Covid-19 – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Feb 2024 21:09:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Atık Suların Halk Sağlığı Takibinde Kullanılması Önem Kazanıyor https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-onem-kazaniyor/ https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-onem-kazaniyor/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:09:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5764 Yaklaşık 4 yıldır süren koronavirüsün atık sulardaki varlığının araştırılma çalışmalarında yeni gelişmeler yaşandı. Kapsamı genişleyen çalışmalar ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN)’den Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, ‘Küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci, grip olabilir’ Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek” dedi.

Türkiye’nin koranavirüsle mücadeleye başladığı 2020 yılından itibaren, Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Başkanlığı koordinatörlüğünde atık su arıtma tesisleri girişlerinde kompozit atık su numunelerinde koronavirüs taramaları devam ediyor. 4 yıldır süren çalışmalar kapsamında 21 pilot şehir ve İstanbul’da incelemeler sürerken, araştırma çalışmalarında da yeni gelişmeler yaşanıyor. Covid-19 çalışmaları ise kapsamı genişleyerek ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Proje olmaktan çıkıp enstitüleşecek çalışmalar kapsamında faaliyetler dünyada halk sağlığı takibinde rutin olarak kullanılan bir araca dönüşecek. Koronavirüs dışında halk sağlığını tehdit eden domuz gribi, çocuk felci, kızamık gibi hastalıkların ve antibiyotik direnç gen ve bakterilerin takibinde de kullanılacak. Projenin değişen ve gelişen detaylarını anlatan Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Atık Sularda Covid-19 Takibi Proje Koordinatörü Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, projenin ardından dünyanın atık suların halk sağlığının takibinde çok önemli bir araç olduğunu anladığını vurguladı. Kocamemi, ‘2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak” dedi. Prof. Dr. Kocamemi, Türkiye’de atık sularda koronavirüsün orta seviyelerde hala görüldüğünü de hatırlattı. Covid-19 yayılım haritaları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sitesinden takip edilebiliyor.

DÜNYA ATIK SULARIN HALK SAĞLIĞININ TAKİBİNDE ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU ANLADI

Prof. Dr. Kocamemi, ‘4 sene önce Covid-19’un pandemi ilan edilmesiyle eş zamanlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın SUEN koordinasyonunda bu proje başladı. Proje kapsamında da hali hazırda 4 senedir Türkiye genelinde atık su örnekleri belirli periyotlarla toplanarak Covid-19 yayılım haritaları Tarım ve Orman Bakanlığı’nın web sayfasında yayınlanmaya devam ediyor. Son 1 yıldır projede bazı ciddi değişimler olmaya başladı. Dünya anladı ki atık sular halk sağlığının takibinde çok önemli ve kıymetli bir araç” dedi.

AB ÜLKELERİNDE İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN HASTALIKLARIN TAKİBİNDE KULLANILACAK

Prof. Dr. Kocamemi, ‘Bu sebeple de bir küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci olabilir, grip olabilir’ Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek. 2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak. Küresel olduğu için tüm dünyada bunun yayılımı için büyük bir çalışma sarf ediliyor” ifadelerini kullandı.

10. DÜNYA SU FORUMU’NDA DÜNYAYA DUYURUSU OLACAK

Prof. Dr. Kocamemi, ‘SUEN de bu çalışmaların çok aktif olarak bir parçası. Bu bağlamda da Mayıs ayında Endonezya’da dünyanın en büyük politik su etkinliği olan 10. Dünya Su Forumu kapsamında Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde Avrupa Birliği’yle birlikte bakanlıklar seviyesinde bir oturum düzenlenecek. Bu oturuma dünyanın değişik kıtalarından, değişik ülkelerinden sağlık, tarım orman, çevre bakanları katılarak bu küresel yaklaşımın, atık suyun insan sağlığı takibinde kullanımının önemini vurgulayan tartışmalar gerçekleştirilecek. Bu da küresel yaklaşımın ilk kez dünyaya duyurusu olmuş olacak” dedi.

TEK SAĞLIK YAKLAŞIMININ ÖNEMİ ANLAŞILDI

Prof. Dr. Kocamemi, ‘Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar aslında birbirleriyle bağlantı halinde. İnsanı bitkiden, bitkiyi hayvandan, hayvanı çevreden ayırmak mümkün değil. Tek sağlık yaklaşımı insan, çevre, bitki, hayvan, bütün bunların birbirleriyle ilintili olduğunu ve bunların hepsinin bir arada düşünülmesi gerektiğini, yapılacak olan çalışmalarda da tüm bu platformların bir arada düşünülmesi gerektiğini savunan bir yaklaşım. Covid-19’la birlikte tek sağlık yaklaşımının ne kadar önemli bir yaklaşım olduğu anlaşıldı. Tekrardan çok yüksek seviye bir ilgiyle tüm dünyada gündeme geldi” diye konuştu.

ANTİBİYOTİK DİRENÇ GEN VE BAKTERİLERİNİN TAKİBİNDE DE KULLANILMAYA BAŞLANACAK

Prof. Dr. Kocamemi, ‘Türkiye bu projeye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın altında Covid-19 olarak Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde devam ediyor. Küresel yaklaşım kapsamında projenin sınırlarında bir genişleme olacaktır çünkü küresel yaklaşım özellikle düşük ve orta gelir seviyeli ülkeler için bazı fonlamalar açmayı planlıyor. Bunların ciddi planlamaları yapılmış durumda. Bu planlamalar dahilinde de öncelikle Avrupa Birliği üye ülkeler, arkasından da komşu ülkeler ve küresel ölçekte ülkelerin peyderpey Covid-19 olarak başlayan bu atık su sürveyans çalışmalarının diğer virüs ve bakterilerin takibi için hatta antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin, Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘sessiz pandemi’ olarak ilan ettiği Covid-19’dan çok daha ciddi bir durum olarak ifade ettikleri antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin takibinde de atık su sürveyansı aktif olarak kullanılmaya başlanacak” ifadelerini kullandı.

ERKEN UYARI SİSTEMİ BİRİNCİ HEDEF

Prof. Dr. Kocamemi, ‘Küresel konsorsiyumun ilk hedefi olası bir başka Covid-19 atağı olduğunda bunun için erken uyarı sistemi oluşturmak. Bunun için de bazı süper şehirler var, İstanbul da bu şehirlerden bir tanesi. Dünya genelinde özellikle uçuş trafiği anlamında yoğun olan şehirlerden gelen uçuşlardan ve havaalanlarından örnek alarak, bir erken uyarı sistemi oluşturulması küresel konsorsiyumun birinci hedefi. İkinci hedefi yine atık sularda yapılacak yeni nesil sekans analizleriyle Covid-19 dışında ismini bilmediğimiz, yeni bir pandemi olacak herhangi bir hastalık çıktığında bunu atık sularla önceden belirlememiz gayet mümkün” dedi.

COVİD-19 TÜRKİYE GENELİNDE ORTA YOĞUNLUKTA SEYREDİYOR

Prof. Dr. Kocamemi koronavirüs çalışmaları kapsamında, ‘Türkiye’de şu anda Covid-19 tüm dünyada olduğu gibi var ama biz çok daha yüksek olduğu dönemleri gördük. Özellikle mega şehirlerde İstanbul, Ankara, Konya gibi şehirlerde orta veya yükseğe yakın orta seviyelerde seyrederken bazı şehirlerimizde oldukça düşük seviyelerde de seyredebiliyor. 4 sene geneline bakıldığında Covid-19 şu an orta bir yoğunlukta Türkiye genelinde seyrediyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-onem-kazaniyor/feed/ 0
Atık suların halk sağlığı takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-zaruri-hale-getirilecek/ https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-zaruri-hale-getirilecek/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5730

Yaklaşık 4 yıldır süren koronavirüsün atık sulardaki varlığının araştırılma çalışmalarında yeni gelişmeler yaşandı. Kapsamı genişleyen çalışmalar ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN)’den Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, “Küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci, grip olabilir… Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek” dedi.

Türkiye’nin koranavirüsle mücadeleye başladığı 2020 yılından itibaren, Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Başkanlığı koordinatörlüğünde atık su arıtma tesisleri girişlerinde kompozit atık su numunelerinde koronavirüs taramaları devam ediyor. 4 yıldır süren çalışmalar kapsamında 21 pilot şehir ve İstanbul’da incelemeler sürerken, araştırma çalışmalarında da yeni gelişmeler yaşanıyor. Covid-19 çalışmaları ise kapsamı genişleyerek ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Proje olmaktan çıkıp enstitüleşecek çalışmalar kapsamında faaliyetler dünyada halk sağlığı takibinde rutin olarak kullanılan bir araca dönüşecek. Koronavirüs dışında halk sağlığını tehdit eden domuz gribi, çocuk felci, kızamık gibi hastalıkların ve antibiyotik direnç gen ve bakterilerin takibinde de kullanılacak. Projenin değişen ve gelişen detaylarını anlatan Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Atık Sularda Covid-19 Takibi Proje Koordinatörü Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, projenin ardından dünyanın atık suların halk sağlığının takibinde çok önemli bir araç olduğunu anladığını vurguladı. Kocamemi, “2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak” dedi. Prof. Dr. Kocamemi, Türkiye’de atık sularda koronavirüsün orta seviyelerde hala görüldüğünü de hatırlattı. Covid-19 yayılım haritaları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sitesinden takip edilebiliyor.

DÜNYA ATIK SULARIN HALK SAĞLIĞININ TAKİBİNDE ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU ANLADI

Prof. Dr. Kocamemi, “4 sene önce Covid-19’un pandemi ilan edilmesiyle eş zamanlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın SUEN koordinasyonunda bu proje başladı. Proje kapsamında da hali hazırda 4 senedir Türkiye genelinde atık su örnekleri belirli periyotlarla toplanarak Covid-19 yayılım haritaları Tarım ve Orman Bakanlığı’nın web sayfasında yayınlanmaya devam ediyor. Son 1 yıldır projede bazı ciddi değişimler olmaya başladı. Dünya anladı ki atık sular halk sağlığının takibinde çok önemli ve kıymetli bir araç” dedi.

AB ÜLKELERİNDE İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN HASTALIKLARIN TAKİBİNDE KULLANILACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “Bu sebeple de bir küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci olabilir, grip olabilir… Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek. 2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak. Küresel olduğu için tüm dünyada bunun yayılımı için büyük bir çalışma sarf ediliyor” ifadelerini kullandı.

10. DÜNYA SU FORUMU’NDA DÜNYAYA DUYURUSU OLACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “SUEN de bu çalışmaların çok aktif olarak bir parçası. Bu bağlamda da Mayıs ayında Endonezya’da dünyanın en büyük politik su etkinliği olan 10. Dünya Su Forumu kapsamında Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde Avrupa Birliği’yle birlikte bakanlıklar seviyesinde bir oturum düzenlenecek. Bu oturuma dünyanın değişik kıtalarından, değişik ülkelerinden sağlık, tarım orman, çevre bakanları katılarak bu küresel yaklaşımın, atık suyun insan sağlığı takibinde kullanımının önemini vurgulayan tartışmalar gerçekleştirilecek. Bu da küresel yaklaşımın ilk kez dünyaya duyurusu olmuş olacak” dedi.

TEK SAĞLIK YAKLAŞIMININ ÖNEMİ ANLAŞILDI

Prof. Dr. Kocamemi, “Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar aslında birbirleriyle bağlantı halinde. İnsanı bitkiden, bitkiyi hayvandan, hayvanı çevreden ayırmak mümkün değil. Tek sağlık yaklaşımı insan, çevre, bitki, hayvan, bütün bunların birbirleriyle ilintili olduğunu ve bunların hepsinin bir arada düşünülmesi gerektiğini, yapılacak olan çalışmalarda da tüm bu platformların bir arada düşünülmesi gerektiğini savunan bir yaklaşım. Covid-19’la birlikte tek sağlık yaklaşımının ne kadar önemli bir yaklaşım olduğu anlaşıldı. Tekrardan çok yüksek seviye bir ilgiyle tüm dünyada gündeme geldi” diye konuştu.

ANTİBİYOTİK DİRENÇ GEN VE BAKTERİLERİNİN TAKİBİNDE DE KULLANILMAYA BAŞLANACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “Türkiye bu projeye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın altında Covid-19 olarak Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde devam ediyor. Küresel yaklaşım kapsamında projenin sınırlarında bir genişleme olacaktır çünkü küresel yaklaşım özellikle düşük ve orta gelir seviyeli ülkeler için bazı fonlamalar açmayı planlıyor. Bunların ciddi planlamaları yapılmış durumda. Bu planlamalar dahilinde de öncelikle Avrupa Birliği üye ülkeler, arkasından da komşu ülkeler ve küresel ölçekte ülkelerin peyderpey Covid-19 olarak başlayan bu atık su sürveyans çalışmalarının diğer virüs ve bakterilerin takibi için hatta antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin, Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘sessiz pandemi’ olarak ilan ettiği Covid-19’dan çok daha ciddi bir durum olarak ifade ettikleri antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin takibinde de atık su sürveyansı aktif olarak kullanılmaya başlanacak” ifadelerini kullandı.

ERKEN UYARI SİSTEMİ BİRİNCİ HEDEF

Prof. Dr. Kocamemi, “Küresel konsorsiyumun ilk hedefi olası bir başka Covid-19 atağı olduğunda bunun için erken uyarı sistemi oluşturmak. Bunun için de bazı süper şehirler var, İstanbul da bu şehirlerden bir tanesi. Dünya genelinde özellikle uçuş trafiği anlamında yoğun olan şehirlerden gelen uçuşlardan ve havaalanlarından örnek alarak, bir erken uyarı sistemi oluşturulması küresel konsorsiyumun birinci hedefi. İkinci hedefi yine atık sularda yapılacak yeni nesil sekans analizleriyle Covid-19 dışında ismini bilmediğimiz, yeni bir pandemi olacak herhangi bir hastalık çıktığında bunu atık sularla önceden belirlememiz gayet mümkün” dedi.

COVİD-19 TÜRKİYE GENELİNDE ORTA YOĞUNLUKTA SEYREDİYOR

Prof. Dr. Kocamemi koronavirüs çalışmaları kapsamında, “Türkiye’de şu anda Covid-19 tüm dünyada olduğu gibi var ama biz çok daha yüksek olduğu dönemleri gördük. Özellikle mega şehirlerde İstanbul, Ankara, Konya gibi şehirlerde orta veya yükseğe yakın orta seviyelerde seyrederken bazı şehirlerimizde oldukça düşük seviyelerde de seyredebiliyor. 4 sene geneline bakıldığında Covid-19 şu an orta bir yoğunlukta Türkiye genelinde seyrediyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/atik-sularin-halk-sagligi-takibinde-kullanilmasi-zaruri-hale-getirilecek/feed/ 0
Atık sulardaki koronavirüs araştırmaları ‘tek sağlık’ projesine dönüştü https://www.haber60.com.tr/atik-sulardaki-koronavirus-arastirmalari-tek-saglik-projesine-donustu/ https://www.haber60.com.tr/atik-sulardaki-koronavirus-arastirmalari-tek-saglik-projesine-donustu/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5718

Yaklaşık 4 yıldır süren koronavirüsün atık sulardaki varlığının araştırılma çalışmalarında yeni gelişmeler yaşandı. Kapsamı genişleyen çalışmalar ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN)’den Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, “Küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci, grip olabilir… Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek” dedi.

Türkiye’nin koranavirüsle mücadeleye başladığı 2020 yılından itibaren, Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Başkanlığı koordinatörlüğünde atık su arıtma tesisleri girişlerinde kompozit atık su numunelerinde koronavirüs taramaları devam ediyor. 4 yıldır süren çalışmalar kapsamında 21 pilot şehir ve İstanbul’da incelemeler sürerken, araştırma çalışmalarında da yeni gelişmeler yaşanıyor. Covid-19 çalışmaları ise kapsamı genişleyerek ‘tek sağlık’ projesine dönüştü. Proje olmaktan çıkıp enstitüleşecek çalışmalar kapsamında faaliyetler dünyada halk sağlığı takibinde rutin olarak kullanılan bir araca dönüşecek. Koronavirüs dışında halk sağlığını tehdit eden domuz gribi, çocuk felci, kızamık gibi hastalıkların ve antibiyotik direnç gen ve bakterilerin takibinde de kullanılacak. Projenin değişen ve gelişen detaylarını anlatan Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Atık Sularda Covid-19 Takibi Proje Koordinatörü Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, projenin ardından dünyanın atık suların halk sağlığının takibinde çok önemli bir araç olduğunu anladığını vurguladı. Kocamemi, “2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak” dedi. Prof. Dr. Kocamemi, Türkiye’de atık sularda koronavirüsün orta seviyelerde hala görüldüğünü de hatırlattı. Covid-19 yayılım haritaları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sitesinden takip edilebiliyor.

DÜNYA ATIK SULARIN HALK SAĞLIĞININ TAKİBİNDE ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU ANLADI

Prof. Dr. Kocamemi, “4 sene önce Covid-19’un pandemi ilan edilmesiyle eş zamanlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın SUEN koordinasyonunda bu proje başladı. Proje kapsamında da hali hazırda 4 senedir Türkiye genelinde atık su örnekleri belirli periyotlarla toplanarak Covid-19 yayılım haritaları Tarım ve Orman Bakanlığı’nın web sayfasında yayınlanmaya devam ediyor. Son 1 yıldır projede bazı ciddi değişimler olmaya başladı. Dünya anladı ki atık sular halk sağlığının takibinde çok önemli ve kıymetli bir araç” dedi.

AB ÜLKELERİNDE İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN HASTALIKLARIN TAKİBİNDE KULLANILACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “Bu sebeple de bir küresel yaklaşım kapsamında Avrupa Birliği’nin öncülüğünde bir taslak direktif hazırlandı. Bu taslak direktifte de ilk kez dünyada atık suyun halk sağlığı takibinde kullanılacak bir araç olması vurgulanıyordu. Bu taslak direktif Avrupa Birliği’nde kabul edildi. 2024 yılı itibarıyla Avrupa Birliği üye ülkeleri atık sularda sadece Covid-19 değil, insan sağlığını tehdit eden diğer virüs ve bakterilerin, çocuk felci olabilir, grip olabilir… Herhangi bir insan sağlığını tehdit eden hastalığın takibinde kullanılması zaruri hale getirilecek. 2025 yılına girilmeden önce tüm Avrupa Birliği üye ülkelerde bu sistematik zaruri olarak oturtulmuş olacak. Küresel olduğu için tüm dünyada bunun yayılımı için büyük bir çalışma sarf ediliyor” ifadelerini kullandı.

10. DÜNYA SU FORUMU’NDA DÜNYAYA DUYURUSU OLACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “SUEN de bu çalışmaların çok aktif olarak bir parçası. Bu bağlamda da Mayıs ayında Endonezya’da dünyanın en büyük politik su etkinliği olan 10. Dünya Su Forumu kapsamında Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde Avrupa Birliği’yle birlikte bakanlıklar seviyesinde bir oturum düzenlenecek. Bu oturuma dünyanın değişik kıtalarından, değişik ülkelerinden sağlık, tarım orman, çevre bakanları katılarak bu küresel yaklaşımın, atık suyun insan sağlığı takibinde kullanımının önemini vurgulayan tartışmalar gerçekleştirilecek. Bu da küresel yaklaşımın ilk kez dünyaya duyurusu olmuş olacak” dedi.

TEK SAĞLIK YAKLAŞIMININ ÖNEMİ ANLAŞILDI

Prof. Dr. Kocamemi, “Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar aslında birbirleriyle bağlantı halinde. İnsanı bitkiden, bitkiyi hayvandan, hayvanı çevreden ayırmak mümkün değil. Tek sağlık yaklaşımı insan, çevre, bitki, hayvan, bütün bunların birbirleriyle ilintili olduğunu ve bunların hepsinin bir arada düşünülmesi gerektiğini, yapılacak olan çalışmalarda da tüm bu platformların bir arada düşünülmesi gerektiğini savunan bir yaklaşım. Covid-19’la birlikte tek sağlık yaklaşımının ne kadar önemli bir yaklaşım olduğu anlaşıldı. Tekrardan çok yüksek seviye bir ilgiyle tüm dünyada gündeme geldi” diye konuştu.

ANTİBİYOTİK DİRENÇ GEN VE BAKTERİLERİNİN TAKİBİNDE DE KULLANILMAYA BAŞLANACAK

Prof. Dr. Kocamemi, “Türkiye bu projeye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın altında Covid-19 olarak Türkiye Su Enstitüsü koordinatörlüğünde devam ediyor. Küresel yaklaşım kapsamında projenin sınırlarında bir genişleme olacaktır çünkü küresel yaklaşım özellikle düşük ve orta gelir seviyeli ülkeler için bazı fonlamalar açmayı planlıyor. Bunların ciddi planlamaları yapılmış durumda. Bu planlamalar dahilinde de öncelikle Avrupa Birliği üye ülkeler, arkasından da komşu ülkeler ve küresel ölçekte ülkelerin peyderpey Covid-19 olarak başlayan bu atık su sürveyans çalışmalarının diğer virüs ve bakterilerin takibi için hatta antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin, Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘sessiz pandemi’ olarak ilan ettiği Covid-19’dan çok daha ciddi bir durum olarak ifade ettikleri antibiyotik direnç gen ve bakterilerinin takibinde de atık su sürveyansı aktif olarak kullanılmaya başlanacak” ifadelerini kullandı.

ERKEN UYARI SİSTEMİ BİRİNCİ HEDEF

Prof. Dr. Kocamemi, “Küresel konsorsiyumun ilk hedefi olası bir başka Covid-19 atağı olduğunda bunun için erken uyarı sistemi oluşturmak. Bunun için de bazı süper şehirler var, İstanbul da bu şehirlerden bir tanesi. Dünya genelinde özellikle uçuş trafiği anlamında yoğun olan şehirlerden gelen uçuşlardan ve havaalanlarından örnek alarak, bir erken uyarı sistemi oluşturulması küresel konsorsiyumun birinci hedefi. İkinci hedefi yine atık sularda yapılacak yeni nesil sekans analizleriyle Covid-19 dışında ismini bilmediğimiz, yeni bir pandemi olacak herhangi bir hastalık çıktığında bunu atık sularla önceden belirlememiz gayet mümkün” dedi.

COVİD-19 TÜRKİYE GENELİNDE ORTA YOĞUNLUKTA SEYREDİYOR

Prof. Dr. Kocamemi koronavirüs çalışmaları kapsamında, “Türkiye’de şu anda Covid-19 tüm dünyada olduğu gibi var ama biz çok daha yüksek olduğu dönemleri gördük. Özellikle mega şehirlerde İstanbul, Ankara, Konya gibi şehirlerde orta veya yükseğe yakın orta seviyelerde seyrederken bazı şehirlerimizde oldukça düşük seviyelerde de seyredebiliyor. 4 sene geneline bakıldığında Covid-19 şu an orta bir yoğunlukta Türkiye genelinde seyrediyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/atik-sulardaki-koronavirus-arastirmalari-tek-saglik-projesine-donustu/feed/ 0
Ankara Şehir Hastanesi’nde yoğun bakım yüzde 90 dolu https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakim-yuzde-90-dolu/ https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakim-yuzde-90-dolu/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:30:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4040

Ankara Şehir Hastanesi’nde yoğun bakım yüzde 90 dolu

TÜRKİYE’nin en büyük hastanelerinden Ankara Şehir Hastanesi’nde son dönemde artan viral salgın hastalıklar nedeniyle yoğun bakımlarda doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. Hastanenin Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. Sema Turan, 250 yataktan oluşan genel yoğun bakımda doluluk oranının yüzde 90 seviyesinde olduğunu söyleyerek, “Çoklu viral etkenlerle mücadele ediyoruz. Aynı anda hem influenza pozitifliği, hem Covid-19 pozitifliği olan hastalarımız var” dedi.

Ankara Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. Sema Turan, kış döneminde artan viral salgın hastalıklarla mücadele ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Turan, “Özellikle viral enfeksiyonları ek hastalığı olan bireyler geçirdiğinde yoğun bakım ihtiyaçları özellikle oluyor. Biz de onlara hizmet vermeye devam ediyoruz. Acil servislerimize çok sayıda viral enfeksiyonlu hasta geliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu oluyor çoğunlukla. Bu, mevcut hastalık özellikle birey yaşlıysa ya da ek hastalığı varsa onları daha ağır etkiliyor. O durumda da yoğun bakım ihtiyacı duyabiliyorlar. Şu anda aslında diğer Covid-19 salgın döneminden farklı olarak ileri yaş grubunda viral enfeksiyonlar ağır seyrediyor. Tek başına bir viral enfeksiyondan bahsetmek doğru olmaz. Çünkü şu anda yaygın olarak aslında influenzayı görüyoruz, RSV’yi görüyoruz. Yine Covid-19’u da beraberinde görebiliyoruz. Aslında çoklu viral etkenlerle mücadele ediyoruz. Aynı anda hem influenza pozitifliği, hem Covid-19 pozitifliği olan hastalarımız var. Gelen 10 hastamızdan 1 ya da 2 hastamızda durum bu şekilde gerçekleşiyor. Tek başına değil, 2’li halde karşımıza gelebiliyorlar. Tabloyu bazen Covid-19 kötüleştiriyor, bazen de influenza kötüleştiriyor. Ama altta yatan hastalık burada çok önemli bir belirleyici. Diyelim ki hasta KOAH’lı ya da kalp yetmezlikli ya da kontrolsüz bir diyabeti var, bu grupta tablo daha ağır seyredebiliyor” diye konuştu.

‘HIZLI BİR TEMPODA ÇALIŞIYORUZ’

Prof. Dr. Turan, her yıl ocak- şubat- mart aylarında yoğun bakım hasta sayısının arttığını ifade ederek şöyle konuştu:

“Bu dönemde pandemi öncesi viral enfeksiyonlarda yaşadığımız durumu yaşıyoruz. Evet; sayılar arttı ama mevcut yataklarımızla bu hastalara hizmet verebilir durumdayız. Biz Covid-19 durumunda var olan yatak sayımızı özellikle yoğun bakım adına çok arttırmıştık. Onlar pandemi döneminin izleriydi. Ama şu anda eski kış aylarında yaşadığımız durumu yaşıyoruz. Kış ayları enfeksiyonların yaygın olduğu aylar. Bu aylarda yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastalar olabilir. Sonbahara göre yüzde 50’den fazla artış söz konusu yoğun bakımlarda. Çünkü sonbahar aylarında aslında etkenler kendini göstermeye başlar; ama kış aylarına girdiğimizde havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen vakitler, bireylerin birbirine çok yakın teması hastalığı bulaştırıyor. Şu an bizim genel yoğun bakıma adına 250 yoğun bakım yatağımız var. Yoğun bakımlarımız yüzde 85-90 oranında dolu zaten. İyileşen hastalarımızı gönderiyoruz. İhtiyaç duyanları alıyoruz. Böyle bir hızlı tempoda çalışıyoruz. Ayrıca bu dönemde Covid-19 halen yaşlı hastalarımızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Eğer Covid-19 PCR pozitifse ve akciğer tutulumu varsa bu hastalar yoğun bakım ihtiyacı duyuyorlar. Nadir de olsa Covid-19 virüsüne bağlı olarak genç hastalarımızın yatışı da olabiliyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakim-yuzde-90-dolu/feed/ 0
Ankara Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımlar yüzde 90 doluluk oranına ulaştı https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakimlar-yuzde-90-doluluk-oranina-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakimlar-yuzde-90-doluluk-oranina-ulasti/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3997 Türkiye’nin en büyük hastanelerinden olan Ankara Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımlarda doluluk oranı yüzde 90’a kadar ulaştı. Hastanedeki yoğunluk sebebinin ise son dönemde artış görülen viral salgın hastalıklar olduğu belirtildi.

Son aylarda maske kullananların sayısında görülen artış ve klasik kış gribinden daha ağır atlatılan hastalıkların sık yaşanması, hastanelere başvurularda ciddi bir yoğunluğun oluşmasına neden oldu.

Yoğun bakım doluluğunun arttığı hastanelerden birisi olan Ankara Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Prof. Dr. Sema Turan, “Çoklu viral etkenlerle mücadele ediyoruz. Aynı anda hem influenza pozitifliği, hem Covid-19 pozitifliği olan hastalarımız var.” dedi.

“TEK BAŞINA BİR VİRAL ENFEKSİYON YOK”

Turan, “Özellikle viral enfeksiyonları ek hastalığı olan bireyler geçirdiğinde yoğun bakım ihtiyaçları özellikle oluyor. Biz de onlara hizmet vermeye devam ediyoruz. Acil servislerimize çok sayıda viral enfeksiyonlu hasta geliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu oluyor çoğunlukla. Bu, mevcut hastalık özellikle birey yaşlıysa ya da ek hastalığı varsa onları daha ağır etkiliyor. O durumda da yoğun bakım ihtiyacı duyabiliyorlar. Şu anda aslında diğer Covid-19 salgın döneminden farklı olarak ileri yaş grubunda viral enfeksiyonlar ağır seyrediyor. Tek başına bir viral enfeksiyondan bahsetmek doğru olmaz. Çünkü şu anda yaygın olarak aslında influenzayı görüyoruz, RSV’yi görüyoruz. Yine Covid-19’u da beraberinde görebiliyoruz.

HEM INFLUENZA HEM RSV GÖRÜLÜYOR

Aslında çoklu viral etkenlerle mücadele ediyoruz. Aynı anda hem influenza pozitifliği, hem Covid-19 pozitifliği olan hastalarımız var. Gelen 10 hastamızdan 1 ya da 2 hastamızda durum bu şekilde gerçekleşiyor. Tek başına değil, 2’li halde karşımıza gelebiliyorlar. Tabloyu bazen Covid-19 kötüleştiriyor, bazen de influenza kötüleştiriyor. Ama altta yatan hastalık burada çok önemli bir belirleyici. Diyelim ki hasta KOAH’lı ya da kalp yetmezlikli ya da kontrolsüz bir diyabeti var, bu grupta tablo daha ağır seyredebiliyor” diye konuştu.

KAPALI ALAN HASTALIKLARI YAYIYOR

Prof. Dr. Turan, her yıl ocak- şubat- mart aylarında yoğun bakım hasta sayısının arttığını ifade ederek şöyle konuştu:

“Bu dönemde pandemi öncesi viral enfeksiyonlarda yaşadığımız durumu yaşıyoruz. Evet; sayılar arttı ama mevcut yataklarımızla bu hastalara hizmet verebilir durumdayız. Biz Covid-19 durumunda var olan yatak sayımızı özellikle yoğun bakım adına çok arttırmıştık. Onlar pandemi döneminin izleriydi. Ama şu anda eski kış aylarında yaşadığımız durumu yaşıyoruz.

Kış ayları enfeksiyonların yaygın olduğu aylar. Bu aylarda yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastalar olabilir. Sonbahara göre yüzde 50’den fazla artış söz konusu yoğun bakımlarda. Çünkü sonbahar aylarında aslında etkenler kendini göstermeye başlar; ama kış aylarına girdiğimizde havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen vakitler, bireylerin birbirine çok yakın teması hastalığı bulaştırıyor. Şu an bizim genel yoğun bakıma adına 250 yoğun bakım yatağımız var. Yoğun bakımlarımız yüzde 85-90 oranında dolu zaten. İyileşen hastalarımızı gönderiyoruz. İhtiyaç duyanları alıyoruz. Böyle bir hızlı tempoda çalışıyoruz. Ayrıca bu dönemde Covid-19 halen yaşlı hastalarımızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Eğer Covid-19 PCR pozitifse ve akciğer tutulumu varsa bu hastalar yoğun bakım ihtiyacı duyuyorlar. Nadir de olsa Covid-19 virüsüne bağlı olarak genç hastalarımızın yatışı da olabiliyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-sehir-hastanesinde-yogun-bakimlar-yuzde-90-doluluk-oranina-ulasti/feed/ 0