D vitamini – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 21 Dec 2024 10:11:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yediğimiz besinler bebeğin cinsiyetini etkiliyor https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/ Sağlıklı beslenme, gebe kalmayı yüzde 30 oranında artırmasının yanı sıra bebeğin cinsiyetinde de önemli bir rol oynuyor. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Saymanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gazi Yıldırım bu kapsamda bebek isteyen çiftlere, önemli önerilerde bulundu.

GEBELİK BAŞARISINI ARTIRIYOR
Prof. Dr. Yıldırım’a, “Beslenmenin yumurta ve spermin kalitesini iyileştirdiği yönünde çalışmalar var mı?” diye sordum. Şu yanıtı verdi: “Çok fazla çalışma var. Gıda takviyelerinin gebe kalmayı artırmada ki oranı yüzde 30 civarında. Özellikle Qenzim Q10 denilen bir molekül var. Bu hem yumurtalık hem sperm parametrelerini güçlendiriyor, gebelik başarılarını artırıyor. Yine D vitamini toplumda eksikliği çok olan bir vitamin. Gıdalardan mikro besinlerin azalmasından dolayı özellikle hem sperm hem yumurta kalitesini arttırmak için gıda takviyelerinin kullanımı arttı. Mikro besinler, hem gebe kalmayı kolaylaştırıyor hem gebeliğin devamını sağlıyor. Tabi her şey biz doktorların kontrolünde yapılması gerekiyor.”

3 AY ÖNCEDEN BAŞLANMALI
“Siz erkek veya kız çocuk isteyenlere farklı beslenme önerilerinde bulunuyor musunuz?” sorusuna ise Prof. Dr. Yıldırım, şöyle yanıt verdi: “Evet, beslenme şeklimiz hem gebe kalmayı hem de bebeğin cinsiyetinde önemli bir rol oynuyor. Hamile kalmadan en az 3 ay önce başlanacak bir diyetle, kız çocuk ya da erkek çocuk sahibi olmak yüzde 80 oranında mümkün. Kız çocuk isteyenler, et ürünlerini kısıtlı tüketmeli, tuzsuz yemeli, ekşi tüketmeli. Erkek çocuk isteyenler, tatlı ve tuzlu yemeli.”

İŞTE CİNSİYET BELİRLEYEN O BESLENME ÖNERİLERİ
Prof. Dr. Yıldırım, erkek çocuk ve kız çocuk isteyen çiftlere şu beslenme önerilerinde bulundu:

ERKEK ÇOCUK İSTEYENLER

TATLI: Meyveler ve sebzeler de tatlı oranı önemli. Sütlü tatlılar tercih edilebilir.
TUZ: Eğer sağlık açısından bir sakıncası yoksa tüm gıdalar mümkün olduğunca tuzlu olarak tüketilmelidir.
İÇECEKLER: Cay, kahve, taze meyve suyu.
SÜT VE PEYNİRLER: Tereyağı, sütsüz kremalar tüketilebilir.
ET: Tüm etler ve şarküteri istenildiği kadar tüketilebilir.
BALIK: Özellikle tuza basılmış ve kurutulmuş balıklar tüketilmesi tavsiye edilir. Tuzlu morina, tütsülenmiş ringa, tütsülenmiş mezgit balığı, kullanılabilir. Konserve halinde sardalye, somon, ton, uskumru balığı tüketilebilir.
YUMURTA: Haftada 1 veya 2 kez başka gıdaların içinde kullanılabilir.
TAHILLAR: Pirinç, un, irmik kullanılması serbesttir. Normal ekmek, süt içermeyen bisküviler, tuzlu aperitif bisküviler (içinde peynir olmayacak) tüketilebilir.
SEBZELER: Lahana, kuru fasulye, nohut, bakla, mercimek, mısır istenildiği kadar tüketilebilir.
MEYVELER: Bütün meyveler tüketilebilir. Kurutulmuş meyvelerden erik, üzüm, hurma, incir, kestane ve kayısı kurusu önerebiliriz.
BAHARATLAR: Sarımsak, anason, kişniş, kimyon, köri, defne, yenibahar, zencefil, Hindistan cevizi, kırmızı biber, karanfil ve nane.

KIZ ÇOCUK İSTEYENLER

MEYVELER: Taze olarak ya da komposto olarak tüketilebilir. Daha çok ekşi meyveler tercih edilmelidir.
İÇECEKLER: Süt, günde en az 1 litre kullanılması tavsiye edilir.
ET: Günde en fazla 130 gram tüketilecek. Sığır, dana, kümes hayvanları, sakatat, kuzu, koyun eti.
BALIK: Günde en fazla 130 gram tüketilecek. Taze balık veya dondurulmuş balık tuzsuz olarak, haşlanmış şekilde tüketilecek.
YUMURTA: Tüketilmesi serbest ancak tuz ve peynir kullanılmayacak.
SÜTLÜ GIDALAR: Tuzsuz tereyağı, yoğurt tüketilebilir. Ama tüm peynirler ve dondurma yasak.
EKMEK: Tuzsuz ekmek, evde ekmek yapıIıyorsa maya kullanılmayacak.
TAHILLAR: Pirinç, makarna, irmik, un, mısır nişastası kullanılması serbest. Kuru bakla, fasulye, mercimek ve nohut ise tüketmeyin.
SEBZELER: Patates; günde en fazla 150 gram haftada en fazla 3 kez serbest. Havuç, taze fasulye, şalgam, soğan, pırasa, bezelye, salatalık, turp, biber (15 günde bir ) tüketilmelidir.
KURU YEMİŞ: Ceviz, fındık, badem ve fıstık tuzsuz olarak tüketilebilir.
TUZ: Tüm gıdaları tuzsuz tüketmeyi öneriyoruz.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/feed/ 0
En önemli ‘okul hazırlığı’ sağlık taraması https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/#respond Wed, 28 Aug 2024 15:05:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ Okul başlamadan önce yapılacak sağlık kontrollerinin yalnızca altta yatan sağlık sorunlarını belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda iyi alışkanlıkların edinilmesini de beraberinde getirdiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Ay, çocukların okula hazırlanma sürecinde yapılması gerekenleri anlattı.

GÖRME TESTİ
Okul öncesi yapılması gereken kontrollerin belki de en önemlisinin görme ve işitmenin değerlendirilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Ay, “Görme ve işitme problemi olan çocuklar potansiyeli olsa bile derslerinde başarısız olabilirler. Bunun sonucunda okula karşı ilgisizlik ve okula gitmeme isteği olabilir. Kolaylıkla yapılacak muayene ile tüm bu sorunların önüne geçilebilir” dedi.

DİŞ KONTROLLERİNİ AKSATMAYIN
Görme ve işitmenin yanında diş problemlerinin de çocuklarda öğrenmeyi ve derslere karşı ilgiyi azaltabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, “Okul öncesi mutlaka diş muayenesi de yaptırılmalı, dişlerin düzenli fırçalanmasına özen gösterilmelidir” dedi.

AŞILARI TAM OLSUN
Çocuklar okula başladıklarında ilk defa bu kadar kalabalık ortama girecekleri için enfeksiyon hastalıklarının sık görülmesi ve yayılmasının kolay olabileceğini belirten Uzm. Dr. Ay, “Bu yüzden Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı takviminde olan aşılar eksiksiz uygulanmalı; astım, diyabet, kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan çocuklara mevsimsel grip aşısı yapılmalıdır” diye konuştu.

KAN DEĞERLERİNE BAKTIRIN
Çocuklarda zeka gelişimini etkileyen demir değerinin, okul öncesi dönemde kontrol edilmesi ve eksiklik durumunda tedavi planlanması yapılması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Beyin fonksiyonlarının doğru çalışması ve büyüme-gelişme için gerekli olan başlıca D vitamini, B12, çinko gibi vitamin ve minerallerin düzeyine bakılmalıdır. Tam idrar tahlili ve dışkıda parazit gibi incelemeler yapılmalı, kan kolesterol düzeyleri kontrol edilmeli ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Tansiyon önemsiz gibi görünse de çocukluk çağında görülebilmektedir” dedi.

SAĞLIKLI BESLENME
Okul döneminde bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ay, şu önerilerde bulundu:
Güne mutlaka kahvaltı öğünü ile başlanmalı.
Paketli gıdalardan uzak durulmalı.
Gün içerisinde kuru ve taze meyve, özellikle probiyotik içeren yoğurt, kefir gibi süt ürünleri tüketilmelidir.
Beslenmede protein, yağ, karbonhidrat dengesi yaşına uygun olarak ayarlanmalı.
Gün içerisinde yeterli miktarda su içilmeli, asitli içecek ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

SAĞLIKLI UYKU
Uykunun, günlük işlevlerin yerine getirilmesi için gerekli olmakla beraber gelişimin her döneminde çok önemli rol oynadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, şöyle dedi: “Yetersiz ve kalitesiz uyku gün içinde uykulu hissetmeye neden olur. Öğrenme, hafıza ve dikkat üzerinde olumsuz etkileri olur. 3-5 yaş çocukların günde 10-12 saat, 6-13 yaş çocukların günde 9-11 saat uyuması gerekmektedir.”

EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ
Enfeksiyonları önlemenin en önemli kriterinin hijyen kurallarına uymak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Enfeksiyonların büyük çoğunluğu çocukların ellerini ve kirli materyalleri ağızlarına götürdükleri için olur. Bu nedenle çocuğa yemekten önce ve sonra, tuvaletten çıkarken ellerini en az 20 saniye süre ile su ve sabun ile yıkaması öğretilmelidir. Kişisel hijyene dikkat edilmeli, hasta olan çocuklar okula gönderilmemelidir” dedi.

KAYGI BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR
KLİNİK Psikolog Gamze Gülsoy, okul reddine dikkat çekerek, bunun birçok ebeveynin karşılaştığı ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Gülsoy, “Okul reddi, özellikle 4 ila 17 yaş arası çocuklarda ve gençlerde yaygın olarak görülen, kaygı ve korku gibi duygusal nedenlerden veya davranış problemlerinden kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, okula devam etmeme ya da okuldan ayrılma gibi davranışlarla kendini gösterebilir” dedi. Gülsoy, okul reddinin müdahale edilmediği takdirde daha büyük bir soruna dönüşebileceğini de belirterek, şunları söyledi: “Çocukların sabahları okula gitme konusunda yoğun direnç göstermeleri, öfke nöbetleri geçirmeleri ya da okula gitmekle ilgili aşırı sıkıntı yaşamaları durumunda, ailelerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerekir.” Gülsoy, çocukların okula uyum sağlaması için oryantasyon sürecine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Örneğin, okula hazırlık aktiviteleri yapmak, ailece okul alışverişine çıkmak ve okulla ilgili konuşmalarda dikkatli olmak.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/feed/ 0