Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, AKP’nin TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşmelerine başlanan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni “Sen karar verici değilsin, hangi köpeğin nasıl öleceğine karar verici değilsin” eleştirdi. Çayır, söz konusu teklife yönelik şunları söyledi:
“Öldürmenin adını uyutmak koymuşlar”
“Şu an Meclis’te sokak hayvanlarıyla ilgili bir yasa teklifi var. Teklife göre, biz bu ülkenin çocukları, bu medeniyetin çocukları, canlıları bir görürüz, aynı gözle görürüz. Sırf konuşmuyorlar diye, idrakları az veya çok diye, canlıları ayırmak medeniyet sahiplerine, yürek sahiplerine, akıl sahiplerine yakışmaz.
Sokak köpeklerini en azından zararlı olanları, normal hale getirebilmek yollarını düşünmek gerekirken topyekün uyutmaya çalışmak ki öldürmenin adını uyutmak koymuşlar… İnsanları aldatmaya yönelik bu tür teklifleri kesinlikle vicdani değildir. Bu sokak köpeklerini belediyeler, sistemli bir şekilde kısırlaştırma yapsalar bu problem 5 yıl içerisinde çözülür.”
“Halkımız, enflasyonun en iyi ölçeni”
İktidarın ekonomik politikaları ve en düşük emekli maaşına 2 bin 500 TL zam yapılmasını da eleştiren Çayır, “Emeklilere verdikleri yüzde 20 civarında bir zamla problemi halledeceklerini düşünenler, tam bir aymazlığın içindedirler. Adam 10 bin lira alıyor, 12-13 versen ne olur, 20 versen ne olur. Hiçbir şey yerinde durmuyor, hayat pahalılığı alıp başını gidiyor. Bir ay içinde birkaç kez kimi malların ve temel ihtiyaçların fiyatlarının değiştirildiklerine tanıklık etmekteyiz” diye konuştu. TÜİK’in gerçeği yansıtmayan değerlendirme yaptığını, enflasyonun bu şekilde ölçülemeyeceğini kaydeden Çayır, “Halkımız ve dar gelirlimiz, enflasyonun en iyi ölçeni. Şu anda yüzde 100’ü aşan hayat pahalılığının içerisinde debelenip duruyoruz hep birlikte” dedi.
“Binlerce ağaç yerle bir ediliyor”
Orman tahribatlarına da değinen Çayır, “Binlerce ağaç yerle bir ediliyor. Vuruluyor ağaçların güzel endamına hemen toprağa dönüştürülüyor… Onların yerine evler, villalar yapıyorlar, 50 milyona 100 metrekareyi satıyorlar. Bu orman kimindi” dedi.
“Bir güç onlara diyor ki bu davayı bir an önce kamuoyu gündeminden çek”
Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 12 tutuklu sanığın yargılandığı davada yarın savcılığın esas hakkındaki mütalaasının açıklanacağını hatırlatan Çayır, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Yarın Sinan Ateş’in davası görülecek. Savcı mütalaasını okuyacak… Savcı, muhtemelen 2 kişi hakkında müebbet isteyecek; bir tetiği çeken, bir azmettiren, kağıt üzerinde… Diğerleri hakkında da süreli cezalar isteyecek. Yarın bitmezse, mütalaasını okuduktan sonra savunma ve müşteki avukatları da sözlerini söylerlerse cezaları açıklayabilirler. Yoksa bir sonraki mahkemeye bırakabilir savunmaları için. O zaman da öbür duruşmada kararını verecek demektir çünkü bir güç onlara diyor ki bu davayı bir an önce kamuoyu gündeminden çek, derdest et, dosyayı rafa koy. Ver kararını bitsin. Emredici bu şekilde söylemiş. Muhtemel de bu şekilde bir süreci yarın ve ertesi gün göreceğiz.”
]]>Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Çayır, Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayetinin üstünün örtülemeyeceğini belirterek Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in yanında olduklarını ifade etti. İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına değinen Çayır, ” Gazze, Filistin halkının üzerine durmadan dolular, bombalar yağıyor. Bütün dünya seyirci. İnsanlık suçu işlediklerini yarın tarih bir şekilde yüzlerine vuracak ve onları mahkum edecektir” diye konuştu.
“Bir yıl önce 1 lira şimdi neredeyse 50 kuruş oldu”
Türkiye’de artan hayat pahalılığına dikkat çeken Çayır iktidarın açıkladığı kamuda tasarruf tedbirlerini de eleştirdi. Çayır şunları söyledi:
“Geçen sene bu vakitler yani 30 Mayıs’ta seçimler yapıldı biliyorsunuz. Şu an bir yıl oldu. Bir yıldır tazelenmiş ve seçimi kazanmış bir yönetimle karşı karşıyayız. Bir yıl önce 1 lira şimdi neredeyse 50 kuruş oldu. Cebimizdeki 10 lira, 5 liralık bir güce indi. Alım gücümüz gittikçe düştü. Çocuklara para verir gibi emeklilerin eline 10 bin lira para tutuşturup ‘nasıl yaşarsanız yaşayın’ demek suretiyle, o 15 milyon insanla doğrudan olmasa bile dolaylı dalga geçildi. Bu hayat pahalılığı ne? Gelecek nesiller, çocuklarımız, torunlarımız böyle mi yaşayacak? Hayır. Biz biliyoruz ki üretim olursa, eve giren çok, çıkan az olursa enflasyon biter, umutlar çoğalır, gelecek güzelleşir. Yani adalet olursa, liyakat olursa üretim olur. Üretim olursa hayat güzel olur.
“Önce yolsuzluğu önleyin”
Bu kadar zorluğun arasında hükümet çare bulacağına, hayatı kolaylaştıracağına ‘kemerleri sıkın’ diyor. Hiçbirinin belinde kemer yokken bizim kemerlere göz dikmişler. Ceplerinden, her türlü zevk ve sefalarından taviz vermeden memura diyorlar ki çayları az için, su ısıtıcılarını kapatın. Memurun çayı, elektriği senin özel uçağının bir günlük masrafını karşılamaz. Dalga geçer gibi tasarruf genelgesi yayınlıyorlar. Önce yolsuzluğu önle. Hırsızlığı yok et. Hırsızlık yapan bakanı mahkemeye mi gönderdin evine mi gönderdin.
” Hükümet, örtülü işler yapıyor”
Hükümet, örtülü işler yapmaya devam ediyor. Dışişleri Vakfı da bunlardan bir tanesi. Vakıf yoluyla bazı şeylerin üstünü örtüyorlar. Paraların bir kısmını buraya aktarıp oradan iş tutmaya çalışıyorlar. Meclis’te geçen hafta bu konu konuşuldu. Bu konu yasal hale getirilmek isteniyor.
Sinan Ateş cinayeti geçiştirilemeyecek, üstü örtülemeyecektir. Ayşe Ateş’in yanındayız. Ayşe Ateş yalnız değildir. Kimseden korkmamalıdır. 3 Haziran Pazartesi günü başlayacak mahkemede biz de bulunacağız.”
]]>
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti. Gündemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çayır, Sinan Ateş cinayetinin soruşturmasına ilişkin “Muhsin Başkan davasındaki o düzmece işlerin burada da söz konusu edildiğini gördüm. Orada faile ulaşmamak için faili şu veya bu şekilde örtbas etmek, gerçeği milletin gözünden kaçırmak için ne yapıldıysa Sinan Ateş cinayeti ve iddianamesinde de aynısını gördüm” ifadelerini kullandı.
Cinayetin işlendiği silahın ortada olmadığına işaret eden Çayır, “Koskoca savcılık iddianame hazırlamış, emniyet soruşturma yapmış, insanları ifadeye çağırmış, tutuklamış ve tutukladığı insanlarda ya da herhangi bir yerde olayın silahı yok. Çok ilginç.” şeklinde konuştu.
“HERKES BİLİYOR Kİ OLAYI İŞLEYENLER BİR MİLLETVEKİLİYLE DEVAMLI KONUŞMA HALİNDELER”
Olayın kapatılmak istendiğini söyleyen Çayır, şunları kaydetti:
“Herkes biliyor ki olayı işleyenler bir milletvekiliyle devamlı konuşma halindeler. Bunları bulmak o kadar zor muydu? Çıkarırsın telefon trafiğini, her zaman yaptığınız şey. Orada kim kimle ne konuşmuş, kaç dakika konuşmuş, neler söylemiş, olay anında ne konuşmuş, olay sonrasında ne konuşmuş bunların hepsi ulaşılabilir. Ama bunların hiçbiri gündemde yok, iddianamede yok. İddianamede bir senaryo yazılmış ve şu anda ne yazık ki bu olayın da Muhsin Yazıcıoğlu davası gibi üstünün örtüleceği konusunda tereddütlerimiz var. Ama gerçeği bulmakla yükümlü olan savcılar ve hakimlerdir. Biz bu olayın takipçisi olacağız. Eğer biz bir insanın bu milliyetçi, ülkücü ya da başka olabilir, hukukunu korumayı bir ödev saymazsak yarın bizim de hukumuzu kimse koruyamaz. Sinan Ateş cinayetinin iddianamede yazıldığı gibi olmadığını; işin başka yanlarının örtüldüğünü, azmettiricilerinin iddianamede hiç olmadığını düşünüyoruz. İnşallah mahkeme sürecinde bu yanlışlar ortadan kaldırılır.”
“ŞU ANDA TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ BİR YARGIDAN SÖZ ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
MHP Genel Başkanı’nın mahkemeye “iddianame kabul edilsin” çağrısının hemen ardından iddianamenin kabul edilmesine yönelik sorumuzu yanıtlayan Çayır şöyle konuştu:
“Açık ve net söyleyim, bununla ilgili benim hakkımda soruşturma açacaklarsa da açsınlar, şu an Türkiye’de bağımsız bir yargıdan söz etmemiz mümkün değil. Mesela Osman Kavala konusu… Birisi diyor ki ‘bırakın’ birisi diyor ki ‘bırakmayız.’ Bırakamayız diyen de siyasetçi, bırakın diyen de siyasetçi. Halbuki burada ‘sizin işiniz değil, bırakın da adalet baksın’ demek lazım. Adalet bakmıyor şu an yargı bakmıyor bu işlere. Ne yazık ki birileri çıkıyor ön alıyor, ‘Bu cezalandırılmalı ve suçlu’ diyor, mahkeme de suçlu ilan ediyor. Buradan Türkiye’nin yargısını ve adaletini kurtarmadığımız müddetçe nice seri cinayetler, faili meçhuller işlenir, Sinan Ateş’ler öldürülür. Öldürülmemesi için de hepimizin ayağa kalkması ve sesimizi yükseltip birleştirmemiz lazım.”
]]>