Çırak – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 18 Apr 2024 22:09:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yozgat’ta Terzilik Mesleği Tehlikede https://www.haber60.com.tr/yozgatta-terzilik-meslegi-tehlikede/ https://www.haber60.com.tr/yozgatta-terzilik-meslegi-tehlikede/#respond Thu, 18 Apr 2024 22:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28127

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat’ta 71 yıldır terzilik yapan 82 yaşındaki Yaşar Özayan, çırak bulamadıklarını, mesleğin yok olmaya başladığını belirterek “Terzilik mesleği öyle tek kişiyle yapılacak bir meslek değil. Mutlaka yardımcı şart, tek kişiyle çok ağır oluyor” dedi.

Yozgat il genelinde bir zamanlar gözde meslekler arasında yer alan terzilik, hazır giyim karşısında ayakta kalabilmenin mücadelesini veriyor. Çırak bulamadığı için kalfa yetiştiremeyen terziler, kendilerinden sonraki nesillere mesleği öğretememenin huzursuzluğunu yaşıyor. 82 yaşındaki Yaşar Özayan, Yozgat’ta yaklaşık 71 yıldır terzilik mesleğini aynı heyecanla yürütmeye çalışıyor. Terziliğin son yıllarda yok olmaya yüz tutmuş, çırak ve usta yetiştiremeyen bir meslek haline geldiğine dikkat çeken Özayan, kendilerinden sonra mesleği yapabilecek çırak bulamadıklarını anlattı.

71 YILDIR ELİNDEN İĞNE İPLİK DÜŞMÜYOR

İlkokulu bitirdikten sonra bir ay demirci ustası yanında çıraklık yapan, daha sonra da babası tarafından terzi Osman Şenyiğit’in yanına çırak olarak verilen Özayan, ilerlemiş yaşına rağmen mesleğini ilk günkü titizliğiyle sürdürüyor. Terzilik mesleğini çok sevdiğini dile getiren Özayan, şöyle konuştu:

“1953 yılında terzi çırağı olaraktan girdim, 1961 yılının sonunda askere gittim. O güne kadar da hep terzi çıraklığı, kalfalığı yaptım, bir ustayla yetiştim, çok da seviyordum. Ustam da Yozgat’ın en eski terzilerinden biriydi. Büyük bürokratlardan müşterileri vardı. Çok da seviyordum, onlar da beni çok seviyorlardı, yaptığım işi severek yaptığım, başarılı olduğum için. 1961 yılının sonunda askere gittim. Askerde işin en garibidir terzilik yapmadım, bölükte yazıcıydım, çok beğenildik. Taburumuz da Kars’taydı. Orada bütün subaylar bana hep ‘kibar yazıcı’ diye hitap ederlerdi. Askerden terhis oldum geldim 1964 yılının birinci ayında, büyük yenilikler var. Arkadaşlarım dükkan açtı, ben açmadım. Düşük kemerler, İspanyol paçalar, üç düğme elbiseler, yanlardan yırtmaçlı, vücuda oturuyor. Ben dükkanı açmadım, 10 ay daha ustamın yanında çalıştım. Gelen müşteriler beni tanısınlar, hem yeniliklerin içerisine gireyim, aniden böyle içine düşmeyelim dedik. 10 ay sonra dükkan açtım. Bir ay kadar bir sendeleme yaptık. Ondan sonra devam ettim ama manifaturacılardan da bir tanesi beni çok destekledi. Arta kalan işlerini hep gönderirdi bana. Ondan sonra da işte terziliğimizi ilerlettik. Beğenildik, bütün bürokratlar ustamın olduğu müşteriler gibi bana gelmeye başladı.”

“SANAT EMEK VERDİKÇE PARA DA GELİR, MADDİYAT DA GELİR”

Eskiden çırağı köyden getirirler, eti senin kemiği benim derlerdi. Sanatı illaki iyisini öğrensin derlerdi. Benim yanımda 7-8 kişi çalışırdı, onlarla beraber arkadaşça çalışırdık, gecenin geç vakitlerine kadar, diğer günlerde de aynı. Çocukları yetiştirdim, çok gelen oldu da içlerinden 12 tanesi yetişti, usta oldu. Çokları da sanatı bıraktılar. Biz devam ettirdik, ettiriyoruz, çok da seviyorum. 2012 yılında ‘yılın ahisi’ seçildim, beni aday göstermişler. Eskiden Kırşehir’deydi sonradan Yozgat’tan ilk olarak beni aday gösterdiler. Jürimiz çok büyüktü. Vilayetten, ticaret müdürlüğünden, ticaret odasından, esnaflar birliğinden büyük bir jüri huzurunda bize cübbeyi giydirdiler. Yılın ahisi seçildik, çok onurlandım. Sanata kıymet vermiyorlar. Sanatımız çok güzeldir. Sanat emek verdikçe para da gelir, maddiyat da gelir. Şimdi hazır elbiseler çıktı. Hazırın yanı sıra da siparişler de geliyor. Ben şu yaşa gelmişim hala daha sipariş de geliyor. Müşterilerim dışarıdan da içeriden de geliyor. Geliyorlar yapıyorum ve beğeniliyor da. Fakat şimdi bizim terzilik mesleği öyle tek kişiyle yapılacak bir meslek değil. Mutlaka yardımcı şart, tek kişiyle çok ağır oluyor. Bugüne kadar da devam ettirdik, geldik. Ama her şeyden önce sanat, müşteriye hitap, bu en başta gelir. Müşteriye hitap etmesinde başarılı olacaksın. Çünkü gelen müşterilerin hepsi de üst düzeyde olduğu zaman sen de kabiliyetliysen sanatın en güzelini öğrendiğin gibi kelimelerin de en güzelini öğrenirsin. Bilgin de artar müşterilerinle muhatap olursun, beğenilirsin, sevilirsin. Yani en başta gelen şey; hem sanat hem kabiliyet hem konuşma.”

]]> https://www.haber60.com.tr/yozgatta-terzilik-meslegi-tehlikede/feed/ 0 Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm https://www.haber60.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/ https://www.haber60.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:12:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10056 Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm

İzmir’deki sanayilerde çırak krizi

Çırak bulamayan esnaf açığı kendi çocuğunu yetiştirerek kapatmaya çalışıyor

İZMİR – İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şuanda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şuanda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/feed/ 0
İzmir’de Sanayi Esnafı Çırak Bulamamaktan Şikayetçi https://www.haber60.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/#respond Tue, 20 Feb 2024 08:21:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10025 İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şu anda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şu anda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/feed/ 0
Eskişehir’de Motor Ustaları Çırak Sorununa Dikkat Çekti https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:15:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6416 Eskişehir’de sanayiye çırak gelmemesi nedeniyle usta yetişmediğini söyleyen motor ustaları, meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin verilmesini istedi.

Sanayi işletmeleri son dönemlerde çırak ve usta bulmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Gençlerin sanayiye karşı ilgisizliği nedeniyle piyasada yetiştirecek çırak olmamasından yakınan ustalar, bugünlerde yetişen çırak sayısının azalması nedeniyle ilerleyen dönemlerde usta sayısının azalmasından endişe ediyor. Çırak olmadığı için bütün iş yükünü kendi başına üstelenen sanayiciler, gelen çıraklara ise meslek öğrenmeyi amaçlamadıkları ve sadece para kazanmak istediklerini öne sürerek tepki gösterdi. Ailelerin de sanayiye karşı olumsuz bir bakış açısı olması nedeniyle eski çırak kültürünün kalmadığından bahseden ustalar çırağın çekirdekten yetiştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin gösterilmesini istedi.

“Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam kalmadı”

Sanayici Doğan Türkmenci, yetiştirecek çırak bulamamaları nedeniyle bulundukları durumdan şikayetçi olduklarını belirtti. Gelen çırakların da 1-2 gün burada çalışıp, mesleği öğrenemeden bıraktığını dile getiren Türkmenci, “Eskisi gibi değil. Çekirdekten yetiştirme kalmadı. Çırakların bu işleri öğrenmesi için sanayide çalışması lazım. Yetiştiremediğimiz zaman biz kendimiz çalışmak zorundayız. Çıraklığı yap, ustalığı yap, adamın arabasının parçasını getir. Hepsine git gel yapıyoruz. Biz bu konuda çok sıkıntıdayız. ya bu okulları komple bitirecekler, ya da ilkokuldan veya ortaokul bitirenler bu çıraklığa başlayacak. İşi öğrenecekler ya da bu işler bitecek. 16 yaşındaki adam bu işi öğrenmiyor. Geliyor, senin yanına anca takımı getiriyor. Parasını alıyor, işine bakıyor. Sonra da çekip gidiyor ve böyle kalıyor. Ben 20-25 senedir bu işle uğraşıyorum, yanımda çırak yetiştiremiyorum. Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam da kalmadı” dedi.

“Çırak yok ki usta yetişsin”

Motorcu İsmail Ünlüce, çırak sorunun sanayinin en büyük sorunlarından birisi olduğunu söyledi. Gelen çırakların okuldan olduğunu, onların da çok durmadığını ifade eden Ünlüce, “Zaten onların çalışma gibi bir amaçları yok. Bu sene ben meslek lisesinden 4 defa çırak aldım ama çocuklar çalışmıyor, devamsızlıkları çok oluyor. Eskiden bir kültür vardı, çıraklar alt yapıdan yetişiyordu. Şu anda artık çırak olayı da kalmadı. Gelen çocuklar çalışmıyor. Çırak yok ki usta yetişsin. Çıraklar gelmiyorlar, çalışmıyorlar. Yazın geliyorlar. Aslında yaz dönemlerinde 3 aylık tatilde ya da ara tatillerde gelenler vardı, artık onlar da gelmiyorlar. O çırak kültürü kalmadı” şeklinde konuştu.

“Gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı”

Sanayideki çoğu kişinin aksine çırak sıkıntısı yaşamayan usta Ahmet Çelikel ise meslek liselerine gereken önemin verilmediğinden bahsederek şu şekilde konuştu:

“Komşu esnaflardan duyduğumuz kadarıyla bir çırak sıkıntısı mevcut. Yani okullarda yetişen eleman az. Anladığımız, duyduğumuz kadarıyla okullardaki eğitim seviyesi biraz düşükmüş. Yani tam bir eğitim alamıyorlar. Meslek liselerine eskisi gibi önem verilmiyor, stajyer öğrenci gelmiyor. Ondan dolayı böyle bir sıkıntı yaşanıyor. Bir de yeni nesil gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı. Gelecek yıllarda usta da bulunmayacak. Yavaş yavaş bu şekilde problemler doğacak. Biz dışarıdan bir eleman aldık, onu çıraklık okuluna kaydettirdik ve oradan eğitimini devam ettiriyor. Haftada 1 gün eğitime gidiyor, onun haricinde bizim burada duruyor ve kendimiz eğitimini veriyoruz. Zaten insanlar artık kolay para kazanma peşindeler. Yani kimse buradaki soğuğu çekerek çalışmak istemiyor. Bunu aileler de istemiyor. Bundan dolayı da kimse sanayiyi tercih etmiyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/feed/ 0
Kocaeli’de Yorgancılık Mesleği Tehlikede https://www.haber60.com.tr/kocaelide-yorgancilik-meslegi-tehlikede/ https://www.haber60.com.tr/kocaelide-yorgancilik-meslegi-tehlikede/#respond Sat, 20 Jan 2024 08:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4293 Kocaeli’de yaşayan Servet Yılmaz çocuk yaşta babasının yanında başladığı yorgancılık mesleğini 53 yıldır özveriyle sürdürüyor. Unutulmaya yüz tutan mesleğin son temsilcilerinden Yılmaz, çırak yetişmemesi sebebiyle mesleğin bitme noktasına geldiği söyledi.

Asıl mesleği oto elektrikçi olan Servet Yılmaz, 14 yaşında çırak olarak babasının yönlendirmesiyle yorgancılık mesleğine ilk adımını attı. 53 yıldır iğne ipliği elinden düşürmeyen Yılmaz, zamanla mesleğinde kendisini geliştirerek usta oldu. Unutulmaya yüz tutmuş mesleğin kentteki son temsilcilerden Yılmaz, birçok genç kızın çeyizlik yorganını da dikti. Zamanla el yapımı yorganlara rağbetin azaldığını söyleyen Yılmaz, çırak yetişmemesi sebebiyle yorgancılığın bitme noktasına geldiğini söyledi. Çift kişilik yorganı 5 saatte dikebildiğini söyleyen Yılmaz, yün yorgan fiyatının bin 200 – bin 500 TL, orlon yorganın bin TL, ipek yorgan ise 3 ila 5 bin TL arasında değiştiğini belirtti.

“14 yaşından beri bu mesleği yapıyorum”

Yorgancılığın zor bir meslek olduğunu söyleyen 66 yaşındaki Servet Yılmaz, “1970 yılında mesleğe başladım 53 yıldır yapıyorum. Babamın yanında çırak olarak başladım benim mesleğim aslında oto elektrikçiydi fakat babam beni yanına aldı. Uzun bir süre babamla beraber çalıştım sonra kalfa olarak çalıştım. 14 yaşından beri bu mesleği yapıyorum. Meslekte geriden yetişen yok, bu sebeple mesleği yapacak eleman kalmadı. Bizim yaşlarımızda birkaç kişi var, bizlerde fazla sürmez bırakırız. Makine çıkınca bizim mesleğimiz yavaş yavaş erimeye başladı. Hepsi fabrikasyon ve hazır o yüzden rekabet edemiyoruz” dedi.

“İğne ile kuyu kazıyoruz”

Yorgan fiyatlarının üretildiği materyale göre değiştiğini belirten Yılmaz, “Öğrenmek dikmek o kadar kolay değil, iğne ile kuyu kazıyoruz. Bunu hazırlıyorsun pamuk makinesinde yününü tarıyorsun, yorganın içine koyup ağızını dikip sopalıyorsun. Dikim aşamasına getiriyorsun. Sonra oturup kucağınıza alıp ufacık iğneyle dikmeye başlıyorsun. Terziyle bizimki hemen hemen aynı şey. Makineye koyduğun zaman yorulmazsın 5 dakikaya dikersin ama ben sabah başlıyorum akşam bitiriyorum. Sabah saat 09.00’da başladım 14.00’da bitti. Yorganlar piyasasına göre değişiyor yün yorgan bin 200 – bin 500 arası, orlon yorganı bin TL civarında, ipek yorganı olursa daha pahalı fakat ona rağbet olmadığı için yapmıyoruz. Müşteri isterse yapıyoruz onlarda 3 ila 5 bin TL’yi buluyor” diye konuştu.

“Çırak yetişmiyor”

Mesleğin bitme noktasına geldiğini ifade eden Yılmaz, “Kimse çocuğunu vermiyor, ‘yorgancı olarak şunu yetiştir’ diyen yok. Çırak yetişmiyor çoğu kişi çırak olmadığı için dükkanını kapadı. Bizim gibi kalfalar da zaman geçtikçe yaşlanıyoruz yetişen de olmayınca meslek bitmek üzere. Yorgan makinesi çıktı ben günde 1 tane dikiyorum o günde 10 -15 tane dikiyor” şeklinde konuştu.

“Yün ve pamuk her şey için birebir”

Yün ve pamuk yorganın sağlık için birebir olduğuna da değinen Servet Yılmaz, “Ötekiler naylon pet şişelerden üretiliyor. Yün yorgan öyle değil adam koyununu kırpıyor, yıkıyor, kurutuyor getiriyor yorgancıya ‘bana bir yorgan yap’ diyor. Yün ve pamuk yorgan en sağlıklısı, örtünürsün de altına koyup yatarsın da. Benim çoğu arkadaşımın boynu ağrıyordu onlara yastık yaptım ağrısı kalmadı. Yatak istedi yün yatak yaptım bel ağrısı kalmadı. ‘Sabah sağlıklı olarak kalkıyorum’ diyor. Yün ve pamuk her şey için birebir” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kocaelide-yorgancilik-meslegi-tehlikede/feed/ 0