Demokrasi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 08 Dec 2024 02:14:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Yapay Zeka Hakkında Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/#respond Sun, 08 Dec 2024 02:14:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/ 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Türk Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekanın, dünyayı tamamen değiştirecek bir teknoloji olduğunu söyledi.

İsveç’in başkenti Stockholm’de 2024 Nobel Fizik, Kimya ve Ekonomi ödüllerini kazanan 7 bilim insanı, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nde konferans verdi.

Konferansa, 2024 Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görülen Daron Acemoğlu, Simon Johnson, James Robinson, Kimya Ödülü sahibi David Baker, Demis Hassabis, John Jumper ve Fizik Ödülü’nü kazanan Geoffrey Hinton katıldı.

Konferans sonrası AA muhabirine açıklamada bulunan Acemoğlu, “Yapay zeka, içinde bulunduğumuz dünyayı tamamen değiştirecek bir teknoloji. Büyük fırsatlar, aynı zamanda büyük tehlikeler yaratacak bir teknoloji.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekaya “korkunç bir yatırım yapıldığını” aktaran Acemoğlu, şunları kaydetti:

“Ne kadar iyimserseniz, bakış açınız ona bağlı. Ama en kötümser insanlar için belli ki yapay zeka, birçok sektörde kullanılacak, sosyal hayatımızı değiştirerek… Sosyal medya, politika ve demokrasiyi çok etkileyecek. Bunların içerisinde de nasıl etkileyeceği aslında teknolojinin yönüyle, kurumlarla ilgili. Örneğin şu anda Çin’de yapay zekayı sansür için, insanların bir yerlerde toplanmaması ve sosyal medyada eleştirici bir şeylerin söylenmemesi için çok sık kullanıyorlar. Bunu başka ülkeler de kullanıyor. Böyle olunca demokratikleşme çok daha zorlaşacak, hatta demokrasisi güçlü ülkeler için de büyük bir sıkıntı haline gelecek. Zaten demokrasi dünyada bir krizde.”

Yapay zekanın iş hayatına ve sosyal hayata etkileri

Acemoğlu, “Yapay zekayı otomasyon içinde kullanmak da çok kolay. Bu ne demek? Birçok insan işini kaybedebilir, bu olunca eşitsizlik artar, hatta sosyal barış için de iyi olmaz. Diğer yandan yapay zekayla işçilerin verimini artırmak da çok mümkün. Sonuçta işçilerin ihtiyacı olan şey daha çok bilgi. Yapay zekayı öyle geliştirmek mümkün. Böylece insanlar çok daha iyi bilgilere sahip olup, sosyal alanda, siyasi hayatlarında da daha bilgili kararlar verebilirler.” diye konuştu.

Kısa süre içinde yapay zekanın çok şeyin belirleyicisi olacağını dile getiren Daron Acemoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Sonuçta sosyal hayatımız önümüzdeki dönemde belli bir açıdan yapay zeka tarafından belirlenecek. Peki bu yönü, neyi belirliyor? Şu an birkaç şirket yapay zekayı tamamen elinde tutuyor, tüm bilgileri elinde tutuyor. Bu şirketler ne karar verirse şu anda o olacak. Bu da zaten sağlıklı bir şey değil. Önümüzdeki tarihlerde ekonomik ve siyasi güç birkaç kişinin ve gurubun elinde yoğunlaşırsa bunun negatif etkileri olur. Şu anda da daha fazla denetim, daha fazla regülasyon, daha geniş bakış açısı çok önemli.”

Daron AcemoğluYapay ZekaTeknolojiDemokrasiPolitikaEkonomiGüncel

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Kılıçdaroğlu: Gazeteciler susarsa, cumhuriyet, halk ve hak susar https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-gazeteciler-susarsa-cumhuriyet-halk-ve-hak-susar/ https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-gazeteciler-susarsa-cumhuriyet-halk-ve-hak-susar/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41816

İZMİR’de düzenlenen ‘Sansürün Kaldırılışının 116. Yılı ve Demokrasi Mücadelesi’ konulu panele konuşmacı olarak katılan eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Medyanın susmaması gerekiyor. Gazeteciler susarsa, cumhuriyet, halk ve hak susar. Gazeteciler sustuğunda, hırsızlar, arsızlar, vatan düşmanları, çocuk istismarcıları, sapıklar, katiller, uyuşturucu baronları, bir kereden bir şey olmaz diyen o pis zihniyet konuşur.” dedi.

CHP 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Basın Özgürlüğü ve Medya Araştırmaları Derneği (BAMAD) tarafından düzenlenen ‘Sansürün Kaldırılışının 116. Yılı ve Demokrasi Mücadelesi’ konulu panele katıldı. Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç’in yaptığı panelde basın özgürlüğü, Türkiye gündemi ve yasalar gibi konular ele alındı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Nalbantoğlu, Mahir Polat ve partililer katıldı.

‘DEMOKRASİ KONUSUNDA SINIFTA KALMIŞ BİR TÜRKİYE GERÇEĞİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Panelde konuşan Kılıçdaroğlu, “Demokrasi konusunda sınıfta kalmış bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Tek adam rejimi, Türkiye için felaket olan bir rejimdir. Tek adam rejiminde yargı, TBMM olmaz. Bir anayasamız ve Anayasa Mahkememiz var. Anayasa Mahkemesinin kararları bağlayıcıdır, herkesi bağlar ama Can Atalay’la ilgili karar verilir ve uygulanmazsa, anayasa askıya alınmıştır demektir. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anayasası askıya alınmıştır. Şeklen anayasa ve Anayasa Mahkememiz var. Verdiği kararı uygulamayan alt mahkemeler var. Gücü tek adamdan alıyorlar, gücü oradan aldıkları için verdikleri kararın mükafatını bekliyorlar. Öyle kanıksadık ki Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığı zaman ne parlamento, STK, medya, sendikalardan, hukuk örgütlerinden ses geliyor. Baro başkanı konuştuğunda da sesi kesiliyor. Yaşadığımız tablo Türkiye’de demokrasinin olmadığını gösteren bir tablo. Gezi ve siyasi tutukluları 21. yüzyılın Türkiye’sinde yaşanıyor. Hiç kimse siyasi görüşü nedeniyle hapse atılamaz, demokrasinin genel kuralıdır. Herkes benim gibi, saraydaki gibi düşünmek zorunda değil. Herkes özgürce düşünmek ve ifade etmek durumundadır. O zaman bu ülkede demokrasinin varlığından söz edebiliriz” dedi.

‘4’ÜNCÜ GÜÇ MEDYA’

Yargı, yasama ve yürütmenin yanında gelişmiş demokrasilerde dördüncü gücün medya olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Yürütmenin başı cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanının yemin metni var; Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma. Sormak isterim; Erdoğan, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı mıdır? Bağlı değil. Gidip parlamentoda Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalacağına ant içen biri, ant içtiği metne sadık kalmazsa o görevi yapmıyor demektir, halkını kandırıyor demektir. ‘Görevimi tarafsızlıkla yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine ant içerim’ diyor. Erdoğan’ın tarafsızlıkla görevini yapacağına kimsenin inancı yok, öyle bir gerçek de yok. Bir partinin genel başkanı tarafsızlıkla görev yapar mı? Yapmaz. Şu soru açıkta kaldı. Cumhurbaşkanı ettiği yemine sadık kalmazsa, namus ve şerefi üzerine yemin edip gereğini yapmazsa namus ve şeref kavramı neyi ifade ediyor?” ifadelerine yer verdi.

‘BU MECLİSE GAZİ MECLİS DENEMEZ’

Türkiye’de demokrasi ve güçler ayrılığının olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Sanıyorlar ki TBMM demokrasinin temel taşlarından biri. Öyleydi, bugün öyle değil. Parlamentoda çoğunluğu olan siyasi otorite bir merkezden talimat bekler, Erdoğan’dan. Gelen talimata göre, o ve MHP’nin milletvekilleri 19 Mayıs hareketleri gibi ‘ellerinizi kaldırın’ derler, ellerini kaldırırlar, ‘indirin’ derler indirirler. Bu parlamento dünyanın hiçbir parlamentosunda görülmeyen bir yasaya imza attı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nda yolsuzluk olduğu zaman, yolsuzluğu yapan idareciler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz diye kanun çıkardı. Türkiye’de demokrasi, güçler ayrılığı yok. Bir kişinin iradesi, Türkiye’nin üzerine karabasan gibi çökmüş durumda. ‘Parlamento Gazi Meclisimiz’ derler, o Gazi Meclisle bu meclisi karıştırmayın. Gazi Meclis, Mustafa Kemal’in yönettiği meclistir. Bu meclis sarayın emrinde ve kontrolündedir. Bu meclise Gazi Meclis denemez. Bağımsız olmayan meclisin gazi ünvanını taşımasına gerek yok.” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN DARBE HUKUKUNDAN ARINDIRILMASI GEREKİYOR’

Basın özgürlüğü ve demokrasinin gelmesi için Türkiye’nin darbe hukukundan arındırılması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “12 Eylül ve 20 Temmuz sonrası çıkan yasaların mutlaka demokratik çerçevede sorgulanması lazım. Siyasi ahlak yasası çıkmalı. İktidar milletvekilleri, milletin hakkını savunmuyorlar, çıkardıkları yasalardan haberleri yok, talimata göre el kaldırıyorlar. Bu demokrasiye kasteden bir tablo. Milletin sorunlarını dile getirmemesi, milletvekilinin görevini yapmaması demektir. AK Parti milletvekilinin meclis kürsüsünde Türkiye’nin sorunlarını dillendirdiğini duydunuz mu? Duyamazsınız çünkü öyle bir talimat yok.” dedi.

‘DEVLETTE LİYAKAT YOK’

Kamuda liyakat sistemi olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Devlet liyakat yani adalet üzerine inşa edilir. Devlette liyakat yok. Devlet ayrıdır, siyasi parti ayrıdır. Siyasi parti halktan aldığı yetkiyle 5 yıl devleti yönetir, devlet olmaz. O nedenle devlette liyakat vardır. Demokrasilerde devlette hiçbir kurum denetim dışında olamaz. Bizde denetlenmeyen dünya kadar kurum var. Örneğin Türkiye Varlık Fonu. Denetim dışı kalmaması gereken pek çok yer denetim dışında. Devletin devlet baba değil, devlet ana olması lazım. Vatandaşa sevgi ve saygıyla yaklaşması lazım.” diye konuştu.

‘MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ GÜVENCE ALTINA ALINMALI’

Kılıçdaroğlu, “İki önemli darbe yasası var; siyasi partiler ve seçim yasası. Olağanüstü dönemlerde çıkmıştır. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en önemli yasadır. Üniversiteler bilimsel, mali ve yönetsel özerklik olmalı. TBMM vesayetten kurtulmalı, milletvekilleri özgür iradesiyle kürsüsüyle çıkıp konuşabilmeli. Eğitim sistemi sil baştan ele alınmalı. Eğitimin çağdaş demokratik olması ve bunların elinden kurtulması lazım. Medya özgürlüğü güvence altına alınmalı. Medya özgürlüğü anayasada var ama onu benim külahıma anlatın. Özetle demokrasi için Türk hukuk sisteminin 12 Eylül ve 20 Temmuz darbe hukukundan arındırılması lazım.” ifadelerine yer verdi.

‘ASLA SUSMAYACAĞIZ’

“Medya susarsa ne olur?” diyen Kılıçdaroğlu, “Medyanın zor dönemlerden geçtiğini biliyorum. Büyük sıkıntılar yaşandığını biliyorum. Kalemini satmayan gazetecilerin hangi zorluklarla haber yaptıklarını biliyoruz. Bir de kendisine gazeteci süsü veren propaganda yapanlar var, parasını verdiniz mi her şeyi yazarlar onlara gazeteci demiyoruz. Medya susarsa Anadolu’nun küçük ve yoksul köy okulundaki kız çocuğu susar, tarikat yurtlarında istismar edilen yavrularımız susar, parmağını makinaya kaptıran genç işçi susar, zorla evlendirildim diyen çocuklar susar. Gazeteler susarsa, kurutma makinasını çocuklarının odasına koyup yan odada kendini asan anneler susar, eşi evde yiyecek kalmadı dediği için cebindeki 12 lirayı koyup yan odada intihar eden babalar susar. Yoksul, ayakkabısı elbisesi olmayan evlatlarımız, geçinemeyen emekliler, umutsuz gençler anneler babalar susar. Medya susarsa Emine Şenyaşar susar. Ayşe Ateş, Ayşe Bülbül susar. Medya susarsa Diyarbakır, Cumartesi anneleri susar. Medyanın susmaması gerekiyor. Gazeteciler susarsa, Cumhuriyet, halk, hak susar. Gazeteciler sustuğunda, hırsızlar, arsızlar, vatan düşmanları, çocuk istismarcıları, sapıklar, katiller, uyuşturucu baronları, bir kereden bir şey olmaz diyen o pis zihniyet konuşur. Herkes bilsin ne yaparlarsa asla ve asla susmayacağız. Ben bunları her yerde söyleyeceğim.” dedi.

‘SARAYDA OTURANLARIN ELİNİ SIKMAYACAĞIM’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elini sıkmamasının sebebini açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Bayramlarda, törenlerde halkımıza sürtük, çapulcu dediği için elini sıkmam. Partime ve kendinden olmayan seçmene terörist dediği için elini sıkmıyorum. Vatandaşlığımızı üç kuruşa sattığı için elini sıkmıyorum. Gezi’de hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan için elini sıkmıyorum. Beni tehdit ettiği, bana hakaret ettiği için değil. Saldırılara uğradığım için değil, gazetecilerin hakkını savunmak için elini sıkmıyorum. Süleyman Şah türbesini kaçırdığı için elini sıkmayacağım. Ülkeyi bir sığınmacı deposuna dönüştürdüğü için elini sıkmayacağım ve yüzüne bakmayacağım. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sahte videolar hazırladığı için yüzüne bakmayacağım ve elini sıkmayacağım. Sarayda oturanların elini sıkmayacağız, mücadele edeceğiz. Demokrasi lütuf ile verilmez. Demokrasi kararlı mücadele ile olur.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-gazeteciler-susarsa-cumhuriyet-halk-ve-hak-susar/feed/ 0
Kemal Kılıçdaroğlu: “Bir Vergi Konseyi Kurulmak Zorunda” https://www.haber60.com.tr/kemal-kilicdaroglu-bir-vergi-konseyi-kurulmak-zorunda/ https://www.haber60.com.tr/kemal-kilicdaroglu-bir-vergi-konseyi-kurulmak-zorunda/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41813 (İZMİR) – İzmir’de Basın Özgürlüğü Buluşması’nda konuşan CHP 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, işçilerden, işverenlerden ve kamudan oluşan bir vergi konseyi kurulması gerektiğini belirterek “Her yıl vergi konseyi bir rapor düzenlemeli, halktan toplanan vergilerin nerelere harcandığını kamuoyuna açıklamalı. Fransa’da var. Demokrasi var orada. Harcanan vergilerin hesabını soruyorsun. Ama bizde bu soru sorulmuyor” dedi.

CHP 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Basın Özgürlüğü ve Medya Araştırmaları Derneği’nin (BAMAD) sansürün kaldırılışının 116’ncı yılında düzenlediği Basın Özgürlüğü Buluşması’na konuşmacı olarak katıldı. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç modaratörlüğünde gerçekleşen programda Kılıçdaroğlu, konuşmasına hayatını gazetecilikle kazanan ve vefat eden isimleri sayarak başladı. Kılıçdaroğlu, “Hayatını gazetecilikle kazanan ve mücadele eden rahmetli Uğur Mumcu, Ümit Kaftancıoğlu, Musa Anter, Metin Göktepe Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink Bülent Ülkü’yü rahmetle anıyorum. Bu toplantıda yaptığım konuşmayı bu onurlu gazeteciler ve bundan sonra da hayatını onurlu olarak sürdürecek gazetecilere armağan ediyorum. Kalemini satmayan yürekli gazetecilerin hepsine selam olsun. Çünkü zor dönemden geçiyoruz ve zor dönemde kalemini satmamak gibi onurlu bir görevi üstlenen gazeteciler her zaman başımızın üstündedir. Onlara saygı duymak hepimizin görevidir. Türkiye’de demokrasi var mı? Bunun üzerine düşünmek zorundayız, olmadığını biliyoruz. Ama yaşadığımız tablo düşüncelerimizi özgürce ifade edebileceğimiz bir tablo değil. Elinde kalemi olan gazeteci de yazarken ‘yarın hapse girebilir miyim’ diye düşünüyor. Vatandaş konuşurken acaba ‘birilerinin ayağına bastım  mı,  beni ertesi gün hapse atarlar mı’ diye düşünüyor” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasası askıdadır”

“Demokrasi konusunda sınıfta kalmış bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Tek adam rejimi Türkiye için felaket olan bir rejimdir. Tek adam rejiminde yargı olmaz, tek adam rejiminde Türkiye Büyük Millet Meclisi olmaz. Bunlar şeklen olur ama fiilen olmaz” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bir anayasamız bir de Anayasa Mahkememiz var. Anayasa Mahkemesi’nin kararları anayasaya göre bağlayıcıdır, herkesi bağlar. Ama Can Atalay’la ilgili bir karar verilir ve bu karar uygulanmazsa anayasa askıya alınmış demektir. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasası askıdadır ve uygulanmıyor. Şeklen bir anayasamız, Anayasa Mahkememiz var. Ama verdiği kararı uygulamayan alt mahkemeler var. Bütün alt mahkemeler gücü saraydan, tek adamdan alıyorlar. Gücü oradan aldıkları için de verdiği kararların da mükafatını bekliyorlar. Bu tablo kaldıracağımız türden bir tablo değildir. Bu tablo konusunda her birinizin ama her birimizin dikkatli ve duyarlı olması lazım. Malum kurbağayı kazana koyarlar, ateşi yakarlar. Sıcak bir suyu attığınızda kurbağa refleks gösteriri ve kazanın dışına zıplar. Ama ateşi ufak ufak yakar ve sonra kızdırırsanız kurbağa farkında olmadan ölür, hayatını kaybeder. Bugün yaşadığımız gerçek buna benziyor. Artık öyle kanıksadık ki Anayasa Mahkemesi kararını uygulanmadığı zaman ne parlamentodan, ne sivil toplum örgütlerinden bir ses çıkıyor. Ne medyadan güçlü bir ses çıkıyor, ne sendikalardan bir ses çıkıyor. Ne hukuk örgütlerinden bir ses çıkıyor? Baro başkanı konuştuğu zaman da Türkiye Barolar Birliği Başkanının sesi kesiliyor. Dolayısıyla yaşadığımız tablo Türkiye’de demokrasinin olmadığı gerçeğini vurgulayan bir tablo. Gezi tutukluları, siyasi tutuklular bunlar 21’inci yüzyılın Türkiye’sinde yaşanıyor. Hiç kimse siyasi görüşü nedeniyle tutuklanamaz, hapse atılamaz. Demokrasinin temel kuralıdır; nereye giderseniz gidin. Herkes benim gibi düşünmek zorunda değil. Herkes saraydaki gibi düşünmek zorunda değil. Herkes özgürce düşünmek ve düşüncelerini özgürce ifade etmek durumundadır. O zaman bu ülkede demokrasinin varlığından söz edebilirsiniz.”

“Erdoğan’ın tarafsızlıkla görevini yapacağına hiç kimse inanmıyor”

Cumhurbaşkanlığı yemin metni üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “Erdoğan, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bir kişi midir, değil midir? Ben de biliyorum bağlı olmadığını. Gidip de parlamentoda ‘Ben Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalacağım, namusum ve şerefim üzerine ant içiyorum’ diyen bir kişi ant içtiği metne sadık kalmazsa o görevi yapmıyor demektir. Halkını kandırıyor demektir. ‘Görevini tarafsızlıkla yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine and içerim’ diyorum. Erdoğan’ın tarafsızlıkla görevini yapacağına hiç kimse inanmıyor. Zaten öyle bir gerçekte yok. Bir partinin genel başkanı tarafsızlıkla görev yapar mı? Yapmaz. Bir cumhurbaşkanı ettiği yeminine sadık kalmazsa yani namusu ve şerefi üzerine yemin edip gereğini yapmazsa namus ve şeref kavramı neyi ifade ediyor? Namusu ve şerefi ayaklar altına alan bir kişi namus ve şeref kavramı üzerine yola çıkabilir mi?” diye konuştu.

“Bir kişinin iradesi Türkiye’nin üzerine karabasan gibi çökmüş durumda”

Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:

“Sanıyorlar ki Türkiye Büyük Millet Meclisi demokrasinin temel taşlarından birisidir. Öyleydi ama bugün öyle değil. Parlamentoda çoğunluğu olan siyasi otorite bir merkezden talimat bekler. Erdoğan’dan. O gelen talimata göre o ve MHP’nin milletvekilleri otomatikman 19 Mayıs hareketleri gibi ‘ellerinizi kaldırın’ der ve bütün milletvekilleri ellerini kaldırırlar. O grup için söylüyorum ‘ellerinizi indirin’ dediklerinde ellerini indirirler. Bu parlamento dünyanın hiçbir parlamentosunda görülmeyen bir yasaya imza attı. Tasarruf mevduatı sigorta fonunda yolsuzluk olduğu zaman, yolsuzluğu yapan idareciler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz diye kanun çıkardı. Bir parlamento yolsuzlukların üzerine gitmesi gerekirken, yani tüyü bitmemiş vatandaşın hakkını, hukukunu koruması gerekirken tasarruf mevduatı sigorta fonunda yöneticilik yapanların yaptıkları yolsuzlukları için soruşturma ve kovuşturma yapılamaz diye yasa çıkardılar. Akıl alacak bir şey değil değil ama Türkiye’de demokrasi yok. Çünkü Türkiye’de güçler ayrılığı yok. Çünkü Türkiye’de bir kişinin iradesi Türkiye’nin üzerine karabasan gibi çökmüş durumda. O ne derse olacak. Geldiğimiz nokta bu. Zaman zaman konuşulur; gazi meclisimiz. O gazi meclisle bu meclisi karıştırmayın. Gazi meclis Mustafa Kemal’in yönettiği, milli Kurtuluş Savaşı’nı yöneten meclistir. O meclis Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e başkomutanlık yetkisi belli süreyle veren meclistir. Bu meclis sarayın emrinde ve kontrolünde olan bir meclistir. Bu meclise gazi meclis asla ve asla denemez. Çünkü bağımsız iradesi olmayan bir meclisin gazilik ünvanını taşımasına gerek yok.

“Kılını dahi kıpırdatmadı”

Can Atalay, milletvekili seçildi. Yüksek Seçim Kurulu ‘milletvekili olman için hiçbir engel yoktur’ dedi. Milletvekili seçildi, mecliste adı okundu. Aynı zamanda parlamentoda insan hakları komisyonuna üye olarak seçildi Ama parlamentoya gelemedi. Parlamento başkanına şu soruyu sordum: Neden kendi milletvekiline sahip çıkmıyorsun, sen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin başkanısın. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak hemen oturup Adalet Bakanlığına bir yazı yazman gerekiyordu. ‘Milletvekilini derhal serbest bırakın, milletin iradesini sınırlayamazsınız’ demesi lazım. Kılını dahi kıpırdatmadı. Çünkü yukarıdan talimat gelmiş, o talimata uyacak.

“İhale takipçiliği yapıyorlar”

Bu ülkeye demokrasi ve basın özgürlüğü gelsin diye hangi hedeflere kitlenmeliyiz? Türkiye darbe hukukundan arındırılmak zorundadır. Darbeler döneminde çıkmış yasaların demokratikleşme çerçevesini çizmemiz gerekiyor. 12 Eylül’de ve 15  Temmuz yani 20 Temmuz sonrası çıkan yasaların mutlaka demokrasi çerçevesinde alınıp sorgulanması gerekiyor. Siyasi ahlak yasası mutlaka çıkmalıdır. Ahlak dersi veriyorlar değil mi herkese. Milletvekillerine bakıyorsunuz büyük bir kısmı ihale takipçiliği yapıyorlar. Milletin hakkını, hukukunu savunmuyorlar. Çünkü çıkardıkları yasalardan haberleri yok. Talimata göre el kaldırıp indiriyorlar. Bu tablo demokrasiye kasteden bir tablodur. Milletvekilinin milletin sorunlarını dile getirmemesi milletvekilinin görevini yapmaması demektir. Siz hiç bir AK Parti milletvekilinin meclis kürsüsüne çıkıp Türkiye’nin sorunlarını dillendirdiğini duydunuz mu? Duyamadınız. Çünkü öyle bir talimat yok.

“Devlette hiçbir kurum denetim dışında olamaz”

Devlet liyakat üzerine inşa edilir, işi ehline vereceksiniz. Devlette şu anda liyakat yok. Liyakatla ilgili olarak tabloya bakıldığı zaman devletin kurumlarının tahrip edildiğini görüyorsunuz. Devlet ayrıdır, siyasi parti ayrıdır. Siyasi parti halktan aldığı yetkiyle 5 yıl süreyle devleti yönetir, devlet olmaz. O nedenle devlette liyakat vardır. O nedenle devlet kadroları sıradan kadrolar değildir. En son müsteşarlıkları kaldırdılar. Müsteşarlık; devletle siyasi otorite arasında dengeyi sağlayan kişiydi. Bakana ‘bu yanlıştır’ diyebilecek kişiydi onu da kaldırdılar. Devlette hiçbir kurum denetim dışında olamaz denetlenmeyen bir kuruma demokrasilerde rastlayamazsınız.

“Bir vergi konseyi kurulmak zorunda”

Hepimiz vergi veriyoruz. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder. Peki ödediğiniz vergiler nereye harcanıyor, kim harcıyor? Bu soru sorulmuyor. Bu soru sorulmadığı içindir ki Türkiye’de demokrasi gelişmiyor. Ey hükümet benim ödediğim vergileri nereye harcadın? Sorusu sorulmadığı için Türkiye’de demokrasi gelişmiyor. Herkes vergi kaçırıyor, Erdoğan’a yakın herkes malı götürüyor. Kimse de sormuyor. Çünkü onlar da denetim dışı. Ben boşuna beşli çeteler demiyorum. Bakın İzmir’den çağrı yapalım. Beşli çeteler bu ülkeye ne kadar vergi ödedi? Asgari ücretlinin vergisi belli. Esnafın belli. Peki bu beşli çeteler ödüyor mu, bunu ben öğrenmek isterim. Siz de öğrenmek istersiniz. Ama öğrenemezsiniz. Çünkü onlar özel koruma altında. Bu nedenle bir vergi konseyi kurulmak zorundadır. İşçilerden, işverenlerden ve kamudan oluşan bir vergi konseyi oluşturulmalı ve her yıl vergi konseyi bir rapor düzenlemeli, halktan toplanan vergilerin nerelere harcandığını kamuoyuna açıklanmalı. Fransa’da var. Demokrasi var orada. Harcanan vergilerin hesabını soruyorsun. Ama bizde bu soru sorulmuyor.

“Medyanın susmaması lazım”

Medya susarsa ne olur? Medyanın zor dönemden geçtiğini biliyorum. Büyük sıkıntılar yaşadığını biliyorum. Kalemini satmayan gazetecilerin hangi zorluklarla ve hangi risklerle yazdığını da biliyorum. Eğer medya susarsa Anadolu’nun küçük ve yoksul okulunda parmak kaldıran kız öğrenci susar. Eğer medya susarsa tarikat yurtlarında istismar edilen yavrularımız susar. Eğer medya susarsa parmağını makineye kaptıran genç işçi, söylemekten utanıyorum ama ‘zorla evlendirildim’ diyen genç kızlar susar. Kurutma makinasını çocukların odasına koyup, üşümesin diye çalıştıran anneler susar. Eşi pazara gitmemiz gerekiyor, evde yiyecek kalmadı dediği için cebindeki 12 lirayı koyup yan odaya geçip intihar eden babalar susar. Torunlarına verirse biraz da kurban eti ben alayım bunun için pazara giden ama gördüğü kötü muamele yüzünden kendini direğe asan susar. Kanun hükmünde kararname mağduru annesi hapishanede olduğu için kanser tedavisi gören, annesini sayıklayarak hayata gözünü yuman evladı susar. Dilek Özçelik’i hatırlayın. Kanser hastası genç bir kız. Hani bakan beyin yanına yaklaşıp, ya bir sorunum var dediğinde bakan cebinden 3-5 kuruş çıkarıp bunu al git deyince ‘ben dilenci değilim’ deyip küsen kız susar. Yoksul, ayakkabısı doğru dürüst olmayan çocuklarımız, evlatlarımız, yoksul, geçinemeyen emekli susar. Umutsuz gençler, umutsuz anneler, babalar susar.  Medya susarsa ne olur biliyor musunuz? Emine Şen Yaşar susar. Saniye Ateş, Ayşe Ateş susar. Siz susarsanız yani medya susarsa SMA anneleri susar. Diyarbakır anneleri susar. Cumartesi anneleri susar. Medyanın susmaması lazım. Her türlü baskıya, kendine, davalara, linç girişimlerine, hedef göstermelerine, hapishanelere, hatta ve hatta ölümlere bile kendilerine halkı için korkmadan yürüyen gazetecilerimiz. Sizler susarsanız cumhuriyet susar, sizler hak susar, halk susar. Peki onlar sustuğunda kim konuşur? Arsızlar, millet ve vatan düşmanları, mafya çeteleri konuşur. Cumhuriyet düşmanları konuşur.

“Güzel bir demokrasi inşa etmek için mücadele edeceğiz”

Bayramlarda, törenlerde, Anıtkabir’de BOP eş başkanın elini sıkmayıp, yüzüne bakmam. Siz susmayın, konuşabilin diye elini sıkmıyorum. Halkımıza ‘sürtük, çapulcu’ dediği için onun elini sıkmıyorum. Partime ve kendinden olmayan seçmene ‘terörist’ dediği için elini sıkmıyorum. Vatandaşlığımızı üç kuruşa sattığı için elini sıkmıyorum. Hayatını kaybeden Gezi’de hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan için elini sıkmıyorum ve yüzüne bakmıyorum. Beni tehdit ettiği, hakaret ettiği için değil linçlere, suikastlere uğradığım için değil, saldırılara uğradığım için değil gazeteciler, öğrenciler, akademisyenlerin hakkını hukukunu savunmak için onun elini sıkmadım ve sıkmayacağım. Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırıp vatan toprağını terk ettiği için elini sıkmıyorum ve gözüne bakmayacağım. Türkiye’yi bir sığınmacı deposuna dönüştürdüğü için elini sıkmayacağım.  Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sahte videolar hazırladığı için yüzüne bakmayacağım, elini sıkmayacağım. Biz sarayda oturan zatın elini sıkmayacağız, mücadele edeceğiz. Demokrasi lütufla verilmez. Dünyanın hiçbir ülkesinde de lütufla buyurun size demokrasiyi getirdik denmez. Demokrasi kararlı mücadeleyle olur. Sivil toplumla, yürekli insanlarla olur. Hapislerden korkmayacağız. Tutuklamalardan korkmayacağız. Linç girişimlerinden korkmayacağız. Varsa Türkiye bizim korkumuz yoktur. Güzel bir demokrasi inşa etmek için mücadele edeceğiz”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kemal-kilicdaroglu-bir-vergi-konseyi-kurulmak-zorunda/feed/ 0
15 Temmuz Sempozyumu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı konuştu https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sempozyumunda-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-konustu/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sempozyumunda-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-konustu/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:42:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40547

İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumu’nda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Aziz milletimiz o gece, büyük bir irade sergileyerek, FETÖ’nün hain darbe girişimini başarıyla engellemiş ve geleceğine sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da, Anadolu topraklarında düşman işgaline geçit vermeyen Çanakkale ruhu uyandı” dedi.

İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda, İstanbul Üniversitesi tarafından ‘Milletin Zaferi: İlkeye, Ülkeye, Aileye Aidiyet’ paneli düzenlendi. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, 15 Temmuz gazisi İbrahim Akbalık ve çok sayıda davetli katıldı. Program, şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, 15 Temmuz’da yaşananları aktaran kısa film gösterimi ile başladı.

“ÇANAKKALE RUHU UYANDI”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, darbeler dönemine son verildiğini belirterek, “15 Temmuz, ülkemizin ve milletimizin özgürlük ve bağımsızlık destanı yazdığı büyük bir milattır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle, milletimizin kazandığı bu büyük zafer, darbeler dönemine son vererek, demokrasimizin gücünü kanıtlamıştır. Aziz milletimiz o gece, büyük bir irade sergileyerek, FETÖ’nün hain darbe girişimini başarıyla engellemiş ve geleceğine sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da, Anadolu topraklarında düşman işgaline geçit vermeyen Çanakkale ruhu uyandı” ifadelerini kullandı.

“ŞEHİTLERİMİZİN YAKINLARI VE GAZİLERİMİZ BİZE MİLLETİMİZİN EMANETİDİR”

“Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye” diyerek çalışmaların odağına aileyi koyduklarını belirten Bakan Göktaş, “Aile değerleri, kültürümüzü şekillendiren asli mayadır. Bizi hayata bağlayan, öncelikle aile bağlarımızdır. 15 Temmuz’da vatandaşlarımızı canı pahasına devletine, milletine siper eden en büyük motivasyon, ailelerimizden gördüğümüz vatan sevgisidir. Çünkü vatan en büyük evimiz, millet en geniş ailemizdir. Biz de Bakanlık olarak, bu geniş ailenin, kadın-erkek, genç-yaşlı her üyesi için özel hizmet modelleri geliştiriyor, politikalar hayata geçiriyoruz. Etkili politikalarla aile kurumunu koruma ve güçlendirme konusunda önemli adımlar attığımıza inanıyoruz. Ailemizin önemli bir parçası olarak gördüğümüz, şehitlerimizin emanetlerine ve gazilerimize derin bir vefa duygusuyla destek oluyoruz. Pek çok alanda sağladığımız desteklerle 15 Temmuz kahramanlarımız dahil olmak üzere, şehitlerimizin aileleri ile gazilerimizin her zaman yanında oluyoruz. Biliyoruz ki, onlar için ne yapsak az. Şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz bize milletimizin emanetidir” diye konuştu.

“DÜNYANIN EN BÜYÜK İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNDEN BİRİNİ YAŞADIK”

İstanbul Valisi Davut Gül, halkın geçmişte olduğu gibi darbeye boyun eğmeyerek iradesine sahip çıktığını belirterek, “Karşımızda dünyanın en büyük istihbarat örgütlerinden birini yaşadık. Fethullahçıların genel prensibi şudur: inkar, iftira ve kumpas. Herhangi bir suçu işleyen, kabahati olan biri ‘evet bunu yaptık’ der. Ama bunu Fethullahçılar’da göremezsiniz. Etrafınızda baktığınızda da bunu göremezsiniz. Aslında her şey planlanmıştı. Planlanmayan Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade, vatandaşlarımızın Menderes ile arkadaşlarında yaşadığı pişmanlığı yaşamamak için sokağa ineceklerini planlayamadılar. Onlar şöyle düşündüler: herhangi biri düdük çalacak, yöneticiler ülkeyi terk edecek ya da yakalanacak, vatandaşlar da tıpkı geçmiş darbelerde olduğu gibi darbecilerin emrine gireceğini düşündüler” dedi.

“EVRENSEL ÖZGÜRLÜK DEĞERLERİ SAVUNULDU”

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “15 Temmuz gecesi Türk Milletinin demokrasiye olan bağlılığını ve demokrasi ruhunu tüm dünyaya haykırdığı bir gecedir. O gece aziz vatanımızı esaretten dökecek kahramanlar, sokaklara dökülerek tanklara göğüs gerdi. Bu kahramanlar sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin değil aynı zamanda demokrasi ve özgürlük değerlerinin de savunucularıydı. Bu özgürlük birilerinin tarif ettiği, sınırladığı, kendine göre tarif ettiği değil; evrensel özgürlük değerleriydi” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİN GELECEĞİNİ SAVUNDUK”

15 Temmuz Gazisi İbrahim Akbalık, “15 Temmuz, milletimizin bağımsızlığına ve demokrasisine olan inancını bir kez daha tüm dünyaya gösterdiği karanlıktan aydınlığa kavuştuğu önemli bir tarihtir. O gece hain darbe girişimine karşı milletimizin her bir ferdi kadın, erkek, genç, yaşlı demeden sokaklara dökülerek demokrasimize sahip çıkmıştır. Bizler o gece sadece bir darbe girişimini değil; aynı zamanda ülkemizin geleceğini de savunduk” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sempozyumunda-aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-konustu/feed/ 0 15 Temmuz Milletin Zaferi, Uşak Üniversitesinde anlatıldı https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-milletin-zaferi-usak-universitesinde-anlatildi/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-milletin-zaferi-usak-universitesinde-anlatildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 08:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40171 Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve kahraman milletimizin onurlu direnişi sayesinde, dünyada eşi görülmemiş bir cesaret ile Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) karşı büyük bir demokrasi zaferine imza attığımız 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Uşak Üniversitesinde düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklerde; şehitlerimizin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Lokma İkramı, ’15 Temmuz’ konulu fotoğraf sergisi, Yönetmen-Yapımcı Nazif Tunç ile Oyuncu Ali Nuri Türkoğlu’nun katılımıyla ’15 Temmuz Milletin Zaferi’ konulu panel ve ‘Şafak Vakti’ isimli film gösterimi gerçekleştirildi.

Etkinliğe, Uşak Valisi Dr. Turan Ergün, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Şehit Mehmet Çetin’in babası Hüseyin Çetin, il protokolü, kamu kurumlarının ve STK’ların temsilcileri, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kenan Taş, Prof. Dr. Lütfi Özav ile Prof. Dr. Osman Birgin, fakülte dekanları, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri, akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Bu yıl ‘Milletin Zaferi’ temasıyla gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri şehitlerin ruhlarına ithafen lokma dağıtımıyla başladı. Daha sonra Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye alanında açılan “15 Temmuz” konulu fotoğraf sergisi gezildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinlikte, İslami İlimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Mehmet Bilal Tiryakioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Dr. Öğretim Üyesi Nihat Tosun tarafından şehitlerimiz için Hatim duası okundu.

“Bağımsızlığımızı canı pahasına savunan şehitlerimizin aziz hatırasına sonsuza dek sahip çıkacağız.”

Farklı siyasi, sosyal ve kültürel görüşlerden vatandaşların bir araya gelerek ortak bir amaç uğruna kenetlendiği 15 Temmuz gecesinin anıldığı etkinliğin açılışında konuşan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş “Fetöcü hain darbe girişimine karşı kurtuluş mücadelesi verirken toprağa düşen tüm kardeşlerimizi rahmetle anıyor, bütün gazilerimize sağlık ve esenlik diliyorum. Şairin dediği gibi “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”. Bu millet size minnettardır. Unutulmamalıdır ki bağımsızlığımızı canı pahasına savunan şehitlerimizin aziz hatırasına sonsuza dek sahip çıkacağız.” diyerek konuşmasına başladı.

“O gece milletimizin birlik ve beraberlik içinde verdiği mücadele, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük gücünün milletin iradesi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir.”

Rektör Savaş, “15 Temmuz 2016 gecesi, demokrasimize, milli iradeye ve ülkemizin bağımsızlığına yönelik gerçekleştirilen hain saldırı, milletimizin birlik ve beraberlik içinde gösterdiği kahramanca direnişle bertaraf edilmiştir. O gece, milletimizin tüm fertleri, siyasi görüş, mezhep, etnik köken farkı gözetmeksizin tek yürek olmuş, vatanını savunmak için meydanlara çıkmıştır. Bu birlik ve beraberlik, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük gücünün milletin iradesi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir” dedi.

Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmasında şu noktalara vurgu yaptı: “Şehit ve gazilerimizin fedakarlıkları sayesinde, bugün özgür ve bağımsız bir ülke olarak geleceğe güvenle bakıyoruz. Uşak Üniversitesi olarak onların hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hiç unutmayacağız görevlerimizden biridir. 15 Temmuz 2016 tarihinde hain Fetöcü teröristler tarafından milli iradeye vurulmak istenen darbe, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve necip milletimizin kahramanca direnişi sayesinde Allah’a hamdolsun ki durdurulmuştur. Aziz milletimiz o gece, dünya tarihinde çok az görülen bir sivil direniş örneği göstermiş, bir demokrasi destanı yazmıştır. Şairin “Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın” dediği gibi; necip milletimiz de göğsünü siper etmiş ve bu hayasızca akını püskürtmüştür.”

“15 Temmuz’u anlamak için, Çanakkale’den Kutü’l Amare’ye, İstiklal Harbimizden Kıbrıs çıkarmasına kadar yaşadığımız nice badireleri gözlerimizin önünden geçirmemiz gerekir.”

Rektör Savaş; “15 Temmuz’u anlamak için, Çanakkale’den Kutü’l Amare’ye, İstiklal Harbimizden Kıbrıs çıkarmasına kadar yaşadığımız nice badireleri gözlerimizin önünden geçirmemiz gerekir. 15 Temmuz’u anlamak için, darbecilerin başarılı olmaları halinde memleketimizi ne hale getireceklerinin farkında olmak gerekir. Halkımızın destan yazdığı bu tarihi günde, pek çok kahraman da ortaya çıkmıştır. Bunlardan ikisi vardır ki onları asla unutmayacağız: Biri Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir ve diğeri hemşerimiz Mehmet Çetin’dir. Darbe girişimi sırasında Marmaris’teki çatışmada şehit düşen Cumhurbaşkanlığı koruma polisi Uşaklı Mehmet Çetin, 15 Temmuz günü hainlere karşı duvar olmuş, ser verip, vatan aşkından taviz vermemiş bir kahramanlık abidesidir. Şehadete ulaşacağını bile bile verilen görevi canı pahasına yerine getirmiş ve şehit olmuştur. Aziz şehidimizin ruhu şad olsun” dedi.

“15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, aynı zamanda demokrasimize olan inancımızın, bağlılığımızın da bir göstergesi, milletimizin zaferidir.”

“15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, aynı zamanda demokrasimize olan inancımızın ve bağlılığımızın da bir göstergesidir” diyerek demokrasinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Savaş; “Bu anlamlı günde, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Milli ve manevi duygularla yoğrulmuş, evrensel değerlerle barışık, vatan ve bayrak sevgisiyle dolu nesiller yetiştirmek hepimizin görevidir. Uşak Üniversitesi olarak, 15 Temmuz ruhunu yaşatmak ve geleceğe taşımak adına üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Gençlerimize, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmanın önemini anlatmak, onların bilinçli ve duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmak en büyük hedeflerimizden biridir. Bu doğrultuda, akademik çalışmalarımızı ve sosyal projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Savaş: “Sevgili gençler, unutmayın ki, “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

Konuşmasında gençlere de seslenen Rektör Savaş şunları kaydetti: “Sevgili gençler; sizler, ülkemizin geleceğisiniz. 15 Temmuz’da yaşananları unutmamak ve unutturmamak, demokrasimize sahip çıkmak, sizlerin en önemli görevlerindendir. Sizlerin, bu bilinçle hareket ederek ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacağınıza olan inancımız tamdır. Unutmayın ki, “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Bu ilke doğrultusunda, her zaman daha iyiye, daha güzele ve daha doğruya ulaşmak için gayret etmeliyiz. Bir millet, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez. Şanlı 15 Temmuz mücadelesi bunun en son örneğidir. 15 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

Uşak Valisi Dr. Turan Ergün ise yaptığı konuşmada; “Biz de o gün Ankara’da karanlık geceyi en yoğun şekilde yaşayanlardandık. FETÖ ve onun destekçileri tarafından Türk milletinin varlığına ve bağımsızlığına karşı yapılan bu hareket, bu eylem, bu darbe girişimi, inanın bu millete tuzak kurmak isteyenlerin ne ilk oyunu ne de son oyunu olacaktır. Bizim yapmamız gereken tarihini bilerek, tarihinden ders alarak bu tür eylemlerin olabileceğini buna karşı millet olarak her zaman uyanık olmamıza hafızamızdan çıkarmamak. Milletimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara inin çağrısıyla canını, kanını, malını hiçbir şeyini düşünmeden evlerini terk edip sokaklara çıktı. Sokaklarda tankların, silahların önüne çırılçıplak, sadece yumruğuyla, sırtına doladığı ay yıldızlı bayrağıyla çıkıp o tankları, o topları durdurmayı başardı. 251 şehit verdik binlerce gazimiz canlarını siper etti. İşte o gece şehadet şerbeti içenlerden birisi olan Cumhurbaşkanlığı koruması Uşaklı hemşerimiz rahmetli Mehmet Çetin’in babası Hüseyin Amca’da şu an aramızda. Uşaklılar, Cumhuriyet’in kuruluşu döneminde iki yıl işgal altında yaşamış bir il olarak işgalin ne olduğunu iyi bilir. Bu toprakların nasıl kurulduğunu ve nasıl korunması gerektiğini de iyi bilir. Bu toprakları korumak için canı pahasına gerekirse yerine getiren Uşak, Milli Mücadele döneminde yetiştirdiği kahramanlarıyla milli mücadelenin kazanılmasında önemli dönüm noktalarından birisi olmuştur. Aziz Milletimiz, kanıyla, canıyla bu hain girişimi durdurmayı başararak tüm dünyaya bir kahramanlık örneği daha gösterdi. Onun için diyoruz ki unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 80 yıl geçse de aynı tazeliğiyle dimağlarda kalmalı. Çünkü ancak öyle uyanık oluruz, uyanık kalırız” dedi.

Panelin ardından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca desteklenen, darbe girişimi sırasında Çengelköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaşananlara odaklanan ve milletimizin ortaya koyduğu kahramanca mücadeleyi beyaz perdeye taşıyan ‘Şafak Vakti’ adlı filmin gösterimi gerçekleştirildi. – UŞAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-milletin-zaferi-usak-universitesinde-anlatildi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Demokrasi olmazsa siyasi iradenin gerçekleşmesi mümkün olmaz https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasi-olmazsa-siyasi-iradenin-gerceklesmesi-mumkun-olmaz/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasi-olmazsa-siyasi-iradenin-gerceklesmesi-mumkun-olmaz/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:54:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39997 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “Demokrasi olmazsa siyasi iradenin gerçekleşmesi mümkün olmaz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “15 Temmuz Milletin Zaferi” adlı panel gerçekleştirdi. Panele TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı katıldı. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Altun, “Hedef evvela milletimizin istiklaliydi, bu vatanın bekasıydı. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini katledecekler, ardından sözüm ona yönetime el koyacaklardı. Sonrasında da tabii ki bu aziz vatanı, büyük ülkeyi efendilerine, emir aldıkları dış güçlere teslim edeceklerdi. O gün hedef Erdoğan’sız bir Türkiye’ydi. Çünkü Erdoğan’sız bir Türkiye demek, sömürüye, teslimiyete açık bir Türkiye demekti. Erdoğan’sız bir Türkiye, yeniden bağımlılık zincirine dolanmış bir Türkiye demekti” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cesur ve dirayetli liderliği ile Türk milletinin engin ferasetinin birleştiğini ve ortaya muhteşem bir direnişin çıktığını söyleyen Altun, “Milletimiz de Cumhurbaşkanımız da öncelikle vatan sevgisiyle, vatanı koruma içgüdüsüyle hareket etti. Daha önceki darbelerde ortaya konulamayan direniş, bu kez 15 Temmuz’da ortaya konuldu. Milletimiz, bu duyguyla Cumhurbaşkanımızın çağrısına cevap vererek meydanlara çıktı” diye konuştu.

15 Temmuz’dan sonra milletin devletine sahip çıktığını ifade eden Altun, Türkiye’deki hükümet sistemi krizinin çözümünün de 15 Temmuz sonrasında mümkün olduğunun altını çizdi.

Türkiye’nin artık kolayca siyasi istikrarsızlık batağına sürüklenmeyeceğini bilerek bugün geleceğe güvenle baktıklarını belirten Altun, 15 Temmuz sonrası elde edilen kazanımlar sayesinde, Türkiye’nin kendini hedef alan diğer bütün tehditlerle olduğu gibi terörle de çok etkili bir mücadele yürüttüğünü dile getirdi.

Kurtulmuş: “Demokrasi olmazsa siyasi iradenin gerçekleşmesi mümkün olmaz”

Türkiye’nin hem yakın dönem hem de bundan sonraki dönem tarihin dönüm noktalarından birisi olan 15 Temmuz’u iyi bir şekilde anlamak, özümsemek ve dersler çıkararak yola devam etmelerini gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş ise, “Öncelikle en temel vazifemiz; 15 Temmuz’da yaşananları, 15 Temmuz’un arkasındaki temel maksatları ve Türkiye’ye ödetilen bedelleri anlamak, anlatmak, unutmamak, unutturmamak. O akşam çok şeyler yaşandı. Belki bugün biz burada olmayacaktık. Hiç şüphesiz bu ihanet gecesinde sadece içerideki bazı aktörler değil dışarıda anbean gelişmeleri izleyerek talimat veren ve içerideki ekiplerin önünü açmaya çalışan grupların da olduğunu biliyoruz. O gece fevkalade önemli bedeller ödenmiş bir gecedir. 15 Temmuz gecesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderliği ve vizyonu görür görmez cesaretle sokaklara çıkan, ‘ölürsem şehit, kalırsam gaziyim’ diyerek, arkasında bıraktığı ailesiyle vedalaşarak meydanları dolduran yüz binlerce kardeşimize bir şükranlarımızı ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz’dan çıkardıkları derslerin olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bunları her gün yenileyerek yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Her şeyden evvel şunu çok açık bir şekilde ortaya koymamız lazım ki demokrasi olmazsa, devletin işleyişinin eksik olacağı açıktır. Türkiye bu anlamda demokrasinin bütün kurum ve kuruluşlarını en üst seviyede yaşatmak ve demokratik standartları yükseltmek mecburiyetindedir. Eğer demokrasi güçlü ve işleyen güçlü bir demokrasi olursa orada FETÖ ve benzeri bir takım paralel yapılanmaların ortaya çıkması mümkün değildir” dedi.

Demokrasinin en üstün şekilde işleyebilmesi, herkesin anayasal düzene bağlı olduğu, güçlü bir siyasal yapının ortada olması ve geliştirilmesi için canla başla çalıştıklarını vurgulayan Kurtulmuş, özellikle son dönemde hız verdikleri yeni anayasa çalışmalarının, Türkiye’de güçlü bir demokrasi olması için ortaya konulan siyasal çabanın önemli bir kanıtı olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin demokrasisi en üstün ülkelerden birisi olmak durumunda olduğunu belirten Kurtulmuş, “Demokrasi olmazsa siyasi iradenin gerçekleşmesi mümkün olmaz. Demokrasi olmazsa fikir ve inanç özgürlüklerinin sağlanması mümkün olmaz. Eğer demokrasi olmazsa ülkede ekonomik kalkınma ve kalkınmanın tabana yayılması gerçekleştirilemez” şeklinde konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasi-olmazsa-siyasi-iradenin-gerceklesmesi-mumkun-olmaz/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye’ye Demokrasi Dersi Vermesine Asla Müsaade Etmeyeceğiz https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiyeye-demokrasi-dersi-vermesine-asla-musaade-etmeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiyeye-demokrasi-dersi-vermesine-asla-musaade-etmeyecegiz/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:36:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39979

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi, Türkiye demokrasisidir. Onun için kimsenin Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallayarak demokrasi dersi vermesine asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen ’15 Temmuz Destanı Milletin Zaferi’ paneline katıldı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen panelde, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesini anlatan kısa filmin gösterimi gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, 15 Temmuz’un Türkiye’nin en önemli dönüm noktalarından birisi olduğunu söyleyerek, “15 Temmuz’u fevkalade iyi bir şekilde anlamak, özümsemek ve 15 Temmuz’dan dersler çıkararak bundan sonra yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Öncelikle en temel vazifemiz; 15 Temmuz’da yaşananları, 15 Temmuz’un arkasındaki temel maksatları ve Türkiye’ye getirdiklerini, maalesef ödettiği bedelleri anlamak, anlatmak ve unutmamak, unutturmamaktır. O akşam çok şeyler yaşandı. 15 Temmuz hakkında belki binlerce saat konuşmalar yapıldı. O geceyi sıcaklığıyla yaşamış birisi olarak şunu açıklıkla söyleyebilirim ki eğer o gün 22.30 ile 01.00 saat dilimleri içerisinde iş başka şekilde cereyan etseydi, bugün biz burada olmayacaktık. Hiç şüphesiz, bu ihanet gecesinde sadece içerideki bazı aktörler değil, dışarıda anbean gelişmeleri izleyerek talimat veren ve içerideki ekiplerin önünü açmaya çalışan grupların da olduğunu biliyoruz. O gece gerçekten fevkalade önemli bedeller ödenmiş bir gecedir. 15 Temmuz bir bıçağın iki yarısı gibidir. Bir yüzünde başka bir şey, öteki yüzünde bambaşka bir şey vardır. Bir yüzünde acı ve ihanet diğer yüzünde cesaret, kararlılık ve vatanseverlik var. Sultan Alparslan’ın, Anadolu kapılarını milletimize açtığı günden itibaren ihanet, bu ülkede hiç eksik olmadı. İçeriden ve dışarıdan bu ülkenin ayağına çelme takmak ve bize diz çöktürmek isteyenler hep var oldular. Hep arkadan Türkiye’yi hançerlemeye çalıştılar. Ecdadımız sırtını arkasına yaslayarak, ‘Oh’ diyerek rahat bir şekilde, neredeyse bir gün geçiremedi” ifadelerini kullandı.

‘BU MİLLETİN BİR BAŞKA FAZİLETİ BİR VE BAREBAR OLABİLME ÖZELLİĞİ’

15 Temmuz’da milletin vatanseverliğini ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, “Maalesef geçmiş darbeler döneminde, örneğin 1960 darbesinde rahmetli Menderes’i, 1971 muhtırasında Demirel’i, 28 Şubat sürecinde de dönemin Başbakanı Erbakan’ı darbecilerin elinden alamayan ve bunun acısı yüreğinde olan milletimiz demokrasiye sahip çıkma şuuruyla sokağa çıktı ve Türkiye demokrasisine sahip çıktı. Bu anlamda diyebiliriz ki dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türkiye demokrasisidir. Onun için kimsenin Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallayarak demokrasi dersi vermesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu milletin bir başka önemli fazileti de yeri geldiği zaman bütün farklılıkları bir kenara bırakarak bir ve beraber olabilme özelliğidir. O akşam bunu en ileri seviyede gördük ve toplumun bütün kesimleri devleti, milleti, demokrasiyi, vatanı korumak için bir ve beraber bir şekilde hareket etti” diye konuştu.

‘HEDEF ERDOĞAN’SIZ BİR TÜRKİYE YARATMAKTI’

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 15 Temmuz 2016’da vatanın, tarihinin en menfur saldırılarından biriyle karşı karşıya kaldığını kaydederek, “15 Temmuz’da zalim, hain ve sinsi bir terör örgütü eliyle bu ülke bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Tarihte görülmemiş şekilde bir terör örgütü eliyle bu hain kalkışmaya girişiliyor. Hedef evvela milletimizin istiklaliydi, bu vatanın bekasıydı. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini katledecekler, ardından sözüm ona yönetime el koyacaklar ve sonrasında da bu aziz vatanı efendilerine, hamilerine, emir aldıkları dış güçlere teslim edeceklerdi. O gün hedef Erdoğan’sız bir Türkiye yaratmaktı. Çünkü Erdoğan’sız bir Türkiye demek sömürgeye ve teslimiyete açık bir Türkiye demektir. Erdoğan’sız bir Türkiye, yeniden bağımlı zincirine dolanmış bir Türkiye demektir. Hamdolsun milletimiz bu hain kumpası, bu kötücül planı yerle yeksan etti” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiyeye-demokrasi-dersi-vermesine-asla-musaade-etmeyecegiz/feed/ 0
KTO, KAYSO VE KTB, 15 Temmuz Milletin Zaferi’nde meydanda nöbetteydi https://www.haber60.com.tr/kto-kayso-ve-ktb-15-temmuz-milletin-zaferinde-meydanda-nobetteydi/ https://www.haber60.com.tr/kto-kayso-ve-ktb-15-temmuz-milletin-zaferinde-meydanda-nobetteydi/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:09:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39952 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde, verilen destansı mücadele bir kez daha unutulmadı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) mensubu olarak Kayseri Ticaret Odası (KTO), Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) ve Kayseri Ticaret Borsası (KTB) 15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yıl dönümünde, geçtiğimiz senelerde olduğu gibi Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan anma törenlerinde demokrasi çadırı ile yerini aldı.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında yapılan etkinlikler, Kayseri Valisi ve il protokolünün teşrifiyle Kartal Şehitliği önünde “Milletin Zaferi Yürüyüşü” ile başladı. Kayseri İş Dünyasının tam destek verdiği yürüyüşte Oda Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, ellerinde Türk Bayraklarıyla il protokolü vatandaşlarla birlikte kol kola, omuz omuza Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyerek İş dünyası birlik ve beraberliğini gösterdi.

KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci, KTB Başkan Yardımcısı Bekir Çizmeli ile Yönetim Kurulu Üyeleri Cumhuriyet Meydanında düzenlenen programlara katıldı. Başkanlar, daha sonra 3 oda tarafından kurulan Demokrasi Çadırını ziyaret etti. Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Üyeleri ile Odalar ve Borsa üyelerinin ziyaret ettiği çadırda, meydandaki vatandaşlara ikramlarda bulunuldu.

KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Milletin Zaferi temasıyla 15 Temmuz’un 8’nci yıldönümünde anma etkinliklerinin düzenlendiğini belirtti. 15 Temmuz’un Türk Milleti için kahramanlık, özgürlük ve demokrasi destanının adı olduğunu dile getiren Gülsoy, “15 Temmuz, devletin içine sızmış ihanet şebekesine, terör örgütlerine karşı bu milletin diriliş ve varoluş hamlesidir.15 Temmuz, genelde milletimizin, özelde ise, siz kıymetli hemşerilerimizin, devletine, dinine, bayrağına, ezanına, demokrasisine velhasıl tüm kutsallarına ve değerlerine her şart altında sahip çıktığını gösteren tarihi bir gecenin adıdır. Sekiz yıl önce vatan sevdalısı Kayserililer nesepleri, mezhepleri, meslekleri ve siyasi görüşleri ne olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan, bu Meydan’da toplanarak, ecdadının kanıyla kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne ve tüm kutsallarına canı pahasına sahip çıkacağı bir kez daha göstermiştir. O gün bizzat ve gönlü ile bu Meydan’da yer alarak darbe girişiminde bulunan alçaklara karşı birlik ve beraberlik içerisinde, ‘kahrolsun darbeciler, kahrolsun hainler’ diye haykıran tüm hemşerilerimi, o gece verdiğimiz tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, bu organizasyona katkı veren herkesi kutluyorum” ifadelerini kullandı.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci de, “15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin 8. yıldönümündeyiz. Ülkemizin istiklaline ve istikbaline yapılan bu alçakça saldırıyı unutmadık ve unutmayacağız. Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi demokrasisine ve hukuk devleti yapısına kasteden hain ve alçakça bir saldırıyı geri püskürterek şunu açıkça göstermiştir ki, gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi asla meşru kabul etmeyiz. Demokrasi ve milletin iradesi dışında bir seçeneğe de boyun eğmeyiz. Türk iş dünyası, her zaman milletimizin, devletimizin ve demokrasinin yanında olmuştur, bundan sonrada olmaya devam edecektir” dedi.

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Garnizon Komutanı Hv. Tuğg. Haldun Taşan, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ile kurum ve kuruluş temsilcilerinin de ziyaret ettiği Oda ve Borsa ortak çadırında, geç saatlere kadar süren etkinlikler kapsamında şehitler için okunan dualara eşlik edildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kto-kayso-ve-ktb-15-temmuz-milletin-zaferinde-meydanda-nobetteydi/feed/ 0
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde çocuklar demokrasi nöbeti tuttu https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununde-cocuklar-demokrasi-nobeti-tuttu/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununde-cocuklar-demokrasi-nobeti-tuttu/#respond Tue, 16 Jul 2024 06:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39872 Aile ve Sosyal Hizmetler Erzurum İl Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla koruma ve bakım altında kalan çocuklar tarafından demokrasi nöbeti programı düzenlendi.

Palandöken Sosyal Hizmet Merkezinde gerçekleşen program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, burada yaptığı konuşmada çocuklara milli şuur kazandırmak için programı düzenlediklerini ifade etti.

“Demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkacağız”

Aykut konuşmasını şöyle sürdürdü: “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle burada toplanmış bulunmaktayız. Bundan tam sekiz yıl önce, milletimizin bağımsızlığına ve demokrasisine kast eden hain bir darbe girişimi yaşandı. Ancak milletimizin kahraman direnişi sayesinde bu hain kalkışma bertaraf edildi ve ülkemiz yeniden aydınlık günlere kavuştu. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, “15 Temmuz, sadece bir darbe girişiminin önlenmesi değil, aynı zamanda milletimizin kendi iradesine, geleceğine sahip çıkma kararlılığının bir ifadesidir.” Bugün burada, bu kararlılığı ve azmi bir kez daha yad etmek, şehitlerimizi rahmetle anmak ve gazilerimize minnetlerimizi sunmak için toplandık. Bu millet, hiçbir zaman esaret altında yaşamamıştır ve yaşamayacaktır.” Bizler, bu aziz milletin evlatları olarak, demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkma görevini kararlılıkla sürdüreceğiz”

“15 Temmuz’da gösterilen kahramanlıkları unutturmayacağız”

Aykut programa katılan çocuklara hitaben şunları söyledi: “Sevgili çocuklar, sizler bizim geleceğimizsiniz. 15 Temmuz’da gösterilen kahramanlıkları unutmadan, bu ülkenin değerlerine sahip çıkarak, birlik ve beraberlik içinde, daha aydınlık yarınlara doğru yürüyeceksiniz. Sizlerin hayalleri bizlere umut vermekte ve gelecek nesillerin de aynı kararlılıkla bu ülkenin bayrağını dalgalandıracağını göstermektedir. Demokrasi ve milli birlik uğruna verdiğimiz mücadeleyi, asla unutmadan ve unutturmadan, gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz” dedi.

Başarılı öğrenciler ödüllendirildi

15 Temmuz Gazileri Rıza Demir ve Ahmet Kağızmanlı, 15 Temmuzda yaşadıkları süreci anlattılar. Programda 15 Temmuz ruhunu yaşatmak için düzenlenen resim ve şiir yarışmasının sonuçları da açıklandı. Resim kategorisinde 40, şiir kategorisinde 34 çocuk yarışmaya katıldı.Dereceye giren çocukların 15 Temmuz temalı şiirlerini okuması duygusal anlar yaşattı. Ayrıca, 15 Temmuz temalı resim sergisi ziyaret edilerek çocukların sanatsal yetenekleri sergilendi. Serginin ardından tuval üzerine 15 Temmuz görselleri çizimi ve boyanması, bayrak boyama etkinliği gibi atölye çalışmaları gerçekleştirildi. 15 Temmuz şehit yakınları ve gaziler eşliğinde, çocuklar büyük bir Türk bayrağı görseli oluşturdular. Program, ok atıcılığı gibi sportif ve kültürel aktivitelerle devam etti. Vatan ve kahramanlık türküleri temalı konser ile etkinlikler zenginleştirildi. Programda “Ben ve Babam-Vatan” filmi izlenerek günün anlam ve önemi bir kez daha çocuklara aktarıldı. Asker kıyafetli çocuklar programda nöbet değişimi yaptı. Programda 15 Temmuz’un ruhu, Erzurum’da genç nesillere aktarıldı. Programa Palandöken Kaymakamı Uğur Tutkan, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, kamu kurum temsilcileri ve STK yöneticileri katıldı. Tutkan ve Aykut resim ve şiir dalımda dereceye giren çocuklara çeşitli hediyeler verdiler. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununde-cocuklar-demokrasi-nobeti-tuttu/feed/ 0
Başakşehirliler 15 Temmuz’da direnişin kahramanlarını andı https://www.haber60.com.tr/basaksehirliler-15-temmuzda-direnisin-kahramanlarini-andi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirliler-15-temmuzda-direnisin-kahramanlarini-andi/#respond Tue, 16 Jul 2024 06:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39869 Başakşehir’de, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümünde yüzlerce vatandaş bir araya gelerek hem darbe girişimini bir kez daha kınadı hem de kahraman şehitlerimizi andı. Anma törenine katılan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Bu destansı direniş dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazıldı.” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz’un 8. yıl dönümünde Başakşehir’deki anma etkinlikleri, halkın yoğun katılımıyla gerçekleşti. Program öncesi Başakşehirli gençler 15 Temmuz’da şehit olan vatandaşların anısına Şehit Polis Mustafa Erdoğan Ortaokulu’ndan 15 Temmuz Anıtı’na kadar yürüyüş yaptılar. Yürüyüşe katılan gençler ve vatandaşlar, 21.00 itibarıyla Sular Vadisi’ndeki 15 Temmuz Anıtı önünde bir araya geldi.

Anma töreni, şehitlerin isimlerinin okunmasıyla başladı. Programa Başakşehir Kaymakamı Uğur Turan, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Çoşkun, 15 Temmuz gazileri ve binlerce vatandaş katıldı. Tören’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ulusa seslenişi alandakilere canlı olarak gösterildi. Konuşmanın ardından Kuran-ı Kerim tilaveti yapıldı. Topluluk, birlik ve beraberlik mesajları verirken, etkinlik boyunca duygu dolu anlar yaşandı. Tören, demokrasiye olan bağlılığı pekiştirken tüm dünyaya milli iradenin gücünü gösterdi.

“Özgürlüğümüz ve irademizin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırladık”

15 Temmuz 2016’da milletimizin olağanüstü çabalarla hem demokrasisine hem de devletine sahip çıktığını dile getiren Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Ülkemizin birlik ve beraberliğinin, demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızın sembolü olan 15 Temmuz’un yıldönümünde sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum. Bu topraklar, tarih boyunca birçok zorluğu birlik ve beraberlik içinde aşmayı başarmıştır. Ancak 15 Temmuz 2016 FETÖ’cü hainlerin vatanımıza göz diktiği o gece, özgürlüğümüz ve irademizin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırladık. O gece, tankların gölgesinde, uçakların gürültüsü altında, mermilerin hedefi olmasına rağmen; milletimiz, meydanları doldurarak demokrasisine ve devletine sahip çıktı. Bu destansı direniş, sadece Türkiye’nin değil, dünya demokrasi tarihine de altın harflerle yazıldı” ifadelerini kullandı.

“Bugün burada, bir kez daha o geceki gibi tek yürek, tek bilek olduk”

Gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Kartoğlu, “Başakşehir’imiz, o gece vatanına, bayrağına, özgürlüğüne sahip çıkan yüzlerce kahramanı bağrına bastı. Buradan, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Onların fedakarlıkları, bizlere daha güçlü, daha kararlı, daha cesur olma sorumluluğu yükledi. Bizler, gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayalım ki, bu topraklar bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünçtür. ve biz bu ödünç aldığımız toprakları korumak, kollamak ve ileriye taşımakla yükümlüyüz. Bugün burada, bir kez daha o geceki gibi tek yürek, tek bilek olduk. Demokrasiye ve milli iradeye olan bağlılığımızı tüm dünyaya gösteriyoruz. Çünkü biz, bölünmez bir bütünün, büyük Türkiye’nin parçalarıyız. Gösterdiğiniz cesaret, dik duruş ve fedakarlıklar için sizlere şükranlarımı sunuyor, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. Hep birlikte daha nice zaferlere yürümek dileğiyle” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirliler-15-temmuzda-direnisin-kahramanlarini-andi/feed/ 0
Gümüşhane’de 15 Temmuz Anma etkinlikleri https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri-2/ https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri-2/#respond Tue, 16 Jul 2024 02:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39833 Gümüşhane’de 15 Temmuz Anma etkinlikleri

GÜMÜŞHANE – Gümüşhane’de 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin 8. yıl dönümünde anma programı düzenlendi, demokrasi nöbeti tutuldu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilen anma programı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Açılan anı defterine vatandaşların ve protokol üyelerinin görüşlerini aktardığı programda Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü Hüseyin Gün tarafından dua yapıldı.

Sancak koşusunun sonunda sporcuların Vali Alper Tanrısever’e sancağı takdim etmesinin ardından protokol konuşmalarına geçildi.

Vali Tanrısever, konuşmasında milletin birlik ve beraberliğini tüm dünyaya gösterdiği, devleti, demokrasiyi, milli birlik ve beraberliği, anayasal düzeni ve özgürlükleri hedef alarak Türkiye’nin bekası ve bölünmez bütünlüğünü parçalamaya yönelik FETÖ/PDY terör örgütü tarafından yapılan 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8.yılında milletçe tek yürek olup eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazmış olmanın onur ve gururunu hep birlikte yaşadıklarını söyledi.

“Bu gece milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma gecesi olarak da hafızalarımızda yer edinmiştir”

15 Temmuz 2016 gecesinin Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yerini aldığını kaydeden Vali Tanrısever, “Ancak bu gece, milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma gecesi olarak da hafızalarımızda yer edinmiştir. Hain darbe girişimine karşı sokaklara dökülen vatandaşlarımız, tankların önüne yatarak, bu vatanın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya haykırmışlardır. Bu direniş, Türk milletinin cesaretini, vatan sevgisini ve birlik ruhunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu aziz millet, mücadelenin, kavganın her türlüsünü görmüş ve hepsinin de üstesinden gelmiş bir millettir. Çok ihanetler gördük, çok hainlikler gördük ama 15 Temmuz kadar sinsi olanı, onun kadar yakınımıza sokulanı belki de daha önce hiç görmedik. Ama elhamdülillah sonuç değişmedi. 40 yıl hazırlık yaptılar, hiç beklemediğimiz anda saldırdılar. Allah’ın izniyle milletimiz yine galip geldi” dedi.

“Tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz”

15 Temmuz’u unutmamak, yaşananları gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak ve bu mücadele ruhunu canlı tutmanın önemli olduğunun altını çizen Vali Tanrısever, “Bugün aynı zamanda milletimizin kenetlenmesinin, vatan sevgisinin ve demokrasiye olan bağlılığımızın en güçlü simgesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, devletimizin tüm kurumları, güvenlik güçleri ve aziz milletimizin dua ve destekleriyle ülkemizin bekasına, birliğine, huzuruna ve geleceğine kasteden tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz” diye konuştu.

“Türk milleti öyle oldu bittilerle teslim olacak bir millet de değil”

Milletvekili Musa Küçük Türk milletinin tarihinde önemli kırılma günleri, anları olduğunu, 15 Temmuz’un da öyle bir gün ve öyle bir an olduğunu belirterek, “Biz o gün ne FETÖ’yle ne PKK’yla onlar sadece olsa olsa maşa olurlar. Onların ağababalarıyla savaşa tutuştuk ve Türk milletinin desteğiyle, Türk milletinin omuz vermesiyle birlikte çok şükür galip geldik. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, liderimiz Devlet Bahçeli olmak üzere o gece bu işi ateşleyen, bu işi göğüs göre bütün devlet mensubu arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, sivil vatandaşlarımıza minnetlerimi, şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun. Bir kez daha şunu gösterdik ki, Türk milleti bu topraklarda tesadüf yaşamıyor. Türk milleti öyle oldu bittilerle teslim olacak bir millet de değil. Biz bugünlere kolay gelmedik. Demokrasi güzel bir şeydir. İnsan hakları güzel bir şeydir. Özgürlük güzel bir şeydir. Ama hiçbiri devletin bekasını yeri tutamaz. Milletimizin birliğinin dirliğinin yerini tutamaz. Türk milleti sırası geldiğinde bu değerler için canını vermeye hazırdır. 15 Temmuz bunun en güzel örneğidir. Bu ezanlar bu minarelerden dinleyecek. Bu bayrak bu göklerden inmeyecek. Türk milleti yeniden büyük millet olacak. Yeniden bölgesinde ve dünyada yeniden büyük güç olacak diyorum. Tekrar şehitlerimizi rahmetle, minnetle arıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar diyorum” ifadelerini kullandı.

“Devletimiz bugün dünden daha güçlüdür”

Belediye Başkanı Vedat Soner Başer ise 8 yıl önce milletin sağladığı imkanlarla, milletin teslim ettiği silahlar ve namluların millete çevrildiğini hatırlatarak, “Devletimizin bekasına kastettiler. Milletimizin geleceğine kastettiler, insanımızın canına kastettiler. Maalesef o gün dış güçler tarafından içimizde devşirilenlerle bunları yaptılar. Darbe kalkışmasının ilk saatlerinde Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli ilk siyasi açıklamayı yapmıştır. Darbecilere karşı seçilmiş hükümetin yanındayız demişti. Bu milletimizin darbecilere karşı direnişinin ilk işaret fişeğiydi. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız çıktı, dünya liderine yakışır bir şekilde korkusuz, cesur bir şekilde milletimizi şehirlerin meydanlarına, sokaklarına, havalimanlarına davet etti. Allah’a şükürler olsun. Milletimiz bu iki çağrıya uyarak darbecilere karşı, namlulara karşı, kurşunlara karşı, tanka, topa, helikoptere, hatta uçağa karşı göğsünü siper etti ve darbeyi akamete uğrattı. Bunları bizler unutmadık, unutmayacağız. Devletimiz bugün dünden daha güçlüdür. Yarın inşallah daha da güçlü olacak. Bizler burada yine demokrasi nöbetindeyiz. Hiç kimse yeise kapılmasın. Devletimiz gerekli her türlü tedbiri alıyor. Bu hain örgütle hem adli manada hem askeri manada hem de sosyal alanlarda mücadelemiz devam ediyor, devam edecektir. Biliyoruz halen kriptolar var. O taktikleri uygulayanlar halen var. Ama milletimiz de bunun farkında, devletimiz de bunun farkında, bizler de bunun farkındayız. İnşallah Allah bir daha o günleri bu millete göstermesin. Rabbim bizim birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Bizler birliğimize, dirliğimize sahip olduğumuz müddetçe bizim ezanımızı susturamayacaklar. Bu bayrağımızı göklerden indiremeyecekler. Bizim vatanımızı bölemeyecekler. Bize diz çöktüremeyecekler. Bunu Gümüşhane meydanından tüm dünyaya haykırıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının canlı yayınla izlettirildiği programda sinevizyon, kamu spotları ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ahmet’im, Mehmet’im, Şehitlerim” belgeseli alanda bulunan vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı.

Belediye tarafından sıcak çorba, Zigana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından şerbet, Kızılay tarafından da çeşitli ikramların yapıldığı programda saatler 00.13’ü gösterdiğinde tüm camilerde demokrasi şehitleri için sela okundu ve ardından demokrasi nöbeti tutuldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri-2/feed/ 0
Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anıldı https://www.haber60.com.tr/ispartada-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anildi/ https://www.haber60.com.tr/ispartada-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 02:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39827 Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 8’inci yılı kortej yürüyüşü ve düzenlenen programla anıldı. Programda konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş, “15 Temmuz, milli iradenin zaferi, büyük Türk milletinin zaferidir.15 Temmuz’da, hayatlarını vatana ve bu aziz millete siper ederek demokrasi destanı yazan aziz şehitlerimize olan borcumuzu asla ödeyemeyiz” dedi.

Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü çerçevesinde bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Isparta Belediyesi önünden mehter takımı eşliğinde kortej ile başlayan etkinlik 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanındaki programla devam etti. Binlerce vatandaşın meydanları doldurduğu program İstiklal Marşı’nın okunması ile Kuran’ı Kerim Tilaveti ve dualar edilmesi ile başladı.

“15 Temmuz, milli iradenin zaferi, büyük Türk milletinin zaferidir”

Anma etkinliğinde konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş, “Bundan tam 8 yıl önce, 15 Temmuz 2016’da Cuma Gününün ruhumuza verdiği huzuru yaşarken, bu beraberlik ruhuna kurşun sıkan bir suikastla karşılaştık. Türk Milletinin büyük teveccühüyle, seçimiyle işbaşına gelmiş Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alarak milli iradeyi, Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalayarak demokrasimizi lağvetmek istediler. Devletin stratejik kurumlarını hedef alarak güvenliğimizi yok etmek istediler. Meydanlara akan insanlarımızı kurşun yağmuruna tutarak, tanklarla ezerek inancımızı, direncimizi ortadan kaldırmak istediler. Ülkemize, demokrasimize, şerefimize kasteden darbeci hainlere karşı Milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uyarak, ölüme meydan okuyarak tarihin altın sayfalarında yer alacak destansı bir mücadele verdi. Bu millet izzetinin ayaklar altına alınmasındansa, ölmeyi tercih eden bir millet olduğunu unutmadı. Genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle, polisiyle, askeriyle, jandarmasıyla verilen bu destansı mücadelede 252 kardeşimiz şehadet makamına, 2.740 kardeşimiz gazilik mertebesine ulaştı. Ankara’da Özel Kuvvetler Komutanlığı’na girmeye çalışan darbeci hain Semih Terzi’yi alnından vurarak öldürdükten sonra, otuz kurşunla şehit edilen, 15 Temmuz direnişinin simgesi olan Niğdeli Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir başta olmak üzere, Canımızdan canlar kaybettik. Her birinin hikayesi bu direnişteki azmin, sebatın ve fedakarlığın simgesi oldu. Onların kahramanlıkları, vatan ve millet aşkının ne anlama geldiği konusunda evlatlarımıza anlatacağımız ilham kaynakları oldu. Onlar, şehit kanlarıyla sulanmış bu Aziz Vatanın bağımsızlığı, Milletimizin bu topraklar üzerinde izzet ve şerefle yaşaması için canlarını Hakka teslim ettiler. Binlerce gazimiz, bu ülkeye ve insanına zarar gelmesin diye vücutlarını siper ettiler. 15 Temmuz, milli iradenin zaferi, büyük Türk milletinin zaferidir.15 Temmuz’da, hayatlarını vatana ve bu aziz millete siper ederek demokrasi destanı yazan aziz şehitlerimize olan borcumuzu asla ödeyemeyiz. Şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve vefa borcumuz vardır. Bu borcu ifa etmek için üzerimize düşen vazifeler olduğunu asla unutmayacağız. 15 Temmuz diriliş ruhunu benliğimizde ve kalbimizde daima yaşatacağız” dedi.

Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü parçalamaya yönelik FETÖ/ PDY terör örgütü tarafından yapılan 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8. yılında; milletçe tek yürek olup eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazmış olmanın onur ve gururunu yaşadığını belirten Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ise “Bugün bir taraftan milletimizin kazandığı muhteşem zaferin mutluluğunu, bir yandan da hain darbe girişimi esnasında vatanımız uğruna verdiğimiz 252 şehidimizin hüznünü birlikte yaşıyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, gazilerimize sağlıklı, güzel bir hayat diliyor, minnettarlığımızı ifade ediyorum. 15 Temmuz gecesi özgürlüğüne, ezanına, bayrağına, vatanına, devletine, geleceğine sahip çıkarak FETÖ darbecilerine direnen, hiç tereddüt etmeden sokakları, caddeleri, meydanları dolduran, tanklara, uçaklara, helikopterlere, namlulara gövdelerini siper eden mermilere aldırış etmeden, yurdumuzun dört bir köşesinde mücadelelerini sürdüren Türkiye aşkına çarpan yüreklere şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

“Milletimiz en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla vermiştir”

Konuşmasının devamında Türk milletinin destansı direnişte birliğini vurgulayan Başkan Başdeğirmen “15 Temmuz gecesi, Cumhuriyetimize, demokrasimize ve tüm bu kazanımlara canımız pahasına sahip çıktık. Tek yürek ve tek bilek olarak darbecilere karşı yürüttüğümüz destansı direnişle dosta ve düşmana Türkiye’nin asla esir edilemeyeceğini, Türk milletine asla diz çöktürülemeyeceğini gösterdik. Hainleri üzerimize salanların heveslerini kursaklarında bıraktık, milli iradenin gücünü bir kez daha tüm dünyaya ilan ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletimiz, vatan, millet, istiklal ve istikbal tehlikeye düştüğünde birlik ve beraberliği sağlayarak nasıl tek bir yürek olunabileceğini, devlet-millet bütünleşmesiyle tarihe altın harflerle nakşedilecek bir zafere imza atıldığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla tek vücut olan kahraman milletimiz 15 Temmuz’da ezanı, bayrağı, özgürlüğü ve geleceği için gerektiğinde yenilmez birer kahramana dönüşebileceğini ispatlamış, sel olup sokakları, meydanları doldurmuş tankın, topun, uçağın, helikopterin, tüfeğin karşısında sadece imanıyla, inancıyla canı pahasına “Ya İstiklal ya Ölüm” diyerek karşı koymuş, en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla vermiştir. Büyük Türk Milleti; nereden gelirse gelsin açıkça veya haince yapılan bütün saldırıları ve düşmanca kalkışmaları, 15 Temmuz’da olduğu gibi, daima ortadan kaldıracak inanç, cesaret, iman ve kararlılığa sahip olarak hür, bağımsız ve aydınlık yarınlara doğru ilerlemeye devam edecektir” açıklamalarında bulundu.

Programa Isparta Valisi Aydın Baruş, Isparta Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun ve Hasan Basri Sönmez, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, askeri, adli ve mülki erkan, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ispartada-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anildi/feed/ 0
Gümüşhane’de 15 Temmuz Anma etkinlikleri https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri/ https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri/#respond Tue, 16 Jul 2024 02:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39821 Gümüşhane’de 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin 8. yıl dönümünde anma programı düzenlendi, demokrasi nöbeti tutuldu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilen anma programı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Açılan anı defterine vatandaşların ve protokol üyelerinin görüşlerini aktardığı programda Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü Hüseyin Gün tarafından dua yapıldı.

Sancak koşusunun sonunda sporcuların Vali Alper Tanrısever’e sancağı takdim etmesinin ardından protokol konuşmalarına geçildi.

Vali Tanrısever, konuşmasında milletin birlik ve beraberliğini tüm dünyaya gösterdiği, devleti, demokrasiyi, milli birlik ve beraberliği, anayasal düzeni ve özgürlükleri hedef alarak Türkiye’nin bekası ve bölünmez bütünlüğünü parçalamaya yönelik FETÖ/PDY terör örgütü tarafından yapılan 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8.yılında milletçe tek yürek olup eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazmış olmanın onur ve gururunu hep birlikte yaşadıklarını söyledi.

“Bu gece milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma gecesi olarak da hafızalarımızda yer edinmiştir”

15 Temmuz 2016 gecesinin Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yerini aldığını kaydeden Vali Tanrısever, “Ancak bu gece, milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma gecesi olarak da hafızalarımızda yer edinmiştir. Hain darbe girişimine karşı sokaklara dökülen vatandaşlarımız, tankların önüne yatarak, bu vatanın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya haykırmışlardır. Bu direniş, Türk milletinin cesaretini, vatan sevgisini ve birlik ruhunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu aziz millet, mücadelenin, kavganın her türlüsünü görmüş ve hepsinin de üstesinden gelmiş bir millettir. Çok ihanetler gördük, çok hainlikler gördük ama 15 Temmuz kadar sinsi olanı, onun kadar yakınımıza sokulanı belki de daha önce hiç görmedik. Ama elhamdülillah sonuç değişmedi. 40 yıl hazırlık yaptılar, hiç beklemediğimiz anda saldırdılar. Allah’ın izniyle milletimiz yine galip geldi” dedi.

“Tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz”

15 Temmuz’u unutmamak, yaşananları gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak ve bu mücadele ruhunu canlı tutmanın önemli olduğunun altını çizen Vali Tanrısever, “Bugün aynı zamanda milletimizin kenetlenmesinin, vatan sevgisinin ve demokrasiye olan bağlılığımızın en güçlü simgesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, devletimizin tüm kurumları, güvenlik güçleri ve aziz milletimizin dua ve destekleriyle ülkemizin bekasına, birliğine, huzuruna ve geleceğine kasteden tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz” diye konuştu.

“Türk milleti öyle oldu bittilerle teslim olacak bir millet de değil”

Milletvekili Musa Küçük Türk milletinin tarihinde önemli kırılma günleri, anları olduğunu, 15 Temmuz’un da öyle bir gün ve öyle bir an olduğunu belirterek, “Biz o gün ne FETÖ’yle ne PKK’yla onlar sadece olsa olsa maşa olurlar. Onların ağababalarıyla savaşa tutuştuk ve Türk milletinin desteğiyle, Türk milletinin omuz vermesiyle birlikte çok şükür galip geldik. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, liderimiz Devlet Bahçeli olmak üzere o gece bu işi ateşleyen, bu işi göğüs göre bütün devlet mensubu arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, sivil vatandaşlarımıza minnetlerimi, şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun. Bir kez daha şunu gösterdik ki, Türk milleti bu topraklarda tesadüf yaşamıyor. Türk milleti öyle oldu bittilerle teslim olacak bir millet de değil. Biz bugünlere kolay gelmedik. Demokrasi güzel bir şeydir. İnsan hakları güzel bir şeydir. Özgürlük güzel bir şeydir. Ama hiçbiri devletin bekasını yeri tutamaz. Milletimizin birliğinin dirliğinin yerini tutamaz. Türk milleti sırası geldiğinde bu değerler için canını vermeye hazırdır. 15 Temmuz bunun en güzel örneğidir. Bu ezanlar bu minarelerden dinleyecek. Bu bayrak bu göklerden inmeyecek. Türk milleti yeniden büyük millet olacak. Yeniden bölgesinde ve dünyada yeniden büyük güç olacak diyorum. Tekrar şehitlerimizi rahmetle, minnetle arıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar diyorum” ifadelerini kullandı.

“Devletimiz bugün dünden daha güçlüdür”

Belediye Başkanı Vedat Soner Başer ise 8 yıl önce milletin sağladığı imkanlarla, milletin teslim ettiği silahlar ve namluların millete çevrildiğini hatırlatarak, “Devletimizin bekasına kastettiler. Milletimizin geleceğine kastettiler, insanımızın canına kastettiler. Maalesef o gün dış güçler tarafından içimizde devşirilenlerle bunları yaptılar. Darbe kalkışmasının ilk saatlerinde Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli ilk siyasi açıklamayı yapmıştır. Darbecilere karşı seçilmiş hükümetin yanındayız demişti. Bu milletimizin darbecilere karşı direnişinin ilk işaret fişeğiydi. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız çıktı, dünya liderine yakışır bir şekilde korkusuz, cesur bir şekilde milletimizi şehirlerin meydanlarına, sokaklarına, havalimanlarına davet etti. Allah’a şükürler olsun. Milletimiz bu iki çağrıya uyarak darbecilere karşı, namlulara karşı, kurşunlara karşı, tanka, topa, helikoptere, hatta uçağa karşı göğsünü siper etti ve darbeyi akamete uğrattı. Bunları bizler unutmadık, unutmayacağız. Devletimiz bugün dünden daha güçlüdür. Yarın inşallah daha da güçlü olacak. Bizler burada yine demokrasi nöbetindeyiz. Hiç kimse yeise kapılmasın. Devletimiz gerekli her türlü tedbiri alıyor. Bu hain örgütle hem adli manada hem askeri manada hem de sosyal alanlarda mücadelemiz devam ediyor, devam edecektir. Biliyoruz halen kriptolar var. O taktikleri uygulayanlar halen var. Ama milletimiz de bunun farkında, devletimiz de bunun farkında, bizler de bunun farkındayız. İnşallah Allah bir daha o günleri bu millete göstermesin. Rabbim bizim birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Bizler birliğimize, dirliğimize sahip olduğumuz müddetçe bizim ezanımızı susturamayacaklar. Bu bayrağımızı göklerden indiremeyecekler. Bizim vatanımızı bölemeyecekler. Bize diz çöktüremeyecekler. Bunu Gümüşhane meydanından tüm dünyaya haykırıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının canlı yayınla izlettirildiği programda sinevizyon, kamu spotları ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ahmet’im, Mehmet’im, Şehitlerim” belgeseli alanda bulunan vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı.

Belediye tarafından sıcak çorba, Zigana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından şerbet, Kızılay tarafından da çeşitli ikramların yapıldığı programda saatler 00.13’ü gösterdiğinde tüm camilerde demokrasi şehitleri için sela okundu ve ardından demokrasi nöbeti tutuldu. – GÜMÜŞHANE

]]>
https://www.haber60.com.tr/gumushanede-15-temmuz-anma-etkinlikleri/feed/ 0
Kırıkkale’de 15 Temmuz Ruhu Mehter Takımı Eşliğinde Yaşatıldı https://www.haber60.com.tr/kirikkalede-15-temmuz-ruhu-mehter-takimi-esliginde-yasatildi/ https://www.haber60.com.tr/kirikkalede-15-temmuz-ruhu-mehter-takimi-esliginde-yasatildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 02:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39809 Kırıkkale’de 15 Temmuz ruhu, mehter takımı eşliğinde yapılan coşkulu demokrasi yürüyüşü ve nöbetiyle yaşatıldı. Selaların okunduğu ve şehitler için duaların edildiği etkinlikte, vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla meydanı doldurdu.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümünde, vatandaşlar demokrasiye olan bağlılıklarını bir kez daha gösterdi. Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen Kırıkkaleliler, mehter takımının eşliğinde coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdi ve gece yarısına kadar demokrasi nöbeti tuttu. Ellerinde Türk bayraklarıyla meydana akın eden vatandaşlar, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerine büyük ilgi gösterdi.

Vali Mehmet Makas, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, Belediye Başkanı Ahmet Önal ve il protokolü ve vatandaşlar, Türk bayraklarıyla mehter takımı eşliğinde demokrasi yürüyüşü yaptı. Yürüyüş sırasında vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla sloganlar atarak birlik ve beraberlik mesajları verdi. Yürüyüşün ardından yeniden meydana toplanan vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka sesleniş konuşmasını kurulan dev ekrandan dinledi.

“Birliktelik sayesinde hain darbe girişimini bertaraf edildi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından vatandaşlara seslenen Vali Makas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu minnettarlığı dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “One minute” ve “Dünya 5’ten büyüktür” sözleriyle mazlumların sesi olduğunu vurgulayan Makas, “15 Temmuz, böylesine bir idealin, böylesine bir güzelliğin, son kalemizin düşürülme projesidir. Elhamdülillah yüce Türk milleti, bir ve beraber olarak kenetlendi ve bu birliktelik sayesinde hain darbe girişimini bertaraf etti” dedi.

Vali Makas, açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin önemine ve Türk milletinin birlik ve beraberliğinin değerine dikkat çekti. Erdoğan’ın uluslararası platformda güçlü bir duruş sergilediğini ve mazlumların haklarını savunduğunu ifade etti.

Başkan Önal’da, demokrasinin ve hukukun önemine vurgu yaptı. Önal, “Demokrasi, hukuk; ekmek kadar su kadar hayatidir. Demokrasi vazgeçilmezimizdir” ifadelerini kullanarak demokrasinin toplum için hayati önem taşıdığını söyledi.

“O gün de meydanlardaydık”

Demokrasi nöbetine katılan vatandaşlar, yaşadıkları duyguları ve düşüncelerini paylaştı. Hüsne Arslan, meydanda bulunmanın kendisi için bir görev olduğunu belirtti. Arslan, “Geldik meydana. O gün de meydanlardaydık. Allah ömür verdiği sürece her 15 Temmuz’da burada olacağız inşallah” diyerek, bu nöbetin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.

“O ihanetin bedelini onlar ödediler”

Musa Keskinkılıç ise 15 Temmuz gecesi yaşanan hain darbe girişimine karşı halkın gösterdiği direnişi vurguladı. Keskinkılıç, “Çok farklı bir şekilde çıktılar. Çabukta söndüler. Kolay değil ülkende ihanet yaşıyorsun. O ihanetin bedelini onlar ödediler. Halkımız da dirayetiyle ihaneti ödetti,” sözleriyle, halkın birlik ve beraberlik içinde hainlere karşı durduğunu belirtti.

Kuran-ı Kerim’i güzel okuma dünya birincisi ve Beştepe Millet Camii imam-hatibi Fatih Kaya, sunduğu Kur’an-ı Kerim ziyafetiyle dinleyenleri mest etti.

Programın son bölümünde, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında millete ihanete karşı birlik ruhu aşılayan ve manevi bir güç sağlayan sela sesi, saat 00.13 itibarıyla il genelindeki camilerden aynı anda yeniden yükseldi. Sela sesinin yükseldiği Nur Camii dron ile havadan görüntülendi. – KIRIKKALE

]]>
https://www.haber60.com.tr/kirikkalede-15-temmuz-ruhu-mehter-takimi-esliginde-yasatildi/feed/ 0
Muş’ta 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Programı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/musta-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/musta-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/#respond Tue, 16 Jul 2024 02:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39803 Muş’un Bulanık ilçesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde program düzenlendi.

Program çerçevesinde şehitler için Merkez Camisi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve dualar edildi. Akşam saatlerinde Bulanık Kent Meydanında 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili sinevizyon gösterisi ile devam eden programda bir konuşma yapan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, “Bugün milletimizin birlik ve beraberliğinin tarihi bir sınavdan geçtiği, demokrasimize ve özgürlüğümüze karşı düzenlenen alçakça bir darbe girişiminin yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz 2016 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin modern tarihinde unutulmaz izler bırakan, ancak milletimizin cesareti ve kararlılığıyla bertaraf edilen karanlık bir gecedir. Aziz milletimiz tarihinin her döneminde hem içeriden hem dışarıdan hain odakların hedefinde olmuştur. Ancak tarih hiçbir zaman ihanet şebekelerini değil, her zaman milletimizin kahramanlıklarını yazmıştır. Rengini şehitlerimizin kanından alan ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesi altında sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşamaya ant içmiş olan aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi yurdun dört bir köşesinde milli birlik ve beraberlik içerisinde kardeşlik ruhuyla büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla gece boyunca tankın, tüfeğin, topun, uçağın, helikopterin karşısına imanıyla, inancıyla, yüreğiyle kendini siper ederek, darbe teşebbüsünde bulunanların hedeflerine ulaşmalarını engellemiştir. Aziz milletimiz, günlerce tuttukları demokrasi nöbetleri ile milli iradeye sahip çıkmış ve vatan sevgisini tüm dünyaya bir kez daha haykırmıştır. Bu kalkışma, ihanet ve darbe girişimi karşısında ‘Halkın gücünün üstünde bir güç yoktur’ diyen Cumhurbaşkanımızın o anlamlı çağrısıyla feraset sahibi necip halkımız, gencinden yaşlısına, kararlı bir tutumla direnmiş, gözbebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatansever gerçek mensupları ve emniyet güçlerimizin kahramanca mücadelesi sonucunda ülkemize ve devletimize sahip çıkılmıştır. Bugün demokrasimize kastedenlere karşı bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu birlik ve beraberlik, bize düşmanlık besleyenlere karşı en güçlü cevabımızdır. Unutmayalım ki, birlikte olduğumuz sürece, hiçbir güç bizi yıldıramaz, hiçbir saldırı bizi parçalayamaz. 15 Temmuz, sadece bir tarih değil, bir milletin iradesinin, özgürlük sevdasının ve demokrasi tutkusunun sembolüdür. Bu yüzden, bu gecenin kahramanları olan şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Onların azmi ve fedakarlığı, bizlere bu vatanı daha da büyük bir kararlılıkla koruma ve yaşatma sorumluluğu yüklemiştir. 15 Temmuz şanlı direnişimizin yıl dönümünde; darbe ve iç işgal girişimini savuşturan ve bastıran ve kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı Türkiye Cumhuriyetini muhafaza etmemizde bizlere öncülük eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyorum. Kıymetli Bulanıklılar, geleceğimiz için bu kutlu mücadeleyi unutmayalım. Birlik olalım, kardeşçe yaşayalım ve ülkemizi daha da ileriye taşıyalım. Allah bir daha böyle acı günler yaşatmasın, birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum” diye konuştu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri okunan saladan sonra yapılan duayla son buldu. – MUŞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/musta-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/feed/ 0
Sakarya ve çevre illerde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/sakarya-ve-cevre-illerde-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/sakarya-ve-cevre-illerde-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39785 Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kocaeli ve Bolu’da, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler yapıldı.

Sakarya’da Çark Caddesi’nden Demokrasi Meydanı’na kadar yapılan yürüyüşle başlayan etkinlik, burada Sakarya Büyükşehir Belediyesi mehteran takımının gösterisiyle devam etti.

Kur’an-ı Kerim okunması ve şehitler için dua edilmesinin ardından “Özgür Filistin, Özgür Doğu Türkistan” tişörtü giyen Büyükşehir Belediyesi Gençlik Korosu üyeleri, “Kardan Aydınlık” eserini seslendirdi.

İl Müftülüğü Tasavvuf Musikisi Korosu’nun dinletisinin ardından 30 kuş şiiri okundu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı”nda yaptığı konuşma izlendi.

15 Temmuz gecesini anlatan kısa filmin gösterilmesinden sonra o gece Sakarya Valiliği’nde yaralanan gaziler katılımcıları selamladı.

Vali Yaşar Karadeniz, buradaki konuşmasında, Ankara, İstanbul, Sakarya ve birçok şehirde 15 Temmuz’da ülkenin bağımsızlığının ve bütünlüğünün korunmasının mücadelesinin verildiğini söyledi.

Hain kalkışmanın, diğerleri gibi milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının etrafında toplanarak büyük fedakarlık ve kahramanlıkla yırtıp attığı Sevr Antlaşması’nı tekrar uygulamaya koyma hayalperestliğini gösterenlerin çırpınışlarından birisi olduğunu dile getiren Karadeniz, “FETÖ’nün devleti ele geçirme amacıyla yaptığı tüm girişimler de yine ülkemizin üzerindeki emellerinden vazgeçmeyen emperyalistlerin maşalığını yapmaktan başka bir şey değildi.” dedi.

Karadeniz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine meydanlarda toplanan vatandaşların mermilere ve tanklara göğüslerini siper etmesi ve vatansever askerlerin mücadeleleriyle hainlerin heveslerinin kursaklarında kaldığını ifade etti.

AK Parti Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın da bir konuşma yaptığı programa, AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan ve Murat Kaya, Garnizon Komutan Vekili Albay Tarık Demirci, İl Emniyet Müdürü Selçuk Doğuş, İl Jandarma Komutanı Albay Nejdet Karaca, gaziler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.

Düzce

Büyük Cami önünde Türk bayraklarıyla toplanan vatandaşlar, mehteran eşliğinde Anıtpark Meydanı’na yürüdü.

Burada şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, mehteran takımının gösterisi izlendi.

Şehitler için Kur’an-ı Kerim ve duaların okunduğu programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması izletildi.

Türk Kızılay Düzce Şubesi tarafından vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.

Programa, Vali Selçuk Aslan, Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Jandarma Alay Komutanı Murat Kılıç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, darbe girişimi sırasında Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlenen saldırıda şehit olan 3. Sınıf Emniyet Müdürü Ufuk Baysan’ın babası Ramazan ve annesi Hanife Baysan, kurum müdürleri, siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Zonguldak

Zonguldak’ta, Vali Osman Hacıbektaşoğlu ve il protokolünün katılımıyla İstasyon Caddesi’nde başlayan yürüyüş, kent merkezindeki Madenci Anıtı önünde sona erdi.

Burada saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim okundu, şehitler için dua edildi.

Vali Hacıbektaşoğlu, 15 Temmuz gecesi milletin iradesine kasteden, demokrasiyi ve bağımsızlığı hedef alan, ordunun ve diğer stratejik kurumların içine sızmış FETÖ tarafından organize edilen hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalındığını, ancak milletin cesareti, feraseti ve vatan sevgisiyle bu hain planın bertaraf edildiğini söyledi. Hacıbektaşoğlu, “O gece Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkan milyonlar, tankların, tüfeklerin ve uçakların karşısında durarak demokrasimizi savunmuş, ülkemizin geleceğini FETÖ ve karanlık ellere teslim etmemiştir. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, milletimizin birliğini, beraberliğini ve demokrasimize olan inancını tüm dünyaya gösterdiği bir gün olarak tarihimize altın harflerle kazınmıştır.” diye konuştu.

Hacıbektaşoğlu, kadın erkek, genç yaşlı demeden her kesimden vatandaşın, ellerinde bayraklarıyla meydanları doldurarak ülkeye sahip çıktığını dile getirerek, “Bağımsızlık ve özgürlük aşkıyla dolu yürekleriyle bir destan yazmıştır. O gece, milletimizin her bir ferdi, demokrasimize ve bağımsızlığımıza olan bağlılığını ve iradesini göstermiştir. Bu kahramanlık, sadece ülkemizin sınırları içinde değil, tüm dünyada yankı bulmuş ve Türk milletinin demokrasiye olan bağlılığı çok büyük takdir kazanmıştır.” ifadesini kullandı.

Sancak devir teslim töreni ile yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği programda, öğrenciler şiirler okudu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması, sinevizyondan alandakilere izletildi.

Kahramanlık türküleri seslendiren Grup Derun’un ardından Zonguldak Madenci Korosu konser verdi.

Program, İlahi Grubu dinletisinin sonrasında demokrasi nöbetleriyle devam etti.

Bartın

Bartın Valiliği önünde başlayan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü yürüyüşünün ardından vatandaşlar Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı.

Burada İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.

15 Temmuz Sancak Koşusu’nda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği etkinlikte, Milli Eğitim Müdürlüğü Korosu dinleti sundu.

Vali Nurtaç Arslan, yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’un sıradan bir darbe girişimi olmadığını söyledi.

Girişimin arkasında çok büyük hesapların bulunduğunu dile getiren Arslan, ” Malazgirt’te, İstanbul’un Fethi’nde, Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde, bölücü terör örgütüyle mücadelede ne olmuşsa 15 Temmuz’da da aynısı olmuştur. 15 Temmuz bu topraklarda asırlar boyunca verdiğimiz varlık yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır.” dedi.

Arslan, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük ve güçlü bir devlet olduğunu ve tarihi boyunca pek çok saldırıya, tuzağa ve kirli oyunlara maruz kaldığını belirterek şunları ifade etti:

“Ülkemizin gelişip büyümesini, hızlı yükselişini, bölgemizdeki fark edilen gücü ve etkinliğini, toplumsal birlik ve beraberliğimizi hazmedemeyen karanlık güçlerin devletimizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü yok etmeye yönelik oyunları ve teşebbüsleri hiçbir zaman bitmeyecektir. Ancak aziz milletimiz, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda büyüyen ve gelişen, dünyanın önde gelen devletleri arasında yerini alan ülkemizin güvenliğine, birlik ve beraberliğine yöneltilen her türlü tehdide asla izin vermeyecektir.”

Programa, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Garnizon Komutanı Deniz Kıdemli Albay Erkan Şahin ile il protokolü, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Karabük

Karabük Valiliği tarafından Kemal Güneş Caddesi’nde düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua edilmesinin ardından 15 Temmuz belgeseli izletildi.

Karabüklü 15 Temmuz şehitleri Metin Arslan ve Barış Efe ile gazi Hüseyin Yılmaz’ın öz geçmişlerinin okunduğu programda Vali Mustafa Yavuz, Türk milletinin iradesine, demokrasisine ve vatanın bölünmez bütünlüğüne kasteden hain darbe girişiminin, destansı bir direniş, kararlı bir duruş ve sarsılmaz bir inançla bertaraf edilişinin 8. yılında, milli birlik ve beraberliğin gücüyle kazanılan “Milletin Zaferini” tüm dünyaya yeniden ilan ettiklerini söyledi.

AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç ile Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya da birer konuşma yaptı.

Sancak devir teslim töreni ile yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği programda, öğrenciler şiirler okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının izletildiği programda, türküler ve ilahiler okundu.

Safranbolu ilçesinde de yürüyüşle başlayan programda mehteran gösterisi yapıldı.

Kocaeli

Kocaeli’de Sekapark’ta düzenlenen programda saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Vali Seddar Yavuz, FETÖ’nün ve işbirlikçilerinin karşılarına ölüme meydan okuyacak bir milletin çıkacağını hesaplayamadıklarını belirterek, “Yüreğinde vatan ve millet sevdası taşıyan aziz milletimiz, kirli hesap ve planları bozarak milletin zaferini kazanmıştır.” dedi.

Yavuz, milletin tarihteki şanlı zaferlerde olduğu gibi demokrasi nöbetleriyle de milli iradeye sahip çıktığını dile getirerek, “İstiklal ve bütün mukaddes değerler adına canlarını feda eden bütün şehitlerimiz ve aramızdan ayrılan kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” diye konuştu.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü de tarihte eşi benzeri görülmemiş hainlikten duyulan acının ilk günkü tazeliğiyle kalplerde yaşadığını kaydetti.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, milletin aziz evlatlarının hainlerin karşısında durduğunu ifade ederek, “O gece bu milletin, damarlarındaki asil kan, kalplerindeki imanla akla karayı net bir şekilde ayırt ettiklerini, tankların karşısına dikildiklerini gördük. Bu milletin asil evlatları gerektiğinde bu millet için, bayrak için, devlet için bütün siyasi hesapları bir kenara bırakarak birlik olmayı hep bilmiştir. Bundan sonra da hep bilecektir.” dedi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması ekrandan alandakilere izletildi, daha sonra milli sporcular tarafından Vali Yavuz’a sancak teslimi yapıldı.

Darbe girişimde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim okundu.

Programa, Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Tümamiral Erhan Aydın, Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Mehmet Savaş Eser, Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Nihat Baran, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Mustafa Saygılı, Donanma Komutanlığı Harekat Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Erdinç Altıner, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Timur Yılmaz, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bozkurt, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Bolu

Bolu’da Kent Meydanı’nda düzenlenen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Daha sonra şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, 15 Temmuz temalı sinevizyon gösterisi izlendi.

Protokol konuşmalarının ardından sancak koşusu ile getirilen Türk bayrağı takdim edildi, tasavvuf müziği dinletisi sunuldu.

Mehteran takımı gösterisi eşliğinde kahramanlık türkülerinin söylendiği programda, 15 Temmuz Sancak Koşusu ile kent meydanına ulaştırılan Türk bayrağı sporcular tarafından Vali Erkan Kılıç’a teslim edildi.

Programa, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Garnizon Komutanı Tankçı Kıdemli Albay Cavit Nartop, BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ali Şarlı, şehit ve gazi yakınları ile vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakarya-ve-cevre-illerde-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Edremit’te 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Etkinlikleri Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/edremitte-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-etkinlikleri-yogun-katilimla-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/edremitte-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-etkinlikleri-yogun-katilimla-gerceklestirildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39773 Balıkesir’in Edremit ilçesinde Edremit Kaymakamlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri çerçevesinde aynı ruhla milletin zaferi, demokrasinin zaferi için Edremitli vatandaşlar tek yürek oldu.

Saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanında demokrasi nöbeti ile başlayan anma etkinlikleri saat 22.30’de Şehit Hamdibey Meydanı’ndan Cumhuriyet Meydanına Demokrasi ve şehitleri anma yürüyüşü ile devam etti.

Cumhuriyet Meydanında Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı; 15 Temmuz belgeselleri ve 15 Temmuz’u anlatan video gösterimi ile meydanda toplanan vatandaşlara, o kara gecede yaşananlar tekrar hatırlatıldı.

Edremit İlçe Müftülüğü tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şiirlerden sonra; halka seslenen ve 15 Temmuz hain darbe girişiminin bertaraf edilmesinin 8. yıldönümünde, Edremitlilerle bu meydanlarda bulunmaktan büyük onur ve gurur duyduğunu ifade eden Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş; “Milletin zaferi, demokrasinin zaferi, bağımsızlığın ve hilalin zaferi için demokrasi kahramanlarını anmak için gerçekleştirdiğimiz “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma” programımıza hoş geldiniz” dedi.

Ülkenin 15 Temmuz 2016’da tarihte eşine az rastlanır bir ihanete maruz kaldığını ifade eden Kaymakam Odabaş; “O gece vatan için, bayrak için, milli birlik ve beraberlik için canlarını ortaya koyan bu uğurda şehitliği göze alan aziz milletimiz, hilalin zaferi uğruna şanlı bir destan yazmıştır. Milli Şairimiz Mehmet Akif’in dediği gibi; “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Unutulmamalı ki; tarih ibret vesikalarıyla doludur. ve yine unutulmamalı ki; bu kadim topraklar çok hain gördü. Ama milletimiz ferasetiyle, iman dolu göğsüyle hepsini tarihin tozlu raflarına gömdü. Tarih yazmak kadar, yazılan tarihi doğru bir şekilde aktarmak da önemlidir. Konstantiniye’yi fethedip çağ açıp, çağ kapatan ecdadımızın yolundan yürüyen bu aziz millet Çanakkale’de, Dumlupınar’da nice destanlar yazmıştır” dedi.

Tarih yazan bir millet olarak gençlere seslenen Kaymakam Odabaş; “Buradan gençlere seslenmek istiyorum, başka “Türkiye” olmadığını hatırlatmak istiyorum. Birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek, bir daha böylesi ihanetler yaşamamak adına vatanımıza ve milletimize sahip çıkmamız gerekmektedir. 15 Temmuz gecesi verilen destansı mücadelenin ön cephesinde hep gençler yer almıştır. Bu da ülkemizin gençlere olan güveni daha da pekiştirmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz gecesi hain darbecilere karşı darbe yapan, sabaha kadar meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımızdan, Şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kahraman Emniyet Teşkilatı mensuplarından şehitlik ve gazilik şerefine nail olan kahramanlarımızı sonsuz rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

Kaymakam Odabaş’ın konuşmasının ardından Cumhuriyet Meydanındaki coşkulu kalabalık hep bir ağızdan marşlar söyledi. Daha sonra Demokrasi Kahramanları konulu video sunumu, şiirlerin okunmasının akabinde İlçe Müftüsü Sıddık Durmuş tarafından dua edildi. Saat 00.13’te tüm yurtta olduğu gibi Edremit ilçemizde de tüm camilerden Sala’lar okundu.

Edremit’te vatandaşların Cumhuriyet Meydanındaki coşkulu Demokrasi Nöbeti protokol ve halkın katıldığı bayrak şöleni ile son buldu.

15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü programına; Kaymakam Ahmet Odabaş, Edremit Garnizon Komutan Vekili Albay İsmail İbiş, Cumhuriyet Başsavcısı Medet Akcan, Edremit Belediye Başkan Vekili Nizam Aksoy, İlçe Emniyet Müdürü Burak Lehimer, Jandarma Komutanı Binbaşı Serkan Özdemir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yaşar Ciğer, Koca Seyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemi, ilçe prorokol üyeleri, gaziler, oda başkanları, siyasi parti ile STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/edremitte-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-etkinlikleri-yogun-katilimla-gerceklestirildi/feed/ 0
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Etkinlikleri https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-2/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-2/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39761 Trabzon, Artvin, Rize, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Bayburt’ta 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla etkinlikler düzenlendi.

Trabzon’da 15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların okunduğu programda konuşan Vali Aziz Yıldırım, 15 Temmuz’un tankın, topun, uçağın, modern silahların millet iradesi karşısında bir şey ifade etmediğini gösteren gün olduğunu söyledi.

Yıldırım, şunları kaydetti:

“Necip milletimiz yeri geldiğinde bir kez daha kahramanlık destanı yazarak vatanını ne olursa olsun koruyacağını ve bu uğurda gözünü kırpmadan gazi ve şehit olabileceğini göstermiştir. 15 Temmuz 2016’da burada kimler varsa yine aynı şekilde bugün buradasınız. Hepinizi tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise 15 Temmuz’da emperyal güçlerin bu toprakları sömürme adına milletin iradesini teslim almaya çalıştığını ama milletin buna müsaade etmediğini belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kanuni Mehteran Takımı’nın gösterileriyle devam eden programda, bayrak koşusuna katılan sporcular taşıdıkları sancağı tören alanında Vali Yıldırım’a teslim etti.

Program, İl Müftülüğü tarafından gerçekleştirilen Tasavvuf Musikisi Konseri ile sona erdi.

Artvin

Artvin’de, Valilik koordinesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü yürüyüşü gerçekleştirildi.

Atapark Meydanı’nda toplanan vatandaşlar, Türk bayraklarıyla Cumhuriyet ve İnönü caddeleri güzergahlarını takiben Milli İrade Meydanı’na yürüdü.

Burada düzenlenen programda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Öğrenciler tarafından 15 Temmuz konulu şiir ve kompozisyonların okunduğu programda, 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Zaferi konulu belgesel izlendi.

Programda konuşan Vali Cengiz Ünsal, demokrasi destanının 8’inci yılında ülkesi için hayatını kaybeden demokrasi şehitlerini anmak ve milli birlik ruhunu tekrar yaşatmak üzere alanlarda olduklarını ifade ederek, “15 Temmuz, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün, milletimizin azim ve kararlılığının, milli birlik ve beraberliğinin bütün dünyaya bir kez daha gösterildiği tarihi bir gün, dünya toplumlarına ve devletlerine ders veren bir destandır.” diye konuştu.

Rize

Rize’de düzenlenen etkinlikte katılımcılar, Türk bayraklarıyla Gençlik Merkezi önünden 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.

Milli Birlik Koşusu düzenlendi, Rize Müftülüğünce Kur’an-ı Kerim okutuldu.

Vali İhsan Selim Baydaş, 15 Temmuz’un milletin tarihinde dönüm noktalarından biri olduğunu kaydederek, “Adeta bir varlık, yokluk anıdır. Orada ön plana çıkan unsurlar vardır. Bunlar Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin dirayeti ve inancı, emniyet güçlerimizin içinde devletimize ve milletimize sadakat yeminiyle bağlı olanların çokluğudur.” dedi.

Programa, Vali Baydaş’ın yanı sıra Belediye Başkanvekili Muhittin Aydın Bilsel, ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Güngör, Rize Emniyet Müdürü Murat Türesin, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.

Giresun

Giresun’da ise Debboy mevkisi ile Atatürk Meydanı arasında yürüyüş gerçekleştirildi.

Yürüyüş sonunda meydanda düzenlenen programda konuşan Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, vatan ve millet uğruna verilen kutsal mücadele olan 15 Temmuz’un üzerinden 8 sene geçtiğini söyledi.

Serdengeçti, 15 Temmuz’un tarihte eşi benzeri görülmemiş bir gün olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“15 Temmuz geri dönmeyi hiç düşünmeyen yiğitlerin, şehadete Allah nidalarıyla koşanların, iman, inanç ve vatan sevdasıyla şanlı bir destanı kazanan milli iradeyi haykıranların günüdür. Umutları, hayalleri, istiklali ve istikbali kelepçelemek isteyenlerin karşısında bu aziz milletin en büyük gücüyle imanıyla vatan sevgisiyle yüreğiyle elif gibi dimdik durduğu gündür.”

Programda Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Ordu

Ordu’da da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Vali Muammer Erol, hain kalkışma gecesi şehadet şerbetini içen Ömer Halis Demir başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle minnetle yad ederek, gazilere sağlık ve afiyet diledi.

Erol, “Rabbimiz bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin ve her karışı şehit kanlarıyla sulanmış olan vatanımızı her türlü saldırıdan, her türlü ihanetten muhafaza buyursun. Rabbimiz bu millete bir daha 15 Temmuz gibi hainlikler ve acılar yaşatmasın.” dedi.

AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler’in de konuşma yaptığı programda, şiirler okundu ve mehter takımı tarafından konser verildi.

Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayın konuşması ekrandan izlendi.

Gümüşhane

Atatürk Parkı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Sporcuların sancak takdim ettiği Vali Alper Tanrısever, 15 Temmuz’da milletçe tek yürek olunarak eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazıldığını vurguladı.

Tanrısever, şöyle konuştu:

“Bu gece, milletimizin iradesine ve demokrasiye sahip çıkma gecesi olarak da hafızalarımızda yer edinmiştir. Hain darbe girişimine karşı sokaklara dökülen vatandaşlarımız, tankların önüne yatarak bu vatanın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya haykırmıştır. Bu direniş, Türk milletinin cesaretini, vatan sevgisini ve birlik ruhunu tüm dünyaya göstermiştir.”

Etkinliğe MHP Milletvekili Musa Küçük, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, Jandarma Komutanı Serhat Demiral, Emniyet Müdürü Taner Cömert, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, MHP İl Başkanı Mete Kaya, kurum amirleri, gaziler, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayın konuşması ekrandan izlendi.

Bayburt

Bayburt’ta düzenlenen etkinlik kapsamında vatandaşlar, mehteran ve cirit atları eşliğinde Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüdü.

Saray Bahçesi’nde devam eden programa vatandaşlar, Türk bayraklarıyla katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu programda, şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Programda konuşan Vali Mustafa Eldivan, 15 Temmuz 2016 gecesi hain Fetullahçı Terör Örgütü’nün, Türk milletinin demokrasiyle yaşama özgürlüğüne, bağımsızlığına, birlik ve beraberliğine karşı fütursuzca el uzatmaya çalıştığını ifade ederek, o geceyi vatan ve şehadet tutkusuyla milletin, tarihin akışını değiştiren dönüm noktası ilan ettiğini söyledi.

Belediye Başkanı Mete Memiş de Fetullahçı Terör Örgütü’nün ölüm kusan silahlarına karşı milletin, canlarını feda ederek vatana uzanan hain ellere fırsat vermediğini vurguladı.

Etkinlik, mehteran takımının gösterisi, yerel sanatçıların kahramanlık türküleri ve şiir dinletisiyle devam etti.

Programda, bayrak koşusuna katılan sporcular taşıdıkları sancağı, tören alanında Vali Eldivan’a teslim etti.

Bayburt Belediyesi ve Kızılay tarafından alana gelen vatandaşlara çorba ikramında bulunuldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-2/feed/ 0
Çankırı, Kastamonu, Amasya ve Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Etkinlikleri https://www.haber60.com.tr/cankiri-kastamonu-amasya-ve-corumda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri/ https://www.haber60.com.tr/cankiri-kastamonu-amasya-ve-corumda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39749 Çankırı, Kastamonu, Amasya ve Çorum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla etkinlikler gerçekleştirildi.

Çankırı’da Dedeler Köprüsü mevkisinden başlayan yürüyüşe katılanlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Milli İrade Meydanı’na kadar yürüdü.

Burada düzenlenen programda, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.

Vali Mustafa Fırat Taşolar, burada yaptığı konuşmada, ülkede kahraman ve vatan evlatlarının her zaman olduğunu ancak hainin de bulunduğunu belirterek, “Arkamızdan vuranlar, milletin huzurunu bozmaya çalışanlar Kurtuluş Savaşı’nda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Türk ordusunu geçemeyip de hala uğraşan Batılıların uşaklığını yapan hainler, satılmışlar hep oldu. Daha önce de darbeler gördük biz, çok acılar çektik. Ülkenin kalkınmasında, gelişmesinde yıllar yılı ayağımıza prangalar oldular. Elbette ki bu sebeple bunu her zaman denemek isteyeceklerdir. Belki senaryoları farklı olabilir ancak amaçları hep ayın kalacak.” ifadelerini kullandı.

Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen de 8 yıl önce aynı meydanın vatanseverler tarafından dolu olduğunu vurgulayarak, “Demokrasi şehitlerimize Allah’tan rahmet gazilerimize sağlıklı ömür diliyorum. O gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın birlik çağrısına destek veren MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere vatanımızın ve milletimizin selameti için ortak akıl ve irade sergileyebilen herkesi bir kez daha kutluyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından “Türk Milletinin Zaferi” adlı sinevizyon gösterisi sunuldu, kahramanlık türküleri dinletisi gerçekleştirildi, şiirler okundu, şehitler için dua edildi.

Kastamonu

Kastamonu’da Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikler, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Kastamonu Valisi Meftun Dallı, konuşmasında, o akşam olduğu gibi bu akşam da meydanları dolduran vatandaşlara teşekkür etti.

Milletin ilk dakikalardan itibaren sokağa çıkarak demokrasiye sahip çıktığına işaret eden Dallı, “Milletimiz, bütün dünyaya, demokrasiye olan inancını bir kez daha ilan etmiş, kendisi üzerinde oynanacak oyunları yine kendi azim ve kararlılığıyla yok edeceğini göstermiştir.” dedi.

“Sancak Koşusu”na katılanlara katılım belgelerinin verilmesinin ardından Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan tarafından “15 Temmuz” konulu konuşma yapıldı.

Amasya

Yavuz Selim Meydanı’nda düzenlenen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Ardından Cumhurbaşkanı millete sesleniş konuşması dinlendi.

Törende konuşan Amasya Valisi Yılmaz Doruk, 15 Temmuz’un Türk milletinin tarihine altın harflerle yazıldığını vurguladı.

Doruk, 15 Temmuz gecesi, Türk milletinin umutlarına, hayallerine, özgürlüğüne ve geleceğine pranga vurulmak istendiğine dikkati çekerek, “Aziz milletimiz o gece verdiği mücadele ile istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda, şartlar ne olursa olsun neleri başarabileceğini, neleri göze alabileceğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiş, ölümü göze alarak sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden şehitlik ve gazilik şerefine layık olanlar isimlerini tarihe altın harflerle yazdırmıştır.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okundu.

Programa AK Parti Amasya Milletvekilleri Hasan Çilez ve Haluk İpek, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi ile vatandaşlar katıldı

Çorum

Çorum’da tarihi Kent Meydanı’nda toplanan vatandaşlar, Gazi Caddesi’nden Kadeş Barış Meydanı’na yürüdü.

Burada düzenlenen programda Kur’an okunduktan sonra Çorum Müftüsü Şahin Yıldırım tarafından şehitlerin ruhu için dua edildi.

Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı”nda yaptığı konuşma dinlendi.

Vali Zülkif Dağlı, törende yaptığı konuşmada, terör örgütü FETÖ’nün darbe girişimine karşı direnen 13 Çorumlunun şehit olduğunu, 38’inin de yaralandığını söyledi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin Türk milletinin birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına kastettiğini anlatan Dağlı, “Bu alçakça bir girişimdi. Demokrasimize yapılan çok büyük bir saldırı idi. Ancak biz millet olduğumuzu gösterdik ve millet olarak 15 Temmuz destanını yazdı. Türk halkı demokrasiyi ve seçilmiş iradeyi korumak için bu destansı direnişi gösterdi.” dedi.

15 Temmuz darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığı önünde şehit olan Mustafa Avcu’nun babası Ayhan Avcu ise oğlunun darbe girişimi sırasında amcasının oğluna “Fatih, bugün şehitlik günü, fırsat geldi.” diyerek öne çıktığını ve açılan ateş sonucu şehit olduğunu anlattı.

AK Parti Çorum Milletvekilleri Yusuf Ahlatcı ve Oğuzhan Kaya, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, AK Parti İl Başkanı Murat Günay, MHP İl Başkanı Mehmet İhsan Çıplak, İYİ Parti İl Başkanı Erkan Yıldız ve Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Nuri Kuşçu da konuşmalarında, 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi bir olayın tekrar yaşanmaması temennisinde bulundu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen sancak koşusunu tamamlayan sporcuların sancağı Vali Zülkif Dağlı’ya teslim etmesinin ardından 15 Temmuz konulu resim, şiir, kompozisyon ve spor yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.

Halkoyunları gösterisiyle devam eden etkinlikte müzisyen Uğur Işılak sahne aldı.

Törene Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, İl Jandarma Komutanı Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cankiri-kastamonu-amasya-ve-corumda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri/feed/ 0
Ağrı’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Programı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/agrida-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/agrida-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/#respond Tue, 16 Jul 2024 00:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39716 Ağrı’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 8. yılı nedeniyle program düzenlendi.

Ağrı’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 8. yılı nedeniyle düzenlenen program kortej yürüyüşü ile başladı. Ağrı Valisi Mustafa Koç ve protokol üyelerinin de katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş Millet Bahçesi’nde sonra erdi. Burada devam eden programda birlik ve beraberlik mesajları verilerek, ülkenin bölünmez bütünlüğüne vurgu yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim okundu.

Programda konuşan Ağrı Valisi Mustafa Koç, darbe girişiminin milletin cesareti ve kararlılığı sayesinde önlendiğine vurgu yaparak, “15 Temmuz 2016 gecesi vatanımızı, milletimizi, demokrasimizi, aydınlık geleceğimizi yok etmek isteyen alçak vatan hainleri, Türk tarihinin en büyük ihanetlerinden birisini sahnelemeye çalışmış; milletin silahlarını yine millete doğrultarak hain ve kanlı bir darbe girişimine kalkışmışlardır. Hain darbe girişimiyle karşı karşıya kalan ülkemiz, milletimizin büyük cesareti ve kararlılığı sayesinde bu kalkışmayı engellemiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi o gece tankların, tüfeklerin, uçakların, helikopterlerin karşısına imanıyla, inancıyla, yüreğiyle dikilen milletimiz, demokrasi ve bağımsızlık mücadelesinin en güzel örneğini sergilemiştir. O gece, milli iradenin, demokrasinin ve bağımsızlığın savunulması adına ortaya konulan direniş, tarih boyunca unutulmayacak bir destandır. 15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin püskürtüldüğü bir gece değildir. Aynı zamanda milletimizin bir bütün olarak, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek neler başarabileceğini gösteren bir gecedir. Hainlere karşı duran, vatanı canı pahasına koruyan milletin zaferini gördük. Hiçbir zaman esarete boyun eğmeyen, demokrasi uğruna cesaretle meydanlara çıkan, karanlığa ışık olan milletin zaferini gördük. Milleti, vatanı, dini ve mukaddesatı için fedakarlıkla direnen, kahramanlık destanı yazan milletin zaferini gördük. Milleti iradeyi haykıran, birlik ve berabelikle kenetlenen mlilletin zaferini gördük. Bu anlamlı günde, demokrasiye ve milli iradeye olan bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Ülkemizin geleceği için demokrasimizi ve bağımsızlığımızı korumak adına her daim birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi birlik ve beraberlik içinde güçlü ve bağımsız bir Türkiye için çalışacağız. 15 Temmuz ruhunu yaşatmak, demokrasimizi daha da güçlendirmek için mücadele edeceğiz. Unutmayalım ki bu ihanetler ne ilk ne de son olacaktır. Çünkü, Yüce Allah, kaderimize vatan olarak öylesine güzel ve stratejik bir coğrafya yazmış ki, bu coğrafyada gözü olan şer odakları hiçbir zaman boş durmayacak, sürekli olarak bize zarar vermeye çalışacaklardır. Bu nedenle, geçmişten ders alarak, birlik ve beraberliğimizi koruyarak, her türlü tehdide karşı uyanık olmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle başta Ülkemizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere 15 Temmuz günü Vatan için şehadete koşan kahramanlarımızla birlikte, vatanımızı, bayrağımızı, dinimizi ve tüm mukaddesatımızıkorumak için canlarını seve seve feda etmiş tüm Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Aldıkları yaraları vatanına ve milletine bağlılığın nişanesi olarak gördüğümüz gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Allah bir daha milletimize böyle acılar yaşatmasın. Demokrasimize ve bağımsızlığımıza olan bağlılığımızı her daim diri tutalım. Birlik ve beraberlik içinde, aydınlık yarınlara yürüyelim” ifadelerine yer verdi. – AĞRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/agrida-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-programi-duzenlendi/feed/ 0
TBMM 15 Temmuz anma töreni https://www.haber60.com.tr/tbmm-15-temmuz-anma-toreni/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-15-temmuz-anma-toreni/#respond Mon, 15 Jul 2024 23:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39674 TBMM 15 Temmuz anma töreni

TBMM Başkanı Kurtulmuş:

“Birlik ve beraberliğin, siyasi görüşü ne olursa olsun, fikriyatı hayat tarzı ne olursa olsun, birlik ve beraberliğin her şeyi önünde olduğunu bu millet 15 Temmuz gecesi büyük bir bedel ödeyerek ortaya koymuştur. O gece ortaya koyduğumuz en önemli kazanımlardan birisi de demokrasiye sahip çıkabilme ruhudur”

ANKARA – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Birlik ve beraberliğin, siyasi görüşü ne olursa olsun, fikriyatı hayat tarzı ne olursa olsun, birlik ve beraberliğin her şeyi önünde olduğunu bu millet 15 Temmuz gecesi büyük bir bedel ödeyerek ortaya koymuştur. O gece ortaya koyduğumuz en önemli kazanımlardan birisi de demokrasiye sahip çıkabilme ruhudur” dedi.

TBMM Tören Salonu’nda 15 Temmuz anma töreni düzenlendi. Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi parti grupları, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, şehit aileleri ve yakınları, gaziler katıldı.

Törene bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra Kuran-ı tilaveti ve dua okundu.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz gecesi millet olmanın anlamını ortaya koyduklarını söyleyerek, “15 Temmuz gecesi hainlerin önemli bir kısmının hala pusuda beklediği o dönemde o saatler içinde hayatını ortaya koyarak, TBMM’nin açık kalmasını sağlayan başta İsmail Kahraman olmak üzere bütün milletvekili arkadaşlarımıza bende yürekten teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberliğin, siyasi görüşü ne olursa olsun, fikriyatı hayat tarzı ne olursa olsun, birlik ve beraberliğin her şeyi önünde olduğunu bu millet 15 Temmuz gecesi büyük bir bedel ödeyerek ortaya koymuştur. O gece ortaya koyduğumuz en önemli kazanımlardan birisi de demokrasiye sahip çıkabilme ruhudur” dedi.

Kurtulmuş, demokrasinin önemine değinerek, “Demokrasi insan haklarını ve özgürlükleri de kapısıdır. Demokrasi olmayan yerde ne insan haklarını ne özgürlükleri ne de bireysel hakların olması mümkün değildir. Ayrıca demokrasinin olmadığı yerde ekonomik kalkınmanın, refahın, refahın hakça bölüşülmesi de olmadığı aşikardır. Hayat standartlarının yükseldiği hiçbir demokratik olmayan ülke görülmemiştir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:

“15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşun simgesidir. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara akın etmiş, darbecilere karşı adeta bir kale gibi durmuştur. 15 Temmuz gecesi, milletimiz sadece bir darbe girişimini değil, aynı zamanda demokrasimize ve bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirleri kırmıştır. Cumhurbaşkanımız, milli iradeye, hukuk devletine ve vatanına sadakatle bağlı kahraman güvenlik güçlerimiz ile birlikte üniforma giymiş hainlere dünyayı dar etmiştir. Vatan aşkıyla dolu yürekler tankların, bombaların ve silahların önünde dimdik durmuş, özgürlüğümüzü ve demokrasimizi canları pahasına savunmuştur. Bu cesaret ve fedakarlık, milletimizin; vatanına, hürriyetine ve demokrasiye bağlılığının en somut göstergesidir. 27 gün süren “demokrasi nöbetleri” 27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a uzanan darbeleri ve darbe teşebbüslerini tarihin sayfalarına gömmüştür. O günkü kimi ülke yönetimleri ve küresel medya yeterince takdir etmese de, demokrasi tarihine geçen bu direniş ve yeniden doğuş, benzer teşebbüslere karşı dünya milletlerine de ilham kaynağı olmuştur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-15-temmuz-anma-toreni/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Demokrasiyi en yüksek seviyeye çıkarmak için mücadele edeceğiz https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasiyi-en-yuksek-seviyeye-cikarmak-icin-mucadele-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasiyi-en-yuksek-seviyeye-cikarmak-icin-mucadele-edecegiz/#respond Mon, 15 Jul 2024 23:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39668 (TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma töreninde konuştu.  Kurtulmuş, “Bundan sonra da bizlerin de alacağımız en büyük ders demokrasinin en yüksek seviyeye çıkmadığı her durum Türkiye’de demokrasi karşıtları için hazırlanmış bir ortam demektir. TBMM’de temsil edilen ve edilmeyen bütün siyasi partiler 85 milyon bütün millet varlığımızla birlikte demokrasiyi en yüksek seviyeye çıkarmak için mücadele edeceğiz” dedi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla TBMM’de anma töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis’te 15 Temmuz’u Anma Töreni’nde konuştu. Yılmaz şunları söyledi:

“Geçtiğimiz dönemlerde milletvekili olarak çatısı altında bulunmaktan iftihar ettiğim bu Meclis, milli mücadelenin ardından ikinci kez gazilikle şereflenmiştir. Bundan bir asır evvel vatan topraklarının dört bir köşesinde yaşanan işgal teşebbüsleri neyse 15 Temmuz gecesi yapılmak istenen odur. Hain darbecilerin Meclisimizi ve Cumhurbaşkanı külliyesini hedef alması elbetteki bir tesadüf değildir. Bu sembol mekanlar esas itibariyle milletimizi ve milli iradeyi temsil etmektedir. Darbecilerin asıl derdinin milletimizle milli iradeyle olduğunu bu saldırılar açık bir şekilde ortaya koymuştur.”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da, “Anadolu topraklarınnın bu ülkenin tarihi boyunca görmüş olduğu en büyük ihanetlerin birisine o gece şahit olduklarını” söyledi. Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

“İhanetin sahiplerinin hiçbir zaman yok olmayacağını hiçbir zaman ortadan kalkmayacağını, farklı farklı adlarda farklı farklı görüntülerde bu aziz milletin karşısına çıkabileceğini de hiç unutmuyoruz. Onun için o gece yaşadığımız acıları bir hatıra olarak anlatır gibi değil. Bu acıları bir daha yaşanmasın diye. O gece yaşadığımız ihaneti sadece üç beş kişinin gerçekleştirdiği bir ihanet olarak değil, bir terör örgütünün gerçekleştirdiği bir ihanet olarak değil, belki ileride de yaşayabileceğiniz nice ihanetlerin net bir göstergesi olduğu için unutmayacağız, unutturmayacağız.

“Demokrasiye sahip çıkabilmek şuuru…”

Meselenin ikinci yönü ise o gece ortaya konulan büyük bir kısmının isimlerini bilmediğimiz isimsiz kahramanların ortaya koyduğu o destansı direnişi de hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız. 15 Temmuz’u hatırlamamız ve sonraki nesillere aktarmamız gereken en önemli ödevlerimizden birisi de milli egemenliğe ve milli iradeye olan saygımızdır. Bu bağlılığı ve saygıyı sonraki nesillere de büyük bir milli birikim olarak aktarmak vazifemizdir. Hepimizin bildiği, birkaç temel hususu bir kez daha hatırlatmak isterim. Hiç şüphesiz bu milletin en önemli milli özelliklerinden birisi yeri ve zamanı geldiği zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edebilme becerisine sahip olmasıdır. İşte 15 Temmuz gecesi hainlerin önemli bir kısmının hala huzurda beklediği o dönemde o saatler içerisinde hayatını ortaya koyarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açık kalmasını sağlayan başta İsmail Kahraman beyefendi olmak üzere bütün değerli milletvekili arkadaşlarımıza ben de yürekten teşekkür ediyorum. O gece ortaya koyduğumuz en önemli kazanımlarımızdan birisi de demokrasiye sahip çıkabilmek şuurudur… Önceki darbelerde ne yazık ki başbakanları idam sehpalarında sallanmış olan bir milletin içine akıttığı gözyaşlarıyla sahip çıkamadığı demokrasiyi hatırlayarak onların çocukları, torunları 15 Temmuz’da demokrasiye sahip çıkmıştır. O gün uçan uçakları kullanan pilotların, onlara emir veren terör örgütünün liderinin ve arkasındakilerin aslında buralı olmadığı, milli olmadığı, Türkiye’ye ait olmadığını hisseden milletimiz bir işgal teşebbüsüyle karşı karşıya kaldığını gayet iyi anlamış ve cesaretle, sokaklara, meydanlara çıkabilmiştir.

Ülkenin bütün kaynaklarını ele geçirmek istiyorlar”

15 Temmuz’dan geriye çıkarılacak çok önemli dersler olduğunu da biliyoruz. En önemli derslerin başında gelen demokrasi, bu milletin değer sistematiğidir. Demokrasiyi göz ardı eden, demokrasiyi yok sayan, demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışan güçlerin hepsine karşı mücadele etmek, direnmek mecburiyetinde olduğumuzu gördük. Çünkü demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin de aynı zamanda kapısıdır. Demokrasinin olmadığı yerde ne insan haklarının, ne özgürlüklerin, ne bireysel hakların olması mümkün değildir. Dolayısıyla demokrasiyi ortadan kaldıranlar, sadece yönetime el atmak için ortadan kaldırmak istemiyor. Aynı zamanda hak ve özgürlükler başta olmak üzere ekonomik kalkınma başta olmak üzere ülkenin bütün kaynaklarını ele geçirmek ve bütün alanlarda ülkeyi geri götürmek istiyorlar.

“15 Temmuz’un bize öğrettiği devlet kurumlarının güçlü olması gereğidir”

Bundan sonra da bizlerin de alacağımız en büyük ders demokrasinin en yüksek seviyeye çıkmadığı her durum Türkiye’de demokrasi karşıtları için hazırlanmış bir ortam demektir. TBMM’de temsil edilen ve edilmeyen bütün siyasi partiler 85 milyon bütün millet varlığımızla birlikte demokrasiyi en yüksek seviyeye çıkarmak için mücadele edeceğiz. Ayrıca 15 Temmuz’da elde ettiğimiz en önemli derslerden birisi de devlet adına hiçbir vesayet odağının millete karşı yönetme isteği içerisinde olmaması gerektiğidir. Bunun için demokrasiyi korumakla birlikte demokrasi düşmanı vesayet odaklarına karşı da hiçbir ayrım gözetmeksizin hiçbirisini birbirlerine karşı öncelememekir. Ayrıca 15 Temmuz’un bize öğrettiği devlet kurumlarının güçlü olması gereğidir. Devlet kurumlarının içerisine sızan FETÖ örgütlenmesinin devlet kurumlarının sadece içinde bir tarafgirlik oluşturması değil, devletin kurumlarının da ruhunu ortadan kaldırdığını hepimiz biliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-demokrasiyi-en-yuksek-seviyeye-cikarmak-icin-mucadele-edecegiz/feed/ 0
TBMM’de ’15 Temmuz’ anma töreni https://www.haber60.com.tr/tbmmde-15-temmuz-anma-toreni/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-15-temmuz-anma-toreni/#respond Mon, 15 Jul 2024 23:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39665

15 Temmuz darbe girişiminde bombalanan TBMM’de, anma töreni düzenlendi.

15 Temmuz darbe girişiminin 8’nci yıl dönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, (TBMM) ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni’ gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve siyasi partilerin temsilcilerinin yanı sıra şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kurtulmuş ve beraberindeki katılımcılar ilk olarak Meclis’te bombalanan alana inşa edilen 15 Temmuz Anıtı’na karanfil bıraktı. Ardından Kurtulmuş ve beraberindeki katılımcılar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan, ‘Milletin Zaferi – Elimin Emeği Gözümüzün Nuru Sergisini’ gezdi ve Meclis içerisinde bombalanan alana karanfil bıraktı.

Ardından Şeref Holü Salonu’nda, ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni’ programına geçildi. Tören; saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın ve katılımcıların dua etmesinin ardından AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen, AK Parti Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici ve İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, müzik dinletisinde bulundu. Tören de ilk konuşmayı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybeden vatandaşları anarak, “İstiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda en değerli varlıklarını, canlarını feda eden tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabrı cemil, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Geçtiğimiz dönemlerde milletvekilli olarak çatısı altında bulunmaktan iftihar ettiğim bu meclis, milli mücadelenin ardından ikinci kez 15 Temmuz gecesi gazilikle şereflenmiştir. Bundan bir asır evvel vatan topraklarının 4 bir köşesinde yaşayan işgal teşebbüsleri neyse 15 Temmuz gecesinde yapılmak istenen de odur. Top seslerinin Polatlı’dan duyulduğu zor dönemlerde milletin emanetine sahip çıkan yüce Meclis’imiz, 15 Temmuz gecesi de üzerine bombalar yağarken aynı azmi, cesareti ve kararlılığı sergilemiştir. 15 Temmuz gecesi Meclisi’mizi terk etmeyerek, milli iradeyi burada müdaafa eden o dönemki TBMM Başkanımız Sayın İsmail Kahraman’a, parti gruplarına ve tüm milletvekillerine şükranlarımızı arz ediyorum” ifadelerini kullandı.

’15 TEMMUZ YENİDEN DOĞUŞUN SİMGESİDİR’

Yılmaz, darbecilerin TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni hedef almasının tesadüf olmadığını kaydederek, “Bu sembol mekanlar, esas itibariyle milletimizi ve milli iradeyi temsil etmektedir. Darbecilerin asıl derdinin milletimizle, milli iradeyle olduğunu bu saldırılar en açık bir şekilde ortaya koymuştur. Rabbim, aziz milletimizin iradesine gerektiğinde canı pahasına sahip çıkmaya hazır kardeşlerimizin eksikliğini bu ülkeye asla yaşatmasın. 15 Temmuz sadece bir direnişin değil aynı zamanda bir yeniden doğuşun simgesidir. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara akın etmiş ve o gece darbecilere karşı adeta bir kale gibi durmuştur. 15 Temmuz gecesi milletimiz sadece bir darbe girişimini değil aynı zamanda demokrasimize ve bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirleri kırmıştır. Milli iradeye, hukuk devletine ve vatanımıza sadakatle bağlı kahraman güvenlik güçlerimizle birlikte üniforma giymiş hainlere dünyayı dar etmiştir. Vatan aşkıyla dolu yürekler tankların, bombaların ve silahların önünde dimdik durmuş özgürlüğümüzü ve demokrasimizi canları pahasına savunmuştur. Bu cesaret ve fedakarlık milletimizin vatanına, hürriyetine ve demokrasiye bağlılığının en somut göstergesidir” diye konuştu.

‘TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KARARLILIKLA MÜCADELE EDECEĞİZ’

27 gün süren demokrasi nöbetlerine atıfta bulunan Yılmaz, “O günkü kimi ülke yönetimleri ve küresel medya yeterince takdir etmese de demokrasi tarihine geçen bu şanlı direniş ve yeniden doğuş, benzer teşebbüslere karşı dünya milletlerine de ilham kaynağı olmuştur. Bizler bugün 15 Temmuz’un kahramanlarını anarken, onların bize bıraktığı mirasa sahip çıkma ahdimizi bir kez daha yineliyoruz. Bu topraklarda milletin iradesi dışında hiçbir güç tanımıyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye’yi terör örgütleri eliyle dize getirmeye çalışanlara karşı özgürlüğümüzden, milli politikalarımızdan asla taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Aklını başkalarına kiraya vermeyen, özgür düşünen bireylerin oluşturduğu bir toplumsal ortam ve hukuk devletine sadakatle bağlı kamu görevlileri, FETÖ ve benzeri yapılanmalara karşı en güçlü dayanağımızdır. FETÖ, PKK, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele her anlamda kararlılıkla devam edecektir. Milletin vergileriyle alınan silahların millete çevrildiği, devletin yapısı içinde ihanet çetelerinin örgütlendiğini unutmadık, unutturmayacağız. Genç nesillere aktaracağımız şuurla demokrasi nöbetini tutmayı sürdüreceğiz. Milli birlik ve beraberlik içinde daha yüksek kalkınma ve demokrasi standartları yolunda 86 milyon, Türkiye Yüzyılını inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.

‘İSİMSİZ KAHRAMANLARIN ORTAYA KOYDUĞU DİRENİŞİ UNUTMAYACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarının ardından konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz gecesinde yaşananların unutulmayacağını vurgulayarak, “15 Temmuz’u her andığımızda 3 tane temel meseleyi de aslında hatıramızda canlı tutuyoruz. Bunlardan birisi Anadolu topraklarının bu ülkenin tarihi boyunca görmüş olduğu en büyük ihanetlerden birisine o gece şahit olduk. İhanetin sahiplerinin hiçbir zaman yok olmayacağını, hiçbir zaman ortadan kalkmayacağını farklı farklı hatlarda farklı farklı görüntülerde bu aziz milletin karşısına çıkabileceğini de hiç unutmuyoruz. Onun için o gece yaşadığımız acıları bir hatıra olarak anlatır gibi değil, bu acılar bir daha yaşanmasın diye; o gece yaşadığımız ihaneti sadece 3-5 kişinin gerçekleştirdiği bir ihanet olarak değil, bir terör örgütünün gerçekleştirdiği bir ihanet olarak değil, belki ileride de yaşayabileceğimiz nice ihanetlerin net bir göstergesi olduğu için unutmayacağız, unutturmayacağız. Meselenin ikinci yönü ise o gece ortaya konulan, büyük bir kısmının isimlerini bile bilmediğimiz, nerede olduklarının bile farkında olmadığımız isimsiz kahramanların ortaya koyduğu o destansı direnişi de hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız. 15 Temmuz’da hatırlamamız ve sonraki nesillere aktarmamız gereken en önemli ödevlerimizden birisi de, milli egemenliğe olan bağlılığımız, milli iradeye olan saygımızdır. Bu bağlılığı ve saygıyı sonraki nesillere de büyük bir milli birikim olarak aktarmak vazifemizdir” değerlendirmesinde bulundu.

’15 TEMMUZ GECESİ BİRLİK VE BERABERLİĞİN HER ŞEYİN ÖNÜNDE OLDUĞU ORTAYA KONMUŞTUR’

Kurtulmuş, Türkiye’nin yeri geldiğinde birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğini belirterek, “15 Temmuz gecesi hainlerin önemli bir kısmının hala pusuda beklediği o dönemde, o saatler içerisinde hayatını ortaya koyarak TBMM’nin açık kalmasını sağlayan başta İsmail Kahraman beyefendi olmak üzere bütün değerli milletvekili arkadaşlarımıza ben de yürekten teşekkür ediyorum. Yine, işin ne tarafa seyredeceği belli olmadığı halde Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘Çıkın meydanlara, çıkın şehirlerin sokaklarına’ daveti üzerine meydanları dolduran on binlerce, yüz binlerce vatandaşımıza şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Siyasi görüşü ne olursa olsun fikriyatı ve hayat tarzı ne olursa olsun birlik ve beraberliğin her şeyin önünde olduğunu bu millet 15 Temmuz gecesi, büyük bir bedel ödeyerek ortaya koymuştur. O gece ortaya koyduğumuz en önemli kazanımlardan birisi de demokrasiye sahip çıkma şuurudur. Dünyanın birçok yerinde, Allah muhafaza böyle bir şeyle karşılaşılsa insanların büyük bir çoğunluğunun burunlarını odalarının dışına çıkaramayacağı bir ortamda bu milletin sokağa çıkmasının ve darbecilere karşı çıplak yumruklarıyla direnebilmesinin ardından yatan en önemli hususiyetlerden birisi, demokrasiye olan bağlılığımız, demokrasiye olan tutkumuzdur” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kırılma, bölünme ve parçalanma anında milletin vatanı savunarak meydanları doldurduğunu kaydeden Kurtulmuş, “İstiklal Savaşımızın her tarafında, Trablusgarp’ta, Allahuekber Dağlarında bu milleti coşturan en önemli hususiyetin şehadet bilinci olduğunu biliyoruz. İşte o gece kitaplarda okuduğumuz, büyüklerimizden duyduğumuz, ecdattan bize miras kalan o anlatıları bizzat sokaklarda gördük, hep beraber şahit olduk. Evinin kapısını çekerken aile fertleriyle vedalaşan, ‘Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim’ diyerek yollara çıktı ve darbecileri durdurabilme cesareti ortaya koydu. İşte 15 Temmuz gecesinde milletimizin bu büyük hassasiyetlerini bir kere daha kazandığımızı, sahip olduğumuzu gördük ve bu mücadeleyi millet olarak verdik” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmmde-15-temmuz-anma-toreni/feed/ 0
MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık’tan 15 Temmuz Mesajı https://www.haber60.com.tr/mhp-aydin-il-baskani-haluk-aliciktan-15-temmuz-mesaji/ https://www.haber60.com.tr/mhp-aydin-il-baskani-haluk-aliciktan-15-temmuz-mesaji/#respond Mon, 15 Jul 2024 22:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39599 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık ’15 Temmuz Milli Birlik Günü’ dolayısıyla yayınladığı mesajda, “15 Temmuz; Şehadete inanmış, ölüme kafa tutmuş, esaret altında yaşamaktansa kendini feda etmeye hazır kahraman Türk milletinin evlatlarının, paralı cellatlara hayatı zehir ettiği gündür” dedi.

“Konu yüzeysel ele alınacak bir konu hiç değildir” diyen MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık mesajında; “Fetihlerimizin intikamını, zaferlerimizin rövanşını almak için kuyruğa giren Türk düşmanlarının hiç boş durmadığı, ya doğrudan ya da devşirdikleri hainlerle rehavetimizi kollayıp müsait bir ortam yokladıkların farkında olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Bilge Liderimiz Dr. Devlet Bahçeli, başkentte, Ankara’nın göbeğinde, haine, zalime, katile meydan okumuştur. 15 Temmuz, sadece ve sıradan bir darbe teşebbüsü değildir. 15 Temmuz, zaman içinde TSK içinde habis ur gibi üreyen bir cuntanın, dar kadrolu bir avuç satılmış üniformalı alçağın başıbozuk saldırı ve suikast mekaniği de değildir. Konu yüzeysel ele alınacak bir konu hiç değildir. 15 Temmuz’da Türk milletine karşı yüzyıllara sari kapanmamış bir hesabın görülmesi hedeflenmiş; stratejik rotası kin, nefret ve öfkeyle çizilmiş tarihi nitelikli husumet ve huşunetin ölümcül vuruşu olan bir kalkışmadır. Ancak imanla dolu kalpler ihanetle bezenmiş çürümüş bedenleri ülkemizin her yerinde cesaretle engellemiş ve nihayet etkisiz hale getirmiştir. Türk milletinin istiklal ve irade gücü FETÖ’cü canilere 15 Temmuz’u zindana çevirmiştir. Milli iradeye sürülmek istenen kara leke yine Türk milletimizin azim ve kararlığıyla temizlenmiş, küresel komplo ve kumpas kahramanca ezilmiştir. Unutmayalım ki, Halaskar Zabitanlar dönemi çok geride kalmıştır İhtilaleler, muhtıralar, cunta devirleri tarihin çöplüğüne çoktan atılmış ve üzeri küllenmiştir. Türk milletinin ortak geleceğinin temeli; kardeşlik, milli birlik, hukukun üstünlüğü ve demokratik onurdur. Türkiye’mizin dayandığı zemin milli ve manevi ilkelere, tartışılmaz anayasal esaslara bağlıdır. Hiçbir çete, hiçbir paralel yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir darbe ve dağılma heveslisi mihrak bu zemini imha edemeyecek, nitekim huzur cellatlarının sonu her daim hüsran olacaktır. Parti aidiyetimiz ne olursa olsun; siyasi, ideolojik ve dünya görüşümüzün pusulası nereyi işaret ederse etsin, hepimiz Türk milletinin mensubuyuz ve hepimiz bu cennet vatanın sahibiyiz. Bizim müştereklerimiz zaman zaman bahse konu olan farklılıklardan çok daha fazladır. Anıda birsek, atide bir ve beraber olacağız. Tarihimiz birse talihimiz de bir olacaktır. Ne yapacaksak, neyi başaracaksak, nereye varacaksak demokrasinin sınır ve tahammül çemberinde kalarak bunları yapacak ve Allah’ın izniyle de başaracağız. Muzaffer bir millete hezimet yaşatmaya hiçbir melunun nefesi yetmeyecektir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin her musibeti def edecek kararlılık, yeterlilik ve kuvvette olduğunu sözlerine ekleyen İl Başkanı Alıcık, “15 Temmuz 2016’da, Gazi Meclis’e bomba atacak kadar gözü dönen şerefsizler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir parçası, bir üyesi ahlaken ve esasen asla olamayacaklardır. Bundan sonra da ülkemize kast eden vatan hainlerinden hesap sormak, bunların yediğini içtiğini burunlarından fitil fitil getirmek hepimizin namus borcudur. Demokrasiye sahip çıkarak büyüyeceğiz. Türkiye darbelerin ceremesini çok çekmiş, acı ve ağır faturalarına belirli aralıklarla katlanmak durumunda kalmıştır. Demokrasi dışı müdahaleler her defasında yıkım getirmiştir. İhtilaller Türkiye’yi tarihin gerisine sürüklemiş, on yıllarımızı kaybettirmiştir. Demokrasiye ket vuran söylem, eylem ve her türlü girişim bu ülkenin hem önünü kapatmış, hem de ufkunu karartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünde tertemiz bir sayfa açarak yeni yüzyıla Türk milletinin mührünü vurmanın, çağın alnına milli birlik ve kardeşliğimizi altın harflerle yazmanın arayış ve amacıyla bütünleşmek yegane arzumuzdur. Bunu başarırsak bizi hiç kimse tutamaz. Bunu başarırsak Türkiye’nin önüne hiç kimse geçemez. 15 Temmuz’da vatan, millet ve devletin kurtulmasının yanında demokrasiyle milli birliğimiz de uçurumun kenarından dönmüştür. Bu nedenle 15 Temmuz hem demokrasinin hem de milli birliğin günüdür ve elbette muhafaza edilecektir. Sanal ayrılıkların, bayağı kutuplaşmaların, demokrasimizi tahrip eden sakat ve sancılı teşebbüslerin raf ömrü artık dolmuştur. Kardeşliğimize hançer vurdurmayacağız. Demokrasimizi istismar ve ihanetle yıkmayı hedefleyenlere izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü; büyük düşünme, istiklalimize, istikbalimize sahip çıkma, küçük hesap yapanları, bölünmemizi ve dağılmamızı gözleyenleri mağlup etme günüdür. 15 Temmuz 2016’da asrın yüzüne kahramanlık ve fedakarlık mesajını kanlarıyla, canlarıyla haykıran, içinden geçtiğimiz dönemde terörle mücadele esnasında kara toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyor, gazilerimize uzun ömürler diliyorum” ifadelerini kullandı. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-aydin-il-baskani-haluk-aliciktan-15-temmuz-mesaji/feed/ 0
Biden: Amerika’da Farklılıklarımızı Sandıkta Çözeriz https://www.haber60.com.tr/biden-amerikada-farkliliklarimizi-sandikta-cozeriz/ https://www.haber60.com.tr/biden-amerikada-farkliliklarimizi-sandikta-cozeriz/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39506 (ANKARA) – ABD Başkanı Joe Biden, Oval Ofis’ten yaptığı açıklamada; “Amerika’da farklılıklarımızı sandıkta çözeriz. Bilirsiniz, biz bu işi böyle, sandıkta yaparız, kurşunla değil. Amerika’yı değiştirme gücü her zaman halkın elinde olmalıdır, bir suikastçının elinde değil” dedi.

ABD Başkanı Biden, dün akşam Oval Ofis’ten Amerikalılara seslendi. Konuşmasında siyasi söylemlerde gerilimi düşürme çağrısında bulunan Biden, şunları kaydetti:

“Dün Donald Trump’ın Pensilvanya’daki mitinginde meydana gelen silahlı saldırı hepimizi bir adım geri atmaya, nerede olduğumuzu ve bundan sonra nasıl ilerleyeceğimizi değerlendirmeye çağırıyor. Neyse ki eski Başkan Trump ciddi bir şekilde yaralanmadı. Dün gece kendisiyle konuştum. Durumu iyi olduğu için minnettarım. Jill ve ben, O ve ailesi için dua ediyoruz. Ayrıca öldürülen kurbanın ailesine de en derin taziyelerimizi sunuyoruz. Corey bir koca, bir baba, gönüllü bir itfaiyeci, ailesini o kurşunlardan koruyan bir kahramandı.

Bugün erken saatlerde devam eden bir soruşturmadan bahsetmiştim. Saldırganın amacını henüz bilmiyoruz. Görüşlerini ya da bağlantılarını bilmiyoruz. Yardım ya da destek alıp almadığını ya da başka biriyle iletişim kurup kurmadığını bilmiyoruz. Ben konuşurken kolluk kuvvetleri uzmanları bunları araştırıyor.

“Şiddetin normalleşmesine izin veremeyiz”

Şu an bildiklerimizden bahsetmek istiyorum: Eski bir Başkan vuruldu. Bir Amerikan vatandaşı, sadece kendi seçtiği adayı destekleme özgürlüğünü kullanırken öldürüldü. Amerika’da bu yola giremeyiz, girmemeliyiz. Tarihimiz boyunca bu yoldan daha önce de geçtik. İster vurulan her iki partiden Kongre üyeleri olsun, ister 6 Ocak’ta Kongre binasına saldıran vahşi bir kalabalık olsun, ister eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin eşine yapılan vahşi bir saldırı olsun, ister seçim görevlilerine yönelik gözdağı olsun, ister görevdeki bir valiye yönelik kaçırma planı olsun, isterse de Donald Trump’a yönelik bir suikast girişimi olsun, şiddet hiçbir zaman çözüm olmamıştır. Amerika’da bu tür şiddete ya da herhangi bir şiddete asla yer yoktur. Bu şiddetin normalleşmesine izin veremeyiz. Biliyorsunuz, bu ülkedeki siyasi söylem çok hararetlendi. Bunu yatıştırmanın zamanı geldi. ve bunu yapmak hepimizin sorumluluğudur.

“Siyaset bir ölüm alanı olmamalıdır”

Güçlü anlaşmazlıklarımız var. Bu seçimin riskleri son derece yüksek. Pek çok kez dile getirdim, bu seçimde yapacağımız tercih Amerika’nın ve dünyanın geleceğini on yıllar boyunca şekillendirecek. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Milyonlarca Amerikalı dostumun da buna inandığını biliyorum. Bazıları ise ülkemizin gitmesi gereken yön konusunda farklı görüşlere sahip. Amerikan demokrasisinde anlaşmazlık kaçınılmazdır. Bu insan doğasının bir parçasıdır. Ancak siyaset asla gerçek bir savaş alanı ve bir ölüm alanı olmamalıdır. Siyasetin barışçıl tartışmaların yapıldığı, adaletin arandığı, Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasamızın rehberliğinde kararların alındığı bir arena olması gerektiğine inanıyorum. Bizler aşırılık ve öfkenin değil, nezaket ve zarafetin hakim olduğu bir Amerika’yı savunuyoruz.

Cumhuriyetçi Parti’nin kongresi yarın başlayacak. Benim sicilimi eleştireceklerinden ve bu ülke için kendi vizyonlarını sunacaklarından hiç şüphem yok. Ben de bu hafta seyahatlere çıkarak icraatlarımı ve vizyonumuzu anlatacağım. Demokrasimiz için güçlü bir şekilde konuşmaya, Anayasamızı ve hukukun üstünlüğünü savunmaya, sokaklarımızda şiddete yer vermemeye devam edeceğim. Demokrasi böyle işlemelidir.

“Amerika’yı değiştirme gücü halkın elinde olmalıdır”

Tartışabiliriz ve aynı fikirde olmayabiliriz. Adayların karakterlerini, sorunlarını, gündemlerini, Amerika vizyonlarını karşılaştırır ve kıyaslarız. Ancak Amerika’da farklılıklarımızı sandıkta çözeriz. Bilirsiniz, biz bu işi böyle, sandıkta yaparız, kurşunla değil. Amerika’yı değiştirme gücü her zaman halkın elinde olmalıdır, bir suikastçının elinde değil.

Unutmayalım ki, Amerika’da, birlik şu anda en zor hedef olsa da, bizim için hiçbir şey bir arada durmaktan daha önemli değildir. Bunu başarabiliriz. Biliyorsunuz, kurucularımız en başından beri tutkunun gücünü anladılar ve böylece akıl ve dengenin kaba kuvvete üstün gelmesine fırsat veren bir demokrasi yarattılar. Olması gereken Amerika şudur: Tartışmaların iyi niyetle yapıldığı bir Amerikan demokrasisi, hukukun üstünlüğüne saygı duyulan bir Amerikan demokrasisi, haysiyet ve adil rekabet sadece tuhaf kavramlar değil, yaşayan gerçekler olduğu bir Amerikan demokrasisi.”

]]> https://www.haber60.com.tr/biden-amerikada-farkliliklarimizi-sandikta-cozeriz/feed/ 0 Eskişehir’de Kurumlar 15 Temmuz’u Anma Mesajları Yayımladı https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurumlar-15-temmuzu-anma-mesajlari-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurumlar-15-temmuzu-anma-mesajlari-yayimladi/#respond Sun, 14 Jul 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39409 Eskişehir’de bulunan birçok kurum ve kuruluş 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle özel mesajlar yayımladı.

15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) personelinin düzenlediği operasyonlar sonucunda bastırılan askeri darbe girişiminin gerçekleştiği gün Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak anılırken, Eskişehir’de birçok kurum ve kuruluş 15 Temmuz nedeniyle özel mesajlar yayımladı. Mesajlarında Türk halkının siyasi parti ve etnik köken gözetmeksizin gerçekleşen saldırı karşısında dimdik durduğuna dikkat çeken kurum ve kuruluşlar şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andıklarını belirtti.

“15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunun dünyaya ilan edildiği gündür”

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, mesajında, “15 Temmuz, devlet içine sızmış, kendisine emanet edilen yetkiyi suistimal etmekten ve devletin silahlarını kendi vatandaşlarına kullanmaktan çekinmeyen, ülkemizi parçalamak ve milli iradeyi yok etmek isteyen hainlere karşı milletimizin sarsılmaz azmi, yüksek iradesi ve vatanseverliği ile kazanılmış bir demokrasi zaferidir. 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inerek güvenlik güçlerimizin yanında yer almış ve vatanı her ne pahasına olursa olsun koruyacağını göstermiştir. 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunun dünyaya ilan edildiği gündür” dedi.

“Türk milletinin böyle hain emel ve hedeflere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, mesajında, “Ülkemizi karanlığa sürükleyerek yıllarca geriye götürebilecek bu hain girişim, demokrasisine ve özgürlüğüne yürekten bağlı milletimizin kararlılığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilenen şanlı direnişle durdurulmuş ve Türk milletinin böyle hain emel ve hedeflere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir. 15 Temmuz’da iradesini demokrasiden yana koyan aziz milletimiz, birliğimize kastetmeyi planlayan karanlık odaklara, bundan sonra da karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulunacağının mesajını açıkça vermiştir. Bugün bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır” ifadelerini kullandı.

” Çanakkale’de düşmana gövdesini siper eden kahramanlarımızın cesareti 15 Temmuz’da da aynı kararlılıkla devam etmiştir”

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, mesajında, “İstiklal Mücadelemiz ve Çanakkale Zaferinde olduğu gibi 15 Temmuz gecesinde de aziz milletimiz, vatanını savunmak için canını ortaya koyarak ülkemizin bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı sarsılmaz bir irade sergilemiştir. Çanakkale’de düşmana karşı gövdesini siper eden kahramanlarımızın cesareti ve Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu topraklarını işgalcilere karşı savunan milletimizin fedakarlığı, 15 Temmuz’da da aynı inanç ve kararlılıkla devam etmiştir. 15 Temmuz gecesinde milletimiz, milli irade ve demokrasiyi her şeyin üstünde tuttuğunu, vatanımızın bütünlüğüne ve milli birliğimize kasteden terör örgütlerinin asla başarılı olamayacaklarını tüm dünyaya göstermiştir” şeklinde konuştu.

“Ülkesine canı pahasına sahip çıkan şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz”

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş ise, mesajında şunları paylaştı:

“Millet iradesi dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiçbir güç yönetemez gerçeğinin kalıcı olarak ortaya konduğu ve demokrasimize sahip çıktığımız 15 Temmuz’un 8’inci yıl dönümündeyiz. Ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak, Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmak isteyenlere halkımız en güzel cevabı vermiş, demokrasisini kaba kuvvete teslim etmemiştir. Türk milletinin birlikte duruşu ve kararlı tutumu sayesinde kardeş kavgası başlatmak isteyenler amaçlarına da ulaşamamıştır. Bir 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde daha ülkesine canı pahasına sahip çıkan şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz.”

“Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya sarılmalıyız”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bu saldırı karşısında tüm siyasi partilerin kararlı duruşu, yüce Türk Milleti’nin Cumhuriyet ve demokrasimize sahip çıkması demokrasi dışı bu girişimin başarılı olmasına engel oldu. Bu süreçte birçok vatandaşımız ve güvenlik görevlimiz hayatını kaybederken, tarihinde ilk defa Türkiye Cumhuriyeti’nin ve demokrasimizin temsil merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bombalar düştü. Darbelerin karanlık yüzünü defalarca görmüş Türk Halkı bir bütün olarak bu saldırı karşısında dimdik durdu. Bir daha bu acıların yaşanmaması için başta laiklik olmak üzere, bilimsel, çağdaş eğitime, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya sarılmalıyız” dedi.

“Türk halkı, siyasi parti ve etnik köken gözetmeksizin bu saldırı karşısında dimdik durdu”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da, Türk milletinin hiçbir otoriteye karşı boyun eğmeyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Darbelerin karanlık yüzünü defalarca görmüş Türk halkı, siyasi parti ve etnik köken gözetmeksizin bu saldırı karşısında dimdik durdu. Çok iyi bilinmelidir ki, Türk Milleti sivil ya da askeri hiç bir otoriter gücün kendi egemenliğini yok saymasına, laik ve demokratik yönetim şeklinin ortadan kaldırılmasına izin vermeyecektir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Unutulmamalıdır ki; hiçbir güç laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik, beraberlik ve barış içinde yaşama arzusunun önüne geçemez.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurumlar-15-temmuzu-anma-mesajlari-yayimladi/feed/ 0
Kayseri protokolünden ’15 Temmuz’ mesajı https://www.haber60.com.tr/kayseri-protokolunden-15-temmuz-mesaji/ https://www.haber60.com.tr/kayseri-protokolunden-15-temmuz-mesaji/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:33:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39370 Kayseri protokolü; 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Vali Gökmen Çiçek: “Milletçe bu destansı direnişin gurur ve onurunu hep birlikte yaşıyoruz”

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 15 Temmuz’un vatanımızın bölünmez bütünlüğünün, milletimizin azim ve kararlılığının, milli birlik ve beraberliğinin bütün dünyaya bir kez daha gösterildiği bir tarih olduğunu söyleyen Vali Çiçek, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Milletçe bu destansı direnişin gurur ve onurunu hep birlikte yaşıyoruz. Demokrasinin bir kez daha galip geldiği bu mücadelede asil milletimiz; tankın, topun, tüfeğin, uçağın, helikopterin karşısına sadece imanıyla, inancıyla ve yüreğiyle dikilmiş, tıpkı Çanakkale Savaşında olduğu gibi, 15 Temmuz hain darbe girişiminde de bir kahramanlık destanı yazmıştır. Tankların, topların önüne kendini atarak, ülkemiz için şehit olan ve gazi olan kahraman vatandaşlarımızı anmak, onların aziz hatıralarını ilelebet yaşatmak, gelecek nesillere de bu destanı aktarmak ve 15 Temmuz ruhunun, Türkiye’nin demokratik kültürüne ve geleceğine işlenmesi asli görevimizdir. Bu ülkenin, bu milletin tarihinde Çanakkale Zaferi, Kurtuluş Savaşı, Dumlupınar Zaferi neyse 15 Temmuz’da aynıdır diyerek bu yapılan hain girişimi asla unutmayacak, ilk günkü kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımıza ve demokrasimize karşı yapılan hain kalkışmaya direnen, bu uğurda canlarını feda ederek Türkiye’nin kaderini değiştiren 15 Temmuz şehitlerimizi ve tüm şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor bütün şehit ve gazilerimizin ailelerine sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.”

Şaban Çopuroğlu: “Milletimizin cesareti ve inancı tüm dünyaya örnek oldu”

AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgili bir mesaj yayımladı. Çopuroğlu açıklamasında, 15 Temmuz’un Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu ve milletin birlik ve beraberlik içinde darbecilere karşı dik duruş sergilediğini belirterek, “O gece, milletimizin cesareti ve inancı, demokrasi ve özgürlüklerine olan bağlılığı tüm dünyaya örnek olmuştur. Milletimiz, vatanı ve demokrasiyi koruma konusundaki kararlılığını her zaman göstermiştir” dedi.

Çopuroğlu ayrıca 15 Temmuz şehitlerini ve gazilerini minnetle anarak, onların fedakarlıklarının unutulmayacağını ve Türkiye’nin bu zorlu süreci birlik içinde atlattığını vurguladı. Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunması için milletvekili olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini ifade etti.

Başkan Büyükkılıç: “15 Temmuz, darbecilerin karanlığından demokrasimizin aydınlığına çıktığımız gündür”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Büyükkılıç mesajında, demokrasiye yönelik 15 Temmuz 2016 tarihinde darbecilerin haince girişimlerinin, Aziz Türk Milleti ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekilerin azim ve kararlılığı ile akamete uğradığını ifade ederek, “15 Temmuz, darbecilerin karanlığından demokrasimizin aydınlığına çıktığımız gündür” dedi.

Türkiye’nin büyük bir tehlikeyi atlatarak, vatandaşların, demokrasisine, ülkesine ve liderine sahip çıktığını dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Güzel Türkiye’miz, o gece tarihinde görülmemiş bir ihanete ve saldırıya uğramış, kendi topu, tüfeği, uçağı, bir grup hain tarafından kendisine doğrultulmuş vaziyette mücadelesini vatandaşları tarafından yapmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile topyekün sokaklara, meydanlara çıkan vatandaşlar, canını ortaya koyarak demokrasisine, egemenliğine ve vatanına sahip çıkmış, destan yazmıştır. Şükürler olsun bu onurlu duruş, bu kutsal mücadele, Allah’ın yardımı ile o karanlık gecenin sonunda aydınlığa bürünmüş, aziz şehitleri ve şanlı gazileri ile demokrasi ve vatan cephesi düşmemiştir. Kaybeden ve zelil olan hainler olmuştur” diye konuştu.

Başkan Büyükkılıç, şanlı ecdadın şerefli evlatlarının vatan davasına elini değil gövdesini koyduğunu vurgulayarak, şunları paylaştı:

“O gece, ecdadımızın kahraman evlatları meydanlara indi. Kurşunların, bombaların yağdığı, tankların üzerlerine sürüldüğü o kara günde, bu şanlı ecdadın şerefli evlatları, vatan davası uğruna yükün altına sadece elini değil gövdesini koydu. Şair Mehmet Akif Ersoy’un, ‘siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın’ diyerek adeta tam da ifade ettiği gibi siper etti gövdesini tanklara, toplara, devleşti hainlerin karşısında ve Allah’ın yardımı ile o gece yiğitlik, vatanperverlik, doğruluk, dürüstlük ve iyilik galip geldi. Allah bir daha o günleri bu vatanımıza ve milletimize göstermesin diyorum.”

Büyükkılıç, 15 Temmuz şehitlerini anarak gazileri de minnetle selamladığını ifade ederek, “Unutmayacağımız ve unutturmayacağımız bir yönüyle kara leke, diğer yönüyle vatan ve millet destanında aziz şehitlerimizi her zaman rahmetle, minnetle yad ederken, kahraman gazilerimizi de saygıyla, minnetle selamlıyorum. Allah onlardan razı olsun. Vatanımız ve milletimiz payidar olsun. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’müz kutlu olsun, hakkıyla idrak etmek temennisiyle ilelebet demokrasi, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde olmamızı Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim” dedi.

ERÜ Rektörü Altun: “Türk Milleti’ni dün olduğu gibi bugünde bölmek ve parçalamak isteyen hiçbir şer odağı başarılı olamayacaktır”

Rektör Prof. Dr. Altun, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığım mesajında şunları kaydetti:

“15 Temmuz 2016 günü devletimizin kolluk kuvvetlerine sızmış kendini bilmez bir avuç hain azınlık FETÖ/PDY Terör Örgütü mensupları tarafından Milli İrademizi ve ülkemizin geleceğini hedef alan menfur bir darbe teşebbüsü gerçekleştirilmiştir. Hain darbe girişiminde Milli Egemenliğimizin simgesi olan Türkiye Büyük Millet Meclisimiz başta olmak üzere birçok kamu binamıza zarar verilerek, işgal edilmeye çalışılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine “Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır” anlayışı ile o gece canı pahasına erkeğiyle, kadınıyla, genciyle ve yaşlısıyla sokaklara inen Aziz Türk milleti, darbe girişimini ölümü bile göze alıp bertaraf etmiştir. Tarihi boyunca esarete boyun eğmeyen Aziz Türk Milleti’ni dün olduğu gibi bugünde bölmek ve parçalamak isteyen hiçbir şer odağı başarılı olamayacaktır. Erciyes Üniversitesi mensupları olarak bizler, Çanakkale ruhu ile o gece tankın, uçağın ve silahların karşısında göğüslerini siper ederek, canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerimle, 15 Temmuz 2016’da Aziz Türk Milleti’nin varlığına, istikbaline kastederek darbe girişiminde bulunmak isteyen hainlere karşı canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum.”

Başkan Palancıoğlu: “Ülkemiz bir daha böyle kötü günler görmesin”

Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı için destan yazan aziz Türk milletine minnetlerini ve şükranlarını dile getiren Başkan Palancıoğlu şunları söyledi:

“15 Temmuz hain darbe girişimi gerçekleşeli aradan tam 8 yıl geçti. Çok şükür Cenab-ı Allah içerideki ve dışarıdaki hainlere fırsat vermedi. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu hain darbe girişimi vatandaşlarımızla birlikte el ele vererek giderilmiş oldu. Tabii binlerce yaralımız, gazimiz oldu. Allah onlardan razı olsun. Hepsinden önemlisi birçok şehidimiz oldu. Bu şehitlerimizden de Allah razı olsun. Mekanları cennet olsun. Bir daha Cenab-ı Allah ülkemize böyle kötü günler göstermesin diyorum.”

Başkan Çolakbayrakdar: “15 Temmuz bir destandır”

Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çolakbayrakdar, mesajında; Türk milletinin omurgalı duruşuyla darbe teşebbüsünü, tarih boyunca konuşulacak bir destana dönüştüğünü dile getirdi.

15 Temmuz darbe girişimini unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarının altını çizen Başkan Çolakbayrakdar; “15 Temmuz’un 8’ncı yıldönümündeyiz. Bu ülke tarihi boyunca büyük badireler atlattı. O gece Türkiye’yi kuşatan ruh Çanakkale ruhuydu. O gece birlik vardı, beraberlik vardı, kardeşlik vardı ve bütün göğüsler milli bir imanla doluydu. Cesaretimizle, ferasetimizle, basiretimizle hep beraber sarsılmaz surlara ve yıkılmaz setlere dönüştük. Bu milletin nasıl bir ruha sahip olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; irademize, bağımsızlığımıza ve bölünmez bütünlüğümüze kast edenler için 15 Temmuz gecesini bir cehenneme, ülkemiz ve milletimiz için de bir demokrasi bayramına dönüştürdük. Dolayısıyla kimse ama hiç kimse aziz milletimizi bir daha vatanıyla, bayrağıyla, istiklali ve istikbaliyle sınamaya kalkamayacaktır” ifadelerini kullandı.

Başkan Çolakbayrakdar, sözlerini “Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde, 15 Temmuz şehitleri başta olmak üzere bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. Gazilerimize sağlıklı, sıhhatli hayırlı ömürler diliyorum” diyerek noktaladı.

Başkan Yalçın: “15 Temmuz’da doğrudan Türk milletini ve egemenliğimizi hedef almışlardır”

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Mesajında, 15 Temmuz’u sadece darbe girişimi olarak görmenin olayı hafife almak olduğuna dikkat çeken Başkan Yalçın, “15 Temmuz gecesinde yaşadıklarımız hepimizin hafızasında. 15 Temmuz gecesinde sadece Cumhurbaşkanımızı, hükümeti, meclisi hedef aldılar dersek olayın gerçek boyutlarını göz ardı etmiş oluruz. Sadece darbe girişimi dersek hafife almış oluruz. 15 Temmuz’da doğrudan Türk milletini ve egemenliğimizi hedef almışlardır. İç savaş çıkararak vatanımızı bölüp parçalamak istemişlerdir. 15 Temmuz’da aziz Türk milleti, iradesine ve vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmıştır. 15 Temmuz, bu topraklarda asırlar boyunca verdiğimiz varlık mücadelesi zincirinin son halkasıdır. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu mücadele göstermiştir ki Türk Milleti egemenliğini kendisinden başka bir yere bırakmamıştır ve asla bırakmayacaktır” dedi.

Şehitleri rahmet, gazileri minnetle andıklarını ifade eden Başkan Yalçın, “Tarih boyunca nice badireler atlatan Türk Milleti, 15 Temmuz’da da vatanına, toprağına ve bayrağına sahip çıkmış, Mehmetçiğin üniformasını gaspederek egemenliğine boyunduruk vurmak isteyenlere haddini bildirmiştir. Cumhuriyetin 100. Yılında ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu ile geleceğe güvenle bakmakta ve ileri milletler seviyesine doğru hızla ilerlemektedir. 15 Temmuz’un 8. yıldönümünde şehitlerimizi rahmetle, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere vatanına, bayrağına ve ülkesine sahip çıkan güvenlik güçlerimizi, vatandaşlarımızı ve gazilerimizi minnetle anıyorum” ifadelerine yer verdi.

“En büyük Türk bayrağını birlikte açalım”

Öte yandan Başkan Yalçın, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da dünyanın en büyük Türk Bayrağı’nın Yamaç Paraşütü İniş Alanında açılacağını hatırlattı. Tüm vatandaşları 15 Temmuz Pazartesi günü saat 22.00’de düzenlenecek etkinliğe davet eden Başkan Yalçın, “Erciyes Anadolu Holding tarafından yapılan ve 3 bin 38 metrekare büyüklüğü ile dünyanın en büyüğü olan Türk bayrağını, belediyemizin organizasyonuyla Yamaç Paraşütü İniş Alanında açacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu etkinliğe davet ediyorum” diye konuştu.

Başkan Özdoğan: “Bağımsızlığımıza ve demokrasimize kasteden hiçbir güç, bizleri yolumuzdan alıkoyamayacaktır”

Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. ‘Vatan milletin, irade milletin’ ilkesinden taviz verilmeyeceğinin altını çizen Özdoğan; “15 Temmuz, demokrasiye inanan yüce milletimizin, hain çetelere karşı koyduğu özel bir demokrasi destanıdır” dedi.

Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yıl dönümünde, milletimizin bağımsızlığı ve demokrasimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. 15 Temmuz 2016 gecesi, ülkemiz hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Ancak, milletimizin güçlü iradesi, kararlılığı ve demokrasiye olan bağlılığı sayesinde bu hain plan bozguna uğratıldı. O gece, Türk milleti olarak bir kez daha gösterdik ki, bağımsızlığımıza ve demokrasimize kasteden hiçbir güç, bizleri yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen milyonlarca vatandaşımız, tanklara, uçaklara, silahlara karşı bedenlerini siper ederek demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmıştır. Bu destansı direniş, dünyaya bir kez daha Türk milletinin gücünü ve vatan sevgisini göstermiştir. 15 Temmuz, sadece bir darbe girişiminin bertaraf edildiği bir gün değil, aynı zamanda milli birlik ve beraberliğimizin perçinlendiği, demokrasiye olan inancımızın pekiştiği bir tarihtir. Bu anlamlı gün vesilesiyle, milletimizin her ferdini demokrasimize, bağımsızlığımıza ve cumhuriyetimize sahip çıkmaya davet ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde, geleceğe daha güçlü adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize uzun ömürler diliyorum. Milletimizin bir daha böyle acı ve zor günler yaşamaması temennisiyle, tüm halkımızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Başkan Gülsoy: “15 Temmuz gelecek kuşaklara eşsiz bir örnek, şanlı bir demokrasi zaferidir”

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 15 Temmuz ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Gülsoy, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 8. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “FETÖ/PDY mensupları ve iş birlikçileri tarafından ülkemizin maruz kaldığı alçak darbe girişimi, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. 15 Temmuz; devlet içine sızmış, kendisine emanet edilen devletin silahlarını kendi vatandaşlarına kullanmaktan çekinmeyen, ülkemizi parçalamak ve milli iradeyi yok etmek isteyen hainlere karşı, yüce milletimizin sarsılmaz azmi, yüksek iradesi, vatanseverliği ve kahramanlığı ile kazanılmış tarihe altın harflerle yazılmış şanlı bir demokrasi zaferidir. Milletimiz, büyük bir sağduyu ve kararlılıkla 15 Temmuz 2016’daki girişimi engelleyerek devletine, dinene, bayrağına, ezanına, iradesine, demokrasisine, geleceğine velhasıl tüm kutsallarına ve değerlerine sahip çıkmıştır. Demokrasi ve kahramanlık destanı olan 15 Temmuz, Türkiye’nin varoluşu ve dirilişidir. Milli iradeden başka hiçbir iradeyi tanımayan, ezelden beri hür yaşamış ve hür yaşayan ve kainatın sonuna kadar da hür yaşayacak bir milletin varoluşu, bir dirilişidir. 15 Temmuz yürekle yazılan bir destandır. 15 Temmuz, milletimiz için kahramanlık, özgürlük destanının adıdır. 15 Temmuz, devletin içine sızmış ihanet şebekesine, terör örgütlerine karşı bu milletin diriliş ve varoluş hamlesidir. Türk milleti 15 Temmuz’da demokrasimizin, birlik ve beraberliğimizin geçilmez olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Tarihte birçok örneğine tanık olduğumuz bu direniş milli kimliğimizin birlik duygumuzun en önemli göstergesidir. 15 Temmuz’u coşkuyla kutlamalıyız ve her daim uyanık olmalıyız. ” ifadelerini kullandı.

OSB Başkanı Yalçın: “Milletimiz iman dolu yüreği, sarsılmaz cesareti, birlik ve beraberliğiyle bir demokrasi destanı yazmıştır”

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın’da şu ifadeleri kullandı:

“FETÖ/PDY terör örgütü, milli birlik ve beraberliğimizi, anayasal düzeni ve özgürlüklerimizi hedef almış, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü parçalamaya yönelik hain bir girişimde bulunmuştur. Tarih boyunca birçok destana tanıklık etmiş bu topraklar, O gecede bunun bir yenisini daha yaşamıştır. Ne mutlu milletimize ki geçmişte olduğu gibi günümüzde de şer odaklarının kötü emelleri bir kez daha sonuçsuz bırakmıştır. Hainlerin karşısında çocuğu, genci, kadını ve erkeğiyle bu şerefli mücadelede vatanını savunan büyük milletimiz iman dolu yüreği, sarsılmaz cesareti, birlik ve beraberliğiyle bir demokrasi destanı yazmıştır. 15 Temmuz gecesindeki demokrasi ve vatana sahip çıkma duygusunun her yıl yenilenmesi, hatırlanması ve unutulmaması önemlidir. Bizler şanlı tarihimize altın harflerle yazılan bu önemli günü hep şerefle yad edecek, bu uğurda şehadete yürüyen tüm şehitlerimizi ve medar-ı iftiharımız gazilerimizi asla unutmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle Millet Destanı’nın yazıldığı bu günde vatan savunmasında gözünü kırpmadan canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, mücadele ruhlarını hiçbir zaman kaybetmeyen kahraman gazilerimizi de minnetle anıyor, sağlıklı uzun bir ömür diliyorum.”

KESOB Başkanı Odakır: “O gece millet, bir oldu, iri oldu ve diri oldu”

Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Şeyhi Odakır, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Odakır mesajında, “Bu ülke bizim, bu memleket bizim. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da darbelere karşıyız, karşısında duracağız” dedi.

Başkan Odakır mesajında şu ifadelere yer verdi:

“15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü darbeciler ülkemize ihanet etti. Milletin silahlarını millete çevirdi, 251 vatandaşımızın canına kast ederek şehit etti. O gece millet, bir oldu, iri oldu ve diri oldu darbecileri durdurdu. Devlet ve millet kaynaşması neticesinde darbe durduruldu, hainlerin planları alt üst oldu ve ülkenin bekasına uzanan el kırıldı. Her yaştan ve her kesimden insanımızın devletiyle birlikte sergilediği direniş, ülkeyi uçurumun kenarından aldı. Allah bir daha böyle karanlık günler göstermesin. Türk milleti tarihinde şanlı zaferlere imza atmıştır. Vatanına göz dikeni adeta ezmiştir. Birliğine ve bekasına uzanacak her ele ‘dur’ demesini bilmiştir. Necip Türk milleti o gece de aynı tutumu göstererek, ülkeyi karanlıktan kurtarmış ve demokrasiye, vatana sahip çıkmıştır. Allah darbeye karşı koyan herkesten razı olsun. Bu ülke bizim, bu memleket bizim. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da darbelere karşıyız, karşısında duracağız. Millete uzanan namlulara karşıyız. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, şehit olan, gazi olan ve şu an dimdik ayakta duran milletimize minnet duyuyor, yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseri-protokolunden-15-temmuz-mesaji/feed/ 0
Samsun Valisi Orhan Tavlı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutladı https://www.haber60.com.tr/samsun-valisi-orhan-tavli-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununu-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/samsun-valisi-orhan-tavli-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununu-kutladi/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:15:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39113 Samsun Valisi Orhan Tavlı, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün öneminden bahsederek, “Bugün bizlere düşen görev; aziz milletimize karşı yapılan bu ihaneti asla unutmamak, milletimizin kahramanlığı ile devletimize ve demokrasiye sahip çıkmak için yazdığı destanı gelecek kuşaklara aktarmaktır” dedi.

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” dolayısıyla açıklama yapan Vali Orhan Tavlı, “Aziz milletimizin ve kahraman güvenlik güçlerimizin onurlu duruşu ve dünyada eşi benzeri görülmemiş cesaretiyle bertaraf edilen 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin 8. yılında demokrasi şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, milli iradeye sahip çıkan aziz milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyorum” diye konuştu.

Vali Tavlı şöyle devam etti:

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, stratejik kurumlarımızın içine sızarak demokrasimize kasteden hain FETÖ darbe girişimine karşı toplumsal hafızamızın diri tutulması, demokrasimizin güçlenmesi, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin hatırlanması için sembol niteliğindedir. Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığına, istiklaline ve istikbaline kastederek demokrasimize el uzatmak isteyen hain FETÖ terör örgütü tarafından yapılan darbe girişimine karşı Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımadığını belirten tarihi çağrısıyla 7’den 70’e tek yürek olan milletimiz, milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmış, hain darbe girişimini bir demokrasi zaferine dönüştürerek birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun bu topraklarda sonsuza dek var olacağını tüm dünyaya göstermiştir. Aziz milletimizin bu zaferi; Çanakkale, Milli Mücadele, Kurtuluş Savaşı, Kore, Kıbrıs ve terörle mücadele şehitlerimizle gazilerimizin zaferleri gibi Türk milletinin, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin bir zaferi olarak nesiller boyu şanla, şerefle ve gururla hatırlanacaktır. O gece sadece Cumhuriyet’imiz, demokrasimiz, bayrağımız ve vatanımız savunulmamış, yüce Türk milleti, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz sayesinde devlet ve millet ayağa kalkarak 15 Temmuz’un sonrasındaki süreçte Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı’yla güney sınırımızda kurulmaya çalışılan terör koridoru parçalanmış, Libya’da ve Mavi Vatan’da ulusal çıkarlarımız korunmuş, İstanbul’un fethinin sembolü Ayasofya yeniden ibadete açılmış, Karabağ’da 30 yıl süren işgal sona erdirilmiş, Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılına, Türkiye Yüzyılı’na güçlü bir başlangıç yapılmıştır.”

“Asla unutulmamalı”

Tavlı, “Bugün bizlere düşen görev; aziz milletimize karşı yapılan bu ihaneti asla unutmamak, milletimizin kahramanlığı ile devletimize ve demokrasiye sahip çıkmak için yazdığı destanı gelecek kuşaklara aktarmaktır. Milletçe birlik ve beraberlik içerisinde daha çok çalışarak, üreterek Cumhuriyet’imizin yeni asrında Türkiye Yüzyılı vizyonuyla her alanda büyüyen ve güçlenen Türkiye için çalışmalarımızı sürdürmektir” ifadelerini kullandı.

“Milletin Zaferi kutlu olsun” diyen Vali Tavlı açıklamasını şöyle tamamladı:

“Ülkemizin bağımsızlığı ile milletimizin birliğini ve beraberliğini sağlayan Milletin Zaferi’nin 8. yıl dönümü vesilesiyle, Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere bu toprakları bizlere vatan kılan, kanlarıyla, canlarıyla destan yazan aziz şehitlerimizle birlikte milli irade uğruna, demokrasi uğruna canlarını feda eden 15 Temmuz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyor, hayattaki kahraman gazilerimize sağlık, afiyet ve huzur dolu bir ömür diliyorum. Darbecilere geçit vermeyen, milli iradeye ve demokrasimize sahip çıkan, meydanları dolduran aziz milletimizi ve Samsunlu hemşehrilerimizi saygıyla selamlıyorum.” – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-valisi-orhan-tavli-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gununu-kutladi/feed/ 0
Ege Üniversitesi, 15 Temmuz’u anma programı düzenledi https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-15-temmuzu-anma-programi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-15-temmuzu-anma-programi-duzenledi/#respond Fri, 12 Jul 2024 08:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38845 Ege Üniversitesi, milli iradenin hain darbe girişimine karşı gösterdiği onurlu duruşun sekizinci yıl dönümünde, canları pahasına vatan müdafaası yapan kahramanları andı.

Ege Üniversitesinde, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak öncülüğünde tek yürek olan akademik ve idari çalışanlar ile öğrenciler “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nü kutladı. Ege Üniversitesi Rektörlüğü koordinasyonunda düzenlenen program, EÜ Kampüsünde yer alan 15 Temmuz Anıtına Çelenk Sunma Töreni ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şehitler için Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğr. Gör. Osman Bostancı tarafından Kuran-ı Kerim tilaveti icra edildi. Programın açılışında günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, 15 Temmuz gecesi hain terör örgütüyle gerçekleştirilen zorlu mücadelede şehit olanları anarak konuşmasına başladı.

Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Demokrasi; özüne insana saygıyı ve insan onurunu yerleştiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, devlet-birey ilişkisini koruyan ve egemenliğin millete ait olduğu yönetim biçimidir. Ancak ne yazık ki tarih boyunca demokratik rejimler, çeşitli darbe ve darbe girişimlerinin hedefi haline gelmiştir. Ülkemizde de cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana birçok darbe ve darbe girişimi gerçekleştirilmiş; demokrasimiz, bu tür müdahalelerle kesintiye uğratılmıştır. Bu müdahaleler, başta siyasal yaşam olmak üzere ekonomik, sosyal ve toplumsal boyutta onarılması güç hasarlara sebep olmakta ve toplumları onlarca yıl geriye götürmektedir. Bizler de bugün, yakın tarihimizin en acı olaylarından birinin, demokrasimize yöneltilen hain darbe girişiminin yıldönümünde, ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü anmak ve bir kez daha idrak etmek amacıyla bir arada bulunuyoruz” diye konuştu.

“O gece milletimiz, bir kahramanlık hikayesi daha yazdı”

Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “15 Temmuz 2016 tarihinde, askeri yapılar ve devlet içinde konuşlanmış FETÖ mensubu bir grup hain tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi; demokrasi tarihimizde deneyimlediğimiz diğer darbelerden ve darbe girişimlerinden farklı olarak halkımızın şanlı direnişi ve ortak iradesi ile başarısızlığa uğratılmıştır. Yakın tarihimizin en acımasız gecesi olarak tarih sayfalarına yazılan bu gecede, milletimizin iradesi hedef alınmış; kuruluşundan bu yana her koşulda milletine hizmet eden yüce Meclisimiz, darbecilerin hedeflerinden biri haline gelmiştir. Ne mutlu ki o tarihi gecede milletimiz, milli iradenin tecelligahı olan yüce Meclisimize sahip çıkmak için tüm farklılıklarını bir kenara bıraktı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bağımsızlığı, vatanı ve demokrasisi için tek yürek olan milletimiz, meydanları doldurarak ortaya koyduğu irade ile hain darbe girişimini bertaraf etti. O gün; bağımsızlığına ve geleceğine bağlılığını, cumhuriyetinin kazanımlarından asla taviz ve ödün vermeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha haykıran kahraman halkımız, şanlı tarihimize gururla yaşatılması gereken bir kahramanlık hikayesi daha ekledi” dedi.

“Bu alçak darbe girişimini unutmamalıyız”

15 Temmuz gecesinde şehit olan 251 ve yaralanan 2 bin 196 vatan evladının acısını hala yüreklerinde hissettiklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemize yönelen her türlü tehdide karşı canlarını feda eden şehitlerimize ve kahramanca mücadele eden gazilerimize karşı hepimizin sorumlulukları bulunuyor. Bizler, istiklal ve istikbalimizi, cumhuriyetimizi ve kazanımlarını, milli mücadelenin ardında var olan ve bugün hala yaşattığımız şanlı ruha borçluyuz. Özgürlüğüne yöneltilen her türlü tehdide karşı benzersiz bir mücadele ortaya koyan ataların torunları olarak, bizler de vatanımıza ve değerlerimize aynı kararlılıkla sahip çıkmalıyız. Tam da bu nedenle 15 Temmuz gecesinde Türk Devleti’ni ve halkını kaba kuvvetle hizaya getirmeye çalışan bu alçak darbe girişimini unutmamalıyız. Bu tarihi gecede milletimizin iradesini hedef alan hain girişimin ardındaki yapılanmayı ve bu girişimin etkilerini anlamalıyız ki bağımsızlığımızı, birlik ve beraberliğimizi hedef alan her türlü saldırıya, tıpkı Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de ve son olarak 15 Temmuz’da olduğu gibi karşı koyalım. Bizler Ege Üniversitesi olarak gerek kampüsümüzde şehit ve gazilerimizin adını yaşattığımız 15 Temmuz Demokrasi Anıtı ve 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Korusu ile gerek vatanına ve bayrağına bağlı yetiştirdiğimiz nesillerle ülkemizin birlik ve beraberliğinin daimi kılınmasında; demokratik değerlerimizin korunmasında daima devletimizin yanında olacağız. Sözlerime son verirken bugün burada bizlerle beraber olarak demokrasiye, bayrağına, ülkesine ve değerlerine bağlılık gösteren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bir kez daha aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yad ediyorum” dedi.

“Milli Birlik ve Beraberlik Yürüyüşü”

Çelenk sunumu töreninin ardından katılımcılar “Milli Birlik ve Beraberlik Yürüyüşü” kapsamında 15 Şehitleri Hatıra Koruluğuna yürüdü. Ege Üniversitesi ailesi, korulukta şehitlerin anısına toplu halde karanfil bıraktı.

Demokrasi ve Milli Bilinç Paneli

Program, EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen “Demokrasi ve Milli Bilinç Paneli” ile devam etti. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Kemal Ramazan Haykıran, “15 Temmuz Darbe Girişiminin Tarihsel Kökleri”; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Bilgenoğlu ise ” Türkiye’nin Dış Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Çerçevesinde 15 Temmuz Darbe Girişimi” başlıklı sunumlarını yaptı.

15 Temmuz Şehitlerimize Minnet ve Saygıyla Fotoğraf Sergisi

Konferans salonunun fuaye alanında gün boyu “15 Temmuz Şehitlerimize Minnet ve Saygıyla” başlıklı fotoğraf sergisi ziyarete açıldı. Ayrıca, salon önünde şehitlerin anısına lokma hayrı gerçekleştirildi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-15-temmuzu-anma-programi-duzenledi/feed/ 0
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne Kayyum Atanmasını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34779 (İZMİR) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, DEM Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne yönelik operasyonda Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını protesto etti. KESK Dönem Sözcüsü Nihat Filiz, “Kayyum atayarak geçmiş dönemdeki yolsuzluklar mı kapatılmak isteniyor sorusu akıllara gelmektedir” dedi.

DEM Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne yönelik bu sabah düzenlenen polis operasyonunda Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasına tepkiler devam ediyor.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Akış’ın gözaltına alınıp yerine kayyum atanmasına tepki amacıyla basın açıklaması düzenledi. Konak Türkan Saylan kültür Merkezi önündeki basın açıklamasında ortak basın metnini KESK Dönem Sözcüsü Nihat Filiz yaptı. Filiz, açıklamada “Hiç kimsenin ülkemizdeki asgari demokrasi işleyişini yok etmeye, halkın demokratik iradesine ipotek koymaya, yurttaşların demokrasiye ve seçimlere olan inancına darbe vurmaya hakkı yoktur” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

“Sivil darbe zihniyetinin devamıdır”

Filiz, şunları kaydetti:

“31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde halk sadece Belediye Başkanları/Eş Başkanları seçmemiş aynı zamanda kayyum atanan yerlerde yüksek oy oranlarıyla kayyum politikalarını kabul etmediğini de göstermiştir. Buna rağmen AKP- MHP iktidar bloğu bir kez daha kayyum politikalarını devreye sokarak Hakkari’de halkın iradesini gasp etmiştir. Biliyoruz ki, bu girişim ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Binlerce insanın oylarını alarak yüzde 48,92 ile seçilen DEM Partili Hakkari Belediye Eş Başkanı’nın, atanmış bir İçişleri Bakanı tarafından görevden alınarak yerlerine, ‘partili cumhurbaşkanlığı sisteminin partili valilerini’ kayyum atamak kırıntıları kalan demokrasiyi tümden rafa kaldırmaktır. İçişleri Bakanı’nın açıklaması selefi olduğu İçişleri Bakanı’nın ‘Mahkeme kararını bekleyemezdik’ söyleminin tekrarı ve asgari demokrasi ilkelerinin ayaklar altına alındığının itirafıdır. Açıklama ortada hukuki bir sürecin değil siyasi bir darbenin olduğunu göstermektedir. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı birkaç gün önce ‘en çok darbeye maruz kalan bir iktidarız’ derken sürçü lisan etmiş olsa gerek! Çünkü demokrasiye ve temel hukuk ilkelerine en çok darbe gerçekleştiren, üçüncü kayyum dönemi ile halk iradesini en çok gasp eden iktidar ve parti olarak kendileri tarihe geçmiştir. Kabul edilmelidir ki, Cumhurbaşkanı ve partisinin kararlarının, halkın iradesinden üstün görülmesi sivil darbe zihniyetinin devamıdır.”

“Kayyumlar kendilerini herhangi hukuki ve ahlaki kurala tabi görmemektedirler”

Kayyum atamasıyla geçmiş dönemlerin üstünün kapatılmaya çalışıldığını belirten Filiz, şu ifadeleri kullandı; “Seçilenlerin yerine kayyum atamanın olağan hale getirildiği bir rejim inşa edilmek ve bu durum normalleştirilmek istenmektedir. Geçtiğimiz iki dönemde kayyum atanan yerel yönetimlerde ortaya çıkan zararın, yolsuzlukların, şatafatın, geriye bırakılan çarşaf çarşaf borçların, boşaltılan kasaların, jakuzili odaların kayyum zihniyetinin sonucu olduğunu biliyoruz. Çünkü en temel hukuk normları ayaklar altına alınarak belediyelere atanan kayyumlar kendilerini herhangi bir ilkeye, denetime, hukuki ve ahlaki kurala tabi görmemektedirler. Haliyle kayyum atayarak geçmiş dönemdeki yolsuzluklar mı kapatılmak isteniyor sorusu akıllara gelmektedir.”

“Kayyum atanan belediyeler partili çalışanlarla doldurulmuş”

Kayyum atamasının belediye personeli için de olumsuz sonuçlar doğuracağını geçmiş dönemlerden örneklendirerek açıklayan Filiz, sözlerine şu şekilde devam etti; “Baskıcı, dayatmacı, otoriter, halk ve emek karşıtı bu ‘kayyumcu anlayışı’ sadece belediyelerde değil, mücadele ettiğimiz her alanda karşımıza çıktığı için çok iyi tanıyoruz. Kayyum atanan belediyelerde yerel yönetim emekçileri çeşitli baskılara maruz kalmış, muhalif siyasi kimlikteki çok sayıda emekçi görevden alınmış, işten çıkarılmış ya da görev yerleri değiştirilmiş, mobbinge maruz kalmış, çok ciddi sendikal ayrımcılığa uğramışlardır. 31 Mart seçimleri sonrasında yeni seçilen yerel yönetimlerin açıklamalarından da anlaşılmaktadır ki, kayyum atanan belediyeler partili çalışanlarla doldurulmuş, parti yöneticilerine çalışmadıkları halde ödemeler yapılmış, yandaşlara ihale kıyakları sıradan hal almıştır. Kayyumların yönettiği belediyelerde angarya ve keyfi çalıştırmalar olağanlaştırılmış, sendikal hak ve özgürlükler kriminal hale getirilmek istenmiştir. Bazı kayyumlar ise anayasayı hiçe sayarak imzalanan toplu sözleşmeleri dahi yok sayarak iptal etmişlerdir. İktidarın kayyum politikasında ısrar etmesi halkın iradesinin gasp edilmesinin yanı sıra emekçilerin hak ve özgürlüklerinin de kısıtlanması, çalışma hakkının kayyumun insafına terk edilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla halkın seçim iradesini gasp eden anlayış ile özel sektör öğretmenlerini açlık sınırı altında çalışmaya zorlayan, emeklileri açlık ve sefalete mahküm eden, tasarruf adı altında yeni bir kemer sıkma paketi ile halklarımızdan, emekçilerden sermayeye kaynak aktaran aynı iktidardır. Birçok gelişmeden de anlıyoruz ki, halktan veto yiyen, oyları her gün biraz daha eriyen iktidar baskıları, toplumsal gerginliği ve anti demokratik uygulamaları artırarak karşıtlık üzerinden toparlanmayı amaçlamaktadır. Niyeti bu olsa da sonuçları herkes açısından ağır tahribatlar yaratma potansiyeli taşımaktadır.”

“Anayasal suç işlemektedir”

Yaşananların hukuka aykırı olduğunun altını çizen Filiz, şunları söyledi; “İktidar geçmiş iki dönemde olduğu gibi bir kez daha siyasallaşmış yargı eliyle hukuki olmayan gerekçeler öne sürerek seçimleri anlamsızlaştırıp araçsallaştırırarak anayasal suç işlemektedir. Aday olmasında, seçilmesinde, mazbata almasında herhangi hukuki engel olmadığı YSK tarafından da onaylanan kişinin seçimleri büyük bir farkla kazanmasından iki ay sonra hakkında dosya üzerine dosya olduğunun açıklanması inandırıcı olmadığı gibi siyasi darbeye kılıf uydurma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Hiç kimsenin ülkemizdeki asgari demokrasi işleyişini yok etmeye, halkın demokratik iradesine ipotek koymaya, yurttaşların demokrasiye ve seçimlere olan inancına darbe vurmaya hakkı yoktur. Evrensel hukuk normlarına, AHİM içtihatlarına aykırı olan bu uygulamaların halkın büyük çoğunluğunun, hatta kendi kitlesinin vicdanında bile en son 31 Mart’ta açığa çıktığı üzere mahküm edildiği açıktır. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, Hakkari halkının iradesini, hak ve özgürlüklerini savunmaya ve dayanışma içinde olmaya, bu antidemokratik zihniyete karşı, kutuplaştırma ve düşmanlaştırma çabalarını aşarak, demokratik bir ülkeyi inşa etme mücadelemizi demokrasiden yana olan tüm kesimlerle yan yana gelerek sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir. Hukuk dışı yollarla, baskı ve zor yöntemleriyle halkın iradesinin gasp edilmesine son verilmelidir. Seçilmiş Hakkari Belediye Eş Başkanı serbest bırakılarak derhal görevine iade edilmelidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’de darbeler ve muhtıralar dönemi kapanmıştır https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyede-darbeler-ve-muhtiralar-donemi-kapanmistir/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyede-darbeler-ve-muhtiralar-donemi-kapanmistir/#respond Mon, 27 May 2024 23:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33462 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi Adası’nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda önemli açıklamalarda bulundu. 27 Mayıs ve yeni anayasa ile ilgili mesajlar veren Erdoğan, “Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi kapanmıştır. Bulanık suda demokrasi avlama dönemi geri kalmıştır” dedi. Erdoğan ayrıca, “Çerçevesini darbecilerin çizdiği dili sorunlu mevcut anayasa ile yola devam edemeyiz. Türk demokrasisi yeni ve sivil anayasa yapacak güce sahiptir. Artık yeni bir anayasa kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adnan Menderes Kongre Merkezi Özgürlük ve Demokrasi Adası’nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda konuştu. Erdoğan konuşmasında Adnan Menderes ve iki bakanı rahmetle yad ederken, Türkiye’nin yeni bir anayasaya duyduğu ihtiyacı ve bunun önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Milletimiz Adnan Menderes’i şükranla anmaya devam edecektir. Bir yargı tiyatrosuyla idama gönderilenleri rahmetle anıyorum. Üzerinden yüzyıllar geçse de darbecileri unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Dilinden ve kaleminden kan damlayan sözde hukukçuları unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Yassıada’da işkenceye maruz kalan devlet adamlarımızın isimlerini milletimizin gönlüne şehit olarak yazdırdık” dedi.

“Karar verilmeden idam sehpalarını kurdular “

Mayıs demokrasi tarihinin karanlık günü olarak kayıtlara geçtiğini belirten Erdoğan, “27 Mayıs adım adım bir provokasyonun ürünüdür. 27 Mayıs demokrasi tarihinin karanlık günü olarak kayıtlara geçti. Menderes, ülkeyi tapulu mülkü gibi görenleri rahatsız etti. Nasıl ki darbeye bir günde karar verilmemişse Yassıada’da alınan kararlar da tesadüf değildir. Burası özellikle seçilmiştir. Millete ayağınızı denk alın mesajı verilmiştir. Demokrasimiz yargılanmıştır. Önce mahkum edilen ve sonra idam edilen bizatihi milletin iradesidir. Kararlar verilmeden idam sehpalarını bunun için kurdular. Burayı sivil ve demokratik siyasetin kabusu olmayı hedeflediler. 27 Mayıs’ın karanlık gölgesi her 10 yılda bir tekrarlanan darbelerle milletin peşini bırakmadı. Türk siyaseti uzun yıllar boyunca kargaşa ve istikrarsızlık girdabından bir türlü kurtulamadı. 27 Mayıs planı AK Parti’nin iktidar olduğu 22 yıllık süre zarfında defalarca tekrarlanmaya çalışıldı.” diye konuştu.

“Saldırılar karşısında asla geri adım atmadık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “22 yılda türlü badireler atlattık. Türk siyasi tarihinin en fazla darbe girişimine maruz kaldık. Ama saldırılar karşısında asla geri adım atmadık. Siyasete operasyon çekilemeyeceğini içerideki ve dışarıdaki tüm vesayet heveslilerine çok net bir şekilde gösterdik. Türkiye’de demokrasi mücadelesi tehditlere, korkutmalara rağmen kararlılıkla ilerlemiştir. Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi kapanmıştır. Bulanık suda demokrasi avlama dönemi geri kalmıştır. Türkiye’de iktidara gelmenin tek yolu sandıktır.” dedi.

“Yeni anayasa mesajı”

Türk demokrasisi yeni ve sivil anayasa yapacak güce sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, “Yeni anayasa ile tüm bu kazanımları daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Yeni anayasaya ülkemizin neden lüzum duyduğunu aktardık. 1921 ve 1924 anayasalarını dışarıda bırakırsak bütün anayasalarımız vesayetçilerin direktifiyle yapılıp halka empoze edildi. Anayasalarımız içinde vesayetin en fazla nüfuz ettiği 1961 anayasasıdır. 61 Anayasası ve 82 Anayasası’nın hazırlanma sürecinde milletin iradesi tecelli etmedi. Çerçevesini darbecilerin çizdiği dili sorunlu mevcut anayasa ile yola devam edemeyiz. Türk demokrasisi yeni ve sivil anayasa yapacak güce sahiptir. Artık yeni bir anayasa kaçınılmazdır. Mevcut anayasa siyasete güveni zedeliyor. Yapıcı ve uzlaşmacı tavrımızı koruyacağız. Muhalefetteki muhataplarımızın da bu istekte ısrarcı olmayacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

“Milli bir ödev olduğuna inanıyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzlaşma aranmadan yapılan anayasalar doğumundan öte sakattır, kriz üretmeye daha yakındır. Yakın siyasi tarihimizde bunun örnekleri bulunuyor. Tartışmalardan yargıdaki gerilime kadar karşılaştık. Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi zehirleyen sebebin aynı olduğunu görüyoruz. Artık bazı gerçekleri kabullenmemiz gerekiyor. Elitlerin uzlaşısını yansıtan mevcut anayasa ile devam edemeyiz. Bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Meclis’imiz yeni anayasa yapacak olgunluğa, kudrete sahiptir. Milli bir ödev olduğuna inanıyorum.” dedi.

“Bu katliam, terör devletinin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir”

İsrail’in BM kampını bombalamasıyla ilgili konuşan Erdoğan, “Bugüne kadar 36 binden fazla Filistinli kardeşimizi şehit eden soykırımcı caniler, dün de güvenli bölge ilan ettikleri Refah’ta bulunan bir mülteci kampındaki sivillerin üzerine füze ve bomba yağdırmıştır. Uluslararası Adalet Divanının saldırıları durdurma çağrısının ardından gerçekleşen bu katliam, terör devletinin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesi, Filistin halkının kahramanca direnişini kıramadıkça ülkesinde iyice köşeye sıkışmakta, daha fazla kan dökerek siyasi ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. Ama bunun hiçbir fayda sağlamadığını pek yakında görecek. Tıpkı özendiği Hitler gibi, Miloseviç gibi, Karadciç gibi ve tarihteki diğer firavunlar gibi lanetle anılmaktan kurtulamayacak. Türkiye olarak insanlıktan zerre kadar nasibini almamış bu katillerden, bu barbarlardan hesap sorulması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Rabbim, Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Rabbim; bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden masumları öldürenleri Kahhar ism-i şerifi hürmetine kahr-u perişan eylesin” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyede-darbeler-ve-muhtiralar-donemi-kapanmistir/feed/ 0
27 Mayıs Darbesi ve Demokratik Olgunluk Dönemi https://www.haber60.com.tr/27-mayis-darbesi-ve-demokratik-olgunluk-donemi/ https://www.haber60.com.tr/27-mayis-darbesi-ve-demokratik-olgunluk-donemi/#respond Mon, 27 May 2024 22:33:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33432 Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, 27 Mayıs darbesi ile ilgili yaptığı açıklamada, “Cumhuriyetimiz, milli iradenin, insan hak ve hürriyetlerinin, ifade özgürlüklerinin savunulduğu ve baş tacı edildiği, tüm bu olmazsa olmaz değerlerimize karşı çıkmaya çalışanların ise hukuk önünde hesap verdiği, oluşturdukları kara delikler içine kendilerinin atıldığı ve tarihten silindiği demokratik olgunluk dönemini yaşıyor” dedi.

27 Mayıs 1960 darbesinin Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçtiğini hatırlatan Dr. Kasapoğlu, “Kendilerine ‘Milli Birlik Komitesi’ adını veren Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında, bütün antidemokratik yöntemler devreye sokuldu. Anayasa ve TBMM feshedildi, siyasi faaliyetleri askıya alındı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri, DP’li milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ile asker ve bazı üst düzey kamu görevlileri gözaltına alındı. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül, Adnan Menderes ise İmralı Adası’nda 17 Eylül 1961’de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra saat 13.21’de idam edildi. Türk demokrasisini uzun yıllar etkisinde tutacak Türkiye’nin ‘Kara Deliği’ de tüm bu olaylarla açılmış oldu. Kara deliklerin ışık dahil etrafındaki her şeyi emmesi, değişime uğratması gibi, 27 Mayıs darbesi demokrasiyi yutan, özgürlükleri yok eden ve toplumu karanlığa sürükleyen bir hareket olarak ortaya çıktı. Normal siyasi süreçlerin dışında gerçekleşen her olay kendi kaotik etkilerini de beraberinde getirir. Zayıflatılan demokrasi ve insan hakları, kısıtlanan ifade özgürlükleri ve artan toplumsal huzursuzluk, darbenin siyasi çekim gücünün kaotik bir sonucuydu. 27 Mayıs darbesinin ardından, kara deliğin etkisine giren Türkiye’nin siyasi sahnesi de benzer bir şekilde değişime uğradı. Demokratik kurumlar zayıfladı, ifade özgürlüğü kısıtlandı ve toplumsal huzursuzluk arttı. Bu, darbenin siyasi çekim gücünün bir sonucuydu ve daha uzun yıllar bu etki ‘Damoklesin kılıcı’ gibi Türk siyasetinin üzerinde sallanmaya devam etti” ifadelerini kullandı.

“Demokrasi adına demokrasi askıya almak”

Eski zihniyetin zaman zaman kendini göstermeye çalıştığını ifade eden Kasapoğlu açıklamasına şöyle devam etti: “Tarih içinde zaman zaman bu zihinsel kara deliğin etkisine giren ve ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyen dahili ve harici gerek siyasi gerekse siyaset dışı kurumların ilk aklından geçen şey demokrasi adına demokrasiyi askıya almak, hukukun üstünlüğünü ihlal etmek, insan hakları ihlalleri yapmak ve adalet yok saymak oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nde artık darbelerin, kalkışmaların ve muhtıraların gölgesinde yaşamıyoruz. Cumhuriyetimiz, milli iradenin, insan hak ve hürriyetlerinin, ifade özgürlüklerinin savunulduğu ve baş tacı edildiği, tüm bu olmazsa olmaz değerlerimize karşı çıkmaya çalışanların ise hukuk önünde hesap verdiği, oluşturdukları kara delikler içine kendilerinin atıldığı ve tarihten silindiği demokratik olgunluk dönemini yaşıyor. Her ne şekilde olsun bu güzel vatanı yeniden kaosa sürüklemeye, baskı altına almaya ve karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı dimdik duracağımızdan ve yeni kara deliklerin gençlerimizin geleceğini yutamaması için çok çalışmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın”. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/27-mayis-darbesi-ve-demokratik-olgunluk-donemi/feed/ 0
Erdoğan: AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu siyasetin genel havasını değiştirdi https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/#respond Tue, 14 May 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31726 (ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 2024 yılının ilk genişletilmiş il başkanları toplantısında; “AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrası siyasetin genel havasını değiştirmiştir. Yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları ve toplumda siyaset kurumuna güvenin artmasının önemli payı vardır” dedi. Partisinin bir yenilenme sürecine girdiğini ifade eden Erdoğan, “Bizim AK Parti’den güç devşirecek isimlere değil AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin genel merkezinde genişletilmiş il başkanları toplantısına katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada 31 Mart seçim sonuçlarını değerlendirdi ve AKP’nin yenilenme sürecine girdiğini açıkladı.

Erdoğan, “AK Parti’nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek samimi AK Parti neferlerinin emeklerini kusura bakmayın ama kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle, kaprisli bürokratıyla, lobisiyle çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakarlığını şahsi heves ve menfaatleri için zayi edemez. Biz buna rıza göstermeyiz. Bu partinin genel başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır vebali şahsen taşıyamayız” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“31 Mart seçim çalışmalarımızı çok yoğun şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı en üst seviyede tuttuk. 31 Mart seçimleri demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. ‘Bu son seçim olacak’ kehanetinden ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen tezvirata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye’nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.

Demokrasi asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır. Neredeyse her 10 yılda bir demokrasimiz vesayet odaklarının saldırısına uğradı. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladıklarını hepimiz biliyoruz. Son yıllarda FETÖ’cülerin ve marjinal yapıların propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde sandığa karşı istifhamların zemin bulduğunu gördük. 31 Mart seçimleri bu algıyı yerle bir etmiştir. 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken, 31 Mart seçimlerinde milli irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk.

Sandık sonuçlarından dolayı kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. 14 Mayıs’la ortaya çıkan belirsizlik, 28 Mayıs seçimleriyle giderildi. Millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı’nı açık ara lider yaptı. 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletimizin takdiriyle Türkiye haritası daha fazla renge boyandı. 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi parti il, ilçe, belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandı. Başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen öndeyiz müsamerelerine başvurmadık. Her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık.

“BAŞTA 1 MAYIS OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ OYUNLARINA GELMEDİK”

Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Siyaseti önce milletim ve önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşit olarak görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrası siyasetin genel havasını değiştirmiştir. Yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları ve toplumda siyaset kurumuna güvenin artmasının önemli payı vardır. Bu ikliminin geçici değil Türk siyasetinin hakim karakteri haline gelmesini arzu ediyoruz. Başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın dirayetli davrandığını görüyor, bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek sandığın itibarına gölge düşürecek, sivil siyasete güveni sarsacak beyanlardan uzak duracak beyanlarını diliyorum.

“HALKLA ARAYA MESAFE KOYMANIN SİYASET GELENEĞİMİZDE YERİ YOKTUR”

31 Mart seçim sonuçlarını göz ardı etmiyoruz. Sonuçlara dair kapsamlı iç muhasebemizi partimizin yetkili organlarında yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Sonuçlara dair kapsamlı iç muhasebemizi partinin yetkili organlarında yaptık, yapıyoruz. MYK, MKYK, AK Parti Meclis grubumuzla, fikirlerine kıymet verdiğimiz dostlarımız, kanaat önderlerimiz, partimizde daha önce görev almış yol ve dava arkadaşlarımızla, siyaset bilimci akademisyenlerle bir araya geldik, konuştuk, düşüncelerini aldık. İnşallah istişare halkamızı genişletmeye devam edeceğiz. Son MYK toplantımızda geleneksel istişare kampımızı çok yakın bir tarihte toplama kararı aldık. Önce milletvekili ardından belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Komplekse kapılmadan, eleştiriye kulak tıkamadan bu süreci büyük bir özgüven ve şeffaflıkla yönetiyoruz. Hata değil; yanlışta ısrar etmek kaybettirir. Siyaset milletin içinde milletle omuz omuza sırt sırta vererek yapılır. Halkla araya mesafe koymanın, duvar örmenin, sokaklarla, çarşıyla, pazarla, mahalleyle bağı zayıflatmanın siyaset geleneğimizde yeri yoktur. Eksiğimiz, hatamız, problemimiz, millete karşı kusurumuz varsa çok açık söylüyorum mutlaka kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Partimizin ve davamızın geleceği her türlü şahsi kaygı ve kişisel hesabın ötesindedir.

“KİBİRLERİN BOYUNLARINI AŞAN MUHTERİSLERE KURBAN EDEMEYİZ”

Sadece kampanya döneminde 51 ilimizi ziyaret ettim. Diğer vilayetlerimize farklı vesilelerle defalarca gittim. AK Parti’nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek samimi AK Parti neferlerinin emeklerini kusura bakmayın ama kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle, kaprisli bürokratıyla, lobisiyle çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakarlığını şahsi heves ve menfaatleri için zayi edemez. Biz buna rıza göstermeyiz. Bu partinin genel başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır vebali şahsen taşıyamayız.

“İSTİŞARE VE YENİLENME SÜRECİMİZİN SONUNDA AK PARTİ OLARAK ÇOK DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM ETMEKTE KARARLIYIZ”

İstişare ve yenilenme sürecimizin sonunda AK Parti olarak yolumuza çok daha güçlü şekilde devam etmekte kararlıyız. AK Parti’nin alameti farikası kendini yenileme, geliştirme, yeni şartlara adapte etme kabiliyetine haiz olmasıdır. Kongre sürecini bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz. Bu süreci zehirlemek, aramıza nifak tohumları ekmek için bekleyen fitne tüccarlarına karşı dikkatli olmanızı bekliyorum. Bizim AK Parti’den güç devşirecek isimlere değil AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var. Bu anlayışla partimizin çatısı altında AK Parti rozetiyle ülke ve millete hizmet etmek isteyenlere kapımızı kapatmıyoruz. Ama siyaseti kariyer basamağı olarak görenlerle yol yürünemeyeceğini de geçmiş tecrübelerimizin ışığında çok çok iyi biliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanması önemli https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/#respond Tue, 14 May 2024 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31702 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır.” dedi.

Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yılın ilk toplantısında dava ve yol arkadaşlarıyla birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

İl başkanları toplantısının sonuncusunu 30 Kasım’da yaptıklarını, 31 Mart seçimleriyle ilgili ön hazırlıklarını değerlendirdiklerini anımsatan Erdoğan, kampanya döneminde il ziyaretleri vesilesiyle il başkanlarıyla görüştüğünü, yakın istişare halinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret ettikleri 52 ilde halkın nabzını tutmanın yanı sıra seçim çalışmalarını da sahada bizzat görme fırsatı bulduklarını, yine bu ara dönemde Seçim İşleri Başkanlıkları ve Seçim Koordinasyon Merkezi temsilcileriyle münhasıran bir araya geldiklerini bildirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“31 Mart seçim çalışmalarımızı çok yoğun bir şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı daima en üst seviyede tuttuk. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri rekabet seviyesi yüksek bir atmosferde, demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. Seçim öncesinde hatırlayacağınız üzere çok farklı kampanyalar vardı. Bu son seçim olacak kehanetinden ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen tezvirata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. Bunların hepsini boşa çıkardık. Ülkemiz aleyhine yürütülen onca propagandaya rağmen 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye’nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Burada öncelikle bir hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Demokrasi, asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı bir denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç, Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır.”

“Kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 yıllık çok partili demokrasi hayatına iki darbe, iki muhtıra, iki darbe girişimi sığdırmış bir millet odluklarını dile getirdi.

Neredeyse her on yılda bir demokrasinin vesayet odaklarının saldırısına uğradığına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“En son 15 Temmuz’da 253 insanımızın canı pahasına tarihimizin en alçak darbe teşebbüsünü püskürttük. Bunların haricinde milli iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık, daha nice girişimle karşılaştık. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, asla pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Son yıllarda FETÖ’cülerin ve marjinal yapıların da propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde çok partili demokrasiye ve sandığa karşı istifhamların zemin bulmaya başladığını görüyorduk. Gerek 14 Mayıs seçimleri, gerekse 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri, demokrasi düşmanları tarafından körüklenen bu algıyı yerle bir etmiştir. 14 Mayıs seçimlerinde, Cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken, 31 Mart seçimlerinde milli irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak her iki seçim sonucunu da büyük bir olgunlukla karşıladık, milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk. Sandık sonuçlarından dolayı milleti suçlama, kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. Nitekim 14 Mayıs ile ortaya çıkan belirsizlik 28 Mayıs seçimleriyle giderildi, millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde de mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı’nı açık ara lider yaptı.”

“Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını değiştirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletin takdiriyle Türkiye haritasının daha fazla renge boyandığını, 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi partinin il, ilçe ve belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandığını hatırlattı.

Bu tablo karşısında başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen “öndeyiz” müsamerelerine başvurmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Biz siyaseti, önce milletim, önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi, partimizin oyları ne olursa olsun, Türkiye’nin 75 yıllık çok partili demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşik olarak görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını da değiştirmiştir. Siyasi atmosferde olan yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları kadar toplumda siyaset kurumuna yönelik güvenin artmasının da önemli payı vardır. Bu iklimin geçici bir bahar esintisi değil, Türk siyasetinin hakim karakteri haline gelmesini ümit ediyoruz. Samimiyetimizi ve yapıcı tavrımızı bugüne kadar muhafaza ettik. Türkiye’yi partiler arasındaki gerilim hattına mahkum etmek isteyenlerin başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın da dirayetli davrandığını görüyor, bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek bundan sonra sandığın itibarına gölge düşürecek sivil siyasete güveni sarsacak beyanlardan uzak duracaklarına inanıyorum.”

Seçimlerde sandığa giderek oyunu kullanan vatandaşların her birine demokrasiye ve milli iradenin üstünlüğüne olan bağlılıkları sebebiyle teşekkürlerini sunan Erdoğan, parti kurmay kadrosu nezdinde teşkilat mensupları ve dava arkadaşlarına 31 Mart seçimleri döneminde gösterdikleri gayret dolayısıyla şükranlarını sundu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/feed/ 0
Almanya’da Filistin Destekçileri Polis Baskısıyla Karşı Karşıya https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/ https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29312 Almanya’da Filistin destekçisi aktivistler, polisin ifade özgürlüğünü kısıtlamaya kadar varan aşırı baskısından şikayet ediyor.

İsrail’in Gazze’ye saldırmasının ardından Almanya’da Filistin destekçilerine yönelik çeşitli yasaklar uygulanmaya başlandı.

Başkent Berlin’de Filistinli çocukların daha önce kullandıkları Filistin poşusu ve Filistin bayraklarının bulunduğu çıkartmalarla okula gitmelerine izin verilmedi, Filistin’in desteklendiği gösterilerde birçok sloganı kullanmak yasaklandı.

Polis, pek çok eylemde göstericilere sert müdahale etti, gösterilere katılan birçok aktivist gözaltına alındı ve evlerinde aramalar yapıldı.

Berlin’de nisan ortasında düzenlenen Filistin Kongresi polis müdahalesiyle sona erdirilerek yasaklandı. Kongreye konuşmacı olarak davet edilen Filistin kökenli İngiliz doktor Ghassam Ebu Sitte ve eski Yunanistan Maliye Bakanı Yannis Varoufakis’e ülkeye girme yasağı getirildi. Varoufakis, Almanya’nın kendisine siyasi faaliyet yasağı da getirdiğini duyurdu. Organizatörlerin avukatı Nadija Samour, kongrenin yasaklanmasıyla demokratik haklarının engellendiğini belirterek, bundan Alman hükümetini sorumlu tuttu.

Öte yandan, “Soykırım-Almanya yine katılıyor” ve “Silah sağlamayı durdurun” yazılı pankartlar açarak Gazze’deki katliamı duyurmak için Federal Meclisin karşısındaki çimenlikte kamp kuran aktivistler de çeşitli yaptırımlara maruz kalıyor.

Sürekli gözetim altında tutulan ve zaman zaman emniyet görevlilerinin sert müdahalesiyle karşılaşan aktivistlerin bir eyleminde polis, İrlandalı gruba kendi dillerinde şarkı söylemelerini yasakladı. Ayrıca kampta İbranice ve saat 18.00’e kadar Arapça konuşmanın yasak olduğu bildirildi.

Kampta kalan ve soyadını vermek istemeyen David ve emniyet görevlilerince evi aranan aktivist Yasemin Acar, polisin uyguladığı baskılara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

“AB dilini yasakladılar”

Yahudi olduğunu ifade eden David, “Almanların soykırımdan ders çıkarma anlayışında boşluklar bulunduğunu ve bu nedenle Alman devletinin Gazze’deki soykırıma destek verdiğini” söyledi.

David, “Alman polisi, daha başlamadan tartışmaları engelliyor, herkes tarafından kullanılan ifadeleri yasaklıyor, insanların gösterilere katılmasını imkansız hale getiriyor, sadece devletin ağır baskısına maruz kalmayı göze alabilenler geliyor.” dedi.

Kampta İbranice ve Arapça konuşulmasına yasak getirildiğini ifade eden David, “Bu dillerde dua etmemize veya törenler düzenlememize izin verilmediğini söylediler. Bunu hukuki gözlemciye ve birkaç tanığa söylediler. Bu kamptaki Yahudiler olarak, geçmişte Krakow ve Varşova gettolarında söylenmiş Yahudi halk şarkılarını bile burada söylememiz yasak.” diye konuştu.

“Biz Yahudilere antisemitizm suçlaması yapılması mantıklı değil”

Kampta 19 Nisan’da İrlandalı grubun kendi dillerinde şarkı söylemelerine de izin verilmediğine dikkati çeken David, kendi dillerinde şarkılar seslendirmek için toplanmak istediklerini ancak polisin mikrofonu kullanamayacaklarını ve kampta kalamayacaklarını ifade ettiklerini aktardı.

Bunun üzerine grubun diğer alana giderek ses sistemi olmadan, aralarında kendi dillerinde şarkılar söylemek istediklerini belirten David, “Ancak polis onları çevreledi, müdahale edip küçük gruplara ayırdı. Tercümanları olmadığı için bu grubun kendi dillerinde şarkı söylemesini yasakladılar, bir Avrupa Birliği (AB) ülkesinin dilini yasakladılar. Açık alanda bir çadırda oturdular ancak polis üç saat boyunca onları gözetim altında tutmaya devam etti.” ifadelerini kullandı.

Almanya’da Yahudilerin de antisemitizmle suçlandığına işaret eden David, şunları dile getirdi:

“Antisemitizm suçlamaları kesinlikle saçmalık. Evet, Almanya’da ve dünyanın büyük bir kısmında antisemitizm gerçek bir sorun ancak ciddi bir konu siyasi amaçlarla sulandırılıyor. Almanya, soykırımdan dolayı kendisini suçlu hissediyor ve birisine vurmak istediklerinde hemen antisemitizm suçlaması yöneltiliyor. Tıpkı (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun yaptığı gibi. Her şeyden önce biz Yahudi’yiz, bize antisemitizm suçlaması hiç mantıklı değil. Yahudi olmayanlara yöneltildiğinde bile bu suçlama anlamsız hale geldi artık.”

David, Yahudi olarak soykırıma karşı durduğunu belirterek, “Gazze’de yaşananlar, Alman hükümetinin son 130 yılda finanse ettiği soykırımların üçüncüsü. İlk soykırımda sorumlu tutulmadılar, ikincisinde kısmen sorumlu tutuldular ama görünen o ki okul çocuklarına yalnızca Yahudilerin etkilendiğini öğretiyorlar.” şeklinde konuştu.

“Kapıyı kırarak eve girdiler”

Filistin destekçisi gösterilerde gözaltına alınan ve polis tarafından evi aranan Yasemin Acar da Filistin için yollara çıktıkları gerekçesiyle baskı gördüklerini söyledi.

Acar, gözaltına alındığını, hapse atıldığını, polisin kendisine şiddet uyguladığını ve evine girdiğini ifade ederek, “Sabah saat 06.00’da kapıma dikildiler. Kapımı kırdılar, sonra yatak odama girdiler. Kapıyı ayaklarıyla vurup açtılar, sonra silahla ‘Uyanın uyanın!’ diye bağırıp durdular. Beni öyle uyandırdılar yani korku içinde uyandım. 8 kişi girdi odama.” diye konuştu.

Polisin eve geldiği sırada bir arkadaşının evinin de basıldığını anlatan Acar, daha önce sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı başka aktivistlerin evlerinin de arandığı bilgisini paylaştı.

“Bu demokrasi kimin için? Sadece Almanlar için mi?”

Acar, bunların Filistin için insanları korkutmak ve onların sokaklara dökülmesini engellemek amacıyla yapıldığını söyledi.

Alman’a benzemediğin ifade eden Acar, şunları kaydetti:

“Gittiğim her yerde ya da 4-5 kişi beraber bir yere gittiğimizde ‘Nereden geliyorsunuz, nereye gidiyorsunuz? Filistin için mi buradasınız?’ diye polis sorular soruyor. Sonra protestolarda Filistin bayrağı bile yasaklandı, Arapça konuşmak yasaklandı. Bunlar yanlış. Bunlar, Almanya’nın bize gösterdiği demokrasi. Demokrasiye karşı (bunlar). Kendimize soruyoruz: ‘Bu demokrasi kimin için? Sadece Almanlar için, Batı ülkelerindeki insanlar için mi, Batı ülkeleri için mi bu demokrasi?’ Bence Almanya’nın daima Filistin’e karşı, yabancılara karşı bir sorunu var ve biz bunu her zaman biliyorduk. Elbette Filistin ile birlikte herkes görmeye başladı.”

Almanya’ya gelen Ukraynalılar için büyük yardımlarda bulunduğunu ve siyasetçilerin kendisini görüşmeye çağırdığını, bunun gazetelerde yer aldığını anlatan Acar, “Ancak tabii Müslüman ülkesi olduğu zaman, hele Filistin olduğu zaman aynı özgürlüğü tanımadılar. Kimseye, ne bana ne de başkalarına.” şeklinde konuştu.

“Demokrasiyi savaş açabilmek için kullanıyorlar”

Her zaman burada baskı altında olduklarını ifade eden Acar, “Yani Batı ülkelerinde özgürlük diye bir şey yok. Batı ülkeleri, sadece bunu bir gösteriş olarak kullanıyor. Afganistan hakkında konuşuyorlar, Irak, Türkiye. ‘Bu ülkelerde demokrasi yok.’ diyorlar. ‘Demokrasiyi bu ülkelere götüreceğiz.’ diye savaş açıyorlar. Kendileri demokrasi içinde yaşamıyor, özgürlük içinde yaşamıyor. Bence demokrasiyi sadece başka ülkelerde savaş açabilmek için kullanıyorlar ve biz bunu şimdi görüyoruz. Uyandık.” görüşünü paylaştı.

Bu baskıların kendisini yıldırmayacağını vurgulayan Acar, “Filistin’e özgürlük gelmeden önce biz bu yoldan ayrılmayacağız. Fark etmez, istedikleri kadar gelsinler, evlerimizi bassınlar, istedikleri kadar hapse atsınlar, istedikleri kadar tutuklasınlar, biz bu yolda devam edeceğiz çünkü Filistin’deki işgal bir katliam, insanlığa karşı.” değerlendirmesinde bulundu.

İnsan hakları ve Filistin için yollarda olduğunu dile getiren Acar, “Ben doğru tarafı savunduğumu, hak yolunda yürüdüğümü bildiğim için korkmuyorum. Benim korkum ancak Allah’tan. Başka korkum yoktur.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/feed/ 0
Turgut Özal’ın 31. ölüm yıl dönümünde anma töreni düzenlendi https://www.haber60.com.tr/turgut-ozalin-31-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/turgut-ozalin-31-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27856 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 31’inci yıl dönümünde Topkapı’da bulunan Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı. Törenin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Rahmetli Turgut Özal, ülkemizde serbest piyasa ekonomisinin yerleşmesinde, dışa açılmada ihracata dayalı bir ekonomi hamlesi gerçekleştirmede büyük hizmetler yaptı” dedi.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 31. ölüm yıl dönümünde Topkapı’da bulunan Anıt Mezar’da anma töreni düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş, siyasi parti üyeleri ve Özal’ın eşi Semra Özal ve çocukları Ahmet, Efe ve Zeynep Özal katıldı.

Özal’ın kabrine çelenk bırakıldı

Anma töreni, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özgeçmişi okunması ile başladı. Özgeçmişin okunmasının ardından, Özal’ın kabrine askerler tarafından Cumhurbaşkanlığı çelengi bırakıldı. Daha sonra İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş tarafından dua okundu. Duanın ardından törene katılan protokol üyeleri, Turgut Özal’ın ailesine taziyelerini iletti.

“Bir kez daha milletimizin başı sağ olsun, milletimize taziyelerimizi sunuyoruz”

Programın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra Merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının kabri başında dua etti. Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Cevdet Yılmaz, “Bugün merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın vefatını 31’inci yılının seneyi devriyesi vesilesiyle Cumhurbaşkanlığımızı temsilen buradayız ve törene iştirak ettik, aileye taziyelerimizi sunduk. Bir kez daha milletimizin başı sağ olsun, milletimize taziyelerimizi sunuyoruz. Çok büyük bir siyaset ve devlet adamı Turgut Özal. Ardından çok büyük tarihi önemde işler gerçekleştirmiş Adnan Menderes ve arkadaşlarını da ziyaret etme imkanı bulduk. Her ikisi de milletin adamı sıfatı taşıyan, milletin gönlünde yer etmiş büyük siyaset ve devlet adamlarını rahmetle, minnetle anıyoruz. İkisi de demokrasi ve kalkınma serüvenimizde, demokrasi ve kalkınma mücadelemizde çok önemli kilometre taşlarıdır” dedi.

“Askeri darbe sonrasında demokrasiye geçiş sürecinde temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesinde çok büyük reformlara imza attı”

Turgut Özal’ın Türkiye’nin bulunduğu konumuna önemli katkılar sağladığını söyleyen Cevdet Yılmaz, “Bugün ülkemizin demokrasi, kalkınmada, dünyadaki konumundaki geldiği noktaya önemli katkıları oldu. Rahmetli Turgut Özal, ülkemizde serbest piyasa ekonomisinin yerleşmesinde, dışa açılmada, ihracata dayalı bir ekonomi hamlesi gerçekleştirmede büyük hizmetler yaptı. Askeri darbe sonrasında demokrasiye geçiş sürecinde temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesinde çok büyük reformlara imza attı. Halkımızın ihtiyaçlarını karşılamada, telekomünikasyon başta olmak üzere 1980’li yıllarda dünyanın ileri giden ortalamasında çok önemli hamleler gerçekleştirdi. Bütün çabaları için hem temel hak ve hürriyetler hem demokrasi konusunda hem de ülkemizin daha müreffeh hal gelmesi, halkımızın daha geniş hizmetlerden faydalanması noktasında yaptıkları için minnettarız. Bizler de bu yolda devam ediyoruz. Ülkemizi çok daha yükseklere hem demokraside hem kalkınmada çok daha ileri noktalara taşıma gayretini sürdürüyoruz. Ben bir kez daha her iki siyaset ve devlet insanına her iki milletin adamına rahmet olsun diliyorum. Cenabı Allah mekanlarını cennet eylesin” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/turgut-ozalin-31-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin katılımcı bir anayasa yapma imkanı var https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-katilimci-bir-anayasa-yapma-imkani-var/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-katilimci-bir-anayasa-yapma-imkani-var/#respond Wed, 03 Apr 2024 01:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25875 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Şimdi tekrar, aynen 1921 Anayasası’nda olduğu gibi Türkiye’nin katılımcı, güçlü bir anayasa yapma imkanı bu Meclis’te vardır. Yeter ki iyi niyetle samimi olarak bu meselenin takipçisi olalım.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis’te, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen milletvekilleriyle iftar programında konuştu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını anımsatarak Müslümanların dünyanın birçok yerinde yokluk, zulüm ve bombalar altında ramazanlarını geçirdiğini söyleyen Kurtulmuş, millet olarak bu acının hissedildiğini, bunların son bulması için gayret ettiklerini, bu ramazanın, Müslümanların zulüm altında geçirdikleri son ramazan olmasını umut ettiklerini belirtti.

TBMM’nin, “demokrasinin kalbi, milli iradenin tecelligahı” olduğuna işaret eden Kurtulmuş, “Türkiye’de milletimiz her hal ve şart altında demokrasiye sahip çıkmış, demokrasi kültürünü özümsemiş ve hiçbir zaman demokratik standartlarından taviz vermemiştir.” dedi.

Pazar günü gerçekleşen yerel seçimleri anımsatan Kurtulmuş, Türkiye’de 1950 yılından bu yana 53. seçimin gerçekleştiğini, bunlardan 20’sinin genel seçim, 15’inin yerel seçim, diğerlerinin ise referandum ve farklı seçimler olduğunu söyledi.

Milletin bu seçimlerin hepsinde sandığı her şeyden önemli gördüğünü ve Türkiye demokrasisine seçimler yoluyla güç vermeyi sürdürdüğünü vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin 1887’den bu yana çok uzun bir sandık tecrübesi olduğunu, bu sandık ve demokrasi tecrübesinin üç temel sonucunu fevkalade önemli gördüklerini dile getirdi. Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bunlardan birisi, 150 yıllık tarihimiz içerisinde milletimiz her hal ve şart altında demokrasiye, milli iradeye sahip çıkmış, darbelere, baskılara, idamlara, parti kapatmalara ve 15 Temmuz’da en sonuncusunu yaşadığımız gibi birtakım kalkışma teşebbüslerine rağmen hep iradesine sahip çıkmıştır. Hemen 15 metre ötemizdeki mekan 15 Temmuz gecesinde darbecilerin doğrudan demokrasiyi hedef alan bombaları altında bombalanmış, bundan sonra da Türkiye’nin demokrasiye sahip çıkışının önemli göstergelerinden birisi olmuştur.

Demokrasiye her hal ve şart altında sahip çıkan bu millet hiçbir zaman demokratik duruşundan geri adım atmamıştır. Seçimlerin bize gösterdiği ikinci önemli sonuç ise halkımızın sandıklarda ortaya koyduğu teveccüh ve katılımdır. Sözde dünyanın en ileri ülkeleri olduğu iddia edilen ülkelerle dahi kıyasladığımızda Türkiye, seçime katılım oranları bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden birisi olmuştur. Bu son seçimde de her ne kadar bir önceki seçime göre katılım biraz düşse de sonuçta yine de dünyanın en yüksek katılımı olan seçimlerinden birisi olmuştur. Bizim demokrasimizin seçimler yoluyla bize gösterdiği üçüncü önemli hususiyetlerden birisi de demokrasimizin gelmiş olduğu olgunluk seviyesidir. Bu yerel seçimlerde de çok sayıda siyasi parti ve aday mücadele etti ama bu mücadele büyük bir olgunluk içerisinde, seçim sonuçlarını da herkesin büyük bir olgunlukla kabul ettiği bir şekilde aslında Türkiye’nin demokratik standartlarının önemli bir göstergesini de ortaya koymuş oldu. Bu seçime katılan bütün siyasi partileri, seçilen bütün belediye başkanlarını, il genel meclisi üyelerini, belediye meclis üyelerini tebrik ediyor, önümüzdeki dönemde milletin hayrına yapacakları çalışmalarda başarılar diliyorum.”

“Kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasa…”

Seçimlerin artık geride kaldığını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye büyük bir olgunlukla gerçekleştirdiği ve sonuçlarını kabul etmek bakımından tereddütsüz milletin bütün fertlerinin aynı şekilde kabul gösterdiği bu yerel seçim sonrasında şimdi 2028 yılına kadar 4 yıl seçimsiz bir dönemde yönetilecektir. Bu 4 yıllık süre içerisinde özellikle milletvekili arkadaşlarımıza çok büyük sorumluluklar düştüğünü hepimiz biliyoruz, bunun farkındayız. Bu 4 yıl içerisinde hiç şüphesiz milletin beklediği, milletin hayrına olacak yasama faaliyetlerini Meclis’te gerçekleştireceğiz. Milletin ihtiyacı olan yasalar inşallah sizlerin gayretleriyle çıkacaktır.” diye konuştu.

Ayrıca bunun da ötesinde ve üstünde Türkiye demokrasisinin standartlarını yükseltmek için 28. Dönem Meclisi’nin önünde iki temel sorumluluk daha durduğunu dile getiren “Önümüzdeki dönemde seçimin olmaması bu anlamda partiler arasında yapıcı bir diyaloğun kurulmasıyla birlikte Meclis’te ümitle temenni ediyorum ki yeni ve daha verimli bir çalışma dönemi başlayacaktır. Bu dönemde yıllardır konuştuğumuz, Meclis’in yeni, demokratik, daha katılımcı ve söz haklarını genişleten, karar alma süreçlerini hızlandıran, yasama yapma kalitesini artıran yeni bir iç tüzüğe kavuşması için partiler arasında diyalogla süratle bu meselenin çözülmesini ümit ve temenni ediyoruz. Bu Meclis’in ikinci temel ödevi ise yeni, çağdaş, demokratik, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasayı yapmak mecburiyetidir.” dedi.

“Partilerin anayasası olmaz, anayasa teklifleri olur”

Kurtulmuş, Türkiye’nin 150 yıllık tarihi içerisinde hep birilerinin kendini milletten üstün gördüğünü, ülkeyi yönetme yetkisini kendisinde gördüğünü ve anayasa yapma işini millete bırakmadığı, kendilerinin yaptığı birtakım darbe ürünü anayasalarla yönetildiğini kaydetti.

“Şimdi tekrar, aynen 1921 Anayasası’nda olduğu gibi Türkiye’nin katılımcı, güçlü bir anayasa yapma imkanı bu Meclis’te vardır. Yeter ki iyi niyetle samimi olarak bu meselenin takipçisi olalım.” ifadesini kullanan Kurtulmuş, “Artık kaç kere değiştirilirse değiştirilsin, 1980 ve 1960 darbelerinin o karanlık eserlerini bünyesinde taşıyan bu mevcut anayasadan Türkiye’nin sivil siyasetinin kurtulma vakti çoktan gelmiştir. Bu bir fantezi değildir, bu Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi için bir zorunluluktur. Ümit ediyoruz ki burada yeni dönemde ortaya çıkacak anlayış birliği içerisinde, hiç millete bile gitmeye gerek kalmadan Meclis’te oluşacak çok büyük bir ittifakla yeni bir anayasa yapmak mümkün olur ve bu şeref 28. Dönem milletvekillerinin üzerinde olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de anayasa yapma gücünün TBMM’de olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “TBMM’nin dışında ve üstünde hiç kimsenin ya da hiçbir çevrenin tek başına anayasayı yapma imkanı da yetkisi de böyle bir ayrıcalığı da olmaz. Onun için diyoruz ki siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hukuk çevreleri, bu konuyla ilgili görüşü olan herkes görüşlerini masaya getirir. Önemli ve yapıcı bir müzakere zeminin açılması mümkün olur ve Türkiye’de yeni bir anayasanın yapılabilmesi gerçekleşir. Partilerin anayasası olmaz, partilerin anayasa teklifleri olur.” ifadelerini kullandı.

Anayasa konusunda hazırlığı olan partileri bildiklerini, diğer siyasi partilerin de kendilerince önemsedikleri veya en azından öne çıkardıkları noktaları, sivil bir anayasa çalışmasını hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerini temenni ettiğini belirten Kurtulmuş, birlik ve yapıcı bir üslupla bir araya gelinmesi durumunda Türkiye demokrasinin önündeki önemli adımlardan birisi olan sivil, yeni bir anayasanın yapılacağını, bu şerefin de TBMM’ye ait olacağını kaydetti.

Kurtulmuş, İstanbul Beşiktaş’ta 16 katlı bir binanın altındaki tadilat yapılan eğlence merkezinde çıkan yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

İftar yemeğine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski TBMM Başkanları Mustafa Şentop, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, İsmet Yılmaz, Binali Yıldırım, Mustafa Şentop, İsmail Kahraman, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Ömer İzgi, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, TBMM Başkanvekilleri, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-katilimci-bir-anayasa-yapma-imkani-var/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Vatandaşımızın her zaman verdiği mesaj aslında bizim için bir yol haritasıdır” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-vatandasimizin-her-zaman-verdigi-mesaj-aslinda-bizim-icin-bir-yol-haritasidir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-vatandasimizin-her-zaman-verdigi-mesaj-aslinda-bizim-icin-bir-yol-haritasidir/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25835 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek tüm mesajları alınacağı bir şekilde buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir. Vatandaşımızın her zaman verdiği mesaj aslında bizim için bir yol haritasıdır” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenlendi. Çelik, İstanbul’daki yangın faciasına ilişkin, “Tüm yönleriyle takip ediyoruz olayı. Bir eğlence mekanında ortaya çıkan bir yangın. Çeşitli ihbarlar var bununla ilgili olarak da değerlendirmeler yapılıyor. Sayın Valimiz oradadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bilgi almaktadır sürekli. Gözaltılar var. İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz” dedi.

Çelik, 31 Mart Yerel seçimlerin demokrasi tarihine yakışan bir olgunlukla gerçekleştiğini ve sürece katkı veren herkese teşekkür etti. Çelik, Türkiye’nin genel seçim ve yerel seçim olarak bu şekilde tamamlamış olduğunu bu çerçevede demokrasin vazgeçilmez unsuru olan seçimler neticesinde seçilen herkesi hangi partiden olursa olsun ilçe il ilçe belediye başkan belediye meclis üyelerine, il genel meclis üyeleri, muhtarları ve azaları tebrik ederek görevlerinde başarılar diledi.

“Türkiye’yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır”

Her seçimin demokrasi şöleni olduğunu vurgulayan Çelik, “Milletimizin sandık yoluyla kendisini ifade etmesi, sandık yönünden gelen yönetimi, merkezi hükümeti ve yerel yönetim seçebiliyor olması Türkiye’nin en büyük gücüdür. Türkiye’yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır. Bu da bütün dünyada demokratik anlamda gerileme ortaya çıkan dönemde bizim en büyük gücümüz olmaya devam etmektedir. Tabii ki her seçimin ayrıca demokrasimizin şöleni olmasının yanı sıra demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Bütün bu kökleştirme ve kurumsallaştırma neticesinde demokrasimiz bir kere daha bu seçimler vasıtasıyla güç kazanmıştır. Demokrasimiz bir kere daha kökleşmiştir ve sonuç olarak kazanan demokrasinin gerçek sahibi olan ve vatandaşlarımız olmuştur. Her zaman buradan ifade ediyoruz ki siyasetin fikir amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarıları sandık yoluna vatandaşlarımızın sandık yoluyla verdiği bu mesajları takdir ve uyarılarını bu şekilde gerçekleştirmeleri, Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı’na doğru ilerlerken şimdiye kadar olduğu gibi en büyük gücü olmaya devam edecektir. Bu çerçevede 31 Mart seçimlerini partimize dönük olarak mesajlarını en net en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı ele alacağımızı ifade ediyoruz” diye konuştu.

“Derinlemesine ele alacağız”

31 Mart seçimleri de ilerideki dönemde izlenecek yol ve üretilecek siyasetler açısından bir dönüm noktası olacağını aktaran Çelik, “Şimdiye kadar bu seçimle birlikte 18 kez milletin huzuruna çıktık ve milletimizin her zaman teveccühüyle karşılaştık. Şimdiye kadar gösterilen bütün teveccühlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu seçimde da yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz. Tabii arzu etmediğimiz sonuçların olduğu arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var. Bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı sonucun niçin böyle olduğunu milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla derinlemesine ele alacağız. Çünkü biz milletin kurduğu bir partiyiz. Milletin var ettiği bir siyasi hareketiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak sadece iktidara gelirken ya da yönetime gelirken milletin sesini dinleyip yönetime geldikten sonra başka seslere kulak açan değil bütün süreç boyunca yönettiğimiz bütün süreç boyunca milletimizin yetki verdiği bütün süreç boyunca da sadece milletin sesini dinleyen bir siyasi an bir siyasi anlayışa sahibiz. Tabii ki takdir gören doğruları daha fazla sahiplenerek, daha güçlü hale getiririz diye bunun değerlendirmesini yapacağız. Ama tabii ki milletimiz arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde, uyarılarda bulunmuştur. Eleştir vardır itirazları vardır. Bunların hepsi başımızın, gözümüzün üstündedir. Bu mesajı bütün boyutlarıyla almak ve değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur. Demokratik anlayışımızı gereğidir. Milletin mesajını almak, siyaset namusu bir gereğidir” şeklinde konuştu.

“Vatandaşımızın her zaman verdiği mesaj aslında bizim için bir yol haritasıdır”

Seçim günü sandıkların ilk açılmaya başlandığı saatlerde AK Parti’de olduğunu söyleyen Çelik, “İlk sonuçlar gelmeye başladığı andan itibaren bunu değerlendirmeye başladık. ve bunun bu mesajı doğru bir şekilde almak milletimizin itirazlarını bu yerli yerince değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek tüm mesajları alınacağı bir şekilde buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir. Vatandaşımızın her zaman verdiği mesaj aslında bizim için bir yol haritasıdır. Geleceğe dönük yapacaklarımızı göstermek açısından vazgeçilmez bir şekilde yoldaki işaretlerimizi oluşturur. Dolayısıyla bütün seçim sonuçları, bütün iller, ilçelerde, beldelerde en ufak bir birimde, mahallelerde ve sandık fazla olarak her bir sandıkta ele alınarak milletimizin verdiği mesajın iyi bir şekilde partimiz tarafından anlaşılması, içselleştirilmesi ve bunun siyaset üretimimize yol göstermeye devam etmesi bakımından bütün birimlerimiz çalışmalarını yapmaya başlamıştır. Burada kuşkusuz esas olan her zaman AK Parti açısından sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Bununla ilgili olarak bizim yıllar içerisinde yaptığımız çalışmalar vardır. Bütün bu çalışmalarla birlikte fikir amirimizin vatandaş olduğunun bilinciyle bize not verecek yegane demokratik vatandaş olduğunu bilmesi bilmemizin bilincinde bu çalışmaları sürdürürüz. ve biz vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz. Bunun büyük bir hürmetle karşılarız. Buna dönük olarak herhangi bir itirazımız ve eleştirimiz olamaz. İtiraz hakkı, eleştiri hakkı millete aittir. Bunu dinlemesi gereken kurum da siyaset kurumudur ve siyasi partilerdir. Dolayısıyla milletimizin bütün bu süreçte, bütün bu tabloyla birlikte ortaya koyduğu bu bir gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımız ve siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, vatandaşımızın uyarılarına göre yapılandıracağımızdan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın” ifadelerini kullandı.

Farklı toplumsal kesimlerin seçimlerde verdiği mesaj olduğuna dikkat çeken Çelik, “Bu mesajlar yerli yerine oturtulacak, doğru bir şekilde değerlendirilecek. AK Parti Genel Merkezi’nden başlayarak bütün yetkili kurullarımızdan başlayarak, il ve illerimize, ilçelerimize en ufak bir yıllara kadar bütün siyaset tarzımıza sirayet edecektir” dedi.

Çelik, deprem bölgesinin yeniden ihya edilmesi, oradaki hayatın tamamen normale dönmesi, yaraların sarılması en önemli gündemlerinin olduğunu vurguladı. Çelik, seçilen belediye başkanlarının hayırlı işler üretmelerini ve millet için yapacakları işlerde destek olacaklarını açıkladı. Çelik, MYK’da Seçim İşleri Başkanlığının, Yerel Yönetimler Başkanlığının, Strateji Heyeti Başkanlığı çerçevesinde seçim sürecinin ve seçim sonuçlarını ele almaya devam edeceklerini söyledi.

“Demokratik tepkimizi gösterelim deniliyor. Sonra şehirler yakılıp yıkılmaya başlanıyor”

Van’da belediye başkanlığı seçimlerinin DEM Parti’den AK Parti’ye geçmesinin ardından sokakların karıştığına ilişkin bir soruya Çelik, “Gereken şartların yerine gelmemesi sebebiyle İl Seçim Kurulu böyle bir karar almış. Bu siyasi alanın müdahale edebileceği bir alan değil. Burada İl Seçim Kurulu daha sonra da Yüksek Seçim Kurulu yetkili. İtiraz edeceklerse, itiraz mekanizmaları bellidir. Enteresan alan şudur tabii. Demokratik tepkimizi gösterelim deniliyor. Sonra şehirler yakılıp yıkılmaya başlanıyor. ve polise saldırı oluyor. Demokratik tepkiyi göstermek herkesin haklıdır. Demokratik olarak protesto etmek, toplanmak bunlar ve herkesin hakkıdır. Ama bunu şiddet olaylarına dönüştürmenin bir demokraside bir yeri yoktur. Bunu polis güçlerine saldırıya dönüştürmenin bir bağı yoktur. Sistem içerisindeki itiraz yolları bellidir. Herkes itirazını yapar. Son karar zaten YSK verir” diye konuştu.

“Herhangi bir şekilde kongre süreci konuşulmadı”

“Bir gazetecinin MYK’da kongre sürecinin ele alındı mı?” sorusuna Çelik, “Bu MYK’da sadece seçim gündemi değerlendiriliyor. Herhangi bir şekilde kongre süreci konuşulmadı. Tamamen seçim süreci odaklı bir MYK’dır. Seçimin nasıl geçtiğine, sürece ve seçim sonuçlarının partimiz açısından neden böyle olduğuna dair milletimizin ne mesaj verdiğini daha derinlemesine anlamaya dönük olarak bir değerlendirme MYK’sıdır. Yetkili kurullardaki değişikler Cumhurbaşkanımızın takdirindedir. Her zaman Cumhurbaşkanımızın bunu yapma yetkisi, tasarrufu tüzüğümüz açısından genel başkan olarak mümkündür. Ama bu konular MYK’da gündeme gelmemiştir” cevabını verdi.

Bir gazetecinin “Muhalefetin erken seçim çağrılarına” ilişkin sorusu üzerine Çelik, “Bu çağrıların mantığı yok. Genel seçim 14-28 Mayıs sürecinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi ve Cumhurbaşkanımız 5 yıllık yetki sahibidir. Kalan önümüzdeki dönemde 4,5 yıldan fazla bir süre vardır. Bütün bu dönem içinde Cumhurbaşkanlığı makamı ve Kabinesi milletin verdiği yetki ile görevini yerine getirecektir. Bu seçimse yerel seçimdir. Bu yerel yönetimlere yetki verilmesiyle ilgilidir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-vatandasimizin-her-zaman-verdigi-mesaj-aslinda-bizim-icin-bir-yol-haritasidir/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: 31 Mart seçimleri bir dönüm noktası olacak https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25833 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Beşiktaş’ta eğlence merkezinde çıkan yangın nedeniyle son derece üzgün olduklarını ifade eden Çelik, olayın hem Adalet hem İçişleri Bakanlıkları tarafından takip edildiğini aktardı.

Olayla ilgili tüm ihtimal ve ihbarların değerlendirildiğini söyleyen Çelik, “İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz. İlk başta bir sayı açıklanmıştı ama binanın içinde olanlar olduğu için maalesef can kaybı sayısı arttı. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dönüm noktası olacak”

31 Mart seçimlerden sonraki ilk MYK’nin seçimleri değerlendirmek üzere tek gündemle toplandığını aktaran Çelik, “Seçimler demokrasi tarihimize yakışan bir olgunlukla, demokrasi geleneğimize yakışan bir çerçeve içerisinde geçmiştir.” dedi.

Seçimler için emek veren görevlilere ve partililere teşekkür eden Çelik, seçimlerin bir kez daha Türk demokrasisinin gücünü göstermesi bakımından önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhur İttifakı teşkilatlarının büyük bir işbirliği içinde çalıştığını belirten Çelik, seçilen tüm adayları tebrik etti.

Seçimlerin demokrasi şöleni olduğunu söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

“Her seçimin demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Bütün bu kökleştirme ve kurumsallaştırma neticesinde demokrasimiz bu seçimler vasıtasıyla güç kazanmıştır. Demokrasimiz bir kere daha kökleşmiştir ve sonuç olarak kazanan demokrasinin gerçek sahibi olan milletimiz ve vatandaşlarımız olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız, siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarılarını sandık yoluyla gerçekleştirirler. Vatandaşlarımızın sandık yoluyla verdiği bu mesajlar, takdir ve uyarılarını bu şekilde gerçekleştirmeleri Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’na ilerlerken şimdiye kadar olduğu gibi en büyük gücü olmaya devam edecektir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.”

“Derinlemesine ele alacağız”

Şimdiye kadar 18 kez seçimlerde milletin huzuruna çıktıklarını ifade eden Çelik, “Bu seçimde yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için, bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz. Arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var, bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı, sonucun niçin böyle olduğunu, milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla derinlemesine ele alacağız.” dedi.

Milletin var ettiği bir parti olduklarını aktaran Çelik, sadece yönetime gelirken milletin sesini dinleyip yönetime geldikten sonra başka seslere kulak açmadıklarını, milletin sesini hep dinlediklerini vurguladı.

“Uygun siyasetler üretmeye devam edeceğiz”

Çelik, takdir gören doğruları artırmak için değerlendirmeler yapacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Milletimiz, arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır, itirazları vardır, bunların hepsi başımızın gözümüzün üzerindedir. Bu mesajı bütün boyutlarıyla almak ve değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur, demokratik anlayışımızın gereğidir, milletin mesajını almak siyasi namusun bir gereğidir. Bu mesajı doğru şekilde almak, milletimizin itirazlarını, uyarılarını yerli yerince değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek, tüm mesajları alınacağı bir şekilde, buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir.”

AK Parti’nin sahibinin millet olduğunu dile getiren Çelik, milletin verdiği mesajın kendileri için yol haritası olduğunu bildirdi.

Milletin verdiği mesajın sandık sandık değerlendirildiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Esas olan sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz, bunu büyük bir hürmetle karşılarız, buna dönük olarak itirazımız ve eleştirimiz olamaz. İtiraz hakkı, eleştiri hakkı, uyarı hakkı millete aittir. Bunu dinlemesi gereken kurum da siyaset kurumudur, siyasi partilerdir. Milletimizin ortaya koyduğu gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımızdan, siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, vatandaşımızın uyarlarına göre yapılandıracağımızdan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/feed/ 0
Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu: Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var https://www.haber60.com.tr/kirsehir-belediye-baskani-selahattin-ekicioglu-bu-secimin-kaybedeni-yok-kazanani-var/ https://www.haber60.com.tr/kirsehir-belediye-baskani-selahattin-ekicioglu-bu-secimin-kaybedeni-yok-kazanani-var/#respond Mon, 01 Apr 2024 08:39:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25553 Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, “Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var. Bütün Kırşehir kazandı, sizler kazandınız. Çünkü toplum ayrışmak, kutuplaşmak istemiyor, toplum bütünleşmek istiyor. Toplum sevgi istiyor, hoşgörü istiyor, anlayış istiyor, demokrasi istiyor, adalet istiyor, barış istiyor” dedi.

Resmi olmayan sonuçlara göre yeniden Kırşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen CHP’li Ekicioğlu, dün gece Cacabey Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Ekicioğlu, tüm sosyal medya hesaplarından da “DünyanınMerkeziKırmızı” etiketiyle “Dünyanın merkezi kırmızı; Türkiye’nin kalbi Kırşehir’de atıyor” paylaşımı yaptı.

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan ve İl Başkanı Baran Genç ile Cacabey Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Başkan Ekicioğlu, şunları kaydetti:

“Sevgili hemşehrilerim, Kırşehir gerçekten tarih boyunca demokrasiye, adalete inanmış bir şehirdir. Bunu da seçim süresi boyunca hep söyledim. Demokrasi gazisi bir kentte böyle bir demokrasi dersi verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü duruşu olmayanın oluşumu olmaz. Duruşumuz vardı oluşumuzda. Bizim hedefimiz kentte bütün insanların mutlu olması; gülmesi, eğlenmesiydi. Biz, çıtayı o kadar yükselttik ki bir daha siyaseti kimse belli bir seviyenin altına çekemeyecek. Çünkü biz şunu söylemiştik seçim çalışmalarında; Kırşehir’den Türkiye’ye hem sosyal demokrat bir Belediyecilik, hem de siyaset ihraç edeceğiz demiştik.

“TÜRKİYE’NİN BİRÇOK İLİNDE KIRMIZILAR YANDI”

Bugün Türkiye’nin birçok ilinde Kırmızılar yandı. Çünkü Kırşehir buradan bir mesaj veriyor. Horasan Erenlerinin merkezinden Türkiye’ye demokrasi dersi veriyor. Bunu sizler başardınız. Aramızda bütün siyasi partilerden bu meydana toplananlar var. Hepsine teşekkür ediyorum. Bütün siyasi partililere demokrasi gereği, sandıktan kim çıkarsa elini sıkacağımızı söyledik. Buradan Ülkücü arkadaşlarımıza, AK Partili arkadaşlarımıza ve diğer siyasi partili arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum; öyle bir demokrasi dersi verdiniz ki; siyasetin kirlenmemesi gerektiğinin dersini verdiniz. Çünkü siyaset halk için yapılır; siyaset vatandaş için yapılır. Ülkemizin geldiği noktada, siyasetin belli bir seviye kazanması gerekiyordu. Algıyla, şununla bununla siyaset yapılmaması gerektiğini gösterdiniz. Biz bu şehrin tutkalı olduğumuzu söyledik. Kimse bize bir tutkal, bir bileşen olduğumuza inanmamıştı. Ama bugün gördük ki Cacabey Meydanı’nda ve sandıklardan çıkan sonuçları gördüğümüzde işte biz tutkalız; biz şehrin bileşeniyiz. Herkese eşit mesafedeyiz. Hiç kimseyi ötelemedik, hiç kimseyi dışlamadık. Biz kardeştik ve bu kardeşliğimizi kimsenin bozamayacağını gösterdik.

“İNSANİ DEĞERLERE ÖNEM VERDİK”

Biz barışın başkentiyiz artık. Biz Ahi Evran’ların, Yunus Emre’lerin, Hacı Bektaş-ı Veli’lerin, Aşık Paşa’ların memleketlisiyiz; Osman Bölükbaş’ların memleketlisiyiz. Çünkü bize bu yakışırdı ve biz de yakışanı yaptık. Sizler daha çok yakışanı yaptınız. Öyle bir ders verdiniz ki; Türkiye’ye öyle bir ders verdiniz ki gerçekten siyasetçilerin, bilim insanlarının, sosyologların, siyaset bilimcilerin, buradan bir araştırma yapması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu coğrafyada farklı bir kültür var. Bunu seçim çalışmalarında söylemiştim. Binlerce yıl öncesinden gelenler ve bir gün önce gelenler bu kentin bileşenleriydi. Bu kentin, toplumun değerleriydi. Çünkü biz bu değerlere sahip çıktık, insani değerlerle siyaset yaptık, insani değerlere önem verdik. Siyasetimizi inşallah olumsuz durumlardan kurtaracağız. Herkes bundan bir ders çıkaracak. Bizim ilkeli duruşumuzun bizi nerelere taşıdığını hep birlikte gördük. Buradan şunu söylemek istiyorum. Hep, seçim çalışmalarında söylemiştik; biz, hep birlikte dünyayı değiştirmeye adaysak, Kırşehir’i değiştiremiyorsak burada bir terslik var demektir. Çünkü Kırşehir’i değiştirmeden Türkiye’yi değiştirmek olmuyor; dünyayı değiştirmek olmuyor. ve Kırşehir’i değiştirdik; bütün Türkiye’yi değiştirdik şu anda.

“DOMİNO ETKİSİ”

Bu ülkeye bu coğrafyada bir Domino Etkisi yaptık. Edirne’den Kars’a, Anadolu’nun Bozkırından bir ışık saçtık. Bu ışığı sizler saçtınız. Şunu yapmıştık biz, Türkiye’nin en genç 18 yaşında Belediye Meclis Üyesini koymuştuk. Kadınların sayısını iki katına-üç katına çıkardık. Demek ki kadınların önünü açarsak, gençlerimizin önünü açarsak işte Türkiye’yi değiştiriyoruz. İnşallah iktidarımızda, önümüzdeki süreçte Kırşehir’e gençler, kadınlar damgasını vuracak. Biliyorsunuz, bugün sandık görevlilerine bir konuşma yapmıştım, orada olanlar hatırlar; ‘Tarih sizleri yazacak’ demiştim. Gerçekten tarih sizleri yazdı, bu gençleri yazdı, kadınları yazdı, Kırşehirlileri yazdı. Cumhuriyet ve demokrasi tarihimizde gerçekten Kırşehir’in yeri önemliydi ama bu seçim daha da önemli olduğunu gösterdi. Niçin, işte gençlerimize, kadınlara güvenirsek sonuç böyle oluyor. Sizlerle gurur duyuyoruz. Biz sizler için, çocuklarımız için mücadele ediyoruz; torunlarımız için mücadele ediyoruz. Çocuklarımıza sevgi aşılayacağız, torunlarımıza dostluk aşılayacağız. Gelecek kuşaklara güzel bir ülke bırakacağız. Ne bırakacağız biliyor musunuz? Hoşgörüyü, sevgiyi, paylaşmayı öğreteceğiz. Bilgiyi paylaşacağız, sevgiyi paylaşacağız. Sevgili hemşehrilerim…

“TOPLUM AYRIŞMAK KUTUPLAŞMAK İSTEMİYOR”

Bu seçimin kaybedeni yok; kazananı var. Kim kazandı? Bütün Kırşehir kazandı; herkes kazandı, sizler kazandınız. Toplum, 160 bin nüfus kazandı. Çünkü toplum ayrışmak, kutuplaşmak istemiyor, toplum bütünleşmek istiyor. Toplum sevgi istiyor, hoşgörü istiyor, anlayış istiyor, demokrasi istiyor, adalet istiyor, barış istiyor. Sizleri seviyoruz; sizlerle biz varız.  Sizlerle Kırşehir’iz. Dostlarla, kardeşlerle, çocuklarla, bütün siyasi partilerdeki farklı kişilerle kardeşiz. Biz dostuz. Ben, bütün siyasi partilerin Belediye Başkanı’yım. Seçildikten sonra bir Belediye Başkanı rozetini çıkartır. 5 yıl boyunca ben partimin rozetini çıkardım, bütün mahallelere hizmet ettik. Bütün mahallelere hizmete devam edeceğiz. Hiçbir mahalleye ‘Niye bana oy vermedi’ demedik. Onlar hangi siyasi partiye oy verirse versinler biz onlara hizmet etmek zorundayız. Çünkü onların da vergisiyle bu kentin ekonomisiyle hizmet görülüyor.

“İNCİNSEN DE İNCİTMEYECEKSİN”

Biz, demokrasiye ve hukuka inanan bir siyasi görüşe bağlıyız. Bizim ilkelerimiz var, geleneklerimiz var. O gelenekler nedir? ‘İncinsen de incitmeyeceksin’ diyen bir kültürün temsilcileriyiz. Şunu da herkes bilsin: Ahi Evran ne demiş, ‘Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.’ Biz, akıl ve ahlak ile çalıştık; hiç kirlenmedik, kimseyi de kirletmedik. Bundan sonra da ne kirleneceğiz, ne de kirleteceğiz. Değerli dostlar, sizlere hayırlı olsun. İnşallah 5 yıl boyunca şartlar ne olursa olsun sizlere hizmet etmeye devam edeceğim. Bedeli ne olursa olsun sizlere hizmet edeceğim. Siyasette yeni bir sayfa açıldı. Bu sayfa tertemiz bir sayfa olacaktır. Özellikte tüm siyasi partilerden; Cumhuriyet Halk Partisi de dahil, diğer siyasi partiler de dahil artık şapkamızı önümüze koyup bir düşüneceğiz. Siyasetin nasıl yapılması gerektiğini hep birlikte öğrettiğimizi düşünüyorum. Kırşehir nefes alacak. Kırşehir’de 2019’da baskıları kaldırmıştık. Yine bütün kamu kurumlarına bir rahatlama gelecek. Çünkü biz kenti seviyoruz, insana hizmeti seviyoruz. Bunun için sizler rahat bir şekilde gidin, dinlenin, sevinin; kimseye ne sosyal medyadan ne de başka bir yerden karışmayın çünkü biz hoşgörünün memleketiyiz. Değerli dostlar, hep birlikte Kırşehir için yola çıktık, demek ki doğru politikalar üretilirse, doğru işler yapılırsa Türkiye değişir. 160 bin nüfuslu Kırşehir’in Belediye Başkanı’yım. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kirsehir-belediye-baskani-selahattin-ekicioglu-bu-secimin-kaybedeni-yok-kazanani-var/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: Türkiye’de kaybeden kimse yoktur https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiyede-kaybeden-kimse-yoktur/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiyede-kaybeden-kimse-yoktur/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:31:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25430 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Rakip olabiliriz ama hasım değiliz. O sebeple herkesin şiddet olaylarından, birbirini incitici davranışlardan uzak durması gerekir. Herkes kendi adayının kazanmasını istiyor. Sonuç olarak yarın uyandığımızda biz her zaman kazandıktan sonra şunu söyleriz. Türkiye’de kaybeden kimse yoktur” diye konuştu.

Adana’nın merkez Seyhan ilçesindeki Namık Kemal Mahallesi’nde 5 yıl okuduğu Lütfiye Kısacak İlkokulu’na gelen Çelik, önce seçmenler ve sandık görevlileriyle tokalaştı. Okuldaki 1072 nolu sandıkta oyunu kullanan Ömer Çelik, çıkışta gazetecilere açıklama yaptı.

“Bütün siyasetçilerin sicil amiri aziz milletimizdir”

Çelik, “Bu seçim milletimize hayırlı olsun. Bir kere daha demokrasimizin gücünü göstereceğimiz yüksek katılımlı olmasını umduğumuz bir seçime gidiyoruz. Türkiye etrafındaki bütün istikrarsızlıklara rağmen, dünyadaki bütün problemlere rağmen, demokrasinin gücünü koruyan, istikrarını koruyan bir ülke olarak sandık yoluyla hem genel yönetimi, hem yerel yönetimleri belirleme kabiliyetine yüksek bir şekilde sahip. Yine bu seçim boyunca da ufak tefek meseleler haricinde yüksek bir güvenlik içerisinde bütün demokratik usullere uygun olarak bütün siyasi partilerin kampanyalarını rahatça yaptığı demokratik bir biçimde kendisini ifade ettiği bir kampanya dönemi geçirdik. Tabi bütün siyasi partiler giderler, bütün adaylar giderler millete görüşlerini arz ederler. Milletin taleplerine uygun olarak bir siyasi temsil üretme konusundaki kabiliyetlerini sergilerler ama sonuç olarak kararda, sözde milletimizindir. Bütün siyaset kurumunun ve bütün siyasetçilerin sicil amiri aziz milletimizdir” ifadelerini kullandı.

“Büyük bir demokrasi şöleni var”

Sandık yoluyla yönetimi seçmenin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

“Bugün bir kere daha demokrasimizi ayakta tutan, siyasete güç veren milletimizin iradesi sandık başına gidiyor. Sandık yoluyla bu yönetimleri seçmek hem genelde hem yerelde Türkiye’nin en büyük gücüdür. En büyük kapasitesidir. Bunu titizlikle korumaya devam ediyoruz. Bir kere daha gördük ki demokrasimiz son derece güçlüdür. Şimdi de huzur içerisinde oy kullanmaya devam ediyoruz. İnşallah herhangi bir sıkıntı olmadan bu süreçte tamamlanacak. Tabi sandıkların başında bekleyen bütün arkadaşlarımıza, görev yapanlara şükranlarımızı sunuyoruz. Bütün siyasi partilerden vatandaşlarımız milli iradeye sahip çıkıyorlar. Sokaklarda görüldüğü gibi büyük bir demokrasi şöleni var. Bu demokrasi şöleninin bu şekilde kutlanması siyasi geleneğimizin ve siyasi gücümüzün bir göstergesi. Bütün vatandaşlarımızın oy kullanarak demokrasimize güç vermesi ve bunu dünyaya göstermesi son derece kıymetli.”

“Türkiye’de kaybeden kimse yoktur”

Seçimlerdeki rakiplerin birbirleriyle hasım olmaması gerektiğini aktaran Çelik, “Seçim bir rekabet dönemi ama hep şunu aklımızda tutalım. Rakip olabiliriz ama hasım değiliz. O sebeple herkesin şiddet olaylarından, birbirini incitici davranışlardan uzak durması gerekir. Herkes kendi adayının kazanmasını istiyor. Sonuç olarak yarın uyandığımızda biz her zaman kazandıktan sonra şunu söyleriz. Türkiye’de kaybeden kimse yoktur. Biz yine aynı şuurla, aynı bilinçle şimdiye kadar olduğu gibi bu seçime de bu şekilde bakıyoruz” dedi. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiyede-kaybeden-kimse-yoktur/feed/ 0
Özgür Özel, İzmir Balçova’da: “Devletin Bütün İmkanları Bir Parti İçin Seferber Edildi. https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-balcovada-devletin-butun-imkanlari-bir-parti-icin-seferber-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-balcovada-devletin-butun-imkanlari-bir-parti-icin-seferber-edildi/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25278 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Balçova’da; “Devletin bütün imkanları bir parti için seferber edildi. Devletin güya tarafsız olacakları, kimliksiz olacakları, bürokrat ve teknokrat olacakları, İzmir’de de Türkiye’nin her yerinde de orantısız bir devlet gücüyle, bizim adaylarımız kendi öz güçleri ile mücadele etti. Ama bizim milletimiz ne zaman devlet ile millet yarışsa hep millete kazandırmıştır. Kenan Evren seçim sonuçlarına müdahale ettiğinde de milletimiz millete kazandırmıştır. Demokrasi tarihimiz boyunca devlet ile millet ne zaman yarıştıysa millet kazanmıştır. Bugün devletle millet yarışıyor. Bugün devlet ile Türkiye ittifakı yarışıyor. Milletimiz yine millete kazandıracaktır” dedi.

Yerel seçim öncesinde İzmir’deki ziyaretlerini sürdüren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balçova Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, İzmir Milletvekili Ednan Arslan, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit ve çok sayılı partili katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, “Zorlu, uzun bir kampanya döneminin son günündeyiz. Liderler son günlerini memleketlerinde geçirirler. Ben de bugünü doğduğum ve şu anda yaşadığım memleketim Manisa’yla ve büyüdüğüm memleketim İzmir’de geçirmeye karar verdim. Biraz önce Balçova’da başladık. Genç adayımız Onur Yiğit’le ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’la birlikte halkı selamlayarak son günü İzmirlilerle paylaşıyoruz” dedi.

Yarın 61 milyon seçmenin sandık başına gideceğini ve iki önemli karar vereceğini söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlardan birincisi seçmen, yerel yöneticilerine karar verecek. Geçen seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi bir büyük ittifakla çok sayıda belediyeyi kazanmıştı. ve 5 yıl boyunca arkadaşlarımız hizmet ettiler. Şimdi artık ittifaklar yok. Ama İzmir’de görüyoruz ki İzmir ittifakı var. Gönüller vicdanlar sandıkta birleşiyor. Türkiye’de de Türkiye ittifakı var. Kampanya boyunca söyledik. Türkiye ittifakı gücünü milletinden renklerini ay yıldızlı al bayraktan alıyor ve kırmızı beyaz renklerle geçirdiğimiz bir kampanyanın son günündeyiz. Büyük bir coşku içinde İzmir öyle Türkiye’nin dört bir yanı öyle.”

“TÜRKİYE’YE KAN KUSTURUYORLAR”

Özel, “Yarın sandıklar açıldığında iki şey belli olacak. Bir israf yerine hizmet yapan halkçı belediyeciliğin halktan gördüğü teveccühü sandık sonuçlarında görmek isteriz. İkincisi de genel seçimlerde montaj kasetlerle, videolarla, korkuları yöneterek eğer biz gelmezsek felaket olur diyerek çok küçük bir farkla devletin televizyonunu, ajanslarını kendisine alet ederek seçimi kazananlar 10 aydır Türkiye’ye kan kusturuyorlar. Emekliler, emekçiler, esnaf, çiftçi perişan durumda ve bu genel yönetimdeki bu orantısız gücün yerelden dengelenip dengelenmeyeceği önemli. Eğer milletimiz yarın bu orantısız güce gösterdiği tepkiyi bir sarı kart olarak futbol deyimiyle yeter beni de fark edin diyerek başta emekliler ve bütün toplumun ezilen kesimleri sesini duyurursa 1 Nisan’dan itibaren bambaşka bir Türkiye olacak. Ama bu iktidar her şeye rağmen oy alıyorum hissiyatını sürdürürse kimsenin sesini duymamaya devam edecek” diye konuştu.

“CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAK İSTEYEN GENÇLERİ YARIN SANDIK BAŞINA BEKLİYORUZ”

Özel, gençlere sandık çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

“Buradan en önemli çağrım genç seçmenlerimizedir. Genç seçmenlerimiz maalesef özgürlükleri kısıtlayan, hayat biçimlerine karışan, üniversitelerine kayyum atayan, konserleri yasaklanan, festivalleri yasaklanan ve her geçen gün istedikleri gibi değil, istemedikleri bir ülkeye zorlanan gençlerimiz bu iktidara tepkilerini yarın sandık başında gösterecekler. Özgürlükleri isteyenler, bu ülke yaşanacak bir ülke olsun isteyenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkma isteyen gençleri yarın istisnasız, firesiz, sandık başına bekliyoruz. Demokrasi özgürlük demektir. Özgürlüğü isteyen, demokrasiye sahip çıkmalıdır. Demokrasiye sahip çıkarmak, sandığa gitmekle olur. Tüm gençleri, siyasi görüşleri ne olursa olsun tüm gençleri, ülkesini seven, yarınından endişe duyan tüm gençleri yarın sandık başına gelmeye, geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum.”

“TÜM BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIMIZI CUMHURİYETİN KALESİ İZMİRLİLERE EMANET EDİYORUM”

Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

“İzmir bir büyük değişimin, bir büyük dönüşümün, bir büyük heyecanın en önemli adımını attığımız ildir. Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımızın olduğu İzmir’de yarın İzmirliler seçilecek yerden 9 kadın belediye başkanına oy verecekler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 9 kadın belediye başkanını önce bütün İzmirli kadın seçmenlere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetçi kadınlarına emanet ediyoruz. Sonra da İzmir’in kadınlara saygılı, kadın haklarına saygılı centilmen seçmenlerine emanet ediyoruz. Yine İzmir’de 30 belediye başkan adayımızdan 12’si 40 yaşın altındadır. Bir tanesi de yanımdaki Onur Yiğit kardeşimdir. İzmir’in gençlerini her yaştan ruhu genç İzmirlilere emanet ediyorum. ve tüm Belediye başkan adaylarımızı Cumhuriyet’in kalesi İzmirlilere emanet ediyorum. Takımın kaptanı yine kendisi de 50’li yaşlarının başında İzmir’in çok iyi tanıdığı, İzmir’deki en başarılı belediyecilik uygulamalarımızı hayata geçirmiş olan İzmir’i seven ve İzmir’in önümüzdeki 5 yılına projeleriyle, hizmetleriyle, bizlerin desteğiyle İzmir’i bir dünya kenti haline getirecek vizyona sahip Cemil Tugay’dır. Cemil Tugay, başkanın kaptanlığında, genç, dinamik İzmir’e yakışır, kadınlarıyla, gençleriyle, ekibimizi bütün İzmirlilere emanet ediyoruz. Yarın seçim sonuçları, gençlere destek, kadınlara destek, Cumhuriyete destek, İzmir’in özgürlüklerine sonuna kadar sahip çıkan bir şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum.”

“YARIN SANDIK BAŞINDAKİ TÜM GÖREVLİLERİ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAKLARI İÇİN BİR KEZ DAHA TEBRİK EDİYORUM”

Tüm siyasi partilerin 31 Mart yerel seçimlerindeki adaylarına başarılar dileyen Özel, “Buradan tüm siyasi partilerin adaylarına bugüne kadar göstermiş oldukları demokratik olgunluk için teşekkür ediyorum. Tüm siyasi partilerin yarınki adaylarına başarılar diliyorum. Tüm Türkiye’deki muhtar adaylarına arkalarında bir parti desteği, yakalarında bir parti rozeti olmaksızın verdikleri demokrasi mücadelesi için teşekkür ediyorum. Yarın sandık başındaki tüm görevlileri demokrasiye sahip çıkacakları için bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.

Parti görevlilerinden son seçim sandığından sonuçlar çıkana kadar görev yerlerini terk etmemelerini isteyen Özel, “Partimizin görevlilerine bütün sonuçlar alınana, son ıslak imza teslim edilene, son seçim sandığından son sonuç kaydedilene kadar görev yerlerini terk etmemelerini bekliyorum. Hepsine şimdiden bir kez daha yürekten teşekkür ediyoruz. Bugüne kadar kazasız belasız bir şekilde geldik. Herkes çok dikkatli olsun. Yarın ufak tefek gerginlikler olabilir. Mutlaka sabırlı olunsun. Hoşgörülü olursun. Seçimde istenmedik olaylar yaşanmadı. Çok az yaşandı. Bundan sonra da seçim sonuçları alınana kadar herkesi sağduyuya davet ediyorum.”

“İZMİR’İN MAVİ GÖKYÜZÜ, GÜZEL GÜNEŞİ YARIN SANDIKLAR AÇILDIĞINDA TÜRKİYE’NİN ÜSTÜNE DOĞSUN”

Seçimi Türkiye ittifakının kazanacağını vurgulayan Özel, “Son seçim kazandığımızda kazandığımız her yerdeki Cumhuriyet Halk Partilileredir. Süleyman Seba, takımı şampiyon olup büyük bir coşkuyla galibiyeti kutlarken soyunma odasına girip ‘yan tarafta kaybedenler var onları rencide etmeyin’ demiştir. Yarın büyük bir zafer kazanacağız. Zaferimiz kimsenin hezimeti değildir. Bizim galibiyetimiz kimsenin mağlubiyeti değildir. Mutlu olacağız, sevineceğiz. Taşkınlık yapmamaya, kimseyi rencide etmemeye kimseyi kaybettik hissiyatına sevk etmemeye davet ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Türkiye’de Türkiye ittifakı kazanacak. Sonuçta Türkiye kazanacak. Bu seçimin kaybedeni kimse olmayacak. Türkiye’de demokrasi kazanacak. Siyasete bir denge gelecek. Onun için sevinç kutlamalarda ölçülülük prensibini asla terk etmemeyi, hastaları düşünmeyi, küçük çocukları, bebekleri düşünmeyi, belli bir saatten sonra yüksek ses, gürültü yapmamayı, vakur ve centilmenlik içinde galibiyeti karşılamayı bütün örgütümüze bir talimat olarak iletiyorum. Hepinizi çok seviyoruz. İzmir’in mavi gökyüzü, güzel güneşi yarın sandıklar açıldığında Türkiye’nin üstüne doğsun” ifadelerini kullandı.

“1 NİSAN’DA TÜRKİYE DEMOKRASİSİ ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATARAK GÜNE BAŞLAYACAK”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özel, seçim kampanyası süreciyle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Genel olarak çok umutluyuz. Geçmişte büyük ittifaklarla başardığımız bir işi milletimizin vicdanı, seçmenimizin sağduyusu ve seçmenimizin Türkiye ittifakına sahip çıkarak, sağlayacağımızı, koruyacağımızı düşünüyoruz. Kazanmak var, kaybetmek var. Yarın kaybedenler olacak. Üzülmesinler. Demokrasinin içinde kalındığı taktirde demokraside kaybetmek de var. Ama demokrasi hep kazanmak, hep birilerinin kazanması, hep yandaşlara kazandırması, bir ailenin, bir partinin üst yönetiminin zenginleşmesi, emeklilerin, emekçilerin, esnafların, çiftçilerin sürünmesi de değildir. Yarın sandığa seçmenin nasıl bir denge getireceğini, nasıl bir damga vuracağını hep beraber heyecanla bekliyoruz. Seçim ortamında çok konuşuldu. Siyaset insan ve sözle yapılan iştir. Ben veya herhangi bir adayım istemeden bir kişinin kalbini kırdıysak bundan üzüntü duyarız. Haklarını helal etsinler. Bizden yana haklarımız helal olsun. 1 Nisan’da Türkiye demokrasisi çok önemli bir adım atarak güne başlayacak”

“TRT, REKLAMIMIZI YAYINLAMADI”

Seçim kampanyasının adil bir şekilde geçip geçmediğine ilişkin soru üzerine Özel, şöyle yanıt verdi:

“Türkiye’de tek parti rejimine evrilmiş, demokrasiyi çok yönüyle askıya almış, bir partiyi devlet, devleti de partinin hizmetinde bir aygıt olarak gören bin anlayış olduğu mühletce adli bir seçimden bahsedemezsiniz. TRT reklamımızı yayınlamadı parası ile. Oysa ki eşit yayıncılık yapması gerekirdi. Bizim reklamlarımızı yayınlamayacak kadar ileriye gitti. Devletin bütün imkanları bir parti için seferber edildi. Devletin güya tarafsız olacakları, kimliksiz olacakları, bürokrat ve teknokrat olacakları İzmir’de de Türkiye’nin her yerinde de orantısız bir devlet gücüyle, bizim adaylarımız kendi öz güçleri ile mücadele etti. Ama bizim milletimiz ne zaman devlet ile millet yarışsa hep millete kazandırmıştır. Kenan Evren seçim sonuçlarına müdahale ettiğinde de milletimiz millete kazandırmıştır. Demokrasi tarihimiz boyunca devlet ile millet ne zaman yarıştıysa millet kazanmıştır. Bugün devletle millet yarışıyor. Bugün devlet ile Türkiye ittifakı yarışıyor. Milletimiz yine millete kazandıracaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-balcovada-devletin-butun-imkanlari-bir-parti-icin-seferber-edildi/feed/ 0
CHP Lideri Özgür Özel, Gençleri Sandık Başına Bekliyor https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-gencleri-sandik-basina-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-gencleri-sandik-basina-bekliyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25254 CHP Lideri Özgür Özel, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine emanet ettiği, Cumhuriyet’e sahip çıkmak isteyen gençleri yarın istisnasız, firesiz sandık başına bekliyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerine saatler kala İzmir’e geldi. Balçova’da otobüsle vatandaşları selamlayan Özel, ardından CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve CHP Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit ile birlikte Balçova Belediyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Buradaki konuşmasında özellikle gençleri sandığa davet eden Özel, “Yarın 61 milyon seçmen Türkiye’de sandık başına gidecek. İki önemli karar verecek. Bunlardan birincisi seçmen, yerel yöneticilerine karar verecek. Geçen seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi bir büyük ittifakla çok sayıda belediyeyi kazanmıştı. 5 yıl boyunca arkadaşlarımız hizmet ettiler. Yarın sandıklar açıldığında iki şey belli olacak. Bir israf yerine hizmet yapan halkçı belediyeciliğin halktan gördüğü teveccühü sandık sonuçlarında görmek isteriz. İkincisi de genel seçimlerde montaj kasetlerle, videolarla, korkuları yöneterek, ‘eğer biz gelmezsek felaket olur’ diyerek çok küçük bir farkla devletin televizyonunu, ajanslarını kendisine alet ederek seçimi kazananlar, 10 aydır Türkiye’ye kan kusturuyorlar” diye konuştu.

Gençlere çağrı

Genç seçmenlere de çağrıda bulunan Özel, şunları kaydetti: “Genç seçmenlerimiz maalesef özgürlükleri kısıtlayan, hayat biçimlerine karışan, üniversitelerine kayyum atayan, konserleri yasaklanan, festivalleri yasaklanan ve her geçen gün istedikleri gibi değil, istemedikleri bir ülkeye zorlanan gençlerimiz bu iktidara tepkilerini yarın sandık başında gösterecekler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine emanet ettiği cumhuriyete sahip çıkmak isteyen gençleri yarın istisnasız, firesiz sandık başına bekliyoruz. Demokrasi özgürlük demektir. Özgürlüğü isteyen demokrasiye sahip çıkmalıdır. Demokrasiye sahip çıkmak sandığa gitmekle olur. Tüm gençleri siyasi görüşleri ne olursa olsun ülkesini seven, yarınından endişe duyan tüm gençleri yarın sandık başına gelmeye, geleceklerine sahip çıkmaya devam ediyorum.”

“Herkesi sağduyuya davet ediyorum”

“Yarın sandık başındaki tüm görevlileri demokrasiye sahip çıkacakları için bir kez daha tebrik ediyorum” diye sözlerini sürdüren Özel, şu ifadelere yer verdi:

“Partimizin görevlilerine, bütün sonuçlar alınana, son ıslak imza teslim edilene, son seçim sandığından son sonuç kaydedilene kadar görev yerlerini terk etmemelerini bekliyorum. Bugüne kadar kazasız, belasız bir şekilde geldik. Herkes çok dikkatli olsun, yarın ufak tefek gerginlikler olabilir. Mutlaka sabırlı olunsun, hoşgörülü olunsun. Seçimde istenmedik olaylar yaşanmadı, çok az yaşandı. Bundan sonra da seçim sonuçları alınana kadar herkesi sağduyuya davet ediyorum.”

“Türkiye’de demokrasi kazanacak”

Kendi galibiyetlerinin kimsenin mağlubiyeti olmadığına değinen Özel, “Mutlu olacağız, sevineceğiz. Taşkınlık yapmamaya, kimseyi rencide etmemeye, kimseyi kaybettik hissiyatına sevk etmemeye davet ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Türkiye’de Türkiye ittifakı kazanacak. Sonuçta Türkiye kazanacak. Bu seçimin kaybedeni kimse olmayacak. Türkiye’de demokrasi kazanacak, siyasete bir denge gelecek. Onun için sevinç gösterileri ve kutlamalarda, ölçülülük prensibini asla terk etmemeyi, hastaları düşünmeyi, küçük çocukları, bebekleri düşünmeyi, belli bir saatten sonra yüksek ses gürültü yapmamayı ve centilmenlik içinde galibiyeti karşılamayı bütün örgütümüze bir talimat olarak iletiyorum” cümlelerini aktardı.

Özgür Özel ve beraberindeki partililer açıklamanın ardından vatandaşları selamladı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozgur-ozel-gencleri-sandik-basina-bekliyor/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: CHP’de kendi adaylarını bilmeyen bir genel başkan var https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-chpde-kendi-adaylarini-bilmeyen-bir-genel-baskan-var/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-chpde-kendi-adaylarini-bilmeyen-bir-genel-baskan-var/#respond Mon, 25 Mar 2024 00:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23100 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “CHP’de kendi adaylarının kim olduğunu bilmeyen bir genel başkan var. Muhtemelen o adayları da belediye başkan adayı oldukları illere koysanız yollarını bulamazlar.” dedi.

Çelik, Cumhur İttifakı tarafından merkez Seyhan ilçesi Sucuzade Mahallesi’nde düzenlenen “Şehir Buluşması” programına katıldı.

Buradaki konuşmasında 31 Mart’taki yerel seçime az süre kaldığını belirten Çelik, Cumhur İttifakı’nı sandıklarda zaferle buluşturacaklarını söyledi.

Çelik, gençliğin, demokrasi ve özgürlükle anılması gerektiğini işaret ederek, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Türkiye’de gençler bir darbe yapsa ben o darbeye teslim olurum’ diyor. Gençliği anmak için aklına gelen tek şey, gençlerle darbeyi yan yana anmak. İşte bizim mücadele ettiğimiz, karşımıza aldığımız zihniyet budur.” diye konuştu.

Darbe zihniyetinin karşısında olmayı sürdüreceklerini dile getiren Çelik, “Vesayetle Türkiye’nin demokrasisini ve özgürlük düzenini bozmak isteyenlere, birlik ve beraberliğimize göz dikenlere her seçimde ders verdik, vermeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

“Bunların demokrasiyle arasında doku uyuşmazlığı var”

Çelik, Gazze’nin insani bir mesele olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Kendi topraklarını, evlatlarını korumak için mücadele edenler Cumhurbaşkanı’mızın dediği gibi asla terörist olarak yaftalanamazlar. Onlar vatanlarını koruyor. Türk siyasetinde terör örgütü diyen bir kişi çıktı o da yine CHP Genel Başkanı Özgür Özel. Gazze’de çocukları ve kadınları öldürenlere söyleyecekleri sözü Filistinlilere söylüyorlar çünkü bunların siyasi pusulası, demokratik istikameti yok. Bunların demokrasiyle arasında doku uyuşmazlığı var. Demokrasiyi gördükleri zaman bunların bağışıklık sistemi çöker.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, bir tanıtım toplantısında belediye başkan adaylarını karıştırdığını anlatan Çelik, “CHP’de kendi adaylarının kim olduğunu bilmeyen bir genel başkan var. Muhtemelen o adayları da belediye başkan adayı oldukları illere koysanız yollarını bulamazlar. Şimdi daha vahim bir aşamaya geçtiler. Kampanyanın başlangıcında ‘A adayını tanıtıyorum’ diyerek ‘B adayını’ tanıyordu. Şimdi anons ederken ‘A adayımızı tanıtıyorum’ diyor, sahnede kimse yok. Bağırıyor, ‘İlçe başkanımız, adayımız nerede? diyor. Bağırdığı yerde kendi adayını, teşkilatını bulamayan bir genel başkan ve CHP yönetimi var. Bunların eline fırsat geçse Türkiye’yi karanlığa boğarlar. Gençlerle darbeyi yan yana anan cümleler kuranlar Türkiye’nin demokrasisine, kazanımlarına kötülük yaparlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, seçimlerin, ülkedeki demokrasiyi büyütmek ve eser siyasetine ivme kazandırmak için fırsat olduğunu söyledi.

Seçim sürecinde muhalefette umut olmadığının görüldüğünü belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, “Muhalefette siyaset, ülkeye kazandıracakları bir şey yok. Vahim olan şudur; yolları ayrılabilir, ayrı yerlere gidebilirler. ‘Altılı, yedili masa’ diye yola çıkanlar, bugün birbirlerine ‘hain’ deme aşamasına geldiler.” diye konuştu.

Çelik, belediye başkan adaylarının seçilmeleri halinde vatandaşlarla bir arada olacağını kaydetti.

Programa, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, Seyhan Belediye Başkan adayı Erdal Hatipoğlu, Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar ve Sarıçam Belediye Başkan adayı Bilal Uludağ da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-chpde-kendi-adaylarini-bilmeyen-bir-genel-baskan-var/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Özgür efendinin darbelerde acı çekenlere özür borcu var https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendinin-darbelerde-aci-cekenlere-ozur-borcu-var/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendinin-darbelerde-aci-cekenlere-ozur-borcu-var/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22441 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Özgür efendinin darbelerde acı çekenler, işkence görenler, hayatı kararanlar başta olmak üzere tüm Türkiye’ye özür borcu var”

“Sözünün nereye gittiğini bilen, aklı başında, demokrasiyi özümsemiş genel başkanlar böyle şeyler söylemez”

“Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde ekranlarda darbe güzellemesi yapan ana muhalefet partisi yöneticisine rastlayamazsınız”

“5-6 kişi toplanıp nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan şaibeli paralarla saatlerce kule yapıyor”

ÇANKIRI – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Özgür efendinin darbelerde acı çekenler, işkence görenler, hayatı kararanlar başta olmak üzere tüm Türkiye’ye bir özür borcu vardır. Kendisi hiç vakit kaybetmeden çıkıp milletimizden, meclisimizden ve istismar ettiği gençlerimizden özür dilemelidir. Milletimiz ve uğruna bedeller ödediğimiz demokrasimiz adına biz bunun takipçisi olacağız. Vatandaşlarımızın da 31 Mart’ta bu darbe sever zihniyet hak ettiği dersi sandıkta vereceğine inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı’da düzenlenen mitingde konuştu. Çankırı il merkezindeki Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen miting alanını binlerce vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefeti eleştirerek, “Biz Çankırı ile tüm Türkiye için canla başla çalışırken CHP’nin başını çektiği muhalefetin durumu ise gerçekten içler acısı. Ne millete hizmet etmek niyetindeler, ne de bu yönde bir çabaları var. Vizyon, proje, ufuk, eser, icraat desen zaten hak getire. Ziya Paşa’nın güzel bir beyti var, ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz hizmet ve eser bırakıyoruz. Muhalefet bavullarla, valizlerle, çantalarla taşınan balya balya paralar dışında elle tutulur hiçbir işleri yok. Dolar çantalarda, bavullarda, avrolar çantalarda, bavullarda. Nereye kadar böyle gideceksiniz, 31 Mart’a kadar. 31 Mart’ta bizim milletim sizi sandıklara gömecek. Bir büroda 5-6 kişi toplanıp nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan şaibeli paralarla saatlerce kule yapıyor. ‘Açıkla’ deyince panikle sağa sola saldırıyorlar. Hatırlarsınız, bunlar son seçim yenilgisinin ardından değişim diye bir şey başlatmışlardı. Güya kendilerini yenileyecek, faşist zihniyetlerini değiştirecek, milletle artık kavga etmeyeceklerdi. Sonuç, tam bir fiyasko oldu” dedi.

“Sözünün nereye gittiğini bilen, aklı başında, demokrasiyi özümsemiş genel başkanlar böyle şeyler söylemez”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘darbe’ sözlerine eleştiride bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel başkanlık koltuğunda oturun kişi değişti ama CHP’nin cuntacı, darbeci, vesayetçi kodlarında zerre miskal dönüşüm olmadı. CHP’nin yeni genel başkanı tıpkı selefi gibi darbe sever çıktı. Öyle ki televizyondan gülerek darbenin faziletlerinden bahsediyor. Neymiş, belli yaşın altındakiler milli iradeye kast ederse bu iyiymiş, doğruymuş, faydalıymış. Kafaya bak. Bunların eski genel başkanlarının 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerin açtığı yoldan gittiği, tankların arasından Bakırköy Belediyesi’ne gittiği akşamı hatırlıyorsunuz, değil mi? Şimdi Bay Bay Kemal’e Ankara’da bir daire tuttular, orada istirahat ediyor. Çok açık ve net söylüyorum. Sözünün nereye gittiğini bilen, aklı başında, demokrasiyi özümsemiş genel başkanlar böyle şeyler söylemez. Darbelerin bu ülkeye ödettiği faturalara vakıf siyasetçiler böyle cümleler kuramazlar. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde ekranlarda darbe güzellemesi yapan ana muhalefet parti yöneticisine rastlayamazsınız. Ancak Türkiye’de özgürlükler ve demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar, sandıktan umutlarını her kestiklerinde bu tür hezeyanlara saldırıyorlar. Buradan, milli iradenin kalesi Çankırı’dan Özgür efendiye şu gerçeği hatırlatmaktan fayda görüyorum. Türkiye’de darbeler dönemi açık ve netti. Artık tamamen kapanmıştır. İktidara giden yolu vesayetçilerde arama devri sona ermiştir. Her kim milletin iradesine kast ederse karşısında bizi bulur, 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi genci yaşlısıyla, kadını erkeği ile 85 milyonu bulur. Siyasette değişim olacaksa bunun yolu darbe değildir, sandıktır. Sandık dışında başka yollara tevessül edenlerin akıbeti hüsran olacaktır. Özgür efendinin darbelerde acı çekenler, işkence görenler, hayatı kararanlar başta olmak üzere tüm Türkiye’ye bir özür borcu vardır. Kendisi hiç vakit kaybetmeden çıkıp milletimizden, meclisimizden ve istismar ettiği gençlerimizden özür dilemelidir. Milletimiz ve uğruna bedeller ödediğimiz demokrasimiz adına biz bunun takipçisi olacağız. Vatandaşlarımızın da 31 Mart’ta bu darbe sever zihniyet hak ettiği dersi sandıkta vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-efendinin-darbelerde-aci-cekenlere-ozur-borcu-var/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgür Özel’e darbe sözleri için özür dilemesi çağrısında bulundu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-ozele-darbe-sozleri-icin-ozur-dilemesi-cagrisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-ozele-darbe-sozleri-icin-ozur-dilemesi-cagrisinda-bulundu/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22432 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Özgür efendinin darbelerde acı çekenler, işkence görenler, hayatı kararanlar başta olmak üzere tüm Türkiye’ye bir özür borcu vardır. Kendisi hiç vakit kaybetmeden çıkıp milletimizden, meclisimizden ve istismar ettiği gençlerimizden özür dilemelidir. Milletimiz ve uğruna bedeller ödediğimiz demokrasimiz adına biz bunun takipçisi olacağız. Vatandaşlarımızın da 31 Mart’ta bu darbe sever zihniyet hak ettiği dersi sandıkta vereceğine inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı’da düzenlenen mitingde konuştu. Çankırı il merkezindeki Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen miting alanını binlerce vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefeti eleştirerek, “Biz Çankırı ile tüm Türkiye için canla başla çalışırken CHP’nin başını çektiği muhalefetin durumu ise gerçekten içler acısı. Ne millete hizmet etmek niyetindeler, ne de bu yönde bir çabaları var. Vizyon, proje, ufuk, eser, icraat desen zaten hak getire. Ziya Paşa’nın güzel bir beyti var, ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz hizmet ve eser bırakıyoruz. Muhalefet bavullarla, valizlerle, çantalarla taşınan balya balya paralar dışında elle tutulur hiçbir işleri yok. Dolar çantalarda, bavullarda, avrolar çantalarda, bavullarda. Nereye kadar böyle gideceksiniz, 31 Mart’a kadar. 31 Mart’ta bizim milletim sizi sandıklara gömecek. Bir büroda 5-6 kişi toplanıp nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan şaibeli paralarla saatlerce kule yapıyor. ‘Açıkla’ deyince panikle sağa sola saldırıyorlar. Hatırlarsınız, bunlar son seçim yenilgisinin ardından değişim diye bir şey başlatmışlardı. Güya kendilerini yenileyecek, faşist zihniyetlerini değiştirecek, milletle artık kavga etmeyeceklerdi. Sonuç, tam bir fiyasko oldu” dedi.

“Sözünün nereye gittiğini bilen, aklı başında, demokrasiyi özümsemiş genel başkanlar böyle şeyler söylemez”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘darbe’ sözlerine eleştiride bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel başkanlık koltuğunda oturun kişi değişti ama CHP’nin cuntacı, darbeci, vesayetçi kodlarında zerre miskal dönüşüm olmadı. CHP’nin yeni genel başkanı tıpkı selefi gibi darbe sever çıktı. Öyle ki televizyondan gülerek darbenin faziletlerinden bahsediyor. Neymiş, belli yaşın altındakiler milli iradeye kast ederse bu iyiymiş, doğruymuş, faydalıymış. Kafaya bak. Bunların eski genel başkanlarının 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerin açtığı yoldan gittiği, tankların arasından Bakırköy Belediyesi’ne gittiği akşamı hatırlıyorsunuz, değil mi? Şimdi Bay Bay Kemal’e Ankara’da bir daire tuttular, orada istirahat ediyor. Çok açık ve net söylüyorum. Sözünün nereye gittiğini bilen, aklı başında, demokrasiyi özümsemiş genel başkanlar böyle şeyler söylemez. Darbelerin bu ülkeye ödettiği faturalara vakıf siyasetçiler böyle cümleler kuramazlar. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde ekranlarda darbe güzellemesi yapan ana muhalefet parti yöneticisine rastlayamazsınız. Ancak Türkiye’de özgürlükler ve demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar, sandıktan umutlarını her kestiklerinde bu tür hezeyanlara saldırıyorlar. Buradan, milli iradenin kalesi Çankırı’dan Özgür efendiye şu gerçeği hatırlatmaktan fayda görüyorum. Türkiye’de darbeler dönemi açık ve netti. Artık tamamen kapanmıştır. İktidara giden yolu vesayetçilerde arama devri sona ermiştir. Her kim milletin iradesine kast ederse karşısında bizi bulur, 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi genci yaşlısıyla, kadını erkeği ile 85 milyonu bulur. Siyasette değişim olacaksa bunun yolu darbe değildir, sandıktır. Sandık dışında başka yollara tevessül edenlerin akıbeti hüsran olacaktır. Özgür efendinin darbelerde acı çekenler, işkence görenler, hayatı kararanlar başta olmak üzere tüm Türkiye’ye bir özür borcu vardır. Kendisi hiç vakit kaybetmeden çıkıp milletimizden, meclisimizden ve istismar ettiği gençlerimizden özür dilemelidir. Milletimiz ve uğruna bedeller ödediğimiz demokrasimiz adına biz bunun takipçisi olacağız. Vatandaşlarımızın da 31 Mart’ta bu darbe sever zihniyet hak ettiği dersi sandıkta vereceğine inanıyorum” diye konuştu. – ÇANKIRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ozgur-ozele-darbe-sozleri-icin-ozur-dilemesi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
Murat Kurum: Oylara sahip çıkmalıyız https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22062 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, yerel seçimlerinde oylara sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Sizler 31 Mart’ın demokrasi nöbetçilerisiniz. Sizler hukuki bilgi ve tecrübenizle, seçimlerin en güvenilir şekilde yürütülmesinde çok kilit bir rol oynayacaksınız. Adil ve şeffaf bir seçim için sahada olacaksınız ve her vatandaşın oyunun sayılmasını sağlayacaksınız.” dedi.

Kurum, Mehmet Çakır Kültür Merkezi’ndeki “Avukatlar Buluşması” iftar programında yaptığı konuşmada, yeni bir sürecin arifesinde olduklarını, 31 Mart’ta milletin önüne sandık geleceğini söyledi.

Bütün şehirlerde olduğu gibi İstanbul’da da milletin iradesini sandığa yansıtacağını belirten Kurum, “Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana, gece gündüz demeden İstanbul’umuzu karış karış geziyoruz. O günden bugüne nerdeyse 80 gün oldu. Bu süre zarfında nezaket içinde, centilmence bir yarış sürdürmeye özen gösterdik, göstermeye devam edeceğiz. Kendi hukukumuz çiğnense de nice haksızlıklara uğrasak da biz hiçbir zaman insan onurunun ve hukukun sınırlarını zorlayan bir tutum içerisinde olmadık, olmayacağız.” diye konuştu.

Kurum, 31 Mart yerel seçimlerinin cumhuriyetin ve demokrasinin seçme ve seçilme hürriyetine uygun bir şekilde tamamlanmasını arzu ettiklerini dile getirerek, “Bu konuda siz değerli kardeşlerimize çok büyük sorumluluklar düşüyor. Sizler 31 Mart’ın demokrasi nöbetçilerisiniz. Sizler hukuki bilgi ve tecrübenizle, seçimlerin en güvenilir şekilde yürütülmesinde çok kilit bir rol oynayacaksınız. Adil ve şeffaf bir seçim için sahada olacaksınız ve her vatandaşın oyunun sayılmasını sağlayacaksınız. Çünkü her bir oy çok değerlidir, İstanbul’umuzun geleceğini şekillendirecek önemdedir. Sizler 22 yıldır olduğu gibi kullanılan her bir oyun emanetçisi, nöbetçisi, koruyucusu arkadaşlarımızsınız.” ifadelerini kullandı.

“Oylarımıza sahip çıkmak, İstanbul’a sahip çıkmaktır” diyen Kurum, şöyle devam etti:

“Bir tek seçmenimizin, tek bir vatandaşımızın hakkının, hukukunun çiğnenmesine müsaade edemeyiz. Geçmişte maalesef birileri demokrasi kültürüne yakışmayan, demokratik olgunluğa yakışmayan açıklamalar yaptı. Daha seçim bitmeden daha oyların tamamı sayılmadan kameralar karşısına geçtiler, basın açıklamaları yaptılar, ‘Kazandık’ diye açıklamalar yaptılar. Hiç utanmadan sıkılmadan kameralar karşısına geçip ‘Laf aramızda kazanıyoruz’ dediler. Manipülasyon için yaptılar ama sonunda kendilerini komik duruma düşürdüler ki demokrasimize gölge düşüren, seçim süreçlerine zarar veren, açıklık ve şeffaflık yerine şüphe ve algıdan beslenen bu türden açıklamaları siz hukuki işlemlerinizle boşa çıkaracaksınız. Yalana, manipülasyona, algıya dayanan her girişimin hukukun üstünlüğüne, hukukun duvarına, hukukun kalkanına çarptığını gördüler.”

“Sandık sonuç tutanaklarının birleştirilmesi aşamasında teyakkuzda olacağız”

1 Nisan’dan itibaren hukukçuların yüzünün güleceğini belirten Kurum, mesleğe yeni başlayan genç avukatlara İBB olarak destek sözü verdiklerini anımsattı.

Bu kapsamda ofisini kuracak genç avukatlara 100 bin lira destek vereceklerini vurgulayan Kurum, “39 ilçede paylaşımlı ofisler açacağız. Burada genç avukatlarımız istifade edecekler. Adliyeler arasındaki servis hizmetini İBB olarak biz karşılayacağız.” dedi.

Kurum, avukatların görev yapacağı okullardaki çalışmaları anlatmasının önemli olduğunu kaydederek, “Sandık kurulu üyelerinin, seçim kurulu üyelerinin tam vaktinde görev yerinde olmaları seçimin kaderi üzerinde etkili olacak. Lütfen görev yerlerimizde tam vaktinde, hatta belirlenen vakitten önce orada olalım. Biliyorsunuz, vaktinde orada olmamamız halinde, hangi partiden olursa olsun, yerinize hemen bir başkası geliyor.” diye konuştu.

Seçimde her okulda bir sorumlu belirlendiğini hatırlatan Kurum, şunları kaydetti:

“Okul sorumlularıyla koordineli bir şekilde sürekli denetleme yapacağız. Oyların sayım-döküm işlemleri açık olarak yapılmalı, buna da özen göstermeliyiz. Sandık sonuç tutanaklarının birleştirilmesi aşamasında teyakkuzda olacağız.”

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, bazı milletvekilleri ve avukatlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/feed/ 0
Başkan Soyer: “Vicdanım Rahat Bir Şekilde Ayrılıyorum” https://www.haber60.com.tr/baskan-soyer-vicdanim-rahat-bir-sekilde-ayriliyorum/ https://www.haber60.com.tr/baskan-soyer-vicdanim-rahat-bir-sekilde-ayriliyorum/#respond Sat, 16 Mar 2024 04:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19618

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2019-2024 dönemi son toplantısı, duygusal bir havada yapıldı. Başkan Soyer, tek tek helalleştiği meclis üyelerine, “Buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bundan sonra sathımız, sine-i millettir. Tüm Türkiye’dir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Tunç Soyer yönetiminde yapıldı. Başkan Soyer katıldığı son meclis toplantısında meclis üyeleriyle helalleşti.

“165 PROJEMİZİ YÜZDE 87’LİK REKOR BİR ORANDA TAMAMLADIK”

Yaptığı kapanış konuşmasında duygu dolu mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Türkiye’nin her yerinde son meclis toplantıları yapılıyor ama hiçbirinde böyle bir uyum yok. Bununla gurur duyuyorum. İftihar ediyorum. 31 Mart 2019’da yüzde 58 oy oranıyla seçilen bir Belediye Başkanı olarak bu şehir için canla, başla, aşkla çalışmaya başladım. 5 yıllık görev sürem boyunca, şu iki sözcüğü söylemekten asla vazgeçmedim. ‘Aşkla İzmir’, 4 buçuk milyon vatandaşımız da bu söze yürek verdi. Bu şehre duyduğumuz aşkla, sec¸im beyannamemizde yer alan 165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık. Üzerine 15 büyük proje ekledik. Bunu, hep birlikte başardık. İki hafta sonra, bu makamı bırakarak İzmirlilerin bana verdiği ömürlük gönül makamına terfi edeceğim. Her şeyden önce ekonomik krize, pandemiye, depremlere, yangına, sellere ve tsunami felaketine rağmen cesaretini ve umudunu asla kaybetmeyen tüm İzmirlilere şükranlarımı sunmak istiyorum. İzmir’in her siyasetçiye bahşetmediği bu gönül makamı, benim için en büyük ödüldür” dedi.

“BİZ, YA BİR YOL BULDUK YA DA BİR YOL AÇTIK”

Son beş yılda İzmir belediyecilik tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Maliyetler her geçen gün katlanarak artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken ve İzmir kırk verip bir almaya devam ederken biz asla mazeret üretmedik. Yokluğu toklukla mayaladık, icraat ürettik. Bunu yaparken kısa yollara sapmadık. İzmir’i rant peşinde koşanlara peşkeş çekmedik. Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, uluslararası finans kuruluşlarından 1 milyar Euro’nun üzerinde finansmanı İzmir’e getirdik. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarında çok büyük yollar kat ettik ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık. Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık” diye konuştuk.

“İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİSİ TÜRKİYE’NİN EN DEMOKRATİK MECLİSİ OLDU”

Tüm yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğinin altını çizen Soyer, “Umarım bizden sonraki yönetim, 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bütün bu mirasa sahip çıkar. Çalışmalarımızı, belediyemizin kurumsal birikimini devralarak daha da ileriye taşır. Çünkü bunlar bizim projelerimiz değil. İzmir’in projeleridir. Şehrimizdeki 4 buçuk milyonun iradesidir. 5 yıllık görev sürem boyunca benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Siz değerli meclis üyelerimizle birlikte İzmir’e hizmet etmekten ve sizlerle bir arada bulunmaktan her zaman onur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Çünkü bu çatı, İzmir’in yerel yönetim demokrasisinin çatısıdır. Bu Meclis, İzmir halkının sesidir. Sizler hepiniz tek tek o ses oldunuz. Burada elbette fikir ayrılıklarımız ve tartışmalarımız oldu. Gün geldi birbirimizi yorduk. Fakat koşullar ne olursa olsun bizi bir araya getiren temel değerlere daima sahip çıktık. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yana olduk. İşte bu yüzden gün geldi, çok zor kararları hep birlikte aldık. Omuz omuza çalıştık. Bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet devrimlerinin koşulsuz şartsız bekçisi olduk. Eksiğimizi, yanlışımızı kabullenmek her zaman çok kolay olmasa da, bunu başarmanın kararlarımızı nasıl daha faydalı hale getirdiğini gördük. Tartışarak nihai şekle kavuşan kararların ortak akılla olgunlaşmasının ne kadar değerli olduğunu gördük. Kısacası, farklılıklarımızın bizi birbirimizden ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olduğunu anladık. Vatan sevgisinin, memleket sevgisinin yalnızca kendi tekelimizde olmadığını, memleketi sevmenin farklı halleri olabileceğini ve bunu birbirimizden öğrenmenin hem barışın, hem refahın anahtarı olduğunu keşfettik. O nedenle bu meclis muhtemelen Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu. O nedenle her birimiz bu dönem kapanırken bunu başarmış olmanın huzuru ve gururu içindeyiz. Bunu başarmamızı mümkün kılan tüm meclis üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı, bu meclis üyelerinin her birinin kolektif çabasıyla ve ortak akılla şekillenmiştir. O nedenle bir ortak başarı hikayesine dönüşmüştür. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur” diye konuştu.

“DAİMA CUMHURİYET, DAİMA DEMOKRASİ, DAİMA İZMİR”

Halkın her seçimde siyasetçileri beş yılda bir yeniden sınadığını hatırlatan Başkan Soyer “Ancak o sınav seçildikten sonra da bitmez. Biz, her sabah uyandığımızda kendimizi vicdanımızla sınarız. Demokrasinin öteki adı ortak akıl, sıfatı dürüstlük, fiili ise çalışmaktır. Bunlardan biri bile eksikse, bir siyasetçinin vicdanı sızlar, sızlamalıdır. Demokrasiye ve onun değerlerine ömrünü adamış bir kardeşiniz olarak, her gün kendimi bu ilkelerle sınamaktan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. ve bugün, bu meclisteki son konuşmamı yaparken buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. Biliyorum ki, görevimiz sona erse de, İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bundan sonra sathımız, sineyi millettir. Tüm Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türkiye’yi demokrasiyle taçlandırma mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz bu mecliste mensubu olduğumuz siyasi partiler kadar milletin kayıtsız şartsız egemenliğini de temsil ediyoruz. Cumhuriyet halkımızın bize emanetidir. Demokrasi herkesin veli nimetidir. 86 milyon el ele, omuz omuza, büyük bir coşku ve kararlılıkla yürümeye ve o emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz. Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir” ifadelerini kullandı.

“BU YOLU ALNIMIZIN AKIYLA BİTİRDİK”

CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın da konuşmasında, “Siyasetçilerin değersizleştiği bu günlerde sizlerin gösterdiği bu tavır bize başka bir siyasetin olduğunu gösterdi. Daima insanca bir dille tepki göstermeye ve bu anlamda da birbirimizle yürümeye çalıştık. Yolda öğrendik, yolda birbirimize öğrettik, birbirimize kırıldık, kavga ettik, dayanışma gösterdik. Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik. Yoldaşlarımıza omuz vererek, yorulanı kaldırarak yürümeye devam ettik, devam edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Korkuyla, yorgunlukla ve aşkla bu işi yapmaya çalıştık. Tüm bu süreçler başkanın tavrı ve tarzıyla gelişebilir. Tunç Soyer’e teşekkür borçluyuz” dedi.

“HAKKINIZI HELAL EDİN”

Veda konuşmalarının zor olduğunu ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “5 yıl 190 meclis toplantısı ve bugün itibariyle 365 saat geride bırakıldı. Bazen kızdık, küstük ama barışmayı bildiğimiz için kapıdan çıktığımızda barıştık. Ortak noktamız İzmir. Belki farklı noktalardan baktık ama İzmir için farklı noktalardan baksak da hep beraber telaşlandık. Hep beraber güldük. Dayanışmayı birlikte gösterdik. Hepimiz birlikte enkazların başında umutla bekledik. Hepimiz birlikte gururlandık. Artık maratonun sonuna geldik ama bitti. Yeni gelecek arkadaşlar bayrağı bizden daha yukarıya taşıyacak biliyorum. Başta bizleri bu göreve seçen İzmirlilere teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız Tunç Soyer’e 5 yıl boyunca yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. En çok konuşan ben oldum, belki de en çok kıran ben oldum. Hakkınızı helal edin” diye konuştu.

“SİYASETE OLAN GÜVENİ VE NEZAKETİ SİZ GÖSTERDİNİZ”

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sedat Sarı ise, “Sanki dün gibi başlamış bir serüven. Geldiğimiz bu nokta 5 yılı sorgulama vakti. Bitmeyen bir yol var. Yolculuk bitti ancak her görevi saygın bulduk. Demokrasi ve uzlaşının hakim olduğu, çocuklarımıza gelecek, yaşlılarımıza güven ve huzur için bu yola çıktık. İnsanız, hatasız kul olmaz ama benden yana herkese hakkım helal. Başta 4.5 yıl grup başkan vekilliği görevi yapan Kemal Sevinç’e ve her partinin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Koskoca 5 yıl boyunca bir yandan kente hizmet etmek için çalışmalarını sürdüren bir yandan da defalarca sataşmalara maruz kalan Başkan Soyer’e teşekkür ediyorum. Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-soyer-vicdanim-rahat-bir-sekilde-ayriliyorum/feed/ 0
Xi Jinping’in Tam Süreçli Halk Demokrasisine Yakından Bir Bakış https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/ https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/#respond Sat, 09 Mar 2024 02:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17257 BEİJİNG, 8 Mart (Xinhua) — Çin’in ulusal yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi ile ülkenin siyasi istişare organı Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın yıllık toplantıları gözlemcilerin ülkede demokrasinin fiili işleyişine tanıklık etmek üzere benzersiz bir gözlem noktası edinmeleri açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, grup değerlendirme toplantılarından yasama üyeleri ve siyasi danışmanlarla yapılan müzakerelere kadar, Çin’in demokratik politika oluşturma ve karar alma süreçlerine aktif katılım sağlıyor.

Ulusal Halk Kongresi’ne seçilen yaklaşık 3.000 delegeden biri olma sıfatıyla hareket eden Xi, toplantılar boyunca diğer delegelerle bir araya gelerek merkezi hükümetin, ulusal yasama organının, Yüksek Halk Mahkemesi’nin ve Yüksek Halk Savcılığı’nın geçtiğimiz yıl sergilediği performansı değerlendirip oyluyor. Xi ayrıca bu süreçte görüşülmek üzere oturuma sunulan yeni yasa ve önemli değişiklikler için de oy kullanıyor.

Çinli lider, bütün kariyeri boyunca daima halk demokrasisinden yana duruş sergiledi.

Aynı zamanda Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri olan Xi, “Demokrasi, tüm insanlığın paylaştığı bir değer ve Çin Komünist Partisi ile Çin halkının her zaman savunduğu bir idealdir” diyor.

Hem Parti’nin hem de devletin en üst düzey lideri olan Xi, tam süreçli halk demokrasisi yolunu izlemeye yönelik çabalara öncülük etti. Tam süreçli halk demokrasisi, Batı demokrasisinin eksikliklerini gören Xi tarafından, Çin’in siyasi ortamını ileri taşımak amacıyla geliştirilen ve kilit önem taşıyan bir kavram.

Çin, Xi’nin kılavuzluğunda sosyalist demokrasinin kurum, standart ve prosedürlerinin iyileştirilmesinde topyekun ilerleme kaydederken, halkın yaygın katılımı yoluyla da sosyalist istişareci demokrasiyi ileri taşıdı.

Xi, devlet yönetişiminin tarihteki yükselme ve gerileme döngüsünden kurtulabilmesini sağlamak amacıyla Parti liderliği, ülkenin halk tarafından idaresi ve hukuka dayalı yönetişim arasında bir birlik olmasını güçlü şekilde savunuyor.

Fudan Üniversitesi Çin Enstitüsü Müdürü Zhang Weiwei, Çin demokrasisinin, çok partili rotasyonun ve liderlere oy verme hakkının merkezde yer aldığı Batı modelinden farklı olduğunu vurguluyor.

Zhang’a göre Çin demokrasisi, halkın yaygın katılımını, siyasi istişareleri ve iyi yönetişim arayışını ön plana çıkarıyor.

HALKIN HÜKÜMRANLIĞI

ÇKP’nin önde gelen dergilerinden Qiu Shi, bu yılki “İki Toplantı’dan” 15 gün önce, Xi’nin demokrasi üzerine kaleme aldığı ve halk kongresi sistemi hakkında detaylı düşüncelerini aktardığı bir makale yayımladı.

“Bu sistem, tam süreçli halk demokrasisini gerçekleştirmede önemli bir kurumsal araçtır” diyen Xi, sistemin özüne dikkat çekti. Buna göre, devletin tüm erki halka ait olup, ülkenin efendileri olan halkın konumu en geniş anlamda korunmalıdır.

2023 yılının Mart ayında, ulusal yasama organının yıllık toplantısında Çin Cumhurbaşkanı ve Merkez Askeri Komisyonu Başkanı olarak yeniden seçilen Xi, halk merkezli bir kalkınma felsefesinin benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.

Modernizasyon kazanımlarının eşitlikçi biçimde dağıtılmasının sağlanması gerektiğini vurgulayan Xi, kayda değer ve esaslı ilerlemelerin herkes için refah geliştirmede kullanılacağını taahhüt etti.

Gözlemcilere göre, Çin’in tam süreçli halk demokrasisinin temel özelliklerinden biri de demokrasinin sermaye yahut elit sınıfın çıkarlarına hizmet etmek yerine halkın büyük çoğunluğu için işlemesini garanti altına almak.

Her yıl düzenlenen “İki Toplantı” sırasında, Xi’nin politika oluştururken halk tabanındaki insanlarla aktif etkileşim kurmasında bu yaklaşımın izleri açıkça görülüyor. Son 11 yıl içinde yıllık toplantılar esnasında 56 değerlendirme toplantısı ve müzakere oturumuna katılan Xi bu süreçte 400’den fazla yasama üyesi ve siyasi danışmanla doğrudan etkileşimde bulundu.

2019 yılında düzenlenen bir etkinlikte, o dönemde köy Parti başkanı olan ulusal yasama üyesi Li Liancheng, Çinli çiftçilerin “sekiz hayalini” Xi’ye aktarmış ve çocuklar için yerelde eğitim, sağlık hizmetlerine erişim ve yerel istihdam fırsatları gibi önceliklere vurgu yapmıştı.

Yaklaşık 50 yıl önce “eğitimli bir genç” olarak kırsal kesimde geçirdiği vakitten dolayı kırsaldaki meselelere yakından aşina olan Xi, Li’nin mesajının önemini tasdik ederek bu mesajın ülke genelinde kırsal kesimde yaşayanların arzularını dile getirdiğini söylemişti.

Hükümetin halka hizmet konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit eden Xi, herkes için daha iyi yaşam hayallerinin gerçekleştirilmesi hedefine adım adım ilerleme sözü vermişti.

Teknolojik destek konusunda daha ziyade hedefe yönelik bir yaklaşım savunan Li, bu yardımın köylülerin gerçek ihtiyaçlarıyla uyumlu olmasının önemini vurguluyordu.

Hükümetin bakanları bu toplantının ardından, tarımsal teknolojinin genişletilmesine yönelik hizmetleri artırmak üzere Li’nin memleketi olan Xixinzhuang köyünde saha araştırması yaparak özel hazırlanmış tedbirler aldı.

2022 yılında siyasi danışmanlarla yapılan müzakerelere katılan Xi, tarım alanlarında tarımsal ürün kalitesini ve güvenlik meselelerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeye yarayan yeşil “radar” önerisini sunan bilim insanı Wang Jing’i dikkatle dinledi.

Wang’ın önerisi bir yıl içinde tüm ülkede uygulamaya konulurken, ilgili yönetmelikler de hazırlandı. Bu teknoloji, Tarım Ürünlerinin Kalite ve Güvenliği Yasası’nın gözden geçirilmiş versiyonuna yeni bir bent olarak eklendi.

Xi’nin halkın güçlendirilmesine ve halkın ihtiyaçlarına öncelik verilmesine yönelik adanmışlığı, siyasi kariyerinin ilk günlerine uzanıyor.

Xi, Ekim 1984’te ülkenin kuzeyindeki Hebei eyaletinin Zhengding ilçesinin Parti başkanı olarak bir anket çalışması başlatmıştı.

Caddelerde bölge sakinlerine anketler dağıtan Xi, onları oturup sohbet etmeye davet ediyordu.

Rutin hale gelen bu uygulama, zaman içinde görüşlerin çevrimiçi olarak alınmasına dönüştü.

O tarihten 40 yıl kadar sonra Xi, Parti’nin en üst düzey lideri olarak bu demokratik uygulamayı yepyeni bir seviyeye taşıdı. Xi, Parti’nin 20. Ulusal Kongresi’nin toplanmasından önce, Parti kongresinde sunacağı açılış raporunun hazırlanmasında halkın görüşlerine kulak verilmesi için kitlesel çapta çevrimiçi bir kamuoyu araştırmasının başlatılması talimatını verdi.

Bir ay içinde, karbon nötrlük ve eğitim kalitesi gibi geniş bir yelpazedeki konular hakkında politikalara şekil verecek yaklaşık 8,54 milyon kamu önerisi toplandı. Bu katkılar 1.675 maddede bir araya getirilerek raporu hazırlayan grupla paylaşıldı.

Xi’nin de ifade ettiği üzere, bir ülkenin demokratik olup olmaması, halkın hakiki anlamda ülkenin efendisi olup olmadığına bağlıdır.

TAM SÜREÇLİ DEMOKRASİ

Xi, 2021 yılında Parti’nin ilk Merkezi Halk Kongresi Çalışma Konferansı’nı düzenledi. Yüksek profilli toplantıda tam süreçli halk demokrasisini ayrıntılı biçimde açıklayan Xi, bazı ülkelerde uygulanan düzmece demokrasiyi de açıkça eleştirdi.

Xi, “Eğer halk sadece oy versinler diye muhatap alınıp sonra ortada bırakılıyorsa, eğer halk gösterişli seçim sloganlarını dinlemek zorunda kalıyor fakat seçimler bittikten sonra hiçbir söz hakkına sahip olmuyorsa ve eğer adaylar halka sadece seçimler sırasında iyi davranıp sonrasında onları göz ardı ediyorsa, bu gerçek demokrasi değildir” dedi.

“Tam süreçli demokrasi” kavramını ilk olarak 2019 yılında ortaya atan Xi, halk demokrasisinin bir tür tam süreçli demokrasi olduğunu söylemişti.

Gözlemciler, tam süreçli demokrasinin sadece oy kullanmaktan ibaret olmadığını, aksine devlet erkinin idaresinde her bir halkaya işlediğini söylüyor. Bu demokrasi türü, yalnızca oy kullanmaktan ayrışarak halkın demokratik seçimlere, istişarelere, karar alma sürecine, yönetime ve denetime ilişkin haklarını güvence altına alıyor.

Bahsi geçen demokratik süreçlerin her birine yakından ihtimam gösteren Xi, demokrasiyi baltalayan uygulamalara hiç paye vermiyor.

Xi, 2014 yılında, Hunan eyaletinde yerel yasama organı üyelerinin seçiminde bir oy satın alma vakasını enine boyuna ele almıştı. Öfkeli olduğu gözlenen Xi, bir dizi soruyu peş peşe sıralamıştı: Parti üyeleri nerede? Parti disiplini ve hukuku nerede? Vicdanları nerede?

Xi, o tarihten sonra malum vakaya iki kez daha değindi. Nihayetinde 467 kişi suçlu bulundu.

Xi, Çin’in en üst düzey soruşturma kurumunun müfettişlerine hitaben, “ÇKP önderliğindeki bu sosyalist ülkede devletin tüm erki halka aittir. İktidar asla kişilerin sosyal statüsüne, zenginliğine yahut şahsi ilişkilerine göre dağıtılamaz” dedi.

Xi’nin iktidardaki ÇKP ile diğer siyasi partiler arasında siyasi istişare yapılmasını içeren istişareci demokrasi hamlesi, yerel Parti kadrolarında göreve başladığı döneme uzanıyor.

Xi, Fujian eyaletinin Ningde ilinin Parti başkanı olarak 1988 yılında ÇKP dışı bir siyasi parti olan Çin Demokratik Birliği’nin il düzeyindeki ilk komitesini kurmasına yardım etti. Birleşik cephenin önemini vurgulayan Xi, diğer siyasi partilere ve aydınlara ÇKP liderleri tarafından düzenli ziyaretlerde bulunulması uygulamasını başlattı.

En üst düzey lider olan Xi, halen toplumun tabanında demokratik karar alma sürecine ve yönetime vakit ayırıyor.

Xi, Şubat 2019’da Beijing’in merkezindeki dar bir sokakta (hutong) mütevazı bir avluyu ziyaret etti. Mahalle sakinleri, “avlu toplantı salonu” adını verdikleri bu yerde evlerini yenileme konusunu ele almaktaydı.

Mahalle sakinlerinin dile getirdiği öneriler beyaz tahta üzerinde listelenmişti: Avlunun toparlanması, mutfak, depo ve banyoların tamamen çalışır durumda olmasının sağlanması ve profesyonel tasarım ekiplerinden yardım alınması.

Xi, “Yenileme ne zaman başlayacak?” “Tarihi ve kültürel değere sahip çok ev var mı?” gibi sorular sorarak görüşmeye dahil olmuştu.

Topluluk üyelerinin kendi işlerini görüşüp karara bağlamasını sağlayan bir mekanizma olan avlu toplantılarından övgüyle bahseden Xi, mekanizmanın topluluk yönetişim ve hizmetlerinde hassasiyeti artırmaya olanak sağladığını söyledi.

Xi’nin etkin bir denetim mekanizmasına yönelik arayışı, Zhejiang eyaletinin Houchen köyünde Çin’in ilk köy işleri denetim komitesinin gelişmesiyle vücut buldu.

Denetim komitesi 2004 yılında, yaklaşık 20 milyon yuan tutarındaki önemli bir arazi istimlak bedeli konusunda köylülerle köy yetkilileri arasında gerilimin arttığı bir dönemde kuruldu.

Komite, o zamanlar Zhejiang’ın Parti başkanı olan Xi’nin dikkatinden kaçmadı. Komitenin kurulmasının birinci yıldönümünde Houchen’i ziyaret eden Xi, sayısız güçlükle boğuşan bir toplulukta böyle bir komitenin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Xi, “Houchen modeli” diye adlandırdığı bu komitenin kırsal kesimlerde halk tabanındaki demokratik denetimde oynadığı öncü rolden övgüyle bahsetti.

Bu girişim son 20 yıl içinde yerel bir önlemden ulusal düzeyde tanınan bir politikaya evrilerek tüm ülkede 690.000’i aşkın idari köyde kök saldı.

Xi, bir ülkenin demokratik olup olmadığını belirlemek için temel unsurlardan birinin, erkin kullanımına yönelik kural ve prosedürlerin demokratik olup olmadığına ve daha da önemlisi erkin kullanımının hakiki anlamda kamunun denetim ve kontrollerine tabi olup olmadığına bakmak olduğunu söyledi.

DEMOKRASİ COCA-COLA’YA BENZEMEZ

Xi’ye göre demokrasi tek bir biçim ya da tek bir modelde değil, bilakis çok çeşitli biçimlerde tezahür ediyor.

Çin’de uygulanan tam süreçli halk demokrasisinin, ülkenin gerçekliğini, tarihini ve kültürünü temel aldığını ve halkın iradesini yansıttığını kaydeden Xi, bu tür demokrasinin etkinliğini sıklıkla vurguluyor.

Öte yandan yetkililer ve uzmanlar da, demokrasinin, tek bir ülkede üretildiği için tüm dünyada aynı tadı veren Coca-Cola gibi olmadığını ifade ediyor.

Çin uzmanlarına göre tam süreçli halk demokrasisi, ülkenin hızlı ekonomik büyüme ve sürdürülebilir toplumsal istikrar alanında elde ettiği kayda değer başarılar açısından başat önem taşıyor.

Bu rol, ülkenin yönetişimi güçlendirecek etkin yasalar oluşturmasında da bariz şekilde görülüyor.

2019 yılında Shanghai kentindeki yasama organı destek ofisini ziyaret eden Xi, bir yasa taslağının istişarelerine katılan Çinli ve yabancı kent sakinleriyle görüştü.

Yasa taslakları, sıradan vatandaşların sesinin ulusal yasama organına ulaşmasını sağlamak üzere vatandaşlar arasındaki müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla yerel yasama organı destek ofislerine dağıtılıyor.

Yasa taslağı hakkında görüş alınması sürecine ilişkin sorular soran Xi, tavsiyeleri içeren belgeleri dikkatli şekilde gözden geçirdi.

Ofisin faydalı araştırmalarını takdir eden Xi, kamuoyuna yönelik açık kanalların sürdürülmesini ve demokratik mekanizmaların zenginleştirilmesini teşvik etti.

Ulusal ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik beş yıllık planların hazırlanması ve uygulanması, ÇKP’nin Çin’i yönetmekte başvurduğu önemli bir araç olma özelliğini taşıyor.

Halkın bilgeliğinin bu planlara dahil edilmesi için demokrasi tüm hızıyla işletiliyor.

2020 yılında, ülkenin 14. beş yıllık planının hazırlanmasından önce Hunan eyaletinde denetim yapan Xi, halk tabanından 30 temsilciyle eyalet merkezinde bir toplantı gerçekleştirerek onların görüş ve önerilerini dinledi.

Yao etnik grubundan köy öğretmeni Pan Jiuren, iki saat süren görüşmede ücra bölgelerde temel eğitimdeki yetersizlikleri samimiyetle dile getirerek öğretmen eksikliği ve zorlu çalışma koşullarına parmak bastı.

Bunun üzerine, reform ve dışa açılımdan itibaren Çin’in zorunlu eğitimin genele yayılmasında ilerleme kaydettiğini belirten Xi, öte yandan eğitim kaynaklarının eşitsiz dağılımı sorununun tırmanışa geçtiğine ve bu sorunu çözmek gerektiğine dikkat çekti.

Beş yıllık planın, Parti’nin Merkez Komitesi’nin kilit önemdeki genel toplantısında görüşülmeye hazır hale getirilmesinden evvel, Xi bu türde yedi sempozyum düzenleyerek göçmen işçiler, çiftçiler, kamyon şoförleri, hukukçular ve restoran sahipleri gibi farklı arka planlardan vatandaşlarla bir araya geldi.

Amerikalı bir akademisyen ve Kuhn Vakfı Başkanı olan Robert Lawrence Kuhn, “Çin’deki demokrasi, laflardan oluşan bir serap değil” diyor.

Kuhn, Parti liderliği sistemindeki demokrasinin, farklı seviyelerdeki halk kongreleri başta olmak üzere çeşitli geri bildirim ve etkileşim mekanizmaları içerdiğini ve aynı zamanda tüm Çin vatandaşlarına yeterli yaşam standartları sağlanmasını gerektirdiğini vurguluyor.

2019 yılındaki “İki Toplantı” sırasında Gansu eyaletinden bir yasama üyesi, yerel refahı hızlandırmak amacıyla bölge sakinlerinin bir otoyol inşa edilmesini istediğini dile getirdi. Yanındaki koltukta oturan bir yetkiliye dönen Xi, söz konusu eyalette otoyol bulunmayan ilçelerin sayısını sordu.

Bu etkileşimler, ihtiyaç duyulan yerlerde ulaştırma altyapısının inşasına hız kazandırdı.

Uzun zamandır talep edilen otoyol, Kasım 2023’te faaliyete başladı. Otoyol, bundan bir ay sonra eyalette meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yardım ulaştırılması ve yaralıların hastaneye kaldırılmasında hayati önem taşıyan bir can damarı haline geldi.

Bu olay, “İki Toplantı” sırasında Xi’nin ulusal yasama üyeleri ve siyasi danışmanlarla yaptığı müzakerelerin, zorlukların aşılmasına ve ekonomik ve sosyal kalkınma için yeni yöntemler önerilmesine nasıl odaklandığına örnek teşkil ediyor.

Söz konusu etkileşimler sayesinde yenilikçi yönetişim stratejileri değerlendiriliyor, öneriliyor, şekillendiriliyor ve olgunlaştırılıyor.

Xi’nin görüşmeler sonrasında attığı adımları dikkatle gözlemleyenler, Xi’nin belirli konulara odaklı yerinde incelemeler için eyalet bölgelerini tutarlı biçimde seçtiğini ve görüşmeler sırasında dile getirilen belirli meselelere odaklandığını gözden kaçırmıyor.

Xi, 2014 yılında Shanghai serbest ticaret bölgesinde incelemelerde bulundu; 2018 yılında yoksulluğu azaltma çalışmalarını denetlemek için Sichuan eyaletinin ücra bir köşesindeki Daliang Dağı’na gitti ve 2021’de Qinghai eyaletindeki Qing-Zang (Qinghai-Tibet) Platosu’nda ekolojik koruma tedbirlerini inceledi. Xi’nin araştırma önceliklerinin çoğu, ulusal yasama üyeleri ve siyasi danışmanların dile getirdiği endişelerle örtüşüyor.

Çin gibi devasa bir ulusu yönetmenin zorluğunu göğüsleyen Xi, 2.000 yıl önce yaşamış Çinli bir siyaset yorumcusunun şu sözünü sık sık alıntılıyor: “Bir kuş tek bir tüyle gökyüzüne yükselemediği gibi, bir at da tek toynakla dörtnala koşamaz.”

Antik zamanlardan günümüze ulaşan bu özlü söz, Xi’nin güçlü bir ulus inşa etmek ve ulusal yeniden canlanmayı ileri taşımak üzere Çin’deki 1,4 milyarı aşkın vatandaşın kolektif gücünden yararlanılması gerektiğine dair inancını yansıtıyor.

İngiliz uzman Martin Jacques, Çin’in bu kadar başarılı olmasının nedeninin, halkı siyasi sürece teşvik etmek, dahil etmek ve siyasi süreç için harekete geçirmek suretiyle ülkenin geleceğine katkı sunmalarını sağlama becerisinde yattığını belirtiyor.

Jacques, “Çok fazla sayıda Batılı politikacı, demokrasinin amacının demokrasi olduğunu düşünüyor. Ama öyle değil. Son tahlilde demokrasi, halkın temsil edilmesi, sürece dahil edilmesi ve en iyi, en kabul edilebilir ve en başarılı yönetişim biçiminin oluşturulması demek” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı: Seçimler demokrasi bayramıdır https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-secimler-demokrasi-bayramidir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-secimler-demokrasi-bayramidir/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16810 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçimleri “demokrasi bayramı” olarak gördüklerini belirterek, “Onlar için seçim, demokrasi, sandık demek kabus demektir. Bizim içim ise sandık, demokrasi, bayram ve şölen demektir.” dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Mersin Millet Bahçesi’nde düzenlenen mitingde, kentin Cumhur İttifakı ile büyük bir zafere ilerlediğini söyledi.

Alandaki birlik, beraberlik ve ihtişamın yerel seçim için herkesi umutlandırdığını dile getiren Çelik, Cumhur İttifakı’nın kardeşlik içerisinde yoluna devam ettiğini vurguladı.

Çelik, seçimleri “demokrasi bayramı” gördüklerini belirterek, “Bazıları seçimi duyduğu zaman kabusa giriyor. Onlar için seçim, demokrasi ve sandık demek kabus demektir. Sandık bizim için ise demokrasi, bayram ve şölen demektir. Onun için demokrasi bayramımıza doğru gidiyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’yi yönetmeye talip olan “altılı, yedili masanın” birbirine girdiğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

“Geldiğimiz noktada gördük ki ‘Biz Türkiye’yi yönetmeye şöyle talibiz, böyle kararlıyız, hazırlıklıyız’ diyenlerin aslında Türkiye’yi yönetmekle ilgili en ufak bir hazırlıkları da vizyonları da yok. Onun için şimdi birbirlerine girmiş durumdalar. Ama gelip buralardan tekrardan oy istiyorlar. Onların oy istemeden önce 14 ve 28 Mayıs sürecinde söyledikleri sözlerin hepsinin boş çıkması karşısında Mersin’den özür dilemeleri lazım.”

“Bunlarda sadece istismar, halka yalan söylemek vardır”

Çelik, yerel seçim öncesinde muhalefetin yine AK Parti ve Cumhur İttifakı’na destek veren vatandaşlara karşı nefret söylemi kullandığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Geçen gün CHP Genel Başkanı çıktı ve ‘Şu illeri almamızı bizden Atatürk istiyor’ dedi. Kendi siyasi ajandası için Atatürk’ü istismar etmenin en büyük örneklerinden birini sergiledi. Bunlarda eser siyaseti, demokrasiye bağlılık, Cumhuriyet’i büyütme, ülkemizi geleceğe taşıma iradesi yoktur. Bunlarda sadece istismar, halka yalan söylemek vardır. İşte onlar, bu istismar siyasetini yapanlar, bu yalanları söyleyenler 31 Mart günü sandığa gömülecekler. Biz ise birlik, dirlik ve kardeşlik içerisinde bir kere daha kol kola, omuz omuza sandığa gidiyoruz.”

Cumhuriyet’in önündeki yeni ve büyük hedeflere ulaşılması için birliğin, dirliğin ve kardeşliğin korunması gerektiğini dile getiren Çelik, Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda şehirlerin, kadınların, gençlerin yüzyılı olacağını belirtti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Teröre, her türlü saldırıya, provokasyona karşı Cumhuriyet’imizi, demokrasimizi koruyacak bir iradeyi Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde şimdiye kadar gösterdik. Türkiye’yi, şehirlerimizi eserlerle donatarak bugünlere kadar geldik. Kuşkusuz merkezi hükümetten Mersin’imize çok güçlü destekler verildi fakat Mersin’imiz belediye hizmetleri konusunda arzu ettiğimiz noktaya tam olarak gelemedi. İnşallah önümüzdeki dönemde büyükşehirden başlayarak bütün ilçeleriyle beraber Mersin’imize Cumhur İttifakı damgası vurarak 31 Mart akşamı ‘Sayın Cumhurbaşkanı’m Mersin, Türkiye Yüzyılı’na hazırdır’ diyeceğiz.”

AK Parti Mersin Milletvekili Nureddin Nebati de kentin Cumhur İttifakı ile tanışmayı ve hizmeti beklediğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi, dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline getirdiğini ifade eden Nebati, “Mersin Büyükşehir Belediyesini almak için 13 ilçemizin tamamında da aynı başarıyı göstereceğiz inşallah. Bu başarıyı Sayın Cumhurbaşkanı’mıza hediye edeceğiz.” dedi.

“Mersin geçen 5 yılda hizmetten mahrum kaldı”

Cumhur İttifakı’nın Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Serdar Soydan da Mersin’in havası ve coğrafyasıyla büyük nimet olduğunu vurguladı.

Kentin son 5 yılda “ışığının söndüğünü” dile getiren Soydan, “Mersin geçen 5 yılda hizmetten mahrum kaldı, masa başında oynanan kumara meze yapıldı. Eser ve hizmet siyaseti ile ayırmayan ve ayrıştırmayan belediyeciliğe hasret kaldı.” ifadesini kullandı.

Mersin’de 5 yıllık sürede toplum ulaşımla, raylı sistemli ilgili bir şey yapıldığını belirten Soydan, şunları kaydetti:

“Mersinli yolda kaldı, yolda bırakıldı. Türkiye’nin en pahalı içme suyunu Mersinli hemşehrilerime reva gördüler. O sebeple Mersin, seni yüzüstü bırakanları unutma. Şehrimizin ayağa kalkacağı gün yaklaşıyor. İnşallah 31 Mart günü Cumhur İttifakı size yoldaş olmaya geliyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-secimler-demokrasi-bayramidir/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca’daki Kitap Kafe ve Kütüphane’yi Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:24:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14589 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca’da açılan 100. Yıl Kitap Kafe ve Kütüphane’yi ziyaret etti. Günde bin öğrenciyi ağırlayan ve 7/24 açık olan kafe ve kütüphanede gençlerle sohbet eden Başkan Soyer, “Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolu süse, püse yatırım yapmak. Ben görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Herkese demokratik davrandım. Bundan sonrada nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Buca’da Aralık ayından itibaren hizmet veren kitap kafe ve kütüphaneyi ziyaret ederek gençlerle sohbet etti. Kentte 7 gün 24 saat açık olan tek kütüphane olma özelliği taşıyan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphanede Başkan Soyer gençler tarafından ilgiyle karşılandı. Gençlerin sorularını da yanıtlayan Soyer, “Ben hiçbir şeyden vazgeçecek değilim. Sonuçta bu memleket için ne iş yapıyor olursak olalım elimizden ne geliyorsa daha fazlasını yapacağız. Bunlar nöbet işleri o yüzden ben bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. İçim rahat. Elimden Bundan sonra nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım en güzelini, en iyisini yapacağım. Ben bu ülkenin geleneklerini, geçmişini, kültürünü, değerlerini çok seviyorum ve bunları korumak için canla başla çalışmaya devam edeceğim” dedi.

ASIL OLAN DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR

Memleket için kendini vakfettiğinin altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “40 yaşından sonra ne yapabilirim diye düşündüm. 40 yaşına kadar kendimi geliştirdim, çeşitli ülkeler gezdim. 50 yaşında siyasete atıldım. Bu memleket için 15 senedir hizmet üretiyorum. Demokrasinin çok kıymetli bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum.  Demokrasi hesap verilebilirlik demek. Eğer bir ülkede demokrasi tırpanlanmışsa, azaltılmışsa, erdemleri, değerleri yok sayılmışsa bilin ki en yüksek enflasyon oranlarıyla, derin yoksulluklarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Bu hikayeyi değiştirmenin yolu demokrasi mücadelesinden geçer. Demokrasinin olduğu yerde o ülkenin ürettiği refahı adil bir biçimde paylaştırırsınız. Demokrasi yoksa sadece bir zümrenin refahı büyür, büyük çoğunluk büyük yoksulluklar yaşar. Asıl olan demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.

UMUTLARIMIZI ÇALIYORLAR

Başkan Tunç Soyer, “Dünyanın refahı en yüksek ülkesi olabilecekken enflasyonda, hayat pahalılığında dünyanın bir numarasıyız. Bu bir kader değil. Önce onu bilin. Bu yoksulluk, işsizlik, sefalet bir kader değil. Sadece bir yıl içinde oraya para yatıran 125 bin kişiye 170 milyar lira faiz ödediler. Kimin parası bu? Senin paran, senin vergin, bizim paramızı o milyonerlere faiz olarak verdiler. Tercih bu. O 170 milyar İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinin 5 misli. O parayla biz kaç metro yapardık, kaç çocuk parkı yapardık, kaç otobüs alırdık, kaç kütüphane kurardık bir düşünün. Var olan parayı dağıtıyorlar. Hayalim güçlü bir demokrasiyi inşa etmek. Sağlıkta, eğitimde, adalette demokratik bir ülke sağlamak. Demokrasi olmayan bir ülkede yönetim kabuğunu sertleştirerek kendi içinde olur. Tek derdi varlığını sürdürmek olur. Onun dışında hiçbir şey umurunda olmaz. Popülizm olur onun harici. Birileri sizin geleceğinizi çalıyor bu hırsızlık. Popülizm kulağa hoş geliyor ama sizin istikbalinizi yok ediyor. Umutlarınızı çalıyorlar” ifadelerini kullandı.

SÜSE, PÜSE YATIRIM YAPMADIM

Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolunun süse, püse yatırım yapmak olduğunun altını önemle çizen Başkan Soyer, “Görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Süse, püse yatırım yapmadım. Herkese demokratik davrandım. Ben 5 yıl içerisinde çok daha fazlasını yapmak isterdim ama nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım. Siyaset hayatı dönüştürme sanatıdır. Siyaset yapanlar onu veya bunu seçerler işin karar mekanizması siyasetten geçer. Güzel insanlar siyasetten uzak durdukça da şikayet edilen şeyler değişmez. Şikayet ettiğiniz ne varsa çözümü orda. Sizler siyaseti sevmiyorsunuz; kirli, pis buluyorsunuz. Siyasetle ilgilenin illa bir siyasi partinin peşine takılmaya gerek yok bunun için. Siyaset ne kadar kirli çirkin olursa olsun şikayet ettiklerimizin özünde bu var” şeklinde konuştu.

24 SAAT AÇIK KİTAP KAFEDE GECE ÇORBASI BAŞLAYACAK

Buca 100. Yıl Kitap Kafe ve kütüphaneyi her gün kullandıklarını Başkan Soyer’e anlatan öğrenciler, bizler ders çalışmak için resmen sıraya giriyoruz. Burası çok kalabalık oluyor. Hem de dışarıya göre kahveleri çok ucuz. 25 liraya filtre kahve içiyoruz” dedi. Başkan Soyer, kahvenin yanına gece çorba servislerine de başlanması talimatını yetkililere iletti.

18 yaşındaki Ayşenur Sönmez ders çalışmak için evden daha çok Buca’daki kitap kafe ve kütüphaneyi tercih ettiğini dile getirerek, “Evime en yakın olan tek kütüphane burası. Burası çok verimli geçiyor. 7-24 açık. Burada oturup bir şey yiyip içme zorunluluğu da yok. Bizler için böyle bir alan ihtiyaçtı hele ki belediye imkanlarıyla ücretsiz bu imkanlardan yararlanmak bizim için büyük bir fırsat. Sabah girip akşam çıkabiliyorum, kütüphanesinden faydalanabiliyorum daha ne olsun” diye konuştu.

GÜNDE BİN KİŞİ AĞIRLIYOR

APİKAM, Konak Metro, Mustafa Necati Kültür Merkezi, Seferihisar, Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi, Alsancak Tam Otomatik Otoparkı Kitap Kafeleri ile birlikte 7. şube olan İZELMAN A.Ş. 100. Yıl Buca Kitap Kafe, bahçeli iki katlı binadan oluşuyor. Zemin kat ve bahçe bölümü kafe, 1. katı ise kütüphane olarak hizmet veren bina aynı zamanda 7 gün 24 saat açık bulunuyor. 150 kişi kapasitesine sahip kitap kafenin aynı zamanda 2. katında yaklaşık 150 metrekarelik kütüphane alanı bulunuyor. Ekonomik fiyatları, konforlu ortamı, ücretsiz, sınırsız interneti ve aile ortamı ile gençlerin kişisel gelişimlerine, sosyalleşmelerine, kitaba kolay ulaşmalarına imkan sağlıyor. 100. Yıl Buca Kitap Kafe günde bin kişiyi ağırlıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Gençlerle Buluştu https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/#respond Sun, 03 Mar 2024 07:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14549 Kütüphanede gençlerle sohbet eden Başkan Soyer, “Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolu süse, püse yatırım yapmak. Ben görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Herkese demokratik davrandım. Bundan sonrada nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca’da Aralık ayından itibaren hizmet veren kitap kafe ve kütüphaneyi ziyaret ederek gençlerle sohbet etti. Kentte 7 gün 24 saat açık olan tek kütüphane olma özelliği taşıyan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphanede Başkan Tunç Soyer gençler tarafından ilgiyle karşılandı. Gençlerin sorularını da yanıtlayan Başkan Soyer, “Ben hiçbir şeyden vazgeçecek değilim. Sonuçta bu memleket için ne iş yapıyor olursak olalım elimizden ne geliyorsa daha fazlasını yapacağız. Bunlar nöbet işleri o yüzden ben bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. İçim rahat. Elimden Bundan sonra nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım en güzelini, en iyisini yapacağım. Ben bu ülkenin geleneklerini, geçmişini, kültürünü, değerlerini çok seviyorum ve bunları korumak için canla başla çalışmaya devam edeceğim” dedi.

“Asıl olan demokrasi mücadelesidir”

Memleket için kendini vakfettiğinin altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “40 yaşından sonra ne yapabilirim diye düşündüm. 40 yaşına kadar kendimi geliştirdim, çeşitli ülkeler gezdim. 50 yaşında siyasete atıldım. Bu memleket için 15 senedir hizmet üretiyorum. Demokrasinin çok kıymetli bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum. Demokrasi hesap verilebilirlik demek. Eğer bir ülkede demokrasi tırpanlanmışsa, azaltılmışsa, erdemleri, değerleri yok sayılmışsa bilin ki en yüksek enflasyon oranlarıyla, derin yoksulluklarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Bu hikayeyi değiştirmenin yolu demokrasi mücadelesinden geçer. Demokrasinin olduğu yerde o ülkenin ürettiği refahı adil bir biçimde paylaştırırsınız. Demokrasi yoksa sadece bir zümrenin refahı büyür, gerisi büyük yoksulluklar yaşar. Asıl olan demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.

“Süse, püse yatırım yapmadım”

Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolunun süse, püse yatırım yapmak olduğunun altını önemle çizen Başkan Soyer, “Görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Süse, püse yatırım yapmadım. Herkese demokratik davrandım. Ben 5 yıl içerisinde çok daha fazlasını yapmak isterdim ama nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım. Siyaset hayatı dönüştürme sanatıdır. Siyaset yapanlar onu veya bunu seçerler işin karar mekanizması siyasetten geçer. Güzel insanlar siyasetten uzak durdukça da şikayet edilen şeyler değişmez. Şikayet ettiğiniz ne varsa çözümü orda. Sizler siyaseti sevmiyorsunuz; kirli, pis buluyorsunuz. Siyasetle ilgilenin illa bir siyasi partinin peşine takılmaya gerek yok bunun için. Siyaset ne kadar kirli çirkin olursa olsun şikayet ettiklerimizin özünde bu var” şeklinde konuştu.

24 saat açık kitap kafede gece çorbası başlayacak

Buca 100. Yıl Kitap Kafe ve kütüphaneyi her gün kullandıklarını Başkan Soyer’e anlatan öğrenciler, bizler ders çalışmak için resmen sıraya giriyoruz. Burası çok kalabalık oluyor. Hem de dışarıya göre kahveleri çok ucuz. 25 liraya filtre kahve içiyoruz” dedi. Başkan Soyer, kahvenin yanına gece çorba servislerine de başlanması talimatını yetkililere iletti.

18 yaşındaki Ayşenur Sönmez ders çalışmak için evden daha çok Buca’daki kitap kafe ve kütüphaneyi tercih ettiğini dile getirerek, “Evime en yakın olan tek kütüphane burası. Burası çok verimli geçiyor. 7-24 açık. Burada oturup bir şey yiyip içme zorunluluğu da yok. Bizler için böyle bir alan ihtiyaçtı; hele ki belediye imkanlarıyla ücretsiz bu imkanlardan yararlanmak bizim için büyük bir fırsat. Sabah girip akşam çıkabiliyorum, kütüphanesinden faydalanabiliyorum daha ne olsun” diye konuştu.

Günde bin kişi ağırlıyor

APİKAM, Konak Metro, Mustafa Necati Kültür Merkezi, Seferihisar, Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi, Alsancak Tam Otomatik Otoparkı Kitap Kafeleri ile birlikte 7. şube olan İZELMAN A.Ş. 100. Yıl Buca Kitap Kafe, bahçeli iki katlı binadan oluşuyor. Zemin kat ve bahçe bölümü kafe, 1. katı ise kütüphane olarak hizmet veren bina aynı zamanda 7 gün 24 saat açık bulunuyor. 150 kişi kapasitesine sahip kitap kafenin aynı zamanda 2. katında yaklaşık 150 metrekarelik kütüphane alanı bulunuyor. Ekonomik fiyatları, konforlu ortamı, ücretsiz, sınırsız interneti ve aile ortamı ile gençlerin kişisel gelişimlerine, sosyalleşmelerine, kitaba kolay ulaşmalarına imkan sağlıyor. 100. Yıl Buca Kitap Kafe günde bin kişiyi ağırlıyor. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/feed/ 0
Sakarya’da 28 Şubat Anma Programı: Darbeler ve Dersler https://www.haber60.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:30:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13984 Sakarya’da “28 Şubat Anma Programı: Darbeler ve Dersler” etkinliği gerçekleştirildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve 15 Temmuz Milli İrade Derneğince SAÜ Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim okundu, kısa film gösterimi yapıldı.

Vali Yaşar Karadeniz, programda yaptığı konuşmada, 28 Şubat’ta insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, aslında içerisinde inanç özgürlüğünü büyük oranda barındıran demokrasiye büyük bir darbe vurulmak istendiğini söyledi.

İnanç özgürlüğü ve ifade hürriyeti gibi temel insan haklarının ayaklar altına alınmaya çalışıldığı, binlerce kişinin mağdur edildiği 28 Şubat’ın, geçmişteki askeri ihtilaller gibi tarihe kara leke olarak düştüğünü belirten Karadeniz, “Bütün karanlık darbe dönemlerinde olduğu gibi 28 Şubat’ta da yüz binlerce insan büyük zulümlere, yasa dışı muamelelere, acı ve gözyaşına mahkum edildi. Kamu düzenini sağlama adına hukukun ayaklar altına alındığı bugünlerde insan onuru hiçe sayıldı.” diye konuştu.

Karadeniz, 1000 yıl süreceğine inanılan ancak 10 yıl bile sürmeyen bu postmodern darbenin, Türkiye’ye nasıl zarar verdiğini herkesin çok iyi bildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, Cumhuriyet’imizi ve demokrasimizi korumak, ülkemizin dünyanın en müreffeh ve gelişmiş ülkeleri arasında yer almasını sağlamak en önemli şiarımızdır.” dedi.

“Başörtülü öğrencilerimize yapılan psikolojik baskıları unutmadık”

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ise İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına dikkati çekerek, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de akıtılan kanın durması gerektiğini ifade etti.

Yıllar önce ülke olarak insan haklarının hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı olaylara şahit olduklarını anlatan Yüce, “60 darbesi, 1971 darbesi, 1980 askeri ihtilali, 15 Temmuz ve seneyidevriyesi olan 28 Şubat darbesi… Ülkemizde 27 yıl önce gerçekleşen 28 Şubat darbesi, hükümetin ağır baskılarla istifaya zorlanmasıyla tarihimizin kara bir lekesi olarak zihinlere kazınmıştır.” şeklinde konuştu.

Yüce, 28 Şubat’ın milletin ifade özgürlüğüne, değerlerine, inançlarına yapılan darbe olduğunu aktararak, “İmam hatipler kapatılsın diye ortalığı ayağa kaldırıp, eğitim görmek isteyen evlatlarımızın elinden eğitim haklarının alındığını unutmadık. Başörtülü öğrencilerimize yapılan psikolojik baskıları unutmadık. Üniversite kapılarında polis zoruyla başları açtırılan kardeşlerimizin, kızlarımızın gözyaşlarını unutmadık. Vatanından, evinden ayrılmak zorunda kalan, zulüm gören, adaletsizliği iliklerine kadar yaşayan kimsesizleri unutmadık, unutturmayacağız.” ifadesini kullandı.

“Özgürlük ve demokrasi adı altında milletin özgürlüğünü ve geleceğini kararttılar”

Serdivan Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yusuf Alemdar, 27 yıl önce yapılanları lanetledi.

Yıllardır bu davanın peşinde olduklarını vurgulayan Alemdar, “Bu oyunları, senaryoları çok gördük. Gençlerimize şunu söylemek istiyorum. Bilin ki, her ne hikmetse bu darbeleri yapanlar, yaptıranlar, destekleyenler, hep bir sloganla yola çıktı. Özgürlük ve demokrasi adı altında milletin özgürlüğünü ve geleceğini kararttılar. Onun için bugün de aynı süreci, senaryoyu yapmaya çalışanlara dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

15 Temmuz Milli İrade Derneği Başkanvekili Osman İbrahimbaş da 28 Şubat 1997’deki MGK toplantısının üzerinden 27 yıl geçtiğini ancak postmodern darbenin etkilerinin zihinlerdeki yerini muhafaza ettiğinin altını çizdi.

Türk milletinin bu tür darbelerin bir daha yaşanmaması için demokrasi dışı her türlü faaliyete karşı teyakkuzda olması gerektiğini vurgulayan İbrahimbaş, “Geçmişte yaşadığımız tüm darbelere ve muhtıralara, özellikle 28 Şubat postmodern darbesinde olduğu gibi çok yakın tarihte yaşadığımız FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimine de bütün bedenimizle, ruhumuzla, vicdanımızla ve sarsılmaz imanımızla karşıyız. Bu alçak milli irade hırsızlarına diyoruz ki, yaptıklarınızı unutmadık, unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, AK Parti Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Osman Köse, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Tüm darbelerin arkasında dış güçler vardır https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/#respond Sat, 02 Mar 2024 03:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13908 Sakarya’da 28 Şubat programları çerçevesinde ‘Darbeler ve Dersler’ programına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da tüm darbelerin hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız” dedi.

Sakarya’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk olarak Sakarya Valiliğini ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Kurtulmuş ardından Türk demokrasisi tarihinde kara bir leke olarak nitelendirilen 28 Şubat günü çerçevesinde Milli İrade Derneği tarafından düzenlenen ‘Darbeler ve Dersler’ programına katıldı. Burada konuşma gerçekleştiren TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye geçtiğimiz cumhuriyete ve çok partili siyasi hayata geçişimizden bu yana özellikle çok partili siyasi hayatımızda bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki yeri geldiği zaman Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şey var. Türkiye’de yetmiş küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle, milletin inancıyla, milletin gücüyle, darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi tahkim etmiş olan bir milletin fertleriyiz. Bundan dolayı bu süreçte yaşananlar dolayısıyla bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnetle, şükranla anıyorum” dedi.

“Tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor”

“Öncelikle 28 Şubat’ı anarken bizim yapmak istediğimiz, asla ve asla kişiler üzerinden söylemek değildir, kişileri yargılamak değildir, tarihi bir hikayeyi anlatmak hiç değildir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, “Ben deniz, ailenizle birlikte ve birçok arkadaşımızla birlikte o olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan birisiyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesi’nde o olayları çok yakinen takip etti. Binlerce insanı nasıl mağdur edildiğini on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine birebir şahit olduk. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış olan insanlar olarak bizim derdimiz o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir. Çünkü tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor ve bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız, kavramamız gerekiyor. Devlet, millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlile ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor. Davalar görüldü, o davalarda bir kısmı ceza aldı. Ama şunu biliyoruz ki hiç şaşmaz yargının olduğu günde mahkemelere çıkmamış, daha yargılanmamış, ceza almamış olanların da millet gönlünde ve zihnimde hükmü verildiği gibi öteki tarafta da mutlaka onlar layık oldukları en ağır cezaları göreceklerdir” diye konuştu.

“Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir. Onun için Türkiye yalnız bırakılamaz, Türkiye tek başına bırakılamaz, Türkiye’nin mutlaka batı tarafından kontrol edilmesi dizayn edilmesi lazım gelir diye bir fikirle hareket ettiler. Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Öncelikli olarak doksanların başındaki bu gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli bir şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler Türkiye’yi doksanlardan başından itibaren karıştırmaya başladılar. Dönemin muktedir Genelkurmay ikinci başkanı Çelik Pirinç’in söylediği biz demokrasiye balans ayarı yaptık diyerek Sincan’ın caddelerinden tanklar kariyerler geçirilerek siyasete, filiz siyasete göz dağı verilmeye başlanmıştır. Yine bu süre içerisinde unutmayacağımız önemli olaylardan birisi ise Gölcük’te on iki yüksek rütbeli subayı bir tatbikat yapıyoruz adı altında aslında 28 Şubat ve sonrasındaki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarıdır” şeklinde konuştu.

“28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir”

Postmodern darbeyi anlatan Kurtulmuş, “28 Şubat’ın diğerlerinden fark eden bir önemli özelliğinin de altını çizmek isteriz. Diğer bütün darbelerin en temel etkisi siyaset alanına etkisidir. Yani siyasi sonuçları olan darbelerdir. 28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir. Nasıl? Anadolu insanının önünü kesmek için onların siyaset, toplumsal alandaki görünürlüğünü ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki? Mesele bir metrelik başörtüsü yani inançları gereğin başını örten insanların başörtüsüyle onların tasfiye edilmesinden öte o insanların akil gördükleri, kıyıda gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklar gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular” ifadelerini kullandı.

“Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim”

İsrail’in Filistin saldırılarına da değinen Kurtulmuş, “Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız. Bugün eğer İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük rolü vardır. Ama yetmez önümüzdeki dönemde bunları da söylemek mecburiyetindeyim. Biz bugün bu toplantıya gelirken İsrail Gazze’ye de Refah sınırına yardımlar dolayısıyla sıkıştırdığı gariban, masum Filistinlilerin üzerine yine ateş açtı ve öyle görünüyor ki yüze yakın Filistinli şehit oldu. Bir dilim ekmek alabilmek için. Tamamı sivil, tamamı neredeyse kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan bir kitleyi şehit etti. Bütün dünya izliyor 5 aya yakın bir süredir. İsrail’in arkasında olan ülkeler de aynen dünyanın birçok yerinde nasıl demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Dünya siyasetine de ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu’dur. Ortadoğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının inşallah en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek. Demokrasi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış her bakımdan her alanda dünya oluşlarıyla rekabet edebilen, mücadele edebilen bir Türkiye ancak Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olur. Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz. Medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye etrafımızda ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz ve inşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz geçerli olamayacak” dedi. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: Genel başkanlar yerel seçimler için özür dilemeli https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/#respond Sun, 25 Feb 2024 00:12:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11851 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “O altılı, yedili masadaki çerçeveyi oluşturan genel başkanların her birinin yerel seçimler için oy istemeden önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle bir açıklamayla ortaya koyması gerekir.” dedi.

Çelik, partisinin Adana İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin en büyük gücünün, zenginliğinin iktidarın ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın kente geleceğini ve İstasyon Meydanı’nda vatandaşlarla buluşacağını belirten Çelik, “Kendilerini büyük bir heyecanla bekliyoruz. İnşallah yarın bütün illerimizde olduğu gibi memleketimizde de demokrasi mücadelemiz açısından önemli bir devreye imza atacağız. Onun için bütün vatandaşlarımızı yarın Adana’daki İstasyon Meydanı’nda Sayın Cumhurbaşkanı’mızla buluşmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Çelik, birkaç gün sonra 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Hukukun dışına çıkan ‘vatanseverlik’ tavrının aslında en büyük hukuksuzluk, vatanseverliğe verilmiş en büyük zarar olduğu zaman içinde görüldü. 28 Şubat böylesi karanlık, lanetli bir dönemin sembollerinden bir tanesidir. Bu dönemlerin Türkiye üzerinde oluşturduğu tahribatın giderilmesi çok büyük mücadeleler gerektirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, Genel Başkan’ımızın liderliğinde verdiğimiz demokrasi mücadelesi, hem silahlı kuvvetler içerisindeki vesayet odaklarının temizlenmesini sağlamış ve kahraman silahlı kuvvetlerimizin asli işi olan vatan savunmasına tamamen odaklanmasını getirmiştir. Aynı şekilde yargı içine odaklanmış, yargı vesayetini tetikleyen unsurların ortadan kalkmasıyla demokrasimize yargı içinden vesayet yoluyla yöneltilen tehditler ortadan kaldırılmıştır.”

Çelik, AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin birçok kesimiyle birlikte vesayete karşı güçlü bir mücadele verdiğini belirtti.

“Türkiye’de demokrasi ne zaman büyümüşse Cumhuriyet o kadar güçlenmiştir.” diyen Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği o kadar garanti altında olmuştur. Bugün de sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içerden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi, içerden ve dışardan yönelen her türlü vesayetin ortadan kaldırılması sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye güçlenmekte, büyümekte, demokrasi daha da pekişmektedir.” ifadesini kullandı.

“Türkiye kaliteli güvenlik üreten bir ülkedir”

Türkiye’nin güvenliğinin korunması ve güçlendirilmesinin hem kendisi hem mazlum milletler için önemli olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

“O sebeple milli muharip uçağımız KAAN’ın gök vatanda kendisini göstermesi ve önemli bir aşamayı geçmesi, bu çalışmaların ne kadar büyük bir gayretle devam ettiğini göstermektedir. Cumhurbaşkanı’mızın ortaya koyduğu iradeyle öyle bir noktaya gelinmiştir ki artık Türkiye, kendi güvenliğini sağladığı gibi dost ve kardeş ülkelerin güvenliğine de yüksek derecede katkı sağlayan ve kaliteli güvenlik üreten bir ülkedir. Türkiye’nin burada ürettiği kaliteli güvenlik şudur; biz hem ülkemizin güvenliğini korumak istiyoruz hem de etrafımızda güvenliği tehdit altında olan hiçbir komşumuz olmasını istemiyoruz. Arzu ederiz ki etrafımızdaki komşu devletler kendi ülkelerindeki terör örgütlerini kendileri bertaraf etsinler ve bizim müdahalemize gerek kalmasın. Ama o ülkeler, bu terör örgütlerinin bertaraf etmediği, edemediği zaman Türkiye, Birleşmiş Milletlerin şartı gereği doğal olarak hukuktan kaynaklanan yetkilerini kullanarak ve güvenliğini teminat altına almak için bu müdahalelerde bulunmaktadır.”

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeyle ülkenin her alanda ilerlemeyi sürdürdüğünü, önümüzdeki dönemde de yepyeni işlere imza atmaya devam edeceklerini belirtti.

Demokrasi açısından sivil siyasetin üstünlüğü ve kalitesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Çelik, “Siyasetin kalitesi, demokrasinin geleceğinin korunması bakımından son derece kritik bir noktadır. Ama maalesef muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve bu sebeple de demokrasiye dönük olarak zarar verici birtakım yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiğini görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Altılı, yedili masanın millete bir özür borcu vardır”

Çelik, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim sürecine değinen ve altılı masayı eleştiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi gelinen noktadaysa bu altılı, yedili masanın millete bir özür borcu vardır. Çünkü ‘biz beraber, kol kola hareket ediyoruz. Türkiye’nin önüne şöyle bir seçenek koyuyoruz’ diyenler, bugün genel seçimlerin üzerinden az bir zaman geçmişken birbirlerine en ağır sözlerle saldırıyorlar. Daha bir yıl bile olmamışken milletin önüne çıkıp beraber kol kola poz verirken ortaya koyduğunuz çerçeve ile bugün her birinizin bir diğerine Türk siyasi tarihinin en ağır laflarıyla saldırdığı tablo arasındaki bu çelişkinin her biriniz açısından millete bir özür borcu yok mu? Dolayısıyla o altılı, yedili masadaki çerçeveyi oluşturan genel başkanların her birinin yerel seçimler için oy istemeden önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle bir açıklamayla ortaya koyması gerekir. Yani bir yıl içinde kendi laflarını bu kadar çürüten, kendi laflarını bu kadar ortadan kaldıran bir tutum söz konusuyken bugün istediğiniz bu oyla Türkiye’de ‘işte şu hizmeti yapacağız. Bu faaliyeti ortaya koyacağız’ demelerinin hiçbir anlamı ve manası yoktur. Bütün bunlara dikkat edildiği zaman herkesin bu çerçevede değerlendirme yapması gerekir.”

“Tabii siyasi akıl, zeka ortadan kalktığı zaman yerini yapay zeka alır”

CHP’yi eleştiren Çelik, şöyle konuştu:

“Ana muhalefet partisi CHP açısındansa durum daha da vahimdir. Yapay zekayla aday belirleme gibisinden bir süreçten bahsediyorlar. Tabii siyasi akıl, siyasi zeka ortadan kalktığı zaman yerini yapay zeka alır. Halbuki milletin aklına güvenmek, milletin aklıyla hareket etme demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke ve prensip olmak durumundadır. O gün milletin önüne altılı masa çerçevesiyle çıkanların her biri bir diğerine saldırıyor. Aynı zamanda da her birinin partisinde birtakım hizipler, diğer hiziplere saldırıyor. Dolayısıyla bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması ise yine milletin aklına, siyasi akla, siyasi zekaya teveccüh konusuna ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.”

Seçim güvenliği

Türkiye’nin seçim güvenliği açısından son derece güvenli bir ülke olduğunu belirten Çelik, son zamanlarda meydana gelen eylemler ya da provokatif sözlerin hiçbir şekilde hiç kimseyi yanlış birtakım izlenimlere sevk etmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi, toplumumuzun temel değerleri konusunda kışkırtıcı beyanların tümünü reddettiğimizi ifade etmek isteriz. Dinimizle, dini değerlerimizle, geleneklerimizle ilgili ortaya koyulan birtakım kışkırtıcı beyanların, özellikle seçilmiş cümlelerin toplumdaki birtakım fay hatlarını tetiklemek üzere yönlendirilmiş olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bunların karşısındayız. Bunlarla mücadele etmek konusunda yüksek bir iradeye sahibiz. Dolayısıyla hem dini değerlerin istismarına hem de dini değerlere dönük her türlü saldırının karşısında olacağımızı bir kere daha ifade etmek isterim. Ne dini değerler istismarına müsaade ederiz ne de dini değerlerimize saldırı karşılığında sessiz kalırız. Aynı şekilde devletimizin kurucusu ilk Cumhurbaşkanı’mız Gazi Mustafa Atatürk’le ilgili her türlü çirkin beyanın ve saldırganlığın karşısında olacağımızı, devlet hayatımızla ilgili gereken hassasiyeti, ülkemizin kurucusu olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlarımızla ilgili her türlü üslup hassasiyetinin gözetilmesini beklediğimizi ifade etmek isterim. Bunun dışındaki her türlü beyanın karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-genel-baskanlar-yerel-secimler-icin-ozur-dilemeli/feed/ 0
Avrupa Ülkeleri ve NATO, Navalnıy’ın Ölümüne Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/avrupa-ulkeleri-ve-nato-navalniyin-olumune-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-ulkeleri-ve-nato-navalniyin-olumune-tepki-gosterdi/#respond Sat, 17 Feb 2024 01:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8878 Avrupa ülkeleri, Avrupa Birliği (AB) ve NATO, Rusya’da tutuklu muhalif Aleksey Navalnıy’nın cezaevinde hayatını kaybetmesine tepki göstererek ölümünün araştırılmasını istedi.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, X hesabından yaptığı açıklamada, Navalnıy’ın “özgürlük ve demokrasi değerleri için savaştığını, idealleri uğruna en büyük fedakarlığı yaptığını” belirtti.

Michel, AB’nin Navalnıy’ın ölümünden yalnızca Rus rejimini sorumlu tuttuğunu vurguladı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin kendi halkının muhalefetinden başka hiçbir şeyden korkmuyor. (Navalnıy’ın ölümü) Putin ve rejiminin neyle ilgili olduğuna dair acımasız bir hatırlatma. Otokrasiye karşı durmaya cesaret edenlerin özgürlüğünü ve güvenliğini korumak için mücadelemizde birleşelim.” ifadelerini kullandı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de “Daha fazla bilgi bekliyoruz. Şunu açıkça belirtelim; bu, sadece Putin’in sorumluluğundadır.” dedi.

Hollanda

Hollanda’da geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte, Navalnıy’ın demokratik değerler adına ve yolsuzluğa karşı mücadele ettiğini belirterek “En ağır ve insanlık dışı koşullar altında tutulurken mücadelesinin bedelini ölümle ödedi. Bu, Rus rejiminin eşi benzeri görülmemiş vahşetine işaret etmektedir. Ailesine, sevenlerine ve onunla birlikte Rusya’da değişim için mücadele eden herkese güç diliyorum.” değerlendirmesini yaptı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, “Navalnıy’in ölümü bizi derinden şoke etti. Siyasi nedenlerle haksız tutukluluğu sırasında meydana gelen ölümünün koşullarının açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

İngiltere

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, Navalnıy’ın ölüm haberine ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu, korkunç bir haber. Rus demokrasisinin en ateşli savunucusu Aleksey Navalnıy, hayatı boyunca inanılmaz bir cesaret gösterdi.” ifadelerini kullandı.

Sunak, Navalnıy’ın ölümünün, eşi ve Rus halkı için büyük bir trajedi olduğunu kaydetti.

İngiltere ana muhalefeti İşçi Partisinin lideri Keir Starmer da paylaşımında Navalnıy’ın Rus demokrasisi için çok büyük bir cesaretle mücadele ettiğini vurgulayarak “Ölümü Rus halkı için korkunç bir haber. Düşüncelerim ailesi, arkadaşları ve dünyanın her yerindeki destekçileriyle birlikte.” ifadelerine yer verdi.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, Navalnıy’nın cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından ailesi, yakınları ve Rus halkı için X sosyal medya platformundan taziye mesajı yayınladı.

Sejourne, “Aleksey Navalnıy, baskı sistemine direnişini hayatıyla ödedi. Cezaevinde ölümü (Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin’in rejiminin gerçekte ne olduğunu ortaya koyuyor.” değerlendirmesini yaptı.???????

Almanya

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenkiy ile düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, haberin henüz doğrulanmadığını ancak yüksek ihtimalle Navalnıy’in büyük olasılıkla Rus hapishanesinde öldüğünün var sayılması gerektiğini belirterek “Bu, çok iç karartıcı bir şey.” dedi.

Navalnıy ile Berlin’de tedavi gördüğü sırada bir araya geldiğini aktaran Scholz “Onunla ülkesine geri dönmesiyle ilgili büyük cesareti konusunda konuştuk. Muhtemelen şimdi bu cesaretinin bedelini hayatıyla ödedi.” diye konuştu.

Scholz, artık şimdi (Rusya’da) nasıl bir rejim olduğunu anlaşıldığını, eleştirileri dile getirenlerinin, demokrasiyi savunan herkesin güvenliklerinden ve hayatlarından endişe etmesi gerektiğini belirterek bu yüzden herkesin üzüntülü olduğunu aktardı.

Bunun Rusya’nın nasıl değiştiğinin ve artık demokrasi olmadığının göstergesi olduğunu dile getiren Scholz, Navalnıy’in??????? ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.

???????- İtalya

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, X platformundan yaptığı paylaşımda, “(İtalya) Hükümet, her zaman demokrasi için, düşünce özgürlüğü için, her insanın vazgeçilmez hakları için mücadele edenlerin yanında olacaktır. Aleksey Navalnıy’nın yıllarca hapishanede zulüm gördükten sonra ölmesinden çok etkilendim. Ailesinin ve Rus halkının acısını paylaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Slovenya

Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar, X sosyal medya platformundan Navalnıy’ın ölümü sonrası taziye mesajı yayınladı.

Pirc Musar paylaşımında, “Bu, Rusya’daki demokrasiye yönelik bir kalp krizidir.” ifadesine yer verdi.

Avusturya

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, Rus muhalif Navalnıy’in ölümüne ilişkin sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşımda bulundu.

Van der Bellen, “Aleksey Navalnıy’in ölüm haberi beni sarstı. Vladimir Putin ve onun ölümcül rejimi bunun hesabını vermeli.” ifadesini kullandı.

Navalnıy ailesine başsağlığı dileğinde bulunan Van der Bellen, düşüncelerinin Rusya’da özgürlük, demokrasi ve insan hakları için mücadele edenlerle birlikte olduğunu kaydetti.

Navalnıy’in tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmesine, Başbakan Karl Nehammer ve Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg de yaptıkları paylaşımlarla tepki gösterdi.

İrlanda

İrlanda Başbakan Yardımcısı Micheal Martin de X hesabından yaptığı paylaşımda Navalnıy’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü belirterek “Ölümü, Rusya’da hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygı gösterilmemesinin temelini oluştururken rejimin de halkına karşı baskıcı doğasını hatırlatıyor. İrlanda, Navalnıy’ın ölümünden önce sürekli koşulsuz serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.” ifadelerini kullandı.

NATO da tepki verdi

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Münih Güvenlik Konferansı sırasında aldığı haberden büyük üzüntü duyduğunu paylaşarak NATO müttefiklerinin yıllardır Navalnıy’ın serbest bırakılması çağrısında bulunduğunu anımsattı.

Stoltenberg, “Şu an için detaylı bilgiye sahip değiliz. Tüm gerçekler ortaya çıkarılmalı ve Rusya’nın yanıt vermesi gereken çok önemli sorular var.” ifadelerine yer verdi.

?Navalnıy’ın cezalandırılması

Kremlin’e muhalif Aleksey Navalnıy, zehirlendiği iddiasıyla Almanya’nın başkenti Berlin’de tedavi gördükten sonra 17 Ocak 2021’de başkent Moskova’ya dönüşünde havalimanında tutuklanmıştı.

Rusya Federal Cezaevi Servisinin talebi üzerine 2 Şubat 2021’de Moskova Şehir Mahkemesinde Navalnıy aleyhinde açılan dava sonuçlanmış; Navalnıy’ın geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıl ertelenmiş hapis cezası, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevrilmişti.

Rus mahkemesi, Ağustos 2023’te cezaevinde bulunan Navalnıy’ı aşırılık yanlısı topluluk oluşturmaktan 19 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Aleksey Navalnıy, geçen yıl ocak ayında Rusya’da terörle ve aşırıcılıkla bağlantılı şahısların bulunduğu listeye dahil edilmişti.

Rusya Federal Cezaevi Hizmetleri (FSİN) tutuklu muhalif Navalnıy’nın bugün cezaevinde hayatını kaybettiğini bildirmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-ulkeleri-ve-nato-navalniyin-olumune-tepki-gosterdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İllerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:06:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5344 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı Metrosu Kağıthane- Gayrettepe Etabı Açılış Töreni’nde konuştu. Yerel seçimlere de değinen Erdoğan, “Neymiş, illerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir beyana rastlayamazsınız.” dedi.

“PAÇALARI TUTUŞMAYA BAŞLADI”

Yerel seçim öncesi maskelerin düştüğünü belirten Erdoğan, “31 Mart seçimleri ile ilgili takvim işlemeye başladıkça maskeler düşüyor. Herkesin gerçek niyeti ortaya çıkıyor. Kimi şehrine aşkla hizmet ettiği, kimin de 5 yıl boyunca 3 dönüm bostan yan gel yat Osman misali vaktini boşa geçirdiği netleşiyor. Sandıkta millete hesap verme günü yaklaştıkça görüyoruz ki birilerinin dizleri titremeye, paçaları tutuşmaya başladı.” dedi.

“NEYMİŞ FARKLI PARTİLERDEN ADAYLARIN OLMASI TEZGAHMIŞ”

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkenin ikinci büyük partisinin acemi genel başkanının birkaç gün önce belediye başkan adayları ile ilgili yaptığı skandal açıklama muhalefette yaşanan panik havasının bir işaretidir. Neymiş, illerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış. Bakınız çok açık ve net söylüyorum. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir beyana rastlayamazsınız. Milli iradeye saygı duyulan hiçbir ülkede muhalefet partisinin çoğulcu demokrasinin gereği olan yarıştan korktuğunu, ürktüğünü, rakiplerinin sayısı karşısında hırçınlaştığını göremezsiniz.

“TAM BİR SİYASİ BASİRETSİZLİK ÖRNEĞİ”

Meselenin çok daha vahim tarafı suçladığı partilerin daha 8 ay öncesine kadar beraber Türkiye’yi yönetmeye talip olduğu siyasi yapılar olması. Bunlar 6’lı masada beraber değiller miydi? Gerekirse 16’lı masa kurarız diyenler bunlar değiller miydi? Ne oldu şimdi olay bu. Birkaç gün öncesine kadar işbirliği görüşmeleri yaptığı partileri daha içtikleri çayın dumanı kalkmadan ihanetle suçlamak, beraber siyaset yaptığı insanları ihanetle itham etmek tam bir siyasi basiretsizlik örneğidir. Üzerinde kurulan vesayetin zincirlerini kırma iradesi göstermek yerine sağa sola sataşarak rüştünü ispat peşinde koşandan kendi partisine de, ülkeye de hayır gelmez.

“HÜKMÜ, MİLLET VERECEK”

Halbuki ortak adayla seçime gitmek nasıl demokratik yöntemse her partinin kendi adayını çıkarması da gayet tabiidir. Biz de Cumhur İttifakı bünyesinde diğer siyasi partilerle ortak belediye başkan adayı belirleme noktasında görüşmeler yürüttük. Halen görüşmelerimizin devam ettiği partiler var. Anlaştığımız illerde beraber yol yürüyor, anlaşamadığımız il ve ilçelerde demokratik bir yarış için hazırlığımızı yapıyoruz. Ama hiçbir şekilde kimseyi ihanetle, oyun bozanlıkla, gafletle, oyuna gelmekle, şuursuzlukla suçlamıyoruz. Çünkü seçime nasıl girilirse girilsin nihayetinde hükmü millet verecek.

“GENEL BAŞKAN DEĞİŞSE DE DEMOKRASİYE TAHAMMÜLSÜZLÜKLERİ DEĞİŞMİYOR”

Onun için ne diyoruz yeniden İstanbul. Millet vaatlere bakacak, bunları gönül ve fikir terazisinde tartacak hangi belediye başkanı tarafından şehrinin yönetilmesini istiyorsa tamamen hür iradesiyle seçimini yapacak. Biz de her zaman olduğu gibi sandıktan çıkan iradeyi baş tacı edeceğiz. Tüm bunlar ortadayken milletin iradesine şimdiden ipotek koymak demokrasinin değil ancak dikta hevesinin bir tezahürü olabilir. Aslında bu ifadeler bunların çarpık zihin dünyalarında nasıl bir Türkiye ve nasıl bir demokrasi hayal ettiklerini de göstermektedir. Bunlar halen açık oy gizli sayımla milletin iradesinin gaspedildiği tek parti faşizminin özlemiyle yaşıyorlar. Maalesef bu partide genel başkan koltuğunda oturanlar değişse de demokrasiye tahammülsüzlükleri değişmiyor. Yıllar gelip geçiyor ama bunların faşizan kodlarında gerileme olmuyor. İnşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak güçlü irade ile İstanbul başta olmak üzere her yerde demokrasiden ürken, çoğulcu demokrasiden korkan bu kibirli zihniyet hak ettiği dersi alacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/feed/ 0