Çeşit – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 09 Jul 2024 21:03:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, yerli buğday çeşitlerinin hasadına katıldı https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:03:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38178 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından geliştirilen yerli ve milli buğday çeşitlerinin hasadına katıldı.

Bakan Yumaklı, TAGEM’in Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Tarla Bitkileri Üretme Çiftliği’ndeki hasat programına katıldı. Çiftlikte, ıslah çalışmaları uzun yıllar süren “Selami Bey” ve “Ayten Abla” ekmeklik buğday çeşitlerinin hasadı gerçekleştirildi.

“Verimliliğin en önemli unsurlarından bir tanesi Ar-Ge”

Hasadın ardından açıklama yapan Bakan Yumaklı, “Tarımsal üretimde verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik, kayıtlılık, sektöre yatırım, konusunda bu beş başlıkta tarımsal üretim vizyonumuzu belirlediğimizi bir kez daha ifade edelim. Verimliliğin en önemli unsurlarından birisi de Ar-Ge çalışmaları” ifadesini kullandı.

“Soğuğa ve kuraklığa dayanıklı buğday çeşitleri”

TAGEM tarafından Türkiye’de üretilen ve kullanılan tohumların ıslahıyla ilgili Ar-Ge çalışmalarının bütün hızıyla devam ettiğini söyleyen Bakan Yumaklı, “Soğuğa ve kuraklığa dayanıklı, uyumlu, toleranslı iki tohumumuzun hasadı sebebiyle burada birlikteyiz. Tarla Bitkileri Enstitümüzün araştırma geliştirme çalışmalarının yansıması ve sonuç alabilme amacıyla yapmış olduğu ekimin hasadındayız. Bu enstitümüz çok köklü bir enstitü. 1926 yılında kuruldu. 150 tarla bitkisi çeşidi geliştirdi. Bunlardan 104’ü milli çeşit listesinde” diye konuştu.

“Sertifikalı tohumun yarısı çiftçimizin hizmetine sunuldu”

Türkiye’nin yerli tohumların ıslahı konusunda önemli aşamalar kaydettiğini ifade eden Yumaklı, “Tohumculuğun geneli için bunu söylüyoruz ama yerli ve milli tohum geliştirme konusunda çok ciddi aşamalar. Türkiye’deki sertifikalı tohumun yarısı TAGEM’in çalışmalarıyla çiftçimizin hizmetine sunulmuş oldu” dedi.

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı çalışmalar yapılıyor

Kamu ve özel sektörün yanı sıra üniversiteler ile yapılan iş birliğinin Ar-Ge çalışmalarını sürdürülebilir hale getirdiğini aktaran Bakan Yumaklı, “Akdeniz havzasındayız ve iklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan ülkelerin başında geliyoruz. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde hem kuraklığın hem de diğer iklimsel etkenlerin tarımsal üretimi etkilememesi adına bu alanda yapılan çalışmalar var” şeklinde konuştu.

“Tohumlardan kuru şartlarda 500, sulu şartlarda 725’e kilograma kadar verim alınabiliyor”

“Selami Bey” tohumunun özelliklerini anlatan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, şunları kaydetti:

“Bu çeşit kuru şartlarda 450 ila 500 kilogram arasında, sulu şartlarda ise 600 ila 725 kilogram arasında verim verebilen çok önemli bir tohum. Yine aynı şekilde buna benzer bir tohum çeşidi de “Ayten Abla” Netice itibariyle ıslah çalışmalarının çok uzun süren, sabır isteyen her seferinde bir adım daha ileriye gidebilmek için cesaret isteyen bir yönü var.”

“Selami Bey”in 14 yıl “Ayten Hanım” buğday çeşidinin ıslahının ise 6 yıllık bir sürece tekabül ettiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

“İkisinin arasındaki fark bu kullanılan yöntemlerin her seferinde gelişmesi, modern ıslah yöntemlerinin ıslah çalışmalarına katılması sebebiyle. Bu alanda ülkemizde gerçekten pırıl pırıl gençlerimiz var. Genç kardeşlerimiz var. Islahçı arkadaşlarımız var. Bütün amaçları Türkiye’deki tarımsal üretimin her türlü şartları göz önüne alarak hiç kesintisiz bir şekilde daha verimli ürünlerle, daha kaliteli ürünlerle yapılabilmesini sağlamak.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/feed/ 0
Bayburt’ta 74 yaşındaki çiftçi ata tohumlarıyla organik tarım yapıyor https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 08:15:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37775 Bayburt’ta ata tohumlarıyla sebze, meyve yetiştiren 74 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, ömrünü organik tarıma adadı. Bayburt’un sebze ve meyvecilik bakımından en zengin köylerinden biri olan Aslandede köyünde yarım asırdır çiftçilikle uğraşan Öksüz, 10 dönümlük arazisinde ata tohumlarıyla birçok sebze ve meyvenin üretimi yapıyor. “Ata tohumları memleket meselesi” diyerek, ata tohumlarına gözü gibi bakan Öksüz, Bayburt sevdalısı arkadaşlarıyla birlikte ata tohumlarının devamı için Gez Hanları Ekolojik Tarım Deneme ve Üretim Merkezini kurdular. Dernek çatısı altında ata tohumlarıyla arazi üzerinde ekim yaparak denemeler gerçekleştirdiğini kaydeden Öksüz, tek amaçlarının gelecek için önemli olan ata tohumlarını korumak olduğunu söyledi.

Kurduğu seralarda organik tarım yapan, ata tohumlarıyla sebze yetiştiriciliğini sürdüren Öksüz; domates, salata, kavun, karpuz, çilek, mısır, patates, fasulye, biber, lahana gibi sebze ve meyveleri toprakla buluşturuyor. Hasat zamanı ise ektiği sebzeleri, meyveleri dalından tüketen Öksüz, organik beslenmenin yanı sıra hem satış yapıyor, hem de vatandaşlara organik meyve ve sebzeyi ulaştırıyor.

50 yıldır çiftçilikle uğraşan Öksüz, ata tohumlarının devamı için elinden geleni yapmaya çalıştığını ifade ederek, sebzelerin birçok çeşidini de yetiştirdiğini söyledi. Acara fasulye, şeker fasulyesi, yuvarlak fasulye, barbunya, kırmızı fasulye, iri fasulye, taze fasulye gibi 7-8 çeşit fasulye yetiştirdiğini belirten Öksüz, 6 çeşit biber, 4 çeşit salata-domates, 3 çeşit karpuzu topraktan mahsul olarak aldı.

Ata tohumlarının varlığını korumak için dernek kurdular

Genleriyle oynanmamış, bozulmamış tohumlarla üretim yapmaya özen gösterdiğini söyleyen Öksüz, ata tohumlarının devamlılığı için dernek kurduklarını belirterek, dernek adı altında çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Bu sene dernek faaliyetlerine köyünde devam ettiğini kaydeden Öksüz, “74 yaşındayım, yaklaşık 50 yıldır organik tarım işleriyle uğraşıyorum. Sürekli olarak organik sebze, meyve üretimi yapıyorum. Bayburtlu hemşehrilerim Prof. Dr. Rıfat Yıldız ve Akın Bayrak beyfendiyle birlikte ata tohumlarının devamı sağlamak amacıyla bir dernek kurduk, ben de o derneğin yöneticisiyim, üyesiyim. Aynı zamanda organik tarımın uygulayıcısıyım. Gez Hanları Ekolojik Tarım Deneme ve Üretim Merkezi ile daha önce Gez köyünde yürüttüğümüz dernek faaliyetlerini bu sene Aslandede köyünde devam ettiriyorum. Burası Aslandede köyünde bana ait olan bir bağ. Burada çok çeşitli tohumlar üzerine çalışmalar yapıyorum. 8 çeşit fasulye ekimimiz var. 5-6 çeşit domates tohumumuz var, bunların hepsi bu yörenin eskiden gelen tohumları. 3-4 çeşit salata tohumumuz var, 5-6 çeşit biber var, kabak, mısır var. Bizim yerli tohumlarımızdan kavun, karpuz var. Bütün bu sebzelerin, meyvelerin farklı cinslerini burada organik olarak yetiştirerek, ata tohumlarının devamını sağlıyorum” dedi.

“Ata tohumları memleket meselesi”

Ata tohumlarının gelecek için çok önemli olduğunun altını çizen Öksüz, “Ata tohumlarının memleket mesesi olduğunu, çok önemli olduğunu düşünüyorum” diyerek, “Yerli sebzelerin, meyvelerin devamını istiyorum. Ata tohumlarının memleket meselesi olduğunu düşünüyorum, çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda elimden gelen çabayı göstermeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğüyle iş birliği içerisinde çalıştıklarını vurgulayan Öksüz, desteklerinden ötürü Tarım İl Müdürlüğüne teşekkür ederek, “Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği içinde çalışıyoruz. Sağ olsun tarım müdürü bizle ilgileniyor, yaptığımız işe önem ve destek veriyor. Böylece bu işleri özenle yürütmeye, götürmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/feed/ 0
SBTÜ, Tahıl Üretimini Artırmak İçin Tohum Islahı Çalışmaları Yürütüyor https://www.haber60.com.tr/sbtu-tahil-uretimini-artirmak-icin-tohum-islahi-calismalari-yurutuyor/ https://www.haber60.com.tr/sbtu-tahil-uretimini-artirmak-icin-tohum-islahi-calismalari-yurutuyor/#respond Thu, 16 May 2024 21:48:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32009 Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi, dünya genelinde büyük problem olan tahıl üretimini artırmak için soğuk ve hastalıklara dirençli tohum ıslahı çalışmaları yürütüyor. Tarımsal Ar-Ge merkezinde yapılan çalışmada yaklaşık 4 bin çeşit tohum üzerinde çalışma yapılıyor.

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi’nde normal şartlarda 15 yılda tamamlanabilecek olan ıslah çalışmasının üniversitede bulunan laboratuvarlar sayesinde yaklaşık 5 yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl 3 bin 500 çeşit adayı toprakla buluşturan akademisyenler, bu yıl 250 dekarlık tarımsal Ar-Ge merkezinde yaklaşık 4 bin adet tahıl çeşidini gözlemliyor.

Her bir çeşidi farklı parsellerde yetiştiren akademisyenler, tahılların gelişim, hastalık ve dayanıklılık durumlarını kayıt altına alıyor. İklimsel değişiklikler ve yörenin havasına dayanıklı tohumu elde etmek için çabalayan akademisyenler, çalışmanın tamamlanmasının ardından uygun tohumları çiftçilerin kullanımına sunacak.

Islah çalışmalarında son teknoloji cihazlar kullanılıyor

Yürütülen ıslah çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tolga Karaköy, “Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi olarak yürüttüğümüz ıslah çalışmamız var. Bu ıslah çalışmaları buğday, soya, şeker pancarı, arpa, yulaf, nohut, fasulye gibi çok farklı bitkilerde yürütmekteyiz. Özellikle buğdayda çeşit adaylarımız bu sene tescile verilecek. Tescil için şu anda tohum çoğaltması gerçekleştiriyoruz. Tüm tescil öncesi dönemlerimizi bitirdik. Çiftçilerimiz bizim için son derece kıymetli ve önemli. Çiftçi düzeyinde üretimlerin özellikle modern teknolojinin kullanarak daha üstün verim ve kalitenin alınması adına kullanılması son derece elzem ve kıymetli. Biz bu noktada gerek laboratuvar, gerekse ıslah çalışmalarımızı arazide uygulamalı olarak yapıyoruz. Tabii ki ıslah çalışmalarını yaparken teknolojiyi ve tekniği kullanıyoruz ancak yetiştiricilik olmadan hiçbir şey olmaz. Yeni model yetiştirme tekniklerinde kullanmaktayız. Bu modern yetiştirme tekniklerinin çiftçi bazında yaygınlaştırılabilmesi için elimizden gelen tüm çabayı gösterip onlara uygulamalı olarak da eğitimler veriyoruz. Bu konuda yeni çeşitlerin, bölgemize sahamızda yaygınlaştırılması, bu yeni çeşitlerden çok daha yüksek verim ve kalite alınabilecek yöntemlerin neler olduğunu da çiftçilerimizle paylaşıyoruz” dedi.

15 yıl sürecek ıslah çalışması 5 yıla düşürülecek

İklimsel değişikliklere uygun tahılları geliştirmek için yoğun çaba harcandığını ifade eden Prof. Dr. Karaköy, “İklimsel değişiklik tabii ki çok önemli. Günümüzde bunu çok yoğun olarak yaşıyoruz. Özellikle yağışın çok çok az olması bunun beraberinde kuraklığı getirmesi ister istemez kuraklığa dayanıklı çeşitler üzerinde çeşitli geliştirilmesi üzerinde durmamızı gerektiriyor. Bu noktada da çalışmamızı sürdürüyoruz. Kuraklığa daha dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi adına buna yönelik olarak farklı ebeveynlerden oluşan melezlemeleri gerçekleştiriyor ve ıslah sürecini kısaltabilmek adına da bu gördüğünüz laboratuvarlarımızı Moleküler Yenilik ve Biyoteknoloji Laboratuvarlarımızı da ıslah süreci içerisinde kullanıyoruz. Bir ıslah süreci, bir çeşidin geliştirilmesi, klasik ıslah metotlarıyla yaklaşık 10-15 yılı alırken bahsettiğimiz bu laboratuvar tekniklerini kullanarak bunu 5-6 yıla kadar düşürme şansına sahibiz. Islah süreci sürekli devam ediyor bizim için. Her yıl yeni melezlemeler, yeni çeşitlerin geliştirilmesi adına çeşitli varyasyon oluşturabilmek adına sürekli melezlemelerimizi yapıyor, gerek Ar-Ge seramızda, gerekse tarla içerisinde yaptığımız melezlemeler neticesinde adaylarımızın seçimini gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

4 bin çeşit buğday toprakla buluştu

Tahılların ekiminin sonbaharda yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Tolga Karaköy, “Yaklaşık dört bin civarında bir aday hattımız var. Bunun yanında yulaf çeşit adaylarımız var. Yaklaşık üç yüz tane kadar da bu yulaf var. Arpada yine aynı şekilde 700 – 800 farklı arpa çeşit adayımız yine var. Bunlar şu anda sapa kalkma döneminde. İklime bağlı olarak bakım işlemlerini gerçekleştirip gözlemleri gerçekleştiriyoruz. Tarıma gereken kıymeti ve önemi vermemiz gerekiyor. Nasıl ki bugün Avrupa’da gelişmiş ülkelerin birçoğu sanayi devrimini tarımdan elde ettikleri gelirle yaptılarsa bizim ülkemizde de tarıma kıymet ve önem verilerek çiftçilerin desteklenmesi daha üst seviyelerde tarımın yapılmasını sağlamak adına desteklerimizi son derece kıymetli ve önemli diyorum” ifadelerine yer verdi. – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/sbtu-tahil-uretimini-artirmak-icin-tohum-islahi-calismalari-yurutuyor/feed/ 0
TİGEM’in Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde Yeni Ürünlerin Denemesi Olumlu Sonuçlandı https://www.haber60.com.tr/tigemin-ceylanpinar-tarim-isletmeleri-mudurlugunde-yeni-urunlerin-denemesi-olumlu-sonuclandi/ https://www.haber60.com.tr/tigemin-ceylanpinar-tarim-isletmeleri-mudurlugunde-yeni-urunlerin-denemesi-olumlu-sonuclandi/#respond Sun, 12 May 2024 21:42:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31419 Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı dünyanın tek parça halindeki en büyük arazisine sahip olan Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde deneme ekimi yapılan yeni ürünlerden olumlu sonuçlar elde edildi. Tohumlarının da değerlendirileceği ürünler bölge çiftçisinin umudu oldu.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde tarafından çeşit tanıtım ve tarla günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe TİGEM Genel Müdürü Hasan İzginç, bölge İllerin Tarım ve Orman İl Müdürleri, TMO’nun bölgedeki müdürleri, Ziraat Odası Başkanları, Araştırma Enstitüsü Müdürleri, TİGEM bayileri, Ziraat Fakültesi akademisyenleri, öğrencileri ve bölge çiftçileri katıldı. Programda Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde denemesi yapılan ürünlerin ekim alanı ziyaret edilerek inceleme yapıldı. Ürünlerin bölgenin iklim ve arazi yapısına uyumluluğu analiz edildi.

Deneme alanında TİGEM’e ait çeşitlerle birlikte 11 kuruluşa ait çeşitler, 29 adet ekmeklik, 20 adet makarnalık olmak üzere 49 çeşit buğday, 12 çeşit arpa, 4 çeşit tritikale, 6 çeşit nohut, 1 fiğ, 1 mürdümük ve 1 bezelye olmak üzere toplam 84 çeşit yer alıyor. Bunlara 33 yeni ürün ekleyen TİGEM, ekiminden büyümesine kadar çeşitli testlerle adaptasyonlarını gözlüyor. Şu ana kadar olumlu sonuçların alındığı ürünler, bölge tarımına önemli katkılar sunacak.

Türk tohumculuğuna yeni çeşitlerin kazandırılması için adımlar atılıyor

Denemesi yapılan ürünleri paydaşlarıyla birlikte incelediklerini söyleyen TİGEM Genel Müdürü Hasan İzginç, ” Bu gün burada tüm bölge çiftçileri, çiftçi temsilcileri, tohum bayilerimiz, Ziraat Fakültesi dekanımız ve öğrencileri, bununla birlikte Tarım İl Müdürlerimiz, TMO Müdürlerimiz ve Araştırma Enstitüsü Müdürlerimizle bir araya geldik. Bilindiği gibi bizim ülkemizin tohumculukta lider kuruluşu olan Tarım İşletmeleri genel Müdürlüğü (TİGEM) Türkiye genelinde hububat anlamında ekilen her 4 tohumdan bir tanesini üreten bir kuruluştur. Yüzde 25’lik payımızla ülkemizde tohumculuğun lideri konumundayız. Bu çeşitlerimizi ve bundan sonra üretime dahil edeceğimiz çeşitlerimizi burada tarım paydaşlarımızın, sektör temsilcilerimizin beğenisine sunduk. Tek tek çeşitlerimizi gezerek olumlu ve olumsuz yönlerini, onların beğenilerine göre sınıflandırdık. İnşallah bundan sonraki dönemde biz de tercihlere göre daha çok istenen, tercih edilen, benimsenen çeşitleri üretip Türkiye, Türk tohumculuğunda yeni bir takım çeşitlerin kazandırılması anlamında, gelişme anlamında bir takım adımlar atacağız” dedi.

Osmanlıdan gelen geleneksel anlayış teknoloji ile birleşiyor

Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğünün dünyanın en büyük tek parça arazisine sahip olduğunu belirten İzginç, “Bilindiği üzere TİGEM dünya kamu anlamındaki işletmelerinden bir tanesidir. Şu anda içerisinde bulunduğumuz Ceylanpınar Tarım İşletmesi dünyada tek parça en büyük tarım işletmesi konumundadır ve Osmanlıdan bu güne gelenekçi bir tarım anlayışını günümüzün teknolojisiyle birleştirerek ülkemize tohumluk ve damızlık anlamındaki hizmetlerini devam ettirerek devam ettirmektedir” diye konuştu.

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yer alan işletmenin 1 milyon 635 bin 928 dekar arazisi bulunuyor. İşletmede buğday, arpa, mercimek, yonca, ayçiçeği, mısır ve Antepfıstığı gibi ürünler yetiştiriliyor. Ayrıca koyunculuk ve sığırcılık faaliyetleri de yapılıyor. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tigemin-ceylanpinar-tarim-isletmeleri-mudurlugunde-yeni-urunlerin-denemesi-olumlu-sonuclandi/feed/ 0
Türkiye, Patates Tohumu Üretiminde Dünyada Söz Sahibi Olmak İstiyor https://www.haber60.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 08:54:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18201 Nevşehir’de 2000 yılında kurduğu laboratuvarda 23 çeşit yerli patates tohumu üreten 62 yaşındaki Yakup Karahan, Türkiye’nin patates tohumu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden biri olması için çabalıyor.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra bir süre Nevşehir’de ilaç mümessilli olarak çalışan Karahan, daha sonra iş hayatına patates üretimi yapan firmalarda devam etti.

Sektörde beş yılda edindiği deneyimle kendi firmasını kurarak patates üretimine yönelen Karahan, 1990’lı yıllarda patates tohumundaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için çalışma başlattı.

Karahan, 2000 yılında borçla kurduğu Doğa Tohumculuk Doku Kültür Laboratuvarı’nda 15 kişilik ekibiyle bugüne kadar “Zirve”, “Doruk”, “Kutup”, “Bahar”, “Kaya”, “Volkan”, “Ayaz”, “Yediveren”, “Yaprak”, “Yankı”, “Yaldız”, “Maden”, “Kafkas”, “Altay”, “Aydos”, “Petek”, “İlkmor”, “Bulut”, “Ses”, “Turaç”, Taş”, “Yakut” ve “Deniz” adlı 23 yerli tohum çeşidini Türk tarımına kazandırdı.

“Başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu”

Karahan, AA muhabirine, patates üretimine başladığı dönemde yurt dışından getirilen tohumların arazilerde hastalık oluşturduğunu, Avrupa firmalarının Türkiye’ye kaliteli tohum göndermemek için çaba gösterdiğine şahit olduğunu söyledi.

Yerli ve dayanıklı tohum çeşitleriyle ilgili çalışmasına Hollanda’daki bir tohum firması yetkilisiyle aralarında geçen konuşmanın ardından başladığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:

“Patates üretim maliyetinin yüzde 35’lik kısmını tohum oluşturuyor. O dönem tohum yurt dışından geliyordu ve kalitesi çok düşüktü. Hastalıklı tohum geliyordu. Nevşehir ve Niğde’deki arazilerde patates siğili hastalıkları o dönem yurt dışından tohumla birlikte geldi. Distribütörü olduğum yabancı firmaya, ‘Biz size çok büyük para ödüyoruz fakat bize çok kötü tohum gönderiyorsunuz. Biz daha iyi para verelim, iyi tohum gönderin’ dedim. O da bana ‘iyi tohumu git Mars’tan al’ dedi. 2000 yılında yaşanan bu görüşme bizi ateşledi. İlk laboratuvarı kurduk. Yaklaşık 5 yıl mesafe alamadık. Doku kültüründe bitki çoğaltıyoruz ama yüzde 80’e kadar küflenme oluyor, çürüyordu. Daha sonra yurt dışından uzman getirdik. Onlarla devam ettik. Sil baştan laboratuvarı değiştirdik. Sonuçta başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu.”

Karahan, patatesin ülkeler için buğday kadar stratejik bir bitki olduğunu, yurt dışından gelen niteliksiz tohumlar nedeniyle Türkiye’deki bazı arazilerde uzun yıllar sürecek hastalıklar oluştuğunu söyledi.

Virüslere karşı dayanıklı tohum üretmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verdiklerini dile getiren Karahan, “Ürettiğimiz çeşitlerin yüzde 90’ı virüse dayanıklıdır. Bu bölgedeki (Nevşehir) araziler patates siğili nedeniyle 39 yıl karantinaya alınmış. Buraya merhem olalım, uygun bir çeşit geliştirelim dedik. Bu hastalığın ilaçlı tedavisi yok, tek çare dayanıklı çeşit yapmak. ‘Kafkas’ adlı çeşit yaptık. Dünyanın en verimli ve yüzde 100 dayanıklı bir tohum türü oldu.” dedi.

Karahan, tohum geliştirme çalışmasına başladığında yeterli maddi imkana sahip olmadığını, süreç boyunca birçok kez iflasla karşı karşıya kaldığını ancak yılmadığını kaydetti.

Azim ve kararlılıkla sürdürdükleri laboratuvar çalışmalarının meyvelerini birkaç yıldır topladığını, Türkiye’nin patates tohumu üretiminde önemli ülkelerden biri konumuna yükseldiğini belirten Karahan, şunları kaydetti:

“Ben bu işe 2000 dolarla başladım. Nevşehir’de 28 banka vardı hepsiyle çalışıyordum. Faiz ne kadar diye hiç sormuyordum. Yeter ki kredi versin. Bu çeşitleri geliştirmek beni 4-5 kez iflas noktasına getirdi ama yine de bırakmadık. Çok sıkıntı çektik ve gelinen noktada muazzam bir ekip oluştu. 2030 yılında üretimimiz 100 bin tona çıkacak. Yapacağım tek şey, seralarımızı genişleteceğiz. Patates tohumu üreten dünyadaki 5 ülkeden biri olduk, 100 bin tonu aştığımızda söz sahibi iyi bir oyuncu olacağız.”

AB’den tescil alınan çeşitler var

Laboratuvarın genel müdürü Mete Kaan Bülbül de uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda ilk yerli tohum tescillerinin 2018’de gerçekleştirildiğini anlattı.

Şu an 20 tescilli tohum çeşidinin bulunduğunu, 3’ünün de tescil sürecinin devam ettiğini belirten Bülbül, “Asıl hedefimiz Avrupa’ya tohum satmak. Elimizdeki en iyi çeşitler olan Kafkas, Bahar, Yankı ve Yaprak türleri Avrupa’da da tescillendi. Yıllık yaklaşık 40 bin ton üretimiz bulunmaktadır. Geçen yıl Avrupa’ya 4 bin ton tohum satışımız oldu, bu yıl da 10 bin ton hedeflemekteyiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/feed/ 0
Evde çeşit çeşit meyvelerden sirke yapıyor https://www.haber60.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 23:36:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13703 Evinde çeşit çeşit meyvelerden sirke yapıyor

Evde ekşi mayalı antik ekmek üreten Kavak, tarhana, erişte, marmelat, simit, cevizli sucuk, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı ve gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisi üretiyor

ÇORUM – Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı ve organik olarak temin ettiği meyvelerden çeşit çeşit sirke yapıyor.

Osmancık İlçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.

İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.

Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.

Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.

‘Antik ekmek yapıyor’

32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.

10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.

Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan Köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.

Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/feed/ 0
Çorum’da İsmail Kavak doğadan topladığı meyvelerle sirke yapıyor https://www.haber60.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 23:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13679 Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı ve organik olarak temin ettiği meyvelerden çeşit çeşit sirke yapıyor.

Osmancık ilçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.

İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.

Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.

Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.

‘Antik ekmek yapıyor’

32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.

10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.

Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.

Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi. – ÇORUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/feed/ 0