BURSA’da sosyal medyadan tanıştığı Firuz Naobi’nin (20) evine giden E.T. (16) isimli genç kız, kabusu yaşadı. Uyumak için girdiği odada elleri ve ayakları tutularak, etkisiz hale getirilen ve gece boyunca Firuz Naobi ve 3 arkadaşının cinsel istismarda bulunduğu E.T., mahallede tanınmaması için erkek kıyafeti giydirilip, 200 lira verilerek evine gönderildi. Şikayet sonrası yakalanıp, tutuklanan 4 sanığın yargılandığı davada mütalaa veren savcı, ‘Çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ suçlarından 20’şer yıla kadar hapis cezası istedi.
Bursa’da yaşayan E.T., sosyal medyadan tanışıp, arkadaş olduğu Firuz Naobi ile 2023 Kasım ayında buluştu. E.T. birlikte gezip yemek yedikten sonra daveti üzerine Naobi’nin, Naser Ahmed Azizi (37), Samet Ali Nazeri (21) ve Sufi Pivani (21) ile birlikte kaldığı Kestel ilçesindeki evine gitti. Bu kişilerle bir süre sohbet eden genç kız, iddiaya göre uyumak için gittiği odada, Firuz Naobi ve 3 arkadaşının cinsel istismarına uğradı. E.T.’yi elleri ve ayaklarından tutarak etkisiz hale getiren şüpheliler, genç kıza, ağlayıp yalvarmasına rağmen gece boyunca defalarca cinsel istismarda bulundu. Şüphelilerin, “Yaşadıklarını anlatırsan sana daha kötüsünü yaparız” diyerek tanınmaması için erkek kıyafeti giydirip, 200 lira vererek evine gönderdikleri E.T., yaşadıklarını ailesine anlattı. Ailenin şikayeti sonrası gözaltına alınan 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklandı.
‘AKLIMDA KÖTÜ BİR ŞEY GEÇMEDİ’
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonunda tutuklu 4 sanık hakkında Bursa 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmada pedagog eşliğinde ifade veren E.T. yaşadıklarını anlattı:
“Geçtiğimiz ekim ayında sosyal medyada Firuz ile tanıştık. Kasım ayında buluşmaya karar verdik. O gün birlikte gezip, yemek yedik. Daha sonra beni evine davet etti. Ben de gittim. Burada, bana hiç bahsetmediği 3 arkadaşı vardı. Aklımdan kötü bir şey geçmedi. Sohbet ettikten sonra, kendimi kötü hissettiğim için odaya çekildim. Bu sırada içeri giren Firuz ve 3 arkadaşı, ellerimi ve kollarını bir anda tutup, beni yatağa uzattılar. Yalvarmama rağmen gece boyunca bana cinsel istismarda bulundular. En fazla istismarı erkek arkadaşım yaptı. Sabah ise beni tehdit edip, bir miktar para vererek evlerinden gönderdiler. Onlardan şikayetçiyim.”
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Tutuklu sanıklardan Naser Ahmed Azizi, E.T. ile Firuz ve Samet isimli arkadaşlarının isteği ile ilişkiye girdiğini söylerken, Firuz Naobi suçlamaları kabul etmeyip, gece boyunca evlerinde kalan E.T.’yi sabah gönderirken tanınmaması için kendisine erkek kıyafeti giydirip, 200 lira verdiğini belirtti. Sufi Pivani’nin avukatı Münevver Bilir de müvekkilinin olay tarihinde evde olmadığını söyleyerek, “HTS kayıtları incelendi. Mağdurun olay tarihini net olarak hatırlayamaması ve bu durumda ‘Şüpheden sanık yararlanması’ ilkesi üzerine saldırıda bulunanlar arasında müvekkilimin olmadığını belirtirim” dedi.
SAVCI, 20’ŞER YILA KADAR HAPİS İSTEDİ
Bursa 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ikinci duruşmada mütalaa veren Cumhuriyet savcısı, sanıkların, ‘Çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ suçlarından 20’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Duruşmayı karar için erteleyen mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.
]]>Cinsel saldırı suçlarının cezası en üst düzeye çıkarılırken internet üzerinde 16 yaşından küçük çocuklara cinsel amaçlı sohbet de cezalandırılacak.
Yasanın uygulanması için 25 bin polis ve 250 savcı özel olarak eğitildi.
Hollanda Senatosu tarafından Mart ayında onaylanan yeni Cinsel Suçlar Yasası, bugünden itibaren yürürlüğe girdi.
Yasa, cinsel taciz olaylarına karşı dünya çapında gerçekleştirilen #metoo kampanyalarının ardından hazırlandı.
Hollanda hükümeti, taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi ve Avrupa Birliği (AB) düzenlemelerine uyum sağlamak ve çoğu zaman sonuçsuz kalan cinsel istismarı önlemek için Cinsel Suçlar Yasası’nı hazırladı.
Yeni yasa ile İstanbul Sözleşmesi’nde altı çizilen, “karşılıklı rıza olmadan yapılan cinsel eylemlerin ağır şekilde cezalandırılması” ilkesi hayata geçirildi.
Cinsel şiddet ve kabul edilemez davranışlardan doğan mağduriyetleri daha iyi korumayı amaçlayan yasa kapsamında, her türlü rıza dışı cinsel ilişki tecavüz sayılacak.
Tecavüz mağdurları, rızasız cinsel ilişkinin şiddet ve tehdit yoluyla gerçekleştiğini kanıtlama yükümlülüğünden muaf tutulacak.
Yasa uyarınca bir kişi, birlikte olduğu kişinin seks istemediğine dair beyanı ya da davranışına rağmen cinsel ilişkiye devam ederse cezalandırılacak.
Cezalar artırıldı
Yeni yasa ile tecavüz ve cinsel taciz suçlarında uygulanan cezalar önemli ölçüde artırıldı.
Cinsel taciz suçlarında 2 ile 8 yıl; tecavüz suçlarında ise 4 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları uygulanacak.
Karmaşık cinsel suçlarda, vücuttaki izler, kamera görüntüleri veya kısa mesaj gibi destekleyici kanıtlar istenmeye devam edilecek.
Tecavüz suçlarında zaman aşımı olmayacak. Cinsel saldırı ve taciz mağdurlarının şikayette bulunması kolaylaştırılacak.
Mağdurlar, herhangi bir karakol ya da “0900-8844” numaralı hattı arayarak şikayette bulanabilecek. Cinsel Şiddet Merkezi’ne ait “0800-0188” numaralı hat aracılığıyla mağdurlara 24 saat destek sağlanacak.
Merkez tarafından cinsel şiddet mağdurlarına sürekli psikolojik ve tıbbi destek veriliyor.
Sokakta ve alışverişte takip de suç
Yeni yasaya göre, internet üzerinden 16 yaşından küçük çocuklarla cinsel amaçlı sohbet ve her türlü yaklaşım da suç sayılacak.
Zihinsel engelli veya psikolojik bozukluğu olan 16 – 17 yaşındaki çocukları hedef alan cinsel içerikli sohbet, kısa mesaj veya elektronik postalar da suç kapsamına alındı.
Cinsel Suçlar Yasası, sokaktaki ve sosyal medyadaki her türlü cinsel tacizi suç kapsamına alıyor.
Sokakta ya da alışverişte takip, fiziksel temas ya da müstehcen yorumlar ile sosyal medya üzerinden taciz de yeni yasa kapsamında cezaya tabi olacak.
Yasa yürürlüğe girmeden önce Hollanda’da 25 bin polis memuru ile 250 savcıya cinsel suçlar konusunda özel eğitim verildi.
Polise göre yeni yasa, eşit ve gönüllü cinsel etkileşimlere yol açacak bir davranış değişikliğini hedefliyor.
Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanı Dilan Yeşilgöz, yasanın amacını şu sözlerle açıkladı:
“Bu yasayla net bir standart belirliyoruz; seks her zaman isteğe bağlı ve eşit olmalıdır. Bir kişi, diğer kişinin istemediğini ama yine de devam ettiğini biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa suç işlemiş demektir.”
]]>Anne S. ile çocukları K. N. ve Y. E., alışveriş için bir mağazaya girdi. Y. E., kıyafetleri denemek için soyunma kabinine girdiğinde, kardeşi ve annesi dışarıda bekleyerek çocuğun denemesi için kıyafet getirdi. O sırada kabindeki Y.E., başka bir kabinde perdesi aralık şekilde cinsel organıyla oynayan Firouzian’ı fark etti.
CİNSEL ORGANIYLA OYNAYARAK ÇOCUĞU YANINA ÇAĞIRDI
Halk Akademi’den Çiğdem Tosun’un haberine göre, Firouzian, çocuğa eliyle “Gel” şeklinde işaret etti. Korkuyla kabin alanından çıkıp tekrar geri gelen çocuk, Firouzian’ın yine cinsel organıyla oynadığını gördü. Bu sırada Firouzian çocuğa “Gel” işareti yapmaya devam ederek kabine çağırdı. Neye uğradığını şaşıran çocuk ise olayı hemen annesine anlattı.
ÇIĞLIK ATARAK GÜVENLİKLERİ ÇAĞIRDI
Anne, kabin alanına giderek aralık perdeden cinsel organıyla oynamaya devam eden Firouzian’ı görünce çığlık atarak reyon görevlileri ve güvenlikleri çağırdı. Mağaza görevlileri olay yerine geldiklerinde, kabin perdesinin kapalı olduğunu ve şüphelinin üzerinde ya da denediği kıyafetlerde herhangi bir anormallik görülmediğini söyledi.
“KIYAFETLERDE ISLAKLIK BULUNMASI ŞART DEĞİL”
İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde savunması alınan Firouzian, suçlamaları kabul etmedi. Mağaza çalışanları da, mağdur çocuğun ve annesinin verdiği ifade doğrultusunda olayı anlattı. Mahkeme, taciz eyleminin meydana gelmesi için olay yerinde ya da sanığın giymiş olduğu kıyafetlerin üzerinde herhangi bir ıslaklık bulunmasının şart olmadığına kanaat getirdi. Tanıkların ifadeleri ve tutarlı beyanları sonrasında suçun anlatıldığı şekilde işlendiği kabul edildi.
CEZADA ARTIRIM YAPILARAK 2 YIL 6 AY HAPSE MAHKUM EDİLDİ
Geçtiğimiz 16 Nisan’da görülen duruşmada İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık Firouzian’ın; K. N.’nin izlemesini isteyerek cinsel organıyla oynamasının cinsel taciz suçunu oluşturduğuna, mağdurun 18 yaşını doldurmaması gerekçesiyle de eylemin çocuğa karşı cinsel taciz suçunun kapsamında değerlendirilmesine karar verdi.
Eylemin, kamusal alanda teşhir suretiyle işlendiği de göz önünde bulunduruldu ve cezada artırım yapıldı. Firouzian’a verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine karar verildi.
“İŞ İNSANI VE SUÇA MEYİLLİ DEĞİL”
Sanık Firouzian, avukatı aracılığıyla karara itiraz etti. Avukat, itirazda Firouzian’ın İran vatandaşı olduğunu, annesinin kanser tedavisi amacıyla Türkiye’de bulunduğunu belirtti. Sanığın bir iş insanı olduğunu vurgulayıp “Suça meyilli işsiz güçsüz takımına mensup olmadığı” ifade edildi.
TÜRKÇE BİLMEDİĞİ İÇİN “PERDEYİ ÖRT” İŞARETİ YAPMIŞ
İtiraz dilekçesinde olayın Firouzian’ın kabinde pantolon denediği sırada perdenin dışardan açıldığı ve Firouzian’ın da Türkçe bilmediği için perdeyi örtmesi konusunda mağdura işarette bulunduğu şeklinde meydana geldiği vurgulandı. Firouzian’ın pantolonları denediği süre boyunca iç çamaşırını hiç çıkartmadığının altı çizildi.
]]>HATAY’da G.S. (17) adlı kız çocuğu, sosyal medya üzerinden yayımladığı videoyla çalıştığı kuaförün sahibi M.A.’nın cinsel istismarına uğradığını öne sürdü. Delilleri olduğunu, şikayette bulunduklarını ancak şüphelinin serbest kaldığını belirten G.S.’nin çağrıları üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Müdahillik talebinde bulunduğumuz dava sürecini titizlikle takip edeceğiz” denildi.
Hatay’da çalıştığı kuaförün sahibi M.A.’nın cinsel istismarına uğradığını öne süren kız çocuğu G.S., çektiği vidoyla yardım istedi. 6 Şubat depremlerinde Hatay’da enkaz altında kaldığını ifade eden, depremden 10 gün önce de kalp ameliyatı olduğunu söyleyen G.S., “Depremden sonra toparlanabilmem için bir kuaförde çalışmaya başladım. Kuaförün sahibi tarafından cinsel istismara uğradım. Aileme bu durumdan bahsedemedim çünkü ‘Eğer ailene anlatırsan sana daha kötülerini yaparım ve aileni öldürürüm’ tehditlerinde bulundu. Ne yapacağımı bilemedim, bir süre sustum. Ama artık dayanamayıp aileme anlattım” dedi.
‘SESİMİ DUYUN İSTİYORUM’
Babasının 13 yıldır cezaevinde, ağabeyinin engelli, annesinin hasta olduğunu belirten kız çocuğu, “Ben ayakta durmaya çalışıyorum. Ama artık yapamıyorum. Sesimi duyun istiyorum. Umarım bu video ses getirebilir. Delillerim vardı, gidip şikayette bulunduk ama adam hala elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşıyor. Ben dışarıya çıkmaya korkuyorum. Arkadaşlarımdan iftira alıyorum sırf o adam dışarıda gezdiği için. Ben artık dayanamıyorum. 17 yaşında hak etmediğim şeyler yaşadım. Benim için de ‘Rızası var’ demiş. Benim rızam yoktu. Kuaförde hiç kimse olmadan bir köşeye sıkıştırıp cinsel istismarda bulundu. Hiçbir şey yapamadım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok korkuyorum. Ailemize onun yüzünden 3 kişi geldi silahlarıyla. Herkes şantaj yaptığımızı zannediyor, iftiralar atılıyor. Ben bu iftiralara maruz kalmaktan artık çok sıkıldım. Gerçekten yapamıyorum, dayanamıyorum artık. Çok çaresizim. Adam niye hala dışarıda, onu anlamıyorum. Başka kızların da canı yansın istemiyorum. Başka kızların da sesi olmaktan gurur duyuyorum. İnşallah hak ettiğini yaşar. Ben hak ettiğimi yaşamadım çünkü. Hak ettiğimi hiç yaşamadım ben. Çok sıkıldım. Elimden hiçbir şey gelmiyor. Bir aydır eve kapanmış durumdayım. Dayanamıyorum artık, olmuyor. Kaç kere ya kaç kere… Ben kasım ayından beri bu cinsel istismara maruz kalıyorum. Ama yok olmuyor” diye konuştu.
BAKANLIK: KARARA İTİRAZ EDİLDİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “16.05.2024 tarihinde olayın emniyet birimlerine intikal ettiği anda Hatay Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Aynı gün aile bireyleri ile yapılan görüşme neticesinde paylaşımlara konu olan çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında danışmanlık ve sağlık tedbir kararı talep edilmiş ve çocuk sosyal ekonomik destek hizmetimizden faydalandırılmaya başlanmıştır. Ayrıca olay günü itibarıyla aile bireylerinin her birine yönelik psikososyal destek süreci başlatılmıştır. Bakanlık avukatlarımızca, şüpheli şahıs hakkında verilen adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılama kararına itiraz edilmiştir. Bakanlık olarak müdahillik talebinde bulunduğumuz dava sürecini titizlikle takip edeceğiz” ifadelerine yer verildi.
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Bağcılar’da geçen yıl 11 yaşındaki kız çocuğunu iş yerinde istismar eden 60 yaşındaki sucu Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla yargılanmasına Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşma savcısı, mütalaasını açıkladı. Mahkeme duruşmayı 4 Haziran 2024 tarihine erteledi. Bir sonraki duruşmada karar verilmesi bekleniyor.
Geçen yıl mayıs ayında okuldan çıkan 11 yaşındaki M.Y.’yi aracıyla kendisine ait su dükkanına götürüp burada alıkoyan ve taciz eden Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirlendi. Dükkandaki ses yalıtımlı özel oda görüntülenirken Şenay’ın istismar görüntülerini kayda aldığı ortaya çıktı. Sanık hakkında hazırlanan iddianame, mahkemece kabul edildi. Metin Şenay, bugün hakim karşısına çıktı. Sadece vekaletnamesi olan avukatlar salona alındı. Koridorda kalan izleyiciler, “Çocuklar vatandır, vatanına sahip çık” şeklinde slogan attı. Sanık Diyarbkır Cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katıldı. Ayrıca iki mağdurun yakınları katıldı.
Duruşmada sanık Metin Şenay’ın ifadesi alındı. Ayrıca duruşmada mağdur çocuklarıdan birinin pedegog eşliğinde beyanları alındı. Mağdur annelerinden biri duruşmada sinir krizi geçirdiği öğrenildi. Anne salondan çıkarıldı.
Duruşma savcısı mütalaasını açıkladı.
Mahkeme heyeti sanığın tutukluluğuna devamına hükmederek duruşmayı 4 Haziran 2024 tarihine erteledi.
METİN ŞENAY HAKKINDA YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİ
İddianamede, şüpheli Metin Şenay’ın ilk mağdura yönelik işlediği “zincirleme olarak cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 10 yıl 6 aydan 36 yıl 9 aya kadar, “zincirleme şekilde 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 63 yıldan az olmayacak ceza ve “müstehcen yayınların üretilmesinde çocukları kullanmak” suçundan 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi. Metin Şenay’ın, eşinin yeğeni olan iki mağdur çocuğa yönelik 2019-2023 yılları arasında işlediği, “zincirleme olarak cebir veya hile kullanarak çocuğa cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ayrı ayrı 18 yıl 4 aydan 62 yıl 1 aya kadar, “zincirleme olarak üçüncü derece kayın hısımlığı bulunan 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan ayrıca 63 yıldan az olmayacak bir ceza ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da ayrı ayrı 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.
Sanık Şenay’ın son mağdur çocuğa karşı 24-25 Mayıs 2023 tarihinde işlediği “cebir, tehdit veya hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 6 yıldan 21 yıla kadar, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 27 yıldan az olmamak üzere ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi istendi. Şüphelinin ayrıca “çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolamak ve bulundurmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi de istendi.
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Bağcılar’da geçen yıl 11 yaşındaki kız çocuğunu iş yerinde istismar eden 60 yaşındaki sucu Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla yargılanmasına Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşma öncesinde açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, sanık hakkında 15 yıl önce aynı suçtan şikayet olduğunu, ancak delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verildiğini anımsatarak, “Birçok çocuk istismarının delil yetersizliğinden üstü kapatılıyor. Yetersiz olan delil değil, yetersiz olan bu ülkedeki adalettir” dedi.
Geçen yıl mayıs ayında okuldan çıkan 11 yaşındaki M.Y.’yi aracıyla kendisine ait su dükkanına götürüp burada alıkoyan ve taciz eden Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirlendi. Dükkandaki ses yalıtımlı özel oda görüntülenirken Şenay’ın istismar görüntülerini kayda aldığı ortaya çıktı. Sanık hakkında hazırlanan iddianame, mahkemece kabul edildi. Metin Şenay, bugün hakim karşısına çıktı. Sadece vekaletnamesi olan avukatlar salona alındı. Koridorda kalan izleyiciler, “Çocuklar vatandır, vatanına sahip çık” şeklinde slogan attı. Sanık SEGBİS sistemiyle duruşmaya katıldı.
“BU ÜLKEDE YETERSİZ OLAN DELİLLER DEĞİL, ADALETTİR”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim duruşma öncesinde adliye önünde yaptığı açıklamada, sanığın 2009’da da aynı suçtan “delil yetersizliği” nedeniyle hakkında beraat kararı verildiğini belirterek, şunları söyledi:
“Çocuk istismarını aklatmamak üzere buradayız. Yıllarca süren bu istismarda kimlerin payı varsa, kimlerin ihmali varsa birer birer yargılanması için elimizden geleni yapacağız. Bir kişi onlarca çocuğu istismar ediyor. 2009 yılında 12 yıl ceza alıyor. Sonra Yargıtay bir karar veriyor, ‘Yetersiz ve soyut deliller olduğu için beraatına’ diyor. Yani hiçbir ceza almadan elini kolunu sallayarak küçücük odada, küçücük çocukları istismar etmeye devam ediyor. 15 yıl olmuş. Çocuk istismarını önlemek mümkün. Lanzorete Sözleşmesi uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir. Çocuk Koruma Kanunu’nu etkin uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir. Her okulda risk tarama formu uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir, daha erken farkedilebilir. Genelde ‘Çocuk susar, sen susma’ derler. Biz tam tersini söylüyoruz. Çocuk anlatır bir şekilde. Siz gözlerinizi ve kulaklarınızı kapatmayın yeter ki siz yetkililer sessiz kalmayın yeter ki. Birçok çocuk istismarının delil yetersizliğinden üstü kapatılıyor. Yetersiz olan delil değil, yetersiz olan bu ülkedeki adalettir. Bu ülkedeki yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmemeleridir. 2009’da ceza almış olan biri 15 yıl oldu 2024 tekrar yargılanacak Metin Şenay. Bu davanın takipçisi olacağız”
METİN ŞENAY HAKKINDA YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİ
İddianamede, şüpheli Metin Şenay’ın ilk mağdura yönelik işlediği “zincirleme olarak cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 10 yıl 6 aydan 36 yıl 9 aya kadar, “zincirleme şekilde 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 63 yıldan az olmayacak ceza ve “müstehcen yayınların üretilmesinde çocukları kullanmak” suçundan 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi. Metin Şenay’ın, eşinin yeğeni olan iki mağdur çocuğa yönelik 2019-2023 yılları arasında işlediği, “zincirleme olarak cebir veya hile kullanarak çocuğa cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ayrı ayrı 18 yıl 4 aydan 62 yıl 1 aya kadar, “zincirleme olarak üçüncü derece kayın hısımlığı bulunan 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan ayrıca 63 yıldan az olmayacak bir ceza ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da ayrı ayrı 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.
Sanık Şenay’ın son mağdur çocuğa karşı 24-25 Mayıs 2023 tarihinde işlediği “cebir, tehdit veya hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 6 yıldan 21 yıla kadar, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 27 yıldan az olmamak üzere ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi istendi. Şüphelinin ayrıca “çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolamak ve bulundurmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi de istendi.
]]>İstanbul Bağcılar’da geçen yıl 11 yaşındaki kız çocuğunu işyerinde istismar eden sucu Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirlendi. 60 yaşındaki sanık hakkında hazırlanan iddianamede yüzlerce yıl hapis cezası istendi.
24 Mayıs 2023 günü okuldan çıkan 11 yaşındaki M.Y.’yi aracıyla kendisine ait su dükkanına götürüp burada alıkoyan ve taciz eden Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu tespit edildi. Dükkandaki ses yalıtımlı özel oda görüntülenirken Şenay’ın istismar görüntülerini kayda aldığı öğrenildi. 60 yaşındaki sanık hakkında hazırlanan iddianamede görevli mahkemece kabul edildi. Metin Şenay 7 Mayıs’ta hakim karşısına çıkacak.
ÇOCUKLARI, “SANA ÇOK ACI VERİRİM, GEREKİRSE ÖLDÜRÜRÜM” DİYEREK TEHDİT ETMİŞ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, “Metin Su” isimli işyeri sahibi Metin Şenay’ın yıllardır aynı yerde su dağıtımı yaptığı ve bu nedenle yaşı küçük çocuklar tarafından da tanındığı belirtildi. 24 Mayıs 2023 günü mağdur çocuğun okuldan çıkıp evine dönmesi gerekirken dönmemesi üzerine ailenin kolluk kuvvetlerine ihbar ettiği ve kemara kayıtları incelendiğinde mağdur çocuğu Metin Şenay’ın aracına bindirdiği tespit edildiği ve Şenay’ın işyerine gelen ekiplerin incelemelerde şüphelinin gece 3 sıralarında işyerinden çıkarak tedirgin davranışlar sergilediği aktarıldı. Bunun üzerine polis ekipleri Şenay’a müdahale ettiği, şüphelinin çocukla ilgili sorulara cevap vermediği belirtildi. Şenay’ın işyerine giren ekiplerin içerden çocuk sesi duyması üzerine işyerinde yatak odası olarak tarif edilen alanda gizli bir bölmede mağdur çocuğun kilitli ve ağlar vaziyette bulunduğu aktarıldı.
Mağdur çocuğun üzerinde ve duvarlarda kan lekeleri görülmesi üzerine çocuğun cinsel istismara maruz kaldığının anlaşıldığı ve şüpheli Şenay’ın duvara yapıştırmış olduğu, “Söz dinlemesi kesinlikle yapılacak, kesinlikle bağırma, konuşurken fısıltıyla konuş, sağa sola zarar verme, dükkana biri gelirse kesinlikle konuşma, ayrıca ben ne dersem yap. Sözümü dinlemezsen çok acı veririm ve çok döverim, gerekirse öldürürüm bence” şeklinde notlarının olduğu tespit edildiği aktarıldı. Bir mağdur çocuğa, “İlk önce senin kafana sıkarım, sonra kendi kafama sıkarım, gideriz bu hayattan” dediği diğer mağdur çocukları da ölümle tehdit ettiğinin anlaşıldığı belirtildi. Öte yandan iddianamede şüpheli Metin Şenay’ın telefonunda çok sayıda çocuk pornosu ve internet aramalarının olduğu belirlendiği anlatıldı.
METİN ŞENAY HAKKINDA YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİ
İddianamede şüpheli Şenay’ın ilk mağdura yönelik işlediği “Zincirleme olarak cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 10 yıl 6 aydan 36 yıl 9 aya kadar, “Zincirleme şekilde 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 63 yıldan az olmayacak ceza ve “Müstehcen yayınların üretilmesinde çocukları kullanmak” suçundan 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.
Metin Şenay’ın, eşinin yeğeni olan iki mağdur çocuğa yönelik 2019-2023 yılları arasında işlediği, “Zincirleme olarak cebir veya hile kullanarak çocuğa cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ayrı ayrı 18 yıl 4 aydan 62 yıl 1 aya kadar, “Zincirleme olarak üçüncü derece kayın hısımlığı bulunan 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan ayrıca 63 yıldan az olmayacak bir ceza ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da ayrı ayrı 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.
Sanık Şenay’ın son mağdur çocuğa karşı 24-25 Mayıs 2023 tarihinde işlediği “Cebir, tehdit veya hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 6 yıldan 21 yıla kadar, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 27 yıldan az olmamak üzere ve “Müstehcen yayınların üretminde çocukları kullanmak” suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi istendi.
Şüphelinin ayrıca kamuya karşı işlediği “Çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolamak ve bulundurmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi istendi.
]]>Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, Müslüme Yağal’ın 19 Kasım 2021’de ölü bulunmasına ilişkin tutuklanan büyükbabası H. Yağal, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşma salonunda, tutuksuz sanıklar anne S. Yağal, büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve taraf avukatları hazır bulundu.
Önceki savunmaların okunmasının ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
Savcı, Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan dosyada H. Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddini, bu saldırı sonucu doğduğu belirlenen kız çocuğu A.Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezanın kaldırılarak sanığın “çocuğun cinsel istismarı” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaada, H. Yağal hakkında Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından verilen beraat kararının bozularak, küçük kızın ölümüne ilişkin süreçte elde edilen belge ve bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması istendi.
“Suçluyu kayırmak”tan hakkında beraat kararı verilen anne S. Yağal’ın da üzerine atılı suçtan cezalandırılması mütalaada talep edildi.
Mahkeme heyeti, H. Yağal’ın Müslüme’ye karşı işlediği suçlardan verilen beraat kararlarının hukuka uygun bularak, istinaf başvurularının esastan reddine karar verdi.
H. Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen 28 yıl mahkumiyet kararı ile “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’a verilen beraat kararları da mahkeme heyetince hukuka uygun bulundu.
Heyet, H. Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan doğan kız çocuğu A. Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezasını kaldırdı. Eylemin işlendiği zaman, yer ve biçim ile meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığının göz önünde bulundurulduğunu açıklayan heyet, sanığı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ceza, suçun “alt soyuna karşı gerçeklemiş olması” ve “birden fazla kez zincirleme suretiyle işlendiği” gerekçeleriyle 17 yıl 12 aya çıkarıldı.
Böylece H. Yağal’ın toplam hapis cezası 45 yıl 12 aya yükseldi.
Olay ve dava süreci
Mersin’in Gülnar ilçesi Yanışlı Mahallesi kırsalında 10 Kasım 2021’de çadır kurdukları sırada 3 yaşındaki kızları Müslüme’nin kaybolduğunu belirten ailesi durumu ilgililere bildirmiş, çalışma başlatan ekipler 19 Kasım 2021’de ilçedeki kırsal alanda kayıp çocuğun cansız bedenini bulmuştu.
Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, çocuğun tutuklanan büyükbabası H. Yağal hakkında “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından, tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal için de “suçluyu kayırmak”tan hapis cezası istenmişti.
H. Yağal hakkında, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı”da bulunduğu, bu saldırı sonucunda gelininden doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediği iddiasıyla hazırlanan ek iddianame dava dosyasıyla birleştirilmişti.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, “suçluyu kayırmak”tan yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın beraatini, anne S. Yağal’ın ise cezalandırılmasını talep etmişti.
Yerel mahkeme kararı
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17 Ekim 2023’teki karar duruşmasında, büyükbaba H. Yağal’ın Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraatine hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, H. Yağal’ı, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırmış, ceza “akrabaya karşı” ve “birden fazla işlenmesi” dikkate alınarak 28 yıla çıkarılmıştı.
Tutuklu H. Yağal ayrıca, gelinine karşı “cinsel saldırı” sonucu doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı”ndan 3 yıl hapse mahkum edilmiş, suçun “kendi kızına” karşı işlenmesi gerekçesiyle ceza 5 yıl 7 ay 15 güne yükseltmişti.
Toplamda 33 yıl 7 ay 15 gün hapse çarptırılan H. Yağal’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın ise beraatine karar vermişti.
Duruşmada Adli Tıp Kurumu raporlarını açıklayan heyet, Müslüme’nin cinsel istismara uğradığına dair bulguya rastlanmadığını, küçük kızın kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini ve maktulün cansız bedeninin bulunduğu bölgeye tek başına çıkamayacağının göz önünde bulundurulduğunu bildirmişti.
]]>4 Temmuz Mahallesi 204. Cadde üzerinde yer alan 4 katlı binanın 4. katında 22 Nisan 2023’de meydana gelen olayda iddiaya göre Emre T. (30), ağabeyi Murat Can T’yi (32) uykuda bıçaklayarak öldürüp kaçtı. Evden yaklaşık 1 kilometre uzaklaşan Emre T., şüpheli tavırları ve elindeki bıçakla devriye gezen polis ekiplerinin dikkatini çekti. Kendisini durduran polis ekiplerine “Ağabeyimi öldürdüm” diyerek cinayeti itiraf eden Emre T. gözaltına alındı. Murat Can T.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Emre T’nın ağabeyinin boğazını ve cinsel organını kestiği ortaya çıktı.
“Savunma yapmayacağım”
Emre T’nin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “abiyi canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Emre T., avukatı ve babası N.T. katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Emre T., “Savunma yapmayacağım. Savcılıkta savunma yaptım. Savcılıkta söylediklerim, ağabeyimin bana yaptıklarının onda biri kadardır” dedi.
“İndirim almak için mücadele vermeyeceğim”
Mahkeme başkanının “Anlatmazsan durum senin aleyhine olur” sözleri üzerine sanık, “Bu saatten sonra benim için fark etmez. İndirim almak için mücadele vermeyeceğim. İnsan kardeşini taciz eder mi? Hep sustum. Ben küçükken yatakta pantolonumu indirdi. Beni arkamdan taciz edeceği sırada annem ağlama seslerine yanımıza geldi. Bize kızdı ve tekrar aynı yatağa yatırdı. Bu durumu şu ana kadar anlatamadım, hep sustum” diye konuştu.
“Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez”
Psikolojik tedavi görüp görmediği sorulan sanık Emre T., “Psikolojik tedavi görmüyorum. Beni sakinleştiren tek şey uyuşturucuydu. Cinsel olay bir tanedir ancak ağabeyimin beni dövdüğü, tehdit ettiği zamanlar da vardır. Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez. Olaydan bir gün önce babama maruz kaldığım cinsel olayı anlattım. O gece ailecek kaldığımız eve gitmedim. Olayları babama anlattığım sırada gömleğimi yırtmıştım, sabah üstümü değiştirmek için eve gittiğimde ağabeyim bana, ‘Babama ne anlattın şerefsiz’ dedi. Sonrasında yaşananları hatırlamıyorum. Sonrası aklıma parça parça geliyor ancak hatırlamak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
“Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi”
Mahkeme başkanın “Ağabeyinin cinsel organını kesmenin anlamı var mıydı?” sorusuna ise sanık, “Bilmiyorum, kontrol bende değildi. Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi” cevabını verdi.
“Şikayetçi değilim”
Olaya ilişkin dinlenen baba N.T. ise, “Olay gününe kadar oğullarım arasında birbirini öldürecek kadar husumet yoktu. Murat’ın Emre’yi dövdüğünü görmedim ancak tartışırken gördüm. Emre eve gelmediği için olaydan bir gece önce onu restorana götürdüm, birlikte alkol aldık. Emre bana, ‘Ağabeyim bana 9 yaşımda cinsel istismar teşebbüsünde bulundu’ dedi. Ben de ona, ’30 yaşına gelmişsin, neden şimdi söylüyorsun?’ dedim. Restorandan çıktıktan sonra Emre ile Murat’ı yüzleştirmek istedim ancak Emre eve gelmedi. Olay günü 08.30 gibi evden çıktım. Ben çıktıktan sonra eve Emre gelmiş ve olay yaşanmış. Olay yaşandığında evde kimse yoktu. Eşim annesindeydi, küçük oğlum da askerdeydi. Emre herhangi psikolojik tedavi görmedi. Murat ve Emre uyuşturucu madde kullanırdı. Şikayetçi değilim, diyecek bir şeyim yok. Karar sizin. Eşim olaydan 39 gün sonra rahmetli oldu” diye konuştu.
“Olay anında herhangi gürültü duymadım”
Tanık olarak dinlenen sanığın kuzeni H.T., “Aynı apartmanda ikamet ederiz. Sanık ve maktulün uyuşturucu içmelerine şahit olmadım. Emre ve Murat’ın ailemize karşı saygısızlıklarını görmedim. Kardeş arasında tartışmalarına şahit olmadım. Olay anında kendi evimdeydim, uyuyordum. Olay olduktan sonra aşağıya indim ve Murat’ın vefat ettiğini gördüm. Olay anında herhangi bir gürültü duymadım” şeklinde konuştu.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağabeyine karşı işlemiş olduğu “canavarca hisle eziyet çektirerek tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, avukatın talebi üzerine sanığın İstanbul İhtisas Dairesine sevkinin sağlanarak, ceza ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. – KOCAELİ
]]>Bu aynı zamanda seks sırasında çiftler arasında ortaya çıkan oldukça yararlı hormonlardan biri.
Seksin sağladığı fiziksel ve psikolojik faydalara dair bugüne kadar pek çok kanıt açıklandı.
Her insanın farklı ihtiyaçları ve değerleri olduğunu kabul ederek, arzu edilen sıklıkta uygulandığında seksin sağlayabileceği faydaları ayrıntılarıyla anlatacağız.
Uyku sorununa iyi gelebilir
Cinsel aktivite sırasında beyin, heyecan, tatmin ve mutluluk yaratan bir madde olan endorfin üretir.
Bunlar aynı zamanda orgazm öncesinde ve sonrasında yaşanan coşku ve sakinlik durumu ile de ilişkilidir.
Her ne kadar kendimizi iyi hissettirse de seksin, antidepresan gibi bir tedavi işlevi görebileceği söylenemez.
Evet, içimizdeki hoş duyguları artıran haz dolu anlar sağlayabilir ancak depresyon gibi ruhsal hastalıklar çok daha karmaşık tedavi yöntemleri gerektiriyor.
Ama seksin uyku haline geçmeyi kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Bu da ruh sağlığı problemlerinin semptomlarından biri olarak görülebilen uyku problemine iyi gelebilir.
Stresi azaltır
Kişiden kişiye etki seviyesi farklılık gösteren stres hali de günlük yaşamın talepleri ile orantılı olarak azalır ya da artabilir. Bu durum cinselliğe olan isteğimizi de etkileyebilir.
Bunaltıcı durumlarda uzun süre kaldığımızda, cinsel ilişki kurma isteğimiz azalır ve bu da daha az tatmin olmamıza neden olabilir.
Günlük yaşamın gereklilikleriyle başa çıkmamız için gerekli olan, kortizol seviyesinin uzun süre yüksek seviyede seyretmesinin etkileri olumsuz olacaktır.
Bu anlamda stres hali, cinsel arzuyu azaltsa da, seks bu nedenle oluşan stresi azaltmamızı sağlayabilir.
İlginç bir gerçek şu ki, mutlu birliktelik içinde olan çiftler stresli bir günün ardından cinsel ilişkiye girme eğiliminde oluyor.
Ayrıca seksin yararlı etkilerinden en çok faydalananlar da onlar.
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Düzenli cinsel aktivite virüslere, bakterilere ve diğer patojenlere karşı fizyolojik savunmamızı güçlendirir.
Ayda üç kez seks yapmanın, koronavirüse karşı koruma sağlayabileceğini savunan çalışmalar bile bulunuyor.
Bu keşif elbette diğer bulaşıcı hastalıklar için de geçerli.
Bağışıklık sistemi üzerindeki fayda yaşa ve cinsel aktivite türüne bağlı değil, yani herkes bunu hayatının farklı zamanlarında elde edebilir.
Kısacası kanıtlar, cinsel ilişki sıklığı arttıkça bağışıklık sistemimizin hastalık tehditlerine karşı daha dirençli hale geldiğini gösteriyor.
Kan basıncını ve ağrıyı azaltır
Aktif cinsel yaşantı kardiyovasküler sisteme de yardımcı olur.
Çift olarak yapılan cinsel birlikteliğin, sistolik ve diyastolik basıncı arttırdığı, bunun orgazm anında yoğunlaştığı ve sonrasında azaldığı bilinmektedir.
Gençlerde tek bir cinsel ilişki, istirahate kıyasla altı kat fazla enerji tüketimi ortaya çıkarıyor.
Yakın zamanda yapılan başka bir çalışma, yaşlılık döneminde cinsel aktiviteyi sürdürmenin kardiyovasküler sorunların ortaya çıkma riskini azalttığını savunuyor, aynı zamanda bilinen diğer risk faktörleri üzerinde de olumlu etki yapıyor. Ağrılara da hafifletici etkisi olabiliyor.
İlişkiyi ve duygusal bağı güçlendiriyor
Seks, çiftler arasındaki bağı oluşturmak, güçlendirmek ve sürdürmek için önemli. Bu ilişkinin ödüllendirilmesidir aynı zamanda.
Cinsel birleşme sırasında, bağ güçlenmesine katkıda bulunan bir hormon olan oksitosin üretilir. Aynı hormon emzirme sırasında anne ve çocuğu tarafından da üretilir.
Oksitosin, sosyal ve duygusal davranışları düzenlemeye yardımcı olur ve iyi bir bünyenin de kilitlerinden biridir.
Aynı zamanda korku, endişe ve stres durumlarına verilen tepkileri de düzenler; sarılma, okşama, öpme gibi samimi anlarda üretilir.
Bu, seksin yalnızca cinsel organlarla sınırlı olmadığını, daha ince bir etkileşim biçiminin aracısı ya da sonucu olduğunu da gösteriyor.
Her ne kadar orgazm cinsel birleşimin en tepe noktası olsa da, cinsel ilişkiler tamamen bu sonuca bağlanmamalı veya ulaşılmadığı takdirde eksik hissedilmemelidir.
Kısacası seksin birçok faydası var. Sonunda haz almak ve rahatlayabilmek için, öncelik her zaman ilgili kişilerin ihtiyaçlarına verilmelidir.
Yoğunluk veya sıklık üzerinde baskı oluşturmak çoğu zaman verimsizdir. İşin sırrı, karşılıklı ihtiyaçlarımızı bilmek ve saygı duymaktır.
Bu makalenin orijinali The Conversation’da yayımlandı ve Creative Commons lisansı altında burada aktarıldı.
]]>KONYA’da, Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ vaadiyle kandırılan lise öğrencisi G.A.’ya (17) cinsel istismarda bulunup, 22 yıl hapis cezasına çarptırılan Ahmet Mandal’a (35) yardım ettikleri gerekçesiyle 8 yıl 4’er hapis cezası alan 2 okul müdürünün tahliye edilmesine, savcılık ile ailenin avukatı, bir üst mahkemeye itirazda bulundu.
Lise müdürü Harun Avcu, iddiaya göre; geçen yıl kasım ayında son sınıfta okuyan G.A. isimli kız öğrenciyi, derslerinde başarılı olduğu için, ‘Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ diyerek kandırıp, evli ve 3 çocuk babası Ahmet Mandal ile tanıştırdı. Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu. G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi, şikayetçi oldu. Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal, gözaltına alınıp, 25 Kasım 2022’de ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı. Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu. Soruşturmada ayrıca okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın dini nikahının kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.
37’ŞER YIL HAPİS İSTEMİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis ile olayla bağlantısı olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklar Mandal’ın iş ortağı Ali Akkaş, Koleri’nin eşi M.K., dini nikahın kıyıldığı okuldaki kadın hizmetli H.K., asker B.K.’ye ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından hapis cezası istendi.
4 SANIĞA HAPİS, 3 SANIĞA BERAAT
9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyeti, Ahmet Mandal’a G.A.’ya ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 20 yıl, K.K.’ye yönelik ise ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 2 yıl hapis cezası verip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Okul müdürleri Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri ile Mandal’ın ortağı Ali Akkaş, G.A.’ya yönelik ‘Çocuğun cinsel istismarına yardım etme’ suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası aldı. İki okul müdürü ayrıca diğer öğrenci K.K. yönünden ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 10’ar ay hapis cezasına çarptırılıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek tahliye edildi. Diğer sanıklardan Asuman Sahar Koleri’nin eşi M.K., B.K. ve H.K. ise beraat etti.
TAHLİYE KARARINA SAVCI VE AİLENİN AVUKATINDAN İTİRAZ
Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis istemiyle mütalaa veren mahkeme savcısı ile ailenin avukatı Mehmet Onur Güleç, tahliyelere itirazda bulundu. İtirazlar bir üst mahkeme olan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletildi.
]]>BURSA’da, yabancı dil öğretmeni olarak çalıştığı özel okulda, sınavından 100 tam puan aldığı için ödül olarak kahve ikram etme bahanesiyle evine davet ettiği 14 yaşındaki kız öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Y. (38), ‘cinsel istismar’dan 10 yıl, ‘hürriyeti yoksun kılma’ suçundan ise 2,5 yıl olmak üzere toplam 12,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bursa’da, özel bir okulda yabancı dil öğretmenliği yapan S.Y., sınavından 100 tam puan alan öğrencilerine, ödül olarak kahve ısmarlama sözü verdi. S.Y., 16 Haziran’da sınavından tam puan alıp verdiği sözü hatırlatan kız öğrencisi Ö.K.’yi, evine davet etti. Eşinden boşanan öğretmen S.Y., birlikte kahve ve şarap içtiği öğrencisine cinsel istismarda bulundu. Öğretmen ile öğrencisi arasındaki iletişim, daha sonra cep telefonu ile cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ve kamera görüntülerinin gönderilmesiyle devam etti.
AİLESİ CEP TELEFONUNDA LARINI GÖRDÜ
Kızının hareketlerinden şüphelenen ailesi, cep telefonunu alıp konuştuğu kişileri ve telefonunun fotoğraf galerisini inceledi. Aile, öğretmen S.Y.’nin kızlarına cinsel istismarda bulunduğunu, birbirine cinsel içerikli fotoğraflar gönderdiğini belirledi. Ö.K.’nin telefonundan S.Y.’ye mesaj atan aile fertleri, bir kafede buluşmak istedi. Belirlenen kafeye kızlarıyla giden aile burada bekleyen öğretmen ile önce tartıştı sonra kavga etti. Yaşanan arbedenin ardından aile bireyleri, öğretmenin otomobilinin camlarını kırıp lastiklerini patlattı.
‘BANA YAŞINI SÖYLEMEDİ’
Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan S.Y., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık soruşturması sonunda hakkında, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından 9,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan S.Y., savunmasında, “Olayların bu noktaya geleceğini düşünmedim. Çok büyük hata yaptım. Pişmanım. Ayrıca kendisinin 15 yaşından büyük 16 yaşlarında olduğunu sanmıştım. Bana yaşıyla ilgili hiçbir şey söylememişti” dedi.
S.Y.’nin avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisinin yaşını bilmesinin mümkün olmadığını belirtip, “Müvekkilim, Ö.K.’nin yaşı konusunda hataya düşmüştür. 16 yaşında olduğunu bilerek hareket etmiştir. 14 yaş 11 aylık olan Ö.K.’nin, öğretmenine göndermiş olduğu fotoğraflarda 15 yaşından büyük gösterdiği açıktır Ayrıca bu ilişkide zorlama yoktur. Müvekkilim sadece bir aylık bir süreyle ilgili olarak yüklenen suçtan yargılanmaktadır. Eğer bu bir aylık süre de geçmiş olsaydı rıza da olduğundan ortada suç olmayacaktı” diyerek beraatini talep etti.
CEP TELEFONUNDAKİ GÖRÜNTÜLER İÇİN DE DAVA AÇILDI
Yargılama devam ederken, cep telefonunda kız öğrencisine ait cinsel içerikli mesaj, görüntü ve fotoğraflar bulunan tutuklu sanık hakkında, genel ahlaka karşı suçlar kapsamındaki ‘müstehcenlik’ suçundan da 2,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dosya, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayla birleştirilirken, S.Y., öğrencisinin kendisine gönderdiğini iddia ettiği cinsel içerikli fotoğraf ve mesajların cep telefonunda kayıtlı kalmasının suç olduğunu bilmediğini iddia etti.
Sanık avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisine ait görüntü ve fotoğraflarını, cep telefonunda tutmasının suç olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek, ayrıca bu fotoğraf ve görüntüleri öğrencisinin kendi rızasıyla gönderdiğini söyledi.
‘SUÇ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM, BERAATİMİ İSTİYORUM’
Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına tutuklu sanık S.Y. ile öğrencinin yakınları ve taraf avukatları katıldı. S.Y. son savunmasında da önceki ifadelerini tekrarlayarak, “Mesaj ve görüntülerin suç olduğunu bilmiyordum. Bilsem hemen silerdim. Ayrıca öğrencimin yaşının 14’ten büyük olduğunu düşünüyordum. Beraatimi istiyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü S.Y.’ye, ‘cinsel istismar’ suçundan 10 yıl, ‘hürriyeti yoksun kılma’ suçundan da 2,5 yıl olmak üzere toplam 12,5 yıl hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına hükmetti. S.Y.’ye ‘müstehcen görüntüleri depolama’ suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
]]>Lise müdürü Harun Avcu, iddiaya göre; geçen yıl kasım ayında son sınıfta okuyan G.A. isimli kız öğrenciyi, derslerinde başarılı olduğu için, ‘Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ diyerek kandırıp, evli ve 3 çocuk babası Ahmet Mandal ile tanıştırdı. Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu. G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi, şikayetçi oldu. Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal, gözaltına alınıp, 25 Kasım 2022’de ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı. Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu. Soruşturmada ayrıca okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın dini nikahının kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.
37’ŞER YIL HAPİS İSTEMİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis ile olayla bağlantısı olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklar Mandal’ın iş ortağı Ali Akkaş, Koleri’nin eşi M.K., dini nikahın kıyıldığı okuldaki kadın hizmetli H.K., asker B.K.’ye ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından hapis cezası istendi.
4 SANIĞA HAPİS, 3 SANIĞA BERAAT
9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyeti, Ahmet Mandal’a G.A.’ya ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 20 yıl, K.K.’ye yönelik ise ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 2 yıl hapis cezası verip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Okul müdürleri Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri ile Mandal’ın ortağı Ali Akkaş, G.A.’ya yönelik ‘Çocuğun cinsel istismarına yardım etme’ suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası aldı. İki okul müdürü ayrıca diğer öğrenci K.K. yönünden ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 10’ar ay hapis cezası verip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip tahliye edildi. Diğer sanıklardan Asuman Sahar Koleri’nin eşi M.K., B.K. ve H.K. ise beraat etti.
KARARA İTİRAZ
G.A.’nın ailesinin avukatı Mehmet Onur Güleç, karara itiraz edeceklerini belirterek, İlk derece mahkemesi bir karara vardı. Verilen kararda bazı sanıklar yönünden verilen cezaları biz yeterli bulduk. Bazı sanıklar yönünden verilen cezaları ise düşük bulduk. Biz verilen karara itirazımızı yapacağız. Belli başlı yerlerde mütalaaya karşı olarak cezalar verildi. Kamuoyu verilen cezalarla yetinmez. Bu cezaların infaz olduğunu da görmek ister. Bu kapsamda en hakkaniyetli kararın ortaya çıkması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Üst mahkemenin daha doğru bir karar vereceğini umuyoruz dedi.
‘G.A., UZMAN DESTEĞİ ALIYOR’
G.A.’nın yaşadıklarının ardından şehri terk ettiğini, örgün eğitimi bıraktığını ifade eden Güleç, Müvekkilim başarılı bir öğrenciydi ve okulda birinciliği vardı. Bu olay sonrasında hem eğitim hayatı hem de sosyal hayatı ciddi sıkıntıya uğradı. Örgün eğitime ara verdi ve maalesef ailesiyle şehir değiştirmek zorunda kaldı. G.A. derin bir yara aldı ve çok iyi bir durumda değil. Hala uzman desteği alıyor diye konuştu. (DHA)
]]>KONYA’da, ‘Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ vaadiyle kandırılan lise öğrencisi G.A.’ya (17), cinsel istismarda bulunan Ahmet Mandal (35) için 22 yıl, ona yardım eden 2 okul müdürü hakkında verilen 8 yıl 4’er ay hapis cezasını az bulan G.A.’nın ailesinin avukatı Mehmet Onur Güleç, karara üst mahkemeyle itirazda bulunacak. G.A.’nın örgün eğitime ara verdiğini ifade eden Güleç, “Müvekkilim başarılı bir öğrenciydi ve okulda birinciliği vardı. Bu olay sonrasında hem eğitim hem de sosyal hayatı ciddi sıkıntıya uğradı. Örgün eğitime ara verdi ve ailesiyle şehir değiştirmek zorunda kaldı” dedi.
Lise müdürü Harun Avcu, iddiaya göre; geçen yıl kasım ayında son sınıfta okuyan G.A. isimli kız öğrenciyi, derslerinde başarılı olduğu için, ‘Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ diyerek kandırıp, evli ve 3 çocuk babası Ahmet Mandal ile tanıştırdı. Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu. G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi, şikayetçi oldu. Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal, gözaltına alınıp, 25 Kasım 2022’de ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı. Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu. Soruşturmada ayrıca okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın dini nikahının kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.
37’ŞER YIL HAPİS İSTEMİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis ile olayla bağlantısı olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklar Mandal’ın iş ortağı Ali Akkaş, Koleri’nin eşi M.K., dini nikahın kıyıldığı okuldaki kadın hizmetli H.K., asker B.K.’ye ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından hapis cezası istendi.
4 SANIĞA HAPİS, 3 SANIĞA BERAAT
9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyeti, Ahmet Mandal’a G.A.’ya ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 20 yıl, K.K.’ye yönelik ise ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 2 yıl hapis cezası verip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Okul müdürleri Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri ile Mandal’ın ortağı Ali Akkaş, G.A.’ya yönelik ‘Çocuğun cinsel istismarına yardım etme’ suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası aldı. İki okul müdürü ayrıca diğer öğrenci K.K. yönünden ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 10’ar ay hapis cezası verip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip tahliye edildi. Diğer sanıklardan Asuman Sahar Koleri’nin eşi M.K., B.K. ve H.K. ise beraat etti.
KARARA İTİRAZ
G.A.’nın ailesinin avukatı Mehmet Onur Güleç, karara itiraz edeceklerini belirterek, “İlk derece mahkemesi bir karara vardı. Verilen kararda bazı sanıklar yönünden verilen cezaları biz yeterli bulduk. Bazı sanıklar yönünden verilen cezaları ise düşük bulduk. Biz verilen karara itirazımızı yapacağız. Belli başlı yerlerde mütalaaya karşı olarak cezalar verildi. Kamuoyu verilen cezalarla yetinmez. Bu cezaların infaz olduğunu da görmek ister. Bu kapsamda en hakkaniyetli kararın ortaya çıkması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Üst mahkemenin daha doğru bir karar vereceğini umuyoruz” dedi.
‘G.A., UZMAN DESTEĞİ ALIYOR’
G.A.’nın yaşadıklarının ardından şehri terk ettiğini, örgün eğitimi bıraktığını ifade eden Güleç, “Müvekkilim başarılı bir öğrenciydi ve okulda birinciliği vardı. Bu olay sonrasında hem eğitim hayatı hem de sosyal hayatı ciddi sıkıntıya uğradı. Örgün eğitime ara verdi ve maalesef ailesiyle şehir değiştirmek zorunda kaldı. G.A. derin bir yara aldı ve çok iyi bir durumda değil. Hala uzman desteği alıyor” diye konuştu.
]]>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Türkan Gülpınar, rahim ağzı kanserinin yavaş ilerlediğini ve bu nedenle önlenebilen bir hastalık olduğunu belirterek “Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilmektedir. Düzenli jinekoloji muayeneler teşhisi erken koymak, bu hastalığın getirdiği olumsuz etkileri en az düzeye indirip, neredeyse atlatılmasına yardımcı olmaktadır” dedi.
Liv Hospital Ankara Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Türkan Gülpınar, 1-31 Ocak Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri farkındalık ayına ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin tanımı ile ilgili, “Rahim ağzı, vajina ve uterusun birleştiği bölgedir. Bu bölgede gelişen kanserlere rahim ağzı (serviks) kanseri denir. Dünyada kadınlarda meme kanseri ve kalın bağırsak kanserinden sonra dördüncü sıklıkta görülürken, ülkemizde dokuzuncu sıradadır. Rahim ağzı kanserinin yavaş ilerlemektedir ve bu nedenle önlenebilen bir hastalıktır. Erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilmektedir. Rahim ağzında görülen kanser öncesi değişikliklerin teşhisini alan kadınların ortalama yaşı 20-30 iken, rahim ağzı kanseri teşhisi alan kadınların ortalama yaşı 50-60 civarındadır. Aradaki bu yaş farkı bize hastalığın yavaş ilerlediğini, gerekli takip ve tedavi alan hastalarda önlenebileceğini gözler önüne sermektedir. Erken teşhis sadece rahim ağzı kanserinde değil, bütün hastalıklarda hayati bir öneme sahiptir. Düzenli jinekoloji muayeneleri rahim ağzı kanserinde teşhisi erken koymak, bu hastalığın getirdiği olumsuz etkileri en az düzeye indirip, neredeyse atlatılmasına yardımcı olmaktadır” diye konuştu.
‘HPV ENFEKSİYONU NEDEN OLABİLİR’
Rahim ağzı kanserinde en önemli risk faktörünün HPV enfeksiyonu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gülpınar, “Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu göz ardı edilmemelidir. Cinsel yolla bulaşan başka enfeksiyonların da varlığı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, birden fazla cinsel partner varlığı, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları, birden fazla doğum yapmış olmak, düşük sosyoekonomik düzey, 5 yıldan daha uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmak ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi nedenler serviks kanserinde başlıca risk faktörleri arasında yer almaktadır” dedi.
‘ORTALAMA 35-55 YAŞLARI ARASINDA GÖRÜLÜR’
Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin en fazla görüldüğü yaş ile ilgili, “Serviks kanseri ortalama 35-55 yaşları arasında görülmesine rağmen, 65 yaş üstünde de kanser gelişme riski bulunmaktadır. Cinsel açıdan aktif olan veya 21 yaşın üstünde olan tüm kadınların 65 yaşına kadar tarama yaptırması gerekmektedir. Bu tarama yöntemlerinin başında pap smear testi gelmektedir. Bu test, jinekolojik muayene sırasında alınan sürüntü örneğinin değerlendirilmesi esasına dayanır. 30-65 yaş grubundaki kadınların her 5 yılda bir HPV testi yaptırması önerilir. Bu test sonucunun pozitif çıkması durumunda ise HPV DNA testi ve kolposkopi önerilir. HPV DNA testi ile kansere neden olan HPV tipi belirlenirken kolposkopi ile kesin tanı konulur” dedi.
‘DSÖ, 9 YAŞINDAN SONRA HPV AŞISININ YAPTIRILMASINI ÖNERİYOR’
Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin erken dönemde belirti vermese de ilerleyen evrelerde adet düzensizlikleri, cinsel ilişki sonrası kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı, yorgunluk, kilo kaybı, kabızlık, kötü kokulu vajinal akıntı ve idrar yaparken ağrı şikayetleri ile karşımıza çıkabileceğinin altını çizdi. Rahim ağzı kanserinden korunmanın etkili ve basit yolun başında bu hastalığa neden olan HPV’ye karşı korunmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gülpınar, “HPV’ye karşı korunma aşılanma ile olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), rahim ağzı kanserine karşı 9 yaşından büyük kız çocuklarına aşı yaptırılmasını önermektedir. Diğer korunma yolları ise sigara kullanmamak, cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak, sağlıklı beslenmek ve en önemlisi de 21 yaşından itibaren düzenli tarama testi yaptırmaktır” ifadelerini kullandı.
]]>HAYVANLAR KAYBOLDUĞU İÇİN CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDULAR
2022 yılının mayıs ayında Beyşehir ilçesinde İ.K. ve ortağı H.O.’nun sürüsünü otlatıp, ağılda bakan İ.B., 1 keçi ve 2 koyunu kaybetti. İ.K. ve H.O., İ.B.’den kaybolan hayvanların parasını ödemesini istedi. Çoban da bu parayı ödeyemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine İ.K. ile ortağı H.O., İ.B.,’yi dövüp cinsel istismarda bulundu.
SENET İMZALATIP İSTİSMARI KAYDA ALDILAR
Farklı zamanlarda yaşanan cinsel saldırıları da cep telefonuna kaydeden şüpheliler, çobanı görüntüleri yaymakla tehdit etti. Ayrıca H.O., çoban İ.B.’nin 12 Aralık 2023’e kadar yanında kalacağına, kalmaması durumunda da 20 bin ila 50 bin lira arasında para ödeyeceğini belirten belge düzenleyip imzalattı.
CEP TELEFONU ARIZALANINCA İĞRENÇ OLAY ORTAYA ÇIKTI
İ.K., cep telefonunda yaşadığı arızayı gidermesi için arkadaşı M.O.’dan yardım istedi. M.O. arızayı gidermek için telefonu incelerken İ.K. ile H.O.’nun İ.B.’ye cinsel saldırıda bulundukları ana ait kamera kaydığını gördü. Bunun üzerine M.O., arkadaşları Ö.K., M.G.’yi çağırıp, İ.K. ve H.O.’yu döverek, ellerini bağlayıp jandarmaya teslim etti. İ.K. ile H.O., sevk edildikleri Beyşehir Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.
PARA KARŞILIĞINDA BAŞKALARIYLA DA CİNSEL İLİŞKİYE GİRMESİNİ İSTEMİŞLER
İ.K. ve H.O. hakkında Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede yaşanan olay ayrıntılarıyla anlatılıp, şüphelilerin el konulan cep telefonlarında yapılan incelemelerde cinsel saldırıların yer aldığı videolarla çok sayıda mağdurun da cinsel içerikli videolarının yer aldığı kaydedildi. Ayrıca telefonda yapılan incelemede İ.K. ve H.O. arasında İ.B.’yi para karşılığında başka kişilerle cinsel ilişkiye zorlamayı düşündüklerine yönelik yazışmaların olduğu belirtildi.
KADIN KIYAFETİ GİYDİRMİŞLER
İ.B., savcılıktaki ifadesinde “Kaybolan koyun ve keçinin parasını benden istediler. Veremeyeceğimi söylemem üzerine ikisi de bana cinsel saldırıda bulundular. Beni buna mecbur etmeye çalıştılar, cep telefonuyla kaydettiler. Karton kağıt üzerine bir sözleşme imzalattılar. Kur’an-ı Kerime el bastırarak ‘Ablamı ve annemi de size getireceğim’ diye yemin ettirdiler. Beni dövdüler ve şikayetçi olursam görüntüleri sosyal medyada yayınlayacaklarını söyleyerek şantaj yaptılar. Zaman zaman kadın kıyafetleri de giydirerek cinsel saldırıda bulundular. O yüzden şikayetçi olamadım” dedi.
KENDİLERİNİ “ŞEYTANA UYDUK” DİYE SAVUNDULAR
İ.K. ve H.O. ise ifadelerinde İ.B. ile rızasıyla, ‘şeytana uyarak’ cinsel ilişki yaşadıklarını, şantaj yapmadıklarını, görüntüleri kimseyle paylaşmadıklarını, suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.
İKİSİNE DE 14’ER YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında sanıklar İ.K. ile H.O. hakim karşısına çıktı. Son sözleri sorulan sanıklardan İ.K. “Pişmanım.” dedi. H.O. ise “Keşke böyle şeyler olmasaydı da bu günleri görmeseydim, pişmanım” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti 2 kişiye ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 12’şer yıl, ‘iftira’ suçundan 1’er yıl, ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçundan ise 1 yıl 8’er ay hapis cezasını çarptırdı. Mahkeme, İ.K. ile H.O.’yu dövüp ellerini bağlayarak jandarmaya teslim eden ve aynı davada yargılanan M.O., Ö.K. ve M.G.’ye DE ‘cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 4’er yıl 2’şer ay hapis cezası verdi.
]]>