17 yaşındaki ehliyetsiz sürücü T.C.’nin, İstanbul’daki ölümlü kaza sonrası annesi yazar Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından da ABD’ye kaçırılması Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında sürücü T.C.’nin babası Op. Dr. Bülent Cihantimur “şüpheli” sıfatıyla “suçluyu kayırma” suçundan ifadesi alınmak üzere savcılığa çağrılırken çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bülent Cihantimur“OĞLUM KAZA GECESİ ŞOKTAYDI”
Cihantimur, kazayla ilgili İstanbul Adalet Sarayı’nda verdiği ifadede “Eylem Tok, 13 yıl önce boşandığım eski eşim olup; oğlumun annesidir. Birden fazla sağlık kuruluşunun üst düzey yöneticisi olmakla birlikte bu kuruluşlarda aynı zamanda uzman plastik cerrah olarak da çalışmaktayım. 24 yıllık hekimim. Kazanın gerçekleştiği gün, uzun süren bir ameliyat sonrası evime gidip uyudum. Eski eşim Eylem Tok’tan gelen telefon ile kazadan haberdar oldum. Kazadan yaklaşık 1,5 saat sonra Eylem Tok beni aramış. Bana telefon geldiğinde saat gece yarısıydı. Evim Mecidiyeköy’de, kliniğe çok yakın. Hemen bir taksiyle eski eşim Eylem ve oğlumun beraber yaşadıkları eve gittim. Oğlum üst kattaydı, şoktaydı ve konuşabilecek durumda değildi. Eylem de o sırada ev içinde dolaşarak telefon görüşmeleri yapıyordu. Oğlumun durumunu iyi görmediğim için onu öncelikle muayeneye götürüp acil müdahale gerektiren bir durumu olup olmadığını anlamak istedim.” dedi.
“KAZADA ÖLÜ YA DA YARALI HAKKINDA BİLGİM OLMADI”
T.C’nin babası Cihantimur, ifadesinde “Bu sırada kazada yaralı ya da ölü olduğu tarafımca da bilinmemekteydi. Eylemin telefonunu kapattım ve öncelikle şokta olan oğlumun acil müdahale gerektiren bir sağlık sorunu olup olmadığını anlayalım, sonra da ehliyeti olmadığı için avukatlara bilgi verip yapılması gerekenleri yapalım dedim. Oğlumu alıp orada bulunan elektrikli aracı kendim kullanarak, kliniğe gitmek için yola çıktım. Bu sırada şirketimiz çalışanlarından Ayşe Ceren S.’yi bahçede gördüm.” sözlerini sarf etti.
Bülent Cihantimur“EYLEM TELEFONLARI AÇMADI”
Cihantimur, “Eylem Tok da Ayşe’nin aracına bindi ve arkamızdan gelmeye başladılar. Yolda oğlum ile konuşmaya çalışsam da kazanın etkisiyle dış dünyaya kapalı vaziyetteydi. Bu sırada kullandığım elektrikli araç önce uyarı verdi sonra da şarjı bitti. Bizi izleyen Eylem’in içinde olduğu araç yanımızda durdu. Oğlumu o araca geçirdik ve Eylem’e ‘siz kliniğe geçin çocuk hala şokta ben de şoförümüz Adem’i aradım onunla geleceğim hemen arkanızdan’ dedim. Adem yanıma geldi beni aldı ve kliniğe gittik. Kliniğe gittiğimizde kimse yoktu. Eylem’in oğlumu yurtdışına götürme planından, kazadaki yaralılardan kazanın büyüklüğünden ve ölüm olayının yaşandığından bu sırada haberim oldu. Eylem’i defalarca kez aramama rağmen telefonlarını açmadı ve en son telefonunu kapattı.” ifadelerini kullandı.
“OĞLUM, TÜRKİYE’DE YARGILANMAYI KABUL EDER”
Baba Cihantimur, ifadesinde “Oğlum, 16 yaşında; alkol, madde kullanmayan, kötü alışkanları olmayan bir çocuktur. Oğlum o gece yaşadığı şokun etkisinden çıktığında Türkiye’de yargılanmayı ve yaptığı bu hatanın hukuki bedelini ödemeyi kabul edecek bir çocuktur.” dedi.
Bülent Cihantimur“KAZAZEDE AİLE İÇİN ELİMDEN GELEN NE VARSA ÖMRÜMÜN SONUNA KADAR YAPACAĞIM”
Kaza sonrasında vefat eden Oğuz Murat Aci’nin ailesi ile temasa geçtiğini ifade eden Cihantimur, “Olanlar için çok üzgünüm. Kayıpların geri getirilemeyeceğini biliyorum. Bununla birlikte kazazede aile için elimden gelen ne varsa ömrümün sonuna kadar yapacağım. Oğlumun da Türkiye’ye gelmesi ve Türk hukuku önünde hesap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Oğlumun Türkiye’ye gelmesi ve adalet önünde hesap vermesi için elimden geleni yapacağım. Tüm olanlardan dolayı çok üzgünüm. Bugün ben de çağrılmadığım halde kendi isteğim ile konuyla ilgili olarak ifade vereceğim. İfade vermeden önce kamuoyunu da konuyla ilgili olarak bilgilendirmek istedim.” şeklinde konuştu.
]]>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybettiği, 4 kişinin ise yaralandığı kazaya ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında 17 yaşındaki sürücü T.C’nin babası Cihantimur, “suçluyu kayırma” suçundan “şüpheli” sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi.
Burada, soruşturmayı yürüten savcılıkça ifadesi alınan Cihantimur, “imza atma” şartını içeren adli kontrol tedbiri uygulanması istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.
Hakimlik, şüpheli Cihantimur hakkında, “imza atma” şartını içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasını kararlaştırdı.
Savcılık ifadesine ulaşıldı
Cihantimur, savcılık sorgusunda, soruşturma kapsamında tutuklanan Ayşe Ceren Saltoğlu’nun kendisinin çalışanı olduğunu belirterek, “Maaşını şirketten almaktadır. Eylem’le (Tok) aralarında herhangi bir patronluk ilişkisi yoktur. Sadece sanat faaliyetleri nedeniyle diyalog kurmuşlardır. Ayrıca kendi tahsis ettikleri ilişkileri benim dışımdadır. Dışarıda görüşüyorlarmış. Ben bundan haberdar değilim.” ifadelerini kullandı.
Olay günü şüpheli Eylem Tok’un kendisini saat 00.30 sıralarında aradığını, “Hemen gel, T.C. kaza yapmış.” dediğini belirten Cihantimur, daha sonrasında Tok ile oğlu T.C’nin yaşadığı eve gittiğini anlattı.
Şüpheli Cihantimur, eve gittiğinde oğlunu şok halinde gördüğünü, donmuş bir halde olduğunu, Eylem Tok’un ise panik halde birileriyle konuştuğunu anlattı.
Eylem Tok’a “Çocuğu bana ver, bir hastaneye götüreyim. Belki kafasını çarpmıştır. Ona göre bakalım.” dediğini aktaran Cihantimur, Tok’un bunu kabul ettiğini, böylece oğluyla araca bindiklerini ifade etti.
Cihantimur, yolda oğluna olayı anlattırmaya çalıştığını kaydederek, “Kendisi bana, ‘Bir, iki kişinin kafasında kan vardı ancak bir kişi yerde yatıyordu. Kazadan sonra da bir sürü insan olay yerine geldi. Ben, yarım saat olay yerinde kaldım.’ dedi. Zaten Eylem’in T.C’yi olay yerinden gelip aldığını sonradan öğrendim.” iddiasında bulundu.
Çalışanı Ayşe Ceren Saltoğlu’nun, oğlu havalimanına gideceğini bilmesi halinde kendisini bu konuda uyaracağını öne süren Cihantimur, Saltoğlu’nun bir şey söylemediğini savundu.
Şüpheli Cihantimur, kendisinin havalimanına gitmeye niyeti olmadığını da ileri sürdü.
“Oğlumla en son irtibat kurduğumda Türkiye’ye dönmek istediğini söyledi”
Ayşe Ceren Saltoğlu’na ulaştığında Eylem Tok ile oğlunun yurt dışına gittiğini öğrendiğini iddia eden Cihantimur, “En son Eylem’e Mısır’dayken ulaştım. Geri dönmesi noktasında ikna ettim. İkna olmuştu ancak sonrasında kendi çevresinden ve medyada gördüğü bilgilerden dolayı bu olayı kendi açımdan yavaşlattığımı düşünerek irtibatı kesti. Sonra kendisine ulaşamadım. Oğlum T.C. ile de temas kuramıyorum. Çünkü annesinin yanında ama oğlumla en son irtibat kurduğumda Türkiye’ye dönmek istediğini bana ısrarla söylemiştir.” beyanında bulundu.
Cihantimur, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, her türlü kamera görüntüsünün incelenmesine rızası bulunduğunu, yardıma hazır olduğunu, oğlunun da dönmesini istediğini belirterek, bu durumun kendisini de çok üzdüğünü bildirdi.
Vefat eden Oğuz Murat Aci’nin ailesine taziyeye gittiğini ifade eden Cihantimur, şöyle devam etti:
“Orada bize ilk neden irtibat kurmadığımıza dair sitem edildi. Neden gelemediğimizi anlattım. Acılarını paylaştım, her türlü yardıma hazır olduğumu ilettim. Babasıyla birbirimize telefonlarımızı verdik. Taziye esnasında, Süleyman diye biriyle irtibat kurabileceğimizi söylediler, numarasını aldık. Sonrasında ne kadar acılarını paylaşmak ve destek olmak için irtibat kurmaya çalışsak da kendilerinin tavırları değişmişti, bizimle görüşmek istemediler.”
Cihantimur, oğlunun dönmesini istediğini öne sürerek, “Oğlumun gelmesi için ne gerekiyorsa yaparım ancak oğlumla da Eylem’le de irtibat kuramıyorum. T.C’yi yurt dışına kaçırmak, kaçmasına yardım etmek, kaza esnasında ve sonrasında delilleri gizlemek, saklamak ve yok etmek gibi hiçbir eylemim olmadı. Hiç kimseyi yönlendirmedim, organize etmedim. Oğlumu tanıyorum, kendisi dönmek istiyor. Annesiyle döneceklerine ve adalete teslim olacaklarına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Hakimlikten çıktıktan sonra kendisini görüntüleyen basın mensuplarına “Açıklama yapacağım.” diyen şüpheli Cihantimur, daha sonra adliyeden ayrıldı.
Ne olmuştu?
Eyüpsultan’da seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV’ye çarpmıştı.
Kazada yaralanan 5 kişi hastaneye kaldırılmış, yaralılardan Oğuz Murat Aci müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Yapılan incelemede, kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü T.C’nin, olay yerine gelen annesi Eylem Tok’un aracıyla buradan uzaklaşıp saat 02.00 sıralarında İstanbul Havalimanı’na gittikleri, 04.30 sıralarında da Mısır’a uçtukları tespit edilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Mısır’a kaçan T.C. ve Eylem Tok hakkında yakalama kararı çıkarılmış, sonrasında da kırmızı bülten çıkarılması talebiyle Adalet Bakanlığına yazı yazılmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da Mısır adli makamlarıyla temasa geçildiğini, ABD’ye gittikleri tespit edilen şüphelilerin iadesi için geçici tutuklama talep evrakının ABD yetkili makamlarına iletildiğini açıklamıştı.
Şüphelinin babası Bülent Cihantimur’un iş yerinde çalışan kurumsal iletişim uzmanı Ayşe Ceren Saltoğlu “suçluyu kayırma” ile “delileri gizleme” suçlarından tutuklanmış, Cihantimur ve kazadan sonra yaralılardan birinin kayıp telefonunu emniyete teslim eden A.K. hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.
]]>“FENOMEN SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİ” İDDİASI
Mahkeme, Eylem Tok’un boşandığı eşi T.C.’nin babası Bülent Cihantimur hakkında da yurt dışına çıkış yasağı verirken Cihantimur’un çalışanı ise tutuklandı. O firarda payı olduğu ifadelere de yansıyan doktor baba Bülent Cihantimur’un tüm Türkiye’nin konuştuğu ‘fenomen soruşturmasında’ şüpheli olduğu ortaya çıktı. Cihantimur’un diğer fenomenler gibi kara para aklama ve suç örgütüne üye olmakla suçlandığı soruşturmanın ayrıntıları da ortaya çıktı. Kanal D’nin haberine göre Cihantimur, fenomenlere yönelik kara para soruşturmasının şüphelilerinden biri.
13 ŞÜPHELİDEN BİRİ BÜLENT CİHANTİMUR
Kara para aklama iddiasıyla tutuklanan Dilan Polat’ın ardından birçok fenomen hakkında inceleme başlatılmış, hatta soruşturma başlatılmıştı. Soruşturulan o fenomenlerden biri de kamuoyunda ‘Tayyargiller’ olarak bilinen Tayyar ve Özlem Öz çiftiydi. Onların dosyasında 13 şüpheli vardı, o şüphelilerden biri de Bülent Cihantimur’du. Soruşturmayı savcı Gökalp Kökçü yürütüyordu. Hakkında usulsüz işlem yaptığı iddiaları ortaya atılınca İstanbul’dan Erzurum’a gönderildi. Ayrıca HSK hakkında inceleme başlattı. Bunun üzerine savcı emeklilik dilekçesi verip mesleği bıraktı. Savcı dosyadan alınmadan önce Cihantimur ile ilgili birçok tartışmalı karara imza attı. Onlardan ilki de mal varlıklarıyla ilgiliydi. Savcı, mahkemeye gönderdiği yazıda Cihantimur’un da olduğu 13 şüpheli ile ilgili suçlamaları belirtti ve bu şüphelilerin sahibi olduğu 3 şirkete el konulmasını istedi. O şirketler arasında Cihantimur’un estetik merkezi yoktu.
YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI TALEP EDİLDİ
Bu karar diğer şüphelilerin avukatlarının da dikkatini çekti. Avukatlar, Savcı Kökçü’nün dosyadan alınmasının ardından yeni savcıya dilekçe sundu. Kökçü’nün Cihantimur’a ayrıcalık tanıdığı iddiasında bulunuldu. Dosyadaki bilgilere göre Kökçü, şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı talep etti. Ancak talebinde şüphelilerin bu saat itibarıyla hazır edilemediğini vurguladı. Yani gözaltına almamasının nedeni olarak saati gösterdi ama mahkeme kararında saat belirtilmedi.
“ŞÜPHELİLER BÜLENT CİHANTİMUR’U HİÇ TANIMAMAKTADIR”
Akılları karıştıran bir başka detay ise ‘Tayyargiller’ soruşturmasındaki 12 şüphelinin birbiriyle ortak ve akraba olması. 12 kişi iddiaya göre 13’üncü şüpheliyi yani Bülent Cihantimur’u tanımıyor. Şüphelilerin avukatları bu iddialarıyla ilgili de başsavcılığa başvurdu. “Soruşturmanın şüphelileri Bülent Cihantimur’u hiç tanımamaktadır, hayatı boyunca bir kez dahi sesini duymadığı, yüzünü görmediği bir şahısla aynı soruşturma dosyasının neden şüphelisi olunmuştur” sorusu yöneltildi. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Bülent Cihantimur’un neden özellikle bu soruşturma dosyasında girdiği ve hangi şirketleriyle ilgili işlem yapılıp yapılmadığına bakılıyor.
EYLEM TOK SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Eylem Tok ise uzun süre sonra sessizliğini NOW Ana Haber’e bozdu. Firari Tok, “Sadece savcıya konuşacağım” ifadelerini kullandı. Eylem Tok ayrıca muhabirin sorduğu “Ne zaman geleceksiniz?” sorusu sonrasında ise telefonu kapattı.
]]>