Dem – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 04 Aug 2024 08:24:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürtçe trafik uyarı yazılarının silinmesine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-kurtce-trafik-uyari-yazilarinin-silinmesine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-kurtce-trafik-uyari-yazilarinin-silinmesine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 04 Aug 2024 08:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43465

İSHAK KARA

(VAN) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada kentlerde Kürtçe yazılan trafik uyarı yazılarının silinmesine tepki gösterdi. Bakırhan, “Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar” dedi. Sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı tanımayacaklarını belirten Bakırhan, “Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız” diye konuştu.

Van’ın Edremit ilçesinde iki gün süren DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Çalıştayı’nın ardından tüm belediye eş başkanlarının katılımıyla Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Devrim Demir ve Ahmet Türk, bir süre önce cezaevinden tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, eski milletvekili Sebahat Tuncel, eski belediye başkanlarından Çağlar Demirel, DEM Parti milletvekilleri ve tüm il, ilçe ve belde belediye eş başkanları katıldı.

“Halkımıza en iyi hizmeti sunacağız”

Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan “Van halkının seçimde büyük bir direniş göstererek, demokrasi ve özgürlük konusunda tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kayyım demek sadece mali yıkım yaratmak değil, aynı zamanda asimilasyon ve halklara yönelik tahribatlarıdır. Kayyımlar tarihimizi, kültürümüzü ve bütün değerlerimizi talan etmek üzerine kurulmuştu. Bizler de buna karşı bu değerlere sahip çıkarak bunun üstesinden gelebiliriz. Kayyım zihniyetine en iyi cevabı vermek halka en iyi hizmeti sunmaktır. Ortak ve toplumsal akılla halkımıza en iyi hizmeti sunacağız.”

Zeydan, tüm engellemelere rağmen çok dilli belediyecilik çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

“Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise şunları söyledi:

“Bir pusu iktidarı ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama olmaz. Bu pusu iktidarı Van’da aynı yöntemi denediler ama halkın iradesiyle karşılaştı. Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar. Şimdi halaylara taktılar. Kürdün kendi geleneksel giysileriyle çekmiş olduğu halaylara katılanları tutukluyorlar, işkence ediyorlar, dövüyorlar, çırılçıplak soyup Hakkari’nin dört bir merkezine birer birer bırakıyorlar. Uygulamadıkları vahşet yok. Bunların uyguladıklarının adı faşizmdir, ırkçılıktır. Burada insanlık yok, burada adalet yok. İnandıkları dine de uygun bir yaklaşım değil. Keşke sadece bize düşman olsaydılar. Hayvanları katletme yasasını Meclis’te kavgayla gürültüyle geçirdiler. Buradan sizlere çağrımdır, biz bu yasayı tanımayacağız, uygulamayacağız. Kentler, sokaklar, caddeler ne kadar insanlarınsa o kadar diğer canlıların, köpeklerin ve kedilerindir. Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-kurtce-trafik-uyari-yazilarinin-silinmesine-tepki-gosterdi/feed/ 0 Vanlılar Yayla Şenliği’nde Demokrasi ve Yargı Tartışıldı https://www.haber60.com.tr/vanlilar-yayla-senliginde-demokrasi-ve-yargi-tartisildi/ https://www.haber60.com.tr/vanlilar-yayla-senliginde-demokrasi-ve-yargi-tartisildi/#respond Tue, 23 Jul 2024 22:36:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41686

(İSTANBUL) – İstanbul Anadolu Van Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen ‘Vanlılar Yayla Şenliği’nde konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Maalesef hala Türkiye’de demokrasiye ve yargıya tam anlamıyla inanacağımız bir ortamın, olmadığını yaşıyoruz, görüyoruz. Seçimle gelen başkanlarımıza hala milletin iradesine saygı duymadan çeşitli zorluklar çıkarıyorlar” dedi.

İstanbul Anadolu Van Dernekler Federasyonu ‘Vanlılar Yayla Şenliği’ düzenledi. Şenliğe; Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal, DEM ve DBP Van il başkanları, ilçe belediye eş başkanları, çok sayıda Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanları ve meclis üyeleri, Anadolu Dernekler Federasyonu Başkanı Bayram Çiftçioğlu, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve Vanlı vatandaşlar katıldı.

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, “Umarım mutlusunuzdur, burada sizleri ağırlamaktan büyük bir şeref duyuyoruz. Vanlı komşularımızı biz tanırız, Vanlı komşularımızı biliriz, onların mertliğini cesurluğunu misafirperverliklerini biliriz, nereden biliriz kapılarını çaldığımızda kimsin diye sormayıp bize çay ikram etmelerinden biliriz. Bir sorun olduğunda bize sarılıp gel birlikte çözelim demelerinden biliriz. Dolayısıyla biz Vanlı komşularımızdan razıyız, iyi ki varsınız sizlerle gurur duyuyoruz. Tuzla’da bir kardeşiniz, abiniz, arkadaşınız, bir belediye başkanınız olarak her zaman Vanlı komşularımın yanında olacağımı bilmenizi isterim” dedi.

“Türkiye’de demokrasiye ve yargıya tam anlamıyla inanacağımız bir ortamın olmadığını görüyoruz”

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Bir kaç defa Van’a gittim. Van hem tarihsel birikimiyle, hem de doğal güzelliğiyle Türkiye’nin incisi bir kentiniz ve çok şanslısınız. Abdullah Başkanımla 2015 yılında biz birlikte meclise seçilmiştik ben de milletvekili olmuştum. Tam da dün Suruç katliamıyla başlayan Türkiye demokrasisine çok ağır darbeler vuran süreçlerin başlangıcı olmuştu. Sonrasında da 10 Ekim katliamını yaşamıştık. Maalesef hala Türkiye’de demokrasiye ve yargıya tam anlamıyla inanacağımız bir ortamın, olmadığını yaşıyoruz, görüyoruz. Seçimle gelen başkanlarımıza hala milletin iradesine saygı duymadan çeşitli zorluklar çıkarıyorlar. Buna karşı hep birlikte tavır alan Van halkını da sizin nezdinde sevgiyle saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

“Halkın iradesi önünde hiçbir güç, hiçbir kimse engel olamaz”

Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, “Ataşehir Belediye Başkanım güzel bir konuşma yaptı. Halkın iradesi önünde hiç bir güç, hiçbir kimse engel olamaz o durum yaşadığında biz de Adalarda yüksek sesle sesimizi duyurduk ve bugün aramızda olmalarından dolayı da Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarıma tekrar hoş geldiniz diyorum iyiki varsınız” diye belirtti.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ise şunları söyledi:

“İnsanın başı nerede olursa olsun köklerinden beslenir. Yaşar Kemal İstanbul’da yaşıyordu ama Çukurova’yı, Van’ı, Süphan’ı yazıyordu. Çünkü oradan besleniyordu. Siz de buradasınız ama aklınız gönlünüz ister istemez geldiğiniz yerdedir. Oradan asla kopamazsınız. Ataşehir belediye başkanımız bana sordu, ‘Hocam bundan önce hiç Vanlı olarak İstanbul’da belediye başkanı oldu mu?’ diye. Benim bildiğim olmadı dedim. Bu ilktir, buzu kırdık kenarından ve inşallah devamı gelecek”

“Bu yürüyüş iktidar değişikliği gerçekleştirecek ve o iktidar demokratikleşecek”

Bizim eşit temelde kardeşçe bir arada yaşamaya ihtiyacımız var. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde Kürdüyle, Türküyle, lazıyla çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle birlik beraberlik ve kardeşlik istiyoruz. Ama birilerinin bu çok hoşuna gitmiyor. Onun için bu tür oyunların bozulabilmesi ve gerçek anlamda Cumhuriyetin içinin demokrasi ile taçlandırılması az bir zamana sayırdır. Öyle düşünüyorum ki yakın zamanda bu yürüyüş iktidar değişikliği gerçekleştirecek ve o iktidar demokratikleşecek. ve bundan sonra Türkiye eşit temelde bir arada yaşamanın önünü açacaktır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/vanlilar-yayla-senliginde-demokrasi-ve-yargi-tartisildi/feed/ 0 Bahçeli: CHP’nin tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını iddia etmesi deli saçmasıdır https://www.haber60.com.tr/bahceli-chpnin-tarihin-en-agir-ekonomik-krizinin-yasandigini-iddia-etmesi-deli-sacmasidir/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-chpnin-tarihin-en-agir-ekonomik-krizinin-yasandigini-iddia-etmesi-deli-sacmasidir/#respond Tue, 23 Jul 2024 08:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41585 MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, muhalefeti sert sözlerle hedef aldı. Bahçeli “CHP’nin tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını iddia etmesi deli saçmasıdır. Türkiye ekonomisi yükseliş kulvarındadır” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Yeni yüzyıl Türkiye için emsalsiz fırsatlarla doludur. Milli birlik ve beraberlik içinde bu fırsatları yakalayacağımız düşüncesindeyim. Milletimizin hassasiyetleri üzerinde oynama yapanlar, çok tehlikeli provokasyonları birer birer sahneye sürmektedir. Muhalefetin umut bağladığı, bölücülerin ve teröristlerin kukla olarak hizmet ettiği Joe Biden’ın başkanlık yarışından çekilmesi etkileri olacak bir gelişmedir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve iktidarını devirme planları yapanların kendileri tasfiye olmaktadır. Güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen bağlantı noktaları kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mücadelesi ve iktidarın dirayetiyle berhava edilmiştir. Açılan kilidin kapatılmasıyla hiçbir terör örgütü nefes alamayacaktır.

CHP LİDERİ ÖZEL’İ HEDEF ALDI

Bölücülüğü sokağa taşıma gayretleri son günlerde hızlanmıştır. Bu tahrikleri dikkatle takip ettiğimiz herkes tarafından bilinmelidir. Kapalı devre işbirliği halinde olan ve siyasi ortaklık kuran CHP ile DEM ateşle oynadığı malumlarınızdır. Tam bu günlerde CHP Genel Başkanı’nın ‘Kürtler ben eşit hissetmiyorum diyorsa onlar eşit hissedene kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz’ açıklaması yakından tanıdığımız bölücü bir ağızdır.

Türkiye’nin bölünmesi hususunda iş birliği halinde olan DEM ve CHP’nin ateşle oynadığı malumlarınızdır. DEM’lenen CHP milli güvenliğimize zarar vermektedir. DEM’lenen CHP demokrasimize leke sürmekte, milli birlik ve kardeşlik hukukumuzu kundaklamaktadır. CHP’nin şifreleri PKK’nın elinde, DEM’in kullanımındadır. Karamsar tablolar çizenler, gerçek manada Türkiye’nin gücünü kavramaktan aciz düşenlerdir. CHP Genel Başkanı’nın tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını iddia etmesi, ülkesine ve milletine itibar etmeyen bir siyasetçinin deli saçmasıdır. Ekonomi yükseliş kulvarındadır.

“DEZENFLASYON TESİRİNİ GÖSTERMEKTE”

Dezenflasyon süreci her geçen gün tesirini göstermekte, büyüme, istihdam, yatırım ve cari fazla hedefleri iyimser beklentileri kamçılamaktadır. Kredi derecelendirme şirketlerinin ekonominin pozitif ivmesini teyit etmesi sevindirici bir gelişmedir.

“BALDIRAN ZEHİRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL”

Yumuşama dayatması altında Türkiye’nin Türk siyaset ve demokrasi sisteminin ilkelerinden uzaklaşması, ihanetin aklanma ve temize çıkarma uğraşları stratejik bir tuzak olarak karşımızdadır. Bu tuzağın kurnaz mimarı dış güdümlü zillet çephesidir. Politikasızlık içinde kıvranan CHP yönetiminin yumuşama veya normalleşme çağrıları zemzem diye ikram edilen baldıran zehrinden başka bir şey değildir.

“KIBRIS’TA BARIŞTAN ÖDÜ KOPANLAR VAR”

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıldönümü nedeniyle Kıbrıs Türk halkıyla kucaklaşmak kuşkusuz milli bir heyecan yaratmıştır. Kıbrıs Türklüğünün zulümden kurtuluş gününde soydaşlarımızla birlikte olmaktan şahsım adına büyük bir memnuniyet duyduğumu açıklamak boynumun borcudur. Kıbrıs Türk milletinin kardeşlik anıtıdır. Kıbrıs, bölgenin kilit taşıdır. Tüm dikkatlerin odağı Kıbrıs’tır. Kıbrıs Türklüğünün egemenlik haklarını yok sayan tacizler bitmemiştir. Kıbrıs’ta barıştan ödü kopanlar var.

DESPINA VANDI TEPKİSİ

Bir Yunan şarkıcının Çeşme’de Türk bayrağına ve Atatürk posterlerine karşı sergilediği saygısızlık ile egemenliğimiz altındaki bazı adalarda fiili durum yaratması sabrımızı zorlayan ilkel ahlaksızlığa bir başka örnektir. Bu kafa yapısı ile iyi komşuluk hukuku ilişkisi kurmanın ne kadar mümkün olduğu ayrıca ele alınmak durumundadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-chpnin-tarihin-en-agir-ekonomik-krizinin-yasandigini-iddia-etmesi-deli-sacmasidir/feed/ 0
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmaları için farklı başlangıç noktaları yapabiliriz https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:57:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41278 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde; Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmalarına değinerek, “Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Konuşmasına, iktidar ve muhalefet partilerinin Diyarbakır’da Kürt sorununa yönelik geçmiş yıllarda yaptığı açıklamaları hatırlatarak başlayan Doğan, “Amed’de konuşmak hiç kimse için kolay değildir. Ne biz siyasiler için kolay bir şey, ne iktidar mensuplarına kolay olan bir şey, ne bugün ülkeyi yönetenler için kolay bir şey, bizzat cumhurbaşkanı için de, ne de muhalefet partileri için Amed’de konuşmak kolay bir şey. Amed’de konuşmak adeta ateşten gömlek giymek gibi bir şey. Peki neden böyle. Çünkü Amed, tarihiyle, direnişiyle hem tarihi hem de bugünü bize hatırlatıyor. Bu ülkede kaç başbakan bu ülkede Kürt meselesinin çözümü Diyarbakır’da geçer dedi? Bu ülkenin kaç muhalefet başkanı demokrasinin yolu Diyarbakır’da geçer dedi? Amed halkı bu isimleri hatırlamıyor ama yaptıklarını hatırlıyor. Her zaman Diyarbakır’a gelip, biz yaparız, biz çözeriz dediler. En çok biz size kardeşiz dediler. En çok biz sizin dilinizi savunuruz dediler. Bazılarının isimlerini hatırlamıyoruz. Ne oldu bunlara, siz onları sandığa gömdünüz. Aslında siyasetin çöp sepetine gömdünüz” dedi.

“Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin”

Türkiye siyasetindeki normalleşme sürecine ilişkin Doğan, “Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın” ifadelerini kullanarak, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yumuşama dönemi başlatmak istedi. Biz Kürtler yumuşama görmüyoruz. Eğer biz Kürtler için bir yumuşama emaresi olmuş olsaydı, bugün Diyarbakır il kongresinin salonundaki pankartta zindan direnişleri selamlanmazdı. Oradan çıkanlar karşılanırdı. Oradan çıkmalarını sağlayan güç selamlanırdı. İnsanlar 40 dereceyi aşan sıcakta, Hakkari’de, Cizre’de, Şırnak’ta, Batman’da, Mardin’de belediyeler önünde kayyum nöbeti tutmak zorunda kalmazdı. Demek ki normalleşme bir diğer adıyla bazılarını iktidarın istediği sınırlar içinde muhalefete zorlamaktır. Bugüne kadar ortaya çıkan sonuçta ne yazık ki bunu görüyoruz. Bizim gündemimiz sağımızda zindan tecrit, solumuzda kayyum. Diyarbakır’ın gündemi bunlar. İç ve dış politikada normalleşme arayanlara, buradan hep birlikte seslenelim, bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın. Yaptığınız hesaplar tarih de buna şahittir ki, Kürtlerin varlık mücadelelerine çarpar, geri döner ve size Türkiye’nin yakın siyasi tarihini hatırlatıyoruz. Buraya gelip, konuşup, konuştuklarında verdiği sözleri yerine getirmeyen siyasetçileri hatırlatıyoruz.”

“PYD ile görüşebilirsiniz”

Ankara- Şam arasında normalleşme tartışmalarına da değinen Doğan, şöyle konuştu:

“Türkiye bugün yanıyor. Esnafıyla, işçisiyle, hepimiz yanıyoruz. Neden yanıyoruz? Kürt meselesiyle ne alakası var diyenlere, yıllardır harcanan savaş bütçelerine bakmalarını öneririm. Açıklanmayan, kamuoyuyla paylaşılmayan bu bütçe kalemleri nereye gidiyor, nereye harcanıyor? Bir kurşun ne kadardır diye soracağınıza, bir kurşun alma ihtiyacından vazgeçin. Güvenlikçi politikalardan vazgeçin. Sınır ötesi operasyon hevesiyle Kürtleri karşı karşıya getirme iştahınızı kabartmaktan vazgeçmelisiniz. Hiç kimse bu saatten sonra Kürtleri karşı karşıya getiremez. Buna izin vermeyecek güçlerimiz var. Hangi güçler, işte o güçler bu salonda oturuyor. Orada 30 kilometre, burada 40 kilometre derinlik arayanlara ve bu arayışa karşı durmayanlara Diyarbakır’da beraber seslenelim, 30-40 kilometre derinlik aramaktan vazgeçin. Bunlar denendi, tecrübe edildi, yeni yöntemler değil. Başka iktidarlarda denedi, şimdi o iktidarların isimleri dahi hatırlanmıyor, tabelaları dahi kalmadı. Eğer gerçekten Suriye ile kurulacak ilişkiler, eğer gerçekten Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip, öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz. Mesela PYD ile görüşebilirsiniz.”

“Kayyumların dönemi bitti”

Kayyum atamalarının endişeyle takip edildiğini aktaran Doğan, “Kayyum atanacak mı, atanmayacak mı? Ankara, kayyumla mı devam edecek yoksa halkın iradesine hürmetle mi devam edecek? Buradan DEM Parti adına soruyorum, ey Ankara, eğer 2019 hesaplarını yapıyorsan, biz buna karşı tedbirliyiz, yapma bu hesapları. Biz artık kayyum rejimini 31 Mart seçimlerinde sandığa gömdük. Kayyum rejimi bitti. Kayyum hesapları yapanlara, bir dönem daha kayyumla yönetiriz diyenlere de bir şey diyeyim, biz hiçbir şekilde kayyuma geçit vermeyeceğiz. Kayyum atanmasına bu mücadeleci halk izin vermeyecek. Böyle hesaplar yapmayın. Kayyumların dönemi bitti. Dolayısıyla kayyumu gündeminizden çıkartın” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan kongrede DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanlığı’na Gülşen Özer ve Abbas Şahin seçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Alevi Vatandaşların Aşure Lokmasına Ortak Oldu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-asure-lokmasina-ortak-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-asure-lokmasina-ortak-oldu/#respond Sat, 20 Jul 2024 23:27:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41186 (İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Alevi vatandaşların tuttuğu 12 günlük Muharrem Matemi’nin ardından pişirilen aşure lokmasına ortak oldu. Garip Dede Cemevi’ndeki buluşmada konuşan İmamoğlu, “Hiçbir yurttaşın maddi ve manevi olarak kendisini gariban hissetmediği, bu cennet vatanın eşit hissedarı hissettiği bir ülke var etmek için el ele, kol kola, omuz omuza çalışacağız ve göreceksiniz mutlaka başaracağız” dedi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Alevi vatandaşların tuttuğu 12 günlük Muharrem Matemi’nin ardından pişirilen aşure lokmasına ortak oldu. Garip Dede Cemevi ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen lokma paylaşımına İmamoğlu’nun yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanları Sultan Özcan ve Tuncer Bakırhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Parti Meclisi Üyeleri Mahir Yüksel, Ozan Işık, Turgay Özcan, Cem Aydın, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara da katıldı. Garip Dede Dergahı Vakfı Başkanı ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Ekrem İmamoğlu ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan birer konuşma yaptı.

“Bu anlayış bize Cumhuriyetimizin ve Atatürk’ün mirasıdır”

Aşurenin bereket, birlik ve beraberlik simgesi olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Aşure bizim tüm farklılıklarımızı bir arada uyum içerisinde yaşayabileceğimizi temsil eden kadim bir lezzet. Bereketin, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin simgesi. Biz çok büyük ve çok güçlü aynı zamanda çok güzel bir milletiz. Kökenlerimiz, inançlarımız. Fikirlerimiz farklı olabilir ama tarihimiz, acılarımız, sevinçlerimiz var ve bir. Hepimiz bu cennet vatana aynı sevgi ve sadakatle bağlıyız. Hepimiz bu canım güzel ülkemizde herkes için mutlu ve güzel bir gelecek kurma idealini paylaşıyoruz. Geçmişimiz ve geleceğimizle bağlı olduğumuz bu aziz vatanda tek bir canımızın bile tek bir vatandaşımızın bile ayrımcılığa uğramasını asla kabullenmedik, kabullenmeyeceğiz. Bu anlayış bize, hepimize, Anadolu’nun kadim kardeşlik kültürünün büyük bir mirasıdır. Bu anlayış bize güzel cumhuriyetimizin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasıdır” dedi.

“Bu ülkenin 86 milyon sahibi vardır”

Alevi yurttaşlara yönelik ayrımcı bakış açısını eleştiren İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Bu anlayışı benimsemiş olanların ve Alevi yurttaşlarımızın, inanç ve ibadetle ilgili yaşadıkları sorunlara da duyarsız kalmamız asla söz konusu olmaz. Alevi yurttaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı tutum ve davranışları hep birlikte yok etmek, tarihe gömmek mecburiyetindeyiz. Bu ülkenin 86 milyon sahibi vardır. Eşittir, eşit hissedardır. 86 milyon insanımızın her meşru talebine kulak vermek, dinlemek, yerine getirmek ve çalışmak mecburiyetinde olan yöneticileriz. Her bir yurttaşımızın her bir inanç grubunun kendini tanımlama hakkı vardır. Bu hakkı gasp etmek ve herkesin inanç ve ibadetlerini ben belirlerim demek demokratik bir cumhuriyette asla söz konusu olamaz. Bu anlayıştaki bir iktidarın cumhuriyetin kurucu fikrinde de demokratik düşüncenin evrensel fikrinde de asla yeri yoktur.

“Cemevleri ibadethanedir nokta”

Her gittiğim buluşmalarda özellikle altını çiziyorum ve söylüyorum. Sizlerin huzurunda bir kez daha dile getireceğim. Cemevlerinin ibadethane statüsünde olup olmadığı güç ve makam sahiplerinin tartışıp karara bağlayacakları bir şey asla değildir. Bu kararı Alevi yurttaşlarımız çoktan vermiştir. Yüzyıllardır vermiştir. Biz yöneticilere düşen bu kararın gereğini yerine getirmektir. Cemevleri ibadethanedir nokta.

“Milletçe geçmişten gelen derin acılarımız var”

Milletçe geçmişten gelen derin acılarımız var. Yaşanmış büyük adaletsizlikler var. Acılara ve adaletsizliklere, yenilerini asla ve asla eklememek için sevgide, hoşgörüde birbirini sevmekte ve saymakta kararlı olmalıyız. Eşitlik ve kardeşlik hepimizin hayata ve bu yaşadığı cennet vatana, bu güzel şehre karşı sorumluluğumuz olmalıdır. Amasız, fakatsız, çekincesiz, bir arada olmalı, bu güzel vatanın iyiliği için, bu güzel ülkede yaşayan 86 milyon insanımız için hep birlikte çalışmalıyız. Muharrem ayı bizi acılarla, adaletsizliklerle yüzleştiren başka acılar yaşanmasın diye uyaran manevi değeri çok yüksek bir zaman dilimidir. Zalimin değil mazlumun yanında durmayı, güçlünün değil haklının yanında olmayı ve davasını savunmayı bize öğretir. Bütün manevi değerlerini, bizi güçlendiren, zenginleştiren birer kıymet olarak görürsek ki öyle görüyoruz, toplumsal sorunlarımızın tamamını çözeriz ve bu cennet vatanın üzerinde umut yükselir, barış yükselir, geleceğin zengin ve müreffeh toplumu yükselir. Yaratılanı yaratandan ötürü koşulsuz severiz. Öyle değil mi? Sevmenin, kendimizle bir görmenin değerini bu içimizde hissedersek cennet gibi bir yaşamı el birliğiyle kurarız. Hiç kimsenin kendini çaresiz, garip, yoksul hissetmediği bir ülkede yaşamak hepimizin hakkıdır. Bir yandan yoksulluk bir yandan çaresizlik hüküm sürerken hiç kimse bu ülkede tam anlamıyla mutlu olamaz.

“Omuz omuza çalışacağız ve göreceksiniz mutlaka başaracağız”

Bu dergahın adını aldığı Garip Dede’nin kendini gönüller yapmaya yaşamı, hepimize ama en çok da kime biliyor musunuz? Biz yöneticilere örnek olmalıdır. Garip Dede ulu bir evliyaydı. Birey olarak kendini garipleri mutlu etmeye, gariplerin duasını almaya adamıştı. Bir garibin bile duasını alabilirsem ne mutlu bana. İşte o zaman iyi bir yönetici olmuşsun demektir. Bugünün yöneticileri garipleri sevindirmekle yetinemezler. Amacımız bu ülkede yaşadığımız her yerde yoksulluğu, garibanlığı, çaresizliği yaratan koşullara el birliğiyle hep beraber son vermek olmak zorundadır. Hiçbir yurttaşın maddi ve manevi olarak kendisini gariban hissetmediği, bu cennet vatanın eşit hissedarı hissettiği bir ülke var etmek için el ele, kol kola, omuz omuza çalışacağız ve göreceksiniz mutlaka başaracağız.

“Katliamları tarihten bugüne yaşatan hangi unsur var ise asla kabul etmiyoruz”

Bu inançla Muharrem ayının tüm gönülleri buluşturmasını diliyorum. Daha dün Hacı Bektaşi Veli’nin huzurundaydık el açtık, dua ettik. Onun güzel duygularını içimize çektik. Bu cennet şehre, bu kadim şehre geldik. Hep birlikte hizmetimize devam edeceğiz. Bugün 20 Temmuz, 50 yıl önce zalimlerin zulmü altında inleyen, Kıbrıs’taki soydaşlarımızın imdadına yetişen ve o kararı veren başta Bülent Ecevit olmak üzere bütün o dönemde mücadele eden şehitlerimize rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlık diliyorum ve bu ülkemizde acıları, soykırımları sıkıntılı halleri, katliamları tarihten bugüne yaşatan hangi unsur var ise asla kabul etmiyoruz. Kınıyoruz, hele hele bıçağa asla sığmayan, savaşları kınıyoruz. Katliamları kınıyoruz. Aynen Gazze’de Filistinli insanlara, çocuklara, kadınlara yapılan olduğu gibi. İşte biz diliyor ve istiyoruz ki dua sevginin ve saygının büyümesine vesile olsun. Anlayış ve hoşgörünün artmasına vesile olsun. Milletçe mübarek Muharrem ayınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçlar kabul olsun. Çocuklarınızın ve gençlerinizin geleceği daima müreffeh bir gelecek olsun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-alevi-vatandaslarin-asure-lokmasina-ortak-oldu/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: Ekmek yok, adalet yok https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-ekmek-yok-adalet-yok/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-ekmek-yok-adalet-yok/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41038 (MARDİN) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisince Mardin’in Kızıltepe ilçesinde düzenlenen Tarım Mitingi’nde, adalet ve ekmek sorunlarını dile getirerek, ” “Ekmek yok, adalet yok. Beyefendiler Türkiye’yi mutlu bir ülke olarak anlatmaya çalışıyorlar. Adalet yok, ekmek yok ama diyorlar ki buna şükredin. Türkiye’de tarım alanında büyük bir kriz var. Bunun aktörü AKP ve MHP iktidarıdır” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından Mardin’in Kızıltepe ilçesinde ‘Ekmek ve Adalet Buluşmaları’ kapsamında Tarım Mitingi düzenlendi. Kızıltepe Otogar Meydanı’ndaki mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’deki adalet ve ekonomi sorunlarına değindi. “AKP ve MHP iktidarı Türkiye’yi her anlamada uçurumun kenarına getirdi” diyen Bakırhan, “Ekonomi desen yok. Türkiye’de çok ciddi geçim sıkıntısı var. Emekçiler geçinemiyor, asgari ücretle çalışanlar kirasını dahi ödeyemiyor. Bir taraftan büyük bir işsizlik var. İnsanlar doğru düzgün beslenemiyor. Demokrasi desen yok. Kürdün diline, kültürüne düşmanlık halen devam ediyor. Konuştuğumuz Kürtçeye halen bilinmeyen bir dil diyorlar. Özgürlük deseniz hiç yok. Sizin irade olarak belirlediğiniz yüzlerce yoldaşımız Selahattin Demirtaşlar, Figen Yüksekdağlar ve yüzlerce canımız şu an cezaevinde” diye konuştu.

‘Ekmeğimizin karşılığını almak için mücadele edeceğiz’

22 yılda Türkiye’nin kısa bir özetini yapan Bakırhan, şunları söyledi:

“Ekmek yok, iş yok, demokrasi yok. Peki bu tablonun sebebi kimdir. AKP ve MHP iktidarıdır. 31 Mart’ta başta Kızıltepe, Mardin, Kürt ve Türk halkları aslında bu ülkeyi yoksullaştıran, özgürlüklerimizi demokrasiyi yok sayan anlayışa büyük bir cevap verdi sandıklarda. O büyük cevapta ders almamışlar, halen zamma, zulme, baskıya devam ediyorlar. O zaman biz ne yapacağız onlara daha büyük bir ders vermek için örgütleneceğiz, güçleneceğiz, büyüyeceğiz, hakkımızı arayacağız. Emeğimizin karşılığını almak için mücadele edeceğiz. Cezaevindeki arkadaşlarımızı özgürleştirmek, dilimizi özgürce konuşmak, Türkiye’deki halklarla birlikte demokratik bir Türkiye’de yaşamanın mücadelesini vereceğiz. Bugün ekmek ve adaleti konuşacağız. Türkiye’de olmayan iki temel mesele. Neden ekmek dedik? Milyonlarca emeklimiz geçinemiyor. Milyonlarca asgari ücretle çalışan insanlarımız, çocuklarını okutamıyor, doğru düzgün beslenemiyor. Milyonlarca insanımız işsiz. Binlerce insanımız KHK’lı. Milyonlarca gencimiz iş ve AŞ bulamadıkları için göç yollarında ya canlarını yitiriyorlar ya da aile ekonomilerine katkı sunmak için çok düşük ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Bizim ekmeğimizi düşünen yok. Aksine bizim soframızda ekmeğimizi daha da küçültmek için, sermayeye daha büyük rantlar kazandırmak için  AKP ve MHP iktidarı sermayeye rant kazandırıyorlar. Bunlar bizim ekmeğimizi çalanlar ve düşmanlarıdır” diye konuştu.

‘Beyefendiler Türkiye’yi mutlu bir ülke olarak anlatmaya çalışıyorlar’

Türkiye’de yaşanan sorunlara rağmen, iktidarın Türkiye’yi mutlu bir ülke olarak anlatmaya çalışmasına tepki gösteren Bakırhan, şunları kaydetti:

“Kürtler on yıllardır adalet arıyor. Aleviler on yıllardır eşit yurttaş olmak için mücadele ediyorlar. Türkiye’deki demokratik güçler, özgür demokratik bir ülke için yapmış oldukları mücadelelerinin karşılığında cezaevi, dipçik, kelepçeyle susturulmaya çalışılıyor. Her gün onlarca kadın katlediliyor. Ekmek yok, adalet yok. Beyefendiler Türkiye’yi mutlu bir ülke olarak anlatmaya çalışıyorlar. Adalet yok, ekmek yok ama diyorlar ki buna şükredin. Türkiye’de tarım alanında büyük bir kriz var. Bu krizin ana aktörü kimdir. AKP ve MHP iktidarıdır. Onların programlarında üretici, çiftçi, esnaf yok. Onların programında savaşa, saraya ve sermayeye rant yaratmak var. Bu ülkenin ekonomisinin büyük bölümü savaşa gidiyor. Bu ülkede tarım ve çiftçiye desteklemek yok. Bu ülkenin tek programı var, Kürdü yok saymak, yok etmek. Kürdün diline, kültürüne düşman etmek, Kürdü aç ve yoksul bırakmaktır. Bizler tam da buna itiraz ediyoruz. Siz çiftçinin ve üreticinin iktidarı değilsiniz. Siz bu ülkenin kaynağını bir avuç sermayeye peşkeş çeken bir iktidarsınız. Bunlar çiftçi ve üretenlerin düşmanıdır. Bunlar istiyorlar ki, Kürt bu coğrafyada ekmesin, biçmesin, geçinmezsin. Toprağını, coğrafyasını terk etsin, metropollerde ucuz iş gücü olsun, mevsimlik işçi olsun, yollarda kazalarda ölsün. Böyle bir zulüm olabilir mi? Bizler ekmeğimize sahip çıkmadığımız müddetçe, bizler bu adaletsizlik karşısında bir arada, omuz omuza direnmediğimiz müddetçe bunlar buğdayın, mısırın taban fiyatını daha da düşük belirleyerek, bizi köleleştirmeye, aç bırakmaya, sefil bırakmaya çalışacaklar. Biz buna itiraz ediyoruz. “

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-ekmek-yok-adalet-yok/feed/ 0
Van Kadın Platformu, artan kadın cinayetlerini protesto etti https://www.haber60.com.tr/van-kadin-platformu-artan-kadin-cinayetlerini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/van-kadin-platformu-artan-kadin-cinayetlerini-protesto-etti/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:09:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36140

İSHAK KARA

(VAN) – Van Kadın Platformu, Van ve çevre illerde 6 ayda 21 kadının şüpheli şekilde hayatını kaybetmesiyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizler kadın cinayetlerini sayılar ve listeler üzerinden okumak istemiyoruz. Kadına yönelik şiddeti önleme mekanizmalarının etkin kullanılmadığını artan cinayet ölüm haberlerinden görüyoruz. Devlet, bireyin maddi ve manevi varlığını her türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür” dedi.

Van Kadın Platformu öncülüğünde 6 ayda 21 kadının öldürülmesini protesto etti. “Kadın cinayetleri politiktir”  pankartı açılan eyleme, DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal, Star Kadın Derneği, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticileri, TJA, belediye eşbaşkanları ve çok sayıda kadın katıldı.

“24 saatte 7 kadın öldürüldü”

Platform adına konuşan Star Kadın Derneği Başkanı Avukat Zeynep Demir, son 24 saatte 7 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirterek, yaşamını yitiren her kadın için üzgün ve öfkeli olduklarını vurguladı. Star Kadın Derneği’nin 2024 yılı Van ve çevre illeri için hazırladığı rapora dikkat çeken Demir, “Yılın ilk yarısında, şüpheli kadın ölümü ve kadın cinayetiyle 21 kadın yaşamını kaybetti. Kadınlar her gün toplumsal tanıklığımız huzurunda katlediliyorlar. Bizler kadın cinayetlerini sayılar ve listeler üzerinden okumak istemiyoruz. Kadına yönelik şiddeti önleme mekanizmalarının etkin kullanılmadığını artan cinayet ölüm haberlerinden görüyoruz. Devlet, bireyin maddi ve manevi varlığını her türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerine uygun davranılmadığını yakın zamanda, Diyarbakır’ın Çınar ilçesiyle Mardin’in Mazıdağı ilçesi arasında 20 Haziran Perşembe akşamı başlayan ve 15 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangınla da görmekteyiz” dedi.

“Frenleyici politikalar ve mekanizmalar acilen devreye sokulmalı”

Demir sözlerine şu şekilde devam etti:

“Antidemokratik uygulamalar, özelleştirilmiş kamu kurumları ve ırkçı söylemlerin üretilmeye devam ederken bizler her gün yeni bir felaketin haberiyle uyanmaktayız. Devletin negatif yükümlülüklerini ve taahhüt ettiği görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Şiddetin, ölümlerin, tecavüz ve tacizlerin artarak sürdüğü; kadın cinayetlerinin, tecavüz dahil tüm şiddet biçimlerinin sıradanlaştırıldığı bu dönemde, frenleyici politikalar ve mekanizmaların acilen devreye sokulması gerekiyor. Oysa siyasi iktidar bu süreçlerde, kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarını uzun yıllardır kayyım yönetimiyle engellendiği Hakkari’de Belediyeye tekrar kayyım atayarak ve yine Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi yetmezmiş gibi 6284’ü de hedef alarak akıl almaz girişimlerde bulunuyor. Bizler hukuksuzlukları hiçbir şekilde kabul etmediğimizi ve haklarımı talep etmekten vazgeçmeyeceğimizi her yerde ve her platformda ilan ettik, etmeye devam ediyoruz.”

Son olarak iktidara çağrıda bulunan Demir, “Biz kadınlar, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konularında devletlerin yükümlülüklerini yerine getirmesini, kadına yönelik şiddetin ortaya çıkmadan önlenmesini, mağdurların korunmasını, faillerin gerektiği gibi cezalandırılmasını talep ediyoruz. Yine kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması için gerekli çalışmaların yapılmasını bir kez daha talep ediyor, kadına yönelik şiddetin önlenmesi mücadelemizi sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz” diye konuştu.

Açıklama “Jin, jiyan ve azadi” sloganları ve oturma eyleminin ardından son buldu.

]]> https://www.haber60.com.tr/van-kadin-platformu-artan-kadin-cinayetlerini-protesto-etti/feed/ 0 BBP Lideri Destici, Hakkari Belediyesi’ne yapılan operasyonu destekliyor https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/ https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:18:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34938

BÜYÜK Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, ” Hakkari Belediyesi’ne yönelik polis operasyonunda, DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını destekliyor; karara tepki gösteren terör örgütünün partisi dışındaki tüm siyasi parti temsilcilerini de kınıyorum” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, genel merkez binasında haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Destici açıklamasında, “Dün, Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü Gelik İşletmesi’ne ait maden ocağında meydana gelen göçükte iki maden işçimiz göçük altında kaldı. Tevfik Soy adlı işçimiz hayatını kaybetti, Harun Karan’ı arama çalışmaları devam ediyor. Hayatını kaybeden işçimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Maalesef bu kömür ve diğer maden ocaklarında bu iş kazaları ya da işçi kazaları ile ilgili en fazlasını yaşayan Avrupa ülkesi konumunda olduğumuzu biliyoruz. Gelişmiş ülkelerle kıyaslama yaptığınızda hala bizde maden kazalarının ve bu kazalardaki ölümlerin çok yüksek olduğunu hatta kat ve kat yüksek olduğunu görüyoruz. Birileri bu işi hala çözememişse demek ki bizim ülkemizde bu anlamda bir problem var. Maden kazalarıyla ilgili hiçbir mazereti kabul etmiyorum. Kadere elbette şeksiz şüphesiz iman ediyoruz. Ancak maden kazalarının ‘kader’ kelimesiyle izah edildiği dönem çok uzun yıllar önce geride kaldı. Özellikle devlete, kamuya ait maden işletmelerinde yaşanan benzer hadiseler hepimizi üzüntüyle beraber umutsuzluğa da sevk ediyor. Acilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bir çalışma grubu kurulmalı, kamuya ve özel sektöre ait tüm işletmelerde iş güvenliğiyle ilgili kontroller artırılmalı, eksiği bulunan maden ocaklarının faaliyetlerine devam etmesine hiçbir şekilde izin verilmemelidir” diye konuştu.

‘TERÖR ÖRGÜTÜNDEN TALİMAT ALAN KİMSE KAMUDA GÖREV ALAMAZ’

Hakkari Belediyesi’ne yönelik polis operasyonunda, DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını desteklediğini kaydeden Destici, “Karara tepki gösteren, terör örgütünün partisi dışındaki tüm siyasi parti temsilcilerini kınıyorum. Şiddetle, hele terörle iltisaklı bir örgütlenmenin ‘demokrasiyle’, ‘siyasetle’ ya da ‘siyasi parti’ tanımıyla birlikte anılması mümkün olamaz. Yöneticileri, adayları, politikaları ve söylemleri bir terör örgütü tarafından belirlenen bir topluluk meşru sayılamaz. Bir terör örgütünden talimat alan hiç kimse kamu görevi yapamaz. Bu gerçekleri, demokrasinin ve hukukun en temel kuralları bildikleri halde, konuyu hala istismar eden siyasileri kınıyorum. Terör örgütünün uzantılarının konuyla ilgili hiçbir söylem ve fiilini ise ciddiye almıyorum. Çünkü onların, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde, ‘siyasi parti’ niteliği taşıyamayacağını, terör örgütlerinden talimat alanların herhangi bir söz ya da fiilinin, demokrasi ve hukuk zemininde herhangi bir anlamı ve değeri olmadığını, bir kez daha tekrar ediyorum. Bu çok açık hukuki konuyu bugüne dek sürüncemede bırakan ve görevini yerine getirmeyen Anayasa Mahkemesinin ayrıca terör örgütünün uzantılarıyla ilgili kararını, bir an önce vermesini bekliyoruz” dedi.

‘ANAYASA MAHKEMESİ’NİN YAPISININ DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR’

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü; “Dün Anayasa Mahkemesi, yürütmenin bazı idari tasarruflarıyla ilgili iptal ve anayasaya aykırılık kararlarını açıkladı. Anayasalar, temel hak ve hürriyetleri, devletin esas ve niteliklerini açıklayan, kısa, açık, toplumsal sözleşmeler olmalıdır. Anayasalarda, rutin uygulamalarla ilgili detaylar yer almamalı, Anayasa Mahkemesi kendisini yürütmenin yerine koymamalıdır. Söz konusu idari kararlarla ilgili görev yapması gereken yargı kurumunun Anayasa Mahkemesi olmaması, idari konuların alt derece mahkemeler tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiğini; bu tip çarpıklıkların mevcut anayasadan kaynaklandığını; acilen anayasa ile birlikte Anayasa Mahkemesi’nin de yapısının değiştirilmesi gerektiğini; tekraren Anayasa Mahkemesinin, başta terör örgütünün siyasi uzantılarının yıkıcı faaliyetleri olmak üzere, asli görevlerini bir an önce yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/feed/ 0
CHP Sözcüsü Yücel: Kayyum Uygulaması Antidemokratiktir, Anayasaya Aykırıdır https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:18:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34899

CHP SÖZCÜSÜ YÜCEL: KAYYUM UYGULAMASI ANTİDEMOKRATİKTİR, ANAYASAYA AYKIRIDIR

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Bursa Milletvekili Kayahan Pala ve Antalya Milletvekili Cavit Arı’dan oluşan heyet Hakkari’ye geldi. Hakkari Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Ali Çelik ile görüşen CHP’li heyet, daha sonra Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy ile görüştü. Yapılan görüşmelerin ardından CHP il binasına geçen heyet, değerlendirmelerde bulundu. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Hakkari Belediyesi’ne kayyum ataması ile ilgili MYK toplantısında konuyu değerlendirdiklerini ve yapılan değerlendirme sonucunda bir heyetle kente geldiklerini söyledi. Yücel, “Önce kayyum olarak atanan Sayın Vali ile görüştük. Olayın hukuki boyutu ile ilgili, hukuki süreci ile ilgili başsavcı ile de görüştük. Diğer yandan buraya gelmişken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek yaşanan anti demokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar. Şimdi şunu söylemek istiyorum:  Suçlamadan ve yürütülen dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir, anayasaya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz, daha iki ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Buna bir idare tasarrufla, idari yaptırımla Hakkari halkının iradesinin gasbedilmesi ve yok sayılması yasaya ve anayasaya aykırıdır. Bir kere görevden alınan, gözaltında bulunan belediye başkanı, eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? İkincisi eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa, o zaman sandığa gittikten sonra, seçildikten sonra neden görevden alınmadı? Belediye kanununun 45’inci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında açıklanan 674 sayılı kanun hükmünde kararnameyle bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terörle iktisatlı olarak iddia edilen soruşma açılması durumunda, hakkında bir dava açılmış olmasa da sadece soruşturma ile kayyum ataması yasalaştı. Bu bir kere anayasamızın 38’inci maddesine göre bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde bir cezalandırma ve yaptırım uygulaması anayasaya aykırıdır” dedi.

‘KAYYUM UYGULAMALARI AKP’NİN BELEDİYELERE ÇÖKME PROJESİDİR’

Hakkarililerin bu şekilde cezalandırılmasının doğru olmadığını söyleyen Yücel, “31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamadır. O yüzden çok çok önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur, her zaman demokrasinin yanında olmuştur. Haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, bu uğurda mağdur olan kim olursa olsun, siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin CHP onun yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor, Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor, Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine, işlev hale geçmesine ihtiyacı var. Ama bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşti ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Şunu çok iyi biliyoruz. Kayyum uygulamaları, AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar 48 seçim çevresinde kayyum uygulaması yapıldı ve 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde en ağır şekilde gerekli cevabı verdi. Bundan kimse nemalanmaya, faydalanmaya heveslenmesin. Bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur” diye konuştu.

‘KAYYUM ATAMASINA KARŞI BURAYA GELDİK’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz ise kayyum atamalarının doğru bir tercih olmadığını belirterek, “Hakkarili hemşerilerimizle dayanışma için buradayız. Kayyum atamasına karşı buraya geldik. Hakkari belediyesine atanan kayyum, hukuki bir şey değildir, anayasaya aykırıdır. Darbe döneminde yapılmış bir kanun hükmünde kararname ve yasa ile Hakkari halkının iradesi yok sayılarak belediyeye bir çökme operasyonudur” dedi.

CHP’li heyet, daha sonra DEM Parti Hakkari İl Başkanlığını ziyaret etti. Heyet, kayyum atamasına ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç’tan bilgi aldı.

Behçet DALMAZ- Orhan AŞAN/ HAKKARİ,

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/feed/ 0
CHP Heyeti Hakkari’de Kayyum Atamalarını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:03:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34888 İSHAK KARA

(HAKKARİ) – CHP heyeti, DEM Parti Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasının ardından geldiği Hakkari’de bir dizi temasta bulundu. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, ” Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala’dan oluşan heyet, bugün DEM Partili Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasına tepki göstermek ve incelemelerde bulunmak amacıyla Hakkari’ye geldi.

“Kayyum olarak atanan Vali’yle görüştük”

CHP heyeti, CHP Hakkari İl Başkanlığı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Yücel, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla Hakkari Belediye Başkanlığı’na seçilen Mehmet Sıddık Akış dün sabah saatlerinde gözaltına alındı. Ardından da İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla görevden alındı ve yerine kayyum atandı. Dün MYK toplantımızda bu konuyu değerlendirdik ve MYK kararıyla bugün heyetimizle bu konuda incelemelerde bulunmak, temaslarda bulunmak ve kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşmak için Hakkari’ye geldik. İl başkanımızla birlikte önce kayyum olarak atanan Sayın Vali’yle görüştük. Olayın hukuki boyutla ilgili, hukuki süreciyle ilgili başsavcımızla görüşerek bir bilgilendirme aldık. Diğer yandan buraya gelirken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek olayla ilgili, yaşanan bu antidemokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar.

“Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır”

Suçlamadan ve yürütülen soruşturma, dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir. Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz daha 2 ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesi ve yok sayılması hukuka, yasaya ve Anayasa’ya aykırıdır. Burada aslında sorulacak çok soru var. Görevden alınan, gözaltında olan belediye başkanı eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar, ağır suçlamalar, ağır deliller varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? Eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa o zaman seçime girdikten sonra, seçildikten sonra, belediye başkanı olduktan sonra neden görevden alınmaktadır?

Belediye Kanunu 45’nci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında çıkarılan 674 sayılı KHK’yla bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terör iltisaklı olduğu iddia edilerek soruşturma açılması durumunda hakkında bir mahkumiyet kararı olmasa bile, hakkında dava açılmış olmasa bile sadece bir soruşturmayla kayyum atanma yetkisi verildi. Bu KHK daha sonra yasalaştı. Bu bir kere Anayasamızın 38’nci maddesinde düzenlenen masumiyet karinesine aykırıdır. Anayasamızın 38’nci maddesine göre, bir kişi hakkında kesinlenmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde cezalandırma, bu şekilde yaptırım uygulaması Anayasa’ya aykırıdır.

Burada cezalandırılan belediye başkanı mıdır yoksa Hakkarili hemşirilerimiz midir? Çok net bir şekilde görüyoruz ki, burada cezalandırılan Hakkarili hemşerilerimizdir. 31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP’ye ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Bugün Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman demokrasinin yanında olmuştur, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, olaydan mağdur olan kim olursa olsun siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin Cumhuriyet Halk Partisi onun yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir.

“Kayyum atamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir”

Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar sayıda kayyum uygulaması yapıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde gereken cevabı verdi. Bundan kimse faydalanmaya heveslenmesin, bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur, demokrasi çerçevesinde, hukuk çerçevesinde de Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda siyasi tavrını ve mücadelesini sürdürecektir.

Biz Hakkarili hemşerilerimizle dayanışmaya geldik, dayanışma duygularımızı paylaştık. Bugünden sonrada antidemokratik uygulamanın ortadan kaldırılması için hem TBMM’de hem de Türkiye’nin her yerinde dayanışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Ne olmuştu?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEM Parti’nin kazandığı Hakkari Belediyesi’ne polisler tarafından baskın yapılmış, Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alınmıştı.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçilen belediye başkanı Akış’ın “PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı” iddia edilerek Hakkari Belediyesi’ne kayyum atandığı belirtilmişti. Açıklamada, Akış’ın “geçici tedbir olarak” görevden alındığı ifade edilmişti.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/feed/ 0 Hakkari Belediyesi’ne Kayyum Atanması Van’da Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:18:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34817

(VAN)- Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanması, Van’da protesto edildi. DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündür, “Bu karar geri alınana kadar bütün alanlarda sokaklarda demokratik toplumsal tepkimizi ortaya koyacağız. Halkın iradesiyle seçilen insanlara saygı göstereceksiniz. Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz. Bir gün hukuk önünde sizler hesap vereceksiniz” dedi.

Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanması kararı Van’da protesto edildi. KESK binası önünde bir araya gelen Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, burada basın açıklaması yaptı.

“Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz”

DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündür, şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık 2 ay önce bir genel seçim yapıldı herkes sandığa düzgün bir şekilde gitti ve oyunu kullandı fakat daha seçim bitmeden bunların kirli kayyum, talan zihniyeti devam etmektedir. Kayyum talandır, hırsızlıktır, fakirin cebinden çalmaktır  bu halkın iradesini tanımamaktır. Van halkının iradesine kayyum atamak istediler fakat nedense bir akıl bunlara fısıldadı bu yanlıştan dönüldü. İki ay sonra bakıyoruz tekrar Hakkari’de halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanımıza aynı şekilde düzmece kararlarla hukuksuz verilen kararlarla tekrardan kayyum atanıyor. Buradan sizlere sesleniyoruz bu kararı verenler yanlış yapıyorsunuz. Bu halkın iradesini kıramazsınız bu yanlıştan bir an önce geri dönün Kürt halkı bunu asla kabul etmeyecektir. Bu karar geri alınana kadar bütün alanlarda sokaklarda demokratik toplumsal tepkimizi ortaya koyacağız. Halkın iradesiyle seçilen insanlara saygı göstereceksiniz. Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz. Bir gün hukuk önünde sizler hesap vereceksiniz. Bundan önceki Fetöcüler gibi sizlerde hukuksuz kararlara imza atmayın. Bunun hesabını ödeyeceksiniz zannetmeyin ki hep böyle devam edecek.”

” Türkiye Cumhuriyeti’nin ayıbıdır”

Van Barosu Başkanı Sinan Özaras ise şunları söyledi:

“Bizler dün Van halkının iradesine yönelen hukuksuz tutumun karşısında durduğumuz gibi bugün Hakkari halkının iradesine yönelen hukuksuz tutuma karşı burada bulunuyoruz. Bizler buradan şunu belirtiyoruz öncelikle Van valiliği biz sivil toplum kuruluşu, halkın her bir ferdi eğer kulluğun burada çevirdiği bu tabloda açıklamamızı yapıyorsak bu sadece Van Valiliğin değil tüm Türkiye Cumhuriyetindeki her bir idarecinin ayıbı ve hukuksuz tutumunun sonucudur. Bizlerin Anayasa’daki hakkımızı hatırlatmak isterim.  Bizlerin yürüyüş ve ifade hakkımızı kısıtlayamazsınız. Van barosu yıllardır size sesleniyor. Siz dün olduğu gibi bugünde hukuksuzluğu devam ettiriyorsunuz. Bir gün bu hukuksuzluğun hesabını vereceksiniz.”

“Demokrasi ilkeleri ayaklar altına alınıyor”

Van Eğitim Sen Şube Başkanı Murat Atabay, şunları söyledi:

“Van Valililiğin bu antidemokratik kararını protesto ediyoruz. Hakkari Belediyesine kayyım atanması halk iradesine darbedir. 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde halk sadece Belediye Eş Başkanları seçmemiş aynı zamanda kayyum atanan yerlerde yüksek oy oranlarıyla kayyum politikalarını kabul etmediğini de göstermiştir. Buna rağmen AKP+ MHP iktidar bloğu bir kez daha kayyum politikalarını devreye sokarak Hakkari’de halkın iradesini gasp etmiştir. Biliyoruz ki, bu girişim ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Binlerce insanın oylarını alarak yüzde 48.92 ile seçilen DEM Partili Hakkari Belediye Eş Başkanının, atanmış bir İçişleri Bakanı tarafından görevden alınarak yerlerine, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin partili valilerini kayyum atamak kırıntıları kalan demokrasiyi tümden rafa kaldırmaktır. İçişleri Bakanı’nın açıklaması selefi olduğu İçişleri Bakanının, ‘mahkeme kararını bekleyemezdik’ söyleminin tekrarı ve asgari demokrasi ilkelerinin ayaklar altına alındığının itirafıdır. Açıklama ortada hukuki bir sürecin değil siyasi bir darbenin olduğunu göstermektedir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/feed/ 0 DEM Partisi, Hakkari Belediye Başkanının gözaltına alınmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 03 Jun 2024 23:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34656 (ANKARA) – DEM Partili Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın bu sabah gözaltına alınması ve yerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına tepki gösteren DEM Parti’nin MYK toplantısının ardından açıklama yapan Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, tüm belediye binalarının önünde nöbete başlanacağını, illerde eylemler düzenleneceğini bildirdi. Koçyiğit, “Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır” dedi.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Akış’ın gözaltına alınması ve yerine kayyum atanmasının ardından, parti genel merkezinde olağanüstü toplandı ve ardından Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit açıklama yaptı.

Koçyiğit, DEM Partili tüm belediyelerde nöbet eylemine başlayacaklarını ve pek çok ilde eylem organize edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ülkede hukukun ne hale geldiğini hepimiz biliyoruz ve verilen tüm kararların siyasi olduğunu ve yargının siyasal, iktidarın bir aparatı haline geldiğini biliyoruz. Karalama ve algı operasyonlarıyla toplumu manipüle etmeye çalışıyorlar. Ancak unuttukları şu ki demokrasiyi halkın söke söke aldığı gerçeğidir.

Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır. Bu, OHAL hukukudur. KHK ile getirdikleri irade gaspları bugün hala Kürt illerinde devam ediyor. Kürt’e uygulanan OHAL hiç bitmiyor. Normalleşme ve yumuşama safsataları almış başını gidiyor. Bu mudur normalleşme? Bu mudur yeni anayasa adımları? Yeni anayasanın ve normalleşmenin Kürtleri kapsamadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.”

“Tüm muhalefeti hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum”

Hakkari Belediyesi’nin 348 milyon TL borcu olduğunu ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama geldikleri günden bu yana kayyumun borcuna rağmen hizmet etmeye çalışıyorlar. Halkımıza yaptığımız hizmeti yarım bırakmalarına izin vermeyeceğiz. Bugünkü gasp girişimi halkın beklentilerini boşa çıkarmaya ve yerel demokrasinin işlevsiz hale getirilmesine ön açmıştır. Tüm demokrasi güçlerine ve insanlığın büyük mücadeleler ile kazandığı seçme seçilme hakkına yapılmıştır bu darbe. Siyasi partilerden sivil topluma, aydın ve sanatçılardan oy veren yurttaşa kadar herkes bu hukuksuzluğa karşı ses çıkarmalıdır. 31 Mart’ta kaybettiklerini kayyumla almalarına bir defa izin verirsek Hakkari’de başlayan saldırı ve gasp dalgasının nerede sonuçlanacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Bu karar Türkiye demokrasisine ve tüm muhalefete kurulmuş bir tuzaktır, büyük bir kumpastır. Bu yol ayrımına, muhalefeti bölmeye, demokrasi mücadelesini bölmeye, sekteye uğratmaya çalışan büyük bir tuzaktır. Tüm muhalefeti bu tuzağı boşa çıkarmaya ve yan yana durmaya, hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum.

“Türkiye’nin dört bir yanında eylemler yapılacak”

Demokratik haklarını sonuna kadar kullanacaklarını vurgulayan Koçyiğit, “Kayyum siyasetine karşı bütün belediyelerimizin önünde nöbet eylemleri başlatacağız ve bütün halkımızı bu nöbetlerde yer almaya davet ediyoruz. Eş genel başkanlarımız İstanbul’daki programlarının ardından yarın Hakkari’ye geçecek. Bugün Türkiye’nin her yanında eylem ve etkinliklerimiz organize ediliyor. Bugün saat 18.00’de İstanbul Şişhane’de bir basın açıklaması gerçekleşecek ve Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları bu açıklamaya katılacak.” dedi.

“İçişleri Bakanlığının açıklamasını kınıyoruz”

İçişleri Bakanlığı’nın Mehmet Sıddık Akış ile ilgili açıklamasına değinen Koçyiğit, “Hukukun ayaklar altına alındığı bir metin. Bu açıklamayı kınıyoruz. Dosyaya gizlilik kararı konuldu. Bütün bunların arkasında aslında yargının araçsallaştığının çok tipik bir örneği var. Belediye Eş Başkanımızın masumiyet karinesi çiğnenmiştir. Kesintisiz ve demokratik bir mücadele sürecini hep birlikte başlatıyoruz. Bu kayyumcu zihniyet elbette kaybedecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
DEM Parti’nin ‘yargıdaki çürümenin nedenlerinin araştırılması’ önerisi reddedildi https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-yargidaki-curumenin-nedenlerinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-yargidaki-curumenin-nedenlerinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/#respond Thu, 30 May 2024 23:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33809 (ANKARA)- DEM Parti’nin ‘yargıdaki çürümenin nedenlerinin araştırılması’ ile ilgili grup önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önerge üzerine konuşan CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Adalet, gülü sevmek demek değildir, dikeni de seveceksiniz. Dikeni sevmezseniz memlekette ne kardeşlik kalır ne hukuk kalır. Kutsal devletten değil hesap soran devletten yana yer alacaksınız” dedi.

DEM Parti, ‘yargıdaki çürümenin nedenlerinin araştırılması’ amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin diğer önerilerin önüne alınarak görüşülmesi için bugün TBMM Genel Kurulu’nda grup önerisi verdi. Önergenin gerekçesini açıklayan DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, şunları söyledi:

“Çürüme yargının neredeyse her yerine bulaşmış durumda”

“AKP Türkiye’sinde mafya babaları, uyuşturucu tacirleri Türkiye’de artık cirit atıyor durumdalar. Resmi yollarla, resmi pasaportlarla Trükiye’ye geliyorlar. Biz bunların Türkiye’de olduklarını ancak birbirlerini katlettiklerinde öğreniyoruz. Türkiye’nin dış politikası da bu çürümeden nasibin almış durumda. Türkiye, Orta Doğu’da çete mensuplarına maaş veren bir ülke olarak anılıyor. En önemli çürüme yargıda yaşanıyor. Çürüme yargının neredeyse her yerine bulaşmış durumda. Bu bir dedikodudan ibaret değil.”

Öneri üzerine söz alan İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun da şunları ifade etti:

“Yargının hali içler acısıdır”

“Türkiye’de yargının, siyasallaşmasıyla birlikte bağımsızlığı günden güne yok olmaktadır. Yargı siyasal hedeflerin aracı haline gelmiştir. Bu sorunun başında ise siyasal iktidarın yargıç ve savcı atamalarındaki rolü gelmektedir. Eğer yargı, yasama ve yürütme organları açısından bu organların hukuka uygun davranmasını sağlama işlevini yerine getirecekse HSK bağımsız olmalıdır. Türkiye’de HSK üyelerinin belirlenme şekli ve Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesinden 12’sinin de yine partili Cumhurbaşkanı tarafından atandığı bir sistemde o ülkede yargı bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Ülkemizde yargının düzelmesi için öncelikle HSK Başkan Vekili’nden tutup tüm yargının bir elden geçirilmesi gerekir. Bunun dışında yapılacak hiçbir çalışma yargının düzelmesine olanak sağlamayacaktır. Hukukçu milletvekili olarak söylüyorum. Bir komisyon kurulup bu konuyu araştırdığımızda bu komisyondan çıkacak rapora hiç kimse, Cumhurbaşkanımız dahi itiraz edemeyecektir çünkü yargının hali içler acısıdır.”

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Tuncay Özkan da önerge üzerine grubu adına şunları dile getirdi:

“Kutsal devletten değil hesap soran devletten yana yer alacaksınız”

“Herkesin görevli olduğu bir yerde adaletin sağlanabilmesi mümkün değildir; bunların hepsi devlet görevlisi. ‘Böyle devlet olur mu?’ sorusuna yanıt: Olmaz. Nasıl olur? Hesap soracaksınız. Soracağınız bir enstrüman var mı elinizde? Var. Neresi? Türkiye Büyük Millet Meclisi. Böyle bir araştırma önergesini kabul eder misiniz? Etmezsiniz. İktidara geldiğinizde kabul ettiniz, Yüce Divan’a gönderdiniz, yargılattınız. O zamanki kabul ettiğiniz üstünlerin hukuku, hukukun üstünlüğü noktasından siz nereye savruldunuz? O günkü siz neredesiniz, bugünkü siz neredesiniz? Memlekette yoksulluk 57 bin lira, açlık 17 bin 500 lira, asgari ücret 17 bin 2 lira. ‘Batsın bu düzen’, ‘Batsın bu oligarşi’ diye bağırdığımda sadece şu: ‘Oligarşi niye batsın? Bürokrasi batar mı?’ Batmasın, ‘Sizinle birlikte çürüyen her şey düşer’ demiştim, önce adaletiniz düştü, nasıl toplayacaksınız? Adalet gülü sevmek demek değildir, dikeni de seveceksiniz. Dikeni sevmezseniz memlekette ne kardeşlik kalır ne hukuk kalır. Kutsal devletten değil hesap soran devletten yana yer alacaksınız.”

DEM Parti’nin grup önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-yargidaki-curumenin-nedenlerinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/feed/ 0
Devlet Bahçeli: “Uçuk, Kaçık ve Garabet Yumuşamaya Karnımız Tok, Yüzümüz de Dönüktür. Normalleşmesi Gereken Muhalefet Partileridir” https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/ https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/#respond Tue, 28 May 2024 22:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33558 (ANKARA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında; “Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. İstanbul’un fethinin 571. yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, “Fethimizin emanetleri zayi edilemeyecek, kökünden ve kimliğinden koparılmasına göz yumulmayacaktır. Bizans heveslerini kara bulutlar gibi İstanbul’un üstünde tekrar dolaştırmayı düşünen, bununla ilgili gizli gizli proje hazırlayan iç ve dış operasyon maşalarından İstanbul mutlaka korunacaktır. Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesiyle de iyice uykusu kaçan iç ve dış işgal cephesini rahatsız etmeye azim ve inançla devam edeceğiz” dedi. Bahçeli, şunları söyledi:

Zulüm 1453’te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır”

“İstanbul’un bugünkü ızdıraplı hali bizleri oldukça üzmektedir. İstanbul’un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir. Lafa gelince israftan şikayet edenlerin belediye bütçesini har vurup harman savurması, yandaş gazetecileri Roma’ya sözde festival adına, gerçekte ise tatile götürmesi ayıplı bir zihniyetin defolu uygulamalarından başka bir şey değildir. 37 gazetecinin yer aldığı toplamda 73 kişilik kafileden oluşan ballı börekli Roma seyahatinden sonra İBB’nin müsriflikten bahsetmesine hiç kimse inanmayacak, itibar etmeyecektir. İstanbul kent uzlaşısı adı altında demlenenlerin istismarına, tahribatına mahkum olmuştur. İstanbul’u yüz üstü bırakanların siyasi yüzsüzlüğü ise yüzlerine vurulacaktır. MHP’nin uzun vadeli stratejik hedefi İstanbul’un fethinin 60. yıl dönümü olan 2053’te Türkiye’nin lider ülke ve süper güç olmasıdır. İstanbul Türk ve Türkiye yüzyılında hak ettiği zirveye yerleşecek. Bu kutlu hedef zillete düşenlerle değil Türk milletine mensubiyet onuru taşıyan vatansever ve milletseverler tarafından gerçekleştirilecektir. Zulüm 1453’te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır. Bizim bunlarla hesabımız er yada geç görülecektir.”

İsrail’in son olarak Refah’ta BM çadırlarında sığınan Filistinlileri bombalarla katletmesine de tepki gösteren Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Beklentimiz İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır”

“İsrail savaş uçaklarıyla ölüm saçmıştır. Bizim lügatımızda bu tip vahşeti tanımlayacak ne bir kelime ne de bir kavram vardır. Netenyahu yani ‘Caniyahu’ başta olmak üzere İsrail yönetimini tüm öfkemle lanetliyorum. Caniyahu ve savunma bakanı hakkında talep edilen tutuklama kararının uygun zaman ve zeminde icra edileceği, bu vandalların öldürdüğü her mazlumun hesabını verecekleri kaçınılmaz bir akıbettir. Beklentimiz İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır. Gazze konusu insanlığın sıcak gündemidir. Soykırım karşısında sessiz ve seyirci kalanlar aleni destek sağlayanlar dünya barışına İsrail’le birlikte müştereken karşıdır.

“İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır”

Yalnızca itiraz edip şablon kınama mesajları ile oyalanmak yerine somut ve sonuç alıcı adımların kuvvet kullanarak atılmasından başka bir seçenek kalmamıştır. İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır. Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey olamaz. Gazzeli çocuklar bayramlık kıyafet yerine kefen giyerken, milyar dolarlar içinde kulaç atan bazı İslam ülkelerinin bohem yöneticileri gece başlarını yastığa koyduklarında huzur duyabiliyorlar mı? Cumhurbaşkanımızın yüzde 10’ü kadar içten mazlumların yanında durabildiler mi? Türkiye öncü rolünü üst seviyeye taşımalı, masumların lehine devreye girmelidir. Filistin’in dünya genelinde tasdiki ve tanınması çığ gibi genişlemelidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında soykırımcı İsrail ön şartsız çekilmeli, Mescid-i Aksa’nın manevi ve tarihi statüsüne saygı gösterilmelidir. ABD tarihi ve insani sorumluluktan kaçmamalıdır. ABD yönetimi siyonizmin vesayeti altında değilse insanlık nam ve hesabına harekete geçmekle mesul olduğunu idrak etmek durumundadır.”

11 Haziran’da Tabka, Afrin, Deyrezor, Rakka, Münbiç, Cezire başta olmak üzere Suriye’nin kuzeydoğusunu kapsayan 133 yerel yönetimin belirlenmesi amacıyla yapılacak bölgesel seçimlere dair de konuşan Bahçeli, şunları ifade etti:

“Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur”

“11 Haziran’da yapılacağı duyurulan sözde seçimlerin senaristi ABD figüranları teröristlerdir. Ankara ile Şam arasında iş birliği köprüsü inşa ederek terör örgütünün istila ettiği alanları demokratik vasıtalarla ihata teşebbüsüne katiyen müsaade edilmemelidir. Ne yurt içinde ne de komşu coğrafyalarda ihanete geçit yoktur. Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur. ABD’nin komşu coğrafyalarda terör örgütlerine verdiği destek Türkiye’nin güvenliğine aşırı tehdittir. Türkiye sömürge ülkesi ya da ABD’nin 51. eyaleti değildir, olması da mümkün değildir. Türkiye’nin 2021 sonunda satın almak için başvurduğu 40 adet F-16 savaş uçağının ve mevcut filolar için ihtiyaç duyduğumuz 79 modernizasyon kitinin temin süreci hızlandırmalıdır. ABD Suriye ve Irak’tan derhal çekilmeli. İnsan haklarını çiğneyen gayrimeşru tavırdan vazgeçmelidir. Fetullah Gülen başta olmak üzere FETÖ’nün ABD’ye yuvalanmış tüm mensupları Türkiye’ye teslim edilmelidir. Eğer ABD, özellikle PKK/YPG/PYD’yle bağını koparamıyorsa, bu teröristlerin alayını kendi ülkesine taşıyarak bir terör eyaleti kurması teklifimizdir.”

Bahçeli, muhalefete de eleştirilerde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Özgür Bey’e yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini tavsiye diyorum”

“Yumuşamadan bahis açılıyorsa, böyle bir şeye ihtiyaç hissediliyorsa ilk önce neyin sert, nelerin sertlik ihtiva ettiği açıklığa kavuşmalıdır. Elbette kutuplaşalım ve kavgaya tutuşalım demiyoruz. Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir. Acemi nalbant gibi kah nalına kah mıhına vuran Özgür Bey’in bu gerçeği anlaması samimi dileğimdir. Özgür Bey’in yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini, Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini kendisine tavsiye diyorum. Saçma sapan sorularla, seviyesiz ifadelerle geri adım atacağımızı düşünüyorsa yanıldığını bir gün mutlaka anlayacaktır. Terörist Demirtaş’ı savunanların bize normalleşme cakası satması, kümese girip tavuk haklarını savunacağım diyen tilki kadar inandırıcıdır.

“MHP ve Cumhur ittifakı olarak; emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız”

MHP ve Cumhur İttifakı’nın duruşu bellidir. Hiçbir tezgah ve algı düzeni Türkiye ve Türk milletine hizmet kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. 31 Mart’tan sonra biti kanlananları uyarıyorum. Dikkat etsinler bitli baklanın bizim pazarda alıcısı yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye’yi yükseltmeye, aziz millet için her feragati göstermeye sonuna kadar devam edecektir. Yüksek Seçim Kurulu’nun yenileme kararı aldıktan sonra 2 Haziran’da yapılacak 3 ilçeyle 4 beldedeki yerel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı milletimizin teveccühüne inşallah mazhar olacaktır. Özellikle merhum Başbuğumuzun memleketi Pınarbaşı inşallah yüzümüzü kara çıkarmayacaktır. MHP ve Cumhur ittifakı olarak; çiftçilerimizin sorunlarını çözeceğiz. Emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız. Esnaflarımızın bereketi olacağız. Memur ve işçilerimizin yüzünü güldüreceğiz. Dar, orta ve sabit gelirli insanlarımıza destek vereceğiz. Her vatandaşım müsterih olsun, her sorun ve sıkıntının takipçisiyiz.

“Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz”

TBMM’de tahrikleri artıran, Meclis’i gölgeleyen insanlar dikkat etsinler ama siz hepsinden fazla dikkat ediniz. Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz. Meclis’teki tahriklere aldırmayın, kim ne söylerse söylesin, hangi türküyü çalarsa çalsın. Dağda Mehmetçiklerle, polis kardeşlerimle mücadele veren ve ülkenin güvenliğini sağlayan şehitlik mertebesine gözü kapalı koşan Mehmetçiklerimizi de bir gün bu salona davet edeceğim, hepsine İstiklal Marşı söylettireceğim.”

Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor”

Bahçeli, grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sokak hayvanlarıyla ilgili soruları üzerine “Türkiye’de herkes tartışıyor bu konuyu. Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/feed/ 0 DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/#respond Tue, 28 May 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33476 (TBMM) – DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, vatandaşlardan beyanname vermeyen ihbar etmelerini isteyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i eleştirdi. Temelli, “Bence Şimşek yanlış eğitim görmüş casusluk üzerine bir eğitim görseydi çok daha hayırlı olurdu. Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor. Bu kadar ciddiyetsiz bir yaklaşım tarihte çok az görülmüştür. Muhbir vatandaş eliyle, adeta halkı birbirine düşürerek vergi hasılatı arttırmaya çalışıyor” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail’in Filistin’e yaptığı son saldırıya değinen Temelli, Orta Doğu’da demokratik çözümün ancak bölgenin soykırımdan şiddetten kurtulabileceğini söyledi. Temelli, bunun için de kapsamlı bir ateşkesin hayata geçmesi gerektiğini ifade etti.

27 mayıs 1960 darbesinin yıl dönümünü hatırlatan Temelli, “22 yıldır iktidarda olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’da bugünkü konuşmasında darbelerden yakındı ama bakıyoruz ki 1960 darbesinin müsebbibleriyle kol kola dolaşabiliyor. Darbecilere son vermenin, darbecileri yargılamanın yegane yolu bu mekaniği durdurmaktan geçiyor. Bu konuda demokrasiden, sivil toplumdan yana bir tavrın hayata geçmesi kaçınılmaz bir öncelik olarak önümüzde duruyor. Bunu yapmak için her şeyden önce demokrasiyi sadece sandıkla eş görmemek anlayışına sahip olmak lazım. Demokrasi tüm toplumda adaletin ve özgürlüğün yaygın bir şekilde hayata geçirilmesi ile olur. Seçimden seçime demokrasiyi hatırlayıp onun dışında darbecilerle kol kola gezdiğiniz sürece ne kayyumcu zihniyetten kurtulabilirsiniz ne de siyasi tutsaklığa son verebilirsiniz” dedi.

Temelli, sivil bir anayasadan söz edebilmek için bir yol temizliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, “Yeni gelecek bir Anayasa 12 Eylül Anayasasını bize aratır mı diye şüphe eden var. Çünkü buradaki maddeler bile uygulanmıyor” diye konuştu.

Cumartesi Anneleri’nin sesine kulak vermeden demokrasi adına atım atılmış olmaz”

Cumartesi Anneleri’nin 1000 haftadır süren eylemlerini de hatırlatan Temelli, “Cumartesi Anneleri 12 Eylül sonrası kaybedilen yakınlarını, mezarlarını arıyorlar ama bunların sorumluları ellerini kollarını sallayarak bu ülkede dolaşıyor. Hakikatle yüzleşmeden, Cumartesi Anneleri’nin sesine kulak vermeden bu toplumda demokrasi adına adım atılmış olmayacaktır” dedi.

Kobani Davası’nda verilen cezaları da hatırlatan Temelli, şöyle konuştu:

“Kobani gündemi kumpas davasıyla yıllardır sürüyor ve sonuçta vahim kararlar açıklandı ve anladık ki yargıya konu olan, talimatlı yargının kurguladığı kumpas bile boşa düştü. Kobani dayanışmasına destek veren arkadaşlarımız cinayetle suçlandılar ama beraat ettiler. Peki neden hala içerideler? Sadece söyledikleri sözler nedeniyle ceza verdiler. Toplam 407 yıl gibi akıl almaz bir ceza ile karşı karşışayız. Bu dava, HDP fikriyatına karşı açılmış bir davadır. Arkadaşlarımız mutlaka özgür kalacak, arkadaşlarımız özgür kalana kadar bizim mücadelemiz kesintisiz devam edecek.”

Kara parayı aklayan IŞİD’miş”

TBMM’de bulunan kripto para düzenlemesine ilişkin kanun teklifine de değinen Temelli “Türkiye gri listede ve buradan çıkmak istiyor. Çünkü terör finansmanı var. Kara para aklanıyor. Kara parayı aklayan IŞİD’miş. Gri listeden çıkmak için IŞİD’in kara para aklamasının yolunun kesilmesi gerekiyormuş. Biz de IŞİD ile mücadele ediyorduk. Arkadaşlarımız IŞİD ile mücadele ettikleri için ceza aldılar. Demek ki IŞİD ile mücadele etmek gerekiyormuş. Ama siz mücadele etmek yerine IŞİD’in parasını aklamışsınız. Şimdi kripto para yoluyla IŞİD’in çöktüğü paranın aklandığı güzergah Türkiye” dedi.

Dışişleri Teşkilatı’nı Güçlendirme Vakfı’nı da yorumlayan Temelli, “İlk defa böyle bir şey duruyoruz. Bir bakanlığın güçlendirme vakfı olabilir mi? Meclis’ten geçecek yasa ama denetime tabi olmayacak ve denetlenemeyecek çünkü sadece bir fon oluşturmak değil fonları yönetmek en önemli gayelerinden biri” ifadelerini kullandı.

Sokak hayvanlarıyla barışık bir çözüm üretmek gerekiyor”

TBMM’de tartışma yaratan sokak hayvanlarının uyutulmasına ilişkin iddialara, “Bazıları bu uyutulmaları ise siesta sanıyor hayır bu bir katliam. Sokak hayvanlarını katledecekler. Kentleri öyle bir hale getirdiniz ki kentin yaşam alanının değişmez bileşenlerinden olan hayvanlarına o sokakta yaşayacak yer bile bırakmadınız. Bu hayvanları öldürmek, katletmek istiyorsunuz adına da uyutmak diyorsunuz. Sokak hayvanları için barınma kampları yapılmalı bu sorunun çözümü bir yerel yönetimler eliyle sokak hayvanlarıyla barışık bir çözüm üretmek gerekiyor.

Şimşek ev sahiplerinden vergi alacak ama bunun yükünün kiracıların üzerinde olduğunu anlamayacak kadar iktisat bilgisinden yoksun”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, ekonomiye ilişkin topluma “hayal sattığını” söyleyen Temelli şunları söyledi:

“Ekonomik kriz giderek derinleşiyor fakat Hazine ve Maliye Bakanı başta olmak üzere topluma, halka hayal satılmaya devam ediliyor. Mayıs’ta yüksek bir enflasyonla karşılaşacağız ama sonra düşecek masalı anlatılıyor kamuoyu adeta önümüzdeki dönemin yüksek enflasyonuna alıştırılmaya çalışılıyor. Enflasyon artış hızı düşse bile bu enflasyonun devam edeceği anlamına gelir ve satın alma gücünü azaltır bu da insanların topyekun yoksullaşması anlamına gelir. Buna yönelik sahici tedbirleri hayata geçirmek yerine bir tasarruf tedbiri getirdiler. Bu tasarruf tedbirinin ne kadar boş bir şey olduğun bir haftada ortaya çıktı. Bununla enflasyonla mücadele edilemeyeceğini ve herhangi bir istikrar politikası sürdürülemeyeceğini bir haftada anlamış olduk. Saray dakikada 37 bin lira harcıyor. Kamu Özel İşbirliğinin bütçeye maliyeti yıllık 200 milyara yaklaşmış durumda. Bu alanda tasarruf yok. Tasarruf nerede var? Servislerde, çalışanların lojmanlarında var.

Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor”

Bu konuda mizah ustası da Mehmet Şimşek kalktı ‘kiralardaki yüzde 25 sınırını kaldırıyoruz’ dedi ve hemen peşinden de bu alanda vergi tedbiri açıklayacağını söyledi. Burada da o denli adaletsizlik var ki işin içinde bu adaletsizliği anlatmak için yine geçtiğimiz yıl bütçede görüştüğümüz 2.2 trilyon vergi harcamasını dile getirmek istiyorum. Siz 2.2 trilyon vergi almaktan vazgeçeceksiniz ve şimdi dönüp kiracıların ödediği kira üzerinden bir vergiyle ayakta durmaya çalışacaksınız. Ev sahiplerinden vergi alacak ama bunun yükünün kiracıların üzerinde olduğunu anlamayacak kadar iktisat bilgisinden yoksun.

Bence Şimşek yanlış eğitim görmüş bence casusluk üzerine bir eğitim görseydi çok daha hayırlı olurdu. Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor. diyor ki, ‘beyanname vermeyen vatandaşı ihbar edin, ben oradan vergi alayım onun yüzde 10’nu da sana vereyim.’ Bu kadar ciddiyetsiz bir yaklaşım tarihte çok az görülmüştür. Osmanlı’da baş vergisi vardı. Bunların anlayışı da böyle. Muhbir vatandaş eliyle, adeta halkı birbirine düşürerek vergi hasılatı arttırmaya çalışıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/feed/ 0
DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/#respond Mon, 27 May 2024 02:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33342 ANKARA – DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara karşı tepkisini göstermek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada yaptığı açıklamada, “Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir” dedi.

DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepkilerini dile getirmek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. Bu kapsamda DEM Partililer bugün Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada toplanarak tepkilerini dile getirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada katliamda yaşamını yitirenleri andı.

Bakırhan şunları söyledi:

“Bu meydanda çok barbarca bir katliam meydana geldi. Bu katliamda 103 canımızı yitirdik. 103 canımızı rahmetle minnetle anıyoruz. Onlar toplumun barış taleplerini haykırmak için bir araya geliyorlardı. Onlar Orta Doğu’da başta Rojova olmak üzere dünyanın dört bir yanına katliam, terör, zulüm ihraç etmek isteyen IŞİD barbarlığına karşı dayanışmak, mücadele etmek için buradaydılar. Savaş karşıtı bir mücadele için bu meydandaydılar. Bu meydanda katledildiler. Bugün bile sayımızdan daha fazla, demokratik bir basın açıklamasını yaparken güvenlik önlemi, kameralar var. Sokaklar caddeler tutulmuş civarında bir durumda. Ama 7 Haziran 1 Kasım arasında ne hikmetse IŞİD’in başta Gar, Amed, Suruç, Antep ve Reyhanlı katliamları başta olmak üzere elini kolunu sallayarak göstere  göstere Ankara’nın göbeğinde bu katliamı örgütlenmesi büyük soru işaretleri oluşturdu. Çok yazıldı, çok çizildi. Bilinen görünen örgütlü planlanmış katliamlar hayata geçirilirken bunu izleyen, buna ses çıkarmayanlar bu suçun ortağı olarak kalacaklardır. Bir gün mutlaka dem gelir devran dönerse bu  karşıtı insanlık suçları sadece yapanlar değil buna göz yumanlar da bir gün yargılanacaklardır.”

“Katliamlar hala gerçek faailleri ile birlikte yargılanmıyor”

IŞİD ile birlikte 7 Haziran seçimlerini kaybedenler siyaseti yeniden dizayn etmeye çalıştılar. Bu katliamlar tam siyaseti dizayn etme katliamlarıydı. Şimdi bunu nereden çıkardık sorusunu sorabilir kamuoyu bu katliamlardan sonra bizzat hükümetin en yetkili ağızlarından ‘oylarımız arttı’ denildi. Utanmadan kendi yurttaşlarının katledildiği bu katliamları kınaması gerekenler, gerekli olan hassasiyeti göstermesi gerekenler ne dedi ‘oylarımız arttı.’ Yani bu katliamlar demek ki birilerinin işlerine yaradılar ve bu katliamlar hala gerçek failleri ile birlikte yargılanmıyor.”

“IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı”

Bakırhan Kobani Davası ile IŞİD’e karşı mücadele çağrısı yapanların yargılandığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“IŞİD’i yargılamayanlar, katliamlarına göz yumanlar, IŞİD’in katliamları yaparken aldığı malzemelerin yeri dahi adreslerinin belli olduğu, bu malzemeleri bu katliam bölgelerine taşırken araçların plakalarının dahi belli bir durumda neyi bekliyorduk onların yargılanmasını. Ama kim yargılandı? Demokratik Kürt siyaseti yargılandı. Katliam yapanlar yargılanmadı, katliam yapanlar aklanmaya çalışıldı. IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı. Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir. Bizim arkadaşlarımız dışarıda olduğu gibi içeride de bu demokratik mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerdir. Bu kumpas davası bir gün muhakkak çökecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/#respond Mon, 20 May 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32542

(ANKARA) – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de; Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin “Bunun operasyonel sonuçlar doğurması için çaba harcandığını çok açık ve net görüyoruz. Bugün muhalefet arasına yeniden Kobani kumpas davası ve onun cezaları üzerinden kama sokulmaya çalışılmaktadır. Yeniden bir Yenikapı ruhu yaratılmak istenmektedir. Yeniden bir müesses nizamın inşası için aslında adım atılmaktadır ve bunun taşları döşenmektedir. İktidarın kurduğu tuzaklara karşı yan yana durmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum” açıklamasını yaptı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kirada yüzde 25’lik sınırın kaldırılması kararını eleştiren Koçyiğit, “Mehmet Şimşek’in tuzu kuru, kendisinin muhtemelen kira sorunu yok. Bu ülkede ayda 17 bin lira alan emeklinin, işçinin ciddi bir kira sorunu olduğunu da sanırım görmüyor. Yüzde 25’lik kira artış sınırının getirilmesiyle devlet asli sorumluluğundan bir şekilde çekilmiş oldu. Kiracıyla ev sahibini karşı karşıya bırakmış oldu. Sayın Şimşek’in aklından dar gelirliye ‘kira yardımı yapalım’ gibi bir akıl olmadığını görüyoruz. Sayın Şimşek çok fazla İngiltere’ye gidip geliyor, sıcak para arayışları nedeniyle… Dönemin ‘Demir Leydi’sine özendiğini düşünüyoruz…Ölen ölsün kalan sağlar bizimdir diyen bir anlayışlı karşı karşıyayız” dedi.

“Uçakla gidip bize de tasarruf diyorlar”

Koçyiğit, Tasarruf Paketi’ne ilişkin “Buradan uçakla kalkıyorlar, Hatay’a gidiyorlar Hatay’da otobüsle programın yapılacağı yere gitmeyi de bize tasarruf diye anlatamaya ve halkla dalga seçmeye devam ediyorlar” diye konuştu.

20 Mayıs 2016’da dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla Kobani Davası’na giden sürecinde başladığını belirten Koçyiğit, “O dönem açısından CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Anayasa aykırı ama evet’ demesiyle süreç tam olarak ilerledi ve 20 Mayıs tarihinde milletvekillerimizin dokunulmazlığı kaldırılmış oldu. 4 Kasım 2016’da dönemin Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başkanlarımız gözaltına alınıp rehin olarak cezaevine konuldular. O süreç bugün üzerine konuştuğumuz Kobani Kumpas Davası’nın taşlarını döşediğini ve o günden bugüne demokratik siyasetin tavsiyesi konusunda AKP’nin adım adım yol aldığını ifade etmemiz gerekiyor. 16 Mayıs tarihinde 108 kişinin yargılandığı Kobani kumpas davasında 400 yılı aşkın olan cezalarla arkadaşlarımız cezalandırıldı. Bunun siyasi saiklerle hazırlandığı bir dava olduğunu bütün Türkiye halkları biliyor.”

Koçyiğit şöyle devam etti:

“Kobani kumpas davasının demokratik siyasete kurulmuş bir kumpas olduğunun da altının çizmek gerekiyor. HDP’nin 7 Haziran başarısını sindiremeyen iktidardan düşen AKP’nin yol yürüyüşünü, iktidarda kalmasını sağlamlaştırmak için açılmış bir dava olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kobani kumpas davasının IŞİD’in kaybettiği Kobani’den intikam alma davası olduğunun da altını çizmemiz gerekiyor. Eğer IŞİD Kobani’yi ele geçirmiş olsaydı bu kumpas davası açılmayacaktı. Aslında rahatsız olunan şeyin HDP’nin zaferi olmasından  duyulan rahatsızlık.

Özellikle Yasin Börü’nün ölümü üzerinden arkadaşlarımız sürekli hedef gösterildiler. Ama yargılamanın sonucunda çıkan cezalarda gördük ki arkadaşlarımız 52 Kobani olaylarından ölen hiç kimsenin ölümünden sorumlu olmadılar, hepsinden beraat ettiler.

“AKP ve MHP ittifakı rotasını baskıya, zora, zulme kırdı”

Neyden ceza aldı arkadaşlarımız? Kürsü konuşmalarından, katıldıkları eylem ve etkinliklerde yaptıkları konuşmalardan o yürüyüşlere katılmış olmaları nedeniyle ceza aldı arkadaşlarımız. Türkiye ikinci yüzyılına adım attı. 31 Mart seçimleri sonrasında yeni bir tablo açığa çıktı. Aslında yelkenini tıpkı 7 Haziran’da olduğu gibi ortam müsaitti, demokrasi ve eşitliğe ve barışa kırılmış olsaydı bambaşka bir rotaya girebilecek, ülkeyi refaha kazandıracak bir iklim açığa çıkmışken ne yazık ki AKP ve MHP ittifakı yine ve yeniden rotasını baskıya, zora, zulme kıldığını Kobani kumpas davaları üzerinden de ifade edebiliriz.

“Mahkeme Başkanı’nın suç örgütü lideri olması…”

Hukuksal bir değerlendirme yapma ihtiyacı duymuyoruz ama şunu söyleyelim hiçbir usul hukukun gözetilmediği CMK’nın hiçbir amir hükümlerine uyulmadığı en temel hakkın, adil yargılanma hakkının savunma hakkının yok sayıldığı bütün avukatların süreç boyunca yaptıkları itirazların görmezden gelindiğini özellikle mahkeme heyeti başkanı olan Bahtiyar Çolak’ın bir ‘Ata Dedeler’ suç örgütü lideri olmasına rağmen kurduğu bütün ara kararların geçerli kılınması ve onlara uyulması aslında nasıl bir siyasi dava olduğunu göze sermiş oldu.

“Muhalefetin arasına kama sokuluyor”

Bu davanın, kararının olduğu gün ilginç gelişmeler oldu. Hem İçişleri Bakanı’nın hem Mehmet Uçum’un yaptığı paylaşımların aslında bu davanın nerelerde planlandığını ve sonucundan kimlerin memnun olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Yerli ve milli yargı, yargı denen şeyin sosyalistleri Kürtleri, demokratları biçen bir yargı olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu yargısal süreçlere alkış tutanların adil bir yargılama süreçleri işlediğinde hesap vereceklerini hep beraber göreceğiz. Bunun operasyonel sonuçlar doğurması için çaba harcandığını çok açık ve net görüyoruz. Bugün muhalefet arasına yeniden Kobani kumpas davası ve onun cezaları üzerinden kama sokulmaya çalışılmaktadır. Yeniden bir Yenikapı ruhu yaratılmak istenmektedir. Yeniden bir müesses nizamın inşası için aslında adım atılmaktadır ve bunun taşları döşenmektedir. İktidarın kurduğu tuzaklara karşı yan yana durmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum.”

“Kayyım borçlarını silin”

DEM Parti’nin kayyımlardan devraldığı belediyelerin borç içerisinde olduğunu söyleyen Koçyiğit, kayyımların belediyelerde yaptıkları borçların kaldırılmasına ilişkin TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini söyledi. Koçyiğit, ” Van Büyükşehir Belediyesi’nin kayyım borcu 8,5 milyar TL. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 3 milyar 345 milyon TL, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 3 milyar 502 milyon TL” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/feed/ 0 DEM Parti Kars İl Başkanlığı Kobani Davası’ndaki cezaları protesto etti https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kars-il-baskanligi-kobani-davasindaki-cezalari-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kars-il-baskanligi-kobani-davasindaki-cezalari-protesto-etti/#respond Mon, 20 May 2024 21:09:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32493 TACETTİN DURMUŞ

(KARS) – DEM Parti Kars İl Başkanlığı Kobani Davası’nda başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a olmak üzere verilen cezaları protesto eden basın açıklaması yaptı. Kars İl Eşbaşkanı Seyfettin Gönel, “Haksız ve hukuksuz yere ceza verilen arkadaşlarımız, bütün dünya kamuoyunun vicdanında beraat etmişlerdir. İçeride de dışarıda da mücadelemiz sürecek ve tüm ezilenlerin hakları için birlikte kazanacağız” dedi.

DEM Parti Kars İl Başkanlığı Cuma günü aralarında Kars’ın da bulunduğu 16 ilde alınan yasak kararının sona ermesiyle birlikte Kobani Davası’ndaki kararlara tepki gösterdi. DEM Parti Kars İl Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Kars İl Eşbaşkanı Seyfettin Gönel, “AKP-MHP yargısının kararını tanımıyoruz, direnerek kazanacağız” diyerek açıkalamasında şunları kaydetti:

“Türkiye hukuk tarihine, yargı tarihine dün yine kara bir leke daha sürüldü. Çetelerin, mafyaların, güpegündüz kent meydanlarında çakarlı araçlarla serbest dolaştığı, serbest bırakıldığı bir süreçte; Kürtleri asit kuyularında katleden, binlerce faili meçhul cinayet işleyen Jitem’in davalarının aklandığı bir süreçte Kürtler, devrimci ve sosyalist siyasetçiler cezalandırılıyor. Sincan’da AKP-MHP yargısı tarafından bir hukuk katliamına daha imza atılmıştır. Sincan’da alınan kararla Selahattin Demirtaş’a 43 yıl 6 ay, Figen Yüksekdağ 30 yıl 3 ay ve diğer arkadaşlarımıza toplamda yüzlerce yılla varan hapis cezaları verilmiştir. İddianame nasıl Saray’da ve MHP Genel Merkezinde yazıldıysa, bu karar da aynı odaklar tarafından verilmiştir. Türkiye’de yargı diye bir şey kalmamıştır. Türkiye’de şu anda yargının almış olduğu bu karar askeri cunta mahkemelerine rahmet okutacak bir karardır. Kobani davasında bir hukuki darbe daha, bir siyasi darbe daha gerçekleştirilmiştir.”

“Demokratik bir cumhuriyet için mücadele edeceğiz

“Normalleşme ve yumuşama mesajlarının verildiği bu süreçte HDP, Kürt siyaseti, devrimciler ve demokratlar, iktidar tarafından siyaset sahnesinden silinmek isteniyor” diyeN Gönel, şöyle devam etti:

“Ama çok iyi bilsinler biz Kürtler, emekçiler, yoksullar yine her zaman olduğu gibi sahada omuz omuza dayanışarak bu kirli kararları boşa çıkaracaktır. Arkadaşlarımızı bir gün mutlaka özgürleştireceğiz. Selahattinlerle ve Figenlerle birlikte Türkiye demokrasisi için, demokratik bir cumhuriyet için mücadele edeceğiz. Bu kararı verenler çok iyi bilsin ki; halklarımız için o günler uzak değil. O günlerin mücadelesini daha kararlı bir şekilde yürüteceğimizin sözünü veriyoruz. Halk düşmanı, kadın düşmanı, insanlık düşmanı olan ve Ortadoğu’ya büyük bir felaket yaymak isteyen IŞİD’in yanında olduklarını gösteren bir karar alınmıştır iktidar yargısı tarafından. Verilecek karar ya halklardan ve demokrasiden yana olanların yanında ya da IŞİD ve faşizmin yanında olunacağının göstergesiydi. Kobani Kumpas Davasında mahkemenin almış olduğu karar onların bir kez daha IŞİD’in ve faşizmin yanında olduklarını göstermiştir.

Şunu bir kez daha söylüyoruz; faşizme asla geçit vermeyeceğiz. Faşizme karşı daha çok omuz omuza olmanın, daha çok dayanışmanın olması gerektiği biz zaman dilimindeyiz. Biz bu cezaları tanımıyoruz, biz bu kararı tanımıyoruz. Selahattinler, Figenler, Günay Kubilaylar Kobani Kumpas Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve bu topraklardaki tüm ötekileştirilenlerin gönlünde berat etmişlerdir, özgürlerdir. Haksız ve hukuksuz yere ceza verilen arkadaşlarımız, bütün dünya kamuoyunun vicdanında beraat etmişlerdir. İçeride de dışarıda da mücadelemiz sürecek ve tüm ezilenlerin hakları için birlikte kazanacağız”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kars-il-baskanligi-kobani-davasindaki-cezalari-protesto-etti/feed/ 0 Dem Parti’den Kobani Davası Kararı Sonrası Üç İlde Buluşma Çağrısı…”Yumuşama Siyasetinin Emareleri Buysa Normalleşmeyi Düşünemiyoruz” https://www.haber60.com.tr/dem-partiden-kobani-davasi-karari-sonrasi-uc-ilde-bulusma-cagrisi-yumusama-siyasetinin-emareleri-buysa-normallesmeyi-dusunemiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/dem-partiden-kobani-davasi-karari-sonrasi-uc-ilde-bulusma-cagrisi-yumusama-siyasetinin-emareleri-buysa-normallesmeyi-dusunemiyoruz/#respond Fri, 17 May 2024 21:42:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32204 (ANKARA)- Kobani Davası’nda kararların açıklanması üzerine DEM Parti, Merkez Yürütme Kurulu olağanüstü toplandı. Toplantı sonrası açıklama yapan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, ” Türkiye’nin umuduna dönük bir tuzak kurulmaya çalışıldığını söylüyoruz. Biz bu tuzağa düşmedik, düşmeyeceğiz. Yumuşama siyasetinin emareleri buysa normalleşmeyi düşünemiyoruz Muhalefet beraber ses yükseltseydi bugün HDP’li siyasetçiler içeride olur muydu? diye düşünmeye kamuoyunu davet ediyoruz. Yarın ‘Herkes için demokrasi herkes için özgürlük’ diyerek üç şehirde Adana’da, Diyarbakır’da, İstanbul’da bir araya geliyoruz” dedi.

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Kobani Davası’nda mahkeme toplamda 5 tahliye, 12 beraat, 13 tutukluluğa devam kararı verirken, firari 72 sanık hakkındaki dosya da ayrıldı. Çıkan kararlar sonrasında DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu olağanüstü toplandı.

Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Bu bir intikam davası dediğimizde, bile isteye bir iktidar bloğunun çıkarları uğruna kullanılıyor bu dava dediğimizde dünkü kadar karşılık bulsaydı bugün biz 400 yılı aşan cezalandırmadan bahsediyor olmazdık” dedi.

“TALİMATLI YARGILAR BİLE BU GERÇEĞİN ÜSTÜNÜ ÖRTECEK KARAR VEREMEDİ”

Kobani davasının iktidar tarafından araçsallaştırıldığını belirten Doğan, şunları söyledi:

“Kobani IŞİD’e karşı verilen mücadele ortaya koyulan dayanışma HDP’nin siyaset felsefesini, bedeller ödeyerek geldiği yolu alaşağı ettiği yüzde on barajını hatırlayalım. Farklı inançlar temsil edilmesin diye o baraj tutuldu. O baraj HDP tarafından alaşağı edildi. Siyasetçilere 400 yıl ceza verildi. Yumuşama tartışmaları sürerken. Yumuşama siyasetinin emareleri buysa normalleşmeyi düşünemiyoruz. Mahkumiyet kararlarının hukuken hiçbir karşılığı yok. Her defasında hukukun işletilmediğini söyledik. Bu talimatlı mahkemeler dahi bu gerçeğin üstünü örtecek bir karar veremedi. Kumpas nasıl kuruldu? 6-8 Ekim olayları gerekçe gösterildi, can çekişen bir çözüm süreci vardı. Kobani kuşatma altındaydı, bir çağrı yapıldı. Yaşanan her şeyin müsebbibi olarak HDP gösterildi. Öldürülen insanların HDP’li olduğunun söylenmesine rağmen, mecliste komisyon kurulması talebinin reddine rağmen, o insanları bu siyasetçiler öldürdü denildi. Mahkemeler bu konuda beraat verdi.”

“ERDOĞAN SİYASİ MÜHENDİSLİK YARATMAYA ÇALIŞTI”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın miting alanlarında Kürt siyasetçiler ve HDP ile ilgili algı yaratmaya çalıştığını söyleyen Doğan, “Erdoğan siyasal mühendislik yaratmaya çalıştı. Yıllarca bu propagandayı yaymak ve toplumsal karşılık yaratmak için devletin bütün imkanları kullanıldı, kullanılmasına göz yumuldu.” dedi.

“MAHKEME HENÜZ A HARFİNDEYKEN TWEET ATTI”

Kobani davasının kararları okunurken sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın kullandığı ifadelere de tepki gösteren Doğan, “İçişleri Bakan yardımcısı, mahkeme henüz a harfindeyken bir tweet attı. Aynı algıyla devam ettiler. Kobani davası hakikaten bir kumpas davasıymış. Sadece Kürt siyasetçilere değil bizatihi Türkiye’ye kurulmuş bir kumpas. Buna tepki koymazsak hepimize hep birlikte kaybettirir. Biz o yüzden herkes için özgürlük ve demokrasi diyoruz. Can Atalay davası, Gezi davası, Kobani davaları arasında ayrım yapmadan tutum alınması gerektiğini söylüyoruz. Türkiye’de bir arada yaşama dönük bir kumpas davası bu.” dedi.

Ayşegül Doğan, sözlerini şöyle devam etti:

“GURUR DUYULMASI GEREKEN YARGININ MİLLİ KARAKTERİ DEĞİL, ADİL KARAKTERİ”

Türkiye’nin umuduna dönük bir tuzak kurulmaya çalışıldığını söylüyoruz. Biz bu tuzağa düşmedik, düşmeyeceğiz. Siyaseten ısrardan vazgeçmeyeceğiz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ milyonların iradesi. Siz milyonlarca insanın iradesiyle böyle talimatlarla, bazı siyasi partilerin koridorlarında kararlar veremezsiniz. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı diyor ki; ‘Milli yargımızla ne kadar gurur duysak az’ gurur duyulması gereken şey yargının milli karakteri değil, bağımsız, adil karakteri olmalı. Bir parti lehine kararlar veren bir yargı nasıl olabilir. Cezaların nedeni söz konusu siyasetçilerin yaptığı konuşmalar ve açıklamalar başka bir şey yok.

Muhalefet beraber ses yükseltseydi bugün HDP’li siyasetçiler içeride olur muydu? diye düşünmeye kamuoyunu davet ediyoruz. Hepimiz biliyoruz ki Demirtaş’ları, Yüksekdağ’ları özgürleştirecek tek güç adalet ve eşitlik talebini örgütlemektir. Tarih bunun ispatlarıyla dolu. Hiçbir iktidar ve mahkeme adil bir yargılama söz konusu olmadığı için milyonlarca kişinin seçtiği, kendine adına konuşma yetkisi verdiği insanları bu kadar yıl haksız hukuksuz yere hapiste tutamaz. Bu davada sonuç, Kürt meselesinde çözümsüzlük politikalarına dönüldüğü ve bu yöntem tercih edildiği için karşımıza çıktı. Tahliye edilmeyen herkesin o hapishanelerde çıkarılması lazım. Aksi halde bizim normalleşmeden bahsetmemiz mümkün olamaz.

“ADANA, DİYARBAKIR VE İSTANBUL’DA BULUŞMA YAPACAĞIZ”

Yarın ‘Herkes için demokrasi herkes için özgürlük’ diyerek üç şehirde Adana’da, Diyarbakır’da, İstanbul’da bir araya geliyoruz. Bir arada ses çıkarmazsak bizi daha da zor günler bekler. Zor günleri yan yana gelerek, sesleri çoğaltarak alt etmeyi başardı. Adana’da Diyarbakır’da İstanbul’da yapacağımız buluşmaya demokratik kamuoyunu, özgürlük eşitlik talebi olan herkesi davet ediyoruz. Bu buluşmalar sürecek. Kobani davası kararları DEM Parti için yeni bir mücadele kavşağı. Mümkün olsa demek ki idam cezası verilecekti siyasetçilere; sadece düşüncelerini açıkladıkları için.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partiden-kobani-davasi-karari-sonrasi-uc-ilde-bulusma-cagrisi-yumusama-siyasetinin-emareleri-buysa-normallesmeyi-dusunemiyoruz/feed/ 0
Kobani Davası’nda Verilen Cezalar Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/ https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/#respond Fri, 17 May 2024 00:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32124 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- Kobani Davası’nda verilen cezalar İzmir’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri tarafından protesto edildi. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Mehmet Kuruş, İl Başkanlığı binası önünde yaptığı açıklamada, verilen kararların siyasi olduğunu ifade ederek, “Demokratik siyasetten asla uzaklaşmayacağız. Demokrasi siyaseti sokaklarda, meydanlarda Türkiye’nin bütün halkları, bütün ezilenleri adına yüksek sesle ifade etmeye devam edeceğiz” dedi.

Kobani Davası’nda kararın açıklanmasının ardından DEM partililer verilen cezaları protesto etmek için İl Başkanlığı önünde toplandı. Polis, İl Başkanlığı önünde geniş güvenlik önlemleri aldı. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Mehmet Kuruş yaptığı açıklamada, “Kamuoyunda Kobani Kumpas Davası olarak biliniyor bu dava. Esasen HDP MYK üyesi Kürt siyasetçilerin ve sosyalist arkadaşlarımızın yargılandığı bir davadır. Bir bütün olarak Kürt siyaseti ve HDP siyaseti yargılanıyor. HDP’li siyasetçiler yargılanıyor. Aslında bir dönemin çözüm ve barış siyaseti yargılanmak isteniyor. Kürt halkının statüsü eşit egemen yurttaşlıktan uzaklaştırılmak isteniyor. Bu davada olup bitenler doğruları bilmek isteyenler için yakın dönemin her yönüyle tanıklığıdır” diye konuştu.

“IŞİD VAHŞETİNİ DURDURMAYA ÇALIŞAN HDP’LİLER YARGILANMIŞTIR”

Kuruş açıklamasında şunları söyledi:

“Sayın Demirtaş’ın, Sayın Yüksekdağ’ın, Sayın Kışanak’ın Sayın Tuncel’in, Sayın Akat’ın ve diğer birçok arkadaşımızın savunmalarında ifade ettikleri yakın döneme tanıklık eden şeyler. Bu davayla ilgili olarak daha önce partimizin açıkladığı raporlar ve açıklamalar var. Gerçekler orada yazılmıştır. Gerçekleri görmek isteyen arkadaşlarımızın savunmalarına baksınlar. Düzmece davalar ile emek ve özgürlük mücadelesini durduramazsınız. 6-7 Ekim 2014’te neler oldu? DAEŞ Kobani sınırlarına dayanmıştı. Kobani halkı yardım istiyordu. O zaman Türkiye’yle yakın ilişki içinde olan PYD de yardım istiyordu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri 6 Ekim’de tüm dünyada Kobani ile Dayanışma diye çağrı yaptı. Aynı Bir gün Türkiye’de HDP MYK’sı da sosyal medya hesaplarından dayanışmayla ilgili olarak demokratik gösteri hakkının kullanılmalarını istedi. HDP ve insan haklarından yana kurumlar vahşetin durdurulması için çağrı yaparken IŞİD’in saldırılarını müjdeler gibi duyuran ve ardından sokakta şiddet ve saldırıların büyümesine zemin hazırlayan siyasi iktidarın tam da kendisidir. Yargılanması gerekenler vahşeti yapanlar neden olanlar olması gerekirken IŞİD vahşetini durdurmaya çalışan HDP’liler yargılanmıştır.

“KOBANİ KUMPAS DAVASI HÜKÜMSÜZDÜR”

Bu topraklara demokrasi ve barışın gelmesi için ortak mücadele yürütenlerin kumpasla 8 yıldır tutsak edilmesinin anatomisi olan Kobani Kumpas Davası’nda verilen siyasi bir karardır. Bu temelde Türkiye kamuoyunun tamamını ilgilendiren bu siyasi kumpası boşa çıkarmak ve eşitlik, özgürlük, emek mücadelesinden yana, güçlü bir tavır almak, tüm emek ve demokrasi güçlerinin görevidir. Haksız, hukuksuz tüm davalar gibi Kobani Kumpas Davası da hükümsüzdür. Tüm yargılananlar hemen serbest bırakılmalı. Bu yanlıştan dönülmeli, dava tüm sonuçları ile bozulmalıdır. Dosta, düşman da bilsin ki bedelini ödeyerek kazandığımız demokratik haklarımızı sonuna kadar savunacağız. Baskılarınız, cezalarınız bizi yıldıramaz. Bu temelde son olarak şunu söyleyebiliriz. Demokratik siyasetten asla uzaklaşmayacağız. Demokraktik siyaseti sokaklarda, meydanlarda Türkiye’nin bütün halkları, bütün ezilenleri adına yüksek sesle ifade etmeye devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/feed/ 0 Kobani Davası’nda Verilen Cezalar Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/#respond Fri, 17 May 2024 00:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32114 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: ONUR BİNGÖL

(ANKARA) – DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Kobani Davası’nda verilen cezalarla ilgili ANKA’ya değerlendirmelerde bulundu. Bozan kararın “mahkemeler” değil “sarayda” yazıldığını iddia ederek, “Bu karar sarayın kararıdır. Erdoğan, bugün Kobani kumpas davasında karar verirken bir tercihte bulunmak zorundaydı. Neydi? ya ‘demokratik siyaset’ diyecekti ya da ‘IŞİD çeteleri’ diyecekti. Verilen karar ile AKP ve Erdoğan tercihini yaptı. Tercihini, IŞİD çetelerinden, İŞID barbarlığından yana yaptı” dedi.

Kobani Davası’nın 83’üncü duruşmasında karar açıklandı. Selahattin Demirtaş’a ağırlaştırılmış müebbet cezasından indirim yapılarak 42, Figen Yüksekdağ’a ise 30 yıl hapis cezası verildi. Ahmet Türk’e 10 yıl hapis cezası verilirken, Altan Tan, Ayhan Bilgen, Aysel Tuğluk ve Bircan Yorulmaz hakkında beraate hükmedildi. Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel’in 12’şer yıl hapis cezası ile birlikte tahliye edilmeleri yönünde karar çıktı. Sırrı Süreyya Önder de beraat etti.

Kobani Davası’nda ilişkin açıklanan kararlar, DEM Partili milletvekilleri tarafından TBMM Genel Kurulu’nda protesto edildi. Kobani Davası’nın milletvekili seçilmeden önce avukatlığını da üstelenen DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Kararı “siyasi” olarak değerlendiren Bozan, “Davanın ilk aşamasından, geldiğimiz noktaya baktığımızda Erdoğan’ın açıklamaları, Bahçeli’nin açıklamaları, dönemin İçişleri Bakanının açıklamalarında politik yargılama kısmı daha net ortaya çıkıyordu. Kobani yargılamasıyla AKP ve Erdoğan kinini, nefretini ortaya koydu” diye konuştu.

Bozan, “Kobani’de ölümler Erdoğan’ın açıklamasından sonra başladı. Erdoğan 7 Ekim’de ‘Kobani düşüyor, düştü’ demişti. Bundan kaynaklı Kobani Davası’ndan yargılanması gereken birinci kişi Erdoğan’ın ta kendisidir. Biz şunu biliyorduk, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi her ne kadar hükmü açıklayan mahkeme de olsa bu karar mahkeme tarafından yazılmadı. Bu karar sarayda yazıldı. Bu karar sarayın kararıdır. Erdoğan, bugün Kobani kumpas davasında karar verirken bir tercihte bulunmak zorundaydı. Neydi? ya ‘demokratik siyaset’ diyecekti ya da ‘IŞİD çeteleri’ diyecekti. Verilen karar ile AKP ve Erdoğan tercihini yaptı. Tercihini, IŞİD çetelerinden, İŞID barbarlığından yana yaptı” dedi.

“BU KARAR AK PARTİ’NİN KÜRT MESELESİNE BAKIŞ AÇISINI ORTAYA KOYDU”

Yeni anayasa tartışmaları, normalleşme süreçlerine ilişkin iktidarın söylemleri ve adımlarını da değerlendiren Bozan şöyle devam etti:

“Gerçekten bir normalleşme olsaydı, bugün Kobani davalarında beraat kararlarının verilmesi gerekiyordu. Bir yandan yeni bir anayasa tartışması yaratıp diğer yandan Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan bir hüküm açıklandı bugün. Mevcut anayasayı tanımıyorsun, öte yandan diyorsun ki ‘Ben yeni bir anayasa yapacağım’ ne kadar samimi. Bugün açıklanan karar 18 tutuklu siyasetçi ile ilgili açıklanan bir karar değil, bugünden sonra AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’de siyasete bakış açısı nedir, Türkiye’de Kürt meselesine bakış açısı nedir açık şekilde ortaya koydu. Geldiğimiz aşama ne bir normalleşme ne bir yumuşamadır.”

“YARGIYI PARSELLEDİLER, TAM DA O ORTAMDA VERİLEN KARAR”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na Muhsin Şentürk’ün atandığını da hatırlatan Bozan, “İçinden geçtiğimiz süreçte yüksek yargıda kimi atamalar yapıldı, kimi seçimler yapıldı. Buradaki mesele şu, AKP ve Erdoğan 22 yıldır bu ülkeyi parselledi. Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde yüksek yargıyı parsellediler. Yüksek yargıyı parsel parsel paylaştılar. Küçük ortakları MHP ile paylaştılar, cemaatlerle paylaştılar. Tam da böyle bir yargı mekanizmasının içerisinde verilen karar” ifadelerini kullandı.

“AHMET TÜRK’ÜN BELEDİYE BAŞKANLIĞI SÜRECİNİ ETKİLEMEYECEK”

Bozan, Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’e verilen 10 yıl hapis cezasına ilişkin de “belediye başkanlığı sürecini etkilemeyecek. Bir istinaf ve Yargıtay süreci olacak” değerlendirmesini yaptı.

]]> https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/feed/ 0 DEM Parti Van İl Başkanı: Kobani Davası Hukuk Dışı Bir Siyasi Davadır https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/#respond Thu, 16 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32055

(VAN)- DEM Parti Van İl Başkanı Gülşen Kurt, Kobani davasına ilişkin, “AYM ve AİHM kararları ortada iken bu hukuksuzluk 8 yıldır sürüyor. Hukuki delillerle ispatlanamayan iddialar hukuk dışı delillerle ispatlanmaya çalışılmıştır. Arkadaşlarımız 8 yıldır  hukuk dışı bir şekilde tutukludur. Bu dava her yönüyle hukuk dışı siyasi bir davadır” dedi.

DEM Parti Van İl Başkanlığı, bugün karar duruşması görülen Kobani davasıyla ilgili basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Gülşen Kurt, şunları söyledi:

“2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerin iştirakiyle inançlara, toplumlara ve halklara düşman bir örgüt olan IŞİD örgütünü açığa çıkarmıştır. Bu örgüt hiçbir ayrım gözetmeksizin her yaşta insanlara, kadınlara, çocuklara, sağlık görevlilerine işkence, eziyet ve ölüm getiren bir eğilimle Ortadoğu’ya karanlık taşımak istemiştir. Bu örgütün hangi ülkeler ve iktidarlarca kimlere karşı desteklendiği sır olarak kalmamış gerçekler gün gibi açığa çıkmıştır. Suriye rejimini devirmek için herkesle işbirliği yapanlar elleriyle bir canavarı açığa çıkarmıştır. Başta Kürt halkı olmak üzere bölgede yaşayan Müslümanlara, Ezidilere, Ermenilere, Türkmenlere, Araplara ve diğer tüm halklara saldıran bu vahşet Ortadoğu’da şiddet ve terörün nasıl finanse edildiğini ve gerçek anlamda ne olduğunu tüm dünya halklarına göstermiştir. Tüm bu vahşetle, Kobani’yi de işgal ve talan etmek isteyen bu zihniyete karşı başta Kürt halkı olmak üzere bölge ve dünya halkları teyakkuza kalkmış, büyük bedel vererek bu işgal ve karanlık operasyonu engellemiştir. Bugün buradan bir kere daha IŞİD karşısında bedeni ve emeği ile direnen, yaşamını yitiren tüm canlarımızı bir kere daha saygı ve minnetle anıyoruz.

“BİRÇOK HUKUK DIŞI DURUM YAŞANDI”

IŞİD’in Kobani işgal girişimi devam ederken 6-8 Ekim 2014 tarihinde ülke genelinde bu işgal girişimine karşı halkımız demokratik tepkisini göstermek ve dünyaya, bu ülkenin iktidarına sesini duyurmak istemiştir. Tüm bu yaşananlar ortada iken Mayıs 2016’da sadece Kürt milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak üzere  Anayasa’ya aykırı da olsa anayasa değişikliğine ‘evet’ denilmiştir. Kürt siyasetinin demokratik çizgisini ve halkımızın seçilmiş iradesini temsil eden 12 milletvekilimiz 4 Kasım 2016’da, OHAL koşullarında, evleri basılarak hukuksuzca tutuklanmıştır. AYM ve AİHM kararları ortada iken bu hukuksuzluk 8 yıldır sürüyor. Bu süreçte hukuksuz yargılamalar, mahkeme savcı ve hakimlerinin değişmesi, ilgisiz kişilerin müdafi olması, şiddet ve cinayet faillerinin yargılanmaması ve hatta ifadeye bile çağrılmaması, delillerin hukuki olarak incelenmemesi, mahkemelere siyasi müdahalelerin yapılması gibi birçok hukuk dışı durum yaşanmıştır. Hukuki delillerle ispatlanamayan iddialar hukuk dışı delillerle ispatlanmaya çalışılmıştır. Arkadaşlarımız 8 yıldır  hukuk dışı bir şekilde tutukludur. Bu dava her yönüyle hukuk dışı siyasi bir davadır.

“EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE UYMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Milletvekillerimiz, parti üyelerimiz toplumsal barış çağrısı yapmıştır. Bugün de biz bu çağrıyı yineliyoruz. Kürt meselesinde onurlu bir barışın sağlanması, Türkiye’de ve Ortadoğu’da Kürt meselesinin çözümü evrensel hukuk ilkeleri ile demokratik bir müzakere ile ve çözümün muhataplarına saygı ile mümkündür. Kobani davasında haksız hukuksuz kararların çıkması çözümsüzlükte ısrar etmek olacaktır. Türkiye halkları, geçen yüzyılı bu çözümsüzlükle kaybetmiştir. Sonuç olarak Kobani kumpas davası Türkiye hukuk tarihine bir kara leke olarak geçmiştir. Hukuka deli gömleği olarak giydirilmek istenen bu yaklaşım derhal son bulmalıdır. Bugün karar vermesi beklenen Kobani mahkemesini hukuka ve evrensel hukuk ilkelerine uymaya davet ediyoruz. Tüm arkadaşlarımız  demokratik siyasal bir mücadelenin içinde yaşamlarını geçirmişlerdir. Hepsi birer barış emekçisidir. Tümü gecikmeksizin serbest bırakılmalıdır. Aksi yönde bir karar barışa ve demokrasiye saldırı niteliğinde olacaktır. Hukuk dışı bir hüküm halkımızın iradesine yönelik bir darbe niteliğinde görülecektir. Tüm halkımızın, yapılarımızın, demokratik kitle örgütlerinin, aydınların bu hukuksuzluğa dur demesi için herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/feed/ 0
DEM Parti Ankara İl Örgütü, Kobani Davası için çağrıda bulundu https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-icin-cagrida-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-icin-cagrida-bulundu/#respond Tue, 14 May 2024 23:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31744 (ANKARA) – DEM Parti Ankara İl Örgütü, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yargılandığı Kobani Davası’nın, 16 Mayıs Perşembe günü yapılacak 83’üncü duruşması öncesi “Gelin yol yakınken bu çıkmazdan geri dönün, diyalog ve müzakerelerin, adil ve toplumsal bir barışın önünü açın” çağrısında bulundu.

DEM Parti Ankara İl Örgütü tarafından, karar beklenen Kobani Davası’nın 83’üncü duruşması öncesi Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yapıldı. DEM Parti milletvekilleri ve sivil toplum örgütleri de basın açıklamasına destek için geldi. Açıklama öncesi “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları atıldı.

DEM Parti Ankara İl Eş Genel Başkanı Fatin Kara, “Kumpaslara Karşı Demokratik Siyaseti Savunuyoruz. Yargılanan değil yargılayanız. Yoldaşlarımızı rehin tuttuğunuz yeter” yazılı pankart önünde, basın açıklaması yaptı.

“Demokrasiden, haktan, hukuktan, adaletten ve özgürlüklerden yana olan herkesi, tüm duyarlı kamuoyunu, yalan ve iftiralarla içeride rehin tutulan yoldaşlarımızla dayanışmaya, bu son sürüm ağır hukuk kıyımına karşı yanımızda saf tutmaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verilen basın açıklamasında şöyle denildi:

“Bilinmelidir ki haksızlık, hukuksuzluk kime, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, olan demokrasiye, toplumsal huzur ve barışa olmaktadır. Kobani Kumpas Davası, partimizin demokratik faaliyetlerinin bastırılması, parti politikalarımızın ve çalışmalarımızın kriminalize edilmesi ve siyasi faaliyet yürüten arkadaşlarımızın rehin alınarak gücünün etkisizleştirilmesi amacıyla iktidar tarafından, 6-8 Ekim 2014’de Kobane ile dayanışma amacıyla yasal protesto hakkını kullanan halklarımıza karşı siyasi iktidar ve belirli odaklarca kışkırtılmış grupların saldırıları sonucu yaşanan, 37 yurttaşın, ki bunlardan 27’si HDP üyesi ve gönüllüsüdür, hayatını kaybettiği olaylardan tam 6 yıl sonra, demokratik protesto içeriği olan bir tweet bahane edilerek bir kumpas davası olarak açıldı. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu dava üzerinden partimiz hedef gösterilerek AİHM başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk askıya alındı.

6-8 Ekim sonrası başlayan olaylar sonrasında yaşanan ölümler ve saldırılara ilişkin gerekli ve etkin soruşturma yapmayan siyasal iktidar aradan 6 yıl geçtikten sonra Kürt Siyasal Hareketinin ve HDP’nin tasfiyesi için tekrar, aslında kendi sorumluluğunda olan, Kobane olayları bahanesine sarıldı. Diğer yandan bu davayı önemli kılan bir başka unsur ise dava dosyası içerisine konulan belgeler ve yapılan suçlamalara dikkate alındığında, bu davayla ‘Çözüm Sürecinin’ de yargılanmak istendiği gerçeğidir.

“TOPLUMU SOKAK MUHALEFETİNDEN UZAK TUTMAYA ÇALIŞMAKTIR”

Bu dava, Kürt siyasal hareketi üzerinden HDP’yi dizayn etmeye, HDP üzerinden Türkiye toplumunu dizayn etmeye çalışan bir siyasal mühendislik pratiğidir. Siyasal iktidar bu dava ve özellikle sık sık ‘Kobane Olayları’ ve ‘Gezi Eylemleri’ kavramlarını kullanarak, bu iki barışçıl ve toplumsal talepli eylemleri itibarsızlaştırma ‘şeytanlaştırma’ algısı ile toplumu sokak muhalefetinden uzak tutmaya çalışmaktadır. Buradan tek çıkış yolu ise bütün baskılamalara rağmen faşizme varan iktidar pratiklerine karşı sokakta yasal, demokratik hakların kullanılmasında ısrarcı olmaktır.

“DEMİRTAŞ KARARI OLDUKÇA ÖNEMLİDİR”

2015 seçimleri döneminde HDP’nin parti olarak seçime girmeme beklentisi içinde olan AKP, HDP’nin parti olarak seçime girip AKP’nin tek başına iktidar olmasını engellemesi ile hedef olmuştur. Gelinen noktada AKP, AYM ve AİHM kararlarını da uygulamayarak HDP’den ve Kürt siyasetinden intikam almaktadır. Tepeden tırnağa yalanlarla ve uydurma ‘gizli tanık’ beyanlarıyla örülü bu dava, yargılama usulleri de dahil pek çok ihlalin iç içe geçtiği bir davadır. Bu yönüyle de bu dava sadece bir tasfiye davası değil, aynı zamanda bir intikam davasıdır. AİHM Büyük Dairesi’nin Demirtaş-Türkiye kararı, bu yargılamalarda oldukça önemlidir.

“TWEETLERİN İÇERİĞİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”

Dosya kapsamında yargılanan siyasetçilere, HDP’nin Twitter hesabı üzerinden atılan tweetler ile suçlama yapılmaktadır. Oysa AHİM Büyük Dairesi Demirtaş-Türkiye kararında bu tweetler uzun uzun değerlendirilmiş ve sonuçta söz konusu tweetlerin içeriğinin siyasal ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, bu tweetler gerekçe gösterilerek soruşturma yapılamayacağını, dolayısıyla tutuklanma da olamayacağını ve ihlallerin ortadan kaldırılmasına, Sayın Demirtaş’ın tahliyesine karar vermiştir.

YOLDAŞIMIZI ÖZGÜRLÜKTEN ALIKOYMAYA DEVAM ETMEKTEDİR

Ancak mahkeme heyeti, bugüne kadar deyim yerindeyse ‘ihsası rey’ yaparak AİHM Demirtaş-Türkiye kararını uygulamamış ve halen başta 7 yıllık tutukluluk sınırını çoktan dolduran Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak ve Sabahat Tuncel olmak üzere pek çok yoldaşımızı özgürlüklerinden alıkoymaya devam etmektedir.

“BARIŞIN ÖNÜNÜ AÇIN”

Kobane Davası, birçok tarihi yargılamaların birebir izdüşümüdür. Özcesi, 40 yıldır sürdürülen savaş ve rant politikalarının kurtaranı Kobane, Gezi ve benzeri kumpas davaları değildir. Bu, sadece içinde bulunulan çıkmazı daha da derinleştiren, demokrasiyi işlemez kılan, özgürlükleri ayak altına alan beyhude bir yol olmaz, aynı zamanda çok yakından hissettiğimiz gibi emekçinin, yoksulun sofrasındaki ekmeğe de göz diken kötü gidişatı da perişanlıkla sonuçlandırır. Gelin yol yakınken bu çıkmazdan geri dönün, diyalog ve müzakerelerin, adil ve toplumsal bir barışın önünü açın.”

DEM Parti Ankara İl Örgütü üyeleri basın açıklamasının ardından “Kobani Davası’ndan kumpas, yalanlar ve gerçekler” başlıklı bildiri dağıttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-icin-cagrida-bulundu/feed/ 0
Özgür Özel’den “Normalleşme” çıkışı: Sonuç alamazsak meydanlar bizimdir https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/#respond Sat, 11 May 2024 00:22:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31239 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak ziyareti sırasında önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonra da MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesi sonrası ortaya çıkan “CHP’de normalleşme” yorumlarıyla ilgili konuştu. Özel, “Normali emekli maaşı düşükse ‘gelin arttıralım’ demek, ‘asgari ücrete zam yapalım’ demek. Müzakere etmek benim görevim. Ama müzakereyle sonuç alamıyorsak o zaman mücadele edeceğiz. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir.” dedi.

“BİRİLERİ GÜNDEMİ BAMBAŞKA YERE SIKIŞTIRMAK İSTİYOR”

Uşak programı kapsamında partisinin il başkanlığına ziyarette bulunan Özel, daha sonra gittiği Uşak Belediyesi önünde parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap etti. Yerel seçimlerin ardından Uşak’ın da CHP renklerine katıldığını hatırlatan Özel, seçim sürecinde destek veren herkese teşekkürlerini iletti.

Özel, herkesi kucaklamaya devam edeceklerini belirterek, “Bu süreçte birileri 31 Mart’tan sonra bambaşka tartışmalar açıp gündemi bambaşka yerlere sıkıştırmak istiyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Biz seçim döneminde söyledik. Bu vatandaşın gündeminde ne varsa benim gündemimde o var. Bu vatandaşın gündeminde ne yoksa benim de gündemimde yok.” ifadesini kullandı.

SARAÇHANE’DE ÖĞRETMEN MİTİNGİ

Eğitimde müfredat değişikliğinin geniş katılımla yapılması gerektiğini, eğitim sisteminden genel bir memnuniyetsizlik olduğunu savunan Özel, eğitimdeki bu sorunları 19 Mayıs’tan bir gün önce öğretmenlerin de katılımıyla İstanbul Saraçhane Meydanı’nda dile getireceklerini söyledi.

“MÜZAKEREYLE SONUÇ ALAMIYORSAK MEYDANLAR BİZİMDİR”

CHP Genel Başkanı Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri diyor ki, ‘CHP, normalleşme’ diyor. Evet ‘normalleşme’ diyoruz. Yumuşama falan değil ‘normalleşme’ diyoruz. Normali siyasilerin konuşmasıdır. Normali emekli maaşı düşükse ‘gelin arttıralım’ demek, ‘asgari ücrete zam yapalım’ demek. ‘Staj mağdurlarının sorununu birlikte çözelim’ demek. Emekli astsubayın, uzman çavuşun sorununu konuşmak ve müzakere etmek benim görevim. Bunları elbette yapacağım. Ama müzakereyle sonuç alamıyorsak o zaman mücadele edeceğiz. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir.”

“EMEKLİ 10 BİN LİRAYLA GEÇİNEMİYOR”

Emekliler için mücadeleyi sürdüreceğini dile getiren Özel, “Ben, Alevi Sünni kavgasına, yok DEM’miş bilmem neymiş tartışmalarına, sağ sol meselelerine girmem. Çünkü bizim hiç kimseyle bir sorunumuz yok. Kimsenin giyimiyle, kuşamıyla, inancıyla, mezhebiyle sorunumuz yok. Vatanını, bayrağını seven Türkiye İttifakı’ndadır. Nokta. Ama emeklinin AK Parti’lisi de DEM Parti’lisi de 10 bin lirayla geçinemiyor kardeşim. Alevisi de geçinemiyor Sünnisi de. Benim meselem bu. Söz vermiştim emeklilere ‘sesinizi duyuracağım’ diye. Seçimi kazandık, unutmak yok. 26 Mayıs Pazar günü Ankara Tandoğan Meydanı’na Türkiye’deki bütün emeklileri davet ediyorum.” diye konuştu.

“BELEDİYELERİ ÇOCUKLARIMIZI İŞE SOKMAK İÇİN ALMADIK”

Özel, partililerden yeni belediye başkanlarına sahip çıkmalarını isteyerek, “Onları zorlamayın. Onların borçları var, zorlukları var. Hizmet bekleyen insanlar var. Biz bu belediyeleri çocuklarımızı işe sokmak için almadık. Elbette onlar da olacak ama kayırmacılıkla değil. Biz bu belediyeleri zenginleşmek için almadık. Biz bu belediyeleri iyi hizmet etmek, vatandaşın gönlünü fethetmek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmak için aldık.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti’ye ziyaret gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dem-partiye-ziyaret-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dem-partiye-ziyaret-gerceklestirdi/#respond Thu, 02 May 2024 21:52:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30107 (ANKARA) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş,  CHP ziyaretinin ardından yeni anayasa için ikinci ziyaretini DEM Parti’ye yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Anayasa değişikliğine ilişkin, Dün 1 Mayıs’ta yaşanan şiddet olaylarını olumsuz gördüğümüzü ve böylesi bir zeminde bir Anayasa yapım sürecinin zorluklarının olabileceğinin altını da çizdik bugün. Bizim de en büyük temennimiz ciddi bir yol temizliğinin yapılması, bir demokratik zeminin oluşturulması” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, anayasa değişikliği çalışmaları için Meclis’te grubu olan parti ziyaretlerine devam ediyor. Kurtulmuş, bugün ilk olarak DEM Parti’yi ziyaret etti. Kurtulmuş’a TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun eşlik ederken, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Grup Başkanvekillleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli Kurtulmuş’u karşıladı.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Numan Kurtulmuş, üç partiye yapacağı ziyaretin ardından detaylı açıklama yapacaklarını belirterek, “Bu süreci açık, şeffaf, demokratik bir şekilde sürdürme talebimizi kendilerine ilettik. Değerli Genel Başkan, Eş Genel Başkanlar ve eş grup başkanları, arkadaşlarla müzakere ettikten sonra bu yola ilişkin görüşlerini parti olarak kamuoyuyla da paylaşacaktır” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Bizim temennimiz TBMM’de çok büyük bir çoğunluk var. Siyasi partilerin üzerinde uzlaşabileceği bir Anayasa çalışmasının ortaya konulması ve bunun bizler de DEM Parti olarak bir demokratik anayasa yapım sürecine Türkiye’nin ihtiyacı olduğu kanaatindeyiz. Biz 12 Eylül Anayasa’sının uygulanmadığı bir dönemden geçerken ne yazık ki… 12 Eylül Anayasası’nın değişmesi ve demokratik bir Türkiye’nin inşa edilmesi konusunda adımlar atılmasıyla ilgili görüşlerimiz kamuoyunca bilinmektedir. Bu dönemde elbette bir yol temizliğine ihtiyaç var. Türkiye’de bir demokratik Anayasa yapım sürecini inşa edebilmek için mevcut olan baskı sürecinin ortadan kalkması antidemokratik uygulamaların ortadan kalkması Anayasanın hükümlerinin uygulanması, AİHM kararlarının hükümlerinin uygulanması bütün bunlar bizler açısından çok önemli.

1 MAYIS’TA YAŞANAN ŞİDDET OLAYLARI ANAYASA ZEMİNİNDEKİ ZORLUKLARI GÖSTERİYOR”

Dün 1 Mayıs’ta yaşanan şiddet olaylarını olumsuz gördüğümüzü ve böylesi bir zeminde bir Anayasa yapım sürecinin zorluklarının olabileceğinin altını da çizdik bugün. Bizim de en büyük temennimiz ciddi bir yol temizliğinin yapılması, bir demokratik zeminin oluşturulması, en geniş yelpazedeki toplumsal bir mutabakatla Türkiye’deki bütün farklılıkları ve inançları eşit yurttaşlık hakkı… Bütün haklarının anayasal güvence altına alındığı bir zeminde bir anayasa yapım sürecinin açılması bizler açısından da önemli.

“TARTIŞMA ÜLKENİN ALARM VEREN SORUNUNUN ÜSTÜNÜ ÖRTMESİN”

Türkiye’nin içinden geçtiği bir ekonomik kriz ve yoksulluk var. Elbette bu anayasa tartışmalarının ülkenin en acil ve alarm veren bu sorunun üstünü örtmeyecek bir şekilde gelişmesi ve bu soruna parlamento zemininde hep birlikte bütün siyasi partiler olarak üzerimize düşen görev ve sorumluluğu yerine getirme konusunda değerli halklarımıza, bu ülkenin yoksullarına, işçilerine, emekçilerine karşı öyle bir görev ve sorumluluğumuz vardır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dem-partiye-ziyaret-gerceklestirdi/feed/ 0
Parlamento Muhabirleri Derneği’nin 60. kuruluş yılı kutlandı https://www.haber60.com.tr/parlamento-muhabirleri-derneginin-60-kurulus-yili-kutlandi/ https://www.haber60.com.tr/parlamento-muhabirleri-derneginin-60-kurulus-yili-kutlandi/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29824 (ANKARA) – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Parlamento Muhabirleri Derneği’nin kuruluşunun 60’ncı yılı kutlandı. PMD Başkanı Kemal Aktaş, ” Demokrasi, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü noktasında Parlamento Muhabirleri Derneği kurulduğu günden bu yana her zaman mücadele içerisinde oldu” dedi.

Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Kemal Aktaş ve beraberindeki heyet, PMD’nin 60. kuruluş yıl dönümünde Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir ziyaretinin ardından TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen programa; TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Yayman, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, milletvekilleri ve gazeteciler katıldı. Yoğunluğundan dolayı programa katılamayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise mesaj gönderdi.

PMD Başkanı Kemal Aktaş, “1964’te kurulmuş bir dernekten bahsediyoruz. Belki de dünyada o dönem eşi benzeri olmayan bir uygulamayla Meclis çatısı altında kurulmuş bir dernek. Parlamento muhabirlerinin örgütlü yapısı… Yıllar içerisinde de varlığını her zaman korumuş. Demokrasiye, basın ve ifade özgürlüğüne her zaman sahip çıkmış, bunun için mücadele vermiş, darbe dönemleri de dahil olmak üzere, Meclis’in kapandığı dönemlerde bile gazeteciler tutuklanırken bunun için mücadele vermiş ve bu mücadeleye bayraktarlık etmiş Parlamento Muhabirleri Derneği…  Demokrasi, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü noktasında Parlamento Muhabirleri Derneği kurulduğu günden bu yana her zaman bir mücadele içerisinde oldu” diye konuştu.

“GAZETECİLİK HER ZAMAN ZOR ANCAK…”

TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ise şunları söyledi:

“Parlamento Muhabirleri Derneği, TBMM çalışmalarını izlemekle görevli muhabirleri bünyesinde toplayarak parlamento muhabirliğini gazeteciliğin özel bir uzmanlık alanı haline getirmiştir. Gazetecilik her zaman zor ancak parlamento muhabirliği takdir edersiniz ki hepsinden çok daha zor. Bu zor şartlar altında çalışan tüm arkadaşlara teşekkür etmeyi borç biliyoruz. Gecesi gündüzü olmayan, hararetli tartışmalara sahne olan, tek bir kelimeyle bile manşet çıkan bir yerde çalışmak hem çok özel hem de sorumluluğu ağır bir görevdir. Kamuoyunun haber alma hakkının karşılanması ve doğru bilgilendirilmesinde medya demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Bu süreçte demokratik ve ahlaki sorumluluk bilinciyle ilkeli şekilde çalışan gazeteciler toplum için önemli bir görevi yerine getirmektedirler. Bilginin yayılma hızının baş döndürücü arttığı günümüzde doğru ve dürüst habercilik anlayışı her zamankinden daha kıymetli bir hale gelmiştir. Hakkaniyet sahibi basınımızın ve gazetecilerimizin Meclis’te güven ortamının güçlenmesinde payları olduğunun idrakiyle milletimizin hassasiyetlerini gözeterek doğru bilgilendirme görevini yerine getireceklerine ve demokrasimize katkıda bulunmaya devam edeceklerine inancımız tamdır.

Değerli basın mensubu arkadaşlarım; Sizler bu Meclis’in ayrılmaz bir parçasısınız. Unutmayın ki dünya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni sizlerin  objektifinden görüyor, sizlerin kaleminden okuyor, milletimiz kendi iradesinin bu mecliste yansımasını yine sizlerin aracılığıyla takip ediyor. Bu nedenle bugüne kadar sergilediğiniz objektif ve şeffaf iş anlayışınızı bundan sonrada koruyacağınızdan şüphemiz yoktur. Her daim özveriyle çalışan Parlamento Muhabirleri Derneği’nin ve değerli üyelerinin 60’ncı yılının hayırlı olmasını temenni ediyorum. 60 yıl boyunca Meclis koridorlarında görev yapmış arkadaşlarımızdan hayatını kaybedenlere rahmet diliyor, emekli olanlara uzun ömürler diliyorum. Halen görevi başındaki arkadaşlarımıza fedakarca gayretleriniz ve çabalarınız dolayısıyla çok teşekkür ediyorum.”

Kemal Aktaş ve Talip Uzun’un ardından Grup Başkanları ve Grup Başkanvekilleri de söz alarak Parlamento Muhabirleri Derneği’nin 60’ncı yılını kutlayarak, basın özgürlüğü’nün önemine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından pasta kesildi ve hatıra fotoğrafı çekildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/parlamento-muhabirleri-derneginin-60-kurulus-yili-kutlandi/feed/ 0
Tülay Hatimoğulları: “Anayasa Tartışmalarının İktidara Can Simidi Olmasına Müsaade Etmeyeceğiz” https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-anayasa-tartismalarinin-iktidara-can-simidi-olmasina-musaade-etmeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-anayasa-tartismalarinin-iktidara-can-simidi-olmasina-musaade-etmeyecegiz/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:48:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29683 (ANKARA) –DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “DEM Parti olarak anayasa tartışmalarını toplumla birlikte yapmak üzere hazırlıklarımıza başlamış durumdayız. Anayasa tartışmalarının iktidara can simidi olmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Toplumun hakiki ihtiyaçları üzerinden anayasa tartışmaları ilerlemelidir. Siyasi partileri aşan, en geniş yelpazedeki toplumsal mutabakatı hedefleyen bir anayasa tartışması yaşamalıyız” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, parti genel merkezindeki İl Eş Genel Başkanları Toplantısı’nın açılış konuşmasını yaptı. DEM Parti açısından seçimlerin zorlu olduğunu belirten Hatiomoğulları, “Bunun nedeni bizlerin Kürdistan’da yarıştığı parti iktidar partisiydi ağırlıklı olarak ve devletin bütün olanaklarını seferber eden bir partiye karşı bizler yarışmış olduk. Kıt olanaklarla yarıştık. Aynı zamanda geçmiş dönemde atanmış olan kayyum rejimine karşı bizler halkla birlikte güçlü bir varoluş sergiledik ve bir başarıya imza attık” dedi.

Seçimlerde 32 merkeze asker ve polisler taşındığını kaydeden Hatimoğulları, “Seçimleri bizden bu şekilde de çalmaya çalıştılar. Ama bizler bunu da bertaraf ettik önemli oranda. 10 merkezimizdeki kayyım seçmenle seçimleri kazandığını zanneden AKP, bu seçimlerde bir kazanç elde etmemiştir” ifadelerini kullandı.

Kayyımcı rejimin Van’da bir darbe yapmaya çalıştığını söyleyen Hatimoğulları, Belediye Eş Genel Başkanı’na hukuku ve yargıyı yanlarına alarak bir girişimde bulunulduğunu ifade etti. Hatimoğulları, “Bu girişimi boşa çıkaran Van halkına, Van İl Örgütü’ne de burada sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum” dedi. Eş Genel Başkan Hatimoğulları konuşmasında partisinin il örgütlerine yapılan saldırıları anımsatarak, “Bunlar bizi dün yıldırmadığı gibi bugün de yıldırmayacak” diye konuştu.

“TOPLUM OTORİTERLEŞMEYE KARŞI ‘DUR’ DEDİ”

Hatimoğulları, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde toplumun bütün olarak “Artık yeter” dediğini belirterek “Bu seçimlerde AKP-MHP iktidarına, otoriter rejime geri adım attıran, onları başarısızlığa uğratan bir seçim sonuçları ortaya çıktı. Türkiye’de ortaya çıkan bu seçimin haritasını bütün siyasetçilerin en iyi şekilde okuması gerekiyor. Otoriterleşmeye karşı toplum ‘Dur’ demiştir. Özgürlüklerin kısıtlanmasına toplum ‘Dur’ demiştir” diye konuştu.

“Her alanda özgürlükler kısıtlandı” diyen Hatimoğulları, ODTÜ Rektörlüğü’nün bahar şenliği yasağıyla ilgili “ODTÜ’lü gençlerle dayanışma içinde olduğumuzun altını bir kez daha çiziyoruz” dedi.

“DEM PARTİ SAHADA OLACAK”

Seçimlerde halkın açlığa, yoksulluğa işsizliğe, hayat pahalılığına ‘dur’ dediğini ifade eden Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün Türkiye’de asgari ücret 17 bin lirayken, açlık sınırı 17 bine dayanmış durumdadır. Yoksulluk sınırı 57 bine dayanmış durumdadır. Gıda enflasyonu aldı başını gitti. Gıda enflasyonu yükseldikçe evde pişen yemeğimize yansıdığını hepimiz biliyoruz. Bizler sahadayken şunu o kadar açık ve net gördük ki, sebze halinin kapılarında bekleyen aileler ve kenara bırakılacak olan sebzeyi meyveyi götürüp evde çocuklarına yedirmek isteyen aileler, et almak için sabahın 4’ünde et kuyruğuna giren ailelere bizler tanıklık ettik bu seçim döneminde.

Bu açlık ve yoksulluk tablosu ortada dururken Hazine ve Maliye Bakanı diyor ki, ‘Türkiye sahalara döndü. Son yıllarda yaşanan sıkıntıları geride bıraktık’ diyor. Bunlar vatandaşlar düpedüz alay ediyorlar. Biraz önce bahsini ettiğim tablodan bihaber olarak davranan bu insanlar, esnafın siftah etmeden kepenk kapattığını bilmeyen insanlardır.

Biz Kürdistan’da da çalışmalarımızı yürütürken, oradaki insanların açlık ve yoksullukla nasıl baş başa kaldığını gördük. Hayvancılığın ve tarımın nasıl bitirildiğini o bölgede bir kez daha gördük. Gençlerin özellikle, Kürdistan bölgesi başta olmak üzere Türkiye’deki gençlerin açlık ve yoksulluktan kaynaklı göç yolunu nasıl tuttuklarını hepimiz gördük, tanıklık ettik. Bunlara çözüm üretmek üzere biz sahada olacağız, DEM Parti sahada olacak.”

“HER KESİMDEN KOBANİ KUMPAS DAVASINDA DESTEK BEKLİYORUZ”

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi’nde 17 Nisan 2024 tarihinde 82’nci duruşması görülen, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yargılandığı Kobani Davası’na dair konuşan Hatimoğulları, “16 Mayıs’ta Kobani kumpas davasının karar duruşması gerçekleşecek. Türkiye’de bu iktidara ‘dur’ diyen, bu iktidara ‘artık yeter’ diyen her kesimden Kobani kumpas davasında destek bekliyoruz. Kobani kumpas davasına biz Türkiye halkları, ezilenleri ve sömürülenleri olarak ‘dur’ demeyi başarırsak Türkiye’de aydınlık sayfaların açılmasının zamanı yakın demektir. Türkiye’deki bütün siyasal ve toplumsal güçlere buradan çağrımızdır: Kobani kumpas davasında bizler hep birlikte dayanışalım ve kararın gerçekten demokrasinin lehine, siyaset yapma özgürlüğünün lehine çıkmasını sağlayalım” dedi. Hatimoğulları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel, Ayla Akat ve diğer tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

“Kadınlar, ‘Her gün katledilmek istemiyoruz. Yaşam hakkı bizim de en doğal hakkımızdır ve yaşamak istiyoruz’ dedi. Kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçen AKP iktidarını cezalandırmıştır bu seçimlerde” diyen Hatimoğulları, Alevilerin de inançlarının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanarak asimile edilmesine karşı “dur” dediklerini aktardı.

İktidarın depremzedelerin yaralarını sarmamaya ant içtiğini kaydeden Hatimoğulları, “Depremzedeyi adeta bir müşteri olarak gören, depremzedenin acısını paylaşmayan, yaşadığı maddi manevi yıkımı ve ölümleri görmeyen anlayışa depremzedeler ‘Artık yeter, ‘dur’ demiştir bu seçimlerde” diye konuştu.

“TOPLUM HUZURA KAVUŞMAK, MUTLU OLMAK İSTİYOR”

Hatimoğulları, topumun her kesiminin güçlü bir örgütlenmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı. Devamında, “Farklı halkların ve inançların eşit yurttaşlık hakkı temelinde bir yaşamı ortaya koyma talebi vardır. Biz muhalefete düşen en büyük görev bunu sağlamaktır. Toplum yeterince ayrıştırıldı, toplum yeterince kutuplaştırıldı, toplum yeterince bölündü. Artık yeter. Toplum huzura kavuşmak istiyor, toplum mutlu olmak istiyor, toplum sorunlarına gerçek anlamda değecek ve siyasi bir çözüm üretecek siyasetin açığa çıkmasını istiyor. DEM Parti olarak bütün Türkiye halklarına buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki, biz sizin verdiğiniz mesajı gayet iyi anladık. Bu mesaj çerçevesinde siyasetimizi yürüteceğimizin altını bir kez daha çiziyorum” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları, seçimlerde siyasetin Kürt halkı ve Türkiye haklarının mesajlarını en iyi şekilde alıp değerlendirme sorumluluğu olduğunun altını çizerek, “DEM Parti olarak bu konuda üzerimize düşen bütün görev ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazırız, elimizi taşın altına koyduk” dedi.

“HER KESİMİ KAPSAYACAK DEMOKRATİK BİR ANAYASA TARTIŞMASINA İHTİYACIMIZ VAR”

Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı:

“Biz 82 iki askeri cunta anayasasıyla yol yürümeyeceğini, yaşadığımız bütün bu süreçlerin sorumlularından birinin de aynı zamanda askeri cunta anlayışının, darbeci anlayışın olduğunu bilen bir yerden söylüyoruz: Evet yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Demokratik bir anayasaya ihtiyaç var. Biraz önce ortaya koyduğumuz bütün bu toplumsal sorunların çözümünde demokratik anayasanın oynayacağı rol çok önemli. Ama şunu altını çizmeliyiz, mevcut iktidar 82 anayasasını, askeri cunta anayasasını dahi uygulamayan bir iktidardır. ve bu iktidar şimdi diyor ki ‘Biz demokratik anayasa yapacağız’. O zaman şimdi söyleyeceğimizi iktidar da muhalefet de bütün toplumsal dinamikler de lütfen can kulağıyla dinlesin: Biz DEM Parti olarak anayasa tartışmalarını toplumla birlikte yapmak üzere hazırlıklarımıza başlamış durumdayız. Anayasa tartışmalarının iktidara can simidi olmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Toplumun hakiki ihtiyaçları üzerinden anayasa tartışmaları ilerlemelidir. Siyasi partileri aşan, en geniş yelpazedeki toplumsal mutabakatı hedefleyen bir anayasa tartışması yaşamalıyız.

Seçimlerden sonra planlı bir biçimde DEM Parti belediyelerini bayrak üzerinden sınamaya kalktılar. Başta hükümet sözcüleri, temsilcileri olmak üzere, yandaş sarayın yandaşı olan havuz medya başta olmak üzere neyle ilgili açıklama yapıyorlar? İşte DEM Parti bayrak indirdi. Bu külliyen yalandır. Önceki toplantımızda Eş Başkanımız Sayın Tuncer Bakırhan da buna en geniş şekilde açıklık getirmiştir. Bizim sembollerle, bayrakla bir sorunumuz yoktur. Bugün AKP’nin yaratmaya çalıştığı bir algıdır. Türkiye kamuoyunu olası bir kayyım atamayla ilgili hazırladığını düşünmekteyiz.

Kürt sorununun demokratik zeminde çözümü başta olmak üzere Aleviler ve bu topraklarda yaşayan bütün farklı halklardan ve inançlardan her yurttaşımızın, bu ülkede eşit yurttaşlık hakkından faydalanabilmesini garanti altına almak, kendi rengiyle bu ülkede yaşam sürmesini sağlayabilmek için bizlerin bir demokratik anayasa yapmaya ihtiyacı vardır. Aynı zamanda kadınların, gençlerin, işçilerin, emekçilerin, yoksulların, engellilerin ve çocukların ezcümle her kesimi kapsayacak bir demokratik anayasa tartışmasına ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Biz bu çerçevede çalışmaların sürdüreceğiz. Biz bu çalışmalarımızın startını zaten verdik ve çalışmalarımıza başlamış durumdayız.”

“1 MAYIS’TA ALANLARDA OLACAĞIZ”

1 Mayıs için çağrıda bulunan Hatimoğulları, “1 Mayıs alanlarında çok daha güçlü olarak, 8 Mart’ın, Nevruz’un ve 31 Mart seçimlerinin ruhunu 1 Mayıs mitinglerine, alanlara taşımak gibi bir görev ve sorumluluğumuz var. 1 Mayıs’ta ‘Emeğin ve özgürlüğün ülkesini kurmak için geliyoruz’ şiarıyla Taksim’de, Van’da, Batman’da, Amed’de, Ege’de, Çukurova’da, Karadeniz’de, İç Anadolu’da, ezcümle Türkiye’nin dört bir yanında emek meslek örgütleriyle ve demokrasi güçleriyle birlikte alanlarda olacağız” diye konuştu.

Sözlerini bugün tutuklanan üç gazeteciye değinerek bitiren Hatimoğulları, “Tutuklanan üç gazeteci arkadaşımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Türkiye gazetecilerin en fazla hukuk talebi olduğu bir ülkedir. Bütün bunlar söz konusuyken kim, hangi anayasadan bahsedebilir ki? Demokratik bir anayasa yapacaksak, başta basın özgürlüğü olmalı ve basın emekçilerinin tamamı cezaevlerinden tahliye edilmelidir” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-anayasa-tartismalarinin-iktidara-can-simidi-olmasina-musaade-etmeyecegiz/feed/ 0 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Yeni Bir Anayasa Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/#respond Wed, 24 Apr 2024 00:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29020

(ANKARA) – TBMM, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 104. açılış yıl dönümü dolayısıyla özel gündemle toplandı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yeni bir anayasa çağrısı yaparak, “Gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım” dedi.

TBMM’de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları savaşlarda hayatını kaybeden Filistinli ve Kürt çocukları andı. Hatimoğulları, “Mücadelemiz çocuk işçiliğinin son bulması erken yaşta evliliklerin sonlandırılması, çocuk istismarının olmaması çocukların öldürülmemesi ve aydınlık yarınlar da yaşayabilmesi içindir” dedi.

Hatimoğulları, Kürt sorununun demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemeyeceğini kaydederek, “Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz” diye konuştu.

Demokratik yeni bir anayasa yapma çağrısında bulunan Hatimoğlu şunları söyledi:

“Cumhuriyetinin ikinci yüzyılında krizlerden çıkış yolunun 1920 ruhuyla 1921 yılında yapılan toplumsal mutabakatın güncellenmesinden geçmektedir. Cumhuriyet ikinci yüzyılında geçmişle yüzleşme, geleceğin demokratik inşası, siyaset kurumunun temel görevleridir. Bu görev elbette önclikle bu Meclis’indir. Meclis geçmişle yüzleşme başta olmak üzere demokratikleşme konusunda sorumluluk almalıdır. Zira, 31 Mart seçimlerinde bu sorumluluklar halk tarafından bütün siyasete hatırlatılmıştır. Kürt halkının verdiği ortak yaşam mesajı bu parlamento tarafından en iyi şekilde anlaşılmalıdır. Kürt halkı seçim döneminde oy için akla gelen ama hakları ve barış talepleri söz konusu olunca kriminalize edilen bir halk olmayı kabul etmedi etmiyor. İktidar, Kürt meselesinde güvenlikçi anlayışa çakılı kaldıkça geçmişteki diğer partiler gibi kaybetmeye mahkumdur. Oysa Kürt sorunu bir tanınma ve statü sorunudur. Bugün Kürt sorunu demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemez. Shakespare’in dediği gibi; çözümü güvenlikçi politikalarda aramak, bir taştan çiçek açmasını beklemek gibidir. Çiçeklerin açması ve gerçek baharın gelmesinin tek yolu müzakereye dayalı demokratik çözümün ta kendisidir. Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz.

İkinci yüzyılda siyasetin görevi yaşanan sorunlara kalıcı çözümler bulacak halkların demokratik yönetimini kurmaktır. Bunun en önemli adımlarından birisi demokratik anayasa yapım sürecine girmektir. Bunun için de yapılması gereken acil şeyler; çatışma ve kutuplaştırıcı iklime son vermek, toplumsal barışı tesis etmek, en geniş toplumsal mutabakatı aramak üzere yol ve yöntemler üzerine çalışmaktır. Türkiye’nin katı merkeziyetçi anayasalara değil, demokratik, özgürlükçü, emekten yana olan halkların inançlarına ve özgürlüklerine eşit şekilde yaklaşabilen bir anayasaya ihtiyacımız vardır. Bu anayasa için hep birlikte çalışabilir.

Bu ülkeye kalıcı ve barışın gelmesinin yolu Kürt sorunun çözülmesiyle mümkündür. Ortak bir yaşam ve demokratik bir toplum için tüm kesimlerle konuşmayı ve yol almayı isteriz elbette. Bu sebeple, gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım. Gelin dünyada tohumu ekilen, Orta Doğu’da fidelenen savaş ve kargaşaya karşı Türkiye ve bölge halklarını korumak için büyük bir iç barış mutabakatı yapalım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/feed/ 0
Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: “Seçim Sonuçlarında Ortaya Çıkan Bu Zemini, Demokratik İttifakları Büyüterek Sonuca Ulaştıracağız” https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:06:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28442 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir” dedi.

DEM Parti Parti Meclisi, seçim sonuçları ışığında ileriye dönük nasıl bir yol izleyeceğini belirlemek üzere parti genel merkezinde toplandı. Toplantının açılış konuşmasını Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan yaptı.

Bakırhan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi zorlu tartışmaların yürütüldüğünü ifade ederek, “Resmen ülkenin üzerine alacakaranlık çökmüştü. 31 Mart’ta gençler, kadınlar, Kürtler bu alacakaranlığı dağıtarak yeni bir ışık yakmış ve yeni bir yol açmıştır. Bu yolu hep birlikte yapacağımız tartışmalar ve değerlendirmelerle, sizlerin katkısıyla birlikte güçlendirerek, büyüterek hayata geçireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

“STRATEJİMİZ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYAT BULDU”

31 Mart yerel seçimlerinde Kürt halkının iradesine sahip çıktığını, kayyum anlayışını ve kayyumları gönderdiğini söyleyen Bakırhan, “Partisine oy vermiş ve partisinin yanında durmuştur. Bölge halkı ranta, talana, yıkıma, ‘hayır’ demiştir. Her türlü hileye, yalana ve rüşvete karşı DEM Parti çatısı altında bir araya gelerek tekrar belediyelerini kazanmıştır. Batı’da da ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler yine DEM Parti çatısı altında yerel yönetimlerde söz sahibi olmuştur. Seçime başlarken de söylemiştik. Bölgede kayyum anlayışını, kötü yönetilen belediyeleri kazanacağımızı, kayyumları göndereceğimizi, Batı’da da halklarımızın, emekçilerin yaşadığı her yerde iradelerinin sandığa yansıyacağını belirtmiştik. Stratejimiz başarılı bir şekilde hayat buldu” diye konuştu.

“KAYBETTİĞİMİZ YERLERDE EKSİKLERİMİZİN OLDUĞUNU GÖRDÜK”

DEM Parti’nin seçim sonuçlarını ve geleceğe yönelik rotasını belirlediğini belirten ve “Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi sonrasında belirleyici konumunu yitirdi diyenlere, 31 Mart’ta halklarla birlikte büyük bir cevap vermiştir” diyen Bakırhan, şöyle konuştu:

“Belirleyiciliğini, denge konumunu koruduğunu bir kez daha herkese kanıtlamıştır. Hile, yalan, dolan seçmenlerle Kars, Şırnak, Bitlis’in iradesi ve buna benzer birçok ilçemizin, beldemizin iradesi, gasp edilmiştir. Aslında Kars, Şırnak, Bitlis kazanmıştır. Onlar kaybetmemiştir, kaçak seçmenlerle iradeleri çalanlar kaybetmiştir. Bu durumda olan ilçelerimizde yaşayan halklarımıza buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Üzülmeyin, siz kaybetmediniz, kazandınız. Emin olsun bu kentlerde yaşayan halklarımız oralarda daha güçlü çalışmalar yürüteceğiz. Bu haram ve kaçak seçmenlerle gasp edilen bu kentleri elbirliğiyle önümüzdeki seçimlerde kayyumları gönderdiğimiz gibi, hırsızları göndererek tekrar halklarımızın iradesini yönetime taşıyacağımızın sözünü veriyoruz. Kaybettiğimiz yerlerde hata ve eksikliklerimizin olduğunu gördük. Bu toplantıları seçimlerde eksik kaldığımız, kaybettiğimiz yerlerdeki neden ve sebepleri tartışarak araştırarak ve bunları ortadan kaldırmaya dönük bir çalışma için yapıyoruz. Evet bir kazanım var. Bu kazanım haklarımızındır, eksik ve yetmezlikler bizimdir.”

“BU SEÇİMLERDE ÖNEMLİ BİR FIRSAT ELİMİZE GEÇTİ”

DEM Parti’nin yeni dönem perspektifinin çok net olduğunu, örgütlenme ve genişleme çalışmaları yürütecekleri bilgisini veren Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiç kimsenin kuşkusu olmasın daha güçlü örgütleneceğiz. En önemli çalışma alanlarımızdan biri örgütlü olduğumuz, olmadığımız kentlerde olacak. Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Sadece Kürdistan’da seçimleri kazanmak, batıda kent uzlaşısıyla yönetimlere girmek yetmiyor. Daha da büyüteceğiz. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Hakkari’den İzmir’e Van’dan İstanbul’a hemen her yerde halk tek bir şey söylemiştir; değişim talebini dile getirmiştir. Bu seçimlerde Kürdistan’da ve batıda kazanan adaylar değil, emekçiler, kadınlar, yoksullar, Kürtler, Aleviler olmuştur.

“EMEKLİLER ÇIĞLIĞINI OY PUSULALARINA YANSITMIŞTIR”

Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir. Kürt meselesi, Alevi meselesi, eşitlik ve adalet sorunlarının çözümü demokratik bir anayasadır. Demokratik anayasa hareketini başlattığımızı belirtmiştir. Çok ciddi çalışmalarımız var. Önümüzdeki günlerde Türkiye halkları ile buluşacağız ve konuşacağız. Açlığa ve yoksulluğa sandıkta mesaj verilmiştir. Emekliler, çığlığını oy pusulalarına yansıtmıştır. Gençler sandıkta geleceksizliğe ‘hayır’ demiştir. İşçiler ‘krizin faturasını biz çekmeyeceğiz’ demiştir. Kürtler, Aleviler eşit yurttaşlık taleplerini sandıkta net bir şekilde ortaya koymuştur. Önümüzdeki dönemi barış siyasetini güçlendirerek karşılayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı: HDP’nin Yargılanması Demokratik Siyasetin Temsilcilerinin Yargılanmasıdır https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27896

Kobani Davası’nda bugün görülen 82’nci duruma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu katliamları sorgulayacakları yerde, bu katliamın arkasındakileri sorgulayacakları yerde, IŞİD ile mücadele edecekleri yerde IŞİD’e karşı demokratik tepkisini ortaya koymuş olan HDP’nin yargılanması, HDP’nin yöneticilerinin yargılanması Türkiye’de demokratik siyasetin temsilcilerinin yargılanması asla kabul edilemez” dedi.

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yargılandığı Kobani Davası’nın 82’nci duruşması görülüyor. Duruşma öncesinde DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bugün aslında hem iktidar hem de mahkeme heyeti ciddi bir sorumlulukla karşı karşıya. Mahkeme heyeti aslında tarihi bir karar verebilir. Bu davayı tarihi bir fırsata çevirebilir” dedi.

Tüm arkadaşlarının haksız ve hukuksuz bir şekilde yıllardır içerde tutulduklarını ileri süren Bakırhan, “Arkadaşlarımız yıllardır IŞİD terörüne karşı duyarlı oldukları, duyarlılık çağrısı yaptıkları için, IŞİD belasını defetmek için toplumun duyarlılığına çağrı yaptıkları için yıllar sonra açılan bir davada yargılanıyorlar. Henüz karar çıkmadı. Bugün aslında hem iktidarı hem mahkeme heyeti ciddi bir sorumlulukla karşı karşıyalar. Arkadaşlarımızın beraat etmelerini bekliyoruz. Dolayısıyla bugün mahkeme heyetinin bu tarihi sorumluluğunu layıkıyla yerine getirmesini bekliyoruz” diye konuştu.

HATİMOĞULLARI: “SAHTE ONLARCA KLASÖRLÜK DAVA SİNCAN ADLİYESİ’NDE ÇÖKMÜŞTÜR”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da arkadaşlarının serbest bırakılması ve tahliye edilmesini isteyerek, şunları söyledi:

“Türkiye’nin yakın tarihine, IŞİD’in ortaya çıktığı sonraki tarihine baktığımızda Türkiye topraklarında çok sayıda katliam gerçekleşmiştir. Bu katliamları sorgulayacakları yerde, bu katliamın arkasındakileri sorgulayacakları yerde, IŞİD ile mücadele edecekleri yerde IŞİD’e karşı demokratik tepkisini ortaya koymuş olan HDP’nin yargılanması, HDP’nin yöneticilerinin yargılanması Türkiye’de demokratik siyasetin temsilcilerinin yargılanması asla kabul edilemez. Bugün Kobani Kumpas Davası şu ana kadarki seyrine baktığımızda IŞİD’in Sincan’daki tezahürü olarak görülmektedir. Ortada sadece bir tweet söz konusu iken bir tweetten yola çıkarak düzenlenmiş sahte onlarca klasörlük dava bugün bu Sincan Adliyesi’nde çökmüştür.

Ortada isnat edilen hiçbir suç yokken bir tweetten 37 kez ağırlaştırılmış müebbet talep etmek demek, buradan zaten ölmüş olan hukuku üzerine mezarını kazmak ve gömmek ve üzerine bir yığın taş atmak demektir. Yargı geri dönebilir bu yanlışından. Süreç henüz karara bağlanmadan bütün arkadaşlarımız adil bir biçimde yargılanarak değerlendirilmeli ve sonuca bağlanmalıdır.

Bugün tutululuk incelemesi olacak ve bütün arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerektiğinin altını özellikle çiziyoruz. Bunu aynı zamanda hukuktan aldığımız güçle, dosyanın içinin boşluğuyla, isnat edilen suçlarla ilgili dinlenen tanıkların da değerlendirmesiyle yani bir hukuksal gerekçe ile de talep ediyoruz.

Türkiye’de ortak yaşamı hep birlikte inşa etmek için bu dava bir fırsattır. Bizler diyoruz ki gelin bu fırsatı birlikte değerlendirelim. Bu işe Kobani kumpas davasından başlayalım ve bu ülkede demokrasi ile ortak yaşamı hep birlikte tesis edelim. Bunu umut ettiğimizin bir kez daha altını çiziyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin: Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz hakiki temyiz kudretine sahiptirler https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/#respond Wed, 17 Apr 2024 00:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27768 AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin, “Siyasi manada Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz, hakiki temyiz kudretine sahiptirler. Her yaşam tarzından, her eğitim seviyesinden insan son derece özenle neye, niçin oy kullandığını bilerek sandığa gitmiştir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, seçim sonuçlarının her siyasi partiye açık mesajlar verdiğini, her siyasi partinin bu mesajları doğru okuması gerektiğini belirterek, “Elbette biz de vatandaşımızın mesajını doğru okuyup vatandaşımızın arzu edeceği, güçlü, yeni bir siyasi aklı, yeni bir hikayeyi ortaya koyacağız.” diye konuştu.

Türkiye’de hükümet sisteminin 16 Nisan 2017 referandumunda değiştiğini hatırlatan Şahin, “Eğer Türkiye bu sistemle yoluna devam edecekse bu sistemin revizyona uğraması şarttır. Ben, buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bizim eleştirilerimiz, itirazlarımız var zaman zaman ancak Sayın Cumhurbaşkanının bu ülkeye önemli hizmetleri olmuştur, bir önemli hizmeti daha olsun. Sistemin en önemli sancısı olan şu partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilmesi, tarafsız bir cumhurbaşkanlığı makamının olması ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlenmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızdan tarihi bir adım beklediğimizin altını çizmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta da 31 Mart seçimlerinde milletin verdiği mesajı doğru okumak gerektiğini belirterek, “14-28 Mayıs seçimlerinde milletimiz Sayın Cumhurbaşkanına ve AK Parti’ye bir imkan tanımıştı. Aradan geçen 11 aylık süre içerisinde fahiş zamlar, önü alınamayan enflasyon milletimizi canından bezdirmiştir. İktidar, milletimizin haklı taleplerine kulağını tıkamıştır ve bunun sonucunda da bu seçimlerde büyük bir hezimet yaşamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ile İran arasındaki gerilimin tedirginlikle takip edildiğini belirten Usta, “Dış politikadaki birinci esas, hepimizin bildiği gibi ülkemizin milli menfaatleridir. Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, İsrail ile İran arasındaki gerilimi devlet aklının gerektirdiği tecrübeyle okuyup milli menfaat çerçevesi içerisinde yorumlayarak pozisyon alması tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmelidir.” diye konuştu.

“Demek ki oylar çalınmıyormuş”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ın bugün itibarıyla MHP Grup Başkanvekilliği görevine başladığını belirterek, kendisini tebrik etti ve başarılar diledi.

Türkiye’nin 31 Mart mahalli idareler seçimlerini demokrasiye yakışır bir olgunlukla tamamladığını vurgulayan Akçay, milletin sandık vasıtasıyla mesajını verdiğini söyledi.

MHP’nin bu seçimde 227 belediye başkanlığı kazandığını ve seçimlere katıldıkları 51 ilde, il genel meclislerinde yüzde 16’yı aşkın bir oy potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Akçay, şöyle devam etti:

“31 Mart seçimleri bütün herkese, bilhassa demokrasiye ve kendi ülkemize inancı zayıf olan kesimlere de çok önemli mesajlar vermiştir. Kaybettiği seçimlerden sonra kendisi hariç herkesi suçlayan, seçimlerin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışan, demokrasiyi ve milli iradeyi hazmedemeyen bazı kesimler bu defa seçim sonuçlarına itiraz etmemiştir. Demek ki neymiş? Türkiye güvenilir seçimler yapıyormuş. Türkiye, bu konuda dünyanın önde gelen ülkeleri arasındadır. Demek ki oylar çalınmıyormuş, trafolara kedi girmiyormuş, Anadolu Ajansı manipülasyon yapmıyormuş.”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in iktisat fakültesi mezunu olduğundan şüphe ettiğini belirterek, “Bir demeç vermiş, demiş ki; ‘Belediyeler kendi yağıyla kavrulsun’. Bizim kazandığımız belediyeler, 5 sene kayyımlarla yönetildi ve kazandığımız belediyelerin bir kısmı da AKP belediyeleriydi. Dolayısıyla biz o belediyelerden içeriye girdiğimizde; hatırlarsınız 2019’da halıyı alıp götürmüşlerdi; şimdi girdiğimizde orada yağ filan yok, kavrulacak yağ kalmamış durumda. Soyup soğana çevirmiş, dünya kadar da borç bırakıp gitmiş durumdalar. Biz kendi yağımızla kavruluruz ama siz kendi belediyelerinizin ve kayyımların tahribatını, yani borçlarını bir an önce üstlenmek zorundasınız.” diye konuştu.

“Memleketin sıkabileceği bir kemer kalmamıştır, bunu bilin”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde CHP’nin yüzde 37,7 oyla kendisinden sonra gelen partiye 2 puan fark atıp birinci parti olduğunu belirterek, CHP’nin 14 büyükşehir, 21 il, 337 ilçe, 48 belde olmak üzere toplam 420 belediye kazandığını anlattı.

Günaydın, CHP’nin hiç kimseyi ayırt etmeden ülkesi için çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin resmi gıda enflasyonuna işaret eden Günaydın, “Biz bunları size gösterdik, ‘dış güçler’ dediniz. Saraylarda yatlarda yaşamaya o kadar alıştınız ki hayattan koptunuz.” yorumunu yaptı.

Günaydın, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun düşmeye başlayacağına yönelik açıklamaları hatırlatarak, “Bu zaman dilimi içerisinde kemer sıkacakmış memleket. Kemeri sıkacağınız göbekleriniz önünüzde duruyor. Memleketin sıkabileceği bir kemer kalmamıştır, bunu bilin. Artık emeklinin, işçinin, işsizin sırtına binmekten vazgeçin.” ifadelerini kullandı.

Bugün Genel Kurul’da görüşülecek ve 14 maddeden oluşan turist rehberleri ve seyahat acentelerine ilişkin kanun teklifinin bir günde görüşülebileceğini ama görüşmelerin 3 güne bölündüğünü söyleyen Günaydın, “Gündeminiz yok. Çünkü halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsunuz.” dedi.

Günaydın, “10 bin lira olan asgari emekli maaşını asgari ücretle eşleyelim 17 bin lira yapalım; asgari ücreti enflasyona göre her üç ayda bir güncelleyelim, var mısınız?” diye sordu.

“Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz hakiki temyiz kudretine sahiptirler”

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, MHP’de Grup Başkanvekili olarak göreve başlayan Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ı tebrik ederek, “Bir kadın arkadaşımızın daha grup başkanvekili görevini almış olması Meclisimiz için bir şanstır.” dedi.

31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin önemine işaret eden Zengin, yerel seçimlerin karakterinin oldukça farklı olmasının en önemli sebebinin 500 bin 155 kişinin seçilmesi olduğunu söyledi.

Bütün siyasi partilerin seçim sonuçlarını okuyacağını, kendilerinin de öyle yaptığını söyleyen Zengin, 1999 seçimlerinde yerel seçimler ve genel seçimlerin birlikte yapıldığını, sandıklardan çıkan her bir sonucun farklı olduğunu dile getirdi.

Temyiz kudretine sahip olmanın önemine işaret eden Zengin, “Siyasi manada Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz, hakiki temyiz kudretine sahiptirler. Her yaşam tarzından, her eğitim seviyesinden insan son derece özenle neye, niçin oy kullandığını bilerek sandığa gitmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Meclisi kapattırmaktan mutluluk duyan milletvekilleri olduğunu söyleyen Zengin, “Eğer bir çağrıları varsa bugün çalışalım, 14 madde bir şey değil, bugün bitirelim. Ertesi gün de elimizde başka bir kanunumuz var enerjiyle alakalı, o kanunu çalışalım. Sonuna kadar çalışmaya biz varız.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin tam 22 yıldır Türkiye ve dünya tarihinin en başarılı partisi olduğunu ifade eden Zengin, bundan sonra da bu başarılarını devam ettireceklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/feed/ 0
Sezai Temelli: “Demokratik Çözümden Kaçanlar Hem Türkiye’yi Hem Orta Doğu’yu Girdaba Sürüklediler” https://www.haber60.com.tr/sezai-temelli-demokratik-cozumden-kacanlar-hem-turkiyeyi-hem-orta-doguyu-girdaba-suruklediler/ https://www.haber60.com.tr/sezai-temelli-demokratik-cozumden-kacanlar-hem-turkiyeyi-hem-orta-doguyu-girdaba-suruklediler/#respond Mon, 15 Apr 2024 22:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27514

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM’de; “Demokratik çözümden kaçanlar hem Türkiye’yi hem Orta Doğu’yu hem Filistin halkını hem de diğer halkları aslında bu girdaba sürüklediler. Bu anlamıyla Türkiye devleti, yaşanan gelişmelerden sorumludur. Sorumludur çünkü çözmesi gereken sorunları çözmek yerine sorunları derinleştirmiştir” dedi. Temelli, 17 Nisan Salı günü karar duruşması yapılacak Kobani Davası’na ilişkin ise “Gelin Sincan’a, Kobani kumpas davası dediğimiz bu kumpası hep birlikte mahkum edelim ve bu kumpasa son verelim” çağrısında bulundu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bugün TBMM’de gündemdeki konulara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Temelli, özetle şöyle konuştu:

“ŞIRNAK BELEDİYE BAŞKANI OLSA OLSA GARNİZONUN ÇAVUŞU OLUR”

“Bu dönemin en önemli özelliği kayyumların yaratmış olduğu tahribatları ortadan kaldırmak, halkın, toplumun beklediği hizmetleri yerine getirmek ve siyasi katılımın, doğrudan demokrasinin gereklerini hayata geçirmek olacak. 31 Mart yerel seçimler öncesi ve sonrası artık Türkiye çok farklı bir siyasi zemine oturmuştur.

Seçimlere aylar kala seçmen kütüklerindeki yolsuzluklar teşhir edilmişti ve bunlarla ilgili başvurularda bulunmuştuk. Bölgede tespit ettiğimiz, Kürt illerinde, Kürt coğrafyasında tespit ettiğimiz rakam 55 bini buluyordu. Bu 55 bin kişiyle ilgili itirazlarımızı yaptık ama maalesef çok az, sadece 250 kişinin itirazı karşılık buldu. Yaklaşık 55 bin kişinin oy kullanmasında YSK bir engel bulmadı. YSK’nın bu kararı sonucunda 31 Mart’ta sandıklara gidince neyi gördük; özellikle Şırnak örneğinde olduğu gibi aslında seçime kimlerin girdiğini, seçim sonuçlarının nasıl belirlendiğine dair önemli bir fotoğraf karşımıza çıktı. Seçimlere genelkurmay partisi de girmiş meğerse. Dolayısıyla, seçimleri garnizonda çavuş seçimi gibi anlayan zihniyet Şırnak’ta belediye başkanı seçtiğini sanıyor. Şırnak Belediye Başkanı Şırnak’ta hiçbir meşruiyete sahip değildir, Şırnak sokaklarında dolaşamaz. Olsa olsa Şırnak’ta garnizonun içinde dolaşır ki, olsa olsa Şırnak’ta o garnizonun çavuşu olur, Şırnak Belediye Başkanı olamaz. Bu tür yolsuzlukları biz Bitlis’te de yaşadık, Kars’ta da yaşadık, birçok ilçemizde de yaşadık.

Şırnak örneğinde olduğu gibi bu tür hilelerin, yolsuzlukların olduğu yerde hak mücadelemize devam edeceğiz. Bu seçimlerin yenilenmesi gerekir. Çünkü bu tür taşıma askerlerle alınmış seçimlerin halk nezdinde de siyasette de hiçbir karşılığı söz konusu olamaz.

Yerel demokrasi güçlendiği sürece Türkiye’de siyasi krizleri sonlandırmak mümkün. Yerel demokrasi güçlendiği sürece Türkiye’de çoklu krizleri mümkün. Ama siz bırakın yerel demokrasiyi güçlendirmeyi, krizleri çözmeyi, siz daha çok krizlerin üzerine benzin dökerek yol almaya çalışırsanız Türkiye’de demokrasi adına adım atmanız mümkün olamaz, olmamıştır da.

Önümüzdeki dönemde hiçbir şey 31 Mart seçimlerinin öncesinde olduğu gibi devam etmeyecektir. Mayıs seçimleri sonucuna göre biçimlenmiş, aritmetiği şekillenmiş Meclis, 31 Mart seçimlerini dikkate almak zorundadır. 31 Mart sonucunda ortaya çıkmış olan siyasi tabloyu dikkate alan bir Meclis ancak sağlıklı çalışmaları hayata geçirebilir.

“DAHA BÜYÜK BİR SAVAŞ KAPIMIZIN EŞİĞİNDE”

Savaş Orta Doğu’yu sarıp sarmalamaya devam ediyor, derin acılar bırakmaya devam ediyor. İran ile İsrail arasında son yaşanan kriz, son yaşanan savaş görüntüleri aslında daha da büyük bir savaşın kapımızın eşiğinde olduğunu gösteriyor. İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım ve buna karşılık İran’ın göstermiş olduğu tepkiler iki devletin birbiriyle savaş üzerinden giriştikleri bu ilişki hiç kuşkunuz olmasın, Orta Doğu halkları adına büyük bir zalimliktir, büyük bir zulümdür, büyük bir yıkımdır. Her iki devlet de baskıcı, otoriter, faşizan rejimlere sahip devletlerdir. Kendi halklarına zulüm yapmaktan geri kalmayan, Filistin halkına zulüm yapmaktan geri kalmayan, İran halkına zulüm yapmaktan geri kalmayan rejimlerdir.

Kürt sorununun demokratik çözümünden kaçan, savaş senaryoları içinde sürekli Orta Doğu’da dolaşan bir diplomasi anlayışı, bir Dışişleri Bakanı, bir MİT Başkanı, bir Savunma Bakanı izledik. Hala savaştan medet uman bir siyasi gelecek, ikbal meselesini çözüme kavuşturmak isteyen bir anlayış şimdi bütün Orta Doğu’daki yangına adeta körükle yaklaşmaktadır. Oysa Kürt sorunu çözülebilseydi, Kürt sorununun demokratik çözümü mümkün olabilseydi, bugün Rojava statüsüne kavuşmuş olsaydı, bugün Kuzey Irak’ta federe Kürt devleti özerkliğini çok daha sağlam zeminlere oturtmuş olsaydı bugün Gazze halkının başına bunlar gelmeyecekti, bugün Orta Doğu çok daha büyük acılara sürüklenmeyecekti.

Demokratik çözümden kaçanlar hem Türkiye’yi hem Orta Doğu’yu hem Filistin halkını hem de diğer halkları aslında bu girdaba sürüklediler. Bu anlamıyla Türkiye devleti, yaşanan gelişmelerden sorumludur. Sorumludur çünkü çözmesi gereken sorunları çözmek yerine sorunları derinleştirmiştir. O yüzden Türkiye’de demokratik bir gelişim ve barışçıl bir gelişimin önünü açmak Kürt sorununun çözümünden geçiyor, bunun da adımı kuşkusuz tecridin sonlandırılmasıyla mümkün.

“EKONOMİDE GİDİŞAT FELAKET SENARYOSU İÇİNDE GELİŞİYOR”

Bütçe ilk çeyrekte 500 milyar lira açığı aşmış durumda, bu yaklaşık 20 milyar dolar yapıyor. Daha ilk çeyrekte böyle bir rakamla karşı karşıyayız. Dolayısıyla ekonomideki gidişatın ne denli bir felaket senaryosu içinde geliştiğini hep beraber izliyoruz.

Her ne kadar Hazine ve Maliye Bakanı Dünya Bankası’ndan 18 milyar dolarlı bir kaynak bulduğunu Türkiye’ye müjdelese de bu bir proje kaynağıdır. 2024-2028 dönemi için tahsis edilmiş bir kaynaktır. Bu kaynağın bu meseleler ile mücadele etmeye, bu meseleler ile ilgili krizi atlatmaya yarayacak istikrarı sağlayacak bir kaynak olmadığını çok iyi biliyoruz. Dünya Bankası’ndan, IMF’den gelecek hayır asla Türkiye halklarının hayrına bir gelişme sağlamaz. Bu, sermaye lehine ancak bir gelişme sağlar.

Faiz ve zamlarla istikrar sağlamaya çalışan, halkı daha da yoksullaştıran bu anlayış aslında esas neşter vurması gereken yere neşter vuramadığı sürece ekonomi bugünden çok daha kötü yere gidecektir. Neşter nereye vurulmalıdır? Neşter bütçenin savaşa değil halka hizmet edecek şekilde düzenlenmesine. Neşter nereye vurulmalıdır? Sermayeye kaynak aktarmak yerine sermayeyi, serveti, rantı vergilemeye vurulmalıdır. Bunlar yapılmadığı sürece ekonomide istikrara kavuşmak mümkün olamayacaktır.

17 Nisan Çarşamba günü Kobani kumpas davasının karar duruşması var. Aslında buna bir dava demek hukuka ihanet olur. Tam bir kumpas vakasıyla karşı karşıyayız. Biliyorsunuz, bu mahkemenin ilk yargıcı bir çete mensubu çıktı. Bu iddianameye baktığınızda iddianamenin nasıl, kimler eliyle hazırlandığını 15 Temmuz sürecine dönüp baktığınızda çok iyi anlarsınız.

“MÜTALAAYI DA DAVAYI DA KABUL ETMİYORUZ”

Arkadaşlarımız, eş başkanlarımız, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Gülten Kışanak ve birçok arkadaşımız, bu davada yargılanan arkadaşlarımız bu iddianameyi paramparça etmişlerdir. Bu hukuksuz düzeni, bu yasa dışı düzeni yargılamışlardır. Dolayısıyla bu dava yok hükmündedir, bu iddiname yok hükmündedir, bu mütalaa yok hükmündedir. Biz bu mütalaayı da bu davayı da kabul etmiyoruz.

Gelin Sincan’a, Kobani kumpas davası dediğimiz bu kumpası hep birlikte mahkum edelim ve bu kumpasa son verelim.”

“FOTOĞRAFIN YANSIMASI YOKSULLUKTUR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Temelli, AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco Yat Kulübü’nde yediği ıstakozu sosyal medya hesabından paylaşması üzerine başlayan tartışmaya ilişkin soru üzerine “Bizi kimsenin özel hayatı ilgilendirmez. İsteyen istediği yere gider, istediğini yer, istediğini içer. Özel hayat ile genellikle AKP ilgilenir, kim ne yedi, nerede yedi, ne içti o onların işi. Bu bizi ilgilendirmiyor. Buradaki tepkinin esas nedeni Türkiye’nin yaşadığı yoksulluktur, Türkiye’deki asgari ücret düzeyidir. Asgari ücret eğer bir ülkede açlık sınırının altındaysa sizin yediğiniz, içtiğiniz göze batar. Eğer emeklilerin aldığı ücret, maaş 10 bin liraysa ve bunu 6 milyondan fazla emekli bu maaşa katlanmak zorundaysa işte o zaman bu fotoğraf başka bir fotoğrafın yansımasıdır. Bu fotoğrafın yansıması yoksulluktur” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sezai-temelli-demokratik-cozumden-kacanlar-hem-turkiyeyi-hem-orta-doguyu-girdaba-suruklediler/feed/ 0
AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu: AK Parti Kürtlerden biraz daha uzaklaştı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/#respond Tue, 09 Apr 2024 09:07:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26754 AK Parti 25. ve 26.Dönem Mardin Milletvekili ve AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Orhan Miroğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından sandıktan çıkan sonuçları değerlendirdi. Miroğlu, Kürt seçmenin tercihlerinin nasıl ortaya çıktığına bakılmasına ve iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kabahati halkta değil kendi politikalarımızda aramalıyız” dedi. Ayrıca, AK Parti’nin Kürtlerden bu seçimlerde de biraz daha uzaklaştığını ifade etti.

AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu “Kürtlerin iki ana partisi var , AK Parti ve DEM. Kendilerini Kurdi Parti olarak tanımlayan Kürt partileri ve son seçimde oy arttıran, Batman’da AK Partiyi 3. Parti yapan HÜDA-PAR ve Urfa’yı kazanan YRP’de Kürtlerin oy verdiği partilerdir.” sözleriyle Kürt seçmenin tercihlerini ifade etti.

“KABAHATİ HALKTA DEĞİL POLİTİKALARIMIZDA ARAMALIYIZ”

Miroğlu, AK Parti’nin 2015 yılından beri Mardin’de düşüş yaşadığını belirterek şunları söyledi: AK Parti’nin merkez yöneticileri teşkilatları da dahil, bunca “ilgi ve alakaya” reformlara, şehirlerimizde güven ve istikrar sonucu canlanan turizme (Mardin’de iki aydan beri, otellerde bayram rezervasyonları kapalıydı, doluluk oranı yüzde yüzdü) ekonomik mucizelere rağmen, 2015’ten bu yana genel bir düşüş içinde olmamıza ve Kürtlerden bu seçimlerde de biraz daha uzaklaştığımıza şahit olmak, AK Parti’de siyaset yapan Kürtleri de yeteri kadar üzmüş olmalıdır. Ama kabahati halkta değil kendi politikalarımızda aramamız en doğrusu olacaktır.

AB’nin yolu hala Diyarbakır’dan mı geçiyor ayrı bir tartışma konusu belki, ama Diyarbakır her bakımdan hala Kürtler’in kalbine giden ve siyasi hafızalarına açılan yolların geçtiği; Kürtler için ve Kürtler adına yapılan siyasetin tecrübe edildiği bir şehir. AK Parti , Diyarbakır’da % 17’de kalmışken, başka sonuçlara sevinemiyor insan.

“KÜRTLER SİYASETİN MERKEZİNDE OLMAK İSTİYOR”

AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, AK Parti’de seçimlerin ardından çalışma grupları kurulduğunu ve beyin fırtınası yapıldığını ve bunun sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Miroğlu, Kürt seçmenin, 31 Mart Seçimleri’nde aldığı siyasi tutumu iyi okumak gerektiğinin altını çizerek “Bir kere Kürtler gece gündüz kimlik sorunlarını düşünen bir toplum değil artık. İster AK Parti ister DEM’e oy vermiş olsunlar, marjinal sokak siyasetinden kurtulup kelimenin geniş anlamıyla’siyasetin merkezinde ‘ söz sahibi olmak istiyorlar.

Bunun en önemli sebebi, 30 yıldır verilen mücadeleler ve AK Parti’nin siyasi- ekonomik reformlarının yarattığı değişim, sekülerleşme , demografik çeşitliliğin güçlenmesi ve Kürt nüfusun Batı’da giderek yoğunlaşıyor olmasıdır. İstanbul unutmayalım ki, dünyanın en büyük Kürt şehri vasfını korumaya devam ediyor.

AK Partinin bitirdiği İnkar süreci, sert kimlik mücadelesiyle ifade edilen siyasi alanın, başka değerler ve taleplerle buluşmasına yol açtı. Bu talepleri kısaca “siyasi temsil ve eşitlenme” , ” büyüyen ve gelişen şehirlerin rantından adil şekilde eşit pay alma” olarak tanımlayabiliriz. Kültürel talepler de elbette önemli bir faktör.

Nitekim Beyoğlu belediyesi Dengbejler Evi açmaya hazırlanıyor, dünyanın,bazı branşlarda en azından ilk Kürtçe anadille eğitim verecek özel üniversitesi Diyarbakır’da değil, 2028 seçimlerinden önce İstanbul’da kurulursa hiç sürpriz olmaz!” dedi.

“KÜRTLER BENZER TECRÜBEYİ CHP İLE DENEMEK İSTİYOR”

Orhan Miroğlu, Kürt meselesinin gelip durduğu alanın siyasi temsil ve eşitlenme alanı olduğunu ve bu alanda şiddetin, terörün reddedildiğini kaydetti. Miroğlu, AK Parti iktidarıyla bu taleplerinihayata ilk kez geçirme imkanı bulan Kürtlerin2019’dan başlayarak, son seçimin de gösterdiği gibi, benzer bir tecrübeyi şimdi de CHP ile denemek istediğini ve ve CHP’nin de bu talebe kapalı olmadığını göstermeye devam ettiğini söyledi.

“2028 YILINDA ŞEHİR İTTİFAKI STRATEJİSİ”

Miroğlu, CHP ve DEM’in ilişkilerinde anlamlı bir siyasi repliğe dönüşen şu “birlikte salladık” repliğiİstanbul ve Ankara da dahil bir çok metropol şehirde gerçeğe dönüşmüş oldu. Esenyurt ve Beyoğlu Belediye Başkanları Kürt.

DEM Parti Meclisinin bir üyesinin “kayda alınan” ve sonrasında servis edilen bir konuşmasında da ifade ettiği gibi İstanbul’da 25 ilçede CHP listelerinde DEM’li siyasetçilere meclis üyeliği verilmesi, Türkiye’de yepyeni siyasi gelişmelere yol açabilecek ve eğer başarılı olursa , CHP’li liderlerin( İmamoğlu- Özel) tariflediği “Şehir İttifakı “stratejisi, 2028’in de temel seçim stratejisi olarak sürdürülecektir.” ifadeleriyle bir sonraki genel seçimleri işaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-mkyk-uyesi-orhan-miroglu-ak-parti-kurtlerden-biraz-daha-uzaklasti/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: ‘Yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik’ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/#respond Wed, 03 Apr 2024 01:24:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25853 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Biz bu yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik. Yoksa her yerde aday çıkarırdık ve maksimum oyumuzu almaya çalışırdık. Fakat biz bir yerel seçim olduğu bilinciyle ve özellikle de Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni olduğumuz için, Cumhur İttifakı’na da kaybettirmeme adına sadece 370 yerde aday gösterdik.” dedi.

Parti binasında, AA muhabirine açıklamada bulunan Destici, İstanbul Gayrettepe’deki bir binada çıkan yangında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Seçim sonuçlarının ülkeye, millete, devlete ve terörle arasına mesafe koyan siyasi parti ile adaylara hayırlı olmasını niyaz ettiğini belirten Destici, yarın Ankara’da başkanlık divanı toplantısı yaparak seçim sonuçlarını değerlendireceklerini söyledi.

Parti olarak Cumhur İttifakı hassasiyetlerinden dolayı büyükşehirler başta olmak üzere pek çok il ve ilçede aday göstermediklerini hatırlatan Destici, “Buna ilaveten yine Doğu ve Güneydoğu’da özellikle PKK’nın siyasi uzantısı partinin kazanma ihtimali olan yerlerde de yine terörle mücadeledeki hassasiyetimizle aday göstermedik.” ifadesini kullandı.

Destici, 1400 seçim çevresinin 370’inde aday gösterdiklerini dile getirerek, Sivas ile 17 ilçe ve 9 belde belediyesini kazandıklarını anımsattı.

Bazı yerlerde itiraz süreçlerinin devam ettiğini söyleyen Destici, itirazların partisinin lehine sonuçlanmasını ümit ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biz bu yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik. Yoksa her yerde aday çıkarırdık ve maksimum oyumuzu almaya çalışırdık. Fakat biz bir yerel seçim olduğu bilinciyle ve özellikle de Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni olduğumuz için Cumhur İttifakı’na da kaybettirmemek adına sadece 370 yerde aday gösterdik. Sonuçların, Büyük Birlik Partisi açısından değerlendirilirken bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

“DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi”

Terörle mücadelenin topyekun şekilde yapılması gerektiğini belirten Destici, “DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi. Zaten bunu gizlemiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti’nin İstanbul başta olmak üzere birçok büyükşehirde CHP ile işbirliği yaptığını öne süren Destici, seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oyların bir kısmının DEM Parti, TİP ve İYİ Parti’nin oyları olduğunu dile getirdi.

Van’da istenmeyen hadiselerin yaşandığını aktaran Destici, “DEM Parti’nin, PKK’nın siyasi uzantısının, belediye başkan adayı gösterdiği kişi kim? Açıkça vatan haini. Açıkça PKK terör örgütünün sözcülüğünü, savunuculuğunu yapmış birisi. Tırnak içinde daha önce ne demişti bu şahıs? ‘PKK istese sizi tükürüğüyle boğar’ diyecek kadar alçaklaşmıştı. Devlete, millete meydan okumuştu. Şimdi bunu bile bile DEM Parti, Kandil’in talimatıyla aday yaptı.” diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulunun, DEM Parti’nin Van Büyükşehir Belediye Başkan adayına ilişkin yaptığı incelemelerde, memnu hakların iadesini alamadığı için adaylığının geçerli olmadığını kendisine bildirdiklerini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu bildirmiş olmalarına rağmen şu anda vatandaşlarımızı sokağa çağırıyorlar. Vatandaşlarımız buna uymayacaktır. Terör örgütünün partisinin sempatizanlarını çağırıyorlar. Geçmişte bu hadiselerin benzerini Türkiye yaşadı. 6-7 Ekim olaylarını, Diyarbakır’da yaşananları hiç kimse unutmasın. 40’a yakın insanımızı kaybettik. 2’si polis. Yasin Börü’yü kimse unutmasın. Şimdi benzer hadiseler yaşanırsa yine bunun altında kalırlar. Bu çağrıyı yapanlar, bunun bedelini öderler. Bu çağrıya uyanlar da kendi nasiplerini alırlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/feed/ 0
Van’da belediye başkanlığının AK Parti’ye geçmesine ilişkin Selahattin Demirtaş’tan ilk sözler https://www.haber60.com.tr/vanda-belediye-baskanliginin-ak-partiye-gecmesine-iliskin-selahattin-demirtastan-ilk-sozler/ https://www.haber60.com.tr/vanda-belediye-baskanliginin-ak-partiye-gecmesine-iliskin-selahattin-demirtastan-ilk-sozler/#respond Wed, 03 Apr 2024 01:22:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25851 Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Van’daki gelişmelerle ilgili açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı yapan Demirtaş, Buradan sizler aracılığıyla Sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. Seçim gecesi halkın iradesine saygı duyacağınızı ve mesajı aldığınızı belirtmiştiniz. Van’da yaşananlar sizin bu mesajlarınızla uyumlu değil maalesef. Halkın iradesine saygı duymak bu şekilde olmaz. Bunu halk da Hak da kabul etmez. Bu gidişata daha en başından dur demenizi bekliyoruz” dedi.

ABDULLAH ZEYDAN’IN SEÇİLME HAKKI GERİ ALINDI

31 Mart yerel seçiminde Dem Parti’den Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın seçilme hakkı, Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine geri alındı. Yüksek Seçim Kurulu ise DEM Partili Zeydan’ın yerine AK Parti adayı Abdulahat Arvas’ı belediye başkanı olarak belirledi ve mazbata verdi.

Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan

SELAHATTİN DEMİRTAŞ AÇIKLAMA

Gelişme muhalefet kanadında büyük tepkiye yol açarken, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan da açıklama geldi.

İşte Demirtaş’ın mesajı:

“Saygıdeğer halkımız, değerli kardeşlerim, Hepinizi hasretle kucaklıyor, yürek dolusu selam, sevgilerimi gönderiyorum. Van başta olmak üzere, irademize en güçlü şekilde sahip çıkarak seçimlerde gösterdiğiniz başarı nedeniyle sizleri canı gönülden kutluyorum. Bizleri onurlandırdığınız, gururlandırdığınız için binlerce kez teşekkür ediyorum. Bu başarıda emeği olan tüm halkımıza, parti emekçilerimize ve Eş Başkanlarımız Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal’a şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum.

“SON 10 YILDAN HALA DERS ALMAYANLAR VAR”

Halkımız bu tutumuyla hücrelerimizi aydınlatmış, özgürlükteki ısrarıyla yakın geleceğin siyasi yol haritasını da çizmiştir. Ancak belli ki halkın kararlı iradesine halen saygı duymayanlar, geçen on yıldan ders almayanlar da var. Biz tüm hukuksuzluklara rağmen diyaloğun, barışın önünü açmaya çalışırken birileri ısrarla provokasyon peşinde koşmaktadır.

“BUNU HALK DA HAK DA KABUL ETMEZ”

Buradan sizler aracılığıyla Sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. Seçim gecesi halkın iradesine saygı duyacağınızı ve mesajı aldığınızı belirtmiştiniz. Van’da yaşananlar sizin bu mesajlarınızla uyumlu değil maalesef. Halkın iradesine saygı duymak bu şekilde olmaz. Bunu halk da Hak da kabul etmez. Bu gidişata daha en başından dur demenizi bekliyoruz. Tüm sorunların diyalog ve karşılıklı güven çerçevesinde çözümüne dönük iradeyi boşa çıkaran bu hukuksuz girişime, ülkenin Cumhurbaşkanı olarak dur demenizi bekliyoruz.

“VAL HALKI BAŞTA OLMAZ ÜZERE TÜM PARTİLERİ BU HUKUKSUZLUĞA KARŞI DURMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Van halkı başta olmak üzere tüm halkımızı, demokrasi yanlısı tüm güçleri, siyasi partileri bu hukuksuzluğa karşı durmaya çağırıyoruz. Zaman gerilim, çatışma zamanı değil, barışı inşa etme zamanıdır. Tüm siyasetçiler ve ülkeyi yönetenler Kürt halkının bu sesini duymalıdır. Halkımız, baskılara karşı sonuna kadar iradesine sahip çıkacaktır.

Van halkımız başta olmak üzere tüm halkımıza dayanışma dileklerimizi, sıcak selam, sevgilerimizi gönderiyor, özgür yarınlarda görüşebilmeyi diliyoruz. An serkeftin an serkeftin.”

DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA: KARAR HUKUKSUZDUR

Gelişme üzerine DEM Parti resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Van İl Seçim Kurulu’nun oy çokluğu ile partimizin büyük bir farkla kazandığı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı için mazbatayı AKP adayına verme kararını reddediyoruz. Bu karar iktidarın müdahalesi ile başlatılan siyasi darbe sürecinin devamıdır. Ayarlanmış Van İl Seçim Kurulu üyelerinin oy çokluğu ile verdiği karar hukuksuzdur, gayri meşrudur, halk iradesini tanımama kararıdır. Avukatlarımız karara itiraz etti. Yüksek Seçim Kurulu’nu bu hukuksuzluğa son vermeye ve halkımızın iradesini tanımaya çağırıyoruz. Partimiz, üyelerimiz, halkımız ayaktadır ve bu hukuksuzluk giderilene kadar meşru ve demokratik tepkimiz devam edecektir.”

TUNCER BAKIRHAN: VAN HALKINA SİYASİ PUSU KURULUYOR

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Abdullah Zeydan şahsında Van halkına siyasi pusu kuruluyor” dedi. Bakırhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“YSK’nin ve yasaların tüm denetimlerinden geçerek adaylığı bizatihi YSK tarafından ilan edilen belediye eş başkanımız Abdullah Zeydan şahsında Van halkına siyasi pusu kuruluyor.

Seçime iki gün kala, mesai bitiminden beş dakika önce Adalet Bakanlığı, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanımız Abdullah Zeydan hakkında hukuksuz şekilde memnu haklarıyla ilgili kararı geri aldırmıştır. Bunun adı hukuksuzluk ve demokratik hayatın ihlalidir.

Bugün Van halkının iradesi korunmazsa yarın başka bir kentin iradesi hiçe sayılacaktır. Demokrasi, hukuk ve adalet için herkes Van halkının iradesini savunmalı, bu siyasi kumpas ve pusuya karşı halk iradesinin yanında olmalıdır.

“HALK İRADESİNE SAYGI DUYUN”

DEM Parti, yayımladığı bir açıklamayla iktidarı ‘halkın iradesine saygı duymaya’ davet etti. “Bu girişim halk iradesini yok sayan bir anlayışın ürünüdür” denilen açıklamada “Abdullah Zeydan Van halkının Büyükşehir Belediye Eş Başkanıdır. Herkesi bu gerçeğe saygı duymaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanda-belediye-baskanliginin-ak-partiye-gecmesine-iliskin-selahattin-demirtastan-ilk-sozler/feed/ 0
YSK Başkanı Ahmet Yener’den yerel seçim sonuçları açıklaması https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25589 YSK Başkanı Ahmet Yener, yerel seçimin kesin olmayan sonuçlarını açıkladı. Yener, kesin olmayan sonuçlara göre, Türkiye geneli belediye başkanlığında CHP’nin 35, AKP’nin 24, DEM Parti’nin 10, MHP’nin 8, Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) 2, BBP ve İYİ Parti’nin birer belediye başkanlığı kazandığını bildirdi.

YSK Başkanı Ahmet Yener,  yerel seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Yener’in açıklamaları şöyle:

“Kesin olmayan sonuçlara göre;  Büyükşehir Belediye Başkanlığı için açılan sandık oranı yüzde 99.99’dur. Büyükşehir belediye başkanlığına katılım oranı ise yüzde 78.11 olarak gerçekleşmiştir. Belediye başkanlığı için sandık oranı yüzde 99. 95 olup katılım oranı yüzde 78.7 olarak gerçekleşmiştir. Belediye meclisi için açılan sandık oranı yüzde 99.93 olup karılım oranı yüzde 78.5 olarak gerçekleşmiştir. İl Genel Meclisi için açılan sandık oranı yüzde 99.97 olup katılım oranı yüzde 80.7 olarak gerçekleşmiştir. Kesin olmayan sonuçlara göre Türkiye geneli, belediye başkanlığında Cumhuriyet Halk Partisi 35. Adalet ve Kalkınma Partisi 24. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 10. Milliyetçi Hareket Partisi 8. Yeniden Refah Partisi 2. Büyük Birlik Partisi 1. İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazanmıştır.

BÜYÜKŞEHİRDE CHP, 14 BELEDİYE BAŞKANLIĞI KAZANDI

30 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise Cumhuriyet Halk Partisi 14. Adalet ve Kalkınma Partisi 12. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 3. Yeniden Refah Partisi 1 belediye başkanlığı kazanmıştır.

İL BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

İl belediye Başkanlığı seçimlerinde ise; 44 belediye için birleştirme tutanağı an itibarıyla alınmıştır. Buna göre; Cumhuriyet Halk Partisi 18. Adalet ve Kalkınma Partisi 9. Milliyetçi Hareket Partisi 8. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 6. Büyük Birlik Partisi 1. İYİ Parti 1. Yeniden Refah Partisi 1. İl belediye başkanlığı seçimi kazanmış gözükmektedir.

İLÇE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

922 ilçe belediye başkanlığı seçiminde an itibarıyla 878 ilçe için birleştirme tutanağına göre; Adalet ve Kalkınma Partisi 324, Cumhuriyet Halk Partisi 302, Milliyetçi Hareket Partisi 110, Hakların ve Eşitlik ve Demokrasi Partisi 54, Yeniden Refah Partisi 37. İYİ  Parti 23, Büyük Birlik Partisi 12, Bağımsız 9, Demokrat Parti 2., Demokrasi ve Atılım Partisi 1. Demokratik Sol Parti 1. Saadet Partisi 1. Sol Parti 1 ve Türkiye İşçi Partisi 1 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır.

BELDE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

390 belde belediye başkanlığı seçiminde an itibarıyla 356 belde için birleştirme tutanağı alınmıştır. Buna göre; Adalet ve Kalkınma Partisi 154, Bağımsız 1, Büyük Birlik Partisi 6. Cumhuriyet Halk Partisi 55, Demokrasi ve Atılım Partisi 2, Demokratik Sol Parti 2, Demokrat Parti 3, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 10, Hür Dava Partisi 1, İYİ Parti 5, Memleket Partisi 1, Milliyetçi Hareket Partisi 90, Saadet Partisi 3, Sol Parti 1. Yeniden Refah Partisi 22 belde belediye başkanlığı kazanmıştır.

“SÜREÇ DEVAM ETMEKTE”

Münferit ve üzücü bazı hadiseler dışında seçimler huzur ve güven içerisinde yapılarak sonuçlandırılmıştır. Seçimlerde emeği geçen merkez teşkilatımıza il ve ilçe seçim kurullarımıza il ve ilçe seçim personelimize, sandık görevlilerine çeşitli kademelerde görev alanlara, paydaşlarımıza mülki idare amirlerimize, güvenlik güçlerimize, siyasi partilerimize ve seçim sürecinin başladığı günden bu yana bizleri takip eden siz değerli basın mensuplarına ve Türk milletine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Seçim takvimi uyarınca öngörülen süreç devam etmektedir. Kesin seçim sonuçlarının ilanı ile birlikte internet sitemizde ıslak imzalı tutanaklar vatandaşlarımızın erişimine açılacaktır. Seçimin ülkemize, milletimize, siyasi partilerimiz de hayırlı olmasını diliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/feed/ 0
YSK Açıkladı: CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 Belediye Kazandı https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25587 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, Mahalli İdareler Genel Seçimleri geçici sonuçlarını açıklayarak, “Kesin olmayan sonuçlara göre CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 belediye kazandı” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri hakkında açıklamalarda bulundu. YSK Genel Merkezi’nde konuşan Yener, burada kesin olmayan sonuçlara göre CHP’nin 35, AK Parti’nin 24 DEM Parti’nin 10 ve MHP’nin 8 belediye başkanlığı kazandığını açıkladı.

“Belediye Başkanlığı seçimi için katılım oranı yüzde 78,7 olarak gerçekleşmiştir”

Yener, Mahalli İdareler Yerel Seçimlerine 34 siyasi partinin katıldığını ve bu seçimlerde 207 bin 848 sandıkta 61 milyon 441 bin 882 kayıtlı seçmenle gidildiğini hatırlatarak, “Kesin olmayan sonuçlara göre büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99,99’dur. Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine katılım oranı ise yüzde 78,11 olarak gerçekleşmiştir. Belediye Başkanlığı seçimi için açılan sağlık oranı yüzde 99,95 olup katılım oranı yüzde 78,7 olarak gerçekleşmiştir. Belediye Meclisi Seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99.93 olup katılım oranı yüzde 78.5 olarak gerçekleşmiştir. İl Genel Meclisi seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99.97 katılım oranı yüzde 84.7 olarak gerçekleşmiştir” açıklamasında bulundu.

“Kesin olmayan sonuçlara göre CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 belediye kazandı”

Mahalli İdareler seçimlerinde kesin olmayan sonuçları da açıklayan Yener, “Türkiye genelinde belediye başkanlığında CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8, YRP 2, BBP 1, İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazanmıştır. 30 büyükşehir belediye başkanı seçiminde ise CHP 14, AK Parti 12, DEM 3, YRP 1, belediye başkanlığı kazanmıştır. İl Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise; 44 il belediye için birleştirme tutanağı an itibarıyla alınmıştır. Buna göre, CHP 18, AK Parti 9, MHP 8, DEM 6, BBP 1, İYİ Parti 1, YRP 1 il belediye başkanlığı seçimi kazanmış görülmektedir” ifadelerini kullandı.

“AK Parti 324, CHP 302 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır”

922 ilçe belediye başkanlığı seçiminde 878 ilçe için birleştirme tutanağı alındığı belirten Yener, “Buna göre; AK Parti, 324, CHP, 302, MHP 110, DEM Parti 54, Yeniden Refah Partisi 37, İYİ Parti 23, BBP 12, bağımsız 9, Demokrat Parti 2, DEVA 1, DSP 1, Saadet Partisi 1, Sol Parti 1, TİP 1 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır” bilgilerini aktardı.

“AK Parti 154, CHP 55 belde belediye başkanlığı kazandı”

Yener, 390 belde belediye başkanlığı seçiminde ise 356 belde için birleştirme tutanağı alındığını söyleyerek, “Buna göre AK Parti 154, Bağımsız 1, BBP 6, CHP 55, DEVA Partisi 2, DSP 2, Demokrat Parti 3, Dem Parti 10, HÜDA PAR 1, İYİ Parti 5, Memleket Partisi 1, MHP 90, Saadet Partisi 3, Sol Parti 1, Yeniden Refah Partisi 22 belde belediye başkanlığı kazanmıştır.

Yener, kesin seçim sonuçlarının ilanı edilmesiyle birlikte sonuçların YSK’nın resmi internet sitende ıslak imzalı tutanaklarla erişimine açılacağını aktardı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/feed/ 0
Özel’den Akşener’e: “Tek İtirazım Atatürk’ün Partisine Hakaret Eden O Afişeydi” https://www.haber60.com.tr/ozelden-aksenere-tek-itirazim-ataturkun-partisine-hakaret-eden-o-afiseydi/ https://www.haber60.com.tr/ozelden-aksenere-tek-itirazim-ataturkun-partisine-hakaret-eden-o-afiseydi/#respond Sat, 30 Mar 2024 03:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25093 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Turgutlu’da halk buluşmasında konuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kendisine yönelik, “Bu arkadaş seçimlere kadar bizi terörist çapulcu ve marjinal de ilan ederse şaşırmayın Bana abla demeyin istemiyorum” sözleri üzerine Özel, “Tek itirazım biz miting yaparken Atatürk’ün partisine hakaret eden o afişeydi. Yoksa ben kampanya boyunca asla muhalefete muhalefet etmedim” dedi. Özel, “Eski dosttan düşman olmaz. Atatürkçü, Cumhuriyetçi, vatansever insanlar birbiri ile kavga etmez birbirine kötülük yapmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Turgutlu’da Halk Buluşması’nda konuştu. Yerel seçim çalışmaları kapsamında Turgutlu Koza Pazar Meydanı’ndaki buluşmaya, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Turgutlu İlçe Başkanı Hasan Ayma, Turgutlu Belediye Başkan Adayı Çetin Akın, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek ve çok sayıda partili katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, “15 yıldır sizlerle beraber el eleyiz. Kol kolayız. Omuz omuzayız. Gönül gönüleyiz. Bugün Turgutlu’da, kardeşlerimin, evlatlarımın huzurunda bana bugüne kadar hep sahip çıkan, hep arkamda duran, büyük ailemin huzurundayım. Hepinizi çok seviyorum, hoş geldiniz. Bir yerel seçim sürecindeyiz, zorlu bir süreçteyiz. Yarın kampanyanın son günü. Bu kampanya boyunca yaptığımız tam 104’üncü miting. Bütün Türkiye’yi gezdik. Dolaştık. Mitingler yaptık ama son mitingi yapacaksam, son bir yerde mikrofonu elime alacaksam orası elbette memleketim olmalıydı, elbette Kasabamız olmalıydı” dedi.

“EMEKLİNİN HAKKINI YEDİLER”

Özel, şunları kaydetti:

Emeklinin geçim sıkıntısına değinen Özel, “Bundan 2 ay önce mitinglere ilk başladığımızda şöyle söylemiştim. ‘Emekliler büyük ıstırap çekiyorlar. Büyük acı çekiyorlar. Buradalar mı’ dedim, meydanın yüzde 20’si kadarı ‘Buradayız’ dediler. Ben de emekliler, sesimi duyarsanız, sesime ses verirseniz, benimle birlikte olursanız, meydanları doldurursanız, sesinizi duyuracağım. Sizin hakkınızı mutlaka alacağım dedim. Artvin, Antalya, Kahramanmaraş, Edirne, Tekirdağ, Sinop, İzmir’de konuştum, 104 meydanda konuştum ve en son burada altını kalın kalın çizeceğim. AKP, ilk iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani bugünkü para ile tam 26 bin lira. Dediler ki TÜİK’e göre vereceğiz. Enflasyona ezdirmeyeceğiz, emekliye enflasyon oranında zam yapacağız. Sizin düzeninizi hiç bozmasalar, hiç karışmasalar bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama onlar TÜİK’e göre zam yapacağız dediler. TÜİK ne demek, neyin kısaltması? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu. O yalancılar Tayyip Erdoğan’ı üzmediler ama emekliyi üzdüler. Emeklinin hakkını yediler. Emeklinin hakkına geçtiler. Son sene enflasyon yüzde 120, gerçek enflasyon. TÜİK 68 hesaplamış. Tayyip Bey size yüzde 33 zam verdi. 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptı. İlk Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. 8 çeyrek altın. İnanmayan ilk kuyumcuya girsin ve sorsun. Bugün 10 bin lira olan en düşük emekli maaşı sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. Yani emekliler, her ay 5,5 çeyrek altın kayıptalar. Bir emekli cebinden bir çeyrek altın düşürse aklı çıkar, bütün Kasaba’da onu arar öyle değil mi? Bir emekli değil bütün emekliler, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın. Bir sefer değil her ay kaybediyorlar. Bir şey yitirildiği yerde bulunur. Gider ararım dediniz ya, nerede kaybettik? Biz bunu bir seçim sandığında kaybettik. Nerede buluruz, aynı yerde buluruz. Pazar günü sandık başına gitmeye ve hakkınızı aramaya hazır mısınız? İşte umut bu sestedir. Umut bu birlikteliktedir” diye konuştu.

“BAYRAM İKRAMİYESİNDEN 18 KİLO KIYMA KAYIP”

Emeklinin sofrasından son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıymanın eksildiğini söyleyen Özel, “2018 seçimlerinde bayram ikramiyesi vereceğiz dediler ama biz birer maaş diyorduk, sadece bin lira verdiler. Biz o bin lirayı beğenmedik, itiraz ettik. O beğenmediğimiz bin lira, 24 kilo dana kıyma alıyordu. 2018 yılında, Ramazan Bayramı’ndan önce verilen emeklilere bayram ikramiyesi 24 kilo kıyma alıyordu. Bugün alın 3 bin lirayı gidin kasaba, 6 kilo kıyma alıyor. Bakın son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıyma kayıp. Bugün 1 kilo kıyma için sabah 5’te insanlar kuyruğa giriyorlar, yarı fiyatına almak için. İstanbul, Ankara, Aydın’da belediyemizin halk kasaplarının önüne. Bir kilo verebiliyoruz. Oysa 18 kilo kıyma, sizin olan elinizden alınmış. 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur sofrasında, bayram sofrasında, çoluğunuzun çocuğunuzun davetli olduğu bayram sofrasından 18 kilo kıymayı almışlar, çalmışlar. Bu yüzden ömürleri çalışmakla geçen, alnının terini akıtan, kimi toprağa akıttı, kimi tezgaha akıttı, kimi kara tahtalar önünde öğrenci yetiştirdi, kimi soba yaktı, kimi çöp topladı, kimi vergi topladı, kimi polisti ve canını ortaya koydu ama karınca gibi çalıştınız. En rahat edeceğiniz güne gelince birileri hakkınızı elinizden aldı. Şimdi yine karıncalar gibi bir arada durmak, yan yana durmak, peş peşe yürümek lazım. Karıncaların isteyip de kaldıramayacağı yük, aşamayacağı engel yoktur. Size buradan, memleketimden, Türkiye’nin bütün emeklilerine söz veriyorum. O burnu büyüklere, o kibirlilere, o size yukarından bakanlara, sizi bir karınca gibi ezmeye çalışanlara şunu söylüyorum. Karıncayı ezdirmem, karıncanın kardeşi var o da CHP’dir” ifadelerini kullandı.

“KÖYLÜLERİ, ÇİFTÇİLERİ BU İKTİDARIN ZULMÜNDEN KURTARACAĞIZ”

Çiftçinin mazot sorununa da değinen Özel, “Burası aynı zamanda alnının terini toprağa damlatıp, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunu çocuğunu geçindirmeye çalışan bağcıların, üzüm üreticilerinin, bu ovaya emeğini verenlerin memleketi. 4 liralık mazot 19 lira olduğunda isyan ettik. Düşüreceğiz dediler. Geçen sene Mayıs ayında 19 lira olan mazotu, 45 liraya çıkardılar. Destekleme hakkınız, yüzde 1’lik hakkınızla 260 milyar lira destekleme verilecekken 80 milyar lira veriyorlar, hakkınızı beşli çeteler, saray müteahhitlerine, İliç’teki altın madeninin silinen vergilerine harcıyorlar. ‘Milletin efendisidir’ diyerek, birinci Cumhurbaşkanımızın nitelediği köylüleri, çiftçileri, hayvancılıkla uğraşanları bu iktidarın zulmünden kurtaracağız. Bugünlerde yerel seçim mitingleri yaptık. Ama emeklinin, çiftçinin hakkını alan kadar, üzüm üreticisinin hakkını alana kadar, bundan sonra siz varsanız, biz buradayız. Meydanlardayız, hakkınızı söke söke alacağız” dedi.

“YOKSULLARI BİÇARE BIRAKANLAR”

Staj mağdurlarını da hatırlatarak sözlerine devam eden Özel, şunları söyledi:

“31 Mart seçimleri elbette birer yerel seçimdir. Ama gücü elinde tutan, kimseye acımayan, kendinden başka kimseyi görmeyen, zengini kayıran, emekliyi unutan, yandaşı kayıran esnafı, memuru ezdiren, kendi yakınlarına imkanlar yaratıp yoksulları bir çare bırakanlara karşı genel iktidarın, yerelden dengeleneceği seçimlerdir. Bunun için 31 Mart günü canı yanan herkesi, mağdur olan herkesi, yoksullaşan herkesi sandıklarda buluşmaya, bu iktidara bir sarı kart göstermeye davet ediyoruz. Staj mağdurları var, çıraklık mağdurları var. Çocuk yaşta çıraklık yapmış, staj yapmış. Sigortası çocuk yaşta başlamış. Belli bir prim ödenmiş. Daha sonra yıllarca çalışmış, EYT çıkmış. Başvurusunu yapmış, olmaz. Neden, işe başlangıç tarihin staj tarihi olamaz. O tarihi saymadıkları için staj ve çıraklık mağdurlarının ciddi mağduriyetleri var. Ayrıca kanun çıkmış, 9 Eylül 1999’da 15 gün sonra sigortalı olmuş, 18 yıl daha çalışacaksın. 10 gün sonra sigortalı olmuş, 16 yıl daha çalışacaksın. Böyle adaletsiz bir emekliliğe karşı kademe bekleyenler var. Ayrıca Bağ-Kurlular 9 bin günde, SSK’lılar 5 bin ila 7 bin 200 günde. Bunu kaldıracağız dediler, bu sözlerini de tutmadılar. Ayrıca yine mülakattan gençleri, çocukları eliyorlar. Mülakat demek kul hakkı yemek. İnsan ayırmak, partizanlık yapmak demek. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız diye, kaldırmıyorlar. Öğretmenler, 1 milyon öğretmen. 80 bin mülakatsız atama bekliyor, söz verdiler yapmıyorlar. Öğretmenin de staj mağdurunun da kademeli emeklilik bekleyenlerin de bütün derdi, tasası Bağ-Kurlu olanların da bütün mağdurların da sonuna kadar arkasındayım. Haklarını alana kadar iki elim Tayyip Bey’in yakasındadır. Söz veriyoruz.”

“SİZ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKARSANIZ, HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”

31 Mart yerel seçimleri için gençlere sandık çağrısında bulunan Özel, “31 Mart seçim, meydanda bulunan herkes bizim canımız ciğerimiz. Ama hepimizin gözbebeği gençlerimiz. Bu gençler her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Ama 14-28 Mayıs’ta üzüldüler, kırıldılar. Gençlerin gelecek umutlarını kırıyor bu iktidar. Festivalleri, konserleri yasaklıyor. İş imkanlarını kısıtlıyor, mülakatla insan ayırıyor. Okul bitiyor, atamalarını yapmıyor. Gençler umutlarını kaybediyorlar. Buradan bütün gençlere sesleniyorum. Umudunuzu kaybetmeyin. Şüphesiz hepiniz bizler kadar çok Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seviyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i kurup da CHP’nin genel başkanlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına emanet etmedi. Askerdi ve askere bile güvenmedi. Genelkurmay başkanlarına da emanet etmedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk dedi ki ‘Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yüceltecek ve yükseltecek, sizlersiniz, emanetim sizedir’ dedi gençler. Emaneti sizedir. O’nun emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Partimizde bütün kademelerin yarısını kadınlarla, yarısını gençlerle ve çok güçlü ekiplerle yeniliyoruz. Ailelerinizin umudu sizsiniz. Bu ülkenin umudu sizsiniz. Siz yılarsanız, pes ederseniz, vazgeçerseniz, o zaman onlar kazanacak. Ama siz ayakta kalırsanız, siz emanete sahip çıkarsanız, siz demokrasiye sahip çıkarsanız, hep birlikte kazanacağız. En sonunda siz kazanacaksınız. Onun için bütün gençleri 31 Mart Pazar günü sandık başına gitmeye, Cumhuriyetçi, Atatürkçü, ülkesini, vatanını, milletini seven belediye başkanlarına oy vermeye, geleceğimize sahip çıkmaya davet ediyorum. Buradan ta gözün gördüğü, göremediği en arkalara kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün gençlerine bir moral alkışı duyayım, en kuvvetli alkış. Gençleri alkışlıyoruz. Sandıklara gelecek, memlekete sahip çıkacak gençleri alkışlıyoruz. Atatürk gençliğini alkışlıyoruz” diye konuştu.

“KASABA’DA DOĞANA DA DOYANA DA SAHİP ÇIKACAK”

Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek ve Turgutlu Belediye Başkan Adayı Çetin Akın için yerel seçimlerde destek isteyen Özel, şu ifaderi kullandı:

“Şimdi tabi Turgutlu’dayız, Kasaba’dayız. Gençler deyince hem Turgutlulu gençlerin çok sevdiği, hem kendisi de genç olan, ömrü boyunca Turgutlu ve CHP’ye hizmet eden biri var. 56 yaşında ama ben 15 yıl önce ilk belediye başkan adayı olduğumda buradaydı. 20-25 yıl önce yine buradaydı. Bu partinin evladıydı. Turgutlu Belediyesi’ne önce zabıta memuru olarak girdi, sonra zabıta komiseri oldu, çalıştı insan kaynakları memuru oldu, insan kaynakları müdürü oldu, belediye başkan yardımcısı oldu ve tarih yazdı. 1989’dan sonra bu belediyeyi ilk kez alırken umudumuz ve başkanımız oldu. Çetin Akın. Kasaba’nın evladı. Geçen sefer ona oy isterken diyorduk ki partisi CHP ama bütün partililerin adayı, bütün Kasaba’nın adayı. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, göçmeniyle, Kasaba’da doğana da doyana da sahip çıkacak, Turgutlu gibi Kasaba gibi yiğit bir başkan diyorduk. Turgutlulular onu seçti, o Turgutlu, Kasaba’yı hiç pişman etmedi. Ben bu seçimlerde Turgutlu ittifakının, kasaba ittifakının, parti ayırmadan ona sahip çıkacağına, yine bu şehre hizmet etmesine olanak sağlayacağına, inanıyorum. Muhteşem işler yapacak. Çetin Akın’ın Turgutlu’da yaptığını bir de büyükşehirde yapacak biri lazım. Genç, çalışkan biri lazım. Manisa’nın bir evladı, genç bir mimar. Manisa’da yaşanan bütün kent suçlarına, evlendiğimiz evlenme dairesini TÜGVA’ya verdiler. Ulu Parkımızda 100 yıllık ağaçları kesmeye kalktılar, Beyaz Fil’imizi yıkıp AVM yapmaya kalktılar. En ağaçlı tepeleri belediye başkanını kızına villa yapmaya kalktılar. Yoldaki 5 katı 15’e çıkarıp Cengiz Ergün’ün içerideki arsalarına, park üstünden bağlantı kurup 300 daire fazladan vermeye kalktılar, Cengiz Ergün Ulu Park’a baktı, evlendirme dairesine baktı, köy yollarına baktı, Beyaz Fil’e baktı ve hepsini ya ailesine ya yandaşlara verdi. Ama bir duvara tosladı ve bir baktı karşısında bizim Ferdi. Sütte leke var, Ferdi’de leke yok. Çalışkan, azimli, gayretli, hepimizin sevgilisi, Manisa’nın sevgilisi. Bu memlekete gerek artık bir Ferdi Zeyrek. Hem büyükşehirde, hem ilçelerde adaylarımıza elbette sosyal demokratlardan oy istiyoruz, aslan sosyal demokratlardan oy istiyoruz. Ama gönlünde, gözünde güneş olan iyi insanlardan, eski ittifak ortaklarımızdan istiyoruz.”

“ATATÜRKÇÜ, CUMHURİYETÇİ, VATANSEVER İNSANLAR BİRBİRİ İLE KAVGA ETMEZ”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in dün yaptığı açıklamada, Özel’e seslenerek “Bu arkadaş seçimlere kadar bizi terörist çapulcu ve marjinal de ilan ederse şaşırmayın sonra ruh ikizi deyince kızıyorlar. Bana abla mabla demeyin istemiyorum. Sizin bana vıcık vıcık riyakarlıkla abla demenizi istemiyorum” demesi üzerine CHP lideri Özel, “Geçtiğimiz günlerde yine bunu söyledik. Bandırma’da bir mitinge gittim. Mitingde biliyorsunuz, Manisa ve bütün Türkiye’de de bir centilmenlik var. Miting yapıyorsak örneğin buraya bunları astık, 2 saat sonra AKP gelse, biz bunları toplarız. Rahatsız etmez kimse kimseyi. Miting meydanına gittik, Bandırma’da Balıkesir’in adayı annesinin balkonuna bizlere hakaret eden, saray ağzıyla laf söyleyen, yok dem mem diye bir şey asmış. Dedik ki bu yakışık almamış, doğru değil dedik. Kimseye kötü söz söylemedik. Sonra Meral Hanım çıktı, diyor ki efendim birçok şey söyledi. Bütün gazeteciler bugün peşimde. Meral Hanım şöyle dedi, böyle dedi. Ne cevap vereceksiniz? Ben tek itirazım biz miting yaparken Atatürk’ün partisine hakaret eden o afişeydi. Yoksa ben kampanya boyunca asla muhalefete muhalefet etmedim. Muhalefet liderlerine, adaylarına tek kelime söylemedim. Abla diyeceğim, demeyince, abla de diyordu ama dün kızmış bana abla mabla demeyin demiş. Sayın Genel Başkanıma söyleyeceğim şudur. İstedikleri kadar gersinler, istedikleri kadar sizi bile yanıltsınlar, bize saldırsınlar, bende kural şu, eski dosttan düşman olmaz. Atatürkçü, Cumhuriyetçi, vatansever insanlar birbiri ile kavga etmez, birbirine çelme çakmaz, birbirine kötülük yapmaz. Ben Manisa, Turgutlu, bütün ilçelerdeki, Şehzadeler, Yunusemre, Türkiye’nin her yerindeki gözünde ve gönlünde güneş olan bütün iyi insanları çok seviyorum. Biz biriz, beraberiz. Ne diyor gençler, birleşe birleşe kazanacağız. İyi insanlar, sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, yalan ve dolandan bıkmış muhafazakar demokratlar birleşirse hep birlikte kazanacağız. Biz birleşmezsek dönecek başkaları kazanacak, hepimizin canını okuyacak. O yüzden bu iki genç arkadaşımın sloganını bütün Türkiye’ye emanet ediyorum. Birleşe birleşe kazanacağız. Muhalefeti birbirine düşürmeye çalışanlara, sarayın hesaplarına, muhalefet kapışırsa aradan biz çıkarız diyenlere kötü bir haberimiz var. Birleşe birleşe kazanacağız. Bana olan sözünüz Çetin Akın’a rekor kırdırmak olsun, Ferdi Zeyrek’i büyükşehir belediye başkanı yapmak olsun” dedi.

“DÜN METHETTİĞİNE, BUGÜN KÜFRETMEK BU TOPRAKLARA YAKIŞMAZ”

Özel, “Karşıda korku ittifakı var. Onlarla bir olursan çok iyi. Baş tacısın. Olmazsan hainsin. Bakın bizim de ittifak ortaklarımız ayrıldı. Bugün bütün televizyonlar peşimde. Meral Hanım’a bir cevap ver diye, cevabım iki kelime. Canı sağ olsun. Ablam benim. Sayın Genel Başkanım de diyor, diyelim ama ablamın da canı sağ olsun. Ne diyelim, eski dosttan düşman olur mu? Ama bir de Tayyip Bey’e bakalım. Necmettin Erbakan Hoca’nın, biyolojik oğlu Fatih Erbakan. Siyasi oğlu da sendin uzun zaman. Sonra seni reddetti. ‘Seni gidi Siyonist seni’ dedi sana. ‘Seni gidi faizci seni’ dedi. Sonra geçen seçimlerde çağırdın, Fatih Bey ile ittifak yaptın. Fatih Bey bu seçim ayrı gireceğim dedi, biz ayrı gireceğim diyenlere canın sağ olsun dedik Tayyip Erdoğan ne diyor? Yeniden Refah’a ip cambazı, zübük, şantajcı, pazarlıkçı diyor. Biz Yeniden Refah ile çok ayrı yerlerdeyiz ama dün öptüğün yüze, bugün tükürmek, dün dost dediğine bugün hain demek, dün methettiğine, bugün küfretmek bu topraklara yakışmaz. Bize yakışmaz. Kimseye yakışmaz” diye konuştu.

“ÖNÜMÜZDEKİ BAYRAMDA İKİ BAYRAMI BİRLİKTE YAPMAYI ÜMİT EDİYORUM”

Özel, sözlerini şöyle noktaladı:

“Onun için karşımızdaki iktidar korku ittifakıdır, tehdit ittifakıdır. Depremzedelere bile şantaj yapan bir kötücül akıl vardır orada. Oysa bizim ittifakımız adı üstünde Türkiye İttifakı’dır. Bizim ittifakımız, gücünü milletimizden, renklerini bayrağımızdan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Hepinizi seviyoruz, Kasaba’yı çok seviyoruz. Son mitingdir. Seçim boyunca, istemeden üzdüğümüz, kızdığımız, kırdığımız kimse varsa hakkını helal etsin. Gönlünden adaylık geçen olur, olmamıştır. Partisine sahip çıksın. İnancını korusun. Bundan sonra bugüne kadar başta Turgutlumuz’da, partimize ve tüm partilerde hizmet etmiş bütün büyüklerimize, geçmiş dönem milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımıza sevgiler, saygılar, minnetler sunuyorum. Hayatta olmayanlar Allah’tan rahmet diliyorum. Nice seçimlere hep beraber kavuşmayı, önümüzdeki bayramda iki bayramı birlikte yapmayı ümit ediyorum. Çetin Akın ile birlikte Turgutluspor’u nice başarılara taşıyacağınıza inanıyorum. Yaşasın Kasaba, Turgutlu, Manisa. Yolun açık olsun Çetin Başkan, yolun açık olsun Ferdi Başkan.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozelden-aksenere-tek-itirazim-ataturkun-partisine-hakaret-eden-o-afiseydi/feed/ 0
Akil İnsanlara Göre, Kürt Seçmen İmamoğlu ile İş Birliğini Sürdürecek https://www.haber60.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/ https://www.haber60.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:36:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23561 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala İstanbul’daki Kürt seçmenin tercihleri tartışılmaya devam ediyor. Kürt sorununun çözümü için bir araya gelen Akil İnsanlar Heyetinde yer alan isimler, İstanbul seçimleri, DEM Parti tabanının tercihleri ve bu tercihlerin Kürt sorunun yeniden ele alınması konusunda bir etki yaratıp yaratmayacağı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Gazeteci yazar Etyen Mahçupyan, “İstanbul çok kozmopolit ve İstanbul Kürtleri de buna ayak uydurmuş durumda. Hayat pahalılığı ve AK Parti’nin güvenlikçi politikaları karşısındaki güçlü aday Ekrem İmamoğlu’nu destekleyebileceğini düşünüyorum” dedi.

Yerel seçimlere sayılı günler kala İstanbul’da seçmenin tercihi ve bunun seçim sonuçlarına yansımaları da tartışılmaya devam ediyor. Kürt sorununun çözümü için başlatılan barış sürecinde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan isimler, İstanbul seçimleri, DEM parti seçmeninin tercihleri ve bu tercihlerin sonucunda Kürt sorununa yönelik yeni bir sürecin başlayıp başlamayacağı konusunda görüşlerini açıkladı.

MAHÇUPYAN: İSTANBUL KÜRTLERİ İMAMOĞLU’NU DESTEKLEYECEK

Akil insanlar heyetinde de görev alan gazeteci yazar Etyen Mahçupyan, yerel seçimlerde en çok konuşulan İstanbul’daki Kürt oyları için; “İstanbul’da yaşayan Kürtler, vatandaşlık bağına daha bağlı. İstanbul’daki Kürtler sadece Kürt değil ve bu yüzden İmamoğlu’na oy kayacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Mahçupyan seçim sonrası siyasetinin güç dengelerinin sandıkta oluşacağını belirterek, ” Seçimler sonrası bir anayasa tartışması ülkeyi bekliyor ve bu tartışmalar arasında Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı seçim hakkı olacak ve Kürt sorunu da konuşulabilir. Bu durumda DEM oylarının yüzde birlerde olmasını istemez. İstanbul çok kozmopolit ve İstanbul Kürtleri de buna ayak uydurmuş durumda. Hayat pahalılığı ve AK Parti’nin güvenlikçi politikaları karşısındaki güçlü aday Ekrem İmamoğlu’nu destekleyebileceğini düşünüyorum” dedi. Kürt sorunu ile ilgili olarak 3. yol girişimlerinin oluştuğunu ve Kürt kimliğine sahip olanların bu sorun çözülmeden demokrasiye ulaşamayacakları düşüncesini ön plana çıkarttığını belirten Mahçupyan, “AK Parti eskisi gibi değil, Tayyip Erdoğan’ın partisi oldu ve dindar kesimlerin de içine alındığı yeni bir Türklük anlayışı ile devlete bağlandı”dedi.

BARIŞ SÜRECİ İHTİMALİ ÇOK AZ

Etyen Mahçupyan ‘yeni bir barış süreci olabilir mi’ sorusuna ise “Bu ihtimalin çok az olduğunu düşünüyorum. 2016’dan sonra yeni bir rejim anlayışı oluştu ben buna ittihatçılık diyorum. Makbul kimlik anlayışı yeniden oluşturuldu ve dindarlarda katılarak yerli ve milli denilen Türkçü bir anlayış oluşturuldu. Devlet ile siyaset iç içe geçti, devlet kadroları siyasetin bir üyesi gibi davranıyor. Devlet bu meseleye dış politikacı bir bakışla bakıyor” yanıtını verdi.

ALİ BAYRAMOĞLU: DEM OLMASA DA KÜRT SEÇMEN MUHALEFETLE İŞ BİRLİĞİNİ SÜRDÜRECEK

Akil İnsanlar Marmara Grubu temsilcilerinden gazeteci yazar Ali Bayramoğlu ‘kimlik dışında da saikler var’ diyerek İstanbul’da da muhalefet desteğinin sebebinin AK Parti’ye yönelik tavır olduğunu iddia etti. Bayramoğlu: “Üç tane faktör var. Bunlardan birisi kimlik, ikincisi genel siyasi saikler üzerinden davranmak, üçüncüsü de hizmet faktörü üzerinden davranmak. Bunlardan hangisi öne çıkar kahinlik yapmak olur ama ben bunların hepsinin birlikte oy verecek sandık başına gidecek Kürdün kim olduğuna göre, hangi mahallede yaşadığına göre hangi sınıfa ait olduğuna göre Kürt meselesi dışındaki beklentilerinin neler olduğuna göre değişeceğini sanıyorum. DEM’in sürdürmediği muhalif olan partilerle iş birliğini bağımsız seçmen, önemli ölçüde Kürt kesimi sürdürecektir. Bu da AK Partiye yönelik bir tavırdır, bir değişim beklentisidir diye düşünüyorum” dedi.

DEM SEÇMENİ İMAMOĞLU’NA OY VERME EĞİLİMİ TAŞIYOR

İstanbul’da DEM seçmeninin oylarının bölüneceğine inandığını belirten Bayramoğlu şunları söyledi:

“Bir siyasi partiye yani DEM’e oy verecek sadakatini oradan yürütecek bir seçmen grubu muhtemelen var. Zaten kamuoyu araştırmalarında da bu kendisini gösteriyor. Zana’nın son yaptığı konuşma, başka konuşmalar Kürdi olarak siyasi anlamda vurgu buna işaret ediyor. Bununla birlikte, yine araştırmalardan gördüğümüz kadarıyla bir miktar DEM seçmeni serbest davranıp İmamoğlu’na oy verme eğilimi taşıyor böyle bir tablo çıkması karşımıza çok şaşırtıcı olmaz.”

İMAMOĞLU KAZANIRSA 4 YIL SONRA GÜÇLÜ BİR LİDER HALİNE GELİR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için girdiği siyasi yarışı da hatırlatan Bayramoğlu, “Muhtemelen CHP başarılı olacaktır. Daha önce kazandığı büyük şehirleri yine kazanacaktır diye bekliyorum. Muhalefet açısından kendi gücünü olduğu yerde bir tahkimat sonucundan bahsedebiliriz, büyük yerlerde de kazanır. Muhtemelen İstanbul’u da İmamoğlu alır gibi görünüyor. 4 yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. İmamoğlu çok avantajlı bir yerde bekleyecek. Zamanında Tayyip Erdoğan da İstanbul Belediyesi’nde bekledi o da burada bekleyecek hem dışarıdan siyasete müdahale edecek hem partinin asli patronu olacak hem de gündelik işlerin içine girmeyecek. 2028 de Erdoğan seçimlere katılır mı katılmaz mı bilmiyoruz ama katılacak olsa da katılmayacak olsa da karşısında bu 4 yılı da biriktirmiş güçlü lider bulacak” değerlendirmesini yaptı.

AHMET TAŞGETİREN: GÖZLEMLER İMAMOĞLU’NA YÖNELİK KÜRT SEÇMEN İLGİSİNİ ORTAYA KOYUYOR

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Grubu başkanlığı görevini yürüten gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren İstanbul’da bazı ilçelerde yapılan kent uzlaşısı formülünün birliktelik algısını sağladığını ve seçmenin etkilendiğini söyledi. Taşgetiren: “DEM, Meral Danış Beştaş gibi güçlü bir adayla seçime girmesine rağmen çok etkili bir seçim çalışması yapıyor gözükmüyor. Bazı ilçelerde de sanki muhalefet birlikteliği var gibi. Bazı gözlemler İmamoğlu’na yönelik Kürt seçmen ilgisini de ortaya koyuyor. İmamoğlu, oluşturduğu dil ile daha geniş çevrelerin ortak paydası olabilecek gibi bir izlenim veriyor. Ancak sanki DEM dünyasında içeride bir takım farklılaşmalar yaşanıyor. İktidarla temaslar da var gibi. İstanbul’da Kürt oyların seyri her halükarda sonucu etkileyecek. DEM’li seçmenin tavrı bir, YRP’ye gidecek oylar iki… 31 Mart’ta bu oyların akışı önemli etki yapacak” dedi.

SON İSTANBUL MİTİNGİ DE ERDOĞAN’A ÜMİT VERMEDİ

Ahmet Taşgetiren ekonomik sıkıntının bu kez seçmeni etkileyeceğini iddia ederek, “Ekonomik sıkıntılar çok yakıcı. Geniş toplum kesimlerini sarsıyor. Bu ortamda bile etkili olmazsa ne zaman etkili olur tencere, sorusu sorulabilir. 14-28 Mayıs’ta soğan mı vatan mı sorusu muhafazakar – milliyetçi kitleleri iktidar lehine etkiledi. Ama yerel seçimler ortamında çok daha yakıcı bir ekonomik süreç var. Orta gelir grubu dahil sarsılıyor. Emekliler ise adeta bir faciayı yaşıyor. Üstelik umut verecek bir yarın da gözükmüyor. İktidar bile güvenlikçi söylem içine girmekten kaçınıyor, güvenliğin istismar edildiği izlenimi verecek diye. Buna rağmen, Erdoğan seçime abanıyor ve bu, belli kitleleri hala toparlayabilir. İstanbul mitingi Erdoğan’a fazla ümit vermedi gibi… İstanbul seçimi zorlu geçecek. Belki de foto finişle… ya da mahkemede bitebilir. İkinci seçimi de yaşayan bir şehir İstanbul” dedi.

PERİNÇEK VE BAHÇELİ İLE YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ KUŞKULU

Son günlerde dillerden düşmeyen yeni çözüm sürecini kuşkulu bulduğunu ifade eden Taşgetiren, “DEM cenahı o noktada istekli gibi. Erdoğan’a yönelik mesajlar veriyorlar. Ancak şu ana kadar iktidar cenahında ‘açık’ bir pas yok. Henüz iktidar “DEM şeytanlaştırması”ndan vaz geçmiş değil. DEM’e sinyal vermek, CHP’ye yönelik negatif dili sarsacaktır. Ancak ümit verip, DEM’i CHP ile ittifaktan uzaklaştırmak da istiyorlar. Ak Parti yeniden çözüm süreci atmosferine gelir mi, bence kuşkulu. Yıprandı o formül bir hayli. Ayrıca şu anda, geçmiş çözüm sürecine, Vatan Partisi ve Perinçek ile birlikte en keskin muhalefeti sürdüren MHP – Bahçeli iktidar ortağı. MHP’nin ikna edileceği bir çözüm süreci nasıl olur, bilinmez” dedi.

TARIK ÇELENK: İMAMOĞLU KÜRTLERDEN BİR FAN (HAYRAN) GRUBU KURMAYI BAŞARDI

Akil İnsanlar Grubu Akdeniz Bölgesi üyesi ve sekreteri stratejist yazar Tarık Çelenk, İmamoğlu karizmasının sokakla iletişim kurabildiğini ve hatta bunu Kürtlerle de sağladığını söyledi. Çelenk, “İmamoğlu yeni bir siyasetçi ve geçmişe yönelik bagajı yok. Muhalif siyasetçileri toplum yargılarken geçmişlerini doğru parantezlemelerini ister. İmamoğlu sokak kültürü ile ilişki kurabiliyor, kendine bir taban bir fan grubu oluşturabiliyor. Böyle bir iletişim modeli var. Bu iletişim modeli üzerinden baktığınız zaman İmamoğlu Kürtlerle de böyle bir iletişim modeli kurabilir. Bunu kurduğu zaman da kendisine yönelik pozitif geri dönüşlerini sağlayabilir ve bunu da yapıyor” dedi.

YENİ MESAJ GELMEZSE KÜRT SEÇMEN İMAMOĞLU DİYECEK

Çelenk, “Eğer Öcalan açıklama yapmazsa ve Selahattin Demirtaş da işi biraz muallakta bırakırsa Kürt seçmen kendi iradesini kullanarak İmamoğlu lehine davranacak gibi görünüyor. Eğer İmamoğlu seçimi kazanırsa 2028’i hedefleyecek. 2028’i hedeflediği zaman uluslararası ilişkiler ve güçler aynı Ak Partinin 2000 yolculuğu gibi ilgi çekecektir; çağıracaklardır, görüşeceklerdir. O da o ilişkileri iyi yönetebilirse bunu başarabilir” diye konuştu.

İMAMOĞLU MUHAFAZAKAR KÜRTLERİ DEKAZANABİLİR

Tarık Çelenk büyükşehirlerde yaşayan Kürt kadınlarının yüzde 15’inin Türkçe bilmediğini iddia etti ve bu kitle ile iletişim sorununu çözmenin bir yolunun muhafazakarları ikna etmekten geçtiğini söyledi. Çelenk, “Muhafazakar ve feodal yapıya saygılı olmalarından kaynaklanıyor. CHP’de muhafazakar kodlara karşı bir güven yok, bir de anlama çabası yok. Eğer İmamoğlu bu anlama çabasını içten gösterirse, buna inanılırsa muhafazakar Kürt kadınları ya da önderleri o eşiği de kendi adına 2028’de aşabilir” değerlendirmesini yaptı.

DOĞU ERGİL: BUGÜNLERDE BARIŞ GİRİŞİMİ SÖZLERİ TAMAMEN SİYASİ

Akil İnsanlar İç Anadolu grubunda görev yapan Prof. Dr. Doğu Ergil yeni bir sürecin şu anda mümkün olmadığını söyledi. Ergil, “Türkiye’nin demokratikleşmesi dünya ile bütünleşmesi girişimiydi barış girişimi ve akil insanlar grubu. Bu demokratikleşme girişiminden vazgeçildi Bugün hükümetin küçük ortağına bakıldığı zaman böyle bir demokratikleşme gibi bir bakışı yok. Merkezden yerele bir yetki bölüşümü niyeti var yok ve asıl olan hukukun üstünlüğü ilkesi var mı o da yok. Eğer barış süreci sözleri dolaştırılıyorsa Kürt sorunu denilen şeyin çözümü için değil tamamen siyasi bir söylem olarak dolaştırılıyordur. Bugünkü iktidar ortakları bir Kürt sorunu olduğunu düşünmüyor bir isyan hareketi Ankara’ya ihanet olarak görüyor bu sorunun tanımı değişmezse zor” dedi.

İLLERDE PAZARLIKLAR SON ANA KADAR SÜRER

Yerel seçim pazarlıklarının son ana kadar devam edeceğini ifade eden Ergil, “Kürt seçmenin Ekrem İmamoğlu’na teveccüh gösterip göstermeyeceğine araştırma sonucu ile bakmak lazım ama sonuçta DEM kendi adayıyla katılmaya karar verdi. Bu süreçte aradıkları tepkileri göremedikleri için aday gösterdiler belki de onlar da kendi güçlerini sınayıp göstermek istediler. Ama bu işler son ana kadar devam eder. Mesela YRP ile AK Parti arasında Urfa İstanbul pazarlığında olduğu gibi. Görüşmeler şu anda durdu ama hükümet baktı İstanbul gidiyor Urfa’yı bırakıp İstanbul’u isteyebilir. Pazarlıklar sonuna kadar devam edecektir. DEM için de aynı şeyleri söyleyebiliriz partiler arasında son anda karar verilecektir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/akil-insanlara-gore-kurt-secmen-imamoglu-ile-is-birligini-surdurecek/feed/ 0
Özgür Özel: İstanbul’da Geçen Seçimdeki Farkın Üstüne Çıkacağımızı Düşünüyorum https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-gecen-secimdeki-farkin-ustune-cikacagimizi-dusunuyorum/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-gecen-secimdeki-farkin-ustune-cikacagimizi-dusunuyorum/#respond Mon, 25 Mar 2024 23:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23481

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul seçimlerine ilişkin “Ben geçen seçimdeki 608 binlik farkın üzerine çıkacağımızı düşünüyorum. Çünkü Ekrem Bey o günden bugüne oy vereni pişman edecek bir şey yapmadı” dedi. Eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın İstanbul seçimlerini etkileyecek bir açıklama yapmasını beklemediğini ifade eden Özel, “Böyle bir açıklama gelirse bizde ona göre açıklamamızı yaparız” dedi. İstanbul’da DEM Parti ile CHP arasında protokol imzalandığı iddialarına ilişkin de Özel “Bunu bütün taraflar yalanladı. Alttaki bütün imzalar sahte. Siyaseti böyle basitleştirmemek, ucuzlaştırmamak lazım. Tamamen yalan. Bu seçimi kazanmak için bunlara tamah ediyorlarsa gerçekten çok zor durumdalar” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de Seda Selek’in sunduğı “Seçim Özel” programına konuk oldu. Özel, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kilis’in sürprizlere gebe olduğunu belirten Özel, “Kilis bizim geçmişte milletvekilimizin olmadığı, iddiamızın olmadığı, oyumuzun oldukça düşük olduğu bir yerdi. Kilis’te 37 yaşında genç bir adayımız var. Kilis’te başa baş bir yarış halindeyiz. 37 yaşında genç bir avukatımız Kilis’te seçimleri kazanmaya çok yakın” dedi. Özel, Gaziantep’te belediye sayılarını ve oylarını arttıracaklarını söyledi.

Özel, Giresun’u ve Kırıkkale’yi alacaklarını, Malatya’da ise yarım puan geride olduklarını belirtti. Özel, “Bursa, Balıkesir, Manisa, Denizli’den benim inancım bu 4’ünden 2’sini kesin alacağız. Yüzde 80-90 3’ünü alacağız. Belki 4’nü birden alacağız. Hepsi birbirinden iddialı” diye konuştu.

“HATAY’IN SEÇİMİNİ HATAYLILARIN VİCDANINA BIRAKIYORUZ”

Antalya’da da önde olduklarını söyleyen Özel, Hatay’da riskin devam ettiğini belirterek şöyle konuştu:

“Antalya’da bayağı farkı açmış durumdayız. Antalya’da rahatladık diyebilirim. Yüksek risk sınıfından orta risk sınıfına döndü. Hatay’da riskimiz devam ediyor. Ama her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. Tabii Gökhan Zan olayı yaşandı. TİP adayı çekti aday çekilmedi bir şeyler oluyor. Gökhan Zan’ın çekilmesinden sonra bir anketimiz yok. Öncesinde AK Parti’yle başa baş yarışıyorduk. Gökhan Zan’ın kaybettirme potansiyeli vardı. TİP’in adayını çekmiş olması o yönden avantaja dönüşecek mi? Onu göreceğiz. Kazanamayacak tabii. Hatay seçimini Hataylıların vicdanına bırakıyoruz…”

“KENDİSİNE VERİLMİŞ MUHALİF OYU GÖTÜRDÜ SARAYA SATTI”

Eskişehir’de 9 puan önde olduklarını söyleyen Özel, “Eskişehir’in AK Parti adayında oyun bitmez. Şu anda Cumhur İttifakı’nın adayını dost bildik, ittifak bildik aynı çerçevede seçime girdik. O tarihlerde kendi şirketine 5 milyon TL AK Parti’den teşvik almış. Seçim bitti ilk açıklamada ondan geldi. ‘İYİ Parti bu seçimlerde AK Parti’yle ittifak yapmalıdır’ dedi. Sonra İYİ Parti’den ayrıldı, AK Parti’ye katıldı. Eskişehir’de kendisine verilmiş muhalif oyu Saray’a götürdü sattı. 54 yaşında bir Cumhuriyet kadını Eskişehir’in hikayesini kaldığı yerden devam ettirecek. Siyasi yankesiciliğe Eskişehir’in vicdanı itiraz ediyor” diye konuştu.

“SEÇMENİN SANDIKTA BİR VİCDAN İTTİFAKI OLUR”

Gazetecilerin “Son dakika ittifak olur mu” sorusuna Özel, şöyle yanıt verdi:

“3 Mart’a kadar her şey olur da 3 Mart’tan sonra dönüp de biz aramızda anlaştık, seni çektik vs. çok kolay işler değil. Benim muhalefet muhalefet etme gibi bir anlayışım olmadı. Partiler arası bir anlaşma olmaz ama seçmenin sandıkta bir vicdan ittifak olur. Yani seçmen göz göre göre AK Parti kazanacağına, burada kimin avantajlı olduğunu görüyorum ben doğrusunu yapacağım diyebilir.”

“DEMİRTAŞ’IN İSTANBUL SEÇİMLERİNE YÖNELİK BİR HAMLE YAPACAĞINI BEKLEMİYORUM”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, ‘İstanbul seçimlerine’ yönelik açıklama yapacağı iddialarına ilişkin, “Ben Sayın Demirtaş’ın Edirne Cezaevi’nden İstanbul seçimlerini etkileyecek bir hamle yapacağını beklemiyorum. Böyle bir açıklama gelirse bizde ona göre açıklamamızı yaparız” dedi.

KAFA KAFAYA OLAN YERLERDE ACİL MÜDAHALE PLANIMIZ VAR”

Seçim gecesi için gereken önlemleri aldıklarını açıklayan Özel, “Kafa kafaya olan yerler ilgili acil müdahale mastır planımız var. Örneğin Malatya’da sayım uzarsa hemen oraya 10 milletvekili görevlendireceğiz. Seçmen mızmızlığa, hazımsızlığa, oyunbozanlığa, sahtekarlığa prim vermiyor” dedi.

“İstanbul il başkanımız 28 ilçeyi kazanma sözü verdi” diyen Özel, şöyle konuştu: “Ben geçen seçimdeki 608 binlik farkın üzerine çıkacağımızı düşünüyorum. Çünkü Ekrem Bey o günden bugüne oy vereni pişman edecek bir şey yapmadı. Ankara’da belediye sayımız 10’a çıkarsa şaşırmayın. İzmir’i kazanacağız.”

“ERDOĞAN’IN MİTİNGİNDE 200 BİN KİŞİ VARDI, 600 BİN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pazar günü gerçekleştirilen Yeniden Büyük İstanbul mitinginde beklediği kalabalığı görememesiyle ilgili Özel, “Ben iki kişiyi çok iyi tanıyorum, biri Süleyman Soylu. Geçen seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun kullandığı özel uçağın sahibi firmaya ‘Siz CHP’yi destekliyorsunuz’ dediler. Firma da çıkarttı faturayı gösterdi, ‘Geçen ay Binali Yıldırım’a bu sefer de Ekrem Bey’e’ dediler. Süleyman Soylu da, ‘Ben senin gibi özel uçaklarla Atina’da tıraş olmam. Sultangazi’de Kahtalı abime tıraş olurum’ diye bir fotoğraf paylaştı. Haber geldi, AK Parti ilçe başkanı dükkanı açtırıp ‘Enseyi topla’ demiş, fotoğraf çekip gitmişler. Meydanda 200 bin kişi var. 600 bin kişi diye göstermek için, ‘Bu meydan 1 milyon 200 bin kişiyle doluyordu, niye 600 bin kişi’ diyor. Mitingde 200 bin kişi vardı, 600 bin değil” ifadelerini kullandı.

“TURGUT ALTINOK MALI AÇIKLADI AMA EKSİK. İNSANLAR BAŞTA GİZLENİP SONRADAN ORTAYA ÇIKAN ŞEY İÇİN BÜYÜK SORU İŞARETİ TAŞIYOR”

AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un mal varlığı açıklamasının ardından ortaya çıkan tartışmalarla ilgili Özel, “Siyasetin finansmanıyla ilgili bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç var. Biz bunu ‘Siyasi Ahlak Yasası’ Meclis’e birkaç kez verdik. Avrupa’da çok doğru oturmuş bir sistem var. Kişi kendisinin ve yakınlarının ne kadar mal varlığı olduğunu ilan ediyor ve düzenli aralıklarla bunu ilan ediyor. Bu kriterlere göre siyasetin şeffaflaşması lazım. Turgut Altınok malı açıkladı ama eksik açıkladı. Ayrıca nakit varlığını gizledi. İnsanlar başta gizlenip sonradan ortaya çıkan şey için büyük bir soru işareti taşıyorlar” diye konuştu.

“ERDOĞAN’IN AKBELEN KARARI TEZGAH”

Akbelen’deki 190 parsellik tarım arazisinin maden sahası olarak kullanılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iki gün içinde iptal edilmesine ilişkin konuşan Özel, “Bence geri almak üzere yaptılar çünkü o arada Aydın Ayaydın dedi ki, ‘Cumhurbaşkanımızla konuştum, düzeltecekler’ düzeldi. Ben bunları bilirim, gerçekten tezgah. Diyelim ki tezgah yapmadılar, ‘Seçimi kaybettirir bize bu’ diye düşünüp geri aldılarsa da 1 Nisan’dan sonra aynı genişletmeyi yapacaklar zaten” dedi.

“ERDOĞAN HİÇ DOKUNMASAYDI EMEKLİ MAAŞI 26 BİN LİRA OLACAKTI”

Emeklilerin sorunlarına değinen Özel, şöyle konuştu:

“Emekliye ‘Ben sizi enflasyona ezdirmeyeceğim’ diyen Erdoğan bu sözü verdiği 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Hiç ellemese, hiç uğraşmasa, emeklilerin düzenini bozmasa bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira olacaktı. En düşük emekli maaşı 10 bin lira… Emekliler meydanlara gelirseniz, benimle olursanız, sesime ses verirseniz, sesinizi duyuracağım. Hakkınızı alana kadar mücadele edeceğiz… 3 Kasım 2002 en düşük emekli maaşı 8 tane çeyrek altın satın alıyor, bugün 2,5 tane, her ay 5,5 çeyrek altın kayıp…”

“FOS ÇIKTI”

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun “Cumhurbaşkanımızın bugün Ankara’daki yarın İstanbul’daki mitinglerini iyi dinleyelim” açıklamasını hatırlatan Özel, “Ankara mitingini bekleyin fos çıktı, yarın İstanbul’u bekleyin fos çıktı. Bugün demiş ki 16 Nisan’ı bekleyin. Şimdi emeklilere bir şey yapmıyorlar” dedi.

“BU SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN BUNLARA TAMAH EDİYORLARSA GERÇEKREN ÇOK ZOR DURUMDALAR”

“DEM Parti ile ‘kent uzlaşısı protokolü” imzalandığı iddialarına ilişkin de Özel, şunları söyledi:

“Bunu bütün taraflar yalanladı. Alttaki bütün imzalar sahte. Siyaseti böyle basitleştirmemek, ucuzlaştırmamak lazım. Tamamen yalan. Bu seçimi kazanmak için bunlara tamah ediyorlarsa gerçekten çok zor durumdalar.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-gecen-secimdeki-farkin-ustune-cikacagimizi-dusunuyorum/feed/ 0 CHP Milletvekili Gürsel Erol, DEM Parti Tunceli Belediye Başkan adayının söylemlerine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 24 Mar 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23017 Cumhuriyet Halk Partisi CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliğini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan söylemleri nedeniyle DEM Parti Tunceli Belediye Başkan adayı Cevdet Konak’a tepki gösterdi.

DEM Parti’nin Tunceli Belediye Başkan adayının geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalara bir tepki de CHP’den geldi. CHP Elazığ Milletvekili Erol, bu söylemlerinin bir ihanet olduğunu söyledi. Tunceli Milletvekili olarak görev yaptığı dönemde hem terör örgütleriyle mücadele ettiğini hem de kentin gelişmesi ve tanınması amacıyla birçok önemli işe imza attığını aktaran Erol, “Milletvekilleri her ne kadar seçim bölgelerinden seçilmiş olsa da Türkiye Cumhuriyetinin temsil eden Türkiye milletvekilleridir. Bu anlamda seçildikleri bölgenin değil, Türkiye’de yaşanan olaylarla ve süreçlerle ilgili değerlendirme yapmak, açıklama yapmak ve kendisini bu konuda sorumlu hissetmek gibi bir anlayışın da olması gerekiyor. Tunceli’de milletvekili sayısının 1’e düşürülmesiyle CHP’den milletvekili çıkaramadık. Şu andaki mevcut tek milletvekili şimdiki adı DEM olan partiden ama orada ideoloji bir söylemle siyaset yapılmasından kaynaklı şehrin gerçeklerini, beklentilerini, taleplerini gündeme getirmek yine bize düştü. Ben Elazığ Milletvekili olarak komşu ilimiz Tunceli’nin cumhuriyete olan bağlılığı, sadakati doğrultusunda sürekli sorunlarına sahip çıkarak Milletvekilliği yapma arzusu ve düşüncesi içerisinde oldum” dedi.

“Tunceli bir cumhuriyet şehridir”

Erol, DEM Partili Konak’ın açıklamasına da değinerek bunun kabul edilemez bir ihanet olduğunu kaydetti. Erol, ” Türkiye’de kurulan bütün partiler resmi sıfatı olan partilerdir. Bu partilerde görev alan siyasetçilerin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve adaylarının da söylemlerine dikkat etmesi lazım. Konuşma ve açıklamalarına dikkat etmesi lazım. Toplumun değerlerini, ülkenin birlik ve beraberliğine yönelik söylemler geliştirmesi gerekir. Ne yazık ki Tunceli DEM Parti Belediye Başkan adayı Cevdet Konak geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan hiç kimsenin ve hiçbir Tuncelilinin kabul etmeyeceği son derece aykırı bir açıklama yaptı. Bu açıklama aslında cumhuriyete, Tunceli’ye ihanettir. Tunceli’de yaşayan insanların inançlarına ve değerlerine ihanettir. Cevdet Konak, Tunceli’yi kastederek ‘Burası Kürtlerin ülkesidir, burası işgal edilmiş Kürdistan’da zulüm var.’ demişti. Tunceli bir Kürdistan ülkesi değil bir Cumhuriyet şehridir. Bu ifadeleri asla kabul etmiyor ve bu durumu cumhuriyete ihanet olarak değerlendiriyorum. Bir belediye başkanı adayının şimdiden bu söylemlerle, toplumda bölücü bir ifade kullanarak Cumhuriyet’e ihanet etmesini asla kabul etmiyorum. Buradan Tunceli halkını bilgilendirmek istiyorum. Bu toplumun değerlerine ters düşen ve Tunceli halkının asla kabul etmeyeceği ifadeleri savunan, gündeme getiren insanları yönetici olarak seçmeyin. Belediye başkanı olarak seçmeyin. Bu devlet bizim, bu ülke hepimizin, bu vatan hepimizin. Tunceli’yi bir Kürdistan bölgesi olarak ifade etmek asla doğru değildir. Bu anlamda Cevdet Konak’ı kınadığımı, o ifadelerin asla doğru olmadığını yakışan ifade olmadığını belirtmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür. Üniter devlet yapısı sınırları içerisinde 85 milyon yurttaşımızın etnik kimlikleri farklı olabilir, inançları farklı olabilir ama hepimiz Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyız” diye konuştu. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/feed/ 0
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın: ‘Kayyum rejimini 31 Mart’ta bitireceğiz’ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-izmir-milletvekili-ibrahim-akin-kayyum-rejimini-31-martta-bitirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-izmir-milletvekili-ibrahim-akin-kayyum-rejimini-31-martta-bitirecegiz/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20220 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir’de düzenlenen Nevruz kutlamalarında; “Kayyum rejimini 31 Mart’ta bitireceğiz. Bu seçimler bizim için çok kıymetli. Biz yaşadığımız her olayın tek adam rejimiyle ilgisi olduğunu biliyoruz” dedi. Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın parti logosu kullanmadığını söyleyen Akın, “Biliyor ki AKP’nin İzmir’de hiçbir şeyi kalmamış. Buradan ona sesleniyoruz AKP logosunu kullanmıyorsan bırak bu işi” ifadelerini kullandı.

İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılan Nevruz kutlamaları geniş bir katılımla yapıldı. DEM Parti tarafından düzenlenen etkinliğe; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları Türkan Aslan Ağaç ve Akın Birdal ve DEM Parti İzmir İl Eş Başkanları Mehmet Kuriş ve Vezan Karabulut da katıldı.

Etkinlikte, HDP İzmir il binasına yönelik silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz’ın posterleri ile DEM Parti başta olmak üzere çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının bayrakları da taşındı. DEM Parti İl Eşbaşkanları Vezan Karabulut ve Mehmet Kuruş halkı selamlarken, Barış Anneleri de katılanların nevruzunu kutladı. Nevruz ateşi Musa Anter’in kızı Rahşan Anter ile Zekiye Alkan’ın kardeşi Meziyet Çağlar tarafından yakıldı.

DEM Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları Türkan Aslan Ağaç ve Akın Birdal da program kapsamında konuşma yaptı. Birdal, konuşmasında “Bugün, yarın ve 21 Mart’ta yanan Nevruz ateşi yolumuzu aydınlatıyor. Nevruz ateşi isyandır, direniştir, adalet, barış, özgürlüktür. DEM Parti şimdi halklarımıza bir fırsat ve seçenek sunuyor. Eşit, özgür, katılımcı ve demokratik bir İzmir şimdi sizin elinizde. İzmir’i barışın, özgürlüğün, adaletin, kardeşliğin kenti yapmaya var mısınız” dedi.

“BÜTÜN İZMİRLİLERİ EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK BAYRAĞINI YÜKSELTMEYE DAVET EDİYORUZ”

Türkan Aslan Ağaç ise yerel demokrasiyi savunduklarını belirterek şunları söyledi:

“Bulunduğumuz bu kent binlerce yıldır uygarlıkların beşiğidir. Çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı toplumsal yapıya sahip kendine özgü bir yaşam hakkı olan bir kenttir. Bugün İzmir’de demokrasi ve barışın tesis edildiği gelecek için özgür ve yaşanabilir bir kent olmayı İzmir de hak ediyor. Hepimizin bu kentin barındırdığı olanak ve kaynaklara erişme onları eşit adil biçimde paylaşma, haklardan eşit yararlanma, kolektif ihtiyaç ve ortak hayallerimiz doğrultusunda kentleri özgür mekanlara dönüştürmemiz gerekmektedir. DEM Parti olarak rejimin ayrımcı ve milliyetçi politikalarına karşı eşitlik ve özgürlük bayrağını yükseltmeye bütün İzmirlileri davet ediyoruz.”

AKIN: “KAYYUM REJİMİNİ 31 MART’TA BİTİRECEĞİZ”

DEM Parti (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) İzmir Milletvekili İbrahim Akın da katılanların Nevruz bayramını kutlayarak, “Yüzyıllardır nasıl Demirci Kawa’lar varsa bu ülkede dehaklar da var. Dehaklar şu anda Kürtlerin kimliği, Alevilerin inancıyla emekçilerin hakkını vermemesiyle, tecrit ve kayyum politikasıyla bu ülkeyi tek adam rejimi ile yönetmek istiyor. Bunlara 31 Mart’ta cevap vermeye var mısınız? Kayyum rejimini 31 Mart’ta bitireceğiz. Bu seçimler bizim için çok kıymetli. Biz yaşadığımız her olayın tek adam rejimiyle ilgisi olduğunu biliyoruz” dedi. 13 Şubat’ta Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden faciasını da hatırlatan Akın, tecride, kayyuma ve özgürlükleri gasp etmeye karşı Türkiye’nin her tarafında mücadelelerini büyüteceklerini söyledi.

Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın parti logosu kullanmadığını söyleyen Akın, “Hamza Dağ her yerde kendi ismiyle propaganda yapıyor. AKP logosu kullanamıyor. Biliyor ki AKP’nin İzmir’de hiçbir şeyi kalmamış. Buradan ona sesleniyoruz AKP logosunu kullanmıyorsan bırak bu işi” ifadelerini kullandı.

UÇAR: “31 MART’TA BU ÇÜRÜMÜŞ SİYASETE EN BÜYÜK CEVABI VERECEĞİZ”

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar, katılanların Nevruz bayramını kutladı. Uçar, “Bu alanı doldurarak bugünün Dehaklarına, cevap veren bütün halkların nevruzunu kutluyorum. Bugünün Nevruzu 31 Mart’ta cevaptır. Önümüzde yerel seçimler var. Bütün siyasi partilerin gündeminde DEM Parti var. Haklılar; Türkiye’de iktidarı da muhalefeti de belirleyen güç DEM Parti’dir. DEM’le ilgili kurulan bütün sözlere söyleyeceğimiz tek bir şey var; DEM tüm sorunlara derman olmaya geliyor. Bütün siyasetleri matematikteki çıkarma işlemi gibi. Kadınları, gençleri, halkları ve inançları siyasetten çıkarmak istiyorlar ve çıkarıyorlar. Bizim demokratik siyasetimiz, herkesi sahiplenen siyasetimiz en büyük korkuları olmuş. 31 Mart’ta bu çürümüş siyasete en büyük cevabı vereceğiz. Bu Nevruz, özgürlük Nevruzdur dedik. Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden bugüne direnişini dik tutan bütün halkımızla birlikte demokratik siyasetteki ısrarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-izmir-milletvekili-ibrahim-akin-kayyum-rejimini-31-martta-bitirecegiz/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP ve DEM Gizli İş Birliği İçinde https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-dem-gizli-is-birligi-icinde/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-dem-gizli-is-birligi-icinde/#respond Sun, 17 Mar 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20146 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki seçimi hatırlatarak, “CHP yine DEM ile gizli saklı bir iş birliği halinde. Bunu da milletin gözünden kaçırmak için her gün lügatten yeni bir ittifak buluyorlar. Sözde kent uzlaşısı adı altında şehirleri, ilçeleri, belediye meclislerini paylaşıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçim çalışmaları çerçevesinde geldiği Konya’da Kılıçarslan Kent Meydanı’nda AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen mitingde halka hitap ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki seçimleri hatırlatarak, “Geçen seçimleri hatırlayın. Birbirlerini yolda görseler selam vermeyecek olanları bir araya getiren işte bu odaktır. 6’lı masayı hatırlıyorsunuz değil mi? Bunlar bu. Bugün mahalli idareler seçiminin kendine mahsus özelliklerini kullanarak cepheyi biraz daha geliştirdiler. CHP yine DEM ile gizli saklı bir iş birliği halinde. Bunu da milletin gözünden kaçırmak için her gün lügatten yeni bir ittifak buluyorlar. Sözde kent uzlaşısı adı altında şehirleri, ilçeleri, belediye meclislerini paylaşıyorlar. Kendi iradesi olmayan DEM yönetimi dışarıdan aldığı emirlere göre hareket ediyor. En çok oyu aldığı yerde bile şehirleri yönetecek değil örgütün emrinden çıkmayacak kukla isimleri aday gösteriyorlar. Yani nereden, Kandil’den. CHP ile yaptığı pazarlıkta payına düşen yerlerde ise siyasi tabanı olan değil yine işaret edilen isimleri öne sürdüler. Bu 2 partinin kazanmak için kurduğu sinsi oyuna, Cumhur İttifakı’na ve AK Parti’ye kaybettirmek için katılan başka aktörler de var. Senaryoya asli unsur olarak dahil edilmeyen bu figüranların tek görevi Cumhur İttifakı’nın gücünü zayıflatarak CHP–DEM ittifakının değirmenine su taşımaktır” dedi.

“Demet demet dolarları topluyorlar, avroları topluyorlar ve paylaşıyorlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP’nin kifayetsiz muhterisleri yıllardır laiklik, Atatürkçülük, irtica gibi belirli kavramların istismarı ile varlıklarını sürdürmeyi başarmıştır. Şimdi aynı anlayışın farklı bir sürümü ile karşı karşıyayız. Onlar da kendilerince bazı kavramlara sığınarak ülkenin ve milletin hayrına hiçbir program ortaya koymadan, hiçbir adım atmadan siyasette tırnak tutturmanın hevesindeler. Aynı yöntemi daha önce partimizden ayrılan birileri de denemişti. Hatırlıyorsunuz değil mi? Partimizden ayrılıp ondan sonra 6’lı masaya ne oldular? Misafir oldular. Şimdi ne alemdeler? Şu anda parlamentoda bile yerleri yok. Hepsinin de sonu hüsran oldu. Güya Anadolu ayağa kalkacaktı, kendileri meclise bile giremediler. Sadece sandıkta değil milletin vicdanında da kaybettiler. Hiç şüphesiz bunların da akıbeti aynı olacak. Çünkü aynı yolda gidiyorlar. Bizim Cumhur İttifakı ve AK Parti dışında siyaset üretilmesine, siyasi etkinlik gösterilmesine, projeye ortak konulmasına, seçimlerde milletin karşısına çıkılıp destek istenmesine hiçbir itirazımız yok, olamaz. Demokrasinin ve hakkaniyetin gereği budur. Sadece memleketin hayrına hiçbir fikir üretemeyen, eylem ortaya koyamayanların durumlarına gönlümüz razı gelmiyor. Başka hiçbir hüner göstermeden sırf AK Parti husumeti ile Erdoğan husumeti ile ve AK Parti oylarına gözlerini dikerek siyaset yaptıklarını sananları anlamakta zorlanıyorum. Eskiler selden gelen suya gider derler. Sırtını sadece konjonktüre dayamaktan başka sermayesi olmayanların akıbeti yeni bir konjonktürle silinip gitmektir. AK Parti işte bu şekilde kurulduğu günden beri girdiği her seçimden birinci çıkmayı başardı. Konya, bizim bu davamızın da mücadelemizin de eser ve hizmetlerimizin de maruz kaldığımız saldırılarında en yakın şahididir. Soruyorum sizlere, Konya AK Parti’nin döküntüleri ile tek parti faşistlerinin ve terör örgütü uzantılarının başarısı için çalışanlara itibar eder mi? Hele hele Konya. CHP gibi adı her türlü gizli pazarlıkta ve şaibeli işlerle anılan bir partiyi sınırlarından içeri sokar mı? Bu ara ne yapıyor? Demet demet dolarları topluyorlar, avroları topluyorlar ve paylaşıyorlar. Şunların haline bak yahu. Bunlara bu ülke teslim edilir mi? 31 Mart’ta kararlı mıyız? Gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için kapı kapı dolaşmaya var mıyız” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-dem-gizli-is-birligi-icinde/feed/ 0
Bahçeli: CHP, PKK ile organik bağ kurmasının bedelini sandıkta ödeyecek https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20095 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ofislerde utanmadan sıkılmadan balya balya para sayan CHP yönetimi ne yapsa beyhudedir. Zira DEM’lenip PKK ile kent ittifakı maskesi altında organik bağ kurmasının bedelini 14 gün sonra sandıkta ödeyecektir.” dedi.

MHP’nin 14. Olağan Büyük Kurultayı, Ankara Spor Salonu’nda toplandı.

Kurultayda konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli, 81 ili temsilen bazı illerin isimlerini okuyarak sembolik yoklama yaptı. Bahçeli’ye, salondaki partililer, “Burada” diyerek karşılık verdi.

Bahçeli, “Ülkümüzden dönersek, döneklere güvenirsek gök girsin, kızıl çıksın. Yeni yüzyıla Türkiye’nin damgasını vurmazsak, Türk ve Türkiye sevdamızdan vazgeçersek, haktan, halktan, hakikatten milim ayrılırsak, gök girsin, kızıl çıksın.” diye konuştu.

Hayat yolculuğunda tomurcuk kaygısı taşımayan bir ağacın odun olmaktan başka seçeneği bulunmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Milliyetçi, ülkücü hareketin serdengeçti yüreklerinin, 55 yıl önce yola çıkarken mutlak suretle tomurcuk derdi vardı. Lakin yeşillenen yapraklarımız kimi zaman sararıp düştü. Kuruyup sararan bu yaprakların akıbetini rüzgarlar tayin etti. Bazıları kapıyı sert çekip gittiğinden, dönmeye yüzleri kalmadı. Bazıları meçhule açtıkları yelkenler yırtılınca ıssızlığa mahkum oldu. Kimi zaman da sapı gövdemizden ayrılan baltaların darbesine maruz kaldık ancak geldiğimiz bu aşamada tıpkı bir çınar gibi Türk milletinin vicdanında kök salmasını hamdolsun başardık.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çanakkale Savaşı sonucunda kazanılan zaferin, bölgesel ve küresel dengeleri değiştirdiğini, bunun da Türkiye Cumhuriyeti’nin yol haritasını çizdiğini vurguladı.

Çanakkale’yi geçemeyenlerin bu defa Türkiye’yi topyekun geçmek için çırpındığını belirten Bahçeli, “topla tüfekle sonuç alamayanların, demlenmiş ve devşirilmiş işbirlikçilerinin taşeron kılavuzu ile bir kez daha operasyon çekmekle uğraştığını” kaydetti. Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık mirasını yağmalayan habis güruhun, 100 yılı karanlığa itmek, yaşanmaz hale getirmek, milleti mağlup etmek için yanıp tutuştuğunu ifade etti.

“Muhalefet, birbirini yiyip tüketiyor”

Muhalefet partilerinin, devletin dayandığı kurucu ilke ve esasları, milletin mukavemet zırhı olan milli birlik ve dayanışma hisarlarını yıkmak için adeta yarıştıklarını savunan Bahçeli, 2023’teki Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde hayal kırıklığına uğrayan muhalefetin, birbirini yiyip tükettiğini, sakat ve sancılı bir irade eşliğinde 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne kara propaganda ile hazırlandıklarını öne sürdü.

“CHP’nin, terör örgütü PKK’nın siyasallaşmasını misyon edindiğini, demlenerek rotasını kaybettiğini, bu suretle bölücü korsanlar tarafından rehin alındığını” ifade eden Bahçeli, “DEM, CHP’yi maalesef dönüştürmekle kalmamış, tarihinden ve istikametinden koparmıştır.” dedi.

Devlet Bahçeli, CHP’de kimin fiilen genel başkan olduğunun belli olmadığını da savunarak, “Her gün yeşeren çıkar kavgaları, insanımızı rahatsız eden gürültü kirliliği, patlak veren krizler, CHP’nin güvenilmez siyasetini açığa vurmuş, teşhir etmiştir.” değerlendirmesini yaptı.

CHP’lilerin, DEM Parti ile ilgili yaptığı açıklamaları eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İstanbul Çekmeköy’de seccade, Ataşehir’de zikirmatik dağıtan, insanımızın ekonomik durumunu sömürürken ofislerde utanmadan, sıkılmadan balya balya para sayan CHP yönetimi, ne yapsa beyhudedir. Zira DEM’lenip PKK ile kent ittifakı maskesi altında organik bağ kurmasının bedelini 14 gün sonra sandıkta ödeyecektir.” şeklinde konuştu.

Hiçbir milliyetçinin bu kifayetsizlere oy vermeyeceğini söyleyen Bahçeli, “Dünyanın en büyük Türk kentinin yıllarını çalan, bu kenti Ermenilerin sayan, Türk’ün adını anmayan, büyükşehir belediyesini sıçrama tahtası gören, vaatlerini unutan, CHP’yi Saraçhane’den yöneten malum zat için veda vakti gelip çatmıştır.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-31-martta-kazanacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-31-martta-kazanacak/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18702 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Torbalı ilçesindeki halk buluşmasında, “Karşımızda korkunun ittifakı Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı; Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Ben size güveniyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi önünde halk buluşması düzenledi. Buluşmaya, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel, Murat Bakan,  Yüksel Taşkın, İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Torbalı İlçe Başkanı Hakkı Polat, Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir’in yanı sıra çok sayıda partili katıldı.

CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Torbalıya her geldiğimde büyük bir coşkuyla karşılanıyorum Torbalı’dan büyük bir umutla heyecanla ayrılıyorum. Bugün bu güzel meydanı hınca hınç dolduran sizlere sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Torbalının sadece miting alanı değil arkası sağı solu değil sadece gelirken Torbalı’nın balkonları esnafı sokaktaki çocuklarına kadar herkeste bir seçim heyecanı gördüm ve bu senenin en coşkulu karşılamasını yapan Torbalı Gençlik Kolları’na İzmir Gençlik Kolları’na yürekten teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“MİTHAT BAŞKANIMIZ KOLTUK İÇİN DEĞİL; GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN PARTİSİ İÇİN ÇALIŞIYOR”

Torbalı Belediye eski Başkanı merhum İsmail Uygur’u da anarak sözlerine devam eden CHP Lideri Özel, “Öncelikle İsmail Uygur başkanımızı hatırlamak onu rahmetle anmak isterim. Geçen sefer Torbalı İsmail başkanı seçti o da sağlık sorunları yaşadı hastalandı talihsiz bir kaza geçirdi ve aramızdan ayrıldı bir kez daha ailesinin acısını Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak paylaşıyoruz Allah gani gani rahmet eylesin İsmail başkanımıza ve İsmail başkanımızdan sonra bayrağı Mithat başka devralıp Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba ocağının bayrağını yere düşürmedi hepimizi memnun eden bir ağabeylikle belediyemize sahip çıktı. Şimdi de başkanımız bizimle birlikte kampanyaya destek veriyor çünkü çıkar için değil koltuk için değil Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi için çalışıyor” diye konuştu.

“İZMİR ŞÜPHESİZ DEĞİŞİMİN BAŞKENTİ”

Özel, “Hepimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yurttaşlarıyız. Gerektiğinde ordusunun askerleriyiz, devriminin neferleri yolunun takipçisi emanetinin bekçileriyiz. İzmir şüphesiz değişimin başkenti, İzmir’de otuz belediye başkan adayımız ve bir büyükşehir belediye başkan adayımız var. Bir değişim Cumhuriyete yakışır, çağdaş Türkiye’ye yakışır, bir değişim olacaksa İzmir’den başlayacaktır. 30 adayımızın yaş ortalaması 46. İzmir Torbalı’da da Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik eğitiminden sonra Harvard Üniversitesi’nde Liderlik eğitimi alan partimizin gençlik kollarında yetişmiş İzmir’de çok genç 40 yaşında bir evladımız Övünç Demir, yeni belediye başkan adayımız. Ona güveniyoruz. Ona inanıyoruz Torbalı’ya hizmet edecek İzmir’e hizmet edecek, partimize hizmet edecek, önünde çok uzun bir yol var. Çalışkan, dürüst, titiz, sabırlı ama kararlı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay. Ben ikisine de çok inanıyorum ve güveniyorum” diye konuştu.

“YÜREĞİNDE VATAN MİLLET BAYRAK ATATÜRK SEVGİSİ OLAN HERKES BİZİMLE BERABER”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mardin’deki mitinginde “Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Biri ‘DEM varsa olmaz’ diğeri ‘DEM’siz olmaz’ diyor” sözlerine tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, şunları söyledi:

“Bugün AKP Genel Başkanı nihayet sahaya çıktı Mardin’e Şırnak’a gitti. Çıktı sahadan bizimle kavga etmek istedi. Tutturmuş DEM diye. Ben diyorum ki vatandaşın derdi DEM değil zam zam zam. Ben onunla kavga edeceğim ama onun istediği alanda etmeyeceğim, kimlik mezhep siyasetinde etmeyeceğim gençler için Türkiye için edeceğim. Mardin’de demiş ki 27 yıldır demokratikleşme adımlarına karşı çıkan kimdi? Güya CHP’yi Mardin’deki vatandaşlara şikayet ediyor. Kardeşim biz hiç karşı çıkardık aksine destek verdik. Sen ak desen kara diyen, miting meydanında sana idam ipi atan herkesten olan senden olmaz diyen Devlet Bahçeli’ydi ne çabuk unuttun. Bunlar dün öptükleri surata bugün tükürenler, dün küfrettiklerine bugün methiye düzenlerdir. Bu riyakarlara inat Cumhuriyet Halk Partisi durduğu yerdedir. Durduğu yer Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeler, Türkiye’nin birliği bütünlüğü, yüreğinde vatan millet bayrak Atatürk sevgisi olan herkes bizimle beraberdir biz de onlarla beraberiz. Madem kavga etmek istiyorsun gel emeklinin hakkı için kavga edelim.”

“EMEKLİNİN DE ÇİFTÇİNİN DE YOKSULUN DA UMUTSUZ GENÇLERİN DE HAKKINI ARAYACAĞIZ”

31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye İttifakı’nın kazanacağına vurgu yapan Özel, “31 Mart’ta bu Cumhur İttifakı’nın gücünü yerelden dengeleyin. Belediyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye İttifakı’na verin. Emeklinin de çiftçinin de yoksulun da umutsuz gençlerin de hakkını arayacağız ve söke söke söke alacağız. Söz veriyoruz. Onlar korkunun ittifakıdır. Onlar hakaret eden kötü söz söyleyen, korkutan bir ittifaktır. Karşısında biz umudun ittifakıyız. Karşında Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınlarını Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle doğulusuyla batılısıyla Alevi’siyle, Sünni’siyle, milliyetçi demokratıyla, muhafazakar demokratıyla, aslan sosyal demokratlarla birlikte olan ittifak bizim ittifakımızdır. Karşımızda korkunun ittifakı, Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı, Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Övünç Demir kazanacak. Kazanacak. Cemil Tugay kazanacak. İzmir kazanacak. Türkiye ittifak Kazanacak. Türkiye kazanacak. Siz kazanacaksınız. Ben size inanıyorum. Ben size güveniyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-31-martta-kazanacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye İsrail’e en sert tepki gösteren ülkelerden biri https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-israile-en-sert-tepki-gosteren-ulkelerden-biri/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-israile-en-sert-tepki-gosteren-ulkelerden-biri/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18672 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak ilk günden beri İsrail’e en sert tepki gösteren ülkelerden biriyiz. Filistin’i savunduk, Filistin davasına sahip çıktık. Her kim bu milletin Gazze ve Filistin davasındaki gayretini sorguluyorsa açıkça kendi insanına hakaret ediyor demektir. Her kim, doğruluğuna yanlışlığına bakmadan ‘Hiçbir şey yapmadılar’ diyorsa alenen iftira atıyor demektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mardin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkında toplanan kalabalığa hitap etti. Konuşmasına kardeşlik vurgusu ile başlayan Erdoğan, Mardin ve tüm ilçelerini selamladı. Dünyaya kardeşlik dersi veren şehirler şehri Mardin’de olmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Burası insanıyla kültürüyle mimarisiyle farklı inançları barış içinde yaşatmasıyla dünyada eşi benzeri bulunmayan nadide şehirdir. Burası okumasını bilene bir tarih kitabıdır, görmesini bilene bir açık hava müzesidir. Biz bu şehri tüm renkleriyle tüm güzellikleriyle seviyoruz. Pazartesi itibariyle 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerife kavuştuk. Ramazan-ı Şerif’in hayırlı olmasını diliyorum. Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik duygusunu daha fazla yüreğimizde hissediyoruz. Ancak Gazze başta olmak üzere etrafımızdaki çatışmalar sebebiyle bu Ramazan-ı Şerife de buruk girdik. Görül coğrafyamızda istikrarsızlık hakim. Suriye 13 yıldır barışa hasret kaldı. Irak’ta etnik çatışmalar sürüyor. Rusya Ukrayna savaşı 3. yılına girdi. Tüm bunlar yaşanırken İsrail Filistin’i vurdu. Bu güne kadar Filistin’e en büyük desteği Türkiye olarak biz yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. Biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini gençlik yıllarımızdan beri biliyoruz. Her aşamada Filistin’i savunduk ve Filistin davasına sahip çıktık. Ömrümüzü adadığımız bu davada kendini bilmez hadsizler farklı şeyler söylüyor. Hiçbir şey yapmadılar diyen alenen iftira atmaktır. Hamas terör örgütüdür diyen CHP’nin listesinden meclise girenler, kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler. Hem Filistin’e yardım etmediler diyeceksiniz hem de Filistinlilere terörist diyenlere seçim kazandıracaksınız bunun adı ahlaksızlıktır” diye konuştu.

“21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırmızı çizgilerinin net olduğunu belirterek, “Dış politikada nasılsa iç siyasette de bizim tavrımız bellidir. Kırmızı çizgilerimiz gayet nettir. Buraya girerken emniyetten sordum şuanda meydanda 50 bin kişi bizi dinliyor. 21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik. 15 Temmuz gecesi FETÖ’ye karşı kurduğumuz Cumhur İttifakımız ilk günkü gibi temiz ve dürüst bir şekilde devam ediyor. Vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli işimiz yok” şeklinde konuştu.

“Birileri DEM’liyor, diğerleri DEM’lemiyor”

Konuşmasında ana muhalefet partisi CHP ile DEM partiye yüklenen Erdoğan, birilerinin DEM’lendiğini, diğerlerinin ise DEM’lenmediğini söyledi. Erdoğan, “Belediyeleri DEM’le beraber yönetecekler ve DEM’siz yönetecekler diye ikiye ayırmışlar. Demlilerin girebilecekleri ve giremeyecekleri belediye diye ayrım yapıyorlar. Biri DEM ile yürüyeceğim diyor, biri çıkıyor DEM’i belediyeye almam diyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda olan şahsı ya kimse takmıyor ya da buna had bildiriyor. Ortada şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanın aklına bunları görünce nereden baksan tutarsızlık şarkısı sözü geliyor. Bu ahlaksızlık bunların paçalarından akıyor. CHP’de tüm bunlar yaşanırken madalyonun öbür tarafında da durum çok vahim. Lafa gelince Kürtlerin adını istismar edenler seçmenlerinin haysiyetini bile düşünemiyor. Kendilerince Kürt kardeşlerimizin iradesine ipotek koyanlar sadece havaya bakıp ıslık çalıyor. Son 21 yıldır sessiz devrim gerçekleştiren bize demediğini bırakmayan bunlar değil mi, şimdi aynı kesimler 2024 yılında tek partinin faşist ruhunu ortaya koyan CHP’ye oynuyor. Buradan bir hakikati söylemek istiyorum. Bizim dönemimizde oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmak yoktur. Bize efendilik değil hizmetkarlık yakışır. Şiddete bulaşan, terörü övenlere karşı yasal zeminde gerekenler yapılır ama sırf oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmadık yaptırmayız. Biz istismar değil, hizmet ve yatırım peşinde koşuyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Şırnak’tan Mardin’e gelirken trafik kazası geçirerek şehit olan koruma ekibindeki polis memuruna rahmet, yaralanan 2 polis memuruna da acil şifalar diledi. – MARDİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-israile-en-sert-tepki-gosteren-ulkelerden-biri/feed/ 0
Özgür Özel’den “Lider benim” mesajı: Ekrem Bey’le de Burcu Hanım’la da konuştum, mesele kapandı https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/#respond Sat, 09 Mar 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17397 Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Seçildiğimde belediyenin kapıları DEM Parti hariç her siyasi partiye açık olacak” şeklindeki sözlerine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Bunu diyen, ya kendine başka bir iş ya da başka parti bulacak” karşılığını verdi. İmamoğlu’nun genel başkan edasında Köksal’a resti çekmesi sonrası gözlerin çevrildiği CHP lideri Özel’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi.

“ISRARCI OLSA BİZİM PARTİMİZDE SİYASET YAPAMAZ”

İmamoğlu’nun İstanbul’da ayrım yapmadığı için DEM Parti’nin de oyunu aldığını ifade eden Özel, “Burcu Hanım düzeltme yapmasa, ısrarcı olsa zaten sayın İmamoğlu’nun ifadeleri ile bizim düşüncelerimiz birbirinden farklı olamaz. Bizim partimizde siyaset yapamaz. İstanbul’da genel seçimlerde DEM’e oy vermiş birisi, İmamoğlu ayrım yapmadığı için, belediyenin hizmetlerinden yararlanma noktasında hiçbir ayrımcılığa tabi tutmadığı için inanılmaz bir oy alıyor. Hepimizin yaşadığı bir şey var. İletişimde geçen süre iddiayı kuvvetlendiriyor. Birileri ‘ırkçılık, faşizm’ diyor. Açıklama gecikince iddia güçleniyor. Ertesi gün Ekrem Bey sahaya çıkmış, net tavrını ortaya koymak istemiştir. Burcu Köksal’ın açıklamalarından sonra her iki açıklamanın da hüküm cümleleri düşmüştür. Önümüze bakıyoruz” dedi.

“LİDER BENİM” MESAJI

Açıklamasının devamında hem İmamoğlu’na hem de Köksal’a “Lideri benim” mesajı veren Özel, “Ben Ekrem Bey tarzı bir şey söylesem Burcu hanımla ipler kopar. Sonuçta Afyon’da iyi gidiyor. Her yönüyle kritik bir yerde seçimi alıyoruz. Burada bir yol kazası olmuş. Ekrem Bey’in açıklamasının İstanbul seçimli odaklı olmasına rızam var. Ekrem Bey’le de, Burcu Hanım’la da konuştum. Bu mesele CHP açısından kapanmış bir meseledir” ifadelerini kullandı.

BURCU KÖKSAL NE DEMİŞTİ?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel önceki gün Afyonkarahisar’da Belediye Başkan Adayı ve CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal ile miting düzenlemişti. Burada konuşan Burcu Köksal, “Belediye başkanı olarak seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapıları DEM Parti hariç, bütün siyasi partilere açık olacak. Onlar bunu söyleyemez, AKP’nin adayı bunu söyleyemez. Onlar ancak yaygara koparır, kapalı kapılar ardından pazarlık yaparlar” demişti.

ÖZEL, DURUMU KURTARMAYA ÇALIŞTI

CHP lideri Özgür Özel, daha sonra Uşak’ta düzenlediği mitingde konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Özel, “Demin Afyon’dan geldim ve Burcu Başkandan da selam getirdim. Bu sırada Afyon’da konuşurken belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız diye söylerken orada bir küçük sürçü lisan oldu, ‘aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon belediyesinin de, Uşak belediyesinin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, tüm Uşak ve Afyonlulara açıktır” diyerek durumu kurtarmaya çalışmıştı.

KÖKSAL GERİ ADIM ATMADI

Öte yandan tv100.com yazarı Barış Yarkadaş, Burcu Köksal ile telefonda konuştuğunu duyurmuştu. Yarkadaş, “Burcu Köksal, bana telefonda ‘Ben Belediye Başkanı seçildiğimde, Afyonkarahisar Belediyesi’ni DEM Partlilere yönetmeyeceğim. Ben bir dil sürçmesi sonucu değil, verdiğim söz üzerine konuştu. Ben bu sözü ilk günden beri verdim. Bu sözümün de arkasındayım’ dedi” ifadelerini kullanmıştı.

“AFYONKARAHİSAR’I DEM’LİLERLE VE HÜDA PAR’LILARLA YÖNETMEYECEĞİM”

Köksal daha sonra X hesabındaki paylaşımda Suriyeli sığınmacıları şehirden göndereceğini yazarak, “AKP, ‘Mevcut işçileri çıkaracak, PKK’lıları işe alacak’ diyor. Ben ‘Emeklilere dört ay doğalgaz ve Afjet konusunda destek vereceğim’ diyorum, ‘Belediyeyi DEM’lilerle yönetecek’ diyorlar, ‘Rantsal dönüşüm değil, bedelsiz ev yapacağım’ diyorum. ‘Gizli kapılar ardında DEM’lilerle görüşüyor’ diyorlar. Açık ve net Afyonkarahisar’ı DEM’lilerle ve HÜDA PAR’lılarla yönetmeyeceğim” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/feed/ 0
İmamoğlu’nun kapıyı gösterdiği Burcu Köksal’a bir tepki de Özgür Özel’den https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/ https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16749 “Seçildiğimde belediye kapıları DEM Parti hariç her partiye açık olacak” diyen CHP Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı Burcu Köksal’ın sözleri parti içerisinde büyük krize neden oldu. Konuyla bugün sabah saatlerinde bir açıklama yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ya kendine iş bulacak ya başka parti bulacak” diyerek Köksal’a tepki gösterdi. Bu sözlerin yankıları sürerken bir değerlendirmede CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi.

“KAPILARI HERKESE AÇACAKLARINA SÖZ VERECEKLER”

Kütahya mitinginde açıklamalarda bulunan Özel, “CHP’li belediyeler kişilerin dini inancı, mezhebi, etnisitesi, doğduğu yer, ırkı ve yine hangi siyasi görüşe bağlı olduklarına bakılmaksızın belediye hizmetlerini eşit sunacaklarına ve belediyenin kapılarını herkese açacaklarına söz verecekler” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU KAPIYI GÖSTERDİ

Seçim çalışmaları kapsamında Bakırköy’de vatandaşlara seslenen İmamoğlu da Köksal’ı işaret ederek “Ben CHP’liyim ama bu partiye, bu partililere değil; bu şehrin her insanına hizmet ediyorum. Her siyasi görüşten olan insanına. Öyle ‘Ben belediye başkanı olursam şu partilileri belediyeye almam, şu partiler hariç şunlarla görüşürüm’ diyen ya kendine başka bir iş bulacak ya da başka parti bulacak. Öyle yok. Biz insan ayırt etmeyiz kardeşim. Hani birileri çıkıyor ya ‘vatan haini, terörist.’ Hatırlayın, büyükşehir belediyesi terörist doluydu! Bunu diyenle, bu aynı akıl. Öyle yağma yok” dedi.

BURCU KÖKSAL NE DEMİŞTİ?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel önceki gün Afyonkarahisar’da Belediye Başkan Adayı ve CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal ile miting düzenlemişti. Burada konuşan Burcu Köksal, “Belediye başkanı olarak seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapıları DEM Parti hariç, bütün siyasi partilere açık olacak. Onlar bunu söyleyemez, AKP’nin adayı bunu söyleyemez. Onlar ancak yaygara koparır, kapalı kapılar ardından pazarlık yaparlar” demişti.

ÖZEL, DURUMU KURTARMAYA ÇALIŞTI

CHP lideri Özgür Özel, daha sonra Uşak’ta düzenlediği mitingde konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Özel, “Demin Afyon’dan geldim ve Burcu Başkandan da selam getirdim. Bu sırada Afyon’da konuşurken belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız diye söylerken orada bir küçük sürçü lisan oldu, ‘aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon belediyesinin de, Uşak belediyesinin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, tüm Uşak ve Afyonlulara açıktır” diyerek durumu kurtarmaya çalışmıştı.

KÖKSAL GERİ ADIM ATMADI

Öte yandan tv100.com yazarı Barış Yarkadaş, Burcu Köksal ile telefonda konuştuğunu duyurmuştu. Yarkadaş, “Burcu Köksal, bana telefonda ‘Ben Belediye Başkanı seçildiğimde, Afyonkarahisar Belediyesi’ni DEM Partlilere yönetmeyeceğim. Ben bir dil sürçmesi sonucu değil, verdiğim söz üzerine konuştu. Ben bu sözü ilk günden beri verdim. Bu sözümün de arkasındayım’ dedi” ifadelerini kullanmıştı.

“AFYONKARAHİSAR’I DEM’LİLERLE VE HÜDA PAR’LILARLA YÖNETMEYECEĞİM”

Köksal daha sonra X hesabındaki paylaşımda Suriyeli sığınmacıları şehirden göndereceğini yazarak, “AKP, ‘Mevcut işçileri çıkaracak, PKK’lıları işe alacak’ diyor. Ben ‘Emeklilere dört ay doğalgaz ve Afjet konusunda destek vereceğim’ diyorum, ‘Belediyeyi DEM’lilerle yönetecek’ diyorlar, ‘Rantsal dönüşüm değil, bedelsiz ev yapacağım’ diyorum. ‘Gizli kapılar ardında DEM’lilerle görüşüyor’ diyorlar. Açık ve net Afyonkarahisar’ı DEM’lilerle ve HÜDA PAR’lılarla yönetmeyeceğim” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/feed/ 0
Erdoğan: Hangi maskeyi takarlarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor https://www.haber60.com.tr/erdogan-hangi-maskeyi-takarlarsa-taksinlar-milletimiz-bunlarin-ne-oldugunu-artik-gayet-iyi-biliyor/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-hangi-maskeyi-takarlarsa-taksinlar-milletimiz-bunlarin-ne-oldugunu-artik-gayet-iyi-biliyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:33:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14860 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hangi maskeyi takarlarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşacaklarını şaşırdılar.” dedi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Antalya’da düzenlenen mitinginde konuştu. Mitinge katılanlara “Şurada artık 30 günümüz var. Kadın Kolları, gençler, Cumhur İttifakı, 31 Mart’a hazır mıyız? Yeniden Antalya diyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan,  Antalya’nın turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle ve insanıyla ülkeye değer kattığını söyledi. Antalya’nın artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüştüğünü kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

“Hükümeti ya da belediyeleri yönetmek için sandıktan yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapar. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirir, verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya geçtiğimiz beş yılda büyükşehir ve ilçeleriyle belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor. Önümüzde beş yıl için de aday olanları ölçüp, tartıyor. Antalya’ya hizmete talibiz.”

“OY ORANLARI ANTALYA İLE ARAMIZDAKİ MUHABBETİ YANSITMAKTAN UZAK”

Antalya halkının, geçen mayıs ayındaki seçimlerde kendilerine Cumhurbaşkanlığında yüzde 43, milletvekilliğinde yüzde 41 oy verdiğini kaydeden Erdoğan, “Tabii bu oy oranları Antalya ile aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzaktır. Hep birlikte 31 Mart’ta sandıkları Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Sizlerden bunun sözünü almak istiyorum. Yerel yönetimi de bize teslim ettiğinizde ülkeyi uçurmaya devam edecek miyiz? Bu ülkeyi çöpten, çamurdan, çukurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz. Antalya’nın dünya şehri vasfını her alanda güçlendirme sözümüzü yerine getireceğiz.” dedi.

“NE YAPSALAR BOŞ, NE YAPSALAR BEYHUDE”

CHP Genel Başkanının parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler verdiğini ifade eden Erdoğan, “Teşkilatlarına ‘dürüst davranın’ demiyor da ‘seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın’ diyor. Tabii ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hangi maskeyi takarlarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşacaklarını şaşırdılar. CHP’nin Genel Başkanı önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile DEM’lendi, ittifak yaptı. Bu iki parti kendi aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştılar. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan ‘Bizim DEM ile ittifakımız yok’ diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış. Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar. Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir.”

Millete hizmete devam ettiklerini, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettikleri gibi bugünkü sıkıntılarını da yine kendilerinin çözeceğini belirten Erdoğan, “Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en üst sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılı ile zirveye de öyle çıkaracağız.” şeklinde konuştu.

“ZORLUKLARI GÖRMEZDEN GELMİYORUZ”

“Gerisinde 10 yıllık zorlu bir mücadelenin, bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde önemli mesafeler katettik.” diyen Erdoğan açıklanan büyüme rakamlarına değindi. Erdoğan, “Tesis ettiğimiz kesintisiz büyüme iklimi sayesinde istihdamda, üretimde, ihracatta, turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yolumuza devam ediyoruz. Tüm bunları söylerken çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz. Tam tersine bu sıkıntıların çözümünün üretiminin, büyümenin, yatırımdan, çalışmaktan, kazanmaktan geçtiğini biz söylüyoruz.” dedi.

MİLLİ İRADE BAYRAMINI BERABER İLAN EDECEĞİZ”

Ramazan ayının yaklaştığına işaret eden Erdoğan, meydandakilere “Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını beraberce ilan edeceğimize ben inanıyorum. Siz inanıyor musunuz? Cumhuriyetimizin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesinin yeni bir safhasını inşallah sizlerle birlikte ‘Yeniden Antalya’ diyerek başlatacağız. Gayretiniz ve desteğiniz için Rabb’im şimdiden sizlerden razı olsun.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-hangi-maskeyi-takarlarsa-taksinlar-milletimiz-bunlarin-ne-oldugunu-artik-gayet-iyi-biliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEM ile demlendi” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14833 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Görüldüğü gibi sandıkta hesap verecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. CHP’nin Genel Başkanı, önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan bizim DEM’le ittifakımız yok diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kepez ilçesi Turgut Özal Spor Salonu yanında düzenlenen mitingte vatandaşlara hitap etti.

Mitinge katılımın 80 bin olduğunu kaydeden Erdoğan, güzelliklerini anlatmaya, dillerin kifayetsiz kaldığı Antalya’da bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne 30 günün kaldığını dile getiren Erdoğan, “Antalya’nın ilçeleri gümbür gümbür geliyor. Buğulu gözlerle Akdeniz ufuklarını süzen Antalya, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle hepsinden önemlisi insanıyla ülkemize değer katıyor, huzur veriyor. Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. Dün başlayan ve 3’üncüsü Antalya Diplomasi Forumu bu yükselişin işaretlerinden biridir. Antalya artık sadece Türkiye’nin değil, artık dünyanın bütünleştiği bir yer. Bu tür organizasyonlar şehrimizin marka değerinin artmasına da katkı sağlıyor. Antalya Diplomasi Forumu’nda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılara ülkemizi ve küresel meselelere ya anlatma imkanı bulduk” diye konuştu.

“Antalya sözünde duracak”

Seçimlerin siyasetçiler için hesap verebilme dönemlerinin olduğunun altını çizen Erdoğan, “Biz zaten yıllardır hesap verdik. Hesap veriyoruz. Ama hesaptan kaçanlara da 31 Mart’ta hesap sormaya hazır mıyız? Gümbür gümbür 31 Mart’a hazırlanıyor muyuz? Hükümeti veya belediyeleri yönetmek için sandıkta yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapan, yapacaklarının sözünü verirler. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirip verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya şimdi geçtiğimiz 5 yılda büyükşehir ve ilçeleriyle belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor önümüzdeki 5 yıl için aday olanları da ölçüp tartıyor. Cumhur İttifakı olarak büyükşehir ve ilçe adaylarımızla Antalya’ya hizmete talibiz. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında bu kardeşimize yüzde 43, milletvekilliğinde yüzde 41 oy oranıyla bize destek verdiniz. Bu oy Antalya’yla aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzak dur. İnşallah hep birlikte 31 Mart’ta sandıkları, Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Şu mitingimizin 31 Mayıs’taki zaferimizin müjdecisi olduğuna inanıyorum. Antalya’nın sözünde duracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Akla bakar mısınız?”

“Cumhurbaşkanı olarak bu ülkenin başında mı? Başında. Ayrıca Cumhur İttifakı olarak kabine, inşallah bizde mi?” diye soran Erdoğan, “Cumhur İttifakı ve şu anda da hükümet olarak iş başında olduğumuza göre yerel yönetimine 31 Mart’ta bize teslim ettiğiniz de Evelallah ülkeyi biz uçurmaya devam edecek miyiz? Öyleyse bu ülkeyi maalesef çöpten, çukurdan, çamurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz. Antalya’nın, dünya şehri vasfını her alanda güçlendirmesini yerine getireceğiz. Siyasi hayatımız boyunca hep ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız anlayışına, sıkı sıkıya bağlı kaldık. Milletimize asla yalan söylemedim. Bizi aldatmaya kalkanlarda, eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler. Ama ülkemizde Türk sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? ‘Gerçek niyetinizi saklayın’ diyor. Konuşmayın ki tepki almayın diyor. Polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım diyor. Susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş, haberdar olmasın diyor. Yani şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın milleti kandırın. Kim bu? CHP’nin Genel Başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, millete saygılı olun demiyor da riyakarlık yaparak millet kandırın diyor. Teşkilatlarına dürüst davranın demiyor da seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın diyor. Tabii ne yapsalar boş. Ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor. Ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.

“DEM ile demlendi”

“Görüldüğü gibi sandıkta hesap verecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı” diyen Erdoğan, ” Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdılar. CHP’nin Genel Başkanı, önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi. İttifak yaptık. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştılar. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan bizim DEM’le ittifakımız yok diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar. Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir. Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi, siyasetiyle, diplomasiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılıyla zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde on yıllık zorlu bir mücadelenin bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde Önemli mesafe aldık Büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4.5 oranında büyürken, milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu, 13 bin doları aştı. Nereden nereye teşhis ettiğimiz kesintisiz büyüme ekibi sayesinde istihdamda, üretimde, ihracatta turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yolumuza devam ediyoruz. Tüm bunları söylerken çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz” açıklamasını yaptı.

“Zübük siyasetçi oyunu”

“Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa, bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak” diye soran Erdoğan, ” Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı içinde geçerlidir. Her kim karşımıza çıkıp da hesapsız, kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmanıza yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Şimdi Antalya’dan öyle bir ses verin ki Akdeniz’in karşı kıyısından bile duyulsun. Hazır mıyız Antalya 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Antalya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya’nın Altın Çağını başlatmaya var mıyız? Maşallah siz bu işi bitirdiniz, Antalya ‘evet’ diyorsa tamam. Bu iş bitmiştir. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının beraberce ilan edeceğimize ben inanıyorum. Cumhuriyetimizin en büyük demokratik ve kalkınma hamlesini yeni bir safhasını inşallah ‘yeniden Antalya’ diyerek başlatacağız” diye konuştu.

“Antalya’ya yapılanlar”

Antalya’ya son 21 yılda 304 milyar lira yatırım yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, ” CHP’nin burada bir yatır var mı yani? Yok. Yaparsa yine biz yapacağız. Eğitimde 10 bin 450 derslik inşa ettik, şehirdeki şehrimizdeki üniversite sayımızı 5’e yükseldik. 21 bin 593 yükseköğretim yurt binaları açtık. Antalya Belediyesi’nin kaç tane yurt binası var? 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum dahil olmak üzere toplam 116 adet spor tesisi inşa ettik. 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Şehir Hastanemizi açıyoruz. 66 sağlık tesisi yaptık. 1050 yataklı 9 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. 5 bin 570 konutun yapımı tamamlandı, bin 449 konutun yapımına devam ediyoruz. Antalya’mızda riskli yapı olarak tespit edilen 26 bin 15 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 6 millet baki projemizden dördünü tamamladık. Bugün 36 adet atık su arıtma tesisi yapıldı. Normalde Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan hizmetleri bile Antalyalı kardeşlerimizin en önemli gelir kapısı olan turizm yara almasın diye biz yapıyoruz. Kemer ve Çamyuva bölgelerinin arıtma tesislerini bir yıldan kısa süre içinde biz bitirdik. Yakında açılışını gerçekleştiriyoruz. Antalya’da orman yangınlarının ardından yaraları biz sardık” diye konuştu.

“Antalya Havalimanı kapasitesini 80 milyona çıkıyor””

Erdoğan Antalya-Alanya otoyol projesinin inşasına yakında başlanacağını ifade ederek, ” Antalya Havalimanı’nın kapasitesini önümüzdeki yıl 80 milyona çıkarıyoruz. Antalya’da toplam 92 bin dekar alan arazinin sulaması için 12 barajın yapımı devam ediyoruz. 544 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Antalyalı çiftçilerimize 50 milyar lira tutarında tarımsal hibe verdik. Önümüzdeki dönemde Alanya, Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a doğal gaz arzı sağlamayı planladık. Antalya’yı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Şehrimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak için, Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarımızın arkasındayım. Siz de arkasında mısınız? Elbette her parti, her aday kendine göre ideal sahibidir. Ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda bizimle yarışacak, kimseyi tanımıyoruz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılına hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta daha güçlü desteğinizi istiyoruz” açıklamalarında bulundu.

Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı adaylarıyla katılımcıları selamladı.

“Antalya’nın yanında olduk”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçen Mayıs ayında tarihi bir seçim yaptıklarını hatırlatarak, ” Cumhurbaşkanımızı çok büyük bir destek verdiniz. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden de zaferle çıkacağız. Hazır mıyız, kararlı mıyız? Çok iyi ehil adaylar belirledik. Hakan Tütüncü, çekirdekten yetişmiş bir kardeşimiz. Ülkemizin en tecrübeli belediye başkanlarından biridir. Gerçek belediyeciliği lafla değil icraatla ortaya koymuştur. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmetlerini katlayarak devam edecektir. Tütüncü, dersine iyi çalışmış. Her alanda belediye olarak neler yapacak hangi adımları ortaya atacak bunu belirlemiş. Belediye reklam yeri, algı yeri, belediye hizmet edilecek yerdir. Tütüncü, bunu yapacak. Her kesimi kucaklayan kimseyi ötekileştiremeyen ötelemeyen bir anlayışa sahip. Toplumun tamamını kucaklıyorlar. 2002’den bu yana hep Antalya’nın yanında olduk. Uğun 1500 yataklı bir Şehir Hastanesi’ni Cumhurbaşkanımız açacak. Bu hastane ile Antalya sınıf atlayacak. Ulaşımda da Antalya-Alanya otobanı ihale edildi. 3 gidiş, 3 geliş, Antalya Alanya arasını modern bir yol kavuşturuyoruz. Antalya turizmin başkenti geçen sene rekor kırdınız, 16 milyondan fazla turist ağırladınız. Bu sene 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir bekliyoruz. Burada öncü ilimiz Antalya olacaktır. 400 milyondan fazla destek verdik, bu sene de destekleyeceğiz. Tarımın hiçbir zaman modası geçmez stratejiktir. Tarımı çok daha ileriye taşıyacağız. Planlı tarım kavramı çerçevesinde sistemli ve etkili şekle getirmek için çalışıyoruz. Genç çiftçilerimizi destekleyeceğiz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri yapmaya hazırız. Antalya hizmet bekliyor” ifadelerine yer verdi.

“Siyasi istikrar, güçlü lider”

Sadece sosyal medya ile işlerin yürümeyeceğini dile getiren Yılmaz, “Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Dünya zor bir dönemde, ekonomik krizler, savaşlar, tarihin en büyük afetini yaşadık. Terörle mücadeleyi devam ettiriyoruz. Büyün bunlar siyasi istikrar ve güçlü liderlikle oluyor” diye konuştu.

“Altın Çağ başlayacak”

Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Antalya için kutlu bir yolculuğa çıktıklarının altını çizerek, ” Biz Antalya’da ne zaman AK Parti olarak belediyede iktidara geldiysek büyün ilçeleriyle bir atılım dönemi şahlanış dönemi bekliyordu. O yıllar Antalya’nın güzel ve hizmet yıllarıydı. Son 5 yıl Antalya’nın kayıp yılları oldu, şimdi o geçmişi yıllarını Antalya’ya hep birlikte iade etmeye hazır mıyız? 1 Nisan 2024’den itibaren Antalya’da yepyeni bir dönem başlayacak o dönem ‘Antalya’nın Altın Çağı’ olacak. Biz eser ve projeler Antalya’nın Altın Çağı’nı başlatmaya hazırız” dedi.

“Birinci parti çıkacağız”

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, bu meydanlardan çok büyük destan yazdıklarını hatırlatarak, “Bugün buradan bir mesaj veriyoruz. Kepez ‘tamam’ inşallah, Antalya tamam inşallah. Cumhurbaşkanımızın arkasındayız. Antalya liderinin ve davasının yanında. Antalya’nın ve ilçelerinin altığın çağının yaşanacağı günlerin arifesindeyiz. Bu seçimlerden de birinci parti olarak çıkacağız. Hem Antalya Büyükşehir’de hem de ilçelerinde altın çağını başlatacağız” dedi.

“Çözemeyeceğimiz sorunu yok”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da 22 yılda tarihinin en büyük yatırımlarının hayata geçirildiğini kaydetti.

22 yılda yeni bir Antalya inşa edildiğini dile getiren Ersoy,” Hükümetimiz kentin sorunlarının çözümü için her türlü desteği sağladı. Antalya bugün Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezi haline geldi. Antalya 2023 yılında 16 milyon turist ağırlayarak rekor kırdı. Antalya’nın biriken bir çok sorunu var ama çözmeyeceğimiz sorunu yok” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/feed/ 0
Erdoğan: CHP’nin yalanları ve riyakarlığı ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/#respond Mon, 04 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14821 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, ‘bizim DEM ile ittifakımız yok’ diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş.” dedi.

Erdoğan, partisinin Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Antalya’nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme sözlerini yerine getireceklerini söyleyen Erdoğan, siyasi hayatları boyunca her zaman “ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız” anlayışına sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını söyledi.

Millete asla yalan söylemediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi aldatmaya kalkanlar da eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler ama ülkemizde tüm sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden, son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 31 Mart seçimlerine yönelik parti teşkilatıyla yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz günlerde CHP’nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? ‘Gerçek niyetinizi saklayın’, konuşmayın ki tepki almayın, polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım, susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş haberdar olmasın.’ diyor. Yani ‘şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın, milleti kandırın’ diyor. Kim bu? CHP’nin genel başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, ‘millete saygılı olun’ demiyor da ‘riyakarlık yaparak milleti kandırın’ diyor. Teşkilatlarına ‘dürüst davranın’ demiyor da ‘seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın.’ diyor.”

Tabii ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdı. CHP’nin genel başkanı önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi, ittifak yaptı. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştı.”

“Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş”

CHP Genel Başkanı Özel’in, CHP ve DEM Parti arasında yerel seçimlerdeki işbirliği iddialarına ilişkin açıklamasını anımsatan Erdoğan, “CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, ‘bizim DEM ile ittifakımız yok’ diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir.

Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en üst sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılı ile zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde 10 yıllık zorlu bir mücadelenin, bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde önemli mesafe katettik. İşte büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4,5 oranında büyürken milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu? 13 bin doları aştı. Nereden, nereye?”

“Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez”

Tesis ettikleri kesintisiz büyüme iklimi sayesinde istihdamda üretimde, ihracatta, turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Tüm bunları söylerken çalışanları ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz. Tam tersine bu sıkıntıların çözümünün üretiminin, büyümenin, yatırımdan, çalışmaktan, kazanmaktan geçtiğini de söylüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin kimi yerler gibi zahmetsiz gelir kaynaklarına sahip bir ülke olmadığını söyleyen Erdoğan, kendilerinin ne yapıyorlarsa alın teriyle yapacaklarını söyledi.

Bu şekilde ortaya çıkacak kazancı 85 milyonla bölüşeceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak? Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı için de geçerlidir. Her kim karşınıza çıkıp da hesapsız kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmasına yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Antalya, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya, ana kademe, kadın kolları, gençler hazır mıyız? Antalya ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya’nın altın çağını başlatmaya var mıyız?”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin grup önerileri kabul edilmedi https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14409 TBMM Genel Kurulu’nda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul’da, Saadet Partisi’nin “gıda katkı maddeleri”, İYİ Parti’nin “Bursa’da keşfedilen fay hattı”, DEM Parti’nin “Enflasyon” ve CHP’nin “1 Mart 2003 Irak tezkeresi” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, son yıllarda hazır ve paketli gıdalarda pek çok katkı maddesine yer verildiğini söyledi. Bu katkı maddelerinin obezite, şeker gibi pek çok hastalığa yol açtığını belirten Kılıç, “Hayatımıza giren hazır ve paketli gıdaların sağlımızı nasıl tehdit ettiği ortada ancak iktidarın sessizliği bir orkestranın en önemli enstrümanını unutması kadar çarpıcı.” dedi.

Okul gıdası uygulamasına geçiş süresinin 2026 yılına ertelenmesinin sebebini soran Kılıç, “Okul gıdası uygulanması ertelenmesine rağmen yürürlükteki genelgeye neden uyulmamakta, sağlıksız içeriklere sahip olan gıdalar neden okul gıdası logosuyla satılmakta?” ifadelerini kullandı.

-“İmar planları revize edilmeli”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa’da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının destekleriyle üniversiteler tarafından yapılan araştırmada, Kayapa-Yenişehir Fayı’nın bulunduğunu ve bu fayın 7,3 şiddetinde deprem üretebileceğini belirtti.

Olası İstanbul depremine ilave olarak Bursa’da da büyük deprem olabilme ihtimalinin yüksek olduğunun altını çizen Toktaş, depremin Türkiye için beka meselesi olduğunu vurguladı. Toktaş, Bursa’da yeni bulunan fay hattı da dikkate alınarak imar planlarının revize edilmesini istedi.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, her gün her şeye zam geldiğini söyledi. Enflasyon rakamlarının açıklanacağını hatırlatan Temelli, “O enflasyon rakamları, yaşadığımız bu zamları, yaşadığımız hayat pahalılığını açıklamaktan oldukça uzak. Neden uzak? O enflasyon rakamları TÜİK eliyle çarpıtılmış rakamlar. Esas enflasyon, yüzde 130’u aşmış durumda. İnanılmaz bir yangın var ama bunun farkında olmayan Hazine ve Maliye Bakanı var. Hazine ve Maliye Bakanı atmaya devam ediyor, ‘kişi başı gelir 13 bin doları geçti’ diyor. Hiçbir hedefini bu güne kadar tutturamadı, tutturamamakta da ısrarlı.” diye konuştu.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda 1 Mart 2003 tarihinde kabul edilmeyen Irak tezkeresini hatırlatarak, 1 Mart 2003’te Meclis’in emperyalizm karşısında en şanlı direnişlerden birisini yaşadığını söyledi. Tezkerenin kabulünün üzerinden 21 yıl geçtiğini belirten Günaydın, “28 Şubat için konuşma yapanlardan önemli bir bölümünün 1 Mart için ağızlarını açmadıklarını gördük.” dedi.

1 Mart’ta CHP’nin tezkereye karşı direndiğini vurgulayan Günaydın, “Siz bu tezkerenin imzasına öyle bir teşneydiniz ki daha bu memleketten tezkere geçmeden Amerikan askerleri İskenderun Limanı’na yerleşmeye başlamıştı.” dedi.

Meclis içtüzüğünü hatırlatan Günaydın, kapalı oturumların tutanaklarının 10 yıl geçtikten sonra açıklandığını söyledi. Günaydın, “Maalesef sizin işaret oyunuza ihtiyacımız var. 21 yıl evvele burada ne konuşmuşlar, Amerika’nın çıkarlarını nasıl savunmuşlar. Yüreğiniz varsa elinizi kaldırın, kapalı oturumların tutanaklarını yayınlayalım.” diye konuştu.

-“1 Mart tezkeresinden size ekmek çıkmaz”

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, üzerinden 21 yıl geçen Irak tezkeresi ile ilgili, Meclis araştırma önergesi verilmesinin manidar olduğunu söyledi. Şahin, “Amaç 1 Mart tezkeresi ve sonuçları mı yoksa 31 Mart seçimlerinde bir yerlere mesaj mı vermek? Terörle mücadele amaçlı olarak Meclis’e getirilen Suriye ve Irak tezkeresine ‘hayır’ diyen, DEM çizgisinde demlenen, tezkere kardeşliği kuranların 1 Mart tezkeresini tekrar pişirmeleri size de manidar geliyor mu?” ifadesini kullandı.

Şahin, 1 Mart tezkeresinde milletvekillerinin hür iradelerini kullandığını vurguladı.

1 Mart tezkeresinin Meclis’in değil tarihin konusu olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu tarihi konuda, 1 Mart tezkeresinden size ekmek çıkmaz.” dedi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul’da daha sonra kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır” https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13832 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’yi eleştirerek, “Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır. Kent uzlaşması dedikleri ülkemize karşı beşinci kol faaliyetidir. CHP düştüğü denizde yılana sarılmıştır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. MHP’nin gündemi ve siyaseti belirleyen bir parti olduğunu belirten Bahçeli, “İrade ve itibarını teçhiz eden sadece ve sadece büyük Türk milletidir. Milletimizden aldığımız veya alacağımız desteği yine milletimize hizmet olarak tahvil etmekle mesulüz. Zira sevdamız millet, gücümüz devlettir. Allah’ın izniyle daha yapacağımız çok işler, ulaşacağımız çok hedefler vardır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in müessir ve mümtaz mevcudiyeti yeminli Türkiye düşmanlarının uykularını kaçırmakta, alayını birden tir tir titretmektedir” diye konuştu.

“Macron’un Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, kabus senaryolarına canlılık kazandırmaktadır”

“Kuzeyimizde süregelen Rusya-Ukrayna savaşı, bu savaşın yayılması, hatta küresel mahiyet alması için yapılan provokatif tertip ve telkinler barış ümitlerini maalesef sabote etmektedir” diyen MHP lideri Bahçeli, şunları söyledi:

“Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, bu ülkenin savunma bakanının Ermenistan’a uzun menzilli füze vereceklerini duyurması kabus senaryolarına maalesef canlılık kazandırmaktadır. Macaristan’ın geçtiğimiz günlerde İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamasından hemen sonra bu tartışmanın alevlenmesi, üstelik Kremlin yönetimi tarafından Macron’un sözlerinin fiiliyata yansıması halinde NATO ile çatışmanın kaçınılmazlığına vurgu yapılması hafife alınacak bir güvenlik riski değildir. Rusya’nın NATO’yla savaşması demek Türkiye için beka düzeyinde bir sorun ve sancıdır. Bölgesel barış, huzur ve istikrarın temelinden dinamitlenmesi, mütecaviz ve mütehakkim zorlamaların dip akıntı halinde ilerleyiş kaydetmesi insanlığı felakete sürükleyecektir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın üçüncü yılında aklıselimin öne çıkmasından, sağduyunun hakim olmasından, diplomasi ve diyalog kanallarının açılmasından başka makul bir alternatif yoktur. 2022 yılında İstanbul’da kurulan müzakere masasının tekrar güncellenerek silahların susması, sıkılı yumrukların açılması, bölgemizde barış ikliminin tesis edilmesi Rusya, Ukrayna ve Türkiye başta olmak üzere her ülkenin çıkaranıdır.”

“İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir”

İsrail ile Filistin arasında derhal ateşkes yapılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Kalıcı çözüm ve barış beklentileri kuvveden fiile geçmelidir. Akan kan durmalıdır. Soykırımcı İsrail hesap vermelidir. Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanı’na sunduğu sözlü beyanı mazlum Filistin halkına tercüman olmuş, İsrail’in maskesini bir kez daha indirmiştir. Filistin halkına yapılan haksızlıklar sebebiyle kurallara dayalı uluslararası sistem bugün çöküş aşamasına geçmiştir. 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal eden İsrail’in aleyhine açılan bir davada yargılanması, bu yargılamaya Türkiye’nin hak, hukuk ve insani temelde müdahil olması tarihe düşülen cesur bir not, çok değerli bir mücadele timsalidir. İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nın açıkladığı geçici tedbirlere tam ve eksiksiz riayeti gecikmeksizin sağlanmalı, saldırılarına son vermesi için ihtiyaç duyulan mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Filistin halkının istediği adalettir, eşitliktir, bağımsızlıktır. Hiç kimse, uluslararası nitelikli hiçbir kurum ve kuruluş, bu meşru taleplere sırtını dönmemelidir. İsrail’in Doğu Kudüs, Gazze ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarının kimliğini ve statüsünü değiştirme amacı gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayri ahlakidir. Böylesi bir dayatma insanlık vicdanında asla karşılık bulmayacaktır. ABD Başkanı Biden’ın önümüzdeki pazartesi günü ateşkesin olacağını söylemesi en azından ihtiyatlı iyimserliğimizi desteklemiştir. İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır. İki devletli çözüm dışında barış ortamına davetiye çıkaracak bir başka seçenek kesinlikle yoktur. 1967 sınırlarına haiz, başkenti Doğu Kudüs olan; egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tescillemiş bir Filistin devletinin kurulması tarihen, siyaseten, vicdanen ve hukuken kaçınılmaz bir zorunluluktur” dedi.

“Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır”

Türkiye yüzyılında sosyal ve ekonomik sorunların, terör ve bölücülük melanetinin üstesinden gelineceğini söyleyen Bahçeli, “Hayat pahalılığı kaderimiz değildir ve bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak, fiyat ve finansal istikrar Türkiye ekonomisinin zincirlerini kıracaktır. Faiz, döviz ve enflasyon siperine yatıp ekonomik ve siyasi istismar operasyonunu dört bir koldan ilerletenlerin hevesleri inşallah kursaklarında bırakılacaktır. Türkiye, öngörülebilir bir ülkedir. Türkiye, yatırımcılara kucak açan, özel mülkiyete saygı duyan, hukukun üstünlüğüne bağlı ve demokratik güvenliği tartışmasız olan bir ülkedir. Türkiye, geleceğin parlayan yıldızı ve süper gücüdür. Hiç kimse ülkemiz hakkında kuşku uyandıracak, güven ve istikrarı baltalayacak bir komploya tevessül etmemelidir. Hiç kimse ülkemizi kötü gösteren, karamsarlık tabloları çizen bir art niyetliliğe umut bağlamamalıdır. Türkiye hepimizindir. Ekonomik huzur ve diriliş her insanımızın hakkıdır ve yararınadır” dedi.

“Yerel yönetimlerde kaos ve karmaşa son bulmalıdır”

Muhalefetin Türkiye’yi karalama ve kundaklama yarışında olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“İflah olmaz bir hastalık seviyesindedir. Bu muhalefetin özlemi örselenmiş, sesi kısılmış, nefesi kesilmiş, takati bitmiş, tasallut altına alınmış, her yerinden yaralanmış zayıf bir Türkiye’dir. Bu muhalefetin hedefi içine kapanan, etrafına yabancılaşan, milli haklarından ve kutlu hedeflerinden vazgeçen bağımlı bir Türkiye’dir. Bu muhalefet Türkiye’ye hepten yabancılaşmış, Türk milletiyle gönül bağını ve ahlaki bağlantısını çoktan koparmıştır. Şu hususu herkesin anlamasında fayda vardır; Türkiye’yi aç hürler, tok esirler ülkesi yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde merkezi yönetimin hedefleriyle örtüşecek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasıyla uyum içinde olacak muazzez bir sonucun çıkması yeni yüzyılın en önemli demokrasi başarısı olacaktır. Yerel yönetimlerde kaos ve karmaşa son bulmalıdır. Her şeyi eline yüzüne bulaştıran, adeta kriz üretim merkezine dönüşen, DEM’lendikçe şuurunu ve dengesini kaybeden CHP’nin halihazırda yönetimi altındaki belediyelerin milletin iradesiyle toparlanması ve düzlüğe çıkması başlıca amaç ve arzumuzdur.”

“Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır”

“CHP, yerel yönetimlerde başarısızdır. CHP, yerel yönetimlerde acizdir. CHP, yerel yönetimlerde iflastadır, itibarsızdır. CHP, yerel yönetimlerde bölücülere teslimdir, boyun bükmüştür” ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle konuştu:

“Zilletin anaforuna kapılmış yerel yönetimlerle yeni yüzyılın lider ülke Türkiye’sine ulaşmak takdir edersiniz ki ham bir hayal, boşuna bir gayrettir. Ne kadar gizleseler de, ne kadar kaçak güreşip zaman zaman zevahiri kurtarmak adına kayıkçı kavgasına tutuşsalar da, CHP ile DEM yan yana, diğerleri de yedektedir. Zillet masanın altıyla üstü yer değiştirmiştir. Oyunu görüyoruz, rol paylaşımını okuyoruz. Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır. Kent uzlaşması dedikleri ülkemize karşı beşinci kol faaliyetidir. CHP düştüğü denizde yılana sarılmıştır. İstanbul’da davetiye polemiği çıkaran, cumhurbaşkanı yardımcılığı peşine düşerek şehremini görevini terk eden, partisinin eş başkanı gibi hareket eden mahut şahıs için son görünmüştür. Aynı şey Ankara, İzmir ve diğer CHP’li ve DEM’lenmiş belediyeler için de aynen geçerlidir. Ülkemizin önüne takoz koyanları kenara çekmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne destek vermek aziz milletimizin artık demokrasi ve irade meselesi haline gelmiştir.”

“Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye Büyük Millet Meclisindeki konuşmasına değinen Bahçeli, şunları söyledi:

“Özgür Bey’in halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı hakkında hepimizi kaygılandırmıştır. Bu konuşmasında milletvekillerine, ‘Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor’ diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bizim anlayamadığımız Özgür Bey’in hangi ara aziz Atatürk’le temas kurduğu, nasıl konuştuğu, mesajları ne şekilde aldığıdır. Şayet ruh çağırma seanslarına katılıp bir sonuca ulaştığını iddia ederse kendisine yazık olacak, hayalleri gerçekmiş gibi sunmasının fahiş sonuçlarına yakın vadede katlanacaktır. Yok uyduruyorsa, bu defada palavracı ve siyasi meddah olarak anılmayı hak edecektir. Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. İddiaya bakar mısınız, neymiş Atatürk dile gelmiş de partisinin iktidar olmasını istemiş. Böyle konuşan Özgür Bey’in ne yiyip ne içtiğine biraz dikkat etmesi samimi tavsiyemizdir. Teröristlerle DEM’lenen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Terörle mücadeleye hayır diyen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Bölücülerin elini eteğini öpen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Yerli ve milli silah sanayiine karşı çıkan, Karabağ’ın azatlığına şaşı bakan, ağzına Türk milletini alamayan, Milli Mücadele’den rövanş almak isteyen mihraklarla can ciğer kuzu sarması olan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Hayatlarında bir kez dahi olsa ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü haykıramayanların ambargosu altında bulunan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Köylüyü küçük gören, milletin demokratik seçimini aşağılayan, depremzedeleri suçlayan, yabancı ülkelerde Türkiye’yi kötüleyen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk demek Türkiye Cumhuriyeti ve soylu milli kahraman demektir. Onun miras ve emanetlerine ihanet edenlerin adını anması yüzsüzlüktür. CHP’de Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır. Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki, çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı. DEM’lenen CHP, Dumlupınar’da ezilenlerin, İzmir’de denize dökülenlerin varisidir.”

“Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır”

“TOGG yapılır, kulp takarlar, boşuna uğraşıyorlar dedikodusu yayarlar” diyen Bahçeli, “Kızılelma havalanır, rahatsız olurlar, çılgına dönerler, başlarını kuma gömerler. İHA’ları, SİHA’ları dünya konuşur, hayırdır savaşa mı giriyoruz diyerek göle maya çalarlar. TCG Anadolu denize iner, karalamak için geceyi gündüze katarlar. Yol, köprü, tünel, metro, şehir hastanesi, hızlı tren, baraj yapılır, bunlara ne gerek var bahanesinin altına saklanarak yolsuzluk iddiasını dillendirirler. Beşinci nesil milli muharip uçağımız KAAN hamd olsun kanat açar, hepimizin göğsü kabarır; müflisler ve müfteriler ise motor yerli değil, KAAN’ın yazılışı hatalı, uçsa bile devamı gelmez, gelse bile işe yaramaz çarpıtmalarıyla yapılanı yıkmak, milli sevinci köreltmek için uğraşırlar. Dedim ya, bu CHP, iktidarın değil, Türkiye’nin karşısındadır. Korkmasınlar, itiraf etsinler, kaçmasınlar gerçeklerle yüzleşmeyi denesinler. Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır. 31 Mart’ta zafer Türk milletinin olmalıdır. 31 Mart’ta zafer Cumhur İttifakı’nın hanesine yazılmalıdır. 31 Mart’ta, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri teyit edilip, yeni yüzyıla Türk milletinin mührü vurulmalıdır. Yapamayanlar gitmeli, vatan ve millet sevdalıları gelmelidir. Türkiye’nin gelişmesiyle sevinmek, milli gurura ortak olmak; önemle ifade ediyorum ki ne Özgür Bey’i ne de arkadaşlarını MHP’li veya AK Partili yapmaz, yalnızca insan yapar, yalnızca bu milletin evladı yapar, yalnızca adam gibi adam yapar” ifadelerini kullandı.

MHP lideri Bahçeli, geçtiğimiz hafta TBMM’de DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın’ın Kürtçe konuşmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın mikrofonu kapattırmasına ilişkin de, “Huzurlarınızda MHP’nin Başkanvekili Celal Adan beyefendinin Mecliste Kürtçe konuşma hevesiyle Türkiye’yi bölmeye adım atanlara karşı sabırlı, soğukkanlı şekilde konuşmayı kesmesi Türkiye’yi bir bölünme eşiğinden vazgeçirmiştir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili: 28 Şubat’ın mağdurları tarihten silindi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13342 AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 28 Şubat “postmodern darbesine” ilişkin, “Topuk selamı ile siyaset yapanlar, namlusunu halka doğrultanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihten silindiler.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 28 Şubat “postmodern darbesi”nin planlayıcısının küresel güçler olduğunu söyledi.

ABD ve İsrail ile ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yaşanan dönemde imam hatip okullarındaki öğrencilerinin ve başörtülü kadınların mağdur edildiğini dile getirdi.

Bülent Kaya, “Bugün oturup konuşmamız gereken 28 Şubat’ın sonuçlarını hep beraber nasıl ortadan kaldırırızdır.” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, 28 Şubat’ın “demokrasi darbesi” olarak tarihe geçtiğini belirtti.

Eğitim hakkının Anayasa’da teminat altına alındığını vurgulayan Usta, öğrenci affının getirilmesini istedi.

Hayvancılık alanında meraların önemli bir yeri olduğunu dile getiren Erhan Usta, ” Türkiye’de ciddi şekilde meralar heba ediliyor. Meralar satılıyor.” diye konuştu.

“Milletimiz, darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, darbelerin, muhtıraların, vesayet girişimlerinin siyasi ve demokratik hayatı sekteye uğrattığını vurguladı.

Milli iradeyi hedef alan 28 Şubat’ın, “postmodern darbe” olduğunu kaydeden Akçay, yaşanan süreçte milletin mağdur edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Demokrasinden dem vuran bazı çevreler, 28 Şubat’ın antidemokratik uygulamalarına alkış tutmuş, destek vermiştir. Gençlerimizi ikna odaklarında gelecekleriyle tehdit edenleri ödüllendirmişlerdir. Bugün hala bazı kesimlerin 28 Şubat özlemi çektiği, darbe imasında bulundukları, algı oyunlarıyla kaos ve kargaşa yaratarak insanları sokağa davet ettikleri görülmektedir. Ancak o günler geride kalmıştır. Milletimiz, 15 Temmuz’da da görüldüğü üzere darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir.” diye konuştu.

Demokrasiye ve millet iradesine şartsız sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Akçay, her türlü darbe girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini kaydetti.

Erkan Akçay, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ı da vefatının 13. yılında andı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 28 Şubat “postmodern darbesi”nin mağdurlarının iktidar koltuğunda oturduğunu söyledi.

Darbeleri kınamanın yetmediğini ifade eden Koçyiğit, darbeci zihniyetten arınmak gerektiğini belirtti.

“Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri kendilerinin karar verebilecekleri özgürlük alanıdır”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 1971 darbesi sürecinde CHP’lilerin öldürüldüğünü, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından da partilerinin kapatıldığını aktardı.

CHP’nin, yaşanan darbe dönemlerinde Türkiye’nin yararı için çalıştığını ifade eden Günaydın, “Gelelim 28 Şubat postmodern darbesine, çok açık söyleyeyim, sokaklarda tankların yürütülmesine de askerlerin demokrasiye ayar vermesine de karşıyız. Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri ancak kendilerinin karar verebilecekleri bir özgürlük alanıdır.” ifadelerini kullandı.

İktidarı eleştiren Günaydın, “İkaz ettik, tarikatlar yalnızca devlete sızmadılar koalisyon ortağınızdı. ‘Bunlar sizi de yiyecekler’ dediğimiz zaman bu kürsülerde bize saldırdınız.” şeklinde konuştu.

Günaydın, CHP’nin, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde dimdik durduğunu, partisinin her türlü darbeye karşı Türkiye’nin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

“Milletimiz, darbecileri mahkum etti”

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 28 Şubat sürecinde milletin iradesinin hiçe sayıldığını belirtti.

İnsan hakları ihlallerine tanıklık edilen 28 Şubat döneminde, ordunun yönetime el koyması yerine farklı bir yöntemin izlendiğini aktaran Yenşehirlioğlu, kıyafetlerinden, dini hassasiyetlerinden dolayı çok sayıda vatandaşın ağır mağduriyetler yaşadığını vurguladı.

İkna odaları kurularak öğrencilere psikolojik şiddet uygulandığını söyleyen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

“Topuk selamı ile siyaset yapanlar, namlusunu halka doğrultanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihten silindiler. ‘Bin yıl sürecek’ dedikleri garabetleri de tarihin çöp sepetinde yerini aldı. Milletimiz darbecileri ve darbeye destek verenleri önce sandıkta, ardında da maşeri vicdanda mahkum etti. Milletin iktidarıyla birlikte, 2002’den günümüze dek mağduriyetler giderilmeye başlandı. Her zaman olduğu gibi aziz milletimiz galip geldi. 28 Şubat, bin yıl sürmedi ancak aynı acılar tekrar yaşanmasın diye bizlere yaşatılanları bin yıl geçse de asla unutturmayacağız.”

Demokrasiyi muhafaza etmeyi sürdüreceklerini dile getiren Yenişehirlioğlu, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın ömrünün 28 Şubat zihniyetiyle mücadeleyle geçtiğini ifade etti.

Bahadır Yenişehirlioğlu, milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşuyla herkesi gururlandığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: ‘AKP iktidarı ekonomiyi uçurdu ama uçurumdan aşağıya uçurdu’ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-akp-iktidari-ekonomiyi-ucurdu-ama-ucurumdan-asagiya-ucurdu/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-akp-iktidari-ekonomiyi-ucurdu-ama-ucurumdan-asagiya-ucurdu/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11046

TACETTİN DURMUŞ

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kars’ta; “AKP iktidarı gittiği her yerde ‘Biz ekonomiyi uçurduk, yoksul kalmadı bu ülkede’ diyor ama hiçbir adayı, kolay kolay bir pazar yerini, bir esnafı gezemiyor çünkü protestolarla karşılaşıyorlar. Sadece daha önce örgütledikleri, ‘bizim adaylarımız gelecek sakın ha sakın yoksulluktan bahsetmeyin’ diye telkinde bulundukları esnafları ziyaret edebiliyorlar. Oysa gittikleri her yerde halkın ne kadar açlıkla karşı karşıya kaldığını gayet iyi biliyorlar. Bugün sarayda oturanlar ekmeğin fiyatını bilmiyor. Onlar ekonomiyi uçurdu ama uçurumdan aşağıya uçurdu” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kars Belediye Eş Başkan Adayları Arzu Savaş Derman ve Kenan Karahancı, Kars İl Başkanı Şerafettin Gönel ve ilçe belediye eş başkan adayları ile birlikte seçim otobüsünün üzerinden Kars halkına seslendi. Hatimoğulları, şunları söyledi:

“DEM KARS’A, KARS DEM’E YAKIŞIR”

“Bugün Kars’tayız. Türkiye’deki devrimci hareketin ve yurtseverlerin memleketi Kars’tayız. Bugün Türkiye’deki bütün halklara ev sahipliği yapan Azerilere, Terekemelere, yerli halka, Kürt’e, Türk’e bütün farklı halklara ve inançlara ev sahipliği yapmış olan Kars’tayız. İşte Kars demek DEM demektir. DEM demek tıpkı Kars gibi bütün farklı halkaların ve inançların bir arada siyaset yaptığı bir partidir. Onlar bizleri dar alanlara hapsetmeye çalışsalar da, bizler sınırlarımızı, onların çizdiği sınırları kıra kıra buradayız. DEM Kars’ta DEM Kars’a, Kars DEM’e yakışır çünkü artık DEM zamanıdır. Kars’ta AKP iktidarı belediyeyi küçük ortağı olan MHP’ye bıraktı. Öyle bir anlaşma yaptılar. Bakın küçük ortak büyük ortakla birlikte el ele vererek, bütün halklara düşmanlık yapıyorlar. Dün Dünya Anadil Günü’ydü. Meclis’te milletvekillerimiz kendi anadilleriyle selamlama yaparken MHP Meclis Başkanvekili Kürtçe, Arapça, Ermenice, Süryanice konuşulduğunda, mikrofunu kapattı. İşte bunlar halklara bu kadar düşman. İşte bunlar dillere bu kadar düşman. Bunlara değil oy vermek selam bile vermemek gerekiyor. Kars bunu çok iyi biliyor, Kars bunu başaracak.

“KARS’A AÇLIĞI, YOKSULLUĞU UYGUN GÖRDÜLER”

AKP iktidarı gittiği her yerde ‘biz ekonomiyi uçurduk, yoksul kalmadı bu ülkede’ diyor ama hiçbir adayı, kolay kolay bir pazar yerini, bir esnafı gezemiyor çünkü protestolarla karşılaşıyorlar. Sadece daha önce örgütledikleri, ‘bizim adaylarımız gelecek sakın ha sakın yoksulluktan bahsetmeyin’ diye telkinde bulundukları esnafları ziyaret edebiliyorlar. Oysa gittikleri her yerde halkın ne kadar açlıkla karşı karşıya kaldığını gayet iyi biliyorlar. Bugün sarayda oturanlar ekmeğin fiyatını bilmiyor. Onlar ekonomiyi uçurdu ama uçurumdan aşağıya uçurdu. Kars’ın en temel geçimi hayvancılık ve tarım üzerine dayalıdır. Burada hayvancılığa doğru düzgün bir teşvik yok. Biz Kars, Ardahan, Iğdır bölgesinde çalışmalarımızı yürütürken esnaftan gelen en büyük eleştiri, yem fiyatlarının yüksek olması, mazot fiyatlarının yüksekliğidir. İşte bunlar Kars’a bunu uygun gördüler. Açlığı, yoksulluğu uygun gördüler. Belediye ekibimiz, buranın ekonomisinin kalkınması için buralara yatırımın yapılmasını sağlayacak. Kooperatifleşme sistemini yerine getirecekler. Belediyemize kayyum atayan anlayışa karşı halkın belediyesini yönettiği bir belediyecilik anlayışıyla belediyeyi yöneteceğiz. Kentimize kayyum atandı, kayyum Kürtçe tabelayı söktü, kadın merkezlerimizi kapattı, eş başkanlık sistemimizi hedef aldı. Bizler belediyelerimizi yeniden alacağız, halkımızla birlikte belediyelerimize dört elle sımsıkı sarılacağız. En büyük cevabı siz değerli halkımızla birlikte kayyumcu zihniyete karşı vereceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-akp-iktidari-ekonomiyi-ucurdu-ama-ucurumdan-asagiya-ucurdu/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: DEM Parti’nin stratejisi bize kaybettirmek üzerine https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-dem-partinin-stratejisi-bize-kaybettirmek-uzerine/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-dem-partinin-stratejisi-bize-kaybettirmek-uzerine/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10556 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “DEM Parti’nin izlediği stratejide sözcüleri tarafından da yalanlanmamış, AK Parti ile 1 Nisan sonrasına yönelik kayyum atama meselesi başta olmak üzere çeşitli görüşmeler yapılıyor. Bize kazandırmak değil, gerekirse kaybettirmek üzerine bir strateji var” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de gazetecilerle bir araya geldi. Özel, gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.

“HDP hiçbir talebi olmaksızın AK Partiye kaybettirmek için her şeyi yapıyordu”

Özel, 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri ile 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri arasında bir fark olduğunu belirterek, “Bir önceki seçimde HDP hiçbir talebi olmaksızın AK Partiye kaybettirmek için her şeyi yapıyordu. Bu seçimde gücünü AK Parti’ye değil, biraz da muhalefete gösterme talebinde” diye konuştu.

“DEM Parti’nin bize kaybettirme stratejisi var”

DEM Parti’nin izlediği stratejiye değinen Özel, şunları kaydetti:

“DEM Parti’nin izlediği stratejide sözcüleri tarafından da yalanlanmamış, AK Parti ile 1 Nisan sonrasına yönelik kayyum atama meselesi başta olmak üzere çeşitli görüşmeler yapılıyor. Bize kazandırmak değil, gerekirse kaybettirmek üzerine bir strateji var” ifadesini kullandı.

“Seçmenin reflekslerinde bir değişiklik yok”

İyi Parti ve 6’lı masadaki diğer ittifak ortaklarıyla iş birliği yapmak için çaba sarf ettiklerini ama olumsuz sonuç alındığını kaydeden Özel, “O yüzden baktığınızda şartlar çok lehimize değil gibi görünüyor. Ama diğer yandan seçmende bir değişiklik yok. Seçmenin reflekslerinde bir değişiklik yok. Başarısını bize yaşatan seçmenin saraya itirazı devam ediyor. Bahçeli’ye itirazı devam ediyor, kent suçlarına itirazı devam ediyor, israfa itirazı devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

Göreve geldiği 5 Kasım 2023 tarihini işaret eden Özel, bu tarihte ortadan kalkmış bir ittifak kapasitesi olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Protokol yüzünden DEM seçmeni ‘biz soylu’dan kaçarken zafer’e mi tutulduk’ diyordu. Diğerleri de malum çok sert bir şekilde bizi eleştiriyorlar. Ben beyaz çiçeği aldım gittim ama ittifak yapmaya razı edemedim, eski ortakları. Elimden geleni yaptım. Ama özenli bir dil kullanmaya ve muhalefete muhalefet etmemeye devam edeceğiz.”

“Lütfü bey ile devam ediyoruz”

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı olarak gösterilen Lütfü Savaş ile aralarında geçen sohbete değinen Özel, şunları kaydetti:

“Lütfü Savaş’a şunu dedim; sizi dışarıda bırakmayacak bir formüle ihtiyacımız var. Çünkü Lütfü Savaş’ın anket kırılımlarında AKP ve MHP seçmeninden çok ciddi oy alıyor. Bu bütün anketlerde böyle. Biz zaten oranın sosyolojisi ile kendi oyumuzu almaya çalışırsak yüzde 25 oy alıyoruz. Bir ara şöyle bir şey oldu; Lütfü Savaş’sız da olmayacak. Lütfü Savaş ile de olmayabilir. Bir formül bulalım, bu formül üzerinde çalıştık ve gece bir kez daha oturduk, tam bir saat sürdü. Lütfü bey ile görüştük, şuna karar verdik; Lütfü bey ile devam ediyoruz.”

Lütfü Savaş’ın AK Parti karşısında en güçlü bir seçenek olduğunu dile getiren Özel, “Önümüzdeki günlerde Hatay’da kent uzlaşısı sağlayacak temasları da yaptık. Benim gördüğüme göre hiçbir şey olmasa bile seçimde kafa kafayayız. ya önde ya geride çıkıyoruz ama ben Hatay’ın AK Parti’ye muhalif yüzde 16-17 kararsız, yüzde 10-12 de diğer partilerde olan tip, DEM ve diğer partilerde olan oylarını sandığa giderken bize kazandıracağını düşünüyorum. Ama bu sefer tek başına Savaş’ın, CHP’nin değil, Hatay’ın kazanımı olacak” açıklamalarında bulundu.

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile görüşeceklerini belirten Özel, Filistin’de yakınlarını kaybeden ailelerle görüşeceklerini ve dünyaya çağrıda bulunacaklarını aktardı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-dem-partinin-stratejisi-bize-kaybettirmek-uzerine/feed/ 0
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10152 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Biz, bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dış politikada ülkeler arası ilişkilerin zaman zaman şekil değiştirdiğini belirterek, akışkan ve dinamik bir süreç olan diplomasinin, tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeopolitik ve jeostratejik müktesebatın, milli hedeflerin bileşkesinde, hakiki mana ve muhtevasını bulduğunu söyledi.

Devletler arası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, esas olanın mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygı olduğunu kaydetti.

Dünya genelinde belirsizliklerin endişe verici ölçüde artış halinde olduğuna işaret eden Bahçeli, küresel siyaset ve diplomasinin öngörülebilirliğinin gittikçe zayıfladığını belirtti.

Farklı coğrafyalarda tezahür eden kriz ve ihtilafların milletler ve medeniyetler arasındaki barış, huzur ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çeken Bahçeli, hızlanan, kızışan ve çapı genişleyen siyasi, ekonomik, ticari ve hegemonik güç mücadelelerinin yumuşama yerine sertliği, diyalog yerine restleşmeyi, diplomasi yerine dipsiz anlaşmazlıkları körüklediğini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, bölgesel ve küresel kutuplaşmanın kaotik bir dünya tablosunu resmettiğini belirterek, Türkiye’nin böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. ‘Çok yönlü ve tesirli diplomasi’ demek, ‘farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak’ demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Çevremizde barış, huzur, refah ve istikrar kuşağının tesisi amacıyla akıl ve ahlak temelli diplomatik ilişkiler kesintisiz mesafe almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda, MHP’nin dış politikaya bakışının ana çerçevesinin dünya barışı ve Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomik kalkınma ve refahının temini üzerine bina edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri, olması gereken mevkiye tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir.

Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması, iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin kader çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri’nin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir.”

“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır”

Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayisi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatının, iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edeceğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet partilerinin koro halinde ‘dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun’ çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye, başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı, Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işler başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır.

Türkiye ile Mısır’ın yakın diyaloğu, İsrail zulmüne karşı da güvenlik şemsiyesidir. Mısır’ın, Gazze’de işlenen soykırım suçuna yönelik tavrı memnuniyet vericidir. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ısrar ve inatla Refah’a operasyon yapacaklarını ileri sürmesi, savaşı Gazze’nin dışına taşıma hamlesi şeklinde okunmalıdır ve Mısır için de tehdittir. Gazzeli masumların sığındığı Refah’a saldırmak çılgınlıktır ve sonu İsrail için felakettir.”

Bahçeli, İsrail’in, Refah’tan kesinlikle uzak durması, işlediği cinayetlerine, yaptığı insanlık dışı operasyonlara yenilerini eklemekten mutlak surette kaçınması gerektiğinin altını çizerek, “İsrail’in Refah’a girmesi halinde Mısır’ın barış anlaşmasını askıya alacağını duyurması, 1967 ve 1973 savaşlarının daha şiddetli olarak tekerrür edeceğini, bu defa İsrail’in çok ağır bedel ödemek durumunda kalacağını muhataplarına ihsas ve ilan etmektedir.” diye konuştu.

İsrail’in katliamlarına son vermesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Uluslararası toplum yalnızca sözle, sızlanmayla, kınamayla yetinmemelidir. Mübarek ramazan ayı girmeden kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani dram bitmelidir. İki devletli çözüm için Birleşmiş Milletler ve küresel vicdan çok acil harekete geçmelidir. Tekrar ediyorum, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde, bağımsız ve toprak bütünlüğüne haiz Filistin kurulmadan Orta Doğu’da barış, huzur ve istikrar sadece hayalden ibaret kalacaktır.” dedi.

“Emperyalizmin konu mankenidir”

Necip Fazıl Kısakürek’in ???????”Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır” ifadesini anımsatan Bahçeli, “İktidara değil de ülkesine muhalefet edenler siyasetin konusu olmaktan çok emperyalizmin konu mankenidir.” görüşünü paylaştı.

Bahçeli, 93 Harbi sırasında Nene Hatun’un “Bebeğim anasız büyür de vatansız büyüyemez” sözünü hatırlatarak, “Nene Hatun’un feragat ve ferasetinin kırıntısını arasanız dahi muhalefet partilerinde asla bulamazsınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyetleri kiralık, kalpleri karanlık, siyasetleri kifayetsiz ve kimliksiz olanların ne millete ne de ülkeye bir faydalarının dokunamayacağını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

“Türkiye eski Türkiye değildir. Köprünün altından çok sular akmıştır. ya muhalefet değişecek ya da millet cibilliyet ve ciddiyet yoksunu bu muhalefetin defterini dürecektir. Muhalefet partilerinin Türkiye’nin egemenlik haklarını ve beka mücadelesini hafife alması, bununla da yetinmeyip savsaklama ve sulandırma çabası ağır yaralı ve yüreksiz bir siyasetin ibra ve ifşasından başka bir şey değildir.

Bölücü terör örgütü PKK ile DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ ile taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek, ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP, sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin, yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış, kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Bey’in irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir.”

Devlet Bahçeli, 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milletinin müsaade etmeyeceğini, müsamaha göstermeyeceğini vurgulayarak, “Cumhur bizim, Türkiye hepimizindir.” ifadesini kullandı.

Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdada hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermeni şehri olarak gösterenleri, Türk milletinin affetmeyeceğini dile getiren Bahçeli, bu zillete aziz milletin müstahak olmadığını ve olmayacağını belirtti.

“CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir”

Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığı tartışmaya açmanın, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamanın düşman dili ve milliyetsizlerin ağzı olduğunu kaydeden Bahçeli, “CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP, kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP, sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır. Malum yerel yönetimleri düştükleri zillet çukurundan çekip çıkarmanın zamanı yaklaşmıştır. O zaman 31 Mart 2024 tarihidir. Vakit Cumhur İttifakı’nda toplanma ve kucaklaşma vaktidir. Vakit el ele vermenin, gönüllerde birleşmenin, hep birlikte ‘Türk milletiyiz’ demenin vaktidir. Bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, Kızılelma’ya doğru koşar adım yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.

“Çürümüş bir kalem sahibinin” köşesinde yazdığı “Ey alt eğitimli ve alt gelir grupları, bilesiniz ki, verdiğiniz oylar ile ülkeyi kurtarmıyor, tersine yıkımına destek oluyorsunuz. ve siz bu oyları vererek cennete gider misiniz bilmiyorum ama evlatlarınıza cehennem gibi bir yaşam bırakıyorsunuz” ifadelerini anımsatan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşte biz bu halk ve demokrasi düşmanlarına, seçkinci ve kaymak tabakaya tutunmuş satılık kalem yobazlarına bu aziz vatanı bırakmayacağız. Milletimizi aşağılayan, gelirini ve eğitimini küçümseyen, zımnen ‘cahil’ diyen zilletin devşirilmiş kalemşörlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz. Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik gösteremeyeceğiz, mutlaka kazanacağız. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte imza atacağız. Zalimlere karşı aynı siperdeyiz. Zillete karşı aynı mevzideyiz. Hainlere karşı aynı hizadayız. Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz. Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Çağrımız ‘bu millet, bu vatan, bu bayrak benim’ diyen her insanımızadır. Çağrımız her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır. ‘Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok’ diyen her vatan evladıyla geleceğimiz bir ve ortaktır. ‘Biz, birlikte Türkiye’yiz’ diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.”

“Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlardı”

Türk devlet ve yönetim felsefesinin dayanağının adalet olduğuna işaret eden Bahçeli, adalet ve hukukun tahribatının devletin zaafına yol açacağını dile getirdi. Bahçeli, “Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliğimizin ruhuna zarar verdiği açıktır.” görüşünü paylaştı.

Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesinin hukuk olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür.” dedi.

“Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır?” diye soran Bahçeli, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlattı.

“Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” sözlerini sarf eden Bahçeli, “Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5. Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir?” sorularını yöneltti.

Danıştay 5. Daire’nin adalet ve hukuka göre karar vermediğini kaydeden Bahçeli, “Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’una da gerekli itirazlar yapılmıştır.” açıklamasında bulundu.

“Bir yazar müsveddesinin” sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili “Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu” dediğini anımsatan Bahçeli, Şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır.” diye konuştu.

“FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, işbirlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi, gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir. Çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da yüce Allah’a verecektir. Kuyuya düşen yoktur. Yusuf Suresi’ne konu olacak bir şey yoktur. Kuyuda Yusuf değil, kuyruğu kesilen yılan vardır, bu defa kafasını koparmak da bizim için and olsun şeref ve namus bahsidir.

Devlet, toplum ve siyaset alanı başta olmak üzere, farklı kesimlere saklanmış ve bulunduğu ortamın rengini almış kripto damarı bulup lime lime doğramazsak emin olunuz ki günü geldiğinde acınacak hale düşmekten kaçamayız, kurtulamayız, yakamızı kurtaramayız. Müslüman aynı delikten iki defa ısırılamaz. Şansını denemek isteyen varsa hodri meydan, bu vatanın meydanları boydan boya mücadele ruhuyla bezenmeye sonuna kadar hazırdır.”

“Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır”

Bahçeli, TBMM Başkanlığına sunulan “8. Yargı Paketi”ni, hak arama hürriyetini güçlendirdiği, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler ihtiva ettiği ve adalet hizmetlerinin etkinliğini artıracağı için destekleyeceklerini bildirdi.

FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı başta olmak üzere 8 ana başlıkta sıraladığı her yere sızdığını anlatan Bahçeli, “Şimdi ona bir 9’uncuyu ilave ediyorum. Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
Devlet Bahçeli: “İliç’i Konuşuyorken Konunun Kurum’un Bakanlık Dönemine Geçiş Yapması Sinsi Bir Propagandanın Tedavülde Olduğuna İşaret Etmiştir” https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ilici-konusuyorken-konunun-kurumun-bakanlik-donemine-gecis-yapmasi-sinsi-bir-propagandanin-tedavulde-olduguna-isaret-etmistir/ https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ilici-konusuyorken-konunun-kurumun-bakanlik-donemine-gecis-yapmasi-sinsi-bir-propagandanin-tedavulde-olduguna-isaret-etmistir/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10128

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Çöpler Altın Madeni felaketiyle birlikte Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum ne hikmetse hedef tahtası haline getirilmiştir. İliç’i konuşuyorken konunun Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması nihayetinde haksız eleştirilerin sükun etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Kurum’u yıpratmak için devreye girmiştir. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Bahçeli, Erzincan İliç’te geçen hafta yaşanan maden faciasına ilişkin de şunları dile getirdi:

“KONUYLA İLGİLİ HİÇBİR SİSLİ NOKTANIN BIRAKILMAMASI ARZUMUZDUR”

“Heyelan bölgesinde hala riskli alanların varlığı, yeni toprak kaymalarının zaman zaman yaşanıyor olması arama kurtarma ekiplerini zora sokmakta, çalışmalarını aksatmaktadır. Kayaçların içindeki altın cevherini siyanürleyip ayrıştıran, kalan siyanürlü atıkları suyla arındırıp tekrar kullanılmasını sağlayan, yani çok zor şartlarda hela lokmasını arayan işçilerimizin hayata döndürülmesi yegane dilek ve beklentimizdir. Üzgün olsak bile ümitsiz değiliz. MHP olarak 13 Şubat 2024 tarihinden beri Çöpler maden sahasında vuku bulan gelişmeleri yakinen takip ediyoruz. Üzerimize düşen veya düşebilecek her sorumluluğu bihakkın yerine getirmenin samimi niyetindeyiz. Konuyla ilgili hiçbir sisli noktanın bırakılmaması arzumuzdur.

“SORUMLULUĞU SOMUT DELİLLERLE BELİRLENEN KURUM YA DA KİŞİLERİN ADLİ VE İDARİ TEMELDE HESAP VERİLMESİ ACİL VE ELZEM BİR İHTİYAÇTIR”

Kim ne biliyorsa açıklasın da öğrenelim. Ülkemizi töhmet altında bırakan, heyelan bölgesini çıkarlarının ikmali için fırsat kapısı gören kim veya kimler varsa muhakkak görüş ve düşüncelerine müracaat edilmelidir. İkinci Çernobil hezeyanını telaffuz edip siyanür atıklarının Sabırlı deresine akıtıldığını, bu atıkların yağışla beraber Fırat nehrini kirlettiğini söyleyenler iddialarını ispatla mükelleftir. Ağzıyla değil de karnı ile konuşanların şımarıklıkları tahammül sınırlarını aşmıştır. Kayan toprak inşallah kaldırılacaktır, yaralarımız el birliği ile sarılacaktır. Peki insanlığını kaybedenler tekrar eski hallerine nasıl döneceklerdir? Karşımızda çok ciddi bir sorun vardır, ucu nereye dayanıyorsa dayansın sorumluluğu somut delillerle belirlenen kurum ya da kişilerin adli ve idari temelde hesap verilmesi acil ve elzem bir ihtiyaçtır.

“İLİÇ’İ KONUŞUYORKEN KONUNUN KURUM’UN BAKANLIK DÖNEMİNE GEÇİŞ YAPMASI SİNSİ BİR PROPAGANDANIN TEDAVÜLDE OLDUĞUNA İŞARET ETMİŞTİR”

Çöpler altın madeninde geçmişe sari var olan ihmaller zincirinin 13 Şubat faciasındaki payını yok saymak elbette mümkün değildir. Bu kapsamda yürütülen adli soruşturmanın sağlam sonuçlar verebilmesi için hazırlanan bilirkişi raporunun aceleye getirilmesi bir başka tartışma konusudur. Bilirkişi raporunun tekrar ele alınması, yeni bir bilirkişi heyetinin oluşturulması bizim görüşümüze göre akla en uygun seçenektir. Çöpler Altın Madeni felaketiyle birlikte Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum ne hikmetse hedef tahtası haline getirilmiştir. İliç’i konuşuyorken konunun Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması nihayetinde haksız eleştirilerin sükun etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Kurum’u yıpratmak için devreye girmiştir. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır. Menfur ve melun emel sahiplerinin çabaları boşuna, çırpınışları beyhudedir; Türk milletinin teveccühüyle Ankara altın çağına ulaşacak, İstanbul Muradına kavuşacak, yerel yönetimler zilletin ayak bağlarından mutlaka kurtarılacaktır.

“ÇEVRESİYLE BUZLARI ERİTEN TÜRKİYE, BAŞTA CHP OLMAK ÜZERE ZİLLETE DÜŞEN DİĞER MUHALEFET PARTİLERİNİ KISKANDIRMAKTA”

Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibariyle çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. 2 ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildirinin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir. Muhalefet partilerinin koro halinde ‘dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun’ çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır.

“31 MART’TA TÜRKİYE’Yİ DEM’LEMEYE VE DEVİRMEYE ÇALIŞANLARA TÜRK MİLLETİ MÜSAADE ETMEYECEK”

CHP sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. Özgür Beyin irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir. 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milleti müsaade etmeyecek, müsamaha göstermeyecektir. Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığımızı tartışmaya açmak, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamak düşman dilidir, milliyetsizlerin ağzıdır. CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır.

“AZGIN FİYAT ANARŞİSTLERİNİN VE BUNLARIN ARKASINDAKİ FETÖ’CÜLERİN HUKUKEN HESABI SORULMADAN SOSYAL VE EKONOMİK HUZUR NASIL TEMİN EDİLECEKTİR”

Adalet ve hukukun tahribatı devletin zaafına yol açacaktır. Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliğimizin ruhuna zarar verdiği açıktır. Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesi hukuktur. Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle, PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin, sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür. Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır?

“DANIŞTAY 5. DAİRESİ ADALET VE HUKUKA GÖRE KARAR VERMEMİŞTİR”

Danıştay 5.Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur. Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5.Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, Haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? Danıştay 5. Dairesi adalet ve hukuka göre karar vermemiştir.

“FETÖ’NÜN PROPAGANDASINA ÇANAK TUTULMASI, 15 TEMMUZ’A TİYATRO DENİLMESİ ALÇAKLIĞIN DİBİDİR”

Tam da böyle bir zamanda ahı gitmiş vahı kalmış bir yazar müsveddesi sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili demiş ki: ‘Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu.’ Şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır. FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir. Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, işbirlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır.

“FİYAT ANARŞİSTLERİ DE FETÖ’CÜDÜR, DÜKKANLARI, EVLERİ KAPANMALIDIR”

MHP olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 8.yargı paketinin, hak arama hürriyetini daha da güçlendireceğinden, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeleri ihtiva ettiğinden ve adalet hizmetlerinin etkinliğini artıracak olmasından dolayı destekleyeceğimizi bu vesileyle açıklıyorum. FETÖ ile mücadelede 8 ana başlıkla TSK ve Yargı başta olmak üzere her yere sızdığını ifade etmiştim. Şimdi ona bir 9’uncuyu ilave ediyorum; fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür, dükkanları, evleri kapanmalıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ilici-konusuyorken-konunun-kurumun-bakanlik-donemine-gecis-yapmasi-sinsi-bir-propagandanin-tedavulde-olduguna-isaret-etmistir/feed/ 0 Bahçeli: “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır” https://www.haber60.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:39:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10094 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli,geçtiğimiz günlerde Erzincan İliç’teki maden kazasına ilişkin devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirterek, “İlgili bakan ve bürokratlarımız kısa süre içinde maden sahasına giderek arama-kurtarma faaliyetlerine refakat etti. Bir haftadır AFAD ekipleri, gönüllü yardım kuruluşları, hatta yöre insanımız çalışmalarını fedakarlıkla yürütmektedir. İşçilerimize ulaşmak ve gün ışığına çıkarabilmek amacıyla maden alanına yığılan devasa toprak kütlesinin tahliye ve temizlik işlemi dikkatle ve kararlılıkla sürdürülmektedir. Ancak heyelan bölgesinde hala riskli alanların varlığı, bu kapsamda yeni toprak kaymalarının zaman zaman yaşanıyor olması ister istemez arama kurtarma ekiplerini zora sokmakta, çalışmalarını da aksatmaktadır. Üstelik bölgenin yağışlar sebebiyle çamur ve balçıkla kaplanmış olması araştırma ve incelemelerin metal dedektörlerle yapılmasını mecburi hale getirmektedir. Kayaçların içindeki altın cevherini siyanürleyip ayrıştıran, müteakiben kalan siyanürlü atıkları suyla arındırıp tekrar kullanılmasını sağlayan, yani çok zor şartlarda damla damla dökülen alın terlerinin bereketiyle helal lokmasını arayan işçilerimizin hayata döndürülmesi yegane dilek ve beklentimizdir. Ümitlerimizi diri tutarak bölgeden gelecek müjdeli haberlere kulağımızı çevirmiş durumdayız. Nitekim Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla; Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında Meclis Araştırması Komisyonunun kurulmasını isabetli bir karar olarak görüyor ve yanında duruyoruz” diye konuştu.

“Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın maden kazasının yaşandığı yere maske ve özel koruyucu kıyafetle gitmesine değinen MHP lider Bahçeli, “Adeta uzaya çıkar gibi, özel koruyucu kıyafetlerin üstüne dehşet uyandıran maskeler takan ve ikinci Çernobil hezeyanını telaffuz edip siyanür atıklarının Sabırlı Deresi’ne akıtıldığını ve bu atıkların yağışla beraber yeraltı sularına karışarak Fırat Nehri’ni kirlettiğini söyleyenler iddialarını ispatla. Ağzıyla değil de karnıyla konuşanların şımarıklıkları tahammül sınırlarından taşmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının konuyla ilgili kamuoyuyla paylaştığı, toprak kayması sırasında akan malzemenin Fırat Nehri’ne ulaşmasının engellenmesi amacıyla Sabırlı Deresi’nin Fırat Nehrine ulaştığı menfezin kapaklarının kapatıldığına dair açıklama ortadayken, halen dedikodu üretmenin, halen kaygıları diri tutmanın ahlaken tutarlı bir yanı var mıdır? 9 canı, 9 hayatı kurtarma çalışmaları sürüyorken, kayan toprak kütlesinin içinde hangi ağır metallerin bulunduğuyla ilgili resmi ağızlardan bir açıklama yapılmadığını eleştirenlerin amacı bize göre üzüm yemek değil, bağcı dövmek için mevzi almaktır. Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır, izansızlıktır, pis bir fırsatçılıktır” ifadelerini kullandı.

“ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir”

Erzincan İliç’teki maden kazasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un hedef alındığını söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“İliç’i konuşuyorken konunun Sayın Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması, nihayetinde haksız ve hayasız eleştirilerin sökün etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Sayın Kurum’u yıpratmak için devreye girmişlerdir. Bir defa madenin yüklenici firmasına ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir. Söz konusu bakanlık yalnızca çevresel etkileri değerlendirip denetlemektedir. Bunun yanında altın madeninin çevreye zarar verip vermediğini incelemektedir. Bahsi geçen altın madeni geçmişte defalarca denetlenmiş, 21 Haziran 2022 tarihinde de 20 metreküplük siyanür sızıntısı nedeniyle sorumlu görüldüğünden bu madeni işleten firmaya Çevre Kanunu’nda belirlenmiş en üst sınırdan para cezası verilmiştir. Dahası ilgili firmanın faaliyetleri geçici süreyle durdurulmuştur. Anlaşılacağı üzere, Sayın Murat Kurum görevini layıkıyla yapmıştır. Verilemeyecek bir hesabının olmadığı ortaya çıkmıştır. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır. Menfur ve melun emel sahiplerinin çabaları boşuna, çırpınışları beyhudedir; Allah’ın izniyle, Türk milletinin teveccühüyle Ankara altın çağına ulaşacak, İstanbul Muradına kavuşacak, yerel yönetimler zilletin ayak bağlarından mutlaka kurtarılacaktır.”

“Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir”

“Dış politikada doğası gereği, ülkeler arası gerginlikler veya yakınlıklar zaman zaman farklılaşıp şekil değiştirmektedir” diye konuşan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası ilişkiler akışkan ve dinamik bir süreçtir; tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeo-politik ve jeo-stratejik müktesebatın, aynı şekilde milli hedeflerin bileşkesinde hakiki mana ve muhtevasını bulmaktadır. Şayet uluslararası ilişkiler statükonun çekim alanına sabitlenip diyalog ve diplomasi kanalları tıkanırsa sıcak çatışmalar tetiklenecek, bölgesel ve küresel savaşlar ortaya çıkacaktır. Devletlerarası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmek mümkün değildir. Esas olan mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygıdır. Türkiye’miz böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. Çok yönlü ve tesirli diplomasi demek, farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibariyle çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri olması gereken mevkie tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir. Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin yazgısı çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildirinin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir. Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatı iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edecektir. Muhalefet partilerinin koro halinde “dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun” çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işleri başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılının mührünü inançla basacaktır.”

“DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş”

“Bölücü terör örgütü PKK’yla DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ’yle taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür” diyen Bahçeli, “CHP sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Beyin irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir. 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milleti müsaade etmeyecek, müsamaha göstermeyecektir. Cumhur Bizim Türkiye Hepimizindir. Aziz Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdadımıza hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermenilerin şehri olarak gösterenleri Türk milleti affetmeyecektir. Bu zillete aziz milletimiz müstahak değildir ve olmayacaktır. Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığımızı tartışmaya açmak, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamak düşman dilidir, milliyetsizlerin ağzıdır. CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır” dedi.

Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliği ruhuna zarar verdiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesi hukuktur. Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin, sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür. Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır? 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcı meslekten ihraç edilmişti. FETÖ’cüler diğer alanlarda olduğu gibi, yıllar içinde adalet müessesine de yuvalanmışlardı. Türk hukuk sistemi zehirlenmiş, haksızlık ve hukuksuzluk habis bir ur gibi yayılmıştı. Danıştay 5.Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur. Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5.Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir? Danıştay 5. Dairesi adalet ve hukuka göre karar vermemiştir. Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Davalar Genel Kuruluna da gerekli itirazlar yapılmıştır. Tam da böyle bir zamanda ahı gitmiş vahı kalmış bir yazar müsveddesi sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili demiş ki; ‘Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu’ şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır. FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir. Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, iş birlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir, çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da Yüce Allah’a verecektir.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/feed/ 0
Erdoğan: Hayat pahalılığı ve enflasyon sorunlarını çözecek olan yine biziz https://www.haber60.com.tr/erdogan-hayat-pahaliligi-ve-enflasyon-sorunlarini-cozecek-olan-yine-biziz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-hayat-pahaliligi-ve-enflasyon-sorunlarini-cozecek-olan-yine-biziz/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9363 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de; “Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:

“ATA YURDUM, ANA OCAĞIM RİZE’DEN 31 MART’TA REKOR BEKLİYORUM”

“Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasp etmek istediler, Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler. 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.

Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inanıyorum. Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.

Şu hemen sol tarafımdaki kentsel dönüşümü nasıl buldunuz, güzel mi? Rize merkez değişmiş mi? Hala değişiyor mu?

“HER KESİMDEN İNSANIMIZIN ARASINDA NİFAK DUVARLARI ÖRDÜLER”

Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti. Toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler.

Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birleri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.

“ARTIK AHMETLER, MEHMETLER, AYŞELER, FATMALAR UZAYA GİDECEKLER”

İlk insanlı uzay misyonumuzu geçen hafta başarıyla tamamladık. İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler, uzaya. Bu millete bu yakışır mı? Yapar mıyız? Yaptık mı? Mesele bu.

Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz.

“CHP’DE HER GELEN BİR ÖNCEKİNİ MUMLA ARATMIŞTIR”

Kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok şey değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bunda da her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağı çektiler. Daha önce de söyledim, CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı.

“HER BİRİNİN ANKARA’DA BİRER OFİSİ VAR, GÜLE GÜLE KULLANIN”

Bay Kemal güya 13’üncü Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediler. Altılı masadan şu anda parlamentodan kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, altılı masada kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var, güle güle kullanın. Ama elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Tabi burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.

“MUHALEFETE BAKIP ASLA YEİSE KAPILMAYIN, ASLA ALTERNATİFSİZ DEĞİLSİNİZ”

Tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın, asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele, CHP’nin iş bilmez, beceriksiz sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet, siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.

Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere, ‘Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere, anladınız değil mi, bizim çayın demlenmesi değil ha, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var; hasılı, size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?

Son 21 yılda Rize’ye güncel rakamlarla toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.”

Erdoğan’ın tanıttığı ilçe belediye başkan adayları ise şöyle:

Ardeşen: Said Yaşayan

Çamlıhemşin: Ömer Altun

Çayeli: İshak Karahan

Derepazarı: Şaban Kalça

Fındıklı: Gürhan Kutluata

Güneysu: Rıfat Özer

Hemşin: Halim Kazım Bekar

İkizdere: Abdi Ekşi

İyidere: Saffet Mete

Kalkandere: Mehmet Yılmaz

Pazar: Ekrem Kılıç

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-hayat-pahaliligi-ve-enflasyon-sorunlarini-cozecek-olan-yine-biziz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’ye yapay zeka göndermesi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9329 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN YAPAY ZEKA GÖNDERMESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ? Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YAPAY ZEKA AÇIKLAMALARI

CHP lideri Özel, dün “Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna şöyle yanıt vermişti: “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yakın bir tarihte ikinci astronotu da uzaya göndereceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9326 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakın bir tarihte ikinci astronotu da uzaya göndereceklerini belirterek, “Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecek.” dedi.

Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Siyasete kazandırdıkları istikrar ve güven iklimi sayesinde Türkiye’yi her alanda 3,5,10 kat büyüttüklerini belirten Erdoğan, ihracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turist sayısını 13 milyondan 57 milyona çıkardıklarını belirtti.

Milli geliri 238 milyar dolardan bir trilyon dolar seviyesine getirdiklerini dile getiren Erdoğan, istihdamı 19 milyon kişiden, 32 milyon kişiye taşıdıklarını söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayinde yüzde 80’leri dışa bağımlılığını yüzde 20’lere indirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, “Bugün insansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesinden biriyiz. Kızıl Elma ve ANKA-3 ile artık bu alanda farklı bir lige yükseliyoruz. TCG Anadolu’nun ardından geçen ay en büyük ikinci gemimiz olan TCG Derya’yı da donanmamıza teslim ettik. Kendimiz yaptık, dışarıdan değil.” diye konuştu.

İlk insanlı uzay misyonunun geçen hafta başarıyla tamamlandığını anımsatan Erdoğan, “İnşallah, yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler.” ifadelerini kullandı.

Azmedince yapılacağını vurgulayan Erdoğan, azmedip, gayret edip, çalıştıklarını ve başardıklarını aktardı.

“Şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda büyük bir atılım ve çok büyük bir gelişme içinde olunduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan 10, 15, 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin hamdolsun bugün meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak, bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum.”

“Dünyada böyle bir muhalefet yok”

Sayılmaya çalışıldığında günler sürecek nice başarıya, reforma, kalkınma ve teknoloji atılımına imza attıklarının altını çizen Erdoğan, “Ancak ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Onu değiştirmeye muvaffak olamadık. İşte kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım, Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen, tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok.”

Türkiye’de son 21 yılda pek çok şeyin değiştiğini, dönüştüğünü ve kendini yenilediğini ancak CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadığını söyleyen Erdoğan, “Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bundan her seferinde standardı düşürdüler, çıtayı iyice aşağı çektiler.” dedi.

CHP’de her gelenin mutlaka bir öncekini mumla arattığını vurgulayan Erdoğan, “Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. ‘Değişim’ dediler, ‘yenilenme’ dediler, bir sürü cafcaflı kavram kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tardedip, aynı tas aynı hamam yollarına devam ettiler. Bay Kemal, güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı vefasızlığı altılı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediklerini anlatan Erdoğan, “Altılı masadan şu anda parlamentoda kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, ‘altılı masadan kimseyi bulamayacaksınız’ demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara, bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın.” diye konuştu.

“Siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıktıkları yolda aynen yürüdüklerini vurgulayarak, burada asıl hayal kırıklığını CHP’lilerin yaşadığını söyledi.

CHP’lilerin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini gördüklerini ifade eden Erdoğan, “Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız, maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir.” dedi.

Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Geçmişte özellikle de 1970’lerde siyaset müessesesinin umut olma, ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak, her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.”

Erdoğan, yerel seçimlere dikkati çekerek, “43 gün sonra sandıklara gidiyor muyuz? Sandıklara giderken ana kademe, hanım kardeşlerim, gençler gümbür gümbür gideceksiniz, gitmemek yok. ve sandıklara giderken de yanınıza kardeşlerinizi, arkadaşlarınızı alıp beraber gideceksiniz. 43 gün boyunca durmak yok. Cumhur ittifakı olarak sandıkları patlatmaya var mıyız?” diye sordu.

Alandakilerden “evet” yanıtını alan Erdoğan, CHP yönetimini eleştirirken, CHP’li vatandaşların siyaset kurumundan umut kesmelerinin önüne geçeceklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı tek tek anlatarak, bu kardeşlerimizin de oylarına talip olduğumuzu ifade edeceğiz. Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma sesleniyorum, muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz, hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.”

“Hür iradenizin kimsenin tapulu mülkü olmadığını bu kibir abidelerine gösterin”

Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’yla hizmet, eser, yatırım ve projede yarışabilecek hiçbir siyasi hareket olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere… Kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi? Belediye başkanı olarak ‘kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere… Anladınız değil mi bizim çayın demlenmesi değil, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin, bu kibir abidelerine gösterin.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den Seçmenlere Seslendi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:36:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9293 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ‘” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

“Kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük”

Yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden ülkeyi bölmeye çalışanlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi dönüşümü yenilikleri teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda Şampiyonlar Ligi’nde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasid talihi kırmaya çalışan devlet ve siyaset adamlarını ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük. Cudi’ye gömdük. Bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler”

Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde ilk insanlı uzay misyonunu başarıyla tamamladığını belirten Erdoğan “İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler. Azmettin mi yaparsın. Rabbimiz ne buyuruyor; Bir kere azmettin mi tevekkül et yeter. Azmettik, gayret ettik, çalıştık, başardık. Yani her alanda büyük bir atılım çok büyük bir gelişme içindeyiz. Bundan 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin bugün hamd olsun meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şuan canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” diye konuştu.

“Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Türkiye’deki muhalefet anlayışına da tepki göstererek şunları söyledi:

“Ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Kendi içlerinde nasıl birbirlerini düştüklerin görüyorsunuz değil mi’ Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağıya çektiler. Daha önce söyledim; CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. Değişim, yenilenme dediler bir sürü cafcaflı kelime kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tard edip aynı tas aynı hamam yollarını devam ettiler. Bay Kemal güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı hatırlıyorsunuz dimi. Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarını da sergilediler. 6’lı masadan şuanda parlamentoda kimse kalmadı. Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu, nerede bu 6’lı masa. Ben ne demiştim. 6’lı masadan kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın. Ama Elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partililerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne sürükle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir. Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunuyor. Geçmişte özellikle 1970’lerde siyaset müessesinin umut olma ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış ötelenmiş yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur. İnşallah 43 gün kaldı.”

“Bizim çayın demlenmesi değil ha; DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ‘ Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmasının ardından Rize’deki belediye başkan adaylarını tek tek yanına çağırarak hemşehrilerine tanıttı, onlar için destek istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Trabzon’a hareket etmek üzere alandan ayrıldı. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP ve DEM Parti’yi eleştirdi https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/#respond Sun, 11 Feb 2024 14:51:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7354 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “DEM’lenmiş CHP karışık ve kavgalıdır. CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesi sinsi bir oyundur. Çünkü CHP demek, DEM demektir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, partisinin Mevlana Bulvarı’ndaki “Seçmen İletişim Merkezi Açılış Töreni”ne katıldı.

Buradaki konuşmasında, ayırmadan, ayrışmadan, canla başla Türkiye için çalışacaklarını belirten Bahçeli, Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak hallerinin kalmadığını söyledi.

Başkent’i tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir seviyeye ulaştırmanın görevleri olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır. Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi, dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır.”

“Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır”

Bahçeli; algı, istismar, sosyal medya, yalan ve riya belediyeciliğinin iflas ettiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Ankara 31 Mart’ta belini doğrultmalıdır. Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu Başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o Büyükşehir Belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır.”

CHP ve DEM Parti yönetimindeki büyükşehir ve il belediyelerini 31 Mart’ta cumhurun iradesiyle buluşturacaklarını vurgulayan Bahçeli, “31 Mart 2019’dan bu yana kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak.” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bir heves değil”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde cumhur ile cumhuriyetin kucaklaştığını, devlet ile millet arasındaki uyumun tam manasıyla sağlandığını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

“Çok şükür devlet hayatında çatlak sesler dinmiş, karar alma süreçleri seriye bağlanmış, kuvvetler ayrımı billurlaşmış, çok başlılık devri kapanmış, bürokratik oligarşinin suyu kesilmiştir. Yeni sistemin gerekli, yeterli siyasi, stratejik ve fikri olgunlaşma süreci devam etmekte olup kurum ve kurallarıyla olgunlaşması, ilke ve esaslarıyla oturması Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın güvencesi olacaktır. Buna müzahir yerel yönetimlerin teşkili ülkemizi muasır ve müreffeh bir geleceğe taşıyacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjonktürel reçete hiç değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbal haysiyeti, milli bekasının habitatı, Türk milletinin huzur, barış ve kardeşlik iradesinin temel harcıdır. Bu harcın inşa edeceği yerel yönetimler yeni yüzyılda stratejik gücümüz olacaktır.”

“Her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal bir varlığıdır”

Bahçeli, CHP ve DEM Parti’ye yönelik eleştirilerini sürdürerek, şunları söyledi:

“DEM’lenmiş CHP karışık ve kavgalıdır. CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesi sinsi bir oyundur. Çünkü CHP demek, DEM demektir. Diğer partilerin de hesapları tutmayacak, Ankara başta olmak üzere Türkiye Cumhur İttifakı’nda birleşecektir. Cumhur İttifakı gönülleri buluşturuyor. Cumhur İttifakı geleceği kuruyor. İttifakımız, zalimlere karşı cumhurun iradesidir. İttifakımız, zulme ve zorbalığa karşı milletin dirayetidir. İttifakımız, korkaklara ve kanunsuzlara karşı cesurların dik duruşudur. İttifakımız, bölünmeye, parçalanmaya, ayrılmaya, kopuşa karşı, milli kenetlenmenin, milli kucaklaşmanın temini ve takviyesidir. Yöresi, kökeni, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal ve meşru bir varlığıdır.”

Cumhur İttifakı’nın Ankara’dan, Türkiye’den taraf olduğunu dile getiren Bahçeli, “Herkes tavrını belirlemek zorundadır. ya birlikten, beraberlikten yana olacağız ya da gerilim ve kavga dolu bir geleceğe sürükleneceğiz. ya kardeşliğin devamını isteyeceğiz ya da ağır bir yıkımı göze alacağız. Cumhur İttifakı kararını çoktan vermiştir. Tarafını belirlemiştir. Cumhur İttifakı Ankara’dan taraftır. Cumhur İttifakı Türkiye’den yanadır. Barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan vatandaşlarımı Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmak için Cumhur İttifakı’na davet ediyorum.” dedi.

“Gün birleşme, gün dayanışma günüdür”

Milliyetçi ve ülkücü harekete gönül veren herkesi Cumhur İttifakı’na omuz omuza vermeye çağıran Bahçeli, şöyle konuştu:

“Fason milliyetçilere aldanacak yoktur. Ülkücünün yeri ve adresi bellidir, o da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki, aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün birleşme günüdür. Gün dayanışma günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. Cumhur İttifakı Ankara’nın ve milletimizin her evladına kucağını açmaktadır.”

Bahçeli, CHP yönetiminin Türkiye muhaliflerinin esaretine girdiğini ifade ederek, “Bugünkü CHP yönetimi PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerededir? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.” diye konuştu.

Açılış törenine, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Turgut Altınok, MHP Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti Ankara milletvekilleri, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/feed/ 0
Bahçeli: Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiası çelişkidir https://www.haber60.com.tr/bahceli-hem-demlenen-chpde-bulunup-hem-ulkuculuk-iddiasi-celiskidir/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-hem-demlenen-chpde-bulunup-hem-ulkuculuk-iddiasi-celiskidir/#respond Sun, 11 Feb 2024 13:33:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7314 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da ‘Seçmen İletişim Merkezi’ açılış törenine katıldı. Törende konuşan MHP lideri Bahçeli, ayırmadan, ayrışmadan, canla, başla hem Ankara hem de Türkiye için çalışacaklarını belirterek, “Kaçan fırsatların, heba olan yılların, kırılan umutların telafisini yapmak suretiyle başkentimizin yeniden küllerinden doğacağına inanıyoruz. Geçmişi bugününe kefil olmayanların miadı dolmuş, raf ömrü bitmiştir. Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz de kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkie ulaşması hepimizin görevidir” diye konuştu.

“Partimizin gerçeklerinden kopanların CHP’de iştahla siyaset yapması ahlaken ağır bir savrulmadır”

“DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” diye konuşan MHP lideri Bahçeli, “Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Alt yapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir belediye başkanı 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde Cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır” ifadelerini kullandı.

“Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak”

CHP ve DEM’in yönetimindeki diğer büyükşehir ve il belediyelerini cumhurun iradesiyle birleştireceklerini söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“31 Mart 2019 tarihinden buyana maşeri vicdanda bir ızdırap halini alan kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Yerel yönetimler aracılığıyla, devletin kasasını, milletin kesesini gasp edip Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutan çürümüşler kenara çekilecek. Biz dedik mi yaparız, yaptık mı sonuna kadar arkasında dururuz. Zamana ve mekana göre fikir, görüş ve siyaset değiştirmeyiz. Olduğumuz gibi görünmenin, göründüğümüz gibi olmanın sırrı da buradadır. Çalışmaktan yorulmayacağız, vatan ve millet sevdamızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”

“CHP demek DEM demektir”

CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesine ilişkin ‘sinsi bir oyundur’ değerlendirmesi yapan Bahçeli, “Çünkü CHP demek DEM demektir. Diğer partilerin de hesapları tutmayacak, Ankara başta olmak üzere Türkiye Cumhur İttifakı’nda birleşecektir. Cumhur İttifakı gönülleri buluşturuyor. Cumhur İttifakı geleceği kuruyor. İttifakımız, zalimlere karşı cumhurun iradesidir. İttifakımız, zulme ve zorbalığa karşı milletin dirayetidir. İttifakımız, korkaklara ve kanunsuzlara karşı cesurların dik duruşudur. İttifakımız, bölünmeye, parçalanmaya, ayrılmaya, kopuşa karşı, milli kenetlenmenin, milli kucaklaşmanın temini ve takviyesidir. Yöresi, kökeni, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal ve meşru bir varlığıdır. Gelişmeler, önümüzdeki dönemin taraflarını netleştirmiştir. Artık, herkesin tarafını belli etme zamanı gelmiştir” dedi.

“Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır”

Barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan vatandaşları Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmak için Cumhur İttifakı’na davet eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e gönül veren her kardeşimi Cumhur İttifakı’nda omuz omuza vermeye çağırıyorum. Fason milliyetçilere aldanacak yoktur. Ülkücünün yeri ve adresi bellidir, o da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün birleşme günüdür. Gün dayanışma günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. Cumhur İttifakı Ankara’nın ve milletimizin her evladına kucağını açmaktadır. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir. Bugünkü CHP yönetimi PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerededir. Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir. Rehavete kapılmadan, gevşemeye müsaade etmeden, yılgınlıklara prim vermeden, ihmale düşmeden, umutsuzluğa kapalı durarak 31 Mart seçimlerine hazırlanacağız.”

MHP Ankara İl Başkanı Alpaslan Doğan, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlere durmadan, dinlenmeden çalıştıklarını söyleyerek, “Bu seçimin ülkemiz ve Ankara’mız için çok önemli olduğunu biliyor, Cumhur İttifakı olarak uyum içerisinde çalışıyoruz. 31 Mart 2024’te Başkentimiz de Cumhur İttifakının bayrağını dalgalandıracağız” dedi.

Konuşmaların ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ‘Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-hem-demlenen-chpde-bulunup-hem-ulkuculuk-iddiasi-celiskidir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Baykal’ın kabrini ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-deniz-baykalin-kabrini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-deniz-baykalin-kabrini-ziyaret-etti/#respond Sun, 11 Feb 2024 13:03:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7299 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçtiğimiz seçimlerde bize 11 büyükşehri emanet eden milletimizin emanetine saygı duyduk. Emanetine çok iyi baktık. Şimdi onlardan bir 5 yıllık daha emanet için süre istiyoruz. Siyasiler Ankara’da ittifak kuramayabilirler ama millet sandıkta ittifakı kurar.” dedi.

Özel ve beraberindeler, 11 Şubat 2023’te vefat eden eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Devlet Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret etti.

Bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan Baykal’ın oğlu Ataç Baykal, babasının vefatının büyük bir boşluk yarattığını, bugün bu boşluğun doldurulmasına çok ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Ataç Baykal, “İnşallah yeni yönetimimizle biz de değişen koşullara ayak uyduracağız. Önümüzdeki yıllarda göğsümüz kabarık olarak gelip, babamın mezarı başında daha iyi hatıralarla bulaşacağız.” diye konuştu.

“Huzuruna, partinin Genel Başkanı olarak varmış olmak benim açımdan büyük bir onur”

Genel Başkan Özgür Özel de Baykal’ı rahmet ve minnetle andığını belirterek, sosyal demokrasiye ve CHP’ye emek değil, bir ömür vermiş bir genel başkanının huzurunda bulunduklarını söyledi.

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vefatının birinci yıl dönümünde huzuruna, partinin genel başkanı olarak varmış olmak benim açımdan hem büyük bir onur hem omuzlarımda çok büyük bir yük. Çünkü siyasette vefa tartışmaları yapılıyor. Bir partinin önceki genel başkanına vefa gösterecekseniz, bunun bir yolu var. İlk genel başkan da olsa, son genel başkan da olsa partisini iktidar yaparsanız, vefa göstermiş olursunuz. Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini, Deniz Baykal’ın, İnönü, Ecevit ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisini iktidar yaptığımızda önceki genel başkanlarımıza vefamızı göstermiş olacağız. Baykal’ın mezarı başında buna söz veriyoruz. Bundan sonra CHP ailesinin birlik ve beraberlik içinde Türkiye’ye iyi günleri yaşatmasını ümit ediyorum. Partimizde çok önemli görevlerde bulunmuş, bana da emeği olan Sayın Genel Başkanımız Muharrem İnce ve örgütüne de burada bizimle birlikte oldukları için teşekkür ediyorum.”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ise Deniz Baykal’ın kendisini tahtanın başından alıp, milletin karşısına çıkardığını ifade ederek, “Bir devlet adamıydı. ‘Partinin oy oranı değil, önemli olan memleket’ dediğini çok kere duymuşumdur ağzından. Allah rahmet etsin. Benim ustamdı. Mekanı cennet olsun.” dedi.

Konuşmaların ardından Özel, İnce ve beraberindekiler Deniz Baykal için dua etti, kabrine karanfil bıraktı.

“Bütün belediye başkanları da gücünü sandıktan alır”

Merhum Bülent Ecevit’in kabrini de ziyaret eden Özel, Devlet Mezarlığı’ndan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak’ta “Bilesiniz ki buranın belediye başkanı, cumhurbaşkanının eli üzerinde olduğu sürece Zonguldak çok daha farklı yere gelecektir.” sözünün hatırlatılması üzerine Özel, Erdoğan’ın Hatay’daki konuşmasının benzerini Zonguldak’ta yaptığını söyledi.

Özel, “Recep Tayyip Erdoğan’ın milli iradenin üzerinden elini çekmesi lazım. Bu yaptığı iş tamamen milli irade gaspıdır.” ifadesini kullandı.

Milli iradenin serbestçe oy kullanılabildiği için kutsal olduğunu belirten Özel, “Oy, Recep Tayyip Erdoğan’a verilince kutsal, verilmeyince mundar olmaz. Nasıl Erdoğan gücünü sandıktan alıyorsa, bütün belediye başkanları da gücünü sandıktan alır. Nasıl gerçek patron milletse, belediye başkanlarının ve cumhurbaşkanlarının da belirleyicisi millettir. Bunun dışında bir ifade milli iradeye saygısızlıktır.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine, “Özgür Efendi’nin sesi çıkmıyor, kavga etmiyoruz.” dediğini aktaran Özel, “Oysa Özgür Efendi ona en düşük emekli maaşını hatırlatıyor, geçim sıkıntısını, enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine hakaret edelim, mesele konuşulmasın, bir genel seçim içinde, bir genel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakı için yola çıkmış durumdayız”

DEM Parti’nin Ankara ve İstanbul’da kendi adaylarını çıkarmasının seçimi nasıl etkileyeceğinin sorulduğu Özgür Özel, şunları söyledi:

“Bu mikrofonlar neden Bahçeli’nin önüne gitmiyor? Bahçeli bu sabah demli çay mı içiyormuş? Bu mikrofonlar neden Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne gitmiyor? Terörle işbirliği mi yapmış? İlk gün söyledim, Başak Demirtaş ve ilan edilen adaylar, her birisinin aday olmak en demokratik hakkıdır. Her partinin aday çıkarmak en demokratik hakkıdır. Kimsenin aday çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah demli çay içenlere Devlet Bahçeli ile Recep Tayyip Erdoğan’a sorun.”

Bütün siyasi partilerle açık iletişim halinde olduklarını kaydeden Özel, “Bizim DEM ile yaptığımız görüşme gözünüzün önündedir. Ama bazı görüşmeleri, hangi mecralarda kimlerin ne şekilde, ne vaatlerle yürüttüğünü millet sormaktadır. Bizim kimsenin çıkaracağı adaya da, çıkarmadığı adaya da lafımız da yoktur, minnetimiz de yoktur. Ama aday çıkarmama durumunda, dünya kadar hakareti bize layık görenlerin şimdi bu millete bir özür borçları vardır.” dedi.

Özel, dün AK Parti’nin Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’a yönelik saldırının demokrasiye yapıldığını ve bunu kendi adaylarına yapılmış saydıklarını ifade ederek, “Seçim atmosferinde bütün adayların özgürce propaganda yapabildikleri, sandıkların ve seçmenlerin baskı altına alınmadığı, en özgür propagandanın ve barışçıl seçimin yaşanmasını temenni ediyorum. Bütün adaylara, bütün siyasi partilere başarılar diliyoruz.” şeklinde konuştu.

Partisinin adaylarının büyük oranda belirlendiğini dile getiren Özel, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakı için yola çıktıklarını, bu ittifakın adının “Türkiye ittifakı” olduğunu söyledi.

Özel, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz seçimlerde bize 11 büyükşehri emanet eden milletimizin emanetine saygı duyduk. Emanetine çok iyi baktık. Şimdi onlardan bir 5 yıllık daha emanet için süre istiyoruz. Siyasiler Ankara’da ittifak kuramayabilirler ama millet sandıkta ittifakı kurar. Türkiye’nin umudu Türkiye ittifakıdır. Geçen seçimde ittifakların kazandığı büyük başarıları ortaya çıkaran seçmen hala kütüklere kayıtlıdır. O seçmen, Türkiye ittifakını büyüterek sürdürecek, şehirlerimizi çalmayan, çırpmayan, yeşil alanları katletmeyen, arsaları yabancılara peşkeş çekmeyen, arsa rantı yaratmak için şehre karşı suç işlemeyen, yoksullun hakkını sosyal belediyecilikle koruyan başkanlarımızla göreve devam.”

“Milletin sesini duymak sandıktan önceki en önemli gösterge”

Özgür Özel, Lütfü Savaş’ın Hatay Büyükşehir Belediye başkan adaylığına ilişkin soru üzerine, bütün bölgelerde adaylarını yoğun anket süreçleriyle belirlediklerini bildirerek, şöyle konuştu:

“Yüksek örneklemlerle yapılan bu anketler, bize bir şehirden yanlış yaptığımız sinyalini veriyorsa ya da verirse bu değerlendirilir. Meydanda yükselen bazı sesleri duymak da önemlidir, fikir verir, ama milletin sesini duymak, sandıktan önceki en önemli gösterge. Çok yüksek örneklemle yapılan anketlerde bir şey görüyorsak müdahale ediyoruz. Görürsek müdahale ederiz.”

Baykal’ın kabrini CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, CHP’nin Etimesgut Belediye başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ve bazı partililer de ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-deniz-baykalin-kabrini-ziyaret-etti/feed/ 0
Deniz Baykal’ın ölüm yıl dönümünde anma töreni düzenlendi https://www.haber60.com.tr/deniz-baykalin-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/deniz-baykalin-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/#respond Sun, 11 Feb 2024 11:15:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7266 ESKİ CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ölümünün 1’inci yılında Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.

Deniz Baykal’ın 1’inci ölüm yıl dönümü nedeniyle Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında tören düzenlendi. Törene, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Deniz Baykal’ın ailesi, partililer ve vatandaşlar katıldı. Baykal’ın kabrine çelenk bırakıldıktan sonra saygı duruşunda bulunuldu ve dua edildi. Törenden sonra basın mensuplarına açıklamada bulunan Muharrem İnce, Baykal’ın bir devlet adamı olduğunu belirterek, “Partinin oyu önemli değil, ‘önemli olan memleket’ dediğini çok kez duymuşumdur. Allah rahmet eylesin, benim üstadımdı. Mekanı cennet olsun” dedi.

‘KENDİSİNDEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK’

CHP Genel Başkanı Özel de Deniz Baykal’ın sosyal demokrasiye ve CHP’ye emek değil; ömür vermiş bir genel başkan olduğunu vurgulayarak, Baykal’ın ailesinin acısını ve onurunu paylaştıklarını ifade etti. Özel, şunları kaydetti:

“Her birimiz kendisinden çok şey öğrendik. Bundan tam 15 yıl önce Sayın Baykal, Manisa’da Belediye Başkan adayı olmam için seçimlere kısa bir süre kala beni aradı. Ankara’da Türk Eczacıları Birliği’nde görevliydim. Kendisine benim bu görev için çok erken yaşta olduğumu ve hazır olmadığımı söylediğimde, ‘Sen iyi bir CHP’lisin, partililer bazı günlerde partileri için görev yaparlar, o görev hiçbir zaman unutulmaz, bu görevi yapman için aradım. Sana Belediye Başkanlığı teklif etmiyorum. Partinin bayrağını yere düşürmemeni teklif ediyorum’ demişti. Onun üzerine görevi kabul ettim. Aktif siyasetteki hikayem, tam 15 yıl önce o telefonla başladı.”

‘İKTİDAR OLDUĞUMUZDA VEFAMIZI GÖSTERECEĞİZ’

Baykal’ın kendisinin hayatında çok farklı izler bıraktığını dile getiren Özel, “Bugün huzurunda, 1’inci ölüm yıl dönümünde partinin genel başkanı olarak var olmak; benim açımdan büyük bir onur. Hem omuzlarımda çok büyük bir yük; çünkü siyasette vefa tartışmaları yapılıyor. Bir partinin önceki genel başkanına vefa gösterecekseniz; bunun bir yolu var; iktidar yaparsanız vefanızı göstermiş olursunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini de Deniz Baykal’ın partisini de İnönü’nün, Ecevit’in ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisini de iktidar yaptığımızda, önceki genel başkanlarımıza vefamızı göstermiş olacağız. Mezarı başında buna söz veriyoruz” diye konuştu.

‘ERDOĞAN BİZİ KAVGAYA ÇEKMEK İSTİYOR’

Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’da ve Zonguldak’taki açıklamaları ile DEM Parti ve Yeniden Refah Partisi’nin İstanbul’da aday çıkarmasına ilişkin, “Dün Zonguldak’ta, daha önce Hatay’da yaptığı açıklamanın devamını getirdi; ‘Cumhurbaşkanının eli, Zonguldak’ın üzerinde olursa hizmet gelir’ diyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın milli iradenin üzerinden elini çekmesi lazım. Bu yaptığı iş tamamen milli irade gasbıdır. Hatay’da yaptığı taş yürekliliğe devam ediyor. Aslında Hatay’da söylediği ifadeleri idame ettiriyor, hatırlatıyor. Eğer Erdoğan’ın söylediğinin bir karşılığı varsa, yerel seçimler niye var? Niye belediye başkanı seçiyoruz? Bu anayasa tanımamazlık hali sonunda oraya mı gelecek? En sonunda; siz birini seçin, geri kalan her şeyi o seçsini nasıl merkezi yönetimde uyguluyorlarsa; siz bir Cumhurbaşkanına oy verin, geri kalan her şeyi iğneden ipe o belirlesin, en son belediye başkanlarını da o belirlesin. Niye o zaman bu aziz milletin önüne sandık koyuyoruz?” dedi.

Milli iradenin kutsal olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:

“Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor; ‘Daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik. Özgür Efendi’nin sesi çıkmıyor, kavga etmiyoruz diyor’. Oysaki Özgür Efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını, enflasyonu hatırlatıyor. Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine hakaret edelim ve mesele konuşulmasın. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım.”

‘MİLLET ONA 31 MART’TA EĞRİYİ DE DOĞRUYU DA GÖSTERECEK’

Erdoğan’a cevap verme niyetinde olmadıklarını söyleyen Özel, “Sizin 31 Mart günü kalkıp, sabahleyin evden çıkıp kiminiz bastonla, kimi tekerlekli sandalyeyle, kimi gencecik yaşında heyecanla ilk kez koşup gideceği sandığı önemsizleştirmeye, ‘Oyu bana verirseniz olur, vermezseniz pişman olursunuz’ diye milleti tehdit etmeye, vatandaşa şantaj yapmaya kalkışıyor. Sandık tam da bunun için var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek” diye konuştu. Özel, diğer partilerin aday çıkarmasına ilişkin de “Aday çıkarmak, her partinin en demokratik hakkıdır. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisiyle ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş iftirasını bu sabah höpürdete höpürdete demli çay içenlere, Devlet Bahçeli’yle Erdoğan’a sorun. Şunu söyledik; bütün siyasi partilerle açık iletişim halindeyiz. Bizim DEM’le yaptığımız görüşme, gözünüzün önündedir. Ama bazı görüşmelerin hangi mecralarda, kimlerin ne şekilde ne vaatlerle yürüttüğünü millet sormaktadır. Bizim kimsenin çıkaracağı adaya da çıkardığı adaya da lafımız da minnetimiz de yoktur” dedi.

Özel ayrıca hem DEM Parti’nin hem Yeniden Refah Partisi’nin adaylarına başarılar dileyerek, dün saldırıya uğrayan AK Parti belediye başkan adayını dakikalar içinde aradığını ve demokrasiye yapılmış bir saldırı olduğunu, kendi adaylarına yapılmış bir saldırı olarak gördüklerini söyledi.

‘ANKETLERDE BİR ŞEY GÖRÜRSEK MÜDAHALE EDERİZ’

Yerel seçimler için Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakıyla, ‘Türkiye İttifakı’yla yola çıktıklarını söyleyen Özel, CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Lütfü Savaş hakkındaki soruya ise “Tabii Hatay’da protestolar yaşandı. Hepinizin gözünün içine bakarak söylüyoruz ki yüz protesto vardıysa 99’u hükümete yönelikti. Evet, Lütfü Bey’e yönelik cümleleri de hep birlikte duyduk. Siyaset, vatandaşın söylediğini duyma sanatıdır, verdiği mesajı alma sanatıdır. CHP olarak bütün bölgelerde adaylarımızı çok yoğun anketlerle belirledik” diye konuştu. Adaylık açıklamasından sonra yapılan anketlere de önem verildiğini ifade eden Özel, “Anketler bize bir şehirde yanlış yaptığımız sinyalini veriyorsa ya da verirse bu değerlendirilir. Milletin sesini duymak elbette meydanda yükselen bazı sesleri duymak da önemlidir. Fikir verir ama milletin sesini duymak sandıktan önceki en önemli gösterge, çok yüksek örneklerle yapılan anketlerdir. Anketlerde bir şey görüyorsak müdahale ediyoruz, görürsek müdahale ederiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deniz-baykalin-olum-yil-donumunde-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Özgür Özel: Bizi Kavgaya Çekmeye Çalışıyor, Erdoğan’ın Düzeyine İnmemeye Kararlıyım https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/#respond Sun, 11 Feb 2024 11:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7263 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höpürdete höpürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 6. Genel Başkanı Deniz Baykal’ı ölüm yıl dönümünde, Ankara’daki Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel anmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın illerde belediyelerin AKP’li olmaması halinde hizmet gitmeyeceği yönündeki söylemlerine ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:

“Dün Zonguldak’ta daha önce Hatay’da yaptığı açıklamanın devamını getirdi. Diyor ki ‘Ülkenin Cumhurbaşkanın eli Zonguldak’ın üzerinde olursa hizmet gelir’ Recep Tayyip Erdoğan’ın milli irade üzerinden elini çekmesi lazım. Bu yaptığı iş tamamen milli irade gasbıdır. Milli irade serbestçe oy kullanılabildiği için kutsaldır, Recep Tayyip Erdoğan’a verilince kutsal, verilmeyince mundar olmaz. Nasıl o gücünü sandıktan alıyorsa, bütün belediye başkanları da gücünü sandıktan alır. Nasıl gerçek patron milletse, belediye başkanlarının da ama cumhurbaşkanının da belirleyicisi millettir. Bunun dışında bir ifade milli iradeye saygısızlıktır.

Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek.

HER PARTİNİN ADAY ÇIKARMASI EN DEMOKRATİK HAKKIDIR “

Özel, DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday çıkarmasına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“DEM Parti kendi sürecini yönetiyor, toplanıyor. Bir karar verilecek mikrofonlar önümüzde ‘DEM Parti aday çıkarmayacak. Size DEM’leniyor diyorlar, ne diyeceksiniz?’ Mikrofonlar önümüzde ‘DEM ile anlaştınız İstanbul’da büyükşehirlerde aday çıkarmıyor, sizi destekliyor. Bunun DEM Parti ile anlaşmak olduğunu söylüyorlar, ne diyeceksiniz?’ Bu mikrofonlar neden gitmiyor Bahçeli’nin önüne? Bahçeli bu sabah demli çay mı içiyormuş? Bu mikrofonlar neden Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne? Terörle işbirliği mi yapmış?… İlk gün söyledim. Başak Demirtaş ya da bugün ilan edilen adaylar. Her birisinin aday olmak en demokratik hakkıdır. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höbürtede höbürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun.

LÜTFÜ SAVAŞ SORUSUNA YANIT

Özel, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın tekrar aday gösterilmesine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:

“Hatay’da o gece orada bulunmamız gerekiyordu, bundan sonra da 6 Şubatlarda orada bulunacağız. Tabii Hatay’da protestolar yaşandı, hepiniz oradaydınız, hepinizin gözünün içine bakarak söylüyoruz ki 100 söz protesto vardıysa, 99’u hükümete yönelikti. Ama hükümete yönelik kaynaklar ‘Efendim Lütfü Savaş protesto edildi.’ Evet Lütfü Beye yönelik de sitem cümlelerini hep birlikte duyduk. Siyaset vatandaşın söylediğini duyma sanatıdır, verdiği mesajı alma sanatıdır. Biz CHP olarak bütün bölgelerde hem adaylarımızı çok yoğun anketlerle belirledik, hem de adaylaştırdığımız arkadaşları erken adaylaştırarak, takvimin son günü 20’sidir. Ama çok daha öncesinden adaylaştırarak, adaylık sonrası ölçme ve değerlendirme anketlerine de önem veriyoruz. Bu anketler yüksek örneklemlerle yapılan bu anketler, bize bir şehirde yanlış yaptığımız sinyalini veriyorsa ya da verirse bu değerlendirilir. Milletin sesini duymak, elbette meydanda yükselen bazı sesleri duymak da önemlidir, fikir verir. Milletin sesini sandıktan önce duymak en önemli gösterge çok yüksek örneklemle yapılan anketlerdir. Anketlerde bir şey görüyorsak müdahale ediyoruz, görürsek müdahale ederiz.

Bütün siyasi partilerle açık iletişim halindeyiz. Bizim DEM ile yaptığımız görüşme gözünüzün önündedir. Ama bazı görüşmeleri kimlerin hangi mecralarda, hangi şekilde, ne vaatlerle yürüttüğünü millet sormaktadır. Bizim kimsenin çıkaracağı adaya da, çıkarmadığı adaya da lafımız da yoktur, minnetimiz de yoktur. Ama aday çıkarmama durumunda dünya kadar hakareti bize laik görenlerin millete özür borçları vardır. Bir önlerine baksınlar. Ben hem DEM Parti’nin hem Yeniden Refah Partisi’nin, bütün siyasi partilerin adaylarına başarılar diyorum. Dün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin saldırıya uğrayan belediye başkan adayını dakikalar içinde aradım. Demokrasiye yapılmış saldırıdır. Kendi adayımıza yapılmış sayıyoruz.

TÜRKİYE İTTİFAKI’NA İNANIYORUZ GÜVENİYORUZ

Bu seçim atmosferinde, 31 Mart’ta bütün adayların özgürce propaganda yapabildikleri, sandıkların ve seçmenlerin baskı altına alınmadı, en özgür propagandanın ve en barışçıl seçimin yaşanmasını temenni ediyorum. Bütün adaylara ve bütün siyasi partilere başarılar diliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi büyük oranda adaylarını belirledi. Büyük bir seçim başarısı ve coşkusu için ve Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakı için yola çıkmış durumdayız. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı’dır.

Geçtiğimiz seçimlerde bize 11 büyükşehiri emanet eden milletimizin emanetine saygı duyduk. Emanetine çok iyi baktık. Şimdi onlardan emanete bir beş yıl daha süre istiyoruz. Bizde olmayan belediyelerde de bundan önceki dönemde belediyeler nasıl çalıştıysak, olmayanlara da aynı iyi belediyeciliği vaat ediyoruz. Siyasiler Ankara’da ittifak kuramayabilirler ama millet sandık ittifakı kurar. Türkiye’nin umudu, Türkiye İttifakı’dır. Geçen seçimde büyük oluşan ittifakların kazandırdığı büyük başarıları ortaya çıkaran seçmen, hala kütüklere kayıtlıdır. O seçmen Türkiye İttifakı’nı büyüterek sürdürecek. Şehirlerimizi çalmayan, çırpmayan, yeşil alanları katletmeyen, arsaları yabancılara peşkeş çekmeyen, arsa rantı yaratmak için kente karşı suç işlemeyen, çalışkan, dayanışmacı, yoksulun hakkını sosyal belediyecilikle koruyan başkanlarımızla göreve devam. Kendi illerinde olmayan başkanlar için de Cumhuriyet Halk Partili başkanları görev başına çağıracak Türkiye İttifakı’na inanıyoruz ve Türkiye İttifakı’na güveniyoruz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/feed/ 0
AK Partili Ensarioğlu: Başak Demirtaş çıktığında İmamoğlu meselesi kapanır https://www.haber60.com.tr/ak-partili-ensarioglu-basak-demirtas-ciktiginda-imamoglu-meselesi-kapanir/ https://www.haber60.com.tr/ak-partili-ensarioglu-basak-demirtas-ciktiginda-imamoglu-meselesi-kapanir/#respond Mon, 05 Feb 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6041 DEM Parti’nin İstanbul’da aday çıkarma kararının kesinleşmesinin ardından tutuklu bulunan eski HDP Eş Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın İBB Adayı olma ihtimali üzerine farklı tartışmalar sürüyor. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, “Başak Demirtaş’ın çıktığı gün İmamoğlu meselesi kapanmıştır. Açık ara farkla AK Parti alır.” yorumunda bulundu.

“3 İLÇEYİ VERMEZSENİZ İBB’Yİ UNUTUN DEMEKTİR”

Katıldığı KRT yayınında konuşan Ensarioğlu, Başak Demirtaş’ın DEM Parti’den İBB adayı olması durumunda “Bu CHP’ye, ‘Siz bize üç ilçeyi vermezseniz İstanbul Büyükşehir’i de unutun’ demektir.” diyen Ensarioğlu şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanmayacağını herkes biliyor. Amacı belediye başkanı olmaksa Diyarbakır Belediye Başkanı da olabilirdi. Daha iyi de oy alırdı. Amaç belediye başkanı olmak değil. Bunun iki amacı olabilir. Bu, ya CHP ile devam eden pazarlıklar İstanbul’un üç ilçesini istemişler; Esenyurt, Adalar ve bir ilçe daha. Bunu artık eskisi gibi gizli saklı bizden utanarak saklayarak yapmıyorlar. Çünkü artık taban bu işe çok bozuluyor ve kendi onuruna dokunuyor. Biz de bir siyasi partiyiz, bizimle açık pazarlık yapılsın, açık konuşulsun, açık protokol yapılsın.”

“İMAMOĞLU MESELESİ KAPANMIŞTIR”

Başak Demirtaş en fazla İstanbul’dan oy alabilecek isimdir. Selahattin Bey içeride, halkın ona duyduğu sempati ve mağduriyetten dolayı oy verecektir. En iyi oyu da onunla alır. Bu CHP’ye, ‘Siz bize üç ilçeyi vermezseniz İstanbul Büyükşehir’i de unutun’ demektir. Çünkü Başak Demirtaş’ın çıktığı gün İmamoğlu meselesi kapanmıştır. Açık ara farkla AK Parti alır. Ya bu pazarlıkta eli güçlendirmek için söylenen bir şeydir ya da bağımsız bir siyasi parti gibi davranalım. Başkası yerine dayak yemeyelim demektir…”

“SELAHATTİN BEY’İN KULAĞINA BİRİLERİ BİR ŞEY FISILDADI”

“Çözüm süreci” olarak bilinen dönemle ilgili de konuşan Ensarioğlu, “HDP’nin başında o zaman Selahattin Demirtaş vardı. Selahattin Bey’in birileri kulağına bir şey fısıldadı. Selahattin Bey, Öcalan’ın söyledikleri veyahut da çözüm sürecinin ruhuna uygun davranmak yerine Kandil’in telkinleri, İran’ın telkinleri ve başka uluslararası güçlerin olduğunu da biz o dönemlerde hep duyuyor ve biliyorduk. Selahattin Bey’in kulağına da birileri bir şey fısıldadı; ‘Ya siz bu süreci bozun. Sizin içinde biz bir şeyleri düşünüyoruz. Biz bu Erdoğan’ı devireceğiz’ ki o dönemden darbeye kadar giden açık bir süreci hepimizi izledik. O darbeyi planlayan güç bunların kulağına da fısıldayan güçtü.” ifadelerini kullandı.

Demirtaş’la ilgili dikkat çeken tespitlerde bulunan Ensarioğlu “Selahattin Bey’in sempatik bir tarafı var, şarkı söyler, espri yapar, iyi bir siyasetçidir, iyi bir beyindir ama o süreçte bir şeylerin büyüsüne kapıldı. Kandil’in telkinleri ve “biz Erdoğan’ı ve AK Parti’yi ortadan kaldıracağız” diyenlerin tavsiyelerine inandı diyelim.” dedi.

“DEMİRTAŞ ÖCALAN’A ALTERNATİF OLABİLİR”

“Selahattin Demirtaş bir yol ayrımında.” diyen Ensarioğlu, “Dışarıda ona karşı ciddi bir sempati birikmiş, mağduriyeti var. Yeni bir aktör olabilir mi Kürtler için? Yeni bir lider? Bağımsız bir aktör olabilir mi? Şimdi işte sembolik bir aktör diyelim ki o kesim için Öcalan’dır. Öcalan’a alternatif, yaşlandı. Öcalan’ın fikirleri de artık şey görmüyor. Dışarı da Kandil de güç odaklarında karşılık görmüyor. O topladığı sempati ve mağduriyet, HDP’ye yönelik eleştirileri… Bütün bunları iyi bir şekilde değerlendirip, ‘yeni bir liderlik, yeni bir sembol yaratabilir miyim, bir pozisyon çıkarabilir miyim?’ düşüncesinde.” dedi.

“O marjinal sola partiyi peşkeş çeken Selahattin Demirtaş’tan şimdi sokaktaki Kürd’ün eleştirilerine kulak veren ve sadece Türkiye’deki değil bütün Kürtlerin hoşuna gidecek daha Kürt ulusal milliyetçi anlayışına sempatik gelecek ve buradan da bir liderlik sembol oluşturabilecek bir liderlik çıkarabilecek bir hamleydi. Çok mu karmaşık söyledim?” ifadelerini kullanan Ensarioğlu, “Demirtaş son savunmasıyla birlikte Öcalan’ın alternatif mi olmak istiyor?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bir kere fikir, zihniyet, yönetim, anlayışta bir makas değişikliği. Ve bu makas değişikliğinden de yeni bir lider yaratma çabası. Zemini var çünkü. Yani Selahattin Bey’in zemini var şu anda.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-partili-ensarioglu-basak-demirtas-ciktiginda-imamoglu-meselesi-kapanir/feed/ 0