Ceylan – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 09 Jul 2024 22:39:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 DEVA Partisi Körfez İlçe Başkan Yardımcısı cinayetiyle ilgili mütala açıklandı https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-korfez-ilce-baskan-yardimcisi-cinayetiyle-ilgili-mutala-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-korfez-ilce-baskan-yardimcisi-cinayetiyle-ilgili-mutala-aciklandi/#respond Tue, 09 Jul 2024 22:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38256

KOCAELİ’nin Körfez ilçesinde tartıştığı Fırat Ceylan tarafından tabancayla vurularak öldürülen DEVA Partisi Körfez İlçe Başkan Yardımcısı Savaş Taş (41) cinayetiyle ilgili Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu sanık Fırat Ceylan hakkında Taş’a karşı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, olayda silahla ayağından vurulan iş yeri çalışanı İ.K.’ya karşı ise ‘silahla kasten yaralama’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep etti. Duruşmada dinlenen Fırat Ceylan, Savaş Taş’ın babası ve eşinden özür dilerken Taş’ın babası ise “Makine davasından dolayı mahkemeye tazminat davası açabilirlerdi. Beni, eşi ve çocuğunu mağdur ettiler” ifadelerini kullandı.

Olay, 21 Eylül 2022’de, Körfez ilçesi Güney Mahallesi Fatih Caddesi’nde meydana geldi. Fırat Ceylan ve ağabeyi R. Ceylan, borç- alacak meselesinden husumetli olduğu, DEVA Partisi Körfez İlçe Başkan Yardımcısı Makine Mühendisi Savaş Taş’ın tekstil atölyesine gitti. Burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle Fırat Ceylan, Savaş Taş’ı tabancayla vurdu. Bu sırada seken mermilerden biri de iş yeri çalışanı İ.K. isimli kadının ayağına isabet etti. Ambulansla Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Taş, kurtarılamadı. İ.K. ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Polis tarafından gözaltına alınan 2 şüpheliden Fırat Ceylan tutuklandı, R. Ceylan ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fırat Ceylan hakkında ‘kasten öldürme’ ve ‘silahlı yaralama’ suçundan, R. Ceylan hakkında ise ‘suça iştirak’ten dava açıldı.

TİCARİ ANLAŞMAZLIK YAŞANDI

Olay ile ilgili açılan davanın 5’inci duruşması bugün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Fırat Ceylan, öldürülen Savaş Taş’ın ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Fırat Ceylan ve kardeşi R. Ceylan’ın, Savaş Taş ile ticari anlaşmazlık yaşadığını belirtti. Savcı, olay tarihinde Ceylan kardeşlerin otomobille Taş’ın dükkanına geldiklerini, iş yerinde yaşanan tartışma ve arbede sonrasında Fırat ve ağabeyinin buradan çıktıkları, Taş’ın da arkasından geldiğini ve tartışmanın devam ettiğini ifade etti.

‘ARACININ KAPISINI AÇARAK SAVAŞ TAŞ’A ATEŞ ETTİ’

Ağabeyinin Fırat Ceylan’ı tartışmanın büyümemesi için aracına bindirip Savaş Taş ile tartışmaya devam ettiğini belirten Cumhuriyet savcısı, Fırat Ceylan’ın aracın kapısını açarak elinde bulunan tabancayı maktule doğrulttuğunu ve birden fazla kez ateş etmek suretiyle ölümüne sebebiyet verdiğini belirtti. Savcı ayrıca, Ceylan’ın tabancasından çıkan mermilerden birinin İ.K.’nın ayağına isabet ettiği ifadelerine de yer verdi.

GÖRÜNTÜ KAYITLARI DA MÜTALAADA YER ALDI

Savcı, mütalaasında olay günü çekilen görüntü kayıtlarıyla ilgili bilirkişi raporuna da yer verdi. Kayıtlarda Ceylan’ın, Savaş Taş’a hitaben ‘Çık lan dışarı, erkek misin oğlum sen, yakarım seni, kafanı koparırım senin, hazırlığını yap’ şeklinde sözlerinin ardından küfrettiği, Taş’ın ise sanıkların arabaya bindiği sırada ‘Bekle, bekle gitme bekle, o iş bitti ya’ şeklinde sözler sarf ettiği yer aldı.

TUTUKLU SANIK HAKKINDA MÜEBBET VE 12 YILA KADAR HAPİS CEZASI

Savcı, Fırat Ceylan hakkında Savaş Taş’a karşı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası, ‘tehdit’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası, ‘alenen hakaret’ suçundan 3 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası talep etti. Olayda Ceylan’ın silahından çıkan kurşunla ayağından yaralanan İ.K. ile ilgili savcı, ‘silahla kasten yaralama’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep etti. Olayda kullanılan silahla ilgili savcı, Ceylan hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi. Tutuksuz sanık R. Ceylan hakkında savcı, mütalaasında Savaş Taş’ın ellerine vurarak yaralanmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istedi.

‘OĞLUMU ÖLDÜRMEYE KARAR VERDİKLERİ TELEFON GÖRÜŞMELERİNDE ANLAŞILMAKTADIR’

Öldürülen Savaş Taş’ın babası Aydın Taş, “Telefon görüşmelerinde sanıkların oğlumu öldürmeye karar verdikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca öldürdükten sonra Fırat’ın kardeşi A. Ceylan’a ‘Biz öldürme işini hallettik, elhamdülillah’ diye söylemektedir. Oğlum haksız yere öldürüldü. Makine davasından dolayı mahkemeye tazminat davası açabilirlerdi. Beni, eşi ve çocuğunu mağdur ettiler” dedi.

Savaş Taş’ın eşi Pınar Taş ise “Eşime R. Ceylan’ın yumrukla vurduğunu gördüm. Fırat da aynı şekilde vurdu. Biz, bunları dışarı çıkardık. Dışarıda herhangi bir kavga olmadı. Gidecekleri sırada Fırat, eşime küfretti. Biz ofisin kapısının yanındaydık, küfürden sonra dışarı çıktık. R. Ceylan bu sırada kardeşini tutup arabaya götürdü ve eşime karşı ‘Hazırlığını yap’ dedi. Eşim sanıklara küfretmedi. Bizim dışarı çıkmamız ile ateş etmesi bir anda oldu” ifadelerini kullandı.

‘İLK ÖNCE BANA SONRA DA AĞABEYİME VURDU’

Duruşmada söz verilen Fırat Ceylan, Savaş Taş’ın babası ve eşinden özür diledi. Ceylan, Savaş Taş’ın kendilerini ticari olarak zarara uğrattığını, kendisine iletmelerine rağmen mağduriyetlerini gidermediğini belirtti. Ceylan, “Olay günü karşılıksız çıkan çekimin düzeltme hakkını kullanmak ve makineler hakkında konuşmak istedim ancak benim mağduriyetimi anlamadı. Gayet sakin davrandı. İlk önce bana vurdu, sonra da ağabeyime vurdu. Bana vurduktan sonra ben de kendisine vurdum. Ağabeyimin vurup vurmadığını hatırlamıyorum” dedi.

‘BEN SAVAŞ’IN YÜZÜNDEN PERİŞAN OLDUM’

Küfrü, kendisine edildikten sonra etmiş olabileceğini ayrıca tehdit ettiğini hatırlamadığını söyleyen Ceylan, “Arabaya binip gideceğimiz sırada bana küfretti. Ben de bunun üzerine tabancayı çıkartarak kendisine ateş etmeye başladım. İlk önce hedef gözetmeden 3- 4 el ateş ettim, sonrasında 1- 2 basamak kendisini takip ettim. Ben Savaş’ın yüzünden perişan oldum, ekonomik dar boğaza girdim” ifadelerini kullandı.

Avukatların mütalaaya karşı süre istemesi nedeniyle duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-korfez-ilce-baskan-yardimcisi-cinayetiyle-ilgili-mutala-aciklandi/feed/ 0
CHP Milletvekili, savunma sanayi şirketlerindeki cemaat örgütlenmelerini sordu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-savunma-sanayi-sirketlerindeki-cemaat-orgutlenmelerini-sordu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-savunma-sanayi-sirketlerindeki-cemaat-orgutlenmelerini-sordu/#respond Sun, 05 May 2024 21:46:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30472 (ANKARA) –CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde, Türkiye’nin ulusal savunma sanayi şirketlerinde yaşandığı iddia edilen cemaat örgütlenmelerini isim isim sordu ve Arap uyrukluların istihdamını gündeme getirdi.

CHP’li Özgür Ceylan, ulusal savunma sanayi şirketlerindeki cemaat örgütlenmelerine ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Ceylan, önergesinde, “Gün geçmiyor ki ya TSK ya da Savunma Sanayi Başkanlığı faaliyet alanındaki şirketlerle ilgili çeşitli iddialar kamuoyunun gündemine gelmesin. Türk halkının gurur duyduğu savunma sanayi kuruluşlarımızın son dönemde iyi eğitimli gençlerimizin ülkemizden ayrılmak durumunda kalmaları ve görece demokrasisi gelişmiş, temel insan hak ve özgürlüklerinin yasal ve anayasal olarak güvence altında olduğu Avrupa ülkelerine gitmeleriyle gündeme gelmesi kaygı vericidir.” ifadelerini kullandı.

“YETENEKLİ GENÇLER İŞTEN NEDEN AYRILIYOR?”

Ülke açısından Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın bağlı ortaklıklarından ve Savunma Sanayi Başkanlığının bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinden oluşan güçlü bir üretim ve ARGE ayağından bahsedilebileceğini ifade eden Ceylan, bunlardan bazılarını Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş, Roket Sanayi ve Tic. A.Ş, Hava Elektronik Sanayi ve Tic. A.Ş, İşbir Elektrik Sanayi A.Ş, Aspilsan Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş, Savunma Sanayi Teknolojileri A.Ş, Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş. olarak sıraladı.

Ceylan, “Son 10 yıl içerisinde bu şirketlerde göreve başlayan mühendis ve diğer teknik personellerden kaçı istifa ya da başka bir nedenle işinden ayrılmıştır? Bunlardan kaçı savunma sanayi alanında faaliyet yürüten yerli şirketlerde iş başı yapmış kaçı yurtdışına gitmeyi tercih etmiştir?” sorularını yöneltti.

TSK Güçlendirme Vakfı ile Savunma Sanayi Başkanlığı’nın bağlı şirketlerinde görev yapan teknik personelin işten ayrılma sebepleri hakkında bilgi isteyen Ceylan, “Uzman personel ekonomik nedenlerle mi yoksa bazı basın organlarında iddia edildiği gibi Gaye ve Erkam Vakfı benzeri vakıfların üstünden tarikat-cemaat yapılanması ile söz konusu şirketlerin genel müdürlük gibi üst düzey makamlarına bazı tarikat mensupları atandığından ve atamalarda liyakat değil cemaate sadakat esas alındığından mı ayrılmaktadırlar?” diye sordu.

Özgür Ceylan, söz konusu makamlara atanan tarikat cemaat bağlantılı üst düzey yöneticilerinin personele mobbing uyguladığı için mi ayrılmaların gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında da bilgi talep ederken,  “Bu şirketlerde bir tasfiye mi vardır ya da tarikatlar arası bir çatışmanın sonucu mu durumun böylesine bir hal almasına vesile olmuştur?” sorusunu yöneltti.

İSİM İSİM SORULAR

CHP’li Ceylan önergesinde, ulusal savunma sanayindeki cemaat örgütlenmesine ilişkin şu soruların yanıtlanmasını istedi:

“TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, döneminde işten çıkarmaların ve liyakatsiz atamaların yoğunlaştığı bilgisi doğru mudur? Bir buzdolabı fabrikasında endüstri mühendisi olarak çalışan Gürsel Boz’u işe alarak programlar müdürü olarak atadığı iddiası doğru mudur? Yine Sayın Akşit’in Ali Gökhan Genç’in atamasını yaparak Menzil yapılanmasının önünü açtığı ve bu görevlendirmeler eliyle alan açılarak nitelikli kadroların işten çıkarıldığı iddiaları doğru mudur? Bu şahısların görev yaptıkları zaman diliminde kurumdan kaç teknik personelin ilişiği kesilmiştir? Akın Özdemir, Semih Erol, Fatma Gevrek Sarıoğlu, Altınel Çalışkan, Ramazan Tarhan, kurumda işe başlatılmışlar mıdır? Kurumda işe başlamadan önceki mesleki bilgi birikim ve deneyimleri nedir? Bu şahıslarda mı ‘Buzdolabı fabrikasında’ çalışırken birden bire TEI tarafından keşfedilip yüksek maaşlarla müdür, kıdemli lider, kıdemli uzman yapılmışlardır?”

“KİM BU LİNA ABBA, BASSAM?”

Ceylan, önergesinde TUSAŞ ve iştiraklerinde kaç yabancı uyruklu kişinin çalıştığı hakkında bilgi isteyerek “Lina Abbas ve Bassam adındaki şahıslar bu çalışanlardan mıdırlar? Hangi üstün özelliklerinden dolayı TEI’de çalışıyorlar? Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile Savunma Sanayi Başkanlığının Bağlı Ortaklıkları ve iştiraklerinde görev yapan yabancı uyruklu kişi sayısı kaçtır? Uyruklarına göre dağılımları nedir ve aldıkları ücretler kaç Türk lirası ya da dolardır?” diye sordu.

GAYE VAKFI’NIN TUSAŞ ÖRGÜTLENMESİ

Özgür Ceylan, Gaye Vakfı’nın TUSAŞ örgütlenmesi hakkında da bilgi talebinde bulunarak, “Mehmet Baldöktü’nün kardeşi Mustafa Kemal Baldöktü TUSAŞ’ta hangi dönemde göreve getirildi ve insan kaynakları müdürü yapıldı? Müdür adaşı olan yeğeni Mustafa Baldöktü’yü Ar-Ge’de uzman olarak mı görevlendirildi? İnşaat mühendisi Serhan Sökmen’i (TEİ) uçak motor fabrikasında müdür yapan üstün yeteneği neydi ve kim keşfetti? Sayın Sökmen’de mi Gaye Vakfı üyesiydi? İnsan Kaynakları Direktörü olarak atanan Levent Tüfekçi, müdür olarak atandığı iddia olunan Ender Dur’un da Gaye Vakfı üyesi olduğu atama yapılırken biliniyor muydu? Mahmut Faruk Akşit genel müdür olduktan sonra TUSAŞ’a ve TEİ’ye Mehmet Zahitler adında kaç kişi işe alınmıştır?” sorularını yöneltti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-savunma-sanayi-sirketlerindeki-cemaat-orgutlenmelerini-sordu/feed/ 0
Nuri Bilge Ceylan: Belki de artık hiç film çekmem, bilmiyorum https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-belki-de-artik-hic-film-cekmem-bilmiyorum/ https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-belki-de-artik-hic-film-cekmem-bilmiyorum/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:00:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23962 20. Akbank Kısa Film Festivali’ne onur konuğu olarak katılan yönetmen Nuri Bilge Ceylan, yapmayı düşündüğü çalışmalara ilişkin, “Şu an ne yapacağımı bilmiyorum. Duygularıma bırakıyorum, bekliyorum, kitap okuyorum, geziyorum sonra kendiliğinden bir şey yavaş yavaş hakimiyet kuruyor üzerimde. Film çekmek için onu bekliyorum. Belki de artık hiç film çekmem, bilmiyorum.” dedi.

Akbank Sanat’ta gerçekleşen programda gençlerle ve sinemacılarla buluşan Ceylan, ilk filmi “Koza”nın gösteriminin ardından sinema hayatına dair açıklamalarda bulundu.

Sinemaya adım attığı yıllarda henüz video kameraların, internetin olmadığını belirten Ceylan, “Çocukluğum Çanakkale Yenice’de geçti. O küçücük kasabada bir sinema vardı ve her gün film değişirdi. Nasıl yaşamamız gerektiğini ve ne olmak istediğimizi o sinemadan öğrendik. Filmler değiştiği için de her gün hayallerimiz değişirdi. Mehmet Eryılmaz’ın bana çok büyük faydası olmuştur. O olmasaydı ben sinemaya başlamamış bile olabilirdim.” dedi.

Ceylan, Eryılmaz’ın çektiği bir kısa filmde kendisini başrolde oynatmak istediğinden bahsederek, “Bütün aşamalara dahil olmak koşuluyla, sinema yapmayı öğrenebilirim düşüncesiyle kabul ettim. Filmi çektik, montajına girdim. Her şey mucize gibi geliyordu. Sonra bir kamera satın aldım. Aklıma gelen fikirleri not ediyordum ve onları çekiyordum. Öğrenmenin en iyi yolu kesinlikle hata yapmaktır. Çünkü hatalar doğruyu öğretiyor insana.” ifadelerini kullandı.

“Kendi ruhumun, dünyanın veya hayatın sırları kafama takılıyor ve onların peşinde gidiyorum”

Sinemanın bir arayışı temsil ettiğine dikkati çeken usta yönetmen, şöyle devam etti:

“İnsan bir yere gelip de bir şey olmuyor, devamlı arıyorsun, anlamaya çalışıyorsun. İnsan bedenen yaşlanıyor ama ruhu çocuk. Bilinç daha çok bilmediği bölgelere yoğunlaşıyor. Ben mesela öğretmen olamam. Çünkü bildiklerim beni ilgilendirmiyor. Bilmediğim, kendi ruhumun, dünyanın veya hayatın sırları kafama takılıyor ve onların peşinde gidiyorum. Dolayısıyla film yapmak da asla bir bildiri ya da bildiklerimi diğer insanlara aktarmak gibi bir eylem olamaz. Film yaparken kendim de bir şey arıyorum. Ancak o şekilde motive olabilirim. Film yapmak bir tür araştırma, terapi, anlamaya çalışmak benim için.”

Filmlerinde Rus edebiyatının etkilerinin olduğuna işaret eden Nuri Bilge Ceylan, “Cemal Süreya gibi söyleyecek olursam ‘Suç ve Ceza’yı okudum, o gün bugündür huzurum yoktur. Aslında bu romanı çok beğendiğimden değil, beni anlatıyor gibi geldi. ‘Kış Uykusu’ temel olarak Dostoyevski’nin iki hikayesinden yola çıkarak, onlara dayanarak yazılmış bir film. Kendimi tanımama, insan denen şeyi anlamama yardım ettiği için Rus edebiyatını seviyorum.” diye konuştu.

Ceylan, kendisine göre benzer ruha sahip insanların kardeş olduğunu söyleyerek, “Mesela Tarkovski’nin filmlerinde Eric Rohmer’dan şeyler görürüz. Bu çok normal ve hoşuma gidiyor. Sadece filmler değil, kitaplar, hayattaki her şey insanı etkiliyor. Bütün bunların toplamıyız aslında. Abbas Kiarostami de bana çok kapı açtı. Onun filmlerinde de mutlaka büyük hikayeler bulmak gerekmediğinin örneğini görmek çok heyecanlandırmıştı beni.” dedi.

“Belki de artık hiç film çekmem bilmiyorum”

İlk filmlerine ilişkin eleştirileri olduğunu belirten Ceylan, şunları kaydetti:

“‘Kasaba’ Berlin’de gösterildiğinde çok kötü gelmişti, diyalogların çalışmadığını düşünmüştüm. Diyalogların çalışmıyor oluşu, bende tuhaf bir korku yarattı diyaloglara karşı. Hala ‘Kasaba’yı izleyemem. Bu meseleyi halletmem için radikal çözümler aramaya başladım ve bir daha dublajla film yapmadım. Diyalog korkusu bende öyle bir travmaya neden oldu ki, son filmime kadar ‘Acaba burada bu diyaloğu çalıştırabilir miyim?’ gibi korkular yaşadım.”

Sinemada zaman kavramının altını çizen Nuri Bilge Ceylan, “Zaman benim için dünyadaki en trajik şey. Zaman kavramı, benliğime hakim olduğunda her şey anlamını yitiriyor benim için. Zaten her şeyi çok anlamlı bulan değilim. O yüzden biraz anlamı yaratmak zorunda kalıyorum belki de. Her şeyin boş gelme duygusu beni çok kolay etkisi altına alabiliyor. Dolayısıyla edebiyat, sanat, sinema, film yapmak, bunların hepsi benim bu tarafıma çok iyi geldi. Çünkü aksi takdirde melankolik yapım bünyeme egemen olabilirdi.” dedi.

Ceylan, gelecekteki çalışmalarına ilişkin de şunları anlattı:

“Şu an ne yapacağımı bilmiyorum. Çekmecesinde bir sürü projesi olan yönetmenlerden hiçbir zaman olamadım. Çünkü bir film yapmak insanı değiştiriyor. Mesela iki tane projem olsa, birinciyi çektiğim zaman öyle bir pozisyona geliyorum ki ikinciyi çekmeyi istemez bir halde oluyorum. Dolayısıyla duygularıma bırakıyorum, bekliyorum, kitap okuyorum, geziyorum sonra kendiliğinden bir şey yavaş yavaş hakimiyet kuruyor üzerimde. Film çekmek için onu bekliyorum. Belki de artık hiç film çekmem, bilmiyorum. Proje bazlı film çeken biri değilim. Bu aralar fotoğrafla uğraşıyorum, daha çok hoşuma gidiyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-belki-de-artik-hic-film-cekmem-bilmiyorum/feed/ 0
AK Parti Batman Belediye Başkan Adayı Adil Sebati Ceylan’dan Kentsel Dönüşüm Açıklaması https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-kentsel-donusum-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-kentsel-donusum-aciklamasi/#respond Wed, 27 Mar 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23778 AK Parti Batman Belediye Başkan adayı Adil Sebati Ceylan, “Batman’da yapmamız gereken en önemli işlerden biri kentsel dönüşüm. Kenar mahallelerimizde deprem yönetmeliğine uygun olmayan binalar var. Hiç park alanı olmayan mahallelerimizi kentsel dönüşümle yaşanabilir alanlara dönüştüreceğiz. Burada yaşayan halkımızın mülklerine değer de katmış olacağız.” dedi.

Ceylan, kente yönelik projeleriyle ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batman’ın genç nüfusuyla büyüyen bir kent olduğunu, hizmete ihtiyacı bulunduğunu söyledi.

Kenti AK Parti belediyeciliği ile tanıştırmak için belediye başkan adayı olduğunu ifade eden Ceylan, kentin gelişimi için vizyon projeler hazırladıklarını aktardı.

“5 bin sosyal konut yapacağız”

Ceylan, Batman’da yapılacak en önemli çalışmalardan birinin kentsel dönüşüm olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Batman’da belediye olarak yapmamız gereken en önemli işlerden biri kentsel dönüşümdür. Kenar mahallelerimizde 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık, deprem yönetmeliğine uygun olmayan binalar var. Çok dar sokaklarda, hiç park alanı olmayan mahallelerimizi kentsel dönüşümle yaşanabilir alanlara dönüştüreceğiz. Ayrıca burada yaşayan halkımızın mülklerine değer de katmış olacağız. Böylece kenar mahalle, zengin mahalle ayrımı da kalmayacak. Nüfusumuz artacağı için 5 bin sosyal konut yapacağız. Kenti Kantar Köprüsü ve sağlam zeminli Batı Raman mevkisine doğru genişleteceğiz. Burada 300 bin kişilik bir nüfus planlıyoruz. Böylece Batman’ın 1 milyon nüfuslu bir şehir altyapısını sağlayalım diyoruz. Bunun ikinci etabı olarak da 20 bin konutluk sosyal konut ve uydu kent projesini hayata geçireceğiz.”

İnşa edilecek sosyal konutlarla birlikte kenti Dicle Nehri ile buluşturacaklarını anlatan Ceylan, ayrıca nehir kenarındaki 36 kilometrelik hatta 350 bin nar, 350 bin kiraz ağacı dikerek bir yeşil kuşak oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Ceylan, sosyal donatı alanları, spor alanları ile kente değer katacak, kentin değerini, niteliğini artıracak bir proje sunacaklarını dile getirerek, ulusal ve uluslararası festivaller düzenlemekle ilgili de hedefleri olduğunu, bu çalışmalarla kentin turizmine de katkı sağlayacaklarını aktardı.

Batman- Mardin arasındaki mesafeyi kısaltacak “Savur Yolu Projesi”

“Batman-Mardin arasındaki mesafeyi kısaltacak Savur Yolu Projesi var. Organize Sanayi Bölgesi’nden Savur ilçesi üzerinden bir köprüyle yol açılması projesi. Bu projeyi de gerçekleştirdiğimiz zaman Mardin ile aramızda 45-50 dakika gibi bir mesafe kalacak ve Mardin’e gelen turların organizatörleri ile görüşerek kentimize gelecek turistleri nehrin kenarında yapacağımız marinalardan gemilerle Hasankeyf’e götüreceğiz.” diyen Ceylan, yerli ve yabancı turistleri Hasankeyf ile de buluşturmuş olacaklarını ifade etti.

Hafif raylı sistem

Kente hafif raylı sistem kazandırmayı da düşündüğünü belirten Ceylan, şunları söyledi:

“Şehrimizin içinden geçen Devlet Demir Yollarına ait raylı sistemimiz var. Bunu şehrin dışına taşıyacağız. Yeni demir yolu burada kurduğumuz sanayi sitelerinin yanından geçecek ve Örmegözü köyü mevkisindeki sanayi sitemizden sonra Kurtalan Demir Yolu hattına bağlanacak. Bu projeyi gerçekleştirdiğimiz zaman mevcut şehir içinde kalan raylarımızı da hafif raylı sisteme dönüştüreceğiz ve projenin sonunu havaalanına bağlayarak kentin taşımacılığına da katkı sunacağız.”

Adil Sebati Ceylan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın kente gelerek Batmanlılarla buluşacağını anımsatarak, Cumhurbaşkanı’nın katılacağı miting için kentte hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı’nı heyecanla beklediklerini dile getiren Ceylan, “Cumhurbaşkanı’mızın Batman’a olan ilgisini, neredeyse her sene bir, iki defa kenti ziyaret etmesinden anlıyoruz. Bu ilgiyi Batman’a hizmet ve eser katacak bir belediyecilikle taçlandırmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-kentsel-donusum-aciklamasi/feed/ 0
AK Parti Batman Belediye Başkan Adayı Adil Sebati Ceylan’dan Projeler https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-projeler/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-projeler/#respond Sun, 10 Mar 2024 23:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17795 AK Parti Batman Belediye Başkan adayı Adil Sebati Ceylan, “Batman’da alt ve orta gelir grubu vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılamak için çözüm üreteceğiz. 1. etap olarak 5 bin sosyal konutu ivedilikle inşa edeceğiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza vereceğiz.” dedi.

TPAO Kristal Park Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında, kente yönelik projelerini açıklayan Ceylan, mahallelerde kreş açacaklarını ve bu kreşlere, çalışıp, aile bütçesine katkıda bulunan kadınların çocuklarını rahatça bırakabileceğini söyledi.

Gençler için evlerine yakın noktalarda etüt ve kurs merkezleri açacaklarını ifade eden Ceylan, bu merkezlerde uzman bir eğitimci bulunduracaklarını, öğrencilere çeşitli ikramların yapılacağını belirtti.

Ceylan, kenti daha sağlam bir zemine taşımaları gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için en uygun yer Batı Raman’dır. Bunu yaparken şehri uygun bir büyüme projeksiyonu ile planlayacağız. Batman’da alt ve orta gelir grubu vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılamak için çözüm üreteceğiz. 1. etap olarak 5 bin sosyal konutu ivedilikle inşa ederek, bu konutları ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza vereceğiz. Bunun yarısı bizden, yarısı sizden. Bir kısmını ise uzun vadeli, düşük faizli kredilerle vatandaşlarımızın ödemesini kolaylaştıracak şekilde vereceğiz. Batman gelişecek. Batman, büyükşehir olma vizyonunda 1 milyon kişinin yaşayacağı yeni bir şehir olacak. Gelecek 50 yılda şehrin gelişim aksının önünün kapanmayacağı bir planlama yapacağız. 2. etap olarak 20 bin konut ile uydu kentin birinci adımını atacağız. Batman’ın ihtiyaçlarına göre bu alanları etap etap halkımızın hizmetine sunacağız. Şu müjdeyi de vermek istiyorum; bu konutlardan 500’ü ihtiyaç sahibi genç çiftlerimize bedelsiz verilecektir.”

Evliliğe adım atan çiftlere 100 bin lira çeyiz desteğinde bulunacaklarını anlatan Ceylan, öğrencilere de 1300 lira burs ve ulaşım desteği sunacaklarını aktardı.

Ulaşım ve trafik sorununun çözümüne dair projeleriyle kentin trafiğini rahatlatacaklarını belirten Ceylan, şunları kaydetti:

“Okullarımızın temizliğini ve güvenliğini sağlayacağız. Yakınını kaybeden taziye sahiplerine de destek sunacağız. Taziyelerdeki bir öğün yemek hizmetini iki öğüne çıkaracağız. Yaşlı ve emekliler için projelerimiz var. Bireysel üretim yapan kadınlarımızın ve kooperatiflerimizin ürünlerini markalaştıracağız. Amatör spor kulüplerine ve sporculara destek sunacağız. Mevcut demiryolu hattının hafif raylı sisteme dönüştürülmesi projesini hayata geçireceğiz. Belediye ring yollarının içinde hafif raylı sistem tasarlanarak bu hafif raylı sistemler arası geçişi sağlayacak aktarma istasyonları kurulacaktır. Kullanım kolaylığı sağlamak için merkez durakların yanına otoparklar inşa edeceğiz. Hedefimiz şehir içi trafiğin yüzde 50’sini hafif raylı tren ile yapmaktır. Bu proje yıllardır gündemde beklemede ama bir türlü gerçekleşmiyor. Deplase (taşınmak) edilecek hat Gıda İhtisas Organize, Raman Organize ve Örmegöze Organize Sanayi’ye hizmet vererek, Kurtalan hattı ile birleşecektir.”

Batman’ı daha güzel bir şehir haline getirmek istediklerini ifade eden Ceylan, sosyal belediyecilik anlayışıyla yaşama dokunan projeler uygulayacaklarını ifade etti.

Ceylan, “Mavi-Yeşil Batman Projesi” ile park alanlarını artıracaklarını dile getirerek, yeni kent meydanları oluşturacaklarını, “Kent içindeki derelerin yükünü hafifletip olası sel felaketinin önüne geçeceğiz. Kentsel dönüşümle depreme dayanıklı bina stokları artacak. Batman’ı gerçek belediyecilikle tanıştırmaya hazır ve kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-batman-belediye-baskan-adayi-adil-sebati-ceylandan-projeler/feed/ 0
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan: 28 Şubat, 15 Temmuz ve Gezi süreci birbiriyle bağlantılı https://www.haber60.com.tr/onder-imam-hatipliler-dernegi-genel-baskani-abdullah-ceylan-28-subat-15-temmuz-ve-gezi-sureci-birbiriyle-baglantili/ https://www.haber60.com.tr/onder-imam-hatipliler-dernegi-genel-baskani-abdullah-ceylan-28-subat-15-temmuz-ve-gezi-sureci-birbiriyle-baglantili/#respond Wed, 28 Feb 2024 00:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12802 ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan, “28 Şubat’tan 15 Temmuz’a gelen sürecin birbiriyle bağlantılı olduğuna ve Gezi sürecinin yine aynı zihniyetin ürünü olduğuna inanıyoruz.” dedi.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından Fatih’teki dernek binasında 28 Şubat sürecinde yaşananları anlatmak ve tanıklıkları dinlemek amacıyla “Şubat Hep 28” sloganıyla program düzenlendi.

Programın açılışında konuşan Ceylan, üzerinden çeyrek asır geçmiş bir acının, bir dönemin tekrardan konuşulacağını söyledi.

Bugün itibarıyla 27 yılın geride bırakıldığını belirten Ceylan, şunları kaydetti:

“28 Şubat, hayatlarımızda mağduriyetler, çok ciddi acılar, çok büyük hatıralar, çok derin izler bıraktı. Bizler açısından Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde çok önemli bir kırılma noktasıydı. O dönemin belki yoğun bir şekilde siyasi çıktılarını, siyasi sonuçlarını konuşuyoruz ama günün sonunda baktığımızda psikolojik, sosyolojik, ekonomik olarak ve eğitim camiası açısından çok önemli sonuçları vardı. 28 Şubat’ın bugüne tesir eden, belirleyen çok önemli çıktıları oldu.”

Bugün gün boyu 28 Şubat’ın konuşulacağını aktaran Ceylan, “Eğitim camiası açısından, o dönemin en büyük mağduru olan imam hatip okullarımızı, imam hatip neslini dünüyle bugünüyle ve geleceğiyle konuşacağız. Sadece 28 Şubat’a bundan 25 yıl öncesine takılıp kalmadan bugünleri ve Türkiye’nin yeni yüzyılını da beraberinde konuşmuş olacağız.” ifadelerini kullandı.

Ceylan, bugün aynı zamanda ski Başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın vefat yıl dönümü olduğunu dile getirerek, Erbakan’ı, o dönem imam hatip okulları için, bu ülkenin gençleri ve geleceği için verdiği mücadelesiyle her daim yad ettiklerini belirtti.

Ülkede 28 Şubat zihniyetinin bitmediğini anlatan Ceylan, “28 Şubat’tan 15 Temmuz’a gelen sürecin birbiriyle bağlantılı olduğuna ve Gezi sürecinin yine aynı zihniyetin ürünü olduğuna inanıyoruz. Bugünlere geldiğimizde de bunların tekrardan yaşanmaması için imam hatip gençliği olarak dimdik ayakta durmaya, ülkemizi bir adım öteye taşımak için mücadele edeceğimizi bir kez daha beyan etmek istiyoruz.” diye konuştu.

“Şubat bizler için ‘hep 28’ olarak kalacak.” diyen Ceylan, 28 Şubat’ı gençlerin nazarında unutmamak ve unutturmamak için bu mücadeleyi sürdüreceklerini anlattı.

28 Şubat’ı tanıkları anlattı

Programda konuşan Avukat Cihat Gökdemir, 28 Şubat sürecinin ilk döneminin öğrenciliğine, son döneminin ise avukatlığının ilk yıllarına denk geldiğini söyledi.

Gökdemir, 28 Şubat döneminde ülkede yargı bağımsızlığının kalmadığını, bunu bizzat mahkemelerde yaşayarak gördüklerini ifade etti.

Avukat Gökdemir, hem o dönemde hem sonraki devam eden süreçlerde “brifing yargısı” diye isimlendirdikleri bir yargı sürecinde insanların cezaevlerine gönderildiğini kaydetti.

Şair Ahmet Mercan ise 28 Şubat’ın “postmodern darbe” denilen bir darbe türü olduğunu anlatarak, “Bunu diğer darbelerden ayrılan tarafıyla milletin bir kısmını, milletin bir kısmına düşman etme. Daha açıkçası da İslam’ın sadece cenaze törenlerine indirgenmesini sağlayabilecek ve bin yıllık mücadeleyi göze alan bir anlayıştır.” diye konuştu.

O dönemde çok yönlü bir mücadele içerisinde olduklarını belirten Mercan, “Bu mücadelede sanatın da önemli bir işlevi vardı. Bu konuda çeşitli şair arkadaşlar da şiirler yazdılar. Benim yazdığım ‘Meryem gibi’ şiiri, özellikle o başörtülü kızların durumunu ifade etmesi açısından önemli.” ifadesini kullandı.

Programda, “Direnişe Can Veren Şiirler ve Ezgiler”, “Darbeler Tarihi”, “ÖNDER ve 28 Şubat”, “28 Şubat ve İliştirilmiş Gazetecilik”, “Yurt Dışında Eğitim”, “27. yılında 28 Şubat” başlıklı konular ele alındı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/onder-imam-hatipliler-dernegi-genel-baskani-abdullah-ceylan-28-subat-15-temmuz-ve-gezi-sureci-birbiriyle-baglantili/feed/ 0
Esenyurt’ta intihar süsü verilen cinayet davasında sanığa müebbet hapis cezası https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-intihar-susu-verilen-cinayet-davasinda-saniga-muebbet-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-intihar-susu-verilen-cinayet-davasinda-saniga-muebbet-hapis-cezasi/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:12:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3110

ESENYURT’ta 2022 yılından evinde başında vurulmuş halde bulunan ve intihar süsü verilen 3 çocuk annesi Ceylan Kılıç’ın eşi Abdulkerim Kılıç ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini göz önüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi, “Damadım olaydan önce tavanı kırıp kızıma,’ ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım uyurken kafasından aşağıya kaynar su dökmüş. Bize kanlı peçete içinde kanlı saç ve deri parçaları yollamışlar. Abdulkerim, kızımın satırla bacağına ve kafasına vurmuş” bunları sanığın kardeşiyle evli olan diğer kızım Gülşen eşime anlatmış” dedi.

Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi’nde 8 Nisan 2022 yılında evinde başından vurulmuş halde bulunan Ceylan Kılıç’ın intihar ettiği öne sürülmüştü. Ancak Ceylan Kılıç’ın ailesi olayın intihar değil cinayet olduğunu, Ceylan Kılıç’ın eşi tarafından öldürüldüğünü ifade etmişti.Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI ALIP İNTİHAR ETMİŞTİR”

Başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç, ilk duruşmadaki savunmasında, “Ceylan Kılıç’la 16 yıl önce evlendik. Olay yaşandığında Ramazan ayı içerisindeydik. Eşim de benim gibi oruç tutuyordu. Olay gecesi eşim ‘Sahur yemeği hazırladığımda sizi çağırırım’ dedi. Sahur vaktine kadar uyuyup sahur saatinde kalkardık. O gün eşim ‘Bugün uyumayalım, sahura kadar işlerimi yapayım’ dedi. Saat 23.30 sıralarıydı ben yatak odasına geçtim. Kulaklığımı takıp sosyal medyaya girdim. Oğlum Efe de yanımda telefonuna bakıyordu. Yatak odasında 1 saati geçkin zaman oyalanmış olabilirim. Dışarıdan geldiğini düşündüğüm bir ses duydum. Oğlum Efe de duydu. Balkon tarafına baktım, birşey yoktu. Eşimin bulunduğu salonun kapısı kapalıydı. Oğlum Efe benden önce salon kapısını açtı. Ben de hemen arkasındaydım. Salon kapısının sağ tarafında bulunan kanepe üzerinde eşimi vurulmuş halde gördüm. Benim evde bulundurduğum ruhsatsız tabancam vardı. Gaspa uğradığım için tedbir amaçlı bulunduruyordum. Benim bilgim olmadan silahı alıp intihar etmiştir. Ben kendisine hiçbir zaman şiddet uygulamadım. Cildi hassastı, en küçük bir yere dokunduğunda çürük oluşurdu” dedi.

” ‘KENDİNİ AS, ASMAZSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’ DEMİŞ “

Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi ise ifadesinde, kızının üzerine kuma getirilmek istendiğini ancak bunu kabul etmemesi üzerine şiddet gördüğünü anlatarak,  “Ben Muş’un Malazgirt köyünde yaşıyorum. Diğer kızım Gülşen de sanığın kardeşiyle evlidir. Gülşen beni Eylül ayında arayıp ‘Ceylan’ı öldürüyorlar’ dedi. Abdulkerim tavanı kırmış, ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım Gülşen, Abdulkerim’in kaynattığı sıcak suyu Ceylan uyurken kafasına döktüğünü bana anlattı. Ben de Kıraç Polis Karakolu’nu arayıp şikayetimi dile getirdim. Polisler olay yerine gitmişler. Polisin telefonundan Ceylan beni aradı, ‘Baba niye şikayetçi oldun, kocamdır, birşey olmaz, üç çocuğum var’ deyince; ben de kızımın üzerinden elimi çektim. Daha sonra İstanbul’a geldim. Oğlum Volkan’ın evine yerleştik. Daha sonra eşim Gülşenle görüşüp geri döndüğünde ağlamaya başladı. Ne olduğunu sorduğumda elinde kanlı peçete vardı. İçinde de kanlı saç olan deri parçaları vardı. Bunlar nedir dediğimde de, ‘Abdulkerim, Ceylan’ın satırla bacağına vurmuş, kafasına vurmuş’ diye anlattı. Bu konuları Gülşen eşime anlatmış. Yalnız eşim bu kanlı peçete ve içindekileri kızım öldükten sonra bana gösterdi. Ceylan öldürülmeden önce Gülşen’in eşi Adem ile konuştuğumda da beni telefonda, ‘Seni de kızını da öldürürüz’ şeklinde tehdit etmişti” cümlelerini kullandı.

“BERAATİMİ VE TAHLİYEMİ İSTİYORUM”

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki avukatı Hilal Gültepe Öztürk sanığın ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.Söz hakkı verilmesi üzerine Abdulkerim Kılıç, “Tutuklandığımdan beri, eşimi kaybettiğim ve ailemin mağduriyetinden dolayı psikolojim bozuldu. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Yemin ederim ki bu suçu ben işlemedim” dedi.Mahkeme heyeti, Abdulkerim Kılıç’a ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini gözönüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Müşteki tarafı karara itirazda bulunarak istinafa başvurdu.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun hazırlamış olduğu rapora yer verildi. Buna göre Ceylan Kılıç’a yapılan atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu tespit edildi. Ayrıca Ceylan Kılıç’ın ailesi ifadelerinde sanık Abdulkerim Kılıç’ın uzun zamandır Ceylan Kılıç’a eziyet ve tehdit ettiğini beyan etti. Maktulün olay yerindeki duruş pozisyonu, silahın ve boş kovanın bulunduğu yer, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün raporu da gözönüne alındığında olayın intihar şüphesinden uzaklaştığı, Abdulkerim Kılıç’ın silahla  Ceylan Kılıç’a ateş ederek öldürdüğü ve daha sonra silahı Ceylan Kılıç’ın eline tutuşturduğu belirtildi. Abdulkerim Kılıç’ın ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-intihar-susu-verilen-cinayet-davasinda-saniga-muebbet-hapis-cezasi/feed/ 0
ESENYURT’ta 3 çocuk annesi Ceylan Kılıç’ın ölümüne ilişkin karar açıklandı https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-3-cocuk-annesi-ceylan-kilicin-olumune-iliskin-karar-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-3-cocuk-annesi-ceylan-kilicin-olumune-iliskin-karar-aciklandi/#respond Thu, 11 Jan 2024 07:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3040 ESENYURT’ta 2022 yılından evinde başında vurulmuş halde bulunan ve intihar süsü verilen 3 çocuk annesi Ceylan Kılıç’ın eşi Abdulkerim Kılıç ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini göz önüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi, “Damadım olaydan önce tavanı kırıp kızıma,’ ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım uyurken kafasından aşağıya kaynar su dökmüş. Bize kanlı peçete içinde kanlı saç ve deri parçaları yollamışlar. Abdulkerim, kızımın satırla bacağına ve kafasına vurmuş” bunları sanığın kardeşiyle evli olan diğer kızım Gülşen eşime anlatmış” dedi.

Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi’nde 8 Nisan 2022 yılında evinde başından vurulmuş halde bulunan Ceylan Kılıç’ın intihar ettiği öne sürülmüştü. Ancak Ceylan Kılıç’ın ailesi olayın intihar değil cinayet olduğunu, Ceylan Kılıç’ın eşi tarafından öldürüldüğünü ifade etmişti.Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI ALIP İNTİHAR ETMİŞTİR”

Başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç, ilk duruşmadaki savunmasında, “Ceylan Kılıç’la 16 yıl önce evlendik. Olay yaşandığında Ramazan ayı içerisindeydik. Eşim de benim gibi oruç tutuyordu. Olay gecesi eşim ‘Sahur yemeği hazırladığımda sizi çağırırım’ dedi. Sahur vaktine kadar uyuyup sahur saatinde kalkardık. O gün eşim ‘Bugün uyumayalım, sahura kadar işlerimi yapayım’ dedi. Saat 23.30 sıralarıydı ben yatak odasına geçtim. Kulaklığımı takıp sosyal medyaya girdim. Oğlum Efe de yanımda telefonuna bakıyordu. Yatak odasında 1 saati geçkin zaman oyalanmış olabilirim. Dışarıdan geldiğini düşündüğüm bir ses duydum. Oğlum Efe de duydu. Balkon tarafına baktım, birşey yoktu. Eşimin bulunduğu salonun kapısı kapalıydı. Oğlum Efe benden önce salon kapısını açtı. Ben de hemen arkasındaydım. Salon kapısının sağ tarafında bulunan kanepe üzerinde eşimi vurulmuş halde gördüm. Benim evde bulundurduğum ruhsatsız tabancam vardı. Gaspa uğradığım için tedbir amaçlı bulunduruyordum. Benim bilgim olmadan silahı alıp intihar etmiştir. Ben kendisine hiçbir zaman şiddet uygulamadım. Cildi hassastı, en küçük bir yere dokunduğunda çürük oluşurdu” dedi.

” ‘KENDİNİ AS, ASMAZSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’ DEMİŞ “

Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi ise ifadesinde, kızının üzerine kuma getirilmek istendiğini ancak bunu kabul etmemesi üzerine şiddet gördüğünü anlatarak, “Ben Muş’un Malazgirt köyünde yaşıyorum. Diğer kızım Gülşen de sanığın kardeşiyle evlidir. Gülşen beni Eylül ayında arayıp ‘Ceylan’ı öldürüyorlar’ dedi. Abdulkerim tavanı kırmış, ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım Gülşen, Abdulkerim’in kaynattığı sıcak suyu Ceylan uyurken kafasına döktüğünü bana anlattı. Ben de Kıraç Polis Karakolu’nu arayıp şikayetimi dile getirdim. Polisler olay yerine gitmişler. Polisin telefonundan Ceylan beni aradı, ‘Baba niye şikayetçi oldun, kocamdır, birşey olmaz, üç çocuğum var’ deyince; ben de kızımın üzerinden elimi çektim. Daha sonra İstanbul’a geldim. Oğlum Volkan’ın evine yerleştik. Daha sonra eşim Gülşenle görüşüp geri döndüğünde ağlamaya başladı. Ne olduğunu sorduğumda elinde kanlı peçete vardı. İçinde de kanlı saç olan deri parçaları vardı. Bunlar nedir dediğimde de, ‘Abdulkerim, Ceylan’ın satırla bacağına vurmuş, kafasına vurmuş’ diye anlattı. Bu konuları Gülşen eşime anlatmış. Yalnız eşim bu kanlı peçete ve içindekileri kızım öldükten sonra bana gösterdi. Ceylan öldürülmeden önce Gülşen’in eşi Adem ile konuştuğumda da beni telefonda, ‘Seni de kızını da öldürürüz’ şeklinde tehdit etmişti” cümlelerini kullandı.

“BERAATİMİ VE TAHLİYEMİ İSTİYORUM”

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki avukatı Hilal Gültepe Öztürk sanığın ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.Söz hakkı verilmesi üzerine Abdulkerim Kılıç, “Tutuklandığımdan beri, eşimi kaybettiğim ve ailemin mağduriyetinden dolayı psikolojim bozuldu. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Yemin ederim ki bu suçu ben işlemedim” dedi.Mahkeme heyeti, Abdulkerim Kılıç’a ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini gözönüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Müşteki tarafı karara itirazda bulunarak istinafa başvurdu.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun hazırlamış olduğu rapora yer verildi. Buna göre Ceylan Kılıç’a yapılan atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu tespit edildi. Ayrıca Ceylan Kılıç’ın ailesi ifadelerinde sanık Abdulkerim Kılıç’ın uzun zamandır Ceylan Kılıç’a eziyet ve tehdit ettiğini beyan etti. Maktulün olay yerindeki duruş pozisyonu, silahın ve boş kovanın bulunduğu yer, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün raporu da gözönüne alındığında olayın intihar şüphesinden uzaklaştığı, Abdulkerim Kılıç’ın silahla Ceylan Kılıç’a ateş ederek öldürdüğü ve daha sonra silahı Ceylan Kılıç’ın eline tutuşturduğu belirtildi. Abdulkerim Kılıç’ın ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-3-cocuk-annesi-ceylan-kilicin-olumune-iliskin-karar-aciklandi/feed/ 0
Eşini öldürdüğü iddia edilen sanığa müebbet hapis cezası https://www.haber60.com.tr/esini-oldurdugu-iddia-edilen-saniga-muebbet-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/esini-oldurdugu-iddia-edilen-saniga-muebbet-hapis-cezasi/#respond Thu, 11 Jan 2024 07:18:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3037

ESENYURT’ta 2022 yılından evinde başında vurulmuş halde bulunan ve intihar süsü verilen 3 çocuk annesi Ceylan Kılıç’ın eşi Abdulkerim Kılıç ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini göz önüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi, “Damadım olaydan önce tavanı kırıp kızıma,’ ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım uyurken kafasından aşağıya kaynar su dökmüş. Bize kanlı peçete içinde kanlı saç ve deri parçaları yollamışlar. Abdulkerim, kızımın satırla bacağına ve kafasına vurmuş” bunları sanığın kardeşiyle evli olan diğer kızım Gülşen eşime anlatmış” dedi.

Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi’nde 8 Nisan 2022 yılında evinde başından vurulmuş halde bulunan Ceylan Kılıç’ın intihar ettiği öne sürülmüştü. Ancak Ceylan Kılıç’ın ailesi olayın intihar değil cinayet olduğunu, Ceylan Kılıç’ın eşi tarafından öldürüldüğünü ifade etmişti.Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI ALIP İNTİHAR ETMİŞTİR”

Başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç, ilk duruşmadaki savunmasında, “Ceylan Kılıç’la 16 yıl önce evlendik. Olay yaşandığında Ramazan ayı içerisindeydik. Eşim de benim gibi oruç tutuyordu. Olay gecesi eşim ‘Sahur yemeği hazırladığımda sizi çağırırım’ dedi. Sahur vaktine kadar uyuyup sahur saatinde kalkardık. O gün eşim ‘Bugün uyumayalım, sahura kadar işlerimi yapayım’ dedi. Saat 23.30 sıralarıydı ben yatak odasına geçtim. Kulaklığımı takıp sosyal medyaya girdim. Oğlum Efe de yanımda telefonuna bakıyordu. Yatak odasında 1 saati geçkin zaman oyalanmış olabilirim. Dışarıdan geldiğini düşündüğüm bir ses duydum. Oğlum Efe de duydu. Balkon tarafına baktım, birşey yoktu. Eşimin bulunduğu salonun kapısı kapalıydı. Oğlum Efe benden önce salon kapısını açtı. Ben de hemen arkasındaydım. Salon kapısının sağ tarafında bulunan kanepe üzerinde eşimi vurulmuş halde gördüm. Benim evde bulundurduğum ruhsatsız tabancam vardı. Gaspa uğradığım için tedbir amaçlı bulunduruyordum. Benim bilgim olmadan silahı alıp intihar etmiştir. Ben kendisine hiçbir zaman şiddet uygulamadım. Cildi hassastı, en küçük bir yere dokunduğunda çürük oluşurdu” dedi.

” ‘KENDİNİ AS, ASMAZSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’ DEMİŞ “

Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi ise ifadesinde, kızının üzerine kuma getirilmek istendiğini ancak bunu kabul etmemesi üzerine şiddet gördüğünü anlatarak,  “Ben Muş’un Malazgirt köyünde yaşıyorum. Diğer kızım Gülşen de sanığın kardeşiyle evlidir. Gülşen beni Eylül ayında arayıp ‘Ceylan’ı öldürüyorlar’ dedi. Abdulkerim tavanı kırmış, ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım Gülşen, Abdulkerim’in kaynattığı sıcak suyu Ceylan uyurken kafasına döktüğünü bana anlattı. Ben de Kıraç Polis Karakolu’nu arayıp şikayetimi dile getirdim. Polisler olay yerine gitmişler. Polisin telefonundan Ceylan beni aradı, ‘Baba niye şikayetçi oldun, kocamdır, birşey olmaz, üç çocuğum var’ deyince; ben de kızımın üzerinden elimi çektim. Daha sonra İstanbul’a geldim. Oğlum Volkan’ın evine yerleştik. Daha sonra eşim Gülşenle görüşüp geri döndüğünde ağlamaya başladı. Ne olduğunu sorduğumda elinde kanlı peçete vardı. İçinde de kanlı saç olan deri parçaları vardı. Bunlar nedir dediğimde de, ‘Abdulkerim, Ceylan’ın satırla bacağına vurmuş, kafasına vurmuş’ diye anlattı. Bu konuları Gülşen eşime anlatmış. Yalnız eşim bu kanlı peçete ve içindekileri kızım öldükten sonra bana gösterdi. Ceylan öldürülmeden önce Gülşen’in eşi Adem ile konuştuğumda da beni telefonda, ‘Seni de kızını da öldürürüz’ şeklinde tehdit etmişti” cümlelerini kullandı.

“BERAATİMİ VE TAHLİYEMİ İSTİYORUM”

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki avukatı Hilal Gültepe Öztürk sanığın ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.Söz hakkı verilmesi üzerine Abdulkerim Kılıç, “Tutuklandığımdan beri, eşimi kaybettiğim ve ailemin mağduriyetinden dolayı psikolojim bozuldu. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Yemin ederim ki bu suçu ben işlemedim” dedi.Mahkeme heyeti, Abdulkerim Kılıç’a ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini gözönüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Müşteki tarafı karara itirazda bulunarak istinafa başvurdu.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun hazırlamış olduğu rapora yer verildi. Buna göre Ceylan Kılıç’a yapılan atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu tespit edildi. Ayrıca Ceylan Kılıç’ın ailesi ifadelerinde sanık Abdulkerim Kılıç’ın uzun zamandır Ceylan Kılıç’a eziyet ve tehdit ettiğini beyan etti. Maktulün olay yerindeki duruş pozisyonu, silahın ve boş kovanın bulunduğu yer, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün raporu da gözönüne alındığında olayın intihar şüphesinden uzaklaştığı, Abdulkerim Kılıç’ın silahla  Ceylan Kılıç’a ateş ederek öldürdüğü ve daha sonra silahı Ceylan Kılıç’ın eline tutuşturduğu belirtildi. Abdulkerim Kılıç’ın ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/esini-oldurdugu-iddia-edilen-saniga-muebbet-hapis-cezasi/feed/ 0
Nuri Bilge Ceylan, 2006 Antalya Film Festivali’nde yaşananları değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-2006-antalya-film-festivalinde-yasananlari-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-2006-antalya-film-festivalinde-yasananlari-degerlendirdi/#respond Mon, 01 Jan 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1885 Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, AA’nın arşiv görüntülerini paylaşmasıyla yeniden gündeme gelen 43. Antalya Film Festivali’ndeki bayılma anına dair açıklamada bulundu.

Sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada Ceylan, yönetmen Zeki Demirkubuz’un bir televizyon yayınında 2006’daki Antalya Film Festivali’nde yaşananlara ilişkin konuşmalarına da cevap verdi.

Demirkubuz’un “algı oluşturmaya yönelik hayal ürünü iddialarla uğraştığını” belirten Ceylan, “2006 yılında Antalya’daki törene 40 derece ateşle geldiğimi, sağlık nedeniyle bayıldığımı bildiğin ve o dönemde bunu bütün gazeteler yazdığı halde hala öyle şeyler söyleyebilmen inanılmaz. Her zaman yaptığın gibi ‘madem böyle bir algı oluşmuş, öyleyse bundan yararlanayım’ şeklinde düşünüyorsun.” ifadesini kullandı.

Ceylan, “Üç Maymun” filmini Demirkubuz’un senaryosundan intihalle çektiği iddiasına ilişkin “O senaryonun üzerinde sadece benim değil üç kişinin aylar süren alın teri ve emeği var. Birkaç kişi şöyle dedi böyle dedi diye seyretmek zahmetine bile katlanmadan bir filme kara çalmak, ona emek veren insanların onuruyla oynamak bu kadar kolay olmamalı.” değerlendirmesini yaptı.

Demirkubuz’un, 2008 Altın Portakal Ödülleri’nde “Baba” filmini izlemediğine yönelik iddiasını da yanıtlayan Ceylan, açıklamasında “2008 Altın Portakal’da Baba filmini izlemediğimi söylediğimi, bunu TV’de seyrettiğini belirtmişsin. Bu doğru değil. Baba filmini seyrettiğimi ve çok sevdiğimi daha dünya prömiyeri sonrasında Cannes’daki basın toplantısında söyledim. Soruyu da Atilla Dorsay sormuştu hatta. Cannes sitesinde podcastini bulabilirsin.” ifadesine yer verdi.

“Filmlerimi böyle şeylerle kirletmek istemem”

Ceylan, filmlerinde Demirkubuz’a hiçbir gönderme yapmadığını belirterek şunları kaydetti:

“Filmlerimi böyle şeylerle kirletmek istemem. Ama yine de Kış Uykusu filminde Nihal’in Aydın’a söylediği küçük bir repliğin senin de içinde olduğun belli bir tipolojiyi iyi tarif ettiğini düşündüğümü inkar edemem. ‘Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olma, yaşamın amacı. Bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek, incitmek, karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence, bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım.’ Daha birçok şey yazdım, sildim, vazgeçtim. ‘Bir insanın karakteri onun yazgısıdır’ demiş Herakleitos. Yapacak bir şey yok. Kendimin ve çevremdeki insanların huzurunu daha fazla kaçırmayacağım. ve bundan sonra da bir şey yazmayacağım. Böyle bir gereklilik doğarsa da buna mahkeme yoluyla devam ederim. Seni kendi gerçeğinle baş başa bırakıyorum. Gördüğüm kadarıyla bu ceza sana zaten yetiyor. Herkese kavgasız dövüşsüz bir yeni yıl dilerim.”

Nuri Bilge Ceylan-Zeki Demirkubuz tartışması

İki ünlü yönetmen arasındaki tartışmalar, Nuri Bilge Ceylan’ın 2014’te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandığı “Kış Uykusu” filminin kitabını geçen ay yayınlamasıyla canlandı.

Ceylan, kitabında Üç Maymun filmine dair intihal iddialarına, “Tabii ki yok böyle bir şey. Aslında bunu Zeki de çok iyi biliyor ama nedense öyle bir şey varmış gibi bir izlenim yaratmayı da tercih ediyor.” ifadeleriyle karşılık vermişti.

Bunun üzerine Demirkubuz, 26 Aralık akşamı bir televizyon programına konuk olarak dikkati çeken açıklamalarda bulunmuştu.

Demirkubuz, 2006’da “Kader” filminin Antalya Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü aldığı törende Nuri Bilge Ceylan’ın bayıldığını hatırlatarak, yaşananları şöyle anlatmıştı:

“Ödül töreninin açıklanacağı gün otelin lobisinde otururken bu geldi, böyle havalı havalı, gevrek gevrek. Jüride de Cannes’dan bir lavuk var, bunun bir arkadaşı. Hatta orada bunun esprisi oldu, herhalde sinyal aldı bu, ondan keyfi yerinde diye. Benimle de konuşuyor, geldi masamıza oturdu, sohbet ettik. Aynı akşam bunlar geldi yapımcısı, karısı, kendisi, tören sırasında önümüze oturdular, hiç konuşmadılar benimle. Ebru iki gün önce Kader’i izleyince allak bullak olduğunu söyledi, aramız iyiydi. Neyse geldiler, konuşmuyor. Arkasından seslendim, bakmadı bile. Neyse vardır bir derdi dedim. İki tane ödül aldı, çıktı acayip küskün falan. Sonra her şeyin üstüne yemin ediyorum bir tane bile Kader’e şey yok. Bizim zaten bir beklentimiz de kalmadı. Tam böyle en iyi film ödülü açıklanmadan önce bu pat bayıldı. Gitti kaldırdılar, hatta ben de yardım etmeye çalıştım. Törenden sonra ‘İyi misin?’ demek için aradım. Konuşmak istemedi ve o günden itibaren konuşmadı. İki gün sonra Mis Sokak’ta yüz yüze geldik, ‘İyi misin?’ dedim, yüzünü çevirdi. Bir tane tokat atmak istedim. Çok yakınındaki bir akrabasına sordum. Cannes Film Festivali aleyhinde konuştuğum için benimle konuşmadığını söyledi. Cannes Film Festivali’nin muhtarı mısın, nesin sen, sana ne?”

Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan’ın kitaptaki sözlerine de cevap vererek, “Ülkenin dünya çapındaki tek yönetmeninin bu durumlara düşmüş olması utanç verici. 15 yıl sonra neden böyle bir şey yaptı anlamıyorum. Bunun arkasında mutlaka bir hesap, çıkar vardır. Onun için yapmıştır. Üç Maymun’u izlemedim. Adilik yapmasın. Çünkü ben ima etmem, bir şey varsa çat çat söylerim.” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nuri-bilge-ceylan-2006-antalya-film-festivalinde-yasananlari-degerlendirdi/feed/ 0