Doğal ve tarihi güzelliklerinin yanında mavinin bütün tonlarını barındıran koylarıyla da ünlü Bodrum, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Bayramı tatilini geçirmek isteyenlerin uğrak noktası olacak.
İlçede hizmet veren turizmciler hem 9 günlük bayram tatili hem de turizm sezonu anlamında iyi bir yıl geçireceklerini öngörüyor.
Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, AA muhabirine, Bodrum’da erken rezervasyon kampanyalarının devam ettiğini, bundan da oldukça memnun olduklarını söyledi.
Bodrum’da rezervasyonlarda şu anda yüzde 50’nin üzerinde doluluk söz konusu olduğunu belirten Dengiz, “Oteller yeni yeni açıldı. İstanbul veya Ankara gibi şehirlerden gelecek misafirler; son dakikada uçak rezervasyonu yapmayın. Çünkü en yoğun dönemlere girmek üzereyiz.” ifadesini kullandı.
Dengiz, 5 Nisan’dan itibaren İngiltere’den uçak seferlerinin başladığını, hareketli bir sezon geçirmeyi beklediklerini vurguladı.
Yabancı turist sayısında da geçen yıla oranla yüzde 10’luk artış söz konusu olduğunu kaydeden Dengiz, bu yıl turist sayısı anlamında 1 milyonun üzerine çıkmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mustafa Demir de bayram tatilinin okul ara tatiline denk gelmesinden dolayı bir hareketlilik olduğuna işaret etti.
Geçen hafta itibarıyla yurt dışından uçuşların başladığını dile getiren Demir, “Kendi denetim ekiplerimiz ve jandarma, polis ve diğer mülki amirlerle, güvenlik ekipleriyle beraber, yasal tur ve diğer hanutçuluğu engelleyici denetimlere TÜRSAB denetim ekibimiz de çıkıyor. Ayrıca Bodrum Kaymakamının uhdesinde kurulan turizm konseyi de bütün güvenlik, turiste hizmet gibi konuları konuşuyor.” dedi.
Demir, acentelerin de hareketlilikten olumlu etkilendiğine işaret ederek, “Bu hareketlik çoğu acentecilere ve otelcilere can suyu niteliğinde oldu. Bodrum’un isminin ve hava şartlarının da güzel olmasından dolayı beklenenin bir tık üzerinde geliş var. Otellerimize yoğun rezervasyon akışı başladı.” diye konuştu.
Bodrum’un su altı batıkları da merak uyandırıyor
Bodrum’da turizm amaçlı dalış merkezi işletmecisi ve dalış eğitmeni Kenan Doğan ise Bodrum’un hem su altı canlılığı hem de koyları açısından Türkiye’nin en iyi dalış noktalarına sahip olduğunu kaydetti.
Bodrum’da üç batığın olduğunu belirten Doğan, bu batıkların yurt içi ve yurt dışı fuarlarında tanıtıma büyük katkı sağladığına dikkati çekti.
Doğan, batık dalışının dalıcılar için bir lunapark niteliğinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Su altına dalıcılar canlıları görmek ister. Batıklar da canlıları çektiği için dalış turizmine çok büyük destek. Su altı sergileriyle ilgili de çalışmalar var. Bayramda da Bodrum’daki dalışlara çok talep var. Bazı dalış misafirlerimiz fanatik olabiliyorlar. Kilometrelerce uzaktan dalış malzemelerini getirip dalış yapabiliyorlar. Yasal olarak da zaten bir dalış merkezine bağımlı olmak durumunda değiller. Gerekli emniyet tedbirlerini de aldıktan sonra sadece izinleri alıp veya gerekli yerlere bilgi verip Türkiye’nin dalışa yasak olmayan bütün karasularında dalabilirler. Bu yıl sezonumuz biraz erken başladı ama bayramda dalış turizmi de hareketlendi diyebiliriz.”
]]>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Gömeç ilçesinde mavi bayrağın dalgalandığı Güvercin ve Martı koyları ile Karaağaç, Pelitköy İçmeler ve Mavi Bayraklı Pelitköy Bağlarburnu Sahili’ni kapsayan alanda oluşturduğu Dalış Köyü’nün açılışını görkemine yakışır bir şekilde gerçekleştirdi. 2022 yılı Ekim ayında açılışı yapılan Balıkesir’in değerleri ile mitolojik kahramanların sergilendiği Su Altı Heykel Galerisini de içine alan Dalış Köyü açılış programı, sunucu ve yapımcı Savaş Karakaş’ın “Sudaki İzler” adlı Gömeç belgeseli, Bülent Çalımlı’nın sunumuyla “Ayvalık Gömeç Sualtı Dünyası” video gösterimi, Ufuk Koçak’ın ‘Kariyer için motivasyon’ sunumu ve Şahika Ercümen’in “Tek Nefes ile 100 Metre” video gösterimiyle başladı.
Dünyanın dört bir tarafında daldığını, 7 denizleri gördüğünü ama böyle bir dalış merkezi görmediğini söyleyen yapımcı Savaş Karakaş, herkesin gelip görmesini ve burada dalış yapmasını tavsiye etti.
“Burayı dünyaya tanıtmamız lazım” diyen Sualtı Görüntüleme Uzmanı Bülent Çalımlı ise Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Dalış Köyü projesinin, Türkiye’de bir benzerinin olmadığını ifade etti.
Dünya Dalış Rekortmeni Milli Sporcu Şahika Ercümen de Dalış köyüne geldiği andan itibaren içinde çok güzel umutlar canlandığını, kendisinden sonra gelen genç dalgıçların çok daha iyi imkanlarda yetişmesini sağlayacağını ve Dalış Köyü’nün herkese çok şey katacağını söyledi.
1999 Gölcük depreminde üç gün göçük altında kalarak iki bacağını kaybettikten sonra hayata tutunmak için dalış sporuyla ilgilenmeye başlayan Türkiye’nin ilk engelli dalış eğitmeni, Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Ufuk Koçak, su altı dünyasının kendini bulduğu yer olduğunu söyleyerek, Gömeç Dalış Köyü’nü engelli sporcuların da yetişebileceği bir tesis olması dolayısıyla çok beğendini dile getirdi.
Büyükşehir Belediyesi’nin Dalış Köyü proje ortaklarından Gömeç Belediye Başkanı Mehmet İrem Himam, “Bir şeye başladık, neler çıktı gördünüz. Daha neler çıkacak onları da göreceksiniz. Ben bu konuda çok mutluyum” dedi.
Gömeç’e böyle bir eser kazandırmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını vurgulayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, “Gömeç’in doğal güzelliklerini artık dalış severlerle buluşturacak güzel bir mekan oldu. Gerçekten çok güzel bir açılış oldu. Arkadaşlarımız bu konuda çok iyi hazırlanmışlar. Güzel bir kalabalıkla açılışımızı gerçekleştirdik. Şimdiden bu gösteriyor ki Gömeç Dalış Kulübü marka olma yolunda hızla ilerliyor. Şahika hanımdan da her zaman desteklerini bekliyoruz. Dalış severlerin çok rahat gelebilecekleri, herkesin kendi bütçesiyle çok rahat konaklayabileceği ve eğitimin aldıktan sonra tekrar gelebileceği her türlü donanıma sahip bir tesis. Aynı zamanda engellilerin de karadan direkt hizmet alıp, engellerini aşarak dalış eğitimi alabileceği bir yer. İtfaiyeciler de arama kurtarma çalışmalarında almaları gereken eğitimleri burada alabilecekler” diye konuştu.
Konuşmaların ardından açılış dalışını; Dalış Rekortmeni Milli Sporcu Şahika Ercümen ile Balıkesir Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu Dünya Şampiyonu Balıkesirli Milli Sporcu Toprak Toprak gerçekleştirdi. Türkiye’nin ilk engelli dalış eğitmeni, Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Ufuk Koçak ve Sualtı Görüntüleme Uzmanı Bülent Çalımlı da dalış etkinliği yaparak Gömeç’in mavi sularının etkileyici dünyasını keşfettiler.
Dalış Köyü kapsamında Su Altı Akademisi de oluşturuldu. Akademide; sportif dalışlar, kurumsal dalışlar, bilimsel dalışlar, engelli dalışları, teknik dalışlar ve arama kurtarma eğitimleri verilecek. Ayrıca fotoğraf atölyeleri, cankurtaran yarışları, triatlon yarışları ve yelken yarışları başta olmak üzere birçok atölye ve aktivite yapılacak.
Altyapısı ve yüzölçümü açısından Türkiye’nin ilk dalış köyü merkezi olma özelliğini taşıyan tesis, engelli vatandaşların kullanımı göz önüne alınarak planlandı. Dalış Köyü, tüm dalıcı eğitim seviyelerinde uluslararası sertifika alma imkanı sunuyor. Doğal taş ve ahşap kullanılarak çevreyle uyumlu bir şekilde inşa edilen eğitim biriminin yanı sıra; proje alanında 400 metrelik halk plajı, engelliler için iskele, 9 bin metrekarelik çadır kamp alanı, 2 bin 500 metrekarelik dinlenme ile 2 bin 500 metrekarelik sosyal donatı alanları ve restoran yer alıyor. – BALIKESİR
]]>Marmara Adası Badalan Limanı’ndan, Gemlik Limanı’na gitmek üzere 14 Şubat’ta saat 20.30’da kalkan, 1250 ton mermer tozu yüklü BATUHAN A adlı gemiden, 15 Şubat’ta saat 06.32’de alınan acil durum sinyali, saat 07.12’de kesildi. Karacabey ilçesinin kuzeyinde 4 mil açıkta batan gemiyi arama kurtarma çalışmalarını koordine etmek için Mudanya ve Karacabey ilçelerinde Bursa Valisi Mahmut Demirtaş başkanlığında kriz merkezi oluşturuldu. AFAD, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, deniz polisi, jandarma, UMKE, ANDA, AKUT ve NAK ekipleri tarafından toplam 6 kurtarma botu, 28 araç ve 1 Sahil Güvenlik korvetinden oluşan 275 personelle kurtarma çalışmaları başlatıldı. Arama kurtarma faaliyetlerine 1 Sahil Güvenlik korveti, 3 Sahil Güvenlik botu, 1 Sahil Güvenlik helikopteri, 1 Sahil Güvenlik uçağı, 1 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı keşif karakol uçağı, 2 Kıyı Emniyet botu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arama kurtarma gemisi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mayın gemisi, ROV cihazı bulunan deniz polisi ekibi ve Kıyı Emniyeti’nin unsuru olan Nene Hatun römorkörü ile RHIB bot da katıldı.
51 METRE DERİNLİKTE TESPİT EDİLDİ
İzmit Körfezi’ndeki araştırma gemisi TCG ÇUBUKLU ile Erdek Deniz Üs Komutanlığı’nda görevli mayın avlama gemisi TCG AYVALIK ile Karadeniz açıklarındaki arama-kurtarma gemisi TCG AKIN da destek için bölgeye ulaştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 Seahawk helikopteri Çanakkale Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 AS532 tipi helikopter de bölgeye hareket etmek üzere Eskişehir 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda hazır bekletilirken, Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, BATUHAN A isimli kargo gemisindeki 6 mürettebatı arama kurtarma çalışmalarına destek sağlayan Deniz Kuvvetleri’nin, sonar cihazıyla gemiyi 51 metre derinlikte tespit ettiği belirtildi.
AŞÇI VE YAĞCININ CENAZESİ GEMİDE BULUNDU
Su altından kaydedilen görüntülerde, geminin yan yatmadığı ve seyir halindeymiş gibi batıp deniz tabanına düz şekilde oturduğu görüldü. Battığı pozisyonla, arama kurtarma çalışmalarını kolaylaştırabildiği değerlendirilen geminin 3 boyutlu modellemesi yapıldı. Sonar cihazlı incelemede kayıp 6 mürettebattan 2’sinin gemi enkazında olduğu tespit edildi. Aramaların 3’üncü gününde, TCG AKIN’dan kayıp gemiye ulaşmak için ilk dalış yapıldı. Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi sahiline 7 kilometre mesafedeki dalışta, kayıp 6 mürettebattan aşçı Zeynep Kılınç’ın (33) cenazesine, olaydan 56 saat sonra ulaşıldı. Kaptan köşkünde cenazesi bulunan ve geminin dümeninde olduğu değerlendirilen Kılınç, Adana’da toprağa verildi. Özel eğitimli dalgıçlar ile SAS komandolarının TCG AKIN’dan gerçekleştirdiği dalışlarda, 6’ncı günde de batık geminin makine dairesine ulaşıldı. Kapısı güçlükle açılan makine dairesinin girişinde, gemide yağcı olarak görev yapan Hüseyin Tutuk’un (40) cenazesi bulundu. Olaydan 128 saat sonra bulunan ve Manisa’nın Turgutlu ilçesinde toprağa verilen Tutuk, ailesine gönderdiği son görüntülerde, geminin su aldığını söyleyip o anları kaydetti. O anlarda, 6 saattir aynı yerde beklediklerini söyleyen Tutuk’un, eşine, saat 06.09’da internetten, içinde bulundukları durum hakkında mesaj yazdığı ve saat 06.19’da video paylaşımında bulunduğu belirlendi.
SAS KOMANDOLARI MAKİNE DAİRESİNİN KAPISINI KIRARAK GİRDİ
SAS komandolarının 6’ncı günde, kapısını kırarak girdiği ve yağcı Hüseyin Tutuk’un cenazesini bulduğu makine dairesindeki arama çalışmaları 5 gün boyunca aralıksız sürdü. Olası kaza ya da batma durumu düşünülmeyip, gemideki eşyaların sabitlenmemesi nedeniyle, depremde olduğu gibi sarsılmayla devrilen dolaplar alanı daraltırken, çalışmalar güçlükle yürütüldü. Karanlık olan ve alan darlığı nedeniyle görüş mesafesinin sıfır olduğu makine dairesinde dalgıçlar çalışmalarını elle yürüttü. Ancak defalarca aranan makine dairesinde de kayıp mürettebatın izine rastlanmadı.
Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi’nde bekleyişlerini sürdüren mürettebat yakınlarının, gemide işaret ettiği yerlerin de arandığı ancak buralardan da bir sonuç alınamadığı öğrenildi.
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI UNSURLARI DÖNDÜ
Arama çalışmalarının 11’inci gününde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, çalışmalarını sonlandırdı. TCG AKIN’dan 36 baş dalış gerçekleştiren Deniz Kuvvetleri Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nın özel eğitimli birinci sınıf 19 dalgıcı ile Sualtı Savunma Grup Komutanlığı’na (SAS) bağlı 4 dalgıç, toplamda 44 saat dalış gerçekleştirip, 14 saat 14 dakika dipte kaldı. 91 saat 31 dakika da ROV dalışı yapılarak, geminin enkazını 4 kez arayan Deniz Kuvvetleri unsurları, çalışmalarını sonlandırarak dün saat 02.29’da TCG AKIN’la birlikte batığın üzerinden ayrıldı.
NENE HATUN DEVREDE; HALEN 630 PERSONEL ÇALIŞIYOR
Kayıp mürettebatın yakınlarının talebi üzerine 11’inci günde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü unsuru olan Nene Hatun Gemisi çalışma başlattı. İlk günden itibaren cihazlarla su üstü ve dip taraması gerçekleştiren dalgıçlar, arama çalışmalarının 12’nci gününde batık gemiye dalış gerçekleştirdi. Gemi enkazında ve su yüzeyindeki aramalarda, mürettebata ait olduğu değerlendirilen cüzdan ve ayakkabı ile pantolon, gömlek gibi kıyafetler bulunurken, eşyaların kime ait olduğu inceleme sonucu belirlenecek.
Kayıp 4 mürettebatı arama çalışmaları karadan da sürdürülüyor. Karacabey ve Gemlik sahilleri ile Balıkesir’in Bandırma ilçesi sahil şeridinde su üstünde ve karada yürütülen çalışmalar, 10 jandarma asayiş timi, 1 JAK timi, 1 JÖH timi, 2 trafik timi, 1 motor timi, 2 JASAT timi, 1 OYİ timi, 5 eğitimli köpek, 146 araç, 10 dron, 1 uçak, 1 helikopter, 6 gemi, 17 bot, 14 balıkçı teknesi, 3 römorkör, 1 ROV, 1 SONAR cihazı olmak üzere 630 personelle devam ediyor.
]]>Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havadan ve karadan alan tarama ile denizden arama kurtarma faaliyetlerinin 660 personelle devam ettiğini söyledi.
Makine dairesi ile kaptan kamarasının altında malzemelerin yığıldığını, ekiplerin bugün o bölümlerde aramalarına ağırlık vereceğini belirten Demirtaş, “Gemi enkazına 22. dalış yapılıyor.” dedi.
Bugünkü arama faaliyetlerinde 46 farklı unsur yer alıyor
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
Arama kurtarma faaliyetlerinin 8. gününde denizden 36, havadan 3 ve karadan 7 olmak üzere 46 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı “UÇBEY VTOL” ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlar da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 25 ile TCSG 85 botları da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan balıkçı teknelerinin koordinasyonunu sağlıyor.
Toplamda 66 farklı unsur görev aldı
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından 15 Şubat saat 07.30 ile 21 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığının 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin 3, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 21 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Nene Hatun (KIYEM) tarafından ROV cihazı ile batık ve sahil arasında deniz dibi araması yapıldı.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 50 saat 5 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-21 Şubat’taki çalışmalarda toplam 66 farklı unsur görev aldı.
İki denizcinin cenazesine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Okyanus Vakfı ve Antarktik Bilimsel Araştırmalar Komitesince hazırlanan “Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi”ne giren ilk Türk kadın olan Caymaz, 2013’ten bu yana Norveç-Svalbard, Grönland, İzlanda ve Kuzey Kutbundaki Arktik bölgesinde sürdürdüğü çalışmalar kapsamında Norveç’in kuzeyinde bulunan Lofoten Adaları’na gitti.
Kuzey Kutup Dairesi’ndeki adalarda 15 gün kalarak özel izinle dalış yapan Caymaz, soğuk iklim dalışına dikkati çekmek isterken deniz habitatında küresel ısınmanın etkilediği kelp ormanlarında istilacı hale gelen deniz kestanelerinin verdiği zararı kamerasıyla kaydetti.
Kayıtlarda, deniz kestanelerinin boyutlarının sudaki ısınmanın etkisiyle büyüdüğü, deniz bitkilerinin yapraklarının büyük ölçüde yok olduğu ve sadece gövdelerindeki dalların kaldığı dikkati çekti.
Doç. Dr. Ebru Caymaz, AA muhabirine, 2013 yılından bu yana Arktik bölgelerde bazı faaliyetlere katıldığını, 2015’ten bu yana da aktif olarak ekstrem çalışmalarda bulunduğunu söyledi.
Lofoten Adaları’nın 68. kuzey enleminde yer aldığını belirten Caymaz, “Normalde kış dönemi orada dalışlar yok. Benim ziyaretim sezon dışındaydı ancak oradaki yetkililerle önceden görüşmeler yapıp izin aldım. Soğuk iklim dalıcısı olduğum için o bölgede kış döneminde de dalış yapmak istedim.” dedi.
Caymaz, dalıştaki amacının diğer ekstrem faaliyetlerinde olduğu gibi halkın ilgisini çekmek, o bölgede iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin günlük hayata ve genel olarak bölgeye etkileri ve potansiyel sonuçlarından bahsetmek olduğunu aktardı.
Grönland’da, Baykal Gölü’nde yaptığı buz altı dalışlardan farklı bir durumla karşılaştığını dile getiren Caymaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Lofoten Adaları’ndaki kelp ormanlarında artan su sıcaklığıyla beraber inanılmaz sayıda deniz kestanesi ile karşılaştım. Deniz kestaneleri kelplere çok ciddi ölçüde zarar vermişti. Bizzat yerinde gözlemledim. Burada dikkati çekeceğim konu aslında dalıştı fakat dalışta doğrudan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini kamerayla kaydettim. Burada bu şekilde görmek ve deneyimlemek benim için de açıkçası çok korkutucu bir tecrübeydi. Bu denli yoğun şekilde olumsuz etkiyi görmeyi beklemiyordum. O bölgede de artan su sıcaklığıyla deniz kestaneleri sayısındaki artış ve su altı yağmur ormanları dediğimiz, su döngüsünü, oksijen döngüsünü ayakta tutan kelp ormanlarının bu denli olumsuz etkilenmesini görmek benim için acı bir tecrübeydi.”
“30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız”
Doç. Dr. Caymaz, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde küresel ısınmadaki artışın 2 derecede tutulmasının hedeflendiğini ancak her yıl yapılan ölçümlerde bu durumun daha kötüye gittiğini vurguladı.
Karbon emisyonlarındaki artışla dünyanın normalde kendini yenileyebilen bir kapasiteye sahip olduğuna değinen Caymaz, “Biz ona yerküre diyoruz ama aslında bahsettiğimiz şey su küre. Yani su küredeki olumsuzluklar, yaşanan bu döngüdeki olumsuzluklar su kürenin kendi adaptasyon becerisini de bozuyor ve su kürede meydana gelen bu dengesizlikler dünyamızın iklimini de oldukça olumsuz etkileme potansiyeline sahip.” ifadesini kullandı.
Caymaz, yerli halklarla faaliyetler yaparken bir yandan da iklim mültecileri (doğal afetler ve iklim değişiklilerinin sonucu olarak koruma talep eden insanlar) konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
Bu tür olumsuz etkiler nedeniyle 20-30 yılda iklim mültecilerinin ortaya çıkacağı yönünde öngörüler olduğunu anlatan Caymaz, “Bu işin afet yönetimi boyutu. Dolayısıyla biz buna aslında artık iklim değişikliğine yeni nesil afet diyoruz ve bu noktada artık 30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız gibi görünüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Öncelikle somut adımlar atılması gerektiğini kaydeden Caymaz, “Biz burada aslında küresel ölçekte bir durumdan bahsediyoruz. Tüm dünyada mesela karbon emisyonlarını azaltmak için yeşil enerji örneği gibi pek çok yöntem var. Bu çok boyutlu ve çok katmanlı bir süreç. Yani sadece ‘şunu yapın’ ya da sadece ‘bunu yapın’ değil. Çok ciddi, önemli bir yönetim süreci gerektiriyor.” dedi.
Konuyla ilgili Tüm devlet kurumlarının ve ülkelerin eş zamanlı çalışabilmesi gerektiğini aktaran Caymaz, “Alınacak temel önlemler belli, bunların uygulanması noktasında halk tabanına da inilmesi gerekli. Toplumda bir karşılık bulmadığı sürece başarılı olamayız.” sözlerine yer verdi.
]]>Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor
Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.
SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.
Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:
“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”
Geminin enkazına 20. dalış başladı
Aramaların devam ettiği bölgeye gelerek ekiplerden son duruma ilişkin bilgi alan Demirtaş, kayıp mürettebatın yakınlarıyla görüştü.
Vali Demirtaş, gazetecilere, dalgıçların geminin enkazına 20. dalışı gerçekleştirdiğini anlattı.
Makine dairesinde aramaların sürdüğünü bildiren Demirtaş, şunları kaydetti:
“Arkadaşlarımızı bulana kadar buradayız. Ekiplerin koydukları bir gün veya sayı yok. Tarama bitene kadar buradayız. 20. dalış şu an devam ediyor. Hareket kabiliyeti pek bulunmuyor. Arkadaşlarımız büyük fedakarlık yapıyorlar. Ciddi risk de var. Aramalar devam ediyor, umudumuz bitene kadar aramalara devam edeceğiz. Bugün gemiler, botlar, helikopterlerle aramalar devam etti. Bizim yaptığımız aramanın bir benzeri Balıkesir’de de yapılıyor. Bizim amacımız kayıp mürettebatı bulmak.”
Toplamda 64 farklı unsur görev aldı
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.
Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor
Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.
SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.
Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:
“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”
Toplamda 64 farklı unsur görev aldı
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.
Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Bursa’nın Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenen gemiyle ilgili hava, kara ve denizde yapılan çalışmalara 571 personel katılıyor.
Kayıp mürettebatı arama çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandolarından da 4 dalgıç destek veriyor.
SAS komandolarının gelmesiyle gemiye dalış yapan dalgıç sayısı 30’a yükseldi. Ayrıca Bursa’nın Karacabey ve Balıkesir’in Bandırma ilçelerindeki limanlarda bulunan 12 balıkçı teknesi Sahil Güvenlik Komutanlığının koordinesinde su üstü araması yapıyor.
Kurtarma planı
Bu arada Marmara Denizi’nde batan “Batuhan A” adlı kargo gemisiyle ilgili bugün yürütülen kurtarma faaliyetleri paylaşıldı.
Kurtarma planında “TCG Akın Gemisi”, 51 metre derinlikte deniz tabanına oturan “Batuhan A” gemisine gerçekleştirilen dalışları koordine ediyor. Batan gemi üzerinde konuşlanan Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yapıyor.
“TCSG 913 Gemisi” Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden başlayarak bölgede tarama faaliyeti gerçekleştiriyor. Balıkçı gemilerini de koordine eden TCSG 913, ayrıca su yüzeyinde de arama faaliyeti yürütüyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığının Bandırma’dan kalkış yapan hava unsurları, Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden sahil hattı ve Bandırma Körfezi ile geminin battığı bölgede yüzey taraması gerçekleştiriyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları ile arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında kayıp denizcilere ait iz arıyor.
Bölgede Emniyet Genel Müdürlüğüne ait KB1601, YKB1600 ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesine ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı lastik bot da Marmara Adası’nın doğusunda sahile yakın bölgelerde su yüzeyini kontrol ediyor.
“TSCG 313” ve “TCG Enez” gemilerinin de görev yaptığı bölgede ayrıca 12 balıkçı gemisi kendilerine belirlenen alanları tarıyor.
Kayıp denizcilere ilişkin karadan yapılan arama çalışmalarına ise AFAD Bursa İl Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, SAR Balıkesir, GÖNDAK ve Bandırma 911 ekipleri destek veriyor.
Makine dairesine dalış yapılacak
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, gemiyle ilgili çalışmaların 6. günde de devam ettiğini söyledi.
Demirtaş, gemiye dalış yapan dalgıç sayısının 30’a yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:
“SAS komandoları ikinci dalışı yapacak. Makine dairesinin önüne kadar geldik. Temizleye temizleye gidiyoruz. Temizlik yapmadan gerçekleştirilecek çalışmalar can güvenliğini tehlikeye sokabilir. İnşallah bugün ‘makine dairesine gireriz’ diye düşünüyorum. Makine dairesine yönelik beklentimiz var. İnşallah oraya da bakacağız.”
Gemiye şimdiye kadar 12 dalış gerçekleştirildiğini vurgulayan Demirtaş, “Deniz yüzeyindeki çalışmalara da hava unsurları ile gemiler destek veriyor. Ayrıca destek veren teknelerin sayısını da artıracağız. Sabırla bekliyoruz. Kayıp denizcileri bulmak için ekipler Bandırma’ya kadar bakıyor.” dedi.
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedeni, dalgıçlar tarafından çıkarılmıştı.
]]>Cumhuriyet’in 100. yılına ithafen 17 Ekim’de “Paletsiz değişken ağırlık” kategorisinde Hatay’da 106 metreye dalarak dünya rekoru kıran Şahika Ercümen, AA muhabirine 2023 yılını değerlendirirken, 2024’ten beklentilerini de aktardı.
Atatürk Kültür Merkezi’nde soruları yanıtlayan Ercümen, 2023 yılını “Müthiş bir sezondu.” cümlesiyle özetledi.
“Benim hedefim Cumhuriyet’in 100. yılında 100 metreden derine dalabilmek ve ülkemize madalya kazandırmaktı.” diyerek hedefini gerçekleştirdiğinin altını çizen Ercümen, “2023 boyunca tüm sportif başarıları ülkemiz adına edinebilmeyi hedefledim. Bütün katıldığım yarışmalardan ya rekor ya madalyayla döndüm. Dolayısıyla çok başarılı bir sezondu. Bunun için 2 senedir büyük bir adanmışlıkla antrenman yapıyordum. Bunun da ötesinde önceki 23 sene bunun için çalışıyorduk. 100. yılda çalışmalarımızın karşılığını aldığımız için de çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.
“Rüyanızda bile dalışı düşünüyorsunuz”
???????
Hatay’da kırdığı rekor için çok çalıştıklarını yineleyen Şahika Ercümen, şöyle devam etti:
“Duygular tarifsiz. Çünkü geceniz, gündüzünüz bunu düşünerek geçiyor. Rüyanızda bile dalışınızı düşünüyorsunuz. Böyle geçen 2 seneden bahsediyorum. Üzerimdeki sorumluluğu sonuna kadar yerine getirebilmenin ve ülkemiz adına böyle güzel bir başarı elde edebilmenin gururu tarifsiz.”
Sosyal sorumluluk projelerine verdiği katkıyla da bilinen rekortmen sporcu, bu anlamda çalışmaların devam edeceğini belirterek, şunları söyledi:
“Deniz benim evim ve suyun altında pek çok kötü giden şey var. Ben her gün bunlara şahit oluyorum. Plastik atıklar dünya için büyük bir sorun. Bunlarla ilgili her dünya rekoru denemesini ya da kazandığım başarıları bir sosyal sorumluluk projesine atfediyorum. Bununla ilgili neyi değiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Suyun altından atık topluyoruz, sıfır atık projesine dikkat çekiyoruz, Birleşmiş Milletler ile projeler yapıyoruz. Suyun altında, buz dağının altında kalan yer gibi denizel atık var aslında. Çektiğimiz videolarla, fotoğraflarla ve yaptığımız sosyal sorumluluk projeleriyle bunu biraz suyun üzerine çıkarmak istiyoruz.”
Türkiye ve dünyada atık konusunda büyük bir dönüşüm yaşandığına da dikkati çeken Şahika Ercümen, “Ülkemiz çok büyük atılımlar içinde. ‘Sıfır atık’ çok önemli bir proje. Pek çok özel uygulama geldi. Depozito sistemine geçilmesi, plastik poşetlerin değişimi gibi uygulamalar olacak. Bunlar ne kadar caydırıcı olsa da aslında bir noktadan sonra biraz daha sert yaptırımlarla gidişatı değiştirmek lazım. Şimdiye kadar güzel giden projeler var ama çok hızlı kirletiyoruz. Bunun önüne geçebilmek için daha sert yaptırımlar gerekiyor.” diye konuştu.
“İnsan yaşamayan kıtada bile mikroplastikler vardı”
Antarktika’da gerçekleştirilen bilim seferine de katılan Şahika Ercümen, burada yaşadığı deneyimleri de aktardı.
Antarktika’nın insan yaşamayan bir kıta olduğunu vurgulayan Ercümen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaklaşık 1 aydan fazla bir süre bilim seferiyle gemide kaldım. Bilim insanlarına su altından örnek toplama konusunda yardımcı oldum. Orada yaptığım dalışlar unutulmaz. Ama altını en çok çizmem gereken noktalardan birisi, insan yaşamayan kıtada bile mikroplastikler vardı. Bunu da yapılan araştırmalar sonucu öğrendik. Bu kadar vahşi bir doğada buna rastlamak çok düşündürücü. Bugün buradan attığımız bir çöp bile tüm dünyayı dolaşıp maalesef Antarktika’ya kadar gidiyor.”
Dünyada dalış yaptığı yerler arasında en çok aklında kalanın Antarktika olduğunu da ifade eden rekortmen sporcu, “Antarktika çok değişik bir yer. Buz dağının altına dalıyorsunuz bir anda karşınıza balina çıkıyor, foklar çıkıyor. Foklarla penguenler arasındaki kargaşayı izliyorsunuz. Ülkemizde de bir Çanakkaleli olarak savaş batıklarına dalmak beni çok etkiledi. Geçtiğimiz aylarda Hatay’da yaptığımız dalış, Hatay’ın bu kadar mavi berrak sulara sahip olması da beni çok etkiledi. Aslında dünyanın pek çok yerinde suyun altı çok etkileyici.” açıklamasını yaptı.
Türkiye’nin dalış turizmi anlamında su altı batıklarına yönelebileceğini de sözlerine ekleyen Ercümen, “Bence su altı batıkları oldukça kıymetli. Yaşanan bir tarih var. Ülkemiz de bir tarih diyarı. Bu noktada öne çıkabiliriz. Bizde tropik rengarenk balıklar yok. Balıklarımızı da çok koruyamıyoruz maalesef. Belki bu noktaya yönelebiliriz.” dedi.
“Bu kadar değişmesi gereken şeyler varken hala savaşlarda insan kaybediyor olunması çok acı”
Kendisinin 2024 yılı hedeflerini “Her zaman 2023’ün üzerine çıkıp en iyisini yapmak istiyorum. Bu sene yapılacak Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, madalya kazanıp, rekorları geliştirmek istiyorum.” diyerek özetleyen Şahika Ercümen, dünyada yaşanan savaşlara da dikkati çekerek, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Tabii son yıllarda dünyanın durumu çok çok üzücü. Biz depremin yaralarını sarmaya çalışıyoruz, yanımızda savaş var. Gerçekten zor bir coğrafyadayız. Temennimiz bunların olmaması. Bu kadar değişmesi gereken şeyler varken hala savaşlarda insan kaybediyor olunması çok acı. Belki sporun, sanatın birleştirici gücü de bu noktada biraz olsun merhem olabilir. Ama tüm dünya için çok daha yaşanılabilir 2024 yılı dilerim.”
]]>