Bahadır, AA muhabirine, Karadeniz’de boğulma olaylarının önüne geçilebilmesi amacıyla alınabilecek önlemlerle ilgili değerlendirmede bulundu.
Rüzgarın Karadeniz’de 2-3 metre yüksekliğinde dalga oluşmasına neden olabildiğini belirten Bahadır, bu dönemlerde denize girilmemesini önerdiklerini söyledi.
Karadeniz’de boğulma olaylarının büyük çoğunluğunun rip (çeken) akıntı nedeniyle meydana geldiğine dikkati çeken Bahadır, şöyle devam etti:
“Akıntı nedeniyle deniz zemini boşalıyor ve insanı bir anda denizin açığına doğru sürüklüyor. Profesyonel yüzücülerin bile karşı koyamayacağı bir akıntıdır bu. Böyle bir duruma yakalandığınızda iki-üç hayat kurtaran aşama var. Her insan boğulma tehlikesi yaşadığında panikler ama sakin kalmak çok önemli böyle durumda. Eğer kişi yüzme biliyorsa mutlaka kendini suyun üstünde tutmaya çalışsın. Kesinlikle kıyıya doğru değil, sağa ya da sola doğru, yani akıntıdan kendini kurtaracak şekilde yüzmesi lazım. Bunları yapamadığı zaman kendini suyun üstünde tutacak şekilde akıntıya bırakması lazım. Akıntı 50-60 veya 100 metre seviyelerinde bittiği için o kişi de rahatlayacaktır. Daha sonra yardım beklemesi ya da bir şekilde yüzerek kendini kurtarması lazım.”
Açık denizde rüzgar varsa kıyıya doğru mutlaka dalga oluştuğunu belirten Bahadır, “Özellikle yüzme bilmeyenler dalganın kıyıya çarpması sonucu sendeler ve suya düşer. Suya düşen kim olursa olsun panikler ve boğulma tehlikesi geçirir. Dalgalı havalarda en güzel çözüm, yüzmemektir. Dalganın olduğu yerde, ‘Serinlemek için ayağımı denize sokayım’ düşüncesinin bile denenmemesi gerekiyor.” dedi.
Karadeniz’in çok riskli bir deniz olduğunu vurgulayan Bahadır, “Vatandaşımız 2-3 veya 10 metre gittiği zaman bir anda boyunu aşıyor. Vatandaşların kurallara uyması ve uyarıları dikkate alması, büyük öneme sahip.” ifadesini kullandı.
Bahadır, Samsun’a Tokat, Amasya, Çorum ve Sivas’tan gelerek kıyada serinlemek isteyenlerin “gelmişken denize de gireyim, çok dalga varsa da yine de serinleyeyim, bu dalgada bir şey olmaz” mantığıyla hareket edebildiğini anlatarak, şöyle devam etti:
“Denize çekilen halattan ileriye geçerseniz, bundan sonrası riskli demek. Bu şeritlerin mutlaka takip edilmesi gerekiyor. Cankurtaranların olmadığı yerlerde az dalga dahi olsa yüzülmemesi gerekiyor. Dalgakıranların olduğu yerlerde yüzülmesi daha iyidir. Rüzgarlı ve dalgalı havalarda yüzmeyelim. Uyarılara rağmen denize girenler oluyor. Karadeniz’de yüzsek bile kıyıdan çok açılmamamız gerekiyor. Vakalarının önemli kısmı müdahale etmek isteyen vatandaşlarımızın boğulması sonucu gerçekleşiyor.”
“Boğulma vakasına vatandaşlar ip ve can simidi ile müdahale edebilir”
Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Arama Kurtarma Dalış Amiri Mustafa Doğru ise Karadeniz’de boğulmalara rüzgarın dalga yüksekliğini artırması ve rip akıntısının neden olduğunu söyledi.
Kıyı bölgesinde açığa doğru şiddetli akıntı bulunduğuna işaret eden Doğru, “Rip akıntısına yakalanan kişi enerjisini boşa harcamamalı. Suyun üstünde kalarak kıyıya paralel şekilde sağa veya sola doğru yüzerek akıntıdan çıkabilir.” dedi.
Denize girileceğinde rüzgarın şiddetine bakılması gerektiğinin altını çizen Doğru, “Hava güneşli ama rüzgar nedeniyle denizde dalga yüksekliği 2 metre olabiliyor. Karadeniz’de kumlu zemin nedeniyle kuyular oluyor. O nedenle güvenlik şamandıralarını, en güvenli alan olduğu için ihlal etmememiz gerekiyor. Bazı yerlerde denize girilmemesi konusunda tabela var. Oralarda hiçbir şekilde denize girilmemesi gerekiyor.” diye konuştu.
Boğulma vakalarına müdahale etmekte cankurtaranların da dalga ve akıntı nedeniyle zorlandığını vurgulayan Doğru, “Çevrede cankurtaran olmadığı durumlarda boğulma vakalarına vatandaşlar ip, can simidi veya odun parçası ile müdahale edebilir ama önce kendi güvenliklerini almaları gerekiyor. Cankurtaran arkadaşlarımızın bile rip akıntısına karşı boğuştuğunu gördüm. O yüzden kurallar neyse uymamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Doğru, Samsun’da bu sezon denizde 80’in üzerinde boğulma tehlikesi geçiren olduğunu, hepsinin cankurtaranlar ve vatandaşlar tarafından kurtarıldığını sözlerine ekledi.
]]>Dün Karasu Sahili’nde cankurtaranların mesai saatlerinin bitiminin ardından yasağa da rağmen denize giren iki kişi boğularak hayatını kaybetti. Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, yasağı hiçe sayarak denize girmekte ısrarcı olan vatandaşları bir kez daha uyardı. Karaca, sahile gelen tatilcilerin can güvenliği için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ancak bazen vatandaşların, uyarıları dikkate almayarak zorluk çıkardığını belirtti. 8 Haziran’da göreve başlayarak onlarca canı ölümün kıyısından alan cankurtaranlar, vatandaşların kendilerine bu konuda zorluk çıkarmamaları ve yardımcı olmalarını istedi.
“Vatandaşlar evlerine sağ salim dönsün diye kendi hayatlarımızı tehlikeye atıyoruz”
Cankurtaranların müdahale etmekte zorlanacağı zamanlarda deniz yasaklarının geldiğine dikkat çeken Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, “8 Haziran’da Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’ın talimatlarıyla görevimize başladık. Vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayabilmek için biz çok çalışıyor ve emek harcıyoruz. Bazen yeri geliyor buraya gelen vatandaşlar evlerine sağ salim dönebilsin diye hayatlarımızı tehlikeye atıyoruz. Bunun için de yoğun bir mesai harcıyoruz. Denizin yasaklanmasının sebebi şu; burada cankurtaranların müdahale edemeyeceği veya etmekte sıkıntı yaşayacağı durumlarda yani cankurtaranların burada vatandaşları kurtaramayacağı zamanlarda hem kendi hem de vatandaşların hayatlarını riske atmamak adına Sahil Güvenlik ile birlikte görüşlerimizi Kaymakamlığa bildiriyoruz. Oradan da uygunluk durumuna göre yasak kararı alınıyor. Biz burada keyfimizden yasaklamıyoruz, vatandaşın can güvenliğini düşünerek yasaklatıyoruz”
“Uyarılarımızı dinlemeyerek denize giriyorlar. Hem kendi hem de bizim canımızı tehlikeye atıyorlar”
Yasağa rağmen bazı vatandaşların uyarılara kulak asmayarak denize girdiğini belirten Karaca, “Tabii burada bazı problemler ortaya çıkıyor. Karadeniz sahilinde dün maalesef birçok yerde boğulma vakası vardı. Biz mesai bitimine kadar herhangi bir problem yaşamadık. Ama yasak olmasına rağmen bazı vatandaşlar uyarılarımızı dinlemeyerek denize girdi ve bizi zor durumda bıraktı. Biz cankurtaranlara zorluk, sıkıntı çıkardılar. Biz ona rağmen mesai bitimine rağmen kayıp vermedik. Mesai bitiminden 1-2 saat sonra Karasu’da deniz yasağına rağmen suya giren iki arkadaşımız hayatını kaybetti” diye konuştu.
“Yoğun ve zor bir mesai harcıyoruz, bize bu konuda yardımcı olmaları gerekiyor”
Samet Karaca, “Vatandaşlarımızın tatil yapmalarını tabii ki istiyoruz ama burada hem onların hem de kendi hayatlarımızın tehlikeye girmemesi adına bu yasak kararları almak, aldırmak zorundayız. Bize bu konuda yardımcı olmaları gerekiyor. Çünkü gerçekten yoğun zor bir mesai harcıyoruz. Sabah saat 10.00’da başlıyoruz, akşam 19.00’e kadar bazen hiç oturmadan evlerimize gidiyoruz. ve burada ailemize bile vakit ayıramıyoruz. Bu sebeple vatandaşların bizlere yardımcı olmalarını temenni ediyoruz. Burada lütfen hem kendi hem de cankurtaranların hayatını tehlikeye atmayın. Onun haricinde inşallah Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’a vermiş olduğumuz, ‘mesai saatlerinde kayıp vermeyeceğiz’ sözünü yerine getirerek sezonumuzu tamamlayacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA
]]>MUĞLA – Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, hazırladığı kıyı kenar projesi ile hem Bodrumluları yeniden denizle buluşturacak, hem de sahillerdeki işgallere son verecek.
Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, Bodrum’da kıyıları yeniden dizayn edecek bir Kıyı Kullanım Planı hazırladıklarını belirterek “Bu proje ile hem halkımızın kıyılardan yararlanma hakkını koruyacağız, hem de işletmelerimizin yaşadığı mağduriyetleri gidereceğiz” dedi.
Türkiye’nin turizm cenneti Bodrum’da, plansız ve kontrolsüz büyüme neticesinde kıyıların sadece yüzde 10’unun halka açık olduğunu, vatandaşların artık isyan ettiğini söyleyen Tosun, 31 Mart’ta seçilerek göreve geldiği takdirde Kıyı Kullanım Plan ve Projesini, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve bilim insanlarının da katılımıyla hayata geçireceğinin sözünü verdi.
Seçim çalışmaları kapsamında Bodrum’un en popüler turizm merkezlerinden biri olan Kumbahçe sahilinde esnaf ziyaretleri yapan ve plajda güneşlenen vatandaşların dertlerini dinleyen Mehmet Tosun, Bodrum’un yol, su, altyapı problemlerinin yanı sıra halkın denize girecek alanlarının kısıtlı olmasının da başlı başına bir sorun olduğunu dile getirdi. Kumbahçe’nin eski görkemli günlerine yeniden kavuşacağını anlatan Tosun, “Gemi Yanaşma İskelesi’nden Çarşı merkezine kadar olan Kumbahçe sahil güzergahını sokak sağlıklaştırma projeleri çerçevesinde yeniden düzenleyeceğiz. Bunu tüm kıyılarımızda adım adım hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Halk plajlarının sayısını artıracaklarını söyleyen Tosun, “Geldiğimiz noktada, üç tarafı denizlerle çevrili yarımadamızda insanlarımız denize giremiyor. Her bölgeden denize ulaşamıyorlar. Bu konuda ciddi bir sorun var. Bununla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığımızla görüştük. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın açtığı halk plajı sayıları artacak. Aynı şekilde biz de göreve geldiğimizde Büyükşehir Belediyemizle birlikte yeni plajlar açacağız. Şu anda Bağla tarafından bununla ilgili bir çalışmamız var ve birçok bölgede bu planları uygulayacağız. Ayrıca mevcut plajlarımızın tamamını bir kıyı kullanım çerçevesinde planlamak ve vatandaşımızın denize gireceği şekilde düzenlemek suretiyle hem turizm işletmelerinin ecrimisil sorununu çözeceğiz, hem de kıyılarımızın kullanım plan ve programını belirleyeceğiz. Nerede denize girileceğini, nerede su sporları yapılacağını ortaya koyacağız. Aynı şekilde ecrimisil sorunu bugün turizm işletmelerimizin en büyük sıkıntılarından biri. Bununla ilgili olarak da doğru noktalarda kıyı kiralamasını Milli Emlak’tan yapacağız, vatandaşlarımızın belediye ile muhatap olmasını sağlayacağız. Böylece vatandaşlarımızı denizle buluşturacağız. Aynı şekilde denize girerken bu bölgelerde ihtiyaçlarını karşılayacakları butik alanlar oluşturacağız. Bodrum insanımızı önümüzdeki süreçte adım adım denizimizle, plajlarımız üzerinden buluşturacağız. Mevcut plajlarımızı da inşallah bizim görev süreci içerisinde Bodrumumuza yakışan ve Bodrum halkının dilediği gibi yararlanabileceği, gönül rahatlığıyla denize girebileceği hale getireceğiz” dedi.
Sahada çalışmaların çok güzel gittiğini de belirten Tosun, “Son 3 günümüz kaldı, sahada vatandaşlarımızın büyük bir ilgisi alakası var. İnşallah bu seçimleri Pazar günü kazanacağız. Biz Bodrum’u karış karış geziyoruz. Gece gündüz sokaklardayız. Artık karar ve söz Bodrum halkının” ifadelerini kullandı.
]]>Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, Bodrum’da kıyıları yeniden dizayn edecek bir Kıyı Kullanım Planı hazırladıklarını belirterek “Bu proje ile hem halkımızın kıyılardan yararlanma hakkını koruyacağız, hem de işletmelerimizin yaşadığı mağduriyetleri gidereceğiz” dedi.
Türkiye’nin turizm cenneti Bodrum’da, plansız ve kontrolsüz büyüme neticesinde kıyıların sadece yüzde 10’unun halka açık olduğunu, vatandaşların artık isyan ettiğini söyleyen Tosun, 31 Mart’ta seçilerek göreve geldiği takdirde Kıyı Kullanım Plan ve Projesini, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve bilim insanlarının da katılımıyla hayata geçireceğinin sözünü verdi.
Seçim çalışmaları kapsamında Bodrum’un en popüler turizm merkezlerinden biri olan Kumbahçe sahilinde esnaf ziyaretleri yapan ve plajda güneşlenen vatandaşların dertlerini dinleyen Mehmet Tosun, Bodrum’un yol, su, altyapı problemlerinin yanı sıra halkın denize girecek alanlarının kısıtlı olmasının da başlı başına bir sorun olduğunu dile getirdi. Kumbahçe’nin eski görkemli günlerine yeniden kavuşacağını anlatan Tosun, “Gemi Yanaşma İskelesi’nden Çarşı merkezine kadar olan Kumbahçe sahil güzergahını sokak sağlıklaştırma projeleri çerçevesinde yeniden düzenleyeceğiz. Bunu tüm kıyılarımızda adım adım hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Halk plajlarının sayısını artıracaklarını söyleyen Tosun, “Geldiğimiz noktada, üç tarafı denizlerle çevrili yarımadamızda insanlarımız denize giremiyor. Her bölgeden denize ulaşamıyorlar. Bu konuda ciddi bir sorun var. Bununla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığımızla görüştük. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın açtığı halk plajı sayıları artacak. Aynı şekilde biz de göreve geldiğimizde Büyükşehir Belediyemizle birlikte yeni plajlar açacağız. Şu anda Bağla tarafından bununla ilgili bir çalışmamız var ve birçok bölgede bu planları uygulayacağız. Ayrıca mevcut plajlarımızın tamamını bir kıyı kullanım çerçevesinde planlamak ve vatandaşımızın denize gireceği şekilde düzenlemek suretiyle hem turizm işletmelerinin ecrimisil sorununu çözeceğiz, hem de kıyılarımızın kullanım plan ve programını belirleyeceğiz. Nerede denize girileceğini, nerede su sporları yapılacağını ortaya koyacağız. Aynı şekilde ecrimisil sorunu bugün turizm işletmelerimizin en büyük sıkıntılarından biri. Bununla ilgili olarak da doğru noktalarda kıyı kiralamasını Milli Emlak’tan yapacağız, vatandaşlarımızın belediye ile muhatap olmasını sağlayacağız. Böylece vatandaşlarımızı denizle buluşturacağız. Aynı şekilde denize girerken bu bölgelerde ihtiyaçlarını karşılayacakları butik alanlar oluşturacağız. Bodrum insanımızı önümüzdeki süreçte adım adım denizimizle, plajlarımız üzerinden buluşturacağız. Mevcut plajlarımızı da inşallah bizim görev süreci içerisinde Bodrumumuza yakışan ve Bodrum halkının dilediği gibi yararlanabileceği, gönül rahatlığıyla denize girebileceği hale getireceğiz” dedi.
Sahada çalışmaların çok güzel gittiğini de belirten Tosun, “Son 3 günümüz kaldı, sahada vatandaşlarımızın büyük bir ilgisi alakası var. İnşallah bu seçimleri Pazar günü kazanacağız. Biz Bodrum’u karış karış geziyoruz. Gece gündüz sokaklardayız. Artık karar ve söz Bodrum halkının” ifadelerini kullandı. – MUĞLA
]]>