Seçim çalışması kapsamında Küçük Sanayi Sitesi’nde esnaf ziyareti yapan Demirkol, AA muhabirine, Bolu’da inceleme ve ziyaretlerde bulunan Bakan Uraloğlu’ndan kente yönelik yatırımlar için sözler alındığını, talep ettikleri 101 proje içerisinde en önemlilerinden biri olan battı çıktılar talebini yerinde gördüğünü anlattı.
Daha önce sayaçların konulduğu 14 kilometrelik yolda 12 kavşağın bulunduğunu, bunlardan 8’inin sinyalize olduğunu aktaran Demirkol, güzergahtan geçen araç sayısı değerlendirildiğinde talebin yerinde görüldüğünü söyledi.
Demirkol, en önemli battı çıktıların organize sanayi, sanayi, Gölyüzü ve üniversite kavşağında olduğunu aktararak, “Sayın Bakanımız da bunların yapılacağını sözünü verdi. Çalışmalara başlandığını, sadece battı çıktı değil 14 kilometrelik mesafe içinde genel çözümleri de buna ilave edeceklerini ifade ettiler. Bu müjde için kendilerine teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan, Anadolu Otoyolu’ndan geçen ağır tonajlı tırların şehre girmeden sanayi bölgesine rahatça ulaşmaları konusunda da talepte bulunduklarına değinen Demirkol, “Bu projeyle ilgili de Bakan Uraloğlu’ndan çalışmaların tamamlanması için söz aldık. Orada modern bir tır parkı talebimizde yine projelerimiz arasında vardı. Modern tır parkı sözümü de almış olduk.” şeklinde konuştu.
Demirkol, vatandaşlar takdir ettiği takdirde seçimden sonrada projelerin en hızlı ve güzel şekilde yürümesi için gayret göstereceklerinden bahsederek, samimiyet ve heyecanlarına ortak olan Bolu halkına teşekkür etti.
Gönüllüler, teşkilat ve vatandaşlarla samimiyet üzerine kurulu bir sürecin yürütüldüğünü vurgulayan Demirkol, huzur, güven, proje ve yatırım dörtlüsünün Bolu’nun en önemli ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Demirkol, İl Sağlık Müdürlüğü görevinde iken vatandaşlara kapısının ve telefonlarının 24 saat açık olduğunu vurgulayarak, “Ben tüm vatandaşlarımızın samimiyetle kucaklaştıkları, bizi de kucakladıkları bu süreçte gidişatı ve seçim sonucunu çok olumlu görüyorum. Tabii ki, 31 Martta seçim sonuçları tecelli edecek. Vatandaşımızın vereceği karar başımızın üzerinde. Fakat sokakta görmüş olduğumuz coşku, hissettiğimiz heyecan, bizi çok mutlu ediyor. Biz, her geçen gün yükselen ivmemizle, çalışma gayretimizle, teşkilat ve gönüllülerimizle 31 Mart’ta sandıktan Bolu’nun kazanacağı sonucun çıkacağına eminiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Boluspor’un hesabına 5 milyon yattı”
Demirkol, Gençlik ve Spor Bakanlığından Boluspor için istenen 5 milyon liranın kulübün hesabına yattığını bildiren Demirkol, Boluspor Kulüp Başkanı Savaş Abak’ın, “Bolu Belediyesinden Boluspor’a delikli kuruş bile gelmedi” şeklinde ifadelerde bulunduğunu söyledi.
Demirkol, “Belediye veremediği gibi organize de edemedi. Boluspor’un 6-7 yıllık süre içerisinde alacaklarını topluca, hem de daha düşük miktarda alıp, bunu Boluspor’a iyilik gibi anlatıyor. Boluspor’un parasını alıp da Boluspor’a dağıtmış gibi göstermenin nasıl aymazlık olduğu ortada. Boluspor’a bu sürede bir delikli kuruş bile vermediğini kulüp başkanı Abak ifade etti. Bakanlıktan Bolu Valiliğine gelen 5 milyon lira bugün itibariyle Boluspor’un hesabına yattı.” ifadesini kullandı.
Bolu Belediye Başkanı’nın 5 yılda yapamadığının 12 katını, 5 günde yaparak 6 milyon lirayı amatör kulüpler için Bolu’ya getirdiklerini söyleyen Demirkol, “Spor yapan 110 kulübün ilçeler dahil hepsi. Evlatlarımız için ortaya koyduğumuz irade ve güç ortada. Şu anki belediye başkanının bunu ne kadar zul gördüğünü 5 yılda ne yapıp yapmadığı ortada. 500 bin lirayı işte zorla, bin bir reklamla ancak verebildi. Biz diyoruz ki, iş bilenin, kılıç kuşananın.” değerlendirmesinde bulundu.
Demirkol, bu işlerin dağ ve bayırda filim çekmeye benzemediğini, iş takibi ve profesyonelce kentin hakkını savunmayı gerektirdiğine dikkati çekerek, Bolu’nun şov ve magazin dünyasından çıkmasını, gerçek huzura ve yatırıma kavuşmasını istediklerini sözlerine ekledi.
]]>31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri kapsamında çalışmalarını sürdüren Demirkol, yaptığı açıklamada, kentin “geçen 5 yılda büyük ivme kaybettiğini, bu kayıp 5 yılda makyaj ve sosyal medya belediyeciliğinin görüldüğünü” savundu.
“Bolu Yüzyılı”na başlamak istediklerini, teşkilat ve gönüllülerle, Bolu halkının teveccühü ve samimiyetiyle ciddi yol aldıklarını anlatan Demirkol, şehirde ulaşım, turizm, sanayi, kentsel dönüşüm gibi birçok alanda problemlerin yaşandığını ifade etti.
Demirkol, sosyal belediyecilik anlamında Bolu’da çok ciddi eksikliklerin bulunduğunu belirterek, sosyal belediyecilikteki en önemli projesinin, 15 mahallede külliye şeklinde vatandaşlara hizmet verecek mahalle konaklarının inşası olduğunu söyledi.
Bu konaklarda kreş, halk eğitim ve yaşlı çınar merkezleri ile yaşlı sağlığı merkezlerinin bulunacağına değinen Demirkol, “Ayrıca saat 17.00’den sonra etüt merkezlerimizle Bolu’yu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile eğitim şehrine dönüştürmek istiyoruz.” diye konuştu.
“Spor turizminde adından söz ettirecek il haline geleceğiz”
Demirkol, iki büyük merkezde 24 saat açık olacak, eğitim, kültür, sanat faaliyetlerinin yanı sıra yöresel lezzetlerin deneyimlendiği aile yaşam merkezi inşa etmeyi hedeflediklerini ve 5 yılda toplam 5 bin araçlık otopark sözü verdiklerini kaydetti.
Toplu taşıma ve ulaşımla ilgili yaşanan sıkıntıları da bildiğini dile getiren Demirkol, “Bunları da hızlıca halletmemiz lazım. Organize sanayi rezerv alanında bulunan yere yapılacak teknokent ve kapsül merkezimizle de üniversite öğrencilerimizin sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerine en güzel şekilde katkı sağlamak istiyoruz. Türkiye’nin en güzel kapsül merkezini Bolu’da yapmış olacağız.” şeklinde konuştu.
Demirkol, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile görüşmeleri devam eden yeni stadyumun da kente kazandırılacağından bahsederek, “Kartalkaya burada gurur abidemiz. İnşallah Bolu’da kayak gelişim merkezi planlıyoruz. Sezon içinde ve sonrasında stat, sahalar ve otellerimizle spor turizminde Türkiye’de adından söz ettirecek il haline geleceğiz. Kamp ve karavan alanlarımızla da turizme katkı sağlamak istiyoruz.” ifadesini kullandı.
İstihdam konusunda da projelerinin bulunduğuna dikkati çeken Demirkol, şunları kaydetti:
“Organize sanayi noktasında istihdama katkı sağlamak istiyoruz. Yeni organize sanayi rezerv alanları açıp sanayimizi geliştirerek, istihdama katkı sağlayacağız. Belediyedeki personellerimizle açmış olduğumuz sosyal tesislerde belediye istihdamını artırmayı da hedefliyoruz. Bu noktada istihdam ofisi kurmalıyız. İŞKUR ile ortak şekilde istihdama katkı sağlayacak belge ve sertifikaların verilmesi organizasyonunu belediye içerisinde yapmak istiyoruz.”
“Sosyal konutlarla ilimizi rahatlatmak istiyoruz”
Demirkol, kentsel dönüşüm konusunu çok önemsediklerine işaret ederek, “Kentsel dönüşüm en önemli projelerimizin başında geliyor. Deprem bölgesiyiz. Bununla ilgili önemli yapılaşma ve kentsel dönüşüm çalışmaları yapacağız.” dedi.
Belediyenin sosyal konutlarının geçen 5 yıllık dönemde yapılmadığını ifade eden Demirkol, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Aynı zamanda bu arazilerimiz satılmış oldu. Biz de belediye imkanlarıyla sosyal konuta destek sağlamak istiyoruz. TOKİ marifeti ve destekleriyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile de görüşüyoruz. Bolu’muzda dirençli kent oluşturmak, kentsel dönüşüme katkı sağlamak için yeni rezerv alanlarda yapılacak sosyal konutlarla ilimizi rahatlatmak istiyoruz. Depreme dayanıklı kent haline gelme hedefimizin şu an çok gerisindeyiz. Bunu 5 yıl içerisinde başaracağız.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ortaklığında hayata geçirilen “İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti” projesi kapsamında, körfezin doğu yakasından başlanarak dip çamuru temizliği yapılıyor.
KOÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü tarafından 2 ay önce başlatılan çalışmada ise İzmit Körfezi’nden çıkarılan dip çamurundan takı ve hediyelik eşya üretiliyor.
“Hedefimiz seramik sanatçılarına uygun çamurlar ortaya koymak”
KOÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nermin Demirkol, AA muhabirine, dip çamuruna ilişkin bilimsel çalışmalara başladıklarını söyledi.
Öğrencilerin çamur ihtiyacını bildiği için sanatsal çamurlar üzerine araştırma yapmaya karar verdiğini anlatan Demirkol, İzmit Körfezi’nden çıkan dip çamurunu analiz ettikten sonra şekillendirdiğini ve sinterleme işlemi (metal ve/veya seramik tozlara termal enerji uygulanmasıyla yoğunluk kontrollü malzemeler geliştirme) gerçekleştirdiğini kaydetti.
Demirkol, çamurun tek başına sanatsal çalışmalara uygun olmadığını gördüğünü, bunun üzerine dip çamurunu sanatsal çamura dönüştürmek için reçeteler hazırladığını dile getirdi.
Sanatsal seramiği gösteren en büyük özelliğin “sır” denilen, yüzeyi kaplayan camsı tabaka olduğunu aktaran Demirkol, şöyle devam etti:
“Sır tutma özelliğini tespit etmek istedik. Yine kendi reçetelerimden ona bir sır uyguladım. Sinterlediğimizde sır tutma özelliğinin de çok güzel olduğunu gördük. Çamur fiyatları çok arttı. Her çamurun da özelliği aynı değil. Elle şekillendirmeye uygun olan bir çamur döküme uygun olmayabiliyor, çömlekçi tornasına uygun olmayabiliyor. Dolayısıyla çömlekçi tornasında şekillendirmeye uygun olarak farklı bir reçete çalıştık. Araştırma görevlilerimizden Aykut Hızlıok da yine çömlekçi tornasında şekillendirilebilirliğini ortaya koydu. Sinterleme işleminden sonra bunun da sır tutma özelliğini ortaya koyduk.”
Demirkol, kendi öğrencilerinin yanı sıra güzel sanatlar fakülteleri ve seramik sanatçıları için uygun çamur ortaya koymayı hedeflediklerini belirtti.
“Sanatsal olarak uygunluğunu gösterdik”
Dip çamurundan takı ve hediyelik eşyalar üretirken, küçülme, dayanım ve mukavemet testlerinin de devam ettiğini vurgulayan Demirkol, hedeflerinin dayanıklılığını artırarak daha büyük objeler üretmek ve daha dayanıklı çamur ortaya çıkarmak olduğunu belirtti.
Porselen üretiminde ham madde olarak Ukrayna kili kullandıklarına, Rusya-Ukrayna savaşı ve maliyetler nedeniyle bunun ülkeye girişinde sıkıntı yaşandığına işaret eden Demirkol, “Türkiye’nin en büyük çevre projelerinden biri olan dip çamuru projesinin tam merkezindeyiz. Analizleri yaptığımda, kullandığımız o alüminyum silikat (kimyasal bileşik) içerikler de içerisinde var. Dolayısıyla kullandığımız temel ham maddelerimizin büyük oranını, porselen için demiyorum ama seramik için bu çamurla karşılayabiliyoruz.” diye konuştu.
Demirkol, yüzde 50’nin üzerinde olan dip çamuru kullanma seviyesini artırmak istediklerini dile getirerek, “Öğrencilerimiz de çok heyecanlı çünkü çamur ihtiyaçlarını karşılayabilecek büyük bir kaynak var. Bir an önce bunu bazı kullandığımız çamurlara alternatif olarak değerlendirmek istiyoruz. Biz zaten kendi sırını kendi yapan bir fakülteyiz. Kendi çamurlarımızı da kendimiz yapıp hem KOÜ’ye hem de sonrasında tüm güzel sanatlar fakültelerine katkı sağlamak istiyoruz. Dolayısıyla ülkemize de büyük katkı sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
]]>