(İZMİR) – Sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan emekli orgeneral Çetin Doğan, yeniden İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Nilgül Doğan, eşi Çetin Doğan’ın “yurttaşlarım; Sizlere askerce en veciz teşekkür olan ‘Sağ olun’ diyorum. Artık vakit ülkemizde yaşanan bütün haksızlık, hukuksuzluk, yokluk ve yoksulluğa ve de yolsuzluklara savaş açıp, ülkemizde aydınlık yarınlar için taşıdığımız umutları yeşertenlere destek ve güç vermek zamanıdır” mesajını paylaştı.
Nilgül Doğan, sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan 28 Şubat hükümlüsü emekli orgeneral Çetin Doğan’ın yeniden İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gönderildiğini duyurdu. Nilgül Doğan’ın eşi Çetin Doğan’ın son durumuna ilişkin bugün yaptığı açıklama şöyle:
“HAYATİ RİSK, CEZAEVİ ŞARTLARINDA GEÇERLİLİĞİNİ KORUMAYA DEVAM ETMEKTEDİR”
“Hoşgo¨ru¨nu¨ze sığınarak, eşim Çetin Doğan’ın sagˆlık durumuyla ilgili en son gelişmeleri ve bunun yanı sıra hak-hukuk arayışımızda kamuoyuna yansımayan gelişmelerle ilgili bilgileri degˆerlendirmenize sunmak isterim. Daha önce duyurduğum gibi, 1 Mart 2023 Cuma gecesi saat 23: 00 sularında sagˆlık durumunda ani olarak başlayan gelişme sonrası, iki aşamalı acil müdahale ve akabindeki yoğun bakım ve tedavisinin ardından eşim bugün itibariyle hastaneden taburcu edilmiş bulunuyor. Şu anda kendisi Buca Yüksek Güvenlikli 1 No.lu Cezaevinde ömrünün yeteceği kadar nöbetine devam etmek üzere yoldadır. Ege Üniversitesi Hastanesinde eşimin hayatını kurtarmak için yoğun ilgi ve tedaviyi esirgemeyen yetkin öğretim üyelerine, yardımcılarına ve de tüm sagˆlık çalışanlarına ailece minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Yaşadığı çok ciddi bir sagˆlık krizini atlatmış olmakla beraber, resmi özel raporlarda belirtilen kronik hastalıklarının eşim için yarattığı hayati risk, özellikle cezaevi şartlarında geçerliliğini korumaya devam etmektedir. Bu vesile ile, kimi basın mensuplarımızın hukuki süreç ile ilgili tarafıma ilettiği soruları maddeler halinde yanıtlamak isterim.
Adalet Bakanlıgˆı’nın 20/1 sayılı Genelgesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’nca resen başlatılan su¨reç ile Anayasanın 104/16 Maddesi kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 5 Nisan 2023 tarihinde eşimin ‘sürekli hastalık ve kocama’ durumu ile ilgili verdiği detaylı rapor, diğer sağlık raporlarıyla birlikte yaklaşık bir yıl önce Adalet Bakanlığı tarafından işleme konulması için Cumhurbaşkanlığı’na sunulmuştur.
“SÜRECİN ASKIYA ALINDIĞINI ÖĞRENMİŞ BULUNUYORUZ”
Benzer raporlar verilen 28 Şubat hükümlüsü 8 kişi ile başka suçlardan hükümlü bir kısım şahıslar için Anayasanın belirtilen maddesi uyarınca ‘cezanın kaldırılması’ işlemleri oldukça kısa su¨rede tamamlanmasına rağmen, eşimle beraber 28 Şubat davası hu¨ku¨mlu¨su¨ 5 silah arkadaşı için söz konusu sürecin askıya alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu kapsamda avukatımız Sayın Dr. Serkan Cengiz, hak ihlali nedeniyle Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda bulunmuştur. AYM, detaylı dilekçemizi Adalet Bakanlığı’na göndererek görüş talebinde bulunmuştur.
Adalet Bakanlığı 06.03.2024 tarihli cevabi yazısına Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nın degˆerlendirmesini de ekleyerek, özetle ‘Anayasanın 104/16 kapsamındaki yetkinin ve görevin kullanılmasının Cumhurbaşkanı’nın takdirinde ve kişisel bir af mahiyetinde’ olduğunu vurgulamıştır. Avukatımız Sayın Dr. Serkan Cengiz, AYM’ye Adalet Bakanlığı’nın konuya ilişkin yanıtının Anayasaya ve evrensel hak ve hukuk ilkelerine aykırılığını aşağıdaki hususları vurgulayarak yanıt vermiştir.
Anayasamızın 87. Maddesinin açık hükmü uyarınca ‘genel af ve özel af yetkilileri münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin uhdesindedir. Anayasanın 6/3 Maddesi uyarınca ‘hiçbir kimse veya kurum, kaynağını Anayasadan almayan devlet yetkisini kullanamaz. Anayasa’da 2017 yılında yapılan değişiklikle söz konusu 104/16 maddesinin eski halindeki (‘Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak’) ‘belirli’ sözcüğü kaldırılarak metindeki muğlaklık giderilmiş ve Anayasanın diğer maddeleri ile uyumu sağlanmıştır. Anayasanın 104. Maddesinde Cumhurbaşkanının Devletimizin yürütme erkinin başı olarak görevleri belirtilmiş ve kendisi bu görevlerin ifası için yetkilendirilmiştir. Bu yetki, bir keyfiyet/takdir mahiyetinde olmayıp, söz konusu maddede yer alan hükümlerin resmi tıbbi raporlarla ‘sürekli hastalık, sakatlık ve kocamışlık’ hali saptanan bütün hükümlülere ayırım yapmadan uygulanmasını gerektirir. Yukarıda arz edilen çerçevede AYM’nin talep ettiği Adalet Bakanlığı degˆerlendirmesine karşı yapılan nihai savunmaya ilişkin AYM henüz bir karar vermemiştir.
Ülkemizde 28 Şubat davasına ilişkin hak hukuk arayışımızın tükenmesi sonucunda yine avukatımız Sayın Dr. Serkan Cengiz tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel hak ihlali kapsamında 28.07.2023 tarihinde müracaatta bulunulmuştur. Dava sürecindeki ihlallerle ilgili on incelemeyi tamamlayan AİHM, söz konusu davaya esastan bakmaya karar vermiş ve ilgili başvuru numarasını tarafımıza bildirmiştir.
“EŞİM İÇİN AYRICALIKLI BİR MUAMELE ASLA İSTEMİYORUZ”
Daha önce de belirttiğim u¨zere ailem ve ben, eşim için ayrıcalıklı bir muamele asla istemiyoruz. Ancak eşimin, ayrımcılığa maruz bırakılmaksızın, kendisiyle aynı durumda olan kişilere halihazırda tanınmış olan Anayasal sürecin tamamlanmasını bekliyoruz. Hayatta kalabilmesi için tesadüflerin değil, hak ve hukukun, daha fazla gecikme olmaksızın tecellisini umuyoruz. Son olarak, Çetin’i hastaneden cezaevine yolcu ederken, bütün yurtseverlere iletmemi istediği kısa bir mesajı aktarmak istedim.
“SİZLERE ASKERCE EN VECİZ TEŞEKKÜR OLAN ‘SAĞ OLUN’ DİYORUM”
‘Güzel yurdumun her köşesinden, her kesiminden bana destek ve güç veren yiğit yurttaşlarım; Sizlere askerce en veciz teşekkür olan ‘Sağ olun’ diyorum. Artık vakit ülkemizde yaşanan bütün haksızlık, hukuksuzluk, yokluk ve yoksulluğa ve de yolsuzluklara savaş açıp, ülkemizde aydınlık yarınlar için taşıdığımız umutları yeşertenlere destek ve güç vermek zamanıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devleti Cumhuriyetimizin sevdalılarına gönül dolusu sevgi ve saygılar, esenlikler dilerim. Çetin Doğan.”
]]>Çetin, İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, 12 Nisan’da meydana gelen; tüm Türkiye’nin ve hatta dünyanın gündemine düşen elim bir teleferik kazası yaşadıklarını söyledi.
Tespit edilen büyük ihmalkarlıkların sonucu, çok büyük bir kazayla sarsıldıklarını belirten Çetin, “23 saatlik kurtarma çalışmasını cansiperane gerçekleştiren helikopterlerimiz ile aralıksız tahliye çalışmalarını yürüten bir kişinin bile burnu kanamadan tamamlanan, dünyanın gıpta ile izlediği bu kurtarma çalışmasına her türlü desteğini, bilgisini, gücünü ortaya koyan birimlerimize teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Çetin, kazayı başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yakından takip ederek bütün destek sağladıklarını vurguladı.
“Bu siyasi olay değil, teknik bir soruşturma”
Bu kazanın sıradan, basit bir kaza olmadığını dile getiren Çetin, “Dünya gündemine düşmüş 1 vefat, 7 yaralı ve 174 vatandaşın 23 saat kurtarma operasyonuyla tamamlanan, çok ağır çok ihmal zincirlerinin olduğu; derinlemesine araştırılması, soruşturulması gereken, siyasi tarafı olmaksızın soruşturulması gereken siyasi alana çekilmemesi gereken büyük bir kaza.” ifadelerini kullandı.
Çetin, 2017 yılında hizmete giren söz konusu tesisin Antalya’da 7 yıldır hizmet verdiğini belirterek şöyle devam etti:
“7 yıldır çalışan bu tesisin yaklaşık 6,5 yıldır genel müdürlüğünü, yaklaşık 2 ay öncesine kadar 31 Mart’ta Kepez Belediye Başkanı seçilen Mesut Kocagöz yapmaktadır. Bunu da birisini karalamak, suçlamak için değil, bir hakikati de ortaya koymak için söylüyorum. Bu olaydan sonra muhalefetin algı yürütme olayı, farklı yöne çekmeye çalışmasını da göz ardı edemeyiz. Bu olayda savcılık makamı soruşturmayı yürütür, hakim kararını verir. Bu siyasi olay değil, teknik bir soruşturma sonrası adli bir olaydır. CHP ısrarla bu soruşturmayı genel başkandan, genel başkan yardımcılarına, parti yöneticilerine kadar siyasi alana çekmeye, adli makamların üzerinde baskı oluşturmaya, siyasi bir malzeme gibi göstererek kendilerince kullanmaya çalışmaktadır. Burada bir kaza vardır, soruşturma vardır, gözüken ihmal vardır, aksaklıklar vardır, kusurlar vardır, hatalar, hatalılar vardır.”
Soruşturmaların ardından 13 kişi hakkında gözaltı kararı alınıp ifadelerine başvurulduğunu ve raporların delillerle değerlendirildiğini belirten Çetin, olayda ilk tespitlere göre 5 kişinin tutuklu yargılanmasına karar verildiğini ve bunun bir yargı kararı olduğunu vurguladı.
İddialara göre 3 ay sürmesi gereken bakımların 15 günde yapıldığını, ağır bakımla ilgili firmanın 159 parçada değişim talep ettiğini anlatan Çetin, buna karşılık Büyükşehir Belediyesi şirketinin (ANET) 19 parçayı değiştirdiğine dikkati çekti.
Çetin, sözlerine şöyle devam etti:
“Görüldüğü gibi daha birçok ihmallerin olduğu ortada iken Cumhuriyet Halk Partisi kadroları hem karışıklık çıkarmak hem de kendileri için mağduriyet devşirme derdindedirler. Siyasi operasyon yapıldığını iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi ve siyasi operasyon yapmaya kendince çalışan yine Cumhuriyet Halk Partisinin kendisidir. ANET Genel Müdür Yardımcısı ve diğerleri tutuklanınca ses çıkarmayan Cumhuriyet Halk Partisi, hakimin kararına karşı işi siyasi şova dökerek mağduriyet algısı oluşturmaktadır. Her zaman ki Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı bir iştir. Hangi parti olursa olsun, belediye başkanı olması kimseyi yargı önünde ayrıcalıklı yapmaz. Kaldı ki belediye başkanlığı ile ilgili bir durum söz konusu değil. Yeni bıraktığı ANET Genel Müdürlüğü göreviyle ilgili bir durum söz konusudur. Verilen karar siyasi diyerek aslında vefat eden, yaralanan ya da uzun süre mahsur kalan vatandaşlara, ailelerine saygısızlık yapıldığının farkında olmalıyız. Teleferiğin bakımını yapamayanlar bunlar, kurtarma ve eylem planı yapamayanlar bunlar, kararı veren yargı ama suçlamaya çalıştıkları AK Parti’dir. Yazık gerçekten yazık.”
AK Parti’nin bıraktığı yatırımların dahi bakımını yapamadıklarının belirten Çetin, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ANET’in aciz duruma düştüğünü savundu.
]]>AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, il başkanlığı binasında geçtiğimiz Cuma günü Tünektepe Teleferik ve Sosyal Tesisleri’nde yaşanan teleferik kazası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çetin, konuşmasına kaza alanında görev yapan ekiplere teşekkür ederek başladı.
Başkan Çetin, “Hepimizin bildiği üzere Cuma günü 17.28’de meydana gelen tüm Türkiye’nin ve hatta dünyanın gündemine düşen elim bir teleferik kazası sonrasında bir kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin yaralandığı, 174 kişinin mahsur kaldığı tespit edilen, büyük ihmalkarlıkların sebebi olan çok büyük kazayla sarsıldık. Öncelikle vefat eden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, bu olay sebebiyle yaralanan vatandaşımıza Allah’tan şifalar diler, tüm kazazede vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz. Bu kaza sonrasında çok hızlı, anında müdahaleler ile karşılayan Valimiz ve AFAD başkanımız koordinasyonunda, kurtarma çalışmalarımıza katkı koyan 23 saatlik kurtarma çalışmasını cansiparane gerçekleştiren, helikopterlerimizle ağırlıksız tahliye çalışmalarını yürüten, bir kişinin bile burnu kanamadan tamamlanan, dünyanın gıptayla izlediği bu kurtarma çalışmasına her türlü desteğini bilgisini gücünü koyan birimlerimize, olayın başından itibaren takibiyle desteğiyle Cumhurbaşkanımız ve de genel başkanımıza, İç İşleri Bakanlığımızın takibi ile tamamlanan kurtarma çalışmasında emeği geçen herkese, her kesime şükranlarımızı sunarız” ifadelerine yer verdi.
“Siyasi tarafı olmaksızın soruşturulması gereken, büyük bir kaza”
Teleferik kazasının sıradan bir kaza olmadığını dile getiren Ali Çetin, olayın siyasi olmadığına dikkat çekti. Çetin, şu ifadelere yer verdi:
“Bir kere şunu belirtmek lazım; bu kaza sıradan basit bir kaza değil, dünya gündemine düşmüş bir vefat. 7 yaralı, 174 vatandaşın 23 saat kurtarma çalışması operasyonuyla tamamlanan, çok ağır ihmal zincirlerinin olduğu, derinlemesine araştırılması soruşturulması gereken, siyasi tarafı olmaksızın soruşturulması gereken büyük bir kaza. 2017 yılında hizmete giren bu tesis, Antalya’da yedi yıldır çalışmaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki, yedi yıldır çalışan bu tesisin yaklaşık altı buçuk yıldır genel müdürlüğünü, olaydan iki ay öncesine kadar 31 Mart’ta belediye başkanı seçilen Mesut Kocagöz yapmaktadır. Bunu da birisini karalamak suçlamak için değil, bir hakikati de ortaya koymak için söylüyorum. Bu olaydan sonra, muhalefetin algı yürütme, olayı farklı bir yöne çekme çalışmasını da göz ardı edemeyiz, bu olayda savcılık makamı soruşturmayı yürütür, hakim kararını verir. Bu bir siyasi olay değil, teknik bir soruşturma sonrası adli bir olaydır.”
“Çok sayıda ihmal var”
Başkan Çetin, CHP’nin tutuklama kararlarına karşı açıklamalarını da eleştirerek şöyle devam etti:
“Antalya’da, Cumhuriyet Halk Partisi ısrarla bu soruşturmayı genel başkandan genel başkan yardımcılarına, parti yöneticilerine kadar siyasi alana çekmeye, adli makamların üzerinde baskı oluşturmaya, siyasi bir malzeme gibi görerek kendilerince kullanmaya çalışmaktadır. Burada bir kaza, soruşturma, gözüken ihmal, aksaklıklar, kusurlar, hatalar, hatalılar vardır. Bunların ardından, ilk yapılan çalışmalarda 13 kişi hakkında gözaltı kararı alınmış, ifadelerine başvurulmuştur. Raporla deliller değerlendirilmiş, olayda ilk tespitlere göre beş kişinin tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir. Bu bir yargı kararıdır. İddialara göre; üç ay sürmesi gereken bakımların, 15 günde yapıldığı ağır bakımla ilgili, 159 parça değişiklik talebi firma tarafından bildirilmişken, 19 parçanın değişmesi, Antalya Büyükşehir şirketi yetkilileri tarafından yeterli görüldüğü gibi daha birçok ihmallerin olduğunu bildiren durumlar söz konusu gözükmektedir.”
“Belediye başkanlığı yargıyı etkilemez”
Ali Çetin, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasının şu an bulunduğu görevle ilişkisi olmadığını belirterek, “ANET Genel Müdür Yardımcısı ve diğerleri tutuklanınca ses çıkarmayan Cumhuriyet Halk Partisi, hakimin kararına karşı işi, siyasi şova dökerek mağduriyet dalgası oluşturmaktadır. Her zamanki Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı bir iştir, hangi parti olursa olsun belediye başkanı olması, kimseyi yargı önünde ayrıcalıklı yapmaz. Kaldı ki, belediye başkanlığı ile ilgili bir durum söz konusu değil, yeni bıraktığı ANET genel müdürlüğü görevi ile ilgili bir durum söz konusudur. Verilen karar siyasi diyerek aslında vefat eden, yaralanan ya da uzun süre mahsur kalan vatandaşlara ve ailelerine saygısızlık yapıldığının farkında olmalıyız. Diğer yandan, tutuklananlara da oh olsun diyemeyiz. Mahkumiyet kararı verilene kadar herkes masumdur. Temennimiz, adaletin sağlanması olmalıdır” dedi. – ANTALYA
]]>Emniyet Genel Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürlüğünde eğitim gören narkotik dedektör köpekleri Türkiye’nin dört bir yanında uyuşturucu ile mücadelede polis ekiplerine yardımcı oluyor. Köpekler, polisin düzenlediği operasyonlarda büyük rol oynarken uzmanlar tarafından sıkı bir eğitimden geçiriliyor.
Merkezde narkotik köpeği Daisy ve Agir’in çiftleştirilmesi sonucu elde edilen Belçika Malinois (Çoban) Köpeği Hulk’ta bu köpeklerden yalnızca birisi.
Eğitimleri başladı
10 Nisan 2017’de dünyaya gelen Hulk, yaklaşık 1 yıl boyunca yoğun eğitim gördü. 1 yaşına gelen Hulk, o dönem göreve yeni başlayan polis memuru Ali Çetin ile birlikte görevlere başladı. Çetin ve Hulk, ilk olarak Eskişehir’de daha sonra Ağrı Doğubayazıt’ta görev yaptı. İkili, 3 sene önce ise Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne atandı.
Kilolarca uyuşturucu madde ele geçirdiler
Hulk’un, Adana’da son 3 yılda katıldığı uyuşturucu operasyonlarında verdiği tepkiler sonucu ekipler 700 kilogram esrar, 30 kilogram metamfetamin, 50 kilogram eroin ve 155 bin uyuşturucu hap ele geçirdi.
Son operasyonunda tırdaki uyuşturucuyu buldu
Hulk, katıldığı son operasyonda ise saman balyaları yüklü tırın içerisinde tepki vererek ekiplerin 305 kilogram skunk maddesi ele geçirmesine yardımcı oldu.
Doğum günü kutlandı
10 Nisan 2017’de dünyaya gelen Hulk için Adana Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Köpek Eğitim Merkezi’nde 7’nci yaş günü pasta kesilerek kutlandı. Merkezdeki polis memurlarının katıldığı kutlamada Hulk için önce pasta kesildi sonra da Hulk, kendisi için kesilen pastadan yedi. Daha sonra Hulk, kendisi gibi narkotik dedektör köpekleriyle bahçede oyun oynadı.
“Onu görmeyince çok özlüyorum”
Gazetecilere konuşan polis memuru Ali Çetin (34), Hulk ile baba oğul gibi bağlarının olduğunu belirterek, “3 senedir Adana’da birlikte uyuşturucu ile mücadele ediyoruz. Hulk ile mesaimizin dışında ekstra eğitimlerini yaptırıyoruz. Hulk’u sürekli dinamik, aramaya hazır tutmaya çalışıyoruz. Hulk ile aramızda ki bağ aynı oğul ve baba gibi. Birbirimizi sürekli görüyoruz ancak görmediğimizde onun beni özlediğini biliyorum. Çünkü ben onu çok özlüyorum. Birlikte güzel işler çıkartıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hulk mutluydu o nedenle ben de mutluyum”
Hulk’un doğum gününün kutlanmasına çok mutlu olduğunu anlatan Çetin, “Bugün Hulk’un 7’nci doğum günü. Hulk mutluydu o nedenle ben de mutluyum. Kendisine elimle pasta yedirdim gözleri doldu, çok duygulandı. Bugüne kadar birçok operasyonda yer aldık. Sene başından bu yana 600 kilogram uyuşturucu ve uyarıcı madde yakalamamıza Hulk yardımcı oldu. Son olarak da geçen haftalarda saman balyaları yüklü tırın içerisinde Hulk’un tepkisi üzerine 305 kilogram skunk maddesi ele geçirdik” dedi.
“Hayvan kokuları arasında uyuşturucu buldu”
Hulk’un koku alma duyusunun çok gelişmiş olduğunu söyleyen Ali Çetin, ahırda yaptıkları bir operasyonda Hulk’un duvara tepki verdiğini anlatarak şunları söyledi:
“Benim için en unutulmaz anı ise bir ahırda arama yaptık ve Hulk ahırın duvarına tepki verdi. Duvarı kırdığımızda ise bir miktar uyuşturucu madde ele geçirdik. O çok ilginçti. Çünkü ahırda birçok hayvanın kokusu vardı. O kadar koku arasında uyuşturucu madde kokusunu Hulk aldı ve bize yerini gösterdi. Bu hayvanlar çok iyi eğitimlerden geçiyor ve koku alma duyuları çok gelişmiş.” – ADANA
]]>