Çizgi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 22 Apr 2024 08:45:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kulak Memesindeki Çizgi Kalp-Damar Hastalığı Riskine İşaret Edebilir https://www.haber60.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-damar-hastaligi-riskine-isaret-edebilir/ https://www.haber60.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-damar-hastaligi-riskine-isaret-edebilir/#respond Mon, 22 Apr 2024 08:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28765 Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kevser Gülcihan Balcı, “Frank çizgisi” olarak adlandırılan kulak memesindeki çapraz çizginin, artan kalp-damar hastalığı riskine işaret edebileceğini ancak bunun tıpta asla tek başına bir gösterge sayılmadığını söyledi.

Prof. Dr. Balcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulak memesinde, genellikle çapraz 45 derecelik bir açıda, farklı derinlik seviyeleri bulunan ve adını, bu teoriyi 1973’te geliştiren Dr. Sanders T. Frank’tan alan çizginin, kalp-damar hastalıklarının habercisi olup olmadığına ilişkin bilgileri paylaştı.

Kalp tomografisi, EKG gibi yöntemlerin yeterince gelişmediği dönemde bazı fiziksel değişimlere bakılarak kalp hastalıklarının tespit edilmeye çalışıldığına ve bunlardan birinin de “Frank çizgisi” olduğuna işaret eden Balcı, sonrasında söz konusu çizgi ile ilgili bilimsel çalışmaların da yapıldığını anlattı.

Prof. Dr. Balcı, “Frank çizgisi, kulak memesinde çapraz seyirli bir çizgidir. Günlük hayatımızda belki çok dikkatimizi çekmeyebilir ama buna ilişkin geçmişte yapılan çalışmalar mevcut. Bu çalışmalarda, Frank çizgisine sahip kişilerde, artmış kalp-damar hastalığı ve artmış inme riski olduğu bildirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Net bir bilimsel bağlantı kurulamamış”

Bir nedensellik söz konusu olsa da bunun tek başına bir gösterge olmadığını vurgulayan Balcı, şöyle devam etti:

“Frank çizgisi ile ilgili teori, kulak memesinin yapısal bütünlüğünü oluşturan dokuların, aort ve kalp kapaklarında da benzer bir yapıyla ilişkili olduğuna yönelik. Dolayısıyla kulak memesindeki deformasyonun aslında kalp dokularındaki deformasyonun da bir göstergesi olabileceği belirtiliyor. Ancak tam olarak, net bir bilimsel bağlantı kurulamamış.”

“Çizginin varlığı tek başına bir gösterge değil”

Hastaların tek bir fiziksel bulguya göre değil, eşlik eden başka hastalıklara ve laboratuvar değerlerine göre değerlendirildiğine işaret eden Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani bu çizginin varlığı, tek başına bir endişe kaynağı olamayacağı gibi olmaması da kişi de rahatlama sebebi olarak görülmemeli. Kalp-damar hastalığı riskini değerlendirirken tek bir fiziksel bulguyu değil, birçok faktörü dikkate alıyoruz. Bunların başında hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara kullanımı, birinci derece yakınlarda erken yaşta ortaya çıkan kalp-damar hastalığı, kolesterol, ileri yaş, aktif bir yaşam tarzının benimsenmemesi geliyor.

Dolayısıyla sadece kulak memesindeki çizgi, bize kişide ‘kalp-damar hastalığı vardır veya yoktur’ bilgisini veremiyor. Böyle bir çizgiye sahip olanlar hemen paniğe kapılmamalı, gerçekten bireysel kardiyak risklerinin ne olduğunu bilmek istiyorlarsa uzman bir hekime başvurabilirler.”

“Şeker hastalarının riski çok daha yüksek”

Prof. Dr. Balcı, özellikle diyabetin kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, “Şeker hastalarının kalp-damar hastalıkları açısından riski, topluma göre çok daha yüksek. Bu nedenle diyabet tanısı alanların mutlaka kardiyoloji muayenesinden de geçmeleri önemli. Yapılan tetkiklerde bir anormallik olmasa bile yılda bir kez periyodik olarak kardiyoloji hekimince değerlendirilmelerini öneriyorum.” diye konuştu.

Erkeklerde 50 yaş altında, kadınlarda ise menopoz öncesi, erken yaşta, kalp krizi, “bypass” ameliyatı gibi operasyonları geçiren birinci derece aile yakını olanların da mutlaka kardiyolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Balcı, “Ayrıca birinci derece aile yakınında erken yaşta koroner arter hastalığı tespit edilenlerin de ‘ailesel hiperkolesterolemi’ dediğimiz kolesterol yüksekliği açısından da araştırılmalarını öneriyoruz.” açıklamasında bulundu.

Kalp sağlığını korumanın anahtarı, sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme

Prof. Dr. Balcı, sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmenin kalp sağlığını korumanın anahtarı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Yediğimiz her şey bizi etkiliyor. Bu nedenle öncelikle sağlıklı beslenmenin bir yaşam rutini haline getirilmesi gerekiyor. Kardiyak hastalıklardan korunma kılavuzunda da defalarca belirtildiği gibi; yeşil sebze ağırlıklı, zeytinyağlı Akdeniz tipi beslenmenin benimsenmesi önemli. Düzenli egzersiz de bu sürecin bir parçası. Haftada en az 3-5 gün, 30-50 dakika arasında tempolu yürüyüş yapılabilir. Sigara, kesinlikle uzak durulması gereken bir faktör.

Ayrıca diyabet, hipertansiyon gibi altta yatan hastalıkların modifiye edilmesi lazım. Çünkü kontrol altına alınmamış diyabet, maalesef ‘ateroskleroz’ dediğimiz, damar duvarlarında daralmayı en çok hızlandıran faktörlerden biri. Bu hastaların şeker ve tansiyon düzeylerinin kontrol altında tutulması büyük önem taşıyor.”

Prof. Dr. Balcı, stresin de kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturduğunu belirterek, “Ömrümüzü uzatmak için stresten mümkün olduğunca uzak durmalıyız.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-damar-hastaligi-riskine-isaret-edebilir/feed/ 0
Hasan Aycın’ın Kudüs ve Filistin temalı eserleri sergileniyor https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/ https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3546 Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi, çizgi dünyasının usta isimlerinden Hasan Aycın’ın Kudüs ve Filistin temalı eserleri, Gazze’deki katliamı çizgilerle anlatıyor.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Rektörlük Sanat Galerisinde gerçekleştirilen “Çizgizar Hasan Aycın’ın Kaleminden Kutsal Kudüs ile Yareli Filistin’e Uzanan Kırk Çizgi” sergisinde usta sanatçının 40 eseri yer alıyor.

Sergide yazar ve senarist Gökhan Özcan ile şair Alper Gencer’in sergiye ilişkin kaleme alınan metinleri de Aycın’ın çizgileriyle birlikte ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada üniversite olarak Filistin’e destek olmak için çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ve son olarak da Hasan Aycın’ın sergisine ev sahipliği yaptıklarını söyledi.

Aycın’ın Gazze’deki soykırımı çizgilerle ortaya koyduğunu ve farkındalık oluşturmak adına bu tür etkinlikleri devam ettirmek istediklerini dile getiren Şahin, “Üniversite olarak buna önayak olduğumuz için çok mutluyuz. Ben bu sebeple emeği geçen bölüm başkanımız Sadık Battal hocama ve bu serginin gerçekleşmesinde emeği olan Hasan Aycın beyefendiye çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Şahin, “Mescid-i Aksa’nın önünde bir çocuk çizimi vardı, bence o çok etkileyici bir kareydi. Ebabil kuşlarının taşları getirdiği ve halkın top, tüfek ve tanklara karşı taşlarla savunmaya geçtiği o çizgi betimleme tüylerimi diken diken etti. İnşallah Rabbim bir an önce bu zulme son verir, inşallah oradaki kardeşlerimiz kurtuluşa ererler.” değerlendirmesini yaptı.

“Hasan Aycın, okumadığımız şeyleri bize iki çizgiyle anlattı”

NKÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Özyavuz, uzun metinler okumak yerine sanatla bazı konuların daha iyi anlatılabildiğini, bunun algıları arttırdığını kaydetti.

Özyavuz, Aycın’ın Filistin konusunu çizgilerle karikatüre dökmesinin önemine dikkati çekerek, “Ben bu anlamda Hasan Aycın hocaya çok teşekkür ediyorum. Bazen okumadığımız şeyleri bize iki çizgiyle anlattı. Tabii bunların hepsinin birer ruhu var. Herkes farklı açıdan bakıyor, farklı değerlendiriyor ve insanın gönlünde gerçekten yer ediyor bunlar.” şeklinde konuştu.

Serginin ve üniversitenin kapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Özyavuz, “Hasan Aycın’a sergiye vesile olduğu için, üniversitemizi ve fakültemizi de vesile ettiği için çok teşekkür ediyoruz. İnşallah bir ay sergimiz burada kalacak, herkesi buraya davet ediyoruz. Özellikle Tekirdağ’da olan halkımızın gelip gezmelerini rica ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Usta öğreticilerle marifetli öğrenciler yetiştirmek istiyoruz”

NKÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sadık Battal ise bölümün bir isminin de “Çizgizar Rüya Film Okulu” olduğunu belirterek, “Okulumuz geçen sene açıldı, iki sınıfımız var. Özgün bir müfredat uygulamaya çalışıyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, Dr. Süleyman Gündüz, Çetin Tunca, Mustafa Preşeva, Doç. Dr. Gökhan Özcan, Zeynep Çiftçi, M. Ahmet Demir’in de arasında bulunduğu alanında uzman isimlerin dersler verdiğini vurgulayan Battal, “Biz burada usta öğreticilerle marifetli öğrenciler yetiştirmek istiyoruz. Bu nedenle bütün kamuoyunca usta olarak tanınan marifetli insanlarla bir program yürütmeye çalışıyoruz.” açıklamasını yaptı.

“Çizgizar Rüya Film Okulu”nun bir etkinliği olarak ziyaretçilerle buluşan serginin bir ay boyunca açık kalacağını aktaran Battal, “Aycın’ın çizgilerinden seçilen 40 eserin yanı sıra çok değerli yazar, öykücü, senarist Gökhan Özcan, bu sergiye mahsus eşsiz yazılar kaleme aldı, onları da görüyorsunuz. Ayrıca şair Alper Gencer, bu sergiyle alakalı Filistin’e, Kudüs’e mahsus şiirler kaleme aldı. Değerli sinema yazarı İhsan Kabil hocamızın da hazırladığı güzel bir metin var. Böyle özgün bir sergi olsun istedik.” görüşünü paylaştı.

“Aycın’ın eserlerinden ilhamla sinemayı bizden bir dile dönüştürmenin gayretleri içindeyiz”

Hasan Aycın’ın Yunus Emre gibi “laf olsun diye konuşmayan, söylemek zorunda olduğu için söyleyen” insanlardan olduğuna işaret eden Battal, şunları kaydetti:

“Numara yapmayan, her sözünün, her hareketinin sorumluluğunu hisseden değerli bir sanatkarımız. Batı’da ortaya çıkmış olan çizgi sanatını bizden bir dile dönüştürmeyi başarmıştır. Biz de Hasan Aycın üstadımızın eserlerinden ilhamla Batı’da ortaya çıkmış olan sinema sanatını bizden bir dile dönüştürmenin gayretleri içindeyiz. ‘Bir eserin ortaya çıkmasında etik, estetik ve anlam olması gerekir.’ denilir. Bu eserlerde etik bir zemin var, estetik var. Öyle laf olsun diye çizilmiş, yazılmış şeyler değil. Yazarlık, çizerlik derdiyle değil, hakikate vesile olmak derdiyle ortaya çıkmış çizgiler. Bu çizgilerin ruhu ve anlamı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca etik ve estetik boyutunu da görüyoruz. Hasan Aycın ustamızın masalları da var. Beş tane masalı, romanları, anlatıları var. Bunların eşsiz değerde olduğuna, insanlığa huzur getireceğine inanıyorum. Hasan Aycın hocamızın üzerinden yayılan bu hakikatin, bu ruhun bütün dünyaya yayılmasını ve iyiliğin hakim olmasını niyaz ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/feed/ 0