Hasan YILDIRIM-Zeki GÜNAL/İSTANBUL, 2023 yılında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından ÇOGEP (Çocuk ve Gençler Koruma ve Destek Programı) çerçevesinde oluşturulan Kuştepe Çocuk Korosu, Darülaceze’de konser verdi. Polislerle yetenekli çocukların bir araya gelerek oluşturduğu koro, Darülaceze sakinlerine konser verdi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliğince 2023 yılında “Gençlerle Geleceğe Bir Adım” projesi hazırlandı. Projede, 11-14 yaşları arasında bulunan maddi durumu yetersiz, sosyal ve kültürel imkanlardan yoksun roman çocuk ve gençlere, müzik ve koro çalışması eğitimi verildi. Eğitimler sonucunda oluşturulan Kuştepe Çocuk Korosu bugün, Darülaceze sakinlerine konser verdi. Konsere İstanbul Vali Yardımcısı Şevket Atlı, Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam, Şişli Kaymakamı Ahmet Gazi Kaya, Şişli İlçe Emniyet Müdürü Özay Kayhan, polisler ve Darülaceze sakinleri katıldı. Yapılan konuşmaların ardından polisler ve Kuştepe Mahallesi’nden seçilen yetenekli çocukların oluşturduğu Kuştepe Çocuk Korosu Darülaceze sakinlerine unutulmaz bir gün yaşattı. Söylenen şarkı ve türkülere Darülaceze sakinleri eşlik etti. Sahneye çıkan sakinler unutulmaz bir gün yaşadı.
“KOLLUK KUVVETLERİMİZ TARAFINDAN BÖYLE BİR PROJENİN YAPILMASI ÇOK ANLAMLIDIR”
İstanbul Vali Yardımcısı Şevket Atlı, “Sayın Cumhurbaşkanımızın özellikle romanlara olan ilgisini sevgisini hepimiz biliyoruz. Bu kapsamda 2013 yılında başlatılan Cumhurbaşkanlığı Roman Strateji Belgesi ve eylem planlarının İstanbul ayağını sorumluluğu da bana verildi. 4 yıldır bu kapsamda İstanbul’da çeşitli etkinliklerle ve özellikle Roman Strateji Belgesinin 6 önemli ayağı var. İstihdam, eğitim, barınma, sağlık, sosyal hizmetler ve yardımlar ile diğer konular başlıkları altında. Özellikle dezavantajlı kesimlerin bu dezavantajlarını gidererek avantaja çevirmesiyle ilgili sahada çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu alanda özellikle ilçelerimizde hem de kolluk birimlerimiz tarafından böyle bir projenin yapılması çok anlamlıdır” dedi.
“EV SAHİPLİĞİ YAPMAKTAN ONUR DUYUYORUZ”
Görevine yeni atanan ve Darülacezede yapılan ilk programa ev sahipliği yapan Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam “Asayiş Daire Başkanlığı Koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğümüzce, ÇOGEP (Çocuk ve Gençler Koruma ve Destek Programı) çerçevesinde düzenlenen bu çok güzel programa ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz. Çok mutluyuz. Bugün burada gençlerimizi ve çok kıymetli görevdeki polis arkadaşlarımızı gördüğümde için coşku ve sevgiyle doldu. Burada sakinlerimizle beraber olmaktan ne kadar mutlu olduklarını gördüm” diye konuştu.
“POLİS ARKADAŞLARIMIZLA YETENEKLİ ÇOCUKLARI BİR ARAYA GETİRDİK”
Şişli Kaymakamı Ahmet Gazi Kaya, “Bugün ilçe emniyet müdürlüğümüzün yapmış olduğu bir proje kapsamında, emniyetimizin sadece sokaklarda güvenliği sağlayan, suçluyu kovalayan, suçluyu yakaladığı zaman adli birimlere sevk eden görevinin dışında aynı zamanda toplum destekli çalışmaları da var. Bunlardan bir tanesi de ilçe emniyet müdürümüzün koordinesinde emniyetteki polis arkadaşlarımızın nezaret ve denetiminde Kuştepe Mahallesi’nden seçilen yetenekli çocuklarla emniyetimizi bir araya getirdik” şeklinde konuştu.
“GÜNÜMÜZ ÇOK GÜZEL GEÇTİ”
43 senedir Darülacezede kaldığını söyleyen Ayşe Yücel, “Çok güzel diyorum. Günümüz çok güzel geçti. Eğlendik. Allah razı olsun. Ben her zaman konsere gelmem ama bugün geldim. Eğlendim” diye konuştu.
Darülaceze sakini Ahmet Aslan da, “Tabi ki memnun olduk. Çok mutlu olduk. Ben bu işin içinde büyüdüm. Maksim’de çalıştım. Artık bizden geçti artık” dedi.
]]>
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Her sofrada Gazzeli kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği bir vahşetle öldüren İsrail’in Siyonist rejiminin durdurulması için dua ediyoruz. Gazze tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Darülaceze’de düzenlenen iftar programında Darülaceze sakinleri, gönüllüleri ve personeliyle bir araya geldi. Kurtulmuş’un yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı. Programda Darülaceze sakinleriyle yakından ilgilenen Kurtulmuş tek tek sohbet etti.
Yaşlılara hürmet etmenin toplumsal yapımızın en temel unsurlarından biri olduğunu belirten Kurtulmuş, “Hepimiz içinde bulunduğumuz müessesenin önemini biliyoruz. Darülaceze ecdadımızdan kalan en önemli kurumlarımızdan biridir. Çünkü toplumsal hayatın devamlılığı bakımından, insanlara yaşlılıklarından hürmet, ikram göstermek bizim toplumsal yapımızın en temel unsurlarından birisidir. Esas itibariyle baktığımızda Osmanlı döneminden bize kalan 2 önemli kurum vardır. Bunlardan biri Darülaceze bir diğeri ise Darüleytam dediğimiz, yetimlerle ilgili müesseselerdir. Yetimlerin başının okşamak, yetimlere yardım etmek, sevgi ve şefkat göstermek aslında toplumun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Darülaceze, yaşlı ve bakıma muhtaç kişilere karşı toplumun ödevini hatırlatmak açısından örnek olsun diye kurulmuş bir kurumdur. Dünyada nüfus yaşlanıyor, Türkiye’de de nüfus yaşlanıyor. Bununla birlikte post-modern dünyada yaşlılar bu kalabalık hayatın içinde yalnız kalıyorlar. Bizim toplumsal dokumuzda gencin yaşlının, annenin, babanın, dedelerin büyüklerin bir şekilde birbirinden ayrı noktalarda durması yoktur. Evet, eskiye nazaran o eski geleneksel geniş aileyi belki kaybettik ama hala toplumun belli zamanlarda aile değerlerinin ve geniş ailenin fertlerini hatırladığı ve onlara şefkatle yaklaştığı bir geleneği sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
“Gazze tüm insanlığın ortak sorumluluğudur”
Gazze’de yaşanan zulmün bir an önce son bulması için gereken adımların atılmasını ümit ettiklerini ve Türkiye ve dünyanın geleceği için Türkiye’nin istikrarının önem arz ettiğini dile getiren Kurtulmuş, “Bu ramazan ayında biz bolluk bereket içerisinde sofralarımızda bulunup iftarımızı açıyor dualarımızı yapıyoruz. Lokmalarımızı yemeye başladığımızda boğazımıza tıkanıyor. Çünkü bizim kadar şanslı olmayan, dünyanın dört bir tarafında milyonlarca Müslüman olduğunu hatırlıyoruz. Kiminin iftar sofrasında orucunu açacak kadar yiyeceğinin olmadığını, bir lokma ekmeğinin bir bardak temiz suyunun olmadığını biliyoruz. Hemen yanı başımızda Filistin’de Gazze’de bizimle aynı saatlerde oruçlarını açan Gazzeli Müslümanların böylesine bir sofraya sahip olmadığını biliyoruz. Her sofrada Gazzeli kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği bir vahşetle öldüren İsrail’in Siyonist rejiminin durdurulması için dua ediyoruz. Ümit ederiz ki yeryüzünü kana bulayan bu çetenin insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük soykırımı gerçekleştiren bu yapının bir an önce durdurulması ve ortaya koymuş olduğu bu zararların da giderilmesi gerekir. Önce acilen ateşkes ve buna eş zamanlı olarak da insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması sadece bizim değil tüm insanlığın ortak sorumluluğudur. Bunun için Türkiye olarak ilk andan itibaren bu savaşın bir an önce durdurulabilmesi için gayret sarf ediyoruz. Türkiye’nin sadece 85 milyondan ibaret olmadığını, Türkiye’nin sadece 780 bin kilometre kareden ibaret olmadığını hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin tüm dünyada hakkı adaleti, insanlığı, vicdanı ve insafı canlı tutmak gibi bir ödevi olduğunun farkındayız. Bunun için Türkiye’nin daha güçlü olması, daha muktedir olması, daha istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi Türkiye’nin ve dünyanın geleceği için şarttır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a, Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci tarafından hediyeler takdim edildi. – İSTANBUL
]]>Kurtulmuş, kendi himayelerinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın ev sahipliğinde, Darülaceze Başkanlığının Okmeydanı Yerleşkesi’nde düzenlenen Geleneksel Darülaceze İftar Programı’nda konuştu.
Darülaceze’nin ecdattan kalan en önemli kurumlardan biri olduğunu belirten Kurtulmuş, insanlara yaşlılıklarında hürmetin, onlara ikram göstermenin, toplumsal yapının en temel unsurlarından olduğunu söyledi.
Osmanlı döneminden bugüne kalan; sosyal dayanışmayı, yardımlaşmayı teşvik eden, kuvvetlendiren iki önemli kurumun bulunduğunu, bunlardan birisinin Darülaceze, diğerinin de yetim çocukları barındırmak için kurulan Darüleytam olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, toplumun daha zayıf olan kesimlerine karşı ilgi göstermeyi bu iki kurum üzerinden ecdadımız bize öğretmiştir.” diye konuştu.
Kurtulmuş, yetimlerin başını okşamanın, onlara yardım etmenin, sevgi ve şefkat göstermenin, aslında toplumun geleceğine yapılan bir yatırım gibi görülmesi gerektiğini vurguladı.
Aynı şekilde toplumun sevgi, merhamet bakımından ihtiyaç içerisinde olan en önemli kesimlerinin başında yaşlıların geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, Darülaceze’nin, yaşlı, bakıma muhtaç kişilere karşı toplumun ödevini hatırlatmak bakımından örnek olsun diye kurulduğunu ifade etti.
Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığına ve bununla birlikte postmodern dünyada yaşlıların bu kalabalık hayatın içerisinde yalnız kaldığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Yaşlıların tek başına kalmaktan kurtarılması, onlara bir şekilde destek, şefkat ve merhamet elinin uzatılması hayati bir önem arz ediyor. Bu anlamda bu tür kurumların giderek artması, giderek daha çok fonksiyon görmesini temenni ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, Darülaceze’nin, yeni yeriyle de dört dörtlük bir hizmet müessesesi haline geleceğini, uzun yıllar, sadece Türkiye için değil, bütün dünyada Türkiye’nin örnek kurumlarından birisi haline geleceğini kaydetti.
“Bizim toplumsal dokumuzda gencin, yaşlının, annenin, babanın, dedelerin, büyüklerin, küçüklerin bir şekilde birbirinden ayrı ayrı noktalarda durması yoktur.” diyen Kurtulmuş, toplumun belli zamanlarda değerlerini hatırladığı, onlara merhametle ve şefkatle yaklaştığı bir geleneğin de sürdüğünü dile getirdi.
Hayatın akışı içerisinde daha çok bakımevlerine, daha çok yaşlılarla ilgili çalışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğuna da işaret eden Kurtulmuş, “Ümit ederiz ki bu çalışmalar çok daha güzel bir şekilde ileriye doğru gider.” şeklinde konuştu.
“İsrail’in siyonist rejiminin durdurulabilmesi için de sofralarımızda dua ediyoruz”
Bu ramazanda, iftar sofralarında yiyecek bir lokma ekmeği, temiz suyu olmayan milyonlarca Müslüman’ın bulunduğunu anımsatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zulüm içerisinde, baskı, yokluk, yoksulluk içerisinde milyonlarca Müslümanın ramazanın diriltici ruhundan istifade etmek için bir araya geldiklerini, hatta toplu sofralarda da olsa oruçlarını açmak için gayret sarf ettiklerini görüyoruz. Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de bu akşam hemen hemen bizimle aynı saatlerde oruçlarını açan Gazzeli Müslümanların inanın ki büyük bir kısmının böylesine bir sofraya sahip olmadığını biliyoruz.
Yiyecek ekmeklerinin, içecek sularının olmadığı bir ortamda dünyadan kendilerine gelecek herhangi bir yardıma muhtaç hale gelmiş olan yaklaşık 1,5 milyon insandan bahsediyoruz. Her sofrada Gazzeli dostlarımızı, kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği büyük bir vahşetle, büyük bir hırsla öldüren, onları öldürmekten zevk alan, bilerek isteyerek öldüren İsrail’in siyonist rejiminin durdurulabilmesi için de sofralarımızda dua ediyoruz.”
Milletin yardımlaşma duygularını da takdirle karşıladıklarını ifade eden Kurtulmuş, “Hemen hemen gittiğimiz her yerde insanlarımızın, dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlara da yardım ulaştırabilmek için önemli gayretler içerisinde olduğunu, özellikle Gazzeli kardeşlerimize bu ramazan gününde yardımın ulaştırılabilmesi için önemli bir şekilde gayret sarf edildiğini görüyoruz. Ümit ederiz ki, dua ederiz ki yeryüzünü kana bulayan bu çetenin, insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük soykırımı, en büyük katliamı gerçekleştiren bu yapının bir an evvel durdurulması ve bu yapının ortaya koymuş olduğu bu zararların da bir an evvel giderilmesi gerekir. Önce acilen ateşkes ve buna eş zamanlı olarak da insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması sadece bizim değil, bütün insanlığın ortak sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, Türkiye olarak İsrail’in saldırılarının bir an evvel durdurulması için gayret sarf ettiklerinin altını çizerek şunları kaydetti:
“Netanyahu ve çetesi arkasına aldıkları güçle, Birleşmiş Milletlerde her türlü desteği de sağladılar. Şimdi çok şükür son kararda çekimser kalarak Amerika, hiç olmazsa bu ekipten artık sıkıldığını, bu ekibin yükünü taşıyamayacağını, bu büyük vebalin altında ezildiğini dünyaya göstermiş oldu. Ama bir taraftan da bu kararı aldık ama bu kararın bağlayıcı bir tarafı yok diyerek de maalesef yine zulmün devamı yönünde işaret verdiklerini görüyoruz.
Bizim milletimizin temel özelliklerinden birisi, zalime zalim demeyi başarabilmesi, zalimi durdurabilecek güç ve kudreti ortaya koyabilmesi ve her şart altında, nasıl olursa olsun mazlumun yanında durabilmeyi başarmasıdır. Edilen her bir duanın, Rabbimiz katında kabul olmaya en yakın olduğu bu ramazan sofralarında, Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua ediyoruz. Sadece Gazze’de değil, dünyanın dört bir tarafında mazlum, mağdur, çaresiz ve gerçekten yokluk ve yoksulluk içerisinde olan nice Müslüman kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan yardım diliyoruz. İnşallah bu ramazan, Müslümanların ümmet olarak yaşadıkları bu sıkıntılarla karşılaştığı son ramazan olur. Bunun için de ayrıca dua etmemiz lazım. Çalışıyoruz, gayret ediyoruz.”
Konuşmaların ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci tarafından TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim edildi.
Kurtulmuş, daha sonra Darülaceze sakinleriyle sohbet etti.
]]>Göktaş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un himayelerinde, kendisinin ev sahipliğinde, Darülaceze’nin Okmeydanı Yerleşkesinde düzenlenen “Geleneksel Darülaceze İftarı”nda, ???????yaşlıları “yaşam pınarları” olarak nitelendirdi.
Onların rehberliğiyle hedeflerin şekillendiğini, ufukların aydınlandığını belirten Göktaş, “Büyüklerimize hizmet etmek, onları el üstünde tutmak bizler için vefa, gönül borcudur. Bugün artık yaşlılarımıza sunduğumuz sosyal hizmetlerimiz kurumlara sığmıyor, şehirlere taşıyor.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla hizmete sunulan Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nin bunun en kıymetli örneği olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:
“Avrupa’nın en büyük sosyal yaşam merkezi olan Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri aynı zamanda kuşaklar arası iletişimi güçlendirecek özgün bir modeldir. Sadece bir buçuk yılda tamamlanan ve büyük bir külliye olarak tasarlanan bu yapı, her dilden, dinden ve ırktan ihtiyaç sahibine kapılarını açtı. Yaşlı ve hastalarla birlikte kimsesiz, korunmaya ve bakıma muhtaç çocuklar için de sıcak bir yuva olarak tasarlandı. Bu külliye, geniş yaşam alanları, cami, havra ve kilisesi, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle dünyaya örnek olacak bir yaşam alanını oldu. Öyle ki Darülaceze Sosyal Yaşam Şehrimizin projesi uluslararası alanda ‘En İyi Kamu Hizmeti Mimarisi’ ödülünü kazandı. Ayrıca Türkiye’nin en prestijli gayrimenkul yarışması Gyoder Sign of the City Awards’de ‘En İyi Sağlık Binası’ seçildi. Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinde dünyada öncü olacak.”
Yaşlılara yönelik çalışmalar
Darülaceze’nin 129 yıldır olduğu gibi yardıma ihtiyacı olan çocuklar, gençler, yaşlılar ve hastalar için yuva olmaya devam edeceğini dile getiren Göktaş, “Asırlara ve kıtalara hükmeden Osmanlı’nın unutulmaz hükümdarı Abdülhamit Han inşa ettirdiği bu şefkat yurduyla, yaşlılara vefanın en güzel örneklerinden birini sergilemiştir.” dedi.
Yaşlıları dünyada var olan tüm iyilikleri, güzellikleri hızla çoğaltan, böylece hayatı kolaylaştıran en kıymetli varlıklar olarak tanımlayan Göktaş, şöyle konuştu:
“Bakanlık olarak, kıymetli büyüklerimizin mutlu, huzurlu, sağlıklı ve aktif hayat sürmeleri için çalışıyoruz. Yaşlıların toplumsal hayata katılımını artırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Evde bakım hizmetlerinden Üçüncü Yaş Üniversitelerine, ücretsiz ulaşım yardımından Dijital Bahar Odalarına kadar yaşlılarımızı her alanda destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. 2016 yılında başlattığımız Yaşlı Destek Programıyla yaşlıların temel bakımlarını evlerinde yapıyoruz. Bu programla 87 bin hanede, 128 bin yaşlıya hizmet götürdük. 436 huzurevinde yaşlılarımıza özel bakım hizmeti sunuyoruz. Hayatın içinde aktif yer almanın insanı ve özellikle yaşlıları daha sağlıklı ve zinde kıldığını biliyoruz. Yaptığımız araştırmalarla büyüklerimizin değişen ihtiyaçlarını tespit ediyor ve bu doğrultuda topluma katılımlarını üst düzeyde tutacak politikalar geliştiriyoruz.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan Yaşlı Profili Araştırması’nı kamuoyuyla paylaştıklarını da hatırlatan Göktaş, şöyle devam etti:
“Bu araştırma çerçevesinde şehirlerimizin ihtiyaç ve koşullarına göre huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezlerimizle ilgili planlamalarımızı yapacağız. Yaşlılarımız için yeni gündüzlü bakım ve yaşam merkezlerini yaygınlaştıracağız. Evde bakıma destek hizmetlerimizi güçlendireceğiz. Yaşlılarımızın bugünün koşullarına uyum sağlamaları için eğitim faaliyetlerimizi artıracağız. Büyüklerimizin hak ettikleri yaşam standartlarını ve haklarını korumak üzere farkındalık çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
]]>