. Asrın felaketinin yaralarını sarıyoruz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Şimdiye kadar 76 binden fazla konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konutu teslim edeceğiz. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin evi hak sahiplerine vermeyi hedefliyoruz. Kilis diğer illerimize nazaran depremden daha az etkilendi. Depremde Kilis’te 457 bina yıkıldı. Acil yıkılacak ve yıkık 608 bina enkazının tamamı kaldırıldı. Ağır hasarlı bin 928 binadan bin 769’nunda enkazı temizlendi. Kilis’te toplam bin 741 hak sahibimiz var. Şimdiye kadar bin 494 konutu kurasını çektik. Bunları Kilisli hak sahibi kardeşimize teslim ettik. Kilisli depremzedelerimize 72 milyon kira yardımı yapıldı. Deprem çalışmalarında kullanılmak üzere şehrimize 500 milyon liranın üstünde kaynak aktardık. Bundan sonrada Kilis’i çaresiz bırakmayacağız. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun. Tek bir gayemiz var oda Kilis’in kalkınmasıdır. Biz taş üstünde taş koymanın derdindeyiz. Muhalefet neyin derdinde siz iyi biliyorsunuz. Onlar siyasi ikballeri uğruna her türlü gayrimeşru, gayriahlaki yola başvurmaktan çekinmiyorlar” dedi.

“Kaynağı karanlık para desteleriyle kule yapmak dışında ortada icraatları yok”

CHP’nin para sayma görüntüsüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaynağı karanlık para desteleriyle kule yapmak dışında ortada icraatları yok. Dolar dolu çantalar euro’lar. Neymiş CHP’ye bina satın alacaklarmış. Kim İBB Başkanı. Akıllı telefonlar çıkınca malum hayatımız çok kolaylaştı. Uygulamaya giriyorsunuz eşinizin, dostunuzun, ticaretle uğraşıyorsanız mal aldığınız tedarikçilerinize saniyeler içerisinde parayı zahmetsizce gönderiyorsunuz. Sıra beklemeniz kağıt kırtasiye uğraşmanız gerekmiyor. Anlaşılan bu teknoloji henüz CHP’ye ulaşmamış. Çünkü ulaşmış olsa kendilerini yormaz işin kolayı varken herhalde zorluk tercih etmezlerdi. Ama bakıyorsunuz deste deste paraları çanta ve valizlerle taşıyor. 5-6 kişi saatlerce dolar EURO saymaya yetiştiremiyor. Hatta para saymak için etrafta kim varsa toplayıp onlardan da yardım istiyor. Akıllı telefonla 30 saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden bu kadar zahmete girdiklerini bir türlü açıklayamıyorlar. Paranın nereden geldiği ve nereye gittiği belli değildir. Eline mikrofonu alan farklı bir senaryo yazıyor. Medyada ne kadar tetikçileri varsa hepsi birden uğraştılar didindiler ama milletin zihnini bulandıran olaya tatmin edici cevap veremediler. Hesap uzmanı Bay Kemal bunu çok rahat izah edebilirdi. Ama nedense skandalın başından beri onunda sesi soluğu çıkmıyor” şeklinde konuştu.

“Doğan görünümlü şahin misali dışı farklı içi farklı bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız”

Muhalefete yüklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar lafa gelince şeffaflıktan, dürüstlükten bahsetmeyi çok severler. Ama ne para işlerinde ne ittifak işlerinde bu sözlerine sadık kalırlar. Kandil’in güdümünde siyaset yapanlarla kurdukları gizli ittifakın boyutu ve derinliğini CHP’li vatandaşlarım dahil kimse bilmiyor. Neyin karşılığında hangi ilçelerde adaylarını çektiklerinden, belediye meclisi listelerini neye göre belirlediklerinden, devşirme adaylarla ne yapmaya çalıştıklarından, kapalı kapılar arkasında çevirdikleri dolaplardan, CHP’li pek çok yöneticinin de haberi yok. Doğan görünümlü şahin misali dışı farklı içi farklı bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız. 30 yıldır huzurunuzdayım. Hiçbir işimizi milletimizden gizli saklı yapmadık. Cumhur ittifakıyla hangi illerde ittifak yaptığımız hangi illerde seçimlere ayrı girdiğimiz bellidir. Kilis’e de AK Parti olarak biz kendi adaylarımızla yarışıyoruz. 5 sene daha kilise hizmet için sizlerden icazet almak istiyoruz. Biz belediye başkanlarımızın yanında olacağız. Sizleri yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

“Kilis’e son 21 yılda 26 milyar lira yatırım yaptık”

Kilis’e yapılan yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz icraatlarıyla konuşan bir kadroyuz. Kilis’e son 21 yılda toplam 26 milyar lira yatırım yaptık. Bin 45 adet yeni derslik kazandırdık. 2 bin 500 seyirci kapasiteli Kilis spor salonu başta olmak üzere 10 spor tesisi inşa ettik. Kilisli ihtiyaç sahiplerine 2 milyar lira kaynak aktardık. Kilis’e 21 sağlık tesisi kazandırdık. TOKİ Vasıtasıyla bin 929 konutu tamamlayıp sizlere teslim ettik. Merkezde Karataş millet bahçemizin yapımına TOKİ eliyle devam ediyoruz. Ulaştırmada 2 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 51 kilometreye ulaştırdık. Gaziantep Kilis demiryolu etüt projesini tamamladık. Kilis’e 2 baraj 6 sulama tesisi 7 içme suyu tesisi 12 taşkın koruma tesisi 3 gölet 4yeraltı depolama tesisi inşa ettik. Kilisli çiftçilerimize 7,5 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Kilis’in içme suyu problemini çözdük. Polateli-Şahinbey organize sanayi bölgesini kurduk. Kilisli işverenlere 1 milyar lira pirim teşviki verdik. Kilis merkez ve Polateli’ne doğalgaz arzını sağladık” diye konuştu. – KİLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-kandil-ile-gizli-ittifaki-kimse-tarafindan-bilinmiyor/feed/ 0
Erdoğan: Depremzedelere yapılan hakaretler unutulmayacak https://www.haber60.com.tr/erdogan-depremzedelere-yapilan-hakaretler-unutulmayacak/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-depremzedelere-yapilan-hakaretler-unutulmayacak/#respond Fri, 22 Mar 2024 02:24:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22011 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremzedelere yapılan hakaretlere ilişkin, “Değil bir sene, üzerinden on yıllar geçse de bu ahlaksızlıkları unutmayız, unutturmayız. Yüreği yaralı insanlarımıza yapılan o hakaretler, faillerinin alınlarına kara bir leke olarak yapışmıştır ve hep orada kalacaktır.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına alandakileri, “Ağaçta dalın güzel, ovada yolun güzel, kurban olurum Kilis, senin her halin güzel.” ifadeleriyle selamlayarak başlayan Erdoğan, “Tarihiyle, tabiatıyla, insanıyla, her hali güzel olan Kilisli kardeşlerimle kucaklaşmanın bahtiyarlığı içindeyim. Aşkınız, sevdanız, ahde vefanız için her birinize teşekkür ediyorum. Yavuz Sultan Selim’e yol ve gaza arkadaşlığı yapan Kilis’in gönlümüzde müstesna bir yeri vardır. Kilis son seçimlerdeki dik ve dirayetli duruşuyla bu yeri perçinlemiştir.” ifadelerini kullandı.

Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde Cumhur İttifakı’na ve kendisine verilen destek için Kilislilere teşekkür eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kilis’le yol arkadaşlığımızı daha da güçlendirmiş olduk. Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Bu rekor oyların bizim için iki önemli anlamı bulunuyor. İlki, Kilisli kardeşlerimizin şahsıma olan güvenini gösteriyor. İkincisi, mesuliyetimizin ne kadar büyük olduğunu anlatıyor. Kilis’in bizden beklentilerinin farkındayız. Kilis’in ihtiyaçlarını, taleplerini ve hedeflerini çok iyi biliyoruz. İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız, sizlere layık olmak için daha fazla çalışacak, ter dökeceğiz. Kilis’in şahsımıza olan muhabbetinin hakkını vermek için eser ve hizmet üretmeye devam edeceğiz.

Tabii Kilis’e girerken dedim ki ‘Meydanda şu anda ne kadar vatandaşımız var?’ Ne dediler? ‘Şu anda meydanda 28 bin kişi var.’ dediler. Allah nazardan saklasın. Bundan bir sene önce millet olarak asrın felaketini yaşadık. Tarihimizin en ağır afetinde 53 binden fazla canımızı toprağa verdik. Kilis’te de 33 kardeşimiz depremlerde hayatını kaybetti. Enkazların altında kalarak vefat eden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabrı cemil niyaz ediyorum. Felaketin 3’üncü günü olan 9 Şubat’ta Kilis’e gelmiş, sizlerin acısını paylaşmış, devletimizin yanınızda olduğunu ifade etmiştim. Ardından 31 Mart’ta bir kez daha şehrimizi ziyaret ederek, iftarımızı sizlerle birlikte açmış, yapılan çalışmaları yerinde görmüştük.”

“Deprem turistleriyse enkazlar önünde poz verdikten sonra çekip gittiler”

“Asrın Felaketi” 6 Şubat depremlerinin ardından Kilis’in de aralarında bulunduğu deprem şehirlerini ihmal etmediklerini söyleyen Erdoğan, seçim sürecine, bölgedeki çatışmalara, ülkedeki diğer meselelere rağmen ellerini deprem bölgesinden hiç çekmediklerini belirtti.

Kabine toplantılarının değişmez gündeminin daima bölgede yürütülen inşa ve ihya çalışmaları olduğunu vurgulayan Erdoğan, yapılan işleri, atılan adımları, karşılaşılan sıkıntıları tek tek takip ettiklerini söyledi.

İlgili bakanların da sık sık depremzede illeri ziyaret ederek yürütülen faaliyetlerle yakından ilgilendiklerini anımsatan Erdoğan, “Bu arada deprem turistleriyse bölgeye şöyle bir uğrayıp enkazlar önünde poz verdikten sonra çekip gittiler. Bir daha yolları buralara hiç düşmedi. Kendilerine istismar edecek yeni konular buldular. Sırf beklentilerine uygun oy vermediler diye, depremzedelerimize yapılan hakaretleri, nobranlıkları, vicdansızlıkları burada saymıyorum bile.” dedi.

Erdoğan, depremzedelere yapılan hakaretler konusunda “Değil bir sene, üzerinden on yıllar geçse de bu ahlaksızlıkları unutmayız, unutturmayız. Yüreği yaralı insanlarımıza yapılan o hakaretler, faillerinin alınlarına kara bir leke olarak yapışmıştır ve hep orada kalacaktır. Bir daha hiç kimse milletimize böyle davranmaya cesaret bile edemesin diye kirli tarihlerini yüzlerine vurmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Depremin Türkiye’nin en acil, en önemli meselesiyken halen bazı çevrelerin gereken dersi almadığını üzülerek gördüklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yönettikleri şehirleri depreme hazırlamak gibi ne bir dertleri var ne de böyle bir gündemleri var. Reklama harcadıkları meblağlar, depreme ayırdıkları bütçelerden katbekat daha fazla. Depremle, kentsel dönüşümle hiçbir hedef ortaya koymuyorlar. Türkiye daha bir sene önce 53 bin canını yitirmemiş, asrın en büyük tabii afetlerinden birini yaşamamış gibi hareket ediyorlar. Ne diyelim? Allah milletimizi bu aymazların eline düşürmesin. Diğerleri ne yaparsa yapsın, bizim birinci önceliğimiz deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılmasıdır. Bu konudaki samimi gayretlerimizi sizler de görüyorsunuz. 14 milyon insanı etkileyen 11 şehrimizin 124 ilçesindeki 7 bin mahalle ve köyünde ağır yıkıma yol açan depremin yaralarını hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 76 binden fazla konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evinin teslimini yapacağız. Zira yaparsa AK Parti yapar. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin evi hak sahipleriyle buluşturmayı hedefliyoruz.”

“Kilis’i çaresiz ve sahipsiz bırakmayacağız”

Erdoğan, Kilis’in diğer illere nazaran depremden daha az etkilendiğini belirterek, depremde Kilis’te 457 binanın yıkıldığını, acil yıkılacak ve yıkık 680 bina enkazının tamamının kaldırıldığını, ağır hasarlı 1928 binadan, 1769’unun da enkazının temizlendiğini söyledi.

Kilis’te 1555’i konut olmak üzere 1741 hak sahibinin bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

“Şimdiye kadar toplam 1494 konutun kurasını çektik, bunları Kilisli hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Geriye kalanların yapımı hızla devam ediyor. Bunun dışında Kilisli depremzedelerimize sadece kira yardımı olarak 72 milyon lira ödeme yaptık. Deprem çalışmalarında kullanılmak üzere şehrimize 500 milyon liranın üzerinde kaynak aktardık. Devlet ve hükümet olarak bu zor günlerinde Kilis’in yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Kilis’i çaresiz ve sahipsiz bırakmayacağız. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, musibetten muhafaza eylesin.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-depremzedelere-yapilan-hakaretler-unutulmayacak/feed/ 0
Erdoğan: Emeklilere banka promosyonu ödemeleri yapılacak https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-banka-promosyonu-odemeleri-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-banka-promosyonu-odemeleri-yapilacak/#respond Fri, 22 Mar 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21917 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Emeklilerimize güzel bir haber vermek istiyorum. İlk kez 2017’de emeklilerimize banka promosyonu ödenmesi uygulamasını başlatmıştık. Kamu bankalarımız bu yılki promosyon ödemesi miktarlarını alınan aylığa göre 8 bin lira ile 12 bin lira arasında belirledi. Diğer bankaların da bu rakamların altında kalmayacak şekilde promosyon ödemeleri yapacağına inanıyorum.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Hayatın dikensiz gül bahçesi olmadığını belirten Erdoğan, insanın olduğu gibi milletlerin de önüne inişler ve çıkışlar, fırsatlar ve tehditler, imkanlar ve hesapta olmayan felaketlerin çıkabildiğini ifade etti.

Son dönemde milletçe başa gelen felaketlerden en büyüğünün 6 Şubat depremleri olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu depremlerin Kayseri’nin de bir bölümünü etkilediğini, can kaybı olmadığını ama hasar gören yıkılan binaların bulunduğunu söyledi. Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremde hayatını kaybeden 53 bin vatandaşı rahmetle yad etti.

Depremle yıkılan şehirleri ayağa kaldırmak için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, inşası tamamlanıp hak sahiplerine teslim edilen konut sayısının, 80 bine yaklaştığını, yıl sonuna kadar bu rakamın 200 bine tamamlanacağını bildirdi.

Erdoğan, caddeleriyle, meydanlarıyla, tarihi ve kültürel mekanlarıyla üretimi ve istihdamı destekleyecek altyapılarıyla deprem şehirlerini Türkiye Yüzyılına hazırlayacak şekilde ihya ettiklerini dile getirdi.

En büyük mücadeleyi enflasyona ve hayat pahalılığını köpürten anlayışa karşı verdiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Çalışanlarımızın, emeklilerimizin ve küçük esnafımızın gelirlerini, yüksek enflasyon karşısında korumakta kararlıyız. Ama bu mücadeleyi mutlaka başarıya ulaştıracağız. Bunu da öyle yalan yanlış rakamlarla kimseyi kandırarak değil çalışarak, üreterek pastayı daha da büyüterek yapacağız. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir düşe geçecek. Depreme ayrılan kaynakların ve enflasyonun bütçe üzerindeki yükü hafifledikçe insanımızın refah seviyesini eskisinin de üzerine çıkartacağız.

Bu vesileyle emeklilerimize güzel bir haber vermek istiyorum. İlk kez 2017’de emeklilerimize banka promosyonu ödenmesi uygulamasını başlatmıştık. Kamu bankalarımız bu yılki promosyon ödemesi miktarlarını alınan aylığa göre 8 bin lira ile 12 bin lira arasında belirledi. Diğer bankaların da bu rakamların altında kalmayacak şekilde promosyon ödemeleri yapacağına inanıyorum. Banka protokolleri yürürlüğe girdikten sonra emeklilerimiz maaşlarını aldıkları yerlerden bu ödemeleri alabilecekler. Yeni banka promosyon rakamlarının emeklilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Seçim kazanmak için kendi akıllarınca birileriyle demleniyorlar”

Her imkanı değerlendirerek çalışanların ve emeklilerin gelirlerini artırarak refah seviyelerini yükseltmenin gayreti içinde olduklarını belirten Erdoğan, ülkede Cumhur İttifakı’ndan başka bunu yapabilecek bir başka siyasi iradenin bulunmadığını söyledi.

Erdoğan, “Memleket muhalefetin eline kalsa bırakınız maaşların yükselmesini, mevcut maaşları bile geçmişte olduğu gibi ödeyemezler. Muhalefetin halini görüyorsunuz. Ne diyor o güzel Kayseri türküsünde? ‘Sabah olur potinini giyemez. Öğle olur ekmeğini yiyemez. İki sözü bir arada diyemez.’ CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin durumu işte tam böyle. Milletimizle birlikte kendilerini destekleyen vatandaşlarımızı da defalarca hayal kırıklığına uğrattılar.” diye konuştu.

Milyonlarca insanın yıllardır gidip bir umutla CHP’ye oy verdiğini sadece seçimleri değil umutlarını da kaybettiğini ifade eden Erdoğan, vatandaşın şehirlerinde yeni yatırımlar görmediğini, mevcut hizmetlerin sorunsuz işlemesine hasret kaldığını kaydetti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çünkü CHP yönetimi sadece beceriksizlerden, sadece kifayetsizlerden değil, aynı zamanda kendini geliştirme yönünde hiçbir çabası olmayan tembellerden oluşuyor. Onların gündemi başka. Parti içi iktidar kavgaları kendilerini ilgilendirir. Ama deste deste para sayma görüntülerinin izahını hala yapamadılar. Çıkıp olayı dürüstçe açıklamak yerine sağa sola saldırarak, çirkinleşerek, kabalaşarak, skandalı örtbas edebileceklerini zannediyorlar. Seçim kazanmak için kendi akıllarınca birileriyle demleniyorlar.

Ama orada da durum pek parlak gözükmüyor. Bu partinin tamamı iradelerinin işportada pazarlanır gibi hangi bedeller karşılığı olduğu bilinmeden CHP’ye peşkeş çekilmesinden rahatsız. CHP’li yöneticiler tarafından tercihlerinden dolayı sürekli hakaret edilmeyi, ayrımcılığa, ırkçılığa maruz kalmayı da içlerine sindiremiyorlar. Belediyelerini yönettikleri şehirleri yakın zamanda bekleyen en büyük tehlike deprem olmasına rağmen bunlar ellerindeki kaynakları bambaşka yerlerde kullanıyorlar. Karşımızda projesi olmamakla yol yapamamakla tünel kazmamakla, köprü inşa etmemekle, yeşili artırmamakla övünen bir zihniyet var. Türkiye eser ve hizmet siyasetinden sonra yeni bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyadır. Bunun adı, zübük siyasetidir.”

“31 Mart’ta bunlara gittikleri yolun yol olmadığını göstermemiz lazım”

Erdoğan, herkese duymak istediğini söyleyen ama kendi ihtirasları dışında hiç bir şeyle ilgilenmeyen bu zihniyetin ülkenin en büyük talihsizliği olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Bay Kemal’in vizyonsuzluğuna tahammül edemezken başımıza daha beterleri daha çapsızları daha ilkesizleri musallat oldu. Hani beterin beteri vardır derler ya, muhalefetin çapı ve kalitesi konusunda ülkemiz tam da böyle bir kısır döngüye girmiştir. Daha şimdiden seçimlerin ardından muhalefet tarafından ufaktan değişim arayışları başladı. Böyle giderse 31 Mart’tan sonra muhalefet cenahında yeni bir meydan muharebesi yaşanacağı anlaşılıyor. İnşallah bu sefer gelenin gideni aratmadığı bir tabloyla karşılaşırız.” diye konuştu.

“Biz, muhalefetin köklü değişimlerle kendini yenileyerek ülkemiz adına umut verici yeni bir dönemin kapılarının aralanmasını temenni ediyoruz.” diyen Erdoğan, bunun için 31 Mart’taki dersi sağlam tutmak gerektiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta bunlara gittikleri yolun yol olmadığını göstermemiz lazım. Kayseri’nin bu konuda öncülüğü kimseye bırakmayacağına inanıyorum.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-banka-promosyonu-odemeleri-yapilacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamu bankaları emeklilere 8-12 bin lira arasında promosyon ödemesi yapacak https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kamu-bankalari-emeklilere-8-12-bin-lira-arasinda-promosyon-odemesi-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kamu-bankalari-emeklilere-8-12-bin-lira-arasinda-promosyon-odemesi-yapacak/#respond Thu, 21 Mar 2024 23:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21866 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Kayseri mitinginde emekliler için sevindirici bir haberi paylaştı. Kamu bankalarının emeklilere 8-12 bin TL arasında promosyon ödemesi yapacağını duyuran Erdoğan, “Diğer bankaların da katılacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar; Bugün biliyorsunuz 21 Mart Nevruz Bayramı. Öncelikle Kayseriyle birlikte tüm milletimizin, Nevruz sevincini yaşayan coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı tebrik ediyorum. Orta Asya’dan Balkanlar’a çok geniş bir bölgede yeni umutlarla kutlanan Nevruz’un hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Konumuyla, önemiyle, ürettiği değerlerle, yetiştirdiği büyüklerle dünyada eşi bulunmayan Kayseri’yle ve Kayserili kardeşlerimizle iftihar ediyorum.

Kayseri, 14-28 Mayıs seçimlerinde ahde vefasını bir kez daha gösterdi. Bu seçimde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 65’i aşkın, Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 68’i bulan destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Mayıs seçimleri ülkemizde fırsatını bulduğunda ülkeyi karıştırmaya, milleti ötekileştirmeye hazır bir zihniyetin pusuda beklediğini gösterdi. İnşallah 31 Mart’ta bu milli irade destanını çok daha ileriye taşıyarak demokrasi safımızı biraz daha sıklaştıracağız.

Kayseri, vesayetten kumpasçılara, terör örgütlerinden darbecilere kadar verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer aldı. Cumhuriyet tarihimizin en iddialı kalkınma programlarından biri olan 2023 hedeflerini de birlikte hayata geçirdik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’nın inşasını birlikte gerçekleştirmek istiyoruz.

Emniyetten bir rakam alayım dedim, bugünkü toplantıda karşımda ne kadar bir katılım var… Gelen rakam 75 bin… Ben biliyorum siz diyeceksiniz ki bu da yetmez. Çünkü biz bu meydanda 100 binleri bulduk, 100 binleri yakaladık. Ama şimdi yerel yönetim seçimine gidiyoruz.

Bir sanayi, ticaret, tarım vahası kurmayı başaran Kayserili kardeşlerim pek çok şehrimize de ilham kaynağı oldu. Bugün Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamı üretip ihraç edebiliyorsa bunda Kayseri’nin yaptığı öncülüğün çok büyük payı vardır. Bugün insanlarımız ticaret yapmak için ülkemizin ve dünyanın dört bir yanını arşınlıyorsa bunda Kayseri’nin büyük payı vardır. Biz de Kayseri’den aldığımız ilhamla her alanda tarihi değiştirecek işler yaptık, yapmayı sürdürüyoruz. Türkiye’yi Cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi, ekonomik, askeri, sosyal seviyesine çıkardık. Bir yandan asırlık ihmallerle biriken altyapı eksikliklerimizi tamamladık, diğer yandan milletimizi hak ve özgürlük özlemleriyle buluşturduk.

Ülke ve milletçe biz çalıştıkça rabbimiz de bereketini verdi. Sonuçta Türkiye’yi 21 yılda 3 kat büyütmeyi başardık. Şimdi amacımız önümüzdeki dönemde ülkemizi 2 kat daha büyüterek dünyanın en güçlü ekonomileri arasında hak ettiği yere çıkarmaktır. Allah’ın izniyle bunu yapacak birikime, dirayete, azme sahibiz. Sadece hep birlikte biraz daha çok çalışarak sabırlı olmamız gerekiyor.

Tabii hayat dikensiz bir gül bahçesi değil, insanın olduğu gibi milletlerin de önüne inişler ve çıkışlar, fırsatlar ve tehditler, imkanlar ve hesapta olmayan felaketler çıkabiliyor. Son dönemde milletçe başımıza gelen felaketlerden en büyüğü 6 Şubat depremleriydi. Bu depremler Kayseri’mizin de bir bölümünü etkiledi. Hamdolsun şehrimizde can kaybı olmadı ama hasar gören, yıkılan binalarımız vardı. Tabii asıl kayıp Maraş’ın, Malatya’sına, Gaziantep’in, Adıyaman’ın ve Kayseri’nin çevresinde Hatay gibi daha aşağısında yaşandı. Bu vesileyle depremde yitirdiğimiz 53 bin vatandaşımızı bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Depremle yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışıyoruz. İnşasını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiğimiz konut sayısı 80 bine yaklaştı. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine tamamlıyoruz.

Caddeleriyle, meydanlarıyla, tarihi ve kültürel mekanlarıyla üretimi ve istihdamı destekleyecek altyapılarıyla, deprem şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak şekilde ihya ediyoruz.

Bu arada en büyük mücadeleyi enflasyona ve hayat pahalılığını köpürten anlayışa karşı veriyoruz. Çalışanlarımızın, emeklilerimizin ve küçük esnafımızın gelirlerini yüksek enflasyon karşısında korumakta kararlıyız. Ama bu mücadeleyi mutlaka başarıya ulaştıracağız. Bunu da öyle yalan yanlış rakamlarla kimseyi kandırarak değil, çalışarak, üreterek, pastayı daha da büyüterek yapacağız. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir düşüşe geçecek. Depreme ayrılan kaynakların ve enflasyonun bütçe üzerindeki yükü hafifledikçe insanımızın refah seviyesini eskisinin de üzerine çıkaracağız. Bu vesileyle emeklilerimize güzel bir haber vermek istiyorum. Biliyorsunuz ilk kez 2017’de emeklilerimize banka promosyonu ödenmesi uygulamasını başlatmıştık. Kamu bankalarımız bu yılki promosyon ödemesi miktarlarını alınan aylığa göre 8 bin lira ile 12 bin lira arasında belirledi. Diğer bankaların da bu rakamların altında kalmayacak şekilde promosyon ödemeleri yapacağına inanıyorum.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kamu-bankalari-emeklilere-8-12-bin-lira-arasinda-promosyon-odemesi-yapacak/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: İnşaatlarda zemin etüdüne dikkat edin https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-insaatlarda-zemin-etudune-dikkat-edin/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-insaatlarda-zemin-etudune-dikkat-edin/#respond Thu, 21 Mar 2024 04:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21645 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “İnşaatçı kardeşlerim, mimarlarımız, mühendislerimiz sizlerden rica ediyorum, ne olur zemin etüdüne dikkat etmeden işe başlamayın. Komşu parseli emsal göstererek işe devam etmeyin. Yarın bir gün her birisi başımıza Allah korusun bir bela olarak döner.” dedi.

Özhaseki, Karaköprü ilçesindeki bir düğün salonunda esnaf ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftarda bir araya geldi.

Burada konuşan Özhaseki, kentte bereketli bir gün geçirdiklerini ve hak sahipleri için 3 bin 123 bağımsız birimin temelini attıklarını söyledi.

Şehirlerin canlı organizmalar olduğunu, şehirlerin geleceğinin yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:

“Bir anda kerameti kendinden menkul, nevzuhur adamların ‘ben bu şehre başkan olmalıyım’ diye ayağa kalkmasıyla yürütülecek bir iş değil bu iş, bir ekip işi. Nihayetinde 5 dönem üst üste Kayseri’de büyükşehir belediye başkanlığı yapmış bir kardeşinizim. Allah hemşehrilerimden razı olsun. Ben çalıştıkça daha çok oy verdiler. Biraz daha çalıştım, daha çok oy verdiler. Ama şunu itiraf ediyorum. Bir ara muhalefette bulundum 28 Şubat süreciydi, oturduk dava açtılar, yürüdük dava açtılar, iş yaptık dava açtılar. Bana kaç tane dava açtıklarını, kaç yüz sene istediklerini hatırlamıyorum bile. Birçok işimin de önünü kestiler. Raylı sistem yapacağım diye Ankara’ya gittim. Benim param var, kasam para dolu. Ben raylı sistem yapacağım. Bana izin verin ‘hayır’ cevabı geldi. Bak şu stadyum çok kötü dedim, dökülüyor. Bana bir sene, iki sene müsaade edin. Sıfırdan yapayım, size teslim edeyim geri. ‘Hayır’ dediler. Kızılırmak’ın üzerine baraj yapıyorum, baraj bitti ruhsatını vermiyorlar. Bugünleri gördük. Ama Allah kendinden razı olsun. Şimdi iftardan yeni çıktık. Gerçekten dua ediyorum yürekten, Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığa geldi, sıkıştığım, bunaldığım, daraldığım ne varsa hepsini de önümü açtı. Allah razı olsun kendinden. Bütün şehirlerde de açıyor zaten.”

“Bu ülke bir deprem ülkesi”

Bütün güzellikleri içinde barındıran Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, son 100 yıl içerisinde ana karada ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzeri deprem sayısının 231 olduğunu aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

“İnşaatçı kardeşlerim, mimarlarımız, mühendislerimiz sizlerden rica ediyorum, ne olur zemin etüdüne dikkat etmeden işe başlamayın. Komşu parseli emsal göstererek işe devam etmeyin. Yarın bir gün her birisi başımıza Allah korusun bir bela olarak döner. Bu ülke bir deprem ülkesi. ‘Bizim burası 2. derece, 3. derece bize bir şey olmaz’ yok öyle bir şey. Şu an 500’e yakın hareketli fay hattı var. Bunlar ne zaman kırılacak, nerelerde kırılacak, kimin başına bela olacak, kaç bin kişiyi toprağın altına indirecek emin olun bilinmiyor, bir tek Cenabıhak biliyor. Bilim adamları tahminlerini söylüyor biz de onlara inanıyoruz zaten, ayrı bir şey. Ama hepimiz şunu bilelim ki, bu ülke bir deprem ülkesi o kadar. ve buna göre her ne yapıyorsak bunu bilerek yapalım.”

Bakan Özhaseki, yeni yönetmeliklere göre standartlara uygun evlerin yapılması gerektiğini, eski yapılara sahip şehirlerin ise yenilenmesi gerektiğini vurguladı.

Şehirlerin yenilenmesinin bir kısmını kamu eliyle yapacaklarını, diğer kısmının da özel sektör ile yapılacağını aktaran Özhaseki, binaları yaparken sıfır tolerans gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kentsel dönüşüm vurgusu

Özhaseki, Türkiye’nin dünyada en çok konut satan ülke olarak tarihe geçtiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdilik finansa erişmekte biraz zorluk var. Ama bu geçici, sene sonundan itibaren yavaş yavaş musluklar açılmaya başladığında sektörümüzün önünün açıldığını sizler göreceksiniz. Şu anda sizlerin bulunduğu, uğraştığı meşgaleniz, işiniz en önü açık sektör, bunu bilin artık arkadaşlar. Türkiye’de daha en az 20-30 sene çok hızlı vaziyette inşaat sektörü yol almaya devam eder. İnşallah bunu da hep birlikte göreceğiz zaten. Dediğim gibi kamunun payı çok düşük, yüzde 10’larda yüzde 15’lerde en fazla yüzde 80-85’i sizlerin yapacağı işlerle devam edecek. Urfa’mızda da tabii ki depremzede kardeşlerimizin haklarını vereceğiz. Ama kentsel dönüşümü de yapmak zorundayız. Mahallelerimizi yenilemek zorundayız. O kadar çok geçmişten gelen ve bir an önce bizim yenilememiz gereken mahallemiz var ki. Bunu biz gelip TOKİ’yle yapamayız. Bu işin biz aritmetiğini kurarız, hesabını yaparız. Ama daha sonra iş sizlerde. Böyle yaptığımız zaman inşallah başarırız. Kentsel dönüşüm işi zaten bir mecburiyettir, çaremiz yok. Bunu yapmak zorundayız.”

Bakan Özhaseki, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ü yıllardır tanıdığını ve kent için önemli çalışmalar yapmak için gecesini gündüzüne kattığını söyledi.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ise kente yapmış olduğu ziyaretten dolayı Bakan Özhaseki’ye teşekkür ederek, şehirleşmeyle ilgili önemli görüşmeler yaptıklarını kaydetti.

Bakan Özhaseki, program sonunda AK Parti’ye katılanlara parti rozetini taktı.

Programa, AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri Mehmet Ali Cevheri, Abdurrahim Dusak, Cevahir Asuman Yazmacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-insaatlarda-zemin-etudune-dikkat-edin/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendi-biraksin-bu-darbe-saksakciligini/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendi-biraksin-bu-darbe-saksakciligini/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21575 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda 40 binin üzerinde vatandaşa hitap etti. Erdoğan, İstiklal şairi merhum Mehmet Akif’in mebusluğunu yaptığı Burdur’da bulunmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu kaydetti. Isparta’da büyük bir sevgiyle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, “Burdurlu kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Meydanda ne kadar kardeşimiz var, diye sorduk. Verdikleri rakam 40 bin Maşallah. Bu ne coşku? Bu ne aşk? Aşkınız daim olsun. Coşkunuz sandıklara dolsun. Onun için 10 gün var. 10 gün sonra sandıklardayız. Burdur’u sizlerin şu coşkusunu gerçekten çok özlemiştik. Burdurlu kardeşlerimize bir şükran borcumuz var. Önce bu borcu ödemek istiyorum. Türkiye’nin son dönemdeki en önemli seçimlerinden olan o14, 28 Mayıs seçimlerinde Burdur, Allah razı olsun. Bizi yine yalnız bırakmadı” diye konuştu.

“Türkiye istikrar adası”

Ramazanı Şerif’in gelmesiyle hanelerin şenlendiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sofralarımız bereketlendi. Nasıl olsa şimdilik saleplerle işi idare ediyoruz. Yani biz Bucak’ı unuttuk mu zannediyorsunuz? Sürekli salebimizi alıyoruz, bütün misafirlerimize ikram ediyoruz. Şu seçimi atlatalım ondan sonra gerisi kolay. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın manevi havasını doya doya teneffüs ediyoruz. Ailelerimizle, sevdiklerimizle, çoluk çocuğumuzla birlikte Ramazan-ı Şerifi huzurla idrak ediyoruz. Gönül coğrafyamıza baktığımızda ise yüreklerimiz dağlanıyor. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazanı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Savaşın kendilerine sıçrama tehlikesinden dolayı Avrupa’nın birçok ülkesinde endişe hakim. Yarın ne olacağını, krizin nerede patlak vereceğini kimse bilmiyor. Tüm bu çatışmaların ortasında Türkiye istikrar adası olarak yükseliyor. Esnafımız her sabah dükkanını gönül huzuruyla açıyor. Çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor. Sanayicimiz, tüccarımız, iş dünyamız, turizmcimiz, geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretip, okullarımızda eğitim, hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor” dedi.

“Enflasyon herkes gibi bizi de zorluyor”

“Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu, etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabii ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz. Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesek de istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil tek pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil” ifadelerine yer verdi.

Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandıklarının altını çizen Erdoğan, deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olamayacağını bildirdi.

“Depremzedelerimize sırtımızı dönemeyiz”

“Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını, yakınlarını, depremde kaybeden kardeşlerimize sırt dönemeyiz” diyen Erdoğan, “Depremzedelerimizi yeni yuvalarına süratle kavuşturmamız gerekiyor. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı inşallah yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir. Kardeşlerim deprem bölgemize yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı, asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödeme için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisan ayının ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi, enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız” diye konuştu.

Erdoğan, kalıcı refah artışını sağlamak için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeleri gerektiğini bildirdi.

“Milyonlarca lira döviz var”

Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizin imkanları büyüdükçe geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum. Burdurlu kardeşlerimin, muhalefetin, laf olsun torba dolsun kabirinden sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum. Burdur bunlara aldanmasın, bunların boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin, ne emeklilerimiz, ne emekçilerimiz, ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var. O da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri inanıyorum ki siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldi ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi genel başkan dahil, parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin. Evelallah dik duracağız, eğilmeyeceğiz hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor, kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar. Vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğin çıktı mı? Kardeşlerim, hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak yetiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu, bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı, belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır” ifadelerine yer verdi.

“Bıraksın darbe şakşakçılığını”

“Sadece bu kadar da değil CHP’nin demden transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor, İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak, garip, darbe açıklamaları yapıyor. CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Ee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Hatırlıyorsunuz. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da alsın. Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten Özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur” dedi.

“Onlar ceplerini doldurmanın derdinde”

Erdoğan, muhalefetle aralarında vizyon ve gündem farkı olduğunu vurgulayarak, “Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza, aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindedir. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde bin 362 derslik inşa ettik. 9 bin 172 kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1.5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta 475 Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 150 hastane dahil 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 691 konutu tamamladık. 276 konut yapımı devam ediyor. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdük. 3 millet bahçesinden birini yaptık, birinin yapımına birinin de proje çalışmalarına devam ediyoruz” dedi.

Hizmetler, projeler

Burdur’a yapılan yatırım ve yapılacak projeler hakkında bilgiler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 267 kilometreye çıkardık. Kocaelililer ve Bucak Sanayi Köprülü kavşaklarını tamamladık. Burdur, Tefenni, Çavdır, Antalya, Korkuteli, Söğüt, Burdur, Isparta, Taşkapı, Ağlasun ve Gölhisar Çameli yollarının yapımına devam ediyoruz. Bucak çevre yolunun ihalesini 28 Mart’ta yapıyoruz. Burdur- Gümüşgün arasındaki mevcut demir yolu hattını yenileyerek iyileştirdik. Hızlı tren projesi tamamlandığında Burdur ülkemiz hızlı tren ağına bağlanmış olacak. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur demir yolunu modernize ettik. Burdur’da 17 baraj ve 2 gölet 2 içme suyu tesisi inşa ettik. 4 baraj yapımına devam ediyoruz. İnşa ettiğimiz 37 sulama tesisiyle 297 bin dekar, sanayi araziyi sulamaya açtık. Yapacağımız yeni tesislerle 29 bin dekarın üzerinde daha sulamaya açacağız. Burdurlu çiftçilerimize 19 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Burdur’a bir organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduk. İstihdamı desteklemek için, Burdurlu işverenlerimize 720 milyon lira prim desteği sağladık. 32 ata yadigarı eserimizi restore ettik” ifadelerine yer verdi. – BURDUR

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendi-biraksin-bu-darbe-saksakciligini/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Burdur mitinginde konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-burdur-mitinginde-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-burdur-mitinginde-konustu-2/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21569 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız ama asıl amacımız kalıcı refah artışını sağlamaktır. Bunun için de enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmemiz gerekiyor. Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracağız.” dedi.

Erdoğan, partisince Burdur’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingdeki konuşmasında, dünyanın her ülkesi gibi Türkiye’nin de sıkıntılarının ve çözmek için uğraştıkları problemleri olduğunu belirterek, bölgede yaşanan çatışmalardan Türkiye’nin de etkilendiğini dile getirdi.

Avrupa ve ABD dahil pek çok yerde son 70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranlarının herkes gibi Türkiye’yi de zorladığını anlatan Erdoğan, tüm bunlara ilave olarak 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ettiklerini anımsattı.

Erdoğan, 53 binden fazla vatandaşın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçede aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil. Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandığımız bir gerçektir.” diye konuştu.

Deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olmayacağını vurgulayan Erdoğan, evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne, babasını, yakınlarını depremde kaybeden vatandaşlara sırtlarını dönemeyeceklerini söyledi.

Erdoğan, depremzedeleri yeni yuvalarına süratle kavuşturmaları gerektiğini dile getirerek, dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettiklerini, böylece 76 binden fazla kişiyi yeni yuvalarıyla buluşturduklarını kaydetti.

Bu rakamı yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacaklarını ifade eden Erdoğan, “Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir, depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir.” dedi.

“Amacımız kalıcı refah artışını sağlamak”

Erdoğan, deprem bölgesine yoğunlaşırken diğer şehirleri ve buralarda yaşayan vatandaşları asla ihmal etmediklerine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle, gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödemeler için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisanın ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız ama asıl amacımız kalıcı refah artışını sağlamaktır. Bunun için de enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmemiz gerekiyor. Daha önce bunu nasıl yaptıysak inşallah yine başaracağız. Devletimizin imkanları büyüdükçe, geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum.”

Burdurluların, muhalefetin “laf olsun, torba dolsun” kabilinden sözlerine itibar etmeyeceğine inandığını söyleyen Erdoğan, “Burdur bunlara aldanmasın, boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin ne emeklilerimiz ne emekçilerimiz ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var, o da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi Genel Başkan dahil parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin dik duracağız, eğilmeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çantalar dolusu bu paraların kimden alındığı şeffaf bir şekilde açıklanmak zorunda”

Hiç kimsenin şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kuramadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar, vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim, ‘bay bay Kemal’ demiştim. Dediğim çıktı mı, çıktı. Hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez. Hiç kimse sağa, sola saldırarak, hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır.”

“Özgür Efendi mantıkla bağdaşmayacak garip darbe açıklamaları yapıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sadece bu kadar da değil. CHP’nin DEM’den transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor. Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür Efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak garip darbe açıklamaları yapıyor. CHP genel başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine, milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş, o da ‘bunu gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik Genel Başkanları da darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Özgür Efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür Efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını da alsın Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür Efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur.”

Sadece bu olaylara bakmanın bile kendileri ile muhalefet arasındaki gündem ve vizyon farkını ortaya koymaya kafi olduğunu söyleyen Erdoğan, “Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindeler. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz. Hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Burdur’a son 21 yılda 60 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”

Burdur’a son 21 yılda 60 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, “Eğitimde, 1362 adet yeni derslik inşa ettik. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda, 9 bin 172 kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1,5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta, 475 yataklı Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1150 yataklı, 10 hastane dahil, 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor.” bilgilerini verdi.

TOKİ vasıtasıyla 4 bin 691 konutun inşasının tamamlanıp hak sahiplerine teslim edildiğini söyleyen Erdoğan, 276 konutun ise yapımına devam edildiğini aktardı. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdüklerini belirten Erdoğan, ilde yapılan yeni atık su tesisleriyle belediye nüfusunun yüzde 90’ına hizmet verildiğini belirtti.

Erdoğan, Burdur’daki 3 millet bahçesi projesinden birinin tamamlandığını, birinin yapımına, diğerinin de proje çalışmasına devam ettiklerini anlattı.

Ulaştırmada, 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, yapımı devam eden yollar hakkında bilgi verdi.

Hızlı tren hattı projesi tamamlandığında Burdur’un, ülkenin hızlı tren ağına bağlanacağına işaret eden Erdoğan, sulama ve içme suyu yatırımları hakkında da bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çeltikçi’ye de doğal gaz arzını sağlayacaklarını belirtti.

Burdur’a yapılan yatırımlar ve açılan eserlere ilişkin video da miting alanında yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlere 10 gün kaldığını anımsatarak, “İnşallah Burdur’u pazar akşamı özellikle izleyeceğim, diğer illerimiz gibi. Burdur’u şu CHP zihniyetinden kurtaralım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan vatandaşlardan gelen, “Tıp fakültesi istiyoruz” talepleri üzerine de “Bunu YÖK ile görüşeceğiz. Kadrolar hazırlandıktan sonra ben de imzamı atarım. Bizden öncekilerin yaptığı gibi biz yapmayacağız. Eşeği sağlam kazığa bağlayacağız, sonra da Allah’a emanet edeceğiz.” karşılığını verdi.

Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından partisinin Burdur belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.

Mitinge, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile bazı milletvekilleri de katıldı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-burdur-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme ilkemize bağlıyız https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizi-enflasyona-ezdirmeme-ilkemize-bagliyiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizi-enflasyona-ezdirmeme-ilkemize-bagliyiz/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21564 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur’da; “Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız. Ama asıl amacımız kalıcı refah artışını sağlamaktır. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur’da Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde konuştu. Seçmene “Burdur ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya hazır mıyız?” diye seslenen Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“DEPREM ÇALIŞMALARI İÇİN 1 TRİLYON LİRA KAYNAK TAHSİS ETTİK”

“Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesek de istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde son 60 70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Bir sene önce yaşanan ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı, hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik.

“ÖNCELİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZI KONTEYNERDEN KURTARIP EVLERİNE YERLEŞTİRMEK”

Deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiçbirimizin gönlü rahat olmaz. Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını depremde kaybeden kardeşlerimize sırtımızı dönemeyiz. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz, deprem bölgesidir, depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir.

“SİZLERDEN BİRAZ SABIR, BİRAZ DAHA DAYANIŞMA BEKLİYORUM”

Deprem bölgesine yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödeme ile gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödemeler için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini Nisan’ın ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız. Ama asıl amacımız kalıcı refah artışını sağlamaktır. Bunun için de enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmemiz gerekiyor. Daha önce bunu nasıl yaptıysak İnşallah yine başaracağız. Devletimizin imkanları büyüdükçe, geliri arttıkça omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça, ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum”

“HİÇ KİMSE BU REZALETTEN KENDİNİ KURTARAMAZ”

Muhalefete yüklenen Erdoğan, adaylık sürecinde ortaya atılan iddialara değindi, “Bun ne demiştim ‘Bay Bay Kemal’ demiştim. Dediğim çıktı mı? Bakın sevgili kardeşlerim hiç kimse böyle bir skandalı 3 maymunu oynayarak geçiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-calisanlarimizi-enflasyona-ezdirmeme-ilkemize-bagliyiz/feed/ 0
Yalova’daki deprem Kuzey Anadolu fay hattının Marmara Denizi içerisindeki koluna sıçrama yapabilir https://www.haber60.com.tr/yalovadaki-deprem-kuzey-anadolu-fay-hattinin-marmara-denizi-icerisindeki-koluna-sicrama-yapabilir/ https://www.haber60.com.tr/yalovadaki-deprem-kuzey-anadolu-fay-hattinin-marmara-denizi-icerisindeki-koluna-sicrama-yapabilir/#respond Thu, 21 Mar 2024 00:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21466 “Yalova’daki hareketlenmeler Kuzey Anadolu fay hattının Marmara Denizi içerisindeki koluna sıçrama yapabilir”

İSTANBUL – Yalova’da sabah saatlerinde meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem, uzmanları endişelendiriyor. İstanbul Esenyurt Üniversitesi Zemin Mekaniği ve Etüt Laboratuvarı Müdürü Öğretim Görevlisi ve Jeofizik Yüksek Mühendisi Mustafa Serhat Durmuş, Yalova’daki depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisindeki koluna sıçrama yapabileceğini ve İstanbul için risk oluşturabileceğini söyledi.

Yalova’da bu sabah saat 09: 21’de meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem, kentte paniğe neden oldu. AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından da doğrulanan deprem, 9.71 km derinlikte gerçekleşti. İstanbul yakınlarında gerçekleşen her sarsıntı sonrası akıllara gelen ve beklenen büyük İstanbul depremi ile ilgili Yalova’daki depremin arasında bir bağlantı olup olmayacağına dair Jeofizik Yüksek Mühendisi Mustafa Serhat Durmuş değerlendirmelerde bulundu.

Şimdilik aralarında bir bağlantı olmadığını fakat Marmara Denizi içerisinde ciddi ve yavaş yavaş bir hareketlenme olduğunu söyleyen Serhat Durmuş, “Normalde 4 büyüklüğüne kadar binalarda çok ciddi hareket olmaz sadece yakın bölgelerde hissedilebilecek bir deprem. Fakat bu depremin önemi şu; Marmara denizi içerisinde halen bunun aktif olduğunu bize gösteriyor. Yani burada olan bütün depremler, kesinlikle önemsizdir diyemeyiz. Hepsinin bir anlamı var ve izlenmesi gerekiyor. Biz Marmara Deniz tabanı içerisinde olan her türlü depremleri çok önemsiyoruz. Yalova’nın dışında Gemlik tarafında da ciddi depremler oldu. Ama bizim asıl olarak beklediğimiz nokta, orta Marmara çukurundaki kilitlenme zonu. Şu anlık Yalova ve Gemlik’teki depremlerin bizim ana depremle alakası olmadığını görüyoruz. Fakat kilitlenme zonunda bir kırılma olursa eğer, İstanbul’daki muhtemel 4 senaryodan biri olan B senaryosu olan orta Marmara çukurunda bir kırılma bekliyoruz. Yani bu gerçekleşirse 7,2 ile 7,6 arasında bir deprem olur ve insanlar bundan ciddi derece etkilenecek. Çünkü bunun İstanbul’un merkezine olan uzaklığı yaklaşık 22 kilometre. Bu nedenle ben Yalova ve Gemlik’te olan depremlerinin hepsini önemsiyorum. Artık herkesin oturduğu binanın depreme ne kadar hazırlıklı olup olmadığına baktırması ve hazırlanması gerekiyor. Bina performans analizi yaptırarak binamızın gerçeği ile yüzleşmek durumundayız. Bunu yapmadığımız müddetçe Marmara denizi içerisindeki bütün depremlerden kaygı seviyemiz giderek artacak çünkü 10 yıl içinde İstanbul’u çok büyük deprem beklediğini zaten biliyoruz” dedi.

“Sıçrama yapabileceğini öngörüyoruz”

‘Yalova’daki deprem ana deprem hattını tetikler mi’ sorusuna üzerine Serhat Durmuş Kahramanmaraş’ı örnek vererek sözlerine şöyle devam etti:

“Kahramanmaraş’taki depreme bakarsak eğer, buradaki ilk deprem Hatay Samandağ’da idi. Daha sonra kırılmalar meydana gelmişti. ve sonrasında Kahramanmaraş’taki diğer fayı tetiklemişti. Bunlar yer altındaki enerji aktarımı şeklinde kırılmalarla devam etmişti. Yalova’daki bu depremlere da bakarsak, mutlaka ana fay hattı ile bunların yer altından bir bağlantısı olabilir. Ancak biz yukarıda olan depremlerin yani Yalova yukarısında olan depremlerin Kuzey Anadolu Fay hattı bağlantılı bir sıçrama yapabileceğini öngörüyoruz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yalovadaki-deprem-kuzey-anadolu-fay-hattinin-marmara-denizi-icerisindeki-koluna-sicrama-yapabilir/feed/ 0
CHP Hatay Milletvekili, deprem bölgesindeki mücbir sebep halinin uzatılmasını istedi https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-deprem-bolgesindeki-mucbir-sebep-halinin-uzatilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-deprem-bolgesindeki-mucbir-sebep-halinin-uzatilmasini-istedi/#respond Wed, 20 Mar 2024 23:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21439 Deprem bölgesindeki mücbir sebep halinin uzatılması gerektiğini belirten CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, “Birkaç aylık uzatmaların yetersiz kalacağını her fırsatta belirttik. Bunu yetkililer de çok iyi biliyor. Her uzatma bitişinde yeniden bu meseleyi gündeme getirmeye ve bölgedeki esnafların sesini duyurmaya çalışıyoruz. Bunun yerine gerçekten herkesin kendini güvende hissedeceği ve planlamasını yapabileceği 2 yıllık bir uzatma tercih edilebilirdi. Her gün siftah yapmakta dahi zorluk çeken insanlardan vergi ödemesini nasıl bekleyeceksiniz? Ticari hayatın eski işler haline döndüğünü iddia edebilir misiniz?” dedi.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, deprem bölgesindeki mücbir sebep halinin uzatılması gerektiğine dair yazılı açıklamaı yaptı. Depremin üzerinden geçen 14 ayı aşkın süreden bu yana deprem bölgesinde ticari hayatın henüz eski işler haline dönmediğini belirten Kara, deprem bölgelerinde ilan edilen mücbir sebep halinin uzatılmasını istedi. Kara, şöyle konuştu:

“TİCARİ HAYATIN ESKİ İŞLER HALİNE DÖNDÜĞÜNÜ İDDİA EDEBİLİR MİSİNİZ?”

“Bilindiği üzere 6 Şubat depremleri sonrası etkilenen 11 ilde ve bir ilçede deprem tarihi itibarıyla vergi ödemeleri ertelenmiş ve mücbir sebep hali ilan edilmişti. Önce mücbir sebep halinin 31 Temmuz 2023’te bitirilmesi kararlaştırılmış sonra depremin en çok zarar verdiği Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, İslahiye ve Nurdağı’nda 30 Kasım 2023 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu kararın sonrasında da mücbir sebep hali 30 Nisan 2024 tarihine kadar sözü geçen il ve ilçeler için tekrar uzatıldı. Bizim birincil talebimiz mücbir sebepten kaynaklanan vergi borçlarının 31 Aralık 2023’den itibaren en az 2 yıl ertelenmesiydi.

Birkaç aylık uzatmaların yetersiz kalacağını her fırsatta belirttik. Bunu yetkililer de çok iyi biliyor. Her uzatma bitişinde yeniden bu meseleyi gündeme getirmeye ve bölgedeki esnafların sesini duyurmaya çalışıyoruz. Bunun yerine gerçekten herkesin kendini güvende hissedeceği ve planlamasını yapabileceği 2 yıllık bir uzatma tercih edilebilirdi. Her gün siftah yapmakta dahi zorluk çeken insanlardan vergi ödemesini nasıl bekleyeceksiniz? Ticari hayatın eski işler haline döndüğünü iddia edebilir misiniz?”

“DÜNDEN BUGÜNE HİÇBİR ŞEY NORMALE DÖNMÜYOR”

Yıkılan iş yerlerine yenilerinin yapılmasının uzun zaman alacağını aktaran Kara, “Bu ertelenen vergiler 30 Nisan’da kendini toparlayamamış esnafın önüne çıkarsa ticari hayata tamamen ket vurulur, yurttaşlarımız borçlar altında ezilir. 21 metrekarelik yerlerde ticari hayat sürdürülmeye çalışılıyor. İş yerlerini kaybedenlerin tekrar yeniden bir iş yerine ulaşması oldukça uzun zaman alacak. Dünden bugüne hiçbir şey normale dönmüyor. Daha barınma sorunu çözülememişken birkaç aylık periyotlarda ticari hayatın normale dönmesi mümkün değil” ifadesini kullandı.

“TEMİNAT ŞARTININ KALDIRILMASI GEREKİR”

23 Ekim 2011 tarihinde yaşanan Van depreminde de mücbir sebep ilan edildiğini ve eksikliklerin yaşandığını hatırlatan Kara, “Van depremi sonrası 23 Ekim 2011 tarihinde ilan edilen mücbir sebep hali 31 Mayıs 2017 tarihine kadar sürmüştü. Şimdi yaşadığımız depremi ‘asrın felaketi’ diye tanımlarken birkaç aylık periyotlara insanları sıkıştırmak hakkaniyetli değildir. Daha önce de ilan edilen mücbir sebep durumunda da eksiklikler olduğunu dile getirmiştik. Vergi ve SGK borçlarının 24 aylık faizsiz taksitlendirilmesinde istenen teminat şartları yurttaşlarımızı mağdur ediyor. 50 bin TL ve üzeri borçlar için istenen bu şartı tüm depremzede esnafların karşılayabilmesi mümkün değil. Teminat şartının da kaldırılması gerekir. Sembolik ertelemeler depremin yıkıcı etkisini gideremez. Gerçek düzenlemelere ve vergiden arındırılmaya ihtiyacımız var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-milletvekili-deprem-bolgesindeki-mucbir-sebep-halinin-uzatilmasini-istedi/feed/ 0
Depremde evi yıkılan kadın, enkazdan çıktıktan sonra nişanlısının evine koştu https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-kadin-enkazdan-ciktiktan-sonra-nisanlisinin-evine-kostu/ https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-kadin-enkazdan-ciktiktan-sonra-nisanlisinin-evine-kostu/#respond Wed, 20 Mar 2024 22:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21345 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde evi yıkılan ve enkazdan çıktıktan sonra nişanlısının evine koşan Banu Aybek (32), mahsur kaldıkları evden kurtardığı eşi, eşinin annesi ve babasıyla mutlu bir yaşam sürüyor.

Depreme Ebrar Sitesi’nin A Blok 4. katında yakalanan Banu Aybek, yıkılan binanın enkazından bir süre sonra çevredekilerin yardımı ve kendi imkanlarıyla kurtulmayı başardı. Nişanlısı Erdal Aybek’e ulaşamayınca endişelenen Aybek, koşarak yaklaşık 300 metre uzaklıktaki Tepebaşı Apartmanı’na geldi. Eşi ve onun ailesi dışındaki herkesin sokakta olduğunu fark eden Banu öğretmen, ağır hasar alan eve girerek nişanlısının kaldığı eve ulaştı.

Banu öğretmen, nişanlısının anne, baba ve ninesiyle evde sağ olduklarını öğrendi. Çevredekilerden yardım isteyerek, kazma-kürek yardımıyla evin kapısını kıran Banu öğretmen, nişanlısına ve ailesine kavuştu.

Nişanlısıyla geçen yıl 24 Eylül’de evlenen Aybek, kayınvalidesi ve kayınpederiyle yaşadıkları dairede, depremin etkilerini birlikte aşıyor. Depremden kurtarılan nine ise köyde yaşamını sürdürüyor.

Aybek, AA muhabirine, gece büyük bir patlama sesiyle uyandığını, ardından yatağının kenarında “çök kapan tutun” hareketi yaptığını söyledi.

Binanın birdenbire çöktüğünü ve hayatının sona ereceğini düşündüğünü ifade eden Aybek, gözlerini açtığında etrafın toz duman olduğunu, kendi imkanlarıyla üzerine düşen beton parçalarını kaldırarak göçükten çıktığını anlattı.

Eşinin de kendisi gibi göçük altında kalmasından korktuğunu ve evinin bulunduğu alana koştuğunu anlatan Aybek, şöyle devam etti:

“Yol boyunca etraf olabildiğince korkunçtu. Ayağımda ayakkabı, çorap hiçbir şey yok, yalın ayak koşuyordum. Koşarken de, inşallah evleri yıkılmamıştır, diye dua ediyordum. Apartmana gittiğimde hiçbir ses yoktu başta. Sonra benim sesimi duyunca eşim, ‘Biz iyiyiz, git buradan.’ diye seslendi. Sonra ‘Hayır, gidemem çünkü sen buradasın. Gidemem, yapamam.’ dedim. Çünkü kalbim orada kalacaktı.”

Eşinin bulunduğu ağır hasarlı binaya hiç düşünmeden girdiğini, kapının depremden kasıldığı için açılmadığını ve daha sonra sokağa çıkıp yoldan geçen kişilerden yardım istediğini anlatan Aybek, “Birinin elinde satır, kazma, kürek vardı. Sağ olsun onlar da yukarı çıktıktan sonra kapıyı parçalayıp çıkardık.” ifadesini kullandı.

Yaşadıkları afetten sağ salim kurtuldukları için halen mucize yaşadıklarına inandığını belirten Aybek, “Eşimin de kurtulması için elimden gelen her çabayı yaptım, bugün olsa yine yapardım. Bugün olsa yine aynı stresi veya aynı korkuyu, telaşı göze alırdım ve gözüm asla geride kalmazdı. Çünkü eşimi çok seviyorum. Ona bir şey olmasını asla istemiyorum. Ben inanıyorum ki eşim de benim için aynı fedakarlıkları yapardı.” diye konuştu.

“Hem kendisini hem de bizim hayatlarımızı kurtardı”

Erdal Aybek ise depremin ardından eşinin büyük bir badire atlatıp, cesaret örneği gösterdiğini söyledi.

Eşinin yaptığı davranışın her zaman kendisini duygulandırdığını anlatan Aybek, “Ebrar Sitesi’nde depremden sonra çok fazla insan hayatını kaybetti. Eşim, yani o zamanki nişanlım, mucizevi bir şekilde oradan kurtularak belki ikinci deprem öncesinde hem kendisini hem de bizim hayatlarımızı kurtarmış oldu.” diye konuştu.

Aybek, depremden 10 gün önce nişanlandıklarını ve takılan takıların yıkılan apartmanın altında kaldığını, depremden 4 gün sonra ise enkazı gezerken altınların olduğu çantayı bulduğunu ve polisin tutanak tutmasının ardından altınları almalarının, hayatlarındaki diğer bir mucize olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-kadin-enkazdan-ciktiktan-sonra-nisanlisinin-evine-kostu/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: İstanbul açıklarında bekleyen deprem tehdidi var https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbul-aciklarinda-bekleyen-deprem-tehdidi-var/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbul-aciklarinda-bekleyen-deprem-tehdidi-var/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:36:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21114 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bilim adamlarının durmadan tekrarladığı, İstanbul açıklarında bekleyen bir deprem tehdidi var ve o depremden etkilenecek illerimizin durumu, orada meydana gelebilecek hasarlar için önceden yapabileceğimiz ne varsa onu yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Özhaseki, İskenderun Belediyesi tarafından yaptırılan Sakarya Mahallesi’ndeki Ziraat Park’ta incelemelerde bulunarak golf aracıyla parkı gezdi, Belediye Başkanı Fatih Tosyalı’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra açılışta konuşan Özhaseki, parkın yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.

Bakanlıklarının “çevre”, “şehircilik” ve “iklim değişikliği” gibi üç özel ismin bulunduğunu ve iş yükünün çok fazla olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Bu iş yoğunluğu içerisinde doğrusu bizi meşgul eden, gece gündüz üzerinde hassasiyetle çalıştığımız iki konu daha var. Birisi hepimizin bildiği 6 Şubat’ta meydana gelen o afetler. 2 tane üst üste 9 saat arayla yaşadığımız deprem hadisesi. Burada meydana gelen hasarlar, bunların giderilmesi. Bununla ilgili emin olun ne cumartesi var, ne pazar, ne akşam, ne sabah var, gece gündüz demeden çalışıyoruz, uğraşıyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. Bir de bilim adamlarının durmadan tekrarladığı, İstanbul açıklarında bekleyen bir deprem tehdidi var ve o depremden etkilenecek illerimizin durumu, orada meydana gelebilecek hasarlar için önceden yapabileceğimiz ne varsa onu yapmaya çalışıyoruz. Bu iki konu bizi biraz daha fazla meşgul ediyor.”

Depremler sonrası yapılan çalışmaları anlatan Özhaseki, bugünkü törenlerle 76 bin konutu dağıttıklarını, bundan sonra da her ay 10-15 bin konutu sahiplerine vermeye devam edeceklerini söyledi.

Özhaseki, deprem bölgesinde yaraları sarabilmek adına ne kadar fedakarlık gerekiyorsa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yapmaya devam ettiklerini bildirdi.

Küresel ısınma

Dünyada başka bir felaketle de karşı karşıya olduklarını belirten Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bilim adamları diyorlar ki ‘Son yüzyıl içerisinde dünyanın ısısı 1,1 derece arttı, Akdeniz Havzası ise 1,5 derece arttı, bu eğer 2 dereceye çıkarsa kuraklık başlar, gıda krizi başlar, millet göç etme derdine düşer.’ Allah korusun göçler de bir savaş sebebidir. O yüzden ‘Bir an önce bunun tedbirinin alınması lazım’ diye ifade ediyorlar. 2050 yılına kadar 216 milyon insanın da Birleşmiş Milletler raporlarına göre kuraklıktan dolayı göç edeceği ve sıkıntıların, harplerin başlayacağıyla ilgili de elimizde ciddi belgeler var, bilgiler var. Cenabı Allah dünyayı bir denge üzerine yaratmış. Ne fazla var, ne eksik var. Bu insanoğlu ama bu dengeyi bozduğunda, tabiat sizden intikam almaya başlıyor Bir taraftan müsilajlar çıkıyor denizlerden, bir taraftan heyelanlar oluyor, bir taraftan kuraklık, yangınlar başlıyor, felaketler üst üste geliyor. Sanayi devrimiyle birlikte insanoğlu çok üretmeye başladı, çok ürettiği gibi çok tüketmeye başladı. Bunun da mahsuru yok fakat çok kirletmeye başladı, toprağı, suyu, havayı o kadar çok kirletiyoruz ki dengeyi o kadar çok bozuyoruz ki işte bundan dolayıdır ki felaketler ardı arkasına geliyor.”

Özhaseki, Bakanlık ve hükümetin bir parçası olarak iklimle ilgili mücadelede dehşet bir gayret içerisinde olduklarının altını çizdi.

Paris İklim Anlaşması’na taraf olduklarını hatırlatan Özhaseki, “Orada özellikle karbon emisyonlarını geriye çekebilme adına taahhütlerimiz var, bunları yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir taraftan millet bahçeleri yapıyoruz, 500’ün üzerinde millet bahçesi projemiz var, 235’ini bitirdik, geriye kalan 275’ini de inşallah önümüzdeki günlerde bitireceğiz. 100 milyon metrekare yeşil alan projemiz var, bu yeşil alanlar, evet nefes aldığımız yerler ama bir taraftan depremlerde toplanma alanları, bir taraftan da tabiatı temizleyen, karbonu emen alanlar buralar.” dedi.

“Sadece kağıt atıklarından 430 milyon ağacı kesilmekten kurtardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı Sıfır Atık Projesi’ni de devam ettirdiklerini vurgulayan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Burada hanımefendiler var, onlara söylemek istiyorum. Belki seçimlerden sonra Bakanlığımızın ilgili birimi, bütün evlerimize çöp poşetlerini ayrı ayrı koymak üzere dağıtacak. Artık kağıtları ayrı bir poşete atacağız, camları, petleri ayrı bir şişeye atacağız ve organik atıklarınızı da ayrı bir şeye koyacağız. Böyle başlattığımız hareket nihayetinde ekonomiye bir döngü olarak da gelecek. Biz bunu başlatalı 6 yıl oldu, 95-96 milyar lira kadar atık, çöp diye beğenmediğimiz, dışarıya attıklarımızdan bir gelir elde ettik, sadece kağıt atıklarından 430 milyon ağacı kesilmekten kurtardık.”

Kendisinin yıllarca belediye başkanlığı yaptığını ve o dönemde hayata geçirdiği projeleri anlatan Özhaseki, iktidarın gücünün bir başka olduğunu vurgulayarak Hatay’a yaptıkları çalışmalarda bir gün olsun Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresini (HATSU) göremediklerini anlattı.

Önlerindeki dönemde çok işlerinin olduğunun altını çizen Özhaseki, “Lütfen büyükşehirde de ilçemizde de sizler oylarınızı sağduyuyla kullanın da şu iki elimizle, ayağımızla birlikte rahmet olsun, beraberce çalışalım ve inşallah sizlere hizmet edelim. Yok eğer yine aynı arkadaşların devamı gibi olursa emin olun ayak oyunlarından usandık bu arkadaşların, hiç bilemediğimiz ayak oyunları yapıyorlar, hiç bizim aslımızdan geçmeyen işler yapıyorlar, hayretler içerisinde de izliyoruz, biz sade insanlarız, özümüz bir, sözümüz bir.” şeklinde konuştu.

Diğer konuşmacılar

Hatay Valisi Mustafa Masatlı da parkın ilçeye kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, açılışı yapılan parkın ilçeye hayırlı olmasını diledi.

Cumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk’ün kazanmasıyla Hatay’a en güzel hizmetlerin nasıl yapılacağını göstereceklerini ifade eden Özel, “Kimsenin şüphesi olmasın. Şantajlarla, montajlarla, ayak oyunlarıyla birbirlerine kurdukları tuzaklarla, muhalefet bloku oyalanadursun, bizler sokaklardayız, caddelerdeyiz, bulvarlardayız, tarlalardayız, fabrikalardayız, açılış, kura törenlerindeyiz, milletimizle beraberiz, halkımızla iç içeyiz. Cumhur İttifakı olarak da 1 Nisan sabahından itibaren büyükşehir belediyesindeyiz.” dedi.

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı da 250 dönüm arazi üzerine kurulan parkın herkese hayırlı uğurlu olmasını temenni ederek, parkla ilgili bilgi verdi.

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek parkın açılışı yapıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbul-aciklarinda-bekleyen-deprem-tehdidi-var/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Kahramanmaraş’ta Bütün Konutlar Teslim Edilecek https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kahramanmarasta-butun-konutlar-teslim-edilecek/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kahramanmarasta-butun-konutlar-teslim-edilecek/#respond Wed, 20 Mar 2024 01:21:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21055 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu yıl sonu ve 2025 yılı başında Kahramanmaraş’ta bütün konutların teslim edileceğini söyledi.

Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da telekonferans yöntemi ile katıldığı ‘Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’nde Dulkadiroğlu ilçesi Akyar mevkiinde TOKİ tarafından yapımı devam eden kalıcı konutları hak sahiplerine teslim etti.

Kura çekimi öncesinde konuşan Yerlikaya, “Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.

“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız”

2025 yılına kadar tüm depremzedelere evlerini teslim edeceklerini ifade eden Bakan Yerlikaya, “11 il ile ilgili 30 bin aynı bu şekilde bitmiş deprem konut ve kırsaldaki evleri kuraları yapılacak, anahtarları siz kıymetli depremzedelerimize teslim edilecek. Depremin birinci yılında 46 bin, 13’üncü ayında yani Mart ayında birazdan 30 bin ile beraber 76 bine ulaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız. Toplam 389 bin hak sahibimiz var, 2024’te 200 bin 2025 yılında kalan konutların kura ve anahtar teslimlerini yapacağız” dedi.

“Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor”

Depremin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştıklarını söyleyen Yerlikaya, “Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla, inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286’ydı, birazdan 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplamda 17 bin 600’ü geçtik, hak sahibimiz 69 bin devam eden inşaatlarımız gece gündüz şantiyelerimiz gayret gösteriyorlar. Kendi güçlerinin de üzerinde gayret gösteriyorlar ki, size verilen söz yere düşmesin. Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.

“Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız”

Kahramanmaraş’ı modern bir şehir haline getireceklerini söyleyen Bakan Yerlikaya, “Yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının yapımının ihalesine çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah, tıpkı yapımı başlanmış devam eden veya ihalesi yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun şehri ile bütünleşik ve şehri ile hemhal olan Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız” şeklinde konuştu.

“Güçlü desteğinizi talep ediyoruz”

Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Kahramanmaraş halkının Cumhur İttifakı adaylarına büyük destek vereceklerinden emin olduklarını söyleyen Yerlikaya, “Yerel seçimler geldi çattı. Kahramanmaraş 22 yıldan beri Recep Tayyip Erdoğan dedi, onunla birlikte yürüdü çünkü ona inandı. Hep en fazla destek ve oy oranında hep en önde oldu Kahramanmaraş. Biz Kahramanmaraş Büyükşehir’de ve tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarımızla birlikte sizlere arzıendam ediyoruz. Her zaman olduğu gibi güçlü desteğinizi talep ediyoruz. Bizim belediye başkan adaylarımızın her biri şehrinin emini olan arkadaşlarımız. Bizim adaylarımızın özelliği sizin sorunlarını çözmekte cesaretli, sabırlı ve yorulmaz kişilerdir” ifadelerini kullandı. – KAHRAMANMARAŞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kahramanmarasta-butun-konutlar-teslim-edilecek/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Hatay’da 3 bin 600 konut dağıtılacak https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-3-bin-600-konut-dagitilacak/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-3-bin-600-konut-dagitilacak/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:45:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21028 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Geçen ay hatırlarsınız 7 bin civarında konutumuzu Hatay’da dağıttık. Bugün de burada 3 bin 600 civarında yine konutumuzu dağıtacağız. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler, öbür ay çıkabilir, öbür ay çıkmazsa diğer ay çıkar.” dedi.

Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantıyla katıldığı İskenderun TOKİ Konutları Cebike Mahallesi’nde gerçekleştirilen 310’u köy evi olmak üzere toplam 3 bin 614 konutun kura ve anahtar teslim töreninde, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Bir daha böyle bir felaket yaşanmaması temennisinde bulunan Özhaseki, depremin olduğu ilk andan itibaren hiç durmadıklarını, çalıştıklarını belirtti.

Hak sahiplerine evlerini verecekleri için mutlu olduklarını aktaran Özhaseki, şöyle konuştu:

“Onlar evlerinde oturup bizlere dua edince biz de bunun mutluluğunu yaşayacağız. Geçen ay hatırlarsınız 7 bin civarında konutumuzu Hatay’da dağıttık. Bugün de burada 3 bin 600 civarında yine konutumuzu dağıtacağız. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler, öbür ay çıkabilir, öbür ay çıkmazsa diğer ay çıkar. Sizler evlerinize oturuncaya kadar, ‘hakkımız Cumhurbaşkanı’na helal olsun, kardeşim senden de Allah razı olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz, bunu bilin, herkesin hakkını inşallah teslim edeceğiz.”

Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu ve depremin her an kapıda beklediğini anımsatan Özhaseki, bunu bilerek hareket etmek gerektiğini vurguladı.

TOKİ’nin son 22 yıl içerisinde 1 milyon 340 bin konut yaptığını aktaran Özhaseki, “Senelik neredeyse 65 bin civarında bir konut yaptı. Bu depremlerde hiçbirisi yıkılmadı Allah’a şükür. Neden? Zemin etüdüne dikkat etti, mühendislik hesaplarını doğru yaptı. Sonra malzemeden de çalmadı, işin Türkçesi bu ve tertemiz evler çıktı, sıva çatlağı bile olmadı çok şükür. Şimdi bizler buralarda bunu bilerek hareket ediyoruz.” diye konuştu.

Özhaseki, 6 Şubat 2023 depremlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün bakanları bölgeye gönderdiğini, valilerin, AFAD görevlilerin, belediyelerin de bölgede olduğunu kaydetti.

Depremin ardından hiç boş durmadan çalışmalara başladıklarını dile getiren Özhaseki, “Şu anda 300 binden fazla konutumuzun, iş yerimizin yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerini, şehir merkezlerimizdeki ana caddeleri biz yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yapıyoruz. Şu anda 1000’den fazla şantiyemiz var ve tam 110 bin kişilik inşaat ordusuyla bu evleri yapıyoruz. Gece, gündüz demeden gayret ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Özhaseki, İller Bankasının Hatay için 16 proje yürüttüğünü ve altyapının yenilenmesi için 12 milyar liralık bütçe ayırdığını söyledi.

“Her ay Türkiye genelinde yine 15-20 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem konutlarındaki son durumu sık sık sorduğunu ve devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini vurgulayan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Geçen ay 46 bin konut dağıttık. Şimdi de 30 bin konut daha dağıtıyoruz. Toplamda 76 bin konutu geçiyor. Ama şunu bilin, her ay Türkiye genelinde yine 15-20 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Hatay’ın, Antakya’nın merkezinde de çok değişik mimarlık gruplarıyla çalışıyoruz. Özgün mimarisiyle herkesin görmek istediği bir yer haline getirmek için de çırpınıyoruz.”

Muhalefete eleştiride bulunan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz ay ana muhalefetin lideri çıkmış, ‘Bu hükümet hani söz vermişti nerede bu evler? Hani kimseye bir şey vermediler. Karnesini gösteriyorum sıfır’ vesaire gibi saçma sapan şeyler söylüyordu. Bir başka genel başkan çıkmış ‘Mis gibi evler verdik diyorsunuz ayıp, utanın’ diyor. Mis gibi değil mi arkadaşlar? Vallahi mis gibi evler. O arkadaş niye öyle söylüyor ki anlayamadım. Aynı adam devam ediyor ‘Herhalde AK Parti’lilere dağıtıyorlar’ diyor. Allah sizi ıslah etsin. Ne olur şu zehirli dilinizi bu milletin üzerinden çekin. Deprem siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete kurban ettiğimizde emin olun canlarımız yanıyor.”

Özhaseki, bütün şehirlerin bir an önce depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini, bunun için gece gündüz uğraşmaya devam ettiklerini vurguladı.

Kentlerin gelişiminde yerel yönetimlerin doğru seçilmesinin önemli olduğunu söyleyen Özhaseki, “İnşallah sizler burada 31 Mart ile birlikte yeni bir sayfa açarsınız, Mehmet Öntürk kardeşimi iş başına getirirsiniz. İskenderun’umuzda, Antakya’mızda ve diğer ilçelerimizde hep birlikte kol kola girer çalışırız. Burada şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak 224 milyar lira para harcıyoruz. 16 yerde İller Bankasının işi var. Oraya da milyarlar döküyoruz ama bu iş kimin görevi? HATSU’nun görevi. Nerede HATSU görevlileri? Bir gün olsun daha HATSU’yu göremedim.” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüme değinen Özhaseki, “Kentsel dönüşüm yapan bütün belediyelere çağrıda bulunuyorum, hangi partili olursa olsun kapı sonuna kadar açık. Fakat şu ana kadar yanıma 1 tane CHP’li belediye gelmedi. O da benim üzüntü kaynağım. İnşallah bizler çalışacağız, sizlerin duasını almaya gayret edeceğiz.” dedi.

Konuşmaların ardından yapımı tamamlanan konutlar ile köy evlerinin anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.

Bakan Özhaseki, programın ardından İskenderun Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Fatih Tosyalı ile basına kapalı görüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-3-bin-600-konut-dagitilacak/feed/ 0
İçişleri Bakanı: Deprem bölgesindeki konut sayısı 76 bine ulaştı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-deprem-bolgesindeki-konut-sayisi-76-bine-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-deprem-bolgesindeki-konut-sayisi-76-bine-ulasti/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21025 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 6 Şubat 2024 tarihinde deprem bölgesinde 46 bin konutun hak sahiplerine teslim edildiğini belirterek, bugünkü kura çekilişleriyle sayısının 76 bine ulaştığını belirtti.

Bakan Yerlikaya, Akyar TOKİ alanında düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, depremzedelerin yaralarının sarılması ve şehirlerin eskisinden daha mükemmel olması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletin tüm kurum ve kuruluşlarının bölgede olmaya devam ettiğini söyledi.

Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:

“6 Şubat’ın sene-i devriyesinde 46 bin, 19 Mart’ta ise 30 bin olmak üzere toplamda 76 bin konutun kurasını çektik. Sayın Cumhurbaşkanımız hemen depremin ikinci günden itibaren hem geçmiş olsun hem başsağlığı hem de arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili gelip şehirlerimizi gördüğü zaman şunu söyledi. Dedi ki ‘Hiçbir vatandaşımızı, hiçbir depremzedemizi acılarıyla baş başa bırakacak değiliz. Şu yıkılan evlerin daha iyisini, daha sağlamını Allah’ın izniyle en kısa zamanda yapacak ve siz kıymetli hak sahiplerine Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.’ Allah onun sözünü yerde koymadı. Daha birinci yılında 46 bin konutu, birazdan 30 bin konutu sahiplerine kavuşturacağız. 13 ayda 76 bin konut. Bakın yine Cumhurbaşkanımızın ifadesi, ‘Allah’ın izniyle bu yılın sonuna kadar değerli kardeşlerim 200 yüz bin konut ve ev sayısına ulaşacağız’. Bunların kurasını çekip anahtarını teslim etmekle ilgili hedefimiz var. Toplam 389 bin hak sahibimiz var. Demek ki 2024’te 200 bin, 2025 yılında da kalan konutlarında kura ve anahtar teslimlerini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve Allah’ın izniyle de göreceksiniz tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286 idi. Şimdi de 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplam 17 bin 600’ü geçtik. Hak sahibimiz 69 bin.”

Konutların inşasının gece gündüz devam ettiğini, çalışanların kendi güçlerinin üzerinde gayret gösterdiğini aktaran Yerlikaya, depremzedelere verilen sözlerin yerine getirilmesi için daha da fazla çalışacaklarını dile getirdi.

Bakan Yerlikaya, 2025 yılı sonu itibariyle Kahramanmaraş’taki tüm hak sahiplerinin evlerine kavuşacağının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Valilik binamızı, kaymakamlık, diğer bölge müdürlüğü, il müdürlüğü yani artık size hadim olan devlet görevlilerimizin içinde bulunduğu bağışlayın beni devletin de size hizmet için hizmet sunduğu, devletin evlerini de yapmakta kararlıyız. Şimdi yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının ihalesini çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah. Tıpkı yapımı başlamış, devam eden veya ihalesi yeni yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, yeniden modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun, şehriyle bütünleşip ve şehriyle hemhal olan Kahramanmaraş’ımızı Allah’ın izniyle yüz akıyla yapmakta kararlıyız.”

Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın online olarak katıldığı törende kuralar çekildi, anahtar teslimi yapıldı.

Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-deprem-bolgesindeki-konut-sayisi-76-bine-ulasti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:36:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21019 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Erdoğan, depremin sadece deprem bölgelerinin değil tüm Türkiye’nin gerçeği olarak karşılarında durduğuna işaret ederek, İstanbul’dan İzmir’e, Van’dan Bolu’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların tarihin bilinen en tehlikeli fay hatlarına yakın yerlerde yaşadığını belirtti.

Türkiye’nin 1999 depreminin ardından bu felakete karşı adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek hem şehirlerimizi dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. TOKİ’nin öncülüğünde ülkemizin konut stokunun kayda değer bir bölümünü yeniledik. Sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı, kaliteli, ekonomik konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Özel sektörümüz ve vatandaşlarımız da bu sürece dahil oldular. Aynı şekilde, depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde tekrar inşa ettik. Katettiğimiz mesafe önemli olmakla birlikte hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var.”

“Şehirlerimizi dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 1999’dan önce yapılanlar olduğunu belirterek, yıkıma uğrayan nispeten az sayıdaki yeni binanın ise teknik eksikler ve sonradan müdahaleler sebebiyle bu akıbete maruz kaldığını dile getirdi.

“Deprem maalesef bizi beklemiyor. Bizim hazırlıklarımızı bitirmemizi hiç beklemiyor.” ifadesini kullanan Erdoğan, dolayısıyla şehirleri depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeleri gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Bilhassa İstanbul gibi yoğun nüfusa sahip yerlerde Allah göstermesin, böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirlerimizi yeniden inşa etmek için harcayacağımız kaynak, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. En önemlisi ise bu şekilde kurtaracağımız canların bedeli olmayacaktır. Devlet ve millet el ele vererek bu tehdide karşı bir an önce gereken dönüşümleri gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.” dedi.

“Zübük siyasetiyle göz boyamak mümkün olabilir”

Hükümet olarak “Yarısı Bizden Kampanyası” ile dönüşümler için önemli bir adım attıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Deprem bölgesindeki çalışmalarımızın bitmesiyle diğer şehirlerimizin dönüşümüne daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız. Her kim deprem tehdidini küçümseyerek buraya harcanması gereken kaynağı başka yere yönlendiriyorsa bu milletin en büyük düşmanıdır. Zübük siyasetiyle başka alanlarda insanların gözlerini boyamak belki mümkün olabilir ama bu anlayışın deprem karşısında zerre kadar önemi yoktur.

Bunun için milletimden, kendi evinden başlayarak mahallesini, ilçesini, şehrini, ülkesini depreme karşı hazırlayacak olanlara destek vermesini istiyorum. En iyi sizler biliyorsunuz. Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de yaşanan ve Marmara Bölge’mizde de hissedilen şiddetli sarsıntı, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır.”

“Seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem riski ve deprem sonrası yaşayacağı kayıp oranı en yüksek şehir olan İstanbul’da Murat Kurum’u aday gösterdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Ülkemizde son 5 yılda yaşanmış tüm afetler sonrasındaki çalışmaları başarıyla yürüten Murat Kurum kardeşimizin İstanbul’u da depreme en iyi şekilde hazırlayacağından asla şüphe duymuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kura töreniyle anahtarlarını teslim alacak vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.

Notlar

Erdoğan’ın konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni gerçekleştirildi.

İlk olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bulunduğu Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesindeki Ağyar TOKİ evlerinin teslim törenine bağlanan Erdoğan, anahtarların kadınlara teslim edilmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bulunduğu, 6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımın yaşandığı Hatay’a bağlandı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bulunduğu Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi’ndeki evlerin teslim törenine de bağlanan Erdoğan, hak sahiplerine konutlarının hayırlı olması temennisinde bulundu. Erdoğan, Malatya Valisi Ersin Yazıcı’dan evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesini hızla devam ettirmelerini istedi.

Son bağlantıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın bulunduğu Adıyaman’a gerçekleştiren Erdoğan, Adıyaman Valisi Osman Varol’a, evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesinin AFAD tarafından hızlıca tamamlanması gerektiğini söyledi.

Törenin ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 30 Bin 723 Depremzedeye Evlerini Teslim Edeceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-30-bin-723-depremzedeye-evlerini-teslim-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-30-bin-723-depremzedeye-evlerini-teslim-edecegiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:33:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21016 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen ay 46 bin konut ve köy evinin anahtar teslimini yaptıklarını, bugün de kurayla belirlenecek 30 bin 723 depremzedenin daha evlerine kavuşacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Konuşmasına deprem bölgesindeki depremzedeleri selamlayarak başlayan Erdoğan, ramazanı tebrik etti.

“Asrın felaketi” olarak ifade edilen 6 Şubat depremlerinde hayatlarını kaybedenleri rahmetle ve hasretle yad eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rabb’im hepsini cenneti ve cemaliyle müşerref eylesin. Depremin ardından sabırla, metanetle, fedakarlıkla, iline, ilçesine, mahallesine, köyüne, sokağına, evine, işine sahip çıkan vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum. Geçici olarak gittikleri yerlerden ilk fırsatta dönerek şehirlerine ve ailelerine dört elle sarılan vatandaşlarıma da teşekkür ediyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak hem depremzede kardeşlerimize destek olan hem yardım ve yeniden inşa çalışmalarını koordine eden kamu personelimize de buradan teşekkürlerimi iletiyorum.”

Erdoğan, afeti takip eden süreçte dünyanın en başarılı iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

“Her afetzedenin yanında olduk, hayatını kaybedenlerin yakınlarına destek verdik. Taşınmadan kiraya, enkaz kaldırmadan geçici barınmaya, her konuda 115 milyar liralık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremin ardından hayatını kaybedenleri geri getiremeyiz ama onun dışındaki tüm kayıpları telafi edecek güce, imkana, dirayete sahibiz demiştik. İşte bu sözümüzü tutmak için gece gündüz çalışıyor, geçici barınmadan kalıcı konutlara tüm dönüşleri hızlı bir şekilde sağlıyoruz. Geçtiğimiz ayın başlarında yapımı tamamlanan 46 bin konut ve köy evinin kurasını çekerek anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de biraz önce başlattığımız kurayla 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz.

Kahramanmaraş’ta 7 bin 858’i konut ve 445 köy evi olmak üzere 8 bin 303, Hatay’da 3 bin 304’ü konut ve 310’u köy evi olmak üzere 3 bin 614, Adıyaman’da 5 bin 145’i konut ve 273’ü köy evi olmak üzere 5 bin 418, Gaziantep’te 3 bin 600’ü konut ve 412’si köy evi olmak üzere 4 bin 12, Diyarbakır’da 2 bin 992 konut, Malatya’da 858’i konut ve 842’si köy evi olmak üzere 1700, Osmaniye’de 1586’sı konut ve 10’u köy evi olmak üzere 1596, Şanlıurfa’da 1094’ü konut ve 38’i köy evi olmak üzere 1132, Elazığ’da 838 konut, Adana’da 727 konut, Kilis’te 342’si konut ve 49’u köy evi olmak üzere 391. Toplamda 30 bin 723 ailemize yeni yuvalarının hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum.”

“Bu sayıyı yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız”

Yaklaşık 1,5 ayda 76 bin konut sayısının aşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2 ayda 80 bin konutu teslim etme sözümüzü yerine getirmeye çok az kaldı. İnşallah bu sayıyı yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Amacımız yaklaşık 390 bin konut, 11 bin 500 ahır, 40 bin 500 iş yerinden oluşan 442 bin hak sahibinin hiçbirini mağdur etmeden tamamını yuvalarına ve iş yerlerine kavuşturmaktır.” dedi.

Asrın felaketinin sebep olduğu sıkıntıların altından kalkmanın kolay bir iş olmadığını vurgulayan Erdoğan, depremin yol açtığı yıkımların maliyetinin 104 milyar doları bulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 bütçesinden deprem çalışmalarına 1 trilyon liranın üzerinde kaynak ayrıldığını hatırlatarak, geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı meblağda harcama yapıldığını, verilen rakamın sadece bütçeden yapılan harcamalar olduğunu, sivil toplum kuruluşları, özel şirketler, vatandaşlar ve belediyelerin katkılarının bunun dışında yer aldığını belirtti.

“Şehirlerimizi yeni baştan tasarlıyoruz”

Ülke ve şehirlerin üzerindeki deprem yükünü gelecek yıl sonrası tümüyle kaldırmayı hedeflediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu tablo Avrupa’daki pek çok ülkenin nüfusundan ve konut sayısından daha yüksek bir inşa faaliyetini ifade ediyor. Böyle bir yükün altından milli dayanışma, afetle mücadele ve konut inşası alanındaki güçlü birikimimizle ancak biz kalkabilirdik. Millet ve devlet olarak canımızdan bir parça olarak gördüğümüz deprem bölgesinin ve depremzedelerimizin yaralarının bir an önce sarılması için gece gündüz çalıştık. Sadece depremin yıktıklarını yerine koymakla kalmıyoruz, şehirlerimizi konutları ve iş yerleri yanında caddeleriyle, meydanlarıyla, üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz. İnsanlarımızı içinde güvenle ve huzurla oturacakları evler ve şehirler yanında kendilerini esenlik içinde hissedecekleri bir geleceğe de kavuşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin tamamıyla birlikte deprem bölgemizi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.”

Erdoğan, ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın hiçbir gündemin kendilerini deprem bölgesiyle ilgili programlarından uzaklaştırmasına izin vermediklerini belirtti.

“Onları yakından takip ediyoruz”

Depremin hemen ardından geçen mayıs ayında Cumhurbaşkanı ve Milletvekilli Genel Seçimlerinin yapıldığını hatırlatan Erdoğan, şimdi de yerel yöneticilerin belirleneceği yeni bir seçimin arifesinde bulunulduğunu söyledi.

Erdoğan, bölgede ardı ardına yaşanan insani krizler ve çatışmaların bitmek bir yana sürekli genişlediğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya-Ukrayna Savaşı’ydı, Suriye’de devam eden sorunlardı, Akdeniz çevresindeki gerilimlerdi derken şimdi de Gazze’deki katliamın insani ve vicdani sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Hayat pahalılığıyla mücadelenin önceliklerimizin başında yer aldığı ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak, bu programı sabote etmek için çalışanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Ama bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırma çalışmalarımızın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de mutlaka geride bırakacağız.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-30-bin-723-depremzedeye-evlerini-teslim-edecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depreme karşı seferberlik ruhuyla çalışmaları sürdüreceğiz” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depreme-karsi-seferberlik-ruhuyla-calismalari-surdurecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depreme-karsi-seferberlik-ruhuyla-calismalari-surdurecegiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21004 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizi aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Törenine Canlı Bağlantı ile katıldı.

7 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin kardeşimizi bir kez daha rahmetle, hasretle yad ediyorum. Rabbim hepsini cenneti ve cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Depremin ardından sabırla, metanetle, fedakarlıkla, iline, ilçesine, Mahallesine, köyüne, sokağına, evine, işine sahip çıkan vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum. Geçici olarak gittikleri yerlerden ilk fırsatta dönerek şehirlerine ve ailelerine dört elle sarılan vatandaşlarıma da teşekkür ediyorum. Afeti takip eden haftalarda ve aylarda Dünyanın en başarılı iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdik” dedi.

Her afetzedenin yanında olduklarını hayatını kaybedenlerin yakınlarına destek verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taşınmadan kiraya, enkaz kaldırmadan geçici barınmaya, her konuda 115 milyar liralık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremin ardından hayatını kaybedenleri geri getiremeyiz. Ama onun dışındaki tüm kayıpları telafi edecek güce imkana, dirayete sahibiz demiştik. İşte bu sözümüzü tutmak için gece gündüz çalışıyor, geçici barınmadan kalıcı konutlara tüm dönüşleri hızlı bir şekilde sağlıyoruz. Geçtiğimiz ayın başlarında yapımı tamamlanan 46 bin konut ve köy evinin kurasını çekerek anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de biraz önce başlattığımız kura ile 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz. Kahramanmaraş’ta 7 bin 858 ‘i konut ve 445’i köy evi olmak üzere 8 bin 303, Hatay’da 3 bin 304’ü konut ve 310’u köy evi olmak üzere 3 bin 614, Adıyaman’da 5 bin 145’i konut, ve 273’ü köy evi olmak üzere 5 bin 418, Gaziantep’te 3 bin 600’ü konut ve 412’si köy evi olmak üzere 12, Diyarbakır’da 2 bin 992 konut Malatya’da 858’i konut 842’si köy evi olmak üzere bin 700 konut, Osmaniye’de bin 586’sı konut ve 10’u köy evi olmak üzere bin 596 konut, Şanlıurfa Bin 94’ü konut ve 38’i i köy evi olmak üzere bin 132 konut, Elazığ’da 838 konut, Adana’da 727 konut, Kilis’te 342’si konut ve 49’u köy evi olmak üzere 391 konut, toplamda 30 bin 723 ailemize yeni yuvalarının hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum” açıklamasını yaptı.

Bir buçuk ayda 76 bin konut sayısının aşıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” 2 ayda 80 bin konutu teslim etme sözümüzü yerine getirmeye çok az kaldı. İnşallah bu sayı yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Amacımız yaklaşık 390 bin konut, 11 bin 500 ahır, 40 bin 500 iş yerinden oluşan 442 bin hak sahibinin hiç birini mağdur etmeden tamamını yuvalarına ve iş yerlerine kavuşturmaktır.

Tabii asrın felaketinin sebep olduğu sıkıntıların altından kalkmak öyle kolay bir iş değildir. Depremin yol açtığı yıkımların maliyeti 104 milyar doları buluyor. Sadece bu yılın bütçesinde deprem çalışmalarına bir trilyon liranın üzerinde kaynak ayırdık. Geçtiğimiz yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı meblağda harcama yapmıştık. Dikkat ederseniz bunlar sadece bütçeden yaptığımız harcamaları ifade ediyor. Sivil toplum kuruluşlarımızın, özel şirketlerimizin, vatandaşlarımızın, belediyelerimizin katkıları bunun dışındadır. İnşallah, önümüzdeki yıldan sonra ülkemizin ve şehirlerimizin üzerindeki deprem yükünü tümüyle kaldırmayı hedefliyoruz. Bu tablo Avrupa’daki pek çok ülkenin nüfusundan ve konut sayısından daha yüksek bir inşa faaliyetini ifade ediyor” dedi.

“Böyle bir yükün altından milli dayanışma, afetle mücadele ve konut inşası alanındaki güçlü birikimimizle ancak biz kalkabilirdik” diyen Erdoğan,” Millet ve devlet olarak canımızdan bir parça olarak gördüğümüz deprem bölgesinin ve depremzedelerimizin yaralarının bir an önce sarılması için gece gündüz çalıştık. Biz sadece depremin yıktıklarını yerine koymakla kalmıyoruz. Şehirlerimizi, konutları ve iş yerleri yanında, caddeleriyle, meydanlarıyla, Üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz. İnsanlarımızı içinde güvenle ve huzurla oturacakları evler ve şehirler yanında kendilerini esenlik içinde hissedecekleri bir geleceğe de kavuşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin tamamıyla birlikte deprem bölgemizi de Türkiye yüzyılına hazırlıyoruz. Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın.

Hiçbir gündemin bizi deprem bölgesiyle ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz. Işte sizler de gördünüz. Depremin hemen ardından geçtiğimiz Mayıs ayında cumhurbaşkanını ve milletvekillerini belirlediğiniz önemli bir seçim yaşadık. Şimdi de yerel yöneticilerimizi belirleyeceğimiz yeni bir seçimin arifesindeyiz” diye konuştu.

Bölgemizde ardı ardına yaşanan insani krizlerin ve çatışmaların bitmek bir yana sürekli genişlediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşıydı, Suriye’de devam eden sorunlardı, Akdeniz çevresindeki gerilimlerdi derken şimdi de Gazze’deki katliamın insani ve vicdani sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Hayat pahalılığıyla mücadelenin önceliklerimizin başında yer aldığı ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak bu programı sabote etmek için çalışanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Ama bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırma çalışmalarımızın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de mutlaka geride bırakacağız. Milyonlarca insanımızın hayatında unutulması mümkün olmayan acılara yol açan deprem felaketi, sadece bu bölgemizin değil ülkemizin bir gerçeği olarak karşımızda durmaktadır. İstanbul’dan İzmir’e, Van’dan Bolu’ya ülkemizin dört bir yanında milyonlarca insanımız tarihin bilinen en tehlikeli fay hatlarına yakın yerlerde yaşıyor”ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar attığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek hem şehirlerimizi dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. TOKİ’nin öncülüğünde ülkemizin konut stokunun kayda değer bir bölümünü yeniledik. Sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı kaliteli ekonomik konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Özel sektörümüz ve vatandaşlarımızla bu sürece dahil olduk. Aynı şekilde depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde tekrar inşa ettik. Kat ettiğimiz mesafe önemli olmakla birlikte hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var. Nitekim 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 1999 öncesinde yapılanlar olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Yıkıma uğrayan nispeten az sayıdaki yeni binanın ise teknik eksikler ve sonradan müdahaleler sebebiyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem maalesef bizi beklemiyor. Bizim hazırlıklarımızı bitirmemizi hiç beklemiyor. Dolayısıyla şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. Bilhassa İstanbul gibi yoğun nüfusa sahip yerlerde, Allah göstermesin, böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirlerimizi yeniden inşa etmekte harcayacağımız kaynak, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. En önemlisi ise bu şekilde kurtaracağımız canların bedeli olmayacaktır” dedi.

Devlet ve millet el ele vererek bu tehdide karşı bir an önce gereken dönüşümleri gerçekleştirmek mecburiyetinde olunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükümet olarak ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla bu doğrultuda önemli bir adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmalarımızın bitmesiyle diğer şehirlerimizin dönüşümüne daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız. Her kim deprem tehdidini küçümseyerek buraya harcanması gereken kaynağı başka yere yönlendiriyorsa bu milletin en büyük düşmanıdır. Zübük siyasetiyle başka alanlarda insanların gözlerini boyamak belki mümkün olabilir. Ama bu anlayışın deprem karşısında zerre kadar önemi yoktur. Bunun için milletimden kendi evinden başlayarak mahallesini, ilçesini, şehrini, ülkesini depreme karşı hazırlayacak olanlara destek vermesini istiyorum. En iyi sizler biliyorsunuz. Deprem siyaset üstü bir konudur. Deprem ihmale gelmeyecek bir konudur. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de yaşanan ve Marmara Bölgemizde de hissedilen şiddetli sarsıntı, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır. İşte bu anlayışla deprem riski ve deprem sonrası yaşayabileceği kayıp oranı en yüksek şehrimiz İstanbul’a, Murat Kurum kardeşimizi aday gösterdik. Ülkemizde son 5 yaşanmış tüm afetler sonrasındaki çalışmaları başarıyla yürüten Murat Kurum kardeşimizin İstanbul’u da depreme en iyi şekilde hazırlayacağından asla şüphe duymuyorum.

İnşallah önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizi aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bugünkü kura töreniyle anahtarlarını alacak vatandaşlarımıza konutlarının ve köy evlerinin tekrar hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasını yaptı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-depreme-karsi-seferberlik-ruhuyla-calismalari-surdurecegiz/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Depremzede konutlarını yeniden inşa ediyoruz https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20992 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, depremzede konutlarının kura çekimi öncesinde Adıyaman’da yaptığı konuşmada, “Dünyanın birçok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi, çok kısa süre içinde yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz, ayağa kaldırıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı olarak katıldığı toplu konut kura çekimi öncesi Adıyaman’da hak sahiplerine konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir yıl gibi kısa sürede depremden etkilenen 11 ilin tamamında yıkılan evlerin, hastanelerin yeniden yapılmaya ve tamamlanmaya başladığını söyledi.

Adıyaman’da Örenli Mahallesi’nde yapılan deprem konutlarının bulunduğu yerde düzenlenen törende konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Bugün, sadece Adıyaman’da 5 bin 418 konutun, 11 ilde de 30 bin 697 konutun kurasını çekerek hak sahiplerine teslim ediyoruz. Bu rakamlar öylesine büyük rakamlar ki; dünyanın birçok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi, çok kısa süre içinde yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz, ayağa kaldırıyoruz. Bugün çekilecek kura ile inşallah huzurla ve güvenle oturacağınız yeni evlerinize kavuşmuş olacaksınız. İnşallah hep birlikte el ele verip Adıyaman’ı Türkiye Yüzyılı şehirleri arasında yerini alan öncü şehirlerimizden biri yapacağız. Adıyaman’ın daha güzel, daha huzurlu günlerine yine hep birlikte şahitlik edeceğiz” dedi.

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye çok değişti”

Bakan Vedat Işıkhan konuşmasının devamında “Birileri yapılanların belki farkında değil ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye çok değişti. Çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok Bugün, uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irade var.

Bizler bugüne kadar milletimizin ihtiyaçlarını, milletimizden gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmedik. İmkanlarımız ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsedik. Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. AK Parti yönetim anlayışının 22 yıllık başarı sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Biz 22 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var. Sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. İnşallah Adıyaman’ı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle bir yandan şehirlerimizi yeni baştan hızla inşa ederken, çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm Bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla birlikte Adıyamanlı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Adıyamanlı kardeşimizi hiçbir şart ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli hizmetlerde bulunduk. Yaptığımız hamlelerle, Adıyaman’ın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız inşallah” diye konuştu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-30-bin-723-vatandasimizi-daha-evlerine-kavusturuyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-30-bin-723-vatandasimizi-daha-evlerine-kavusturuyoruz/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20966 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ‘Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne uzaktan canlı bağlantı yaparak önemli mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

“115 MİLYAR LİRALIK KAYNAKLA 2 MİLYON KİŞİYE ULAŞTIK

Depremin ardından sabırla iline ilçesine mahallesine köyüne sokağına evine işine sahip çıkan vatandaşlarımızın her birine şükranlarımı sunuyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak depremzede kardeşlerimize destek olan ve yardımları koordine eden kamu personeline de teşekkür ediyorum.

Afetin takip eden haftalarda ve aylarda dünyanın en iyi iyileştirmeyi gerçekleştirdik. Afetzedelerin yanında olduk, destek verdik. Taşınmadan kiraya, enkaz kaldırmadan geçici barınmaya her konuda 115 milyar liralık kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Tüm kayıpları telafi edecek güce sahibiz demiştik. Bu sözümüzü tutmak için gece gündüz çalışıyoruz. Yapımı tamamlanan 46 bin konut ve köy evinin kurasını çekerek anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de biraz önce başlattığımız kura ile 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz. Kahramanmaraş’ta 7858’i konu 445’i köy evi olmak üzere 8303, Hatay’da 3614, Adıyaman’da 5418, Gaziantep’te 4012, Diyarbakır’da 2992 konut, Malatya’da 1700 konut, Osmaniye’de 1596 konut, Şanlıurfa’da 1132 konut, Elazığ’da 838 konut, Adana’da 727 konut, Kilis’te 391 konut, toplamda 30723 ailemize yeni yuvalarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

“1 BUÇUK AYDA 76 BİN KONUT SAYISINI AŞTIK”

1.5 ayda 76 bin konut sayısını aşmış bulunuyoruz. 2 ayda 80 bin konutu teslim etme sözünü yerine getirmeye çok az kaldı. Yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. 390 bin konut, 11 bin 500 ahır, 442 bin hak sahibinin hiçbirini mağdur etmeden yuva ve iş yerlerine kavuşturmaktır.

“DEPREMİN MALİYETİ 104 MİLYAR DOLARI BULUYOR”

Depremin maliyeti 104 milyar doları buluyor. Bu yılın bütçesinde 1 trilyon liranın üzerinde kaynak ayırdık. Geçtiğimiz yıl da bütçeden aynı meblağda harcama yapmıştık. Bunlar sadece bütçeden yaptığımız harcamaları ifade ediyor. Sivil toplum kuruluşları, şirketlerin, vatandaşların, belediyelerin katkıları bunun dışındadır. Ülkemizin ve şehirlerimizin üzerindeki deprem yükünü tümüyle kaldırmayı hedefliyoruz. Avrupa’daki pek çok ülkenin nüfusundan ve konut sayısından daha yüksek inşa faaliyetini ifade ediyor. Millet ve devlet olarak canımızdan bir parça olarak gördüğümüz deprem bölgesinin ve depremzedelerimizin yaralarının bir an önce sarılması için gece gündüz çalıştık. Caddeleriyle meydanlarıyla üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz.

“HİÇBİR GÜNDEM BİZİ DEPREM BÖLGESİ PROGRAMIMIZDAN UZAKLAŞTIRAMAZ”

Ülkemizin tamamıyla birlikte deprem bölgemizi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz. Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın, hiçbir gündemin bizi deprem bölgesiyle ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz. Depremin hemen ardından Mayıs ayında Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini belirlediğiniz önemli seçim yaşadık. Yeni bir seçimin arefesindeyiz. Bölgemizde yaşanan insani kriz ve çatışmalar genişliyor. Gazze’deki katliamın insani ve vicdani sorumluluğuyla karşı karşıyayız.

“FELAKET SENARYOSU YAZANLARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-30-bin-723-vatandasimizi-daha-evlerine-kavusturuyoruz/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki, Hatay’da 5.807 konutun temelini attı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-5-807-konutun-temelini-atti/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-5-807-konutun-temelini-atti/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20963 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bugün burada tam 5 bin 807 konutun temelini atıyoruz. İskenderun’da 2 millet bahçemiz var, onların açılışını yapacağız.” dedi.

Özhaseki, Akasya Mahallesi 500 Konutlar Rezerv Alanı’nda düzenlenen, Antakya, Defne, İskenderun ve Kırıkhan ilçelerinde 5 bin 807 bağımsız birimin toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bugün atacakları temellerin ve yapacakları açılışların Hatay’a hayırlı olmasını diledi.

Hatay’ın hoşgörü şehri ve adeta açık hava müzesi gibi bir yer olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Ne kadar hizmet etsek az diye düşünüyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim özel meselem’ demişti. Depremden sonra da Hatay, tüm milletin ve bizim meselemiz, inşallah ayağa kaldırmak için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç endişeniz olmasın. Bugün burada tam 5 bin 807 konutun temelini atıyoruz. İskenderun’da 2 millet bahçemiz var, onların açılışını yapacağız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla 3 bin 614 hazırlanmış olan konutlarımızı hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bakan Özhaseki, iktidarları döneminde gerek genelde, gerekse yerelde hep eser siyasetini öncelediklerini dile getirdi.

Şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yöneticilerin, özellikle de yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

“Eğer bir beldede, ilçede, ilde, büyükşehirde ufuklu insanlar varsa, siyasi hesapları bir tarafta bırakıp, şehrini geleceğe taşımaya çalışıyorlarsa, hedef koyup o hedef uğrunda gayret ediyorlarsa, o şehirlerin geleceği aydınlık, ama yerel yöneticilerin kafaları ellerdeyse, bir sürü şeytani hesaplarla uğraşıyorlarsa, ‘ben nasıl ederim de bir daha gelirim, nasıl ederim de iş başını kurtarırım, onun mu ayağını kaydırayım, öbürüne mi bir şey yapayım’ diye çabalıyorlarsa Cenabıallah da ayaklarına dolaştırıyor. Demek ki iyi niyet her işin başı. Ben nihayetinde 5 dönem Kayseri’de üst üste seçilerek hizmet etmiş bir kardeşinizim ve şunu gördüm 20 küsur yıllık belediyeciliğimde; siz eğer iyi niyetle yola çıkıyorsanız, gayret ediyorsanız, uğraşıyorsanız, halkın duasını almak için gece gündüz demeden fedakarca, iyi niyetle, hiç menfaat olmaksızın gayret ediyorsanız, emin olun Cenabıallah tutan eliniz oluyor, gören gözünüz oluyor, yürüyen ayağınız oluyor. Eğer niyeti bozarsanız, işler kötü gidiyor. Benim bu sözlerimden sizler arif insanlarsınız, ne demek istediğimi de çok iyi anlarsınız diye düşünüyorum.”

Bakanlık olarak Hatay’ı önemsedikleri için buraya çok büyük yatırımlarının olduğunu anlatan Özhaseki, kente geçmişte, depreme kadar 74 milyar liralık, depremden sonra da şu anda tam 224 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.

“Hatay’ı ayağa kaldırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız”

Yatırımlara bundan sonra da devam edeceklerinin vurgulayan Özhaseki, “Yaralar sarılıncaya kadar, bütün hak sahibi kardeşlerimiz ‘evet hakkımızı aldık, sizden Allah razı olsun’ deyinceye kadar buralardayız ve sonuna kadar da hizmet etmeye devam edeceğiz. Hatay’ı ayağa kaldırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Kabinemizde en önemli gündem maddesi emin olun deprem bölgeleri ve Hatay.” ifadesini kullandı.

Depremlerden zarar gören il sayısının 18 olduğunu hatırlatan Özhaseki, 14 milyon insanın da bundan etkilendiğini anlattı.

Özhaseki, 680 bin konutun, 170 bin de iş yerinin yerle bir olduğu depremde, maddi zararın 104 milyar dolar olduğunu belirtti.

“Hatay’da 144 bin 611 bağımsız birimin inşası devam ediyor”

Afetin ardından AK Parti’li belediyeleri Hatay’da görevlendirdiklerini anımsatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elhamdülillah bizler hep burada iş başındaydık. Gayret ediyorduk. Bunu ‘asrın dayanışmasına’ dönüştürdük. Bundan da son derece mutluyuz, vicdanen müsterihiz ama nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman arkasında 20 kamerayla gezen adamlar, belediye başkanları arada bir geldiler, bir iki çadırın önünde durdular, ‘selfie’ler çekildiler, sonra da bırakıp gittiler. Onlar da deprem turistiydi. Allah onların da iyiliklerini versin. Millet bunları görüyor, 31 Mart’ta da zaten bunların hesabını soracak.”

Depremin ardından 1 saniye bile boş durmadıklarını dile getiren Özhaseki, “Şu an 307 bin konutumuzun inşaatı yoluna girdi. Başladı, devam ediyor, bitmek üzere vesaire. Bugün çekilecek kuralarla 76 bin konutumuzu Türkiye genelinde dağıtmış olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin konutu vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Mehmet Özhaseki, Hatay’a yönelik çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Şu an Hatay’da 144 bin 611 bağımsız birimin inşası devam ediyor. Eksik kalırsa yine yapacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın. Çok kısa sürede de yapıyoruz. Bugün yine Hatay’da 3 bin 614 konutumuzu da teslim edeceğiz. Ayrıca Antakya, Defne, Kırıkhan, İskenderun ve ihtiyacı olan bazı ilçelerimizin de altyapısı için İller Bankamız tam 12 milyar lira ayırdı. Bunu da buraya harcayacağız, burada bırakacağız. Hiçbir şekilde belediyelerimizi de asla borçlandırmayacağız.”

Kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte hareket ettiklerini anlatan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde hizmet etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

Özhaseki, törende 5 bin 807 bağımsız birimin temelini atacaklarını belirterek, “Biz çalışıyoruz, gayret ediyoruz, dertleniyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah sonucunda da sizlere hakları teslim edip buradan ayrılacağız. Sizlere hakkını teslim edinceye, hak sahibi kardeşlerimizin hepsi bize dönüp ‘Allah sizden razı olsun’ deyinceye kadar hep buralardayız, endişeniz olmasın. Gitmeye de hiç niyetimiz yok, bu işleri bitireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“HATSU, yerel yöneticiler ortada yok”

Yerel yönetimlerle işbirliğinin önemini vurgulayan Özhaseki, şunları paylaştı:

“İki eliniz, kanadınız beraber olduğunda iş yapılıyor. Biz bir taraftan Reyhanlı’da su işleriyle uğraşıyoruz, 16 yerde İller Bankamız uğraşıyor. Bunların tamamı aslında HATSU’nun işi. HATSU, yerel yöneticiler ortada yok. Bu kadar güzel faaliyetler oluyor ama ne yazık ki üzülerek söylüyorum bir yerel yönetici bile yok. Keşke beraber olabilseydik, çünkü birlikten rahmet, iyilik doğar ama birlik olunmazsa, siz iş yaparken birileri arkanızdan konuşur devam ederse, işinize mani olmaya çalışırsa oradan da çok hayırlı bir sonuç çıkmaz. Bu vesileyle sizlerin de 31 Mart’ta en doğru tercihle, Mehmet Öntürk kardeşimizin liderliğinde, ilçelerimizde bizimle kol kola girecek arkadaşlarımıza destek vererek elimizi, kolumuzu güçlendirip daha şevkli vaziyette iş yapmamızı sağlayacağınızı düşünüyorum.”

Diğer konuşmacılar

Hatay Valisi Mustafa Masatlı da temeli atılan bağımsız birimin hayırlı olması temennisinde bulunarak, dayanışmayla her zorluğun üstesinden gelineceğini belirtti.

AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ise 6 Şubat 2023 depremlerinin ilk anından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ve bakanlıkların yoğun çabasıyla Hatay’ı hızlı bir şekilde toparladıklarını söyledi.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut ve Emlak Konut Genel Müdürü Cengiz Erdem’in de katıldığı törende, Bakan Özhaseki ve beraberindekiler temel atma butonuna bastı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-hatayda-5-807-konutun-temelini-atti/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Adıyaman’daki sigortalı kişi sayısı deprem sonrası arttı https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/ https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:48:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20936 Bakan Işıkhan: “Deprem sonrası 34 bine düşen Adıyaman’daki sigortalı kişi sayısı 82 bine yükseldi”

ADIYAMAN – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adıyaman’da deprem öncesi 73 bin olan sigortalı çalışan sayısının depremde 34 bine düştüğünü, şimdi ise 82 bine yükseldiğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adıyaman Valiliği ziyaretinin ardından iş adamları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, depremden en çok etkilenen illerden birisi olan Adıyaman’da yaraların hızla sarıldığını ve kentin ayağa kalktığını vurguladı.

“Adıyaman’ı yeniden ayağa kaldırıyoruz”

Bakan Işıkhan, “Hepimizi derinden sarsan o büyük deprem felaketinin üzerinden 1 yıl gibi kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen, Adıyaman, çalışmaya, üretmeye, devam ediyor. Bakan olarak göreve başladıktan sonra ilk ziyaretimi Adıyaman’a yapmıştım, hatırlarsanız. Adıyaman yaralarını sarıyor, iyileşiyor, ayağa kalkıyor. Bu süreçte biliyorsunuz felaketin daha ilk saatlerinden itibaren Cumhurbaşkanımızın koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşlarımızla bizler de sahadaydık. O günden beri de devlet millet el ele, canla başla çalıştık, çalışıyoruz. Adıyaman başta olmak üzere deprem illerimizin hiçbirinde vatandaşımızı yalnız bırakmadık, kimsesiz hissettirmedik. Şimdi görüyorsunuz, Cumhurbaşkanımızın 1 yıl önce sözünü verdiği gibi depremzede vatandaşlarımızı tek tek yuvalarına kavuşturuyoruz. Yıkılan köy evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi bir bir ayağa kaldırıp eskisinden daha verimli, daha aktif bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak deprem bölgesi illerimize özel olarak uyguladığımız İstihdama Dönüş Programı başta olmak üzere diğer teşvik ve destekler sayesinde maddi kayıplarımızın telafisini gerçekleştiriyoruz. Bunun en net göstergelerinden birisi de şehrimizin sigortalı sayısındaki değişimlerdir” dedi.

“Depremde 34 bine düşen sigortalı çalışan sayısını 82 bine yükselttik”

Depremden önce Adıyaman’da Sigortalı çalışan sayısı 73 bin idi. Deprem sonrasında bu rakam 34 bine kadar düşmüştü. Çok şükür bugün, çalışan sayısı bakımından deprem öncesi rakamların da üstüne çıktık. Şu anda Adıyaman’daki sigortalı çalışan sayısı 82 bindir. Ayrıca Adıyaman’da deprem sonrası kamu hizmetlerini desteklemek üzere 7 bin 856 TYP kontenjanı tahsis ettik. Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için işletmelerimize ve işverenlerimize sağladığımız yardımlar, destekler bu rakamlarda önemli rol oynamıştır. Bu rakamlar önümüzdeki süreçte, yatırımlarımız arttıkça, çalışma hayatı tüm unsurlarıyla tam anlamıyla düzene girdikçe daha da artacaktır. Bildiğiniz gibi bir ayağımız hep burada oldu. Daha önce de sizlerle yine bir araya gelip şehrimizin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda birlikte çalışma sözü vermiştik. Ben buradan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak her zaman yanınızda ve destekçiniz olduğumu bir kez daha vurgulayarak bu sözümü tekrarlamak istiyorum. Adıyaman’ın ekonomisini, çalışma hayatını, ticaretini, üretimini, istihdamını eskisinden çok daha iyi bir hale getirip canlandırmak için hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Bakan Vedat Işıkhan’a, Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/feed/ 0
CHP Şişli Belediye Başkan Adayı Şahan, rezerv alan ilanına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-sisli-belediye-baskan-adayi-sahan-rezerv-alan-ilanina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-sisli-belediye-baskan-adayi-sahan-rezerv-alan-ilanina-tepki-gosterdi/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20928 Haber/Kamera: HAKAN KAYA

CHP Şişli Belediye Başkan adayı Resul Emrah Şahan, Şişli’nin merkezinde 4 futbol sahası büyüklüğünde bir alanın deprem yasaları kullanılarak ve Cumhur İttifakı İBB Adayı Murat Kurum’un imzası rezerv alan ilan edildiğini söyledi ve tepki gösterdi. Şahan, “Cumhur İttifakının İBB Adayı Murat Kurum’a tek sorum var; bu projeyle Şişli ve İstanbul’a hangi deprem sorununa ve deprem yarasına ilişkin çözüm üretiyor?” diye sordu.

“ŞİŞLİ’YE SAPLANMAK İSTENEN HANÇERİN ÖNCÜ SESLERİ”

Şahan, “Şişli’nin Kanal İstanbul’u” olarak nitelediği alana ilişkin dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı ve Cumhur İttifakı’nın mevcut İBB adayı

Murat Kurum’un imzasıyla Şişli Merkez Mahallesi’nde rezerv alan ilan edilmesine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Rezerv alan ilan edilen yeri gören bir noktadan basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şahan, bu alanı “Şişli’nin Kanal İstanbul’u” olarak

tanımladıklarını belirtti. 24 bin metrekarelik alanda çalışma yapan iş makinalarının sesine dikkati çeken Şahan, “Bu duyduğunuz ses aslında Şişli’ye saplanmak istenen hançerin öncü sesleridir. Şişli’nin Kanal İstanbul’unun yapılmak istenen projenin öncü sesleridir.” ifadelerini kullandı.

“CUMHUR İTTİFAKI ADAYI MURAT KURUM’UN İMZASI VAR”

Sürece ilişkin bazı belgeleri aktaran Şahan, Cumhur İttifakı İBB Başkan Adayı Murat Kurum’un Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptığı dönemde

imza attığı ve rezerv yapı ilan edilen belgeyi göstererek şunları söyledi:

“2021 yılında deprem yasaları kullanılarak bu kentin daha dirençli hale dönüşmesi, depreme dayanıklı konutlarda oturmamız için çıkarılmış

yasalar kullanılarak, rezerv yapı alanı ilan edildi. Buradaki imzaya dikkatinizi çekiyorum. Bu imza bugün Cumhur İttifakı İBB Adayı Murat

Kurum’un imzasıdır. 4 futbol sahası büyüklüğündeki bu alan rezerv yapı ilan edildi. Vatandaşların, belediyenin hukuki mücadelesi burayı kazandı

ve iptal edildi. Daha sonra, 2022 yılında yine Cumhur İttifakı’nın İBB Adayı Murat Kurum’un imzasıyla aynı alan sanki iptal yokmuş gibi rezerv

alan ilan edildi. Bu evraklardan sonra esas yapılmak istenene gelelim; 270 bin metrekarelik, bu kentin yine merkezine bir hançer saplamak, otel rezidans, avm, konut; günlük sirkülasyonun 100 binin üzerine geçen bir mahalle kadar nüfusu buraya getirecek olan; sadece Şişli değil

İstanbul’un trafiğine merkezine, İstanbul’un bütün konularına ilişkin krize sebep olacak bir proje yapılmak isteniyor bu imzalarla.”

“DEPREM TOPLANMA ALANI, SPOR ALANI, PARK…”

Şişli’ye yapılmak isteneni bildiklerini belirten Şahan, “Peki Şişli’de vatandaş ne istiyor?” diye sordu, “Sayısız basın toplantısı yapıldı. Kent

Konseyi toplantı yaptı.Vatandaş toplantı yaptı, tepki gösterdi.” dedi. Şişlili vatandaşların bu alana ilişkin isteklerine değinen Şahan, tasarladıkları projeyi göstererek “Burada ‘Yuvamız İstanbul’, ‘Kent lokantası’ var. Deprem toplanma alanı var. 24 bin metrekarelik açık alan var. Gençler için spor alanı, çocuklar için park alanı var. Şişli’de kişi başına düşen yeşil alan 1 metrekarenin altında. Çocuklar, kadınlar evlere hapsolmuş durumda. Burada insanların tanışabileceği kamusal alan var. Burada 2 bin araçlık zeminaltı otopark var. Şişli bunu istiyor.” şeklinde

konuştu.

“BİRİ RANT, BİRİ HALK, BİRİ KARANLIK, BİRİ AYDINLIK”

İki fotoğrafı yan yana koyan Resul Emrah Şahan, “Yapılmak istenen ve Şişli’nin istediği bu iki fotoğrafa iyi bakalım. Biri rant biri halk, biri karanlık biri aydınlık. Biri peşkeş biri kreş, biri beton biri yeşil. Biri talan biri plan biri zulüm biri bilim. Biri gaddarlık biri insanlık. Ama en önemlisi biri Murat Kurum biri Ekrem İmamoğlu.” dedi. “Buradan Cumhur İttifakının İBB Adayı Murat Kurum’a tek sorum var; bu

projeyle Şişli ve İstanbul’a hangi deprem sorununa ve deprem yarasına ilişkin çözüm üretiyor?” diyen Şahan şunları kaydetti:

“Eğer bir çözüm üretmiyorsa İstanbul’a ihanet etmeyi ne zaman bırakacaklar? Talimatla imza atarak ihanet etmeyi ne zaman

bırakacaklar? İstanbulluya bir sorum var. Halk için çalışan İmamoğlu’na mı oy vereceksiniz; yoksa rant için talimatla imza atan Cumhur İttifakı’nın İBB Adayı Murat Kurum’a mı oy vereceksiniz? 16 milyonun rızkını bir avuç insana yedirmeyeceğiz. Demokrasilerde halkın oyu bütün oyunları bozar.”

Resul Emrah Şahan, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bundan sonraki hukuki sürece ilişkin nasıl bir yol izleyeceğiyle alakalı bir soruya

Şahan, “Bunun siyasi savunuculuğunu ve takibini en üst yerden yapacağız. Hem İBB’yi hem Şişli’yi kazandığımızda devam ettireceğiz.

Şu an bakanlık uhdesinde yürüyen bir süreç var. Bakanlığın buraya iksa ruhsatı verdiğini biliyoruz. Bu da onun gürültüsüdür. Biz oyunları bozmak için siyasi ve hukuki takipçiliğini yapacağız ve bunu burada yaptırmayacağız.” diye yanıtladı.

Şişli Merkez Mahallesi 10619 ada 3 parselde bulunan 24 bin metrekarelik, yaklaşık 4 futbol sahası büyüklüğündeki alan 6306 sayılı

kanun ile rezerv alan ilan edilmişti. Şişli’deki rezerv yapı alanına ilişkin süreç Şişli Belediyesi’nin tam karşısında 10619 ada 3 parselde bulunan 2,4 hektarlık alan 21 Kasım 2014 tarihinde riskli yapı ilan edilmiş, 5 Mayıs 2015 tarihinde arazinin imar planı değiştirilmişti. 11. İdare Mahkemesi’nin 21 Haziran 2017 tarihinde “Riskli Bina İlanı” işlemini iptal etmesinin ardından 12 Aralık 2018’de araziye “İksa Ruhsatı” verildi. 13 Ocak 2021’de “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilen araziyi, 24 Nisan 2022 tarihinde 8. İdare Mahkemesi yine iptal etti. 8 Ağustos 2022’de

2. kez “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilen bölge için, Şişli Belediyesi dava açtı. Dava 3. İdare Mahkemesi’nde görüldü. 3 Mart 2023’te 3. İdare

Mahkemesi’nin “Yürütmeyi durdurma” kararının ardından, 31 Ekim 2023’te davanın reddi kararı verildi. Temyiz istemiyle davacılar

tarafından İstinaf Mahkemesi’ne başvuruldu. Süreç sürerken araziye 1 Şubat 2024 tarihinde yeniden “İksa ruhsatı” verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sisli-belediye-baskan-adayi-sahan-rezerv-alan-ilanina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Adıyaman’da sigortalı çalışan sayısı deprem öncesi rakamları aştı https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/ https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20926 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği Adıyaman’da, afet öncesi 73 bin olan sigortalı çalışan sayısının şu anda 82 bine çıktığını belirtti.

Bakan Işıkhan, Adıyaman Valisi Osman Varol’u ziyaret etti, kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra OSB Müdürlüğü’ne geçen Işıkhan, burada kentteki sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi.

Işıkhan, buradaki konuşmasında, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen Adıyaman’ın çalışmaya ve üretmeye devam ettiğini söyledi.

Işıkhan, Adıyaman’ın yaralarını sardığını, iyileştiğini ve ayağa kalktığını vurgulayarak, felaketin ilk saatlerinden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşların sahada milletle el ele ve canla başla çalıştığını dile getirdi.

Sigortalı çalışan sayısı deprem öncesini aştı

Depremin etkilediği illerdeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarına ve kimsesiz hissettirmediklerine işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:

“Şimdi görüyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 1 yıl önce sözünü verdiği gibi depremzede vatandaşlarımızı tek tek yuvalarına kavuşturuyoruz. Yıkılan köy evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi bir bir ayağa kaldırıp eskisinden daha verimli, daha aktif bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak deprem bölgesi illerimize özel olarak uyguladığımız İstihdama Dönüş Programı başta olmak üzere diğer teşvik ve destekler sayesinde maddi kayıplarımızın telafisini gerçekleştiriyoruz. Bunun en net göstergelerinden birisi de şehrimizin sigortalı sayısındaki değişimlerdir. Depremden önce Adıyaman’da sigortalı çalışan sayısı 73 bin idi. Deprem sonrasında bu rakam 34 bine kadar düşmüştü. Çok şükür bugün, çalışan sayısı bakımından deprem öncesi rakamların da üstüne çıktık. Şu anda Adıyaman’daki sigortalı çalışan sayısı 82 bindir. Ayrıca Adıyaman’da deprem sonrası kamu hizmetlerini desteklemek üzere 7 bin 856 TYP kontenjanı tahsis ettik. Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için işletmelerimize ve işverenlerimize sağladığımız yardımlar, destekler bu rakamlarda önemli rol oynamıştır. Bu rakamlar önümüzdeki süreçte, yatırımlarımız arttıkça, çalışma hayatı tüm unsurlarıyla tam anlamıyla düzene girdikçe daha da artacaktır.”

“Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var”

Işıkhan, Adıyaman’ın ekonomisini, çalışma hayatını, ticaretini, üretimini, istihdamını eskisinden çok daha iyi bir hale getirip canlandırmak için hep birlikte çalışacaklarını anlattı.

Bu noktada özellikle yerel yöneticilere büyük iş düştüğüne dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:

“Çünkü biliyoruz ki kalkınma sürecini başlatan ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlayan yerel yönetimlerdir. Biz bu noktada Adıyaman’ın ferasetine, tercihlerine güveniyoruz. 21 yıldır olduğu gibi bundan sonra da, şehrinin geleceği için alın teri döken kadroları iş başında görmek istiyoruz. Adıyaman her zaman milli iradenin, demokrasimizin, vatan millet mücadelemizin sarsılmaz kalelerinden birisi olmuştur. Adıyaman’ın kalkınma mimarları olan siz kıymetli hemşerilerimde bu azim, bu kararlılık, bu sevda oldukça bizim sırtımız yere gelmez Allah’ın izniyle. Bu şehrin has evlatları çalışanı da bilir, lafla, yalanla peynir gemisi yürütme derdinde olanları da çok iyi bilir. Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var. 31 Mart’ta gerçek belediyeciliğin başkan adayıyla, Ziya Polat ile Adıyaman için yeni bir hizmet dönemi başlayacak. Bu anlamda destek istiyoruz. Adıyaman’a güveniyoruz, inanıyoruz. Ben inanıyorum ki sizlerin de gayretiyle Türkiye Yüzyılı yolunda Adıyaman’ı hep birlikte inşa edeceğiz.”

Konuşmaların ardından program basına kapalı sürdü.

Programa, Vali Osman Varol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Adıyaman milletvekilleri, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Adıyaman Belediye Başkanı adayı Ziya Polat ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/feed/ 0
Kararsız Seçmenler ve Depremzedeler Yerel Seçimlerde Önemli Rol Oynayacak https://www.haber60.com.tr/kararsiz-secmenler-ve-depremzedeler-yerel-secimlerde-onemli-rol-oynayacak/ https://www.haber60.com.tr/kararsiz-secmenler-ve-depremzedeler-yerel-secimlerde-onemli-rol-oynayacak/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20896 Kararsız seçmenler ve depremzedelerin yerel seçimlerde önemli rol oynayacağını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Sibel Çalışkan Ercan, belediye başkan adaylarının kentin sorunlarına odaklanması gerektiğini vurguladı.

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerine günler kala belediye başkan adayları sahalarda hızlarını artırarak çalışmalarını sürdürüyor. Birçok belediye başkan adayı mega projeleri ile seçmenden oy isterken, seçmenin adaylar tarafından sunulan vaat ve projelere karşı tepkisi ise merak ediliyor. Konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Sibel Çalışkan Ercan, seçimlerde kararsız ve genç seçmemin sonuçları önemli derece de etkileyeceğini ifade etti. Gençlerin son günlerde gündeme gelen siyasi tartışmamalardan rahatsız olduğunu belirten Ercan özellikle istihdam anlamında izlenecek politikaların gençler tarafından daha çok önemsediğini söyledi.

“Gençlerimiz şu an kararsızlar”

Dr. Öğretim Üyesi Sibel Çalışkan Ercan; “Önemli bir seçmen profiline dikkat çekmek istiyorum. Kararsız seçmenler. Kararsız seçmenlerin şu anda olumlu ya da olumsuz yaklaşacakları belli değil. Bu kararsız seçmenlerin içerisinde de belli bir kitle var; genç kitle. Gençlerimiz şu an kararsızlar. Gençlerimiz bu siyasi olaylardan rahatsızlık duyuyorlar. Umut verici; politikalar anlamında, istihdam anlamında izleyecek politikaları önemsiyorlar. Bir diğer önemli kesim ise depremzedeler. Biliyorsunuz 6 Şubat 2023 tarihinde büyük bir deprem yaşadılar ve bu durumdan muzdaripler. Sağlam binalarda yaşamak istiyorlar. Bu tüm insanların hakkı. Depremzedeler korunaklı sağlam binalar istiyorlar. Daha umut verici kentlerde yaşamak istiyorlar. Bunun içinde partilerin uyguladığı politikalar çok önemli. O nedenle benim önerim bu vaatler gençleri de düşünerek, depremzedeleri de düşünerek bu hassasiyet çerçevesinde gerçekleşirse çok daha güzel ilerler” şeklinde konuştu.

“Vaatler arasında çok eksikler var”

Açıklamasının devamında İstanbul’un kent sorunlarına odaklanılması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Sibel Çalışkan Ercan özellikle deprem riskinin gündemde tutulması gerektiğini vurguladı. Dr. Öğretim Üyesi Sibel Çalışkan Ercan; “Trafik ve ulaşım İstanbul için temel bir sorun. Konut kira fiyatlarının artıyor olması, çevre kirliği tüm Türkiye’de büyük bir problem. Bunun önüne geçilmesi için çözüm geliştirilmeli. Siyasi partilerin buna odaklanması gerekiyor. Su kirliliği, su kıtlığı bunlar gündemimiz olmalı. Alt yapı ve yerleşim sorunları. Deprem riski gündemimiz olmalı. Sosyal ve kültürel çatışmalar var. Buna ilişkin yine vaatler benimsenirse ve önlemler alınırsa güzel olur” dedi.

“Gençler düşünce ve fikirlerini dile getirmek istiyor”

Yerel seçimlerin ülkemiz için hayırlı olmasını dileyen Ercan; “Gençler düşünceleri, fikirlerini dile getirmek istiyorlar. Şu anda bu şartlarda rahatça, özgürce dile getiremediklerini, korktuklarını, ilgi duymadıklarını, siyasi olaylardan bir şeylerin beslendiğini ifade ediyorlar. Katılımcı demokrasi ne demekse, o gerçekten gerçekleşsin. Seslerinin duyulmasını istiyorlar. Biz derslerde olabildiğince onlara söz hakkı vermeye çalışıyoruz. Güzel etkileşimli dersler yapıyoruz. Onlar bu dersleri hayatta da yaşamak istiyorlar” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/kararsiz-secmenler-ve-depremzedeler-yerel-secimlerde-onemli-rol-oynayacak/feed/ 0
YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, deprem teknolojileri hakkında uyarılarda bulundu https://www.haber60.com.tr/ytu-ogretim-uyesi-prof-dr-ali-kocak-deprem-teknolojileri-hakkinda-uyarilarda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/ytu-ogretim-uyesi-prof-dr-ali-kocak-deprem-teknolojileri-hakkinda-uyarilarda-bulundu/#respond Tue, 19 Mar 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20836 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, yaşadıkları evlerini güçlendirmek isteyenlere deprem teknolojilerinde önemli yere sahip sismik izolatörler ve karbon elyafın doğru binada kullanılması konusunda uyarılarda bulundu.

Türkiye’de meydana gelen büyük depremler, riskli binalarda oturan İstanbulluları, depreme dayanıklı binaların inşa edilmesi için kullanılan malzemeler ve teknoloji konusunda araştırmaya yönlendirdi.

YTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Koçak, AA muhabirine, depreme dayanıklı bir yapının tasarımdan imalat sürecine kadar modern teknolojilerin kullanıldığı, her türlü risklerin ortadan kaldırıldığı, hem depreme ve dış etkilere karşı güçlü hem de yaşam alanlarının çok kaliteli olduğu bina anlamına geldiğini söyledi.

Bir yapının dayanıklı olabilmesinin ilk ölçütünün projelendirme aşaması olduğunu belirten Koçak, fizibilite çalışmalarının iyi yapılmasının ve projenin kaliteli hale getirilmesinin işin yüzde 50’sini oluşturduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Koçak, bunun için bütün zeminin parametrelerini ortaya koymak gerektiğini anlatarak, “Deprem dalgalarının geliş doğrultusunu, faya olan uzaklığını, fayın yaratmış olduğu etkilerin ne olduğunu çok iyi bileceksiniz. Gerekirse mikro bölgelendirme çalışmalarından faydalanacaksınız. Varsa heyelan, sel durumları, yer altı su seviyesi, sıvılaşma potansiyeli gibi çok yönlü olarak zemini çok iyi araştıracaksınız.” dedi.

Zemin araştırmalarının ardından hazırlanacak projenin de çok iyi bir mimari ve mühendislik tasarımla yapılması gerektiğine dikkati çeken Koçak, bir hafta içinde gelen projeden şüphelenilmesi gerektiğini bildirdi.

İyi bir proje tasarımının ardından yapıda sismik enerjinin etkisini azaltmak için sönümleyici, izolatör ve karbon elyaf gibi modern teknolojilerin kullanabileceğine dikkati çeken Koçak, “Bunlar, tabii depremi çok rahat geçirmenizi sağlayacak ama şu da unutulmamalı: Betonarme, çelik veya ahşap bir bina yaparken eğer mühendislik hizmeti alınmışsa, projesi doğru, kaliteli, depreme dayanıklı bir tasarımsa yine binanız depreme dayanıklı olacaktır.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde bazı izolatörlerin kalıcı yer değiştirmeler yaptığını, bazılarının ise gereğince çalıştığını anlatan Koçak, “İzolatörü koyduğunuz andan itibaren binanızın çevresinin boş olması gerekiyor. Eğer siz bodrum kata bir izolatör koyup da çevresini toprakla doldurursanız o izolatörün hiçbir faydası yoktur. ” ifadelerini kulandı.

Prof. Dr. Ali Koçak, vatandaşlardan binalarını güçlendirirken “İzolatör kullanalım mı?” gibi çok sayıda soru geldiğini, 6 veya 10 katlı binalarda izolatör kullanmaya ihtiyaç olmadığını, daha çok yüksek yapılarda, köprülerde, hastanelerde veya korunması gereken müzelerde bu teknolojinin kullanılmasını önerdiklerini kaydetti.

İzolatörlerin belirli kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulayan Koçak, “Şimdi 6 katlı bir binayı güçlendirirken izolatör kullanabilirsiniz ama yeniden yıkıp yapsanız aynı maliyete gelir. Çünkü oradaki bazı şartları yerine getirmek zorundasınız. Yani izolatörü alıp da ‘Ben binama yerleştirdim, kolonu kestim, arasına koydum. Artık benim binam sağlamdır.’ diyemezsiniz.” değerlendirmesini yaptı.

“Beton kaliteniz yüksek, kolonlar ve kirişler yeterli olacak”

Güçlendirme yaparken karbon elyaf kullanabilmek için binanın depreme dayanımının yeterli olması gerektiğinin altını çizen Koçak, şunları kaydetti:

“Mesela 1-2 kolonda donatı eksikliğiniz varsa bunu gidermek için ancak karbon elyaf kullanırsınız. Yeni binanın dayanımı iyidir, 2 tane hatalı eleman vardır. ya da bir döşeme vardır, onun için kullanırsınız. Yoksa depreme dayanıksız olan bir binayı, hele bir de düşük dayanımlıysa, ‘Ben depreme dayanıklı hale getiririm.’ demek çok zor. Ön şart beton kaliteniz yüksek, kolonlar ve kirişler yeterli olacak. Eğer düşük bir beton kalitesi, örneğin 10 ya da 8 megapaskal çıkmış ise burada karbon elyaf kullanmamak kullanmaktan daha iyi. O yüzden halkımız lütfen buna inanmasın. Karbon elyafı, tek başına hiçbir hesap yapmadan, binaya gelip karotunu almadan, betonuna bakmadan, ‘Ben karbon elyaf kullandığımda binayı güçlendirdim.’ demeleri mümkün değil.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ytu-ogretim-uyesi-prof-dr-ali-kocak-deprem-teknolojileri-hakkinda-uyarilarda-bulundu/feed/ 0
Depremzede protezine kavuştu: ‘Yürümeyi özlemiştim’ https://www.haber60.com.tr/depremzede-protezine-kavustu-yurumeyi-ozlemistim/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-protezine-kavustu-yurumeyi-ozlemistim/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:21:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20807 Enkaz altında bir bacağını kaybeden depremzede protezine kavuştu: “Yürümeyi özlemiştim”

HATAY – Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinde enkaz altında bir bacağını kaybeden Murat Akkoç, yeni proteziyle artık yürüyebiliyor.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin yıkıma uğrattığı şehirlerden Hatay’da kaldığı enkaz altında bir bacağını kaybeden 47 yaşındaki Murat Akkoç’a, merkezi İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan İrade Adımları Derneği tarafından ücretsiz olarak protez bacak takılarak fiziki tedavisi yapıldı. Kaybettiği bacağına protez takılan Akkoç, artık yürüyebiliyor.

“4.17’de her şeyimizi kaybettik”

Asrın felaketine Hatay merkez Antakya ilçesindeki işyerinde yakalanan ve dışarı çıktıklarında bina üzenlerine devrilen, ikinci depremi de enkaz altında yaşayan 47 yaşındaki Murat Akkoç, “6 Şubat’ta 4.17’de her şeyimizi kaybettik. Sevdiklerimizi, evimizi, arabamızı, malımızı, mülkümüzü her şeyimizi kaybettik. Sevdiğimiz insanları, ayağımı kaybettim. Sevdiğim insanlar kolunu kaybetti, iki bacağını kaybetti” dedi.

“Enkaz altında kendimi değil sevdiklerimi düşündüm”

Restoranların saat 04.00’te kapandığını, temizlik sonrası kahve içmeye başladıklarını hatırlatan Akkoç, “Depremde 4.17’de iş yerindeydim. İş arkadaşımla kahve içiyorduk. Deprem olduğunda biz binadan uzaklaştık. İş yerinden çıktık, ikinci caddeye kadar yetiştik, kafamı kaldırdığımda gökyüzü parlaması oldu. Bembeyaz bir gökyüzü parlaması, o esnada binaya baktığımızda bina üstümüze geldi. Tabii kaçamadık, yerin su gibi kaynaması, sağa sola vurması bizi enkaz altında bıraktı. 14 saat enkaz altında kaldım. İkinci depreme enkazda yakalandım. 7,6 depreminde enkaz altındaydım. Enkaz altında kendi canımı değil, sevdiklerimi düşündüm. Hep aklım onlardaydı. Ben o esnada ayaklarımı çıkarmaya çalıştım ama çıkartamadım. Ayağımın üstüne kolon düşmüş. Bir metrelik alanda 5 arkadaştık. Kimisi kolundan, kimisi ayaklarından, kimisinin kafatası çatlamıştı. Belli bir süre sonra sesimizi duyurduk ve bizi enkazdan çıkardırlar” ifadelerini kullandı.

Önce parmakları, sonra bacağı kesildi

Enkaz altından kurtulduktan sonra ailesine haber vermeye çalıştığını, 15 kişilik ailesinin depremde hayatını kaybettiğini öğrendiğini hatırlatan Murat Akkoç, hayatta kalan abisinin kendisiyle ilgilendiğini ve ambulansla hastaneye kaldırdıklarını söyledi. Hatay’daki hastaneden Adana Şehir Hastanesi’ne, buradan özel bir hastaneye gönderdiklerini hatırlatan Akkoç, kendisinin istemesi üzerine İstanbul’da bir hastane sevk edildiğini belirtti.

Akkoç, önce parmaklarının kesildiğini hatırlatarak, “Kestikten sonra enfeksiyon durmadı. Durmayınca kırık yerden kestiler. Üç operasyon geçirdim, 2,5-3 ay hastanelerde yattım” diyerek yaşadıklarını anlatı.

“Yürümeyi özlemiştim”

Hastaneden protez için İrade Adımları Derneği’ni tavsiye ettiklerini söyleyen Akkoç, “Protez benim hayatımı çok değiştirdi. Çünkü yürüyemiyordum, tek ayakla bastonların desteğiyle yürüyordum. İnsan suyunu bile kalkıp dolduramıyordu. Tek ayakla çok zor. Ama protez gerçekten benim hayatımı çok değiştirdi. Yürümeyi özlemiştim. Protez olunca ayağa kalktık çok şükür” diye konuştu.

“Ampüte olduktan sonra bile hedefinden şaşmadı”

Murat Akkoç’un depremde kızı hariç tüm yakınlarını kaybettiğini hatırlatan Fizyoterapist Renim Elşeyh, “Bu hayatta tek kalan kızını en iyi şekilde yetiştirmeyi hedefleyen Murat bey, ampüte olduktan sonra bile bu hedeften şaşmayarak bizim verdiğimiz tüm egzersizlere uyarak tez zamanında dengesini tuttu ve protezle düzgün bir şekilde yürüyebildi” dedi.

“Aktif spor yapan biriydi”

Protez Ortez Teknikeri Samet Yılmazer ise Murat Akkoç’ın dernek merkezine ilk geldiğinde kendisindeki o üzüntüyü hissettiklerini vurgulayarak, “Çünkü Murat Bey gerçekten aktif bir hastaydı. Hastalığından önce aslında çok aktif spor yapan bir bireydi. Bunun için Murat Bey’e buna yönelik biz protez seçmeliydik. Kendisiyle gereken görüşmeleri ve muayeneleri yaptık. Daha sonra ölçü aşamasına geçtik ve ölçümüzü aldık. Gereken şekilde uygulama süreçlerini işledik. Kurulumu gerçekleştirdik. Bir tez soketi hazırladık” diye konuştu.

“Yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etti”

Bu tez soketi taktıklarında Murat Akkoç’un umudunu görebildiklerini vurgulayan Yılmazer, “Uygulama süreci gerçekten zor geçmişti. Ama kendisindeki değişim sürecini görünce biz de mutlu oluyorduk. Güzel bir uygulama sürecinden sonra nihai soketi elde ettik. Tam bir protezin kurulumu tamamladık. Murat Bey’in yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etmeye başlamıştı. Umarım bir daha böyle bir afet yaşanmaz. Tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” diyerek açıklamasını noktaladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-protezine-kavustu-yurumeyi-ozlemistim/feed/ 0
Kahramanmaraş Felaketinde Bacak Kaybeden Murat Akkoç, Yeni Proteziyle Yürüyebiliyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-felaketinde-bacak-kaybeden-murat-akkoc-yeni-proteziyle-yuruyebiliyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-felaketinde-bacak-kaybeden-murat-akkoc-yeni-proteziyle-yuruyebiliyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20805 Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinde enkaz altında bir bacağını kaybeden Murat Akkoç, yeni proteziyle artık yürüyebiliyor.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin yıkıma uğrattığı şehirlerden Hatay’da kaldığı enkaz altında bir bacağını kaybeden 47 yaşındaki Murat Akkoç’a, merkezi İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan İrade Adımları Derneği tarafından ücretsiz olarak protez bacak takılarak fiziki tedavisi yapıldı. Kaybettiği bacağına protez takılan Akkoç, artık yürüyebiliyor.

“4.17’de her şeyimizi kaybettik”

Asrın felaketine Hatay merkez Antakya ilçesindeki işyerinde yakalanan ve dışarı çıktıklarında bina üzenlerine devrilen, ikinci depremi de enkaz altında yaşayan 47 yaşındaki Murat Akkoç, “6 Şubat’ta 4.17’de her şeyimizi kaybettik. Sevdiklerimizi, evimizi, arabamızı, malımızı, mülkümüzü her şeyimizi kaybettik. Sevdiğimiz insanları, ayağımı kaybettim. Sevdiğim insanlar kolunu kaybetti, iki bacağını kaybetti” dedi.

“Enkaz altında kendimi değil sevdiklerimi düşündüm”

Restoranların saat 04.00’te kapandığını, temizlik sonrası kahve içmeye başladıklarını hatırlatan Akkoç, “Depremde 4.17’de iş yerindeydim. İş arkadaşımla kahve içiyorduk. Deprem olduğunda biz binadan uzaklaştık. İş yerinden çıktık, ikinci caddeye kadar yetiştik, kafamı kaldırdığımda gökyüzü parlaması oldu. Bembeyaz bir gökyüzü parlaması, o esnada binaya baktığımızda bina üstümüze geldi. Tabii kaçamadık, yerin su gibi kaynaması, sağa sola vurması bizi enkaz altında bıraktı. 14 saat enkaz altında kaldım. İkinci depreme enkazda yakalandım. 7,6 depreminde enkaz altındaydım. Enkaz altında kendi canımı değil, sevdiklerimi düşündüm. Hep aklım onlardaydı. Ben o esnada ayaklarımı çıkarmaya çalıştım ama çıkartamadım. Ayağımın üstüne kolon düşmüş. Bir metrelik alanda 5 arkadaştık. Kimisi kolundan, kimisi ayaklarından, kimisinin kafatası çatlamıştı. Belli bir süre sonra sesimizi duyurduk ve bizi enkazdan çıkardırlar” ifadelerini kullandı.

Önce parmakları, sonra bacağı kesildi

Enkaz altından kurtulduktan sonra ailesine haber vermeye çalıştığını, 15 kişilik ailesinin depremde hayatını kaybettiğini öğrendiğini hatırlatan Murat Akkoç, hayatta kalan abisinin kendisiyle ilgilendiğini ve ambulansla hastaneye kaldırdıklarını söyledi. Hatay’daki hastaneden Adana Şehir Hastanesi’ne, buradan özel bir hastaneye gönderdiklerini hatırlatan Akkoç, kendisinin istemesi üzerine İstanbul’da bir hastane sevk edildiğini belirtti.

Akkoç, önce parmaklarının kesildiğini hatırlatarak, “Kestikten sonra enfeksiyon durmadı. Durmayınca kırık yerden kestiler. Üç operasyon geçirdim, 2,5-3 ay hastanelerde yattım” diyerek yaşadıklarını anlatı.

“Yürümeyi özlemiştim”

Hastaneden protez için İrade Adımları Derneği’ni tavsiye ettiklerini söyleyen Akkoç, “Protez benim hayatımı çok değiştirdi. Çünkü yürüyemiyordum, tek ayakla bastonların desteğiyle yürüyordum. İnsan suyunu bile kalkıp dolduramıyordu. Tek ayakla çok zor. Ama protez gerçekten benim hayatımı çok değiştirdi. Yürümeyi özlemiştim. Protez olunca ayağa kalktık çok şükür” diye konuştu.

“Ampüte olduktan sonra bile hedefinden şaşmadı”

Murat Akkoç’un depremde kızı hariç tüm yakınlarını kaybettiğini hatırlatan Fizyoterapist Renim Elşeyh, “Bu hayatta tek kalan kızını en iyi şekilde yetiştirmeyi hedefleyen Murat bey, ampüte olduktan sonra bile bu hedeften şaşmayarak bizim verdiğimiz tüm egzersizlere uyarak tez zamanında dengesini tuttu ve protezle düzgün bir şekilde yürüyebildi” dedi.

“Aktif spor yapan biriydi”

Protez Ortez Teknikeri Samet Yılmazer ise Murat Akkoç’ın dernek merkezine ilk geldiğinde kendisindeki o üzüntüyü hissettiklerini vurgulayarak, “Çünkü Murat Bey gerçekten aktif bir hastaydı. Hastalığından önce aslında çok aktif spor yapan bir bireydi. Bunun için Murat Bey’e buna yönelik biz protez seçmeliydik. Kendisiyle gereken görüşmeleri ve muayeneleri yaptık. Daha sonra ölçü aşamasına geçtik ve ölçümüzü aldık. Gereken şekilde uygulama süreçlerini işledik. Kurulumu gerçekleştirdik. Bir tez soketi hazırladık” diye konuştu.

“Yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etti”

Bu tez soketi taktıklarında Murat Akkoç’un umudunu görebildiklerini vurgulayan Yılmazer, “Uygulama süreci gerçekten zor geçmişti. Ama kendisindeki değişim sürecini görünce biz de mutlu oluyorduk. Güzel bir uygulama sürecinden sonra nihai soketi elde ettik. Tam bir protezin kurulumu tamamladık. Murat Bey’in yüzündeki o gülücükler bizi de mutlu etmeye başlamıştı. Umarım bir daha böyle bir afet yaşanmaz. Tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” diyerek açıklamasını noktaladı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-felaketinde-bacak-kaybeden-murat-akkoc-yeni-proteziyle-yuruyebiliyor/feed/ 0
Çevre Bakanı: Kentsel dönüşümü sadece AK Parti ve MHP belediyeleri yapıyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusumu-sadece-ak-parti-ve-mhp-belediyeleri-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusumu-sadece-ak-parti-ve-mhp-belediyeleri-yapiyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 04:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20732 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşüme ilişkin, “Bakanlık olarak biz hazırız. Belediyelerimiz bize yardımcı olursa, biz onların hep yanındayız. Fakat şu gerçekliği de söylemezsem olmaz. Şu ana kadar kentsel dönüşüm yapan sadece AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partili belediyeleri gördüm ben. Bir tane bile CHP’li belediye görmedim.” dedi.

Sakarya kent merkezinde hayata geçirilecek “Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma Töreni”nde konuşan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile belediyeciliğe başladığı yıllarda, gece gündüz demeden, mazeret üretmeden hizmet yapma sözüyle yola çıktıklarını anlattı.

Özhaseki, iklim değişikliğiyle mücadelede üzerlerine düşeni hakkıyla yaptıklarını ancak 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin verdiği hasar ile İstanbul için korkulan olası deprem için gösterilen gayretlerin fazlaca zamanlarını harcadığını aktardı.

Afette 680 bin konutun ve 170 bin iş yerinin yıkıldığını, maddi hasarın 104 milyar doları bulduğunu belirten Özhaseki, “53 bin 500 kişiyi toprağa verdik. Onların manevi acısı bambaşka, onu ölçecek alet daha icat olmadı. Evlerini teslim edip çaylarını içmek için sohbete oturduğumuz her ailede konu dönüp dolaşıp deprem gecesine geliyor. Emin olun hep birlikte ağlayarak kalkıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Özhaseki, herkes depremzedelere yardım için seferber olmuşken “bazı şöhretli belediye başkanlarının bölgeye özel jetlerle gelip selfie çekip deprem turisti olarak döndüğünü” belirterek, kendilerinin gece gündüz demeden afetzedelerin derdine derman olacaklarını dile getirdi.

-” Deprem bölgesinde 1000’den fazla şantiye var”

Hızlıca uygun zeminlerde inşaata başladıklarını, şu anda 1000’den fazla şantiyenin çalıştığını bildiren Özhaseki, 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yaptıklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evlerin en güzel şekilde inşa edilmesi talimatı verdiğini kaydetti.

Özhaseki, 307 bin civarında inşaatın devam ettiğini, şehirlerin merkezlerini yeniden imar ettiklerini, bir taraftan da altyapı çalışmalarını sürdürdüklerini anlatarak, kendileri bu kadar yoğun şekilde çalışırken ana muhalefetin genel başkanının ev yapılmadığı yönünde suçlamalarda bulunduğunu ifade etti.

“Grup toplantılarında mangalda kül bırakmayan genel başkanları” şantiyeleri gezdirmeye çağırdığını söyleyen Özhaseki, “En azından Türkiye Cumhuriyeti’yle, devletinizle, milletinizle övünün, elhamdülillah deyin ya. Gelin ya, size şantiyeleri gezdireyim. Şu kirli dilinizi bir çekin ne olur şu milletin üzerinden.” ifadesini kullandı.

Bakan Özhaseki, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun unutulmaması gerektiğini ve son yüz yılda kara ve denizlerde 6 ve üzeri büyüklüğünde 231 depremin meydana geldiğini belirterek, bunu bilerek hareket edilmesi halinde gelebilecek zararlara karşı tedbirli olup rahat edileceğini vurguladı.

Kendileri kentsel dönüşüm kapsamında iş yapmaya çalışırken mani olmaya çalışanların da bulunduğundan bahseden Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakanlık olarak biz hazırız. Belediyelerimiz bize yardımcı olursa, biz onların hep yanındayız. Fakat şu gerçekliği de söylemezsem olmaz. Şu ana kadar kentsel dönüşüm yapan sadece AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partili belediyeleri gördüm ben. Bir tane bile CHP’li belediye görmedim. İstanbul’daydım daha evvelki gün, orada 15 bin kadar konut yıkıp işe başlıyoruz. Büyük bir törenle yapıyoruz bunları tabii ki. Fakat bir tane Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediyesi yok içlerinde. Tamamı AK Parti’li belediyeler.

Birkaç gün önce İzmir’deydim. 25 senedir Cumhuriyet Halk Partisi var. Kendilerine sordum, ‘İzmir müthiş bir deprem bölgesi değil mi?’ ‘Evet.’ Peki 25 senedir de Cumhuriyet Halk Partisi var. 25 tane bina değiştirdiler mi, dönüştürdüler mi? Hayır. ya her sene 1 tane değiştirse 25 bina eder. Arkadaşlarımızın yaptığı ve benim anlamakta güçlük çektiğim bir başka belediyecilik modeli başladı.”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde devam eden kentsel dönüşüm projeleriyle şehirler adeta yeni baştan inşa edilirken, Bakanlığın özverili ve yerinde çalışmalarıyla da vatandaşların mağdur olmaması için önemli adımların atıldığını söyledi.

Ada Hayat ve benzeri her türlü projeye desteklerinin süreceğini belirten Karadeniz, “Her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. Türkiye’mizde son dönemde çevre dostu yatırımlar ön planda yer alırken özellikle kentsel dönüşüm projeleri de hız kazanmaya başladı. Ülkemizde pek çok proje kazandırılmış, devletimiz her alanda vatandaşlarına daha iyi hizmet vermek adına imkanlar sağlanmıştır.” dedi.

Ada Hayat Projesinin temeli atıldı

Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, 18 bin 700 metrekarelik alanda inşa edilecek Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi ile Adapazarı’nın merkezinin çok daha modern görünüm kazanacağını ve şehrin yaşam kalitesine önemli ölçüde katkı sağlayacağını vurguladı.

Projenin, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaklaşımla tasarlandığını aktaran Işıksu, “Bu proje, şehrimizin çehresini değiştirecek ve yeni yaşam alanı oluşturacak inşallah. Projenin tamamlanmasıyla şehrimize yeni meydan, çarşı, belediye hizmet binası, akıllı otopark, Orhangazi Miğfer Müzesi ve 500 kişilik çok amaçlı salon gibi birçok önemli proje kazandırmış olacağız.” ifadesini kullandı.

Işıksu, destek veren herkese teşekkür ederek, projenin detaylarını katılımcılarla paylaştı.

Konuşmaların ardından Işıksu ve eşi, Bakan Özhaseki’ye çiçek ve hediye takdim etti. Duaların ardından temsili butona basılarak projenin temeli atıldı.

Törene, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ertuğrul Kocacık, Lütfi Bayraktar ve Murat Kaya, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş, Serdivan Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yusuf Alemdar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusumu-sadece-ak-parti-ve-mhp-belediyeleri-yapiyor/feed/ 0
Sakarya’da Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma Töreni https://www.haber60.com.tr/sakaryada-ada-hayat-yerinde-kentsel-donusum-projesi-temel-atma-toreni/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-ada-hayat-yerinde-kentsel-donusum-projesi-temel-atma-toreni/#respond Tue, 19 Mar 2024 03:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20673 Sakarya’da Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi temel atma törenine katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Oluşmuş şehirlerimizi kurtarmanın bir tane yolu var. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bunun başka yolu bulunmamış. Bizim bir an önce her bölgede kentsel dönüşüme girmemiz icap ediyor. 2012’de bir yasa çıkardık Cumhurbaşkanımızın talimatıyla. 2 milyon 250 bin konutu değiştiririz, dönüştürürüz. 450 bininin şu anda inşaat devam ediyor. Ama bu bizi kesmiyor, iki üç ay kadar önce yeni bir yasa çıkardık. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurduk, özel bütçe ayırdık” dedi.

Sakarya’da Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi temel atma töreni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımıyla gerçekleşti. 18 bin 700 metrekarelik alana inşa edilecek olan ve tamamlandığında çarşı, bir belediye hizmet binası, yeni bir akıllı otopark, yeni bir Orhangazi Miğfer Müzesi, evlendirme dairesi, tiyatro, sinema gibi 6 farklı mega proje barındıracak. Bu çerçevede törende konuşan Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, projenin çevre dostu ve yıkılan bölgelerde dükkanları olan iş yeri sahipleriyle yüzde 100 mutabakat yaparak projeye başladıklarını aktardı.

“Her bir ilimizde ve depremin hasar açtığı büyük ilçelerde bir bakan arkadaşımız vardı”

Bakan Özhaseki ise, “6 Şubat’ta birisi gece yarısı, diğeri gündüz saat bir gibi olmak üzere çok uzun süren üç dakikaya yakın ve yerleşim yerlerinin tamamının neredeyse altından geçen iki tane çok şiddetli bir deprem yaşadık. Bu deprem neticesinde 680 bin konutumuz yıkıldı, 170 bin de iş yerlerimiz yerle bir oldu. 18 ilimiz etkilendi, 14 milyon insanımız bu depremden zarar gördü. Maddi hasar 104 milyar dolar, 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Onların manevi acısı bambaşka, onu ölçecek bir alet daha icat olmadı bu dünyada. Evlerini teslim edip gidip bir çaylarını içmek için sohbetle oturduğumuz her bir ailede biraz sonra konu dönüyor dolaşıyor deprem gecesine geliyor. Emin olun hep birlikte ağlayarak kalkıyoruz orada. O gece Cumhurbaşkanımız ayakta, valilerimiz arar, olayın vahametini ve büyüklüğünü görünce bakan arkadaşlarımızın her birini o bölgeye, her bir ilimizde ve depremin hasar açtığı büyük ilçelerde bir bakan arkadaşımız vardı. Valilerimiz, kaymakamlarımız hepsi oradalardı” dedi.

“75 bin konutu dağıtmış olacağız”

Asrın felaketi olan depremler sonrasında inşaatlara başladıklarını aktaran Bakan Özhaseki, “Oralarda biz sağlam bulduğumuz zeminlerde uygun yerlerde inşaatlara başladık. Şu anda binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın talimatı şu; bu kardeşlerimizin zararını giderin. Evlerini de en güzel şekilde yapın. Yıkılan evleri eskiydi Iyiydi, kötüydü, asla. Fark gözetmeyin. Bir kere yapılır, sağlam yapın, iyisini yapın. Biz de böylece çalışıyoruz. 307 bin civarında inşaatımız şu anda devam ediyor. Şehirlerin merkezlerini, meydanlarını yapıyoruz. Yarın inşallah yine kura teslim törenimiz var. 75 bin konutu dağıtmış olacağız. İnşallah bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin konutu vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye bir deprem ülkesi”

Bakan Özhaseki, “Şunu bilelim ve hiç unutmayalım Türkiye bir deprem ülkesi. Bilim adamları diyorlar ki Himalayalardan başlayarak Alper’e doğru uzanan o sıradağlar çizgisinde 5 tane riskli ülke var birisi Türkiye. Son yüzyılda bizim gerek karalarımızda gerekse denizlerimizde meydana gelen altı ve üzerinde şiddetle yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231 yani her sene bu ülkede iki veya üç tane yıkıcı deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin zararımız milyarlarca dolar. Evet Kuzey Anadolu Fay Hattı var. Burayı da etkiliyor. Doğu Anadolu fay hattı zaten geçenlerde kırıldı. İzmir bölgesi çok biliniyor ama bunun dışında şu anda hareketli olan 500’e yakın fay hattı var. Ne zaman kırılacak? Nasıl kırılacak? Nasıl bir hasar meydana getirecek emin olun hiçbirimiz bilmiyoruz onu. Bildiğimiz bir şey. Yerin altında hareketlilik var. Bu belirli dönemlerde dışarıya çıkıyor. İşte bu güzel coğrafyanın da böyle bir kaderi var. Biz bunu bilerek hareket edersek ve bu gelebilecek zararlara karşı tedbirli olursak emin olun bizler çok rahat edebiliriz. Yoksa her seferinde dizimize vururuz ağlarız. Sonra bir müddet sonra unuturuz aynı yerden yine başlarız” şeklinde konuştu.

“Oluşmuş şehirlerimizi kurtarmanın bir tane yolu var, o da kentsel dönüşüm”

Kentsel dönüşüm hakkında konuşan Bakan Özhaseki, “Oluşmuş şehirlerimizi kurtarmanın bir tane yolu var. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bunun başka yolu bulunmamış. Bizim bir an önce her bölgede kentsel dönüşüme girmemiz icap ediyor. 2012’de bir yasa çıkardık Cumhurbaşkanımızın talimatıyla. 2 milyon 250 bin konutu değiştiririz, dönüştürürüz. 450 bininde şu anda inşaat devam ediyor. Ama bu bizi kesmiyor, iki üç ay kadar önce yeni bir yasa çıkardık. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurduk, özel bütçe ayırdık oraya. Akabinde önümüzü kesen ve bize kentsel dönüşümü yaptırmamak için kötülerin mani olmaya çalıştığı ne varsa o engelleri aşacak şekilde de yasaları yaptık” ifadelerini kullandı. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-ada-hayat-yerinde-kentsel-donusum-projesi-temel-atma-toreni/feed/ 0
Bakan Özhaseki, deprem bölgesi için son rakamı paylaştı https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesi-icin-son-rakami-paylasti/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesi-icin-son-rakami-paylasti/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20524 Kocaeli’de TOKİ anahtar teslim törenine katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesi için son rakamı paylaştı. Bakan Özhaseki, “Yarın dağıtacağımız konutlarla birlikte 75 bin kadar konutu teslim etmiş olacağız. Biz böyle çırpınırken birileri de mani olmaya çalıştıkları gibi bir taraftan da laf atmaktan geri durmuyorlar” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, TOKİ Sekbanlı-Sepetçi Proje Alanı anahtar teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Bu dönemde bizi daha çok meşgul eden 2 tane işimiz var. Birisi 6 Şubat’ta meydana gelen 100 yıl dense de, asrın felaketi dense de şahsi kanaatimi söylüyorum bin yıllık Anadolu medeniyetimizde başımıza gelebilecek en büyük felaketin izlerini giderebilmek, yaraları sarabilmek için büyük gayretimiz var. Bu bizim bayağı meşgul ediyor. Sonra da haliyle yaklaşan depremler karşısında şehirlerimizi daha dirençli hale getirebilmek, konutlarımızı, iş yerlerimizi daha güvenli hale getirebilmek için de bir mücadele içerisindeyiz. Bu konu da elbette ki bizleri müthiş şekilde yoruyor ve onlarla meşgul olmaya devam ediyoruz. 6 Şubat depreminden bahseden Bakan Özhaseki, “Deprem bölgelerinin her bir şehrinde ve ilçesinde bir bakan arkadaşımız vardı. AFAD görevlileri, valilerimiz, kaymakamlarımız vardı. Naçizane ben de belediyelerden sorumlu genel başkan yardımcısıydım” diye konuştu.

“Rantsal dönüşüm yapanın zaten Allah cezasını versin”

Bin 390 belediyeden irili ufaklı 810 tanesinin AK Parti’nin olduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “Arkadaşlarımızı tek tek arayarak ‘Acil işlerinizi ekipleriniz yapsınlar ama siz tamamınız oraya gideceksiniz’ diye görevlendirdik. O günlerde rastladığımız bizim birçok yabancı misyon şefi arkadaşlar bu depremin dörtte biri eğer bizde olsaydı biz altından kalkamazdık’ diye hep ifade etmişlerdir. Bizler vicdanen huzuruyuz. Elimizden geleni yapıyoruz ama bir de o dönemde deprem turistleri vardı. Malum belediyeler o bölgelere sadece birkaç gün sonra özel jetlerle geldiler. İçerisi basın ordusu dolu. Özel jetlerine, yanlarına sosyal medya fenomenlerini aldılar. İndikten sonra onları bir iki çadıra götürdüler. Onlar da orada selfieler çekindiler, bıraktılar gittiler. Onların da Allah iyiliğini versin. Onlar da zaten her dönemde böyle bir gariplikler içerisinde hayatlarını devam ettiriyorlar. Kentsel dönüşüm yapmaya kalkarsınız, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Mecliste de geçenlerde bütçe görüşmelerinde dedim ki ‘Artık midem bulanıyor; bu söz söylemeyin. Yeter 20 yıldır. Bir tane kentsel dönüşüm yapın ne olur. Size rantsal dönüşüm yapın diyen mi var?’ Rantsal dönüşüm yapanın zaten Allah cezasını versin. Ne demek rantsal dönüşüm? Koca koca belediyeler var elinizde imkanlar var. Gelin bir tane yapın. Adam gibi bir kentsel dönüşüm yapın. Mani olmaya çalışmayın en azından. Yok, mani olamazlarsa davalar açıyorlar. Arkasından başka türlü de devam ediyor. Ne diyelim, kimisi iş yapmaya, eser bırakmaya uğraşır, hayırlı bir iş yapayım diye çabalar, kimisi de mani olmak için çırpınır durur. Bu dünya zaten böyle devam edip gidiyor” şeklinde konuştu.

“Yarın dağıtacağımız konutlarla birlikte 75 bin kadar konutu teslim etmiş olacağız”

6 Şubat depreminden beri hiç boş durmadıklarını söyleyen Bakan Özhaseki “Gece gündüz demeden çalıştık. O bölgelerde bir saniyemiz bile boş geçmedi. Binden fazla şantiyemiz var. 300 bin kadar inşaat şu anda devam ediyor. 4 bin 333 tane köyde, 50-100-150 tane çelik karkastan evler yapıyoruz. O evleri de bir uçtan teslim ediyoruz. Şehir merkezlerine başladık. Şehir merkezlerinde, o merkezlere açılan ana caddelerdeki binaları kimlikli yapabilmek adına yine inşaatlara başladık ve bir taraftan da teslim ediyoruz. Yarın dağıtacağımız konutlarla birlikte 75 bin kadar konutu teslim etmiş olacağız. Biz böyle çırpınırken birileri de mani olmaya çalıştıkları gibi bir taraftan da laf atmaktan geri durmuyorlar. 1 ay kadar önce ana muhalefetin genel başkanı ‘Nerede bu evler’ diye bağırıyordu. ‘Sizin başarınız burada sıfır’, bir şeyler diyorlar eline tabela almış. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki ‘Evleri kimlere verdiniz? Siz yüzde 100 AK Partililere veriyorsunuz, arabalarınıza dağıtıyorsunuz değil mi?’ falan diyor” ifadelerini kullandı.

“110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz”

Depremin ilk olduğu günlerde isim vermeden bir genel başkan yardımcısının söylediklerini Bakan, “Ramazan günü fazla da rahatsız olmaların da istemiyorum, içimiz de yanıyor bu söylediklerinden dolayı ama şöyle söylüyorlardı; ‘Bu iktidar var ya depremin altında kalır.’ Kardeşim insanlar can çekişiyor, iktidarın gidip gitmemesiyle ne alakası var? Hepimiz seferberlik halindeyiz. Aylarca oradaydık. Arkadaşlarımız saç sakal birbirine karışmış vaziyette büyükşehir belediye başkanlarımız aylarca oradaydı. Bunlar başka dertteler. Ev yapımlarına sert zeminlerde 1 ay sonra başladık, bilim adamlarının nasıl tarif etmişse, ‘Acelenizde ne oluyor canım? Niye başlıyorsunuz ki evlere?’ diyenler şimdi ‘Evler nerede’ demeye başladılar. Sonra da ‘Akrabalarınıza dağıtıyorsunuz’ falan demeye başladılar. Hepsine açık duyuruda bulunduk. Bakın şu anda yarın ki dağıtacaklarımızla 75 bin tane evimiz hazır ve dağıtıyoruz. Gelin göstereyim. Bin tane şantiyemiz var. 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz orada. 4 bin 333 tane köyde şantiye kurduk evler yapıyoruz 50-100 tane hem de mis gibi evler. Mis gibi evler dediğim için bile dillerine düştüm. Hakikaten mis gibi evler, çelik karkaslı evler. İnsanlar tek başına belki de ekonomik gücü olup da onları yaptırma imkanı bulamayabilirler ama Cumhurbaşkanımızın talimatı; ‘Birincisi madem yapıyoruz biz en güzelini yapalım. 2 depreme de dirençli olsun.’ Hiçbir masraftan kaçınmadan bu evler yapılıyor fakat bu arkadaşlarımızın ne yazık ki dilleri biraz kirli. Bu deprem üzerinden bile siyaset yapmaya devam ediyorlar. Keşke deprem üzerinden siyaset yapılmasa. Bu arkadaşlar bazen ağzından çıkanı, ne dediklerini bilmiyorlar bazen de çabalıyoruz, söylüyoruz ama bir türlü söylediklerimizde anlamak istemiyorlar” dedi.

“320 bin aileye kira yardımında bulunuyoruz”

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu söyleyen Bakan, “Bilim adamları diyorlar ki Himalayalardan başlayarak Alplere doğru devam eden çizgi üzerinde 5 riskli ülke var. Birisi de Türkiye, Anadolu coğrafyası. Şu anda kırılmamış hala 500’e yakın fay hattı var. Ne zaman kırılacak, hangi saatte, hangi şiddette, nasıl bir hasar bırakacak? Bunu bilme imkanımız yok ama bilebileceğimiz bir şey var. Bu depremlerin her an olabileceğini bilip ona göre hareket etmek. Bir taraftan deprem bölgelerinde koşuyoruz, o hasarları sarmaya çalışıyoruz. Neredeyse 320 bin aileye kira yardımında bulunuyoruz. Onların evlerini bitirmeliyiz ki memleketlerine dönmeliler, yerlerinde oturmalılar ve bir de konteyner kentlerde kalan 600 bine yakın kardeşimiz var. İnşallah bundan sonra da her ay biz, 10-15 bin konutu oralarda teslim ederek onları da sağlıklı yapılarına kavuşturmak istiyoruz” diye konuştu.

“Yeni bir belediyecilik modası çıktı. ‘Algı belediyeciliği’ diyorlar”

TOKİ Kocaeli İzmit Sekbanlı Sepetçi Projesi ile ilgi konuşan Bakan Özhaseki, “Bugün burada da güzel bir hizmet yapılmış. TOKİ başkanımız da söyledi, ufak tefek eksiklikleri varmış. Onları da arkadaşlarımız zaten gideriyorlar ama şunu bilelim, yepyeni bir ev bile alsanız ilk çıkan ufak tefek sıkıntıya uğrar. Asansör bir gün arızalanabilir, 2’nci gün elektrik düğmesinde bir şey olabilir. 5 dönem büyükşehir belediye başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak her seçim geldiğinde millet önüne çıkardım, derdim ki, ‘Bakın bana bir yetki verdiniz, mühür verdiniz, bütçe verdiniz, ben de 5 senede şunları yaptım; gücüm bunları yetti. Eğer müsaade ederseniz önümüzdeki dönemde şunları yapmak istiyorum.’ Bundan daha makul, daha meşru bir şey olabilir mi? Millet de değerlendirir. Herkese bakar, ‘Tamam Bu adam gitsin’ derdi, ben de devam ederdim. Tabi oyumu da yükseltirlerdi. Allah razı olsun. Sorumluluğum artardı ama şimdi benim bu yaşta anlayamadığım yeni bir belediyecilik modası çıktı. ‘Algı belediyeciliği’ diyorlar, başını İstanbul çekiyor zaten. Kentsel dönüşüm için ayrılan para 500 milyonun altında fakat algı operasyonları için ajanslara verilen para 890 milyon lira civarında. Kentsel dönüşüme ayırdığın parayla reklama ayırdığın para bari eşit olsaydı. Ben bunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Ne yapıyor peki o ajanslar? Fenomenleri ayarlıyorlar. Sosyal medyadaki hesabında güçlü adamları buluyorlar, paralar veriyorlar. Peki o paraları alanlar ne yapıyor? Başkan efendi oturuyor, alkışlıyorlar, ayağa kalkıyor, alkışlıyorlar, gülüyor, alkışlıyorlar, yatıyor, alkışlıyorlar. Tatile gidiyor, çalışıyormuş gibi gösteriyorlar. İş yapmıyor, yapıyormuş gibi gösteriyorlar. Vallahi ben bu belediyeciliği anlayamadım. Böyle bir anlayış, doğru bir anlayış değil. Bunların hepsi geçer gider ama kalıcı olan işte buradaki eserler, yapılanlar. İnşallah biz bundan sonra da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, önderliğinde hizmet ve eser belediyeciliğine devam edeceğiz” şeklinde konuştu. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesi-icin-son-rakami-paylasti/feed/ 0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, Yalova’da iftar programında konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-yalovada-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-yalovada-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:27:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20282 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Yalova Belediyesince Altan Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri için verilen iftara katılan Özhaseki, yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasının dünyanın en eski yerleşim yeri olarak geçtiğini söyledi.

Türkiye’nin yerin altında iki önemli sorununun bulunduğuna dikkati çeken Özhaseki, şunları dile getirdi:

“Her güzelin kusuru olduğu gibi bu vatanın da ne yazık ki iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Gerisi de Cenab-ı Allah güzellikleri vermiş zaten ama yerin altında iki tane kusurumuz var. Birisi ne hikmettir, fitne odakları bitmek bilmiyor arkadaşlar. FETÖ’sünden İŞİD’ine, PKK’sından DHKPC’sine yerin altında yuvalanan ve bizim huzurumuzu bozmak isteyen, bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen envaiçeşit örgütlerdir. Bunlar, dünyanın belirli bir merkezinden destekleniyorlar. Onları durmadan böyle bir destek verilerek, güç verilerek, imkan verilerek başımıza bela etmeye çalışıyorlar.”

“Allah’a hamdolsun, şehirlerimizi, dağlarımızı, köylerimizi temizledik”

Bazı devletlerin demokrasi adı altında girdikleri coğrafyalara kan, gözyaşı, ayrılık ve bela götürdüklerini anlatan Özhaseki, bunu yapabilmek için de terör örgütlerine destek verdiklerini söyledi.

“Değerli arkadaşlarım, bakın bu gerçekleri yüzlerine haykırarak söylüyoruz.” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:

“Biraz önce söylediğim örgütlerin neredeyse tamamını destekleyen ne yazık ki okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa Birliği’nde bizi dost olarak tarif eden, bazılarında stratejik ortak gibi tanımladıkları ülkeler var. Bunların hepsine emin olun silahları da onlar veriyorlar. Biz, bu gerçekliği biliyoruz. Ne yapmak istediklerini de biliyoruz. Allah’a hamdolsun şehirlerimizi, dağlarımızı, köylerimizi temizledik. Bir koridor oluşturduk. Artık hareket kabiliyetleri kalmadı. Ülkede onlara katılan kimse de kalmadı. Huzuru tesis ettik.”

“Şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var”

Türkiye’nin en büyük ikinci sorununun ise deprem gerçekliği olduğuna işaret eden Özhaseki, deprem ülkesi Türkiye’nin bu anlamda gerekli önlemleri alması gerektiğini vurguladı.

“Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru giden çizgi üzerinde beş tane eski ülke var. O beş ülkeden birisi de Türkiye.” diyen Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“Son yüzyıl içerisinde bizim karalarımızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerindeki şiddetle ilgili tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen yıkıcı deprem sayısı ise artmış arkadaşlar. Ölen insan sayımız 130 bin ve şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Şu andaki bilim, bunların nerelerde olduğunu tahmin edebiliyor, çizgileri kestirebiliyor ama hangi tarihte nasıl bir şiddetle dışa vuracağını, nasıl bir tesir meydana getireceğini bilemiyor. Bizim bu gerçeklikten hareketle konutlarımızı, iş yerlerimizi çok güvenli yapmamız icap ediyor. En son malumunuz 6 Şubat’ta birinci gece yarısı, gündüz öğle vakti meydana gelen çok uzun süren iki tane deprem meydana geldi.

Bu iki depremin neticesinde tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan da zarar gördü. Yıkılan konut sayısı 680 bin. Dile kolay 680 bin ve iş yerlerimizin sayısı da 170 bin yani 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Birçok şehrimiz harap oldu. 53 bin 500 kardeşimiz de toprağa verildi. Maddi boyutunu mu soruyorsunuz bu işin? 104 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Manevi boyutu, onu ölçecek bir alet hala icat olmadı.”

“Selfie çekilip giden deprem turisti, çok şöhretli belediye başkanlarımız var”

6 Şubat depremi sonrası bölgede yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi veren Özhaseki, özellikle Yalova ile birlikte önemli büyükşehir belediyelerini Hatay’da görevlendirdiklerini dile getirdi.

“Bir taraftan Cumhurbaşkanı’mız, bakanlarımız, AFAD’daki görevli arkadaşlarımız, valilerimiz, kaymakamlarımız, naçizane ben. Bütün belediyelerimizi oraya görevlendirdik.” diyen Özhaseki, şunları kaydetti:

“Mustafa Bey de şahit, oralarda çok çalıştık ama bir de oralara sadece özel jetlerle gelip, yanında sosyal medya ekibini getirip, selfie çekilip giden deprem turisti, çok şöhretli belediye başkanlarımız var. Allah onlara da iyilik versin. Ne diyelim? Şükür, şimdi binden fazla şantiyemiz var. Binlerce ev yapıyor, yüz binlerce ev yapıyor. 3 bin 433 köyde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi vermeye devam edeceğiz. Devlet olarak bizler, bu kardeşlerimize sahip çıktık. Sayın Cumhurbaşkanı’mız söz verdi. Bizler, o sözleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle. Değerli kardeşlerim, kıssadan hisse.

Şimdiden Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın uzandığı Adalar segmenti kırılmak üzere. Bunu hepimiz biliyoruz. Bütün bilim adamları da söylüyorlar. Adalar’daki böyle bir kırılma, başta tabii ki İstanbul’u çok yoracak. Kocaeli’yi, Bursa’yı etkileyecek ama Yalova’mızı da etkileyecek. O zaman bize düşen tek şey, kentsel dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmek.”

-“‘Beni parlatın’ diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar”

İstanbul’da 14 ilçede yürüttükleri çalışma sırasında tüm belediyelerin AK Parti’li belediyeler olmasının dikkatini çektiğini belirten Özhaseki, Cumhuriyet Halk Partisinden bir belediyenin dahi olmamasını eleştirdi.

Benzer bir durumun İzmir’de de yaşanmaya devam ettiğini dile getiren Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’da bir tek Cumhuriyet Halk Partili belediye bir binayı değiştirmek, dönüştürmek için uğraşıyor mu? Hayır. Ne yapıyorlar peki? Çiçek, böcek, sanatçı, yandaş. Akşamları çağırıyorlar, türküler söyletiyorlar, paraları veriyorlar. Bir de iyi öğrenmişler. Algı belediyeciliği yapmak. Reklama acayip para veriyorlar. Olmamışı olmuş gibi, yapılmamışı yapmış gibi sunuyorlar. ‘Beni parlatın.’ diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar. Yazıktır arkadaşlar, günahtır, bunlar kamu kaynakları. İstanbul’da kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyon liranın altında ama ajansların sadece parlatma hareketi için sosyal medyaya verilen para tam iki misli. Günah değil mi arkadaşlar? Yazık değil mi? Bizi bir an önce kentsel dönüşüme ağırlık vermemiz lazım. Biz, bunu yapmaya hazırız. Siz de buralarda eğer izin verirseniz Mustafa Başkanımız’ın önünü açarsanız, onun hazırladığı her projeye ben destek vereceğim.”

Kentsel dönüşümde bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere üç ayaklı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, “Biz hazırız. Bakın ben Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak açık ilanda bulunuyorum. Ulusal televizyonlarımız da burada. Hangi partili belediye başkanı olursa olsun, eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin. Sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para, arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz.” ifadelerini kullandı.

İftar programına Yalova Valisi Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, sanatçı Cengiz Kurtoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partili yöneticiler katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-yalovada-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hangi-partili-belediye-baskani-olursa-olsun-eger-kentsel-donusum-yapmak-istiyorsa-lutfen-gelsin-sonuna-kadar-kapimiz-acik/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hangi-partili-belediye-baskani-olursa-olsun-eger-kentsel-donusum-yapmak-istiyorsa-lutfen-gelsin-sonuna-kadar-kapimiz-acik/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20279 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para vereceğim. Arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz. Çünkü deprem geldiğinde hiç kimse dinini, imanını, mezhebini falan sormuyor” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Akşam da sivil toplum kuruluşları ile iftarda bir araya gelen Bakan Özhaseki, Türkiye’nin iki önemli problemine değindi. Özhaseki, “Her güzel kusuru olduğu gibi bu vatanın da ne yazık ki iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Cenab-ı Allah güzellikleri sınırsız vermiş zaten ama yerin altında iki tane kusurumuz var. Birisi; ne hikmettir fitne odakları bitmek bilmiyor arkadaşlar. FETÖ’sünden İŞİD’ine, PKK’sından DHKP-C’sine yerin altında yuvalanan ve bizim huzurumuzu bozmak isteyen, bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen envai çeşit örgütle dolu. Bunlar dünyanın belirli bir merkezinden destekleniyorlar. Onlara durmadan lojistik destek, güç, imkan verilerek başımıza bela etmeye çalışıyorlar. Bakın bu gerçekleri yüzlerine haykırarak söylüyoruz. Biraz önce söylediğim örgütlerin neredeyse tamamını destekleyen ne yazık ki okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa Birliği’nde bizi dost olarak tarif eden, bazıları da stratejik ortak gibi tanımladıkları ülkeler var. Bunların hepsine emin olun silahları da onlar veriyorlar. Biz bu gerçekliği biliyoruz. Ne yapmak istediklerini de biliyoruz. Allah’a hamdolsun şehirlerimizi temizledik. Dağlarımızı, köylerimizi temizledik. Bir koridor oluşturduk. Artık hareket kabiliyetleri kalmadı. Ülke içinden onlara katılan kimse de kalmadı. Huzuru tesis ettik. Arada bir canımızı yakmak için bireysel de olsa hareket yapıyorlar. Onların da altından kalkacak gücümüz var Allah’ın izniyle. Böyle bir belamız var yerin altında” diye konuştu.

Türkiye’de ikinci bir belanın da depremler olduğuna vurgu yapan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alplere doğru giden çizgi üzerinde 5 tane eski ülke var. 5 ülkeden birisi de Türkiye. Son yüzyıl içerisinde bizim karalarımızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetle yıkıcı diye tarif ettiğiniz depremin sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen yıkıcı deprem sayısı ise 60 arkadaşlar. Ölen insan sayımız 130 bin ve şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Şu andaki bilim bunların nerelerde olduğunu tahmin edebiliyor, çizgileri kestirebiliyor ama hangi tarihte, nasıl bir şiddetle dışa vuracağını, nasıl bir tesir meydana getireceğini bilemiyorum. Bizim bu gerçeklikten hareketle iş yerlerimizin çok güvenli yapılmması icap ediyor” diye konuştu.

“Deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var”

6 Şubat depremlerini hatırlatan Özhaseki, iki depremden 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon insanın zarar gördüğünü ifade etti. Özhaseki, şöyle konuştu:

“Yıkılan konut sayısı 680 bin. Dile kolay. ve iş yerlerimizde sayı 170 bin. Yani 150 bin bağımsız birim yıkıldı. Birçok şehrimiz harap oldu. 53 bin 500 kardeşimizi de toprağa verdik. Maddi boyutunu mu soruyorsunuz bu işin? 104 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Manevi boyutu, onu ölçecek bir alet hala icat olmadı. Her evde acı, gözyaşı gözüküyor. O dönemde üzerimize düşen her şeyi yaptık. Oralara sadece özel jetlerle gelip, yanında sosyal medya ekibini getirip, selfi çekilip giden deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var. Allah onlara da iyilik versin ne diyelim. Şükür şimdi binden fazla şantiyemiz var. Binlerce, yüz binlerce ev yapılıyor. 3 bin 133 köyde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin evi vermeye devam edeceğiz. Devlet olarak bu kardeşlerimize şahitlik ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız söz verdi, bizler o sözleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle.”

Beklenen Marmara depremine de değinen Özhaseki, “Şimdi de Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Adalar sekmenti kırılmak üzere. Bunu hepimiz biliyoruz. Bütün bilim adamları da söylüyorlar. Adalar’daki böyle bir kırılma, başta tabii ki İstanbul’u çok yoracak. Kocaeli’yi, Bursa’yı etkileyecek ama Yalova’mızı etkileyecek. O zaman bize düşen tek şey kentsel dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmek. İstanbul’da projeler açıklıyorum. Ben deprem bölgelerine gidiyorum. Her bir yerde ayrı ayrı projeleri takip ediyorum. Bizim belki de önümüzdeki dönem özellikle Yalova’mızda yapmamız gereken tek şey belediyemizin belirli bölgeleri tespit edip, sonra bakanlığın imkanlarıyla birlikte oradaki kentsel dönüşüme sokarak evlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Bugün zaten 740 konut civarında inşaatların temelini attık. İnşallah devamı gelecek. Geçen hafta 300 konutun teslimatını yapmıştık. Bundan sonra da her yerde bizim bu hesapları yaparak bir an önce çalışmamız icap ediyor” dedi.

“Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar”

İstanbul’da 14 tane ilçede 5 bin konutu ilgilendiren bir çalışma yaptıklarını ifade eden Özhaseki, bu çalışmayı yapan belediyelerin tamamının AK Partili belediyeler olduğunu söyledi. Bir tane bile CHP’li belediyenin kentsel dönüşüm çalışmasında yer alamadığına vurgu yapan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Geçenlerde İzmir’e gittim. Oradakilere de sordum. 25 senedir burada CHP belediyesi var. 25 tane bina değiştirdiler mi, dönüştürdüler mi, hayır. İstanbul’da bir tek Cumhuriyet Halk Partili belediye bir tane binayı değiştirmek, dönüştürmek için uğraşıyor mu, hayır. Ne yapıyorlar peki? Çiçek, böcek, sanatçı, yandaş. Akşamları çağırıyorlar türküler söyletiyorlar, paraları veriyorlar. Bir de iyi öğrenmişler. Algı belediyeciliği yapıp, reklama acayip para veriyorlar. Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar. Yapılmamışı yapmış gibi sunuyorlar. Beni parlatın diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar. Yazıktır günahtır arkadaşlar, bunlar kamu kaynağıdır. İstanbul’da kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyonun altında ama ajansların sadece parlatma hareketi için sosyal medyaya verilen para tam iki misli. Günah değil mi arkadaşlar, yazık değil mi? Bizim bir an önce kentsel dönüşüme ağırlık vermemiz lazım. Biz bunu yapmaya hazırız. Siz de buralarda vize, izin verirseniz, Mustafa Başkanımızın önünü açarsanız, onun hazırladığı her projeye ben destek vereceğim. Kentsel dönüşüm için TOKİ Başkanımız burada. Emlak Konut burada. Sonuna kadar seferber edip Yalova’mızı da olabilecek, inşallah olmaz ama olursa başımıza bela olarak depreme hazır hale getireceğiz, dirençli hale getireceğiz.”

Kentsel dönüşümde 3 ayak olduğunu söyleyen Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:

“Birisi bakanlık, birisi belediye, birisi de vatandaş. Biz hazırız. Bakın ben Çevre, Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanı olarak açık ilanda bulunuyorum. Ulusal televizyonlarımız da burada. Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para vereceğim. Arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz. Çünkü deprem geldiğinde hiç kimse dinini, imanını, mezhebini falan sormuyor. En sevdiklerimizi alıp götürüyor Allah korusun. O yüzden bu veballi bir iş diye düşünüyorum ben. Ama belediye ayağında aksamalar oluyor. Bizim arkadaşlarımız çalışıyorlar, hazır ediyorlar. Bakanlığımızla işbirliğine katılıyorlar. ve nihayetinde biz o kentsel dönüşümü daha rahat yapıyoruz. Ama başkanlık tarafı çalışmazsa, mahallelerini hazırlamazsa, bize getirmezse veyahut da yapmak istediğimiz iş için dava üzerine dava açarsa işte orada biraz işimiz aksıyor. Ben zamanında Hatay’a gittim kentsel dönüşüm için, bana yaptırmadılar. Uzun uzun lafını zaten televizyonlarda anlattım. Aksaray Mahallesi’nde deprem olduğunda o mahalle tamamıyla yerle bir oldu. Binlerce kardeşimiz şu anda toprağın altında. Buna mani olanlar, protesto edenler. Daha sonra dava açıp işi durduranlar, azıcık vicdanları var mı acaba? Bilmiyorum ki. Kentsel dönüşümü burada bizim olmazsa olmazımız olarak yapmamız gerekiyor. Sizlerden de anlayış bekliyorum.”

Programa Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, sanatçı Cengiz Kurtoğlu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. – YALOVA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-hangi-partili-belediye-baskani-olursa-olsun-eger-kentsel-donusum-yapmak-istiyorsa-lutfen-gelsin-sonuna-kadar-kapimiz-acik/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Yıl sonunda 200 bin konut hak sahiplerine teslim edilecek” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yil-sonunda-200-bin-konut-hak-sahiplerine-teslim-edilecek/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yil-sonunda-200-bin-konut-hak-sahiplerine-teslim-edilecek/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20195 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Yıl sonunda 200 bin konut hak sahiplerine teslim edilecek”

MALATYA – Malatya’da, Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” Deprem bölgelerinde şuana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız.” dedi

Malatya’da yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, merkezi idare ile yerel yönetimlerin bir arada uyum içerisinde çalışması neticesinde önemli işler başarıldığını belirterek, “Bundan sonrada aynı anlayışla inşallah el ele gönül gönüle Türkiye Yüzyılında gerçek belediyeciliği uygulamaya devam edeceğiz. “dedi

Deprem bölgesine 2024 yılı için bir trilyon 28 milyar lira ödenek

Konuşmasında deprem bölgelerinde devam eden çalışmalara ilişkin bilgilerde paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “11 ilimizi 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem yaşadık bazı ülkelerden daha büyük bir yüz ölçümü ve nüfusu ifade ediyor. Malatya’da ve diğer illerimizde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet geriye kalanlara sabırlar diliyorum. Bizlere düşen depremin yaralarını sarmak depremlerde etkilenen illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk anda itibaren bu gayret içerisinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen yıl merkez idareden deprem bölgelerine 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden bir trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Bu kapsamda neler yapıyoruz öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi şimdi kalıcı konutları bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şuana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik her ay 15 -20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Malatya’da, 17 Şubat’ta 6 bin 181 konutun kurası çekildi 18 bin konutun yapımı ise devam ediyor. Ayrıca Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kaynağı aktarmış durumdayız. Çok sayıda vatandaşlarımızda konteynerler de çeşitli hizmetlerden istifade ediyorlar. İnşallah en kısa sürede kalıcı konutlarına kavuşacaklar. ” şeklinde konuştu

“Deprem bölgelerine ciddi manada yatırım yapıyoruz”

Malatya’nın deprem öncesinden daha güzel bir şehre dönüştürüleceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yakın bir gelecekte cumhurbaşkanımız bir kez daha kura çekimi gerçekleştirecek Malatya’mız da bin civarında hak sahibi çekilecek kura ile konutlarına kavuşacak. Konutlarla yetinmiyoruz bir taraftan da altyapıyı ihya ve imar ediyoruz. Deprem bölgesinde altyapıya ciddi manada yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil üçüncü bir başlık olarak ekonomik ve sosyal hayatını canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya eskisinden daha iyi bir hale gelecektir. Bir süre sonra deprem öncesinde daha fazla nüfus daha fazla güçlü ekonomik bir yapıya deprem bölgeleri kavuşacaktır. Bir taraftanda geleceğe çok fazla dirençli hazırlanmış olacaklar. Türkiye’nin diğer bölgelerinden çok daha güvenli bir şekilde yaşama ve çalışma ortamının olduğu şehirler haline dönüştürüyoruz.”diye konuştu

Yapılan konuşmaların ardında ise Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yil-sonunda-200-bin-konut-hak-sahiplerine-teslim-edilecek/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Deprem bölgelerinde 46 bin konut teslim edildi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgelerinde-46-bin-konut-teslim-edildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgelerinde-46-bin-konut-teslim-edildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:36:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20184 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem bölgelerinde şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız” dedi.

Malatya’da yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, merkezi idare ile yerel yönetimlerin bir arada uyum içerisinde çalışması neticesinde önemli işler başarıldığını belirterek, “Bundan sonra da aynı anlayışla inşallah el ele, gönül gönüle Türkiye yüzyılında gerçek belediyeciliği uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Deprem bölgesine bu yıl 1 trilyon 28 milyar lira ödenek

Konuşmasında deprem bölgelerinde devam eden çalışmalara ilişkin bilgiler de paylaşan Yılmaz, “11 ilimizi, 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem yaşadık. Bazı ülkelerden daha büyük bir yüzölçümü ve nüfusu ifade ediyor. Malatya’da ve diğer illerimizde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, geriye kalanlara sabırlar diliyorum. Bizlere düşen depremin yaralarını sarmak, depremlerden etkilenen illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk andan itibaren bu gayret içerisinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen yıl merkez idareden deprem bölgelerine 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden 1 trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Bu kapsamda neler yapıyoruz; öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi. Şimdi kalıcı konutları bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Malatya’da 17 Şubat’ta 6 bin 181 konutun kurası çekildi, 18 bin konutun yapımı ise devam ediyor. Ayrıca Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kaynağı aktarmış durumdayız. Çok sayıda vatandaşımız da konteynerlerde çeşitli hizmetlerden istifade ediyorlar. İnşallah en kısa sürede kalıcı konutlarına kavuşacaklar” şeklinde konuştu.

“Deprem bölgelerine ciddi manada yatırım yapıyoruz”

Malatya’nın deprem öncesinden daha güzel bir şehre dönüştürüleceğini kaydeden Yılmaz, “Yakın bir gelecekte cumhurbaşkanımız bir kez daha kura çekimi gerçekleştirecek, Malatya’mızda bin civarında hak sahibi çekilecek kura ile konutlarına kavuşacak. Konutlarla yetinmiyoruz, bir taraftan da altyapıyı ihya ve imar ediyoruz. Deprem bölgesinde altyapıya ciddi manada yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil. Üçüncü bir başlık olarak ekonomik ve sosyal hayatı canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya eskisinden daha iyi bir hale gelecektir. Bir süre sonra deprem öncesinde daha fazla nüfus, daha fazla güçlü ekonomik yapıya deprem bölgeleri kavuşacaktır. Bir taraftan da geleceğe çok fazla dirençli hazırlanmış olacaklar. Türkiye’nin diğer bölgelerinden çok daha güvenli bir şekilde yaşama ve çalışma ortamının olduğu şehirler haline dönüştürüyoruz” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-deprem-bolgelerinde-46-bin-konut-teslim-edildi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, depreme dirençli kentler inşa etmenin belediyelerin öncelikli görevi olduğunu söyledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-depreme-direncli-kentler-insa-etmenin-belediyelerin-oncelikli-gorevi-oldugunu-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-depreme-direncli-kentler-insa-etmenin-belediyelerin-oncelikli-gorevi-oldugunu-soyledi/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:15:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20168 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Belediyelerimizin, yeni seçilenlerin de göreve devam edenlerin de öncelikli görevi depreme dirençli kentler inşa etmektir.” dedi.

Özel, Ceyhan ilçesi Kent Meydanı’ndaki “halk buluşması” programında, mazbatası iptal edilen eski Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın hukuksuz şekilde görevden uzaklaştırıldığını savundu.

CHP’li belediye başkanlarının seçildikten sonra kimseyi ayırmadığını söyleyen Özel, yeniden aday gösterilen Aydar’ın, belediyenin kapısını tüm Adanalılara açacağını dile getirdi.

Emeklilerin ekonomik sıkıntı yaşadığını, bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu ifade eden Özel, “Hesabı altına, kıymaya, kebaba, şalgama da vursan hep zarar, hep emekliye hüsran. Yeter artık.” diye konuştu.

Özgür Özel, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiğini ve “emekli kart” çıkarılmasını istediklerini anlattı.

Çiftçinin ürününü ekerken maliyetlerinin arttığını, desteklemelerin zayıf ve eksik kaldığını dile getiren Özel, sandıkta vatandaşın gereken cevabı vereceğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Özel, Ceyhan’da sosyal demokratların oylarına ihtiyaçlarının olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Ceyhan’da bizim ihtiyacımız olan elbette sosyal demokratların oylarıdır ama yetmez. Biz Ceyhan’da iyi insanların, İYİ Partililerin, yakasında, kalbinde güneş olanların ya da oradan kopmuş ama gönlünde vatan, millet, Atatürk sevgisi olanların elbette oylarına talibiz. Biraz önce 5 yıl İYİ Parti’de il başkanlığı yapan büyüğüm geldi, tanıştık. Dedi ki ‘Zeydan Başkan ile birlikteyiz, bütün Adana’da birlikteyiz çünkü biz sizin gibi vatanseveriz, memleketimizi severiz’. Eski dosttan düşman olmaz.”

Herkesin oyuna talip olduklarını aktaran Özel, “Biz, herkesle birlikte yöneteceğiz, hepinizle beraber hizmet edeceğiz. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi, karşısındaki Cumhur İttifakı’nın bütün birbirine benzeyen kötü diline, sözüne, tehdidine, deprem bölgesindeki şantajına, ‘oy vermeyene doğal gaz vermem’ diyecek kadar hem yalana hem taş kalpliliğe karşı bambaşka bir ittifaktadır. İyi, güzel insanlarla memleketin neresinde doğmuş olursa olsun, nereden gelmiş olursa olsun bu ülkenin güzel insanlarıyla bütün Adanalılarla birlikte biz Adana ittifakıyız, Türkiye İttifakıyız.” ifadesini kullandı.

Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayları Zeydan Karalar ve Ceyhan Belediye Başkan adayları Kadir Aydar’a destek istedi.

Seyhan ilçesinde de “halk buluşması” programı düzenlendi

CHP Genel Başkanı Özel, daha sonra merkez Seyhan ilçesi Sucuzade Mahallesi Kent Meydanı’nda düzenlenen “halk buluşması” programına katıldı.

Burada konuşan Özel, 6 Şubat 2023’teki depremlerde Adana’da 418 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı.

Depremlerin ardından Adana’nın yanı sıra afetten etkilenen illere koştuklarını aktaran Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a hem kentteki hem de afetten etkilenen diğer illerdeki çalışmaları dolayısıyla teşekkür etti.

Özel, depremi unutmayacaklarını vurgulayarak, afet konutları konusunda şunları paylaştı:

“Belediyelerimizin, yeni seçilenlerin de göreve devam edenlerin de öncelikli görevi depreme dirençli kentler inşa etmektir. Depremin hemen ardından üç gün sonra Recep Tayyip Erdoğan söz verdi, dedi ki ‘Bir yıl içinde herkesin evini yapıp teslim edeceğim’. Adana’da 21 bin 21 konut yapmaya söz verdi, tam bir yıl sonra bitecekti. 13 ay oldu, şu ana kadar teslim ettiği konut sayısı 1589 yani yüzde 7,5. Türkiye’deki oran da bundan farklı değil. Türkiye’de de 650 bin konut ihtiyacı var demişti, 45 bin 900 konutu teslim etti, oran yine yüzde 7. 100 kişiden 93’ü verilen devlet sözüne rağmen, yaklaşan seçimi görüp de depremzedeler bize kızar da oy vermez diye bir yıl içinde ev vereceğim dediği 100 kişiden 93’ünü şu anda konteynerde, çadırda bıraktı. Biz bu sözün takipçisi olmaya, depremzedemize sahip çıkmaya, Adana’mıza ve 10 ilimize sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Siz de takip edin.”

Vatandaşın tükettiği ürünlerdeki fiyat artışlarını anlatan Özel, işsizlik oranlarına değinerek Adana’da neredeyse 2 gençten 1’inin işsiz olduğuna dikkati çekti.

Atanamayan öğretmenlerin, çiftçilerin ve emeklilerin sorunlarından da bahseden Özel, iktidarın ekonomi yönetimini eleştirdi.

Konuşmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın eşi Nuray Karalar, Özgür Özel’e çiçek ve seramik tablo hediye etti.

Programda, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Zeydan Karalar ile CHP’nin Seyhan Belediye Başkan adayı Oya Tekin de konuşma yaptı. Programın sonunda partiye katılanlara rozet takıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-depreme-direncli-kentler-insa-etmenin-belediyelerin-oncelikli-gorevi-oldugunu-soyledi/feed/ 0
Özhaseki: TOKİ’nin yaptığı konutlar depreme dayandı https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlar-depreme-dayandi/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlar-depreme-dayandi/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20166 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Eskiden bizim daha çok entel dantel geçinen tiplerimiz TOKİ’yi beğenmezlerdi. Yukarıdan bakarlardı. ‘TOKİ konutları değil mi’ gibi, böyle bir kekremsi ifadeyle de kendilerine sunarlardı ama depremden sonra herkes gördü ki TOKİ’nin şu ana kadar 22 yılda yaptığı 1 milyon 340 bin konut var. Hiçbir tanesi yıkılmadı. O şiddetli depremlerde dayandı.” dedi.

Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Yalova’da Vali Hülya Kaya’yı ziyaret etti. Daha sonra Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ile bir araya gelen Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, en önemli işlerinin kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarılması için müthiş bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Özhaseki, diğer taraftan da tüm şehirleri depreme dirençli hale getirmek için büyük mücadele verdiklerini vurguladı.

Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizerek, “Bize düşen şey bir an önce kentlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Eğer bir belediye başkanı kendini vazife süresi içerisinde ve bittiğinde müsterih olarak kenara çekilmeyi düşünüyorsa, elini vicdanına koyduğunda, geriye doğru baktığında ‘evet şehrimi ne kadar hazırladım, ne kadar kentsel dönüşüm içinde başarılı oldum’ diye mutlaka düşünmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

TOKİ’nin Türkiye’nin dört bir yanında imzasının olduğunu belirten Özhaseki, bakanlığın Yalova’daki çalışmalarını da paylaştı.

Özhaseki, TOKİ’nin kendisini ispat ettiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Eskiden bizim daha çok entel dantel geçinen tiplerimiz TOKİ’yi beğenmezlerdi. Yukarıdan bakarlardı. ‘TOKİ konutları değil mi’ gibi böyle bir kekremsi ifadeyle de kendilerine sunarlardı ama depremden sonra herkes gördü ki TOKİ’nin şu ana kadar 22 yılda yaptığı 1 milyon 340 bin konut var. Hiçbir tanesi yıkılmadı. O şiddetli depremlerde dayandı. Depreme dirençli konutlar yapıldığını, dosdoğru yapıldığını ispat etti. Sıvası bile dökülmedi. O yüzden arkadaşlarımızı da tebrik ediyoruz.

Bundan sonra da şehrimizi daha dirençli hale getirebilmek amacıyla depreme TOKİ vasıtasıyla evler yapmaya da devam edeceğiz. Bizim Bakanlık olarak burada ciddi bir faaliyetimiz de yurt dışından temin ettiğimiz çok uzun vadeli neredeyse sıfır faizli ana isale hattının yapılması meselesi. Burada da sadece ana isale hattı kilometrelerce yapılmıyor. 8 tane kadar depo ya yenileniyor ya da yeniden yapılıyor. Terfi merkezi yapılıyor. Ana isale hattındaki kaçaklar elbette sıkıntı veriyordu. Uzunca bir süredir bu konuşuluyor ama yapılamıyordu. Allah’a şükür, bunun da kredisini temin ettik. Şimdi yüzde 75 seviyelerinde.”

Yalova Millet Bahçesi’nin de yapımının tamamlandığını, açılışa hazır hale geldiğini dile getiren Özhaseki, “Ayrıca üniversitemiz içerisinde de hükümetimizin yapmış olduğu bir taraftan 100 milyon lirayı geçen morfoloji binası, kongre merkezi binası bittiği gibi şu anda da devam eden haziran ayı gibi açılışını yapacağımız sanat tasarım fakültemizin inşaatı da hızla sürüyor. Aynı zamanda proje safhasında olan, ihaleye çıkılması için gün beklenen kütüphanemiz ve yemekhanemiz de var.” diye konuştu.

Özhaseki, Yalova’ya ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirterek, “Diğer tarafta da kısa bir süre olmasına rağmen belediyede, yerelde Mustafa Tutuk Başkanımız elinden geleni yapıyor. Bu kısa süre içerisinde ana isale hattına başlaması bile başlı başına bir mucizedir. Kim ne derse desin. Birçok belediye başkanı bu dönemlerde altyapı yatırımına girmezler. Çünkü altyapı yatırımı biraz insanları rahatsız eder. O rahatsızlıktan da tabii ki ‘oylarımız düşer’ endişesiyle kolay kolay belediye başkanları bu tür işlere girmezler ve girmekten imtina ederler ama cesaretle girdi Mustafa Bey. Büyük de bir iş yapıyor.” dedi.

Bakan Özhaseki, daha sonra Bağlarbaşı Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı’nda incelemelerde bulundu.

Özhaseki’ye ziyaretlerde, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol ile Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı da eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlar-depreme-dayandi/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: İstanbul’un depreme hazırlanması önemli https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-onemli/#respond Sun, 17 Mar 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20130 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’un depreme hazırlanmasının önemini vurgulayarak, “Bir an önce tedbir almamız lazım, evlerimizi dayanıklı hale getirmemiz lazım. Belki bundan 30-50 sene önce başımızı sokabilmek amacıyla bulabildiğimiz yerlere elimize geçen imkanlarla bir ev yaptık, şimdi bir an önce yenilememiz lazım. Dünyada bu işin zaten bir tek çözümü bulunmuş, onun da adı kentsel dönüşüm.” dedi.

Ümraniye’de Topağacı Kentsel Dönüşüm Temel Atma Töreni’nde konuşan Özhaseki, bakanlık olarak kendilerine biçtikleri birinci misyonlarının 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yıkılan evlerin yapılması, dışarıda kalan kişilerin sağlıklı evlerine kavuşabilmeleri olduğunu dile getirdi.

Özhaseki, ikinci misyonlarının da İstanbul başta olmak üzere bütün kentlerin depreme daha dirençli hale getirilmesi ve şehirleri depreme hazırlamak olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle 850 bin bağımsız birimin yıkıldığını, 18 ilin depremden etkilendiğini dile getiren Özhaseki, şöyle devam etti:

“14 milyon insanımız zarar gördü. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Ben de o dönem belediyelerden sorumlu genel başkan yardımcısıydım. Türkiye’deki 1390 belediyenin 810 tanesi AK Partili. Tamamını o bölgeye gönderdik, arkadaşlarımız orada aylarca kaldılar, hizmet ettiler. Şimdi adeta bir asrın dayanışmasına döndü. Yüz binlerce ev yaptırıyoruz, binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde şu anda evler yapılıyor. Kimi köylerde 50, kiminde 100, kiminde 150 ev yıkıldı. Her birisine şimdi çelikten evler yaptırıyoruz. Salı günü yine dağıtım törenimiz var, kura çekiyoruz, 75 bin konut hazır, onları tüm hak sahiplerine dağıtacağız. Ondan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evimizi vermeye devam edeceğiz.”

“Evlerimizi dayanıklı hale getirmemiz lazım”

Özhaseki, deprem bölgesinden sonra kendileri için ikinci önemli konunun İstanbul olduğunu belirterek, “İstanbul bir deprem şehridir, Türkiye de bir deprem ülkesidir. Şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Nerede, hangi saatte, nasıl kırılacak? Hangi şekilde kırılacak? Nereleri yıkacak? Kimleri toprağın altına alacak bilinmiyor. Ama bilim adamları diyorlar ki özellikle İstanbul depremi için zaman doldu. Bu ülke bir deprem ülkesi.” diye konuştu.

Geçtiğimiz yüzyılda İstanbul’da 231 deprem meydana geldiğini, her sene 2 veya 3 yıkıcı deprem yaşandığını belirten Özhaseki, “Peki ne yapmamız lazım? Bir an önce tedbir almamız lazım, evlerimizi dayanıklı hale getirmemiz lazım. Belki bundan 30-50 sene önce başımızı sokabilmek amacıyla bulabildiğimiz yerlere elimize geçen imkanlarla bir ev yaptık, şimdi bir an önce bizim yenilememiz lazım. Dünyada bu işin zaten bir tek çözümü bulunmuş, onun da adı kentsel dönüşüm.” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da kentsel dönüşüm için ayırılan paranın iki katı algı için harcanıyor”

Özhaseki, İstanbul’da “algı belediyeciliği” kavramının ortaya çıktığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“İstanbul’un kentsel dönüşümüne ayırdığımız para ne kadarsa, iki misli kendi reklamı için ve algı için harcanıyor. El insaf ya, el insaf. Yapmadığı halde yapıyormuş gibi, hiçbir şey olmadığı halde oluyormuş gibi göstermez adam, illüzyon gibi adeta. Sosyal medyadaki adamlara boyuna para veriyorlar. ‘Övün beni, alkışlayın beni. Ayağa kalktım alkışlayın, oturdum alkışlayın, ağzımı açtım alkışlayın beni. Ben büyük bir adamım. İstanbul Belediye Başkanlığı ne ki ya? Kesmiyor ki beni. CHP’de genel başkan olmalıyım. O da kesmiyor. Ne olmalı? Cumhurbaşkanı olmalıyım ben ya.’ Onun için de trilyonlar harcıyorsanız, eğer bunu cebinizden harcıyorsanız anlayabilirim, harcayın. Ne yaparsanız yapın, bana ne kendi paranız. Ama bu milletin parasını harcıyorsanız, içinde azıcık da olsa hakkım varsa haram olsun derim.”

Törene Özhaseki’nin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Konuşmaların ardından konut projesinin temel atma işlemi gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-onemli/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Kentsel dönüşüm için gereken hazırlıklar yapıldı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-gereken-hazirliklar-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-gereken-hazirliklar-yapildi/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19839 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşümle ilgili gereken bütün hazırlıkları yaptıklarını söyledi.

Güngören’de “Tozkoparan 2’nci Etap ve Şişecam Evleri Anahtar Teslim Töreni”nde konuşan Özhaseki, anahtarlarını teslim alan hak sahiplerinin evlerinde huzurla oturmalarını diledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin yaralarının sarılması için yaptıkları çalışmaları anlatan Özhaseki, verilen emek karşısında deprem üzerinden bile kirli siyaset yürütülmeye çalışıldığını söyledi.

Özhaseki, 1994’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da, kendisinin de Kayseri’de belediye başkanlığı görevine başladıklarında verdikleri “hizmet etme, kimseyi kayırmama, gece gündüz demeden çalışma ve mazeret üretmeme” sözlerini bugüne kadar devam ettirdiklerini kaydetti.

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu anımsatarak, bunun bilincinde hareket edilmesi, depreme dirençli evlerin ve iş yerlerinin inşa edilmesi gerektiğine dikkati çeken Özhaseki, “İstanbul’umuzla ilgili büyük bir proje hazırladık; İstanbul’u Depreme Hazırlama projesi. Orta vadeli bütçeye de çok büyük bir rakam koydurduk. O projeyi bundan 2 ay kadar önce Sayın Cumhurbaşkanı’mıza açıkladık.” diye konuştu.

Özhaseki, bir taraftan da İstanbul’da kentsel dönüşümü hızla devam ettireceklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Kadim şehirlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun dışında çözüm yok. Boş bir arazi verirlerse gidip orada zemin etütlerini yaparız, güzel bir şehir ortaya çıkarırız ama böyle yerleşim yerlerinde, kadim yerlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun şartlarıyla ilgili de yasada kolaylaştırıcı, teşvik edici, bizim de epeyce maddi destekte bulunacağımız bir yasa çıkardık. Her biriniz evinizi değiştirmek ve dönüştürmek istiyorsanız müthiş bir imkan var. Bunu açıkladık zaten. Bunun dışında da rezerv alanlarda İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutu değiştirecek şekilde bir proje daha yaptık. İnşallah bunları yaptığımızda bizler İstanbul’umuzu depreme hazırlamış oluyoruz. Çünkü Marmara’da olacak bir deprem yaklaşık 20 milyon insanı etkiliyor. Gayrisafi hasılamızın özellikle bizim değerlerimizin yüzde 50’si bu bölgelerde. Biz buraları göz ardı edemeyiz. Eğer bunları göz ardı edersek gerçekten tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmayız diye düşünüyorum.”

“Belediye başkanları hazırlıklarını yapıp gelmeli ve destek istemeli”

Kentsel dönüşümün bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere 3 ayağı olduğuna işaret eden Özhaseki, bu üç ayağın da yerli yerinde ve doğru işler yaptığında bir sonuç elde edilebileceğini, aksi olursa sıkıntıya düşebileceklerini söyledi.

Birinci ayağın bakanlık olduğunu dile getiren Özhaseki, “Bakanlık olarak gereken ne varsa emin olun bütün hazırlıklarımızı yaptık. Altyapıyı hazırladık. Yasamız hazır. Bütçemiz hazır. Kapımız açık. A, B, C, D hangi partili gelirse gelsin sonuna kadar yardım etmeye hazırız. Bu konuda hiç ayrım gözetmeksizin bütün partilere yardım etmeye hazırız. Yeter ki o konuda bir talep gelsin diye bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Özhaseki, kentsel dönüşümün ikinci ayağının belediyeler olduğunu belirterek, belediyelerin kendi bölgelerini çok iyi bildiğini, belediye başkanlarının bu noktada hazırlıklarını yapıp kendilerine gelmesi ve destek istemesi gerektiğini, kendilerinin “Başımızın üstüne” deyip yapacaklarını kaydetti.

Bu konuda sadece AK Parti’li arkadaşlarının gayret ettiğine dair değerlendirmede bulunan Özhaseki, “İstanbul için bakın. İzmir’e doğru bakın. En riskli bölgelerden birisi İzmir civarı. Deprem bölgelerine doğru bakın. Kentsel dönüşüm yapan parti, sadece AK Parti. Kentsel dönüşüm yapmaya uğraşan belediye başkanlarımız sadece AK Partili belediye başkanları.” dedi.

Özhaseki, ana muhalefetin bir modası olduğunu belirterek, “Şöyle yapıyor, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz.’ Neye karşısınız peki? ‘Rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız arkadaş. Ranstal dönüşüm ne demek ya? CHP’li arkadaşlara söylüyorum, bunu söyleyerek kaçamazsınız. Bunu söyleyip kaçıyorlar.” diye konuştu.

” İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm”

Meclis’te, bütçe görüşmelerinde milletvekillerine “Belediye başkanlarınıza söyleyin, kapı sonuna kadar açık. Ben, Mehmet Özhaseki olarak, Bakanlığı temsil eden birisi olarak söz veriyorum. Yeter ki çalışsınlar. Kentsel dönüşüm projelerini hazırlasınlar. Sizin partililerinizin hepsine sonuna kadar yardım edeceğim. Gelin, yeter ki yapın.” dediğini anımsatan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Fakat karşılık bulamıyoruz. Tabii çiçek dikmek kolay. Peyzaj yapmak kolay. Akşam düğünlere gitmek kolay. Yandaş sanatçıları çağırıp türkü söyletip, trilyonlar vermek kolay. Bunlar olmasın diye söylemiyorum. Bunlar da olsun. Kültür de olsun, sanat da olsun, estetik de olsun. Bunlara hiç itirazım yok ama İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm. Bunu yapmıyorsanız, vazifenizi yerine getirmiş olmuyorsunuz. İkide bir de dönüp de, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de, rantsal dönüşüme karşıyız.’ diyerek kaçamazsınız, böyle bir huylar var. Bir de mani olmak gibi huyları var. Dava açmak gibi huyları var.”

Muhalefetin yeni modasının “algı belediyeciliği” olduğunu kaydeden Özhaseki, “Ben bunu makul göremem, meşru da görmüyorum zaten. Kendi paranızla harcayarak bu reklamı yapıyorsanız, o bile bana göre iki yüzlülüktür. Olmayan bir şeyi oluyor gibi göstermektir. Doğru bir iş değildir. Ama sizlerin, belediyenin, beytülmalin kaynaklarını ajanslara döküyorsanız, ‘Beni parlatın’ diye para veriyorsanız, benim bir kuruşluk da hakkım varsa haram olsun. Ben bunu helal etmiyorum. Hiç kimse de hakkını helal etmesin.” dedi.

Bakan Özhaseki’nin konuşmasının ardından temsili olarak hak sahibi bazı ailelere anahtar teslimi yapıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-gereken-hazirliklar-yapildi/feed/ 0
Özhaseki: Depremzede konutları için dağıtım töreni yapılacak https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzede-konutlari-icin-dagitim-toreni-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzede-konutlari-icin-dagitim-toreni-yapilacak/#respond Sat, 16 Mar 2024 23:21:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19802 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremzede konutlarıyla ilgili, “Ayın 19’unda inşallah yine dağıtım törenimiz var. İnşaatlar başlayalı 10 ay civarında oldu, 75 bin evi dağıtmış olacağız. Bundan sonra da 10 bin, 15 bin, her ay ev vereceğiz orada.” dedi.

Fatih Kara Surları Millet Bahçesi 2. Etap’ta düzenlenen Yeşil Fatih Projeleri tanıtım etkinliğinde konuşan Özhaseki, “çevre”, “şehircilik” ve “iklim değişikliği” başlıklı 3 ana işleri olduğunu ancak yeni dönemde kendilerine 2 misyon daha biçtiklerini söyledi.

Bu misyonlardan birincisinin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerdeki hasarların, yaraların sarılması, insanların evlerine kavuşturulabilmesi olduğunıu dile getiren Özhaseki, “İkincisi de deprem ülkesi olan Türkiye’de, başta İstanbul olmak üzere, birçok ili depreme karşı dayanıklı, dirençli hale getirebilme mücadelesidir. Deprem bölgesindeki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz gayret ediyoruz.” diye konuştu.

Bölgede, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başlattığı, kendisinin de devam ettirdiği binlerce konut yapıldığına dikkati çeken Özhaseki, insanların yıkılan evlerini vermek için uğraştıklarını ve bölgede binden fazla şantiye bulunduğunu kaydetti.

Bakan Özhaseki, 4 bin 333 köyde çelikten köy evi yaptıklarını da vurgulayarak, “Dile kolay… Söylemesi öyle kolay ki… 4 bin 333 köy… Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 100 tane, kiminde 200 tane… Evler yıkılmış. Her birine gidip şantiye kuruyorsunuz. Oradaki köylü vatandaşımızın evini yapmaya çalışıyoruz. Ayın 19’unda inşallah yine dağıtım törenimiz var. İnşaatlar başlayalı 10 ay civarında oldu, 75 bin evi dağıtmış olacağız. Bundan sonra da 10 bin, 15 bin, her ay ev vereceğiz orada.” dedi.

Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bu kadar ev dağıtıyoruz, ana muhalefetin genel başkanı sesleniyor; ‘Nerede bu evler? Kime verdiniz?’. Öbürü de, bir başka genel başkan da, ‘Herhalde AKP’lilere dağıtmışlardır canım.’ diyor. Allah ıslah etsin sizi. Ne diyebilirim ki yani. ‘Akrabalarına vermişlerdir…’ Diyorum ki; gelin hepinize o bölgeleri gezdireceğim, bin tane şantiyemizi tek tek elinizden tutup gezdireceğim. 4 bin 333 tane köyde neler yapıyoruz göstereceğim. Gelin hadi. Gelen giden yok tabii. Ama dışarıdan laf atmaya gelince aynen devam ediyor bu şekilde.”

“Şu anda kırılmayı bekleyen 500’e yakın fay hattı var”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu anımsatan Özhaseki, şunları söyledi:

“Her güzelin bir kusuru olurmuş. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Ama bu ülkenin de kusuru bu. Yerin altında halen şu anda kırılmakta olacak veya kırılmayı bekleyen 500’e yakın fay hattı var. Nerede, hangi tarihte, hangi şiddetle, nasıl kırılır? Bunu bilim adamları halen çözemedi. Ancak tahminlerini söylüyorlar, ‘Şuraya kadar geldi. Burada süre doldu. Bu kırılmak üzere. Şurada da kırılabilir, burada da kırılabilir.’ gibi ifadeleri oluyor.”

Bilimin gerçekliğinden yararlanarak yollarına devam ettiklerini ve İstanbul’u bekleyen tehlike karşısında da hep birlikte çabaladıklarını kaydeden Özhaseki, “Bilim adamları diyorlar ki, ‘Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru uzanan çizgi üzerinde beş riskli ülke var, birisi Türkiye.’ Son yüzyılda, denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetle, yıkıcı deprem sayısı 231. Yani her sene yıkıcı 2 veya 3 deprem oluyor. Ölen insanımızın sayısı 130 bin. Her seferinde dizimize vuruyoruz, ağlıyoruz, sonradan hiçbir şey olmamış gibi gidiyoruz. Böyle bir şey olamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Her adımı, deprem gerçekliğini bilerek, buna göre atmak gerektiğini dile getiren Özhaseki, son dönemlerde dünyayı meşgul eden en önemli meselelerden birinin de iklim değişikliği olduğunu aktarıp bununla ilgili çalışmalarını paylaştı.

Bu konuda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık projesini anımsatan Özhaseki, projenin tüm dünyanın takip ettiği bir marka olduğunu, 30 Mart’ın Birleşmiş Milletler’de Sıfır Atık Günü ilan edildiğini hatırlattı.

“432 milyon ağacı kesilmekten kurtardık”

Bakan Özhaseki, geri kazanımlarda yüzde 35’lerde olduklarını belirterek, “Bunu gittikçe artırabiliriz. Birkaç yıl içinde sadece evimizden çöp diye attıklarımızdan 96 milyar lira para kazandık. O çöplerden, kağıt bölümünü sadece söyleyeyim size, 432 milyon ağacı kesilmekten kurtardık. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Son 5 senedir belediyeciliğe bir haller olduğunu” vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Son 5 senedir yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı, o da algı belediyeciliği. Ben anlamakta güçlük çekiyorum. 5 dönem üst üste seçilip, büyükşehir belediye başkanlığı yapmış birisiydim. Seçimler geldiğinde vatandaşın karşısına çıkarız, ‘Biz şunları yaptık.’ deriz. ‘İnşallah siz izin verirseniz, Allah da müsaade ederse, ömrümüz varsa şunları yapacağız.’ deriz. Çok klasik, doğru ve gerçekten de olması gerektiği gibi bir seçim öncesi dönem geçirirdik. Bu da işin en doğrusuydu. Vatandaşlar çıkar derdi ki, ‘Ben sana mührü verdim. Kocaman da bir de bütçe verdim. Ne yaptın kardeşim, anlat.’ Bundan daha doğru soru olabilir mi? Hayır. En doğrusu da bu.”

Bu dönemde algı belediyeciliği başladığını dile getiren Özhaseki, “Yapmadığı halde yapmış gibi göstermek… Birilerinin emeğinin üstüne yatmak veyahut da sosyal medyacılara trilyonlar verip, ‘Beni parlatın. Ben çok büyük bir adamım. Buralara sığmıyorum. Belediye başkanlığı ne ki? Bana küçük geliyor.’ demek. Ne yazık ki bir dönemde bu başladı.” diye konuştu.

Etkinlikte, Fatih Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın adayı Ergün Turan da bir konuşma yaptı.

Yeşil Fatih Projeleri tanıtım filminin de izletildiği etkinliğin ardından Özhaseki ve Turan, Kara Surları Millet Bahçesi 2. Etap’ı gezdi. Burada vatandaşlarla görüşen Özhaseki ile Turan, fotoğraf da çektirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremzede-konutlari-icin-dagitim-toreni-yapilacak/feed/ 0
Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki, Yeşil Fatih projelerini tanıttı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-mehmet-ozhaseki-yesil-fatih-projelerini-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-mehmet-ozhaseki-yesil-fatih-projelerini-tanitti/#respond Sat, 16 Mar 2024 22:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19778 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Yeşil Fatih projeleri tanıtım toplantısına katıldı. Bakan Özhaseki, “Türkiye bir deprem ülkesi. Yerin altında hala şu anda kırılmayı bekleyen beş yüze yakın fay hattı var. İstanbul depremi için beklenen tehlike karşısında da hep birlikte çabalıyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Yeşil Fatih projeleri tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda Bakan Özhaseki’ye, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş eşlik etti.

“Büyük projemiz İstanbul depremine hazırlanmak”

İstanbul depremi için beklenen tehlike karşısında da hep birlikte çabaladıklarını belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Herhalde İstanbul’un kalbindeyiz. İstanbul’daki tarihi tescilli eserlerimizin yarısı Fatih’te olsa gerek. Fatih Sultan Mehmet Han’ında en önemli mirasının bulunduğu yerde bu güzel hizmetleri yapmakta her kula nasip olmaz. Allah Başkanımızdan razı olsun. Başka bir büyük projemiz, başta İstanbul olmak üzere depreme hazırlanmak. Orta vadeli bütçe çok büyük bir bedel koydurdu. Dört yüz seksen beş milyar lira civarındadır dedi. Yerinde evini yapmak isteyen, yenilemek isteyen, imar planına uygun şekilde sağlamlaştırmak isteyen herkese destek. Bir taraftan rezerv alanlar belirledik. Seçimden sonra inşallah getireceğiz. Binlerce ev yapacağız. En eski alandaki evleri oraya taşımaya gayret edeceğiz ki Allah korusun İstanbul’umuzda bir deprem olursa bunun altından kimse de kalkamaz. Öyle bir tehlikeden korkuyoruz. Türkiye bir deprem ülkesi. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçek bilgilerin her güzelin bir kusuru olurmuş. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Ama bu ülkenin de kusuru bu. Yerin altında hala şu anda kırılmak olacak veya kırılmayı bekleyen beş yüze yakın fay hattı var. Nerede, hangi tarihte, hangi şiddette, nasıl kırılır? Bunu bilim adamları hala çözemediler. Ancak tahminlerini söylüyorlar. Şuraya kadar geldi. Burada süre doldu. Bu kırılmak üzere. Şurada da kırılabilir Burada da kırılabilir gibi ifadeleri oluyor. Biz de bunları bilerek, onların söylediklerinden, bilimin gerçekliğinden istifade ederek yolumuza devam ediyoruz ve İstanbul’umuz için bekleyen tehlike karşısında da hep birlikte çabalıyoruz” şeklinde konuştu.

“Sıfır atık projemiz var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başını çektiği ve yıllardır mücadelesini verdiği sıfır atık projelerinin olduğundan bahseden Bakan Özhaseki, “Son dönemlerde dünyayı meşgul eden en önemli meselelerden birisi de iklim değişikliği. Bilim adamları diyorlar ki dünya ısısı bir nokta bir derece arttı. Çok tükettiğimiz gibi aynı zamanda çok da kirletmeye başladık. Dengeleri bozmaya başladık. Cenab-ı Hak bu dünyada ne bir şey eksik ne fazla yarattı. Bir denge üzerine yaratmış. Bir dengeyi bozdukça ve yaşadığımız bu ortamı kirlettikçe felaketler karşımıza tek tek gelmeye başlıyor. Geçtiğimiz yıllarda düşünün şimdi denizlerde müsilaj boşuna mı oluyor? Heyelanlar, kuraklık, orman yangınları, felaketler üst üste geliyor. Onun içindir ki bizim müthiş bir mücadele içerisinde bizim bu isim değişikliğine karşı, küresel ısınmaya karşı da mücadele etmemiz gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Hanım’ın başını çektiği ve yıllardır mücadelesini verdiği sıfır atık gibi de bir projemiz var. Bakın sıfır atık sadece Türkiye’nin bir bulduğu marka değil. Tüm dünyanın takip ettiği ve bizim ülkemizin kazandırdığı bir marka oldu” dedi.

“Katılımcı, adil, vizyoner, sürdürülebilir ve çevreci bir belediyecilik anlayışı sergiledik”

Katılımcı, adil, vizyoner, sürdürülebilir ve çevreci bir belediyecilik anlayışı sergilediklerini söyleyen Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, “Tarihi surların çevresindeki karmaşayı, kötü yapılaşmayı, kötü görüntüyü ortadan kaldırmak, bunun yerine bölgeyi; sosyal, kültürel, ekonomik anlamda değer üreten bir mekan haline dönüştürmek Fatih’e dair, en büyük hayallerimden biriydi. Hem yaşadığımız kente, kentin değerlerine, hem de bu kentin değerli sakinlerine haklarını teslim ettik. Katılımcı, adil, vizyoner, sürdürülebilir, çevreci bir belediyecilik anlayışını başarıyla sergiledik. Yedikule Bahçe, Ayvansaray Bahçe. Hepsini aynı hassasiyetle inşa ettik. Katılımcı diyorum, çünkü bölgenin bütün aktörlerini sürece dahil ederek yaptık bu işi. Hemşerilerimizin taleplerini dikkate aldık. Kimsenin kalbini kırmadan, hakkına girmeden sükunet ve barış içinde, demokratik bir kültürle gerçekleştirdik. Adil diyorum, çünkü kamu kaynaklarının adil ve hakkaniyetli dağıtımını sağlamak bizim en temel görevlerimiz arasında. Hiçbir vatandaşımıza bir ayrımcılık uygulamadık” ifadelerini kullandı.

“Sur diplerindeki 70 bin metrekarelik bir alanı, yeşil alan olarak Fatihimize kazandırdık”

Sur içinde yüzde 41 oranında yeşil alan artışı gerçekleştirdiklerini söyleyen Turan, “Kültür mirasımızın, kent değerlerimizin ortak istifadesi noktasında da hassas davranarak kamulaştırmalarımız sayesinde, bütün hemşerilerimizi Fatih’in tarihi güzelliklerinin paylaşılmasına ortak ettik. Vizyoner diyorum, çünkü Millet Bahçemiz, geçmişten kaynaklı sorunlara bulduğumuz çözümleri sergilediğimiz bir proje değil sadece, aynı zamanda, şehrin gelecekteki ihtiyaçları da hesaba katarak özenle, dikkatle tasarladığımız bir projedir. Hep söylediğim gibi, biz, hep ileriye bakıyoruz, Fatih’i geleceğe hazırlamak, ileriye taşımak için stratejiler üretiyoruz. Çevreci diyorum, çünkü bu projemizle birlikte, Sur diplerindeki 70 bin metrekarelik bir alanı, Yeşil alan olarak Fatihimize kazandırdık. Yedikule ve Ayvansaray Bahçelerimizin de dahil edilmesiyle Sur içinde yüzde 41 oranında Yeşil Alan artışı gerçekleştirdik. Yani 2019 yılında yeşil alan miktarı 875 bin 606 metrekare iken şu an itibarıyla 1 milyon 237 bin 503 metrekaredir. Bu sayılar, projemizin sürdürülebilirlik kapasitesini ve değerini de ortaya koymaktadır” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-mehmet-ozhaseki-yesil-fatih-projelerini-tanitti/feed/ 0
Depremde öldü sanılan genç, müzikle hayata tutundu https://www.haber60.com.tr/depremde-oldu-sanilan-genc-muzikle-hayata-tutundu/ https://www.haber60.com.tr/depremde-oldu-sanilan-genc-muzikle-hayata-tutundu/#respond Sat, 16 Mar 2024 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19764 Asrın felaketi olarak tarihe geçen Kahramanmaraş Depremi’nde 13 saat göçük altında kaldıktan sonra öldü sanılarak ceset torbasına konulan ve son anda yaşadığı fark edilerek kurtarılan 31 yaşındaki Hasan Er, yaşadığı acıları müziğe dönüştürerek hayata yeniden tutundu. Başına gelen felaketten sonra büyük ameliyatlar geçiren ve fizik tedavi süreci için Aydın’a yerleşen Er, yazdığı ‘Yine gelsin’ adlı söz ve besteyi ise depremde kaybettiği eşi başta olmak üzere tüm sevdiklerini kaybedenlere armağan etti.

Kahramanmaraş Depremi’nde eşi ve sevdiklerini kaybeden Hasan Er, 11 şehrin yerle bir olduğu felaketin içinde 13 saat boyunca göçük altında kaldı. Evinin yıkılmasının ardından gözlerini açtığında eşinin vefat ettiğini, çocuklarının ise ortada olmadığını fark eden Er, dar bir göçüğün altında 11 saate yakın çığlık atarak hayatta kalmaya çalıştı. 13 saat göçük altında kalan ve kurtarıldığında öldü sanılarak bir ceset torbasına konulan talihsiz genç, şans eseri yakınlarını arayan bir vatandaş tarafından yaşadığının fark edilmesi üzerine hemen hastaneye götürüldü ve uzun bir tedavi sürecine başladı. Yaşam sevinci ve azmini kaybetmeyen Hasan Er, yaşadığı acıları müziğe dönüştürerek hayata yeniden tutundu. Fizik tedavi süreci için Aydın’a yerleşen Er, yazdığı ‘Yine gelsin’ adlı söz ve besteyi ise depremde kaybettiği eşi başta olmak üzere tüm sevdiklerini kaybedenlere armağan etti.

“Öldü sanıp ceset torbasına koymuşlar”

Deprem sonrasında 13 saat göçükte kaldığını ve kurtarıldığında öldü sanılarak ceset torbasına konulduğunu ifade eden Hasan Er, “Asrın felaketi Kahramanmaraş Depremi’nde 11 şehrimiz yerle bir oldu. Bu süreçte 13 saat boyunca göçükte kaldım. Evimiz bir anda sallanmaya başladı ve yıkıldı. Daha sonra gözlerimi açtığımda eşim vefat etmişti. Çocuklarım ortada yoktu. Ben çok dar bir göçüğün altındaydım. Bir ayağım kalçamdan tamamen kırılmıştı ve sırtıma dönmüştü. Bu süreçte yaklaşık 11 saat çığlık attığımı biliyorum. Daha sonrasını artık travmadan dolayı artık hatırlamaz oldum. Ne yaptığımı bilmiyordum. 13’üncü saatte beni göçükten çıkarmışlar. Öldüm zannedip, bir ölü torbasına koymuşlar. Ex olduğumu zannetmişler ve bir kişi yakınlarını ararken torbayı açtığında ölmediğimi fark etmiş. Daha sonra beni apar topar hastaneye göndermişler. Kahramanmaraş Hastanesi’nde hiç yer olmadığı için gece saat 12 civarına kadar yarı travma içerisinde yerde yattığımı biliyorum. Daha sonrasında annem beni buldu ve annem beni ilk gördüğünde tanıyamadı. Yüzüm paramparça olmuştu çünkü. Her tarafım kırıktı. Daha sonrasında Gaziantep’te bir hastaneye ulaştırdılar, orada fasyotomi ameliyatı yapıldı. Ayaklarımın kasları tamamen açıldı. Sonra oradaki tedavinin yetersiz kalacağı söylenerek Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne beni gönderdiler. Bir ambulans uçakla oraya götürüldüm. Yaklaşık 45 gün boyunca yoğun bakımdaydım ve çok büyük ameliyatlar oldum. Toplamda 51 tane ameliyat oldum. Bir kaç defa kalbim durdu. Bu süreçte benimle çok ilgilendiler. Ölüm riskim 45 gün hiç geçmedi. Daha sonrasında beni servise aldılar. Yaklaşık 5 ay hastanede yattım. Bunun sonrasında da fizik tedavi görmek için Aydın’a yerleştim. Akrabalarımdan bir tanesi buradaydı ve Kahramanmaraş’a dönemeyecek haldeydik. Orada çünkü hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Bana 5 yıl kadar yürüyemeyeceğim söylenmişti. Gerçekten belden aşağım felçti ve her şeyimle annem ilgileniyordu. Çok büyük çabalar göstererek ben 2 ayda adım atmaya başladım. Ayağıma aparatlar taktım, bir şekilde ayakta durmaya çalıştım. Spor yapmaya çalıştım. Fizik tedavim iyi geçti” dedi.

“Benim için duygusal bir an olmuştu”

Kaybettiği eşi başta olmak üzere depremde sevdiklerini kaybeden herkes adına bir söz yazdığını ifade eden Er, “Daha önce söz beste yazarlığı yapıyordum, tekrardan söz beste yazmaya başladım ve bu acıları nasıl anlatabilirim dedim kendime. Bunu bir görev olarak edindim kendime. Orada bir sürü insan yakınlarını kaybetti, akrabalarını kaybetti ve ‘Yine gelsin’ adıyla bir beste yaptım. Bu besteyi ilk önce rahmetli eşime ve tüm sevdiklerini kaybedenlere besteledim. Umarım bir daha böyle bir şey hiç kimsenin başına gelmez. Bu süreçte menajerim Uğur Özayvaz ile tanıştım. Kendisi de bana yardımcı olabileceğini söyledi. Bütün müzikle alakalı kayıtlarımı, konserlerimi yapacağını söyledi. Yeni bir şarkı çıkarttık ve bu depremle alakalı besteme şarkı yaptık. Bu şarkıyı bütün sevdiklerini kaybedenlere armağan etmek için besteledim, benim için duygusal bir an olmuştu. Hepimizin yaşadığı acıları herkese duyurmaya çalıştım, bu şekilde kaleme alabildiğimi düşündüm” şeklinde konuştu. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-oldu-sanilan-genc-muzikle-hayata-tutundu/feed/ 0
Murat Kurum: “Deprem siyasi ayrım yapmıyor, hepimizi enkaz altında bırakıyor” https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-deprem-siyasi-ayrim-yapmiyor-hepimizi-enkaz-altinda-birakiyor/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-deprem-siyasi-ayrim-yapmiyor-hepimizi-enkaz-altinda-birakiyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19677 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Yenibosna’da düzenlenen Gaziantepliler ile sahur programına katıldı. Vatandaşın 31 Mart’ta çocuklarının geleceğini oylayacağını söyleyen Murat Kurum, “Bu işin partisi, siyaseti veya ideolojisi yoktur. Bu seçimde, herhangi bir adaya veya partiye değil; kendi hayatımıza, kendi geleceğimize oy vereceğiz; yavrularımızın istikbaline oy vereceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Yenibosna’da Gaziantepliler ile sahur programına katıldı.

Gaziantep’in sıcak ve samimi insanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Kurum, 6 Şubat depreminden hemen sonra Gaziantep’e gittiğini hatırlattı, orada yaşadıklarını paylaştı. Kurum, “Gaziantep’e ne zaman gelsek kendimizi hep evimizde hissettik. Sizlerin acısını acımız, derdini derdimiz, çilesini çilemiz bildik. 6 Şubat sabahı tüm Türkiye olarak büyük bir acıya uyandık. 11 ilimizin acısı yüreklerimizi dağladı. Gaziantep’imiz 6 Şubat’ta gözyaşı döktü, hüzne boğuldu. Hızlı bir şekilde Abdülhamit Bakan’ımla birlikte Gaziantep’e gittik. Bir yandan acı, bir yandan yollar kapalı. İletişimin kısıtlı olduğu bir gündü. En acı günde bir ağabeyimiz evladının cesedini kucağına almış gidiyordu ve ben ondan şunu duydum; ‘Allah devletimize zeval vermesin’ dedi. Karargahımızı Gaziantep’imize kurduk. Tüm Türkiye’ye örnek olacak çalışmayı Gaziantep’ten başlattık. Konteyner kentlerimizi, çadırlarımızı kurduk. Çocuklarımızın, vatandaşlarımızın ihtiyaçları için çalışmalar başlattık. Dünyada eşi benzeri olmamış bir şekilde 3 ayda 180 bin konutun temeli için çalıştık. Gaziantep’i, Nurdağı’nı, İslahiye’yi, asla kaderine terk etmedik, asla yalnız bırakmadık. Gaziantepli kardeşlerimizin yeni yuvalarına kavuşması için gece gündüz demeden çalıştık” diye konuştu.

Depremden etkilenen şehirleri nasıl yeniden inşa ettiklerini anlatan Kurum, şöyle konuştu: “İlk konut sözleşmelerini depremin üzerinden sadece 46 gün geçmişken bu şuurla yaptık. CHP’li muhalefet ‘bu konutları yapamazsınız, kaynağı bulamazsınız’ dediler. Milletimizle el ele verdik ve dünyaya örnek olacak çalışmayı tüm milletimizle birlikte ortaya koyduk. Oradaki kardeşlerimizin ellerini sımsıkı tuttuk ve o eller yuvaya dönüştü. 11 elimizin mutlu olması için, kardeşlerimizin geleceğe güvenle bakması için bizim motivasyonumuz oldular. Aklımız fikrimiz Antep’te oldu. ‘İzmir felaketinde nasıl yaptıysak, Kastamonu’da Bartın’da Trabzon’da nasıl yaptıysak öyle çalışacağız ve deprem bölgesinde olacağız’ dedik. Bu anlayışla çalıştık ve zor günleri atlattık. Biz bu emanet bilincini asla terk etmeyeceğiz. Yavrularımıza sahip çıkacağız. Tüm afetzede kardeşlerimizi yeni evlerine kavuşturana dek, tüm yaralarımızı sarana dek tek bir an bile durmayacağız, çalışacağız.”

“İstiyoruz ki, ocaklara düşen bu acılar bir daha tekrarlanmasın”

İstanbul için de aynı anlayışla çalışacağını vurgulayan Murat Kurum, “Biz İstanbul’a gelirken ‘Sadece İstanbul’ derken, vatandaşımızın bir daha bu acıyla yaşamaması için projelerimizi açıkladık. İstiyoruz ki, ocaklara düşen bu acılar bir daha tekrarlanmasın. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışmalarımızı 39 ilçede yürüteceğiz. Onların ‘yapamaz’ dedikleri yerde, 650 bin konutu, asrın felaketinde nasıl yaptıysak aynı anlayışla İstanbul’un 39 ilçesinde yapacağız. Annelerimizin İstanbul’da başını yastığa huzursuz koymaması için kollarımızı sıvadık. İstanbul’u dirençli hale getireceğiz. Trafik çilesini yine bu anlayışla çözeceğiz. Çok daha güzel bir anlayışı inşa edeceğiz. Biz böyle öğrendik” dedi.

“Deprem siyasi ayrım yapmıyor, hepimizi enkaz altında bırakıyor”

Seçime sadece 15 gün kaldığını hatırlatan Murat Kurum, Gazianteplilere bir de çağrı yaptı. Seçimin İstanbul’un geleceğine yatırım yapacak olanlarla İstanbul’u rant olarak görenler ve İstanbul’un kaynaklarını çarçur edenler arasında geçeceğine dikkat çeken Kurum, “O güne kadar benim Gaziantepli kardeşlerimden ricam, gidilmedik ev, çalınmadık kapı bırakmayalım. Tüm kardeşlerimizin gönüllerine girelim. İstanbul hayalimizin etrafında hep birlikte kenetlenelim. 15 gün sonra sandığa gittiğimizde oy kabininde uzunca bir çarşaf olacak ama karşımızda iki seçenek olacak. ya hayatımızı her anıyla kolaylaştıranlara ya da günden güne zorlaştıranlara oy vereceğiz. İstanbul’u ihya etmek isteyenlere ya da 5 yıldır ihmal edenleri seçeceğiz. Oy pusulasında neden partiler yok, neden sadece adaylar var biliyor musunuz? Çünkü trafik çilesi parti ayrımı yapmıyor, hepimizin ömründen ömür çalıyor. Çünkü, metro ve metrobüs duraklarındaki sıkışıklıkta hepimiz aynı çileye ortak oluyoruz. Çünkü deprem siyasi ayrım gözetmiyor, Allah göstermesin hepimizi enkaz altında bırakıyor. Çünkü yeterli yeşil alanımız, dinlenme alanımız, parkımız ve bahçemiz yoksa hepimiz nefessiz kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu seçimde yavrularımızın istikbaline oy vereceğiz”

Bu seçimin ideoloji değil hizmet seçimi olduğuna vurgu yapan Kurum, “Bu işin partisi, siyaseti veya ideolojisi yoktur. Bu seçimde, herhangi bir adaya veya partiye değil, kendi hayatımıza, kendi geleceğimize oy vereceğiz; yavrularımızın istikbaline oy vereceğiz. Ben inanıyorum ki 31 Mart’ta İstanbullular, ‘Onlar İstanbul’u yavaşlattılar ama ben durdurmalarına izin vermeyeceğim’ diyecektir. ‘Bir oyum var, o da güvenli yuvalara’ diyecektir. ‘Bir oyum var, o da yeni sosyal konutlara’ diyecektir. ‘Bir oyum o da yatırıma, projeye, esere, hizmete’ diyecektir. Ben de İstanbullulara söz veriyorum. İstanbul’un 5 yıldır cefasını birlikte çektik, önümüzdeki 5 yılda ise güzelliklerini birlikte yaşayacağız. Tüm bakanlarımızla uyum içinde çalışacağız. Bir elimizle yerin üstünde deprem dönüşümü yaparken, bir elimizde yerin altında metro yaparken bulacaksınız. Bizi hiçbir zaman algının iftiraların polemiklerin arkasında göremeyeceksiniz. Milletimizle el ele vereceğiz, milletimizin geleceği için çalışacağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

“Riyakarlık yapmayacak, ‘mış’ gibi yapmayacak birini tanıyorum; Murat Kurum”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un hemen ardından, kürsüye, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya çıktı. 31 Mart’ta sandığa giden seçmenin 10 saniye içinde karar vereceğini belirten Bakan Yerlikaya, “İstanbul, dünyanın 15’inci büyük mega şehri. Dünyada en fazla uçulan destinasyonu İstanbul. Böyle bir şehrin eminini seçeceğiz. 5 yıl boyunca sizi gözetecek, reyting peşinde koşmayacak, riyakarlık yapmayacak, ‘mış’ gibi yapmayacak, sorunları çözerken yanında az kişi bile kalsa doğru olduğuna inandığında kavga yapacak, bu şehrin hayrının peşine koşacak, ‘Sadece İstanbul’ diyecek birini tanıyorum; Murat Kurum. Kardeşimiz tam da böyle birisi” şeklinde konuştu.

“O vatandaşlarımız güvenli bir şekilde konteynere girmeden ‘uyku bana haram’ diyerek çalıştı”

Gaziantepli olan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de bir konuşma yaptı. Murat Kurum’un 6 Şubat depremlerinde uyumadan çalıştığını hatırlatan Bakan Gül, “Fatih’in emaneti bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Kurum’a Gazianteplilerin selamını getirdik. 6 Şubat depremleri öncesinde de Murat Bakan’ımın şehrimizde eserleri bulunmaktadır. Bakanlıktan öte, ‘bu memleket için, İstanbul için ne yapabilirim’ diye düşünen, Türkiye’nin neresinde bir afet olsa o acıyı yüreğiyle hisseden bir kardeşimizdir. 6 Şubat’ta depremden birkaç saat sonra Nurdağı’na gittik, Bakanımız orada karargah kurdu. Bakanımız, ‘vatandaşlarımız güvenli bir şekilde konteynere girmediyse ben de girmeyeceğim, bana uyku haram’ diyerek gece gündüz çalıştı” ifadelerini kullandı.

“Fatih’in emaneti olan bu şehrin güvenliği için senin baba bakışın lazım”

Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de kısa bir konuşma yaptı. Gaziantep’te de büyük yıkıma neden olan 6 Şubat depreminde Murat Kurum’un hizmetlerini anlatan Şahin, “Asrın felaketini yaşadık. Sabahleyin erkenden İstanbul’un muradı olacak olan Murat Bakanım geldi. O kadar güzel çalıştı ki, yanımızdan hiç ayrılmadı. Seni çok seviyoruz. Fatih’in emaneti olan bu şehrin güvenliği için senin baba bakışın, senin Murat bakışın lazım. İstanbul yeniden şahlanacak ve hak ettiği hizmetlere yeniden kavuşacaktır. Size güveniyoruz. İstanbul herhangi bir şehir değil. Bütün dünyanın gözü İstanbul’da. İstanbul da muradına erecek” dedi.

“31 Mart saatleri 7,30’a kurun, geliyor Murat Kurum”

Gecede konuşan bir başka AK Partili isim de, İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’ydi. Verdikleri destekten dolayı Gazianteplilere teşekkür eden Kabaktepe, “31 Mart saatleri 07.30’a kurun, geliyor Murat Kurum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-deprem-siyasi-ayrim-yapmiyor-hepimizi-enkaz-altinda-birakiyor/feed/ 0
Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Ulus’tan Seslendi: “Kamu Personeli Yargılansın” https://www.haber60.com.tr/adalet-pesinde-aileleri-platformu-ulustan-seslendi-kamu-personeli-yargilansin/ https://www.haber60.com.tr/adalet-pesinde-aileleri-platformu-ulustan-seslendi-kamu-personeli-yargilansin/#respond Sat, 16 Mar 2024 02:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19521

HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: BERKİN GÜLSOY

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, kamu personelinin yargılanması için Ankara Ulus Meydanı’nda açıklama yaptı. Platform adına açıklama yapan Zeliha Ağırbaş, “Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle sorumlu kamu personeli yani denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz” dedi.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Ankara Ulus Meydanı’nda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri davalarında kusurlu bulunan kamu personelinin yargılanması için açıklama yaptı. TKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ali Ufuk Arıkan, TKP Mamak Belediye Başkan adayı Asuman Alkoyak, TKP Altındağ Belediye Başkan adayı Hasan Rıza Çağdaş ve TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci de depremzedelerin açıklamasına katılarak destek verdi.

Açıklamada, “Katiller taksirle değil olası kastla yargılansın”, “Sorumlu kamu görevlileri yargılansın”, “Lütfü Savaş yargılansın”, “Unutmadık, unutmayacağız” yazılı dövizler taşındı.

“ADALET NÖBETİ TUTUYORUZ”

Platform adına açıklamayı Malatya Kırçuval Otel’de milli voleybolcu oğlunu kaybeden Zeliha Ağırbaş yaptı. Ağırbaş, şunları söyledi:

“”Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adıyaman Isias Otel’de ve 11 ilde vefat edenlerin yakınları olarak buradayız. Bugün buraya gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli yurttaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Bir yıldır beklediğimiz adalet sağlanmadığı için Ocak ayından beri adalet nöbeti tutuyoruz. 18 ilde eş zamanlı başladığımız nöbetin ikincisini Şubat ayı içerisinde deprem bölgelerinde gerçekleştirdik. Bugün de burada üçüncü nöbetimizi gerçekleştiriyoruz.

Türkiye’nin büyük bir kısmının deprem riski taşıdığı bilinen bir gerçektir. Bu haliyle depremin öngörülemez olduğundan bahsedilmeyecektir. Jeoloji ve deprem alanında yapılan araştırmalarda elde edilen veriler doğrultusunda idare deprem olacağı bilgisine sahiptir. Bilinmeyen tek şey depremin zamanıdır. Buna rağmen 6 Şubat ve 20 Şubat 2023 tarihlerinde peş peşe meydana gelen depremler büyük bir felakete dönüştü. Depremden önce alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler sebebiyle büyük bir yıkım yaşandı. Yaşanan yıkımın ardından basiretsizlik ve özensizlik devam etti ve binaların altında kalan sevdiklerimizi arama ve kurtarma konusunda da yapayalnız kaldık.

“SEVDİKLERİMİZ ÖLÜME TERK EDİLDİ”

Bu süreçte 50 binden fazla canımız yaşamını yitirdi, yüz binlerce vatandaşımız yaralandı ve engelli hale geldi, milyonlarca kişi evsiz kaldı. 1 yıldan uzun süre geçti ama bu yönetememe hali hala devam ediyor. Hala depremde kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin kayıp olduğu bile bilinmiyor. Yargılanmaların çoğu hala soruşturma aşamasında. Soruşturmalar toplumun öfkesini azaltmak amacıyla birkaç müteahhit ve yapı denetim sorumluları üzerinden yürütülüyor.

Elbette yıkılan binaları yapan, sevdiklerimizin ölümüne sebep olan müteahhitler ve yapı denetim sorumluları yargılansın. Ancak mevzuatlarımız açık binaların yapım aşamasında denetiminden, ruhsatlandırmadan sorumlu olan idaredir. Yine afet durumlarında arama-kurtarma çalışmalarını yürütmesi gereken idaredir. ve maalesef ülkemiz idaresi, yaşanan afette hiçbir sorumluluğunu yerine getirmedi. Yeterince denetim yapmadığı, uygun ruhsatlandırmalar yapmadığı için yıkılan binalarda sevdiklerimiz ölüme terk edildi.

“FELEKAT OLAN DEPREM DEĞİL…”

Tüm süreçten sorumlu olan idare ve idareye bağlı çalışan kamu personelleri iken tek bir kamu personeli bile yargılanmıyor. Soruşturma aşamasındaki dosyalar için hala İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni çıkmasını bekleniyoruz. Bu sırada yapılan haberlerde ‘asrın felaketi’ vurguları yapılarak depremde yaşanan kayıplar kadermiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bizler biliyoruz ki sevdiklerimizi, bunca insanı öldüren deprem değildi. Öyle olsaydı aynı deprem Kırgızistan ve Japonya’da da öldürürdü.

Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle kamu personelleri yani, denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz.”

“KATİLLER BU HALKA HESAP VERECEK”

TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci de şöyle konuştu:

“Hayatını kaybeden on binlerce canın yakınlarının acısını paylaşıyor ve onların hak arayışında bu kararlı tutumlarının önünde saygıyla eğiliyorum. Yerel yönetimlere talip olmuş onlarca isimden biri olarak onların huzurunda söz veriyorum imar değişiklikleri için oynatılacak her kalemde rantı değil, kent halkını, canları düşüneceğiz. Kent suçlularını, deprem suçlularını yeniden belediye başkan adayı diye halkın önüne getirenlere karşı da şunu söylemek istiyoruz; gerçekten gün gelecek devran dönecek ve katiller bu halka hesap verecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-pesinde-aileleri-platformu-ulustan-seslendi-kamu-personeli-yargilansin/feed/ 0
Murat Kurum’dan Ekrem İmamoğlu’na: “30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor” https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor-2/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor-2/#respond Sat, 16 Mar 2024 01:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19468 Murat Kurum’dan Ekrem İmamoğlu’na: “30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor”

“Milletimize ne söz verdiysem tuttum, vaatlerim için ‘hatırlamıyorum’ demedim”

“Maviyi ve yeşili koruyacağız, Haliç’i eski haline getireceğiz”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, konuk olduğu TGRT Haber ekranlarındaki Gündem Özel programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019’da verdiği vaatler için ‘hatırlamıyorum’ demesine tepki göstererek “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, TGRT Haber’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Murat Kurum, İstanbulluların İBB yönetimi tarafından ilgisiz ve hizmetsiz bırakıldığını söyledi. 31 Mart’taki yerel seçime 16 gün kala anketlerdeki son durumu aktaran Kurum, “Sahadaki heyecan her geçen gün artıyor. Bir coşku seline dönüştü. ‘Şu 17 gün geçse de eserle, hizmetle buluşsak; ehliyetsiz, liyakatsiz yönetimin elinden kurtulsak’ diye bekliyorlar. İnsanlar yoruldu. Çok güzel gidiyor. Anketlerde 8-10 puan önde olduklarını iddia etmişlerdi. Bu aralar yine öyle yapıyorlar. 5 yıldır yaptıkları algı gibi. Anket, sahadır. O kadar büyük coşku var ki, her şeyi anlatıyor. Yerel seçimlerde sahadaydız, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sahadaydık. 31 Mart akşamı kazanacağız. Büyük bir coşkuyla Saraçhane’ye yürüyeceğiz. Anketlerde 1,5-2 puan öndeyiz. Bazı araştırmacılar bu farkın seçim günü artacağını söylüyor. Kararsız seçmenin iradesini hizmetten yana kullanacağını belirtiyorlar. Muhalefet ne yapacağını şaşırmış durumda. Katıldıkları programlarında sürekli bizi ağızlarına doluyorlar. Seçim sürecinde bize İstanbul’la ilgili hiçbir şey sormadılar. Hep farklı gündemleri İstanbul’a taşıyorlar. 5 yıldır da böyle ve insanlar; ‘benim sorunlarımı neden konuşmuyorsunuz?’ diyor. O yüzden ‘Sadece İstanbul’ dedik” şeklinde konuştu.

“Milletimize ne söz verdiysem tuttum, vaatlerim için ‘hatırlamıyorum’ demedim”

5 yıllık bakanlık döneminde 81 ile hizmet götürdüğünü belirten Kurum, afetzedelere verdiği tüm sözleri tuttuğunu söyledi. İstanbul için hazırladığı projeleri de hayata geçireceğini vurgulayan Kurum, “İstanbul’da yaşamak sorun haline geldi. İstanbul’da vatandaşımız işe giderken, eve giderken çile çekiyor. Deprem korkusu artıyor. Gelecekle ilgili endişeliler, kadınlarımızı ayrıştırarak farklı ifadeler kullanılması. En önemlisi de ilgisizlik. İstanbul’u sevecek, ilgi gösterecek ve İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek birini bekliyorlar. Mesele Murat Kurum değil, İstanbul’un sorunlarının çözülmesi. Bir tarafta 5 yıldır sözlerini tutmayan, vaatlerini gerçekleştirmeyen, sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ diyen, diğer tarafta verdiği sözleri tutan, İstanbul’a 5 yılda 365 milyar TL’lik yatırım yapmış biri var. Bu, köprüden önceki son çıkış. Müdahale etsek bile çözemeyeceğimiz bir yere geleceğiz. 5 yıl İstanbul’a hizmet etmemek çok üzücü. 5 yılın kaybını ortadan kaldıracağız ve vaat ettiğimiz projeleri gerçekleştireceğiz. Ne söz verdiysem o sözleri tuttum. Milletimizle bir araya geldim, acılarına ortak oldum ve orada verdiğim sözleri tuttum. Bana 6 ay sonra vaadimi sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyemem. Öyle bir anlayışım yok. Ne vaat edilmiş ne yapılmış? Bunu görmek gerekir” dedi.

“Bilim insanları ‘dönüşüm yapılmalı’ diyor, onlar çalıştaydan öteye gidemedi”

Murat Kurum, İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlattı ve acilen tedbir alınması gerektiğini belirtti. Bilim insanlarının ‘dönüşüm yapılmalı’ sözlerine vurgu yapan Kurum, “Deprem meselesi bir beka ve milli güvenlik meselesi. İstanbul’da bir deprem gerçeği olduğunu bilim insanlarımız dile getiriyor. Her gün bu depremleri yaşıyoruz. Depreme tedbir almak zorundayız. İstisna tutacağımız bir şey olamaz. Acilen dönüştürülmesi gerçeğini bütün bilim insanlarımız söylüyor. Şu anki İBB yönetiminin danışman hocaları da söylüyor. Çalıştaydan öteye geçilemedi. Bizim konutlarımızı, sanayi tesislerimizi, okulları, hastaneleri, kamu binalarını güçlendirmemiz ve dönüştürmemiz lazım. Olası afetle ilgili altyapıya sahip olmalıyız” diye konuştu.

‘Depreme Dirençli İstanbul’ vizyonunun ayrıntılarını paylaşan Kurum, meseleyi ikiye ayırdıklarını söyledi, ilk olarak da ‘Afet Yönetim Sistemi’ni anlattı. Kurum, “Aynı anda 2 milyon kişiye hizmet verilecek. Toplanma alanları afet esnasında ilk yardım hizmetlerini verecek. Mevcut CHP’li yönetim kendi ikbali adına her adımı atmış, ama depremle ilgili bir adım atmamış. 115 bin konut sözü verip 5 bin konut dönüştürmüşler. Deniz ulaşımını kullanacağımız altyapıyı hazırlamak, iskeleler, lojistik merkezler gündemimizde. 1 tane lojistik merkez var şu an. Bu yeterli değil. 39 ilçeye aynı anda hizmet için 6 tane daha lojistik merkez planlıyoruz. Helikopterle pisti sayısı yetersiz. 964 mahalleye mahalle bahçesi yapmak istiyoruz. Aynı zamanda toplanma alanı ve helikopter pisti olsun” dedi.

Kuracakları Afet Farkındalık Akademisi ile, İstanbullulara afet bilincini aşılayacaklarını ifade eden Kurum, “Her evde bir afet çantası olsun istiyoruz. Hangi toplanma alanına gidileceği bilinsin ve orada her türlü hizmetin verildiği tesisi inşa etmeliyiz. Hasta bakım merkezleri kuracağız. En son asrın felaketinde 150 bin sağlık çalışanımızla omuz omuza çalıştık. Sağlık çalışanı kendi yakınını, iş arkadaşını kaybetmiş ama enkazın başındaydı. Bu hasta bakım merkezleri hasta yakınlarını misafir edecek ama afet zamanında sağlıkçıları ağırlayacak. 1 yıl içinde İstanbul’a kurmayı hedefliyoruz.” diye devam etti.

Depreme hazırlık konusunda yapılacak çalışmaların diğer boyutunun ‘kalıcı çözümler’ bulmak olduğunu belirten Kurum, şöyle devam etti: “Sanayi tesisleri güçlenmeli. Enerji, ekmek, doğalgaz verilmeye devam etmeli. Köprü, altgeçit, kavşak, metrobüs yolları afetlerde acil kullanım alanı olacak. Bütüncül bakış açısıyla İstanbul’da deprem dönüşümünü yapmalıyız. 650 bin acil dönüşmesi gereken konut var. Tek bir riskli yapı kalmayana kadar devam edeceğiz. ‘Unuttum’, ‘hatırlamıyorum’ diyerek bu iş olmaz. Böyle bir gerçek varsa dönüştürmek zorundayız.”

“Onlar hep ‘yapamazsınız’ dedi, biz yaptık ve yine yapacağız”

Murat Kurum, muhalefetin İzmir ve asrın felaketinin yaşandığı iller için verdiği sözleri tutmadığını söyledi. İBB yönetiminin reklama, deprem bütçesinin iki katı kaynak ayırdığına dikkat çeken Kurum, “İzmir CHP tarafından yıllardır yönetiliyor. O zaman da ‘yapamazsınız’ dediler. Oynak bir zemin vardı. Bayraklı’da zemin iyileştirmesi yaptık ve herkes güvenle oturuyor. ‘Biz de yapacağız ve bedava vereceğiz’ dediler ama yapmadılar. Elazığ ve Malatya’da da ‘yapamazsınız’ dediler ama orada da yaptık. Konutlarımız bitti. Milletimize söz verdik ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Kastamonu’daki sellerde oraya gittik ve oradaki konutlarımızı da yaptık. 81 ilde çalışırken İstanbul’da da çalıştık. Tuzla’dan

Silivri’ye kadar her yerde eserlerimizi görürsünüz. Esenler, Üsküdar, Gaziosmanpaşa, Kartal’a gittiğinizde dönüşümün nasıl olduğunu görürsünüz. İstenirse her şey yapılır, kaynak bulunur. Asrın felaketi olduğunda yine ‘yapacağız’ dedik ve onlar da ‘yapmazsınız’ dediler. 3 ayda 11 ilde 180 bin konutun yapımını başlattık. Onlar ‘kaynak bulamazsınız’ dediler, 1 ay önce konutların teslimatını yaptık. Onların bakış açısı aynı; ‘yapamazsınız.’ Biz her zaman olduğu gibi yine yapacağız. Deprem bütçesinin iki katını reklam bütçesine ayırmak için, iki günlük konsere 550 milyon TL vermek için, CHP kongresini dizayn etmek için para bulmayı biliyorlar” dedi.

“Madem iş yaptırmadık kasada para olması lazım, o zaman para nerede, borç artmış”

Murat Kurum, İBB yönetiminin ‘projelerimiz engellendi’ açıklamalarına da tepki gösterdi. İBB iştiraklerinin kötü yönetim nedeniyle zarar ettiğini belirten Kurum, “İBB’nin yıllık bütçesi 7 milyar dolar, 5 yılda 35 milyar dolar. Yüzde 70-80’ini yatırıma ayırsanız, bir kısmıyla öz geliri artırsanız, İSPARK, İSKİ, BELTUR nasıl zarar eder? İBB’nin kaynaklarını seçim kampanyalarında harcıyorlar. Ben yine söylüyorum; gelsin yanıma öğreteyim. Sadece belediye bütçesiyle değil ki, kat karşılığı, özel şirketler ve yap-işlet-devret ile yapacağız” ifadelerini kullandı.

İBB bütçesinin İstanbul’un ihtiyaçları için kullanılmadığını ve doğru yönetilmediğini belirten Kurum, eleştirilerine şöyle devam devam etti:

“5 yılda 81 ilde eserim var. Onlar kayağa gittiğinde biz Elazığ’da depremzedelerin yanındaydık. İstanbul’un sorunlarıyla ilgili plan ortaya koymazsanız çözemezsiniz. Onların ne dediğinin bizim için bir anlamı yok. Laf yetiştirmeye gelince durmuyorlar. Bakanlara, Sayın Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözler söylemeye gelince varlar. Biz daha önce yaptıklarımızı nasıl yaptıysak yine öyle yapacağız. İstanbul’un kaynakları her şeye yeter. İş insanlarıyla görüştüm; ‘İBB Başkanı bizimle bir toplantı yapmadı’ diyorlar. Tarihe metro tünellerine hafriyat döken başkan, temel atmama töreni yapan başkan olarak geçecek. Şimdi ‘işe başlama töreni’ yapıyorlar. Bakın temel atma değil, ‘işe başlama töreni.’ İller Bankası’ndan CHP’li Belediyeler faydalanmış. Sen niye faydalanmadın. Sen önce bir proje geliştir. İller Bankası’nın yetkisi bile yok. Uluslararası fonlar. Gelen projeler değerlendiriliyor, adaletli bir şekilde dağıtılıyor. Oradan alan CHP’li Belediyeler nasıl almış? İzmir, Antalya almış da İstanbul neden alamamış? Sorarsanız ‘engellediler’ diyorlar. Göstersinler neyi engellenmiş. Merkezi bütçeden İBB’ye 2023 yılında 104 milyar lira ödenmiş. Günü gününe ödemeler yapılmış. İBB’nin öz geliri yüzde 30’dan yüzde 8’e düşmüş. Karşımızdaki anlayış o kadar rahat yalan söylüyor ki, yalana kendi de inanıyor. Rahmetli Kadir Ağabey dönemindeki metroları bile ‘biz yaptık’ diyorlar. ‘Engelliyorlar’ dedikleri Ulaştırma Bakanlığı 15 günde 2 tane metro açtı. Çam Sakura’nın yollarını devlet neden yaptı o zaman? Biz bu yolları yapmasaydık İstanbul’daki trafik katbekat daha fazla olurdu. Biz hep sözlerimizi tuttuk. Vaatlerimizi unutmuş değiliz. 22 yıldır biz böyle çalışıyoruz. 11 ildeki depremzede kardeşlerimizi aşağıladılar. Vaatler vermişlerdi, ne oldu? Yapmadılar. Anketlerde ‘Erdoğan kaybediyor’ diyorlardı, milletimiz hizmetten yana kararını verdi. Madem iş yaptırmadık, metro yaptırmadık, kentsel dönüşüm yaptırmadık kasada para olması lazım. Sen borcu artırmışsın. ve devletten gelen bütçen de artmış. Para nerede o zaman?”

“Nerede ‘Murat’ duysa Murat Kurum zannediyor, korkulu rüyası oldum”

Murat Kurum, Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı canlı yayında ‘Murat’ ismini duyup, kendi danışmanının adının Murat olduğunu unutup kendisinden bahsedildiğini sanarak tedirgin olduğunu ifade etti. Muhalefetin ne yapacağını şaşırdığını söyleyen Kurum, İBB yönetimine eleştirilerini, ve kendi vaatlerini şu şekilde anlattı:

“İzleyerek trafik bitmez. Çalışırsanız trafik çilesi biter. Yıllık 18 milyon turist geliyor. Araç sahipliği artıyor. 2002’den 2019’a gelirken araç artmadı mı, nüfus artmadı mı? Hatta şimdi tersine göç var. Trafik yoğunluğu düşerken, ulaşım süresi düşerken şimdi neden arttı. Bunun bir sebebi var. Devlette devamlılık esastır. Burası hizmet belediyesi. Belediye hizmet eder, başka algıların peşinden koşmaz. 2014’te yolculuk süresi 45 dakika. Bugün ise 64 dakika. Ortalama hız 60 kilometreden 42 kilometreye düştü. Sebebi? Yatırım yok. Toplu ulaşımda yoğunluk yüzde 26 metro, yüzde 72 kara ulaşımında. 2029’daki hedefimiz ise yüzde 37 metro, yüzde 60 karayolu, deniz yolu ise yüzde 4. Denizyolunu artıracağız çünkü afetlerde de deniz yolu kullanılacak. Metro hattını ilk 5 yılda 650 kilometreye çıkarmak istiyoruz. TÜYAP’tan başlayıp Söğütlüçeşme’ye giden bir hat açacağız 2018’de yanan bozulan toplu ulaşım hatırlıyor musunuz? Otobüslerin bakımını yapmazsanız olur. Halk Otobüsleri’nin paraları ödenmiyor. Araç sahibinin yapacak parası yok, bakım ücretlerinin paralarını ödemiyorlar. Vatandaşımız metroya, metrobüse bindiğinde gurur duyacak. Bakımları kendi yandaşlarına ihale etmişler. Kırklareli Belediye Başkan adayı diyor ki; ‘ben aday oldum, beni aradılar, bana ‘çekil’ dediler. İBB’nin kadrosunu rant görüyorlar. Bu bakış açısıyla baktığında burayı yönetemezsin. Biz o işi en iyi kim yapar, onu göreve getiririz. Ben 5 yıl bakanlık yaptım. Benim Ankara’da bir dayım yok. Sayın Cumhurbaşkanımız takdir etti görev verdi. İlk olarak 650 kilometreye çıkacak hatlar üzerinde çalışacağız. Sabiha Gökçen-Kurtköy bağlantısını yapacağız. İkinci 5 yılda da metro hattını 1004 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. 2034’te metrosuz bir ilçe kalmayacak. İstanbullular araçlarını yakın bir yere park edecek ve metroyla huzurlu bir yolculuk yapacaklar. Verilen vaatler yapılmadı. Hatta sorduklarında hatırlamıyorlar. Birileri söylemiş, ‘bu vaatleri ver, çekil kenara’ demişler. Piyon. Bırakın yeniden aday olmasını, başarısızlığından dolayı istifa etmeli. Böyle bir şey olsa ben sokağa çıkamam. Nerde Murat duysa Murat Kurum zannediyor. Ben onun korkulu rüyası oldum. Telaşlı, ne yapacağını bilmiyor. Daha Murat Kurum ismini çok duyacak. Bilgisiz, ilgisiz. Belediye ve İstanbul ile ilgisiz.”

“İstanbul’un iki yakasına 122 kilometre tünel yapılacak”

Trafik ve toplu taşımadaki sorunların çözümü için projelerinin hazır olduğunu yineleyen Murat Kurum; tünel, kavşak, yan yol düzenlemeleri, motosiklet ve bisiklet yollarıyla deniz ulaşımı konusundaki vizyonunu anlattı. Kurum, “Deniz ulaşımını 2 katına çıkartmak istiyoruz. Arabalı vapur seferleri koyacağız. Beykoz’dan, İstinye’den vatandaşlarımız Yenikapı’ya ulaşabilecek. Deniz ulaşımını her alanda kullanacağız. Zarar da etsek deniz ulaşımını iki katına çıkartmak istiyoruz. Sirkeci, harem bu hatların hepsi ilerleyecek. Aktarmalı seferleri de ücretsiz yapacağız. Mesela otobüsle Kabataş’a geldiniz ve Üsküdar’a deniz yoluyla geçeceksiniz. Bu aktarma ücretsiz olacak. 88’i Avrupa ve 34’ü Anadolu Yakası’nda olmak üzere 122 kilometre tünel yapacağız. 5 senede bırakın tüneli, olana beton döktüler. Kilyos’tan tünele giren vatandaşımız Büyükçekmece’ye kadar gidebilecek. 800 bin yolcu metrobüse biniyorsa, alternatif yol bulsa kullanabilir. Hem ‘araç sayısı ve nüfus artacak’ diyorsunuz hem de ‘yatırım yapmayayım izleyim’. Olur mu öyle şey? Burada sadece 40 bin araç olarak hesap yapılmamalı. Çayırbaşı’ndan giren bir vatandaşımız Bayrampaşa’ya kadar kesintisiz gidebilecek. Göztepe’den giren, Bostancı sahilden çıkacak. Silivri’ye metrobüs gidecek. Kuyumcukent’in orası sabah akşam kilit. 21’inci Yüzyılda vatandaşımıza bu hizmetleri sunmamız lazım. İstanbul’un parası bunlara yeter. Böyle bir derdiniz yoksa tabii ki yapamazsınız. D-100’ün yükünü almak için yan yol ve Bostancı sahile gitmek için tünel yapacağız. Motosiklet ve bisiklet yolları yapılacak. Net sıfır emisyon hedefimiz var. İstanbul’da bunu 2040’ta yakalamak istiyoruz. Bisikleti herkesin kullanabileceği şekilde güvenli yolları vatandaşımıza sunmak istiyoruz. İstanbul’daki trafik yükünün yüzde 25’i ağır vasıta. Bunları lojistik merkezlerle şehrin kuzeyine alacağız. Kuzey Marmara Otoyolu ve iki otogarla birlikte orayı kullanacaklar. Tırlar şehrin içine girmeden lojistik köyler üzerinden hizmet verecek. Bunlar 5 yıl içinde yapılacak.” dedi.

Murat Kurum, taksi sorununa özel bir başlık açtı. “İstanbul’un taksisi marka olacak” vaadini yineleyen Kurum, konuşmasına, “6 ay, 1 yıl içerisinde bu sorunu ortadan kaldırmak istiyoruz. Dijital bir uygulamadan yönetmek istiyoruz. Ödül-ceza uygulaması olacak. ‘Bizİstanbul’ uygulaması üzerinden hizmeti aldıktan sonra puan verebileceksiniz. Vatandaşımızın bir eksik gördüğünü bize bildirecek. UKOME’de alacağımız kararla birlikte gerekirse o taksici men edilecek. Önüne gelen taksicilik yapamayacak. O işi yapacak kardeşimiz gerekli eğitimleri alacak, ondan sonra taksisini sürecek. Verdiği hizmetten dolayı şikayetler devam ediyorsa cezasını ödeyecek. Taksicilerimizin de talepleri var. Mesela bir taksicimizi hunharca katlettiler. İstanbul’daki trafiğin işleyişiyle ilgili iradeyi ortaya koyduktan sonra herkes kurallara uyacak” ifadelerini kullandı.

“30 önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor”

CHP’li İBB Başkanı’nın 2019’daki vaatleri sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ demesini eleştiren Murat Kurum, “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor.” diye konuştu.

Murat Kurum, kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının önemini vurgulamak için, “Yapmamız gereken harıl harıl çalışmaktır. Ben insanların ‘evlerimizi dönüştürün’ çığlığını duyuyorum. Vatandaşımızla el ele vereceğiz ve yarısını biz karşılayarak dönüştüreceğiz. Abdi İpekçi Spor Salonu’nu yapacağız ama İBB engelliyor. Esas engelleyen onlar ama bizi suçluyorlar. 11 ilde yaşadığımız depremlerde yıkılan yapıların yüzde 98’i 1999 yılı öncesinde yapılmış. Özel sektör ile birlikte hareket edeceğiz. İstanbul’da olası afeti yönetmek için tek elden bir iş yapmamız lazım. Hastane yollarımız güvenli olmalı. Tsunamiye hazırlıklı olmalıyız. 39 ilçeye tam donanımlı geçici yaşam alanları oluşturmalıyız. Gerekirse denizden su arıtmalıyız. Olayı sadece beton olarak göremeyiz. İnsanlar hizmet bekliyor. Yatırım yapmazsak ne yapacağız?” ifadelerini kullandı.

Murat Kurum, mevcut İBB Yönetimininse bu aciliyetin farkında olmadığını söyledi. Kurum, şöyle konuştu: “Sosyal yardımlarla, günü geçirme işlerle ne kadar yürüyebiliriz? Devlet yönetmediler ve bilmiyorlar. 31 Mart’ta, vatandaşın huzurunu düşünenlerle kendi geleceğini düşünenler arasında bir karar vereceğiz. Evim depremde yıkıldıktan sonra param olsa ne olur? Ben afet bölgesine gittim, orada bir yakınını kaybetmek nasıl bir duygu biliyor musunuz? 5 yıllık süreçte yarı zamanlı iş yapan Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için İstanbul’un kaynaklarını harcadı.”

“Deprem bölgesinde selfi çektirip geri döndüler, konut yaptıklarını görmedim”

İBB yönetiminin deprem gerçeğini ciddiye almadığını ifade eden Murat Kurum; İBB yöneticilerinin İzmir depremi sonrasında ve asrın felaketinde 11 ilde sergiledikleri tavra dikkat çekti. Kurum, “İzmir’de depremle ilgili konut yaptıklarına şahit olmadım. İBB’nin ne İzmir’de ne de 11 ilde konut dönüştürdüğünü görmedim. 5 yıllık süreçte yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan ve İstanbul’la ilgilenmeyen Belediye Başkanı 81 ile gidip Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için mitingler yaptı, kongreler yaptı ve buralara İstanbul’un kaynaklarını aktardı. Bunu milletimiz de biliyor. Bunun dışında depremzede aileler için herhangi bir yatırım yaptıklarını görmedim. Poz verdiler, selfi çektiler, baretleri takıp ‘biz bu işleri yapıyoruz’ dediler ve döndüler. Bir devlet adabı olmayan ve devlet terbiyesi almamış olan bir Başkan’dan bahsediyoruz. Bakanlara, Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözlerle gündeme geldi. Hep gündem değiştirme çabası gördük. Biz ‘Sadece İstanbul’ diyerek, İstanbul’un sorunları ile uğraşacağız. O kendisini bir bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapıyor, bir bakıyorsunuz Genel Başkan yapıyor. Yanında kimse yok. Kendi arkadaşları İstanbul’un kaynaklarının çarçur edildiğini söylüyor. İstanbul’u rant gördüklerini söylüyor. Bunları biz söylemiyoruz.” diye konuştu.

“CHP-DEM ittifakını milletimiz görüyor”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, “Ekrem İmamoğlu ile DEM’in net bir iş birliği var mı?” sorusuna da cevap verdi. “Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar” diyen Kurum, açıklamalarını şu sözlerle devam ettirdi: “Milletimiz ne olduğunu görüyor. Uzlaşı yaptıklarını kendileri de ifade ediyor. Nasıl bir anlaşma yaptıklarını net bir şekilde anlatmıyorlar. Ne olduğunu söylemiyorlar. Bu iki parti kendi arasında iş birliği yaptığını zaten kendileri de itiraf ediyor. Bakıyorsunuz Esenyurt’ta farklı adaylar DEM Parti’ye alan açıyor. Daha önce Başak Demirtaş aday oldu, sonra Kandil’den talimat geldi ve geri çekildi. Başka bir aday çıkardılar. Belediye Meclisi’ni dağıttılar. Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar. İstanbul’un sorununu böyle çözemezler. Biz Cumhur İttifakı olarak icatlarımızı yapamaya devam edeceğiz. Bu şehir Fatih Sultan Mehmed’in emaneti ve biz bu emanete sahip çıkacağız. İstanbul’un 571 yıllık onurunu ayağa kaldıracağız. Biz bu şehrin emanetçisi olacağız. Onlar hangi ittifakla o emanete sahip çıkıyorlar sormak lazım. Milletimiz de bunların durumunu biliyor. Onların aklı karıştı. Hiç İstanbul konuşmuyorlar, eserleri yok, hepsi boş.”

“Maviyi ve yeşili koruyacağız, Haliç’i eski haline getireceğiz”

Murat Kurum, geç saatlere kadar çalıştığı ve erken kalktığı için 4-5 saat uyuduğunu söyledi. Kurum, “31 Mart’ta öyle bir zafer kazanacağız ki tüm İstanbul sevinecek. Vatandaşlarımız ehliyetten yana oyunu kullanacak. Sevgi her geçen gün artıyor. İnsanlarımızın yanında ve kardeşi olacağız. Gece 2-3’lere kadar işlerimiz sürüyor, sabah 9-10 gibi kalkıyoruz. Bu 4-5 saati de verimli uyuduğumu düşünmüyorum. Gece 4-5 saat uyuyorum.” dedi.

İstanbul’un mavisinin ve yeşilinin korunacağının altını çizen Kurum, “Kadınlarımız üretsin istiyoruz. Ev kadınlarımız bize oy veriyor diye ayrıştırılıyor. Kadınların istihdamı için uğraşacağız. 100 bin kadınımıza ve 100 bin gencimize 100 bin TL sermaye desteği vereceğiz. İSMEK ile yeni atölyeler kuracağız. İstanbul sokaklarına huzuru ve güveni inşa edeceğiz. Burada yaşamanın güvende olduğu bir İstanbul için çalışacağız. Maviyi ve yeşili koruyacağız. Haliç’i eski haline getireceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor-2/feed/ 0
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er: Malatya’nın çarşısı 1 yılda ayağa kalkacak https://www.haber60.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-malatyanin-carsisi-1-yilda-ayaga-kalkacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-malatyanin-carsisi-1-yilda-ayaga-kalkacak/#respond Sat, 16 Mar 2024 00:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19428 AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, ziyaret ettiği esnafların taleplerini dinlerken Malatya’nın çarşısını 1 yılda ayağa kaldırılacağını söyledi.

31 Mart seçimlerine 2 hafta kalırken seçim çalışmalarına hız veren AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, Büyükşehir Belediye yanında kurulan geçici ticaret merkezini ziyaret ederek esnaflarla bir araya geldi. İşyerlerini tek tek dolaşarak esnafların taleplerini dinleyen Sami Er, göreve gelir gelmez çarşının biran önce ayağa kaldırılması için çalışmalara ağırlık vereceklerini belirtti.

Esnaflar, Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er’in Malatya’yı kısa sürede ayağa kaldıracağına inandıklarını söylerken, Sami Er ise bu süreçte vatandaşların da desteği ile Malatya’da depremin tüm izlerini 2 yıl gibi bir sürede tamamen ortadan kaldıracaklarını ifade etti.

Malatya’nın 6 Şubat’ta büyük bir afetle karşı karşıya kaldığını ve en fazla konut ve işyerinin yıkıldığı 2’inci il olduğunu hatırlatan Sami Er, özellikle TOKİ ve Emlak Konut’taki tecrübesi ile şehrin yeniden imarı ve inşası noktasında ellerinden gelen tüm gayretleri göstereceklerini söyledi. 70 bine yakın hak sahibinin konut ve işyerlerini teslim edene kadar ekibiyle birlikte durmadan çalışacaklarını ifade eden Er, bunun yanı sıra fazla konut üretimi ile kiracılar ve dar gelirli vatandaşlarında konut sorunlarının çözüleceğini dile getirdi. Çarşı merkezinin şuanda Emlak Konut tarafından yaptırıldığını ve çalışmaların hızla devam ettiğini ifade eden Er, 1 yıl içerisinde burasının tamamlanacağını ve çarşının ayağa kalkması ile vatandaşların moral ve motivasyonlarının da düzeleceğine inandığını söyledi. Göreve gelir gelmez depremin izlerini silmek için tüm ekibiyle birlikte yoğun bir mesai harcayacaklarının altını çizen Er, özellikle deprem sonrası başka şehirlere giden insan göçünün de tekrar geri getirilmesi adına gayret göstereceklerini söyledi.

Merkezi hükümetin yatırım ve projeleri ile Malatya’nın deprem öncesi eski gücüne kısa sürede kavuşacağını ifade eden Sami Er, Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilyurt ve Battalgazi Belediyeleri olarak her zaman uyum içerisinde çalışacaklarını aktararak şehrin imar sorunlarını kısa sürede çözüme kavuşturacaklarını dile getirdi.

Şuanda belirlenen rezerv alanlarında projelerin hazırlandığını ve inşaatların başlayacağını ifade eden AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, bu süreçte vatandaşlarında desteğinin önemli olduğunu söyledi. Şehrin biran önce ayağa kaldırılması adına rezerv alanları ile ilgili hukuki engellere takılmadan biran önce inşaatlara başlanılması gerektiğini ifade eden Sami Er, hedeflerinin 2 yıl içerisinde şehirde depremin izlerini tamamen silmek olduğunu söyledi.

Malatya’yı geçmişteki İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği görevi nedeniyle çok iyi bildiğini ifade eden Er, bir taraftan depremin yaralarını sararken bir taraftan da belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde yapacaklarını anlattı. Kamuoyuna geçtiğimiz günlerde açıkladıkları projelerin göreve gelir gelmez hayata geçirilmesi adına gayret göstereceklerini belirten Er, Malatya’yı her yönüyle ileriye taşıyacaklarının sözünü verdi. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-malatyanin-carsisi-1-yilda-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Murat Kurum’dan Ekrem İmamoğlu’na: “30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor” https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19393 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, konuk olduğu TGRT Haber ekranlarındaki Gündem Özel programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019’da verdiği vaatler için ‘hatırlamıyorum’ demesine tepki göstererek, “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, TGRT Haber’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurum, İstanbulluların İBB yönetimi tarafından ilgisiz ve hizmetsiz bırakıldığını söyledi. 31 Mart’taki yerel seçime 16 gün kala anketlerdeki son durumu aktaran Kurum, “Sahadaki heyecan her geçen gün artıyor. Bir coşku seline dönüştü. ‘Şu 17 gün geçse de eserle, hizmetle buluşsak; ehliyetsiz, liyakatsiz yönetimin elinden kurtulsak’ diye bekliyorlar. İnsanlar yoruldu. Çok güzel gidiyor. Anketlerde 8-10 puan önde olduklarını iddia etmişlerdi. Bu aralar yine öyle yapıyorlar. 5 yıldır yaptıkları algı gibi. Anket, sahadır. O kadar büyük coşku var ki, her şeyi anlatıyor. Yerel seçimlerde sahadayız, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sahadaydık. 31 Mart akşamı kazanacağız. Büyük bir coşkuyla Saraçhane’ye yürüyeceğiz. Anketlerde 1,5-2 puan öndeyiz. Bazı araştırmacılar bu farkın seçim günü artacağını söylüyor. Kararsız seçmenin iradesini hizmetten yana kullanacağını belirtiyorlar. Muhalefet ne yapacağını şaşırmış durumda. Katıldıkları programlarında sürekli bizi ağızlarına doluyorlar. Seçim sürecinde bize İstanbul’la ilgili hiçbir şey sormadılar. Hep farklı gündemleri İstanbul’a taşıyorlar. 5 yıldır da böyle ve insanlar; ‘benim sorunlarımı neden konuşmuyorsunuz’ diyor. O yüzden ‘Sadece İstanbul’ dedik” şeklinde konuştu.

“Milletimize ne söz verdiysem tuttum, vaatlerim için ‘hatırlamıyorum’ demedim”

5 yıllık bakanlık döneminde 81 ile hizmet götürdüğünü belirten Kurum, afetzedelere verdiği tüm sözleri tuttuğunu söyledi. İstanbul için hazırladığı projeleri de hayata geçireceğini vurgulayan Kurum, “İstanbul’da yaşamak sorun haline geldi. İstanbul’da vatandaşımız işe giderken, eve giderken çile çekiyor. Deprem korkusu artıyor. Gelecekle ilgili endişeliler, kadınlarımızı ayrıştırarak farklı ifadeler kullanılması. En önemlisi de ilgisizlik. İstanbul’u sevecek, ilgi gösterecek ve İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek birini bekliyorlar. Mesele Murat Kurum değil, İstanbul’un sorunlarının çözülmesi. Bir tarafta 5 yıldır sözlerini tutmayan, vaatlerini gerçekleştirmeyen, sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ diyen, diğer tarafta verdiği sözleri tutan, İstanbul’a 5 yılda 365 milyar TL’lik yatırım yapmış biri var. Bu, köprüden önceki son çıkış. Müdahale etsek bile çözemeyeceğimiz bir yere geleceğiz. 5 yıl İstanbul’a hizmet etmemek çok üzücü. 5 yılın kaybını ortadan kaldıracağız ve vaat ettiğimiz projeleri gerçekleştireceğiz. Ne söz verdiysem o sözleri tuttum. Milletimizle bir araya geldim, acılarına ortak oldum ve orada verdiğim sözleri tuttum. Bana 6 ay sonra vaadimi sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyemem. Öyle bir anlayışım yok. Ne vaat edilmiş ne yapılmış? Bunu görmek gerekir” dedi.

“Bilim insanları ‘dönüşüm yapılmalı’ diyor, onlar çalıştaydan öteye gidemedi”

Murat Kurum, İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlattı ve acilen tedbir alınması gerektiğini belirtti. Bilim insanlarının ‘dönüşüm yapılmalı’ sözlerine vurgu yapan Kurum, “Deprem meselesi bir beka ve milli güvenlik meselesi. İstanbul’da bir deprem gerçeği olduğunu bilim insanlarımız dile getiriyor. Her gün bu depremleri yaşıyoruz. Depreme tedbir almak zorundayız. İstisna tutacağımız bir şey olamaz. Acilen dönüştürülmesi gerçeğini bütün bilim insanlarımız söylüyor. Şu anki İBB yönetiminin danışman hocaları da söylüyor. Çalıştaydan öteye geçilemedi. Bizim konutlarımızı, sanayi tesislerimizi, okulları, hastaneleri, kamu binalarını güçlendirmemiz ve dönüştürmemiz lazım. Olası afetle ilgili altyapıya sahip olmalıyız” diye konuştu.

‘Depreme Dirençli İstanbul’ vizyonunun ayrıntılarını paylaşan Kurum, meseleyi ikiye ayırdıklarını söyledi, ilk olarak da ‘Afet Yönetim Sistemi’ni anlattı. Kurum, “Aynı anda 2 milyon kişiye hizmet verilecek. Toplanma alanları afet esnasında ilk yardım hizmetlerini verecek. Mevcut CHP’li yönetim kendi ikbali adına her adımı atmış ama depremle ilgili bir adım atmamış. 115 bin konut sözü verip 5 bin konut dönüştürmüşler. Deniz ulaşımını kullanacağımız altyapıyı hazırlamak, iskeleler, lojistik merkezler gündemimizde. 1 tane lojistik merkez var şu an. Bu yeterli değil. 39 ilçeye aynı anda hizmet için 6 tane daha lojistik merkez planlıyoruz. Helikopterle pisti sayısı yetersiz. 964 mahalleye mahalle bahçesi yapmak istiyoruz. Aynı zamanda toplanma alanı ve helikopter pisti olsun” dedi.

Kuracakları Afet Farkındalık Akademisi ile İstanbullulara afet bilincini aşılayacaklarını ifade eden Kurum, “Her evde bir afet çantası olsun istiyoruz. Hangi toplanma alanına gidileceği bilinsin ve orada her türlü hizmetin verildiği tesisi inşa etmeliyiz. Hasta bakım merkezleri kuracağız. En son asrın felaketinde 150 bin sağlık çalışanımızla omuz omuza çalıştık. Sağlık çalışanı kendi yakınını, iş arkadaşını kaybetmiş ama enkazın başındaydı. Bu hasta bakım merkezleri hasta yakınlarını misafir edecek ama afet zamanında sağlıkçıları ağırlayacak. 1 yıl içinde İstanbul’a kurmayı hedefliyoruz” diye devam etti.

Depreme hazırlık konusunda yapılacak çalışmaların diğer boyutunun ‘kalıcı çözümler’ bulmak olduğunu belirten Kurum, şöyle devam etti: “Sanayi tesisleri güçlenmeli. Enerji, ekmek, doğalgaz verilmeye devam etmeli. Köprü, altgeçit, kavşak, metrobüs yolları afetlerde acil kullanım alanı olacak. Bütüncül bakış açısıyla İstanbul’da deprem dönüşümünü yapmalıyız. 650 bin acil dönüşmesi gereken konut var. Tek bir riskli yapı kalmayana kadar devam edeceğiz. ‘Unuttum’, ‘hatırlamıyorum’ diyerek bu iş olmaz. Böyle bir gerçek varsa dönüştürmek zorundayız.”

“Onlar hep ‘yapamazsınız’ dedi, biz yaptık ve yine yapacağız”

Murat Kurum, muhalefetin İzmir ve asrın felaketinin yaşandığı iller için verdiği sözleri tutmadığını söyledi. İBB yönetiminin reklama, deprem bütçesinin iki katı kaynak ayırdığına dikkat çeken Kurum, “İzmir CHP tarafından yıllardır yönetiliyor. O zaman da ‘yapamazsınız’ dediler. Oynak bir zemin vardı. Bayraklı’da zemin iyileştirmesi yaptık ve herkes güvenle oturuyor. ‘Biz de yapacağız ve bedava vereceğiz’ dediler ama yapmadılar. Elazığ ve Malatya’da da ‘yapamazsınız’ dediler ama orada da yaptık. Konutlarımız bitti. Milletimize söz verdik ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Kastamonu’daki sellerde oraya gittik ve oradaki konutlarımızı da yaptık. 81 ilde çalışırken İstanbul’da da çalıştık. Tuzla’dan Silivri’ye kadar her yerde eserlerimizi görürsünüz. Esenler, Üsküdar, Gaziosmanpaşa, Kartal’a gittiğinizde dönüşümün nasıl olduğunu görürsünüz. İstenirse her şey yapılır, kaynak bulunur. Asrın felaketi olduğunda yine ‘yapacağız’ dedik ve onlar da ‘yapmazsınız’ dediler. 3 ayda 11 ilde 180 bin konutun yapımını başlattık. Onlar ‘kaynak bulamazsınız’ dediler, 1 ay önce konutların teslimatını yaptık. Onların bakış açısı aynı; ‘yapamazsınız.’ Biz her zaman olduğu gibi yine yapacağız. Deprem bütçesinin iki katını reklam bütçesine ayırmak için, iki günlük konsere 550 milyon TL vermek için, CHP kongresini dizayn etmek için para bulmayı biliyorlar” dedi.

“Madem iş yaptırmadık kasada para olması lazım, o zaman para nerede, borç artmış”

Murat Kurum, İBB yönetiminin ‘projelerimiz engellendi’ açıklamalarına da tepki gösterdi. İBB iştiraklerinin kötü yönetim nedeniyle zarar ettiğini belirten Kurum, “İBB’nin yıllık bütçesi 7 milyar dolar, 5 yılda 35 milyar dolar. Yüzde 70-80’ini yatırıma ayırsanız, bir kısmıyla öz geliri artırsanız, İSPARK, İSKİ, BELTUR nasıl zarar eder? İBB’nin kaynaklarını seçim kampanyalarında harcıyorlar. Ben yine söylüyorum; gelsin yanıma öğreteyim. Sadece belediye bütçesiyle değil ki, kat karşılığı, özel şirketler ve yap-işlet-devret ile yapacağız” ifadelerine yer verdi.

İBB bütçesinin İstanbul’un ihtiyaçları için kullanılmadığını ve doğru yönetilmediğini belirten Kurum, eleştirilerine şöyle devam etti:

“5 yılda 81 ilde eserim var. Onlar kayağa gittiğinde biz Elazığ’da depremzedelerin yanındaydık. İstanbul’un sorunlarıyla ilgili plan ortaya koymazsanız çözemezsiniz. Onların ne dediğinin bizim için bir anlamı yok. Laf yetiştirmeye gelince durmuyorlar. Bakanlara, Sayın Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözler söylemeye gelince varlar. Biz daha önce yaptıklarımızı nasıl yaptıysak yine öyle yapacağız. İstanbul’un kaynakları her şeye yeter. İş insanlarıyla görüştüm; ‘İBB Başkanı bizimle bir toplantı yapmadı’ diyorlar. Tarihe metro tünellerine hafriyat döken başkan, temel atmama töreni yapan başkan olarak geçecek. Şimdi ‘işe başlama töreni’ yapıyorlar. Bakın temel atma değil, ‘işe başlama töreni.’ İller Bankası’ndan CHP’li belediyeler faydalanmış. Sen niye faydalanmadın. Sen önce bir proje geliştir. İller Bankası’nın yetkisi bile yok. Uluslararası fonlar. Gelen projeler değerlendiriliyor, adaletli bir şekilde dağıtılıyor. Oradan alan CHP’li Belediyeler nasıl almış? İzmir, Antalya almış da İstanbul neden alamamış? Sorarsanız ‘engellediler’ diyorlar. Göstersinler neyi engellenmiş. Merkezi bütçeden İBB’ye 2023 yılında 104 milyar lira ödenmiş. Günü gününe ödemeler yapılmış. İBB’nin öz geliri yüzde 30’dan yüzde 8’e düşmüş. Karşımızdaki anlayış o kadar rahat yalan söylüyor ki, yalana kendi de inanıyor. Rahmetli Kadir Ağabey dönemindeki metroları bile ‘biz yaptık’ diyorlar. ‘Engelliyorlar’ dedikleri Ulaştırma Bakanlığı 15 günde 2 tane metro açtı. Çam Sakura’nın yollarını devlet neden yaptı o zaman? Biz bu yolları yapmasaydık İstanbul’daki trafik katbekat daha fazla olurdu. Biz hep sözlerimizi tuttuk. Vaatlerimizi unutmuş değiliz. 22 yıldır biz böyle çalışıyoruz. 11 ildeki depremzede kardeşlerimizi aşağıladılar. Vaatler vermişlerdi, ne oldu? Yapmadılar. Anketlerde ‘Erdoğan kaybediyor’ diyorlardı, milletimiz hizmetten yana kararını verdi. Madem iş yaptırmadık, metro yaptırmadık, kentsel dönüşüm yaptırmadık kasada para olması lazım. Sen borcu artırmışsın ve devletten gelen bütçen de artmış. Para nerede o zaman?”

“Nerede ‘Murat’ duysa Murat Kurum zannediyor, korkulu rüyası oldum”

Murat Kurum, Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı canlı yayında ‘Murat’ ismini duyup, kendi danışmanının adının Murat olduğunu unutup kendisinden bahsedildiğini sanarak tedirgin olduğunu ifade etti. Muhalefetin ne yapacağını şaşırdığını söyleyen Kurum, İBB yönetimine eleştirilerini ve kendi vaatlerini şu şekilde anlattı:

“İzleyerek trafik bitmez. Çalışırsanız trafik çilesi biter. Yıllık 18 milyon turist geliyor. Araç sahipliği artıyor. 2002’den 2019’a gelirken araç artmadı mı, nüfus artmadı mı? Hatta şimdi tersine göç var. Trafik yoğunluğu düşerken, ulaşım süresi düşerken şimdi neden arttı. Bunun bir sebebi var. Devlette devamlılık esastır. Burası hizmet belediyesi. Belediye hizmet eder, başka algıların peşinden koşmaz. 2014’te yolculuk süresi 45 dakika. Bugün ise 64 dakika. Ortalama hız 60 kilometreden 42 kilometreye düştü. Sebebi? Yatırım yok. Toplu ulaşımda yoğunluk yüzde 26 metro, yüzde 72 kara ulaşımında. 2029’daki hedefimiz ise yüzde 37 metro, yüzde 60 karayolu, deniz yolu ise yüzde 4. Denizyolunu artıracağız çünkü afetlerde de deniz yolu kullanılacak. Metro hattını ilk 5 yılda 650 kilometreye çıkarmak istiyoruz. TÜYAP’tan başlayıp Söğütlüçeşme’ye giden bir hat açacağız 2018’de yanan bozulan toplu ulaşım hatırlıyor musunuz? Otobüslerin bakımını yapmazsanız olur. Halk Otobüsleri’nin paraları ödenmiyor. Araç sahibinin yapacak parası yok, bakım ücretlerinin paralarını ödemiyorlar. Vatandaşımız metroya, metrobüse bindiğinde gurur duyacak. Bakımları kendi yandaşlarına ihale etmişler. Kırklareli Belediye Başkan adayı diyor ki; ‘ben aday oldum, beni aradılar, bana ‘çekil’ dediler. İBB’nin kadrosunu rant görüyorlar. Bu bakış açısıyla baktığında burayı yönetemezsin. Biz o işi en iyi kim yapar, onu göreve getiririz. Ben 5 yıl bakanlık yaptım. Benim Ankara’da bir dayım yok. Sayın Cumhurbaşkanımız takdir etti görev verdi. İlk olarak 650 kilometreye çıkacak hatlar üzerinde çalışacağız. Sabiha Gökçen-Kurtköy bağlantısını yapacağız. İkinci 5 yılda da metro hattını 1004 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. 2034’te metrosuz bir ilçe kalmayacak. İstanbullular araçlarını yakın bir yere park edecek ve metroyla huzurlu bir yolculuk yapacaklar. Verilen vaatler yapılmadı. Hatta sorduklarında hatırlamıyorlar. Birileri söylemiş, ‘bu vaatleri ver, çekil kenara’ demişler. Piyon. Bırakın yeniden aday olmasını, başarısızlığından dolayı istifa etmeli. Böyle bir şey olsa ben sokağa çıkamam. Nerede Murat duysa Murat Kurum zannediyor. Ben onun korkulu rüyası oldum. Telaşlı, ne yapacağını bilmiyor. Daha Murat Kurum ismini çok duyacak. Bilgisiz, ilgisiz. Belediye ve İstanbul ile ilgisiz.”

“İstanbul’un iki yakasına 122 kilometre tünel yapılacak”

Trafik ve toplu taşımadaki sorunların çözümü için projelerinin hazır olduğunu yineleyen Murat Kurum; tünel, kavşak, yan yol düzenlemeleri, motosiklet ve bisiklet yollarıyla deniz ulaşımı konusundaki vizyonunu anlattı. Kurum, “Deniz ulaşımını 2 katına çıkartmak istiyoruz. Arabalı vapur seferleri koyacağız. Beykoz’dan, İstinye’den vatandaşlarımız Yenikapı’ya ulaşabilecek. Deniz ulaşımını her alanda kullanacağız. Zarar da etsek deniz ulaşımını iki katına çıkartmak istiyoruz. Sirkeci, Harem bu hatların hepsi ilerleyecek. Aktarmalı seferleri de ücretsiz yapacağız. Mesela otobüsle Kabataş’a geldiniz ve Üsküdar’a deniz yoluyla geçeceksiniz. Bu aktarma ücretsiz olacak. 88’i Avrupa ve 34’ü Anadolu Yakası’nda olmak üzere 122 kilometre tünel yapacağız. 5 senede bırakın tüneli, olana beton döktüler. Kilyos’tan tünele giren vatandaşımız Büyükçekmece’ye kadar gidebilecek. 800 bin yolcu metrobüse biniyorsa, alternatif yol bulsa kullanabilir. Hem ‘araç sayısı ve nüfus artacak’ diyorsunuz hem de ‘yatırım yapmayayım izleyim’. Olur mu öyle şey? Burada sadece 40 bin araç olarak hesap yapılmamalı. Çayırbaşı’ndan giren bir vatandaşımız Bayrampaşa’ya kadar kesintisiz gidebilecek. Göztepe’den giren, Bostancı sahilden çıkacak. Silivri’ye metrobüs gidecek. Kuyumcukent’in orası sabah akşam kilit. 21’inci yüzyılda vatandaşımıza bu hizmetleri sunmamız lazım. İstanbul’un parası bunlara yeter. Böyle bir derdiniz yoksa tabii ki yapamazsınız. D-100’ün yükünü almak için yan yol ve Bostancı sahile gitmek için tünel yapacağız. Motosiklet ve bisiklet yolları yapılacak. Net sıfır emisyon hedefimiz var. İstanbul’da bunu 2040’ta yakalamak istiyoruz. Bisikleti herkesin kullanabileceği şekilde güvenli yolları vatandaşımıza sunmak istiyoruz. İstanbul’daki trafik yükünün yüzde 25’i ağır vasıta. Bunları lojistik merkezlerle şehrin kuzeyine alacağız. Kuzey Marmara Otoyolu ve iki otogarla birlikte orayı kullanacaklar. Tırlar şehrin içine girmeden lojistik köyler üzerinden hizmet verecek. Bunlar 5 yıl içinde yapılacak” dedi.

Murat Kurum, taksi sorununa ise özel bir başlık açtı. “İstanbul’un taksisi marka olacak” vaadini yineleyen Kurum, konuşmasına, “6 ay, 1 yıl içerisinde bu sorunu ortadan kaldırmak istiyoruz. Dijital bir uygulamadan yönetmek istiyoruz. Ödül-ceza uygulaması olacak. ‘Bizİstanbul’ uygulaması üzerinden hizmeti aldıktan sonra puan verebileceksiniz. Vatandaşımız bir eksik gördüğünü bize bildirecek. UKOME’de alacağımız kararla birlikte gerekirse o taksici men edilecek. Önüne gelen taksicilik yapamayacak. O işi yapacak kardeşimiz gerekli eğitimleri alacak, ondan sonra taksisini sürecek. Verdiği hizmetten dolayı şikayetler devam ediyorsa cezasını ödeyecek. Taksicilerimizin de talepleri var. Mesela bir taksicimizi hunharca katlettiler. İstanbul’daki trafiğin işleyişiyle ilgili iradeyi ortaya koyduktan sonra herkes kurallara uyacak” ifadelerini kullandı.

“30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor”

CHP’li İBB Başkanı’nın 2019’daki vaatleri sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ demesini eleştiren Murat Kurum, “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor” diye konuştu.

Murat Kurum, kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının önemini vurgulamak için, “Yapmamız gereken harıl harıl çalışmaktır. Ben insanların ‘evlerimizi dönüştürün’ çığlığını duyuyorum. Vatandaşımızla el ele vereceğiz ve yarısını biz karşılayarak dönüştüreceğiz. Abdi İpekçi Spor Salonu’nu yapacağız ama İBB engelliyor. Esas engelleyen onlar ama bizi suçluyorlar. 11 ilde yaşadığımız depremlerde yıkılan yapıların yüzde 98’i 1999 yılı öncesinde yapılmış. Özel sektör ile birlikte hareket edeceğiz. İstanbul’da olası afeti yönetmek için tek elden bir iş yapmamız lazım. Hastane yollarımız güvenli olmalı. Tsunamiye hazırlıklı olmalıyız. 39 ilçeye tam donanımlı geçici yaşam alanları oluşturmalıyız. Gerekirse denizden su arıtmalıyız. Olayı sadece beton olarak göremeyiz. İnsanlar hizmet bekliyor. Yatırım yapmazsak ne yapacağız” ifadelerini kullandı.

Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin ise bu aciliyetin farkında olmadığını söyledi. Kurum, şöyle konuştu: “Sosyal yardımlarla, günü geçirme işlerle ne kadar yürüyebiliriz? Devlet yönetmediler ve bilmiyorlar. 31 Mart’ta, vatandaşın huzurunu düşünenlerle kendi geleceğini düşünenler arasında bir karar vereceğiz. Evim depremde yıkıldıktan sonra param olsa ne olur? Ben afet bölgesine gittim, orada bir yakınını kaybetmek nasıl bir duygu biliyor musunuz? 5 yıllık süreçte yarı zamanlı iş yapan Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için İstanbul’un kaynaklarını harcadı.”

“Deprem bölgesinde selfie çektirip geri döndüler, konut yaptıklarını görmedim”

İBB yönetiminin deprem gerçeğini ciddiye almadığını ifade eden Murat Kurum; İBB yöneticilerinin İzmir depremi sonrasında ve asrın felaketinde 11 ilde sergiledikleri tavra dikkat çekti. Kurum, “İzmir’de depremle ilgili konut yaptıklarına şahit olmadım. İBB’nin ne İzmir’de ne de 11 ilde konut dönüştürdüğünü görmedim. 5 yıllık süreçte yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan ve İstanbul’la ilgilenmeyen Belediye Başkanı 81 ile gidip Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için mitingler yaptı, kongreler yaptı ve buralara İstanbul’un kaynaklarını aktardı. Bunu milletimiz de biliyor. Bunun dışında depremzede aileler için herhangi bir yatırım yaptıklarını görmedim. Poz verdiler, selfie çektiler, baretleri takıp ‘biz bu işleri yapıyoruz’ dediler ve döndüler. Bir devlet adabı olmayan ve devlet terbiyesi almamış olan bir başkandan bahsediyoruz. Bakanlara, Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözlerle gündeme geldi. Hep gündem değiştirme çabası gördük. Biz ‘Sadece İstanbul’ diyerek, İstanbul’un sorunları ile uğraşacağız. O kendisini bir bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapıyor, bir bakıyorsunuz Genel Başkan yapıyor. Yanında kimse yok. Kendi arkadaşları İstanbul’un kaynaklarının çarçur edildiğini söylüyor. İstanbul’u rant gördüklerini söylüyor. Bunları biz söylemiyoruz” diye konuştu.

“CHP-DEM ittifakını milletimiz görüyor”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, “Ekrem İmamoğlu ile DEM’in net bir iş birliği var mı” sorusuna da cevap verdi. “Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar” diyen Kurum, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Milletimiz ne olduğunu görüyor. Uzlaşı yaptıklarını kendileri de ifade ediyor. Nasıl bir anlaşma yaptıklarını net bir şekilde anlatmıyorlar. Ne olduğunu söylemiyorlar. Bu iki parti kendi arasında iş birliği yaptığını zaten kendileri de itiraf ediyor. Bakıyorsunuz Esenyurt’ta farklı adaylar DEM Parti’ye alan açıyor. Daha önce Başak Demirtaş aday oldu, sonra Kandil’den talimat geldi ve geri çekildi. Başka bir aday çıkardılar. Belediye Meclisi’ni dağıttılar. Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar. İstanbul’un sorununu böyle çözemezler. Biz Cumhur İttifakı olarak icatlarımızı yapamaya devam edeceğiz. Bu şehir Fatih Sultan Mehmed’in emaneti ve biz bu emanete sahip çıkacağız. İstanbul’un 571 yıllık onurunu ayağa kaldıracağız. Biz bu şehrin emanetçisi olacağız. Onlar hangi ittifakla o emanete sahip çıkıyorlar sormak lazım. Milletimiz de bunların durumunu biliyor. Onların aklı karıştı. Hiç İstanbul konuşmuyorlar, eserleri yok, hepsi boş.”

“Maviyi ve yeşili koruyacağız, Haliç’i eski haline getireceğiz”

Murat Kurum, geç saatlere kadar çalıştığı ve erken kalktığı için 4-5 saat uyuduğunu söyledi. Kurum, “31 Mart’ta öyle bir zafer kazanacağız ki tüm İstanbul sevinecek. Vatandaşlarımız ehliyetten yana oyunu kullanacak. Sevgi her geçen gün artıyor. İnsanlarımızın yanında ve kardeşi olacağız. Gece 2-3’lere kadar işlerimiz sürüyor, sabah 9-10 gibi kalkıyoruz. Bu 4-5 saati de verimli uyuduğumu düşünmüyorum. Gece 4-5 saat uyuyorum” dedi.

İstanbul’un mavisinin ve yeşilinin korunacağının altını çizen Kurum, “Kadınlarımız üretsin istiyoruz. Ev kadınlarımız bize oy veriyor diye ayrıştırılıyor. Kadınların istihdamı için uğraşacağız. 100 bin kadınımıza ve 100 bin gencimize 100 bin TL sermaye desteği vereceğiz. İSMEK ile yeni atölyeler kuracağız. İstanbul sokaklarına huzuru ve güveni inşa edeceğiz. Burada yaşamanın güvende olduğu bir İstanbul için çalışacağız. Maviyi ve yeşili koruyacağız. Haliç’i eski haline getireceğiz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-ekrem-imamogluna-30-yil-onceki-kofteyi-hatirliyor-ama-verdigi-sozleri-hatirlamiyor/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’u depreme dirençli hale getireceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-direncli-hale-getirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-direncli-hale-getirecegiz/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19199 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Deprem dönüşümü bu ülkenin beka meselesi, bu şehrin gelecek meselesi, terörle mücadele kadar önemli bir mesele. O yüzden bu konuyu siyaset üstü görerek, siyaset üstü bir bakış açısıyla, anlayışıyla dün Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da nasıl yaptıysak, yine en son asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını nasıl başlattıysak İstanbul’da da aynı anlayışla gece gündüz çalışacağız ve İstanbul’umuzu depreme dirençli hale getireceğiz.” dedi.

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuşan Kurum, sağlık çalışanlarıyla 5 yıllık Bakanlığı döneminde mesai arkadaşlığının olduğunu anımsattı.

Adıyaman merkezli depremlerde sağlık çalışanlarıyla görev yaptıklarını belirten Kurum, “Depremde 150 sağlık çalışanımızla birlikte günlerce, aylarca orada Malatyalı, Elazığlı, Hataylı, Adıyamanlı, Kahramanmaraşlı, Osmaniyeli, Kilisli, Gaziantepli kardeşlerimizin yardımına koştuk. Ben çok iyi biliyorum, hastanelerin zarar gördüğü, sağlık ocaklarının yıkıldığı, orada arkadaşını belki evladını, yakınını kaybeden sağlık çalışanlarımızın hızlı bir şekilde vatandaşımıza o yardım elini uzatmak, o şifayı verebilmek adına acılarını unutup yapmış olduğu çalışmalara şahitlik ettim.” diye konuştu.

Kurum, bakanlığı döneminde 81 ile gittiğini vurgulayarak, “Şimdi İstanbul’a, ‘Sadece İstanbul’ diyerek İstanbul’un sorunlarına, İstanbul’un meselelerine odaklanacak ve burada tüm İstanbullularla birlikte kazanıp, tüm İstanbullularla birlikte çalışacağımız bir anlayışı inşallah 1 Nisan sabahı sergileyeceğiz. Önceliğimiz İstanbul’daki trafik çilesi olacak. Yatırımlarımızla İstanbul ulaşımını çile olmaktan çıkarmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İstanbul’un bir deprem şehri olduğunun altını çizen Kurum, şöyle devam etti:

“Depremle mücadele etmek ve şehrimizi dirençli hale getirmek zorundayız. Önceliğimiz hastanelerimiz, kamu binalarımız, okullarımız, üniversitelerimiz olmak üzere, ardından okullarımızdaki o bilinçle birlikte depremle beraber yaşamayı, vatandaşlarımızın bir küçük evladımızın bile burnu kanamadan aynı anlayışı tüm İstanbul’a yayacağımız farkındalıkla birlikte depremle ilgili dönüşümü de gerçekleştirmek zorundayız. Konutlarımızın yapımı anlamında İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmasın, biz aynı acıları bir daha yaşamayalım istiyoruz. Son bir asırda yaşadığımız 130 bini aşkın canımızı toprağa verdiğimiz acıları bir daha yaşamamak için deprem dönüşümünü gerçekleştirmek durumundayız. Deprem dönüşümü bu ülkenin beka meselesi, bu şehrin gelecek meselesi, terörle mücadele kadar önemli bir mesele. O yüzden bu konuyu siyaset üstü görerek, siyaset üstü bir bakış açısıyla, anlayışıyla dün Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da nasıl yaptıysak, yine en son asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını nasıl başlattıysak İstanbul’da da aynı anlayışla gece gündüz çalışacağız ve İstanbul’umuzu depreme dirençli hale getireceğiz.”

“Kendi geleceğimizi değil, İstanbul’un geleceğini düşüneceğiz”

Bezmialem Vakıf Üniversitesinin büyük bir kısmının bu yıl sonu tamamlanacağını belirten Kurum, “Gençliğimiz, doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız burada çok daha güvenli bir şekilde hastalarımıza bakacak. Deprem esnasında 7 gün 24 saat bu hastanemiz faaliyet gösterecek. Yine hastanelerimizin yakınlarına hasta yakınlarının konaklayacağı 8 tane Hasta Yakını Konaklama Merkezleri’ni inşa edeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tüm masraflarını biz karşılayacağız. Afet esnasında da sağlık çalışanlarımıza hizmet verecek.” diye konuştu.

Hiçbir zaman iftiraların, bahanelerin, dedikoduların arkasına sığınan bir anlayışıyla başkanlık yapmayacağını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:

“Her zaman milletin yanında olan, her zaman zor gününde milletin elini tutan ve millet bizi nerede görmek istiyorsa orada olan anlayışla bu hizmetleri yapacağız. İstanbul ile ilgileneceğiz. Kendi geleceğimizi değil, İstanbul’un geleceğini düşüneceğiz. Hep birlikte İstanbul’un geleceğini inşa edip, ‘Türkiye Yüzyılı’nda parlayan İstanbul’u hep birlikte o güzel yarınlara kavuşturacak adımları atacağımızı buradan ifade ediyor ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-direncli-hale-getirecegiz/feed/ 0
Özhaseki: Kentsel dönüşüm mağdurlarının sorunu artık tahammül edilemez bir boyuta geldi https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-magdurlarinin-sorunu-artik-tahammul-edilemez-bir-boyuta-geldi/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-magdurlarinin-sorunu-artik-tahammul-edilemez-bir-boyuta-geldi/#respond Fri, 15 Mar 2024 03:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19166 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Mamak’ta Araplar Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm mağdurlarına ilişkin, “Şu geldiğimiz noktada artık tahammül edilemez bir boyuta geldi. Senelerdir bu insanlar dışarıdalar. Bizim bir an önce buraya girip bu işleri bitirmemiz lazım.” dedi.

Araplar Mahallesi’nde kentsel dönüşüm mağdurlarıyla buluşan Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, “Asrın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde 680 bin ev, 170 bin iş yeri ve 850 bin bağımsız birimin yıkıldığını anımsattı.

Depremler nedeniyle 104 milyar dolar maddi hasar oluştuğunu bildiren Özhaseki, 53 bin 500 kişinin hayatını kaybettiğini, 14 milyon insanın depremden etkilendiğini dile getirdi.

Özhaseki, 46 bin konutu tespit ettiklerini, ayın 19’unda 30 bin konutu daha hak sahiplerine teslim edeceklerini belirtti.

Bir yandan da olası depremlere hazırlandıklarını, projeler açıkladıklarını aktaran Özhaseki, “Oradaki belediye CHP’liymiş, başka bir şeyliymiş umurumda bile değil. İnsan, bizim insanımız, hepimiziz, aynı yerdeyiz. Biz hizmet edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

6 Şubat’ta meydana gelen depremler sırasında Genel Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En büyük belediyemiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli belediyeleri. Hepsini Hatay’a gönderdim. Başında CHP’li var mı, yok mu diye bakmadım ki. Şimdi altyapısına para ayırdık. En çok parayı yine Hatay’a ayırdık, neden? Çünkü hasar orada çok. Bizim derdimiz hizmet. Onun dışında başka bir derdimiz yok Allah’ın izniyle. Biz hizmet edeceğiz, gece gündüz demeden çalışacağız.”

“Artık tahammül edilemez bir boyuta geldi”

Bakan Özhaseki, Araplar Mahallesi’ndeki sıkıntıyı bildiğini ancak yetki alanında olmadığı için bir şey demediğini dile getirerek, “Şu geldiğimiz nokta da artık tahammül edilemez bir boyuta geldi. Senelerdir bu insanlar dışarıdalar. Bizim bir an önce buraya girip bu işleri bitirmemiz lazım. Deprem bölgesinde yüz binlerce evi yapan iktidar, Mamak’taki 8 bin evi yapamaz mı, bundan kolay ne var. Allah’ın izniyle dünden yaparız biz bu işleri.” diye konuştu.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Özhaseki, bilim insanlarının saydığı 5 riskli ülkeden birinin Türkiye olduğunu, şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı olduğunu söyledi.

Depreme karşı hazırlık yapılması, konutların dirençli hale getirilmesi gerektiğine işaret eden Özhaseki, adeta bir seferberlik ilan ettiklerini ve her yerde kentsel dönüşümün peşinde koştuklarını vurguladı.

“Emeklilere saat sınırlandırması olmadan ulaşımı ücretsiz yapacağız”

Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da yaptığı konuşmada, Keçiören’e yaptıkları hizmetleri anlatarak, diğer bölgelere de sosyal tesis, spor tesisi, kütüphane yapılması gerektiğini söyledi.

31 Mart’ta seçilmesi durumunda Mamak Araplar Mahallesi’nde kentsel dönüşüm mağduriyetini çözeceklerini, hızlıca yeni bir planlama yapacaklarını belirten Altınok, “Burada gördüğüm eksiklikleri yapacağız. 31 Mart’tan sonra emeklilere saat sınırlandırması olmadan ulaşımı ücretsiz yapacağız. İsterseniz otobüse, isterseniz minibüse ya da metroya ücretsiz bineceksiniz, başımızın tacı olan emeklimize 31 Mart’tan sonra Ankara’da ücretsiz olacak. Gelir gelmez elektrikli otobüsleri alacağız, Ankara’da ulaşım ve trafik sorununu bitireceğiz.” diye konuştu.

Altınok, verilen destekleri birçok alanda arttıracaklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Doğal gaz desteğini 3 aydan 4 aya çıkartıyoruz. Su fiyatlarını 31 Mart’tan sonra ilk Belediye Meclisi’nde yüzde 50 indireceğiz. Üniversite öğrencilerimize ulaşım ücretsiz olacak. Mamak’ı hak ettiği hizmetlerle donatacağız. Ankara’mızı bir dünya başkenti yapacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-magdurlarinin-sorunu-artik-tahammul-edilemez-bir-boyuta-geldi/feed/ 0
Deprem Bölgesindeki Öğrencilerden Sınav Ücreti Alınmaması İçin Kanun Teklifi Verildi https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesindeki-ogrencilerden-sinav-ucreti-alinmamasi-icin-kanun-teklifi-verildi/ https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesindeki-ogrencilerden-sinav-ucreti-alinmamasi-icin-kanun-teklifi-verildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 00:09:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18996

TBMM Başkanvekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, deprem bölgesindeki illerde üniversite sınavına girecek öğrencilerden sınav ücreti alınmaması için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. Karaca, “Karaca, “Geçen yıl 345 TL olan YKS oturumuna bu yıl katılmak isteyen adaylar 885 TL; geçen yıl 260 TL’ye yaptıkları başvuruyu bu yıl yapmak isteyen YÖKDİL adayları 490 TL ödemek zorunda kalıyor. Milyonlarca öğrenci artan zamlar ve ekonomik krizin faturası nedeniyle başvuru dahi yapamıyor. Yasa teklifiyle amacımız depremzede adayların yüzde yüzleri çoktan aşan sınav ücreti ödemeden sınava girebilmelerini sağlamak” dedi.

CHP TBMM Başkanvekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 6 Şubat depremlerinden 11 ilde üniversite sınavına girecek öğrencilerden sınav giriş ücreti alınmaması amacıyla TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. Karaca, ÖSYM Hizmetleri Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifinin gerekçesinde şunları dile getirdi:

“MİLYONLAR EVSİZ, GEÇİM ŞARTLARINDAN YOKSUN”

“6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremler neticesinde resmi açıklamalara göre en az 53 bin 537 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 107 bin 213 yurttaşımız ise yaralanmıştır. Depremin ardından kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 3,5 milyon yurttaşımız deprem bölgesini terk etmiş, Uluslararası Göç Örgütü’nün raporuna göre tahminen 2,7 milyon yurttaşımız evsiz kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan rapora göre, depremden etkilenen 11 ilimizde 5 milyon 649 bin 317 konuttan 38 binden fazlası deprem anında yıkılmış, depremin ardından 518 bin 9 konut ise acil yıkılacak ya da ağır hasarlı olarak belirlenmiştir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün tespitlerine göre ise ülkemizde depremler sonucunda 658 bin yurttaşımız geçim olanaklarını kaybetmiştir. Söz verilen konutların yalnızca yüzde 11’i tamamlanmıştır.

Deprem yaşanan illerde eğitim-öğretim hizmetlerinin aksadığı kuşkusuzdur. Ayrılan kaynak tahsislerinin yanında, afet bölgesi kapsamındaki illerde eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinde yaşanan sorunlar devam etmektedir. Deprem bölgesindeki 11 ilde 2022-2023 eğitim öğretim yılında, ilk ve ortaöğretimde 3 milyon 972 bin 75 öğrenci, 209 bin 719 öğretmen, üniversitelerde ise (uzaktan eğitim dahil) 311 bin 614 öğrenci ve 15 bin 249 akademisyen bulunmaktadır. Toplam öğrenci sayısı ise 4 milyon 283 bin 689’dur.

“217 BİN ÖĞRENCİ NAKLEDİLDİ”

Deprem bölgesindeki illerden göç nedeniyle eğitim-öğretim faaliyetleri, göç edilen illerde yürütülmeye devam etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) açıkladığı verilere göre, 217 bin 246 öğrenci başka illere naklini gerçekleştirmiştir. Nakil yaptıran öğrencilerin dağılımı incelendiğinde 71 bin 959 öğrenci ile Hatay ilk sıradadır. Hatay’ı sırasıyla; 52 bin 908 öğrenci ile Kahramanmaraş, 39 bin 987 öğrenciyle Malatya, 22 bin 889 öğrenciyle Adıyaman, 14 bin 719 öğrenciyle Gaziantep izlemektedir. Eğitim Reformu Girişimi’nin raporuna göre deprem bölgesindeki öğrencilerin nakil oldukları iller sıralamasında 29 bin 738 ile Ankara gelmektedir. Ankara’nın ardından 20 bin 149 öğrenci nakli ile Antalya, 20 bin 67 öğrenci ile Mersin ve 16 bin 186 ile İstanbul izlemektedir.

MEB tarafından yayınlanan ‘Deprem Bölgesi İlleri Raporu’ incelendiğinde sınav ücretlerine ilişkin bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin veriler paylaşılmış, deprem bölgesindeki adayların e-sınav randevularının istedikleri yere taşınmasını sağlayacak güncellemeler yapıldığı, e-sınav hizmeti veren sınav salonları açıldığı, sınavlara giren öğrencilere kitap ve okuma desteği verildiği, 8. 12. Sınıf düzeyindeki öğrencilere yönelik destekleme ve yetiştirme kursları açıldığı ifade edilmiş, 18 okulda 982 öğrenciye sınav kaygısının önüne geçilebilmesi için motivasyon seminerleri verildiği ifade edilmiş ancak deprem bölgesindeki illerde sınavlara giren öğrencilerden sınav ücretlerinin alınmamasına yönelik bir düzenleme yer almamıştır.”

“MİLYONLARCA ÖĞRENCİ ARTAN ZAMLAR NEDENİYLE BAŞVURU DAHİ YAPAMIYOR”

Sınav başvuru ücretlerinde yüzde yüzü aşan zamların depremzedeler için ikincil bir mağduriyet yaratmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Karaca, “Geçen yıl 345 TL olan YKS oturumuna bu yıl katılmak isteyen adaylar 885 TL; Geçen yıl 260 TL’ye yaptıkları başvuruyu bu yıl yapmak isteyen YÖKDİL adayları 490 TL ödemek zorunda kalıyor. Milyonlarca öğrenci artan zamlar ve ekonomik krizin faturası nedeniyle başvuru dahi yapamıyor. Bize gelen talepler, özellikle depremzede gençlerin ve ailelerinin eğitime erişim hakkından yoksunluğu anlamına geliyor. Yasa teklifiyle depremzede adayların yüzde yüzleri çoktan aşan sınav ücreti ödemeden sınava girebilmelerini sağlamak. Daha fazla mağduriyet yaşanmaması için merkezi sınavlara başvuruda somut adım atma yönünde tüm karar alıcılara çağrıda bulunuyorum” dedi.

KARACA ÇAĞRIDA BULUNDU

Karaca, afet bölgesi ilan edilen illerde bunun devam ettiği süre boyunca tüm merkezi sınavlarda depremzedelerden başvuru ücreti alınmamasını içeren teklifin TBMM’de kabul edilmesi için tüm siyasi partilere de çağrıda bulundu.

]]> https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesindeki-ogrencilerden-sinav-ucreti-alinmamasi-icin-kanun-teklifi-verildi/feed/ 0 Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı https://www.haber60.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18966 Türk jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli bir şehrin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul’da beklenen depremin büyüklüğünün 7.2 ile 7.6 arasında olabileceğini belirtti.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, TGRT Haber’de Medya Kritik programında muhtemel Marmara depremi ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Naci Görür, “1766 yılında 3 ay arayla fay hatları kırılmış, dolayısıyla İstanbul’da 3 ay arayla 7 ve 7’nin üzerinde iki depremle karşı karşıya kalmıştır. Bu oldukça tehlikeli bir konudur. Fay hatlarının ikisi birden kırılırsa, 7.5 ve 7.6’ya kadar çıkma ihtimali var. Bu tehlike karşılığında 1999 yılından bu yana yapılan araştırmalarda, depremler ve depremlerin neden olabileceği olaylar, İstanbul’un nasıl tepki vereceği, nerelerde çaresiz kalacağı, en fazla kayıpların nasıl olacağı uzun zamandır çalışılıyor. Şahsen benim başkanlığımda, bütün Marmara Bölgesi’nde 8 tane uluslararası gemiyle, Türk gemisi de içlerinde var. Bu çalışmaları yaptık. İstanbul’un neresinin zafiyet içerisinde olacağını, zayıf karnımızın neler olduğunu, hangi bölgeler olduğu biliniyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı umarım ki, kenti depreme hazırlamak için gerekenleri yapacaktır. Bu gerekenlerin arasında da kentin, bileşenleri vardır. Kent depreme rastgele hazırlanmaz. Bugünkü siyasilerin, önemli bir kısmının düşündüğü gibi İstanbul’u depreme hazırlamak deyince, hemen akıllarına yapı stoku geliyor. Yapı stokunun gelmesinin de nedenleri var. İnşaat, güzel binalar yapılıyor. Halk memnun, müteahhit memnun, belediye başkanı memnun. Elbette güzel, kentin yapı stokunu yenilemek deprem için de iyidir. Zararı azaltır. Ama İstanbul’u sade yapı stokuyla depreme hazırlamak mümkün değil. Kentin bütün bileşenlerini, halkı, alt yapıyı, yapı stokunu, ekosistem ve çevreyi, ekonomiyi aynı anda bütünleşik olarak depreme hazırlarsanız, kenti depreme hazırlamış olursunuz” dedi.

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar”

Bir belediye başkan adayının ekibinde ben yer almadığını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Benimle hemen hemen bütün belediye başkanı adayları görüştüler. Muhalefet, ana muhalefet ve iktidar partisinde olanlar da dahil. Kimi danışmanlık, kimi birlikte çalışmayı teklif etti. Ben bir bilim adamıyım. Dolayısıyla siyaset üstü kalma gibi bir zorunluluğum var. Benim sesimin herkese ulaşması lazım. Hangisi olursa olsun her birine, ‘benim bilgime ihtiyaçları varsa tüm bilgilerimi vermeye hazırım’. İstanbul’da da değil farklı şehirlerden de beni çağırıyorlar. Ben Türkiye’nin hemen hemen çoğu yerine gidiyorum. Bir kenti nasıl dirençli yaparız onu anlatıyorum. Zaten çözüm de deprem dirençli kentlere sahip olmak. Sağlam kentler kurmak için uğraşılmalı, vitrin siyaseti yapılmamalı. Bu dönemde başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar. Bu seçimde beni en çok da memnun eden şey bu. Eskiden bu kadar değillerdi. İşin ciddiyetle sürdürülmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyum yok”

Siyasetin bir tarafa bırakılarak deprem çalışmalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyumlu bir çalışma yürütülmüyor. Bütün dünyada İstanbul gibi büyük bir kenti, iki güç bir arada olmak suretiyle hazırlayabilir. Burada artık siyaset, farklı parti, bizden, sizden diye bir şey düşünülmemesi lazım. İnsanlarımızın can güvenliği önemli. Nihayetinde milyonlarca insan yaşıyor. Koca İstanbul’u deprem dirençli şekilde İBB tek başına yapamaz. Hükümette, belediye olmadan yapamaz. Dolayısıyla bu konularda siyaset keşke bir tarafa bırakılabilse ve güç birliği yapılsa. İBB ve merkezi hükümet arasında hiç birlikte hareket etme yok. İBB’nin yaptığı KİPTAŞ var, onun da belirli bir bütçesi var. Ben hep, ‘neden KİPTAŞ ile AFAD birlikte çalışmıyor’ diye düşündüm. Bu halka güven verecektir. Bunu şimdilik göremiyorum ama belediye başkanlarının da işi ciddiye aldığı da bir gerçek. Söylemleri de ortadadır. İmamoğlu, İstanbul’un en büyük sorununun deprem olduğunu sürekli söylüyor. Aynı şekilde Murat Kurum da onları söylüyor. Halkı ikna etmeye çalışıyor. Ben söylemlerde bir sorun görmüyorum. Dedikleri yapılırsa, İstanbul deprem açısından çok şey kazanacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım”

Deprem dirençli kentlere yönelmek gerektiğini söyleyen Görür, “Japonya’da geçtiğimiz günlerde 7.6 büyüklüğünde deprem oldu ve 120 kişi tesadüfen öldü. Biz her depremde 20 bin, 50 bin civarında ölüm veremeyiz. Bu dünyanın yadırgadığı bir durum ve bu bize yakışmıyor. Siyasilerin ‘beka meselesi’ dediği şeyleri anlamıyorum. Esas beka meselesi depremdir. Biz bu asrı nasıl çıkaracağız. Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım. Yapacak her şeyimiz de var. Siyasi bir irade istiyorum. Siyaset üstü davranacak. Yasayı çıkarak, bakanlık bile siyaset üstü olacak. Biz 10 – 15 senede ülkeyi deprem dirençli hale getirebiliriz. Marmara Bölgesi’nde daha çok korkuyorum. Sebebi de, GAYRİ Milli Safi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 60’ını Marmara Bölgesi tedarik ediyor. Bu bölge de ekonominin çarkları, Güneydoğu Bölgesi’ndeki gibi durursa, Türkiye diz üstü çöker. Türkiye’nin bırakın ekonomik bağımsızlığını, siyasi bağımsızlığını bile tartışır duruma geliriz” diye konuştu.

“Tarihte Marmara’da farklı büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak”

Marmara Bölgesi’nde depremin olacağına dair belirtiler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Karadan geçen ayrı ayrı fay hattı yok. Deniz içinden Körfez’den giren ve Tekirdağ’dan çıkan, uzunluğu 160 kilometre olan Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolu var. Deprem tam burada. İstanbul’u karadan büyük ölçüde etkileyecek faylar yok. Kimi depremciler-yer bilimciler fay tartışması yapıyor. Çok merak ediyorsan bilimsel araştırmayı yap kardeşim. Halkın huzuruna çıkıp fayı konuşuyor. Biz bir şey biliyoruz ki, tarihte Marmara’da belli büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak. Olacağına dair belirtiler de var. 1999 depremi oldu ve 1912’de de Şarköy depremi oldu. 1766’dan beri Gölcük ile Şarköy arasında deprem olmadı. Biz buna ‘deprem boşluğu’ deriz. Jeoloji de bir kural var. Bir yerde deprem boşluğu varsa, o boşluk doldurulmak zorundadır. Bu kadar belirginken bu arkadaşların bu konuşmalarını yapmasını anlamıyorum. Biz bir depremi bekliyoruz” dedi.

“Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47”

İstanbul’un uzatmaları oynadığını söyleyen Görür, “6 sene içinde artı-eksi olarak, 10 sene içinde deprem olması bekleniyor. Biz uzatmaları oynuyoruz. Çok fazla bekleyecek durum yok. Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47. Bizim deprem öncesinde ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini konuşmalıyız. İş ‘yat-çök-kapan’dan ibaret değil. Bunun ötesine gitmek lazım. Vatandaş önce oturduğu yer, deprem dirençli mi diye ölçtürecek. Kiminle görüşmesi gerektiğini bilecek. Belediyeler ve bakanlıkta bu hizmeti verecek. Vatandaşlar ve devlet el ele verip bunun üstesinden gelmelidir. Depreme hazır olmanın en önemli bileşeni biri halktır. Bir halkı deprem bilinçli, deprem kültürlü, deprem anlayışlı yapılmadığı sürece kent depreme hazırlanmaz. Belediye başkanları arkasını döndüğü zaman, halk 10 tane kaçak bina yapar. 15 tane de kaçak balkon yapar. 3 tane kat yapar. Filizleri bırakır, yarın kızım evlenecek ona ev yaparım diye düşünür. Seçim geçer, 4. katı da çıkar. Bunu kötülüğünden yapmıyorlar. Bilmiyorlar, anlamıyorlar. Zararın oradan geleceğini düşünmüyor. Şu an İstanbul’da deprem olsa, 11 ilin toplamından daha fazla can ve mal kaybı olur. İstanbul depreminde 50 binden fazla can kaybı olabilir. İleri teknolojik toplumları olanlar bu depremlerde fazla ölüm verenleri geri kalmış olarak görüyor. O toplumda muhakkak bir sorun var diye düşünüyorlar. Bir ölçü de haklı olabilirler. Kendi insanımız, çoluk çocuğumuzu korumamız lazım. Bir kenti deprem bilincinde, kültüründe ve depreme dayanıklı, bütün bileşenleriyle yaparsan, o kent ileriye dönük gelişerek gider. Bu faylar 13 milyon senedir deprem üretiyor ve milyonlarca yıl da üretecek. Bu bitti diyeceğimiz bir olay değil” ifadelerinin kullandı.

“İnsanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin”

Devletin deprem projesi hakkında konuşan Naci Görür, “Celal Şengör, dahilik ve deha arasında düşünce tarzı olan bir bilim insanı. Celal öyle ülkeyi, terk etmez. Zaten isteseydi yurtdışında olabilirdi. Şimdiye kadar giderdi. Zaten ‘İstanbul’dan gideceğim’ derken Çanakkale’den bahsediyor. İstanbul’da nüfus artarsa depremde daha fazla can kaybı olarak geri döner. İstanbul’da 600 bin bina yapacaksanız, 600 bin binayı da yıkacaksın. Yeşil alana dönüştüreceksin. Deprem toplanma alanını dönüştürülmesi lazım. İstanbul’da bina yapmayacaksın, İstanbul’da nüfusu azaltacaksın. Mümkünse insanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin ve destek vereceksin. Sanayiyi İstanbul’dan seyreltip, Anadolu’ya taşıyacaksın. Vatandaş iş, AŞ ve yer bulsa gidecek. Devletin en büyük projesi bu olmalı. Afetle de belli ölçüde mücadele ediyoruz. Vatandaş 30 sene sonrasını düşünemeyebilir ama devlet düşünmelidir” dedi.

İstanbul’da en fazla depremden etkilenecek ilçeler

Türkiye’nin her yeri deprem kuşaklarıyla dolu olduğunu aktaran Prof. Dr. Naci Görür, ” Zamandan bağımsız, gün gelecek bir kalktığımız zaman insanlarımız bununla karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla insanlarımızın korkması değil, bir ayağa kalkması lazım. Bilinçlenmesi gerekiyor. Sahalara gelince, Avrupa Yakası’ndan özellikle kıyıdan 10 kilometre içerisindeki şeritte ve Silivri’ye kadar olan alan, depremde en fazla kayıp veren yerler olacaktır. Anadolu Yakası’nda ise kıyıdan başlayıp ve o 10 kilometrelik kuşak dolgu alanları etkilenecektir. 1999 depremi olduğunda bazı bölgelere gittik ve belediye başkanlarına ‘imar ve iskan vermeyin’ diye yalvardık. Zemin bozuk, sıvılaşma var. Nüfusu arttırmayın dedik. Tuzla ve çevresi, Kartal, Maltepe, Kadıköy’ün denize yakın alanları etkilenebilir. Kuzeye doğru gittikçe fazla bir sorun yok. Şöyle bir genelleme geçerli olabilir. Haritayı gözünüzün önüne koyun, ikinci boğaz köprüsüne paralel sağa sola çizgi çizin. Bu eğrinin güneyindeki alanlar depremden daha fazla etkileneceklerdir. Kuzey’inde yer alanlar ise görece daha az etkilenecektir. 7.2 ile 7.6 arasında deprem olacaktır ve bunlardan etkileneceklerdir. 1999 yılından beri bağırıyoruz, bizi kimse ciddiye almadı. Daha yeni yeni siyasetçiler bizi dinlemeye başladı” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/feed/ 0
Murat Kurum’dan Güngörenlilere müjde Açıklaması https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-gungorenlilere-mujde-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-gungorenlilere-mujde-aciklamasi/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18827 Güngören Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine katılan Cumhur İttifakı İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “CHP’li İBB yönetiminin iptal ettirip yapmadığı Güngören Meydanı Projesi’ni yapacağız. Güngören’imiz güzel bir meydana kavuşacak. Burada gençlerimiz, ailelerimiz yürüyüşlerini yapacak, çocuklar ise parkta oynayacak. Güngören’imiz rahat bir nefes alacak” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Güngören Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine katıldı. Programa Kurum’un yanı sıra Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşması sırasında alkışlarla eşlik etti. Murat Kurum programda vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Güngören’imize tek bir yatırım yapmadılar”

Programda Mevcut İBB yönetimini eleştiren İBB Adayı Murat Kurum, “Maalesef mevcut CHP’li İBB yönetimi son 5 yılda İstanbul’umuzu ihmal etti, görmezden geldi. Güngören’imizin en önemli sorunlarının başında kentsel dönüşüm ve ulaşım problemi geliyor. Güngören’imize tek bir yatırım yapmadılar. Ulaşımda tek bir adım atmadılar. Çünkü bunların Güngören’in geleceği için bir derdi yok. 5 yılda metro ihalesi e çıkmayan dünyada ki tek belediyedir. Bunlar yetmezmiş gibi rahmetli Kadir abi döneminde temelleri atılan metro ihalelerinin temellerini sıfırdan ben yaptım diyerek yalan söylüyor. Emek hırsızlığı, proje hırsızlığı ve icraat hırsızlığı yapıyorlar. Tembel başkanın son 5 yılda yaptığı tek bir metro ihalesi bile yoktur. Açtım dediği 47 kilometrelik metro hattının sadece ve sadece 8 kilometresi bu dönemde yapılmıştır. Daha birkaç gün önce yalanlarını yüzlerine vurduğumuzda hemen elleri ayaklarına dolaştı. Şuan ne yapacaklarını bilmiyorlar. Öyle korktular ki 4 yıl önce hafriyat döktükleri Sancaktepe-Yenidoğan metro hattının önce ismini değiştirdiler. Sonra da sözde yapım çalışmalarına başlama töreni yaptılar. Kardeşlerim buraya dikkatinizi çekiyorum! Bakın temel atma değil, hizmete alma değil, çalışmaya başlama töreni yaptılar. Oraya bile temel atma diyemediler. Çünkü ortada ne temel var, ne metro var. Bunu da seçim korkusuyla yaptıkları iş anlayışı budur. Korkunun artık ecele faydası yok. 4 yıldır aklın neredeydi? 4 yıldır tarihe geçtiğin, hafriyat dökerek tüm dünyaya rezil olduğun yerde şimdi utanmadan sıkılmadan işe başlama töreni yapıyorsun. Sonrada diyorsun ki benim üstüme toz yapışmaz. Sen çamura batmışsın haberin yok. Bu millet sana inanır mı? Bu millet bunların yaptığı rezil belediyeciliğin hesabını sandıkta teker teker soracak” dedi.

“Dert insanı millete hizmetkar eder”

Mevcut İBB yönetiminin İstanbul için bir şey yapmadığından yakınan Kurum, kendi projelerini de şöyle anlattı: “Bunlarla bizim aramızda büyük bir fark var. Bizim bu şehre dair hayallerimiz, hedeflerimiz var. Çünkü biz İstanbul’u kendimize dert eylemişiz. Derdi olmayanlar bizleri anlayamaz. Çünkü dert insanı millete hizmetkar eder. Bunların vatan ve millet sevgisi yok. Vatan ve millet sevdası olmayanlar ne İstanbul’umuzun trafiğine nede deprem dönüşümüne çare bulamazlar. Bakın şu trafiğin hali ortada. İstanbullu kardeşlerimiz günde 65 dakikasını yollarda geçiriyor. Bazen 3-4 saatte evlerine işlerine ulaşamıyorlar. Biz 64 dakika olan ulaşım süresini 39 dakikaya düşüreceğiz. Mevcut 328 kilometre metro hattını ilk 5 yılda 650 kilometreye çıkaracağız. Yeni metro hatlarıyla, 2 yakaya yapacağımız tünellerle, kavşaklarla, otoparklarla, yeni otobüs ve metrobüs hatlarıyla sizleri, İstanbulluları trafik çilesinden, ulaşım probleminden tamamen kurtaracağız”

“Güngören’deki konutlarımızın yapılmaması adına bin 500 dava açtılar”

Deprem dönüşümünün önemine değinen Kurum, İBB yönetimini eleştirerek “1 Nisan’dan sonra ulaşımla birlikte öncelikli olan diğer bir konumuz da deprem dönüşümü olacak. Bu beceriksiz yönetim İstanbul’u depremlere, afetlere hazırlamak için tek bir adım atmadı. Bilakis kentsel dönüşüm namına hiçbir şey yapmadıkları gibi Güngören Genç Osman’da, Tozkoparan’da başlattığımız kentsel dönüşüm çalışmalarına karşı çıktılar. Siyaset üstü bakacağız deyip şantiyede bayrak açarak, vatandaşımızın aklını çelerek eylemleriyle türlü türlü çalışmalar yaptılar. El ele verip yaptığımız konularımızda vatandaşlarımız şuan huzur içerisinde oturuyor. Şişecam’da konutlarımızın anahtarları verilmeye devam ediliyor. Güngören’deki konutlarımızın yapılmaması adına bin 500 dava açtılar. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenli yuvalarda oturmasını istemediler. İstanbullulara, Güngörenlilere konforlu alanlarını layık görmediler. Oysa Türkiye’nin en büyük bütçesiyle 5 yılda İstanbul’a sadece 5 bin konut yapan bir başkanın bırakın makamına gitmeyi, sokağa çıkamaması lazım. Güngören’imiz onları 31 Mart akşamı süresiz tatile gönderecek. Onlar anca reklam yaparlar. Deprem bölgelerine gidip selfie çekip kaçtılar. Biz arazide çalışıp deprem bölgelerinde 3 ayda 180 bin konutun temelini atarız! Söz konusu deprem oldu mu onlar sadece toplanır, çalıştay yapar ve dağılır. Çalıştay yapmaktan öteye gidemediler. Biz planlar uygular ve sonuçlandırırız. İşte aramızdaki fark bu. İstanbul’da, 1 Nisan’da kentsel dönüşüme başlayacağız. Biz 650 bin konutumuzu yapacağız, İstanbullu hemşerilerimizi güvenli yuvalarına kavuşturacağız. 1 Nisan’dan itibaren aklımız, fikrimiz hep İstanbul olacak. İstanbulluların canı da malı da bize emanet olacak. Deprem başta olmak üzere İstanbul’umuzu tüm afetlere karşı koruyacağız. İstanbul’umuzu hep birlikte dirençli hale getireceğiz” şeklinde konuştu.

“Kibri aklının önüne geçmiş algıcı başkan bizim kadınlarımızı ayrıştıracak cümleler kuruyor”

İmamoğlu’nun kadınları ayrıştırmasına tepki gösteren Murat Kurum “Biz kentsel dönüşüm derken, ulaşım derken, millete hizmet için dertlenirken kibri aklının önüne geçmiş algıcı başkan bizim kadınlarımızı ayrıştıracak cümleler kuruyor. Bir bakıyorsunuz önce televizyonda bir hanım spikerimizi azarlıyor. Bir bakıyorsunuz ev kadınlarımızı hakir görüyor. AK Parti’ye oy verdikleri için kadılar sınıfında değerlendirmemek gerekir diye bir tabir kullanıyor. Bugün de bir hanımefendimizi daha mitingde azarlıyor. İşte bu şahsı iyice tanıyın, tüm İstanbullulara anlatın. Kendinden başka hiç kimseyi görmeyen bu kibir kulesine en güzel dersi 31 Mart akşamı kadınlarımız, Güngören’imiz verecek” ifadelerini kullandı.

“CHP’li İBB yönetiminin iptal ettirip yapmadığı Güngören Meydanı projesini yapacağız”

Güngören’de hayata geçireceği projeleri paylaşan Kurum, “Güngören’imizde artık hiç kimse deprem korkusuyla yaşamayacak. Güngören’imizde kentsel dönüşümü başlatacağız. Bizi Güngören’in her mahallesinde deprem dönüşümünü yaparken göreceksiniz. CHP’li İBB yönetiminin iptal ettirip yapmadığı Güngören Meydanı Projesi’ni yapacağız. Güngören’imiz güzel bir meydana kavuşacak. Burada gençlerimiz, ailelerimiz yürüyüşlerini yapacak, çocuklar ise parkta oynayacak. Güngören’imiz rahat bir nefes alacak. Güngören’imizin sanayi alanını düzenleyeceğiz. Burada camisiyle, parkıyla, kafeleriyle, tüm sosyal donatılarıyla herkesin rahat bir nefes alacağı projeyi Güngören’imize kazandıracağız. Güngören’imizde alt gelir seviyesi için sosyal konutlarımızı yapacağız. Hem kira fiyatlarını düşüreceğiz hem de Güngören’e ihtiyacı olan o sosyal konutları kazandıracağız. Böylelikle daha önce ev alamayan hemşerilerimizin ev sahibi olması için çalışacağız. Güngören’imizde artık arabamı nereye park ederim derdini bitiriyoruz. Biz göreve gelir gelmez Güngören’de hem İSPARK ücretlerine yüzde 25 indirim yapacağız hem de İstanbul’a 250 bin araç kapasiteli otoparklar yaparak otopark sorununu tamamen ortadan kaldıracağız. Haznedar’da, Mareşal Çakmak’ta, Güneştepe’de, otoparklarımızı hızlı bir yapacağız. Güngören Köyiçi’mizde trafiğin kitlenmesine neden olan yollarımızı yenileyeceğiz. Köyiçi’ndeki tüm karmaşayı bitireceğiz. Merter transfer merkezimizle burada esnafımıza rahat bir nefes aldıracağız ve meydan projesi yapacağız. Artık Güngören’de saatlerce otobüs bekleme devri bitiyor. İETT seferlerini ihtiyaç duyulan her mahalleye yeniden getireceğiz” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurumdan-gungorenlilere-mujde-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var-2/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var-2/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18728 Bakan Özhaseki: “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var”

“Bilim adamları diyorlar ki, Himayalar’dan Alper’e doğru uzanan çizgi üzerinde 5 tane riskli ülke var. Birisi Türkiye”

“Hatay’a bir evvelki bakanlık döneminde gittim kentsel dönüşüm yapmaya. Şimdi oradaki CHP’li belediye buna mani oldu ve yaptırmadılar”

“Bu birçok ilimizde var. Bunlar için bir tek çare var arkadaşlar. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bir formülü bulunamadı”

KARABÜK – Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu belirterek, “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. Nerede, ne zaman, hangisinin kırılacağını bilme ihtimalimiz yok” dedi.

Bir dizi ziyaret ve program için Karabük’e gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililere seslenen Özhaseki, Bakanlığın çok ağır iş yükü olduğunu, özellikle son dönemlerde bütün dünyanın başına bela olan iklim değişikliği, küresel ısınma gibi ana hedefleri olduğunu belirtti.

Bütün bunlarla birlikte iki tane daha alan açarak gece gündüz demeden iki konunun daha peşinde koştuklarını vurgulayan Özhaseki, “Birincisi malumunuz 6 Şubat depremi ve onun meydan getirmiş olduğu hasarlar. İkincisi de olası depremlerden dolayı özellikle ülkemizi başta İstanbul olmak üzere, İzmir olmak üzere birçok depreme maruz kalabilecek şehirlerimizi depreme hazırlama meselesi de bizim bakanlığımızın ana iştikal konuları arasında yer alıyor” dedi.

“Şunu bir kere ifade edelim: Türkiye bir deprem ülkesidir” diyen Özhaseki, “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. Nerede, ne zaman, hangisinin kırılacağını bilme ihtimalimiz yok. Bilim adamları diyorlar ki, Himayalar’dan Alper’e doğru uzanan çizgi üzerinde 5 tane riskli ülke var. Birisi Türkiye. Son 100 yıl içerisinde denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli yıkıcı deprem sayısı tam 230 bin. Ölen insanlarımızın sayısı 130 bin. Zararlarımız milyarlarca dolar hatta yüz milyarlarca dolar” diye konuştu.

“300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor”

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremin çok büyük hasarlar meydana getirdiğini açıklayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“680 bin kadar konutumuz yıkıldı. 170 bin kadar da iş yerimiz yerle bir oldu. Tek katlı müştemilatlar da yerle bir oldu. Yani bağımsız birim olarak söyleyeceğiz olursak 850 bin bağımsız birim. Deprem tam 18 ilimizi etkiledi. 14 milyon insanımız da bundan zarar gördü. Maddi hasar 104 milyar dolar. İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere onun talimatlarıyla bütün bakan arkadaşlarımız deprem bölgelerine giderler. Valilerimiz, kaymakamlarımız, AFAD görevlileri hep deprem bölgesinde oradaki enkazın kaldırılması, arama kurtarma faaliyetleri gibi çalışmalar. Sonra çadır vesaire gibi geçici barınma alanlarıyla müthiş bir gayret içerisine girdik.Ben de o dönemde AK Parti Genel Başkan Yardımcısıydım. 810 belediyemiz var. Bütün arkadaşlarımızı arayarak acil işlerini ekiplerinin yapmasını, kendilerinin mutlaka deprem bölgesine giderek yardım etmeleri gerektiği talimatını verdik. Çok şükür o büyük felaket aslında dayanışmasına döndü. Şimdi de zaten 300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor. İnşallah 1-1.5 sene içerisinde bütün hak sahiplerinin, tamamının hakkını vermiş oluruz diye düşünüyorum. 433 tane köyde şu anda çelikten köy evleri yapıyoruz. Binden fazla şantiyemiz var. 110 kişilik orduyla çalışıyoruz orada. Çalışan ekiplerimizin sayısı 110 kişi. 46 bin konut teslim ettik. İnşallah ayın 19’unda 30 bini daha hak sahiplerine dağıtacağız. 76 bin teslim edilmiş olacak. Sonra bir ay sonrasından başlamak her ay 10 bin, 15 bin konutu hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.”

“Evlerimizi depreme dirençli hale getirmek zorundayız”

3 tane ana hat olduğunu, bilim adamlarının binlerce yıl boyunca aynı hatların kırıldığını ifade ettiğini anlatan Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Birisi Van Gölü civarından başlıyor, Erzincan, Niksar, Tosyo, daha sonra Bolu, Abant, Marmara’ya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı. Yani bizim 30-35 kilometre güneyimizden devam eden fay hattı, Kuzey Anadolu Fay Hattı. İkincisi, yine aynı bölgeden başlayarak Akdeniz’e doğru inen, içine Adıyaman’ı, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’ı alan Doğu Anadolu Fay Hattı. Bir de İzmir bölgesi. Bu bölgelerde her an riskli. Şehrimizin de çok emin bir yeri olduğunu söyleyemeyiz. Daha doğrusu Türkiye’de herhangi bir belde ve bölge ‘biz eminiz, bize bir şey olmaz, ne olacak ya?’ diyemez. Yapılaşmış şehirlerimiz var, kadim şehirlerimiz var. Eski, biraz yenilenmesi gereken, depreme dayanıksız olan yerlerimiz var. Bu birçok ilimizde var. Bunlar için bir tek çare var arkadaşlar. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bir formülü bulunamadı. Evlerimizi yenilemek zorundayız. Onları depreme dirençli hale getirmek zorundayız. Bunun içindir ki, büyük bir mücadele veriyoruz. 2012 yılında bir yasa çıkar. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla çıkan bu yasa bugüne kadar 2 milyon 250 bin konut su değiştirir. 425 binde devam ediyor şu anda. Biz bunu yeterli görmedik. İki ay kadar önce Meclis’e yasa getirdik. Kentsel dönüşüm için hem bir başkanlık kurduk hem de aynı zamanda yıllardır bizim önümüzü kesen, davalar açan, muhalefet olduğunu söyleyen ancak her hayırlı işe, her milli meselede olduğu gibi karşı çıkan bir grubun engellemelerini sadece bertaraf edebilmek için ve şimdi işi daha da hızlı yapmak zorundayız.”

“Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık”

Kentsel dönüşümün doğru yapılabilmesi, hızlı yapılabilmesi, bir an önce sonuca ulaşılabilmesi için üç tane ayağı olduğunu anlatan Özhaseki, “Birincisi bakanlık, ikincisi belediye başkanlığı, üçüncü vatandaş tarafı. Eğer bu üç temel ayak bu konuda anlaşır, doğru adım atarsa emin olun önümüzde dağlar durmaz. Çok hızlı bir şekilde biz kentsel dönüşüm yaparız. Ama bunlardan birisi eksik olursa doğrusu yapacak hiçbir şeyimiz kalmıyor. Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık, hangi partili gelirse gelsin yeter ki, kentsel dönüşüm yapsın. Başımızın üstünde yeri var. Para vermeye hazırız. Hazine arazisi vermeye hazırız. TOKİ’miz emrinde. ‘Sonuna kadar beraber çalışalım’ diye de ilan ediyoruz. Buna mani olan insanlar zamanında çok oldu. Ben bazen anlatıyorum Hatay’a bir evvelki bakanlık döneminde gittim kentsel dönüşüm yapmaya. Şimdi oradaki CHP’li belediye buna mani oldu ve yaptırmadılar. Üstelik de Hatay’a kadar gidip işi başlatmak üzere çok da emek vermiştim. Çok kısa bir süre sonra deprem oldu. Emek Aksaray Mahallesi’nde bir tek kardeşimiz dahi yaşamıyor şimdi. Mani olanlar mı bilmiyorum ki vicdanı var mı? Özellikle bunu vurgulamak istiyorum. Biz bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Bakanlık olarak hazırız arkadaşlar” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci ayağın belediye ayağı olduğunu aktaran Akhaseki, “Belediye olmazsa olmaz. Belediye kendi mahallelerini daha iyi bilir. Hangi mahallede kentsel dönüşüm yapılması icap ediyor? Onu daha iyi bilir. Bunu belediyelerimizin hazırlaması lazım. Oradaki hazırlıkları yaptıktan sonra bakanlığa gelip müracaat edip ‘gelin beraberce bu işi yapalım demesi lazım’ Ama bizim tembel belediye başkanları suçu atmak için şöyle yapıyorlar. ‘Efendim bakanlık gelsin bu işleri yapsın’ Tamam zaten onun için oradayız da 252 kişilik kadromuz var. On binden fazla mahalle var diyoruz ki, ‘250 kişiye şu on bin tane mahalleye gelin dönüştürün hadi’ Sizin binlerce elemanınız var. Kendi mahallenizi daha iyi biliyorsunuz. Oy istemeye gelince istiyorsunuz insanlardan. Büyük vaatlerde bulunmaya uydurmaya gelince uyduruyorsunuz bir sürü lafları. Arka arkasından sıralıyorsunuz. Gidin o mahallelerde bir çalışın insanlarla bir görüşün. Alanı bir hazırlayın. Bizim istediğimiz hale getirin. Biz para vermeye de hazırız. Arazi vermeye de hazırız. TOKİ’yi de gelip yapmaya da hazırız” diye konuştu.

“Engel çıkarıyorlar”

Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Özellikle bizim CHP’li belediyeler. İzmir’deydim geçen gün. ’25 senedir buradasınız, 25 tane binayı dönüştürdünüz mü?’ Cevap yok. Soru var da cevap yok. İstanbul’da Fikirtepe’de kentsel dönüşüm işi ortada kalmış. Bir evvelki bakanlık döneminde gittim çözmeye. Sadece kocaman bir alanda vatandaş çıkmış kiralarda bekliyor yüzlerce emekli vatandaş ama iki odalı briket içinde kimsenin oturmadığı yeri bir hukuk savaşına dönüştürdüler. İdeolojik kafası saplantılı avukat tipler ve senelerce yine kentsel dönüşüme mani oldular. Bir taraftan davalar açıyorlar. Dün Eskişehir’in yüzlerine söyledim onu da. TOKİ olarak konutlara başlayacağız. Dava açıyorlar, okula başlayacağız. Dava açıyorlar. Yerin bırakılması lazım. Engel çıkarıyorlar. Sonra da dönüp devlet neredesin falan filan diyorlar. Peki ben de soruyorum. Belediyeler siz neredesiniz? Binlerce elemanı alıyorsunuz. Orada kendi mahallenizden oy istemeye gelince istiyorsunuz. Ama çöküntü alanlarında niye çalışmıyorsunuz? Değerli arkadaşlar bu işin ikinci ayağında eksiklik olduğu zaman her iş kalır. Üçüncüsü de tabii ki vatandaş. Vatandaş da kentsel dönüşümü isteyecek. Belediye başkanlarını zorlayacak ve orada bir hesap için oturacak görüşecekler. Neticesinde o hesabı bize getirecekler. Biz de gidip orada yardımcı olacağız. Elimizde ne imkan varsa sonuna kadar seferber edeceğiz. Deprem, siyaset üstü bir meseledir. A partisi, B partisi, C partisi olmaz. Yani şimdi AK Parti iktidarda ve ben bakanlığı temsil ediyorum. Sonuna kadar kapının açık olduğunu ifade ediyorum. A’dan Z’ye hangi partili belediye başkanı varsa lütfen mahallelerini çalışsın. Çöküntü alanları belirlesin. Depremde ilk yıkılacak yerleri ortaya koysun. Vatandaşlar görüşsün. Sonra gelsin bize desin ki burada gelin beraber bir çalışma yapalım. Elimizde imkan neyse sonuna kadar seferber etmeye de biz hazırız arkadaşlar. Vatandaşın da anlayışa yaklaşmaz tabii ki esas. Bu üç grup bir araya geldiğinde Allah’ın izniyle önünde kimseler duramaz ve gerekenler yapılır.”

Bakan Özhaseki, Karabaük’teki çalışmalarına da değindiği açıklamasında, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek olacaklarını, herkesin de destek olmasını istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var-2/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18685 Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu belirterek, “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. Nerede, ne zaman, hangisinin kırılacağını bilme ihtimalimiz yok” dedi.

Bir dizi ziyaret ve program için Karabük’e gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililere seslenen Özhaseki, Bakanlığın çok ağır iş yükü olduğunu, özellikle son dönemlerde bütün dünyanın başına bela olan iklim değişikliği, küresel ısınma gibi ana hedefleri olduğunu belirtti.

Bütün bunlarla birlikte iki tane daha alan açarak gece gündüz demeden iki konunun daha peşinde koştuklarını vurgulayan Özhaseki, “Birincisi malumunuz 6 Şubat depremi ve onun meydan getirmiş olduğu hasarlar. İkincisi de olası depremlerden dolayı özellikle ülkemizi başta İstanbul olmak üzere, İzmir olmak üzere birçok depreme maruz kalabilecek şehirlerimizi depreme hazırlama meselesi de bizim bakanlığımızın ana iştikal konuları arasında yer alıyor” dedi.

“Şunu bir kere ifade edelim: Türkiye bir deprem ülkesidir” diyen Özhaseki, “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. Nerede, ne zaman, hangisinin kırılacağını bilme ihtimalimiz yok. Bilim adamları diyorlar ki, Himayalar’dan Alper’e doğru uzanan çizgi üzerinde 5 tane riskli ülke var. Birisi Türkiye. Son 100 yıl içerisinde denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli yıkıcı deprem sayısı tam 230 bin. Ölen insanlarımızın sayısı 130 bin. Zararlarımız milyarlarca dolar hatta yüz milyarlarca dolar” diye konuştu.

“300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor”

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremin çok büyük hasarlar meydana getirdiğini açıklayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“680 bin kadar konutumuz yıkıldı. 170 bin kadar da iş yerimiz yerle bir oldu. Tek katlı müştemilatlar da yerle bir oldu. Yani bağımsız birim olarak söyleyeceğiz olursak 850 bin bağımsız birim. Deprem tam 18 ilimizi etkiledi. 14 milyon insanımız da bundan zarar gördü. Maddi hasar 104 milyar dolar. İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere onun talimatlarıyla bütün bakan arkadaşlarımız deprem bölgelerine giderler. Valilerimiz, kaymakamlarımız, AFAD görevlileri hep deprem bölgesinde oradaki enkazın kaldırılması, arama kurtarma faaliyetleri gibi çalışmalar. Sonra çadır vesaire gibi geçici barınma alanlarıyla müthiş bir gayret içerisine girdik. Ben de o dönemde AK Parti Genel Başkan Yardımcısıydım. 810 belediyemiz var. Bütün arkadaşlarımızı arayarak acil işlerini ekiplerinin yapmasını, kendilerinin mutlaka deprem bölgesine giderek yardım etmeleri gerektiği talimatını verdik. Çok şükür o büyük felaket aslında dayanışmasına döndü. Şimdi de zaten 300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor. İnşallah 1-1.5 sene içerisinde bütün hak sahiplerinin, tamamının hakkını vermiş oluruz diye düşünüyorum. 433 tane köyde şu anda çelikten köy evleri yapıyoruz. Binden fazla şantiyemiz var. 110 kişilik orduyla çalışıyoruz orada. Çalışan ekiplerimizin sayısı 110 kişi. 46 bin konut teslim ettik. İnşallah ayın 19’unda 30 bini daha hak sahiplerine dağıtacağız. 76 bin teslim edilmiş olacak. Sonra bir ay sonrasından başlamak her ay 10 bin, 15 bin konutu hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.”

“Evlerimizi depreme dirençli hale getirmek zorundayız”

3 tane ana hat olduğunu, bilim adamlarının binlerce yıl boyunca aynı hatların kırıldığını ifade ettiğini anlatan Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Birisi Van Gölü civarından başlıyor, Erzincan, Niksar, Tosyo, daha sonra Bolu, Abant, Marmara’ya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı. Yani bizim 30-35 kilometre güneyimizden devam eden fay hattı, Kuzey Anadolu Fay Hattı. İkincisi, yine aynı bölgeden başlayarak Akdeniz’e doğru inen, içine Adıyaman’ı, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’ı alan Doğu Anadolu Fay Hattı. Bir de İzmir bölgesi. Bu bölgelerde her an riskli. Şehrimizin de çok emin bir yeri olduğunu söyleyemeyiz. Daha doğrusu Türkiye’de herhangi bir belde ve bölge ‘biz eminiz, bize bir şey olmaz, ne olacak ya?’ diyemez. Yapılaşmış şehirlerimiz var, kadim şehirlerimiz var. Eski, biraz yenilenmesi gereken, depreme dayanıksız olan yerlerimiz var. Bu birçok ilimizde var. Bunlar için bir tek çare var arkadaşlar. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bir formülü bulunamadı. Evlerimizi yenilemek zorundayız. Onları depreme dirençli hale getirmek zorundayız. Bunun içindir ki, büyük bir mücadele veriyoruz. 2012 yılında bir yasa çıkar. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla çıkan bu yasa bugüne kadar 2 milyon 250 bin konut su değiştirir. 425 binde devam ediyor şu anda. Biz bunu yeterli görmedik. İki ay kadar önce Meclis’e yasa getirdik. Kentsel dönüşüm için hem bir başkanlık kurduk hem de aynı zamanda yıllardır bizim önümüzü kesen, davalar açan, muhalefet olduğunu söyleyen ancak her hayırlı işe, her milli meselede olduğu gibi karşı çıkan bir grubun engellemelerini sadece bertaraf edebilmek için ve şimdi işi daha da hızlı yapmak zorundayız.”

“Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık”

Kentsel dönüşümün doğru yapılabilmesi, hızlı yapılabilmesi, bir an önce sonuca ulaşılabilmesi için üç tane ayağı olduğunu anlatan Özhaseki, “Birincisi bakanlık, ikincisi belediye başkanlığı, üçüncü vatandaş tarafı. Eğer bu üç temel ayak bu konuda anlaşır, doğru adım atarsa emin olun önümüzde dağlar durmaz. Çok hızlı bir şekilde biz kentsel dönüşüm yaparız. Ama bunlardan birisi eksik olursa doğrusu yapacak hiçbir şeyimiz kalmıyor. Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık, hangi partili gelirse gelsin yeter ki, kentsel dönüşüm yapsın. Başımızın üstünde yeri var. Para vermeye hazırız. Hazine arazisi vermeye hazırız. TOKİ’miz emrinde. ‘Sonuna kadar beraber çalışalım’ diye de ilan ediyoruz. Buna mani olan insanlar zamanında çok oldu. Ben bazen anlatıyorum Hatay’a bir evvelki bakanlık döneminde gittim kentsel dönüşüm yapmaya. Şimdi oradaki CHP’li belediye buna mani oldu ve yaptırmadılar. Üstelik de Hatay’a kadar gidip işi başlatmak üzere çok da emek vermiştim. Çok kısa bir süre sonra deprem oldu. Emek Aksaray Mahallesi’nde bir tek kardeşimiz dahi yaşamıyor şimdi. Mani olanlar mı bilmiyorum ki vicdanı var mı? Özellikle bunu vurgulamak istiyorum. Biz bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Bakanlık olarak hazırız arkadaşlar” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci ayağın belediye ayağı olduğunu aktaran Özhaseki, “Belediye olmazsa olmaz. Belediye kendi mahallelerini daha iyi bilir. Hangi mahallede kentsel dönüşüm yapılması icap ediyor? Onu daha iyi bilir. Bunu belediyelerimizin hazırlaması lazım. Oradaki hazırlıkları yaptıktan sonra bakanlığa gelip müracaat edip ‘gelin beraberce bu işi yapalım demesi lazım’ Ama bizim tembel belediye başkanları suçu atmak için şöyle yapıyorlar. ‘Efendim bakanlık gelsin bu işleri yapsın’ Tamam zaten onun için oradayız da 252 kişilik kadromuz var. On binden fazla mahalle var diyoruz ki, ‘250 kişiye şu on bin tane mahalleye gelin dönüştürün hadi’ Sizin binlerce elemanınız var. Kendi mahallenizi daha iyi biliyorsunuz. Oy istemeye gelince istiyorsunuz insanlardan. Büyük vaatlerde bulunmaya uydurmaya gelince uyduruyorsunuz bir sürü lafları. Arka arkasından sıralıyorsunuz. Gidin o mahallelerde bir çalışın insanlarla bir görüşün. Alanı bir hazırlayın. Bizim istediğimiz hale getirin. Biz para vermeye de hazırız. Arazi vermeye de hazırız. TOKİ’yi de gelip yapmaya da hazırız” diye konuştu.

“Engel çıkarıyorlar”

Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Özellikle bizim CHP’li belediyeler. İzmir’deydim geçen gün. ’25 senedir buradasınız, 25 tane binayı dönüştürdünüz mü?’ Cevap yok. Soru var da cevap yok. İstanbul’da Fikirtepe’de kentsel dönüşüm işi ortada kalmış. Bir evvelki bakanlık döneminde gittim çözmeye. Sadece kocaman bir alanda vatandaş çıkmış kiralarda bekliyor yüzlerce emekli vatandaş ama iki odalı briket içinde kimsenin oturmadığı yeri bir hukuk savaşına dönüştürdüler. İdeolojik kafası saplantılı avukat tipler ve senelerce yine kentsel dönüşüme mani oldular. Bir taraftan davalar açıyorlar. Dün Eskişehir’in yüzlerine söyledim onu da. TOKİ olarak konutlara başlayacağız. Dava açıyorlar, okula başlayacağız. Dava açıyorlar. Yerin bırakılması lazım. Engel çıkarıyorlar. Sonra da dönüp devlet neredesin falan filan diyorlar. Peki ben de soruyorum. Belediyeler siz neredesiniz? Binlerce elemanı alıyorsunuz. Orada kendi mahallenizden oy istemeye gelince istiyorsunuz. Ama çöküntü alanlarında niye çalışmıyorsunuz? Değerli arkadaşlar bu işin ikinci ayağında eksiklik olduğu zaman her iş kalır. Üçüncüsü de tabii ki vatandaş. Vatandaş da kentsel dönüşümü isteyecek. Belediye başkanlarını zorlayacak ve orada bir hesap için oturacak görüşecekler. Neticesinde o hesabı bize getirecekler. Biz de gidip orada yardımcı olacağız. Elimizde ne imkan varsa sonuna kadar seferber edeceğiz. Deprem, siyaset üstü bir meseledir. A partisi, B partisi, C partisi olmaz. Yani şimdi AK Parti iktidarda ve ben bakanlığı temsil ediyorum. Sonuna kadar kapının açık olduğunu ifade ediyorum. A’dan Z’ye hangi partili belediye başkanı varsa lütfen mahallelerini çalışsın. Çöküntü alanları belirlesin. Depremde ilk yıkılacak yerleri ortaya koysun. Vatandaşlar görüşsün. Sonra gelsin bize desin ki burada gelin beraber bir çalışma yapalım. Elimizde imkan neyse sonuna kadar seferber etmeye de biz hazırız arkadaşlar. Vatandaşın da anlayışa yaklaşmaz tabii ki esas. Bu üç grup bir araya geldiğinde Allah’ın izniyle önünde kimseler duramaz ve gerekenler yapılır.”

Bakan Özhaseki, Karabük’teki çalışmalarına da değindiği açıklamasında, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek olacaklarını, herkesin de destek olmasını istedi. – KARABÜK

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-su-anda-bile-hareketli-500e-yakin-fay-hatti-var/feed/ 0
Trakya’yı geçmişte sarsan Ganos Fayı deprem riskini diri tutuyor https://www.haber60.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/ https://www.haber60.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 22:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18511 Tekirdağ (Gaziköy) ile Saros Körfezi arasında uzandığı tespit edilen ve en son 1912 yılında aktive olan Ganos Fayı, Trakya için risk oluşturuyor.

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, AA muhabirine Kuzey Anadolu Fay zonunun Marmara Denizi’nin içinden devam ederek Saros Körfezi’ne kadar uzandığını söyledi.

Ganos Fayı’nın 1912’de Tekirdağ Şarköy ilçesi civarında iki büyük depreme neden olduğunu hatırlatan Kaya, depremlerin Trakya’yı olumsuz etkilediğini ifade etti.

Marmara’ya kıyı kesimler ile Saros kıyılarının risk seviyesinin yüksek olduğuna dikkati çeken Kaya, “Özellikle sahil yerleşimlerinde zemini çok iyi araştırıp inşaatları buna göre yapmalıyız. 1912 yılında olan ilk deprem 7,3 büyüklüğünde ve 1 ay kadar sonra olan ikinci deprem de 6,8. Bu büyüklükte depremler hem Marmara hem de Saros kıyılarındaki yerleşim birimlerini tehdit edebilir.” dedi.

Kaya, bölgede meydana gelebilecek bir depremin Trakya’nın güneyini daha çok etkileyeceğine işaret etti.

“Yapıların da depreme dayanıklı olarak tasarlanması bir zorunluluk”

Depreme dirençli yapıların önemine değinen Kaya, şunları kaydetti:

“Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek olası bir depremde Tekirdağ’daki sahil kesimleri ve Saros kıyılarının etkilenmemesi mümkün değil. Bu nedenle deprem güvenli yapılar tasarlarken yapının kurulacağı zemini çok iyi bilmek gerekiyor. Jeoloji ve jeofizik mühendisleri o yere ait zeminin temel parametrelerini belirleyip inşaat mühendislerine verdiği zaman deprem güvenli yapılar ortaya konmuş olur. Tekirdağ ve Edirne’nin sahil kesimlerinde buna çok dikkat etmek gerekiyor.

Özellikle Edirne’de Enez yoğun turist alıyor ve yapıların çoğu 30-40 yıllık. 1999 yılından önce yapıldıkları için son deprem yönetmeliğinin uygulanmadığı yapılar. Bu yapıların tekrar elden geçirilmesi gerekli. Yeni yapıların da deprem güvenli, dayanıklı olarak tasarlanması bir zorunluluk.”

“Deprem öncesi gereken önlemleri almalıyız”

Mimarlar Odası Edirne Şube Başkanı Atilla Ergin de Saros Körfezi’nden fay hattının geçtiğini bu nedenle Enez ve körfezin birinci derece deprem bölgesi olduğunu ifade etti.

Edirne’de kuzeye doğru geldikçe deprem kuşağından uzaklaşıldığını dile getiren Ergin, “Edirne merkez dördüncü derece deprem bölgesinde ama bu demek değildir ki Edirne merkezde de deprem olmayacak. Bu kuşaklar son 100 yılın deprem geçirmesine göre tespit edilip, lanse ediliyor. Her yerde deprem olabilir.” diye konuştu.

Ergin, yönetmeliklere göre depreme karşı önlemler alınarak projelendirmelerin yapıldığını anlattı.

Saros Körfezi’nde evlerin 2 katlı yazlık bahçeli evler olarak planlandığını söyleyen Ergin, “Bu bölgenin depremden çok büyük bir etki alacağını tahmin etmiyorum ancak kesin bir şey de diyemeyiz. AFAD’ın çalışmalarına yardımcı olmalıyız ve AFAD’tan bu konuda destek almalıyız. Deprem öncesi gereken önlemleri almalıyız.” dedi.

“Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz”

Edirne Kent Konseyi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Nihat Çolak ise Ganos Fayı’nın hem Tekirdağ hem de Edirne’nin güneyi açısından risk oluşturduğunun altını çizdi.

Aynı zamanda konseyin İmar ve Kentleşme Çalışma Grubu Başkanı olan Çolak, fay hatlarına yakın olan yerler başta olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

Bölgede meydana gelebilecek bir depremin etkisinin çok geniş alanlarda hissedilebileceği uyarısında bulunan Çolak, “1999 yılında Gölcük’te yaşanan depremde İstanbul Avcılar’da yıkım oldu. Sisam Adası’nda yaşanan deprem İzmir Bayraklı’da yıkıma neden oldu. Ganos Fayı’nda yaşanacak bir depremde de Edirne merkezinin dahi etkilenmeyeceğinin kimse garantisini veremez. Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz.” diye konuştu.

“Tekirdağ merkezi Kuzey Anadolu Fayı’na yakın”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emre Özşahin de Orta Marmara’da kırılacak fayın 7 üzeri deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Tekirdağ’ın deprem olasılığının yüksek olduğunu belirten Özşahin, özellikle Kuzey Anadolu Fay hattına yakın bir konumda bulunmalarının riski artırdığını söyledi.

“Tekirdağ merkezinin Kuzey Anadolu Fayı ile arasında yaklaşık 10 kilometrelik mesafe var” diyen Özşahin, bu mesafenin şehrin deprem etkisi altında kalma olasılığını artırdığını vurguladı.

Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nin içerisinden geçerek Şarköy ilçesinin Gaziköy Mahallesi’nden karaya çıktığını ve fayın 70 kilometre sonra Saros Körfezi’nin altına daldığını belirten Özşahin, bu durumun bölgedeki deprem potansiyelini artırdığını dile getirdi.

Şarköy’de 1912 yılındaki depremi hatırlatan Özşahin, “En fazla etki Şarköy civarında gerçekleşti. Tekirdağ’da bunun etkileri hissedildi. Bundan sonraki depremlerde de Tekirdağ’da ve Şarköy’de veya fay hattına yakın alanlarda hissedeceğiz.” diye konuştu.

-“Depremin etkileri daha fazla hissedilecek”

Geçmişteki depremle birlikte fayda enerjinin boşaldığını ancak sonrasında enerji birikiminin devam ettiğini belirten Özşahin, “Buna bağlı olarak fayda kırılma yaşanabilir. 7 büyüklüğünde olmasa bile daha küçük ölçekli depremler neticesinde bile bu bölgedeki özellikle zemin anlamında veya zemin büyütmesinin yaşanacağı alanlarda, biz bunlara zayıf zeminler diyoruz, zayıf zeminlerin bulunduğu alanlarda depremin etkilerini daha fazla hissedeceğiz.”diye konuştu.

Özşahin, 6 Şubat depremlerinden sonra özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazandığını ve kentsel dönüşümle birlikte daha sağlam ve sağlıklı zeminlere yerleşim alanlarının kurulmasının önem arz ettiğini kaydetti.

Orta Marmara’da kırılacak fay ile 7’nin üzerinde deprem beklendiğini aktaran Özşahin, “200 yılda bir burada büyük depremler yaşanmış. Daha önce 1912’de Şarköy, 1999’da İzmit depremleri oldu. Şu an Orta Marmara’da fayın kırılacağı tahminleri mevcut. Bu kırılma gerçekleştiğinde 7’nin üzerinde bir deprem bekleniyor. Burada fayın nerede kırıldığı değil, Tekirdağ ve civarında nasıl hissedileceği önemli.” ifadelerini kullandı.

“Depreme hazırlıklı olmalıyız”

Tekirdağ İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cafer Çetin de kentin deprem riski bulunan bir kent olduğunu aktardı.

Tekirdağ açıklarında bulunan ve Şarköy ilçesine kadar devam eden fayın olası bir depremde kenti etkileyeceğini ifade eden Çetin, “Depremin ne zaman olacağı bilinmiyor, bekleniyor ama buna hazırlıklı olmalıyız. Tekirdağ’da öncelikle zemin çalışmalarının hızlandırılıp hangi bölgelerde hangi zeminlerin daha kötü olduğunu ve deprem etkisinin daha yoğun hissedileceği alanları belirlemek gerekir. daha sonra bina stoklarına bakmak gerekiyor. Kentteki binaların yüzde 60’ı 1999 öncesi yapılmış binalar.” diye konuştu.

Çetin, sadece bina bazlı değil bölgenin bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Zemin ve yapı stoklarının belirlenmesiyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılması gerektiğine dikkat çeken Çetin, “Belirlenen binaların peyderpey yenilenmesini gerçekleştirmek gerekiyor. Tekirdağ’da eksiğimiz yapı stokudur. Yıkılacak binaların yerine insanların kalacağı binaların olmaması en büyük sorundur. Bu yapılar olmadan deprem riski olan binaların yıkılması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

“Depremde oluşacak riski en aza indirmek çok önemli”

NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Bal da fay hatlarının bulunduğu yerlerde büyük depremlerle karşılaşmaya devam edileceğini dile getirdi.

Bal, şunları kaydetti:

“Deprem sonrası için yapılacak, alınacak önlemler çok önemli. Depremden sonra ulaşım ve enerji hatlarının deprem güvenliğini sağlanması çok önemli. 6 Şubat depremlerinde ulaşım ve enerji hatlarında olumsuzluğun yaşanmaması önemliydi. Şehir merkezlerinde yığılma söz konusu olduğu için merkezlerde aynı durum söz konusu değil.

Kent merkezinde şehirleşme yanlış yönetildiği için şehirlerin içine acil durumlarda müdahale etmek çok zor. Şehrin ana arterleri belirlenmeli ve ana arterlerde deprem anında ulaşılabilecek yollar oluşturulmalı. Öte yandan yapıların yeni nesil güçlendirme teknikleriyle sağlamlaştırılması ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Yapıların durumunun belirlenip yapılacak güçlendirmeyi belirleyerek depremde oluşacak riski en aza indirmek çok önemli.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/feed/ 0
KADEM, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nda Kadın Destek Merkezleri Projesini Anlattı https://www.haber60.com.tr/kadem-birlesmis-milletler-kadinin-statusu-komisyonunda-kadin-destek-merkezleri-projesini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/kadem-birlesmis-milletler-kadinin-statusu-komisyonunda-kadin-destek-merkezleri-projesini-anlatti/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:31:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18464 Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), New York’taki Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 68. Oturumu çerçevesinde Türkevi’nde düzenlediği panelde 2022 yılında hayata geçirilen “Kadın Destek Merkezleri” projesini anlattı.

Kadın ve Demokrasi Vakfı, 11-22 Mart tarihleri arasında New York’ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 68. Oturumu çerçevesinde Türkevi’nde “Bütüncül İyi Olma Hali için Birlikte Yürümek: Kadın Merkezlerinden Alternatif Uygulamalar” başlıklı panel düzenledi. Dünyadaki kadın destek merkezleri ve sığınma evlerinin temsilcilerinin katıldığı panelde, dezavantajlı kadınlara destek veren merkezlerin yanı sıra en iyi uygulama örneklerinden biri olan vakfın “Kadın Destek Merkezleri” anlatıldı. Panelistler iyi uygulama örnekleri üzerinde durdu. Türkevi’nde gerçekleştirilen panel, Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı.

“Merkezlerin amacı kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemek”

Kadın Destek Merkezlerinin 2022 yılında faaliyete geçtiğini ifade eden Gümrükçüoğlu, “Projenin amacı 15-29 yaş arası NEET, yani ‘Not in Education, Employment or Training’, kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemek. NEET kategorisinde yer alan, kendini yalnız hisseden ve desteğe ihtiyaç duyan kadınlar, merkezimize başvurabiliyor. Kadınlar buraya gelerek sorularına cevap bulabiliyor, ihtiyaçları olan her alanda destek isteyebiliyorlar. Merkezlerimizde psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan profesyonel ekiplerimiz var” ifadelerini kullandı.

Merkezin işleyişi hakkında detaylı bilgiler veren Gümrükçüoğlu, sadece İstanbul’daki Kadın Destek Merkezinde 2 bin 517 kadına hizmet verdiklerini söyledi. Konuşmasında 6 Şubat depremine de değinen Gümrükçüoğlu, “Depremin 3. haftasında Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta Kadın Destek Merkezlerimizi açtık. Deprem sonrası ne yapacağını, nereden yardım alacağını bilmeyen kadınlara rehberlik ettik. Kadınlara ve çocuklara kurslar, etkinlikler, eğitimler düzenledik. Deprem bölgesindeki Kadın Destek Merkezleri aracılığıyla psiko-eğitimler ve grup çalışmaları ile 372 kişiye, rehabilitasyon faaliyetleri kapsamında düzenlenen kurslarla 475 kişiye, kadınların istihdamına yönelik eğitimlerle 50 kişiye ulaştık. Toplamda ise deprem bölgesinde açtığımız Kadın Destek Merkezlerimiz ile bir yılda 6 bine yakın kadına hizmet verdik” diye konuştu.

“Amacımız kadınların karşılaştıkları zorlukların parametrelerini ve refah imkanlarını çeşitli örneklerle ele almak”

Moderatörlüğünü vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nursem Keskin Aksay’ın yaptığı panelde, kadın destek merkezleri ve iyi uygulamaları anlatmak üzere New Jersey’deki Women’s Rights Information Center adına Lil Corcoran, Faces of Hope adına Jean Fisher, Women Welfare Organisation adına Amna Rumaisa, Malikah adına Rana Abdelhamid ve Türkiye’den vakıf adına Aslıhan Nişancı konuşmacı olarak yer aldı. Nursem Keskin Aksay konuşmasında, “Vakıf olarak bugün düzenlediğimiz programın amacı alternatif kadın destek merkezi modelimizi anlatmak ve kadınların hayatın farklı alanlarında karşılaştıkları zorlukların karmaşık parametrelerini ve bütünsel refah imkanlarını dünyanın dört bir yanından çeşitli örneklerle ele almak” ifadelerini kullandı.

Kadın Destek Merkezi proje danışmanı Doç. Dr. Aslıhan Nişancı ise vakfın kurduğu Kadın Destek Merkezlerinin bütüncül, kapsayıcı ve yenilikçi vaka yönetimi süreçlerini anlatarak, “İstanbul’da ve deprem bölgesinde kadınları desteklemekle kalmıyor, güçlenme süreci boyunca onlara eşlik ederek bu özel yolculuğu kadınlara kolaylaştırıyoruz” dedi.

Vakıf, 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 58. Oturumu ile başlattığı gözlemci katılım sürecini 2015 yılından itibaren etkinlik düzenleyici olarak yürütüyor. Vakıf, bu yılki BM oturumlarına biri Kadın Destek Merkezleri, diğeri ise Gazze’de devam eden soykırım konulu iki etkinlikle katılıyor. – NEW YORK

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadem-birlesmis-milletler-kadinin-statusu-komisyonunda-kadin-destek-merkezleri-projesini-anlatti/feed/ 0
KADEM Kadın Destek Merkezleri BM panelinde tanıtıldı https://www.haber60.com.tr/kadem-kadin-destek-merkezleri-bm-panelinde-tanitildi/ https://www.haber60.com.tr/kadem-kadin-destek-merkezleri-bm-panelinde-tanitildi/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:19:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18460 Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Genel Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) panelinde, kadınların ihtiyaçlarına destek bulabildikleri KADEM Kadın Destek Merkezleri’ni tanıttı.

KADEM’den yapılan açıklamaya göre vakıf, 1-22 Mart’ta New York’ta gerçekleştirilen BM Kadının Statüsü Komisyonu 68. Oturumu kapsamında bir panel düzenledi.

Gümrükçüoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan panele, dünyadaki kadın destek merkezleri ve sığınma evlerinin temsilcileri katıldı.

Moderatörlüğünü KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nursem Keskin Aksay’ın yaptığı panelde, kadın destek merkezleri ve iyi uygulamaları anlatmak üzere New Jersey’deki Women’s Rights Information Center adına Lil Corcoran, Faces of Hope adına Jean Fisher, Women Welfare Organisation adına Amna Rumaisa, Malikah adına Rana Abdelhamid ve Türkiye’den KADEM adına da Doç. Dr. Aslıhan Nişancı konuşmacı olarak yer aldı.

“Deprem bölgesinde bir yılda 6 bine yakın kadına hizmet verdik”

Gümrükçüğlu, kadın destek merkezlerinin 2022 yılında faaliyete geçtiğini hatırlatarak, projeyle, 15-29 yaş arası eğitime ve çalışma hayatına katılamayan kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemeyi amaçladıklarını bildirdi.

Bu kategoride yer alan, kendini yalnız hisseden ve desteğe ihtiyaç duyan kadınların, merkezlerine başvurabildiğini aktaran Gümrükçüoğlu, “Kadınlar, kadın destek merkezleri gelerek sorularına cevap bulabiliyor, ihtiyaçları olan her alanda destek isteyebiliyorlar. Merkezlerimizde psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan profesyonel ekiplerimiz var.” ifadelerini kullandı.

Merkezin işleyişi hakkında detaylı bilgiler veren Gümrükçüoğlu, sadece İstanbul’daki Kadın Destek Merkezinde 2517 kadına hizmet verdiklerine dikkati çekti.

Konuşmasında 6 Şubat depremlerine de değinen Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:

“Depremin 3’üncü haftasında Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta kadın destek merkezlerimizi açtık. Deprem sonrası ne yapacağını, nereden yardım alacağını bilmeyen kadınlara rehberlik ettik. Kadınlara ve çocuklara kurslar, etkinlikler, eğitimler düzenledik. Deprem bölgesindeki kadın destek merkezleri aracılığıyla psiko-eğitimler ve grup çalışmaları ile 372 kişiye, rehabilitasyon faaliyetleri kapsamında düzenlenen kurslarla 475 kişiye, kadınların istihdamına yönelik eğitimlerle 50 kişiye ulaştık. Deprem bölgesinde açtığımız merkezlerimizle bir yılda 6 bine yakın kadına hizmet verdik.”

Keskin ve Nişancı’nın konuşmaları

Nursem Keskin Aksay da alternatif kadın destek merkezi modellerini anlatma, kadınların karşılaştıkları zorlukların karmaşık parametrelerini ve bütünsel refah olanaklarını dünyanın dört bir yanından çeşitli örneklerle ele almayı amaçladıklarını bildirdi.

Kadın Destek Merkezi proje danışmanı Aslıhan Nişancı ise KADEM’in kurduğu Kadın Destek Merkezleri’nin vaka yönetimi süreçlerini anlattı. Nişancı, “İstanbul’da ve deprem bölgesinde kadınları desteklemekle kalmıyor, güçlenme süreci boyunca onlara eşlik ederek bu özel yolculuğu kadınlara kolaylaştırıyoruz.” ifadesini kullandı.

Panel ve paralel etkinlik

Dezavantajlı kadınlara destek veren merkezlerin yanı sıra en iyi uygulama örneklerinden biri olan KADEM kadın destek merkezlerinin anlatıldığı panelde, diğer panelistler de iyi uygulama örnekleri üzerinde durdu.

KADEM’in kadınların çok yönlü güçlendirilmesini amaçlayan projelerinden “Kadın Destek Merkezi” modelinin, NGO CSW/NY bünyesinde anlatıldığı “Bütüncül İyi Olma Hali için Birlikte Yürümek: Kadın Merkezlerinden Alternatif Uygulamalar (Walking Together for Holistic Wellbeing: Alternative Practices from Women’s Centers)” başlıklı paralel etkinlik ise Türkevi’nde gerçekleşti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadem-kadin-destek-merkezleri-bm-panelinde-tanitildi/feed/ 0
Özhaseki: Depremden etkilenen illerdeki inşaat faaliyetleri hızla devam ediyor https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremden-etkilenen-illerdeki-insaat-faaliyetleri-hizla-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremden-etkilenen-illerdeki-insaat-faaliyetleri-hizla-devam-ediyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18390 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerden etkilenen illerdeki inşaat faaliyetlerine ilişkin, “Şehirlerin merkezine başladık. Merkezlere açılan ana caddelere başladık. 200 binden fazla inşaat şu anda hızla devam ediyor. Allah nasip ederse hak sahiplerinin büyük bir çoğunluğunun, neredeyse tamamının haklarını gelecek sene ortalarına kadar tamamlarız ve bizler bitiririz.” dedi.

Özhaseki, Eskişehir’de bir otelde düzenlenen “İnşaat ve Sanayi Sektöründeki İş İnsanları ile İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, şehirlerin eğitimden ulaşıma, trafikten sağlığa birçok disiplini iç içe barındırdığını söyledi.

Şehirlerin içinde bir taraftan üretim, sanayi, ticaret diğer taraftan da kültür, sanat, estetik ve mimari olduğunu kaydeden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehircilikle ilgili kabul görmüş 1-2 prensipten bahsedecek olursak, birincisi şehirler canlı organizmalar. Şehirleri taşla topraktan ibaret, binaların bir araya geldiği yapılar olarak görmek haddinden fazla sakıncalı olur. Canlı organizmalar, yaşıyorlar. Üstlerine titremek icap ediyor. Bakım istiyor, ihtimam istiyor. Aynı insanoğlu gibi o da doğuyor, büyüyor. Eğer iyi beslenirse gelişiyor, değilse vücut biraz hastalıklı hale geliyor. Mutlaka o bakımı, ihtimamı zamanında doğru şekilde yapmak icap ediyor. İkincisi, ülkeler arasında bir rekabet elbette var ama şehirler arasında da müthiş bir rekabet var. Kıt kaynaklardan maksimum pay alabilmek için bütün şehirler adeta kıyasıya bir yarış içerisinde. Eğer siz burada zamanın ruhunu okuyarak devam edebiliyorsanız, şehrinize faydanız oluyor. Değilse o şehir bir müddet sonra yavaş yavaş gerilemeye başlıyor.”

Özhaseki, şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi.

Yerelde valiler, belediye başkanları, siyasiler, sivil toplum örgütlerinin aralarında birlik olup, hedefler belirleyip şehri hedefe doğru hep birlikte omuzlayarak götürüyorlarsa işlerin iyi gideceğini, aksi takdirde başarısız olunacağını vurguladı.

“Tüm imkanlarımızı seferber ettik”

Özhaseki, deprem ve kentsel dönüşüm meselesinin siyaset üstü olduğuna işaret ederek, bu işin basit siyasi polemiklerle geçiştirilemeyeceğini anlattı.

Bakanlığının çevreyle ilgili görevlerine değinen Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Avrupa’da birçok ülke çevreyi ayrı bir bakanlık olarak görüyor. İklim değişikliği tarafı var. Onun getirdiği afetlerle zaten hepimiz boğuşup duruyoruz. Bir de şehircilik tarafı var. Üçü de önemli. Ama kendimize iki misyon daha biçtik. Birincisi, 6 Şubat depremlerinden dolayı meydana çıkan hasarları giderebilme meselesi, ikincisi de şehirlerimizi daha dirençli hale getirebilme. Başta İstanbul olmak üzere birçok şehrimizde kentsel dönüşümü hızlandırıp evlerimizi, konutlarımızı daha güvenli hale getirebilme meselesi. Bu konuda doğrusu Bakanlığımızın adı üstünde olan iştigal konularının dışındaki bu söylediğim iki konu, emin olun bizim çok zamanımızı alıyor.”

Bakan Özhaseki, 2012 yılında çıkan kentsel dönüşüm yasasıyla 11 sene içinde 2 milyon 250 bin civarında konutun dönüştürüldüğünü aktararak, şu bilgileri verdi:

“Şu anda 425 bin civarında konutta bu kapsamda değiştiriliyor, yenileniyor. Özellikle kötüye kullanıldığı için söylüyorum. Bu kötüye kullanmalarının da önünü kesebilmek amacıyla biz, 2 ay kadar önce Meclisimize getirerek, yüce Meclisin kararıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve ona uygun yasalar çıkardık. İstanbul’da o kadar çok engellerle karşılaştık ki şimdi Tebligat Kanunu var. 6 Şubat depremlerinin ardından yaraları sarabilmek derdiyle tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bir de deprem turistleri vardı, nüfusları milyonlarca. Konuştuğu zaman bütün televizyonlar ağzının içine bakıyor. Arkadaşların hayalleri de ufuklar üstü. Onlar özel jetlerle o bölgeye geldiler. Her geldiklerinde jetlerin içi tamamıyla gazeteciler ve sosyal medya fenomenleriyle dolu. İndiler, 1-2 özel ayarlanmış çadıra gittiler. Selfie’ler çekindiler, bırakıp gittiler. Bunlar da deprem turistiydi, bunu da söylemeliyiz. Onlar da ne yazık ki bu dönemde görmüş olduk.”

Özhaseki, deprem bölgesinde şu anda 1000’den fazla şantiyelerinin olduğunu belirtti.

Depremden etkilenen illerde 4 bin 333 köyde, bazılarında 50, bazılarında 100 deprem konutu yaptıklarını, çelikten evler inşa ettiklerini bildiren Özhaseki, “Şehirlerin merkezine başladık. Merkezlere açılan ana caddelere başladık. 200 binden fazla inşaat şu anda hızla devam ediyor. Allah nasip ederse hak sahiplerinin büyük bir çoğunluğunun neredeyse tamamının haklarını, gelecek sene ortalarına kadar tamamlarız ve bizler bitiririz. Hummalı bir çalışma var. Tam inşaatlarda çalışan bizim ekibimizin sayısı 110 bin kişiden fazla. Allah, Cumhurbaşkanı’mızdan razı olsun. Maliye Bakanı’mız da bu konuda bize asla engel olmuyor ve orada bütün hızımızla biz yapıyoruz bu işleri. 46 bin konutu dağıttık. Bu ayın sonuna kadar da 30 bin konutu daha dağıtacağız.” diye konuştu.

“Yıkıp yapacağız başka çaresi yok bu işin”

Özhaseki, Eskişehir ve İzmir’de belediyeleri 25 senedir yönetenlerin 25 yapıyı dahi dönüştürmediğini dile getirdi.

Bu şehirlerdeki izlenimlerini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

“Önde gözüken kordon ayrı, 500 metre geriye gidin, ilçelerimizden daha geri briketlerden rastgele yapılmış yığılmış ki en önemli deprem bölgelerinden biri de orası. 6 derece şiddetinde deprem olduğunda o binaların neredeyse çoğu yıkılır. Allah korusun. Hiçbirisi umursamıyor bile. Bunu da anladım. Bir de dava açma huyları var bu arkadaşların. TOKİ geliyor, yer tespit ediyor. Hastane yapılacak dava açılıyor. Okul yapılacak dava açılıyor. Konutlar yapılacak dava açılıyor. Ben anlamıyorum ki bu arkadaşların derdini. Dünyanın her yerinde muhalefet var ama hayırlı bir iş olduğunda engel olmaya çalışan bir muhalefet ilk defa Türkiye’de görüyorum. Milli meselelerde hükümete engel olmaya çalışan muhalefeti emin olun ilk defa Türkiye’de görüyorum. Böyle bir gariplik içindeyiz.”

İnşaat sektörünün önünün açık olduğunu vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu dönem sıkıntılı mı? Evet, sıkıntılı. Krediye ulaşamıyoruz. Bazı sıkıntılarımız var. Eyvallah bunlar ama bu durum geçici. Çok kısa süre içinde bunlar geçer. Belki bizim bazı ekonomistler, inşaat sektörüne yan yan bakarlar. Onu biraz tahfif eder. Onu çok ekonomide ciddi bir ortak gibi görmek istemezler ama istesek de istemesek de şu anda gayrisafi milli hasılanın yüzde 6’sını bu sektör oluşturuyor Türkiye’de. 250 kadar sektörü de etkilediği için onları dahil ettiğinizde dilim yüzde 35’e çıkıyor. Bu sektörde çalışan 1,5 milyon da insanımız var. Bir taraftan kentsel yenileme şehirlerimizi depreme karşı dirençli hale getirebilme fikri var hepimizde ki yıkıp yapacağız başka çaresi yok bu işin. Bir taraftan da refahımız artıyor. Artık konutlarımızı, iş yerlerimizi daha lüks, daha modern, daha geniş hale getiriyoruz. Türkiye’de o yüzden inşaat sektörü çok da hızlı bir vaziyette büyüyerek devam edecektir. Bazı günler, yerinde say hareketi de iyidir. Ayakta kalabilme mücadelesi de verilir. Ama ondan sonra uçacak bir sektörün başındayız. Onu herkes bilsin.”

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nebi Hatipoğlu’nun da katılımcılara hitap ettiği programa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, TOKİ Başkanı Ömer Bulut ve diğer ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremden-etkilenen-illerdeki-insaat-faaliyetleri-hizla-devam-ediyor/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Deprem bölgesinde 200 binden fazla inşaat hızla devam ediyor https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesinde-200-binden-fazla-insaat-hizla-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesinde-200-binden-fazla-insaat-hizla-devam-ediyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18384 Eskişehir’de inşaat ve sanayi sektörünün temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Deprem bölgesinde 200 binden fazla inşaat şu anda hızla devam ediyor. Bugüne kadar 46 bin konutu dağıttık. Bu ayın sonuna kadar da 30 bin konutu daha dağıtacağız” dedi.

Bugün sabah saatlerinde Eskişehir’e gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İnşaat ve Sanayi Sektöründeki İş İnsanları ile İftar Programı’na katıldı. İftara yemeğinin ardından konuşan Bakan Özhaseki, deprem bölgesindeki binden fazla şantiyeyle 200 binin üzerinde inşaatın devam ettiğini belirterek, “Bu ayın sonuna kadar 30 bin konutu daha dağıtacağız” dedi.

“Deprem ve kentsel dönüşüm, siyasetin üstündedir”

Başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde kentsel dönüşümün öncelikli olduğunu belirten Bakan Özhaseki, “Deprem ve kentsel dönüşüm meseleleri, gerçekten siyaset üstüdür. Bu işin basit siyasi polemiklerle geçiştirilecek bir tarafı yok. Bizim tabii Bakanlığımızın adı üstünde çevre tarafı var. Avrupa’da birçok ülke çevreye ayrı bir bakanlık olarak görüyor. İklim değişikliği tarafı var. Onun getirdiği afetlerle zaten hepimiz boğuşup duruyoruz. Bir de şehircilik tarafı var. Üçü de önemli. Ama kendimize iki tane daha biz misyon biçtik. Birincisi, 6 Şubat Depremlerinden dolayı meydana çıkan hasarları giderebilme meselesi, ikincisi de şehirlerimizi daha dirençli hale getirebilme. Başta İstanbul olmak üzere birçok şehrimizde kentsel dönüşümü hızlandırıp evlerimizi, konutlarımızı daha güvenli hale getirebilme meselesi. Bu konuda doğrusu Bakanlığımızın adı üstünde olan iştigal konularının dışındaki bu söylediğim iki konu, emin olun bizim çok zamanımızı alıyor” diye konuştu.

“11 sene içerisinde 2 milyon 250 bin civarında konut yenilendi”

2012 yılında çıkarılan kentsel dönüşüm yasası ile 11 yılda 2 milyon 250 bin konutun yenilendiğini, çalışmaların da hızla devam ettiğini belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2012 yılında kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı. O günden bu tarafa yani 11 sene içerisinde 2 milyon 250 bin civarında konut değişti. Şu anda 425 bin civarında konutta bu kapsamda değiştiriliyor, yenileniyor. Özellikle kötüye kullanıldığı için söylüyorum. Bu kötüye kullanmalarının da önünü kesebilmek amacıyla biz, 2 ay kadar önce meclisimize getirerek, yüce meclisin kararıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve ona uygun yasalar çıkardık. İstanbul’da o kadar çok engellerle karşılaştık ki şimdi tebligat kanunu var” dedi.

“Deprem bölgesine özel uçakla gelip, özel ayarlanmış çadırlarda selfie çekinip giden deprem turistleri vardı”

Deprem bölgesine gazeteci ve sosyal medya fenomenleri ile gelip özel olarak ayarlanmış programlar düzenleyen, fotoğraf çekindikten sonra gidenlere ‘Deprem turisti’ diyen Bakan Özhaseki, “Bir de deprem turistleri vardı. Nüfusları milyonlarca. Konuştuğu zaman bütün televizyonları ağzının içine bakıyor. Arkadaşların hayalleri de ufuklar üstü. Onlar özel jetlerle o bölgeye geldiler. Her geldiklerinde jetlerin içi tamamıyla gazeteciler ve sosyal medya fenomenleriyle dolu. İndiler, 1-2 özel ayarlanmış çadıra gittiler. Selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Bunlar da deprem turistiydi, bunu da söylemeliyiz. Onlar da ne yazık ki bu dönemde görmüş olduk” ifadelerini kullandı.

“Şu ana kadar 46 bin konut dağıttık, ay sonuna kadar 30 bin konut daha dağıtacağız”

Deprem bölgesindeki çalışmaların devam ettiğini ve 2025’in ortalarına doğru hak sahiplerinin evlerini teslim etmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Özhaseki, “Deprem bölgesinde şu anda binden fazla şantiyemiz çalışıyor. 4 bin 333 tane köyde, kiminde 50 tane, kiminde 100 tane deprem konutu yapıyoruz. Çelikten evler yapıyoruz. Şehirlerin merkezine başladık. Merkezlere açılan ana caddelere başladık. 200 binden fazla inşaat şu anda hızla devam ediyor. Allah nasip ederse hak sahiplerinin büyük bir çoğunluğunun neredeyse tamamının haklarını, gelecek sene ortalarına kadar tamamlarız ve bizler bitiririz. Hummalı bir çalışma var. Tam inşaatlarda çalışan bizim ekibimizin sayısı 110 bin kişiden fazla. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Maliye Bakanımız da bu konuda bize asla engel olmuyor. ve orada bütün hızımızla biz yapıyoruz bu işleri. 46 bin konutu dağıttık. Bu ayın sonuna kadar da 30 bin konutu daha dağıtacağız” dedi.

“25 senede 25 yapıyı bile değiştirmemişler”

Eskişehir’de ve İzmir’de 25 yıldır yerel yönetimi elinde bulunduranların 25 konutu bile değiştirmediklerini vurgulayan Özhaseki, “Birkaç gün önce İzmir’deydim. 25 senedir oradalar. 25 tane bile yapıyı değiştirmemişler. Önde gözüken kordon ayrı, 500 metre geriye gidin, ilçelerimizden daha geri briketlerden rastgele yapılmış yığılmış ki en önemli deprem bölgelerinden birisi de orası. 6 derece şiddetinde deprem olduğunda o binaların neredeyse çoğu yıkılır. Allah korusun. Hiçbirisi umursamıyor bile. Bunu da anladım. Bir de dava açma huyları var bu arkadaşların. TOKİ geliyor, yer tespit ediyor. Hastane yapılacak dava açılıyor. Okul yapılacak dava açılıyor. Konutlar yapılacak, dava açılıyor. Ben anlamıyorum ki bu arkadaşların derdini. Dünyanın her yerinde muhalefet var ama hayırlı bir iş olduğunda engel olmaya çalışan bir muhalefet ilk defa Türkiye’de görüyorum. Milli meselelerde hükümete engel olmaya çalışan muhalefete emin olun ilk defa Türkiye’de görüyorum. Böyle bir gariplik içerisindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu” dedi.

“Kentsel dönüşümle birlikte inşaat sektörü çok hızlı bir şekilde büyüyerek devam edecektir”

Kentsel dönüşümler ile birlikte 250 kadar sektörü etkileyerek milli hasılanın yüzde 35’ini oluşturan inşaat sektörünün, önümüzdeki dönemde hızla büyüyeceğini belirten Bakan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“Bu dönem sıkıntılı mı? Evet, sıkıntılı. Krediye ulaşamıyoruz. Bazı sıkıntılarımız var. Eyvallah bunlar ama bu durum geçici. Çok kısa süre içerisinde bunlar geçer. Belki bizim bazı ekonomistler, inşaat sektörüne yan yan bakarlar. Onu biraz tahfif eder. Onu çok ekonomide ciddi bir ortak gibi görmek istemezler ama istesek de istemesek de şu anda gayrisafi milli hasılanın yüzde 6’sını bu sektör oluşturuyor Türkiye’de. 250 kadar sektörü de etkilediği için onları dahil ettiğinizde dilim yüzde 35’e çıkıyor. Bu sektörde çalışan 1,5 milyon da insanımız var. Bir taraftan kentsel yenileme şehirlerimizi depreme karşı dirençli hale getirebilme fikri var hepimizde ki yıkıp yapacağız başka çaresi yok bu işin. Bir taraftan da refahımız artıyor. Artık konutlarımızı, iş yerlerimizi daha lüks, daha modern, daha geniş hale getiriyoruz. Türkiye’de o yüzden inşaat sektörü çok da hızlı bir vaziyette büyüyerek devam edecektir. Bazı günler, yerinde say hareketi de iyidir. Ayakta kalabilme mücadelesi de verilir. Ama ondan sonra uçacak bir sektörün başındayız. Onu herkes bilsin.”

İftar programına, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, TOKİ Başkanı Ömer Bulut, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nebi Hatipoğlu, AK Parti Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp, AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hamid Yüzügüllü katıldı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesinde-200-binden-fazla-insaat-hizla-devam-ediyor/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’da 5 yılda yapılmış bir ulaşım yatırımı yok https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-5-yilda-yapilmis-bir-ulasim-yatirimi-yok/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-5-yilda-yapilmis-bir-ulasim-yatirimi-yok/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18374 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’da yaşamak çile haline geldi. Bugün İstanbul’da maalesef şu koca 5 yılda yapılmış bir ulaşım yatırımı yok. Yapılmayı bırakın bizim ihalesini yaptığımız metro hatlarını bile iptal ettiler.” dedi.

Kurum, Bahçelievler Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Erzurumlular ile İftar Sofrası” programında yaptığı konuşmada, bugün Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümü olduğunu, Erzurum’un dadaşlarının bundan 100 yıl önce ülkenin en karanlık, en umutsuz milli günlerinde milli mücadelenin ve umudun meşalesini yaktığını söyledi.

Türkiye’nin 81 iline en güzel hizmetleri götürmenin gayretiyle çalıştıklarını belirten Kurum, “Gece gündüz demedik, zor gününde, her anında hep yanında olduk. Hiçbir zaman bahaneleri ve o bahanelerin arkasına sığınmayı seçmedik. Hiçbir zaman iftiraların, dedikoduların arkasında yer almadık her zaman milletimizle birlikte yol yürüdük.” diye konuştu.

“İstanbul’umuzun 39 ilçesinde kentsel deprem dönüşümü yapmamız gerekiyor”

Kurum, İstanbul’un sorunlarına, problemlerine odaklandıklarını, hiçbir zaman milletin kendilerinden beklentilerini, taleplerini görmezden gelmeyeceklerini dile getirdi.

Yaklaşık 70 gündür İstanbul’a hizmet etmek için hayallerini vatandaşlarla paylaştıklarını aktaran Kurum, “Bugün buraya bile gelmenin eziyet, çile olduğu, birçok misafirimizin maalesef iftara dahi yetişemediği bir durumla karşı karşıyayız. İstanbul’da yaşamak çile haline geldi. Bugün İstanbul’da maalesef şu koca 5 yılda yapılmış bir ulaşım yatırımı yok. Yapılmayı bırakın bizim ihalesini yaptığımız metro hatlarını bile iptal ettiler. O da yetmedi gittiler hafriyat döktüler, bizim tünellerimize beton dökerek tarihe geçtiler. Onlar ne yaparsa yapsın, onlar hangi yalanın peşinden koşarsa koşsun biz milletimizle birlikte yol yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Kurum, İstanbul’da metro hattını 5 yıl içinde 650 kilometreye çıkaracaklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

“İstanbul’da metro gitmeyen tek bir ilçemiz kalmayacak. Vatandaşlarımız nereye, ne zaman gideceğini en iyi şekilde bilecek ve o hizmeti en güzel şekilde alacak. İstanbul’umuz bir deprem şehri. İstanbul’umuzda deprem olacağını, olası depremlerle ilgili de çok büyük kayıplar yaşayacağımızı bilim insanlarımız söylüyor. Bugünden tezi yok İstanbul’umuzun 39 ilçesinde kentsel deprem dönüşümü yapmamız gerekiyor. Biz deprem dönüşümüne ilişkin 650 bin konut yapacağımızı, bunun yarısını büyükşehir belediyesi olarak biz karşılayacağınızı ve tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar İstanbul’da dönüşümle alakalı alınması gereken tüm sorumluluğu alacağımızı ifade ettiğimizde, bu yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan zat, ‘Bunların yapılmasına gerek yok, 650 bin konut İstanbul’da yapılmamalı’ diyor. Bunlar geçtiğimiz 5 yıl içerisinde reklam bütçesini, deprem bütçesinin 2 katı olarak harcadılar. Reklama para ayırdılar, reklama zaman ayırdılar, algıya zaman ayırdılar ama bizim deprem dönüşümüne maalesef ne kaynak ne de zaman ayırdılar.”

Kurum, 31 Mart’ta İstanbul’un sadece başkanı değil, İstanbulluların kardeşi, evladı, yoldaşı olmaya talip olduklarını vurgulayarak, “Ben inanıyorum ki, ‘Birlikte rahmet vardır’ hadisinin müjdesine kavuşacak ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’ta İstanbul’umuzu hep birlikte yeniden ayağa kaldıracağız, İstanbul’umuzu sizlere layık bir şehir haline getireceğiz.” dedi.

Programa, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ile bazı milletvekilleri de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-5-yilda-yapilmis-bir-ulasim-yatirimi-yok/feed/ 0
Isparta’da Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Başlıyor https://www.haber60.com.tr/ispartada-kentsel-donusum-calismalari-basliyor/ https://www.haber60.com.tr/ispartada-kentsel-donusum-calismalari-basliyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 22:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18244 Anadolu ve Modernevler Mahallelerinin sakinleriyle mitingde buluşan Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurulduğunu, kentsel dönüşüm çalışmalarında bakanlık tarafından Türkiye’de 5 pilot ilden birisinin Isparta olarak belirlendiğini ifade ederek, kentsel dönüşüm çalışmalarının Anadolu Mahallesi’nden başlayacağını bildirdi.

Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler seçimleri çalışmaları çerçevesinde Anadolu ve Modernevler Mahallesi mitinginde vatandaşlarla buluştu. Meşalelerle büyük bir sevgi seliyle eşi Şadiye Başdeğirmen ile miting alanına gelen Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, yaptıkları çalışmalardan bahsederek, 2024-2029 dönemine ilişkin yapacakları projeleri kalabalığa anlattı.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, bugüne kadar Isparta’ya güzel eserler kazandırdıklarını yeni dönemde de eserler kazandırmaya devam edeceklerini vurguladı. Soğuk havaya rağmen coşkulu kalabalığın kendisine güç ve heyecan verdiğine değinen Başkan Başdeğirmen, “Siyaset bir rekabet ortamı. Ancak para karşılığı yapılan anketlerle algı oluşturulmaya çalışılıyor. En son yayınlanan anketin firması cumhurbaşkanlığı seçimleri için yaptığı anketlerde gerçekleri görememişti. 2019 yerel seçimlerinde bizi yüzde 28-29, rakibimizi yüzde 41 gösterdiler ne oldu, tersi oldu. Bizler bu memleketi layıkıyla yönetebilmek için sizlerden oy istedik. O oylarınızın karşılığında alnımız açık, başımız dik karşınızdayız” ifadelerinde bulundu.

Anadolu Mahallesi’nin eski yapılara sahip olduğunu, bu nedenle yenilenmesi gerektiğini belirten Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, kentsel dönüşüm çalışmalarına Anadolu Mahallesi’nden başlayacaklarını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “6 Şubat depreminden Türkiye olarak tedirgin olduk. Kahramanmaraş depremi ezberleri bozdu. Burası deprem bölgesi, şurası değil gibi bir şey kalmadığını görüyoruz. Kahramanmaraş’ta deprem oluyor 450 kilometre ilerideki Samandağ yerle bir oluyor. Burada olan bir depremin Ankara’yı, Kütahya’da olan bir depremin bizi etkileyebileceğini gördük. Deprem bölgesi olmayan yerlerde de deprem oluyor. Ülke olarak bunun tedbirini almamız lazım. Göreve geldiğimizde 450 noktada zemin etüdü yaptık. Geçen yıl deprem olmadan da kentsel dönüşüm çalışmalarına başlamıştık. Zemin etüdüyle deprem bölgelerini tespit ettik. Sel, heyelan gibi afetlerin gelebileceği yerlerin de tespitlerini yaptık. Bunların önlemlerini alıyoruz. Kentsel dönüşüme Anadolu Mahallesi’nden başlayacağız. Bu mahalle zayıf olduğu için, araştırdılar da Anadolu Mahallesi en zayıf çıktı gibi bir algı oluşmasın. Buranın daha derli, toplu, mahalle bazında yapılacak kentsel dönüşümün bu mahalleye uygun olduğunu düşündük. Onun için bu mahallemizden başlıyoruz” diye konuştu.

“Isparta kentsel dönüşümde 5 pilot ilden bir tanesi”

Başkan Başdeğirmen, 6 Şubat depreminden sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belediyelerde Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurdurmaya başladığını belirterek, bunlardan ilk Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünü Isparta Belediyesinin kurduğunu söyledi. Başdeğirmen, “Ekiplerimizi hazırladık, müdürlüğümüzü kurduk. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki, Isparta’mızdaki konularla yakından ilgileniyor. Türkiye’de kentsel dönüşümle alakalı 5 pilot il seçildi. Bunlardan bir tanesi Isparta. Devlet bu 5 ildeki kentsel dönüşüme öncelik verecek, destek verecek ve eskiyen yapıları yenileyecek. Devletimiz bireysel dönüşüme de büyük destekler veriyor” diyerek kentsel dönüşüm desteklerini anlattı.

Başkan Başdeğirmen, Modernevler Mahallesi’nin uzun yıllardır hasret kaldığı Modernevler Mahallesi Sosyal Tesisi’ni de inşa ettiklerini ve açılışının bugün yapılacağını bildirdi. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ispartada-kentsel-donusum-calismalari-basliyor/feed/ 0
Depremzedeler İşsiz Kalma Korkusu Yaşıyor https://www.haber60.com.tr/depremzedeler-issiz-kalma-korkusu-yasiyor/ https://www.haber60.com.tr/depremzedeler-issiz-kalma-korkusu-yasiyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:51:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18229 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: ÜNAL AYDIN

Deprem bölgelerinde, Toplum Yararına Programı’nda geçici süre ile çalışan depremzedeler, Ankara’ya gelerek seslerini yükseltti. Çalışma süreleri dolduğu için  işsiz kalacaklarına dikkat çeken mağdurlardan Abdülkadir Ateş, “Evimiz, her şeyimiz gitti. 51 yakınım öldü. Hepimiz işsiz kaldık. Biz şimdi TYP’den kadroya girdik. Şafak karalar gibi gün karalıyoruz” derken, Adıyamanlı bir depremzede ise, “Oğlumla beraber 87 kaybım var akrabalarımdan. Ben altı çocuğuma bakamam. Ağır hasarlı evimde kalıyorum. Yıkım kararı bekliyor. Eşim işsiz kaldı. Dükkanımız gitti. Çocuğum öldü. TYP’den bugüne kadar evime ekmek götürebildim. TYP süreci biterse sonrası ne olacak” diyerek endişelerini dile getirdi.

Türkiye İş Kurumu’nun afet, salgın, acil durum, sosyal kriz gibi nedenlerle işsizlerin 6 aylığına istihdam edilmesini sağlayan Toplum Yararına Programı’ndan yararlanan depremzedeler, geçici çalışma süresinin dolmasının ardından işsiz kalma korkusu yaşıyor. 6 aylık çalışma süreleri iki ay daha uzatılan ve bu süreyi de dolduran depremzeleder düzenli bir iş olanağı talep ediyor.

Ankara’ya gelerek seslerini duyurmaya çalışan depremzedeler ANKA haber Ajansı’na konuştu.

Kahramanmaraşlı depremzede İsmail Kazan, 17 Şubat’ta işe başladığını belirterek, “Bir altı ayı doldurduk. Şu an iki ek uzatma verdiler, iki ay sonra yine bitiyor.  Tereddütteyiz yani. Ben depremzedeyim. Hem işten hem evden olduk. TYP biterse açıktayız. Şu an çok zor ama hayata tutunmaya çalışıyoruz” dedi.

“OĞLUMLA BERABER 87 KAYBIM VAR”

Adıyamanlı depremzede ise “Oğlumla beraber 87 kaybım var akrabalarımdan. Cumhurbaşkanım inşallah hepimize verdiği sözü yerine getirecek. Süreklilik olmazsa sonradan çok işsiz kalacağız. Ben altı çocuğuma bakamam. Ağır hasarlı evimde kalıyorum. Yıkım kararı bekliyor. Eşim işsiz kaldı. Dükkanımız gitti. Çocuğum öldü. TYP’den bugüne kadar evime ekmek götürebildim. TYP süreci biterse sonrası ne olacak” diye sordu.

“EVİM GİTTİ, KONTEYNERDE KALIYORUZ”

Adıyaman’dan gelen Abdülkadir Ateş ise, ANKA’ya, “Evimiz, her şeyimiz gitti. 51 yakınım öldü. Hepimiz işsiz kaldık. Biz şimdi TYP’den kadroya girdik. Şafak karalar gibi gün karalıyoruz. Daha önce medikalde çalışıyordum, depremden sonra işsiz kaldım bu işe başladım. Devletin bir kurumunda çalışıyoruz. Asgari ücret alıyoruz. Evim tamamen gitti. Konteynerde 5 kişi kalıyoruz. Göç etmeyi, taşınmayı çok düşündüm. Ama kuşu altın kafese koymuşlar ‘ille de memleketim’ demiş. Yıkık da olsa harabe de olsa kimse kendi mezarını bırakıp gitmez” diye konuştu.

TOPLUM YARARINA PROGRAM (TYP) NEDİR?

Toplum Yararına Programlar; afet, salgın, acil durum dönemlerinde ve diğer mücbir sebeplerde kamu hizmetlerinin desteklenmesi yoluyla özel politika gerektiren gruplar başta olmak üzere işsizlerin çalışma alışkanlık ve disiplininden uzaklaşmalarını engellemek ve bu kişilere geçici gelir desteği sağlamak üzere aktif iş gücü hizmetleri kapsamında İŞKUR ile kamu kurum ve kuruluşları iş birliğinde düzenleniyor. TYP, her bir program için en fazla 6 ay olarak uygulanıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzedeler-issiz-kalma-korkusu-yasiyor/feed/ 0
Marmara Depremi Bölge İllerini Etkileme Potansiyeline Sahip https://www.haber60.com.tr/marmara-depremi-bolge-illerini-etkileme-potansiyeline-sahip/ https://www.haber60.com.tr/marmara-depremi-bolge-illerini-etkileme-potansiyeline-sahip/#respond Tue, 12 Mar 2024 08:33:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18185 Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, olası Marmara depreminde her zaman İstanbul’un gündeme geldiğini ancak depremin bölge illerinin tamamını etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Gökçeoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zarar verme potansiyeline sahip doğa olaylarının, yapılaşma ve planlamadaki yanlışlar, mühendislik prensiplerinin yeterince veya hiç dikkate alınmaması sonucu afete dönüştüğünü vurguladı.

Özellikle depremlerin, afete karşı hazırlıklarını tamamlamayan, yoğun yerleşik nüfus ve ekonomik aktiviteye sahip bölgelerde gerçekleşmesi sonucu kayıp ve zararların arttığına dikkati çeken Gökçeoğlu, nerede hangi doğal tehlikenin gelişebileceğinin farkında olunması gerektiğini söyledi.

Gökçeoğlu, “Bu farkındalığa göre yapacağımız planlamalarla, seçeceğimiz yerleşimlerle, yapacağımız binalarımızla, kamu ve hizmet binalarımızla, demir yolu, kara yolu, otoyol gibi ulaştırma yapılarımızla; bunların altyapı sistemlerini, elektrik, kanalizasyon, su sistemlerini buna göre planlar, projelendirir ve yaparsak hiçbir doğal tehlike bizim için afete dönüşmez. Ufak tefek kayıplarımız olabilir ama afete dönüşmez.” dedi.

Depremin ardından deniz altı heyelanları tsunami etkisi gösterebilir

Karlıova’dan başlayıp Saros Körfezi’ne kadar giden Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun birçok segmentten oluştuğuna değinen Gökçeoğlu, bu segmentlerin neredeyse tamamının son yüzyılda kırıldığını dile getirdi.

Gökçeoğlu, kırılmayan iki segmentten birinin Marmara Denizi, diğerinin Bingöl-Erzincan arasındaki Yedisu segmenti olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla bu ikisi üzerinde bilimsel olarak da teknik olarak da deprem beklentisi var. Depremin, Marmara Denizi’nde daha yakın zamanda olması muhtemel çünkü 1999 depreminden 3 ay sonra Düzce Depremi gerçekleşti. Oradaki segment de kırıldı. 1912’de Saros Depremi var. 1912 ile 1999 depremleri arasındaki bölge şu anda depreme hazır biçimde bekliyor. Halk arasındaki deyimle artık eli kulağında bekliyoruz. Kimilerine göre bu iki parçada kırılır 7’yi bulmaz, kimilerine göre tek parçada kırılır 7,4’e ulaşır.”

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’nde sismik çalışmalardan yola çıkılarak elde edilen verilerin olduğunu ancak deniz dibini karadaki kadar net göremediklerine değinerek, “Bu deprem ister 6,9 ister 7,2 olsun öyle ya da böyle İstanbul’u, Kocaeli’yi, Yalova’yı, Bursa’yı, Bandırma’yı hatta Tekirdağ’ı ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip. Yani Marmara Bölgesi’ne hep ‘İstanbul İstanbul’ deniyor ama o bölgenin neredeyse tamamını ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

Depremi üretecek aktif fay Marmara Denizi içinde kaldığından kıyısı bulunan kentlerin etkileneceğine işaret eden Gökçeoğlu, İstanbul’a dikkati çekerken diğer şehirleri de gözden kaçırmamak gerektiğini çünkü fayın diğer illere de oldukça yakın konumda bulunduğunu söyledi.

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayın kuzey bölgesinde olan ciddi boyuttaki deniz altı heyelanlarının depremin ardından tetiklenmesinin söz konusu olduğunu, bu nedenle tsunami etkisinin görülebileceğini kaydetti.

Bu kapsamda Anadolu yakasının Avrupa yakasına göre jeolojik açıdan biraz daha şanslı olduğunu belirten Gökçeoğlu, yine de yapı kalitesi, ulaşım ve altyapı ağının, yaşanması muhtemel depremdeki kayıpların boyutunu etkileyecek parametreler olduğunu anlattı.

İstanbul’daki yeni yapıların birçoğunun iyi mühendislik hizmeti aldığını ifade eden Gökçeoğlu, olası depremde İstanbul’daki köprü, tünel ve metro sistemlerinde hasar oluşmasını beklemediklerini, eski, birbirine girmiş, planlama ve mühendislik hizmeti doğru olmayan eski yapılarda ise hasarın kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-depremi-bolge-illerini-etkileme-potansiyeline-sahip/feed/ 0
İstanbul’da depremde ulaşım için önemli uyarı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-depremde-ulasim-icin-onemli-uyari/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-depremde-ulasim-icin-onemli-uyari/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:06:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17927 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Özen, İstanbul’da yaşanacak olası bir depremde, doğu-batı istikametinde sahil yolu, D-100 karayolu, TEM Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu’ndan oluşan 4 koridordan en az ikisinin açık tutulması gerektiği uyarısında bulundu.

Halit Özen, AA muhabirine, İstanbul’da olası bir depremde ulaşım alanında alınacak önlemler ve yapılması gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Deprem durumunda ulaşım hareketliliğinin, güvenlik amaçlı, tahliyeden kaynaklı acil yardım-kurtarma amaçlı ve son aşamada da hasarın tespiti-onarımı amaçlı altyapı hizmetlerinin verilmesine ilişkin yolculuklar şeklinde olduğunu anlatan Özen, bu yolculukların iyi yönetilebilmesi, depremin sosyal ve fiziksel etkisinin azaltılması amacıyla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yolların tıkanmaması için çözüm, toplu taşıma araçlarının kullanımı

Özen, deprem öncesi, deprem anı ve sonrası göz önüne alınarak trafik yönetim çalışmalarının 3 aşamada gerçekleştirilmesinin önemli olduğuna değinerek, şöyle konuştu:

“Deprem meydana geldiği andan itibaren deprem bölgesinde artık afet kanunları geçerli olacağından öncelikle afet kanunlarına ilişkin kişilerin bilgilendirilmesi lazım. Kişisel yolculuklarda yolların tıkanmaması için toplu taşıma araçlarının kullanılması gerekiyor. Bu kapsamda kamuya hizmet eden, mesela taksi sürücüleri, toplu taşıma sürücüleri, raylı sistemi kullananlar ve altyapı hizmetlerinde çalışan araçların sürücülerinin tamamına, deprem anında nasıl hareket etmeleri gerektiğine yönelik eğitimler verilmeli.”

Depremden sonra, 3 ila 7 gün boyunca tahmin edilmesi zor ve karmaşık bir trafik durumunun ortaya çıktığına dikkati çeken Özen, “Arama-kurtarma ve acil durum araçlarıyla, emniyeti sağlamakla görevli ekiplerin görev yerlerine erişimini hızlı bir şekilde gerçekleştirmek için trafik yönetiminin planlanması gerekmektedir. Bunu yaparken de ambulansların ilk çıkış noktasından afet alanına gidiş, afet alanından hastaneye gidiş ve aynı şekilde itfaiye araçları için bu güzergahların açık tutulmasına yönelik faaliyetlerin yapılması büyük önem arz ediyor.” dedi.

Ulaşım hareketliliğine ilişkin süreci, “iyileşme” ve “düzelme durumu” olarak tanımlayan ve bu süreçte artık insanların konutlarının etrafından uzaklaşarak daha güvenli alanlara gitmeye başlayacaklarını da aktaran Özen, toplanma alanlarının belirlenmesinden sonra da buralara ulaşımın nasıl gerçekleştirileceği ve bu noktadan tahliyelerin nasıl yapılacağının iyi incelenmesi gerektiğini dile getirdi.

Sahil yolu “Tsunami etkisiyle kullanılamayabilir”

Halit Özen, “Olası bir depremde İstanbul’da doğu-batı istikametinde, sahil yolu, D-100 karayolu, TEM Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu’ndan oluşan 4 koridordan en az ikisinin açık tutulması gerekiyor.” dedi.

Otoritelerce koridorların açık tutulmasını sağlayacak tedbirler üzerine çalışıldığını kaydeden Özen, en dikkat edilmesi gereken yolun sahil yolu olduğuna dikkati çekerek, “Çünkü denize çok yakın. Tsunami etkisinin ortaya çıkmasından dolayı deprem anında kullanılamayabileceği dikkate alınarak tasarımlarının yapılması önem arz ediyor.” diye konuştu.

Deprem anında, raylı sistem araçları gibi deniz yolu taşıtlarından da hizmet alamama durumunun söz konusu olabileceğine dikkati çeken Özen “Depremde en azından iki veya üç günlük bir süreç boyunca biz denizi kullanamayacağız. Bu süreçte denizi kullanmayacağımızı bilerek kendimizi buna göre tasarlamamız, ulaşım sistemini buna göre kullanmamız, yardımları da buna göre düzenlememiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-depremde-ulasim-icin-onemli-uyari/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (2) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/#respond Sun, 10 Mar 2024 02:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17643 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesindeki konutlara ilişkin, “440 bin hak sahipliği var. 46 binini bugün itibarıyla teslim etmiş durumdayız. Yani bir yıl gibi bir süre geçti, 46 bin konut teslim edildi.” dedi.

Yılmaz, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Özellikle sanayideki sektör temsilcilerinin ara eleman konusunda arayış içerisinde olduğunu belirte Yılmaz, bunu aşma noktasında kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.

Eleman arayışını ortadan kaldırmak adına eğitim sisteminin kazandırdığı beceriler ile iş gücü piyasasının talep ettiği becerileri örtüştürmek adına mesleki eğitim çalışmalarına ağırlık verildiğine dikkati çeken Yılmaz, bu kapsamda ilgili kurumlarla koordineli çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Yılmaz, kadınların iş gücüne katılımı konusunda Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, “İş gücü açığımızın önemli bir kısmının, kadınların özellikle eğitim alarak, mesleki eğitim alarak, girişimci olarak iş gücü piyasasına girmeleri bu sorunumuzu hafifletecektir. Önemli bir katkısı olacaktır. Bu konuda da zaten ciddi bir ilerleme sağlıyoruz. Önümüzdeki dönem ben bunun hızlanarak artacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Yeni çalışma modellerinin sisteme dahil edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Özellikle kadınlar için, gençler için yeni çalışma biçimlerini daha fazla yaygınlaştırmamız lazım.” ifadesini kullandı.

“Pandemi sonrası tüm dünyada gelir dağılımında bozulma oldu”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, büyümenin tabana yayılması ve büyümeden tüm vatandaşların payını alabilmesi için nasıl bir durumun öngörüldüğüne ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

“Bu büyümenin nimetlerini topluma yaymanız lazım ki gerçekten kalkınmış bir ülke haline gelmeniz mümkün olsun. Dolayısıyla büyüme gerekli ama yeterli değil. Buna kesinlikle katılıyorum. Büyümemiz iyi ama bir taraftan da şunu yaşadık. Pandemi ve pandemi sonrası süreçle birlikte maalesef tüm dünyada gelir dağılımında bir bozulma oldu. İlk defa Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri’nde dünya geriye gitti. Bırakın hedeflere doğru ilerlemeyi geriye gitmeye başladı. Dolayısıyla bu konular çok önemli. 2023’te nispi bir düzelme sağladığımızı söyleyebilirim.”

Yılmaz, ekonomideki büyümenin yansıması olarak 2023’te istihdam oranlarında iyileşmelerin kaydedildiğine dikkati çekti. Yılmaz, “2022’de emeğin milli gelirdeki payı 23,6’ymış, 2023’te 29,1’e yükselmiş. Yani 2023’te nispi olarak 5,5 puan civarında emeğin payında bir artış var. Bu da gerçekten çok olumlu bir gelişme. Bunun gelir dağılımına yansımasını henüz istatistiki olarak görmüş değiliz. Bunlar bir yıl sonradan hesaplanan rakamlar.” diye konuştu.

Deprem bölgesine ilişkin çalışmalar

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlere ilişkin çalışmalarda ne aşamaya gelindiğinin sorulması üzerine Yılmaz, afetin 14 milyon insanı ve 11 ili doğrudan etkileyen çok büyük bir yıkım oluşturduğunu hatırlattı.

Deprem bölgesindeki yaraların sarılması için ilk andan itibaren çalışmaya başladıklarını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“İlk dönemler yaptığımız bir hesaba göre 104 milyar dolar gibi bir maliyetle ülkemiz karşı karşıya kaldı bu deprem sonrası. Bunun da en ağırlıklı yükü geçen yıl ve bu yıl. 2025’den itibaren azalan oranlarda devam ediyor. Ama bütçe açısından baktığınızda iyi taraflarından biri şu tek seferlik harcama, deprem harcamaları. Dolayısıyla bütçede yapısal bozulmaya sebep olmuyor. Geçici artışlar getiriyor. Bütçe açığınızı geçici olarak arttırıyor. Bir süre sonra çalışmalar bittikçe bütçe açığınız normal seviyesine tekrar geri dönmüş oluyor.”

Yılmaz, depremden etkilenen illerde inşa edilecek konutların son durumuna ilişkin, “440 bin hak sahipliği var. 46 binini bugün itibarıyla teslim etmiş durumdayız. Yani bir yıl gibi bir süre geçti, 46 bin konut teslim edildi. Artık her ay 15-20 bin konut teslimi yapılacak diye planlıyoruz ve yıl sonunda 200 bini bulmuş olacağız diye tahmin ediyoruz.” bilgisini verdi.

Parasal sıkılaşma konusunda depreme yapılan harcamalardan dolayı mali konuda bir eksiklik olduğuna yönelik eleştiriler olduğunun sorulması üzerine Yılmaz, şunları anlattı:

“Biz deprem konusunda mali disiplin diyemeyiz. Yani o depremin yaralarını sarmak olmazsa olmaz bir şey. Orada zaten tartışamazsınız yani. Sadece şunu söyleyebilirim. Depremdeki harcamalara rağmen açığımızı belli bir oranda tutmayı başardık, bu iyi bir başarı. İlk başladığında yüzde 10’ları aşacak deniyordu. Hatırlayın yani bundan bir süre önce yüzde 10’u aşacak bütçe açığımız diyen ekonomistler vardı, 5,2’de tutabildik. Bu büyük bir başarı bence mali açıdan. Bunu yaparken deprem harcamalarından kesinlikle hiçbir taviz vermiyoruz.”

Asgari ücretlilere ve emeklilere ilişkin adımlar

Asgari ücretli çalışanların ve emeklilerin seçim öncesi bir beklentisinin olduğuna ve bu konuda yeni bir gelişme yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin soru üzerine Yılmaz, “Olabildiğince elimizdeki tüm imkanları kullanarak bu konularda adımlar attık. Önümüzdeki dönemlerde de ekonomimiz büyüdükçe, geliştikçe, istikrarımız meyvelerini vermeye devam ettikçe emeklilerimiz başta olmak üzere bütün kesimlere dönük yine aynı yaklaşımımızı devam ettireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.

Cevdet Yılmaz, bütçenin sonsuz olmadığına ve kısıt olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bizim önceliğimiz emekli oldu, çalışanlar oldu. Kesinlikle bundan hiçbir tereddüt yok. Bütçemizin içindeki payına bakabilirsiniz. Çalışanların payına, emeklilere yaptığımız aktarmaların sosyal güvenlik sistemine. Ama bir taraftan da şu gerçek tabii, emekli sayımız da oldukça yüksek bir rakama geldi, 16 milyon gibi bir rakama ulaştık. Dolayısıyla burada en küçük attığınız adımın büyük bir yansıması oluyor. Bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yapıldı değil mi? Bunun mali yansıması 27 buçuk milyar lira. Tek başına bu atılan adımın mali etkisi 27,5 milyar lira.”

Aynı işi yapan insanlardan eşit oranda vergi almak adına çalışmaların yürütüleceğine de dikkati çeken Yılmaz, “Aynı işi yapan, herkesten eşit oranda vergi almak istiyorsunuz. Birisi öderse diğeri ödemezse ne olur? Hem sosyal adaletsizlik olur hem de haksız rekabet olur. Yani aynı konuda çalışan iki işletme var diyelim. Biri vergisini ödüyor düzenli bir şekilde, diğeri ödemiyorsa rekabet güçleri etkilenir ve haksız rekabet olur. Dolayısıyla kayıt dışılığı engellediğiniz zaman rekabet ortamını da güçlendirmiş olursunuz.” dedi.

Yerel seçimlere dair açıklama

Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nin büyük bir demokratik olgunluk içinde, yüksek bir katılımla gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, 31 Mart’taki yerel seçimlerin de aynı şekilde tamamlanacağına inandığını söyledi.

Yerel seçimlerde, mahalli müşterek hizmetleri en iyi yapacak kişinin seçilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşın genel seçimdeki siyasi tercihinin yerel seçimde farklılık gösterebileceğine de değindi.

Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ziyaretlerindeki izlenimlerinin sorulması üzerine şu karşılığı verdi:

“Gerçekten bir huzur iklimi var Doğu Anadolu’da ve Güneydoğu’da. İşte belli bir yaşa gelmiş insanlarız ömrümüz hakikaten bu terörle terörün yol açtığı zararlarla geçti. Özellikle en büyük zararı da Doğu ve Güneydoğu insanı gördü. Orada yaşayan Kürt vatandaşlarımız gördü.

Niye? Terörün olduğu yerde yatırım olmuyor. Terörün olduğu yerde hayvancılık olmuyor, turizm olmuyor. Terörün olduğu yerde nitelikli insan gelip görev yapmıyor. Dolayısıyla toplumsal olarak büyük bir kayıp yaşadı o bölge. Sermaye başka bölgelere göç ediyor. Terörün azaldığı, terörün marjinalize olduğu bir ortamda da en büyük faydayı bence bölgede yaşayan insanlar görüyor.”

Turizme yönelik çalışmalara ilişkin detaylar veren Yılmaz, Antalya’da 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir hedefi koyduklarını açıkladı.

2023 yılında 57 milyondan fazla turist ve 54 milyar dolardan fazla gelir elde edildiğini belirten Yılmaz, kişi başına gelir ve geceleme gelirinin de arttığını söyledi.

2030’a kadar turizm gelirini 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, bunun cari açığın kapatılmasında önemli rol oynayacağına inandıklarını kaydetti.

Sadece deniz kum güneş turizmi değil, kültür turizminden, kış turizmine, sağlık turizmine kadar 12 aya yayılan bir turizm modeli hedeflediklerini de vurgulayan Yılmaz, merkezi hükümet ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun turizmin geliştirilmesinde önemli rol oynayacağına inandığını da sözlerine ekledi.

“Yerel ve merkezi yönetim uyumu önemli”

Yerel yönetimlerle merkezi yönetimin uyumu ve koordinasyonu önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Merkez hükümetin size ayırdığı bir şeyi doğru yönde ve iyi kullanırsanız sorunları çözersiniz. Ama kullanamazsanız bunu bütün toplum ya da o şehirde yaşayan insanlar öderler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu 5 yıl içinde kendisine merkezi hükümetin ayırdığı ya da verdiği kaynakları doğru kullandı mı? Murat Kurum gelirse bu kaynakları nasıl kullanacak? Bakın bunun en güzel cevabını Sayın İmamoğlu kendisi veriyor. Nasıl veriyor? Başarısız olduğunu bir anlamda ilan etmiş oluyor. Çünkü işte ‘Merkezi idare bana yeterince güç vermediği için şunları şunları yapamadım’ diyor.” ifadelerini kullandı.

Murat Kurum’un seçilmesi halinde farklı bir belediyecilik anlayışını ortaya koyacağına inandığını belirten Yılmaz, “Kurum, ‘Sadece İstanbul’ diyor. İstanbul’un problemleri, somut problemleri, hayatında insanların gündelik hayatında yaşadığı şeyler belli. ‘Ben bunlara odaklanacağım’ diyor. Nedir bunlar? Ulaşım. Daha kısa sürede insanlar erişebilecek, ulaşabilecekler. ‘Bunun hazırlıklarını yaptım’ diyor. Somut projelerini ortaya koyuyor. Afet İstanbul’un en temel meselelerinden ki Murat Bey bu konuda Türkiye’nin herhalde parmakla sayılabilecek uzmanlarından biri.” ifadelerini kullandı.

“Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelişinin yakın zamanda daha fazla olacağını öngörüyoruz”

Ekonomiye ilişkin hem kendisinin hem de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı yatırımcılarla görüşmeleri olduğunu aktaran Yılmaz, “Yabancıların Türkiye’ye gelişinin yakın zamanda daha fazla olacağını öngörüyoruz.” dedi.

Yabancı yatırımcıların en çok, seçimden sonra ekonomi politikalarının devam edip etmeyeceğini sorduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu çok önemli tabii. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Dışarıdan da sermayeyi daha fazla cezbetmemiz lazım ki daha hızlı bir şekilde hedeflerimize ulaşabilelim.” diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’nin yatırım çekmek için büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve doğru politikalarla bu potansiyeli kullanabileceğini dile getirdi.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, modernizasyonundaki gelişmelere ilişkin soruya Yılmaz şu yanıtı verdi:

“Vize muafiyetinin iş dünyası için, öğrenciler için, araştırmacılar için bu işlerin kolaylaştırılması gerektiğini söylüyoruz. Bu konularda müzakerelerimiz devam ediyor. Dışişleri Bakanlığımız bir taraftan, Avrupa Birliği biliyorsunuz bakan yardımcımız var ve başkanlığımız var. Avrupa Birliği Başkanlığı. Onlar bu konuları çok yakından takip ediyorlar. Diğer yandan Ticaret Bakanlığı’nın bu gümrük birliği konusunu muhataplarıyla yakından takip ediyor.

Bazı ülkeler siyasi sebeplerle Avrupa Birliği’ni Türkiye’ye karşı bir enstrüman olarak kullanıyorlar. Yani kendi milli diyelim politikalarını Avrupa Birliği üzerinden uygulamaya çalışıyorlar. Bu da aslında hem Avrupa Birliği’ne hem Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine zarar veriyor. Oysa ortak menfaatlerimiz var. Avrupa bizim temel ihraç pazarımız, sermaye hareketlerimizin büyük bir kısmı Avrupa’yla, turizmimizin önemli bir kısmı Avrupa’yla, 5 milyona yakın insanımız var Avrupa’da yaşayan. Dolayısıyla çok yoğun ilişkilerimiz var.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yapılan çalışmalara ilgili de bilgi veren Yılmaz, “Yeni bir mali işbirliği programı hazırlıyoruz. Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz 9,5 milyar lira civarında bir büyüklüğe sahipti. Yeni yapacağımız 14 milyar civarında bir büyüklüğe sahip olacak ilk çalışmalarımıza göre. ve çok kritik projeler var önümüzde.” diye konuştu.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sultangazi’de Malatyalılarla Buluştu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-sultangazide-malatyalilarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-sultangazide-malatyalilarla-bulustu/#respond Sun, 10 Mar 2024 02:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17627 İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sultangazi’de düzenlenen Malatyalılar Hemşehri Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Kurum, “Riskli konutlarımızın 650 binini ilk 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz. Depremle mücadele terörle mücadele kadar önemli. Biz sizi CHP’nin bu beceriksiz, bu liyakatsiz, bu umursamaz yönetimine teslim etmeyeceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Sultangazi’de düzenlenen Malatyalılar Hemşehri Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) Başkanı Yılmaz Durmuş ve çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol konuşmalarıyla başlayan program Malatya’da ki depremzedelerin yaşadıklarını anlatan film gösterimi ile devam etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Malatya’mızı yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışıyoruz”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Malatya’mız, medeniyet bayrağımızın yükseldiği kutlu bir beldedir. Malatyalı kardeşlerimiz her zaman bizim dert ortağımız, yol arkadaşımız oldular. Malatya vefadır. Malatya dostluktur. Fatih’in emaneti İstanbul’umuz 400 binin üzerinde Malatyalı kardeşimize ev sahipliği yapıyor. Malatya ve İstanbul’umuz arasında güçlü bir bağ vardır. Bu aziz şehir, hepimize yuva oldu. Soframızdaki ekmeğe vesile oldu. Bu aziz şehir, bizi aynı potada, aynı kardeşlik ikliminde buluşturdu. Gönüllerimizi birbirine bağladı. Asrın felaketinde Malatya’daki kardeşlerimin çektiği acıları İstanbul’daki kardeşlerimiz de paylaştı. Milletimizin asaletli duruşuyla, devletimizin sarsılmaz kudretiyle, milletimizin kardeşlik bağıyla, seferberlik ruhuyla bir olduk. Depremde el ele verdik. Tüm dünyaya ne kadar büyük bir aile olduğumuzu bir kez daha gösterdik. O gün tüm afetlerde olduğu gibi Malatya’daki felaketin de ilk anından itibaren hep sizlerin yanında olduk. Malatyalı kardeşlerimizin acılarını paylaştık, yaralarını sarmanın gayreti içerisinde olduk. Aynı hüznü yaşadık, aynı acıya ağladık, aynı kederi, aynı kaderi paylaştık. Vatandaşlarımız, en ufak bir mağduriyet yaşamasın diye tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bugün Malatya’mızı yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

“Malatyamız eskisinden çok daha güzel bir şehir olacak”

Malatya’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü:

“Malatya’mızda afetzede kardeşlerimiz için 8 bin konut inşa edip teslim ettik. Malatya’nın depremden etkilenen her bir ilçesine ve köyüne gittik. Malatyalı kardeşlerimize 1 yıl içerisinde bu konutları bitirip teslim edeceğiz dedik. Geçtiğimiz Şubat ayında deprem bölgesinde 3 ayda yapımı tamamlanan 180 bin yuvanın inşasını başlattık. Malatya’daki her bir kardeşimizin elinden tuttuk ve o eli asla bırakmadık. Tüm illerimizi devletimizin kudretiyle ayağa kaldıracağız. Biz, evlatlarımızın huzurlu ve mutlu yarınları için tüm imkanlarımızı seferber etmeyi en büyük vazife olarak görüyoruz. 2020 depreminden sonra Pütürge ve Doğanyol’u nasıl yepyeni şehirler yaptıysak, Battalgazi Yeşilyurt’u Doğanşehir’i Akçadağ’ı nasıl yaptıysak, 6 Şubat depreminde en büyük yıkım alan yerlerimizi de yepyeni şehirler haline getireceğiz. Malatyalı hemşerilerimizin hafızası, ruhu Yeni Cami’mizi, Akpınarı, Söğütlü’yü, Malatya’nın Kadim çarşısını Malatya’mızın dokusuna uygun, bir şekilde inşa edeceğiz. Bir yıl içerisinde bunları da Malatyalı hemşerilerimize teslim edeceğiz. Malatya’mız eskisinden çok daha güzel bir şehir olacak ve kısa zaman içerisinde katlanarak büyüyecek.”

“Depremle mücadele terörle mücadele kadar önemli”

“Riskli konutlarımızın 650 binini ilk 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz” diyen Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü:

“Malatya, maddi sermaye gücüyle, yetiştirdiği insan gücüyle, kültürel birikimi ile Türkiye’ye her zaman öncülük etmiş bir şehrimizdir. Türkiye’nin en önde gelen isimlerini çıkarmış Anadolu’muzun lokomotif şehridir. İstanbul’u afetlere karşı daha dirençli hale getirmek, depremi en az hasarla atlatabilmek için çalışmalarımızı yaptık. 1 Nisan’dan sonra aynı kentsel dönüşümü aynı acıyı yaşamamak için İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Riskli konutlarımızın 650 binini ilk 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz. Depremle mücadele terörle mücadele kadar önemli. Biz sizi CHP’nin bu beceriksiz, bu liyakatsiz, bu umursamaz yönetimine teslim etmeyeceğiz. Biz, İstanbulluların, annelerimizin, evlatlarımızın, ailelerimizin evlerinde huzurla ve güvenle yaşaması için canla başla çalışacağız. Ben inanıyorum ki; Malatyalı hemşerilerim, milletimiz, İstanbul’u israfa, felakete, borca sürükleyenlere fırsat vermeyecektir. 1 Nisan’da yüzler gülecek, İstanbul gülecek, İstanbullular gülecek.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-sultangazide-malatyalilarla-bulustu/feed/ 0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, Ümraniye’de konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-umraniyede-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-umraniyede-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 10 Mar 2024 02:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17619 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’a gelen bazı CHP’li belediye başkanlarını eleştirerek, “Birçok CHP’li belediye başkanı da oralara özel jetlerle geldiler. Uçakların içi kameralar dolu, onlar eşliğinde birkaç yere uğradılar, selfieler çektirdiler, dönüp gittiler. Allah onların da iyiliğini versin, onlar da deprem turisti gibilerdi.” dedi.

Osmangazi Millet Bahçesi ile Esenkent ve Hekimbaşı Geri Kazanılabilir Atık Aktarma Merkezlerinin açılış töreninde konuşan Özhaseki, Ümraniye Belediyesinin 5 yıllık çalışmalarının anlatıldığı kısa filme atıfta bulunarak, “Keşke CHP’li belediyeler de İstanbul’da bu kadar iş yapsa da onları da alkışlasaydık.” diye konuştu.

Özhaseki, CHP’li belediyelerin ömürlerinin algı operasyonlarıyla geçtiğini, ajanslara büyük paralar verdiklerini, o ajansların da belediye başkanlarını övdüğünü ancak bunu inandıklarından değil aldıkları paraların hatırına yaptıklarını söyledi.

Şehirlerin betonlardan ibaret olmadığını, canlı organizmalar olduğunu anlatan Özhaseki, hizmet edildiği takdirde o şehirlerin büyüyüp gelişeceğini ancak edilmezse problemler yumağı içerisinde sıkıntılarla uğraşılıp durulacağını belirtti.

Kendi arkadaşlarının gerçek belediyecilik yaptığını belirten Özhaseki, ancak yeni dönemde anlamakta güçlük çektiği bir algı belediyeciliği anlayışının ortaya çıktığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“İstanbul’a deprem gelecek deniyor bütçe şu kadar. Ama algı operasyonları için ayrılan bütçe tam 2 misli sadece onlara veriliyor reklam için. Özel kalemden, başka hesaplardan bu paralar veriliyor ve onlardan da isteniyor ki ‘Biz tatile gidelim ama sen bizi çalışıyor gibi göster, tatil zaten bana yakışır. Kayak mevsimi ne yapalım, ailemizle gitmeyelim mi oraya? Ama sen beni çalışıyor gibi göster her yerde. Ben kentsel dönüşüme para ayırmayayım, metrolarla uğraşmayayım ama eskiden azıcık da olsa yapılanların üstüne yatayım, bunları ben yapmışım gibi anlat sen.’ Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Cebinizden para vererek algı operasyonu yapıyorsanız bunu biraz makul görebilirim. Ama öyle değil de o kıt bütçelerden, sizlerin hakkından keserek o sosyal medya fenomenlerine büyük paralar verip algı operasyonları çekiyorlarsa, benim şahsım adına hakkım haram olsun.”

Özhaseki, önceki bakanlık döneminde çukur eylemlerinin ardından Cizre’ye gittiğini, oradaki vatandaşların gelmeden önce sosyal medyadan kendisine tepki gösterdiklerini ve bunun üzerine aralarında geçen diyalogları anlattı.

Bugün artık şehirlerin, köylerin ve dağların güven içinde olduğunu vurgulayan Özhaseki, “Bunların tamamı bitti. İnşallah bir daha da çıkamayacaklar. Ne dün ‘Öz yönetim ilan ettik’ diyerek paçavralarını bayrak gibi çeken PKK’lılar, ne Amerika’ya yaslanmış, sırtını vermiş olan şizofren FETÖ, ne DHKP/C, ne IŞİD’i bir daha ayağa kalkamayacaklar. Bu coğrafyada huzurla yaşayacağız Allah’ın izniyle.” diye konuştu.

“Bazı CHP’li belediye başkanları deprem turisti gibilerdi”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin çok şiddetli olduğunu hatırlatan Özhaseki, depremlerden 18 ilin etkilendiğini, 14 milyon insanın zarar gördüğünü, 850 bin ev ve iş yerinin yıkılıp tahrip olduğunu, 53 bin 500 insanı toprağa verdiklerini ve zararın 100 milyar doların üzerinde olduğunu kaydetti

Özhaseki, depremin ardından manevi tarafta yaşanan hasarın giderilebilecek olmadığını ancak Türk milletinin büyük bir millet olduğunu ve herkesin yardım etmeye çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:

“Rastladığımız yabancı misyon şefleri hep dediler ki ‘Böyle bir depremin 4’te 1’i bizde olsa biz bunun altından kalkamazdık.’ Allah’a hamdolsun hep birlikte biz bu işin altından kalktık. Ben o dönemde genel başkan yardımcısıydım, belediyelerden sorumluydum. AK Parti ve MHP’li belediyelerimizi de aradık tek tek dedik ki ‘Herkes oraya. Acil işlerinizi ekipleriniz görsün ama oradaki kardeşlerimizin ihtiyacı var. İmdatlarına yetişmeliyiz.’ Arama kurtarma faaliyetleri, iaşe, ibate faaliyetleri aylarca arkadaşlarımız kaldılar. Baktım ki Hatay’da hasar çok büyük. En büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli hepiniz Hatay’a, 100 tane de ilçe belediyemizi Hatay’a gönderdik. ‘Hatay Belediyesi CHP’li’ dedik mi, tövbe estağfurullah niye söyleyelim. Hasar gören, zarar gören, ihtiyacı olan bizim insanımız. Onların başımızın üstünde yeri var. Siyasi tercihleri de başımızın üstünde. Biz ayrım yapamayız ki. Gece gündüz demeden çalıştık. Ama üzücü bir hadise, nüfusları milyonlarca olduğu halde konuştukları zaman mangalda kül bırakmayan birçok CHP’li belediye başkanı da oralara özel jetlerle geldiler. Uçakların içi kameralar dolu, onlar eşliğinde birkaç yere uğradılar, selfieler çektirdiler, dönüp gittiler. Allah onların da iyiliğini versin, onlar da deprem turisti gibilerdi.”

Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, son 100 yılda ana karada ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı deprem sayısının 231 olduğunu, bu depremlerde 130 bin insanın hayatını kaybettiğini ve bu gerçekliği bilerek hareket etmek durumunda olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla 2012 yılında çıkan yasayı anımsatan Özhaseki, 2 milyon 250 bin konutun Türkiye genelinde yenilendiğini, şu anda 450 bin konutun dönüşümünün devam ettiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.

Yeni bir kanunda Kentsel Dönüşüm Başkanlığının kurulduğunu söyleyen Özhakesi, şunları kaydetti:

“Orta vadeli bütçeye 485 milyar lira gibi İstanbul için bir bedel koyduk. Şimdi bize düşen bir an önce evlerimizi yenilemek. Bir taraftan belediye başkanlarımız vatandaşla oturup bu işi yapacaklar. Bir taraftan kendisi yenilemek istiyorsa bir vatandaş hane başına 1,5 milyon lira biz de ona destek vereceğiz. Lütfen kardeşlerim bu fırsatı kaçırmadan bir an önce evlerimizi yenileyelim. Lütfen gelin kentsel dönüşüm için elimizdeki bütün imkanları kullanalım.”

“Hatay’da şu andaki belediye başkanı kentsel dönüşüm yaptırmadı”

Bir önceki bakanlık döneminde Hatay’ın Antakya ilçesinde kentsel dönüşüm yapmak istediklerini ancak vatandaşların engellenmesiyle karşılaştıklarını anlatan Özhaseki, “Şu andaki belediye başkanı ve ekibi protestocuları öyle bir örgütlediler ki bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar.” dedi.

Özhaseki, deprem sabahı kentsel dönüşüm yapmak istediği Emek Aksaray Mahallesi’nin durumunu merak ettiğini ve dostlarını aradığını ancak hiçbirinin telefonuna ulaşamadığını anımsatarak, “Resmi yetkilileri aradım dediler ki ‘Emek Aksaray Mahallesi’nde taş üstünde taş kalmadı.’ Bir tek insan bile yaşamıyor şimdi orada. Bu işe mani olan arkadaşların azıcık vicdanları varsa sızlıyor mu acaba şimdi merak ediyorum gerçekten.” ifadelerini kullandı.

İstanbul’un göz bebekleri olduğunu dile getiren Özhaseki, “Büyükşehirde de benden önce bakanlık yapan Murat Kurum kardeşimiz, İsmet Bey’le de kol kola vererek buradaki kentsel dönüşümü inşallah hakkıyla yaparlar. Ben de sonuna kadar onlara yardımcı olurum. Sizlerden gelecek emir başımızın üstüne.” diye konuştu.

Millet bahçesi ve atık aktarma merkezleri törenle açıldı

Törende konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da ilçenin 5 yıl içinde yeni temel atma törenlerinin ve açılışların adresi olduğunu, her türlü olumsuzluğa rağmen vaatlerini gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi.

Yıldırım, belediyeciliği popülizm sahnesi veya reklam merkezi olarak görmediklerini belirterek, “Yok olanı var, az olanı çok göstermek yalnızca günlük çıkarlara hizmet eder. Bizim bunlarla işimiz yok.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuna layık şehirler inşa etmek istediklerini dile getiren Yıldırım, “Bu vizyonda küçük siyasi hesaplar, az iş çok reklam, polemiklere harcanan vakit ve şehrimizi kariyer basamağı olarak görmek olmaz. Bu vizyon, yürek ister, emek ister, çalışmak ister.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, hizmet anlayışlarında yapmış olmak için yapmak diye bir şeyin olmadığını, hayata geçirdikleri her eseri en ince ayrıntısına kadar düşünerek planladıklarını anlattı.

Özhaseki ve programa katılanlar önce canlı bağlantıyla Esenkent ve Hekimbaşı Geri Kazanılabilir Atık Aktarma Merkezlerinin açılışını gerçekleştirdi. Ardından Osmangazi Millet Bahçesi kurdele kesilerek açıldı.

Ümraniye Belediye Başkanı Yıldırım, Bakan Özhaseki’ye üzerinde Arapça “Elif” harfi olan tablo takdim etti.

Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-umraniyede-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Özhaseki: Kentsel dönüşüm bir an önce yapılmalı https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-bir-an-once-yapilmali/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-bir-an-once-yapilmali/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17538 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bir an önce yenilenmemiz lazım. Bir an önce evlerimizi dönüştürmemiz lazım. Kentsel dönüşüm bunun için elzemdir. Biz deprem ülkesiyiz, bunu bilelim. Her deprem olduğunda dizimize vurup ah edip devam edemeyiz.” dedi.

Özhaseki, Bursa Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Türkmenbaşı-Erdoğan Caddesi Bağlantı Yolu’nun açılışında yaptığı konuşmada, gün içinde Bursa’da bazı açılış, anahtar teslim ve temel atma törenlerine katıldığını anımsattı.

Anadolu coğrafyasında tüm güzelliklerin toplandığını belirten Özhaseki, “Bu coğrafyanın da bir kusuru var. Hatta bir değil iki tane kusuru var. Birisi fitne odakları bir türlü bitmek bilmez. Yerin altında gözükürler. Yurt dışından da tahrik ederler onları ve bunun neticesinde de başımıza bela olur. İkincisi de depremsellik. Böyle iki kusurumuz var.” ifadelerini kullandı.

Bu coğrafyada binlerce yıldır beraber yaşanıldığını vurgulan Özhaseki, “Hiç kimsenin yaşam tarzı bizi ilgilendirmiyor. İnsanlar ister modern bir yaşamı tercih etsinler, isterse muhafazakar bir yaşamı tercih etsinler, başımızın üstünde yeri var. Aynı gemide yaşadığımız için birbirimizi sevmekten, kol kola girmekten başka da çaremiz yok.” diye konuştu.

Türkiye’nin deprem gerçeğine işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. En önemli fay hattı Kuzey Anadolu Fay Hattı. Van civarından başlıyor, yaklaşık 80 senelik bir süre içerisinde önce Niksar, Tosya, Bolu, Abant, Gölcük’e kadar gelmiş. Şimdi Adalar segmentinde bekliyor. Allah korusun bu kırılırsa ki tarihsel geçmiş ve gerçeklik kırılacak gibi gözüküyor. Ne zaman kırılacağını hiçbirimiz bilemiyoruz. İşte o zaman çok acı çekeriz. Çok dizimize vururuz, çok ah ederiz. Binlerce yıldır hareketli olan bu hattından dolayıdır ki bizim bir an önce yenilenmemiz lazım. Bir an önce evlerimizi dönüştürmemiz lazım. Kentsel dönüşüm bunun için elzemdir. Biz deprem ülkesiyiz, bunu bilelim. Her deprem olduğunda dizimize vurup ah edip devam edemeyiz.”

“Birbirimizi yiyerek bir yere varamayız”

Bakan Özhaseki, yaklaşan depremler karşısında herkesin çok ciddi adım atması gerektiğini vurguladı.

Kentsel dönüşümü doğru yapmanın tek yolunun, bakanlık, belediye ve vatandaşın el ele vermesi, anlaşıp beraber çalışması olduğunu dile getiren Özhaseki, “Vatandaşa en az şekilde külfet getirecekler. Bazen de hiç gelmeyecek belki, hesaplar neticesinde ama eğer bir belediye kendi bölgelerini hesaplayıp oradaki vatandaşlarla görüşüp, ikna edip, Bakanlık tarafına geliyor, ‘Elinizde hangi imkanlar varsa gelin beraber yapalım’ diyorsa en başarılı belediye başkanı o.” değerlendirmesinde bulundu.

Özhaseki, iki gün önce İzmir’de olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“25 senedir Cumhuriyet Halk Partili bir idare var orada. O gördüğünüz kordonun 200 metre gerisine gidin. Emin olun köylerimizden daha geri. Briketten yapılmış evler, rastgele yığınlar, en ufacık deprem olduğunda yerle bir olacak binlerce ev var. Çırpınıyoruz, yırtınıyoruz. ‘Türkiye deprem ülkesi. Bir an önce kentsel dönüşüm yapalım. Eşlerimizi, yavrularımızı kaybetmeyelim’ diye dillerimizde tüy bitti. Sayın Cumhurbaşkanı’mız uykusunu yitiriyor. Bizler gece gündüz her yerde seferberlik ilan ettik ama ne yazık ki bu arkadaşların hiçbirisinin kentsel dönüşüme girmeye niyeti yok.”

Kentsel dönüşümün önemine dikkati çeken Özhaseki, “Birbirimizi yiyerek bir yere varamayız. Birbirimizin ayağına çelme atarak bir yere varamayız. Hasetlikle bir yere varamayız. Bir araya gelerek akıl ne icap ediyorsa, doğruluk neyse, iyilik neyse, kol kola girerek ve yardımlaşarak işi çözebiliriz. Kentsel dönüşüm de böyle bir şey.” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da açılan bağlantı yolunun kent trafiğini rahatlatacak önemli adımlardan olduğunu belirterek, yeni dönemde kentsel dönüşümde de önemli projeleri hayata geçireceklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Türkmenbaşı-Erdoğan Caddesi Bağlantı Yolu’nun açılışı gerçekleştirildi.

Törene, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, ilçe belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-kentsel-donusum-bir-an-once-yapilmali/feed/ 0
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e taleplerini iletti https://www.haber60.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/ https://www.haber60.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17534 Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Elazığ iş dünyasının talep ve beklentilerini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e iletti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı İkiz Kuleler toplantı salonunda gerçekleştirilen oda ve borsa istişare toplantısında söz alan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, iş dünyası ve yatırımcıların sorunları yanında, Elazığ’ın problemlerini de aktardı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve davetlilerin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten iş dünyası ve Elazığ adına taleplerde bulundu. Başkan Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e Elazığ’ın 6 Şubat depremi öncesi 24 Ocak 2020’de 6,8’lik ciddi bir deprem yaşadığını ve 39 canını yitirdiğini aktararak, “6 Şubat depremlerini tüm yıkıcılığıyla yaşayan Elazığ, her ne kadar deprem yaşayan 11 il arasında yer alsa da 10 ilde uygulanan bazı muafiyetler ve haklardan faydalandırılmadı. İki büyük depremi yaşayan ve önemli maddi ve manevi kayıplar veren Elazığ’da, hayatın normale dönmesi ve şehirde üretim ve istihdamın artarak ekonomik kayıpların telafi edilmesi amacıyla esnaf ve yatırımcılarımızın finansmana rahatlıkla ve cazip şartlarda erişiminde birtakım imkanların sunulması gerekiyor. Bu amaçla depremden etkilenen yatırımcılarımız, herhangi bir şarta bağlanmadan düşük faizli kredilerle desteklenmeli ve konuda ilimiz ekonomisine yeni bir can suyu imkanı sunulmalıdır” dedi.

“Savunma sanayi yatırımları acilen başlatılmalı”

6 Şubat depremlerinin yıldönümünde deprem yaşayan illeri ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada, savunma sanayi yatırımlarını deprem bölgesindeki şehirlerde yoğunlaştıracak yeni bir istihdam atağı projesi başlattıkları müjdesini hatırlatan Başkan Alan, “Bu konuda yapılan açıklamalarda Savunma Sanayi şirketlerinden olan TÜYAR, Elazığ’a ileri teknoloji çip paketleme, STM firması ise duvar arkası radar üretim tesislerini kuracakları ifade edilmişti. Yine bu kapsamda Türkiye’nin önde gelen yazılım şirketi HAVELSAN, Elazığ’da yazılım kampüsleri oluşturacaktı. Bu konuda başta Kahramanmaraş olmak üzere diğer deprem illerinde savunma sanayi yatımları alanında adım atılarak çalışmalar başlatılmışken, Elazığ’da herhangi bir çalışma henüz başlatılmamıştır. Sayın Bakanımızın bu konuyla ilgili yetkililerle görüşmeler yapıp talimat vererek süreci hızlandırmasını bekliyoruz. Rabbim böylesi bir felaketi yaşatmasın ama yaşandığı takdirde bu bölgeye an yakın şehir Elazığ olarak, yardıma koşacak ilk komşu il konumundayız. Olası bu depremin olumsuzluklarının kısa sürede giderilmesi amacıyla, ilimizin ekonomik anlamda güçlü olmasıyla birlikte, özellikle ihtiyaç duyulan malzemelerin etkin bir organizasyon aracılığıyla kısa sürede afet bölgelerine ulaştırılması için lojistik bir merkeze ivedilikle ihtiyaç duyulmaktadır. Odamız öncülüğünde Valilik, Belediye ve diğer paydaşlarımızla birlikte ilgili bakanlıkların desteğiyle Elazığ’a Lojistik Merkez yapılması konusunda Bakanımızın desteklerini talep ediyoruz” dedi.

Başkan Alan’ın taleplerini dinleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kendi Bakanlığını ilgilendiren konularda adım atacaklarını, diğer Bakanlıklarla ilgili talepler konusunda ise kaynak aktarımı başta olmak üzere gerekli destekleri vereceklerini ifade etti. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/feed/ 0
Yıldırım Belediyesi Mevlana 7. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nde konutların anahtarları teslim edildi https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesi-mevlana-7-etap-kentsel-donusum-projesinde-konutlarin-anahtarlari-teslim-edildi/ https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesi-mevlana-7-etap-kentsel-donusum-projesinde-konutlarin-anahtarlari-teslim-edildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 23:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17520 Yıldırım Belediyesi Mevlana 7. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde tamamlanan konutların anahtarlarını düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim etti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımı ile gerçekleştirilen anahtar teslim törenine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Muhammet Müfit Aydın, 23. Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Hayrettin Çakmak, TOKİ Başkanı Ömer Bulut, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Temiztürk, Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya katıldı.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Ülkemizi depreme dirençli hale getirme yolunda bir adım daha atıyoruz. Yıldırım ilçemizde Yavuzselim, Arabayatağı, Ulus, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler Mahallelerimizi ihata eden 499 hektarlık alandaki 8 etaplık kentsel dönüşüm projemizde bir safha daha tamamlandı. İlk uygulama alanı olan 7. Etap’ta 644’ü konut, 177’si dükkan olmak üzere toplam 821 bağımsız bölüm TOKİ Başkanlığımızca inşa edildi. Bugün, bunlar içerisindeki 154 dairenin anahtarlarını, hak sahiplerine teslim ediyoruz. Diğer konutları, 8. etabın dönüşümünde kullanacağız. Durmadan, dinlenmeden çalışıyoruz. Bir yandan deprem bölgemizi ihya ediyoruz. Bir yandan da işte burada, Yıldırım’da olduğu gibi riskli yapıları dönüştürüyor, ülkemizi depreme hazır hale getiriyoruz. Allah’ın izniyle en kısa sürede bu hedefe de ulaşacağız. Hedefimiz, bir günlük, iki günlük bir hedef değil. Yüz yıllık, bin yıllık bir hedef. Bütün vatandaşlarımızı, evlerinin deprem performanslarını ölçtürmeye davet ediyorum. Gelin, hep birlikte ülkemizin kentsel dönüşümünü tamamlayalım. Ülkemizi deprem tehlikesine hazırlayalım. Marmara Depremi’nin, 6 Şubat Depremleri’nin acısını bir daha yaşamayalım. Bunu önlemek mümkün. Unutmayın, deprem değil; riskli bina can alır.Konutlarımızın vatandaşlarımıza, Bursa’mıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Alinur ve Oktay Başkanımızın kentsel dönüşüm hedeflerinde Bakanlık olarak üzerimize ne düşüyorsa gerekli desteği vereceğiz” dedi.

“30 bin konutu dönüştüreceğiz”

Kentsel dönüşümün Yıldırım için bir tercihten ziyade zorunluluk olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Yıldırım’da süregelen plansız büyüme ve çarpık yapılaşmanın beraberinde getirdiği sorunları ortadan kaldırmanın tek yolu kentsel dönüşümdür. Yıllardır devam eden süreçte güvensiz, sosyal alanları yetersiz, ulaşım aksları yetersiz bölgelerimizi, güvenli konutlar, yaşam standartları yüksek, ulaşım ağı gelişmiş, ortak kullanım alanları ile desteklenmiş, yaşam alanları oluşturmak zorundayız. Her şeyden önce ülkemizin ve şehrimizin depremselliği göz önünde bulundurulduğunda buna mecburuz. Çınarönü, Mimarsinan, Ulus ve DavutkadıMahalleleri’nde yürüttüğümüz kentsel dönüşüm projeleri mevcut. Gerçekleştirdiğimiz imar planı uygulamaları sonrası Büyükşehir Belediyesi’nin bölgemizde gerçekleştirdiği dönüşüm çalışmaları mevcut. Özel sektöre verdiğimiz destekle 9 noktada katlar hızla yükseliyor. Şu anda proje çalışmaları devam eden 5 kentsel dönüşüm projemiz, önümüzdeki dönem için özel sektöre destek vereceğimiz 4 dönüşüm projemiz var. Hedefimiz, yeni başlatacağımız hamlelerle önümüzdeki 5 yıl içinde 30 bin konutu dönüştürerek hemşehrilerimizi bu güvenli şemsiye altına almaktır” dedi.

“İnsanlarımız mutlu olacak”

Yıldırım’ın en önemli kentsel dönüşüm alanlarından birisi olan Mevlana’da hak sahiplerine anahtarlarını teslim etmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Başkan Yılmaz, “Mevlana 7. Etap’ta 112 bin 949 metrekarelik inşaat alanına sahip alandaki, hak sahipleri yüzde 100 uzlaşma ile gerçekleştirdiğimiz projemizin bünyesinde 644 adet konut, 177 adet işyeri, 18 bin 261 metrekare kapalı otopark, 941 metrekare yürüyüş alanı, 3 bin 852 metrekare yürüyüş yolu, 3 bin 148 metrekare sosyal tesis alanı, 180 metrekare çocuk alanı ve 125 metrekare fitness alanı bulunuyor. Projemiz ile birlikte insanlarımıza sadece güvenli konutlar sağlamıyor, onların yaşamaktan keyif alacağı yaşam standartlarının yüksek olduğu yaşam alanları oluşturuyoruz. Projemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“Yıldırım için büyük düşünüyoruz”

Mevlana Mahallesi’nde sağlıksız, depreme dayanıksız, mühendislik hizmeti almamış, sosyal donatı alanlarından mahrum olan eski binaları yıktıklarını ifade eden Başkan Yılmaz, “Bunların yerine depreme dayanıklı, sağlıklı bir alt yapısı olan, sosyal donatı alanları bulunan yeni bir yaşam alanı kuruyoruz. Çalışmaların yüzde 90’ını bitirdiğimiz Mevlana’da bugün ilk etabın hak sahiplerini evlerine kavuşturuyoruz. Mevlana 7. Etap’ta; hemşehrilerimiz ile yüzde 100 gönüllülük esası sağladık. Tüm hak sahipleri ile oturup görüştük ve anlaştık. Bu projede rezerv alan kullanmadık. Tamamen yıktığımız binaların yerine yenilerini yaptık. Bu süreçte hemşehrilerimizi mağdur etmemek için kira ve doğalgaz desteği verdik. Mevlana Mahallesi’nde ortaya koyduğumuz model çok beğenildi. Şimdi burası yükseldikçe çevre bölgelerdeki vatandaşlarımızdan talepler geliyor. Doğru modeli gören hemşehrilerimiz kentsel dönüşüme gönüllü oluyor. Şu an hemen 7. etabın yanında bulunan 8. etap kısmındaki hemşehrilerimizin kentsel dönüşümle ilgili yoğun talebi var. Orada da şimdilik yüzde 90 oranında bir taleple karşı karşıyayız. İnşallah o bölgede de çalışmalara başlayacağız. Mevlana’daki 7. Etap Projesi’nin ilk etabında anahtarlarını teslim ettiğimiz konutların sahiplerine bir kez daha yeni yuvalarının hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim, hepinize ağız tadıyla, gönül huzuruyla, sağlıkla, bu evlerde oturmayı nasip etsin. İnşallah kalan daireleri de Nisan ve Mayıs ayı itibari ile hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yıldırım için büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz” sözlerini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Bizim Bursa için hayallerimiz, heyecanımız var. Bursa’da hızlı büyümeye paralel olarak ortaya çıkan kentsel sorunları gidermek gibi bir amacımız var. Biz bu dönem 100 bin konut dedik, Yıldırım Belediyemiz de 30 bin konut üretecek. Kentsel dönüşüm zor iştir. Şehrimizde gerçekleştireceğimiz kentsel dönüşüm çalışmaları için görüşmeler yapıyoruz. İnşallah büyük bir mutabakat ile kentsel dönüşüm sayılarını artırarak Yıldırım’ı daha yaşanılabilir bir şehir kılacağız” dedi. Program, hak sahiplerine anahtar teslimi ile sona erdi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesi-mevlana-7-etap-kentsel-donusum-projesinde-konutlarin-anahtarlari-teslim-edildi/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Bursa’da İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 09 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17504 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Öğrenmişler bir laf bizim Cumhuriyet Halk Partililer, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız. Rantsal dönüşüme niye karşı olmayalım? Bizim derdimiz ev yapmak.” dedi.

Özhaseki, Bursa Büyükşehir Belediyesince düzenlenen İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerleşim alanlarında 300 binden fazla inşaatın sürdüğünü, geçen ay itibarıyla 46 bin konutun teslim edildiğini bildirdi.

Nisan ayının başına kadar 30 bin konutu, daha sonra ise her ay 15-20 bin konutu sahiplerine teslim edeceklerini belirten Özhaseki, şunları söyledi:

“Söz verdik. İnsanlar konteyner kentteler, evlerinin dışındalar. Onlar dışarıda bu zorluk içerisinde yaşarken emin olun bizlerin rahat etmeye hakkı yok. Bakanlık olarak adeta seferberlik ilan ettik. Bir bakan yardımcısı arkadaşımız devamlı deprem bölgesinde. Ayrıca bizim ekiplerimiz oradalar. Şu anda tam 110 bin kişilik bir çalışan ordusuyla hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun, sözlerimizi yerine getiriyoruz ama bu arada durmadan da bizlere dönüp, ‘Nerede bu evler?’ diyenler var. ‘Gelin göstereyim size’ diyorum, hiçbiri gelmiyor. ‘Herhalde akrabalarınıza dağıtıyorsunuz, AKP’lilere veriyorsunuz’ diyen genel başkanlar var. Ne olur şu kirli dilinizi bir çekin milletin üstünden. Deprem siyaset üstü bir meseledir, sizin dilinizle siyaset yapılacak bir konu değildir. Lütfen bu konuda eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsanız gelin deprem bölgesinde önünüze düşeyim tek tek göstereyim yaptıklarımızı.”

Özhaseki, 1000’den fazla şantiyede, 4 bini aşkın kırsal mahalle ve köyde evler inşa etmeyi sürdürdüklerini dile getirdi.

Depremlerin akabinde bazı partilerin genel başkanları ve yardımcılarının söylemlerine değinen Özhaseki, “Kardeşim millet can derdinde orada. Her bir yıkıntının altından feryat yükseliyor. Siz hala başka derttesiniz. Allah size iyilik versin.” ifadesini kullandı.

“2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, ülkede hareketli 500’e yakın fay hattının bulunduğu bilgisini verdi.

Bilim insanlarının Türkiye’nin Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e kadar uzanan hat üzerinde en çok deprem riski taşıyan 5 ülkeden biri olduğunu söylediğini aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz 100 yıl içerisinde bizim ana karamızda ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette ‘yıkıcı’ diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 yıkıcı deprem oluyor. Bu müthiş bir olay. Depremlerinde açtığı hasarları hepimiz biliyoruz; 130 bin kardeşimiz ölmüş, milyarlarca dolar zarar çıkmış karşımıza ve 3 hat devamlı hareketli. Biri Van Gölü civarında doğarak daha sonra Erzincan, Tosya, Niksar, Bolu, Abant’la gelip şu anda Adalar’da bekleyen Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bütün bilim adamları sürenin dolduğunu ve akşam sabah her an bir deprem olabileceğinden bahsediyor. İkincisi aynı bölgeden başlayarak işte bundan bir sene kadar önce kırılan Doğu Anadolu Fay Hattı. Yani Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay’dan Akdeniz’e doğru inen fay hattı. Üçüncüsü de Ege Bölgesi. Bu hatlar binlerce yıldır kırılmaya devam ediyor. Şimdi bizler ne yaparsak yapalım bu gerçekliği bilerek yapmak durumundayız. Bırakın konutlarımızı, iş yerlerimizi, en küçücük müştemilatı bile yaparken deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak yapmak zorundayız.”

Özhaseki, kadim şehirlerin bulunduğu, Türkiye’nin ekonomisinin döndüğü, 20 milyon insanın yaşadığı Marmara Bölgesi’nin de deprem riski altında olduğuna dikkati çekti.

Böyle bir bölgede gece gündüz demeden kentsel dönüşüm işini başarmaları gerektiğini anlatan Özhaseki, “Özellikle 2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında. Eski statüye tam uygun olarak yapılsa bile risk altında. Peki ne yapmamız lazım? Dünyada bir tek yolu var bu işin: Kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşümden başka çaresi yok bu işin. Bir an önce bizim kentsel dönüşüme başlamamız icap ediyor. 2012 yılında Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bir yasa çıkar ve o günden bugüne kadar 11 yıl içerisinde 2 milyon 200 bin konutu yenileriz, değiştiririz. Şu anda 400 binden fazlası devam ediyor. Fakat bu bizi kesmediği için yeni bir yasa daha çıkardık. İşimizi kolaylaştırıyoruz ve bu konuda da destek vermeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

“İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok”

Bakan Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının AK Parti hükümetleri döneminde Bursa’ya 98 milyar liralık yatırım yaptığını, 11 milyar liralık yatırımın sürdüğünü bildirdi.

Kentsel dönüşümün 3 ayağının bulunduğunu ifade eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlardan biri eksik kalırsa kentsel dönüşüm başarılamaz. Birincisi bakanlık, ikincisi belediye, üçüncüsü de vatandaş tarafı bu işin. Bakanlık olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yasalar çıkarıyoruz. Özel bütçeler koyuyoruz. Kendi içimizde biz teşkilat şemamızı yeniliyoruz. Sonuna kadar bu konuda hazırlıklarımızı yapıp kentsel dönüşümün önünü açacak her ne varsa hepsini yerine getiriyoruz. İstekliyiz. Her gittiğim yerde açık duyuruda bulunuyorum. Diyorum ki ‘Belediye başkanlarımız hangi partili olursanız olun kapı sonuna kadar açık size. A partili, B partili, C partili, hangi partiliyseniz gelin. Burada sizin bir kardeşiniz oturuyor. Elimde ne imkan varsa sizlerle paylaşacağım. Arsa mı lazım? Arsa vereceğim. Para mı lazım? Para vereceğim. Arkanızda durmak mı icap ediyor? Yasa çıkarmak mı icap ediyor? Onu da yapacağız. Yeter ki sizler bu işi yapın.’ Evet, bakanlık olarak biz hazırız. Bu duyuruda her zaman bulunuyoruz ama belediye ayağımız zayıf bizim. Bir kısım arkadaşlarımız var. (Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı) Alinur Bey, binlerce konutun dönüşümünü sağlamaya çalışıyor. Gece gündüz demeden kendi ekibiyle gayret ediyor. Vatandaşlarla görüşmeler yapıyor. TOKİ’yle görüşüyor. Bizden arsa istiyor. Zor bir iş bu iş. Çırpınıyor adeta ve bugün böyle bir sonuca doğru geliyor. Allah razı olsun. (Osmangazi Belediye Başkanı) Mustafa Dündar’dan da Alinur Başkan’dan da Allah razı olsun.”

Özhaseki, 10 yıl, 20 yıl, 25 yıl belediye başkanlığı yaptığı halde kentsel dönüşüm işine girmeyen belediye başkanlarının olduğunu belirtti.

Bakan Özhaseki, iki gün önce İzmir’de ziyaretlerde bulunduğunu anımsatarak, şunları ifade etti:

“25 senedir ilçeleriyle beraber tamamı Cumhuriyet Halk Partisinde. 25 sene önce bir ucundan tutsaydınız İzmir’in yarısını değiştirirdiniz. İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok. Evler rastgele yapılmış, briketten. Omuz verseniz yıkılacak gibi ama kentsel dönüşüm gelince hepsi kaçıyorlar. Öğrenmişler bir laf bizim Cumhuriyet Halk Partililer, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız. Rantsal dönüşüme niye karşı olmayalım? Bizim derdimiz ev yapmak. Hadi yapın ya, ne olur? Rica ediyoruz sizden, rantsal dönüşüm yapmayın asla. Zaten rantsal dönüşüm yapmaya çalışanın Allah cezasını versin. Kentsel dönüşüm yapın hadi bir tane. Bir Allah’ın kulu bile ortaya çıkmıyor. Engel olmak için de her numarayı yapıyorlar.”

“Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok”

İstanbul’u yıllarca yönettiklerini hatırlatan Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:

“En son Kadir ağabeyimizdi. Başta Cumhurbaşkanı’mız başlamıştı. Şimdi yerine bir arkadaş geldi. Kentsel dönüşüme ayırdığı para, algı operasyonları için ayırdığı paranın yarısı kadar. Yani ‘Beni parlatın, beni övün’ diye ajanslara, sosyal medyacılara verdiği, özel kalemden harcadığı paranın yarısı kadar kentsel dönüşüme para ayırıyor. Allah size iyilik versin ya. Ne istiyoruz peki sosyal medyadan? Bir yalan dünyası var orada. Cumhuriyet Halk Partisinin ayarladığı bir de troller ordusu var. Ben bir şey konuşuyorum. Bizden birisi bir şey konuşuyor. Diyorlar ki ‘Küfredin buna.’ Sabaha kadar saydırıyorlar bize. Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok. Vallahi onlara bakarsanız söylediklerine bakarsanız iş yapılmıyor ki.”

Kendilerinin eser siyaseti yürüttüğüne dikkati çeken Özhaseki, “Bunun da en güzel örneklerinden birini Bursa’mızda veriyoruz. Alinur Aktaş Bey kardeşim, Mustafa Bey. Allah kendilerinden razı olsun. Gece gündüz demeden uğraşıyorlar. Bize düşen de doğrusu onlara yardımcı olmak. Ne yapıyorlarsa arkalarında durmak. Hele hele mesele kentsel dönüşümse bütün imkanlarımızı seferber etmek. Böyle bir tehlikede hep birlikte ayağa kalkabiliriz. Elbette ki vatandaşımızın da bu görüşmelere gelip daha uyumlu, olumlu bir şekilde sonuçlandırmak için gayret etmesi lazım. Yani bakanlık bir taraftan, belediye bir taraftan, vatandaş bir taraftan el ele verirsek, biz Türkiye’yi depremlere karşı hazırlarız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” ifadesini kullandı.

Özhaseki, Türkiye’yi geleceğe hazırladıklarını ve ülkede dirençli şehirlerin olacağını sözlerine ekledi.

Konuşmanın ardından hak sahibi vatandaşlara anahtarları teslim edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışılmalı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17458 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışılması gerektiğini belirterek, “Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor.” dedi.

Özhaseki, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde inşa edilen Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, şehirleri taş ve topraktan yapılar olarak görmediklerini söyledi.

Şehirlerin hayatının insanoğlunun hayatına benzediğini dile getiren Özhaseki, “İnsanoğlu, bakımlı olduğu zaman, sıhhatli olduğunda, kendine çekidüzen verdiğinde, nasıl ki gürbüz bir vaziyette yaşarsa onun da nasıl ki doğarak daha sonra büyüyen ve gelişen bir yapısı varsa şehirler de aynen böyle. Eğer bu bakımı siz ihmal ederseniz o şehirler yavaş yavaş gerilemeye başlar.” diye konuştu.

Özhaseki, herkesin şehirlerine sahip çıkması gerektiğini anlatarak, “Yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı. 30 senedir bu işin içerisinde olan bir kardeşiniz olarak net söylüyorum. Anlamakta güçlük çekiyorum. Koca koca, milyonlarca nüfus olan şehirlerde ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların hiçbirinin biraz önceki anlattığım gibi bir belediyecilik anlayışı ne yazık ki üzülerek söylüyorum yok. Hizmet tarafında yoklar. Temel atmama törenlerinde varlar. Hatta işe takoz olmakta varlar.” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li başkanların yönettiği belediyeleri eleştiren Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bir taraftan da öğrendikleri yeni bir şey var. Asıl anlamakta güçlük çektiğim de bu: Algı belediyeciliği. Yalanlarla devam eden bir sanal dünyada kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar. İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışmamız lazım değil mi? Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor. Yani muhterem başkanımız diyor ki ‘Ben çok güzel bir adamım. Ben tatile giderim ama siz beni çalışıyor gibi gösterin. Ben hatta buralara sığmam, CHP genel başkanı olmalıyım, o da yetmez bana cumhurbaşkanı olmalıyım. Alın şu parayı, basın bana gazı, devam edeyim, uçayım ben.’ Böyle bir anlayışı gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.”

“Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok sayıda il ve milyonlarca insanın etkilendiğini anımsatan Özhaseki, hasarın 100 milyar doların üzerinde olduğunu ifade etti.

Bakan Özhaseki, AK Parti’li belediye başkanlarının deprem bölgesinde gece gündüz demeden çalıştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman büyük büyük konuşan belediye başkanları da özel jetlerle o bölgeye geldiler. Yanlarında 10-20 kamera, 10-20 fenomen, sosyal medyacılar, selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Onlara da ‘deprem turisti’ diyoruz. Biraz alınıyorlar ama resmen deprem turistiydi onlar. Allah iyiliklerini versin. Ne diyelim başka? Diyecek başka bir şey yok. Bizim işimiz gücümüz hizmet. Hem genelde hem yerelde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi büyütmeye çalışıyoruz. Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var. Misyonumuza karşı sorumluluğumuz var.”

Deprem bölgesinde 46 bin konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini bildiren Özhaseki, “Bu ayın sonuna kadar 75 bini bulacağız. Mayıs ayından itibaren de her ay 15-20 bin konutu depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Ev çıkmadığında hüzünlenen, üzülen kardeşlerimize orada diyorum ki ‘Bakın hiç merak etmeyin. Öbür ay çıkar, olmazsa diğer ay çıkar. Biz gece gündüz buradayız. Sizler, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun deyinceye kadar, sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buradayız ve gitmeyeceğiz.’ diye de onlara söz veriyoruz.” ifadesini kullandı.

“Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz”

Özhaseki, iklim değişikliği konusuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu anlamda Türkiye de büyük bir mücadele veriyor. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk. Bir taraftan 2040 yılına kadar kirletme oranımızı yüzde 41 geriye çekeceğimizle ilgili söz verdik. İklim Kanunu hazırlıyoruz. Uluslararası anlaşmalara tarafız. Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz. Yeşille ilgili de bir taraftan bizim evet hoşumuza giden bir güzellik gibi gözükse de tabiatı temizleyen bir yapı olduğunu, karbonu emen yapı olduğunu bir taraftan da Allah korusun depremlerde orayı bir sığınma alanı olarak kullanacağımızı hiç kimsenin unutmaması lazım. Kur’an-ı Kerim’de ağaçla ilgili 26 yerde, bağ, bahçe gibi yeşilliği tarif eden 100’den fazla ayet var. Cenabıhak bile cenneti tarif ederken, yeşilliklerden, bağlardan, bahçelerden, altından ırmaklar akan güzel yerlerden bahsediyor. Demek ki dünyayı güzelleştirmenin de bir yolu bu.”

Ülke genelinde 500’den fazla millet bahçesi projelerinin olduğunu dile getiren Özhaseki, “Cumhurbaşkanı’mız hedef koydu, bize ‘100 milyon metrekare yeşil alan yapacaksınız’ dedi. Şu anda 80 milyon metrekareye yaklaştık. 234’ünü açtık. 250’den fazlasının inşaatları da devam ediyor. Bursa’da da bizim Bakanlık olarak yapmaya çalıştığımız 2,5 milyon metrekare civarında. 5’ini açtık, 2’si bitti, 3’ünün de inşaatları devam ediyor ya da proje aşamasında.” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Türkiye’nin “Sıfır Atık Projesi”nde de önemli mesafe katettiğini vurgulayan Özhaseki, “Sıfır atık olur mu? Evet oluyor. Aynen böyle. Bunu dünya kabul etti. Zaten Danışma Kurulu Başkanlığına Emine Erdoğan Hanımefendi seçildi, Birleşmiş Milletler düzeyinde. 31 Mart, Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bizim Türkiye’nin dünyaya kazandırmış olduğu bir marka oldu. Bunu yaparak biz 2023 senesi sonunda Türkiye’deki tüm atıkların, çöplerin yüzde 35’ini geri kazandık. Bundan elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira.” açıklamasında bulundu.

“Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Bursa’ya konforu artıracak önemli bir eser kazandırıldığını belirtti.

Yeşilin Bursa için önemine işaret eden Varank, şunları kaydetti:

“Bu şehre sağladığımız her bir ilave yeşil alan bizim için de değerli hemşehrilerimiz için de kıymetli ve önemli. Bunun gibi nice parkları şimdiye kadar gerçekleştirdik. Açılışlarını yapıyoruz, yetişebildiklerimize bizzat gidiyoruz ama belediye başkanlarımız önümüzdeki dönemde yapacakları projeleri de bir bir kamuoyuna ilan ediyorlar. Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak. Biz taş üstüne taş nasıl koyabiliriz, bunun derdinde olan bir siyasi hareketiz. Bizim için en büyük rütbe vatandaşlarımızın bize söyleyeceği ‘Allah razı olsun’ cümlesi. Biz bunu da Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan öğrendik. Aynı anlayışla inşallah yolumuza devam etmek istiyoruz.

Alinur Başkan’a rakip olabilecek kimse yok ama Cumhuriyet Halk Partisinin bir belediye başkan adayı var. Bu belediye başkan adayının geçtiğimiz günlerde kendi yaptığı okul inşaatına yine Cumhuriyet Halk Partili Nilüfer Belediye Başkanı 2 kat kaçak yaptığı için ceza kesti. Kendisi kaçak bina yapan bir büyükşehir belediye başkanı, bu şehri yönetebilir mi? Bu şehre katkı sağlayabilir mi? Onun için biz kamuoyunun bunları çok güzel değerlendireceğine inanıyoruz.”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da katılımcılara hitap etmesinin ardından kurdele kesilerek, Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremi Sonrası Müzik Öğretmenlerinden Teşekkür Konseri https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17378 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından, Kahramanmaraş’a atanan müzik öğretmenlerinin öncülüğünde kurulan ‘Dulkadiroğlu Orkestrası’, depremin acılarını ve yaşanan travmaları atlatmak ve deprem sonrasında yardım elini uzatan illere teşekkür etmek için müziğin birleştirici gücünü kullandı.

Kahramanmaraş’ta görev yapan 18 müzik öğretmeni tarafından kurulan Dulkadiroğlu Orkestrası, deprem bölgesine yardım elini uzatan Nevşehir’e müzik ile teşekkür etti. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Vali Şinasi Kuş Kongre merkezinde düzenlenen konsere, öğrencilerin yanı sıra Nevşehir halkıda büyük ilgi gösterdi.

Dulkadiroğlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Mart İhlas Haber Ajansına yaptığı açıklamada “6 Şubat Depremlerini en acı şekilde yaşayan illerden birisi de Kahramanmaraş. Kahramanmaraş’ta da Dulkadiroğlu ilçesi oldu. Depremden sonra travmaları nasıl atlatabiliriz şeklinde çeşitli düşünceler vardı. İlimize yeni atanan 420 tane öğretmenin içerisinden müzik öğretmenleri bir moral, motivasyon konseri şeklinde ilk olarak 24 Kasım’a hazırlık yaptı. Bu konser ekibimizin 14 tanesi ilçemize ilk atanan öğretmenler oluşmakta. Dört tanesi de ilçemizde görev yapan öğretmenlerimizden oluşuyor. İlk olarak 24 Kasım’da moral motivasyon konserimizi yaptık. Hem sosyal, hem kültürel alanda çeşitli faaliyetlerle depremin yaralarını sarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dulkadiroğlu orkestrasının şefliğini yapan müzik öğretmeni Ahmet Metin Arslan’da yaptığı açıklamada “Biz Kahramanmaraş’ta görev yapan müzik öğretmenleri olarak, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gelen talep üzerine bir orkestra kurulması kararlaştırıldı. Öğretmenlerimiz ile istişare sonucu ortak bir orkestra kurmaya karar verdik. Orkestranın ana amacı da depremden etkilenen 11 ilimizin yaralarının sarılmasına yardımcı olmak. Müzik öğretmeni olarak amacımız aynı zamanda moral motivasyon artırıcı konserler yapmak. Bu amacımızı da kısmen başarıyoruz. Bundan sonrası için de Deprem illerine yardım eden illerimize teşekkür konserleri düzenleme niyetindeyiz. İlk olarak Nevşehir ile açılış yaptık. İnşallah bundan sonraki süreçte de teşekkür konserlerimizi devam ettirmeyi umuyoruz. Ekibimize sekiz hanımefendi öğretmenimiz, sekizde erkek öğretmenimiz ve bir şefimiz bulunuyor. Toplamda 17 kişilik bir ekibimiz var. Haricinde bir tane sunucu öğretmenimiz var, bu şekilde 18 kişilik bir orkestra ekibiyle devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına dernek çatısı altında devam ettiklerini söyleyen Dulkadiroğlu Eğitimciler Sanat Eğitim Kültür Derneği Başkanı Ertuğrul Tekerek’de yaptığı açıklamada, deprem sonrası süreçte inşalarda çok ciddi psikolojik travmalar yaşandığını söyledi.

Tekerek, “Devletimiz ve milletimiz bizlere yarım etti. Ama her şey maddiyatla olmuyor. Maddi yardımlar yapılıyor. Devlet elinden geldiği imkanları vatandaşı ve şehri tekrar ayağa kaldırmak için seferber oldu. Ancak bu işin bir de psikolojik yönü var. Peki bunu nasıl ayağa kaldırabiliriz diye düşündüğümüzde en iyi çözümün sanat ve kültür olduğuna karar verdik. Bundan hareketle Dulkadiroğlu Eğitimciler Sanat Eğitim Kültür Derneği’ni kurduk. Yaptığımız bu çalışmayı bir kartopu olarak düşünüyoruz. Orkestramız ile bize yardıma gelen gönlü büyük milletimizin her bir ferdine ulaşmak istiyoruz. Bu amaçla da bütün illerimizi tek tek dolaşmayı hedefliyoruz. Yine bize yurtdışından yardıma gelen Kardeş cumhuriyetlerimize ve diğer ülkelere imkanlar dahilinde gidip bir teşekkür konseri sunmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Müziğin iyileştirici gücünü kullandıklarını söyleyen Şube Müdürü Hacı Yaşık’da yaptığı açıklamada, “Bu bizim ikinci konserimiz. O dönemde Türk milletinin çok büyük iyiliklerini gördük. O çaresizlik içinde uzatılan eller, açılan kapılar, açılan yürekler gördük. Tüm halkımıza minnettarız. Bizlerde müziğin iyileştirici gücünü kullanarak bu travmaları bir an önce silmek, en azından hafızalarda mazi yerine bırakmak adına hem de Türk milletine teşekkür adına bu yola çıktık. Niyetimiz güzel, ben her şeyin daha güzel olacağını düşünüyorum bu günleri böyle aşacağımıza da inanıyorum” dedi. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-muzik-ogretmenlerinden-tesekkur-konseri/feed/ 0
Hakkari’de Depremsellik ve Kentsel Dönüşüm Konulu Seminer Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremsellik-ve-kentsel-donusum-konulu-seminer-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremsellik-ve-kentsel-donusum-konulu-seminer-duzenlendi/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17326 Hakkari’de “Hakkari İlinin Depremselliği, Kentsel Dönüşüm ve Afet Yönetimi” konulu seminer düzenlendi.

Hakkari Valiliği ve Hakkari Belediyesi tarafından, Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen seminerde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, Anadolu coğrafyasının yüzde 80’ine yakınının deprem gerçekliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Doğu Anadolu ve Kuzey Doğu Anadolu fay hatlarının dünyanın en uzun fay hatlarından olduğunu belirten Çelik, bu iki fayın geçtiği güzergahlarda onlarca depremin meydana geldiğini, bunlardan en büyüğünün Erzincan depremi olduğunu anlattı.

Bu durumun Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından değiştiğini belirten Çelik, “Bundan sonra da bu coğrafyada depremler olacak. Hakkari, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alıyor. Başta biz idareciler olmak üzere ülkenin her ferdi, deprem kaygısını taşımak zorunda. Hepimiz deprem gerçeğini fark etmek ve kaygılanmak, kaygılandığımızda da çözüm bulmak zorundayız. Hepimiz bu depremlere hazırlıklı olmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Bunun için en önemli hususun depreme dayanıklı yapılar inşa etmek olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Hakkari’de yapı stokunun güncellenmesi ve yapı stokunun risklerinin belirlenmesi için belediye ve üniversiteyle çalışma başlattık. Orada iyi mesafe almayı planlıyoruz. Ondan sonraki süreç kentsel dönüşüm süreci. O süreci de tüm kentle birlikte yönetmek ve yürütmek zorundayız. Devlet olarak en önemli görevimiz vatandaşın kamusal anlamda güvende kalmasıdır. Onun için deprem yönetmelikleri çıkarılıyor. Bu bir eziyet olsun diye değil, insanların güvende kalması içindir. Bu bilimsel hesaplama ve analiz işi. Hepimiz bir ve beraber olup aynı amaca doğru gidersek başarırız, yoksa sorunu çözme iradesi güçlenmez.”

“Binayı yumuşak zeminde yaparsak sonu felaket olur”

Yüksek inşaat mühendisi ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki ise Türkiye’de meydana gelen depremler hakkında bilgi vererek, bu depremlerin domino etkisi yarattığını ifade etti.

İzmir’de 4 yıl önce yaşanan depremde yıkılan binalarda kötü malzemenin kullanıldığını gördüklerini belirten Moriwaki, Ege’de küçük fay hatlarının çok olduğunu, bu yüzden sık sık depremlerin meydana gelebileceğini ama çok büyük bir deprem beklemediklerini aktardı.

Türkiye’nin her yerinin deprem açısından tehlikeli olduğunun söylenebileceğini vurgulayan Moriwaki, “Türkiye de Japonya da deprem konusunda tehlikeli bölgede yer alıyor. Japonya’da her türlü afet olabiliyor. Depremin olduğu noktada tekrar depremler oluyor. Burada da deprem biz yaşıyorken olmayabilir ama sonraki nesilleri düşünmemiz lazım. Hakkari’yi çok beğendim. Buranın yapısı genellikle kaya. Sert zemin olduğu için çok sallantı olmuyor.” diye konuştu.

Dünyadaki büyük depremlerle Türkiye ve Japonya arasındaki depreme ilişkin önlemlerin farklılıklarına değinen Moriwaki, “Artık Japonya’ya gitmeyeceğim. Sonuna kadar Türkiye’de çalışacağım. Türkiye, depremde can kaybının yüksek olması konusunda üçüncü sıraya yükseldi. Bazı ülkelere göre çok fazla büyük deprem olmamasına rağmen can kaybı fazla. Binayı yumuşak zeminde yaparsak sonu felaket olur.” dedi.

Çocukların deprem konusunda bilinçlendirilmesinin ve yapılarda sismik izolatörlerin kullanılmasının önemine işaret eden Moriwaki, “Evlerde eşyaları uygun yere bırakıp sabitlemek çok önemli. Merdivenler yapılarda zayıf noktalar. Hayat üçgenine yönelmek lazım. Hakkari’de büyük depremin üzerinden yaklaşık 100 yıl geçti. Bu süreçte deprem geliyorsa fikrimce daha iyi olur. Çünkü küçük olabilir. Ne kadar enerji biriktirirse daha kötü olabilir. Anladığım kadarıyla kötü malzeme kullanılmış çok yapı var. Her an gelebilir düşüncesiyle herkesin hazırlıklı olması lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hakkari’de 1996’dan önce yapılan yapılar yüksek risk taşıyor”

Yüksek inşaat mühendisi ve afet yönetimi uzmanı Faruk Görünüş de depremsellik konusunda binalarla ilgili çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

Bu çalışmalarla olası bir depremde kimsenin zarar görmemesini amaçladıklarını belirten Görünüş, şunları kaydetti:

“Hakkari nüfusuna oranla büyük bir depremde yüksek can kayıplarının yaşanabileceği bir şehir. Hakkari ciddi önlemler almaya başlamış. Bu çok önemli. Hakkari’ye hazır beton 2010’da girmeye başladı. O döneme kadar beton elle dökülürdü, dereden alınan malzemelerle yapılıyordu. O zaman düz demirler kullanılıyordu. Bu binalar ciddi anlamda risk taşıyor. Hakkari’de 1996’dan önce yapılan yapılar yüksek risk taşıyor. Çünkü o dönemdeki işçilik ve malzemeler kötüydü. 2011’den önce yapılan yapılar da riskli. 2018’den sonra yeni yönetmelik yürürlüğe girdi. Bu yönetmeliğin şartları biraz daha ağırdı. Deprem bölgesinde bu yönetmeliğe uygun yapılan yapılarda çok fazla hasar görmedik. İşçilik hatalarından kaynaklı yıkılan çok sayıda bina gördük. Eski binalarda hayat üçgeni görmedik. Asıl tehlike eski binalarda. Bir binanın çökmeyeceğini bilseniz korkmazsınız. Halkın bu çalışmalara destek vermesi geriyor. “

Moriwaki ve Görünüş, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı.

Programa Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, kurum amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gönüllüler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremsellik-ve-kentsel-donusum-konulu-seminer-duzenlendi/feed/ 0
Deprem Sonrası Hayata Yeniden Başlayan Kadın Girişimci https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-hayata-yeniden-baslayan-kadin-girisimci/ https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-hayata-yeniden-baslayan-kadin-girisimci/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17089 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’dan Ankara’ya gelen Nesrin Kayabaşı, hayata sıfırdan başlayarak kendi lokanta markasını kurdu.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’dan Ankara’ya gelen Nesrin Kayabaşı, sıfırdan bir hayata başlayarak, kendi lokanta markasını kurdu. Depremin olduğu gün Hatay’da restoran açmayı planlayan Kayabaşı, hayallerini şimdi Ankara’da gerçekleştirmeyi hedefliyor.

“Burada yapabileceğime inandım”

Depremin ardından bir bilinmeze doğru yola çıktığını dile getiren Nesrin Kayabaşı, “Ankara’ya geldim ve uzunca bir süre aslında ne yaşadığımızı idrak etmeye çalıştım fakat sonra anladım ki bir şekilde hayata tutunmak gerekiyor. Aklıma Antakya’da yaşadığım o güzel günler geldi, o konforlu hayatım geldi ve ben o hayata tekrar erişebileceğime inandım. Bunu burada yapabileceğime inandım” ifadelerini kullandı.

“Bir hayalim vardı; Nesrince markasını oluşturacağım diye”

Kendi kurduğu markasını daha ileri taşımayı hedefleyen Kayabaşı, “Bir hayalim vardı; Nesrince markasını oluşturacağım diye, güzel yemekler çıkaracağım ve insanların damak tatlarına hitap edeceğim diye. O hayalimi gerçekleştirmek üzere yola çıkmıştım Antakya’dayken. Bir iş yeri kurmuştum, pazar günü temizliği yapmıştım, pazartesi günü de sabah açılışım vardı. Bütün ekipmanlarımı ve ekibimi kurmuştum. Pazartesi sabah uyandığımızda deprem olmuştu ve her şey enkaz altında kalmıştı” diye konuştu.

“Bir gün tezgah, bir gün ocak aldım”

Kadınların güçlü olduğunu ve istemeleri halinde her işi yapabileceğini söyleyen Kayabaşı, “‘Bunu Ankara’da da yapabilirim’ dedim ve burayı o hedefle ve hayalle oluşturmaya çalıştım. Bir gün tezgah, bir gün ocak aldım. Bir gün çok fazla risk aldım, çok fazla borcun altına girdim. Çok fazla insan ‘Olmaz, yapamazsın, piyasa çok kötü’ dedi ama ben hiç yılmadım. Her gün sabah umutla uyandım. Hala o şevki ve umudu aynı şekilde yaşıyorum ve çok güzel bir yol katettiğime inanıyorum. İsteyen herkesin, özellikle kadınların ve annelerin bunu yapacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkıntıların arasında kalan restoranından çıkarabildiği mutfak aletlerini Ankara’daki imalathanesinde kullanan Kayabaşı, şöyle devam etti:

“Çok fazla bir şey çıkaramadım, çıkardığım şeylerin çoğu kırık döküktü. Açıkçası burada çok fazla işime yaramadı. Ben de aslında o eşyalar gibi kırık döküktüm. Getirdiğim eşyalar beni bir süre götürdü. Bir süre onlarla idare etmeye çalıştım. Biraz çalışınca her gün bir parça bir şey aldım. Onların hepsi duruyor bir yerde. Bir kısmını hala kullanıyorum, bir kısmı artık işime yaramıyor ama atmadım. Onların benim için çok büyük manevi bir değeri var.”

“Bütün kadınların çok güçlü olduğunu düşünüyorum”

İşe evden ufak siparişler ile başlayan Kayabaşı, kısa zamanda bir imalathane açtığına vurgu yaparak, “Burada aslında ben işe bir tencere sarma sarmakla başladım. Bu şekilde küçük küçük işler yaparak başladım. İnsanlar bana sipariş verdi ve ben o insanların istedikleri şeyleri evde yaptım bir süre. Sonra işletmeye döndüm. Sadece Hatay ürünlerini yapıyorum. Hatay’ın içliköftesini yapıyorum, sarmalarını, dolmalarını yapıyorum. Tamamen yöresel mutfak üzerinde çalışıyorum. İsteyene özel sipariş yapıyorum, onun dışında da internet üzerinden satış yapıyoruz. Hayat devam ediyor ve ben bütün kadınların aynı iradeyi gösterip, hayatına kaldığı yerden devam edebileceğini ve bütün kadınların çok güçlü olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-hayata-yeniden-baslayan-kadin-girisimci/feed/ 0
UMKE Gönüllüleri Deprem Tatbikatı Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:33:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17086 Sağlık Bakanlığı Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) gönüllüleri, deprem sonrası enkazdan yaralıların kurtarıldığı ve ilk müdahalenin yapıldığı tatbikat gerçekleştirdi.

4 Mart’ta başlayan ve bugün tamamlanan Temel UMKE Eğitimi ve Tatbikatı kapsamında senaryo gereği kent merkezinde 6,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Temel eğitimlerini tamamlayan UMKE gönüllüleri, deprem sonrası yaşanabileceklerin, olası aksaklıkların birebir yansıtıldığı tatbikatta “Sesimi duyan yok mu? Bize yardım edin” diye bağıran enkazdaki yaralılara müdahale etti.

Triaj etabıyla başlayan uygulamada UMKE gönüllüleri, kendi güvenlik önlemlerini alarak depremde yıkılan binanın enkazına girdi. İçeridekilere ilk müdahaleyi yapan ekipler, ardından enkazda açılan güvenli boşluktan yaralıları çıkardı.

Dışarı çıkarılan yaralılar, sedyeyle tedavi için acil müdahale ünitesine alındı.

Gönüllüler, olası depremde nelere dikkat edeceklerini öğreniyor

Ankara UMKE Sorumlusu paramedik Yusuf Tören, yaptığı açıklamada, teorik eğitimlerle başlayan tatbikatın son iki gününün pratik uygulamaya ayrıldığını anlattı.

Toplam 5 günlük eğitim sürecinde UMKE gönüllüsü olmak için başvurup çeşitli aşamaları geçen sağlık çalışanlarının yer aldığını dile getiren Tören, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yazık ki geçen yıl acı bir deprem süreci geçirdik, bu süreçte UMKE olarak hep sahadaydık, yaralılara müdahale etmek için canla başla çalıştık. Bugün de UMKE ailemizi genişletmek adına aramıza dahil edeceğimiz yeni gönüllülerimizin olası bir deprem durumunda nelere dikkat edeceği, olası riskler, kaos ve panik ortamında nasıl kararlar alınacağını göstermek ve bunun bir refleks haline gelmesinin sağlanması amacıyla tatbikat gerçekleştirdik.”

Yaralılara ilk müdahale, enkazdan çıkarma eğitimleri veriliyor

Tatbikatların illerde yıl içinde birçok kez yapıldığını vurgulayan Tören, “Tatbikatta gerçeğe çok yakın enkazdaki dar alanlarda yaralılara ilk müdahale teknikleri, hastaları çıkarma ve uygun taşıma teknikleri ve acil müdahale ünitesine götürüp tedavilerinin başlanmasına ilişkin uygulamalar yer alıyor.” dedi.

Tören, tatbikatta iç içe geçmiş senaryoların, UMKE ekipleri enkaz içinde yaralılara ulaşırken artçı deprem ihtimallerinin uygulandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Tatbikatta depremi gerçeğe uygun şekilde UMKE gönüllülerimize yaşatarak bu anlarda nasıl hareket etmeleri, kaos ve panik ortamında nasıl doğru kararlar alabileceklerini de öğretmek istiyoruz. Bu tatbikatlar, profesyonel sağlık hizmeti veren UMKE gönüllülerimizin afet alanında da nitelikli sağlık hizmetini sürdürebilmesini sağlamak için önem taşıyor çünkü hastane ortamında verilen sağlık hizmetiyle afet bölgesinde korunaklı alan olmadan verilen sağlık hizmeti çok farklı. Dolayısıyla tatbikatlarda afet ortamını gönüllülerimize yaşatıp afet alanında da gerçekçi, doğru kararlar almalarını sağlıyoruz.”

“Afet, sıfırıncı dakikada başlar”

Yusuf Tören, afete hazırlıklı olmanın önemini vurgulayarak, “Afet, sıfırıncı dakikada başlar. Şu anda sıfırıncı dakikadayız ve kursiyerlerimize de tam bu anda eğitim veriyoruz çünkü afetin birinci dakikasına geçildiği andan itibaren onlara eğitim verme, onların da hatalarını görme şansı yok. Dolayısıyla bu tatbikatlarla UMKE gönüllülerine sıfırıncı dakikada eğitim vererek gerçek bir afet yaşandığında buna hazır olmalarını amaçlıyoruz.” bilgisini paylaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/feed/ 0
Deprem hareketliliği artan Güney Marmara’da yapı stokunun zemine göre yenilenmesi uyarısı https://www.haber60.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/ https://www.haber60.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17084 SALİHA NUR KÖKSAL/BURAK AKAY/SITKI YILDIZ – Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’ndeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde son aylarda artan deprem hareketliliğini yorumlayan uzmanlar, şehirlerin zemini genel olarak güçlü olmadığı için kentsel dönüşümün hızlanması ve yapı stokunun yenilenmesinde yeni araştırmalar yapılması uyarısında bulundu.

Yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova, yüzyıllardır şiddetli depremler üreten Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın batı kolunun güneyinde yer alıyor.

Tamamı birinci derece deprem kuşağında olan 4 ilde aktif fayların üretebileceği depremlerle ilgili bilimsel araştırmalar yürütülürken, bazı şehirlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyeler tarafından kentsel dönüşüm çalışmaları yapılıyor.

Bursa’da 14 bölgede yürütülen kentsel dönüşümün en büyüğü, 420 dönüm alanda Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde gerçekleştiriliyor. 2 bin 300 konutun yüzde 80’den fazlasının yıkımı yapılan Akpınar’da yeni binalar yükseliyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında geçen yıl mart ayında başlatılan “Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması” projesi kapsamındaki çalışmalar da sürüyor. 42 aylık proje ile “Tehlike ve Risk Değerlendirme” sonuçları ortaya çıkacak, bitiminde ise “Kentsel Dirençlilik Planı” açıklanacak.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, yangın, deprem, sel gibi afetlerin yaralarını sarmak için Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (BAKOM) kurdu. Rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde depreme dayanıklı konutlar inşa edilerek, şehir merkezlerindeki riskli yapıların dönüştürülmesine yönelik çalışmalar yapılıyor.

Çanakkale’de geçen yıl 220 konut ve 58 iş yerinin bulunduğu 84 yapının riskli olduğu tespit edildi. Kentsel dönüşüm kapsamında 156 konut ve 19 iş yerinin yıkımı gerçekleştirildi. Yapımına başlanan yapılarda yüzde 80 tamamlanma seviyesine ulaşıldı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin büyük yıkıma yol açtığı Yalova’da bu tarihten önceki yapıların yüzde 65’i yenilendi. Kalanların da yenilenmesi için çalışmalara devam ediliyor.

“Deprem tahmini yaparken daha dikkatli davranmalıyız”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Güney Marmara’da artan deprem hareketliliğinde son büyük sarsıntının 4 Mart’ta Yenice-Gönen Fayı’nda 4,9 büyüklüğünde yaşandığını hatırlattı.

Bursa’nın Gemlik ve Mudanya, Çanakkale’nin Biga ve Yenice, Balıkesir’in Gönen ilçeleri ile çevrelerinde son bir yılda büyüklüğü 4’ten fazla depremlerin yoğunlaştığını belirten Özden, aktif doğrultu atımlı ve büyük fayların her zaman 7’nin üzerinde deprem üretme potansiyeli taşıdığını vurguladı.

Güney Marmara’daki yerleşim bölgelerinin zemin özelliklerine işaret eden Özden, şunları söyledi:

“Çanakkale ve çevresi ile Balıkesir’in Bandırma ilçesine doğru ilerleyen bölgedeki zemin koşulları, özellikle büyük ve ana yerleşim birimlerinde iyi değil. Her ne kadar Bursa, Uludağ’ın eteklerinde kurulu olsa bile onun için de aynı şey söz konusu. Üzerindeki yapı stokunun da buna uygun hale getirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bazı yerlerde dönüşümün artık şart olduğunu görüyoruz. Bu noktada çalışmaların biraz daha hızlanması gerektiğine inanıyoruz ki bir sonraki nesillere daha sağlıklı yaşam ortamları bırakabilelim.”

Yenice-Gönen Fayı’nda 1953 yılında 7,2 büyüklüğünde deprem yaşandığını anımsatan Özden, “Çok kısa süre geçmiş olmasına rağmen aynı yerde büyük bir depremi görebiliyoruz ya da deprem tekrarlanma aralığının çok uzadığını biliyoruz, Marmara’da olduğu gibi. Buna tabii ki yer kabuğu ve onun dinamikleri karar veriyor. Oradaki o alanlarda ve noktalardaki stresin birikmesi, dağılımı ve açığa çıkmasıyla son buluyor.” diye konuştu.

“Zemin kadar işçilik de önemli”

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün de Güney Marmara’da yaşanabilecek şiddetli depremde Bursa’nın etkilenme ihtimalinin çok yüksek olduğunu anlattı.

Kentteki yapıların yarısından fazlasının riskli olduğunu savunan Doğangün, Bursa Büyükşehir Belediyesinin kentsel dönüşüm konusunda Japon bilim insanlarıyla çalışma yürüttüğünü ve bu kapsamda binaların ve zeminin hızlı değerlendirme yöntemleriyle durumlarının belirlenmeye çalışıldığını aktardı.

Depremde zemin kadar işçiliğin de önemli olduğunu vurgulayan Doğangün, “Bazen projesinin aynı olduğunu düşünüyorsunuz. Aynı projelendirilmiş, yan yana olmasına rağmen biri yıkılıyor, diğeri yıkılmıyor. Zemin özellikleri de çok değişmiyor. İşte burada işçiliğin önemi ortaya çıkıyor.” ifadesini kullandı.

İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya, Yenice’deki depremin çok parçalı ve kırıklı yapıya sahip fay üzerinde gerçekleştiğine dikkati çekti.

O bölgedeki hareketliliğin Bursa özelinde yükleme ya da tetiklemeye yol açmasının pek mümkün görünmediğini söyleyen Şenkaya, şunları kaydetti:

“Bursa’nın çevresinde büyük deprem yaratabilecek birçok fay bulunuyor. Aslında Bursa’nın zemini, kent çevresinde gerçekleşebilecek orta veya üstü büyüklükte bir depremden etkilenebilecek ya da o depremlerin etkisini daha fazla büyüterek yapılara yansıtabilecek bir yapıda. Dolayısıyla bizim Bursa’nın etrafındaki depremlerin ne zaman ya da hangi büyüklükte olacağını düşünmemizden ziyade gerçekleşecek bir depremin etkilerini, bulunduğumuz konumun bunu ne kadar büyüteceğini ve yapılara nasıl yansıtacağını araştırmamız gerekiyor. Çünkü Bursa verimli topraklara sahip bir ova. Dolayısıyla bizim odaklanmamız gereken nokta aslında depremin ne zaman ya da hangi büyüklükte olacağı değil, olduğunda Bursa Ovası üzerinde hangi bölgelerin daha fazla etkileneceği ve nasıl etkileneceği olmalı.”

“Kayapa-Yenişehir Fayı’nı araştırmamız, detaylandırmamız gerekiyor”

Doç. Dr. Şenkaya, Güney Marmara genelinde fay hareketlerini gözlemlemek için lokal bazda mahalle ve sokak taraması yapılmasının önemli olduğunu belirtti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkımın yaşandığı Hatay ile Bursa arasında benzerlikler olduğuna vurgu yapan Şenkaya, “Bizim de yapı stokumuz, tarihi bir kent olmamız nedeniyle çok eski, farklı dönemlerde imal edilen yapılarımız var. Bursa Ovası’nın zemin özelliklerini tam anlamıyla mahalle, sokak ölçeğinde değerlendirebilirsek, bu bilgileri alabilirsek, birden fazla bilim insanının jeofizik, jeoloji, inşaat gibi alanların birlikte çalışmasıyla depremin zemin üzerinde yaratacağı etkiyi, zeminin de yapıya nasıl bunu yansıtacağını çalışabiliriz.” görüşünü dile getirdi.

Bursa Ovası’nın kuzeyinde ve güneyinde fayların olduğunu ifade eden Şenkaya, şöyle konuştu:

“Birincisi, Kayapa-Yenişehir Fayı’nı araştırmamız, detaylandırmamız gerekiyor. Tam olarak bu fayın, Bursa Ovası’nın oluşmasında etkin olduğu düşünülen ve 1855’teki o malum ve meşhur deprem ikililerini, serisini yaratan fay olduğudur. Bunun üzerine biraz çalışmalıyız ve bu fayın ova üzerindeki durumunu daha net bilimsel verilerle o çalışmanın da üzerine koyarak sürdürmeliyiz. Bursa özelinde depremin nerede olduğunun çok bir önemi yok çünkü Bursa’nın zemin özellikleri, çevresindeki 150-200 kilometre yarıçapında olacak orta veya üstü büyüklükteki bir depremin etkilerini depreme yakın bölgelerden daha fazla bizlere hissettirecek karakterde. Bizlerin buna hazırlıklı olması gerekiyor.”

Bina Kimlik Kartı, karekodla yapının özelliklerini görünür hale getiriyor

Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Apaydın, binaları satın alacak kişilerin özellikle betonun kalitesi ve kullanılan demir miktarı konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini anlattı.

Bunu yapabilmek için “bina etiketi” olarak adlandırılabilecek “Bina Kimlik Kartı”nı geliştirdiğini, önerisi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca bu kartın kullanılmaya başladığını ifade eden Apaydın, şunları kaydetti:

“Bunun hızla yaygınlaştırılması lazım. Bunu yaygınlaştırdığımızda tüketiciler daha bilinçli hale gelecek. Örneğin kiralık bir ev tutan kişi bakacak, bina kimlik kartı yoksa diyecek ki ‘Bu binaya demek ki güvenilmeyebilir’. Çünkü sonradan yapılmamış. Buna göre daha sağlam binalara talebi artırabiliriz. Bu kimlik kartları yeni yapılan binalara takılmak için zorunlu tutuluyor. Bir ya da iki sene önce zorunlu tutuldu. Bu kart yoksa, dış görünüşü ne kadar düzgün olursa olsun eski yapılar da bir makyaj yapılarak yeni binaymış gibi tüketicilere sunulabiliyor ama bu kimlik kartı belirli tarihten itibaren takıldığı için her binada yok. Kimlik kartı olup olmadığına bakmak lazım. Öyle bir planlamasını yaptım ki mesela bina kimlik kartına bir karekod koyuyoruz, akıllı telefonlarımıza okutarak belirli bilgilere ulaşıyoruz. Mesela beton kalitesi C25 mi, C30 mu? Bu çok önemli, binanın dirençli olup olmadığıyla ilgili. Bunun üzerine çalışmalarım devam ediyor. Bunun geliştirilmesi gerektiğini ve ihtiyaç olduğunu görüyorum.”

Yalova’daki kentsel dönüşüm uygulamaları

Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ise kentte 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği 1999 Marmara Depremi’nin ardından yapı stokunun yüzde 65’inin yenilendiği bilgisini verdi.

Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla sürdüğüne işaret eden Tutuk, “Geriye kalan yüzde 35’lik kısmında 25 yılda maalesef kentsel dönüşüm sağlanamadı. 5 ve 6 katlı binaların tekrar 5 ve 6 kat yapılabilmesiyle ilgili meclis kararı aldık. Şu an 100’ün üzerinde apartman bu kararımızdan sonra kentsel dönüşüme girdi.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/feed/ 0
Kahramanmaraş depreminde enkazdan sağ kurtulan anne, Sivas’ta hayata tutundu https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminde-enkazdan-sag-kurtulan-anne-sivasta-hayata-tutundu/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminde-enkazdan-sag-kurtulan-anne-sivasta-hayata-tutundu/#respond Fri, 08 Mar 2024 08:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16970 Kahramanmaraş depreminde enkazdan sağ kurtulan ve ayrı hastanelere kaldırıldıkları bebeğiyle 20 gün sonra kavuşan 3 çocuk annesi Bedia Kılınç, depremin ardından hayırseverlerin desteğiyle Sivas’a yerleşerek çocuklarıyla hayata tutundu.

Ülkemizde ‘Asrın felaketi’ olarak adlandırılan 6 Şubat depremlerinde, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşanan ilk depremde, oturdukları apartman hasar gören Bedia-Durmuş Ali Kılınç çifti ile çocukları 7 yaşındaki Neziha, 5 yaşındaki Cafer Efe ile yirmi günlük Umut dışarı çıkarak kurtulurken öğlen saatlerinde yaşanan ikinci depremde sığındıkları kayınbiraderinin evinin çökmesiyle ailenin tamamı enkaz altında kalmıştı. Enkazdan sağ olarak çıkan ve Sivas’ta farklı hastanelere kaldırıldıkları bebeğiyle 20 gün sonra kavuşan 3 çocuk annesi Bedia Kılınç, taburcu olduktan sonra bir hayırseverlerin desteğiyle Sivas’a yerleşerek çocuklarıyla birlikte hayata yeniden tutundu.

“Çocuklarım için hayata tutunmaya çalışıyorum”

Deprem de eşini, annesini, abla ve eniştesini kaybettiğini söyleyen 37 yaşındaki 3 çocuk annesi Bedia Kılınç, “Zor bir süreçten geçtik halen de geçiyoruz. Her şeye, her zorluğa rağmen yine de çocuklarım için hayata tutunmaya çalışıyorum. Onların yokluğunu arıyorum ama arasam da gelmiyorlar. Yapacak hiçbir şey yok. Deprem anında Umut babasının kucağındaydı. Babası kendini siper etti, üzerine kapandı. Eşim o anda vefat etti. Umut’ta yeniden hayata tutundu. Deprem’de ayaklarım kırılmıştı Umut’u hiç göremedim. 20 gün sonra hastaneye getirdiler. Hastaneden taburcu olduğumda ayaklarım tam anlamıyla iyileşmemişti bu nedenle Umut’u sevgi evine bırakmıştım. Umut’un beni unutmaması, benden soğumaması için her hafta sevgi evlerinden Umut’u bana getirdiler. Allah onlardan razı olsun. Tamamen iyileşmesem de altı ay önce geri aldım” dedi.

“Benim gibi hayata yalnız tutunan tüm kadınların da kadınlar günü kutlu olsun”

Bazen zamanlar oluyor ki eşimi, annemi, ablamı hepsini arıyorum diyen Kılınç, “Yalnız kaldım. Hepsi benden gitti bir tek bana oldu olan. Üç çocukla hayata tutunuyorum ama çok zor. Allah mekanlarını cennet eylesin. Sosyal hizmetten gelen para ve yardımlarla idare etmeye çalışıyorum, böylelikle çocuklarımla geçinip gidiyorum. Yardım edenlerden de Allah bin kez razı olsun. Tüm kadınların kadınlar gününü kutluyorum. Benim gibi hayata yalnız tutunan tüm kadınların da kadınlar günü kutlu olsun. Ben enkaz altındayken bana kızımın anne diye sesi geldi. O sesi duyunca çok şükür çocuklarım yaşıyor dedim. O anda bana AFAD veya Jandarma tam hatırlamıyorum bir ışık geldi. Lamba uttular abla çocukların yaşıyor dediler. Çocukların için mücadele et çık dediler. Ben kendi çabalarımla dışarı çıktım. Jandarmadan da Allah razı olsun o an gelip bana yardım ettiler. Çocuklarımı da çıkardılar ama ne yazık ki eşim ablam orada vefat etti. Ben o enkazın altındayken kendimi unuttum. Çocuklarım çıkmayacaksa bende çıkmayım diye düşündüm. Çocuklarımın sesini duyunca canıma can geldi o an nasıl çıktım hatırlamıyorum. Çok kötü bir felaketti Allah’ım kimseye yaşatmasın. Üç çocuğumu da rabbim bana bağışladı. Kaybettiklerimin yokluğunu arıyorum ama her şeye rağmen hayata tutunuyorum” ifadelerine yer verdi. – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminde-enkazdan-sag-kurtulan-anne-sivasta-hayata-tutundu/feed/ 0
Ebrar Sitesi A Blok Deprem Davası Başladı https://www.haber60.com.tr/ebrar-sitesi-a-blok-deprem-davasi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/ebrar-sitesi-a-blok-deprem-davasi-basladi/#respond Fri, 08 Mar 2024 05:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16917 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki depremde yıkılan Ebrar Sitesi A Blok’ta 58 kişinin ölümü, 18 kişinin de yaralanmasına ilişkin 6 sanığın yargılanmasına başlandı.

1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka dosyadan tutuklu sanıklar Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan ile Atilla Öz bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Firari sanık Mustafa Timurbanga ile tutuksuz sanıklar M.A.Ö. ve M.T. ise duruşmaya katılmadı.

Sanık Tevfik Tepebaşı savunmasında, Ebrar Sitesi A Blok’un Lalezar Konut Yapı Kooperatifi tarafından yapıldığını belirterek, “Bu kooperatifin bağımsız bölüm sayısınca üyesi vardı. Bu inşaat kooperatif tarafından yaptırıldı. Müteahhit ile ilgisi yoktur ve bende bu kooperatifin normal bir üyesiyim, bundan dolayı benim için asli kusurlu denmesi mümkün değil.” dedi.

Eskiden bu yana kooperatifçi olduğunu ve A Blok ile alakası olmadığını savunan Tepebaşı, şöyle konuştu:

“Ben o dönemde Başak Yapı Kooperatifi’nin yöneticisiydim. Lalezar Konut Yapı Kooperatifi’nin yöneticileri benim yakınımdır. İsraf olmasın diye kooperatifler olarak ortak bir ofis kullanıyorduk. İddianamede müşteki ifadelerine ve kişi beyanlarına bakarak müteahhit olduğum ve asli kusurlu olduğum belirtilmekte. Fakat benim kooperatife sadece üye olduğum, inşaat ruhsatında, sigortada, ticaret ve sanayi odasında ve diğer resmi evraklarda açık olarak dururken kooperatifçe yapıldığı belliyken, yasal delillere bakılmadan bana asli kusurlu denilmektedir. Bu deprem asrın depremi olarak kayıtlara geçti. Bu şiddette ve arka arkaya olan bir deprem tarihte görülmemiştir. Deprem uzmanları bu deprem için ‘Hiroşima’ya atılan atom bombasının 5 katı’ diyor. Ben 38 yılımı okullarda doğruyu yanlışı öğretmekle geçirdim. Şu anda kendi suçumun ne olduğunu anlamıyorum. 80 günü aşkın bir süredir cezaevindeyim ve sağlığımı kaybettim. Beraatımı istiyorum.”

Sanık Atilla Öz de hakkındaki iddiaları kabul etmeyerek Lalezar Konut Yapı Kooperatifi’nin kurucusu olmadığını, kendisinden önce 4-5 defa yönetim kurulunun değiştiğini ve 1995 yılında yönetim kuruluna seçildiğini dile getirdi.

Depremde yıkılan Ebrar Sitesi A Blok için Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu savunan Öz, “Çok büyük bir deprem yaşadık. Arka arkaya olan bu depremler bilim adamlarını dahi şaşırtmıştır. Yıkıcı depremler 100 saniye kadar sürmüştür.” ifadelerini kullandı.

Tutuklu sanıklardan Ahmet Doğan ise kendisinin de depremzede olduğunu, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde yakınlarını kaybettiğini söyledi.

Ebrar Sitesi A Blok’un inşaatına başlandığı 1995 tarihinde Siirt’te öğretmen olarak görev yaptığını ifade eden Doğan, “1999 yılının sonuna kadar Kahramanmaraş’a hiç gelmedim. Benim bu bina ile ilgim ve alakam yoktur.” dedi.

Tanık olarak dinlenen Tevfik Tepebaşı’nın kardeşi Ahmet Tepebaşı da ağabeyinin mesleğinin öğretmen olduğunu ve kooperatif yönetiminde olduğunu bildiğini ifade etti.

Tepebaşı, “Ebrar M blokta ev aldım ve sık sık bu kooperatif ofisine gidiyordum. Üyelerin para yatırdığına bizzat şahit oldum. A Blok kooperatif tarafında yapıldı. Fiilen kardeşimin bu işi yaptığını bilmiyorum.” diye konuştu.

“Site yapılmadan önce arazi patlıcan, pamuk ve marul tarlası olarak kullanılıyordu”

Mahkemeye müşteki olarak katılan İsmail Korkmaz da yapım aşamasına şahit olduğu Ebrar Sitesi A Blok’ta anne ve babasının hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Binaların temelleri su alıyordu ve bir ay kimse müdahale etmiyordu. Ebrar Sitesi A Blok’a ilk taşınanlardanız. Site yapılmadan önce arazi patlıcan, pamuk ve marul tarlası olarak kullanılıyordu. Sanıklar ‘binayı biz yapmadık’ diyor ama benim gördüğüm Tevfik Tepebaşı, Atilla Öz ve Mustafa Timurbanga’dır. İnşaatlarla ilgili bu isimlerle muhatap oluyorduk. Sonradan da Ahmet Doğan bunların arasına katıldı.”

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 27 Haziran’a erteledi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talep ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ebrar-sitesi-a-blok-deprem-davasi-basladi/feed/ 0
Çevre Bakanı: Kentsel dönüşüm için herkese kapılar açık https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16863 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin herhangi bir yerinde, parti ayırt etmeden kentsel dönüşüm yapmak isteyen herkese kapıların sonuna kadar açık olduğunu söyledi.

Özhaseki, Gaziemir ilçesindeki Şehit Piyade Er Mehmet Şanlı Parkı’nda vatandaşlara hitabında, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, şehirleri, mahalleleri, sokakları depreme dirençli hale getirmek için çırpındıklarını belirtti.

En son 6 Şubat’ta 18 ilin depremlerden etkilendiğini ve buradaki depremzedelere ara ara evlerini teslim ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Onlarla oturup sohbet ettiğimizde öyle bir hikaye anlatıyorlar ki yeminle söylüyorum, hepimiz ağlıyoruz. Ev sahibi de ağlıyor, biz de ağlıyoruz.” dedi.

Birçok yerde konut stokunun çok eski olduğunu ve depreme dayanıksız olduğunu ifade eden Özhaseki, bunların bir an önce yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.

Özhaseki, İzmir’de gördüğü en büyük eksikliklerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“25 senedir bu arkadaşlar burada iktidardalar. ya bir ucundan tutmuş olsalardı emin olun şimdi en az İzmir’in yarısını değiştirmiştik. Ben Ankara’da çırpınıyorum. Buradaki arkadaşlar gayret bile etmiyorlar. Hiç uğraşmıyorlar bile. Bu işlerin formülü var mı? Var. Devlet kocaman bir bütçe ayırıyor bu iş için. Kanunlar çıkarılıyor, bir sürü insan buna gayret ediyor. Ne olur bir ucundan tutun. Bunu yapan arkadaşlarımız da çok. İstanbul’a gidin kentsel dönüşüm yapan yerlere bakın hep AK Partililer. Yapmayan yerlere, en eski yerlere bakın bir de onlar. Ne yazık ki yapmıyorlar.”

“Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım”

Kentsel dönüşümün formülleri olduğunu ve İstanbul için “Yarısı Bizden” kampanyasını açıkladıklarını hatırlatan Özhaseki, İzmir’de de evini kendisi dönüştürmek isteyenlere 180 ay vadeli faiz oranı yıllık yüzde 8 bazında bir kredi vereceklerini aktardı.

Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bakın biz hazırız. Para da vereceğiz, arazi de vereceğiz. Kiracıların kira parasını da vereceğiz. Hiç sıkıntı yok. Birisi vatandaş, sizler hazırsınız ama arada belediye olması lazım. Belediye gelecek en çöküntü alan yeri hesaplayacak. Diyecek ki ‘şuradan başlatalım’ sonra bizimle vatandaşın arasında aracı olacak. Biz her türlü imkanımızı seferber edeceğiz ve orada kentsel dönüşüm başlayacak. Yapmamız gereken bu. Fakat İzmir’de ne yazık ki daha şu ana kadar bakın daha önce senelerce bakanlık yaptım. Şimdi de 8 aydır bakanım. Bir tek Allah’ın kulu aramadı bizi. ya biz düşman değiliz kardeşim. Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım. İzmir’imiz riskli şu anda. Bizdeki kayıtlara göre hareketli olan tam 21 fay hattı var. Ne zaman, nereleri yıkıp götürecek? Bilmiyoruz ki ama her birisi her an hareketlenebilir. Fakat arkadaşlarımız ne yazık ki kentsel dönüşüm tarafında zerre miktar dahi adım atmıyorlar.”

Özhaseki, Kayseri’de belediye başkanlığı döneminde 50’den fazla gecekondu mahallesini dönüştürüp, vatandaşları ev sahibi yaptığını anımsatarak, “Bakın açık senet. Türkiye’nin herhangi bir yerinde A partili, B partili, C partili kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa, Türkiye’deki deprem riskinden dolayı konutlarınızı dirençli hale getirmek istiyorsa, yeminle söylüyorum kapı sonuna kadar açık. Elimde ne imkan varsa hepsi için kullanacağım söz veriyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/feed/ 0
Kahramanmaraş ve Hatay’da Depremzedelerle Buluşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16848 Depremlerden en çok etkilenen illerden Kahramanmaraş ve Hatay’da kadınlar, gençler ve kız çocukları ile buluştu. 7 Mart 2023 Hatay, Kahramanmaraş – 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’yi derinden sarsan yıkıcı depremler 11 ilde yaklaşık 9,1 milyon kişiyi doğrudan etkiledi, 3,6 milyondan fazla kişiyi evsiz bıraktı.

Bir yılın ardından, en çok etkilenen illerde yaklaşık 760 bin kişi hala çadırlarda veya konteynerlerde yaşıyor. UNFPA’in hesaplamalarına göre 64 bini hamile olmak üzere, özellikle üreme çağındaki (15-49 yaş) yaklaşık 1,2 milyon kadın ve kız çocuğunun ihtiyaçları devam ediyor.

UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri, başarılı sanatçılar Hazal Kaya ve Edis, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bu ihtiyaçları yerinde gözlemlemek ve gereken desteğe dikkat çekmek üzere 4-5 Mart’ta deprem bölgesini ziyaret etti.

UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri Hazal Kaya ve Edis’in ilk durağı yıkıcı depremlerin merkezi Kahramanmaraş’ta, UNFPA’in KAMER Vakfı ile birlikte yürüttüğü Kadın Sağlığı Danışma Merkezi oldu.

Merkezden destek alan depremzede kadınlarla bir araya gelen Hazal Kaya ve Edis, konteynerlarda yaşamın zorluklarını, sağlık hizmetlerine erişim, hijyen, güvenlik, istihdam, eğitim ve ekonomik sıkıntılar başta olmak üzere devam eden ihtiyaçları ve tüm bu sebeplerle kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere dair artan riskleri ilk ağızdan dinledi.

Hazal Kaya ve Edis, depremin ilk gününden beri insani yardım ve iyileşme çalışmalarına destek veren saha personelinden de merkezin kadın ve üreme sağlığı ve kadına yönelik şiddet konularında farkındalık artırma oturumları ve psikososyal destek de dahil olmak üzere, sağlık ve koruma hizmetleri ile depremzede kadınları ve kız çocuklarını nasıl güçlendirdiğine dair bilgi aldı.

UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri Hazal Kaya ve Edis, Kahramanmaraş’ta depremzede beş mülteci ailenin birlikte yaşadığı bir evi ve Maraş kırsalında en çok hasar alan yerlerden biri olan Ördekdede Köyü’nü de ziyaret etti.

Özellikle sağlık ve koruma hizmetlerine ve eğitime erişimde yaşanan sıkıntılara dair bilgi aldı. UNFPA’in mobil ekipleri aracılığı ile ihtiyaçların belirlenmesi, sağlık ve koruma hizmetlerine yönlendirme, kadınların ve yeni doğum yapmış anne ve bebeklerinin acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması gibi konularda nasıl destek verdiğini dinledi.

Ziyaretin ikinci gününde UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi Hazal Kaya, depremden en çok etkilenen şehir Hatay’ı da ziyaret etti.

Hatay Samandağ’da bir konteyner yerleşkede UNFPA ve Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği (SGYD) iş birliğinde depremzede gençlere sağlık ve koruma alanlarında bilgilendirme ve danışmanlık yapan ve hizmetlere erişim konusunda destek veren Gençlik Merkezini ziyaret etti.

Depremzede genç kızlarla bir araya gelen Kaya, gençlerin özellikle sosyalleşme konusunda yaşadıkları zorluklara ve devam eden ciddi psikososyal destek ihtiyacına dair bilgi aldı.

Hazal Kaya, özellikle mülteci toplulukların yaşadığı çadır alanlarını da ziyaret etti. Buralarda, UNFPA’in desteğiyle Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Dünya Doktorları Derneği’nin (DDD/MDM) ilgili kamu kurumlarıyla koordineli bir şekilde yürüttüğü mobil hizmet üniteleri aracılığı ile verilen anne ve çocuk sağlığı, gebe takibi, doğum öncesi ve doğum sonrası bakım ve aile planlaması hizmetlerine dair bilgi aldı.

Bu alanlarda yaşayan kadınlar ve kız çocukları ile de bir araya gelen Kaya, özellikle buralardaki ışıklandırma, hijyen ve sağlıklı beslenme konusunda yaşanan sıkıntıları dinledi.

Kahramanmaraş ve Hatay ziyareti sonrası gözlemlerine ve ihtiyaçlara dair konuşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi, başarılı oyuncu Hazal Kaya, 1 yılın ardından bölgedeki ihtiyaçların devam ettiğini, özellikle sağlık ve koruma hizmetlerine ve eğitime erişimin kısıtlı olduğunu vurguladı.

Konteyner kentlerdeki güvenlik ve ışıklandırma sıkıntıları nedeniyle, özellikle kadınların ve kız çocuklarının gün doğmadan ve battıktan sonra dışarıda kalamadığını, bunun da yaşamalarını etkilediğini belirtti.

Özellikle gençlere yönelik psikososyal destek olanaklarının artırılması gerektiğinin altını çizdi. “Buraların tamamen ayağa kalkması için belki minimum 5 yıl gerekli ama önce insanları ayağa kaldırmamız lazım.

Onlara tekrar neşeyi getirmek zorundayız, bunu onlara borçluyuz” diyen Kaya, destek çağrısı da yaptı. “Rica ediyorum gözünüzü buradan ayırmayın, yardımınızı esirgemeyin ve bizi takipte olun, elimizden geleni yapalım onlar için.” ifadelerini kullandı.

Ziyaretin ardından izlenimlerini paylaşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi Edis ise, sağlık ve koruma hizmetlerine dair altyapının geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, özellikle cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine ve psikososyal desteğe büyük ihtiyaç olduğunu söyledi.

Hijyen ve sağlıklı beslenme ile ilgili sıkıntıların devam ettiğine, kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta evlilik riskinin arttığına dikkat çekti. UNFPA’in tam da bu ihtiyaçları desteklemek için ilk günden beri sahada olduğunu hatırlatan Edis, “Biz UNFPA olarak kadınlar, çocuklar ve gençler için çalışıyoruz.

Unutmamak, unutturmamak ve çok daha fazla kişiye ulaşabilmek için, herkesin desteğine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/feed/ 0
Bakan Şimşek: Türkiye, Dünya Bankası’nın yüksek gelirli ülkeler grubuna girebilecek https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-turkiye-dunya-bankasinin-yuksek-gelirli-ulkeler-grubuna-girebilecek/ https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-turkiye-dunya-bankasinin-yuksek-gelirli-ulkeler-grubuna-girebilecek/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16846 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Yarışması ödül törenine katıldı. Bakan Şimşek, uygulanan ekonomi programlarından önümüzdeki aylarda sonuç alınmaya başlanacağını vurgulayarak, “Uygulanan program sayesinde Türkiye, Dünya Bankası’nın yüksek gelirli ülkeler grubuna girebilecek” dedi.

Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) koordinasyonunda bu yıl Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Yarışması, yüksek katlı maket binaların sarsılma masasında test edildiği final yarışları ile son buldu. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yarışmada dereceye girenler için Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde düzenlenen ödül törenine katıldı.

“1.1 Trilyon liralık kaynak harcandı, 35 milyar TL dask ödemesi yapıldı”

Törende açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yarışmanın öneminden bahsederek, “6 Şubat’ta ülkemiz çok büyük bir deprem yaşadı. Bu depremin yaralarını hala sarmaya çalışıyoruz. Geçen sene bütçeden, AFAD üzerinden ve yapılan yardımlardan Türkiye 1.1 trilyonun üzerinde deprem için kaynak harcadı. Deprem sigortası da bu yaraların bir nebzede olsun sarılmasında faydalı oldu. Bölgedeki 500 bin hasar dosyasına 35 milyar TL’lik bir ödeme yapıldı” dedi.

“Bu yıl içerisinde zorunlu afet sigortası düzenlemesi yapacağız”

Önümüzdeki dönemde zorunlu afet sigortası düzenlemesi yapacaklarını açıklayan Bakan Mehmet Şimşek, “İklim değişikliğini de göz önüne alarak bu yıl içerisinde zorunlu afet sigortası düzenlemesi yapacağız. 12. Kalkınma Planlamasında bu düzenleme yer alıyor. Böylece ülkemizde sigortalılık oranı artırmış olacak. Her ne kadar sigorta zorunlu olsa da uygulama da aksaklık oldu. DASK sigortası da zorunlu ama yüzde 58 seviyelerinde. Bu çok yetersiz” ifadelerini kullandı.

“Uygulanan program sayesinde Türkiye Dünya Bankası’nın yüksek gelirli ülkeler grubuna girebilecek”

Türkiye’nin önümüzdeki dönem Dünya Banka’sının yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceğini de vurgulayan Bakan Şimşek, “Biz sağlam yarınlar inşa edeceğiz, dirençli şehirler, sağlam binalar olacak. Diğer taraftan da biz de tabii ki ekonominin temellerini tam sağlamlaştırıp dış ve iç şoklara karşı dayanıklılığımızı arttıracağız. Önümüzdeki aylarda sonuçları almaya başlayacağız. Türkiye artık dünyada gerek nüfus gerek ekonomik büyüklük olarak önemli bir ülke. Geçen sene ilk defa Türkiye milli gelirde 1 trilyon doları açtı. Bu ülkemiz için önemli bir eşikti. Şimdi önümüzdeki dönemde makro finansal istikrarı pekiştirerek belki de Dünya Bankası’nın yüksek gelirli ülkeler grubuna yükselebiliriz. Biz 1950’lerden beri orta gelirli ülkeler grubundayız kişi başına milli gelirde. Belki bu sene bu program sayesinde Dünya Bankası’nın tanımına göre yüksek gelirli ülkeler grubuna girebilecek” ifadelerine yer verdi.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanvekili Haluk Kalyoncu, örnek bir yarışmaya ev sahipliği yaptıklarını ifade ederek, “Depremin yol açacağı kayıpları bilgi, eğitim, bilimin destekleriyle uyulması gereken tüm stantlara vurgu yapmak için bu yarışmaya ev sahipliği yapıyoruz. Bu anlamda yarışmaya katılan öğrencilerin geleceğin sağlam yapılarını yapacaklarını inanıyorum. Bu yarışma destek veren DASK başta olmak üzere destek veren ve katkı sunan tüm kurum, kuruluş ve yarışmacı öğrencilere teşekkür ediyorum. Depreme dayanıklı yarışmasında finale kalan ve ödül alan öğrencileri de tebrik ediyorum. Programımıza gelerek yanımızda olan ve hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmayan Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e de çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Törende konuşan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, böyle bir yarışmaya ev sahipliği yaptıkları için gurur ve heyecan duyduklarını belirterek yarışmaya katılan, destek veren kurum kuruluş ve yarışmacı öğrencilere emekleri için teşekkür etti.

Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren üniversiteler ve takımlara ödülleri protokol tarafından takdim edildi. Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Törene Bakan Şimşek’in yanı sıra Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanvekili Haluk Kalyoncu, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, DASK yöneticileri, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-turkiye-dunya-bankasinin-yuksek-gelirli-ulkeler-grubuna-girebilecek/feed/ 0
İzmir’de Depreme Hazırlık İçin Kentsel Dönüşüm Çağrısı https://www.haber60.com.tr/izmirde-depreme-hazirlik-icin-kentsel-donusum-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-depreme-hazirlik-icin-kentsel-donusum-cagrisi/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16828 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “İzmir’i göz ardı edemeyiz. İzmir’de tam 21 tane 6’nın üzerinde şiddette deprem üretebilecek fay hattı var. Nerelerde, hangi saatte, hangi tarihte, ne zaman patlar bilemiyoruz. Bir an önce konutlarımızı, iş yerlerimizi depreme hazır hale getirmemiz lazım. Bir an önce kentsel dönüşüme başlamak lazım” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi program için İzmir’e geldi. Bir otelde düzenlenen ‘Türkiye İklime ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ programına katılan Bakan Özhaseki daha sonra Konak ilçesine geçti. Burada Gültepe Mahallesi’ndeki vatandaşlara seslenen Bakan Uraloğlu, “Öğrenciliğim İstanbul’da geçti. Sular akar akmaz, kimsenin umurunda olmaz. Gece 3’e saatleri kurardık. Kalktığımızda çeşmenin altında onu bekleyerek hiç değilse bir kap doldurabilmek için çırpınır dururduk. Alışveriş ettiğim bir yerin karşısında kahveler vardı, tamamı doluydu. Niye bu kahvelerde hiç eksilmiyor bu insanlar dedim. Büyükşehir Belediyesi’nin elemanları dediler. ‘Ne yapıyor peki bunlar burada?’ dedim. ‘Bunlar burada akşama kadar kağıt oynar’ dediler. Peki eylem olduğu zaman otobüsler gelir, bunları alır, eyleme götürür dediler. Böyle bir belediyecilik anlayışı vardı. 1994’te ben de belediyeciliğe Kayseri’de başladım. Benden ilk randevu alanlar belediye başkanı olduğumda haciz memurları, alacağı olanlardı. Belediyeyle ihtilaflı bir sürü sıkıntısı olanlar, işçiler maaşlarını alamamışlar, ikramiyelerini alamamışlar. Çünkü benden önce üç dönem CHP vardı orada. Böyle bir ortamda başladık. Biz gece gündüz demeden çalışacağız. Mazeret üretmeyeceğiz. Tertemiz bir belediyecilik yapacağız. Bir dezavantajımız daha var, deprem. Şunu hepimiz bilelim, Türkiye bir deprem ülkesidir” ifadelerini aktardı.

“Nüfusları milyonlarca olan belediye başkanları deprem turisti olarak gelip gittiler”

6 Şubat’ta yaşanan depreme dair konuşan ve Hatay’ın yönetiminin Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Biz de en büyük belediyelerimizi Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanına yardım etsinler diye gönderdik. Çünkü deprem hepimize gelen bir felaket. Siyaset üstü bir durum. Konya Belediyemiz, Bursa Belediyemiz, Denizli, Kocaeli Belediyemiz ve 100’e yakın belediyemiz emin olun Hatay’da aylarca çalıştılar. Kendi belediyeleri milyonlarca nüfusu olan belediyeler onlar da özel uçaklarla o bölgelere bazen geldiler. Uçağın içi tamamıyla sosyal medya grubu, kameralarla doluydu. Bir iki özel köy ziyareti yaptılar. Selfieler çekildiler, bırakıp gittiler. Bazı belediyeler geldiler, hakkını yemeyelim, hepsi demeyelim. Fakat emin olun nüfusları milyonlarca olan belediyelerin başkanları sadece deprem turisti olarak oraya gelip gittiler” şeklinde konuştu.

4 bin 333 köyde inşaat çalışmalarının devam ettiğini ve çelikten evlerin yapıldığını söyleyen Bakan Özhaseki, “Bir başka genel başkan çıkıyor diyor ki nerede bu evler? Kime vermişler? Herhalde AKP’lilere veriyorlar. Akrabalarına veriyorlar. Allah ısrar etsin sizi. Dayanamadım, dedim ki o gittiğim yerlerde, ‘gelin, hepinize göstereceğim, yanınıza düşeceğim, tek tek şantiyeler gezdireceğim.’ Binden fazla şantiyemiz var. Gelin hepsini gezdireceğim size. Buyurun. Kimse gelmiyor. Biz çok şükür oralarda sözümüzü yerine getiriyoruz. Acılı insanlar. Evlerine oturduğumuz zaman öyle bir hikaye anlatıyorlar ki emin olun hep beraber hüngür hüngür ağlıyoruz” dedi.

Bakan Özhaseki, konuşma yaptığı Gültepe Mahallesi’nde bulunan evlerin kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu belirtti. Özhaseki, “Bazen enflasyondan falan bahsediyoruz, bir sebebi de bu. Durmadan harcıyoruz. Oradaki insanların zararını karşılayalım diye. Şehirlerimizi ayağa kaldıracağız. Zamanında ben kentsel dönüşüm yapmaya çalıştığımda bana o kadar çok yerlerde mani oldular ki. Şuraları görünce kıyamıyorum. Buraların her tarafının kentsel dönüşüme girmesi lazım. Buralarda bir an önce bu işe başlanması lazım” ifadelerine yer verdi.

“21 tane 6’nın üzerinde şiddette deprem üretebilecek fay hattı var”

İzmir’de büyük bir sıkıntının mevcut olduğunu açıklayan Bakan Özhaseki, “İzmir’i göz ardı edemeyiz. İzmir’de tam 21 tane 6’nın üzerinde şiddette deprem üretebilecek fay hattı var. Nerelerde, hangi saatte, hangi tarihte, ne zaman patlar bilemiyoruz. Bir an önce konutlarımızı, iş yerlerimizi depreme hazır hale getirmemiz lazım. Bir an önce kentsel dönüşüme başlamak lazım. 25 senedir İzmir’de iktidarda olanlar bir ucundan tutup Bismillah deyip başlasalardı şimdi yarıdan fazlasını halletmişlerdi. Gültepe’yi baştan sona bir kentsel dönüşüm içine sokalım. Emin olun sizlere çok az gelebilecek bir masrafla bazı yerlerde de hiç masraf etmeden, cebinizden bir kuruş çıkmadan bu işi yapabiliriz” diye konuştu.

“Güzel İzmir’imize yazık oluyor. O yüzden bu kara talihini değiştirelim” diyen Bakan Özhaseki, sözlerine şunları da ekledi:

“Bunun neticesinde de güvenilir konutlarımızı yapalım. Buna bizim gücümüz yeter. Benim ömrüm belediyecilikle geçti. Bu işlerin içerisinde geçti. Nasıl olacağını az çok biliyorum. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurarak meclisten kanunu çıkardık. Kentsel Dönüşüm Yasası’yla ilgili engelleri ortadan kaldıracak bölümleri çıkardık. Maddi destek verecek imkanları kanuna yazdık. Şimdi de uygulama zamanı. Gerek İstanbul için gerekse İzmir’imiz için. Tabii ki tercih sizlerin. Ne tercih ederseniz başımızın üstüne. Fakat en azından evlerimiz yapacak insanları tercih edelim.”

Konak’ı güzelleştirmek için aday olduğunu söyleyen AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise, “Bakıyoruz ki; mahallede kreş, sağlık merkezi, park ve doğal gaz yok. Türkiye’nin kalbi, Ege’nin incisi olan bir yerde hala doğal gazı olmayan mahallerimiz var. Yıllardır kentsel dönüşümü öne sürerek doğal gazı getirmediler. Bizim için İzmir’deki en öncelikli şey yerinde yenilenmeyi sağlamak. Sizleri evinizden etmeden, olduğunuz mahallede olduğunuz yerde dönüştürmek. Daha yaşanılabilir bir İzmir için dönüştürmek. İzmir’in en güzel manzaralı yerlerinden bir tanesindeyiz. Fakat trafiği ayrı dert. Ulaşımı ayrı dert. Altyapısı ayrı dert. Biz bu ilçeye öyle bir hale getireceğiz ki 2 milyon kişinin altyapısından, ulaşımından, otopark sıkıntısından, sosyal konusuna kadar bütün problemlerini çözeceğiz” açıklamalarında bulundu. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-depreme-hazirlik-icin-kentsel-donusum-cagrisi/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorunlu afet sigortasının kapsamını genişletmeyi düşündüklerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:24:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16800 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Bu yıl içerisinde, 2024’ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak.” dedi.

Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde (HKÜ) düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması Ödül Töreni’ndeki konuşmasında, anlamlı bir yarışma düzenlendiğini belirterek, katılımcıları tebrik etti.

Depreme dayanaklı binaların tasarımlarının oluşturulmasının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye büyük bir oranda deprem ülkesi. Depremle yaşamak dışında bir seçeneğimiz yok. Onun için de mutlaka dirençli yapıları inşa etmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, zorunlu deprem sigortasının 1999’daki depremin ardından hayata geçirildiğini hatırlatarak, Türkiye’nin deprem ülkesi olması nedeniyle sigortaların yapılması gerektiğini dile getirdi.

DASK bünyesindeki deprem teminat havuzuna finansal güvence sağlandığını dile getiren Şimşek, “2023 itibarıyla zorunlu deprem sigortası poliçe sayısı yaklaşık 11,7 milyon. Teminat tutarı ise yaklaşık 3,7 trilyon liraya ulaşmış durumda. Adı da zorunlu sigorta ama sigortalık durumu hala düşük. Bu zorunlu sigorta önemli bir temel taşı, bunun üzerine ilave adımlar atmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin geçen sene depreme 1,1 trilyon liranın üzerinde kaynak harcadığını bildiren Şimşek, şöyle devam etti:

“Bu deprem sigortası bir nebze de olsa bu yaraların sarılmasında faydalı oldu. Bölgedeki yaklaşık 500 bin hasar başvurusuna yaklaşık 35 milyar lira ödeme yapıldı. Dolayısıyla biz zorunlu deprem sigortasını, yaygınlaşmasını önemsiyoruz ve sadece depremle sınırlı olmasın istiyoruz. 2024 için bir reform programımız var. Bu reformun birleşenlerden bir tanesi de mevcut sigortanın kapsamını genişletmek. Şu an itibarıyla zorunlu deprem sigortası, bazı ülkeler açısından da örnek oluşturdu. Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan, Arnavutluk gibi ülkelerin yetkilileri geldi, bu sistemi öğrenmek ve tecrübelerimizi paylaşmamızı istedi. Hakikaten örnek bir uygulama görüyoruz. Türkiye bir deprem bölgesi, bu bir gerçek.”

Şimşek, iklim değişikliğinin de başka gerçek olduğuna dikkati çekti.

Zorunlu afet sigortası

İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirlerin kaçınılmaz bir öneme sahip olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu:

“İklim krizi bir realiteyse bizim ona bir hazırlık yapmamız lazım. Yeşil dönüşüm de hazırlığın bir parçası. Bu yıl içerisinde, 2024’ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak. 2000 yılında iyi bir reform yapılmış, zorunlu deprem sigortası getirilmiş, şimdi biz bir adım daha öteye geçip iklim değişikliğini de dikkate almamız lazım. Doğal afetlerin sıklığını artırma riskine karşı tedbir olarak, şimdi ‘zorunlu afet sigortası yapacağız’ diyoruz. 12. Kalkınma Planımızda bu düzenleme de yer alıyor. Ev eşyası dahil diğer bütün boyutlarıyla riskleri kapsamış olacak. Böylece ülkemizin sigortacılık oranı artmış olacak.”

HKÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Haluk Kalyoncu ise depremin açacağı riskleri analiz ederek farkındalığına vurgu yapılacak yarışma düzenlediklerini ve gençlerin güvenli binaları inşa edeceklerine inandıklarını anlattı.

HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise uygulamalı eğitime önem verdiklerini ve bu misyonla eğitimlerini sürdürdüklerini belirtti.

Konuşmaların ardından yarışmalarda derece elde edenlere ödülleri verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/feed/ 0
Çevre Bakanı: Türkiye’nin depremselliğini bilmeliyiz https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyenin-depremselligini-bilmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyenin-depremselligini-bilmeliyiz/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16765 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin depremselliğine dikkati çekerek, “Bir iş yapacaksak bu gerçekliği bilmemiz lazım. Çözümü kentsel dönüşüm ve en doğru şekilde yapmalıyız.” dedi.

İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Müteahhitler, Yapı Denetim Kuruluşları ve Mimarlarla Sektör Buluşması”nda konuşan Özhaseki, şehrin geleceğinin yerel yöneticilerinin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.

Özhaseki, 1950’lerden itibaren başlayan göç dalgasıyla büyük şehirlerin etrafının tamamen dolduğunu ifade ederek, 2000’li yılların başına gelindiğinde sağlıksız yapılar ve kimliksiz binalarla karşı karşıya kalındığını kaydetti.

Küresel iklim değişikliğinin korkutan bir boyuta gittiğini dile getiren Özhaseki, “‘Son 100 yıl içerisinde Dünyanın ısısı 1,1 derece arttı’ diyorlar. ‘1 dereceden ne olur’ demeyelim, vücudumuzda 1-2 derece ateşin arttığını düşünün. Akdeniz Havzası ise 1,5 derece artmış. 2 dereceye çıktığında gıda krizi, kuraklık ve göçler başlıyor. Sonra savaşlar, belalar ardı ardına gelir.” ifadesini kullandı.

Bakanlık olarak “6 Şubat depremlerinin hasarlarının giderilmesi” ve “şehirleri dirençli hale getirme” konu başlıklarına öncelik verdiklerini belirten Özhaseki, şunları paylaştı:

“Türkiye, bir deprem ülkesi. Hiç tartışmayalım. Şu anda bile hareketli. Her an nerede kırılacağı belli olmayan 500’e yakın fay hattı var. Bilim adamları diyor ki, ‘Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru giden çizgi üzerinde en riskli 5 ülke var. Birisi de Türkiye. Son 100 yılda gerek denizlerimizde gerek karamızda meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 tane yıkıcı deprem oluyor. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Bir iş yapacaksak bu gerçekliği bilmemiz lazım. Çözümü kentsel dönüşüm ve en doğru şekilde yapmalıyız.”

-“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”

Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 307 bin konutun inşaatına başladıklarını belirterek, “Bir sene içinde 75 bin konutu teslim ediyoruz. Mayıs ayıyla birlikte de her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz Böyle büyük bir çalışma içerisindeyiz. Bazen de sesler geliyor dışarıdan. ‘Nerede konut yapmışlar, kime veriyorlar, yüzde yüz AKP’lilere veriyorlar’. Koca koca ana muhalefetin lideri söylüyor, başka genel başkanlar söylüyor, ne diyebilirim ki?” diye konuştu.

İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarının devam ettiğini ancak yeterli olmadığını anlatan Özhaseki, kentsel dönüşümde bakanlık, yerel yönetim ve vatandaş kararlarının önemli olduğunu dile getirdi.

Özhaseki, muhalefetin “kentsel dönüşüme değil rantsal dönüşüme karşı olduklarını” söyleyerek kenara sıyrıldığını vurgulayarak, “Eğer onlar kentsel dönüşümü İstanbul gibi bir ilimizde, İzmir gibi çok riskli ilimizde gece gündüz demeden çalışarak ön plana getirmiyorlarsa, bu konuda üstlerine düşeni yapmıyorlarsa, büyük bir vebal altındalar.” sözlerini sarf etti.

Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’ya destek isteyen Özhaseki, onların yanlarında olacağını, elindeki imkanları sonuna kadar kullanacağını söyledi.

Mehmet Özhaseki, insanların yaşam tercihlerinin kendilerini ilgilendirmediğini belirterek, bu ülkenin birliği, dirliği ile ilgilendiklerini sözlerine ekledi.

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da kentsel dönüşümün, Türkiye’nin ana meselelerinden biri olduğunu, dirençli toplum geliştirmenin herkesin vazifesi olduğunu vurguladı.

Dağ, depremlerin derin yaralar açtığını hatırlatarak, seçilmesi halinde ilk etapta yapacakları işin depreme dair riskleri minimize etmek olduğunu aktardı.

Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti milletvekilleri Alpay Özalan, Mahmut Atilla Kaya, Eyyüp Kadir İnan, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyenin-depremselligini-bilmeliyiz/feed/ 0
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir’de 21 fay kırığı olduğunu açıkladı https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-mehmet-ozhaseki-izmirde-21-fay-kirigi-oldugunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-mehmet-ozhaseki-izmirde-21-fay-kirigi-oldugunu-acikladi/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:27:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16762 İzmir’deki programlarını İş Dünyası Buluşması’nda sürdüren Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “İzmir’de bizim tespitlerimize göre 6 ile 7,2 arasında deprem üretebilecek 21 fay kırığımız var” açıklamasında bulundu. İzmirlilere müjde veren Bakan Özhaseki, “Eğer bir vatandaş eviniz yenilemek istiyor ve yağış riskliyse bizden kredi alabilecek 0,69 faizle. 180 ay devam edecek TL bazında kredi. İzmir’imize hayırlı olsun” dedi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir programları kapsamında İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) düzenlenen İş Dünyası Buluşması’na katıldı. Buluşmaya Özhaseki ve ev sahibi İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in yanı sıra; İzmir Valisi Süleyman Elban, Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile çok sayıda iş insanı katıldı.

Bakan’dan İzmir’e müjde

Toplantıda yaptığı konuşmaya İzmirlilere müjde vererk başlayan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “4 yıldır sürdürdüğümüz bir çalışmaydı. Dünya Bankası bizim için verimli bir banka. Faizi neredeyse 0’a yakın. Faydalı olmaya çalışıyoruz. İstanbul da İzmir’de bizim gözbebeğimiz. Hem övünürüz zaten ama Marmara bölgesinde meydana gelebilecek deprem korkusu daha ön planda. Her an bir fay hattının kırılabileceği, olursa altından kalkmanın zor olacağı düşünceyle yarısı bizden kampanyası düzenledi. İzmir’in pilot bölge olarak seçildiği dünya bankası ile yaptığımız projede sona gelindi. Bu birkaç isme çıkacak. Amerika’dan katılanlar da oldu. Eğer bir vatandaş eviniz yenilemek istiyor ve yağış riskliyse bizden kredi alabilecek 0,69 faizle. 180 ay devam edecek TL bazında kredi. İzmir’imize hayırlı olsun” açıklamasında bulundu.

“Bu kadar güzel, cennet gibi bir şehir kaç ülkede var”

İzmir’in coğrafi olarak çok avantajlı bir kent olduğunu ancak insan eliyle kötü işler yapıldığına değinen Bakan Özhaseki, “Şehirlerimiz bizim için önemli. Dünyanın en eski şehirlerine sahibiz. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Şehirlerinde üretim sanayi ekonomi var, bir yanda da kültür var medeniyet var. Medeniyet şehirlerde doğuyor. O şehirlere sahip çıkmak lazım. Şehirler canlı organizmalar. Şehirleri taştan topaktan görürsek yanılgı başlar. Şehirlerimizi seviyor ve önemsiyoruz. Şehirlerarasında rekabet var. Bu rekabette şehirlerin zamanın ruhuna dokunarak hareket etmesi gerekiyor. Bir şehrin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Valiyi ve belediye başkanlarını, STK’ları, söz sahibi olan herkesi kastediyorum. Aralarında uyumu sağlamış, o hedef koyup hedefe doğru koşuyorlarsa o şehrin geleceği iyidir. Ama tam tersiyse o şehirlere yazık olur. Ben Türkiye’de birkaç yere çok üzülüyorum. Rabim bin türlü nimet vermiş ama insan eliyle de birçok kötü iş yapılmış. Bunlardan biri de İzmir ne yazık ki. Bu kadar güzel cennet gibi bir şehir kaç ülkede var? Deprem deyince herkesi titreme alıyor. Demek ki bir sıkıntı var burada. Demek ki bizim buraya dikkat etmemiz gerekiyor” sözlerine yer verdi.

“Deprem turistleriydi onlar”

6 Şubat Depremi’nin ardından deprem bölgesini ziyaret eden bazı belediye başkanlarını eleştiren Özhaseki, “6 Şubat depremin herkes deprem bölgesinde koşuyor. Ben o dönem genel başkan yardımcısıydım. Yerel yönetimlerden sorumluydum. Bin 390 belediye var; Türkiye’de 810 tanesi AK Partili. Arkadaşların tamına telefon ettim. Acil işleri sürdürün ancak işi gücü bırakıp oraya gidin diye. Tüm beledilerimiz oradaydı. Tüm millet ayaktaydı. Bir de nüfusları milyonları geçtiği halde koca koca devasa belediye başkanları vardı. Onlar bir ara özel jetler ile uğradılar. Sosyal medya ekipler, TV’ler, kameralar… Sonra birkaç selfie çekilip gittiler. Onların Allah iyiliğini versin, deprem turistleriydi onlar” diye konuştu.

İzmir’de 6 ile 7,2 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek 21 fay kırığı var”

İzmir’de büyük deprem üretebilecek 21 fay kırığı olduğunu söyleyen Özhaseki, “İzmir’de bizim tespitlerimize göre 6 ile 7,2 arasında deprem üretebilecek 21 fay kırığımız var. Hangisi hangi tarihte nasıl hareketlenecek böyle bir bilgi yok. Çok riskli bir coğrafya üzerinde oturduğumuzu biliyorsunuz. Bizim tespitimize göre 180 bin bağımsız birim riskli gözüküyor. İlk etapta bir an önce yapılması gereken 36 bin bina var. Bir an önce yapılması gerekiyor. 13 milyon metrekarelik arazi üzerine çalıyorlar 20 bin üzerinde konut üretimsiz birçok ilçede çalışanlar devam ediyor. Bunlar yeterli değil. İzmir Afet Risk Haritası hazırladık. Nerede ne olabileceğin, heyelan riski olan bölgeler, fayların hareketli, olduğu bölgeleri, zeminin sıvılaştığı bölgeleri arkadaşlarımızı belediyelerle işbirliği ile resim etmiş ve isteyen belediyelere veriyor. Kentsel dönüşüm doğru ve sağlıklı yapılabilmesini 3 temel ayağı var. Birisi bakanlık. Bakanlık bu işten mutlaka elini kolunu, her türlü bünyesi olması lazım, çekinmemesi lazım. Kanun yapılması lazım yapıyoruz. Nasıl yapılacağı konusunda herkesin önünü açmaya çalışıyoruz. İkinci bir ayağı var belediyeler. Bazı belediye başkanları beni görünce ‘bizim bölgemiz riskli gelip bir çalışma yapsanız’ diyor. Kentsel dönüşüm başkanlığında 200-300 çalışan var. Ankara’dan gelip yapsınlar demenin ne mantığı var. Her belediyede 3-5 bin kişi çalışıyor. Riskli mahalleleri çalışın bize ulaştırın, sonuna kadar önünüzü açacağım. Ben her imkanı sunacağım diyorum” dedi.

“5 yıl içinde bir hedef koyduk”

İzmir İş Dünyası Buluşması’nda konuşan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ise, “İzmir’de yerinde dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bu konuda tabii ki Çevre Şehircilik Bakanlığımızın manevi desteğini yanımızda hissedeceğimiz biliyoruz. Büyükşehir ve Çevre Şehircilik olarak kentimizdeki yenilenmeyi sağlayacağız. 5 yıl içinde bir hedef koyduk. Bunu gerçekleştirme konudaki en büyük güvencem sizlerle birlikte olmak. Biz 150 bin hedefini koyduk” açıklamasında bulundu.

Özgener’den İzmir ricası

Toplantıda konuşan İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nden ‘yarısı bizden’ kampanyasına İzmir’inde dahil olmasını istedi. Özgener, “Bakanlık olarak İstanbul için uygulamaya aldığınız ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının İzmir için de uygulamaya alınmasının önem taşıdığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-mehmet-ozhaseki-izmirde-21-fay-kirigi-oldugunu-acikladi/feed/ 0
Deprem Bölgesinde Görev Yapan Kadınlar Bir Araya Geldi https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-gorev-yapan-kadinlar-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-gorev-yapan-kadinlar-bir-araya-geldi/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16572 ŞADUMAN TÜRKAY – Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde arama kurtarmadan enkaz kaldırmaya, psikososyal destekten yardım dağıtımına farklı alanlarda görev yapan 7 kadın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir araya geldi.

Asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalarda ön safta gece gündüz demeden görev alan, polis, sağlık personeli, asker, itfaiye eri ve arama kurtarma personeli kadınlar, Ankara İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bahçesinde buluştu.

Farklı meslekten 7 kadın, deprem bölgesinde yürüttükleri çalışmaları ve yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

“Çoraplarımı, eldivenlerimi verdim”

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Tıp teknisyeni Funda Çayır, depremzedelerin acılarını yüreğinde hissettiğini söyledi.

Enkazdan çıkarılanları bir an önce hastaneye yetiştirmek için canla başla çalıştıklarını belirten Çayır, “Sağlıkçı kimliğimi bir kenara bırakarak yeri geldi onlara hem anne hem evlat hem kardeş hem de abla oldum. Onlarla birlikte ağlayarak yaralarına merhem olmaya çalıştım.” dedi.

Kadınların ve çocukların kendilerini gördüklerinde yüzlerinde oluşan tebessümün adeta umudun simgesi haline geldiğini belirten Çayır, “Enkaz altından çıkartılan yaralıların genelde çorapları yoktu, üşümüşlerdi, onlara ayağımdan çıkardığım çoraplarımı verdim. Çoraplarını giydirdim. Ellerine eldivenlerimi taktım. Üstlerine battaniye örtüp en yakın sahra hastanesine gidene kadar ellerini hiç bırakmadım.” diye konuştu.

“Zoru başarırız, imkansız zaman alır”

Jandarma Genel Komutanlığında görevli Astsubay Kıdemli Çavuş Kübra Kılınç da depremin ilk saatinden itibaren yaraları sarmak için çadır kurulumundan erzak dağıtımına birçok faaliyette yer aldığını dile getirdi.

Bir kadın olarak deprem bölgesinde görev yaptığı için gururlu olduğunu vurgulayan Kılınç, “Ülkemizdeki kadınlar için şunu söyleyebilirim; asla pes etmesinler. Karşılarına ne engel çıkarsa çıksın, hangi duvarla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar o duvarları yıkabilecek güçteler. Bizim şöyle bir prensibimiz var; zoru başarırız, imkansız zaman alır.” ifadesini kullandı.

“Biz orada Nene Hatun’un ruhuyla çalıştık”

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Polis Arama Kurtarma ekibinde yer alan polis memuru Seher Birinci, kadınların tarihin her sayfasında dünyayı değiştiren, yön veren rollerde yer aldığına dikkati çekti.

Deprem bölgesinde de hep pozitif olduklarını, zihinsel olarak güçlü durduklarını anlatan Birinci, şunları kaydetti:

“Deprem bölgesinde ekipmanlarımızı kullanamadığımız yerlerde ellerimizle toprağı kazarak depremzedeleri çıkardık. Yeri geldi yemek yaptık, dağıttık, yeri geldi Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için el olduk. Kadın olarak o kadar mücadele içerisinde yılmayan bir yapımız var. Tarihin geçmiş dönemlerine baktığımız zaman Nene Hatun’da bunu görüyoruz. O da Erzurum’un birçok bölgesine cephane taşıdı, hastalara hemşirelik yaptı. Biz orada Nene Hatun’un ruhuyla çalıştık. Biz her zaman kadınlarımızın yanındayız, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun.”

Polis memuru Tuğba Sarıca da her hayatın bir kadınla başladığını, kadınlar için imkansız diye bir şeyin olmadığını ifade etti.

“Kadınlar oldukları her ortama umut ve güzellik katıyor”

İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde görevli arama kurtarma teknisyeni Buse Dilan Gülşen, deprem bölgesinde birçok fiziksel ve psikolojik zorluklarla karşılaştığını söyledi.

Bölgeye gittiği için nişan törenini erteleyen Gülşen, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem olmadan önce nişan arifesindeydim. Bölgede benim gibi nişan, düğün arifesinde olan insanların yarım kalmış hayatlarını kendi hayatımla bağdaştırdığım için bu beni derinden yaraladı. Çok insanın kaybına, yarım kalmış hayatlarına şahit oldum. Psikolojik ve fiziksel alanda erkeklerden daha önde gelmemiz gereken birçok durum oldu. Biz kadınların, hayatın her anında olmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kadınlar oldukları her ortama umut ve güzellik katıyor.”

Ankara İtfaiyesi 432 kişiyi enkazdan kurtardı

Ankara İtfaiyesinin deprem bölgesinde birçok başarıya imza attığına işaret eden itfaiye eri Sultan Arife Eker de 432 kişiyi enkazdan kurtardıklarının altını çizdi.

Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla duygularını paylaşan Eker, “Kendine inancı olan bütün kadınların yapamayacağı hiçbir iş yok. Çünkü kadınlar doğası gereği aslında çok güçlü. Kadınların ötekileştirilmediği ve sadece bir günde akla gelmedikleri bir dünya dilerim.” dedi.

Türk Kızılayda görevli psikolog Tuğba Akcan ise depremde can kayıplarının yaşanmasının çok acı olduğunu belirterek, bu süreçte yardımlaşma ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

Deprem bölgesinde terapi için depremzedelerle görüşmeler yapan Akcan, şöyle devam etti:

“O manzarayı gördükçe orada olduğum için kendimle gurur duydum ve gerçekten ‘uzun süre burada olmalıyım’ duygusunu hissettim. Seans odalarımızda afetten etkilenmiş kişilerin terapi sırasında geçmişine döndüğümüz zaman gözyaşımı tutamadığım oluyordu. ‘O günle nasıl baş etmişler, o gece ne yaşamışlar?’ Bu kadınlar bunları yaşamış, içselleştirmiş, sindirmiş ve baş edebilmiş kadınlardı.”

Akcan, afetten etkilenen kadınlar ve süreçte orada görev alan kadın personelin çok güçlü olduklarını gördüğünü dile getirerek, kadınların inanırlarsa her şeyi yapabileceklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-gorev-yapan-kadinlar-bir-araya-geldi/feed/ 0
Osmangazi Belediyesi’nde Kadınlar Arama Kurtarma Ekibinde Görev Alıyor https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediyesinde-kadinlar-arama-kurtarma-ekibinde-gorev-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediyesinde-kadinlar-arama-kurtarma-ekibinde-gorev-aliyor/#respond Thu, 07 Mar 2024 08:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16511 Osmangazi Belediyesi’nde çalışan kadınlar; belediye bünyesinde kurulan arama kurtarma ekibinde görev alarak çok sayıda vatandaşın yardımına koştu. 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede günlerce çok sayıda kişinin kurtarılmasına da öncülük eden kadın gönüllüler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel tatbikatta enkazdan yaralı kurtardılar.

Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Arama Kurtarma ekibinde 100 personel gönüllü olarak görev alıyor. 100 personelden 15’i belediyenin çeşitli müdürlüklerinde çalışan kadınlardan oluşuyor. Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibinde AFAD orta seviye arama kurtarma akreditasyonu mevcut. Yıl boyunca yaptıkları tatbikatlarla oluşabilecek deprem, sel ve yangın gibi afetlerde görev almak için hazırlıklı olan kahraman kadınlar bugüne kadar Van, İzmir, Antalya ve Marmaris’te gerçekleşen orman yangınlarında görev aldı. Kastamonu ve Sinop’ta meydana gelen sel felaketleri ile son olarak 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremlerde görev alarak çok sayıda vatandaşın yardımına koşup hayatını kurtardı. Başarılı çalışmalarıyla herkesin takdirini kazanan Osmangazili kadınlar oluşabilecek bir afet durumunda görevlerini başarılı bir şekilde yapmak için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yeni bir tatbikat yaparak göreve hazır olduklarını gösterdi.

İnsanların hayatını kurtarmak için, insanlara dokunabilmek için Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibine dahil olduğunu belirten Işılhan Akgün, “10 yıldır arama kurtarma ekibinde görev yapmaktayım. Ben ekibin medikal kısmında hemşire olarak görev alıyorum. Gerek çalışma arkadaşlarıma gerekse enkazda kurtarılan yaralılara yardımcı oluyorum. Kahramanmaraş depreminde de görev aldım. Ekibimizin enkazdan çıkarmış olduğu yaralılara ilk müdahaleyi yaparak 112 ekiplerine teslim ettim. Deprem bölgesinde yaklaşık 10 yaralı vatandaşımıza müdahale ettim. Ayrıca ekip arkadaşlarımızdan da yaralananlar oldu, onların müdahalelerini de ben yaptım. İnsanlara yardımcı olabilmek çok güzel, kadınlar isterse her şeyi başarır” dedi.

Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibine tamamen gönüllü olarak katıldığını ifade eden Özlem Suatar, “İnsanlara faydalı olabilmek asıl amacımız. Biz burada çok faydalı bilgiler öğrendik. 2 ayda bir eğitimler yapıyoruz. Bizler, doğal afetlerde vatandaşlarımıza yardımcı olabilmek için tatbikatlar gerçekleştiriyoruz. Kahramanmaraş depreminde telefonum sabaha karşı çaldı, ‘Deprem oldu, Kahramanmaraş’a gidilecek’ denildi. 15 dakika içerisinde evden çıktım. Hava şartları çok kötüydü. Biz çıkarken depremin büyüklüğüne ve ne kadar yıkım olduğuna bakamadık. 17 saatin sonunda deprem bölgesine vardık. Bölgede çalışmalarımızı yaptık. Çadırlarda kaldık ve 5 dakikada bir sarsan deprem vardı. Bunlara da alıştık. Ambulans sesleri ve cenaze arabaları bir yanda, diğer yanda bizim vatandaşlarımızı kurtarmaya çalışmamız. Psikolojimiz çok kötüydü orada. Ama bizler vatandaşlarımızı kurtarmaya odaklandık. Irmak kardeşimiz vardı, 7 saatlik çalışma sonrası enkazdan çıkardık. Sağlık ekiplerine teslim edene kadar başında durarak psikolojik destek verdim. Böyle durumlarda neler yapabileceğimizi daha önceden öğrenmemiz lazım. Bunun için daha çok çalışacağız, daha çok tatbikat yapacağız. Öncelikle Belediye Başkanımız Mustafa Dündar, müdürlerimiz ve diğer arkadaşlarımız bize çok destek verdiler. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bizler de tatbikatımızı sadece bayan personellerle gerçekleştirdik. Kadınlar aslında her şeyi yapabilir. Gönüllü olduktan sonra, kadınların yapamayacağı bir şey yok. Hilti ile de çalışabilir bir kadın, veya afet alanında ihtiyaç yoksa yemek yapar. Her konuda, kadınların faydasını gördük. Bizler teşvik ediyoruz, onlar da bir adım atarsalar bizlerden çok daha iyi yerlere gelirler” şeklinde konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediyesinde-kadinlar-arama-kurtarma-ekibinde-gorev-aliyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adana’da bin 500 kişinin istihdam edileceğini açıkladı https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/#respond Thu, 07 Mar 2024 03:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16443 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adana’da Toplum Yararına Programlar (TYP) çerçevesinde bin 500 kişinin istihdam edileceğini açıkladı.

Bakan Işıkhan, bir otelde düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları’ toplantısına katıldı. Bakan Işıkhan, 81 ili ilçe ilçe gezdiklerini belirterek, “Türkiye yüzyılı kabinesi olarak görevi devraldığımızdan beri ülkemizin çalışma hayatı için iş dünyamızın emektarlarıyla ticaret erbabıyla, çiftçisiyle bir arada olmak, sizleri daha çok dinlemek, şehrimizin ihtiyaç ve taleplerini ilk ağızdan duymak amacıyla il il, ilçe ilçe geziyoruz. Deprem bölgesi illerimiz öncelikli olmak üzere ülkemizin ayak basılmadık hiçbir şehrinin, hiçbir mahallesinin kalmaması için mutlaka her hafta bir bölgemize gitmeye çalışıyoruz. Bu tür buluşmaları, hem Bakanlık faaliyetlerimizi ve projelerimizi sizlere doğrudan aktarma, hem de şehrimizin güncel durumunu yerinde görmek bakımından önemli bir fırsat olarak görüyorum. İstişare, danışma ve dayanışma, zaten bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizde var olan yaklaşımlardır. Bugün, aynı anlayışı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Bizi biz yapan, bizi bir ve diri yapan da tam olarak budur. Devleti, millete bir hizmet aracı olarak gören hükümetimiz 21 yıllık iktidarı boyunca bir an olsun milletinden kopmamıştır” ifadelerini kullandı.

“Kadın işverenlerin bizlere katkı vermesini bekliyoruz”

Adana’nın Türkiye Yüzyılı yolculuğunda öncü merkezlerinden biri olacağını vurgulayan Bakan Işıkhan, “Hem Adana’ya, hem de Adana’nın kadınlarına güveniyoruz, inanıyoruz. Bu projede, kadın istihdamının artırılması noktasında siz çalışma hayatımızın kıymetli temsilcilerinin desteğini, özellikle kadın işverenlerimizin bizlere katkı vermesini bekliyoruz. Diğer yandan, bildiğiniz gibi 6-7 Şubat’ta 11 ilimizle birlikte 85 milyon insanımızı derinden sarsan büyük bir afetle karşı karşıya kaldık. Maalesef Adana da bu yıkımı yaşayan şehirlerimizden birisiydi. Büyük kayıplar yaşadık, yüreklerimiz yandı” dedi.

“Her türlü imkanı sağlıyoruz”

Hiçbir depremzedeyi yalnız bırakmadıklarını kaydeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Acımız ne kadar büyük olursa olsun, devlet olarak biz bütün vatandaşlarımızın yanında olacağız, yalnız bırakmayacağız dedik. Yaralarımızı kendi ellerimizle saracağız, maddi kayıplarımızı bir bir telafi edeceğiz dedik. Geri getiremeyeceğimiz can kayıplarımız dışında, vatandaşımızın bütün maddi kayıplarını, hiçbir mağduriyet yaşatmadan temin edeceğiz dedik. Dediğimiz gibi de derhal çalışmalara başladık. Bütün bakanlıklarımız seferber oldu. Hamdolsun şu an evlerimizi, binalarımızı, işyerlerimizi, işletmelerimizi çok kısa bir sürede yeniden ayağa kaldırmaya başladık. Bir yıl içerisinde yaşanan değişimin en yakın şahitleri sizlersiniz. Şehirlerimizin sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden canlandıracak en önemli etken hiç kuşkusuz ticaret ve çalışma hayatıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak felaketin ilk günlerinden bu yana hem işletmelerimize hem de çalışanlarımıza, Adana’nın işgücü piyasasını, istihdamını harekete geçirmek için her türlü imkanı sunmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“Şehirlerimizin çalışma hayatı eski verimli günlerine dönüyor”

Deprem bölgesinin desteklerle eski günlerine dönmeye yaklaştığını kaydeden Bakan Işıkhan, “Nakdi ücret desteğinden, kısa çalışma ödeneğine ve prim desteğine Toplum Yararına Programlardan, Aktif İşgücü Programlarına kadar her kalemde sunduğumuz hizmetleri, depremzede vatandaşlarımız için özel hale getirdik. Deprem bölgesi için mücbir sebep halinin 30 Nisan 2024 tarihine kadar uzatılmasıyla işverenlerimizin, sigortalılarımızın ve vatandaşlarımızın çeşitli yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirilmiş saydık, bazı yükümlülüklerini erteledik ve yapılandırma başvurularını düzenledik. Önümüzdeki süreçte de yine ihtiyaç hasıl olduğunda bu tür destek ve programlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. İnşallah başta Adana olmak üzere 11 ilimizin tamamını eskisinden daha iyi bir hale getirene kadar çalışmaya devam edeceğiz. Tabi bu noktada sizlerin desteği çok önemli. Devlet olarak sağladığımız teşvik ve desteklerle, sizin girişim ve üretiminizle bu zor zamanların da üstesinden geleceğiz. Özellikle depremde hasar gören, yıkılan, iyileştirmeye ihtiyaç duyan işyerlerimizi, atölyelerimizi, çalışma alanlarımızı yeniden inşa ediyoruz. İnşallah işyerlerimiz iyileştirildikçe, şehrimizin çalışma hayatı eski verimli günlerine dönüyor” dedi.

Ayrıca Bakan Işıkhan, Toplum Yararına Programlar çerçevesinde Adana’da bin 500 kişinin istihdam edileceğini söyledi.

“Proje üretemeyenler, dünya çapında proje üretemez”

Yerel yönetimin öneminden de bahseden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Yerel yönetimlerin önemini geçtiğimiz depremde hep birlikte gördük. Daha kendi şehrine yetemeyen ve sorunlarını çözemeyen belediyelerin, şehirlerimiz için Türkiye çapında, dünya çapında projeler üretmesi beklenemez. Ben Adanalıların bu farkı çok iyi bildiğine ve 31 Mart akşamı da bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Adana’nın ülkemizi Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak olan ekonomik ve sosyal gücümüzün öncüsü olacağına inanıyorum. Adana, önümüzdeki yüzyılda endüstrinin, üretimin, tarımın, hayvancılığın başkenti olacak” diye konuştu.

Konuşmanın ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Depremzedelere evler teslim edilecek, endişeniz olmasın https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-depremzedelere-evler-teslim-edilecek-endiseniz-olmasin/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-depremzedelere-evler-teslim-edilecek-endiseniz-olmasin/#respond Thu, 07 Mar 2024 03:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16399 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremzedeler için yapımı süren konutlara ilişkin, “Sizler ‘Hakkımız size helal olsun deyinceye kadar buralarda olacağız, sonuna kadar çalışacağız, evleri teslim edeceğiz, hiç endişeniz olmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer söz vermişse yapar. Şimdi köylerimizde çelik evler yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde hasar var. Hepsinde de işe başladık, devam ediyoruz. Şehirlerimizin merkezinde çalışıyoruz, yerinde dönüşüm için projelerimizi açıklıyoruz.” dedi.

Bakan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatarak, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, binlerce binanın yıkıldığını belirtti.

“Manevi hasarı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Evini teslim ettiğimiz kardeşlerimizin evine misafir olduğumuzda onlara, ‘Nasılsınız, iyi misiniz?’ diye hatır sorduğumuzda, kaybettiklerini anmaya başlıyor ve hep birlikte ağlamaya başlıyoruz. Kimi evini teslim edeceğimiz kardeşim de diyor ki ‘Bana şu mezarlığın karşısından verin, her gün çocuklarımı ziyaret etmek istiyorum.’ Böyle bir acı. Allah bir daha yaşatmasın, ölenlerimize rahmet etsin, kalanlara, sizlere de uzun ömürler versin.” ifadelerini kullanan Özhaseki, devlet olarak ilk andan itibaren çalışmalara başlandığını belirtti.

Cumhurbaşkanının liderliğinde bakanların, valililerin, kaymakamların, tüm birimlerin deprem bölgelerine görevlendirildiğini anlatan Özhaseki, milletin de depremzedeler için seferber olduğunu aktardı.

Özhaseki, şöyle devam etti:

“Evet bizler ayaktaydık, olaya vakıf olduk, çalıştık, hizmet ettik ama bir de deprem turistleri vardı. Nüfusu milyonları bulan şehirlerin belediye başkanları özel jetlerle bu bölgelere geldiler, yanlarında 10, 20 medya mensubu, kameralar, sosyal medyacılar, poz verdiler, resim verdiler bırakıp gittiler. Allah onların da iyiliklerini versin ne diyebiliriz ki?”

“Herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız”

O günden bugüne çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özhaseki, tamamlanan evlerin, hak sahiplerine peyderpey teslim edildiğini söyledi.

Özhaseki, şunları kaydetti:

“AFAD bize diyor ki ‘Bir an önce 400 bin ev yapıp hak sahiplerine vermeliyiz. 307 bine başladık zaten, bu ayın sonuna kadar 75 bin evinizi teslim ediyoruz. Çok kısa süre içerisinde herkesin hakkını vereceğiz. Kura çekimindeki kardeşlerimize diyorum ki hiç endişelenmeyin, ‘Bu sefer bana çıkmadı.’ diye üzülmeyin, bir ay sonrasında çıkar, olmazsa iki ay sonrasında çıkar ama şuna emin olun herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız. Sizler ‘Hakkımız size helal olsun deyinceye kadar buralarda olacağız, sonuna kadar çalışacağız, evleri teslim edeceğiz, hiç endişeniz olmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer söz vermişse yapar. Biz de onların yol arkadaşı olarak elimizden geleni yapıyoruz. Şimdi köylerimizde çelik evler yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde hasar var. Hepsinde de işe başladık, yapıyoruz, devam ediyoruz. Şehirlerimizin merkezinde çalışıyoruz, yerinde dönüşüm için projelerimizi açıklıyoruz.”

Elazığ’ın altyapısı için de ciddi bir bedel ayırdıklarını dile getiren Özhaseki, belediyeden bir kuruş almadan tüm hasar gören altyapı için çalışma yapacaklarını aktardı.

Özhaseki, Elazığ’da 13 bin civarında hak sahibi olduğunu, şu anda 9 bine yakın konutun inşasının sürdüğünü, evini kendi inşa etmek isteyen hak sahiplerine de nakdi yardımda bulunduklarını bildirdi.

“1000 şantiyemiz var, her birinde gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’ye gelen büyükelçiler diyorlar ki ‘Bu depremin eğer dörtte biri bizde olsaydı, biz bunun altından kalkamazdık.’ Hakikaten Amerika’da, Avrupa’da değişik tufanlar, seller oluyor. Aylar geçiyor, hükümetler gitmiyor oraya. Biz bir sene içerisinde evleri bitirip teslim ediyoruz Allah’a hamdolsun.” diyen Özhaseki, Elazığ’a özel ilgileri olduğunu belirtti.

Özhaseki, seçimde Elazığ Belediye Başkan adayı Şahin Şerifoğulları için destek istedi.

“Binlerce konut yapacağız”

Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu dile getiren Özhaseki, bütün belediyelere yapılacak en güzel işin “kentsel dönüşüm” olduğunu söylediğini belirtti.

Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hangi partili olursanız olun kapı açık, söz veriyorum, gelin size yardım edeceğim. Fakat sadece bizim arkadaşlar geliyor, öbür arkadaşlardan ses yok. Öğrenmişler, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.’ Rantsal dönüşüm yapan yok, kentsel dönüşüm yapacağız. Hadi bir tane yapın da göreyim. Bir tane bile yapan CHP’li belediye daha görmedim. Zamanında Hatay’a gittim, kentsel dönüşüm yapacağız, mani oldular, gösteriler yaptılar. Koca koca mahallelerde yapacağımız işlere mani oldular. Burada Şahin kardeşime vereceğimiz destekle eksiklerimizi tamamlayacağız, elimizden geleni inşallah yapacağız. İnşallah konteyner kentlerde bekleyen, kirada olan kardeşlerimizin evlerini yapalım, sonra da dışarıda olan kardeşlerimiz için sosyal konut projelerine başlıyoruz. Binlerce konut yapacağız. Bizim buna gücümüz yeter. 22 yıl boyunca Sayın Cumhurbaşkanımız ne söz vermişse hepsi yerine geldi. Ufak tefek sıkıntılarımız var mı, var. Onları çözecek kadro Sayın Cumhurbaşkanımız ve yol arkadaşlarında var.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-depremzedelere-evler-teslim-edilecek-endiseniz-olmasin/feed/ 0
Erdoğan: Deprem bölgesindeki hak sahiplerine konutlarına kavuşma hedefimiz var https://www.haber60.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/#respond Thu, 07 Mar 2024 01:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16303 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgesine ilişkin “Amacımız, önümüzdeki yılın ortasına kadar tüm hak sahiplerini, konutlarına ve ticari binalarına kavuşturmaktır.” dedi.

Erdoğan, partisinin Büyükşehir Belediyesi yanında düzenlenen Malatya mitinginde vatandaşlara hitap etti.

“Ecdadın mirasına sahip çıkan, erenlerin yoluna baş koyan evliyalar yurdu, aşıklar memleketi, güzelliği dillere destan” olarak nitelediği Malatya ile bir kez daha kucaklaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, geçen yıl yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında yüzde 72, milletvekilliğinde yüzde 69 oy oranıyla Cumhur İttifakı’na destek veren Malatya’ya teşekkür etti.

Erdoğan, “Malatya yine sandıkta destan yazdı. Sizler bize güvendiniz, üzerinize düşeni yaptınız. Biz de inşallah bunun karşılığını vermek için gece gündüz çalışacağız. İnşallah 31 Mart’ta da büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle Malatya’da Cumhur İttifakı’nı rekor bir oya taşıyacağınıza inanıyorum.” diye konuştu.

Malatya’nın bugüne kadar kendilerini hiçbir mücadelede yalnız bırakmadığını dile getiren Erdoğan, bu defa da Türkiye Yüzyılı’nın inşasında Malatya’yla birlikte yol yürümekten şeref duyduklarını söyledi.

Erdoğan, “Kartal konar Beydağı’nın başına, kurban olam toprağına taşına, yedi iklim dört köşeyi dolaştım, rastlamadım Malatya’nın eşine. Bizim gönlümüz eşi bulunmaz Malatya’dan ayrılmaz.” ifadelerini kullandı.

Malatya türküsünün, “Deli gönül çirkine bel bağlama, sevdiğin yar Malatya’ya değmeli.” sözlerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu türküde olduğu gibi Malatyalı kardeşlerim, kimin kendisine gönül verdiğini, kimin şahsi hesaplar peşinde koştuğunu çok iyi biliyor. Bizim bildiğimiz Malatya’nın insanı köşeli olur, karakterli olur, mert olur, sözünün eri olur. Pusulasını şaşıranı, Kandil’le DEM’lenmeyi marifet sayanı, teröristlerle sarmaş dolaş olanı Malatya affeder mi? Eser ve hizmet siyasetiyle demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla şehrini geliştireni Malatya unutur mu? Hak ve özgürlük alanını genişleterek kendini öz yurdunda garip bırakmak isteyenlere dersini vereni Malatya terk eder mi? Dünyada başı dik şekilde dolaşmasını sağlayanı, bayrağının hep dalgalanması ve ezanlarının hiç susmaması için çalışanı Malatya ihmal eder mi? Depremle sarsılan, nice sevdiklerini toprağa veren, evi, iş yeri hasar gören kardeşlerine yeniden hayata sarılma umudu vereni Malatya bırakır mı?”

Erdoğan, 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya ve diğer şehirlerde hayatını kaybeden 53 bin kişiyi rahmetle andı.

Asrın felaketinde Malatya’da 78 bine yakın konut, 25 bini aşkın köy evi, 27 bini aşkın ahır ve ticari alanın zarar gördüğünü hatırlatan Erdoğan, geçici barınma ihtiyaçlarını karşılamak için şehre 85 bine yakın çadır gönderdiklerini, 36 bini aşkın konteyner kurduklarını anlattı.

“70 bin hak sahibi belirlendi”

Yapılan çalışmalar sonunda Malatya’da 20 bini kırsalda, kalanı şehir merkezlerinde olmak üzere yaklaşık 70 bin hak sahibinin belirlendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz ay inşası tamamlanan 6 bin 181 konutu hak sahiplerine teslim ettik. Halen şehrimizde 48 bin 837 konutun yapımı sürüyor. Yerinde dönüşüm için 32 bin 583 Malatyalı kardeşimiz başvurdu hatta bunlardan 500’ü konutlarını inşa etmeye başladılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, şehir merkezindeki meydan ve iş yeri düzenlemelerini yapıyor. Yeni Cami çevresinde, Buğday Pazarı civarında, Akpınar Meydanı Emeksiz Caddesi arasından İnönü Caddesi boyunca Valilik çevresinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yeşilyurt’ta da pek çok mahallede proje çalışmaları devam ediyor. İmar ve inşa çalışmaları için şehrimize 6 milyar lira ilave destek sağladık. Amacımız, önümüzdeki yılın ortasına kadar tüm hak sahiplerini, konutlarına ve ticari binalarına kavuşturmaktır. Bununla yetinmiyor, depremzede şehirlerimizi geleceğe hazırlayacak farklı üretim tesislerini hayata geçiriyoruz.”

Erdoğan, “Savunma sanayi yatırımlarını, deprem bölgesi şehirlerde yoğunlaştıracak bir iskan ve istihdam projesi başlattık. ASELSAN firmamız Malatya’da elektronik bakım, onarım ve elektronik kart dizgi tesisi kuruyor. Altyapısı ve üstyapısıyla depremin şehrimizdeki tüm izlerini silene kadar durup dinlenmeden çalışacağız.” dedi.

Deprem bölgesi genelindeki faaliyetleri 1000’den fazla şantiyede 110 bin personelle yürüttüklerini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar teslim ettiğimiz 46 bin konut sayısını ay sonuna kadar 75 bine çıkartacağız. Yıl sonuna kadar her ay 15-20 bin ilaveyle 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. Yine deprem bölgesi genelinde yerinde dönüşüm projelerine başvurular 255 bini buldu. Hibe yanında 2 yılı ödemesiz, 10 yılı vadeli kredi desteği de içeren bu projelerin ruhsatından inşasına kadar tüm safhalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız vasıtasıyla denetliyoruz. Tip projeler ve tip sözleşmeler gibi kolaylıklarla sürecin hızlı ve sağlıklı ilerlemesini temin ediyoruz. Velhasıl depremle sarsılan şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı: Deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için 7 gün 24 saat çalışıyoruz https://www.haber60.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:51:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16289 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların 7 gün 24 saat çalıştığını belirtti.

Bakan Ersoy, AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi yanındaki alanda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, deprem sürecinde Malatya halkıyla aralarında kopmaz bir bağın oluştuğunu söyledi.

Depremin ilk gününden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Malatya’da koordinasyonu sağladıklarını belirten Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Devlet millet el ele ve güç birliği yaparak zorlukları aştık, aşmaya devam edeceğiz. Depremin hemen ardından Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak için bütün gücümüzle hareket ettik. Asrın felaketinin 2 ay sonrasında Cumhurbaşkanı’mız deprem konutlarının temel atma törenini gerçekleştirdi ve eş zamanlı olarak 1442 konut, 250 köy evi ve 47 dükkanın anahtar teslimi yapıldı. Şubat ayında da 6 bin 181 hak sahibi kurayla evlerine yerleşti. Deprem Malatya’daki tarihi ve kültürel dokuya da çok büyük hasar verdi. Hasarları onarmak ve yeniden ihya etmek için Bakanlığım ve mesai arkadaşlarım çalışmaları aralıksız devam ettiriyor. Malatya Arkeoloji Müzesi, Beşkonaklar Etnografya Müzesi, Geleneksel Malatya Evi’nde de onarım, tadilat işlemleri sürüyor. Atatürk Anı Evi ve Etnografya Müzesi’nde tadilat işleri hızla ilerliyor. İnşallah yaz aylarında bütün işlemleri bitirmiş olacağız.

Depremde acılarımızı paylaştık. Şehrimiz eski günlerine ulaşınca da hep beraber sevinçlerimizi paylaşacağız. Milletimizin derdi bizim derdimiz. Milletimizin ne sorunu, ne problemi varsa biz onu çözmekle görevliyiz. Verdiğimiz sözleri birer birer tutuyoruz. Deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için Cumhurbaşkanı’mız ve bizler 7 gün 24 saat çalışıyoruz.”

“81 ilde iftar programları düzenleyeceğiz”

Deprem bölgesinde çalışmaların süreceğini dile getiren Bakan Ersoy, “Vakıflar Genel Müdürlüğü vasıtasıyla 81 ilde iftar programları düzenleyeceğiz. Malatya’da da 2 noktada iftar programımız olacak. İl Halk Kütüphanesi alanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde 1600’er kişilik 2 çadır alanı organize ettik. Her akşam 3 bin 200 kişiyi misafir edeceğiz. Bayramda da geçen sene baba ocağıma gittikten sonra buraya geldim. Bu yıl da bayramda birlikteyiz inşallah.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz da 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu dile getiren Yılmaz, şunları söyledi:

“Malatya depremden çok etkilendi. Allah’ın izniyle önümüzdeki süreç içinde hiç durmadan tıpkı 6 Şubat’tan sonra bütün gücümüzle burada yanınızda olduğumuz gibi bundan sonra da olacağız. Malatya’mızı yeni baştan inşa ediyoruz. Belki geçmişte bazı yapı imar hataları var onlar da giderilerek Malatya’mız Türkiye’nin her zaman parmakla gösterilen büyükşehri olduğu gibi bundan sonra da parmakla gösterilen büyükşehri olmaya devam edecek. Bunun için 31 Mart akşamına kadar koşacağız. 1 Nisan sabahı da inşallah elde ettiğimiz başarı öyküsüyle alnımızın teriyle kazandık diyerek hep birlikte sevineceğiz, övüneceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Özhaseki, deprem bölgesindeki çalışmaları eleştirenlere tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16282 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki çalışmaları eleştiren muhalefete tepki göstererek, “Bizler böyle gayret ederken birileri de çıkıp ‘Nerede yaptığınız evler, kimlere veriyorsunuz’ diyorlar. Koca koca genel başkanlar böyle diyor. Görmek istiyorsanız gelin yanınıza düşeceğim şantiye şantiye dolaştıracağım sizi ama hiçbiri gelmiyor. Hiç olmazsa deprem üzerinden siyaset yapmayın, bu kirli dilinizi çekin bu insanların üzerinden” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya mitingde söz alarak deprem sonrası Malatya ve deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. 6 Şubat’ta yaşanan felaketin hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ile tüm kurum ve kuruluşların hemen sahada olduğunu ifade eden Özhaseki, kalıcı konut ve işyerlerinin yapımına hemen başladıklarını söyledi.

Bulabildikleri tüm rezerv alanlarında gece gündüz demeden inşaatlara devam ettiklerini belirten Özhaseki, “Bir de deprem turistleri vardı siz biliyorsunuz onların kim olduğunu. Milyonlarca nüfusa hitap eden belediye başkanları buralara özel jetlerle geliyor, yanında sosyal medya ekibi, televizyoncular hep beraber iniyorlar, bir iki yıkıntının başına gidip selfi çekip defolup gidiyorlardı. Ama biz onlardan değiliz. Elhamdülillah ilk gün de buradaydık, ondan sonra da burada olduk. Burada olacağız, herkesin hakkını teslim edene kadar” dedi.

Deprem bölgesinde 400 bine yakın hak sahibi olduğunu ve 307 bin konutun inşaatına başladıklarını da ifade eden Özhaseki, “Herksin hakkını Allah’ın izniyle teslim edeceğiz. Malatya’da yaptıklarımıza siz şahitsiniz. Sadece merkezde de değil Doğanşehir’de Akçadağ’da hasar olan her yerde inşatlarımız sürüyor. Binden fazla şantiyemiz var bakanlık olarak. 4 bin 333 köyde inşaatları yapmaya devam ediyoruz. Merkezde yaptıklarımızı sizler görüyorsunuz. Yeni cami civarında merkez çarşımızda inşaatlar hızla devam ediyor. Yeşilyurt’ta Battalgazi’de binlerce konut yapılıyor. Şu anda toplam 50 bin civarında konut inşaatına devam ediliyor. Yine 10 binden fazla iş yerlerinin inşası devam ediyor. Bunları bir seneye kalmadan hepsini bitirip hak sahiplerine vereceğiz. Bizler böyle gayret ederken birileri de çıkıp ‘Nerede yaptığınız evler, kimlere veriyorsunuz? Diyor. Koca koca genel başkanlar böyle diyor. Görmek istiyorsanız gelin yanınıza düşeceğim şantiye şantiye dolaştıracağım sizi ama hiçbiri gelmiyor. Hiç olmazsa deprem üzerinden siyaset yapmayın, bu kirli dilinizi çekin bu insanların üzerinden” şeklinde konuştu.

“Deprem kültüre ve tarihi dokuya da büyük hasar verdi”

Deprem sürecinde Malatya’nın koordinatör bakanı olarak görev yapan Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise asrın felaketinin Malatya’daki tarihi ve kültürel dokuya da çok büyük hasar verdiğini söyledi. Hasarları onarmak ve yeniden ihya etmek için çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirten Ersoy, “Malatya arkeoloji müzesi, Beşkonaklar Etnografya müzesi, geleneksel Malatya evinde onarım ve tadilat işlemlerini sürdürüyoruz. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Malatya’da AK Parti’nin büyükşehir adayı Sami Er’e Malatyalıların desteklerinin yoğun olduğunu bildiğini de belirten Ersoy, “Seçimden sonra Malatyalıların teveccühüyle iş başına gelmesiyle Sam Er başkanımızla inşallah omuz omuza çalışarak yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Önümüzdeki günlerde başlayacak olan Ramazan ayı ile ilgili de Malatya’da iftar programları düzenleyeceklerini aktaran Ersoy, “Malatya’da da 2 ayrı noktada iftar çadırlarımız olacak. Bu Ramazan boyunca il halk kütüphanesi alanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde iftar çadırları kuracağız. Her akşam 3 bin 200 kişiyi misafir edeceğiz. İnşallah bayramda da birlikteyiz” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/feed/ 0
7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması https://www.haber60.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/ https://www.haber60.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16187 ‘7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. Yarışmanın final etabında inşa edilen çok katlı bina maketleri sarsma masasında test edildi. Yarışmada açıklamalar bulunan DASK Genel Müdürü Selva Eren, “Kahramanmaraş depremlerinde dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir” dedi.

Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) koordinasyonunda bu yıl Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “7. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması”nın maketlerin sarsıldığı final etabı yarışları yapıldı. Yarışmada takımların inşa ettikleri çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi, kazanan takımlar maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirlendi.

“Kahramanmaraş depremlerinde dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir”

Yarışmanın final etabında açıklamalarda bulunan ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından DASK bilançosunu açıklayan Türk Reasürans ve DASK Genel Müdürü Selva Eren, “DASK’ın teknolojik altyapısını yeniledik. DASK ana veri merkezini deprem riski düşük bir şekilde konumlandırma çalışmalarını tamamladık. Hasar yönetim sistemini güncelledik. İhbar sistemlerini günün şartlarına cevap verecek hıza ulaştırdık. Hasar tespit metodlarını kurumlar arası farklılıkları giderecek şekilde iyileştirdik. DASK’ın hasar ödeme kapasitesini 25 milyar TL’den 280 milyar TL seviyelerine çıkardık. Bu kapasite sayesinde bir yıl içinde meydana gelebilecek 2 ayrı deprem için aynı tutar 2 kez kullanılabilecek. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat depremleri nedeniyle büyük bir yıkım ve acı ile karşı karşıya kaldık. Bu büyük yıkımın ardından vatandaşlarımızın yanında olmak ve yaşanan acıları bir nebze hafifletebilmek adına her türlü imkanları seferber ettik. DASK’ın kurulduğu günden Kahramanmaraş depremlerine kadar ödeme yaptığı toplam dosya sayısı 114 bin ve ödediği toplam rakam 1,5 milyar TL idi. Yalnızca Kahramanmaraş depreminde ise dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir” ifadelerini kullanarak düzenlenen yarışmanın öneminden ve gerekliliğinden bahsetti.

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Gaziantep’te bu yarışmanın düzenlenmesinin önemine değinen HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise “Ülkemizin bir deprem coğrafyasında konumlandığı bir gerçek. Dolayısıyla bizim ülke olarak depreme hazırlık ve dayanıklı bir ülke konumunda olmamız gerekiyor. Bu net ve açık. Bu nedenle ‘sağlam binalar, güçlü yarınlar’ mottosuyla üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlenen ‘7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’ Türkiye örnek olabilecek bir yarışma” diye konuştu.

İnşa edilen çok katlı bina maketleri sarsma masasında test edildi

Konuşmaların ardından takımların inşa ettiği çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi. Yarışmada kazanan takımların maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirleneceği ve 7 Mart Perşembe günü düzenlenecek ödül töreni ile ödüllerinin takdim edileceği öğrenildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/feed/ 0
Adana ve Çevresindeki Faylar Deprem Tehlikesi Oluşturuyor https://www.haber60.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/ https://www.haber60.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:22:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16132 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Adana’nın çevresinde her an sarsıntılar üretecek faylar bulunduğu bildirildi.

Ceyhan ilçesi merkezli 6,3 büyüklüğünde depremi 1998 yılında yaşayan Adana, geçen seneki “asrın felaketi”nden de etkilendi. Kentte, 6 Şubat depremlerinden sonra 25 Temmuz 2023’te de Kozan merkezli 5,5 büyüklüğünde sarsıntı yaşandı.

Adana’da zaman zaman artçı depremler de meydana geliyor.

Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, AA muhabirine, Adana’nın da etkilendiği 6 Şubat depremlerinden sonra kentte deprem konusunun yoğunlukla gündeme geldiğini söyledi.

Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezinin de kurucu başkanı olan Prof. Dr. Pampal, Adana’yı etkileyebilecek faylarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Adana’yı etkileyecek, deprem üretecek faylar var. Karataş-Yumurtalık Fayı, Misis-Andırın Fayı, İskenderun Fayı, Kozan Fayı, Savrun Fayı, Saimbeyli Fayı gibi faylar var. Bir de batıda Ecemiş Fayı’nın güney uzantısı Namrun, Ovacık ve Mut Fayı, Adana’da deprem tehlikesi kaynağı olarak belirlenmiş faylar. Bu bahsettiğim faylar, 6-7 şiddeti arası deprem üretecek faylar. Kayseri civarında 1702’de, 1717’de 1845’te on binlerce insanın öldüğü depremler var. Burada Sarız Fayı, Develi Fayı, Erkilet Fayı, Yeşilhisar Fayı, Erciyes Fayı gibi Orta Anadolu’nun fay sisteminin bileşenlerini oluşturan faylar var. Bunlar hep aktif faylar. Yani o faylar üzerinde de 7-7,5 büyüklüğünde depremlere kaynaklık etmiş, Kayseri’yi yıkmış, on binlerce can kaybı olduğuna göre bu tür depremlerde Adana’yı ve çevresini özellikle kuzey ilçelerini muhakkak ki etkileyecektir.”

Pampal, Adana’nın kuzeyinde “Saimbeyli makaslama zonu” dedikleri zonu oluşturan faylar da bulunduğunu anlatarak, “Kayseri civarında çok sayıda fay var. Saimbeyli Fayı var. Bunlar Adana’nın kuzey kesimlerinde etkili olacak depremler üretebilirler, yıkıcı depremler üretebilirler. Bunları vurgulamakta yarar var. Adana deprem tehlikesinden muaf değil. Deprem tehlikesi yüksek bir yerleşim alanı. Yani bugün, yarın deprem olacak diye bir kayıt asla yok.” dedi.

Savrun Fayı ile ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Pampal, “Savrun Fayı kırılacak, 7’den büyük deprem üretecek diye bir kayıt yok çünkü bu fayı çalıştım. Benim doktora sahamda yer alır. Bu yaz bu fayın üzerinde 2 ay süreyle çalıştım ve fayın öyle 7 şiddeti üzeri deprem üretecek bir fay olmadığını, parçalı olduğunu ve aktif olmadığını belirledim. O bakımdan ‘Savrun Fayı Adana’yı tehdit ediyor’ görüşlerine katılmadığımı belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

Pampal, kentteki diğer faylarla ilgili de şöyle konuştu:

“Temmuz ayının sonlarında Minnetli civarında Kozan’da 5,5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Hemen o depreme 5 kilometre mesafede Akçalıuşağı Fayı var. O fayı ben haritalamıştım. O fayın 5 ila 6 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli var ve ilk kırılacak fayın o olduğunu değerlendiriyorum çünkü aktif bir fay. Tarihsel dönemde depremler üretmiş. Hemen yakın çevresinde kırılmalar var. Oralarda artçı aktivitesi kaydediliyor. O bakımdan Akçalıuşağı Fayı’nın Adana civarında ilk olacak depremi üreteceğini düşünüyorum. O da Adana’nın kuzey kesimlerindeki ilçelerde Kozan başta olmak üzere Feke, Osmaniye’nin Sumbas ve Kadirli ilçelerinde etkili olabilir ama çok yıkıcı değil, 6 şiddetinden büyük olacağını düşünmüyorum.”

Prof. Dr. Çetin, aktif fay hatlarına yönelik çalışmada görevli

Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Çetin, Adana ve çevre illerde bulunan aktif fay hatlarına yönelik TÜBİTAK, AFAD ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünce (MTA) desteklenen çalışmalarda görev alıyor.

Çetin, ilgili kuruluşlardan da uzman kişilerle tüm Türkiye’de yürütülen “fay haritası” çalışmasının Adana ayağında faaliyetlere katılıyor. Konumları belirlenen faylarda bir sene içerisinde kazılar yapılacak ve bu fayların aktifliğiyle ilgili karakter çıkarma çalışmaları tamamlanacak.

Buna göre, Adana ve çevresinin depremselliği, aktif faylar ve bunların hangi büyüklükte depreme neden olabileceği üzerinden daha sağlıklı öngörüler elde edilecek.

Prof. Dr. Hasan Çetin, yörede MTA tarafından haritalanmış aktif fay hatlarının bulunduğunu ifade ederek, “Hemen doğumuzda Türkoğlu’ndan ayrılıp Amanos Dağları’nın batı tarafına geçen Doğu-Anadolu fayının bir kolu var. Bu kol, Osmaniye civarında devam ediyor ve Yumurtalık-Karataş’tan denize giriyor. Deniz içerisinde de bir miktar devam ederek Kıbrıs’ın batı ucuna kadar devam ediyor. Bu fayın denizdeki uzunluğu çalışılması gereken bir konu.” dedi.

Bu fayların yanı sıra diğer aktif fayların da bölgeyi etkileyebileceğini dile getiren Çetin, “Toprakkale Fayı, sistemin bir parçası. Batısında bulunan Savrun Fayı son yaşadığımız depremde bayağı bir ön plana çıktı. Tufanbeyli ve Saimbeyli fayları var. En batıda da Sarız Fayı ve onun hemen yakınında Ecemiş Fayı var. Bunlar bizi çevreleyen faylarımız.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Çağatay’dan “beton kalitesi” uyarısı

Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Çağatay da bölgedeki binalarda yaptığı incelemelerde, beton kalitesinin düşük olduğunu tespit ettiğini belirtti.

Betonun mevcut deprem yönetmeliğine göre minimum C25 sınıfında olması gerektiğini ifade eden Çağatay, “Yıkılan binalardan ya da hasar görmüş binalardan karot alındığında ya da siz kendiniz incelediğiniz zaman bazı binaların beton kalitesinin oldukça düşük olduğunu görüyorsunuz. Beton elinizde adeta parçalanıyor, ufalanıyor. Normalde iyi yapılmış bir betonu balyozla falan zor kırabilirsiniz. Dolayısıyla beton kalitesi çok kötü. Tabii binayı taşıyan kolon ve kirişler betonarme olarak yapıldıkları için beton burada önemli bir malzeme, çünkü basınç dayanımını karşılıyor.” diye konuştu.

Çağatay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aslında Çukurova ilçesi, Adana’da zemin açısından şehir merkezine göre daha güvenli olarak düşünülüyor çünkü Adana’nın şehir merkezi kuzey bölgelerine göre daha olumsuz bir zemine sahip fakat en büyük hasarlar bu kuzey bölgesinde oluştu. Yalnız şöyle bir durum var, yıkılan 13-14 katlı binaların hemen yanında hiç hasar görmeyen yapılar da var. Yıkılmış binalarda incelemeler yaptığımızda, beton kalitesinin çok uygun olmadığını, düşük olduğunu, demir işçiliklerinde yanlışlıklar ve eksiklikler olduğunu gördük. Mevcut deprem yönetmeliğimizde yüksek yapılarla ilgili bir bölüm var ama yüksek yapı standartlarıyla ilgili ayrı bir standart olması gerekiyor. Yine bu konuda yapacağımız bütün aşamalarda denetim ve kontrole dikkat etmemiz gerekiyor. Yapılarımızın, proje aşamasından sonra yapılırken 28 günlük beton mukavemet değerlerine bakıyoruz ama yapılarımızı 50 yıl için yapıyoruz. Dolayısıyla sadece 28 günlük yani yaklaşık 1 aylık bir beton mukavemet deneyi yaparak 50 yıl boyunca bize hizmet edecek yapının değerlendirilmesi yeterli değil.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/feed/ 0
KOÜ, Düzce ve çevresindeki diri fayları kayıt altına alacak https://www.haber60.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/ https://www.haber60.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:12:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16129 Kocaeli Üniversitesince (KOÜ) Türkiye’nin diri fay haritasına katkı sunmak ve olası afetlerin zararlarını azaltmak amacıyla Düzce ve çevresindeki diri fayların geçmişte ürettiği depremlerin kayıt altına alınmasına yönelik proje hayata geçirildi.

KOÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Feyzi Gürer’in yürütücülüğünü yaptığı, “Düzce ve Çevresindeki Diri Fayların Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” projesi, TÜBİTAK KAMAG 1007 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) paydaşlığında çalışmalarına başlanan projeyle Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarının geçmişte ürettiği depremler kayıt altına alınıyor.

Yaklaşık 6 ay önce uygulamaya alınan ve 2 yıl içinde tamamlanması planlanan projede çalışmalar KOÜ, Kütahya Dumlupınar ile Niğde Ömer Halisdemir üniversitelerinden 7 kişilik ekiple yürütülüyor.

“Faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacağız”

Prof. Dr. Gürer, AA muhabirine, Türkiye’de 500’e yakın aktif fayın bulunduğunu, bunların yarıya yakınının paleosismolojik çalışmalarını MTA’nın gerçekleştirdiğini söyledi.

“Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi” kapsamında geriye kalan diri fayların, kurumlar, üniversiteler tarafından çalışılacağını aktaran Gürer, Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarında inceleme yaparak projeye katkı sunacaklarını kaydetti.

Gürer, daha önce Düzce bölgesinde yerel yönetimler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kontrolündeki projeler çerçevesinde paleosismolojik (depremleri oluşturan fayların önceki deprem izlerinin araştırılması) çalışması yaptıklarını belirterek, bölgeyi bildiklerini dile getirdi.

Bu faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacaklarını dile getiren Gürer, şöyle devam etti:

“Hendeklerde daha önce yeri tespit edilmiş, MTA tarafından künyesi verilmiş bu faylar üzerinde hangi tarihlerde depremler olmuş, ne kadar bir atım meydana gelmiş, bu depremlerde fayın uzunluğu, genişliği nedir bunlar saptanacak. Ayrıca faylardan tarihlendirme amaçlı örnekler alınacak. Bu örnekler başta TÜBİTAK MAM olmak üzere farklı kurumlarda tarihlendirme amaçlı çalışılacak. Daha önce belirlenen aktif fayların; deprem tehlikesi, deprem tehlike senaryoları araştırılacak. Ayrıca bu faylar üzerinde ya da yakınında bulunan yapılar için tampon bölge oluşturulması, bunun dışında özellikle yerel yönetimlerde şehirleşme planlarının yapılması düşünülmektedir. Böylece deprem anında toplumun en az zarar görmesi sağlanacak.”

Gürer, proje başladığından bu yana literatür taraması ve uzaktan algılama çalışmalarını yürüttüklerine değinerek, bu ay dronla fayların kesin yerlerinin tespiti için sahada çalışmaya başlayacaklarını kaydetti.

Fayların yerlerinin haritalarda gösterildiğini ancak bunlarda çok ufak değişikliklerin yaşanabildiğine işaret eden Gürer, bu fayların tam olarak yerini saptadıktan sonra Coğrafi Bilgi Sistemi’ne aktaracaklarını ifade etti.

Gürer, Harita Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK arasında sözleşme imzalandığını aktararak, “Bu bölgelerin ayrıntılı fotoğrafları da tarafımıza iletilecek. Kazı çalışmasına başlamadan önce bu fayların yerlerini kesin olarak bilmemiz gerekiyor. Açacağımız hendekler ortalama 50 metre uzunluğunda, 4-5 metre genişliğinde olacak. Her bir hendeğin çalışması yaklaşık 10 gün sürecek. Her fay üzerinde 2 hendek açacağız, toplam 8 hendek açmayı planlıyoruz. Tabii gelişmelere göre bu sayı artabilir. ” diye konuştu.

“Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız”

Faylanmış birimlerden örneklerin alınacağını ve ayrıntılı görüntüleneceğini belirten Gürer, “Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız. Fayın davranışını öğrenmeye çalışacağız. Böylelikle risk teşkil ediyorsa o fay ve çevresi için tampon bölge oluşturma çalışmaları sürdüreceğiz. Diri fay terimini son 11 bin yılda hareket etmiş, üzerinde hareket olan faylar için kullanıyoruz. Türkiye’de son 100 yılda 200’den fazla 6’dan büyük deprem oldu. Bunun yaklaşık üçte biri yıkıcı özellikteydi. Verileri MTA’nın kullandığı sisteme işleyeceğiz. Elde ettiğimiz bilgiler, daha sonra diri fay haritalarına aktarılacak.” ifadelerini kullandı.

Gürer, çalışmaların deprem riskini en aza indirilmesi, yerleşim yerlerinin planlanması açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, toplumun özellikle 1999 Marmara Depremi öncesine göre daha çok bilinçlendiğini sözlerini ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/feed/ 0
ERÜ ve İskenderun Teknik Üniversitesi Deprem Konferansı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/#respond Wed, 06 Mar 2024 01:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15844 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi tarafından ‘6 Şubat Depremlerine Mühendislik Bakışı ve Deprem Deneyimleri’ konulu konferans düzenlendi.

Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’un yanı sıra, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Geoteknik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Örnek, Genel Sekreter Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Afşın Alper Cerit, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansın konuşmacısı ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, 6 Şubat’ta meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi. Yaşanılan depremden büyük bir üzüntü duyduklarına dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun; “Yaşanmışlıkları unutmamak ve özellikle de acı deneyim ve tecrübeler söz konusu ise mutlaka beyinlerin onu unutması çok kolay olmuyor. Çünkü insanların acı hatıraları söz konusu” dedi. Son dönemlerde kamuoyunda sıkça yer alan izolatörler hakkında katılımcılara bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, izolatörlerin kullanım sınırlamaları olduğunu belirterek; “Binanın yüksekliği arttıkça izolatör kullanımı sıkıntıya girer. Bu sefer binada devrilme meydana gelir. Ancak şu anda kullanılan sistemlere baktığımızda bizimde Erciyes Üniversitesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirmiş olduğumuz bilyeli sistem izolatörler de Ar-Ge safhasını geçmiş, Ür-Ge safhasında yetkili firma tarafından bunların binalarda kullanılması için üretmiş oldukları numune üzerinde tarafsız laboratuvarda ve deneyler yapılması sonucunda gerekli onayları alınmış bir üründen bahsediyoruz. Bundan sonraki süreçlerde bu izolatörlerin yaygınlaşması da söz konusu olacaktır” diye konuştu. Konuşmasında çelik yapı kullanımının çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Altun; “Çelik yapılarda deprem davranışı, deprem performansında çok etkili sonuç veren önemli bir yapı tipi ve malzemesidir. Ülkemizde bununda mutlaka gündeme gelmesi gerekmektedir. Bunun dışında Devletimiz faylardan uzaklaşmak sureti ile tünel kalıp sistemleri tercihlerine dönmektedir ve bunlar çok doğru tercihlerdir. ve bu binalar deprem anında dışarıya kaçmak yerine, binada durmanızı tavsiye edeceğimiz bina tipidir” şeklinde konuştu. Türkiye’de gerçekleşen depremleri Japonya’da gerçekleşen depremlerle kıyaslamanın çok yanlış olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Altun şunları kaydetti;

“Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. 150 kilometre okyanusta 130 kilometre aşağıda olan deprem ile ayağınızın altında 5 kilometre mesafede olan deprem aynı değildir. Çünkü Türkiye’de meydana gelen deprem ayağımızın altında olmaktadır. O nedenle biz bunlara karşı gerekli önlemleri alacak ve faylardan kaçacağız. Yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılarımızı üretmek suretiyle depreme dayanıklı yapı tasarımını gerçekleştirmiş olmak bizim en önemli detayımız olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Depremleri unutmamalıyız diyen Rektör Prof. Dr. Altun, belirli periyotlarda sadece seminerler değil, deprem konusunda eğitimlerinde verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Örnek ise akademisyen olmanın yanında aynı zamanda bir depremzede olduğunu ve yaklaşık 393 gün geçmesine rağmen 6 Şubat’ta yaşananların halen hafızalarda ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirterek, “6 Şubat Depremlerine Mühendislik Bakışı ve Deprem Deneyimleri” konusunda sunum gerçekleştirdi.

Konferans plaket takdiminin ardından konferans sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/feed/ 0
TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getiriyor https://www.haber60.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/ https://www.haber60.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 00:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15808 TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getirmek için bu alandaki teknoloji çalışmalarını çok boyutlu sürdürüyor.

TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda deprem çalışmalarına devam ediyor.

Bu alandaki projelerini TÜBİTAK BİLGEM Afet Yönetimi Programı çatısında toplayan TÜBİTAK, programla deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin öncesi ve sonrasında afetzede ile arama-kurtarma ekiplerine yardım amacıyla geliştirilebilecek teknolojilere yönelik çalışma yapıyor.

Programdaki “Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi”yle akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarıldı. Türkiye’de ilk kez geliştirilen bu sistemin yurt dışında ise sadece iki muadili bulunuyor.

“Enkaz Altı Canlı Tespiti Doppler Radarı” da enkaz altında canlı varlığının tespitini yapabilen bir prototip radar sistemi geliştirildi. Bu radar prototipinin çalışma performansı, enkaz ortamlarında yapılan test çalışmalarıyla da doğrulandı. Geliştirilen prototip radar sistemi, enkaz içinde bulunan canlının nefes alıp verme gibi minör hareketleri ile uzuv hareketlerini tespit edilebiliyor. Aynı zamanda canlının konumu hakkında da bilgi ediniliyor.

“Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi” de enkaz altında kalan afetzedelerin akıllı telefonundaki mobil uygulamayla iletişime geçerek, afetzedelerin durumu ve konumunun belirlenmesini amaçlıyor. Sistem, GSM şebekesi çalışmasa da tespitte bulunmayı öngörüyor.

“Afet Risk İzleme ve Tahmin Sistemi” de deprem, sel, heyelan gibi afetlere ilişkin çeşitli veri kaynaklarının gerçek zamanlı işlenmesini ve yapay zeka teknikleri yardımıyla afet risklerinin tahmin edilmesini sağlıyor.

Sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları

TÜBİTAK, sismik tehlike ve zemin sınıflaması konusunda Yalova, Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Balıkesir belediyeleri ile hem deprem hem de heyelan tehlikesi konusunda projeler yürüttü. Gaziantep Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nde ise senaryo depremlere göre sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları oluşturuluyor.

Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi kapsamında da büyük depremlerin hemen ardından bölgeye gidilerek depremin merkez üssünü çevreleyen geçici sismolojik gözlem ağlarıyla artçı depremler kayıt altına alınıyor.

136 sismoloji istasyonu kuruldu

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), University of Missouri ve Georgia Tech işbirliğiyle hayata geçirdiği çalışmayla Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay’da 136 sismoloji istasyonu kurdu. Sismolojik ağ ile toplanan veriler, yapay zeka algoritmaları kullanılarak analiz ediliyor ve depremler yüksek hassasiyetle saptanabiliyor. Yapılan çalışmalar, fay mekanizma çözümleri, gerilme dağılımları, sismik boşlukların ve enerji transferlerinin dağılımı gibi önemli bilgilerin ortaya konmasına olanak sağlıyor.

TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle havalimanı sahalarında deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zemine yönelik parametrelerin izlenmesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.

Muğla’da Ula-Akyaka’daki diri fayların tanımlanması ve sismik tehlikenin belirlenmesine yönelik de çalışmalar sürüyor.

Arkeolojik örneklerin Karbon-14 yaş tayinini yapabilen ülkenin ilk ve tek Hızlandırılmış Kütle Spektroskopisi (AMS) Laboratuvarı da tarihsel depremlere ışık tutuyor.

Marmara Bölgesi Deprem Gözlem Ağı kapsamında 25 yıldır sismik hareketlilik izleniyor. Marmara Denizi’ndeki deprem tehlikesine yönelik sismik hareketlerin oluşum mekanizmaları ve diri fayların sismik etkinliğine yönelik bilgiler toplanıyor.

Deprem çalışmaları destekleniyor

Öte yandan, “1001-Deprem Araştırmaları” başlıklı özel bir çağrıya çıkılırken, 2021 yılından bu yana 80 proje desteklendi.

Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı’yla da 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki araştırmacıların AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlandı. Çağrıya 1499 proje başvurusu yapıldı, 245’ine destek verildi.

Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi’yle de diri fayların bulunduğu bölgelerde yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak.

Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’nda da çağrı süreci devam ediyor.

Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacıların TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için de Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı çağrısı açıldı. Bu kapsamda 1317 lisans, 648 yüksek lisans ve 419 doktora öğrencisi ile 99 doktora sonrası araştırmacısı desteklendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/feed/ 0
Kastamonu’da Deprem Riski Artıyor https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15752 Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, Kastamonu’da 1943 yılında yaşanan depreme işaret ederek, “Zaman arttıkça buna benzer bir depremi yaşama olasılığımız da yükseliyor demektir.” dedi.

Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında “Kastamonu’nun Depremselliği ve Kuzey Anadolu Fay Hattı” konulu konferans düzenlendi.

Depremle ilgili araştırma ve çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, konferansta yaptığı konuşmada, merkez üssü Marmara olan bir deprem beklediklerini söyledi.

Marmara’da olacak depremin birçok kenti etkileyeceğini anlatan Bilgehan, “Belki de Kastamonu’daki binaları yıkacaktır. Tıpkı 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde olduğu gibi. Merkez üssü Kahramanmaraş’tı ama en çok etkilenin il Hatay oldu.” diye konuştu.

Depremin afet değil, bir doğa olayı olduğunu ifade eden Bilgehan, binaların depremi afete dönüştürdüğünü anlattı.

Kastamonu’nun deprem bölgesinde yer aldığını belirten Bilgehan, şöyle devam etti:

“Dünyanın en aktif faylarından bir tanesi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu’da şehir merkezimizin 35 kilometre güneyinden geçmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır. Bu fay üzerinde meydana gelen 26 Kasım 1943 yılında Tosya-Ladik depremi Kastamonu’yu önemli ölçüde etkilemiştir. 1943 yılında çok büyük bir deprem olmuş. Zaman arttıkça buna benzer bir depremi yaşama olasılığımız da yükseliyor demektir. Kastamonu da Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi yüksek deprem riski altındadır. Zaten artık Türkiye’de deprem riski sıfır olan hiçbir yer kalmadı. Artık her yer deprem bölgesidir. Bazı ölü faylar var, bakıyorsunuz diriliyor. Bir bakıyorsunuz bu faylar deprem üretmeye başlıyor. O yüzden Türkiye’nin her tarafı deprem riski bölgesinde yer alıyor.”

Yapılan çalışmaların yeni depremlerde can kayıplarını önleme açısından faydalı olacağını vurgulayan Bilgehan, “Dönüştürülen sadece bir bina, kurtarılan yüzlerce can demek. Yıkılma ihtimali yüksek olan binaları dönüştürdüğümüz zaman hazırlıklı olacağımızı söyleyebilirim. Yeni yapılan binaların yönetmeliğe, denetime uygun yapılması gerekiyor. Mevcut binaların ise depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kastamonu AFAD İl Müdür Yardımcısı Dr. Suat Tüfekci ise 1943 yılında Tosya’da yaşanan depremle ilgili bilgi verdi.

Depremin 1943 yılının 26 Kasım’ı 27 Kasım’a bağlayan gece meydana geldiğini hatırlatan Tüfekci, şunları kaydetti:

“Yaklaşık 2 dakika boyunca büyük bir deprem yaşadık. Bu deprem 7.2 büyüklüğündeydi. 45 bin kilometrekarelik bir alanda etkili oldu. Kastamonu, Çankırı, Çorum, Amasya, Samsun, Tokat, Sinop ve Ordu’da bilhassa ölümler ve binalarda hasarlara yol açtı. En çok Ilgaz, Tosya, Kargı, Osmancık, Merzifon, Havza, Vezirköprü ile Erbaa ilçeleri etkilendi. Tosya, Kastamonu ve Kargı’da toplamda bin 71 kişi hayatını kaybetti, bin 293 vatandaşımız da yaralandı. 1200’den fazla büyükbaş hayvanımız telef oldu. Kastamonu’nun merkezinde de bu depremi şiddetli bir şekilde hissettik. Özellikle Kastamonu Kalesi’nden yuvarlanan kayalar, etrafında bulunan Hisarardı Mahallesi’nde bulunan 7 evin yıkılmasına, 4 kişinin ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden oldu.”

Konferansa, Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Mehmet Yurt, İl Jandarma Komutanı Albay Zafer Özden, AFAD personeli ve az sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/feed/ 0
Kastamonu’da Deprem Konferansına İlgisizlik https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:39:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15673 Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri çerçevesinde farkındalık amacıyla gerçekleştirilen konferansta salonun yarıdan fazlası boş kaldı.

1-7 Mart Deprem Haftası Etkinlikleri çerçevesinde Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde “Kastamonu’nun Depremselliği ve Kuzey Anadolu Fay Hattı” konulu konferans düzenlendi. Sosyal medya hesaplarından, basından ve Kastamonu Belediyesi anons sisteminden yapılan tüm duyurulara rağmen konferansa katılım olmadı. Katılımcıların büyük kısmını AFAD İl Müdürlüğü personelinin oluşturduğu konferansta, farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bilgiler aktarıldı.

“Merkez üssü Marmara’da olacak bir deprem de bizleri çok ilgilendiriyor”

Konferansa konuşmacı olarak katılan Milli Savunma Bakanlığının Deprem Araştırma Grubu’nda görev alan ve Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen bölgede incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, “Biz sadece merkez üssü Kastamonu olan bir depremden bahsetmiyoruz. Merkez üssü Marmara’da olacak bir deprem de bizleri çok ilgilendiriyor. Marmara’da olacak depremde belki de Kastamonu’daki binaları yıkacaktır. Son depremin merkez üssü Kahramanmaraş’tı ama en çok etkilenin il Hatay oldu. Çünkü gerek zemin gerek bina olarak zayıftı. Deprem afet değildir, bir doğa olayıdır. Tıpkı yağmurun yağması, güneşin açması, fırtınanın kopması gibi. Fakat bunu afete dönüştüren binalardır. Deprem sallıyor ve gidiyor ama afete dönüştüren bizim ihmallerimizdir. Bizim gereken tedbirleri zamanında almadığımızdandır” dedi.

“Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır”

Kastamonu’nun birinci dereceden deprem bölgesinde yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Bilgehan, “Kastamonu’nun il sınırlarının yüzde 46’sı birinci dereceden, yüzde 22’si ikinci dereceden, yüzde 24’ü üçüncü dereceden ve yüzde 8’i dördünce dereceden deprem bölgesindedir. Dünyanın en aktif faylarından bir tanesi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı Kastamonu’da şehir merkezinden 35 kilometre güneyinden geçmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır. Bu fay üzerinde meydana gelen 1943 yılında Tosya- Ladik depremi Kastamonu’yu önemli ölçüde etkilemiştir. 1943 yılında büyük bir deprem olmuş, o tarihten bu yana 81 geçti. Zaman geçtikçe bizler buna benzer bir depremi yaşama ihtimalimiz de yükseliyor demektir. Kastamonu’da Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi yüksek deprem riski altındadır” diye konuştu.

Prof. Dr. Celal Şengör’ün, “Karadeniz sonunda patlayacak. Basbayağı. Çünkü içerisinde gazlar var. Bu gazlar giderek artıyor. Bunlar gazoz gibi yüzeye çıkacak sonunda Karadeniz’in 60 kilometre çevresinde yaşayan oksijen soluyan hiçbir canlı kalmayacak” şeklindeki açıklamalarına katılmadığını söyleyen Prof. Dr. Bilgehan, “Ben hocamızın görüşüne çok katılmıyorum. Gaz sıkışması Karadeniz’de yeni mi oldu, yeni mi var, daha öncesinde de olan bir şeydi. Bu şeylerden bahsedilmiyordu. Hayır, öyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Hocanın kendi görüşü tabii ki ama ben aynı fikirde değilim” şeklinde konuştu.

1943 yılında Tosya’da yaşanan depremle ilgili bilgiler veren Kastamonu AFAD İl Müdür Yardımcısı Dr. Suat Tüfekci, “1943 yılında Cumartesi gecesi 26 Kasım’ı 27 Kasım’a bağlayan gecede yaklaşık 2 dakika boyunca büyük bir deprem yaşadık. Bu deprem 7.2 büyüklüğündeydi. 45 bin kilometrekarelik bir alanda etkili oldu. Kastamonu, Çankırı, Çorum, Amasya, Samsun, Tokat, Sinop ve Ordu’da bilhassa ölümler ve binalarda hasarlara yol açtı. En çok etkilenen Ilgaz, Tosya, Kargı, Osmancık, Merzifon, Havza, Vezirköprü ile Erbaa ilçeleri etkilendi. Tosya, Kastamonu ve Kargı’da toplamda bin 71 kişi hayatını kaybetti, bin 293 vatandaşımızda yaralandı. Bin 200’den fazla büyükbaş hayvanımızda telef oldu. Kastamonu’nun merkezinde de bu depremi şiddetli bir şekilde hissettik. Özellikle Kastamonu Kalesinden yuvarlanan kayalar, etrafında bulunan Hisarardı Mahallesinde bulunan 7 evin yıkılmasına, 4 kişinin ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden oldu” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/feed/ 0
Hakkari’de afetlere hazırlık için ekiplere eğitim veriliyor https://www.haber60.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/ https://www.haber60.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:36:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15670 Deprem kuşağında yer alan Hakkari’de afetlere hazırlıklı olmak amacıyla kurulan 56 ekipteki 2 bin polis, jandarma ve öğretmene arama kurtarma eğitimi veriliyor, kentteki 2 bin 500 yapının deprem risk analizinin yapılması için çalışma yürütülüyor.

Kent genelinde olası afet ve acil durumlara müdahale için İçişleri Bakanlığının himayesinde, Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik’in talimatıyla çalışma başlatıldı.

İlk etapta, il genelinde İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet ve İl Milli Eğitim müdürlüklerinde görevli 2 bin personelden oluşan 56 arama kurtarma ekibinin kuruldu.

Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri tarafından teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutulan ekipler, daha sonra 16 kişilik gruplar halinde enkaz sahasına alınarak arama yöntemleri, arama kurtarmada kullanılan malzemeler, hasta ve yaralı taşıma teknikleri ile enkazdan yaralı çıkarma gibi konularda bilgilendirildi.

Ayrıca olası deprem durumunda çadır ve konteyner kentlerin kurulacağı alanların belirlendiği kent merkezi ve Yüksekova ilçesinde, 5 bin çadır ve çeşitli malzemelerin bulunacağı lojistik depo kurulması için de çalışma yürütüldü.

Kentte 2015’ten önce yapılan 2 bin 500 yapının depreme karşı riskli olup olmadıklarının tespit edilmesi amacıyla üniversite ile belediye arasında protokol imzalandı. Ücretsiz sunulacak bu hizmet için şu ana kadar yaklaşık 600 kişi belediyeye başvuru yaptı.

“Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz”

Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, AA muhabirine, Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra bilim insanlarının sismik boşluk oluşan yerlere dikkat çektiklerini, bu yerlerden birinin de Hakkari ve Yüksekova olduğunu söyledi.

Kent merkezi ve ilçeleri için deprem konusunu birinci gündem maddesi yapmalarının zorunluluk olduğunu belirten Çelik, “Buradaki fay bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa 20 yıl, 30 yıl sonra enerjisini boşaltacak. Bizim buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Depreme nasıl hazırlıklı olunur? Depreme dirençli kentler oluşturarak. Temel nokta bu.” dedi.

Belediyede göreve başladıktan sonra yapıların dayanıklılığını tespit etmek için mahalle bazlı mikro bölgeleme çalışması yaptıklarını anlatan Çelik, şöyle devam etti:

“İlk elde ettiğimiz sonuçlar yaşadığımız tereddüdün karşılığı gibi. Yapıların gözlemsel risk durumu analizini yaptığımızda bazı mahallelerde yapı stokunun yüzde 80’nine varan oranda riskli yapılardan oluştuğunu gördük. Üniversitemizle iş birliği yaparak 2 bin 500 yapı için deneysel yapı analiz raporlarını çıkarmak, yani karot numuneleri alınarak bunların kolon, kiriş, statik yapılarını test etmek için bir süreç başlattık. Bu çalışmayı ücretsiz yapacağız. Başvuruları almaya başladık. Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz.”

Bu çalışmaların devamının kentsel dönüşüm olacağını dile getiren Çelik, depremin oluşturabileceği zararları önlemenin tek yolunun, deprem esnasında yıkılmayacak yapılar inşa etmek olduğunun altını çizdi.

“5 bin çadır stoklamayı hedefliyoruz”

Depreme karşı arama kurtarma ve barınma sürecinin planlanmasının zaruri olduğunu belirten Çelik, “Şu ana kadar 56 arama kurtarma ekibi oluşturduk. Bu ekiplerimiz jandarma, polis ve öğretmenlerden oluşuyor. Bunlara yönelik 16’şar timler halinde eğitim sürecini başlattık. Depremin ilk anında enkaz alanına girebilmek için ihtiyaç duyulan insan gücünün ötesinde hidrolik anlamda destekleyebilecek makineler ve tesisatın da alım sürecini başlattık.”

Çelik, üniversite ile belediye sınırları içindeki 10 mahallede Arama Kurtarma Gönüllüleri Eğitme protokolünü yapacaklarını, bu mahallelere de arama kurtarma ekibinde bulunması gereken tüm makine ve aletlerin yer aldığı konteynerler yerleştireceklerini bildirdi.

Yüksekova ve kent merkezinde lojistik depo kurarak 5 bin çadır stoklamayı hedeflediklerini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

“Hem Yüksekova hem de kent merkezi için bin konteynerlik geçici barınma alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Buralar için gerekli projelendirme, alt yapı çalışmaları yapıldıktan sonra konteyner sevkiyatları devam edecek. Burada yeni yapılan yapı stoku bizim için büyük avantaj. Devletin koyduğu kurallar aslında insan yaşamını düzenlemek ve korumak üzerinedir. Dolayısıyla bina yapımına ilişkin çıkarılan yönetmeliklerin tamamı insan hayatını korumak içindir. Değişik maliyetlerden kurtulmak için kaçak yapı yapma eylemine giren vatandaşlarımızın bu süreçten uzak durması gerekiyor ki acı bedeller ve sonuçlarla toplum olarak karşı karşıya kalmayalım.”

Kurdukları yeni ekiplerle toplamda 2 bin arama kurtarma personeline ulaşacaklarını belirten Çelik, “Ekipmanların alım sürecinin tamamlanmasıyla tam donanımlı arama kurtarma ekibine dönüşecekler. Karot örneklerinin alımı için laboratuvar oluşmuş durumda. Nisan sonuna kadar başvuruları alacağız. Temmuz sonunda da karot numunelerine ilişkin sonuçları bitirmiş olacağız. Ondan sonraki sürecin tamamını da vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm talepleri ve şehrimizin kentsel dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde yukarı bölgede oluşturacağımız alanlar.” dedi.

“Ekipler donanımlı hale geliyor”

AFAD’da görevli arama kurtarma teknisyeni Abdurrahman Yıldız da kentte oluşturulan ekiplerin eğitimine devam ettiklerini söyledi.

Yıldız, “Kaba, fiziki arama, galeri açma ve domuz damı, enkaza giriş tekniklerini, üstten giriş, yandan giriş, katların kaldırılması gibi konularını anlatıyoruz. Bu eğitimleri alan ekipler donanımlı bir hale geliyorlar. Çünkü eğitimde enkazı bire bir yaşıyorlar.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç, deprem bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:27:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15658 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) tarafından gerçekleştirilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm: Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla’ projesinin açılış lansmanına katıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de kadın girişimciliğinin desteklenmesinin amaçlandığı ve iş birlikçi kurumların tanıtıldığı program çerçevesinde Ardıç, kadınların istihdamdaki önemine dikkati çekti.

“Sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici”

Ardıç, burada yaptığı konuşmasında, bir ülkenin sosyoekonomik gelişmesinin en tamamlayıcı unsurlarından birinin de sivil toplum örgütleri olduğuna dikkat çekerek, “Yasama, yürütme yargı erki ve medyadan sonra beşinci güç olarak geleceğimizi şekillendiren hatta kamu ve özel sektörün yanında ‘üçüncü sektör’ olarak tarif edilen sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici” dedi.

“Proje, deprem bölgesindeki kadınların hayata yeniden başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel”

Sivil toplum örgütlerinin yürütmüş olduğu projelerin çok değerli olduğunu vurgulayan Ardıç, “Bugün bizleri bir araya getiren ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm; Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla Projesi’, deprem bölgesindeki kadınlarımızın hayata yeniden ve çok daha güçlü başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel, çok daha kıymetli. Artık hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin deprem kuşağında olması gerçeğini hiçbirimiz değiştiremeyiz. Ancak hem önlem almak hem de yaraları sarmak konusunda yeterli çabayı gösterebiliriz. Her zaman dediğim gibi, ders ve önlem alırsak, depreme gücümüz yeter. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz canlarımızı hiç unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerine yer verdi.

“Depremde işlerini kaybetmiş kadınlarımız için yapacağımız çok şey var”

Deprem bölgesinde çok sayıda insanın işlerini ve iş yerlerini kaybettiğini hatırlatan Ardıç, bunların arasında çok sayıda kadın girişimcinin de bulunduğunu dile getirdi. Kadınların normal şartlarda bile hem fırsat eşitliğine hem de desteğe ihtiyaçları olduğunu aktaran Ardıç, “Bu bağlamda; depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” diye konuştu.

“Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak”

ASO yönetiminin ve üyelerinin bölgeye olan hassasiyetlerinin aynı duyarlılıkla devam ettiğini söyleyen Ardıç, Hatay, Osmaniye, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’taki yatırımcıların, depremden önce hem bölge kalkınmasına hem de ülke kalkınmasına çok değerli katkılarda bulunduklarını ifade etti. Ardıç, bu katkıların devam etmesi için bu tür projelerin oluşturulmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Bizim de Ankara Sanayi Odası olarak destek olmaktan mutluluk duyduğumuz Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak. Kadınlarımız yeni iş fikirleriyle hayata tutunacak, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, geleceğe daha emin adımlarla yürümek için güç toplayacaklar. Evet, bölgede yaşananlar kolay değil ama ne zaman umudumuzu kaybedersek, işte o zaman düşeriz. Bu umudu yeşertmek hepimizin görevi olmalı. Kalanların sağlıcakla kalması, dimdik durabilmesi, umutla yolunu seçmesi ve yürümesi için bu tür girişimlere ve projelere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. O zaman dayanışma ruhunu hep diri tutarak, böyle anlamlı projelere destek vereceğiz, kendi özgün projelerimizi hayata geçireceğiz ve deprem bölgesinde hayatın yanında durmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Programa, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Şahin, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türköz, ANGİKAD Başkanı Gözde Diker ve sektör temsilcileri katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/feed/ 0
Diyarbakır’da depremde görev yapan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:12:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15648 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Diyarbakır’da sahada görev yapan, yıkılan binaların enkazındaki canlara ulaşmaya çalışan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı.

Depremlerin etkilediği 11 il arasında yer alan Diyarbakır’da yıkılan binaların enkazında arama kurtarma çalışmalarına katılan AFAD, UMKE, Kızılay, Sağlık Bakanlığı, jandarma ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlarda görevli kadın çalışanlar, günler süren mücadele ile çok sayıda depremzedenin yaşama tutunmasını sağladı.

Arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra ilk yardımdan beslenmeye, psiko-sosyal destekten yaşam alanlarının kurulmasına kadar pek çok alanda görev alan kadınlar, ailelerinden ayrı günler süren mesailerinde yaşadıkları duyguları AA muhabiri ile paylaştı.

“Kurtardığım her insan halen aklımda”

Diyarbakır AFAD’da arama kurtarma teknisyeni olarak görev yapan Gizem Doğan, deprem anında büyük korku ve panik yaşadığını, sarsıntı geçtikten sonra ailesini güvenli bir alana alıp, görevinin başına koştuğunu söyledi.

Depremde çöken Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Doğan, 12 gün boyunca orada çalışma yürüttüğünü belirtti.

Doğan, “Tek amacımız insanları kurtarmak olduğu için canla başla çalışmaya başladık. Sesleri duydukça insanları kurtarmak için elimden geleni yaptım. Kurtardığım her insan halen aklımda. Aklıma geldikçe duygulanıyorum. Umarım bir daha böyle bir afet yaşamayız.” dedi.

“Orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim”

UMKE ekibinden Sevgi Yıldız ise depreme çocukluk arkadaşıyla yakalandıklarını belirterek, ilk korkuyu atlattıktan sonra çalışmalara katılmak için hazırlığını yapıp kendi imkanlarıyla Serin-2 Apartmanı’nın enkazına ulaştığını anlattı.

Acıyı bir kenara bırakıp, insanları kurtarmak için çaba gösterdiğini dile getiren Yıldız, şunları söyledi:

“O gün orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim. Serin-2 Apartmanı’nın enkazında bir sağlıkçı vardı ve ona ulaştık, damar yolu açtık. Çok dar bir alandı ama hiç canımızı düşünmedik. Kıza ulaştığımızda, elimizi tuttuğunda, ‘Beni bırakmayın’ dedi. Bu çok farklı bir duyguydu. Bir canlıya ulaşabilmek, dokunmak… O eli bırakmadık ve saatlerce o kişiyle temas halindeydik.”

Yıldız, ikinci depremi enkaz başındayken yaşadığını fakat ilk sarsıntı gibi korku ve panik hissetmediğini dile getirerek, kurtarılması gereken canlar olduğunu bilmenin kendilerini motive ettiğini aktardı.

Bir tarafta çocukların diğer tarafta görevin”

Hemşire ve UMKE gönüllüsü 2 çocuk annesi Nalan Uzun ilk depremi atlatıp, eşi ve çocuklarının güvende olduğunu gördükten sonra görevinin başına gitmek istediğini söyledi.

Uzun, o an yaşadığı duyguları şöyle ifade etti:

“Bir bölünmüşlük yaşıyorsun. Bir tarafta eşin ve çocukların diğer tarafta görevin. Ama diğer taraf daha ağır basıyor. İkinci depremi Galeria Sitesinin enkazı başında yaşadık. Diğer binanın yıkılışı, üzerimize doğru gelişinden saniyelerle kurtulduk. Çocuklarınız size bir kahraman gözüyle bakıyor.”

112 Acil Sağlık ekibinde acil tıp teknikeri Demet Zerrin, depremin ilk anından kurtarma çalışmalarının son gününe kadar sahada görev yaptığını anlattı.

Zerrin, depremden 17 saat sonra 10 yaşındaki çocuk ve ardından babasının kurtarıldığını anlatarak, “Çocuk ambulansa alındıktan sonra elimi sımsıkı tuttu ve ‘Elimi bırakma abla yüzümü sil, arkadaşlarım benimle alay eder. Ayaklarım yerinde mi?’ dedi. Yüzünü sildim, ve ayaklarını görmesini sağladım. Ama o elimi hiç bırakmadı.” dedi.

“15 gün boyunca eve gidemedik”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan Tuba Utli ise depremin ilk anında panikle babasına koştuğunu, sarsıntının durmasının ardından da görevinin başına geçtiğini ifade etti.

Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Utli, şöyle dedi:

“Enkaza ilk gittiğimde korku, üzüntü hepsi vardı. Ama ilk canlıyı görünce o sevinç çığlıklarıyla sakinleşmeye başladık. Görevimiz gereği de o korkuyu bastırmak zorundaydık. 15 gün boyunca orada çalıştık ve hiçbir şekilde eve gidemedik. Sadece biraz dinlenme ile vardiyalı çalıştık.”

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde psikososyal destek ekibinde görevli psikolog Rüveyda Efe, öncelikli çalışma guruplarının çocuklar olduğunu, depremin izlerini silmenin zor bir iş olduğunu anlattı.

Çocukların gözlerindeki korkuyu anlayabildiklerini dile getiren Efe, deprem geçmesine rağmen yaşanan travmanın etkilerinin sürdüğünü ifade etti.

Efe, konteyner kentte buna yönelik çalışmalar yürüttüklerine işaret ederek, bireysel görüşmelerin halen devam ettiğini belirtti.

“Günlerce çocuklarımı göremedim”

Kızılay Toplumsal Güçlendirme Uzmanı Aysel Yaşar da çocuklarını güvenli bir yere bıraktıktan sonra aşevi koordinasyonunu yürüttüğünü ve deprem çalışmaları süresince binlerce kişiye sıcak yemek sağladıklarını kaydetti.

Yaşar, “Günlerce çocuklarımı görmedim. Çalışmalarımı görünce çok mutlu oluyorlardı. Onlar benim gururum ben de onların gururu oldum. Çok mutlu oluyorlardı. Bir anne ve bir kadın olarak yardım gönüllüsü olmak çok güzel bir duygu.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/feed/ 0
Depremde yıkılan iş yerleriyle üretime devam eden Adıyamanlı kadın girişimciler destekleniyor https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:51:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15629 Kahramanmaraş merkezli depremlerde ev ve iş yerleri yıkılan Adıyamanlı kadın girişimciler, sağlanan desteklerle üretime kaldıkları yerden devam ediyor.

AA muhabirinin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) “Depremden Etkilenen Küçük İşletmelerin Desteklenmesi Hibe Programı” çerçevesinde İsveç’ten sağlanan fonla destek sağladığı depremzede kadın girişimcileri ele alındığı dosya haberin ilk bölümünde, Adıyaman’daki kostüm ve çeyizlik imalatçısı ile kafe işletmecisi kadınlarla röportaj yapıldı.

UNDP, program kapsamında, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerdeki küçük işletmelere sağladığı toplam 10 milyon dolarlık hibeyle, bu işletmelerin yeniden faaliyete başlayabilmesini hedefliyor. Program kapsamında, bugüne kadar 4 bin 616 küçük işletme desteklendi. Bu işletmelerin büyük bölümünü de kadın girişimciler oluşturdu.

“Yeniden üretime başladık”

Bu kapsamda desteklenen kadınlardan birisi olan Nurten Yıldırım, Adıyaman’da depremin ardından kurulan Balıkesir Çarşısı’nda yöresel kıyafet dikiyor ve özellikle çocuklara yönelik çeşitli kostümlerin satışını yapıyor. Yıldırım, Pamuk Prenses, Örümcek Adam ve Robin Hood gibi karakterlerin kostümlerini de hazırlıyor.

Yıldırım, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, çocuklar için kostüm hazırlamanın kendisini mutlu ettiğini ve amacının çocukların hayallerini gerçekleştirmek olduğunu söyledi. Hazırladığı yöresel Türk kıyafetlerine yurt dışından talep olduğunu belirten Yıldırım, “Yurt dışında bulunan Türk okullarına, Almanya, Fransa, İsviçre’ye yöresel Türk kıyafetleri gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Depremde hem ev hem de iş yerinin yıkıldığını anlatan Yıldırım, “Depremde 35 yılın emeği ve birikimi iş yerimiz, 30 saniyede yerle bir oldu. Yeni bir yerde üretime yeniden başladık. Bu süreçte bize destek olanlara teşekkür ediyoruz. Tek başına toparlanmamız çok zor ama güzel destekler sağlanıyor.” diye konuştu.

Yıldırım, kadınların kendisini geliştirmesinin önemli olduğuna işaret ederek, “Kadınlar kendini geliştirsin ki gelişmiş çocuklar yetiştirsin. Üretken bir anne, çocuğuna çok şey verebilir. Dünya değişiyor ve değişen dünyada çocuklar kendilerine yol gösterecek rehber istiyor.” dedi.

“Kadınların üretmesi çok kıymetli”

Seval Alagöz ise atölyesinde, geleneksel danteller, pike, nevresim, yastık, havlu ve seccade gibi çeyizlikler üretiyor.

Meslek lisesinde giyim teknolojisi bölümünde eğitim alan Alagöz, 15 yıl ara verdiği mesleğine, depremden 9 ay önce açtığı iş yeri ile geri döndü. Depremde iş yeri ağır hasar alan Alagöz, UNDP’den aldığı destekle yaklaşık 2 ay önce yeni işletme açtı ve üretmeye kaldığı yerden başladı.

Alagöz, “Anneannelerimizin, annelerimizin gelenekselleşen dantel ve nakışlarını güncelleyip çeyizlik hazırlıyoruz. Aslında sandıkları yeniliyoruz. Çeyiz güzel bir gelenek, eskilerde kalmasın istiyoruz.” diye konuştu.

Kadınların çalışması ve üretmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Alagöz, kadının elinin değdiği her şeyin yeniden hayat bulduğunu dile getirdi.

Açtığı kafeyi enkazdan çıkardığı eşyalarla süsledi

Kadın girişimci Nihat Pulat da Balıkesir Çarşısı’nda deprem enkazından çıkarıp onardığı eşyalarla kafe açtı.

Depremden önce küçük bir kafe işlettiğini ancak asrın felaketiyle tüm emeklerinin yok olduğunu belirten Pulat, hayata sıfırdan başlayarak üretime kaldığı yerden devam ettiğini söyledi.

Pulat, depremle birlikte hayatının nasıl değiştiğini şu sözlerle anlattı:

“Depremden önceki işletmemizde el yapımı reçeller, kahvaltılıklar hazırlıyorduk. Sıcak, samimi bir aile ortamımız vardı. İşimizi zor imkanlarla kurmuştuk ama çok sevildi, büyüdü. Ta ki 6 Şubat’a kadar. Depremde kaldığımız ev yıkıldı. Ayağım kırık şekilde evden çıktım. İlk gittiğim yer dükkanım oldu, çünkü orası benim için çok önemliydi. Depremin ardından Diyarbakır’a giderek tedavi oldum. Tedaviden sonra tekrar Adıyaman’a döndüm çünkü her şeyimi kaybetmiş olamazdım.”

Depremden birkaç ay sonra faaliyete başlayan dükkanında doğal meyve suları ve meyve kaseleri hazırladığını bildiren Pulat, hibe desteğinin kendisi için “can suyu” olduğunu söyledi. Pulat, “Kadınlar oturmasın, faaliyete geçsin. Biz deprem yeniden kalkıp bir şeyler yapabildiysek herkes yapabilir.” diye konuştu.

Pulat, Adıyaman’da bir şeyler üretmek isteyen ve buna imkan bulamayan diğer üreticiler için de bir atölye kurmak istediğini aktararak, bu konuda kendilerine yer tahsis edilmesi talebinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getireceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/#respond Tue, 05 Mar 2024 06:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15554 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul’daki riskli bina stokunu bir an önce bitirmek istediklerini belirterek, “Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu farkındalığıyla daha önce başardığımız gibi İstanbul’u da deprem konusunda hazırlıklı hale getireceğiz.” dedi.

Kurum, Ülke TV’de katıldığı canlı yayında, Çanakkale’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremi yaşayan tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olunduğunu vurgulayan Kurum, “Biz istiyoruz ki İstanbul’daki riskli bina stokunu bir an önce bitirelim. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu farkındalığıyla daha önce başardığımız gibi İstanbul’u da deprem konusunda hazırlıklı hale getireceğiz. İstanbul, deprem konusunda sempozyum yapmaktan ileri gidemeyen anlayışa teslim olmayacak.” ifadelerini kullandı.

Kurum, depreme ilişkin tedbirler alınarak yaşanması gerektiğini dile getirerek, “Deprem bugün terörle mücadele kadar önemli bir konudur. Biz de projelerimizi, hayallerimizi ortaya koyduğumuzda en önemli gündem maddemiz deprem.” şeklinde konuştu.

“Vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır”

Kurum, muhalefetin, İstanbul’un deprem gerçeğiyle ilgili son 5 yılda hiçbir proje ortaya koyamadığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“650 bin konut İstanbul’da dönüştürülmemeli.’ diye düşünen bir belediye başkanı şu anda var. Kentsel dönüşümün mahalle mahalle yapılması gerektiğini biz söylerken, bugünkü liyakatsiz belediye başkanı hiçbir şey yapmadı. Bu anlayış, ‘İstanbul’da deprem olsun ve insanlar bu riskli binalarda yaşasın.’ demektir. Biz, nüfusu arttırmadan yerinde konutları dönüştürelim diyoruz. Yapmak isteyeni de eleştiriyorlar, ‘Kaynak bulamazsınız.’ diyorlar. Biz kaynak bulduk, asrın felaketinde 3 ayda 89 bin konutun inşası başladı. İstenirse yapılır, siz vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır. “

“TOKİ ile kaynak ürettik”

Kurum, kaynakları en iyi şekilde kullandıklarının ve TOKİ ile kaynak ürettiklerinin altını çizerek, “İstanbul’a 5 yılda 1 litre su gelmemiş. Sonra da bizim projeleri karalamak diz boyu. Eğer İstanbul’da Marmaray, Avrasya Tüneli, 3. köprümüz, Kuzey Marmara Otoyolu yapılamasaydı neler olurdu?” dedi.

Murat Kurum, 100 bin sosyal konut için 16 Nisan’da başvuruları alacaklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“KİPTAŞ eliyle yarısı bizden 300 bin konut yapacağız. Biz 250 bin konutu dönüştüreceğiz. İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayacağız. Biz İstanbul’da 100 bin konutu neden yapacağız. Memurların İstanbul’dan beklentileri var. Bu konutlar kentsel dönüşüm yapılan binalardaki insanlarımıza düşük kiralı olarak verilecek. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, ilgili bakanlarımızdan destek alacağım. İstanbul için ne gerekiyorsa yapacağım.”

“Raylı sistemi 5 yılda 2 katına çıkaracağız”

İstanbul’un en önemli sorunlarının başında ulaşım, deprem ve konut fiyatlarının geldiğini belirten Kurum, “İstanbul’daki trafik artık çile olmuş. Yılda 18 milyon turistin geldiği, araç sayısının her gün arttığı İstanbul’a yatırım yapmak zorundasınız. Birileriyle kirli pazarlıklarla bunu yapamazsınız. İstanbullular neden bu çileyi çekiyor? Metrobüs kuyruğunu görsem ve belediye başkanı olsam utanırım, sokağa çıkamam. Raylı sistemi 5 yılda 2 katına çıkaracağız. 340 kilometreden 650 kilometreye çıkaracağız. Her ilçeye metro gidecek bir sistem yapacağız. İstanbul’un 2 yakasına 2 büyük tünel yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut İBB yönetiminin yeni bir tane bile tünel yapmadığını kaydeden Kurum, “122 kilometrelik tünelle alternatif bir yol oluşturuyoruz. Yerin altından hızlı bir şekilde gidilecek yol olacak. Bunların bittiğini hayal edin, Kilyos’tan çıkan bir vatandaşımız kesintisiz Büyükçekmece’ye kadar gidecek.” dedi.

“250 bin araçlık yeni otoparkı hayata geçireceğiz”

Kurum, vatandaşın evinin önüne ücret ödemeden aracını park edeceğini vurgulayarak, 250 bin araçlık yeni otoparkı hayata geçireceklerini söyledi.

Üstü yeşil alan, altı otopark olan projeyi gerçekleştireceklerini belirten Kurum, okullara otopark yapacaklarını ve okula gelen öğretmen ile velilerin araçlarını buralara park edebileceklerini kaydetti.

Kurum, tek sistemden taksiyi yöneteceklerine dikkati çekerek, “Şu anda birçok uygulama var, biz bunu tek çatı altında toplayacağız. Oldu ya taksiden istediğiniz verimi alamadınız, ödül ve ceza uygulaması getireceğiz. Gerekirse men edeceğiz. Bir yandan taksicilerimize eğitim vereceğiz. Taksicilerin de güvenliğini düşüneceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Sen önce kirli ittifaklarının hesabını ver”

CHP ile DEM Parti arasındaki ittifakın kimlerle nasıl olduğunu milletin bildiğini kaydeden Kurum, “Aynı geçmişte olduğu gibi bakanlıkları paylaşmışlardı. Cumhur İttifakı’nda böyle bir şey gördü mü bu millet? Devlet Bey, ‘Sizin de bu noktada bir talebiniz var mı?’ diye sorulduğunda, ‘Bu millet sizi seçti, sizin yönetmeniz ve bizim uymamız gerekir.’ diye yanıt verdi.” şeklinde konuştu

Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Tek millet, tek devlet” söylemiyle ilgili yaklaşımına değinerek, şunları kaydetti:

“Sen git önce kendini özgürleştir, sen ne demek istiyorsun? Sen önce kirli ittifaklarının hesabını ver. Böyle bir aşağılık bakış açısı olamaz. Sen git o büyükelçilerle yaptığın kirli anlaşmaları açıkla. Gelip bize akıl verme. Kendi menfaatin için her türlü kirli ilişkiye giriyorsun sonra bizim ‘tek millet, tek devlet’ dememizden mi rahatsız oluyorsun. Özgür Özel, bedelli askerlik yapan vatandaşlarımızı hedef aldı, kendi belediye başkan adayları bedelli askerlik yapmış kişiler. “

Murat Kurum, seçim yarışında geriden başladıklarını ancak şu an 1,5-2 puan öne geçtiklerini belirterek, tüm İstanbulluların oyunu alarak büyük bir zafer kazanacaklarını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/feed/ 0
Adana’daki Özgür Apartmanı’nın yıkılması davasında müteahhit kardeşlerin tutuksuz yargılanması devam ediyor https://www.haber60.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:27:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15520 Adana’daki Özgür Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılmasına ilişkin dava kapsamında, müteahhit 2 kardeşin tutuksuz yargılanmasına devam edildi.

Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşmasına, tutuksuz sanıklar Murat A. ve kardeşi Mahmut A. ile bazı tanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada tanık sıfatıyla beyanı alınan binanın eski yöneticisi M.T. yıkılan Özgür Apartmanı’nda kolon kesilmesine şahit olmadığını anlatarak, “Depremden önce ben binanın 13. katında ikamet ediyordum. Binanın yağmur su boruları apartmanın dışındaki bahçeye akıyordu. Binanın dam kısmına beton dökülmedi. Doğal gaz tesisat işlemi ise binaya zarar vermeden gerçekleştirildi. Tüm bilgim bunlardan ibarettir.” dedi.

Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanık Mahmut A, binanın yapımıyla ilgili herhangi bir sorumluluğunun olmadığını öne sürerek, kendisinin o dönemde imza yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Suçlamaları kabul etmediğini belirten Mahmut A. şöyle devam etti:

“Ben daha çok şirketin büro işleriyle ilgileniyordum. Binanın inşaatı, zemin etüdü gibi işlemlerle o dönem teknik uygulama sorumlusu S.Y. ilgileniyordu. Ben babamın kurduğu bu şirkette sadece bir çalışandım. Binayla ilgili hiç bir imza işleminde yer almadım. Bir süre dairelerin satış işlemleriyle ilgilendim. Binanın yapım yılı üzerinden yaklaşık 28 yıl sene geçmiş. Apartmanda doğal gaz tesisat işlemleri yapılmıştır. Bu işlemler kapsamında bütün katlar delinmiştir. Binanın dam kısmına 50 santimetre kalınlığında beton döküldüğü bilgisi bana gelmişti. Hatta bu konu yüzünden apartman sakinleri arasında tartışmalar olmuş. Sonrasında yağmur su borularının direk bodruma aktığı yönünde duyumlar da aldım. Bazı dairelerde cam balkonlar yapılmış. Ayrıca deprem sonrasında binadan karot alınma yöntemine itirazım var. Çünkü iş makinesi binanın üzerine çıkmadan karot alınması lazımdı. Bilirkişi raporundaki karot katsayı değerleri, örselenmiş numunelerden alınmıştır. Bu nedenle bu katsayı değerleri ortaya çıkmıştır. Bu binayla ilgili benim sorumluluğum yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”

Diğer sanık Murat A. da suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, “Binanın inşasında etriye aralığı yönetmeliğe uygun yapılmıştır. Önceki celse yaptığım savunmamı tekrar ediyorum. Hakkımda uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Cumhuriyet savcısı, dosyadaki delil durumu dikkate alınarak sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.

Mahkeme heyeti de sanıkların mevcut halinin devamına ve sanık avukatının olay yerinde keşif yapılması yönündeki talebinin reddine karar karar vererek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Pazarcık merkezli 6 Şubat 2023’teki 7,7 büyüklüğündeki depremde hasar alan, Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki sarsıntıda yıkılan, 4 kişinin öldüğü Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki Özgür Apartmanı’nın müteahhitleri Mahmut ve Murat A. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Deprem Soruşturma Bürosunca “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan, 22 yıl 6’şar ay hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/feed/ 0
Atakum Belediyesi, binaların zeminlerinde sismik izolatör kullanımını gündeme alıyor https://www.haber60.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 04:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15456 Samsun’un Atakum Belediye meclis toplantısında gündeme alınan madde ile birlikte Türkiye’de birçok kamu kurumunun temelinde kullanılan sismik (deprem) izolatörünün vatandaşların ikamet ettiği binaların zeminlerinde de kullanılmasının önü açılıyor. Yapı ruhsatına eklenecek ‘plan notu’ ile birlikte müteahhitler binaların zeminlerinde sismik izolatör kullanabilecek.

Türkiye’de geçen yıl yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde binlere bina yıkılmış, 10 binlerce insan hayatını kaybetmişti. Depremlerin büyüklüğüne rağmen zemininde sismik izolatör kullanılan büyük kamu binalarının depremden etkilenmediği görülmüştü. Şehir hastaneleri ve kamu binalarında kullanılan sistemin vatandaşların oturacağı binalarda da kullanılmasına ilişkin Atakum Belediye Meclisi gelen talepler üzerine konuyu gündemine aldı.

Örnek teşkil edilecek karar ile birlikte yapı ruhsatlarına eklenecek plan notu ile birlikte yönetmelikte yer alan “Zeminin topraktan destek alması” maddesi yerine “Yapı ruhsat başvurularında depreme dayanıklı yapılar inşa etmek için sismik izolatör kullanılacak olan birimlerin çevresinde güvenlik önlemleri alınmak üzere ön bahçe dahil tüm bahçe alanları statik gereklere göre düzenlenebilir” plan notu eklenerek deprem izolatörünün yapılmasının önü açılacak.

“Karadeniz’de ilk”

Atakum Belediye Meclisi Mart Ayı Olağan Toplantısı 1. Oturumu’nda konuşan Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, zemini kot altında kalan Balaç’ta yapılacak bir bina için kendilerine talep geldiğini, alacakları bu karar ile birlikte Karadeniz’de ilk defa vatandaşların ikamet edeceği bir binanın zemininde sismik izolatör kullanılacağını ve bu alınacak kararın depreme dayanıklı binalar yapılmasının da önünü açacağını ifade etti.

“Samsun Şehir Hastanesi’nde de bu yöntem kullanıldı”

Sismik izolatörlerin yakın zamanda meydana gelen depremlerde de güvenirliğini kanıtladığının altını çizen Cemil Deveci, “Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ‘sismik (deprem) izolatör’ ülke gündemine geldi. Mevcut imar planlarında deprem izolatörünün yapılacağı binaların nasıl yapılacağına dair bir hüküm yok. Birçok kurumdan uzman görüşü aldık. Karadeniz’de ilk kez Atakum’da uygulanacak. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile de görüştük. Bu sistemi kullanarak yapılacak binalar için ‘plan notu’ olursa uygulayıcılar için rahatlık sağlar diye düşünüldü. Binada deprem izolatörü uygulandığından binanın zeminden itibaren etrafının boş bırakılması gerekiyor. Binanın sallanabilme ve esneme ölçüsüne göre duvara veya toprağa değmemesi gerekiyor. Bizim yönetmeliğimizde kot altında kalan temellerin etrafının kapatılması gerekiyor. Toprak zeminden destek alınsın gibi bir mantık var mevcut yönetmelikte aksine bu izolatör kullanılan binalarda da yapının esnemesi için önünün açık tutulması gerekiyor. Zeminden itibaren belli miktarda etrafının boş olması gerekiyor. OMÜ Mimarlık Fakültesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin görüşünü aldık. Bakanlıktan gelen uzman görüşünde ise ‘Sismik derz mesafesi, izolatör tasarım deplasmanın en az 2 katı olacak şekilde projelere yansıtılması ve bu detaya göre peyzaj düzenlemesi yapılması gerekir’ diyor. Yani zeminden itibaren toprak kotuna kadar bir mesafeyi boş tutacak. Fore kazıklar ile zemin koruma altına alınacak. İlk uygulamayı da Balaç Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nın altında yapılacak bina için meclis kararının ardından izni verilecek. Komisyonda uzmanlar da konu hakkında daha detaylı bilgileri verecekler. Bu karar Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçtikten sonra da diğer birçok ilçede de örnek gösterilebilecek. Samsun Şehir Hastanesi ve Tekkeköy Devlet Hastanesi de sismik izolatör yöntemi ile yapıldı. Devlet de artık tüm büyük kamu yatırımlarının zemininde bu deprem izolatörlerini kullanıyor. Bizler de bu kararı alarak, sağlam binaların yapılmasında öncü olacağız” dedi.

Söz konusu gündem maddesi, meclis üyelerinin oybirliği kararı ile İmar Komisyonu’na havale edildi. Komisyonda görüşülecek gündem maddesi, meclisten geçtiği takdirde karara bağlanacak ve ilçedeki binaların zemininde deprem izolatörü kullanılabilecek. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/feed/ 0
Bingöl’de Zemin Analizi ve Riskli Binalar İncelendi https://www.haber60.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/ https://www.haber60.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 07:12:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15102 Türkiye’nin deprem açısından riskli illeri arasında yer alan Bingöl’de, zemin analizi yapıldı, riskli binalar incelendi.

Bingöl Üniversitesi (BÜ) Enerji, Çevre, Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram’ın yürütücülüğünde kent merkezinin zemininin jeofizik ve jeolojik yöntemlerle araştırılması için proje hazırlandı.

“Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğu’nun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesinin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması” isimli proje, TÜBİTAK’tan 2022 yılında destek aldı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Munzur Üniversitesindeki uzmanların da desteğiyle yürütülen proje kapsamında, kent merkezindeki alanların yüzde 70’inin zemin analizi tamamlandı, geriye kalan alanların analizi de yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek.

Ayrıca, merkezin koordinatörlüğünde Bingöl Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Dr. Ömer Faruk Nemutlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, Dr. Sadık Varolgüneş de Dicle Üniversitesi’nde Bingöl’deki riskli yapıları belirlemek amacıyla doktora tezleri hazırladı.

Bu tezlerde de İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı metotlar kullanılarak, riskli yapıları tespit etmek amacıyla 1500’ü aşkın yapı incelendi.

Fay haritaları hazırlanıyor

Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, AA muhabirine, Bingöl’ün depremler üreteceği konusunda haberler çıktığını, bunun doğru olduğunu belirterek, ancak yaşanacak olası depremde Bingöl’ün tamamen zarar görecek gibi düşünülmesinin doğru olmadığını söyledi.

Bunun tespitinin ancak bilimsel verilerle ve mühendislik çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Akbayram, TÜBİTAK’ın deprem konusundaki araştırmalara destek vereceğini açıklaması üzerine proje hazırladıklarını belirtti.

Akbayram, şöyle konuştu:

“Bingöl’ün merkez ilçesinin zemininin depremlerde nasıl davranacağını anlamamız gerekiyordu. Bunun için jeofizik ve jeoloji araştırmaları ağırlıklı bir proje hazırladık. Projede, Bingöl çevresindeki fayların yapılarını, jeolojik ve jeomorfolojik olarak haritalıyoruz. Neden bunu yapıyoruz çünkü Bingöl’ün zarar görebilirliğini arttıracak şeylerden biri faylarda oluşabilecek deprem büyüklükleridir. İleride gerçekleşebilecek olası depremlerin büyüklüklerini doğru tahmin edebilmek için fayların doğru haritalanması gerekiyor. Her ne kadar Bingöl’ün iyi fay haritaları, MTA tarafından yapılmış olsa da bu fay haritaları revizyona muhtaç. Bu revizyonu yapıyoruz. Bu, o çalışmaların kötü olduğunu göstermiyor bu arada. Sadece bizimkisi daha ayrıntılı bir çalışma.”

Proje kapsamında ayrıca kent merkezinin zeminini 250 ve 500 metrede bir, çeşitli jeofizik ölçümlerle araştırdıklarını anlatan Akbayram, bu sayede depremler esnasında kentteki zeminin nasıl davranacağını öğreneceklerini söyledi.

Hazırlanan doktora tezlerine de değinen Akbayram, şöyle devam etti:

“Bu doktora tezlerinde il merkezindeki 1500’den fazla binanın, sokak taraması metotlarıyla kalitesi araştırıldı. Bu 1500 bina kent merkezindeki toplam 7 bin 500 binanın yapı tiplerini temsil edecek şekilde seçildi. Bunlardaki zayıflıklar belirlendi. Mevcut yer, bilimsel zemin dinamik verileriyle birleştiğinde Bingöl’de olası depremlerde hasar alabilecek alanları tespit ettik. Araştırılan 1500’ü aşkın yapıdan yaklaşık 500’ünün, yapı kalitesinin ya da zemininin kötü olması gibi nedenlerle riskli olduğu tespit edildi. Yani ne kadar binanın yıkılabileceğini, maalesef ne kadar insanın eğer dönüşüm yapılmazsa zarar görebileceğini biliyor durumdayız. Tabi hata payları var ama bu rakamlar bizim elimizde.”

Hazırlanacak rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak

Akbayram, bundan sonra eldeki bütün bu verileri bir araya getirip, bunların ışığında kentsel dönüşüme yönelik yeni imar planlarının hazırlanmasının gerektiğini kaydetti.

Projelerinin çeşitli ulusal ve uluslararası hakemlik süreçlerinden geçtiğini anlatan Akbayram, şunları aktardı:

“Proje tamamlandığında, doktora tezleriyle bir rapor hazırlanacak ve bu rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bunların Türkiye’de örneği çok az. Küçük alanlarda yapılmış çalışmalar var. Bu çalışmaların deprem üretebilecek aktif faylara yakın bütün şehirlerde yapılması gerekiyor. Örneğin Bingöl’de olabilecek bir deprem aynı Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi çevre illeri de etkileyecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Her Ay 10-15 Bin Konut Dağıtılacak https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:39:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14767 Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10 – 15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”

NİĞDE – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki konutların dağıtımına devam ettiklerini ifade ederek; “Önümüzdeki aydan itibaren de her ay on bin, on beş bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi;

“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık” dedi.

“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”

Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek; ” Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki; ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/feed/ 0
Özhaseki: Deprem bölgesindeki konut dağıtımı devam ediyor https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14720 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki konutların dağıtımına devam ettiklerini ifade ederek, “Önümüzdeki aydan itibaren de her ay on bin, on beş bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık”

“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”

Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek, “Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki, ” ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi. – NİĞDE

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Şu anda 307 bin konut inşaatı devam ediyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14672 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var.” dedi.

Özhaseki, Niğde Valiliğini ziyaret ederek, Vali Cahit Çelik ile görüştü, Şeref Defteri’ni imzaladı.

Ardından Niğde Belediye Başkan Emrah Özdemir ile bir araya gelen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle görüştü.

Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık bir sene önce 9 saat arayla üst üste 2 deprem meydana geldiğini ve hasarın çok büyük olduğunu söyledi.

Yaklaşık 680 civarında evin, 170 bin kadar da iş yeri ve depo gibi tek katlı müştemilatın ağır hasar aldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bu işten 14 milyon insan zarar gördü, dile kolay. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet daha icat olmadı. O bölgelerdeyim genellikle, evlerini teslim ettiğimiz insanların yanlarına gidip çaylarını içtiğimizde tabii sevinçliler, evlerini teslim almışlar. Çok güzel evlerine oturuyorlar ama sohbet açıldığında, ‘Kaybınız var mı?’ dediğimizde ‘Eşim, iki çocuğum, üç çocuğum veya aileden şu kadar insan’ diyerek müthiş bir acı seli tüm odayı kaplıyor. Allah bir daha göstermesin diye dua ediyoruz.”

Özhaseki, o günlerde büyük bir dayanışma örneği gösterildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın o gece 04.17’den itibaren ayakta olduğunu, başta bakanlar olmak üzere birçok devlet görevlisini bölgede görevlendirdiğini, sonrasında 810 AK Parti’li, 235 kadar da MHP’li belediyenin bölgelerde gece gündüz görev yaptığını dile getirdi.

“Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”

Çok şükür yaraları sardıklarını ifade eden Özhaseki, şöyle konuştu:

“O bölgelerde ilk andaki arama kurtarma faaliyetlerinden sonra birtakım işler biter bitmez, tespit edebildiğimiz, hazırlayabildiğimiz en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda ilk inşaatlara başladık. Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık.’ Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar.”

Özhaseki, konutların genellikle tünel kalıp sistemiyle yapıldığını, TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkesin gördüğünü aktardı.

“Yerinde dönüşümle ilgili 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti”

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarına işaret eden Özhaseki, “Onlar da çelikten yapılıyor. Bu arada yerinde dönüşümle ilgili de 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti. ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ dediler. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak.” diye konuştu.

Bakanlık olarak son yıllarda Niğde’ye 30 milyar liradan fazla para ayırdıklarını ve çalışmalarda bunu harcadıklarını bildiren Özhaseki, Kale Projesi’ne de başladıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/feed/ 0
TİM Başkanı: Şubat Ayı İhracatı Tarihin En Yükseği https://www.haber60.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/ https://www.haber60.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:33:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14654 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, geçen ay 21,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, “2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.” dedi.

Şubat ayı dış ticaret rakamları, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile TİM Başkanı Gültepe’nin katıldığı programla Adıyaman’da açıklandı.

Gültepe, programdaki konuşmasında, Adıyaman’ın da aralarında bulunduğu 11 ilin iki büyük depremle sarsıldığını anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremlerin hemen ardından devletin, milletin, ihracatçılarla tek yürek olduğunu hatırlatan Gültepe, “Birliklerimizle afetin ilk gününden bu yana var gücümüzle çalıştık ve çalışıyoruz. Bir yılda normalleşme yolunda önemli adımlar atıldı. Normalleşmenin yolu çarkların dönmesinden geçiyor.” diye konuştu.

Deprem bölgesindeki ihracat ilk iki ayda yükseldi

Gültepe, deprem bölgesinde üretim ve ihracatın çok kritik rolü bulunduğunu ve 9 bine yakın ihracatçı firmanın yer aldığını dile getirdi.

Büyük yıkıma rağmen 11 ilde 19 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Gültepe, şöyle devam etti:

“Bu yılın ilk iki ayında ise afet bölgesindeki illerimizin toplam ihracatta artıya geçtiğini görüyoruz. İnşallah bu başarıyı yılın geneline de yayacağız. Sayın Bakanımız genel hatlarıyla şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. Geçen ay 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, 2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.”

Gültepe, şubat ihracatında ilk sırada 3 milyar 130 milyon dolarla yine otomotivin yer aldığını, bu sektörü 2,6 milyar dolarla kimya, 1,5 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla çelik ve 1,3 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörünün takip ettiğini aktardı.

“Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı”

Şubat ayında 20 sektörün ihracatını artırdığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:

“Geçen ay 64 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara olarak sıralandı. Şubatta 1388 firmamız ilk kez ihracat yaptı, ihracatımıza 94 milyon dolara yakın katkı sundu. Birim ihracat değerimiz ise 1,43 dolar oldu. Avro/dolar paritesinin ihracatımıza pozitif etkisi 2024 yılında da devam ediyor. Geçen ay parite farkı ihracatımıza 63,5 milyon dolar katkı verdi. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, İtalya, Irak ve Birleşik Krallık şeklinde sıralandı. Özellikle ABD ve Latin Amerika’ya ihracatta dikkat çekici artış söz konusu. Genel tabloda ise 146 ülkeye ihracatımız arttı. 2023 küresel ekonominin yavaşladığı bir yıl oldu, zor bir yılda ekonomimiz önemli büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi 2023’te uluslararası kuruluşların beklentilerinin ötesinde, yüzde 4,5 büyüdü. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı. Artık küresel ekonomide yeni bir seviyedeyiz. Bu seviyenin ihtiyaçları farklı, ihracatçılardan beklentiler de farklı. Değişimin farkındayız.”

Gültepe, TİM olarak gelecek adına çalışmalarını sürdürdüklerini ve sektörlerle istişare içerisinde olduklarını anlattı.

TİM-İhracat Pazar Monitörü başlatılacak

Sektörlerle istişarelerden sonra iletişim, rekabetçilik ve planlamanın ön plana çıktığını anlatan Gültepe, şunları kaydetti:

“Bu üç başlığın bizim için önemi aynı, hepsi birbirinden hayati ve gerekli. İhracatın geçen yıl ekonomik büyümeye katkısı sınırlı kaldı. Bu sonuçta bazı sektörlerimizin rekabetçiliğini kaybetmesinin ve dış talepte daralmanın etkili olduğunu biliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımları ise 2023’te büyümeye önemli bir katkı verdi. Hız kesmeyen yatırımları, daha çok üretim ve ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyorum. Burada yeni bir çalışmamızı da sizinle paylaşmak istiyorum. İhracatçılar olarak pazarlardaki talep hareketlerini ve riskleri hesaba katmak durumundayız. Biz bu gelişmeleri artık, pazartesi günü ilk sayısını yayımlayacağımız TİM-İhracat Pazar Monitörü’nden takip edeceğiz. Türkiye’de de bir ilk olan İhracat Pazar Monitörü sayesinde firmalarımız pazarlardaki tüm gelişmeleri en hızlı ve en gerçekçi veriler üzerinden takip edebilecekler.”

Programa Vali Osman Varol, ihracatçı birliklerinin yöneticileri ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum, STK Ziyaretinde Dünya Mazlumlarının Umutla Beklediği Bir Seçimden Bahsetti https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/#respond Sun, 03 Mar 2024 06:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14497 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Fatih’te gerçekleştirdiği STK ziyaretinde, “31 Mart seçimleri sadece İstanbul’u ilgilendiren bir seçim değildir. 31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir. İstanbul, dünyadaki mazlumlar için her zaman o ön safta yer alacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gazze’deki o çocukların elinden tutacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Fatih’te bulunan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nı ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve AK Parti Fatih İlçe Başkanı Yakup Yaşa eşlik etti. Kurum, ziyaret sonrası basın açıklaması yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ziyareti sonrasında konuşan Kurum “Vakıflar özünde yardımlaşma ve dayanışma duygusu barındıran milletimizin yanında olma anlayışıdır. Gerek yetimlerimizin, gerek depremde zarar görmüş vatandaşlarımızın her zaman yanında olmuştur. Afganistan’a Türkiye’den tohum götürüp oradaki kardeşlerimize bir nevi balık tutmayı öğreterek, kendi ekmeklerini, gıdalarını yetiştirmesini sağladı. Somali’de yerin metrelerce altından su çıkararak orada yaşayan kardeşlerimize insani bir yardımı ulaştırmak amacıyla çalışan bir kuruluşumuzdur” dedi.

Depremlerde ve sellerde STK personelleri ve arama kurtarma ekipleriyle omuz omuza çalıştıklarını belirten Kurum, “1 Nisan sabahı İBB olarak STK ve vakıflarımızla birlikte bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmaları daha güçlü bir şekilde yapacağız. Bugün Kudüs’te yaşayan kardeşlerimize insani yardımı götüren kardeşlerimiz buradalar. İHH demek depremzede kardeşlerimizin yardımına ulaşmak demek. Bugün Kudüs’teki o yavrularımızın Türkiye’den beklediği o sevgi ve şefkati STK’lar ve devletimizle vermeye çalışıyoruz. Burada olsak da gönlümüz ve kalbimiz Kudüs’te Gazze’dedir. Buradan bir kez daha Gazze’deki katliamı lanetliyorum. Elbet bir gün Kudüs’ün yüzü gülecek. Elbet bir gün Gazze’deki kardeşlerimiz doğan güneşe ülkeleri için birlik beraberlik içerisinde bakacaklar. Elbet bir gün Hanzala’daki kardeşlerimizin yüzü gülecek. Biz Türkiye olarak Kudüs ve Gazze’yi asla yalnız bırakmayacağız. Ne pahasına olursa olsun Gazze’nin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Katil İsrail’i de buradan bir kez daha lanetliyorum” dedi.

“31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir”

1 Nisan’dan itibaren STK’larla iş birliği içerisinde çalışmaya başlatacağını belirten Kurum, “Biz her zaman insani ve vicdani tarafta, mazlumun yanında olduk. Milletimiz, o yardım bekleyen kardeşlerimize yardım elini uzatmamızı bekliyor. İstanbul bizim göz bebeğimiz. İstanbul olmazsa Türkiye olmaz. Türkiye olmazsa dünya mazlumlarının yüzü gülmez. 31 Mart seçimleri bu yüzden bu kadar önemli ve kritik bir seçimdir. 31 Mart’ta bir tarafta Gazze’ye yardım ulaştırmak için mücadele edenler, bir tarafta da kirli pazarlıklarla kapı arkasında ülkenin birliğine beraberliğine kastedenler var. 31 Mart seçimleri sadece İstanbul’u ilgilendiren bir seçim değildir. 31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir. İstanbul dünyadaki mazlumlar için her zaman o ön safta yer alacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gazze’deki o çocukların elinden tutacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kudüs’teki o yavrularımızın geleceğini inşa edecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afganistan’da, Somali’de bekleyen o umutları yeşertecek. Bu çalışmaları çok daha güçlü bir şekilde 1 Nisan sabahı bütün STK’larımızla birlikte yapacağız. Hiçbir zaman aklımız deprem bölgesinden ayrılmayacak. Gönlümüz hiçbir zaman Kudüs’ten, Filistin’den ayrılmayacak. İstanbul’umuzun güzel geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Lojistik merkez sayımızı 1’den 7’ye çıkaracağız”

Olası İstanbul depremi için hazırlıklar yapan STK’ların çalışmalarına destek verip vermeyeceğini soran gazetecinin sorusunu yanıtlayan Kurum, “Biz yaklaşık 3 ay önce de kıymetli başkanımızla bir araya geldiğimizde konuştuk. İstanbul’da bir tane afet lojistik merkezi var. Afet farkındalık akademisini kuracağız. Lojistik merkez sayımızı 1’den 7’ye çıkaracağız. STK’larımızla bu eğitim merkezlerinin sayısını arttıracağız. Arama kurtarma ekiplerimiz, yemek iaşe hizmetleri, barınma ihtiyaçlarının giderileceği çalışmayı yapmamız lazım. Deprem toplanma alanlarında o altyapıyı hep birlikte hazırlayacağız. olası problemlerde hazırlıklı olacağız. Depremle ilgili kalıcı mücadeleyi vermek durumundayız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/feed/ 0
İYİ Parti’nin Bursa’da keşfedilen fay hattı araştırma önergesi reddedildi https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14461 İYİ Parti’nin Bursa’da keşfedilen fay hattının araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması için verdiği Meclis araştırma önergesinin, öne alınması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, “Yeni keşfedilen fay hattı da dahil olmak üzere, daha önce bilinen fay haritalarının imar planlarına özellikle işlenmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İYİ Parti Grubu’nun Bursa’da Kayapa-Yenişehir fay hattının tespit edilmesiyle ilgili alınan önlemlerin ve konuyla ilgili çalışmaların araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi TBMM Genel Kurulu’na sunuldu. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, şunları söyledi:

“BURSA’DA ÇEVRE BAKANLIĞI BAŞTA OLMAK ÜZERE BÜYÜKŞEHİR VE İLÇE BELEDİYELERİ İMAR PLANLARINI REVİZE ETMELİ”

“Bursa’da AFAD’ın da destekleriyle Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi tarafından aktif faylarla ilgili yapılan araştırmada Yenişehir-Kayapa arasında 95 kilometrelik yeni bir fay hattı bulundu ve bu fay hattının da 7,3 şiddetinde deprem üretebileceği ifade edildi. Bu konudan hareketle Bursa’mızda en son 3 büyük depremden bir tanesi 1850 ve iki tanesi de 1855 yıllarında gerçekleşmiş ve ciddi anlamda yıkıcı olmuşlardır. Tarihsel sürece baktığımızda, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Gemlik’e uzanan hat ve geçmişte İznik de yaşanmış olan çok yıkıcı tarihsel depremleri de dikkate aldığımızda, bu yönüyle Bursa’da çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini buradan ifade etmek istiyorum.

Marmara yıkılırsa Türkiye özellikle ekonomik ve sosyal olarak çok büyük bir sıkıntı yaşayabilir. Burada, bu yeni keşfedilen fay hattı da dahil olmak üzere, daha önce bilinen fay haritalarının imar planlarına özellikle işlenmesi gerektiğini ve kentleşmenin de, 3 milyon 350 bin nüfusu bulan Bursa’da imar planlarının da bu yönlü yapılması gerektiğini, bu konuda bir araştırma yapılması, işin ehli ve uzmanı kişiler tarafından bu konunun mutlaka irdelenmesi ve başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere Bursa’da büyükşehir belediyesinin ve ilçe belediyelerinin bu yönlü imar planlarını mutlaka revize etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Saadet Partisi Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Doğan Demir de şunları dile getirdi:

“GEMLİK’TE YENİ İMAR VE İSKAN VERİLMEMELİDİR”

“Uzmanlara göre yeni keşfedilen fay da tıpkı mevcut fay gibi maalesef şehrin ortasında yer alıyor. Dahası da bu yeni fayın Bursa Şehir Hastanesi ve stadyuma çok yakın bir konumdan geçtiği belirlenmiştir. Olası bir büyük depremde bu hastane nasıl hizmet verecek, kimsenin bir kaygısı yok mu? Asıl beka meselesi budur; deprem riski ve bu riske karşı depreme dirençsiz kentlere sahip oluşumuzdur. Deprem riskiyle ilgili maalesef hala günlük çözümler peşindeyiz, bu işin asıl çözümünü görmezden geliyoruz. Bütün gücümüzü, enerjimizi ve çabamızı depreme dirençli kentleri inşa etmek için, inşa edilmiş olanları da depreme dirençli hale getirebilmek için kullanmalıyız. Kentlerimizi, köylerimizi depreme dirençli hale getirmekten başka bir çaremiz yok.”

DEM Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Celal Fırat da şunları ifade etti:

“BİLİM İNSANLARININ HER GÜN ÇIĞLIKLA BAĞIRARAK İSTANBUL’DA OLMASI BEKLENEN DEPREMİN GELDİĞİNİ SÖYLEMESİNE RAĞMEN BIR ÖNLEM ALINMIYOR”

“Marmara’da olası bir depremin her an gerçekleşebileceği ve depremin şiddetinin 7 ile 8 arasında olabileceği ifade edilmektedir. Deprem bilimcilerin hazırladığı Marmara Bölgesi’nde yer alan İstanbul’un deprem risk haritasına bakıldığında ise fay hatlarına yakınlığa göre birinci derece riskli ilçeler arasında, Avrupa yakasında ve Anadolu yakasında birçok ilçenin ve milyonlarca insanın etkileneceğini hepimiz görüyoruz. Bilim insanlarının her gün çığlıkla bağırarak İstanbul’da olması beklenen depremin geldiğini söylemesine rağmen bir önlem alınmıyor. Marmara özelinde İstanbul’da deprem riski yüksek konutların sayısının kaç olduğu tam olarak bilinmemektedir. Bilim insanlarınca İstanbul’un deprem riski uyarıları doğrultusunda somut ne gibi önlemler alındığı bilinmemektedir. Marmara Bölgesi’nde bulunan hem İstanbul’da hem de Bursa’da keşfedilen fay hatlarıyla ilgili önlemler alınması gerektiği için bu araştırma önergesini destekliyoruz.”

CHP Grubu adına konuşan Karabük Milletvekili Cevdet Akay da şunları söyledi:

“DEPREM RİSKİ OLAN YERLERE AFAD’IN BU DESTEĞİ, ÖZEL HESABINDAN AKTARMASI GEREKİR”

“Biz bir çalıştay yaptık, Naci Görür hocamızı Karabük’e davet etmiştik. Karabük’te de bu çalıştay neticesinde bir fay hattının olduğunu öğrendik, 35 kilometrelik bir fay hattı var. Bu fay hattı, hakikaten Karabük bölgesini, birinci derecedeki deprem bölgesiyle ilgili nüfusun yüzde 93’ünü ilgilendiriyor. Dolayısıyla bu bölgedeki depremle ilgili önlemlerin de alınması, bu fay hatlarının, bu paleosismolojik yapısının daha doğrusu mutlaka araştırılması gerekiyor, AFAD’ın buraya ödenek ayırması gerekiyor ve bu çalışmalar neticesinde de depremle ilgili önlemlerin alınması gerekiyor. AFAD’a 1 trilyon 28 milyarlık deprem bütçesi içerisinden 671 milyar ayrıldı fakat bu yeterli değil. Bir özel hesabı var AFAD’ın ayrıca bütçe dışında, Sayıştay denetimine de tabi değil, buradan çok ciddi harcamalar yapılıyor. Başta Bursa olmak üzere, Erzincan, Karabük ve Türkiye’nin bütün bölgelerindeki deprem riski olan yerlere AFAD’ın bu desteği, bu paraları aktarması gerekir. Bu platformun da ödenek tutarlarının artırılması, bu bölgedeki çalışmaların süratle yapılması gerekir.”

İYİ Parti Grubunun önerisi AKP ve MHP millevekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:39:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14391 Murat Kurum: “Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

İmamoğlu’nu eleştiren Kurum: “Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhur İttifakı Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper, AK Parti Beşiktaş İlçe Başkanı M. Yıldırım Turan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, Galatasaray Eski Spor Kulübü Başkanı Burak Elmas, iş, sanat ve spor camiasından bir çok kişi katıldı. Salondaki vatandaşlarla tek tek el sıkışan Kurum ilgiyle karşılandı. Kurum’un boynuna konuşması sırasında Samsunspor’un atkısı takıldı. Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

Programda konuşan Kurum, “Fatih’in emaneti, Beşiktaş vefanın şehridir. Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur. Birileri İstanbul’un sefasını sürerken bu şehirde yaşayan kardeşlerimiz her gün cefa çekmektedir. Bu gün İstanbul’u yöneten irade verdiği vaatlerin çoğunu yerine getirmemiştir. İstanbul’umuz tüm uluslararası standartlara ve araştırma sonuçlarına göre hizmetsizlikle, başarısızlıkla anılıyor. Taksi ve otobüs sorununu çözememiş iradeden bahsediyoruz. Gittiğimiz her yerde otopark, taksi, kentsel dönüşüm, yeşil alan sorunu gibi onlarca sorunla karşı karşılaşıyoruz. Otoparka bıraktığı aracını bir daha yer bulamam endişesiyle almıyor. Otoparka mı sahip çıksın, arabaya mı? İstanbul artık 31 Mart’ta çok net bir şekilde değişim istiyor. 31 Mart’ta kendisiyle ilgilenen, kendisine sevgi gösteren bir belediyecilik anlayışı istiyor” dedi.

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

Deprem dönüşümünün önemine değinip ve CHP’li yönetimin eleştirilerine tepki gösteren Kurum “Elazığ ve Malatya’nın en büyük dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Elazığ bu depremden az etkilendiyse bunun sebebi yapılan dönüşümdür. Biz bir deprem ülkesiyiz. Depremle mücadele etmek için deprem dönüşümünü gerçekleştirmemiz gerekiyor. 11 ilde yaşadığımız depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı. İzmir’de deprem oldu biz yine oradaydık. CHP’nin yönettiği birçok ilçede temizliğin dahi yapılamadığı anlayış güzel İzmir’imizde de vardı. İzmir Bayraklı’da tarihin en büyük dönüşümünü gerçekleştirdik. En son 6 Şubat sabahı asrın felaketinde büyük bir acıyla uyandık. Burada ki birçok dostumu 53 bin canımızı kaybettiğimiz deprem bölgesinde gördüm. Kulüplerimiz seferber oldu. Kulüplerimiz deprem bölgesinde prefabrik konutlar, çadır kentler yaptılar. İş adamlarımız çalışanlarıyla seferber oldu. 11 elimizde depremden etkilenen tüm ilçelerimizde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini yöneten CHP’li anlayış ben de depremzedeler için 50 konut 100 konut yapayım demedi. Deprem siyaset üstü bir konudur deyip her gittiği yerlerde siyaset yaptılar. 53 bin değil de 60-70 bin mi şekli de orada vefat eden kardeşlerimizin sayısı üzerinden siyaset yapıyorlar. Sen 10 bin kişi fazla vefat etse mutlu mu olacaksın? Sen oradaki depremzedelerin mutluluğuyla sevineceğine ‘acaba 3 kişi daha fazla vefat etti mi’ algısını elde ederek nereye gidiyorsun? Bu nasıl bir vicdansızlık? Onlar yine ağız dolusu vaatler sundular. Biz bedava konut vereceğiz dediler. Milletimiz o boş vaatlere kanmaz. Orada başladığımız 180 bin konutu 20 gün önce teslim ettik. O yüzlerdeki mutluluğu, heyecanını görmeliydiniz. Milletimize verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimiz bize nerede ihtiyaç duysa oradaydık” şeklinde konuştu.

“Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum “Türkiye’nin 81 ilinde çalıştık çabaladık. Ben bir gün olsun ben bakanım burada oturacağım demedim. Milletimiz bizi nerede görmek istiyorsa oraya koştuk. Bizi hiçbir zaman iftiralarının içinde görmeyeceksiniz. Hiçbir zaman dedikoduların içerisinde olmayacağız. Birileri gibi o yol yürüdüğümüz dava arkadaşımızı sırtından hançerlemedik. Ablam dediği İyi Parti Genel Başkanını yolda görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, ne oldu? Elinden tuttuğu il başkanını saf dışı bıraktı. Sen burayı yarı zamanlı belediyecilik yaparak yönetemezsin. İstanbul 571 yıllık onuru, gururu olan bir şehir. Sen sultan Fatih’in emanetine ya sahip çıkacaksın. ya da 31 mart akşamı Saraçhane’yi terk edeceksin. 230 kil metre metro sözü verip 8 kilometre metroya yapan bir anlayıştan bahsediyoruz. Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır. İsrafı bitirdik deyip tabelalara boy boy reklam verdi. Reklam bedeli 175 milyon ve 2 günlük konsere 550 milyon harcayan anlayıştır. CHP kongrelerinde delegeleri ayarlamayı iyi biliyor. Dünyanın her modern kentinde olduğu gibi metroyla ulaşım ağlarını artıralım dedik, bunlar 3 metro ihalemizi İptal ettiler. Sancaktepe’de projesini bitirdiğimiz metro hattına gidip hafriyat döktüler. İstanbul için o milletin elini sımsıkı tutacak hiçbir zaman bırakmayacaksın” ifadelerini kullandı.

“Bu şehrin turizm master planı yok”

İstanbul’un kritik bir seçime gittiğini vurgulayan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da kritik bir seçime gidiyoruz. İstanbul bir 5 yıl daha kaybedemez. Kaybederse eğer burada yaşamak eziyetten öteye geçer. 1 Nisan geldiğinde bahar gelsin istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde o erguvan çiçekleriyle birlikte İstanbulluların yüzü gülsün istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde İstanbul’un gençleri geleceğe güvenle baksın istiyoruz. Nisan gelecek dertler bitecek. Bir muradı var bu şehrin, yüzler gülecek. Bu şehrin turizm master planı yok. Bu şehre ilişkin bir hayalleri olmadığı gibi o hayalleri olanları da karalamak adına sürekli farklı gündemler. Milletimizle el ele verip, güzel İstanbul’umuzu Türkiye yüzyılında yarınlara hazırlayacağız”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/feed/ 0
Murat Kurum, Beşiktaş’ta Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında konuştu https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/#respond Sun, 03 Mar 2024 03:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14318 İBB Başkan Adayı Murat Kurum Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhur İttifakı Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper, AK Parti Beşiktaş İlçe Başkanı M. Yıldırım Turan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, Galatasaray Eski Spor Kulübü Başkanı Burak Elmas, iş, sanat ve spor camiasından bir çok kişi katıldı. Salondaki vatandaşlarla tek tek el sıkışan Kurum ilgiyle karşılandı. Kurum’un boynuna konuşması sırasında Samsunspor’un atkısı takıldı. Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

Programda konuşan Kurum, “Fatih’in emaneti, Beşiktaş vefanın şehridir. Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur. Birileri İstanbul’un sefasını sürerken bu şehirde yaşayan kardeşlerimiz her gün cefa çekmektedir. Bu gün İstanbul’u yöneten irade verdiği vaatlerin çoğunu yerine getirmemiştir. İstanbul’umuz tüm uluslararası standartlara ve araştırma sonuçlarına göre hizmetsizlikle, başarısızlıkla anılıyor. Taksi ve otobüs sorununu çözememiş iradeden bahsediyoruz. Gittiğimiz her yerde otopark, taksi, kentsel dönüşüm, yeşil alan sorunu gibi onlarca sorunla karşı karşılaşıyoruz. Otoparka bıraktığı aracını bir daha yer bulamam endişesiyle almıyor. Otoparka mı sahip çıksın, arabaya mı? İstanbul artık 31 Mart’ta çok net bir şekilde değişim istiyor. 31 Mart’ta kendisiyle ilgilenen, kendisine sevgi gösteren bir belediyecilik anlayışı istiyor” dedi.

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

Deprem dönüşümünün önemine değinip ve CHP’li yönetimin eleştirilerine tepki gösteren Kurum “Elazığ ve Malatya’nın en büyük dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Elazığ bu depremden az etkilendiyse bunun sebebi yapılan dönüşümdür. Biz bir deprem ülkesiyiz. Depremle mücadele etmek için deprem dönüşümünü gerçekleştirmemiz gerekiyor. 11 ilde yaşadığımız depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı. İzmir’de deprem oldu biz yine oradaydık. CHP’nin yönettiği birçok ilçede temizliğin dahi yapılamadığı anlayış güzel İzmir’imizde de vardı. İzmir Bayraklı’da tarihin en büyük dönüşümünü gerçekleştirdik. En son 6 Şubat sabahı asrın felaketinde büyük bir acıyla uyandık. Burada ki birçok dostumu 53 bin canımızı kaybettiğimiz deprem bölgesinde gördüm. Kulüplerimiz seferber oldu. Kulüplerimiz deprem bölgesinde prefabrik konutlar, çadır kentler yaptılar. İş adamlarımız çalışanlarıyla seferber oldu. 11 elimizde depremden etkilenen tüm ilçelerimizde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini yöneten CHP’li anlayış ben de depremzedeler için 50 konut 100 konut yapayım demedi. Deprem siyaset üstü bir konudur deyip her gittiği yerlerde siyaset yaptılar. 53 bin değil de 60-70 bin mi şekli de orada vefat eden kardeşlerimizin sayısı üzerinden siyaset yapıyorlar. Sen 10 bin kişi fazla vefat etse mutlu mu olacaksın? Sen oradaki depremzedelerin mutluluğuyla sevineceğine ‘acaba 3 kişi daha fazla vefat etti mi’ algısını elde ederek nereye gidiyorsun? Bu nasıl bir vicdansızlık? Onlar yine ağız dolusu vaatler sundular. Biz bedava konut vereceğiz dediler. Milletimiz o boş vaatlere kanmaz. Orada başladığımız 180 bin konutu 20 gün önce teslim ettik. O yüzlerdeki mutluluğu, heyecanını görmeliydiniz. Milletimize verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimiz bize nerede ihtiyaç duysa oradaydık” şeklinde konuştu.

“Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum “Türkiye’nin 81 ilinde çalıştık çabaladık. Ben bir gün olsun ben bakanım burada oturacağım demedim. Milletimiz bizi nerede görmek istiyorsa oraya koştuk. Bizi hiçbir zaman iftiralarının içinde görmeyeceksiniz. Hiçbir zaman dedikoduların içerisinde olmayacağız. Birileri gibi o yol yürüdüğümüz dava arkadaşımızı sırtından hançerlemedik. Ablam dediği İyi Parti Genel Başkanını yolda görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, ne oldu? Elinden tuttuğu il başkanını saf dışı bıraktı. Sen burayı yarı zamanlı belediyecilik yaparak yönetemezsin. İstanbul 571 yıllık onuru, gururu olan bir şehir. Sen sultan Fatih’in emanetine ya sahip çıkacaksın. ya da 31 mart akşamı Saraçhane’yi terk edeceksin. 230 kil metre metro sözü verip 8 kilometre metroya yapan bir anlayıştan bahsediyoruz. Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır. İsrafı bitirdik deyip tabelalara boy boy reklam verdi. Reklam bedeli 175 milyon ve 2 günlük konsere 550 milyon harcayan anlayıştır. CHP kongrelerinde delegeleri ayarlamayı iyi biliyor. Dünyanın her modern kentinde olduğu gibi metroyla ulaşım ağlarını artıralım dedik, bunlar 3 metro ihalemizi İptal ettiler. Sancaktepe’de projesini bitirdiğimiz metro hattına gidip hafriyat döktüler. İstanbul için o milletin elini sımsıkı tutacak hiçbir zaman bırakmayacaksın” ifadelerini kullandı.

“Bu şehrin turizm master planı yok”

İstanbul’un kritik bir seçime gittiğini vurgulayan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da kritik bir seçime gidiyoruz. İstanbul bir 5 yıl daha kaybedemez. Kaybederse eğer burada yaşamak eziyetten öteye geçer. 1 Nisan geldiğinde bahar gelsin istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde o erguvan çiçekleriyle birlikte İstanbulluların yüzü gülsün istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde İstanbul’un gençleri geleceğe güvenle baksın istiyoruz. Nisan gelecek dertler bitecek. Bir muradı var bu şehrin, yüzler gülecek. Bu şehrin turizm master planı yok. Bu şehre ilişkin bir hayalleri olmadığı gibi o hayalleri olanları da karalamak adına sürekli farklı gündemler. Milletimizle el ele verip, güzel İstanbul’umuzu Türkiye yüzyılında yarınlara hazırlayacağız” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/feed/ 0
İBB Başkan adayı Emre Berk Hacıgüzeller, İstanbul’da deprem ekipleri kuracak https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14282 Memleket Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Emre Berk Hacıgüzeller, “İstanbul’un 964 mahallesinde nüfus yoğunluğuna göre yaptığımız hesaplamalarda 1953 tane dokuzar, onar kişilik deprem ekipleri kuracağız. Bu ekipler örümcek ağı modeliyle çalışacaklar, birbirleriyle haberdar olacaklar.” dedi.

Levent’teki bir otelde düzenlenen “Büyükşehir Belediyesi Yönetimi ve Proje Sunumu”nda konuşan Hacıgüzeller, İstanbul’u belirledikleri 10 ilke altında yöneteceklerini, akıl, adalet ve ahlak temelli, bilimsel bir yönetim anlayışını benimseyeceklerini söyledi.

Hacıgüzeller, kentin en büyük sorununun deprem olduğuna dikkati çekerek, “Bu sorun sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de beka sorununu yaratabilecek derecede tehlikeli bir sorundur. ‘Deprem 1 sene sonra olacak, 2 sene sonra olacak.’ diyemeyiz. Deprem her an olabilir. Dolayısıyla İstanbul’un 1 Nisan’dan itibaren depreme hazırlıklı olması gerekiyor.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan çok ağır tecrübelerden ders alınması gerektiğini kaydeden Hacıgüzeller, şöyle devam etti:

“Hedefimiz deprem sonrası 1 saat içinde deprem alanına ulaşmak. İstanbul’un 964 mahallesinde nüfus yoğunluğuna göre yaptığımız hesaplamalarda 1953 tane dokuzar, onar kişilik deprem ekipleri kuracağız. Bu ekipler örümcek ağı modeliyle çalışacaklar, birbirleriyle haberdar olacaklar. Bu 1953 ekipte toplam 17 bin 577 kişi olacak. Bu arkadaşlarımızın yarısını İBB kadrolarından ihdas edeceğiz, kalan 8 bin 800 kişi de yeni istihdam olacak. Bu kişiler deprem öncesi hazırlık yapacak, deprem anı ve deprem sonrasında da 1 saat içerisinde ulaşılamayan deprem alanı kalmayacak.”

Mahallelere lojistik amaçlı “mavi kulübeler” kurulacak

Hacıgüzeller, her mahalleye “mavi kulübeler” adını verdikleri lojistik kulübeler yapacaklarını, bunların içinde sağlık ekipmanı, balyozlar, demir makasları, halatlar ve jeneratörler gibi deprem anında hemen müdahale için malzemelerin bulunacağını dile getirdi.

Kentsel dönüşümün KİPTAŞ üzerinden devam edeceğini vurgulayan Hacıgüzeller, “Engelli ve şehit aileleri ile 0-6 yaşında çocuğu olan, yaşlı ve hasta bakımı yapan ailelerin dönüşüm maliyetlerini İBB karşılayacak. Bütçeden kentsel dönüşüm yardımlarıyla birlikte toplam 11,5 milyar liralık bir kaynak ayıracağız.” ifadelerini kullandı.

Hacıgüzeller, klasik belediyecilik anlayışının artık büyükşehirlere yetmediğini, bu kapsamda İstanbul genelinde sebze, meyve ve hayvancılık alanında üretilen tüm ürünlere alım garantisi vereceklerini, bunları maliyetine halkla buluşturacaklarını ve kendi bahçesinde üretim yapan İstanbulluları ekonomiye kazandıracaklarını söyledi.

“İstanbul’da ulaşım sorununu deniz yoluyla çözeceğiz”

İstanbul’da çok ağır bir trafik sorunu olduğundan bahseden Hacıgüzeller, mevcut projelerin kentin sorunlarına çözüm üretemediğini belirtti.

Hacıgüzeller, kentin 400 kilometrelik bir sahil şeridi olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Bu sahil şeridinden kara tarafına doğru 2 kilometrelik bir alan düşünün. 800 kilometrekarelik alanda İstanbul nüfusunun yüzde 30’u yaşıyor. Bu insanlar ulaşımları için İstanbul’un kara bölgelerine, orta noktalarına gidiyorlar ve sıkışıklığı bunlar yaratıyor. Bir metro hattının maliyeti 1 kilometrede ortalama 45-55 milyon dolar arasında değişiyor. Bir taraftan raylı sistem yapılsın ama bir taraftan da bir hat döşemenize gerek yok, deniz yolu var. 71 tane, ufak teknelerin yanaşabileceği limanlar üzerinden, küçük dalgakıranlarla bu ulaşımı sağlayabiliriz. İstanbul’un ulaşım sorununu nüfusun yüzde 30’unun deniz yoluna ulaşabileceği kısa hatlarla çözeceğiz.”

Programa, Memleket Partisi İstanbul İl Başkanı Doğanay Köse, kentin 31 ilçesinde ilan edilen belediye başkan adayları da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/feed/ 0
Çevre Bakanı: Türkiye’de tehlikeli ve riskli faylar bulunuyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14249 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’de Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Ege Bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli fayların bulunduğunu belirterek, “Her an 6-7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretecek bölgeler var. O yüzden ne yapıyorsak, bu depremsellik gerçekliğini bilerek hareket etmek durumundayız.” dedi.

Özhaseki, Aksaray Belediyesi tarafından kentteki bir otelde düzenlenen Aksaray İstişare Toplantısı’nda iş insanları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.

Burada konuşan Özhaseki, Anadolu topraklarının en büyük dezavantajının depremsellik olduğunu söyledi.

Yerin altının çok hareketli olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Hareketli fay sayısı 500’ün üzerinde. Belirli bölgelerden yüzyıllar boyunca faylar kırıldı ve enerji dışarıya vuruldu. Ülkemizde, Kuzey Anadolu Fay, Doğu Anadolu ve Ege Bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli faylar bulunuyor. Her an 6-7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretecek bölgeler var. O yüzden ne yapıyorsak, bu depremsellik gerçekliğini bilerek hareket etmek durumundayız. Eğer bunu yapmaz da cami yaparken bile emekli ağabeylerin yaptırdığı, mühendisliğe ve bilim adamlarının söylediği şeylere dayanmadan yaparsak emin olun sevabı olmaz. Yarın bir gün yıkılır altında insanlar kalır. Evimizi yaptırırken ‘Allah büyüktür’ diyerek işin altından kalkamayız. Allah büyük evet, isterse her yerde korur. Ama bir de işin gerçeği var. Bizim hepimizin deprem gerçekliğini bilerek hareket etmemiz lazım.”

“‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz”

Bakan Özhaseki, son yüzyılda bu ülkenin denizlerinde ve karasında 6 ve üzeri büyüklüğünde meydana gelen deprem sayısının 231 olduğunu kaydetti.

Bu rakamın sadece yıkıcı deprem sayısı olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Bu depremlerde 130 bin insanımızı kaybetmişiz. Binlerce binalar yıkılmış. Son Kahramanmaraş merkezli depremde bile 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 104 milyar dolar. Biz bunları bilerek hareket edeceğiz. Kaçak yapıp belediyeyle kavga etmeyeceğiz. ‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz. Kendimiz için bunu demeyeceğiz. Ülkeye de çok büyük zararı oluyor. Bu ülkenin de böyle bir gerçekliği var. Bunu bilerek hareket ediyoruz.” diye konuştu.

Özhaseki, bu ülkede fitne odaklarının da bir türlü bitmediğini bildirdi. Bir taraftan ülkeyi bölmek için ırkçı bir mücadele, din tarafından FETÖ ve örgütlerin hiç bitmediğini anlatan Özhaseki, “Bunları destekleyen ülkeler aynı ülkeler. Başta okyanus ötesindeki ülke, Avrupa Birliğinde dost gibi görünen medeniyetimize karşı olan ülkelerin hepsi bunlara destek veriyor. Dost gibi gözüküyorlar ama hepsi destek veriyor. Suriye ve Irak topraklarında PKK’yı eğitenler kimler acaba. Onlar silah ve teknoloji desteği verenler kimler arkadaşlar, bunlar işte. Onlarla da büyük bir mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde”

Özhaseki, vatandaşların desteğiyle AK Parti’nin 22 yıldır iktidarda olduğuna işaret etti. Ülkenin, bu 22 yıllık dönemde akla gelen her alanda diğer tüm dönemlerde yapılan hizmetlerden birkaç kat hizmet yapıldığını vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Enerji, sağlık, ulaşım ve her alanda yüzlerce iş yapıldı. Şimdi saymaya başlasam saatlerce sürer. O kadar çok iş yapıldı. Bizler zamanında hastanelerde kuyruklarda beklemiş insanlarız. Saatlerce ilaç yazdırmak için beklediğimizi hatırlarım. Çok şükür şimdi öyle bir şey yok. Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde. Allah’a hamdolsun.”

“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar”

Özhaseki, Cumhurbaşkanı seçimlerinde vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok büyük bir destek verdiğini söyledi. MHP ile çıkılan yerli ve milli Cumhur İttifakı ile zafere ulaştıklarını aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar. Haklarında denilenleri duyduğumuzda hayretler içerisinde kalıyoruz. Bu kadar muhalifin bir araya geldiği ortamdan bir medeniyetin doğmayacağını biliyorduk. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığından bir araya gelmişlerdi. Yıkım ekibi gibi. Dünya görüşleri, sosyal olaylara bakış açıları ve askeri alandaki düşünceleri birbirlerine benzemiyordu. Çok şükür o günler geride kaldı. Şimdi yeni bir seçime gidiyoruz. Allah sonumuzu hayretsin. Geziyoruz, düşündüklerimizi söylüyoruz. İnşallah sonu da hayır olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/feed/ 0
Antalya için uyarıda bulunan Naci Görür: Depremde binalar ya ters döner ya da suyun için batarlar https://www.haber60.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/ https://www.haber60.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/#respond Sat, 02 Mar 2024 23:37:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14143 Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Anttalks’ etkinliği kapsamında AKM’de ‘Deprem Dirençli Antalya’ adlı söyleşiye katılan Prof. Dr. Naci Görür, Antalya’nın doğusundaki risklere dikkat çekerek, “Depremde Antalya’nın doğusunda binalar ya ters döner ya da suyun içine batarlar” dedi.

“SABAH UYANDIĞIMIZA 7 VE ÜZERİ DEPREM OLABİLİR”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 13,6 milyon sene önce Türkiye’nin levha hareketlerinin, bugünün hareketlerini yapacak şekilde oluştuğunu ve ülkedeki büyük fayların deprem ürettiğini söyledi. Türkiye’nin depremlerden kurtulamayacağını ve depremlerin sona ermeyeceğine dikkati çeken Prof. Dr. Görür, deprem dirençli yerleşim alanlarının oluşturulmasının önemini vurguladı. Prof. Dr. Görür, “Her depremde 80-90 bin insanı bir gecede toprağa veremeyiz. Bu bize yakışmıyor. Türkiye’de herhangi bir yerde, sabah uyandığımızda 7 ve üzeri deprem olabilir. Bu depremler de büyük afetlere neden oluyor. Can mal kaybımız fazla oluyor. Türkiye’de 5’in üzerinde depremler ölüme neden oluyor. Bizim bunu halletmemiz lazım. Bunu anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu. 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yakın zamanda Japonya’da 7.6 büyüklüğünde deprem olduğunu ve 132 kişinin tesadüfen öldüğünü anlatan Prof. Dr. Görür, benzer depremin Türkiye’de olması halinde on binlerce kişinin ölebileceğinden bahsetti.

“GÖKDELENLERİ DİKMEYE BAŞLAMIŞLAR”

Antalya’nın jeolojisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, Antalya’nın genç çökeller üzerine kurulduğunu söyledi. Antalya’nın büyük kısmının zemininin iyi ya da mükemmel olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Görür, falez ve traverten gibi karasal nitelikli kireç taşlar ile alüvyon dolguların üzerinde kentin büyük bölümünün yer aldığını belirtti. Kentin doğusundaki zeminin alüvyon dolgusundan oluştuğunu aktaran Prof. Dr. Görür, “Antalyalılar rant hastalığına yakalanmış. Gökdelenleri dikmeye başlamışlar. Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız, tehlikeyi büyütürsünüz. Özellikle büyük bina, gökdelen yapabilecek insanlardan uzak durun. O düşüncelerden de uzak durun. Deprem dirençli Antalya için özellikle alüvyon dolgu, zemin için son derece sakıncalı. Antalya’nın üzerinde oturduğu körfez dolgusu, problemli bir dolgu. Kireç taşları ve travertenler göreceli olarak alüvyonlardan daha iyi ama o da problemli. Depremde Antalya’nın doğusunda binalar ya ters döner ya da suyun içine batarlar” dedi.

“ANTALYA AKTİF FAYLARLA ÇEVRİLİ”

Antalya’yı tehdit eden fay sistemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, şunları söyledi; “Akşehir zonu, Isparta-Burdur zonu ile Göller Yöresi’nin bulunduğu yerler düşey atımlı fayların olduğu bölge. Antalya Körfez doğu, batı ve kuzeyden aktif faylarla çevrili. Antalya fay zonlarına 100 kilometreden uzakta değil, 50-60 kilometre uzakta. Bu fay kuşaklarında olacak depremler, Antalya’yı önemli etkiler. Doğrultu atımlı faylarda 100 kilometrelik çap içerisindeki yöreler depremden etkilenir. Antalya’nın güneyinde Akdeniz içerisinde Kıbrıs, Girit bölgesinde Helen yayı dediğimiz dalma batma zonu var. Üç büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmekte. Güneyden dalma batma zonu büyük deprem üretebilir. Girit yakınlarında 8 büyüklüğünün üzerinde deprem üretmiş, her an 7’nin üzerinde deprem üretebilir. Bu tehlike denizden gelir. Antalya’yı tehdit eden fay söz konusu. Akşehir ve Fethiye Burdur zonu deprem ürettiği zaman Antalya ciddi şekilde etkilenebilir.”

“ANTALYA’NIN DOĞUSU DAHA ÇOK HASAR ALIR”

Yerel yönetimlere çağrıda bulunan Prof. Dr. Görür, Antalya’yı tehdit eden fayların incelenmesi, risk analizi ile risk azaltma çalışması yapılması gerektiğini ifade etti. Antalya’ya yapılacak altyapı çalışmaları ve yatırımların deprem dalgalarının kentin yapısına etkisinin belirlendikten sonra gerçekleştirilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Görür, “Ciddi deprem olsa Antalya’nın doğusu daha çok hasar görür. Alüvyonun üzerinde olduğu için sıvılaşma da olur. O bölgeye gökdelenler dikiliyor. Batısında traverten veya kireç taşlarının üzerinde olan binalar yüksek olmamak kaydıyla biraz daha dirençli olabilirler. Alüvyonun bulunduğu yerlerde şansınız yok. Deprem anında alüvyonlar içlerinde su tuttuğu için çökellerdeki su basıncı yukarı iletiyor. Yukarı iletince evlerin direnci azalıyor. Bina suyun içerisinde gibi hareket etmeye başlıyor ya dönüyor ya da batıyor” diye konuştu.

5 MİLYON TON TNT PATLAMASINA BENZER ENERJİ

Depremin büyüklüğü ve şiddeti kavramları arasındaki farkı da anlatan Prof. Dr. Görür, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 5 milyon ton TNT patlamasına benzer enerjinin açığa çıktığını söyledi. Yerel yönetimlerin kentleri depreme hazırlamaya yönelik çalışmaları hızlandırması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Görür, altyapı çalışmalarında betonarme boru kullanılmasını eleştirdi. Betonarme boruların kırılgan yapısından dolayı depremden etkilendiğini anlatan Prof. Dr. Görür, zeminin yapısına uygun, esnekliği yüksek malzemeler kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Görür, kentlerde deprem anında çıkacak molozların gömüleceği veya bertaraf edileceği alanların henüz belirlenmediğini söyledi. Prof. Dr. Görür, “Güneydoğu’da 100 milyon ton moloz sağa sola gömüldü, çevre berbat edildi. İstanbul’da 350 milyon ton moloz çıkabilir. İstanbul’da bunu nasıl bertaraf edecek, geri dönüşüme tabi tutacaksanız. Kimse bilmiyor. Deprem eli kulağında gelirse ne olacak. Aceleyle kamyonlara doldurup, Marmara’ya dökersiniz. Marmara zaten ölüyor, Marmara da sizi öldürür” dedi.

“GERÇEK BEKA MESELESİ DEPREM”

Prof. Dr. Görür, Türkiye’deki gerçek beka meselesinin deprem olduğunu, İstanbul’da büyük deprem meydana gelmesinin ekonomik anlamda ülkeyi zora sokacağını söyledi. Deprem riski nedeniyle Marmara Bölgesi ve İstanbul’un stratejik yapısından dolayı hükümete öneride bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Görür, “Marmara Bölgesi’ndeki sanayiyi Anadolu’ya taşıyın. Anadolu’ya altyapı yapın, sanayiyi teşvik edin. Deprem nedeniyle sanayi aynı anda tehdit altına girmez, İstanbul’un nüfusu azalır. Her şeyi Marmara Bölgesi’ne toplamışız. Stratejik olarak doğru değil” dedi.

Kahramanmaraş depremleri öncesi yıllarca o bölgede deprem beklendiğini anlatmaya çalıştığını kaydeden Prof. Dr. Görür, şunları söyledi; “Şimdi Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin tehdit altında olduğunu düşünüyorum. Erzincan ile Bingöl, Karlıova arasında Kuzey Anadolu Fayı’nın bir kısmı geçiyor. O fay, en son 1794 yılında kırılmış. 7.2 büyüklüğünde deprem üretmiş. Her 250 senede bir ortalama deprem üretiyor. Onun için oradan endişe ediyoruz. 6 Şubat depremleri Arap levhasını Doğu Anadolu’ya 7-10 metre kaydırdı, sıkıştırdı. Kahramanmaraş’tan Hakkari’ye kadar olan kentlerde deprem riski fazlalaştı. Arap levhasının kuzeye ittirmesinden dolayı. Doğu Anadolu fayı, Kahramanmaraş’ın kuzeyi, Elbistan kuzeyinden Adana havzasında saçaklanıyor. 6 Şubat depremleri Adana’ya giren faylara stres yüklemiş olabilir. O bölgelerin dikkatli olması lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum: “Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14001 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi. İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlatan Kurum, “Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi.

“Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli”

İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Murat Kurum, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini yürüttüm. Ülkemizde nerede bir afet olsa arama kurtarma ekiplerimizle birlikte orada omuz omuza mücadele ettik. Ülkemiz bir deprem ülkesi. Maalesef nüfusumuzun yaklaşık yüzde 70’i deprem bölgelerinde yaşıyor. Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir. Gittiğimizde o enkazlarda yavrusunu, annesini, yakınlarını bekleyen ailelerin feryadına şahit oldum. Malatya’da, Elazığ’da, İzmir’de asrın felaketinin ardından Kahramanmaraş Pazarcık’ta, 11 ilimizde. Günlerce oradaydım ve emin olun şu görmüş olduğunuz makas, jeneratör, hilti o gün o saat o kadar önemli, o kadar değerli ki, depreme hazırlıklı yakalanmanız çok kıymetli. ‘Enkazın altından benim yavrumu çıkart’ diyor. ‘Enkazın altından benim annemi çıkarın’ diyor. Büyük bir afet karşısında da biz hazırlıklarımızı yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Kentsel dönüşüm bizim olmazsa olmazımız”

İstanbul için kentsel dönüşümün her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Kurum, “Bütün depremlere gitmiş ve depremlerden de yüz akıyla çıkmış bir ağabeyinizim. Gittiğimiz her yerde milletimize söz verdik. Elazığ, 2020 depreminde yaptığımız dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremde daha az etkilendi. Binalarımız dimdik ayaktaydı. TOKİ’yle yaptığımız binalarda çizik bile yok. Kimsenin burnu kanamadı. Dolayısıyla deprem dönüşümü bizim için her şeyden önemli. Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık. Burası sadece bir yeşil alan değil, huzurla oynayacağınız, ders çalışacağınız bir alan değil, depremde toplanma alanı vazifesi görecek. Allah göstermesin, böylesi bir afette biz orada ilk yardımlarımızı yapacağız, vatandaşımıza iaşe yemek hizmetlerini vereceğiz. Hep birlikte vakit geçireceğimiz bir alan olacak. Bu konuyu ikiye ayırmak zorundayız. Biri deprem dönüşümü, kentsel dönüşüm. Bu bizim olmazsa olmazımız. Sizlerle birlikte başaracağız. Sizlerle birlikte bu şehri emin ellere, güçlü ellere teslim edip İstanbul’un her mahallesinde, her ilçesinde bu dönüşümü gerçekleştirmek zorundayız. Diğer taraftan da depremlere hazır bir şekilde beklemeliyiz” dedi.

“İstanbul’da her evde afet çantası olacak”

Deprem esnasında yapılması gerekenler için de bilinçli olunması gerektiğini söyleyen Murat Kurum, her evde deprem çantası bulunacağını vurguladı. Kurum, “Ayrıca Japonya’da bir deprem oldu, televizyona yansıdı hatırlıyor musunuz? 7,4’tü galiba. Annesiyle küçük bir çocuğumuz zannedersem deprem esnasında bir alışveriş merkezindeydi. Hemen küçük çocuk o sallantıda annesine sormadan masanın altına girdi ve bekledi. Bir taraftan da bu bilinçle yaşamak zorundayız. Deprem esnasında yapacaklarımız çok çok önemli. Bir deprem çantamız var mı? Bu çanta herkeste olacak, herkesin evinde olacak. Bizim ilk anda yanımıza alacağımız tek çanta o olacak. Biz 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve Afet Farkındalık Akademisi ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı, en yakın toplanma alanımız nerede, İstanbul’da 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapıyı, bugün o altyapı sosyal tesis olarak hizmet verirken, kütüphane olarak hizmet verirken, afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Deniz ulaşımını artırmak zorundayız”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını söyledi. İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Murat Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada destek vermek istiyoruz. Havadan, karadan ve denizden. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak. Bağcılar’da helikopter pisti var mı? Maalesef yok arkadaşlar. O yüzden bizim helikopter pisti vazifesi görecek ve bugün de spor alanı vazifesi görecek olan alanlarımızı hızlı bir şekilde yapmamız lazım. Deniz ulaşımını artırmak zorundayız. Çünkü o deniz ulaşımından lojistik destek vereceğiz. Afet acil yardım yollarını açacağız. Çünkü o enkaza ulaşmanız lazım. Çünkü o enkazda arama kurtarma yapabilmeniz için o yolların açık olması lazım. O yüzden bu bilinçle dijital bir afet yönetim merkezi çatısı altında İstanbul’un bütün hizmetlerini vereceğimiz ama en önemlisi de afet yönetimini dijital manada tek çatıdan yapacağımız tüm birimlerin aynı anda hareket ettiği, vatandaşımızın hangi toplanma alanına gitmesi gerektiği, o toplanma alanındaki ihtiyaçlarının ve oradaki akım ikame, her türlü ihtiyacının giderildiği altyapıyı inşallah İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var”

Mevcut İBB yönetiminin 115 bin konut sözü vermesine rağmen 5 bin konut yaptığına dikkat çeken Murat Kurum, “İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız Büyükşehir Belediyesi’yle, bakanlıklarımızla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceğiz. Ben inanıyorum ki; 10 yıl içerisinde el ele verdiğimizde pırıl pırıl gençlerimizle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, ‘Dene Yap’ atölyeleriyle ve ‘Start-Up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz. Geçenlerde bir teknoparka gittim. Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki, hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla. O yüzden bu bilinçle çalışacağız, çabalayacağız ve sizlere güzel bir gelecek sunacağız. Tek hedefimiz bu. Tek hayalimiz bu. Çünkü Türk gençliği, sizler bizim geleceğimizsiniz ama aynı zamanda bugünün karar vericilerisiniz. Sizlerle el ele vereceğiz ve ailelerimize birlikte bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Sevgili gençler o yüzden biz size inanıyoruz, size güveniyoruz ve Türkiye vizyonunun parlayan İstanbul’unu, parlayan Bağcılar’ını sizlerle birlikte inşa edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/feed/ 0
Deprem Riski Hiçbir Zaman Sona Ermeyecek https://www.haber60.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/ https://www.haber60.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13998 İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem riskinin hiçbir zaman sona ermeyeceğini belirterek, kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Görür, Antalya Büyükşehir Belediyesince Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Anttalks” etkinliğinde “Deprem Dirençli Antalya” konulu konuşma yaptı.

Türkiye’deki deprem riskini yok saymanın mümkün olmadığını vurgulayan Görür, her kentin depreme dirençli hale getirilmesinin önemini dile getirdi.

Türkiye coğrafyasının içinde 4 levhanın bulunduğunun altını çizen Görür, “Bu levhaların hareketleri sonucu sınırlarında büyük faylar gelişmiş. Bu faylar da 13 milyon yıldan beri Türkiye’de deprem üretiyor. Daha milyonlarca sene de üretmeye devam edecek. Bu nedenle Türkiye hiçbir zaman depremlerden kurtulamayacak. Depremler bitmeyecek, sona ermeyecek. Bu yüzden Türkiye’nin deprem dirençli yerleşim alanlarına sahip olması lazım.” dedi.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan can kaybına dikkati çeken Görür, bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimler kadar halkın da bilinçli olması gerektiğini kaydetti.

Antalya’nın karasal nitelikli kireç taşlarından ve alüvyon dolgularından oluşan bir zemine kurulu olduğunu belirten Görür, “Antalya’nın çok büyük bir kısmının oturduğu zemin sağlam değil. Özellikle Antalya’nın doğu kısmı kesimlerinde alüvyonlar oldukça yaygın. Çünkü kuzeyden dağlık yüksek yerlerden çok sayıda akarsu körfeze geliyor. Bu akarsular önemli miktarda alüvyonları körfeze depoluyorlar. Dolayısıyla körfezin kara kısmı, Antalya’nın oturduğu yerlerde bu dolgulardan oluşuyor.” diye konuştu.

Görür, kentte bir deprem meydana gelmesi durumunda alüvyon zemin nedeniyle kentin doğu kısmının daha çok hasar alabileceğini vurguladı.

“3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir”

Kentteki yapıların giderek yükselmeye başladığını dile getiren Görür, şunları söyledi:

“Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız tehlikeyi o kadar büyütürsünüz. Depreme dirençli bir Antalya için bu zeminde, özellikle alüvyon zemin içerisinde bunlar son derece sakıncalı. Akşehir zonu, Isparta- Burdur zonu ve Göller yöresinin bulunduğu düşey atımlı fayların olduğu bir bölge. Yani körfezimiz hem doğudan hem batıdan hem de kuzeyden aktif faylarla çevrili. Bu fay kuşaklarında olacak bütün depremler Antalya’yı önemli ölçüde etkiler. Bir de kentin güneyinde Akdeniz’in içerisinde dalma batma zonu dediğimiz Kıbrıs Helen yayı var. Bu tehlike denizden gelebilir. Yani 3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir.”

Görür, kentin depreme dayanıklı hale getirilmesi için mikro bölgelemeyle, fay analizi, risk analizi ve risk azaltma çalışmaları yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Belediyelerin Antalya’yı depreme dirençli yapacaksa halkın deprem kültürü, bilinci ve farkındalığı için çalışma yapması gerektiğini vurgulayan Görür, “Altyapı, yol köprü, kanalizasyon, içme suyu şebekesi gibi bütün bunları deprem gelmeden şimdiden inceleyecek. Bunlar deprem dirençli mi inceleyecek. Dayanamayacakları dayanıklı hale getirmesi lazım. Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevreyi depreme kurban etmeyecek yatırımlar yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Görür, beklenen İstanbul depreminde Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin oldukça etkileneceğini bunun gerekli altyapı sağlanarak Anadolu’ya taşınması gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Görür, Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin deprem riskine karşı dikkatli olması gerektiğini, ayrıca 6 Şubat depremlerinin Adana havzasına saçaklanan faylara stres yüklemiş olabileceğini aktardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’a 6 lojistik merkezi daha ekleyip afet anında destek vereceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:42:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13995 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız.” dedi.

Murat Kurum, afet farkındalık eğitimi alan ve ilk kez oy kullanacak gençlerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kurum, nüfusun yüzde 70’inin deprem bölgelerinde yaşadığını dile getirdi.

Bir asırda 130 bin kişinin depremlerde hayatını kaybettiğini, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorunda olunduğunu kaydeden Kurum, “İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi, bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir.” diye konuştu.

“Sizin canınız bize emanet”

Kurum, 2020 depreminden sonra Elazığ’da yapılan dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremden daha az etkilenildiğini, oradaki TOKİ binalarında bir çizik bile olmadığını, kimsenin burnunun kanamadığını bildirdi.

Deprem dönüşümünün kendileri için her şeyden önemli olduğuna dikkati çeken Kurum, “Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve Bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık.” ifadelerini kullandı.

Deprem esnasında yapılması gerekenler konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“Biz, 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve ‘Afet Farkındalık Akademisi’ ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı öğreneceğiz. Yakın toplanma alanımız nerede? İstanbul’da, 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapı… Bugün o altyapı sosyal tesis olarak, kütüphane olarak hizmet verirken afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız.”

“Yeni helikopter pisti alanları yapacağız”

İBB Başkan adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını belirtti.

İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız İBB ve bakanlıklarla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceklerini söyledi.

10 yıl içerisinde el ele verdiklerinde pırıl pırıl gençlerle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacaklarının altını çizen Kurum, “Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak ‘dene yap’ atölyeleriyle ve ‘start-up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış”

Murat Kurum, bir teknoparka yaptığı ziyaretten bahsederek, şunları kaydetti:

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Gelirde adalet ve vergide adalet için mücadele ediyoruz https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/ https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:12:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13792

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Osmaniye’de; “Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak için geldiği Osmaniye’de Cebelibereket Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada, “Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var” diye konuştu.

“DİSK OLARAK DEPREM BÖLGELERİNDE AKTİF ÇALIŞTIK”

Arzu Çerkezoğlu şunları söyledi:

“Benim Osmaniye’ye ikinci gelişim. Daha önceki ziyaretimde de sizleri ziyaret etmiştik. Çok teşekkür ediyoruz. Bugün yine bir Osmaniye programında bölgedeki örgütlü sendikalarımızın yöneticileri ve temsilcileri ile bir aradayız. Hem sizlerle bir araya gelmek hem Osmaniye’deki bölgedeki sıkıntılarına biz nasıl destek olabiliriz neler yapabiliriz bunları konuşmak hem de biliyorsunuz bu toprakların insanı Yaşar Kemal’in ölüm yıl dönümüydü dün, onun köyüne geçeceğiz bir anma programı yapacağız. Sonrasında depremde hayatını kaybeden insanlarımızı ve şehitliği ziyaret edeceğiz. Burada işçi arkadaşlarımızla bir aradayız. Bölgeye dair böyle bir ziyaret planımız var bugün. Malum deprem sürecini birlikte yaşadık. 11 ilde yaşanan depremlerde etkilenen illerden bir tanesi Osmaniye. Dolayısıyla bu kadar büyük bir enkaz bu kadar büyük bir yıkım bütün Türkiye’yi derinden sarstı. Biz de ilk andan itibaren deprem bölgesinde olmaya çalıştık. Depremin yıl dönümü 6 Şubat’ta yine DİSK yönetimi olarak yine Hatay’daydık. Defne İlçesinde bir psikososyal destek merkezinin temelini Türkiye Psikiyatri Derneğiyle beraber attık. Depremin gerçekten hem kısa vadede etkisi var hem uzun vadede etkileri var, ekonomik etkileri var, toplumsal etkileri var, psikolojik etkileri var. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere psikososyal desteğin çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gördük ve uluslararası sendikaların büyük bir desteğini ve bu konu hakkında çalışma başlattık ve temel atma törenimizi yaptık. Mayıs ayında muhtemelen açılışımızı yapacağız.

“HEPİMİZİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

Bu kadar büyük bir enkaz ve bu kadar büyük bir deprem, dayanışma çok önemli. Tabi ki önce sosyal devlet sosyal politika ama dayanışma da çok önemli. Bu nedenle bizde DİSK olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Geçen ziyaretimizden sonra özellikle Osmaniye’yi de Türkiye’nin gündeminde tutmak için elimizden geldiğince, tüm televizyon programlarında canlı yayınlarda, toplantılarda, en son DİSK Başkanlar Kurulunu Hatay’da yaptık. Yine orada hep bu bölgeyi özellikle Osmaniye’yi gündemde tutmaya, buranın sorunlarıyla bir dayanışma sürdürmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. DİSK olarak da yaşadığımız bu tablo çalışanlar açısından, emekçiler açısından oldukça ağır. Çok yüksek enflasyonlu bir sürece girildi. Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. En son İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş gerçekleştirdik. Türkiye gündeminde de ciddi bir yer tuttu. Bütün kentlerde Edirne’den Artvin’e kadar toplantılar mitingler gerçekleştirdik. Bu mücadeleyi de sürdürüyoruz.

“TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ VAR”

Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var. Çok genç bir ülkeyiz, genç bir nüfusa sahibiz. Aslında herkes hepimiz açısından belli bir eğitim sürecini tamamladıktan sonra çalışabilmek bir temel hak çalışma hakkı ama buna uygun eğitim almak ve çalışırken de emeğimizin karşılığını alabildiğimiz, alın terimizi aldığımız, evimizi, ailemizi geçindirebildiğimiz bir ücret ve sosyal haklar bu ülkede yaşayan herkesin temel yurttaşlık hakkı. Bu anlamda biz bu ülkenin bütün değerleri ve birikimleri üzerinden ülkemizin bütün olanaklarını en iyi şekilde kullanarak gerçek bir demokrasinin de kurumsallaştırıldığı bir ülkede yaşamak istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz DİSK olarak. DİSK olarak üzerimize düşen tarihsel sorumluluğun yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/feed/ 0 Murat Kurum: İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul’u basamak olarak gördü https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/#respond Fri, 01 Mar 2024 01:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13475 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy’de Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’na katıldı. Kurum, “Koca 5 yılda, sadece 8 kilometre metro yapmış. Hiçbir yeni metro ihalesi yapmamış, üstüne üstlük bizim ihalesini yaptığımız, 10 metro hattının üçünü iptal etmiş. O da yetmiyormuş gibi, ihalesini yaptığımız, finansmanı bulduğumuz Sancaktepe Metrosu’na hafriyat döktüler. 5 yıl boyunca İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler” dedi.

İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy’de düzenlenen Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, AK Parti Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu, MHP Arnavutköy İlçe Başkanı Temel Bedir ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar Kurum’a konuşması sırasında alkışlarla eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Sadece İstanbul idealimizi birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştireceğiz”

AK Parti’nin eser ve hizmet siyasetinin arkasında muhtarların olduğunu belirten Kurum, “Arnavutköy daha çok gelişecek. AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’mızın yönettiği ilçelerimize gittiğinizde eser ve hizmet siyasetimizin en güzel örneklerine şahit olursunuz. Bu eser ve hizmetlerin arkasında da daima muhtarlarımızı, teşkilatımızı ve derneklerimizi görürsünüz. Hem milletimizi hem devletimizi temsil eden muhtarlarımız; vatandaşımızın her alandaki sorunlarına, isteklerine, sabırla, azimle cevaplar arayıp çözümler üretiyor. Yine iyilikte ve hayırda yarışan derneklerimiz, kanaat önderlerimiz, ülkemiz için bir anahtar görevi görüyorlar. Böylesine önemli görevler üstlenen siz değerli muhtarlarımız ve STK’larımız yaptığınız fedakar çalışmalarla her türlü takdiri sonuna kadar hak ediyorsunuz. Bizler de her zaman sizleri yol arkadaşımız bilip sizlerle yol yürüdük ve yürümeye de devam ediyoruz. Milletimizle birebir istişare etme fırsatı olan siz muhtarlarımızla sık sık bir araya geliyor, mahallelerimizin sıkıntılarına derman olmak için gayret gösteriyoruz. 81 ilimizde, binlerce eseri nasıl beraber yaptıysak, şimdi çok daha güzellerini İstanbul’da yapmak için nice yollar yürüyeceğiz. İnanıyorum ki ‘Sadece İstanbul’ idealimizi birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştireceğiz” dedi.

“Ruhumuz hep deprem bölgesindeki kardeşlerimizde olacak”

Deprem ve sel felaketlerinde her zaman bölge halkının yanında olduğunu söyleyen Kurum, “Beni iyi kötü tanırsınız. Her afette milletimizin yanında olan bir kardeşinizim. Malatya’da İzmir’de depremler oldu, 2 saat sonra oradaydım. Acılarımıza beraber üzüldük. Gittik bir söz verdik. Yıllardır CHP anlayışıyla yönetilmiş güzel İzmir’imizin dönüşümünü biz yaptık. Kastamonu, Bartın, Rize ve Trabzon’da seller oldu, yine biz oradaydık. Asrın felaketinde yine hızlıca deprem bölgesine gittik ve günlerce, aylarca oradaydık. Hiçbir zaman algı belediyeciliği yapmadık. Milletimizin elinden tuttuk, hiç bırakmadık. Bize ‘yapamazsınız, kaynağı nereden bulacaksınız’ dediler. Tam 180 bin konutun inşasını 11 ilimizde eş zamanlı başlattık. 180 bin konutun ilk anahtar teslimlerini de 15 gün önce Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle depremzede kardeşlerimize verdik. Ruhumuz hep deprem bölgesindeki kardeşlerimizde olacak” şeklinde konuştu.

“İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler”

Mevcut İBB yönetimini “İstanbul’u basamak olarak görmüşler” diyerek eleştiren Murat Kurum, “Bu anlayışla 81 ile hizmet etmiş, hepinizin memleketinde izi olan bir kardeşiniz olarak söylüyorum; ben dedikoduların bahanelerin arkasında olmadım. İyilik tarafında koşan oldum. Verdiğim tüm sözleri tutarak karşınızdayım. İstanbul’da deprem gerçeği var, trafik çilesi var. İnsanlar evine, işine gidemiyor. Mevcut CHP’li İBB yönetimi ne diyor; ‘ben 230 km söz verdim ve o sözümün sadece ve sadece 8 kilometresini yaptım’ diyor. 8 kilometre düşünebiliyor musunuz? Koca 5 yılda, sadece 8 kilometre metro yapmış. Hiçbir yeni metro ihalesi yapmamış, üstüne üstlük bizim ihalesini yaptığımız, 10 metro hattının üçünü iptal etmiş. O da yetmiyormuş gibi, ihalesini yaptığımız, finansmanı bulduğumuz Sancaktepe Metrosu’na hafriyat döktüler. 5 yıl boyunca İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler” dedi.

“Bunların İstanbul’a, Arnavutköy’e ilişkin projeleri yok”

“5 yılda herhangi bir hizmet yapmadılar” diyen Kurum, “Dava arkadaşlarını, İl Başkanını, Genel Başkanı’nı sırtından hançerlediler. Ablam dediği İYİ Parti Genel Başkanı ile düşman oldu. Biz İstanbul’a eğer eser üretmezsek, İstanbul’a eğer hizmet etmezsek ve bu kararı 31 Mart’ta almazsak, bugün yaşadığımız çilenin katbekat fazlasını bundan sonraki süreçte yaşayacağız. Bunların İstanbul’a, Arnavutköy’e ilişkin projeleri yok. Ama reklama geldiklerinde diz boyu. İsrafı bitirdik dediler. ‘İsrafı bitirdik’ tabelalarına 175 milyon lira harcadırlar. 2 konsere tam 550 milyon lira harcadılar. Ama sorsanız ‘engellediler, yaptırmadılar.’ Heybeleri boş. 5 yılda herhangi bir hizmet yapmadılar” ifadelerine yer verdi.

“İstanbul’un kaynaklarını heba ediyorlar”

Murat Kurum, “31 Mart seçimleri böylesine kritik bir seçim. Bir tarafta Ayasofya müze olsun diyenler, diğer tarafta Ayasofya’da ezanlar sonsuza kadar yankılansın diyenler var. Bir tarafta ‘KAAN yapalım’ diyenler var, diğer tarafta da ‘kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bir tarafta 650 bin konutlu dönüşüm için çalışacak olanlar, diğer tarafta 5 bin konut yapıp depreme sırtını dönenler. İstanbul’a, arada bir belediyeye uğrayayım anlayışında bir CHP var. Ortaya koydukları hedefleri var. O hedefleri için İstanbul’un kaynaklarını heba ediyorlar. İstanbul hariç her yere harcıyorlar. Kongrelerde yaptıkları, konserlere harcadıklarını söyleyenler biz değiliz, kendi arkadaşları. İSKİ 5 yılda buraya bir şey yaptı mı? Kar, yağmur yağdığında başka yerlerde fotoğraf vermeyi biliyorlar. Deprem olduğunda ‘ben çocuklarımla tatile giderim’ demeyi biliyorlar. İstanbul’u sel bastığında ‘ben aileme vakit ayıracağım’ diyorlar. Bizim de ailemiz var, bizim de çocuklarımız var. Bizim ailemiz o kadar büyük ki; bizim ailemiz 85 milyon, bizim ailemiz 16 milyon. İstanbul’da yaşayan kardeşlerimiz bizim ailemiz. Onlar hangi bahaneyi üretirse üretsin, icraat, hizmet ve belediyecilik bizim işimiz. Bizi tek bir gün bile uzaklarda aramayacaksınız. Biz her zaman milletimizin yanında olduk. Bizi arayan Arnavutköy’deki konutların inşasında bulacak. Türkiye Yüzyılı’nda parlayan Arnavutköy’ü sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“İstanbul’u yeniden dünyanın en güzel şehri yapacağız”

Vezneciler Metrosu’nun Arnavutköy’e kadar uzatılacağını söyleyen Murat Kurum, “İstanbul’u yeniden dünyanın en güzel şehri yapacağız. Arnavutköy’ün o beklediği metroyu da Vezneciler’den buraya yine biz getireceğiz. Arnavutköy’ün, kadınlarımızın, çocuklarımızın beklediği eserleri kültür merkezlerini yine biz yapacağız. Biz her zaman milletin yanında olduk. Milletimiz bizi nerede istiyorsa orada olduk. Bundan sonra da baretimizi takıp çizmelerimizi giyeceğiz. Bizi arayan Arnavutköy’ün metro şantiyesinde bulacak. Bizi arayan Arnavutköy’deki konutların inşasında bulacak. Milletimizin destekleriyle Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu yolda sizlerle yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/feed/ 0
Prof. Dr. Tolga Bekler ve Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan depremi değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13083 Prof. Dr. Tolga Bekler: Herhangi bir fay yada faylara etki etmesi söz konusu değil

Prof. Dr. Tolga Bekler: Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu

Prof. Dr. Süha Özden: Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur

Prof. Dr. Süha Özden: Bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum

ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Prof. Dr. Süha Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor” diye konuştu.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.

ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde ki, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.

ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4. 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir süre de 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölge de Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/feed/ 0
Japonya Büyükelçisi: Türkiye ile üçüncü ülkelerle işbirliği yapmanın zamanı geldi https://www.haber60.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/ https://www.haber60.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/#respond Wed, 28 Feb 2024 08:33:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13045 Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, Türk ve Japon hükümetlerinin “Ekonomik Ortaklık Anlaşması” görüşmelerini sürdürdüğünü belirterek, “Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye-Japonya ilişkilerinin bir asırdan daha uzun süren, karşılıklı güvene dayanan, dünya savaşı ve iki ülkedeki doğal afetler gibi birçok zorluğun üstesinden gelen çok uzun bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerinin 1924 yılına dayandığını söyledi.

Katsumata, Japonya’nın 1925’te Orta Doğu’daki ilk büyükelçiliğini Türkiye’de açtığını anımsatarak, “Bu, Japonya hükümetinin ilişkilerimize çok önem verdiği anlamına geliyor.” dedi.

Türk hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya’nın Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmasını desteklemek için girişimde bulunduğunu hatırlatarak Katsumata, bunun için teşekkür etti.

İki ülke ilişkilerinin güvene dayalı olduğunu ve birçok doğal afet ve depremle de güçlendiğini kaydeden Katsumata, “Bu zor zamanları aşmamızla gerçek dostu bulabildik. Türkçe atasözünde olduğu gibi, ‘Dost kara günde belli olur.'” ifadesini kullandı.

Katsumata, Japon ve Türk halklarının gelecek nesillerinin birbirine bağlanmasında köprü görevi görmeyi sürdürmek için çabaladığını belirtti.

“Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız”

Bu yılın “çok önemli” olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke diplomatik ilişkilerinin 100. yılını tüm sene boyunca kutlamak istediklerine işaret etti.

İki ülke arasındaki ortak etkinliklere değinen Katsumata, bu konuda Türkiye’deki çalışmaları ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak “kardeş şehirler” olarak yürüttüklerini söyledi.

Katsumata, “Sadece Ankara veya İstanbul gibi büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, etkinliklerimizi bölgesel olarak da genişletmeye çalışıyoruz.” dedi.

Bu bağlamda 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerdeki depremzedeleri desteklemek istediklerini vurgulayan Katsumata, ilk etkinlik olarak Büyük Doğu Japonya depreminin arka planını içeren animasyon filmini gösterdiklerini anlattı.

Katsumata, depremzede çocukları destekleyeceklerinin altını çizerek, “Türkiye genelinde çok sayıda judo topluluğu bulunuyor. Judo yapan öğrencileri, çocukları teşvik ediyoruz. Önümüzdeki ay Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız.” diye konuştu.

Türk Japon Vakfı aracılığıyla Japonya’nın deprem mağduru Hyogo vilayeti ile işbirliğinde depremle ilgili birçok etkinlik düzenleneceğini kaydeden Büyükelçi, depremden etkilenen bölgelerde yaşayanları destekleyen etkinliklere de ev sahipliği yapacaklarını belirtti.

Katsumata, “Böylece dostluğumuzu pekiştirmek, sürdürmek ve güçlendirmek için böyle güzel bir fırsat yaratmak istiyoruz.” dedi.

“Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum”

İki ülke arasında gelecekteki işbirliği alanlarına da değinen Katsumata, daha fazla potansiyelin ve çalışma alanının olduğunu vurguladı.

Katsumata, “Öncelikle, Japonya ve Türkiye, deprem ülkeleri olduğundan gelecek nesillerin afet zararlarından daha az etkilenmesi için çaba harcamamız gerekiyor.” dedi. Bu konuda Japonya’nın çok deneyimli olduğuna dikkati çeken Katsumata, bu deneyim sayesinde teknolojiyi ve depreme dayanıklı koruma mimarisini geliştirebildiklerini söyledi.

Katsumata, “Dolayısıyla ülkenize ve deprem bölgesindeki insanlara acil yardım veya tıbbi destek gibi ilk desteklerimizin yanı sıra şimdi geleceğe yönelik işbirliği için daha fazla enerji üretmenin zamanı geldi.” ifadesini kullandı.

Bölgede özel sektörle de işbirliği yaparak birçok projeye başladıklarını aktaran Katsumata, “Geleceğe yönelik ilişkilerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye’nin ilk astronotunun başarıyla görevini tamamladığını belirterek, Japonya’nın da Ay’a iniş konusunda çok fazla deneyime sahip olduğunu dile getirdi.

Büyükelçi Katsumata, “Bilimsel teknoloji, birlikte çalışmak için çok büyük bir alandır, gelecekteki işbirliği alanımızdır.” dedi.

İstanbul’da “Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin açılması için” birlikte çalışıldığını anlatan Katsumata, bilimsel teknolojide işbirliğinin önemini vurguladı.

Katsumata, Türkiye ile işbirliği alanlarının sağlık hizmetleri, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi alanlara da genişlediğini belirterek, bu alanlardaki aktörlerin genç nesiller olacağını söyledi.

“Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır”

İki ülke arasındaki mevcut ekonomik ilişkiler ve geleceğe yönelik hedeflerle ilgili Büyükelçi, “Ekonomik açıdan bakıldığında, Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır. Türkiye, artık G20 ülkeleri gibi, dünyanın 20 ülkesi arasında yer alıyor ama bölgesinde de çok büyük bir ekonomiye sahip.” değerlendirmesini yaptı.

Katsumata, Japonya’nın da Asya Pasifik’teki ekonominin ve para sisteminin merkezinde yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki 10 bin kilometrelik mesafeye rağmen iyi dostluk ve iddialı ekonomik yaklaşımla ilişkileri geliştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin jeopolitik önemine dikkati çeken Katsumata, Türkiye’nin birçok ülkeye ulaşılabilir olduğunu dile getirdi.

Katsumata, Türkiye’nin nüfus yapısı gibi birçok avantajının da bulunduğunu, genç nüfusa ve yetenekli insan kaynağına sahip olduğunu söyledi.

Büyükelçi Katsumata, “Türkiye’nin bu avantajını, Japonya’nın da böyle bir teknoloji avantajını kullanarak ekonomi iş ağlarımızı küresel çapta yayarak artık daha iyi ortaklıklar kurmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

“Hükümetlerimiz Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor”

İki ülke arasındaki Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerine değinen Katsumata, şu ifadeleri kullandı:

“Ortaya çıkan bu işbirliklerini desteklemek amacıyla hükümetlerimiz şu anda Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor. Bu ticaretimizi, yatırımımızı, iş kurallarımızı ve adil rekabeti kapsamlı şekilde içeriyor. Gelecekte işbirliğimizi, ekonomiyi ve yatırımları artıracak en önemli itici gücün bu olabileceğini düşünüyorum.”

Söz konusu Ekonomik Ortaklık Anlaşması için çok çalıştıklarını belirten Katsumata, “Bu, üçüncü ülkelerdeki yeni ikili ticaret ve yatırım ilişkimiz için çok güçlü bir motor olabilir.” dedi.

Katsumata, Japon firmalarının “Türkiye’deki kaliteli insan kaynağını kullanarak burada iyi ürünler yapmak ve Türkiye’den AB gibi diğer ülkelere ihracat yapma konusunda” oldukça istekli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun, ülkelerimiz arasında ‘kazan-kazan’ ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Bu, şu anda yaptığımız önemli şeylerden biri. Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.”

Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin Orta Asya’da ve bazı Afrika ülkelerinde ortak projeler yürüttüğünü aktardı.

“Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden inşası için de işbirliği yapmamız gerekiyor.” diyen Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin çok fazla deneyime, beceriye ve erişilebilirliğe sahip olduğunu vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/feed/ 0
ÇOMÜ uzmanları, Biga’da yaşanan depremi değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 08:15:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13034 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz” diye konuştu.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölgede yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.

Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.

Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir sürede 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.haber60.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki ay 75 bin konut yapmış olacağız” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12899 Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki ay 75 bin konut yapmış olacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde projeleri inceledi

MALATYA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya’nın Doğanşehir ve Akçadağ ilçelerini ziyaret ederek TOKİ tarafından deprem sonrası yapılan çalışmaları inceledi. Bakan Özhaseki, önümüzdeki ay itibariyle yapacakları konut sayısının 75 bini bulacağını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremin en çok etkilediği ilçelerden biri olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesini ziyaret ederek devam eden çalışmaları inceledi, yetkililerden bilgiler aldı. Malatya’da incelemelerini tamamladıktan sonra hasarın büyük olduğu ilçelerden biri olan Doğanşehir ilçesine geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yapımı devam eden deprem konutları ve kırsaldaki köy konutlarını inceledi.

“14 milyon insanımız depremden zarar gördü”

AK Parti Doğanşehir Belediye Başkan Adayı Zekeriya Çelebi’nin seçim ofisi açılışı törenine de katılan Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir afet olduğuna değinerek, “Depremde 680 bin ev yıkılmış, 170 bin kadar da iş yeri tek katlı müştemilat, ahır yıkıldı. Kolay değil tam 850 bin hasarlı ev var. 14 milyon insanımız depremden zarar gördü. 53 binden fazla kardeşimizi toprağa verdik. Bu işin manevi acısını soruyorsanız, o içimizdeki acıyı bizlerdeki acıyı, bu millettin içindeki acıyı ölçecek bir alet daha icat olmadı. Cenabı hak bir daha göstermesin böyle bir afet. Ama şunu bilin ki bin yıllık bu Anadolu medeniyetimizde karşımıza gelebilecek en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık” dedi.

“Bizim için insan önemli, baştaki idare önemli değil”

Deprem sonrası yapılan çalışma ve yardımların da zaman zaman siyasi polemik konusu yapıldığını ifade eden Bakan Özhaseki, “Bunu yapanlara diyorum ki, Hatay Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil mi? Evet. Bizim en büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli’yi Hatay’a gönderdik. Bizim için insan önemli, baştaki idare hiç önemli değil. Onlar gelir geçer ama orada yaşayan insanlarımız bizim kardeşimiz” ifadelerini kullandı.

“Önümüzdeki ay itibariyle yapacağımız konutlar 75 bini bulacak”

Bakanlık olarak deprem sonrası kalıcı konut ve işyerlerinin yapımı için hemen kolları sıvadıklarını da ifade eden Özhaseki, “Gece gündüz demeden çalıştık. Binlerce konutun yapımı devam ediyor. Önümüzdeki ay itibariyle de yapacağımız konutlar 75 bini bulacak. Sonra her ay 10-15 bin civarında konutu bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Doğanşehir ilçesinde de 6 bin 900 civarında hak sahibi belirlendi. Bunların neredeyse tamamının evlerinin inşasına başladık ve kısa süre içerisinde bitirerek hak sahipleri teslim edeceğiz, bundan hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.

“Tek dertleri Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun”

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ortaya çıkan Millet İttifakı’nı da eleştiren Bakan Özhaseki, “İşte görüyorsunuz biz Cumhur İttifakı’nın paydaşları belli, Allah Cumhurbaşkanımıza da, Devlet Bahçeli beye de uzun ömürler versin. Kendilerine her zaman dua ediyoruz. Çünkü onların derdi devlet, millet. Onların derdi bu milletin bölünmez bütünlüğü. Fakat bir de karşımızda ittifak vardı. Nerede şimdi onlar? Allah iyilik versin darmadağın oldular. Neden darmadağın oldular? O günlerde birbirlerine müthiş övgüler düzüyorlardı. Müthiş demokratlardı, uzlaşıyla geliyorlardı, Türkiye’yi kurtaracaklardı. Başındaki insana övgüler diziyorlardı, ne oldu? Şimdi başladı itiraflar. ‘Zaten biz bu Kılıçdaroğlu’nu istememiştik’ diye. Milletvekili diyor ki ‘Ben zaten buna oy vermedim’ Orada bir parti diyor ki ‘Bunun seçilemeyeceği belliydi zaten’ öbürü çıkıyor diyor ki ‘Allah’tan ki bizimkiler iş başına gelmemiş. Allah’tan millet ittifakı kazanamamış, yoksa bunların yapacağı bir şey yoktu. Emin olun arkadaşlar bu söylediklerimin hepsini kendileri söylüyor. Allah’tan iktidara gelselerdi bu inşaatların hepsi kalırdı bunun farkındayız biz. Aslında birbirine benzemezler ordusu. Ne aynı düşünüyorlar ne aynı yöne bakıyorlar ne de siyasi görüşleri, sosyal görüşleri, askeri görüşleri hiç birbirine benzemiyor. Bu kadar muhalifin olduğu yerde bir medeniyet doğar mı? Hiç birisi birbirini yolda görse selam vermez, hiç biri yanına eşini alıp öbürüne çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat bir tek dertleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun” diye konuştu.

Özhaseki, yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını inceledi

Bakan Özhaseki, Doğanşehir ilçesi Yolkoru Mahallesi’nde de yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını da yerince inceledi. Burada basın mensuplarına bilgiler veren Bakan Özhaseki, “130 metre kare bürüt, tek katlı, verandalı, bahçeli konutlar yapmaya devam ediyoruz. Bu sadece bir örnek. 4 bin 333 yerde bu tür konutlar devam ediyor. Şehir merkezlerinde de devam ediyor. 18 ilimiz de hasar gördü, buralara binlerce konut yapılacak” diye konuştu.

Balan Özhaseki, daha sonra Akçadağ ilçesine geçerek ilçe merkezinde Emlak Konut tarafından yapılan çarşı projesini inceledi. Özhaseki son olarak AK Parti Akçadağ İlçe Başkan Adayı Hasan Ulutaş’ın seçim ofisini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/feed/ 0
Uzmanlar Doğu Anadolu Bölgesi’nde olası bir depreme karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:39:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12668 ÖMER YASİN ERGİN/İSMAİL ŞEN – Uzmanlar Doğu Anadolu Bölgesi’nde olası bir depreme karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu.

Dicle Üniversitesi (DÜ) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kavak, AA muhabirine, deprem gerçeğinin çok iyi bilinmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyledi.

Gelecek süreçte de özellikle fay hatlarının sıkışması sonucu oluşacak kırılmaların sonunda da depremlerin meydana geleceğini ifade eden Kavak, Doğu Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere özellikle Bingöl ve çevresinin enerjinin biriktiği alanlar arasında bulunduğunu aktardı.

“Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor”

Kavak, “Önümüzdeki süreçte Hakkari’de depremler gerçekleşecektir. Kahramanmaraş ve Malatya’dan Bingöl’e doğru bir enerji transferi gerçekleşti. Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor.” dedi.

Depremin ne zaman ve ne şekilde olacağının tespit edilemeyeceğini ancak sıkışmalar olduğunu ve enerji transferi gerçekleştiğinin belirlendiğini dile getiren Kavak, burada da depremin gerçekleştiği yerden çok yansımalarının önem kazandığına işaret etti.

Kavak, depreme dayanıklı yapılar ve uygun teknikte yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede yaşanacak depremlerin etkisinin de daha hafif hissedileceğini belirtti.

Doğu ve Güneydoğu’nun sürekli depremlere maruz kalınan bir alan olduğunu ifade eden Kavak, “Afetler insanı öldürmez, insanları öldüren kötü yapılan binalardır. Eğer önlemimizi alırsak, binaları uygun teknikte yaparsak, yapıların etkilenmesi minimuma düşecek, 8 veya 9 büyüklüğündeki depreme maruz kalındığı takdirde bile etkileşim minimum düzeyde olacaktır. Her dakika, her saniye depreme hazır olmamız lazım.” diye konuştu.

“Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası”

Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da merkezi Sivrice ilçesi olan 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda esas aktivitenin başladığının ilk belirtisi olduğunu ifade etti.

Sonrasında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığına işaret eden Aksoy, bu depremlerden sonra başlayan artçıların sayısının 40 bine ulaştığını aktardı.

Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Bingöl’ün Karlıova ilçesi yakınlarında birleştiğini vurgulayan Aksoy, Gürün, Darende, Malatya’nın Pütürge ilçesi çevresinde, Yeşilyurt bölgesinde ikinci olarak da Kahramanmaraş Göksun’dan Adana’ya doğru inen Doğu Anadolu Fay Zonu’nda, 6 Şubat 2023’teki depremlere bağlı olarak çok sayıda artçı deprem yaşandığını dile getirdi.

Aksoy, bu fay zonunun güney kolunun devamında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman Çelikhan civarlarında ve Malatya ile Adıyaman’ın Sincik ilçesi arasında meydana gelen artçı sarsıntıların da bir süre daha kendini hissettireceğini söyledi.

Doğu Anadolu Fay Zonu’ndaki Elazığ’ın kuzey doğusu olan Palu’dan sonra Bingöl’e kadar olan bölümde kırılmayan bir bölüm olduğunu, bunun da risk taşıdığını öngördüklerini dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:

“Faylar üzerlerinde yeterli enerji birikip kırıldıkları zaman deprem üretiyorlar. Bunlara fayların deprem tekrarlanma aralığı deniyor ama üzerinde çalışma yapılmayan faylarda bu deprem tekrarlanma aralığını bilemiyoruz. Kaç yılda bir deprem üretir, hangi büyüklükte deprem üretir, bunun hakkında fikir yürütmek mümkün olmuyor.”

Aksoy, Bingöl Karlıova’da hem Kuzey Anadolu Fay Zonu hem de Doğu Anadolu Fay Zonu’ndan kaynaklanan deprem riskinin daha fazla olduğunu belirterek, şöyle dedi:

” İki fay zonu arasında kalınması Tunceli ve Bingöl’ü daha riskli hale getiriyor. Dolayısıyla iki fay zonundan kaynaklanan risklerin bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz. Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası. Çünkü uzun zamandan beri deprem üretmemiş, bu da bize yakın gelecekte deprem üretme potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bölge için risk oluşturan bir diğer fay segmenti Yedisu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, 1939’da Erzincan depreminde Erzincan’dan başlayıp batıya doğru kırıldı. 1992’de meydana gelen depremde de Erzincan’dan Yedisu’ya kadar olan bölüm kırıldı. Dolayısıyla Yedisu segmenti diye adlandırılan bölüm üzerinde uzun zamandır ki; o bölge için 230 yıl kadar bir deprem tekrarlanma aralığı belirlenmişti, bu aşıldığından dolayı bu fay segmentinin de risk taşıdığını söyleyebiliriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi var https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12487 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız.” dedi.

Bazı temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Özhaseki, 6 Şubat’taki 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin merkez üssü Pazarcık ilçesinde, AK Parti’nin seçim ofisi açılış törenine katıldı.

Bakan Özhaseki, buradaki konuşmasında, yaklaşık bir sene önce yaşanan “asrın felaketi”nin 1000 yıllık Anadolu medeniyetinde karşılaşılabilecek en büyük felaket olduğunu vurguladı.

Depremlerin merkezinin Kahramanmaraş olduğunu ancak bundan 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon vatandaşın olumsuz etkilendiğini aktaran Özhaseki, “Depremlerde 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri ve tek katlı müştemilat gibi yerlerimiz yıkıldı. Hasar çok fazla 104 milyar dolar olarak açıklanıyor. Manevi zararı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha dünya kurulduğundan beri icat olmadı. Evleri teslim ediyoruz, gidip bir çaylarını içip sohbet ederken halini hatırını sorduğumuzda öyle bir manzara anlatıyorlar ki, emin olun hepimiz ağlayarak çıkıyoruz oradan.” diye konuştu.

Çocukluğunda ilk defa babaannesinden duyduğu ‘Allah devletimize zeval vermesin evladım’ sözünden hareketle hizmet etmeye çalıştığını anlatan Özhaseki, depremin olduğu gün saat 4.17’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinesinde yaraların sarılması adına gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.

Türkiye’deki irili ufaklı 1390 belediyeden 810’unun AK Parti’li olduğunu ve bunların tamamının depremin hemen ardından bölge görevlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Akdeniz havzasındakileri, Konya ve Bursa gibi büyükşehir belediye başkanlarını Hatay’a gönderdik. Kayseri ve Trabzon, Kahramanmaraş’ta gece gündüz çalıştılar. Melikgazi ilçemiz çok güçlü burada çarşılar kurdu. Herkes şahit buna başkanlarımız aylarca çalıştılar. Her birimiz, bir kardeşimizin kurtarılmasına yardımcı olabilir miyiz? Yarasını sarabilir miyiz? Ona biraz iaşe götürebilir miyiz? diye her gün buralardaydık. Kaçıncı kere geldiğimi hatırlamıyorum. Recep Akdağ’ı hepiniz bilirsiniz eski sağlık bakanı, şehir hastanelerinin altında imzası olan kardeşimiz gördüm koşturuyordu. Recep abi ne yapıyorsun dedim, ‘bana kimse bir şey demedi. Ben zaten emekli milletvekiliyim düşündüm ne yapabilirim diye atladım Kahramanmaraş’a geldim çadırları geziyorum, baktım tuvaletlerde sıkıntı var. Kendimi tuvaletlerden sorumlu müdür ilan ettim.’ Sağlık Bakanlığı yapmış bir kardeşimiz söylüyor bunu. ‘Asrın felaketi’ idi ama ‘asrın dayanışması’ haline dönüştü elhamdülillah.”

Bakan Özhaseki, depremin hemen ardından çalışmalara başladıklarını, bu kapsamda bulabildikleri sert zeminlerde inşaatlara başlayıp binlerce konut yaptıklarını hatırlatarak, geçen 10-15 gün içerisinde 46 bin konut dağıttıklarını gelecek ay 30 bin konut daha dağıtacaklarını sonrasında da her ay mayıstan başlayarak 10-15 bin konut dağıtmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Gelecek sene içerisinde de hak sahibi olan herkesin hakkını vermiş olacaklarını belirten Özhaseki, “Kardeşlerim üzülmesinler. Bize çıkmadı demesinler. Sizin hakkınızı ödeyinceye kadar buradayız. Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız ve sizlerin hakkını vereceğiz. Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın.” şeklinde konuştu.

Tüm bilgi ve birikimlerini deprem bölgesinin yeniden inşası için kullanacaklarının altını çizen Özhaseki, deprem bölgesindeki eksikleri tamamlamak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hareket edildiğini kaydetti.

Açılış programına, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Belediye Başkan adayı Fırat Görgel, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/feed/ 0
Beşiktaş Belediyesi ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/#respond Sun, 25 Feb 2024 22:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12060 Beşiktaş Belediyesi muhtemel İstanbul depremine karşı ilçe sakinlerini bilgilendirmek amaçlı ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi. Panelde konuşma yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ” Ortaköy ve Dolmabahçe planlarımız kurulda bekliyor. Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik 3.5 sene proje gitti geldi” dedi.

Beşiktaş Belediyesi muhtemel İstanbul depremine karşı ilçe sakinlerini bilgilendirmek amaçlı ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi. Panele Panele İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat katıldı.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ” Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş buluşması için buradayız. Beşiktaş ilçemiz İstanbul’daki en eski yerleşim yerlerinden birisi. Dünyanın her yerinden gelen insanların uğradığı bir yer burası. Biz Beşiktaş Belediyesi’nde göreve geldiğimiz andan itibaren deprem konusunda çok önemli adımlar gerçekleştirdik. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünü ve İmar A.Ş’yi kurduk. Bunu kurmamızdaki amaç göreve geldiğimizde gördük ki Beşiktaş ilçemiz kent rantının en yüksek olduğu yerlerden. Müteahhitler buraya gelip tutamayacağı sözler vermiş dolayısıyla bir güven problemi çıkmış. Bunu kaldırmak için kamunun garantör olması gerekiyordu. Bu nedenle İmar A.Ş’yi kurduk. Kentsel dönüşümde Beşiktaş İmar A.Ş bu yapıları vatandaşlarla müteahhit arasında bir köprü olarak onları denetliyor. Şu ana kadar 50’ye yakın Beşiktaş’ta irili ufaklı sitenin muvafakatnamesini almış durumdayız” dedi.

“Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik”

Beşiktaş’ın hazırda bekleyen projeleri hakkında konuşan Akpolat, “Beşiktaş’ın en büyük sorunu biz burada yetki paylaşıyoruz. Bir karar alırken bir planı oluştururken Beşiktaş Belediyesi kendi meclisinin aldığı kararla imar planı yenileyemiyor. Hem İBB meclisinden hem koruma kurulundan hem de ilgili bakanlıktan onay gerekiyor. Yaşadığımız sıkıntıların en önemlilerinden birisi de bu yetki paylaşımı. Ortaköy ve Dolmabahçe planlarımız kurulda bekliyor. Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik 3.5 sene proje gitti geldi. Bu yetki kaybı binaların yenilenmesi anlamında işimizi geciktiriyor. Beşiktaş’ta 175 bin kişi yaşıyor ama günlük 2-3 milyon insan geliyor Beşiktaş’a. Biz de merkezi yönetimden 175 bin kişilik hizmet için bütçe alıyoruz, normalde bunun için bizim 1200-1300 kişi çalıştırmamız gerekiyor ama Beşiktaş’ın 6-7 mahallesi 24 saat yaşayan yerler. Biz de ona göre personel çalıştırıyoruz 2 bin 500 kişi ile biz bu ilçeye ancak yetişebiliyoruz. Dolayısıyla merkezi yönetimin bu belediyelerin aldığı payı gözden geçirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır”

Beşiktaş’ın imar sorunlarıyla ilgili konuşan Akpolat, “Kaybedecek zamanımız yok ve bir deprem gerçeği var. Biz göreve geldiğimiz andan itibaren bunun için çalışıyoruz. Sokakta vatandaşlarımızın da en büyük endişesi deprem konusu. Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır. Bunları her yerde anlatmaya devam edeceğiz. Bizim kurduğumuz Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nün ve Beşiktaş İmar A.Ş’nin çok önemli adımlar attığını ve çok başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

“Bizim bir takım siyasi düşüncelerden arınıp bu meseleleri çözmemiz gerekiyor”

Üç oturum şeklinde gerçekleşen panelde ilk oturumda vatandaşlara Prof. Dr. Mustafa Erdik ve Prof. Dr. Alper İlki, İstanbul’da deprem riskinin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi.

Oturumun ikinci kısmında ise Prof. Dr. Erdem Canbay, Doç. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, Ali Faruk Göksu ve Beşiktaş İmar A.Ş, depremlerin felakete dönüşme sebepleri ve Beşiktaş’taki kentsel dönüşümün mevzuatı hakkında konuşma gerçekleştirdi.

Son kısımda da uzman isimler Sinan Türkkan, Tahir Gökçe Şengün ve Rüştü Gökhan Günal, kentsel dönüşümde güçlendirme çalışmaları ve zemin ile yapının statik dizaynından bahsetti. Panele katılan tüm konuşmacılar adına Beşiktaş Belediyesi tarafından Tema Vakfı’na bağışlanan fidan plaketleri takdim edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/feed/ 0
Karmod, Avrupa pazarındaki payını artırmayı hedefliyor https://www.haber60.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 08:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11671 Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler sonrasında bölgeye gönderdiği binlerce prefabrik çelik bağımsız yapı ile bölgedeki yaraların sarılmasında önemli pay sahibi olan şirketlerden Karmod, yurt dışındaki çalışmalarıyla da pazar payını büyütmeyi hedefliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yaşanan depremler nedeniyle geçen yıl odaklarını bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelttiklerini, bu sene ise yurt dışı çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini vurguladı.

Özellikle Avrupa pazarındaki paylarını artırmaya yönelik çalışmaları ön planda tuttuklarını kaydeden Çankaya, “Yapı standartlarımız, Avrupa ve ABD’nin taleplerine uygun özellikte. Ancak buralarda temel sorun, bu ülkelerin yapı mevzuatlarına çok iyi hakim olabilmek. Teknik ofisimize ve dış ticaret ekibimize, bu yönde takviyeler yaptık. Gelen talepleri daha iyi analiz edebilmek adına Avrupa’nın farklı ülkelerindeki yapı statiği, yalıtım gibi öne çıkan detayları çözümleyen bir ekip oluşturduk.” ifadelerini kullandı.

“Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var”

Çankaya, yurt dışı satış hedeflerinde ağırlıklı olarak bayi ağlarını geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarının devam ettiğine işaret ederek, “Yurt dışı satış hedeflerimizde ağırlıklı olarak bayi ağımızı geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarımız bulunuyor. Afrika’da Nijerya, Kenya, Gana ve Cibuti, bayi ağını geliştirdiğimiz ülkeler arasında. Yine ABD’de satış ofisimiz var. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var. Çekya, Portekiz ve İspanya’da bayilik sistemiyle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Çankaya, “Deprem nedeniyle sektöre getirilen üç aylık yurt dışı satış yasağı, 2023 ihracat artış hızını azalma yönünde etkiledi. Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Çankaya, Karmod’un yurt dışı büyüme hedefine ulaşmak için birçok projeyi sürdürdüğünü bildirerek, şunları kaydetti:

“Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’ye yönelik nitelikli villa çelik konut satışını artırmaya yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Bu ülkelerde, okul ve yönetim ofisi gibi projelerimizde son yıllarda artış var. Bu artışta, Avrupa’daki satış ofislerimizin katkısı oldukça büyük. Avrupa ülkelerinin yapı mevzuatlarını araştırıyoruz ve bu mevzuatlara göre yapılar üretiyoruz. Teknik detay talepleri anlaşıldığında, bu ülkelere satış yapmak çok daha kolaylaşıyor. Afrika’daki projelerimizde sosyal konut projeleri öne çıkıyor. Yine petrol, doğalgaz ve altın madeni şantiye yapı grubu, Afrika’da gerçekleştirdiğimiz projeler arasında önemli paya sahip.”

“Ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışları var”

Son bir yılda Türkiye’deki yapı taleplerinin değişmeye başladığını dile getiren Çankaya, “Depremler sonrası, acil konaklama ihtiyacı kaynaklı 3×7 deprem konteyner talepleri geldi. Ardından 25 metrekarelik ticari dükkanlar yapıldı. Üretimini yaptığımız hafif çelik prefabrik evlere talep, son dönemde ise çok arttı. Bunun temel nedeni, vatandaşın deprem gerçeğine bağlı olarak çok katlı binalardan kaçışı ve daha güvenli konut arayışı. Bugün, sadece deprem bölgesinde değil, ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışı var.” diye konuştu.

Çankaya, deprem bölgesinde cami ve okul talebinde artış gözlemlediklerine dikkati çekerek, “Deprem sonrası bölgedeki cami inşası tercihlerinde de bir değişim görüyoruz. Firma olarak bölgede 4 ayrı cami projesi gerçekleştirdik. Kamu yatırımlarının dışında bölgeden özel okul talepleri de geliyor. Özel okul olarak 13 derslikli bir projeyi bir ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ettik.” dedi.

Deprem bölgesinde çelik köy evleri projesinin devam ettiğini kaydeden Çankaya, “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız köy evlerinde hafif çelik yapı sisteminin kullanılması yönünde bir adım attı. Bölgede kamu tarafından toplu konut projeleri planlanmakta ve ihaleler açılmakta. ?Bu taleplere cevap vermek üzere, iş planımızı kurgulamaktayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Depremzedelere yapılan yardımlar depolarda çürüyor https://www.haber60.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/ https://www.haber60.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 07:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11648 CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “İstanbul AFAD’a bağlı Yeşilköy yerleşkesi deposunda 1 yılı aşkın süredir depremzedeler için toplanan yardımlar bekletiliyor. Depoda tutulan, depremzedelere ulaştırılmayan yardım malzemeleri arasında en çok ihtiyaç duyulan erkek, kadın ve çocuk giysileri var. Toplanan yardımlar depremzedelerde değil, maalesef depolarda çürüyor. Depremzedelere Kızılay’ın çadır satmasını unutmadık, deprem yardımları toplandı nereye gittiğini sorduk yanıtsız kaldık, topladığımız yardımlar depolarda tutuluyor her yeni skandalla yüreğimiz parçalanıyor. Bu kadarı da olmaz diyoruz daha fazlası çıkıyor, insan yüreği nasıl dayanır?” dedi.

İlgezdi, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası vatandaşlarca toplanan yardımların depremzedelere dağıtmak yerine, depolarda tutulmasını Meclis gündemine taşıyarak, “İstanbul AFAD’a bağlı Yeşilköy yerleşkesi arama ve kurtarma birliğinde toplanan yardımlar bir yıldır neden depoda bekletilmektedir?” diye sordu.

“TOPLANAN YARDIMLARIN NE KADARI DEPREMZEDE VATANDAŞLARIMIZA ULAŞTIRILMIŞTIR?”

İlgezdi, “Vatandaşın bir yıl önce deprem bölgesine gönderilmesi için İstanbul Üsküdar Belediyesi’ne teslim ettiği yardımlar, belediyeye ait spor salonunun otoparkından çıkmıştı. Şimdi de İstanbul AFAD’ a bağlı Yeşilköy yerleşkesi deposunda tutulduğu bilgisi ulaştı. Bir yıldır burada bekletiliyormuş, depoda tutulan yardımlar en çok ihtiyaç duyulan erkek, kadın ve çocuk giysileri. Toplanan yardımlar depremzedelerde değil, depolarda. Deprem için vatandaşlardan toplanan yardımların miktarı nedir? Toplanan yardımların ne kadarı depremzede vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır? Bu sorularımın cevabı halkımıza şeffaflıkla paylaşılmalıdır. Depremzedelere Kızılay’ın çadır satmasını unutmadık, deprem yardımları toplandı nereye gittiğini sorduk yanıtsız kaldık, topladığımız yardımlar depolarda tutuluyor her yeni skandalla yüreğimiz parçalanıyor. Bu kadarı da olmaz diyoruz daha fazlası çıkıyor, insan yüreği nasıl dayanır?” ifadelerini kullandı.

“BAĞIŞ SÖZÜ VEREN ÇOK SAYIDA KURUM, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEMİŞ”

2023 Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen depremzedeler için televizyon ve radyoların ortak yayınında düzenlenen Türkiye Tek Yürek bağış kampanyasında toplanan 115.1 milyar TL’nin de nerelere harcandığının adete devlet sırrı olduğunu ifade eden İlgezdi, şunları kaydetti:

“Kampanya hakkında yapılan canlı yayın sonrası taahhüt edilen bağış miktarı 115 milyar 146 milyon 528 bin lira olarak belirtildi. Sonrasında kampanya kapsamında toplam 85 milyar 697 milyon TL bağış toplandığını açıklandı. Kampanyada adı geçen 4 kamu bankasının verdiği bağış sözü yaklaşık 70 milyar lirayı buluyor. Ayrıca Cengiz Holding 2,5 milyar lira, Turkcell 3,5 miyar lira, Borsa İstanbul da 2 milyar lira bağış sözü vermişti. Bu 3 kurumun bağış miktarı da 8 milyar lirayı buluyor. Kamu bankalarının verdiği bağış miktarının üstüne bu üç kurumun verdiği 8 milyar lirayı eklediğimiz de zaten toplanan 85 milyara yakın bir rakam ortaya çıkıyor. Toplanan miktarın 85 milyar lira olduğu düşünüldüğünde bağış sözü veren çok sayıda kurum, kuruluş ve kişi verdiği bağış sözünü yerine getirmemiş. Buyurun size bir skandal daha. Üstelik toplanan yardımların nerelere harcandığı da ısrarlı sorularımıza rağmen açıklanmıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/feed/ 0
Adana’da Tutar Apartmanı davası devam ediyor https://www.haber60.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 01:48:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11495 Adana’da 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan, 63 kişinin öldüğü ve 12 kişinin yaralandığı Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun firari teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya’nın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle yargılandığı davanın duruşmasına devam edildi.

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tanıklar ve müşteki taraf avukatları katıldı.

Duruşmada ilk olarak mahkeme başkanı, firari sanık Cüneyt Akkaya’nın Karadağ adli makamlarınca yakalandığını ve Türkiye’ye iade işlemlerinin sürdüğünü söyledi.

Duruşmada beyanı alınan müşteki Ş.K, depremde kızı, torunu ve damadını kaybettiğini belirterek, “Deprem öncesinde kızım bana ‘apartmanda tadilat yapıyorlar ve tadilatı bizim görmemize izin vermiyorlar’ demişti. Ben kızımın evine gittiğimde asansör bozuk olduğu zaman yukarı kata çıkarken balyoz sesi duydum. Tadilat sesi duyunca oraya doğru yöneldim fakat daireye bakmama izin vermediler. Arama kurtarma sırasında da beton elimizde ufalanıyordu.” ifadesini kullandı.

Tanık K.A. da deprem tarihinde Adana dışında olduğunu ve yargılamaya konu olan tadilatın, karşı dairesinde gerçekleştiğini söyledi.

Tadilat yapan işçilerin kendisinden su istediği için o daireyi görme şansı olduğunu aktaran K.A, şöyle devam etti:

“Ben tadilat yapılan daireye gittiğimde kocaman bir salon ile karşılaştım. İçeri girdiğimde zeminin kesilerek merdiven yapıldığını gördüm. Ev koca bir mağazaya dönüşmüştü. Zemin kattaki bu tadilatı B.B. ve O.B. isimli kişiler yaptırmıştı. Ben tadilat sırasında balyoz ve yıkım sesleri duydum. Daha sonra bu seslerden rahatsız olduğumda tadilat yapılan dairenin kapısını çaldım. Kimse cevap dahi vermedi. Moloz yığınlarının dışarı çıktığını gördüm. O dairede kolon kesilmişti.”

Mahkemede ayrıca tanık olarak dinlenen Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Birliği (AKUB) ekip görevlisi E.A. ise olay yerine geldiğinde binanın yıkıldığını bildirerek şunları söyledi:

“Bizler arama kurtarma ekibi olarak bu tür olaylarda ilk önce binanın yıkılma şeklini kafamızda tasavvur ederiz. Kendi aramızda istişare ederiz. Enkaz altındakileri bulabilmek için bu gereklidir. Öncelikle deprem gece olduğu için yatak odalarını tespit ettik. Kuzey bloğun alt taşıyıcıları önce patlamıştı. Apartmanda 8 ve 9. kattan itibaren toptan göçme olmuştu. Üstteki 12 ve 13. kat ise yola doğru savrulmuştu. Binada yaşam üçgenine denk gelmedim.”

Duruşmada beyanları alınan müşteki avukatları, sanık Cüneyt Akkaya’dan şikayetçi olduklarını belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı da sanık hakkında çıkarılan kırımızı bülten infazının beklenmesi ve eksikliklerin giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.

Mahkeme heyeti, sanık Cüneyt Akkaya hakkında çıkarılan kırmızı bülten infazının beklenmesine, depremde yıkılan Tutar Apartmanı ile ilgili Karadeniz Teknik Üniversitesinden (KATÜ) istenilen bilirkişi raporunun beklenmesine, tanık anlatımlarında adı geçen ve zemin kattaki dairede tadilat yaptırdıkları öne sürülen B.B. ve O.B. hakkında yeterli şüphe oluştuğundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve bloklar arasında kot farkının tespit edilmesi için olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Adana’da depremde yıkılan binalardaki yapım kusurlarıyla ilgili soruşturma kapsamında 63 kişinin hayatını kaybettiği ve 12 kişinin yaralandığı Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında 16 Şubat 2023’te tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Kolon betonlarından yapı uzmanlarınca alınan karotlar incelenmek üzere yapı ve zemin denetimi laboratuvarına gönderilmiş, çalışmalar sonucunda Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun deprem dayanıklılık testini geçemediği belirlenmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Deprem Bölgesindeki Vatandaşları Yalnız Bırakmayacağız https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/#respond Sat, 24 Feb 2024 01:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11463 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, deprem bölgesindeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını belirterek, “Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde “İpekyolu Çarşısı” ile “Sosyal Girişimcilik Merkezi”nin açılışına katıldı.

Buradaki konuşmasında “asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve 11 ilde ağır hasara neden olan deprem silsilesinin ardından devletin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettiğini dile getiren Kacır, Bakanlık olarak şehirlerin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışmayı tüm paydaşlarla el ele yürüttüklerini belirtti.

Son 15 yılda sağladıkları teşviklerle cazibe merkezine dönüşen deprem bölgesinin kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdiklerini söyleyen Kacır, şöyle devam etti:

“Depremde zarar görmüş iş yerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz, 36 ay vadeli Acil Destek Programı’nı uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize 216 milyon liralık kredi imkanı sağladık. Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi’ni başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı işbirliğiyle 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimize sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, Gaziantep’in diğer ilçelerinde ise 650 bin lira KOBİ’lerimize 36 ay vadeli ve faizsiz sunduk.”

Bakan Kacır, işletmelerin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimi tesis ederek bölge ekonomisinin toparlanmasına destek olduklarını, destek programı kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmeye 1,2 milyar lira ödeme yaptıklarını, başvurusu onaylanan KOBİ’lerin destek ödemelerini de gelecek dönemde hızla devreye alacaklarını bildirdi.

Gelecek dönemde yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerin toparlanma sürecini desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Kacır, Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşların yanında oldukları ve olmaya da devam edeceklerini söyledi.

“Yeni sanayi tesisleri inşa etme” ve “depremden etkilenen sanayi işletmelerine kalıcı çözümler sunma” sözünün de adım adım gerçekleştiğini belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı ilan etmiştik. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 iş yerinin yapımını kısa süre içinde tamamlayacak ve bu sayıyı 160’a çıkaracağız. 11 sanayi alanımızın tamamını bacası tüten fabrikalarla donatacağız. Burada Amanos Dağları var. Türkiye’nin her yerinde nasıl dağları deldik, yolları açtık, Türkiye’yi tarihte görülmemiş bir hızla kalkındırdıysak, bu Amanos Dağları’nda da önümüzdeki dönemde tüneller açılacak ve Gaziantep bir Akdeniz şehrine dönüşecek. Gaziantep’in Akdeniz’e ve dünyaya açılan kapısı Nurdağı ve İslahiye olacak. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, ilan ettiği Nurdağı’nda 1 milyon metrekarelik sanayi alanını bugün az önce hep birlikte konuştuk hızla OSB olarak hayata geçireceğiz ve burada tüm parselleri büyük bir hızla yatırımcılarımıza sunacağız. Nurdağı ve Gaziantep’e hayırlı uğurlu olsun.

İslahiye’de 6 milyon 780 bin metrekarelik bir ekolojik yeşil endüstri bölgesini uluslararası pazarlara açılacak yatırımlarla buluşmak üzere Gaziantep’e kazandıracağız. OSB demek, endüstri bölgesi demek, yatırım, üretim, istihdam, ihracat kalkınma demek. Gaziantep, hem bölgemizin hem ülkemizin kalkınma yolculuğunda lokomotif şehir olmaya devam edecek.”

Gaziantep’in Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracağını söyleyen Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“22 yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece 2 organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız ancak 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını 6’ya yükselttik. Sanayicilerimiz verdikleri sözleri tuttular, OSB’leri fabrikalarla donattılar ve bugün 250 binden fazla vatandaşımız istihdam ediliyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve bu istikrar sayesinde ortaya çıkan yatırım iştahı Gazianteplilerin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğimizden asırlık kazanımlar elde edeceğinden asla şüphe duymuyoruz.

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, depremin ardından devletin tüm gücüyle bölgede vatandaşının yanında olduğunu ve bir şehrin birlik ve beraberliğinin gücüyle adım adım ayağa kalktığını gördüklerini söyledi.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yapılan konutları teslim etmeye başladıklarını belirterek, dünyada birçok afet bölgesine gittiğini, 6 Şubat’taki gibi bir felaketten bu kadar hızlı, koordineli kalkacak başka bir ülkenin olmadığını dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de depremin ardından hemen ilçeye vardıklarını ve çalışmalara başladıklarını, yeni Nurdağı’nın da güvenli olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı yapıldı.

Bakan Kacır ve protokol üyeleri, Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde çocuklarla sohbet etti, çarşıda esnafın taleplerini dinledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/feed/ 0
Bakan Kacır: “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik” https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/ https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:39:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11440 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep’te Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi Açılışı’na katıldı. Bakan Kacır, deprem bölgesindeki yatırımlara vurgu yaparak, “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik” dedi.

Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

“Devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik”

Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük. Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kar payı desteği sağladık” dedi.

“Gaziantep’te 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik”

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık. Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası KOBİ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk. Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk”

Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkanı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk. Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Gaziantep’e 11 yeni sanayi alanı kazandırdık”

Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

“Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik”

Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık. Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi. Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/feed/ 0
Biga’da 150’ye yakın mikro deprem meydana geldi https://www.haber60.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/ https://www.haber60.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/#respond Fri, 23 Feb 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11314 Biga’da 150’ye yakın mikro deprem meydan geldi

Prof. Dr. Tolga Bekler: Biga’da küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabilir

ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, 4 Şubat’tan bu yana Biga ilçesinde meydana gelen 150’ye yakın mikro depremler sonrası, küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabileceğini belirtti.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği sonrası, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, bölgedeki son durumu değerlendirdi.

ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Anadolu’nun tektonik yapısı diye tabir edilen fay zonlarına bakıldığı zaman bu gibi hareketliliğin dönem dönem yoğunlaştığının görüldüğünü söyledi. Bu yoğunlaşmanın en önemli sebeplerinden bir tanesinin de bölgesel gerilmelerin yada yerel gerilmelerin artması neticesinde olduğunu belirten Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu tür yoğunlukları görmek bizim için normal. Çok fazla bir deprem olduğunu söyleyemeyiz, ancak yaklaşık 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın mikro deprem diye tabir ettiğimiz küçük depremlerin bu bölgenin gerilme ortamına bağlı olarak oluştuğunu görüyoruz. Bu herhangi halk arasındaki tabiriyle büyük bir depremin ya da farklı bir yer hareketliliğinin öncüsü yada belirteci olduğunu söylememiz mümkün değil. Kaldı ki o bölgede bölgenin aktif faylarına yakın yada bu depremleri üretecek bir fay görülmemekte. Zaman zaman bu gerilmelerin neticesinde bu küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığımı söylemek söz konusu olabilir. Daha detaylı yer bilimleri çalışmasıyla ortaya çıkacak olan bir durum. Biz bunu Doğu Anadolu’da, Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinde de görebiliyoruz. Biga zaten oldukça karmaşık bir bölge, yani Türkiye’deki tektonik yapılar içerisinde farklı tektonik rejimlerin geliştirdiği ciddi bir gerilme alanları oluşturan karmaşık bir bölge. Dolayısıyla bunu herhangi bir yere olumsuz anlam da çevirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Biga’da deprem hareketliliğinin beklenen büyük Marmara Depremi’ne etkisinin olup, olmayacağı konusunu da değerlendiren Tolga Bekler, “Vatandaşımızda, yönetimlerde hep Marmara’ya, İstanbul’a yönelik olarak sorular soruluyor ama ben artık bundan sonra İstanbul yada Marmara depremi değil, beklenen Anadolu depremi olarak yada Anadolu depremleri olarak düşünmek istiyorum. Bunu Maraş depreminde de gördük. Daha önce Van, İzmir depreminde gördük. Dolayısıyla bir depremin, bir başka depremle ilintisini ortaya çıkarabilecek fayların hareketliliğiyle doğrudan bir bağlantı söylememiz çok zor. Çünkü çok küçük bir hareketlilik. Farklı sebeplerden kaynaklanabiliyor. En önemli sebebi burada oldukça boyu kısa, geometrisi oldukça dar bir alanda gelişen bir faylanmanın ortaya çıkardığı küçük mikro depremler. Buradan İstanbul yada Marmara’yla alakalı bir yükleme, bir gerilmenin olması söz konusu olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Depremzede Kadınlara Dikiş Eğitimi Veren Terzi https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/#respond Fri, 23 Feb 2024 08:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11240 İstanbul’da 30 yıldır terzilik yapan Züleyha Akgül, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’da çadırda oluşturduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş öğreterek, aile bütçelerine katkı sağlamaları için destek oluyor.

Züleyha Akgül, uzun yıllardır yaptığı terzilik mesleğine, 2 yıl tasarım 2 yıl da modellik eğitimi aldıktan sonra başladı.

Bir taraftan okula gidip bir taraftan çalışan Akgül, bir süre Nişantaşı’nda çalıştıktan sonra sonunda hayallerini kurduğu butiğini Kadıköy’de açtı.

Burada eskiyle yeniyi birleştirerek kendine has bir stil oluşturan Akgül, diktiği kıyafetlerle semt sakinlerinin de dikkatini çekti. Akgül, terzilik mesleğini sürdürürken bir yandan da kadınlara dikiş eğitimi vermeye başladı.

Akgül’ün öğrencileri arasında ev hanımlarının yanında, diş hekimi, doktor, avukat gibi çeşitli mesleklerden kadınlar da yer aldı.

Verdiği bu eğitimler sayesinde bir şey dikmenin, ortaya koymanın kadınlar üzerindeki olumlu etkisini gören Akgül, bu etkiyi depremzede kadınlar üzerinde de oluşturmak için harekete geçti.

Züleyha Akgül, 6 şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgedeki kadınlara destek olmak amacıyla Hatay’a gitti.

Burada, çadırda kurduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş eğitimi vermeye başlayan Akgül, onların hem meslek sahibi olmalarını hem de aile bütçelerine katkıda bulunmalarını sağlıyor.

“Depremzedelere nasıl dokunurum düşüncesiyle yola çıktım”

Züleyha Akgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 11 ili etkileyen ve asrın felaketi olarak nitelendiren depremlerin ardından, bir terzi olarak, “Depremzedelere nasıl dokunurum.” düşüncesiyle yola çıktığını söyledi.

İlk önce aklına çocuklara oyuncak yapmak geldiğini aktaran Akgül, şöyle konuştu:

“Defne’de ilk kez Ramazan Bayramı’nda çocuklarla buluştuk. Bezlere pamuk doldurup, kaş, göz çizerek birlikte oyuncaklar yaptık. Oyuncak yapmanın çocuklar üzerinde ne kadar olumlu etki yaptığını görmek bizi de çok mutlu etti. Daha planlı ve programlı ne yapılabilir düşüncesiyle Kırkyama Kadın Dayanışması ve Çağdaş Yaşam Atölyesi ile irtibata geçtim. Onlar sayesinde çadırda, konteynırda, bahçede çocuklarla bir araya gelip oyuncaklar yaptık.”

Akgül, çocuklarla oyuncak yapma etkinliğine annelerin de katılım gösterdiğini fark etmesi üzerine “Neden annelere de dikiş öğretmiyoruz?” sorusunun aklına geldiğini ve bunun için kollarını sıvadığını anlattı.

“Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik”

Züleyha Akgül, daha sonra hayırseverlerin yardımıyla Hatay’a makine, kumaş ve dikişle ilgili malzemeler götürüp, kadınlar için bir terzilik kursu başlattıklarını aktardı.

Depremzede kadınlarla ilk terzilik kursunu Kurban Bayramında başlattıklarını dile getiren Akgül, “Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik. Bu eğitimin ardından hayırseverler ve yerel yönetimlerin katkısıyla makina sayımızı artırdık bir anlamda sanayileşmiş olduk. Eğitime devam edip, projeye yeni kadınlar ekledik. Depremzede kadınlar meslek edinsin, ev bütçesine katkı sağlasın ve fason atölyelerine iş yapabilsin istedik. Şu an atölyemizdeki kadınlar dikiyor ve ürettiğini satıyor.” şeklinde konuştu.

Akgül, hala çadırda atölye çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirerek, “Başta bir konteynır ya da prefabrik bir yapıya ihtiyacımız var. Kumaş ve makinanın yanı sıra kadınların yaptıkları ürünleri satacakları yeni pazarlara da ihtiyacımız var.” dedi.

“Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik”

Bir meslek öğrenip, dikiş dikmeye başlayan kadınların psikolojilerinde olumlu yönde bir farklılık gözlemlediğini vurgulayan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınlar, dikiş diktikleri sürece yaşadıkları acıdan uzak kalmış oldular. Bir depremzede kadının aldığı eğitimden sonra ‘İlk kez kendi paramı kazandım ve cebime koydum, bunu beni çok mutlu etti.’ demesi bizi ondan çok daha mutlu etti. Kadınlar ne yapabildiklerini gördükçe daha çok motive oldular. Bir şey üretmenin hissiyatı onları bir anlamda hayata bağladı. Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik. Şimdi bu kadınlar kendi ayaklarının üzerinde durup, ailelerinin geçimine katkı sağlıyor. Gerek yeni şeyler dikerek, gerekse paça tadilatı gibi basit işlemler yaparak ekmeklerini kazanıyorlar.”

Akgül, yaklaşık 10 aydır devam eden projenin daha çok kadına ulaşmasını istediklerinin altını çizdi.

Hatay’daki bu projeyi tam anlamıyla oturtabildiklerinde diğer deprem bölgelerine giderek başka kadınlara da dikiş eğitimi vermek istediklerini aktaran Akgül, “11 ilde tüm kadınlara ulaşmak istiyoruz. Bir kadına dokunmak, onun çocuğuna ailesine dokunmak demek. Anne mutlu olunca çocuk da ailede mutlu oluyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/feed/ 0
Başakşehir’de Altınşehir Millet Bahçesi açıldı https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11054 Başakşehir’de bulunan Altınşehir Millet Bahçesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katıldığı programla açıldı.Özhaseki, “Şubat Ayı’nda olduğumuz için 6 şubat depremi gündemimizde. Mayıs ayı itibariyle her ay 10-15 bin evi teslim edeceğiz. Şuanda tam 950 şantiyede 110 bin kardeşimiz emek veriyor. Mecliste grup toplantılarında diyorlar ki 20 tane ev verdiler kimseye vermediler, biz 46 bin konutu dağıttık” dedi.

Başakşehir Altınşehir Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Altınşehir Millet Bahçesi bugün düzenlenen programla açıldı. Açılışa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ve Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu katıldı. Başakşehir Belediye Başkanı Kartoğlu ve Bakan Özhaseki fidan dikiminde bulundu.

“Bir buçuk milyon bina İstanbul’da riskli”

Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şubat Ayı’nda olduğumuz için 6 şubat depremi gündemimizde. 04.17’den itibaren bakanlar görevlendirildi bende o dönemde Ak Parti de Genel Başkan yardımcısıydım. Belediyelerimi aradım tek tek, acil işlere devam edin herkes deprem bölgesine yola çıksın dedim. Herkes Seferber oldu. AFAD bize 309 bin civarında konut yapılması lazım dedi biz 307 bininin yapımına başladık. Mayıs ayı itibariyle her ay 10-15 bin evi teslim edeceğiz. Şuanda tam 950 şantiyede 110 bin kardeşimiz emek veriyor. Mecliste grup toplantılarında diyorlar ki 20 tane ev verdiler kimseye vermediler, biz 46 bin konutu dağıttık. Deprem üzerinden siyaset yapmayın dilinizi çekin. Akıl bize vurup ağlamak için değildir diyor Mevlana hazretleri biz onun için çabalıyor ve tüm belediyelerimizi depreme yönelik çalışmalarla denetliyoruz. Bir buçuk milyon bina İstanbul’da riskli. Eski mahallelere gittiğiniz de sizi bir ürperti almıyor mu ?” İfadelerini kullandı.

“Dünya’nın düzenini insanoğlu biraz bozdu”

Konuşmasına devam Özhaseki, “2000 yılından önce yapılan binaların tamamı riski bana bir şey olmaz diyemeyiz. Binalar yıkılırsa elektrik ve altyapı kesilir aracımız bile olsa bir yerlere gidemeyiz. Bizi bir felaket bekliyor. Kadim şehirde yapılması gereken tek şey kentsel dönüşümdür. Onun dışında hiç bir formül Dünya’da geçerli olmadı. Durmadan bu işin peşinde koşuyoruz. 484 milyar lira para İstanbul’un kentsel dönüşümü için ayrılmış bütçe. Çıkan yasalar kentsel dönüşümü teşvik etmek amaçlı. Şu anda 319 noktada çalışma devam ediyor. 13 ilçemizde yıkım ve yapım faaliyeti var. 15 gün sonra 5 binden fazla bina yıkımıyla işimize devam edeceğiz. Bakanlık döneminde Hatay’a gidip dönüştürmek istediğimizde mani olup bize yaptırmadılar. Rica ettim yalvardım ikna ettim ama kenarlarda bekleyen elleri pankartlı kişiler bize mani olarak kentsel dönüşüp yaptırmadılar. Hatay da yıkıp, yeni yapacağımız evler ne oldu diye merak edip telefonla öğrenmek istediğim de üzücü durumu öğrendim. Geçenlerde gittiğimde öyle hüzünlendim ki, orada inşaatlara başladım. Keşke bize mani olmasalardı o evleri yapsaydık. ne yazık ki böyle bir damar var yaptırmama, davalar açma, temel atmama gibi. Değerli kardeşlerim İstanbul’da biran önce yapılması gereken şey yenilenme evlerimizi daha dirençli ve depreme dayanıklı hale getirmek olacaktır. Önce bunun yapılması lazım ondan sonra diğerlerinin üstesinden geliriz. Bir park açılışındayız dünya da artık biz küresel ısınma dediğimiz mesele var ve iklim değişiyor . Dünya’nın düzenini insanoğlu biraz bozdu. Çok kirlenen Dünya’da atmosfer bozuluyor ve toprak verimsiz hale geliyor. Yeşili çoğaltmamız gerekiyor kirlenen havayı yeşil temizler bir taraftan da sığınma alanlarımız olacak bu alanlarımız” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da toplam 15 Millet Bahçesi’nin 7 tanesi Başakşehir’de olmuş olacak”

Yine programda konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Başakşehirimiz yeni bir Millet Bahçesi’ne kavuşacak. Bu mekan yaklaşık 58 bin M2’lik bir parktan ibaret. Tam bir konsept oldu burası. İkinci etabıyla toplam 133 bin M2’lik bir Millet Bahçesi kazandırmış olacağız ilçemize. Yürüyüş alanları ve bisiklet yollarıyla burada inşallah sağlıklı yaşama kavuşacağız. İstanbul’da toplam 15 Millet Bahçesi’nin 7 tanesi Başakşehir’de olmuş olacak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/feed/ 0
TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi Kahramanmaraş’ta Hizmete Açıldı https://www.haber60.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/ https://www.haber60.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/#respond Thu, 22 Feb 2024 23:48:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10978 Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yapımı tamamlanan TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi törenle hizmete açıldı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.

Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti:

“Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.”

Uçak, İHA ve helikopter parçaları üretilecek

Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:

“6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”

Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.

Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu:

“Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”

Diğer konuşmacılar

TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Bozdoğan da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, kentin mevcut sanayi altyapısı dikkate alınarak TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yönlendirildiğini anımsatarak, “Kahramanmaraş’ta uçak ve havacılık yapısalları parçalarını üretmeye başlayacağız. TUSAŞ olarak depremin ardından kurmuş olduğumuz bu tesisin, bölgemiz adına bir başlangıç olacağını ve ilerleyen günlerde daha da büyüyeceğini kendi ekosistemini yetiştireceğini değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer de depremi yaşamış bir şehrin yeniden ayağa kalkmasının şehirdeki üretim ve istihdam faaliyetleri ile doğru orantılı olduğuna işaret etti.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci de açılışı gerçekleştirilen tesisin inanılmaz bir başarı olduğunu söyledi.

Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/feed/ 0
Murat Kurum, Arnavutköy’de dönüşüm projelerini anlattı https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/#respond Wed, 21 Feb 2024 23:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10617 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum, “Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candaroğlu eşlik etti. Kurum’u Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi kurucularından Sanayi Bakanlığı Önceki Dönem Bakan Yrd. Hasan Büyükdede, SMC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Uçar ve beraberindeki heyet karşıladı. Çeşitli kooperatif üyeleri ve iş adamları ile bir araya gelen Kurum ilgiyle karşılandı. Ziyaret sonrasında Kurum basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz”

Arnavutköy’de ki altyapı sorunu düzeltmeyi ve 6 yeni lojistik merkezi kuracağını açıklayan Kurum “Arnavutköy’de alt yapı sorunlarının artık bir problem haline geldiğini de net bir şekilde görüyoruz. Altyapıları yaptığınız takdirde buradaki nitelikli iş gücü artar. O şehirde üretimin artmasıyla birlikte yeni yatırımların önü açılır ve ticaret hacmi büyür. İstanbul’da biz bu anlayışı her yerde tesis etmek istiyoruz. Sanayicimizle, üreticimizle, ticaret odamızla, organize sanayi bölgeleriyle, özel endüstri bölgeleriyle birlikte yaptığımız toplantılarda alacağımız kararları hayata geçireceğiz. Ticaretin, istihdamın, nitelikli iş gücünün, istihdamın artması adına adımlar atacağız. Arnavutköy’ün kuzeyindeki ilçelerimizde planlı bir büyüme gerçekleşsin istiyoruz. Bu planlı büyümeyle birlikte sanayide çalışan kardeşlerimizin oturabilecekleri konutlarının olduğu, altyapısı bitirilmiş, ulaşımı sorun olmayan bir sanayi ve bu sanayi nitelikli üretiminin de merkezi olsun. Buradaki tesisimiz, az ilerideki Baykar’ımız gibi yeni Baykar’ları, yüksek teknoloji öncelikli üretim tesislerini İstanbul’a kazandıralım istiyoruz. Burada yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz. Lojistik merkezlerle birlikte şehrin içindeki o trafik yükünü azaltacak ve şehrin çeperlerinde sizlerin de ticaretine destek olacağız. Birçok afette şehrin içinde bir risk ve tehdit durumunda olan, şehrin içinde kalmış sanayi alanlarımızı nitelikli alanlara taşımak istiyoruz. Bu alanlara taşırken de vatandaşımıza destek olacak, üretimini daha iyi şartlarda yapacak. Alt yapısı hazır bir şekilde gelen insanımıza daha iyi hizmet verecek. Hem çalışanımıza, hem de üreticimize katma değer sağlayacak adımları atmak istiyoruz” dedi.

“Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız”

Arnavutköy için yapılan ve yapılması planlanan projeleri anlatan Kurum “Büyükşehir Belediyesi olarak Arnavutköy’e gerekli her türlü desteği vereceğiz. Bugüne kadar Baklalı ve Haraççı mahallelerimizde Kentsel Dönüşüm Projelerinde modern ve konforlu yeni yuvaların inşasını gerçekleştirdik. Arnavutköy Gençlik Merkezi, otopark ve Arnavutköy Bilim Merkezi’yle birlikte hemşerilerimizi bu hizmetleri sunduk. Arnavutköy’de Mavigöl’e anaokulunu ve oradaki sosyal tesisleri kazandırdık. 22 yıldır AK Parti olarak hizmet siyaseti anlayışıyla hareket ediyoruz. Arnavutköy’ün merkezine ve Boğazköy’ümüzde bir Meydan Projesi gerçekleştireceğiz. Taşoluk’ta ihtiyaç olan kapalı spor salonu inşaatını Arnavutköy’e kazandıracağız. Bolluca’dan başlayıp şehrin içinin nefes alacağı o ekolojik koridorları da oluşturacağız. İstanbul’un 151 köyünde üretimin ve istihdamın devam etmesi adına projelerimizi gerçekleştireceğiz. Karaburun’da sahil düzenlemesi yaparak Arnavutköy’e ve İstanbul’a bir mesire alanı kazandıracağız. Fenertepe-Vezneciler metro hattımızı hızlıca bitirerek, hem buradaki sanayicimize, hem burada çalışan kardeşlerimizi bu hizmetleri sağlayacağız. Geçtiğimiz günlerde dere ıslahının yapılmaması sebebiyle sellerde Arnavutköy’ün altyapısından dolayı sanayicilerimizin zarar gördüğü bir afetle karşı karşıya kaldık. Dijital İstanbul’la simüle ettiğimiz derelerin ıslahlarını yapacağız. Arnavutköy’de kapalı Pazar ihtiyacını gidermek istiyoruz. Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz sizlere ara teknik eleman yetiştiren İSMEK’lerimizi böyle sanayi sitelerimizin hemen yanında o tesisleri kurmak ve sizle işbirliği içerisinde bu eğitimleri sağlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor”

Depremin İstanbul’un gerçeği olduğuna değinen Kurum, İmamoğlu’nun 650 bin konut olmasa da olur diye yaptığı konuşmaya da şu şekilde tepki gösterdi: “Gerçek belediyecilik anlayışıyla bu hizmetleri yapacağız. Seçim sürecimizi bu parolayla başlattık ama görüyoruz ki bugün birileri İstanbul’un gerçeklerinden kopuk bir şekilde yaşıyor. Deprem bizim en büyük gerçeğimiz olduğunu bilim insanlarımız söylüyor. Bir buçuk milyon riskli konutun 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Sanayi siteleriyle alakalı da acilen döndürülmesi gereken yerler var. 1 Nisan sabahı bu görevi devraldığımızda yapacağımız en öncelikli işlerden bir tanesi olacak. Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz. İstanbul’un deprem gerçeği varken, insanların riskli binada oturduğu gerçeği varken, endişe içerisinde yaşadıklarını biz görüyor ve hissediyorken maalesef mevcut İBB başkanı böyle bir açıklama yapıyor. Bu konutların yapılmaması gerektiğini ifade ediyor. Verdikleri hiçbir sözü tutmadıkları gibi depremle ilgili de herhangi bir adım atmadığını İstanbullu kardeşlerimiz gördüler. Amaçlarının İstanbul’un deprem riskini ortadan kaldırmak olmadığı gibi verilen o hizmetleri de eleştirmekten öteye gidemiyorlar. Temel atmamak değil, yapılana engel olmak onların bakış açısıdır”

“Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir”

DEM parti ve CHP’nin kent uzlaşısı hakkında konuşan Kurum “Birkaç gündür kirli bir oyun dönüyor. Kent uzlaşısı altında kirli bir işbirliğinin, senaryo siyasetinin uygulamaya çalışıldığını hep birlikte görüyoruz. Milletimiz bunu fark ediyor. Milletimizin bunu fark etmesinden korkup yaptıkları ittifaka da bir kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Pazarlıklarla yaptıkları iş birliğini gözden kaçırmaya çalışıyorlar. İlkesiz bir siyasetle yeni tartışmalar oluşturarak seçim sürecini de sabote etmeye çalışan bir anlayış var. Bu kazara ortaya çıkmış bir ittifak değil, bilinçli bir ittifaktır. Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir. İstanbul üstüne ne zaman bir hesap ve pazarlık olsa bu millet gereken cevabı vermiştir. 31 Mart’ta da yine gereken cevabı milletimiz sandıkta verecektir. Onlar hangi ittifakı yaparsa yapsın, hangi kirli oyunlar, pazarlıklar içerisinde olurlarsa olsunlar, İstanbullularla el ele verip İstanbul’un geleceğini hep birlikte hazırlayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’da DEM Parti ile CHP arasındaki ittifak Kandil ittifakıdır https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/#respond Wed, 21 Feb 2024 23:51:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10612 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul’da DEM Parti ile CHP arasında gizli ittifak iddiasına ilişkin, “Kent uzlaşısı’ adı altında maalesef yapmış oldukları ittifakları gizlemek için kılıf bulmaya çalışıyorlar. Yapılan bu ittifak, açık ve net söylüyorum, Kandil ittifakıdır.” dedi.

Kurum, Arnavutköy’de bulunan Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni (DESB) ziyaretinde DESB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdere, Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, AK Parti Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu ile SMC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Uçar ile görüştü.

Burada konuşma yapan Kurum, “Ekonomide oyun kurucu İstanbul” hedeflerinin olduğunu söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde, Arnavutköy Bolluca Millet Bahçesi’ni ilçeye kazandırdıklarını, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Baklalı ve Haraççı mahallelerinde yeni yapılar inşa ettiklerini belirten Kurum, seçimden sonra ilçede yeni meydanlar yapacaklarını kaydetti.

Kurum, ekolojik koridorlar, kapalı pazar alanları, engelli yaşam merkezi, sahil düzenlemesi, spor salonu, doğa parkları, tematik köyler ve çiftlik parklar yapacaklarını, dereleri ıslah edeceklerini ve Fenertepe-Vezneciler Metro Hattı’nı hızlıca bitireceklerini bildirdi.

İlçenin istihdam sorunlarını, imar ve iskan problemlerini çözeceklerini, eski sanayi alanlarını dönüştüreceklerini, tam donanımlı yeni sanayi siteleri yapacaklarını anlatan Kurum, “Hedeflerimizin, hayallerimizin her birini gerçeğe dönüştüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.” diye konuştu.

“Ekrem Bey, depremzede ailelerimizin mutluluklarına ortak olsun”

Konuşmasının ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Kurum, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Kurum, bir basın mensubunun “İstanbul için depreme dayanıklı 650 bin konut vadediyorsunuz. 1999 depreminden sonraki dönemde bu dönüşümün gerçekleşmesi için zaman kaybedildiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, İBB’nin kentsel dönüşüme ilgi göstermemesine rağmen kentin deprem dönüşümü adına gerekli mücadeleyi ortaya koyduklarını dile getirdi.

Bu kapsamda 800 bin bağımsız bölüm ve 171 bin konutu dönüştürdüklerine dikkati çeken Kurum, şöyle devam etti:

“Yarısı Bizden’ kampanyasını seçimden önce açıkladığımızda mevcut İBB yönetimi bu işlerin yapılamayacağını, ‘Bu işler yapılmaya kalkılırsa 100 yılda yapılır’ gibi, böyle tiye alan laflar ifade etmişlerdi. Hatırlayın 11 ilimizde deprem olmuştu. Biz, ‘650 bin konutu yapacağımızı, konutları bir yıl içerisinde teslim etmeye başlayacağımızı’ ifade ettiğimizde de şunu söylemişlerdi, ‘Siz bunu 100 yılda yaparsınız.’ Ne oldu, size soruyorum. Üç ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. 46 bin konut bundan 15 gün önce teslim edildi. Etap etap teslim edilmeye başlandı. Evlerinde insanlar mutlu oluyor ve artık güvenle, huzurla oturmaya başlıyorlar. Tavsiyem, Ekrem Bey depremzede ailelerimizin mutluluklarına ortak olsun.”

Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun deprem gerçeğine rağmen “650 bin konut yapılmamalı” şeklinde talihsiz bir açıklamada bulunduğunu aktararak, “Tabii dertleri İstanbul olmadığı için, İstanbul’un geleceği olmadığı için, İstanbul halkı olmadığı için kendisinden farklı bir açıklama da beklemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İBB Başkan adayı Kurum, “6 Şubat’taki depremlerin yaşandığı bölgede 11 il için bilimsel bir seçmen çalışması yapıldığını, şehir dışına ve yurt dışına göç edenler dışında 90 bin 200 kişinin kayıp olduğunu, bu sayıya her aileden birer çocuk da eklendiğinde sayının 120 bine denk geldiğini” iddia eden, kendisinin de bir canlı yayında “depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısını 130 bin olarak açıkladığını, daha sonra düzelttiğini” aktaran bir basın mensubunun konuya ilişkin sorusunu ise şöyle cevapladı:

“Düzelttiğimizi kendiniz de ifade ediyorsunuz. Siz maalesef hep bir gündem değiştirme, gündemi perdeleme çabası içinde olduğunuz için, anlamak istediğiniz taraftan bakmaya gayret gösteriyorsunuz. Biz aynı programda (6 Şubat’ta) 53 bin canımızı, toplamda 130 bin canımızı yitirdiğimizi ifade etmemize rağmen siz konuyu çarptırmak adına, konuyu farklı gündemlere taşımak adına maalesef pişirip pişirip böyle önümüze koymaya çalışıyorsunuz.”

“Depremde 53 bin kişi vefat etti” demelerine rağmen hayatını kaybeden canların üzerinden siyaset yapılmaya devam edildiğine dikkati çeken Kurum, “Daha fazla vefat edilmesi sizi mutlu mu ediyor?” diye sordu.

“İstanbul’a ilişkin hedefler, hayaller yarışsın istiyoruz”

Mevcut İBB yönetimi tarafından billboardlarının kaldırıldığı iddialarına ilişkin soruyu cevaplayan Kurum, ellerinde buna dair görüntüler olduğunu söyledi.

Kurum, demokratik bir yarış olsun istediklerini vurgulayarak, “İstanbul’a ilişkin projeler, İstanbul’a ilişkin hedefler, hayaller yarışsın istiyoruz. Mevcut İBB yönetimi gündemi değiştirmek ve İstanbul’un bu heyecanını farklı gündemlere taşımak adına elinden gelen her şeyi yapıyor. Her ortamda demokrasiden bahsediyorlar, sevgi işaretleri yapıyorlar. Hak, adalet, hukuk, yürüyüşleri yapıyorlar. Bizim parasını verdiğimiz, bedelini ödediğimiz billboardlarımızı siz hangi adalete, hangi hukuka göre söküyorsunuz? Büyükşehir Belediyesi zabıtalarınızı gönderip bizim billboardumuzu hangi anlayışla indiriyorsunuz? Siz ne yaparsanız yapın, biz 31 Mart akşamı bunların hesabını sizden birer birer soracağız.” diye konuştu.

“Bu kirli ittifakı milletimiz net bir şekilde görmektedir”

Murat Kurum, “İstanbul özelinde DEM Parti ve CHP arasında gizli bir ittifak mı var?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Gizli değil, aleni bir ittifak var. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında maalesef yapmış oldukları ittifakları gizlemek için kılıf bulmaya çalışıyorlar. Yapılan bu ittifak, açık ve net söylüyorum, Kandil ittifakıdır. Altını çizerek ifade ediyorum, Kandil’in talimatıyla kurulmuş bir ittifaktır. Bu anlayışı biz bugüne kadar hep gördük. Maalesef kapı arkasında, masa etrafında toplanıp, masanın etrafında kimlerin olduğunu çok iyi bildiğimiz kirli ittifakları kurdular. Bu ülkenin birliğine, beraberliğine kastetmek için yapılması gereken tüm mücadeleyi yaptılar ama buna rağmen başarılı olamadılar. Yine olamayacaklar. Bu kirli ittifakı milletimiz net bir şekilde görmektedir. Sandıkta da inşallah gereken cevabı verecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/feed/ 0
KAMİAD, deprem bölgesinde çalışmalarını yerinde inceledi https://www.haber60.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/ https://www.haber60.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/#respond Wed, 21 Feb 2024 02:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10345 Kamuya iş yapan firmaları ve alt yüklenicileri bir araya getirerek sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüten Kamu Müteahhitleri Derneği (KAMİAD), 6 Şubat depreminin birinci yılında deprem bölgesinde toplandı. KAMİAD Genel Başkanı Başkan Ali Adıgüzel, yaşanan afetin yıldönümünde yapılan afet konutlarını yerinde görmek, yüklenici firmalarla buluşmak amacıyla Hatay’a geldiklerini ifade etti.

Deprem bölgesinde kamuya iş yapan yüklenici firma temsilcileri ile buluşan KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel, yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Adıgüzel, “50 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ise ağır hasar aldığı 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam olarak 1 yıl geçti. Ülke tarihine bakıldığında yaşanmış en büyük doğal afet olan 6 Şubat depremi sonrasında binlerce vatandaşımız yaşamını yitirirken, binlerce vatandaşımız da maalesef yaralanarak, fiziksel ve zihinsel sorunlar ile psikolojik travmalara maruz kaldı. Bu nedenle yaşadığımız kayıplar, önleyici tedbirler kapsamında güvenli binalara sahip olmamızın ne denli önem arz ettiğini, önceliğimizin can ve mal güvenliği olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmıştır” dedi.

Herkesin depreme hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatan KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, “Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde her zaman deprem beklenir. Bu noktada önemli olan ülke olarak bizlerin depremlere ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Bunun için sağlam yapılaşma ve deprem bilincini zihnimize kazıma gerekliliği muhakkaktır” şeklinde konuştu.

Adıgüzel, bölgede en öncelikli konunun deprem konutlarının tamamlanması olduğunu kaydederek, “Günümüzün en önemli konusu, deprem bölgesindeki konut inşaatlarının en kısa sürede tamamlanmasıdır. Afet bölgesinin ihtiyacı olan 650 bin konut inşaatı bir an önce tamamlanarak, vatandaşlarımızın konteyner ve çadır kentlerden kurtulmasıdır. Devletimiz ilk günden beri çok doğru pozisyon alarak bu inşaatların teslimini yapmaya başlamıştır. Elbette devamında bu yapılaşma planlı olarak devam etmelidir. Bu boyuttaki bir afetin ekonomimize büyük bir yük getirdiği tüm milletimizin malumudur. Ancak bilim insanlarımızın bizleri sürekli uyardığı en önemli konulardan biri de deprem için zamanımızın çok kısa olması ve biran önce tedbir alınması gerektiği yönündedir. Bu beklentilere karşı yapılacak hazırlıklar artık zaruret halini almıştır” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çağrısı

Adıgüzel, İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerde kentsel dönüşüm çalışmalarının acilen tamamlanması gerektiğini ifade ederek, “İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları, afet odaklı bir şekilde ele alınarak acilen tamamlanmalıdır. Bu hayati sürecin, vatandaşın tercihine bırakılmadan başlatılıp, sonuçlandırılması ve güvensiz yapıların hızla tahliye edilerek kentsel dönüşümün yeniden oluşturulacak imar planlarında sosyal ve kamu kullanım alanlarını yeniden oluşturup, modern ve güvenilir yapıların özellikle devlet eliyle yapılması sağlanmalıdır. Kamu yatırımı dışında kalan projelerdeki denetim ve kontrolün kamu işlerindeki kadar yapılamadığını 6 Şubat depreminde bir kez daha görmüş olduk” dedi.

“İhalelerde en düşük teklifi verene iş verilmesi kuralı değiştirilmeli”

İşin ihalelerdeki en düşük fiyatı verene değil en avantajlı teklifi sunana verilmesi gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Deprem döneminde milletçe müşahede ettiğimiz bir gerçek vardır ki oda kamu binalarının bu afeti çok daha az hasarlar ile atlatmış olduğu gerçeğidir. Kamuya ait binaların yapımı öncesi kamu müteahhitleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olarak ihalelere girmekte ve aldıkları işleri kamu denetiminde yapıp teslim etmektedirler. Temel esası ekonomik açıdan en avantajlı teklifin bulunması olan bu sistemde maalesef bazı müteahhit firmalar çok düşük tekliflerle iş almaktadırlar. Peki, riskin bu denli yüksek olduğu ve zamanın bu kadar kısa olduğu bir dönemde insan hayatını ilgilendiren bu en önemli meselede ülkemizde yürürlükte olan 4734 sayılı İhale Kanunu ve mevzuatı ile bunlar sağlanabilir mi? Elbette, hayır.”

En düşük teklifi verenin ihale aldığı bir sistemde hızlı, kaliteli ve nitelikli bir yapılaşmadan söz edebilmenin çok mümkün olmadığını söyleyen Adıgüzel, “Deprem gerçeğini konuşurken ihale kanunu gerçeğine değinmeden çözüm üretmekten bahsetmek çok doğru olmaz. İnsan hayatı için bu kadar önemli olan bir mesleğin, en ucuz teklifi verenin iş aldığı bir ihale sistemiyle düzeltilmesi beklenmemelidir. Bu konuda yetkililere çağrımızdır. Lütfen en kısa sürede bu kanunun eksikliklerini tamamlayarak, müteahhitlik mesleğini daha nitelikli yapıların oluşmasına imkan sağlayacak bir yapıya kavuşturalım. Yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılması için 2019 yılında çıkarılan ‘Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’ uyarınca bu mesleğin denetimini taviz vermeden uygulayalım” ifadelerine yer verdi.

“Afet bölgelerinde pozitif ayrımcılık yapılmalı”

Adıgüzel, afet bölgesindeki firmaların teminat sıkıntısı yaşadığını belirterek, bölgedeki firmalara ayrıcalık tanınması gerektiğini kaydetti. Adıgüzel, “KAMİAD olarak afet bölgesinde meslektaşlarımız ile yaptığımız görüşmelerde sektörde yaşanan sıkıntıları dinleme imkanı bulduk. Deprem nedeniyle bankalara evini, iş yerini ipotek göstererek teminat mektubu limitleri açmış yüklenici firmalarımız, yıkılmış binalar ve kaybettikleri gayrimenkulleri nedeniyle mesleklerini devam ettirememektedir. Teminat sıkıntısı yaşayan bu taahhüt firmalarına bölgesel olarak pozitif yönde ayrımcılık yapılarak, kendi bölgesinde iş alması kolaylaştırılmalı, ihalelerin daha küçük miktarlara bölünmüş şekilde onların iş alması sağlanmalı ve de yerinde dönüşüm projelerinde bu firmalara öncelik tanınmalıdır” şeklinde konuştu.

“İmar çalışmaları şeffaf, katılımcı ve tekniğe uygun olmalıdır”

Yeni alanlar üzerinde yapılan çalışmalar, mevcut planlar üzerindeki yapılan tadilatlar gibi her türlü imar çalışmasının şeffaf, katılımcı ve tekniğine uygun olmasını isteyen Adıgüzel, “Tarımsal ve riskli alanların yapılaşmaya açılması sınırlandırılmalı, sorunlu, zayıf zeminlerde yüksek katlı konut ve benzeri yapılar için yapı izni verilmemelidir. İstisnai durumlarda kural ve kriterler titizlikle belirlenmeli ve denetlenmelidir. Özellikle çok katlı konut yapılarında yapısal düzensizliğe neden olan uygulamalara son verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı yapılaşma, bilimsel teknik kurallar, nitelikli eğitim, nitelikli mesleki hizmetler, nitelikli müteahhitlik ve nitelikli kamusal denetim ile mümkündür” diye konuştu. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Deprem değil, kötü bina öldürür” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10291 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım” dedi.

Bakan Özhaseki, Adana’da AK Parti Seyhan Belediye Başkan Adayının seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.

“Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle”

Burada konuşan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin birçok örgüt ile mücadele ettiğini söyledi. Özhaseki, “Allah hiçbirimizi hizmetten geri koymasın. Bugün sabah burada depremde evleri yıkılan kardeşlerimizin kura törenini gerçekleştirdik. İnşallah kardeşlerimiz huzurla evlerinde oturacaklar. İnşaatların başındayız, onları evine oturtacağız. Vatandaşlarımız haklarını bize helal edene kadar buradan gitmeyeceğiz. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Burada birçok kavim ve medeniyet kurulmuş. Zor bir coğrafya olduğunu biliyoruz. Etrafımız ateş çemberi gibi ve her bir ülkede savaş var. Allah’a şükür bizler ülkemizde huzur içinde yaşıyoruz. Problemleri biliyoruz ve çözecek irademiz var. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz. 2 tane zorluğumuz var ve ikisi de yerin altında. Fitne odakları bitmek bilmiyor. PKK gibi lanet bir örgüt, FETÖ gibi başka örgütler vardı. Dolu örgüt vardı ama bunların hepsi dışarıdan aynı ülkeden destekli. Bu dışarıdan ülkeler bunları yönetiyor ve ülkemizi bölmek istiyorlar. Bize tarihimizden dolayı karşılar. Bizi masanın başında masaya elini koymasın istiyorlar. Ülkemiz büyümesin istiyorlar. Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle. Siz her seçimde reise destek vermezseniz biz ne yapabiliriz. Allah sizlerden razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz”

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu bir kez daha hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yer altında biriken enerji belirli yerlerden dışarı vurmaya devam ediyor. Fay hatlarının nereden geçtiği belli. Son depremde 18 il etkilendi. 14 milyon insanımız zarar gördü, 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Maddi hasarı 100 milyar doların üzerinde. 390 bin hak sahibi vardı 307 bininin inşaatına başladık. Bundan sonra her ay 15-20 bin konut teslim edeceğiz. O büyük felaketten dayanışma içerisinde çıktık. Gece gündüz deprem bölgesinde uğraştık ve şuanda ayağa kaldırıyoruz. Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz. İnşallah bir kaç yıl sonra o deprem bölgelerinde hayatın normalleştiğini göreceksiniz” dedi.

“Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil”

Kentsel dönüşümün öneminden bahseden Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Deprem meselesini eskiden insanlar düşürmeden yapmış olabilirler. Şimdi bize düşen bir iş var. Artık biz konutlarımızı dönüştürmek zorundayız. Eğer bunu yaparsak geleceğe hazırlanmış oluruz. Deprem olursa dizimize vurup ağlamak akıl karı değil. Belediye başkanı arkadaşlarımızın birinci işi depreme dayanıksız konutları tespit etmek ve bakanlığa gelip o konutları dönüştürelim demeli. Muhalefet çıktı rantsal değil, kentsel dönüşüm istiyoruz dedi. Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil. Siz kentsel dönüşümün peşine düşün. Belediyelerinize söyleyin kentsel dönüşüm için eşinden geleni yapsınlar diyorum ama yok yapmıyorlar.”

“O binaların hiçbiri ayakta değil”

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 2017 yılında Antakya’ya giderek vatandaşları kentsel dönüşüm için ikna etmeye çalıştığını ancak ikna edemediğini belirterek, “Bir önceki bakanlık döneminde Antakya’dan bizi davet ettiler. Gittim alanda buz gibi hava var. Örgütler ellerinde sloganlarla her türlü hakareti yaptılar. Kentsel dönüşüm istemiyoruz dediler. Ama bir sakin olun dedim. Rızasız lokma haram, yapmayacağım dedim. Sonra o gün fay hatlarının oradan geçtiğini anlattım. Yakında burada bir deprem olacak evleriniz yıkılacak ve sevdikleriniz hep gidecek dedim. Belediye başkanı yanlış yapmışsa düzelteceğim dedim. Burada kentsel dönüşüm yapalım diye yalvardım. Sonrada oturdum büroya onları saatlerce dinledim ama örgütler galip geldi. Bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Depremden sonra Antakya Emek Mahallesi’ne gittim ve bir tek bina ayakta değil. Maalesef o kardeşlerimiz hep hayatını kaybetti” dedi.

“Deprem değil, kötü bina öldürür”

‘Deprem değil, kötü bina öldürür’ diyen Bakan Özhaseki, belediyelere çok iş düştüğünü aktararak, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım. Burada inşallah Fatih bey ve Erdal bey kentsel dönüşümü hazırlayıp getirdiklerinde elimden geleni yapacağım söz veriyorum” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki vatandaşlardan gelen talep üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı cep telefonuyla aradı ancak Erdoğan bir programda olduğu için telefona cevap veremedi. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: 200 bin konut ve köy evi yıl sonuna kadar teslim edilecek https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:03:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10278 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz.” dedi.

Diyarbakır’da Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 1423 konut için kura çekimini başlattı.

Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, “asrın felaketi”nin yıl dönümünde depremlerden etkilenen illerde tamamlanan konutların kura ile anahtarlarını teslim ettiklerini, bu kura töreninin sonuncusu olan 11’incisinin bugün Diyarbakır’ın ev sahipliğinde yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasına değinen Yerlikaya, arama çalışmalarının yapıldığı bölgeden geldiklerini belirterek, “Rabb’im tekrarlarından hepimizi korusun. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ile bilgi arz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz”

Bakan Yerlikaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine işaret ederek, Kahramanmaraş merkezli depremlerden Diyarbakır’ın da olumsuz etkilendiğini, gözyaşı döktüğünü, hüzne boğulduğunu anımsatarak, şöyle dedi:

“El ele verip ayağa kalkmasını hamdolsun bildik. Dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdik. Diyarbakırlı kardeşlerimiz bizim en büyük dert ortağımız, yoldaşımız oldu. 7’den 70’e bir olduk. Asrın felaketini hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük. Sarsılmaz ve sağlam iradenizi ortaya koydunuz. Nice badireleri böyle atlattık. Allah hepinizden razı olsun. Bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Diyarbakır’ımızda deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz. Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.”

Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi veren Yerlikaya, Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldığını, kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 762 depremzedenin misafir edildiğini, ihtiyaç sahibi 678 aileye “Esenkart” dağıtıldığını, depremlerden sonra Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını dile getirdi. Yerlikaya, giden canların geri gelmeyeceğini ancak Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli şekilde tekrar imar ve ihya etmeye kararlı olduklarını belirtti.

“Büyük bir onur duyarak ifade etmek istiyorum ki; asrın felaketinden sadece 19 gün sonra yeni sıcak yuvaların temelini atabilecek dünyada başka bir ülke, başka bir devlet yoktur” ifadesini kullanan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Hedeflerinin bu 2 ay içinde deprem bölgesi genelindeki 11 ilde 75 bin konutun teslimini yapmak olduğunu belirten Yerlikaya, ardından da her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacaklarını aktardı.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, 1006 iş yeri olmak üzere toplam 15 bin 864 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün 1374’ü il ve ilçe merkezlerimizde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam 1423 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerimize anahtarlarını teslim edeceğiz. Yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz 22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat 2023’ten sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlı kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kalbimizle, aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvanıza kavuşturana, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız.”

Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Yerlikaya, anahtarlarını teslim edecekleri konutların “hayırlı olması” temennisinde bulundu.

Yerlikaya, “Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, kabinedeki tüm bakanlarımıza, İçişleri ailemizin medarı iftiharı AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Rabb’im ülkemizi, şehirlerimizi, bildiğimiz, bilmediğimiz her türlü afetlerden muhafaza eylesin. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza Diyarbakırlı kardeşlerimize, yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen, mesut ve bahtiyar olasınız.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla depremlerin hemen ardından ilde zemin etüdü yaparak, zemini sağlam olduğu tespit edilen Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi’nde, ilçelerde ve kırsal mahallelerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ, AFAD ve diğer paydaşlarla yoğun bir gayret göstererek deprem konutlarının yapımına hızlı bir şekilde başlandığını belirten Vali Su, bugün kura ile hak sahiplerine teslim edilecek konutların hayırlı olmasını diledi.

Kalan konutların da inşasının hızla sürdüğünü ifade eden Su, “Devletimiz ve hükümetimiz her zaman milletimizin yanında olmuştur. Yaşanan her türlü afet ve felakette yaraların sarılması için gece gündüz çalışmıştır. Diyarbakır’da da aynı şekilde, depremden etkilenen tüm hemşehrilerimize gerekli yardımlar yapılmış, mağduriyetleri giderilmiştir, giderilmeye de devam etmektedir. Cumhurbaşkanı’mız, İçişleri Bakanımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, diğer bakanlarımız bizlere talimatlarıyla her zaman yol gösterdiler, destekler verdiler. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm çalışmaları yakından takip ettiler.” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Geçen yıl 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü Celal Büyük, dua etti.

Törene, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenine katıldı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/#respond Wed, 21 Feb 2024 00:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10271 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katıldı. Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını belirten Bakan Yerlikaya, “Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip hak sahiplerine vereceğiz” dedi.

Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, yaşanılan en büyük acılarda bile el ele vererek ayağa kalkmayı bildiklerini, dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini söyledi.

“Diyarbakırlı kardeşlerimiz, bizim en büyük dert ortağımız oldu, yoldaşımız oldu” diyen Bakan Yerlikaya, 7’den 70’e bir olunduğunu, asrın felaketini, hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini aktararak, sarsılmaz ve sağlam irade ortaya konulduğunu dile getirdi.

“Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı”

Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmanın mutluluğu içerisindeyiz. 6 Şubat depremleri sonrası Diyarbakır’ımızda 433 vatandaşımız hayatını kaybetti, 44 bina yıkıldı. Acil yıkılacak ve yıkık 103 bina enkazının tamamı kaldırıldı. Ağır hasarlı 5 bin 494 binanın yüzde 85’i yani 4 bin 227’sinin enkazı tamamen kaldırıldı. Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldı. Kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 782 depremzedemizi misafir etmeye devam ediyoruz. İhtiyaç sahibi 678 ailemize ise Esen Kart dağıtıldı. Depremlerden sonra Diyarbakır’ımıza 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı. Giden canlarımızı geri getiremeyiz ama Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şeklide tekrar imar ve ihya etmeye kararlıyız.”

“6 bin konutun yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor”

Deprem sonrası hızlı bir şekilde temeli atılan evleri işaret eden Bakan Yerlikaya, asrın felaketinden sadece 19 gün sonra başlayan çalışmaları başka hiçbir ülkenin ve devletin bunu yapamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yerlikaya, “Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip, hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor, inşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz.” diye konuştu.

22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat’tan sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlıların yanında olduklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Olmaya da devam edeceğiz. Biz, kalbimizle buradayız. Aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturana dek, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza, Diyarbakırlı kardeşlerimize yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen olasınız, mesut ve bahtiyar olasınız. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve bakanlığımızın fedakar çalışanlarına, kabinedeki tüm bakanlarımıza, AFAD’ımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Bakan Yerlikaya, konuşmalarının ardından butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen bin 423 konut için kura çekimini başlattı.

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Törene; AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Yüreğir’deki kentsel dönüşüm projesi yıl sonuna kadar tamamlanacak https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10221 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Yüreğir ilçesindeki kentsel dönüşüm projesini inceleyip vatandaşlara, “Burada 950 civarında yer yıkıldı ve bu sayıya yakın bir iş yeri ve konut yapılıyor. 2 sene gibi bir süre verilmiş. 1 sene kalmış. Bu süreyi de bugün müteahhit ile görüşüp geriye çekip bu senenin sonuna kadar teslim etmeye çalışacağız” diyerek müjde verdi.

Adana’ya gelen Bakan Özhaseki Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesinde incelemelerde bulundu.

“Yıl sonuna kadar teslim edeceğiz”

Burada konuşan Bakan Özhaseki, yıl sonuna kadar kentsel dönüşüm kapsamında ki evlerin teslim edileceğinin müjdesini vererek, “Bugün Adana’da yapılan TOKİ konutları için tören düzenledik. Onun töreni için geldik, bugün hak sahiplerine evlerini dağıttık. Geride kalan kardeşlerimizin evlerini de 1 sene içerisinde teslim edeceğiz. Bu arada kira yardımlarımızda evlerine geçinceye kadar devam edecek. Hayırlı bir iş geldik. Gelmişken de burada daha önceden bizim başladığımız inşaatları bir kez daha görelim diye tek tek geziyoruz. Burada 950 civarında yer yıkıldı ve bu sayıya yakın bir iş yeri ve konut yapılıyor. 2 sene gibi bir süre verilmiş. 1 sene kalmış. Bu süreyi de bugün müteahhit ile görüşüp geriye çekip bu senenin sonuna kadar teslim etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Bir daha kafalarını çıkaramayacaklar”

Türkiye’nin birçok zorlukla mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Zamanında bir takım zorluklar oldu. Kolay değil, bir ev sahibi olmuşuz ve sonra gelin bu evi yıkalım diyorlar. Siz başınızı soktuğunuz yerde doğru mu, bu evi yapabilirler mi diye tedirginlik yaşadınız. Sizlerden Allah razı olsun. Hayatınızın en doğru kararını verdiniz. Üzerinde yaşadığımız bu güzel coğrafya zor. Ateş çemberi gibi. Savaşın içinde olmayan bir tane ülke söyleyin maalesef yok. Arasında Türkiye Allah’a hamd olsun güvenli bir liman. Kardeşliğimize göz dikenlere Allah fırsat vermesin. Terör örgütleri her gün bir fitne çıkartmak için çabalıyorlar. Emin olun bunlar içimizden çıkmış saf gibi gözükebilir ama hepsi dışarıdan destekli. Amerika neden 10 bin kilometreden gelip sınırımızda konuşlanıp silah dağıtıyorlar. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Ülkemizi bölmek istiyorlar. Ancak öyle bir mücadele verdik ki o terör örgütleri bir daha açığa çıkamayacaklar.”

“Birinci işimiz deprem konutları”

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu ancak bilim ve fen kurallarına göre ev inşası yapıldığı takdirde hiçbir sorun oluşmayacağını aktaran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatandayız. Bu ülke yüzyıllardır birçok insana ev sahipliği yapmış. Medeniyet buralardan yayılmış ama deprem gibi tehlikesi var. Depremin nerelerde olduğu, fay hatları belli. Bilim insanlarına kulak verirsek hiçbir sorun olmayacak. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek yapmalıyız. En son 6 Şubat’ta 9 saat arayla 2 deprem oldu. Tam 53 bin kardeşimizi kaybettik. 18 il etkilendi. 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasarı ölçecek alet yok. Böyle bir zor gün geçirdik. Ama hamt olsun bir millet dayanıştı. O günlerin üstesinden geldik. Allah böyle bir milletten razı olsun. Devlet olarak biz ayaktaydık. 1 senedir gece gündüz demedik, tatil demedik. 307 bin inşaatımız başladı. 46 bini dağıttık evlerin. Sene sonuna kadar her ay 10-15 bin konutu yapıp dağıtmaya devam edeceğiz. Birinci işimiz deprem konutları. Birisi gelip Mehmet Şimşek’ten para istedi mi hemen maliyeyi kapatıyor ama deprem konutları için Mehmet bey de hiç para kaynağını esirgemiyor” diye konuştu.

“Yaptıkları tek şey algı operasyonu”

Cumhur ittifakının ülkedeki bütün meselelere hakim olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini atlatarak ülkedeki bütün meselelere hakim bir ittifakımız var. Cumhur ittifakı. Hem cumhurbaşkanımız hem de Devlet bey kararları çok güzel alıyorlar. Bizim ittifakımız yerli ve sizin değerlerinizi taşıyan bir ittifak. Biz tarihimize, insanımıza ve medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna sahip insanlarınız. Eskiden karşımızda ittifak vardı ancak artık ittifakta kalmadı. Kutsal ittifak diyorlardı. Birbirine benzemezler bir araya gelmişler ve tek işleri vardı Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi. Bunlar hiç birbirine benzemiyordu. Haliyle ittifak dağılınca kirli iş birlikleri ortaya çıktı. Milleti kandırarak insanlara nasıl bunları söylediler. Millet ittifakının bazı milletvekilleri bile seçimden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediklerini söylüyor. Bunların yaptığı tek şey algı operasyonları. Gözleri cumhurbaşkanlığı makamında veya bir partinin genel başkanlığı makamında. Şehirlerinde problemler gittikçe büyüyor” dedi.

“En güzel hizmetleri Adana’ya yapalım”

Adana’nın çok önemli bir şehir olduğunu ve gerçek belediyecilik ile hak ettiği yere gelebileceğini anlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Ben 21 sene Kayseri’de belediye başkanlığı yaptım ve deli gibi çalıştım. Zamanında Aytaç abi Adana’da ‘Ben size Paris’i değil, Kayseri’yi vaat ediyorum’ pankartı asmıştı. Bende sorduğumda Kayseri’nin Adana’yı geçtiğini ve hizmetlerinin çok güzel olduğunu söyledi. Bizim derdimiz hizmet, eser belediyeciliğiydi. Buna inandık ve böyle hizmet ettik. Ancak bir çok yerde gördüğüm manzara beni ürkütüyor. Adana ve Kayseri arasında çok ciddi fark var. 12 ay inşaatta yapılır tarım da yapılır. Ancak Kayseri’de bunların hiçbiri yok. Niye bu Adana o zaman geride kalıyor. Fatih kardeşim de Halil hocamda sizlere hizmet için yanınızdalar. Onlara sahip çıkın bizde arkalarında durup en güzel hizmetleri Adana’ya yapalım.”

Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler şantiye alanında incelemelerde bulundu. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/feed/ 0
Özhaseki: Depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacağız https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10191 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacaklarını belirterek, “Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun.” dedi.

Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”nde saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Bakan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1589 konutun hak sahiplerinin belirleneceği butona bastı.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Hasarları giderme, zararları kapatma ve yaraları sarmanın devletin öncelikli görevi olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Mutluyuz, binlerce hak sahibini şu birkaç gün içerisinde evlerine kavuşturduk. Gururluyuz çünkü ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalıştık, hiç ara vermedik ve neticesinde 1 ay içerisinde 46 bin konutumuzu, önümüzdeki ay vereceklerimizle birlikte o 75 bin güzel konutumuzu hak sahiplerimize teslim ediyoruz.”

Özhaseki, vatandaşların evlerinde huzur ve güvenle oturmasını amaçladıklarını aktararak, “İnşallah herkes evlerine oturuncaya, bütün vatandaşlarımız ‘Evet biz hakkımızı aldık, Allah devletimizden razı olsun, size hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buralardayız, gitmeyeceğiz ve inşallah çalışarak herkesin hakkını teslim edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” ifadelerini kullandı.

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun”

Bakan Özhaseki, Türkiye’de yıllardır terörle mücadele verildiğini anlatarak, şehirlerin, köylerin, dağların terörden temizlendiğini söyleyerek, güvenlik güçlerine teşekkür etti. Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Onlar bir grup değil, hepimizin evladı, yakınımız. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değdirmesin, burunları kanamasın inşallah. Onların sayesinde şimdi güven ve huzurla oturuyoruz. Teröristler arada bir sızma yaparak canımızı yakmaya çalışıyorlar ama onların da hakkından gelecek gücümüz var. Bunların özelini, genelini, tamamını toprağa gömdük inşallah bir daha da çıkamayacaklar.”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, ev ve iş yerlerinin afet gerçeği unutulmadan yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren sahada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Belediyelerimiz aylarca orada çalıştılar. Cumhur İttifakı’ndan, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımız da gittiler. Cumhuriyet Halk Partili bazı belediyelerimiz de Allah razı olsun oralara gittiler, çalıştılar. Ama üzücü taraf şuydu; milyonlarca nüfusu, ellerinde koca koca imkanları olduğu halde sadece özel jetlerle gidip, sosyal medya ordusuyla oralarda gezip, özçekim yapıp dönüp gidenler vardı. Bunlar da ‘deprem turistleri’ydi. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”

“Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz”

Bakan Özhaseki, şu anda işe başladıkları, ihale süreci yürümekte olan veya bitme aşamasına gelmiş 307 bin konutun bulunduğunun altını çizerek, bunların çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı.

Bir taraftan da yerinde dönüşüm için bir proje açıkladıklarını ve binlerce insanın müracaat ettiğini belirten Özhaseki, onların da devletin verdiği 1,5 milyon liralık imkanlarla evini yapmaya devam ettiğini söyledi.

Şehirlerin merkeziyle köy evlerini de yaptıklarını anlatan Özhaseki, depremden etkilenen şehirlerin altyapısını da yenilediklerini ifade etti.

Özhaseki, adana için de hasar gören yerlerden dolayı 3 milyar liralık proje hazırladıklarını vurgulayarak, bu yaz itibarıyla başlayacakları su, kanal, arıtma tesisi gibi bütün işleri bitirmiş olacaklarının sözünü verdi.

Hiçbir belediyeye yük getirmeyeceklerini ve onları borçlandırmayacaklarını ifade eden Özhaseki, devlet olarak onları da kendilerinin üstlendiğini anlattı.

Diyarbakır’da bugün verilecek konutlarla birlikte dağıtılan konut sayısının 46 bin olduğunu ifade eden Özhaseki, şöyle devam etti:

“Allah nasip ederse önümüzdeki ay da buna devam edeceğiz, sayı 75 bine çıkacak ve ondan sonra da her ay 15-20 bin konutu yine gelip bu törenlerle, noter huzurunda, adil bir vaziyette dağıtmaya da devam edeceğiz. Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz. 8 bin 138 konutumuzun ihalesi yapılmış, ihale sürecine girmiş, devam ediyor. İnşallah bunlar da en geç bir sene içerisinde bitiririz ve hak sahiplerimize de dağıtırız.”

Eleştirilere cevap verdi

Muhalefetteki partinin ileri gelenlerinin yaptığı eleştirilere değinen Özhaseki, “Emin olun, koca koca genel başkanlar öfkeyle, yaptığımız bu çalışmaya leke sürebilmek adına bir kinle, ihtirasla, haset duygusuyla bu sözleri ediyorlar. ‘Herhalde olsa olsa AK Partililere dağıtıyorlar’ ne diyebilirim ki? Allah ıslah etsin bunları, başka diyecek hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.

Deprem üzerinden siyasetin olmayacağına dikkati çeken Özhaseki, ölüler ve şehitlerin üzerinden kirli dillerin çekilmesini istedi.

“Bütün evleri 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz”

Bakan Özhaseki, 390 bin konut alacak hak sahibinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Şu andaki belirlemeler böyle, dava açanlar var, kendi aralarında ihtilaflı olanlar var, mahkemeden ispat etmeye çalışanlar var, eyvallah. Bunlar da geldiğinde sayı artabilir. Biz 307 bin konutu yoluna koyduk, devam ediyor, kısa süre içerisinde bitireceğiz. Yerinde dönüşüm için binlerce kardeşimize yardım ediyoruz. Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun. Kardeşliğimizi pekiştirelim, kol kola girelim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her toplantıda deprem konutlarının son durumunu sorduğunu aktaran Özhaseki, “Evler verilsin, yerine gelsin, biz yeter ki onların hakkını teslim edelim, gerisi önemli değil’ diyen bir iktidar var çok şükür.” diye konuştu.

Bugün sözlerinin bir kısmını yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Özhaseki, ev çıkmayan vatandaşlardan da rahat olmalarını isteyerek çok kısa süre içerisinde onların da tamamının evlerini yapıp, güvenli evlerini teslim edeceklerini dile getirdi.

“2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir”

Vali Yavuz Selim Köşger de depremde Adana’da 11’i merkezde olmak üzere 38 binanın yıkıldığını, 3 bin 297 binanın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini belirtti.

Adana’da arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından vatandaşlar için tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım faaliyetlerine de hemen başlatıldığını aktaran Köşger, şöyle konuştu:

“Geçen süre zarfında ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ilimizde yüzde 49-50 mertebelerinde tamamlanmış, geriye kalan kısımların da yıkım faaliyetleri süratli bir şekilde devam etmektedir. Bununla beraber ilimizde 5 bin 412’si ev sahibi 5 bin 338’i kiracı olmak üzere 10 bin 750 haneye 522 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapılmıştır. Adana ilimize bu kapsamda 2 milyar 258 milyon 400 bin liralık kaynak aktarılmıştır. Diğer taraftan bu afet nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın konut ihtiyaçlarını gidermek için TOKİ tarafından afet konutlarının inşasına zaman kaybetmeden başlanmıştır. Böylesi büyük yıkıcı bir felaketin üzerinden henüz bir yıl geçmişken azımsanmayacak sayıda konut, hak sahiplerine bugün dağıtılacaktır. Bugün bizler de noter huzurunda yapacağımız çekilişle inşası tamamlanan 1589 konutumuzun kura çekilişini yaparak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bunların dışında 2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler, kurada ismi çıkanlara konutlarının anahtarlarını verdi.

Özhaseki, daha sonra Adana Valiliğine geçerek Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/feed/ 0
Çevre Bakanı: İstanbul en riskli il, evler teslim olana kadar kira yardımları sürecek https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10134 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz ama deprem bizim ülkemizin gerçeği. En riskli 5 ülkeden biriyiz. En riskli ilimiz ise İstanbul. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Evler teslim olana kadar da kira yardımlarını sürdüreceğiz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

“Cennet gibi bir vatana sahibiz”

Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

“Artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz”

Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

“5 riskli ülkeden birisi Türkiye”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

“Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz”

Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

“1 buçuk sene içerisinde bütün evleri teslim edeceğiz”

Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

“Kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim”

Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.

Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.

Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Malatya’da “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10131 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üreticimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında, bakan olduktan sonra Malatya’ya iki kez geldiğini, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemek, talep ve ihtiyaçları tespit etmek üzere il il, ilçe ilçe gezmeye devam ettiklerini söyledi.

Özellikle sahadan, halktan gelen talepleri, ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğini aktaran Işıkhan, bugüne kadar milletten gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, imkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti.

İşçilerin, işverenlerin ve esnafın hakkını gözetecek politikalar yürüttüklerini belirten Işıkhan, “Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde bunları değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamdolsun biz 21 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var.” diye konuştu.

“Yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz”

Bakan Işıkhan, 6 Şubat’taki depremlerde Malatya ve 10 ilin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalplerimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiç bir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor.”

Bakan Işıkhan, geçen günlerde Malatya’da toplam 6 bin 181 konutun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtıldığını belirterek, “Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar, ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir.” dedi.

“Malatya’yı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız”

Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Devletine, milletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.”

“Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75 kişiyi TYP’den faydalandırdık”

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli çalışmalarda bulunduklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Yaptığımız hamlelerle Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız. Deprem sonrası olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 vatandaşımızı TYP’den faydalandırdık. Burada Malatya’mıza da TYP konusunda desteklerimizin devam edeceğini ifade etmek isterim. Malatya’da daha önce 500 olan TYP talebini şimdi 750 çıkardığımızın müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. ‘İstihdama Dönüş Programı’ adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik. Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını da kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık.”

Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldıklarını anlatan Işıkhan, “Depremden önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadınların çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz”

Bakan Işıkhan, yakın zamanda İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle “İş Pozitif-Kadın İstihdam” projesinin duyurusun yaptıklarını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Kadınlarımızın ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş Pozitif adı altında bir sistem kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebilecekler. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

“Bizim derdimiz millet”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir yatırım, üretim hamlesinin olmadığına vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. 21 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üretimcimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan partimizin lideri, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. 21 yıldır, eser denilince akla AK Parti gelmekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Oyunu Cumhur İttifakı’na vermeyen muhalif seçmen dahi ‘yaparsa AK Parti yapar’ diyor. Malatya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında.”

Yerel seçim vurgusu

Yerel seçimlerin önemine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Türkiye artık, yüz yıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüz yılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri bu yüzyılın ilk seçimi olması sebebiyle tüm il ve ilçelerimiz için önemli bir dönüm noktası olacak inşallah. Şunu unutmamalıyız ki güçlü Türkiye hedefimize giden yol, her bakımdan güçlü şehirlerden ve güçlü belediyelerden geçiyor.” diye konuştu.

Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Malatya’nın depremlerden en çok etkilenen kentler arasında bulunduğunu belirterek, kentteki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Depremde ölü olarak kaydedilen Ahmet Artan, yaşadığı karmaşayı atlatabilmek için mücadele ediyor https://www.haber60.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 07:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10003 Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/feed/ 0
Deprem Sonrası Ölü Olarak Kaydedilen Vatandaş Bankayı İkna Edemiyor https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/ https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 06:48:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9997 Deprem sonrası yaşanan isim karmaşasıyla kayıtlara ölü olarak geçen afetzede vatandaş, bankayı yaşadığına inandıramıyor

-Depremzede vatandaş; “Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

HATAY – Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Elazığ’da iş insanlarıyla bir araya geldi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9960 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda kentteki iş insanları ile bir araya geldi.

Burada konuşan Işıkhan, ürettikleri katma değer, ticari ve sosyal hayatta ortaya koydukları çalışmalarla kente, bölgeye ve ülkeye her daim güç katan iş insanlarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kalındığını ifade eden Işıkhan, depremlerin 11 ilde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdiğini anımsattı.

Elazığ’ın hem 24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli deprem hem de 6 Şubat 2023’teki depremlerle sarsıldığına işaret adan Işıkhan, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin tüm organlarının üzerine düşeni yerine getirdiğini, hala da getirmeye devam ettiğini söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarının da elini taşın altına koyduğunu anlatan Işıkhan, “Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise ‘asrın felaketi’ni asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Size ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Işıkhan, ilk günden beri deprem bölgesine destek veren herkese teşekkür etti.

Işıkhan, yürekleri derinden yaralayan ve ömür boyunca hafızalardan ve kalplerden silinmeyecek o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

“Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için tedbirler aldık”

Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “asrın felaketi”nden etkilenen vatandaşlarla ilgili üzerlerine düşeni yapmak için gayret ettiklerini belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremin, çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldık. İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’da da sorumluluktan kaçınmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Programında (TYP) 9 ay olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Elazığ’a talebi olan 500 TYP yerine bu rakamı 750 olarak güncelledik. Elazığ’ımıza hayırlı olsun inşallah.”

Işıkhan, AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden itibaren Bakanlık olarak tüm birimlerle kentin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduklarını, İŞKUR aracılığıyla 2002’den bu yana Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşı özel sektörde ve kamuda işe yerleştirdiklerini aktararak, bunun yanı sıra aktif işgücü piyasasının ihtiyaçlarını tespit ettiklerini, vatandaşların nitelik kazanması ve daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenlediklerini kaydetti.

“TYP kapsamında vatandaşlarımızın iş gücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Işıkhan, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği, ücret garanti fonu, iş kaybı tazminatı ve yarım çalışma ödeneği kalemlerinde verdikleri desteklerle ekonomik anlamda işçi ve işverene katkı sunduklarını belirtti.

“Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz”

Işıkhan, “Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da 2 gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza, güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun inşallah. Nasıl liderimiz, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti.’ düşüncesiyle değil, ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız.’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz.” dedi.

Sürekli temas halinde oldukları ve fikir alışverişinde bulundukları iş dünyasının değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanı’na ve hükümete olan güvenini bildiklerini dile getiren Işıkhan, bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalara titizlikle devam ettiklerini ifade etti.

“Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iş birliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diyen Işıkhan, bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaşın ise yerel yönetimler olduğunu bildirdi.

Işıkhan, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerin önemine işaret ederek, “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanı’nın katılımlarıyla “Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik” ana başlığı altında seçim beyannamesini açıkladıklarını belirtti.

AK Parti’nin belediyecilikte rüştünü ispatlayarak, milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde 20 yıldır ülkede belediyecilik destanı yazdığını ifade eden Işıkhan, ülkede temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerde bu boşluğun, samimiyet ve gayretle çalışan AK Partili belediye başkanları tarafından doldurulduğunu kaydetti.

Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarının bugün de ülkenin her bir noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğuna dikkati çekerek, Elazığ’ın bu noktada 2004 yılından bu yana AK Parti’ye destek verdiğini ve gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu her seçimde gösterdiğini söyledi.

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın 2019’da olduğu gibi bu seçimden de büyük bir teveccühle, alnının akıyla çıkacağına inandığını belirten Işıkhan, “AK Parti olarak hedefimiz, tüm büyükşehirlerimizde ve illerimizde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşlarımızın teveccühünü kazanmaktır.” ifadesini kullandı.

“AK Parti’nin belediyecilik anlayışı hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir”

Işıkhan, “AK Parti’nin belediyecilik anlayışı vizyoner yerel yönetimi, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir belediyeciliği, dirençli şehirleri, kimlikli, gelişim odaklı, havası, suyu ve toprağı temiz şehirleri ve çevreyi, duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyeciliği, kültürel kalkınma ve kültür belediyeciliğini, hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir.” dedi.

Elazığ’da yapılan çalışmalara değinen Işıkhan, bu çalışmalarda emek veren Belediye Başkanı Şerifoğulları’nı kutladı.

Bu vizyonu rehber edinerek, “Türkiye Yüzyılı” şehirlerini inşa edeceklerini anlatan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Sizlerin de destek ve teveccühü ile ‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bununla birlikte hükümet olarak sağlık ve eğitim başta olmak üzere her alanda tesis ettiğimiz güçlü sosyal devlet anlayışımızı yerel yönetimlerde de tekrar yaşatabilmemiz en önemli konulardan biri. Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik hedefi kapsamında iş dünyasının da güçlü desteğiyle, hükümet ve yerel yönetim işbirliğiyle huzurlu toplumsal yapıyı koruyacak ve güçlendireceğiz.”

“Türkiye Yüzyılı Şehirleri” için hazır ve kararlı olduklarını dile getiren Işıkhan, Elazığ’a hizmet yolunda her desteği vereceklerini, kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti.

Işıkhan, “1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Elazığ’ımız ve deprem bölgesindeki diğer şehirlerimiz başta olmak üzere ülkemizin her bir noktasında iş dünyasının, iş gücü piyasasının, çalışma hayatının ve milletimizin her bir ferdinin destekçisi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Program daha sonra basına kapalı devam etti.

Programa, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Deprem Bölgesinde 307 Bin Konutun İnşaatı Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9951 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesinde 307 bin konutun inşaatının devam ettiğini belirterek, birkaç ay içinde toplam 75 bin konutun teslim edilmiş olacağını söyledi.

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Osmaniye’de asrın felaketinin yaraları sarılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Osmaniye’de deprem konutları kura ve anahtar teslim törenine katıldı. Çekilen kurayla yapımı tamamlanan bin 976 konutun hak sahipleri belirlendi.

Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz. Her güzelin kusuru olduğu gibi ülkemizin de iki kusuru var. İkisi de yerin altında. Birisi fitne odakları hiç bitmek bilmiyor. Özellikle yurt dışından destekli bazen dost gibi gözüken ülkelerin para verdiği, lojistik destek sağladığı, bizim iyiliğimizi istemeyenlerin teşvikiyle, tahrikiyle bir türlü fitne odakları bitmek bilmiyor. Birisi de depremsellik” dedi.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Bu güzel ülke ne yazık ki bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içerisinde anakaramızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231; hem denizde hem karada meydana gelen yıkıcı deprem sayısı artı küçükleri saymıyorum. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 bin, maddi hasar milyarlarca dolar. İşin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı. Bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Yapmamız gereken Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bu güzel doğanın kendi içindeki kanunlarını bilip, ona göre hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek o binaları yapmak, evlerimizi yapmak, iş yerlerimizi yapmak, küçücük bir kulübe bile yapıyorsak buna uygun yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, “6 Şubat’ta 9 saat arayla çok uzun süre, neredeyse 3 dakika var, 7.6 ve 7.7 gibi bir şiddetle sarsıldık. Yüzeye çok yakın, evlerimizin altından gidiyor. Öyle bir hasar bıraktı ki unutulacak gibi değil. Evet bin yıldır bu Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket. Kardeşlerim o günden bu güne ne yaptık; ilk saatlerde arama kurtarma faaliyeti, arkasından çadır kurulumu, sonra konteyner kentler yaptık. Bunları en kısa sürede tamamlayınca bizler bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip, inşaatlara başladık. 307 bin konutumuzun inşaatı hızla devam ediyor. Dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim. Ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 75 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik. Aralarında taş yünü, dışında betonpan, içinde alçıpanlarını koyarak sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Depremzede vatandaşlarımızın tamamı evlerine oturana kadar buradayız”

Bakan Özhaseki, Osmaniye’de 11 bin 236 hak sahibi olduğunu belirterek, “Bir taraftan da hepinizin hatırlayacağı üzere yerinde dönüşüm için çalışmalara başladık. Komşularımızdan ayrılmak istemiyoruz, kuramız başka yere çıkarsa diye tedirginlik duyuyoruz diyen kardeşlerimize ‘biz destekleyelim siz yapın’ kampanyasını başlatmıştık. Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişi müracaat etti. Bir kısmı işe başladı, yapıyorlar, yapıları da gelip görüyoruz. Onlara da çok uygun şekilde hibe ve kredi desteği vermeye başladık. Köy evlerine başladık. Şehirlerin merkezine başladık, ana caddelere başladık. Her bir tarafta hummalı bir çalışma sürüyor. Bu arada 60 milyar kadar bir kaynak temin ettik. Onun 4 milyar lirasını Osmaniye’miz için ayırdık. Osmaniye’nin başından sonuna su şebekeleri, kanallarını, arıtma sistemini yeniden sıfırdan inşa edeceğiz. Osmaniye üzerinde de 11 bin 236 hak sahibi var. Bugün burada bin 600 konutu teslim ediyoruz. Önümüzdeki ay biraz daha devam edeceğiz. Sonraki aylarda devam edeceğiz. Yeni başlananlara Allah izin verirse inşaat süresi olarak bir sene diyoruz. Temel attık, en geç bir sene içerisinde teslim etmek üzere diyoruz. Burada da bütün konutlarımızı sizlere teslim edene kadar, bütün hak sahipleri evlerinde oturuncaya kadar ve hak sahibi kardeşlerimiz ‘Allah sizden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyince kadar buradayız inşallah” şeklinde konuştu.

Bakan Özhaseki, törenin ardından depremlerden etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. – OSMANİYE

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:12:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9945 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Elazığ’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları”nda iş adamlarıyla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Işıkhan, “Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz yıl takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdi. Elazığ da yakın zamanda iki büyük depremle sarsıldı. 24 Ocak 2020’de Sivrice depremi ve ardından biraz önce söz ettiğim 6 Şubat 2023 asrın felaketi. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletimizin tüm organları üzerine düşeni yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarımız bir an bile düşünmeden elini taşın altına koydu. Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise asrın felaketini asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Elazığ milli iradenin kalesi olan bir şehrimiz. Devletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. Biz de sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz de diğer tüm kurumlarımız gibi liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde asrın felaketinden etkilenen vatandaşlarımızla ilgili üzerimize düşeni yapmak için gayret ediyoruz” diye konuştu.

Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, “İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’ımızda da sorumluluktan kaçmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Program’da 9 olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Yalnızca depremden bu yana değil, AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik. Bunun yanı sıra aktif işgücü programlarımızla hem işgücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor hem de vatandaşlarımızın nitelik kazanması, daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenliyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımıza iş ve meslek danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Toplum Yararına Program (TYP) çerçevesinde vatandaşlarımızın işgücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin tüm organlarının deprem bölgesinde verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını aktaran Bakan Işıkhan, “Nitekim, şubat ayı içinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da iki gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun. Nasıl liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti’ düşüncesiyle değil ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz. Hamdolsun ki AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren yaptığımız çalışmalarla milletimizin zihninde ‘Yaparsa AK Parti yapar’ düşüncesi net bir şekilde yerleşmiştir. Asrın felaketinden kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde de milletimiz cumhurbaşkanımıza, AK Partimize ve Cumhur İttifakı’na duyduğu güveni net şekilde göstermiştir. Aziz milletimiz ‘Doğru adamla yola devam’ diyerek liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a bir dönem daha yetki vermiştir. Sürekli temas halinde olduğumuz ve fikir alışverişinde bulunduğumuz için iş dünyamızın siz değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize olan güveninizi biliyoruz. Bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz. Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de işbirliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Değerli misafirler, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaş ise hiç kuşkusuz yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda belediyelerimizin de hükümet ve iş dünyası ile tam bir uyum içerisinde çalışma zorunluluğu bulunmaktadır” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Şu anda tamamlanan veya teslim edilecek 307 bin konut var https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/#respond Mon, 19 Feb 2024 23:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9914 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var.” dedi.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen İstasyon Caddesi’nde inceleme yaptı, Vali Erdinç Yılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Sonrasında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1976 konutun hak sahiplerinin belirlenmesi için butona bastı.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir felaket olduğunu belirterek, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Deprem konutları için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:

“Evlerine kavuşan hak sahibi vatandaşlarımızın yüzündeki mutluluk dünyaya değer. Bundan dolayı Allah’a hamdediyoruz ve işimize bakıyoruz. Bazı kardeşlerimiz evlerinin çıktığını görecek. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler. Emin olun bütün hızımızla onları da yapmaya çalışıyoruz. En geç 1 yıl veya 1,5 yıla kalmadan bütün hak sahiplerimizin evlerini teslim etmiş oluruz. Şunu bilin; sizler huzurla, güvenle o güzel evlerinizde oturup bizlere ‘kardeşim Allah sizlerden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”

Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayarak, “Allah’a hamdolsun ülkemizin güneydoğusunda, doğusunda, başka bölgelerinde şehirler tertemiz oldu. Köyler, dağlar temizlendi. Sınır ötesinde bunları inşallah toprağa gömmeye uğraşıyoruz. Bunlarla mücadele ediyoruz. Bir daha da çıkamayacaklar. Ne FETÖ denen şizofren yapı ne PKK denen ahlaksızlar, bölücüler ordusu ne de DEAŞ denilen sapıklar grubu bir daha bu ülkede asla neşvünema bulamayacaklar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, binaların bu gerçeğe uygun şekilde yapılması gerektiğini anlattı.

“Biz üzerimize düşeni yapıyoruz”

Afet döneminde, milyonlarca nüfusa hitap eden bazı illerin büyükşehir belediye başkanlarının özel uçaklarla gelip “deprem turisti” olarak bölgede fotoğraf çektirdiğini belirten Özhaseki, “Onları da bu milletin elbette ki vicdanına havale ediyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, onlar da tıynetinin gerektirdiği işleri yapıyorlar.” dedi.

Özhaseki, Bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip inşaatlara başladıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda işe başladığımız, devam eden 307 bin konutumuz var, dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik, aralarında taş yünü, dışında betopan, içinde alçıpanlarını koyarak; sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 beş binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz.”

Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişinin müracaat ettiğini belirten Özhaseki, projenin imkanları hakkında bilgi verdi.

Toplam 41 bin konutu bitirdiklerini anlatan Özhaseki, önlerindeki bir ay içerisinde bu sayının 75 bine çıkacağını, sene sonuna kadar da her ay bitirdikleri ve teslim aşamasına gelen 15-20 bin konutu teslime devam edeceklerini bildirdi.

Özhaseki, bütün hak sahipleri evlerine oturuncaya kadar ekip olarak gece gündüz çalışacaklarını vurguladı.

Zaman zaman üzücü şeyler de olduğunu belirten Özhaseki, konuşmasına şöyle devam etti:

“Düşünün şimdi deprem olmuş bizim anlı şanlı muhalefetteki partilerimizin genel başkan yardımcıları konuşuyorlar, televizyonlara yansıdı, ‘Hükümet bunun altında kalır, bunun hesabını veremezler, bu millet bunları siler atar’. Allah sizin iyiliğinizi versin ya. Millet can derdinde, siz hesap peşindesiniz. Ne biçim insansınız ya? Nasıl bir insanlıktır bu böyle? O günlerde bir ay içerisinde sert zeminleri arkadaşlarımız tespit ettiler, 2 ay içerisinde o konutların temellerini attık. ‘Niye acele ediyorsunuz ya? Durun bakalım, daha sallanıyor, görmüyor musunuz?’ falan filan… Onu söyleyenler bugün çıkıyorlar diyorlar ki ‘Aradan bir sene geçti, niye evleri teslim etmiyorsunuz?’. Yahu kardeşim bu akşam sabaha kadar boya kutusuna sokup da çıkarılan bir şey değil ki.”

“Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın”

Dün “Niye erken başlıyorsunuz?” diyenlerin bugün “Hiç kimseye bir şey vermedi.” dediğini belirten Özhaseki, eleştirilere karşı şöyle konuştu:

“Aynı adamlar sonra çıkıyor diyor ki ‘İçinizde alan var mı?’, demek ki bunlar akrabalarına dağıtıyorlar, bunlar demek ki AK Partili’lere dağıtıyorlar’. Ne diyeyim ya arkadaşlar? Allah ıslah etsin demekten başka emin olun söz bulamıyorum. Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın. Hiç değilse şu kirli dilinizi, insanlara acıları üzerinden yapmayın. Arayın beni telefonunuza çıkayım, nerede kaç konuta başladık anlatayım, görmek istiyorsanız yanınıza düşeyim tek tek gezdireyim ben sizi ama lütfen insanların acıları üzerinden, deprem üzerinden hiç değilse siyaset yapmayın. Kimisi kıskançlıktan kimisi zamanında beraber olmuşuz, dışarıya çıkmış haset duygusundan ne yapacağını şaşırmış vaziyette. O kirli dilleriyle, ortalığı hakikaten velveleye verirken onlar da üzüntü sebebi.”

“Köy evleri ve deprem konutlarımızın yapımları devam etmektedir”

Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz da kentte yıkıma yol açan depremlerin, en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını belirtti.

Kentte, depremler nedeniyle 1010 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 584 kişinin yaralandığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Depremin ilk anından itibaren çadır kentlerimiz hızlı bir şekilde kurulmuş ve vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları karşılanmıştır. Türkiye’nin en büyük ve en rahat konteyner kenti, ilimizde hemşehrilerimizin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca köy evlerimizin ve deprem konutlarımızın yapımları da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bir an evvel bitmesi için yoğun bir gayret içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün mücadelemiz, benzer acıların tekrar etmemesi ümidiyle, vatandaşlarımızın daha sağlıklı ve daha güvenli binalarda yaşamaları yönündedir. En büyük temennimiz ve duamız böyle acıların felaketlerin bir daha yaşanmamasıdır.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Yılmaz, AK Parti Osmaniye Milletvekilleri Seydi Gülsoy ve Derya Yanık, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara ile diğer protokol üyeleri, hak sahiplerine evlerinin anahtarını teslim etti.

Bakan Özhaseki’nin çocuklara çeşitli hediyeler verdiği tören, İl Müftüsü Ali Çakmak’ın duasıyla tamamlandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/feed/ 0
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen Gül Hanımlar Grubuyla Buluştu https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/#respond Mon, 19 Feb 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9897 Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Gül Hanımlar grubuyla bir araya geldi. Şehre kazandırdıkları yatırımlardan bahseden Başkan Başdeğirmen, görev süresi içerisinde gönül belediyeciliğini başarılı bir şekilde uyguladıklarını, yeni dönemde de uygulamaya devam edeceklerini söyledi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, eşi Şadiye Başdeğirmen ile birlikte el emeği ürünler üreterek aile ve şehir ekonomisine katkı sağlayan Gül Hanımlar grubuyla buluştu. Kirazlıdere Sosyal Tesislerindeki buluşmada Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, kadınlarla sohbet ederken, çocuklarla da yakından ilgilendi. Başkan Başdeğirmen, Gül Hanımlar grubu üyelerine şehre kazandırılan yatırımlar hakkında bilgi verdi, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Gül Hanımlar Grubu sorumlusu Gül Fadime Oğuz, buluşmayı organize eden Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen ile eşi Şadiye Başdeğirmen’e teşekkür etti.

Şadiye Başdeğirmen Gül Hanımlar grubunun emektar, gayretli hanımlardan oluştuğunu ifade ederek, “Hepinizin yüreğinize sağlık, çok teşekkür ederim” dedi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, 5 yıllık görev süresi içerisinde pandemi gibi zor dönemlerin yaşandığını belirterek, pandeminin arkasından geriye kalan 2,5 yılda şehre güzel hizmetler kazandırdıklarını anlattı. Kirazlıdere, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı, Millet Bahçesi alanıyla ilgili bilgiler aktaran Başkan Başdeğirmen, “Vatandaşlarımız bu yerleri çok sevdiler ve beğendiler. Kirazlıdere’deki restoranımız yoğun talep alıyor. Buranın yanında üst tarafa Kirazlıtepe restoran yapıyoruz. Orayı da yakında açacağız. Zipline yaptık, gençlerimiz çok kullanıyor” dedi.

Göreve geldikten sonra şehrin önemli sorunlarından birisi olan ITKM’yi çözüme kavuşturduklarına değinen Başkan Başdeğirmen, yeni TOKİ projeleriyle ilgili bilgi verdi. Başdeğirmen, “Geçen yıl 6 Şubat depremi olmasaydı kuraları çekilen TOKİ konutları için yapım ihalesine çıkılacaktı. Ancak depremden sonra deprem bölgesindeki konutlara öncelik verildi. Deprem, sel, yangın felaketleri şehrimizde yaşanmadı ancak tüm şehirlerimizi etkiledi. Deprem, pandemi, yangın, sel gibi afetlerden geriye kalan zamanda yaşlılarımızın, engellilerimizin evlerine giderek ihtiyaçlarına yardımcı olduk. 105 yanmış ev yaptık. Bunu belediyenin parasıyla yapmadık. Hayırseverlerimizin destekleriyle yaptık. ISUBÜ’ye eğitim binası kazandırdık. Onu da vatandaşlarımızın destekleriyle yaptık. Şimdi de SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne ek bina inşa edeceğiz. Yoğun bakım, acil ve ameliyathaneleri başka bir binaya taşıyacağız. Onu da belediye olarak değil, şahsım olarak kurduğum dernek aracılığıyla hayırseverlerimizin desteğiyle yapacağız, üniversitemize hediye edeceğiz. Bizim için önemli olan insanımıza dokunmak, insanımıza faydalı olmak. Şadiye Hanım ve ekiplerimiz vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yardımcı olmaya çalışıyorlar. Neticede o evin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Amacımız budur. Gönül belediyeciliğiyle bugüne geldik bundan sonra da öyle devam edeceğiz” dedi.

Gül Hanımlar grubu sorumlusu Gül Fadime Oğuz, Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen’e el emeği olarak ürettikleri ürünlerden hediye etti. Şadiye Başdeğirmen, el emeği, göz nuru ürünlerin hediye edilmesinden dolayı teşekkür ederek, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hep yanınızdayız. Hanımlar isterse çok işler başarır, ben sizin yüreğinize, emeğinize inanıyorum” görüşlerinde bulundu. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz” https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9447 Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Bakan Yerlikaya, Elazığ’da TOKİ kura çekimine katıldı

ELAZIĞ – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremzedeler için inşa edilen konutların kura çekim törenine katıldı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/#respond Sun, 18 Feb 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9381 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: 11 ilde 75 bin konutun teslimi için hedef 2 ay https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:27:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9348 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen 11 ilde 75 bin konutun teslimini 2 ay içinde yapmayı hedeflediklerini söyledi.

Yerlikaya, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, kentte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bakan Yerlikaya, 6 Şubat’taki acı günlerden sonra dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini belirtti.

“Asrın felaketi”ni hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini vurgulayan Yerlikaya, “Devletimiz, aziz milletimiz ve Malatya’mız el ele verdik. Her zorluğu birlikte aştık. Hamdolsun işte bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Malatya’da, siz kardeşlerimizle birlikte deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini şükürler olsun gerçekleştiriyoruz. Sizleri, depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya hiç şüpheniz olmasın devam ediyoruz.” diye konuştu.

Her zaman depremzedelerin yanında olduklarını aktaran Yerlikaya, depremde kaybettikleri vatandaşları ve enkazda kalan hayalleri hiç unutmadıklarını ifade etti.

Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vefat eden kardeşlerimizi geri getiremeyiz ancak diğer tüm kayıplarımızı telafi etmekte Allah’ın izniyle kararlıyız. Yıkılan evlerin daha modern ve güvenlisini yeniden yapacağız demiştik. Yıkılan iş yerlerinin daha ferah, daha modernini yeniden inşa edeceğiz demiştik. Şehirlerimizi en güzel haliyle yeniden ayağa kaldıracağız demiştik. Hamdolsun bugün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bakın tüm dünya bunu söylüyor ve her gittiğimiz yerde tüm kabine üyesi arkadaşlarımıza, vekillerimize bunu söylüyoruz. Tüm dünya diyor ki ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyorsunuz.’ Gerçekleştiriyoruz tabii ki. Hedefimiz 2 ay içerisinde deprem bölgesi genelinde, bu 11 ilimizde tam 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini Allah’ın izniyle hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Toplam hak sahibimiz 389 bin. Bunun tamamını Allah’ın izniyle önümüzdeki yıl sizlere teslim edeceğiz.”

Malatya’yı daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracaklarını anlatan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Malatya’da 69 bin 471 konut, 8 bin 163 iş yeri, 2 bin 587 ahır olmak üzere toplam 80 bin 221 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, 5 bin 140’ı il ve ilçe merkezlerimizde, 1041’i kırsalda olmak üzere toplam 6 bin 181 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim ediyoruz. Yine yaklaşık 18 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. Bir yandan da ihalelerimizi yapıyoruz. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz kararlıyız burada ve diğer 10 ilimizde hayat yeniden normale dönene kadar ellerimiz sizlerin ellerinden bir an olsun ayrılmayacak. Siz gönlünüzü ferah tutun. Malatya’mızı çok daha güçlü bir şekilde yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden aziz milletimizin gözbebeği yapacağız. Güzel Malatya’mız için gece gündüz, kar kış demeden çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Bakan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyerek, anahtarlarını alanların yeni yuvasının hayırlı olması temennisinde bulundu.

Yerlikaya, asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Törene, Malatya Valisi Ersin Yazıcı, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve İhsan Koca ile AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er ile hak sahipleri katıldı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya, daha sonra kurada ismi çıkan hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz’ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9281 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Devletimiz sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi. Burada olmaya da devam edecek. Dedik ki; sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, güzelini ve güvenlisini yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Elazığ’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 2 bin 255 konut için kura çekimini başlattı.

Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesi’yle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle Elazığ’ın bir başka olduğunu kaydeden Yerlikaya, buradan Balakgazi’nin, Beyzade Hazretleri’nin, İmam Efendi’nin, Tayyar Baba’nın, Arap Baba’nın şehri El-Aziz’e, yiğit Gakkoşlara muhabbetlerini sunduğunu belirtti.

Elazığ’ın, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerin başında geldiğini, deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kaldığını anımsatan Yerlikaya, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördüğünü kaydetti.

Bundan 4 yıl önce Elazığ’da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde canları yitirdiklerini, o zor ve çetin günlerde milletin yüreğinin Elazığ için attığını, ülkenin dört bir yanından insanların Elazığ’a akın ettiğini dile getiren Yerlikaya, ilk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesinin verildiğini aktardı.

Elazığ’da depremin yaralarını söz verdikleri gibi sardıklarını ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Evet binalarımız yıkıldı, lakin umudumuz yıkılmadı. 6 Şubat sabahı ise ülke ve millet olarak 11 ilimizde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadık. Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamdolsun öyle de oldu. 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti.”

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Elazığ’da diğer illere nazaran depremin yıkıcı etkisinin daha az olduğunu anlatan Yerlikaya, 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesinin can kayıplarının azalmasını ve daha az binanın hasar almasını sağladığını vurguladı.

Elazığ’ın, depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerin yardımına koştuğunu belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Devletimiz sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi. Burada olmaya da devam edecek. Dedik ki; sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, güzelini ve güvenlisini yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine son hak sahibi anahtarını teslim alıncaya kadar bu hizmeti Allah’ın izniyle tamamlayacağız.”

Elazığ’da 15 bin 326 hak sahibi bulunuyor

Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri ve 1199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibinin bulunduğunu bildiren Yerlikaya, bugün,

il ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutun kuralarını çekip, hak sahiplerine anahtarlarını vereceklerini kaydetti.

Yaklaşık 2 bin konutun yapımının da olanca hızıyla devam ettiğine dikkati çeken Yerlikaya, devam edenleri de hızlıca bitireceklerini anlattı.

Depremin yıktığı şehirleri bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretinde olduklarını dile getiren Yerlikaya, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğimize yürekten inanıyoruz. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine ve dayanışmasına liderlik ederek, bizleri onurlandıran, yüreğimize su serpen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve Bakanlığımızın kıymetli çalışanlarına, kabinedeki tüm Bakanlarımıza ve AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Allah ülkemizi, şehrimizi ve tüm insanlığı afetlerden korusun. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Elazığ Valisi Ömer Toraman, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş ile kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü İrfan Üstündağ dua etti.

Törene, AK Parti Elazığ milletvekilleri Mahmut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren, Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Şişecioğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Şiş, AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/feed/ 0
Makina Mühendisleri Odası’nda genel kurul heyecanı başladı https://www.haber60.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/ https://www.haber60.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9134 Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi’nde 17. Olağan Genel Kurul heyecanı başladı.

Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı okunması ve divan üyelerinin seçilmesinin ardından başlayan Olağan Genel Kurul Toplantısı’na Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ve MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, protokol üyeleri, oda temsilcileri ve oda üyeleri katıldı.

Seçime tek aday olarak girecek olan Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol yaptığı açılış konuşmasında, “Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz günden itibaren, meslektaşlarımızla birlikte, mesleğimizde öncü olarak, ülkemizin ve toplumumuzun tüm kesimlerine, en güzel hizmetleri vermeye çalıştık. Meslekte birlik ruhuyla, sorumluluklarımızı yerine getirme bilinci içerisinde, çalışmalar yaptık. Bu vesileyle, görevi teslim aldığım başkanımız, Akif Aksoy’dan kurucu başkanımız Sn. Mazhar Gündoğ’a kadar, büyük bir özveri ve titizlikle çalışarak, odamızın bugünlere gelmesinde emeği geçen, tüm başkanlarıma şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum. Bugün TMMOB’un en büyük odası haline gelen Makina Mühendisleri Odası, ülke ve toplum yararı doğrultusunda mesleki olarak birçok etkinlik düzenlemektedir. Şube olarak bizler, bir yandan ülke ve kent sorunlarına müdahil olmaya çalışıyor, bir taraftan üyelerimize yönelik eğitim, belgelendirme ve her türlü destek çalışmalarını düzenliyor diğer taraftanda da kamusal hizmet ve kamusal denetim çalışmaları yapıyoruz. Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi, Kırşehir-Sivas-Nevşehir-Erzincan-Yozgat temsilciliklerimiz dahil olmak üzere 3500 ü aşkın üyesiyle büyük bir ailedir. Bünyemize ait olan AKM merkezimizde asansörlerin periyodik kontrolleri yapılmaktadır. Şu an itibari ile 43 ilçe ile protokolümüz vardır. Protokollerimizi genişletmek, daha fazla vatandaşımıza yardımcı olabilmek adına çalışmalarımız devam etmektedir. Yine aynı şekilde düzenli olarak devam ettiğimiz periyodik kontroller, bilirkişilik hizmetlerimiz, baca uygunluk kontrolü gibi hizmetlerimiz bulunmaktadır. Üyelerimize yönelik düzenlemiş olduğumuz mesleki eğitim, seminer çalışmalarımız artarak devam ederken, özellikle genç meslektaşlarımıza yönelik Cv Hazırlama ve Mülakat Teknikleri, İş Görüşmesine Hazırlık, Pazarlamada Analitik Yaklaşım, Mühendis İlişkileri Yönetimi, Mühendisler İçin Satış Yönetimi, Makina Emniyet Yönetimi, Risk Değerlendirme Uzmanlığı, Solidworks, Cadcam, Analiz Gibi Teknik Programlar, İleri Düzey Excel gibi kariyer ve mühendislik yaşamlarına katkı sağlayacak yeni eğitimler düzenlenirken; Endüstri 4-0, Yapay Zeka, Karbon Ayak İzi, Yalın Kalite, Sürdürülebilir Enerji gibi güncel konulara yönelik eğitim çalışmalarımız veSempozyum, kongre katılımı ile teknik geziler, Oda Üniversite İşbirliği Komisyonumuzun gündemine alınmış durumdadır. Firmalardan gelen talepler doğrultusunda özellikle yeni mezun ve iş arayan üyelerimizin, etkili bir özgeçmiş hazırlamasından başlayarak her aşamasında yanında olup istihdam sağlanmasına yardımcı olmaktayız. Bahsetmiş olduğumuz mesleki gelişimlere katkı sağlayacak faaliyetlerin yanı sıra yoğun iş temposunda çalışan üyelerimize ve ailelerine yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlerimize de birlik beraberlik ve kaynaşma anlayışı ile devam etmekteyiz. Sizlerin de bildiği üzere şubemiz Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu yürütücülüğünü uzun süre başarı ile yapmış ve ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişte büyük katkı sağlamıştır. Bu anlayış içerisinde mühendis istihdamının artırılması, meslektaşlarımızın özlük haklarının ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, Katma değeri yüksek ürün üretimi ile şehrimiz ekonomisi ve teknolojisine katkı sağlanması, stratejik önemi bakımından uluslararası arenada ülkemizin güçlenmesine destek olması amacıyla Savunma Sanayi Sempozyumu ve Sergisi düzenledik. Milli Savunma Bakanlığımız ve Savunma Sanayi Başkanlığımızın destekleri ile düzenlemiş olduğumuz sempozyumumuzda 60’ın üzerinde akademik bildirinin yanı sıra kalite sistemleri, patent, teşvikler ve stratejik iş birliği anlaşmaları konularında sunumlar yapılmıştır. Aynı zamanda savunma sanayinin büyük firmaları, üretici firmalar ve üniversite öğrenci kulüplerinden oluşan sergimize 20 bini aşkın ziyaret gerçekleşmiştir. Sempozyumumuz devam ederken ana yüklenici ve alt yükleniciler arasında B2B olarak adlandırılan özel ikili görüşmeler düzenlenmiştir. Bu görüşmeler neticesinde şehrimizde faaliyet gösteren firmalarımızla, TUSAŞ, ROKETSAN, ASPİLSAN, MKE, AFGM, ASELSAN, AIRBUS, TEİ ve ASFAT gibi savunma sanayimizin büyük firmaları arasında iş birliği anlaşmaları imzalanmıştır. Sempozyumumuz sonrasında ülkemizin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın yeniden kurulması bizleri ayrıca gururlandırmıştır. Savunma Sanayi Başkanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde uluslararası olarak planladığımız sempozyumumuzun ikincisini 2024 yılı sonunda yapmak üzere çalışmalarımız başlamıştır. Şubat ayı içerisinde yaşadığımız deprem felaketleri ülkemizi derinden sarsmıştır. Depremlerin hemen ardından, TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu “Acil Dayanışma Çağrısı” gündemiyle toplantısını yapmıştır. İlk olarak deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan ve Kayserimize gelen depremzede vatandaşlarımız için; barınma, ev eşyası ve gıda gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Kayseri ilimiz, yaşanan depremlerden çok etkilenmiştir. Bu nedenle büyük tehlike oluşturan asansörlerin deprem anında kullanımıyla alakalı, valiliğimizin bilgisi dahilinde, belediyelerimizi ve basın kuruluşları aracılığıyla da kamuoyunu bilgilendirmek adına gerekli çalışmalar yapılmıştır. Makina Mühendisleri Odasına bağlı teknik personellerimiz, vatandaşlardan gelen talepler üzerine asansörlerin kontrollerini tamamı ücretsiz bir şekilde tamamlanmıştır. Kayserimizde yaşanan depremler, çevre illerde yaşanan depremleri hissetmenin dışına çıkarak merkez üssü depremler haline gelmiştir. İnşaat mühendisleri odası, jeoloji mühendisleri odası, jeofizik mühendisleri odası ve şehir plancılar odası başta olmak üzere TMMOB’a bağlı 14 meslek odası ile Kayseri Tabip Odası, veteriner hekimler odası ve eczacılar odamızla şubemiz ev sahipliğinde bir araya gelerek “Kayseri Deprem Raporu” oluşturmuştur. Ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin görüşleri alınarak, TMMOB’a bağlı odalarımızın yapmış olduğu sempozyum, çalıştay ve kongre gibi bilimsel çalışmaların sonuç raporları ile kayseri 2021 İrap Raporu incelenerek yaklaşık bir ay gibi bir sürede raporumuz hazırlanmıştır. Bilgilendirmek ve alınması gereken önlemleri her detayı ile açıkladığımız raporumuz, Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı başta olmak üzere ilçe belediyelerine, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına iletilmiştir. Ayrıca odamızın geleneksel gece ve plaket törenleri, hem şube merkezimizde hem de temsilciliklerimizde üyelerimizin yoğun katılımı ile gerçekleşmiştir. Hep birlikte geçmiş yıllarda olduğu gibi 17. Dönemde de başarılı hizmetlere imza atmak istiyoruz. Ülkemizin problemlerine kendi ölçeğimizde ve sorumluluk alanımızda çözümler üretmek istiyoruz. Yüce Rabbimizin razı olacağı, iyi olan, doğru olan, güzel olan ne varsa onu yapmak istiyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde bunları başarmak istiyoruz. Bugün olduğu gibi bundan sonrada, meslekte birlik anlayışıyla, birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz, samimiyet içinde hareket ettiğimiz sürece, başaramayacağımız üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey kalmayacaktır.Yaptığımız tüm faaliyetlerde bizlerden desteğini esirgemeyen, yanımızda olan ve yapılan faaliyetlerin şehrimiz ve ülkemiz adına katkılarının artmasına vesile olan değerli meslektaşımız Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesinin kıymetli üyesi ve gururu Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcımız ve Kayseri Milletvekilimiz İsmail Özdemir’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu duygular içerisinde sözlerimi bitirirken, bizlere duyduğunuz güven ve verdiğiniz destekten dolayı sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili ve aynı zamanda Makina Mühendisi olan İsmail Özdemir de konuşmasında, “Böylesine güzide bir günde böylesine geniş bir kitleyi bir araya getirdiği için Allah’a hamd ediyoruz. Ailem olarak gördüğüm Kayseri Makina Mühendisleri Odası’nda sizlerle beraber olmaktan ötürü de büyük bir gurur ve mutluluk yaşadığımı da ifade etmek istiyorum. Bu nedenle ben her şeyden evvel bu zamana kadar görev yapmış, Makina Mühendisleri Odası’nın bu aşamaya gelmesini sağlayan kim varsa hepsinden Allah’ın razı olmasını niyaz ediyorum. Ben hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum. 16. dönemde görev yapmış olan şubemizin tüm yönetim kurulu üyelerini, il temsilciliklerimizi ve üyelerini tebrik ediyorum. Kendilerine teşekkür ediyor yeni dönemde de görev alacak bütün arkadaşlara da şimdiden Allah’tan üstün muvaffakiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından faaliyet ve mali raporlarının okunması ile Olağan Genel Kurul sona erdi. Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi’nin seçimleri ise yarın 09.00 ile 17.00 saatleri arasında gerçekleşecek. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/feed/ 0
Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık” https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/#respond Sat, 17 Feb 2024 02:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9003 Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Kurum, “Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Açılış okunan duaların ardından kurdele kesimi ile birlikte yapıldı. Açılışa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammed Vanlıoğlu, Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek, E-MADER Başkanı Abdullah Özatilla ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Program sonunda Murat Kurum ve diğer protokol üyelerime Malatya’ya ait kayısı ve yöresel ürünler hediye edildi.

“Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

Derneğin açılış programında konuşan Kurum, “Malatya bizim gönül bağımızın çok yüksek olduğu bir şehrimiz. İnsan memleketine sevdiklerinin yanına iyi günde kötü günde gider, biz de Malatya’nın hep iyi gününde kötü gününde yanında olmaya çalıştık. Bu aziz şehrimiz için gerçekten yapılması gereken tüm mücadeleyi Malatya’mızın tüm ilçelerine bizzat giderek, orada milletimizle vatandaşımızla el ele vererek bu hizmetleri kazandırdık. Malatya’mız bir deprem şehri. İstanbul’un bir deprem şehri olduğu gibi Malatya’mızda çok acılar çekti. 4 yıl önce Elazığ-Malatya depremlerinde biz 2 saat sonra Doğanyol’daydık. Bir seferberlik anlayışıyla orada o gün çalışmalarımızı başlattık. Malatya’mıza o gün o elleri o bize sarılmış kolları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız dedik. Malatya’mıza verdiğimiz tüm sözleri tuttuk. O gün acılarına ortak olduk, sonrasında mutluluklarına hep birlikte şahit olduk. Malatya’mızdan biz şunu duyduk: depremin ilk saatinde de, ilk dakikasında da, sonrasında da Allah bu devlete zeval vermesin. Allah sayın Cumhurbaşkanımızı sizleri başımızdan eksik etmesin dediler. Malatya’nın insanına yakışır duruşu tavrı 22 yıldır gösteriyorlar. Bize de düşen, bizim de boynumuzun borcu olan Malatya’nın o yiğit insanlarına hizmet etmektir. 11 ilimizdeki 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 53 bin kardeşimizi yitirdiğimiz 6 Şubat’ta asrın felaketinde de biz yine oradaydık. Günlerce, aylarca, tüm milletimizle el ele verdik. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

“Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür”

“İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağını ifade eden Kurum, “Çarşılarıyla, sanayisiyle, Malatyaspor’uyla Malatya’mız yeniden ayağa kalkacak. Bizim gönlümüz her zaman Malatya’mızla Malatyalılarla birlikte atacak. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı da olsak bir ayağımız hep deprem bölgesinde olacak. Deprem bölgesindeki kardeşlerimiz için yapılması gereken mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür. Biz bu gücü sizlerle birlikte korumaya devam edeceğiz. O acıyı bir daha yaşamamak için İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Eyüpsultan’ımız da tüm vatandaşlarımızla, belediye başkanlarımızla el ele verip, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Bu acılar bir daha yaşanmasın, milletimiz orada yastığa başını koyduğunda huzurla ve güvenle uyusun istiyoruz. Eyüpsultan’da kıymetli başkanımla birlikte bizi el ele her mahallede dönüşümde bulacaksınız. Bizi hiçbir zaman o polemiklerin iftiraların dedikoduları içinde bulamayacaksınız. İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağız. Hep şantiyede, sahada, milletimizin yanında olacağız. Tek dileğimiz İstanbul’umuzu deprem riski bertaraf edilmiş artık deprem korkusu yaşamayan güvenli bir şehir haline getirmek. İstanbul’un her yerinde insanlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşayacağı, trafik çilesinin bitmiş olduğu, her ilçeye metronun gittiği, her ilçede yeşil alanın, millet bahçelerinin, mahalle parklarının arttığı, gençlerin geleceğe güvenle baktığı, büyüklerimizin Eyüp Sultan Hazretleri’nin dizinin dibinde İstanbul’un manevi muhafızının kucak açtığı el ele gönül gönülle yaşayacağımız bir İstanbul’u sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

Mevcut İBB yönetiminin verdikleri vaatleri gerçekleştirmediğini vurgulayan Murat Kurum “Bu süreçte CHP’li yönetimin yaptıklarını hepimiz görüyoruz. Tek yaptıkları laf üretmek, reklam yapmak, algı oluşturmak. Verdikleri vaatlerin onda birini gerçekleştirmişler, 9 vaat yok. Milletimize söz verip, o sözlerini tutmadılar. İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşine düştüler. İstanbul’da ne depremle ilgili, ne trafikle ilgili, ne yeşil alanla ilgili, ne de İstanbul’un gelen sorunlarıyla alakalı bir irade ortaya koymadılar. Her sorduğunuzda da bir bahane üreterek, farklı farklı gündemler peşinde koşarak gündemi değiştirmeye çalıştılar algıyı başka alanlara çekmeye çalıştılar. Çünkü heybeleri boş, söyleyecek bir şeyleri yok. İstanbul’a dair gerçekleştirdikleri hiçbir şey olmadığı için, depremle ilgili de çalıştaydan öteye gidemedikleri için heybeleri boş, söyleyecek hiçbir şeyleri yok. 3 senedir çalıştay yapmaktan öteye gidemediler. CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu. 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey İstanbul oldu. İstanbul’u bitirmek ve duraksatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 31 Mart’ta biz İstanbul’un o duraklama dönemini Malatyalı hemşerilerimizle, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte bitireceğiz. Tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’umuzun yeniden yükselişini, yeniden dirilişini sizlerle başlatacağız” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: Hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/#respond Sat, 17 Feb 2024 02:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8971 Bakan Yerlikaya: “Hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis deprem konutları kura çekimi ve teslim törenine katıldı

KİLİS – Kilis’te depremzedeler için yapılan konutların kura çekimi ve hak sahiplerine teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Depremzede hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.

“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”

Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.

“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.

6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.

Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/feed/ 0
Kilis’te depremzedelere konut teslim töreni https://www.haber60.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/ https://www.haber60.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/#respond Sat, 17 Feb 2024 02:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8956 Kilis’te depremzedeler için yapılan konutların kura çekimi ve hak sahiplerine teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Depremzede hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.

“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”

Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.

“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.

6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.

Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı. – KİLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Deprem Bölgesinde 75 Bin Konutun Teslimini Hedefliyor https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:54:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8872 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2 ay içinde deprem bölgesinde 75 bin konutun teslimini yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bakan Yerlikaya, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, Kilis’te olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Depremlerde 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiğini aktaran Yerlikaya, afette binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve yaralandığını hatırlattı.

Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:

“6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 binamız yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’imizde 2 bin 66 çadır, 406 konteyner kurduk. İhtiyaç sahibi 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam 1378 hanemize 53 milyon lirayı aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam kaynak, devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon lirayı aştı.”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla, kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Yıl sonuna kadar 200 bin konut hedefi

Deprem konutlarını yaptıkça teslim etmeye devam edeceklerine işaret eden Yerlikaya, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız.” diye konuştu.

Kilis’te kuraların çekilerek konutların hak sahiplerine teslim edileceğini dile getiren Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Kilis’te 1555 konut, 38 iş yeri, 148 ahır olmak üzere toplam 1741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam 1103 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim edeceğiz. Yine 1237 konutumuzun yapımı da olağanca hızıyla devam ediyor. Bu konutların da fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60’a yaklaştı. Demek ki tamam olmasına fazla bir zaman kalmamış. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.”

Depremzedelere konutlarının hayırlı olması temennisinde bulunan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Törene, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Vali Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, MHP Kilis Milletvekili Mustafa Demir de katıldı.

Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/feed/ 0
Büyükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8747 Büyükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor

İSTANBUL – İstanbul depremine hazırlık çalışmaları çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, deprem riski taşıyan yapıları kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkmaya devam ediyor.

Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.

“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”

Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.

Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.

“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”

Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/feed/ 0
Büyükçekmece Belediyesi İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/#respond Fri, 16 Feb 2024 22:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8699 İstanbul depremine hazırlık çalışmaları çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, deprem riski taşıyan yapıları kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkmaya devam ediyor.

Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.

“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”

Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.

Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.

“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”

Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
Deprem Araştırma Merkezi Müdürü: Yeni yerleşim alanlarında deprem riski azaltılmalı https://www.haber60.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/ https://www.haber60.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:57:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8681 Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, ülkenin her noktasında depremle karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, “Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli.” dedi.

Özer, AA muhabirine, deprem ülkesi Türkiye’de Maden Teknik ve Genel Müdürlüğünce aktif olduğu haritalanmış, raporlanmış 500’ün üzerinde diri fay olduğunu belirterek, her bir diri fayın deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Özellikle afete dirençli kentler tasarlanması gerektiğini ifade eden Özer, “Düşük ya da orta büyüklükteki depremde dahi hasarların olduğunu biliyoruz. Örneğin 2004’te Erzurum Aşkale’de 5,4 büyüklüğündeki depremde can ve mal kaybı meydana geldi, bu aslında afete dirençli kentlerin önemini gösteriyor.” dedi.

Özer, aktif fayların deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, şöyle dedi:

“Bingöl Karlıova’dan başlayıp Saroz Körfezi’ne kadar devam eden yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda Kuzey Anadolu Fayı’mız var, yine Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar uzanan yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda Doğu Anadolu Fayı var. Bu iki fay Bingöl Karlıova’da buluşuyor. Ege Bölgesi’nde de açılma rejimine bağlı irili ufaklı birçok fay var. Ülkenin neresinde, hangi bölgesinde yaşarsak yaşayalım, depremle karşılaşmamız muhtemel. Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde deprem zemin yapı ilişkisinin çok önemli olduğunu gördük. Yapınız sağlam, zemin kötüyse ya da tam tersi ise yine binanızın hasar alması, can ve mal kaybı yaşanması muhtemel. Dolayısıyla depreme karşı zemin-yapı ilişkisinin kurgulandığı yapılar tasarlamalıyız.”

Deprem Araştırma Merkezi Müdürlüğü olarak Kahramanmaraş’taki depremlerden sonra farklı kurumlarla Malatya’da çalıştıklarını anlatan Özer, kentteki depremden önce bölgede sismik boşlukların bilindiğini dile getirdi.

“7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi”

Özer, geçmişte yıkıcı bir deprem olmasına rağmen uzun süredir deprem üretmeyen alanın “sismik boşluk” olarak değerlendirildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Kahramanmaraş’taki depremlerin olduğu alan sismik boşluk içindeydi ama 7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi. Dünyada farklı bölgelerde daha büyük magnitüdlü depremler gözleniyor ama onların tektonik koşulları daha farklı. Ülkemizde en büyük deprem 1939 yılında meydana gelen 7,9 Erzincan depremiydi. Kahramanmaraş merkezli 7,7 deprem ülkemizdeki ikinci büyük deprem oldu. Bu depremden yaklaşık 9 saat sonra meydana gelen 7,6’lık depremde Çardak Fayı üzerinde oldu. Bu kadar büyük depremden sonra yeni bir yıkıcı deprem gelmesi beklenen bir durum değildi.”

Depremlerin belirli periyotlarda kendini tekrarladığını ve bunların istatistiki olarak hesaplandığını dile getiren Özer, “Biz nerede yaşarsak yaşayalım, depremle karılaşma olasılığımız yüksek, buna dikkat ederek özenle yapılaşmalıyız. Literatürde yayınlanan çalışmalar, Bingöl Karlıova ile Erzincan arasındaki Yedisu Fay Hattı’nda sismik boşluk olduğunu gösteriyor. Bu fay zonu Erzurum’a da yaklaşık kuş uçuşuyla 100 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Burada tarihte bezer büyüklükte bir deprem olmuş ve yine olması muhtemel.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/feed/ 0
Melikgazi Belediyesi, Litvanya arama kurtarma gönüllülerine teşekkür etti https://www.haber60.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/ https://www.haber60.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:09:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8639 Dijital Hizmetler Çalıştay’ı için Litvanya’ya giden Melikgazi Belediyesi heyeti, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde Türkiye’ye yardıma gelen Litvanya arama kurtarma gönüllülerini ziyaret ederek destekleri için teşekkür ettiler.

Belediyeden giden mesai arkadaşlarının depremin yıldönümünde Litvanya arama kurtarma gönüllülerine selamlarını ve teşekkürlerini ilettiğini hatırlatan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığına gerçekleştirilen ziyarete Melikgazi Belediye Başkan Yardımcımız Turan Akdağ ve beraberindeki heyet ile ülkemizin Litvanya Büyükelçisi Barış Tantekin ve büyükelçilik heyeti katıldı. 6 Şubat depremlerinde birçok insanımız enkaz altında kalarak can verdi. Bizler Melikgazi Belediyesi olarak deprem günü afetin yaşandığı bölgelere hızlıca ulaştık. Asrın Felaketinde tüm dünyadan ülkemize yardım ekipleri hızlıca ulaştı. Litvanya da bu ülkelerden biriydi. Litvanya’dan 42 kişilik bir ekip askeri uçakla deprem bölgesine geldiler. İşbirliklerimizin dostluklar ve barış içinde devam etmesini diler, Litvanyalı arama kurtarma gönüllülerini teşekkür ederim. Yaşadığımız kötü günde Litvanya’nın dostluğunu ve desteğini asla unutmayacağız” dedi.

Türkiye’ye yardıma gelen ekip ile tanışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Melikgazi Belediye Başkan Yardımcısı Turan Akdağ ise, “Yardımlarınız için hepinize teşekkür ederiz. Ülkemizin en zor günlerinde bize yardımcı oldunuz. Deprem günü Türkiye’nin en soğuk günüydü ve kar yağmaya başladı. Bu zorlu şartlarda bizlerle birlikte olduğunuz için sizlere teşekkür ediyor ve Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Palancıoğlu’nun selamını iletiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyükelçisi Barış Tantekin ise yardımlarından dolayı Litvanya uluslararası kurtarma ekibi üyelerine teşekkür ederek, “Geçen yıl ocak ayında görevime başladım ve bir hafta sonra 6 Şubat’ta Türkiye’de deprem meydana geldi. İlk günlerde diğer ülkelerden kurtarma ekiplerine büyük ihtiyaç duyuldu. Litvanya 42 kişilik bir ekibi askeri uçakla deprem bölgesine gönderdi. Ülkemize yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Umarım sadece afet zamanlarında değil, iyi günlerde de iş birliğimizi sürdürürüz” diye konuştu.

Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığı Departman Direktörü Saulius Greiius da şunları söyledi:

“Seçkin konukları burada, Litvanya’da görmekten çok memnunuz. Deprem sonrasında Türk yetkililerle yakın iş birliği yaptık. Bir kez daha deprem mağdurlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu tür afetlerde iş birliği yapmak zorunda kalmak canımızı acıtıyor ama umarım gelecekte her iki ülkenin itfaiye ve kurtarma hizmetleri güçlendirilerek iş birliği geliştirilir. Türkiye’de arama kurtarma çalışmaları yürüten Litvanya uluslararası kurtarma ekibimiz kurtarma çalışmaları sırasında Türk halkının sıcak ilgisini, samimiyetini ve yardımlarını hala hatırlıyor. Türkiye’den dönüşte birçok Türk vatandaşı bizi havalimanında karşıladı, teşekkür etti. Ülkemize bir felaket gelirse Türkiye’den gelecek ekiplerin de bize yardım edeceğini biliyoruz.”

Litvanya Uluslararası Kurtarma Ekibinin Komutanı Gediminas ukta ise kendilerini hatırlayan ve olay yerinde Türk halkının sağladığı yardımlar için ziyarete gelen Türk heyete teşekkür ederek, çok samimi ve açık sözlü insanlarla tanıştıkları için mutlu olduklarını dile getirdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/feed/ 0
Malatya’da yerinde dönüşüm için destek miktarı artırılmalı https://www.haber60.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/ https://www.haber60.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/#respond Fri, 16 Feb 2024 08:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8617 Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, yerinde dönüşüm için daha önce açıklanan kredi ve hibe miktarının enflasyon karşısında erdiğini belirterek, deprem bölgesi için destek rakamının toplamda 2,5 milyon TL olması gerektiğini söyledi.

Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde çok ciddi bir yıkıma uğradığını ifade eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan sorunları dernek olarak her platformda dile getirmeye çalıştıklarını söyledi. İş dünyası olarak Malatya’nın bir an önce yeniden ayağa kalkmasını önemsediklerini belirten Karademir, “Çünkü ticaretin, Malatya ekonomisinin ayağa kalkması için şehrin imarını yeniden hızlı bir şekilde yapılması lazım. 6 Şubat deprem ile birlikte Malatya’da 112 bine yakın binamız ağır hasarlı. Yıkımların yüzde 90 oranında olduğunu görüyoruz. Şehirde çok ciddi bir yıkım oluştu” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem nedeniyle evini yerinde yapmak isteyen depremzedelere ‘Yerinde dönüşüm projesi’ kapsamında 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe desteği verdiğini hatırlatan Salih Karademir, “Toplam 1,5 milyon TL’lik bir yardımda bulunacağını belirtildi. Bu bizim için çok önemli bir proje, lakin depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir süre var. Türkiye’deki ekonomik şartların ve enflasyon oranlarının sürekli artması nedeniyle şu anki şartlarda deprem bölgesinde toplamda 1,5 milyon TL ile vatandaşlarımızın yerinde evlerini tekrar yapmasının zor olduğunu görüyoruz. Bu paranın yetmeyeceğini, vatandaşımızın da imkanlarını da zorlanacağını bildiğimiz için devletimizin, bakanlığımızın verilecek olan bu desteği biraz daha artırmasını göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Yaklaşık 2,5 milyon TL’lik bir rakam gerekiyor. şu şartlarda yerinde dönüşüm kampanyası için bir milyon 250 bin TL kredi, bir milyon 250 bin TL’de hibe olarak verilirse vatandaşımızın hızlı bir şekilde yerinde dönüşüm kampanyasıyla evlerini ve iş yerlerini yapıp hızlı bir şekilde Malatya’nın eski günlerine kavuşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bu desteğin arttırılması gerektiğini önemsediklerini belirten Karademir, “İnşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, devletin imkanları dahilinde yerinde dönüşüm projesine verilecek olan hibe ve kredi desteklerini tekrardan revize ederek, güncelleyerek deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza daha iyi bir destekle açıklayacaklarını umuyoruz” ifadelerine de yer verdi.

Yaklaşan yerel seçimlere de değinen MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aday olan isimlerin Malatya’yı yeniden ayağa kaldıracak projelerini hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklamasını beklediklerini söyledi. Depremden buyana halen şehirde imar noktasında bir belirsizlik yaşandığına işaret eden Karademir, “Hızlı bir şekilde hem yıkılacak olan binaların kaç kat olacağını, hem de yeni açılacak imar veya yeni verilecek imar bölgelerinde imarın nasıl işleneceği hakkında vatandaşımızın ciddi bir şekilde bilgilendirilmesini istiyoruz. Vatandaşımız burada ne kadar sağlıklı bilgilere kavuşursa o kadar memlekete güveni tam olur. Şehirde ciddi bir şekilde bir göç var. Bu göçün en büyük nedeni de belirsizlik. Biz her zaman dediğimiz gibi, belirsizliklerin ortadan kalkmasını istiyoruz. Gelecek olan belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde imar noktasında seçim döneminde bilgi vermesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü şehirde gözüken belirsizlikten dolayı ciddi bir göç yaşanıyor. İş dünyası olarak sabrımız kalmadı, çünkü bu belirsizlikler devam ederse şehrimizin geriye gideceğini görüyoruz. Yetkililerden, siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden Malatya’mızın yeniden eski gücüne kavuşması için istişare ve bilgi kültürüyle birlikte şehrin yeniden ayağa kalkması için çaba göstereceklerine inanıyoruz” dedi.

Malatya’nın imarında yatay mimarinin de çok önemli olduğunu daha öncede dile getirdiklerini ifade eden Karademir, “Şehrin yeniden açılacak imar planında yatay mimariye öncelik verilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak barınma ve iş yerlerinin çarşı merkezi ne kadar hızlı bir şekilde teslim edilirse Malatya’nın da ticaretinin yeniden güçleneceğini, yeniden ekonominin canlanacağını ve giden vatandaşlarımızın yeniden Malatya’ya döneceğine inanıyoruz. MAGİNDER ailesi olarak her zaman devletimizin yanında olduğumuzu, seçilecek olan belediye başkanımızın yanında olacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen metal mutfak eşyası üretimi artıyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/#respond Fri, 16 Feb 2024 08:36:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8614 Türkiye’deki metal mutfak eşyalarının yaklaşık yüzde 90’ının üretildiği Kahramanmaraş’ta, depremden etkilenen esnafın üretimi her geçen gün artıyor.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Dulkadiroğlu ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan Bakırcılar Çarşısı’nda tencere, çaydanlık gibi küçük ev eşyaları üreten birçok iş yeri de zarar gördü.

Sağlanan destek ve yapılan çalışmalarla iş yerlerini onaran işletmeler, deprem sonrasında yüzde 5’e kadar düşen üretimlerini yüzde 40’a çıkardı.

Kahramanmaraş Bakırcılar, Alüminyum Ürün İmalatçıları ve Dökümcüleri Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Selamet Atlı, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinden herkes gibi kendilerinin de olumsuz etkilendiğini, Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan 400 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini anlattı.

Atlı, sitedeki iş yerlerinin bakır, granit, teflon, çelik, alüminyum mutfak eşyaları ürettiklerini bildirerek, “Türkiye’de metal mutfak eşyalarının yüzde 90’ı Kahramanmaraş’ta üretiliyor. Geçen yıl mart, nisan aylarında üretim yüzde 5 civarında seyrediyordu. KOSGEB’in katkısıyla, devletin gücüyle yüzde 40’a şu an çıkmış durumdayız.” dedi.

“Eski günlerimize ulaşmak istiyoruz”

Depremde yıkılan iş yerlerinin yapılması için ilk kazmanın bir süre önce vurulduğunu aktaran Atlı, “Biz daha hızlı, devlet, vatandaş, esnaf olarak bir an önce eski günlerimize ulaşmak istiyoruz. Eski samimi ortamı, esnafımızın eski çalışma dönemini özledik, o günlere dönmek istiyoruz.” diye konuştu.

Atlı, kentte metal sektöründe büyük fabrikalarla birlikte yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini vurgulayarak, ailelerle 200 bin kişinin bu sektörden ekmek yediğini sözlerine ekledi.

Üretim kapasitesi artıyor

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Mustafa Buluntu ise ciddi bir sanayi kenti olduklarını, 2002’de 1,5 milyar dolar olan ihracatlarının depremin etkisiyle geçen yıl 1 milyar 20 milyon dolara, 200 bin civarında olan istihdam rakamlarının ise 150-170 binlere düştüğünü belirtti.

Organize sanayi bölgelerindeki hasarları toparlamaya çalıştıklarını, kapasite oranlarının şu anda yüzde 40-50 civarında olduğunu dile getiren Buluntu, kentte kalıcı konutların tamamlanması, yıkılan yerlerin yeniden ayağa kaldırılmasıyla birlikte ticari hayatın normale döneceğini kaydetti.

Buluntu, 12 bin dolayında odaya kayıtlı şirket olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Organize sanayi bölgelerinin içerisinde de 2 binin üzerinde sanayi kuruluşumuz var. Bunların hasarsız olanı hiç yok gibi. Bir kısmı çok ciddi manada ağır hasar almış ve yıkılmıştı. Çelik mutfak eşyalarının şu an en büyük pazar payı Mısır. Mısır, Afrika’ya acılan bir kapı gibi. Biz hedef pazarlar belirlemiştik. Kanada olsun, Amerika olsun. İhracat yaptığımız ülkeleri de ciddi manada geliştiriyorduk. Tekstil konusunda Kahramanmaraş çok güçlüydü. Onlarla ilgili de yeni hedeflerimiz yeni pazarlarımız vardı. Depremden önce bir çok çalışmamızı tamamlamıştık. 2023 yılında hedefimiz 1,5 milyar dolardan 2,5 milyar dolara seviyesine çıkarmaktı şehrimizi. Asrın felaketini yaşadık. Bir taraftan travmalarla uğraşırken bir taraftan da üretimsel faaliyetleri de hayata geçirmek için TSO olarak çok ciddi manada depremin ilk anından itibaren mücadele veriyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/feed/ 0
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB Başkanları ve Yöneticileri Diyarbakır’da Buluştu https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8517 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB başkan ve yöneticileri, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi ev sahipliğinde bir araya gelerek sektörü değerlendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan OSB Başkanı Mustafa Fidan, üç ayda bir sanayici buluşmaları konulu toplantılara devam edeceklerini belirterek, tarihi geçmişi, barındırdığı kültürel değerleri, bereketli toprakları, turizm potansiyeli ile Diyarbakır’ın ülkenin Orta Doğu’ya açılan önemli kapılarından biri olduğunu söyledi.

Geçmişteki yatırımcı firma sayısı 200 iken şu an faaliyette, inşaat sürecinde ve tahsisi yapılmış firmalar ile sayının 400’e ulaştığını aktaran Fidan, 5. etabın faaliyete girmesi halinde ve önümüzdeki seneler içerisinde istihdam sayısının 30 bin olmasını hedeflediklerini ifade etti. OSB yönetimi olarak önümüzdeki yıllar içinde hedefledikleri firma sayısının 600 civarında olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:

“Bunun hem istihdama hem Diyarbakır OSB’ye katkısının büyük olacağını hepimiz biliyoruz. 85 ülkeye ihracat yapan Diyarbakır OSB’mizin 2023’teki ihracat rakamı 231.5 milyon dolardır. Hedefimiz hem üretimi hem de ihracat rakamlarımızı artırmak, kent ve ülke ekonomimize katkı sunmaktır.”

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan kriz masasıyla depremzedelere önemli ölçüde destek verdiklerini hatırlatan Fidan, “Diyarbakır OSB olarak, oluşturduğumuz kriz masasında 1,5 ay süreyle tüm deprem bölgelerine el uzatmaya çalıştık. Bu çerçevede sanayicilerimizle birlikte 7 milyon TL nakdi yardım, 65 bin kişilik yemek, 112 adet tır yardım ve iş makinesi ekipmanını deprem bölgesine ulaştırıldık. Depremden olumsuz etkilenen üreticiye de destek olması için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın bölgesel kalkınma odaklı acil eylem programı projesi çerçevesinde “Diyarbakır OSB işlik” projemizi hayata geçirdik. Proje çerçevesinde 18 adet bin metrekarelik atölye yapılarak bu atölyeler şehir merkezinde faaliyet gösterip depremde zarar gören firmalara en yakın zamanda tahsis edilecektir” dedi.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise, depremin yıldönümüne denk gelen bir tarihte kent dinamikleriyle bir araya gelmenin önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, “Depremden bir yıl sonra hem kent dinamikleriyle hem de sanayimizle ayakta durmamız kentin gücünü gösteriyor. Evet dışarda hükümetten ve devletten destekler alınır, ama böyle büyük Türkiye nüfusunun yüzde 15’ni etkileyen bir depremden bahsediyoruz. Şu an Diyarbakır’da 4 etaptan oluşan Organize Sanayi Bölgemiz var. Silvan’da da çok yakın bir zamanda talepleri toplamaya başlayacağız. Orada da tapu alma noktasına geldik. Artık deprem bize şunu gösterdi; önceliğimizin sanayi tesislerinin kurulacağı alanları iyi seçmemiz. Diyarbakır bu konuda nispeten şanslı. Karacadağ’ın eteklerinde zemini sağlam Sanayi Bölgelerimiz var. Karacadağ’da OSB’miz 3 bin dönümle başladı ama yaklaşık 36 bin dönümlük bir Organize Sanayi Bölgesi olabilir bir rezerve alanı var. Onun için de artık Diyarbakır, yatırımı çekme ve kendi yatırımcısını geliştirme üzerine olmalı” şeklinde konuştu.

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, Güneydoğu Anadolu toplantısı için Diyarbakır’a geldiklerini belirterek, “Biz onlara yaptığımız çalışmaları kısaca aktardık. Onların talep ve önerilerini aldık. Bu tür istişare toplantılarında inanılmaz bir şekilde besleniyoruz. Ev ödevlerimizi alıp Ankara’ya döndüğümüz zaman, çalışma takvimimizi oluşturuyoruz. Bu bölge toplantılarımız devam edecek. Ancak çalışmalarımız sadece bölge toplantılarımızla ilgili değil. Çünkü organize sanayi bölgeleri bizim yaşam alanlarımızdır. OSB’ler mesleki eğitimler, geri dönüşüm tesisleri, yenilenebilir enerji tesisleriyle yaşamın tüm alanlarına dokunarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Programa, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya ile Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen, STK başkanları ve sanayiciler katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/feed/ 0
Adıyaman Üniversitesi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü: Adıyaman’da 7 ve üzeri deprem beklemedik https://www.haber60.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/ https://www.haber60.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/#respond Thu, 15 Feb 2024 07:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8177 6 Şubat Depremi’nden sonra saha taramasında yer alan Adıyaman Üniversitesi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü Doç. Dr. Senem Tekin, bazı bilim adamlarının aksine, Adıyaman’da 7 ve üzerinde bir deprem beklemediklerinin altını çizdi.

İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında çalışma yapan Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeoloji Mühendisi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü Doç. Dr. Senem Tekin, 6 Şubat Depremi sonrasında oluşan yeni faylar ve deprem ihtimalleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Yer hareketleri üzerinde önemli çalışmalar yapan Doç. Dr. Senem Tekin, bazı bilim adamlarının Doğu Anadolu Fay Hattı’ndaki bir kısım enerjinin Bitli-Zagros Fay Segmenti’ne yük bindirdiği ve depremi öne çektiği yönündeki açıklamalarının aksine, bu enerjinin Malatya Fayı’ndaki Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye Segmenti’ne bindirdiğini savundu.

Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımının yüksekliği, 2021’de hazırlanan raporda öngörülerin 6 Şubat’ta gerçekleşmesi, Malatya Fay Zonu ve Adıyaman’da 7 ve üzerindeki deprem beklentisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

“6 Şubat depremi 10 şiddetine çıktı”

Senem Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddetlerinin yüksekliğine işaret ederek, “6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımına baktığımızda, 7,7 büyüklüğünde gerçekleşen deprem Adıyaman genelinde Richter ölçeğine göre 10 ölçeğine kadar şiddet dağılımına kadar çıkıyor. 7,6 büyüklüğündeki depremde de 9 şiddetine kadar çıkıyor. Bu kadar bekliyor muyduk. Hayır bu kadar beklemiyorduk. Tabii ki de bu kadar yıkım olması normal değil, bunun farklı etkenleri de var” dedi.

“2021 yılındaki İRAP raporunda 6,5 büyüklüğündeki depremde bin 500 binanın yıkılacağını öngördük”

Doç. Dr. Tekin, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında yapılan çalışmaların raporlarına yansıyan öngörülerin yaşandığını vurgulayarak, “İRAP kapsamında biz özellikle Pazarcık-Çelikhan arasında 6,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirse bunun sonucunda Adıyaman genelinde tehlike haritalarımızı oluşturmuştuk. Onun dışında da bina risk envanterlerini çıkartmak adına bu analizleri gerçekleştirdik. 6,5 ve üzerinde bir deprem meydana gelirse Adıyaman merkezde bin 500 binanın ya yıkılacağını ya da ağır hasarlı olabileceğini belirlemiştik. Maalesef 6 Şubat depremlerinde öngördüğümüz sonuçların hepsini yaşadık” ifadelerini kullandı.

“Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı”

6 Şubat depremlerinin ardından yeni fayların ortaya çıktığına işaret eden Tekin, “6 Şubat depremi sonrasında yüzey kırıklarına baktığımız zaman Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından, Doğu Anadolu Fay Zonu’na baktığımız zaman Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı. Aktif fay hatlarını arazi gözlemleriyle, hava fotoğraflarıyla haritalıyoruz. Ama her gelişen deprem çalışmalarında Paleosismoloji projelerinde diri fay hatları çalışılan bölgelerde güncelleniyor. Şu anda diri fay haritası 2013 yılında basılmış haliyle değil daha fazla fay hattı ülke genelinde çizilmiş durumda ve güncellenmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

“Adıyaman’da 7 ve üzerinde deprem beklemiyoruz”

Geçtiğimiz günlerde Bitlis-Zağros Segmenti nedeniyle Adıyaman’da 7 ve üzeri deprem olma ihtimallerinin yüksek olduğu belirten Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamalarından farklı bir açıklamada bulunan Doç. Dr. Senem Tekin, “Ülkemizin 534 adet 6 ve üzerinde deprem üretme potansiyeli olan fay hattımız var. Afetlere karşı kesinlikle hazırlıklı olmamız bunlarla ilgili planlamalar yapmamız, doğru yerleşimlere gitmemiz gerekiyor. Adıyaman merkezinden geçen bir fay hattımız yok. Fakat kuzey kesimlerinden geçen çok sayıda fay hattı var. Tabii bunların da tek tek baktığımızda 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelleri var. Tekrarlanma periyodunu dolduran faylarımız var. Yine aletsel ve geçmiş kayıtlarımıza baktığımız zaman bu bölgede 500 yılda hatta 600 yıla yakın periyotlarda bu bölgede bu denli yıkıcı depremlerin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla 7 ve üzeri bir depremin Adıyaman merkezine yakın bir alanda yaşanacağını ön görmüyoruz. 6 Şubat Depremi’nin enerjisinin Malatya tarafına kaymış gibi olduğu gözüküyor. Ölü Deniz’in güney kesimlerine kaymış gibi. Artık hangi bölgede olacağını bilmiyoruz fakat olma durumu tabii ki de vardır. Bu bölgede 5,5-6 dolaylarında depremler yaşayabiliriz. Depremle yaşamaya alışmamız gerekiyor.

Bizim çalışmalarımıza göre, Malatya tarafına daha ağırlık veriyoruz. Son 1,5 aydan beri Malatya’da 5,5 civarında depremler yaşıyoruz. Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye segmentlerinden oluşan bir fay burası. Akçadağ Segmenti Adıyaman merkeze daha yakın olduğu için bu bölgedeki gelişebilecek farklı deprem büyüklüklerine, senaryolara göre tehlike haritalarımızı oluşturuyoruz” ifadeleriyle görüşlerini savundu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/feed/ 0
Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/ https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8164 Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu

HATAY – Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/feed/ 0
Depremde Enkaz Altındaki Vatandaşlara Umut Olan Sağlıkçı https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/ https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8159 Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/feed/ 0
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD Malatya Şubesini Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/#respond Wed, 14 Feb 2024 23:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7959 AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD Malatya Şube Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, göreve gelir gelmez önceliklerinin depremin yaralarını bir an önce sarmak olduğunu ifade etti.

Ziyarette ilk olarak söz alan MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, yerel seçimlerin Malatya’da deprem dolayısıyla daha farklı geçeceğini ifade ederek, “Prof. Dr. İlhan Geçit hocamıza çıktığı yolda başarılar diliyorum” dedi.

Asrın felaketinde hem Yeşilyurt hem de Malatya’nın ciddi hasar gördüğünü belirten Akçin, “Binalarımızın yüzde 40’ı, iş yerlerimizin de yüzde 70’ine yakını zarar gördü. Bin 300’e yakın insanımız vefat etti. MÜSİAD olarak depremin ilk gününden bugüne kadar gerek insanların ihtiyaç duyduğu yardımlar olsun gerekse üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda bir yıldır mücadele ediyoruz. Tabi bu uzun soluklu bir iş. Kısa vadede çözülecek sorunlar değil, biraz sabır biraz gayret isteyen zaman isteyen bir süreç. Bu zamanı sabırla biz şehrimizin tekrardan ayağa kalkmasıyla ilgili gayret göstereceğiz. Bununla beraber seçilecek yerel aktörlerin de mutlak surette sivil toplum ile iç içe gerek ekonomik anlamda gerek turizm anlamında gerek şehrin hizmet sektörünün kalkınması ile alakalı mutlaka birlikte çalışması gerekiyor. Bu eksiklerimizi beraber istişare halinde nasıl gidereceğiz, nelere katkı yaparız, bu anlamda istişare halinde olmayı umuyoruz” şeklinde konuştu.

AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD’ın ülke ekonomisi açısından önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu belirterek, “Biz MÜSİAD’ın çalışmalarını daha önceden biliyoruz, yakın takip ediyoruz ve takdir ediyoruz. MÜSİAD’ın deprem döneminde yaptığı çalışmaları da kısmen biliyorum, bu anlamda da bu çalışmaları çok önemsiyorum” ifadelerine yer verdi.

31 Mart gecesi yetki aldıklarında birinci önceliklerinin depremin yaralarını sarmak olduğunun da altını çizen Geçit, “Tabii ki bu yaralar çok boyutlu ama biz öncelikli olarak bölgemizde ağır yapıların yüksek oranda olduğunu biliyoruz. Güçlendirilmesi gereken yapılar var bu anlamda da yerinde dönüşümün hızla ele alınması gerekiyor. Güçlendirme projelerinin mutlaka hızlandırılması gerekiyor. 6 Şubat depreminden sonra Malatya’da ki yapıların önemli bir kısmının ağır hasar alması bir kısmının yıkılması önemli can kayıplarının olması daha önce bu yapı süreçlerinde yer almış insanların yargısal süreçlere maruz kalmasıyla sonuçlandı. Bundan dolayı belediyelerimizde bu güçlendirme projeleri ve yerinde dönüşüm projeleri uzun süre bekliyor ne yazık ki. Biz inşallah yönetime gelirsek güçlendirme projelerini de yerinde dönüşüm projelerinde hızlandıracağız. Bunlar için bir süre tayin edeceğiz, o projeler belediyeye geldiğinde onların bir bekleme süreleri olacak. Mutlaka takipçisi olacağız. Bununla da yetinmeyeceğiz, yeni rezerv alanları keşfedeceğiz ki onunla ilgili bir ekip kurduk. Bir proje ekibi oluşturduk, onlar şimdi bakıyorlar. Çevre ve şehircilik il müdürlüğümüz ile birlikte bu süreci yönetiyorlar. 19 civarında rezerv alanımız var ama tabii ki bu rezerv alanları bir Battalgazi’deki rezerv alanlarına göre metrekare olarak daha düşük. Biz yeni rezerv alanları oluşturacağız ve bunları TOKİ’ye sunacağız. Buradaki en büyük sorun vatandaşın normal yaşama dönmesi, yani normal bir konutta kendi konutuna taşınması. Ticarethanelerin tekrar faaliyete geçmesi, yani bu süreçlerin farkındayız. Bizim hekim olmamız bazı toplumsal kesimlerde bir endişeye sebebiyet vermesin, biz daha önce de yöneticilik yaptık. Belediyeciliğin iyi bir ekip kurmak, organizasyon ve yönetme becerisi olduğunu biliyorum. Bu anlamda en ufak bir zafiyet olmayacak inşallah biz yönetime geldiğimizde” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/feed/ 0
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Güçlendirme Çalışmaları Başladı https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismalari-basladi/ https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismalari-basladi/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:06:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7775 ADANA’da son 3 büyük depremi atlatan 50 yıllık Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi binasında güçlendirme çalışması başlatıldı. 25 yıl önce Ceyhan depreminde hasar gören, Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde büyük kısmı boşaltılan hastane binasındaki güçlendirme, 1 yılda tamamlanacak. Tahliye edilen poliklinikleri başka hastanede hizmet veren tarihi Balcalı Hastanesi’nin bölgenin sağlık üssü olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, Güçlendirmede 1 yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz dedi.

Adana’da 27 Haziran 1998’de Ceyhan merkezli 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından sahra hastanesi kurup, tedbir amaçlı kolonların güçlendirilmesi yoluna giden Balcalı Hastanesi’nin 7 katlı ana binası, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden de etkilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından incelemeye alınan hastane, bu süreçte çok sayıda depremzedeye de acil bölümünde sağlık hizmeti sundu. 20 Şubat’ta ise Hatay’da 6.4 ve 5.8 büyüklüğündeki art arda iki deprem daha yaşandı. Bu sırada yapılan hasar tespit çalışmaları sonuçlanan hastanenin ana binasındaki taşıyıcı kolonlar ‘yorgun’ çıktı. Orta hasar tespit edilen hastanede 22 Şubat’ta hastalar tahliye edilip, çevre hastanelere nakledildi.

HASTANENİN BİR KISMI YÜREĞİR’E TAŞINDI

Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çukurova bölgesindeki çok sayıda ilden gelen hastaya, teknolojik ve akademik açıdan hizmet sunarak bölgenin sağlık üssü konumunda olan 50 yıllık Balcalı Hastanesi’nin taşınacağını bildirdi. Bazı öğretim üyeleri, doktor ve sağlık çalışanları tıp fakültesi hastanesinin tek çatı altında ya da kampüste olacak şekilde hizmet verebilmesi için zaman zaman yürüyüş ve oturma eylemleri yaptı. Ancak bir kısmı hastane içindeki ek hizmet binalarında bir kısım poliklinikler de Yüreğir Devlet Hastanesi’ne taşındı. Bu arada güçlendirme çalışmaları için proje ve ihale süreci başlatıldı.

‘1 YIL GEÇTİ, ASİSTAN VE ÖĞRENCİLER SIKINTI YAŞIYOR’

Depremin üzerinden 1 yıl geçti ve bu parçalı yapılarda verilen sağlık ve eğitim hizmetinin tıp fakültesi hastanesi olan Balcalı’nın kadrosu ile öğrencileri açısından sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çeken Adana Tabip Odası Başkanı Ahmet Suntur, Asistan eğitimi uygun şekilde devam ediyor denilmekle birlikte çok parçalı yapılarda eğitim verilmesinin sıkıntıları yaşanıyor. Asistanların, stajyer ve internlerin çok parçalı yapılarda nitelikli eğitim alması beklenemez. İki hastane arası ulaşım şimdilik servislerle çözülmeye çalışılıyor. Tıp Fakültesi hastanesi tek çatı altında ve kampüste olacak şekilde bir an önce hizmete açılmalıdır diye konuştu.

‘PROJELENDİRME VE İHALE SÜRECİ GECİKTİ’

Projelendirme ve ihale sürecinde gecikmenin yaşandığını kaydeden Suntur, Balcalı Hastanesi’nin nefroloji, romatoloji, cildiye, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi gibi bazı poliklinikleri yaklaşık 3 ay önce Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Yüreğir Devlet Hastanesi’nden 250 yatak ve 2 ameliyathane Balcalı için kullanıma sunuldu. Güçlendirme çalışmaları projelendirme ve ihale süresinin uzun sürmesi nedeniyle gecikmiş. Kasım ayında güçlendirme çalışmaları ancak başlayabilmiş? dedi.

Yoğun bakım ve poliklinik bölümlerinin bitmesinin beklendiğini ifade eden Suntur, ‘Ancak yataklı servisler için durum belirsizliğini koruyor. Yani Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet verilmeye devam edilecek görünüyor dedi.

‘ÇALIŞMALARIN 1 YILA BİTMİŞ OLACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ’

Poliklinik bloğundaki güçlendirme çalışmalarının mart ayı içinde tamamlanmasını beklediklerini ifade eden ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel ise şöyle konuştu Poliklinik bloğunu açtığımızda şu an birçok değişik binada hizmet veren polikliniklerimizi tek bir alanda toplayabileceğiz. 4 yoğun bakım ünitesi, 1 yanık merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ve girişimsel radyoloji gibi fonksiyonel ünitelerimizin güçlendirilen bu blokta olması ve yakında hizmete açılacak olması bölgemizdeki nitelikli sağlık hizmetleri açısından çok değerli. Diğer binalarımızın güçlendirilmesine yakında başlanacak. Bir yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismalari-basladi/feed/ 0
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Güçlendirme Çalışması Başlatıldı https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismasi-baslatildi/ https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismasi-baslatildi/#respond Wed, 14 Feb 2024 08:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7751

ADANA’da son 3 büyük depremi atlatan 50 yıllık Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi binasında güçlendirme çalışması başlatıldı. 25 yıl önce Ceyhan depreminde hasar gören, Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde büyük kısmı boşaltılan hastane binasındaki güçlendirme, 1 yılda tamamlanacak. Tahliye edilen poliklinikleri başka hastanede hizmet veren tarihi Balcalı Hastanesi’nin bölgenin sağlık üssü olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, “Güçlendirmede 1 yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz” dedi.

Adana’da 27 Haziran 1998’de Ceyhan merkezli 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından sahra hastanesi kurup, tedbir amaçlı kolonların güçlendirilmesi yoluna giden Balcalı Hastanesi’nin 7 katlı ana binası, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden de etkilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından incelemeye alınan hastane, bu süreçte çok sayıda depremzedeye de acil bölümünde sağlık hizmeti sundu. 20 Şubat’ta ise Hatay’da 6.4 ve 5.8 büyüklüğündeki art arda iki deprem daha yaşandı. Bu sırada yapılan hasar tespit çalışmaları sonuçlanan hastanenin ana binasındaki taşıyıcı kolonlar ‘yorgun’ çıktı. Orta hasar tespit edilen hastanede 22 Şubat’ta hastalar tahliye edilip, çevre hastanelere nakledildi.

HASTANENİN BİR KISMI YÜREĞİR’E TAŞINDI

Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çukurova bölgesindeki çok sayıda ilden gelen hastaya, teknolojik ve akademik açıdan hizmet sunarak bölgenin sağlık üssü konumunda olan 50 yıllık Balcalı Hastanesi’nin taşınacağını bildirdi. Bazı öğretim üyeleri, doktor ve sağlık çalışanları tıp fakültesi hastanesinin tek çatı altında ya da kampüste olacak şekilde hizmet verebilmesi için zaman zaman yürüyüş ve oturma eylemleri yaptı. Ancak bir kısmı hastane içindeki ek hizmet binalarında bir kısım poliklinikler de Yüreğir Devlet Hastanesi’ne taşındı. Bu arada güçlendirme çalışmaları için proje ve ihale süreci başlatıldı.

‘1 YIL GEÇTİ, ASİSTAN VE ÖĞRENCİLER SIKINTI YAŞIYOR’

Depremin üzerinden 1 yıl geçti ve bu parçalı yapılarda verilen sağlık ve eğitim hizmetinin tıp fakültesi hastanesi olan Balcalı’nın kadrosu ile öğrencileri açısından sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çeken Adana Tabip Odası Başkanı Ahmet Suntur, “Asistan eğitimi uygun şekilde devam ediyor denilmekle birlikte çok parçalı yapılarda eğitim verilmesinin sıkıntıları yaşanıyor. Asistanların, stajyer ve internlerin çok parçalı yapılarda nitelikli eğitim alması beklenemez. İki hastane arası ulaşım şimdilik servislerle çözülmeye çalışılıyor. Tıp Fakültesi hastanesi tek çatı altında ve kampüste olacak şekilde bir an önce hizmete açılmalıdır” diye konuştu.

‘PROJELENDİRME VE İHALE SÜRECİ GECİKTİ’

Projelendirme ve ihale sürecinde gecikmenin yaşandığını kaydeden Suntur, “Balcalı Hastanesi’nin nefroloji, romatoloji, cildiye, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi gibi bazı poliklinikleri yaklaşık 3 ay önce Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Yüreğir Devlet Hastanesi’nden 250 yatak ve 2 ameliyathane Balcalı için kullanıma sunuldu. Güçlendirme çalışmaları projelendirme ve ihale süresinin uzun sürmesi nedeniyle gecikmiş. Kasım ayında güçlendirme çalışmaları ancak başlayabilmiş” dedi.

Yoğun bakım ve poliklinik bölümlerinin bitmesinin beklendiğini ifade eden Suntur, “Ancak yataklı servisler için durum belirsizliğini koruyor. Yani Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet verilmeye devam edilecek görünüyor” dedi.

‘ÇALIŞMALARIN 1 YILA BİTMİŞ OLACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ’

Poliklinik bloğundaki güçlendirme çalışmalarının mart ayı içinde tamamlanmasını beklediklerini ifade eden ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel ise şöyle konuştu:

“Poliklinik bloğunu açtığımızda şu an birçok değişik binada hizmet veren polikliniklerimizi tek bir alanda toplayabileceğiz. 4 yoğun bakım ünitesi, 1 yanık merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ve girişimsel radyoloji gibi fonksiyonel ünitelerimizin güçlendirilen bu blokta olması ve yakında hizmete açılacak olması bölgemizdeki nitelikli sağlık hizmetleri açısından çok değerli. Diğer binalarımızın güçlendirilmesine yakında başlanacak. Bir yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cukurova-universitesi-tip-fakultesi-hastanesinde-guclendirme-calismasi-baslatildi/feed/ 0
Van YYÜ, Hakkari’deki depremlerle ilgili kapsamlı bir çalışma yapacak https://www.haber60.com.tr/van-yyu-hakkarideki-depremlerle-ilgili-kapsamli-bir-calisma-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/van-yyu-hakkarideki-depremlerle-ilgili-kapsamli-bir-calisma-yapacak/#respond Tue, 13 Feb 2024 08:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7608

VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ), Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, Hakkari’de sık görülen depremlere değinerek, yaz aylarında kapsamlı bir çalışma yapılacağını belirtti. Prof. Dr. Sağlam, “Bölgede kuzey-güney yönlü bir sıkışma var biliyoruz. Bölge deprem üretme potansiyeli olan yerlerden. Bu yıl yapacağımız çalışmalarla Yüksekova-Şemdinli fay zonunun aslında en son ne zaman deprem ürettiğini bulacağız. Bu hem Türkiye için, hem bizim için önemli bir bilgi olacak” dedi.

Yüksekova’da art arda meydana gelen depremler tedirgin ederken, bölge son olarak pazar günü 4.4 ile sallandı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, Hakkari bölgesinde 2 fayın olduğunu belirterek, bunlardan birinin Yüksekova diğerinin ise Şemdinli fay zonu olduğunu söyledi. Bu fayların 2012 yılında MTA’nın diri fay haritasında işaretlendiğini belirten Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat 2023 depremlerini yaşadıktan sonra maalesef ülkemiz biraz daha bu konularda hassas duruma geldi. Bölgede kuzey-güney yönlü bir sıkışma var biliyoruz. Yüksekova ve Şemdinli’de ise daha önceki yıllarda yapılan araştırmalarda zaten sismik boşluk olarak adlandırılmış. Sismik boşluk belli bir süredir deprem üretmeyen ve önümüzdeki yıllarda deprem üretme potansiyeli yüksek olan faylardan biri durumunu gösteren en önemli yerlerden biri” dedi.

Bölgede daha önce de küçük depremlerin olduğunu da anlatan Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat depremlerinden sonra da gerilimin Bitlis-Zagros Sütur Zonu ile bu bölgeleri aktarıldığı bilgisi de geldikçe bu bölgedeki deprem olma riski de yükseldikçe bölge olarak daha hassas bir duruma geldik. Evet, Yüksekova, Şemdinli fay zonu sismik boşluklardan bir tanesi, yani deprem üretme potansiyeli olan yerlerden bir tanesi” dedi.

‘TARİHÇESİ BİLİNMEYEN, MERAK EDİLEN FAYLARDAN’

Bu yıl bölgede kapsamlı bir çalışma yapılacağını da anlatan Prof. Dr. Sağlam, şöyle konuştu:

“Van YYÜ, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama (MTA), AFAD ile hazırlanan ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi: Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu, Başkale, Erciş ve Tutak Fayı Projesi’, kapsamında Yüksekova-Şemdinli fay zonunun aslında en son ne zaman deprem ürettiğini bulacağız. Ondan önceki tarihsel dönemlerde ne zaman deprem ürettiğini bulup bundan sonra ne zaman deprem olabilir veya deprem yenilenme aralığı yani deprem tekrarlanma aralığı ne kadar süredir bunlarla ilgili bilgilere ulaşmış olacağız. Bu hem Türkiye için hem bizim için önemli bir bilgi olacak. Çünkü Yüksekova, Şemdinli fay zonuna baktığınız zaman 1900’lü yıllardan günümüze kadar hiç büyük bir deprem üretmedi. Bizim aletsel dönem dediğimiz. Tarihsel dönem kayıtlarında da tam bir veri yok aslında. Yüksekova ile ilgili yani, büyük bir deprem var mı yok mu bunun bilgisi yok. Sadece şöyle bir bilgi var. 1930’larda Salmas fayına bağlı olarak deprem meydana geliyor. Bu bölge içerisinde 2 bin 300 kişi hayatını kaybediyor. Ama sadece Türkiye’de değil toplam olarak o bölge içerisinde. Bir tek bu bilgi var. Onun dışında aslında tarihçesi bilinmeyen merak edilen faylardan bir tanesi.”

HENDEKLER KAZIP ANALİZLER YAPILACAK

Hazırladıkları proje kapsamında, yapılacak çalışmanın önemine değinen Prof. Dr. Sağlam, bunun sonunda imara esas çalışmalarda kullanılmak üzere deprem senaryoları üretileceğini, bu nedenle şehirleşme, kentleşmenin bu anlamda tekrar revize edileceğini söyledi. Prof. Dr. Sağlam, “Bir fay sadece bir deprem üretip bitmiyor. Deprem tekrarlanma aralığı var. Belli bir gerilim birikimi var. Bu birikim tekrarlarının ortaya çıkarılması için faylar boyunca hendek kazıları yapıyoruz. 30 metre uzunluğunda kısmen 4 ile 6 metre derinliğinde hendekler açıyoruz. Bu hendekler içerisinde faya ait öz geçmiş bilgilerine ulaşmaya çalışıyoruz. Bu bilgelerle çeşitli analizler ve tarihlendirme yaparak diyoruz ki örneğin, Çaldıran fayı üzerinde deprem tekrarlanma aralığı yaklaşık 500 ile 700 yıl arasında. Bunun bilinmesi önemli bir şey. Çünkü siz buna göre bütün planlamalarınızı yapıyorsunuz. En önemli şey TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, AFAD Başkanı Orhan Tatar’ın sayesinde 2023 depremlerinden sonra fayların öz geçmişlerinin çıkartmak için Türkiye geneli başlatılmış bir proje” diye konuştu.

‘YÜKSEKOVA’DA ZEMİN KÖTÜ’

Bu yıl yapacakları çalışmalarla eğer doğru veriler elde ederlerse birçok bilgiyi gün yüzüne çıkartmış olmayı düşündüklerini anlatan Prof. Dr. Sağlam, “Fayın nerden geçtiğini haritalayacağız. Yüksekova, zemini aslında kötü olan bölgelerden bir tanesi. Şemdinli, Yüksekova’ya nispeten daha iyi, daha kayalık zemin üzerindedir. O yüzden depremler olduğu zaman Şemdinli depremleri daha az hissediyor, Yüksekova’da bu kadar tedirgin olmasının sebebi biraz da zemin özellikleri. Yüksekova’da en fazla dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi zemine bağlı olarak deprem yönetmenine uygun evler yapılmış mı, yapılmamış mı? Şu anda Yüksekova’da binaların deprem performansıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bazı okullar boşaltıldı. Bu önemli bir şey. Evet doğrudur Yüksekova’da her an büyük bir deprem olabilir ama bu depremin tarihi ve kaç büyüklüğünde deprem üretebileceği ile ilgili bilgiler elimizde mevcut değil” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/van-yyu-hakkarideki-depremlerle-ilgili-kapsamli-bir-calisma-yapacak/feed/ 0
Habercilerin Kaleminden Yüzyılın Afeti-Sarsılma Kitabı Tanıtıldı https://www.haber60.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/ https://www.haber60.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:51:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7549 Türkiye Haber Kameramanları Derneğince, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde, bölgede görev yapan 77 gazeteci tarafından kaleme alınan “Habercilerin Kaleminden Yüzyılın Afeti-Sarsılma” adlı kitabın tanıtımı yapıldı.

Atlas Sineması’nda gerçekleşen törende, esere katkısı olan kişi ve kurumlara ödülleri takdim edildi. Törende Anadolu Ajansından esere katkı sunan kameramanlar Osman Bakır ve Alican Ocak, muhabir Muzaffer Çağlıyaner ve Tunahan Akgün, foto muhabirleri Erçin Ertürk ve Murat Şengül ödül aldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, törende yaptığı konuşmada, insan yaşamının korku ve umut arasında sürdüğünü belirterek, “Acının ya da 6 Şubat’ın resmini çizebilecek bir kalem var mıdır acaba? 6 Şubat’ta yaşadığımız, asrın, yüzyılın felaketi diye ifade ettiğimiz bu büyük felaket, biz belediye başkanlarına ve yöneticilerine, korkuyla umut arasındaki çizgide, umuda dair çok şey yapmak için bir motivasyon, önemli, sürükleyici bir güç olmalı.” dedi.

Yaşanan acının ve kayıpların yanında yaşanan dayanışma nedeniyle Türk milletinin bir ferdi olmaktan büyük onur duyduğunu vurgulayan Yıldız, şöyle devam etti:

“Bunun başlı başına bir umut kaynağı olduğunu ifade etmek isterim. Türk milleti ve Türkiye, deprem sabahı bütün dünyaya asrın felaketiyle karşılaştığını ama devlet millet el ele olduğunu, büyük bir devlet ve büyük bir millet olduğunu, asrın felaketinin açtığı yarayı, asrın dayanışmasıyla saracağını gösterdi. Elbette bunu gösteren, sizler, kalem sahipleri, televizyonlarda, gazetelerde bu büyük acıyı ve dayanışmayı bütün dünyaya duyuran ses oldunuz. Hepinizi kutluyor, tebrik ediyorum.”

Yıldız, kendisinin de depremin 3. günü Kahramanmaraş’a gittiğine işaret ederek, olası depremlere yönelik tedbirler alınması gerektiğinin altını çizdi.

“Haberciler, dünyada pek örneği olmayan bir kitaba, deneyimlerini aktardı”

Türkiye Haber Kameramanları Derneği Başkanı Aytekin Polatel de Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşattığı travmanın inanılmaz bir iz bıraktığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ama bu travmayı beraber, birbirimizle dayanışma içinde atlatmaya çalışıyoruz. Depremin ilk saatlerinden itibaren yaşananları kayıt altına alırken, bir taraftan da nasıl bir afet olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Haber akışı içinde yaşananları kayıt altına aldığımız o tarih, 6 Şubat. Yaşadıklarımızı, Sarsılma kitabıyla milli hafızamıza kazandırırken, aynı zamanda, tecrübelerimizin arşivlenmesine de katkı sağladık. Neslimizden nesillere çok kıymetli tecrübelerin kaydını bıraktık. Zor koşullarda görevini yapan meslektaşlarım aynı zamanda depremzede ve haberciydi. ‘Önce insanız’ diyerek ellerini taşın altına koydular. Dünyada pek örneği olmayan bir kitaba, deneyimlerini aktardılar. Bu kitap ile tarihe not düştüler.”

Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Volkan Chih-Yang Huang ise etkinliğe davet edildiği için onur duyduğunu aktararak, “Geçen yıl bu zamanlarda arama kurtarma ekibimizle gece gündüz çalışarak, kurtarma operasyonunu desteklemek için Adıyaman’daydık. Unutulması güç, tarifi zor günlerdi. Sarsılma kitabını okuyunca oldukça duygulandım. Vefat edenlere rahmet diliyor, bir daha böyle bir felaket yaşanmamasını yürekten temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Tayvan tarafından yapılan yardımlara ilişkin merkezi ve yerel yönetimlerin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla görüştüklerinin altını çizen Volkan Chih-Yang Huang, yıl boyunca Hatay’ı 7, Adıyaman ve Gaziantep’i dörder, Kahramanmaraş’ı 2 kez ziyaret ettiğini söyledi.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Yalçın Eriş’in de kısa bir konuşma yaptığı etkinlikte depremle ilgili hazırlanan video da gösterildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/feed/ 0
Özhaseki: Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın yolu kentsel dönüşümden geçiyor https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/ https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:18:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7528 ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek” dedi.

İller Bankası’nca (İLBANK) Ankara’daki bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) Toplantısı’ düzenlendi. Dünya Bankası iş birliğinde düzenlenen toplantıya, Bakan Özhaseki ile İLBANK Genel Müdürü Recep Türk, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Sürdürülebilir Kalkınma Bölge Direktörü Sameh Wahba ve çok sayıda davetli katıldı.

‘DEPREM TEHDİDİNDEN DOLAYI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ’

Özhaseki, bugün İLBANK’ın yeni bir dönem başlattığını belirterek, bu konuda İLBANK ile beraber hareket eden Dünya Bankası’na teşekkürlerini iletti. Özhaseki, bakanlığın isminden de anlaşılacağı üzere epeyce yoğun bir iş yüküne sahip olduklarını işaret ederek, “Çevre konusunda mücadelemiz hızla sürüyor. Bir taraftan şehircilik var, dünyanın en eski şehirlerine sahibiz; onların altyapısı, üstyapısı gerek finansal gerek altyapı konusunda destekte bulunan İLBANK ile birlikte yürüttüğümüz müthiş bir faaliyet zinciri var. Bir de elbetteki iklim değişikliği konusu var. İklim değişikliğinin getirdiği her türlü sıkıntıdan, beladan, musibetten kurtulmak için mücadele veriyoruz. Ancak son dönemde bakanlığımızı biraz daha meşgul eden, tüm dikkatimizi o bölgeye toplamamıza sebebiyet veren 2 gelişme var. Birincisi 6 Şubat depremleri, ikincisi de yaklaşan ve bütün bilim adamlarının gelmekte olduğunu söylediği, umarım, dua edelim ki gelmez, gelirse de düşük bir şiddette olur ama; Marmara’da olabilecek olan büyük bir kırılma, deprem tehdidi. Bundan dolayı da işlerimizi bu konuda yoğunlaştırıyoruz, bu konuda daha sorumlu hissediyoruz ve gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

‘DEPREM ZARARININ EN AZA DÜŞÜRÜLEBİLMESİ AMACIYLA ÇALIŞIYORUZ’

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 680 bin konut ve 170 bin civarında iş yerinin yıkıldığını ve bunları gidermek için 1 senedir gece gündüz demeden bakanlık ve tüm koordineli birimlerle çalıştıklarını aktaran Özhaseki, hak sahiplerine verilecek 390 bin konut bulunduğunu ve 307 binin ihalesinin yapıldığını söyledi. Ayrıca köylerde 50 bin çelik ev yapıldığını bildiren Özhaseki, “46 bin konutu teslim ettik. 1,2 aya 30 bin konut daha teslim edeceğiz. Marmara Denizi ve çevresi bizim için önemli; tam 7 şehir, 20 milyon insan yaşıyor, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yüzde 47’sini o bölge oluşturuyor. Böyle bir bölgede depremin oluşturabileceği zararın en aza düşürülebilmesi amacıyla çalışma yürütüyoruz. Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek. İnşallah bütün hızımızla buna devam ettiğimizde İstanbul’umuzu da Marmara bölgesindeki şehirlerimizi de depreme karşı dirençli hale getiririz diye düşünüyoruz” diye konuştu.

‘İKLİM KRİZİ YÜZÜNDEN 216 MİLYON İNSAN GÖÇEBİLİR’

İklim değişikliğinin Türkiye üzerinde oluşturabileceği negatif etkiler için de her sektörde yeşil dönüşümü desteklediklerine vurgulayan Özhaseki, bilim insanlarına göre dünyanın son 100 yıl içinde 1.1 derece ısındığını ve eğer bu derece 2 olursa gıda krizlerinin başlayacağını, 3 derece olursa dünyanın yaşanmayacak bir yer olacağını söyledi. Özhaseki, Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre 2050 yılına kadar bu şekilde giderse iklim değişikliğinden kaynaklı olarak 216 milyon insanın yer değiştirebileceğini belirtti. Özhaseki, korunan alanları, çevreye duyarlı iklim dostlu konutları, katı atık depolama tesislerini, kirli su artıma tesislerini, yeşil alanları çoğalttıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda Sıfır Atık kampanyasının dünyada artık öncü bir hareket olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/feed/ 0
Depremde yaralanan 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla hayata tutunuyor https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7516 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yıkılan evlerinin enkazından yaralı kurtarılan ve ailesinden kayıplar veren 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla yeniden yaşama tutunuyor.

Depremde evleri yıkılan ve yaklaşık 2 saat enkaz altında kalan Fatma Ceylin Dokuyucu, 27 yaşındaki ağabeyi Cengizhan Dokuyucu’nun yardımıyla enkazdan çıkarıldı. Depremde 17 yaşındaki ağabeyi Berat Can Dokuyucu ile anneannesini kaybeden Fatma Ceylin, vücudundaki çeşitli yaralar ve kaburgasında basınçtan kaynaklı oluşan zedelenmeler nedeniyle İstanbul’da 3 ay tedavi gördü.

Bu süreçte psikolojik destek de alan Fatma Ceylin, yaklaşık 6 ay sonra çok sevdiği voleybola dönerek yaralarını sarmaya başladı.

Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hasar gören tesislerin onarılarak hizmete açılmasıyla voleybol antrenmanlarına başlayan Fatma Ceylin Dokuyucu, AA muhabirine, voleybol oynayarak acılarını unuttuğunu söyledi.

Fatma Ceylin, depreme uykuda yakalandıklarını dile getirerek, “Ablam beni kucağına alıp, annemlerin yanına götürmeye çalıştı. Kendime geldiğimde üzerimde çamaşır makine vardı. Korktum, nasıl çıkacağımı düşündüm. Ağabeyim beni bulduğu bir boşluktan çıkardı. Enkaz altında yaklaşık 2 saat kaldık. Enkazdan diğer ağabeyim ve anneannem 6 gün sonra çıkarabildi.” dedi.

Deprem sonrası kaybettiği yakınları için büyük üzüntü yaşadığını ve depremin etkilerini uzun süre üzerinden atamadığını ifade eden Fatma Ceylin, hocalarından aldığı davetle yeniden voleybol oynamaya başladığını anlattı.

Melissa Vargas gibi olmak istiyor

Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolda kendini geliştirerek milli bir sporcu olmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Tesisler onarıldıktan sonra hocalarım bana davet gönderdi. Ben de sporuma devam etmeye başladım. Hayata sporla tutunmaya çalışıyorum. Spor, bana mutluluk, sevinç ve başarı sağlıyor. Depremde evimiz, oyuncaklarım, eşyalarım hepsi gitti. Ailemden kayıplarımız oldu. Bunlar çok üzücü. Sonra yeniden spora döndüm. Voleybolu çok seviyorum. Voleybolla hayata tutunmaya çalışıyorum. Acılarımı gideriyor. Arkadaşlarımla burada sohbet ediyorum. Bir sürü arkadaşım var, onları görünce mutlu oluyorum. Onlar da benzer acılar yaşamış. İleride Melissa Vargas gibi ‘Filenin Sultanları’ndan olmak istiyorum.”

Baba Raşit Dokuyucu: “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi”

Fatma Ceylin Dokuyucu’nun babası Raşit Dokuyucu depremden olumsuz etkilenen kızlarının normal yaşama dönmesi için destek olduklarını belirterek, “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Psikolojik destek alsa da aile desteği başka bir şey. Arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi çok seviyor. Normal hayata dönmeye çalışıyor. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Voleybolu da çok seviyor. İleride başarılı olması için elimizden geleni yapacağız.” diye konuştu.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün voleybol antrenörlerinden Abdurrahman Saklayıcı da Fatma Ceylin’in 3 yıllık sporcuları olduğunu anlatarak, “Fatma Ceylin enkazdan çıktıktan sonra bir çöküntü içerisindeydi. Yanımıza geldikten sonra gün gün toparladı. Anne baba da bunu ifade etti. Kızlarının spora başlamasından memnunlar. Fatma Ceylin bunalımdaydı ama çok şükür atlattık. Şu an çok iyi olduğunu düşünüyorum. Geleceğin milli sporcusu olmak için çaba gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/feed/ 0
Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Söyleşileri: Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi https://www.haber60.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/ https://www.haber60.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/#respond Mon, 12 Feb 2024 07:24:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7435 Altınbaş Üniversitesinin Ekonomi Söyleşilerinde her ay bir araya gelerek gündemi değerlendiren Prof. Dr. Işın Çelebi ve Dr. Mahfi Eğilmez, bu kez son gelişmeler ışığında “Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi” konusunu ele aldılar. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere taziyelerini yineleyerek, deprem sorunlarının çözümü için önerilerde bulundular.

Prof. Dr. Işın Çelebi, 11 ildeki sessiz insan çığlıklarından çok etkilendiğini dile getirerek depremin oluşturduğu mali yükün 110 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Çelebi, Hatay’da yıkılan konutların yüzde 15’inin bugün teslim edilebildiğini kaydederek deprem bölgelerinin yeniden kalkınabilmesi için 3.4 trilyonluk maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu öngördü. Çelebi, acil eylem planıyla birlikte deprem bölgelerinden sorumlu olacak, bakan yetkisiyle donatılmış, bir Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulmasını önerdi. Bunun geçmişte uygulandığını hatırlatarak, Maliye Bakanlığı ile görüşülerek yeni deprem vergisi planlaması yapılabileceğini belirtti.

Enflasyonla mücadelede nasıl başarılı olunur

Işın Çelebi, dünyada enflasyonla mücadele başarılı olma kriterinin tek haneli rakamlara inmesi olduğuna değinerek, yüzde 140’dan 50’ye düşürüldüğünde başarı kabul edilmediğini belirtti. Türkiye’de ise 2023 yılı ocak ayı enflasyonu yüzde 64,3, 2024 yılı Ocak ayında ilan edilen ise oran ise yüzde 64,7. Ücretlilerin kemerinin fazlaca sıkıldığı halde sonucun değişmediğini dile getiren Çelebi, “Çözüm üretim ve verimliliği arttırmaktan, teknolojiyi yükseltmekten geçiyor. Türkiye uluslararası alanda rekabetini arttıracak şekilde yatırımlarını geliştirmeli. Bütçe politikasında en önemli giderlerden biri yatırım harcamalarıdır. Bu yatırım harcamaları planlanırken, projelerin tek tek fizibilitesinin, tek tek karlılık ve fayda maliyet analizi yapılır. Ona göre ödenek tahsis edilir” tespitlerini yaptı. Çelebi ayrıca “Enflasyon ile gerçekten mücadele edilecekse ağır tasarruf tedbirleri de almak lazım. Ama bütçe uygulamalarına baktığınızda bu tedbirlerin yeterince etkili olmadığını görüyoruz” uyarılarını yaptı.

“Gelir dağılımı bozukluğuna dikkat”

Türkiye’de bir vergi reformuna da ihtiyaç olduğunu vurgulayan Işın Çelebi, dolaylı vergilerden elden edilen gelirin yüzde 90 iken, kurumlar vergisi tahsilatının yüzde 50’de kaldığını söyledi. Gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çeken Çelebi, “En tepeyle en dibin farkı 26.6 kata çıktığını belirterek, tarihi zirve olarak değerlendirdi. “Toplam gelirin en üst gelir seviyesi olan yüzde 20’lik grubun toplam gelirin yüzde 50’sini aldığını buna mukabil en alt gelir grubu olan yüzde 20’sinin de gelirin yüzde 5,9’unu aldığını söyleyerek “Diğer bir tanımla en üst gelir grubu toplam gelirin yani GSMH’nin yüzde 50’sini alırken, nüfusun yüzde 80’i de geri kalan gelirin yüzde 50’sini paylaşıyor” dedi.

Dr. Mahfi Eğilmez de depremin getirdiği yükün de etkisiyle bütçede yükün 100’ün üstünde sapma yaşandığını ifade ederek, 2024 bütçesinin de yüzde 9.3’ünün depreme ayrıldığı bilgisini verdi. Ayrıca bugüne kadar dış finansman olarak 2.08 milyar dolar geldiğini ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti. Mahfi Eğilmez, 3 yıllık bütçe açığı rakamlarını da paylaştığı konuşmasında, bütçe açıklarının enflasyonla mücadeleyi nasıl zorlaştırdığını anlattı: “2022 bütçesi 143 milyar açık vermiş. 2023’de bütçe açığı 1.4 trilyona çıkmış. 2024 bütçesi ise daha başlangıç aşamasında 2.7 trilyon açık veriyor” dedi. 2023’te hazinenin bütçe nakit açığı ile bütçe açığı arasında da büyük fark olduğunu söyleyen Eğilmez, nakit dengesinin 625 milyar açık vermesine karşılık bütçenin 1,4 trilyon açık verdiğini, arada bu kadar büyük bir farkın olmaması gerektiğini kaydetti. “Bütçede gelirler tahsil edildiğinde bütçeye yazılır. Giderler ise harcama yap veya yapma tahakkuk ettirdiğin anda gider yazılır. Nakit çıkar veya çıkmaz. Burada 800 milyarlık bir tahakkuk yazılmış. Bunu da eklediğiniz de bütçe açığı 3,5 trilyona çıkıyor” tespitinde bulundu.

“Tasarruf tedbirleri en yukardan başlamalı”

Kamudaki tasarruf tedbirlerinin bu nedenle hayati önem taşındığını yineleyen Altınbaş Üniversitesinden Mahfi Eğilmez, “Geçmişte biz tasarruf tedbirleri yaşadık. ‘Bu lüks arabalar satılacak, lüks konutlar kiralanmayacak. Daha mütevazı olanlar kullanılacak” denildi. Öyle de yapıldı. İnsanlar rol model olarak yöneticilerine bakarlar, onlar lüksten vazgeçmiyorsa ben neden yapayım diye düşünürler.” diyerek yöneticilere önemli görev düştüğünü dile getirdi.

“Nisan- Mayıs aylarında ağır vergiler gelebilir”

Dr. Mahfi Eğilmez ve Prof. Dr. Işın Çelebi, son olarak seçim sonrası para politikası ve maliye politikalarını değerlendirdiler. Mahfi Eğilmez, maliye politikasında vergilerden başlayarak ciddi bir sıklaştırma beklediğini dile getirirken, Işın Çelebi de nisan ve mayıs aylarında sıkılaştırma olacağını teyit etti ve ağır vergilerin gelmesi durumuna karşı toplumun hazırlıklı olması gerektiği dile getirdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/feed/ 0
Erdoğan: Milletimizin canına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi sürdüreceğiz https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/#respond Sun, 11 Feb 2024 13:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7311 CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin her ne surette olursa olsun, bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Son 21 yıldır olduğu gibi terör örgütleriyle, suç şebekeleriyle, çetelerle, şehir eşkıyalarıyla, milletimizin canına ve malına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle dünkü hadise sonrasında farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm siyasi parti genel başkanlarına teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında Tekirdağ’da miting düzenledi. Tarihi Valilik Binası Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka seslenen Erdoğan, selam ve sevgilerini ilettiği Tekirdağ’ın bugün bir başka güzel olduğunu belirterek, “Tekirdağ, bizim gözbebeğimiz. Tekirdağ’ı başkaları gibi öyle hesabi değil, hasbi olarak yürekten bağlıyız. 3 Kasım 2022’den beri Tekirdağ’ın tercihi ne olursa olsun, Tekirdağ’ı hiç kaderine terk etmedik, her fırsatta Tekirdağ’ın misafiri olduk. ya partimizin kongreleri, ya açılış törenleri, ya da mitinglerimiz vesilesiyle şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Son olarak bundan 8 ay önce Tekirdağlı kardeşlerimizle birlikteydik. 14-28 Mayıs seçimlerinde temennimiz; Tekirdağ’da Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaktı ancak bu arzumuzu maalesef gerçekleşemedi. Hayırlısı olsun diyoruz, demek ki kendimizi ve projelerimizi Tekirdağlı kardeşlerimize tam olarak anlatamadık. Demek ki Tekirdağ’ı ikna etmekte yetersiz kaldık. İnşallah bu eksiğimizi 31 Mart mahalli idareler seçimlerine telafi etmeye var mıyız? Bunun için önümüzde 50 gün var, bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Hata varsa düzeltecek, sıkıntı varsa giderecek şayet insanımıza ulaşma noktasında engeller varsa mutlaka aşacağız. Çok daha fazla sayıda Tekirdağlı kardeşimizin gönlüne girmenin yollarını arayacağız ama hiçbir şart altında tercihinden dolayı milletimizi asla yargılamayacak, milletimize karşı kesinlikle hürmetsizlik etmeyeceğiz” dedi.

‘TIPIŞ TIPIŞ OYUNUZU VERECEKSİNİZ DİYEN KİBİRLİ BİR DİL OLAMAZ’

Erdoğan, birleştiren bir anlayışla siyaset yaptıklarını belirterek, “Muhalefet gibi hatayı, kusuru, yanlışı oy tercihinden dolayı seçmende değil, daima kendimizde arıyoruz. Bize oy versin veya vermesin, sandığa giden, özgür iradesini ortaya koyan, kullandığı oyla demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşımızın başımızın üstünde yeri var. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen velinimetimizdir. Bizi, partimizi ve ittifakımızı rakiplerimizden ayıran temel vasfımız budur. Biz de CHP gibi vatandaşa; ‘tıpış tıpış gideceksiniz, oyunuzu vereceksiniz’ diyen kibirli bir dil olamaz. Bizde oy tercihleri sebebiyle insanımızı ‘makarnacı’, ‘kömürcü’, ‘göbeğini kaşıyan adam’ yaftası vurarak aşağılama olmaz. Bizde sırf kendisine oy verilmedi diye depremzedelere hakaret etmek, mağdurları gecenin bir yarısında kapı dışarı atmak olmaz. Bizde CHP’li belediye başkanları gibi ‘oy yoksa hizmet de yok’ diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Meselenin trajikomik tarafı CHP’nin sadece oy vermeyenlere değil, yüksek oranlarda oy veren il ve ilçelerimize dahi hizmet etmemesidir. Beceriksizlik, iş bilmezlik, ideolojik bağnazlık bunları öyle bir esir almış ki nereye el atsalar orası adeta kuruyor, çöküyor, çürüyor. CHP’nin idare ettiği illerimizde vatandaşlarımız bırakın vizyonel projelerle tanışmayı, klasik belediyecilik hizmetlerini dahi almakta zorlanıyor. Düşünebiliyor musunuz? Millet görev vermiş, yetki vermiş, imkan vermiş ama bunlar çıkıyor, temel atmamakla, asfalt dökmemekle, yol yapmamakla övünebiliyor” diye konuştu.

‘BİR KEZ OLSUN VATANDAŞA ÖZ ELEŞTİRİ VERMEDİLER’

Erdoğan, 14-28 Mayıs seçim süreci ve sonrasında muhalefetin depremzedelere haraket savurmaktan çekinmediğini ifade ederek, “Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savurmaktan çekinmediler. Ama bir kez olsun kendilerini hesaba çekmediler. Bir defa bile egolarını ayaklar altına alıp, vatandaşa öz eleştiri vermediler. Millete parmak sallamadan önce şöyle aynanın karşısına geçip, ‘acaba nerede hata yapıyoruz?’ sorusu kendilerine sormadılar. Bir günah keçisi bulup, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ettiler. Son seçim yenilgisinde de tüm faturayı ’13’üncü cumhurbaşkanımız’ diyerek yere göğe sığdıramadıkları bay Kemal’e kestiler. Türkiye’yi yönetmeye namzet gördükleri zatı, kendi partilerini yönetmeye yeterli görmediler. Aziz kardeşlerim, CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine baktığınızda bunun gibi sayısız garabet ve skandallarla karşılaşırsınız. Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar. Biraz emek verip çalışıp, ter döküp, seçmenin kalbini ve zihnini kazanmak yerine kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından, kimi zaman emperyalist güçlerden, kimi zaman da son seçimlerde olduğu gibi terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil’deki terör elebaşları, bunlar için açıkça oy istedi. Öyle değil mi? Kandil’den oy istediler. Benim Tekirdağlı kardeşim, Kandil’den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi? 50 gün sonra sandıklarda bunlara gereken cevabı vermeye hazır mıyız? CHP ve şürekasından bir kez olsun, bu utanmazlığa itiraz gelmedi. Bugün de kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzaktan kumanda ettikleri yapılarla dikkat edin, çay demlemiyorsunuz, demlenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Niçin bu tür yollara tevessül ediyorlar biliyor musunuz? Çünkü bunların millete ve milli iradeye saygıları yok. Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Türkiye’nin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmekle ilgili bir dert yok. Bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var, terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutamayacakları sözleri verme hainliği var. Ama artık millet nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir. CHP’nin istismar ve korku siyaseti inşallah 31 Mart’ta son bulacaktır” dedi.

‘SALDIRGANLARINDAN BİR TANESİ YAKALANDI’

Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmaları esnasında gerçekleşen menfur olayı bir kez daha lanetlediğini söyleyen Erdoğan, “Saldırıda yaralanan vatandaşımıza Rabbi’mden acil şifalar diliyorum. İstanbul Emniyetimiz ve İstanbul Başsavcılığımız, gerekli tahkikatı titizlikle yürütmektedir. Türkiye’nin her ne surette olursa olsun, bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Son 21 yıldır olduğu gibi terör örgütleriyle, suç şebekeleriyle, çetelerle, şehir eşkıyalarıyla, milletimizin canına ve malına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle dünkü hadise sonrasında farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm siyasi parti genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Siyaset kurumunun bu konudaki hassas tavrını, demokrasimiz adına takdirle karşıladığımızı burada tekrar ifade etmek istiyorum. Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de inşallah yakalayacağız” diye konuştu.

‘TESLİM ETTİĞİMİZ KONUT VE KÖY EVİ SAYISI, 31 BİNDEN FAZLA’

Deprem bölgesine yaptığı ziyareti anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sevgili Tekirdağlılar, geçen hafta ‘asrın felaketi’ olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin birinci seneyi devriyesiydi. 53 binden fazla insanımızı toprağa verdiğimiz bu büyük afetin yıl dönümünü, deprem bölgesinde geçirdik, depremzedelerimizle kucaklaştık, dertleştik. Bu zor günde devlet olarak yanlarında olduğumuzu, acılarını samimiyetle paylaştığımızı gösterdik. Hükümetimizin deprem bölgesini asla ihmal etmediğini ve etmeyeceğini, çok açık ve net biçimde ziyaretimizde bir kez daha ortaya koyduk. Yapımı tamamlanan afet konutları ve köy evlerinin kuralarını çekerek hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Yalan yok, laf ola beri gele yok ve şu anda bütün illerimizi dolaşıyoruz ve hak sahiplerine de konutlarını teslim ediyoruz. Ziyaret ettiğim 5 ilimizde bizzat teslim ettiğimiz konut ve köy evi sayısı, 31 binden fazladır. Deprem turistleri görmese ve kabul etmese de devletimizin şefkat eli, deprem bölgesinin her daim üzerindedir. Durmak yok, yola devam. Bu gerçeği yurt dışından bölgeyi ziyarete gelen yabancı basın mensupları da açıkça dile getirmektedir. Sadece 11 ilimizi ve 14 milyon insanımızı değil, 85 milyon olarak hepimize acıya boğan bu afetin üstesinden Allah’ın izniyle geliyoruz ve geleceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi gideni geri getiremeyiz ama maddi zararları telafi etmek mümkün. Bu sürecin bize hatırlattığı en önemli husus, depreme dayanıklı binalar ve konutlar yapmamız gerektiğidir. Aslında TOKİ vasıtasıyla son 21 yılda 1 milyon 300 binden fazla konut üreterek, bu konuda ciddi mesafe kat ettik. Aynı şekilde kentsel dönüşüm projelerini destekleyerek, teşvik ederek hukuki süreçlerini basitleştirerek, kararlılığımızı ispat ettik. Tüm bunları da muhalefetin engelleme çabalarına rağmen yaptık. Sizler de gayet iyi biliyorsunuz. TOKİ ve kentsel dönüşüm meselesinde bize demediklerini bırakmadılar. Vatandaşımızın zihnini bulandırmak için ortaya olmadık yalanlar attılar. Mahalle ve apartman sakinlerini örgütleyerek, kışkırtarak, hukuki destek altında provoke ederek, kentsel dönüşüm projelerini sabote ettiler. Reklama verdikleri önemin yarısını, yönettikleri şehirlerin depreme dirençli hale getirilmesine vermediler. Kentsel dönüşümle şehrini depreme hazırlamak yerine vatandaşın önüne geçip eylem yapan, nümayiş yapan, belediye başkanları bile gördük. Maalesef aynı aymazlığı bugün de sergiliyorlar. Daha bir sene önce yaşadığımız büyük acıya ve yıkıma rağmen illerimizi afetlere hazırlama konusunda elle tutulur somut hiçbir adım atmıyorlar. Benzer çarpık bakış açısının Tekirdağ’da da olduğunun farkındayım. 31 Mart’tan sonra hükümet, belediye el ele vermek suretiyle iş birliği içinde kentsel dönüşüm süreçlerini daha da hızlandıracağız. Buna hazır mıyız? Özellikle çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız.”

‘TEKİRDAĞ’I AYAĞA KALDIRACAĞIZ’

Tekirdağ’ı, Büyükşehir Belediye başkan adayı Cüneyt Yüksel ile yeniden ayağa kaldıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Yeniden Tekirdağ diyoruz. Genç, dinamik bir yapıyla, Tekirdağ’da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz el ele vereceğiz ve Tekirdağ’ı ayağa kaldıracağız. Tekirdağ’ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelemizde bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Tekirdağ’ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim tarafında da hak ettiği hizmetlerle buluşturmak istiyoruz. Tekirdağ’ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah 31 Mart yerel seçimleri bu noktada, Tekirdağ’ımız için bir milat olacaktır. Tekirdağ ve Tekirdağlı kardeşlerimin 31 Mart’ta sandıklara gittiklerinde en doğru, en isabetli kararı vereceklerinden şüphe duymuyorum. Tekirdağ’a soruyorum; hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart’ta ‘Türkiye Yüzyılı’ şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Tekirdağ’la Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun” diye konuştu.

‘BİZLER DE EMANETİ SAHİBİNE TESLİM EDECEĞİZ’

Tekirdağ’a güncel rakamlarla 157 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Erdoğan, “Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan Halkalı-Kapıkule hızlı tren projemizle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. 2 kesimden oluşan bu projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimi ve 76 kilometrelik Halkalı-Çerkezköy hattındaki çalışmalar devam ediyor. Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi, koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil; evlatlarımıza daha müreffeh daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Ne diyoruz? Bu millete efendi olmaya değil; hizmetkar olmaya geldik. Bizlerin de eksiği, hatası, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı aksaklıklar olabilir. Gün olacak, bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz” dedi.

‘TEKİRDAĞ, CHP’NİN ESERSİZLİK SİYASETİNE MECBUR DEĞİLDİR’

Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için döktüğümüz terin tanığı, 85 milyonun her bir ferdidir. 31 Mart’ta Tekirdağ’da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim diyorum. Öyleyse ne yapacağız? Şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız? Tekirdağ, CHP’nin korku ve istismar üzerine kurulu esersizlik siyasetine mecbur değildir, mahkum değildir. Tekirdağ gelişme ve ilerleme yerine CHP’nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ’da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar, hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ, mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Büyük şehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin hep birlikte Tekirdağ’ı içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin Tekirdağ’ı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimizde her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan sadece hizmet edecek her anınızda hep yanınızda olacak ehil isimleri aday olarak belirledik. Geçtiğimiz günlerde tüm adaylarımızın tanıtımı yapıldı. Belediye başkan adaylarımızın tamamına güveniyoruz, inanıyoruz, kararlıyız ve kazanacağız. Tekirdağ’ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere inşallah bu sefer Cumhur İttifakı’ndan yana olmasını temenni ediyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ’dan müjdeli haberler bekliyorum. Şimdi son bir kez daha soruyorum. Tekirdağ, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Tekirdağ, 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na destek veriyor muyuz? Rabbi’m yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-milletimizin-canina-kasteden-tum-alcaklarla-mucadelemizi-surdurecegiz/feed/ 0
Çevre Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planını yayınladı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 10:30:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7260 CEYLAN SAĞLAM

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2024-2028 Stratejik Planı’nı yayınladı. Planda, 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili yıkıcı şekilde etkileyen depremlerden sonra yapılanlara ilişkin, “Bir yıl içerisinde 311 bin konutun tamamlanarak afetzedelere teslim edilmesi planlanmaktadır. 45 adet sanayi alanı için yer seçimine uygunluk verilmiştir” ifadeleri yer aldı. Ayrıca Orta Vadeli Program kapsamında İstanbul’da ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ ile 200 bin adet bağımsız bölümümün dönüşümü hedeflendi. Söz konusu strateji planında Dünya Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliği ile 15 milyar 294 milyon ayrılan bütçe ile deprem bölgesine iki yılda 6 bin 500 kırsal konut yapılması da hedefler arasında yer aldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2024-2028 Stratejik Planı’nı yayınladı. Planda, 6 Şubat depremleri sonrasında yapılanlar şöyle sıralandı:

“DEPREMDEN ETKİLENEN İLLERDEKİ HASAR TESPİT ÇALIŞMALARINDA 6 MİLYON 618 BİN 166 BAĞIMSIZ BÖLÜMDEN OLUŞAN 2 MİLYON 381 BİN 981 BİNADA İNCELEME YAPILMIŞTIR”

“6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerde 18 ilimizde 14 milyon vatandaşımız etkilenmiştir. Bu depremler 11 ilimizde büyük yıkıma neden olmuş olup 50 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Depremin ilk gününden itibaren Bakanlığımızın tüm birimleri büyük bir özveri ve seferberlik ruhu ile görev yapmıştır. Bu bağlamda, depremden etkilenen illerdeki hasar tespit çalışmalarında yaklaşık 9 bin 284 personel ile 6 milyon 618 bin 166 bağımsız bölümden oluşan 2 milyon 381 bin 981 binada inceleme yapılmıştır.

Hasar tespit çalışmaları kapsamında, 680 bini konut, 115 bini ticari, 55 bini de depo, ahır vb. olmak üzere toplam 850 bin bağımsız bölümün hasar gördüğü tespit edilmiştir. Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre yıkılan binaların yüzde 96.7’sinin 1999 öncesi inşa edilen yapılar olduğu, 2002’de yapılan yönetmelikteki güncellemeler ve yapı denetim sistemindeki düzenlemeler çerçevesinde yıkılan binaların sadece yüzde 3.3’ünün 1999 sonrasında inşa edildiği belirlenmiştir.

“BİR YIL İÇERİSİNDE 311 BİN KONUTUN AFETZEDELERE TESLİM EDİLMESİ PLANLANMAKTADIR”

Deprem sonrasında şehirlerimizin tarihiyle, kültürüyle, demografisiyle, sanayisiyle, altyapısıyla bir bütün olarak yeniden ihyası ve inşası için çalışmalar devam etmektedir. Deprem bölgesinde oluşan hasarın giderilmesi amacıyla 680 bin konut, 170 bin ahır, iş yeri, depo inşa edilecektir. Bir yıl içerisinde 311 bin konutun tamamlanarak afetzedelere teslim edilmesi planlanmaktadır.

“45 ADET SANAYİ ALANI İÇİN YER SEÇİMİNE UYGUNLUK VERİLMİŞTİR”

Depremlerden etkilenen bölgelerde Bakanlığımızca yaklaşık 60 bin hektarlık alanda 106 adet İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Etüt çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar ışığında 148 adet kesin ve geçici iskan alanı, 693 adet köy yerleşim yeri seçimi yapıldı. 45 adet sanayi alanı için yer seçimine uygunluk verilmiştir. Ayrıca, İller Bankası Genel Müdürlüğünce deprem bölgesinde şehir merkezlerinde oluşan altyapı hasarlarının giderilmesi ve rezerv konut bölgelerinde gerekli altyapının oluşturulması amacıyla 101 adet proje geliştirilmiş olup uygulama süreci devam etmektedir.

“BAKANLIĞIMIZA BAĞLI ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞKANLIĞI’ KURULMUŞTUR”

Ülkemizin deprem gerçeği dikkate alındığında kentsel dönüşüm sürecinin önemi ve çalışmaların hızlandırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda gerek deprem bölgelerinde gerekse olası Marmara depremine hazırlık için kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımıza bağlı ‘Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’ kurulmuştur. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı altında, Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü olmak üzere 3 ayrı ana hizmet birimi kurulmuştur.”

OVP KAPSAMINDA İSTANBUL’DA ‘YARISI BİZDEN KAMPANYASI’ İLE 200 BİN ADET BAĞIMSIZ BÖLÜMÜMÜN DÖNÜŞÜMÜ HEDEFLENİYOR

Bakanlık, 2024-2026 Orta Vadeli Program kapsamında da Marmara Bölgesinde yaşanması olası depreme yönelik ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ ile İstanbul’da afetlere karşı dirençsiz olan 200 bin adet bağımsız bölümün dönüşümünün hedeflendiği belirtildi.

DÜNYA BANKASI VE JAPONYA İLE İKİ YILDA 6 BİN 500 KIRSAL KONUT YAPILMASI HEDEFLENİYOR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayınlanan 2024-2028 Stratejik Planı’nda, ‘Nitelikli planlama anlayışıyla özgün kimliği korunan, afetlere dirençli şehirler oluşturmak ve güvenli yapılaşmayı sağlamak’ başlığı kapsamında 6 Şubat depremlerinden sonra hasar gören kırsal konutların yeniden inşa edilmesinin hedeflendiği yer aldı.

Bu hedef çerçevesinde Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan ve Dünya Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve İl Müdürlükleri’nin iş birliğiyle 15 milyar 294 milyon 500 bin ayrılan bütçe ile iki yılda kırsal konutların tamamlanması bekleniyor. Kahramanmaraş merkezli depremler kapsamında uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan kredi ile yapılan kırsal konut sayısının 2024 yılında 2 bin 500, 2025 yılında ise 4 bin olması hedefleniyor.

JICA ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Başkanlığı KOSGEB arasında deprem bölgesindeki işletmeleri desteklemek amacıyla geçen ay, kredi anlaşması yapılmıştı. Deprem bölgesindeki işletmelerin desteklenmesi için 20 milyar Japon yenlik (yaklaşık 4 milyar lira) kredi anlaşması imzalanmıştı.

“KALDIRIM YÖNETMELİĞİ HAZIRLANACAK”

Ayrıca, yine raporda 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı kapsamında yaya yolları ve kaldırım standartlarına ilişkin yönetmeliğin hazırlanacağını bildirildi. “Yaya trafiğinin kesintisiz hale getirilmesini gözetecek şekilde yaya yolları ve kaldırımlara ilişkin standartlar güncellenecek, kent merkezlerinde tarihi ve kültürel cazibe noktaları ile alışveriş bölgelerinde motorlu taşıtlardan arındırılmış yaya bölgeleri oluşturulmaya devam edilecektir” ifadelerine yer verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/feed/ 0
UNDP, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illere destek sağladı https://www.haber60.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/ https://www.haber60.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:33:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7239

BİRLEŞMİŞ Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, UNDP’nin geçen yıl boyunca tüm kaynaklarını, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilin yeniden toparlanması için yönlendirdiğini söyledi. Vinton, “UNDP’nin depremden en çok etkilenen illere desteği; geçim kaynaklarının ve ticari faaliyetlerin canlandırılması, kırılgan gruplara yönelik bakım hizmetlerinin yeniden sağlanması, atık ve enkaz yönetiminin iyileştirilmesi, tehlike altındaki kültürel mirasın korunması alanlarına odaklandı” dedi.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde, bölgede yürütülen çalışmalara ilişkin DHA’ya yazılı açıklama yaptı. Vinton, 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetmesine ve 3,3 milyon kişinin evsiz kalmasına neden olan depremlerin 1’inci yılında, UNDP olarak afetten etkilenen insanlarla dayanışma içinde olduklarını ve toparlanma çabalarının desteklendiğini belirtti. Depremin 1’inci yıl dönümü nedeniyle Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay’a haftalık ziyaret düzenlediğini kaydeden Vinton, “Depremzedelerle bir araya geldim ve onların karşılaştıkları zorluklara ilk elden tanık oldum. Yaşamları yeniden inşa etmek ve umudu yeniden canlandırmak için durmadan devam eden çabalara ihtiyaç olduğu çok açık. Geçtiğimiz yıl boyunca UNDP, tüm kaynaklarını deprem müdahalesine yönlendirdi ve etkilenen topluluklar için sosyo-ekonomik toparlanma ve normale dönüşü önceliklendirdi. UNDP’nin depremden en çok etkilenen illere desteği; geçim kaynaklarının ve ticari faaliyetlerin canlandırılması, kırılgan gruplara yönelik bakım hizmetlerinin yeniden sağlanması, atık ve enkaz yönetiminin iyileştirilmesi ve tehlike altındaki kültürel mirasın korunması olmak üzere dört alana odaklandı” dedi.

‘TOPARLANMA HİBELERİNE 23 BİN 648 BAŞVURU ALINDI’

UNDP olarak depremzedeler için toparlanmanın güvenli ve emniyetli barınmadan daha fazlasını gerektirdiğinin bilincinde olduklarını aktaran Vinton, şunları kaydetti:  “Toparlanma aynı zamanda, gelir getiren, bağımsızlığı teşvik eden ve kişisel saygınlığı geri kazandıran geçim kaynakları için fırsatların canlandırılmasına da bağlıdır. Bu prensip UNDP’nin çalışmalarına yön verdi. Toparlanmaya yönelik çalışmalarımızdan en önemlisi, İsveç tarafından finanse edilen ve depremlerden en çok etkilenen 11 ilde 4 bin 616 küçük işletmeye verilen 10 milyon ABD doları tutarındaki ‘deprem sonrası toparlanma hibeleri’ programı oldu. Program, neredeyse sınırsız olan ihtiyaçlar karşısında mütevazı kalsa da toplam 23 bin 648 başvuru alındı; daha geniş bir ekonomik canlanmayı teşvik etmek için tasarlandı.”

‘ÇALIŞMALARIMIZ SOMUT SONUÇLAR VERİYOR’

Bunun uzun bir yolculuğun sadece küçük bir adımı olduğunu vurgulayan Vinton, UNDP’nin sosyo-ekonomik toparlanmaya ivme kazandırmaya devam etmek için bir dizi yeni girişim başlattığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Kimseyi geride bırakma’ taahhüdümüzle uyumlu olarak odak noktamız; yaşlıların, engellilerin ve depremlerin savunmasız bıraktığı diğer kişilerin ihtiyaçlarını karşılayarak, toparlanmanın kapsayıcı ve adil olmasını sağlamak. Bu hafta Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay’da ‘erişilebilir toplum merkezleri’ açtık. Ayrıca Kahramanmaraş’ta bir kadın iş geliştirme merkezi kurulması ve Malatya’da engellilere yönelik protez ve diğer destekler için bölgesel bir merkez oluşturulması konusunda anlaştık. Çalışmalarımızın somut sonuçlar verdiğini görüyoruz. Ancak mevcut kaynaklar azalırken ihtiyaçlar çok büyük olmaya devam ediyor. Toparlanma konusundaki kararlılığımız sarsılmaz bir şekilde devam etse de katkıda bulunmayı sürdürmek için ortaklarımızın sürekli cömertliğine ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye’deki depremler, yıkıcı etkileri bakımından eşi benzeri görülmemiş düzeydeydi; uluslararası toplumdan ilham alan dayanışma ve destek de aynı derecede emsalsiz olmalı” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/feed/ 0
Antakya Medeniyetler Korosu, depremde kaybettiği üyelerini anma konserleri düzenliyor https://www.haber60.com.tr/antakya-medeniyetler-korosu-depremde-kaybettigi-uyelerini-anma-konserleri-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/antakya-medeniyetler-korosu-depremde-kaybettigi-uyelerini-anma-konserleri-duzenliyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7221 Kahramanmaraş merkezli depremlerde 7 üyesini kaybeden Antakya Medeniyetler Korosu, afetten bu yana sadece siyah kıyafetlerle çıktığı konserlerde, seslendirdiği eserlerle acılarını dile getiriyor.

Hatay’da birlikte yaşama kültürünü tüm dünyaya göstermek için 2007’de 3 semavi din ve farklı mezhepten kişilerin katılımıyla kurulan ve bugüne kadar sayısız konser veren koro, 6 Şubat 2023’teki depremlerde 7 üyesini kaybetti.

Koro, üyelerinin yanı sıra depremlerde hayatını kaybedenlerin anısına yeniden bir araya geldi. Yeniden sahneye çıkan koro, kayıplarının acısını, giydiği siyah kıyafetler ve seslendirdiği hüzünlü şarkılarla dile getiriyor.

“Deprem gerçeğini unutturmamaya çalışıyoruz”

Koro şefi Yılmaz Özfırat, AA muhabirine, koronun ister Hristiyan ister Yahudi ister Müslüman olsun, herkesin tek bir Allah’ın kulu olduğunu insanlara göstermek ve dünyada bu kadar kan ve gözyaşına da gerek olmadığına inandırmak için yola çıktığını, bugüne kadar yurt içi ve dışında 2 bin 500’ün üzerinde konser verdiklerini söyledi.

Özfırat, 6 Şubat 2023’teki depremlerle büyük felaket yaşadıklarını belirterek, depremlerde koronun 7 üyesinin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Depremle bir kahve içmenin, duş almanın dahi ne kadar önemli olduğunu gördüklerini anlatan Özfırat, “Bu bir yıllık süreçte hem yaralarımızı sarmaya hem de deprem gerçeğini unutturmamaya çalışıyoruz.” dedi.

Çıktıkları konserlerde kayıplarını yad ettiklerini belirten Özfırat, şöyle konuştu:

“Konser denilince farklı algılanabiliyor, insanların yarası varken. Medeniyetler Korosu konser vermiyor. Medeniyetler Korosu, acının müziğini yapıyor artık. Biz o günden bu yana yalnızca siyahlarımızı giyiyoruz. Beyaz elbiselerimizi artık giymiyoruz. İnsanlara bunu göstermeye çalışıyoruz. ‘Depremi, bu şehirleri unutmayın’ diyoruz. O yüzden toparlanıp acının müziğini yapmamız gerektiğine inandık ve arkadaşlarımızla birlikte bu yola çıktık.”

Özfırat, müzikleriyle depremden etkilenen insanları da iyileştirmeye çalıştıklarını söyledi.

“Birlikte bir şeyleri başarmamız gerekiyor”

Deprem nedeniyle Hatay’ın neredeyse 3’te 2’sinin yok olduğunu ifade eden Özfırat, bu süreçte sabırlı ve birlik olunması gerektiğini anlatarak, “Bizim birbirimize sahip çıkıp birlikte bir şeyleri başarmamız gerekiyor. Bütün Hatay halkına sesleniyorum: Biraz sabretmek lazım. Böyle bir acıdan sonra, biraz maldan mülkten çok, yaşadığımız için şükretmek lazım.” diye konuştu.

Hatay’da “Medeniyetler Köyü” kurmak istediklerini belirten Özfırat, farklı dinlere mensup insanların burada kardeşçe yaşadığını bütün dünyaya örnek olarak tekrar göstermek istediklerini söyledi.

Koro depremzedeler için yardım konserleri veriyor

Koro üyesi Nuray Şirin Reyhanioğlu da depremin ilk günündeki derin acı, üzüntü ve korkunun hala içlerinde olduğunu anlattı.

Hayatta kalmalarının bir anlamı olması gerektiğini dile getiren Reyhanioğlu, “Yılmaz Özfırat hocamız, enkazdan 8 saat sonra çıkmasına rağmen, bu şehri ayağa kaldırmak inancıyla ayağa kalktı ve elimizden tuttu. ‘Bu şehre karşı bir görevimiz var. Biz bunu unutmayalım, unutturmayalım’ dedi. Onun yola koyulmasıyla biz de onun yanında yer aldık.” ifadelerini kullandı.

Koro üyesi Ali Ataş da birbirlerine kenetlendikleri takdirde şehrin yeniden ayağa kalkacağını söyledi.

Feride Yücelen ise ailesi gibi olan koro sayesinde ayağa kalktığını belirterek, depremzedeler için yardım konserleriyle hayata tutunduklarını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antakya-medeniyetler-korosu-depremde-kaybettigi-uyelerini-anma-konserleri-duzenliyor/feed/ 0
Perde Duvar Kullanımı Depremde Yapıların Kurtulma Oranını Artırıyor https://www.haber60.com.tr/perde-duvar-kullanimi-depremde-yapilarin-kurtulma-oranini-artiriyor/ https://www.haber60.com.tr/perde-duvar-kullanimi-depremde-yapilarin-kurtulma-oranini-artiriyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 08:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7194

İZMİR Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemalettin Dönmez, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremin ardından uluslararası grupla bölgede incelemeler yaptıklarını belirterek, 250 hasarlı yapıdan alınan veriler ışığında yeterli perde duvar kullanınca yapıların kurtulma oranlarının yükseldiğini söyledi. Prof. Dr. Dönmez, “Her iki yönde perde duvar alanını, toplam kat alanının 400’de biri kadar koyduğunuzda hasar görme riskiniz 3 kat azalıyor. Bu depremde 200 binin üzerinde binamız ağır hasar aldı ve yıkıldı. Eğer bu direngenlik seviyesini doğru tutmuş olsaydık 65 bin binamızda hasarlı olacaktı. 60 bin değil 20 bin kayıp yaşayacaktık ya da 100 milyar dolar değil 30 milyar dolar kaybedecektik” dedi.

İYTE İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemalettin Dönmez, geçen yıl meydana gelen 6 Şubat depreminden sonra Yeni Zelenda, ABD ve Meksika ile Türkiye’den araştırmacıların aralarında olduğu yaklaşık 40 kişilik bir ekiple bölgeye gidip çalışma yaptıklarını söyledi. Adıyaman haricinde depremden etkilenen iller ve ilçelerde günde 12-13 saat çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Dönmez, çalışmada özellikle binaların direngenlik özelliğini incelediklerini ifade etti. Hasarlı binalardan veri alarak direngenlik değişiminin etkisini kontrol ettiklerini anlatan Prof. Dr. Dönmez, “Bu ekip aynı işi dünyanın farklı yerlerinde 25 yıldır yapıyordu. En iyi veriyi bu depremde topladık. Gördük ki direngenliğin belirli bir seviyede tutulması ağır hasar görme oranını 3’te 1’e düşürebiliyor. Sahadaki veri bunu söylüyor. Bu direngenlik seviyesi belirli bir seviyenin üzerinde olan binaların yüzde 25’inde ağır hasar varken o seviyenin altında olan binaların yüzde 75’inde ağır hasar var. Bu depremde 200 binin üzerinde binamız ağır hasar aldı ve yıkıldı. Eğer bu direngenlik seviyesini doğru tutmuş olsaydık 65 bin binamızda hasar olacaktı. 60 bin değil 20 bin kayıp yaşayacaktık ya da 100 milyar dolar değil 30 milyar dolar kaybedecektik. Ortalama tasarım ve uygulama pratiğimiz ne yazık ki ihtiyaç duyulan görece karmaşık uygulamalara şu an cevap veremiyor. Diğer taraftan direngenlik basit bir şekilde izlenebiliyor” diye konuştu.

‘YÜZDE 50 HASAR ALAN ANTAKYA’DA KAYIP YÜZDE 15’E DÜŞECEKTİ’

Deprem bölgesinde 2 bin yılından sonra yapılan yaklaşık 250 binayı incelediklerini anlatan Prof. Dr. Dönmez, eski binaları, saçılım ve kırılganlığın yüksek olması nedeniyle ve daha önce de çalıştıkları için bu çalışmada klasman dışı bıraktıklarını dile getirdi. Direngenlik ölçüsü olarak perde duvarı oranını toplam kat alanının 400’de biri oranında kullanarak hasarların 3 katı azaldığını gözlemlediklerini anlatan Prof. Dr.  Dönmez, şunları söyledi:

“Binadaki toplam kat alanını düşünelim. Diyelim 5 katlı bina, 400 metrekareden hesaplarsak toplam 2 bin metrekareden oluşan toplam döşeme alanı var. Toplam alanın 400’de biri kadar her iki yönde perde duvar koyarsanız çalışmada referans alınan seviyeyi sağlıyorsunuz. Bu çerçeve için yüzde 10-15 civarlarında, bina için yüzde 3-5 civarlarında maliyet artışıdır. Bu değerler binayı satın alan bir vatandaş için yüzde 1-2 maliyet farkı anlamına gelecektir. Maliyette çok büyük bir fark olmasa da bir şekilde buna direnç var. Aslında sırf bunu değiştirsek geri kalan her türlü kusur ve zafiyetler dahil olsa da 3 katı kadar bir risk azalımına sebep oluyoruz. Maliyet, can kaybı ve şehirlerin yaşanılabilirliği açısından bu vurucu bir sonuçtur. Hatay Antakya yüzde 50 ağır hasar aldı. Eğer bu direngenlik seviyesi uygulanmış olsaydı yüzde 15 hasar alacaktı. Yüzde 15 hasar alsaydı şehir şu an yaşanılabilir durumdaydı. Yani çok fazla etkisi var. Bu referans değeri bir ev sahibi bile izleyebilir. Binanın her iki yönde perde duvar alanını toplam kat alanının 400’de biri kadar koyduğunuzda hasar görme riskiniz 3 kat azalıyor.”

‘BU KURALI ŞARTNAMEYE SOKMAK İSTİYORUZ’

Yapılarda yatay ve dikey elemanlar bulunduğunu, dikey elemanlara kolon, yatay olanlara ise kiriş denildiğini hatırlatan Prof. Dr. Dönmez, perde duvarların dikey betonarme duvarlar olduğunu belirtip, “Mevcut şartnamedeki kriterleri tasarım ve imalatta uygulamak ve kontrol etmek yüksek uzmanlık ister. Diğer taraftan 400’de biri oranında perde duvar koyulduğunu belediye de kontrol eden mühendis de, vatandaş da izleyebilir. Bunu şartnameye sokmak istiyoruz. İnşaat mühendisliğinde davranışın karmaşıklığı sebebiyle hesaba güvenmek yerine saha gözlemine güvenmek daha doğru bir yaklaşımdır. Şartnameye sokamazsak belediyeler kendileri şart koşabilir. Vatandaş da kendi isteyebilir. Kontrolü kolay olduğu için referansı sağlamayan o binaları almayabilirler” diye konuştu.

‘BÖLME DUVAR VE YUMUŞAK KAT HASARLARI DA AZALIR’

Binalardaki bölme duvarların da hasar alabildiğini ifade eden Prof. Dr. Dönmez, ufak ölçekli depremlerde dahi binaların zarar görebildiğini. Şili ve Japonya gibi depremin en fazla yaşandığı ülkelerde yapıların fazla zarar almadığını kaydeden Prof. Dr. Cemalettin  şöyle devam etti:

“Daha küçük depremlerde de ağır hasar görüyoruz. Van depremi o kadar büyük bir deprem olmamasına karşın şehrin tamamını boşalttık. Bölme duvar hasarları oldu. Perde duvar miktarlarını bu seviyede kullansaydık bölme duvar hasarları da ciddi miktarda düşerdi. Her iki yılda bir deprem yaşıyoruz. Şehirleri boşaltmaktan da kurtulabiliriz. Yumuşak kat giriş katının normalden daha yüksek olmasıdır. Dikey elemanlar uzayınca dirençleri düşüyor. Direngenlik referans seviyesinde bizim veri setinin içinde yumuşak kat hasarları yüzde 90 azaldı. Perde duvarların uzman bir kişi tarafından daha düzgün yerleştirilmesi durumunda hasar görmeme durumuna bile geçebiliriz. 40 kişilik 2 haftalık çalışmanın sonucunda çalışmalarımız bunu net biçimde ortaya koydu. Şili ve Japonya’da bu değerler korunuyor. Yapılmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Kontrolü çok kolay, diğer uygulamalar tasarım ve imalat uzmanlığı istiyor. Bu daha kaba bir yöntem ama sonuç getiriyor. Bu kayıpları artık bünyemiz ruhumuz ve ekonomimiz de kaldıramıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/perde-duvar-kullanimi-depremde-yapilarin-kurtulma-oranini-artiriyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, ‘Yılın Kareleri’ oylamasına katıldı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-devlet-arsivleri-baskani-prof-dr-ugur-unal-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-devlet-arsivleri-baskani-prof-dr-ugur-unal-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Sat, 10 Feb 2024 07:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6799 Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, Anadolu Ajansının (AA) 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğraflarının yer aldığı, “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Ünal, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyerek, “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor”, ” Gazze: Kanıt” ve ” Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafları değerlendirdi.

“Deprem: Umut” kategorisinde, Kahramanmaraş depremleri sonrası yaşanan acıyı derinden hissettikleri fotoğraf karelerini gördüklerini belirten Ünal, refakatçileri olmayan 16 bebeğin, Ankara’ya getirilirken Cumhurbaşkanlığına ait uçaktaki görüntülerinin yer aldığı Mehmet Ali Özcan’ın “Depremzede bebekler” fotoğrafına oy verdi.

Ünal, “Burada depremdeki bebeklerin yaşadığı durum açıkça ortaya konmuştur ve devletimizin bunu ne şekilde sahiplendiğini burada açıkça görüyoruz.” dedi.

Oylamaya, Gazze: Kanıt kategorisinin eklenmesindeki hassasiyetlerinden dolayı Anadolu Ajansına teşekkürlerini ileten Ünal, oyunu Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” fotoğrafından yana kullandı. 2023’ün “merhametin hatırlanma yılı” olduğunu düşündüğünü belirten Ünal, “Bu fotoğraf beni çok derinden etkiledi. Bir annenin çocuğuna yaklaşımı, onun zor durumu. Çocuğun yaralanmış olmasındaki bakışın yanında anneyi teselli ettiğini de gösteren çok özel bir fotoğraf.” dedi.

“Çevre ve Yaşam” kategorisinde Alper Tüydeş’in Balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluk hikayesini anlatan, “Kimler gelmiş?” fotoğrafını seçen Ünal, leyleklerin Osmanlı dönemindeki önemine ve Osmanlı Devleti’nin canlılara olan merhametine değindi.

Fotoğrafları oylarken toplumun duyarlılığını dikkate aldığına işaret eden Ünal, “Haber” kategorisinde Murat Kula tarafından çekilen ” Filistin’e destek” başlıklı fotoğrafı tercih etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havaalanı’nda düzenlediği “Büyük Filistin Mitingi”ne ait fotoğrafın, insanların bu konudaki hassasiyetini yansıttığını söyledi. Ünal, “Bizim milletimiz tarih boyunca mazlum milletlerin yanında olmuştur, onlara sahip çıkmıştır. Elinden ne geliyorsa yapmıştır.” ifadelerini kullandı.

Bütün fotoğrafları “değer ve merhamet üzerine” seçtiğini vurgulayan Ünal, “Spor”da da tercihini David Alvaro’nun “Gazze’ye destek” fotoğrafından yana yaptı.

Ünal, oylamada 2023 yılına ait çok değerli fotoğraf kareleri olduğunu belirterek, Anadolu Ajansına tebriklerini iletti.

Ünal, bu yıl yeni iki kategorideki fotoğraflara ilişkin de şunları kaydetti:

“Gerçekten çok anlamlı ve özellikle merhamet üzerinde durarak bir seçki yaptım. 2023 yılında gerek Gazze olayları gerekse deprem felaketinde birçok kare var akıllarda kalan ama Anadolu Ajansı yine her zamanki gibi belki de en olması gereken anda, bir şekilde o kareyi fotoğraflamış. Biz seçmekte de son derece zorluk yaşadık. Şunu söyleyebilir ki geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar, fotoğraf karelerine de yansıyan hususlar, Osmanlı Devleti’nden günümüze kadar devletimizin ne kadar cihanşümul, merhamet üzerine kurulu bir devlet olduğunun, nerede bir mazlum millet varsa ona sahip çıktığını, koruma altına aldığını, gerek kendi ülkesinde, gerek yurt dışında olsun bir şekilde orada devletimizin, insanımızın, yardımlarımızın ve merhametimizin olduğunu gösteren önemli bir kanıt.”

Ünal, AA’ya ve emeği geçen foto muhabirlerine teşekkürlerini iletti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-devlet-arsivleri-baskani-prof-dr-ugur-unal-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
İzmir’de deprem riski azaltma çalışmaları tamamlandı https://www.haber60.com.tr/izmirde-deprem-riski-azaltma-calismalari-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-deprem-riski-azaltma-calismalari-tamamlandi/#respond Sat, 10 Feb 2024 07:21:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6793

TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Afet Komisyonu Üyesi, İnşaat Mühendisi Ali Güngör, Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerinin başlatıldığı İzmir’in Bornova ve Bayraklı ilçelerinde envanter çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Çalışmalar sırasında, projeye uygun ama olmasa daha iyi denilebilecek hususlarla karşılaştıklarına dikkat çeken Güngör, “Mesela binanın zemin katında yalnızca kolonların olduğu, duvarların bulunmadığı ve otopark olarak kullanılan bölümler vardı. Otoparklar bodrum katında olmalı, birinci katta olmamalı. Bu eksi puan alan bir kriterdir” dedi.

İzmir’de 30 Ekim depreminden en fazla etkilenen Bayraklı ve Bornova ilçelerinde yapı envanteri çalışmalarının tamamlandığını ve sıranın Konak’a geldiğini anlatan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Afet Komisyonu üyesi inşaat mühendisi Ali Güngör, projenin İzmir geneline yayılması gerektiğini söyledi. Sahada çalışan inşaat mühendisleri olarak ikişer kişilik gruplar halinde doneleri topladıklarını anlatan Güngör, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) 6-7 kişilik akademisyen kadronun verileri değerlendirip binaları risk sıralamasına soktuğunu açıkladı. Güngör, “Bu çalışmalar tüm İzmir’de yapılması gereken, geç kalınmış bir çalışmaydı. Biz binanın önüne gidip tabletlerin üzerindeki sorulara göre kriterleri ortaya çıkardık. Binanın fotoğraflarını çekip, kritik soruları yanıtladık. Bir binada olmaması ve olması gereken seçenekleri işaretledik. Bazılarında, projeye uygun ama olmasa daha iyi, diyebileceğimiz hususlar var. Mesela binanın zemin katında yalnızca kolonların olduğu, duvarların bulunmadığı ve otopark olarak kullanılan bölümler vardı. Otoparklar bodrum katında olmalı, birinci katta olmamalı. Bu eksi puan alan bir kriterdir. Binanın puanını düşürür. Balkonlara açık çıkma denir, giriş katının daha içerde olduğu bir üst kattaki çıkıntıya ise kapalı çıkma adını veririz. Kapalı çıkma dezavantaj yaratır, bu nedenle eksidir. Bu bilgiler ışığında binanın risk analizini yapmış olduk” dedi.

‘BİNALARIN RİSK DURUMU SIRALANDI’

Çalışma gruplarının aldığı anlık verilerin tabletler vasıtasıyla değerlendirildiğini kaydeden Ali Güngör, sahadan toplanan verilerin ilçe belediyelerden alınan projelerle karşılaştırıldığını dile getirip, şunları söyledi:

“Zemin parametrelerine paralel karşılaştırma yapıldı. Topografik parametrelere göre binanın doğru yapılıp yapılmadığı tespit edildi. Dik arazide yapılan binaların diğerlerinden farklı olması gerektiği değerlendirildi. Binaların risk durumu sıraya sokuldu. Bununla ilgili ODTÜ’deki hocalar bize brifing verdi. Hangi arazi koşullarında olan binaların daha riskli olduğu konusunda karmaşık sonuçlar ortaya çıktı. Kentsel dönüşüm hangi binalarda yapılmalı ciddi bir done oluşturuldu. Tüm ilçelerde bu çalışmalar tamamladıktan sonra hangi binalarda gönül rahatlığıyla oturabileceğimiz ortaya çıkacak.”

‘ÇOĞUNLUKLA KALFALAR İNŞAAT YAPMIŞ’

Yapılan çalışmaların ışığında sık rastladıkları bir yanlışlığa dikkat çeken Güngör, projelerin mimar ve mühendislerden oluşan teknik kadroların elinden çıkmadığını ifade ederek, “Binaları mimar ve mühendise projelendirip denetlettirmek gerekir. Gördüğümüz kadarıyla inşaatı çoğunlukla kalfalar yapmış. Kalfa da inşaatın önemli bir elemanıdır ama tek elemanı değildir” diye konuştu.

İzmir’de yaşanabilecek olası bir depremde hangi binaların yıkılıp yıkılmayacağını tespit etmenin zor olduğunu anlatan Ali Güngör, şöyle devam etti:

“Yeni bir depremde binaların ne kadar hasar alabileceğini tespit etmek çok zor. Depremin nereden, hangi periyodla, nasıl geleceğini bilmiyoruz. Betonarme hesapları yaparken depremden alacağımız verileri kullanıyoruz. Seferihisar depremi farklıydı. Bize yakın olan Midilli’den bir deprem gelebilir. Edremit Körfezi ve Gediz çevresi de faylarla dolu. Geliş yönü ve depremin büyüklüğü de önemli. Kentimizde tsunami tehlikesi de var. Binalar sadece depremde yıkılmaz. Tsunamiden de yıkılabilir. Bilim her zaman kendini yeniliyor. Binalarımızın işin ehli kadrolar tarafından kontrol edilmesini sağlamalıyız. Oturduğumuz binalar üzerinde performans analizleri yaptırabiliriz.”

‘YIKILMAYAN BİNA DA ÖLDÜREBİLİR’

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) afet bilinci konusundaki eğitimcilerden biri olduğunu ifade eden inşaat mühendisi Ali Güngör, talep eden kurum ve kuruluş çalışanlarına ücretsiz eğitimler verdiklerini belirterek “Binamızın sağlamlığına güvenip, burası yıkılmaz, deriz ama yine de yaralanabiliriz. Yıkılmayan bina da öldürebilir. Eğitim almalı ve bunu uygulamalıyız. Ara ara tatbikatlar yapmalı ve deprem anında ne yapılması gerektiğini tekrarlamalıyız. Binaların doğru yapılmasıyla iş bitmiyor. Deprem anında binadan çıkmaya çalışanlar ya da balkondan atlayanlar var. Bunların yanlış olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-deprem-riski-azaltma-calismalari-tamamlandi/feed/ 0
Limak İskenderun Limanı, deprem sonrası büyümeye hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/limak-iskenderun-limani-deprem-sonrasi-buyumeye-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/limak-iskenderun-limani-deprem-sonrasi-buyumeye-hazirlaniyor/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:30:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6714 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören Limak İskenderun Uluslararası Limanı (LimakPort İskenderun), yürütülen çalışmalarla afetin üzerinden geçen 1 yılda büyük ölçüde kapasitesine ulaşırken yeni yatırımlarla büyümeye hazırlanıyor.

Limak İskenderun Uluslararası Limanı Genel Müdürü Gündüz Arısoy, AA muhabirine, 6 Şubat 2023 tarihli depremlerden en fazla etkilenen işletmelerden birinin LimakPort İskenderun olduğunu söyledi.

Depremin limanda bir dizi olumsuzluğa yol açtığını belirten Arısoy, rıhtımda, geri sahada, altyapıda ve makine ekipmanlarında hasar oluştuğunu bildirdi.

Arısoy, bu hasarlara karşın bir yıkılma yaşamadıklarına işaret ederek, “Kapalı binalarımızda herhangi bir hasarımız yok. Rıhtımlarda yıkılmalar, çökmeler gibi şeylerimiz yok. Onarılabilir hasarlardı hepsi. Deprem sonrası bir de yangın yaşadık. Yangın da bizi ciddi anlamda etkiledi. İlk 5-6 gün zaten yangınla mücadele ederek geçti ve depremle ilgili herhangi bir aksiyonda bulunamadık.” dedi.

Daha sonra hızlıca gerekli zemin etütlerini ve analizleri yaptırmaya başladıklarını, proje firmalarını devreye soktuklarını anlatan Arısoy, süreçte yurt içi ve dışından danışman firmalarla çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

Arısoy, analizleri bitirdikten sonra onarım için neler yapılması gerektiğinin ortaya çıktığını ve hemen harekete geçtiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Limak Holding’in bir parçası olmak ve Limak İnşaat’ın desteğini alabilmek bizim için çok önemliydi. Bütün yapılacak onarım işlerinin koordinasyonunu Limak İnşaat üstlendi ve çok çok hızlı bir şekilde makine ve ekipmanlar, personel, taşeron tedarikleri ile harekete geçildi. Bütün onarımları tamamen bitirip ondan sonra tekrar işletmeye başlamak belki ideal yöntemdi ancak bölgedeki ithalat ve ihracatçıların ihtiyaçları doğrultusunda kısmi açılışlarla, en azından kısmi kapasitelerle bölgeye destek vermeyi tercih ettik.”

Deprem öncesi kapasitenin yüzde 80’ine ulaşıldı

Arısoy, geçen yılın nisan, mayıs, ekim aylarında rıhtımları hizmete açıklarını, aralık ayı itibarıyla da deprem öncesi kapasitenin yüzde 80’ine ulaştıklarını ifade etti.

Deprem öncesinde kapasitelerinin yüzde 50’sini kullandıkları bilgisini veren Arısoy, “Şu anda ulaştığımız kapasite bizim için yeterli, daha doğrusu bölge için yeterli durumda. 10 ay gibi bir süre içinde kapasitemizin yüzde 80’ine ulaşabilmiş durumdayız. Bölgeye, ithalatçı ve ihracatçılara hizmete devam ediyoruz.” diye konuştu.

Arısoy, deprem öncesinde taşeronlarla birlikte 1200 çalışanlarının olduğunu belirterek, afetin ardından çalışanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik de bir dizi tedbir aldıklarını dile getirdi. Arısoy, işletmeyi ayağa kaldırıp çalışanları günlük hayatlarına döndürebilmenin önemine işaret ederek şunları söyledi:

“Personellerimize 250 konteynerden oluşan bir konteyner kent kurduk. 6 yaşına kadar olan 80 çocuğumuzun günlük bakımlarının üstlenildiği kreş yaptık. Çamaşırhane ve yemekhane yaptık. Elektrik, su temin ettik. Konteynerlerin içlerine ısıtıcılar, klimalar koyduk. Ranzalar, yataklar koyduk. Onları bu açıdan da desteklemeye çalıştık.”

Arısoy, tüm çalışanlar ve İskenderun halkıyla kenetlenip depremin acılarıyla mücadele etmeye çalıştıklarını vurguladı.

Onarımlar devam edecek

Gündüz Arısoy, liman onarımlarının 2024 ve 2025’te de devam edeceğini belirterek, “Eski kapasitemize, hatta üzerine çıkma hedefimiz var. Önümüzdeki 2 yıl içinde kapasitemizi yaklaşık yüzde 30 artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

Limanın şehir için istihdam kaynağı olduğuna dikkati çeken Arısoy, buranın aylık ve yıllık rutin harcamalarını da bölgede gerçekleştirmeye gayret ettiklerini, bu şekilde bölge ekonomisine destek sağlamaya çalıştıklarını anlattı.

Arısoy, limanla etkileşim içinde olan depo, nakliye ve gümrük gibi sektörlerin de buradaki faaliyetlerden güç aldığını, limanın ayrıca bölgedeki ithalatçı ve ihracatçılara nakliye ve süre avantajı sağladığını ifade etti.

Bölgedeki şehirler limana daha kolay ulaşacak

Gündüz Arısoy, geçen ay ihalesi yapılan Dörtyol Hassa Demir Yolu ve Otoyolu Projesi’ne ilişkin de değerlendirmede bulundu. Projenin çok uzun zamandır bölge tarafından beklendiğini dile getiren Arısoy, bu hattın bölgeye katkısının çok olacağını söyledi.

Arısoy, şunları kaydetti:

“Bölgenin dinamosu Gaziantep limanlara bir adım daha yaklaşacak. Aynı şekilde Kahramanmaraş da faydalanacak, çok olumlu bir proje. Gaziantep şehrinin hem süreden hem de nakliye maliyetinden avantajı artmış olacak. Aynı şekilde Kahramanmaraş da faydalanacak. İskenderun Körfezi’ni daha fazla yaklaştırdığınız zaman bu bölgelere, tüm ithalatçı ve ihracatçılarımızın avantajına olacaktır. Çok olumlu bir proje. Umarım çok kısa zamanda sonuçlanır, bölgedeki ithalatçı, ihracatçı avantajını yaşamaya başlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/limak-iskenderun-limani-deprem-sonrasi-buyumeye-hazirlaniyor/feed/ 0
İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Para ve maliye politikasının uyumu önemli https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/ https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/#respond Fri, 09 Feb 2024 07:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6637 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Para politikasındaki sıkılık, maliye politikasıyla desteklenmediği sürece, enflasyonla mücadele programı sınırlı kalabilir. Bu nedenle para ve maliye politikasının uyumuna ve bu uyumu destekleyecek yapısal reformlara önem verilmeli” dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Oda’nın Şubat ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada iş dünyasındaki gelişmeleri değerlendirdi. Avdagiç, “Faiz artışı dezenflasyon sürecinin en etkili silahı, ancak yegane silahı da değil. Para politikasındaki sıkılık, maliye politikasıyla desteklenmediği sürece, enflasyonla mücadele programı sınırlı kalabilir. Bu nedenle para ve maliye politikasının uyumuna ve bu uyumu destekleyecek yapısal reformlara önem verilmeli” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Fatih Karahan’a başarılar dileyen Avdagiç, “Biz Sayın Karahan’ın başkanlığında Merkez Bankası’nın ülkemize ve iş dünyamıza kalıcı kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Merkez Bankası’ndaki başkanlık değişim süreci, yanlış anlamalara meydan vermeyecek şekilde doğru bir iletişimle yönetildi. Başkan değişikliğinin politika değişikliği ile ilişkisinin bulunmadığı yönündeki kararlılık beyanları, piyasalara güven verdi” dedi.

“Terör saldırılarının birbiri ardına gelmesinin rastlantı olmadığı çok açık”

Avdagiç, Meclis konuşmasında son dönemde gerçekleştirilen terör saldırılarına da dikkat çekti. Avdagiç, “Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyorum. Sarıyer’deki Santa Maria İtalyan Kilisesi’ne yönelik saldırıyı telin ediyorum. Bu olaylar, Fatih Camii imamına saldırı ile başlamıştı. Bütün ülkemizin huzurunu hedef alan saldırıların birbiri ardına gelmesinin rastlantı olmadığı çok açık” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, “İş dünyası olarak şunun altını çizmek isterim. Terör örgütlerini maşa gibi kullanıp, Türkiye’de kaos oluşturmak isteyenler, bunu asla başaramayacaklar. Dün olduğu gibi bugün de teröristlere karşı kenetlenip bir ve beraber olacağız, hedeflerine ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin büyüklüğü ve milletimizin kararlılığının bu saldırıları akim bırakacağından zerrece şüphem bulunmuyor” dedi.

“Seçilecek her belediye başkanından, beldelerini depreme hazırlamalarını bekliyoruz”

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin birinci yılının geride kaldığını kaydeden Avdagiç, “Milletimizin ve devletimizin gayretiyle bölgemiz yeniden imar edilmeye başlandı. Bunun somut sonuçlarını ilk etap deprem konutlarının teslim törenlerinde gördük. Açılan kamu hizmet binalarında gördük. Bu illerimizin hepsi, tahmin edilenden daha kısa sürede ayağa kalkacak, imarıyla olası depremlere karşı bizim iftiharımız olacak” diye konuştu.

‘İstanbul ve depreme hazır olma’ konusunun üzerinde ısrarla durduklarını vurgulayan Şekib Avdagiç, “31 Mart’ta Mahalli Seçimler yapılacak. İş dünyası olarak, hangi partiden olursa olsun, seçilecek her belediye başkanından; Türkiye’nin deprem bölgesinde olduğu gerçeğini unutmadan, beldelerini depreme hazırlamalarını, bu yöndeki tedbirleri hayata geçirmelerini istiyor ve bekliyoruz. Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de depreme karşı hazırlıklı olmadan gerçek anlamda “sürdürülebilir bir kalkınmanın” mümkün olmayacağının altını bir kez daha çiziyorum” dedi.

Avdagiç, İstanbul’da, bütün yerel yöneticilerin deprem teyakkuzu içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Avdagiç, şöyle devam etti: “İstanbul’da yasal olarak belediye teşkilatının kurulduğu 1855 yılından beri belediyelerimiz ‘belde halkını koruyup huzur ve sükün içinde yaşatma’ göreviyle vazifelendirilmiştir. 2024 yılında da belediyelerimizden ve başkanlarımızdan aynı şeyi yani deprem teyakkuzu içinde olmalarını istiyoruz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/feed/ 0
Kazakistan arama kurtarma ekibi işitme engelli bir kişiyi kurtardı https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/ https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6550 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ertesi günü Türkiye’ye ulaşan Kazakistan arama kurtarma ekibi üyeleri, enkazda işitme engelli bir kişiyi kurtardıkları anı unutamıyor.

Kazakistan Acil Durumlar Bakanlığına bağlı Astana Acil Kurtarma Merkezi görevlileri Azamat Jumabayev, Nikolay Popov ve köpeği Mirta 10 gün Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde arama kurtarma çalışmalarında yer aldı.

Jumabayev ve Popov, bir yıl önce afet bölgesinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Astana’da 8 yıldır arama kurtarma görevlisi olarak çalıştığını söyleyen Jumabayev, Türkiye’deki deprem bölgesinin kendisinin ilk yurt dışı görevi olduğunu belirtti.

Jumabayev, Gaziantep Havalimanı’na indikten sonra Kazakistan ekibine verilen bölgeye doğru yola çıktıklarını dile getirerek, “Nurdağı’na girişte uzun bir araç kuyruğu oluşmuştu. Sokaklar karanlıktı. Çöken binalar ve yardım isteyen insanlar vardı.” dedi.

Nurdağı’nda tamamen çöken 9 katlı bir apartmanda arama kurtarma çalışmalarına başladıklarını anlatan Jumabayev, “Burada 3 kişiye ulaştık. İlk çıkardığımız kişi işitme engelliydi. Konuşamıyordu, sadece nefesinden bulunduğu yeri tespit edebildik. Bu anı ekip olarak hala unutamıyoruz.” diye konuştu.

Jumabayev, söz konusu apartmandaki çalışmaların uzun sürdüğünü kaydederek, “Arama kurtarma çalışmalarına başladığımızda artçılar devam ediyordu. Ayrıca bu apartmanın yanında çökmek üzere olan bir bina daha vardı. Dolayısıyla bu durum çalışmamızı zorlaştırdı.” ifadesini kullandı.

Afet bölgesinde kaldıkları süre boyunca Türk halkının desteği ile misafirperverliğinin hiç eksik olmadığını vurgulayan Jumabayev, “Oradaki halkın bize desteğini hep hissettik. Arama kurtarma çalışmaları sırasında yanımıza gelerek bir ihtiyacımızın olup olmadığını soruyorlardı, sıcak çay ve yemek bırakıyorlardı.” görüşünü paylaştı.

Jumabayev, böyle bir afete ilk defa tanıklık ettiğini dile getirerek, “Mesleğim gereği çeşitli afet ve kazalara alışığım ama bu büyüklükteki depremi ilk defa kendi gözlerimle gördüm. Tek dileğim böyle bir afetin hiçbir yerde tekrarlanmaması.” dedi.

Türkiye’deki arama kurtarma çalışmaları sayesinde tecrübe kazandığına işaret eden Jumabayev, cep telefonundaki o anları hatırlatan fotoğraflara sık sık baktığını dile getirdi.

“Mirta’nın işareti sayesinde bir kadını kurtardık”

Kinoloji uzmanı Popov da köpeği Mirta ile Nurdağı’nda tamamen çöken 9 katlı apartmanın enkazında kalan işitme engelliyi bulan ekipte yer aldı.

Mirta’nın işareti sayesinde söz konusu apartmanın enkazından bir kadını daha kurtardıklarını anlatan Popov, “Kazakistan’dan Türkiye’ye uzun bir uçuş saati var. Ayrıca şubat ayında burası çok soğuktu ama indiğimiz bölge sıcaktı. Bunlar tabii ki köpeklerin de durumunu etkiledi ama en çok böyle büyük bir afetle ilk kez karşılaştıklarını anladık.” değerlendirmesinde bulundu.

Popov, 2000’lerden bu yana arama kurtarma görevlisi olarak çalıştığını ifade ederek, “Türkiye’deki deprem bölgesinde edindiğim deneyim hiçbir şeyle kıyaslanamaz.” diye konuştu.

Kazakistan’dan yaklaşık 100 kişilik arama kurtarma ekibi görev yaptı

Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Türkiye’ye ulaşan ilk yabancı ekiplerden olan 100 kişilik Kazakistan ekibi, 4 arama kurtarma köpeğiyle birlikte depremlerden etkilenen Gaziantep, Nurdağı ve Hatay’da arama kurtarma çalışmalarında yer aldı.

Ekip, 7 kişiyi enkazdan kurtardı, 10’u çocuk 88 kişinin cansız bedenini çıkardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/feed/ 0
Senegalli Ressamın Depremzedelere Yardım İçin Yaptığı Eser Türkiye’ye Hediye Edildi https://www.haber60.com.tr/senegalli-ressamin-depremzedelere-yardim-icin-yaptigi-eser-turkiyeye-hediye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/senegalli-ressamin-depremzedelere-yardim-icin-yaptigi-eser-turkiyeye-hediye-edildi/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6541 Senegalli ressam Baba Ly’nin Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenerek bir gecede yaptığı ve depremzedeler yararına satılan 4 tablodan oluşan eseri 1 yıl aradan sonra Türkiye’nin Dakar Büyükelçiliğine hediye edildi.

Dakar’da yaşayan 36 yaşındaki ressam Ly, televizyonda 6 Şubat depremine ilişkin görüntülerden çok etkilenerek o akşam atölyesinde boş tuval aramaya koyuldu.

İstediği büyüklükte ve kullanılmamış tuval bulamayan Ly, daha önce çizim yaptığı birkaç tuvali temizleyerek depremin hissettirdiklerini resmetmeye başladı.

Fırçasını eline alan Ly, acı, umut ve çaresizliği nakşettiği 4 tuvalden oluşan resmini tamamladı.

Yaptığı eserden kimseye bahsetmeyen ve atölyesinde bir köşeye koyan Ly, birkaç hafta sonra Türkiye’nin Dakar Büyükelçiliğinde depremzedeler yararına düzenlenecek açık arttırmaya davet edildi ve kendisinden gece için bir eser bağışlaması istendi.

Talebi sıcak karşılayan Ly, deprem haberini alır almaz resmettiği 4 tuvalden oluşan eserini Dakar Büyükelçiliğinde düzenlenen açık arttırma için bağışladı.

Ly’nin eseri 24 Şubat 2023’te düzenlenen açık arttırmada Senegalli hayırsever iş insanı Lamine Ndiaye tarafından satın alındı.

Ndiaye, aldığı eseri depremin birinci yıl dönümünde Türkiye’nin Dakar Büyükelçiliğine hediye etti.

“Görüntüleri izler izlemez hiç düşünmeden çizmeye başladım”

Ly, Türkiye’nin Dakar Büyükelçiliği konutunda sergilenen eserin önünde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Depremi hiş yaşamamasına rağmen görüntülerden çok etkilendiğinin altını çizen Ly, “Daha önce Türkiye’yi ziyaret etmiş ve hayran kalmıştım. Bu kadar sevdiğim bir ülkede insanların acı çektiğini görmek beni çok sarstı. Depremin oluşturduğu hasar beni çok çaresiz hissettirdi.” dedi.

Ly, görüntüleri izler izlemez hiç düşünmeden hemen atölyesine gittiğini ve kendini çizmek için tuval ararken bulduğunu söyledi.

Ressam Ly, “‘Çok üzgünüm hadi bir resim yapayım’ diye düşünmedim. Yoğun duygular içindeydim, ne yapacağımı bilemeden elime fırçayı aldım. Ne çizeceğimi bile bilmiyordum ama içimde yoğun bir üretme arzusu oluştu. Muhakkak bir şeyler yapmalıydım. Çok duygulandığımı hatırlıyorum. Sanki yıkılan binalarda benim de bir yakınım var gibi hissediyordum.” diye konuştu.

Ly, “Kendimi ifade etmek için büyük bir alana ihtiyacım vardı, hislerim sanki bedenimden taşacak gibiydi. O kadar büyük tuval bulamayınca ben de 4 tuvali bir araya getirdim. Aslında hali hazırda üzerlerine çizim yapmıştım. Hepsini sildim. Normalde çevre, iklim krizi, insanın doğayla ilişkisine ilişkin eserler üretiyorum. Depremi çizerken bu konu başlıklarıyla da harmanladım. Ortaya bu eser çıktı.” ifadesini kullandı.

Dakar Büyükelçiliğinden depremzedeler yararına düzenlenecek bağış gecesi için arandığında büyük bir şaşkınlık yaşadığının altını çizen Ly şöyle devam etti:

“Dakar Büyükelçiliğinden arandığımda telefondaki kişi depremzedeler yararına düzenlenecek açık arttırmaya bağışlamam için benden ufak bir tablo rica etti. Bir an dondum kaldım. ‘Size ufak bir tablo veremem zira ben depremden etkilenerek zaten 4 tuvalden oluşan bir eser yaptım’ dedim. Kısa bir sessizlik oldu. Gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum çünkü hislerimi çok kalabalık bir kitleye ulaştırabildim. O etkinlik olmasaydı bu tablo atölyemde duracaktı. Bugün Dakar Büyükelçiliği rezidansında eserimi görmek beni çok duygulandırıyor. Bir sanatçı olarak misyonumu tamamladığımı düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/senegalli-ressamin-depremzedelere-yardim-icin-yaptigi-eser-turkiyeye-hediye-edildi/feed/ 0
Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, İstanbul Depremi Senaryosuyla Tatbikat Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/#respond Thu, 08 Feb 2024 07:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6523 KAHRAMANMARAŞ merkezli iki büyük depremin 1’inci yılında büyük İstanbul depremi de senaryo edilerek (TRAC) Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Genel Merkezi’nce Türkiye genelinde telsizle haberleşme tatbikatı gerçekleştirildi. Amatör telsizcilerin yoğun katılım gösterdiği tatbikatta; Hatay’daki depremzede amatör telsiz operatörü ile yapılan görüşme, duygu dolu anlar yaşattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük depremi olarak tarihe geçen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki büyük depremde bölgeye destek için Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) ekipleri de gitti. Cep telefonlarının çalışmadığı, internetin olmadığı deprem sonrası süreçte Türkiye’nin dört bir yanından Hatay başta olmak üzere depremin yıkıcı etkisinin fazla olduğu illere giden amatör telsizciler, ellerindeki telsizlerle haberleşme görevini üstlendi. Sağlık, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleriyle iletişim kuran amatör telsizciler, bölgedeki durumu kriz masasına anlık olarak aktarıp, haberleşme ihtiyacını karşıladı.

İSTANBUL DEPREMİ İÇİN DE TATBİKAT

Depremin 1’inci yılında amatör telsizciler hem deprem bölgesinde yaşamını yitirenleri anmak hem de hayatta kalanların acısını paylaşmak için Türkiye çapında tatbikat gerçekleştirdi. Kurulan istasyon ve rölelerle 9 bölgeye ayrılan Türkiye genelinde tüm amatörler, gece saatlerinde telsizle birbirleriyle haberleşti. HF (uzak mesafe kısa dalga) ve röle frekansları üzerinden yapılan çağrılara deprem bölgesi de karşılık verdi. TRAC Antalya Şubesi üyelerinin Antalya’da da gerçekleştirdikleri tatbikatta beklenen büyük İstanbul depremi öncesinde Türkiye genelindeki röle ve istasyonların hazırlıkları ve eksiklikleri de tespit edildi. Senaryo gereği İstanbul’da 7.9’luk deprem sonrası amatör telsiz istasyon ve operatörlerinin haberleşmesi ele alındı.

TOPARLANMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Antalya TRAC ekibinden Hasan Oflaz, telsizle Hatay’da yaşayan depremzede amatör telsiz operatörü Ferdi Yılmaz ile görüştü. Felaketin 1’inci yılında geçmiş olsun dileklerini ileten Oflaz, Yılmaz’a bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sordu. Yılmaz, “Her şeyimiz var; çok şükür. Toparlanmaya devam ediyoruz. Acıyı unutamıyoruz. Allah bir daha böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın” dedi. İkilinin görüşmesini dinleyen amatör telsiz operatörleri, duygu dolu anlar yaşadı.

‘EKSİKLERİMİZİ RAPOR HALİNE GETİRECEĞİZ’

Tatbikatın amacının haberleşmenin sürekli olarak canlı tutmak olduğunu anlatan TRAC Genel Sekreteri Muhsin Bozkurt, “Yapılan tatbikatla eksikliklerimizi görüp, rapor haline getireceğiz. Büyük bir kriz anında sorunsuz şekilde sahada olmamız gerekiyor. Bugün yapılan tatbikatta deprem bölgesini de unutmadık. Telsizle Hatay, Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile de görüşeceğiz” diye konuştu.

HATAY’A GİDEN İLK KİŞİLERDEN BİRİ OLDU

TRAC Antalya Şube Başkanı Metin Karakuzu da deprem günü Hatay’a ilk giden kişilerden biri oldu. Bölgede haberleşmeyi sağlamak için giden Karakuzu, deprem günü yaşadıklarını anlattı. Depremden birkaç dakika sonra haberinin olduğunu ve olası afetler için hazırda bulundurdukları araçlarıyla yola çıktıklarını anlatan Karakuzu, “Deprem bölgesine vardığımızda zaten telefonlar çalışmıyordu. Telsizle haberleşerek bir bölgeye kadar ulaştık. Sonrasında bizler oradaki haberleşmeyi üstlenerek, Adana rölemize ilettik oradan da diğer illere iletilerek, bu şekilde iletişim sorununu çözdük” dedi.

TRAC

Diş Tabibi Dr. Bedii Ezgi ve arkadaşları tarafından 1962 yılında kurulan TRAC, 1965 yılında Uluslararası Amatör Telsizciler Birliği’ne (IARU) üye oldu. 1991 yılının başında gerçekleşen Birinci Körfez Savaşı’nda Sivil Savunma’ya ‘İkaz Alarm Haberleşmesi’ konusunda sağlanan saha desteği, TRAC tarafından verilen ilk ‘gerçek olay hizmeti’ olarak kayıtlara geçti. ‘Kamu yararına çalışan dernek’ statüsünde olan TRAC, aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve acil afet durumlarının kapsayan Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde haberleşme ile yetkili tek kuruluş olarak biliniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Devletine umut bağlayan kardeşlerimize bugüne kadar mahcup olmadık https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-devletine-umut-baglayan-kardeslerimize-bugune-kadar-mahcup-olmadik/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-devletine-umut-baglayan-kardeslerimize-bugune-kadar-mahcup-olmadik/#respond Wed, 07 Feb 2024 22:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6499

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa’da deprem konutları kura ve teslim programında; “Ne Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerini yaşayan kardeşlerimize ne Kastamonu, Bartın, Giresun sellerimizi yaşayan insanlarımıza ne Antalya, Muğla yangınlarını yaşayan vatandaşlarımıza hasılı en zor anında devletine umut bağlayan kardeşlerimizin hiçbirisine bugüne kadar mahcup olmadık. Milletçe yüreğimizin yandığı tüm bu afetlerde birileri sadece şov peşinde, sadece siyasi istismar peşinde koşarken biz bir an önce dertlere derman olabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’ndaki “Deprem Konutları Kura ve Teslim Töreni”ne katıldı. Erdoğan, özetle şunları kaydetti:

“ŞANLIURFA’DA YAKLAŞIK 4 BİN KONUTUMUZUN YAPIMI HIZLA DEVAM EDİYOR”

“6 Şubat tarihinde yaşadığımız felaket gerçekten çok büyük olsa da şimdiye kadar süreci alnımızın akıyla bugünlere getirmeyi başardık. Zaman zaman ortaya çıkan sorunlar karşısında gereken tedbirleri alıyor, kördüğüm haline gelmeden sıkıntıların çözülmesini sağlıyoruz.

Bugünkü törenimizde Şanlıurfa’da bin 208’i il ve ilçe merkezlerinde 106’sı kırsalda olmak üzere toplam bin 314 afet konutumuzun kurasını çekiyoruz.

Şanlıurfa’da yaklaşık 4 bin konutumuzun yapımı hızla devam ediyor. İnşallah bunları da mümkün olan en kısa sürede tamamlayıp hak sahibi kardeşlerime peyderpey teslim edeceğiz.

“EN ZOR ANINDA DEVLETİNE UMUT BAĞLAYAN KARDEŞLERİMİZİN HİÇBİRİSİNE BUGÜNE KADAR MAHCUP OLMADIK”

Ne Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerini yaşayan kardeşlerimize ne Kastamonu, Bartın, Giresun sellerimizi yaşayan insanlarımıza ne Antalya, Muğla yangınlarını yaşayan vatandaşlarımıza hasılı en zor anında devletine umut bağlayan kardeşlerimizin hiçbirisine bugüne kadar mahcup olmadık. Milletçe yüreğimizin yandığı tüm bu afetlerde birileri sadece şov peşinde, sadece siyasi istismar peşinde koşarken biz bir an önce dertlere derman olabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık. Toplam 14 milyon insanımızı ve 11 şehrimizdeki 7 bin mahalle ve köyü etkileyen 6 Şubat depremleri şüphesiz son bir asırda maruz kaldığımız en büyük felakettir.

Deprem gibi hepimizi derinden sarsan ve yaralayan bir meseleyi günlük tartışmaların mezesi haline getirmek son derece yanlış bir tutumdur. İlk günden itibaren bizim deprem bölgesiyle ilgili tavrımız hep böyle oldu. Hiçbir ayrım yapmadan deprem bölgesini yeniden hızla ayağa kaldırmaya çalıştık. Siyasi görüşüne, meşrebine, kökenine bakmaksızın depremzedelerimizin yaralarının sarılmasına odaklandık. Devletimizin imkanlarını harekete geçirerek vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermenin mücadelesini verdik. Sizler, Şanlıurfa’da nasıl büyük bir fedakarlıkla ve samimiyetle çalıştığımızı çok iyi biliyorsunuz. Diğer illerimizde yaşayan kardeşlerimiz de gayretlerimizin şahididir. Çünkü biz meseleye ‘Nasıl siyasi kazanım elde ederiz’ zihniyetiyle değil, ‘Vatandaşımızın hayır duasını nasıl alırız’ anlayışıyla yaklaşıyoruz.

“SİYASİ SAHKEKARLIKLARLA BİZİM ÜZERİMİZDEN BECERİKSİZLİKLERİNİ ÖRTMELERİNE ALET OLMAYACAĞIZ”

Sırf oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenleri, gecenin bir yarısında kaldıkları misafirhanelerden kapı dışarı atanları, ufukta seçim sandığını görünce deprem bölgesini hatırlayanları, yani deprem meselesinde bile yük almak yerine millete yük olmayı tercih edenleri tarihe ve mahşeri vicdana havale ediyoruz. Vaktimizi ve enerjimizi bu kifayetsiz muhterislerle asla harcamayacağız. Bunların siyasi sahtekarlıklarla bizim üzerimizden kendi koltuk kavgalarını, beceriksizliklerini ve iş bilmezliklerini örtmelerine alet olmayacağız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-devletine-umut-baglayan-kardeslerimize-bugune-kadar-mahcup-olmadik/feed/ 0 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen toplantıda İBB yönetimini eleştirdi https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:48:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6490 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Mevcut İBB yönetimi hakkında konuşan Kurum, “Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Programda Kurum’a AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı Muhammed Cem Çekerek, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer eşlik etti. Murat Kurum’u programda Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Serkan Cantürk karşıladı. Toplantıda AK Parti’nin İstanbul’daki mahalle başkanlarıyla bir araya gelen Kurum, ilgiyle karşılandı. Programda vatandaşlarla sohbet eden kurum hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Milletimizin 5 yıldır hasretle aradığı, özlediği, beklediği projelerimizi ilan ettik. Biz milletimize mesajımızı bu hedeflerimizle veriyoruz. Milletimiz de bize o beklenen işareti sunuyor. İstanbul’da bir değişimin, bir yenilenmenin ayak sesleri sayenizde süratle yükselmektedir. Artık İstanbul’da umutsuzluk azalmakta, mutluluk çoğalmaktadır. Sayenizde İstanbul’un tüm sokakları yeniden umutla, heyecanla dolmaktadır. Mutluluk yayılıyor ama İstanbul’un kayıp 5 yılının muhafızları boş durmuyor. Artık bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar. 5 yıldır gördüğümüz gündem değiştirme çabaları olanca hızıyla devam ediyor. Bunu her zaman görüyoruz ve 31 Mart akşamına kadar da görmeye devam edeceğiz. Zaten o akşam da artık son kez algı yaptıkları gün olarak tarihe geçecek. Açıkçası İstanbul’un gerçek gündemine girememelerini anlamak hiç zor değil. Çünkü konuyu ne zaman İstanbul’a getirseler şöyle birbirlerine bakıyorlar, sağa sola bakıyorlar, ellerine bakıyorlar, sırtlarına bakıyorlar, ellerinin ve heybelerinin bomboş olduğunu görüyorlar. Çünkü bunların heybelerinde algı çalışmaları, reklam masraflarından başka hiçbir şey yoktur” dedi.

“Bu millet, Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi”

Kurum konuşmasında, “Bugün de deprem üstünden polemik üretmeye çalışıyorlar. Depreme hazırlık konusunda konuşabilecek en son kişi CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayıdır. Hatay üzerine yaptıkları açıklamalar asla ve asla depremzedelerin derdiyle ilgili değildir. Dert ettikleri, kendi istikballeri, düşündükleri kendi koltuklarıdır. Samimiyet sözünü tutmakla belli olur. İstanbul’da ve Hatay’da insanlara vaat ettiklerini yapmakla olur. İnsanlara bedava konut yapacağız dediler, para yardımı dediler, ağız dolusu vaatlerde bulundular. Sonuç ne, sıfır. Hiçbir şey yapmadılar. Deprem bölgesinde bir çakıl tanesini bile zahmet edip yerden kaldırmadılar. Bu millet de manzarayı görüp ne CHP’nin adayına, ne de CHP yönetimine hiçbir şekilde inanmadı, güvenmedi. Bu millet, Cumhur İttifakı’na, mazlumların lideri Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi. Bu millet, 28 Mayıs’ta sandıkta bu güveni yeni bir oy rekoruyla tarihe kaydetmiştir” ifadelerini kullandı.

“115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız”

CHP yönetiminin tek bir sözünü bile tutulmadığının altını çizen Murat Kurum “Hatay’da, Defne’de, Antakya’da, İskenderun’da, Samandağ’da biz vardık. Buraların altyapısı yenilenirken, yeni yuvalar yapılırken biz vardık. Bizim belediyelerimiz vardı. Bunlar deprem bölgesinde iş yapmak istediler de ellerinden tutup yapmayın diyen mi vardı? İBB 50 bin konut yapsaydı, herkes alkışlamaz mıydı? Ama bunlar yapmadılar, sadece konuştular. Tekirdağ’da, o şehre sığınmış afetzede kardeşimizi acımasızca kapı dışarı yaptılar. Haftalarca sosyal medyada, televizyonlarda, depremzede kardeşlerimize ağza alınmayacak hakaretlerde bulundular. Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız. Bu millet bunların sahte kahramanlıklarını ve masallarını çok gördü, bu millet bu filmleri çok izledi. Ama artık masalların da, filmlerin de son perdesi kapanıyor. 1 Nisan sabahı yeniden İstanbul’un, şimdi İstanbul’un, sadece İstanbul’un perdesi açılıyor” dedi.

“Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak”

“İstanbul, Türkiye’nin iddiasıdır” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu büyük şehrin sadece İstanbul diyen, irade koyan bir yönetime her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. İstanbul, Türkiye Yüzyıl’ını bu yüzyıla uygun bir şekilde yeniden tasarlayacak. Şu karmaşadan, sistemsizlikten acilen kurtaracak anlayışa ihtiyacı vardır. Yolumuz uzun, yolumuz çetindir. Bu yol, İstanbul’u en iyi haline getirme noktasında sonsuz bir yoldur. Bu yol, gelecek nesiller için umut ateşini güçlendiren bir yoldur. Ben tüm İstanbullu kardeşlerimizi bu yolculuğa davet ediyorum. İstanbullular davetimize akın akın katılıyor. Çünkü İstanbullular artık laf istemiyor, hizmet istiyor. İstanbullular geleceğe güvenle bakmak istiyor, iş istiyor, sevda istiyor. Halkımız sabah şehrin sokaklarına çıkınca kaygılarla, endişelerle uğraşmayı değil, somut, gözle görülür, günlük hayatına yansımış projeler bekliyor. Biz daima yollarda, sokaklarda olacağız. İnsanımızın kalbine, yüreğine talip olacağız. İstanbul’un her annesi, bizim annemiz olacak. İstanbul’un tüm gençleri, çocukları, bizim kardeşimiz olacak. Biz sesini duyuramayanların sesi, umutsuzluğa kapılanların umudu olacağız. Çamurlu çizmelerimiz, alnımızdaki terimiz, milletimizin duaları, yavrularımızın gülen yüzleri bize yeter diyeceğiz. Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak. Dinlenmeyeceğim, durmayacağım. İstanbul’un her mahallesine eşit fırsatları sunana kadar koşacağım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/feed/ 0
Hataylı Besiciler, Kamunun Hayvancılıkla İlgili Tesisler Kurmasını İstiyor https://www.haber60.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:09:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6410 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından ev ve ahırları yıkılan, aldıkları tedbirlerle üretime devam eden Hataylı besiciler, kamunun hayvancılıkla ilgili tesisler kurup bölgeden alım yapmasının üretimi destekleyeceğini belirtiyor.

Oğlakören Mahallesi’nde ailesiyle besicilik yapan Bünyamin Beyazıt, AA muhabirine, depremde evlerinin ve ahırlarının yıkıldığını söyledi.

Depremin ardından alışılmışın dışında bir hayatla karşılaştıklarını ifade eden Beyazıt, ilk zamanlarda hayvancılığı bırakmayı bile düşündüğünü söyledi.

Sonunda direnmeye ve mahallelerini terk etmemeye karar verdiklerini anlatan Beyazıt, geride kalan bir yılı çok zor geçirdiklerini dile getirdi.

Beyazıt, hayvanları ve onlardan elde ettikleri ürünleri değerinde satamadıklarına dikkati çekerek, “İstediğimiz gibi pazara erişemiyoruz. Depremzede olmamıza rağmen aldığımız ilaçlar, hayvan yemleri aynı şekilde pahalı ve erişimi zor. Hayatımızı güç bir şekilde devam ettirdik bir yıl boyunca.” dedi.

Hayvancılık sektörünün sorunlarının deprem bölgesi için daha ağır olduğunu anlatan Beyazıt, işlerini yapmakta ve para kazanmakta zorlandıklarını söyledi.

Beyazıt, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini de sıralayarak, sadece özel sektörün varlığıyla işlerinin yürümeyeceğini bildirdi.

Beyazıt, “Özel sektör sütü ederinde almıyor. Kendi hesabına göre en minimum düzeyde sütü alıyor bizden, kar amacını kendisine daha çok ayırıyor. Hayvancılıkta bu kazanç, bizim daha az gelir elde etmemize neden oluyor.” diye konuştu.

“Devlet alım yaparsa ayakta kalmak daha kolay olacak”

Devletin deprem bölgelerinde süt ve et işleyici fabrikalar kurması, bu fabrikaların da sütü ve eti değerinde almaları gerektiğini vurgulayan Beyazıt, sektörün sadece desteklerle ayakta kalamayacağını söyledi.

Beyazıt, sattığı ürünlerin para etmesi durumunda köylünün üretmeye devam edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ama özel sektör, ürünleri bizden ucuza alıyor. Aldığı ürünler de hayatı çevirmeye, işi döndürmeye yetmiyor. Zarar ediyoruz bu şekilde. Bugün biz sütü 13,5 liraya satıyoruz. Bu 13,5 liranın içerisinde ilaç giderleri var, yem giderleri var, hayvanın ölüm riski var, emeğimiz var. Bize hiçbir şey kalmıyor. Tüccar, bunu bu şekilde düşünmüyor. Kendi karını düşünüyor, kendi hesabını düşünüyor. Ama devletimiz burada kendi eliyle bu sütleri ve ürünleri tekrar değerinde alırsa biz daha çok kazanacağız ve ayakta kalmak daha kolay olacak. Köylerde bu işi yapan sayısı artacak. Ben daha güzel olacağını düşünüyorum.”

“Sütün fiyatını, alacak kişi belirliyor”

Depremin ardından başka geliri olmayan mahallelerindeki çiftçilerin çoğunun hayvancılığı bıraktığını ifade eden Beyazıt, bir ailenin sadece hayvancılıkla geçinmesinin zor olduğunu söyledi.

Ürün ya da malzeme alırken pazarlık yapamadıklarını belirten Beyazıt, şu ifadeleri kullandı:

“Her aldığımız yem bir sonrakinden daha pahalı. Ama süt, depremden bu yana sadece 3 lira arttı. Aldıklarımız yüzde 300, yüzde 200 zam yedi. Sattıklarımıza sadece 3 lira zam yapabildik. Onu da biz değil sadece alacak kişi sütün fiyatını belirliyor. Biz bir şey söyleyemiyoruz. ‘Ben bu kadara alacağım.’ diyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü rekabet etme şansımız yok. Başka tüccar yok.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/feed/ 0
Gürcistan İçişleri Bakanlığı Acil Durum Yönetim Servisi Ekibi, Türkiye’deki Depremzedelerin Misafirperverliğinden Güç Aldı https://www.haber60.com.tr/gurcistan-icisleri-bakanligi-acil-durum-yonetim-servisi-ekibi-turkiyedeki-depremzedelerin-misafirperverliginden-guc-aldi/ https://www.haber60.com.tr/gurcistan-icisleri-bakanligi-acil-durum-yonetim-servisi-ekibi-turkiyedeki-depremzedelerin-misafirperverliginden-guc-aldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:06:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6407 Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından aynı gün yardıma koşan Gürcistan İçişleri Bakanlığı Acil Durum Yönetim Servisi ekibinin yöneticileri, ağır koşullarda görev yaparken depremzedelerin misafirperverliğinden güç aldıklarını belirtti.

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerden sadece birkaç saat sonra Türkiye’ye kara yolu ile geçen Gürcistan Acil Durum Yönetim Servisinin arama kurtarma ekibi, 7 Şubat’ta Adıyaman’da çalışmaya başladı.

Türkiye’deki görevleri hakkında Anadolu Ajansı (AA) muhabirine konuşan Acil Durum Yönetim Servisinin yöneticileri, afet bölgesinde yaşadıklarını aktardı.

Gürcistan Acil Durum Yönetim Servisi Başkanı Tümgeneral Temur Mgebrişvili, “Gerçekten sadece birkaç saat sonra 60 kişiden oluşan ilk ekibimiz 6 Şubat’ta Türkiye sınırından (kara yoluyla) geçti.” dedi.

Ayrıca yine 6 Şubat’ta Gürcistan’dan ikinci 40 kişilik ekibinin Türkiye’ye gittiği bilgisini paylaşan Mgebrişvili, birkaç gün boyunca Gürcü ekiplerinin Adıyaman’da, daha sonra ise Antakya’da göreve devam ettiğini söyledi.

Dönemin Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili’nin afet bölgesine gelerek arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi aldığını hatırlatan Mgebrişvili, şu ifadeleri kullandı:

“Gerçekten çok zor dönemdi. Ekiplerimizin, deprem de dahil doğal afetlere karşı mücadele etme konularında her türlü eğitimi görmelerine ve hazırlıktan geçmelerine rağmen bu bizim için zordu. Ekiplerimizin, bu zorluğu onurlu ve cesurca karşıladıklarını düşünüyorum.”

Bölge halkının zor durumda olmasına rağmen arama kurtarma ekiplerine misafirperverlik gösterdiğine dikkati çeken Mgebrişvili, “Şunu da ayrıca belirtmek gerekir ki, afet bölgesinde durum çok ağırken, ekiplerimiz yerel halkın saygısını sürekli hissetti ve bu durum kurtarıcılarımızı daha da cesaretlendirdi.” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye bize önemli destek veriyor”

Kurtarma ekiplerinin çalışmalarında uzmanlaşmak amacıyla Türkiye tarafıyla yakın işbirliği içinde bulunduklarını aktaran Mgebrişvili, “Gerek ekipman imkanlarının artırılması gerekse eğitim vermek için Türkiye bize önemli destek veriyor.” dedi.

Mgebrişvili, Gürcistan’daki orman yangınlarında Türkiye’nin özel uçaklarla yardım ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Elbette 6 Şubat 2023’teki felaket, orman yangınları ve diğer doğal afetler gibi durumlarda karşılıklı işbirliği ve hızlı yardım büyük önem taşıyor. Bu alanda her şey iki komşu olan Türkiye ile Gürcistan arasındaki stratejik ortaklığa göre ayarlanmış durumda.”

Deprem enkazından ilk kurtarma 7 Şubat’ta gerçekleşti

Türkiye’de afet bölgesinde görevli Gürcü ekiplerin koordinatörü Gürcistan Acil Durumlar Yönetimi Servisi Yangın ve Kurtarma Kuvvetleri Dairesi Başkan Yardımcısı Albay Mamuka Sepiaşvili, 6 Şubat depremlerini “bölgedeki son yüzyılın en büyük depremi” olarak nitelendirdi.

Gürcistan’dan 6 Şubat’ta yola çıkan ilk ekibin sonraki gün göreve başladığını dile getiren Sepiaşvili, şunları anlattı:

“Oraya vardığımızda çok ağır bir durumla karşılaştık. Evlerin neredeyse tamamı yerle bir olmuştu ve vatandaşlar yardım istiyordu. Orada görev yapmak son derece zordu. Orada çok zor anlar yaşandı. Tüm bunları söz ile aktarmak benim için bile oldukça zor. 7 Şubat’ta Adıyaman’a vardık ve aynı gece kurtarıcılarımız bir vatandaşı molozların arasından kurtardı.”

Sepiaşvili, Gürcü ekiplerin bu büyüklükteki bir deprem bölgesinde daha önce hiç çalışmadığını ancak bütün zorluklara rağmen görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiğini belirtti.

“Türk halkının misafirperverliğini her adımda görüyorduk”

Bölge halkının büyük destek verdiğini aktaran Sepiaşvili, şu ifadeleri kullandı:

“Görevimizin ilk gününde ekibimizin bir kadını kurtarması bize büyük motivasyon verdi. Molozların altından insanların cansız bedenlerinin çıkarılmasında çok zor anlar yaşanıyordu. Türk halkı çalışmalarımızı çok takdir ediyordu. Halkın misafirperverliğini her adımda görüyorduk. Biz araçlarla konvoy halinde hareket ederken, ağır durumda kalan halk bizi sık sık durdurup içme suyu ve yemek ikram ediyordu. Çok net hatırlıyorum 9 yaşındaki bir erkek çocuğunu arıyorduk ve çocuğun babası bize sürekli çay getiriyordu.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremlerin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine sağladığı katkılarından dolayı kendisine sertifika ve üstün fedakarlık nişanı takdim ettiğini belirten Sepiaşvili, sözlerini şöyle tamamladı:

“Erdoğan’ın, üstün fedakarlık ödülünü bizzat takdim etmesi, büyük bir mutluluk ve onurdu. Çalışmalarımızı takdir eden Türk tarafına ve tüm Gürcü kurtarma ekiplerine yoğun çalışmalarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bu ödül, tüm kurtarma ekibimize ait.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gurcistan-icisleri-bakanligi-acil-durum-yonetim-servisi-ekibi-turkiyedeki-depremzedelerin-misafirperverliginden-guc-aldi/feed/ 0
Bursa’da Mahalle Afet Gönüllüleri projesiyle depreme hazırlık https://www.haber60.com.tr/bursada-mahalle-afet-gonulluleri-projesiyle-depreme-hazirlik/ https://www.haber60.com.tr/bursada-mahalle-afet-gonulluleri-projesiyle-depreme-hazirlik/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6404 BURSA’da, olası depremde kritik rol oynayacak olan AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi kapsamında, teorik ve saha eğitimini tamamlayan gönüllüler, yaşadıkları binaların ve sokaklarının krokilerini çıkarıp güvenli bölgeleri belirledi. Tatbikatlarla deprem anına dair her senaryoyu değerlendiren ve ilk 72 saatte kritik rol oynayacak olan mahalle gönüllüleri, aile fertlerinin yanı sıra adeta avuçlarının içi gibi bildikleri binaların enkazındaki komşularının da en hızlı şekilde kurtarılmasını sağlayacak.

Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin acısı 1’inci yıl dönümünde hala tazeliğini korurken, Marmara Bölgesi’nde beklenen olası deprem nedeniyle, arama-kurtarma faaliyetleri her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bursa’da da olası depremde kritik rol oynayacak AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi kapsamında teorik ve saha eğitimini tamamlayan gönüllüler, yaşadıkları binaların ve sokaklarının krokilerini çıkarıp güvenli bölgeleri belirledi. Nilüfer ilçesinde Barış, Cumhuriyet, Yüzüncü Yıl, Altınşehir ve 23 Nisan mahallelerinde, ayda 1 kez bir araya gelip teorik eğitim alan ekipler, düzenlenen saha ve masabaşı koordinasyon tatbikatlarıyla da mahallelileri depreme hazırlarken, deprem anına dair olası her senaryoyu değerlendiriyor. Gönüllüler buna göre, hem aile fertlerini hem de komşularını kurtarıp güvenli bölgeye tahliye ettikten sonra, önemli olan ilk 72 saatte kritik rol oynayacak. Mahallenin krokisi ve yıkım meydana gelen binaların planlarını bölgeye gelen ilk arama kurtarma ekibiyle paylaşıp çalışmalara katılacak olan mahalle gönüllüleri, adeta avuçlarının içi gibi bildikleri binaların enkazlarında bulunan komşularının da en hızlı şekilde kurtarılmasını sağlayacak.

‘İLK 72 SAAT ALTIN SAATLER’

Deprem sonrası ilk 72 saati, sağlıklı geçirmek ve paniğe engel olmak için ayda 1 kez tatbikat yapıp depremi tekrar tekrar yaşadıklarını belirten Barış Mahallesi Muhtarı, MAG Bursa Temsilcisi Sevilay Karaca, “Bu projede Barış Mahallesi başta olmak üzere Yüzüncü Yıl, Altınşehir, 23 Nisan, Cumhuriyet mahallelerinden arkadaşlarımız var aramızda. Mahalle Afet Gönüllüleri projesi ile mahallede oturan insanların afet farkındalığını yaratmayı ve onları afetlere hazır halde tutmayı hedefliyoruz. Binalarda ve okullarda çeşitli tatbikatlar yapıyoruz. En başta deprem riskine hazırlıklı olmak için düzenli olarak tatbikatlar yapıyoruz. İlk 72 saat çok kritik, altın saatler. Devlet yetkilileri ve AFAD gelene kadar, o kritik saatlerde insanları panikten uzaklaştırmak ve ne yapmaları gerektiğini öğretmek amacıyla bu faaliyetleri düzenliyoruz. Bütün vatandaşlarımızı Mahalle Afet Gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Hiçbir şey yapamasak bile, paniğe engel olarak, mahalleyi iyi tanıyan insanların nerede ne olduğunu bilmeleri ve kaynaklarımızı doğru değerlendirmek bizim için çok önemli” dedi.

‘MAG, MAHALLESİNİ İYİ TANIYAN İNSANLARDAN OLUŞUYOR’

Olası deprem sonrasında, gönüllülerin sokak ve mahallelerinde ilk belirlemeleri yapacağını ve ardından bölgeye gelen AFAD ekipleriyle koordine olacağını ifade eden Karaca, “Mahalle Afet Gönüllüleri, mahallesini iyi tanıyan insanlardan oluşuyor zaten. Uzun zamandır aynı mahallede yaşayan ya da yaşayacak olanlardan oluşuyor. Yerelde zaten orada bilgi sahibi olan kişiler. Dışarıdan gelen kişiler bu bilgilere sahip değil. Dışarıdan ekipler geldiğinde, o binada kaç kişi var, ya da binanın ön durumu nedir ve öncelikli müdahale edilecek gibi bilgilere sahip olursak, çok kısa sürede doğru yerlere yönlendirmiş olacağız. Kısa süreli müdahale ekibimiz de var. AFAD ile akredite olan arkadaşlarımız da var. Önemli olan o kritik saatlerde vatandaşların yanlış yapmasını önlemek, kolay bir şekilde kurtarılabilecek insanları kurtarmak ve o kritik saatleri atlatmak” ifadelerini kullandı.

‘BİZ DE DEPREMZEDE OLACAĞIZ, BUNUN SENARYOSUNU ÇALIŞIYORUZ’

Mahalle Afet Gönüllüleri’nin depremzede olacağı senaryosu üzerine çalışmalarını yürüttüğünü belirten Karaca, şöyle konuştu:

“Biz Mahalle Afet Gönüllüsü olarak şu an 600 kişiyi aştık. Mahalle Afet Gönüllüsü olabilmek için 18 yaşını aşmış sağlıklı bir birey olmak yetiyor. Arkadaşlarımızı 36 saatlik bir eğitimden geçiriyoruz. Bu eğitimin 12 saati teorik ve bir kısmı da AFAD’ın tatbikat alanında uygulama eğitimi olarak geçiyor. Biz de depremzede olacağız, bunun senaryosunu çalışıyoruz. Deprem olduğunda ben ve ailem, evde belirlediğimiz çök-kapan-tutun alanlarında depremin geçmesini bekliyoruz. Ardından hızlı bir şekilde deprem çantamızı alıp güvenli bir alana bırakıyoruz. Mahalle Afet Gönüllüsü olarak amacımız, en yakın yerlerde bulunan vatandaşları güvenli bölgelere yönlendirmek ve koordinasyon merkezimize ulaşmak. Deprem sonrasını koordinasyon merkezinden yönetmek önemli. O kaosa engel olmak ve derli toplu bir müdahale için bu gerekiyor. Burada AFAD ile iletişim halinde oluyoruz ve arkadaşlarımızı müdahale edebileceğimiz yerlere tespit için gönderiyoruz ve bu tespitler ışığında müdahale ediyoruz. İlk yardım gerekiyorsa ambulans talep ediyoruz, yangın varsa itfaiye talep ediyoruz, bizim olanaklarımızla kurtarılabilecek yerler varsa o vatandaşlarımızı kendi lojistik imkanlarımızla kurtarıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-mahalle-afet-gonulluleri-projesiyle-depreme-hazirlik/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Kahramanmaraş depremleri sonrası yaptıkları çalışmaları anlattı https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kemal-deniz-bozkurt-kahramanmaras-depremleri-sonrasi-yaptiklari-calismalari-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kemal-deniz-bozkurt-kahramanmaras-depremleri-sonrasi-yaptiklari-calismalari-anlatti/#respond Wed, 07 Feb 2024 08:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6389 Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerde neler yaptıklarını anlattı.

Türkiye, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı. Depremin üzerinden 1 yıl geçerken, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt binlerce insanın hayatını kaybettiği depremler sonrası yaptıkları çalışmaları anlattı. Bozkurt, büyük yıkımın ikinci gününden itibaren bölgede çalışmalara başladıklarını ve 58 kişiyi enkaz altından sağ olarak kurtardıklarını söyledi. Esenyurt’ta tüm alt yapı ve üst yapı stokunun tek tek incelendiğini belirten Bozkurt, yaptıkları çalışmalar sonucunda ilçedeki tüm riskleri tek tek tespit ettiklerini açıkladı. Göreve geldiğinde Esenyurt Belediyesi Arama Kurtarma Ekibini (ESAK) kuran Bozkurt, depreme yönelik çalışmalarla ilgili şunları söyledi:

“Özel kalem müdürümüz saat 5 sıralarında beni aradı, çok büyük bir deprem olduğunu söyledi. Gelen haber üzerine belediyeye geçtim ve arkadaşlarla ne yapabiliriz konusunda bir toplantı yaptık. Ben göreve geldiğimde en çok önemsediğim konuların başında deprem geliyordu. Bu nedenle Esenyurt Arama Kurtarma (ESAK) adı altında tam donanımlı 44 kişilik bir ekip kurmuştuk. Bu ekipten 22 arkadaşımız Hatay bölgesine yönlendirildi. Ben de ertesi sabah bölgeye gittim. Çok büyük bir yıkım vardı gerçekten. Ekibimiz Antakya bölgesinde çalışıyordu ve 2 günde 40’a yakın depremzedeyi sağ olarak çıkarmayı başarmışlardı enkazdan. Yine göreve geldiğimde muhtemel afet durumlarında arama kurtarma çalışmalarında kullanılması için iki tane tam donanımlı araç almıştık, bunlarla beraber ambulanslarımızı da bölgeye sevk ettik. Aynı zamanda lojistik destek vermek için bölgeye birçok eşya, makine, ekipman ve personel yönlendirdik.”

“Savaştan çıkmış gibiydik”

Bozkurt, “Ben gittiğimde 40’a yakın vatandaşımızı enkaz altından sağ olarak çıkarmışlardı. Ben gittikten sonra da 18 kişiyi enkazdan kurtardık. Ben de birçok enkazın içine girdim. Beni üzen çok fazla durumla karşılaştım bölgede ama beni en çok etkileyen olay Defne bölgesinde yaşandı. Bir baba düşünün yıllarca Arabistan’da çalışmış, ömrü boyunca o daireyi almak için uğraşmış. 7 katlı o bina çökmüş, eşi kurtulmuş ancak binanın 2. katında kızı ve oğlu bulunuyordu. 7 katlı bir binanın enkazının altında bir cana ulaşmak gerçekten çok zor. Epeyce bir süre uğraştık. Sonra o baba bana gelip, ‘Çocuklarımın canlı geleceklerine artık inanmıyorum, lütfen onların bedenlerini bir bütün olarak çıkarın’ diyerek ellerime ayaklarıma kapandı. Bu benim için çok büyük bir hüzündü. 2 gün kadar bir süre çalıştıktan sonra o babanın oğlu ve kızının cansız bedenlerine ulaştık. Bir insana oğlunun ve kızının cansız bedenini teslim ettiğinde bile memnuniyet duyan insanları görmek gerçekten çok üzücüydü. Bu şekilde şahitlik ettiğimiz çok sayıda hikaye var. Sanki savaştan çıkmış gibiydik” dedi.

“Depremzedeleri yalnız bırakmadık”

Depremzedelerin yalnız bırakılmadığını söyleyen Bozkurt, Depremden sonra yaklaşık 6 ay kaldık bölgede. Çünkü orada ihtiyaçlar devam ediyordu. Biz zaten deprem sonrası yaşanacakları tahmin ediyorduk. Organizasyonumuzu buna göre planladık. Bir başkan yardımcımız ve bir müdürümüz aylık görevlendirme ile orada kaldılar. Hem yardımların dağıtımı için hem de oradaki kadın ve çocukların psikolojik desteği için sağlık ve güvenlik ekiplerimiz uzunca bir süre bölgede kaldılar ve ihtiyaçların karşılanması için çalıştılar” ifadelerini kullandı.

“Kimse binasına tolerans göstermemizi beklemesin”

Bina yaparken tolerans gösterilmesini isteyenleri deprem bölgesine götürdüklerini ifade eden Bozkurt, “Ben mühendis olmamdan kaynaklı orada gördüğüm, bugüne kadar edindiğim tecrübelerin, görüşlerin ve burada yapılmak istenenlere karşı duruşumun ne kadar anlamlı olduğunu gördüm. Burada bir takım binaların bazı yerlerine tolerans göstermemizi isteyen kişilerin sonuçları görmesi açısından ziyaretler planladık. Muhtarlarımızı, sivil toplum kuruluşlarını, proje ofislerini, iş adamlarının büyük bir bölümünü bölgeye davet ettik. Kent konseyini ve kent konseyinin bileşenlerini, mühendisleri, müteahhit arkadaşları oraya götürdük. Yanlış yaptığınız binalara tolerans göstermemizi istemeniz durumunda nelere sonuç vereceğini görsünler istedik. Bazı vatandaşların binaları ile ilgili gelen taleplere neden izin vermediğimizi gelin anlayın ve görün istedik. Bazı acılar yaşanabilir ancak bu acılardan ders çıkarmazsak acılar artık bizim kaderimiz olmaya devam eder. Yeter ki bilime inanalım, ahlaka inanalım. Böyle davrandığımızda ben inanıyorum ki acıların büyük bir bölümü artık yaşanmayacaktır. Yaşanan sorunlar da telafi edilecektir” diye konuştu.

“Prof. Dr. Naci Görür ile çalışmalarımız devam ediyor”

Prof. Dr. Naci Görür ile çalışmalarının devam ettiğini belirten Başkan Bozkurt, “Biz Esenyurt’u depreme dirençli hale getirmek için envanterimizi çıkarmakla başlayıp, zemin etütleri, bütün teknik çalışmaları tamamladık. Prof. Dr. Naci Görür hoca ile çalışmanın ortasında tanıştık. Topladığımız verileri onun sistemi üzerinden değerlendiriyoruz. Altı ana başlıkta Esenyurt’u depreme dirençli hale getirmek için çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi yönetim sistemimizi yeni baştan depreme dirençli hale getirmek için başlattığımız proje. İkincisi halkın bilinçlendirilmesi konusu. Halkın depreme dirençli olması ve bilinçlenmesi için bir takım çalışmalar, tatbikatlar yapıyoruz. Üçüncü çalışmamız alt yapı ve üst yapımızın tamamen gözden geçirilmesiydi. İSKİ, İGDAŞ, BEDAŞ, Karayolları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman Bakanlığı gibi kurumlara gördüğümüz aksaklıklarla ilgili gerekli yazıları yazdık. Yine kendi sorumluluk alanımızdaki noktalarda çözümler üreterek, neler yapılması gerektiğini belirledik. Üst yapı ile ilgili bina envanterlerimizi çıkardık. Biz artık muhtemel bir İstanbul depreminde Esenyurt’un hangi bölgesinin nasıl etkileneceğini biliyoruz. Buna göre üst yapıdaki binaların durumunu tespit ediyoruz. Bu binaların ne kadarı hangi şiddette bir depreme nasıl dayanacak, nasıl etkilenecek ve hangi konumda kalacaklar bunun çalışmalarını yaptık. Kullandığımız son teknolojik sistemle Esenyurt’un hangi bölgelerinde çökme var, hangi noktalarda kayma var, bunun da aylık periyotlarla takibini yapıyoruz. Baktığınız zaman Esenyurt, Türkiye’nin yüzde 6 gayri safi milli hasılasını üretiyor. Bunun için de gerekli çalışmaları tamamladık. ESAK’ı kurmuş olmak yaptığımız önemli işlerden bir tanesiydi bence. Yani ben hiçbir şeyin insan hayatından daha değerli olduğunu düşünmüyorum. 58 kişiyi enkaz altından çıkarıp kurtarmak kadar daha değerli bir iş yaptım mı bilmiyorum. Onlara umut olmak, onların yüreğinde, hafızasında olmak benim için çok kıymetli. Benim bu hayatta elde etmiş olduğum en önemli başarı” dedi.

Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti.

“Son zamanlarda özellikle siyasetçiler bir ayrıştırma politikası izliyorlar. Ben Antakya’dayken akşamları keşif için sokağa çıkıyordum ertesi gün çalışma yapılması gereken noktayı belirlemek için. Orada şunu gördüm; insanlar enkazlarda çalıştıktan sonra yorgunluklarını gidermek için sohbet ediyorlardı. Türkiye’nin her bir bölgesinden insan oradaydı. Kürtler Kürtçe şivesiyle, Lazlar Lazca, Trakyalılar Trakya şivesi ile konuşuyorlardı ve birbirlerine yardımcı oluyorlardı. Bu o kadar değerli bir durum ki aslında. Bizler gereksiz bir gündem oluşturuyoruz ve bunun içinde çırpınıp duruyoruz. Bu nedenle hayatın gerçek sorunlarını göremiyoruz. Bizim bu saçma sapan tartışmalardan ve ayrışmalardan bir an önce kurtulmamız lazım. Artık hayatın gerçekleri üzerine konuşmamız lazım. Bizim farklı değerlere, inançlara, kökenlere sahip olmamız bizim zenginliğimiz, kavga nedenimiz değil. Deprem, işsizlik, çocuklarımızın geleceği, dünya barışı, doğanın korunması konuları ise asıl meselelerimiz. Güzellikleri, sevgiyi, birliği, beraberliği güçlendirmeye çalışmak lazım. Bizlere düşen görev insanlarımızı benim çocukluk yıllarımda olduğu gibi endişe etmeden geleceğe güvenle bakacağı bir çizgiye oturtmamız lazım ülkemizi” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kemal-deniz-bozkurt-kahramanmaras-depremleri-sonrasi-yaptiklari-calismalari-anlatti/feed/ 0
Kahramanmaraş ve çevresinde son bir yılda 50 binden fazla deprem meydana geldi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-cevresinde-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem-meydana-geldi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-cevresinde-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem-meydana-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 07:03:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6369

ERZURUM, Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, 120 yılda 4’ten büyük 400 sarsıntının kaydedildiği Kahramanmaraş ve çevresinde son bir yılda 50 binden fazla deprem meydana geldiğini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü nedeniyle Atatürk Üniversitesi Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörlüğü tarafından ‘6 Şubat Depremlerinde Atatürk Üniversitesi’ konulu çalıştay düzenlendi. Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Ayhan Doğan’ın başkanlık ettiği çalıştayda yaptıkları çalışmaları anlatan Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin 1939’daki 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depreminden sonra ikinci büyük depremler olduğunu bildirdi.

‘BU HACİMDEKİ BİR DEPREM ÇOK BEKLENEN BİR DURUM DEĞİL’

Bu tür depremlerin okyanus ortası sırtlarında farklı tektonik bölgelerde olabileceğini belirten Doç. Dr. Özer, “Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık depremleri kıta sahanlığında meydana gelebilecek en büyük depremler. Ülkemizde bugüne kadar olmuş en büyük deprem 7,9 büyüklüğünde 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremden sonra ikinci büyük deprem. Bu depremleri dünyanın farklı yer kabuğundaki bölgelerinde bekleyebiliyoruz. Okyanus ortası sırtlarında dalma, batma zonları, farklı tektonik alanlarda olabilir. Kıta sahanlığı içerisinde bu büyüklükte, bu hacimdeki bir deprem çok beklenen bir durum değil. Biz o segmentte deprem bekliyorduk. Sismik boşluk diye tabir ettiğimiz alanlar var Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. Kahramanmaraş depreminin meydana geldiği alan da yine bu sismik boşluk üzerindeydi. Fakat o hacimde olacağını beklemiyorduk. Daha sonra meydana gelen 7.6 büyüklükte deprem de aslında beklenen bir durum değil. Genellikle büyük bir ana şokun ardından büyüklüğü azalacak artçı bir şok bekleriz. Tam aksine yeni bir farklı bir fay üzerinde 7,6 büyüklüğünde çok yıkıcı ikinci bir deprem meydana geldi” dedi.

YER KABUĞUNDA KIRILMA MEYDANA GELDİ

AFAD’ın her yıl ülke genelinde 25 bin depremi rapor ettiğini belirten Doç. Dr. Özer, “Fakat Kahramanmaraş depremlerinden sonra son bir yılda sadece Kahramanmaraş çevresinde 50 bin deprem meydana geldi. Özellikle bölgedeki son 120 yıllık deprem aktivitesini izlediğimiz zaman Kahramanmaraş ve çevresinde 4’ten büyük sadece 400 deprem vardı. Son bir yılda maalesef 50 binden fazla deprem meydana geldi. Bu da yaklaşık 400 kilometrelik yer kabuğunda bir kırılmayı oluşturdu Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. İkinci depremde de yaklaşık 200 kilometrelik bir kırık meydana geldi. Artçı şokların bu hacimdeki bir depremden sonra bir süre sürmesi beklenir. Şu an 1 yıl oldu artık şoklar hala bölgede devam ediyor. Bir süre daha devam edecek” dedi.

KOLONDAN TENCERE ÇIKTI

Deprem bölgesinde hasar tespit çalışmasının yanı sıra bilirkişi olarak görev yaptıklarını belirten Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Kılıç da yıkılan binalarla ilgili ön rapor hazırladıkların, yıkılan binalardan karot, donatı numuneleri aldıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Yaptığımız incelemeler sırasında kolonların içerisinden tencere çıktığını gördük. Bölgede yapılan hatalar çok fazla. Gerekli kurallara, yönetmeliklere hiç uyulmamış. Biz inşaatlarda kullanılan etriyelerin kancalı olmasını istiyoruz. İncelediğimiz binalarda bakıyoruz etriyelerde kanca yok, usulüne uygun yapılmamış. Beton kapasitesine bakıyoruz. Beton içerisinde büyük taşlar, kaya diyebileceğimiz taşlar mevcut. Yapı stokumuz eski. Bunların kentsel dönüşümle dönüştürülmesi için devletimiz önemli adımlar attı. Bu sadece devletle olacak değil. Vatandaşımızın da taşın altına elini koyması gerektiğini düşünüyorum.”

Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Zülküf Kaya, hastane olarak yapılan sağlık çalışmalarını ve hekimlerin görev aldıkları bölgelerde edindikleri izlenimleri paylaştı. Kaya, sağlık çalışanlarına acil durumda neler yapılmasıyla ilgili yoğun bir eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-cevresinde-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Davutoğlu: “Onlar ‘Asrın Felaketi’ Diyerek Sorumluluğu Kadere Bağlarlar, Ama Asıl Sorumluluk ‘Asrın Mazeretlerindedir” https://www.haber60.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:51:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6343

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde; “Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde bugün partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Çağlayan Adliyesi önündeki saldırıyı lanetleyen Davutoğlu, şunları söyledi:

“Maalesef ‘depremin siyaseti olmaz’ söylemine sarılarak eksikleri, zaafları konuşmanın üzerini örtmeye gayret eden siyaset kurumu ise, bozdukları düzenin bütün olumsuz getirileriyle toplumu tanıştırdılar. İyilik peşinde koşan bazı insanlar, çevreler, sivil toplum örgütleri hedef gösterildi. Maalesef depremde bile ‘benim kuruluşum, senin kuruluşun’, ‘benim yardımım senin yardımın’ ayrışmaları gündem oldu. Peşimizi bir türlü bırakmayan kutuplaşma iklimi o molozların üzerine adeta boca edildi. Depremzedeye ait olmayan gündemler, siyasi söylemler onların acılarını katmerlercesine sosyo-politik yapının belirleyeni haline getirildi. Sistemden kaynaklı eksikler, zaaflar, yanlışlar, beceriksizlikler konuşulmasın diye nice algılara, propagandalara yol verildi.

“CUMHURBAŞKANININ SÖZLERİ DEPREMİN SEBEPLERİNİN ARKASINDAKİ ZİHNİYETİ ÇARPTI YÜZÜMÜZE”

O günlerde bunların konuşulmasını engelleyen iktidar mahfilleri, sonrasında da üzerilerindeki sorumlulukların pek çoğunu maalesef gereğince yerine getiremediler. Maalesef gerek bölge halkı gerekse göç etmek zorunda kalan insanlarımız gereğince sahiplenilmedi. Acıları yaşatan sorumlululardan daha fazla bunları gündeme getiren, çareler üretme noktasında iktidarı zorlayanların suçlandığı, hakarete uğradığı, hedefe konduğu süreçler yaşadık. Yaşadık da bitti mi? Ne mümkün. İşte toplumun birliğinden, beraberliğinden, huzur ve güveninden sorumlu Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hatay’da sarf ettiği sözler, tam da depremin sebeplerinin arkasındaki zihniyeti çarptı yüzümüze; bütün milletin yüzüne. O çıplak gerçekliği önümüze seriverdi Sayın Erdoğan. Hepimiz kulaklarımızla işittik o vahim sözleri değil mi? Ne dedi devletin tepesinden gelen kibir dolu duyarsız ses? ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Bak şu anda Hatay garip kaldı. Hatay mahrum kaldı.’ Bu sesi duyduğumda deprem sarsıntısı gibi bir sarsılma yaşadım ruhumda. Toplulukları millet kılan ortak acıların yoğurduğu duygudaşlık, kaderdaşlık demiştik ya. Hataylının acısını diğer vilayetlerdeki vatandaşlarımızın acılarından ayıran, Hataylının kaderini milletin kaderinden ayrıştıran bu ses milleti temsil edebilir mi?

“DIŞ GÜÇLERİN CESARET EDEMEYECEĞİ SÖZLERİ DEVLETİN EN TEPESİNDEN İŞİTTİK”

Eğer bu sözleri bu millete, bunların ‘dış güçler’ dediği mahfillerden biri sarf etmiş olsaydı, en üst perdeden attıkları manşetlerle o mahfillere hadlerini bildirir, dünyayı başlarına yıkarlardı. Onların asla söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri maalesef devletin en tepesinden işittik. Üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemeleri, bölge halkını yeterince mağdur etmeleri, facianın sorumlularından birkaçını günah keçisi ilan edip, geri kalanının hala toplum içinde elini kolunu sallaya sallaya gezdirmeleri yetmezmiş gibi sonunda millete bunu da reva gördüler. Sayın Erdoğan, o halde sormaz mı insan ‘Maraş, Malatya ya da Adıyaman’daki AK Partili belediyeler ile hükümet dayanışma içinde değil miydi’ diye. ‘Neden bu üç şehrimiz de mahzun kaldı’ diye sormaz mı? Maraş’ta bir şehit annesinin hala deprem çadırında yaşadığına dair görüntüler de mi gelmez gözünüzün önüne? Gelmez mi? O ne hissetmiştir acaba bu sözleri duyduğunda? Kim bilir belki de iktidarınızı desteklemiş, size oy vermiş, o da yetmemiş oğlunu şehit vermiş o ananın hissiyatı da mı kalbinizi titretmez. Peki o şehit anası demez mi ki ‘oyumu size, oğlumu bu vatana kurban verdim, peki bizim halimiz niye böyle’ diye hesap sormaz mı bu sözler üzerine?

“ONLARIN GÖZÜNDE DEPREM YOK, VARSA YOKSA YEREL SEÇİMLER”

Bu ne tür bir kibirdir. Nasıl bir vicdan yoksunluğu ve pişkinliktir. Mağduriyeti sürgit devam eden Hatay halkının gözünün içine baka baka o halkı tehdit etmek ne türden bir devlet anlayışının uzantısıdır. Onların gözünde deprem falan yok. Varsa yoksa yaklaşan yerel seçimler. Belli ki bölgeye de bu yüzden intikal etmişler ordu halinde. İnsan utanıyor; onların yerine yüzümüz kızarıyor. Bırakın devlet adamlığını falan, bu insanlık mıdır? İnsan düşmanının yüzüne böyle konuşmaz, bu sözleri sarf etmez. Bir seçim uğruna bilinçaltını bu derece açık etmek nasıl bir hırsın uzantısıdır? Siz bu konuşmayı 400 bin insanımızın terk ettiği bir şehirde yaptığınızın farkında mısınız? Siz bu itirafları, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın raporunda, 215 bin yıkık, ağır hasarlı ve yıkılacak binaların tespit edildiği ama deprem konut ihalelerinden sadece yüzde 7 pay alabilen bir ilimizde yaptığınızın bilincinde misiniz?

Siz milleti ‘bize oy vermezseniz acılarınız katlanarak devam eder’ diye tehdit ediyorsunuz ama o acılar, eksikler, tutulmayan sözler, devletin aciz kaldığı alanlar zaten devam ediyor. Büyük bir savaşın vereceği hasarların ötesinde can kayıplarına, yıkımlara ve kalıcı hasarlara neden olan bu felakete ilişkin sorular halen devam ediyor. Neden bu kadar çok sayıda bina çöktü? Neden bu kadar çok kayıp verildi? Neden kurtarma çalışmaları ve yardımlar zamanında ve belli bir organizasyon içinde gerçekleşemedi? Sizin devleti ve milleti göçük altında bırakan politikalarınıza ilişkin bu sorular daha uzun yıllar sorulacak. Bir daha yaşamayalım diye sorulacak. Başta İstanbul olmak üzere diğer illerimiz de sizin biçtiğiniz kadere teslim olmasın diye sorulacak.

“TOPLANAN PARALARA NE OLDU’ DİYE SORMAK BİLE SUÇ İLAN EDİLECEK”

Biz yıllarca neden ‘siyasi etik yasası, imar rantı yasası, rantın vergilendirilmesi’ diye avazımız çıktığı kadar seslendik bunların paslı kulaklarına. Ama onların gözü de gönlü de rantsal dönüşümlerden başkasını görmedi. ‘İmar barışı’ adı altında milletten milyarlar topladılar. Peki neye yaramış oldu? ‘Toplanan paralara ne oldu’ diye sormak bile neredeyse suç ilan edilecek. Unutmayalım ki tıpkı binalar gibi, devletin de taşıyıcı kolonları vardır. O kolonlara hasar verirseniz, kurumsal hafızaları, birikimleri yok ederseniz. Yukarılardan gelecek bir emirle işlerimizi halledeceğimizi sanırız. Ama aslında tam da sistemin bu niteliği yüzünden kaos, karmaşa, düzensizlik, plansızlık, kurumların aymazlık ve işlevsizliği başımıza çoraplar örmekte. Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir.’

“HEP HAKLIDIRLAR, KUYRUKLARI DA BURUNLARI GİBİ HEP DİKTİR”

Memlekette ne felaket yaşanırsa yaşansın onların hep mazeretleri vardır, hep haklıdırlar. Kuyrukları da burunları gibi hep diktir. Sorumlular ya göktedir ya yerde ama sorumluluk onları hep teğet geçer. Bir de çıkıp yüzsüzce milletten ‘helallik’ dilenirler. Haşa Allah’ın işine karışılmaz, onlar hep masumdur. Kadere isyan etmek zinhar imandan çıkarır. İsyanımız sizin yazdığınız kadere. İsyanımız, rant hırsı ve beceriksizliklerinizi Allah’ın sırtına yüklemenize dersiniz, ayetin hadisin alet edildiği Rahmani olmayan cevaplara muhatap olursunuz. E mademki kader, mademki asrın felaketi. Hatay’da yaptığınız tehdit ‘kaderin üstünde bir kader vardır; o da bize destek olmazsanız size dayatacağımız kaderdir’ demiş olmadınız mı? Yapılanları lütuf gibi sıralamak doğaldı, siyaset değildi. Halkın arasında dolaşıp, utanıp sıkılmadan minnet ifadeleri için çekimler yapmak serbestti, siyaset değildi, ahlaksızlık hiç değildi. Eğer gayretkeş çabaları olmamış olsaydı, daha büyük bir enkazın altında kalacağımız yardım gönüllülerini hedefe koymak siyaset değil miydi?

Sayın Erdoğan, siz bırakın milletin izzet-i nefsiyle bu şekilde pişkince oynamayı da önce ona verdiğiniz sözleri bir hatırlayın. Siz unutmuşsunuzdur, biz size hatırlatalım. Siz değil miydiniz 31 Mart’ta bu halka, ‘319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konut yaparak depremzede vatandaşlarımıza teslim edeceğiz’ diyen. Peki Hatay’da ne dediniz? Devam eden 40 bin konuttan bahsettiniz. Bırakın 650 bini, daha 40 bin konutun inşasının devam ettiğini ve fi tarihinde bitirileceğini de ikrar etmiş oldunuz. 1 yılda daha 40 bin konutu bile tamamlayamayan siz, bir de çıkıp yıl sonuna kadar 200 bin konut müjdesi verdiniz. Yüzünüz de hiç kızarmadı. Peki o halka ve tüm bölge halkına 1 yıl önce yüksek perdeden atıp tutarken bugün geldiğini yer sizi utandırmıyor mu? Belli ki kafanız seçimlerde olduğu için halk umurunuzda bile değil. Yıl sonu dersiniz yıllar sürer kime ne? 2019’da söz verilip 1 yılda bitirilecek konutların yerinde yeller esmiş kime ne?

“SAĞLIK SORUNLARINI KONUŞAMIYORUZ BİLE”

Bakın Hatay’da halen 40 bin binanın daha yıkılması lazım. Sadece yıkım sürecinde oraya çıkan inşaat artığı ve insan sağlığına zararlı asbest içeren kimyasallar ve tozlardan dolayı bölge ciddi tehlikeyle karşı karşıya. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Hatay Tabip Odası gibi STK’lar bunların ölçümlerini kamuoyuyla paylaştılar. Hatay Tabip Odası’na göre kirli hava ve zehirli kimyasallardan dolayı göğüs hastalıklarında belirgin bir artış var. Yıkılan binalardan çıkan kontrol edilmemiş atıklar ise gelişigüzel belirlenen moloz döküm alanlarına atılmakta. Sadece Hatay’dan çıkan moloz 2 milyon metreküpü aşmış durumda. Döküm alanlarının etrafında verimli tarlalar ve hayvancılık devam ediyor ve insanlar yaşıyor. Asbest ve benzer kanserojen maddelerin toprağa karışmasının yanı sıra, bu maddeler deniz ve içme suyu kaynaklarını da kirletmekte. O kadar büyük sorunlarımız var ki maalesef geleceğimizi tehdit eden bu türden sağlık sorunlarını konuşamıyoruz bile.

KONTEYNER VE ÇADIR BULAMAMIŞ MAĞDUR VATANDAŞLARIMIZIN SAYISI OLDUKÇA FAZLA”

‘Bize bir yıl verin’ diyenlerin sözlerinde durmaması bir sorun, toplu konutların kimlere, ne türden kuralar ile dağıtılacağı ve dağıtıldığı apayrı bir sorun olarak görülüyor bölge halkı tarafından. Konteyner ve çadır bulamamış mağdur vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Konteyner kentlerin altyapıları kış şartlarına hazırlıksız, internet, elektrik problemleri hakeza. Çocukların eğitime ulaşımındaki problemler çözülememiş halde. Ağır hasarlı binaların hafriyat sorunları, yıkımların yavaş ilerlemesi, çok sayıda ağır hasarlı binanın hala yıkılamamış olması, yerinde ayrışma denen sorunun yarattığı zararlı maddelerin içme sularına karışması; Valilikler tarafından bu konuların yakından takip edilmediğinin gözlenmesi; ayrışmaların döküm alanlarında yapılmasının sağlanması da bölge halkının şikayet konuları arasındadır.

Artık, devlet, STK, özel sektör, uzmanlar işbirliği eşliğinde artık bir kentsel dönüşüm devrimi ve imar reformunu hayata geçirmenin vaktidir. Bu bağlamda; bilimsel temele dayanmayan imar affı, imar barışı gibi mühendislik hizmeti almamış, sağlıksız ve güvensiz yapı stokunu yasallaştıran düzenlemelere son verilmelidir. Depremin yıkmasını beklemeden mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılık kontrolü, maliklerin inisiyatifine bırakmaksızın hızlıca yapılmalı; yapı denetim mevzuatı çıkarılan derslere göre güncellenerek tavizsiz uygulanmalı; imar planlarının gerekli standardizasyonu sağlamasına özen gösterilmelidir. Cezasızlık iklimine son verilmelidir. Etkin soruşturmalar yapılmalı, cezalar artırılmalı, bu konu af kanunlarına konu olmaktan çıkarılmalıdır.

KONU BİR AN EVVEL MECLİS GÜNDEMİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALMALIDIR”

İstanbul ile ilgili endişe ve uyarılarımızı da paylaşmak isterim. Yaşadığımız onca acı ve tecrübenin ardından ülke nüfusunun neredeyse dörtte birini barındıran, ciddi bir yapı stoğuna sahip ve 7.5 büyüklüğünde depremin beklendiği İstanbul ilimizle alakalı hem depreme hazırlık hem de bütüncül bir kentsel dönüşüm yapılması aciliyeti ortadadır. Bunun için vakit geçirmeden bir özel yasanın hazırlanması da elzemdir. Hatırlamakta fayda var ki İstanbul’daki 1 milyon 200 bine yakın binanın büyük bir kısmının deprem riski yüksektir. Uzmanlarca hazırlanan, 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem senaryosuna göre 100 binadan 23’ünde hasar olacağı, 25 milyon ton enkaz oluşacağı, yolların üçte birinin kapanacağı; 200 bine yakın orta ve üstü hasar, 50 bin civarı binanın ağır ve çok ağır hasar alabileceği, binlerce can kaybı yaşanabileceği, 463 hasarlı içme suyu noktası, 1045 hasarlı atık su noktası ve 355 hasarlı doğal gaz noktasının zarar görebileceği ve kıyı şeridinde bulunan 17 ilçenin de tsunami riski taşıdığı vurgulanmaktadır. İktidar, bu çok boyutlu sorunda bazen belediyeleri bazen de halkı suçlayarak varılacak bir nokta olmadığını görmüş olmalıdır. Meselenin baş sorumlusu, süreci ivmelemesi ve herkes için kolaylaştırması gereken yegane adres öncelikle merkezi yönetim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yani siyasi iradedir. Hem ülke olarak, hem de İstanbul özelinde içinde kamu ve özel sektörün, STK’ların, vatandaşın olduğu bir seferberliğe ihtiyaç olduğu izahtan varestedir. Felaket kapımızı çalmadan evvel, el yordamıyla ve kaplumbağa hızıyla ilerlemeyi terk edip, gereken tedbirlerin ve seferberliğin hızlandırılması elzemdir. Konu bir an evvel Meclis gündeminde hak ettiği yeri almalıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/feed/ 0 İzmir Kadın Platformu, Deprem Mağdurları İçin Yürüyüş Düzenledi https://www.haber60.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:36:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6334 Haber: GİZEM ÇETİNKOL – Kamera: KERİM UĞUR

İzmir Kadın Platformu, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenler ve kaybolan çocuklar için insan zinciri oluşturup yürüyüş yaptı. Platform adına konuşan Deniz Uslu, “Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin” dedi.

İzmir Kadın Platformu üyeleri, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana depremlerde yaşamını yitirenleri anmak için bugün Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandı. Kadınlar, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok! Güvenli kentler, güvenli yaşam istiyoruz” yazılı pankart açtı.

Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca ellerinde dövizlerle insan zinciri oluşturan kadınlar, daha sonra Alsancak Garı’na doğru yürüyerek “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Deprem değil, bu bir katliam”, “Ranta değil eğitime bütçe”, “Şiddetiniz batsın, kadınlar yaşasın”, “Güvenli kentler, güvenli yaşam”, “Sermayeye değil kadınlara bütçe”, “Kadınlar sokağa, hesap sormaya”, “Yaşamı yeniden kuracağız”, “Kadınlar yürüyor, dayanışma büyüyor”, “Kaybolan çocuklar nerede”, “Katil devlet hesap verecek”, “Kızılay’dan hesabı kadınlar soracak” sloganları attı.

“İKTİDARIN AYRIMCI POLİTİKALARI SONUCU YÜZBİNLERCE İNSAN HAYATINI KAYBETTİ”

Yürüyüşün ardından garın önünde yapılan açıklamada İzmir Kadın Platformu adına Deniz Uslu, “6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde etkisini gösteren ve iktidar eliyle bir katliama dönüştürülen depremin üzerinden tam bir yıl geçti. Bir yılın ardından bölgede yaraların hala sarılmadığı, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Depremin ilk olduğu anlardan itibaren saatlerce, günlerce arama-kurtarma ekipleri bölgeye gelmedi. İnsanlar enkaz altında ölüme mahkum edildi. Kendi imkanlarıyla yaşamını kurtaranlara ne bir çadır sağlandı ne de içecek bir su verildi. Halktan halka dayanışma köprüleriyle birbirimizin elinden tutmaya çalıştık. Gerek TIR’lar dolusu malzemeler ile gerek direkt deprem bölgesine giderek oralarda çalıştık ve dayanışma köprülerine ayak olduk. Deprem bölgelerinde temiz suya, gıdaya, hijyene ihtiyaç tavan yapmışken, kadınlar ev içlerindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da ağır biçimde çadırlarda, bulunduysa konteynerlerde yaşarken, ciddi bir barınma krizi olduğu için kadınlar şiddet ve istismar failleriyle aynı çadırlarda kalırken AKP-MHP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinin sorunlarını dile getirenlere hakaret etmekle, Kızılay çadırlarını halka satmakla meşguldü. İktidarın ayrımcı ve sermayeden yana politikaları sonucu yüzbinlerce insan hayatını kaybetti ve hala daha fazlası yaşamsal sorunlarla burun buruna” diye konuştu.

“İNSANLARIN GEÇİM ALANI OLAN YÜZ YILLIK ZEYTİN AĞAÇLARINA GÖZ DİKİLDİ”

“Depremden sağ bir şekilde kurtarılan, ama sonrasında haber alınamayan binlerce insan olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız” diyen Uslu, şunları söyledi:

“Bir yıl geçmiş olmasına rağmen akıbeti belli olmayan insanlar var. ve bu dönemde yüzlerce çocuğun tarikatlara gönderildiğine dair haberleri hep birlikte okuduk. Aynı zamanda depremzedeler arasında kimlik ve inanç ayrımcılığına da birlikte şahit olduk. Özellikle Hatay’da yaşayan Alevi nüfusu tam anlamıyla görmezden gelen, üzerine daha fazla saldırmaya çalışan bir iktidar politikası bu. Depremin üzerinden birkaç ay geçmişken Hatay Dikmece köyünde, insanların geçim alanı olan yüz yıllık zeytin ağaçlarına göz dikildi ve acele kamulaştırma kararı alındı. Başta Dikmeceli kadınlar olmak üzere Dikmece halkı, aylardır bu saldırıya karşı mücadele ediyor, zeytinliklerine sahip çıkıyor. Depremden sonra birçok kadın işsiz kaldı, bir kısmı ise hamileyken işe çağrıldı. Yoksulluk öyle ciddi boyutlarda ki 3 bin liralık kira yardımını alabilmek için çadırda kalmayı tercih edenler, 3 kuruş kazanabilmek için temizliğe giden kadınlar var. Çocuklar çadırlarda telefon ışıklarında ders çalışıyor. Hala doğru düzgün okul yok, olanlar ise 45-50 kişilik mevcutlarla ders işlemeye çalışıyor.

“EĞİTİMİN KALİTESİ GİDEREK DÜŞÜYOR”

Bugün geldiğimiz noktada, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve şu anda Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, geçen sene ’50 bin’ dedikleri ölüm rakamının bugün 130 binler olduğunu söylüyor. Yine depremin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da gerçekleştirdiği konuşmasında, ‘Merkezi yönetim ile yerel yönetim el ele vermezse oraya hiçbir şey gitmez. Bakınız, Hatay garip kaldı’ diyerek deprem döneminde nasıl tutum aldığını itiraf ediyor, halkları tehdit ediyor. Biz kadınlar, güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadelemize daha fazla sarılmaya devam edeceğiz. Afetin ötesinde bir katliam yaşadığımız gerçeğini unutmayacağız. Bugün bu açıklamayı, yine bir deprem bölgesi olan İzmir’de gerçekleştiriyoruz. 30 Ekim 2020 yılında, yine etkisi çok olan bir depremi burada yaşadık ve her an kitlesel yıkıma varabilecek bir deprem ihtimali altında yaşıyoruz. İzmir’de üç yıldır yapılmayan okullar yüzünden okullar birleştirildi. İki hatta üç okul tek bir binada eğitim görüyor. Eğitimin kalitesi giderek düşüyor. Aynı zamanda çocuklar, yaşadıkları yerlerden uzaktaki okula gidebilmek için üç araç değiştirmek zorunda kalıyorlar.

“RANTSAL DÖNÜŞÜM PEŞİNDE OLANLARLA HESAPLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Peki olası bir depremin yıkıcı boyutlara ulaşmaması için neler yapılıyor? Çürük binalara imar affı verilmesinin son bulması, para uğruna uygun olmayan zeminlere bina dikilmesine son verilmesi, sağlıklı yaşam alanları, güvenli kentler inşa edilmesi gerekmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlere sesleniyoruz: Biz kadınlar, haklarımıza ve hayatımıza sahip çıkıyoruz. İnsanların ve doğanın sermayedarların daha fazla zenginleşmesi için peşkeş çekilmesine karşı, kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşüm peşinde olanlarla hesaplaşmaya devam edeceğiz.”

TALEPLERİNİ SIRALADILAR

Kadınların güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadeleyi sürdüreceği vurgulayan Deniz Uslu, taleplerini şöyle sıraladı:

“Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin. Deprem bölgelerinde temiz su ihtiyacı çözülsün, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlansın. Faillerle aynı çadırlarda yaşamak zorunda kalan kadınlara barınma imkanı sağlansın. Kadın hastalıklarıyla ilgili ücretsiz ve kapsamlı taramalar yapılsın. Eğitim hakkı elinden alınan çocuklara, gençlere parasız, nitelikli eğitim sağlansın. Ücretsiz psikolojik destek noktaları kurulsun. Deprem bölgesindeki tüm üniversiteli kadınlara KYK bursu sağlansın. Bakım emeği toplumsallaştırılsın. Ücretsiz kreş, yaşlı bakım evi, çamaşırhaneler açılsın. Elektrik kesintilerinin son bulması, yangınların önüne geçilmesi için etkili çalışma başlatılsın. Şehir içinde yaşanan ulaşım sorunu acilen iyileştirilsin. Zeytinliklere, arazilere, tarlalara istimlak adı altında el koyma yasaları kaldırılsın. İstihdam sorunu yaşayan tüm kadınlara güvenli ve güvenceli iş imkanı sağlansın. Tüm depremzede yurttaşlar için insanca temel gelir güvencesi sağlansın. Özel okullara teşvike ayrılan bütçeler, kamusal eğitim için ayrılsın. Yerel yönetimler ve merkezi idare, çocukların ücretsiz servis ihtiyacını karşılasın. İmar aflarından çürük binalar yapanlara, insanları bile bile ölüme terk edenlerden halka çadır satanlara, halklara ölüm ve zulüm düzeninden başka bir şeyi reva görmeyenlere kadar bu katliamda sorumluluğu olan herkes tek tek yargılansın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’da deprem paneli düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:18:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6325

İSTANBUL Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi. Panelde öğrencilere sunum yapan Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, “Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” dedi. Yalçınkaya, “Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” dedi. Yalçınkaya, “Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım” diye konuştu.

Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde panel düzenlendi.Panele İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Zihni Mümtaz Hisarlı, akademisyenler ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğrencileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmalarının ardından Yüzey Kırığı Geometrisi ve Atım Dağılımı, Yapısal Hasarların Kapsamlı Değerlendirmesi ve Afetlerden alınacak dersler ve gelecek vizyonu konulu paneller düzenlendi. Etkinlikte konuşan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, “Aradan 1 yıl geçti ancak sanki biz depremi unuttuk. Bu hakikaten çok yakın zamanda gerçekleşmiş, hepimizi bütün ülkemizi etkileyen ve dünyada da sayılı örneklerden biri olan, belki de başka bir örneği olmayan aynı gün içerisinde bu kadar şiddette depremin yaşandığı bir tecrübe oldu. Yaşanan durum tüm ülkemizi etkilediği kadar üniversitemizi de etkiledi. Üniversitemizde değişik fakültelerden 6 öğrencimizi deprem sırasında kaybettik. Deprem hepimize çok şey öğretti; acılarla öğretti ama öğretti.” ifadelerini kullandı.

“ÖNEMLİ OLAN AYNI HATALARI TEKRARLAMAMAK”

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, depremlerden yeterince ders alınmadığının altını çizerek, “Bu konuda çok başarılı olduğumuz söylenemez tabii ki. Deprem konusunda çok ciddi sorunları olan bir ülkeyiz. Zaman zaman bu konuda gelişmeler göstersek de bunların bir süreklilik taşıması önem arz ediyor. Biz genellikle felaketler durumunda bir hazırlık içine giriyoruz fakat daha sonra bunları unuttuğumuz oluyor. Dolayısıyla bunların bir süreç olduğunu, sürekli tekrarlanması gerektiğini, bunların her kuşağa aktarılması gerektiği konusunda bir program oluşturmalıyız. Bu sadece belli dönemlerde değil, tüm dönemlere yansıyan bir hazırlık içinde olmamızı gerektiriyor. Bazı ülkeler bunu yapabiliyor, biz de yapabiliriz. Bu ciddi tehlike karşısında kendi imkanlarımızı kullanarak biz de gelişmeler gösterebiliriz. Önemli olan geriye dönmemek ya da aynı hataları tekrarlamamak. Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” diye konuştu.

“DAHA KALİTELİ EĞİTİM, UYGULAMA, DENETİM”

Türkiye’nin deprem adına gelecek vizyonunun oluşması için tehlikenin çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, “Bu konuda insan kalitesi herşeyin önünde. Bizim daha yetenekli, daha güçlü, daha bilgili insanlarla bu deprem konusunu topluma yayılan bir şekilde incelememiz ve araştırmamız gerekiyor. Bu konuda elbette ki çok iyi işbirliklerimiz de var. Yurtdışıyla da bağlantılarımız çok güçlü. Fakat dediğim gibi insan kalitesi en önemli unsurlardan birisi. Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bu adımların bizim önümüzü açacağını düşünüyorum” dedi.

“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TEHLİKEYİ ÖNÜMÜZE SERİYOR”

“Geçmiş depremleri konuşurken bir yandan da İstanbul depremi için çalışmaları hızlandırmalıyız” diyen Yalçınkaya, “İstanbul depremi bizim için çok önemli. Dolayısıyla bilimsel çalışmalar bu konuda önemli aşamalar kaydetti ve tehlikeyi büyük oranda önümüze sermiş durumda. Bu tehlikeye uygun adımlar atmamız gerekiyor. Ne yapmamız gerek? Riski düşürmemiz lazım. Risk nedir? İstanbul’un taşıdığı bina stokudur, insanların eğitimidir ya da kritik öneme sahip olan noktaların iyileştirilmesidir. Dolayısıyla bu tehlike karşısında atılması gereken adımların büyük çoğunluğunu toplumsal birliktelik oluşturuyor, ekonomik güç oluşturuyor. Dolayısıyla bunlar üzerinde düşünmeliyiz. Nasıl bir ekonomik süreç tanımlayacağız ki biz bunları zaman içinde iyileştirmeye devam edelim ve bunlardan sonuç alabilelim. Ne yazık ki bu süreci çok iyi yönetemediğimiz konusunda bazı şüphelerimiz var. Niye? Kesintiye uğruyor. Bunların kesintiye uğramaması için bu planların tüm iktidarlara, tüm siyasilere, toplum kuruluşlarına, sosyal iletişime sahip insanların taşıması gereken bazı süreçler var. Bu konuda adımlar atmalıyız. Bunların bir süreç olduğunu bilmeliyiz ve bu süreci adım adım ilerleyecek bir hale sokmalıyız” ifadelerini kullandı.

“DEPREM OLDUĞUNDA ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR; BİR SÜRE SONRA UNUTULUYOR”

Prof. Dr. Yalçınkaya “En büyük önceliğimiz bizim yaşam alanlarımızı depreme dayanıklı, depreme dirençli alanlar haline getirmeye çalışmamız gerekir. Bunun ilk önceliği tabii ki toplumun talebiyle oluşur. Fakat toplumun talebinin ekonomik koşullarla birebir gittiğini de söylemekte fayda var. Dolayısıyla insanların bu konuda adım atabilmesi için önceliğinin deprem olması ya da bunun vereceği zararı doğru görmesiyle ortaya çıkacağını düşünüyorum. Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/feed/ 0
AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Psikososyal Destek Hizmeti kapsamında 4,1 milyon kişiye ulaştık https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-psikososyal-destek-hizmeti-kapsaminda-41-milyon-kisiye-ulastik/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-psikososyal-destek-hizmeti-kapsaminda-41-milyon-kisiye-ulastik/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:12:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6322

AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, psikososyal destek ekiplerinin Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra depremzedelerle birebir görüşmeler yaptıklarını ve ihtiyaçlarını tespit ettiklerini belirterek, “Psikososyal Destek Hizmeti kapsamında 4,1 milyon kişiye ulaştık” dedi.

Bakan Göktaş, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği bölgede yürüttükleri çalışmalara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Göktaş, 2023 yılı boyunca yürüttükleri çalışmaların temel önceliği ve odağının deprem bölgesine ve depremden etkilenen vatandaşlara yönelik olduğunu belirtti. Deprem bölgesinde vatandaşların yanında yer alarak acılarına ortak olduklarını belirten Bakan Göktaş, “Yaraları sarmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında devlet olarak ilk andan itibaren tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bakanlık olarak biz de merkez ve taşra teşkilatımızla depremden etkilenen vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Sosyal yardımlar ve psikososyal desteklerimizle vatandaşlarımızı yalnız bırakmadık. Devlet-millet el ele vererek yönettiğimiz bu süreçte güçlü ve büyük Türkiye’nin kimseyi geride bırakmadığını bir kez daha görmüş olduk” dedi.

‘300 SOSYAL MARKET KURDUK’

Bakan Göktaş, afetin ardından 1341 kişilik Afet Acil Sosyal Yardım ve 4466 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) ekiplerini bölgeye yönlendirdiklerini ve acil ihtiyaçlar için 1,85 milyar TL aktardıklarını belirtti. Göktaş, afet alanında ihtiyaç duyulan malzemelerin lojistik planlamasının yanı sıra teminini de sağladıklarını ifade ederek, ulusal ve uluslararası olmak üzere toplam 88 ayni bağış deposu kurduklarını belirtti. Bakan Göktaş, deprem bölgesinde 206, deprem bölgesi dışındaki illerde 94 olmak üzere toplamda 300 sosyal market kurdukları belirterek, “Bölgede 14 Mobil Sosyal Market TIR’ını faaliyete geçirdik. Kadınlar ve bebekler için 27 giyim ve bebek bakım ünitesi kurduk. Ayni bağışlar için hava araçlarıyla 487 sefer tertip ettik. 39 binden fazla yardım TIR’ını ayni yardım depolarına yönlendirdik” ifadeleri kullanıldı.

Bakan Göktaş, psikososyal destek ekiplerince hastanelerde, çadırlarda ve vatandaşların yaşadığı tüm alanlarda depremden etkilenenlerle birebir görüşmeler yaptıklarını ve ihtiyaçlarını tespit ettiklerini belirterek, “Psikososyal Destek Hizmeti kapsamında 4,1 milyon kişiye ulaştık. Deprem bölgelerinde afetin olumsuz etkilerini azaltmak ve psikolojik sağlamlığı artırmak için bireysel görüşmeler, psikoeğitim ve grup çalışmaları gerçekleştirdik. Verdiğimiz psikoeğitimlerde toplu yaşam alanlarının getirebileceği riskleri dikkate alarak mahremiyet, hijyen, aile içi iletişim gibi konuları önceliklendirdik. Çocukların gelişim dönemlerine bağlı olarak farklı psikoeğitimler gerçekleştirmenin yanı sıra sosyal iyileştirme çalışmaları kapsamında etkinlikler düzenledik. Ayrıca bakanlığımız koordinasyonunda olmak üzere çeşitli STK’lar da vatandaşların ihtiyaçlarını karşıladı” dedi.

‘6 MOLA EVİ HİZMETE AÇILDI’

Göktaş, deprem sonrasında profesyonel bakıma ihtiyacı olduğunu tespit ettikleri 312 yaşlı ve 978 engelli olmak üzere 1290 vatandaşın farklı illerdeki yatılı bakım kuruluşlarına yerleştirildiği belirtti. Göktaş, “Depremden etkilenen engelli bireylerin deprem sonrası günlük rutine dönüşlerini kolaylaştırmak için 6 Mola Evini hizmete açtık. Vatandaşlarımıza psikososyal destek hizmeti, çocuk ve gençlere yönelik faaliyetler yürütülmesi, çocuk ve aile dostu merkezlerin kurulması amacıyla Bakanlığımız ile sivil toplum kuruluşları arasında ‘İş Birliği Protokolleri’ imzaladık. Güçlü iş birlikleriyle bölgemizin yaralarını sarmaya devam ediyoruz. Depremden etkilenen kardeşlerimiz için canla başla sahada aktif bir şekilde çalışmalarımızı kesintisiz sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-psikososyal-destek-hizmeti-kapsaminda-41-milyon-kisiye-ulastik/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi’nde Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:06:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6319

İSTANBUL Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi. Panelde öğrencilere sunum yapan Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, “Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” dedi. Yalçınkaya, “Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” dedi. Yalçınkaya, “Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım” diye konuştu.

Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde panel düzenlendi.Panele İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Zihni Mümtaz Hisarlı, akademisyenler ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğrencileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmalarının ardından Yüzey Kırığı Geometrisi ve Atım Dağılımı, Yapısal Hasarların Kapsamlı Değerlendirmesi ve Afetlerden alınacak dersler ve gelecek vizyonu konulu paneller düzenlendi. Etkinlikte konuşan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, “Aradan 1 yıl geçti ancak sanki biz depremi unuttuk. Bu hakikaten çok yakın zamanda gerçekleşmiş, hepimizi bütün ülkemizi etkileyen ve dünyada da sayılı örneklerden biri olan, belki de başka bir örneği olmayan aynı gün içerisinde bu kadar şiddette depremin yaşandığı bir tecrübe oldu. Yaşanan durum tüm ülkemizi etkilediği kadar üniversitemizi de etkiledi. Üniversitemizde değişik fakültelerden 6 öğrencimizi deprem sırasında kaybettik. Deprem hepimize çok şey öğretti; acılarla öğretti ama öğretti.” ifadelerini kullandı.

“ÖNEMLİ OLAN AYNI HATALARI TEKRARLAMAMAK”

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, depremlerden yeterince ders alınmadığının altını çizerek, “Bu konuda çok başarılı olduğumuz söylenemez tabii ki. Deprem konusunda çok ciddi sorunları olan bir ülkeyiz. Zaman zaman bu konuda gelişmeler göstersek de bunların bir süreklilik taşıması önem arz ediyor. Biz genellikle felaketler durumunda bir hazırlık içine giriyoruz fakat daha sonra bunları unuttuğumuz oluyor. Dolayısıyla bunların bir süreç olduğunu, sürekli tekrarlanması gerektiğini, bunların her kuşağa aktarılması gerektiği konusunda bir program oluşturmalıyız. Bu sadece belli dönemlerde değil, tüm dönemlere yansıyan bir hazırlık içinde olmamızı gerektiriyor. Bazı ülkeler bunu yapabiliyor, biz de yapabiliriz. Bu ciddi tehlike karşısında kendi imkanlarımızı kullanarak biz de gelişmeler gösterebiliriz. Önemli olan geriye dönmemek ya da aynı hataları tekrarlamamak. Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” diye konuştu.

“DAHA KALİTELİ EĞİTİM, UYGULAMA, DENETİM”

Türkiye’nin deprem adına gelecek vizyonunun oluşması için tehlikenin çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, “Bu konuda insan kalitesi herşeyin önünde. Bizim daha yetenekli, daha güçlü, daha bilgili insanlarla bu deprem konusunu topluma yayılan bir şekilde incelememiz ve araştırmamız gerekiyor. Bu konuda elbette ki çok iyi işbirliklerimiz de var. Yurtdışıyla da bağlantılarımız çok güçlü. Fakat dediğim gibi insan kalitesi en önemli unsurlardan birisi. Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bu adımların bizim önümüzü açacağını düşünüyorum” dedi.

“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TEHLİKEYİ ÖNÜMÜZE SERİYOR”

“Geçmiş depremleri konuşurken bir yandan da İstanbul depremi için çalışmaları hızlandırmalıyız” diyen Yalçınkaya, “İstanbul depremi bizim için çok önemli. Dolayısıyla bilimsel çalışmalar bu konuda önemli aşamalar kaydetti ve tehlikeyi büyük oranda önümüze sermiş durumda. Bu tehlikeye uygun adımlar atmamız gerekiyor. Ne yapmamız gerek? Riski düşürmemiz lazım. Risk nedir? İstanbul’un taşıdığı bina stokudur, insanların eğitimidir ya da kritik öneme sahip olan noktaların iyileştirilmesidir. Dolayısıyla bu tehlike karşısında atılması gereken adımların büyük çoğunluğunu toplumsal birliktelik oluşturuyor, ekonomik güç oluşturuyor. Dolayısıyla bunlar üzerinde düşünmeliyiz. Nasıl bir ekonomik süreç tanımlayacağız ki biz bunları zaman içinde iyileştirmeye devam edelim ve bunlardan sonuç alabilelim. Ne yazık ki bu süreci çok iyi yönetemediğimiz konusunda bazı şüphelerimiz var. Niye? Kesintiye uğruyor. Bunların kesintiye uğramaması için bu planların tüm iktidarlara, tüm siyasilere, toplum kuruluşlarına, sosyal iletişime sahip insanların taşıması gereken bazı süreçler var. Bu konuda adımlar atmalıyız. Bunların bir süreç olduğunu bilmeliyiz ve bu süreci adım adım ilerleyecek bir hale sokmalıyız” ifadelerini kullandı.

“DEPREM OLDUĞUNDA ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR; BİR SÜRE SONRA UNUTULUYOR”

Prof. Dr. Yalçınkaya “En büyük önceliğimiz bizim yaşam alanlarımızı depreme dayanıklı, depreme dirençli alanlar haline getirmeye çalışmamız gerekir. Bunun ilk önceliği tabii ki toplumun talebiyle oluşur. Fakat toplumun talebinin ekonomik koşullarla birebir gittiğini de söylemekte fayda var. Dolayısıyla insanların bu konuda adım atabilmesi için önceliğinin deprem olması ya da bunun vereceği zararı doğru görmesiyle ortaya çıkacağını düşünüyorum. Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/feed/ 0
Yabancı Ülkeler Türkiye’nin Depremzedelerinin Yanında Olmaya Devam Edecek https://www.haber60.com.tr/yabanci-ulkeler-turkiyenin-depremzedelerinin-yaninda-olmaya-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/yabanci-ulkeler-turkiyenin-depremzedelerinin-yaninda-olmaya-devam-edecek/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:03:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6316

Yabancı ülkelerin Türkiye’deki büyükelçilikleri ve diplomatik misyonlukları, 6 Şubat depremlerinin birinci yıldönümünde felaketleri andı. Yabancı ülkelerin Büyükelçilikleri, “Türkiye’nin yanında olmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

GEÇMİŞTE TÜRKİYE’NİN YAPTIĞI GİBİ, KORE’DE TÜRKİYENİN YANINDA

Güney Kore’nin Ankara Büyükelçiliği Instagram’dan yaptığı videolu paylaşımda “6 Şubat depreminin 1. yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenlere ve ailelerine başsağlığı diliyor, geçtiğimiz bir yıl boyunca umudunu ve cesaretini hiç kaybetmeden depremin yaralarını sarmaya çalışan Türkiye halkına en derin saygılarımızı sunuyoruz. Geçmişte Türkiye’nin yaptığı gibi Kore de her zaman Türkiye’nin yanında olacaktır” denildi.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, arama kurtarma ekibinden görsel paylaşarak “Maalesef Ukrayna halkı olarak enkaz ve yıkımı savaş gibi korkunç bir tecrübe ile deneyimliyoruz. Her enkazın beton yığının ötesinde, yüzlerce can, onlarca yaşanamamış çocukluk demek olduğunu çok iyi biliyoruz.

Bu nedenle depremin ilk saatlerinden itibaren Türk halkına yardım için seferber olduk, arama kurtarma ekiplerimizi gönderdik. Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yük vermezmiş derler. Türk halkının kadim ve dayanıklı olduğunu bilirdik ama, deprem sonrası Kahramanmaraş’ı ziyaret ettiğimizde halkın dirayeti ve her şeye rağmen taşıdığı umut karşısında şaşkın kaldık. İnsanlar onca acının içinde hayata tutunacak neden bulmuştu. ve bugün asrın felaketi olarak adlandırılan trajedinin yıldönümünde şehirlerin yeniden inşa edilmeye devam ettiğini gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘FRANSA, DEPREMZEDELERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEK’

Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont paylaştığı video mesajında “Kıymetli Türk dostlarım, 6 Şubat’taki korkunç depremlerin üzerinden bir yıl geçti. Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’nin tüm çalışanlarıyla birlikte depremde hayatını kaybedenlerin hatıralarını saygıyla anmak ve ailelerine dayanışma mesajı göndermek istiyorum. Fransa, 6 Şubat günü depremin hemen akabinde sabahın ilk saatlerinde harekete geçti” diyerek Fransa’nın yardımlarla depremzedelerin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.

Japonya Büyükelçiliği “Japonya, tam bir yıl önce merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerin hemen ardından Uluslararası Acil Yardım Ekibi’ni göndermiş ve yeniden inşa çalışmalarında işbirliği yapmıştır. Bundan sonra da yardımlarımızla Türkiye’nin yanında yer almaya devam edeceğiz” mesajını paylaştı.

“BU AKŞAM BİRÇOĞUMUZUN UYKUSU ZOR GELECEK”

Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis dün gece yayınladığı mesajında Macar ekiplere arama kurtarma çalışmalarında destek olan herkese teşekkür ederek “Bu akşam birçoğumuzun uykusu zor gelecek. Depremlerde vefat edenleri saygıyla anıyorum, onları sevenlere sabır diliyorum. O günlerde oralarda olanların yükü de zamanla azalsın. Macar ekiplere teknik, pratik, eşya destekte bulunan, yardımcı olanlara tekrar teşekkür ederim” dedi.

Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği’nin 6 Şubat mesajında “Yıkıcı 6 Şubat depreminden 1 yıl geçti. Binlerce kardeşimizi hayattan koparan deprem felaketinin yıl dönümünde kardeş Türk halkının kederini tüm kalbimizle paylaşıyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına ve yüce Türk milletine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz” denildi.

“TÜRK HALKININ ACISINI PAYLAŞIYORUZ”

Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği ise “Tam bir yıl önce bugün 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremler nedeniyle Türk halkının acısını paylaşıyor, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Rusya, arama-kurtarma ekibini göndererek Türkiye’nin yardımına koşan ilk ülkelerden biriydi” denildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yabanci-ulkeler-turkiyenin-depremzedelerinin-yaninda-olmaya-devam-edecek/feed/ 0
Türkiye’de ilk kez kadınlardan oluşan arama-kurtarma ekibi kuruldu https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ilk-kez-kadinlardan-olusan-arama-kurtarma-ekibi-kuruldu/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ilk-kez-kadinlardan-olusan-arama-kurtarma-ekibi-kuruldu/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:00:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6313

Arama-kurtarmanın melekleri

ANKARA’da kurulan ve deprem, sel, yangın gibi afetlerde görev alan Anda Eğitim Araştırma Yardımlaşa ve Arama Kurtarma Derneği’nin, sadece kadınlardan oluşan 27 kişilik arama kurtarma ekibi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) akreditasyon alan ilk kadın arama-kurtarma ekibi oldu.

Anda Eğitim Araştırma Yardımlaşa ve Arama Kurtarma Derneği, kurulduğu 2016’dan bu yana Türkiye başta olmak üzere yardıma muhtaç coğrafyalarda faaliyet yürüttü. İlk dönemlerde sadece insani yardım faaliyetlerinde bulunan dernek, 2017’den bu yana da arama kurtarma ekipleriyle; deprem, sel, yangın gibi afetlerde görev aldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgede görev yapan dernek, sadece kadınlardan oluşan arama-kurtarma ekibi kurdu. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra doktor, öğretmen, memur gibi farklı meslek gruplarından oluşan 27 kişilik ekip, 28 Ocak’ta AFAD’dan ‘Hafif Seviye Arama Kurtarma Akreditasyonu’ aldı. Dernek bünyesinde eğitimleri tamamlandıktan sonra AFAD’da yapılan sınavı başarıyla geçen ekip, akreditasyon alan ilk kadın arama-kurtarma ekibi olma özelliğine sahip oldu.

‘FARKINDALIK AMACIYLA BU EKİBİ KURDUK’

Ekipte görev yapan üniversite öğrencisi Ayşenur Bergen, sadece kadınlardan oluşan bir ekibin kurulmasında iki etkenin olduğunu söyleyerek, “Kadın arama-kurtarma personelinin enkaz ya da diğer afetlerde aynı erkeklerin yaptığı gibi her işi yapabildiğini biz biliyoruz; ama bunun dışarıdan da görülmesini istedik. Aslında bir farkındalık amacıyla bu ekibi kurduk. Görev yaptığımız birçok afette karşımıza çıkan olaylar vardı. Bunlar da bizim bu ekibi kurmamıza ve sahada çalıştığımızı göstermemize vesile oldu. Annesi banyodayken depreme yakalanan bir evladın, ‘Annemi o şekilde çıkarmayın, onu kadın personel çıkarsın’ diye istekte bulunması, selde kıyafetleri çıkmış kadın cenazelerini ailelerin kadın personelin almasını istemesi bizim bu alanda var olan kadınların bir ekip olarak sınava girip akreditasyon alamıza neden oldu” diye konuştu.AFAD’ın akreditasyon sınavını başarıyla geçtiklerini anlatan Bergen, “Kırıcı ve delici gibi ağır malzemelerle çalışıyoruz. Ağır jeneratörleri bir yerden bir yere taşımamız gerekiyor. Ekip halinde olduğumuzda bunların hepsini erkekler gibi rahatlıkla yapabiliyoruz. Akreditasyon sınavı ile de bunu göstermiş olduk” dedi.

‘DEPREMDE GÖREV ALDIK’

Ekipteki birçok kadının 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde de görev aldığını söyleyen Bergen, kendisinin onlardan biri olduğunu ve unutamadığı şeyler yaşadıklarını bildirdi. Bergen, depremin ilk gününde Hatay’da görev yapmaya başladığını belirterek, “Bir enkaza gittik ve orada ‘Saadet’ diye bir kız çocuğunu ve annesini kurtardık. Annesini çıkarmamız sabaha kadar süren bir çalışmayla mümkün olmuştu. Saadet’i çıkardığımızda, ‘Ben korkmuyorum ama annemi çıkarabilecek misiniz?’ diye sormuştu. Saadet, Suriye uyrukluydu. Biz ona üzerinde Türk bayrağı olan yeleklerimizden birini verdik. Onu giydikten sonra ‘Ben de Türk oldum’ dedi. Biz enkazdayken, ‘Yağmacılar gelebilir, dışarıdaki malzemelere dikkat edelim’ diye aramızda konuşurken Saadet de bizi duymuş olacak ki, dışarı çıktığında ‘Ben de polis olacağım ve sizi yağmacılardan kurtaracağım’ dedi. Bu dediği şey bizi çok etkilemişti. Çünkü bizim mazluma dokunduğumuz her el aslında Türk’ün bir yerlerde olduğunu gösteriyor” dedi.Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Bergen, “Ülkemizde bu tür olaylar hiç bitmeyecek; çünkü deprem kuşağındayız. Sellerin de diğer afetlerin yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Ne kadar fazla eğitimli insan olursa işler o kadar hızlı yürüyor. O yüzden kadın personelin de bu işleri daha iyi yürütebilmek adına bu işlere başlaması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ilk-kez-kadinlardan-olusan-arama-kurtarma-ekibi-kuruldu/feed/ 0
İtalyan Sivil Savunma Görevlileri Türkiye’deki Yardım Operasyonunu Anlattı https://www.haber60.com.tr/italyan-sivil-savunma-gorevlileri-turkiyedeki-yardim-operasyonunu-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/italyan-sivil-savunma-gorevlileri-turkiyedeki-yardim-operasyonunu-anlatti/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:54:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6298 Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yardıma koşan ilk ekiplerden İtalyan Sivil Savunma görevlileri, felakette ciddi ölçüde etkilenen bölge halkının o halde bile kendilerine gösterdiği misafirperverliği unutamıyor.

6 Şubat depremlerinin ardından hızla organize olarak Türkiye’ye yardım ekibi gönderen ilk ülkelerden olan ve hemen akabinde Hatay’ın Defne ilçesine büyük bir sahra hastanesi kuran İtalya’nın Sivil Savunma görevlileri, “asrın felaketi”nin birinci yılında Roma’daki acil durum merkezlerinde, AA muhabirine, Türkiye deneyimlerini anlattı.

Depremin ardından İtalyan Sivil Savunmasından gelen ilk ekibin liderliğini yapan Acil Birim Yetkilisi Massimiliano Borzetti, Türkiye’deki depremi ilk nasıl öğrendiğine ilişkin “Açıkçası bir iç uyarı sistemimiz var. Böylesine büyük bir olay yaşandığına dair ön uyarı aldık ve ofise girdiğimiz ilk dakikadan itibaren organize olmaya başladık çünkü yaşananların boyutunu ve ciddiyetini hemen anladık. Bu nedenle ilk operasyonel toplantıyı yapmak üzere hemen burada ofiste buluştuk.” ifadesini kullandı.

Böyle felaketlerde ilk aşamada bölgeye hemen keşif ekibi gönderdiklerini aktaran Borzetti, “Onlar İncirlik’e ulaştı. O ekip, geçmişte başka projeler ve diğer acil durumlar vesilesiyle beraber çalıştığımız Türk sivil koruma birimiyle (AFAD) hemen iletişime geçtiler. Onlar ilk değerlendirmeleri yaptı. Aynı zamanda İtalya’da biz, itfaiyenin büyük ‘arama kurtarma’ ekibini hazırladık ve 18 saatten kısa sürede harekete geçerek İncirlik’e geldik.” diye konuştu.

Borzetti, Kendilerine depremin en çok etkilediği illerden Hatay’ın arama kurtarma çalışma alanı olarak tahsis edildiğini ve AFAD’dan bir irtibat memuruyla Antakya’ya geçtiklerini dile getirerek, “İncirlik ile karşılaştırıldığında Antakya daha büyük ve karışıklığın çok olduğu son derece hasarlı bir şehirdi. Biz ilk indiğimizde insanlar kendi başlarına enkaz kaldırmaya çalışıyordu. İlk saatler, genellikle en karmaşık ve en kaotik anlardır.” ifadesini kullandı.

Bir grupla hemen enkaz kaldırma çalışmalarına başladıklarını bir yandan da Hatay Stadyumu’nun park alanına kamp kurduklarını belirten Borzetti, kamplarının, şehir merkezindeki o ambiyanstan uzaklaşmak isteyen insanlar için bir nefes alma yeri haline geldiğini vurguladı.

“Gerçekten etkilendim”

Borzetti, bir yardım görevlisi olarak 6 Şubat depremleri sonrasındaki bu büyük yardım operasyonunda yer almanın nasıl olduğuna ilişkin şunları söyledi:

“Muhtemelen işimdeki en önemli deneyimlerden biriydi çünkü yıkım çok büyük, şehirler büyük olduğu, sarsıntıların üzerinden çok kısa zaman geçmesi nedeniyle durum çok karmaşıktı ve insanlar allak bullak olmuştu. Aileler yakınlarını arıyordu. Hemen çalışmalara başladık ama tabii İtalya’da yaşanan depremleri de gördüm, başka depremler de gördük, Haiti’de mesela. Ben Sri Lanka’daki tsunami felaketi sonrasında da oradaydım ama burada yıkımın büyüklüğünden gerçekten etkilendim. Meslektaşlarımızla karşılaştırmalar yaparken bu hepimizin vurguladığı bir şeydi.”

“Türk halkıyla güzel bir ilişkimiz vardı”

Deprem bölgesindeki insanlarla ilişkilerine değinen Borzetti, şu ifadeleri kullandı:

“Türk halkıyla çok güzel bir ilişkimiz oldu. Aynı şekilde Antakya halkıyla ve hatta sonradan sahra hastanemizi getiren gemimizin yanaştığı İskenderun insanıyla, İncirlik’te de havaalanında dönerken bile… Onlar yaşadıkları acıya ve korkuya rağmen size bir fincan çay, sıcak et sulu çorba ikramına ya da iki çift laf etmeye hep hazırdı. Tercümanlık yapabilen çok sayıda genç ekibimize gönüllü biçimde katkıda bulundular, iletişim kurmakta güçlük çektiğimiz yerel halkla anlaşmamızı sağladılar. Bu gençler, günlerce bizimle kalıp tercümanlık yaptı.”

Enkaz kaldırmanın çok zor, detaylı ve sabır gerektiren bir çalışma olduğuna dikkati çeken Borzetti, şunları kaydetti:

“2 kişiyi enkaz altından sağ çıkardık. Maalesef bazı cansız bedenleri de çıkarmak durumunda kaldık ama 2 kişiyi kurtardık. Bu tabii yaptığımız işe daha fazla anlam katıyor. Bu durumlar, size bunca emeğin, uyumadan geçen saatlerin, bu kadar çalışmanın ve kısa sürede dünyanın diğer tarafına gitmenin karşılığını veriyor. O elinden tutma, o gülümseme, yaptığınız işin karşılığını tamamen veriyor.”

Montanari: “Türk hükümeti bizi çok dostane şekilde karşıladı”

İtalya’nın, Hatay’ın Defne ilçesine gönderdiği ve daha sonra Türkiye’ye bağışladığı büyük sahra hastanesinin kurulumunda görev alan Sivil Savunma Sağlık Kaynakları Birimi Görevlisi Annalisa Montanari de depremle ilgili ilk bilgileri aldıktan sonra bölgede hastane kurmak için hazırlık yaptıklarını söyledi.

Montanari, “15 Şubat’ta tüm sağlık personeliyle Guardia di Finanza’nın (Mali Polis) 2 ATR uçağıyla yola çıktık ve havaalanına vardık. Türk hükümeti, bizi çok dostane şekilde karşıladı, pasaport ve diğer her şeyle girişi kolaylaştırdı. Akşam saatlerinde 2 otobüsle Antakya’nın Defne ilçesine vardık.” diye konuştu.

Hastaneleri için futbol sahası tahsis edildiğini, bunun da işlerini kolaylaştırdığını vurgulayan Montanari, “17’sinde sabah erkenden kurma operasyonuna başladık. Tesis, ameliyat yapabilme imkanı da sunan eksiksiz bir hastanedir. İçerisinde uzman sağlık personeli, cerrahlar, hemşireler ve anestezistler görev yapıyor. Yaklaşık 60 kişiydik, lojistik personeli olarak biz de vardık. İlk aşamada depremde yaralananların, daha sonra ise hayatta kalan ve sürekli bakıma ihtiyaç duyanların tedavilerini yaptık.” diye konuştu.

Montanari, sahra hastanelerine günde 200 kişinin başvurup tedavi gördüğü bilgisini vererek, şöyle devam etti:

“Bunlar solunum yolu hastalıklarından muzdarip bir dizi yaşlı insandı. Özellikle çocuklar hastalanıyordu çünkü artık evleri olmadığı için dışarıdaki düşük dereceli havanın da etkisiyle hastalananlar vardı. Ama çok güzel doğumlarımız da oldu, 30’un üstünde doğum yapıldı. Aralıksız çalışan bir ebemiz vardı. Bir tane daha getirttik. Ayrıca sezaryenler için bir ameliyathaneye daha ihtiyaç duyuluyordu. Hastanede bulaşıcı hastalıklar için ayrılmış bir çadırımız vardı, bunu değiştirerek jinekolojiye ayırdık çünkü bebek bekleyen ya da yenidoğanların durumunu izlememiz gereken çok sayıda vaka vardı.”

Türk yetkililerin kendilerini ziyaret ettiğini anlatan Montanari, “Halk, bizi her zaman çok iyi karşıladı. Zaten kampta da bize ellerinde ne varsa getirdiler. Örneğin meyve suları, kahve ikram ettiler, bize karşı çok şefkatliydiler. Ayrılmadan önce hastaneyi Türk hükümetine bağışlayabilmek için Türk hemşirelerle çalıştık, sonrasında hastane onlara bağışlandı.” diye konuştu.

Montanari, dil sıkıntısını ise zaman zaman akıllı tabletlerdeki çeviri uygulamalarıyla aştıklarını ve bir şekilde yerel halkla anlaşmanın yolunu bulduklarını belirterek, “İletişim, her daim biraz sorunlu oldu ama onlar bizi hep kolları açık şekilde karşıladı, hatta biz ayrılırken, arkamızdan gözyaşı döken birkaç kişi de gördüm.” dedi.

Türkiye’deki tecrübesi sırasında deprem bölgesinde alınan güvenlik önlemlerine de işaret eden Montanari, “Güvenlik açısından işimizi son derece güvenli ortamda yaptığımızı söylemeliyim. Türk meslektaşlarımızla, yerel yetkililerle hemen mükemmel bir diyalog kurduk. Ayrıca şehirde bize benzin konusunda yardımcı olanlar da vardı.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/italyan-sivil-savunma-gorevlileri-turkiyedeki-yardim-operasyonunu-anlatti/feed/ 0
Ankara’da kurulan Anda Derneği’nin kadın arama-kurtarma ekibi AFAD’dan akreditasyon aldı https://www.haber60.com.tr/ankarada-kurulan-anda-derneginin-kadin-arama-kurtarma-ekibi-afaddan-akreditasyon-aldi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-kurulan-anda-derneginin-kadin-arama-kurtarma-ekibi-afaddan-akreditasyon-aldi/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6295

ANKARA’da kurulan ve deprem, sel, yangın gibi afetlerde görev alan Anda Eğitim Araştırma Yardımlaşa ve Arama Kurtarma Derneği’nin, sadece kadınlardan oluşan 27 kişilik arama kurtarma ekibi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) akreditasyon alan ilk kadın arama-kurtarma ekibi oldu.

Anda Eğitim Araştırma Yardımlaşa ve Arama Kurtarma Derneği, kurulduğu 2016’dan bu yana Türkiye başta olmak üzere yardıma muhtaç coğrafyalarda faaliyet yürüttü. İlk dönemlerde sadece insani yardım faaliyetlerinde bulunan dernek, 2017’den bu yana da arama kurtarma ekipleriyle; deprem, sel, yangın gibi afetlerde görev aldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde de bölgede görev yapan dernek, sadece kadınlardan oluşan arama-kurtarma ekibi kurdu. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra doktor, öğretmen, memur gibi farklı meslek gruplarından oluşan 27 kişilik ekip, 28 Ocak’ta AFAD’dan ‘Hafif Seviye Arama Kurtarma Akreditasyonu’ aldı. Dernek bünyesinde eğitimleri tamamlandıktan sonra AFAD’da yapılan sınavı başarıyla geçen ekip, akreditasyon alan ilk kadın arama-kurtarma ekibi olma özelliğine sahip oldu.

‘FARKINDALIK AMACIYLA BU EKİBİ KURDUK’

Ekipte görev yapan üniversite öğrencisi Ayşenur Bergen, sadece kadınlardan oluşan bir ekibin kurulmasında iki etkenin olduğunu söyleyerek, “Kadın arama-kurtarma personelinin enkaz ya da diğer afetlerde aynı erkeklerin yaptığı gibi her işi yapabildiğini biz biliyoruz; ama bunun dışarıdan da görülmesini istedik. Aslında bir farkındalık amacıyla bu ekibi kurduk. Görev yaptığımız birçok afette karşımıza çıkan olaylar vardı. Bunlar da bizim bu ekibi kurmamıza ve sahada çalıştığımızı göstermemize vesile oldu. Annesi banyodayken depreme yakalanan bir evladın, ‘Annemi o şekilde çıkarmayın, onu kadın personel çıkarsın’ diye istekte bulunması, selde kıyafetleri çıkmış kadın cenazelerini ailelerin kadın personelin almasını istemesi bizim bu alanda var olan kadınların bir ekip olarak sınava girip akreditasyon alamıza neden oldu” diye konuştu.

AFAD’ın akreditasyon sınavını başarıyla geçtiklerini anlatan Bergen, “Kırıcı ve delici gibi ağır malzemelerle çalışıyoruz. Ağır jeneratörleri bir yerden bir yere taşımamız gerekiyor. Ekip halinde olduğumuzda bunların hepsini erkekler gibi rahatlıkla yapabiliyoruz. Akreditasyon sınavı ile de bunu göstermiş olduk” dedi.

‘DEPREMDE GÖREV ALDIK’

Ekipteki birçok kadının 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde de görev aldığını söyleyen Bergen, kendisinin onlardan biri olduğunu ve unutamadığı şeyler yaşadıklarını bildirdi. Bergen, depremin ilk gününde Hatay’da görev yapmaya başladığını belirterek, “Bir enkaza gittik ve orada ‘Saadet’ diye bir kız çocuğunu ve annesini kurtardık. Annesini çıkarmamız sabaha kadar süren bir çalışmayla mümkün olmuştu. Saadet’i çıkardığımızda, ‘Ben korkmuyorum ama annemi çıkarabilecek misiniz?’ diye sormuştu. Saadet, Suriye uyrukluydu. Biz ona üzerinde Türk bayrağı olan yeleklerimizden birini verdik. Onu giydikten sonra ‘Ben de Türk oldum’ dedi. Biz enkazdayken, ‘Yağmacılar gelebilir, dışarıdaki malzemelere dikkat edelim’ diye aramızda konuşurken Saadet de bizi duymuş olacak ki, dışarı çıktığında ‘Ben de polis olacağım ve sizi yağmacılardan kurtaracağım’ dedi. Bu dediği şey bizi çok etkilemişti. Çünkü bizim mazluma dokunduğumuz her el aslında Türk’ün bir yerlerde olduğunu gösteriyor” dedi.

Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Bergen, “Ülkemizde bu tür olaylar hiç bitmeyecek; çünkü deprem kuşağındayız. Sellerin de diğer afetlerin yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Ne kadar fazla eğitimli insan olursa işler o kadar hızlı yürüyor. O yüzden kadın personelin de bu işleri daha iyi yürütebilmek adına bu işlere başlaması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-kurulan-anda-derneginin-kadin-arama-kurtarma-ekibi-afaddan-akreditasyon-aldi/feed/ 0
6 Şubat depreminden sonra Bursa’da yeni hayat…Minibüste başladılar, iş yeri açtılar https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminden-sonra-bursada-yeni-hayat-minibuste-basladilar-is-yeri-actilar/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminden-sonra-bursada-yeni-hayat-minibuste-basladilar-is-yeri-actilar/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:39:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6286 6 Şubat depreminden sonra Bursa’da yeni hayat…Minibüste başladılar, iş yeri açtılar

Malatyalı depremzede çift, yeni hayatlarını Bursa’da kurdu

Asrın felaketinin yıldönümünde depremzede çift deprem sonrası yaşadıklarını anlattı

Yeşilyurt ilçesindeki evleri yıkılınca bir süre yakınlarının yanında yaşayan, ardından Bursa’ya göç edip ev kiralayan 3 çocuklu çift, minibüste başladıkları çi börek ve gözleme işini kiraladıkları dükkana taşıdı

BURSA – Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya’nın Yeşilyurt ilçesindeki evleri yıkıldığı için Bursa’ya göç eden Ergen ailesi, ilk başta minibüste başladıkları gözleme ve çi börek işini dükkan açarak büyüttüler.

Osman ve Zeynep Ergen ile 3 çocuğu, geçen yıl 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan evlerini terk etmek zorunda kalarak bir süre akrabalarının yanında barındıktan sonra nisan ayında Bursa’ya geldi. Osmangazi ilçesinde kiraladıkları evde yaşayan aile üyelerinden baba Osman Ergen, emekli olmadan önce yaptığı inşaat ustalığına dönmek istedi ancak sağlığı elvermediği için başka işleri araştırdı. El ele veren çift, eski bir minibüs satın alarak gözleme, çi börek, çay ve kahve yapıp satmaya başladı. Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi’nde yaklaşık 10 metrekare dükkan kiralayarak börekçiliği sürdüren çiftin çocukları da farklı işlerde çalışıyor.

49 yaşındaki Zeynep Ergen, daha önce hiç çalışmadığını, depremle hayatlarının kökten değişime uğradığını söyledi. Malatya’da yazları bahçede kendi ihtiyaçları için ekip biçmekle uğraştıklarını, kurslara katıldıklarını belirten Zeynep Ergen, “Bursa’ya taşınmak benim için çok zordu. Daha önce hiç çıkmadığım memleketimi, ailemi, komşularımı orada bıraktım. Buraya geldiğimde insanlar, evler yabancıydı. Bize her şey yabancıydı. Mecbur kaldık. Kimse kendi yurdundan gelmek istemez” şeklinde konuştu.

“Bu yaştan sonra ev hanımlığından iş hayatına geçiş yaptık”

Memleketini çok özlediğini, anıları aklına geldiğinde duygulandığını söyleyen Zeynep Ergen, “Tabi ki süreç bizim için de kolay olmadı. Depremden sonra kızımın arkadaşları bize yardımcı olmuşlardı. Onlar sayesinde burada ev tuttuk. Yoksa tutamazdık. Orada zaten eşyalarımız yoktu. Evimiz depremde yıkıldı, eşyalarımızı getiremedik. Öylece çıkıp geldik. Çocuklar evlenme yaşına geldi, onların eline de bakacak durumumuz yok. Eşim elindeki parayla minibüs aldı. Minibüste gözleme yapmaya başladık. Bir süre bu şekilde ilerledi, sonra buraya geldik. Mücadelemiz bu şekilde başladı. Bu yaştan sonra ev hanımlığından iş hayatına geçiş yaptık” dedi.

“Döndüğümde kendi şehrimi bulamayacağım”

Evlendikten sonra 31 yıl yaşadığı ilçeden ayrılmak zorunda kalmasının üzücü olduğunu kaydeden Ergen, “Geri dönmek isterim. Ama döndüğümde kendi şehrimi bulamayacağım. Komşularımı bulamayacağım. Kendi sokağımı göremeyeceğim. O yüzden gitmek istemiyorum. Ama tabi ki gitmek isterim” ifadelerini kullandı.

60 yaşındaki Osman Ergen ise Bursa’ya gelirken inşaat ustalığında kullandığı malzemeleri de getirdiğini ancak bu mesleğe devam edemediğini bildirdi. Ergen, eşinin börek ve gözleme yaptığını, kendisinin de çay servisi, bulaşık yıkama, kurulama gibi işlerde ona yardımcı olduğunu ifade etti.

“Malatya’da hiçbir şeyimiz yok, o yüzden geri dönme şansımız da yok”

Ellerindeki her şeyi enkaz altında bıraktıklarını ifade eden Ergen, “Depremden kurtulduktan sonra kızım Bursa’ya geldi. Üniversiteyi bitirmişti, boştaydı. Burada iş buldu. Diğer kızım ve oğlum da burada iş buldu. Daha sonra eşim, arkasından da ben geldim. Şu an Malatya’da hiçbir şeyimiz yok, o yüzden geri dönme şansımız da yok. Geçinmemiz için bir şeyler yapmamız lazım. Bu dükkanı tutmamıza yardım ettiler. Burada gözleme, tost ve börek yapıyoruz” dedi.

Hayat mücadelesi kaldığı yerden devam ediyor

Geleceğe baktıklarını ve bir şekilde hayatın devam ettiğini kaydeden Ergen, “Bir süre baldızımın evinde kaldık. Çocuklarımız işe girince ev tuttular. Büyük kızımız evlendi. İlk başta biz de minibüs alıp içini büfeye çevirdik. İşlerimiz iyi gitmedi. Soğuk havalarda da çok üşüyorduk. Eşimle ben birlikte çalışıyoruz. Sonra da bu dükkanın sahibi Sinan beyle tanıştık. Bize dükkanını açtı buraya taşındık. Bir şekilde çalışıyoruz” diye konuştu.

Kızlarından birinin mekatronik mühendisi, diğerinin elektrik teknikeri olduğunu aktaran Ergen, oğlunun ise kuaför dükkanında çalıştığını dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminden-sonra-bursada-yeni-hayat-minibuste-basladilar-is-yeri-actilar/feed/ 0
Türkiye Eczacılar Birliği, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6277 Türkiye Eczacılar Birliği, Kahamanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde, “Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, devlet kademelerinden, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından her bir vatandaşımıza kadar hiç kimsenin geri plana atmaması gereken öncelikli bir gerçektir. Kamu otoritesinden, sivil toplum örgütlerine, meslek birliklerinden vatandaşlarımıza kadar herkesin, geçmişteki acı tecrübeleri unutmadan, üzerine düşeni yerine getirmesi, depreme hazırlıklı olmak için topyekun bir çalışmayı başlatması, her şeyden önde gelen en acil zorunluluktur” açıklamasını yaptı.

Türkiye Eczacılar Birliği 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı. Depremde, 44 eczacı, 21 eczacılık fakültesi öğrencisi ve eczane teknisyeni ve Adıyaman Bölge Eczacı Odamızın Başkanı Eczacı Hüseyin Kemal Taş’ın hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, “Yaşamını yitiren meslektaşlarımızı, eczacılık fakültesi öğrencilerimizi, eczane teknisyenlerimizi bir kere daha saygı, minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz. Bu maksatla Ülke çapında faaliyet gösteren bütün meslektaşlarımız, bugün saat 11.00’de 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacaklar” denildi.

Türkiye Eczacılar Birliği’nin açıklaması şöyle:

“Bugün Cumhuriyet tarihimizin en kara, en acı günlerinden birinin yıl dönümü. Tam bir yıl önce 6 Şubat’ın o soğuk sabahında ateş, sadece düştüğü yeri yakmadı, 80 milyonluk bir ülkenin bütün fertlerini yaktı kavurdu. Yaralarımız hala iyileşmedi, acılarımız hala ilk günkü kadar taze.

Merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık ve Elbistan olan 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, son yüzyılda Türkiye’de yaşanan en yıkıcı ve etki alanı en geniş depremler olarak kayıtlara geçti. 11 ilimizi etkileyen, toplam 62 ilçe ve 10 bin 190 köyde yıkıma yol açan depremlerde 50 bini aşkın vatandaşımız yaşamını yitirdi. Depremde yaşamını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

Bu büyük afette, maalesef köklü meslek ailemizden de 44 meslektaşımızı, 21 eczacılık fakültesi öğrencimizi, eczane teknisyenlerimizi ve Adıyaman Bölge Eczacı Odamızın Kıymetli Başkanı Ecz. Hüseyin Kemal Taş’ı kaybetmenin acısını yaşadık. Yaşamını yitiren meslektaşlarımızı, eczacılık fakültesi öğrencilerimizi, eczane teknisyenlerimizi bir kere daha saygı, minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz. Bu maksatla, ülke çapında faaliyet gösteren bütün meslektaşlarımız, bugün saat 11.00’de 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacaklar.

TEB, DEPREMİN HEMEN ARDINDAN, TÜRKİYE’DEKİ TÜM BÖLGE ECZACI ODALARI VE 46 BİNİ AŞKIN MESLEKTAŞI İLE BERABER BİR SEFERBERLİK RUHUYLA HAREKET ETTİ”

Deprem bölgesine yardım için bütün halkımızın adeta çırpındığı bir ortamda, eczacılar depremin yaşandığı ilk günden itibaren, toplum sağlığı için en hızlı harekete geçen meslek gruplarının başında yer aldı. Türk Eczacıları Birliği, depremin hemen ardından, Türkiye’deki tüm Bölge Eczacı Odaları ve 46 bini aşkın meslektaşı ile beraber bir seferberlik ruhuyla hareket etti. İlk 2 saat içerisinde Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu Üyelerince oluşturulan “Afet Yönetimi Koordinasyon Merkezi” aracılığıyla bölgeye en hızlı şekilde yardım çalışmaları organize edilmeye başlandı.

Depremin ilk gün itibariyle Türk Eczacıları Birliği Gezici TIR Eczanesini en hızlı şekilde Kahramanmaraş’a sevk ettik ve depremin ilk günü itibariyle vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladık.

7 Şubat itibarıyla Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Gaziantep ve Adıyaman’da 5 konteyner eczanemizi hizmete başlattık ve sahra eczanelerimizin de hızla eklenmesiyle bu sayıyı 28 sahra eczanesine ulaştırdık. Bölgedeki ihtiyaçları gözeterek sahra eczanelerimizin konum bilgilerini sürekli güncelledik ve kamuoyuyla paylaştık.

Bölgelerdeki ilaç ve tıbbi malzemelerinin tedarikinin en hızlı şekilde sağlanması için Birliğimizin oluşturduğu dijital bir sistem aracılığıyla “Afet Yardım Kampanyası” başlattık. Bu şekilde, sahada oluşturulan ilaç dağıtım merkezlerimizdeki ilaç ve tıbbi malzeme sürekliliğini sağladık. Sahra eczanelerimizde depremzede vatandaşlarımızın ücretsiz eriştiği ilaç ve tıbbi malzemeler meslektaşlarımızın yaptıkları bağışlarla tedarik edildi.

500’Ü AŞKIN MESLEKTAŞIMIZIN ECZANESİ DE YIKILDI YA DA AĞIR HASAR GÖRDÜ”

Birliğimizin ve Bölge Eczacı Odalarımızın koordinasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından deprem bölgesine giden yaklaşık 5 bini aşkın gönüllü meslektaşımız, Gezici TIR Eczanemiz ve 28 adet sahra eczanemiz aracılığı ile depremin ilk gününden itibaren 74 gün boyunca kesintisiz ve ücretsiz olarak halkın ilaç eczacılık hizmetlerine erişimini sağladılar. Meslektaşlarımız, depremden etkilenen bölgelerdeki tüm yurttaşlarımızın acılarına ortak; ilaç ihtiyaçlarına çare oldular.

Hep birlikte yaşadığımız bu acı tecrübe, eczacıların olağanüstü koşullarda dahi nasıl hızlı, etkin ve organize hizmet sunabildiğini bir kez daha ortaya koydu. Hiç bir beklenti içinde olmaksızın sadece mesleki sorumlulukla ettiğimiz yeminin gereği vatandaşlarımızın yanında olduk.

Yaşanan büyük felaket, bu bölgede faaliyet gösteren eczanelerimizi de ciddi anlamda etkiledi. 500’ü aşkın meslektaşımızın eczanesi de yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Meslek örgütü olarak, depremden zarar gören meslektaşlarımıza ekonomik ve sosyal anlamda destekler sunduk.

DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK İÇİN TOPYEKUN BİR ÇALIŞMAYI BAŞLATMASI, HER ŞEYDEN ÖNDE GELEN EN ACİL ZORUNLULUKTUR”

Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, devlet kademelerinden, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından her bir vatandaşımıza kadar hiç kimsenin geri plana atmaması gereken öncelikli bir gerçektir. Kamu otoritesinden, sivil toplum örgütlerine, meslek birliklerinden vatandaşlarımıza kadar herkesin, geçmişteki acı tecrübeleri unutmadan, üzerine düşeni yerine getirmesi, depreme hazırlıklı olmak için topyekun bir çalışmayı başlatması, her şeyden önde gelen en acil zorunluluktur.

Türk Eczacıları Birliği olarak bu amaçla, depremin birinci yılında vatandaşlarımızın olası bir deprem felaketine karşı hazırlıklı olması için bir farkındalık çalışmasını da başlattık. Olası bir deprem sonrasında, ilk 72 saatte yardım ekipleri ulaşıncaya kadar hayati önem taşıyan acil durum çantalarının içeriğini gösteren “Acil Durum Çantasında Neler Olmalı?” afişlerini hazırladık ve ülke çapındaki bütün eczanelerimize dağıttık.

Yaşadığımız deprem tecrübeleri, afet öncesi önlemleri kadar afet sonrası hızlı ve etkili müdahale protokollerinin de ne kadar önemli olduğuna işaret ediyor. Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının olası bir afet sürecine ilişkin planlamalarını kapsayan bir kılavuz hazırlaması, organizasyon kabiliyeti açısından hayati önem taşıyor.

İLAÇ VE ECZACILIK ALANINDA DOĞAL AFETLERE VE RİSKLERİNE HAZIRLIK KILAVUZU”

Birliğimiz bu konuda hemen harekete geçti ve “İlaç ve Eczacılık Alanında Doğal Afetlere ve Risklerine Hazırlık Kılavuzu” başlıklı belgeyi hazırladı. Hazırlık kılavuzumuz Bölge Eczacı Odalarımız ile paylaşılarak etkinleştirildi.

Kılavuz hazırlanırken, yakın geçmişte yaşadığımız deprem, orman yangınları, sel felaketleri gibi acı tecrübelerden edinilen deneyimler, Uluslararası Eczacılık Federasyonumuz ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların hazırladığı bilgi, belge ve dokümanlar da gözetildi.

Ülkemizdeki tüm Bölge Eczacı Odalarımızın Başkanları ve yöneticileri ile sahada görev almak için çırpınan, topladığı yardımları bölgeye göndermek için çaba harcayan, hiçbir beklentisi olmadan sadece vatandaşlarımızın yaralarını sarmaya çalışan bütün Meslektaşlarımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyor, yaşadığımız felaket nedeniyle milletimize başsağlığı diliyoruz. Temenni ediyoruz ki, bir daha böyle büyük acılar yaşanmasın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-eczacilar-birligi-6-subat-depremlerinin-birinci-yil-donumunde-aciklama-yapti/feed/ 0
Depremzede Öğretmenler, Öğrencilerin Desteğiyle Acılarını Hafifletiyor https://www.haber60.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6274

GAZİANTEP’in Nurdağı ilçesinde yaşadıkları 6 Şubat 2023 depreminin ardından evlerini kaybeden öğretmenler Ahmet Çiçekdağ (42) ve eşi Derya Çiçekdağ’ın (39) yolu, Hatay’ın Antakya ilçesinden gelen öğretmen Özlem Bakbak (40) ile, İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda kesişti. Deprem nedeniyle yaşadığı şehri değiştirmek zorunda kalan depremzede öğretmenler, öğrencilerinin desteğiyle acılarını hafifletiyor.

İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda görev yapan İngilizce öğretmeni Derya Çiçekdağ, Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ ve Müdür Yardımcısı Özlem Bakbak, 6 Şubat depremi nedeniyle yaşadıkları şehirleri bırakmak zorunda kaldı. Geçen ekim ayında İzmir’e tayin olduklarını anlatan 1 çocuk annesi Derya Çiçekdağ, 14 yıl görev yaptığı Gaziantep’i çok zor terk ettiklerini belirterek yaşadıkları travmayı bir türlü atlatamadıklarının söyledi. Gaziantep’i memleketi gibi hissettiğini anlatan Çiçekdağ, “Nurdağı’nda markete gittiğimde cüzdanım bile olmasa sözüm yeterdi. Bir gece yattık, hepsini kaybettik. Sabah evimizin duvarları yıkılmıştı. Beni kedim uyandırdı. O olmasaydı gardırop üzerimize düşmüş olacaktı. O zaman kızım 8 aylıktı. Görümcem de bizimle kalıyordu. Evin duvarı ikiye ayrılmıştı. İçeri bir ışık geliyordu. Sadece bunu hatırlıyorum. Çocuğumu kucağıma alıp göğsüme yasladım. Eşim ‘korkma çıkacağız’ diye bağırıyordu. Ben de ‘ölümüz aynı yerden çıksın’ bari diye onu yanıma çağırdım. Apartman bir anda öne doğru eğildi. ‘Ahmet beşinci kattan düşüyoruz’ deyince eşim kapıyı zorlamayı bırakıp bize doğru koştu. Elimden tutup beni çekti. Kapıyı kırıp, dışarı çıktık ama deprem hala devam ediyordu. Kedimi kaybettim. Yan komşum ‘Ev yıkılıyor, bırak kediyi’ dedi. Üzerimdeki battaniyeyi alıp çıktım. Başka hiçbir şey alamadım. Çocuğum kucağımdaydı dışarısı mahşer alanı gibiydi. Yan duvarlardan betonlar üzerimize düşüyordu. Ama hiçbiri üzerimize denk gelmedi” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİN DESTEĞİYLE ZOR ZAMANLARI ATLATTIM’

Nurdağı’ndan çok zor ayrıldıklarını ancak çocuklarını düşünmek zorunda kaldıklarını dile getiren Derya Çiçekdağ, kayıplarının acısını Menderes’teki öğrencilerinin desteğiyle unutmaya çalıştığını dile getirip şöyle devam etti:

“Depremden sonra orada çalışan arkadaşlarımızla ‘Hiçbir yere gitmiyoruz, Nurdağı’nı yine Nurdağı yapacağız’ dedik. Sonra ölüm haberleri gelmeye başladı. Depremde, birçok öğretmen arkadaşımı kaybettim. 25 günlük bebeği olan ve çocuklarımızı birlikte büyüteceğiz, dediğim arkadaşlarımı kaybettim. Kasabımı, manavımı herkesi kaybettim. Orada artık bizi tanıyan kimse kalmadı. Yine de ‘Tayin istemeyeceğiz’ dedik ama duracak yer yoktu. Konteynerler ve çadırlar vardı. Az hasarlı bir ev tutup orada kaldık. Küçük çocuğum vardı ve psikolojim bozulmuştu. Eşimle Gaziantep’ten ayrılıp, iyileştikten sonra tekrar dönmeye karar verdik. İlk buraya geldiğimde, çocuklara ‘Yüzünüze baktığımda bazılarınız bana vefat eden öğrencilerimi hatırlatıyor. İçim ağlasa da sizlerle iyi olacağımı düşünüyorum, buraya yaralarımı sizlerle sarmaya geldim. Oradaki çocuklarla yaralarımı saramıyordum. Çünkü her biri ya annesini ya babasını ya da kardeşlerini kaybetmişti. Birbirimize bakıp ağlıyor, ders işleyemiyorduk. Oraya yeni öğretmenler atandı. İzmir’deki öğrencilerime ‘Oraya giden öğretmenler onların yarasını saracak, burada ise sizler benim yaramı saracaksınız’ dedim. Bana her zaman yanımda olacaklarını söylediler. Öğrencilerimin desteğiyle zor zamanları atlattım” dedi.

‘KESİN BİR GÜN GAZİANTEP’E DÖNERİZ’

Meslekte 13’üncü yılını geride bıraktığını anlatan Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ, canlarını, hayallerini ve umutlarını kaybettiklerini belirtip “Deprem sırasında ilk uyandığımda eşimle birbirimizin elini tuttuk. Sarsıntı şiddetlendi sonra durdu. Sonrasın da asıl daha büyüğü başladı. Dolaplar devrildi, ışıklar kesildi. Eşim yataktan düştü, çocuk düştü. Ben de hep bir umut ile ‘Dur kurtulacağız’ dedim. Duvarlar devrildi kolonlar yıkılmadığı için kurtulduk. Aşağıda bir curcuna vardı. Mahşeri yaşadık” diye konuştu. Oradan kopup tam anlamıyla buraya adapte olamadıklarını da kaydeden Çiçekdağ şunları söyledi:

“Biz, halen kendimizi orada görüyoruz. Çocuklara bakıyoruz, kaybettiklerimiz geliyor gözümüzün önüne. Aynı isimler onları hatırlatıyor. Şu an ‘Kesin bir gün Gaziantep’e döneriz’, diye düşünüyorum ama şartlar gösterecek. Oradan gelirken de hiç kolay olmadı. Mecbur kaldık. Ortaokul öğrencileri bize destek sağladı. Hepsi samimi. Bazıları sadece benimle şakalaşıp, beni rahatlatmaya çalıştı. Biz kendi içimizde o kadar büyük bir felaketi yaşadık ki çoğu zaman bir şey göremedik. Gülüyoruz ama eski gülmelerimiz kalmadı” dedi.

Şimdi bile öğrenciler sıra taşırken yaşanan sarsıntı nedeniyle deprem olduğunu zannedip, irkildiğini, bacaklarını boşaldığını belirtip, kendisini öğrencilerinin sakinleştirdiğini anlattı.

‘SALLANTIDAN AYAKTA DURAMIYORDUK’

Hatay’ın Antakya ilçesinde bulunan Şehit İlker Uylaş İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yaparken depremi yaşayan 18 yıllık öğretmen Özlem Bakbak da depremden sonra Çileme İlkokulu’nda müdür yardımcılığı yapmaya başladı. 15 yaşındaki Utku ve 12 yaşındaki Asya Dila’nın annesi Özlem Bakbak, o geceyi “Korkunç bir geceydi. Kayıplarımız oldu. 14 katlı bir apartmana 1,5 yıl önce taşınmıştık. Evin kredisini ödüyorduk. Her şey güzel gidiyordu. Gece sarsıntıyla uyandık. Koridora çıktık, dolap yatağa devrildi. Asma tavanlar dökülmeye başladı. 8’inci kattaydık. Sallantıdan ayakta duramıyorduk. Toz dumanın arasında kaldık. Dışarda şiddetli yağmur vardı. 3 gün arabada kaldık. Daha sonra Antakya’dan çıktık. İki araba 4 aile Ankara’ya gittik. İlk günden marketler yağmalandı. Yol kenarında üstü poşetlerle örtülü cesetler vardı” diye anlattı.

Ankara’da bir hafta kaldıklarını belirten Bakbak, “Kayınvalidem İzmir Menderes’te oturuyordu. Buraya geldik. Antakya’da doğdum. Üniversiteyi dahi orada okudum. Oradaki insanların şimdi de yardıma ihtiyacı var. Depremden bir ay sonra gidip özel eşyalarımı almak istedim. Ama bina çok kötü durumdaydı. Çok azını alabildik. 10 gün çadırda kaldık. Şimdi yardımlar da azaldı. 3 ay önce binamız yıkıldı” ifadelerini kullandı.

‘ÖĞRENCİLER ARASINDA MEKTUP ARKADAŞLIĞI BAŞLATTIK’

Çileme İlkokulu ile Şehit İlker Uylaş İlkokulu öğrencileri arasında mektup arkadaşlığı projesini başlatan Bakbak şunları anlattı:

“Benim öğrencilerim şu an ikinci sınıfta orda. Mektup arkadaşlığı başlattık. Onlar tek tek bize mektup yazdı biz de onlara yazdık. Bunu Deniz Yıldızı Projesi’ne çevirelim diye düşündük. 1 haftalığına onları İzmir’e davet ettik. Ancak kış mevsimi nedeniyle ileri bir tarihe erteledik. Mektuplarda çok güzel duygular var. Kaldıkları yerleri anlatmışlar. Kampta, çadırda kalanlar var. Mektupları okurken duygulandık. Ama bir nebze de olsa onlara destek olmak istedik.”

?

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremzedeleri Antalya’da Bir Araya Geldi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremzedeleri-antalyada-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremzedeleri-antalyada-bir-araya-geldi/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:12:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6268

KAHRAMANMARAŞ merkezli ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan depremlerin 1’inci yıl dönümünde depremzedeler Antalya’da bir araya gelerek 11 il için gökyüzüne dilek feneri bıraktı. Depreme ailesiyle yakalanan Bülent Yıldız,  “Bu korku hala içimizde var. Hiç bitmeyecek. Acılarımız hiç bitmeyecek. Bizim için bugün belki 6 Şubat yıl dönümü ama bizim için her gün 6 Şubat. Biz yaşamıyoruz artık” dedi.

Antalya’da, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler anıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği Hatay’dan gelen Depremzedeler İnisiyatifi ‘Umudumuza ışık ol’ sloganıyla Karaalioğlu Parkı Kültür Merkezi önünde gece saatlerinde bir araya geldi. Kültür Merkezi önünde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, yaktıkları ateş önünde bir süre bekledi. Depremzedeler, saygı duruşunda bulunduktan sonra İstiklal Marşı’nı okurken, saatler 04.17’yi gösterdiğinde ise depremden en fazla etkilenen 11 il için 11 dilek feneri yakarak gökyüzüne bıraktı.

‘YALNIZ OLMADIKLARININ HATIRLATILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’

Hatay’dan Gelen Depremzedeler İnisiyatifi Grubu sözcülerince okunan basın metninde şu ifadeler yer aldı:

“6 Şubat 2023 günü saat 04.17 havanın soğumaya başladığı, bir neşe, huzur sarmalında tamamlanan günün gecesinde, Antakya, Hatay ve deprem bölgesinin tamamı için hayat, tamamen normale dönülmesi için seneler gerekecek ölçüde değişti. İlerleyen günlerde tüm kentte yıkım şirketleri eliyle başlayan, hız baskısı altındaki enkaz kaldırma süreçleri, Antakya’nın gökyüzünü, gece- gündüz kaybolmayan bir toz bulutuyla kapladı. Tamamen yıkılmış ve ağır hasarlı yapıların kaldırılmasını, orta hasarlı yapıların yıkımı izledi. Depremin birinci yıl dönümünde Antakya ve Hatay halkı olarak öncelikli beklentimiz, depremin ilk gününden itibaren devletin tüm kademelerinin, depremin neden bu kadar büyük bir yıkıma neden olduğunu ve bir yıl içinde neler yapılacağına yönelik beyanlarının hangi oranda gerçekleştiğine dair bir özeleştiriyi de içeren raporun kamuoyuna açıklanması. Bu açıklamanın, Antakya ve Hatay’ın bundan sonraki iyileşme sürecinin şeffaf bir şekilde ilerlemesinin başlangıcı olması, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki eşgüdüm ve bağın sağlıklı şekilde inşa edilmesini bekliyoruz. Bundan tam bir yıl önce depremi en ağır haliyle yaşamış ve o günden itibaren sürecin en ağır artçı etkilerini yaşamaya devam eden Antakyalılara kadim yaslarında ve yaşadıkları güçlüklerde yalnız olmadıklarının hatırlatılması büyük bir önem taşıyor. Önce yasımız, sonra umudumuz ortaklaşsın.”

‘ACIMIZ HALA İLK GÜNKÜ GİBİ’

Hatay’da depreme yakalanan ve 3 saat sonra enkaz altından çıktığını belirten Deniz Mısırlı, “Göçük altındaydım ve 3 saatten sonra çıkabildik. Depreme Hatay Antakya’da yakalandım. Kötü bir durum, tarifi yok. Hala geçmiyor. Bu ateş yanıyor ama bizim içimiz daha çok yanıyor. Kayıplarımız çok, acımız hala ilk günkü gibi. Ailede şu anda kaybımız 150 kişi. Bizim bildiğimiz kadar” dedi.

‘ŞEHRİMİZ ÖLDÜ’

Acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu kaydeden depremzede Hasan Haydaroğlu, “Yıllar geçse de unutulmayacak bir şey. Şehrimiz öldü. Yıllar geçse bile hiç unutulmayacak. Arkadaşlarımız öldü. Okuduğumuz okul, yürüdüğümüz sokaklar, altında serinlediğimiz ağaçlar bile öldü. Hiçbir zaman unutulmayacak” diye konuştu.

‘DEPREMİN 11 İLDE OLDUĞUNU 4- 5 GÜN SONRA ÖĞRENDİK’

Hala depremi hissettiklerine dikkati çeken Bülent Yıldız, “Bir hafta önce bir deprem olmuştu. Yani bayağı sallandık. Ondan sonra çocuklarıma, eşime ‘çok büyük bir deprem olacak’ dedim. ‘Sakın ola ki kimse merdivenlere koşmasın. Koltukların orada hepimiz toplanalım’ diye uyardım. Bir hafta sonra deprem olduğunda zaten eşimle beraber ayaktaydık. Evimizde beslediğimiz kedimiz bizi uyandırdı. Kanepelerin orada çocuklarla birbirimize sarıldık. O anda bina bir sağa bir sola doğru gidip geldi. Yaklaşık 45 saniye sonra alttan vurunca bizim üst çöktü. Aşağı indiğimizde biz sadece bizim evde zannettik. Aşağıdaki manzarayı görünce bir de karanlık, yağmur, eksi 4 dört derece. Araca binen oluyor. Aracın içine binenler oluyor ama üstüne bir şeyler düşüyordu. Yani biz depremin büyüklüğünü sabah 07.00- 07.30 sıralarında ancak anlayabildik. Bu sefer zannettik ki sadece bizim mahalle ama bütün Türkiye’de 11 ilde olduğunu 4- 5 gün sonra öğrendik” dedi.

‘ÖYLE BİR ACI TARİF EDİLMEZ’

Yıldız, “Kızım çığlıklar atıyordu, oğlum çığlıklar atıyordu. Yani ‘biz öldük’ diyoruz. Bina çöktü, çökecek durumdaydı. Kafamı böyle yukarı kaldırdığım zaman o darbe vurduğu zaman karşıdaki duvarın çatladığını gördüm. Gardıroplar, buzdolabı her şey yerle birdi. Bir sürü kayıplarımız oldu. Allah bu acıyı ne bize, ne düşmanıma hiç kimseye yaşatmasın? Çok büyük bir acı. Hala onu hissediyoruz, bu acıyı. Hep de içimizde kalacak. Hiçbir zaman unutmayacağız bunu. Burada evdeyken bile her an sanki deprem olacakmış gibi yaşıyoruz. Yani bu korku hala içimizde var. Hiç bitmeyecek. Acılarımız hiç bitmeyecek. Bizim için bugün belki 6 Şubat’ın yıl dönümü ama bizim için her gün 6 Şubat. Biz yaşamıyoruz artık. Belki de hepimiz öldük ama bazılarımızı gömdüler. Yani öyle bir acı tarif edilmez. Çok büyük bir acıydı, çok çok acı” diye konuştu.

Hatay’dan Gelen Depremzedeler İnisiyatifi olarak toplanan grup açıklamaların ardından yaktıkları ateş etrafında bir süre daha bekledikten sonra dağıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremzedeleri-antalyada-bir-araya-geldi/feed/ 0
İstanbul’da Deprem Sonrası Tetiklenen Heyelan Tehlikesi İzleniyor https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelan-tehlikesi-izleniyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelan-tehlikesi-izleniyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6262 İSTANBUL Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm tarafından yürütülen, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi NATO ve TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Projeyle deprem sonrasında tetiklenen heyelanlar ve risk noktaları belirlendi.

Elde edilen bulguların AFAD’A ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılmasıyla deprem ve heyelan meydana gelen bölgede ölümleri en aza indirecek gerekli tedbirleri almak amaçlanıyor.

Prof. Dr. Tolga Görüm, Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’ye yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. 3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. şeklinde konuştu.

Görüm, İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece Küçükçekmece bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var. dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi üzerinde çalışıyor.

Bu projeyle depremlerin ardından meydana gelen heyelanlar tespit ediliyor. Proje kapsamında heyelanların haritalanması, uydu teknolojileriyle izlenmesi, gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği alanların belirlenmesi ve modellenmesi üzerine çalışmalar yürütülüyor. Çalışmalar sonucu elde edilen bulguların AFAD’a ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılarak, deprem bölgelerinde alınması gereken tedbirler konusunda çalışma yürütülmesi amaçlanıyor.

Depremler sonrası oluşan heyelanlar doğalgaz boru hatları, elektrik hatları, barajlar gibi kritik yerleri etkiliyor. Şimdiye dek yürütülen çalışmalarda 3 bin 670 adet heyelan belgelendiğini belirten Görüm, depremlerin tetiklediği heyelanlar sonucu 100’e yakın kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

NATO ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin ortakları arasında, İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), University of Twente, METU, MIT Lincoln Laboratory, Abdul Wali Khan Üniversitesi ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yer alıyor.

PROJENİN ANA AMACI DEPREM SONRASI TETİKLENEN HEYELANLAR

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm Projemiz NATO tarafından desteklenen bir proje. Aynı zamanda TÜBİTAK desteğimiz de var bu proje kapsamında. İki projeyle destekleniyor.

Projenin ana amacı deprem sonrası tetiklenen heyelanlar. Çünkü bildiğiniz gibi deprem sadece ev ve alt yapıda değil dağlık alanları da sarstığı için, bütün topografyayı etkilediği için, birçok heyelan gerçekleştiriyor. Depremlerin ikincil etkilerinden bir tanesi. Proje kapsamında özellikle kritik yapılar için örneğin, yerleşim alanları, doğalgaz boru hatları, elektrik hatları ya da barajlar yollar gibi kritik alanlarda deprem sonrası oluşan heyelanların haritalanması, bu heyelanların uydu teknolojileriyle izlenmesi, saha çalışmalarıyla izlenmesi ve gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği veya bunların ürettiği moloz veya moloz akmaları gibi ikincil etkileriyle yağışlar sonrası gelişen alanlarda bunları belirlemek, bunları modellemek bunların tahmini üzerine bir proje yürütüyoruz dedi.

TOPLAM 3 BİN 670 ADET HEYELAN BELGELEDİK

6 Şubat depremleri sonrası yürüttükleri çalışmalara değinen Görüm, Biz depremden hemen sonra bölgede çalışmalar yürütmeye başladık. Açıkçası bütün arama kurtarma işlemleri bittikten sonra biz sahaya ulaştık. Mart ayının başlangıcından Haziranda da aynı şekilde haritalama işlemlerimizi ve uzaktan algılama teknolojilerini ve insansız hava araçlarını da kullanarak hem de birebir gözlemler yaparak, toplam 3 bin 670 adet heyelan belgeledik. Bunları diğer kurum ve kuruluşlarla açık bir şekilde paylaştık ve yayına dönüştürdük bu işlemleri belgeledikten sonra şeklinde konuştu.

HEYELANIN ÜZERİNDE 480 METREYE KADAR YER DEĞİŞTİRME SÖZ KONUSU

Görüm, Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’e yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. Özellikle Doğanşehir’de farklı alanlarda, farklı yerlerde, dağlık bölgelerde, örneğin Kahramanmaraş Ekinözü’nde 8 kişinin yaşamını yitirdiği bir heyelan var. Belli bölgelerde de doğrudan yerleşimi etkilediği hatta Doğanşehir’de Karanlıkdere’de özellikle bir köyde 15-20 haneyi etkileyen, bir köyü tamamen ortadan kaldıran, bir okulu tamamen ortadan kaldıran bir heyelan var. Onlarda da mesela sevindirici bir şekilde can kaybı yok. Onlarda 40’ncı saniyesinde başlamış, bütün evleri yıkılmış heyelan nedeniyle. Heyelan üzerinde yaklaşık 480 metreye yakın yer değiştirme söz konusu. 40’ncı saniyesinden itibaren olduğu için depremin ilk anında evlerinden kaçmışlar. Bu bölgelerin birçoğu heyelanlar aktif olduğu için tehlike arz ettiği için yerleşime kapatıldı, artık bu alanlarda kimse oturmuyor. Büyük heyelanların çoğu Malatya Doğanşehir, Adıyaman, Çelikhan, Tut, Yarpuzlu ve diğer köyleri çok yoğun şekilde etkilenen alanlar var, Sinci’ye doğru olan kısımlar var. Büyük heyelanlarımızın birçoğu burada. Gaziantep’te örneğin bir heyelan set gölümüz var. Bunun dışında bölgede aslında bu deprem göründüğünün aksine neredeyse geçmişte katastrofik büyük dini olaylarda bile Nuh Tufanı gibi benzer olaylarda abartılabilecek bir boyutu da vardı. Çünkü bir günde 2 büyük deprem gerçekleşti. Bunlar birçok heyelanı tetikledikleri gibi, bu alanda daha sonra 14 Mart’ta başlayıp 15 Mart’ta devam eden aşırı yağışlarla ki, son 20 yılın en yüksek yağışı bu, o yağışlarla birlikte yaklaşık 20’nin üzerinde 23 kadar vatandaşımız hayatını kaybetti. Bunlar moloz akmaları dediğimiz, çoğu yerde sel taşkın gibi tabir edilen ama bu bölgede özellikle Adıyaman Tut’ta heyelanların ortaya çıkardığı, deprem sonrasında tetiklenmiş malzemelerin moloz akmasına dönüştüğü yerlerde. Örneğin Tut’ta 4 vatandaşımız hayatını kaybetti dedi.

DEPREMLER UZUN SÜRECEK BİR TEHLİKE ZİNCİRİNİ BAŞLATIYOR

Görüm, 3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak, hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. Bilinen bir realite var. Deprem 2 dakikaya yakın sürdü. Bu depremlerin anlık etkilerinin dışında uzun süre bir tehlike zincirini de başlatıyor. Bu tip heyelanlar ve büyük çatlak sistemlerine bağlı deformasyonlar ve bunun dışında da bu deformasyonların yanı sıra, özellikle tarımsal alanda etkilenebilecek ortaya çıkan moloz akmalarıyla hem yer fıstığı hem de badem gibi ağaçların yetiştirildiği Adıyaman, Gaziantep ve kuzey alanlarında tarımın da nasıl etkilendiği bizim için önemli. Çadır alanlarının veya geçici yerleşim yerlerini tahsis edildiği noktalarda bizim projemizin ana kapsamı da bu. Bu projenin öyle bir çıktısı da var. Halkı bilinçlendirmek için özellikle QR kodlarıyla birlikte AFAD ile ortak bir şekilde çadırların nerelere konuşlandırılması gerektiği, onları bekleyen tehlikeler nelerdir Erken uyarı sistemleri geliştirmeye çalıştığımız için bu tip afetlerin tabii ki bu etkileri her ne kadar geçici olsa bile, gelecekte ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için bunların çıktıları ve bizim için en büyük öğrenme vakalarından bir tanesi. Çünkü bu tip olaylardan biz öğrenip gelecekte potansiyel olan olaylara nasıl bunu uygulayabiliriz bunu aktarmaya çalışıyoruz şeklinde konuştu.

İSTANBUL’DA 7 BİNE YAKIN AKTİF HEYELAN SAHASI VAR

İstanbul’da 7 bin adet aktif heyelan sahası olduğunu belirten Görüm, İstanbul bildiğiniz gibi büyük bir depremi bekliyor. İstanbul’da bu deprem sonrasında bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yürüttüğü birtakım çalışmaları var. İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece, Küçükçekmece; bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelan-tehlikesi-izleniyor/feed/ 0
İstanbul’da deprem sonrası tetiklenen heyelanlar izleniyor https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor-2/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor-2/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6256

İSTANBUL Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm tarafından yürütülen, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi NATO ve TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Projeyle deprem sonrasında tetiklenen heyelanlar ve risk noktaları belirlendi. Elde edilen bulguların AFAD’A ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılmasıyla deprem ve heyelan meydana gelen bölgede ölümleri en aza indirecek gerekli tedbirleri almak amaçlanıyor. Prof. Dr. Tolga Görüm, “Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’ye yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. 3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. ” şeklinde konuştu. Görüm, “İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece Küçükçekmece bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi üzerinde çalışıyor. Bu projeyle depremlerin ardından meydana gelen heyelanlar tespit ediliyor. Proje kapsamında heyelanların haritalanması, uydu teknolojileriyle izlenmesi, gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği alanların belirlenmesi ve modellenmesi üzerine çalışmalar yürütülüyor. Çalışmalar sonucu elde edilen bulguların AFAD’a ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılarak, deprem bölgelerinde alınması gereken tedbirler konusunda çalışma yürütülmesi amaçlanıyor. Depremler sonrası oluşan heyelanlar doğalgaz boru hatları, elektrik hatları, barajlar gibi kritik yerleri etkiliyor. Şimdiye dek yürütülen çalışmalarda 3 bin 670 adet heyelan belgelendiğini belirten Görüm, depremlerin tetiklediği heyelanlar sonucu 100’e yakın kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. NATO ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin ortakları arasında, İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), University of Twente, METU, MIT Lincoln Laboratory, Abdul Wali Khan Üniversitesi ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yer alıyor.

“PROJENİN ANA AMACI DEPREM SONRASI TETİKLENEN HEYELANLAR”

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm  “Projemiz NATO tarafından desteklenen bir proje. Aynı zamanda TÜBİTAK desteğimiz de var bu proje kapsamında. İki projeyle destekleniyor. Projenin ana amacı deprem sonrası tetiklenen heyelanlar. Çünkü bildiğiniz gibi deprem sadece ev ve alt yapıda değil dağlık alanları da sarstığı için, bütün topografyayı etkilediği için, birçok heyelan gerçekleştiriyor. Depremlerin ikincil etkilerinden bir tanesi. Proje kapsamında özellikle kritik yapılar için örneğin, yerleşim alanları, doğalgaz boru hatları, elektrik hatları ya da barajlar yollar gibi kritik alanlarda deprem sonrası oluşan heyelanların haritalanması, bu heyelanların uydu teknolojileriyle izlenmesi, saha çalışmalarıyla izlenmesi ve gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği veya bunların ürettiği moloz veya moloz akmaları gibi ikincil etkileriyle yağışlar sonrası gelişen alanlarda bunları belirlemek, bunları modellemek bunların tahmini üzerine bir proje yürütüyoruz” dedi.

“TOPLAM 3 BİN 670 ADET HEYELAN BELGELEDİK”

6 Şubat depremleri sonrası yürüttükleri çalışmalara değinen Görüm, “Biz depremden hemen sonra bölgede çalışmalar yürütmeye başladık. Açıkçası bütün arama kurtarma işlemleri bittikten sonra biz sahaya ulaştık. Mart ayının başlangıcından Haziranda da aynı şekilde haritalama işlemlerimizi ve uzaktan algılama teknolojilerini ve insansız hava araçlarını da kullanarak hem de birebir gözlemler yaparak, toplam 3 bin 670 adet heyelan belgeledik. Bunları diğer kurum ve kuruluşlarla açık bir şekilde paylaştık ve yayına dönüştürdük bu işlemleri belgeledikten sonra” şeklinde konuştu.

“HEYELANIN ÜZERİNDE 480 METREYE KADAR YER DEĞİŞTİRME SÖZ KONUSU”

Görüm, “Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’e yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. Özellikle Doğanşehir’de farklı alanlarda, farklı yerlerde, dağlık bölgelerde, örneğin Kahramanmaraş Ekinözü’nde 8 kişinin yaşamını yitirdiği bir heyelan var. Belli bölgelerde de doğrudan yerleşimi etkilediği hatta Doğanşehir’de Karanlıkdere’de özellikle bir köyde 15-20 haneyi etkileyen, bir köyü tamamen ortadan kaldıran, bir okulu tamamen ortadan kaldıran bir heyelan var. Onlarda da mesela sevindirici bir şekilde can kaybı yok. Onlarda 40’ncı saniyesinde başlamış, bütün evleri yıkılmış heyelan nedeniyle. Heyelan üzerinde yaklaşık 480 metreye yakın yer değiştirme söz konusu. 40’ncı saniyesinden itibaren olduğu için depremin ilk anında evlerinden kaçmışlar. Bu bölgelerin birçoğu heyelanlar aktif olduğu için tehlike arz ettiği için yerleşime kapatıldı, artık bu alanlarda kimse oturmuyor. Büyük heyelanların çoğu Malatya Doğanşehir, Adıyaman, Çelikhan, Tut, Yarpuzlu ve diğer köyleri çok yoğun şekilde etkilenen alanlar var, Sinci’ye doğru olan kısımlar var. Büyük heyelanlarımızın birçoğu burada. Gaziantep’te örneğin bir heyelan set gölümüz var. Bunun dışında bölgede aslında bu deprem göründüğünün aksine neredeyse geçmişte katastrofik büyük dini olaylarda bile Nuh Tufanı gibi benzer olaylarda abartılabilecek bir boyutu da vardı. Çünkü bir günde 2 büyük deprem gerçekleşti. Bunlar birçok heyelanı tetikledikleri gibi, bu alanda daha sonra 14 Mart’ta başlayıp 15 Mart’ta devam eden aşırı yağışlarla ki, son 20 yılın en yüksek yağışı bu, o yağışlarla birlikte yaklaşık 20’nin üzerinde 23 kadar vatandaşımız hayatını kaybetti. Bunlar moloz akmaları dediğimiz, çoğu yerde sel taşkın gibi tabir edilen ama bu bölgede özellikle Adıyaman Tut’ta heyelanların ortaya çıkardığı, deprem sonrasında tetiklenmiş malzemelerin moloz akmasına dönüştüğü yerlerde. Örneğin Tut’ta 4 vatandaşımız hayatını kaybetti” dedi.

“DEPREMLER UZUN SÜRECEK BİR TEHLİKE ZİNCİRİNİ BAŞLATIYOR”

Görüm, “3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak, hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. Bilinen bir realite var. Deprem 2 dakikaya yakın sürdü. Bu depremlerin anlık etkilerinin dışında uzun süre bir tehlike zincirini de başlatıyor. Bu tip heyelanlar ve büyük çatlak sistemlerine bağlı deformasyonlar ve bunun dışında da bu deformasyonların yanı sıra, özellikle tarımsal alanda etkilenebilecek ortaya çıkan moloz akmalarıyla hem yer fıstığı hem de badem gibi ağaçların yetiştirildiği Adıyaman, Gaziantep ve kuzey alanlarında tarımın da nasıl etkilendiği bizim için önemli. Çadır alanlarının veya geçici yerleşim yerlerini tahsis edildiği noktalarda bizim projemizin ana kapsamı da bu. Bu projenin öyle bir çıktısı da var. Halkı bilinçlendirmek için özellikle QR kodlarıyla birlikte AFAD ile ortak bir şekilde çadırların nerelere konuşlandırılması gerektiği, onları bekleyen tehlikeler nelerdir? Erken uyarı sistemleri geliştirmeye çalıştığımız için bu tip afetlerin tabii ki bu etkileri her ne kadar geçici olsa bile, gelecekte ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için bunların çıktıları ve bizim için en büyük öğrenme vakalarından bir tanesi. Çünkü bu tip olaylardan biz öğrenip gelecekte potansiyel olan olaylara nasıl bunu uygulayabiliriz bunu aktarmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL’DA 7 BİNE YAKIN AKTİF HEYELAN SAHASI VAR”

İstanbul’da 7 bin adet aktif heyelan sahası olduğunu belirten Görüm, “İstanbul bildiğiniz gibi büyük bir depremi bekliyor. İstanbul’da bu deprem sonrasında bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yürüttüğü birtakım çalışmaları var. İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece, Küçükçekmece; bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor-2/feed/ 0
Deprem Felaketinin Yıl Dönümünde Federasyonlar ve Kulüplerden Anma Mesajları https://www.haber60.com.tr/deprem-felaketinin-yil-donumunde-federasyonlar-ve-kuluplerden-anma-mesajlari/ https://www.haber60.com.tr/deprem-felaketinin-yil-donumunde-federasyonlar-ve-kuluplerden-anma-mesajlari/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6253

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen, birçok ilde yıkıcı etkiler gösteren depremlerin yıl dönümünde federasyonlar ve kulüpler, resmi internet siteleri ile sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hayatını kaybedenleri andı.

Federasyonlar ve bazı spor kulüpleri tarafından yapılan 6 Şubat mesajları şöyle:

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU:

“6 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ilimizde yıkıcı izler bırakarak ülkemizi yasa boğan deprem felaketinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.”

TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU:

“Unutmadık, unutmayacağız. 6 Şubat depremlerinde kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.”

TÜRKİYE BASKETBOL FEDERASYONU:

“Tam bir yıl önce, Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler 11 şehrimizde milyonlarca vatandaşımızı etkileyerek, on binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Hafızalarımıza büyük bir acıyla kazınan 6 Şubat 2023, sadece bir yas gününü değil; halkımızın dayanışma ve yardımseverlik ruhunu da temsil etmektedir. Deprem felaketlerinin ardından ülkemizin dört bir yanında başlatılan yardım seferberliklerinde basketbol camiamız da örnek bir duruş sergilemiştir. Federasyonumuz, kulüplerimiz, sporcularımız, sponsorlarımız, taraftarlarımız kısacası basketbolumuzun bütün paydaşları tek vücut olarak birbirinden kıymetli projeler üretmiştir. Geçtiğimiz yıl; AFAD iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Basketköy” ile ailelere geçici bir yuva olmayı, depremin etkilediği şehirlerde gerçekleştirdiğimiz 12 DABO etkinlikleri ile yüzlerce çocuğumuzu sporun iyileştirici gücüyle tanıştırmayı amaçladık. Basketbolseverler tarafından bize emanet edilen yardımları deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık, liglerimizde oynanan karılaşmalar öncesi toplanan oyuncaklarla depremzede çocukların gülümsemesine vesile olmaya çalıştık. Basketbol ailemizin bütün fertlerine destekleri için bir kez daha şükranlarımı sunuyor, böyle büyük bir camianın parçası olmaktan onur duyuyorum. Bugün de tıpkı geride bıraktığımız yılda olduğu gibi hepimizin kalbi depremden etkilenen yurttaşlarımız için çarpmaktadır. Ülkemizi vuran bu büyük felaketin yaralarını sarmak için daha yapacak çok işimiz olduğunu biliyoruz. Bu amaçla, hep birlikte ve dayanışma içinde çalışmaya devam edeceğiz. 6 Şubat 2023 deprem felaketlerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, acılı ailelere ve milletimize tekrar tekrar sabır diliyorum.”

FENERBAHÇE:

“Acı Felaketin 1. Yılı: “Unutmadık, Unutmayacağız” Tarihin en büyük felaketlerinden biri olan Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizi etkileyen acı depremin üzerinden bugün tam 1 yıl geçti. Kaybettiğimiz canlarımızın mekanları cennet olsun. Ülkemizin başı sağ olsun. Nasıl ki tarihimizin en acı günlerinde yaralarımızı birlikte sarmak için var gücümüzle çalıştıysak, bugün de yarın da çalışmaya devam edeceğiz. Yitip giden canlarımızı unutmayacak, gelecek hayali kuran çocuklarımızı ve binlerce insanımızı yalnız bırakmayacağız.”

GALATASARAY:

“5 yaşındaki çocuklar okula başladı, nişanlılar evlendi, askerler tezkere aldı, anneler bebeklerini kucakladı; dile kolay, tam bir sene oldu bugün. Önce 65 ardından 45 saniye içinde olup bitti her şey. Gerisi karanlık, toz ve toprak. Bugün, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümü. Acımız hala taze, merhem olmak için gayret büyük. Depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sonsuz sabır, geride kalıp sevdikleri için yaşama tutunmak zorunda olanlara kuvvet diliyoruz. Galatasaray burada, sizi hiç unutmadık ve asla unutmayacağız.”

BEŞİKTAŞ:

“Unutmadık. Unutmayacağız. Geçtiğimiz yıl yaşanan büyük felaketin yıl dönümünde, yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sonsuz sabır diliyoruz. Beşiktaş JK olarak depremden etkilenen tüm vatandaşlarımızın her zaman yanında olacağımızı belirtir, bu acıların bir daha yaşanmamasını temenni ederiz.”

TRABZONSPOR: .

“6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 ilimizi etkileyen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, bu acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.”

HATAYSPOR:

“Hayaller enkaz altında kalsada bu şehrin ışıklarını bir daha yakacağız. 06.02.2023 – 4: 17. Unutmayacağız.”

GAZİANTEP FK:

“O gün yaşanılan acılar hiçbir zaman unutulmayacak! 6 Şubat 2023 tarihinde asrın felaketi olarak nitelendirilen ve şehrimizi de derinden etkileyen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Unutmayacağız.”

SİVASSPOR:

“6 Şubat 2023’te yaşadığımız deprem felaketi, yüreklerimizde derin izler bıraktı. Kaybettiklerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Allah bir daha ülkemize, milletimize böyle acılar yaşatmasın.”

İSTANBULSPOR:

“Unutmayacağız, unutturmayacağız! Birleşerek, güçlenerek, el ele, kol kola, kalp kalbe olağız, yaralarımızı hep birlikte sarmaya devam edeceğiz. Asrın felaketinin 1. yıl dönümünde kaybettiğimiz tüm canlarımızı rahmetle ve özlemle anıyor, milletimize bir kez daha başsağlığı diliyoruz.”

BAŞAKŞEHİR FK:

“Unutmayacağız. 6 Şubat depremlerinin birinci yılında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.”

ADANA DEMİRSPOR:

“Unutmadık, unutamayız. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.”

ANKARAGÜCÜ:

“6 Şubat 2023. Unutmadık. 6 Şubat depreminde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyoruz.”

KONYASPOR:

“Unutmayacağız. 6 Şubat 2023 tarihinde 10 ilimizi etkileyen depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, bu acıların bir kez daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.”

KASIMPAŞA:

“Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve birçok ilde yaşanan şiddetli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.”

SAMSUNSPOR:

“6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Ülkemizin başı sağ olsun. Unutmadık, unutmayacağız.”

ANTALYASPOR:

“Acımız ilk günkü gibi. Unutmadık, unutmayacağız”

FATİH KARAGÜMRÜK:

“Geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 11 ilimizi etkileyen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına sonsuz sabırlar diliyoruz.”

ALANYASPOR:

“6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, milletimize bir kez daha başsağlığı diliyoruz.”

ÇAYKUR RİZESPOR:

“Unutmadık, unutmayacağız. 6 Şubat 2023.”

KAYSERİSPOR:

“6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Unutmayacağız.”

ECZACIBAŞI DYNAVİT:

“Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal afetinin birinci senesinde, yaşadığımız acıyı hala derinden hissediyoruz. Afetlerde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, sevdiklerini kaybedenlere ve ülkemize bir kez daha sabır diliyoruz.”

VAKIFBANK:

“Ülkemizi derinden sarsan deprem afetinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.”

ANADOLU EFES:

“On bir ilimizi derinden etkileyen deprem felaketinin yıl dönümünde, hayatını kaybedenleri derin bir üzüntüyle anıyoruz. Doğal afetlerin yıkıcı etkilerinden korunmak için hazırlıklı olmanın öneminin farkındalığıyla benzer bir felaketin tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz.”

PINAR KARŞIYAKA

“6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ı ve çevre illerimizi derinden etkileyen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; geride kalanlara sabır diliyoruz. Aynı acıların bir kez daha yaşanmamasını umuyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-felaketinin-yil-donumunde-federasyonlar-ve-kuluplerden-anma-mesajlari/feed/ 0
İstanbul’da deprem sonrası tetiklenen heyelanlar izleniyor https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:42:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6247

İSTANBUL Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm tarafından yürütülen, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi NATO ve TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Projeyle deprem sonrasında tetiklenen heyelanlar ve risk noktaları belirlendi. Elde edilen bulguların AFAD’A ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılmasıyla deprem ve heyelan meydana gelen bölgede ölümleri en aza indirecek gerekli tedbirleri almak amaçlanıyor. Prof. Dr. Tolga Görüm, “Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’ye yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. 3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. ” şeklinde konuştu. Görüm, “İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece Küçükçekmece bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm, ‘Deprem sonrası tetiklenen heyelan tehlikesinin izlenmesi’ projesi üzerinde çalışıyor. Bu projeyle depremlerin ardından meydana gelen heyelanlar tespit ediliyor. Proje kapsamında heyelanların haritalanması, uydu teknolojileriyle izlenmesi, gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği alanların belirlenmesi ve modellenmesi üzerine çalışmalar yürütülüyor. Çalışmalar sonucu elde edilen bulguların AFAD’a ait Afet Risk Azaltma Sistemiyle paylaşılarak, deprem bölgelerinde alınması gereken tedbirler konusunda çalışma yürütülmesi amaçlanıyor. Depremler sonrası oluşan heyelanlar doğalgaz boru hatları, elektrik hatları, barajlar gibi kritik yerleri etkiliyor. Şimdiye dek yürütülen çalışmalarda 3 bin 670 adet heyelan belgelendiğini belirten Görüm, depremlerin tetiklediği heyelanlar sonucu 100’e yakın kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. NATO ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin ortakları arasında, İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), University of Twente, METU, MIT Lincoln Laboratory, Abdul Wali Khan Üniversitesi ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yer alıyor.

“PROJENİN ANA AMACI DEPREM SONRASI TETİKLENEN HEYELANLAR”

İstanbul Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Enstitüsü Katı Yer Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm  “Projemiz NATO tarafından desteklenen bir proje. Aynı zamanda TÜBİTAK desteğimiz de var bu proje kapsamında. İki projeyle destekleniyor. Projenin ana amacı deprem sonrası tetiklenen heyelanlar. Çünkü bildiğiniz gibi deprem sadece ev ve alt yapıda değil dağlık alanları da sarstığı için, bütün topografyayı etkilediği için, birçok heyelan gerçekleştiriyor. Depremlerin ikincil etkilerinden bir tanesi. Proje kapsamında özellikle kritik yapılar için örneğin, yerleşim alanları, doğalgaz boru hatları, elektrik hatları ya da barajlar yollar gibi kritik alanlarda deprem sonrası oluşan heyelanların haritalanması, bu heyelanların uydu teknolojileriyle izlenmesi, saha çalışmalarıyla izlenmesi ve gelecekte heyelanların tekrardan reaktivite olabileceği veya bunların ürettiği moloz veya moloz akmaları gibi ikincil etkileriyle yağışlar sonrası gelişen alanlarda bunları belirlemek, bunları modellemek bunların tahmini üzerine bir proje yürütüyoruz” dedi.

“TOPLAM 3 BİN 670 ADET HEYELAN BELGELEDİK”

6 Şubat depremleri sonrası yürüttükleri çalışmalara değinen Görüm, “Biz depremden hemen sonra bölgede çalışmalar yürütmeye başladık. Açıkçası bütün arama kurtarma işlemleri bittikten sonra biz sahaya ulaştık. Mart ayının başlangıcından Haziranda da aynı şekilde haritalama işlemlerimizi ve uzaktan algılama teknolojilerini ve insansız hava araçlarını da kullanarak hem de birebir gözlemler yaparak, toplam 3 bin 670 adet heyelan belgeledik. Bunları diğer kurum ve kuruluşlarla açık bir şekilde paylaştık ve yayına dönüştürdük bu işlemleri belgeledikten sonra” şeklinde konuştu.

“HEYELANIN ÜZERİNDE 480 METREYE KADAR YER DEĞİŞTİRME SÖZ KONUSU”

Görüm, “Bizim tespit ettiğimiz saha çalışmalarında 100’e yakın vatandaşımız depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle hayatını kaybetti. Özellikle Doğanşehir’de farklı alanlarda, farklı yerlerde, dağlık bölgelerde, örneğin Kahramanmaraş Ekinözü’nde 8 kişinin yaşamını yitirdiği bir heyelan var. Belli bölgelerde de doğrudan yerleşimi etkilediği hatta Doğanşehir’de Karanlıkdere’de özellikle bir köyde 15-20 haneyi etkileyen, bir köyü tamamen ortadan kaldıran, bir okulu tamamen ortadan kaldıran bir heyelan var. Onlarda da mesela sevindirici bir şekilde can kaybı yok. Onlarda 40’ncı saniyesinde başlamış, bütün evleri yıkılmış heyelan nedeniyle. Heyelan üzerinde yaklaşık 480 metreye yakın yer değiştirme söz konusu. 40’ncı saniyesinden itibaren olduğu için depremin ilk anında evlerinden kaçmışlar. Bu bölgelerin birçoğu heyelanlar aktif olduğu için tehlike arz ettiği için yerleşime kapatıldı, artık bu alanlarda kimse oturmuyor. Büyük heyelanların çoğu Malatya Doğanşehir, Adıyaman, Çelikhan, Tut, Yarpuzlu ve diğer köyleri çok yoğun şekilde etkilenen alanlar var, Sinci’ye doğru olan kısımlar var. Büyük heyelanlarımızın birçoğu burada. Gaziantep’te örneğin bir heyelan set gölümüz var. Bunun dışında bölgede aslında bu deprem göründüğünün aksine neredeyse geçmişte katastrofik büyük dini olaylarda bile Nuh Tufanı gibi benzer olaylarda abartılabilecek bir boyutu da vardı. Çünkü bir günde 2 büyük deprem gerçekleşti. Bunlar birçok heyelanı tetikledikleri gibi, bu alanda daha sonra 14 Mart’ta başlayıp 15 Mart’ta devam eden aşırı yağışlarla ki, son 20 yılın en yüksek yağışı bu, o yağışlarla birlikte yaklaşık 20’nin üzerinde 23 kadar vatandaşımız hayatını kaybetti. Bunlar moloz akmaları dediğimiz, çoğu yerde sel taşkın gibi tabir edilen ama bu bölgede özellikle Adıyaman Tut’ta heyelanların ortaya çıkardığı, deprem sonrasında tetiklenmiş malzemelerin moloz akmasına dönüştüğü yerlerde. Örneğin Tut’ta 4 vatandaşımız hayatını kaybetti” dedi.

“DEPREMLER UZUN SÜRECEK BİR TEHLİKE ZİNCİRİNİ BAŞLATIYOR”

Görüm, “3 yıl sürecek bu projede geleceğe yönelik de hem halkımızı korumak, hem yerleşim alanlarını, hem de devletin büyük yatırımlarını korumak için geliştirdiğimiz birtakım makine öğrenmesiyle birlikte uyguladığımız tekniklerle burada uzun dönemler sürebilecek deformasyonu modellemeyi düşünüyoruz. Bilinen bir realite var. Deprem 2 dakikaya yakın sürdü. Bu depremlerin anlık etkilerinin dışında uzun süre bir tehlike zincirini de başlatıyor. Bu tip heyelanlar ve büyük çatlak sistemlerine bağlı deformasyonlar ve bunun dışında da bu deformasyonların yanı sıra, özellikle tarımsal alanda etkilenebilecek ortaya çıkan moloz akmalarıyla hem yer fıstığı hem de badem gibi ağaçların yetiştirildiği Adıyaman, Gaziantep ve kuzey alanlarında tarımın da nasıl etkilendiği bizim için önemli. Çadır alanlarının veya geçici yerleşim yerlerini tahsis edildiği noktalarda bizim projemizin ana kapsamı da bu. Bu projenin öyle bir çıktısı da var. Halkı bilinçlendirmek için özellikle QR kodlarıyla birlikte AFAD ile ortak bir şekilde çadırların nerelere konuşlandırılması gerektiği, onları bekleyen tehlikeler nelerdir? Erken uyarı sistemleri geliştirmeye çalıştığımız için bu tip afetlerin tabii ki bu etkileri her ne kadar geçici olsa bile, gelecekte ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için bunların çıktıları ve bizim için en büyük öğrenme vakalarından bir tanesi. Çünkü bu tip olaylardan biz öğrenip gelecekte potansiyel olan olaylara nasıl bunu uygulayabiliriz bunu aktarmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL’DA 7 BİNE YAKIN AKTİF HEYELAN SAHASI VAR”

İstanbul’da 7 bin adet aktif heyelan sahası olduğunu belirten Görüm, “İstanbul bildiğiniz gibi büyük bir depremi bekliyor. İstanbul’da bu deprem sonrasında bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yürüttüğü birtakım çalışmaları var. İstanbul’da heyelan konusunda 17 binin üzerinde tabii hepsi aktif değil, 7 bine yakın aktif olan heyelan sahası var. Özellikle Büyükçekmece, Küçükçekmece; bunların güney kıyılarında bu tip heyelan alanları var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-deprem-sonrasi-tetiklenen-heyelanlar-izleniyor/feed/ 0
Türkiye’de zorunlu deprem sigortalı konut sayısı artıyor https://www.haber60.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortali-konut-sayisi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortali-konut-sayisi-artiyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:36:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6241

TÜRKİYE’de, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ve ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremler öncesi yüzde 55,6 olan zorunlu deprem sigortalı konut sayısı, aradan geçen 1 yılda yüzde 58,3’e yükseldi. Geçen yıl ocak ayında 11 milyon 147 bin 148 olan DASK’lı konut sayısı, deprem sonrasındaki 1 yıllık süreçte 11 milyon 671 bin 992 oldu.

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun kısaca DASK olarak da isimlendirilen zorunlu deprem sigortası oranı son 1 yılda Türkiye genelinde yüzde 2,7 oranında artış gösterdi. Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun interaktif deprem haritasına göre, geçen yıl 6 Şubat’taki büyük depremler öncesi ocak ayı itibarıyla Türkiye genelinde 20 milyon 32 bin konuttan yüzde 55,6 oranındaki 11 milyon 147 bin 148’inin zorunlu deprem sigortası bulunuyordu. Depremler sonrası ise DASK üzerinden zorunlu deprem sigortası yaptıranların sayısı, hızla yükseldi. Depremin etkilediği illerde arama-kurtarma çalışmaları sürerken, devamındaki ilk 1 ay içerisinde DASK’lı konut sayısı 400 bin artış gösterdi ve 2023 yılı mart ayında 11 milyon 545 bine yükseldi.

1 YILDA 524 BİN KONUT ARTIŞI

Depremin etkilerinin devam ettiği süreçte zorunlu deprem sigortalı konut sayısındaki artış, ‘asrın felaketi’ unutuldukça yavaşlamaya başladı. Deprem sonrasındaki 1 ayda 400 bine yakın yeni konut için daha zorunlu deprem sigortası yaptırılırken, üzerinden 1 yıl geçen depremde son 11 ayda zorunlu deprem sigortası yaptırılan konut sayısındaki artış 126 binde kaldı. 2024 yılı şubat ayı verilerine göre; Türkiye genelinde zorunlu deprem sigortası sayısı 11 milyon 671 bin 992 konuta yükseldi, sigortalılık oranı da yüzde 58,3 oldu. Geçen yıl deprem öncesi döneme göre; bu yıl şubat ayı itibarıyla zorunlu deprem sigortası yaptırılan konut sayısında 524 bin 844 artış kaydedilmiş oldu.

DEPREMİN ETKİLEDİĞİ İLLERDE DURUM

15 Mart 2023 verilerine göre; 6 Şubat’ta depremden etkilenen illerdeki veriler genelde çok düşük iken; bu illerden 9’unda DASK yaptıranların sayısı arttı, Şanlıurfa ve Hatay’da sayı ve oranlar düşüş gösterdi. Geçen yıl mart ve bu yıl şubat döneminde 11 ilde zorunlu deprem sigortası verileri şu şekilde oluştu. Hatay’da geçen yıl mart ayında 315 bin konuttan 123 bin 441’inde (yüzde 39,2) zorunlu deprem sigortası bulunurken, bu yıl şubat döneminde sigortalı konut sayısı 117 bin 986’ya, toplam sigortalı konut oranı ise yüzde 37,5’e geriledi. Aynı dönemde Şanlıurfa’da 198 bin konuttan 102 bin 204’ü (yüzde 51,6) sigortalıyken, konut sayısı 88 bin 5’e, oran yüzde 44,4’e geriledi. Adıyaman’da 89 bin konutun 38 bin 657’si (yüzde 43,4) sigortalıyken, konut sayısı 40 bin 85’e, oran yüzde 45’e çıktı. Kahramanmaraş’ta 210 bin konuttan 109 bin 445’i (yüzde 52,1) sigortalıyken, konut sayısı 112 bin 694’e, oran yüzde 53,7’ye çıktı. Gaziantep’te 339 bin konuttan 213 bin 729’u (yüzde 63) sigortalıyken, konut sayısı 228 bin 565’e, oran yüzde 67,4’e yükseldi. Osmaniye’de 101 bin konuttan 43 bin 155’i (yüzde 42,7) sigortalıyken, konut sayısı 61 bin 447’ye, oran yüzde 60,8’e yükseldi. Kilis’te 25 bin konuttan 14 bin 623’ü (yüzde 58,5) sigortalıyken, konut sayısı 16 bin 348’e, oran yüzde 65,4’e çıktı. Malatya’da 188 bin konuttan 96 bin 646’sı (yüzde 51,4) sigortalıyken, konut sayısı 116 bin 166’ya, oran yüzde 61,8’e çıktı. Elazığ’da 135 bin konuttan 87 bin 72’si (yüzde 64,5) sigortalıyken, konut sayısı 94 bin 574’e, oran yüzde 70,1’e yükseldi. Diyarbakır’da 231 bin konuttan 78 bin 774’ü (yüzde 34,1) sigortalıyken, konut sayısı 87 bin 285’e, oran yüzde 37,8’e çıktı. Adana’da 479 bin konuttan 222 bin 233’ü (yüzde 46,4) sigortalıyken, konut sayısı 272 bin 742’ye, oran yüzde 56,9’a yükseldi.

İSTANBUL’DA ORAN YÜZDE 65,3

Özellikle kamuoyunda çokça konuşulan deprem beklentisi nedeniyle deprem sigortası bilinci yüksek iller arasında gösterilen İstanbul’da toplam 4 milyon 153 bin konuttan yüzde 64,9’unun zorunlu sigortası bulunurken, geçen yıl mart ayına göre bu yıl şubat ayı itibarıyla sigortalı konut oranı yüzde 65,3’e yükseldi. İstanbul’da zorunlu deprem sigortası bulunan konut sayısı, 2 milyon 693 bin 890 adet oldu. Zorunlu deprem sigortası oranı; Ankara’da 1 milyon 719 bin konutun 979 bini (yüzde 57), Antalya’da 713 bin konutun 415 bin 278’i (yüzde 58,2), Konya’da 584 bin konutun 257 bini (yüzde 44), Mersin’de 492 bin konutun 308 bini (yüzde 62,8), Kayseri’de 376 bin konutun 243 bini (yüzde 64,8), Muğla’da 271 bin konutun 226 bini (yüzde 83,5), Trabzon’da 232 bin konutun 97 bini (yüzde 41,9), Kocaeli’de ise 481 bin konutun 338 bini (yüzde 70,5) şeklinde oldu.

DEPREM, SİGORTA BİLİNCİNİ ARTIRIYOR

6 Şubat depremi öncesi deprem yaşayan Türkiye’nin diğer illerinde de zorunlu deprem sigortalılık oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu, bu illerde de genel anlamda son 1 yılda artışlar olduğu belirlendi. Daha önce depremin yaşandığı İzmir’de 1 milyon 265 bin konutun yüzde 62,4’üne denk gelen 789 bini sigortalıyken, Yalova’da 93 bin konutun yüzde 87,2’sine denk gelen 81 bin 135’inin, Düzce’de 82 bin konuttun yüzde 89,7’sine denk gelen 73 bin 541’inin, Bolu’da 71 bin konuttun yüzde 91,6’sına denk gelen 65 bininin, Sakarya’da 240 bin konuttun yüzde 84’üne denk gelen 201 bin 598’inin sigortalı olduğu görüldü. Bingöl’de ise 39 bin konuttan 34 bin 642’sinin sigortalı olduğu ve geçen yıla göre sigortalılık oranının yüzde 83’ten yüzde 88,8’e yükseldiği, Van’da 85 bin konuttan 66 bin 85’inin sigortalı olduğu ve sigortalılık oranının geçen yıla göre yüzde 76,2’den yüzde 77,7’ye çıktığı, Erzincan’da 56 bin konutun 38 bin 625’inin sigortalı olduğu ve sigortalılık oranının aynı döneme göre yüzde 66,3’ten yüzde 69’a yükseldiği belirlendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortali-konut-sayisi-artiyor/feed/ 0
Kadın doktor, depremde kurtardığı canları gözyaşları ile anlattı https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6232 Kadın doktor, depremde kurtardığı canları gözyaşları ile anlattı

AKSARAY – Asrın felaketi Kahramanmaraş depremlerinde Aksaray’dan AFAD gönüllüsü olarak giderek bölgede görev yapan Doktor Nihan Başaran, depremde 2 saat arayla kurtardığı Serpil teyze ve Muhammed’in kurtarılış hikayelerini gözyaşıyla anlattı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.

Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.

Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı

Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.

“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”

Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.

“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”

Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/feed/ 0
Depremde eşini ve çocuklarını kaybeden adam, eşinin hayalini gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6226 Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde iki evladını ve karısını kaybeden Onur Ateş, eşinin “şiir kitabı” hayalini gerçekleştirdi.

“Asrın felaketi” olarak nitelenen depremlerde Pazarcık’taki Demiryolu Apartmanı’nın 5. katında 24 yaşındaki eşi Betül, 6 yaşındaki oğlu Ezel ve 6 aylık kızı Açelya ile yaşayan Onur Ateş (32), gece saat 04.17’de meydana gelen depremde enkaz altında kaldı.

Yaklaşık 9 saat sonra enkazdan yaralı çıkarılan Ateş, afette eşi ile 2 çocuğunu kaybetti.

İlçede esnaflık yapan ve depremden sonra bir başına kalan Ateş, yaşadığı büyük acılara rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor.

Eşinin yazdığı şiirleri “Benim Mucizem” adlı kitapta toplayan Ateş, bastırdığı ancak yanında bulundurmadığı şiir kitabıyla depremde kaybettiği karısının hayalini gerçekleştirdi.

Ateş, kayınpederi ve kayınvalidesinin talebi üzerine şiir kitabında eşinin kızlık soyadını kullandırdı.

“Önce eşimi bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar”

Depremzede Onur Ateş, AA muhabirine, deprem gecesi babasının evinde olduğunu ifade ederek, “Babamlar ‘Burada kalın.’ dedi. Eşim, ‘Yok gidelim.’ dedi, gittik. Başımıza 6 Şubat’ta talihsiz bir olay geldi. Eşim ve iki çocuğum vefat etti.” dedi.

Ateş, deprem gecesi yaşadıklarını şöyle anlattı:

“O gece oturma odasında yattım, eşim ve çocuklarım yatak odasındaydı. Binamız depreme fazla dayanmadı, 10. saniyede falan bina yıkıldı. O oturma odasına doğru, ben yatak odasına doğru koşuyorduk. Aramızda sadece bir kapı vardı. Bina direkt çöktü. Koltuk üzerime ters çöktüğü için bana bir yaşam alanı çıktı. Eşimin üzerine sütun düştü. Zaten olduğu yerde vefat etti. Beni yaklaşık 8-9 saat sonra çıkardılar. Önce eşimi, bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar.”

Enkaz altında bir süre bilincinin açık olmadığını anlatan Ateş, 5. katta oturmalarına rağmen enkazdan çıktığında binanın yanındaki benzinliğin tabelasıyla aynı hizada olduklarını ve bulundukları katın zemine kadar indiğini söyledi.

Ateş, zorlu bir süreç yaşadıklarını belirterek, “Binamızda 17 kişi vefat etti. Enkaz altında sürekli çocuklarıma isimleriyle haykırdım bir ses alabilir miyim diye, hiçbir ses alamadım. Sadece alt komşumun sesi geliyordu.” ifadelerini kullandı.

“Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor”

Depremin ardından bir süre tedavi gördüğünü aktaran Ateş, şöyle devam etti:

“Hastaneye götürüldükten bir saat sonra yeniden enkazın başına gittim. Kendime geldiğimde çalışmalara katılabildim hatta işim icabı arabanın arkasında hilti ve bazı malzemeler vardı. AFAD görevlilerine hepsini verdim. Akrabalarla yardımcı olduk. O an sürekli Allah’a yalvardım, ‘Biri sağ çıksın, tutunacak dalım kalsın’ dedim. Allah böyle takdir etti. Depremden sonra iki ay Antalya’ya gittim, sonra geri dönerek işimin başına geçtim. Giden konteynerlerin hepsinin elektrik bağlantısını yaptım. O köyleri gezince benden durumu daha kötü insanları gördüm. Mesela adamın çocukları ölmüş, iki bacağını kesmişler. Bir evden 5-6 tane evladı ölen insanlar vardı. O biraz da bana güç verdi.”

Ailesiyle anılarını hiçbir zaman unutamayacağını vurgulayan Ateş, “Özellikle oğlum çünkü oğlumla çok vakit geçirirdim. Küçük kızım vardı ama oğlumun yeri daha bir ayrıydı. Akşam eve giderdim, ‘babam’ diye sarılırdı. Onu sürekli gezdirir, parka götürürdüm. Şu an bir boşluk içerisindeyim. İlk üç aydaki sıkıntımla şu anki sıkıntım aynı değil ama kalbimden hiçbir zaman silinmeyecek. Hiçbir zaman unutamayacağım bir olay. Mezarlarını yaptırdım, haftada bir gidiyorum. Elimden geldiğince onlar için hayır yapıyorum. Örneğin cuma namazları çıkışlarında tatlı dağıttırıyorum, yemek verdiriyorum. Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor. Bir boşluktayım.” diye konuştu.

Ateş, eşinin şiir yazdığından bahsederek, “Depremden önce yayınevinden ortak tanıdığımızı evimize çağırıp kahve içtik. ‘Şiir kitabı çıkartacağız.’ diye düşüncelerimizi söyledik, sonra deprem oldu. Hayali şiir kitabı çıkarmaktı. Hayalini eşimin ailesiyle beraber gerçekleştirdik. Onun hayalini yerine getirmek beni mutlu etti.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/feed/ 0
Depremzede Abdullah Keskin: Acımız hala ilk günkü gibi taptaze https://www.haber60.com.tr/depremzede-abdullah-keskin-acimiz-hala-ilk-gunku-gibi-taptaze/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-abdullah-keskin-acimiz-hala-ilk-gunku-gibi-taptaze/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6220 Asrın felaketinde 5 gün enkaz altında kalan 57 yaşındaki Abdullah Keskin, eşi ile kızını enkaz altında, engelli oğlunu ise depremden 10 ay sonra kaybetti. Afetin birinci yıl dönümünde güne mezarlıkta başlayan depremzede Keskin, gözyaşı dökerek, “Acımız hala ilk günkü gibi taptaze” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 7,7 ve 7,6’lık iki büyük deprem 11 ilde büyük yıkımlara neden olurken resmi rakamlara göre 50 bini aşkın vatandaş hayatını kaybetti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremler, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde de büyük yıkımlara yol açarken bin 435 kişi hayatını kaybetti. Depremin 5. günü enkaz altından engelli oğlu Ahmet Barış Keskin (25) ile birlikte çıkarılan 57 yaşındaki Abdullah Keskin, eşi Rabia (51) ve kızı Fatma Sude Keskin’i (19) ise kaybetti.

Felaketten 10 ay sonra da engelli oğlunu da kaybetti, 6 Şubat sabahına mezarlıkta girdi

Felaketten 10 ay sonra engelli oğlunu da enkaz altında kalması sonrası gelişen çoklu organ yetmezliği nedeniyle kaybeden Abdullah Keskin, afetin 1. yıl dönümünde güne mezarlıkta başladı. Depremde kaybettiği eşi, kızı ve oğlunun mezarını ziyaret eden Keskin, geçen bir yıla rağmen acılarının hale çok taze olduğunu ifade etti.

“Depremden 10 dakika önce sahur yaptık, sonra felaketi yaşadık”

Deprem günü yaşadıklarını anlatan Abdullah Keskin, “6 Şubat gecesi depremden 10 dakika önce eşimle, kızımla birlikte sahur yapmak için mutfağa gitmiştik. 10 dakika sonrasında sallanmaya başladık. Ben, eşim, kızım ve engelli oğlum enkaz altında kaldık. Engelli oğlum ile ben yan yana iken kızım ve eşim ise diğer odada ranzanın arasındaydı. Deprem başlayınca eşim bana ranzanın arasındayız yerimiz iyi, güvendeyiz dedi. Ben de kendimi ve engelli oğlumu koltuğun arasına attım. Daha kelimeler ağzımızdayken beton çapraz bir şekilde üzerime düştü. O şekilde düşmesi bize yaşam alanı oluşturdu” dedi.

“Kızım doğum gününde enkazdan ölü çıkarıldı, engelli oğlum depremden 10 ay sonra öldü”

Ailecek kızının doğum günü olan 11 Şubat 2023’te enkaz altında çıkarıldıklarını söyleyen Keskin, “Depremin 5. günü yani 11 Şubat’ta, kızımın doğum gününde enkazdan çıkarıldık. Ben ve engelli oğlum sağ çıkarıldık ama eşim ve kızım ölü çıkarıldı enkazdan. Engelli oğlum ise depremden 10 ay sonra hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.

“Hala acılarımızı ilk günkü gibi taze”

Depremin üzerinden geçen 1 yıla rağmen acılarının hala çok taze olduğunu da ifade eden depremzede Keskin, “Şu an depremin 1. yılı, sanki dün gibi üzülüyoruz. Engelli oğlum enkaz altında benimle beraberdi, depremden 10 ay sonra vefat etti. Sağlık sorunları vardı ama depremin bıraktığı böbrek sorunları ve korkular da onu hayattan kopardı. Depremden sonra annesini merak ettiği için annesini soruyordu. Daha sonrasında da hayatını kaybetti” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-abdullah-keskin-acimiz-hala-ilk-gunku-gibi-taptaze/feed/ 0
Depremzede anneden yürekleri burkan sözler: ‘Evinizin olmaması değil de gidecek şehrinizin olmaması insana dokunuyor’ https://www.haber60.com.tr/depremzede-anneden-yurekleri-burkan-sozler-evinizin-olmamasi-degil-de-gidecek-sehrinizin-olmamasi-insana-dokunuyor/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-anneden-yurekleri-burkan-sozler-evinizin-olmamasi-degil-de-gidecek-sehrinizin-olmamasi-insana-dokunuyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:06:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6217 Depremzede anneden yürekleri burkan sözler: “Evinizin olmaması değil de gidecek şehrinizin olmaması insana dokunuyor”

“Saat 4.30 ile 9.00’a kadar ki süreç geçmedi”

-“Elektriğin ilk geldiği zaman Edinson benim kadar sevinmemiştir”

KARABÜK – Kahramanmaraş merkezli depremden ailesiyle birlikte sağ kurtulan Kader İncecik, “Gidecek evinizin olmaması hiçbir şekilde önemli değil ama gidecek şehrinizin olmaması insana çok dokunuyor” diyerek yaşadığı üzüntüyü dile getirdi.

Kader İncecik, Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’ın Antakya ilçesinde 5 katlı apartmanda ailesiyle birlikte yakalandı.

Ağır hasarlı binadan ailesiyle çıkmayı başaran İncecik, depremin ardından yaklaşık 1 ay memleketinde kaldıktan sonra eşiyle birlikte kızının bulunduğu Karabük’e geldi.

Şehre yerleşmeye karar veren İncecik, Hatay’ın yöresel lezzetlerini yapıp sosyal medya üzerinden satışını yaparken ev ekonomisine de katkı sağlıyor.

“En kötü anılardan bir tanesi”

İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Kader İncecik, “O paniğin aslında tarifi yok. Rabbim kimseye yaşatmasın. Sıcacık yatağımızda yatıyorduk. Akşam misafirim vardı. Oğlumun arkadaşı Mithat gelmişti. Sahlep ikram etmiştim. Gece 12.00’den sonra da ‘Anneni uyandırma, oğlum gitme burada kal’ dedim. En kötü anılardan bir tanesi bu benim için. Sürekli bizde yatıya kalırdı. O sahlep son sahlebiymiş. Evine gittikten sonra sabahleyin benim oğlum elleriyle arkadaşının cenazesini çıkardı. Yani gerçekten tarifi olmayan bir acı” dedi.

“Eşim göz hapsimdeydi ama ondan umudu kestim”

Saat 4.17’de telefonunu yere koymasıyla beraber sarsıntının başladığını ifade eden İncecik, “Küçük oğlum fırlayarak geldi. ‘Anne deprem mi oluyor’ dedi. Birkaç saniye sürmedi. Duvarlar patladı ve yıkıldı. Ben o anda tek şeyi düşündüm hani şimdi duracak ama herkesle göz hapsine aldım yataktan fırladım. Büyük oğlumun sesini duyamadım onu görmek istedim. Kapıya geldim. O ‘Anne cenin pozisyonuna gir’ diye bağırdı ama ben o an algılayamıyordum. Sadece elimi başımın üzerine koyduğumu ve başımın kanadığını hatırlıyorum. Vücudumda kesikler olmaya başladı. Küçük oğlum arkamdaydı. Onu göz hapsinde tutuyordum. Eşim de göz hapsimdeydi ama sonra eşim kayboldu. Üzerine duvar yıkıldı. Ondan umudu kestim aslında. O gitti dedim. Kapı fırladı, duvar yıkıldı. Sonra komşuların duvarının düştüğünü gördüm. Çünkü çok aydınlıktı, gerçekten böyle o kadar bir gündüz gibi bir hava oluşmuştu” diye konuştu.

İncecik, patlayan duvarın arasından emekleyerek çıktıklarını ve öldüğünü zannettiğini eşinin de sağ olarak kurtulduğunu belirterek, “Saat dokuza kadar deprem devam etti. Sürekli sallanıyor. Ta ki 7.30-8.00 gibi gün ağrımaya başladı. Gün ağrınca zaten işin aslını, gerçeğini gözlerimizle gördük. Saat 4.30 ile 9.00’a kadar ki süreç geçmedi yani. O süreci gerçekten her dakikasını farklı yaşadık” ifadelerini kullandı.

“Elektriğin ilk geldiği zaman Edinson benim kadar sevinmemiştir”

Üçüncü gün bulunan jeneratör ile telefonların şarj edildiğini anlatan İncecik, “Beşinci gün sokak lambamız yandığında ben ilk defa elektriğe kavuşmuş gibiydim. Öyle bir süreçten geçtik yani. Elektriğin ilk geldiği zaman Edinson benim kadar sevinmemiştir. Elektriğin ilk geldiği gün aldığımız ölüm haberleri çok yıprattı. Yani 5 güne kadar bizim erkekler duysalar bile bize söylemediler. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Biz şehrin yıkıldığını, yandığını her şeyi gördük. Köyden bütün deprem anını görüyorduk ama bizi sarsan ölüm haberlerini görmedik biz. Ne zaman ki telefon açıldı. Biz o WhatsApp’a girebildik. Ondan sonra bütün dünya başımıza çökmüştü” şeklinde konuştu.

İncecik, Hatay’ın yöresel lezzetlerini Karabük’e taşıyarak, sosyal medya üzerinden satışını yaptığını ve eve katkı sağladığını söyledi.

“Gidecek şehrinizin olmaması çok dokunuyor”

Depremin yıldönümü nedeniyle paylaşılan görüntüleri izleyemediklerini aktaran İncecik, şunları kaydetti: “Yani boğazınız düğüm düğüm oluyor. Tarifi yok hiçbir şekilde. Yine söylüyorum Rabbim bir daha yaşatmasın. Yaşamayan bilmiyor, yaşayınca çok farklı. Gidecek evinin olmaması inanın hiçbir şekilde önemli değil ama gidecek şehrinizin, mahallenizin, sokağınızın, olmaması insana çok dokunuyor. Yani bize zor gelenler bunlar oldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-anneden-yurekleri-burkan-sozler-evinizin-olmamasi-degil-de-gidecek-sehrinizin-olmamasi-insana-dokunuyor/feed/ 0
Kahramanmaraş depremlerinde kurtarılan Serpil teyze ve Muhammed’in hikayesi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6211 Asrın felaketi Kahramanmaraş depremlerinde Aksaray’dan AFAD gönüllüsü olarak giderek bölgede görev yapan Doktor Nihan Başaran, depremde 2 saat arayla kurtardığı Serpil teyze ve Muhammed’in kurtarılış hikayelerini gözyaşıyla anlattı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.

Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.

Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı

Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.

“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”

Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.

“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”

Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi. – AKSARAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/feed/ 0
Diyarbakır’da depremde ölenler için anma programı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-olenler-icin-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-olenler-icin-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 06:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6205 Diyarbakır’da depremde ölenler için Galeria Sitesi’nin enkazının kaldırıldığı alanda anma (2)

Diyarbakır Valiliği’nce, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin yıl dönümünde, AFAD İl Müdürlüğü’nde anma programı düzenlendi. Programa Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, ilçe kaymakamları, kurum amirleri ile çeşitli kurum ve kuruluşlara ait arama kurtarma ekipleri katıldı. Program, 04.17’de siren sesinin çalmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, deprem ile ilgili bir sinevizyon gösterisi izletildi. Vali Ali İhsan Su, AFAD ile çeşitli kurum ve kuruluşlara ait arama kurtarma ekipleriyle bir araya geldi. Program, depremde hayatını kaybedenler için duaların okunmasıyla sona erdi.

Burada açıklamalarda bulunan Vali Ali İhsan Su, deprem gecesi büyük çaba sarf edildiğini belirterek, ‘Bundan tam bir yıl önce bu saatlerde, asrın felaketi diyebileceğimiz bir depremi yaşadık. Ama şunu ifade edeyim, işte burada gördüğümüz bu değerli arkadaşlarımız hepsi o gün, o gece bu saatlerde bir yürek olduk. Hep beraber, tüm arama kurtarma ekiplerimiz, emniyetimiz, jandarmamız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, vatandaşlarımız hep beraber bir olduk. Tek yürek olduk. ve hızlı bir çalışmayla vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için gayret gösterdik. Hakikaten o gece çok büyük bir çalışma yaptık, büyük gayret sarf ettik. O gece bu depremde 6 binamız çökmüştü. Ama oradan birçok vatandaşımızı, 250’nin üzerinde vatandaşımızı da canlı olarak kurtardık. Bu anlamda arkadaşlarımız cansiperane görev yaptılar. Her kurum üzerine düşen vazifeyi en iyi şekilde yapmaya gayret gösterdiler. Büyük bir çalışma azmi gösterdik. Büyük bir birlik, beraberlik örneği gösterdik. ve bu birlik ve beraberlik içerisinde de Allaha Şükürler olsun ki, bu işin üstesinden geldik. Gerçekten çok büyük bir depremdi biz de yaşadık’ dedi.

‘YENİ EKİPLER OLUŞTURMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Olası depremlere hazırlıkları en iyi şekilde yapmak için çaba sarf edildiğini belirten Vali Su, ‘Depremi Hatay, Adıyaman, 11 ilimiz yaşadı. Bu felaketler dünyamızda hep olageliyor. Önemli olan bunlara hazırlıklı olmaktır. Bu çerçevede ilimizde sadece AFAD’ımız ile değil, diğer kurumlarımızdan da arama kurtarma ekipleri oluşturduk. Depremden önce oluşturmuştuk. Onların her biri bu eğitimlerini tamamlamışlardı. Bu kardeşlerimiz de beraber arama kurtarma faaliyetlerinde gayretli çalışmalar yaptı. Halen de yeni ekipler oluşturmaya devam ediyoruz. Bu tür felaketler her zaman olabiliyor. Hazırlıklı olmak, bina stoklarımızı güçlendirmek, mutlaka eğitilmiş personeller bulundurmak her alanda’ Bunları da yapmaya gayret ediyoruz. Ayrıca toplumumuzu bilinçlendirmek için, çocuklarımızı, gençlerimizi, tüm katmanları, toplumumuzda bilinçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hazırlıklı olmak çok iyidir. Bütün ülkemizde olduğu gibi ilimizde de tüm bu hazırlıkları en iyi şekilde yapmak için gayret sarf ediyoruz? diye konuştu.

TARİHİ ULUCAMİ’DE 3 DİLDE MEVLİT OKUTULDU

Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami’de, sabah namazının ardından Arapça, Türkçe ve Kürtçe mevlit okutuldu. Mevlit programına Vali Ali İhsan Su, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AFAD İl Müdürü İlami Çakmak ve kurum müdürleri ile vatandaşlar katıldı. Programın ardından katılanlara çorba ve kandil simidi ikram edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-depremde-olenler-icin-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Mardin ve Siirt’te Deprem Anma Programı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/mardin-ve-siirtte-deprem-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/mardin-ve-siirtte-deprem-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6202 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde yaşamını yitirenler için Mardin ve Siirt’te anma programı düzenlendi.

Mardin’de 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda, Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde koordinatör vali olarak atanan Vali Tuncay Akkoyun, deprem günü giydiği kıyafetleri giydi.

Devletin çok hızlı refleks göstererek bölgede önemli çalışmaların yapıldığını aktaran Akkoyun, afetzedelerin de o kadar büyük travmaya ve yıkıma rağmen kendisi gibi afetzedelere yardım noktasında canla başla çalıştığına şahitlik yaptığını söyledi.

“İlk andan itibaren devletimiz oradaydı.” diyen Akkoyun, şunları söyledi:

“Bütün kurumlarımız insan üstü bir performans sergileyerek bugünkü noktaya gelmemize katkı sundu. Bütün kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız, her yaştan vatandaşımızın canla başla mücadele ettiği zor günlerde devletimiz, ivedilikle depremzede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için tüm imkanlarını seferber etmiştir. Depremzedelere destek olmak adına, Mardin’de bulunan KYK yurtlarımız, 6 bin 678 vatandaşımıza ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca, ilimizde misafir ettiğimiz depremden etkilenen 3 bin 507 hane için toplam 36 milyon 920 bin lira kaynak aktarılarak, ihtiyaçlarının karşılanması sağlanmıştır. Mardin’imize gelen 8 bin 850 depremzede ailemize, gıda giyim, konaklama ve ulaşım desteği sağlanmış. Ayrıca, 5 bin 564 gıda ve hijyen kolisi yardımında bulunulmuştur. Mardin’imizde depremden etkilenen 62 hemşerimize konteyner tahsis edilmiştir.”

Devlet ve millet olarak, asrın felaketinde tüm dünyaya eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği gösterdiklerini kaydeden Akkoyun, el birliği ile huzur ve refah ortamının devam etmesi için gayretle çalışmaları sürdüreceklerini aktardı.

Programa, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, İl Sağlık Müdürü Saffet Yavuz ve kurum amirleri katıldı.

Daha sonra İl Müftülüğünce Şakir Nuhoğlu Camisi’nde sabah namazından önce depremde hayatını kaybedenler için düzenlenen etkinlik Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Etkinlikte, dua edildi, mevlit okundu.

Siirt

Siirt’te 112 Acil Çağrı Merkezi’ndeki programda, saat 04.17’de saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Vali Kemal Kızılkaya, 11 ili etkileyen ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiği depremlerin ardından asrın dayanışması örneğinin sergilendiğini söyledi.

Depremlerin ilk gününden bu yana acıların hafifletilmesi için devlet ve vatandaş dayanışmasıyla bütün imkan ve kabiliyetlerin seferber edildiğini belirten Kızılkaya, “Depremler nedeniyle yaklaşık 15 milyon kişinin yaşadığı 11 ilde büyük yıkım oldu.” dedi.

Siirt’te kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler olmak üzere toplam 4 bin 753 personelin deprem bölgesine intikal ettiğini aktaran Kızılkaya, depremden etkilenen illere 108 yardım tırı, 30 kamyonet, 43 otobüs, 152 minibüs ve 72 pikap yardım malzemelerinin sevk edildiğini bildirdi.

9 bin 612 depremzedenin misafir edildiği kentte 6 bin 928 depremzede aileye giyim, gıda, ev eşyası, alışveriş kartı, nakdi ve ayni yardımların yanı sıra 341 aileye sosyal ekonomik aile desteğinin verildiğini bildiren Kızılkaya, 6 bin kişiye psikososyal destek verildiğini, “Evim Yuvan Olsun” kampanyası kapsamında 33 ailenin konutlara yerleştirildiğini kaydetti.

Depremzedelerin moral ve motivasyonlarına destek olmak amacıyla düzenlenen 143 etkinliğe 26 bin 130 kişinin katıldığını anlatan Kızılkaya, konuşmasını şöyle tamamladı.

“Hamdolsun milletimiz bu acı ve bir o kadar da tarihi sınamayı başarıyla vermiştir. Asrın felaketini asrın birlikteliğine dönüştürerek o zor günlerin geride kalmasını devlet millet el birliği ile birlikte temin ettik. Devletimiz tüm imkanlarıyla anında harekete geçerken Türkiye tek yürek, tek bilek olmuş, milletimiz depremzede kardeşlerinin yanına koşmuştur. Esasen bu afet bir yönüyle de dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonudur. İnşallah asrın felaketinin üzerinden asrın birlikteliğiyle geleceğiz.”

AFAD İl Müdürü Cahit Akkoyun’un depreme ilişkin sunumu ve film gösteriminin ardından resim sergisi gezildi, AFAD’ın müdahale araçları incelendi.

İl Müftülüğünce Ensar Camisi’nde sabah namazından sonra düzenlenen etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dua edildi, mevlit okundu.

Programa, AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül, Siirt 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık, kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile arama ve kurtarma ekipleri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mardin-ve-siirtte-deprem-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
AFAD İl Müdürlüğü’nde Deprem Anma Programı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/afad-il-mudurlugunde-deprem-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/afad-il-mudurlugunde-deprem-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6196

AFAD İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE ANMA PROGRAMI

Diyarbakır Valiliği’nce, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin yıl dönümünde, AFAD İl Müdürlüğü’nde anma programı düzenlendi. Programa Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman,  İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, ilçe kaymakamları, kurum amirleri ile çeşitli kurum ve kuruluşlara ait arama kurtarma ekipleri katıldı. Program, 04.17’de siren sesinin çalmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, deprem ile ilgili bir sinevizyon gösterisi izletildi. Vali Ali İhsan Su, AFAD ile çeşitli kurum ve kuruluşlara ait arama kurtarma ekipleriyle bir araya geldi. Program, depremde hayatını kaybedenler için duaların okunmasıyla sona erdi.

Burada açıklamalarda bulunan Vali Ali İhsan Su, deprem gecesi büyük çaba sarf edildiğini belirterek, “Bundan tam bir yıl önce bu saatlerde, asrın felaketi diyebileceğimiz bir depremi yaşadık. Ama şunu ifade edeyim, işte burada gördüğümüz bu değerli arkadaşlarımız hepsi o gün, o gece bu saatlerde bir yürek olduk. Hep beraber, tüm arama kurtarma ekiplerimiz, emniyetimiz, jandarmamız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, vatandaşlarımız hep beraber bir olduk. Tek yürek olduk. ve hızlı bir çalışmayla vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için gayret gösterdik. Hakikaten o gece çok büyük bir çalışma yaptık, büyük gayret sarf ettik. O gece bu depremde 6 binamız çökmüştü. Ama oradan birçok vatandaşımızı, 250’nin üzerinde vatandaşımızı da canlı olarak kurtardık. Bu anlamda arkadaşlarımız cansiperane görev yaptılar. Her kurum üzerine düşen vazifeyi en iyi şekilde yapmaya gayret gösterdiler. Büyük bir çalışma azmi gösterdik. Büyük bir birlik, beraberlik örneği gösterdik. ve bu birlik ve beraberlik içerisinde de Allaha Şükürler olsun ki, bu işin üstesinden geldik. Gerçekten çok büyük bir depremdi biz de yaşadık” dedi.

‘YENİ EKİPLER OLUŞTURMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Olası depremlere hazırlıkları en iyi şekilde yapmak için çaba sarf edildiğini belirten Vali Su, “Depremi Hatay, Adıyaman, 11 ilimiz yaşadı. Bu felaketler dünyamızda hep olageliyor. Önemli olan bunlara hazırlıklı olmaktır. Bu çerçevede ilimizde sadece AFAD’ımız ile değil, diğer kurumlarımızdan da arama kurtarma ekipleri oluşturduk. Depremden önce oluşturmuştuk. Onların her biri bu eğitimlerini tamamlamışlardı. Bu kardeşlerimiz de beraber arama kurtarma faaliyetlerinde gayretli çalışmalar yaptı. Halen de yeni ekipler oluşturmaya devam ediyoruz. Bu tür felaketler her zaman olabiliyor. Hazırlıklı olmak, bina stoklarımızı güçlendirmek, mutlaka eğitilmiş personeller bulundurmak her alanda… Bunları da yapmaya gayret ediyoruz. Ayrıca toplumumuzu bilinçlendirmek için, çocuklarımızı, gençlerimizi, tüm katmanları, toplumumuzda bilinçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hazırlıklı olmak çok iyidir. Bütün ülkemizde olduğu gibi ilimizde de tüm bu hazırlıkları en iyi şekilde yapmak için gayret sarf ediyoruz” diye konuştu.

TARİHİ ULUCAMİ’DE 3 DİLDE MEVLİT OKUTULDU

Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami’de, sabah namazının ardından Arapça, Türkçe ve Kürtçe mevlit okutuldu. Mevlit programına Vali Ali İhsan Su, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AFAD İl Müdürü İlami Çakmak ve kurum müdürleri ile vatandaşlar katıldı. Programın ardından katılanlara çorba ve kandil simidi ikram edildi.

Mesut BUDRAÇ- Seyfettin EKEN- Selim KAYA/DİYARBAKIR,

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-il-mudurlugunde-deprem-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Samsun’da 6 Şubat depreminin yıl dönümü anıldı https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6193 Samsun’da 6 şubat depreminin yıl dönümünde, hayatını kaybedenler saat 04.17’de düzenlenen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda anıldı. Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü” dedi.

Samsun’da İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında protokol üyelerinin katılımıyla Samsun AFAD İl Müdürlüğü binasında yapıldı. Toplantıda ilk olarak saatler 04.17’yi gösterdiğinde asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen ve 11 ilde etkili olan deprem felaketinde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Akabinde Samsun AFAD İl Müdür Vekili Nihat Seçgin 6 şubat depreminde Samsun’da yürütülen faaliyet hakkında bilgi verdi.

“Samsun 29 bin 114 afetzedeye kapılarını açtı”

Bilgiler veren Nihat Seçgin, “Afet haberinin alınmasına müteakip Valiliğimiz koordinasyonunda arama kurtarma faaliyetlerinde görev almak üzere; Osmaniye iline 5 ekip 40 arama kurtarma personeli, Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesine 2 ekip 10 arama kurtarma personeli görevlendirildi. Görevlendirilen personellerimiz Osmaniye, Kahramanmaraş merkez ve Elbistan ilçesi ile Hatay ilinde arama kurtarma faaliyetlerini yürüttü. İlimizden, afetten etkilenen illerdeki çalışmalara destek vermek üzere 6 Şubat 2023 ile 6 Ağustos 2023 tarihleri arasında toplam 8 bin 204 kamu personeli görevlendirildi. Valiliğimiz koordinasyonunda ilimizden afet bölgesine; 508 adet hizmet aracı, 358 adet iş makinesi, ekskavatör, vinç, kamyon, kamyonet, su tankeri, itfaiye aracı loder vb. görevlendirildi. Afet bölgesinden ilimize 29 bin 114 afetzede vatandaşımız geldi. İlimize gelen afetzedelere hizmet götürmek, ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce 9 bin 372 ailede 21 bin 277 afetzede vatandaşımız otel, misafirhane, KYK ve konutlarda ziyaret edildi. İlimize gelen afetzedelerin, iş ve meslek edindirme ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; İŞKUR İl Müdürlüğünce 5 bin 785 afetzede ile görüşülmüş olup, 320 afetzedenin istihdamı sağlandı. İlimiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca; 12 bin 29 afetzedeye 11 milyon 829 bin 972 TL nakdi, bin 221 afetzedeye 1 milyon 14 bin 306 TL ayni yardım olmak üzere, toplam 13 bin 250 afetzedeye 12 milyon 844 bin 278 TL yardım yapıldı.

Valiliğimiz himayesinde; ilimizden afet bölgesine yapılan ayni ve nakdi yardım tutarı 115 milyon 826 bin 695,89 TL, ilimizde misafir edilen afetzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi (gıda, temizlik, hijyen malzemesi, iaşe vb.) amacıyla 1 milyon 395 bin 899,27 TL, ilimizden afet bölgesine dönüş yapan 2 bin 126 afetzede aileye 2 milyon 315 bin 480,4 TL yol masraf ödemesi olmak üzere toplam 119 milyon 538 bin 75,20 TL harcandı.

Hak sahipliği başvurusu için afet bölgesine gidemeyen 89 afetzede vatandaşımızın hak sahipliği ile ilgili talep ve taahhütname işlemleri ilimizde tamamlandı” dedi.

“Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü”

Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Çok acı bir tecrübeydi. Çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Bir taraftan asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürmeyi aziz Türk milleti başardı. Baştan beri yapılan çalışmalardan, konutların yapılmasına kadar hem devletimizin hem milletimiz depremzedelerimizin yanında oldu. Sonrasında kamu misafirhanelerimiz, otellerimiz, vatandaşlarımızın evleri depremzede vatandaşlarımıza açıldı. Yaraları sarmaya çalışıyoruz. Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Yapacağımız çalışmalarla önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Yapı stokunun çok sağlam olması, arama kurtarma görevlilerin çok önemli olduğunu ve hep birlikte yapılan bu çalışmalarla AFAD Başkanlığı’nın koordinesinde bütün kurum ve kuruluşlarının imkanlarının sahaya sürmesi, yapılacak çalışmaların sonrasında da en az hasarla depremin zararların azaltılması için çalışma yapılması önem arz etmektedir. Vatandaşlarımızın depremi duyduğu andan itibaren bölgeye akın akın gitti. Bütün kamu kuruluşlarımız Türkiye Afet Planı çerçevesinde görev yaparken, aziz Türk milletin çok kıymetli mensupları hiçbir talimat olmadan, beklenti olmadan, aracıyla gereciyle bölge halkının yanında oldu” diye konuştu.

Toplantıya Samsun bulunan kurumların müdürleri katıldı. Toplantı AFAD Başkanlık tarafından hazırlanan 6 Şubat kısa film gösteri ile son buldu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/feed/ 0
Zonguldak’ta 6 Şubat depremleri anma programı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-6-subat-depremleri-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-6-subat-depremleri-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:15:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6190 ZONGULDAK’ta 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Demokrasi Platformu ile deprem bölgesindeki çalışmalarıyla akıllara kazınan maden işçileri anma programı düzenledi. Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, depremin yıkıma yol açtığı bölgelerde 4 bin madencinin bölgede görev yaptığını belirterek, Türkiye bir deprem bölgesi. Tekrar bu acılar yaşanabilir, bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 2 bin maden işçisiyle beraber arama kurtarma çalışmalarına katılacak tam teçhizatlı projenin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz. dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra yıkımın yaşandığı bölgelerde arama kurtarma faaliyetlerine katılan ve bu konudaki uzmanlıklarıyla fark yaratan madenciler de Zonguldak’ta anma etkinliğine katıldı. Madenciler ve Demokrasi Platformu bileşenleri, saat 04.17’de 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anmak için Madenci Anıtı’nda buluştu. Etkinliğe, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri, madenciler ve vatandaşlar katıldı. Depremde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, Madenci Anıtı’na karanfil bırakıldı.

Demokrasi Platformu adına konuşan Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, İnsanlarımız sabahın kör saatinde betonların altında kalarak hayatını kaybetti. O bölgede madenci arkadaşlarımız, canla başla çalışarak hayatlarını tehlikeye atarak kurtarma operasyonları gerçekleştirdi. Onları da buradan saygıyla anıyoruz. ifadelerini kullandı.

‘BİR CANA NEFES OLABİLMEK İÇİN MÜCADELE ETTİK’

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, Asrın Felaketinde 4 bin maden işçisinin arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını belirterek, Madenci arkadaşlarımızla beraber büyük bir özveriyle arama kurtarma çalışmalarına katıldık. 4 bin Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda çalışan madenci kardeşimiz ve 51 MTA işçimizle beraber deprem bölgesinde enkazların altındaki 1 cana nefes olmak için mücadele ettik. Bu işin kahramanları bizim madenci kardeşlerimiz. Yaptıkları çalışmalarla birçok enkaz altındaki vatandaşımıza can oldular, nefes oldular. Ben bütün madenci kardeşlerimi alınlarından öpüyorum. Hepsine ülkem adına teşekkür ediyorum. dedi.

TAM TEÇHİZATLI 2 BİN MADEN İŞÇİSİ PROJESİ

Bir daha böyle acılar yaşanmamasını temenni eden Yeşil, Madencinin yer altında olduğu gibi yer üstünde de neler yapabileceğini herkes gördü. Önümüzdeki süreçlerde, Türkiye bir deprem bölgesi. Tekrar bu acılar yaşanabilir, bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 2 bin maden işçisiyle beraber arama kurtarma çalışmalarına katılacak tam teçhizatlı projenin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz. diye konuştu.

‘BAMBAŞKA BİR DUYGU’

Adıyaman’daki arama kurtarma çalışmalarında görev aldığını söyleyen Sadettin İnam, Bu duygu yaşanması zor bir şey. Yıkık binalarda yaşayanları çıkartmaya çalıştık. Bir tane 3 yaşında çocuk 1 tane de anne çıkartmıştık. Bambaşka bir duygu. dedi.

‘O GÜN YAŞANANLARI SIK SIK HATIRLIYORUZ’

Yerüstü işçisi olarak görev yapan Remzi Atmaca ise Şoför olarak görev yaptım depremde. 3 günlük kısa bir sürede 5 şehir dolaştım. Araçlarımızla yardım dağıttık. Biz 2’nci gün lojistik olarak görev aldık. Arkadaşların elbiselerini falan getirdik. Merkez atölyesinde sobalar yapıldı, sobaları kamyonlara yükledik. Sobaları depremzedelere getirdik. İnanılmaz bir duygu, bir an önce görev almak istiyorsunuz. Böyle bir felaket olmuş, yerinizde duramıyorsunuz. Şu an 1 sene geçti üzerinden, kayıplarımız çok. Üzücü bir olay. Bugünü anmaya geldik. O gün yaşananları sık sık hatırlıyoruz. Göçüğe girip hayat kurtarmadık ama şehirleri gördükten sonra büyük bir yıkıntıyı kendimizde de yaşadık. Orada yardımcı olan arkadaşlara gittiğimiz zaman, psikolojik sıkıntıları vardı, belli oluyordu. Ama gene de güçlü çocuklar, kısa sürede aştılar. Kolay değil çünkü enkaz altından binlerce ceset çıkartmak. diye konuştu.

VALİ HACIBEKTAŞOĞLUSİ MADENCİLERİMİZ 335 VATANDAŞIMIZI SAĞ KURTARDI

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve il protokolü 6 Şubat depreminin yaşandığı 04.17 sıralarında Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) bir araya gelerek toplantı düzenledi. Toplantının ardından açıklama yapan Vali Hacıbektaşoğlu, 6 Şubat’ta kamu kurumlarımız ve Zonguldaklı vatandaşlarımız aziz milletimiz ile kenetlenerek tek yürekli olduk. Hep beraber birlik ve beraberlik ruhuyla asrın felaketi, asrın dayanışmasına döndü. Zonguldak ilimizde 4 bin 701 arama kurtarma personeli ve bin 592 iyileştirme çalışmaları personeli ile birlikte 6 bin 293 personel görevlendirildi. Türkiye Taşkömürü Kurumumuzca bölgeye gönderilen 3 bin 900 personel enkaz kaldırma ve arama kurtarma faaliyetlerinde 335 vatandaşımızı sağ olarak kurtarmıştır. Yine diğer ekiplerimiz onlarcasını, belki yüzlercesini sağ olarak kurtarmıştır. İlimizde 295 iş makinesi ve araç 153 tır, 65 kamyon, çadır, yatak, ısıtıcı, hijyen malzemesi, su, gıda kolisi, kömür, konteyner gibi malzemeleri depremzedelere yetiştirmişlerdir. İlimize gelen depremzede vatandaşlarımıza da devletimizin ve milletimizin şefkatli eli uzatılmıştır. İlimize gelen vatandaşlarımız için acil olarak 1 milyonun üzerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızca nakdi yardım yapılmıştır. Kamu misafirhanelerimizde, KYK yurtlarımızda 7 bin 956 depremzede vatandaşımız misafir edilmiştir. Zonguldak hastanelerimizde 511 depremzede vatandaşımız tedavi edilmiştir dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-6-subat-depremleri-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
İzmir, Uşak ve Denizli’deki depremlerin 1. yıl dönümü anma programı gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/izmir-usak-ve-denizlideki-depremlerin-1-yil-donumu-anma-programi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/izmir-usak-ve-denizlideki-depremlerin-1-yil-donumu-anma-programi-gerceklestirildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:03:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6187 İzmir, Uşak ve Denizli’de 6 Şubat 2023’teki 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin 1. yıl dönümü dolayısıyla anma programı ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

İzmir İl Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü’ndeki koordinasyon merkezinde gerçekleştirilen programa, İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu ile kentteki 23 afet grubunun temsilcileri katıldı.

Programda, saat 04.17’de depremlerde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Depremin ardından çalışma ve yardımlar hakkında gazetecilere bilgilendirmede bulunan Çorumluoğlu, afet bölgelerinden İzmir’e gelen 10 bin 283 afetzede vatandaşın misafirhane ve otellere yerleştirildiğini, 80 bin 950 vatandaşın da kendi imkanlarıyla kentte ikamet ettiğini söyledi.

Çorumluoğlu, “Afet bölgesine 17 bin 883 personel ve 2 bin 287 araç ile 2 Ro-Ro gemisi ve 2 tren seferiyle 733 ton yardım malzemesi gönderildi. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 138 sivil uçak ve 57 askeri uçak ile yine 14 bin 132 personel ve 504 ton yardım malzemesi afet bölgesine ulaştırılmıştır. İlimizden afet bölgesine toplam bin 1237 ton ve 770 tır yardım malzemesi gönderilirken, 54 milyon 251 bin 353 lira ve 15 bin avro harcama yapılmıştır.” diye konuştu.

Yardımlar konusunda İzmirli vatandaşların özverili çalışmalarına da değinen Çorumluoğlu, şunları kaydetti:

“Ben buradan İzmir halkımıza teşekkür ediyorum. O gün biz sadece yardımların bir kısmını organize edebildik. Kendi kendine organize olup giden birçok kamyon, araç gördük. Bu durum İzmir’deki vatandaşlarımızın ne kadar duyarlı olduğunun bir göstergesi. Battaniye lazımdı ve ‘gidin Kemeraltı Çarşısı’ndan alın’ dediğimde ‘Kemeraltı’nda battaniye kalmadı’ dediler. Organize olma kapasitesi önemli. İzmir’deki vatandaşlarımızın bu kapasitesinin de yüksek olduğunu gördük.”

Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.

Konuşmanın ardından AFAD’ın hazırladığı depremlerden etkilenen illerdeki çalışmaların anlatıldığı video izlendi.

Ardından Kur’an-ı Kerim okunup dua edilerek program sona erdi.

Uşak

AFAD Uşak İl Başkanlığı’nda düzenlenen programda, 04.17’de depremlerde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu.

Daha sonra AFAD tarafından hazırlanan depremlerden etkilenen illerde ilk anlardan şu ana kadar yapılan çalışmaların anlatıldığı video izlendi.

Burada konuşan Uşak Valisi Turan Ergün, 11 il ve 14 milyon kişiyi etkileyen depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da şifa diledi.

Depremlerin ilk anından itibaren tüm Türkiye’nin seferber olduğunu aktaran Ergün, depremlerden etkilenen illerde 650 bin personelin görev yaptığını anımsattı.

Bölgede görev alan ekiplerin gece gündüz demeden çalışmalar yaptığını dile getiren Ergün, “Depremden sonra 68 gün gibi rekor bir zaman zarfında yıkık ve acil yıkılacak olan toplam 60 bin 421 binanın enkazı kaldırılmış, 200 bin 401 ağır hasarlı binadan, an itibari ile 166 bin 602’sinin enkazı kaldırılmış ve enkaz kaldırma çalışmaları devam etmektedir.” dedi.

Uşak’tan da depremlerin ilk anından itibaren bölgeye ulaştırılmak üzere birçok yardımın yapıldığını hatırlatan Ergün, şöyle devam etti:

“Deprem bölgesine 3 bin 670 personel ve 505 araç gönderildi. Resmi ve özel kurumlardan karşılanmak üzere 215 adet iş makinesi ve hizmet aracı afet bölgesine gönderildi. 1515 ton gıda, 660 ton su, 127 bin 500 ekmek, 18 ton kavurma başta olmak üzere 1 milyon 304 bin 832 parça gıda ve muhtelif yardım malzemesi 256 araçla deprem bölgesine sevk edildi. 299 tır ve 3 uçak ile gönderilen toplam 1 milyon 341 bin 768 Uşak battaniyesi ile vatandaşlarımızın yaraları sarılmaya gayret edildi. Deprem bölgesinden 7 bin 368 vatandaşımız Uşak’a gelmişti. 5 bin 526 depremzedemiz kendi imkanları ile barınmasını sağlamıştır. 1560 depremzedemizi KYK yurtlarımızda, 282 depremzedemizi ise kamu misafirhaneleri ile otellerde misafir ettik. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğümüzce 5 bin 207 depremzede vatandaşımıza 3 milyon 376 bin lira nakdi destek sağlandı.”

Türkiye’nin 6 Şubat’taki depremlerde asrın felaketini yaşadığını ifade eden Ergün, “Tam 1 yıl sonra geldiğimiz noktaya baktığımızda bu millet devletiyle birlikte maddi manevi bu acının yaralarını sarmak için olağanüstü, insanüstü bir gayret gösterdi, göstermeye de devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada bütün vatandaşlarımız zaten hızlı bir şekilde konteynırlara yerleştirildi. Birçok vatandaşımız yavaş yavaş kalıcı konutlarına geçmeye başladı. Yapımı tamamlanan kalıcı konutlar kura çekimiyle vatandaşlarımıza teslim edilmeye başlandı. Yaşanan can kayıplarını, orada yaşanan acıları unutmak mümkün değil. Depremin oluşturduğu bu yaralar bu şekilde milli birlik ve beraberlik içinde, dayanışma içinde çok şükür aşıldı ve aşılmaya da devam ediyor. Ben Allah’tan dünyanın hiçbir yerinde yaşayan insanlara böyle felaketleri bir daha yaşatmamasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

Programa, Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kurnaz, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ertan Keleş ve kurum müdürleri katıldı.

Denizli

AFAD il binasındaki koordinasyon merkezinde düzenlenen programda konuşan Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, deprem felaketinin Türk milletinin yaşadığı en acı felaketlerden biri olarak tarihe geçtiğini belirtti.

Coşkun, “Deprem felaketinin ilk anından itibaren devletimiz ve milletimiz el ele vererek asrın felaketinin yaralarını sarmak için asrın dayanışmasını ve birlikteliğini sergileyerek bütün imkanlarını seferber etmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, tüm kurumlarımız yerel yönetimlerimiz meslek örgütlerimiz sivil toplum kuruluşlarımız hasılı tüm vatandaşlarımızla birlikte deprem bölgesine yardım ulaştırmak bölgedeki kardeşlerimize maddi ve manevi destek olmak üzere seferber olunmuştur.” dedi.

Denizli’de de depremin olduğu ilk andan itibaren İl AFAD Merkezi Koordinasyon Kurulu Üyeleri’nin toplandığını, arama kurtarma ekiplerinin deprem bölgesine hareket ettiğini anlatan Coşkun, şöyle devam etti:

“İlimizden afet bölgesinde 6.456 personel ve 580 araç ve iş makinesi görev yapmış, 502 gönüllü personelimiz kurtarma ve diğer hizmetlerde görev almıştır. İlimizden enkaz kaldırma için iş makinası, hak sahipliği için teknik personel ve konteyner kentler için AFAD gönüllüleri ihtiyaç duyulduğunda bölgeye gönderilmeye halen devam edilmektedir. İlimizden afet bölgesine yüzlerce tır yardım malzemesi gönderilmiştir. Yine 418’i yaşam konteyneri, 55 WC konteyner olmak üzere toplam 473 konteyner gönderilmiştir. AFAD Lojistik Depomuzdan 4.575 çadır ve 14.590 çadır içi malzeme gönderilmiştir. AFAD tarafından gönüllü ekiplere ve taşımacılara yakıt desteği sağlanmıştır. İlimize deprem illerinden toplam 26,706 afetzede tahliye edilmiş ve ilimizde konaklamıştır. Halen kendi imkanları ile yaklaşık 6 bin depremzede vatandaşımız ilimizde ikamet etmektedir.”

Vali Coşkun, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.

Konuşmanın andından Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Programa, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ahmet Kutluhan da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-usak-ve-denizlideki-depremlerin-1-yil-donumu-anma-programi-gerceklestirildi/feed/ 0
Çanakkale’de Kahramanmaraş depreminin 1. yıl dönümü anıldı https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depreminin-1-yil-donumu-anildi/ https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depreminin-1-yil-donumu-anildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 04:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6181 Çanakkale’de 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin 1’inci yıl dönümünde hayatını kaybedenler anıldı

ÇANAKKALE – Çanakkale’de geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde hayatını kaybedenler depremin olduğu saat 04.17’de İl AFAD Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat saat 04.17’de meydana gelen depremin 1’inci yıl dönümünde Çanakkale İl AFAD Merkezi’nde anma programı düzenlendi. Anma programına, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Vali Yardımcısı Hakkı Uzun, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı SG. Yb. Ercan Oran, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Gökhan Baştürk, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, daire müdürleri ve ilgili kurum temsilcileri katıldı.

Anma programı öncesinde Vali İlhami Aktaş, yaptığı açıklama da geçen yıl saat 04.17’de asrın felaketi diyebilecekleri bir felaketle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Depremin 11 ili etkilediğini ifade eden Vali İlhami Aktaş, “53 bin vatandaşımızı kaybettiğimiz büyük bir felaket yaşadık. Bu felaketin akabinde tüm ülke olarak, millet olarak büyük bir kenetlenme örneği göstererek, yaraların sarılması için ilk dakikalardan itibaren milletimizin her ferdi kurumlarıyla beraber elinden geleni yapmak için canhıraş çalıştı. Çanakkale’de de deprem sürecinde 2652 kamu personelimiz, 120 STK temsilcisi, 235 gönüllümüz, 156’da özel sektör olmak üzere ilimizden deprem bölgesine toplam 3171 kişi intikal etti. Kendi görev alanlarıyla ilgili oralarda çalışmalarda bulunmuşlardır. İş makinesi diyebileceğimiz kepçe, itfaiye aracı, su tanker, kamyon, cenaze aracı, vinç olmak üzere 164 araç, 58 öncü araç, arazöz, TIR, diyebileceğimiz oto kurtarıcı araç görevlendirildi. Bunların toplam sayısı da 222’dir. 222 araç deprem bölgesine intikal ettirilmiştir. İlimizin çeşitli bölgelerinde depreme hazırlık anlamında bulunan konteynırlardan yada daha önce depremlerde vatandaşlarımıza tahsis edip de, kalıcı konutlarına geçip, boş olan 600 civarında konteynır da deprem bölgesindeki illere gönderildi. 112 binasında gıda merkezi oluşturuldu. Deprem bölgesine 219 gıda TIR’ı gönderildi. Çanakkale’de de toplam 7 bin 600 civarında depremzede intikal etmiş, 1180’i kamu da, 445’i özel sektör de misafir edilmiş, 6 bin civarında depremzede kendi imkanlarıyla ilimizde barınmışlardır. Asrın felaketini yaşadık. Çok büyük bir olayla karşılaşıldı. Tüm ülkemiz kenetlendi. İlimiz Çanakkale’de gerçekten ilk dakikalardan itibaren üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Yaraları sarmaya çalıştı. Ben bu anlam da kamu görevlilerine, vatandaşlarımıza, STK temsilcilerine, gönüllülerimize, arama kurtarma ekiplerimize depremzede vatandaşlarımız ve ilimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Büyük bir özveriyle herkes elinden gelen katkıyı sundu. Tüm depremzedelerimize, kaybettiğimiz, hayatını yitiren depremzedelerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Böyle bir acının bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Yaralı depremzedelerimize de Allah’tan şifalar diliyorum. Allah böyle büyük acılardan, böyle büyük felaketlerden ülkemizi, milletimizi korusun. İnşallah bir daha böyle büyük bir acı yaşatmasın. Ama bu deprem gerçeği, bununla beraber her zaman hazırlıklı olmak lazım. İlimizin de deprem kuşağında olduğunu unutmadan, bu deprem riskleriyle beraber tüm kamu olarak başta vatandaşlarımızla beraber bu riskin en aza indirilmesi için tüm çabamızı sarf etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Vali İlhami Aktaş’ın konuşmasının ardından Kahramanmaraş’ta saat 04.17’de meydana gelen deprem sonrası hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaş için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı okundu. Ardından AFAD Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘6 Şubat Kısa Film’ gösterimi izlendi. Kısa filmde deprem sonrası yaşanan felaket ile bölgedeki yardım, dayanışma ve deprem bölgelerinde yaraların sarılmasını anlatan anlar yer aldı.

Anma programı Arslanca Camiinde sabah namazında Kur’an-ı Kerim Tilaveti, mevlit ve dua programıyla sona erecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depreminin-1-yil-donumu-anildi/feed/ 0
Zonguldak’ta maden işçileri deprem anma programı düzenledi https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-maden-iscileri-deprem-anma-programi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-maden-iscileri-deprem-anma-programi-duzenledi/#respond Tue, 06 Feb 2024 04:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6178

ZONGULDAK’ta 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Demokrasi Platformu ile deprem bölgesindeki çalışmalarıyla akıllara kazınan maden işçileri anma programı düzenledi. Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, depremin yıkıma yol açtığı bölgelerde 4 bin madencinin bölgede görev yaptığını belirterek, “Türkiye bir deprem bölgesi. Tekrar bu acılar yaşanabilir, bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 2 bin maden işçisiyle beraber arama kurtarma çalışmalarına katılacak tam teçhizatlı projenin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz.” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra yıkımın yaşandığı bölgelerde arama kurtarma faaliyetlerine katılan ve bu konudaki uzmanlıklarıyla fark yaratan madenciler de Zonguldak’ta anma etkinliğine katıldı. Madenciler ve Demokrasi Platformu bileşenleri, saat 04.17’de 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anmak için Madenci Anıtı’nda buluştu. Etkinliğe, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri, madenciler ve vatandaşlar katıldı. Depremde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, Madenci Anıtı’na karanfil bırakıldı.

Demokrasi Platformu adına konuşan Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, “İnsanlarımız sabahın kör saatinde betonların altında kalarak hayatını kaybetti. O bölgede madenci arkadaşlarımız, canla başla çalışarak hayatlarını tehlikeye atarak kurtarma operasyonları gerçekleştirdi. Onları da buradan saygıyla anıyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘BİR CANA NEFES OLABİLMEK İÇİN MÜCADELE ETTİK’

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, Asrın Felaketinde 4 bin maden işçisinin arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını belirterek, “Madenci arkadaşlarımızla beraber büyük bir özveriyle arama kurtarma çalışmalarına katıldık. 4 bin Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda çalışan madenci kardeşimiz ve 51 MTA işçimizle beraber deprem bölgesinde enkazların altındaki 1 cana nefes olmak için mücadele ettik. Bu işin kahramanları bizim madenci kardeşlerimiz. Yaptıkları çalışmalarla birçok enkaz altındaki vatandaşımıza can oldular, nefes oldular. Ben bütün madenci kardeşlerimi alınlarından öpüyorum. Hepsine ülkem adına teşekkür ediyorum.” dedi.

?TAM TEÇHİZATLI 2 BİN MADEN İŞÇİSİ PROJESİ

Bir daha böyle acılar yaşanmamasını temenni eden Yeşil, “Madencinin yer altında olduğu gibi yer üstünde de neler yapabileceğini herkes gördü. Önümüzdeki süreçlerde, Türkiye bir deprem bölgesi. Tekrar bu acılar yaşanabilir, bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 2 bin maden işçisiyle beraber arama kurtarma çalışmalarına katılacak tam teçhizatlı projenin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz.” diye konuştu.

‘BAMBAŞKA BİR DUYGU’

Adıyaman’daki arama kurtarma çalışmalarında görev aldığını söyleyen Sadettin İnam, “Bu duygu yaşanması zor bir şey. Yıkık binalarda yaşayanları çıkartmaya çalıştık. Bir tane 3 yaşında çocuk 1 tane de anne çıkartmıştık. Bambaşka bir duygu.” dedi.

‘O GÜN YAŞANANLARI SIK SIK HATIRLIYORUZ’

Yerüstü işçisi olarak görev yapan Remzi Atmaca ise “Şoför olarak görev yaptım depremde. 3 günlük kısa bir sürede 5 şehir dolaştım. Araçlarımızla yardım dağıttık. Biz 2’nci gün lojistik olarak görev aldık. Arkadaşların elbiselerini falan getirdik. Merkez atölyesinde sobalar yapıldı, sobaları kamyonlara yükledik. Sobaları depremzedelere getirdik. İnanılmaz bir duygu, bir an önce görev almak istiyorsunuz. Böyle bir felaket olmuş, yerinizde duramıyorsunuz. Şu an 1 sene geçti üzerinden, kayıplarımız çok. Üzücü bir olay. Bugünü anmaya geldik. O gün yaşananları sık sık hatırlıyoruz. Göçüğe girip hayat kurtarmadık ama şehirleri gördükten sonra büyük bir yıkıntıyı kendimizde de yaşadık. Orada yardımcı olan arkadaşlara gittiğimiz zaman, psikolojik sıkıntıları vardı, belli oluyordu. Ama gene de güçlü çocuklar, kısa sürede aştılar. Kolay değil çünkü enkaz altından binlerce ceset çıkartmak.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-maden-iscileri-deprem-anma-programi-duzenledi/feed/ 0
Zonguldak ve Bolu’da Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılında değerlendirme toplantısı yapıldı https://www.haber60.com.tr/zonguldak-ve-boluda-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-birinci-yilinda-degerlendirme-toplantisi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldak-ve-boluda-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-birinci-yilinda-degerlendirme-toplantisi-yapildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 04:18:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6175 Zonguldak ve Bolu’da, 6 Şubat 2023’teki 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılı dolayısıyla deprem değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Zonguldak Valiliği tarafından depremde hayatını kaybedenlerin anılması ve deprem bölgesine yapılan çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapılması için İl Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde (GAMER) toplantı yapıldı.

Vali Osman Hacıbektaşoğlu, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, 6 Şubat’ta kamu kurumlarının ve Zonguldaklı vatandaşların milletle kenetlenerek tek yürek olduklarını söyledi.

“Birlik ve beraberlik ruhuyla asrın felaketi, asrın dayanışmasına döndü.” diyen Hacıbektaşoğlu, “Zonguldak’ta 4 bin 701 arama kurtarma personeli ve 1592 iyileştirme çalıştırma personeliyle birlikte 6 bin 293 personel görevlendirildi. Türkiye Taşkömürü Kurumumuzca bölgeye gönderilen 3 bin 900 personel enkaz kaldırma ve arama kurtarma faaliyetlerinde 335 vatandaşımızı sağ olarak kurtarmıştır. Yine diğer ekiplerimiz onlarcasının belki yüzlercesini sağ olarak kurtarmıştır. ” dedi.

Hacıbektaşoğlu, kentte faaliyet gösteren pek çok sivil toplum kuruluşunun beslenme, bölgeye gelen malzemelerin dağıtımı ve arama kurtarma çalışmalarında gönüllü olarak yer aldığını anımsatarak, “Kentimizde 295 iş makinesi ve araç, 153 tır, 65 kamyon, çadır, yatak, ısıtıcı, hijyen malzemesi, su, gıda kolisi, kömür, konteyner gibi malzemeleri depremzedelere yetiştirmişlerdir.” diye konuştu.

Kente gelen depremzede vatandaşlara devletin ve milletin şefkatli elinin uzatıldığını belirten Hacıbektaşoğlu, “Kente gelen vatandaşlarımız için acil olarak 1 milyonun üzerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızca nakdi yardım yapılmıştır. Kamu misafirhanelerimizde, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü yurtlarımızda 7 bin 956 depremzede vatandaşımız misafir edilmiştir. Hastanelerimizde 511 depremzede vatandaşımız tedavi edilmiştir.” şeklinde konuştu.

Vali Hacıbektaşoğlu, şunları kaydetti:

“Deprem öncesi alınacak tedbirlerin alınması ve uygulanması en önemli görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Bizler afet olduktan sonra arama kurtarma, iyileştirme, barınma, yaraların sarılması konusunda bu konuda ülke olarak çok iyiyiz. Ama bizim şunu öncelememiz lazım ve bütün gayretimiz bu yönde. Özellikle depreme yönelik afet öncesinde yapılması gereken şeyleri mutlaka yapmalıyız, yerine getirmeliyiz, zaman kaybetmeden bunu yapmalıyız. Özellikle depremle ilgili yapı stoğumuzu yenilemeliyiz.”

Bolu

Bolu’da, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar için 04.17’de anma programı yapıldı.

Bolu Valiliği tarafından Kahramanmaraş merkezli depremde hayatını kaybedenlerin anılması ve deprem bölgesine yapılan çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapılması için İl Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) toplantı gerçekleştirildi.

Bolu Valisi Erkan Kılıç başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda AFAD İl Müdür Vekili Kürşat Bozkurt tarafından Kahramanmaraş ve depremden etkilenen illere Bolu’dan yapılan yardımlarla ilgili sunum yapıldı.

Saat 04.17’yi gösterdiğinde depremde hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşu gerçekleştirilerek dua edildi.

Toplantıda konuşan Vali Kılıç, depremlerin ekonomik boyutunun çok fazla olduğunu ancak psikolojik, sosyal her türlü yönde ülkeye çok büyük bir darbe vurduğunu kaydetti.

Türk milletinin deprem bölgelerinde, depremzedelerin her türlü ihtiyacının karşılanması için seferber olduğunu anlatan Kılıç, dünyanın hiçbir ülkesinin bu kadar büyük bir deprem karşısında bu şekilde, hızlı reaksiyon göstermesinin ve olayın altından kalkmasının kolay olmadığını ifade etti.

Kılıç, depreme her açıdan hazır olmak gerektiğini vurgulayarak, “Başta binalarımızı sağlam yapmak, eğer binalarımız depreme dayanıksızsa, deprem şartlarına uygun yapılmamışsa bunların mutlaka dönüştürülmesi gerekiyor. İlimizdeki binaların, eski binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi, en önemli deprem konusunda en az hasarı atlatmamız için gerekli olan ilk şart.” diye konuştu.

“Kamu binaları anlamında da özellikle okullarımızı güçlendirdik” diyen Vali Kılıç, “Yani güçlendirmeyen okulumuz neredeyse yok şu anda. Hepsi güçlendirildi çok şükür. Sağlık tesislerimiz de aynı şekilde. Yeni binalarımız depreme dayanıklı olarak yapılıyor. Mevcutların da hızlı bir şekilde taranması ve testlerinin yapılması süreçleri devam etmekte. Bunlarla ilgili de biz Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerimizi yaptık. Diğer kurumların binalarını da aynı şekilde gözden geçirmemiz gerekiyor.”

Dönemin Malatya Emniyet Müdürü Dağdeviren, deprem anında yaşadıklarını anlattı

Kılıç’ın ardından 6 Şubat 2023 tarihinde Malatya İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan ve depremi yaşayan Bolu İl Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren, yaşadıklarını anlattı.

Depreme evinde ailesiyle yakalandığını ifade eden Dağdeviren, “Eşyalar düşüyor, dolaplar devriliyor, duvarlar çatlıyor. O iki dakikalık süre sanki 1-2 saat gibi hissedildi. ‘Duracak mı?’ dedik.” şeklinde konuştu.

Dağdeviren, depremin ardından koordinasyon toplantısının yapılacağı alana giderken şoförünün ağladığını anlatarak, şunları söyledi:

“Toplanma Merkezine gidiyorduk. Araç içindeyken şoförüm ağlamaya başladı. O da çocuklarını düşünüyordu. Toplantıya gitmeden önce arkadaşımızın ailesinin yanına gittik. Onu çocuklarını sağ salim çıkardıktan sonra valilikte kriz merkezinde toplantıya katıldık.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldak-ve-boluda-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-birinci-yilinda-degerlendirme-toplantisi-yapildi/feed/ 0
Çanakkale’de Kahramanmaraş depremi anma programı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depremi-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depremi-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 03:57:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6172 Çanakkale’de geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde hayatını kaybedenler depremin olduğu saat 04.17’de İl AFAD Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat saat 04.17’de meydana gelen depremin 1’inci yıl dönümünde Çanakkale İl AFAD Merkezi’nde anma programı düzenlendi. Anma programına, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Vali Yardımcısı Hakkı Uzun, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı SG. Yb. Ercan Oran, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Gökhan Baştürk, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, daire müdürleri ve ilgili kurum temsilcileri katıldı.

Anma programı öncesinde Vali İlhami Aktaş, yaptığı açıklama da geçen yıl saat 04.17’de asrın felaketi diyebilecekleri bir felaketle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Depremin 11 ili etkilediğini ifade eden Vali İlhami Aktaş, “53 bin vatandaşımızı kaybettiğimiz büyük bir felaket yaşadık. Bu felaketin akabinde tüm ülke olarak, millet olarak büyük bir kenetlenme örneği göstererek, yaraların sarılması için ilk dakikalardan itibaren milletimizin her ferdi kurumlarıyla beraber elinden geleni yapmak için canhıraş çalıştı. Çanakkale’de de deprem sürecinde 2652 kamu personelimiz, 120 STK temsilcisi, 235 gönüllümüz, 156’da özel sektör olmak üzere ilimizden deprem bölgesine toplam 3171 kişi intikal etti. Kendi görev alanlarıyla ilgili oralarda çalışmalarda bulunmuşlardır. İş makinesi diyebileceğimiz kepçe, itfaiye aracı, su tanker, kamyon, cenaze aracı, vinç olmak üzere 164 araç, 58 öncü araç, arazöz, TIR, diyebileceğimiz oto kurtarıcı araç görevlendirildi. Bunların toplam sayısı da 222’dir. 222 araç deprem bölgesine intikal ettirilmiştir. İlimizin çeşitli bölgelerinde depreme hazırlık anlamında bulunan konteynırlardan yada daha önce depremlerde vatandaşlarımıza tahsis edip de, kalıcı konutlarına geçip, boş olan 600 civarında konteynır da deprem bölgesindeki illere gönderildi. 112 binasında gıda merkezi oluşturuldu. Deprem bölgesine 219 gıda TIR’ı gönderildi. Çanakkale’de de toplam 7 bin 600 civarında depremzede intikal etmiş, 1180’i kamu da, 445’i özel sektör de misafir edilmiş, 6 bin civarında depremzede kendi imkanlarıyla ilimizde barınmışlardır. Asrın felaketini yaşadık. Çok büyük bir olayla karşılaşıldı. Tüm ülkemiz kenetlendi. İlimiz Çanakkale’de gerçekten ilk dakikalardan itibaren üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Yaraları sarmaya çalıştı. Ben bu anlam da kamu görevlilerine, vatandaşlarımıza, STK temsilcilerine, gönüllülerimize, arama kurtarma ekiplerimize depremzede vatandaşlarımız ve ilimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Büyük bir özveriyle herkes elinden gelen katkıyı sundu. Tüm depremzedelerimize, kaybettiğimiz, hayatını yitiren depremzedelerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Böyle bir acının bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Yaralı depremzedelerimize de Allah’tan şifalar diliyorum. Allah böyle büyük acılardan, böyle büyük felaketlerden ülkemizi, milletimizi korusun. İnşallah bir daha böyle büyük bir acı yaşatmasın. Ama bu deprem gerçeği, bununla beraber her zaman hazırlıklı olmak lazım. İlimizin de deprem kuşağında olduğunu unutmadan, bu deprem riskleriyle beraber tüm kamu olarak başta vatandaşlarımızla beraber bu riskin en aza indirilmesi için tüm çabamızı sarf etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Vali İlhami Aktaş’ın konuşmasının ardından Kahramanmaraş’ta saat 04.17’de meydana gelen deprem sonrası hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaş için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı okundu. Ardından AFAD Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘6 Şubat Kısa Film’ gösterimi izlendi. Kısa filmde deprem sonrası yaşanan felaket ile bölgedeki yardım, dayanışma ve deprem bölgelerinde yaraların sarılmasını anlatan anlar yer aldı.

Anma programı Arslanca Camiinde sabah namazında Kur’an-ı Kerim Tilaveti, mevlit ve dua programıyla sona erecek. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kahramanmaras-depremi-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye’de Saatler 04: 17’de Durdu: Kaderine Terk Edilmiş Şehirler, Yıkılmayı Bekleyen Binalar; Suya, Hastaneye Muhtaç İnsanlar. https://www.haber60.com.tr/turkiyede-saatler-04-17de-durdu-kaderine-terk-edilmis-sehirler-yikilmayi-bekleyen-binalar-suya-hastaneye-muhtac-insanlar/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-saatler-04-17de-durdu-kaderine-terk-edilmis-sehirler-yikilmayi-bekleyen-binalar-suya-hastaneye-muhtac-insanlar/#respond Tue, 06 Feb 2024 01:48:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6160 Türkiye’de saatler, 6 Şubat 2023 gecesi 04: 17’de durdu. 53 bin 537 kişinin yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden tam bir yıl geçti, ama etkileri hala tam olarak ortadan kaldırılabilmiş değil. Hatay’da çadır, konteyner bulamayan depremzedeler hayatta kalma mücadelesi verirken Adıyaman’da yurttaşlar hastaneye erişemiyor. Deprem bölgesinde hala kaldırılmayan enkazlar var. Yıkılmayı bekleyen hasarlı binalar ise insanları tedirgin ediyor.

Türkiye, 6 Şubat 2023 gecesi, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04: 17’de meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Ardından saat 13: 24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan 7.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremler, 11 ilde yıkıma neden oldu. Yaklaşık 14 milyon yurttaşın etkilendiği depremlerde; Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde, resmi açıklamalara göre 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi.

Malatya’da Ellinci Yıl Apartmanı’nda arama-kurtarma ekipleri enkaz altında kalan 7 kişiye ulaşmaya çalışırken annesinin eşyalarını enkaz altından çıkarıldığını gören bir kadın, “Yalvarırım annemi kurtarın” diye feryat etti.

Aynı apartmanda, enkaz altında kalan bir saatin, deprem anını gösteren 04: 17’de durduğu görüldü. Aslında depremin vurduğu 11 ilde ve tüm Türkiye’de saatler, 6 Şubat 2023 gecesi 04: 17’de durdu.

Hatayspor’un teknik direktörlüğünü yapan eski futbolcu Volkan Demirel’in depremden etkilenen vatandaşlar için sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayın, hafızalara kazındı.

NACİ GÖRÜR: SÖYLEYE SÖYLEYE, YAZA YAZA DİLİMİZDE TÜY BİTTİ

Jeolog Prof. Dr. Naci Görür, 6 Şubat 2023’te sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, “Bu depremin gelmekte olduğunu yerbilimciler olarak söyleye söyleye, yaza yaza dilimizde tüy bitti. Hiç kimse, ‘Ne diyorsunuz’ diye tepki bile vermedi” dedi.

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde saat 13: 24’te meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki ikinci depremle birlikte yıkım yaşanan illerin sayısı arttı. Kahramanmaraş’ta öğlen meydana gelen ikinci depremde, Elazığ merkezde bir bina tamamen yıkıldı.

HİÇ KİMSE İŞ MAKİNESİ FALAN GÖNDERMİYOR. ZATEN KURTARMA EKİBİ DE YOK. AFAD DA YOK. KİMSE YOK”

Dönemin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Barış Atay, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ın İskenderun ilçesinde yıkılan bir binanın önünde saat 03: 30’da, “Bakın, burada herhangi bir kurtarma çalışması yok. Burada resmen hafriyat çalışması var. O AFAD Başkanı da Cumhurbaşkanı da ‘Her yer ulaştık’ diye açıklama yapıyorlar ya, ‘Her yere ulaştık’ dedikleri bu. Kendi başlarına, kendi çabalarıyla iş yapmaya çalışan insanlar… Yapayalnız bir şehir… İş makineleri, yurttaşların kendileri tarafından getirildi buraya. Hiç kimse iş makinesi falan göndermiyor. Zaten kurtarma ekibi de yok. AFAD da yok. Kimse yok” diye konuştu.

SOSYAL MEDYA KULLANIMI KISITLANDI

Vatandaşlar yakınlarını enkaz altında ararken sosyal medya kullanımının kısıtlandığı görüldü. Dönemin CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Beceriksizliğin ortaya çıkmasın diye, insanların tepkisi duyulmasın diye, enkaz altındaki bu feryatların duyulmasını engelledin. Bu emri eğer sen verdiysen yazıklar olsun. Bu kadar kalbi soğumuş bir kişi olamaz. Bu kadar vicdanını yitirmiş bir kişi gerçekten olamaz. Hayat kurtarmak isteyenlerin önünü kestin” dedi.

Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve dönemin medya ve iletişimden sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan, sosyal medyaya erişimin engellenmesi karşısında BTK hakkında suç duyurusunda bulundu.

DÖRT TANE CANLI ÇIKARDIM, BİR TANE ÇOCUK ÇIKARDIM. CESET VAR, HALA KİMSE YOK. DEVLET NEREDE”

Vatandaşların yakınlarını kendi imkanları ile enkaz altından kurtarmaya çalıştığına ilişkin görüntüler, depremin vurduğu 10 ilin her mahallesinden, her sokağından kameralara yansıdı. Kahramanmaraşlı bir yurttaş, “Dört tane canlı çıkardım, bir tane çocuk çıkardım. Ceset var, hala kimse yok. Devlet nerede? Hiç mi kepçesi yok? Biz, vatandaş olarak ne yapacağız? Bu ülkenin AFAD’ı nerede? AFAD’a toplanan yardımlar nerede” diye isyan etti. Oğlunun enkaz altında kaldığını belirten bir kadın ise “Gittim AFAD’a söyledim. Kimse gelip müdahale etmedi. Ellerim ile açtım, böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir devlet olabilir mi? Bizi ölüme mahkum ediyorlar” dedi.

İSKENDERUN LİMANI ALEV ALEV YANDI

Depremlerde İskenderun Limanı da hasar gördü. İkinci deprem sırasında İskenderun Limanı’nda devrilen konteynerler alev aldı. Yangın ancak 13 Şubat’ta söndürülebildi.

HATAYLI DEPREMZEDE: 42 SAATTİR YARDIM BEKLİYORUZ

Hataylı bir depremzede, “Yaklaşık 42 saattir burada yardım bekliyoruz. AFAD ekibi geliyor, ama ‘Ekipmanımız yok’ diyor. Yardımcı olamadıklarını söylüyorlar. İçeride annem, babam ve abim var. En az bir kişiden ısı aldılar. ‘Ses ver’ dedim, ses verdiler. Sonra ‘Ekipmanımız yok’ deyip ayrıldılar” dedi.

OHAL İLAN EDİLDİ: “YETKİ OBEZİ ERDOĞAN, DEPREMİ FIRSAT BİLİP…”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Şubat’ta yaptığı açıklamada, “Depremin yaşandığı 10 ilimizi ‘genel hayata etkili afet bölgesi’ olarak ilan ediyoruz. Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülmesinin temini için, Anayasa’nın 119. maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak olağanüstü hal (OHAL) ilan etme kararı aldık. Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve 3 ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız” açıklamasını yaptı.

Dönemin CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Bugüne kadar hiçbir hükümet, doğal afet nedeniyle OHAL ilan etmedi. 1999’da büyük Marmara depreminde bile OHAL ilan edilmedi. Ama yetki obezi Erdoğan, depremi fırsat bilip OHAL ilan etti. Mevcut sistemde zaten her şey bir kişinin iki dudağına bakmıyor mu? Bakıyor. Bir de bunun üstüne OHAL yetkileri neden isteniyor” diyerek Erdoğan’ı eleştirdi.

“‘HER ŞEYİ BEN YAPACAĞIM’ DİYEREK HİÇBİR ŞEYİ TAM YAPAMAYAN ANLAYIŞIN FATURASI MİLLETİMİZE KESİLMİŞTİR”

Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Günlerce enkazlara ulaşılamamış, belediyelerimizin el konulan yardımlarının ihtiyaç sahiplerine iletilmesinde geç kalınmıştır. ‘Her şeyi ben yapacağım’ diyerek hiçbir şeyi tam yapamayan anlayışın faturası milletimize kesilmiştir” dedi.

TMMOB: AFAD VE KAMU KURUMLARI, ZORLU SINAVDA BAŞARILI OLAMADI

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 10 ilde büyük yıkıma ve binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından iki gününde yaşananlara ilişkin bir ‘Ön Değerlendirme Raporu’ hazırladı. Raporda, “Asli görevi afet ve acil durumlarda can ve mal kurtarma; sağlık, iaşe, ibate, güvenlik, mal ve çevre koruma, sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin verilmesine yönelik çalışmaları yürütmek olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve ilgili diğer kamu kurumları, bu zorlu sınavda başarılı olamamıştır” denildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI: DEPREMLERİN MAALİYETİ 2 TRİLYON LİRA

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Mart 2023’te depremlere ilişkin bir rapor yayınlandı. Raporda, depremlerin maaliyetinin yaklaşık 2 trilyon TL olarak hesaplandığı, b rakamın 2023 yılı milli gelir beklentisinin yüzde 9’una denk geldiği belirtildi. Rapora göre bu rakam, Marmara depreminden yaklaşık altı kat fazla maddi hasar anlamına geliyordu.

YIKIM VE ÖLÜM BİR YIL SONRA BİLE DEVAM ETTİ

6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra bile yıkım devam etti. 31 Ocak’ı 1 Şubat’ta bağlayan gece, Şanlıurfa’nın Bozova ilçe kırsalında, 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar alan iki katlı bir ev çöktü. Olayda 2 kişi hayatını kaybederken, 8 kişi ise yaralandı.

ERDOĞAN: MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM EL ELE VERMEZSE O ŞEHRE HERHANGİ BİR ŞEY GELMEZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Şubat’ta Hatay’da, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi.

DEPREM DAVALARI

Adıyaman’da yıkılan İsias Otel ile ilgili davanın il duruşması 2 Ocak’ta yapıldı. 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan 5’i tutuklu 11 sanık, ilk defa hakim karşısına çıktı. Otelde, aralarında voleybol turnuvası için kentte bulunan Kuzey Kıbrıslı öğrencilerin de yer aldığı 72 kişi hayatını kaybetmişti. Otelde yakınlarını kaybeden 127 kişi de duruşmaya müşteki sıfatı ile katıldı. Mahkeme, 6 Ocak’ta, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek davayı 26 Nisan’a erteledi. Duruşmada savunma yapan İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt’un “Müteahhit değil iş insanıyım. 11 ildeki depremin şiddetinin yüksek oluşundan dolayı binam yıkıldı” sözleri tepki çekti.

RÖNESANS REZİDANS’IN MÜTEAHHİDİNİN 22,5 YIL HAPSİ İSTENDİ

Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’la ilgili 4’ü tutuklu, 3’ü tutuksuz, 1’i firari 8 sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Tutuklu sanıklardan rezidansın müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile kontrol elemanı Önder Artun, tutuksuz sanıklar yapı denetim şirketinin yetkililerinden A.K., inşaat teknikeri İ.D. ve şantiye şefi B.M. ile müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun’un kardeşi ile firari ortağı Hüseyin Yalçın Coşkun hakkında, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

EBRAR SİTESİ’NİN MÜTEAHHİDİ: SUÇUM NEDİR, ANLAMIYORUM

Depremde bin 400 kişiden fazla mezar olan Ebrar Sitesi’nin kurucusu Tevfik Tepebaşı, 19 Ocak’ta hakim karşısına çıktı. Tepebaşı, “İnşaattan anlamadığım halde bana suç isnat etmek yasal değil. Suçum nedir, onu anlamıyorum” savunmasıyla tepki çekti.

HATAY’DA ÇADIR BİLE BULAMAYAN İNSANLAR VAR, YIKILMAYAN BİNALAR ÜRKÜTÜYOR

6 Şubat depremlerinin üzerinden bir geçmesine rağmen Hatay’ın Antakya, Samandağ, Defne ve İskenderun ilçelerinde depremin izleri henüz silinebilmiş değil. Samandağ’da insanlar, konteynerlere erişim sağlayamadıkları için çadırlarda yaşamak durumunda kaldı. Bazı yurttaşlar ise çadır dahi bulamamış, haftanın belirli günlerinde akrabalarında yaşıyor. Yine Samandağ’da birçok bölgede içme suyu problemi var. Antakya ve Defne’deki en önemli sorun ise yıkılmayan hasarlı binalar. Hatay’da 24 bin 171 yurttaş hayatını kaybetti, 116 kişinin kimliği belirsiz, 192 kişi hala kayıp. Yıkılacak ağır hasarlı bina sayısı 80 bin 300, bunlardan yaklaşık 77 bini yıkıldı. 130 bin orta ve az hasarlı bina var. 200 binden fazla insan konteynerlerde yaşıyor.

ADIYAMAN’DA DEPREMZEDELER HASTANEYE ERİŞEMİYOR

Depremde en büyük zarar gören illerden birisi de Adıyaman. Adıyaman’da depremzedeler, kentte tek kalan Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi’ne mahkum kalmış durumda. Adıyaman kent merkezi ve Gölbaşı ilçelerinde enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor, yıkılmayan onlarca bina mevcut.

Depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’ta enkaz kaldırma çalışmaları çoğunlukla tamamlandı. Maraş merkezde bulunan iki mahallede yıkılmayı bekleyen binalar mevcut. Konteynerkentlerde yaşayan insanlar, yeni evlerinin yapılmasını bekliyor.

Depremde diğer kentlere göre daha az kayıp yaşayan Osmaniye’de ise hala dışarıda yaşamak zorunda kalan depremzedeler var.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-saatler-04-17de-durdu-kaderine-terk-edilmis-sehirler-yikilmayi-bekleyen-binalar-suya-hastaneye-muhtac-insanlar/feed/ 0
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/#respond Tue, 06 Feb 2024 00:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6142 HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum? dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, 11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik? diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi

Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim? dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/feed/ 0
Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/#respond Mon, 05 Feb 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6139

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]> https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/feed/ 0 Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/#respond Mon, 05 Feb 2024 23:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6136

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/feed/ 0
Asrın felaketinin birinci yılı https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/ https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/#respond Mon, 05 Feb 2024 22:33:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6124 Türkiye, geçen yıl şubat ayında “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin acısıyla sarsıldı. 14 milyon vatandaşı doğrudan etkileyen deprem nedeniyle ülke genelinde 7 gün süreyle milli yas ilan edildi.

Türkiye’de, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

53 BİN 537 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.

Türkiye’nin uluslararası yardımı da içeren 4. seviye alarm verdiği deprem sonrası 93 ülkeden arama kurtarma ekipleri bölgede çalışmalara katıldı.

7 GÜN SÜREYLE OHAL KARARI ALINDI

120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.

Ülke genelinde 7 gün süreyle milli yas ilan edilirken, deprem bölgesinde ise OHAL kararı alındı.

650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI

Tüm kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi.

Depremlerde yıkılan 38 bin 901 binada arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.

Bölgede 350 çadır kent alanında 645 bin çadır, 414 konteyner kentte ise 215 bin 224 konteyner kuruldu.

BÖLGEYE 106 MİLYAR 728 MİLYON LİRA KAYNAK AKTARILDI

Geçici barınma hizmeti kapsamında bugüne kadar 349 bin haneye toplam 14 milyar 453 milyon lira “kira destek ödemesi” yapıldı. Bu kapsamda ev sahiplerine 7 bin 500, kiracılara ise 5 bin lira kira destek ödemesi devam ediyor.

Diğer yardım ve ödemelerle birlikte deprem bölgesine toplam 106 milyar 728 milyon lira kaynak aktarıldı.

Deprem bölgesinde 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde hasar tespiti yapıldı, şu ana kadar enkaz kaldırma işleminin yüzde 91’i gerçekleştirildi.

Hak sahipliği çalışmaları kapsamında, 389 bini konut, 40 bin 658’i iş yeri, ve 11 bin 531’i ahır olmak üzere toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi.

Depremzede vatandaşların yaralarının sarılması çalışmaları kapsamında deprem bölgesinde şehir merkezleri ve köylerde 307 bin konutun yapımına başlandı.

Bu kapsamda yerinde dönüşüm projelerinde konutlar için 750 bin lirası hibe, 750 bin lirası kredi, ahırlı köy evleri için 750 bin lirası hibe, 1 milyon lirası kredi ve iş yerleri için 400 bin lirası hibe, 400 bin lirası kredi 2 yıl ödemesiz ve faizsiz 10 yıl vadeyle kullanıma sunuldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/feed/ 0
Aksaray’da depremde kaybolan ailenin acılı bekleyişi devam ediyor https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:06:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6104

AKSARAY’da yaşayan Ahmet Karaman ile Suna Öztürk, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Hatay’daki Rönesans Rezidans’ta oturan öğretmen kızı Tuğba Koşar (36) ile torunları Mustafa Kemal (3) ve Mehmet Akif Koşar’dan (1) 1 yıldır haber alamıyor. Karaman, “Yetkililerden çocuklarımızdan bir toz tanesi olsa dahi bulmalarını istiyoruz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremde Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’ın A2 blokunda oturan özel eğitim öğretmeni Tuğba Koşar ile oğulları Mustafa Kemal ve Mehmet Akif Koşar, enkaz altında kaldı. Depremin ardından Tuğba Koşar’ın annesi Suna Öztürk ve babası Ahmet Karaman, Hatay’a gidip, günlerce kızları ve torunlarını aradı ancak bir sonuç alamadı. Evlerinin duvarlarında kayıp kişilerin fotoğraflarının yer aldığı afişler de bulunan Suna Öztürk ile Ahmet Karaman, 1 yıldır kızları ile torunlarını arıyor.

‘HALA BİR SES YOK’

Deprem sırasında polis damadı Yasin Koşar’ın görevde olduğunu ve sağ kurtulduğunu belirten Ahmet Karaman, “Acının tarifi yok. Gözümün nuru, sarı çiçeğim, ona her zaman ‘öğretmenim’ derdim. Çünkü bir öğretmeni yetiştirmek kolay değil. Allah’ım böyle acıyı ülkemize bir daha yaşatmasın. Gelinen noktada 1 yıl olmasana rağmen aynı bugün olmuş gibi acısını yüreğimizde hissediyoruz. Rüyalarım da onunla konuşuyorum. Hatay’dan gelirken DNA testlerimizi de verdik. Hala bir ses yok, bu kişiler ne oldu? Deprem öncesinde kızım Aksaray’a izine gelmişti. Bizimle burada 1 hafta kalıp, tekrar Hatay’a döndüler. O dönemde hastalanmıştım, annesine ‘Tuğba hocama söyleme’ dediğim halde, hasta olduğumu söylemiş. Kızım deprem gecesi beni aradı, ‘İyi misin baba, üzülme’ diye beni teselli etmişti. Aynı gecenin sabahında Aksaray’da depremin sallantısından uyandık. Eşim hemen kızımızı aradı. Telefonlara cevap vermeyince damadımızı aradık. Gece nöbette olduğu için o kurtuldu. Kızım ile 2 torunum orada şehadet şerbetini içtiler” dedi.

‘DEMİR KOLONLARININ ÇOK ZAYIF BAĞLANDIĞINI GÖRDÜM’

Rönesans Rezidans’ın yüzlerce kişiye mezar olduğunu belirten Karaman, “Hatay’a en erken ulaşan kişilerden birisi benim. Ondan sonra ulaşım da kapandı. Binanın yanında askerler vardı. Apartmanın üst katlarından düşenler, yerlerde yatıyordu. Hayatın en acı gerçeklerini, depremde orada gördük. Depremin ilahi bir ikaz olduğu biliyoruz. Bizim itirazımız ve isyanımızsa bu yapılan yapıların denetimsiz, kalitesiz ve kontrolsüz olmasına, tedbirlerin alınmamasına itiraz ediyoruz. Yetkililerden çocuklarımızdan bir toz tanesi olsa dahi bulmalarını istiyoruz. Rönesans Rezidans, ‘cennetten bir kale’ diye satılan ve dayanıklı, lüks diye öğretmenlere allanıp, bulanıp satıldı. 250 daire, 1000 kişinin üzerinde insanın yaşadığı 2 katı otopark, yüzme havuzlu 12 katlı binanın tamamı yan yattı. Buradan 100 kişiye yakın kişi kurtuldu. 60’a yakın da kayıp var. Orada binanın nasıl yapıldığını gördük. Demir kolonlarının çok zayıf bağlandığı gördüm” diye konuştu.

‘KAYIPLARIN TEKRAR ARANMASINI İSTİYORUZ’

Suna Öztürk de “12 ay geçmesine rağmen Rönesans Rezidans’taki 53 kayıptan hiçbir ses yok. Bu kayıplarla beraber depremde kaybolan 147 kişinin tekrar aranması istiyoruz. Aileler olarak gerçekten çok perişanız. 38 kayıp bebeğimiz de var. Bu aileler, gözyaşı içinde artık bizlere bir el atın. Bizi bu sıkıntıdan kurtarın. Kayıp yakınları olarak arama komisyonu kurulup, bu kayıpların tekrar aranmasını istiyoruz. Depremin yıl döneminde aile olarak Rönesans Rezidans’a gidip, kızım ve torunlarım için depremde yakınlarını kaybeden aileler ile bir araya geleceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/feed/ 0
Malatya’da Tarihi Şire Pazarı Deprem Sonrası Yeniden İnşa Ediliyor https://www.haber60.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:18:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6098 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Malatya’da perakende ticaretin kalbi olan ve kuşaklar boyunca esnafa ev sahipliği yapan tarihi Şire Pazarı, depremin birinci yılında yeniden inşa ediliyor.

Pazarın olduğu yerde enkaz kaldırma çalışmalarının ardından başlayan inşaat yoğun şekilde sürüyor.

Deprem öncesinde tarihi Şire Pazarı ve çevresinde faaliyet gösteren işletmeciler, kendilerine sağlanan geçici iş yerlerinde hem ticari hayatın bir parçası olmayı sürdürüyor hem de yıllardır kendilerinden alışveriş yapan müşterileriyle buluşuyor.

Baba mesleğini sürdüren ve bölgede gıda ürünleri toptan ticaretiyle uğraşan Erdal Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Pazar’da bakırcı, tekstilci, ayakkabıcı ve kuruyemişçilerin bir arada olduklarını, Malatya’ya her gelenin mutlaka Pazar’a uğradığını ancak depremin çarşıyı yıktığını söyledi.

Depremin yol açtığı olumsuzlukların hala devam ettiğini dile getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Buna rağmen ben hiçbir zaman şehri terk etmedim. Niye? Bizden bir şeyler bekleyen insanlar olduğu için. Hayat ve yaşam şartlarımızın gerçekten çok zor olduğu dönemden geçtik. Ama süreç içerisinde gördük, projelerin içerisinde iyi şeyler olacağına inanıyoruz. Eskisinden daha farklı, daha yenilikçi bir proje gördüğümüz kadarıyla.”

Depremden sonra yaşanan sürecin maddi ve manevi olarak insanları yorduğuna işaret eden Yılmaz, “Süreçte herkes çaba sarf etti. Bu çabaları kimse inkar edemez. Esnaf için konteyner çarşılar yaptılar. Kısmen esnaflar gitti, orada çalışmaya devam ediyorlar. Herkes bir şekilde ayaklarının üstünde durmaya çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda toparlanır. Bu memleket bizim. Bizler bu memleketi bırakamayız. Burada doğduk, burada büyüdük, buranın ekmeğini yedik.” diye konuştu.

Bir başka esnafa dokundu, ikisi Malatya’ya tutundu

Şehri neden terk etmediğini başından geçen bir olayla anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Ben toptan gıda pazarlamacılığını yapıyorum. Depremden sonra eşimle oturduğum zaman, ‘Hadi biz de gidelim. Burada bir umudumuz kalmadı.’ dedim. Kendimizi geçtik çocuklarımızı düşünmeye başladık. Benden ürün alan bir adam geldi. Dükkanda oturuyorum. Dükkan da demeyeyim. Kısmen arabamızda malımız var… Dükkan tutmamıştık daha. Geldi dedi ki, ‘Abi bana ürün verir misin, ilçelerde satıyorum, üzerimde para da yok.’ Bir an vicdan yaptım. Adama ürünü verdim. Bugün o adam kendi ayaklarının üstünde durdu. Eve gittiğim zaman hanıma dedim ki, ‘Hadi biz bir şekilde ayaklarımızın üstünde dururuz ama bizim yaptığımız, ürettiğimiz, sattığımız ürünleri birilerinin de satıp evine ekmek götürmesi lazım.’ Bizim Malatya’da kalmamızın en büyük sebebinden biri bu. Bu yüzden kaldık. Hala buradayız.”

Yılmaz, şehrin yeniden ayağa kalkacağına inandıklarını belirterek, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

Şehirde inşaatların devam ettiğini dile getiren Yılmaz, her şeyin iyi olması umuduyla yaşadıklarını söyledi.

Pazarın yıkılışı hayat akışını değiştirdi

Tarihi Şire Pazarı’nın deprem öncesindeki durumu hakkında da bilgi veren Yılmaz, Pazar’ın “Malatya’nın göbeği”nde olduğunu söyledi.

Birçok sektörün pazarda faaliyet gösterdiğini ifade eden Yılmaz, pazarın yıkılmasının insanların hayatını değiştirdiğini belirtti.

Yılmaz, depremde insanların hem evlerini hem de işlerini kaybettiklerine işaret ederek, “Konteynerde öyle insanlar gördüm ki milyonlarca lira parası var, çay almak için sıraya girmiş. Çok zor bir süreçti. Bunların hepsine şahit olduk. Bizim için deprem bitmiş değil. Bugün Malatya’da kime sorarsanız sorun, evinde huzurlu bir şekilde yatmıyordur.” dedi.

Asgari ücretle çalışan insanların çoğunun şehri terk ettiğini bildiren Erdal Yılmaz, Malatya’da sağlam olan binaların kiralarındaki artışın da şehirde kalanlar hayatını zorlaştırdığına dikkati çekti.

“1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz”

Konteynerde, arasında kuru kayısının da yer aldığı, gıda maddeleri satan Kaya Doğan da 1987’den bu yana Malatya’da faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Depremden önce tarihi Şire Pazarı’nda faaliyet gösterdiklerini bildiren Doğan, “Bildiğiniz gibi 6 Şubat’ta deprem oldu. Çarşıda büyük hasar oldu. Şire Pazarı’nda 3 tane yerimiz vardı. Şu anda gördüğünüz gibi konteynere geldik. Hayatımızı idame etmek zorundayız. Bir haftadır buradayız.” diye konuştu.

Depremin ardından geçen bir yılın kendileri için zor olduğunu ifade eden Doğan, bu süreçte ellerindeki ürünlerin hepsinin bozulduğunu kaydetti.

Yeni ürünlerle faaliyete devam ettiklerini anlatan Doğan, “Önümüzde bir seçim var. İnşallah 1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz. İki yıl içerisinde kuyumcular, kayısıcılar, perakendeciler, kasaplar bunların hepsinin taşınacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/feed/ 0
İstanbul’da 17 depremzede hastanın tedavisi sürüyor https://www.haber60.com.tr/istanbulda-17-depremzede-hastanin-tedavisi-suruyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-17-depremzede-hastanin-tedavisi-suruyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:06:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6095 Türkiye’nin “sağlık üssü” olarak nitelenen ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 21 bin 800 yaralıya sağlık hizmeti sunulan İstanbul’da, 17 depremzede hastanın tedavisi sürüyor.

Takvimler 6 Şubat 2023’ü, saatler ise 04.17’yi gösterdiğinde Türkiye yıkıcı bir depremle sarsıldı.

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 7,7 büyüklüğünde meydana gelen depremin etki alanı o kadar büyüktü ki Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Hatay ve Elazığ da bu şiddetin yıkım yaşattığı şehirler oldu.

???????Birçok insanın enkaz altında kalmasına yol açan deprem sonrasında tüm Türkiye alarma geçti. Bölgeye, büyükşehirler ve çevre illerden AFAD başta olmak üzere birçok arama kurtarma ve sağlık ekibi yönlendirildi.

“Asrın felaketi” olarak hafızalara kazındı

Görevlendirilen ekiplerin yanı sıra binlerce sağlık çalışanı ve arama kurtarma ekibi de gönüllü olarak deprem bölgesine gitmek için havalimanlarına koştu.

Yıkıma uğrayan şehirler, 6 Şubat’ta saat 13.24’te Elbistan’da meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremle yeniden sarsıldı.

Asırlardır meydana gelen doğal afetlere bakıldığında bu depremler, oluşturduğu hasar ve yol açtığı can kaybıyla “asrın felaketi” olarak hafızalara kazındı.

Yaralıların tedaviye hızlı erişimi için uçaklar semada mekik dokudu

Binlerce binanın enkaza dönüştüğü bölgede arama kurtarma çalışmaları günlerce aralıksız devam etti. Enkazdan çıkarılan yaralılar, kurulan sahra hastanelerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavilerinin devamı için deprem bölgesine yakın iller ile İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya gibi büyükşehirlere nakledildi.

Yaralıların nakli, Cumhurbaşkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Sağlık Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesindeki uçak ve helikopterlerle sağlandı.

Yoğun bakım donanımlı, sedyeli ambulans uçaklar ve helikopterler, bu süreçte yaralıların tedaviye hızlı erişimi için günlerce semada mekik dokudu.

Kamu, özel ve üniversite hastaneleri seferber oldu

“Sağlık başkenti” olarak adlandırılan İstanbul, yaraların sarılması için bu süreçte etkin rol oynadı.

Tüm kamu, özel ve üniversite hastanelerinin alarma geçirildiği şehre ilk yaralılar, 6 Şubat’ı 7’sine bağlayan gece getirildi.

Uçaklardan alınan yaralılar, kara ambulanslarına nakledilerek hastanelere sevk edildi.

Hastanelerdeki birçok branş doktoru, gece gündüz demeden el birliğiyle yaralıların şifa bulmaları, hayata tutunmaları ve ezilmelere bağlı uzuv kayıpları yaşamamaları için çalışıp kesintisiz hizmet sundu.

İlk 24 saatte İstanbul’dan bölgeye 32 tır gönderildi

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, depremlerin ardından İstanbul’dan bölgeye gönderilen sağlık ekipleri ve ekipmanın yanı sıra kente getirilen yaralılara sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin AA muhabirine konuştu.

Memişoğlu, Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem sonrası saat 04.30 sularında kendilerine haber gelmesinin ardından dönemin İstanbul Valisi olan Ali Yerlikaya’nın başkanlığında AFAD merkezinde bütün hizmet gruplarının toplandığını söyledi.

Depremin büyüklüğü kendilerine ilk andan itibaren bildirildiği için bütün hazırlıkları da buna göre yaptıklarını aktaran Memişoğlu, sağlık sisteminin duruma ilk reaksiyon veren sistemlerden biri olduğu ifade etti.

Prof. Dr. Memişoğlu, saat 05.00-06.00 civarında Yerlikaya’nın talimatıyla Türk Hava Yollarının 2 uçağı ile kentten 1 seyyar hastane ile 17 acil müdahale çadırının, birçok acil sağlık ile UMKE ekibinin bölgeye gönderildiğini dile getirdi.

Ekiplerin ilk 12 saatte deprem bölgesinin en uç noktasına ulaştığını belirten Memişoğlu, aynı zamanda İstanbul depremine hazırlık aşamasında biriktirilip depolanan çadır ile ilaç gibi sağlık malzemelerinin depremin ilk 24 saatinde 32 tırla bölgeye sevk edildiğini kaydetti.

Ambulans uçakların koordinasyonu iki bölgeden sağlandı

Memişoğlu, İstanbul’dan gönderilen sağlık personeli ve ekipman hakkında şu bilgileri verdi:

“Toplamda 5 bin 800 personel bölgeye gitti ve depremin ilk bir ayında orada hizmet ettiler. Bölgeye toplam 91 tır, 52 ton malzeme gönderdik. Oradan da 21 bin 800 hasta buraya getirilerek tedavi edildi. Bunların bir kısmı yakınları olduğu için İstanbul’a gelen ya da getirtilen hastalar. Bir kısmı uçakla, bir kısmı kara yoluyla geldi. Şu anda İstanbul’da deprem nedeniyle yaralanan 17 hastamıza yatarak tedavi hizmeti sunuyoruz.”

Depremzedelerin hastanede evlerinde gibi hissetmeleri için giyim kuşamları, kendileri ve ailelerinin psikolojik destekleriyle diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla plan yaptıklarını anlatan Memişoğlu, o dönemde ambulans helikopter ve ambulans uçaklarla yaralıların bölgelerden alınıp tedavileri için kente getirilmesi konusunda koordinasyona ilişkin, “Özellikle Adana Havalimanı’nda bir başkan yardımcım, bir acil hizmetleri başhekimimiz bu işin koordinasyonunu orada yaptı. Burada aynı şekilde bir başkan ve bir başkan yardımcımız da sadece uçak organizasyonlarını yaptılar. Aynı zamanda Sabiha Gökçen ve İstanbul havalimanlarından ikişer, üçer personel gönderdik.” ifadelerini kullandı.

Görevlendirildikleri sağlık kuruluşlarını ayağa kaldırmak için çabaladılar

Böyle bir toplumun mensubu olmaktan gurur duyduğunu vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:

“O gün binlerce hekimimiz, sağlık çalışanımız havaalanlarına koştular ve ‘Biz gitmek istiyoruz.’ dediler. Tamamen gönüllülük esasında. Hatta ‘Bizi niye uçağa almıyorsunuz?’ diye o kadar çok baskı aldık ki birçok sınıf arkadaşım dahi beni aradı. Halbuki biz onları bir planlama dahilinde gönderdik. Çünkü bir anda herkesi göndermek, orada nereye gideceği belli olmadan, planlama yapmadan mümkün değildi. Gidenlerin her birine de orada bir şey olduğu zaman bizi arasınlar diye telefonlarımızı verdik. Mesela bir ekibimizi bir hastaneye planladık. Bütün hastanemiz oradaki hastaneyi ayağa kaldırmaya çalıştı.”

Prof. Dr. Memişoğlu, süreç içerisinde hissettiklerini dile getirerek, bunları yaşamanın kendileri için de çok dramatik olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-17-depremzede-hastanin-tedavisi-suruyor/feed/ 0
Karabük Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri depremzedelere umut oldu https://www.haber60.com.tr/karabuk-belediyesi-itfaiye-mudurlugu-ekipleri-depremzedelere-umut-oldu/ https://www.haber60.com.tr/karabuk-belediyesi-itfaiye-mudurlugu-ekipleri-depremzedelere-umut-oldu/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:03:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6092 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde arama kurtarma çalışmalarına katılan Karabük Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, yıkıntılar arasından hayata tutunmalarını sağladıkları insanların mutluluklarını unutamıyor.

Depremlerin hemen ardından Karabük’te hazırlıklarını tamamlayan 6 kişilik ekip, görevlendirildikleri Kahramanmaraş’ta depremzedelere umut olabilmek için sabahın ilk saatlerinde bölgeye ulaşmak için harekete geçti.

Yola çıktıklarında yaşanan olumsuz hava koşullarında görevlendirildikleri bölgeye ulaşan ekip, Mercimektepe Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yıkılan Kırçiçeği Apartmanı’nın enkazında çalıştı.

Ekipler, aralarında 7 yaşındaki “Şevval” adlı kız çocuğu, Lütfullah Şenel ile hamile eşi Ayşenur Şenel’in de bulunduğu 10 kişiyi, enkazdan sağ çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti.

İtfaiye Müdürlüğünde görevli 19 yıllık itfaiye personeli Ramazan Başpunar, AA muhabirine, depremin hemen ardından Karabük’ten yola çıktıklarını belirterek, aynı gün Kahramanmaraş’a ulaştıklarını, 13 gün boyunca canla başla mücadele ettiklerini söyledi.

Başpunar, Türk milletinin depremzedelerin yaralarını sarmak için büyük fedakarlık gösterdiğini vurgulayarak, depremzedeler için elinden gelenin daha fazlasını yapan insanların duyarlılığına şahit olduklarını kaydetti.

Harçlığını bağışlayan öğrencileri ve depremzedeler için ineğini satan teyzeleri gördüklerini anlatan Başpunar, “O günlerde unutamadığım şey, kurtardığımız insanların bize hitap şekilleri. Biz Şevval’i 6 saatlik çalışmanın ardından canlı çıkardık. Şevval’in pembe ojelerini hiç unutamıyorum. Hala pembe renk gördüğümde, Şevval aklıma gelir.” diye konuştu.

“Bizim ilk düşüncemiz, insanları kurtarabilmekti”

Şenel ailesini 7 saatlik çalışmanın sonucunda enkazdan çıkardıklarını hatırlatan Başpunar, “Lütfullah Bey, sürekli eşinin hamile olduğunu ve önce onun çıkarılması gerektiğini söylüyordu. Biz de onu almayınca, eşini alamayacağımızı söyledik.” dedi.

Başpunar, kurtardıkları depremzedeleri ve orada yaşadıklarını hala unutamadığına işaret ederek, şunları söyledi:

“30 yakınını kaybeden insanlar bize ‘Siz Karabük’ten geliyorsunuz, acıkmıyor musunuz? Bir ihtiyacınız olmuyor mu?’ diye soruyorlardı. O sırada yağmur yağıyor, artçı depremler ve rüzgar oluyor ama bunlar bizim aklımıza gelmiyor. İnsanlar bize ‘aç mısınız’ diye sorduğunda tedirgin oluyorduk. ‘Evet açım’ diyemiyorduk çünkü bizim ilk düşüncemiz, insanları kurtarabilmekti.”

Enkaz altında insanlar olduğunu öğrendiklerinde, yorgunluk hissetmeden çalıştıklarını anlatan Başpunar, onları sağ çıkarmak için herkesin fedakarlıkla görev yaptığını aktardı.

Kurtardıkları “Şevval” adlı kız çocuğunu, ambulansa kadar taşıdığını kaydeden Başpunar, “O çalışmadan sonra bir su bardağını kaldıracak takatim yoktu ama o gün bir can geldi. Allah’ım bu acıları bir daha ülkemize yaşatmasın.” şeklinde konuştu.

“Yaşanılanlar unutulmaz”

İtfaiye personeli Yaşar Özsoy da deprem bölgesinde yaşadıklarını unutamadığını belirterek, ilk defa büyük bir depremin etkilediği alanda çalıştıklarını söyledi.

Daha önce AFAD işbirliğinde arama ve kurtarma eğitimine katıldıklarını bildiren Özsoy, “Çok kısa süre önce bu eğitimi görmüştük. Onun üzerine deprem oldu. Deprem bölgesinde yağmur ve kar yağıyordu, artçı depremler oluyordu. Çok zorlandık ama kurtardığımız canlar bizi her zaman diri tuttu.” dedi.

Özsoy, 13 gün boyunca ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “Oralar hala aklımızda. Devletimiz elinden gelen bütün gayreti göstererek, orada yaraları sarıyor. İnşallah tez zamanda bütün yaralar sarılır. Yaşanılanlar unutulmaz ama her şey güzel sonuca bağlanır inşallah.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karabuk-belediyesi-itfaiye-mudurlugu-ekipleri-depremzedelere-umut-oldu/feed/ 0
Azerbaycanlı Arama Kurtarma Ekipleri Türkiye’ye Yardıma Koştu https://www.haber60.com.tr/azerbaycanli-arama-kurtarma-ekipleri-turkiyeye-yardima-kostu/ https://www.haber60.com.tr/azerbaycanli-arama-kurtarma-ekipleri-turkiyeye-yardima-kostu/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:00:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6089 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından yardıma koşan Azerbaycanlı arama kurtarma ekipleri, deprem bölgesinde kendi ülkelerinde görev yaparmışçasına çalıştı.

Depremin ardından Türkiye’ye ulaşan ilk yabancı ekip, Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığına bağlı ekipler oldu. Azerbaycan, yardım için 41 sağlık personeli, 725 kişi gönderdi. 6 Şubat 2023’te Türkiye’ye ulaşan ekipler, yaklaşık 1 ay hem arama kurtarmada hem de diğer faaliyetlerde görev yaptı. Martın ilk haftasına kadar görevlerini sürdüren Azerbaycanlı arama kurtarma uzmanları, Türkiye’yi en son terk eden ekip oldu.

Türkiye’nin yardımına koşan Azerbaycanlı arama kurtarma uzmanları, o günlerde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Depremde Türkiye’ye giden ekiplerin koordinatörlerinden Albay Elşad Zerbeliyev, depremin olduğu gün Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in talimatıyla derhal Türkiye’ye yola çıktıklarını, öğlen Adana Havalimanı’na vardıklarını, oradan da Kahramanmaraş’a geçtiklerini bildirdi.

Albay Zerbeliyev, “Azerbaycanlı ekipler 53 kişiyi enkazdan sağ kurtardı. Maalesef enkaz altından 780 ceset çıkardık. Deprem bölgesinde iki sahra hastanesi kurduk. Bu hastanelerde 3 bin kişi tedavi edildi. Türkiye’ye ilk Azerbaycanlı ekipler ulaşmıştı. Son terk eden de biz olduk.” dedi.

Arama kurtarma görevlisi Elvin İskenderov da çalışmaya başladıkları ilk gün bir ailenin üç üyesini, baba, anne ve çocuklarını kurtardıklarını söyledi.

İskenderov, enkaz altından insanları kurtardıklarında sanki kendi yakınlarını kurtarırmış gibi sevindiklerini belirterek, “Türkiye bizim kardeşimiz ve orada canla başla çalıştık. Kurtardığımız bir kadın Azerbaycanlı olduğumuzu öğrenince ‘can kardeşlerimiz gelmiş’ dedi.” ifadesini kullandı.

Deprem bölgesinde feci manzarayla karşılaştıklarını ve zamanla yarıştıklarını söyleyen İskenderov, “Mümkün olduğu kadar daha fazla insanı kurtarmalıydık. Şükürler olsun bunu da başardık. Bundan gurur duyuyorum. Çok sayıda ceset de çıkardık. Cesetlerin tam şekilde çıkarılmasına itina gösterdik.” diye konuştu.

İskenderov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Devlet Üstün Fedakarlık Madalyası” ile ödüllendirildiğini hatırlatarak, “Bu madalyayı kendi adıma değil Azerbaycan’dan giden tüm ekip arkadaşlarım adına aldım.” dedi.

“Her zaman kardeş Türkiye’nin yanındayız ve yanında olacağız”

Arama kurtarma görevlisi Elçin İmamguliyev, “Türkiye’ye görev yapmaya değil kardeşlik borcunu ödemeye gittiklerini” söyledi.

İmamguliyev, “Biz bu kadar büyük bir depremle ilk kez karşılaşmıştık fakat psikolojik olarak hazırdık. İbrahim Sarp isimli bir kişiyi kurtarmak için 8 saat çalıştık. 198 saat sonra iki kardeşi kurtardık betonların arasından. Bu bir mucizeydi. Bir taraftan seviniyorduk fakat hayatını kaybedenler için üzülüyorduk. Kahramanmaraş’ın ardından Hatay’da da çalıştık. Hatay’da 5,4 büyüklüğünde depreme yakalandık. İnşallah bir daha böyle felaketler yaşanmaz. Biz her zaman kardeş Türkiye’nin yanındayız ve yanında olacağız.” ifadesini kullandı.

İtfaiye eri Sahavet Hasanov, depremin ilk günü ulaştıkları Türkiye’de hemen çalışmalara başladıklarını ve zor hava koşullarına rağmen insan hayatı kurtarmak için çaba harcadıklarını belirtti.

Hasanov, “Canlı kurtardığımızda çok büyük sevinçler yaşadık. Bir kişiyi kurtarmak için 7-8 saat çalıştığımız oldu. Vardiyamız bitse de işimizi tamamlamadan, o insanı kurtarmadan görevi devretmedik.” diye konuştu.

“Türk halkının yaşadığı bu felaket bizi çok etkiledi”

Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığının Kahramanmaraş’ta kurduğu sahra hastanesinde doktor olarak görev yapan Nigar Penahova da şunları kaydetti:

“Sadece hastalar değil, dertlerini paylaşmak için de başvuranlar çoktu. Psikologlar da gitmişti. Onlar da insanlara yardımcı oldu. Depremzedeler bize sevgiyle yaklaşıyorlardı. Ailesinden çok kişiyi kaybeden bir bayan vardı. Yarasını tedavi ediyorduk. Her geldiğinde ya cebinde ya elinde bize meyve getiriyordu. Türk halkının yaşadığı bu felaket bizi çok etkiledi. Umarım bundan sonra Türkiye ve hiçbir devlet böyle felaket yaşamaz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/azerbaycanli-arama-kurtarma-ekipleri-turkiyeye-yardima-kostu/feed/ 0
KKTC’li kolej öğrencilerinin aileleri çocuklarının yasını tutmaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/kktcli-kolej-ogrencilerinin-aileleri-cocuklarinin-yasini-tutmaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kktcli-kolej-ogrencilerinin-aileleri-cocuklarinin-yasini-tutmaya-devam-ediyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:54:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6083 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) kolej takımı ile voleybol turnuvası için geldikleri Adıyaman’da, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitiren, ülkelerinde “Şampiyon Melekler” olarak adlandırılan kolej öğrencilerinin aileleri, çocuklarının yasını tutmaya devam ediyor.

KKTC’den bir turnuva için Adıyaman’a giden, kaldıkları İsias Otel’in yıkılması sonucu hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji Yıldız Kız ve Erkek Voleybol kafilelerinden 35 öğrenci, öğretmen ve refakatçinin yakınları, depremin 1. yılında acılarının hala taze olduğunu söyledi.

Adıyaman’da hayatını kaybeden öğrencilerden Selin Karakaya’nın annesi Ruşen Yücesoylu Karakaya, AA muhabirine, çocuklarının adlarını yaşatmak amacıyla tüm aileler bir araya gelerek Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneğini kurduklarını söyledi.

Derneğin Başkanlığını yürüten Karakaya, Selin’in ailenin tek çocuğu olmasından dolayı tüm gelecek planlarını ona göre yaptıklarını belirterek “Bir yıllık süreçte yaşadığımız bu acının hiç geçmeyeceğini gördük. Bu acı her gün artıyor. Çocuğumun odası boş, evimiz boş. Selin, benim tek çocuğumdu. Eve giriyorum sessiz bir ev, önceden evim cıvıl cıvıldı. Tüm aileler aynı şekilde. Bitmiyor, hiçbir zaman bitmeyecek bu acı. Her gün evlatlarımızı özlüyoruz, her gün acımız katlanarak artıyor.” ifadesini kullandı.

Deprem nedeniyle Türkiye’deki kayıpların da fazla olduğunu, bu sebeple sadece kendilerinin değil herkesin aynı acıyı yaşadığını vurgulayan Karakaya, “Şampiyon Melekler”in yasını tutmayı sürdürürken, bir yandan da adalet mücadelesi vermeye devam edeceklerini dile getirdi.

Karakaya, Adıyaman’da devam eden yargı sürecinde hukuk mücadelesini sürdürdüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Biz Kıbrıslı aileler olarak çocuklarımızı kaybettik fakat ilk günden beri adalet savaşı veriyoruz. Bu adalet mücadelesi bizi ayakta tutan bir şey. Bu acılar, bu travma hiç bitmeyecek ama herkesin tutunması gereken bir amacı olması gerekiyor. Bizim öncelikle adaletin sağlandığından emin olmamız gerekiyor. Bunu sağladıktan sonra artık eğitime destek vermeye daha çok odaklanacağız.”

“Tam bir yıl önce oğlumdan ayrıldım”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden önce 3 Şubat’ta oğlu Aras Aktuğralı’yı kocasıyla Adıyaman’a yolcu ettiğini anlatan Afet Aktuğralı, depremden sonra yaşamlarının tarif edilemeyecek derecede acı hale geldiğini söyledi.

Aktuğralı, her gün oğlunun yasını tuttuğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Röportajı yaptığımız 3 Şubat günü oğluma hasretin başladığı gündür. Onu fiziksel olarak son gördüğüm, sarıldığım, öptüğüm ve babasına emanet ederek Adıyaman’a yolcu ettiğim gündür. Tam bir yıl önce oğlumdan ayrıldım. Biz oldukça trajik bir olay yaşadık ve bu travmayı atlatmamız mümkün değil. Çocuğumun yokluğu ve benden önce fiziken bu dünyadan ayrılmasının acısı tarif edilemez.”

Dernek sayesinde depremde çocuk ve yakınlarını kaybeden ailelerle bir araya gelmelerinin yaşadıkları acının ağırlığını hafifleterek daha dayanılabilir bir hale getirdiğini belirten Aktuğralı, “Biz aslında 6 Şubat’ı şimdi çok daha farklı hissediyoruz. İlk günlerde 6 Şubat’ın sarhoşluğu vardı. Hüznümüz ve yasımız şimdi daha fazla.” diye konuştu.

Aktuğralı, Adıyaman’da yıkılan İsias Otel davasının devam ettiğini hatırlatarak, kurdukları dernek ile hem “Şampiyon Melekler”in adını yaşatmak istediklerini hem de çocuklarını doğal afetten değil bir insanın yaptığı binadan ötürü kaybetmenin mücadelesini vereceklerini vurguladı.

“Enkazdan sağ çıktım fakat canımı orada bıraktım”

Kolejli öğrencilerden oluşan voleybol takımında oynayan kızı Havin’i depremde kaybeden Recep Kılıç, kendisinin de Adıyaman’a refakatçi olarak gittiğini ve aynı otelde kızının karşı odasında kaldığını belirtti.

Depremin hemen ardından otelin yıkıldığını, kendisinin üzerine çöken moloz yığınlarını temizleyerek dışarı çıkmayı başardığını anlatan Kılıç, “Enkazdan sağ çıktım fakat canımı orada bıraktım.” dedi.

Kılıç, kızını kurtarmak için çaba harcadığını, enkazdan ses duymamasına rağmen son güne kadar kızının kurtarılabileceğine dair umudunu yitirmediğini dile getirerek, yargı sürecinde otel sahiplerinin ifadelerinin kendisini çok üzdüğünü söyledi.

Türk yargısına güvendiklerinin ve hukuki süreci sonuna kadar sürdürüp mücadeleye devam edeceklerinin altını çizen Kılıç, kızını çok özlediğini ve fırsat buldukça kabrini ziyaret ettiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktcli-kolej-ogrencilerinin-aileleri-cocuklarinin-yasini-tutmaya-devam-ediyor/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremlerinde Süper Hızlı Yırtılma Tespit Edildi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:39:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6071

İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Prof. Dr. Tuncay Taymaz’ın liderliğinde bir araya gelen Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Irmak, İTÜ’den Arş. Gör. Ceyhun Erman ve Çinli bilim insanlarından oluşan ekip, Kahramanmaraş merkezli 2 depremin fay hatlarında ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğunu ve normalde etkilenmesi gereken alandan 35 bin 100 kilometrekare daha fazla bir alanı etkilediğini ortaya çıkardı. Doç. Dr. Irmak, “Normal koşullarda depremlerdeki yırtılma hızı saniyede 3,2 kilometre ile temsil edilirken; bu depremlerde yırtılma hızının yer yer saniyede 5 kilometre civarına çıktığını görmekteyiz” dedi.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelip, ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan depremlere ilişkin çalışma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuncay Taymaz’ın liderliğindeki Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Irmak, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Arş. Gör. Ceyhun Erman ve Çinli bilim insanlarından oluşan ekip, meydana gelen 2 depremin fay hatlarında ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğunu ve normalde etkilenmesi gereken alandan 35 bin 100 kilometrekare daha fazla bir alanı etkilediğini ortaya çıkardı.

3 İLİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ İLE EŞDEĞER ALAN

Ekibin yaptığı simülasyonlarda; her 2 depremin de fay hatlarındaki kırılma hızının saniyede 5 kilometrenin üzerine çıkan ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğu ve etkilenen alanın yüzde 23 oranında büyüdüğü belirlendi. Tespit edilen 35 bin 100 kilometrelik alanın büyüklüğü, yaklaşık olarak Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinin toplam büyüklüğü ile eşdeğer bir mesafeye denk geldiği görüldü. Ayrıca ekibin çalışmalarında, 1893 yılında 7.1 büyüklüğünde deprem oluşturduğu bilinen ve Kahramanmaraş merkezli depremlerde kırılarak büyük hasara neden olan Erkenek fayının da kayıtlardaki 1893 depremini gerçekleştirmemiş olabileceği ortaya çıktı.

‘SON 125 YIL İÇERİSİNDEKİ KITASAL ÖLÇEKTEKİ EN BÜYÜK 2 DEPREM’

Çalışmalarla depremin yırtılma özelliklerinin simülasyonlarını çıkardıklarını belirten Doç. Dr. Serkan Irmak, “Kahramanmaraş depremlerinin oluşundan bugüne neredeyse 1 yıllık bir süre geçti. Acılarımız halen taze. Ancak bu 1 yıllık süre içerisinde bilim insanları olarak birçok dersler çıkarttık. Yaptığımız çalışmalarda birçok farklı ve ilginç sonuçlara ulaştık. Dolayısıyla bu çıkartmış olduğumuz sonuçlardan mutlaka dersler almamız lazım. Bu 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ile ilgili yapmış olduğumuz son çalışma, dünyanın en saygın dergilerinden birisi olan Science dergisinde yayınlandı. Bu çalışmadaki ilginç özelliklerden bahsetmek gerekirse, bu son 125 yıl içerisinde meydana gelen kıtasal ölçekteki en büyük 2 depremden bahsediyoruz. Depremin yırtılma özellikleri çok ilginç. Normal koşullarda depremlerdeki yırtılma hızı saniyede 3,2 kilometre ile temsil edilirken; bu depremlerde yırtılma hızının yer yer saniyede 5 kilometre civarına çıktığını görmekteyiz. Tabii bu hız değişimi oluşan kuvvetli yer hareketi parametrelerini ve etki alanını da arttırmakta. Örneğin, bu yırtılma hızının değişimi olması gerekenden 35 bin 100 kilometrekarelik bir alanın daha fazla etkilenmesine yol açtı” dedi.

‘SÜPER HIZLI YIRTILMA OLMASAYDI; YÜZDE 23 DAHA AZ ALAN ETKİLENECEKTİ’

Kahramanmaraş depremlerinde 2 farklı yırtılma hızı tespit ettiklerini belirten Doç. Dr. Irmak, “Depremin yırtılma özelliklerinde 2 farklı yırtılma hızından bahsettik. Bunlardan birisi normal, geleneksel depremlerin çoğunda görmüş olduğumuz, ‘normal hızlı yırtılma’ dediğimiz saniyede ortalama 3 kilometre ve bunun altındaki yırtılma hızlarıdır. Bir de büyük hızlar var. ‘Süper hızlı yırtılma’ adını verdiğimiz, yırtılma hızının saniyede 4 kilometreden daha büyük veya saniyede 5 kilometre civarında ölçüldüğü hızlar var. Her 2 yırtılma hızının oluşan kuvvetleri ile hareket simülasyonunu yaptık. Elimizde bu depremlerden elde ettiğimiz gerçek kuvvetli yer hareketi kayıtları var. Bu kayıtlar ile ‘normal hızda yırtılma olsaydı?’ veya ‘süper hızlı yırtılma olmasaydı; nasıl bir kuvvetli yer hareketi parametreleri elde edecektik?’ sorularının cevabını aradık. Bunların modellemesini yaptığımızda şu sonuca vardık; süper hızlı yırtılma olan bölge veya depremin süper hızlı yırtılmaya sebep olması, etkilenen alanın her 2 deprem için hem birinci deprem hem ikinci deprem için toplamda etkilenen alanın yüzde 23 daha fazla olduğunu bize gösteriyor. Bu da yaklaşık 35 bin 100 kilometrekarelik bir alana karşılık geliyor. Eğer bu depremde bir ‘süper hızlı yırtılma’ görmeseydik 35 bin 100 kilometrekarelik bir alan toplam alandan düşülecekti, daha az etkilenecekti” diye konuştu.

‘ERKENEK FAYI 1893’TE KIRILMAMIŞ OLABİLİR’

“Bunun yanı sıra 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde, birinci depremde özellikle kırılan 2 tane fay segmenti var” diyen Doç. Dr. Irmak, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi, Malatya’ya doğru olan Erkenek fay segmenti. Bu segmentin 1893 yılında 7.1 büyüklüğündeki bir depremle kırıldığı kayıtlarda bulunmakta. Fakat yapmış olduğumuz gerilme modellemelerinde, bu denli bir kırılmanın olabilmesi için Erkenek fayının kırılmamış olabileceği sonucuna vardık. Bu da tabii önemli. Çünkü sismik tehlike çalışmalarında faylardaki kırılmalar, depremlerin oluş zamanları, depremlerin tekrarlama periyotları gibi parametreler de kullanılmakta. Bu açıdan bu bulunan sonuçlar oldukça değerli. Bundan sonraki süreçte yapılması gereken, bu üst düzey dergilerde yayınlanan makalelerdeki sonuçların il afet risk azaltma planlarına ve sismik tehlike çalışmalarına mutlaka entegre edilmesi. Bunların belki de yeni baştan düzenlenmesi ve yeniden sismik tehlike çalışmalarına başlanması olarak söylenebilir. Erkenek fayının 1893 yılında 7.1 büyüklüğünde bir depremle kırıldığı kayıtlarda var ama gerilme modellemesine baktığımız zaman; bu kadar büyük bir kırılmanın olabilmesi için o depremin olmamış olabileceği görünüyor. Dolayısıyla 1893’te Erkenek fayının, Erkenek segmentinin kırılmadığı veya kırılmamış olabileceği sonucu önemli. Sizin aslında kırılmış olduğunu düşündüğümüz bir segment kırılmadıysa; orada hala birikmiş bir enerji vardır. O segmentin büyüklüğü ve uzunluğu da önemli. Fakat o segment potansiyel bir deprem tehlikesi içermektedir. Siz aslında tehlikenin çok az olduğunu düşündüğünüz bir yerde aslında tehlike sizin tahmin ettiğinizden çok daha fazla olabilir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremzedelerin sorunları devam ediyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremzedelerin-sorunlari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremzedelerin-sorunlari-devam-ediyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6056 Haber: MAHİR BAĞIŞ – Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 1. yılında ANKA Haber Ajansı, Kahramanmaraş’ta…1400 kişiden fazla insana mezar olan Ebrar Sitesi’ndeN sağ kurtulan 12 yaşındaki Mehmet Tekçi’nin amcası Alpaslan Tekçi, “Müteahhit kadar belediye suçlu burada, müteahhit suçu varsa belediyenin de suçu var, buna ilk izin verenler. Burada her dairede 40 ev oturuyor, 10 katlı binalar ama 40 tane daire var. Hiç demir, çimento yok müteahhit suçu var tabii, nerede bir yan sanayi ürün var onu kullanmış diyorlar. Zemin bozuk. Buraya niçin izin verdiler” dedi.

Türkiye’de, 6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Ardından saat 13.24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremler, 11 ilde yıkıma neden oldu. Yaklaşık 13 milyon yurttaşın etkilendiği depremlerde Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde resmi açıklamalara göre; 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi, depremlerden 11 ilde 14 milyon kişi etkilendi.

ANKA Haber Ajansı, depremin 1. yılında deprem bölgesini gözlemledi, depremzedelerle görüştü, 1 yıl önce olduğu gibi onların sorunlarını dinledi.

Kahramanmaraş’ta 1400 kişiden fazla insana mezar olan Ebrar Sitesi’nden sağ kurtulan 12 yaşındaki Mehmet Tekçi’nin amcası Alpaslan Tekçi, işten bulduğu vakitlerde sık sık sitenin yıkıldığı bölgeye ziyarete gidiyor. 12 yaşındaki Mehmet Tekçi, depremde annesini, babasını ve iki kız kardeşini kaybetti. Amcası Alpaslan Tekçi, Mehmet Tekçi’nin aynı zamanda vasisi oldu.

HEM AMCASIYIM HEM VASİSİYİM”

Depremde yakınlarından 69 kişiyi kaybettiğini belirten Tekçi, “Çekirdek aile olarak 4 kişi var ama amcaoğlu, halaoğlu derken 69 tane cenazemiz var burada. Hepsi rahmetli oldular. Bizim blokumuz F bloktu. F blokta kaybettik 4 kişiyi, oradan bir oğlu kurtuldu 12 yaşında o da yanımda, hem amcasıyım hem vasisiyim” diye konuştu.

DOMİNO TAŞI GİBİ HEPSİ YIKILDI”

Depremin yaşattığı yıkımın ilk anlarını telefonu kayda alan Tekçi, enkaz videolarını göstererek, “Domino taşı gibi hepsi yıkıldı. En büyük yıkım burası bura Ebrar Siteleri…Biraderi kaybettiğim yer burası, burada eşi rahmetli oldu, iki tane kızı rahmetli oldu, bir oğlu kurtuldu zaten. O da yanımda” dedi.

ANNESİYLE, BABASIYLA KONUŞTUM KENDİSİYLE GÖRÜŞTÜM AMA BİZE YARDIM GELMEDİĞİ İÇİN, BİZE DÖRDÜNCÜ GÜN YARDIM GELDİ”

Videoda özellikle bir bölümü gösteren Tekçi, “Ben buradan girdim 3 gün ben bunlarla konuştum, annesiyle, babasıyla konuştum kendisiyle görüştüm ama bize yardım gelmediği için, bize dördüncü gün yardım geldi. Diyorlar ki ilk gün yardım geldi, hikaye konuşuyorlar. Ben 3 gün hiç burayı bırakmadım” dedi.

BABASINI 11’İNCİ GÜN ÇIKARTTIK, KÜÇÜK KARDEŞİYLE”

Yeğeni Mehmet’in, ailesinin deprem esnasında ve sonrasında nasıl yaşamını yitirdiğini de anlatan Tekçi, “Annesi hastanede rahmetli oldu, iç kanama geçirdiler, ablası sabahleyin ilk saatlerde rahmetli oldu çocuğu konuşturuyorum. Babasını 11’inci gün çıkarttık, küçük kardeşiyle” diye konuştu.

MÜTEAHHİTİN SUÇU VARSA BELEDİYENİN DE SUÇU VAR”

Ebrar sitesinin müteahhitlerden bazılarının tutuklandığını öğrendiğini kaydeden Tekçi, belediyenin de sorumluluğu olduğunu belirterek, “Tutuklandı ama bir çare değil ki müteahhit kadar belediye suçlu burada, müteahhit suçu varsa belediyenin de suçu var, buna ilk izin verenler. Burada her dairede 40 ev oturuyor, 10 katlı binalar ama 40 tane daire var. Hiç demir, çimento yok müteahhit suçu var tabii, nerede bir yan sanayi ürün var onu kullanmış diyorlar. Zemin bozuk. Buraya niçin izin verdiler” dedi.

BU YOLUN ÖBÜR TARAFINDA DEPREM VAR DA BU TARAFINDA NİYE YOK”

Sitenin yapımından sonraki ilk 10 yıl maddi geliri iyi olan insanların oturduğunu ancak 10 yıl sonra evlerini satmaya başladıklarını anlatan Tekçi, “Buranın gününü gördüler 10 yıldan sonra satmaya başladılar” derken, caddenin karşı tarafında ise yıkım yaşanmadığına dikkat çekti. Tekçi, “Bu yolun öbür tarafında deprem var da bu tarafında niye yok? Bunu biliyorlardı, herkes biliyordu…Bizim birader, bunlar ufak tefek sallantıda evden çıkıyorlardı ama çıkamadılar. Ufak tefek sallantılarda köye geliyorlardı, köyde yatıyorlardı ama o gün o saatlerde hiç kimse çıkamadı” diye devam etti.

15 GÜN OLDU BURAYI BİTİRELİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “1 yıl müsaade edin” sözlerinin hatırlatılması üzerine Tekçi, yıkılan binaların enkazlarının yakın zamanda kaldırıldığını söyledi ve “Neresi? Kazalı daha 15 gün oldu burayı bitireli” dedi.

HASBELKADER BURAYI NORMALE ÇEVİRDİN YARIN BİR GÜN KİM OTURACAK BURADA? KİM OTURUR ŞURADA HEP CAN GİTTİ”

Siteye ait ancak yıkılamayan iki apartmanı da gösteren Tekçi, “Bunlar mahkemelikmiş. Az hasarlı binaları normale çevirmeye çalışıyorlar ev sahipleri…Hasbelkader burayı normale çevirdin yarın bir gün kim oturacak burada? Kim oturur şurada hep can gitti. 1500 tane adam öldü diyorlar yalan konuşuyorlar. Daha 3-4 tanesi bulunmadı, polis arkadaşımız var o da bizim F bloktaydı daha bulunmadılar, ne cenazesi var ne dirisi var” dedi.

PSİKOLOJİSİ, ALLAH YARDIM ETSİN 12 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN NE BEKLERİM”

Yeğeni Mehmet Tekçi’nin ruhsal durumuna ilişkin de konuşan Alpaslan Tekçi, “‘İlk saniyelerde yıkıldı evimiz amca’ diyor. Psikolojisi, Allah yardım etsin 12 yaşındaki çocuktan ne beklerim? Annesi, babası, ablası, küçük kız kardeşi rahmetli oldu” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremzedelerin-sorunlari-devam-ediyor/feed/ 0
Toroslar EDAŞ’tan deprem bölgesinde asrın elektrik dağıtım operasyonu https://www.haber60.com.tr/toroslar-edastan-deprem-bolgesinde-asrin-elektrik-dagitim-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/toroslar-edastan-deprem-bolgesinde-asrin-elektrik-dagitim-operasyonu/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6050 Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ (EDAŞ) depremin ilk gününden itibaren bölgeye yeniden enerji sağlama çalışmaları kapsamında, depremin birinci yıl dönümü itibarıyla 1,9 milyar liralık yatırım yaptı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Toroslar EDAŞ, envanterini mümkün olan en iyi şekilde kullanarak geçen 1 yıllık sürede bölgede kurulu güç, yüksek gerilim ve alçak gerilim hat uzunluğu gibi şebeke değerlerinde deprem öncesindeki seviyenin üzerine çıkmayı başardı.

Şirket, ilk günlerde güvenlik amaçlı acil enerji kesintileri yapılmasından, yüzlerce jeneratörle arama kurtarma, aydınlatma ve iletişim faaliyetleri için enerji desteği verilmesine, takiben çadır ve konteyner kentlere enerji dağıtımından sonrasında enkaz kaldırma ve yerleşim yerlerinin yeniden inşa işlemlerine enerji sağlanmasına kadar birçok süreçte, tüm gücüyle mücadele verdi.

Adana, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mersin ve Osmaniye ile birlikte 6 ilden oluşan hizmet bölgesinde, yalnızca Mersin’in depremden etkilen 11 il arasında bulunmadığı Toroslar EDAŞ, bu şehirde ise deprem sonrası hızla artan nüfusla orantılı katlanan enerji talebini karşılamak için yatırımlarını sürdürdü.

Depremin akut döneminde görevlerine koşan Toroslar EDAŞ çalışanları, şirket envanterindeki tüm jeneratörleri, arama kurtarma çalışmalarında aletlerin çalıştırılması ve çalışmaların gece de sürdürülebilmesi adına aydınlatma sağlanması için seferber etmenin yanı sıra elektrik direklerine ulaşmak için kullanılan sepetli araçlarla da binalardan kurtarma çalışmalarını yürüttü.

İlk günden itibaren diğer Enerjisa Dağıtım Şirketleri, Başkent EDAŞ ve Ayedaş’tan ekipler Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Karabük, Bartın, Zonguldak ve İstanbul’dan yola çıkarak bölgeye ulaştı.

Bölgedeki akaryakıt sıkıntısı göz önünde bulundurularak, jeneratörlere düzenli yakıt ikmali yapılabilmesi için pick-up araçlar akaryakıt tanklarıyla donatıldı. Getirilen merkezi tankerlerden sahada kurulan jeneratörlere bu pick-up araçlarla düzenli olarak yakıt ikmali yapılarak, şebekenin kullanım dışı kaldığı yerlerde jeneratörle enerji sağlandı.

Depremi takip eden iki haftada bölgede saha çalışanı sayısı destek ekiplerle 3 bin 167’ye yükselirken, dünyanın tek merkezden yönetilen en büyük jeneratör operasyonu yürütüldü.

22 Şubat itibariyle, büyüklüğü 5 kilovat ile 2 bin kilovat arasında değişen toplam 41 bin kilovat güçteki 2 bin 472 jeneratör bölgede kullanılırken, kurulan akaryakıt ikmal ağıyla jeneratörlerden enerji arzının sürekliliği sağlandı.

Seferberlik bilinciyle hareket eden tüm elektrik dağıtım ekipleri, 198 sepetli araç ve 969 pick-up ile çalışmalarını sürdürdü.

Antakya Lojistik Hizmet Merkezi çalışan ve ailelerinin yeni yuvası oldu

Toroslar EDAŞ’ın yıkılan Antakya Bölge Müdürlüğü binası terk edilerek, şirketin elektrik dağıtım malzemelerinin depolandığı geniş alana sahip Lojistik Hizmet Merkezi ve içindeki konteyner yapı faaliyetlerin yeni merkezi oldu.

Kısa zamanda destek ekiplerinin kullanacağı konteyner, yemekhane, duş ve tuvalet gibi gerekliliklerle donatılan merkez, etrafına yerleştirilen onlarca konteynerde Toroslar EDAŞ çalışanları ve ailelerine ev sahipliği yaptı. Şirketin üst yönetimi ve mühendisleri de bu merkezdeki konteynerlerde kalarak operasyonu kriz merkezine dönüştürülen bir odadan yönetti.

Söz konusu merkezde felaketin izin verdiği tüm imkanlarla, elektrik dağıtım çalışanlarının yanı sıra güvenlik güçleri, arama kurtarma ekipleri ve yakınlardaki vatandaşlar gibi bölgedeki herkese destek verilmeye çalışıldı. Benzer merkezler depremden etkilenen diğer ilçelerde de kuruldu.

Toroslar EDAŞ çalışanları aileleriyle Hatay’da kurulan tamamı gerekli eşyalarla donatılmış 232 konteynerlik, İskenderun’da ise aynı donanımla 32 konteynerlik, konteyner kentlere yerleştirildi. Kendi bahçe veya tarla gibi özel arazilerine yerleştirmek isteyen 236 çalışana da şirket tarafından konteyner teslim edildi.

Afet haberleşme sistemiyle akut dönemde kritik iletişim sorunu aşıldı

Deprem nedeniyle mobil telekomünikasyon altyapısının çökmesi ve bölgede iletişimin en büyük sorunlardan biri olması üzerine, olası İstanbul depremine karşı Enerjisa Dağıtım Şirketleri tarafından geliştirilen ve Ayedaş’ta hazır tutulan Afet Haberleşme Sistemi, ekipler ve merkez arasındaki iletişim için Antakya’ya getirildi.

Yüksek noktalara kurulan ve güneş enerjisiyle çalışan 3 mobil kule, haberleşme istasyonu ve ekip araçlarına takılı telsizler sayesinde Toroslar EDAŞ ekiplerinin olası çarpılmalara karşı iletişim ve koordinasyonu İş Sağlığı ve Güvenliği kuralları içinde sağlandı. Günler içinde Antakya merkezdeki sokak aydınlatmalarının büyük bir çoğunluğu yanar hale getirildi.

Sektöründe bir ilk olan bu sistem sayesinde bölgede iletişime ihtiyaç duyan diğer altyapı kurum ve kuruluşlarına da telsiz frekansı sağlandı. Öte yandan aydınlatma direklerinin üst kısımlarına baz istasyonları kurulup enerji sağlanarak mobil telekomünikasyonun yeniden ayağa kaldırılmasına destek verildi.

Hatay ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerine yoğunlaşıldı

Toroslar EDAŞ depremden bu yana geçen 1 yılda, Hatay ve Gaziantep’te toplamda yaklaşık 1,9 milyar lira tutarında deprem harcaması yaparak bölgedeki yatırım, bakım ve onarım çalışmalarını sürdürdü.

Bu sürede Hatay ve Gaziantep’te 146 kilometre iletken bağlanırken, 556 bin 980 kilovolt-amper (kVA) kurulu güçte 493 trafonun kurulumu sağlandı. Saha ekipleri tarafından 7 bin 869 aydınlatma armatürünün montajı yapılırken, 206 kilometre yüksek gerilim, 352 kilometre alçak gerilim hattı ve yeraltı kablosu tesis edildi.

Aynı dönemde, Reyhanlı, Kırıkhan, İskenderun, Dörtyol ve Hatay Merkez’de 316 pano, 666 trafo, 4280 armatür ve 228 binanın, İslahiye ve Nurdağı’nda ise 47 pano, 40 trafo, 212 armatür ve 96 binanın bakım ve onarım faaliyetleri tamamlandı.

Bölgede deprem öncesi şebeke seviyesine ulaşıldı

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Toroslar EDAŞ, kardeş şirketleri Başkent EDAŞ ve Ayedaş’ın da desteğiyle Hatay’da 2 bin 150, Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde ise 184 saha çalışanı ile elektrik altyapısında tüm zorluklara rağmen yürüttüğü çalışmalarla deprem öncesi şebeke değerlerini aştı.

Deprem öncesinde devirli, kurum ve özel olmak üzere Hatay’da 9 bin 663, Gaziantep’in söz konusu iki ilçesinde 1995 trafo bulunurken, deprem sonrasında büyük bir hızla hayata geçirilen yatırımlarla Hatay’ın Merkez, Arsuz, Dörtyol, İskenderun, Kırıkhan ve Reyhanlı ilçelerinde trafo sayısı 10 bin 297’ye, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde trafo sayısı 2 bin 94’e ulaştı.

Yapılan bu yatırım çalışmaları ile deprem öncesinde Hatay’da 1 milyon 429 bin 217 kVA olan toplam kurulu güç, deprem sonrası 1 milyon 538 bin 347 kVA’e, deprem öncesinde 6 bin 946 kilometre olan orta gerilim hat uzunluğu deprem sonrası 7 bin 119 kilometreye ve deprem öncesinde 15 bin 876 kilometre olan alçak gerilim hat uzunluğu ise Hatay’daki elektrik tüketim ihtiyacını tamamen karşılayacak şekilde 13 bin 182 kilometreye çıktı.

Deprem öncesinde Gaziantep’in iki ilçesinde 378 bin 432 KVA olan toplam kurulu güç, deprem sonrası yapılan yatırımlarla 447 bin 127 kVA’e, depremden önce 1286 kilometre olan orta gerilim hat uzunluğu deprem sonrası 1347 kilometreye ulaştı ve deprem öncesinde 1406 kilometre olan alçak gerilim hat uzunluğu da bölgedeki elektrik tüketim ihtiyacını tamamen karşılayacak şekilde 1483 kilometre olarak gerçekleşti.

Yaz kış kesintisiz enerji mücadelesi

Toroslar EDAŞ, depremin yol açtığı maddi hasarla mücadeleye ek olarak, önce depremlerin gerçekleştiği kış mevsimi nedeniyle bölgede oluşan acil nitelikli ısınma ihtiyacının karşılanması için gerekli enerji arzının sağlanması sonra da son yılların en sıcak yaz mevsiminde çoğalan klima kullanımı nedeniyle artan enerji tüketiminin şebekelere getirdiği rekor yükü karşıladı.

Deprem sonrası bölgedeki barınma ihtiyacını karşılamak üzere kurulan konteyner kentlerin enerji ihtiyacına Toroslar EDAŞ tarafından mümkün olan en kısa sürede cevap verildi. Hatay’daki 229 adet konteyner kentin enerjisi 450 megavat kurulu güç ile sağlanırken, Gaziantep’te ise 21 konteyner kentin enerjisi 46 megavat kurulu güç ile karşılandı.

Şebekede elektrik dağıtım şirketinin yetki sınırı olan panolara kadarki şebeke yatırımları büyük bir hızda gerçekleştirildi. Çadır ve konteyner kentlerin bu panolardan sonraki elektrik iç tesisatları kamu kurumlarının yönlendirmeleriyle ilgili yetkililerce gerçekleştirildi.

Öte yandan bu alanların dış aydınlatmaları Toroslar EDAŞ ekiplerinin çalışmalarıyla direk ve armatürler tesis edilerek kısa sürede tamamlandı.

Toroslar EDAŞ ekipleri konteyner kentlere sağlanan elektriğin panolara kadar olan yetki bölgesinde enerji arz güvenliğinin sağlanması için kesintisiz görev yaparken, bu noktalarda şirketin yetki alanı dışında kalan pano sonrası iç elektrik tesisatı işlemlerinde alınması gereken tedbirler konusunda konteyner kentlerdeki yetkilileri düzenli olarak bilgilendirdi.

Halen yaşanan kış mevsimi ve soğuklarda depremzedelerin konteynerlerde ısınma ihtiyacını karşıladığı elektrikli ısıtıcı ve ısı pompası gibi cihazların oluşturduğu rekor talep nedeniyle aşırı yüklenen trafolar, yüksek kapasiteli olanlarla değiştirildi, yeni direkler dikilerek enerji taşıyan iletkenler yüksek talebi karşılayabilecek hale getirildi.

Böylece konteynerlerde yaşamlarını sürdüren vatandaşların soğuk kış şartlarından olabildiğince az etkilenmesi için tüm imkanlar seferber edildi.

Yıkımlar için AFAD talebiyle 6 binin üzerinde kesinti yapıldı

Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalar saha çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği nedeniyle zorunlu olarak uygulanan planlı kesintilerle gerçekleştirilirken, bölgedeki hasarlı yapıların yıkımı için AFAD tarafından talep edilen elektrik kesintileri de sürelerinde gerçekleştirildi.

Bu türdeki kesinti sayısı bir yıllık dönemde Hatay özelinde 3 bin 311’e, Toroslar bölgesi genelinde ise 6 bin 105’e ulaştı.

Öte yandan bazı noktalarda kontrolsüz yapılan yıkım çalışmalarının ve izinsiz üçüncü şahıs müdahalelerinin elektrik dağıtım şebekesine verdiği hasar sonucu yaşanan plansız elektrik kesintileri yapılan müdahalelerle mümkün olan en kısa sürede giderildi.

1 yılda 1100’den fazla çalışana psikolojik destek

Toroslar EDAŞ, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen deprem nedeniyle sorumluluk sahasındaki Hatay ve Gaziantep’te depremin ağır etkilerine ve zor şartlara rağmen kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdürürken depremden etkilenen çalışanları ve ailelerini de unutmadı.

Depremin ilk gününden itibaren Hatay ve Gaziantep’te görev yapan Enerjisa Dağıtım Şirketleri çalışanları ve ailelerinin depremin ağır etkilerinden korunması amacıyla yetişkin, ergen ve çocuk psikolojisinde uzman isimler tarafından bölgede psikolojik destek faaliyetleri yürütüldü.

1100’den fazla çalışanın katılımıyla psikolojik ilk yardım konulu seminerler düzenlendi. İskenderun ve Antakya’da gerçekleştirilen toplam 37 oturumda etkinlikler ve oyunlar düzenlendi. 261 çalışan için online psikolojik eğitim verilirken, 200’ün üzerinde terapi seansı gerçekleştirildi.

“Deprem bölgesinde yatırımlarımız devam edecek”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, deprem bölgesinde elektrik altyapısında oluşan hasarı gidermek için yürütülen çalışmalarda önemli mesafe kat edildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Deprem sonrasında bölgenin ekonomik, sosyal, kültürel, güvenlik ve sağlık başta olmak üzere hayati enerji ihtiyaçlarını karşılamak için yaklaşık 1,9 milyar lira tutarında deprem harcaması ile elektrik altyapısını yeniden oluşturduk. Tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yapan kadim kentlerimizde depremin izleri silinip, yeniden inşa faaliyetleri devam ederken biz de yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Enerjisa Dağıtım Şirketleri olarak önümüzdeki süreçte de Toroslar EDAŞ ile hizmet verdiğimiz deprem bölgesinde üzerimize düşeni yapmaya, daha iyi bir gelecek için fark yaratmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/toroslar-edastan-deprem-bolgesinde-asrin-elektrik-dagitim-operasyonu/feed/ 0
Depremde anne ve babalarını kaybeden kardeşler, depremzedelere sağlık hizmeti veriyor https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6003 Hatay’da, 6 Şubat depremlerinde anne ve babalarını kaybeden başhekim kardeşler, kendileriyle aynı kaderi yaşayan depremzedelere sağlık hizmeti vererek yaşadıkları acıyı unutmaya çalışıyor.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Onur Koyuncu ile Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mahmut Koyuncu’nun anne ve babasının oturduğu bina, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkıldı.

Kardeşlerden Mahmut Koyuncu anne ve babasının bulunduğu Cebrail Mahallesi’ndeki enkazın başına, Onur Koyuncu ise başhekimliğini yaptığı üniversite hastanesine gitti.

Enkazdan çıkarılan yaralılara müdahale ederek onlara hayatta tutmaya çalışan Koyuncu, fırsat bulduğu zamanlarda da enkaz başına giderek gelecek haberi bekledi.

Depremden birkaç gün sonra anne ve babalarının cansız bedeni enkazdan çıkarılan Koyuncu kardeşler, acılarını yüreklerine gömerek kendileriyle aynı kaderi yaşayan hemşehrilerinin yardımına koştu.

Depremin ilk anından bu yana binlerce hastaya hizmet veren Koyuncu kardeşler, sağlıklarına kavuşmalarını sağlayarak teselli buluyor.

“Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi deprem öncesi hizmet standartlarına ulaştı”

Mahmut Koyuncu, AA muhabirine, depremde oturdukları 13 katlı binanın ağır hasar gördüğünü söyledi.

Ailesi ve aynı binada oturan kardeşiyle apartmandan çıktıklarını anlatan Koyuncu, anne ve babasının defin işlemlerinin ardından görevi başına döndüğünü belirterek, “Çevre illerden gelen ve içinde diş üniteleri olan otobüslerde, çadır kentlerde ve konteyner kentlerde hizmet verdik. Sonrasında sağlık merkezlerimizin enkazından kurtardığımız malzemelerle hizmet vermeye devam ettik. Deprem öncesi hangi hizmetler veriliyorsa şu anda da aynı hizmetleri veriyoruz.” diye konuştu.

Günlük 700’ün üzerinde hastaya baktıklarını aktaran Koyuncu, sayının deprem öncesi verilere yakın olduğunu kaydetti.

Kardeşi Onur Koyuncu’nun hastaneden neredeyse hiç ayrılmadığını dile getiren Koyuncu, “Depremde kardeşim hastaneye, ben de anne ve babamın bulunduğu binanın enkazına gittim. Enkazda beklerken birkaç gün geçti ve ben kardeşime sitem ettim. ‘Sen orada hastanedesin ama burada da annem ve babam enkazda’ dedim. Kardeşim ise ‘abi buradaki durumu bilmiyorsun, burayı bırakamıyorum’ demişti. Anne ve babamın cansız bedenini çıkardıktan sonra hastaneye gittim. Kardeşimin ne demek istediğini daha iyi anladım. İnsanlar yerde doğum yapıyordu, sedyelerin üzerinden yıkılan hastanelerden getirilen çocuklar vardı. Kardeşim haklıydı ve orayı bırakamadı.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de önce gezici diş otobüsü ve sonrasında da konteyner diş sağlığı merkezinde depremzedelere hizmet verdiğini bildiren Koyuncu, abi-kardeş insanların yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını söyledi.

“Acılarımızı içimize gömerek hizmet verdik”

Başhekim Onur Koyuncu da depremin ilk anından itibaren insanlara hizmet verdiğini anlattı.

Her Hataylı gibi kendisinin de depremzede olduğunu belirten Koyunca, “Bizi bu memleket yetiştirdi biz de acılarımızı içimize gömerek hizmetimize devam ettik. Şu da bir gerçekti biz gidersek kim yapacaktı? O yüzden şehrimizi terk etmedik, terk etmeyi de düşünmedik. Elimizden geleni de yapmaya çalıştık.” dedi.

Koyuncu, depreme her zaman hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, deprem sonrası yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Depremzedelere 14 milyar TL tarımsal destek ödemesi yapıldı https://www.haber60.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:06:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5997

TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde felaketin ilk anından itibaren çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirterek, tarımsal üretimde ülkenin can damarı olan bölgede, üretimin aksamadan devam etmesi için üreticilere 2023 yılında toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldığını bildirdi.

Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde felakette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara geçmiş olsun temennisinde bulundu. Geride derin acılar bırakan felaket sonrası ülkenin tek vücut halinde yaraları sarmak için seferber olduğunu hatırlatan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı Bakanlığı olarak da depremin ilk anından itibaren AFAD ile koordinasyon içerisinde çalıştıklarını vurguladı.

‘DEPREMZEDE ÜRETİCİLERİMİZİN HER DAİM YANINDA OLDUK’

Yumaklı, dünyada bile ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan büyük yıkıma rağmen bölge insanının zor şartlar altında bile üretime devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler de Bakanlık olarak üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli her türlü desteği vererek çiftçilerimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.

Bu çalışmalar kapsamında 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde üreticilerin mağdur olmaması adına tarımsal desteklemeler başta olmak üzere birçok konuda uygulama ve düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle 2023 üretim yılı için ürün değişikliği başvuru süresi uzatılarak deprem bölgesindeki çiftçilerin tarımsal desteklerden faydalanmaları konusunda oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçildi. Afet bölgesi ilan edilen illerimizde ve diğer illerimizde üreticilerin zamanında müracaat yapamayacağı, gecikmeler olabileceği öngörülerek birçok projede destekleme ve hibe başvuru süreleri uzatıldı. Yine deprem afetinden etkilenen illerimizde mazot gübre desteği kapsamında ayni olarak yapılması gereken ödemenin nakdi olarak yapılması suretiyle çiftçilerimizin ihtiyaçlarına yönelik harcama kolaylığı sağlandı. Bu kapsamda, deprem bölgesindeki çiftçilerimize toplam 2 milyar 900 milyon TL mazot gübre destekleme ödemesi yapıldı.”

‘BEDELSİZ HAYVAN DAĞITIMI YAPTIK’

Yumaklı, depremden etkilenen 11 ilde hayvanları telef olan ve tarım sigortası yaptıran üreticilere, devlet destekli Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında 37 milyon TL hasar tazminatı ödendiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

“Depremden etkilenen illerimizdeki üreticilerimizin üretime devam etmeleri amacıyla, başta yağlı tohumlu bitkiler, baklagiller ve hububat ile sebze üretiminin artırılmasına yönelik olarak Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında, 127 milyon TL kaynak tahsis edilerek ekim-dikimlerle ilgili faaliyetler yürütüldü. Deprem bölgesinde bitkisel üretimin kesintisiz devam etmesi adına Bakanlığımızca gübre üretici firmalar ile irtibata geçilerek, yapılacak gübre sevkiyatlarında önceliğin deprem bölgesine verilmesi ve bölgeden gelebilecek ilave gübre taleplerinin ivedilikle karşılanması amacıyla koordinasyon süreci yürütüldü. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘depremde hayvanları telef olan vatandaşlarımızın bütün kayıpları birebir karşılanacak’ talimatları doğrultusunda, depremden etkilenen illerimizde, büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan ve arılı kovan gibi hayvanları telef olan yetiştiricilerimize bu kayıplarının yerine bedelsiz hayvan dağıtımını tamamladık. Bu kapsamda, toplam 909 milyon TL maliyetli; 5 bin 804 büyükbaş, 43 bin 317 küçükbaş, 549 bin kanatlı hayvan ve 26 bin 318 arılı kovanı bedelsiz olarak yetiştiricilerimize teslim ettik. Ayrıca deprem bölgesindeki 10 bin 328 arıcımıza 5 bin 358 ton besleme şekerini bedelsiz dağıttık. Yine hayvancılık kapsamında, depremden etkilenen illerimizde yetiştiricilerimize 1 milyar 372 milyon TL yem desteği ödendi.”

DEPREM BÖLGESİNDE 10 MİLYON DOZ ÜCRETSİZ ŞAP AŞISI

Deprem bölgesinde hayvan sağlığının korunmasına yönelik de gerekli tedbirleri aldıklarını bildiren Yumaklı, “Genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen bu illerimizde yaklaşık 60 milyon TL bedelli 5 milyon doz büyükbaş şap aşısını ücretsiz yaptık. 2024 yılında da bu uygulamaya devam edilecek. Böylelikle 2 yılda 145 milyon lira bedelli yaklaşık 10 milyon doz aşı Bakanlığımızca ücretsiz yapılmış olacak” vurgusu yaptı. Yumaklı, bunun yanında, merada hayvancılık yapan çiftçilerin çoban ve hayvan çadırları ile yemlik, sıvat ve çoban çantası ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Çayır Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında da toplam 50 milyon TL bütçeli çalışma yürütüldüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bakanlığımız koordinasyonunda, deprem bölgelerindeki yetiştiricilerimizin pazarlama imkanı olmayan çiğ sütleri; üretici örgütleri ve özel sektöre yönlendirildi. Bu şekilde bugüne kadar, bölgedeki süt işletmelerinin ve yetiştiricilerin ürettiği 431 bin ton sütün toplanarak üretime dönüştürülmesi konusunda koordinasyon sağlandı. Yine Bakanlığımız koordinasyonunda depremde barınakları zarar gören hayvanlar için 20 bin 351 adet hayvan çadırı/branda bölgeye gönderilerek dağıtımı yapıldı. Bununla birlikte afet bölgesine 16 bin ton da hayvan yemi gönderildi. Ayrıca, depremden etkilenen sokak hayvanlarının bakım ve beslenmeleri için Bakanlığımız koordinasyonunda Türk Veteriner Hekimler Birliği ve AFAD aracılığı ile yaklaşık 55 ton mamanın dağıtımı sağlandı.”

BALIKÇILIK SEKTÖRÜ DESTEKLERİ

Depremden etkilenen illerde ülkenin önemli tarımsal üretim kalemlerinden su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığının da yapıldığına işaret eden Yumaklı, bu üreticilerin mağduriyetinin önlenmesi için de çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekti. Yumaklı, “Deprem bölgesindeki deniz ve iç sularda faaliyet gösteren toplam 1021 gemi sahibine, yoksun kaldıkları avcılık faaliyetinden dolayı oluşan gelir kayıplarının karşılanması ve avcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini temini amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere toplam 11 milyon 300 bin TL destekleme ödemesi yapıldı” dedi.

Depremde üretim tesisleri zarar gören 26 su ürünleri yetiştiriciliği işletmesine de toplam 44 milyon 700 bin TL destekleme ödemesi yapıldığını aktaran Yumaklı, böylelikle depremden etkilenen balıkçılık sektörüne toplam 56 milyon TL destekleme ödemesinde bulunulduğunu bildirdi.

KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ

Bakanlık tarafından yürütülen ve kabul edilen proje tutarının yüzde 50’sinin ödendiği Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın (KKYDP) afet bölgesindeki illerde de uygulandığına işaret eden Yumaklı, 2023 yılında KKYDP kapsamında söz konusu illerde 1928 proje tamamlandığını ve bunlar için 131,8 milyon TL hibe desteği ödendiğini aktardı. Yumaklı, proje başına 250 bin TL’ye kadar yüzde 100 hibe verilen Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında da depremden etkilenen illerde 233 adet projeye 57,3 milyon TL hibe desteği ödemesi yapıldığının altını çizerek, “Gerçekleştirilen tüm bu faaliyetler çerçevesinde, depremin meydana geldiği 6 Şubat tarihinden bugüne kadar, afet bölgesindeki çiftçilerimize toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldı. Tarımsal üretimde ülkemizin can damarı olan bu illerimize üretimin aksamadan devamı için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu projelerinin bulunduğu Kahramanmaraş, Hatay, Malatya illerindeki IPARD projelerinin hibe tutarlarında fiyat farkı uygulamasına gidildiğini belirten Yumaklı, “Böylelikle 207 projenin hibe tutarı 490 milyon TL’den 710 milyon TL’ye yükseltilerek toplam 220 milyon TL’lik ilave destek sağlandı” dedi.

ORMANCILIK VE ORMAN KÖYLÜSÜ

Afet bölgesi ilan edilen illerde 3 bin orman köylüsü ile Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin 6 Şubat- 31 Temmuz 2023 tarihleri arasına tekabül eden 11,3 milyon TL ORKÖY kredi borçlarını faizsiz olarak 31 Aralık 2023 tarihine kadar ertelediklerini hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti: “Depremden etkilenen illerimizdeki orman köylerinde kullanılmak üzere tahsis edilen 345,3 milyon TL ek deprem ödeneğiyle birlikte depremden etkilenen illerdeki toplam ORKÖY bütçesi 458,4 milyon TL’ye yükseltildi. Böylelikle afet bölgesinde bulunan orman köylerimizdeki 4 bin 312 orman köylüsü ailemize 2023 yılında yüzde 20’si hibe olmak üzere faizsiz ORKÖY desteği sağlanmış oldu.”

TARIMSAL SULAMA VE İÇME-KULLANMA SUYU İLE TAŞKIN KORUMA ÇALIŞMALARI

Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremler nedeniyle afet bölgesi içerisinde kalan barajların Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü teknik ekiplerince detaylı olarak incelendiğini, bu çerçevede 110 baraj ve 30 göletin kontrol edildiğini bildirdi. İçme suyu sondajı ve sulama altyapısı onarım ile ilgili de faaliyetler yürütüldüğünün altını çizen Yumaklı, şunları belirtti:

“DSİ Genel Müdürlüğümüzce deprem bölgesindeki Malatya, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerimizde toplam 143 kuyuda sondaj çalışmaları tamamlanarak saniyede 2 bin 926 litre içme ve kullanma suyu elde edildi. Yine Bakanlığımıza bağlı DSİ Genel Müdürlüğümüzce 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası başlatılan sulama altyapı projelerinin bakım ve onarımı çalışmalarının büyük bölümünü tamamlayarak tarım topraklarını tekrar suyla buluşturduk. Bölgede, toplam 56 kilometre uzunluğundaki kanaletlerde bakım ve onarım çalışması yürüttük. 16,7 kilometrelik sulama kanalı inşa ederek, işletme bakım yollarının da onarımını tamamladık. Ayrıca Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Elazığ ve Diyarbakır’da toplam 515 kooperatif kuyusu kontrol edildi. Böylelikle deprem bölgesinde vatandaşlarımızın acil içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması ile tarımsal sulamanın aksamaması amacıyla DSİ Genel Müdürlüğünün rutin faaliyetlerine ilaveten yaklaşık 1,2 milyar TL bedelli çalışma

gerçekleştirildi.”

‘PLANLAMALARIMIZI TİTİZLİKLE YÜRÜTÜYORUZ’

Tarımsal desteklemelerin haricinde Bakanlığa bağlı kuruluşlarca da deprem bölgesi için yaklaşık 6 milyar TL tutarında ödenek kullanıldığını aktaran Yumaklı, “Depremden etkilenen yetiştiricilerimizin talep etmeleri halinde sahipsiz kalmış veya bakım imkanı olmayan hayvanları, Et ve Süt Kurumu tarafından mahallinden teslim alındı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından afet bölgesinde hububat ve baklagil için kota ve cins ayrımı yapmadan alım gerçekleştirildiğini de özellikle vurgulamak istiyorum” dedi.

Verimli toprak yapısı ve iklim koşulları ile ülkenin gıda arz güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip bölgedeki tarımsal üretimin eskisinden daha iyi hale getirilmesine yönelik bütün destek ve planlama çalışmalarını titizlikle yürüttüklerini bildiren Yumaklı, şunları kaydetti:

“6 Şubat depremlerinden sonra da devlet millet el ele vererek birlik olduk, yaralarımızı birlikte sardık. Tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için var gücümüzle çalıştık. Bakanlığımızın planlı üretim ve sözleşmeli üretim gibi yeni uygulamalarını inşallah bu illerimizde de hayata geçirerek bölgenin tarımsal üretimini daha da geliştirip ileriye taşıyacağız. Bu süreçte bölgemizin çiftçisi, üreticisi ve işletme sahipleriyle birlikte hareket edip birlikte yol alacağız. Rabb’imiz bizleri ve ülkemizi bu tür afetlerden her daim muhafaza etsin, bir daha böyle acı günler göstermesin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/feed/ 0
MEB Arama Kurtarma Birimi Üyesi Öğretmenler Afetlere Karşı Eğitim Alıyor https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5994 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde pek çok görev üstlenen ve sayılarının 10 bine çıkarılması hedeflenen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmenler, afetlere karşı 7 gün 24 saat esasıyla görev yapacak eğitimlerle donatılıyor.

Öğretmenler, AFAD ile koordineli şekilde yürütülen arama-kurtarma eğitimlerinin yanı sıra “amatör telsiz kullanımı”, “dron”, “KBRN”, “afetlerde arama, kurtarma ve tahliye eğitici eğitimi kursları”, “temel afet bilinci eğitimi”, “yangın eğitimi”, “afet farkındalık eğitimleri ve acil durum ekipleri eğitimi” alanlarında eğiticilerin yetiştirilmesi gibi çok kapsamlı eğitimlerden geçiriliyor.

“Yangın eğitimi ” alan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki MEB AKUB ekip üyesi personel ve öğretmenler, afet ve acil durumlardaki gönüllülük faaliyetlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü AKUB Ekip Lideri Nuriye Çakar, 2021’in “Afet Eğitim Yılı” ilan edilmesi üzerine AFAD ile koordineli çalışmalar yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığınca 81 ilde öğretmenlerden ve personellerden oluşan AKUB ekiplerinin kurulduğunu hatırlattı.

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli deprem haberini alır almaz çalışmalara başladıklarını ve kriz masası oluşturduklarını anlatan Çakar, AFAD’ın koordinasyonunda ekipleri bölgeye arama-kurtarma faaliyetleri için yönlendirdiklerini dile getirdi.

Kriz masasında da bölgeye gönderilecek malzemelerle ilgili hazırlıkların yürütüldüğünü anlatan Çakar, “Mesai kavramı olmadan, herkes gönüllü olarak evlerine gitmeden depremin yaralarının sarılması için seferber oldu.” dedi.

Çakar, depremlerde gönüllü çalışan AKUB üyelerinin tamamının mesleğinin öğretmen olmasına değinirken, şunları söyledi:

“Öğretmenlerimizin her biri, öğrenci ve yetişkin psikolojisini anlayacak donanıma sahip. Dolayısıyla arama-kurtarma ile vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasında AKUB öğretmenlerinin rolü çok önemliydi. Zaten öğretmenler olarak öğrenci ve velilerle hep iç içeydik. Çocuklarla çok kolay iletişim kurabildik, aynı dili konuşuyoruz çünkü. Öğretmenlerimiz, afetlerde bile eğitim öğretim faaliyetlerinin devam etmesi için gerekli ortamları hazır ettiler. Örneğin depremlerde de yurtlara öğrencilerin yerleştirilmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması öğretmenlerin sorumluluğundaydı. Yemek organizasyonundan toplanan malzemelerin depolanmasına ve doğru elle ulaştırılmasına kadar ekip arkadaşlarımız çok büyük rol oynadılar.”

“AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmen başvuruyor”

Öğretmen Çakar, MEB AKUB üyesi öğretmenlerin bir yandan eğitim öğretim faaliyetlerine devam ederken bir yandan da gönüllü olarak arama-kurtarma eğitimleri aldıklarını belirtti.

Çakar, “MEB AKUB ekibi, her daim afetlerde ihtiyacı olanların yanında. Ekibimiz, afete uğrayanların 7/24 yanında olmak için yıl boyu eğitim alıyor.” dedi.

AKUB gönüllüsü olmanın fiziksel ve ruhsal hazırlık gerektirdiğini anlatan Nuriye Çakar, gönüllü öğretmenlerin önce MEB bünyesinde arama-kurtarma temel eğitimlerine ve ardından AFAD’da uygulamalı eğitimlere katıldıklarını bildirdi.

Çakar, şunları söyledi:

“Bu eğitimler sonunda uygun olanları AKUB ekiplerine dahil ediyoruz. Ekiplere yönelik eğitim faaliyetleri sürekli devam ediyor. Bu eğitim faaliyetleri, ekipteki her arkadaşımızın afet ve acil durumda doğru müdahale davranışlarını kazanmaları için yapılıyor. Eğitimler, deprem odaklı ancak sel, çığ, yangın ve son olarak teknolojik afetlere uzanan her türlü riski kapsıyor. Eğitimlerde, illerin afetten etkilenme potansiyeli de dikkate alınıyor. Kimi bölgelerde çığ riski kimi bölgelerde sel riski çok yüksek olabiliyor.”

Çakar, Ankara’da 6 Şubat depremlerinin ardından AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmenin başvurduğunu belirtti.

Ekipte arama-kurtarma, lojistik, destek hizmetleri gibi iş bölümlerinin yapıldığını bildiren Çakar, öğretmenlerin afet bölgelerinde bu iş bölümüyle hareket ettiklerini söyledi.

“MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz”

Kahramanmaraş merkezli depremlerde görev alan MEB AKUB Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü üyelerinden öğretmen Fatma Oğuz da 2 yıldır arama-kurtarma eğitimlerine katıldığını anlattı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya’da görev aldığını dile getiren Oğuz, ekip olarak arama-kurtarma, lojistik, yardım dağıtımı, çadır kurma gibi alanlarda çalıştıklarını söyledi.

Oğuz, şöyle konuştu:

“81 ildeki MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz. Depremzede halkımız da bizlere yardımcı oldu, çok duygulandığımız anlar yaşadık. Öğretmenlik mesleği zaten çok şeyin karşılığı, duruşunuz, bakışınız bile karşınızdakine çok şey katıyor. AKUB üyesi olmak merhamet ve empati duygunuzu geliştiriyor, farkındalığınızı artırıyor. Ben daha hassas, daha duyarlı bir kişiliğe sahip oldum. ‘Daha ne yapabilirim, bir fazlası ne olabilir’ diye düşünüyorum hep. ‘İyi ki bu ekipteyim’ dedim, iyi ki depremde görev aldım. Her öğretmen arkadaşımın, manevi değeri yüksek ve ulvi bir görev olarak MEB AKUB ekiplerinde yer almasını canıgönülden isterim.”

“Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum”

Okul müdürü Nurullah Yılmaz ise 2017’den beri AFAD gönüllüsü, 2021’den itibaren de MEB AKUB üyesi olduğunu anlattı.

Depremin hemen ardından Malatya’ya gittiklerini anlatan Yılmaz, hafif düzey arama-kurtarma çalışmalarına katıldıklarını aktardı.

AKUB ekiplerinin “asrın felaketi”nden önce kurulmasının önemini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Depremden önce, afet ve acil durumlara karşı kuleden atlama, enkaza girme, canlı arama, tahliye gibi saha eğitimlerimizi almıştık. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ekibimizi çok iyi bir noktaya getirmişti. Bu eğitimler depremde bize çok fayda sağladı. Biz AKUB ekipleri olarak, böyle büyük bir depremle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ancak afetler karşısında bilinçli olmak, AFAD gönüllüsü olmak, öğretmenler için de AKUB üyesi olmak çok önemli. Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/feed/ 0
İTÜ Profesörü: Kahramanmaraş depreminin ardından Sivrice-Karlıova arasında 6.5-7 büyüklüğünde deprem oluşabilir https://www.haber60.com.tr/itu-profesoru-kahramanmaras-depreminin-ardindan-sivrice-karliova-arasinda-6-5-7-buyuklugunde-deprem-olusabilir/ https://www.haber60.com.tr/itu-profesoru-kahramanmaras-depreminin-ardindan-sivrice-karliova-arasinda-6-5-7-buyuklugunde-deprem-olusabilir/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:00:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5991

İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Prof. Dr. Tuncay Taymaz, “Kahramanmaraş depreminin bıraktığı noktadan itibaren, Doğanyol- Sivrice depreminin ucundan Karlıova’ya kadar giden kısımda, Sivrice, Palu, Bingöl, Hazar arasındaki olan kesim ve oradan Karlıova’ya kadar olan bölüm kırılmadı. Buralar da 6.5, 7 büyüklüğünde deprem oluşabilecek potansiyele sahip” dedi.

‘Asrın felaketi’ olarak adlandırılan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümü öncesinde İTÜ Maden Fakültesi Sismoloji ve Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Taymaz’ın da aralarında bulunduğu akademisyenler, fay hatları ile ilgili akademik çalışma yaptı. Çalışmalar, uluslararası dergilerde ‘2023 Mw 7.8 ve Mw 7.6 Kahramanmaraş Deprem Dizisinden Kuvvetli Yer Hareketinin Özellikleri’ ve ‘2023 Kahramanmaraş Türkiye Deprem İkilisinin Hızlı Yırtılmayla Tetiklenmesi ve Basamaklı Fay Kırılma Mekanizmaları’ başlıkları ile yayımlandı. Çalışmalarda hem Kahramanmaraş depremlerinin yaşandığı fay hattının durumu hem de Türkiye’deki faylara etkisi yer aldı.

‘1-2 YIL KADAR DAHA BÖLGEDE 5.5’TEN BÜYÜK DEPREMLER OLACAK’

Prof. Dr. Taymaz, yaptıkları araştırmayı anlattı. “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri, ulusumuzun, milletimizin, vatanımızın ve dünyanın yaşadığı en büyük kıtasal ölçekteki deprem çiftlerinden bir tanesi” diyen Prof. Dr. Taymaz, “Bu şekilde tarihe geçmiş bir deprem. Benim kendi hesaplamalarıma göre, birinci depremin büyüklüğü 7.96; ikinci depremin büyüklüğü 7.8. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum; sismoloji ve deprem kaynak sismolojisi konusunda uzman bir akademisyen olarak 40 yıllık bilgi, birikimimle ve dünyanın ulaşabildiği teknoloji, bilimin gelişimi ile paralel olarak bilgisayar teknolojisiyle beraber elde ettiğimiz süper güçlü bilgisayarla yapılan modellemeler sonucu elde edilen magnitüd budur” diye konuştu.

Bölgedeki artçılara ilişkin de Prof. Dr. Taymaz, “Tabii ki henüz artçılar bitmedi. 1-2 yıl kadar daha bu bölgede 5.5’ten büyük depremler olacak” dedi.

‘6.5-7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLUŞABİLECEK POTANSİYELE SAHİP’

Fay hatlarıyla ilgili yaptığı incelemeleri de paylaşan Prof. Dr. Taymaz, “Kahramanmaraş depreminin bıraktığı noktadan itibaren, Doğanyol-Sivrice depreminin ucundan Karlıova’ya kadar giden kısımda, Sivrice, Palu, Bingöl, Hazar arasındaki olan kesim ve oradan Karlıova’ya kadar olan bölüm kırılmadı. Buralarda 6.5, 7 büyüklüğünde deprem oluşabilecek potansiyele sahip. Geçmişte, tarihte veriler var. Karlıova’dan Yedisu’ya kadar var. Yedisu’dan Erzincan’a, Reşadiye’ye kadar uzanan o bölgede kırılmayan kesimler var. Bunlar, hep 7’lik deprem ama en son 13, 15 Mart 1992 Erzincan depreminden sonra hem 13 Mart’ta ana şok hem 15’inde Pülümür, Ovacık fayına doğru, Tercan’dan itibaren güney kesimi kırılmıştı. O iki bölüm kırılmadı ama o iki kırık parçasını fay sistemini bütüncül olarak birleştirecek olursak; bu 2 depremde Sürgü fayı ile Doğanşehir fayının Malatya -Ovacık arasındaki birleşen fay kolu ile Pülümür’e kadar olan kısmında deprem üretmeyen, uç kısımlarında stres transferi var” dedi.

’30-40 YIL ÖNCEKİ KIRILAN DÖNGÜLERİNİ TAMAMLADILAR’

Prof. Dr. Taymaz, “Oralarda yönelimler hep küçük depremler; hep 5,5. Bir sismolog olarak 6’dan büyük depremleri daha çok ciddiye alıyorum ama ülkemizde 5,5 de yıkımlara sebebiyet veriyor. O bölgeler kırılmadı. Malatya, Ovacık fayı bunlar büyük fay. Her biri 100 kilometrenin üzerinde. Bunların her biri, 1 tane 1999 Gölcük depremi üretecek potansiyele sahip. O ikisi kırılmadı ama Erzincan Ovası’ndan itibaren Kuzey Anadolu Fayı’nın bütün coğrafya üzerinde Ladik, Havza, Tokat, Yozgat, Çankırı, Bolu, Düzce’ye kadar gelen kısımda da kırılmayan kesimler var. Bunlar, 30-40 yıl önceki kırılan döngülerini tamamladı. Bu işin tamamen Kuzey Anadolu Fayı kısmı” diye konuştu.

‘BÜYÜK DEPREMLER OLACAK’

Lübran, İsrail ve Filistin bölgesindeki fayın da kırılmadığını belirten Prof. Dr. Taymaz, “Doğu Anadolu Fayı’nın devamında bakacak olursak; Hatay Samandağ’dan itibaren Ölüdeniz Fayı’ndan Kızıldeniz’e kadar olan bölgede kırılmayan fay, bir sonraki 7, 7,5 büyüklükteki deprem Lübnan’da, Filistin’de, İsrail’de olacak; o bölgeyi yıpratacak. Kıbrıs etkilenecek, büyük tsunamiler olacak. Çünkü en son 1890’lı yıllarda ya da 1870’te olmuştu. Onları da çalıştık. Hem depremi hem tsunamisini modelledik” değerlendirmesinde bulundu.

Kuzey Anadolu Fayı gibi Doğu Anadolu Fayı’nın da güneye doğru hareket halinde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Taymaz, “Akabe Körfezi’nden Kızıldeniz’e kadar bu depremleri önümüzdeki 30 yıl içinde göreceğiz ama öte yandan Karlıova’dan itibaren Erzurum, Şenkaya, Küçük Kafkasya’ya kadar o bölgedeki kırılmayan Kuzeydoğu Anadolu Fay Zonu’muz da var; oralarda da depremler var. Narman, Şenkaya, Çaldıran gibi büyük depremler üretildi ve bunlar da 70’li yıllardan günümüze kadar henüz daha o beklenen büyük depremleri oluşturmadılar” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/itu-profesoru-kahramanmaras-depreminin-ardindan-sivrice-karliova-arasinda-6-5-7-buyuklugunde-deprem-olusabilir/feed/ 0
6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN BİRİNCİ YILI – Gönüllü eğitim neferleri psikososyal destek faaliyetleriyle depremzedelerin ellerinden tuttu https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:15:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5988 İstanbul’da görevli 2 bin 133 öğretmen, 6 Şubat depremlerinin ardından gönüllü gittikleri bölgede bir nebze de olsa yaraları sarmak için yürüttükleri psikososyal destek faaliyetleriyle depremzedelerin elinden tuttu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen illerde afetin vatandaşlar üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini azaltabilmek amacıyla uzman öğretmenlerden oluşan ekipler kurularak deprem bölgesinde görevlendirildi.

Toplamda 2 bin 133 öğretmenden oluşan 227 ekip, depremin yıkıma uğrattığı illerde çocuklara ve yetişkinlere yönelik çeşitli psikososyal destek çalışmaları yaptı.

Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da açılan 45 destekleme ve yetiştirme kursuna 1383, 10 sosyal kültürel kursa 126, 13 mesleki gelişim kursuna 222 depremzede katılırken, toplamda 1731 depremzedeye ulaşıldı.

İstanbul Masal Okulu Projesi kapsamında, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) desteğiyle temin edilen çadır ile Onikişubat Belediyesine ait Aliya İzzetbegoviç Parkı’nda masal çadırı kuruldu. Etkinlikler kapsamında çocuklara masallar anlatıldı, boyamalar yaptırıldı, resimler çizdirildi, kuklalar oynatıldı, lego ve origami ile yüz boyamaları yapıldı, oyunlar oynandı, tiyatro ve drama etkinlikleri, ritim, beden ve perküsyon çalışmaları yaptırıldı.

Bölgede tekrar eğitim öğretim başlayana kadar 9 hafta boyunca faaliyet gösteren masal çadırında dönüşümlü olarak 76 öğretmen görev yaptı, 3 bin 500 çocuğa ve 3 bin 750 veliye ulaşıldı.

“TÜBİTAK 4007 Deprem Özel Çağrısı” kapsamında İstanbul’daki bazı okullar, depremzede öğrencilere yönelik çeşitli etkinlikler ve atölye çalışmaları düzenledi.

“Gönül Köprüsü” projesi kapsamında Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle birinci derece ebeveyn kaybı yaşayan 20 öğrenci için İstanbul’da sosyal ve kültürel gezi organize edildi.

Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsünce depremzedelere psikososyal destek sağlama ve temel giysi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için Kahramanmaraş Dulkadiroğlu’nda Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı çadırda giyim üretim atölyesi kuruldu. Bu atölyeye kumaş, iğne, iplik, dikiş makinesi, overlok makinesi, ütü ve benzeri gerekli malzemeler ve makineler hibe olarak götürülerek, öğretmen ve usta öğreticiler tarafından 1 hafta giysi eğitimleri verildi.

“Büyük bir hasretle, özlemle sanki bir yakınları gelmiş gibi bizi karşıladılar”

İstanbul Masal Okulu Şile Şubesi Koordinatörü Betül Köse, AA muhabirine, masal çadırında yaptıkları aktivitelerin yanı sıra gezici ekipler halinde Kahramanmaraş’ta farklı bölgelerde kurulan çadır kentlere, barınak olarak kullanılan cami, okul ve hastanelerde kalan çocuklara ulaşarak masallar anlattıklarını kaydetti.

Çocuklarla masal ve oyun yoluyla iletişim kurduklarını dile getiren Köse, “Böylesi bir afette bir çocuğun psikososyal olarak en büyük ihtiyacı masal, kitap, oyun ve oyuncaktır. Böyle zamanlarda çocuk masalla oyunla iyileşir. Korkuları, travmaları kimi zaman yüzlerine yansıyordu, kimi zaman tepkisizdiler ama masallarla birlikte o rahatlamayı, gevşemeyi sağladıklarını görüyorduk.” diye konuştu.

“Öğretmen Tiyatro Ekibi” projesi koordinatörü Yağmur Güçlü ise ramazanda gittikleri deprem bölgesinde hazırladıkları orta oyunu ve Karagöz Hacivat gölge oyunuyla hem çocuklara hem yetişkinlere dokunduklarını söyledi.

Depremzedelerle birlikte sahur ve iftar yaparak vakit geçirdiklerini, bazılarıyla hala bağlarını sürdürdüklerini aktaran Güçlü, şunları anlattı:

“Gittiğimiz yerlerde çok güzel karşılandık. Büyük bir hasretle, özlemle sanki bir yakınları gelmiş gibi bizi karşıladılar. En son gittiğimiz çadır kentte büyük bir kitleye seslenmiştik. En son ayrıldığımızda ‘İyi ki geldik ama değil mi?’ deyip bir alkış alırız. Herkes dağıldıktan sonra orada bir hanımefendi hala duruyordu. ‘Gerçekten iyi ki geldiniz’ dedi ve öyle bir sarıldı ki gözyaşlarımıza hakim olamadığımız anlardan bir tanesiydi.”

Güçlü, herkesin bulunmak istediği bir anda orada olmalarının çok büyük bir nimet ve şeref olduğunu belirterek, “El uzatabiliyorsunuz, o insanlara dokunabiliyorsunuz. Bu inanılmaz manada mutlu, şanslı hissettiren bir şey.” ifadelerini kullandı.

“Doktorlar ‘Bize penceresiz kaldım anneyi söyleyin’ dediler”

Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı “İki Kalas Bir Heves” tiyatro grubunun oyuncularından sınıf öğretmeni Esra Karakaya, aralarında müzik, anasınıfı, edebiyat ve drama öğretmenlerinin de bulunduğu bir grupla Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde görev yaptıklarını, tiyatro ve drama yoluyla çocuklara ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Gittiklerinde hemen işe koyulduklarını, masal kahramanı kostümlerini giyerek role girdiklerini ve sokaklarda dolaşmaya başladıklarını, etkinlik yapılan bir alanda çocuklarla bir araya geldiklerini anlatan Karakaya, etkinliklere çoğunlukla küçük çocukların katıldığını gördüklerinde ergenleri de çekmek için zumba yaptıklarını, böylece gençlerin ve bir süre sonra annelerinin de gelmeye başladığını aktardı.

Karakaya, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kendilerinden Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde sağlık çalışanları için bir müzik dinletisi sunmalarının istendiğini ve hazırladıkları repertuvarı sunduklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Türküler, sanat müziği söylemeye başladık. Mola verdiğimizde birkaç doktor yanımıza geldi. ‘Neden bize böyle şarkılar söylüyorsunuz?’ dediler. ‘Beğenmediniz mi, rahatsız mı oldunuz?’ dedim. ‘Hayır, biz ağlamak istiyoruz. Çünkü biz hiç ağlamadık. Depremde o kadar kötü şeyler gördük ki biz ağlama fırsatı bulamadık. Çocukluğumuz yok oldu Maraş’ta. Penceresiz kaldık. Bize penceresiz kaldım anneyi söyleyin’ dediler. Unutamadığım bir an bu.”

“Tek bir hedefimiz vardı, çocukları güldürebilmek”

Tiyatro grubunun kurucusu, Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Elife Kültüroğlu, deprem bölgesinde hobilerinin, ilgi alanlarının, gittiği kursların, edindiği bilgilerin çok işe yaradığını belirterek, “Orada bütün yeteneklerimizi kullandık. Çünkü tek bir hedefimiz vardı, çocukları güldürebilmek.” dedi.

Martın ilk haftasında, çocukların okullarından bir süredir uzak kaldıkları, ailelerin okula gitmeyen çocuklarıyla ilgilenmekten henüz acılarını yaşayamadıkları bir zamanda bölgeye gittiklerini dile getiren Kültüroğlu, çocuklarla zaman geçirdikleri süreçte ailelerin de yas tutma fırsatı bulduklarını ve bunu gelip söylediklerinde çok etkilendiğini ifade etti.

Kültüroğlu, her gün kostümlerini giyerek etkinliklerini gerçekleştirdiklerine değinerek, “Sait Faik’in bir sözü var, ‘Ölüm karşısında insan başarılı bir oyuncu gibi durur bazen’ diyor. Pamuk prenses, yedi cüceler, kurt, Hacivat Karagöz kostümleriyle enkazın içerisinden geçiyoruz. Çünkü rolümüz var ve oynayacağız. Çok travmatik bir durum, enkazın arasında çocukları güldürmek için dans ediyoruz, pamuk prensesi, masalları oynuyoruz, tiyatro, drama yapıyoruz. Bir an onların yüzünü güldürmüş olduk. Bu bizim için çok büyük bir mutluluktu.” açıklamasında bulundu.

Müzik ve kostüm eşliğinde gezerek çadır kentteki çocukları topladılar

Tiyatro grubundan sınıf öğretmeni Gamze Sarıbaş da çocukların kalbine dokunmak için bölgeye gittiklerini, ilk başta etkinlik düzenledikleri ancak çocukların alana gelmediğini, kostüm ve hoparlörden çalan müzik eşliğinde çadırları dolaşarak çocukları topladıklarını anlattı.

Müziği duyanın gelmeye başladığını, ilerleyen günlerde artık çadıra sığamadıklarını belirten Sarıbaş, şunları kaydetti:

“Bir gün o kadar çok yağmur yağıyordu ki çıkacak gibi bir pozisyonumuz yoktu. Çöp poşeti giydik. O şekilde çıktık. Yağmur da dinmişti o arada. Müziğimizi açtık. Çocukları aldık. Bir teyzenin çıkıp da ‘Nerede kaldınız, iki saat geciktiniz. Çocuklar durmuyor’ dediğini biliyorum. Sabahları çocukları alırken ‘Kızım kahvaltı yaptınız mı?’ diye çadırda bulundukları halde zorla zeytin verdiklerini biliyorum. Özellikle bir çocuk vardı. Hiç unutmam o çocuğu. Müziğin sesini duyar duymaz gelirdi, en önde sürekli benim elimdeydi, sanki bizden gibi. Çoğu çocuk koşarken yetişeceğim diye terliklerini giymeden gelirdi. Babaannesinin, teyzesinin terlik getirdiğini biliyorum.”

İstanbul’daki yaşantısını orada unuttuğunu ve dönmek istemediğini dile getiren Sarıbaş, “Dönerken hep ‘Gidiyor musunuz?’ soruları, çok cevapsız kalan sorular ve kesinlikle orada dik durmak zorundasınız. Çocukların böyle gelip son bir defa sarılmaları oldu. Bağ kurmamak mümkün değil.” diye konuştu.

Sarıbaş, “Ellerim tombik tombik” şarkısının içinde bir yara olduğunu ifade ederek, bölgede yaşadığı bir anısını şu sözlerle aktardı:

“Bir öğretmenimiz vardı. Ebrar Sitesi’nde öğretmenmiş. Uzun uzun bakıyor, sonra geldi, konuşmak istedi. Merhabalaştık. Öğretmen olduğunu söyledi. ‘Hocam bu benim her sabah yaptığım bir parça. Sizi görünce sanki orada oturan çocuklar benim çocuklarımdı. Acaba ben tekrardan sizin gibi çocuklarla bu şekilde oynayabilir miyim?’ dediğinde yetişkin dahi olsa bir cevabınız yok. ‘Olur hocam’ diyorsun. ‘Ama benim öğrencilerim Ebrar Sitesi’ndeydi’ dediği anda orada kesiliyorsun, donuyorsun kalıyorsun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/feed/ 0
Prof. Dr. Şükrü Ersoy: Kentsel dönüşüm şehrin tarihi yapısına göre yapılmalı https://www.haber60.com.tr/prof-dr-sukru-ersoy-kentsel-donusum-sehrin-tarihi-yapisina-gore-yapilmali/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-sukru-ersoy-kentsel-donusum-sehrin-tarihi-yapisina-gore-yapilmali/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:06:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5982 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, kentsel dönüşümün şehrin tarihi yapısına göre yapılması gerektiğini belirterek, “Kendi kültürümüzle birlikte kentsel dönüşüm yapmamız lazım. Kentsel dönüşüm yeni bina yapmak değil, şehrin ruhunu koruyarak depreme dayanıklı binalar, şehirler inşa etmektir.” dedi.

Ersoy, AA muhabirine, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, zaman zaman yaşanan depremlerin bazılarının yıkıcı olabildiğini söyledi.

Türkiye’deki en büyük depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda olduğunu anlatan Ersoy, bu hattın yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ersoy, şunları kaydetti:

“Kuzey Anadolu fayı peş peşe kırılıyor, fay üzerinde depremler oluyor ve gerilim Marmara’ya doğru taşınıyor. Bu durum Marmara depremlerinin biraz daha erkene alınması anlamını taşımaktadır. Marmara Bölgesi’nde 7’den büyük deprem olmakta. Marmara’da en son 1766’da bir yıl içinde 7’den büyük iki deprem oldu. Bunların tekrarlanma aralığının dolduğunu ve gelecek Marmara depreminin yaklaştığını buradan söylüyoruz.”

Türkiye nüfusunun 3’te 1’inin Marmara Bölgesi’nde yaşadığını aktaran Ersoy, “Yapı stoku çok ciddi şekilde fazla. Sanayi tesisleri ile kritik tüm tesisler ve ulusal bütçemizin önemli bir kesimi burada. Onun için zaman zaman diyoruz ki buradaki büyük bir deprem bir milli güvenlik sorunu yaratabilir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ersoy, tehlikeyi herkesin bildiğini ve artık sorunların giderilmesi için planların yapılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin en önemli projesi depremdir. Bunun önüne geçebilecek hiçbir proje yok. Depremde zemin önemli. Bu anlamda İstanbul’u ele alacak olursak zemin açısından zafiyet gösteren yerler var, göstermeyen yerler var. Mesela İstanbul’un merkezi, Türkiye’nin en sağlam kayaçlarının olduğu yer. Özellikle Avrupa Yakası’nın kıyıdan itibaren kısımları daha çürük yapıya sahipken merkezi kesim çok sağlam. Anadolu Yakası da sağlam kayaçlardan oluşuyor. Biz şimdiye kadar bütün depremleri bu sağlam kayaçlar üzerindeki yapı stokunda yaşadık tarihsel dönem içerisinde. Bundan sonra deprem İstanbul’un hemen yakınında olacak. Deprem dalgaları zemini de tercih edecek. Çürük zeminlerde daha şiddetli, yıkıcı davranacak, sağlam zeminlerde farklı. Fakat bu söylemler İstanbul zemini için çok genel. Yani ‘Anadolu Yakası sağlam, Haliç’ten kuzeyi sağlam’ dediğim zaman herkes kendine güvende hissetmesi çok doğru olmaz. Mahalle bazında, parsel bazında, ada bazında zeminler değişebilir.”

“İstanbul’da acil dönüştürülmesi gereken, depremde yıkılabilecek 300 bin bina var”

10 yıl öncesine kadar İstanbul’da bu kadar yüksek binaların olmadığını vurgulayan Ersoy, yüksek binaların yakın depremlerden değil, uzak depremlerden de etkilenebildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Ersoy, şöyle devam etti:

“İstanbul’da 4 milyona yakın konut var. Bu çok büyük bir sayı. Bakanlığın açıklamasına göre, İstanbul’da acil dönüştürülmesi gereken, depremde yıkılabilecek 300 bin bina var, yani 1,5 milyon konut var.”

İstanbul’da bazı ilçelerde bulunan yapı stokunun sorunlu olduğunu belirten Ersoy, “Avrupa Yakası’nda Bağcılar, Esenler, Güngören, Zeytinburnu gibi semtler daha sıkıntılı. Bir yandan da kültürel yapıların fazla olduğu ilçeler var. Fatih, Üsküdar, Kadıköy olsun, buralardaki sorunlar daha ayrı.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin şokunun sürdüğünü aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

“En azından İstanbul’da, Marmara’da aynı şeyi yaşamamak için büyük bir çaba sarf etmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşüme devam etmek gerekiyor. Bu konu siyaset üstü bir konudur herkesi aynı şekilde ilgilendirir ve bu işin paydaşıdır. Ortak çözüm arayışı içinde tüm paydaşların işin içinde olması lazım. Kentsel dönüşüm şehrin tarihi yapısına göre yapılmalı. Kendi kültürümüzle birlikte bir kentsel dönüşüm yapmamız lazım. Kentsel dönüşümü yeni bina yapmak değil, şehrin ruhunu koruyarak depreme dayanıklı binalar, şehirler inşa etmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-sukru-ersoy-kentsel-donusum-sehrin-tarihi-yapisina-gore-yapilmali/feed/ 0
ASO Başkanı: Kentlerimizi depreme karşı hazırlıklı hale getirmeliyiz https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5967 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, cumhuriyetin ikinci yüzyılında göz önünde bulundurulması gereken en önemli konunun kentleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli ve hazırlıklı hale getirmek olduğunu belirtti. Ardıç, “Çok kayıplar yaşadık, çok acılar çektik. Yaşadıklarımızdan ders alırsak depreme gücümüz yeter” dedi.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, depremde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle andı. Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından devletin en üst makamlarıyla direkt temasa geçerek yurt çapında oluşturulan arama- kurtarma ve yardım seferberliğine nasıl katkı sağlayacaklarını istişare ettiklerini belirten ASO Başkanı Ardıç, şunları söyledi:

“6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından ilgili bakanlarla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile hemen temasa geçtiklerini ve yönetim kuruluyla ‘Deprem Afet Kriz Toplantısı’ yaptıkları ifade eden Ardıç, “Deprem sonrasında bölgeye gıda ve giyecek gibi yardımların ülke genelinde yapılacağını öngörerek, barınma sorununun nasıl çözüleceğine yoğunlaştık. Deprem bölgesinde konteyner kent kurmak için kampanya başlattık. ASO üyelerinin büyük gayretleri, fedakarlıkları ve bağışlarıyla Ankara’daki bir firmamızda ürettiğimiz, içinde 2 oda, 4 yatak, tuvalet, duş, nevresim takımı, mutfak evyesi ve ısıtıcısı da bulunan tam teşekküllü konteynerleri Hatay’a gönderdik. Konteynerlerin içindeki tüm malzemeler üyelerimiz tarafından tedarik edildi. Çocuk oyun alanlarının da yer aldığı Hatay’daki ilk konteyner kent olan, tam donanımlı ASO Yaşam Merkezi’ni faaliyete geçirdik. 300 konteynerin bulunduğu bin 500 kişilik ASO Yaşam Merkezi’nde yemekhane, çocuk eğitim ve bakım merkezi, çocuk oyun parkı ve internet ağı gibi sosyal bileşenler de yer alıyor.”

“Bölgedeki sanayi tesislerinin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini için ‘tersine göç’ kampanyası başlattık”

Deprem bölgesindeki sanayicilerin taleplerini değerlendirmek ve ASO Yaşam Merkezi’ndeki son çalışmaları incelemek üzere Hatay’a bir ziyaret de gerçekleştirdiklerini belirten Ardıç, “Yönetim Kurulumuz ile birlikte Antakya Organize Sanayi Bölgesi’ne giderek, nasıl destek sağlayabileceğimiz konusunda istişarelerde bulunduk. Bölgedeki sanayi tesislerinin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini için ‘tersine göç’ kampanyası başlattık” dedi.

“Depreme hazırlığımızı en üst düzeye çıkarmalıyız”

Ardıç, 6 Şubat depremleri sonrası devlet ve millet dayanışmasının bir kez daha en üst düzeyde olduğunu söyledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında göz önünde bulundurulması gereken en önemli konunun kentleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli ve hazırlıklı hale getirmek olduğunu belirten Ardıç, mesajında şunları kaydetti:

“Sanayicisiyle, turizmcisiyle, sanatçısıyla, çalışanı ile yılmadan üreten, her düştüğünde daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmasını bilen insanların yaşadığı çok kıymetli bir ülkemiz var. Ancak bu güzel vatanımızın bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini asla unutmamamız gerekiyor. Bugüne kadar çok kayıplar ve acılar yaşadık. Deprem ve doğal afetler nedeniyle yaşanan can kayıpları ve hasarı minimize edebilmemiz mümkün. Bilim insanlarının uyarılarını dikkate alarak, olası afetler için ne ölçüde hazırlıklı olduğumuzu belirlememiz ve eksiklerimizi tamamlayarak, hazırlık seviyemizi en üst düzeye çıkarmamız gerekiyor. Yaşadıklarımızdan ve hatalarımızdan ders alırsak, gücümüz depreme yeter.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/feed/ 0
6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde üreticilere toplam 14 milyar lira tarımsal destekleme ödemesi yapıldı https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinden-etkilenen-illerde-ureticilere-toplam-14-milyar-lira-tarimsal-destekleme-odemesi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinden-etkilenen-illerde-ureticilere-toplam-14-milyar-lira-tarimsal-destekleme-odemesi-yapildi/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5964 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde çalışmalarının felaketin ilk anından itibaren aralıksız sürdüğünü belirterek, tarımsal üretimin aksamadan devam etmesi için üreticilere 2023 yılında toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldığını bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından bölgede yapılan faaliyetlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakan Yumaklı, 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin sene-i devriyesinde felakette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara geçmiş olsun temennisinde bulundu. Geride derin acılar bırakan felaket sonrası ülkenin tek vücut halinde yaraları sarmak için seferber olduğunu hatırlatan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak da depremin ilk anından itibaren AFAD ile koordinasyon içerisinde çalıştıklarını vurguladı. Yumaklı, dünyada bile ‘Asrın felaketi’ olarak adlandırılan büyük yıkıma rağmen bölge insanının zor şartlar altında üretime devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler de Bakanlık olarak üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli her türlü desteği vererek çiftçilerimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.

“2 milyar 900 milyon TL mazot gübre destekleme ödemesi yapıldı”

6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde üreticilerin mağdur olmaması adına tarımsal desteklemeler başta olmak üzere birçok konuda uygulama ve düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Yumaklı, şu bilgileri paylaştı:

“Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle 2023 üretim yılı için ürün değişikliği başvuru süresi uzatılarak deprem bölgesindeki çiftçilerin tarımsal desteklerden faydalanmaları konusunda oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçildi. Afet Bölgesi ilan edilen illerimizde ve diğer illerimizde üreticilerin zamanında müracaat yapamayacağı, gecikmeler olabileceği öngörülerek birçok projede destekleme ve hibe başvuru süreleri uzatıldı. Yine deprem afetinden etkilenen illerimizde mazot gübre desteği kapsamında ayni olarak yapılması gereken ödemenin nakdi olarak yapılması suretiyle çiftçilerimizin ihtiyaçlarına yönelik harcama kolaylığı sağlandı. Bu kapsamda, deprem bölgesindeki çiftçilerimize toplam 2 milyar 900 milyon TL mazot gübre destekleme ödemesi yapıldı.”

“Hayvancılık kapsamında depremden etkilenen illerimizde yetiştiricilerimize 1 milyar 372 milyon TL yem desteği ödendi”

Yumaklı, depremden etkilenen 11 ilde hayvanları telef olan ve tarım sigortası yaptıran üreticilere devlet destekli Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında 37 milyon TL hasar tazminatı ödendiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremden etkilenen illerimizdeki üreticilerimizin üretime devam etmeleri amacıyla, başta yağlı tohumlu bitkiler, baklagiller ve hububat ile sebze üretiminin artırılmasına yönelik olarak Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında 127 milyon TL kaynak tahsis edilerek ekim-dikimlerle ilgili faaliyetler yürütüldü. Deprem bölgesinde bitkisel üretimin kesintisiz devam etmesi adına bakanlığımızca gübre üretici firmalar ile irtibata geçilerek, yapılacak gübre sevkiyatlarında önceliğin deprem bölgesine verilmesi ve bölgeden gelebilecek ilave gübre taleplerinin ivedilikle karşılanması amacıyla koordinasyon süreci yürütüldü. Cumhurbaşkanımızın ‘depremde hayvanları telef olan vatandaşlarımızın bütün kayıpları birebir karşılanacak’ talimatları doğrultusunda, depremden etkilenen illerimizde, büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan ve arılı kovan gibi hayvanları telef olan yetiştiricilerimize bu kayıplarının yerine bedelsiz hayvan dağıtımını tamamladık. Bu kapsamda, toplam 909 milyon TL maliyetli; 5 bin 804 büyükbaş, 43 bin 317 küçükbaş, 549 bin kanatlı hayvan ve 26 bin 318 arılı kovanı bedelsiz olarak yetiştiricilerimize teslim ettik. Ayrıca deprem bölgesindeki 10 bin 328 arıcımıza 5 bin 358 ton besleme şekerini bedelsiz dağıttık. Yine hayvancılık kapsamında, depremden etkilenen illerimizde yetiştiricilerimize 1 milyar 372 milyon TL yem desteği ödendi.”

Deprem bölgesinde 10 milyon doz ücretsiz şap aşısı

Deprem bölgesinde hayvan sağlığının korunmasına yönelik de gerekli tedbirleri aldıklarını bildiren Yumaklı, “Genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen bu illerimizde yaklaşık 60 milyon TL bedelli 5 milyon doz büyükbaş şap aşısını ücretsiz yaptık. 2024 yılında da bu uygulamaya devam edilecek. Böylelikle 2 yılda 145 milyon lira bedelli yaklaşık 10 milyon doz aşı bakanlığımızca ücretsiz yapılmış olacak” dedi.

“Yaklaşık 55 ton mamanın dağıtımı sağlandı”

Bakan Yumaklı, merada hayvancılık yapan çiftçilerin çoban ve hayvan çadırları ile yemlik, sıvat ve çoban çantası ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Çayır Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında da toplam 50 milyon TL bütçeli çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Bakanlığımız koordinasyonunda, deprem bölgelerindeki yetiştiricilerimizin pazarlama imkanı olmayan çiğ sütleri; üretici örgütleri ve özel sektöre yönlendirildi. Bu şekilde bugüne kadar, bölgedeki süt işletmelerinin ve yetiştiricilerin ürettiği 431 bin ton sütün toplanarak üretime dönüştürülmesi konusunda koordinasyon sağlandı. Yine Bakanlığımız koordinasyonunda depremde barınakları zarar gören hayvanlar için 20 bin 351 adet hayvan çadırı/branda bölgeye gönderilerek dağıtımı yapıldı. Bununla birlikte afet bölgesine 16 bin ton da hayvan yemi gönderildi. Ayrıca, depremden etkilenen sokak hayvanlarının bakım ve beslenmeleri için Bakanlığımız koordinasyonunda Türk Veteriner Hekimler Birliği ve AFAD aracılığı ile yaklaşık 55 ton mamanın dağıtımı sağlandı” ifadelerini kullandı.

Balıkçılık sektörü destekleri

Depremden etkilenen illerde ülkenin önemli tarımsal üretim kalemlerinden su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı da yapıldığına işaret eden Yumaklı, bu üreticilerin de mağduriyetinin önlenmesi için çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekerek, “Deprem bölgesindeki deniz ve iç sularda faaliyet gösteren toplam bin 21 gemi sahibine, yoksun kaldıkları avcılık faaliyetinden dolayı oluşan gelir kayıplarının karşılanması ve avcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini temini amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere toplam 11 milyon 300 bin TL destekleme ödemesi yapıldı” dedi.

Depremde üretim tesisleri zarar gören 26 su ürünleri yetiştiriciliği işletmesine de toplam 44 milyon 700 bin TL destekleme ödemesi yapıldığını aktaran Bakan Yumaklı, böylelikle depremden etkilenen balıkçılık sektörüne toplam 56 milyon TL destekleme ödemesinde bulunulduğunu söyledi.

Kırsal kalkınma destekleri

Bakanlık tarafından yürütülen ve kabul edilen proje tutarının yüzde 50’sinin ödendiği Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın (KKYDP) afet bölgesindeki illerde de uygulandığına işaret eden Yumaklı, 2023 yılında KKYDP kapsamında söz konusu illerde bin 928 proje tamamlandığını ve bunlar için 131,8 milyon TL hibe desteği ödendiğini aktardı. Bakan Yumaklı, proje başına 250 bin TL’ye kadar yüzde 100 hibe verilen Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında da depremden etkilenen illerde 233 adet projeye 57,3 milyon TL hibe desteği ödemesi yapıldığının altını çizerek, “Gerçekleştirilen tüm bu faaliyetler çerçevesinde, depremin meydana geldiği 6 Şubat tarihinden bugüne kadar, afet bölgesindeki çiftçilerimize toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldı. Tarımsal üretimde ülkemizin can damarı olan bu illerimize üretimin aksamadan devamı için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Depremden etkilenen ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu projelerinin bulunduğu Kahramanmaraş, Hatay, Malatya illerindeki IPARD projelerinin hibe tutarlarında fiyat farkı uygulamasına gidildiğini belirten Yumaklı, “Böylelikle 207 projenin hibe tutarı 490 milyon TL’den 710 milyon TL’ye yükseltilerek toplam 220 milyon TL’lik ilave destek sağlandı” dedi.

“2023 yılında yüzde 20’si hibe olmak üzere faizsiz ORKÖY desteği sağlanmış oldu”

Afet bölgesi ilan edilen illerde 3 bin orman köylüsü ile Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin 6 Şubat- 31 Temmuz 2023 tarihleri arasına tekabül eden 11,3 milyon TL ORKÖY kredi borçlarını faizsiz olarak 31 Aralık 2023 tarihine kadar ertelediklerini hatırlatan Yumaklı, “Depremden etkilenen illerimizdeki orman köylerinde kullanılmak üzere tahsis edilen 345,3 milyon TL ek deprem ödeneğiyle birlikte depremden etkilenen illerdeki toplam ORKÖY bütçesi 458,4 milyon TL’ye yükseltildi. Böylelikle afet bölgesinde bulunan orman köylerimizdeki 4 bin 312 orman köylüsü ailemize 2023 yılında yüzde 20’si hibe olmak üzere faizsiz ORKÖY desteği sağlanmış oldu” diye konuştu.

“DSİ Genel Müdürlüğünün rutin faaliyetlerine ilaveten yaklaşık 1,2 milyar TL bedelli çalışma gerçekleştirildi”

Bakan Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremler sebebiyle afet bölgesi içerisinde kalan barajların Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü teknik ekiplerince detaylı olarak incelendiğini, bu çerçevede 110 baraj ve 30 göletin kontrol edildiğini bildirerek, şunları kaydetti:

“DSİ Genel Müdürlüğümüzce deprem bölgesindeki Malatya, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerimizde toplam 143 kuyuda sondaj çalışmaları tamamlanarak saniyede 2 bin 926 litre içme ve kullanma suyu elde edildi. Yine bakanlığımıza bağlı DSİ Genel Müdürlüğümüzce 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası başlatılan sulama altyapı projelerinin bakım ve onarımı çalışmalarının büyük bölümünü tamamlayarak tarım topraklarını tekrar suyla buluşturduk. Bölgede toplam 56 kilometre uzunluğundaki kanaletlerde bakım ve onarım çalışması yürüttük. 16,7 kilometrelik sulama kanalı inşa ederek, işletme bakım yollarının da onarımını tamamladık. Ayrıca Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Elazığ ve Diyarbakır’da toplam 515 kooperatif kuyusu kontrol edildi. Böylelikle deprem bölgesinde vatandaşlarımızın acil içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması ile tarımsal sulamanın aksamaması amacıyla DSİ Genel Müdürlüğünün rutin faaliyetlerine ilaveten yaklaşık 1,2 milyar TL bedelli çalışma gerçekleştirildi.”

Bakanlığa bağlı kuruluşların faaliyetleri

Tarımsal desteklemelerin haricinde DSİ, OGM, ESK, TİGEM, ÇAYKUR, TÜRKŞEKER, TMO ve AOÇ gibi bakanlığa bağlı kuruluşlarca da deprem bölgesi için yaklaşık 6 milyar TL tutarında ödenek kullanıldığını aktaran Yumaklı, “Depremden etkilenen yetiştiricilerimizin talep etmeleri halinde sahipsiz kalmış veya bakım imkanı olmayan hayvanları, Et ve Süt Kurumu tarafından mahallinden teslim alındı” dedi.

Yumaklı, TMO tarafından afet bölgesinde hububat ve baklagil için kota ve cins ayrımı yapmadan alım gerçekleştirildiği vurguladı. Bakan Yumaklı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) de afet bölgesindeki yetiştiricilerin hayvanlarının yem ihtiyacını karşılanması için çalışmaları koordine ettiğini belirterek, “Bununla birlikte depremde hayvanları telef olan yetiştiricilerimize bedelsiz hayvan dağıtımları için canlı büyükbaş ve küçükbaş hayvan tedarikinin büyük çoğunluğu da TİGEM işletmelerinde yetiştirilen hayvanlardan karşılandı” dedi.

“Depremden etkilenen bölgede planlamalarımızı titizlikle yürütüyoruz”

Verimli toprak yapısı ve iklim şartları ile ülkenin gıda arz güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip bölgedeki tarımsal üretimin eskisinden daha iyi hale getirilmesine yönelik bütün destek ve planlama çalışmalarını titizlikle yürüttüklerini bildiren Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:

“6 Şubat depremlerinden sonra da devlet millet el ele vererek birlik olduk, yaralarımızı birlikte sardık. Tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için var gücümüzle çalıştık. Bakanlığımızın planlı üretim ve sözleşmeli üretim gibi yeni uygulamalarını inşallah bu illerimizde de hayata geçirerek bölgenin tarımsal üretimini daha da geliştirip ileriye taşıyacağız. Bu süreçte bölgemizin çiftçisi, üreticisi ve işletme sahipleriyle birlikte hareket edip birlikte yol alacağız. Rabbimiz bizleri ve ülkemizi bu tür afetlerden her daim muhafaza etsin, bir daha böyle acı günler göstermesin. 6 Şubat depremlerinin seneidevriyesinde vefat eden kardeşlerimize ve mesai arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifa, tüm milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinden-etkilenen-illerde-ureticilere-toplam-14-milyar-lira-tarimsal-destekleme-odemesi-yapildi/feed/ 0
ATO Başkanı Gürsel Baran: Dayanışma içinde milletçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yok https://www.haber60.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-dayanisma-icinde-milletce-ustesinden-gelemeyecegimiz-hicbir-zorluk-yok/ https://www.haber60.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-dayanisma-icinde-milletce-ustesinden-gelemeyecegimiz-hicbir-zorluk-yok/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:39:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5958 Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Asrın felaketinde bir kez daha gördük ki dayanışma içinde milletçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk, hiçbir engel yok” dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, 6 Şubat Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin 1’inci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ankara Ticaret Odasının 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 11 ilde yıkıma yol açan depremlerin ardından hemen harekete geçerek, tüm imkanlarını felaketin yaşandığı bölgeye seferber ettiğini belirten Baran, “Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla, aracıyla, gereciyle, personeliyle tüm imkanlarını deprem bölgesine seferber ederken, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına milletimizin her bir ferdi Türkiye için tek yürek oldu. Asrın felaketinde bir kez daha gördük ki dayanışma içinde milletçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiç bir zorluk, hiç bir engel yok. Felaket karşısında sergilenen dayanışmayı iliklerimize kadar hissettik. Ankara Ticaret Odası olarak yönetim, meclis, meslek komitelerimiz ve üyelerimiz ile tüm varlığımızla deprem bölgesinde olduk. Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu bir kez daha gördük” diye konuştu.

“ATO olarak kalbimiz deprem bölgesinde attı”

Ankara Ticaret Odasının meslek komiteleri ve üyeleriyle birlikte depremin hemen ardından teyakkuza geçtiğini kaydeden Baran, şunları kaydetti:

“Depremzede vatandaşlarımızın ihtiyacını gidermek üzere bebek bezinden gıda maddesine, jeneratörden ısıtıcıya, battaniyeye, uyku tulumuna varıncaya kadar her türlü ürünü tırlarla bölgeye ulaştırdık. Afet bölgesinde meydana gelen akaryakıt ihtiyacını karşılamak üzere tankerlerle akaryakıt sevkiyatı gerçekleştirdik. Arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına destek verdik, onlarca iş makinesi, vinç, beton delici ve demir kesici aleti, afet bölgesine gönderdik. Hasar tespit çalışmalarına gönüllü olarak destek verdik. İçinde ısınma, aydınlanma gereçleri ile jeneratörlerin, ranza yatakların yer aldığı çadırlar kurduk. Günlük 20 bin kişiye sıcak yemek servis eden mobil mutfaklar oluşturduk, mobil tuvaletleri kullanıma sunduk. Malatya’da bin kişinin barınabileceği bir çadır kurduk. Depremzede kardeşlerimizin barınma ihtiyacını karşılamak için İskenderun Çay Mahallesi’nde 96 ailenin barınabileceği bir prefabrik yaşam alanı inşa ettik. Çocukları düşünerek onlara oyun alanları da eklettiğimiz bu yaşam alanlarının içini yatağından yorganına, ısıtıcısından buzdolabına, perdesinden nevresimine kadar her türlü ihtiyacı temin edecek şekilde donatarak AFAD’a teslim ettik. Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitemizin organizasyonuyla deprem bölgesine 50’ye yakın kuaför ve güzellik uzmanı göndererek, aralarında çocukların da yer aldığı 800’ü aşkın depremzedeye kuaförlük ve kişisel bakım hizmeti verilmesini sağladık. Gözlükçülük ve Fotoğrafçılık Hizmetleri Meslek Komitemizin organizasyonu ve Ankara Optisyenler ve Gözlükçüler Odası iş birliği ile Adıyaman Devlet Hastanesi ve Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi göz doktorları ile koordineli olarak vatandaşların gözlük ihtiyacının giderilmesini sağladık. Bunlarla da yetinmedik bölgenin yaralarını sarmak için, üretimin, ticaretin, hayatın devamı için vatandaşlarımızın kalıcı konut ihtiyacını karşılayabilmek üzere ‘Ayın Yıldızıyım ya Sen’ temasıyla bir çağrı başlattık. 68 meslek komitemiz, Meclis ve komite üyelerimizle tek yürek olduk. ATO olarak kalbimiz deprem bölgesinde attı.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-dayanisma-icinde-milletce-ustesinden-gelemeyecegimiz-hicbir-zorluk-yok/feed/ 0
Konya Teknik Üniversitesi, Hatay’daki depremle ilgili inceleme raporunu uluslararası kitaba dönüştürdü https://www.haber60.com.tr/konya-teknik-universitesi-hataydaki-depremle-ilgili-inceleme-raporunu-uluslararasi-kitaba-donusturdu/ https://www.haber60.com.tr/konya-teknik-universitesi-hataydaki-depremle-ilgili-inceleme-raporunu-uluslararasi-kitaba-donusturdu/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5952

KONYA Teknik Üniversitesi’nin, Hatay’daki depremle ilgili inceleme ve gözlem raporu uluslararası kitaba dönüştürüldü. Üniversitenin İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kamanlı, Hatay’ın ülke için acı bir örnek olduğunu belirterek, “Yıkılan binaların çoğunluğunu 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların oluşturmasının ana nedeni, beton kalitesizliği ve düz donatı kullanılmasıdır. Yeterli aderans sağlanamadığı için elemanlar bir bütün halinde gerekli deprem dayanımını sağlayamamıştır. Yıkılan binaların çok büyük bir kısmında elle döküm beton kullanıldığı için, beton basınç dayanımları oldukça düşüktür” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkımın meydana geldiği Hatay’da Konya Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan teknik inceleme ve gözlem raporu uluslararası kitaba dönüştürüldü. Kitapta, Hatay’daki yıkımın ağır boyutlara ulaşmasının nedenleri ise şöyle açıklandı:

“Yıkılan binaların çoğunluğunu 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların oluşturmasının ana nedeni, beton kalitesizliği ve düz donatı kullanılmasıdır. Yeterli aderans (beton ve donatının birbirine yapışması) sağlanamadığı için elemanlar bir bütün halinde gerekli deprem dayanımını sağlayamamıştır. Yıkılan binaların çok büyük bir kısmında elle döküm beton kullanıldığı için, beton basınç dayanımları oldukça düşüktür. Bölgenin nemli olması, yeraltı su seviyesinin yüzeye yakın olması ve yeterince (kalıba iyi yerleştirilememiş) sıkıştırılmamış betonlardaki boşluk oluşmasından dolayı hemen hemen bütün binalardaki donatılarda korozyon gözlemlenmiştir. Özellikle yanlış imalatlar, bodrum katlarda yetersiz drenaj ve su yalıtımı, atık su şebekelerinin hatalı projelendirilmesi sonucu giderlerin bodrum katı su basması gibi durumlar bu yapılardaki korozyonun başlıca sebepleri olarak sayılabilir. Bazı yapılarda bu ve benzeri sebeplerden ötürü, hazır beton kullanılmasına ve yeterli paspayı (beton bir yapının dış kısmı ile donatı arasındaki mesafe) bulunmasına rağmen korozyon başlangıcı ve buna bağlı çatlaklar görülmüştür. Kolonların zayıf, kirişlerin güçlü olması ve kolonlarda yeterli sargı donatısı kullanılmaması nedeniyle kolonlarda kesme hasarı oluşmuştur.”

‘BÜTÜN HATALAR BİRLEŞTİĞİNDE YIKIM KAÇINILMAZ OLMUŞ’

Hatay’da inceleme yapan ekibin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Mehmet Kamanlı, bütün imar ve yapı hatalarını birleşmesiyle yıkımın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kamanlı, şöyle konuştu:

“2000 yılı öncesi yapıların betonları elle dökülüyordu. Mevcut imar aflarıyla birlikte ruhsatsız, imarsız, kaçak katlar eklenmeye başlıyor. Mevcut yapı kendi ağırlığını taşırken, yeni ağırlıklar ihdas ediyorsunuz. Mevcut taşı sisteminiz bu yeni kat ilavelerini taşımıyor. Deprem dediğiniz şey ağırlıkla ilgilidir. Mümkün olduğu kadar hafif malzeme kullanacaksınız. Binayı hafifletmek zorundasınız. Malzeme özellikleri açısından betonunuz ve kullandığınız donatı kötü, yeteri kadar sıkılaştırmasını, betonun bakımını doğru düzgün yapmamışsınız, bütün bunların yanında kaçak ilaveler yapmışsınız, bu durumda yapının yıkımı kaçınılmazdır. Özellikle alüvyon zeminden kaynaklı yeraltı su seviyesinin çok yakın olduğu Amik Ovası’ndan bahsediyorsunuz. Dolayısıyla kontroller zaten kötü, projeler dönemin şartlarına uymuyor. Gelişigüzel hazırlanmış ve imzalanmış, her projede zemin etütleri hiç değiştirilmemiş. Bütün bunları birleştirdiğiniz zaman yıkım kaçınılmaz, ölüm kaçınılmaz.”

‘GÖZLER GÖRMEMİŞ, KULAKLAR SAĞIR OLMUŞ’

Depremle ilgili Hatay’ın bu ülke için acı bir örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kamanlı, “Hatay, bu ülke içen acı bir örnek. Örneğin acısı olmaz, ama bizim hepimizin bu örnekten ders çıkartmamız gerekiyor. Bizim kırmızı çizgimizdir dediğimiz Hatay’ı kaybediyorsunuz. Hala orada orta hasarlı, ağır hasarlı, hafif hasarlı yıkamadığımız binalarımız var. Bu şartlarda bütün bunları yapacak bir ciddi bir projeye ihtiyacımız var. Hatay’da inşaatla ilgili ne kadar hata varsa; yapım aşamasında, proje aşamasında, denetim açısından, imar ve belediyeler açısından, imar hakları açısından yapmadığımız hata kalmamış. Hatay’ın özelinde öyle ilginç çalışmalar yapılmış ki depremle ilgili. Aslında bile bile gelmiş. Müthiş incelenmiş ama gözler görmemiş, kulaklar sağır olmuş.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/konya-teknik-universitesi-hataydaki-depremle-ilgili-inceleme-raporunu-uluslararasi-kitaba-donusturdu/feed/ 0
Depremde eşi ve kızını kaybeden baba: ‘Eşim ve kızım sarılarak can verdi’ https://www.haber60.com.tr/depremde-esi-ve-kizini-kaybeden-baba-esim-ve-kizim-sarilarak-can-verdi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-esi-ve-kizini-kaybeden-baba-esim-ve-kizim-sarilarak-can-verdi/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5949

KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerde enkaz altında eşi ve kızını kaybeden, 115 saat sonra engelli oğlu Ahmet Barış Keskin (27) ile birlikte kurtarılan Abdullah Keskin (61), “Eşimi ve kızımı son görüşüm depremden 10 dakika önce olmuştu. Eşim ve kızım sarılarak can verdi. Şimdi mezarlarında da yan yana uyuyorlar” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin en çok etkilediği bölgelerden birisi olan Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yaşayan Abdullah Keskin ve ailesi, asrın felaketine 5 katlı Çamlık Apartmanı’nın 2’nci katında yakalandı. Saat 04.17’de meydana gelen depremin ilk anlarında apartman yıkıldı, Keskin ailesi enkaz altında kaldı. Diğer kızları Hayriye Hatice ise şehir dışında üniversitede okuyordu. Abdullah Keskin ve engelli oğlu Ahmet Barış depreme aynı odada yakalanınca enkaz altında da birlikte yaşam mücadelesi verdi. Diğer odada bulunan eşi Rabia ve kızı Fatma hayatlarını kaybetti. Anne- kızın cansız bedenine ulaşan ekipler, Abdullah Keskin ve oğlu Ahmet Barış’ı 115 saat sonra sağ kurtardı. Depremin yıl dönümüne sayılı günler kala, eşi ve kızının mezarını sık sık ziyaret eden Keskin, yaşadıklarını anlattı.

‘ORUÇ TUTMAK İÇİN KALKAN EŞİM VE KIZIMI SON GÖRÜŞÜMDÜ’

Keskin, depremden 10 dakika önce eşi Rabia ve kızı Fatma’nın, o gün oruç tutmak için sahura kalktığını ve onları son defa gördüğünü söyledi. Engelli oğlu Ahmet Barış ile birlikte iki kanepe arasında kalmalarına karşın eşi ve kızının üzerine duvar devrilerek öldüklerini söyleyen Keskin, “Deprem sırasında enkaz altında kaldık. Eşim ve kızım aynı odada ben ve engelli bir oğlum da ayrı odadaydık. Eşim ve kızım ne yazık ki üzerlerine yıkılan duvarın altında kalarak vefat etti. Eşimin ve kızımın hayatını kaybettiğini enkazdan çıkarılıp hastaneye gidince öğrendim. 11 Şubat günü bizi enkazdan çıkarıp hastaneye yetiştirdiler. 13 Şubat günü ben onların enkazdan ölü olarak çıktığını öğrenebildim. Eşimi ve kızımı son görüşüm depremden 10 dakika önce olmuştu. Eşim ve kızım yan yana sarılarak can verdi. Şimdi mezarlarında da yan yana uyuyorlar. 115 saat oğlum Barış ile beraber enkaz altında kaldık. 1,5  metre genişliğinde 60 santim yüksekliğinde bir alanda kalmayı başardık” dedi.

‘GÜL SUYU İÇTİK, HEP UMUT VERDİM’

Keskin, “115 saatlik sürede elimize 1,5 litre kadar gül suyu geçti. Oğlum ve ben o gül suyunu içtik. Soğuk havadan dolayı çok fazla susuzluğu da hissetmedik ancak saatler geçmek bilmiyordu, ölümü bekliyorduk. Enkaz altından çıkma umudumuz kalmamıştı. Engelli oğlum sürekli üzerine düşen betonu kaldırmamı istiyordu. Sürekli bizi kurtaracaklar oğlum diye umut veriyordum. Son gün termal kamera gelmişti. Isı almış cihaz. Ekipler uzun süre çalıştı. Bir delik açtılar ışık geldi içeriye. ‘Burada kimse var mı’ dendiğinde ıslık çaldık. Sonrasında betonu kesip bizi çıkarttılar” diye konuştu.

‘HAYATTA TUTUNACAK TEK BİR KIZIM KALDI’

Depremde eşi ve kızını kaybettikten 10 ay sonra birlikte kurtulduğu engelli oğlu Ahmet Barış Keskin’in de başka bir hastalıktan öldüğünü söyleyen Keskin, “Oturduğumuz apartman 7 katlı 28 daireliydi. Biz ikinci katta oturuyorduk. Apartmanda 60 kişi hayatını kaybetti. Biz de deprem anında aynı odada uyuyan eşim Rabia ve Kızım Fatma’yı dakikalar içinde kaybettik. Onlar direk üzerlerine devrilen duvarlar altında can vermişler. Depremden 10 ay sonra engelli oğlum Barış’ı da başka bir hastalıktan kaybettim. Hayatta bir kızım Hayriye Hatice Keskin kaldı’ dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-esi-ve-kizini-kaybeden-baba-esim-ve-kizim-sarilarak-can-verdi/feed/ 0
Tunus Büyükelçisi, 2023’e damga vuran fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5934 Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed bin Sağir, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyen Bin Sağir, “Haber”, “Çevre ve Yaşam”, “Spor”, ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki fotoğrafları oyladı.

Büyükelçi Bin Sağir, “Deprem: Umut” kategorisinde Aytuğ Can Sencar tarafından çekilen “Depremin umudu” başlıklı fotoğrafı seçti. Fotoğrafta Hatay’ın Odabaşı Mahallesi’nde, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan binanın enkazından, 30 yaşındaki Hülya Yılmaz ve 6 aylık bebeği Ayşe Vera Yılmaz’ın 29 saat sonra sağ çıkarıldığı anlar yer alıyor.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde iki fotoğraf seçen Bin Sağir’in ilk tercih ettiği Belal Khaled’in çektiği “Çaresiz hayatlar” başlıklı fotoğraf. Fotoğrafta İsrail’in, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu yaralıların Şifa Hastanesi’ne kaldırılmasıyla kapasitesi dolan hastanede duvar kenarlarına çöken bir adam ve çocuk var. Bin Sağir, bu fotoğrafın kendisine İkinci İntifada’nın sembol ismi Muhammed Durra’yı hatırlattığını ifade etti.

Büyükelçi Bin Sağir’in bu kategoride seçtiği diğer fotoğraf da Ali Jadallah’ın “Gece bombardımanı” adlı karesi. Fotoğrafta İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik havadan, denizden ve karadan düzenlediği saldırılarda, Gazze kentindeki Eş-Şati Mülteci Kampı Al bölgesine aydınlatma fişeği atılan an bulunuyor.

“Filistin davasına karşı hassasiyet”

“Çevre ve Yaşam” kategorisinde Bin Sağir, Mostafa Alkharouf tarafından çekilen “İlk kıblede namaz” başlıklı fotoğrafı seçti. Fotoğrafta Mescid-i Aksa’da Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde namaz kılan ve dua eden binlerce kişi yer alıyor.

Bin Sağir, bu fotoğrafı seçerken tüm karelerin çok güzel olduğuna dikkati çekerek, “Benim Filistin davasına karşı hassasiyetim var. Filistinli kardeşlerimizle dayanışma içinde olma ve haklı davalarına destek olma gibi bir sorumluluğumuz var. Gasbedilen haklarını geri alma ve başkenti Kudüs-i Şerif olan tam bağımsız ve egemen bir devlet kurmaları konusunda Filistinlilere destek olmalıyız.” ifadesini kullandı.

Büyükelçi Bin Sağir, “Haber” kategorisinde Murat Kula tarafından çekilen “Filistin’e destek” başlıklı fotoğrafı tercih etti. Fotoğraf, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havaalanı’nda düzenlediği “Büyük Filistin Mitingi”nden.

Bin Sağir, bu kategoride Erçin Ertürk tarafından çekilen “Yıkım” başlıklı fotoğrafı da seçti. Fotoğrafta 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle Hatay’ın Güzelburç Mahallesi’nde yıkılan binalar yer alıyor.

Büyükelçi Bin Sağir, “Spor” kategorisinde Sergei Gapon’un “Sahada isyan” başlıklı fotoğrafını seçti. Fotoğrafta, UEFA Şampiyonlar Ligi maçında FC Copenhagen ile Manchester United FC takımlarının karşı karşıya geldiği Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bir taraftarın sahaya Filistin bayrağı ile girdiği görülüyor.

Bu kategoride Bin Sağir, Fatemeh Bahrami’nin “Engel tanımayan” başlıklı fotoğrafını da seçti. Fotoğrafta, 10 yıl önce trafik kazasında sol elini kaybetmesine rağmen tek eliyle crossfit sporcusu olmayı başaran İranlı Mahdia Khaki bulunuyor.

Bin Sağir, bu fotoğrafta Khaki’nin gözlerinde meydan okuma gördüğünü ve hedefe kilitlenmiş keskin bakışları olduğunu söyledi.

“Tarih tekerrür ediyor”

Bin Sağir, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin dünyanın dört bir yanında çektiği karelere baktığını dile getirerek, tüm karelerin güzel olduğunu çünkü gerçeği güçlü biçimde yansıttıklarını söyledi.

Bu etkileyici karelerin AA muhabir ve foto muhabirlerinin profesyonelliğini yansıttığını belirten Bin Sağir, fotoğrafları incelerken kararsız kaldığını çünkü hepsinin güzel olduğunu ifade etti.

Bin Sağir, seçtiği fotoğrafların bölgede, Gazze ve Filistin’de yaşananlarla bağlantılığı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Seçtiğim kareler Gazze’de Filistinli kardeşlerimin yaşadığı trajik durumu anlatıyor. Ayrıca Filistin halkını ve davasını destekleyen çok sayıda şehirde destek gösterileri kareleri var. İstanbul’daki büyük destek gösterisinden de etkileyici bir fotoğraf bulunuyor. Güzel ve çok güçlü kareler var. Ayrıca bana yıllar önce İsrail askerlerinin açtığı ateşle öldürülen ‘Muhammed Durra’yı hatırlatan çok etkileyici bir fotoğraf gördüm. Tarih tekerrür ediyor. Düşman saldırılarını tekrarlıyor, Filistin’deki kardeşlerimizi soğukkanlılıkla öldürüyor.”

Şubat 2023’te Türkiye’nin çok sayıda ilini etkileyen deprem karelerinin de seçtiği fotoğraflar arasında yer aldığını kaydeden Bin Sağir, deprem karelerinin de etkileyici olduğunu ve insanları kurtarmak için uluslararası çabayı yansıttığını söyledi.

Bin Sağir, depremde insanları kurtarmak için Türkiye’den ve yurt dışından kurtarma ekiplerini gördüğünü anlatarak, “Türk devleti ve hükümetinin zamanla yarışarak kurtarmadaki çabalarını gördüm. Tunus olarak da bu çabalara kurtarma ekibi göndererek destek vermenin onurunu yaşıyoruz. Depremde şehit olanlar için Allah’tan rahmet diliyorum. (Türkiye’de depremin ardından) Konut konusunda da büyük ilerleme var.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/feed/ 0
İzmir’de depremde evlerini kaybeden üniversiteli gençler, Hatay’a dönüp yaşamlarını sürdürmek istiyor https://www.haber60.com.tr/izmirde-depremde-evlerini-kaybeden-universiteli-gencler-hataya-donup-yasamlarini-surdurmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-depremde-evlerini-kaybeden-universiteli-gencler-hataya-donup-yasamlarini-surdurmek-istiyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 07:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5922

İZMİR’de yüzde 100 bursla okuyan üniversite öğrencisi Mehmet Ali Ağca (19) ve Rüya Aktım (19), geçen yıl ara tatil nedeniyle gittikleri memleketleri Hatay’da depreme yakalandı. Deprem korkusunu yaşayan ve evlerini kaybeden üniversiteli iki genç, İzmir’de birbirlerine destek olup acılarını hafifletmeye çalışıyor. Onların tek isteği tüm anılarına ev sahipliği yapan Hatay’a dönüp tekrar orada yaşamlarını sürdürebilmek.

Hatay’da tanışan ve arkadaşlıklarına devam eden Mehmet Ali Ağca ile Rüya Aktım, 2022 yılı Eylül ayında üniversiteyi burslu kazanıp, İzmir’e yerleşti. İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Mehmet Ali Ağca ve Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi Rüya Aktım, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli, 11 ili etkileyen yıkıcı depremin ardından birbirlerine kenetlendi. O karanlık geceyi anlatan Mehmet Ali Ağca, depremden daha bir gün önce yürüdüğü sokakların dakikalar içinde yerle bir olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Sömestr tatilinde ailemin yanına gittim ve bir gün sonra depreme yakalandım. Depremden birkaç saat önce eve gelmiştim. Arkadaşlarımı özlemiş ve onlarla buluşmuştum. Sallantıyla uyandım. Hatay’da son aylarda zaten sık sık sallantılar oluyordu. Küçümseyip birazdan geçer, diye düşündüm. Ardından cam kırılması sesleri ve çığlıklar duydum. Üzerime gardırop devrildi. Yorganı üzerime çekip beklemeye başladım. Deprem durdu. Yanıma baktım duvarda çatlak vardı ve bina düz değildi. İlk katı yıkıldığı için biz çapraz şekilde duruyorduk. Annem ve kız kardeşimin yanına gittim. Şok içinde bana bakıyorlardı. Sıkıştığı için kapılar açılmıyordu. Ev yamuktu ama ben hala oturduğumuz ikinci kattan aşağı inebileceğimizi düşündüm. Sonra tekrar deprem başladı. Koltukların arasına girdik. ‘Dur artık’, diye bağırmaya başladım. Sonra balkonun camını kırdım ve balkondan dışarı atladık.”

‘YÜRÜDÜKÇE BÜTÜN BİNALARIN YERLE BİR OLDUĞUNU GÖRDÜK’

Depremin ardından karşılaştıklarının bir kıyamet senaryosunu andırdığını, o anlarda gerçeklik duygusunu kaybettiğini söyleyerek, “Dört sokağın tam ortasındaydık ve binalar devrildiği için yollar kapalıydı. Herkes bağırıyor ve birbirinden yardım bekliyordu. Sağanak yağmur yağıyordu. Atleti ve eşofmanıyla terlik bile giymeden kendini dışarıya atan bir kadın, yardım istiyordu. Binadan az önce çıktığımız için eve tekrar girmemiz mümkün değildi. Ama 15 dakika sonra eve girip annemin tansiyon ilaçlarını aldığımı hatırlıyorum. Kimleri kaybettik, kimler yaşıyor bilmiyorduk. Akrabalarımızdan, arkadaşlarımızdan haber alamıyorduk. Telefon çekmiyordu. Etrafta kanlar içinde bağıran insanlar vardı. Delirmiş ve aklını yitirmiş gibilerdi. Kimse bir şey yapamıyordu. Kaos ortamı vardı. Amcamla iletişim kurduk ve onların çiftlik evine gitmeye karar verdik. Annemlerle birlikte yürümeye başladık. İkinci annem sayılabilecek Fidan ablamın evinin önünden geçtik. Annem hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Çünkü yürüdükçe bütün binaların yerle bir olduğunu gördük. Daha bir gün önce arkadaşlarımla oturduğum kafenin önünden geçerken hepsinin toz bulutunun içinde kaldığını fark ettim. Enkazın altından yardım bekleyenler vardı. Üç katın arasında kalmış vücudunun yarısı enkaz altında, yarısı dışarda bir adamı kurtarmaya çalıştık. Bundan sonra ne olacak bilmiyordum. Evimiz yok, belki akrabalarımız yok henüz kimseden haber alamamıştık” dedi.

‘TÜM ARKADAŞLARIM HER TARAFA DAĞILDI’

Depremin dördüncü gününe kadar Hatay’da kaldığını daha sonra İzmir’e geldiğini anlatan Mehmet Ali Ağca, hayırseverlerin desteğiyle ailesinin de bir eve yerleştiğini belirtip, “Ben stajyer olarak çalışmaya başladım. Bir yandan çalışıp bir yandan okuluma devam ettim. Hazırlıkta okuyordum. Annem de bir süre iş aradı. Annem ve kız kardeşim buradaki hayata adapte olmaya çalıştı. Depresif bir dönem geçirdiler. İki hafta önce Hatay’daydım. Tek isteğim en kısa sürede Hatay’ın eski haline gelmesidir. Şu an Hatay’da anılarımı geçirdiğim sokak, cadde ya da doğum günümü kutladığım kafe bile kalmadı. Tüm arkadaşlarım her tarafa dağıldı. Ama hepimiz tekrar oraya dönmek ve Hatay’ın ayağa kalkmasını istiyoruz. Hayallerimden biri okulumu tamamladıktan sonra turizm sektörüne yönelip Hatay’da bir otel inşa etmek. En kısa sürede ailem de oraya yerleşmek istiyor” diye konuştu.

‘MOLOZLAR ÜZERİMİZE DÖKÜLÜYORDU’

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi Rüya Aktım ise tatil için gittiği Antakya’da birçok plan yaparken yıkıcı bir depremle karşı karşıya kaldığını belirterek, “Mehmet Ali ile ‘Şuraya gideriz, şurada döner yeriz’ diye planlarımız vardı. O gece yatarken annem kapıyı açık bırakmamı istemişti. Seni çok özledim, gelip bakarım, dedi. Ama alışkanlığım yüzünden o gece kapattım kapıyı. 3’üncü kattaki evimizde sallantıyı hissedince geçer diye düşünmüştüm. İzmir’de de depremlere alışıktım. Soğukkanlıydım kalkıp annemlere bakmak istedim. Kapı zor açıldı. Eşikte beklemeye başladık. Apartmanımız eski olduğu için yıkılacağını düşündük. Aşağı inerken sarsıntılar devam etti. İnerken molozlar üzerimize dökülüyordu. Merdivenden kayarak inmeye başladık. 6 katlı apartmandan hepimiz aynı anda inmeye çalışıyorduk. İndiğimizde babam yoktu. Bacaklarım titriyordu herkese ‘baba’ diye sarılıyordum. Çok karanlık dolu yağıyor ve çok korkuyordum” diye konuştu.

‘KENDİMİ HİÇBİR YERE AİT HİSSETMİYORUM’

Bu yıl da ara tatilde Hatay’a gittiğini ancak doğup büyüdüğü yerlerin tanınmayacak halde olduğunu anlatan Aktım, şöyle devam etti:

“Kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Ama oraya gittiğimde mutluyum. Akrabalarımızın bir kısmı hala orada yaşıyor ama artık bu çok zor. Mehmet Ali ile tercih sürecinde puanımıza uygun olduğu için bu okulu seçmiştik. Birlikte buraya geldik. Deprem sürecinde birbirimize çok destek olduk. Okulumuz bir dönem hibrit olmuştu. Ben gelip onların öğrenci evinde kaldım. Ailem Denizli’ye taşınmıştı depremden sonra, şimdi hep beraber İzmir’deyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-depremde-evlerini-kaybeden-universiteli-gencler-hataya-donup-yasamlarini-surdurmek-istiyor/feed/ 0
Arka Sokaklar Dizisi Kahramanmaraş Depreminin Birinci Yılında Hatay’da Çekim Yaptı https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-dizisi-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-hatayda-cekim-yapti/ https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-dizisi-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-hatayda-cekim-yapti/#respond Sun, 04 Feb 2024 06:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5904 Kanal D ekranında 18 yıldır yayınlanan polisiye dizi Arka Sokaklar, Kahramanmaraş merkezli art arda yaşanan depremlerin birinci yılına özel olarak bir bölüm çekti. Dizi ekibi, Hatay’da enkazların arasında yapılan çekimler esnasında duygusal anlar yaşadı.

Arka Sokaklar dizisinin 663’üncü bölümü için yapılan çekimlerin bazı sahneleri, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılı nedeniyle binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve enkaza dönüşen Antakya’da gerçekleşti. Çekimler için Hatay’da bulunan dizi oyuncuları Zafer Ergin, Ozan Çobanoğlu, Özlem Çınar ve Sinem Reyhan Kıroğlu, Antakya ve Defne bölgesini ziyaret ederek depremzedelerle bir araya geldi.

RIZA BABA VE EKİBİ, MORAL ZİYARETİNDE

3 gün boyunca devam eden çekimler esnasında duygularını paylaşan oyuncu Zafer Ergin, “Şu an aynı günü burada yaşıyoruz. Üstüne bastığımız yerlerin altında birileri var mı düşüncesi bizi 15-20 gün uyutmayacak. Böyle bir plato yok. Söyleyecek söz bulamıyorum? dedi.

‘YERE BASARKEN TUHAF OLUYORUM’

Set arasında açıklamalarda bulunan ve duygusal anlar yaşayan Zafer Ergin, ‘İçler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Çok zor günler geçirilmiş burada. Buralar nasıl düzeltilir aklım dilime vurmuyor. Allah, bütün insanoğlunun yardımcısı olsun’ diye konuştu.

‘HATAY, HEPİMİZİN ŞAHSİ MESELESİ OLSUN’

10 yıl önce Hatay’a gezmeye geldiğini söyleyen Ozan Çobanoğlu ise “Gördüğümde çok üzüldüm. Geriye hiçbir şey kalmamış gibi. Biz unutmadık. Unutturmak da istemiyoruz. Üzerinden 1 yıl geçti ama Arka Sokaklar ekibi olarak buradayız. Herkesin görmesi gereken ve mutlaka elinden ne geliyorsa yapması gereken bir yer. Ülke olarak Hatay’a ne gerekiyorsa yapmalıyız. Burayı unutturmamamız gerekiyor. Başka illerde de çekim yaptık ama bu sefer çok dramatik bir yerdeyiz. Bir sanatçı olarak onun duyarlılığıyla buradayım. Bu insanlara faydalı olalım. Geldiğimden beri hiç keyfim yok. Gülmek dahi istemiyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ dedi. O sözleri unutmayalım. Burası bizim şahsi meselemiz olsun ve buraları eskisi kadar güzel hale getirelim. Burası bizim kültür mirasımız olan şehirlerimizden birisi. Buranın önemini herkes anlasın ve hatırlasın. Uzun yıllar, buranın desteğe ihtiyacı var? ifadelerini kullandı.

‘HİÇ KİMSE ESKİSİ GİBİ OLAMADI’

Sinem Reyhan Kıroğlu ise Hatay’a ilk defa geldiğini belirterek “Geldiğimizden beri çok üzgünüz. Depremin üzerinden 1 yıl geçti ama sanki dün deprem olmuş gibi hala her yer yıkık. Hala herkes acılı. Biz de dizi çekiyoruz ama mutsuzluğumuzla çekiyoruz. İnsan olarak 6 Şubat’tan sonra kimse eskisi gibi olamadı. Burayı canlı görmek bambaşka. Buraya gelip bu manzarayı gören birinin çok sağlıklı ve eskisi gibi evine döneceğini düşünmüyorum. Hiçbir dizide bu kadar gerçek bir ortamda bulunmadım. Yürürken nefes alamıyorsunuz. Dizi çekiyormuş gibi bir ruh halinde değiliz? dedi.

Özlem Çınar da ‘Karışık duygular içerisindeyim. Depremin üzerinden zaman çok çabuk geçmiş. Daha önce hiç gelmemiştim. Şaşkınlıkla etrafa bakıyoruz. Gerçek bir deprem bölgesinde çekimde olduğuma inanamıyorum. Çok üzücü’ diye konuştu.

HATAYLI TANITIM YÜREKLERİ DAĞLADI

Arka Sokaklar’ın 663’üncü bölümü için yapılan tanıtım filmi ise deprem bölgesinde yaşanan acıları bir kez daha gözler önüne serdi. Maya Perest’in, ‘Yok Bana Bu Cihanda’ isimli eseri eşliğinde ekrana gelen tanıtım, kısa sürede sosyal medyanın gündemine düştü. İzleyenleri derinden etkileyen fragman, ‘Baktığım ailenin kızı onların değilmiş, depremden kaçırmışlar’ söylemiyle başlıyor. Rıza Baba ve ekibi, tüm işlerini bir kenara bırakarak deprem bölgesinden kaçırılan Zeynep isimli küçük bir kız için Hatay’a gidiyor. Deprem bölgesinde yaşanan yıkımı görünce hüzne boğulan ekip, bölgedeki insanlara yardım etmek için seferber oluyor.

Arka Sokaklar’ın deprem bölgesinde çekilen yeni bölümü, 9 Şubat Cuma akşamı Kanal D’de ekrana gelecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-dizisi-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-hatayda-cekim-yapti/feed/ 0
Arka Sokaklar, Kahramanmaraş depreminin birinci yılında duygusal bir bölüm çekti https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/ https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/#respond Sun, 04 Feb 2024 06:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5898

Kanal D ekranında 18 yıldır yayınlanan polisiye dizi Arka Sokaklar, Kahramanmaraş merkezli art arda yaşanan depremlerin birinci yılına özel olarak bir bölüm çekti. Dizi ekibi, Hatay’da enkazların arasında yapılan çekimler esnasında duygusal anlar yaşadı.

Arka Sokaklar dizisinin 663’üncü bölümü için yapılan çekimlerin bazı sahneleri, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılı nedeniyle binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve enkaza dönüşen Antakya’da gerçekleşti. Çekimler için Hatay’da bulunan dizi oyuncuları Zafer Ergin, Ozan Çobanoğlu, Özlem Çınar ve Sinem Reyhan Kıroğlu, Antakya ve Defne bölgesini ziyaret ederek depremzedelerle bir araya geldi.

RIZA BABA VE EKİBİ, MORAL ZİYARETİNDE

3 gün boyunca devam eden çekimler esnasında duygularını paylaşan oyuncu Zafer Ergin, “Şu an aynı günü burada yaşıyoruz. Üstüne bastığımız yerlerin altında birileri var mı düşüncesi bizi 15-20 gün uyutmayacak. Böyle bir plato yok. Söyleyecek söz bulamıyorum” dedi.

“YERE BASARKEN TUHAF OLUYORUM”

Set arasında açıklamalarda bulunan ve duygusal anlar yaşayan Zafer Ergin, “İçler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Çok zor günler geçirilmiş burada. Buralar nasıl düzeltilir aklım dilime vurmuyor. Allah, bütün insanoğlunun yardımcısı olsun” diye konuştu.

“HATAY, HEPİMİZİN ŞAHSİ MESELESİ OLSUN”

10 yıl önce Hatay’a gezmeye geldiğini söyleyen Ozan Çobanoğlu ise “Gördüğümde çok üzüldüm. Geriye hiçbir şey kalmamış gibi. Biz unutmadık. Unutturmak da istemiyoruz. Üzerinden 1 yıl geçti ama Arka Sokaklar ekibi olarak buradayız. Herkesin görmesi gereken ve mutlaka elinden ne geliyorsa yapması gereken bir yer. Ülke olarak Hatay’a ne gerekiyorsa yapmalıyız. Burayı unutturmamamız gerekiyor. Başka illerde de çekim yaptık ama bu sefer çok dramatik bir yerdeyiz. Bir sanatçı olarak onun duyarlılığıyla buradayım. Bu insanlara faydalı olalım. Geldiğimden beri hiç keyfim yok. Gülmek dahi istemiyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ dedi. O sözleri unutmayalım. Burası bizim şahsi meselemiz olsun ve buraları eskisi kadar güzel hale getirelim. Burası bizim kültür mirasımız olan şehirlerimizden birisi. Buranın önemini herkes anlasın ve hatırlasın. Uzun yıllar, buranın desteğe ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

HİÇ KİMSE ESKİSİ GİBİ OLAMADI”

Sinem Reyhan Kıroğlu ise Hatay’a ilk defa geldiğini belirterek “Geldiğimizden beri çok üzgünüz. Depremin üzerinden 1 yıl geçti ama sanki dün deprem olmuş gibi hala her yer yıkık. Hala herkes acılı. Biz de dizi çekiyoruz ama mutsuzluğumuzla çekiyoruz. İnsan olarak 6 Şubat’tan sonra kimse eskisi gibi olamadı. Burayı canlı görmek bambaşka. Buraya gelip bu manzarayı gören birinin çok sağlıklı ve eskisi gibi evine döneceğini düşünmüyorum. Hiçbir dizide bu kadar gerçek bir ortamda bulunmadım. Yürürken nefes alamıyorsunuz. Dizi çekiyormuş gibi bir ruh halinde değiliz” dedi.

Özlem Çınar da “Karışık duygular içerisindeyim. Depremin üzerinden zaman çok çabuk geçmiş. Daha önce hiç gelmemiştim. Şaşkınlıkla etrafa bakıyoruz. Gerçek bir deprem bölgesinde çekimde olduğuma inanamıyorum. Çok üzücü” diye konuştu.

HATAYLI TANITIM YÜREKLERİ DAĞLADI

Arka Sokaklar’ın 663’üncü bölümü için yapılan tanıtım filmi ise deprem bölgesinde yaşanan acıları bir kez daha gözler önüne serdi. Maya Perest’in, “Yok Bana Bu Cihanda” isimli eseri eşliğinde ekrana gelen tanıtım, kısa sürede sosyal medyanın gündemine düştü. İzleyenleri derinden etkileyen fragman, “Baktığım ailenin kızı onların değilmiş, depremden kaçırmışlar” söylemiyle başlıyor. Rıza Baba ve ekibi, tüm işlerini bir kenara bırakarak deprem bölgesinden kaçırılan Zeynep isimli küçük bir kız için Hatay’a gidiyor. Deprem bölgesinde yaşanan yıkımı görünce hüzne boğulan ekip, bölgedeki insanlara yardım etmek için seferber oluyor.

Arka Sokaklar’ın deprem bölgesinde çekilen yeni bölümü, 9 Şubat Cuma akşamı Kanal D’de ekrana gelecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/feed/ 0
Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen Malatya’da esnaf, konteyner kentte hizmet veriyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremden-etkilenen-malatyada-esnaf-konteyner-kentte-hizmet-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremden-etkilenen-malatyada-esnaf-konteyner-kentte-hizmet-veriyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:18:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5856 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya’da esnaf, yaklaşık 2 bin konteynerin yer aldığı Teknokent Geçici Konaklama Merkezi’ndeki prefabrike yapılarda depremzedelerin ihtiyaçlarını gideriyor.

Depremlerin ardından zor günler geçiren esnaf, yaklaşık 10 bin kişinin yaşadığı Teknokent Geçici Konaklama Merkezi’ne yaptıkları başvurunun kabul edilmesinin ardından 8 aydır burada satış yapıyor.

Sabahın erken saatlerinde iş yerlerini açarak güne başlayan esnaf, konteyner kentte tanıştıkları yeni komşularıyla birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyor.

Konteyner kentte depremzedelere hizmet veren iş yerleri arasında manav, berber, terzi, şarküteri ve giyim mağazalarının yanı sıra eczane de bulunuyor.

Konteyner kentin tek balıkçısı Halis Ürgen, AA muhabirine, depremde iki yeğeni ve eniştesini kaybettiğini söyledi.

Mesleğini sürdürebilmek için burada iş yeri açtığını belirten Ürgen, destek veren yetkililere teşekkür etti.

Ürgen, istavrit, uskumru, hamsi ve alabalık sattığını belirterek, “Fiyatlarımız normal. Devam etmemiz ve çalışmamız gerekiyor. Hemen, ‘kapat ve git’ olmaz. En azından sezonun bitmesini bekleyeceğiz.” dedi.

“Devlet ve insan olarak herkes elinden geleni yaptı”

Züccaciye ürünleri satan Mehmet Turan ise şehirdeki iki mağazasının ağır hasar aldığını, akraba ve tanıdıklarından çok kayıplar verdiklerini dile getirdi.

Sıkıntılı bir süreci geride bıraktıklarını ifade eden Turan, “Devlet ve insan olarak herkes elinden geleni yaptı. Hepimiz iç içeydik ve birbirimize destek içerisinde bunları aştık. İlk başlarda konteyner kentte ‘İş olacak veya olmayacak’ gibi endişemiz vardı. Çok şükür burada bir imkan tanıdılar bize. Biz de elimizdeki imkanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık. Daha çok ihtiyaca yönelik ürünlere yer verdik. İnsanlara en güzel şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Turan, fiyatlar konusunda depremzedelere yardımcı olmaya çalıştıklarının da altını çizerek, şöyle devam etti:

“Elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Biz bir şekilde faaliyet gösteriyoruz onlar da ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Esnaflarla diyaloğumuz çok güzel, yeni insanlarla tanıştık. Şehirde bir çevremiz vardı ama birçok insanla da tanışmış olduk. Şu da bir gerçek, bu deprem süreci insanları biraz daha bir araya getirdi. Genel olarak insanlar güzel dersler çıkardı, ben buna inanıyorum.”

“Elimizden geldiği kadarıyla insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz”

Kentte 20 yıldır terzilik yapan Mehmet Ede de depremin ardından prefabrike iş yerinde yeniden çalışmaya başladı.

Depremin ilk günlerinin çok kötü geçtiğini vurgulayan Ede, “Allah bir daha böyle bir şey yaşatmasın. Biz yaşadık gördük, Allah’tan geldi baş göz üstüne. Devletimizden Allah razı olsun. Her konuda yanımızda oldular, nankör olmamak lazım. Her imkanlarla barınma, yiyecek her konuda yanımızda oldular. Buradayız ve insanlara hizmet ediyoruz. Elimizden geldiği kadarıyla insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

Ede, parası olmayanlara da yardım ettiklerini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Parası olan da olmayan da oluyor. Fırsatçılık yapmıyoruz, bu yüzden de işlerimiz çok iyi, bir sıkıntımız yok. Tek sıkıntımız evlerimiz yapılsa yerleşsek güzel bir şey olur. Konteyner içerisinde rahat değiliz ama yine buna şükür. Çadırdan bin kat iyidir. Allah insanların ve bizlerin de yardımcısı olsun. Memleketi terk edemeyiz. Ne olursa olsun Malatyalıyız ve burayı terk edemeyiz, başka yerde yapamayız. Bu bizim genelimizde var. İstanbul’da da yıllarca kaldım, gitmeyi düşünmüyorum çünkü Malatya başka güzel.”

Yaklaşık 8 aydır konteyner kentte yaşayan depremzede Abuzer Bulut ise devletin sağladığı bir çok imkandan faydalandıklarını söyledi.

Bulut, devlete zeval gelmemesi temennisinde bulunarak, “Esnafımız, insanımız burada bir şekilde tutunmaya, kaldıkları yerden ilerlemeye çalışıyorlar. Allah yardımcımız olsun. Esnaflarımızla bir sıkıntı yaşamadık. Terzisinden manavına kadar hepsiyle sıkıntısız bir şekilde alışverişimizi yapıyoruz, problem yaşamıyoruz. Bu da bizim için büyük bir nimet.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremden-etkilenen-malatyada-esnaf-konteyner-kentte-hizmet-veriyor/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde ailesini kaybeden baba: ‘Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti’ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5853

KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde Osmaniye’de 2 bloğu yıkılan ve 132 kişinin yaşamını yitirdiği Metin Tamer Sitesi’nde 6 kişilik Kaba ailesinin 5 ferdi öldü. Eşini ve 4 çocuğunu kaybeden Gazi İsmail Kaba (46), “Enkazdan çıkan sadece aile fotoğrafımı oldu. Onun haricinde bir şey yok. Bir de oğlum Durmuş Ali’nin cüzdanı bulundu. Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti” dedi.

6 Şubat depremlerinde Osmaniye’de 2 bloğu yıkılan Adnan Menderes Mahallesi’ndeki Metin Tamer Sitesi’nde 132 kişi yaşamını yitirdi. 4’üncü Blok’taki Aşiyan Apartmanı’nın 7’nci katında oturan 6 kişilik Kaba ailesinin 5 ferdi de hayatını kaybetti. Eşi Şenay (43), oğulları Durmuş Ali (21) ve Furkan (14) ile kızları Özlem (19) ve Fatma Sena’yı (17) kaybeden Gazi İsmail Kaba, enkazdan yaralı kurtuldu. 50 günlük tedavinin ardından taburcu olan İsmail Kaba, ailesinin öldüğünü de yine tedavi sırasında öğrendi.

‘GÜRÜLTÜ KULAKLARI SAĞIR EDECEK ŞEKİLDEYDİ’

Deprem anına, kaldıkları binanın yıkılmadan 15-20 saniye önce uyandıklarını söyleyen İsmail Kaba, “Uyandığımızda bina sallanıyordu. Çocuklarımızı yanımıza çağırdık, iki kızım geldi. İki oğlum kendi odalarında beklediler. Deprem durmayınca çıkalım dedik. Koridoru yarılamıştık. O anda alttan o büyük gürültü geldi. Sallantı başladığında alttan sanki binayı yukarıya zıplatıyordu. Tekrardan duvarlardan tutarak yatak odasına geçtik. İki kızım eşim ve ben dördümüz aynı yerde bekledik. Eşim o sırada ‘Dua edin, kelimeişehadet getirin’ dedi. Depremin durmasını beklerken bina yan yatmaya başladı. Yüksekte olduğumuzdan dolayı, binanın yattığını net bir şekilde gördük. Gürültü kulakları sağır edecek şekildeydi. Bina yattıktan sonra zeminden büyük bir gürültü geldi ve ardından bina tamamen çöktü” dedi.

‘BİZİ KURTARABİLMEK İÇİN BİR MÜCADELE ETTİLER’

Bina yıkıldıktan sonra enkaz altında bir şey duymadığını ve hafiften sallantıyı halen hissettiğini ifade eden Kaba, “Baygınlık geçirmedim, bilincim açıktı. Eşime ve çocuklarıma seslendim, ses gelmedi. Bende kımıldayamadım. Tamamen gömülüydüm. Sadece nefes alıp verebiliyordum. İçimden, kelimeişehadet getirdim ve beklemeye başladım. Depremin 15-20’nci dakikasında insanlar geldi, bağrışmaya başladılar. Enkazın üzerinde bir kişi ‘Sesimi duyan var mı’ diye bağırdı o an seslendim. Sonra ‘yerini tespit ettim, kurtaracağız seni’ dedi. Adımı sordu, ‘İsmail Kaba’ dedim. Tanıyorum abi seni, bende karşı binada oturuyorum komşuyuz’ dedi. Kaç kişisiniz diye sordu, 4 kişiyiz dedim. Yan taraftaki odada oğullarım var dedim. ‘Tamam onları da kurtaracağız’ dedi. 2 kişi oldular çalışmaya başladılar. Çalıştıklarını hissediyorum yukarda. Bu esnada bir deprem daha oldu o an komşum bağırıyor ‘Ağabey biz buradayız kurtaracağız’ dedi ve o sallantıda gitmediler. Kahramanca bizi kurtarabilmek için bir mücadele verdi. İlerleyen süreçte kolumu tuttu. Sağımızı solumuzu açaraktan beni, kızımı çıkarttı ve yaşam boşluğunu oluşturdu. Ayaklarımız sıkışmıştı, makas gerekiyordu. Üzerimizde kolon vardı. Bu arada akrabalarımız da geldi. Saat 6.30 gibi özel harekat polisi geldi. ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı?’ diye sordular. ‘Canlı var çıkartamıyoruz makas lazım’ diye cevap verdiler. Polisler araçlarında elektronik makas varmış, demirleri kestiler, bir saatlik çalışmanın ardından ilk önce kızım Özlem’i aldılar, sonra Fatma Sena’yı aldılar, sonra beni ve eşim olmak üzere dördümüzü aldılar” diye konuştu.

‘OĞLUMU RÜYAMDA GÖRDÜM, AİLEMİN ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİM’

Kaba, hastaneye kaldırılıp yattığında oğlunu rüyasında gördüğünü belirtirken, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Oğlum rüyamda okulunun bahçesinde yatıyordu. Hafif bir yağmur yağıyordu. ‘Oğlum kalk gidelim, ne yatıyorsun burada’ diyorum. Tepki vermiyordu. Israr ediyordum. Kolundan tutup çektim tepki vermedi. Kaldıramayınca geri döndüm okulun bahçesinden yeniden baktım. Dedim ki ‘Neden kalkmıyor?’. Kendi kendime öyle düşündüm ve o sırada uyandım. Oğlumun vefat ettiğini orada anladım. Yanımda kalan yeğenlerime sorduğumda, Durmuş Ali’nin rüyama girdiğini vefat ettiğini anladığımı söyledim ve diğerlerinin durumunu sorduğumda yeğenim dışarı çıktı cevap vermeden. 10-15 dakika sonra kardeşlerim, akrabalarım geldi. Onlara sordum. Sarıldılar ve ağladılar. O an diğerlerinin de vefat ettiğini anladım. Belimde kaburgalarımda kırıklar vücudumda yaralar vardı. Hastanede 50 gün tedavi gördüm ve taburcu oldum. Kız kardeşimin yanında kalıyorum bazen. Bazen de Kırıklı köyünde konteyner evim var orada kalıyorum, ailemi ziyaret ediyorum. Enkazdan çıkan sadece aile fotoğrafımı bulmuşlar. Onun haricin de bir şey yok. Bir de oğlumun Durmuş Ali’nin cüzdanı bulundu. Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/feed/ 0
Depremde evini kaybeden aile, Hatay’a dönmeyi umut ediyor https://www.haber60.com.tr/depremde-evini-kaybeden-aile-hataya-donmeyi-umut-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-evini-kaybeden-aile-hataya-donmeyi-umut-ediyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5835 Kahramanmaraş merkezli depremlerde ev ve iş yerlerini kaybeden 3 çocuklu Yılmaz ailesi, İstanbul’da hayata tutunmaya çalışsa da memleketleri Hatay’a dönmeyi umut ediyor.

Hatay Defne’de yaşayan 38 yaşındaki Sabahattin Yılmaz, Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinde evini ve ekmek teknesi fırınını kaybetti. Ailesini de alarak İstanbul’a gelen Yılmaz, Çekmeköy’de 3 kızı ve eşiyle kendisine yeni bir hayat kurdu.

Yılmaz, AA muhabirine, 6 Şubat’taki depremde ağır hasar alan evinin bulunduğu 3 katlı apartmanın 20 Şubat’taki 6,9 büyüklüğündeki artçı sarsıntıda yıkıldığını anlattı.

O gecenin bir korku filmi gibi olduğunu, yağmurun çok şiddetli yağdığını ifade eden Yılmaz, depremi hisseden eşinin çığlığıyla uyandıklarını ancak girişteki dolap kapının önüne yıkıldığı için dışarı çıkamadıklarını, aynı binada yaşayan anne ve babasının yardımıyla ikinci katın balkonundan kendi dairelerinin balkonuna uzatılan merdivenle aşağı indiklerini anlattı.

Yılmaz, sokaktaki manzaranın ise dehşet verici olduğunu dile getirerek, “Tek kelimeyle bütün şehir çığlık atıyordu. Herkes korkuyla bir sağa bir sola kaçıyordu. Etraf kapkaranlıktı ve hava çok soğuktu.” dedi.

İstanbul’da fırında çalışmaya başladı

Evini, eşyalarını ve işini kaybetse de ailesinden herkesin hayatta kalmasının en büyük mutluluğu olduğunu vurgulayan Yılmaz, çocukları ve eşiyle el ele vererek, kaybedilen her şeyi telafi edebileceklerine inandığını söyledi.

İstanbul’a geldiğinde bir fırında çalışmaya başladığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Ben gece fırında çalışıyorum, eşim de gündüz bir hastanede temizlik elemanı olarak görev yapıyor. 3 çocuğumuzla yeniden bir hayat kurmaya gayret ediyoruz. En büyük hayalimiz tekrar Hatay’a dönmek. Bu dünyada her şey bir anda yok olabiliyor, bunu yaşayarak gördük. O yüzden kalp kırmaya gerek yok, herkes birbirine destek olsun ve sevsin. Evlendim, ailem için çalıştım, mükemmel bir hayatımız vardı. Bir gecede yıllardır yapmaya uğraştığımız emeklerimiz gitti. Allah bir daha milletimize bu acıları yaşatmasın.”

Sabahattin Yılmaz’ın eşi Zehra Yılmaz da 6 Şubat gecesini hayatları boyunca unutamayacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

“İlk hissettiğimde daha önce yaşadığımız öncü depremlerden biridir diye düşündüm ancak şiddeti o kadar yüksekti, işin ciddiyetini anladım. Çocukların yanına koştuk. Küçük kızımı kucağıma aldım, eşim de diğer iki kızımın elinden tuttu kapıya yöneldik. Ancak kapının önüne devrilen dolap çıkmamızı engelledi. Kızlarım, ‘Anne gel şu üçgenin altına gidelim, şu dolabın altına sığınalım, öğretmenimiz bize böyle öğretti’ diye bağrışıyordu. Kendimize uygun bir yer bulup, depremin bitmesini bekledik.”

Olayın vahametini ancak hava aydınlandığında anladıklarını ifade eden Yılmaz, bütün şehrin yerle bir olduğunu görünce üzüntülerinin daha da arttığını söyledi.

“3 yaşındaki kızımı verecek kreş bulamadık”

Zehra Yılmaz, o gecenin korkusunu hem kendisinin hem de çocuklarının hala atlatamadığını vurgulayarak, çocuklarının ne zaman bir gürültü olsa ya da şiddetli yağmur yağsa yine deprem olacak diye endişelendiklerini belirtti.

İstanbul’da olası Marmara depreminden de korktuğunu, ilk geldiğinde her an deprem olacak endişesiyle yaşadığını anlatan Yılmaz, “İstanbul’da 3 çocuğumla birlikte bir hayat kursak da aklım Hatay’a dönmekte. Toprağımı ve yakınlarımı çok özledim. Eşim ve ben çalıştığımız için 3 yaşındaki kızıma da bakmakta zorlanıyoruz. Kızımı verecek bir kreş bulamadık. Büyük kızım 13 yaşında, dershaneye gitmesi lazım, dershane ücretini ödemekte de zorlanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu zamana kadar depremzedelere yapılan yardımlardan dolayı hayırseverlere teşekkür eden Yılmaz, Türkiye’nin büyük bir dayanışma örneği sergilediğini vurguladı.

Yuvalarına dönmeyi bekliyorlar

Yılmaz ailesinin büyük kızı 13 yaşındaki Büşra Yılmaz ise 6 Şubat gecesinin hiçbir zaman hafızasından silinmeyeceğini belirterek, tek tesellisinin ailesinden ve arkadaşlarından kimseyi kaybetmemek olduğunu anlattı.

Ailenin ortanca kızı 9 yaşındaki Zeyna Yılmaz ise İstanbul’u sevse de memleketini, arkadaşları ve akrabalarını özlediğini ifade ederek, Hatay’ın yeniden inşa edilmesini ve yuvalarına dönmeyi sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-evini-kaybeden-aile-hataya-donmeyi-umut-ediyor/feed/ 0
6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN BİRİNCİ YILI – Depremzede besiciler devlet desteğiyle üretime devam ediyor https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-depremzede-besiciler-devlet-destegiyle-uretime-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-depremzede-besiciler-devlet-destegiyle-uretime-devam-ediyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:48:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5829 ORHAN YOLDAŞ/ERKUT KARGIN – Tarım ve Orman Bakanlığınca Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin yıkıma yol açtığı Malatya ve Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde hayvanları telef olan besicilere 4 bin 703 küçük ve büyükbaş hayvan ve 145 milyon liralık yem ile ekipman desteği verildi.

Malatya Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, AA muhabirine, “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerin tüm sektörler gibi, tarım sektörünü de etkilediğini söyledi.

Depremler dolayısıyla üreticilerin büyük sıkıntı yaşadığını belirten Akar, “Ülkenin gıda ihtiyacının karşılanması adına özverili çiftçilerimiz üretime devam etti. Devlet ve millet olarak kenetlenme süreci oluştu. Deprem sürecinde sıkıntı yaşayan insanlarımız da üreticilerimizi yalnız bırakmadı, büyük katkı sağladı. Barınma, tohum, hayvan yemi ihtiyaçlarının giderilmesi, hayvanları telef olan vatandaşlarımıza ayni olarak hayvanların verilmesi gibi birçok konuda destek sağlandı.” dedi.

Akar, bundan sonra da imkanlar dahilinde üreticilere destek verileceğinin altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Malatya’da şimdiye kadar üreticilerimizin 1918 ton tohum buğday, arpa, nohut, ay çekirdeği ve yem bitkileri tohumu gibi ihtiyaçları karşılandı. 3 bin 500 ton hayvan yemi, arıcılık yapanlara 442 ton şeker ve 1347 arılı petek, 863 bin sebze fidesi verildi. Hayvanların suluk ihtiyacının karşılanması için 3 bin 420 sıvat, barınma ihtiyacının karşılanması için 1200 çadır ve 2 bin 486 branda üreticilere dağıtıldı. Bunun yanında Bakanlığımız, 117 milyon lira nakit yem desteğini de çiftçilerimize dağıttı.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla depremde hayvanları göçük altında kalarak telef olan üreticilere destekte bulunulduğunu vurgulayan Akar, “Bu kapsamda Malatya’da 85 çiftçimize 3 bin 291 küçükbaş, 238 yetiştiricimize de 550 büyükbaş hayvan dağıtımı yapıldı.” diye konuştu.

Besiciler sağlanan desteklerden memnun

Yeşilyurt ilçesine bağlı Görgü Mahallesi’nde geçimini hayvancılıkla sağlayan 71 yaşındaki Mehmet Mutlu, 6 Şubat’taki ikinci depremin mahallelerinde büyük yıkıma neden olduğunu söyledi.

Depremde ev ve ahırın çöktüğünü belirten Mutlu, “50 hayvanım telef oldu, sağ olsun devlet telafi ederek hayvan verdi. Devletimiz 2 de koç verdi.” dedi.

Kadiruşağı Mahallesi’ndeki besicilerden 26 yaşındaki Hasan Arslan da 700 civarındaki küçükbaş hayvandan 38’inin ahırın yıkılmasıyla telef olduğunu anlattı.

Depremin ardından Bakanlığın çeşitli destekler verildiğini vurgulayan Arslan, “Devletimiz haziran ayında bize havyan verdi. Aldığımız küçükbaş hayvanlardan 10’u yavruladı. Bir adet büyükbaş hayvanımız enkaz altında telef oldu, devlet onu da bir ay önce verdi.” diye konuştu.

Elbistan’da yetiştiricilere 862 küçük ve büyükbaş hayvan verildi

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde de Bakanlık tarafından yetiştiricilere çeşitli destekler aktarıldı.

Elbistan Tarım ve Orman Müdürü İsmail Çitil, üretimin aksamaması amacıyla ilçede telef olan hayvanlar için üreticilere 796 küçük, 66 da büyükbaş hibe edildiğini söyledi.

Elbistan’daki çiftçilere 28 milyon lira nakdi yem desteği sağladığına işaret eden Çitil, 50 yetiştiriciye süt sağma makinesi, 10 yetiştiriciye süt soğutma tankı ve 212 çiftçiye büyükbaş hayvanları için 112 metrekarelik çadır dağıtıldığını kaydetti.

İlçenin Akbayır Mahallesi’nde ahırının yıkılması sonucu hayvanları telef olan besici Mehmet Özgen’e de destek ulaştı.

Evinin depremde yıkıldığını, ahırın çökmesi sonucu da 150 küçük, 1 de büyükbaş hayvanının telef olduğunu belirten Özgen, eşi ve üç çocuğuyla birlikte ağabeyinin aynı mahalledeki evinde yaşadıklarını anlattı.

Özgen, hayvan bilgi sistemine kayıtlı 68 küçükbaşın Bakanlık tarafından hibe edildiğini, bu sayede tekrar işine dönmenin mutluluğunu yaşadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Şok yaşarken devletimiz geldi, yetkililer tespitlerde bulundu. Bizi tekrar hayata bağladı. Hayvanlarımızı karşıladı, her türlü destekte bulundu. Çadırımızı aldık, yem ihtiyacımızı karşıladı. Yaralarımızı sardıktan sonra biz de kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya başladık. Şükür, devletimizin verdiği imkanlarla devam ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-depremzede-besiciler-devlet-destegiyle-uretime-devam-ediyor/feed/ 0
Kahramanmaraş’taki Altınşehir Kuyumculuk İhtisas Küçük Sanayi Sitesi Güçlendirme Aşamasında https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-altinsehir-kuyumculuk-ihtisas-kucuk-sanayi-sitesi-guclendirme-asamasinda/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-altinsehir-kuyumculuk-ihtisas-kucuk-sanayi-sitesi-guclendirme-asamasinda/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5826 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Depremde hasar alan Türkiye’nin önemli altın işleme merkezlerinden Kahramanmaraş’taki Altınşehir Kuyumculuk İhtisas Küçük Sanayi Sitesi’nin güçlendirilmesi için son aşamaya gelindi.

Tonlarca altının takıya dönüştürüldüğü, Türkiye’nin önemli altın ve mücevher işleme merkezlerinden olan ve “Kuyumcukent” olarak da bilinen Altınşehir Kuyumculuk İhtisas Küçük Sanayi Sitesi, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar aldı. Yapılan incelemelerin ardından “orta hasarlı” olarak nitelendirilen site, güçlendirme çalışmaları için gün sayıyor.

Kahramanmaraş Kuyumcular Odası Başkanı Hacı Mustafa Öz, AA muhabirine Altınşehir’in güncel durumu hakkında açıklamalarda bulundu.

Altınşehir’in depremden ciddi şekilde etkilendiğini ifade eden Öz, bunun yanında binanın taşıyıcı siteminde hasar olmadığını söyledi.

Öz, mevcut durumunda binada çalışma imkanlarının olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kuyumculuk sektörü Altınşehir’in tamamen çalışmamasından dolayı büyük zarar gördü. Tekrar Altınşehir’i ayağa kaldırmamız için ciddi projeler hazırladık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hasar durum tespitleri yapıldı. Bütün kolonlarından numune alındı. Binanın röntgeni çekildi ve güçlendirme kararı alındı. Güçlendirme ihalesi için şu ana kadar çalışmalarımız, resmi işler, prosedürler devam ediyor, büyük ihtimalle önümüzdeki hafta içinde bunlar tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın kredi desteğiyle burayı bir yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz.”

Öz, Altınşehir’in Türkiye için önemli bir merkez olduğuna dikkati çekerek, merkezin 400 atölyeyle yaklaşık 7 bin kişiye istihdam sağladığını bildirdi.

Giden birkaç firma da geri döndü, geçici alanlarda üretim sürüyor

Kahramanmaraş’ta sektörün ayakta kalması için depremin ardından hemen çalışmalara başladıklarını anlatan Öz, sektör temsilcilerine farklı yerlerde çözüm ürettiklerini söyledi. Öz, Altınşehir’in zarar görmeyen otoparkını atölyeye çevirdiklerini ve bu atölyeleri en fazla personel istihdam edenlerden başlamak üzere firmalara verdiklerini anlattı. Bu sayede firmaların başka illere gitmesini engellemeye çalıştıklarını bildiren Öz, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine ait otoparkı da geçici süreliğine devraldıklarını ve buraya 186 kuyumcu imalatçısını yerleştirdiklerini aktardı.

Öz, bu çözümlerin geçici olduğuna işaret ederek “Üretimimizin seri olarak devam edebilmesi için mutlaka Altınşehir’in faaliyete geçirilmesi, çok hızlı şekilde aksiyon alınması gerekiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından bu işlerle ilgili seri ve hızlı aksiyon almasını bekliyoruz.” dedi.

Kuyumculuğun da şehir için önemli bir yere sahip olduğuna, ülkeye döviz kazandırdığına işaret eden Öz, bundan sonraki süreçte de ekonomiye ve istihdama katkı sağlamak istediklerini söyledi.

Öz, depremin ardından başka illere giden birkaç firmanın tekrar Kahramanmaraş’a döndüğüne de dikkati çekti.

“Altınşehir’in ayağa kakmasını bekliyoruz”

Altınşehir’in otoparkında imalat çalışmalarını sürdüren Basri Erafşar da 2005 yılından beri bu mesleği yaptığını belirtti.

Mesleği babasından devraldığını ifade eden Erafşar, “Deprem bizim çalışmalarımızı bayağı olumsuz etkiledi. Çalışan elamanlarımızdan da kayıplarımız oldu. Devamında da iş kaybımız oldu. 4 ay gibi bir süre çalışma ortamı olmadığı için çalışamadık. Odamızın bize yaptığı yerlerde çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye konuştu.

Erafşar, deprem öncesine göre yüzde 50 kapasitesiyle üretim yapabildiklerini belirterek, bir an önce Altınşehir’in ayağa kakmasını beklediklerini vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarastaki-altinsehir-kuyumculuk-ihtisas-kucuk-sanayi-sitesi-guclendirme-asamasinda/feed/ 0
Depremde enkaz altından kurtarılan milli karateci Saniye Aleyna Koçak, protez bacaklarına kavuşmayı bekliyor https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindan-kurtarilan-milli-karateci-saniye-aleyna-kocak-protez-bacaklarina-kavusmayi-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindan-kurtarilan-milli-karateci-saniye-aleyna-kocak-protez-bacaklarina-kavusmayi-bekliyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5820 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin dördüncü gününde madenciler tarafından enkazdan kurtarılan, sonrasında iki bacağı ampüte edilen milli karateci Saniye Aleyna Koçak, geçici protez bacaklarına kavuşacağı günü bekliyor.

Yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Koçak, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde depreme yakalandığını ve deprem sırasında ise ağabeyi dışında herkesin uykuda olduğunu söyledi.

Koçak, ağabeyinin “deprem oluyor, kalkın” diye seslendiğini belirterek, “Sarsıntının şiddetinden adım bile atamadık. Hepimiz bir şekilde koridorda buluştuk, sadece babaannem yatağındaydı. Biraz sallandı, durdu gibi. Annem dışarı çıkmamıza izin vermedi.” dedi.

Sarsıntılar devam ederken annesi ve erkek kardeşiyle birbirlerine sarılarak beklediklerini dile getiren Koçak, o anlara ilişkin şunları anlattı:

“Annem bana odaya giderek telefonları almamı söyledi, arkamı döner dönmez bir anda yukarıya doğru sıçradık ve bina yıkıldı. Annemin ‘yavrularım’ deyişini duydum, bu son kelimesiydi, bir daha da sesini asla duymadım. Sonra babaannemin can çekişini duyuyordum. Gün kavramımız kalmamıştı. Beni 96’ncı saatte bulmuşlar ama dördüncü gün çıkarabildiler. Madenciler kurtarmış. Ağabeyim ve babam benimle birlikte çıkarıldı ama annem, erkek kardeşim ve babaannem vefat etti.

Ağabeyim ve babamla konuşuyorduk. Aramızda bir kapı vardı ve sadece parmak uçlarımızı birbirimize değdirebiliyorduk. Bu bize güç verdi. Ama çok korkuyor insan, her yer karanlıktı. Enkazdan çıkabileceğimi asla düşünmüyordum.”

Kurtarmaya gelen madencilerin kendilerine seslendiğini duyduğunda çok heyecanlandığını belirten Koçak, “Kurtarmaya gelenler, ‘Aleyna dışarıda seni bekliyoruz’ dedi ama bilemiyordum. Bacaklarımı kasıktan keserek çıkaracaklarını söylüyordu bazıları, bunu duymak çok korkutucuydu.” dedi.

“Bacaklarımın kesildiğini kabul etmem çok zor oldu”

Koçak, enkazdan çıkarıldıktan sonra ilk olarak Adana’ya hastaneye gönderildiğini, daha sonra Ankara’ya sevk edildiğini söyledi.

Ankara’da iki bacağına ampütasyon yapıldığını dile getiren Koçak, sözlerine şöyle devam etti:

“Yaralarım durumu da çok kötüydü, çok büyük yaralarım vardı. Yara tedavim yapıldı. Bacaklarımın kesildiğini kabul etmem ise çok zor oldu, hayata çok zor tutundum. İlk geldiğimde acil almışlar ve o zaman kesilmiş. Yoğun bakıma götürdüklerinde bacaklarımı, yaralarımı görmek istemiyor, üstünün örtüyle kapatılmasını istiyordum. Artık hayatımın nasıl devam edeceğini bilmiyordum. Sporcuydum çünkü. Sonra isyan etmemek gerektiğini düşündüm ve kabullenmeyi öğrendim. Kendimi böyle sevmeyi öğrendim.”

Çocukluğundan beri her zaman sporun içinde olduğunu, sporla profesyonel olarak ilgilenmeye başladıktan sonra da milli takıma girdiğini ifade eden Koçak, “2018’den beri milli sporcuyum. Fakat sakatlandım ve bırakmak zorunda kaldım.” diye konuştu.

Artık hayatının tamamen değiştiği ama mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Koçak, iyileştikten sonra üniversiteyi de bitireceğini söyledi.

Bundan sonraki yaşamını Ankara’da sürdüreceğini belirten Koçak, “Bir şekilde spora devam edeceğim. Eski branşımı yapamayacağım ama voleybol ya da basketbolda spora devam edeceğim. Beni çağırdılar ampüte milli takım için ama tedavim sürdüğü için şu an bekliyorum. Kas kaybım çok oldu ama yatakta bile yapabildiğim kadar egzersiz yapıyorum güçlenmek için. Protezlerimin takılacağı günü bekliyorum, kaslarımı güçlendiriyorum.”

“Önce geçici protezleri için egzersizlere başlayacak”

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Uncu ise meslek yaşamı boyunca en çok etkilendiğini hastanın Aleyna Koçak olduğunu söyledi.

Koçak’ın, geldiğinde sağlık durumunun çok ağır olduğunu belirten Uncu, şuurunun yerinde olmadığını, vücudunda üç farklı mikroorganizmanın tespit edildiği bilgisi verdi.

Uncu, Koçak’ın yoğun bakım sürecine ilişkin de şunları kaydetti:

“Yüz üstü yatıyordu. ‘Aleyna sana yardım edeceğim’ dedim ve bana ‘Beni bırakmayın, ben yaşamaya karar verdim’ dedi. İlk olarak kalça bölgesi tamamen açıktı, kasları dışardaydı beline kadar. Şimdiye kadar böyle ağır yara görmemiştim diyebilirim. O da, biz de asla vazgeçmedik. Şimdi, bir yarası var, o da kapanmak üzere. Hedefimiz, depremin yıl dönümünde fizik tedavi bölümüne teslim etmek. Depremin yıl dönümünde iki bacağına da geçici protezleri takılacak. Önce geçici protezleri için egzersizlere başlayacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindan-kurtarilan-milli-karateci-saniye-aleyna-kocak-protez-bacaklarina-kavusmayi-bekliyor/feed/ 0
Türkiye Üniversitelerinde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.haber60.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 07:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5793 Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, ‘Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, ‘Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek’ dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de ‘AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, ‘İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım’ ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

‘Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.’

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

‘Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.’

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Türkiye’deki Üniversitelerde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 07:00:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5790

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, “Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, “Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek” dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de “AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, “İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım” ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

“Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.”

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Osmaniye’deki 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları depremzedelere yardım etti https://www.haber60.com.tr/osmaniyedeki-112-acil-cagri-merkezi-calisanlari-depremzedelere-yardim-etti/ https://www.haber60.com.tr/osmaniyedeki-112-acil-cagri-merkezi-calisanlari-depremzedelere-yardim-etti/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:18:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5770 Osmaniye’de 6 Şubat depremlerinin ardından gece gündüz dinlenmeden çalışan 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları, afetzedelerin imdadına yetişti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Osmaniye’de, sağlık, emniyet, jandarma, orman ve itfaiye gibi kurumların acil çağrılarının tek merkezde toplandığı 112 Acil Çağrı Merkezi personeli, deprem gecesi ve sonrasında cevapsız çağrı bırakmamak için var güçleriyle çalıştı.

Gece gündüz merkezde kalan 112 çalışanları, bazen gözyaşlarıyla bazen de soğukkanlı kalıp ihbarları ilgili birimlere ulaştırdı.

Deprem günü normal günden 10 kat fazla çağrıyı yanıtlamayı başaran çalışanlar, yaşadıkları o günleri unutamıyor.

Osmaniye 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Guddusi Arık, AA muhabirine, 5 Şubat günü bir yakınının sağlık sorunlarından dolayı yıllık izne çıktığını ve Tekirdağ’da olduğunu söyledi.

Arık, 6 Şubat’ta depremi haber alır almaz görevinin başına döndüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acil çağrı merkezinde görevli arkadaşlarımızı WhatsApp’tan görüntülü arayarak durumlarını sordum. Allah’a şükür, kimseye zarar gelmemişti. Bunun üzerine ‘Vatandaşlarımızın bugün bize ihtiyacı var, onlar bugün bize ulaşamazsa bu görevimizi yapmamış oluruz. Bunun için herkesin bütün gayretiyle görevini yapmasını ve çağrı merkezine gelmesini istiyorum.’ diye konuşma yaptım. Arkadaşlarım da bu sözüme binaen çağrı merkezine gelerek görevlerinin başını geçti.”

“Günde 1500 çağrı alırken deprem günü bu sayı 11 bin 650’ye çıktı”

Deprem gününde 11 bin 650 çağrı aldıklarına işaret eden Arık, “Eskişehir ve Manisa’ya aktardığımız çağrılar bunun haricinde. Günde 1500 çağrı alırken deprem günü bu sayı 11 bin 650’ye çıktı. Hiçbir arkadaşım istirahat etmedi, 3 gün boyunca 32 personelimizle görevlerimizi layıkıyla yerine getirmeye çalıştık.” dedi.

Arık, deprem sürecinde yapılan “Baraj patladı.” gibi yalan haberlerden dolayı panik yaşayan vatandaşların da çağrı merkezinde yoğunluk oluşturduğunu ifade ederek, bu yalan haberlerle de mücadele etmek zorunda kaldıklarını aktardı.

Her zaman olduğu gibi deprem zamanı da bir an olsun görevlerinin başından ayrılmadıklarını vurgulayan Arık, “İlk günkü gibi vatandaşımızın hizmetindeyiz. Zor bir süreçten geçtik ama bunu da atlattık. Biz buradayız, hizmet için elimizden gelen gayreti gösterme çabasındayız.” diye konuştu.

“Artçı depremlere rağmen nöbet yerlerimizi terk etmedik”

Acil Çağrı Merkezi çalışanı Nilgül Çolak ise 6 Şubat depreminde merkezde nöbetçi olduklarını ve büyük korku yaşadıklarını anlattı.

Depremin sadece Osmaniye’de olduğunu düşündüklerini ama daha büyük yıkımların yaşandığını gördüklerini belirten Çolak, şunları kaydetti:

“Evlerindeki arkadaşlarımız da görevlerinin başına geldi, hemen çağrıları almaya başladık. Gelen aramalarda hep feryat figan sesleri vardı. Vatandaşımız ağladı, biz de ağladık. Bir yandan ailemize ulaşmaya çalışıyorduk, bir yandan da vatandaşlarımızın çağrılarını cevaplıyorduk. Artçı depremlere rağmen nöbet yerlerimizi terk etmedik. Allah bir daha hiç kimseye yaşatmasın.”

Çolak, ailelerinin de çağrı merkezinde yatıp kalktığını, 3 gün boyunca kurumu hiç terk etmeyerek gelen çağrıları sorunsuz karşıladıklarını dile getirdi.

Merkez çalışanı Fatih Curabaz da depremden soran üstlerindeki korkuyu atarak hemen çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Deprem sürecinin kendileri için yıpratıcı olduğunu vurgulayan Curabaz, “Depremde 2 gün boyunca merkezden ayrılmadan çalıştık. Takviye ekiplerin gelmesiyle rahat bir nefes aldık. İhbarları gerekli birimlere ileterek üzerimize düşen görevi yaptık.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmaniyedeki-112-acil-cagri-merkezi-calisanlari-depremzedelere-yardim-etti/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AA’nın ‘Yılın Kareleri’ oylamasına katıldı https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:21:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5715 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Anadolu Ajansının (AA) 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Tunç, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyerek, “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor”, “Gazze: Kanıt” ve “Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafları değerlendirdi.

“Çevre-Yaşam” kategorisinde Sidar Can Eren’in, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde çektiği “Yoldaş” fotoğrafını oylayan Tunç, Haber kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Türkiye Yüzyılı”, Spor kategorisinde ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” fotoğrafını seçti.

Bakan Tunç, “Deprem: Umut” kategorisinde, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde İskenderun’da yıkılan Merve Apartmanı’nın enkazından 56. saatte kurtarılan Mahmut Salman’ın sedyeye taşındığı sırada Murat Şengül tarafından çekilen “Hoş geldin” fotoğrafını oyladı.

Tunç, “Gazze: Kanıt” kategorisinde ise İsrail’in, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu Şifa Hastanesi’ne kaldırılan yaralı çocuğun, hastane zemininde yatan yaralı annesine bakışı sırasında Belal Khaled tarafından çekilen “Anneye bakış” fotoğrafına oy verdi.

“Maalesef 3 aydan bu yana Filistin’de bir savaş suçu işleniyor”

Adalet Bakanı Tunç, “Gazze: Kanıt” kategorisindeki yer alan fotoğrafların Filistin’deki katliamı kanıtlayan fotoğraflar olduğunu belirterek, “Maalesef 3 aydan bu yana Filistin’de bir savaş suçu işleniyor, insanlık suçu işleniyor, soykırım yapılıyor.” dedi.

AA’nın “Kanıt” adlı albümle Gazze’de çekilen fotoğrafları kitaplaştırdığını hatırlatan Tunç, fotoğrafların, Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanına yapılan başvurularda da dikkate alınacağını dile getirdi.

Filistin’de işlenen insanlık suçunu ve bu suçu işleyenleri lanetleyen Tunç, şehit edilenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuklardan oluştuğunu, Gazze’de hastanelerin, mülteci kamplarının, okulların bombalandığını, sivil, masum insanların üzerine fosfor bombalarının atıldığını söyledi.

Bakan Yılmaz Tunç, “Bu çağda, bütün dünyanın gözü önünde bir insanlık suçu işlendi ve işlenmeye devam ediyor. Bu insanlık suçunu işleyenler, bu soykırımı yapanlar elbet bir gün insanlık huzurunda hesap vereceklerdir. Biz buna inanıyoruz ve bu soykırımın cezasını çekeceklerdir.” diye konuştu.

Filistinlilerin bir gün mutlaka devletlerine kavuşacaklarını, Türkiye’nin her zaman onların yanında olacağını ifade eden Tunç, “Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyada hakkı, hakkaniyeti, adaleti, mazlumu savunmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Filistin’de bağımsız bir Filistin devletinin kurulması noktasındaki gayretimizi devam ettireceğiz.” dedi.

Bakan Tunç, uluslararası kuruluşların Filistin-İsrail meselesinde duyarsız kaldıklarını, ateşkes önerilerinin reddedildiğini belirterek, “Uluslararası sistemin artık dünyada adaleti sağlayabilmesi noktasında bir revizyona tabi tutulması gerekiyor. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ derken Sayın Cumhurbaşkanımız hep bu günlere işaret ediyor. İnşallah uluslararası sistem de bu sorunları giderebilecek bir yapıya önümüzdeki süreçte kavuşur. Bütün temennimiz bu yönde.” değerlendirmesini yaptı.

“AA, insanlık suçunu ispatlayan delilleri ortaya koyarak büyük bir insanlık görevi yaptı”

Gazze’deki çalışmaları nedeniyle AA’yı tebrik eden Tunç, “Anadolu Ajansımız özellikle bu süreçte bölgeden elde ettiği görüntüler ve fotoğraflarla bu insanlık suçunu ispatlayan kanıtları, delilleri ortaya koyması bakımından büyük bir insanlık görevi yaptı.” şeklinde konuştu.

Bakan Tunç, Gazze’de gazetecilerin de saldırılara maruz kaldığını, Gazze’de görev yapan AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın da İsrail hava saldırısında hayatını kaybettiğini anımsattı.

“11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırma çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılının yaklaştığını da belirterek, “Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafların kendisini deprem sonrası günlere götürdüğünü söyledi.

Türkiye’nin afetlere karşı gerekli tedbirleri alması için gereken duyarlılığın devletin bütün kurumlarında bulunduğunu vurgulayan Bakan Tunç, “Deprem bölgesinin yeniden inşası birinci önceliğimiz, inşallah hızlı bir şekilde 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırarak oradaki hayatın yeniden normal hayata dönmesi noktasındaki çalışmalarımızı da tüm gayretlerimizle sürdürüyoruz.” dedi.

Yılmaz Tunç, “Yılın Kareleri”ne oy verirken zorlandığını, fotoğrafların hepsinin birbirinden değerli ve ibret verici olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 6 Şubat depremlerinde 53 bin 537 vatandaş hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:00:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5696 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara’da yapılan bir toplantıda 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerdeki can kayıplarıyla ilgili bilgi vererek 53 bin 537 vatandaşın yaşamını yitirdiğini belirtti.

DEPREM GÜNÜ NELER YAŞANDI?

6 Şubat itibariyle yaşanan süreç hakkında ayrıntılı bilgi veren Bakan Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:

“AFAD depremden sadece 45 dakika sonra saat 05.02’de ise en üst seviye olan ve uluslararası acil yardım çağrısını kapsayan 4. Seviye acil durum ilan etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla felaketlerin yaşandığı her ile koordinasyonu sağlamak üzere Kabinemizin tüm bakanları görevlendirildi.

Saat 05.45’te valilerimizin deprem bölgelerine gitmeleri talimatı verildi. İllerdeki mevcut yöneticilerimizi desteklemek üzere 59 valimiz, 8 vali mülkiye başmüfettişimiz, 47 mülkiye müfettişimiz, 302 kaymakam ve vali yardımcımız ile 292 kaymakam adayımız yani toplam 708 mülki idare amirimiz deprem bölgesine hareket ettiler. Yine saat 05,45’te bölgeye arama ve kurtarma personeli ile AFAD gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı.

Saat 07.57’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan uçaklar Adana Havalimanı’na arama kurtarma personeli ile ağır tonajlı arama-kurtarma araçlarını ulaştırmak için havalandılar. Saat 11.25’te deprem bilgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu. Birinci depremden 9 saat sonra saat 13.24’te Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde ikinci bir depremle daha sarsıldık. Bu yıkıcı depremden sonra da hem arama-kurtarma çalışmalarımız hem de yardımların sevkiyatı aralıksız devam etti.

“53 BİN 537 CANIMIZI YİTİRDİK”

Maalesef 6 Şubat’ta milletçe asrın felaketini yaşadık. 120 bin kilometrekarelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6929 köy ve mahallede ağır yıkımlara neden olan bu depremlerde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandı. 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen depremler etki alanı bakımından dünya literatürüne geçti.

“650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI”

Depremin daha ilk anında yoğunlaştığımız iki alan vardı. Biri arama-kurtarma faaliyetleri diğeri ise geçici barınma hizmetleri. Depremler sonrasında maalesef 38 bin 901 bina yıkılmıştı. Bu binaların tamamında arama içinde yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama-kurtarma faaliyeti yürütüldü. 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama-kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı. Ayrıca yürütülen bu çalışmalarda 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi.

Uçak ve helikopterlerimiz toplam 17 bin 500 sorti yaptı. Enkaz altından kurtarılan her canımız yaşanan her mucize, bir bebeğin hayata tutunma azmi, bir annenin yavrusuna kavuşma mutluluğu tüm bu unutulmaz anlar sahada arama-kurtarma çalışması yapan arkadaşlarımızı daha da gayretlendiriyor, bizleri de daha da umutlandırıyordu.

“3 MİLYON 549 BİN AFETZEDEMİZİ TAHLİYE ETTİK”

Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bunların bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedemize buradalarda geçeci olarak barınma imkanı sağlandı. Tüm bunlar yapılırken depremden etkilenen ve yakınlarının yanlarına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzedemizin tahliyesini sağladık. Türk Hava Yollarımız bu dönemde 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıyarak unutulmaz bir tarih yazdı. Aynı zamanda THY, 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Deprem Uzmanı: Akdeniz, Ege ve Marmara’da 1-3 Metre Yüksekliğinde Tsunami Olabilir https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir-2/ https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir-2/#respond Thu, 01 Feb 2024 22:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5640 YÜKSEK inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kaymada oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir dedi.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Kayseri 1. Deprem Farkındalık Paneli’ne, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, konuşmacılar ve vatandaşlar katıldı. Düzenlenen programda konuşan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay hattı dünyadaki büyük fay hatlarından bir tanesidir. Endonezya ve Malezya’dan başlayarak Hindistan, Afganistan, Irak, Azerbaycan, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya’ya gidiyor. Bu hat, uzun ve büyük bir fay hattı diyebilirim ifadelerini kullandı.

‘3 METRE YÜKSEKLİĞİNDE TSUNAMİ OLABİLİR’

Depremin ardından tsunamilerin de meydana gelebileceğini belirten Moriwaki, Deprem nerede olabilir’ diye soracak olursanız, öncelikle Kıbrıs’ın Güneyinde olabilir. Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Mesela bir bardağı salladığınızda küçük bir dalga meydana geliyor. Ama büyük bir kovayı salladığınızda dalga büyük oluyor. Bunun için Japonya’da meydana gelen depremlerde tsunami büyük oluyor. Dünyanın en büyük depremi Şili’de oldu. O anda Japonya’da bir şey yoktu. Ama 23 saat sonra bize 5-7 metre yüksekliğinde tsunami geldi. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kayma da oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir diye konuştu.

‘DEPREM OLMA İHTİMALİ SIFIR DEĞİL’

Kayseri’de meydana gelen depremlere değinen Moriwaki, Kayseri’de 1717 ve 1835 yılında depremler oldu. Uzun zaman önce olduğu ve bunu göremediğiniz için hatırlamıyorsunuz. Kayseri’de 1’inci ve 2’nci derecede tehlikeli bölge yok. 3’üncü derecede tehlikeli bölge var. Kayseri’de tabiki de fay hattı var. Ama Marmara, İstanbul, İzmit ve İzmir bölgelerine göre Kayseri daha şanslı diye söyleyebiliriz. Ama deprem olma ihtimali sıfır değil dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZI BİLGİLENDİRMEMİZ GEREKİYOR’

Erü Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise depreme karşı ilkokuldan itibaren çocukların bilgilendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu Depremi sadece yıl dönümünde değil, deprem gerçeğini her zaman göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bizim mutlaka deprem anında nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili ilkokuldan hatta anaokulundan itibaren tatbikatlar yaparak çocuklarımızı, gençlerimizi muhtemel bir deprem senaryosu için geliştirmemiz ve acil durumda ne yapacakları ile ilgili bilgilendirmemiz gerekiyor. Bunları her zaman sıcak tutmamız gerekiyor. İmkan varsa ayda bir bu provalar yapılabilir. Biz ERÜ olarak yeni bir hastane projesi hayata geçirmek istiyoruz. İzolatörlü olarak bir hastane yapacağız. Bunun en büyük avantajlarından bir tanesi depremden korktuğumuzdan değil, deprem anında muhtemel bir ameliyat hizmetinin aksamadan devam etmesini sağlamaktır. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir-2/feed/ 0
Deprem Uzmanı: Akdeniz, Ege ve Marmara’da 1-3 Metre Yüksekliğinde Tsunami Olabilir https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:24:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5631

YÜKSEK inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, “Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kaymada oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir” dedi.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Kayseri 1. Deprem Farkındalık Paneli’ne, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, konuşmacılar ve vatandaşlar katıldı. Düzenlenen programda konuşan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, “Kuzey Anadolu Fay hattı dünyadaki büyük fay hatlarından bir tanesidir. Endonezya ve Malezya’dan başlayarak Hindistan, Afganistan, Irak, Azerbaycan, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya’ya  gidiyor. Bu hat, uzun ve büyük bir fay hattı diyebilirim” ifadelerini kullandı.

‘3 METRE YÜKSEKLİĞİNDE TSUNAMİ OLABİLİR’

Depremin ardından tsunamilerin de meydana gelebileceğini belirten Moriwaki, “Deprem nerede olabilir’ diye soracak olursanız, öncelikle Kıbrıs’ın Güneyinde olabilir. Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Mesela bir bardağı salladığınızda küçük bir dalga meydana geliyor. Ama büyük bir kovayı salladığınızda dalga büyük oluyor. Bunun için Japonya’da meydana gelen depremlerde tsunami büyük oluyor. Dünyanın en büyük depremi Şili’de oldu. O anda Japonya’da bir şey yoktu. Ama 23 saat sonra bize 5-7 metre yüksekliğinde tsunami geldi. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kayma da oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir” diye konuştu.

‘DEPREM OLMA İHTİMALİ SIFIR DEĞİL’

Kayseri’de meydana gelen depremlere değinen Moriwaki, “Kayseri’de 1717 ve 1835 yılında depremler oldu. Uzun zaman önce olduğu ve bunu göremediğiniz için hatırlamıyorsunuz. Kayseri’de 1’inci ve 2’nci derecede tehlikeli bölge yok. 3’üncü derecede tehlikeli bölge var. Kayseri’de tabiki de fay hattı var. Ama Marmara, İstanbul, İzmit ve İzmir bölgelerine göre Kayseri daha şanslı diye söyleyebiliriz. Ama deprem olma ihtimali sıfır değil” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZI BİLGİLENDİRMEMİZ GEREKİYOR’

Erü Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise depreme karşı ilkokuldan itibaren çocukların bilgilendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Depremi sadece yıl dönümünde değil, deprem gerçeğini her zaman göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bizim mutlaka deprem anında nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili ilkokuldan hatta anaokulundan itibaren tatbikatlar yaparak çocuklarımızı, gençlerimizi muhtemel bir deprem senaryosu için geliştirmemiz ve acil durumda ne yapacakları ile ilgili bilgilendirmemiz gerekiyor. Bunları her zaman sıcak tutmamız gerekiyor. İmkan varsa ayda bir bu provalar yapılabilir. Biz ERÜ olarak yeni bir hastane projesi hayata geçirmek istiyoruz. İzolatörlü olarak bir hastane yapacağız. Bunun en büyük avantajlarından bir tanesi depremden korktuğumuzdan değil, deprem anında muhtemel bir ameliyat hizmetinin aksamadan devam etmesini sağlamaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/feed/ 0
Malatya Büyükşehir Belediyespor, depremde kaybettiği sporcularının hatıralarını yaşatıyor https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/ https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:30:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5598 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan otelin enkazında kalan 10 sporcusunu kaybeden Malatya Büyükşehir Belediyespor, oyuncularının hatıralarını yaşatmaya çalışıyor.

Voleybol Erkekler 2. Lig ve Ampute Süper Lig’de mücadele eden Malatya Büyükşehir Belediyespor takımının oyuncuları, 6 Şubat’ta yaşanan depremlere kentteki Kırçuval Otel’de yakalandı.

Voleybol takımından Mehmet Can Ağırbaş (28), Murat Çiloğulları (20), Görkem Can Gürbüz (24), Tunahan Yıldız (23), Resul Gün (24) ve Emincan Kocabaş (28), ampute takımından ise İranlı 3, Kamerunlu 1 oyuncu enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti.

Malatya Büyükşehir Belediyespor Genel Sekreteri Erdoğan Özdemir, AA muhabirine, depremde acı kayıplar verdiklerini, hayalleri olan genç oyuncuları kaybettiklerini, olayın acısını ilk günkü gibi yaşadıklarını anlattı.

Deprem anında ailesi ve çocuklarını alarak evlerinden çıktığını anlatan Özdemir, bu sırada voleybol takımı oyuncusu Berk’in kendisine telefon ettiğini ve “Abi ölmek istemiyorum, yetişin.” dediğini kaydetti.

Bunun üzerine kendi yaşadığı dehşeti unuttuğunu belirten Özdemir, Vali Konağı civarında ikamet ettiğini ve yolların trafiğe kapalı olduğunu öğrenir öğrenmez, koşarak otelin bulunduğu kent merkezine ulaşmaya çalıştığını ifade etti.

Otelin bulunduğu alana ulaştığında şok olduğunu ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:

“Enkazın gördüğüm anda çaresizliğimi hissettim. Berk’le, telefonla, şarjının bitmemesini de gözeterek devamlı iletişim halindeydim. Oradan geçen bir, iki vatandaşımızla beraber çaresizlik içerisinde enkaza müdahale etmeye çalıştık. Bu süreçte otelde kalan bir vatandaşımızı çıkardık. Yine sporcumuz Enes kardeşimize ulaştık, çıkardık. Mustafa kardeşimiz kendi çabalarıyla enkazdan çıkmıştı. Berk’e ulaşmaya çalıştık. Voleybol Üst Klasman Hakemi Furkan Salduz geldi, şimdiki kulüp başkanımız Kadir Bey geldi. Berk’e de ulaşarak sağ salim çıkarınca umutlarımız iyice yeşermeye başlamıştı. Fakat ikinci depremin olmasıyla beraber enkazın oynaması, yan binanın sıkıntı yaratması sonucunda bu dakika itibarıyla başka kardeşimizi çıkaramadık.”

Play-off heyecanı yaşıyorlardı

Oyuncularının cenazesini 10 gün sonra enkazdan çıkarabildiklerini dile getiren Özdemir, “O süreç anlatılamaz, hala bunun acısını yaşamaktayız. Bir yıl geçti üzerinden hala bunu atlatabilmiş değiliz, atlatılacak da bir şey değil” dedi.

Her telefonu eline aldığında oyuncularının resimlerini gördüğünü, her konuşmada anılarının canlandığını ifade eden Özdemir, şöyle devam etti:

“Bir gün öncesinde Kahramanmaraş’ta bu kardeşlerimizle (voleybol takımı) Çorum’da yapılacak play-off’lara gitmeyi garantilemiştik. Bunun sevincini yaşarken bu olay bizi darmaduman etti. Geleceğimizi, ümitlerimizi, gözümüzdeki ışıkları söndürdü. Nur içinde yatsınlar, onları hiçbir zaman unutmayacağız. Hep gönlümüzdeler, anımızda, aklımızdan gitmeyecek bir yerde yazılı olarak kalacaklar. Çocuklarımız, oyuncularımız da bizim ailemiz olduğu için bir yıllık süreçte kendimize göre bir yas ilan ederek hiçbir spor branşında liglere katılmadık. Yönetim kurulumuz bu şekilde karar aldı. Sadece küçük yaş kategorilerimizde hocalarımızın kendi çabalarıyla, kulübümüzün de desteğiyle ufak tefek antrenmanları var. Liglerimize önümüzdeki yıl itibarıyla tekrar dönüş yapacağımızı düşünüyorum. En iyi şekilde Malatya’daki sporcu kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Spor salonuna resimlerini astı, fidan diktiler

Spor salonlarına, kulüp binalarına kaybettikleri 10 sporcunun resimlerini astıklarını belirten Özdemir, deprem şehitleri için belediyenin kurduğu hatıra ormanında onların için fidanlar diktiklerini ve hatıralarını yaşatmaya çalışacaklarını söyledi.

Voleybol Üst Klasman Hakemi Furkan Salduz ise 6 Şubat günü Tokat’taki Süper Lig maçından döndüğünü, eve girdikten yarım saat sonra depremin yaşandığını söyledi.

Oyunculardan Berk’in telefon edip enkazda olduklarını söylemesinin ardından ailesini yakınlarına emanet edip olay yerine intikal ettiğini belirten Salduz, Mustafa, Enes ve Berk’in çıkarılmasının ardından enkazda ikinci depremi yaşadıklarını dile getirerek, “İkinci depremden sonra hayat bitti bizim için. 10 gün boyunca o kardeşlerimize ulaşmaya çalıştık. 10. gün o kardeşlerimizi enkazdan çıkardıktan sonra ailelerine teslim edip, o şekilde gönderdik memleketlerine. Bu süreçte çok ağır yaralar aldık. Biz ailemizden birilerini kaybettik, ağabey kardeş olmuştuk onlarla.” dedi.

Deprem öncesinde lahmacun istemişler

Voleybol takımı kaptanı Mehmetcan’ın kendisinden Malatya lahmacunu istediğini belirten Salduz, şunları kaydetti:

“(Mehmet ben Tokat’tan dönüyorum. Malatya lahmacununu nasıl yapacağız?) dedim. ‘Abi sen yaparsın.’ dedi. Dernek başkan yardımcımız Özgür hocayı aradım, ‘Yakınlardaysan 10 tane lahmacun yaptırıp otele bıraktırabilir misin?’ dedim. ‘Tamam’ dedi. Mehmet’i aradım. ‘Lahmacun geliyor.’ dedim. ‘Abi sen bize dünyayı bağışladın sanki.’ dedi. Şimdi fırına gittiğimde lahmacun görünce o çocuklar direkt aklıma geliyor. ‘İyi ki’ dediklerimden bir tanesidir bu. 10’u da pırlanta gibi çocuklardı. Çok anılarımız var onlarla. İnşallah bu dünyada değil de öbür dünyada beraber oluruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/feed/ 0
Enerjisa Enerji, deprem sonrası bölgenin yeniden yapılanması için çalışmalarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerji-deprem-sonrasi-bolgenin-yeniden-yapilanmasi-icin-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerji-deprem-sonrasi-bolgenin-yeniden-yapilanmasi-icin-calismalarini-surduruyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:12:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5588 Elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri sektöründe faaliyet gösteren Enerjisa Enerji, Türkiye’yi sarsan 6 Şubat deprem felaketi sonrası bölgenin yeniden yapılanması için çalışmalarını sürdürüyor.

Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin olumsuz etkilediği bölgelerde, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Toroslar EDAŞ’ın elektrik dağıtım şebekesinin modernizasyonu ve yeniden yapılandırılmasına yönelik yatırımlara destek olmak üzere 100 milyon dolara kadar kredi desteği sağlayacak.

163 binden fazla kişiye güvenilir ve istikrarlı enerji

Gerçekleştirilecek proje ile depremlerden etkilenen bölgelerde yaşayan 163 binden fazla kişinin güvenilir ve istikrarlı enerjiye ulaşması sağlanacak. Enerjisa Enerji, 14 farklı ilde 10 milyondan fazla müşteriye ulaşarak 22 milyonu aşkın kişiye sağladığı elektrik dağıtım hizmeti ile her 4 kişiden 1’ine elektrik hizmeti sunuyor.

Şirket, Bölgesel Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Merkezi (RRDC) iş birliği ile deprem bölgesindeki ekonomik, sosyal, kültürel ve sivil toplumun yeniden yapılanması ve kalkınması için insan sermayesi, gelir üretme, sürdürülebilir ekonomik kalkınma girişimlerinin stratejik planlamasına destek olmayı amaçlıyor.

Enerjisa Enerji’nin girişimleri Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliği içerisinde, bölgede etkilenen halk için geçim kaynakları oluşturma, tarımda sürdürülebilir becerilerin kazandırılması ve enerji verimliliği eğitim modülleri gibi alanlardaki programlara odaklanacak, ayrıca işgücünün korunması ve istihdama yönelik çeşitli projelerle şekillenecek. Depremlerin ardından 1,5 milyar euro değerindeki iki yıllık kapsamlı bir destek programını duyuran EBRD, bu program ile depremden etkilenen birey ve şirketlere sağlayacağı kredi miktarlarının yanı sıra altyapı yatırımları ile küçük-orta ölçekli işletmelere ve özel sektör ortaklıklarına yönelik teşvikleri de sağlayacak.

“Halkımıza karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz”

Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “EBRD ile yaptığımız yeni kredi anlaşması, şubat ayında yaşanan depremde hasar gören şehirlerimizin elektrik altyapısının yeniden oluşturulması ve modernizasyonu ardındaki itici gücü olacak. Halkımıza karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu kredi anlaşması; uzun vadeli, sürdürülebilir enerji geleceğine yönelik taahhüdümüzün de bir parçası. Bu kredi, elektrik altyapısını yeniden inşa etmemize yardımcı olmakla beraber bölgenin kalkınmasına da katkıda bulunacaktır. EBRD’nin bu projeye verdiği destek ve iş birliği yapma isteği hem şirketimiz hem de bölge halkı için olumlu bir adım. EBRD’ye teşekkür ederken, halkımızın enerji ihtiyacını karşılayan, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmak amacıyla sahada tüm gücüyle çalışan ve bu projenin başarısında büyük rol oynayan Enerjisa’daki çalışma arkadaşlarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.

Kredi ile elde edilen gelir sayesinde Enerjisa Enerji’nin enerji kayıplarını azaltmasına da olanak sağlanacak ve yılda 82 bin ton karbon emisyonunun önüne geçilecek.

EBRD Avrasya, Orta Doğu ve Afrika Enerji Direktörü Aida Sitdikova, söz konusu iş birliğini memnuniyetle karşıladığını belirterek “Depremlerden bu yana, bölgede iyileştirme ve yeniden yapılanma yönünde ilerlemek üzere müşterilerimizle yakın temas halinde çalışıyoruz. Enerjisa ile ortaklığımız, etkilenen şehirlerde elektrik dağıtımının kesintisiz olmasını sağlayacak ve bölgenin daha güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde yeniden yapılanmasına destek olacaktır” şeklinde görüşlerini ifade etti.

EBRD’nin bugüne kadar genellikle özel sektöre olmak üzere Türkiye ekonomisine 19,1 milyar eurodan fazla yatırım yaptığı belirtildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerji-deprem-sonrasi-bolgenin-yeniden-yapilanmasi-icin-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremleri Sonrasında Yapılan Yardımlar ve Destekler https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremleri-sonrasinda-yapilan-yardimlar-ve-destekler/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremleri-sonrasinda-yapilan-yardimlar-ve-destekler/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:09:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5576 “Asrın felaketi” olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında, kira yardımlarından nakdi desteklere ve borç yapılandırmasına kadar birçok alanda yaraları sarmak için çalışmalar yürütüldü.

AA muhabirinin Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, depremlerin ardından öncelikli olarak vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için nakdi yardımlar devreye alındı.

Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına acil ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla 100 bin lira nakdi yardımda bulunuldu.

Söz konusu dönemde, depremden zarar gören her aileye 10 bin lira, taşınanlara 15 bin lira yardım yapılırken, deprem bölgesindeki illere kendi araçlarıyla giden vatandaşların yakıt masrafları karşılandı.

Konteyner kentler dışında barınanlara kira yardımı yapıldı. Depremin ardından, konteyner kentler dışında barınan 349 bin 79 haneye 14 milyar 452 milyon 608 bin 500 lira kira yardımı ödenirken, 1 milyon 396 bin 316 kişi bu yardımdan yararlandı.

Diğer yardımlarla beraber depremden etkilenen vatandaşlara yapılan nakdi destek miktarı 105 milyar 455 milyon 144 bin 253 lirayı buldu.

Harcamaların yaklaşık 3 trilyon liraya ulaşması bekleniyor

Depremin yıkıcı etkilerini azaltmak ve zarar gören şehirlerin yeniden imarı için 2023 yılı bütçesinden yapılan harcama tutarı yaklaşık 950 milyar liraya ulaştı.

Özellikle konut yapımı ve çeşitli altyapı ihtiyaçlarına yönelik harcamaların bir kısmının 2024 yılı bütçesine yansıması öngörülürken, bu yıl deprem kaynaklı harcamalara 1 trilyon 28 milyar lira ayrıldı.

Bu kapsamda, 2025 yılı için 502 milyar lira, 2026 yılı için de 491 milyar lira bütçe ayrılması öngörüldü. Depreme yönelik harcama miktarının 2023-2026 döneminde yaklaşık 3 trilyon liraya ulaşması bekleniyor.

29,5 milyar liralık borç yapılandırıldı

Afetin ardından depremden etkilenen illerde “mücbir sebep hali” ilan edildi ve depremzedelerin kamuya olan borçları ertelendi. Depremzede mükelleflerin vergi borçları faizsiz 24 aya kadar taksitlendirilirken, daha önceki yapılandırma düzenlemeleri kapsamındaki borçların taksit süreleri de ertelendi.

Mücbir sebep hali devam eden mükelleflerin yapılandırma düzenlemesine başvuru süresi 2 Eylül 2024’e uzatıldı. Yapılandırma düzenlemesiyle mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerden 728 bin başvuru alındı ve bu başvurularla 29,5 milyar liralık kamu alacağı yapılandırıldı.

Vergi düzenlemeleriyle yardımlar ve sigorta tazminleri kolaylaştırıldı

Afetzede vatandaşların konaklama ihtiyacının giderilmesi için de düzenleme yapıldı. Bu kapsamda, 2023 yılında geçerli olmak üzere prefabrik yapı ve konteynerlerin tesliminde (kurulum ve montaj işleri dahil) katma değer vergisi (KDV) oranı yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi. Konaklama işletmelerinde depremzedelere verilen hizmetlerin “gider” olarak gösterilebilmesi sağlandı. Deprem bölgesindeki mükelleflerin KDV iade süreçleri kolaylaştırıldı. Ülke genelinde icra takipleri durduruldu ve deprem tarihinden önce vergi dairelerince konulmuş hacizler kaldırıldı.

Ayrıca, 2023 yılı başından itibaren ödenmeyen ve toplamı 2 bin lirayı aşmayan kamu alacaklarından vazgeçildi.

Depremlerde yıkılan, ağır veya orta hasarlı binaların emlak ve çevre temizlik vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, kullanılamaz duruma gelen taşıtların motorlu taşıtlar vergisi silindi.

DASK’ta sigortalılardan ihbar beklemeden hasar işlemleri ve ödemeleri hızla gerçekleştirildi. Yürürlüğü sona eren DASK poliçelerinin ağır hasarlar hariç olmak üzere prim tahsilatı ertelenerek otomatik yenilenmesi sağlandı. Trafik sigortası ve zorunlu deprem sigortası poliçelerinde prim ödemelerinde tahsilatlarda taksitlendirme yapıldı.

Firmalara “finansmana erişim” kolaylığı

Depremden etkilenen firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve depremin ülke genelinde ekonomik faaliyetler ve ticari işletmeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak amacıyla 250 milyar lira olarak ilan edilen Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi 400 milyar liraya çıkarıldı.

Ayrıca, bölgede faaliyet gösteren işletmeler için Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında, “Deprem Bölgesi İşletme Giderleri Destek Paketi” ve “Deprem Bölgesi Yatırım Destek Paketi” devreye alındı. KGF Teminatlı Kadın Girişimci Destek Kredisi hayata geçirilirken, kadın kooperatiflerine yönelik Can Suyu Kredi Destek Paketi oluşturuldu.

Bölgedeki esnafa 250 bin liraya kadar, 12 ayı ödemesiz, 60 ay vadeli, faizinin yarısını Bakanlığın karşıladığı yüzde 7,5 faizli kredi imkanı sağlandı. Deprem nedeniyle işletmesi zarar gören esnaf ve sanatkarların Hazine faiz destekli kredi ödemeleri de ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremleri-sonrasinda-yapilan-yardimlar-ve-destekler/feed/ 0
Depremde tanışan çağrı merkezi personeli ve afetzede arasında dostluk https://www.haber60.com.tr/depremde-tanisan-cagri-merkezi-personeli-ve-afetzede-arasinda-dostluk/ https://www.haber60.com.tr/depremde-tanisan-cagri-merkezi-personeli-ve-afetzede-arasinda-dostluk/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5573 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere Gaziantep’te yakalanan ve 7,6 büyüklüğündeki ikinci deprem sırasında binayı terk etmeyen çağrı merkezi personeli ile afetzedenin konuşması bir dostluğun temelini attı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı “Alo 153” çağrı merkezi personeli Şeyma Serin, Kahramanmaraş merkezli ilk depremin ardından vatandaşların talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için mesaisine geldi. Göreve başlayan Serin, vatandaşları dinleyerek talepleri ilgililere iletti.

Nurdağı ilçesinde yaşayan, ilk depremin ardından bulundukları binadan çıkan ve araçta ailesiyle bekleyen Medine Karataş da yardım talebi iletmek için çağrı merkezini aradı. Saat 13.24’te çağrıyı alan Serin ile Karataş, Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki ikinci depreme telefon görüşmesi esnasında yakalandı.

Sarsıntıya rağmen binayı terk etmeyen ve çağrıyı sonlandırmadan soğukkanlılığını koruyan Serin, Karataş’ı da sakinleştirmeye çalıştı.

Depremin geçmesini telefonda konuşarak bekleyen Şeyma Serin ile Medine Karataş, 1 yılda sıkı bir dostluk kurdu. Sık sık telefonla görüşen ve “kötü gün dostu” olan ikili, günlük koşturmalar ve uzaklık nedeniyle bir araya gelemedi.

6 Şubat’ın birinci yılı yaklaşırken Serin ve Karataş, çağrı merkezinde ilk kez yüz yüze geldi.

“Daha sonra durumları nasıl diye merak ettim”

Çağrı merkezi personeli Şeyma Serin, AA muhabirine, depremin yaşandığı gün vatandaşlara hizmet vermeye devam ettiklerini söyledi.

Medine Karataş ile konuştukları sırada depreme yakalandıklarını aktaran Serin, şunları kaydetti:

“İkinci deprem esnasında çağrıdaydım. Medine ile konuşurken o anda deprem oldu. Ben onu, o beni sakinleştirmeye çalıştı. Allah bir daha o günleri yaşatmasın. Ben güvenli bir yere geçin diye yönlendiriyordum. O sırada deprem olduğu için konuşmaya, işimi yapmaya devam ettim. Depremin şokuyla çok da bir şey düşünemedim ve işimi yaptım. Daha sonra durumları nasıl diye merak ettim. Telefonla görüştük, yüz yüze görüşemedik. Telefonla iletişimimizi kesmedik sürekli görüşmeye, hal hatır sormaya devam ettik. Kötü bir anı iyi bir dostluğa dönüştü.”

“İyi ki belediyeyi aramışım böyle bir dostluk kazandım”

Deprem esnasında çağrı merkezi personeli ile görüşen Medine Karataş da ilk depremden sonra arabada beklemeye devam ettiklerini belirtti.

Bir süre sonra Nurdağı’nda enkaz altında kalan bir akrabasına yardım ulaştırabilmek için çağrı merkezini aradığını anlatan Karataş, şunları kaydetti:

“Arayınca Şeyma Hanım bağlandı. Konuşma anında depreme yakalandık. Konuşmaya devam ettik o beni, ben onu sakinleştirdim. Çağrıyı kapatmadan hatta kaldı. O zamandan sonra Şeyma Hanım ile olan iletişimimiz bir daha kopmadı. Güzel bir dostluk kazanmış olduk. O anda iyi ki belediyeyi aramışım böyle bir dostluk kazandım.”

Telefon görüşmesi ses kaydına yansımıştı

Çağrı merkezi personeli Şeyma Serin ile Medine Karataş’ın 6 Şubat’ta 13.24’teki deprem anındaki telefon görüşmesi şöyle kayıtlara geçmişti:

Şeyma Serin: Gaziantep geneli bir doğal afet yaşıyoruz, bazen hatlar düşmeyebiliyor.

Afetzede Medine Karataş: Şu an deprem oluyor.

Şeyma Serin: Evet, halen deprem oluyor.

Afetzede Medine Karataş: Allah’ım Allah’ım, baba deprem oluyor.

Şeyma Serin: Lütfen güvenli bir yere geçin. Şu an çok kötü bir deprem oluyor.

Afetzede Medine Karataş: Evet.

Şeyma Serin: Yerinizde sabit durun.

Afetzede Medine Karataş: Duruyoruz. Arabanın içerisinde duruyoruz, dışarıdayız.

Şeyma Serin: Evet çünkü hala devam ediyor. Biz de burada aynı durumu yaşıyoruz.

Afetzede Medine Karataş: Tamam, teşekkür ederiz. Siz de dikkat edin lütfen.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-tanisan-cagri-merkezi-personeli-ve-afetzede-arasinda-dostluk/feed/ 0
MEB AKUB Üyesi Öğretmen, Depremde Çocuklarını Emanet Ederek Yardıma Koştu https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/ https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/#respond Wed, 31 Jan 2024 08:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5555 Milli Eğitim Bakanlığının arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmen Yeliz Yalçın, Adıyaman’da görevliyken yakalandığı 6 Şubat 2023 depreminde çocuklarını tanımadığı insanlara emanet ederek, diğer depremzedelerin yardımına koştu.

Depreme ailesiyle yakalanan Yalçın, depremin hemen sonrasında sahaya inerek arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Yalçın, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Adıyaman’ın merkez ilçesindeki Karacaoğlan Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan ve depremden önce MEB AKUB ekibinde yer alan Yalçın, burada aldığı eğitimler doğrultusunda evinde aldığı önlemlerin de etkisiyle depremden yara almadan kurtuldu.

Meslekte 12’nci yılında olan Yalçın, 15 yaşında kızı, 9 yaşında oğlunu güvenli bir alana taşıdıktan sonra direkt sahaya inerek arama kurtarma faaliyetlerine katıldı ve 1 hafta boyunca gece gündüz enkaz altından canlı çıkarılması için birimlere destek oldu.

Yalçın, 2019’dan beri AFAD gönüllüsü olduğunu, MEB AKUB’un kurulmasının akabinde 2021’de buraya dahil olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Orada zaten eğitimlerimizi sıkı bir şekilde almıştık. Hazırlıklıydık aslında, biliyorduk bir deprem beklendiğini. Maalesef o gün yaşadık. İlk gün zaten yıkıcı bir deprem olduğunu fark etmiştik. Fakat bu kadar çok yıkım olabileceğini hiç tahmin edememiştik. Binadan kendimiz çıktık, merdivenlerimiz çökmüştü. Çocuklarımızı güvenli bir alana alınca, eğitimlerden de tecrübeli olduğumuz için eşimle binadaki komşuların tahliyesini yaptık.”

“Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik”

Deprem öncesinde, MEB AKUB üyesi olmasının faydasını gördüğünü dile getiren Yalçın, “Bütün eğitimleri aldığımız için evimdeki tüm eşyaları sabitlemiştim. Düşecek, devrilecek, kapıyı kapatacak herhangi bir şey yoktu. Ulaşamadığımız arkadaşlar vardı, WhatsApp grubumuzdan Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik. Liderlerimiz tarafından yıkımın olduğu yerlere görevlendirme yapıldı. Yıkımın olduğu bölgelere grup grup dağıldık. Yapabildiğimiz kadar enkaz çalışmalarında sonrasında yiyecek, içecek gıda desteğinde bulunduk.” dedi.

Depremin 6’ncı gününden sonra Adıyaman’dan ayrılmak zorunda kaldıklarını ve Ankara’ya geldiklerini anlatan Yalçın, “Buraya gelince tabii bir boşluğa düşüyorsun. ‘Yarım bıraktığım bir şeyler var’ diyorsun. Ne yapabilirdim? MEB AKUB’un burada da olduğunu bildiğim için buradan ulaştım. Gruba dahil oldum. Burada da birçok eğitim aldık yine. Okullarımıza gidip afet farkındalık eğitimlerine katıldık. Yangın eğitimi, KBRN eğitimi aldık. Yani şu an inşallah öyle bir şey yaşanmaz ama hazır durumdayız diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yalçın, deprem sonrasındaki saha çalışmalarında her enkazın başında uzun süre bekleyemediklerini, yıkımın şehrin geneline yayıldığını, cadde ve sokakların tanınamayacak duruma geldiğini söyledi.

“Kendimiz de afetzedeydik”

Daha çok psikolojik olarak enkaz altındakilerin yakınlarına yardımda bulunduklarını belirten Yalçın, “Zaten kendimiz de afetzedeydik. Ama onları bir tarafa bırakıyorsun. Kendi çocuklarımı bile o psikolojide hiç tanımadığım birinin evine bıraktım. Ekibin çok büyük faydasını gördüm. O yüzden burada olmaktan da gurur duyuyorum.” diye konuştu.

Yalçın, unutamayacağı birçok anı biriktiğini ifade ederek, “Vücudunun yarısı dışarıda, yarısı içeride olan bir amcamız vardı. Çok konuştuk ama üzerinde beton yığınları vardı. Bir şey yapamıyorduk ama en azından konuşup elini tutuyorsun, destek olmaya çalışıyorsun.” dedi.

Ulaşım sıkıntısı oluşan noktalarda da devreye girdiklerini ve araçları sıkıntılı bölgelere gitmemeleri hususunda bilgilendirdiklerini anlatan Yalçın, “Adıyaman merkeze doğru gittiğimizde trafik çok sıkışıktı. Trafiği yönlendirecek insanlar hiç yoktu. Çünkü her yer yıkımdı. Durup arabadan indik, trafiği yönlendirdik. Yıkım olan taraflara arabaları göndermedik.” diye konuştu.

“MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı”

MEB AKUB olarak okullarda “afet farkındalık” eğitimi verdiklerini, bu kapsamda çok destek gördüklerini belirten Yalçın, “MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı. Önce çocuklarımızı çıkarıp sonra binaya geri dönüp komşularımızı tahliye ettik. Sonra ulaşamadığımız insanlar olduğu için, gruba gelen mesajlara göre destek olmaya çalıştık enkazlarda.” diye konuştu.

Altı gün boyunca depremzedelere yardım için sahada olduğunu, eşiyle birlikte enkaz altında kalanlara ve yakınlarına destek olmaya çalıştıklarını anlatan Yalçın, sonrasında oradan ayrılmanın kendileri için çok zor olduğunu dile getirdi.

O süreçte yakınları enkaz altında kalanlarla diyalog halinde olduklarını aktaran Yalçın, sonrasında da iletişim halinde olduğu depremzedelerin bulunduğunu söyledi.

Yalçın, MEB AKUB bünyesinde aldıkları eğitimlerin sahada yansımasını gördüğünü, artık Türkiye’nin herhangi bir bölgesi ayırt edilmeksizin her yerinde deprem ve afet farkındalık eğitimleri kapsamında insanların bilinçlenmesi gerektiğini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/feed/ 0
İstanbul’da görev yapan Japonya, Çekya ve KKTC’nin İstanbul başkonsolosları ‘Yılın Kareleri’ oylamasına katıldı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Wed, 31 Jan 2024 08:27:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5538 İstanbul’da görev yapan Japonya, Çekya ve KKTC’nin İstanbul başkonsolosları Anadolu Ajansı’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Başkonsoloslar, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin 2023 yılında ölümsüzleştirdiği ve “Deprem: Umut”, “Gazze: Kanıt” “Haber”, “Çevre-Yaşam” ile “Spor” kategorilerinde oylamaya sunulan fotoğraflarını inceledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, “Deprem: Umut” kategorisinde oyunu Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Kurtuluş sevinci” fotoğrafına verdi.

Demirel, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın “Kayıp” adlı fotoğrafını oylarken, “Çevre-Yaşam” bölümünde oyunu Sergen Sezgin’in “Kaçış” fotoğrafından yana kullandı.

“Haber”de Özkan Bilgin’in “Eksi’de operasyon” fotoğrafına oy veren Demirel, “Spor”da ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karesini seçti.

Demirel, yarışmada yer alan fotoğrafların birbirinden değerli olduğunu belirterek, “Fotoğraf, anı yansıttığı için zaman zaman belge olabiliyor, tarihe not bırakabiliyor, mutluluğu da hüznü de aynı anda yaşatabiliyor. O anlamda sanıyorum son dönemlerde yaşadıklarımızın etkisiyle oylama yaptım. Gerçekten değerlendirmekte çok güçlük çektim. Hepsi çok güzel fotoğraflardı.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ilkinde Gaziantep’te ikincisinde ise Adıyaman’da olduğunu anlatan Demirel, şöyle konuştu:

“Depremi yaşayan kişilerden birisiydim. Kıbrıs’taki şampiyon meleklerimizi kaybettiğimiz süreçte orada bulunmuştum. Onların adaya dönüşünü sağlamakla alakalı çalışmalar ve sağ olanları da sağ salim ülkemize geri döndürmek için çalışmalar yaptık. Asrın felaketiydi ancak insana yönelik sorumlulukları yeniden değerlendirme ve depremin değil çürük yapıların insanları öldürdüğünü çok iyi anladığımız süreçlerden geçtik. Dolayısıyla deprem fotoğraflarını oylarken çok güçlük çektim. Hepsi kendi içinde o anı bize yansıtan fotoğraflardı.”

“Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz”

Demirel, Kıbrıs’ta her sabah uyandıklarında ana vatan dedikleri Türkiye ile ilgili haberlere baktıklarını dile getirerek, “Ana vatandaki gelişmeler, mutluluk da hüzün de bizim içimizde derin bir şekilde yaşadığımız duygular. Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz. Ana vatanla ilgili bir acı varsa onu yüreğimizde derinden hissediyoruz. Dolayısıyla ben orada askerlerimizin sınırı koruma esnasındaki bir fotoğrafını oyladım.” dedi.

İçinde Türk askerinin yer aldığı fotoğrafın kendisini 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na götürdüğünü kaydeden Demirel, bu karenin yüreğinde yer ettiğini söyledi.

Demirel, oylama yaparken içinde insan hassasiyeti bulunanları seçmeye özen gösterdiğini sözlerine ekledi.

“Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım”

Ocak ayının ilk günlerinde büyük bir depremin meydana geldiği Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise yarışmadaki “Deprem: Umut” kategorisinde Esra Hacioğlu Karakaya’nın “Madenciler” fotoğrafına oy verdi.

Ülkesinin deprem, tsunami, tayfun, kar fırtınası ve yanardağ patlaması gibi afetlerle mücadele ettiğini belirten Kasahara, ateş çemberi olarak da adlandırılan Pasifik deprem kuşağında yer alan ülkesinde bu yılın ilk günlerinde meydana gelen depreme değindi.

Kasahara, afetlere karşı ilkokul çağında eğitimler verildiğini, sonraki süreçte ise tatbikatlarla vatandaşların bilinçlendirilmeye devam edildiğini aktararak, Japonya’da 1923’te meydana gelen en az 150 bin kişinin öldüğü Büyük Kanto Depremi’nin yıl dönümü olan 1 Eylül’ü “Afet Önleme Günü” olarak belirlediklerini anlattı.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” ve “Haber” grubunda Erçin Ertürk’ün “Kamuflaj” fotoğraflarını oylayan Kasahara, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Hamit Yalçın’ın “Masal Ülkesi”, “Spor” alanında ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karelerini seçti.

Kasahara, yarışmadaki fotoğrafları çok çeşitli ve güzel bulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tane seçmek çok zordu. Geçen sene dünyada afet, savaş, çok çeşitli zorluk meydana geldi. Ümit temenni eden fotoğraflar seçtim. Çok zor durumlar olsa da umut veren fotoğraflar seçtim. Sadece Türkiye’den değil yabancı ülkelerden de fotoğraflar vardı. Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım.” diye konuştu.

“Bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz”

Çekya’nın İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova’nın “Deprem: Umut” kategorisinde tercihi Aytuğ Can Sencar’ın “Depremin umudu” adlı fotoğraf oldu.

“Gazze: Kanıt” bölümünde oyunu Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” karesine veren Hajflerova, “Haber” kategorisinde Muhammed Enes Yıldırım’ın “Boğazda bir dev”, “Çevre-Yaşam” bölümünde Gerald Anderson’un “Çöpler arasında” ve “Spor” kategorisinde Annika Hammerschlag’ın “Çöplük topçuları” fotoğraflarını oyladı.

Fotoğrafların, doğal afetin neden olduğu insani acıları hatırlattığını kaydeden Hajflerova, oylarını umudu vurgulayan karelere verdiğini söyledi.

Hajflerova umudun, insanların cesur ve dirençli olduğu gerçeğine dayandığını belirterek, “Aynı zamanda birbirimiz arasında, bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz. Bu bana, insanlar ve ülkeler olarak tüm farklılıkları, diğer tüm gereksiz kavgaları ve çatışmaları bir kenara bıraktığımız ve sadece acı çeken insanlara yardım etmek için acele ettiğimiz o anı hatırlattı. Tabii ki Çek Cumhuriyeti de bunlardan biriydi. Bu bana, doğal afetlerin yeterince büyük bir sınama olduğunu ve acı çekmenin tüm insani nedenlerinin aslında gereksiz olduğunu hatırlattı.” ifadelerini kullandı.

Yarışmadaki karelerde, tüm insanların barış ve mutluluk içinde yaşamak istediğinin ve herkesin birbirinden farksız olduğu gerçeğinin vurgulandığını dile getiren Hajflerova,”Vaclav Havel’in umutla ilgili bir sözünü eklemek istiyorum. Biliyorsunuz Vaclav Havel büyük bir düşünür, büyük bir başkan ve büyük bir siyasetçiydi. ‘Umut, bir şeyin iyi sonuçlanacağına dair inanç değil, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bir şeyin mantıklı olduğuna dair kesinliktir.’ Bence bu fotoğraflar onun haklı olduğunun bir başka göstergesi.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
KADEM, Kahramanmaraş depremzede kadınlara yardım çalışmalarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/#respond Tue, 30 Jan 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5459 Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından bölgede çalışmaları yoğunlaştırdıklarını belirterek, bir yılda 10 binden fazla depremzede kadına ulaştıklarını bildirdi.

Gümrükçüoğlu, Kahramanmaraş’taki Kadın Destek Merkezi ile KADEM Kahramanmaraş İl Temsilciliğini ziyaret etti.

Merkezde depremzede kadınlarla sohbet eden Gümrükçüoğlu, afet şehitleri için hazırlanan helvayı konteyner kentte bulunanlara ikram etti.

Kentteki mezarlıkları da ziyaret eden Gümrükçüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden bir yıl geçtiğini söyledi.

Söz konusu depremlerin dünyanın en büyük felaketlerinden biri olduğunu, 50 binden fazla insanın hayatını kaybetmesiyle ülkenin yasa boğulduğunu dile getiren Gümrükçüoğlu, son bir yılda deprem bölgesine 12 milyon liradan fazla ayni yardımı ulaştırdıklarını belirtti.

Temsilcilerin ve gönüllülerin yanı sıra KADEM yönetiminin de bölgeye defalarca geldiğini kaydeden Gümrükçüoğlu, “55 ilde temsilciliğimiz var. Oradan gönüllüleri buraya getirerek sahadaki tüm mağdur kadınlara yardım etmeye, destek olmaya çalıştık. Tabii Kadın Destek Merkezi çok önemli bir işlev görüyor. Şüphesiz afetlerden herkes etkileniyor ama kadınlar, çocuklar ve yaşlılar daha farklı bir acı yaşıyorlar. O dönemde de hamile kadınlar, yeni doğum yapmış kadınlar, henüz küçük bebeği olan emzikli hanımlar vardı. Onların ihtiyaçları bambaşka.” diye konuştu.

Gümrükçüoğlu, yerinde tespit ettikleri ihtiyaç sahipleri için merkez kurarak, onlarla daha yakından ilgilenmek için yola çıktıkları bildirdi.

Bir yıllık süre zarfında sadece Kahramanmaraş’ta 5 binden fazla kadına ulaştıklarına dikkati çeken Gümrükçüoğlu, kadınların istekleri doğrultusunda kurslar açtıklarını ve atölyeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

“Burada kalıcı olacağımızı söylemiştik, sözümüzü de tuttuk”

Kadınların iyi oluş hallerine destek olmaya gayret ettiklerini, hukuki konuların yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığıyla protokol yapıp manevi destekler de sunduklarını, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve Malatya’da Kadın Destek Merkezleri oluşturduklarını anlatan Gümrükçüoğlu, şöyle devam etti:

“Bir yıllık süreçte baktığımızda deprem bölgesinde 10 binden fazla kadına ulaşmışız. Deprem olduktan sonra her şey değişti. Hem bütçeyi hem insan gücünü bu tarafa çevirdik. 2024’te de buraya ayırdığımız bütçeyi, gönderdiğimiz gönüllü sayısını ve personeli artıracağız. Çünkü Kadın Destek Merkezi’ni ilk açtığımızda ben oradaki hanımlara şöyle bir cümle kullanmıştım: ‘Biz hep burada kalacağız, biz buradan ayrılmayacağız.’ Yani deprem bitti, yardımları bitirip dönmeyeceğiz. Biz burada kalıcı olacağımızı söylemiştik, sözümüzü de tuttuk. Bunun haklı gururunu yaşıyorum. O sebeple hizmetlerimizi artırarak devam ettireceğiz.”

Gümrükçüoğlu, konteyner kentlerdeki pek çok erkeğin, “KADEM’den sonra eşimizin yüzü daha çok gülüyor, çocuklar daha mutlu.” şeklindeki ifadelerine tanıklık ettiklerini, depremzede kadınları desteklemeye, onlarla yol yürümeye devam edeceklerini dile getirdi.

KADEM temsilcilerinin ve gönüllülerinin deprem bölgesinde büyük özveriyle çalıştığının altını çizen Gümrükçüoğlu, “Biz deprem bölgesine gönüllü aradığımız zaman ‘Ben gitmem.’ diyen olmadı. Hepsi ‘Ben ne zaman gidebilirim, ben daha önce gideyim.’ dediler.” ifadelerini kullandı.

“Depremzedelerin ramazan iklimini çocuklarıyla yaşamalarını sağlayacağız”

KADEM’in yaklaşan ramazan ayı için de planlama yaptığını aktaran Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:

“Geçen ramazanda biz Kahramanmaraş’ta da diğer illerimizde de çadırlarımızı süslemiştik, ışıklandırmıştık. Depremzedelerin ramazanın o ruhunu yaşamalarını istedik. Çünkü ramazanın bu topraklar için ayrı bir anlamı var. İnsanlara kucak açtığımız, onları evimizde ağırladığımız bir dönem. Mümkün olsa her akşam bir iftar verip kardeşlerimizi ağırlamak istediğimiz bir dönem. Tabii deprem bölgesinde insanlar bunu yaşayamaz oldu. Hep şunu söylediler, ‘Benim evim olsa sizi evimde ağırlardım ama bir evim yok. Sadece çadırım var ve çorba yapabiliyorum.’ Biz de onlara yemeklerimizle hurmamızla ramazan erzakımızla gittik. Ramazan eğlencelerini bölgeye taşıdık. Geçen sene Hacivat ve Karagöz oyunları, ramazandaki şerbetçi amcalar ve pamuk şekerlerle panayır gibi yapmıştık. Bu sene de buna yine devam edeceğiz. Buradaki kadınlar başta olmak üzere depremzedelerin ramazan iklimini çocuklarıyla yaşamalarını sağlayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yapılan faaliyetler https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketi-olarak-nitelendirilen-kahramanmaras-merkezli-depremler-sonrasi-yapilan-faaliyetler/ https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketi-olarak-nitelendirilen-kahramanmaras-merkezli-depremler-sonrasi-yapilan-faaliyetler/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5231 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıkıcı etkilerini yaşayan 11 ilde, yaklaşık 3 milyon 920 bin öğrenci ve 220 öğretmen ile depremzede halkın yaralarının sarılması için bir seferberlik anlayışı içerisinde faaliyetler yürütüldü.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen deprem felaketinin ardından merkez teşkilatı birimlerince ve 11 il milli eğitim müdürlüğü tarafından kapsamlı çalışmalar yapıldı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ilde, yaklaşık 3 milyon 920 bin öğrenci ile 220 bin öğretmen etkilendi.

Cumhuriyet tarihinin en çok can ve mal kaybına yol açan felaketlerinden biri olan depremlerin yarattığı tahribatı ortadan kaldırmak için Bakanlıkça depremin ardından Kahramanmaraş, Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Hatay, Adana, Osmaniye, Adıyaman’da pek çok çalışma yürütüldü.

Bu çalışmalar, “arama-kurtarma”, “bakım ve onarım”, “okulların eğitim-öğretime hazırlanması”, “psikososyal destek”, “üretim”, “taşımalı eğitim”, “barınma ve beslenme”, “tablet ve kırtasiye dağıtımı”, “LGS ve YKS hazırlık kursları”, “halk eğitim kursları”, “öğretmenlere yönelik hizmet içi faaliyetler”, “MEB AKUB ekiplerinin çalışmaları”, “deprem bölgesindeki öğrencilere yönelik geleneksel oyunlar ve bilim şenliği gibi” başlıklarda toplanıyor.

Depremin hemen ardından yaklaşık 5 bin kişilik Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB) ekipleri, enkazlarda arama-kurtarma çalışmalarına katıldı, depremzede vatandaşların yaşadığı olumsuz duyguları en aza indirmek için psikososyal destek faaliyetleri yürütüldü.

AKUB ekipleri, bölge dışından gelen ekiplerin çalışmalarının koordine edilmesi ve çadır kurulumu, yiyecek-içecek dağıtımı gibi görevler de yaptı.

Eğitim yapıları analiz edildi

Bakanlık, depremin hemen ardından eğitim ortamlarının fiziki kapasitesinin iyileştirilmesinden eğitimin faaliyetlerinin kalitesinin artırılması ve depremzede vatandaşların hayata tekrar tutunmalarını sağlayacak süreçler yürüttü.

Bu kapsamda, eğitim yapıları analiz edildi, ağır hasarlı binaların yıkımına, orta hasarlı binaların ise deprem performans analizlerinin yapılmasına karar verildi. Analiz sonrası yıkım ve güçlendirilme kararı verilenler ile ağır hasarlı olup direk yıktırılan binalar yeni yerleşim planlamaları dahilinde değerlendirilerek yatırım planlaması yapıldı.

Kademeli olarak eğitim-öğretime başlama kararının alınmasıyla eğitim-öğretime açılabilir durumda olan az hasarlı okullar belirlendi. Bu kapsamda belirlenen yaklaşık 45 bin dersliğin onarım çalışmaları tamamlanarak öğrencilerin hizmetine sunuldu.

754 bin 180 depremzedeye konaklama ve yemek hizmeti

Depremlerin ardından 27 Eylül 2023’e kadar Bakanlığa ait öğretmenevi ve akşam sanat okullarında toplam 754 bin 180 depremzedeye konaklama ve yemek hizmeti verildi.

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilere destek olmak için 82 özel eğitim destek çadırı ve konteyner sınıfı oluşturuldu. Deprem bölgesinde tüm çadır bölgeleri ve toplanma yerlerinde çocuklar için 416 adet psikolojik destek, oyun ve etkinlik çadırı kuruldu. Bu çadırlarda 4 bin 574 rehber öğretmen/psikolojik danışman görev aldı.

Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarda öğrenciler ile 1 milyon 59 bin 854 görüşme, veliler ile 513 bin 650 görüşme ve öğretmenler ile 954 bin 414 görüşme gerçekleştirilerek bireysel ve grupla psikolojik destek çalışmaları yürütüldü.

Deprem bölgesine 21 bin 569 yeni öğretmen atandı

Bakanlık, 2023 Mart sözleşmeli öğretmenlik ataması sürecinde 21 bin 569’u deprem bölgesinde bulunan 10 ile olmak üzere toplam 44 bin 573 öğretmenin atamasını yaptı.

Yeni atanan veya görev yeri değişikliği nedeniyle yeni görev yerlerinde çalışmaya başlayacak öğretmenler için öğretmenevi ve akşam sanat okullarında konaklama hizmeti sağlandı.

Öğretmenlerin deprem bölgesi dışındaki illere tayin istekleri yerine getirildi, deprem bölgesi dışındaki illerde görev yapan öğretmenlerden gönüllü olanlar deprem bölgesine görevlendirildi, farklı zamanlarda yapılan atamalarla öğretmenlerin sağlık özrü ve aile birliğine dayanan yer değiştirme işlemleri gerçekleştirildi.

Ek kontenjan tanınarak burs verildi

Öğrencilerin istedikleri illere nakilleri gerçekleştirildi, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı için ayrılan 70 bin burs kontenjanı bu yıl deprem bölgesi için 100 bine çıkarıldı.

Liseye Geçiş Sistemi (LGS) sürecinde tercih döneminde, merkezi sınavla öğrenci alan okullara yerleştirme tercihi yapmış deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illerde kayıtlı olan öğrenciler için her 30 kontenjana 2 öğrenci olacak şekilde ek kontenjan verildi.

370 binin üzerinde öğrenci taşımalı eğitim ve yemek hizmeti alıyor

Depremde yıkılan ya da hasar gören okullarda eğitim gören öğrenciler taşımalı eğitim kapsamına alındı ve yemek hizmetinden faydalandırıldı.

Bu kapsamda, MEB verilerine göre, 370 binin üzerinde öğrenci, 11 ilde taşımalı eğitimden ve yemek hizmetinden yararlandı. Bölgede, 2 bin 500 dolayında servis aracı görevlendirildi.

Öğrenme kayıplarının telafisi için destekleme ve yetiştirme kursları ve yaz okulları açıldı, örgün öğretim dışında kalan vatandaşlar için giyim, el sanatları, nakış, sanat tasarım, görsel sanatlar, dekoratif sanatlar, moda tasarım, yiyecek içecek gibi alanlarda halk eğitimi kursları açıldı. Ayrıca deprem bölgesinde bulunan öğrencilere toplam 80 bin kırtasiye seti yardımı yapıldı.

Depremden etkilenen öğrencilerden iller arası nakli yapılanlar ile afet bölgesinde eğitime devam edecek olanlara verilmek üzere 26 milyon 885 bin 685 adet ücretsiz ders kitabı ve yardımcı kaynak dağıtıldı.

Deprem bölgesi için 82 bin tablet, 30 bin televizyon, 15 bin etkileşimli tahta

Öğrencilerin eğitim materyallerini, dijital ortamlarda takip edebilmesi için Bakanlık kaynaklarıyla ve hayırseverlerin bağışlarıyla edinilen tabletler, depremden etkilenen 8. ve 12. sınıf düzeyindeki öğrencilere öncelikli olmak üzere 82 bin 750 adet dağıtıldı.

Deprem bölgesinde hasarlı okullardaki etkileşimli tahtaların taşınması için illerin ödenek talepleri karşılandı. Deprem bölgesindeki iller öncelikli olmak üzere 15 bin etkileşimli tahta kurulumu gerçekleştirildi.

Deprem bölgesi için 30 bin 10 televizyon ile depremden etkilenen illerde bulunan öğrencilerin TRT EBA kanallarından yayınlanan dersleri takip etmeleri amaçlandı.

11 il genelinde, 62 e-Sınav salonu yerinde kontrol edildi ve toplamda 29 e-Sınav salonu devreye alındı. Kontrolleri yapılan ve henüz açılmayan 33 e-Sınav salonunun açılması için süreç devam ediyor.

Mobil Bilim Merkezi hizmetinden 25 bin öğrenci yararlandı

Deprem sonrasında bölgede bulunan öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen psikososyal destek çalışmalarına Mobil Bilim Merkezi Projesi ile destek verildi. Mobil Bilim Merkezi, deprem bölgesi faaliyetleri kapsamında Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya’da bulunan bütün çadır kentlere, depremzede vatandaşların kaldığı yurt ve konteyner bölgelerine gidilerek faaliyetlerde bulunuldu. Bu bölgelerde bulunan yaklaşık 25 bin öğrenciye hizmet verildi.

Deprem bölgesindeki öğretmenlerin barınma ihtiyaçları için konteyner planlaması

Bölgede görev yapan ve yeni atanan öğretmenlerle yapılan birebir görüşmeler neticesinde öğretmenler için ihtiyaç duyulan konteyner sayıları ilçe bazlı olarak tespit edildi.

Konteyner ihtiyaç planlaması, öğretmenlerle birlikte ailelerinin de konaklamasını sağlayacak şekilde yapıldı. Belirlenen konteyner ihtiyacı AFAD Başkanlığına iletildi ve toplam 11 bin 76 konteynerin illere sevki AFAD tarafından yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığınca ayrıca, depremin yaşandığı illerde yürütülen projeler, toplanan gıda, barınma, hijyen gibi yardım malzemeleri, gönüllü öğretmen ve personel durumu, okul-kurum verileri gibi pek çok çalışma da yürütüldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/asrin-felaketi-olarak-nitelendirilen-kahramanmaras-merkezli-depremler-sonrasi-yapilan-faaliyetler/feed/ 0
Depremde Yakınlarını Kaybeden Kadınlar ADEM’de Yaşama Tutunuyor https://www.haber60.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybeden-kadinlar-ademde-yasama-tutunuyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybeden-kadinlar-ademde-yasama-tutunuyor/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5228 Diyarbakır’da depremde yakınlarını kaybeden kadınlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki Bağlar Aile Destek Merkezi’nde (ADEM) verilen kurslarla yaşama tutunuyor.

Diyarbakır’da yaşayan Ayşe Çetinkaya, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde enkaz altında kalan oğlu, gelini ve 5 yaşındaki torununu, Şirin Ata da ablası, eniştesi, 4 yeğeni, ablasının gelini ile torununu kaybetti.

Depremde sevdiklerini kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan kadınlar, sık sık yakınlarının mezarını ziyaret ederek gözyaşı döküyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki ADEM’de verilen kurslarla yaşama tutunmaya çalışan Çetinkaya ve Ata, merkezde ayrıca psikolojik destek alıyor.

“Zor günlerim oldu, o acı paylaşılamaz ancak yaşayan bilir”

Çetinkaya, AA muhabirine, gelinin Kahramanmaraşlı olduğunu, oğlunun ailesiyle depremde kente gittiğini anımsattı.

“Oğlum ve ailesi o gece oraya misafirliğe gitti. Orada kalınca deprem oldu. Zor günlerim oldu, o acı paylaşılamaz ancak yaşayan bilir. Fotoğraflara bakınca üzülüyorum, ağlıyorum. Fotoğraflarını hep büyütüp duvarlara astım.” diyen Çetinkaya, büyük bir acı yaşadığını söyledi.

ADEM’den bir ekibin evini ziyaret ettiğini ve merkeze gelmeye başladığını anlatan Çetinkaya, şöyle devam etti:

“İnsan buraya gelince stres atıyor, ferahlıyor. Bir şeylerle meşgul oluyorsun. Psikoloğumuz var. Arkadaşlarla her şeyi paylaşıyoruz. Herkes destek oluyor. İnsan arkadaşlarıyla derdini paylaşıyor. Burası bana iyi geliyor. Evde yalnızım, buraya gelince, arkadaşları görünce derdimi biraz unutuyorum.”

“Burada işe daldığımda, konsantre olduğumda aklıma bir şey gelmiyor”

Şirin Ata da, Diyarbakır’da depremde yıkılan Hisami Apartmanı’nda ablası, eniştesi, 4 yeğeni, ablasının gelini ile torununu kaybettiğini dile getirerek, Irak’ta çalışan yeğeninin erken doğum yapan eşini ve kuvözde olduğu için göremediği bebeğini ilk defa görmek için deprem gecesi Diyarbakır’a geldiğini anlattı.

Bebeğin deprem gecesi kuvözden çıkarıldığını anımsatan Ata, şöyle konuştu:

“Yeğenim, gece geldi ve bebeğini 2 saat görebildi. Sabaha karşı deprem oldu. Depremde, ablam, eniştem, yeğenlerim, ablamın gelini ve torunu hepsini kaybettik. Deprem gecesi onlardan haber alamayınca üzerime montumu aldım, çıplak ayakla koştum. Yağmur yağıyordu, yolda düşe kalka oraya vardım. Binaya bakınca, o anı hiç bir zaman anlatamıyorum. Hepsi birlikte gitti ve o duyguyu hiçbir zaman anlatamam.”

Deprem sonrası sıkıntılardan uzaklaşmak için merkeze gelmeye başladığını aktaran Ata, merkezin büyük faydasını gördüğünü kaydetti.

Ata, “Eğer bu merkeze gelemezsem yapamam, evden kaçıyorum. Kursa geliyorum. Burada işe daldığımda, konsantre olduğumda aklıma bir şey gelmiyor. Aklıma geldiğinde arkadaşlarla konuşuyorum, bir terapi gibi oluyor. Psikoloğumuz bize terapi yaptığında bana iyi geliyor, korkularım gidiyor.” diye konuştu.

ADEM Koordinatörü Arzu Çetin ise, depremde kadınların zor bir süreç yaşadığını, onlara destek için çeşitli çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Deprem afetinden sonra evlerinden çıkmak istemeyen, depremde birinci derece yakınlarını kaybeden kadınların ellerinden tutarak, merkeze getirdiklerini ifade eden Çetin, eğitimlerin ve seminerlerin çok faydasının olduğunu söyledi.

“Hepimiz birlik olarak yüreklere dokunuyoruz”

Psikolojik danışman ve oyun terapisti Sena Nur Serengil de Bakanlığa bağlı olarak depremin ilk gününden bugüne kadar depremin izlerini taşıyan ve merkeze gelen tüm kadın ve çocuklara psikolojik destek verdiklerini dile getirdi.

Kursların ve sağlanan psikoloji desteğin depremzede kadınlar için çok olumlu sonuçları olduğunu aktaran Serengil, “Depremin yıl dönümü yaklaştığı için tekrardan yoğun bir talep var. Depremzedeler, ‘Tekrar avize sallanıyor, sarsıntılar başlıyor, o günün gelmesini istemiyorum, çünkü kayıplarımı hatırlıyorum, acılarım tazeleniyor.’ diyorlar. Bu normal bir süreç. Bu nedenle evde yalnız kalmamaları için merkez onlar için büyük bir fırsat. Buraya geldiklerinde herkesin kaybı farklı olsa da hepimizin acısı bir. Hepimiz birlik olarak yüreklere dokunuyoruz, yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz. Onlara güven duygusunu veriyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yakinlarini-kaybeden-kadinlar-ademde-yasama-tutunuyor/feed/ 0
AFAD’ın arama kurtarma köpekleri Paşa ve Paz, enkazlarda canlıları tespit ederek kurtarıyor https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/ https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/#respond Fri, 26 Jan 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5113 AFAD’ın arama kurtarma köpekleri Paşa ve Paz, kendilerinden sonra bu görevi yapacak köpeklerin arama kurtarma eğitimlerine katkı sağlıyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde, arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere Ankara’dan deprem bölgesine giden AFAD’ın arama kurtarma köpekleri 7,5 yaşındaki Paşa ve Paz, 14 canlıya ulaşarak enkazdan çıkarılmalarını sağladı.

Paşa ve Paz’ın enkazlarda tespit ettiği kişiler arasında protein tozu içip hayata tutunan, depremin 198’inci saatinde sağ olarak kurtarılan 2 kardeş de yer aldı.

Kahramanmaraş’taki Pınar Apartmanı’nın enkazında, 5 ekibin günlerce yaptığı çalışmaya rağmen umutların tükendiği anda Paşa ve Paz, dakikalarca havlayarak 17 yaşındaki Muhammed Enes ve 21 yaşındaki ağabeyinin de yerinin tespit edilmesini sağladı.

AA muhabirine konuşan Paz’ın eğitmeni Sait Açıkalın, deprem haberini alır almaz bölgeye gittiklerini, 24 gün boyunca enkazdan enkaza koştuklarını, Paz ve Paşa’nın 14 canlı tespit ettiğini aktardı.

6 Şubat depremlerinde yaşananların kendilerini çok etkilediğini ifade eden Açıkalın, “Burada bizi en çok etkileyen 198’nci saatte, artık umutların kesildiği zamanda tespit ettiğimiz canlar oldu. Enkazda yaklaşık 5 ekip arama yaptı, canlıya ulaşamayınca bizden yardım istediler. Enkazda arama yaptık, 2 köpeğimiz de sinyal verdi. Bölgede çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Arama yapan ekipler umutlarını kesmişti aslında ama köpeklerimizin ısrarla sinyal verdiğini söyledik. Ertesi sabah 2 kardeş o enkazdan çıkartıldı. Kardeşlerin de bir hikayesi vardı, 198 saat boyunca protein tozu yiyerek hayatta kalmışlar, onları aslında bizim köpeklerimiz buldu.” diye konuştu.

Yıkıntılarda canlı tespiti yapıldıktan sonra işin kurtarma ekiplerine devredildiğini kaydeden Sait Açıkalın, “Ben kardeşlerin çıkartılma anına şahit olmadım ama oradaki arkadaşlardan görüntülerini çekmelerini istedim. Biz aramayı yapıyoruz, bir sonraki enkaza geçiyoruz. Orada artık kurtarma ekipleri çalışmaya başlıyor.” ifadelerini kullandı.

“Seslerini duyduğumuz an çok güzel bir duyguydu”

Bir başka enkazda tespit ettikleri anne ve kızının sesini duyduklarında da duygulu anlar yaşadıklarını anlatan Açıkalın, şunları söyledi:

“Kahramanmaraş depremi bizim için çok büyük bir olaydı, ülkemizde daha önce görülmemiş büyüklükte depremdi. Enkazda anne ve kızının yerini tespit ettik, onların hikayeleri de çok etkilemişti. Köpeklerimiz çok zor koşullarda ince boşluklardan geçerek bir enkazda bize sinyal verdi. Gidip bağırdığımızda da anne ve kızının orada sesini almıştık, onların sağ olarak çıkartılması çok güzel bir duyguydu. Verdiğimiz bütün emeklerin karşılığını alıyorsunuz. Emeklerin boşa gitmediğini, mesleğin kutsal olduğunu tekrar anlıyorsunuz ve bir cana ulaşmanın mutluluğu çok büyük.”

Eğitim alan köpeklere rol model oluyorlar

Deprem bölgesinde arama kurtarma köpeklerinin zaman zaman yaralandığını ayaklarında derin kesikler oluştuğunu ama buna rağmen yıkıntılar arasında canlı aramaya devam ettiklerini söyledi.

Açıkalın, “Köpeğimizi o günler için yetiştirmiştik. Köpeğimiz enkazdan çıktı, tedavisini yaptık, sonra başka enkaza koştu, o şekilde çalışmalarımız sürdü.” dedi.

Paz ve Paşa’nın afetlerde büyük tecrübeler edindiğini, arama kurtarma köpeklerinin bu tecrübelerinin diğer köpeklerin eğitiminde kullanıldığını ifade eden Açıkalın, Paz ve Paşa’dan da bu kapsamda yararlanıldığını vurguladı.

Açıkalın, Paz ve Paşa’nın parkurlardaki çeviklik eğitimleri ve havlama kutularındaki canlı arama eğitimlerinde yer aldığını, eğitim alan arama kurtarma köpeklerine rol model olduğunu söyledi.

Paşa’nın eğitmeni Bülent Güllü, AFAD bünyesinde ülke geneli sertifikalı 19 köpeğin bulunduğunu, Ankara’da 2 köpeğin daha eğitimlere başladıklarını kaydetti.

Güllü, Elazığ, İzmir ve Kahramanmaraş merkezli depremde büyük başarı elde eden Paşa ve Paz’ın tecrübelerini, diğer köpeklerin eğitimlerinde kullandıklarını dile getirdi.

Deprem öncesindeki eğitimlerin arama kurtarma köpeklerinin enkazlardaki başarısını arttırdığına işaret eden Güllü, yeni eğitimine başlanan köpeklerin enkazda “oyun arkadaşlarını” aradıklarını, yaşları ilerledikçe görev bilinciyle davrandıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/feed/ 0
Depremde çenesini kaybeden genç kızın tek hayali ailesine ‘anne’ ve ‘baba’ diyebilmek https://www.haber60.com.tr/depremde-cenesini-kaybeden-genc-kizin-tek-hayali-ailesine-anne-ve-baba-diyebilmek/ https://www.haber60.com.tr/depremde-cenesini-kaybeden-genc-kizin-tek-hayali-ailesine-anne-ve-baba-diyebilmek/#respond Fri, 26 Jan 2024 07:36:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5059 HATAY (İHA) – Hatay’da depremde kafasına aldığı darbe sonrası çenesini hareket ettiremez hale gelen ve aylardır konuşamayan Yeliz Seyyar’ın tek hayali kendisini şırıngayla besleyen ailesine ‘anne’ ve ‘baba’ diyerek seslenebilmek.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Depreme Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde yakalanan Seyyar ailesinin 16 yaşındaki kızı Yeliz Seyyar, enkaz altında kaldı. Ailesi tarafından kurtarılan genç kız, kafasına aldığı darbe sonrası çenesinde kemik kaybı yaşadı ve çenesini hareket ettiremez hale geldi. Hastanedeki tedavi sürecinin ardından Antakya ilçesinde konteyner kentte yaşamaya başlayan aile, genç kızı elleriyle şırıngayla besliyor. Ailesiyle sadece yazılı olarak iletişim kurabilen Seyyar’ın tek isteğiyse yeninden ailesine ‘anne’ ve ‘baba’ diyerek seslenebilmek.

“Bize yazarak ya da telefonla her şeyi bildiriyor”

Kızının yaşadığı zorlu süreçleri anlatan Fatma Seyyar, evladının eski güzelliğine kavuşmasını istediğini belirterek, “3 çocuğum var. Yaren ve Yeliz bunlar 11 yıl sonra oldu. Kurban olduğum Rabbim 6 Şubat’ta bize deprem verdi. Kızım, ben ve oğlum aşağıya inerken merdivenlerde evin önü üstümüze göçtü. Biz enkaz da kaldık, baba ile ikizin birisi arkada geldi. Bizi kurtardılar, bir baktım Yeliz’in çenesi tamamen kopmuş. Ben eşime o sırada bağırdım. Mustafa, Yeliz’in tüm çenesi kopmuş dedim. Ben orada zaten mahvoldum. Görümcem acilde giriş yaptığı sırada, Yeliz Seyyar diye bağırıyorlardı. Ben arıyordum. Ben ararken bulamadım. Yeliz’i tanıyamadım. Yeliz hemen koluma yapıştı. Kendisi beni tanıdı. Yeliz’in yüzü çok kötüydü. Ben o anda ne yapacağımı bilmedim. Kızım sadece anne desin, eski sağlığına kavuşsun. Başka hiç bir şey istemiyorum. Hayatta hiç bir şeyimiz kalmadı. Hiç bir şey istemiyorum sadece anne desin. Sağlığına ve eski güzelliğine kavuşsun. Bize yazarak ya da telefonla her şeyi bildiriyor. Acıktığını söylüyor. Ne istiyorsa böyle. Zaten hiçbir yere çıkmıyor, gezmiyor. Kızım parka götüreyim diyorum. Gitmiyor. Sıvıyla, çikolata türleriyle, pudingle boğazına kadar götürürüz. Şırıngayla içecekleri boğazına kadar götürüyoruz. Öyle yiyor” dedi.

“Depremde enkaz altında kalan kızım çenesini kaybetti”

Depremde kızının çenesine aldığı darbe sonrası kemik kaybı yaşadığını belirten baba Muhammed Seyyar evladının tekrar sağlığına kavuşabilmesi için destek beklediklerini belirterek, “Depremde enkaz altında kalan kızım çenesini kaybetti. Şu anda çenesinde kemik yok. Nakil yapılması lazım. Çene kemiği olması lazım. Dişleri yok, sıvıyla besliyoruz. Kendisini, kendi doktoruna hastaneye de götürdük kimse risk almıyor. Kızımın bir kez baba demesini eski sağlığına kavuşmasını istiyoruz. Eskisi gibi kardeşleriyle, ailesiyle güzel vakit geçirmesini konuşmasını, kendisini ifade etmesini istiyoruz. Özel hastaneye de götürdük. Yüksek ücret olduğu için gücümüz yetmiyor. Hiçbir durumumuz yok. ve çalışmıyoruz. Şu an 5 kişi 1 konteynerdayız. Elimizden geldikçe kızımızı yaşatmaya çalışıyoruz. Özel hastanelerde çok yüksek miktar olduğu için yaptıramıyoruz. Rabbimin rızası için hayırseverlerden çocuğum için eski sağlığına kavuşması için yardım talep ediyoruz” dedi. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-cenesini-kaybeden-genc-kizin-tek-hayali-ailesine-anne-ve-baba-diyebilmek/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta yıkılan apartman davası başladı https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:39:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5017

KAHRAMANMARAŞ’ta meydana gelen depremlerde yıkılarak 52 kişinin hayatını kaybettiği ve bilirkişi raporunda kaçak kat yapıldığı belirtilen Reyyan Apartmanı’nın davası başladı. 3’ü tutuklu 4 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada müteahhit Muhammet Karaaslan, binanın yıkılmasına kaçak katın neden olduğunu ve bunu kendisinin yapmadığını belirterek, “Kaçak kat, binaya ilave 6 ila 8 ton yük bindirmiş ve binanın statik sistemini tamamen bozmuştur” dedi.

Kahramanmaraş 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, depremde yıkılan binada ölen 52 kişinin yakınlarıyla tarafların avukatları katıldı. Tutuksuz Nasuh Atılgan’ın katılmadığı duruşmaya tutuklu sanıklar Muhammet Karaaslan, Mesut Vahit Kazancı ve Harun Gümüşer cezaevlerinden SEGBİS sistemiyle katıldı.

Duruşmada ilk olarak Mesut Vahit Kazancı’nın savunması alındı. Suçlamaları kabul etmeyen ve sağlık sorunları nedeniyle acil tahliyesini isteyen Kazancı, Harun Gümüşer’in teklifi üzerine binada fenni mesul olarak görev aldığında inşaatın 5’nci katta olduğunu ve birkaç defa bakmak için gittiğinde bir aksaklık göremediğini söyledi. Bir süre sonra başka işleri nedeniyle görevi bıraktığını belirten Kazancı, “Bu apartmanın statik projesini ben hazırlamadım. Ayrıca bu apartmana sonradan ilave kat çıkıldığını öğrendim. Bu durumun binanın statiğini olumsuz etkilemiş olabileceğini düşünüyorum. Binanın altında bulunan işyerlerindeki taşıyıcı kolonlara da zarar verilmiş olabilir. Bilirkişi raporunu kabul etmiyorum, raporda neden kusurlu gösterildiğimi anlayamadım. Bu apartmandan dolayı kusurum yoktur. Ben bir tek Harun Gümüşer’i tanıyorum. Kaçak katı kimin yaptığını da bilmiyorum” diye konuştu.

‘KAÇAK KAT, BİNANIN STATİK SİSTEMİNİ TAMAMEN BOZMUŞTUR”

Binanın müteahhidi Muhammet Karaaslan ise suçlamaları kabul etmedi. Binayı bir üre sonra diğer sanık Nasuh Atılgan’a devrettiğini kaydeden Karaaslan, kendisini şöyle savundu: “Depremlerde oluşan yer ivmeleri, proje tasarımında kullanılan etkin yer ivmelerinden çok üstündedir. Deprem neticesi yıkılan binanın hasarlı olan kolon, kiriş ve temellerden alınan numunelerden normal sonuç vermesi beklenemez. 5 tane temelden 2 tane kirişten olmak üzere toplam 7 tane karot örneği alınmıştır. Alınan bu karot örnekleri de uygun muhafaza edilmemiştir. Karot sonuçlarından bazılarının yanlış değerlendirilmesi malzemelerin kalitesizliğini belirlemez. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Reyyan Apartmanı’nın depremde yıkılmasına neden olan kaçak katı zaten benim yapmadığım iddianamede de var. Kaçak kat, binaya ilave 6 ila 8 ton yük bindirmiş ve binanın statik sistemini tamamen bozmuştur.”

Harun Gümüşer de suçlamaları kabul etmedi. Gümüşer, hem yapı denetim firması olduğunu hem de inşaatlar yaptığını ve değil yıkık orta hasarlı binasının dahi olmadığını ifade ederken, Reyyan Apartmanı’nın yönetmeliklere uygun yapıldığını söyledi.

Duruşmada söz verilen ölenlerin yakıları da sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi. Şikayetçi olanlardan Serap Arıcıoğlu, konuşurken gözyaşlarına hakim olamadı. Binada kız kardeşini kaybettiğini belirten Arıcıoğlu, “Benim tek kardeşimdi. 6 aylık evli, 4 aylık da hamileydi. Depremden 2 gün önce cinsiyetini öğrendik, erkek olacaktı. Hayallerimiz vardı. Ben kardeşimi geri getirebilir miyim? Benim 2 çocuğumun teyzesiydi. Ben de teyze olacaktım” diyerek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Mesut Vahit Kazancı’nın sağlık sorunlarının cezaevinde kalmasına engel olup olmadığının tespiti için Kazancı’nın hastaneye sevkine karar verip davayı erteledi.

]]> https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/feed/ 0 İstanbul’daki adliyelerde görev yapan cumhuriyet başsavcıları, 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-adliyelerde-gorev-yapan-cumhuriyet-bassavcilari-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-adliyelerde-gorev-yapan-cumhuriyet-bassavcilari-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/#respond Thu, 25 Jan 2024 07:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4928 İstanbul’daki adliyelerde görev yapan cumhuriyet başsavcıları, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Metin Sarıhan, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin yurt içi ve dışında çektiği, “Haber”, “Çevre-Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” kategorilerinde oylamaya sunulan fotoğrafları inceledi.

“Deprem: Umut” kategorisinde Murat Şengül’ün “Hoş geldin” karesine oy veren Sarıhan, “Memleketimizde meydana gelen ve toplum olarak hepimizi üzen bu vahim olaydan dolayı binlerce vatandaşımızı kaybettik. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu yoğun üzüntü içerisinde, deprem bölgesindeki bir kardeşimizin sivil toplum kuruluşları, AFAD ve aziz milletimizin değerli temsilcileri tarafından deprem bölgesindeki bir binadan kurtarılan bu genç kardeşimizin sevinci, bende ve oradaki arkadaşlarımızda da büyük sevinç yaratmış. Bu beni etkiledi. Sevinçler paylaşınca güzelleşir, üzüntüler paylaşılınca azalır. Bu bizim temel felsefemiz.” ifadelerini kullandı.

Sarıhan, “Gazze: Kanıt” kategorisinde ise Belal Khaled’in çektiği “Haykırış” isimli fotoğrafı oyladı.

Hayatını kaybeden Filistinliler için Allah’tan rahmet dileyen Sarıhan, bu tür acıların bir daha hiç yaşanmaması ve Filistinlilerin huzura, mutluluğa ermesi için dualarının devam ettiğini belirtti.

“Çevre-Yaşam”da İsa Terli’nin “Boğazın şahitliği”, “Haber”de Osmancan Gürdoğan’ın “Dolunay ve Akıncı” karelerini oylayan Sarıhan “Spor” kategorisinde ise oyunu, Emin Sansar’ın çektiği “Yumruk” fotoğrafından yana kullandı.

“İçindeki umudu kaybetmeyen bir Türk milleti vardı”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz ise, “Deprem: Umut” kategorisinde Halil Fidan’ın “İçimdeki çocuk” fotoğrafını seçti.

Ortaokul ve liseyi Hatay İskenderun’da okuduğunu ve o dönem yaşadıkları semtte depremde birçok kayıplar meydana geldiğini belirten Yılmaz, “6 Şubat tarihindeki 11 ilimizi etkileyen depremde gerçekten asrın felaketi yaşandı. Birçok vatandaşımız hayatını kaybetti, birçok vatandaşımız yaralandı. Buna rağmen içindeki çocuğu, ruhunu, umudunu kaybetmeyen bir Türk milleti vardı. Bu resim de onlardan bir tanesi. Gerçekten dünyada benzeri olmamış bir deprem sonrasında bu şekilde umutla tekrar hayata tutunmaya çalışmaları, yarınlara ilişkin bu resim seçilmeye hak kazandı diye düşünüyorum. Umarım böyle felaketler bir daha ülkemizi bulmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Yılmaz, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın objektifinden “Son sığınak” karesini seçti.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılarına ilişkin savaş suçu işlediğini belirten Yılmaz, “İnşallah bunun hesabını tüm dünya kamuoyunun önünde verecektir.” dedi.

Yılmaz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) yargılanmasına yönelik pek çok suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin, şöyle konuştu:

“Buna ilişkin uluslararası başvurular yapılıyor. Biz ilgili başvuruları, bize ulaşan delilleri, kanıtları Bakanlığımıza gönderiyoruz. Önemli olan tüm dünyanın ortak bir şekilde kararlı olarak karşı koyabilmesi. Ateşkes için Türkiye olarak elimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz. Biz de soruşturma ya da delilleri bakanlığımıza göndererek gerekli uluslararası başvuruları yapmalarını sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

Çevre-Yaşam kategorisinde İsa Terli’nin, “İstanbul’da şimşekli gece” fotoğrafını seçen Yılmaz, haber dalında Aytuğ Can Sencar’ın “Türkiye Yüzyılı” fotoğrafını tercih etti.

Yılmaz, Spor kategorisinde ise Dursun Aydemir’in, “Dünyanın sultanları” karesine oy verdi.

“Fotoğrafların her biri birbirinden güzel, konu ve anlam içeriyor”

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Gümüş de oylamaya katıldı. Başsavcı Gümüş, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın çektiği “Son sığınak” fotoğrafını seçti.

“Deprem: Umut” kategorisinde ise tercihini Mehmet Ali Özcan’ın çektiği “Depremzede bebekler” fotoğrafından yana kullanan Gümüş, “Fotoğrafta, deprem, felaket, acı, yıkım, üzüntünün yanında hayata sarılan, geleceğe umutla bakan bebekler görüyorum. Fotoğraf yeni bir umut, yeni bir hayat, bir geleceği gösteriyor. Devletin o kadar yıkımın, felaketin ardından geleceğe yönelik, insanlığa uzattığı şefkati simgeliyor. Üstelik devletin en tepesindeki üst makamına ait bir uçakla hayata bağlanan bebekler olduğu için etkilendim.” diye konuştu.

Gümüş, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Cem Tekkeşinoğlu’nun “Galata’da dolunay”, “Haber” kategorisinde Mahmut Serdar Alakuş’un “Gökyüzü akrobasisi”, “Spor” kategorisinde ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” fotoğraflarına oy kullandı.

Fotoğrafları seçmekte zorlandığını belirten Gümüş, “Fotoğrafların her biri birbirinden güzel, konu ve anlam içeriyor. Fotoğrafları çeken tüm muhabir arkadaşların emeklerine sağlık. Her biri ayrı bir özel anlam, mana, kompozisyon ve sanat içeriyor. Mutlaka birini seçmek zorunda kaldığımız için zorlanarak da olsa bir tanesini tercih etmek zorunda kaldık.” dedi.

“İnsanlık tarihi küçük çocukların, kadınların soykırıma uğratıldığı bir dönem yaşamadı”

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çiğdem ise “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” fotoğrafını seçti.

Oylamaya özellikle Gazze’den başladığını dile getiren Çiğdem, “İnsanlık tarihi bu kadar korkunç, dünyanın gözü önünde küçük çocukların, kadınların bile bile göstere göstere katledildiği, soykırıma uğratıldığı bir dönem yaşamadı. Haberlere bakamıyoruz bile ama bunu sizin yansıtmanız, bu karelerle ispatlamanız ve İsrail’in mahkum olacağı soykırımla ilgili davada delil olarak kullanılması çok değerli.” şeklinde konuştu.

“Deprem: Umut” kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın çektiği “Hayata tutunan” isimli fotoğrafa oy veren Çiğdem, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin de şunları söyledi:

“Dünyanın en gelişmiş, güçlü, zengin birkaç devletinin bile bu kadar kısa sürede başarılı olabileceğini zannetmiyorum. Çok şükür bizim devletimiz ve milletimiz bütün bunların üstesinden gelmeyi başardı. En azından bunları telafi etmenin, o karelerle kıyamete kadar ölümsüzleşmesini görmüş olduk. Çok güzel anlar var.” dedi.

“Çevre-Yaşam” kategorisinde İsa Terli’nin, “Boğazın şahitliği” isimli karesini tercih eden Çiğdem, “Haber” kategorisinde ise Ali Atmaca’nın “İstikbal göklerde” fotoğraf karesine oy verdi.

Çiğdem “Spor” kategorisinde ise seçimini Dursun Aydemir’in çektiği “Dünyanın sultanları” fotoğraf karesinden yana kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-adliyelerde-gorev-yapan-cumhuriyet-bassavcilari-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/feed/ 0
Vali Toraman: “Elazığ depremi sonrası 25 bin konutun anahtarını vatandaşlarımıza teslim etmiş bulunuyoruz” https://www.haber60.com.tr/vali-toraman-elazig-depremi-sonrasi-25-bin-konutun-anahtarini-vatandaslarimiza-teslim-etmis-bulunuyoruz/ https://www.haber60.com.tr/vali-toraman-elazig-depremi-sonrasi-25-bin-konutun-anahtarini-vatandaslarimiza-teslim-etmis-bulunuyoruz/#respond Wed, 24 Jan 2024 08:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4815 Vali Toraman: “Elazığ depremi sonrası 25 bin konutun anahtarını vatandaşlarımıza teslim etmiş bulunuyoruz”

Elazığ Valisi Dr. Ömer Toraman, 2020 depremi sonrası yapılan çalışmaları anlattı

Vali Toraman: “2020 depreminden sonra Elazığ’ın yapı stoku büyük ölçüde yenilendi”

“Devletimiz ve milletimiz tüm afetlerde olduğu gibi seferber oldu”

“6 Şubat depremini bu binalarda yaşayan vatandaşlarımız hasar almadan atlattı”

“23 okul yıkıldı, yerlerine 40 okul yapıldı. Bu okulları yaparken de derslik sayısını 213’ten 728 dersliğe çıkardık”

ELAZIĞ – Elazığ’da 2020’de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından 25 bin konutun anahtarını vatandaşlara teslim edildiğini bildiren Vali Dr. Ömer Toraman, “Elazığ 2020 depreminden sonra yapı stokunu önemli ölçüde yeniledi. 6 Şubat depreminin ardından da ihalesi yapılan deprem konutlarının sayısı 2 bin 598’dir. Bunların yaklaşık 2 bininin yapımı tamamlandı, önümüzdeki günlerde kurasını çekeceğiz” dedi.

Elazığ’da 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8’lik depremde burada 37, Malatya’da da 4 olmak üzere toplamda 41 kişi hayatını kaybetti. Elazığ’da 19 bin olmak üzere iki şehirde yaklaşık 25 binden fazla konut ağır hasar gördü. Depremin ardından ağır hasarlı binalar hızla kaldırılırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla TOKİ tarafından kent genelinde yapılan 25 bin konut hak sahiplerine teslim edildi. Ardından 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde Elazığ’da bir bina yıkılırken 2 kişi ise hayatını kaybetti ve yaklaşık 11 bin bina ağır hasar aldı. Kent genelinde ağır hasarlı binaların yüzde 86’sı temizlenirken, yine yapımına başlanan 2 bin 598 konutun 2 binin yapımı tamamlandı ve kısa süre içerisinde hak sahiplerine teslim edileceği bildirildi.

“Elazığ 2020 depremi sonrası yapı stokunu önemli ölçüde yeniledi”

Vali Dr. Ömer Toraman, depremin 4’üncü yıl dönümünde şehir genelinde yapılan çalışmalar hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu dile getiren Vali Dr. Ömer Toraman, “Özellikle Elazığ’ın içerisinde bulunduğu bölge, Doğu Anadolu fay hattının üzerinde. Sürekli belli büyüklükte depremler üretiyor. 24 Ocak 2020 tarihinde de 6.8 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. O gün, devletimiz ve milletimiz tüm afetlerde olduğu gibi seferber oldu. Depreme müteakip Elazığ’daki tüm binaların kontrolü yapıldı. Yaklaşık 19 bin ağır hasarlı bina tespit edilmişti. Bunların hemen hemen tamamı yıkılarak enkazları kaldırıldı. Riskli yapılar bertaraf edilmiş oldu. Buna karşılık yaklaşık 24 bin 600 hak sahibi tespit edildi. Bunlar içinde hızlı bir şekilde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile TOKİ tarafından konutlar yapılmaya başlandı. Şu anda Elazığ şehir merkezinde 16 bin 700 konutun anahtarını vatandaşlarımıza teslim etmiş bulunuyoruz. İlçelerdeki konutlarla beraber bu sayı yaklaşık 25 bin konuta tekabül ediyor. Bunlar Elazığ ölçeğindeki iller için çok büyük rakamlar. Dolasıyla Elazığ 2020 depreminden sonra yapı stokunu önemli ölçüde yeniledi” diye konuştu.

“Binalar vatandaşlarımıza depreme karşı büyük bir güvence oluşturdu”

Depremin ardından yapılan konutlar için sağlam zeminli alanların tercih edildiğini vurgulayan Vali Toraman, “Üzerine iyi mühendislik hizmeti de konularak depreme dayanıklı güvenilir binalar inşa edildi. Bu sürede yalnız binalar inşa edilmedi. Tüm alt yapıya sahip yeni mahalleler, yerleşim alanları yapıldı. Okulu, camisi, karakolu, iş yerleriyle beraber tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir mahalle oluşturuldu. 6 Şubat depremini bu binalar yaşayan vatandaşlarımız hasar almadan atlattı. Dolasıyla bu binalar vatandaşlarımıza depreme karşı büyük bir güvence oluşturdu” şeklinde konuştu.

“2 bin konut daha hak sahiplerine teslim edilecek”

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerini Elazığ’da çok şiddetli hissettiklerini ifade eden Vali Toraman, “Ancak özellikle 2020 depreminden sonra yaşanan dönüşüm sayesinde yıkım çok ciddi boyutta oluşmadı. 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. Tüm hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Dolasıyla Elazığ 6 Şubat depremlerinde büyük bir yıkıma uğramadı. Yine teknik elemanlar tarafından saha taraması yapıldığında yaklaşık 11 bin binanın ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Hızlı bir şekilde bunlarda yıkılarak enkazları kaldırıldı. Şu anda yüzde 86’sının enkazını kaldırmış bulunuyoruz. 6 Şubat depreminden sonrada Elazığ’da yaklaşık 11 bin kadar riskli yapıyı da bertaraf etmiş bulunuyoruz. Yine Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hızlı bir şekilde hak sahibi vatandaşlar için konutlar üretilmeye başlandı. Elazığ’da hem il hem de ilçelerde ihaleler yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Şuana kadar ihalesi yapılan depremler konutlarının sayısı 2 bin 598’dir. Bunların yaklaşık 2 bininin yapımı tamamlandı, önümüzdeki günlerde kurasını çekeceğiz” dedi.

“40 okul tamamlanarak eğitim öğretime başlandı”

2020 depreminden sonra Elazığ’da 23 okul yıkıldığını aktaran Vali Toraman, “Bunların yerine süratli bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından hayırseverlerin de katkısı ile 40 okul tamamlanarak eğitim öğretime başlandı. Bu okulları yaparken de 213 derslikten 728 dersliğe çıkardık. Arkasından deprem riski taşıyan okullarımız da incelenerek yık-yap projesi çerçevesinde 29 okulun yenilenmesi işlemleri devam ediyor. Bunlar da tamamlandıkça eğitim öğretim faaliyetlerine başlanıyor. 40 okulumuzda güçlendirme faaliyeti yaparak binalarımızı depreme karşı daha dayanıklı hale getirdik. Hem 2020 hem de 2023’te meydana gelen depremlere müteakip ilimizde yürütülen yapısal dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde Elazığ’ın deprem riskine karşı yapı stokunu en yüksek oranda yenilemiş iller arasında olduğunu değerlendiriyorum. Muhtemel bundan sonra meydana gelecek depremlere karşı da bizim için büyük bir güvence oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vali-toraman-elazig-depremi-sonrasi-25-bin-konutun-anahtarini-vatandaslarimiza-teslim-etmis-bulunuyoruz/feed/ 0
İzmir’de AFAD Yerlileştirme Projesi Tanıtım Toplantısı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:15:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4683 İzmir’de ‘AFAD yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda sanayide yerli üretim ve deprem konusu ele alındı.

Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.

“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”

Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:

“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”

Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.

Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Elazığ’da Depremzedeler İçin Yapılan Konutlar Teslim Edildi https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:12:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4659 Elazığ’da 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin hemen ardından evleri ağır hasar görenler için yapımına başlanan ve tamamı geçen yıl teslim edilen yaklaşık 25 bin TOKİ konutunda depremzedeler güvenle oturuyor.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, Elazığ’da 37 ve Malatya’da 4 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin yaralandığı depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda tüm imkanlarını seferber eden devlet, depremzedelerin yaralarını sardı.

24 Ocak depremi ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle yaklaşık 19 bin binanın ağır hasar gördüğü kentte, ilk etapta vatandaşların çadır, battaniye, ısınma ve gıda gibi acil ihtiyaçları karşılandı, ardından konteyner, eşya, kira ve taşınma yardımı ile kırsalda yaşayan depremzedeler için küçükbaş ve büyükbaş hayvan, hayvanlar için yem, hayvan barınak çadırları gibi birçok kalemde ayni ve nakdi yardımlar yapıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde depremin kentte bıraktığı izleri silmek için binlerce ağır hasarlı binanın yıkımını gerçekleştiren devlet, TOKİ eliyle afet, kentsel dönüşüm ve sosyal konut kapsamında kent merkezi, ilçelerde ve kırsalda yaklaşık 25 bin konut inşa ederek hak sahiplerine teslim etti.

“19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik”

Vali Ömer Toraman, AA muhabirine, son 4 yılda meydana gelen büyük depremlerin ortaya çıkardığı acı tablonun özellikle deprem kuşağındaki illerde eski ve riskli yapı stokunun bir an önce yenilenmesinin önemini tekrar ortaya koyduğunu belirtti.

Elazığ’da 24 Ocak 2020 depreminin hemen ardından TOKİ tarafından inşa edilen konutlar sayesinde kentin eski ve depreme dayanıksız yapı stokundan kurtulduğunu ifade eden Toraman, şöyle konuştu:

“2020 yılında Elazığ’da meydana gelen depremlerden sonra yaklaşık 19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu riskli yapı stokunu ortadan kaldırdık. Buna karşılık da 24 bin 600 hak sahibi vatandaşımıza kentsel dönüşüm ve rezerv alanlarda konutlarını yapıp teslim ettik. Sadece Elazığ şehir merkezinde 16 bin 700 konutun anahtarını teslim ettik, buna ilçeleri ve sosyal konutları da dahil ettiğimizde yaklaşık 25 bin konuta tekabül ediyor. Elazığ 2020 depreminden sonra riskli yapı stokunu bertaraf etti ve depreme dayanıklı bir yapı stokuna kavuştu. Bu Elazığ için çok ciddi bir katkıydı.”

“Sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu”

Toraman, depreme dayanıksız yüzlerce yapının yıkılarak yerine yapılan modern konutlarla çehresi değişen Elazığ’da depremin izlerinin silindiğini vurguladı.

Kentin farklı noktalarında sağlam zemin üzerine yapılan konutlarla yeni yerleşim alanlarının oluşturulduğunu aktaran Toraman, şöyle devam etti:

“2020 depreminden sonra rezerv alanlarda bütün alt yapıları, yolları, parkları, okulları, sağlık tesisleri, camileri, dükkanları, park ve bahçeleriyle mahalleler oluşturuldu. Vatandaşlarımız teslim aldıkları evlerinde hayatlarına devam ediyor, bundan sonra meydana gelecek depremlere karşı güven içerisinde evlerinde oturuyorlar. Buralar sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu. 6 Şubat depremlerinde de bu bölgelerin seçiminin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu 6 Şubat depremini yaşayarak gördük, hamdolsun bu konutlarımızda en ufak bir hasar ve sıkıntı meydana gelmedi.”

Toraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerden minimum düzeyde etkilenen Elazığ’da, depremin ardından yapılan incelemeler sonucu riskli bulunduğu için yıkılan konutların yerine yapımına başlanan yaklaşık 3 bin deprem konutundan 2 bin 255’inin tamamlandığını ve en kısa sürede has sahiplerine teslim edileceğini sözlerine ekledi.

“Evlerimiz sağlam, güvenilir”

Güneykent Mahallesi’nde inşa edilen TOKİ konutlarında oturan Yaşar Kıldiş, 4 yıl önceki depremde Olgunlar Mahallesi’nde bulunan evinin ağır hasar gördüğü için yıkıldığını, devletin sayesinde yeniden ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.

TOKİ konutlarının güven ve konfor sağladığını dile getiren Kıldiş, “44 yaşındayım, bu yaşa kadar ilk defa böyle büyük bir hizmetle karşılaştım. Gerçekten söylediklerini harfiyen yerine getiren bir liderimiz var. Burada gerçekten güvendeyiz. Depremin neden olduğu travmayı atlattık, evlerimiz sağlam, güvenilir. Memnunuz, Allah devletimize zeval vermesin.” dedi.

Kenan Çakar, depremde Kültür Mahallesi’ndeki evlerinin ağır hasar gördüğünü, devletin başlattığı konut seferberliği sayesinde yaklaşık 1 yıl sonra yeniden ev sahibi olduğunu belirtti.

Çakar, “Önce Allah’a sonra binanın sağlamlığına güveniyoruz. Bu sayede depremin neden olduğu o travmayı ve korkuyu atlattık. Bu evlerde kendimizi daha güvende hissediyoruz, çok güzel ve sağlam evler.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/feed/ 0
MEB AKUB Ekiplerinin Eğitimleri İçin AFAD İşbirliğiyle Eğitim Merkezleri Kurulacak https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/ https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:09:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4656 Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde, arama kurtarma ve lojistik destek çalışmalarına katılan ve tamamı öğretmenlerden oluşan MEB Arama ve Kurtarma Birimi (AKUB) ekiplerinin eğitimleri için 10 ilde AFAD işbirliğiyle eğitim merkezi kurulacak.

AA muhabirinin Bakanlık yetkililerinden aldığı bilgiye göre, 2021 yılının “Afet Eğitim Yılı” olarak ilan edilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığınca 81 ilde tamamı öğretmenlerden oluşan AFAD ile koordineli çalışmalar yapmak üzere MEB AKUB kuruldu.

MEB, öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin düzenlenmesi, afet ve acil durum ekiplerinde görevlendirilecek personele eğitimlerin verilmesi, yarışma, eğitim ve seminerler organize edilmesi, afiş ve broşürlerin hazırlanması, öğretmen, çalışan ve öğrencilere yönelik ilk yardım eğitimlerinin afet ve acil durumlarda oluşturulan merkezlerle irtibat kurarak ihtiyaç duyulacak kaynakların önceden belirlenmesi gibi çeşitli alanlarda daha önceki çalışmalarını, AKUB ekipleriyle daha da ileriye taşıdı.

Eğitim kurumlarında afete hazırlık kültürünün geliştirilmesi, afet ve acil durumlara yönelik gönüllülüğün yaygınlaştırılmasıyla afet öncesi, sırası ve sonrasında öğrenci ve çalışanlara doğru davranış şekillerinin kazandırılması, afet ve acil durum okul planlarının hazırlanması ve uygulanması gibi çalışmalar yapan MEB AKUB ekipleri, kurulduğunda 81 ilde 25 asil 5 yedek gönüllü ile 83 ekiple başladı.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde il ve ilçe bazlı çalışmalar sonucu MEB AKUB üyesi öğretmen sayısı 2 bin 500’e ulaştı, ayrıca 2 bin 500 gönüllüyle toplam 5 bine ulaştı.

Öğretmenler, depremde sahadaydı

MEB AKUB ekipleri, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde arama kurtarma ve lojistik destek çalışmalarına katıldı.

Ekipler, ayrıca başta çadır kurulması olmak üzere deprem bölgesine gönderilen yardımların boşaltılması, depolanması, dağıtılması ve yemek yapılması ve dağıtılması gibi ihtiyaç duyulan her alanda görev yaptı.

AKUB ekibi, deprem bölgesinin ihtiyacı olan afet ve acil durum yönetim merkezine ulaşan taleplere göre il ve ilçe ekip eksikliğinin giderilmesi, malzeme ihtiyacı, enkaz bölgesinde operasyon gerektiren ihbarların takibi ve bölgeye yönlendirilmesi gibi çalışmalar da yaptı.

Bakanlık, depremlerin ardından ekiplerin eğitimlerine de hız verdi.

AFAD tarafından 81 AKUB liderine “Depremde Arama Kurtarma Eğitici Eğitmenliği Kursu” düzenlendi.

Eğitimler çeşitlenecek

AKUB ekiplerine AFAD ile koordineli şekilde yürütülen arama kurtarma eğitimlerinin yanı sıra geçen yıl başlatılan “amatör telsiz kullanımı”, “dron”, “KBRN”, “afetlerde arama, kurtarma ve tahliye eğitici eğitimi kursları”, “temel afet bilinci eğitimi”, “afet farkındalık eğitimleri ve acil durum ekipleri eğitimi” alanlarında eğiticilerin yetiştirilmesi yönünde çalışmalar da hız kazandı.

MEB AKUB operasyon kabiliyetlerini artırmak ve afete daha hazır hale gelmek üzere MEB ile Dağcılık ve Oryantring Federasyonları arasında işbirliği yapılarak eğitim, tatbikat, senaryoya dayalı yarışma ve diğer etkinliklerin düzenlenmesini hedefleyen işbirliği çalışmaları planlanıyor.

Ayrıca Ankara, İstanbul, İzmir, Rize, Erzurum, Sivas, Adana, Bursa, Antalya ve Diyarbakır olmak üzere 10 ilde AFAD işbirliğiyle eğitim merkezleri oluşturulacak. Eğitim merkezlerinde öğretmenler ve personele depremde arama kurtarma eğitimleri AKUB liderlerince verilecek.

Bakanlık, 17 Ağustos’a kadar toplam MEB AKUB üye sayısını 10 bine çıkarmayı planlıyor.

MEB ayrıca AFAD işbirliği ile “Okulum Afete Hazır Yarışması” planlıyor. Yarışmanın haziran ayında final etabının gerçekleştirilmesi planlanıyor.???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/feed/ 0
Elazığ’da deprem sonrası yıkılan okulların yerine 40 yeni okul yapıldı https://www.haber60.com.tr/elazigda-deprem-sonrasi-yikilan-okullarin-yerine-40-yeni-okul-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-deprem-sonrasi-yikilan-okullarin-yerine-40-yeni-okul-yapildi/#respond Mon, 22 Jan 2024 08:57:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4518 Elazığ’da 24 Ocak 2020’deki deprem ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle her yıl güncellenen risk analizleri neticesinde yıkımı gerçekleştirilen okulların yerine derslik sayısı artırılarak daha modern inşa edilen okul sayısı 40’a ulaştı.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında meydana gelen sarsıntılar nedeniyle kent genelinde Milli Eğitim Bakanlığının sağladığı kaynakla İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde 48 okulun yıkımı gerçekleştirildi. Yıkılanların yerine yapımına başlanan 69 okuldan 40’ının yapımı tamamlanarak eğitime kazandırıldı.

İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit, AA muhabirine, kentte büyük hasara neden olan 24 Ocak 2020’deki depreminin 4’üncü yılına girerken, depremden etkilenen okulların yerine yapımına başlanan 69 okuldaki çalışmaların büyük kısmının tamamlandığını belirtti.

Yiğit, geçen yıl hizmete sunulan 13 okulla birlikte ihtiyaç duyulan derslik sayısının büyük oranda giderildiğini vurgulayarak, 728 derslikli 40 okulun tamamlandığını, 29 okulun yapımının sürdüğünü bildirdi.

Yapımı tamamlanacak okullarla birlikte 472 dersliği daha kente kazandıracaklarını anlatan Yiğit, ayrıca 12 okul planlamasının bulunduğunu, bunlardan da 142 ilave derslik kazanacaklarını dile getirdi.

Tüm çalışmalar için yaklaşık 3 milyar 400 milyon lira bir bütçe ayrıldı

Kentteki 38 okulda da güçlendirme çalışması yapılarak okulların depreme daha dayanıklı hale getirildiğine işaret eden Yiğit, 63 okulu da onardıklarını anlattı.

Yiğit, “Bu çalışmalar çocuklarımızın eğitim ve öğretmenlerimizin hizmet kalitesini artırmak adına yapıldı. Okullara yönelik tüm çalışmalar için yaklaşık 3 milyar 400 milyon lira bir bütçe ayrıldı.” dedi.

Zamanında alınan önlemler ve yürütülen çalışmalar sayesinde kentteki eğitim kurumlarından hiçbirinin “asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenmediğine dikkati çeken Yiğit, yapımı devam eden okulların da tamamlanmasıyla derslik başına düşen öğrenci sayısında büyük bir rahatlama olacağına işaret etti.

Yiğit, şunları kaydetti:

“Deprem sonrasında yaptığımız okul projelerimizin hepsi Milli Eğitim Bakanlığımızın çizdiği, hazırladığı projeler arasından seçildi. Mimarlarımız tarafından ve yine bize destek olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzün mimarları ve kontrol uzmanları tarafından da bunların hepsinin modernizasyonu yapıldı. Bu binalar öğrencilerimize eğitim açısından çok uygun, geniş, ferah koridorlar, merdivenler, sınıflar ve eğitim öğretim ortamları sunuyor. Teknik altyapılarının hepsi hazır durumda ve ilk girdiğimiz andan itibaren ferah, sıcak, rahat, huzurlu ve teknik altyapısı ve donanımı sağlam okullar artık öğrencilerimizin hizmetinde. Bu yapılan çalışmalar öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin çalışma potansiyelini ve şevkini artırarak, başarılarına olumlu katkı sunuyor.”

“Sınıflarımız çok geniş ve çok daha güzel”

Şehit Cihat Şahin Ortaokulunda okuyan öğrencilerden Melisa Akalın, depremde eski okulu ağır hasar gördüğü için çok üzüldüğünü, ancak yeni okulunu da çok beğendiğini söyledi.

Akalın, “Okulumuzda oyun alanları, spor salonu, kütüphane, satranç odası var. Koridorlar, sınıflarımız çok geniş ve çok daha güzel. Koridorlardaki dolaplara eşyalarımızı rahatlıkla koyabiliyoruz.” dedi.

Siraç Güneş ise yeni okulunun daha dayanıklı olması nedeniyle kendisini daha da güvende hissettiğini belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-deprem-sonrasi-yikilan-okullarin-yerine-40-yeni-okul-yapildi/feed/ 0
Ana haber spikerleri 2023’e damga vuran fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/#respond Sun, 21 Jan 2024 08:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4387 Ana haber spikerleri Cem Öğretir, Pınar Erbaş ve Nazlı Çelik, Anadolu Ajansı muhabirlerinin 2023’e damga vuran olaylara dair çektikleri fotoğraf karelerini oyladı.

Televizyonların ana haber bültenlerinin spikerleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin yurt içi ve dışında çektiği “Çevre-Yaşam”, “Haber”, “Spor”, ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki fotoğrafları inceledi.

ATV ana haber spikeri Cem Öğretir, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in İsrail’in saldırılarında yaralanan baba ile oğlunun hastane önünde beklediği anı gösteren “Çaresiz Hayatlar” fotoğrafına oy verdi.

Deprem: Umut kategorisinde Sergen Sezgin’in “Kurtarıcı” fotoğrafına oy kullanan Öğretir, Çevre-Yaşam kategorisinde yine Sezgin’in “Kaçış”, Haber kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnız Adam”, Spor kategorisinde ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karelerini seçti.

-“Bu mesleğe gönül verenler için bence izlenmesi gereken bir seçki”

Fotoğrafların hepsinin çok çarpıcı olduğunu kaydeden Öğretir, “Çok güzel bir seçki, çok da zorlandım aslına bakarsanız. İşin hem tekniği hem de duygusal boyutunu birbiriyle ilintilendirmeye çalıştım. Bazılarında duygu, bazılarında ise teknik ağır bastı. Ama bu mesleğe gönül verenler için bence izlenmesi gereken bir seçki.” ifadelerini kullandı.

Öğretir, oy verirken duygu yönüne ağırlık verdiğini belirterek, “2023 bizim için çok duygusal geçti aslında. Hala da öyle devam ediyoruz. 2024’e de öyle girdik. Dolayısıyla duygu biraz daha ağır bastı sanki. Ama meslektaşlarımın emeğine de haksızlık etmek istemem. Tabii ki deklanşöre basarken muhtemelen onlar da duyguyla basıyorlar ama o kareyi yakalamak için çok iyi bir de göz lazım, işin tekniği lazım. Birazcık da ondan serpmeye çalıştım içine. Hem duygu hem işin teknik tarafına baktım.” diye konuştu.

Show TV ana haber spikeri Pınar Erbaş, yarışmaya bu yıl ilk kez eklenen Deprem: Umut ve Gazze: Kanıt kategorilerindeki fotoğrafları incelerken duygusal anlar yaşadı.

Erbaş, Deprem: Umut kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Hayata Tutunan”, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in “Anneye Bakış”, Çevre-Yaşam kategorisinde Emin Sansar’ın “Ata’nın Huzurunda”, Haber kategorisinde Yassine Gaidi’nin “Umut ve Korku”, spor kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” fotoğrafına oy verdi.

“Her gördüğümüzde duygulanıyoruz”

Erbaş, deprem ve Gazze ile ilgili fotoğrafları görünce duygulandığını belirterek, “Aslında bu yeni bir şey değil, her gördüğümüzde duygulanıyoruz. Duygulandığımda ya da böyle gözüm yaşardığında hiç hoşuma gitmiyor çünkü iyice insan kendisini çaresiz hissediyor. Elinizden bir şey gelmediği zaman, ağladığınız zaman ‘Neden acaba elimden başkası gelmiyor?’ diye kendinize de kızıyorsunuz.” diye konuştu.

Fotoğraflara baktığında gözlerinin önünden adeta 2023’ün fragmanının geçtiğini aktaran Erbaş, “Fotoğrafın etkileyici yanı şu: Tam da o anı anlatıyor ya o duyguyu, o kadar çarpıcı oluyor ki o zaman onu görmek. Öncesini, sonrasını da yaşıyorsunuz. Dahası özellikle öznede insan varsa hissediyorsunuz da o an tam olarak ne yaşandığını. Hepsi aslında kanıt, delil, aynı zamanda tarihe düşülen notlar. O yüzden de çok kıymetli. Fotoğraflar da hakikaten çok iyi yakalanmış anların fotoğraflarıydı. O yüzden çok etkileyiciydi. Seçmek de bir hayli zordu.” ifadelerini kullandı.

Erbaş, oy verirken öznesi çocuk olan fotoğrafları seçtiğini dile getirerek, “İnsanın gözünden gördüğümüz zaman biz aslında vahşeti, sevinci, öfkeyi her neyse o, o fotoğrafın yansımasını, hep onu görüyoruz. Beni daha çok etkiliyor. Ete kemiğe bürünüyor.” dedi.

Star Haber Genel Yayın Yönetmeni ve ana haber spikeri Nazlı Çelik ise oylarını Deprem: Umut kategorisinde Halil Fidan’ın “İçimdeki Çocuk”, Gazze: Kanıt kategorisinde Belal Khaled’in “Haykırış”, Çevre-Yaşam kategorisinde Emin Sansar’ın “Ata’nın Huzurunda”, Haber kategorisinde Mehmet Akif Parlak’ın “Sel Aldı”, spor kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” fotoğrafına verdi.

“Olayların hepsini anbean çok önemli karelere sığdırmışlar”

Çelik, yapılan işin suya yazı yazmak gibi olduğunu belirterek, “O yüzden tarihe not düşmek adına meslektaşlarımız özenle çalışmışlar. 2023’e damga vuran sadece Türkiye’de değil dünyada da gerçekleşen bu tür olayların hepsini anbean çok önemli karelere sığdırmışlar. Böylece uzun yıllar da hafızalarımızdan gitmeyecek.” diye konuştu.

Fotoğrafları çok güçlü bulduğunu kaydeden Çelik, “Özellikle Gazze’ye bakacak olursak her gün 108 çocuğun hayatını kaybettiği soykırıma varan vahşetin tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiği bir yerden bahsediyoruz. Çok kuvvetli fotoğraflar gerçekten ama bence hiçbir fotoğraf karesi orada yaşanan vahşeti anlatmak için yeterli olmayacaktır. ‘Kelimeler kifayetsiz kalıyor.’ denir ya tam olarak öyle bir yer Gazze. Zaten her gün bu haberleri sunarken oldukça zorlanıyoruz ama bu bizim için de önemli bir görev. Milyonlarca insana ve tüm dünyaya bunları bir şekilde anlatmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Çelik, 6 Şubat depremlerinde bölgeye gittiğini ve depremzedelerin yaşadıklarına birebir şahit olduğunu kaydederek, “2023 sarsıcı bir yıl oldu. Gerek 50 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem felaketi, gerekse Gazze’de yaşanan soykırıma varan vahşet ve birçok olay. Bunun yanı sıra Cumhuriyetimizin 100. yılı gibi çok önemli bir seneyi de geride bıraktık.” dedi.

Nazlı Çelik, deprem kategorisinde bir jandarma personelinin depremzede çocuklarla ip atladığı fotoğrafa umut barındırdığı için oy verdiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ana-haber-spikerleri-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/feed/ 0
Van’da İl Müftülüğü bünyesinde görev yapan 86 imam AFAD gönüllüsü oldu https://www.haber60.com.tr/vanda-il-muftulugu-bunyesinde-gorev-yapan-86-imam-afad-gonullusu-oldu/ https://www.haber60.com.tr/vanda-il-muftulugu-bunyesinde-gorev-yapan-86-imam-afad-gonullusu-oldu/#respond Sat, 20 Jan 2024 21:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4343 Van’da İl Müftülüğü bünyesinde görev yapan 86 imam, AFAD İl Müdürlüğünde teorik ve uygulamalı eğitimlere katılarak “AFAD gönüllüsü” oldu.

Van’da okul ve kurumlarda düzenledikleri eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleriyle afetler konusunda farkındalığı artırmaya çalışan AFAD İl Müdürlüğü, “İmamlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor” projesini başlattı.

Görev yaptıkları yerlerde yaşanabilecek doğal afetlere ve olaylara daha hızlı müdahale edilmesi amacıyla projeye dahil edilen imamlar, AFAD görevlileri tarafından 8 günlük teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutuldu.

AFAD yerleşkesinde hafif arama kurtarma, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, dağcılık, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda eğitim alan imamlar, ekiplerle birlikte tatbikat yaparak öğrendiklerini pratiğe dökme imkanı da buldu.

Eğitimlerini tamamlayan 86 imam, çığ, sel, deprem gibi acil durumlara hem olaylara kısa sürede daha profesyonelce müdahale edilmesini sağlayacak hem de çevrelerindeki kişileri yönlendirerek ekiplerin olay yerine yetişmesine kadar geçen sürenin daha verimli değerlendirilmesine öncülük edecek.

“Yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz”

AFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş, AA muhabirine, eğitim alan imamların acil durumlarda sahada aktif olarak görev yapmalarını planladıklarını söyledi.

Afet gönüllülük sisteminin yıl boyunca devam ettiğini belirten Ulutaş, “İlimizde 86 imama AFAD gönüllülük sistemi kapsamında eğitim verdik, yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz.” dedi.

Eğitimlerin önemine değinen Ulutaş, “Eğitimlerimiz devam ediyor. Afet ve acil durumlarda, verdiğimiz eğitimler sayesinde imamlar, profesyonel ekiplere destek amaçlı sahada görev alabilecek. Hafif arama kurtarma eğitimleri, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda aldıkları eğitimler çok önemli. Muhtarlara da eğitim vererek sisteme dahil etmek istiyoruz.” diye konuştu.

AFAD arama kurtarma teknisyeni Sıracettin Bayram, riskli bir bölgede yaşadıklarını ve her zaman bu risklere hazır olmaları gerektiğini ifade etti.

Tüm kesimlere verdikleri afet farkındalık eğitimlerinin devam ettiğini dile getiren Bayram, şunları aktardı:

“Kurumumuzda eğitim alan imamların büyük bölümü kırsalda görev yapıyor. Kırsalda oluşabilecek afete bizden önce ulaşma şansları daha yüksek. Bu nedenle aldıkları eğitimler sayesinde ilk müdahaleyi gerçekleştirebilecek ve bize zaman kazandıracaklar. Bu tarz birçok planlamamız var. Saha tatbikatlarımıza devam ediyoruz.”

“Daha önce nasıl hareket edeceğimiz konusunda bir fikrimiz yoktu”

Özalp ilçesinde görev yapan imam Kurban Keskin, AFAD eğitimlerini bütün vatandaşların, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanların alması gerektiğini vurguladı.

Van’da büyük yıkıma neden olan 7,2 büyüklüğündeki depremi yaşadığını anlatan Keskin, şunları anlattı:

“O zaman depremde ne yapacağımızı bilmiyorduk. Evimizde ve sokakta nasıl hareket edeceğimiz, nasıl koordine olacağımız konusunda bir fikrimiz yoktu. 6 Şubat depreminde Hatay’da görev aldım. O esnada birçok vatandaşımız ne yapacağını bilmiyordu. 6 Şubat depreminden sonra AFAD’ın çalışmalarını gördüm ve ‘Neden eğitim almıyorum?’ diye düşündüm. Aldığımız eğitimler sayesinde en basitinden düdüğün 3 kere çalması durumunda enkazdan uzaklaşılması gerektiğini öğrendik.”

Aldıkları eğitimin imamlar için önemli olduğunu belirten Keskin, “Kırsal bölgelerde vatandaşların bilgilendirilmesi için bu eğitim çok önemliydi. Aldığımız eğitimler sayesinde cemaati bilinçlendirebiliriz. Bir afet olduğu zaman veya bir çoban düştüğü zaman onu nasıl kurtaracağımızı bilmiyorduk. Aldığımız eğitim sayesinde öğrendik. Bir olay yaşandığında AFAD ekipleri gelene kadar imamlar ilk müdahaleyi yapabilecek.” ifadelerini kullandı.

Van İl Müftülüğünde vaiz olarak görev yapan ve eğitimlere gönüllü olarak katılan Elem Yıldız, 6 Şubat depreminden sonra eğitim almaya karar verdiğini ifade etti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’da bir hafta görevli olarak çalıştığını belirten Yıldız, “Depremden 1 gün sonra çalışma arkadaşlarımla yola çıktık. Halkımız için çok üzücü bir durumdu. Manzarayı gördüğümde çok üzüldüm, keşke eğitim alsaydım diye düşündüm. Burada profesyonel ekiplerden eğitim aldık, çok güzel bilgiler öğrendik. Ülkemizin deprem ülkesi olduğunu unutmamalıyız, bu yüzden bu eğitimler çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanda-il-muftulugu-bunyesinde-gorev-yapan-86-imam-afad-gonullusu-oldu/feed/ 0
Adana’da düzenlenen sempozyumda deprem riskli yapılar tartışıldı https://www.haber60.com.tr/adanada-duzenlenen-sempozyumda-deprem-riskli-yapilar-tartisildi/ https://www.haber60.com.tr/adanada-duzenlenen-sempozyumda-deprem-riskli-yapilar-tartisildi/#respond Fri, 19 Jan 2024 08:06:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4154

KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerde yıkımların yaşandığı Adana’da, ‘Şubat 2023 Depremleri Sempozyumu’ düzenlendi. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, “TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya ‘kentsel dönüşüm’ adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi tarafından kentte, bir otelde düzenlenen ve üç gün sürecek sempozyuma Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, bakanlık yetkilileri, akademisyenler ve çok sayıda inşaat mühendisi katıldı. Sempozyumun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 1’inci yılında, depremlerin yeniden gündeme getirdiği mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik sorunları, deprem yer hareketi ile zemin davranışı konuları ele alındı.

200 BİNDEN FAZLA BİNA AĞIR HASAR ALDI

6 Şubat’ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin, sadece büyüklükleri açısından değil, şiddeti, yıkıcılığı ve ivmeleri açısından da yer bilimcilerin, sismologların beklentilerini aşan nitelikte olduğunu belirten İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, “Bu derece büyük depremler karşısında kayıpları sıfıra indirmek belki mümkün olmayabilirdi ama böylesi dehşet verici bir tabloyla karşılaşmak elbette önlenebilirdi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazla bina ağır hasar aldı. Cumhurbaşkanlığı verilerine göre, maddi kaybın 100 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Siyasi karar vericilerin deprem bölgesine daha fazla kaynak ve imkan sağlaması, yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaları, hayat pahalılığının etkilerini hiç değilse bu iller için gidermeleri gerekmektedir” diye konuştu.

Ülkedeki yapı stoku ile ilgili bilgileri aktaran Taner Yüzgeç, sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde var olan yapı stokunun büyük çoğunluğu deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmamıştır. Yapı ya mühendislik hizmeti almadan üretilmiş ya da bu hizmeti yeterli düzeyde almamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İzmir depremi sonrası kurduğu araştırma komisyonunun Temmuz 2001 tarihli raporuna göre, Türkiye’de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Bu risk ortadan kaldırılmadığı ya da azaltılmadığı sürece ülkemiz büyük yıkımlarla defalarca yüzleşeceği gibi depremler sonrası mücadelede de yetersiz kalmaya mahkum kalacaktır. Bu riskli yapılara bırakın müdahale etmeyi, varlıkları dahi tespit edilemiyorsa sorunumuz çok daha büyük demektir. Bu söylediklerime itiraz gelebilir, 12 yıldır yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları örnek gösterilebilir. Fakat TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya kentsel dönüşüm adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir.”

9 BİN 284 KİŞİ 27 GÜNDE HASAR TESPİTLERİNİ TAMAMLADI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan ise hasar tespiti konusundaki çalışmalarla ilgili bilgi vererek, şunları söyledi:

“1999 depreminden sonra yapı denetim sistemi oluşturulması, kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılması, mevzuatlandırılması, uygulanması gibi birçok düzenleyici, denetleyici çalışmalar yapıldı. Bununla birlikte hasar tespit çalışmaları da hem sistemsel hem de lojistik anlamda desteklendi. Eğitimler verildi. 2023 yılındaki depremlerde de 11 ilde 9 bin 284 inşaat mühendisi ve mimar hasar tespitçi sahada görev yaptı. Ön hasar tespit, itiraz hasar tespit, kesin hasar tespit aşamalarında çalıştılar. Ön hasar ve kesin hasar tespit bu illerde 27 günde tamamlandı. 3 aşamalı denetim sisteminden sonra yüzde 4 itiraz geldi. Bu denli büyük bir deprem için iyi bir oran. İtirazdan sonra hasarın değişme oranı yüzde 0,8 oldu. Bu açıdan hasar derecelerinin o kadar hızlı ve zor koşullar olmasına rağmen ne derece doğru yapıldığının göstergesidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-duzenlenen-sempozyumda-deprem-riskli-yapilar-tartisildi/feed/ 0
Murat Kurum, Ali Koç’un Süper Kupa finalinin depremden etkilenen 11 ilden birinde oynanması teklifine destek verdi https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-ali-kocun-super-kupa-finalinin-depremden-etkilenen-11-ilden-birinde-oynanmasi-teklifine-destek-verdi/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-ali-kocun-super-kupa-finalinin-depremden-etkilenen-11-ilden-birinde-oynanmasi-teklifine-destek-verdi/#respond Wed, 17 Jan 2024 16:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3834 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, ziyaret ettiği Fenerbahçe Spor Kulübü’nde Başkan Ali Koç’un Süper Kupa finalinin depremden etkilenen 11 ilden birinde oynanması teklifine ilişkin, “Başkanımızın bu teklifi çok değerli. Biz de takipçisi ve destekçisi olacağız.” dedi.

Yerel seçim çalışmaları kapsamında Fenerbahçe Spor Kulübü’nü ziyaret eden Kurum, Başkan Ali Koç’la gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Başkan Koç, seçimlerin Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek “Sayın bakanımıza bu çabalarında, bu yarışta başarılar diliyoruz. Allah yolunuzu açık etsin.” dedi.

Fenerbahçe’nin pek çok branşta faaliyet gösterdiğini belirten Koç, “Bizim en büyük onurumuz, gururumuz bu branşlarda olimpiyat kadrolarına sporcular yetiştirebilmek. Tabii futbol gibi bu alanların geliri yok. O yüzden devletimizle, belediyelerle işbirliği büyük önem arz ediyor. Biz de bu ziyareti çok kıymetli buluyoruz, teşekkür ediyoruz.” dedi.

Koç, görüşmede ele alınan projelerden Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ile yönelik bir projeye değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mümkünse 5 Şubat’ı hedefliyoruz. İstanbul’daki büyük kulüplerin veteranları, yeni futbolu bırakmış, ülke çapında tanınan futbolcularıyla güzel bir turnuva yapıp, buradan yaratılacak kaynağın orada spor alanları, basketbol, futbol sahaları olsun ama önemli olan oradaki vatandaşlarımızı unutmadığımızı gösterecek etkinliğe hep beraber imza atmak istiyoruz. Federasyon Başkanımızla da biraz evvel konuştuk. O da takvimsel çalışmasını yapacak. İnşallah omuz omuza el birliğiyle, güç birliğiyle bu organizasyonu yapabiliriz. Bakarsınız öyle başarılı olur ki geleneksel hale gelir. Onun için kollarımızı sıvayıp hemen bugünden çalışmaya başlıyoruz.”

“Türkiye’de acı, hüzün, üzüntü, sevinç ve heyecan ortak”

Murat Kurum da farklı renklere gönül verilse de farklı takımlar tutulsa da Türkiye’de acının, hüznün, üzüntünün, sevincin, heyecanın ortak olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde tüm kulüplerin, 85 milyon vatandaşın bu manada depremzedelerin acılarına ortak olmak için seferber olduğunu vurgulayan Kurum, ellerini deprem bölgesinden hiç çekmeyeceklerini kaydetti.

Kurum, Ali Koç’un bahsettiği organizasyona ilişkin, “Hem Kulüpler Birliği olarak hem Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak böylesi bir organizasyonda inşallah öncülük edecek ve Federasyonumuzun uygun gördüğü tarihte tüm İstanbullu kardeşlerimizle birlikte bir kez daha 11 ilimize, oradaki vatandaşlarımıza onları unutmadığımızı İstanbul olarak hatırlatacağız. İstanbulluların gönlü çok büyük. İstanbul tüm Türkiye’nin lokomotif şehri. Bu manada da böylesi organizasyonlar bizim için çok değerli, çok kıymetli.” diye konuştu.

Koç ile değerlendirdikleri bir diğer projenin detaylarını aktaran Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İnşallah önümüzdeki sezondan itibaren, 31 Mart akşamıyla birlikte ‘İstanbul hep sporun, kardeşliğin merkezi olacak.’ dedik ve bu kardeşlik hukukunu tüm kulüplerimizle birlikte tüm mahallelerimize yayacak anlayışla çalışacağımızı her yerde ifade etmeye çalışıyorum. İstanbul’da daha önce Türkiye Spor Yazarları Derneği diye bildiğimiz bir kupamız vardı, sezon öncesinde tüm kulüplerimiz burada hazırlık yapardı. Hatta kıymetli başkanım orada böyle zorla maça girdiği hatıralarını anlattı. Burada da biz her yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul Cup turnuvasını düzenleyeceğiz. Büyük kulüplerimiz, İstanbul kulüplerimiz burada sezona hazırlıklar noktasında maçlar yapacaklar. Bu turnuvada tüm İstanbullularla birlikte gelecek sezonlara hazırlık yapacağız. Gençlerimize bu manada motivasyon vermiş olacağız. Bu müjdeyi de buradan tüm İstanbullu kardeşlerimizle paylaşmak istiyorum.”

Kurum, Fenerbahçe’nin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip, kıymetli, köklü bir takım olduğuna vurgu yaparak “Tabii Fenerbahçe sadece bir takımdan ibaret değil, baktığınızda birçok branşta yarışan, ülkemizi gururlandıran bir kulübümüz. Bu manada sporun her alanında milletimizi gururlandırmış bir kulübümüz. Birçok kulübün kuruluşuna öncülük etmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.’ sözünden hareketle biz de sporumuz için çok çalışacağız.” dedi.

Bugün gerçekleştirdiği Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe ziyaretlerine değinen Kurum, tüm kulüp başkanlarıyla istişare ettiklerini, İstanbul’un tüm mahallelerinde sporu yaygınlaştıracaklarını, Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasına imkan sağlayacaklarını, kendilerine emanet edilen bu değerlere sahip çıkmak için Türk sporunun ve sporcusunun yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kurum, hedeflerinin belli olduğunu dile getirerek “Biz istiyoruz ki burada yeni Lefter’ler yetişsin, yeni Rıdvan’lar yetişsin, yeni Arda Güler’ler yetişsin. Bunları yapabilmemiz için de çocuklarımıza sahip çıkmamız, gençlerimize bu imkanları en güzel şekliyle sunmamız gerekiyor. Bu gençlerimizin sayısı arttığında sporun kardeşlik, dostluk ve birleştiricilik ruhunun da İstanbul’un her yerine yayılacağına yürekten inanıyorum.” dedi.

Süper Kupa finalinin deprem bölgesinde oynanması önerisi

Ali Koç, Kurum’un açıklamalarından sonra bir istirhamı olduğunu belirterek “İstanbul Büyükşehir Belediyesine aday olarak değil ama iktidar mensubu biri olarak biliyorsunuz Süper Kupa’yı ileri bir tarihte ülkemizde oynayacağız son gelişmelerden sonra. Mümkünatı var mı bilmiyorum tesis olarak, lojistik olarak ama Süper Kupa’nın da deprem bölgesinden etkilenen şehirlerden birinde yapılmasını da bir öneri olarak sizin huzurunuzda kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum. Olabilirse çok faydalı olur diye düşünüyorum. Tabii bu Federasyonun vereceği bir karar. Tesislerin, altyapının son durumuna bakarak onu da buradan bir fırsat bularak söylemek istedim ziyaretinize istinaden.” diye konuştu.

Kurum, bunun üzerine, “Başkanımızın bu teklifi çok değerli. Biz de takipçisi ve destekçisi olacağız. Yine oradaki kardeşlerimizi, depremzede ailelerimizi bu vesileyle sevindirmiş olacağız. Bu hassasiyetinden dolayı da Ali Koç başkanıma tekrar teşekkür ediyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-ali-kocun-super-kupa-finalinin-depremden-etkilenen-11-ilden-birinde-oynanmasi-teklifine-destek-verdi/feed/ 0
DAUM’dan İzmir Körfezi’ndeki tsunami riskini hesaplayan bilimsel çalışma https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/ https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/#respond Tue, 16 Jan 2024 07:51:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3615

İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir iç ve dış körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisini çıkartıp, depremlerin tsunami etkilerini araştırdıklarını belirtip, sonunda oluşturulacak tsunami baskın haritalarıyla, risklerin azaltılmasına imkan sağlanacağını söyledi. Doç. Dr. Sümer, “Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız” dedi.

DEÜ DAUM tarafından Ege Denizi Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından İzmir körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisi çıkartılıp, deprem kaynaklı tsunami risklerini araştırılması için harekete geçildi. Bu kapsamda iç körfezdeki çalışmalara 1 yıl önce başlandı.

Söz konusu araştırmayla ilgili bilgi veren DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve DAUM Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir Körfezi’nde bir fayın kırılması halinde nasıl bir etki yaratılacağı konusunda bir proje yürüttüklerini kaydetti. 2017’de Bodrum’da ardından 2020’deki depremden sonra meydana gelen tsunaminin Doğu Ege sahillerinde karşılaşılan en büyük tsunamilerden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Sümer, “2020 depreminin fayı aynı alanda tekrar tsunami oluşturamaz. Bu fay da Kuşadası Körfezi’ndeki en önemli tsunami kaynaklarından biriydi. Bu alandaki faylardan kaynaklı bir tsunaminin artık alanda yaşanmayacağını söyleyebilirim. Ancak Girit’in güneyindeki dalma-batma zonundaki faylar gibi dışardaki faylarda bir kırılma gerçekleşebilir. Bu da ayrı bir senaryodur” dedi.

‘TSUNAMİ KONUSUNDA UZMANLIĞI BULUNAN KURUMLAR ARASINA GİRDİK’

Tsunami gibi önemli bir konuda ciddi olarak çalışan Türkiye’de sadece Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde bir grup olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Sümer, “2020’de Sisam depremi nedeniyle İzmir’in Kuşadası ve Sığacık körfezlerini etkileyen bir tsunami yaşadık. Bu tsunamiden sonra DEÜ olarak üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle sahada incelemeler başlattık. Bu kazandığımız deneyim ve sonradan yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar DEÜ olarak Türkiye’deki tsunami konusunda uzmanlığı bulunan kurumlar arasına girmemize imkan sağladı” diye konuştu.

’17 KOYDA 3 BİNE YAKIN ÖLÇÜM İSTASYONUNDA SAYISAL VERİ ELDE ETTİK’

Yaptıkları çalışmalarda 190 kilometrelik sahil şeridinde 18 alanda, 17 koyda 3 bine yakın ölçüm istasyonunda sayısal veri elde ettiklerini vurgulayan Doç. Dr. Sümer, “Depremin oluşturduğu tsunaminin kıyıya olan etkilerini anlayabilme fırsatı bulduk. Daha sonra, ‘İzmir Körfezi’nde bir tsunami yaşanırsa ne olur’ diye bir proje başlattık. Bunun için körfezin içindeki fayların doğru bir şekilde ortaya çıkartılması gerekiyor. Bu zamana kadar İzmir’in iç ve dış körfezinin tsunami riskiyle ilgili literatürde tek bir çalışma var. O da körfezin dışındaki fayların farklı kırılma senaryolarında tsunaminin körfez içindeki dalga/su yüksekliği ile ilgili bilgiler içeren bir bilimsel çalışma. Körfez içindeki faylar kırılırsa iç ve dış körfeze etkileri nasıl yansır bilinmiyordu” dedi.

‘TSUNAMİ BASKIN HARİTALARI OLUŞTURACAK’

Ege Bölgesi’nde karadaki fayların yakından bilindiğini ancak denizdekiler ile ilgili sınırlı sayıda çalışma yapıldığını anlatan Doç. Dr. Ökmen Sümer, şöyle konuştu:

“Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’ndeki akademisyenlerin 2010’dan beri oluşturduğu veri seti var. İç ve dış körfezin faylarını, onların topladığı verilerle daha iyi çizmeye çalışıyoruz. Amacımız, o faylardan oluşabilecek depremlerin büyüklüklerini ve atım miktarlarını daha iyi hesaplayabilmek. İzmir Fayı’nın batı bölümünün denize girdiği alan ile Uzunada ve Foça faylarını, önümüzdeki 2,5-3 ayda çizdikten sonra kırılma mekanizmasıyla ilişkili yarattıkları atımdan ne kadar yükseklikte bir dalgadan oluşan tsunami yaratabileceklerini hesaplamış olacağız. Bu dalganın kıyı şeritlerine etkisi, geliş açısı, koy alanlarının genişliği ve derinliği gibi parametreler önem taşıyacak. 1 metre yükseklikteki bir dalga, Sığacık’ta 400 metre içeri girdi ve bazı yerlerde 5 metreye yaklaşan tırmanma yükseklikleri yarattı, 1 insanımız hayatını kaybetti, çok fazla ekonomik zarar oluştu. Bunları daha önceden simüle ederek, tsunami baskın haritaları oluşturmak risklerin azaltılmasına da imkan verecek.”

‘TOPLANMA ALANLARININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMİ’

Oluşturulan tsunami baskın haritalarının İl Afet Risk Azaltma Planları’nda (İRAP) altlık veriler olarak kullanılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Sümer, “Bir deprem olduğunda hangi kıyılarımızda ne kadar içeriye su girecek, ne kadar dalga tırmanma yüksekliği olacak ve ne kadar alanı etkileyecek, onu belirlemek oldukça önemli. Biliyorsunuz İzmir’de nüfusun kalabalık olduğu alanların önlerinde denize dolgu yapılan alanlar var. Depremlerde de o alanlar belki de insanların kaçacağı boşluk alanları oluşturuyor. Ama depremle gelen bir tsunamide kıyıda insanların kaçacağı alanlar riskli mi, bunları görmüş olacağız. Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız. Deprem olduktan sonra insanlar geniş alanlara kaçacak. Bu alanların seçiminde farklı parametrelere göre de değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bunlar için bilimsel veriyle ortaya konmuş sayısal sonuçlara ihtiyaç var” dedi.

Tsunami nedeniyle gemicilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü limanlarda da hasar oluşabildiğinin altını çizen Dr. Sümer, bu hasarı önleyebilmek açısından hazırladıkları çalışmanın da önemli bir altlık oluşturabileceğini kaydetti.

‘MARİNA VE TEKNELERİN HASAR GÖRMEMESİ İÇİN ÖNLEMLER ALINMALI’

1980’li yıllardan 2000’li yıllara kadar İzmir Körfezi’nde sadece 2 adet fay belirleme çalışması yapıldığını fakat bunların günümüz bilimsel verileri anlamında çok kısıtlı olduğunu belirten Sümer, “2010’dan itibaren özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesindeki Türkiye’nin çok disiplinli bilimsel deniz araştırmalarının yapılabildiği ilk gemisi olan Koca Piri Reis Araştırma Gemisi ile Deniz Bilimleri Enstitüsü’ndeki akademisyenlerimiz inanılmaz bir veri seti topladı. Dünyanın belki de deniz sismiği anlamında en yoğun çalışılan yeri, İzmir Körfezi’dir. Bu veriyi toplamak 13 sene sürdü. Gemi giderken arkasından çektiği bilimsel aletlerle ses dalgaları göndererek suyun ve altındaki fayları ortaya çıkartan sismik yansıma yöntemi kullanılıyor. Bu data setini önümüzdeki periyotta birçok bilim insanı ile beraber değerlendireceğiz. Sonrasında özellikle körfez içindeki fayları daha hassas bir şekilde haritalayacağız, mekanizmalarını anlayacağız. Sonra bu fayların kırılmaları ile oluşabilecek tsunamiler üzerinden senaryolar oluşturacağız. Deprem olduktan sonra dalganın çekilmesi ve geri gelmesini düşündüğümüzde hem kıyının içindeki baskınlar önemli hem de nereye kadar geri çekileceği. Çünkü orada gemicilik faaliyetlerini sürdürdüğümüz limanlarımız var. Sığacık’ta 185 kilometrelik kıyı şeridinde 15-20 marina ve balıkçı barınağı çok büyük hasar gördü. Oradaki teknelerde de hasar meydana geldi. Bunların önlenebilmesi adına da bizim yaptığımız bilimsel çalışmaların çıktıları önemli hale geliyor” dedi.

‘VERİLER YÖNETİMLE PAYLAŞILIYOR’

Gülbahçe ve İzmir iç körfeziyle ilgili kısımdaki bilimsel verilerin üzerinde çalışmaya devam ettiklerini ancak Uzunada ve Foça fayı gibi fayların olduğu alandaki yorumlamaların daha önce sona erdiğini ve DEÜ akademisyenleri tarafından yayınlandığını kaydeden Doç. Dr. Sümer, önümüzdeki 6 aylık periyotta iç ve dış körfezdeki fay verilerini değerlendirerek tsunami risk eylem planı için altlık veri oluşturmaya başlayacaklarını aktardı. Doç. Dr. Sümer, “Deprem bilimciler elimizdeki verilerin hepsini yerel ve merkezi yönetimle paylaşıyoruz. Sisam-İzmir depremiyle ilgili çalışmamızı birçok bilimsel toplantıda sunduk, yayınladık. O verileri ve yeni bilimsel çalışmalarımızdan elde edeceklerimizi çok iyi anlamak, özellikle afet azaltma planları içerisinde mutlaka kullanmak gerekir. Bunlar toplantılarda da gündeme sıklıkla geliyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/feed/ 0
Tekirdağ’da 2 Milyon Metrekarelik Sanayi Alanı Depreme Dayanıklı Hale Getirildi https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi-2/ https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi-2/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:06:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3549 KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da 14 Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 2 milyon metrekarelik alan depreme dayanıklı hale getirildi. Namık Kemal Üniversitesi’nden (NKÜ) Dr. Ahmet Bal, Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da sanayiciler, NKÜ ile iş birliği yaparak fabrikalarını depreme karşı güçlendirme çalışmaları başlattı. 1 yıl içerisinde bölgede 2 milyon metrekarelik sanayi alanında deprem güçlendirilmesi tamamlandı. NKÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Yapı ve Deprem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, inşaat mühendisi Dr. Ahmet Bal, fabrikaların güçlendirilmesi yönünde taleplerin her geçen gün arttığını belirtti.

‘BİR GİRİŞİM GRUBU OLUŞTURULDU’

Tekirdağ’ın depremselliğinin çok yüksek olduğunu anlatan Dr. Bal, kentteki 14 OSB’ye dikkati çekip, Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için Tekirdağ’daki fabrikaların üretime devam etmesi, deprem sonrasında da kullanılabilmesi, üretimin kesintiye uğramaması, ihracatın kesintiye uğramaması açısından çok önemli. Bu bilinçle özellikle Namık Kemal Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Mümin Şahin’in girişimleri ile sanayi ticaret odaları ve organize sanayi yöneticileriyle bir girişim grubu oluşturuldu. Üniversitenin sanayiyle yaptığı iş birliği çerçevesinde birçok sanayi kuruluşunda bu güçlendirme ve depremsellikle ilgili kontrollü risk mekanizmaları bir şekilde kuvvetlendirerek artırılmaya devam ediyor? dedi.

‘SANAYİCİLERİN BAKIŞI DEĞİŞTİ’

Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonrasında özellikle sanayi kuruluşlarının harekete geçtiğini belirten Dr. Bal, Bu kapsamda son 1 yılda Tekirdağ’daki 14 sanayi bölgesinde yaklaşık 2 milyon metrekarelik bir alan depreme dayanıklı hale getirildi. Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu. Bu miladın ardından yaklaşık olarak yüzde 60 oranında bir artış söz konusu. Önceden maalesef ki yine Tekirdağ’ın önemi yüksekti, depremsellik kısmı biliniyordu. Bu yaşadığımız acı tecrübeler özellikle sanayicilerin bu konuya bakış açısını değiştirdi ve yenilikçi çözümlerle, hibrit çözümlerle, daha geliştirilmiş sistemlerle fabrikalarını güvenli hale getirmeye başladılar diye konuştu.

‘MİMARİ YAPILAR BOZULMUYOR’

Depreme dayanıklılık çalışmalarında fabrikaların mimari yapılarının bozulmadığını anlatan Dr. Bal, Bu çok önemli bir konu. Çünkü sanayicimizin ilk sorduğu şey; ‘Fabrikanın fonksiyonu değişecek mi’ oluyor. Ama bu uyguladığımız yöntem ile fabrikanın mimari fonksiyonları değişmiyor ve aynı üretim, aynı üretim hatları fabrika çalışırken de bu güçlendirme çalışmaları yapılabiliyor. Bunun yanı sıra maddi olarak baktığımızda bizim şöyle bir ölçümüz vardır. Güçlendirme çalışmalarının, binanın yeniden yapım maliyetinin yüzde 30’unu aşmaması gerekiyor. Şu an bizim hibrit çözümde de binanın yeniden yapım maliyeti yüzde 8, 10 mertebesinde. Bu yöntemle uygun çözümler sağlanabiliyor dedi.

İKİ ÜNİVERSİTENİN GELİŞTİRDİĞİ YÖNTEM

Dr. Bal, Bu hibrit yöntemde amaç fabrika çalışırken güçlendirme uygulamasını yapabilmek. Bir de tabii şöyle bir durum var; iki ana unsuru içeriyor. Birincisi, mevcut betonarme kolonların FRP ile sarılması; bu, kolonları bir miktar sünekleştiriyor. Aynı zamanda da çelikle binanın deprem anındaki hareketlerini azaltmak gerekiyor. Öncelikle kolonlara sarılıyor, içerisine belli noktalarda ankrajlar yapılıyor ama burada geliştirilen yöntem özellikle Japonya’da uygulanan ve bizim Namık Kemal Üniversitesi ve Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nün birlikte geliştirdiği bir yöntem. Bu hibrit bir davranış sergiliyor, kompozit bir etki oluşturuyor diye konuştu.

‘DEPREM GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI BAŞLADI’

Ergene ilçesindeki Avrupa Serbest Bölge Müdürü Tarkan Değirmenci de bölgelerinde faaliyet gösteren 70 fabrikada da güçlendirme çalışması başlayacağını söyledi. Değirmenci, Şu an itibarıyla Avrupa Serbest Bölgesi’nde 70 fabrika mevcut. Ama ağırlık olarak yapılarımızın performansı iyi. Bunların deprem güçlendirme çalışmaları başladı. Özellikle Namık Kemal Üniversitesi’yle yaptığımız iş birliği protokolü çerçevesinde hem grup şirketlerimizde hem de kullanıcı ve yapımcı şirketlerinde çalışmaları hayata geçirmeye başladık dedi. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi-2/feed/ 0
Tekirdağ’da 2 Milyon Metrekarelik Sanayi Alanı Depreme Dayanıklı Hale Getirildi https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/ https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/#respond Mon, 15 Jan 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3505

KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da 14 Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 2 milyon metrekarelik alan depreme dayanıklı hale getirildi. Namık Kemal Üniversitesi’nden (NKÜ) Dr. Ahmet Bal, “Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da sanayiciler, NKÜ ile iş birliği yaparak fabrikalarını depreme karşı güçlendirme çalışmaları başlattı. 1 yıl içerisinde bölgede 2 milyon metrekarelik sanayi alanında deprem güçlendirilmesi tamamlandı. NKÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Yapı ve Deprem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, inşaat mühendisi Dr. Ahmet Bal, fabrikaların güçlendirilmesi yönünde taleplerin her geçen gün arttığını belirtti.

‘BİR GİRİŞİM GRUBU OLUŞTURULDU’

Tekirdağ’ın depremselliğinin çok yüksek olduğunu anlatan Dr. Bal, kentteki 14 OSB’ye dikkati çekip, “Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için Tekirdağ’daki fabrikaların üretime devam etmesi, deprem sonrasında da kullanılabilmesi, üretimin kesintiye uğramaması, ihracatın kesintiye uğramaması açısından çok önemli. Bu bilinçle özellikle Namık Kemal Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Mümin Şahin’in girişimleri ile sanayi ticaret odaları ve organize sanayi yöneticileriyle bir girişim grubu oluşturuldu. Üniversitenin sanayiyle yaptığı iş birliği çerçevesinde birçok sanayi kuruluşunda bu güçlendirme ve depremsellikle ilgili kontrollü risk mekanizmaları bir şekilde kuvvetlendirerek artırılmaya devam ediyor” dedi.

‘SANAYİCİLERİN BAKIŞI DEĞİŞTİ’

Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonrasında özellikle sanayi kuruluşlarının harekete geçtiğini belirten Dr. Bal, “Bu kapsamda son 1 yılda Tekirdağ’daki 14 sanayi bölgesinde yaklaşık 2 milyon metrekarelik bir alan depreme dayanıklı hale getirildi. Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu. Bu miladın ardından yaklaşık olarak yüzde 60 oranında bir artış söz konusu. Önceden maalesef ki yine Tekirdağ’ın önemi yüksekti, depremsellik kısmı biliniyordu. Bu yaşadığımız acı tecrübeler özellikle sanayicilerin bu konuya bakış açısını değiştirdi ve yenilikçi çözümlerle, hibrit çözümlerle, daha geliştirilmiş sistemlerle fabrikalarını güvenli hale getirmeye başladılar” diye konuştu.

‘MİMARİ YAPILAR BOZULMUYOR’

Depreme dayanıklılık çalışmalarında fabrikaların mimari yapılarının bozulmadığını anlatan Dr. Bal, “Bu çok önemli bir konu. Çünkü sanayicimizin ilk sorduğu şey; ‘Fabrikanın fonksiyonu değişecek mi?’ oluyor. Ama bu uyguladığımız yöntem ile fabrikanın mimari fonksiyonları değişmiyor ve aynı üretim, aynı üretim hatları fabrika çalışırken de bu güçlendirme çalışmaları yapılabiliyor. Bunun yanı sıra maddi olarak baktığımızda bizim şöyle bir ölçümüz vardır. Güçlendirme çalışmalarının, binanın yeniden yapım maliyetinin yüzde 30’unu aşmaması gerekiyor. Şu an bizim hibrit çözümde de binanın yeniden yapım maliyeti yüzde 8, 10 mertebesinde. Bu yöntemle uygun çözümler sağlanabiliyor” dedi.

İKİ ÜNİVERSİTENİN GELİŞTİRDİĞİ YÖNTEM

Dr. Bal, “Bu hibrit yöntemde amaç fabrika çalışırken güçlendirme uygulamasını yapabilmek. Bir de tabii şöyle bir durum var; iki ana unsuru içeriyor. Birincisi, mevcut betonarme kolonların FRP ile sarılması; bu, kolonları bir miktar sünekleştiriyor. Aynı zamanda da çelikle binanın deprem anındaki hareketlerini azaltmak gerekiyor. Öncelikle kolonlara sarılıyor, içerisine belli noktalarda ankrajlar yapılıyor ama burada geliştirilen yöntem özellikle Japonya’da uygulanan ve bizim Namık Kemal Üniversitesi ve Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nün birlikte geliştirdiği bir yöntem. Bu hibrit bir davranış sergiliyor, kompozit bir etki oluşturuyor” diye konuştu.

‘DEPREM GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI BAŞLADI’

Ergene ilçesindeki Avrupa Serbest Bölge Müdürü Tarkan Değirmenci de bölgelerinde faaliyet gösteren 70 fabrikada da güçlendirme çalışması başlayacağını söyledi. Değirmenci, “Şu an itibarıyla Avrupa Serbest Bölgesi’nde 70 fabrika mevcut. Ama ağırlık olarak yapılarımızın performansı iyi. Bunların deprem güçlendirme çalışmaları başladı. Özellikle Namık Kemal Üniversitesi’yle yaptığımız iş birliği protokolü çerçevesinde hem grup şirketlerimizde hem de kullanıcı ve yapımcı şirketlerinde çalışmaları hayata geçirmeye başladık” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/feed/ 0
Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, deprem konutlarının alt yapısında çalışan ekiplere teşekkür etti https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-mehmet-cinar-deprem-konutlarinin-alt-yapisinda-calisan-ekiplere-tesekkur-etti/ https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-mehmet-cinar-deprem-konutlarinin-alt-yapisinda-calisan-ekiplere-tesekkur-etti/#respond Fri, 12 Jan 2024 08:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3186 Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, deprem konutlarının alt yapısında çalışan Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerini gece mesaisinde yalnız bırakmadı. Çınar, sahada büyük bir fedakarlık ve özveriyle çalışan personellere teşekkür edip, tatlı ikramında bulundu.

Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, depremzede ailelere teslim edilecek olan İkizce TOKİ Konutlarının çevre düzenlemesi, yol yenileme ve aydınlatmaları başta olmak üzere alt ve üst yapı çalışmalarının tamamlanması için gece gündüz demeden bölgede mesai yapıyor.

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’da, İkizce TOKİ Konutlarının olduğu bölgede aylardır yoğun bir şekilde çalışan Yeşilyurt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerini gece mesaisinde yalnız bırakmadı.

Gerçekleşen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgiler alan Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, personellerle tek tek sohbet ederek, tatlı ikramında bulundu.

Personellere gece gündüz demeden devam eden çalışmalardan dolayı teşekkürlerini sunan Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, millete hizmet yolunda dur durak bilmeden çalıştıklarını söyledi.

6 Şubat felaketinde yaşanan büyük depremden sonra yaralarının sarılması adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla ilgili kurumlar ve yerel yönetimler olarak birlik, beraberlik içerisinde aralıksız çalıştıklarını kaydeden Çınar, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza bağlı TOKİ tarafından İkizce Mahallemizde inşa edilen ve 8 bin 799 konutun olduğu TOKİ Konutlarımızın olduğu bölgede çalışmalar aralıksız devam ediyor. Yeşilyurt Belediyesi olarak ta yapımı tamamlanan binaların çevre düzenlemelerinin yapılması, konutların içi ve bağlantı yollarının asfaltlanması ile birlikte yaşam alanlarının hazır hale gelmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz. TOKİ Konutları ve Köy Evleri başta olmak üzere deprem yaralarının sarılması noktasında şehrimizde devam eden tüm yatırımlara desteklerini eksik etmeyen başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Mehmet Özhaseki’ye, TOKİ Başkanlığımıza ve ilgili bütün kurumlara şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

İkizce TOKİ Konutlarının yakın bir zamanda hak sahiplerine teslim edilmeye başlanacağını ifade eden Başkan Çınar, konutların teslim edilmesiyle birlikte İkizce’de ki yaşam alanının hareketli ve canlı bir hüviyete kavuşacağını dile getirdi.

TOKİ konutları ve köy konutlarının bir an önce hak sahiplerine teslim edilmesi adına belediyenin tüm imkanlarını seferber ettiklerini da belirten Çınar, “Yakın bir zamanda depremzede ailelerimize teslim edilecek olan konutların olduğu bölgede gerek TOKİ yetkilileri gerekse de belediyemizin ekipleri gece gündüz demeden uyumlu ve koordineli çalışarak konutları hazır hale getirmeye çalışıyorlar. Bizlerde gerek afet konutlarımızın gerekse de köy evlerimizin tüm aşamalarını yakından takip ederek bizden istenilen tüm hizmetleri, iletilen talepleri anında yerine getiriyoruz. İş makinalarımız ve personellerimizle birlikte adeta seferberlik ilan ettik, buradaki her türlü çalışmaya destek sunuyoruz. Havaların soğuk olmasına rağmen sahada büyük bir özveriyle çalışan personellerimiz ile görevli yetkilileri gece mesaisinde yalnız bırakmadık, onları geç saatlerde ziyaret ederek çalışmalarında başarılar dileyerek tatlı ikramında bulunduk. Bizler günün her saatinde hemşehrilerimizin emrinde ve hizmetindeyiz. Depremzede ailelerimizi bir an önce sıcak yuvalarına kavuşturmak içinde gece gündüz demeden var gücümüzle çalışıyoruz. Ekiplerimiz verilen görevleri üstün hizmet aşkıyla birlikte layıkıyla yerine getiriyorlar, onların emekleri ve gayretleri her türlü takdirin üzerindedir. Personellerimizle gurur duyuyorum. Çalışmalar 7/24 aralıksız, hiç durmadan devam edecektir. Depreme dayanıklı konutların yanı sıra sosyal donatıları, yaşam alanları, çocuk oyun alanları, otoparkları ve diğer hizmet alanlarıyla birlikte buraya güzel bir yaşam alanı kuruluyor. Çalışmaların en kısa sürede tamamlanıp, ailelerimizi sıcak yuvalarına kavuşturmak içinde üzerimize düşen ne varsa yerine getirmeye devam edeceğiz. Burada emek veren, çalışan, alın teri döken, katkı sunan herkese şahsım ve tüm hemşehrilerim adına teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yesilyurt-belediye-baskani-mehmet-cinar-deprem-konutlarinin-alt-yapisinda-calisan-ekiplere-tesekkur-etti/feed/ 0
Prof. Dr. Dündar: Japonların deprem başarısının sırrı bilim, eğitim, denetim https://www.haber60.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2718

Japonya 2024’ün ilk gününde yaşadığı şiddetli depremi, benzerlerine göre yine çok az kayıp ve hasarla atlattı. Japonya’nın başarısının sırrının bilim, eğitim ve sıkı denetim olduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, Türkiye’de ise hızlı kazanç arzusunun yıkım getirdiğini söyledi.

Yeni yıla 7.6 büyüklüğünde şiddetli bir depremle uyanan Japonya’da 128 kişi hayatını kaybetti, az sayıda bina hasar gördü. Doktora eğitimini Japonya’da yapan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, bilimsellik, eğitim ve denetimin kayıpları en aza indirdiğini söyledi.

Prof. Dr. Murat Dündar’a göre; önemli fay kırıkları ve volkanik alanlar üzerinde kurulu olan Japonya, 1923’te yaşanan 100 binden fazla insanın öldüğü Kanto depreminden büyük dersler çıkardı.  Japonya’da yapılaşmanın yönetmelik kapsamında ele alındığını belirten Dündar, Japon halkının, depremi hayatın bir parçası olarak görmeyi başardığını ve buna göre hareket ettiğini de ifade etti. Dündar, 1995 yılında yaşanan 6 bin 200 kişinin öldüğü Kobe depreminden sonra da binaların deprem sırasındaki reaksiyonlarını test eden merkezler kurulduğunu vurgulayarak, “Bu merkezlerde, belirli oranda ölçeklendirilen binalara yapay depremler uygulanıyor. Özel kameralarla donatılan yapıların saniye saniye depreme reaksiyonu test ediliyor. Önce nerede yıkım oluyor, en zayıf noktalar neresi, yıkım nasıl gerçekleşiyor, bunlar tespit ediliyor. Buna göre önlemler alınıyor” dedi.

84 YAŞINDAKİ UZMANA SINAV

Depremden korunmak için bilim ve eğitimin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Dündar, mimar ve mühendislerin sıkı bir eğitimden geçirildiğini ve bu sınavların ömür boyu devam ettiğini söyledi:

“Japonya’da mimarlar ve mühendisler için yapılan sınavlarda başarıya göre iki tip belge alınıyor. Alt kategoride belge alanlar, küçük yapılarla ilgili projeleri gerçekleştirebiliyor. Üst kategorideki belge alma başarısı gösterenlerse daha büyük yapılar için de proje üretebiliyor. Sınavda başarılı olamayanlar ise bu bölümlerden mezun olsalar dahi görev yapamıyor.  Belge sahibi olmak bir mimar için ömür boyu yetki sağlamıyor. Mesleğe devam etmek isteyenler periyodik olarak yapılan bu sınavlardan başarıyla geçmek zorunda. Mesela, 85 yaşındaki doktora tez hocam Shigeyuki Okazaki, mesleki tecrübesi ve yaşına rağmen, mimarlık görevine devam edebilmek için geçtiğimiz yıl yetkinlik sınavına girdi.”

YAŞAM BOYU EĞİTİM

Prof. Dr. Murat Dündar, Japonya’da bilimsel çalışmaların yanında, toplumda da deprem bilincinin çok önde olduğunu ifade etti. Depremle yaşama eğitiminin anaokulunda başladığını söyleyen Dündar, bu eğitimin de sürekli devam ettiğini belirtti. Depremde kimin ne yapacağının önceden planlı olduğunu vurgulayan ünlü mimar, Japonya’da kaldığı süreçte yaşadığı şu örneği verdi:

“Benim bulunduğum sitede herkesin bir sorumluluğu vardı. Ben iletişimden sorumluydum. Kimi insanları yönlendirmekten sorumluydu kimi de lojistikten sorumluydu. Bu planlama en küçük yönetim olarak hane ile başlıyordu. Bina, site, mahalle olarak devam ediyordu. Sürekli zorunlu deprem tatbikatları yapılır, bu tatbikatlara katılmayanlara para cezası uygulanır. Toplanan bu paralarla ise tatbikatlara katılanlar ödüllendirilir.”

HATA YAPANI TOPLUM CEZALANDIRIYOR

Japonların işlerini çok ciddiye aldıklarını belirten Prof. Dr. Dündar, denetim yapacak olan kurumların belli yetkileri bulunduğunu, inşaatların her aşamasında sıkı bir denetleme gerçekleştiğine dikkat çekti.  Dündar, deprem konusunda en ufak hata yapan firmaların affedilmediğini belirterek, toplumun bu firmalardan uzak durduğunu ve iş yapmayarak cezalandırdığını da söyledi.

Murat Dündar’a göre, ülkemizde deprem yönetmeliklerinde bir eksiklik bulunmuyor ancak uygulamalarda bazı aksaklıklar yer alıyor. İnşaatın her aşamasında denetim firmalarının daha aktif görev alması gerektiğini belirten Dündar, “Denetim firmalarının bakanlık tarafından atanması doğru ancak bu firmalara ceza yetkisi de verilmesi gerekiyor. Sahada ortaya çıkan dolaylı para ilişkisinin tamamen kesilmesi gerekiyor. Üniversiteden mezun olan mühendis ve mimarların denetim imza yetkisi bir sınava tabi tutulmalı. Tecrübesiz denetmenler hata yapabilirler” dedi.

HIZLI KAZANÇ ARZUSU YIKIM GETİRDİ

6 Şubat depremi sonrası Japonya’dan gelen bir heyetle depremde yerle bir olan Hatay’da incelemelerde bulunan Prof. Dr. Murat Dündar, yıkılan binaların bazılarının yeni olduğunu gözlemlediklerini belirtti. Yapım aşamasında ciddi işçilik hataları yapıldığına dikkat çeken Dündar, özellikle binaların hızlı imal edilme çabasının, betonda sorunlar yaşattığını, demir bağlamalarında hatalara sebep olduğunu söyledi. Dündar, bunun da bazı müteahhit firmalarının yatırımlarını hızlı kazanca çevirme isteğinden kaynaklandığını ifade etti.

GÜÇLENDİRME YAPILMALI

Beklenen İstanbul depremiyle ilgili de görüşlerini dile getiren Prof. Dr. Murat Dündar, bir binanın kullanım ömrünün yaklaşık 60 yıl olduğunu belirterek, “Depremde yıkılması beklenen bazı binalar 20-30 yıllık. Aralarında daha yeni binalar da var. Ülkemizin ekonomik gerçekliğini düşününce bütün binaların yıkılarak yeniden yapılması mümkün değil. Bu binalar uzmanlarca incelenerek güçlendirilebilir. Bu şekilde binalar daha az maliyetlerle daha güçlü hale getirilebilir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/feed/ 0
İstanbul’da Lise Öğrencileri Deprem Kiti Tasarladı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-lise-ogrencileri-deprem-kiti-tasarladi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-lise-ogrencileri-deprem-kiti-tasarladi/#respond Mon, 08 Jan 2024 08:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2686 İstanbul’da bir grup lise öğrencisi, olası bir depremde kullanılması için düdük, fener ve içerisinde kişisel bilgilerin yer aldığı anahtarlık şeklinde deprem kiti tasarladı.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden yola çıkan, Küçükçekmece’deki Fahreddin Kerim Gökay Anadolu Lisesi’nden bir grup öğrenci, depremle ilgili neler yapabileceklerini değerlendirerek anahtarlık şeklinde deprem kiti tasarladı. Üretim aşamasına da geçilen kit, talep edilen okullarda satılabilecek.

Okul Müdürü Hamdi Çakır’ın desteği ve İngilizce Öğretmeni Süleyman Türkmenoğlu’nun rehberliğiyle 17 öğrencinin yer aldığı grup tarafından tasarlanan kitte, olası bir depremde enkaz altında kalınması halinde kullanılabilmesi için fener, düdük ve arama kurtarma köpeklerinin duyarlı olduğu frekansa sahip siren bulunuyor.

Ayrıca, NFC sistemiyle okunabilecek şekilde tasarlanan kitte, kullanıcının kişisel bilgileri yer alıyor. Bu sayede, kitin telefona okutulmasıyla isim, soyadı, kan grubu gibi bilgilere ulaşılabiliyor. Kolaylıkla taşınması amacıyla anahtarlık şeklinde tasarlanan kite, istenilen farklı bilgiler de yüklenebiliyor.

Proje ekibine rehberlik eden İngilizce Öğretmeni Süleyman Türkmenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının Harezmi Eğitim Modeli’yle yola çıkarak geliştirilen projenin öğrencilerin çalışması olduğunu belirterek, “Biz sadece onlara rehberlik ettik. Bu süreçte fikri, fikrin gelişimini ve ürünün ortaya çıkmasını sağlayan öğrencilerimiz hummalı bir çalışma yaptılar.” dedi.

Üretim masraflarını öğrencinin babası karşıladı

Türkmenoğlu, 15-16 yaşlarındaki öğrencilerinin ürünün yapımı ve sponsor görüşmesi gibi aşamaları kendi aralarında planladıklarını aktararak, deprem kitinin üretimi aşamasında yüksek maliyet nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını ancak öğrencilerinin sponsor bulduğunu anlattı.

Üretim masraflarını da bir öğrencinin babasının karşıladığını dile getiren Türkmenoğlu, deprem kitinin okullarda satışı için de izin alındığını, talepte bulunan okullarda satışının yapılabileceğini kaydetti.

Türkmenoğlu, deprem kitinin dört farklı versiyonu için patent başvurusunda bulunduklarını aktardı.

“Çok deneyim dolu bir süreçti”

Deprem kitini üreten ekipte yer alan 11. sınıf öğrencisi Eylül Özdemir, kendilerinden bir probleme çözüm geliştirmelerinin istendiğini, onların da bunun için ülke geneline hitap eden, pazar kitlesi geniş ve aynı zamanda derin yara olan deprem konusunu seçtiklerini söyledi.

Projeye başladıklarında sermayelerinin olmadığını anlatan Özdemir, “Bunun için de sponsorlardan destek aldık. Projenin hem maddi hem de manevi kısmında arkadaşlarımızın velileri de destek oldu. Bu süreçte çok farklı tecrübeler edindik. Çeşitli şirketlerin CEO’larıyla görüşmeler ayarladık. Sakarya’ya bile gittik öyle söyleyebilirim. Kesinlikle çok deneyim dolu bir süreçti. Gerçek bir şirketin aşamalarının hepsini deneyimledik.” dedi.

Özdemir, tasarladıkları kitle ilgili çok heyecanlı olduklarını vurgulayarak, “Uzun zamandır bekliyoruz. Bir yıldır uğraş veriyoruz, emek veriyoruz. Bir yandan dersler bir yandan projeler derken gerçekten ciddi bir mesai harcadık ve günün sonunda emeklerimizin karşılığını alacağımızı görmek en büyük temennimiz şu an. Ürünümüz hazır gibi. Yaklaşık bir hafta içerisinde seri üretimden de gelecek ve satışa başlayacağız.” diye konuştu.

Acil durum kiti özelliğini taşıyor

Özdemir, kitin özellikleri arasında NFC özelliğinin de bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bunu telefonunuzdan NFC okuyucularla okuttuğunuz zaman kişinin kimlik bilgileri, kan grubu, sahip olabileceği kronik rahatsızlıklar, kullanması zorunlu olan ilaçlar vesaire bunların hepsi buradaki NFC kartta yer alacak. Dolayısıyla da kişi eğer enkaz altında baygınsa ya da kendini ifade edemeyecek kadar ağır yaralıysa buradan o kişinin bilgilerine ulaşabileceğiz. Aynı zamanda bir özellik daha var. Bir SD kart bölmesi de yerleştirdik. Bu da tapu gibi daha büyük alan kaplayan belgelerin saklanması için gerekli.”

Kiti deprem için oluşturduklarını ancak kampa gidenlerin de kullanabileceği bir acil durum kiti olduğunu ifade eden Özdemir, kendilerine destek olan öğretmenlerine, velilere ve arkadaşlarına teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-lise-ogrencileri-deprem-kiti-tasarladi/feed/ 0
AFAD Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nde 75 Bin Deprem Çözüldü https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-izleme-ve-degerlendirme-merkezinde-75-bin-deprem-cozuldu/ https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-izleme-ve-degerlendirme-merkezinde-75-bin-deprem-cozuldu/#respond Sun, 07 Jan 2024 08:36:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2569 Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nde geçen yıl 6 Şubat depremlerinin artçılarıyla beraber 75 bin depremin çözüldüğü, bunun yaklaşık 3 yıllık çalışmaya karşılık geldiği belirtildi.

AFAD Deprem İzleme ve Değerlendirme Grup Başkanı Meltem Türkoğlu, AA muhabirine, merkezin 7/24 esasına göre çalıştığını ifade ederek, burada yer bilimcilerden oluşan gece ve gündüz ekiplerinin olduğunu belirtti.

Herhangi bir deprem meydana geldiğinde uzmanların depremi 5 veya 7 dakika içinde ilksel olarak çözerek, kamuoyuna ve ilgililere duyurduğunu söyleyen Türkoğlu, bunun sebebinin müdahale ekiplerinin hızlı şekilde bölgeye intikal etmesini sağlamak olduğunu anlattı.

Türkoğlu, deprem verilerinin Türkiye’de bulunan 1187 istasyondan geldiğini aktararak, şunları söyledi:

“Avrupa’nın en büyük deprem gözlem ağına sahibiz. Deprem istasyonlarından gelen verilerimiz hız ve ivme olarak ayrılıyor. Depremin derinliğini, yerini, büyüklüğünü veren parametreleri hız istasyonlarıyla ölçüyoruz. İvme istasyonları da aslında herkesin bildiği Türkiye Tehlike Haritası’nın altlıklarını oluşturan veriler. Hepsi bu merkez tarafından analiz ediliyor.”

Daha ayrıntılı ve daha çok veri ile depremlerin revize çözümlerinin yapıldığını dile getiren Türkoğlu, “Yani bir depremin büyüklüğü, yeri, bazen derinliği değişebilir. Dünyadaki ajanslarda da böyledir. USGS, ISC, EMSC gibi ajanslarda da depremlerin büyüklükleri, yeri, derinliği, gelen veriyle tekrar yapılan çözümlerle değişebilir. Bu tamamen bilimsel bir sonuçtur.” dedi.

Türkoğlu, merkezde üretilen verilerin uluslararası kuruluşlarla ve akademisyenlerle paylaşıldığını belirterek, veri paylaşımının AFAD’ın internet sayfası üzerinden çeşitli kategoriler altında gerçekleştirildiğini ifade etti.

Yerli ve milli yazılımlar kullanılıyor

Merkezde kullanılan tüm yazılımların yerli ve milli olduğunu bildiren Türkoğlu, “Bu çok önemli. Yaklaşık 2 yıldır bu yazılımları kullanıyoruz. Sadece deprem analizi yaptığımız yazılımlar değil, arkasından ayrıntılı analizler yaptığımız ve kamuoyunu bilgilendirdiğimiz yazılımlarımız da yerli ve milli. Bu, merkez için de çok önemli.” diye konuştu.

Türkoğlu, manuel çözümlemenin yanında otomatik çözümleme programlarının da bulunduğunu belirterek, ancak oradan alınan değeri hiçbir zaman servis etmediklerini, manuel çözüm sonuçlarını duyurduklarını anlattı.

Depremin büyüklüğünün, deprem odağından ortaya çıkan enerjinin büyüklüğü olduğunu bildiren Türkoğlu, bunun sadece deprem gözlemi yapan merkezler tarafından hesaplanabileceğini aktardı.

Bu hesaplamanın tek bir değer olduğunu dile getiren Türkoğlu, “Kamuoyunda insanların duyduğu değer, depremin büyüklüğü aslında. Depremin şiddeti ise onun doğa, insanlar, hayvanlar ve yapılar üzerindeki etkisini gösterir. Depremin şiddeti, benim bulunduğum noktayla başka bir nokta arasında farklılık gösterebilir.” dedi.

“6 Şubat’tan sonra 56 bin artçı deprem çözdük”

Türkoğlu, Türkiye’nin geçen yıl 6 Şubat’ta ciddi depremler yaşadığını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Bu merkezde aslında biz normalde yıllık ortalama 25 bin deprem çözüyoruz. Ama özellikle 6 Şubat’tan sonra 56 bin artçı deprem çözdük. Yılın başından beri yıllık 75 bin deprem çözdük. Bu ne demek? Tam 3 yıllık deprem sayısı kadar deprem çözmüşüz. Yani 3 yıllık iş yapmış bu merkez.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-deprem-izleme-ve-degerlendirme-merkezinde-75-bin-deprem-cozuldu/feed/ 0
Hatay’da depremde yıkılan binada 5 kişinin ölümüyle ilgili dava açıldı https://www.haber60.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/ https://www.haber60.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:24:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2421 Hatay’da, 6 Şubat’taki ilk depremde 6 katlı Ertaş Apartmanı’nın yıkılması sonucu 5 kişinin ölümüne neden oldukları gerekçesiyle tutuklanan inşaat mühendisi ile tutuksuz fenni mesul hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi’ndeki 6 katlı apartmanın, depremde yıkılması ve 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Binanın statik proje müellifi ve inşaat mühendisi tutuklu Nezir G. (64) ile binanın mimari proje müellifi ve fenni mesulü tutuksuz Hikmet B. (64) hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede yer alan müşteki beyanlarında, binanın 6 Şubat’ta saat 04.17’deki ilk depremde kısa süre içerisinde yıkıldığı belirtildi.

Tutuklu sanık Nezir G, iddianamedeki ifadesinde, suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunu “hayali” olarak yorumladı.

Yıllardır inşaat mühendisliği ve bilirkişilik yaptığını belirten Nezir G, “Antakya’da en iyi statikçi olduğumu iddia ediyorum. Türkiye’de el ile hesap yapıp bilgisayar ortamına sonradan geçen sayılı inşaat mühendislerindenim. O zamanlar belediyeler zemin etüt raporunu aramıyorlardı. Bu nedenle zemin etüt raporu yapmadık. Projede zemin etüt raporu yoktu. Diğer tespit edilen eksiklikler ise bilirkişi heyetince yanlış tespit edilmiş olup hayali olduğunu düşünüyorum.” iddiasında bulundu.

Sanık Hikmet B. de mimarlığını yaptığı binanın yıkıldığını ve enkazında ölenlerin olduğunu bilmediğini öne sürdü.

Binayı tamamen yönetmeliklere ve mevzuata uygun şekilde yaptırdıklarını savunan Hikmet B, “Gerekli zemin etüdü yapıldıktan sonra belediyeden onay alınarak inşaata başlandı. İnşaatta tamamen mevzuata uygun kaliteli malzeme kullandık, kusurlu herhangi bir eylemimiz olmadı. İnşaat yapılırken işçiliğine de özen gösterdik, deprem çok büyük bir depremdi, biz de zaten mağdur olduk, arabalarda uyuduk. Adana’ya, oradan da İstanbul’a geldim, depremin büyüklüğü nedeniyle bina yıkılmış olabilir.” ifadesini kullandı.

İddianamede, binanın yıkılmasına ilişkin tali kusurlu oldukları belirtilen belediye yapı birim sorumluları ve ilgili diğer görevliler hakkında da soruşturmanın sürdürüldüğü kaydedildi.

Bina, projesiz ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş

İddianamede, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Bölümü’nün hazırladığı bilirkişi raporuna da yer verildi.

Binaya ait mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin bulunmadığı kaydedilen raporda, şu bilgilere yer verildi:

“Binanın projesinin olmayışı, projesiz ve mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olmasının yıkılmasında önemli etken olduğu düşünülmektedir. Dosya kapsamında bina için hazırlanmış zemin etüt raporunun da bulunmadığı görülmüştür. Analizler sonucunda kolonların genellikle kesit açısından yeterli, boyuna donatı alanı açısından ise yetersiz olduğu belirlenmiştir. Kolonlar için belirtilen etriye aralıklarının yeterli olmadığı ve kolon-kiriş birleşim bölgesinde sıklaştırma yapılmadığı tespit edilmiştir.”

Asli kusurlu bulunan Nezir G. ve Hikmet B’nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/feed/ 0
İsias Otel Davası: Ölenlerin Yakınlarının Anlattığı Hikayeler Gözyaşlarına Neden Oldu https://www.haber60.com.tr/isias-otel-davasi-olenlerin-yakinlarinin-anlattigi-hikayeler-gozyaslarina-neden-oldu/ https://www.haber60.com.tr/isias-otel-davasi-olenlerin-yakinlarinin-anlattigi-hikayeler-gozyaslarina-neden-oldu/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2258 Adıyaman’da 3. Ağır Ceza Mahkemesinde süren İsias Otel Davasının 2. gününde ölenlerin yakınlarının anlattığı hikayeler salonda gözyaşlarına neden oldu.

Duruşmanın ikinci mahkeme heyeti tarafından müştekiler dinlenmeye başladı. Müştekiler, otel sahipleri ve sorumlulardan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Hayatını kaybeden sporcu ve tur rehberlerinin yakınlarının deprem günü yaşananlarını anlatması salonda gözyaşlarına neden oldu.

“Adıyaman yıkıldı, dünyam yıkıldı”

İlk olarak, İsias Otel’de çocukları Doruk Akın ve Alp Akın’ı kaybeden Baba Osman Akın’ın sözleri mahkemede duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Gözyaşları içerisinde yaşananları anlatan acılı baba Osman Akın, “Voleybol finallerine gelmek için İsias Otelin güvenli, temiz ve merkezi yerde olduğu söyledikleri için tercih ettik. Otel Müdürü Cuma Tufan ile ben iletişime geçtim ve rezervasyonu ben yaptım. 3 Şubat sabahı Kıbrıs’tan ayrıldık. Akşama doğru Adıyaman’a geldik. Çocukları otele yerleştikten sonra ben 5 Şubat sabahı ayrılarak Kahramanmaraş’ gittim. Otelden gitmeden önce iki tane aslan parçamı son kez gördüm. Çocuklarımı bırakarak oradan ayrıldım. O otelde kalsaydım belki bende bu gün burada olmayacaktım. Kız ve erkek takımlarıyla Kahramanmaraş Öğretmenevinde kaldım. Bende Kahramanmaraş’ta bu depreme yakalandım. Büyük bir depremdi ama yıkılmadı. Adıyaman’dan ilk etapta bilgimiz yoktu. Eşimin mesajıyla Adıyaman’da ki otelin yıkıldığını öğrendim. Adıyaman yıkıldı, Dünyam yıkıldı. Kahramanmaraş’ta ben sorumlusu olduğum çocukları güvenli bir yere götürmek için 1 kilometrelik yolu bir saatte gidebildik. Güvenli bir yere bıraktıktan sonra Adıyaman’a hareket ettim. Adıyaman’a geldikçe depremin ne kadar büyük olduğunu gördüm. Öğleden sonra Adıyaman’a ulaşabildim. Otele geldiğimde gördüğüm manzara kum yığınıydı. 72 can gitmişti. Bunların içinde 11-14 yaş arası çocuklarımız var. O kum yığının içerisinde gömüldüler. Hep bir umut ile çocuklarımıza ulaşacağımızı umut ettik. Çocuklarımıza ulaşmaya başladığımızda sağ salim ulaşmak umudumuzu yitirmeye başladık. Çocuklarımızın bedenine bir bütün olarak ulaşmaya çalışıyorduk. Çocuklarımıza ulamak için ellerimizle kazdık. Burada maddi bir gerçekten bahsediliyor. Asıl maddi gerçek nedir biliyor musunuz. Çocuğunun yok olması maddi kayıptır. Kendi hayatımıza mı üzülelim, yoksa can parçalarımızın yok oluşuna mı üzülelim, biz adalete güveniyoruz, adalet için buradayız. Sizin vereceğiniz karara güveniyoruz. Adalet er veya geç bu salondan çıkacağını biliyoruz. Tüm sanıklardan şikayetçiyim” dedi.

Anne Ayşe Akın ise konuşmasında, “İki oğlumu ve eşimi Adıyaman’a gönderdim. Hiç böyle bir sonuçla karşılaşacağımızı düşünmeden mutlu bir şekilde gönderdim. Aklımızın uçundan bile evlatlarımızın buralarda bunları yaşayacağı aklımıza gelmedi. Biz sabahın nasıl olduğunu anlamadık. Adıyaman’dan hiç bahsedilmiyordu, hiç haber alamadık. Ben İstanbul depremini yaşayan bir öğretmenim. Ben depremlerde nelerle karşılaşacağını biliyorum. Benim çocuklarım depremle ilgili projeler ve ödevler yaptılar. Hiçbiri İsias’a benzemiyordu. İsias bir kum yığınıydı. Biz Adıyaman’a vardığımızda gerçekle karşılaştık. İsias’a evlatlarımızı kurtarmaya gedik ama otobüstün indikten sonra gerçekle karşı karşıyaydık. Ben yukarıdaki güce, Allah’ıma inanıyorum. Siz hiç öyle bir görüntü karısında dilinizin dua edemediğini yaşadınız mı, Dilim varmadı dua etmeye. İki evladımın nerde olduğunu anlayamadım. Otelin üzerinde yapılan çatı denilen yere aileler olarak sivil savunma ekibi kurarak ellerimizle kovalar ile taşları ve kumları boşalttık. Evlatlarımıza ulaşmak için yaptık. Ben iki evladımı kaybettim adalet için buradayım. İki evladımla birlikte onların arkadaşlarını kaybettik, adalete güvenimiz sonsuzdur. Bu görülen ve yaşananlar bir hikaye değildir, bunlar geçeklerdir. Çocuğumun çantası gördüm ve iş makinasına sakın çocuğumun bedenine zarar gelmemesi için uyardım, onun için uğraştık” diye konuştu.

Ölenlerin yakınlarının dinlenmesine devam ediliyor. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/isias-otel-davasi-olenlerin-yakinlarinin-anlattigi-hikayeler-gozyaslarina-neden-oldu/feed/ 0
Hakkari’de Depremler Artıyor: Uzmanlar Uyarıyor https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremler-artiyor-uzmanlar-uyariyor/ https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremler-artiyor-uzmanlar-uyariyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 07:54:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2053 VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Hakkari’nin Yüksekova İlçesi merkezli depremleri değerlendirdi. Hakkari ve civarı için 5.0, 5.5 ve 5.9 olan depremlerin gelecekte oluşma olasılığının yaklaşık olarak yüzde 68, 35 ve 18, kendini tekrarlama periyodlarının ortalama 9, 23 ve 48 yıl olduğunu ifade eden Doç. Dr. Alkan,Yüksekova, Şemdinli, Hakkari civarı her anlamda bizim için yüksek riskli bir bölgedir. Bu bölgede zemin-yapı ilişkisini çok iyi organize etmemiz gerekmektedirdedi.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 31 Aralık günü meydana gelen 4.4 ve 4.5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgede 33 deprem meydana geldi. Deprem uzmanlarının da sürekli uyarılarda bulunduğu kentte son depremler paniğe neden olurken, depremler nedeniyle 28 ev ile 1 ahırda hasar meydana geldi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Hakkari’nin Yüksekova İlçesi merkezli depremleri değerlendirdi. 2023 yılında Hakkari ve civarı ile ilgili Gümüşhane Üniversitesinden Prof. Dr. Serkan Öztürk ile birlikte çalışma yürüttüklerini anlatan Doç. Dr. Alkan, Bu bölge Yüksekova-Şemdinli fay zonunun geçtiği aynı zamanda kenet kuşağıyla ilişkili olan deprem anlamında riskli bir bölgedir. Şu ana kadar 33 deprem o bölgede meydana geldi dedi.

Bölgenin önemli olduğunu da anlatan Doç. Dr. Alkan, Yaptığımız çalışmada 1958 ile 2022 yılları arasında bölgede olan 2 bin 818 depremi alıp bunlardan bir kestirim yapmaya çalıştık. Yaptığımız çalışmada riskin Hakkari, Yüksekova ve Şemdinli civarında yüksek olduğunu görüyoruz. Bizim yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, Hakkari-Yüksekova civarında Konalga, Hakkari, Işıklar ve Çubuklu segmentlerinde riskin daha yüksek olduğunu, kestirimin depremin olma ihtimalin daha yüksek olduğunu sonucuna vardık. Özellikle Yüksekova- Şemdinli fay zonundan bir enerji transferi olduğunu ve bunun da Güneydoğu Anadolu kenet kuşağıyla ilişkilendirilmesi gerektiğini, çalışmamız da bahsettik dedi.

YÜKSEK RİSKLİ BÖLGE

Hakkari ve civarı ile ilgili önceki depremleri de kullanarak Gümüşhane Üniversitesi, Jeofizik Mühendisliği Bölümünde Prof. Dr. Serkan Öztürk ile birlikte yaptıkları çalışmada depremlerin tekrarlanma oranlarını hesapladıklarını anlatan Doç. Dr. Alkan, En son 2005 yılındaki depremi dikkate aldığımızda büyüklüğü 5.0, 5.5 ve 5.9 depremlerin oluşma olasılığı ve kendini tekrarlama periyodlarını hesapladık. En son 2005 Hakkari (Otluca, 5.9) depremini dikkate aldığımızda, büyüklükleri 5.0, 5.5 ve 5.9 olan depremlerin oluşma olasılığı ve kendini tekrarlama periyodlarını hesapladık. 2005 yılında Hakkari’de 5.9’luk depremi dikkate alarak, Hakkari ve civarı için 5.0, 5.5 ve 5.9 olan depremlerin gelecekte oluşma olasılığı yaklaşık olarak yüzde 68, 35, 18 ve kendini tekrarlama periyodları ortalama 9, 23 ve 48 yıldır. Yüksekova, Şemdinli, Hakkari civarı her anlamda bizim için yüksek riskli bir bölgedir. Bu bölgede zemin, yapı ilişkisini çok iyi organize etmemiz gerekmektedir diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakkaride-depremler-artiyor-uzmanlar-uyariyor/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel, Şampiyon Melekler davasını takip etmek üzere Şanlıurfa’ya geldi https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:33:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2009

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, 6 Şubat depremlerinde çoğunluğu KKTC’den gelen sporculardan oluşan 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’nin yıkımıyla ilgili açılan ve kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşmaya katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Burada açıklama yapan Üstel, yarın ilk duruşmanın görüleceği davayı takip etmek üzere Adıyaman’a hareket etti.

Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 35’i KKTC’li sporcu ve öğretmenlerden oluşan ‘Şampiyon Melekler’ kafilesinin yanı sıra toplam 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’i ile ilgili 11 sanığın ‘bilinçli taksir’ suçundan yargılanacağı davayı takip etmek üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, beraberindeki kalabalık bir heyetle Şanlıurfa’ya geldi. GAP Havaalanına inen Üstel’i, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile ilgili kurum kent protokolü tarafından karşılandı.

ŞAMPİYON MELEKLER DAVASI 3- 5 OCAK TARİHLERİNDE GÖRÜLECEK

İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili sürdürülen soruşturma sonucu savcılar tarafından hazırlanan, 5’i tutuklu 11 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8 ile 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile ilgili iddianame, 2 Aralık 2023’te kabul edildi. Kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşma Adıyaman 3’ünc Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3-5 Ocak tarihlerinde görülecek.

ÜSTEL: SEMBOL DAVA

Şanlıurfa GAP Havaalanı’nda açıklama yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kalabalık bir heyetle Şampiyon Meleklerin adaleti için Adıyaman’a geçeceklerini belirterek, İsias Otel davasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin ortak davası olduğunu söyledi. İsias Otel davasının binlerce davadan sadece bir tanesi olmasına rağmen, bunların arasındaki en sembol davalardan biri olduğunu vurgulayan Başbakan Üstel, “Biz Yüce Türk adaletine güveniyoruz” dedi.

’50 BİN HAYAT NE ACIDIR Kİ, DAKİKALAR İÇERİSİNDE SON BULDU’

KKTC Başbakanı Üstel, 2023 yılının 6 Şubat tarihinde gerçekleşen Asrın Felaketinin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Milletimizin yaklaşık 50 bin ferdinin yaşamını yitirdiği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının, şampiyon meleklerimizin de içinde bulunduğu 50 bin hayat, ne acıdır ki dakikalar içinde son buldu. Bu ve benzeri şiddette depremler dünyanın pek çok ülkesinde az da olsa yaşanmaktadır. Ancak bizim kayıplarımıza bakarsanız, aradaki uçurum farkı görebilirsiniz.O yüzden, gündelik çıkarlara bakmadan, gerekli yasal tedbirleri tam ve eksiksiz uygulayarak, bunlara uymayanları da en ağır şekilde cezalandırarak bu acılardan kurtulabiliriz.”

Şampiyon Meleklere mezar olan davayı yakından takip etmek ve adaletin tecelli etmesini sağlamak için duruşmayı takip ettiğini sözlerine ekleyen Başbakan Üstel, “Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz. Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum” dedi.

Suçluların hak ettikleri en ağır cezaları almasının, gelecekte bu suçlara yeltenenlere önemli bir ders olacağına dikkat çeken Başbakan Üstel, “Bir kez daha, Adıyaman’a ve deprem felaketi yaşan tüm illere geçmiş olsun diyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum” diye konuştu.

‘BİZ ET VE TIRNAK GİBİ, TEK BİR MİLLETİN AYRILMAZ İKİ PARÇASIYIZ’

Başbakan Üstel, “Biz et ve tırnak gibi, tek bir milletin ayrılmaz iki parçasıyız. Dünümüz, yarınımız, geçmişimiz, geleceğimiz hep bir olmuştur, olmaya da devam edeceğiz. Her kötü günümüzde yanımızda duran Anavatan Türkiye’ye o günlerde değil de ne zaman destek olacaktık” ifadesini kullandı.

KKTC vatandaşlarının deprem dönemi, Kıbrıs Türk tarihinin savaş yıllarından sonra belki de en büyük acıyı yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini dile getiren Başbakan Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acı o kadar büyük ki, hiç bir bina yıkımı olmamasına karşın koskoca kentimiz Gazimağusa ve ülkemiz hala kendine gelemedi. Şampiyon meleklerimizi kaybettik. Yaşları 10-15 arasında bulunan geleceğimizi şekillendirecek evlatlarımızı kaybettik, hocalarımızı kaybettik, vatandaşlarımızı kaybettik. Şimdi yaşanan bu kötü olayların hukuki süreci başlıyor. İlk davaları görülüyor. Bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.” dedi.

Yaklaşık 100 kişilik bir heyetle bu davaları izlemek için Adıyaman’da bulunduklarını belirten Başbakan Üstel, “Başbakan olarak ben buradayım. Hükümetimizi temsilen 3 bakanımız yanımızda. Bu bakanlarımız aynı zamanda, deprem süresince günlerce burada kalıp arama kurtarma çalışmalarını koordine eden bakanlarımız ve ekibimiz. Ana muhalefet partisi başkanı burada. Meclisimizin deprem konuları ile ilgili kurulan izleme komitesi ve onun çok kıymetli milletvekilli üyeleri de burada. Başbakanlıkta deprem sürecini yöneten özel kriz ekibimiz burada. Barolar birliğimiz burada. Yaşamlarını yitiren şampiyon meleklerimizin ailelerinin temsilcileri burada. Sanıyorum bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.”

Basın açıklamasının ardından KKTC Başbakanı ve beraberindeki heyet, karayoluyla Adıyaman’a hareket etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/feed/ 0
Depremde evi yıkılan çocuk, çadırda resim çizerek hayallerini gerçekleştiriyor https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-cocuk-cadirda-resim-cizerek-hayallerini-gerceklestiriyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-cocuk-cadirda-resim-cizerek-hayallerini-gerceklestiriyor/#respond Tue, 02 Jan 2024 08:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1972 Asrın felaketinde Osmaniye’de ailesiyle birlikte yaşadığı ev ağır hasar alarak yıkılan 10 yaşındaki Medet Mahmut Çardak, evlerinin bahçesinde kurdukları çadırda hayallerini tuvale resmediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden Osmaniye de etkilenmiş ve insanların hayatı değişmişti. Asrın felaketine kent merkezinde bulunan evlerinde yakalanan Çardak ailesinin evleri de ağır hasar almış ve ardından yıkılmıştı. Ailenin 10 yaşındaki evladı Medet Mahmut Çardak’ın hayatı da depremle değişti. Evlerinin bahçesine kurdukları çadırda hobi amaçlı resim çizmeye başlayan küçük çocuk, bu hobisini adeta tutkuya dönüştürdü. Medet Mahmut, 17 yaşındaki ablasının yardımıyla çıktığı bu yolda, yaptığı resimlerle sergi açmayı hedefliyor.

“30’un üzerinde tablo yaptım, çevremdeki insanlar çalışmalarımı beğendiği için onlara hediye ettim”

Deprem psikolojisinden uzaklaşmak için resim çizmeye başladığını belirten Medet Mahmut Çardak, “6 Şubat depreminde evimiz ağır hasarlı çıktı ve yıkıldı. Sonra çocukluğumdan beri resme ilgim olduğunu fark ettim çünkü bir problem oldu mu canım acıdığında hep resim çizdim. Ayşe ablam bu konuda beni çok destekledi ben de içimdeki yeteneği keşfettim. Onunla beraber hep resim çizdik mesela çok yakın bir zaman önce de onunla resim çizmiştik, bu beni çok eğlendirmiş, mutlu etmişti. Depremde okul olmadığı için resim çizmeye daha fazla merak sardım, hep resim çizdim. Depremden sonra ablamla bol bol vaktimiz oldu resim çizdik beraber çizimler öğrendik ve bana bildiği birkaç şeyi anlattı. Çadırdayız ama aile bireylerim çok yardımcı oluyorlar bana. Özellikle annem, babam ve Ayşe ablam benim resim kursuna gitmemi, içimdeki yeteneğimi keşfetmemi istediler ve resim kursuna gittim. Orada öğretmenim ilk günden çok güzel davrandı bana çok hoşuma gitti kursun ikinci günü elma çizdim, ilerlemeye başladım, sonunda tablo yapmaya başladım. 30’un üzerinde tablo yaptım, çevremdeki insanlar çalışmalarımı beğendiği için onlara hediye ettim. En büyük hayalim bir sergi açmak, insanların resimlerimi görmesini çok istiyorum” dedi.

“Çadırda kalıyoruz ama kardeşimin sanata karşı sevgisi hiç bitmiyor”

Çadırda yaşamanın kardeşinin hayallerine son vermediğini belirten Ayşe Çardak, “Resimle küçüklüğümden beri ilgiliyim, ilk başta kreşteki çizimlerim hocalarım tarafından beğenildiği için resim üzerindeki ilgim arttı ve daha fazla resim çizmeye başladım. Bu da yeteneğimin ortaya çıkmasını, keşfedilmesini ve gelişmesini sağladı. Çocukluk döneminden beri resim çizdiğim için aileden birinin de resimle uğraşmasını istedim daha sonra benden 8 yaş küçük erkek kardeşim dünyaya geldi. Konuşmaya, yürümeye başladıktan hemen sonra çocuğun resme ilgisi olduğunu fark ettim. Özellikle benim resimlerime benimle beraber oturup karalama yapmaya resim çizmeye başladı. Kardeşim ilkokula başladı, ilkokulda daha da geliştiğini fark ettim ve bu konuda ona destek olmaya çalıştım. 6 Şubat depreminde bizim evimiz ağır hasarlı olarak kayda geçti ve yıkıldı. Çadır hayatına geçtik ve okul olmadığı için kardeşimle daha fazla vakit geçirebiliyordum. O yüzden ikimiz beraber resim çizmeye başladık ve kardeşimin benden daha yetenekli olabileceğini fark ettiğim için aileme bu konuda destek alabileceğine dair bir fikir beyan ettim, onlar da kabul ettiler. Okullar açılar açılmaz okulunda bir resim kurgusu başladı ve öğretmeniyle iyi anlaşıyorlardı. Öğretmeni onun gelişimine en büyük katkı sağlayan insanlardan birisi, öğretmeninin sayesinde pek çok çizim tekniği öğrenerek yeteneğini daha da geliştirdi ve bazı yerlerde beni bile geçecek noktaya geldi. Yeteneğinin daha da geliştirilmesi durumunda gayet başarılı olabileceğini düşünüyorum. Biz çadırda kalıyoruz ama kardeşimin sanata karşı sevgisi ve yönelimi hiç bitmiyor, daha fazla yapmaya çalışıyor ve kendini sürekli o yönde motive ediyor. Kötü bile çizse asla demiyor ki ben kötü çizdim bir daha çizmeyeceğim demiyor. Her zaman içinde bir umut, bir sevinç var ve bunları da tablolarına yansıttığını düşünüyorum” diye konuştu. – OSMANİYE

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-evi-yikilan-cocuk-cadirda-resim-cizerek-hayallerini-gerceklestiriyor/feed/ 0
Kızılay, depremzedelere kış yardım programı başlattı https://www.haber60.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:18:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1794

Kızılay, mevsim koşulları zorlaşmadan önce depremzedelere yönelik kış yardım programı başlattığını duyurdu. Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü İbrahim Özer, “Kış yardımları programıyla 1,2 milyon depremzedeye destek sağlayacağız. Depremzedelere kışlık giyim, gıda, hijyen, ısıtıcı, battaniye ve izolasyon malzemelerini ulaştırıyoruz” dedi.

Deprem bölgesindeki kış yardımları programının Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile başlatıldığını belirten Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü İbrahim Özer, yardım seferberliğinin planlanan takvime göre yürütüldüğünü bildirdi. Özer, “Deprem bölgesindeki iyileştirme çalışmalarımız kapsamında geçim kaynağı oluşturma, gıda, giyim, su sanitasyon ve barınma malzemesi yardımlarımız devam ediyor. Yaşadığımız mevsim koşulları daha da ağırlaşmadan depremzedelerimizin kışa yönelik ihtiyaçlarına çözüm için yardım programımızı başlattık. Kızılaycılar ve kendilerinde depremzede olan gönüllülerimiz en başından bu yana olduğu gibi yine depremzedelerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için köylere ve konteyner kentlere gidiyorlar. Kızılaycılar, her gittiği yerde depremzedelere beraberlerindeki kışlık giyim, gıda, hijyen, ısıtıcı, battaniye ve izolasyon malzemelerini ulaştırıyor. Bunun yanında yine en çok etkilenen Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Malatya ve Osmaniye olmak üzere 6 ilimizde hem sosyal güçlendirme hem de psikososyal destek ve eğitim çalışmaları için Türk Kızılay Toplumsal Hizmet Merkezlerimiz depremzedelerimizin ihtiyaçlarına çözüm sunmak için çalışıyor. Yine deprem bölgesinde hizmete aldığımız ve bağışçılarımızın da desteğiyle sayılarını artırmayı hedeflediğimiz 100. Yıl Türk Kızılay Kütüphaneleri kuruyoruz. Bu kütüphanelerimiz yavrularımızın ders çalışabilmeleri için özel alan oluşturuyor. Kış yardımları programıyla 1,2 milyon depremzedeye destek sağlayacağız. 607 dükkanın yeniden açılmasını sağlayan esnaf destek projemizle ilk etabı tamamlanan sosyal güçlendirme programımız çiftçi destek projesiyle devam ediyor” dedi.

745 BİN GİYİM MALZEMESİYLE KIŞLIK KIYAFET DESTEĞİ

Kış yardım programı hakkında Kızılay tarafından şu bilgilere yer verildi:

“Hazırlanan yardım malzemeleriyle köyler ve konteyner kentlerdeki afetzedelere destek çalışmaları yürüten Kızılay; kışlık giyim, nakdi yardım, gıda, hijyen, barınma malzemeleri gibi yardımlarını bölgedeki uzman personeli ve gönüllüleri ile ulaştırıyor. Kış yardımlarıyla mont, bot, kazak, hırka, pantolon, ayakkabı, etek, eldiven, atkı, bere, iç çamaşırından oluşan 745 bin giyim malzemesiyle kışlık kıyafet desteği verilirken gıda ihtiyacı için yaklaşık 54 bin gıda kolisi dağıtılıyor. Su sanitasyonu kapsamında 8 sistem kuruldu, 3 bin 800 ev tipi su arıtma cihazı kuruluyor ve 10 bin su bidonu ulaştırılıyor. Kadınlar için kişisel bakım ve hijyen ihtiyaçları için hazırlanan 40 bin paket, öğrencilere 2 bin 900 kırtasiye seti desteği sağlanıyor. Soğuk ve yağışlara karşı ise 114 bin 500 izolasyon malzemesi, yaklaşık 37 bin ısıtıcı ve 50 bin battaniyenin dağıtımı yapılıyor. Ayrıca Kızılay Esen Kart ile 39 bin haneye, 4 bin TL’lik toplamda 156 milyon TL’lik destek veriliyor. Yardımların yanı sıra depremzedelere hizmet vermesi için hazırlanan 100. Yıl Türk Kızılay Kütüphaneleri ile Türk Kızılay Toplumsal Hizmet Merkezleri de depremzedelerin ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/feed/ 0
Zonguldak Üniversitesi, yapay zeka destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi https://www.haber60.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/#respond Sun, 31 Dec 2023 07:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1713

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi’nden (ZBEÜ) Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile ekibi, coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yapay zeka desteği ile fay hatlarındaki gerilimi gözlemlediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, Doğu Anadolu’da 1, Marmara Bölgesi’nde 3 fayın 7 büyüklüğünde ve üzeri deprem üretebilecek gerginlikte olduğunu belirterek, “İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve- Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.

ZBEÜ Rektör Yardımcısı ve Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurucusu Geomatik Mühendisliği’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, ekip arkadaşları Doç. Dr. Çağlar Bayık ve Doç. Dr. Gökhan Gürbüz ile araştırmacı Fatemeh Ghsampour ile coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yazılımda, bölgelerdeki tarihsel depremler ile yıllık yeryüzü hareket verileri, coğrafi bilgi sistemi destekli programa aktarılarak, fay hatlarının ‘mavi’, ‘yeşil’ ve ‘kırmızı’ tonlarına göre değerlendirilen ‘fay gerginlikleri’ belirlendi.

‘MARMARA BÖLGESİ’NDEKİ FAYLAR ÇOK DAHA GERGİN’

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın analizini tamamladıklarını, diğer fay hatları için de çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirdikleri yapay zeka destekli dijital model ile gergin fayları tespit edebildiklerini söyledi. 1’i Doğu Anadolu’da, 3’ü Marmara’da olan 4 faya dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, ” Erzincan’ın 40-50 kilometre doğusunda kalan Yedisu Fayı zaten biliniyordu. En doğuda, en gergin fay olarak burası gözüküyor. Marmara Denizi’ne kadar, Yedisu Fayı’ndan daha gergin bir fay görmüyoruz. Ancak Marmara Bölgesi’nde çok daha gergin faylar olduğunu görüyoruz. 1999’da İzmit Düzce’de deprem meydana gelen hattın çok soğuk olduğunu görüyoruz. Koyu lacivert görüyoruz. Çünkü 24 senelik yer hareketi sebebiyle enerji biriktiriyor, o yüzden burası soğuk. Gerginliğin artması için çok daha uzun yıllara ihtiyaç var. Ama onun altında Sakarya’dan Pamukova- Geyve’ye doğru dönen bir hat var. Onun kırmızı renkte olduğunu görüyoruz. Burada en son depremin 1000’li yıllardan önce olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yıllık yer hareketlerini buraya uyguladığımızda fayın oldukça gergin durumda olduğu tabloda ortaya çıkıyor” dedi.

‘BANDIRMA VE ERDEK’TEKİ KOLLAR, HEPSİNDEN DAHA GERGİN’

Doğudan Marmara’ya kadar gergin hat gözlemlemediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “99 depreminden sonra kuzey kollardaki fayların üzerinde duruluyor. Çınarcık segmentinin gerginlik seviyesinin artmış olduğunu, hemen batısında da Marmaraereğlisi, Silivri önlerindeki hattın ondan daha da gergin olduğunu, turuncu renkte olduğunu görüyoruz. Bu orta kol üzerinde, Çınarcık’tan Tekirdağ’a olan kısımda Marmaraereğlisi ve Silivri önlerindeki kısmın daha gergin olduğu, yer hareketlerine göre ortaya çıkıyor. Ama buralar, her ne kadar gergin olsa da güneyde özellikle Gemlik Körfezi’nden denize dalan ve Mudanya önlerinden devam eden hattın kuzeydeki koldan daha da gergin olduğunu ama biraz daha batıya geçtiğimizde Bandırma ve Erdek’teki kolların ise hepsinden daha da gergin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

İSTANBUL İÇİN KRİTİK 2 HAT

İstanbul ile ilgili güneydeki hatlara da dikkati çeken Prof. Dr. Kutoğlu, “Çalışmamızdan hareketle baktığımızda İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve-Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bizim yaptığımız çalışmaya göre, tarihsel depremlerden yola çıkarak ve yıllık hareket hızlarına bakarak elde ettiğimiz gerginlik değerlerine göre, bu hatlar diğerlerinden çok daha gergin durumda gözüküyor” dedi.

‘7’NİN ÜZERİNDE BÜYÜK DEPREM ÜRETMİŞLER’

?Fay uzunluğu 30 kilometre üzerine çıktığında, deprem büyüklüğünün de 7 ve üzeri deprem üretme potansiyelinin arttığını anlatan Prof. Dr. Kutoğlu, “Bölgede de bu potansiyel var. Geçmişteki depremlere baktığımız zaman da bu faylar zaten tarihin değişik zamanlarında 7’nin üzerinde büyük depremler üretmişler. Mesela Mudanya önündeki Gemlik’teki fayın tarihsel dönemine baktığımız zaman 6.6 büyüklüğünde bir deprem üretmiş. Bandırma tarafında 7.2 gibi bu civarda depremler var. En gergin Bandırma ve Erdek tarafı, 2’nci sırada Sakarya, 3’üncü sırada Gemlik tarafı, 4’üncü sırada Marmara Denizi bölgesini koyabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılında 17 Kabine Toplantısına başkanlık etti https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-2023-yilinda-17-kabine-toplantisina-baskanlik-etti/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-2023-yilinda-17-kabine-toplantisina-baskanlik-etti/#respond Sat, 30 Dec 2023 08:42:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1640 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılında 17 Kabine Toplantısına başkanlık etti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Erdoğan başkanlığında 2023 yılının ilk kabine toplantısı 9 Ocak’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlar olarak bilinen, milyonlarca vatandaşın yıllardır dile getirilen sorunlarını herhangi bir sınırlamaya gitmeksizin çözüme kavuşturacak çalışmayı yakında Meclisin takdirine sunacaklarını açıkladı.

Otoyol ve köprü hizmetlerinin fiyatlarında yıl boyu herhangi bir artışa gidilmeyeceğinin müjdesini veren Erdoğan, ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetlerde mevcut programlara ilave olarak eşi vefat etmiş kadınlar ve Roman vatandaşlar gibi ihtiyaç sahibi kesimler için sosyal konut yardımı projesi başlatacaklarını duyurdu.

Seçim tarihi

Cumhurbaşkanı Erdoğan 23 Ocak’taki Kabine Toplantısı’nda, 18 Haziran’daki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin kapsamlı değerlendirmeler sonucunda 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılmasını her bakımdan en uygun tarih olarak gördüklerini söyledi.

Erdoğan, “Anayasa’da belirtilen usullere mütenasip şekilde ülkemizi bu tarihte seçime götürmek istiyoruz. Bu tarih güncellemesini Anayasamıza göre beşte üç çoğunlukla Meclisimiz yaparsa memnuniyet duyarız. Mecliste gereken çoğunluğun sağlanamaması halinde Cumhurbaşkanı olarak biz, seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılabilmesini temin edecek bir takvimle kararımızı alıp süreci başlatacağız.” ifadesini kullandı.

Asrın felaketinin ardından Kabine AFAD’da toplandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde meydana gelen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından 14 Şubat’ta kabinesini, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı Merkez Binası’nda topladı.

Erdoğan, depremlere ilişkin, “Dünyadaki uzmanların tamamının da ittifakıyla Kahramanmaraş depremleri büyüklüğü, yıkıcılığı ve ardı ardına yaşanmasıyla istisnai bir tabiat olayı olarak değerlendiriliyor.” diye konuştu.

Depremden hayatını kaybeden canları geri getiremeyeceklerini ancak yaraları en kısa sürede sarmak için devletin bütün imkanlarını seferber ettiklerini vurgulayan Erdoğan, depremin yıktığı ya da oturulamaz hale getirdiği evi, her iş yerini yeniden yapıp hak sahiplerine teslim edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan Kabine Toplantısı’nda da ilk gündem maddesi yine depremlerdi.

Toplantı sonrasında millete seslenen Erdoğan, “Deprem bölgesindeki şehirlerimizde hayat tamamen normale dönmeden bize durmak, dinlenmek haramdır. Amacımız, önümüzdeki 2 ay içinde 244 bin konutun ve 75 bin köy evinin inşasına başlamaktır. Bugün itibarıyla bunlardan yaklaşık 22 bininin inşasına geçilmiştir. Mevcut planlamaya göre, 405 bini konut ve 83 bini köy evi olmak üzere toplamda 488 bin yeni hane yaparak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Hatta bu sayıya yaklaşık 40 bin binadaki 164 bin orta hasarlı bağımsız bölümü ekleyecek çalışmayı da başlatıyoruz.” diye konuştu.

6 Mart’taki Kabine Toplantısı ise 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesindeki son kabine toplantısı oldu.

Erdoğan, seçimlerin ardından 31 Mayıs’ta yapılan Kabine Toplantısı ile eski kabine üyelerine teşekkür etti.

Yeni kabinenin ilk toplantısı 6 Haziran

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Haziran’da yeni kabinesini açıkladı ve 6 Haziran’da ilk kabine toplantısını yaptı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy dışındaki bakanlar, ilk kez kabine toplantısına katıldı.

Erdoğan, seçimlerden sonraki ilk kabine sonrası açıklamasında, “Seçimin siyasi olarak kazananları elbette bellidir ama bu seçimlerde bizimle ve ittifakımızla birlikte tüm Türkiye kazanmıştır. Siyasi tercihi ne olursa olsun 85 milyonun her bir ferdi kazanmıştır.” mesajını verdi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Haziran’da gerçekleştirilen kabine toplantısının gündeminde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve anayasa vardı.

Erdoğan, millete seslenişinde şu değerlendirmelerde bulundu:

“Milletimiz, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta iki kez ortaya koyduğu iradesiyle, eski sisteme dönüş önerilerini reddetmiştir. Parlamenter sistem tartışmaları bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. Muhalefetin, millete ve milletin tercihlerine saygı duymayı artık öğrenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrındaki yolculuğumuzu sivil, özgürlükçü, kuşatıcı, toplumumuzun tüm kesimlerinin sahipleneceği bir anayasanın rehberliğinde katedelim istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Temmuz’daki kabine toplantısında, yüzde 25 ile sınırlandırdıklarını konut kira sözleşmeleri artırım oranının temmuz ayında yenilenecek konut kira sözleşmeleri için de uygulanacağını açıkladı.

Erdoğan, Türkiye Aile Destek Programı’nı 2023 yılında da devam ettirme kararı aldıklarını ifade etti.

İsveç’in NATO’ya üyeliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında 24 Temmuz’da gerçekleştirilen toplantıda gündemin ilk sırasında İsveç’in NATO’ya üyeliği ve Türkiye’nin İsveç ile yürüttüğü müzakereler yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç’in İttifak’a üyelik süreciyle ilgili atılacak karşılıklı adımlar, ortak açıklamayla belirlendi. Meclis’imizin açılmasıyla birlikte üzerimize düşeni yapacağız. Katılım protokollerine dair nihai kararı verecek olan mercii, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.” diyerek parlamentoyu işaret etti.

Erdoğan’ın gündeminde deprem bölgesine ilişkin bazı ekonomik düzenlemeler de vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin istihdama etkisini en aza indirilmek amacıyla başlatılan kısa çalışma ödeneğini 3 ay süreyle uzattıklarının müjdesini verdi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Ağustos’taki kabine toplantısında, kentsel dönüşüm, deprem bölgesi ve tarım vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke genelinde depreme hazırlık amacıyla 6,5 milyon konutu daha dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun 1,5 milyonunu İstanbul’da ve en kısa sürede yapmamız ise ertelenemez bir mecburiyet halini almıştır.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,15 Ağustos’a kadar çadırlarda ve tesislerde kalan afetzedelerimizin tamamını konteynerlere taşıyacaklarının müjdesini verdi.

Erdoğan, toplantı sonrasında fındık alım fiyatlarını da açıkladı. Giresun kalite fındık için kilogram başına 84 lira, levant kalite için kilogram başına 82 lira 50 kuruş olarak belirlendiğini vurgulayan Erdoğan, her bir randıman için kilogram başına ilave 1 lira 65 kuruştan başlamak üzere prim verileceğini, Tarım ve Orman Bakanlığının ayrıca üreticilere kilogram başına yaklaşık 2 lira 70 kuruş destekleme ödemesi yapacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 Ağustos’taki kabine açıklamasında ekonomide yaşanan gelişmelere dikkati çekti.

Son dönemde ekonomik göstergelerde olumlu yönde yaşanan değişikliklerin kalıcı olduğundan kimsenin şüphe etmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Ekonomideki olumlu gelişmelerin işaretlerinden biri de Merkez Bankası rezervlerimizdeki güçlü artıştır. Mayıs sonunda 98,5 milyar dolar seviyesinde olan rezervler 11 Ağustos itibarıyla 116 milyar doların üzerine çıkmıştır. Hem ekonomideki zorlukların hem hayat pahalılığının hem de 6 Şubat depremlerinin yol açtığı sıkıntıların üstesinden geleceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 5 Eylül’de gerçekleştirilen kabine toplantısında Erdoğan, yıl bitmeden yapılacak sınavla 1000 hakim ve savcı yardımcısı alarak kapasite güçlendirmesi yapacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 2024 yılı Mart ayında ödenecek 2023 üretim yılı buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale, çeltik üreticilerinin mazot ve gübre desteklerinin 2023 Ekim ayından itibaren Ziraat Bankası hesaplarında tanımlanacağını açıkladı.

Gençlere telefon ve bilgisayar yardımı

Cumhurbaşkanı Erdoğan 26 Eylül’de gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından gençlere müjdeler verdi.

Erdoğan, üniversiteli gençlere piyasa satış fiyatı 9 bin 500 lirayı geçmeyen cep telefonu ve bilgisayarlar için toplamda 5 bin 500 liraya kadar teknolojik cihaz desteği vereceklerini duyurdu.

Evlenecek gençlerin ekonomik açıdan desteklenmesini, evliliklerinin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesini amaçlayan projeyle ilgili çalışmaları tamamladıklarını vurgulayan Erdoğan, ” Önümüzdeki günlerde Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla Aile ve Gençlik Bankası’na dair kanun teklifini Meclis’imizin takdirine sunacağız Yeni evlenen çiftlere, Aile ve Gençlik Bankası’ndan karşılanmak üzere faizsiz kredi imkanı sunacağız. Aile ve Gençlik Bankası gelirleri tesis edilene kadar, bu uygulamayı pilot proje olarak deprem bölgesinde başlatacağız.” dedi.

Emeklilere ek ödeme

Cumhurbaşkanı Erdoğan 9 Ekim’de yapılan kabine toplantısında emeklilere ek ödeme müjdesi verdi.

Çalışanları ve emekleri enflasyona ezdirmeme ve refah kayıplarını telafi etme sözlerini yerine getirmek için de bugüne kadar pek çok düzenleme yaptıklarını anımsatan Erdoğan, “Emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları çok iyi biliyorum. Kabine toplantımızda yaptığımız kapsamlı değerlendirmelerin ardından emeklilerimizi rahatlatacak yeni bir karar aldık. Emeklilerimize bir defaya mahsus olmak üzere 5 bin lira ödeme yapmayı kararlaştırdık.” dedi.

Cumhuriyetin 100. yılı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın ardından 31 Ekim’de gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nda Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları ve İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını artırdığı Filistinli mazlumlar vardı.

Cumhuriyetin 100’üncü yıl dönümünü, manasına ve önemine yakışır bir şekilde 85 milyon olarak hep birlikte büyük bir gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet’i salonlara ve balolara hapsedenlere, millete mal etmek yerine kendi ideolojilerinin aparatı haline getirenlere, Cumhuriyet adına bu ülkede yıllarca cumhur karşıtlığı yapanlara, velhasıl Cumhuriyet’i tapulu mülkü gibi görenlere bu tarihi yıl dönümünün nasıl idrak edilmesi gerektiğini gösterdik. İstanbul Boğazı’ndaki geçit törenimiz, donanmamızın gücünü göstermesi yanında, çok önemli stratejik mesajlar da içeriyor.” dedi.

Erdoğan’ın gündeminde, İsrail’in Filistin’e yönelik katliamları da vardı.

Avrupa ve Amerika’nın koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail yönetiminin 25 gündür tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işlediğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“İsrail’in doğrudan sivillere yönelik saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu bebek, çocuk ve kadın olmak üzere 8 bin 500 Filistinli şehit edildi. Devlet aklını tamamen yitirdiği görülen ve örgüt gibi davranan İsrail’in bir an önce durdurulması gerektiğine inanıyoruz. Gazze’de işlenen savaş suçlarının faillerinin hukuk önünde hesap vermesi için görüşmelerimiz devam ediyor.”

Erdoğan, toplantının ardından 2024 yılı burs kredi rakamlarını da açıkladı.

2024 yılı kredi ve burs rakamını lisans öğrencileri için 1250 liradan 2 bin liraya, yüksek lisans öğrencileri için 2 bin 500 liradan 4 bin liraya, doktora öğrencileri için 3 bin 750 liradan 6 bin liraya çıkarıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 Kasım’da düzenlenen kabine toplantısında gündem çocukları, masum sivilleri, bölgede görev yapan BM çalışanları ve gazetecileri öldüren İsrail vardı.

Erdoğan, “İsrail’in ne kadar uğraşırsa uğraşsın antisemitik yaftası vuramayacağı tek ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin geçmişinde böyle bir utanç lekesi göremezsiniz. Çocuklara, kadınlara, yaşlılara karşı modern savaş araçlarının tamamını kullanan İsrail ve onu destekleyenler, insanlık vicdanı nezdinde yargılanacaktır. Holokost utancı, Avrupalı liderleri adeta esir almış durumda. Türkiye olarak Gazze’de akan kanın durması için seferber olmuşken Batılı ülkelerin vicdansızlığını yüzümüz kızararak takip ediyoruz. Gazze’de 7 Ekim’den beri tam anlamıyla vahşet, bin yıl önceki Haçlı işgalinde, 2. Dünya Savaşı’nda yaşananları aratmayan bir gaddarlık sergilenmektedir. Gazzeli kardeşlerimiz için toplam 800 tona varan insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik.” dedi.

Terörle mücadele

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6 Aralık’ta yapılan yılın son Kabine Toplantısında, terörle mücadeleye dikkati çekti.

Türkiye’nin güneyinde, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde bir terör yapılanmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Tel Rıfat başta olmak üzere teröristlerin kümelendiği sınırımıza yakın alanları da inşallah eninde sonunda güvenli hale getireceğiz. Operasyonlarımız neticesinde bitkisel hayata giren bölücü terör örgütünü canlandırma, yeniden palazlandırma çabalarının farkındayız. Kimin ne yaptığını, kimin kiminle iş tuttuğunu çok iyi biliyoruz. Daha önce yaptığımız gibi bir gece ansızın gelerek tüm bu senaryoları yırtıp atmaktan çekinmeyiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, ayrıca, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik doğal gaz tüketim desteğini, düzenli sosyal yardım programlarımıza dahil ettiklerini, yıllık 900 ila 2 bin 500 lira arasında olan toplam 8 aylık ödeme miktarını 1500 ila 3 bin 500 liraya yükselttiklerini belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-2023-yilinda-17-kabine-toplantisina-baskanlik-etti/feed/ 0
TSB Başkanı: Sigorta sektörünün prim üretimi 500 milyar liraya ulaşacak https://www.haber60.com.tr/tsb-baskani-sigorta-sektorunun-prim-uretimi-500-milyar-liraya-ulasacak/ https://www.haber60.com.tr/tsb-baskani-sigorta-sektorunun-prim-uretimi-500-milyar-liraya-ulasacak/#respond Fri, 29 Dec 2023 09:06:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1542 Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, yıl sonunda sigorta sektörünün prim üretiminin 500 milyar liraya ulaşmasını beklediklerini belirterek, olası Marmara depremine karşın sigorta şirketlerinin mali yapısının daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TSB Başkanı Gülen, sigorta sektörünün prim üretiminin, 30 Eylül itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artışla 328,5 milyar liraya ulaştığını kaydederek, bunun 289 milyar lirasının hayat dışı, 39,5 milyar lirasının ise hayat branşı olduğunu anlattı.

Gülen, yıl sonunda prim üretiminin 500 milyar liraya ulaşmasını beklediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2022’nin aynı döneminde (ocak-eylül) 10,4 milyar lira olan vergi sonrası dönem net karı yüzde 351 artışla 46,8 milyar lira olarak gerçekleşti. Sektörün aktif büyüklüğü ise bir önceki yıla göre yüzde 105 büyüme ile 1,2 trilyon lira seviyelerini aştı. Sigorta sektörümüz aynı dönemde 244,5 milyar lira tazminat üstlenirken, GSYİH’nin 24 katı teminat sağladı. 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden kaynaklı 105 milyar dolar olan ekonomik hasarın 5 milyar doları ise sigorta sektörü tarafından karşılandı.”

“BES’te toplam fon büyüklüğü 726 milyar lirayı aşarak rekor kırdı”

Uğur Gülen, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ihtiyari deprem teminatının öneminin bir kez daha ortaya çıktığının altını çizerek, bu alanda yapılan yeniliklerden bahsetti.

Bu yıl 20’nci yaşını kutlayan Bireysel Emeklilik Sisteminin (BES), finans sisteminin en etkili araçlarından biri olarak başarılı performansıyla vatandaşların yüzünü güldürmeye devam ettiğini anlatan Gülen, şu açıklamalarda bulundu:

“Ülkemiz finans sisteminin en önemli başarı hikayelerinden biri durumunda olan ve bugün tasarruf denildiğinde ilk akla gelen BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) toplam katılımcı sayısı 16 milyona yaklaşırken, devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğü ise bir rekora daha imza atarak 726 milyar lirayı aştı. BES’in son yıllardaki lokomotifi olarak adlandırdığımız 18 yaş altında ise kısa sürede çok hızlı bir büyümeyle her yaş grubunda 1 milyonu aşkın sözleşmeye ulaşıldı.”

“TES’in 2024’ün son çeyreğinde hayata geçmesi hedefleniyor”

TSB Başkanı Gülen, BES katılımcıları için sunulan kısmi çekiş hakkının ve sistemde yapılan son teşvik edici düzenlemelerin, fon tutarı ve katılımcı sayısının istikrarlı şekilde devam ettirilmesi için öneminden bahsederek, vatandaşın BES’e olan ilgisini artıracağını dile getirdi.

BES’in şeffaf ve güvenli bir sistem olmasının yanı sıra uzun vadede enflasyonun üzerinde sağladığı getirileriyle vatandaşların en önemli tasarruf araçlarından biri olduğunu aktaran Gülen, sistemin, ekonominin ihtiyaç duyduğu yatırım ve istihdam kaynağı yaratma misyonunu başarıyla sürdürdüğünü vurguladı.

Gülen, ikinci basamak emeklilik sisteminin kurulmasının, oldukça kritik öneme sahip olduğuna dikkati çekerek, OKS’nin, işverenlerin de katkısıyla ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminin (TES), 2024’ün son çeyreğinde hayata geçmesinin hedeflendiğini ifade etti.

“Zorunlu afet sigortası çalışmaları 2024’ün üçüncü çeyreğinde sonuçlanabilir”

Uğur Gülen, “dünya reasürans piyasasında geçen yıllarda gerçekleşen doğal afetlerden sonra meydana gelen hasar artışı” ve “faizlerin yükselmesine bağlı olarak kapasite sağlayıcıların varlıklarının bir bölümünü finansal piyasalara kaydırmaları” sebebiyle genel anlamda sigorta ve reasürans piyasalarında bir arz daralmasının yaşandığını aktardı.

Yaşanan deprem felaketinden sonra hükümetin gerekli aksiyonları hızlıca aldığını dile getiren Gülen, şunları paylaştı:

“OVP’de, zorunlu deprem sigortasının diğer afetleri de kapsayacak şekilde zorunlu afet sigortasına dönüştürülmesi için yapılan çalışmaların, 2024’ün üçüncü çeyreğinde sonuçlanması planlanıyor. Aynı şekilde, kentsel dönüşüm projelerinin aksamadan yürütülmesi için bina tamamlama sigortası yaygınlaştırılacak. İnşaat kalitesinin yükseltilmesini teminen kurulan yapı denetim sisteminin sigorta sektörünce denetlenmesini teminen yapı denetim sürecinde yer alan kişi ve kuruluşlar için mesleki sorumluluk sigortası sistemi kurulacağı OVP’de yer alan hususlardı.”

“Sigorta şirketlerinin mali yapısının güçlendirilmesi önem arz ediyor”

TSB Başkanı Gülen, yeni yıl beklentilerine ilişkin, 2024’te sektörün hayat dışı branşlarda reel büyümesini sürdüreceğinin öngörüldüğünü kaydetti.

Sektörün, 2024’te atılacak adımların başında, olası Marmara depremi öncesi, finansal açıdan daha güçlü hale gelmesi için çalışmalar yaptığını belirten Gülen, şu bilgileri verdi:

“Olası Marmara depremi de göz önüne alındığında, gelecek dönemlerde meydana gelebilecek büyük ölçekli afet risklerine karşı sigorta şirketlerinin mali yapısının güçlendirilmesi önem arz etmektedir. Bununla birlikte, yaşanan afetlerin çeşitliliği de göz önüne alındığında sadece deprem değil farklı doğal afetleri de içine alacak şekilde bir sigorta ürününün geliştirilmesi gerekliliği ortaya konulmuştur.”

Gülen, BES’te toplam fon büyüklüğünün, 2024’ün ilk yarısında 1 trilyon liraya ulaşmasının hedeflendiğini vurgulayarak, gelecek yıl sonunda ise 1,3 trilyon lira büyüklüğün yakalanmasının beklendiğini bildirdi.

BES’te son yıllarda ivmesi artan katılımcı sayısındaki büyümenin de sürmesinin beklendiğini kaydeden Gülen, “2024 içinde en önemli gündem maddeleri ise yılın ilk yarısında yürürlüğe girecek kısmi çekiş ve birikimlerin temlik edilmesi uygulamalarıyla, yıl sonunda faaliyete geçecek Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi olarak öne çıkmaktadır.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tsb-baskani-sigorta-sektorunun-prim-uretimi-500-milyar-liraya-ulasacak/feed/ 0