Karabük’te partisinin Yenişehir Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde düzenlediği Karabük Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, ana kademenin kararlılığı, gençlerin dinamikliği, hanımların çalışkanlığı sayesinde ve dayanışmanın verdiği güçle hep gurur duyacak işler yaptıklarını söyledi. Dağ, son seçimlerde Karabük’te alınan sonuçlar için herkesi tebrik ederek, zor seçim ve zor süreçte alınan bu neticenin çok kıymetli, yadsınamaz başarı olduğunu anlattı.
23. YIL DÖNÜMÜ TEMASI: UMUDUN, GELECEĞİN VE İCRAATIN ADI AK PARTİ
Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceğin ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza DağAK PARTİLİ HAMZA DAĞ: MİLLETLE GÖNÜL BAĞIMIZ AYNEN DEVAM ETMEKTEDİR
“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.
“TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARDA AK PARTİ’NİN ÇOK BÜYÜK ETKİSİ VAR”
Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti: “Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta.

“MAZLUMDAN, MAĞDURDAN TARAF OLDUK”
Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”
MUHALEFETE “GAZZE” ELEŞTİRİSİ
Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.
Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”
]]>AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.
İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, “Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.
“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”
Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı. – KARABÜK
]]>İZMİR’de yaşayan Bilal Güler (44) ve Arzu Özkan Güler (48) çifti, Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan 4 bin 135 metrelik Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne teknik ekipman kullanmadan tırmandı. Başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedeflediklerini dile getiren Bilal Güler, “Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz” dedi.
İzmir’de yaşayan özel sağlık sektörü çalışanları Bilal Güler ve Arzu Özkan Güler çifti, uzun yıllar tekvando branşında spor yaptıktan sonra antrenörü oldukları gençlere yol gösterdi. Bir süre tekvandoya ara veren çift, bu kez doğa yürüyüşü yapmaya başladı. Çiftin dağcılık sevgisi, zamanla tutkuya dönüştü. 2018 yılında dağcılık kulübü kuran çift, çok sayıda zirveye tırmandı. Son olarak ekip 14 Temmuz’da Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan Hakkari’deki 4 bin 135 metre yüksekliğindeki Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne ekipmansız tırmanmak için yola çıktı. Ekip, ilk olarak 2 bin metre yükseklikteki Serpel Yaylası’ndan 20 kiloluk kamp yükü ile bin metre irtifa alarak kamp alanına vardı. Saat 04.30’da zirve yürüyüşüne başlayan ekip, yer yer kar ve buz kayalarının bulunduğu bölgede 7 saatlik tırmanış gerçekleştirdi. Güler çifti, kurdukları dağcılık kulübüyle başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedefliyor.
‘HİÇBİR BÖLGESİNDE, HİÇBİR GEÇİŞİNDE TEKNİK MALZEME KULLANMADIK’
Tekvando eğitimi almak için 2003 yılında Fransa’ya gittiğini belirten Bilal Güler, dağcılıkla ilgilenmeye burada başladığını dile getirdi. Aynı zamanda 2’nci kademe tekvando antrenörü de olan Güler, “Avrupa’da uygulanan bir kural gereği farklı branşta eğitim alırken dağcılık yapmaya başladım. Dağcılığa ilk adımı İspanya’da gittiğim bir kanyonda attım. 2003 yılında kanyon geçişi ve dağ tırmanışıyla teknik iniş ve çıkışlarla başladım. Türkiye’ye döndüğümde tırmanış yapmak için spor kulübü bulup, lisans çıkardık. O kulüple beraber doğa yürüyüşüyle başladık ve kanyon geçişi, rafting, dağ tırmanışları, zirve tırmanışları, kampçılık yaparken 2018 yılında İzmir Ekstrem Dağcılık Kulübü’nü kurduk. Bu grupla motosiklet tutkumuz da var. Motosikletle zirvelere, dağlara ve kamplara gidiyoruz. Türkiye turlarında çıkıyoruz. Son olarak 8 kişilik ekip 11- 15 Temmuz arasında Hakkari- Yüksekova’da Reşko Tırmanışı için yola çıktık, tırmanışı 6 kişi olarak tamamladık. Tırmanış yaklaşık 7 saat sürerken, inişimiz 4,5 saat sürdü. Dağın hiçbir bölgesinde, hiçbir geçişinde de teknik malzeme kullanmadık” diye konuştu.
‘BAYRAĞIMIZI YURT DIŞINDAKİ ZİRVELERDE DALGALANDIRMAK İSTİYORUZ’
Türkiye’nin birçok dağına tırmandığını ve birçok zirvesine dokunduğunu söyleyen Bilal Güler, “Teknik tırmanışları başarıyla tamamladık. Biraz da Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Bunun dışında dünyanın çatısı dediğimiz Everest, Manaslu benzeri dağlara, 8 bin, 7 bin üzeri dağlarda Türk bayrağını dalgalandırmak istiyoruz. Bir sponsor bulabilirsek tek kişi veya iki kişi olarak bu faaliyeti, bu etkinliği yapmak istiyoruz” dedi.
‘BU TEMPO BİZİ DİNÇ TUTUYOR’
Dağcılık tutkusunun eşinin sayesinde oluştuğunu belirten Arzu Özkan Güler ise doğa yürüyüşleri, kanyon geçişleri ve zirveye tırmanmanın çok keyifli olduğunu ve bu durumun mutluluk verdiğini ifade etti. Güler, “Adrenalin dolu ve zorluk seviyesi yüksek bir alan. Bu nedenle zamanla daha fazla ilgimizi çekti ve daha çok faaliyet göstermeye başladık. Evlilik, iş hayatı ve dağcılık bir arada yorucu ve tempolu ama bizim de hayat biçimimiz bu. Genelde zor olan şeyleri tercih ediyoruz ve bu da bize güç veriyor. Tempolu ama bu tempo bizi dinç tutuyor. Kendimizi daha iyi hissediyoruz” diye konuştu.
Küçük yaşlardan itibaren sporla ilgilendiğini, 13 yaşında ise tekvandoya başladığını dile getiren Arzu Güler, tekvandoda sporculuk ve antrenörlük dönemleri olduğunu da söyleyerek, “Türkiye şampiyonluklarım, dünya 5’inciliğim var, milli de oldum. Eşimin de bu alanda şampiyonlukları var. Sanırım ikimiz de dağcılığı tekvando gibi bir mücadele sporu olduğu için sevdik. Motor kullanırken hissettiğimiz adrenalin duygusunu dağa tırmanırken de hissediyoruz. Türkiye’de çok dağa tırmandık. Birkaç yere tırmanmayı daha istiyoruz ama aynı zamanda bayrağımızı yurt dışında dalgalandırmak istiyoruz. Hedeflerimiz, planlarımız var” ifadelerini kullandı.
]]>MARDİN’in Midyat ilçesine bağlı Yuvalı köyünde 1987 yılında PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen 7’si çocuk, 2’si kadın 9 kişi, düzenlenen törenle anıldı.
Midyat ilçesine bağlı büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüşen Yuvalı’da 8 Temmuz 1987’de PKK’lı teröristlerin uzun namlulu silahlarla yaptığı saldırıda şehit olan Harbiye Dağ (16), Sinan Dağ (12), Lokman Dağ (10), Hüseyin Dağ (7), Türkan Dağ (4) ve Mehmet Sıraç Dağ (1) kardeşler ile kuzenleri Mehmet Salih Dağ (6), babaanneleri Ardahan Dağ (70) ve akrabaları Rukiye Dağ (25) için anma töreni düzenlendi. Törene Kaymakam Ömer Faruk Özdemir, Midyat Jandarma Komando Tabur Komutanı İsmail Akkan, İl Göç İdaresi Müdürü Mehmet Tepeaşan, İlçe Emniyet Müdürü Orhan Koç, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdurrahim Demir, şehit aileleri ve yakınları katıldı. Törende şehitler için Kuran-ı Kerim okundu. Saldırıda yakınlarını kaybeden aileler ile görüşen Kaymakam Özdemir, olayın gerçekleştiği evi ziyaret etti. Şehitler için verilen mevlit yemeğinin ardından program, İlçe Müftüsü Ergün Bulunmaz’ın yaptığı dua ile son buldu.
Törende konuşan Kaymakam Ömer Faruk Özdemir, “Terörün vicdanı olmaz, adaleti olmaz, insafı olmaz. İnşallah bir daha o günleri yaşamayız. Milletimiz burada hep birlikteyiz. O hainlerin yapmak istedikleri, birbirimizden ayırmak istedikleri o duyguya kapılmadık. Hep birlikte tek yürek, tek bilek terörle mücadele edeceğiz. Girdikleri deliklerden çıkamıyorlar artık devletimizin gücü sayesinde. İnşallah bir daha o günleri yaşamayacağız. Allah, devletimize ve bu acı günleri yaşamasına rağmen bu dik duran, onurlu duran milletimize o günleri bir daha yaşatmasın. Allah bütün şehitlerimize, geçmişlerimize rahmet eylesin” dedi.
‘YUVALI’YA DEĞİL, TÜM ÜLKEMİZE YAPILMIŞ SALDIRIDIR’
Babaannesi şehit edilen Fatima Dağ da “O gün köyümüzün masum insanlarına yapılan saldırı yalnızca Yuvalı’ya değil, tüm ülkemize yapılmış bir saldırıdır. Bu tür hain saldırılar bizleri korkutmak ve sindirmek amacıyla yapılmış olsa da milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu asla zayıflatamamıştır. Bizler bu tür hain saldırılar karşısında asla boyun eğmeyecek, terörün her türlüsüne karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle teröre kurban verdiğimiz tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize ve onların ailelerine minnetlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIN HEPSİNİ KALLEŞÇE KATLETTİLER’
Olayda şehit olan Rukiye Dağ’ın oğlu İdris Dağ, kuzenlerinin uzun namlulu silahlarla şehit edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Olayı şimdiki gibi hatırlıyorum. Köye baskın esnasında annem hepimizi içeriye aldı, köyün öbür tarafında. Annem hepimizi içeriye aldıktan sonra küçük bir pencere vardı, bu pencereden dışarıya kaçtı. Annem çıktıktan sonra hiç kimsenin haberi yok. Tabii olay gördüğünüz burada oluşuyor, dayılarımın evine baskın yapılıyor. O zaman dayımın çocukları taht dediğimiz damda yatıyorlardı. Çocukların hepsini kalleşçe katlediyorlar. Hepsini tarıyorlar büyük, uzun namlulu silahlarla katlediyorlar. O esnada annem onlara doğru koşmaya başlıyor. Onlara doğru koşmaya başladığı esnada, nöbetçi olan bir tanesine denk geliyor. Nöbetçiye denk geldiği esnada silahına elini atıyor, silahına elini attıktan sonra onu da orada şehit ediyorlar. Vahşice öldürülmüş. Biz bunu o günden bu yana kınıyoruz, PKK terör örgütünü kınıyoruz. İnşallah böyle bir olay daha gerçekleşmez. Devletimiz inşallah bunlara izin vermez zaten son sürecindeler. Bunlar yok olacak inşallah.”
‘BİR DAVA YÜZÜNDEN ÇOLUK ÇOCUK ÖLDÜRÜLEMEZ’
Saldırıdan sağ kurtulan, babaannesi ve 6 kardeşi şehit olan Harbiye Dağ ise olayın ardından babası Nuri Dağ’ın kaçırıldığını belirterek, “Bu acı tarif edilemez. Akşam 9 saatlerinde eve saldırıyorlar ve çocuklar yatarken, hepsinin en küçüğü 2, en büyüğü 16-17 yaşlarında, hepsini hunharca katledip gidiyorlar. Babaannem hepsi uykuda, hepsi yatarken. Bir annem olaydan kurtuluyor, babam da evde yok. Babam da sonradan kaçırılıyor zaten ne ölüsünü ne dirisini gördük. Yani benim diyebileceğim Allah onların belalarını versin. Rabbim onlara asla fırsat vermesin. Bu Kürt davası değil, ben de Kürt’üm asla bir Kürt davası olarak algılayamayız. Onlar insan değil. Çünkü bir dava bile olsa bir dava yüzünden çoluk çocuk öldürülemez” dedi.
]]>Gümüşhane ile Giresun illerini birbirine bağlayan Gümüşhane-Kürtün Karayolu’nda kaya düşme riski bulunan dağlar ve yamaçlar endüstriyel dağcılar tarafından çelik ağlarla örülüyor.
Özellikle ilkbahar dönemlerinde yağışların da etkisiyle sık sık heyelanların, kaya ve taş düşmelerinin meydana geldiği, ölümlü ve yaralanmalı kazalara sebep olan bölgede vatandaşların güven içerisinde seyahat edebilmesi için Karayolları tarafından çalışma başlatıldı.
Geçtiğimiz yıllarda dağcılar tarafından kaya düşürme çalışması yapılan alanda bu kez uzman ekipler tarafından belirlenen kayalar çelik ağlarla kafese alınarak risk minimuma indiriliyor.
İki ay önce başlayan ve şimdiye kadar 3 noktada gerçekleştirilen çalışmalarda her bir yamaç yaklaşık 7 bin metrekare çelik ağla örülürken, Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesi Karaçukur Mahallesi geçişinde bulunan dağ yamacında çalışmalarını sürdüren 9 kişilik uzman ekip 50 metrelik vinç yardımıyla çelik tel ağ ve halka marifetiyle adeta dağı kafes içine alıyor.
Zorlu çalışmada karayolunda trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanırken özel eğitim almış uzman ekip halatlar yardımıyla kendilerini bağladıkları dağın yamacına kafesi serip 1 metreden fazla deldikleri kayaya bağlıyor.
Çalışmayı yapan ekibin şefi İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel alanında uzman 8 personelle birlikte yürüttükleri çalışmada yerde birleştirdikleri çelik ağları 50 metrelik vinç yardımıyla dağ yamacına sererek yolu güvenli hale getirdiklerini söyledi.
“Bu yol için her zaman bir risk söz konusu”
Bölgede çok az bir yağışta bile taş dökülmelerinin meydana geldiğini aktaran İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel, “Yaptığımız çalışmada karayollarının güvenliğini tehlikeye atan ve taş düşme riskli bulunan alanları güvenli hale getiriyoruz. Bunun iki yöntemi var birisi kayaların temizlenmesi birisi de tel ağlarla örtüleme. Bu riskli alanları Karayolları belirliyor ve biz de bu süreçten sonra gerekli çalışmaları yapıyoruz. Amacımız burada yol ve vatandaşın güvenliğini sağlamak bu noktada Karayolları ve emniyet birimleriyle birlikte çalışıyoruz. Yaklaşık 2 ay önce bu bölgede çalışmaya başladık ve bu çalışmalar 20 gün daha devam edecek. Haziran ve Ağustos ayları içerisinde de Karayolları’nın uygun gördüğü noktalarda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Şu ana kadar 3 noktada çalışma yaptık Kirazlık bölgesi ve Karaçukur bölgesinde. Bu bölgede şu an için başka çalışma görülmüyor Burada yaptığımız çalışmada 7 bin metrekarelik bir alanı örtülüyoruz. Arkadaşlarımız iple erişim sertifikasına sahip, bu uluslararası bir sertifika tüm dünyada geçerli. Belirli bir eğitim sürecinden geçtikten sonra burada çalışabiliyorlar. Şu anda toplamda 9 kişilik bir ekiple çalışıyoruz ve 50 metrelik bir vinç kullanıyoruz. Yamaçtan yola düşebilecek farklı ebatlardaki taşları tutacak kapasite bu teller. Burası riskli bir bölge olduğu için halka ağlar da kullanıldı. Çalışmalar bittiğinde vatandaşlarımız bu alandan güvenli bir şekilde geçebilecekler. Burada en ufak bir yağmurda çok fazla dökülme meydana geliyor bu yol için her zaman bir risk söz konusu” dedi.
“Dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor”
Gümüşhane-Kürtün karayolunu sürekli olarak kullandığını dile getiren sürücü Selçuk Çelik, “Ben diyaliz teknisyeniyim yıllardır bu yolu kullanırım. Tabi ki buradan korkuyorum başımıza sürekli küçük küçük kazalar geliyor, taş düşüyor hele ki yağmurlu havalarda. Kışın daha kötü oluyor. Bu yapılan çalışmada görüldüğü üzere dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor bu da bizim sağlığımızı koruyacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu. – GÜMÜŞHANE
]]>Orhaneli-Keles-Büyükorhan- Harmancık ve Osmangazi’ye Bağlı Dağ Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DAĞDER)’nin düzenlediği danışık gecesi ve bayramlaşma programına katılan Başkan Aydın, hemşehrileri tarafından meşaleler ve tezahüratlarla karşılandı. “Yuvana hoş geldin Erkan Başkan” sloganları eşliğinde dernek binasına giren Aydın, burada hemşerileriyle tek tek bayramlaştı. 31 Mart seçimlerinde destek verdikleri hemşerileri Erkan Aydın’ı karşılarında Osmangazi Belediye Başkanı olarak gören DAĞDER üyeleri büyük coşku yaşadı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen programda Başkan Aydın’ın konuşması sık sık destek tezahüratlarıyla kesildi.
“Halkımızın bize yüklediği sorumluluğun farkındayız”
Kendisini büyük coşku ve meşalelerle karşılayan hemşehrilerine teşekkür ederek sözlerine başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu gurur, sevinç ve haklı kutlamalar aslında benim değil hemşehrilerimin başarısı. Ben, temsil makamında olan bu yarışa medeni cesaret göstererek çıktım ama zaferi kazanmamızı sağlayan dağ yöresi insanıdır. Yöreinsanımız burada 700 yıldır yaşamasına rağmen hak ettiğini alamadığını düşünüyoruz. Hemşehrilerimin büyük desteğiyle halkımızın teveccühüyle Allah da nasip etti bu dönem Osmangazi Belediye Başkanı olarak vatandaşlarımıza hizmet etme fırsatımız oldu. Allah,bizleri mahcup etmesin. Halkımızın bize yüklediği sorumluluğun farkındayız. İşimizin kolay olmadığının bilincindeyiz. Biz bu bilinçle yola çıktık. Çok çalışma sözüyle hep birlikte bununda üstesinden geleceğiz. Hep birlikte el ele, Bursa, Dağ yöresi ve Osmangazi’ye güzel hizmetler edeceğiz.” dedi.
“Artık dağ yöresi ve insanı kabuğunu kırdı”
Birlik ve beraberliklerinin daim olmasını temenni eden Başkan Aydın, “Osmangazi’yi Anma ve Fetih Şenliklerini önümüzdeki yıl ve 700 yılını kutlayacağımız 2026 yılında 700’üncü yıla uygun görkemli ve hatta uluslararası boyutta yapmayı planlıyoruz. Fetih kutlamalarında DAĞDER, yürüyüş, köy düğünü, sempozyum ve diğer etkinliklerinde daha yoğun olarak katılacaktır. Allah, 700. yılı bize görkemli olarak kutlamayı nasip etsin. Birlik beraberliğimiz daim olsun. Artık dağ yöresi ve insanı kabuğunu kırdı. Bundan sonra yerel ve genel yönetimde bende varım dedi. Dağlılar, bir araya gelemez, sonuç alamaz diyenler mahcup oldu. Ben bunu dağ yöresinin yoğun yaşadığı mahallelerdeki sandık sonuçlarında çok net gördüm. Tartışmaya mahal vermeyecek kadar netlikte dağ yöresi bize destek verdi. Hepsinden ayrı ayrı Allah razı olsun” diye konuştu.
“Erkan Aydın başkanımıza olan inancımız tam”
Dağlıların birlik ve beraberlik iradesi gösterdiğini ifade eden DAĞDER Genel Başkanı İsmail Aydoğdu da, “Geçmişte 2 dönem DAĞDERBaşkanlığı, 3 dönem milletvekilliği yapmış bir değer ve hemşehrimizin etrafında birleşerek Osmangazi Belediye Başkanı olarak aramızda görme şerefine eriştik, bundan dolayı çok mutluyuz. Kendi içimizden ağabeyimiz, milletvekilimiz ve başkanımız dediğimiz bir değerin Bursa, Osmangazi ve yöremize yapacağı katkıları düşündükçe heyecanlanıyoruz, kendilerine olan inancımız tam.” dedi.
DAĞDER Onursal Başkanı Prof. Dr. Ali Kaya ise özlemlerinin sona erdiğine dikkat çekerek, “Dağ yöresi insanları olarak bizler Bursa’nın kurtuluşunda, Çanakkale’nin geçilmez destanının yazılmasında ve ülkemizin her türlü badireyi atlamasında büyük emek ve katkıları olan bir neslin evlatlarıyız. Biz doğruluktan ayrılmayan hıyanet nedir bilmeyen, dostluğu hayatımızın mihenk taşı yapan, düşmanlığa asla yaklaşmadığımız bir tehlike olarak gören bir toplumun bireyleriyiz. Sadakat ve vefanın adı Dağder ve yöre insanıdır. Biz vefayı gördük biliriz ama cefada çekeriz. Cefanın sonunda saadet ve mutluluğun geleceğini bekleriz. Bize bu anı yaşatan başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere tüm hemşerilerimizi tebrik ediyorum. Ben hemşerilerimden yeni dönemde her zaman yöneticilerimizin yanında onların doğru yaptıklarını takdir eden, yanlış ve hatalarını usulünce hatırlatan doğruyu bulmalarını sağlayan bir bireyler olmalıyız. Erkan başkanımıza başarılar diliyorum. Rabbim yolunu açık etsin, işlerini kolaylaştırsın, hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin” ifadelerini kullandı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in selamını iletenBursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili MehmetAydın Saldız da, “Bende burada dağ yöresi insanlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum, Herkesin geçmiş bayramı kutlu olsun” dedi.Bayramlaşma töreninin ardından hemşehrileri Başkan Aydın’la bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. – BURSA
]]>AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından parti binasının önünde düzenlenen Vefa İftarı’nda konuşan Dağ, yerel seçimlerde canla başla mücadele ettiklerini, yaptıkları çalışmaların birçok ilde örnek gösterildiğini anlattı.
Seçim çalışmalarına başlarken “Gayret bizden, tevfik Allah’tandır” dediklerini hatırlatan Dağ, şunları kaydetti:
“Netice bu şekilde gerçekleşti. Duracak mıyız? Hayır durmayacağız. Hiç frene basmak yok. Bırakın onu debriyaja bile basmak yok. Hemen bütün teşkilatımız ve adaylarımız kendi ilçelerinde nasıl adayken çalışma yapmışlar ise aynı çalışmalarını sokaklarda yapmaya devam edecekler. Evlerde yapmaya devam edecekler. Verdiğimiz vaatler var. Onların verdiği vaatler var. Verdiğimiz vaatleri hayata geçirmeleri için onların verdikleri değil sadece. Onlar çünkü çantada keklik gördükleri için çoğu vaatlerini yalandan ortaya koydular. ama biz, bizim vaatlerimizi onların gerçekleştirmeleri noktasında İzmirliye ve her bir ilçeye bu konu da sözümüz var. Hayata geçirmek için zorlama konusunda mecburiyetimiz var.”
Dağ, seçimlerde 1 milyona yakın oy aldıklarını, verdikleri sözlerin mevcut yönetimler tarafından yapılıp yapılmadığını teşkilat üyeleri ve belediye başkanlarının takip etmelerini istedi.
Dört yıl boyunca atacakları adımların net olduğunu belirten Dağ, “Birileri bu neticeler karşısında şımarıkça hareketler yapmış olabilir. Onlar vatandaşımızın buradaki mesajını alamamış ve bu mesajı sadece bir zafermiş gibi görmüş olabilirler. Biz kendi üzerimize olan mesajı aldık. Vatandaşımızın burada ben senden kopmadım ama başka bir yere de gitmiyorum, sorunlarınızı mutlaka çözün dediğini de gayet iyi biliyoruz ama birilerine de bir yük yüklediğini artık bahaneniz yok, artık mazeret yok. Hadi hizmet. İzmir’in hizmete ihtiyacı var. Beş sene boyunca bunu biz de söyleyeceğiz. Öyle nasılsa buradaki oy çantada keklik biz her halükarda bu oyları alırız durumun da olmadıklarını bu seçimde fazlasıyla gördüler.” diye konuştu.
Dağ, genel merkez, kabine ve milletvekilleri olarak atacak adımların olduğunu söyledi.
Teşkilata seslenen Dağ, “Kibir yok kardeşim. Kibir bize yakışmaz. Kibir bize hiçbir zaman yakışmadı. Bugüne kadar kibirlenmedik. Bundan sonra da kibirlenmeyeceğiz. Bunu herkes bilecek. Bunu herkes yazacak. Hayatım boyunca beni burada herkes gayet iyi tanır. Yapmacık değil. Gerçekçi olacağız. Yapmacıktan kimseye gaz vermeyeceğiz. Samimi olacağız, samimiyeti ortaya koyacağız. Samimiyetimizi ortaya koyduğumuzda Allah’ın izniyle milletin gönlüne girmesini gayet iyi biliriz.” dedi.
“Artık İzmir için çalışma vakti”
AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise yerel seçimlerde İzmir’de arzu etmedikleri sonuçları alamadıklarını söyledi.
İzmirlilerin eleştirilerini, itirazlarını dikkate alacaklarını belirten İnan, “Bu, bizim boynumuzun borcudur. Siyasi namusun gereği olarak, millet ne derse o diyerek yolumuza öyle devam edeceğiz. Artık İzmir için çalışma vakti. Hükümet olarak, parti olarak İzmirli hemşehrilerimize en hızlı hizmetin ulaşması için bize düşen ne varsa elimizden gelen gayreti en üst şekilde göstereceğimizi tüm belediye başkanlarına iletmek istiyorum. Hükümet olarak, İzmir’e kazandıracağımız yatırımları, hizmetleri milletvekilleri olarak iyi takip ederek yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım”
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da muhalefetin, İzmir’de artık yattığı yerden oy alamayacağını gördüğünü anlattı.
Türkiye’nin ve İzmir’in AK Parti’ye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çankırı, “Bizim hiç kimseye küsmek gibi bir lüksümüz yok. Beraber bir olacağız. Şu anda karşımızdakiler ne yapıyor? Bizim samimiyetle yaptığımız işleri… Kapı kapı gezmeleri, tutmadıkları orucun sahurunu yapıyorlar, iftarını yapıyorlar. Dualarla belediyeleri açıyorlar. Esas takiyeyi kendileri yapıyorlar. Bizim bu takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım.” ifadelerini kullandı.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da tüm teşkilat üyelerinin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
İftar programına MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir Milletvekilleri ve partililer katıldı.
]]>Dağ, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından İZTO binasında düzenlenen sohbet toplantısına katıldı.
Konuşmasında, şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik stratejileri hakkında bilgi veren Dağ, kentin trafik sorununu bitirmeyi öngördüklerini söyledi.
Seçilmeleri halinde yeni çevre yolunu İzmir’e kazandıracaklarını dile getiren Dağ, bu yolun, 9 bağlantı yoluyla şehir merkezine bağlanacağını belirtti.
Toplam 16 köprülü kavşak, altgeçit ve alternatif yollarla şehir merkezinde akıcı trafik sağlayacaklarını anlatan Dağ, Körfez Geçişi Projesi ile Çiğli ve Balçova arasının 5 dakikaya ineceğini, bu hat üzerinde bir raylı sistemi de hizmete almayı vadettiklerini bildirdi.
Dağ, kentin ekonomik kalkınmasında bilişim, yenilenebilir enerji ve turizmi stratejik alan olarak belirlediklerini ifade etti.
Bu yola çıkarken günlük siyasi tartışmaların içinde bulunmayacaklarını söylediklerini ancak bir konuya temas etmenin zaruri hale geldiğini belirten Dağ, şöyle konuştu:
“Son zamanlarda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son derece panik halinde olduğunu görüyorum. İzmir’deki programlarında ya da televizyon ve gazetelere çıktığında sürekli bizimle ilgili bazı söz ve ifadeleri oluyor. Bir genel başkanın İzmir’deki bir aday hakkında bu kadar konuşmasını manidar buluyorum. Konuşmakla da yetinmiyor, milyonlarca hemşehrime mesaj atarak şahsımızla ilgili alakasız ifadeler kullanıyor.
Şunu net bir şekilde ifade edeyim ki korkunun ecele faydası yok. Korkusu, yakın geçmişte kazanmış olduğu genel başkanlık koltuğunu başka birine kaptırmak herhalde. Bunun yanında çantada keklik gördükleri İzmir’de durumun çok da iyi gitmediğinin farkındalar. Sayın Özel’e şunu söylemek istiyorum, bu şehre dayatma yapmayın. Bu şehir dayatmayı kabul etmez. Büyükşehir ve 30 ilçeyi ‘Ben yaptım oldu.’ anlayışıyla adaylaştırırsanız ben de İzmirli olarak buna sonuna kadar isyan ederim. 31 Mart’ta da İzmirlilerin bu isyanıma omuz vereceğinden hiç şüphe yok. Sayın Özel, CHP tarihinin en kısa süre görevde kalan genel başkanı olarak kalacağı korkusuyla herhalde son dönemde böyle bir yola girdi. Biz İzmir’de gayet güzel bir süreç yürütüyoruz.”
İş dünyası temsilcilerinin konuşmaları
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin ekonomisinin gelişmesi için ulaştırma ve lojistik imkanlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir liman kenti olarak dış ticarette ve özellikle de ihracatta ülkemiz açısından çok önemli bir role sahibiz.” dedi.
Kentte ikinci çevre yoluna ihtiyaç olduğunu, trafiğin azaltılması için toplu taşımada otobüslerin payının azaltılması, otopark sorununun çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getiren Özgener, kentin depreme karşı dirençli hale getirilmesinin önemini de vurguladı.
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da İzmir’in Körfez Geçişi Projesi ile yeni bir çevre yoluna ihtiyacının olduğunu aktardı.
İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Dağ’ın sadece İzmir’e dair projelerini ve hizmet hedeflerini anlatan kampanyasının Türkiye genelinde de örnek seçim kampanyası yönetimi olarak gösterildiğini, bu nedenle kendisini kutladığını söyledi.
Toplantıya, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
]]>Kent merkezine 12 kilometre mesafede bulunan, şehir merkezi ve beyaza bürünen yaylaların aynı anda görülebildiği 2 bin 800 rakımlı kayak merkezi, ev sahipliği yaptığı binlerce yerli ve yabancı turistle bölgenin önemli kış turizm merkezleri arasında yer alıyor.
Doğal parkurları, 10 kilometreyi bulan 5 ayrı pisti ve kristal kar yapısıyla kayak tutkunlarının ilgisini çeken merkezde kar kalınlığı, son günlerde etkili olan yağışlarla 174 santimetre ölçüldü.
İlkbaharda da ziyaretçilerine kayak imkanı sağlayan merkeze gelen kayakseverler, snowboard yapıp kayak takımları ve kızakla kayarak keyifli anlar yaşıyor.
Kayak sezonunun nisanın ortasına kadar sürmesi beklenen merkeze, bugünlerde farklı ülkelerden gelen dağ kayağı tutkunları da ilgi gösteriyor. Tur şirketleri aracılığıyla kente gelen yabancı kayakseverler, kayak merkezinde ve karla kaplı dağlarda kayak yaparak keyifli zaman geçiriyor.
“Avrupa’nın farklı ülkelerinden üçüncü grubu ağırlıyoruz”
Cilo Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Hacı Tansu, AA muhabirine, kentin kış turizmindeki potansiyelini tanıtmaya devam ettiklerini dile getirdi.
Son bir ay içinde Avrupa’nın farklı ülkelerinden üçüncü grubu ağırladıklarını belirten Tansu, şunları kaydetti:
“Bugün gelen grupta Almanya ve İtalya’dan kayakseverler yer alıyor. Sabah dağ kayağı yaptık. Şimdi de kayak merkezindeyiz. Hakkari’nin dağ kayağı sezonu oldukça uzun. Avrupalılar da burayı yeni yeni keşfediyor. Nisanın başına kadar Avrupa’dan grupları burada ağırlayacağız. Biz de bu işin öncülüğünü yapıyoruz. Türkiye’de bu kadar karın olduğu, rahat kayak yapılabildiği başka bir kayak merkezi yok. Buradaki otel, kayak evi, telesiyej, teleski açık. Pistlerimiz gayet güzel. Nisan ayına kadar rahatlıkla burada kayak yapılabiliyor. Herkesi buraya bekliyoruz.”
Türkiye Kayak Federasyonu İl Temsilcisi Halil Kurşun ise kentin coğrafi yapısı ve kar kalitesiyle öne çıktığını söyledi.
Birçok ülkeden kayakseverin kayak merkezine ilgi gösterdiğini dile getiren Kurşun, “El değmemiş bir doğamız var. Tesislerimiz de her yıl daha iyiye gidiyor. Buradaki kar kalitesi Türkiye’deki birçok ilde bulunmuyor. Akşamları sıcaklık sıfırın altında 10 dereceye kadar düşüyor. Pistlerimiz kaliteli karla kaplı. Şartlar neye el verir bilemeyiz ama nisan ayında da sezonun süreceğini ön görüyoruz. Bu hafta yine yağış görünüyor. Bu da ayrıca bir avantaj sağlayacak.” ifadelerini kullandı.
Ordulu Resul Aktaş da Van’da öğretmenlik yaptığını, arkadaşlarıyla kayak yapmak için merkeze geldiklerini anlatarak, “Ramazanda da kayak yapmaya devam ediyoruz. Tesis çok güzel. Çok hoşuma gitti. Gelirken açıkçası bu kadar kar beklemiyordum. Geldiğimizde güneş vardı, şu an kar yağıyor. Ortam güzel. Biz de güzel zaman geçirmeye çalışıyoruz.” dedi.
Van’dan gelen Yasir Çiftçi ise ilkbahar olmasına rağmen merkezde çok fazla karın bulunduğunu ifade ederek, tesisin bölge için iyi bir şans olduğunu belirtti.
]]>Dağ, bir otelde düzenlediği toplantıda kadın ve aileyle ilgili projelerini paylaştı.
İzmir’deki kadınların hayatın her alanında işlerini kolaylaştıracak projeler hazırladıklarını belirten Dağ, bunları kadınlar için eğitim, istihdam ve sosyal çalışmalar, aile, çocuklar için eğitim ve sosyal çalışmalar, engelsiz yaşam çalışmaları, yaşlı ve emekliler için sosyal çalışmalar olmak üzere 5 ana başlıkta topladıklarını söyledi.
Dağ, pozitif ayrımcılık yapacakları kadın girişimcilere kentte oluşturacakları teknopark ve kuluçka merkezlerinde minimum yüzde 30 kullanım payı ve kontenjan ayıracaklarını aktararak, açacakları el emeği kooperatifleri ile kadınların el sanatları eğitimleri almasını sağlayacaklarını ifade etti.
Belediye ve bağlı kuruluşlarına personel alımında kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak kadın kotası uygulayacaklarını belirten Dağ, “İzmir’imizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 40’ın altında. Hedefimiz 5 yılın sonunda bu oranı yüzde 40’ın üstüne çıkarmaktır. Amacımız, kadınların maddi özgürlüğünün sağlanması ve yetenekleriyle ülke ekonomisine daha güçlü bir katkı sunmasıdır.” diye konuştu.
Dağ, 2 yıl içinde 100 kreş açacaklarını, 0-7 yaş arası çocuğu olan kadınlara ulaşımı ücretsiz yapacaklarını belirterek, “Anne İzmirim Kart sayesinde kadınlarımız, kamu kurumlarımızın sosyal imkanları ve özel sektörün sunduğu hizmetlere, özel avantajlarla ulaşabilecek, evlatlarının eğitim ve seyahat takiplerini yapabilecek.” dedi.
Olimpiyat şampiyonu adayı çocuklar için “Çocuk Olimpiyat Köyü”, gelecek nesillerin tarıma olan ilgisini artırmak için “Çocuk Tarım Köyü” projelerini hayata geçireceklerini dile getiren Dağ, dezavantajlı emeklilere yılda bir kez Sosyal İzmirim Kartlarına 10 bin lira yükleme yapacaklarını, bu karta sahip emeklilerin hane başı tükettikleri doğal gazın 50 metreküplük kısmını ücretsiz olarak karşılayacaklarını kaydetti.
Dağ, İzmir’in hayallerindeki gibi yönetilmesi konusunda dertli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Bu derdin dermanı da 7 gün 24 saat çalışmak, kadınlarla birlikte başarmak için emek sarf etmektir. İşte o zaman güçlü bir belediyecilik ortaya çıkacaktır. Bunun için, biz kadınlarımızla birlikte çalışacağız ve kazanacağız. Sizlerin ortak olmadığı, fikirleriyle ve aklıyla destek vermediği bir vizyonun misyonunu tamamlaması düşünülemez. Bizler görev süremiz boyunca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi kadınları çalışmamıza ortak edeceğiz. İzmir’imizin eşsiz kadınları, hem kendi hayatlarını hem de şehrin çehresini kolaylaştırma sürecinde başrol oynayacaktır.”
Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı da 1 Nisan’dan itibaren kadınları her alanda olduğu gibi belediye hizmetleri konusunda da desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Kendi işletmesini kurmak isteyenler ve küçük işletmelerin büyümesini teşvik etmek için gerekli destekleri vereceklerini kaydeden Çankırı, “1 Nisan itibarıyla girişimci kadınlara 10 bin ila 100 bin lira aralığında can suyu niteliğindeki hibeyi Konak Belediyesi olarak biz vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Programda “Eşsizmir Kadın ve Aile Çalıştayı”nın sonuç raporu çalıştay sözcüsü İlayda Çalışkan tarafından okundu.
Toplantıya AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı da katıldı.
]]>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Harmancık ilçesinde sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, hemşehri dernekleri temsilcileri, muhtarlar ve teşkilat üyeleriyle buluştu. Eko Turizm Tesisleri’ndeki toplantıya Başkan Alinur Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, AK Parti İl Başkanvekili Kamil Bayramiç, Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş, Harmancık Belediyesi eski başkanı Mustafa Çetinkaya, AK Parti İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Temel, MHP İlçe Başkanı Selim Yanar ve meclis üyeleri de katıldı.
“Yol konusunu önemsiyoruz”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, birçok zorluklarla geçirilen 5 seneye rağmen Bursa’da ve ilçelerde birçok önemli projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yollardan altyapıya, kanalizasyondan içme suyuna ve göletlere kadar kırsal bölgelerde dokunmadık yerde bırakmadıklarını belirten Başkan Aktaş, 17 ilçe, bin 606 mahalle ve 3,5 milyon nüfusa mazeret üretmeden hizmet ettiklerini ifade etti. Başkalarının ise anlatacak bir şeyi olmamasına rağmen lafügüzaf ile vakit geçirdiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Bugün ne Harmancık’la, ne Büyükorhan’la, ne Orhaneli’yle, ne Keles’le alakaları falan yok. Yapmadıklarını yapmış gibi gösterirler, yapılmak istenen güzel işlere takoz olurlar. Bursa’nın 17 ilçesinde kırsal da dahil dokunmadık yer bırakmadık. Harmancık’ta mobilya meslek yüksekokulu var. Atıl binayı da değerlendirerek Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’ni açtık. Şuan istihdam sağlanıyor. Kapasitesini de büyütebiliriz. Harmancık için bu tür işletmelerin önemli olduğunu biliyoruz. Şehrimizin ve ilçelerimizin dertleriyle dertleniyor, bunlarla yatıp kalkıyoruz. Doğ Yolu da milletvekillerimizle odaklandığımız konulardan bir tanesi. Bunu da halledeceğiz. Kırsal turizm, hayvancılık ve tarımla alakalı konuların gelişmesi adına yol konusunu önemsiyoruz. 4 dağ ilçesinde 43 bin nüfus olsa da şehir merkezinde 200-300 bin civarında dağ yöresinden insan yaşıyor. Sürekli köylerine, ailelerine gidip geliyorlar. Yol kalitesinin iyileşmesi insan dolaşımını daha da arttıracaktır” diye konuştu.
“İlk günkü heyecana sahibiz”
Harmancık’ta bu dönemde 6 bin 376 metre bordür, 11 bin 216 metrekare tretuvar, 21 bin ton sıcak asfalt, 116 kilometrekare sathi kaplama, 109 bin metrekare parke temini, 196 bin ton ocak malzeme temini sağladıklarını anlatan Başkan Aktaş, eksikleri de bildiklerini ve en kısa sürede halledeceklerini dile getirdi. Harmancık’a iki tane arıtma tesisi kazandırdıklarını anlatan Başkan Aktaş, “52 kilometre içme suyu hattı, 24 kilometre kanalizasyon hattı, 12 kilometre yağmur suyu hattı, 3 tane su sondajı yaptık. İtfaiye binamızın inşaatı devam ediyor. Yeni dönemde yeni altyapı yatırımlarımız olacak. Harmancık’a soğuk hava deposu gerektiğini biliyorum. Bunu halletmeliyiz. İlçemizin tarımda, kırsal turizmde ve hayvancılıkta müthiş potansiyeli var. Kamp, karavan etkinliğimizi büyüterek sürdüreceğiz. Bu potansiyeli geliştirecek desteklemeler yaptık ve yine yapacağız. 4 dağ ilçesine de doğalgazın gelmesin sağladık. Kırsal mahallelere doğalgazın yayılması için çalışmalar yapacağız. Harmancık’a ana kucağı ve gençlik merkezi de kazandıracağız. Aile destek yaşam merkezlerini 17 ilçeye yayacağız. Emeklilerimiz için her sene kültür turları düzenleyeceğiz. ‘Yaşlılara Evde Destek Projesi’ ile yaşlılara evlerindeki tamiratlarda yardımcı olacağız. Gençlerimiz, öğrencilerimiz, kadınlarımız, engellilerimiz ve evlenecek olanlar için özel projelerimiz olacak. İlk günkü heyecana sahibiz. 1 Nisan sabahından itibaren kolları sıvayıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, dağ yöresinin her zaman olduğu gibi yine Cumhur İttifakı’na desteğini esirgemeyeceğine inandığını söyledi. Bursa’ya ve dağ yöresine hizmetleri aktarma konusunda çalışmaları sürdürdüklerini belirten Yavuz, yörenin ihtiyaçlarını Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş ile birlikte gidereceklerini anlattı.
Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş, 5 sene boyunca yapılan çalışmaları ve yeni dönemde yapacaklarını anlattı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın destekleriyle sıcak asfalttan doğalgaza kadar birçok hizmetin Harmancık’a getirildiğini belirten Ataş, yine Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’nin ilçeye değer kattığını dile getirdi. Destek ve katkılarından ötürü Başkan Alinur Aktaş’a teşekkür eden Ataş, hizmetlerin yeni dönemde de hız kesmeden süreceğini belirtti.
AK Parti İl Başkanvekili Kamil Bayramiç, 22 senedir Türkiye’ye ve Bursa’ya halkla iç içe hizmeti aksatmadan sürdürdüklerini söyleyerek, 1 Nisan sonra da dağ yöresine hizmetlerin devam edeceğini ifade etti.
Konuşmaların ardından Başkan Alinur Aktaş ve beraberindeki Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’ni gezerek çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Aktaş, daha sonra pazar esnafı ve vatandaşlarla biraraya gelerek sohbet etti. – BURSA
]]>Hamza Dağ, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası temsilcileriyle Balçova’daki bir otelde yemekte buluştu.
Dağ, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi olumsuzluklar neticesinde arz-talep dengelerindeki bozulmalara, küresel tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklara rağmen ülkenin yıllık ihracatının rekor kırmaya devam ettiğini söyledi.
Bu rekorda İzmir iş dünyasının büyük payı olduğunu dile getiren Dağ, “Ülkemiz 2023 yılında 255 milyar 309 milyon dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracat rakamına ulaşırken İzmir’imiz de 23,8 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü şehri olmuştur.” dedi.
İzmir’in sanayisiyle, turizmiyle ve 4,5 milyonluk nüfusuyla çok daha büyük potansiyel taşıdığını belirten Dağ, “Bu potansiyeli birlikte çalışarak çok daha iyi yerlere taşıyacağımıza eminim. Çünkü aynı hedefe yürüdüğümüzü, aynı gayeyi taşıdığımızı, aynı hassasiyetlere sahip olduğumuzu biliyorum.” diye konuştu.
Dağ, özel sektörün ihtiyaçlarını bildiğini, sadece İzmir’in değil bölgenin de her alanda kalkınması için iş insanlarına ihtiyaçları olduğunu ifade etti.
İş insanlarının belediyeyle rahatlıkla çalışmasının çok önemli olduğuna vurgu yapan Dağ, şunları kaydetti:
“1 Nisan’da işbaşına geldiğimizde bizimle kolay anlaşacaksınız, bize kolay ulaşacaksınız. Daima istişare halinde olacağız, her anınızda, hep yanınızda olacağız. İşinizi yaparken belediyeyle bir sorun yaşar mıyım diye düşünmeyeceksiniz. Hükümet desteklerinin yanında büyükşehrin elini de daima omzunuzda bulacaksınız. Adımlarınızı atarken daha güvenli atacaksınız. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz. Yatırımınızın, alın terinizin bir güvencesi de biz olacağız. İzmir’e değer katacak her işinizde önünüzü sonuna kadar açacağız. Sorun değil, çözüm yaratacağız.”
Hamza Dağ, 13 Şubat’ta şehre kazandıracağı projeleri, 11 ana başlık altında kamuoyuyla paylaştıklarını anlatarak, iş dünyası temsilcilerinden sadece 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için değil, 1 Nisan’dan sonra da destek istediğini sözlerine ekledi.
Binali Yıldırım, Dağ için iş dünyası temsilcilerinden destek istedi
Eski Başbakan ve 28. dönem TBMM Başkanı Binali Yıldırım ise Hamza Dağ’ın havaya girdiğini belirterek, “Önce havaya gireceksiniz. İnanacaksınız, inanmak, başarmanın yarısıdır. İnşallah 31 Mart’ta hedefleri, hayalleri gerçeğe dönüşür.” dedi.
Yıldırım, 2014 yılında kendisinin de belediye başkan adaylığı süreci yaşadığını anımsatıp o günlerin, bugünler gibi olmadığını belirterek, “Türkiye şartları sizin yelkeninizi dolduracak yönde. Onu konuşmamın başında hatırlatmak isterim. Yani mazeretimiz olmayacak. Başarıya mecbursunuz. İzmir iş dünyası, İzmirli bütün paydaşlar şunu gördü; İzmir seçmeninin seçeneği yok, biz istediğimiz gibi seçmen üzerine oyun kurabiliriz, bu anlayışın değişmesi gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Binali Yıldırım, belediye başkan adaylığı döneminde İzmir için 35 proje açıkladıklarını, seçilmemesine rağmen bunların yüzde 90’ının gerçekleştirdiklerini söyledi.
Yıldırım, Dağ için iş dünyası temsilcilerinden destek isteyerek, şunları söyledi:
“İzmirliler, İzmir’in iş dünyasının çok değerli temsilcileri, gün bugündür. İnşallah bu seçim gündeminizden bu ay sonu itibariyle çıkacak. İş artık ondan sonra başlayacak. Yapacak çok iş var. Çünkü İzmir maalesef bazı konularda geç kaldı. Deprem dönüşümü, kentsel dönüşümde İzmir de geç kaldı.”
İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de belediye başkan adaylarına seçimlerde başarılar diledi.
Toplantıya, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Şebnem Bursalı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Balçova Belediye Başkan adayı Erol Eroğlu, partililer ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanlığında Mimar ve Mühendisler Grubu İzmir Şubesi üyeleriyle kahvaltı buluşmasında bir araya geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın da yer aldığı toplantı sonrası basın kuruluşlarına açıklama yapan Dağ, 31 Mart seçimlerinde başarılı olmaları dahilinde şehir planlamalarında mimar ve mühendis meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarını söyledi.
“Bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var”
Mimarlar ve mühendislerin Bayraklı ve İzmir’de benzersiz eserlere imza attıklarını belirten Hamza Dağ, açıklamasında meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarının vurgusunu yaptı. Dağ, “Çocukken birçoğumuzun “büyüyünce ne olmak istiyorsun” sorusuna verdiği cevabı, çoğu evladımızın hayalini yaşıyorsunuz. Bayraklımızda, İzmir’imizde birçok benzersiz esere imzalarınızı atıyorsunuz. Dokunuşlarınızla şehrimize ruh katıyorsunuz. Mimarlar ve Mühendisler Grubu İzmir Teşkilatının kıymetli mensupları, değerli arkadaşlarım, 1 Nisan sabahı desteklerinizle işbaşına geldiğimizde yine sizlerle birlikte yapacağımız çok iş var. 5 yılda şehrimize kazandıracağımız yüzlerce eser var. Yollarımız, köprülerimiz, kavşaklarımız var. Acil dönüşüm bekleyen yapılarımız var. İnsanlarımızın hizmetine sunacağımız sosyal tesislerimiz, parklarımız bahçelerimiz var. Gençlerimize miras bırakacağımız kütüphanelerimiz, bilim ve teknoloji merkezlerimiz var. Yaşlılarımızı misafir edeceğimiz huzurevlerimiz, yaşlı bakım merkezlerimiz var. Anlayacağınız bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var” dedi.
“Vizyon projelerde size ihtiyacımız var”
Mimar ve mühendislerin tecrübelerinden faydalanacaklarını söyleyen Dağ, “Sadece alt ve üst yapıyı değil, şehrimizin karasında, havasında, denizinde ortaya koyacağımız çalışmalarda, hayata geçireceğimiz vizyon projelerde size ihtiyacımız var. Bunların hiçbirini siz olmadan yapmamız mümkün değil. Sizlerin desteğiyle emaneti teslim aldığımızda, önümüzdeki 5 yılda en yakın çalışma arkadaşlarımız yine sizler olacaksınız. Bu şehrin her sokağında, her caddesinde beraber ter dökeceğiz. Şehrimizin çehresini sizlerle el ele vererek değiştireceğiz. Eşsiz İzmir vizyonumuzu sizlerin emeğiyle gerçeğe dönüştüreceğiz. Kısacası yoluyla, köprüsüyle, altyapısıyla, konutuyla, yeşil alanıyla İzmir’i birçok alanda yeniden inşa edeceğiz. Eşsiz İzmir’i sizlerle daha eşsiz hale getireceğiz. Tecrübelerinizden faydalanarak, ortak akıl ve istişare kültürünü benimseyerek ilerleyeceğiz. Görev süremizin sonunda da hemşehrilerimize daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha sürdürülebilir kent hediye edeceğiz” diye konuştu.
“365 gün 6 saat mesai harcayacağız”
Kent için ortaya koyduğu projelerinin tümünde mimar ve mühendislerle mesai harcayacağına dikkat çeken Hamza Dağ, “Evet, İzmir’imizde şu an saymakla bitiremeyeceğimiz birçok esere imza atacağız ama peki ya burada, Bayraklımız için neler yapacağız? Yeni çevreyolunu inşa ederek Menemen-Bayraklı arasında trafikte kalma süresini 10 dakikaya düşüreceğiz. İZBAN’ı Çiğli, Konak, Gaziemir ve Torbalı’da yapacağımız gibi Bayraklı’da da yerin altına alacağız. Bayraklı Smyrna Meydanı’na köprülü kavşak inşa edeceğiz. Altınyol Caddesi üzerine yapacağımız battı çıktı ile, Bayraklı’yı denizle buluşturacağız. Şehir Hastanesi-Altınyol bağlantı yolu, Bayraklı – Karşıyaka Dağ Yolu gibi yeni alternatif yollar açacağız. Bayraklı-Turan bölgesine İzmir bahçesi kazandıracağız. Şehir genelinde doğalgaz altyapısını genişletecek, ilçemizdeki doğalgaz altyapı çalışmalarının önündeki engelleri de hızlıca kaldıracağız. Bunların hepsini birlikte yapacağız. Bir projede birinizle, bir başkasında diğerinizle çalışacağız. Sahada çalışmaya imkan bulamadıklarımızla da masada çalışacağız. Mutlaka ama mutlaka mimarlarımızla, mühendislerimizle 365 gün 6 saat mesai harcayacağız. Ben İzmir için elimi değil, gövdemi ortaya koyuyorum. ve size söz veriyorum, şehrimiz için taş üstüne taş koyan herkesin en büyük destekçisi olacağım” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>Dağ, Gaziemir’de bir kahve fabrikasında gençlere yönelik projelerinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hedefinin İzmir’i gençler için kolay yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak olduğunu belirterek, “Artık bir genç, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacak.” dedi.
Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.
Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:
“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”
Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.
Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”
Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.
İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda bir gencin “AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:
“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”
]]>Bir dizi program için İzmir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası buluşmasının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnafı ziyaret etti. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte esnafı ziyaret eden Bakan Işıkhan, tarihi çarşıdaki esnafın sıkıntılarını dinledi. Bakan Işıkhan, daha sonra Balçova’da bulunan bir otelin restoranında Mardinli hemşehrileriyle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Mehmet Sadık Tunç ve 22’inci Dönem Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ve İzmir’de yaşayan Mardinli vatandaşlar katıldı.
“AK Parti, siyasi parti olması ötesinde milletin kendisidir”
Toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, AK Parti’nin siyasi parti olmanın ötesinde bir oluşum olduğunu vurguladı. Vatandaşını seçimden seçime hatırlayan, seçimden seçime çalışan bir siyasi hareket olmadıklarını belirten Işıkhan, “Türkiye’nin son çeyrek asrı, bu durumun en büyük güvencesi oldu. Bugün uzaya ilk astronotunu göndermiş, kendi arabasını, kendi uçağını üreten, gelecek 100 yılı inşa etme iddiası taşıyan güçlü bir Türkiye var. Bugün eğitimden sanata, spora, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar her alanda dünya standartlarının da üzerine çıkmış bir Türkiye var. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en önemli büyükşehirlerini hiç vakit kaybetmeden gerçek belediyecilikle buluşturmalıyız” diye konuştu.
“İzmir, CHP’nin kalesi söylemini kabul etmiyoruz”
“Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir” diyen Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir tarafta Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılını Türkiye yüz yılı yapmaya çalışan bir hizmet anlayışı var. Diğer tarafta ise şahsi hırsları yüzünden daha kendi partisini yönetemeyen, teröristlerle işbirliği yapan, temel atmama törenleriyle övünen; eski Türkiye’nin köhne vesayet artıklarıyla var olmaya gayret eden vizyonsuz bir zihniyet var. Ege’nin incisi İzmir hangisini hak ediyor? Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir. İzmir, Türkiye yüzyılı hedeflerimizin lokomotifi olabilecek merkezlerden birisidir. Burası binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahili yaptığı, kadim bir şehirdir. İzmir sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de incisidir. Ancak ehil ellerde olmadığı için hala tüm potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildir. Önümüzde çok ama çok önemli bir fırsat var. İzmir’in çok genç, çok dinamik AK Parti belediyeciliğine hakim belediye başkan adayları var. Onların enerjisi AK belediyeciliğin vizyonuyla birleştiğinde İzmir’i kimse tutamaz.”
AK Parti adayları için destek isteyen Bakan Işıkhan, “Türkiye’yi emin adımlarla 2023 hedeflerine taşıyan Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İnanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirli ve Mardinli kardeşlerim bu ruhla AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı sandıktan zaferle çıkaracaktır” dedi.
Her mahalleye taziye evi yapılacak
Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, her mahalleye taziye evi kurulacağını söyledi. Dağ, “Hepimiz bu güzel şehri zenginleştirmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmak istiyoruz. Ben yola çıkarken Mardinli hemşehrilerimizin yanımda olduğunu biliyordum. Bu bir siyasetçi için çok iddialı sözdür. Ama ben bunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Çünkü siyasete başladığım ilk günden beri en yakın yol arkadaşım, çalışma arkadaşım, komşuların hep Mardin’den oldu. Mardinli hemşehrilerimizin de kültüründe çok özel yer tutan taziye evlerini her mahalleye kuracağım. Kurulacak alan olmayan mahallelerde ise kahvehanelerle anlaşacağım. Gerekli masrafı belediye, ilçe belediye başkanları ya büyükşehir belediye başkanı olarak biz karışlayacağız” dedi. – İZMİR
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan bir kafede vatandaşlarla bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in toplu ulaşımda 120 dakika uygulamasının mart ayında uygulamaya gireceğini duyurması üzerine, Soyer’e su ücretlerinde yüzde 50 indirim yapma çağrısında bulundu. Dağ, “Biliyorsunuz salı günü vaatlerimizi açıkladık. Ama öncesinde ben toplu ulaşımda 90 dakika konusunu tekrar uygulamaya koyacağımızı, öğrenciler için de 120 dakikayı uygulamaya koyacağımızı söylemiştim. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, ‘Bugün 120 dakikayı uygulamaya koyacağını’ söyledi. Biz mutlu olduk. Bir vaadimiz 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi çağrıda bulunuyorum; o zaman 1 Nisan’ı beklemeye gerek yok. Gelin bugünden itibaren su ücret tarifelerinde de yüzde 50 indirime gidin. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi büyükşehir belediye başkanına talimatı versin, bu konuda da hamleyi yapsın. Biz de artık bu konuda kampanya dönemi boyunca herhangi bir talepte ve istekte, vaatte bulunmamış olalım. Vaatlerimizi daha 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş olmanın da büyük bir mutluluğunu yaşadığımı ifade etmek isterim” dedi.
Dağ ayrıca, “Biz bütün ekibimize bu şehrin şehr-i emiri olacağız. Bundan şüpheniz olmasın. Çünkü benim 12 yıllık milletvekilliğim buna delildir. En büyük kefaletim 12 yıllık milletvekilliğim süresince bu şehrin her sokağında attığım adımlar, yaptığım çalışmalardır. Önümüzdeki 5 yılda da aynısını; daha fazlasını, daha ötesini, daha ilerisini Allah’ın izniyle hep beraber ve birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
İzmirlilere birlik olma çağrısında bulundu
“Bugüne kadar nasıl birlikte geldiysek, birlikte bir şeyleri başardıysak inşallah 31 Mart’tan sonra da hep birlikte lansmanımızda açıkladığımız projelerimizi başaracağız” diyen Dağ, “4,5 milyon hemşerimizle birlik, beraberlik içinde olursak işte o zaman o lansmandaki projenin tamamını gerçekleştirme durumumuz olacaktır. 1 Nisan’dan sonra inşallah üç ay geçer, altı ay geçer, İzmir’de bir şeylerin değişmeye başladığını ve gerçekten hizmet anlamında hizmetkar olma anlamında değişimler olmaya başladığını her bir hemşerimiz sonuna kadar hissetmiş olacak. Çünkü biz bu konuda birçok sınavı geçtik. Ben dört dönem milletvekilliği yaptım. Milletvekilliği dönemi boyunca bu şehrin her bir sokağında; her bir ilçesinde izler, eserler bırakma noktasında olduk. Artık önümüzdeki yıllarda hep beraber öyle izler, öyle eserler bırakacağız ki bu tarihe not olarak geçecek, tarihte konuşulacak ve tarihte de yarın bir gün evlatlarımız, torunlarımız ‘iyi ki bu dönemde böyle bir birlik beraberlik İzmir’de tesis edilmiş ve şehre bu hizmetler kazandırılmış’ diyecekler. Benim derdim bu. Ben İzmir sevdalısıyım, İzmir’e muhabbet duyan birisiyim” diye konuştu.
50 bin sosyal konut müjdesi verdi
“Bu şehrin orta gelirli ya da bir alt gelirli grubunun konut ihtiyacını giderme mecburiyeti var” diyen Dağ, “Biz İzmir Konut A.Ş.’yi kurmak suretiyle 50 bin tane sosyal konutu hayata geçireceğiz ve burada da çok net bir şekilde söylüyorum; 5 yıl İzmir’de ikamet etme şartı arayacağız. Çünkü biz İzmir’in içindeki kardeşlerimizi ev sahibi yapmak durumundayız. Yeni evlenen çiftlere, şehit yakınlarına, engellilere öncelik tanıyacağız. ve orada inşa edeceğimiz konutlarla aslında şehre bir nefes aldırmış olacağız. Şehre bu nefesi aldırdığımızda yerinde yeni yaşam dediğimiz kentsel dönüşümü de başarmak zorundayız. İnşallah onu da bununla entegre bir şekilde başarmayı arzuluyoruz. Bunu da yapacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun” şeklinde konuştu.
Dağ, vatandaşlar bir süre sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı. – İZMİR
]]>Nepalli yetkililer, Everest Dağı’na tırmananların artık kendi dışkılarını temizlemek ve bertaraf edilmek üzere ana kampa geri getirmek zorunda kalacaklarını söyledi.
Pasang Lhamu bölgesi belediye başkanı Mingma Sherpa BBC’ye yaptığı açıklamada “Dağlarımız kokmaya başladı” dedi.
Everest bölgesinin büyük bölümünü kapsayan belediye, uygulanmakta olan daha geniş önlemlerin bir parçası olarak bu yeni kuralı uygulamaya koydu.
Aşırı soğuklar nedeniyle Everest’e bırakılan dışkı tam olarak bozulmuyor.
Mingma, “Kayaların üzerinde insan dışkısı görüldüğü ve bazı dağcıların hastalandığı yönünde şikayetler alıyoruz. Bu kabul edilemez ve imajımızı zedeliyor” dedi.
Dünyanın en yüksek zirvesi olan Everest Dağı’na ve yakındaki Lhotse Dağı’na tırmanacak dağcıların, ana kampta “dönüşlerinde kontrol edilecek” dışkı torbaları satın almaları gerekecek.
Tırmanış sezonu boyunca dağcılar zamanlarının çoğunu ana kampta yüksekliğe alışmaya çalışarak geçiriyor. Bu sırada tuvalet ihtiyacı için dışkıyı toplayacak varillerin bulunduğu ayrı çadırlar kuruluyor.
Ancak tırmanmak üzere tehlikeli yolculuklarına başladıklarında işler daha da zorlaşıyor.
Çoğu dağcı ve destek personeli tuvaletini kazdığı çukura yapıyor, ama daha az kar olan yerlerde tuvalet açıkta yapılabiliyor.
Everest Dağı’nın zirvesine tırmanırken çok az insan dışkılarını biyolojik olarak parçalanabilen torbalarda geri getiriyor.
Everest’te ve bölgedeki diğer dağlarda çöp büyük bir sorun olmaya devam etse de Nepal ordusu öncülüğünde her yıl düzenlenen temizlik kampanyalarının sayısı da giderek artıyor.
‘Açık tuvalet’
Sivil toplum kuruluşu Sagarmatha Kirlilik Kontrol Komitesi (SPCC) başkanı Chhiring Sherpa, “Atıklar, özellikle de ulaşamadığınız yüksek kamplarda büyük bir sorun olmaya devam ediyor” diyor.
Resmi bir rakam olmamakla birlikte, kuruluşu Everest’in dibindeki birinci kamp ile zirveye doğru dördüncü kamp arasında yaklaşık üç ton insan dışkısı olduğunu tahmin ediyor.
Chhiring, “Bunun yarısının dördüncü kamp olarak da bilinen South Col’da olduğuna inanılıyor” diyor.
Everest’e seferler düzenleyen dağ rehberi Stephan Keck, South Col’un “açık tuvalet” olarak ün kazandığını belirtiyor.
7.906 metre yükseklikteki South Col, Everest ve Lhotse zirvelerine ulaşmaya çalışan dağcılar için bir üs işlevi görüyor. Burada arazi oldukça rüzgârlı.
Keck, “Neredeyse hiç buz ve kar yok, bu yüzden her yerde insan dışkıları görüyorsunuz” diyor.
SPCC, Mart ayında başlayacak tırmanış sezonu için tahminen 400 yabancı dağcı ve 800 destek personeli için ABD’den yaklaşık 8.000 dışkı torbası tedarik etti.
Bu torbalar, insan dışkısını katılaştıran ve kokusuz hale getiren kimyasallar ve tozlar içeriyor.
Ortalama olarak bir dağcının günde 250 gram dışkı ürettiği düşünülüyor. Zirve denemesi için genellikle yüksek kamplarda yaklaşık iki hafta geçiriyorlar.
Uygulamanın Everest’te bir pilot proje olarak başlatılıp daha sonra diğer dağlarda uygulanmasını önerenler de var.
Sekiz bin metrenin üzerindeki 14 dağın tamamına tırmanan ilk Nepalli olan Mingma Sherpa, insan atıklarını yönetmek için bu tür torbaların kullanımının diğer dağlarda denendiğini ve test edildiğini söyledi.
Aynı zamanda Nepal Dağcılık Derneği’nin danışmanı olan Mingma, “Dağcılar bu tür çantaları Denali Dağı’nda ( Kuzey Amerika’nın en yüksek zirvesi) ve Antarktika’da da kullanıyorlar, bu yüzden biz de bunu savunuyoruz” dedi.
Nepal’in merkezi hükümetinin geçmişte birçok dağcılık kuralı gündeme getirip bunların birçoğunu gerektiği gibi uygulamadığı yönünde eleştiriler var.
Pasang Lhamu belediye başkanı Mingma, “Devlet ana kamplarda her zaman eksikti ve bu da dağlarımıza izinsiz tırmanan insanlar da dahil olmak üzere her türlü usulsüzlüğe yol açtı” diyor ve ekliyor:
“Artık her şey değişecek. Bir irtibat ofisi kuracağız ve dağcıların dışkılarını geri getirmelerini sağlamak da dahil olmak üzere yeni önlemlerimizin uygulanmasını sağlayacağız.”
]]>Helikopterli kayak olarak bilinen “heliski” sporuyla Avrupa’da adını duyuran ve sporcuların ilk tercihleri arasındaki Kaçkar Dağları’nda yeni rotalar belirlendi.
Çalışmalar kapsamında ilk etapta, Galer Düzü mevkisi ve Handüzü Yaylası’ndaki rotalara, snow-track (paletli kar aracı) yerleştirildi.
Bölgede çeşitli noktalarda Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürlüğünce inşa edilen sosyal tesis ve konaklama yerleri, sporculara, doğa tutkunlarına ve turistlere hizmet vermeye başladı.
Çalışmalar sayesinde kış sporu yapan profesyonellerin bölgeye çekilmesi amaçlanıyor.
“Denizi görerek kaydığınız çok nadir yerlerden biri”
Vali İhsan Selim Baydaş, AA muhabirine, Türkiye’de karın en uzun süre kaldığı yerlerden birinin Kaçkar Dağları olduğunu söyledi.
Rize’de dağların altyapısını planlayarak kış sporları özelinde kullanılmasını planladıklarını belirten Baydaş, “Muhteşem yerlerimiz, marka değerlerimiz var. Ovit, Cimil, Handüzü, Ayder ve üzerindeki yaylaların tamamı, Galer Düzü onlardan bir tanesi. Özellikle Galer Düzü, kayaklı koşunun tescilli olduğu, sporcu yetiştirilen bir yer. Altyapıları geliştirmeye çalışıyoruz.” dedi.
Baydaş, kış sporlarında en önemli ihtiyacın snow-track olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Snow-track alımını gerçekleştirdik. Yakın zamanda kurulumu gerçekleştirilecek. Bunlar adım adım gerçekleşecek. Turizm sezonunu, sıkışmış olduğu bahar yaz döneminden 12 aya yaymanın yolunu bulacağız. Faaliyetleri zamanla gerçekleştirdiğimizde hem turizm sezonumuzu 12 aya çıkarmış olacağız hem kış turizmiyle ilgili ciddi ivme yakalamış olacağız hem de spor turizmiyle, ağırlıklı kış turizm sporları olmak üzere yeni bir ivme yakalamış olacağız.”
Herkesi Rize’nin doğa güzelliğini görmeye davet eden Baydaş, “Rize her mevsim, yaz kış görülmesi gereken cennet bir mekan. Bu dağlarda heyecan sporlarının çok ciddi taliplisi, meraklısı var. Belki de dünyada en güzel mekan, doğal ortam, el değmemiş kar, muhteşem, çok güzel bir görsel şölen… Denizi görerek kaydığınız çok nadir yerlerden biri. Bunun da gelişmesi ve yerel unsurların biraz daha bu işe dahil olması gerekiyor.” diye konuştu.
Baydaş, herkesin bu işi sahiplenmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“Kış kültürüne alışmamız gerekiyor. Yollarımız, tesislerimiz, ekipmanlarımızla alışmamız gerekiyor. Türkiye’de ve dünyada çok kısa mesafede aynı anda kano ve rafting yapıp, çıkıp yukarıda kayak yapabileceğiniz çok nadir yerler var. Turizme dayalı sporun her çeşidinin çok kısa, 40 dakikalık mesafede gerçekleşebileceği bir yer. Heliski bunlardan bir tanesi, kar motorları ile gezi, snowboard bunlardan bazıları. Biz buna kayaklı koşu, dağ kayağı, Alp disiplinini ekleme gayretindeyiz.”
“Nitelikli turizmin oluşması için elimizden geleni yapmaya gayret edeceğiz”
Belediye Başkanı Rahmi Metin ise kentte her dönem adeta dört mevsimin yaşanabildiğini vurgulayarak, “Deniz ile dağ arasında, bir tarafta yüzerken bir tarafta kayak yapabileceğimiz aylar yakalıyorsunuz. Özellikle mayıs, haziranda bu coğrafya, çok nadide bir coğrafya. Yağmur, dağların olması, küçük bir coğrafyada dağlar ile deniz arasına sıkışmış olmak, bakış açınıza göre bir dezavantajdan avantaja dönüşebiliyor.” ifadelerini kullandı.
Rize’de çok ciddi etkinlikler yapıldığını dile getiren Metin, şunları kaydetti:
“Yeni dönemde kış turizmiyle ilgili daha güzel turizm potansiyeli yaşatacağız vatandaşlarımıza. Turizmi geliştirirken, tabiata saygılı geliştirmemiz lazım. Çünkü insanlarımız bizim açtığımız oteller, tesisler için buraya gelmiyor. Bu tabiatı gezmişken otellerimizde kalıyor. Her dem tabiatın organik yapısını, doğallığını bozmadan, tabiata saygılı bir şekilde turizmi geliştirmemiz lazım. Bu yolda ilerlemesi ve kitle turizminden ziyade Rize’de nitelikli turizmin, katma değeri yüksek bir turizmin oluşması için elimizden geleni yapmaya gayret edeceğiz.”
Bölge sporcuları gelişmelerden memnun
Dağcı Adnan Er, Türkiye’de rakımın en hızlı yükseldiği Rize’de dağların denize çok yakın, kar kalitesinin de yüksek olduğunu söyledi.
Kayak yaparken 180 derece manzarada deniz ve dağların izlenebileceği inanılmaz anlar yaşandığını ifade eden Er, “Kış sporları için inanılmaz bir alan. Handüzü Yaylası, Uluslararası Kayak Federasyonu tarafından sertifikalandırıldı. Güzel planlanırsa kış sporları için çok önemli bir merkez olacaktır.” dedi.
Handüzü Yaylası’nda snow-board yapan Babür Vatansever de Rize’deki birçok dağı gezerek keşfettiklerini anlatarak, “Özellikle tesislerin olmadığı yerlerde, bazı araçlarla yükseklere çıkıp hiç el değmemiş yerlerde kayak yapıyoruz. Helikopter kullanılarak Kaçkar Dağları Milli Parkı içerisinde yapılıyor. Handüzü yeni yeni duyuluyor. Snowboard tutkunları için toz karın tadını çıkarmak ihtiyaç haline geldi. Bölgeye gelen kayakçılar, üst düzey kayakçı. Tek beklentileri kaliteli kar ve bunu burada bulabiliyorlar.” diye konuştu.
Uluslararası dağ kayağı organizatörü Orhan Karal ise Rize’nin kendileri için çok büyük fırsatlar sunan dağlara sahip olduğunu dile getirdi.
]]>Çataldağ zirvesinde fırtınaya karşı direnen dağcılar gündüz vakti karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştü
Manzara izlemek için çıktıkları dağda dondurucu soğukta bir gece geçirdiler
Çataldağ’a tırmanan 3 dağcı zirvede yaşadıkları şiddetli fırtınayı kayıt altına aldı
BURSA – Bursa’da 3 dağcı zorlu kış şartlarında Çataldağ’a tırmanarak dondurucu soğukta konakladı. 1336 metre yükseklikte uçurum kıyısına kurdukları çadırda kalan dağcılar, zirvedeki adrenalin dolu görüntülerini kayıt altına aldı.
Bursa’da 3 profesyonel dağcı 1336 metre yükseklikteki Çataldağ’a sportif tırmanış yaptı. Zirveye tırmanmalarının ardından şiddetli fırtınaya yakalanan dağcılar 300 metre yükseklikteki uçurum kıyısında granit kaya kütlesinin üzerine çadır kurdu. -14 derecelik dondurucu soğuk ve şiddetli fırtınaya aldırmayan dağcılar geceyi çadırda geçirdi. Bölgenin eşsiz manzarasını izlemek için çıktıkları Çataldağ’da güneşin doğması ile birlikte bekledikleri manzaraya kavuşan dağcılar, zirvedeki yaşadıkları fırtına ve sonrasındaki manzarayı kayıt altına aldı.
“-14 derecede bir gece geçirdik”
Zirvede yaşadıkları fırtınalı geceyi anlatan profesyonel dağcı İsmet Şentürk ” Türkiye’nin tescil edilmiş olan ikinci jeoparkı İda Madra Balıkesir Susurluk ilçesine 20 kilometre mesafede bir granit kütle olarak doğa sporcularının ve dağcıların özellikle ziyaret ettiği ve üzerine tırmandıkları bir dağdır. Bu granit kütleye sportif tırmanış yapılarak çıkılabiliyor. Geleneksel tırmanışta yapan dağcılar var. Aynı zamanda bölgeden çok fazla ziyaretçi normal mevsimde de bu bölgeyi gelip geziyorlar. Jeolojik yapısı ile birlikte çok önemli bir bölge, doğal bir oluşum. Bu bölgeyi bir kış mevsiminde kamp yaparak ziyaret ettik. Granit kütle üzerinde, şiddetli lodos fırtınası altında -14 derecede bir gece geçirdik. Doğada gördüğümüz o oluşumlar bizi hayretlere düşürdü. Ağaçların orman yapısı, o kayaların jeolojik yapısı, kar kütlesi ve sisin oluşturduğu farklı şekiller keyifli görüntüler sundu bize. Bu güzellikleri yaşamaktan çok mutlu olduk” dedi.
“Unutulmaz anlar yaşadık”
Zirveye tırmanışta gördükleri doğal güzellik karşısında unutamadıkları manzara ile karşılaştıklarını belirten Şentürk, “Granit kütle üzerinde yağışlardan dolayı su akıntıları meydana geliyor. Çok soğuk olduğundan üzerinde buz şelaleleri oluşmuştu. Çok etkileyici görüntüler gördük. Bugüne kadar gördüğümüz dağ görüntüleri içerisinde unutulmaz anlar yaşadık. Uludağ’da da çok farklı güzellikler olmasına rağmen Çatal Dağı’nın kendine özgü bir yapısı var. Bu anlamda bölgemizde böyle bir güzelliğin olması hem doğal bir değer hem de insanların ziyaret edebilmesi açısından çok büyük bir kazanç” şeklinde konuştu.
“300 metrelik uçurumun kıyısındaydık”
İçlerindeki adrenalin tutkusuna engel olamadıklarını söyleyen Şentürk, “Geceyi 3 kişi bir çadırda geçirdik. Aslında amacımız bivak denilen bir torba içerisinde karda kalmayı planlamıştık ama o kadar şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ki bir şeyler elimizden uçtuğunda bunları tekrar bulma şansımız yoktu. Çünkü 300 metrelik bir uçurumun kıyısındaydık. Çadır kurarak çok gürültülü bir rüzgar eşliğinde uçurum kıyısında konakladık. Bizi buralara çeken şey adrenalin tutkusu. Adrenalini hep yaşamayı istiyoruz” diye konuştu.
]]>Yüksek rakımlı dağları, doğal parkurları ve keşfedilmemiş güzellikleriyle kış ve dağ turizminin önemli merkezlerinden Hakkari, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin en modern merkezlerinden biri haline getirilen kayak merkeziyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
Kent merkezine 12 kilometre mesafede bulunan 2 bin 800 rakımlı merkezde, amatör ve profesyonel kayakçıların kullanabildiği farklı uzunluklardaki 5 pist, 1165 metrelik dörtlü telesiyej, 680 metrelik teleski, 200 metrelik kapalı yürüme bandı, çocuklar ve aileler için 2 kızak alanı, dağ evi ve restoran bulunuyor.
Ziyaretçilerin konaklaması için 120 yataklı otel yapılan ve 2 bin 900 rakımlı zirvesine kafe inşa edilen kayak merkezi, her yıl ağırladığı binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyle kentte kış turizminin gelişmesine katkı sağlıyor.
Yurdun dört bir yanından, İran, Irak ve diğer ülkelerden turistlerin ilgi gösterdiği merkezde, telesiyejle 2 bin 900 rakımlı zirve ve yamaçlardaki pistlere çıkan kayak tutkunları, kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aştığı bölgede, eşsiz manzaraya karşı kayak ve snowboard yaparak adrenalin dolu anlar yaşıyor.
Merkezde, kayak yaparken pistlerden çıkıp kaybolan, yaralanan ve telesiyejde mahsur kalanlar olması riskine karşı Jandarma Arama Kurtarma timi hazır bekliyor.
“Ciddi bir talep var”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım, AA muhabirine, sezonu yeni açmalarına rağmen kayak merkezine kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden de yoğun talep olduğunu söyledi.
Ülkenin birçok yerinde doğal karın olmaması nedeniyle Hakkari’deki kayak merkezinin ilgi gördüğünü belirten Yıldırım, “Tesisteki bütün mekanik sistemlerimiz devrede. Yaklaşık 11 kilometrelik pistlerimizin tamamı ziyaretçilere açık. Ciddi bir talep söz konusu. Merkezden, ilçelerden, diğer illerden de ciddi bir talep var. İnşallah gelecek hafta oteli de hizmete sunacağız.” dedi.
Yıldırım, Merga Bütan Kayak Merkezinin Türkiye’nin en iddialı kayak merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek, tesise ulaşımın rahat sağlandığını ve kar kalitesinin iyi olduğunu dile getirdi.
Türkiye Kayak Federasyonu ve Türkiye Dağcılık Federasyonu işbirliğiyle dağ kayağı ve alp disiplininde müsabakalar almaya başladıklarını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
“Hakkari her geçen gün büyüyor, turizmin ciddi mekanlarından birisi oluyor. Sezonun uzun ve kar kalitesinin iyi olması nedeniyle tercih edilen bir yeriz. Önümüzdeki yıllarda sezonu uzatmak için hem gece kayağı hem de suni karlamayla ilgili süreci başlattık. İnsanların burada dolu dolu zaman geçirmesi için çaba sarf ediyoruz. Tüm kayakseverleri buraya bekliyoruz. 2 bin 900 rakıma yaptığımız zirve kafenin yüzde 90’ı tamamlandı. Buraya insanlar sadece kayak yapmaya gelmeyecek. Aynı zamanda aileleriyle mekanik sistemi kullanarak kafede çayını, kahvesini içecek, yemeğini yiyip manzaranın tadını çıkaracak. Kayak merkezimiz o kadar zengin bir kapasiteye sahip ki sadece kışın değil yazın da burayı doğa sporları merkezi yapıyoruz. Burada kampçılar, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, trekking rotaları için alanlar oluşturacağız.”
“Hakkari çok güzel bir yer”
Üniversite öğrencisi Zeynep Zaycı da sınav stresini atmak için arkadaşlarıyla merkeze geldiklerini dile getirerek, “Burada çok eğlendik. Kayak yapmak çok eğlenceli bir aktivite. Birazdan telesiyeje bineceğiz. Yukarıdaki manzarayı görmek için sabırsızlanıyoruz. Hakkari çok güzel bir yer.” dedi.
Adana’dan gelen Mehmet Yalçın ise “Kayak yapmak için buraya geldik. Çok güzel pistler var. Soğuk diye bekliyorduk ama hava çok güzel. Bir haftaya kadar buradayız. 6 kişiyle geldik. Çevreyi gezdik. Bugün de buradayız. Buralar anlatılmaz yaşanır.” diye konuştu.
Şırnak’tan gelen Mehmet Gökçe, kayak merkezinde güzel zaman geçirdiklerini belirterek, “Her yıl buraya geliyoruz. Rafting sporcularıyız. Hafta sonlarını burada değerlendiriyoruz. Herkesi buraya davet ediyoruz. İnsanıyla, doğasıyla mükemmel bir yer. Hakkari yaşanması gereken bir memleket. Dört mevsim bölgemiz doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Yanı başımızda Sümbül Dağı var, eteklerinde kent merkezi. Karla da buluşunca kartpostallık görüntüler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>