AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, vergi paketiyle birlikte Meclis’e sevk edilecek olan en düşük emekli maaşına zam düzenlemesinin detaylarını açıkladı.
Güler, 53 maddeden oluşan kanun teklifine ilişkin, şunları söyledi:
“Bu kanun teklifimizin dışında sanki bambaşka konular da çalışıyormuşuz gibi geçen dönemlerde farklı dezonfarmasyonlar amaçlı bilgilerin de olduğunu ifade etmek isterim çünkü bizim çalışmadığımız inceleme yapmadığımız, etki analiziyle beraber bir metin haline getirmediğimiz birçok konu sanki varmış gibi maalesef gerek basında gerek kamuoyuyla paylaşıldı.
Teklifimizle vergi adaletinin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının arttırılması ve aynı zamanda vergilemede güvenliğin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadele vergiye uyumun arttırılması bazı istisnaların kaldırılması veya uygulma şeklinin değiştirilmesi cezaların etkinliğinin caydırıcılığının arttırılması, devreden KDV’lerin azaltılması, ithalatın azaltılmasına katkı sağlanması ve tahsilat etkinliğinin artırılması amacıyla düzenleme yapıyoruz.
“Çok uluslu şirketlerden asgari kurumlar vergisi alınacak”
Kısa vadeli sigorta kolları prim oranını yüzde 2’den yüzde 2.25’e çıkarıyoruz. Vergide adaleti arttırmak amacıyla çok uluslu şirketlerde küresel asgari kurumlar vergisi, yerel asgari kurumlar vergisi, yap-işlet ve devret modeliyle kamu özel işbirliği projeleri kapsamına elde edilen kazançlardan yüzde 30 oranında kurumlar vergisi alınması yatırım fon ve ortaklıklarının gayrimenkul kazançlarının kar dağıtımanlığının istisna edilmesi ve serbest bölgelerde faaliyette bulunan işletmelere sağlanan kazanç istisnasının ihracat gelirleri ile sınırlandırılması başlıklarında düzenlemeler getiriyoruz.
Serbest meslek kazancı ve ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükelleflerinin yılın belirli zamanlarında elde ettikleri hasılatları tespit edilecek ve beyanlarıyla tespit edilen hasılatlar arasında yüzde 20’nin üzerinde bir uyumsuzluk tespit edilmesi halinde kendileri izaha davet edilecek.
Vergi güvenliği sağlamak amacıyla ticari kazanç gelir vergisi mükellefleriyle kurumlar vergisi mükelleflerine yapılan bazı ödemelerde gelir ve kurumlar vergisi kesintisi kyapılmasına imkan sağlıyoruz.”
Başkasının IBAN’ını kullanlara cezalar artıyor
Kayıtdışılıkta cezaların artırılmasına ilişkin de bilgi veren Güler, “Vergi dairesinin bilgisi dışında çalışanlara kesilecek vergi cezası verginin 1 katı olarak kesilecek cezalarda 1,5 kat. Verginin 3 katı olarak kesilecek cezalarda 4,5 kat olarak uygulanmasını da teklifimizde getiriyoruz. Başkasının IBAN’ını kullananların cezalarını artırıyoruz” dedi.
“Yurt dışına çıkış harcını 500 TL olarak belirliyoruz”
Güler, konuşmasına şöyle devam etti:
“Devreden KDV… Mükelleflerimizin KDV beyannamelerinde yer alan KDV tutarlarının 5 takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilememesi halinde bu süre sonunda kayıtlardan çıkarılarak yapılacak vergi incelemesi ile gelir veya kurumlar vergisi tespitinde gider olarak dikkate alınmasına imkan sağlıyoruz.
Vergi uzlaşmalarında vergi aslını uzlaşma kapsamı dışına çıkarıyoruz. Bundan böyle sadece cezalar için uzlaşma başvurusu yapılabileceğini öneriyoruz… Yurtd dışına çıkış harcını da 500 TL olarak belirliyoruz. Bunda böyle harç tutarı her yıl değerleme oranında artırılacak.”
Güler, en düşük emekli aylıklığına 12 bin 500 T zam yaptıklarını söyledi ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Asgari kurumlar vergisi teklifte yer almıyor”
Başkasının pos veya IBAN’ını kullanlara cezaların artırılması ve asgari kurumsal vergisine ilişkin bir soru üzerine Güler, asgari kurumlar vergisi kapsamında düzenlemenin teklifte yer almadığını söyledi. Güler, “Uluslararası küresel şirketlerin Türkiye’deki faaliyetleri kapsamında elde ettikleri gelirden kardan yüzde 15’lik asgari kurumlar vergisi imkanı getiriyoruz… Doktor, diş hekimi diğer faaliyet alanlarında faaliyet gösteren gelir vergisine tabi mükelleflerimizin yıl içerisinde belli zaman aralıklarında hasılat tespitine yönelik denetimler yapılacak. Bunun sonucunda ortalama bir rakam ortaya çıkacak. Bunun verilen beyanname ile arasında yüzde 20’den fazla bir fark çıktığında da izaha davet edilecek” diye konuştu.
“Bütçemizin büyüklüğü belli”
Abdullah Güler, en düşük emekli maaşına yapılan 2 bin 500 TL’lik artışın bu aydan itibaren maaşlara yansıtılacağını bildirdi. Güler, bütün emeklilere 2 bin 500 TL zammın neden yapılmadığına ilişkin soruya, “Bizim bütçemizin büyüklüğü belli 11 trilyon 2024 yılı bütçemiz, 11 trilyon 89 milyar TL. Bunun içerisinde 6 Şubat depremilerine yönelik bütçe karşılığı yaklaşık 1 trilyon 100 milyar ayırmış durumdayız. Seçimlerden önce toplam emeklilik sistemine 2,5 milyona yakın emekli dahil oldu, bunun da bu dönemki bütçemize getirdiği önemli bir rakam var” ifadelerini kullandı.
(SON)
]]>Hazine ve Maliye Bakanlığının hazırladığı vergi paketinden tüm kesimler payını aldı. Pakette, belediyelerin borçlarından OSB’lere, kıymetli maden mevduat hesaplarından iflaslara kadar geniş kapsamlı düzenlemeler öneriliyor.
Vergi paketinde düzenlemelerin hedefleri, “Vergilemede güvenliğin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadele; vergi adaletinin güçlendirilmesi ve dolaysız vergilerin payının artırılması, vergi tabanın genişletilmesi, vergilendirmede basitlik ve vergiye uyumun artırılması, bazı istisnaların kaldırılması veya uygulanma şeklinin değiştirilmesi, cezaların etkinliğinin artırılması, devreden KDV’nin ve KDV iadelerinin azaltılması; ithalatın azaltılmasına katkı sağlanması, ithalat ve yurt içinde vergilendirmenin uyumlaştırılması, tahsilat etkinliğinin artırılması ve ihtilafa neden olan bazı konuların çözülmesi” şeklinde sıralanıyor.
Kanun teklifine dönüştürülerek TBMM’ye sunulması beklenen vergi paketinde, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları düzenlemeleri yer aldı. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artırılıyor. Ancak “gelinen noktada bu cezaların caydırıcılığının azaldığının görüldüğü” belirtilerek, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının artırılması, bazı özel usulsüzlük cezalarının tekrarında artırımlı ceza uygulanması önerisi yapıldı.
Özel usulsüzlük cezaları artırımlı olacak
Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin bazı kalemler ile mevcut ve artırılması öngörülen ceza miktarları şu şekilde sıralandı:
Fatura verilmemesi ve alınmaması (asgari) ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenmemesi: 3 bin 400 liradan birinci tespitte 10 bin, ikinci tespitte 20 bin, üçüncü tespitte 30 bin, dördüncü tespitte 40 bin, beşinci tespitte 50 bin, altıncı ve sonraki her bir tespit için 100 bin TL.
Muhasebe standartlarına uymama: 40 bin TL’den 100 bin TL’ye
Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymama: İşleme konu tutarın yüzde 5’i oranında alınan ceza yüzde 10’a ve 8 milyon 700 bin TL olan üst sınırın 20 milyon TL’ye
Tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması (Sermaye şirketleri): 1100 TL’den 20 bin TL’ye
Serbest meslek erbabının defter kayıtlarının ve ilgili vesikaların noksan, usulsüz veya karışık olması: 660 TL’den 10 bin TL’ye
İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi (İkinci sınıf tüccar): 330 TL’den 5 bin TL’ye
Vergi beyanname, bildirim, evrak, vesika ve eklerine ilişkin şekil, muhteviyat hükümlerine uyulmaması (Sermaye şirketleri): 580 TL’den 10 bin TL’ye
Bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi (İkinci sınıf tüccar): 150 TL’den 3 bin 500 TL’ye
Basılı kitap ve süreli yayınlar
Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan vergi paketinde, kitap ve süreli yayınların tesliminde uygulanan KDV istisnası da kaldırılıyor. 3065 sayılı Kanun uyarınca basılı kitap ve süreli yayınların teslimi KDV’den istisna tutuluyor. Uygulamada, istisna kapsamında olmayan yayınlar ve kırtasiye ürünlerine de istisna uygulandığının tespit edildiği, mükelleflerin istisna nedeniyle genel giderleri ve ATİK yüklenimlerini de iade alabildiklerinin belirlendiği gerekçeleriyle bu istisnanın yürürlükten kaldırılması önerildi. İstisna öncesi dönemdeki gibi indirimli oranda KDV uygulanması, uygulamanın kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak işlemler için geçerli olması öngörüldü. 2023 yılı içinde toplam işlem bedeli 64,1 milyar TL olan bu istisnanın kaldırılmasıyla toplam 2,3 milyar TL gelir bekleniyor.
Kayıt dışı çalıştıranlara artırımlı ceza
Pakete göre, kayıt dışı faaliyetlerde vergi kaybı cezaları da artırımlı uygulanacak. Vergi idaresinin bilgisi dışında çalışanlara kesilecek vergi ziyaı cezasının verginin bir katı olarak kesilecek cezalarda 1,5 kat, verginin 3 katı olarak kesilecek cezalarda 4,5 kat olarak uygulanması öneriliyor.
İflaslarla ilgili düzenleme
Vergi paketinde iflaslarla ilgili de düzenleme öngörülüyor. Kamu alacaklarının tahsil güvenliğini sağlamak ve oluşabilecek ihtilafları önlemek amacıyla kanunda yer alan hileli iflas ifadesi iflas şeklinde değiştirilecek.
Yem ve gübre teslimlerine KDV geri geliyor
Yem ve gübre teslimlerinde KDV istisnasının kaldırılması istendi. Bunun gerekçeleri ise “Uygulamada istisnadan ithalatçılar ile bu ürünlerin ticaretini yapanların yararlanması, istisnanın çiftçilerin alım bedellerine olumlu olarak yansımaması, istisnanın ithalatı cazip kılması (2023 yılında yaklaşık 100 Milyar TL); bu ürünlerin her aşamadaki tesliminin istisna olması nedeniyle alım ve satımı istisna kapsamında olan aracıların taşıma vb. giderler ile ATİK yüklenimlerine ilişkin iade taleplerinin takibindeki sıkıntılar yaşanması, doğalgazın gübrenin temel girdisini oluşturması ve istisna kapsamında doğalgazın KDV’sinin iade edilmesi” gösterildi. Beklenen fayda sağlanamadığından istisnanın kaldırılması önerilen vergi paketinde, “Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinden çiftçiye doğrudan destek ödemesi olarak ayrıca ödeme yapılması ve eskiden olduğu gibi yem teslimlerinde yüzde 10, gübre teslimlerinde yüzde 20 KDV uygulanması uygun olacaktır” ifadeleri yer aldı.
2023 yılında yem için toplam işlem bedelinin 394,2 milyar TL olup istisnanın kaldırılması halinde toplam etkisinin 15,1 milyar TL; 2023 yılında gübre için toplam işlem bedeli 254,7 milyar TL olup istisnanın kaldırılması halinde toplam etkisinin 18,8 milyar TL olacağının tahmin edildiği vurgulandı.
Belediyelerin cari borçları, genel bütçede ayrılan paydan öncelikle kesilecek
Vergi paketinde, “belediyelerin borcunun birikmemesi için” öneriler de yer aldı. “Belediyelerin Cari Borçlarının Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Ayrılan Paylarından Öncelikle Kesilmesi” başlıklı öneride, belediyelerin, bağlı kuruluşlarının ve belediye şirketlerinin gerek vergi gerekse SGK prim borçlarının sürekli arttığı, yapılandırma kanunları kapsamında 10 yıllık ödeme imkanları verilmesine rağmen bu Kanunların şartlarının da yerine getirilmeyerek yapılandırma hükümlerinin ihlal edildiği belirtildi. 5779 sayılı Kanun gereğince il özel idareleri ve belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluşların ve bunlara ait tüzel kişilerin vergi, prim, Hazine alacağı, geçmiş uzlaşma Kanunları kaynaklı borçları ve İller Bankası’na olan borçları için bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak tutardan kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödendiği anlatıldı. Bu borçlar için kendilerine verilen payın azami yüzde 40’ının kesilebildiği, yapılacak kesintilerin oranlarını, alacakların çeşidine, alacaklı kuruluşlar dahil çeşitli kriterlere göre Cumhurbaşkanı’nın belirlemeye yetkili olduğu vurgulanan vergi paketinde, kesinti oranının sınırlı olması ve alacaklı kuruluşların çokluğu nedeniyle vergi ve SGK alacaklarına yeterli tutarda ödeme de yapılamadığı kaydedildi.
Vergi paketinde, bu durum nedeniyle 5779 sayılı Kanun’da düzenleme yapılarak il özel idarelerinin, belediyelerin, bu idarelere bağlı kuruluşların ve bunlara ait tüzel kişilerin, gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergiler ile sosyal güvenlik primlerinin vadesini izleyen ayda bu idarelere ödenecek paydan kesilmesi yoluyla tahsilatının sağlanması önerildi. Böylece yeni borç birikimi önleneceğinden bütçe gelirlerine ve prim gelirlerine olumlu katkı sağlayacağı belirtildi.
Bağışlanan tesislerin inşası için mal teslimi ve hizmette uygulanan KDV istisnası kısmi istisnaya dönüştürülecek
Mevcut durumda genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan tesislerin inşasına ilişkin mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den istisna tutuluyor. Vergi paketinde, bu istisna nedeniyle mükelleflerin iade talep etmemesinin devreden KDV tutarlarının artmasına neden olduğu belirtilerek, devreden KDV’nin azaltılması amacıyla bu istisnanın kısmi istisnaya dönüştürülerek devam etmesi istendi.
2023 yılı içinde toplam işlem bedeli 2,5 milyar TL olan bu uygulamanın, kısmi istisnaya dönüşmesi halinde toplam etkisinin 107 milyon TL olacağı tahmin ediliyor.
Devreden KDV’ler için düzenleme
5 yıldan fazla devreden KDV’nin gider veya maliyet olarak dikkate alınmasına ilişkin önerilerin de yer aldığı vergi paketinde, mükelleflerin alışları dolayısıyla ödedikleri KDV’nin, satışları üzerinden tahsil ettikleri KDV’den fazla olması halinde aradaki farkın mükelleflere iade edilmeyip, sonraki dönemlerde hesaplanan KDV’den mahsup edilmek üzere devredildiği anlatıldı.
Pakette, bunun yerine, mükelleflerin KDV beyannamelerinde yer alan indirilecek KDV tutarlarının 5 takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilememesi halinde, bu süre sonunda yapılacak vergi incelemesi ile bu devreden KDV tutarının mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınması önerildi. Ayrıca birleşme, devir ve bölünme işlemlerinde, bu işlemler nedeniyle devreden KDV ve iade hakkının 5 takvim yılı kriterine veya zamanaşımına bağlı olmaksızın vergi incelemesi yoluyla yeni şirkete devrine imkan sağlanması istendi.
Organiza sanayi bölgeleri ile ilgili KDV istisnalarının kısmi istisnaya dönüştürülmesi öngörülüyor
Oganize sanayi bölgeleri (OSB) ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki iş yerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den istisna bulunuyor. Ayrıca halihazırda bunların arsa ve iş yeri teslimleri de KDV’den istisna tutuluyor. Bu istisnanın “kısmi istisna”ya dönüştürülerek devam etmesi gerektiği belirtilen pakette, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca sicil verilerek tüzel kişilik kazanan OSB sayısı 361 olup bunların 269 adedi faaliyette, 92 adedinde ise proje, kamulaştırma ve inşaat işlemleri devam etmektedir.2023 yılı içinde toplam işlem bedeli 13 milyar TL olup kısmi istisnaya dönüşmesi halinde toplam etkisinin 616 milyon TL olacağı tahmin edilmektedir” denildi.
Serbest bölgelerdeki istisna
Serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Bölgede imal edilen ürünlerin FOB bedelinin en az yüzde 85’inin ihraç edilmesi durumunda çalışanların ücretleri gelir vergisinden istisna tutuluyor. Bu nedenle, serbest bölgelerde faaliyet gösteren kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançların istisna olması, yurtiçine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlara tanınan istisnanın kaldırılması öneriliyor.
Pakette, 2023 yılı itibarıyla 652 mükellefin 42 milyar TL kurumlar vergisi istisnasından faydalandığı, vergi etkisinin yaklaşık 10 milyar TL olacağı hesaplandı. Düzenlemenin ihracatın teşvik edici yönü bulundğu, ayrıca, istisnanın ihracat ile sınırlandırılmasının tahmini gelir etkisinin 7 Milyar TL olacağının tahmin edildiği vurgulandı.
Kıymetli maden mevduat hesapları
Vergi paketinde, “Esas faaliyet konusu kıymetli maden alım satımı olmayan işletmeler, yatırım amaçlı olarak altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenleri satın almakta ve aktiflerine kaydetmektedirler. Bu kıymetli madenler dövizde olduğu gibi değerlenmediğinden, kıymetlere ilişkin değer artışları satış aşamasına kadar vergilendirilmemektedir. Diğer taraftan kıymetli maden mevduat hesapları, banka açısından bir borç, işletmeler için ise bir alacak niteliği arz etmektedir. Söz konusu hesaplar da döviz hesaplarında olduğu gibi değerlemeye tabi tutulmadığından, vergilendirme vadesinde yapılmaktadır” gerekçesi anlatılarak, şu öneride bulunuldu:
“Aktifte yer alan kıymetli madenler ile mevduat hesaplarının döviz ve döviz hesaplarında olduğu gibi borsa rayici ile değerlenmesi bu değerleme sonucu, geçici vergi dahil hesap dönemleri itibariyle değerleme farklarının vergilendirilmesi, işletmelerin aktifinde yer alan kıymetli madenlerin borsa rayici ile değerlenmesinin gelir artırıcı etkisinin olacaktır. Kıymetli maden mevduat hesaplarının (fiziki ve kaydi) değerleme gününde borsa rayici ile değerlenmesi neticesinde ise bankalar açısından gider, hesap sahibi işletmelerce gelir etkisi olacaktır. Bankacılık sisteminde kıymetli madenlere dayalı hesapların büyüklüğü 852 Milyar TL olup, bu tutarın 52,7 Milyar TL’si ticari işletmelerindir. Düzenlemenin 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi önerilmektedir.”
]]>ATEM Başkanı Hakan Akçam, hobi bahçeleri ile oluşan çarpık yapılaşma, hobi bahçelerine getirilen cezalar ve yaşanılan mağduriyetlere ilişkin İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Akçam, hobi bahçeleri için yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini söyleyerek, bu konuda vatandaşların mağdur olmasının önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi. Ankara’nın 25 ilçesinde çok yoğun bir şekilde hobi bahçeleri projesi yapan kişilerin ve firmaların bulunduğunu ifade eden Akçam, “Yapılaşmamız her gün daha da çarpıklaşmaya doğru gidiyor. Hobi bahçelerinin planlı, projeli, vatandaşların hiçbir sorun yaşamayacağı şekilde yapılması, tabii ki vatandaşın bu hayattan geri kalmaması için güzel olur. Fakat Ankara genelinde ve özellikle 10 ilçesinde yaklaşık 5-6 yıldır çok yoğun bir şekilde çarpık yapılaşma bakımından sorunlar yaşanıyor ve ortaya bir görüntü kirliliği çıkıyor” açıklamasında bulundu.
Vatandaşın hobi bahçesi diye aldığı bahçelerde altyapı, su, elektrik gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir ortam olmadığını söyleyen Akçam, “Ortada bir mağduriyet söz konusu. Yine bu şekilde suyu, elektriği vesairesi olan yerlerde de ciddi anlamda çarpık bir yapılaşma ve görüntü bozukluğu var. Bununla ilgili olarak da biz Emlakçılar Odası olarak ilgili kurumlara, yerel yönetimlere, belediyelere, yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na farklı başvurularda bulunduk. Hem sözlü hem de yazılı olarak talepler oluşturduk” dedi.
“Cezalarda vatandaşın bir mağduriyeti söz konusu”
Bu süreçte hobi bahçelerinin imalatlarının devam ettiğini ve bununla ilgili ciddi cezalar geldiğini söyleyen Akçam, “Bu işi yapan kişilere ceza gelse de sonrasında hobi bahçesini alan vatandaşlara da il müdürlüklerinden, yerel yönetimlerden cezalar geliyor. Bu cezalar da vatandaşların canını yakıyor. Cezanın geleceğini bilerek alınan bir hobi bahçesi alan da olur tabii ama cezadan haberi olmadan alan kişiler de mevcut. Dolayısıyla burada vatandaşın bir mağduriyeti söz konusu” ifadelerini kullandı.
“Projelere yönelik yasal çerçevede düzenleme yapılması gerekli”
Hobi bahçesi imalatlarına tek tip projeyle sınır getirilmesi gerektiğini söyleyen Akçam, “Projelere yönelik de yasal çerçevede düzenleme yapılması gerektiğini söylüyoruz. Yine bundan sonraki süreçlerde de tek tip proje kapsamında bir alt yapı yapılarak, hobi bahçesinin hiçbir eksiği kalmadan insanların orada zamanını geçireceği bir proje yapılması gerektiğini söylüyoruz. İnşallah bu noktada da yetkililer bizlerin sesini duyar ve bu çarpık yapılaşmanın önüne geçmek için adımlar atar diye düşünüyorum” diye konuştu.
“Cezalar 100 bin lirayla 500 bin lira arasında değişiyor”
Verimli tarım arazileri üzerine kurulan hobi bahçeleriyle ilgili para cezası uygulandığını hatırlatarak, vatandaşların hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden hem de ilgili yerel yönetimlerden ceza aldığını söyleyen Akçam, “Bu cezalar da hobi bahçesinin arsa niteliğinde olmayıp, tarım arazisi niteliğinde olmasından kaynaklı olarak geliyor. Bu cezalar 100 bin lira ile 500 bin lira arasında değişiyor. Vatandaşların bu cezalara yönelik itirazları da oluyor tabii ama tarım arazisinde herhangi bir yapıya izni verilmediği için vatandaşlara ciddi cezalar veriliyor. Onun için hobi bahçesi almak isteyen vatandaşlara öncelikle bu tür cezalarla karşılaşabileceklerini hatırlatmak istiyoruz” dedi.
“İmarlı olan arazilerde biraz önce bahsettiğimiz cezalar yaşanmaz”
Vatandaşların hobi bahçesi diye alınan arazinin imara açık olup olmadığına bakmaları gerektiğini vurgulayan Akçam, “İmarlı olan arazilerde biraz önce bahsettiğimiz cezalar yaşanmaz. Fakat imarsız ve tarım arazisi olan yerlerde de her zaman bir sorun yaşanır. Vatandaş burada tarım arazisine yapılan hobi bahçelerine çok talepte bulunmasın. İmarlı olan yerleri de diledikleri gibi satın alabilirler. Fakat tarım arazilerini hobi bahçesi olarak satan, reklamını yapan, projeyi farklı şekilde anlatan art niyetli insanlar da var” şeklinde konuştu. – ANKARA
]]>Antalyaspor Kulübü’nce düzenlenen iftar organizasyonunda dernek, vakıf, antrenör, altyapı kadroları ve aileler yer aldı. Hasan Subaşı Tesisleri’nden düzenlenen programda gazetecilere açıklamada bulunan Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe, geçen hafta oynadıkları ve 1-1 beraberlikle sonuçlanan Ankaragücü maçının beklentilerin altında kaldığını belirtti. Oyunun kendilerini memnun etmediğinin altını çizen Boztepe, “Ankaragücü çok istekliydi, inanılmaz baskılı oynadı. Oynadığı oyunda da puan 3 puanı almak üzereydi ama biz de iyi bir savunma yaptık. Bizim zaten bazı handikaplarımız var. Golü bulduktan sonra ister istemez istemsizce skoru koruma amaçlı sanırım ofansif duruma geçiyoruz. O da bizim asıl avantajımıza değil dezavantajımız oluyor. Kontralardan yediğimiz herhangi bir gol, puan kaybına sebep oluyor. Ankaragücü’nde de böyle bir yine talihsizlik yaşadık ama Ankaragücü gibi istekli ve alt sıralarda bulunup puana ihtiyacı olan bir kulüpten yine de bir puanla ayrılmış olduk. Tabii ki üç puan daha çok istiyorduk. Ben ikinci yarı oyunundan ben de memnun değildim. Kendimizi eleştirmeye başladık. Bunların da detaylarına bakıyoruz” diye konuştu.
“Rize’den 3 puanla döneceğiz”
Süper Lig’in 32. haftasında da deplasmanda oynayacakları Çaykur Rizespor maçından 3 puanla ayrılacaklarını belirten Boztepe, “Rize maçı için önümüzde bir 10 günümüz var. Bayramdan hemen sonra Rize’ye geçeceğiz. Allah nasip ederse inşallah Rize’den de puanlarımızı alıp döneceğiz. Puanlarımızı diyorum, üç puanı alacağız” dedi.
“Dik duruşumuzu bozmayız”
Süper Lig’de yaşanan olaylar sonrası kulüplerin TFF’nin istifası yönündeki değerlendirmesi sorulan Boztepe, “Şimdi imza verecek miyiz? Bununla alakalı Kulüpler Birliği’nden bir karar çıktı. Kulüplerimizin de hemen hemen 20 kulübün 16’sı federasyonun zaten görevine devam etmemesi konusunda hemfikir. Bununla alakalı da yakın bir zamanda Kulüpler Birliği’nden bir karar çıkacak. Karar çıktığı zamanda tüm camiaya, tüm kamuoyuna hep beraber paylaşmış olacağız. Bizim Galatasaray maçından sonra açıklamalarımız vardı. Hatta sonrasında yine bir konuşmam vardı. Şimdi Allah’a çok şükür konuştuğumuzu yutan tükürdüğünü yalayan bir insan değilim. Bu konuda maalesef başarısız bulduğumuz durumlarda dik duruşumuzu bozmayız” cevabını verdi.
“Nasıl bir lobiyse puanı alıp verebiliyorlar”
Maçların yabancı hakemlerle yönetilmesi talepleri hakkında görüşlerini aktaran Boztepe, “Konuyla alakalı en başından beri olduğu gibi söylüyoruz. Türk futbolunun düzelmesi için artık daha temiz, daha düzenli bir lig olması için yabancı hakem gerekliliği varsa yabancı hakemler konusunda bu konuda da hem fikiriz. Birçok kulüp değil hemen hemen 18-19 kulüp de hemfikir yani. O günkü toplantıya katılan herkes bu konuyla alakalı Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ali Koç’un da değerli bir görüşmeleri oldu ve yabancı hakemlerin de Premier Lig ayarındaki kaliteli hakemler olacağı konusunda bir zaten bir tebliği var. Ligimizin düzelmesi için eğer ki yabancı hakemse bizim ihtiyacımız olan yabancı hakemlere ihtiyacımız var demektir. Çünkü son 2 maç, sadece bizim maçlarımızda değil. Birçok izlediğim maçlarda yaşanan olaylara baktığınız zaman artık hakem hatalarını göz ardı edebiliriz. Hakem hatalarını, gri pozisyonları tartışabiliriz. Kişilere göre veya üstatlara göre yorum farklılıklar olabilir ama bazı maçlarda ve bazı müsabakalarda göz göre göre artık gerçekten de nasıl bir lobiyse, nasıl güçlü bir lobiyse bu kadar cesur adamlar, bu kadar aleni göstere göstere puanı alıp oradan oraya verebiliyorlar. Yani bunun içinde ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor” dedi.
“Önceliğimiz Antalyaspor”
2 Nisan’da yapılan Fenerbahçe Genel Kurulu’nda alınan kararları de değerlendiren Boztepe, “Fenerbahçe’nin kongresi tamamen camialarını ilgilendiren bir durum. Sadece 2 Nisan’daki kongrelerinden sonra alacakları kararlarla alakalı önümüzdeki fikstürün nasıl olacağıyla alakalı bir fikir beyan etmek amacıyla takip ediyorduk. Yoksa Fenerbahçe’nin kendi kararları. Neticede alacakları kararlara sadece saygı duymak düşüyor ve ilgilendirmiyor diyelim bu konuda. Bizim kendi derdimiz, yani bütün amacımız çalışmamız Antalyaspor” ifadelerine yer verdi.
“İki taraf da daha ağır cezalar alabilirdi”
Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra yaşanan olaylar ve ardından PFDK sevkleri ve cezalarla ilgili düşüncesi sorulan Boztepe, “Cezaların yeterliliğinden ziyade şuna bakmak lazım. Durup durup da maç günü Adana Demirspor’la maçı var ve saat 15.00’te cezalar açıklanıyorsa burada bir şey var demektir, yanlışlık var demektir. Yani bütün herkes programını yaptı, planını yaptı. ya hemen haftasında ve zamanında açıklamasını yaparsınız. ya da o müsabakayı geçtikten sonra yaparsınız. Neden saat 15.00’te yapıyorsunuz. Yani maçtan 4 saat önce bir açıklama yapıyorsunuz. Çok doğru bir şey değil yani. Bütün taraftar gruplarının sağduyulu olması gerekiyor. Orada yapılacak münferitten bir eylemin daha sonra kulüplerine çok ağır yaptırımları ve cezaları oluyor. Bu konuda zaten ilk önce herkes bir kere dikkatli olmalı. Herkes taraftar grubuna da bunu açıklasın. Yapılan tek bir kişilik eylem bile kulübe çok ciddi zarar verebiliyor. Şimdi oradaki yaptırımların çokluğundan ziyade bu yaptırımlar neden yaptırıldı, neden yaptırılmad. Zamanında, gününde ve öncesinde onlara bakmak lazım. Bana göre iki taraf da daha ağır cezalar alabilirdi, alması da gerekirdi. Eğer ki bu bir sonuç veya da şey getirecekse daha sonrasındaki müsabakalar için bir nasıl söyleyeyim? Örnek teşkil edecekse ama maalesef biz ne yaparsak yapalım Türk milleti olarak zaten bir şeyimiz vardır, cezalar bizi yıldırmaz. Biz öyle cezalarla yılacak bir millet değiliz” açıklamasını yaptı.
“Sergen Yalçın ile görüşeceğiz”
Teknik direktör Sergen Yalçın ile gelecek sezonla ilgili yeni bir anlaşma yapılıp yapılmayacağı sorusuna Boztepe şunları söyledi:
“Bu konuyla alakalı herhangi olumsuz bir açıklamamız yok. Olumsuz bir görüşümüz de yok. Bu konuyu Rizespor maçından sonraki en önemli gündemlerimizden bir tanesi. Hocamızla da zaten görüşeceğiz. Hocamızın kardeşinin sağlık durumuyla alakalı bir sıkıntısı vardı. Ondan dolayı izin zamanında İstanbul’a gitti. Gelir gelmez konuşacağız.” – ANTALYA
]]>