Çay – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 23:30:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çay Meclisi Üyeleri ÇAYKUR’un Alım Politikalarını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/cay-meclisi-uyeleri-caykurun-alim-politikalarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/cay-meclisi-uyeleri-caykurun-alim-politikalarini-protesto-etti/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:30:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41735

GENÇAĞA KARAFAZLI

(TRABZON)- Çay meclisi üyeleri, Trabzon’un Of ilçesi belediye binası önünde ÇAYKUR’un alım politikalarını protesto etti. Çay meclisi üyelerinden İhsan Hacıbektaşoğlu, “Hükümeti, ÇAYKUR’u, özel sektörü uyarıyoruz. Çay üreticisinin üzerinden geçemeyeceksiniz buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Çay üreticilerinden oluşan ‘Çay Meclisi’ üyeleriTrabzon’un Of ve Hayrat ilçesinde ÇAYKUR’un çay alım politikalarını protesto ederek taleplerini içeren bir basın açıklaması yaptı.

Çay meclisi üyelerinden İhsan Hacıbektaşoğlu şunları söyledi:

“Yaşadığımız bu zorlu günlerde çay üreticisi olarak gerçekten artık canımız burnumuza geldi. Ürettiğimiz çayı satamıyoruz, ÇAYKUR ciddi şekilde üreticinin başında demokrasi kılıcı gibi kendi varlığını dayatıyor, özel sektörün önüne bizi atarak çay üreticisini ciddi bir şekilde zor duruma soktu. Biliyorsunuz yıllardır, bir çay kanunu yasa tasarısı vardı ve bu yasa tasarısıyla 2 milyon çay üreticisi özel sektörün eline düşürülmeye çalışılıyordu. Geçen yıl meclise geçirmek için uğraştılar, gecen yıl Of ve Hayratlılar olarak ve Kemalpaşa, Hopa, Ardeşen, bütün çay üreticileri bir araya geldik, imza kampanyaları yaptık. Bildiriler dağıttık, basın açıklamaları yaptık ve kararlılığımızı ortaya koyduk. Halkın bu tepkisinin karşısında çay kanununu geri çekmek zorunda kaldılar ama bugün tekrar aynı sorunlarla karşı karşıyayız. Amacımız çayın sorunlarını üreticinin lehinde çözmek ve üreticiyi bilinçlendirerek örgütlemektir. Geçen yıldan beri de çay üreticisinin sorunlarının giderilmesi için mücadele ediyoruz. Hükümeti, ÇAYKUR’u, özel sektörü uyarıyoruz. Çay üreticisinin üzerinden geçemeyeceksiniz buna izin vermeyeceğiz.”

“Özel sektör tam bir sırtlan gibi çay üreticisinin tepesine çökmüştür”

Çay üreticisi Tuncay İhtiyar,  “Doğu Karadeniz bölgesinde yetiştirilen ‘Yeşil Altın’ın  değerini tam olarak biz bilmiyoruz. Bilinçsiz bir üreticimiz var. Birlik, beraberlik içerisinde olmadığımız için özel sektör değerli olan mayıs ayı çayını devletin belirlemiş olduğu birim fiyatının altında satın alıyor. Ondan sonra istedikleri gibi fiyatları düşürerek, üreticiyi ezerek, vadeleri uzatarak, 11 – 12 liraya minimum fiyatlarda çay satın alıyorlar, üreticiyi bu duruma sürüklüyorlar” dedi.

Üretici Şenol Cansızoğlu, “Yeni açılan çay fabrikası var mı ben bilmiyorum ama herhalde yok. Artan üretimi destekleyecek, bunu karşılayacak teknoloji yatırımı yapıldı mı, yok. Ne oldu sadece özel sektörü sübvanse ederek ne yapmaya çalıştılar, çayın politikasını çözmeye çalıştılar? Ama bugün özel sektör tam bir sırtlan gibi çay üreticisinin tepesine çökmüştür ve ÇAYKUR politikası, devlet politikası iflas etmiştir” diye konuştu.

Of Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ahmet Faik Altun, “Daha öncesinde devlet politikası vardı, ÇAYKUR politikası vardı. ÇAYKUR kontenjanı düşürdüğü an özel sektörün bunu daha ucuza alacağını, vadelerini yükselteceğini bildiğimiz halde ne hikmetse ÇAYKUR bunu düşürmekte hiç gecikmiyor, asla ve asla gecikmiyor ve taviz vermiyor, bu da özel sektörün kucağına atılmak demek oluyor” diye belirtti.

“Artık yeter! Çay üreticisi köle değildir”

Basın açıklamasını okuyan Of – Hayrat Çay Meclisi Sözcüsü Habip Meriç şu şekilde konuştu:

“Bugün Karadeniz’in yeşil çay bahçelerinden yükselen çığlık, tüm Türkiye’ye yayılmalıdır. Emekçilerin alın teriyle yetiştirdiği çay, sermayenin ve AKP hükümetinin aymazlığı yüzünden hiçe sayılıyor. Artık yeter. Çay üreticisi, köle değildir. Özel çay şirketleri, çeşitli bahanelerle vicdansızca fiyatları düşürüyor, üreticinin emeğini hiçe sayıyor. Yaş çay parasını geç ödeyerek üreticiyi borç batağına sürüklüyorlar. Bu açgözlü patronlara ‘dur’ demenin vakti gelmiştir.  ÇAYKUR, özel şirketlerin eline oyuncak olmuş üreticiyi koruyamıyor, bilakis onları daha da zor durumda bırakıyor. Bu ihaneti kabul etmiyoruz. Hükümet, üreticinin yanında değil, sermayenin yanında saf tutmuş durumda. Emekçinin, çay üreticisinin çığlığını duymayan, sermayeye hizmet eden bir hükümet istemiyoruz.

“Çay üreticisinin isyanı tüm Türkiye’ye yayılacak”

Habip Meriç çay üreticileri olarak AKP hükümetinden taleplerimiz şunlardır; Çay üreticisinin alın terinin karşılığını alacağı adil fiyatlar hemen belirlenmelidir. Emekçinin parası zamanında ödenmeli, üretici borç batağına sürüklenmemelidir. Devlet, ÇAYKUR ile üreticinin yanında olmalı; hükümet, özel şirketlerin değil, emekçinin yanında durmalı ve vurgunu durdurmalıdır, ÇAYKUR, üreticinin çıkarlarını koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir, Çayda yaş çay üreticisinin haklarını koruyacak yeni bir çay kanunu çıkartılmalıdır. Tarım Bakanlığı çay fiyatını açıklamadan ÇAYKUR çay alım kampanyasını açmamalı, üreticiyi özel sektörün fiyat politikasına teslim etmemelidir. Yaş çayda muhakkak taban fiyat uygulamasına geçilmeli, özel firmaların düşük fiyattan ve uzun vadelerle çay almasının önü kapatılmalıdır. Çay üreticileri olarak ‘Artık yeter’ diyoruz. Emekçilerin alın teri üzerinden zenginleşenlere karşı, sessiz kalanlara karşı isyan ediyoruz. Çay üreticisi köle değildir, olmayacaktır. Hakkımızı alana kadar mücadelemiz sürecek. Çay üreticisinin isyanı, tüm Türkiye’ye yayılacak.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cay-meclisi-uyeleri-caykurun-alim-politikalarini-protesto-etti/feed/ 0 Artvin Hopa’da Çay Üreticileri Çay Alımlarına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/artvin-hopada-cay-ureticileri-cay-alimlarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/artvin-hopada-cay-ureticileri-cay-alimlarina-tepki-gosterdi/#respond Sun, 21 Jul 2024 22:06:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41287

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN) – Artvin Hopa’da çay üreticileri, çay alımlarında ve çay fiyatlarındaki belirsizliğe tepki gösterdi. Harun Aksu “Devlet tamamen bizi ÇAYKUR eliyle özel sektörün inisiyatifine terk etmiş durumda ve mağdur durumdayız. Sahip çıkanımız da yok, özel sektörlerde tamamen insafsız davranıyorlar. 10 lira hatta 9 lira diyenlerde oldu. Eziliyoruz, paramız sömürülüyor, emeğimiz sömürülüyor, sahip çıkanımız yok” dedi.

Artvin Hopalı çay üreticileri, çay alımlarına ve çay fiyatlarındaki belirsizliğe tepki gösterdi. Artvinli çay üreticisi Harun Aksu, şunları söyledi:

“210 bin çiftçi var bu ülkede çay üreticilik yapan çiftçi. Devlet tamamen bizi ÇAYKUR eliyle özel sektörün inisiyatifine terk etmiş durumda ve mağdur durumdayız. Çayımızı özel sektöre hibe ediyoruz. Aralık ayına ve aralıktan sonra 2025’e çeşitli vadeler yapıp su parasına çayımızı veriyoruz. Dönüşüm yapamıyoruz, birikim elde edemiyoruz, eziliyoruz. Sahip çıkanımız da yok. Özel sektörlerde tamamen insafsız davranıyorlar, 10 liraya hatta 9 lira diyenler de oldu. Bu rakamlara çay satılıyor ve buna kimse karşı koymuyor. Devlet ‘sen ne yapıyorsun’ da demiyor, belediye başkanları da bir konsensüs oluşturup böyle bir şey yapmıyor. Çiftçi ezilmek zorunda kalıyor.

Ben şu anda Arhavi’de bir özel fabrikaya çay verdim, aralığın onunda ödeyeceğim dedi. Ben resmen 16 bin 600 lira paramı aralığın 10’una kadar hibe etmek zorunda kaldım, neden? Çünkü ÇAYKUR ve devlet çiftçinin çayını almıyor. Tam kapasite çalışıyoruz diye açıklama yapıyor çay toplamayın diyor Genel Müdürlük. Tam kapasite çalışsaydı, geçen sene seçim vardı ve tam kapasite alım yaptınız. Seçimde aman oy kaybetmek olmasın diye. Önceki sene yine Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı aynı şekilde davrandınız kontenjan yapmadınız. Üretici çayını rahat rahat sattı. Şimdi ne oldu? Eziliyoruz paramız sömürülüyor, emeğimiz sömürülüyor, sahip çıkanımız yok.”

“Ne devlet alabiliyor ne özel sektör alabiliyor. İnsanlar zor durumda kaldılar”

Çay üreticisi Bülent Tosunoğlu şunları ifade etti:

“40 yaşındayım 16 -17 yaşından beri bu alımlarda çay veriyoruz. Çok eskiden de zorluklar oluyordu ama son beş altı senedir işler kolaylaşmıştı güzel güzel çay veriyorduk ve çayımızı topluyor verimi de alıyorduk. Ama bu sene bir tuhaflaştı. Ne devlet alabiliyor ne özel sektör alabiliyor, insanlar zor durumda kaldılar. İnsanlar sabahtan erken saatte kalkıp çay topluyorlar, geliyorlar çay satmak için bir de bin bir türlü derdini çekiyorlar ama satamıyorlar ve ellerinde kalıyor. Ellerinde kalan çayları bu sefer seriyorlar doğal olarak çay bekleyince çay sürüm kaybediyor, kilo kaybediyor ve bir iş için iki iş gücü yapıyorsun ve iki sefer çay satma derdine düşüyorsun ve bu da insanı yoruyor. Şimdi kontenjan var 25 beş kilo ve kalan çayı da insanlar devlete vermek istiyorlar. 5 günde bitireceği tarlayı 10 günde bitiriyor.”

“Çaydan gelen paraya güvendik”

Çay üreticileri perişan olduklarını belirterek şunları söylediler:

– “Aç bıraktı milleti ve konuşacak bir şeyimiz yok ve konuşmaya gerek yok, bizi rezil etti millete de kendini de herkese. Utansınlar, bize göre bir şey yok ve biz öylede böyle de buna muhtaç etmesin Allah bizi.”

– “Perişan olduk bir haftadır çay elimizde satamıyoruz ve çayımız yandı. Çektik çekeceğimizi ve biz de bundan geçim yapıyoruz nereden geçim yapalım? Satmamız lazım, ne yiyelim? Çoluk çocuk yiyecek ve kendileri rahat rahat geçiniyorlar. Bizim paramız azdır ve çaydan gelecek paraya dayanmışız ve bu da olmadı mı nereye gidelim?”

– “Perişan olduk tarlada, arabada, yollarda milletvekili çift maaş alıyor ve bize gelince yok. İşçiye, emekliye yok ve biz oy vermedik.”

– “Gerçekten çay elimizde kaldı. 3 buçuk ton çay elimde kaldı toplayamadım. Ben rahatsızım, 60 yaşında adamım gidemiyorum ve devletimden ricam bu çaylarımızı alsın ne olursun.”

– “Utanıyorum söylemeye inanın bunu konuşmayı bile utanıyorum bakın ne devirdeyiz? Hangi devirdeyiz? Neler oluyor sen farkında mısın? Bir tek kilo sattığım yok, haram olsun yalanımda yok. Ha işçi tutamıyorum ve işçilerde hazırdır bekliyorlar ki çağırsınlar ve ben nereye getireyim çayı, günde 5 ton çay toplayacak adam çayı nereye getireyim? Yazık çok yazık yani utanıyorum ben.”

]]> https://www.haber60.com.tr/artvin-hopada-cay-ureticileri-cay-alimlarina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Artvin’de çay üreticileri fiyat düşüşüne tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-dususune-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-dususune-tepki-gosterdi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:09:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41092

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN) – Artvin’in Hopa ilçesinde çay üreticileri çay fiyatlarına tepkilerini dile getirdi. Bir çay üreticisi, “Böyle bir ıstırap görmemiştim. 9 liradan çay alıyorlar biz çalışanlara 7 lira veriyoruz. Arabası, yemesi, içmesi kaç lira olacak ve böyle bir şey olur mu? Bu bir haftadır bu çileyi çekiyoruz bittik, çayın ipini çekeceğiz” dedi. Bir başka üretici ise, “On günlük çayımız çuvalın içinde çürüdü, evin arkasına götürdüm gübre yapacağım. Ben ne yapayım; özel yok alım yok ve bu ne olacak sokaklara düştük” ifadelerini kullandı.

Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan çay üreticilerinin çayları ellerinde kaldı. Özel sektörün çay alım fiyatını 9 liraya kadar düşürdüğünü belirten üreticiler artık çay üretmeyeceklerini söyledi.

“Çok şeyler diyeceğim ama vallahi de billahi bıktım”

Çay üreticisi Hatice Altınkaya şunları söyledi:

“Yoldere köyündenim ve böyle bir ıstırap görmemiştim. 9 liradan çay alıyorlar ve biz çalışanlara 7 lira veriyoruz. Arabası, yemesi, içmesi kaç lira olacak ve böyle bir şey olur mu? Yandık bittik, bir haftadır böyle çekiyoruz. İnanın bu bir haftadır bu çileyi çekiyoruz bittik, çayın ipini çekeceğiz ne yapalım siz söyleyin ne yapacağımızı. Özel sektör  saat 08.00 de geliyor insanlar yataklarından kalıp gidiyorlar çay satmak için. Üstüne bir de 11 lira veriyorlar, devlet de 17 lira veriyor, özel 11 lira diğer aşağıdaki 9 lira ve hangi birini yapacağız? Biz işçilere günde on tane ekmek alıyoruz,  çok şeyler diyeceğim ama vallahide billahi bıktım.”

Yoldereli çay üreticisi, “Çok sıkıntılı özeller almıyor, fiyatları düşürdü ve insanlar mağdur oldu, üreticiler mağdur oldu. Adalet yok, düzen yok, insanların psikolojisi bozuldu vay halimize. Allah yardımcımız olsun. Özeller peşin fiyatında çayın fiyatını 9 liraya düşürdüler geçinmek mümkün değil işçiye veriyoruz zaten 7 lira” dedi.

“On günlük çayımı evin arkasına götürdüm gübre yapacağım”

Çay üreticisi Fatma Aksamaz, “On günlük çayımız çuvalın içinde çürüdü, evin arkasına götürdüm gübre yapacağım. Ben ne yapayım; özel yok alım yok ve bu ne olacak sokaklara düştük ve özeller 9 liraya düşürmüş fiyatları. İşçi istiyor 8 lira araba parası derken 1 tonda 100 lira para kaldı ve böyle bir şey olur mu ya da kökünü kaldırsınlar bunun gerçekten çok yorulduk biz” dedi.

Çay üreticisi, “İççiye mi verelim, arabaya mı verelim? Yol parası olarak 1 milyon para verdim ne yapalım biz ne iş yapalım? Bir sürü yol parası verdim çayı yerinde bıraksam daha iyi olur” diye konuştu.

“Üç günlük çayım var gidip ekspere yalvaracağım alması için”

Çay üreticisi Tolga Makar şunları söyledi:

“Burayı nasıl anlatım bilmiyorum yani benim çayım şurada 3 günlük. Gidip ekspere yalvaracağım kontenjanımdan fazlasını alıp almayacak mı onu da bilmiyorum yarına özel sektörün arabası gelecek mi ve o da belli değil. Artan çayı tekrardan yeniden sereceğim ve tekrardan kurutacağım burada yanacak eriyecek bitecek. Ben aynı zamanda burada esnafım marketim var ve aynı zamanda büfe işletiyorum. İnsanlar peşin paraya çay satardı gelip tost yaptırıyorlardı işçilere ve bize ödeme yaparlardı yani onu bile yapamıyorlar artık. Biz her türlü sıkışmış durumdayız ve bu seneye kadar böyle bir şey görmedik.”

“Devlet kapılarını kapattı ve bizi de özele mecbur bıraktı”

Devletin kapılarını kapattığını söyleyen çay üreticisi, “Çay bahçesinde çalışıyoruz ama devlete çayımızı satamıyoruz. Devlete ait olan yer kapılarını kapatmış zaten ve sadece günlük 100 kilo verebiliyorsunuz ve gerisini de ne yaparsan yap diyor” derken bir başka üretici, “Ben hiçbir şey demem ve demeye gerek yok ki almıyorlar ve kasten almıyorlar ve devlet dün kapalıydı ve özeller de almıyor başka da bir şey yok ve bunlar bilinçli yapılıyor” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-dususune-tepki-gosterdi/feed/ 0 CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un çay alım politikasını protesto etti https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:12:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40684

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) –CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un uyguladığı çay alım politikasını çay üreticileriyle beraber Pazar ilçesinde protesto etti. CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu, “Bu iktidar üreticiden yana değil, emekçiden yana değil, bu iktidar alın terinden yana değil sermayeden yanadır. Biz çayda taban fiyatı uygulanmasını istiyoruz, artık bıçak kemiğe dayandı artık yeter üretici diyor ki ‘ya geçim olacak ya seçim olacak” ifadelerini kullandı.

CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un uyguladığı kota ve kontenjan uygulamalarına karşı eylemlerini sürdürüyor. Pazar ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan eyleme STK temsilcileri, Sol Parti, EMEP, İHD Rize Temsilciliği ile çay üreticileri katıldı.

CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bu iktidar üreticiden yana değil, bu iktidar emekçiden yana değil, bu iktidar alın terinden yana değil, bu iktidar sermayeden yana, bu iktidar fabrikatörden yana, bu iktidar kapitalistlerden yana. Biz burada bugün bir basın açıklamasıyla vatandaşımızın üreticilerimizin sesini dile getiriyoruz ve diyoruz ki; çay taban fiyatı uygulansın. Eğer çayda taban fiyatı uygulamasına geçilirse, bütün sorunlar kendiliğinden çözülmüş olur, kontenjan sorunu kalmaz, kota sorunu kalmaz. Yıllarca bağırıyoruz. Bu konuyla ilgili kanun teklifi verildi milletvekillerimiz tarafından. İktidar ve ortakları tarafından reddedildi. Artık bıçak kemiğe dayandı, artık yeter, üretici geçinmek istiyor, üretici geçim istiyor ve ‘ya geçim olacak ya seçim olacak başka yolu yok’ diyor.”

“Bütün bu yaşananların sorumlusu AKP iktidarı ve Erdoğandır”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz şunları ifade etti:

“Çayda kota sorunu var, yıllardan beri söyleniyor, her sene kaldırılacağı deniyor kalkmıyor. Kontenjan sorunu var aynı şekilde kalkmıyor. Çayda açıklanan yaş çay fiyatlarının çay üreticilerinin geçimini sağlamadığını her sene dile getiriyoruz. Ama her sene aynı sorunla karşılaşıyoruz. Bunlar AKP hükümetinin bilinçli politikalarının bir sorunudur. Bugün çay üreticilerinin yaşadığı sorunların temel nedeni AKP iktidarına, saraya dayanıyor. Geçen sene özel sektör, ÇAYKUR’un açıkladığı fiyattan çay aldığı zaman hepimiz gördük ki ne kota sorunu oldu, ne kontenjan sorunu oldu. Çayda taban fiyat uygulamasını getirdiğiniz zaman ne kota sorunu oluyor, ne kontenjan sorunu oluyor. Sorunların büyük bir çoğunluğu çözülüyor. Peki çayda taban fiyat var mı? Bunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Çayda taban fiyat uygulaması yok, açıklanan ÇAYKUR’un yaş çay alım fiyatıdır. Bunu bir kere hepimizin kabul edip talebimizi bu noktada yükseltmemiz gerekiyor. Bunu düzeltmediğimiz zaman, yani çayda taban fiyatı uygulamasına geçmediğimiz zaman, sorunlarımız giderek artar, artmaya da devam edecektir.

“Hanginiz çay parasına güvenerek malzeme alabiliyorsunuz?”

Eskiden çay üreticileri, çay sezonuna ‘düğün yapacağız’ derlerdi. Şimdi hanginiz çay sezonuna ‘düğün yapabileceğiz’ diyorsunuz? Hanginiz çay parasına güvenerek malzeme alabiliyorsunuz? Artık hiçbir şey yapamıyorsunuz. Demek ki çay üreticilerinin yeniden ekonomik yönden, sosyal yönden gelişmelerini sağlayacak düzenlemeler yapılana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ama en büyük mücadelemiz de AKP’yi iktidardan göndermek olacaktır. AKP, ya vatandaşların sorunlarını ya çay üreticilerinin sorunlarını ya emeklilerin sorunlarını giderecek, seçim yapacak halkın karşısına çıkacak, yeniden teyit alacak. ve inanıyorum ki çay üreticileri, bu sefer AKP iktidarına gerekli olan dersi vereceklerdir.”

“Neden üretici desteklenmiyor”

Nevin Özdilek Babuşçuoğlu şu şekilde konuştu:

“Bu iktidar üreticiyi değil, sermayeyi destekliyor. Üretmeyi istiyor, ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Neden üretmemiz istiyor? Hayvancılığı bitirdi, tarımı bitirdi, ithal ediyor. Et ithal ediyoruz, çay ithal ediliyor. Birçok çay üreticisi bunu bilmiyor. Niye biz daha çok üretmeyin, niye yeni fabrikalar yapılmasın? Bu güzel çayımızı biz ihraç edelim, üreticiyi destekleyelim. Neden ithalatı destekliyoruz? Niye üreticiyi desteklemiyoruz? Bu sorunun cevabını iktidar tarım bakanı ve yetkililerin vermesi lazım. Biz bu havada çay biçiyoruz, alım yerine götürüyoruz, çayımız alınmıyor, kontenjan uygulanıyor. Neden? Bu kadar işsiz insan var, fabrika yapılamaz mı? ÇAYKUR arsa aldı fabrika yapacak, niye yapılmadı? Neden yapılmadı? Emekliyim, muhtacım. Üreticiyim, muhtacım. Ne zaman vatanımda özgürce ve mutlu, huzurlu yaşayacağım? Türk olmak bu ülkede yaşamak suç mu?”

Çay üreticisi bir yurttaş “ÇAYKUR bütün alım yerlerini kapattı, üç günlük çay serilmiş benim köyümde yatıyor. Ben işçiyim, çoluk çocuğumun için, torunumun rızkını çıkardığımı onu de elimden almaya kalkıyorlar. Ben kime bu çenemi yoracağım, başımızda kim var? Benim hemşehrim yok, hemşehrim cepteki para benim, cebimdeki bu para bunu et alamıyorum, çoluk çocuğuma yediremiyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/feed/ 0
CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un kota ve kontenjan uygulamalarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-kota-ve-kontenjan-uygulamalarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-kota-ve-kontenjan-uygulamalarini-protesto-etti/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40338

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – CHP Rize İl Örgütü, Çayeli’de ÇAYKUR’un kota ve kontenjan uygulamalarını protesto etti. CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, “Değerli çay üreticilerimiz bugün yaşamız olduğunuz özel sektörün düşük fiyattan çay alması, kota ve kontenjan sorunu, düşük fiyat uygulaması ve diğer sorunlarınızın temel nedeni AKP iktidarı ve saraydır” dedi.

CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un kota ve kontenjan uygulamalarını Çayeli’de protesto etti. Eyleme çay üreticisi yurttaşlar ile bazı mahalle muhtarları ve Çayeli Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Sarı katılarak destek verdi.

“Her çay sezonunda yaşanan sıkıntılarınız azalacağına giderek artmakta”

Basın açıklamasını okuyan CHP İl Başkanı Saltuk Deniz şunları söyledi:

“Her çay sezonunda yaşanan sıkıntılarınız azalacağına giderek artmaktadır. Çaya verilen fiyat çok düşüktü şimdi daha da düşük oldu. Geçen sene bir kilo çay satıp iki ekmek alınırken şimdi bir ekmek bile alınamıyor. Türkiye gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkelerden oldu. AKP iktidarı ne çay üreticisine ne çiftçiye ne emekliye ne çalışanlara ne memurlara zam yapmamaktadır. Ülkemizde vatandaşlarımızın geçim sıkıntısı had safhadadır. Çayda uygulanan politikalar nedeniyle vatandaşımız açıklanan yaş çay alım fiyatında bile çay satamamaktadır.Yaş çay alım fiyatı 17 TL açıklanmıştı, bugün özel sektöre 11- 12 TL’den alım yapmakta. Çay üreticilerimiz toplamış olduğu çayı satamamakta, fabrikalar plansızlık ve programsızlık nedeniyle dolmuş vaziyette çay yüklü kamyonlar fabrikalarda çaylarını boşaltmak için saatlerce sıra beklemekte ve bu sıra bazen bir günü bile aşmaktadır. Kamyonlarda bekleyen çayın durumunu düşünün. ÇAYKUR ilk defa sezon içinde bir gün bile olsa alım yapmama kararı aldı. Gelinen noktada bu olabilir ama bu noktaya niye geliniyor, niye üreticiyi mağdur ediyorsunuz? Zaten para vermemişsiniz, özel sektörde vatandaşı sürekli mağdur ediyor bir de vatandaş çayını satamıyor.

“Düşük fiyat uygulaması ve diğer sorunlarınızın temel nedeni AKP iktidarı”

Çayda yaşanan sıkıntılar beceriksiz iktidar yüzünden her geçen gün artmaktadır. Bunlar bilgisizce yapılan işler değildir. Bilerek yapılan işlerdir. Bilerek çay üreticisi mağdur edilmektedir. Bilerek açlığa, yoksulluğa mahküm edilmektedir. Nasıl ki emekliler çalışanlar bilerek açlığa yoksulluğa mahkum edilmektedir çay üreticisi de aynı şekilde bilerek açlığa yoksulluğa mahküm edilmektedir. Tüm çay üreticilerimize sesleniyoruz bunu bilin; çayda taban fiyat uygulaması yoktur. Açıklanan ÇAYKUR’un alım fiyatıdır. Özel sektörü bağlayan yasal bir durum yoktur. Onun için biz diyoruz ki çıkarın Çay Kanunu’nu, çıkarın ki çayda taban fiyat kanuni olarak zorunlu hale gelsin. Çayda taban fiyat olursa ne kota sorunu ne kontenjan sorunu ne de çay satamama sorunu olur. Değerli çay üreticilerimiz bugün yaşamız olduğunuz özel sektörün düşük fiyattan çay alması, kota ve kontenjan sorunu, düşük fiyat uygulaması ve diğer sorunlarınızın temel nedeni AKP iktidarı ve saraydır. Eğer Çayda taban fiyat uygulaması olsaydı özel sektör devletin açıklamış olduğu fiyatın altında alım yapamayacak ve çay üreticisi mağdur olmayacaktı. Eğer taban fiyat uygulaması olsaydı hem ÇAYKUR hem özel sektör aynı fiyattan çay alacağı için çayda kota ve kontenjan sorunu da olmayacaktı ve çay üreticisi mağdur olmayacaktı. Çözümü bu kadar basit olan bir durum.”

“Biz hakkımızı arıyoruz”

AKP’li olduğunu söyleyen bir vatandaşın miting alanına giderek kendisinin çayı ucuza satmadığını, 35 TL’den sattığını söylemesi üzerine gerginlik yaşandı. Çayeli Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Sarı, vatandaşa şu sözlerle tepki gösterdi:

“Çayeli halkı Rize’nin en büyük kazasıdır. Çayeli’ne hep birlikte sahip çıkacağız, yalandan çakallık yapmaya gerek yok. Yalandan buraya gelip gösteriş yapmayın, biz hakkımızı arıyoruz. Haklı konuşuyorum, kimseye de eyvallah diyecek durumda değiliz. Bu vatan bizim, bu Çayeli bizim hepimiz Çayeli’ne sahip çıkacağız. Çayeli halkına sesleniyorum, Çayeli’ne şu anda Türkiye’de çok kötü bir durumdayız. Çayelili olarak Rize’ye sahip çıkmamız gerekiyor, gerekmezse bu Çayeli’ni, Rize’yi teslim ederiz başkalarına yabancılara gider. Hep beraber sahip çıkalım, hep beraber birlik olalım, kimse buraya bir şey yapamaz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-kota-ve-kontenjan-uygulamalarini-protesto-etti/feed/ 0 ÇAYKUR, Elektrikli Çay Motorlarının Kullanımının Artmasıyla Çay Alımına Ara Verdi https://www.haber60.com.tr/caykur-elektrikli-cay-motorlarinin-kullaniminin-artmasiyla-cay-alimina-ara-verdi/ https://www.haber60.com.tr/caykur-elektrikli-cay-motorlarinin-kullaniminin-artmasiyla-cay-alimina-ara-verdi/#respond Wed, 17 Jul 2024 22:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40234 ÇAYKUR elektrikli çay motorlarının kullanımının artmasıyla üreticilerin hızına yetişemeyince 1 gün çay alımına ara vermek zorunda kaldı.

26 Haziran 2024’te başlayan 2. sürgün çay sezonu devam ederken geçtiğimiz cumartesi gününden başlayarak 3 günlük tatili fırsat bilen çay müstahsilleri de biran evvel çaylarını toplayıp sürgünü bitirmek istedi. Tüm müstahsillerin aynı anda çay bahçelerine girmesi ise çay alım noktaları önünde izdihama yol açtı. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAKYUR) izdihamın ilk gününde kontenjanı dekara 50 kilograma düşürdü ancak bir çözüm olmayınca ertesi gün 30 kilograma düşürmek zorunda kaldı. Bunun da çözüm olmaması üzerine ÇAYKUR, kotayı 25 kilograma düşürdü. Bu durum üreticiler arasında mağduriyete neden olurken, özel sektör krizi fırsata çevirerek yaş çayın alım fiyatını 17 liradan kilogram başına 12 TL’lere kadar düşürdü.

Makasla günde 250 kg çay kesen üretici elektrikli çay kesme motorları ile günde 600 kg çay topluyor

İzdihamın en büyük sebebi olarak ise son yıllarda kullanılmaya başlanan ve bu yıl daha yaygın hale gelen elektrikli çay motorları neden olarak gösterildi. Makasla günde ortalama 250 kilogram çay toplayan bir üretici elektrikli motorla günde ortalama 600 kilogram çay toplamaya başladı. Bu durum ise çay üreticilerinin alım yerleri ve fabrikalarda uzun kuyruklar oluşturmasına, fabrikaların ise işleme kapasitelerinin üzerine çıkmasına neden oldu. Bütün olan bitenin üzerine yeni bir metot uygulayan ÇAYKUR bugün de 1 gün süre ile üreticilerden çay almayarak çay alımına ara verdi.

“Özellikle elektrikli çay kesme motoru ile çay toplayan üreticilerimizin izdihama yol açtığını görüyoruz”

Üreticilerin çayını toplayıp satmaktansa bahçede bekletmesi gerektiğinin altını çizen Çay Üreticileri Dayanışma Derneği (ÇAYÜDAD) Başkanı Mustafa Mavi, “2. sürgünün son dönemlerinde hava sıcakları aşırı derecede artınca çay bütün kesimlerde geldi. Vatandaşta bir an evvel çayı toplayıp satmak istedi. Toplarken de artık her evde neredeyse 2 tane bulunan şarjlı çay motorlarını aldılar. İnsanlar günde 1-2 ton çay toplayıp hem özel sektöre hem de ÇAYKUR’a satmaya çalıştı. Bütün Karadeniz’de aynı anda olunca yaklaşık 20 bin ton kapasitesi olan ÇAYKUR ve özel sektörde bir anda izdiham yaşanmasına ve tıkanmasına sebep oldu. Bugün ÇAYKUR’un yaptığı açıklamada ÇAYKUR’a ait bütün alım yerlerinde çay alımı yapılmayacağını, elindeki çayı işleyeceğini duyurdu. Çayın toplayıp biriktirmektense bahçede beklemesini öneriyoruz. Çünkü topladığı zaman daha çok fire veriyor. Özel sektöre çok düşük fiyatlara çay satacağına bekletsin. Nasıl olsa ÇAYKUR’a kotası var. Özellikle motorla çay toplayan üreticilerimizin izdihama yol açtığını görüyoruz. Bunun için üreticilerimizin biraz daha dikkatli ve özel sektöre mahkum olmayacak şekilde çay toplamalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Çayın toplayıp biriktirmektense bahçede beklemesini öneriyoruz”

Elektrikli motorların ÇAYKUR ve özel sektörde izdihama neden olduğunu kaydeden Mavi, “Yevmiyelerin çok artması üreticiyi farklı arayışlara soktu. 14-15 bin lira civarındaki çay motorlarına 4-5 günlük yevmiye fiyatına aldı ve kendi çayını toplamaya başladı. Vatandaşlara bu motorda hızla dağıldı. Üreticinin yaklaşık yüzde 50’si çay motoru kullanıyor. Bu da hem ÇAYKUR’u hem de özel sektörü izdihama sokuyor. Hem ÇAYKUR hem de özel sektör vatandaşın çay toplama hızına yetişemedi. Hazırlıksız yakalandılar. Burada üreticinin de her şeyi yapabileceğini gördük. İstediği zaman istediği şeyi yapabiliyor. Bizde şu anda diyoruz ki toplayıp çok düşük fiyattan satmaktansa tarlada bekletip zamana yaymalarını istiyoruz” şeklinde konuştu. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/caykur-elektrikli-cay-motorlarinin-kullaniminin-artmasiyla-cay-alimina-ara-verdi/feed/ 0
Rize’de çay üreticileri çay fabrikasının düşük fiyatla çay almasını protesto etti https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-cay-fabrikasinin-dusuk-fiyatla-cay-almasini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-cay-fabrikasinin-dusuk-fiyatla-cay-almasini-protesto-etti/#respond Tue, 16 Jul 2024 08:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39899

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Rize Ziraat Odası ve çay üreticileri Rize’de özel bir çay fabrikasının, devletin yaş çay satın alım fiyatının altında üreticiden çay satın almasını protesto etti. Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, “17 TL olan fiyatın çok altında 12- 13 TL gibi fiyatlarda yaş çay alan özel bir çay fabrikası, üreticinin emeğini gasp ediyor” dedi.

Yaş çay sezonunun devam ettiği bu günlerde Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), günlük kapasite alımlarını aştığı gerekçesiyle 50 kilo olan yaş çay alımını 30 kiloya düşürdüğünü açıklamıştı. ÇAYKUR’un bu kararının ardından özel çay fabrikaları ise devletin açıkladığı 17 liranın altında 12 liradan çay almaya başladı.

Yaşanan durum üzerine çay üreticileri ve Rize Ziraat Odası özel sektör çay fabrikasının önünde basın açıklaması yaparak, fabrikayı protesto etti. Açıklamayı okuyan Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan şunları söyledi:

“Bugün burada toplanmamızın sebebi 17 TL olan taban fiyatı çok altında alımların olmasıdır. 13- 12 TL gibi fiyatlarda özel sektör üreticinin emeğini gasp ediyor. Burada Rizeli üreticiler olarak bu emek hırsızlığına karşı dik durabilmek için bugün burada bir protesto ve basın açıklaması düzenliyoruz. Bugün çok düşük alım fiyatı verenler yaklaşık 1 milyar TL’yi 100 tane özel sektör çay fabrikası cebine koymuş durumdadır. Rizeli’nin, Karadenizlinin cebinden ikinci sürgün itibarıyla 1 Milyar TL gitmiş durumdadır. Bugün bu ahlaksız taban fiyatı altındaki alımlara üreticilerimizle birlikte ‘dur’ diyeceğiz. 15 Temmuz’da bu halk sokaklara çıktı. Bu işletmeciler görevini devam ettirebilsinler diye. Devlet daimi olarak ilerlesinler diye. Buradan Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Rize’de kıyım var. Özel sektör günlük üretimin üstünde olduklarını mazeret gösteriyor. 12 TL’ye çay aldığınız da işliyorsunuz da 16 TL’ye aldığınızda niye işleyemiyorsunuz? Üreticilerimize sesleniyoruz çaya 2 gün ara verelim. İşleyemiyorsan kapat kapını. 12 TL’ye çay almak ahlak dışıdır. Rizeli’ye ihanettir.”

“Ben sermaye düşmanı asla değilim ama bunların yaptığı da terbiyesizlik”

Üreticiler de duruma tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

Şuayip Toptan:  “Çayı kurtaracak olan sistem tektir. Bunların elinden kurtarmak için çayın esnafını bozmadan muhafaza edecek bir sistem lazım. Ben sermaye düşmanı asla değilim ama bunların yaptığı da terbiyesizlik”

Dursun Topaloğlu: “Bu insanlar yağmurda, çamurda sabahleyin kalkmışlar çaya girmişler sen 13 TL’ye bugün çay alıyorsun. O kadının emeğine yazık değil mi? O parayı sen alıp da cebine nasıl koyacaksın, onu nasıl yiyeceksin, Allah’tan Korkmuyor musunuz?”

Melahat Sarı: “Yani insanları perişan etmesinler kontenjan çok oldu, herkes bir nakliye tutuyor, arabayı tutuyor gidiyor. Yani kapının dibine çay vermek nerede? Gidip başka bir yere çay vermek nerede? Bir saatten fazla burada mağduruz yani. Ücretini de düşürmüşler şu andaki mağduriyetimizi görmesi lazım. Çay işini böyle bir sürü fabrika yaptı, işçi aldı nerede bunlar. Kontenjan olmasaydı güzel satılıyordu. Bir de özel sektör, şöyle tutturabildiğine hepsi farklı ücrete alıyor. Her şey de bir düzenleme oluyor da özel sektöre bir ‘dur’ diyemiyorlar mı?” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-cay-fabrikasinin-dusuk-fiyatla-cay-almasini-protesto-etti/feed/ 0 Beyoğlu Belediyesi Kasımpaşa’da İlk Emekli Evi’ni Açtı https://www.haber60.com.tr/beyoglu-belediyesi-kasimpasada-ilk-emekli-evini-acti/ https://www.haber60.com.tr/beyoglu-belediyesi-kasimpasada-ilk-emekli-evini-acti/#respond Fri, 05 Jul 2024 00:21:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36668 Beyoğlu Belediyesi tarafından Kasımpaşa’da ilk ’emekli evi’ hizmete açıldı. Çayın 1 lira, kahvenin 5 lira olduğu emekli evinin açılış töreninde konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Bizler emekliye saygıyı büyüklerimizden ve törelerimizden öğrendik. Dolayısıyla bizim için emeklilere hizmet öncelikliydi. Emekli komşularımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Beyoğlu Belediyesi tarafından çayın 1 lira, kahvenin 5 lira olduğu Emekli Evi’nin ilki Kasımpaşa’da hizmete açıldı. Turabibaba Kütüphanesi Bahçesi’nde gerçekleşen açılış törenine Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in yanı sıra çok sayıda emekli vatandaş ve protokol katıldı. Emekli evinin sadece emeklilere özel değil, herkese açık olduğu belirtilirken, emekli olmayan vatandaşlar için çayın 5 lira, kahvenin 20 lira, çorbanın 35 lira ve simidin 10 lira olacağı öğrenildi.

“Emekliye saygıyı büyüklerimizden ve törelerimizden öğrendik”

Vatandaşa ulaşmanın ve hizmet etmenin adının bu dönemde ‘sosyal yardımlar’ olduğunu söyleyen Başkan İnan Güney, “Bütün belediyeler de bütçesi ve büyüklüğü imkanında vatandaşa ulaşacak bu sosyal hizmetlerin çeşitliliğinin sayısı artırmakla mükellef diye düşünüyorum. Bugün Kasımpaşa’da açtığımız emekli evimiz aslında bu bakış açımızın en güzel örneklerinden birisi. İçinde bulunduğumuz süreçte ekonomik krizi en yoğun hisseden kesim maalesef emekliler. Bizler emekliye saygıyı büyüklerimizden ve törelerimizden öğrendik. Dolayısıyla bizim için emeklilere hizmet öncelikliydi. Emekliler hayatın ekonomik krizi ve sağlık sorunlarıyla boğuşurken 2 bardak çayın bile emekliler için lüks olduğu bir ortamda bizim onlara hizmet etmemiz sadece bir seçim vaadi değil, aynı şekilde onların Beyoğlu’ndan evladı İnan Güney’in boynunun borcuydu diye düşünüyorum. Emeklilerimiz buraya gelsin 1 liraya çay içsinler, uygun fiyata karnını doyursunlar, kaliteli zaman geçirsinler, sosyalleşsinler, sağlık taramasıyla onların sağlıklarını kontrol altına tutalım, sanatçı dostlarımızı davet edelim burada sohbetler edelim. Biz bu bakış açısıyla burayı açtık, Kasımpaşa’ya hayırlı olmasını, emekli komşulara hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“Bence çok güzel oldu ama her yere olmasını temenni ediyorum”

Emekli evinin açılmasından dolayı çok sevinçli olduğunu söyleyen Zeki Tüysüz, “Her tarafa yapılsın Beyoğlu’nda inşallah. Böyle istediğimiz oluyor. Biz burada Kasımpaşalı olarak yaşıyoruz, başka yerlerde emekli arkadaşlarımız da var. Onlar da böyle ortamlardan faydalansınlar. İnan beyin çalışmaları şu anda güzel gidiyor. Allah kolaylık versin, her şey sırayla gidecek ve her şey de güzel olacak. Bence çok güzel oldu ama her yere olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

“Başkanımız söylediği şeyin sözünde durdu”

Emekli Evi’nin açılmasından çok memnun olduğunu söyleyen Ayşe Mercan ise, “Böyle bir yer inşallah hep bizle gider. Biz çok sevindik engelli oğlum olduğu halde hemen koştum. Çok memnunuz, çok takdir ettik. Teşekkür ederiz yapana da yaptırana da. Allah razı olsun. Çok mutluyum, çok sevindim. Televizyonda duymuştum akşam komşuya söylemiştim, Başkanımız söylediği şeyin sözünde durdu” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/beyoglu-belediyesi-kasimpasada-ilk-emekli-evini-acti/feed/ 0
CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel’den Ersan Şen’e Tepki: “Herkesten Çok Hukuk Biliyor. Hiçbirimizi Beğenmiyor. Sana da Yazıklar Olsun Kardeşim” https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:30:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34869 (TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında avukat Ersan Şen’in firarilerin yakalanması için kırmızı bülten istendiğinde aileleri ve avukatları “Bir kırmızı bültenin bu ülkeye maliyeti kaç para biliyor musunuz” diyerek azarladığını belirterek, “Bu sözü söyleyen adam herkesten çok hukuk biliyor, herkesten çok adalet biliyor. Hiçbirimizi beğenmiyor. Sana da yazıklar olsun kardeşim” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel, İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye katılan eski İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kahraman ve Antalya Milletvekili Aykut Kaya’ya rozetlerini taktı. Konuşmasına Kayseri’de SF-260D tipi bir eğitim uçağının düşmesi sonucu şehit olan iki pilota başsağlığı dileyerek başlayan Özel, şöyle konuştu:

“Bugünlerde açık siyaset yapıyoruz, dün TV’lerde bir iki konu koşuldu. Meclis’te bir iki gündem oldu partimize katılımlarla ilgili. Birileri CHP ile kavga etmek istiyor olabilir, geçmişte de oldu. Biz eski dostu hiç düşman bilmedik, bilmeyiz. Seçim döneminden hemen önce hemen sonra İYİ Parti’den CHP’ye katılma isteyenler oldu. Sayın Genel Başkan ismini de verebileceğim, halen milletvekili önceki dönem yönetici arkadaşları, hem Sayın Meral Akşener’in seçim üstü böyle bir şey olmazsa iyi olur dediler aylarca bekledik. Biz aylarca bekledik ama şöyle şeyleri de yaşadık örneğin bizden adaylaşamayan bütün belediye başkanlarına listelerde yer verildi. Kanuna aykırıydı pek çoğunu YSK düşürdü. Bir kısmı da aday oldular. Biz Bilecik Belediye Başkanımız Melek Mızrak Subaşı’yı ittifakla seçmiştik. Bilecik’te seçimi ittifakla kazanmıştık. Seçime bir buçuk ay kala AK Parti’yle birlikte Melek Mızrak Subaşı düştü onu Bilecikliler yeniden bu sefer tam bir mutabakatla ve çok yüksek bir oyla seçtiler. Seçim sonrası ilçe seçim kurullarında itirazlarımızda AK Parti’yle MHP ile birlikte oylar kullanıldı. Hepsini aynı diyalog kanallarından söyledik, sustuk, bekledik. Bugün partimizin çağrısıyla iki evladının talebiyle arkadaşlarımızla görüşen, son çayını benimle birlikte içen, Atatürkçü, Cumhuriyetçi birisi partimize katılıyor diye CHP ile kavga etmeye çalışanlar ismimizi zikrederek tuhaf sözler söyleyenlere şunu söyleyeyim; ben iktidar dışında, iktidar sorumluluğunu taşıyanlar dışında kimseye muhalefet etmem. Siz istiyorsunuz diye de sizinle kavga da etmem.

Grup başkanvekillerim; bir tane mevkidaşınız da çıkmış ileri geri konuşuyor. Ona şunu hatırlatın; o ileri geri konuşmaları seçimden önce de yaptı. Büyükşehre aday oldu bir muhtar kadar oy aldı memleketinden. Memleketinden muhtar kadar oy alıp ondan sonra büyük büyük laflar edip halen daha nezaket sınırlarını aşmasın. Ama eğer aşacak olursa da bizim ona tüketecek nefesimiz yok. Seçim öncesi olduğu gibi seçimden sonra da bizim yönümüz, bütün gücümüz iktidarı eleştirmek ve Türkiye’de bu iktidarı değiştirmek üzeredir böyle bilsinler.

“Devlet Bey’in de canı sağ olsun”

Pazar günü CHP’nin tekrar seçimlerde adayları vardı. Üç seçimde iddia koyduk. Bu üç seçimde iddia koyduğumuz üç seçimden Kırklareli Büyükkarıştıran’ı Ertuğrul Çamlıca’yla, atom karınca diyorum ben kendisine ve Kayseri Pınarbaşı’nı Deniz Yağan’la kazandık. ve bir şey daha görülmüş oldu; siz ne yaparsanız yapın İstanbul’da Ekrem Başkan’ın kazandığı ilk zaferi kabul etmeyip gidip seçimi yenilediğinizde de Pınarbaşı’na da ister zorbalık yapın, herkesin gözü önünde oldu hakimlere hakaretler, tehditler, fiziki müdahaleler ve orada adete terör estirmeler, baskıyla seçimi iptal ettirmeler, kime soracağız? Tabii ki Pınarbaşı’na soracağız. Pınarbaşı ne dedi? Zorbalığa başkanımı yedirmem dedi. Şu kadarını söyleyeyim; elbette ki MHP için kritik önemdeki bir yer. Şundan bütün MHP’liler emin olsun; Alparslan Türkeş’in memleketini CHP kazandı diye bizim MHP’lilere bir husumetsizliğimiz olmaz. Alparslan Türkeş’e saygı duyan ve onun memleketinde olan herkes bilsin ki; sizin hukukunuz önce bana sonra da Deniz Yağan’a emanettir. Hiçbir saygısızlık, hiçbir eksiklik olmaz. Çünkü CHP siyasette gerilimden beslenen bir parti değildir. Kim olursa olsun, eski dosttan düşman olmaz siyasi rakipleri düşman bilmeyiz. Kaba kuvvete sarılmayız, demokrasiden ayrılmayız ama birileri mevcudiyetini koruyacak diye CHP’yle çatışmak istiyorlarsa, adı kim olursa olsun asla o çatışmanın parçası olmayız. Sayın Devlet Bahçeli’nin bugün kullandığı bütün ifadeleri onları metne yazan ve kendi kusurlarını örtmeye çalışan bütün MHP’lilerin yakından bildiği ve yaka silktiği o ikisinin kusuru görüyorum. Devlet Bey’in de canı sağ olsun.”

“Sayın Erdoğan’ın memleketinde Rize Cumhuriyet Meydanı, seçimden önce Sayın Erdoğan dahil kimsenin dolduramadığı kadar doldu”

Özel, Rize’de düzenledikleri “Çay Mitingi”ne ilişkin de şöyle konuştu:

“Rize’deydik. Çay üreticisini, çay emekçisinin sesini duyurmak için Rize’deydik. Eskiden bir kilo çay satıp bir kilo zeytin alanların feryadını duymaya gittik. Şimdi 80 gram zeytin alabiliyorlar. Zeytinin fiyatı çayın fiyatıyla aynıyken bugün zeytin 300 lira olmuş çayı 17 liradan alıyorlar. Rize sonuna kadar itiraz ediyor. Rize sadece CHP’liler değil her görüşten Rizeliler bu emek hırsızlığına itiraz ediyorlar. Maliyeti sordum çay tarlasında, dediler ki; 19 diyen de var, 21 diyen de. 20 liradan aşağıya çay üretmez. 20 lira çay fiyatı. 17 lira taban fiyat açıklamış. İki lira da prim verecek, seneye martta nisanda. 19 lira maliyetinin bile fiyatı değil. Biz daha önce hem Sayın Bekaroğlu tarafından hem de bu dönem Rize Milletvekilimiz Sayın Tahsin Ocaklı tarafından çay kanunu verdik. Son kanun 14 Mayıs günü oylandı yine AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi. Ama Rize’de Sayın Erdoğan’ın memleketinde Rize Cumhuriyet Meydanı, seçimden önce Sayın Erdoğan dahil kimsenin dolduramadığı kadar doldu. Oradaki teveccüh ne şahsımadır ne partimedir. Oradaki teveccüh milletin hakkını arama iradesinedir. Önerimiz satılan çaylar da dahil olmak üzere nasılsa belgeli, sekiz lira fark toplanma bittikten ÇAYKUR’a teslimden en geç bir ay sonra ödenmeli, ikinci sürgünün fiyatı da 25 lira olarak ödenmeli, birinci sürgünün fiyatı 25 olarak belirlenmeli, sekiz lira fiyat farkı ödenmeli. Bundan sonra da sürgünlerden sonra taban fiyat uygulamasına geçilmeli, çayın taban fiyatı da 25 lira olmalıdır.”

“Kayyum atamak Hakkari halkının iradesine saygısızlıktır”

Özel, Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanması hakkında da şunları söyledi:

“Hakkari de kararını verdi. Mehmet Sıddık Akış yüzde 49 oy alarak yani Hakkari’de her iki kişiden birinin oyunu alarak belediye başkanı seçildi. Dün sabah bir operasyonla kendisinin gözaltına alındığını, yerine Hakkari valisinin kayyum olarak atandığını öğrendik. Üstelik ilgili iddianame 2010 yılında başlayan bir soruşturmaya ait. Kabul ediliş tarihi 2014. Dava 2014’te açılmış. 10 yıldır devam eden bir dava. ve iddianameyi hazırlayan savcı şu anda FETÖ’den firarda. İddianamedeki iddiaları ispat imkanı yok. Dava defalarca ertelenmiş ama dün yeni bir soruşturma açılıp, belediye başkanı yeni soruşturmaya istinaden gözaltına alınıp, 14 yıllık davadan değil, yeni soruşturmadan gözaltına alınıp, suçu nedir bilmiyoruz ama gizlilik kararı var diyorlar. Suçu varsa, kaydı varsa, yeni bir delil varsa elbette cezalandırılabilir. Ama usul yöntem bellidir. 14 yıldır yargıla, tutuklama. Milletvekili olacağında temiz kağıdı ver. Belediye başkan adayı olacağında temiz kağıdı ver. Dava devam ederken yeni soruşturma bir günde kayyum ata. Bir kayyum atamak Hakkari halkının iradesine saygısızlıktır. Eğer suçu varsa yargılanır. Tutuklu yargılanırsa ki tercih etmemek lazım, yerine belediye meclisinden vekil seçilir. Ceza alırsa kesinleşince düşer, yerine belediye meclisinden belediye başkanı seçilir. Bu böyle uygulanması gerekirken bir kanun hükmünde kararnameyle konu terörle ilişkiliyse kayyum atarım. Hemen atarım. Mahkeme kesinleşmeden atarım. Soruşturmayla birlikte atarım. Sonra içlerinden seçtirmem. Hakkari bir belediye meclisi seçiyor. Belediye meclisindeki herkes farklı farklı kişiler. Biri suçluysa suç onu bağlar. Kanuna göre kardeşini bağlamaz, evladını bağlamaz ama sanki bütün belediye meclisi o suçu işlemiş gibi içinizden seçemezsiniz ben atarım diyor valiyi atıyor. Bu anlayış Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu anlayış Cumhur İttifakı’nın 31 Mart günü seçimlerde aldığı hezimetin en önemli birkaç sebebinden biridir. Milletin iradesine saygılı olmayanın milletin gönlünde yeri olmaz.

“Sana göre demokrasi bana göre demokrasi olmaz”

Geçen hafta Türk siyasetinde siyasetin tüm aktörlerinden vakti geldiğinde övgüler almış, saygın kişiliğiyle, bilge kişiliğiyle Ahmet Türk ziyaretime geldi. Seçimleri kutladı, genel başkanlığımı kutladı. Malum kendisi Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı. ve 2014’ten beri yani Türkiye’de Büyükşehir Kanunu bütün şehri kapsadığı günden beri Mardinliler yerel seçimde sandık başına gidiyorlar ve Ahmet Türk’ü seçiyorlar. 2014, 2019, 2024. Daha başka birini seçmiş değiller. İrade bu kadar net. Oylarda her zaman rekor oylar alıyor. O günden bugüne 10 yıl 2 ay bugünden sonra da beş yıl belediye başkanlığı yapması lazım. Şu ana kadar iki yıl dört ay başkanlığı yapmış. Mardin Ahmet Türk diyor. Cumhur İttifakı, siz bilmezsiniz benim atadığım vali yönetecek diyor. Biliyorsunuz sonra o valiler Süleyman Soylu’ya pahalı 30 bin liralık tespihler verip parayı Mardin Belediyesi’ne ödettiriyorlar. Süleyman Soylu yetmez ne kadar AK Partili yönetici varsa onlara bugünkü emekli maaşının üç katı, beş katı, yedi katı hediyeler verip, parayı belediyeye ödettiriyorlar. Sonra Mardinliler geliyor yine Ahmet Türk’ü seçiyor. Onlar yine kayyum atıyorlar. Varsa terör kim yapıyorsa teröre destek varsa kim destekliyorsa yargılansın. Suçu ispatlansın, görevden alınsın ama sadece iddiaya kayyum atamak ve yerine meclisten değil valiyi atamak demokrasiye yakışır bir iş değildir. Hakkari’de atanan kayyumu da tekrar niyetlendikleri Mardin Büyükşehir’deki kayyum atama niyetini de CHP’nin bir belediyesine atanmasına nasıl tepki veriyorsak, buna da öyle tepki veriyoruz. Sana göre demokrasi bana göre demokrasi olmaz.”

“Dün akşam itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir”

Özel, Anayasa Mahkemesi’nin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ilişkin verdiği iptal kararını da şöyle değerlendirdi:

“Elimde dün akşam yayınlanan bir Anayasa Mahkemesi kararı var. Anayasa Mahkemesi kararları, yargılamaları bugünlerde herkesin dilinde. Anayasa herkesin dilinde. Ben de yemin ederken Anayasa’ya göre ediyorum. Sayın Erdoğan da öyle. Anayasa Mahkemesi Başkanı da ona göre yemin ediyor, yetki kullanıyor. Yargıtay Başkanı da öyle. Burası hukuk devletiyse Anayasa’ya uyacağız. Meclis’te uyulmazsa görev bize ait. Grup başkanvekillerimiz, ilgili uzmanlarımızla çalışırlar. Anayasa’ya aykırı kanun ya da kanun hükmünde kararname ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi varsa görev 120 milletvekilini birlikte imza attırabilen CHP’nindir. Bu rejim 16 Nisan referandumunda rejime kasteden bir anayasa değişikliğinin OHAL şartlarında oya sunulmasıyla başladı. İlk yapılacak seçimden önce yetki kanunu çıkarıldı. Yetki kanunu seçime kadar kullanılmadı. Seçimden kabine atanana kadar önceki yetki kanununa dayanarak yasal boşlukla ve kanun sınırlarını aşarak kanun hükmünde kararnameyle 703 sayılı, devlet baştan aşağıya dizayn edildi. Durun, yapmayın dedik. Anayasaya aykırı dedik. Dediler ki; aykırıysa Anayasa Mahkemesi’ne gidin. 60 gün içinde iğneden ipliğe inceledik. Tuğla gibi bir başvuru yaptık. Bizim 60 günde inceleyip iddia ettiğimiz aykırılıkları Anayasa Mahkemesi altı yıl inceledi. O sırada Cumhurbaşkanlığı kabinesi atandı. Bakanlar atandı. Rektörler atandı. Genel müdürler atandı. Üstüne bir seçim daha yaşandı. Yeni işler yapıldı. Beyefendiler şu kararı verdiler; AYM kararı belediyelerin Cumhurbaşkanı kararıyla kurulmasından Adalet Bakan yardımcısının HSK’da doğal üye olmasına, rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasından TRT’ye bedelsiz taşınmazların devredilmesine, TRT’nin özel şirket kurmasına, kamu ihale kanunundan istisna tutulmasına, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın atanması gibi düzenlemelerin tamamını iptal etti. TSK’nın rütbeleri, idari yargı hakimleri, adalet müfettişleri, valilerin, yardımcılarının atanması, Sayıştay başsavcısının atanması, Din İşleri Yüksek Kurulu kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen tüm personel, huzur hakkı ödemeleri, ek gösterge, uyuşmazlık mahkemeleri, Yargıtay’ın yapısı, siyasi parti gruplarına ilişkin düzenlemeler, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın mülklerinin bedelsiz olarak yandaş gençlik, kulüp ve vakıflarına devri, TRT’ye bedelsiz arsa tahsisi, BTK’nın yapısı, Kamu İhale Kurumu’nun üyelerinin atanması, bakan müşavirlerinin atanması, HDK’nın yapısına dayanak teşkil eden tüm düzenlemeler, diplomasi akademisinden elektrik üretim anonim şirketine ne kadar kurum varsa, 112 acil çağrı merkezinin asılsız kullanılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname dahil, Ekonomik Sosyal Konsey’in yapısının değiştirilmesi dahil RTÜK Genel müdürünün maaşının belirlenmesi, RTÜK’ün şirket kurması, alımlarının Kamu İhale Kanunu’ndan dışarı çıkarılmasına kadar devlette yaptıkları her şeyi iptal etti. Bir yılda zaman verdi. CHP iki ayda çalışacak, dört dörtlük yazacak. Günü gelince yetiştirecek. Altı yılda bakacaksın. Üstüne de bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere bunları iptal edeceksin. Dün akşam itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir. Kirişleri kırıktır. Temeli kumdandır. Devleti sakatlamışlardır. Bu devletin bu hale getirilmesinde AK Parti ile MHP’nin anayasa tanımazlığı sebeptir. Bunu söylemeye devam edeceğiz. Tayyip Bey, Sayın Erdoğan, soruyorum; yaptığınız her şeyi Anayasa Mahkemesi iptal etti. CHP haklı diyor, hukuk varsa yapamazsın diyor. O kanunla bu işler olmaz diyor. ve CHP’yi Anayasa Mahkemesi’ne çok gidiyor diye eleştirenler 270 sayfa iptal var. Memleketin nasıl bir hukuksuzlukla yönetildiği gözler önüne serilmiştir.”

“Büyük bir haksızlık, büyük bir adaletsizlik var”

Özel, Kahramanmaraş Palmiye Sitesi, Malatya Battalgazi Kırçuval Oteli, Kahramanmaraş Ezgi Apartmanı, Kahramanmaraş Saitbey Sitesi, Adana Tutar Yapı sitesi, Adana Hasan Alpargün Apartmanı, Adıyaman İsisas Otel, Gaziantep Ayşe- Mehmet Bolat Sitesi, Gaziantep Emre Apartmanı, Hatay Ilgın Apartmanı, Hatay Selim Köse Apartmanı, Kahramanmaraş  Ebrar Sitesi, Kahramanmaraş Fazilet Apartmanı ve Hatay Emlakbank evlerinde yakınlarını kaybedenlerin hikayelerini okuyarak şunları söyledi:

“Bir başka hukuksuzluk 6 şubat depreminin üzerinden 16 ay geçti. Deprem bölgelerindeki sıkıntıları unutturmamaya söz verdik. Biz onların sesini duyuyoruz, duyurmaya çalışıyoruz. Doğal afetlerle ilgili yapılması gereken üç aşama var. Bir afet öncesi hazırlık. İki afet sırasında etkili müdahale. Üç afet sonrasında iyileştirme çalışmaları. Hepimiz yaşayarak gördük ki bu hükümet deprem öncesi hazırlıkları yapmadı. Afet sırasında, deprem sırasında üç gün şaşkınlıkla hiç harekete geçemedi. Ordu’yu hızla göreve davet etmedi. Bir buçuk ay sonra bile çadır temin edemedi. Çok önemli sıkıntıları yaşadı. Depremden sonra bir yılda 650 bin konutun teslim edileceğinin sözünü verdiler şu an 16 ay neredeyse bir buçuk yıl oluyor daha 79 bin konut verdiler. Yani deprem konutlarının yüzde 12’si verildi. Oysa bir yılda hepsi bitecekti. Bu kapsamda bir de konukları orta ve hafif hasarlı olanlar var. Onları 21 Kasım 2023 tarihli genelgeyle nasıl güçlendirileceği söylendi. 5 Nisan 2024’e kadar yapı güçlendirme izin ruhsatı alın dendi. Aldılar. Konutlarını güçlendirdiler. Bütün paralarını verdiler. Şimdi Hatay’ın yedi ilçesi başta olmak üzere konutun orta hasarlı ama güçlendirmişsin de ama, kanuna yönetmeliğe de uygun ama biz burayı rezerv alanı ilan ettik diyorlar. Sana başka yerde konut vereceğiz, senin de borçlandıracağız diyorlar. Hatay’da rezerv alana büyük bir isyan var. Büyük bir haksızlık, büyük bir adaletsizlik var. Bu paraların harcanması ve insanların depremde yıkılmayan evinin güçlendir dediğiniz evin yıkılacak bölgede alınmasına isyan var. Bu rezerv alan uygulamasında artık uğranan mağduriyetlerin ortadan kalkması Hatay’ın sesinin duyulmasını bekliyoruz.

“Böyle düzene yazıklar olsun”

Özel, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında avukat Ersan Şen’in müvekkilleri için “Kırmızı bültenin devlete maliyeti ne kadar” açıklamasına da şöyle tepki gösterdi:

“Biz sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin partizanca kayrılmasına karşı yargılamaya ilişkin izinlerin verilmesini istiyoruz. 11 Haziran’da geçtiğimiz yıl görevinden istifa eden, o ettikten sonra üç kez denetim geçiren, bir kez onarım geçiren yine de kaza sırasında duran, bir başkası tarafından manuel çalıştırılan bir teleferikte hayatını kaybeden bir kişi için o günden sonra belediye başkanı seçilmiş, o görevi çok gerilerde kalmış birisi imza yetkisi de olmadığı halde Antalya Kepez’de içeride tutuluyor, suçu CHP’li olmak. 150 kişiyi yerin altına gömen Palmiye Sitesi’nin imza yetkilisi Hacı Mehmet Güner İstanbul depremini önlesin diye İstanbul’da depremde memleketinde yaşananlar yaşanmasın, imzasını attığı sitedeki gibi 150 kişi ölmesin diye İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne görevlendiriliyor. Neden? Çünkü o AK Partili yandaş bir bürokrat. Böyle düzene yazıklar olsun. Bu izinleri vermeyenlere yazıklar olsun. Firarilerin yakalanması için kırmızı bülten istendiğinde televizyonlarda bolca bulunan, hiç birbirimizi beğenmeyen, herkese laf söyleyen bir avukat orada Ezgi Apartmanı’nın mağdurlarının değil Ezgi Apartmanı’ndaki sorumluların avukatı. Yurt dışına kaçtı demişler ve mağdurların avukatı kırmızı bülten istemiş. Dönüyor azarlıyor avukatı. Anneleri, evlatları azarlıyor. Bir kırmızı bültenin bu ülkeye maliyeti kaç para biliyor musunuz diyor. Bu sözü söyleyen adam herkesten çok hukuk biliyor, herkesten çok adalet biliyor. Hiçbirimizi beğenmiyor. Sana da yazıklar olsun kardeşim.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/feed/ 0
CHP Sözcüsü Deniz Yücel: Hakkari’ye kayyum atanması demokrasiye tahammülsüzlüktür https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:30:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34781

CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Deniz Yücel, MYK görevlendirmesiyle CHP heyetinin yarın Hakkari’ye gideceğini belirterek, “Madem bu belediye başkanı hakkında, 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı adaylığına neden izin verildi?

Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür” dedi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. 31 Mart seçimlerinin ardından itiraz edilen bazı seçim bölgelerinde seçimlerin dün yenilenmesine ilişkin değerlendirme yapan Yücel, Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan’ı ve Büyükkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca’yı tebrik etti. Deniz Yücel, bu sabah İçişleri Bakanlığı’nın Hakkari Belediye Başkanlığı’na yönelik kayyum görevlendirmesine ilişkin olarak, “31 Mart’ta vatandaşlarımızın sandığa yansıyan iradeleri, iktidara pek çok konuda mesaj verdi. Bunlardan biri de kayyum atamalarıydı. İktidarın bu mesajları hala idrak edemediğini, bu sabah Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasından anlıyoruz. Madem bu belediye başkanı hakkında 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı, adaylığına neden izin verildi? Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür. Kayyum atamak, masumiyet karinesini yok saymak, henüz hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan seçilmiş belediye başkanını doğrudan doğruya suçlu ilan etmektir. Biz şüphesiz, Hakkari halkının iradesinin yanında, kayyum anlayışının karşısındayız. Bu konu MYK toplantımızda görüşüldü ve MYK görevlendirmesiyle yarın, Genel Başkan yardımcımız Zeliha Aksaz Şahbaz, Antalya Milletvekilimiz Cavit Arı, Bursa Milletvekilimiz Kayıhan Pala ile birlikte yarın Hakkari’ye gideceğiz. Bu antidemokratik uygulama ile ilgili incelemelerde ve temaslarda bulunacağız ve kamuoyunu bilgilendireceğiz” diye konuştu.

‘ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL’

Parti sözcüsü Deniz Yücel, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sorunu olan her kesimin yanında olduklarını belirterek, “Atanmayan öğretmenler ve mülakat mağdurlarının sesi olmak için İstanbul’da Saraçhane meydanında toplandık, sonra 10 bin lira maaşla hayatta kalması beklenen binlerce emeklimizin sesini duyurmak için Ankara Tandoğan meydanındaydık. Dün de üretim maliyetleri altında ezilen çay üreticilerinin yanında Rize’deydik. Karadeniz’in dört bir yanından gelen on binlerle, ‘çay ittifakında’ birleştik. Çay taban fiyatını üreticinin gözüne bakarak açıklayamayanlara inat, Karadenizli çiftçimizle yan yanaydık. Ülkemizde günde yaklaşık 250 milyon bardak çay tüketiliyor. Kişi başı yılda 3 – 4 kilogram çay tüketiyoruz. Çay tüketiminde Türkiye dünya birincisi. Ancak çay üreticisi mutlu değil, üretemez halde” ifadelerini kullandı.

‘CHP OLARAK BİZİM GÜNDEMİMİZ ÜLKEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK BUHRANDIR’

Anayasa tartışmaları ile ilgili de açıklamalarda da bulunan Yücel, “Anayasa tartışmasını sihirli kelimelerle, cümlelerle halkın gündemine getirmeye çalışıyorlar. ‘Sivil Anayasa, Demokratik Anayasa, Kuşatıcı Anayasa’ gibi kavramlardan bahsediyorlar. Ama bu kavramlar, yani sivil, demokratik, kapsayıcı ve kuşatıcı Anayasa, önce Anayasa’ya uymakla başlar. Ancak bu değişiklik, Anayasayı ve Anayasal kurumları tanımayan bir anlayış ile yapılamaz. Hepsinin ötesinde, Türkiye’nin daha demokratik ve sivil Anayasa ihtiyacı, bugün ülkemizde pek çok kesimin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunların önüne geçemez. Dolayısıyla şu anda CHP olarak bizim gündemimiz; halkın gündemidir. Bizim gündemimiz; dolmayan market torbası, üretemeyen çiftçi, açlıktan derslerini dinleyemeyen çocuklardır. 10 bin lirayla geçinmek için yaşam savaşı veren emeklilerdir. Bizim gündemimiz, ülkemizin içinde olduğu ekonomik buhrandır” diye konuştu.

‘TÜM EĞİTİM CAMİASI YENİ MÜFREDATA KARŞI ÇIKIYOR’

Yücel, yeni müfredat tartışmalarına da değinerek, “Dün binlerce gencimiz Liselere Giriş Sınavı’nda (LGS) ter döktü. Ailelerinin büyük fedakarlıklarla okuttuğu evlatlarımızı, laik ve çağdaş eğitim sisteminden uzaklaştırmaya çalışan AKP iktidarının, çocuklarımıza LGS motivasyonu yine şaşırtmadı. Ankara Mamak Kaymakamlığı’na bağlı İlçe Müftülüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiyor. ÇEDES Yıl Sonu Kültür Şenlikleri kapsamında LGS’ye girecek öğrencilere moral ve motivasyon açısından Mamak Merkez Camii’nde sabah namazı, Kur’an-ı Kerim tilaveti, namaz, tesbihat ve dua etkinliği gerçekleştirilecekmiş, öğrenci ve velilerin teşvik edilmesi isteniyormuş. Evlatlarımıza sınav anında yaşadıkları heyecan ve stresi yönetmeleri için psikolojik destekte bulunmak ve sınav kaygılarıyla baş etmelerini kolaylaştırmak akıllarına dahi gelmiyor. Biliyorsunuz; din ve değerler eğitimini ön plana alan, değerler telkini gibi kavramların, bilimsel ve bilişsel becerilerin önünde yer aldığı, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ isimli yeni müfredat onaylandı. Türkiye genelinde eğitim sendikaları, sivil toplum kuruluşları, veliler, öğretmenler, tüm eğitim camiası yeni müfredata karşı çıkıyor ama Bakan hazretleri tek bir geri adım atmıyor” ifadelerini kullandı.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iadeyi ziyaret ile ilgili tarihin belli olduğunda kamuoyu ile paylaşılacağını da belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/feed/ 0
Çay Üreticileri Fiyat Taleplerini Dile Getirdi https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-fiyat-taleplerini-dile-getirdi/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-fiyat-taleplerini-dile-getirdi/#respond Mon, 03 Jun 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34647

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN) – Rize’de CHP’nin Çay Mitingi’ne katılan Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, “Bugün çayla ilgili Karadeniz’de büyük bir tepki var, iki gündür bölgedeyim. Çay ile ilgili tepki, isyana dönüşmüş durumda. ve ne yazık ki çayda açıklanan fiyat talebi karşılamadı” dedi. Bir çay üreticisi, “Yetmiyor ve eskiden sattığımız 10 kilo çayla 10 kilo çay ve zeytin alırdık, şimdi ise 2 ekmek alamıyoruz” diye konuştu.

CHP’nin Rize’de dün düzenlediği ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katıldığı Çay Mitingi’ne milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda çay üreticisi de destek verdi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, “Bugün çayla ilgili Karadeniz’de büyük bir tepki var, iki gündür bölgedeyim. Çay ile ilgili tepki, isyana dönüşmüş durumda. ve ne yazık ki çayda açıklanan fiyat talebi karşılamadı. Bugün Genel Başkanımız Özgür Özel Karadeniz’den bütün Türkiye’ye çay üreticilerin beklentilerine bir anlamda tercüman olacak” dedi.

Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan “Çay mitingindeyiz ve bizler de Artvin’den çay üreticilerine destek olamaya geldik. Çünkü biliyoruz ki çay üreticileri artık hak ettiği değeri alamıyor ve çay parası insanlara yetmiyor. Bir kilo çayla iki simit dahi alınamıyor” diye konuştu.

“Bir kilo çay ile bir ekmek bile alamıyorlar”

Kemalpaşa Belediye Başkanı Erhan Yılmaz “Çay mitingindeyiz, biz çayın memleketindeyiz ve bizi okutan ve bizi bu duruma kadar getiren çaydan kazandığımız paradır. Yani çayın sayesinde buralara kadar geldik ama maalesef şu an emeğimiz karşılığını alamıyoruz” şeklinde belirtti.

Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem “Bugün Rize’de çay mitinginde çaya yapılan son zamma karşı mitingdeyiz. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, milletvekilleri, belediye başkanları burada çay üreticisinin düştüğü zor durumu dile getirmek ve onların hakkını savunmak için büyük bir miting düzenlediler. Artvin’den Samsun’a kadar çay üreticileri burada. Çay üreticilerine destek verenler burada. 210 binin üzerinde çay üreticisi mağdur durumda ve yani bir kilo çayla bir ekmek bile alamıyorlar” diye belirtti.

“Çaydaki sömürüye karşı mücadelemizi sürdüreceğiz”

Murgul Belediye Başkanı Mehmet Yıldırım “Çaya verilen fiyat işçiyi bile karşılamıyor ve çay üreticisi çok kötü durumda” dedi.

Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan “Geçtiğimiz haftada Fındıklı’da çay mitingindeydik şimdi bugün de Rize’de çaydaki sömürüye son verilmesi için verilen fiyatın yükseltilmesi için buradayız. Genel başkanımız burada ve güzel bir hava ve güzel bir kalabalık var. Bugün Rize çok güzel durumda. Çayda sömürüye karşı mücadelemizi her alanda sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Perişanız çocuklarımızı okutamıyoruz”

Mitinge katılan çay üreticileri şunları söyledi:

“Bizim arkamızda Rize’de, sadece Cumhuriyet Halk Partisi Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı var. ve biz ona Rize Pazar olarak minnettarız. Rize’de 3 tane milletvekili var, sadece biz çay üreticilerinin arakasında Tahsin Ocaklı var. Diğerleri nerede? Onlar Rize’nin milletvekilleri değiller mi? Bizi neden bu kadar mağdur bırakıyorlar, biz 23 milyar sadece gübreye para verdik ama 17 buçuk lira çaya para veriyorlar. Biz perişanız çocuklarımızı okutamıyoruz ve bir şey alamıyoruz ve bizi o duruma getirdiler.”

“Yetmiyor ve eskiden sattığımız 10 kilo çayla 10 kilo çay ve zeytin alırdık, şimdi ise 2 ekmek alamıyoruz.”

“Biz bu mücadeleyi vermek zorundayız, bizim bahçelerimiz gitti ve hiçbir şey kalmadı. Çaydan mahsul alamıyoruz. 17 lira ile bu çileyi çekemiyoruz.”

“Çayımız ölmüş zaten ve bizler yüksek fiyat istiyoruz ve en az 25 lira olması lazım. Çaya verilen fiyatla iki ekmek alamıyoruz. Yağmurda, çamurda, güneşte biçiyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz.”

“Çayımıza zam yapsın ama emeklilere de zam yapsın.”

“Çayımızın karşılığını almaya geldik ve çay parasıyla günümüz şartlarına uygun verilmesi için buradayız ve biz sadaka istemiyoruz, emeğimizin karşılığını istiyoruz, ekmeğimizi istiyoruz. Çay parasıyla çocuk okuttuk, ev yaptık ama şimdi karnımızı doyuramıyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-fiyat-taleplerini-dile-getirdi/feed/ 0 Çay üreticileri çay fiyatlarının düşük olmasından şikayetçi https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-cay-fiyatlarinin-dusuk-olmasindan-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-cay-fiyatlarinin-dusuk-olmasindan-sikayetci/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:30:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34618

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Rize’de dün yaptığı Çay Mitingi’ne katılan üretici Fatma Sarı, “300 TL zeytinin kilosu, 10 kilogram zeytin alıyoruz, çocuklarımız bu çay parası ile et yiyemiyor, gıdalar yiyemiyor. Yani çocuklar hasta, hep düştü. Ne yapacağız? 25 TL olsa bile bize hiç yetmez” dedi. Bir başka üretici Nevin Özdilek Babuşçuoğlu ise “Çay parası pul parası oldu. Çay geliriyle çocuk okuttuk, ev aldık, geçindik. Ama şimdi ana gelir değil yan gelir oldu, harçlık oldu çay parası bu kabul edilecek bir durum değil” diye konuştu.

CHP’nin çay üreticilerinin sorunlarına dikkati çekmek amacıyla Rize Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği “Çay Mitingi”ne CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda çay üreticisi katıldı.

Çay üreticileri şunları söyledi:

Çaykur işçisi ve çay üreticisi İrfan Kısır: “Hem çay üreticisi hem de işçi olarak Özgür Özel’in haklı yürüyüşüne destek vermeye karar verdik. Çay da işçi de aynı, sorunu ortak hep beraber geliyor, işçinin sorunuyla çayın sorununu ayıramayız. Burada hem çayla geçiyoruz hem de ürettiğimiz çayla Türkiye’ye katkıda bulunuyoruz. Biz sesimiz duyurmak için bugün burada işçi arkadaşlarla toplandık. Dileğimiz bizim de sesimizi duymaları. 3 gün önce DSİ işçileri makamlara dilekçe yazıyorlar, 12 ay çalışmak için bize söz veriyorlar. İktidar, reisimiz Rize’nin evladı söz verdiği ve talimat verdiği halde bu sözü neden yerine getirmiyor?”

Şennur Rakıcı: “Hakkımızı istiyoruz, alın terimizi istiyoruz. Yani her şeye zam vererek bizim çayımıza 17 lira vermesi çok haksızlık. En az 25 TL istiyoruz.”

Türkan Öner: “Çayımızı oyuncak ettiler, hiçbir şekilde bizi düşünmediler. Biz önce para ödeyip gübreyi bizim paramızla ödüyoruz hep borç, hep borç. Mayıs çayından 5 kuruş kalmıyor, hiçbir şey hiç kimsede kalmıyor. Bizi mahvettiler tüm herkesi, 7 bin liraya 15 bin liraya çay sattım. Kuru ekmek yiyeni açtan saymıyorlar, bizi sofradan atıyorlar.”

“Organik çay iki senedir belirlenmemiş, eski fiyattan alıyorlar”

Bir başka çay üreticisi: “İthal çaya dur, organik çaya devam… İki dudak arasında çaya zam verilmez, herkes toplanır öyle verilir.”

Günay Keskin: “Organik çaydan bahsedilmiyor, organik fiyatı iki senedir belirlenmemiş. Eski fiyattan veriyorlar, organik çaydan neden bahsetmiyorlar çok merak ediyorum.”

İlknur Erdem: “38 bin liralık gübre aldım, 100 bin liradan fazla çek verdim, yevmiye verdim, öğlen yemeğine gittim, bana ne kalacak? Bundan 20 sene önce şu an da ki sattığımız çayın onda birini çay satıyorduk, en güzel yerden alışveriş yapıyorduk. Şu an pazar yerinden zor alışveriş yapıyoruz.”

Nevin Özdilek Babuşçuoğlu: “Çay parası pul parası oldu, çay parasıyla geçinemiyoruz 17 lira kabul edilemez bir fiyat asla kabul etmiyoruz. Çay geliriyle çocuk okuttuk, ev aldık, geçindik. Ama şimdi ana gelir değil yan gelir oldu, harçlık oldu çay parası bu kabul edilecek bir durum değil. Bizim çayımız Dünya’da stratejik bir üründür, bu dünyada üzerine kar yağan bir çay yok ve biz bu çay fiyatını kabul etmiyoruz. Gerçek değerde çay fiyatı açıklansın.”

“Çocuklarımız bu çay parası ile et yiyemiyor”

Üretici Fatma Sarı: “300 TL zeytinin kilosu, 10 gram zeytin alıyoruz, çocuklarımız bu çay parası ile et yiyemiyor, gıdalar yiyemiyor. Yani çocuklar hasta, hep düştü. Ne yapacağız? 25 TL olsa bile bize hiç yetmez. Hani onun çizmesi? 300 TL bir çizme. Onun bezi, hani onun makası daha neler var neler. Hasta hasta çay topluyoruz 17 TL para için mi?”

Çay üreticisi kadın yurttaş: “Memnun değiliz maalesef çünkü ancak Afganlılara paramız yetiyor, o da günlük peşin istiyorlar yani. 7 lira, 8 lira tonu, yarıdan daha düşük. Ancak gübre ve işçi parasına yetirebiliyoruz. Yani çok mağdur durumdayız, asla bu fiyatı kabul etmiyoruz.”

Fikriye Asıliskender: “10 lira maaş alıyorum geçinemiyoruz. Çayım da yok, hiçbir şey yok, bir kilo et olmuş 600 TL, et alamıyoruz hiçbir şey yok. Bir senedir dışarıda yemek yemiş değilim yazıklar olsun.”

Çay üretici Şengül: “Ben emekliyim sıfıra sıfır, 10 bin liraya ne alabiliyorsunuz. Sarayın ışıkları trilyonluk, ben 10 bin liraya ev bakıyorum.”

Melek Daloğlu: “Özgür Özel geldi çok mutlu olduk. Çay üreticisine yapılan haksızlıkları konuşuluyor, anlatılıyor, helal olsun. Biz isterdik ki eskiden Cumhurbaşkanı gelirdi, Başbakan gelirdi, Rize’de açıklardı. Artık yüzleri yok bunu açıklamaya. Geçenlerde kuru çay satın aldım. Yaş çaya verilen para 17 lira, kuru çayın kilosu 180 lira. Rizeli olarak artık utanç duyuyorum, yeter artık düşsünler yakamızdan. Bir Rizeli olmaktan gurur duyuyorum ama Rize’ye yapılan haksızlıklardan gerçekten utanç duyuyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-cay-fiyatlarinin-dusuk-olmasindan-sikayetci/feed/ 0 Çay Üreticileri, Yaş Çay Fiyatının Artırılmasını İstiyor https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-yas-cay-fiyatinin-artirilmasini-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-yas-cay-fiyatinin-artirilmasini-istiyor/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34522

HABER: GÜLARA SUBAŞI GÖRÜNTÜ: UĞUR DEMİRCİ

(RİZE) – CHP’nin Rize’de düzenlediği “Çay Mitingi”ne katılan üreticiler, yaş çay alım fiyatının 17 TL açıklanmasına tepki gösterdiler ve “Geçinemiyoruz. En az 25 TL olması lazım” çağrısında bulundular.

CHP’nin çay üreticilerinin sorunlarına dikkati çekmek amacıyla Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği “Çay Mitingi”ne katılan üreticiler, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Giresun’dan miting katılan bir yurttaş, “Biz eskiden bir yıllık geçimimizi sağlıyorduk ama şimdi öyle bir politikalar uyguladılar ki artık dünyadaki en pahalı dördüncü ülkeyiz. Bunun çaresi iktidarın değişmesidir. Emekliler olarak açlıkla karşı karşıyayız” dedi.

2024 yaş çay alım fiyatının 17 TL olarak açıklanmasına tepki gösteren üreticiler, şunları söylediler:

“Şu anda bizi bu para kurtarmıyor. En az 25 lira olması lazım. Buna bir çözüm bulunması lazım.”

“Ben Özgür Özel’e çay için geldiği için halka bu kadar zulüm yapılıyor, bunu gündeme getirdiği için teşekkür ediyorum.”

“Çok düşük diyorum. Sözün bittiği yerdeyiz. Başka ne diyebilirim ki? Çayım var ama param yok. İşçiye veriyoruz, gübreye veriyoruz. Bize hiçbir şey kalmıyor ki. Biz bittik.”

“Bir ton çayım var benim, geçinemiyoruz. Verdiği parayla iki tane ekmek alamıyoruz. Çok zor geçinmek. Çayın fiyatının artmasını bekliyoruz. Aşağı yukarı kilogramı 25 lira bekliyorum.”

“Hakkımızı istiyoruz”

“Hakkımızı aramaya geldik. Bu güneşli günde, yağmur çamur demeden çay topluyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Böyle bir şey olur mu? Biz kendi bahçemizde işçi olarak çalışıyoruz. 17 lira asla ve asla kurtarmaz. 25 ya da 30 lira olması lazım bu pahalılığa karşı.”

“Yaşamak istiyoruz, gelir gideri karşılamıyor. En az 25 TL olması lazım.”

“Çay fiyatından hiç memnun değiliz. Çay bezlerine, işçi parasına, gübre parasına bile yetmiyor. Hiç memnun değiliz, çok az. Karımız olmadı, zarardan başka. İyi bir fiyat bekliyoruz. Çayımızı öldürdüler. Çayım var ama ne faydası var ki? Ancak Afganlılara yetiyor, onlara toplatıyoruz. nlar da peşin para istiyorlar, biz çay parasını bir ay sonra alacağız. O da ancak işçi parasına yetecek. Hiçbir şey kalmayacak. O yüzden hiç memnun değiliz, protesto ediyoruz. En az 25 lira olması lazım.”

“Çay paralarını almadan borçlanıyoruz. Çay parasını alıp borçlarımızı ödeyeceğiz. Çok zor durumdayız.”

“Buzdolabı baktım. İki ton çay parası yetmiyor. Asla geçinemiyorum. Hem emekliyim, hem çay… 67 yaşındayım, çalışmadan geçinemiyorum. Ben müdür emeklisiyim. Tarlaya giriyorum, çay topluyorum.”

“Çayımızı para vermiyor. En az 25 lira vermesi lazım. Gene de az ama olsun. Bir buçuk ton çayım var. Onu da işçiye veriyorum, makasa veriyorum. Kanser hastasıyım, biçemiyorum. Doktora para yetmiyor Bir oğlum var, o da işe giremedi. Her sene kura. Kota işi çay alıyor. Öyle bir şey olamaz. Bu güneşli havada neler çekiyoruz. Hakkımızı alamıyoruz, hakkımızı almak istiyoruz. Kimseye bir şey demiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Başka da bir şey demiyoruz, çay en az 25 lira olsun. Maaşım dokuz bin lira. Geçinemiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-yas-cay-fiyatinin-artirilmasini-istiyor/feed/ 0
Özgür Özel: Çay kanunu mutlaka çıkarılmalıdır https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-kanunu-mutlaka-cikarilmalidir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-kanunu-mutlaka-cikarilmalidir/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34510 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Çay kanunu mutlaka çıkarılmalıdır. Teklife ‘evet’ dendiğinde işçinin de üreticinin de sorunu çözülüyor. Sayın Bahçeli’ye, Sayın Erdoğan’a, Rize’nin bütün milletvekillerine sesleniyoruz. Önergeyi vereceğiz, gözünüzün içine bakacağız. Rize’yi unutmayın; kaldırın elleri, çay üreticisi elini uzatıyor. Bu eli havada bırakmayın, bu eli boşta bırakmayın, tutun elimizi tutun, önergeyi reddetmeyin” dedi.

Özgür Özel, geldiği Rize’de girdiği çay bahçesinde eline makas alarak çay hasat etti. Burada çay toplayan üretici ailelerle bir araya gelen Özel, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen ‘Çay üreticisinin sesini duyuyor, duyuruyoruz’ adlı ‘Çay Mitingi’ne de katıldı. Alanda yaş çayların konulduğu tabutu, omuzlarda taşıyan üreticiler, kilogram başına 17, destekleme bedelinin ise 2 lira olarak açıklanan 2024 yılı yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Alanda ‘Yaş çay fiyatını kabul etmiyoruz! Reddediyoruz’ yazılı pankart açan kalabalık, ellerinde de yöre şiveli ‘Çayın altını yakın, üreticinin isyanı yakın’, ‘Topla topla bitmeyi, çay da para etmeyi’, ‘Sayın genel başkanum sahip çık Rizeliye, muradına ersunler, doğru dürüst bir fiyat çayımuza versunler’ yazılı dövizler taşıdı.

‘NORMALLEŞME MUHALEFETİN DOZUNU DÜŞÜRMEK DEĞİLDİR’

Meydanda partisine ait otobüs üzerinde konuşan Özgür Özel, “Çayda fiyat açıklandığı günden itibaren Rize’de büyük bir moral ve umut bozukluğu, yükselen bir tansiyon var. Yerel seçimlerde şunu söylemiştik; milletin gündeminde olmayan hiçbir konu, Özgür Özel’in, Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündeminde olmayacak. Asla kısır çekişmelerle, kimlik siyasetiyle, lüzumsuz polemik ve kavgalarla meşgul olmayacağız. Ama milletin gündeminde ne varsa; o bizim gündemimizde olacak, onu konuşacağız, onu anlatacağız, müzakereler yapacağız, eğer sonuç alamazsak sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir, sizin sesinizi duyacağız, sesinizi duyuracağız. Birileri siyasetteki normalleşmeden rahatsızlık duyup, eski kavgalı günleri, tartışmalı günleri geri getirmek istiyor ama şunu söylüyorum; normalleşme muhalefetin dozunu düşürmek değildir, normalleşme vatandaşın sorununu görmemek değildir, haksızlığa susmak değildir. Aksine normalleşme hem müzakere hem mücadele etmek, sorunu görmek, en yapıcı muhalefeti yapmak, gerektiğinde de meydanları da doldurmak, eylem de yapmak, sesin en gürünü çıkarmaktır” dedi.

‘TÜRKİYE İTTİFAKI’NIN VERDİĞİ GÖREV VE SORUMLULUKLA BURAYA GELDİM’

Çay üreticisinin sesini duyurmaya geldiğini belirten Özel, “Buradan Sayın Erdoğan’a kendi memleketinde hakaret etmenin, tartışmanın, onunla kavga etmenin ne bana ne kendisine ne Rize’ye ne Türkiye’ye faydası var. Ancak buradan Sayın Erdoğan’a, kendi memleketinden AK Parti’li, MHP’li, CHP’li, İYİ Partili her görüşten hemşerisinin sesini duyurmaya, çay üreticisinin sesini duyurmaya geldim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün burada bulunmamızın en önemli sebebi, 31 Mart’ta hep birlikte büyük bir başarı kazandığımız ‘Türkiye İttifakı’nın bize yüklediği sorumluluktur. O yüzden ‘Türkiye İttifakı’nın verdiği görev ve sorumlulukla buraya geldim. Karşımda sadece Cumhuriyet Halk Partililer yok, sadece CHP’liler değil; tüm görüşten Rizeliler buradalar. Doğu Karadenizliler buradalar. Burada Rize İttifakını görüyoruz, çay ittifakını görüyoruz. Elbette bir sorun varsa; oraya gitmek boynumuzun borcu. Ancak buraya sadece bir siyasi partinin lideri olarak değil; Atatürk’ün verdiği talimatla uzun yıllar çalışılıp, çay kanunu çıkarılıp, İsmet Paşa’nın emekleriyle ve Sayın babası Zihni Derin’in bu topraklara çayı kazandırmasıyla, 100 yıl önce çayı Rize’ye, Doğu Karadeniz’e kazandıran Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak geldim” diye konuştu.

‘İSRAİL’İN YAPTIĞI KATLİAMLARI, LANETLİYORUZ’

Filistin’e yönelik saldırılar nedeniyle İsrail’i kınayan Özel “Meydanda Türk bayrağının yanında miting bayrakları var, miting bayraklarını gösterin. Üzerinde ‘Çayda sömürüye son’ yazıyor ama aynı zamanda bayrağın kırmızısını, çayın yeşilini, çayın karasını ama Filistin bayrağının rengini taşıyor. Bu tasarım için kendi derdini anlatırken Filistin’i unutmayanlar için emeği geçenlere, il başkanımıza, milletvekilimize yürekten teşekkür ediyorum. Filistin’i tanıyan ülkeleri tek tek arıyoruz, teşekkür yazıları yolluyoruz. Şu ana kadar 50’ye yakın ülke tanıdı. Bütün dünyanın Filistin’i tanımasını bekliyoruz, ‘zulüm dursun’ diyoruz. İsrail’in yaptığı katliamları, soykırımını biz de Rize’den lanetliyoruz” dedi.

‘ÇİFTÇİLERİMİZİN BANKA BORÇLARI 1 YILDA TAM YÜZDE 88 ARTTI’

Türkiye’nin son yıllarda tarım ülkesi olma vasfını kaybettiğini söyleyen Özel, şöyle konuştu:

“Yıllarca Türkiye’nin bir tarım ülkesi olmasıyla övgündük, üç tarafı denizlerle çevrili, kendi kendine yetebilen, dört mevsimi yaşayan, topraklarına ne ekersen yüksek verim alınan bir ülke olmasıyla övündük, gurur duyduk. Ancak son yıllarda bir tarım ülkesi olma vasfını kaybettiğimizi üzülerek takip ediyoruz. Bereketli topraklarımız varken Afirika’da, Venezuela’da toprak kiralayıp, tarım yapanlar var. Oysa bizim ülkemizde her yıl Trakya kadar ekilir, dikilir toprak, AK Parti iktidarı boyunca Hollanda kadar ekilir, dikilir topraklar boş kaldı, kaybedildi. İşte bu sebeplerle köylünün, çiftçinin, tarımda çalışanların haklarını korurken bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘köylü milletin efendisidir’ sözünü hiç unutmuyoruz. Kendi ürünümüzü 1 liraya alıp, uluslararası şirketlerin 10 liraya bize sattığı bu düzenden hep birlikte rahatsızız. 2003 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi’nde 2,8 milyon çiftçi kayıtlı iken; 20 yıl sonra 2,3 milyon çiftçiye düştü ve 20 yılda nüfus 20 milyon artarken; maalesef 500 bin çiftçiyi kaybettik. Hal böyle olunca 20 yılda 20 milyon artan nüfus ama 500 bin çiftçi kayıp. 20 milyon ton buğday üretimi varken 2002 yılında, 20 yıl sonra aynı miktarda buğday üretimi. Tarihimizde en fazla et ithalatı, bu iktidar döneminde yapıldı. 22 yılda 356 bin ton et ithalatına 1,8 milyar dolar para ayrıldı. Son 1 yılda küçükbaş havyan sayımız 4 milyon azaldı ve 2023 yılında küçülen, daralan tek tek sektör tarım sektörü oldu Çiftçilerimizin bankalara olan borçları 1 yılda tam yüzde 88 arttı. Yine çiftçilerimizin artan borcunun toplamı 652 milyar liraya ulaştı.”

‘SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN ÖNCE KANUNA UYACAĞIZ’

Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğine dikkati çeken Özel, şöyle devam etti:

“Ülkemizde çiftçilerin yaş ortalaması yükseliyor. Çiftçilerin yaş ortalaması 58, her 4 genç çiftçiden 3 tanesi en kısa zamanda tarımı bırakmak, başka işlerle uğraşmak istediğini söylüyor. İşte bir ülke için beka sorunu ‘o mudur, bu mudur’ demeye gerek yok. Eğer bir ülkede çiftçilerin yaş ortalaması 58 olduysa, 4 gençten 3’ü yurt dışına gitmeyi hayal ediyorsa, 4 çiftçiden 3 tanesi tarım yapmak istemiyorsa; işte o ülke için gerçek beka sorunu budur. Tabii ki çay üreticisinin özel sorunlarına değineceğim. Ama öncesinde Türkiye’de hepimizi ilgilendiren tarımla, çiftçilerimize neleri yapmamız gerektiğini, neleri önerdiğimizi söylemeliyim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi sadece sorunu duyan, gören, söyleyen değil; çözümlerini de anlatan, nasıl çözüleceğine öneriler sunan bir partidir. Çiftçilerimizin sorunlarını çözmek için önce kanuna uyacağız. 2006 yılında kanun çıktı çiftçilere gayri safi milli hasılanın yüzde 1’i kadar destekleme verilecekti. Peki, hiç verildi mi? Hiç verilmedi. Bu sene eğer yüzde 1 verilecek olsa alınacak para 410 milyar TL iken; bu parayı sizlere çay, fındık üreticilerine, bizi doyuranlara ödemek yerine çetelere, müteahhitlere, zenginlere verenlere yazıklar olsun.”

‘YÜKSEK PRİMLİ TEŞVİK SİSTEMİ OLUŞTURULMALIDIR’

Yapılması gerekenleri anlatan Özel, “Hangi ürüne ne destek verileceği 1 yıl önceden ilan edilmelidir. Çiftçi, ne ekip biçeceğine ona göre karar verilmelidir. Ayrıca bu ürünlerde destek verilen, üretilmesi istenenler için yüksek primli teşvik sistemi oluşturulmalıdır ve sulamada kullanılan elektrik borçları, ürün satılınca ödenebilmelidir. Çiftçimizin banka borçlarının faizleri tamamen silinip, bir kereye mahsus hem tarım kredisi borçları hem yüksek faizli diğer borçlar hem de kredi kartı borçlarının faizi silinmeli, anapara 5 yıla bölünmelidir. Çiftçinin elinde kalan ürünler devlet tarafından mutlaka alınmalı, gıda enflasyonunu düşürmek için üretici fiyatını düşürmek yerine üretim maliyetlerini düşürmek ve çiftçilerin çektikleri sıkıntıları bitirmek gerekir” dedi.

’17 LİRALIK YAŞ ÇAY ALIM FİYATINI KABUL ETMİYOR, REDDEDİYORUZ’

“Partimizin bugün Rize Meydanı’nda yapmış olduğu bu çay mitingi, 100 yıllık bir yürüyüşün geldiği bir noktadır. 100 yıldır buralarda çay tarımı yapılmaktadır. Ancak Türkiye, çay tüketiminde birinci sıradayken çay üretiminde 5’inci sıradadır. Sadece çay ithalatını denetleyip, sınırlandırarak kaçak çaya engel olarak sizin sıkıntılarınız çözülebilir; çare buradadır. 1,5 milyon insan, 210 bin aile, çay ile geçinebiliyor. Maalesef bugün en büyük sıkıntı, Cumhuriyet tarihinde en kötü durum, buradadır. Biliyorsunuz bir çay fiyatı açıkladılar. Kim açıklar çay fiyatını? Bakanlar, başbakan açıklar. Şimdi bakan yok, başbakan yok, hükümetin başı gelir açıklar. Senelerce tütün fiyatı memleketim Manisa’da açıklandı. Üretici fiyatı beğenirse kasketi havaya atardı. Gazeteler yazardı ‘Fiyat güzel kasket havada’. Fiyat beğenilmezse kasketi alırdı yere çalardı. ‘Tütün fiyatı kötü kasketler yerde’ denirdi. Şimdi hadi bakalım gelin açıklayın, ortada kimse yok, çay fiyatını açıklamayan bir tarım bakanı, çay fiyatını açıklamayan hükümetin başkanı, cumhurbaşkanı olur mu? Niye tweet atarak çay fiyatı açıklıyorsunuz? Gelin Rizelinin gözüne bakın. Bakalım kasketler nasıl yere çalınıyor; yazıklar olsun. 17 liraya çay fiyatını açıklamaya utanıp, tweet attırıyorlar, ‘2 lira da destekleme var’ diyor. 17 lirayla geçim olur mu? 17 lirayla ev döner mi, borçlar ödenir mi, geçinilir mi, borçlar ödenir mi, bu iş yapılır mı? Bu 17 liralık yaş çay alım fiyatını kabul etmiyor, reddediyoruz” diye konuştu.

‘1 KİLO ÇAY 2 EKMEK ALMIYOR, EKMEK 10 LİRA’

Çay alım fiyatına tepkisini sürdüren Özel, “Bugün çay bahçesine girdim, öğrendim, makasla kestim. Baktım bu güneşte bu uğraş. Dediler ki ‘Bir de bunun yağmuru var, ayazı var soğuğu var.’ Bu kadar alın teri ile bu kadar emek vererek, üretilen çaya verilen bu fiyat çay üreticisine ‘sen artık bu işi yapma, sen iflas et, sen aradan çekil biz zenginlerle yürüyeceğiz’ demektir; bunu kabul etmiyoruz. Bir amca dedi ki bana eskiden ‘1 kilo çay satardık, 1 kilo zeytin alırdık.’ Bakın, Türkiye duyun bu sesi. Şimdi zeytinin kilosu 300 lira, 1 kilo çay 17 lira. 1 kilo çayla 100 gram zeytin alamıyorsunuz artık; geldiğimiz nokta budur, duyun bu sesi, duyun. Bakın 1 kilo çay 2 ekmek almıyor, ekmek 10 lira. Gerçi burada 12,5 yapmışlar sonra geri almışlar. Yahu arkadaş, bu nasıl bir iş Türkiye’nin en pahalı ekmeği Rize’de, en pahalı ulaşımı Rize’de, her şeyin pahalısı Rize’de ama çaya para vermeye gelince 17 lira; olmaz” dedi.

‘BÖYLE DÜZENE YAZIKLAR OLSUN, İSYAN EDİYORUZ’

ÇAYKUR’un Sayıştay raporlarına göre 5 milyar zarar ettiğini ifade eden Özel, “ÇAYKUR’u Varlık Fonu’na devrettiler. ÇAYKUR, Sayıştay raporlarına göre 5 milyar zarar ediyor, bu zarar kimden çıkıyor? Çay üreticisinden, ÇAYKUR emeklisinden, ülkemiz önemli bir çay üreticisi olmasına rağmen; Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde maalesef ithalattan vazgeçilmedi. 2006 yılından bugüne kadar 475 milyon dolar çay ithal edilmiş, bunu ithale vermek yerine Rizeli, Artvinli, Trabzonlu, Ordulu, Giresunlu çay üreticisine verilseydi; bugünlere gelmezdik. Gerçekten geçmişte çayı satıp, araba alanlar, çayı satıp çocuk everenler, çayı satıp düğün yapanlar şimdi çayı satıp borçlarını ödeyemiyorlar; böyle düzene yazıklar olsun, isyan ediyoruz. ÇAYKUR işçisinin artık kadro talebi var, ÇAYKUR işçisine kadroyu verin; 12 ay maaş almalarını sağlayın, onlar boş oturmak değil çalışmak, üretmek kazanmak ve kazandırmak istiyorlar” diye konuştu.

‘AK PARTİ VE MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ’

Çay üreticisinin sorunlarının nasıl çözüleceğine dair maddeler sıralayan Özel, şunları kaydetti:

“Çay kanunu mutlaka çıkarılmalıdır. Ancak bu kanun hükümetin 1,5 yıl önce getirdiği, çay üreticisini perişan eden, tamamen özel sektörün eline teslim eden, uluslararası çay tekellerinin topraklarımızda egemenlik kurmasını sağlayacak bir teklif olmamalıdır. Geçmişte sizin hemşehriniz İstanbul milletvekilimiz Mehmet Bekaroğlu ile bu dönem sizin evladınız, bizim abimiz Tahsin Ocaklı ile dört başı mamur bir çay teklifi verdik. Teklife ‘evet’ dendiğinde işçinin de sorunu çözülüyor, üreticinin de sorunu çözülüyor, Rize’nin, Trabzon’un ve Artvin’in de de yüzü gülüyor. Tahsin Bey önerdi maalesef AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Buradan çağırıyoruz; Tahsin bey öneriyi bir daha verin, hemşehrileriniz için verin, buradan Sayın Bahçeli’ye Sayın Erdoğan’a, Rize’nin bütün milletvekillerine, Karadeniz vekillerine sesleniyoruz; önergeyi vereceğiz, gözünüzün içine bakacağız, Rize’yi unutmayın kaldırın elleri, çay üreticisi elini uzatıyor. Bu eli havada bırakmayın, bu eli boşta bırakmayın, tutun elimizi tutun, önergeyi reddetmeyin.”

‘KEMAL BEYİN SÖZÜ, PARTİMİZİ SÖZÜDÜR’

“Kaçak çayları buraya getireceğiz, çayları yakmaya Kemal beyi de davet edeceğiz” diyen Özel, “Organik çay desteklenmeli, fiyatı bir an önce açıklanmalıdır. Milli ürünümüz çaya yönelik özellikle gübre olmak üzere desteklenme oranları arttırılmalıdır. Çay üreticisine söz verilen banka promosyonlarına derhal başlanmalı, çay bahçelerinde verimliliğin artması için düşük verimlilikle mücadele yapılmalı, ürün çeşidi arttırılmalı, yurda kaçak yollarla gelen çaylar, engellenmelidir. Hatırlayalım; bir selam yollayalım, ne diyordu Kemal bey, ‘Kaçak çayları getireceğim, Rize meydanında yakacağım.’ CHP’yi iktidara taşıyacağız, kaçak çayları buraya getireceğiz, çayları yakmaya Kemal beyi de davet edeceğiz. Kemal beyin sözü, partimizi sözüdür. Eninde sonunda o işi yapacağız. Ham madde alımında, kalite kontrol noktalarında, yeterli çay eksperi, ziraat mühendisi bulunmalıdır. İş bilmezlerin eline güzelim çay üreticisinin emeği, terk edilmemelidir. Çay kooperatifleri güçlendirilmelidir” dedi.

‘PARAYI KAZANIYORLAR, KARAYI SAÇIYORLAR’

Çay fabrikalarının bazılarının bacalarının filtresiz olduğunu ve bunun mutlaka denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Özel, “Hem mevsimlik işçilere kadro verilmeli hem de çay üreticisinin örgütlenmesinin önüne geçen sendikal hakları da mahkeme kararıyla iptal edilmemeli, üretici sendikasına izin verilmelidir. 160’a yakın özel fabrika var; bunların pek azının bacasında filtre var. Kurum çıkıyor, e yapıyorlar? Çayın parasını onlar kazanıyor, karasını Rize’nin üstüne saçıyorlar. Buradan hepsine sesleniyorum; ama öncelikle ilgili bakanlıklara sesleniyorum. Bu fabrikaların bacalarına filtre takılacak. Bunu ilgili bakanlık mutlaka denetlemelidir. Nasıl insanlarsınız? Parayı kazanıyorlar, karayı saçıyorlar, Rize’yi hasta ediyorlar. Sayın bakan bu işin peşini bırakmam; o filtreler takılacak, o denetim yapılacak. Rizeliler artık o kötü kurumu solumayacaklar” diye konuştu.

‘ALIN TERİNİN PARTİSİ OLMAZ’

Fındıkla ilgili de konuşan Özel, “Sadece çay için değil bölgede en önemli sıkıntılardan bir tanesi de fındık üreticisinin sorunları. Türkiye yüzde 70’ini üretiyor ama parayı çok uluslular kazanıyor. İhracat gelirimiz, 2 milyar dolar civarında. Maliyetler her gün artıyor. Fındığın sorunlarını biliyoruz. Fındıkla ilgili ‘sakın çayda yapılanları yapmaya kalkmayın’ diye uyarıyoruz. Karadeniz’i batısından, ortasından doğusuna, yalnız bırakmamaya, Karadeniz ile birlikte olmaya söz veriyoruz; hep burada olacağız, hep yanınızda olacağız. Bugün Rize’ye geldik sizi duyduk, sesinizi duyurduk. Bundan sonra da hep birlikte olacağız. Bugün burada olan sosyal demokratlara, muhafazakar demokratlara, milliyetçi demokratlara, Rize’nin bütün demokratlarına teşekkür ediyorum. Artık çayın baş tacı olduğu günleri görmek istiyorum. Tabutun içinde yaş çay, üreticinin tabutuna çivi çakıldığını görmek istemiyoruz. Artık yüzümüz gülsün istiyoruz. Rize’deki AK Parti’liler, MHP’liler, alın terinin partisi olmaz. Alın terinin rengi olmaz. Alnınızın teri kutsaldır; alın terinin karşılığını vermek, devletin boynunun borcudur. Buradan gerçek ve doğru çay fiyatını 31 Mart tarihinde yapılan seçimden önce Rize Pazar’da 25 lira olması gerektiğini söylemiştim. Çağrımı tekrarlıyorum, 17 liralık fiyatın üzerine tam 8 lira destekleme verilmeli, bu parada en geç ağustos ayının sonunda ödenmelidir. Bundan sonra sizlerle olmaya, derdinizi dile getirmeye, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Hepinizi çok seviyorum. Şuna inanın; mücadele edeceğiz ve kazanacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-kanunu-mutlaka-cikarilmalidir/feed/ 0
CHP’den Rize’de “çay Mitingi”… Özgür Özel: “Rizelinin Gözüne Bakın 17 Lirayı Söyleyin. https://www.haber60.com.tr/chpden-rizede-cay-mitingi-ozgur-ozel-rizelinin-gozune-bakin-17-lirayi-soyleyin/ https://www.haber60.com.tr/chpden-rizede-cay-mitingi-ozgur-ozel-rizelinin-gozune-bakin-17-lirayi-soyleyin/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34506 (RİZE) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çay taban fiyatının 25 TL olması gerektiğini tekrarlayarak, çay üreticisinin sorunlarının çözülmesi için “çay kanunu” çıkarılması gerektiğini söyledi. Özel, “Çay fiyatını açıklamayan bir tarım bakanı… Çay fiyatını açıklamayan hükümetin başkanı, Cumhurbaşkanı olur mu? Çay fiyatını, niye tweet atarak fiyat açıklıyorsunuz? Gelin, Rizelinin gözüne bakın 17 lirayı söyleyin. Bakalım kasketler nasıl yere çalınıyor, yazıklar olsun. 17 lira çay fiyatını açıklamaya utanıp tweet attırıyor” dedi.

CHP, çay taban fiyatının 17 lira olarak açıklanmasının ardından çay üreticisinin sorunlarına dikkati çekmek için Rize’de çay mitingi düzenledi. Mitinge, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin, Sevgi Kılıç, Erhan Adem, TBMM İdare Amiri Uğur Bayraktutan ve bazı CHP’li milletvekilleri de katıldı. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Çayda fiyat açıklandığı günden itibaren Rize ‘de büyük bir moral bozukluğu, umut kırıklığı yükselen bir tansiyon var. Biz yerel seçimlerde şunu söylemiştik, ‘Milletin gündeminde olmayan hiçbir konu Özgür Özel’in CHP’nin gündeminde olmayacak. Kısır çekişmelerle, kimlik siyasetiyle lüzumsuz polemik ve kavgalarla meşgul olmayacağız ama milletin gündeminde ne varsa o bizim gündemimizde olacak, onu konuşacağız eğer sonuç alamazsak sokaklar bizimdir meydanlar bizimdir sizin sesinizi duyacağız, sesinizi duyuracağız.

Birileri siyasetteki normalleşmeden rahatsızlık duyup eski kavgalı tartışmaları, günleri geri getirmek istiyor ama ben şunu söylüyorum normalleşme muhalefetin dozunu düşürmek değildir. Normalleşme vatandaşın sorunununu görmemek değildir. Haksızlığa susmak değildir, aksine normalleşme hem müzakere hem mücadele etmek sorunu görmek, en yapıcı muhalefeti yapmak, gerektiğinde meydanları da doldurmak eylem de yapmak sesin en gürünü çıkarmaktır. Buradan sayın Erdoğan’a kendi memleketinde hakaret etmenin tartışmanın, onunla kavga etmenin ne bana ne kendisine ne Rize’ye faydası var. Ancak ben buradan sayın Erdoğan’a kendi memleketinden AK Parti’li, CHP’li, MHP’li, İYİ Parti’li her görüşten hemşehrisinin sesini duyurmaya çay üreticisinin sesini duyurmaya geldim.

“Burada Rize ittifakını, çay ittifakını görüyoruz”

Bugün burada bulunmamızın en önemli sebebi 31 Mart’ta hep birlikte başarı kazandığımız Türkiye ittifakı’nın bize yüklediği sorumluluktur. O yüzden ben Türkiye ittifakının verdiği sorumlulukla buraya geldim. Karşımda sadece CHP’liler değil tüm görüşten Rizeliler buradalar. Biz burada Rize ittifakını, çay ittifakını görüyoruz.

Elbette bir sorun varsa oraya gitmek boynumuzun borcu. Buraya sadece bir siyasi partinin lideri olarak değil, Atatürk’ün verdiği talimatla uzun yıllar çalışılıp çay kanunu çıkarılıp İsmet Paşa’nın titiz emekleriyle çayın babası Zihni Deri’nin bu topraklara çayı kazandırmasıyla yani 100 yıl önce çayı Rize’ye, Doğu Karadeniz’e kazandıran CHP ‘nin genel başkanı olarak geldim. Burada elbette aramızda çok sayıda emekli de var. Geçen hafta emekli mitingindeydik. Dedim ki, ‘her yerden geliyorlar. Ama Rizelilerin haftaya mitingi var. Rize’den gelmese olur’ dedim. Yine çok sayıda emekli vardı. Ama Rizeli emeklileri çok seviyoruz, unutmadık, ben size geldim.

“AK Parti iktidarı boyunca Hollanda kadar ekilir, dikilir topraklar, boş kaldı”

Yıllarca Türkiye’nin bir tarım ülkesi olmasıyla övündük. Ancak son yıllarda bir tarım ülkesi olma vasfını kaybettiğimizi üzülerek takip ediyoruz. Bereketli topraklarımız varken Afrika’da Venezuela’da toprak kiralayıp tarım yapanlar var. Oysa bizim ülkemizde her yıl Trakya kadar ekilir, dikilir toprak. AK Parti iktidarı boyunca Hollanda kadar ekilir, dikilir topraklar, boş kaldı, kaybedildi. İşte bu sebeplerle biz köylünün, çiftçinin, tarımda çalışanların haklarını korurken bu ülke kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘köylü milletin efendisidir’ sözünü hiç unutmuyoruz. Kendi ürünümüzü 1 liraya alıp uluslararası şirketlerin 10 liraya bize sattığı bu düzenden hep birlikte rahatsızız. 2003 yılında çiftçi kayıt sisteminde, ÇKS’de 2.8 milyon çiftçi kayıtlıyken 20 yıl sonra 2.3 milyon çiftçiye düştü 20 yılda nüfus 20 milyon artarken maalesef 500 bin çiftçiyi kaybettik. Hal böyle olunca hal böyle olunca 20 yılda 20 milyon artan nüfus ama 500 bin çiftçi kayıp. 20 milyon ton buğday üretimi varken 2002 yılında 20 yıl sonra aynı miktarda buğday üretimi tarihimizde en fazla et ithalatı bu iktidar döneminde yapıldı. 22 yılda 356 bin ton et ithalatına 1.8 milyar dolar para ayırdı. Son 1 yılda küçükbaş hayvan sayımız 4 milyon azaldı ve i bin yirmi üç yılında küçülen, daralan tek sektör tarım sektörü oldu. Çiftçilerimizin bankalara olan borçları bir yılda tam yüzde 88 arttı. Yine çiftçilerimizin artan borcunun toplamı 652 milyar lşreaya ulaştı. Ülkemizde çiftçilerin yaş ortalaması yükseliyor. Çiftçilerin yaş ortalaması 58, her dört genç çiftçiden 3 tanesi en kısa zamanda tarımı bırakmak başka işlerle uğraşmak istediğini söylüyorlar. İşte bir ülke için beka sorunu o mudur bu mudur demeye gerek yok. Eğer bu ülkede çiftçilerin yaş ortalaması 58 olduysa dört gençten üçü yurt dışına gitmeyi hayal ediyorsa, dört çiftçiden üç tanesi tarım yapmak istemiyorsa işte o ülke için gerçek beka sorunu budur.

“Sorunları çözmek için önce kanuna uyacağız”

Türkiye’de hepimizi ilgilendiren tarımda çiftçilerimize neleri yapmamız gerektiğini, neleri önerdiğimizi söylemeliyim. Çünkü CHP sadece sorunu gören, duyan, söyleyen değil, çözümlerini anlatan, nasıl çözüleceğine öneriler sunan bir partidir. Çiftçilerimizin sorunlarını çözmek için önce kanuna uyacağız. 2006 yılında kanun çıktı. Çiftçilerin gayri safi milli hasılanın yüzde 1’i kadar destekleme verilecekti. Peki hiç verildi mi? Hiç verilmedi. Ne kadar veriliyor? Yüzde 1. binde 2. Öyle olunca toplamda 853 milyar lira alacağınız var devletten. Sadece geçen sene 178 milyar TL ödenmesi gerekirken size ödenmeyen desteklemedir. Bu sene eğer yüzde 1 verilecek olsa alınacak para 410 milyar TL iken bu parayı sizlere, fındık üreticilerine bizi doyuranlara ödemek yerine, çetelere müteahhitlere, zenginlere verenler yazıklar olsun.

Hangi ürüne ne destek verileceği bir yıl önceden ilan edilmelidir. Çiftçi ne ekip biçeceğine ona göre karar vermelidir. Ayrıca bu ürünlerden destek verilen, üretilmesi istenenler için yüksek primli teşvik sistemi oluşturulmalıdır. Sulamada kullanılan elektrik borçları ürün satılınca ödenebilmeleridir. Çiftçimizin banka borçları faizleri tamamen silinip bir kereye mahsus hem tarım borçları, tarım kredisi borçları, hem yüksek faizli diğer borçlar hem de kredi kartı borçlarının faizi silinmeli. Ana para beş yıla bölünmelidir. Çiftçinin elinde kalan ürünler devlet tarafından mutlaka alınmalı. Gıda enflasyonu düşürmek için üretici fiyatını düşürmek yerine üretim maliyetlerini düşürmek ve çiftçilerin çektikleri sıkıntıları bitirmek gerekir.

“Çayı fiyatını tweet atarak fiyat açıklıyorsunuz”

Çaya gelince CHP’nin bugün Rize Meydanı’nda yapmış olduğu bu çay mitingi 100 yıllık bir yürüyüşün geldiği bir noktadır. 100 yıldır buralarda çay tarımı yapılmaktadır. Ancak Türkiye çay tüketiminde birinci sıradayken çay üretiminde beşinci sıradadır. Üzümün çoğu ihraç edilmektedir.Fındıkta benzer durumlar vardır. Ama çayda yerli tüketim yeterince vardır. Sadece çay ithalatını denetleyerek, sınırlandırarak kaçak çaya engel olarak sizin sıkıntılarınız çözülebilir, çare buradadır. 1,5 milyon insan 210 bin aile çayla geçiniyor ve maalesef bugün en büyük sıkıntı cumhuriyet tarihi boyunca en kötü durum buradadır. Bir çay fiyatı açıkladılar. Kim açıklar çay fiyatını? Bakanlar açıklar başbakanlar açıklar. Şimdi bakan yok, başbakan yok. Hükümetin başı gelir açıklar. Senelerce tütün fiyatı, memleketin Manisa’da, Akhisar’da açıklandı. Üretici, fiyatı beğenirse, kasketi havaya atardı gazeteler yazardı Fiyat güzel, kasket havada.

Fiyat beğenilmezse kasketi alırdı yere çalardı. Tütün fiyatı kötü, kasketler yerde. Gelin açıklayın. Ortada kimse yok. Çay fiyatını açıklamayan bir tarım bakanı… Çay fiyatını açıklamayan hükümetin başkanı, cumhurbaşkanı olur mu? Çayı niye tweet atarak fiyat açıklıyorsunuz? Gelin, Rizelinin gözüne bakın 17 lirayı söyleyin. Bakalım kasketler nasıl yere çalınıyor, yazıklar olsun. 17 lira çay fiyatını açıklamaya utanıp tweet attırıyor. 2 lira da destekleme var diyor, seneye Mart’ta Nisan’da… Bugün gübre kaç para? Nisan’da kaç para olacak? O yüzden o 2 lira da bugünün 2 lirası değil ha. Bir sene sonrasının 2 lirası neredeyse… 17 liralık yaş çayın fiyatını Kabul etmiyoruz. Reddediyoruz.

“ÇAYKUR’un zararı çay üreticisinden çıkıyor”

Gündoğdu’da çay bahçesine girdim. Baktım bu güneşte bu uğraş dediler ki bize bunun yağmuru var, ayazı var. Bu kadar bu kadar alın teriyle bu kadar emekle yönetilen bu fiyat çay üreticisine ‘sen artık bu işi yapma, senaradan çekil biz zenginlerle yürüyeceğiz’ demektir. Bunu kabul etmiyoruz… Türkiye duyun bu sesi. Eskiden 1 kilo çay satardık, 1 kilo zeytin alırdık. Şimdi zeytinin kilosu 300 lira. Bir kilo çayla 100 gram zeytin alamıyorsunuz artık geldiğimiz nokta budur. Çaykur’u Varlık Fonu’na devrettiler. Çaykur, Sayıştay raporlarına göre 5 milyar zarar ediyor. Bu zarar çay üreticisinden çıkıyor. Çaykur emekçisinden çıkıyor. Ülkemizin önemli bir çay üreticisi olmasına rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde maalesef ithalattan vazgeçilmedi. 2006 yılından bugüne kadar 475 milyon dolar yani 15 milyar TL’lik çay ithal edilmiş. 15 milyar TL ithale vermek yerine Rizeli. Artvinli, Trabzonlu, Ordulu, Giresunlu çay üreticisine verilseydi, bugünlere gelmezdik. Gerçekten geçmişte çayı satıp, araba alanlar, çayı satıp, çocuk everenler, çayı satıp, düğün yaparlar, şimdi çayı satıp, borçlarını ödeyemiyorlar. Böyle düzene yazıklar olsun.

“Çay kanunu mutlaka çıkarılmalı”

Büyük dertli olanlar var. Çaykur’da çalışan işçiler var. 11 bin ÇAYKUR işçileri var. Çaykur işçileri altı ay çalışıp altı ay boş kalmak istemiyorlar. Çaykur işçisi 20 yıl önce asgari ücretin 4,5 katını alıyorken bugün 1,5 asgari ücrete kadar gerilediler. Bir gerçek şu 1,5 asgari ücret iyiymiş demeyin. Böylelikle Çaykur işçisi asgari ücretin de altında çalışıyor. Çaykur işçisine kadroyu verin 12 ay maaş almalarını sağlayın. Şimdi, geldik, çay üreticisinin sorunları nasıl çözülecek demeye, bunun birinci; bir çay kanunu mutlaka çıkarılmalıdır. Ancak bu kanun hükümetin bir buçuk yıl önce getirdiği çay üreticisini perişan eden, tamamen özel sektörün eline teslim eden uluslararası çay tekerlerinin topraklarımızda egemenlik kurmasını sağlayacak bir teklif olmamalıdır. Biz geçmişte sizin hemşehriniz İstanbul milletvekilimiz Mehmet Pekeroğlu’yla bu dönem sizin evladınız, bizim abimiz Tahsin Ocaklı’yla dört başı mamur, bir çay teklifi verdik. Teklife evet dediğinde, işçinin de sorunu çözülüyor. Üreticinin de sorunu çözülüyor. Rize’nin de yüzü gülüyor. Trabzon’un da Artvin’in de nerede çay üreten varsa yüzü gülüyor. Tahsin bey önergeyi verdi maalesef AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Buradan Sayın Bahçeli’ye Sayın Erdoğan’a Rize’nin, bütün milletvekillerine, Karadeniz’in milletvekillerine sesleniyoruz. Önergeyi vereceğiz, gözünüzün içine bakacağız. Çay üreticisi elini uzatıyor. Bu eli havada bırakmayın. Bu eli boşta bırakmayın. Tutun elimizi tutun.

“Kaçak çayları yakmaya Kemal Bey’i de davet edeceğiz”

Her yıl üretim maliyetlerinin üzerine mutlaka, mutlaka hakkaniyetli bir kar oranı konularak taban fiyat, erkenden açıklanmalıdır. Ayrıca organik çay üreticisinin taban fiyatı da açıklanan fiyatın en az iki katı olmalı ve erkenden açıklanmalıdır. Organik çay desteklenmeli, fiyatı bir an önce açıklanmalıdır. Özellikle gübre olmak üzere desteklenme oranları arttırılmalı, çay üreticisine söz verilen banka promosyon ödemelerine derhal başlanmalı, çay bahçelerinde verimliliğin artması için düşük verimlilikle mücadele yapılmalı, ürün çeşidi arttırılmalı, yurda kaçak yollarla gelen çaylar engellenmelidir. Buradan hatırlayalım. Bir selam yollayalım. Ne diyorduk Kemal Bey? ‘Kaçak çayları getireceğim. Rize Meydanı’nda yakacağım.’ CHP’yi iktidara taşıyacağız. Kaçak çayları buraya getireceğiz, çayları yakmaya, Kemal Bey’i de davet edeceğiz. Kemal Bey’in sözü, partimizin sözüdür. Hep beraber yapacağız. Ham madde alımında kalite kontrol noktalarında yeterli çay eksperi ziraat mühendisi bulunmalıdır. Köy kooperatifleri güçlendirilmelidir. Hem mevsimlik işçilere kadro verilmeli hem de çay üreticisinin örgütlenmesinin önüne geçen sendikal hakları mahkeme kararıyla iptal edilmemeli, üretici sendikasına izin verilmelidir.

Rize’de 160’a yakın özel fabrika var. Bunların pek azının bacasında filtre var. Çayın parasını onlar kazanıyor karasını Rize’nin üstüne taşıyorlar. Bu fabrikaların bacalarına filtre takılacak. Bunu ilgili bakanlık mutlaka denetlemelidir. Nasıl insanlarsınız? Parayı kazanıyorlar, Rize’yi hasta ediyorlar. Sayın bakan, bu işin peşini bırakmam. O filtre takılacak. O denetim yapılacak.”

“Çayda yapılanları fındıkta da yapmaya kalkmayın”

Fındık üreticisinin sorunlarına da değinen CHP Genel başkanı Özgür Özel, sözlerini “Biz fındığın sorunlarını biliyoruz. Fındıkla ilgili sakın çayda yapılanları yapmaya kalkmayın diye uyarıyoruz. Karadeniz’i batısından ortasından doğusuna yalnız bırakmamaya Karadeniz’le birlikte olmaya söz veriyoruz. Hep burada olacağız. Bugün burada olan sosyal demokratlara muhafazakar demokratlara, milliyetçi demokratlara, Rize’nin bütün demokratlarına teşekkür ediyorum. Artık çayın baş tacı olduğu günleri vermek istiyorum. Taputun içinde yaş çay, üreticinin tabutuna çivi çakıldığını görmek istemiyoruz. Artık yüzümüz gülsün Rize’nin yüzü gülsün istiyoruz. Rize’deki AK Partililer, Rize’deki MHP’liler. Buradan gerçek ve doğru çay fiyatını 31 Mart tarihinde yapılan seçimden önce Rize Pazar’da 25 lira olması gerektiğini söylemiştim. Buradan çağrımı tekrarlıyorum. 17 liralık fiyatın üzerine tam 8 lira desteklenme verilmeli. Bu parada en geç Ağustos ayının sonunda ödenmelidir” diye tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpden-rizede-cay-mitingi-ozgur-ozel-rizelinin-gozune-bakin-17-lirayi-soyleyin/feed/ 0
Alman turistler yıllardır aradıkları şifayı Antalya’nın doğasında buldular https://www.haber60.com.tr/alman-turistler-yillardir-aradiklari-sifayi-antalyanin-dogasinda-buldular/ https://www.haber60.com.tr/alman-turistler-yillardir-aradiklari-sifayi-antalyanin-dogasinda-buldular/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:49:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34347 Alman turisteler yıllardır aradıkları şifayı Antalya’da buldular. Mide, diyabet, sedef ve KOAH hastası olan Alman turistler Antalya’nın Akseki ilçesinde bulunan defne yaprağı, kekik, ada çayı, yaban mersini ve yaban zeytini yaprağından şifa buldular. Alman turistler bu bitkilerden yeniden almak için özel olarak Almanya’dan Antalya’ya gelerek Akseki turuna katılıp bu bitkileri temin ettiler.

Side- Manavgat bölgesinde faaliyet gösteren turizm acentesi satış pazarlama sorumlusu Faruk Boztaş, Türkiye’ye gelen turistleri alternatif turizm kapsamında Akseki-İbradı-Ürünlü-Belenalan köylerine gelip, buradaki tarihi doğal güzellikleri ve Altınbeşik Mağarasını gösterdiklerini söyledi.

Yıllardır bu bölgedeki yapmış oldukları çalışmalar neticesinde insanların yaban bitkilerini gösterme fırsatını da bulduklarını söyleyen Boztaş, “Geçen yıl bu bölgeye misafirlerimizi getirdiğimizde bazı misafirlerimizin mersin yaprağı, ada çayı, kekik, defne bitkilerini götürdüklerini tespit ettik. Daha sonradan bize bunlarla ilgili geri dönüşüm yazıları yazdılar. Bizde elimizdeki kaynaklara göre insanlara burada hangi bitkinin ne işe yaradığını tarif etmeye çalıştık. Bu kaynaklar tamamen Türkiye’de çalışılmış olan ve üniversitelerden gelen kaynaklar. Özellikle insanlara bu doğru bilgiyi insanlara doğru vermek açısından bu kitapları getirttirdik” dedi.

“Defne yaprağı KOAH hastalığına iyi geldi”

Geçen yıl Almanya’dan Türkiye’ye gelen ve Akseki turuna katılan hanımefendi eşinin KOAH hastası olduğunu, Akseki’nin Belenalan köyünden aldığı mersin yaprağı çayını kullandığını ve kendilerine defalarca mail atarak kendilerine bu yapraktan göndermelerini istediklerini anlatan Boztaş, “Bunu biz maalesef gönderemedik. Fakat kendisi yeniden Türkiye’ye geldi ve tekrardan bize ulaştı. Aslında onların amaçlarının aynı tura katılmak değil, Belenalan köyüne gelip bu bitkileri almak için geldiklerini söylediler. Kendilerinin Almanya’da birçok baharatçılarda aradıklarını ve Akseki’deki özelliklerde olmadığını söylediler. Kendisinin de aynı zamanda diyabet hastası olduğunu ve bunun içinde defne yaprağını belirli bir beslenme programını uygulayarak defne yaprağını takviye olarak kullandığını ve ilaçları tamamen bıraktığını söyledi. Kendisi artık herhangi bir ilaç kullanmadığını, adaçayı, kekik çayını da soğuk algınlığı, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullandıklarını, bunların ilaçlardan daha iyi geldiğini söylediler. Biz bu bilgileri kendilerinden alıp daha sonrasında diğer misafirlerimize de ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu bitkilerin gerçekten faydasını kendi üzerimizde de görüyoruz. Kendimizde kullanıyoruz. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru saatte kullanıldığı zaman bu bitkiler tamamen şifa kaynağı olarak görülüyor” diye konuştu.

“Akseki bölgesinde bulunan bitkiler şifa kaynağı”

Rakım olarak Akseki bölgesinde bulunan bitkilerin daha şifalı olduğuna dikkat çeken Boztaş, “Biz sonuçta bitki uzmanı değiliz. Bu konuda Türkiye’de çok değerli hocalarımızdan bilgi alışverişinde bulunduk. Kendileri bize bunlarla ilgili kitaplar gönderdiler. O kitaplardan yola çıkarak gelen misafirlerimize taşımaya çalıştık ve bununla ilgili çok olumlu şeyler var. Özellikle Akseki bölgesinde bulunan bitkilerin yapılan araştırma sonucunda sadece bu bölgede toplanan bazı bitkilerin faydasının olduğunu tespit ettik. Kıyı şeridinde toplanan bir defneyaprağı ile Akseki’de topladığımız bir defneyaprağının aynı olmadığını gördük. Dolayısı ile buranın hem hava, hem iklim, hem de toprağındaki zengin mineralleri bu bitkileri tamamen beslediğini inanıyoruz. Bundan dolayı ülkemizde bulunan bitkileri aslında doğru kullanılıp insanlara doğru aktarılmasını ve bunun artık ileride bir ihracat için bire bir sebep olmasını öngörüyoruz. Bu şekilde olursa hem turizme deniz ve kum değil aynı zamanda sağlık turizmine de bir şekilde çevirebileceğimize inanıyoruz. Bu bölgede yaklaşık 4 yıldır bu şekilde çalışmamız var. Artık bu bölgenin insanların meyvesini topladığını görüyoruz. Bu bölgede bulunan insanlar, burada yaşayan insanlar, Yörüklerimiz bu işi benimsediler. Eskiden yanından geçtikleri bitkilere şimdi altın gözüyle bakıyorlar. Umarım ülkemiz açısından da faydalı bir gelişme olur” şeklinde konuştu.

“Yeniden bitki almaya geldim”

Almanya’da yaşayan ve yaşlılar evinde hemşire olan Mandy Freısleben, “Geçen sene bu turu yapmıştım. Bu bitkileri alıp Almanya’ya götürmüştüm. Bu bitkilerin aynısını Almanya’da çok aradım fakat kesinlikle bulamadım. Bitkilerden güzel beklentilerim oldu. Tekrardan bu yıl Almanya’dan gelerek aynı tura katıldım. Tek amacım ise aynı yerden bu bitkileri satın almak oldu. Kendim Adaçayı, defneyaprağı, mersin yaprağını çeşitli hastalıklar için kullandım. Bundan şifa buldum. Bunun için bu tura katılarak Akseki’den bu bitkileri bulup yeniden yerinde aldığım için mutluyum. Zeytin yaprağı çayını mide ve bağırsak sağlığı ve aynı zamanda zayıflamak için kullandık. Mersin yaprağını da KOAH hastalığı için kullandık. Defneyaprağını da kendimde diyabet olduğu için kullandım” diye konuştu.

“46 yıldır hekimin yanında asistanlık yapıyorum”

Almanya’dan gelen Lısa Wanıng (64) ise, “Eniştem geçen yıl burada tura katılmıştı. Bu turda bana hediye olarak mersin yaprağı getirdi. Kendimde yaklaşık 25 yıldır polen alerjisi vardı. Mersin yaprağı çayını içtikten sonra daha sonradan bende bulunan bu kronik rahatsızlığı tesadüfen tedavi ettiğini gördüm. Yılda birkaç defa Türkiye’ye geliyorum. Her sene gelmeye devam edeceğim. Özellikle bu çay için Akseki bölgesine geleceğim. Kendim 46 yıldır hekimin yanında asistanlık yapıyorum. Antialerjik haplar kullanıyordum. Onları kullanınca kendimi yorgun hissediyordum. Şu anda da normalde yazın ilkbahar döneminde Almanya’da polen alerjisinden dolayı dışarı çıkamıyordum. Bu çayı kullandıktan sonra böyle bir sorunum kalmadı. Oldukça mutluyum” dedi.

“12 yıldır sedef hastasıydım, yüzde 95 şifa buldum”

Alman Ralf Eckhardt (68) “Geçen sene acente vasıtası ile tura katıldım. Bana bazı şifalı bitkiler bildirildi. En sonunda mersin yaprağının şifasını duydum. Kendim yıllardır sedef hastalığı ile mücadele ettim. Almanya’da birçok noktaya gittim. Herhangi bir şifa bulma şansım olmadı. Yaklaşık 12 yıldır bu hastalığı çekiyorum. Bu mersin yaprağını 3 hafta düzenli şekilde kullandım. Hastalığımın yüzde 95’ini iyileştirdi. Genç ya da yaşlı olması önemli değil. Bu hastalık herkesi bir şekilde bulabiliyormuş. Kendimde bu konuda şifa aramaya başladım. Sonunda buraya gelerek bu bitki ile tanıştım. Sonrasında 3 hafta düzenli kullandım. Tekrar bu bitkiyi aynı yerden aynı noktadan almak için buraya geldim. Hastalığıma arada bir sadece vücudumun bazı yerlerini nemlendirmesi için krem kullanıyorum. Karın bölgemden daha önce aynı hastalıktan tedavi oldum ve normal tıp tedavisi ile iyi oldu. Fakat sırt bölgesinde bugüne kadar herhangi bir şifa bulamamıştım. Bu bitkiden ise şifa buldum. Yeniden Türkiye’ye gelerek tura katıldım ve bu bitkiyi aldım” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/alman-turistler-yillardir-aradiklari-sifayi-antalyanin-dogasinda-buldular/feed/ 0
Doğu Karadeniz’de çay üreticileri akülü çay kesme motorlarına yöneliyor https://www.haber60.com.tr/dogu-karadenizde-cay-ureticileri-akulu-cay-kesme-motorlarina-yoneliyor/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadenizde-cay-ureticileri-akulu-cay-kesme-motorlarina-yoneliyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:06:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34318

DOĞU Karadeniz’de çay üreticileri, yabancı işçilerin gelmemesi, yevmiyelerin yüksek oluşunun yanında özellikle son yıllarda gençlerin bahçeye girip, hasada yardımcı olmaması nedeniyle, ‘akülü çay kesme motorları’na yöneldi. Bölgede sıkça yaygınlaşıp, sırtta taşınabilen aküyle de beslenen makinelerle günlük 500 kiloya kadar çay toplayan üreticiler, eski makasları rafa kaldırdı; bu yöntemle işçi sorunlarına da çözüm buldu.

Doğu Karadeniz’de Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde, 830 bin dekar alanda 1 milyon üretici aile tarafından emek verilen yaş çay tarımında, 1’inci sürgün sezonu devam ediyor. Yabancı işçilerin gelmediği için yevmiyelerin yükseldiği bölgede, özellikle son yıllarda gençlerin de ilgisiz oldukları bahçelere girmemesi nedeniyle üreticiler, elektrikle şarj edilen ‘akülü çay kesme motorları’na yöneldi. Sırtta taşınabilen aküyle beslenen makineler ile günlük 500 kiloya kadar çay toplayan üreticiler, eski usul makasları ise rafa kaldırdı. Satışı artan akülü motorlarla hızlı ve pratik çay toplayabilen üreticiler, kendi çayını hasat ederek, işçi sorununa da çözüm getirdi.

‘BÖLGEMİZ İÇİN BÜYÜK KOLAYLIK OLDU’

Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, makineli tarımın bölgede yaygınlaştığını belirterek, “Bölgemizde işçi fiyatları çay maliyetlerindeki en etken sebep. Bu yıl makineli tarım oldukça yaygınlaştı. Yabancı işçilerin gelmemesi, yevmiyelerin çok yüksek oluşu, çiftçilerimizi çay kesme motorlarına yönlendirdi. Çok büyük oranda çay kesme motorlarını çiftçilerimiz satın aldılar. Makineler sayesinde hem toplamada kolaylık sağlanıyor hem de daha fazla ürün toplayabiliyorlar. Bölgemiz için çok büyük bir kolaylık oldu. Bundan sonraki dönemlerde eski model çay makasları büyük ihtimalle rafa kalkacak. Bu sayede işçi bulamama sorununa büyük bir oranda çözüm getirdiğini görebiliyoruz” dedi.

‘ÜRETİCİLERİMİZ TARLALARIYLA BARIŞTI’

Makineli tarımla üreticinin, bahçesiyle barıştığını söyleyen Arslan “Bir makine satın alan üreticimiz bir hevesle kendi tarlasına gidip gün içerisinde 300-400 kilo rahatlıkla çay toplayabiliyor. Daha önceki çay makaslarıyla ilkel şartlarla üreticilerimizi yoran bir metot idi. Fakat makineler ile üreticilerimiz kendi çayını kendi toplayabilir konuma gelmiş gözüküyor. Bu da üreticilerimiz açısından çay hasat bedelinin ilimizde kalmasına, milli ekonomiye daha fazla katkı sağlamasına sebep olduğunu görebiliyoruz. Yabancı işçiler geldiklerinde aldıkları yevmiyeleri yurt dışına götürüyordu. Üreticilerimiz makineler sayesinde tarlalarıyla barıştı. Gençlere mesaj göndermek istiyorum; kendi çayını kendin topla, milli ekonomiye faydamız olsun” diye konuştu.

‘YEVMİYECİ ALMAKTAN KURTARDIK’

Akülü çay kesme makineleri ile daha hızlı ve çok çay topladığını anlatan Emine Küçükmustafa, “Motor sayesinde yevmiyeci almaktan kurtardık. Motorla işleri daha çabuk yapıp daha hızlı çay topluyorsun. Eskiden 5-6 kişi kestiğimiz alanı, şimdi 2 kişi kesebiliyoruz. Daha kısa zamanda daha çok çay kesebiliyoruz” dedi.

‘MAKASLA ÇOK AMELELİK ETMİŞİZ’

Kenan Küçükmustafa da “Çay motoru sayesinde 10 saatlik işi, yarı yarıya düşürdük. Yevmiye vermekten kurtulduk. Motor çok kolaylık sağlıyor. Biz zamanında makasla çok amelelik etmişiz. Bunu çıkarandan Allah razı olsun; bizlere büyük kolaylık oldu” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadenizde-cay-ureticileri-akulu-cay-kesme-motorlarina-yoneliyor/feed/ 0
CHP Milletvekilleri Rize’de Çay Mitingine Davet Etti https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekilleri-rizede-cay-mitingine-davet-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekilleri-rizede-cay-mitingine-davet-etti/#respond Fri, 31 May 2024 04:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34027

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – CHP milletvekilleri Rize’de düzenledikleri basın açıklamasında, vatandaşları Pazar günü yapılacak Çay Mitingine davet etti. Milletvekili Tahsin Ocaklı, “İktidar sağır oldu çiftçiyi duymaz oldu. Bu durumda bu tarım sürmez. Bunların asıl hedefi zaten çayın geçim kaynağı olmaktan çıkmasını sağlamak” dedi.

2 Haziran Pazar günü Rize’de düzenlenecek ‘Büyük Çay Mitingi’ öncesinde CHP’li vekiller basın açıklaması düzenledi. İl Başkanlığı binasındaki açıklamaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Adana Milletvekili Ayhan Barut, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı ve İl Başkanı Saltuk Deniz katıldı.

“İçinde sömürünün olmadığı bir çay içmek istiyoruz”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz şunları söyledi:

“Açıklama yaparak çay fiyatlarının asgari 25 TL olduğunu beyan etmiştik ve bu konudaki yapmış olduğumuz açıklamaya, yani beş il başkanın yapmış olduğu açıklamaya, Karadeniz bölgesindeki diğer 20 il başkanı da destek verdi. Hemen hemen her il başkanı kendi bulunduğu noktada çay üreticileriyle dayanışma için açıklamalarda bulundular, basın açıklamaları yaptılar. Bazı yerlerde de hem sokakta hem de alanlarda açıklama yaptılar. Çay üreticileriyle Karadeniz bölgesindeki il başkanlarının ortak bir dayanışmasını bu dönem birlikte örgütlemiş olduk. Yaşananlar sadece çay üreticilerinin sorunu değil aynı zamanda çayı içen insanlar için de bir sorun. İçinde sömürünün olmadığı, adaletin olduğu, insan haklarının yenmemiş olduğu çay üreticilerinin yoksullaşmadığı bir çayı içmek noktasında da çay üreticileri Karadeniz bölgesindeki tüm il başkanlarıyla bir ortak dayanışma örgütledik. Zaten bu amaçla da 2 Haziran’da yapılacak olan çay mitingi de beş il başkanının ortak talebi noktasında Genel Başkanımıza iletmiş olduğumuz bu talebin kabul edilmesi üzerine Rize’de bir bölgesel miting yapılması kararı alındı.”

“Türk çayını yok etme politikasıdır”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem ise şunları söyledi:

“Bir yürüyüş gerçekleştirdik. Onların haykırışlarını, onların ürettikleri ürünün para etmemesi karşısında üretimden vazgeçme noktasına geldiklerini gördük ve bir çağrıda bulunduk; orada sesi büyük gücü yüksek bir halk topluluğuyla birlikte bir açıklama yapmıştık. O zamanda biz Sayın Cumhurbaşkanı’na Rizeli olduğunu hatırlatarak çay üreticilerine sahip çıkmaları gerektiğini söylemiştik. Burada yapılan tarımsal politika bize şunu gösteriyor; tütün üreticisini yok ettikleri gibi maalesef yerli çay üreticisini de yani Türk çayını da yok etme politikasıdır. Biz bu politikalardan tamamen vazgeçilmesini hatta tarım politikasını millileştirmek istiyoruz çünkü son dönemlerde çok sayıda bakan değişti. Değişen bakan sayısını bile hatırlamakta güçlük çekiyoruz. Maalesef merkezi hükümetin bir milli politikası, tarım politikası maalesef yok. Çiftçimiz girdi maliyetleri altında ezilmiş. Her bölgede öyle; Akdeniz bölgesinde de öyle İç Anadolu Bölgesi’nde de öyle Rize’de de fındık, çay üreticileri öyle. Hatta Karadeniz’in en büyük üretimlerinden biri olan, dünyada rekoru elimizde bulundurduğumuz fındık üreticisi bile çok kötü durumda onlar da isyan halinde. Biz sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in isteğiyle bugün buradayız 2 Haziran günü de büyük bir miting büyük bir halk buluşması gerçekleştirip çay üreticisinin derdini tekrar tüm Türkiye’ye anlatmak üzere burada buluşacağız.”

“Çay, 10 bin lira maaş alan emeklinin içeceğidir”

CHP PM Üyesi ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal şu ifadeleri kullandı:

“Çay meselesini konuşuyoruz. Aslında çay meselesi sadece bir milyon kişinin sadece çayla uğraşan emekçinin değil; 86 milyon hatta sığınmacılarla beraber, turistlerle beraber günde 100 milyon insanın içeceği. Türkiye halkı, dünyada kişi başına en çok çay tüketen ülke. Yaklaşık 3 kilogram kuru çay tüketen bir ülkeyiz. Bu şu demek; bu ülkenin insanı, iktidarın uyguladığı yanlış ekonomik politikalar altında ezilirken aslında sığınacağı bir içecek var onun adı da çay. En ucuz olup 10 bin lira emekli maaşı alan emekçinin, emeklinin gerçekten geliri olmayanın aslında yine de en ucuz bir şekilde içebileceği, kahvelerde insanların en rahat içebileceği tek içecek çay. Şunu demeye çalışıyorum; çay aynı zamanda bu ülkede yaşayan bütün insanların temel sorunu ve Karadeniz çayı dünyanın en önemli çaylarından biri çünkü dünyada kar alan, dinlenen uyuyan daha sonra yeniden canlanan tek çay. Organik açısından da dünyanın tek organik çaylarından en önemlisi olarak söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu mesele sadece çiftçinin sadece üreticinin meselesi değil. Pazar günü yani 2 Haziran’da yapılacak olan miting aynı zamanda iktidarın bu topraklarda hem de işaret edildiği gibi cumhurbaşkanının memleketinin en önemli ürünü olan çayla ilgili ortaya koyduğu tutumun da bir karşılığı olacaktır.”

“Çayın geçim kaynağı olmaktan çıkmasını istiyorlar”

CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı şunları söyledi:

“Bir üreticiyi korumanın temel yolu aslında kanunlarla yazıp onu Meclis’ten geçirmektir yani kanunlaştırmaktır. Ben bunun önce iktidar partisi milletvekillerinin hazırlamasını ve bölge yararına onların hazırladığı teklifi de bizim desteklememizi önerdim. Bunun için de biraz zaman ve fırsat verdim. Onlardan böyle bir ilerleme veya teklif gelmeyince de biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir çay kanunu teklifi verdik hepinizin bildiği gibi iktidarın ve destekçilerinin oylarıyla reddedildi. Arkadaşlar hikaye şu; çiftçi diyor ki; ‘benim maliyetim 18 liranın üstünde sen bana 17 lira verdiğin zaman bu sürdürülebilir tarım olmaktan çıkar, o yüzden biz parlamentoda onlar bahçede her yerde bu derdi anlatıyoruz yanlışlığını ortaya koymaya çalıyoruz, düzeltme istiyoruz. Peki ne diyor bununla ilgili Çaykur Genel Müdürü; ‘maliyet hesaplarımızı kimseyle paylaşmayız. Sizin nasıl maliyet hesabı yaptığınızı Çaykur Genel Müdürü bize söylemez, milletvekilin söylemez, Cumhurbaşkanı, tarım bakanınız söylemez. Sizin hesaplarınızda bir yanlışlık var. Koyalım bir masanın üstüne gübre maliyeti işte üretimle ilgili çayın sofranızdan veya boğazınıza gelene kadar bütün maliyetlerini koyalım ortaya eğer bizim dediğimiz çıkmazsa vermeyin. Bunları anlatmak üzere de Sayın cumhurbaşkanından da randevu istedim hem telefonla hem de faks yoluyla. Ondan cevap gelmez, teklif veririz çıkmaz, Meclis’e söyleriz dinlenmez. İktidar sağır oldu çiftçiyi duymaz oldu. Bu durumda bu tarım sürmez. Bunların asıl hedefi zaten çayın geçim kaynağı olmaktan çıkmasını sağlamaktır.”

“Tarıma vurulan darbe hiçbir dönemde bu kadar olmamıştır”

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut da şöyle konuştu:

“Dünyada kendi kendine yeten bir dönem yedi ülkeden biriyken bugün ne acıdır ki Türkiye’nin kuzeyinde çay üreticisiyle, fındık üreticisi, güneyinde narenciye üreticisi buğday üreticisi, pamuk üreticisi, batısında incir üreticisi, üzüm üreticisi, doğusunda da hayvan üreticisi perişan halde. Bu dönemde tarıma verilen desteklerin yetersiz olduğunu düşündüğümüz gibi aynı şekilde bu yapılacak olan mitingin de bölgemiz açısından ülke tarımı açısından oldukça önem arz ettiğini biliyoruz. Biz biliyoruz ki, çay ve fındık Karadeniz ekonomisinin bel kemiğidir, temelidir. Tarımı yok sayan aslında ülke güvenliğini yok sayar. Bence bu son dönemlerde sıkça bahsedilen beka sorunu bence bugün tarımda beka sorunu var çünkü üretmeyen toplum bağımlı hale gelir gıda güvenliği tehlikeye girer diye düşünüyorum. Özellikle iş başındaki AKP iktidarı döneminde de tarıma vurulan darbe hiçbir dönemde olmadığı kadar yapılmıştır. 22 yılda şu anda ülkemizdeki bütün tarım kesimdeki üreticiler geriye gitmiştir ve ürettiği ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmıştır. Bugün çay üreticisinin maliyetini biliyoruz 21- 25 TL fiyat vermesi gerekirken 17 Lira + 2 lira fiyat vermesi son derece komiktir son derece çay üreticisine yapılan büyük bir darbedir diyorum. Bu fiyatın derhal revize edilmesi gerekiyor. Aradaki farkın primle ya da fiyat revizesi ile yenilenmesi gerekiyor çünkü önümüzdeki yıllarda üretimini yapabilmek açısından bu son derece önemlidir diyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekilleri-rizede-cay-mitingine-davet-etti/feed/ 0
Öğretmenlerin Çay Makinası Tepkisi https://www.haber60.com.tr/ogretmenlerin-cay-makinasi-tepkisi/ https://www.haber60.com.tr/ogretmenlerin-cay-makinasi-tepkisi/#respond Wed, 29 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33728 OGÜN AKKAYA

(ANKARA) – Karabük Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce okullara gönderilen, tasarruf gerekçesiyle çay makinalarının, ısıtıcıların kullanılmaması talimatını içeren yazı öğretmenlerin tepkisini çekti. Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, “Bu tasarruf kararı karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes karara tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” dedi.

Kamuda Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin yayımlanmasının ardından, Karabük’te Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara yazı gönderdi. Yazıda, tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda ısıtıcı ve çay makinası kullanılmaması istendi.

Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, “Bu tasarruf kararı karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes kaymakamlık kararına tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” dedi.

“Bu genelgenin geri çekilmesini talep ediyoruz”

Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, ANKA HAber Ajansı’na, Safranbolu Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Said Nuri Odabaşoğlu’nun imzasını taşıyan yazıya ilişkin, “Zaten biz çayımızı, şekerimizi, kahvemizi evimizden getiriyoruz. Her zaman olduğu gibi memurdan, emekçiler üzerinden tasarruf etmeye çalışıyorlar. Dinlenme anımızda, tenefüste içtiğimiz çaya, kahveye göz diktiler. Ekonomiyi bizim sırtımıza yüklemeye çalışıyorlar. Bu tasarruf kararı, karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes kaymakamlık kararına tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” değerlendirmesini yaptı.

Çelik, “Bir bardak çayla mı tasarruf olur makam araçlarıyla mı olur. Bir fincan kahveyle mi tasarruf olur, yazlık kışlık saraylarla mı? Bir bardak çayla mı tasarruf olur vergi aflarıyla mı tasarruf our? Burada fatura yine eğitim emekçilerine kesilmiş durumdadır. Bu genelgenin bir an önce geri çekilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Öğretmenin çayına göz diktiler”

Daha önce Türkiye genelinde okullarda çay ve ısıtıcı gibi makinelerin kullanılmamasına yönelik girişimler olduğunu söyleyen Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da şöyle konuştu:

“Sadece kantinlerden çay alınması uygulaması yapılmak istendi. Tasarrufa buradan başlayamazsınız. Tasarruf adı altında öğretmenin içtiği çaya, bir bardak suya göz diktiler. Emekçiden, memurdan, dar gelirliden tasarruf etmeleri isteniyor ama ülkenin kaymağını yiyenlerden bir beklenti içerisine girilmiyor. Kendini cumhurbaşkanı gören kaymakamlar çok fazla. Bu tavrı doğru bulmuyoruz. Öğretmenlere ‘yaya gidin, çay içmeyin, ekmek yemeyin’ deniyor. Böyle tasarruf olur mu?”

Okullara gönderilen genelge

Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen genelgede şu ifadeler yer aldı:

“İlçemiz, İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün yazısında belirtilen Tasarruf Tedbirlerinin uygulanması hususunda uyarılar yapılmış olup, ilgi (b) emir ile kamu hizmetlerinin bütçe sınırları içinde kalınarak ayrılan kaynaklar üzerinde harcama yapılmasına yol açılmadan azami tasarruf içinde anlayışı içinde yerine getirilmesi, hususu hatırlatılarak kamu binalarında ısıtıcı çay makinası vi cihazların kullanılmaması, konunun kurum amirleri tarafından hassasiyetle takip edilmesi, azami tasarruf tedbirlerine riayet edilmesi, gerekli denetim yapılması, tespit edilen aksaklıklara disiplin hükümlerine göre işlem yapılması, aykırılık tespit edilen hususlar ve yapılan çalışmalar hakkında düzenlenecek raporun 29.05.2024 tarihi saat 12.00’ye kadar Müdurlüğümuze sunulması,

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığının ilgi (d) yazı ekenden alınan 2024/7 sayılı “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi ilişikte gönderilmiştir. Bu çerçevede ilgi (d) emirde belirtilen resmi taşıtların mevzuat hükümlerine uyulması, resmi taşıtı olan okul/kurumlarımızın taşıtlarına derhal “Resmi hizmete Mahsustur ibaresine yer vermelerini, ibare fotoğrafını ve araç tasarruf tedbirlerini raporlaştırarak Müdürlüğümüze ivedi göndermeleri hususlarında; Gereğini bilgilerinize önemle rica ederim”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ogretmenlerin-cay-makinasi-tepkisi/feed/ 0
Elektrikli Çay Motorlarıyla Yeni Nesil Çay Torbaları Yoğun İlgi Görüyor https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/ https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/#respond Wed, 29 May 2024 21:16:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33663 Teknolojinin gelişmesiyle elektrikli çay kesme motorları sonrası geleneksel yöntemleri terk eden çay üreticileri yeni nesil çay torbalarını yoğun olarak kullanıyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 1. sürgün çay sezonu hız kesmeden devam ediyor. Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun bölgelerinde çay müstahsilleri çay tarım arazilerine girerek bir an evvel çaylarını toplayıp satmak istiyor. İlk çay dikildiği tarihten bu yana toplaması değişen teknolojiyle birlikte çay müstahsillerinin işini daha da kolaylaştırıyor. İlk zamanlarında ellerle toplanan çaylar bir dönem sonra çay makasları ile toplandı. 1980 ihtilali öncesinde ise fabrikaların çay işleme kapasiteleri müstahsillerin verdikleri çayları karşılamadığından, çayda kalitenin artması bahane gösterilerek ‘çay makasları çaya zarar veriyor’ gerekçesi ile yasaklandı. Yasaktan yıllar sonra ise bu yasak Rizeli Milletvekilleri’nin girişimi ile kaldırılarak yeniden çay makası ile toplanmaya başlandı.

Çay bugünlerde ise çay motorları ile toplanmaya başlandı. İlk etapta benzinli olan çay motorları ‘çayda egzoz ağzı bıraktığı’ gerekçesiyle yasaklandı. Bu kez benzinli çay motorları yerini elektrikli çay motorlarına bıraktı. Çayda toplama yöntemleri değiştikçe taşıma metotları da değişmeye başladı. Elle toplanan çay sepetlerle taşınırken, makasla toplanan çaylar için sırtta taşınabilen çay torbaları çıktı. Şimdi ise çay motorları ile toplanan çaylar için ağız kısmı plastik su borularından yapılan, tek elle tutulabilen torbalar piyasaya sürüldü. Çay motorunu tek elle rahat hareket ettiren çay müstahsilleri diğer elleriyle tuttuğu bu yeni çay torbalarını rahatça dolduruyor ve çay toplama işlemini daha da hızlandırıyor. Hal böyle olunca eski sırta takılan torbalar da çay sepetleri gibi tarih oluyor.

“Sırta alıp da taşıma yok”

Çay toplama işleminin teknoloji ilerledikçe daha rahat bir hal aldığının altını çizen Rizeli esnaf Tahsin Çelik “Genelde teknoloji o kadar ilerledi ki artık bu işi elektroniğe kadar döktü. Eskiden elle toplanırdı ve ellerde darp izleri olurdu. Doktorun müdahalesine kadar gidilirdi. Ondan sonra makaslar çıktı. Bir ara yasaktı. Şu anda teknolojinin tam ilerlediği şeyde motorlarımız çıkmış. İşte teknoloji ilerlediği müddetçe daha kolaylık oldu. Şarja takılıyor, 7-8 saat şarjlı gidiyor. Tek elle tutularak makineyle beraber toplanıp hazneye dolduruluyor ve elde taşınarak yuvarlama sepetlerine konuyor. Yuvalama sepetlerine konduktan sonra ağzı bağlanıp ilimizin coğrafi yapısı çok rampa, bayır olduğu için yukarıdan aşağıya doğru en kısa yerden yuvarlanarak taşıma işleri yapılıyor. Sırta alıp da taşıma yok” dedi.

“En son sistem bu”

İnsanların yeni çıkan çay motorları ve buna ek olarak piyasaya çıkan tek elde tutulan torbalar ile çok rahat bir sezon geçirdiğini kaydeden Çelik “Şuanda en son sistemdir bu. Bundan sonra artık ne çıkar bilemem. Çok engebeli, çok rampa insanların müşkülat ve fiziki yapısı pek uygun olmadığı yerlerde büyük kolaylık. Diğer sırtta taşınan çay torbalarının satışı tamamıyla azaldı. Çünkü elle toplamak yok, sırtta taşıma yok. Tabii ki çok daha rahatlık oldu. Çay sezonu zaten 3-5 ayda bitirilmesi gereken bir olaydır. Günübirlik herkes kendi çayına girdi ve bu şekilde çok daha rahat etti. Bir günde mesela 200 kilogram toplanan yerden şu anda 1 ton kadar çay toplanabiliyor makineyle beraber” ifadelerini kullandı.

“Elle tutulan çay torbalarını şuanda yok satıyoruz”

Çay müstahsillerinin fiyat farkına bakmadan daha kullanışlı olan yeni nesil çay sepetleri ve torbalarına yöneldiğini ifade eden Orhan Yanık isimli esnaf “Tek elle tutulabilen çay torbalarını ise şu an şu anda yok satıyoruz. Terzimizde, bekliyoruz yeni ürünleri. İnşallah gelince satacağız. Torbalar 60 TL’den satıyoruz. Büyük sepetlerimizi 150 TL civarında satıyoruz. Ufaklarını 125 TL’den satıyoruz. Sırta takılan çay torbalarını artık kimse ilgi göstermiyor” şeklinde konuştu. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/feed/ 0
ÇAYKUR Genel Müdürü Alim: Çayda kota uygulaması başlattık https://www.haber60.com.tr/caykur-genel-muduru-alim-cayda-kota-uygulamasi-baslattik/ https://www.haber60.com.tr/caykur-genel-muduru-alim-cayda-kota-uygulamasi-baslattik/#respond Sat, 25 May 2024 03:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33031 GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, “Bu yıl ilk defa çay bölgede her yerde aynı anda başladı ve halen devam ediyor. Düne kadar kontenjan uygulanmaması için kapasiteyi bayağı zorladık. Birkaç gün daha ister istemez aşırı bir yoğunluk olunca hatta alımlarımız iki katına çıkınca, 12 bin ton gibi bir stokumuz olunca dekara 50 kilo alım uygulaması başlattık” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 11 Mayıs’ta açıkladığı 2024 yaş çay alım fiyatı, Rize’nin Fındıklı ilçesinde ‘Büyük Çay Yürüyüşü’yle protesto edildi. Protestonun ardından ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, çayda kota uygulaması ve yaş çay fiyatı konusunda basın açıklaması yaptı.

“Niyetimiz üreticimizden yana olmaktı…”

Alim, şöyle konuştu:

“”Bu yıl ilk defa çay bölgede her yerde aynı anda başladı ve halen devam ediyor. Düne kadar kontenjan uygulanmaması için kapasiteyi bayağı zorladık. Birkaç gün daha ister istemez aşırı bir yoğunluk olunca hatta alımlarımız iki katına çıkınca, 12 bin ton gibi bir stokumuz olunca dekara 50 kilo alım uygulaması başlattık. Amacımız üreticimizi daha rahat satacakları şekilde çaylarını alabilmek, rahatlıklarını öne çıkarmak. Niyetimiz üreticimizden yana olmaktı, öyle de devam ediyor. 50 kilogramlık dekar başına uygulamaz zaten kontenjanda sayılmaz. Bu şekliyle alımlarımız devam ediyor, inşallah böyle devam edecek. ÇAYKUR olarak biz her zaman üreticimizin yanındayız. Ancak üreticimize de acele etmeden, normal rutin şartlar altında alımların devam edeceğini, her zaman üreticilerimizin yanında olduğumuzu bilmelerini isteriz. Tabii ki bizim de kapasitemiz 9 bin 250 tondur. Bunun üzerine çıkan alımlar olduğu zaman ister istemez zorlanıyoruz. Hiç kimsenin çayını dışarıya bırakmayacağımızı söylüyoruz, üreticimizin yanındayız, nakliyecimizin yanındayız, yükleyicinin yanındayız herkesin yanındayız.”

“Zammı biz de bekliyoruz. Vakti saatini bilmiyorum”

Yaş çayla kuru çay zammı aynı anda açıklanıyordu. Biz bir denge kurmuştuk, gidiyorduk. Bu sene de aynı şekilde arz ettik. Talebimiz doğruda karşılandı, değerlendiriliyor. Muhtemelen olacaktır. Ama biz de bekliyoruz. Vakti saatini bilmiyorum. Bugün zam olsa önceki seneden kalan çayımızı da zamlı satmış olacağız. Biz şu anda önceki yıldan kalan çayımızı satıyoruz. Hani bu seneki çay henüz pakete koymadık. Bunu koyunca zararlı olacak. Bu seneki üretim girdimi zarar tabii ki ister istemez gözükebilir ama açıklanacağı zaman artık aradaki farkı kapatırız.”

“Stoklarımızı eritene kadar”

ÇAYKUR Genel Müdürü Alim, çayda kota uygulamasına neden geçtiklerini ise “Uygulanmaması için çok uğraştık ama herkes Cumartesi-Pazar gidip 11 ton, 12 ton çay toplarsa sonuçta bu çay devletin malı 85 milyonun hakkı var sahip çıkmamız lazım 12 tonu geçince 50 kilo dekar başına alım yapalım dedik. 50 kilo birkaç günlüğüne stoklarımızı eritene kadar” diye açıkladı.

“Maliyet hesabı bizde kalsın”

Yusuf Ziya Alim, “Maliyet hesabı bizde kalsın, sonuçta biz bir maliyet hesabı yaptık, bakanlığımıza sunduk, bakanlığımızın kendisi de bir maliyet hesabı yaptı, Maliye Bakanlığı da bir maliyet hesabı yaptı, sonuçta değerlendirildi. Enflasyonun da altına kalmayacak şekilde biliyorsunuz enflasyon yüzde 69 ve yüzde 69’da zam verilerek de belirlenmiş oldu ama bize bana deseler ki 30 TL yaptık isterim ben 50 TL yaptık yine isterim ben ama birde Türkiye genlerinde ki gerçeklere bakmak lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/caykur-genel-muduru-alim-cayda-kota-uygulamasi-baslattik/feed/ 0
ÇAYKUR, organik çaya getirdiği yeni düzenleme ile ‘organik olmayan çayın organikmiş gibi satılmasının’ önüne geçti https://www.haber60.com.tr/caykur-organik-caya-getirdigi-yeni-duzenleme-ile-organik-olmayan-cayin-organikmis-gibi-satilmasinin-onune-gecti/ https://www.haber60.com.tr/caykur-organik-caya-getirdigi-yeni-duzenleme-ile-organik-olmayan-cayin-organikmis-gibi-satilmasinin-onune-gecti/#respond Sat, 25 May 2024 01:51:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32988 ÇAYKUR, organik çaya getirdiği yeni düzenleme ile ‘organik olmayan çayın organikmiş gibi satılmasının’ önüne geçti.

İklim şartları nedeniyle Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun’da toplanan çaylar fabrikalarda yoğunluk oluşmasına neden oldu. Bu nedenle ÇAYKUR kontenjan uygulamasına geçti. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 4 Mayıs’ta başlayan yeni çay sezonunu değerlendirdi. Üreticilere dair birçok konuya açıklık getiren Alim, aynı zamanda ÇAYKUR’un organik çay konusundaki yeni uygulamasını da anlattı. Bu yıl tüm bölgelerde yaş çayın aynı anda gelmesiyle fabrikalarda yığılma olduğunu ve bu nedenle kontenjan uygulamasına geçildiğini kaydeden Yusuf Ziya Alim, “Bu yıl ilk defa çay bölgede her yerde aynı anda başladı ve halen devam ediyor. Düne kadar kontenjan uygulanmaması için kapasiteyi bayağı zorladık. Birkaç gün daha ister istemez aşırı bir yoğunluk olunca, hatta alımlarımız iki katına çıkınca, 12 bin ton gibi bir stokumuz olunca dekara 50 kilo alım uygulaması başlattık. Amacımız üreticimizi daha rahat satacakları şekilde çaylarını alabilmek, rahatlıklarını öne çıkarmak. Niyetimiz üreticimizden yana olmaktı, öyle de devam ediyor. 50 kilogramlık dekar başına uygulama zaten kontenjanda sayılmaz. Bu şekliyle alımlarımız devam ediyor, inşallah böyle devam edecek” dedi.

Üreticilerin tüm çayını almakta kararlı olduklarını ancak çayını kısa sürede bitirmek isteyen üreticiler nedeniyle fabrikalarda yoğunluk oluştuğunu kaydeden Alim, “ÇAYKUR olarak biz her zaman üreticimizin yanındayız. Ancak üreticimize de acele etmeden, normal rutin şartlar altında alımların devam edeceğini, her zaman üreticilerimizin yanında olduğumuzu bilmelerini isteriz. Tabii ki bizim de kapasitemiz 9 bin 250 tondur. Bunun üzerine çıkan alımlar olduğu zaman ister istemez zorlanıyoruz. Az önce de söylediğim gibi bu zorluğu bile göze alaraktan hani hiçbir uygulama yapmadan devam edelim istedik ama üreticilerimiz bir cumartesi pazarda çayını bitirmeyi hedefliyor. Hepimiz aynı zamanda çay üreticisiyiz. 2 günde çayın bitmeyeceğini hepimiz biliriz. Ama normal bir şekilde devam etmesi durumunda çayın tamamını almaya kararlı olduğumuzu da söylüyoruz. Hiç kimsenin çayını dışarıya bırakmayacağımızı da söylüyoruz. Üreticimizin yanındayız, nakliyecimizin yanındayız, yükleyicinin yanındayız, herkesin yanındayız. Çay için yapılabilecek ne varsa biz kurum olarak bunları yapmaya hazırız. Hazırlıklarımızı yapmışız” dedi.

“Bu sene önceki yıllara bakıldığı zaman iyi bir fiyat aldığını gösterir”

Yaş çay taban fiyatının dolar bazında geçtiğimiz yıllara göre daha fazla bir zam aldığını dile getiren Alim, “Fiyat konusunda da bazı sıkıntılar oluyor. Yıllar itibarıyla bakıldığı zaman resmi olarak ben size fiyat konusunda bilgi vereyim istiyorum. Hani hep dolar bazından bahsediyoruz ya. Dolar şöyle oldu, böyle oldu. Mesela bu seneki artışımız dolar üzerinden bakıldığı zaman 59 sent, geçen sene 56 sent, daha önceki sene 43 sent, daha önceki sene 46 sentti. Yani bu sene önceki yıllara bakıldığı zaman fiyatlama konusunda üreticimizin daha da iyi bir fiyat aldığını gösterir” şeklinde konuştu.

“Az da verse, çok da verse dekar başı destek alacak”

Geçtiğimiz yıllarda organik çaya verilen destek kilogram başına hesaplanırken bu yıl ÇAYKUR yeni bir düzenleme ile üreticilerinin karşısına çıktı. Bundan sonraki yıllarda desteklemeyi kilogram başına hesaplamayacak olan ÇAYKUR dekar başına hesaplayacak. Böylelikle organik olmayan çayın organikmiş gibi satılmasının önüne geçilmiş olacak. Bazı iyi niyetli olmayan vatandaşların normal çayı organik çay gibi satma düşüncesine karşı yeni bir sistem geliştirildiğinin altını çizen Alim, “Üreticilerimizin hepsini kapsamasın, yani yanlış bir şekilde bir şey söylemiş olmayayım ama hani konvansiyonel alıp organik diye satmak gibi isteyen kişiler olabiliyordu. Biz dekara destek vererekten hiç kimseyi o yola yönlendirmek istemedik. Hani herkes çayını verecek. Az da verse, çok da verse dekar başı destek alacak. Bu da geçen sene verdiğimiz desteğin altında kalmayacak. Zaten bu hemen mayıs ayında belirlenmiyor. Mesela geçen sene de bunu biz 7-8 yıldır, toplanan çayın akabinde iki ay geçiyor. 2 ay sonra teşvikini ödüyoruz. Her sene böyle” dedi.

“Zammı biz de bekliyoruz”

Yaş çay taban fiyatı ile açıklanması beklenen kuru çay zammının henüz açıklanmadığının hatırlatılması üzerine Alim, “Yaş çayla kuru çay zammı aynı anda açıklanıyordu. Biz bir denge kurmuştuk, gidiyorduk. Bu sene de aynı şekilde arz ettik. Talebimiz doğrudan karşılandı, değerlendiriliyor. Muhtemelen olacaktır. Ama biz de bekliyoruz. Vakti saatini bilmiyorum. Bugün zam olsa önceki seneden kalan çayımızı da zamlı satmış olacağız. Biz şu anda önceki yıldan kalan çayımızı satıyoruz. Hani bu seneki çayı henüz pakete koymadık. Bunu koyunca zararlı olacak. Bu seneki üretim girdi mi zarar tabii ki ister istemez gözükebilir ama açıklanacağı zaman artık aradaki farkı kapatırız” şeklinde konuştu. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/caykur-organik-caya-getirdigi-yeni-duzenleme-ile-organik-olmayan-cayin-organikmis-gibi-satilmasinin-onune-gecti/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Afrikalı çay işçileri yeniden görülmeye başlandı https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-afrikali-cay-iscileri-yeniden-gorulmeye-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-afrikali-cay-iscileri-yeniden-gorulmeye-baslandi/#respond Tue, 21 May 2024 21:22:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32650 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay hasadında geçtiğimiz yıllarda yoğun olarak görülen Afrikalı çay işçileri yeniden çay bahçelerinde görülmeye başladı. Günlük en az 2 bin TL yevmiye alan ve çalışkanlıkları ile dikkat çeken Senegalli çay işçileri yörede herkes tarafından seviliyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaş çay sezonunun birinci sürgün döneminin başlamasıyla üreticiler geçtiğimiz günlerde çay bahçelerine girdi. Geçmiş yıllarda Gürcistan’dan gelen işçilerle gerçekleştirilen çay toplama işlemlerinde son yıllarda çalışkanlıkları nedeniyle özellikle Afrika’dan ve daha çok da Senegal’den gelen işçiler tercih edilmeye başlandı. Sabahın erken saatlerinde bahçeye giren Senegalli işçilerin günlük ücretinin en az 2 bin TL olduğu öğrenildi.

“Ton işi olduğu zaman günlük 5 bin 500 TL oluyor”

Trabzon’un Of ilçesinde 3 yıldır çay toplama işlemi gerçekleştiren Senegalli Süleyman Akbay, 3 yıl önce çay toplamaya başladığını söyledi. Akbay “İlk yılımda Of’ta bir amcamız vardı. 2 yıl boyunca onların yanında çalıştım. Bu yıl 3. yılım oldu. Türkiye’de ilk yılımda İstanbul’daydım, çay sezonu olunca Trabzon’a geldim. Artık burada duruyorum. İlk çay toplamaya makasla birlikte başlamıştım. Sonra baktım ki herkes motorla kesiyor ben de gidip motor aldım. Senegal’den arkadaşlarım geçen sene geldiler. Onlara çay toplamayı ben öğrettim. Bu yıl yeni gelen arkadaşlarımızda oldu. Memleketten alışık olduğumuz için buradaki çay bahçelerinde çok zorlanmıyoruz. Sıcak havalarda bakıyoruz burada yaşayan vatandaşlar oturuyorlar ama biz çalışıyoruz. Senegal’den buraya çay toplamaya gelmek isteyenler oluyor. Maalesef kolay bir şekilde gelemiyorlar. Burada ton işi çalışıyoruz. Fiyatlar değişiyor. Ton işi olduğu zaman 5 bin 500 TL oluyor. Günlük en az bir ton topluyorum. Çay sezonu bittikten sonra Trabzon’da kalıyorum. Burada limanlarda çalışıyorum. Artık Of’luyum” dedi.

“Bize her yer Trabzon”

2 yıl önce Türkiye’ye geldiğini belirten Senegalli İsa Bah ise “İlk kez bu yıl çay toplamaya başladım. Süleyman arkadaşımız bana çay toplamayı öğretiyor. Çay toplamak çok güzel. Allah’a şükür buradakiler çok iyi. Çay sezonu bittikten sonra tekrar İstanbul’a gideceğim. Fabrikada çalışıyorum. Günde yaklaşık 500 kilogram çay kesiyoruz. 3 hafta daha burada çay toplayacağım. Bende artık Trabzonlu oldum. Bize her yer Trabzon” şeklinde konuştu.

Senegalli Mustafa Lo ise geçen yıl çay toplamaya başladığını kaydederek “İnşallah bu yıl çay toplamaya işi bitene kadar buradayız. Burada insanlardan çok memnunuz. Herkes bize iyi davranıyor. Burada kendi memleketimizdeymiş gibi hissediyoruz” diye konuştu.

Gineli İbrahim Yello ise Trabzon’da çok mutlu olduğunu ve çay toplama işine ilk kez bu yıl başladığını söyledi.

“Yevmiyeyi duyan buraya gelmeye başladı”

İstanbul’dan çay toplamak için memleketine gelen Trabzonlu Erkan Karamustafa ise sezonun başladığını ancak yorucu olduğunu dile getirerek “Çay kırmaya devam ediyoruz. Bu sene biraz kuraklık olduğu için verim düştü. Filizler çok büyümedi. Allah bereket versin. Yevmiyeyi duyan buraya gelmeye başladı. Biz hiç rahatsız değiliz. Herkes kıramıyor. Yaşlısı, hastası var. Gençler artık köylere gelmeyi bıraktılar. Geçmiş yıllarda Gürcistan’dan gelip burada çay topluyorlardı. Artık bizim paramız onlarda değersiz olduğu için gelmiyorlar. Önceden Gürcistan’dan doktor gelip ‘burada 3 ayda kazandığımı 1 sene orada geçiniyorum’ diyordu. Artık çay toplama işini bıraktılar” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-afrikali-cay-iscileri-yeniden-gorulmeye-baslandi/feed/ 0
Çay Üreticileri Tarım Bakanlığı’nın Açıkladığı Fiyata Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyata-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyata-tepki-gosterdi/#respond Fri, 17 May 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32274

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE)– Rize’nin Ardeşen ilçesinde çay üreticileri, Tarım bakanlığı tarafından 19 lira olarak açıklanan yaş çay fiyatına tepki gösterdi. Üretici Can Velioğlu, “Sanırım tasarruf çay müstahsillerinden başladı oysa tasarruf devletten olur, saray tasarruf ederse ancak o zaman çözüm olur, işçilerden, emeklilerden, alın terinden almakla olmaz tasarruf” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklemeyle birlikte 19 lira olarak açıkladığı yaş çay fiyatına yönelik çay üreticilerinin tepkileri her geçen gün artarak devam ediyor. Rize merkez, Derepazarı, İyidere, Güneysu, Çayeli, Pazar ilçelerinin ardından bugün Ardeşen ilçesinde Atatürk Caddesi’nde toplanan çay üreticileri iktidarın açıkladığı yaş çay fiyatına tepki gösterdi.

“SANKİ DİLENCİYE SADAKA VERİYORLAR”

Yasemin Akmermer, şunları söyledi:

“Açıklanan fiyatı çok uygun karşılıyoruz, insanlarla çok güzel dalga geçiyorlar işçi fiyatlarına yüzde yüz zam veriyorlar ama, bizim çayımıza yüzde yüz zam gelmiyor. Dilenciye sadaka verir gibi 4 liraydı geçen yıl 11 lira yaptılar şimdi 6 lira, hadi taban desteklemesiyle birlikte 2 lira yaptılar. Desteklemesini ben seneye martta alacağım. Onu da verdiği zaten kendisine gidiyor gübre olarak yani müstahsili şu an da düşünen kimse yok. Çaykur’a elbette sahip çıkacağız ama Varlık Fonu’na almaması gerekiyor. Dışarıdan Türkiye’ye çayın gelmemesi lazım. Türkiye’nin çay oranını zaten Rize karşılayabiliyor. Yaptıkları bu politika doğru dürüst bir politika değil. Geçen sene 250 TL’ye aldığımız çay makası şu anda 600 TL oldu ama çayımız olduğu yerde duruyor.”

“TASARRUF İŞÇİLERDEN, EMEKLİLERDEN”

Can Velioğlu, “Sanırım tasarruf çay müstahsillerinden başladı oysa tasarruf devletten olur, saray tasarruf ederse ancak o zaman çözüm olur, işçilerden, emeklilerden, alın terinden almakla olmaz tasarruf” dedi.

Arzu Bakoğlu, “Bunu kabul etmiyoruz haliyle, işçi ücretleri de çok pahalı. Kendimiz toplayamadığımız zaman işçiye de toplattıramıyoruz bu fiyatlarla, bir çay makası bile geçen seneki fiyatın çok üstünde yani tasarruf bizimle olmamalı, tasarruf başka yerden olmalı. Böylelikle geçinmek de zor” diye konuştu.

Hilal EskiÇırak, “Bakan beye buradan sevgilerimi iletiyorum ama sanırım oturduğu deri koltuktan yorum yapmak çok kolay, onlar ayrıca bir gün gelsinler bizimle birlikte sabah 5’te çay makasıyla çay toplasınlar o alın teri bir aksın ondan sonra tekrar bir yorum yapsın, tekrar bir gözden geçirsin istiyorum” dedi.

“BU VATANDAŞ BU KADAR SAHİPSİZ BIRAKILMAZ”

CHP Ardeşen İlçe Başkanı Faruk Buçan şunları söyledi:

Çay fiyatına verilen zammın bir dilenciye verilemeyeceğini, sadaka olarak verileceğini söylemiştik çünkü ülkemizde geçmişin en büyük enflasyonunu yaşıyoruz. Yüzde 46 hükümetin göstermiş olduğu enflasyon değerleri ama bizler çok iyi biliyoruz. Vatandaş kendi cebinden biliyor enflasyon yüzde 20-30’ların üzerine çıktığını. Çay fiyatının artılarla 19’a çıkmasının bizlere hiçbir ifade etmediğini çok iyi biliyoruz. Çayın bir şekilde koruma altına girmesi gerektiğini, çayda taban fiyatı uygulaması yapılması gerektiğini biliyoruz, yıllardır sesleniyoruz hükümete. Buradan bir tokat dedik 46 sene üzerine buradan bir milletvekili gönderdik yaptıkları yanlış politikalar yüzünden 30 yıl sonra Ardeşen’de belediyeyi kaybettiler, bu gidişle tüm Türkiye’yi kaybedecekler. Vatandaşın sesini dinlemeyen bir hükümetin ayakta durma şansı yoktur. Sadece çayla sıkıntısı yoktur bu milletin. 3 ton çayı olan, 2 ton çayı olan, 5 ton çayı olan insanlar var, çay arazileri bölüşülmeye başlandı, kardeşten kardeşe gitmeye başladı. Çaydan geçimini sağlayamayan insanlar ekstra geçim kaynakları elde etmeye çalıştılar. İstanbul’a gittiler, büyük şehirlere gittiler, burada kamuda, özelde kendi işyerlerini açtılar. İşyerlerini kapatıp 3 ton çay toplama fırsatları yok, 4 ton çay toplama fırsatları yok. Ne yapıyor 8 bin lira yabancı işçilerin maliyetlerine veriyor, bu vatandaş bu kadar sahipsiz bırakılmaz. Kaymakam beye sesleniyoruz, Vali beye sesleniyoruz, Emniyete sesleniyoruz, belediye, bakanında bu işin içinde milletvekilimiz de birlikte bir komisyon oluştursunlar bu çayın ne şekilde toplanacağını, vatandaşın refahını, kalitesini nasıl yükselteceğinin hesaplarını yapsınlar. Onlar bu hesabı yapmak için zaten oradalar, yoksa onların yerinde biz de olabilirdik.”

“DEVLETİN GÖREVİ ÇAY ÜRETİCİSİNİN HAKKINI VERMEKTİR”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz şunları söyledi:

“Açıklanan yaş çay alım fiyatlarına tepkimizi göstermek için düzenlediğimiz basın toplantılarımızı Ardeşen ilçemizde sürdürüyoruz. 2024 yılı açıklanan yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz. Kuru çaya son bir yıl içinde 224 zam gelmesine rağmen yaş çaya yüzde 54,5 zam yapılmasını kabul etmiyoruz. Geçen sene ekmek 5 liraydı, bir üretici bir kilo çay verip 2.2 adet ekmek alabiliyordu. Bugün üretici bir kilo çay satıp 1,5 ekmek alabiliyor. Saray kendi harcamalarının yapmış olduğu zam oranı kadar zam yapmış olsaydı yaş çay alım fiyatı 20,35 TL olacaktı. Sarayın bir yıllık masrafı 13 milyar TL, çay üreticisine ödenecek yaş çay tutarı 16- 17 milyar TL. 206 bin çay müstahsili bir saray kadar etmiyor. Çay müstahsili sadaka istemiyor, satmış olduğu, toplamış olduğu çayın bedelini istiyor. Kimseden lütuf beklemiyor, hakkını istiyor. Devletin görevi çay üreticisinin hakkını vermektir. Çay üreticisi yoksulluğa, açlığa, mahküm olmak istemiyor, insanca yaşamak istiyor, aç kalmamak istiyor. Bu nedenle çay üreticisini açlığa mahkum eden 2024 yılı yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Eskiden törenlerle açıklanan yaş çay alım fiyatı bu sene ilk defa sosyal medya üzerinden açıklandı. Bunun nedeni belli çünkü fiyatı açıklayanlarda utandılar açıklamış olduğu fiyattan.

“RİZE TİCARET BORSASI BAŞKANI HEMEN İSTİFA ETMELİDİR”

Buradan açıklıyoruz bu çay fiyatı Rize Ticaret Borsası Başkanıyla birlikte hazırlanmıştır. Bunu çay fiyatı açıklanmasından birlikte yaşananlardan biliyoruz. Bugün 2023 yılı Tarım Enflasyonu sadece yüzde, Tarım Bakanı milletin gözüne bakarak yalan söylemeye devam ediyor. Çay üreticilerini, Tarım Orman Bakanlığı ve Rize Ticaret Borsası el ele vererek yoksulluğa mahküm etmişlerdir. Bu nedenle bir kez daha söylüyoruz, Tarım Orman Bakanı ve Rize Ticaret Borsası Başkanı hemen istifa etmelidir. Siyasi iktidar enflasyonun bile altında zam yaparak çay üreticilerini açlığa ve yoksulluğa mahküm etmiştir. Buna karşı sessiz kalmayacağız, sesimizi yükselteceğiz. Enflasyon kaynaklarını 3- 5 kişiye aktarmayın, halka aktarın, tasarrufu, emekli, çalışan, çay üreticisi, çiftçi, memur, halk yapmasın tasarrufu saray yapsın. Yıllardır ülkenin kaynaklarını aktardıklarınız yapsın, kendi itibarınızı değil, halkın itibarını düşünün. İnsanlarınız yoksulluk içinde yaşarken sizler yeni saraylar yaptırmayın. Son olarak buradan bir kez daha sesleniyoruz; açıklamış olduğunuz yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz.”

“ÇİFTÇİYİ AYAĞA KALDIRIN”

Rize CHP Milletvekili Tahsin Ocaklı ise “Fırsat vermeye çalışıyoruz, düzeltmezlerse onları çay bohçasına döndüreceğim. Çay bohçası gibi yuvarlanacaklar” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyata-tepki-gosterdi/feed/ 0 Rize’de çay üreticileri yaş çay fiyatına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-yas-cay-fiyatina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-yas-cay-fiyatina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 17 May 2024 00:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32120

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE)- Rize’nin Pazar ilçesinde çay üreticileri, 19 lira olarak açıklanan yaş çay fiyatına tepki gösterdi.  Neziha Yıldırım, “Bugün 18- 19 liraya hiçbir şeyin hiçbir gıda maddesinin kilosunu alamazken biz çayımız kilosunu 19 liraya o da desteklemesi ile beraber 19 liraya satmamız isteniyor bizden. Biz 1 kilo çay, kaç kilo çay satıp da 1 kilo zeytin alacağız, kaç kilo çay satıp da bir kilo peynir alacağız, çocuklarımızın okul masrafını karşılayacağız” dedi.

Rize’nin Pazar ilçesinde çay üreticileri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklemeyle birlikte 19 lira olarak açıkladığı yaş çay fiyatına tepki gösterdi. Açıklamaların ardından üreticiler bir çuval yaş çayı yere dökerek protesto etti.

“BİR KİLO ÇAYLA 50 GRAM ZEYİN ALINIYOR”

CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu şunları söyledi:

“Ürettiğimiz çaylar ya ÇAYKUR ya da özel sektör üzerinden değerlendiriyoruz. Mevcut iktidar taban fiyat uygulamasından vazgeçtikten sonra fiyat istikrarı da tamamen ortadan kalkmış birde ütüne kota uygulaması getirilince ürettiğimiz çayların büyük bir bölümüne açıklanan fiyatın altında özel sektör firmalarına satmak zorunda kalıyoruz. Çay üreticisi bu cenderenin içerisinde can çekişirken beyefendiler ceylan derisi kaplı konforlu koltuklarında oturup sosyal medya üzerinden çay fiyatını açıklıyorlar. Biz bu fiyatı kabul etmiyoruz. 1979 yılında bir kilogram yaş çay ile 1 kilogram zeytin alabiliyordu. Şimdi 1 kilo çay ile 50 gram zeytin alabiliyor. Bu durum sadece üretim ve fiyat sorunu değil, tarımdaki politikasızlık aynı zamanda kırsal alanlardan kentlere göçü getirmekte ve büyük sosyal sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu durum sürdürülebilir değil, bu nedenle diyoruz ki, yaş çay fiyatını yeniden revize edin ve en az 25 lira yapın. Yağmur çamur demeden, dağ bayır dinlemeden çay tarım yapıp evine ekmek götürmeye çalışan, çocuklarının boğazından bir sıcak lokma geçirmeye çalışan çay üreticilerinin emeğinin karşılığını verin. Ziraat Odası nerede? Her yıl düzenli olarak paramızı kesmeyi unutmuyorlar da bizim bu zor günümüzde neden yanımızda değiller. Son model makam araçlar ile özel şoförlerle gezmek iyi de çay öreticisinin emeği çalınırken niye yoksunuz. Bizim emeğimizin karşılığı bu değil. Bunun için yüksek sesle diyoruz ki, biz bu çay fiyatını kabul etmiyoruz.”

“ÇAY MÜSTAHSİLİNİ AÇLIĞA VE YOKSULLUĞA MAHKUM EDEN 17 TL FİYATI KABUL ETMİYORUZ, RED EDİYORUZ”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz de şunları söyledi:

“2024 yılı yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Üreticiyi açlığa, yoksulluğa mahkum eden çay fiyatını açıklayan ve bunu da sosyal medyada açıklayan Tarım ve Orman Bakanını önce özür dilemeye sonra ardında istifaya davet ediyoruz. Çay üreticisine yapılan kesintilerle varlığını sürdüren Rize Ticaret Borsası Başkanı’nı bu süreçteki tavrı nedeniyle istifaya davet ediyoruz. Tarım ve Orman Bakanı’nı istifaya davet etmiştik, dün Tarım ve Orman Bakanı açıklanan çay fiyatının maliyetleri hesaplanarak açıklandığını bu nedenle fiyatın değişmeyeceğini açıkladı. Neyin maliyetini nasıl hesaplamışlar bilemiyoruz, sayın bakan bizlerin aklıyla dalga geçiyor herhalde, bu fiyat açıklamasa sürecinde gördük ki yaş çay alım fiyatı Rize Ticaret Borsası ve sarayla yani iktidarla birlikte açıklanmıştır. Önceden bir senaryo yapılmış ve uygulanmıştır. Bir kez daha sesleniyoruz; Tarım ve Orman Bakanı ve Rize Ticaret Borsası Başkanı derhal istifa etmelidir. Sarayın aylık harcaması bir milyar, yıllık harcaması 12 milyar 283 milyon TL yani 206 bin çay üreticisi bir saray etmiyor.  Çay üreticisi sanki bedavadan para istiyor, çay üreticisi emeğinin karşılığını istiyor, sattığı çayın karşılığını istiyor, çocuğunu okutmak, insanca yaşamak istiyor, çay üreticisi yoksullaşmak istemiyor.”

“SADAKA DEĞİL EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ”

Üretici Nevin Özdilek Babuşçuoğlu, “Şu anda gübre alamıyoruz, çay parasıyla ev yaptırdım öğrenci okuttuk ama şimdi karnımızı bile doyuramıyoruz. Alım değeri çok düştü çay parasının, biz bu fiyatı kabul etmiyoruz. Yeniden yapılsın, yeniden fiyat verilsin, alın terimizin karşılığını istiyoruz, sadaka istemiyoruz biz alın terimizin, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Bir bakan nasıl tweet atarak fiyat açıklar bu bize yapılan çok büyük bir saygısızlıktır. Neden bir basın toplantısı düzenlenerek fiyat açıklanmadı, utandılar mı, korktular mı? Neden çay üreticisi bu duruma getirildi. Neden bizim çayımız stratejik bir üründür, dünyada Türk çayı gibi çay üreten ülke yoktur” dedi.

“ORGANİK ÇAY ÜRETİCİLERİNİN DURUMU DAHA DA KÖTÜ”

Üretici Gülseren Şentürk, “Hem verim düşük hem gübresi pahalı hem ek bir fiyata verilemedi, daha önceden iki, üç kat daha fazlaydı, organik üreticilerin organik çay üreticilerinin durumu diğer üreticilere göre iki, üç kat daha perişan bir durumda çok az bir oran olduğumuz için organik üreticilerin sesi duyulmuyor ama bizim ekstra bir sorunumuz var. Buna da ayrıca değinilsin istiyoruz” diye konuştu.

Üretici Hızır Özen, “Benim babam evlendi düğününü yaptı, abim çay parasıyla evlendi düğününü yaptı, ben aynı çay parasıyla düğün yapamıyoruz. Evde kaldık resmen artık gidip de kız isteyemiyoruz. Bahçesi olana kız vermiyorlar artık bu düzene geldik bu çay parası 25 aşağıya olmasını kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.

“İNSANLAR KISACIK ÖMÜRLERİNDE EKONOMİK SAVAŞ İÇİNDE”

Çaykur’dan emekli fabrika müdürü ve çay üreticisi Rahmi Birben ise şunları söyledi:

“Savaş vatan müdafaası için sınırları korumak değil. İnanıyorum ki insanların şu kısacık insan ömründe hayatlarını idame ettirebilmeleri için ekonomik savaşı da mücadele etmesini düşünüyorum yani  sırf bu sınırlar içerisinde koruyalım da bu insanlar ne yerse ne içerse hiç önemli değil düşüncesini tamamen bertaraf etmeleri lazım. Eğer bu sınırları koruyacak olan üsttekiler değil bu yine bu halktır. Aç karnına mücadele vermek de zordur. Onun için milletini doyurmak zorundadır devlet. Üsttekiler sesleniyorum; bu memleket hepimizindir sağcısıyla, solcusuyla şu kısacık insan ömründe insan gibi yaşamayı bize göstersinler diyorum.”

“BİZ KAÇ KİLO ÇAY SATIP DA BİR KİLO ZEYTİN ALABİLECEĞİZ?”

Çay üreticisi Neziha Yıldırım ise şu ifadelere yer verdi:

“Çay fiyatını biz kesinlikle kabul etmiyoruz çünkü bunun sadece toplamak olarak düşünmeyelim çayı çayın nakliyesi var, işçi parası var. Bir tonunu işçiler 7 ve 8 bin liraya topluyorlar, gübre parası var bunları hesap ettiğimiz zaman çay üreticisi kendi çayında yarıcı duruma düşmüştür hiçbir şey elinde kalmıyor. Bugün 18- 19 liraya hiçbir şeyin hiçbir gıda maddesinin kilosunu alamazken biz çayımız kilosunu 19 liraya o da desteklemesi ile beraber 19 liraya satmamız isteniyor bizden. Biz 1 kilo çay kaç kilo çay satıp da 1 kilo atıyorum zeytin alacağız, kaç kilo çay satıp da bir kilo peynir alacağız, çocuklarımızın okul masrafını karşılayacağız çünkü çay bizim bölgemizin tek geçim kaynağı ama bir işi olan bir emekli olan 10 bin lira 12 bin bin lirayla nasıl geçimini sağlayacak? Bu yüzden biz bunu doğru bulmuyoruz kesinlikle kabul etmiyoruz reddediyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/rizede-cay-ureticileri-yas-cay-fiyatina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Artvin’de Çay Üreticileri Fiyat Protestosu Yaptı https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-protestosu-yapti/ https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-protestosu-yapti/#respond Wed, 15 May 2024 23:54:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31937

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN)- Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde çay üreticileri, yaş çay alım fiyatının 17 lira olarak açıklanmasını ÇAYKUR fabrikası önünde protesto etti. CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Yoldaş Gümüşkaya, “Çay fiyatını ne zamandan beri sosyal medyadan açıklar oldunuz ya da bu fiyatI açıklarken kime sordunuz? Bunu tüccarlar belirlemiştir. Biz çay üreticisinin hakkını tüccarlara yedirmeyeceğiz. Yeter artık diyoruz. 22 yıldır hep kendi sofranızı düşündünüz ve bir kere de işçinin emekçinin sofrasını düşünün” dedi.

Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde çay üreticileri, çay için açıklanan 17 lira alım fiyatını Kemalpaşa ÇAYKUR fabrikası önünde yaş çaylarını dökerek protesto etti.

“ÇAY ÜRETİCİSİNE REVA GÖRÜLEN BU FİYATI KABUL ETMİYORUZ”

Hopa Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti şunları söyledi:

Yaklaşık bir buçuk aydır Ziraat Odaları olarak çayda maliyet hesapları yapıyorduk. Giresun’dan Borçka’ya kadar çay olan illerin Ziraat Odaları  Başkanları olarak bir araya gelip bir maliyet hesabı yaptık. 25 gün önce açıkladığımız çay maliyetinin üreticiye 17,80 kuruşa mal olduğu ortaya çıktı. Bu hesaplamamızı en minimum koşulda hesapladık. Ülkenin ekonomik koşullarına göre hesapladık ve bu maliyetin üzerine cüzi bir rakam koyduk ve bu rakam 25 lira yapıyordu. Dolayısıyla gelinen nokta cumartesi gece bir bakanlık sayfasından yayınlanan 17 lirayı ne Ziraat Odaları olarak ne de çay üreticisi olarak kabul etmiyoruz. Yarından itibaren Bakanlığın sitelere koymadan fiyat düzenlemesi yapıp açıklama yapması gerekmektedir. Aksi halde çay üreticisi geçmişte olduğu yoksullukla baş başa kalmış olacak. Bu yüzden biz çay üreticilerine reva görülen bu fiyatı kabul etmiyoruz.”

“EKONOMİYİ BU HALE GETİREN ÇAY ÜRETİCİSİ DEĞİL”

CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Yoldaş Gümüşkaya şunları söyledi:

“Yine Kemalpaşa Çay Fabrikasının önündeyiz. Bizim için klişe bir hal aldı bu. Biz her Mayıs ayında burada toplanıyoruz ve çay döneminde dertlerimizi anlatıyoruz ve bu kez çayda kota ve kontenjan değil bu kez Tarım Bakanlığı’nın sayfasından açıklamış olduğu çay fiyatına olan tepkimizi dile getirmek için buradayız. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; çay fiyatını ne zamandan beri sosyal medyadan çay fiyatını açıklar oldunuz ya da bu fiyat açıklarken kime sordu? Ziraat Odalarına mı ya da çay üreticilerine mi, kooperatiflere mi ya da fabrika müdürlerine ya da tarlada çalışan Ayşe ablaya mı Ahmet amcaya mı sordu? Hayır bunu tüccarlar belirlemiştir. Biz çay üreticisinin hakkını tüccarlara yedirmeyeceğiz. ‘Yeter artık’ diyoruz. 22 yıldır hep kendi sofranızı düşündünüz ve bir kere de işçinin emekçinin sofrasını düşünün. Biraz mantıklı düşünün. Yani ekonomi bu hale getiren çay üreticisi değil. Eğitimi, sağlığı bu hale getiren çay üreticisi değil. Zeytinin fiyatının yüksek olmasının, ekmeğin fiyatının 10 lira olmasının sebebi çay üreticisi değil.

Çay üreticisi Fatma Altınkaya da “Vatandaştan ne alıp ne koparacağımı düşünmüyorlar ama kendi yandaşlarına onu düşünmüyor. Zaman gelecek bize ihtiyacı olacak o zaman kendi kaybeder” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/artvinde-cay-ureticileri-fiyat-protestosu-yapti/feed/ 0 CHP Rize İl Örgütü, Tarım Bakanlığının açıkladığı yaş çay fiyatını kabul etmiyor https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-tarim-bakanliginin-acikladigi-yas-cay-fiyatini-kabul-etmiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-tarim-bakanliginin-acikladigi-yas-cay-fiyatini-kabul-etmiyor/#respond Wed, 15 May 2024 21:03:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31786 GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Tarım bakanlığını 2024 yılı yaş çay fiyatı açıklamasına yönelik çay üreticilerinin tepkilerinin ardından CHP Rize il örgütü de “açıklanan yaş çay fiyatını kabul etmiyoruz ” çağrısıyla Rize merkez ve ilçelerinde başlattığı basın açıklamaları devam ediyor.

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, “Tarım ve orman bakanlığı tarafından sosyal medya aracılığıyla açıklanan 2024 yılı yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz, ret ediyoruz. Çay müstahsilini açlığa ve yoksulluğa, mahküm edecek bu fiyatı kabul etmiyoruz ret ediyoruz” dedi.

Tarım bakanlığını 2024 yılı yaş çay fiyatı açıklamasına yönelik tepkiler devam ediyor. CHP Rize il örgütü İyidere ve Güneysu ilçelerinde çay fiyatına yönelik basın açıklaması gerçekleştirdi. CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, açıklamasında şunları kaydetti:

“Açıklanmış olan çay fiyatını kabul etmiyoruz. Tarım ve orman bakanlığı tarafından sosyal medya hesabı üzerinden açıklanan ve çay üreticisini yoksulluğa, açlığa mahküm edecek olan bu çay fiyatını kabul etmiyoruz ve ret ediyoruz. Bununla ilgili olarak Rize’nin her tarafında basın açıklamalarımızı okuyoruz, sesimizi yükseltiyoruz ve daha da çok sesimizi yükselteceğiz. Çünkü biliyoruz ki hakkımızı ararsak hakkımızı elde ederiz, aramazsak hakkımızı elde edemeyiz ve bize biçilen zoru yaşamış oluruz. Tarım ve orman bakanlığı tarafından sosyal medya aracılığıyla açıklanan 2024 yılı yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz, ret ediyoruz. Çay müstahsilini açlığa ve mahkumluğa mahküm edecek bu fiyatı kabul etmiyoruz ret ediyoruz. Bu fiyatı açıkladığı için Tarım ve orman bakanlığını istifaya davet ediyoruz. Çay üreticilerinden yapılan kesintilerle Rize Ticaret Borsası’nın başkanlığını yapan, Rize Ticaret Borsası Başkanının çay müstahsilinin açlığa mahkum edecek bu fiyatın açıklanması sürecinde ki tavrını protesto ediyor ve istifaya davet ediyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığının tarafından sosyal medya aracılığıyla açıklanan 2024 yılı yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz ret ediyoruz. Görüyoruz ki,207 bin çay üreticisinin değeri bir saray kadar etmiyor. Ortalıkta bir hava var sanki çay üreticileri para istiyor, iktidar lütuf olsun diye çay üreticilerine para veriyor. Çay üreticileri sattıkları çayların paralarını istiyor, emeklerinin karşılığını istiyorlar, haklarını istiyorlar, herkesin çaydan para kazandığı bir ülkede çay üreticileri de emeklerinin karşılığını istiyorlar, geçinmek istiyorlar, aç kalmamak istiyorlar. Çay üreticilerine her yıl yüz milyonlarca vergi kesiliyor. Ticaret Borsasına her yıl Yüz milyonlarca parası kesiliyor, çay üreticileri yoksullaşmak istemiyor. Geçen sene 1 kilo çay satıp 2 ekmek alan çay üreticisi, bu yıl bir kilo çay satıp 1 ekmek almak istemiyor. Tüm çay üreticilerine açıklanan çay fiyatına itiraz etmeye ve demokratik haklarını kullanarak tepkilerini göstermeye çağırıyoruz. Rize’nin en büyük ekonomisi çaydır, ne kadar çok çay bedeli girerse ekonomi o kadar canlı olur, işsizlik az olur, çay üreticisinin, esnafın, çalışanların yüzü güler. Bu nedenle sadece çay üreticilerinin değil, esnaf odalarını, Ticaret odalarının, Birlikteliğin, sendikaların, dükkanların, marketlerin, kafelerin, manavların, çaydan gelir elde herkesi çay üreticilerinin tepkilerine destek vermeye çağırıyoruz.

“KRİZ NEDEN SADECE EMEKLİLERE, ÇALIŞANLARA, ÇAY ÜRETİCİLERİNE VAR”

Ekonomik kriz var, paramız yok, tasarruf etmek zorundayız söyleyip bugün tasarruf tedbirlerini açıklayanlara sesleniyoruz. Kriz neden sadece emeklilere, çalışanlara, çay üreticilerine var, 3,5 kişiye büyük destekler, indirimler varken çay üretişine niye destek yok. Buradan sesleniyoruz, tasarruf istiyorsanız sarayı kapatın. Bizler tepkilerimizi Rize’mizin her yerinde yükselteceğiz, bu tepkilerimiz çoğalırsa, çay üreticilerimiz kendi haklarına sahip çıkarsa, yaş çay alım fiyatlarında düzeltme olabilecektir. Herkesi tüm sendikaları, STK’ları, sivil toplum örgütlerini, siyasi partilere bu konuda sesleriniz yükselmeye davet ediyoruz ve bir kez daha yaş çay alım fiyatını en az 25 TL olarak açıklayın. Tarım ve orman bakanının açıklanan fiyat nedeniyle özür dilesin ve istifa etsin. Bir kez daha söylüyoruz açıklanan yaş çay fiyatını kabul etmiyoruz, ret ediyoruz ve sessiz kalmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-tarim-bakanliginin-acikladigi-yas-cay-fiyatini-kabul-etmiyor/feed/ 0
Çay Üreticileri Tarım Bakanlığı’nın Açıkladığı Fiyatı Kabul Etmiyor https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyati-kabul-etmiyor/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyati-kabul-etmiyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:12:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31512

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Rize ve Artvin Ziraat Odası Başkanları, Tarım Bakanlığı’nın açıkladığı yaş çay fiyatına yönelik ortak bir basın açıklaması yaptı. Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özsoy,” Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sayfasında 17 TL’lik bir fiyat açıklandı. Bu fiyatı kesinlikle kabul etmiyoruz ve Ulusal Çay Konseyi’nin üreticiyi temsil etmediğine inanarak topluca Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ediyoruz. Ulusal Çay Konseyi bizim için, sanayicileri temsil ediyor bu saatten sonra. Üretici temsilcisi olarak Ulusal Çay Konseyinden istifa ederek ilk tepkimizi gösteriyoruz” dedi.

Tarım Bakanlığı’nın 19 TL olarak açıkladığı yaş çay fiyatına tepkiler sürüyor. Rize merkez, İyidere, Derepazarı, İkizdere, Kalkandere Oda Başkanları ve  Artvin merkez, Hopa, Kemalpaşa, Borçka, Arhavi Ziraat Odası Başkanları ortak bir basın açıklaması yaptı. Başkanlar, Tarım Bakanlığı’ndan önce çay fiyatını açıklayan Rize Ticaret Borsası (RTB) ve Ulusal Çay Konseyi (UÇK) Başkanı olan özel sektör Orçay fabrikasının sahibi Mehmet Erdoğan’a da tepki gösterirken, kendilerini temsil etmediklerini belirterek Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ettiklerini duyurdu.

Oda başkanları adına açıklamayı yapan Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özsoy şunları söyledi:

“Biz çay bölgesi Ziraat Odaları olarak maliyet çalışması yaptık, neredeyse bütün odalarımızdan çıkan ortak maliyet 17 buçuk – 18 TL arası iken bugün görüyoruz ki Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulusal Çay Konseyi ve Borsanın görüşleriyle hareket ederek bir fiyat çalışması yapmış ve gece yarısı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sayfasında 17 TL’lik bir fiyat açıklandı. Bu fiyatı kesinlikle kabul etmiyoruz ve Ulusal Çay Konseyi’nin üreticiyi temsil etmediğine inanarak topluca Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ediyoruz. Ulusal Çay Konseyi bizim için, sanayicileri temsil ediyor bu saatten sonra. Üretici temsilcisi olarak Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ederek ilk tepkimizi gösteriyoruz.

“25 TL’LİK FİYATI TALEP EDİYORUZ”

Bundan sonra ki süreçte bu fiyatın kesinlikle revize edilmesi ile ilgili çalışmalarımız olacak. Orman Bakanlığı’na Sayın Cumhurbaşkanımıza mesajlarımız olacak. Çünkü bu maliyet fiyatıdır. Çiftçimizin günün sonunda sattığı çaydan alacağı para 17 TL’dir. Eklenen 2 TL’lik destekleme yılın sonunda alınacak bir fiyattır ve bunun çay taban fiyatı ile alakası yoktur. Yüzde 69 enflasyonun olduğu bir ülkede, çiftçinin cebine yansıyan gerçek enflasyonun yüzde 125 olduğu bir ülkede, çay üreticisinin emeğine ekmeğine yüzde 54 zammı kesinlikle kabul etmiyoruz ve tekrar açıkladığımız 25 TL’lik fiyatı talep ediyoruz.”

Özsoy, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan açıklanan çay taban fiyatının belirlenmesinde dikkate aldıkları maliyet çalışmasını açıklamalarını talep etti.

“ÇAY FİYATI, ANKARA’DA MAKAM ODALARINDA BELİRLENMEMELİDİR”

Artvin, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti “Çay fiyatı aslında bence Ankara’da makam odalarında belirlenmemeli. Çay fiyatı Aslında Rize’de, Trabzon’da, Hopa’da, Borçka’da, Artvin’de gelip yerinde incelenmeli, çiftçilerle temasa girilmeli, çiftçilerin sorunları dile getirmeli o günün enflasyon koşulları, o ayın enflasyon sonuçları dile alınmalı, diye düşünüyoruz. Bir gece yarısı operasyonuyla belirlenen 17 TL çay fiyatı, çay üretici açısından kabul edilebilir bir fiyat değil. Net 16.629 lira elimize geçecek” dedi.

Arhavi Ziraat Odası Başkanı Sadık Yıldırım Bayrak, “Ülkemizin en çok göç veren bölgesinde ikamet ediyoruz. 210 bin ruhsatlı üreticinin çay tarımı yaptığı bakan ve Çaykur verilere karşı belirlenmiştir. Biz doğduğumuz topraklarda yaptığımız tarımdan doymak istiyoruz. Yani hak ettiğimizi, emek ettiğimiz çayın karşılığı olarak alacağımız parayla doğduğumuz topraklarda hayatımızı idame etmek istiyoruz” diye konuştu.

“FİYATIN YENİDEN REVİZE EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Artvin Borçka Ziraat Odası Başkanı ve Bölge Koordinatörü Tolga İskenderoğlu, şu şekilde konuştu:

“Karadeniz için ciddi anlamı olan hayatımızı idame ettirdiğimiz bir tarım ürünü çay. ve Tirebolu’dan, Borçka’ya kadar çay üretimi yapılıyor ve bütün Karadeniz halkının doğrudan ve dolaylı olarak geçimini sağladıkları bir ürün çay. Aynı zamanda ülkemiz için de stratejik bir ürün çay, o yüzden devlet yetkililerimiz çay maliyetlerini ve sahadaki talepleri dikkate alarak tekrar konuyu değerlendirerek üreticinin memnun olacağı, STK’nın memnun olacağı, sektörün memnun olacağı bir fiyatın açıklanmasına ihtiyaç vardır. Bu bir zincir halkası üretici işleyecek. Üretici üretecek, sanayi işleyecek. Dolayısıyla birbirinden ayrılmaz bir sektör. Dünyada üretimde beşinci olduğumuz, tüketimde de birinci olduğumuz bir ürünün hem kanuna hem taban fiyata hem de sanayinin, üretenin ve tüketenin memnun olduğu bir ortama ihtiyaç vardır. Bu açıklanan fiyat bu ortamı sağlamakta özellikle üreticinin mağduriyeti bu anlamda ciddi olmakta. O yüzden tekrar devlet yetkililerimizden bir Ziraat Odaları olarak üreticilerin temsilcileri olarak devlet yetkililerimiz maliyetlerin tekrar incelenerek bu fiyatın revize edilmesini talep ediyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-tarim-bakanliginin-acikladigi-fiyati-kabul-etmiyor/feed/ 0 Rize’de Siyasi Parti ve Ziraat Odası Başkanlarından Çay Fiyatına Tepki https://www.haber60.com.tr/rizede-siyasi-parti-ve-ziraat-odasi-baskanlarindan-cay-fiyatina-tepki/ https://www.haber60.com.tr/rizede-siyasi-parti-ve-ziraat-odasi-baskanlarindan-cay-fiyatina-tepki/#respond Sun, 12 May 2024 21:09:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31394

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Rize’de siyasi parti ve ziraat odası başkanları, yaş çay alım fiyatının kilogram başına 19 TL olarak belirlenmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, “25 lira bu milletin hakkıdır. Çünkü burada geçen sene 800 lira yevmiye yapılırken, yevmiye çay toplanırken bugün bin 500 lira isteniyor. Bunun gübresi var, çapalaması var, ot temizliği var, bakımı var. Yani bunları üste koyduğunuzda çayın değerini bugün 19 lira olarak açıklamak öyle bir çay almak bu akla ziyandır” denildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024 yılı yaş çay alım fiyatının kilogram başına 17 lira, üreticilere verilen destekleme bedelinin ise 2 lira olarak belirlendiğini, böylece 2024 yılı yaş çay bedeli olarak üreticilerin eline kilogram başına 19 lira geçeceğini açıkladı. Rizeliler, açıklanan fiyata tepki göstererek, fiyatın en az 25 lira olmasını talep etti. Rize’deki siyasi parti temsilcileri ve ziraat odası başkanlarının konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

“25 LİRA BU MİLLETİN HAKKIDIR”

İYİ Parti Rize İl Başkanı Kürşat Hacısüleymanoğlu: “Rize Ticaret Borsası’nın çay fiyatıyla ilgili 19 lira açıklamasının tamamen bir fiyasko olduğunu, çay fiyatının manipüle edildiğini düşünüyoruz. Ayrıca açıklanacak olan çay fiyatının güncel ekonomik koşullar dikkatine alınarak, güncel enflasyon dikkate alınarak, maliyet hesabı yapıldı. Maliyet hesabına göre en az 25 TL olarak açıklanmasını talep ediyoruz.”

Demokrat Parti Rize İl Başkanı Hamit Çelik: “Bugün çay fiyatının gerçek rakamı uluslararası piyasada 85 senttir. Yani o da 26 lira üzerindedir. Bu para, bugün çaya verilecek zam bir defa 25 liranın altına düşmemesi lazım. 25 lira bu milletin hakkıdır. Çünkü burada geçen sene 800 lira yevmiye yapılırken, yevmiye çay toplanırken bugün bin 500 lira isteniyor. Bunun gübresi var, çapalaması var, ot temizliği var, bakımı var. Yani bunları üste koyduğunuzda çayın değerini bugün 19 lira olarak açıklamak öyle bir çay almak bu akla ziyandır.”

“BİR AN ÖNCE BU YANLIŞTAN VAZGEÇİLMELİDİR”

Gelecek Partisi Rize İl Başkanı Osman Civelek: “Devletin en yetkilisi o günkü parlamenter sistemde başbakan vardı. Rahmetli Başbakan Mesut Yılmaz gelirdi Rize’ye, çay fiyatını açıklardı. Çay fiyatının açıklanmasıyla bir bayram havası estirirdi. Rize Meydanı mitinglere dönüşürdü adeta. Diyelim ki o gün ki şartlarda enflasyona yakın bir rakam verilirdi. Rizeli olması münasebetiyle de onun üzerine ilave bir ek ödenek daha aktarırdı başbakan ve çay fiyatını öyle açıklanırdı. Son yıllarda artık alışkanlık haline getirdi iktidar, Çaykur binalarından, bakanlığın odalarından çay fiyatları açıklanmaya başlandı. Buna da Rizeliyi alıştırdılar. En son geçen sene seçimlerde mayıs ayı çayı fiyatı açıklanırken Cumhurbaşkanı Rize Meydanı’nda bir fiyat açıkladı ve fiyattan da üreticilerimiz çok memnun kalmadı. Çünkü miting alanının boşaldığını hissettik ve gördük çay fiyatı açıklandıktan sonra. Bugünün şartlarında fiyatın 25 TL ve üzerinde olması makbuldür. Çünkü ekonomik sıkıntılarla insanlarımız uğraşırken bir nebze nefes alma adı altında belki bir faydası olacaktır bu rakamın.

Saadet Partisi Rize İL Başkanı Muhammet Kaçar: “Ülkemizde yaşanan enflasyon da nazara alınarak, daha önceden de ifade ettiğimiz üzere asgari 25 TL olarak çay fiyatının belirlenmesini ve desteklemenin de 3 TL olarak belirlenerek milletimizin güvenle önüne bakabileceği bir ortamın oluşmasını hükümet yetkililerimize önemle arz ediyoruz. Bu yanlıştan bir an önce vazgeçilerek olması gereken asgari 25 TL olarak fiyatın belirlenmesini ve bu fiyatın bir an önce açıklanmasını yetkililerden önemle rica ediyoruz.”

Artvin Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti: “4 Mayıs Cumartesi günü başlayan çay tarımı bir sürü belirsizliklerle, sıkıntılarla başladı. Biz çay üreticileri olarak  en az en yüzde 100 zam istiyoruz. Yani maliyetlerimiz geçen yıldan bugüne arttı. Mazota gelen, enerjiye, gıdaya gelen maliyetler arttı. Ziraat Odaları olarak maliyet hesaplaması yaparken birçok kalemde maliyet hesaplaması yaptık ve bunların bir yıllık almış olduğu zamları hesapladık ortalama 17.8 kuruşa denk düştü.  Biz Odalar olarak, çay bölgesi Ziraat Odaları olarak, Hopa Ziraat Odası olarak bu yıl çay fiyatının 25 liranın üzerinde olmasını talep ediyoruz. Döviz artışı alım gücümüz düştü. Geçen yıl 150 liraya aldığımız çay makası, bu yıl 600 geçen yıl 20 liraya aldığımız çuval bu yıl 50 lira buyurun sayın devlet büyükleri bu hesabı bu maliyeti siz yapın ve bu yıl üreticilerimizin yüzünü güldürecek bir fiyat belirleyin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rizede-siyasi-parti-ve-ziraat-odasi-baskanlarindan-cay-fiyatina-tepki/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay hasadı maliyetleri artınca çay kesme motorlarına ilgi arttı https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-cay-hasadi-maliyetleri-artinca-cay-kesme-motorlarina-ilgi-artti/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-cay-hasadi-maliyetleri-artinca-cay-kesme-motorlarina-ilgi-artti/#respond Wed, 08 May 2024 06:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30778 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay hasadını yapacak işçi maliyetleri artınca çay kesme motorlarına ilgi de arttı.

Doğu Karadeniz Bölgesinde yaklaşık 200 bin üretici 800 bin dekar alanda çay hasadını sürdürüyor. Bir çok üretici çay hasadında çalışacak işçilerin de maliyetlerin artması nedeniyle çay kesme motorlarını yoğun olarak kullanmaya başladı. İlk olarak benzinli olarak üretilen çay motorları Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından çayın üzerinde egzoz kalıntıları bıraktığı gerekçesiyle yasaklandı. Bu kez benzinli çay motorları yerini elektrikle şarj olan ve aküler ile çalışan çay toplama motorlarına bıraktı. İlk etapta aküleri sırtta taşınan ve kablo vasıtası ile eldeki ay toplama kısmına elektrik verilen motorlar şimdilerde yerini daha kullanışlı çay motorlarına bıraktı. Giderek küçülen ve üreticileri çay makası derdinden kurtaran makineler Artvin, Rize ve Trabzon illerinde giderek yaygınlaşmaya başladı. Geleneksel yöntem olan çay makasları da kimi üreticiler tarafından rafa kaldırıldı.

“İşçiye gerek duymuyoruz”

Çay toplama motorlarının yaygınlaşmasıyla işçilere olan ihtiyacın giderek azaldığını ifade eden çay müstahsili Ayşe Kutlu, “Sezonumuz başladı. Biz de ‘Bismillah’ diyerek çaylıklara girmeye başladık. Çayın gelişi şuan güzel gözüküyor. İnşallah böyle devam eder. Tekrar böyle giderse güzel bir verim alırız. Çay toplama motorları ile toplama yapıyoruz. Bu benim için rahatlık, daha kolay oluyor. Elimde fazla yorulmuyor. Çay üreticileri yabancı işçilerin istediği fiyatı veremiyor. Herkes almıyor ama alan da oluyor. Çay toplama motorları ile çay toplamak benim için artık çok kolaylaştı. Herkes için kolaylaştı. Rahat topluyoruz çok yorulmuyoruz ve işçiye de gerek duymuyoruz. Yabancı işçiler de Türkiye’ye girmez. Paramız da bizde kalır” ifadelerini kullandı.

“Herkes kendi işini kendi yapıyor”

Makinelerle çay toplamanın eski makaslara göre daha kolay olduğunu söyleyen Murat Kutlu, “Havaların güzel gitmesi, iklim şartları ve 10 günde yağan yağmurla birlikte güzel bir çay sezonu bekliyoruz. Normalde biz sezonu ay sonu bekliyorduk. Havaların güzel olmasıyla çay erken geldi. Güzel de bir fiyat açıklanırsa, bizim içinde güzel bir sezon geçer. Çay makasları daha zor oluyor. Makinelerle çay toplamak daha kolay. Yorucu olmuyor. Bizim fazla bir çayımız olmadığı için biz makasla kendi kendimize zaman geçiriyoruz. Herkes kendi işini kendi yapıyor. İmece usulü oluyor. Bence yabancı işçiler gelmesinler. Doların ülkemizde çok yüksek olması nedeniyle işçilerin beklediği fiyatı veremiyoruz. Onlar da artık bizi tercih etmiyor” dedi.

“Çay toplayıcıları için bu makineler velinimet”

Çay motoru satışı ve tamiri gerçekleştiren Rizeli esnaf Musa Uzun ise vatandaşların çaylarını makas yerine artık motorlarla kesmeye başladığına vurgu yaparak “Vatandaşlar çay toplamak için acele ettiği için eski tip makasları umursamıyor. Teknolojiye de ayak uyduruyor. Bu yeni tip makinelerle çay toplamak çok kolay oluyor. Vatandaş da iş yükünü azaltarak hızlı hızlı çayını topluyor. İlk başta acemilik yaşıyorlar ama biraz daha eli alıştığı zaman makasla 250-300 kilo toplayacaksa makineyle beraber 500-600 kilo topluyor. Vatandaşın iş yükü düşüyor, yoğun rağbet var” diye konuştu.

Çay motoru çıkınca ‘torba sektörü’ oluştu

Çay toplama motorlarının yaygınlaşmasıyla toplanan çayın konulduğu bez torbalar için de ayrıca bir sektör oluştu. Çay makaslarına takılı olan torbalar elektrikli çay motorlarına entegre edilemeyince tek elle kullanıldığı için ağırlık olmaması nedeniyle basit bir hazne ile çaylar bir torbada toplanıyor. Plastik su boruları ile basit bir şekilde yapılan kasnağa dikilen bez torbalar üreticilerin çay toplama sırasında işinin kolaylaşmasına imkan sağlıyor.

Teknolojinin ilerlemesiyle yeni ürünlerin ortaya çıktığını dile getiren Rizeli esnaf Ebubekir Daloğlu “Şuanda 1-2 senedir piyasaya giren bir torbadır. Motor için çok kullanışlıdır. Şu anda rağbet bunlarda. En iyi şekilde tasarlanıp hizmet veriyoruz. Yeni torbalar piyasaya çıktı. Artık bezi su borusuyla Rize usulü teknolojiyle yeni bir torba ürettik” dedi.

“Makas her zaman makastır”

Makasların vatandaşlar için vazgeçilmez olduğunu da sözlerine ekleyen Daloğlu, “Makassız da olmaz. Motorun peşinden makas geliyor. Vatandaş ikisine de rağbet gösteriyor. Genellikle motor daha önde. Yaşlılar motoru tercih ediyor. Bir sete girdiği zaman 15 dakikada seti bitirebiliyor. Makasla daha uzun sürüyor. Makas her zaman makastır. Motor biter makas bitmez. Şu an 350 TL’den 600 TL’ye kadar makas var” ifadelerini kullandı. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-cay-hasadi-maliyetleri-artinca-cay-kesme-motorlarina-ilgi-artti/feed/ 0
Kore’de Doğa ve Kültürün Birleştiği Nokta: Çay Plantasyonları https://www.haber60.com.tr/korede-doga-ve-kulturun-birlestigi-nokta-cay-plantasyonlari/ https://www.haber60.com.tr/korede-doga-ve-kulturun-birlestigi-nokta-cay-plantasyonlari/#respond Mon, 06 May 2024 08:40:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30523 AV. BEDİA TEYMUR – ÖZEL YAZISI

Geçtiğimiz günlerde yaptığım Kore seyahati, beni sadece görsel bir şölenle değil, aynı zamanda zengin bir kültürel deneyimle de büyüledi. Özellikle pirinç, deniz ürünleri ve çay gibi üç temel gıda maddesi, Korelilerin yaşam tarzlarına olan derin bağlılıklarını yansıtıyordu. Ancak beni en çok etkileyen, çayın Kore kültüründe oynadığı eşsiz roldü.

Kore’de çay, sıradan bir içecek olmanın çok ötesine geçiyor; o, dostluğun, rahatlamanın ve sohbetin kaynağı, her anın tamamlayıcısı. Geleneksel çay seremonileri adeta bir meditasyon pratiğine dönüşüyor. Özenle seçilen çay yaprakları, incelikle demleniyor ve büyük bir saygıyla sunuluyor. Bu ritüel, doğayla uyum içinde olmanın ve yaşamın basit zevklerini takdir etmenin önemini vurguluyor.

Ülke genelinde bulunan sayısız çay evleri Korelilerin sağlıklı yaşam felsefesinin de bir parçası haline gelmiş durumda. Nesilden nesile aktarılan bu değerli gelenek, Kore kültürünün ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor. Kısacası, Kore’de çay sadece bir içecek değil; huzurun, dinginliğin ve geleneğin sembolü.

İşte Kore’de gezmenizi tavsiye edeceğim bazı çay bahçeleri:

Daehan Dawon Çay Plantasyonu: Yeşilin ve Denizin Buluştuğu Nokta

Kore’nin gezilmesi gereken doğa harikası yerlerinden biri olan Daehan Dawon Çay Plantasyonu, yüksek kaliteli yeşil çayıyla ünlü ve yıl boyunca ziyaretçiler için popüler bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Plantasyon, adeta bir doğa harikası olan tepe yamacında, derin yeşil çay ağaçlarının büyüleyici sıralarıyla göz alıcı bir manzara sunuyor. Deniz seviyesinden sadece 350 metre yüksekte bulunan bu küçük tepe, zirvesindeki gözlem güvertesinden açık günlerde denizi görebilme imkanı sunarak ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen deneyimleme imkanı veriyor.

Çay bahçesinin girişi, yüksek sedir ağaçları ile çevrili olan bu doğal güzellik, plantasyona adeta bir film seti havası katıyor. Gerçekten de Plato “Yaz Kokusu (2002)”, “Mavi Deniz Efsanesi (2017)” ve “Asi (2017)” gibi Kore’nin popüler dizilerine ev sahipliği yapan yapmış.

Kore Çay Müzesi: Boseong Çayının Tarihine Yolculuk

Kore Çay Müzesi, Kore’nin zengin çay kültürünü kutlamak ve Boseong çayının tarihini sergilemek amacıyla ziyaretçilere kapılarını açıyor. Baekje Dönemi’ne kadar uzanan bir geçmişe sahip olan Boseong çayı, bu müze ile onurlandırılmış. Üç katlı bir yapıya sahip olup olan müzede, her katta çayın farklı bir yönüne odaklanır.

İlk katta bulunan Çay Kültürü Salonu’nda, çay üretim süreci grafik paneller, videolar ve dioramalar aracılığıyla anlatılırken, ikinci katta yer alan Çay Tarihi Salonu, çeşitli dönemlere ait çay takımları ve araçları sergileyerek çay kültürünün zaman içindeki evrimini gözler önüne seriliyor. Üçüncü katta bulunan Çay Yaşamı Salonunda ise; eğitime ve uygulamalı deneyimlere ayrılmış ve ziyaretçilere Kore, Çin, Japonya ve Avrupa’nın çay kültürlerini keşfetme fırsatı sunuyor. Ayrıca, dünya genelinden çeşitli çay araçları da burada sergileniyor.

Çay Yapımı Atölyesi’nde ziyaretçiler, farklı türdeki yeşil çayları yapma sürecini öğrenme imkanı bulur. Kore Çay Müzesi, çay severler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olarak Boseong’un yeşil tepelerinde sizi bekliyor.

O’Sulloc Tea Museum: Çayın Büyülü Dünyası

2001 yılında kapılarını ziyaretçilere açan O’Sulloc Tea Museum, Güney Kore’nin en prestijli çay plantasyonlarından birinde yer alıyor. Dünyanın en kaliteli yeşil çaylarını üretme ününe sahip bu müze, çay severler için adeta bir cennet. Siyah, yeşil ve beyaz çayların yanı sıra çay kültürü ile ilgili neredeyse her şeyi bulabileceğiniz bu benzersiz mekan, ziyaretçilere çayın tarihini ve işlenişini keşfetme fırsatı sunuyor.

Müze içerisinde dolaşırken, çay yapraklarının taze ve hafif kokusu havayı doldurur ve çevreyi büyüleyici bir atmosferle sarar. Bu kokular eşliğinde, çayın serüvenini öğrenmek ve çeşitli çay türlerini tatmak, gerçekten unutulmaz bir deneyim haline gelir. O’Sulloc Tea Museum, ziyaretçilere çayın sadece bir içecek olmadığını, aynı zamanda bir medeniyetin ve kültürün taşıyıcısı olduğunu hissettirir.

Av. Bedia Teymur İnstagram: https://www.instagram.com/av.bedia.teymur/

Kore Turizm Organizasyon: https://www.instagram.com/ktoturkiye/

]]>
https://www.haber60.com.tr/korede-doga-ve-kulturun-birlestigi-nokta-cay-plantasyonlari/feed/ 0
Güney Kore’yi, Sarayları, Geleneksel Pazarları ve Köyleri ile Keşfedelim https://www.haber60.com.tr/guney-koreyi-saraylari-geleneksel-pazarlari-ve-koyleri-ile-kesfedelim/ https://www.haber60.com.tr/guney-koreyi-saraylari-geleneksel-pazarlari-ve-koyleri-ile-kesfedelim/#respond Sat, 04 May 2024 22:39:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30411 BEDİA TEYMUR – ÖZEL HABER

Kore Yarımadası, tarih boyunca batıdan Çin’in, doğudan Japonya’nın ve Kuzeyden Rusya’nın istilasına uğramış, zengin kültürel mirası ve stratejik konumuyla dikkat çeken bir bölge. Amerika Birleşik Devletleri’nin de “Hani bana” diyerek göz diktiği bu topraklar, 70 yıl önceye kadar savaşlar, salgın hastalıklar ve yoksullukla boğuşmuş.

Ancak, Rusya-Çin ile ABD’nin 38. paralel ile ikiye böldüğü bu talihsiz ülkenin insanları, “Coğrafya kaderindir” demeyip, yer altı kaynakları dahi olmadan çalışmış, üretmiş ve talihsizliklerini tersine çevirmiş.

Bugün, Güney Kore olarak bilinen bu bölge, teknoloji, oyun ve popüler kültürde dünya çapında bir ihraç gücüne sahip.

1953 yılında Kore Yarımadası’nda bir ateşkes anlaşması imzalandı, ancak bu anlaşma bir barış sözleşmesine dönüşmedi. Bu tarihten itibaren, yarımada fiili olarak bölünmüş olsa da Güney Kore kendisini Kore Cumhuriyeti olarak adlandırmaya devam ediyor, böylece bölünmüşlüğü kabul etmeyen bir duruş sergiliyor. Ki ben de öyle diyorum. Ellerindeki silah gücü ile dünyaya egemen olmuş devletler bir ülkenin kardeşlerini bölen, düşman eden sınırlarını “red” ediyorum.

İŞTE ADIM ADIM GEZDİĞİMİZ YERLER VE KORE CUMHURİYETİ…

Seul: Bir Bilim Kurgu Filmi Seti Gibi

İstanbul’dan Seul’e doğrudan uçuşumuz, yaklaşık 9 saat 50 dakika sürdü. Ancak dönüş 12 saate yakın bir zaman aldı. Bu uzun yolculuğun yorgunluğu, Seul’ün devasa gökdelenlerini, şehri ikiye bölen pırıl pırıl akarsularını ve tertemiz caddelerini görünce geçiyor. Kendinizi adeta bir bilim kurgu film setinde hissediyorsunuz.

Seul, sadece bir teknoloji ve ticaret şehri olmanın ötesinde, aynı zamanda dünyanın dört bir yanından tacirlerin kozmetik ve teknoloji ürünleri için geldiği bir merkez haline gelmiştir.

UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Changdeokgung Sarayı ve Gizli Bahçe

İlk durağımız olan Changdeokgung Sarayı, Seul’un 5 büyük sarayından biri ve 1405 yılında inşa edilmiştir. Joseon Hanedanı döneminde birçok krala ev sahipliği yapmış bu saray, günümüzde iyi korunmuş Joseon saraylarından biri olarak kabul edilir. Saray kompleksi, halka açık alanlar, kraliyet ailesinin özel konutları ve Gizli Bahçe gibi kısımlardan oluşur. Saray iç içe geçmiş birçok bahçeden oluşuyor. Gizli Bahçe, tarih boyunca kralların dinlenme yeri olmuş ve doğal güzelliklerle zenginleştirilmiş. 1997 yılında UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne eklenen saray, özellikle sonbaharda, yaprakların renk değiştirdiği zaman ziyaret için idealdir.

Saray, çivi ve beton gibi malzemeler kullanılmadan, sadece iç içe geçirilmiş ağaçlardan yapılmış ve alabildiğine her ağaç bir sanat eseri gibi işlenmiş ve boyanmış.

Gyeongbokgung Sarayı

Seul’un tarihle bezeli sokaklarında yürürken, 1395 yılında inşa edilen ve Joseon Hanedanlığı’nın göz kamaştıran ana sarayı Gyeongbokgung ile karşılaşırsınız. Bu ihtişamlı yapı, Seul’un kuzeyinde, Beş Büyük Saray arasında en görkemli olanıdır.

İmjin Savaşı’ndan Japon işgaline çok zarar gören saray, her seferinde yeniden tarihi dokusuna bağlı kalınarak yeniden inşa edilmiş ve 1963 yılında kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

Bukchon Hanok Köyü: Tarih ve Modern Hayatın Kesiştiği Yer

Seul’un tarihi merkezinde yer alan Bukchon Hanok Köyü de tıpkı saray mimarisinde olduğu gibi ahşap işlemeli evlerden yapılmış. Köy diyoruz ama Seul’ün merkezinde ve etrafı, Gyeongbokgung Sarayı, Changdeokgung Sarayı ve Jongmyo Tapınağı gibi önemli simgelerle çevrilmiş. Joseon Hanedanı döneminden kalma köy, “Kuzey köyü” olarak da biliniyor.

Günümüzde Hanoklar; kültür merkezleri, misafirhaneler, restoranlar ve çay evleri olarak hizmet vererek ziyaretçilere geleneksel Kore kültürünü deneyimleme fırsatı sunuyor. Bukchon Hanok Köyü, hala yerel sakinlerin yaşadığı canlı ve tarihi dokusunu koruyor.

Seul’de Geleneksel Bir Pazar

1414 yılında kurulan Namdaemun Pazarı, Seul’de zaman yolculuğu yapmak isteyenler için kaçırılmaması gereken tarihi bir duraktır. Başlangıçta yerel tüccarlar için popüler bir ticaret noktası olan pazar, Japonya’nın Kore’yi zorla açmasıyla karakteri zamanla değişmiştir. Yıllar içinde birçok kez yeniden inşa edilmesine rağmen, canlılığını ve ticari önemini koruyan pazar, bugün hem yerel halkın hem de turistlerin sıkça ziyaret ettiği bir mekandır. Namdaemun Pazarı, sokak yemekleriyle de ünlüdür ve özellikle hotteok gibi lezzetleri denemek için ideal bir yerdir. Ayrıca, Asya’nın en büyük 10 sokak yemeği şehri listesinde yer almaktadır.

Size İstanbul’u Hatırlatacak Bir Cadde

Insa-dong; araç trafiğine kapalı ana caddedir. Cadde çay evleri ve yerel mağazalarıyla ünlüdür ve İstanbul’un İstiklal Caddesi’ni andırır. Burada birçok sanat galerisi, kafe ve sokak yemekleri bulabilirsiniz. Alışveriş delileri için cazibe merkezidir diyebiliriz

Myeong-dong: Seul’un Alışveriş ve Lezzet Cenneti

Seul’un kalbinde yer alan Myeong-dong, alışveriş tutkunları ve yemekseverler için vazgeçilmez bir merkezdir. İki ana caddeyle çevrili bu bölge, ünlü mağazalar, alışveriş merkezleri ve lezzet duraklarıyla dolup taşar. Myeong-dong, Kore, Batı ve Japon mutfağından lezzetli seçenekler sunan restoranlarla da ünlüdür.

2011, 2012 ve 2013 yıllarında dünyanın en pahalı dokuzuncu alışveriş caddesi olarak listelenen Myeong-dong, Seul’de alışveriş yapmak ve yerel lezzetlerin tadını çıkarmak isteyen herkes için kaçırılmaması gereken bir duraktır.

Lüks ve Eğlence Sektörü İçin Gangnam

Gangnam bölgesi, Seul’un güneyinde bulunan ve şehrin lüks alışveriş ve dinamik gece hayatının kalbi olan bir bölgedir.

Öte yandan, Dongdaemun Pazarı, Seul’un tarihi dokusunu yansıtan bir ticaret merkezi olarak bilinir ve Güney Kore’nin en büyük pazarlarından biri olarak kabul edilir. Yongsan Pazarı ise, son teknoloji ürünlerinin bulunduğu stantlarıyla Asya’nın önde gelen teknoloji pazarları arasında yer alır. Bu pazarlar, Seul’un geleneksel ve modern yüzlerini bir arada sunarak şehrin çeşitliliğini gözler önüne serer.

Lotte World Kulesi SEOUL SKY: Seul’un Zirvesinde Unutulmaz Bir Deneyim

SEOUL SKY, Lotte World Kulesi’nin 117-123. katlarında konumlanmış olup, ülkenin en yüksek ve dünyanın beşinci en yüksek binası olarak dikkat çeker. Başkentin panoramik manzarasını sunan bu gözlem evi hem gündüz hem de gece büyüleyicidir. Ziyaretçiler, dakikada 600 metre hıza ulaşan çift katlı Sky Shuttle asansörü ile yukarı çıkarlar. Gözlem güvertesindeki cam pencereler ve 478 metre yüksekliğindeki cam zeminli Sky Deck, dünyanın en yüksek gözlem güvertesi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir. Ayrıca, Sky Theater sayesinde her türlü hava koşulunda manzarasının keyfini sürebilirler.

HiKR Ground: Kore Turizminin Kalbi

HiKR Ground, Kore Turizm Organizasyonu’nun Seul Merkezi’nde yer alan bir turizm tanıtım merkezidir ve K-pop deneyimi yaşama ve medya sanatlarını keşfetme imkanı sunar.

Birinci katta, ziyaretçiler medya sanatçısı Lee Lee-nam’ın “Yeni Şehrin Manzarası” eseri ve global hallyu hayranlarının gönderdiği Kore turizm videolarını içeren HiKR Wall aracılığıyla çeşitli medya sanatlarını keşfedebilirler. İkinci katta, XR Live Studio’da kendi K-pop müzik videolarını oluşturma şansı bulurlar. Aynı katta, Cheonggyecheon Deresi’ni gören pencerede, Suh Do-ho’nun “Kuzey Duvarı” adlı sanat eseri sergilenir.

Üçüncü ve dördüncü katlarda ise Kore’nin çeşitli yerel sanatlarını deneyimleme ve sergileme fırsatı sunulur.

Cheonggyecheon Deresi ve Cheonggye Plaza: Seul’un Sakin Molası

Cheonggye Meydanı, Seul’un Sejong-ro Caddesi üzerinde, Cheonggyecheon Deresi’nin başlangıç noktasında yer alır. Meydan, 160 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde olup, toplam 6,962 metrekarelik bir alana sahiptir. Meydanın tasarımı, çeşmeler, şelaleler ve yürüyüş yolları ile süslenmiştir ve Cheonggyecheon Deresi’nin restorasyonunu kutlamak amacıyla bir araya getirme, uyum ve barış için bir alan olarak kullanılmaktadır.

Seul’de Nerede Kalınır?

Seul’de konaklama için en ideal bölgelerden biri Han Nehri’nin kuzey kıyılarıdır. Bu bölge, alışveriş ve kültürel etkinliklerle dolu Insadong ve Myeongdong gibi hareketli caddelere yakınlığıyla bilinir ve çok sayıda konforlu otel sunar. Turistler için pek çok cazibe merkezine kolay erişim sağlayan bu bölgeler, şehrin kalbi niteliğindedir.

Han Nehri’nin güney kıyısında kalan oteller ise farklı bir deneyim arayanlar için cazip bir alternatif olabilir. Seul’un gelişmiş metro ağı sayesinde, nehrin güney tarafında kalmak ulaşım açısından kolaydır. Ancak, şehrin çoğu turistik ve tarihi mekanı kuzeyde yer aldığından, kültürel ve tarihi dokuyu daha yakından hissetmek isteyenler için Insadong özellikle tavsiye edilir.

Seul’de Ne Yenir? Keşfetmeniz Gereken Lezzetler

Seul’de yemek yeme deneyimi, Pazar yerlerinde açık hava restoranlarının sıcak atmosferine kapılarak sokak tezgâhlarında yaşanabilir. Kore mutfağı, pirinç ve soya sosu gibi temel malzemelerden oluşur. Şık restoranlarda da Kore ve dünya mutfağını tadabilirsiniz.

Kore’nin geleneksel servis şekilleri, örneğin çorbanın ana yemek olarak servis edilmesi gibi özelliklerle dikkat çeker. Sokak tezgâhlarında soya soslu sebzeler olan “Namul”, baharatlı tavuk şişler “dak kkochi” ve sebzeli “Bibimbap” gibi geleneksel lezzetler bulabilirsiniz. Kore barbeküsü “Gogi-gui”, et severler için olmazsa olmazlardandır.

Tatlı olarak, çeşitli dolgularla zenginleştirilen pirinç kekleri “tteok” denemelisiniz. Ayrıca, Noryangjin Balık Pazarı’nda yüzlerce çeşit taze balık arasından seçim yaparak, isteğinize göre pişirilmesini sağlayabilirsiniz.

Kore’nin En Büyük Şehirlerinden Bir Tanesi: Jeonju

Jeonju Jeonju, 1910 ile 1945 yılları arasında Zenshu olarak bilinen, Güney Kore’nin Kuzey Jeolla Eyaleti’nin başkenti ve en büyük şehridir. Wanju İlçesi’nin Jeonju’yu neredeyse tamamen çevrelemesi ve birçok Wanju sakini Jeonju’da çalışması nedeniyle hem kentsel hem de kırsal bir yapıya sahiptir. Kore yemekleri, tarihi binalar, spor aktiviteleri ve yenilikçi festivallerle ünlü önemli bir turizm merkezidir.

Mayıs 2012’de, Jeonju UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında Gastronomi için Yaratıcı Şehir olarak seçilmiştir.

Jeonju, 1300 yıldan fazla bir tarih ve kültüre sahip bir şehirdir. Şehir, birçok bilgin yetiştirmiş ve gelişmiş bir yayıncılık endüstrisine sahiptir.

Jeonju Hanok Köyü: Geleneksel Kore’nin Kalbi

Jeonju Hanok Köyü, Kore’nin geleneksel mimarisinin en güzel örneklerinden bir başka örneğidir. Bu köydeki hanok evlerin çatıları, zarif bir şekilde gökyüzüne kıvrılır, her biri ‘sarangchae’ ve ‘anchae’ olarak ikiye ayrılan yaşam alanlarıyla geleneksel Kore yaşam tarzını yansıtıyor. Sarangchae, erkeklerin toplumsal etkinlikleri için kullanılırken, anchae kadınların daha özel yaşam alanı olarak kullanılıyor.

Jeonju Hanok Köyü’nde konaklamak veya Hanok Yaşam Deneyim Salonu’nu ziyaret etmek, ziyaretçilere bu tarihi yapıların içinde yaşamanın nasıl bir his olduğunu deneyimleme fırsatı sunuyor.

Jeonju El Sanatları Sergi Salonu

Kore’yi ziyarete gelenlerin özellikle ziyaret etmesi gereken yerlerden biri olan Jeonju El Sanatları Sergi Salonu, ziyaretçilere geleneksel Kore el sanatlarının zarafetini keşfetme fırsatı sunuyor. Sanatseverler için Jeonju El Sanatları Sergi Salonunda, çeşitli atölye programlarına katılarak kendi el yapımı ürünlerinizi yaratma şansını da yakalayabilirsiniz.

Jeonju Nambu Geleneksel Pazarı: Tarih ve Lezzetin Buluşma Noktası

1905 yılında Joseon döneminden kalma Nammunbakk Pazarı’nın yerine açılan Jeonju Nambu Geleneksel Pazarı, şehrin güney kapısının hemen dışında, canlı ve renkli bir alışveriş destinasyonu olarak ziyaretçilere kapılarını açmıştır. Şu an pazarda 800’den fazla dükkan bulunmakta ve yaklaşık 1,200 çalışan tarafından sebze, meyve, yiyecek, kurutulmuş balık, mobilya, ipek ürünleri ve genel malzeme satışı yapılmakta.

Jeonju Nambu Geleneksel Pazarı ziyaretçilere hem tarihi dokusu hem de sunduğu lezzetlerle unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Kore’yi simgeleyen 3 şey: Pirinç, Deniz ürünleri ve Çay

Daehan Dawon Çay Plantasyonu: Yeşilin ve Denizin Buluştuğu Nokta

Kore’nin gezilmesi gereken doğa harikası yerlerinden biri olan Daehan Dawon Çay Plantasyonu, yüksek kaliteli yeşil çayıyla ünlü ve yıl boyunca ziyaretçiler için popüler bir cazibe merkezi haline gelmiş. Plantasyon, adeta bir doğa harikası olan tepe yamacında, derin yeşil çay ağaçlarının büyüleyici sıralarıyla göz alıcı bir manzara sunuyor. Deniz seviyesinden sadece 350 metre yüksekte bulunan bu küçük tepe, zirvesindeki gözlem güvertesinden açık günlerde denizi görebilme imkanı sunarak ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen deneyimleme imkanı veriyor.

Çay bahçesinin girişi, yüksek sedir ağaçları ile çevrili olan bu doğal güzellik, plantasyona adeta bir film seti havası katıyor. Gerçekten de Plato “Yaz Kokusu (2002)”, “Mavi Deniz Efsanesi (2017)” ve “Asi (2017)” gibi Kore’nin popüler dizilerine ev sahipliği yapan yapmış.

Kore Çay Müzesi: Boseong Çayının Tarihine Yolculuk

Kore Çay Müzesi, Kore’nin zengin çay kültürünü kutlamak ve Boseong çayının tarihini sergilemek amacıyla ziyaretçilere kapılarını açıyor. Baekje Dönemi’ne kadar uzanan bir geçmişe sahip olan Boseong çayı, bu müze ile onurlandırılmış. Üç katlı bir yapıya sahip olup olan müzede, her katta çayın farklı bir yönüne odaklanır.

Çay Yapımı Atölyesi’nde ziyaretçiler, farklı türdeki yeşil çayları yapma sürecini öğrenme imkanı bulur. Kore Çay Müzesi, çay severler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olarak Boseong’un yeşil tepelerinde sizi bekliyor.

O’Sulloc Tea Museum: Çayın Büyülü Dünyası

2001 yılında kapılarını ziyaretçilere açan O’Sulloc Tea Museum, Güney Kore’nin en prestijli çay plantasyonlarından birinde yer alıyor. Dünyanın en kaliteli yeşil çaylarını üretme ününe sahip bu müze, çay severler için adeta bir cennet. Siyah, yeşil ve beyaz çayların yanı sıra çay kültürü ile ilgili neredeyse her şeyi bulabileceğiniz bu benzersiz mekan, ziyaretçilere çayın tarihini ve işlenişini keşfetme fırsatı sunuyor.

Işıkların Dans Ettiği Okyanus Kıyısındaki Şehir: Yeosu

Yeosu, Güney Kore’nin Güney Jeolla Eyaleti’nde ikinci en büyük şehirdir. 1998 yılında Eski Yeosu Şehri, Yeocheon Şehri ve Yeocheon İlçesi birleştirilerek günümüz Yeosu şehri oluşturuldu. Tarihsel olarak Yosu olarak bilinen şehir, Kore Yarımadası’nın Japon hakimiyeti döneminde Reisui olarak adlandırılmıştır.

Yeosu Deniz Teleferiği: Gökyüzünden Okyanus Manzarası

Yeosu Deniz Teleferiği, Kore’nin ilk deniz üstü teleferiği olarak, Dolsan Adası ile anakarayı büyüleyici bir şekilde birbirine bağlıyor. Cam zeminli kabinler okyanusun derinliklerine doğru, adeta havada asılıymış gibi bir deneyim yaşatıyor. Adrenalin dolu bir deneyim için harika bir etkinliktir.

Yeosu Lezzetleri

Yeosu Geobukseon Köprüsü’nün altında yer alan büfelerde deniz ürünleriyle hazırlanan çeşitli yemekleri tadabilirsiniz. Bu sokak, turistler arasında popüler bir durak olarak, ziyaretçilere Yeosu’nun deniz ve köprü manzarasının gece ışıltısında lezzetli yemekler eşliğinde deneyimleme fırsatı sunuyor

Yakındaki Hamel Deniz Feneri ve Yeosu Deniz Teleferiği gibi cazibe merkezleriyle birlikte, büfeleri sadece yemek için değil, aynı zamanda bölgenin kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmek için de ideal bir başlangıç noktasıdır. Burası hem damak zevkinizi tatmin edecek hem de gözlerinize festival sunacak bir mekan.

Suncheonman Sulak Alanı: Doğanın Sessiz Güzelliği

Suncheon, Güney Kore’nin Jeollanam-do bölgesinde, 2022 itibarıyla 280,719 nüfusu ile en büyük şehridir. Eyaletin güneydoğusunda yer alan Suncheon, tarımsal ve sanayi açısından sahip olduğu manzaralı doğasıyla bilinir ve Suncheon Körfezi gibi turistik yerlere ev sahipliği yapar.

Liman kenti Yeosu, Suncheon’un yaklaşık kırk dakika güneyinde, Gwangyang ise şehrin doğusunda yirmi dakika mesafededir.

Suncheonman Sulak Alanı, dünyanın en iyi beş sahil sulak alanından biri olarak kabul edilen, çamur alanları ve kamış yataklarıyla ünlüdür. Bu 3 km uzunluğundaki nehir boyunca uzanan doğal rezerv, zengin kuş türleri ve benzersiz ekosistemleriyle biliniyor. Başlıklı turnalar gibi göçmen kuşların kışlama ve üreme alanı olan kamış kolonileri, gelgit düzlükleri ve çeşitli deniz canlılarının yaşam alanıdır.

Suncheonman Sulak Alanı, doğa severler ve kuş gözlemcileri için eşsiz bir ekolojik turistik yer olarak bilinir.

Suncheonman Koyu Milli Park’ı: Doğanın Büyüsüyle Buluşma Noktası

Suncheonman Koyu Milli Park’ı Kore’nin ilk ve dünyanın en ünlü beş sahil sulak alanından biridir. Suncheon’un Dosa-dong bölgesinde yer alan bu bahçe, 1.12 milyon metrekarelik alanda 505 türden 790 bin ağaç ve 113 türden 3.15 milyon çiçekle donatılmış.

Mayıs ortasında, 30 bin metrekarelik bir alanda, altın dalgalar oluşturan kanola çiçekleri ziyaretçileri büyülüyor.

Bahçedeki ana yollar, doğal gölge oluşturmak için yaklaşık 50 bin hünnap, karaağaç ve diğer ağaçlar dikilmiş. Bahçeden sonra, ziyaretçiler Kişisel Hızlı Transit (PRT) ile Suncheon Kültür Merkezi’ne ulaşabilir ve oradan Kamış Trolleybüsü ile Mujingyo Köprüsü’ne kadar gidebilirler.

Milli Park ile Sulak Alan Rezervi arasında bağlantı kuran SkyCube adında şöförsüz, elektrikli ve raylı minik küp vagonlarla milli parkı gezebilirsiniz.

Deneyimlemeniz Gereken Kültürel Kıyafet: Hanbok

Hanbok, Kore kültürünün sembolü olan ve köklü bir geçmişe sahip geleneksel bir giysidir. Bu zarif kıyafet, zamanla daha çok festivallerde, düğünlerde ve özel törenlerde tercih edilen bir giysi olmuş. Canlı renkleri ve sade çizgileri ile göz kamaştıran hanbok, kışın ipek veya pamuktan, yazın ise serin tutan kenevir ve ramiden üretilir.

Günümüzde, hanbok genellikle Kore’nin kırsal bölgelerinde hâlâ günlük olarak kullanıyor.

Kore’nin turistik yerlerinde hanbok kiralama hizmetleri dükkanlarda bu kıyafetleri kiralayıp turistik yerlerde fotoğraflar çekip farklı anılar biriktirebilirsiniz.

Tipik bir Halk Köyü: Naganeupseong

Naganeupseong Halk Köyü, Güney Kore, Suncheon, Güney Jeolla, Nagan-myeon’da bulunan tarihi bir idari Kore kasabasıdır. Çevresi dağlarla kaplı bu şirin kasaba Çin istilasından korunmak için kale surları ile çevrilmiş üç mahalleden oluşur. Evler, hasır çatıları, kil odaları ve Kore tarzı verandaları ile tarihi bir film platosunu andırıyor. Bu Küçük orijinal kasabada aristokratlar değil, çoğunlukla sivil halk insanlar yaşamış ve halen yaşıyor.

Burada yaşam devam etmesine rağmen, bizim köylerde gördüğümüz hiçbir hayvan sesi ve kokusu yoktu.

Seoul Geumsunsa Tapınağı

Seul’un Jongno-gu bölgesinde yer alan Geumsunsa Tapınağı, kolay ulaşımı ve yakındaki turistik yerleri ile dikkat çeker. Tapınağa ulaşım, otobüs durağından yaklaşık 20 dakikalık bir yokuş yürüyüşü içerir. 2 günlük konaklama programı, öğleden sonra 3’te başlar ve ertesi gün öğle yemeği sonrası sona erer. Konaklama sırasında Budizm yemek adabı, tespih yapımı gibi çeşitli etkinlikler sunulur ve katılımcılar tapınak yemeklerini tadabilir.

Ganghwado Adası Jeondeungsa Tapınağı

İncheon’un Ganghwado Adası’nda bulunan Jeondeungsa Tapınağı, güzel manzaraları ve tarihi yapısıyla ünlüdür. 2 günlük konaklama boyunca ziyaretçiler tapınağı keşfedebilir ve kafe Jungnimdawon’da geleneksel çayların keyfini çıkarabilir. Tapınak, güneş batımı manzarası ile de bilinir.

Gochang Seonunsa Tapınağı

Jeollabuk-do’da yer alan Seonunsa Tapınağı, özellikle sonbaharda yaprak dökümü manzarası ile ünlüdür. Tapınak, doğayla iç içe ve çeşitli mevsimlerde farklı doğal güzellikleri sunar. Tapınak konaklaması sırasında yürüyüş yapmak, ziyaretçilere doğanın tadını çıkarma fırsatı sunar.

Bu tapınaklar, sadece dinlenmek ve yenilenmek isteyenler için mükemmel bir kaçış sunar ve ziyaretçilere unutulmaz bir huzur deneyimi yaşatır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-koreyi-saraylari-geleneksel-pazarlari-ve-koyleri-ile-kesfedelim/feed/ 0
MHP Rize Merkez İlçe Başkanı: Çay fiyatı en az 35 lira olmalı https://www.haber60.com.tr/mhp-rize-merkez-ilce-baskani-cay-fiyati-en-az-35-lira-olmali/ https://www.haber60.com.tr/mhp-rize-merkez-ilce-baskani-cay-fiyati-en-az-35-lira-olmali/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29495

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) MHP Rize Merkez İlçe Başkanı Seçkin Memişoğlu, geçen seneki çay fiyatın hayal kırıklığına neden olduğunu belirterek bu sene belirlenecek olan fiyatın en az 35 lira olması gerektiğini söyledi. Memişoğlu, “Ekonomi, bugün yaşam koşulları, çiftçinin hayatını idamı ettirebilmesi için çayın 35 lira bandında bir noktada olması gerekiyor” dedi.

Rize’de geçtiğimiz gün Karadeniz illerinin Ziraat Odası Başkanları, 2024 yılı yaş çay kampanyasına sayılı günler kala hükümetin açıklayacağı yaş çay fiyatı öncesi bir araya geldi. Rize Ziraat Odası Başkanı BünyaminArslan, “Yaş yaprak taban fiyatının ekonomik koşullar ve bölgedeki tarımın sürdürülebilir bölge göçünü önleme adına üreticilerimizin doğduğu yerde doyması için yaş çay taban fiyatının 25 TL olmasını talep ediyoruz” açıklamasında bulunmuştu. MHP Rize Merkez İlçe Başkanı Seçkin Memişoğlu ise fiyatın enfllasyon da düşünülerek en az 35 lira olması gerektiğini söyledi.

“ÇAY ÜRETİLEMEYECEK BİR NOKTAYA GİDİYOR”

Seçkin Memişoğlu, şunları söyledi:

“Rizelinin ve Rizelimizin asıl geçim kaynağı olan çay sezonuna yaklaşmak üzereyiz. Geçen yıla baktığımız zaman enflasyon oranında açıklanan çay fiyatıyla beraber çay üreticimizin ilk ödemesini aldığı Ağustos ayı başında daha cebine girmeden yarı yarıya erimiş olduğunu gördük. Özel sektör, oluşan enflasyon dolayısıyla taban fiyatının üzerinde alımlar yaptı. Bu bir nebzede olsa çay müstahsillerimizi mağduriyetten kurtardı. Her yıl enflasyon oranında açıklanan çay fiyatı ya da enflasyona yakın oranlarda açıklanan çay fiyatı zaman geçtikçe çayın değerini sıfıra yaklaştırdı. Bu durum çay üreticisini her geçen gün daha da mağdur duruma getirdi. Artık çay üreticileri çay arazilerine girmiyor, çaydan bir gelir elde edemiyor. Bunun için çay arazilerine Rize’de yarıcı modeli dediğimiz ama nerdeyse bedavaya daha yakın modelle kiralama yoluna gidiyor. Buna rağmen Rize’de arazilerini kiralayacak üretici bulamıyor, bulamadığı zaman da dalında kalmasın günahtır ve bir de çay diğer tarım ürünleri gibi değil ekilmediği zaman biçilmez, sorun yok değil. Bu çayı bir dönem toplamazsan orman olur, mecbur toplanması lazım. Mecburiyetten çayın değerinde alınmaması nedeniyle çayın her geçen gün kalitesinin azalmasını ve çayın bitme noktasına gelmesine neden oluyor. Özel de Rize’miz genelde ülkemiz için stratejik bir ürün olan çay için ciddi anlamda yeniden bir yapılanmaya ihtiyacı var. Bu durumda çaya gerçek değerini vererek yapılabilir. Gerçek değer verildiği zaman çay üreticisi artık çaydan geçtiğimiz dönemlerde bizim büyüklerimizin, babalarımızın, dedelerimizin yaptığı tarıma doğru gidebilmemiz için çaydan ciddi bir kar elde edebilmemiz lazım. Bugün çay üreticisi çaydan gelir elde edemediği için çiftçiliği bıraktı. Çayın kalitesini bozdu, çay satılamayacak, üretilemeyecek bir noktaya doğru gidiyor. Bunun için fiyat çalışması enflasyona göre değil de çiftçiyi ve çay tarımını yaşatabilecek bir noktada olması gerekiyor.

“GERÇEK ANLAMDA BİR DESTEKLEME GEREKİYOR”

Geçen yılki çay fiyatının baz alınmaması lazım çünkü geçen yıl çay fiyatı açıklanmadan önce 15 lira gibi bir fiyat bekleniyordu, toplumun tamamına göre bu fiyat düşük olmasına rağmen kabul edilebilirdi. 11 lira olarak belirlendi geçen yıl ve daha cebine girmeden yarı yarıya erimiş oldu. Bu yıl ise hesaplarımızı, beklentilerimizi 15 lira artı ve cebimize girmeden sonra ki enflasyona göre belirlememiz lazım, bugünki taban fiyatına göre değil. Buna baktığımız zaman da bugün ki ekonomi, bugünki yaşam koşulları, çiftçinin hayatını idamı ettirebilmesi için çayın 35 lira bandında bir noktada olması gerekiyor. Bu 35 lira taban fiyat verilirken bunun yanında da çaya bir destekleme ödemesi var. Yani bugün bir ton gübre aldığımızda 16 bin lira veriyoruz gübreye ve fiyatlar çok yüksek. 30 kuruş bandında kalmış destekleme, bu gerçekten bugünün şartlarında gülünç bir rakam yani vatandaşımızın bankaya gidip o parayı almasına yetmiyor, yolda harcıyor o parayı zaten. 35 liranın yüzde 13- 14 bandında bir desteklemeye tekamül etmesi için de 5 lira bandına çekilmesi gerekiyor ki vatandaşımız bu noktada gerçek anlamda desteklensin, gübresini alabilsin, mazotunu alabilsin, tarıma başlayabilsin ve çay bir sonra ki nesillere aktarılabilsin.”

]]> https://www.haber60.com.tr/mhp-rize-merkez-ilce-baskani-cay-fiyati-en-az-35-lira-olmali/feed/ 0 Karadeniz Ziraat Odaları, yaş çay fiyatının 25 TL olmasını talep ediyor https://www.haber60.com.tr/karadeniz-ziraat-odalari-yas-cay-fiyatinin-25-tl-olmasini-talep-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/karadeniz-ziraat-odalari-yas-cay-fiyatinin-25-tl-olmasini-talep-ediyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 08:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29099

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Karadeniz illerinin Ziraat Odası Başkanları, hükümetin açıklayacağı yaş çay fiyatı öncesi bir araya geldi. Rize Ziraat Odası Başkanı BünyaminArslan “Yaş yaprak taban fiyatının ekonomik koşullar ve bölgedeki tarımın sürdürülebilir bölge göçünü önleme adına üreticilerimizin doğduğu yerde doyması için yaş çay taban fiyatının 25 TL olmasını talep ediyoruz” dedi.

Karadeniz illerinin Ziraat Odası Başkanları, 2024 yılı yaş çay kampanyasına sayılı günler kala 210 bin çay üreticisinin merakla beklediği ve hükümetin açıklayacağı yaş çay fiyatı öncesi Rize Ziraat Odası’nda bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı. Rize, İkizdere, Kalkandere, İyidere, Derepazarı, Güneysu, Çayeli, Pazar, Ardeşen, Çamlıhemşin, Fındıklı, Hopa, Arhavi, Borçka, Of, Sürmene, Araklı, Dernekpazarı, Tirebolu, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanlarının katıldığı basın toplantısında hükümete 2024 yılı yaş çay fiyatının 25 TL olması yönünde çağrı yapıldı.

Rize Ziraat Odası Başkanı BünyaminArslan şunları söyledi:

“Öncelikle 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Bu toplantının özellikle bugünün önemine binaen çocuklarımızın yarınları için 19 çay bölgesi ziraat oda başkanları bölgelerinde yapmış oldukları yaş çay maliyet belirleme çalışmaları sonucunda odalarımızın ortaya koymuş olduğu yaş yaprak taban fiyatının, ekonomik koşullar ve bölgedeki tarımın sürdürülebilir bölge göçünü önleme adına üreticimizin ‘Doğduğu yerde doyması için’ yaş çay taban fiyatının 25 TL olmasını talep ediyoruz. Aynı oranda organik yaş çay fiyatının da belirlenecek olan çay fiyatının iki katı oranında olmasını talep ediyoruz. Ayrıca çay sektöründe bizler gibi söz sahibi olan ulusal çay konseyi ve ticaret borsasında fiyat konusunda çalışmalarını kamuoyuna açıklamalarını bekliyoruz. 2024 yılı tüm üreticilerimize bol kazanç ve hayırlı olmasını diliyoruz.”

“ÖZEL SEKTÖR AÇIKLANAN FİYATIN ALTINDA ÇAY ALIRSA ÜRETİCİLERİMİZİ EZMEYE KALKARSA ÖRGÜTLERİMİZLE GEREKEN CEVABI VERİRİZ”

Bir gazetecinin “Özel sektörün hükümetin açıkladığı fiyatın altında çay alması durumunda tepkiniz ne olacak” sorusuna Başkan Bünyamin Aslan, şöyle cevap verdi:

“Biz tüm ziraat odalarımızın başkanları, yöneticileri çiftçilerin kendisidir, müstahsillerimizin menfaatine olmayacak her ne konu olursa olsun dik ve dirayetli bir şekilde müstahsillerimizin yanında oluyoruz, olacağız. Biz örgütlenerek hiçbir özel sektör çay fabrikasının millete rağmen çay fiyatının altında bir fiyat alabileceğini düşünmüyorum. Eğer kasıtlı bu yönde özel sektör üreticimizi ezmeye kalkarsa bizde üreticilerimizle örgütlenerek gereken cevabı vereceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Fiyat dengesinin bozulmaması için üreticilerimizi örgütleme adına tüm ziraat odalarımızla birlikte bir duyuru yaptık. Muhakkak ki budamalarımızı yapalım, piyasayı belli kişilerin eline bırakmayalım.”

“BELİRLENEN FİYATIN ALTINDA ÇAY ALAN ÖZEL SEKTÖRÜN RUHSATI İPTAL EDİLMELİDİR”

“Özel sektörün hükümetin açıkladığı fiyatın altında çay alması durumunda tepkiniz ne olacak” sorusuna Artvin Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti şu şekilde cevap verdi:

“Bunu ziraat odaları denetleyemez, bunu denetleyebileceği devletin bir kurumu vardır. Devlet denetler, ziraat odaları da bunun takipçisi olur. Ama devlet bu konuda aslında daha da dik durmalı vermiş olduğu belirlemiş olduğu belli bir fiyatın altında yaş çay satın alan kurumları, kuruluşları, fabrikaların aslında devleti zarar ettirme politikası üzerinde ruhsatlarının iptaline kadar gitmeli yani, devlet 10 lira vermişse 8 lira diğer kuruluşlar özel sektör çay alıyorsa bu aynı zamanda devletin denetleme mekanizmasını harekete geçirmesi demektir. Devlet korumalı çiftçiyi diye düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/karadeniz-ziraat-odalari-yas-cay-fiyatinin-25-tl-olmasini-talep-ediyor/feed/ 0
Rizeli Çay Üreticileri, Açıklanacak Fiyatın 20 Liradan Az Olmamasını İstiyor https://www.haber60.com.tr/rizeli-cay-ureticileri-aciklanacak-fiyatin-20-liradan-az-olmamasini-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/rizeli-cay-ureticileri-aciklanacak-fiyatin-20-liradan-az-olmamasini-istiyor/#respond Thu, 18 Apr 2024 22:15:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28133

GENÇAĞA KARAFAZLI

Hükümetin açıklayacağı yaş çay fiyatını bekleyen Rizeli üreticiler, açıklanacak fiyatın 20 liradan az olmaması gerektiğini ifade etti. Bir çay üreticisi, “25 lira olursa memnun kalırız” derken bir başka üretici ise, “Eğer çayın şu anki fiyatı 30 liranın da altına düşerse çaycı yandı. Hükümet özel sektörlere vereceğine ÇAYKUR desteklerini halka versin, bizim gibilere versin” diye konuştu.

Rize başta olmak üzere Artvin, Trabzon ve Giresun illerinde 210 bin çay üreticisinin temel geçim kaynağı olan yaş çaya hükümetin vereceği fiyat merakla bekleniyor. Üreticiler bir kilo yaş çay fiyatının en az 25 lira olması gerektiğini söyledi.

“ÖZEL SEKTÖR BİZİ MAĞDUR EDİYOR”

Rizeli çay üreticisi, “Ben bir çay üreticisi olarak geçen sene zaten çayın fiyatının yani beklentinin çok çok altında olduğunu gördük ve bu sene artan maliyetlerden dolayı çayın ziraat odasının açıkladığı fiyatta 17 lira bir maliyetimiz var. Bugün ben bir gübre aldım 15 bin 500 lira para ödedim bir tonuna bunun akaryakıt fiyatlarını koyarsak, enflasyonu da koyarsak, çayda şu an beklentimiz 20 ile 23 lira arası. Özel sektör bizi yıllardır mağdur ediyor devletin açıkladığının altında alıyor yine hüsrana uğrayacağımızı düşünüyorum” dedi.

“DEVLET BU KONUDA RİZELİYİ MAHCUP EDİYOR”

Çay üreticisi bir yurttaş ise “Çayların çay fiyatı 20 liradan aşağı olmaması lazım, bu kesim işine son vermeleri lazım. Kesiyoruz, çaylıklar bitti. Burada hep ezilen vatandaş biz olduk. Kendi çayımızı yevmiyeyle toplamış gibi oluyoruz ama bu 25 lira olursa memnun kalırız. Bizim çay 25 lira yapıp da kuru çayı 250- 300 lira yaptığı zaman yine vatandaştan gidiyor. Hiç Rizeli çaydan memnun olmamıştır, olmaz. Devlet şimdi bu konuda Rizeliyi hep mahcup etmiştir çaya istediğimiz değeri vermemiştir. Rizeli hiç memnun olmamıştır” dedi.

“ÇAYIMIZA UZAKTAN SELAM VERİR DURUMA DÜŞTÜK”

Bir diğer yurttaş, “Öncelikle çayın bu mecburi kesim işlerin kaldırılmasını istiyorum. Gübreye devletin mutlak ve mutlak bir destek olmasını istiyorum. Aşırı pahalı aşırı yani o fiyatlarla gübre alıp da çaya verip de çay yani çok kıymetli ama çayın değeri çok düştü. Yıllar yılı her sene bu acımasız enflasyon bizi mahvetti. Eğer çayın şu anki fiyatı 30 liranın da altına düşerse çaycı yandı. Bundan sonra artık çaya bir destek mi verir hükümet yani, özel sektörlere vereceğine ÇAYKUR desteklerini halka versin, bizim gibilere versin. Çaycılar ayakta kalabilsin yoksa çay da elimizden gidecek bu gidişte. Yani çayımıza da artık uzaktan selam verir duruma düştük” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL SEKTÖR TEFECİ GİBİ”

Diğer çay üretici yurttaş da, “Çayın fiyatı konusunda beklentilerimiz 25 lira çünkü çayın bir gelir kaynağı olması için 25 lira bile bir insanın çaydan alacağı hani eziyetine değmeyecek bir para. Çay artık bitmiş bir ürün, Rizeli olarak diyorum. Özel sektör maalesef ki millet perişan. Kıştan çıkıyor yaza düşünce özel sektörü şöyle düşünün bir çeşit tefeci gibi devlet çayı diyelim hani asıl fiyatından alırken özel sektör geçen sene 11 lirayken devletin fiyatı özel sektör 9 lira 9 buçuk liralara kadar aldı çünkü millet kıştan çıkmış, borcu var, çaydan geçinemiyor mecburen çayını bozdurmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

“ÇAYIN FİYATI 20 LİRADAN AŞAĞI OLMASIN”

Bir başka üretici ise “AK Parti hükümeti beni çok iyi dinlesin; kurulduğu günden beri ona oy veriyorum hiç bu zamana kadar bir şey istemedim şimdi istiyorum. Diyorum ki; çayın fiyatı 20 liradan aşağı olmasın. Eğer bu milletin gönlünü kazanmak istiyorsa, bu Rizelinin gönlünü kazanmak istiyorsa, çayın fiyatı 20 lira olsun. Sayın Cumhurbaşkanı burada ilk konuştuğu zaman ne dedi; ‘görün ben bir seçileyim bak çay paketleme fabrikalarının hep dışarıda paketlemeleri onları Rize’ye alıyorum’. Hani neredeler, bugün olanları da yıktılar. Taşlıdere’de vardı onları da yıktılar. Rize’ye bir fabrika yapsınlar, olanları da yıktılar” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/rizeli-cay-ureticileri-aciklanacak-fiyatin-20-liradan-az-olmamasini-istiyor/feed/ 0 Çay Üreticileri Budama Yapmazsa ÇAYKUR’a Çay Satamayacak https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-budama-yapmazsa-caykura-cay-satamayacak/ https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-budama-yapmazsa-caykura-cay-satamayacak/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27713 Çay Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Mavi, bu yıl budama yapmayarak çayını ÇAYKUR’a değil de özel sektöre satmayı düşünen üreticileri uyararak “Ayağımızı denk alalım. Üreticiler budamalarını yapsınlar” dedi.

Havaların ısınması ile çay üreticileri gübreleme ve budama işlemleri için çay bahçelerine girmeye başladı. ÇAYKUR’a çay satmak için üreticilerin çay tarım arazilerinin 10’da 1’ini budamak zorunda olduğunu hatırlatan Mavi, bu işlemi gerçekleştirmeyen üreticilerin ise her yıl olduğu gibi bu yıl da ÇAYKUR’a çay satamayacağını uyarısında bulundu.

Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’a yakın hatta bazen ondan da yüksek fiyattan çay almasından etkilenen bazı üreticilerin bu yıl budama yapmayarak çaylarını özel sektör çay fabrikalarına satmayı planladığını ve bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini savunan ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi, herkesin çaylarını budama yapmasını istedi. Aksi taktirde özel sektörün fiyat ile istediği gibi oynayabileceğini hatırlatan Mavi üreticilerden çay bahçelerine girerek yapmak zorunda oldukları budamaları gerçekleştirmesini tavsiye etti.

Hava şartlarının gidişatının iyi olmasından ötürü çay üreticilerinin rahatlıkla çay öncesinde bahçelerine girdiğini kaydeden Mustafa Mavi, üreticilerin ön hazırlıklara başladığını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl çay toplama yevmiyesinin yüksek olmasından kaynaklı vatandaşın kendi çayını kendisinin topladığını ve bu yılda aynı durumun oluşmasını beklediklerini dile getirerek “Dışarıdaki üreticimiz geldi, bakıldığında hava şartları da tam bir çay sezonuna uygun devam ediyor. İnşallah çok güzel bir sürgün dönemi olacağını bekliyoruz. Geçen sene yevmiyeler çok yüksek olduğu için vatandaş daha çok kendisi kendi çayını toplama yoluna gitti. Aslında bu bir yerde de iyi oldu. Herkes motor alarak işte kendi çayını aile içinde toplayıp paranın kendilerine kalmasını sağladı. Yevmiyelerin yüksek olması bir yerde de yabancı uyruklu işçilerin gelmemesine ve sebep oldu. Bu yıl da o şekilde olacağını düşünüyoruz. Çok fazla bir yabancı uyruklu işçi gelemez. Daha çok işte Giresun, Ordu gibi Karadeniz Bölgesi’nden gelen çay işçileri burada yoğunlukta olur” dedi.

“Çay hasadında hava şartları belirleyici olacak”

Hava şartlarından ötürü çayın her yerde eşit gelmesinin çay alım yerlerinde izdihama neden olabileceğinden korktuklarını ifade eden Mavi “Şu anda hava şartları çok iyi gidiyor. Her yerde çay sürgünü aynı anda geliyor. Bazen üç günde bir yağmur yağıyor. Bizim bir tek korkumuz var, eğer hava şartları böyle giderse Mayıs ayında yüksek kesimlerle alçak kesimlerde çaylar eşit gelirse çay alım yerlerinde bir izdiham olabilir. İnşallah Allahü teala onun da bir kolaylığını verir. Sahil biraz daha erken. Yüksek kesimler biraz daha geç gelirse izdiham olmaz. Böylelikle çayın fiyatı özel sektörde de aşağı düşmez” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’un verdiği taban fiyata yakın para ödemesinden esinlenilerek bu yıl budama yapmayan veya az budama yapan üreticilere de seslenen Mavi “Bu sene zor bir sene olacak. Mesela faizler yükselince özel sektör bu sene aldığı çayın ücretini vadeli olarak yapacak. Beklenti ve görüntü öyle. Özel sektörler yüksek fiyattan faizli para alıp üreticiden peşin para çay almayacaktır. Bizim buradan üreticilerimize tavsiyemiz herkes budama zorunluluğundaki bütün çaylıklarını budasın ve tamamı ÇAYKUR’a satsınlar. Kotalarını aşsınlar. Eğer budama düşük olursa özel sektöre de koz vererek daha çok muhtaç oluruz. Üreticiden budamalarının tamamını yapmasını istiyoruz. Aksi takdirde özel sektör çok düşük fiyattan satın alma niyetine gidecek. Çünkü faizler çok yükseldi. Bankalar kredi vermiyor. Üretici kendi başının çaresine bakması lazım. Onun için şimdi de ayağımızı denk alalım. Üreticiler budamalarını yapsınlar, çaya erken başlasınlar. Şöyle ki çok bekleyip izdiham olmaktansa mayıs ayında biraz erken toplayarak yüksek fiyattan özel sektöre satabilirler. Daha sonra fiyat düştüğü zaman ÇAYKUR’daki kotalarını rahat rahat doldururlar. Üreticilerimizin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/cay-ureticileri-budama-yapmazsa-caykura-cay-satamayacak/feed/ 0
İstanbul’da Çayın 1 TL’den Satıldığı Küçükçekmece Belediyesi’nin Sosyal Tesisi Emeklilerin Gözde Mekanı Oldu: “Kıt Kanaat Geçiniyoruz. https://www.haber60.com.tr/istanbulda-cayin-1-tlden-satildigi-kucukcekmece-belediyesinin-sosyal-tesisi-emeklilerin-gozde-mekani-oldu-kit-kanaat-geciniyoruz/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-cayin-1-tlden-satildigi-kucukcekmece-belediyesinin-sosyal-tesisi-emeklilerin-gozde-mekani-oldu-kit-kanaat-geciniyoruz/#respond Tue, 26 Mar 2024 23:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23669 Haber: EDDA SÖNMEZ- Kamera: HAKAN KAYA

İstanbul’da Küçükçekmece Belediyesi’nin açtığı ve çayın 1 TL olduğu Halkalı Sosyal Tesisleri, emeklilerin gözde mekanı oldu. Emekli öğretmen Erdoğan Akkuş, “Ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar bütün insanları gerçekten zora düşürdü. Biz de emekli öğretmeniz. Bütün emeklilerin maaşları zaten sıkıntılı. Çay da burada 1 lira. Oturuyoruz, çayımızı içiyoruz” dedi. Emekli Binali Altın ise “Kıt kanaat geçiniyoruz. Küçükçekmece Mehmet Aktif’ten buraya kadar neden geliyorum çay burada 1 lira. Kahvede çay 7 lira, 7,5 lira hatta 10 TL’ye kadar çıkıyor. Artık isyan ediyoruz. Bu baştakilerin nasıl olsa ekmeği kurudur” diye konuştu.

İstanbul’da çayın 1 TL olduğu Küçükçekmece Belediyesi’nin Halkalı Sosyal Tesisleri, emekliler başta olmak üzere vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Tesis Müdürü Cafer Çalışkan ile tesise gelen emekliler, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Tesisle imkanı olmayan yoksul insanların faydalanabileceği bir ortam yaratıldığını belirten Cafer Çalışkan, şunları söyledi:

“MÜŞTERİLERİMİZ ARTIK TALEP EDİYOR ‘ÇAYA ZAM’ YAPIN DİYE. 160 TL’YE BİZ KARIŞIK IZGARA VERİYORUZ”

“Kemal Çebi başkan geldiği günden itibaren çayımız 1 lira. Müşterilerimiz artık talep ediyor ‘çaya zam yapın’ diye.  Vicdani olarak ‘Bu kadar ucuz olabilir mi? Bir karton bardak maliyeti 850 kuruş, ona rağmen 1 liraya çay veriyorsunuz’ diye bize söylüyorlar.  Ama başkanımız seçim döneminde söylemişti, ‘Ben belediye başkanlığı yaptığım dönem içerisinde çay 1 lira olacak’ demişti. O şekilde devam edip gidiyor. Sadece çay değil diğer yemek fiyatlarımızda çok ucuz. Mesela 160 TL’ye biz karışık ızgara veriyoruz. Bugün bir çok yerde dürüm 200 TL. Diğer ızgara çeşitlerimiz yine öyle uygun. Halkın çok rahat gelip yiyip içeceği, imkanı olmayan yoksul insanımızın gelip faydalanacağı bir ortam yaratıldı burada. Halk çok memnun burada onu söyleyebilirim.

“YAKLAŞIK 60 TANE KİŞİ  ÇALIŞIYOR BURADA BURANIN MALİYETİ BAYAĞI YÜKSEK”

Şimdi tabi sosyal belediyecilik diyoruz. Kazanmadıkları kesin yani. Bu kadar hayat pahalılığı olduğu bir yerde bugün kıymanın kilosu 600 lira biliyorsunuz işte etin kilosu belli. Ona rağmen belediye tabii ki yani onu finanse ediyor, destekliyor. Yani başka  yerde alıp oraya karşıladıklarını düşünüyorum. Yoksa yaklaşık 60 tane insan çalışıyor burada. Yani maliyeti bayağı yüksek. Ama verdiği sözü tuttu başkanımız sağ olsun. Halk da çok teşekkür ediyor, çok memnun bu konuda. Yani konuştuğumuzda onlar kendileri diyor ‘Başkana söyleyelim artık zam yapsın’ falan diyorlar. Belediyemiz Küçükçekmece’de açtığı 10’un üzerinde tesis var. Hepsi son derece yoğun çalışıyor. Çok da talep var. Sosyal belediye için bunlar çok önemli.

“TÜRKİYE’DE EKONOMİK PAHALILIK İNSANLARIN İLKLERİNE KADAR İŞLEMİŞ”

Son dönem kent lokantalarıyla ilgili eleştiri yapılıyor. Sosyal medyada görüyoruz. Mahallemde bölgemde de görüyorum. Yani halk için sosyal tesisler bu gibi yerler çok önemli. Halkın rahatça gidip oturabileceği bütçesine göre yemek yiyip karını doyurabileceği yerler. Çünkü Türkiye’de ekonomik pahalılık insanların ilklerine kadar işlemiş. Evine bir şey alamıyor. Kendisi bir şey götüremiyor. Sokakta kalıp akşama kadar aç dolaşacağı yerde gidiyor kent lokantalarında 40 liraya dört çeşit yemek yiyor. Bunu belki küçümsüyorlar ama halkın çok zoruna gidiyor bunu küçümsemek. Aslında bunları küçümsemek, halkı küçümsemek. Burada da gördüğünüz gibi insanlar gün boyu geliyorlar. Emeklilerimiz geliyor, emekli öğretmenler geliyor. Emekli maaşlarının durumu belli. Bir liraya çayını içiyorlar. Ucuz bir şekilde yemeklerini yiyorlar. Hem belediyeye teşekkür ediyorlar. Yani belediyeye o anlamda destek olmaya çalışıyorlar. Çok yoğun bir teveccüh var halktan. Çay 1 lira, yemekler çok ucuz. Hizmet iyi.”

Tesiste vakit geçiren emekliler ise şunları söyledi:

“KIT KANAAT GEÇİNİYORUZ”

Emekli Binali Altın: “Kıt kanaat geçiniyoruz. Küçükçekmece Mehmet Aktif’ten buraya kadar neden geliyorum çay burada 1 lira. Kahvede çay 7 lira, 7,5 lira hatta 10 TL’ye kadar çıkıyor. Dört nüfusluk bir aileyiz. Kızım 6 yıldır iş bulamıyor. Ege Üniversitesi’ni bitirdi. Kendi sınıfta birinci. İş bulamadı. Hayat pahalılığını mı diyeyim artık isyan ediyoruz. Bu baştakilerin nasıl olsa ekmeği kurudur. Derdi yok, işi yok, gücü yok.  Buradan benim tek çağrım Sayın Devlet Bahçeli’ye şu hükümetten elini bir çekse insanlarda rahat eder. Bu zulümde olmaz”.

“HAYAT PAHALILIĞINDAN ANCAK BURASI BİZİ KORUYOR”

Emekli öğretmen Yaşar Cabbaroğlu: “Bu tesis emekliler için ucuz, rahat dinlenilecek bir yer.  Hayat pahalılığından ancak burası bizi koruyor. Yani ucuz, temiz ve düzenli olduğu için geliyoruz.”

“İSTANBUL’DA BEN BAŞKA BİR YERDE GÖRMEDİM BÖYLE 1 TL’YE ÇAY SATAN BELEDİYE”

İşçi emeklisi terzi İsmail Yazan: “Arada sırada geliyoruz buraya. Ben aşağıda oturuyorum. Buraya geliyoruz. Buranın biraz daha aşağısında başka bir yerleri daha var oraya gidiyoruz. Kendimize göre gazetemizi okuyoruz. Kitabımızı okuyoruz. Çayınızı içiyoruz. Çayımızı bedava veriyor bizim belediye başkanımız sağ olsun. Hani ücret karşılığı sayılmaz o. İstanbul’da ben başka bir yerde görmedim böyle 1 TL’ye çay satan belediye. Yani fiyatları çok makul. Herkes geliyor. Burada rahatça oturup çayımızı içiyoruz ne bileyim bir şikayetimiz yok, memnunuz.”

“EKONOMİK KOŞULLAR BÜTÜN İNSANLARI GERÇEKTEN ZORA DÜŞÜRDÜ”

Emekli öğretmen Erdoğan Akkuş: “Şimdi ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar bütün insanları gerçekten zora düşürdü. Biz de emekli öğretmeniz. Bütün emeklilerin maaşları zaten sıkıntılı. Çay da burada 1 lira. Hem sosyal alanda bir faaliyet yürütmek hem de arkadaşlarla görüşmek, geçmiş günlerimizi anımsamak için dolayısıyla gelip toplanıyoruz burada. Oturuyoruz, çayımızı içiyoruz. Belli bir saat sonra da bırakıp evimize gidiyoruz”.

“ŞİMDİ YENİ BİR ÖĞRETMENİN VEYA YENİ BİR DEVLET MEMURUNUN EV ALMASI ÇOK ZOR ARTIK MÜMKÜN DEĞİL”

Emekli bir öğretmen: “Ekonomik olarak çok daha uygun, işte diğer arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi fiyatlar çok düşük burada. Kalite var. Buraya geliyoruz. Zaten emeklilerin durumu ortada. Emekliler geçinirken biraz sıkıntı çekiyorlar. Yıllarca çalışıyorsunuz. Ben 37 yıl çalıştım. Emekli bir öğretmenim ama aldığım parayı isterseniz söyleyebilirim. 25 lira para alıyorum. Yani böyle bir şey olmaz. Benim çalıştığım yıllarda emekli bir öğretmen ben 8 yıllık öğretmenken benim kayınvalidem 32 yıl üzerinden emekli olmuştu. Ben o gün ki para 2 milyon maaş alırken, o 2 milyon 400 bin lira para alıyordu. Ben 37 yıl çalışmış bir emekli öğretmenim ben şu anda yeni çalışan bir öğretmenim çok altında bir maaş alıyorum. Böyle bir dengesizlik var. Gitti bizim yıllarımız gitti boşa gitti yıllarımız. Yani iyi ki bir ev alabilmiş geçmişte. Alabiliyorduk. Şimdi yeni bir öğretmenin veya yeni bir devlet memurunun ev alması çok zor. Artık mümkün değil. Yani bugün bir memurun ev alabilmesi için aylık 100 bin lira kazanması lazım. 50 bin lirasıyla geçincek, 50 bin lirasını da kenara koyacaksın. Tartışılır yani. 50 bin liralık bir taksitle alabilir mi? Mümkün değil. Çok zor. Yani ekonomi iyi değil. Kısacası iyi değil”.

“BURADA ŞU ANDA 1 LİRAYA BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZ ÇAY İÇEBİLİYOR”

Emekli öğretmen İsmail Karlı: “Bu mekanlar, sosyal mekanlar bizim için bir nefes alma yeridir. Hani insana yapılan yaptırım hakikaten çok önemli. Yani biz kalkıp da başka bir yerde bir kafeye gitsek bir çay 10 lira, 15 liradır. Oysa burada şu anda 1 liraya bütün arkadaşlarımız çay içebiliyor. ve yanımızdaki arkadaşımıza çayımızı ısmarlayabiliyoruz. Bu bizi biraz rahatlatıyor. Eğer 3 saat, 4 saat burada oturup da konuşabiliyorsak bu sosyal tesislerin sosyal demokrat anlayışı bunda büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum ben.”

-GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

  • TESİS MÜDÜRÜ VE EMEKLİLER RÖPORTAJ

  • DETAY GÖRÜNTÜLER

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-cayin-1-tlden-satildigi-kucukcekmece-belediyesinin-sosyal-tesisi-emeklilerin-gozde-mekani-oldu-kit-kanaat-geciniyoruz/feed/ 0
Özgür Özel, Trabzon’da: “İftira Ediyorlar, Kötü Söz Söylüyorlar. Ama Biz Başka Bir Yerdeyiz. Biz Ötekileştirenlere İnat Kucaklaştırıyoruz” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-trabzonda-iftira-ediyorlar-kotu-soz-soyluyorlar-ama-biz-baska-bir-yerdeyiz-biz-otekilestirenlere-inat-kucaklastiriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-trabzonda-iftira-ediyorlar-kotu-soz-soyluyorlar-ama-biz-baska-bir-yerdeyiz-biz-otekilestirenlere-inat-kucaklastiriyoruz/#respond Thu, 21 Mar 2024 01:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21491 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ ESRA NUR PERVAN – KAMERA: DURSUN ALKAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da; “Çay üreticisine banka seçme hakkı ve promosyon hakkı istiyoruz. Çay üreticisini gözümüz gibi biliyoruz. Gözümüzden sakınıyoruz. Arkasında duruyoruz” dedi. Özel, “Bir tarafta Cumhur İttifakı var. Ramazan mübarek gün söyledikleri sözleri söylemem ama hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar, kötü söz söylüyorlar. Hatta küfrediyorlar. Ama biz başka bir yerdeyiz. Biz umudun, sevginin ittifakıyız. Biz kardeşliğin ittifakıyız. Ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz. Şeytanlaştıranlara inat kardeşleştiriyoruz. Hep birlikte bir yola çıktık. Bu seçimde onların tarif ettikleri ittifakı biz meydanlarda yapıyoruz. Vicdanlarda yapıyoruz” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da halk buluşmasına katıldı. Özel’e, Genel Başkan Yardımcıları Sevgi Kılıç, Ulaş Karasu ve Volkan Demir, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Ordu Milletvekilleri Mustafa Adıgüzel ve Seyit Torun, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Trabzon Belediye Başkan Adayı Hasan Süha Saral, Ortahisar Belediye Başkan Adayı Ahmet Kaya ve önceki dönem Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu eşlik etti. Özel, şöyle konuştu:

“Şimdi Trabzon’da konuşacağım da gözüm birini arıyor. O biri olmadan konuşamayacağım. Bana emeği çok, Trabzon’a emeği çok. Ben o olmadan burada konuşamayacağım. Volkan ağabeyimiz yeni milletvekili olduğumda birlikte görev yaptığımız, memleketini seven, Trabzon’u seven, Trabzon’daki en ufak sorun için gecesini gündüzüne katan, biz gençlere de siyaseten çok örnek olmuş, altın kalpli, koca yürekli bir insandır. Bugün onu yanımızda görmek benim için en büyük mutluluk. Trabzon’dayız. Adaylarımız var ve bizi çok seven insanlarla birlikteyiz. Böyle bir günde, bu meydanda, Ramazan mübarek gün sizlerle birlikteyiz. Ramazanınız mübarek olsun, tutulan oruçlar kabul olsun.”

“ÇAYDA KARTELLEŞME TEHLİKESİ”

“Biz çayın, fındığın, emeğin, balıkçılığın en yoğun olduğu, insanlarının alnının terini çay bahçesine, fındık bahçesine, alnının terinin tuzunu Karadeniz’in tuzuna karıştıran, oradan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını kazanan, haram ve yalandan korkan, kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan güzel Trabzon’un yiğit ve mert insanları ile beraberiz. Çay üretimi dediğiniz Trabzon’da maalesef tütün de gittikten sonra çok çok önemli bir noktaya geldi. Geçtiğimiz yıllarda çay üreticisinin sorunları ile ilgili bütün milletvekillerimiz ayrı ayrı emek verdiler. Gayret sarf ettiler. Ancak geçen sene bir çay kanunu teklifi geldi. Tüylerimiz diken diken oldu. Çay-Kur’u özelleştirmek, ortadan kaldırmak, çay üreticisini büyük kartellerin emrine sokmak, adeta onların emeklerini sömürüp onları birer basit işçi haline getirmek istiyorlardı. Biz buna direndik, itiraz ettik. Artvin Milletvekilimiz Uğur Bayraktutan, İstanbul Milletvekilimiz Rizeli Mehmet Bekaroğlu, sevgili Ahmet Kaya ve Giresun Milletvekili Necati Tığlı bir çalışma yaptılar. Dört dörtlük bir çay kanunu hazırladılar. Meclis’e teklif ettiler. Bizim önerimizde öncelikle Çay-Kur’daki 6 ay çalışıp, 6 ay çalışamayan ancak verilen her işi yapmaya razı ama çocuklarına güvence isteyen Çay-Kur işçilerine kadro verilmesini teklif ediyorduk. Teklifimiz bekliyor.

“MEVSİMLİK İŞÇİLERE KADRO”

Biz mevsimlik işçilere kadro istiyoruz. Çaydaki en büyük sıkıntı taban fiyat uygulamasının olmaması. Devletin ilan ettiği çay fiyatının, Çay-Kur’un fiyatının tüm özel sektör için taban fiyat olmasını, bunun dışında alışveriş yapmanın yasaklanmasını, cezai müeyyidesinin olmasını talep ediyoruz. Ayrıca organik çay için baştan fiyat ilan edilmesini bekliyoruz. Çay üreticisi nasıl eczanede devlete ilaç veren, parasını hangi bankadan alacağına karar verdiğinde promosyon alıyorsa, çay üreticisine de banka seçme hakkı ve promosyon hakkı istiyoruz. Çay üreticisini gözümüz gibi biliyoruz. Gözümüzden sakınıyoruz. Arkasında duruyoruz. Geçen sene 11 lira fiyat, 30 kuruş primle 11 lira 30 kuruş fiyatın bugünkü halini gördüğünüzde 4 liralık mazot önce 19 lira oldu, seçimlerde verin oyu düşüreceğim mazotu, doları, hayat pahalılığını düşüreceğim dediler. Ama şimdi mazot 43 lira oldu. 11 liralık çay fiyatı geçen seneden bu seneye hakkaniyetli oranla olursa 25 lira olmalıdır. O 25 lira da taban fiyat olmalıdır.

“FINDIK’TA 4 DOLARIN ARKASINDAYIZ”

Fındığa gelince, dünya pazarı çıkmış 70 ila 130 milyar dolara. Yüzde 70’ini biz üretiyoruz ancak dünya devi şirketler bizimle kedinin yumakla oynadığı gibi oynuyorlar. Fındık meselesinde çok akılcı bir projeye fındık üreticisinin birliklerinin güçlendirilmesine, uluslararası tekellerin üzerimizde oynanan oyunların kırılmasına, mazot ve ürün desteğine, 4 dolarlık kritik eşiğin altına inilmemesine, 4 doların altında fındığa işlem yapılmasına en sert tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Trabzon fındık demektir, fındığa verilecek para sadece bahçenin sahibine değil kentin esnafına, kentin ekonomisine, Trabzon’a yapılacak katkıdır. Fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasındayız, sonuna kadar takipçisiyiz.

“TRABZON EMEKLİ KENTİ”

Tabi Trabzon bir yandan emekli kenti. Trabzon’daki emekli sayısı inanılmaz bir noktaya ulaştı. Ben bundan 1,5 ay önce meydanlara ilk çıktığımda emeklilerle ilgili ilk konuşmaya başladığımızda, kimse emeklinin sesini duymuyor, sesini dinlemiyordu. O gün bir çağrı yaptım. Ben 2 emekli öğretmenin evladıyım. Emeklilerin ne çektiğini bilirim. Dedim ki emekliler, ses yükseltmeye var mısınız? Benimle birlikte olmaya, meydanlara koşmaya var mısınız? O gün yaptığımız çağrı her geçen gün bir adım ileriye gitti. Her gün yeni ayaklar eklendi ayaklarımıza. Her gün yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerimizi. Çoğaldık, çoğaldık. Şimdi Trabzon meydanına hep beraber bakıyoruz. Emekliler el kaldırsın. Emekliler elini kaldırsın. İşte emekliler burada haklarını arıyor, seslerini duyurmaya geldiler. Emekliler sesimizi duyuracak mıyız? Hep beraber hakkımızı alacak mıyız?

“YETER Kİ EMEKLİ HAKKINI ALSIN”

Şimdi bir kez de Trabzon’dan bu çok kritik ve çok çarpıcı bilgileri paylaşalım. 3 Kasım 2002 iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret. Doğru mu? 1,5 asgari ücret hiç size dokunmasalar, düzeninizi bozmasalar, hiç size ilişmeseler 1,5 asgari ücret bugün 26 bin lira. Ama bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. O 10 bin lira bakın nereden nereye gelmiş. 3 Kasım 2002’de emekli en düşük emekli maaşını çekse, şuradaki kuyumcuya gitse, 8 tane çeyrek altın alıyor. 8 çeyrek altın. Bugün 10 bin lirayı alın aynı kuyumcuya gidin, 2,5 çeyrek altın alıyor. Şimdi teyzem, Müşerref teyze bir tane çeyrek altını kuyumcudan alsa, çantama katıyorum deyip düşürse, eve gitse bir baksa altın yok. Müşerref teyzem döner arar durur. Ben nerede kaybettim bu altını diye. Bakın emekliler Müşerref teyzem tek başına değil. Bir emekli değil tüm emekliler. Bir seferlik değil her ay. Bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın kaybettiler. Kaybetmeye de devam ediyorlar. Müşerref teyze düşürdüğü altını nerede kaybettiyse orada arıyor. Doğru mu? 5,5 çeyrek altını nerede kaybettik, bir seçim sandığında kaybettik. Kaybettiğimizi gelen ilk seçim sandığında orada arayacağız. Çünkü ses çıkarmazsan şöyle diyorlar, yahu emekliye durumu kötü diyor ama hatta diyor ki Özgür Efendi çıkmış, emeklileri kışkırtıyor. Sen 26 bin liralık maaşı 10 bin lira yap, 8 çeyrek altını 2,5 çeyrek altına indir. Fileyi boşalt. Buzdolabını boşalt. Sonra Özgür Özel emeklileri kışkırtıyor. Vallahi kışkırtmaya da varım, yollara dökmeye de varım. Yeter ki siz hakkınızı alın.

“18 KİLO KIYMA EKSİLMİŞ”

Bir başka hesap var. Biz bundan tam 9 yıl önce 2015 yılında Genel Başkanımız Kemal Bey dedi ki emeklilere birer maaş ikramiye. Dediler ki veremezsiniz. 7 Haziran’da çoğunluğu kaybettiler, 1 Kasım seçimlerine giderken dediler ki biz de vereceğiz. 3 sene kulaklarının üstüne yattılar. Yani 3 Ramazan, 3 kurban, 6 ikramiyeyi söz verdikleri halde vermediler. Sonra 2018’de seçim gelirken bin lira yatırdılar. Biz dedik ki bir maaş olacaktı, bin lira yetmez. Bakın bizim beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyormuş. Şimdi bayram ikramiyesi 3 bin lira, 2 Nisan’da yatıracağım diyor. Al 3 bin lirayı. Git kasaba 6 kilo kıyma alıyor. Sizin 30 Ramazan sofranızdan, 30 iftar, 30 sahur, Gelen bayram sofranızdan, dolabınızdan mutfağınızdan, çoluğun çocuğun torunun kursağından sadece 6 senede 18 kilo kıyma eksilmiş. Git bugün 1 kilo kıyma iste kim kime veriyor? Kim kime alabiliyor? 18 kilo kıyma. Yani emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor. O yüzden isyanımız, itirazımız büyük.

100 KİLO HAMSİ ERİDİ

Bütün şehirleri geziyoruz, o şehirlerle ilgili hesaplar yapıyoruz. Örneğin şimdi sizin burada en düşük emekli maaşı geçen sene 300 kilo hamsi alıyormuş. Bu sene en düşük emekli maaşı 200 kilo hamsi alıyor. Hamsinin kasası kaç kilo? 20 kilo. Geçen sene en düşük emekli maaşı 15 kasa hamsi alıyormuş, bu sene 10 kasa hamsi alıyor. Hesap ortada. Emeklinin hesabı. Altına da vurursan, kıymaya da vurursan, hamsiye de vurursan, ha orada iki uşak var. Onlar de simide vuralım diyor. Simide de vurursan emeklinin maaşı erimiş gitmiş. Trabzon’da kiralar yüzde 100 arttı. Ortalama kira 11 bin lira. Zaten aşağıdan bağırıyordu, 10 bin liraya kiralık ev kalmadı diye. Ortalama kira 11 bin lira. Konut almaya kalktığında 3 milyon lira, taksiti de 100 bin lira. Bu vatandaş nasıl başını bir eve soksun? Çaya dedi ki 7,5 lira teyzelerimin hepsi itiraz etti. 10 diyorlar, 10 lira. Şimdi birazdan kendisinden bahsedeceğim ama Ahmet Kaya dedi ki çay her yerde 10 lira, meydanda 15 lira, 20 lira. Bazı mekanlarda 25 lira. Dedi ki emekli o meydana ancak böyle kuru kuru mitinge geliyor. ya da oturuyor, millet yiyor içiyor emekli orada oturuyor. Dedim ki Ahmet gel, Trabzonlulara bir müjde verelim. Aklımıza yattı. Bakın en önemli vaadi ben söylüyorum. Seçimden sonra da hemen gelip bakacağım.

“BİLETLER YÜZDE 60 ZAMLANDI”

Bu meydana emekliler çay bahçesi yapacak 1,5 liraya çay satacak. Trabzon emekliler çay bahçesi, 3 tane kazanı koyacak. 1,5 liraya çay satacak. Emekli kartını, nüfus cüzdanını gösterene 1,5 liraya çay vereceğiz burada söz veriyoruz. Şimdi tabi meselenin bayram geliyor, bir de otobüs bileti fiyatı var. Maşallah Trabzon kadar Trabzonlu İstanbul’da var. Türkiye’nin dört bir yanında var. Öğrencilerimiz var. Çalışanımız var. Gelin gitmiş var. Oraya gidip evlenmiş, iş bulmuş gençler var. Buraya dönmek istiyorlar. Bayramlaşmak istiyorlar. Bayram üstü bir baktık. Otobüs biletleri yüzde 60 zamlanmış. Bayrama kestir deyince 600-700 liralık biletler bin lira, bin 100 lira olmuş. Beş kişilik bir aile İstanbul’dan Trabzon’a gelse, burada anasının babasının yanında bayram geçirse, gitse. Sadece 15 bin lira. Neredeyse bir asgari ücret yol parasına gidip geliyor. Bu konuya da hızla bir çözüm bulmak gerekiyor. Seyahat özgürlüğü anayasal bir özgürlüktür. Ekonomik krizle artık insanların seyahat özgürlüğü de kısıtlanıyor. Bunu da görüyoruz. Bunu da dile getiriyoruz. İtiraz ediyoruz.

“İNSAN İLİŞKİLERİ KUVVETLİ”

Şimdi sözü getirelim Ahmet’e. Bakın 27’nici dönemde ben grup başkanvekiliyim. 2012’de geldim. Merkez ilçe başkanımızdı. Hep iletişim halinde olduk. Günü geldi milletvekili oldu 2018’de. Meclis’te her fırsatta Trabzon’un ilçelerinin sorunlarını bir dakika ile konuştu. Bizden söz istedi, gitti kürsüde konuştu. Her şeyi konuştu, Trabzon’u konuştu. Trabzon spor’u konuştu. İlçeleri, yoksulluğu, çayı, fındığı, ne dert varsa konuştu. Hatta bir gün bakanlar konuşuyor, geldi yanıma dedi ki başkanım, bunların bugüne kadar Atatürk’ümüzün yaptıklarını bir yollayım. Bir de bunların sattıklarını yollayım. Dedim ki Ahmet ya atamazsan. Dedi ki başkanım ben eski sporcuyum, niyetlendim mi yaparım. Hadi Ahmet dedim, Atatürk’ün yaptıklarını bir yolladı, fır diye gitti. Bir de bu tarafa sattıklarını yolladı. Daha valla AKP o golü çıkaramadı. Şimdi ben hep Ahmet’e baktığımda iyi bir milletvekili, çalışkan bir kardeşimiz. Ama böyle icraatçı bir yanı var. İnsan ilişkileri kuvvetli. İnşallah Ahmet, 31 Mart’ta, aramızda kalsın kimseye söylemeyin, anketlerde öndeyiz. Ahmet kardeşim 31 Mart’ta geldiğinde biliyorsunuz bu Ahmet kardeşimin bir kere geçmiş bilgisi, tecrübesi, birikimiyle Volkan abisi yanı başında bir eli onun omzunda. Ahmet’in öbür omzunda da bir el var. Onu da biliyorsunuz. Selamını aldınız il başkanından, Ekrem İmamoğlu olacak. Özgür nerede olacak, Genel Başkanı. Tam arkasında. Ahmet ne istiyorsa onu yapacağız.

“EKREM BAŞKAN 10 METRO BİRDEN YAPIYOR”

Trabzon’da yeni bir hikaye yazacağız. Trabzonlular, Ekrem İmamoğlu’nu seviyor musunuz? O da burayı seviyor, buraya katkı sağlamak istiyor. İstanbul Büyükşehir, Tonya Belediyesi’ne okul yaptı ve teslim etti. Çarşı başına beton yol yaptı, camilere yardım yaptı. Yomra’ya İYİ Partili belediye, ittifak ortağımız. Hürriyet Parkı yaptı, kent mobilyaları yaptı. Beşikdüzü’ne kütüphane yaptı. Yomra’ya ayrıca spor anıtı yaptı. Şimdi Ortahisar’a bir şey yapmak için kardeş belediyecilik protokolü yapmamız lazım. Eğer Ahmet Ortahisar Belediye Başkanı olsun, Ekrem İmamoğlu buraya yağdıracak inşallah. Yağdıracak. Kardeş belediyecilik protokolü ile burada bambaşka bir hikaye yazacağız. Trabzon’a inanılmaz hizmetler yapacağız. Şuna emin olun çok uzun süredir, burayı çantada keklik görenlerin, hizmet etmeden o yalanların, o isteyenlerin bu seçimde bütün hesapları bozulacak. İstanbul’da yaptığım, geçmişte Trabzon’da da konuştuk. AKP’lilere soruyorum buradan, Trabzon’dan meydandan soruyorum. Ekrem İmamoğlu İstanbul’da büyükşehirdeyken, AKP’nin Trabzon’da kaç milletvekili var. 4. Peki kaç Trabzonlu bakan vardı, 4 ve etti 8. Ortahisar kimde, AKP’de ve 9. Büyükşehir kimde, AKP’de ve 10. 10 tane AKP’li Trabzon’a bir hafif raylı sistem yapamadı, bir tane Trabzonlu İstanbul’a 10 tane metro yapıyor. 10 tane AKP’li bir metro yapmadı, bir hafif raylı sistem yapmamış buraya. Ekrem Başkan orada 10 metroyu birden yapıyor, 65 mi yapmış, kilometresi mi başkaymış onu tartışıyorlar. 10 metroyu birden.

“FEVKALADE TİTİZ VE ÇALIŞKAN”

Ahmet bir mühendis, onun uyumlu çalışacağı ve bir de büyükşehre ihtiyacımız var. Orada da bir başka mühendis, başka başarılı insan Hasan Süha Saral var. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden mezun elektronik mühendisi. Türkiye Elektrik Kurumu’nda uzun yıllar çalıştı, Enerji Bakanlığı’nda çalıştı ve bir de TÜBİTAK’ta çok önemli bir görev yaptı. Millileştirme projelerinde çalıştı. Hani diyorlar ya al sana yerli ve milli aday. Trabzon’un evladı, zeki, çalışkan ve dürüst. Ona bir işi verdiğinde arkanı dön ve git. Fevkalade titiz ve fevkalade çalışkan. Şimdi Ahmet ile el ele bu memlekete hizmet etmeye geliyorlar. Onlara bakınca ben Trabzon’u ayağa kaldıracak muhteşem bir ikili görüyorum. Onlara bakınca ben yüreği kıpır kıpır, iki çalışkan mühendis görüyorum. Onlara bakınca ben iki milliyetçi, iki Atatürkçü, iki vatansever, iki Trabzonlu güzel insanı görüyorum. Trabzon onlara sahip çıkacak, onlar da Trabzon’a sahip çıkacak. Hep birlikte ikisinin de sonuna kadar arkasında duracağız.

“TÜRKİYE KAZANACAK”

Son sözümüz şu olsun. Bir tarafta Cumhur İttifakı var. Ramazan mübarek gün söyledikleri sözleri söylemem ama hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar, kötü söz söylüyorlar. Hatta küfrediyorlar. Ama biz başka bir yerdeyiz. Biz umudun, sevginin ittifakıyız. Biz kardeşliğin ittifakıyız. Ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz. Şeytanlaştıranlara inat kardeşleştiriyoruz. Hep birlikte bir yola çıktık. Bu seçimde onların tarif ettikleri ittifakı biz meydanlarda yapıyoruz. Vicdanlarda yapıyoruz. Elbette ittifakımızda aslan sosyal demokratlar var. Ama ittifakımızda milliyetçi demokratlar var. Ahmet’i de çok seven Ahmet’in de çok saygı duyduğu ülkücü kardeşlerimiz bu ittifakın içinde var. İYİ Partili güzel insanlar, iyi insanlar var. Artık yalandan ve haramdan korkan, artık bunlardan uzak duran muhafazakar demokratlar var. Trabzon’un bütün demokratları, Trabzon ittifakında var. Türkiye’nin bütün demokratları Türkiye ittifakında var. Türkiye ittifakı, gücünü milletimizden alıyor. Renklerini bayrağımızdan ay yıldızlı al bayrağımızdan alıyor. Ay yıldızlı al bayrak göndere çekilirken, milli takım gol atınca kim seviniyorsa Türkiye ittifakındadır. Filenin Sultanları, dünya şampiyonu olunca ay yıldızlı al bayrak yükselirken, İstiklal Marşı okunurken, Filenin Sultanları ile birlikte kim ağlıyorsa, kim gözyaşı döküyorsa Türkiye ittifakındadır. Gücünü milletten, rengini bayraktan alır Türkiye ittifakı. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Ahmet kazanacak, Hasan Başkan kazanacak Trabzon kazanacak. Türkiye ittifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-trabzonda-iftira-ediyorlar-kotu-soz-soyluyorlar-ama-biz-baska-bir-yerdeyiz-biz-otekilestirenlere-inat-kucaklastiriyoruz/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/#respond Thu, 21 Mar 2024 00:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21488 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız, biz kardeşliğin ittifakıyız. Ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz.” dedi.

Özel, Atatürk Alanı’nda partisince düzenlenen Trabzon Mitingi’nde, çay üretiminin önemi, çay üreticisinin sorunları ve hazırladıkları çay kanunu hakkında bilgilendirmede bulundu.

Taban fiyat uygulamasının olmamasının çaydaki en büyük sıkıntı olduğunu savunan Özel, “Devletin ilan ettiği çay fiyatının, ÇAYKUR’un fiyatının tüm özel sektör için taban fiyat olmasını, bunun dışında alışveriş yapmanın yasaklanmasını, cezai müeyyidesinin olmasını talep ediyoruz. Ayrıca organik çay için baştan fiyat ilan edilmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

Özgür Özel, çay üreticine banka seçme hakkı ve promosyon hakkı da istediklerini dile getirerek, “Çay üreticisini gözümüz gibi biliyoruz, gözümüzden sakınıyoruz, arkasında duruyoruz.” ifadesini kullandı.

Çay fiyatlarını eleştiren Özel, “11 liralık çay fiyatı geçen seneden bu seneye hakkaniyetli bir uyarlama olursa 25 lira olmalıdır. 25 lira taban fiyat olmalıdır.” görüşünü paylaştı.

“Fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasındayız, sonuna kadar takipçisiyiz”

Özel, fındığın önemine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fındığa gelince orada dünya pazarı çıkmış 70 ila 130 milyar dolara, yüzde 70’ini biz üretiyoruz ancak dünya devi şirketler bizimle kedinin yumakla oynadığı gibi oynuyorlar. Fındık meselesinde çok akılcı bir projeye, fındık üreticisinin birliklerinin güçlendirilmesine, uluslararası tekellerin üzerimizde oynanan oyunlarının kırılmasına, mazot desteğine, ürün desteğine ve 4 dolarlık kritik eşiğin altına inilmemesine, 4 doların altında fındığa işlem yapılmasına en sert tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır.”

Trabzon için fındığın önemli olduğunu kaydeden Özel, fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasında durduklarını ve bunun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktardı.

“Emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor”

Özgür Özel, emeklilerin sorunlarına ilişkin şunları söyledi:

“3 Kasım 2002, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret. Doğru mu? 1,5 asgari ücret hiç size dokunmasalar, hiç düzeninizi bozmasalar, hiç size ilişmeseler 1,5 asgari ücret bugün 26 bin lira ama bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. O 10 bin lira bakın nereden nereye gelmiş. 3 Kasım 2002’de emekli en düşük emekli maaşını çekse şuradaki kuyumcuya gitse 8 çeyrek altın alıyor, bugün 10 bin lirayı alın, aynı kuyumcuya gidin, 2 bilemedin 2,5 çeyrek altın alıyor. “

Emeklilere verilen bayram ikramiyelerine yönelik de eleştirilerde bulunan Özel, şunları kaydetti:

“Bundan tam 9 yıl önce Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey dedi ki ‘Emeklilere birer maaş ikramiye’. Dediler ki ‘Veremezsiniz’. Sonra 7 Haziran’da çoğunluğu kaybettiler. 1 Kasım seçimlerine giderken dediler ki ‘Biz de vereceğiz’. 3 sene kul haklarının üzerlerine yattılar. Yani 3 ramazan, 3 kurban, 6 ikramiyeyi söz verdikleri halde vermediler. Sonra seçim gelirken 2018’de bin lira yatırdılar. Biz dedik ki ‘Bir maaş olacaktı, bin lira yetmez’. Bakın bizim beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyormuş. Şimdi bayram ikramiyesi 3 bin lira. ‘2 Nisan’da yatıracağım’. diyor. Al 3 bin lirayı git kasaba 6 kilo kıyma alıyor. Sizin 30 ramazan sofranızdan, 30 iftar, 30 sahur ve gelen bayram sofranızdan, dolabınızdan ve mutfağınızdan, çoluğun çocuğun, torunun kursağından sadece 6 senede tam 18 kilo kıyma eksilmiş. Git bugün bir kilo kıyma iste, kim kime veriyor? 18 kilo kıyma, yani emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor. O yüzden isyanımız büyük, itirazımız büyük, bütün şehirleri geziyoruz, o şehirlerle ilgili hesaplar yapıyoruz.”

Özel, çay, simit fiyatları ve emekli maaşları ile kira fiyatlarına yönelik söylemleriyle konuşmasını bölen 2 kişiyi yanına çağırıp mikrofon uzattı.

Vatandaşların düşüncelerini dinleyen Özel, “Dün Ahmet Kaya (CHP Ortahisar Belediye Başkan adayı) dedi ki ‘Çay her yerde 10 lira, meydanda 15 lira, 20 lira, bazı mekanlarda 25 lira’. Dedi ki ‘Emekli o meydana ancak böyle kuru kuru mitinge geliyor ya da oturuyor millet yiyor içiyor, emekli orada oturuyor’. Dedim ki ‘Ahmet gel, Trabzonlulara bir müjde verelim’. Aklımıza yattı. Bakın en önemli vaadi ben söylüyorum. Seçimden sonra gelip bakacağım bu meydana, Ahmet emekliler çay bahçesi yapacak, 1,5 liraya çay satacak. Söz veriyorum.” dedi.

Özgür Özel, bayram üstü otobüs bileti fiyatlarının da yüzde 60 zamlandığına işaret ederek, “600-700 liralık biletler 1000 lira, 1100 lira olmuş. 5 kişilik bir aile İstanbul’dan Trabzon’a gelse, burada anasının babasının yanında bayram geçirse, gitse sadece 15 bin lira neredeyse bir asgari ücret yol parasına gidip geliyor. Bu konuya da hızla bir çözüm bulmak gerekiyor. Seyahat özgürlüğü anayasal bir özgürlüktür, ekonomik krizde artık insanların seyahat özgürlüğü de kısıtlanıyor, bunu da görüyoruz bunu da dile getiriyoruz, itiraz ediyoruz.” diye konuştu.

“Gücünü milletten, rengini bayraktan alır Türkiye ittifakı”

Partisinin belediye başkan adaylarına destek isteyen Özel, Trabzon’da yeni bir hikaye yazacaklarını ifade etti.

Özel, bir tarafta Cumhur İttifakı olduğunu dile getirerek, “Ramazan mübarek gün. Söyledikleri sözleri söylemem ama hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar, kötü söz söylüyorlar, hatta küfrediyorlar ama biz başka bir yerdeyiz. Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız, biz kardeşliğin ittifakıyız, ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz. Şeytanlaştıranlara inat kardeşleştiriyoruz. Hep birlikte bir yola çıktık ve bu seçimde onların tarif ettikleri ittifakı biz meydanlarda yapıyoruz, vicdanlarda yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

CHP lideri Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Elbette ittifakımızda aslan sosyal demokratlar var ama ittifakımızda milliyetçi demokratlar var Ahmet’i de çok seven, Ahmet’in de çok saygı duyduğu ülkücü kardeşlerimiz bu ittifakın içinde var. İYİ Partili güzel insanlar, iyi insanlar var. Artık yalandan ve haramdan korkan artık bunlardan uzak duran muhafazakar demokratlar var. Trabzon’un bütün demokratları Trabzon ittifakında var, Türkiye’nin bütün demokratları Türkiye ittifakında var. Türkiye ittifakı gücünü milletimizden alıyor, renklerini bayrağımızdan alıyor. Ay yıldızlı al bayrak göndere çekilirken milli takım gol atınca kim seviniyorsa, Türkiye ittifakındadır. Filenin Sultanları dünya şampiyonu olunca ay yıldızlı al bayrak yükselirken, İstiklal Marşı okunurken Filenin Sultanlarıyla birlikte kim ağlıyorsa, kim gözyaşı döküyorsa Türkiye ittifakındadır. Gücünü milletten, rengini bayraktan alır Türkiye ittifakı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/feed/ 0
Özgür Özel: ‘Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir’ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:24:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21158 Özgür Özel: “Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir”

RİZE – Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Yerel Seçimler öncesi Doğu Karadeniz’deki ikinci durağı Rize oldu. Özel, Pazar Meydanı’nda seçim otobüsünden yaptığı konuşmada, Rize merkez ve ilçelerde partisindeki belediye başkan adaylarına oy istedi.

“Karıncanın bir kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir”

“Dünyada en çok çay üreten 5’inci ülke Türkiye iken en çok çay tüketen 1’inci ülkede biziz. Türkiye’deki çay üretiminin yüzde 55-60’ının gerçekleştirildiği bu topraklardayız” diyen Özel, “Geçtiğimiz senelerde Adalet ve Kalkınma Partisi bir çay kanunu getirmeye kalktı. Biz de teklif verdik ama AK Parti’ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten tuttular güzelim ÇAYKUR’u Varlık Fonu’na devrettiler. 1 buçuk milyonun geçim kapısı olan ÇAYKUR’u adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek ve çay üreticisini büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini, emeklerini, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek, tam da bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Birileri 1,5 milyon insanın geçimini sağladığı ÇAYKUR’u dünya kartellerine verip ezmek istiyorlar. Biz sizleri ezdirmeyiz. Karıncanın bir kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir” ifadelerini kullandı.

“Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir”

Özel, yaş çay fiyatının bu yıl en az 25 lira olması gerektiğine vurgu yaparak, “Milletvekillerimiz bir araya gelerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin çay kanunu teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü değil, çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif oldu. Biz çayın bir taban fiyatı olsun diyoruz. ÇAYKUR’un ilan ettiği fiyatın altında çay almanın cezası olsun. Çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah’tan hem devletten bulsun. Taban fiyat için de ne diyoruz, geçen sene açıklanan 11 lira ve 30 kuruşluk prim bir mana ifade etmiyor. Yüzde 120 enflasyonun olduğu yerde benzin ve mazot fiyatları her şeye iğneden ipliğe zam gelmesine sebebiyet veriyor. Geçen mayıs ayında mazot 4 liradan 19 liraya çıktığında çok pahalı diyorduk. O dönemde mazotu enflasyonu düşüreceğiz, hayatı ucuzlatacağız deniyordu ama ne oldu, benzin ve mazot 43 lira oldu bu şartlar altında 11 lira 33 kuruş olan çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir. Bunun altındaki bir fiyatı asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇAYKUR işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz, kadro istiyoruz”

ÇAYKUR’un mevsimlik işçilerine kadro istediklerini ifade eden Özel, “ÇAYKUR işçileri 6 ay çalışıyorlar, 6 ay çalışmıyorlar. ÇAYKUR emekçisine Rize’nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize’ye kim geldiyse defalarca kadro sözü verildi ancak tutulmadı. Şimdi de 6 ay çalışıyorlar 6 ayda yattıkları yerden para istiyorlar diyorlar. Oysa ÇAYKUR işçisi öyle demiyor. İş verin çalışalım. 12 ay çalışmak istiyoruz diyorlar. ÇAYKUR işçisinin yanındayız. Taleplerinin arkasındayız. ÇAYKUR işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz, kadro istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/feed/ 0
Özel Rize’de… “Çaykur’umuzu, Dünya Kartellerine Verip Sizleri Ezmek İstiyorlar” https://www.haber60.com.tr/ozel-rizede-caykurumuzu-dunya-kartellerine-verip-sizleri-ezmek-istiyorlar/ https://www.haber60.com.tr/ozel-rizede-caykurumuzu-dunya-kartellerine-verip-sizleri-ezmek-istiyorlar/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:48:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21126 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin, dünyada en çok çay üreten beşinci ülke, en çok çay tüketen birinci ülke olduğuna dikkati çekti, İktidarı hedef alan ve Çaykur’un Varlık Fonu’na devredilmesini eleştiren Özel, “Çay üreticisi 1 buçuk milyon insanın ekmeğini kazanmasına vesile Çaykur’umuzu, dünya kartellerine verip sizleri ezmek istiyorlar. Sizi ezdirmeyiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’nin Pazar ilçesinde halk buluşması programına katıldı. Özel’e, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, İl Başkanı Saltuk Deniz, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, Belediye Başkan Adayı Necati Topaloğlu ve Pazar Belediye Başkan Adayı Neşet Çakır eşlik etti.

DENİZ: “CHP’NİN KALESİ RİZE’DE CHP BAYRAĞINI HER YERE ASMAK İÇİN BU YÜRÜYÜŞÜ BAŞLATTIK”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, şöyle konuştu:

“Rize’den gelen arkadaşlarımız bir büyük, kutlu yürüyüşün öncülüğünü buradan hep birlikte yapıyoruz. Bu yürüyüşün asıl hedefi daha önce bizde olan, 1994 yılında kaybetmiş olduğumuz Ardeşen’i yeniden kazanmak, Çamlıhemşin’i, Pazar’ı, Hemşin’i, Çayeli’ni, Derepazarı’nı yeniden kazanmak, CHP’nin kalesi olan Rize’de yeniden CHP’nin bayrağını Rize’nin her yerine asmak için bu yürüyüşü başlattık. Rize’ye çayı getiren, Çaykur’un kurulmasına öncülük eden, bunu hayata geçiren Çaykur’da çalışan mevsimlik işçilerin hakkını arayan, Çaykur’da taban fiyat uygulamasının yeniden gündeme gelmesini savunan partinin adıdır CHP.  Çaya, Çaykur’a sahip çıkmasını istiyorsanız, Çaykur’da çalışan mevsimlik işçilerin haklarının verilmesini istiyorsanız, çayda taban fiyatı uygulamasının yeniden hayata geçmesini istiyorsanız bir kez daha yeniden CHP’nin kadrolarına hem yerelde hem de geneldeki kadrolarına oy vereceksiniz. Sizler bu dönem sadece bir kişi seçmiyorsunuz. Kamucu, halkçı, sosyal demokrat belediyecilik anlayışını hayata geçirecek olan kimseyi ötekileştirmeyecek herkese adil eşit bir şekilde hizmet verecek olan adayları seçeceksiniz.”

“SİZ NEŞET BAŞKAN’A YETKİYİ VERİN, DESTEK BİZDEN”

CHP lideri Özgür Özel de şunları söyledi:

“Gelirken yolda bir kötü haber aldık, içimiz yandı. Bugün Pençe-Kilit Operasyon bölgesinde, bir şehidimiz, dört yaralımız var. Şehidimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahraman Mehmetçik’in ayağına taş değmesin. Allah bir daha şehit acısı yaşatmasın. Hep beraber, Silahlı Kuvvetlerimiz’in, Mehmetçiğimizin arkasındayız. Böyle acıları yaşamak istemiyoruz. Pazar’da çok iddialı bir adayımız var. Rize Merkez’de çok iddialıyız. Önce, Rize’de Ercüment Şahin Çervatoğlu’na yaptığı her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Partimizin üyelerinin başının dik gezmesine, partimizin göğsünü kabartan ve yaptığı halkçı belediyecilik uygulamalarıyla, mücadelesiyle, toplumsal olaylarda, çevre meselelerinde tüm bölgedeki duruşuyla gerçek bir sol sosyal demokrat belediye başkanının; namuslu, dürüst, çalışkan bir belediye başkanının en iyi örneğidir. Başkanımızı takdir ediyorum. Rize Merkez’de Karayolları’ndan emekli, 2019 yılının İlçe Başkanımız Necati Topaloğlu aday. Pazar’da, geçmişte Pazar Spor’da 15 yıl kadar emeği olan, Pazar Sanayi Ticaret Odası Başkanlığını dört kez yapmış olan ve aktif görevdeyken adaylık için istifa etmiş olan iyi bir ticaret insanı, çalışkan adayımız Neşet Çakır’ı ümit ediyorum 31 Mart’ta, belediye başkanı yapacağız. Neşet Çakır diyor ki ‘Bizim burada belediyecilik namına hiçbir şey yok. O kadar çok eksiğimiz var ki… Ama bir endişem var: Yapılacak iş, beklenti çok ama Pazar Belediyesi’nin kaynakları, imkanları ortada. Bu işi nasıl yapacağız?’ Neşet Çakır’ı seçimde, Pazar Belediye Başkanı seçin. Neşet Çakır’ın sağ omzunun üzerinde Mansur Yavaş’ın bir eli olacak, Sol omzunun üzerinde de Ekrem İmamoğlu’nun eli olacak. Özgür Özel de tam arkasında olacak. Sonuna kadar destek vereceğiz. Siz Neşet Başkan’a yetkiyi verin, destek bizden.

“ÇAYKUR’UMUZU, DÜNYA KARTELLERİNE VERİP SİZLERİ EZMEK İSTİYORLAR”

Dünyada en çok çay üreten beşinci ülke Türkiye. En çok çay tüketen birinci ülke Türkiye. Türkiye’deki çay üretiminin yüzde 55-60’ının üretildiği topraklardayız. Geçtiğimiz senelerde AK Parti, bir çay kanunu getirmeye kalktı. Çay kanunu lazım mı? Vallahi lazım. Ama AK Parti’ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten güzelim Çaykur’u tuttular, Varlık Fonu’na devrettiler. 1 buçuk milyonun geçim kapısı olan Çaykur’u, adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek ve çay üreticisini, müstahsili büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar. Bireysel, profesyonel mesleğin ve emeğin saldırı altında olduğu bir süreçteyiz. Hatırlayalım: Mahallemizin en temiz, en güvenilir esnafları terziler. Nerede şimdi terziler? Alışveriş merkezlerinin (AVM) eksi ikinci katlarında paça basıyorlar beş liraya. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini elinden almak, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek tam bu dünya düzeninin ve bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Çay üreticisi 1 buçuk milyon insanın ekmeğini kazanmasına vesile Çaykur’umuzu, dünya kartellerine verip sizleri ezmek istiyorlar. Sizi bir karınca gibi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var. Onun da adı CHP’dir.

“25 LİRANIN ALTINDA BİR ÇAY FİYATINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”

Hemşehriniz Mehmet Bekaroğlu, komşu illerimizin milletvekilleri Sevgili Uğur Bayraktutan, bugün Trabzon Ortahisar Belediye Başkan Adayımız olan Ahmet Kaya ve o günün Giresun Milletvekili Necati Tığlı, 20 maddeden oluşan alternatif bir kanun teklifi hazırlamışlardı. Milletvekilimiz Sevgili Tahsin Ocaklı, o teklifi inceledi ve CHP’nin çay kanun teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü güldürecek bir teklif değil. Bizim teklifimiz sizin, Pazar’ın, Rize’nin çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif. Biz diyoruz ki çayın bir taban fiyatı olsun. Yani Çaykur’un ilan ettiği fiyat, taban fiyat olsun. Bu fiyatın altında herhangi bir işlem yapılamasın. Taban fiyatın altında, çay almanın cezası olsun, çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah’tan hem devletten bulsun.

Hayat pahallandı, bu şartlar altında taban fyat, bu sene ilan edilirken en az 25 TL olarak ilan edilmelidir. 25 liranın altında bir çay fiyatını asla kabul etmiyoruz. 25 liranın altındaki her fiyat emek sömürüsüdür; Pazar’ın, Rize’nin çorbasından, aşından eksiltmektir.

“ÇAYKUR İŞÇİSİNE ARTIK MEVSİMLİK İŞÇİ STATÜSÜ İSTEMİYORUZ, KADRO İSTİYORUZ”

Teklifimiz, sadece çay üreticisiyle ilgili değil. Bir de derdi boyunu aşmış Çaykur’un emekçileri var. Çaykur emekçileri altı ay çalışıyorlar, altı ay çalışmıyorlar. Bu Çaykur emekçisine, Rize’nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize’ye kim geldiyse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verdi. Ancak tutulmadı. ve işin kötüsü şöyle bir şey getiriyorlar: ‘Altı ay çalışıyorlar. Altı ay yattıkları yerden para istiyorlar.’ Oysa Çaykur işçisi öyle demiyor. ‘İş verin, iş gösterin çalışalım. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz’ diyorlar. Çaykur işçisinin yanındayız, taleplerinin arkasındayız. Çaykur işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz, kadro istiyoruz.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI, GEÇEN SENE 75 KİLO ÇAY ALIYORDU. BU SENE 52 KİLO”

Bir yandan staj ve çıraklık mağdurları var. Onlar genç yaşlarında çıraklık, staj yaptı. Sigortaları ödendi ama işe başlangıç tarihi kabul edilmedi. Öyle olunca da EYT’den yararlanamadılar. Ayrıca Bağ-Kur’a 9 bin gün, işçiye 7 bin 200 gün ayrımcılığına da itiraz ettik. Geçen sene seçimlerde, ‘Çözeceğiz’ dediler. Hala çözülmedi. Staj ve çıraklık mağdurlarının taleplerinin farkındayız. Onlarla birlikteyim,seslerini duyurmaya devam edeceğim. Biz emeklilerin durumunu anlatırken o şehirden örnek veriyoruz Türkiye’ye. Rize’de çay hesabı yapmaya… Sizden 11 buçuk liraya alıyorlar ama geçen sene çayın kilosu 100 liraydı markette, şimdi 190 lira. En düşük emekli maaşı, geçen sene 75 kilo çay alıyordu. Bu sene 52 kilo çay alıyor. 75 nerede, 50 nerede? Hesap ortada. Emeklinin çilesi ortada.

“ÇAY ÜRETİCİSİ, ATANMAYAN ÖĞRETMEN, GEÇİNEMEYEN EMEKLİ HEPSİ TÜRKİYE İTTİFAKI’NDADIR”

Tayyip Bey şöyle söylemiş: ‘Gidiyor, meydanlarda emekliyi kışkırtıyor.’ Tayyip Bey, bazen benimle kavga yapmak istiyor, ben onunla kavga yapmak istemiyorum. Ben onunla emeklinin sorununu konuşmak, kavga yapacaksam etnik siyaset kavgası, mezhep kavgası, din kavgasını değil, ben emeklinin ekmek kavgasını yapmak istiyorum. Ben Pazar’a kavga yapmaya, kimseye hakaret etmeye gelmedim. Ama ben buraya emeklilerle sözleşmeye geldim. 31 Mart’ta, emekliler olarak gücünüzü gösterin. Siz Türkiye’nin en büyük ittifakısınız, en güçlü ittifakısınız. Hep birlikte sesinizi yükseltirseniz Türkiye’nin en büyük korosusunuz. ve size şunu söyleyeyim: Eğer emekliler 31 Mart’ta sarı kartı gösterirse, güçlerini gösterirse vallahi de hakkınızı alacağım, billahi de hakkınızı alacağım. Hakkını alamayan çay üreticisi, esnafın siftahsız dükkan kapatıp borcunu ödeyemeyeni, atanmayan öğretmen, 10 bin lirayla geçinemeyen emekli, hakkını alamayan emekçi, hepsi Türkiye İttifakı’ndadır. Neşet Çakır kazanacak, Pazar kazanacak. Ercüment Şahin kazanacak, Fındıklı kazanacak. Necati Topaloğlu kazanacak, Rize kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. CHP, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Bu ülkenin temel direğidir. Atatürk’ün baba ocağıdır. Kapıları herkese açıktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-rizede-caykurumuzu-dunya-kartellerine-verip-sizleri-ezmek-istiyorlar/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:33:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21112 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Yerel Seçimler öncesi Doğu Karadeniz’deki ikinci durağı Rize oldu. Özel, Pazar Meydanı’nda seçim otobüsünden yaptığı konuşmada, Rize merkez ve ilçelerde partisindeki belediye başkan adaylarına oy istedi.

“Karıncanın bir kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir”

“Dünyada en çok çay üreten 5’inci ülke Türkiye iken en çok çay tüketen 1’inci ülkede biziz. Türkiye’deki çay üretiminin yüzde 55-60’ının gerçekleştirildiği bu topraklardayız” diyen Özel, “Geçtiğimiz senelerde Adalet ve Kalkınma Partisi bir çay kanunu getirmeye kalktı. Biz de teklif verdik ama AK Parti’ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten tuttular güzelim ÇAYKUR’u Varlık Fonu’na devrettiler. 1 buçuk milyonun geçim kapısı olan ÇAYKUR’u adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek ve çay üreticisini büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini, emeklerini, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek, tam da bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Birileri 1,5 milyon insanın geçimini sağladığı ÇAYKUR’u dünya kartellerine verip ezmek istiyorlar. Biz sizleri ezdirmeyiz. Karıncanın bir kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir” ifadelerini kullandı.

“Çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir”

Özel, yaş çay fiyatının bu yıl en az 25 lira olması gerektiğine vurgu yaparak, “Milletvekillerimiz bir araya gelerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin çay kanunu teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü değil, çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif oldu. Biz çayın bir taban fiyatı olsun diyoruz. ÇAYKUR’un ilan ettiği fiyatın altında çay almanın cezası olsun. Çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah’tan hem devletten bulsun. Taban fiyat için de ne diyoruz, geçen sene açıklanan 11 lira ve 30 kuruşluk prim bir mana ifade etmiyor. Yüzde 120 enflasyonun olduğu yerde benzin ve mazot fiyatları her şeye iğneden ipliğe zam gelmesine sebebiyet veriyor. Geçen mayıs ayında mazot 4 liradan 19 liraya çıktığında çok pahalı diyorduk. O dönemde mazotu enflasyonu düşüreceğiz, hayatı ucuzlatacağız deniyordu ama ne oldu, benzin ve mazot 43 lira oldu bu şartlar altında 11 lira 33 kuruş olan çay fiyatı bu sene en az 25 lira olarak ilan edilmelidir. Bunun altındaki bir fiyatı asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇAYKUR işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz, kadro istiyoruz”

ÇAYKUR’un mevsimlik işçilerine kadro istediklerini ifade eden Özel, “ÇAYKUR işçileri 6 ay çalışıyorlar, 6 ay çalışmıyorlar. ÇAYKUR emekçisine Rize’nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize’ye kim geldiyse defalarca kadro sözü verildi ancak tutulmadı. Şimdi de 6 ay çalışıyorlar 6 ayda yattıkları yerden para istiyorlar diyorlar. Oysa ÇAYKUR işçisi öyle demiyor. İş verin çalışalım. 12 ay çalışmak istiyoruz diyorlar. ÇAYKUR işçisinin yanındayız. Taleplerinin arkasındayız. ÇAYKUR işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz, kadro istiyoruz” dedi. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cay-fiyati-bu-sene-en-az-25-lira-olarak-ilan-edilmelidir/feed/ 0
Mersin’de Kentsel Dönüşüm Projeleri Hızla Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/mersinde-kentsel-donusum-projeleri-hizla-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/mersinde-kentsel-donusum-projeleri-hizla-devam-ediyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18908 Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, “Halkımızdan önümüzdeki yeni dönem için alacağımız 5 yıllık vize sayesinde Çay, Çilek, Turgut Reis, Bahçe ve Barış mahallelerimizde bin ile bin 200 civarında modern konutla kentsel dönüşüm projelerine hızla devam edeceğiz. Çünkü Mersin’in kurtuluşu kentsel dönüşümden geçiyor. İşte kentsel dönüşümle birlikte şehrimizin girişi de modern bir hale gelecek” dedi.

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Çay Mahallesi sakinleri, mahalle esnafı ve pazarcı esnafı ile bir araya geldi. Görev süresince Çay Mahallesi’ni daha önce de pek çok kez ziyaret ettiğini dile getiren Başkan Gültak, kentsel dönüşüm projesi ve diğer hizmetlerle mahallenin birçok eksiğini giderdiklerini ifade etti.

“31 Mart’ta ipi tekrar göğüsleyeceğiz”

Esnaf ziyaretinde yaklaşan seçimlere yönelik görüşlerini aktaran Başkan Gültak, projelerinden bahsetti. Gültak, “Akdeniz’de artık barış, huzur ve kardeşlik var. Hiçbir ayrım yapmadan halkımıza sunduğumuz hizmetlerle de bu duygular pekişiyor. İnşallah 31 Mart’ta ipi tekrar göğüsleyeceğiz, barışın ve kardeşliğin yeniden teminatı olacağız. Çünkü Türk, Kürt, Arap, Laz, Alevi veya Sünni tüm vatandaşlarımızın nasıl ki belediye başkanı olduysak, tüm mahallelerde hizmet ürettiysek, kentsel dönüşüm projeleriyle, kadınlara yönelik projelerle, gençlerimizin eğitimine yönelik projelerle, en önemlisi de şehrimizin imarı ile bizzat ilgilenip şehrimizin ve ilçemizin marka değerini yükselteceğiz” diye konuştu.

“Özellikle kadınların kentsel dönüşüme büyük rağbeti var”

Çay Mahallesi sakinlerinin kentsel dönüşüme büyük rağbeti olduğunu da dile getiren Gültak, “Özellikle mahalleli kadınlar TOKİ projelerinin devam etmesini istiyor. Modern, yeni, güvenli, doğal gazlı, park ve yeşil alanları olan yeni bir yaşam alanı talep ediyorlar. Proje ile Çay Mahallesi’nin evleri diğer ilçelerdeki evler gibi değerlendi. Bu hayatı gören gerek Çay, gerekse Çilek ve diğer mahallelerdeki kadınlar da yeni evler istiyorlar. Önümüzdeki dönem için alacağımız 5 yıllık vize sayesinde, başta Çay olmak üzere Çilek, Turgut Reis, Bahçe ve Barış mahallelerimizde bin-bin 200 civarında konutla kentsel dönüşüm projelerine devam edeceğiz. Zira hep söylediğim üzere Mersin’in kurtuluşu kentsel dönüşümden geçiyor. İşte kentsel dönüşümle birlikte şehrimizin girişi de modern bir hale gelecek” dedi.

“Akdeniz’e yeni kültür sanat evleri ile taziye evleri kazandıracağız”

Kentsel dönüşümün uygulandığı alanlara, mahalleli kadınların geleneksel tandır ekmeği yapabilmesi için yeni tandır evleri yaptıklarını da kaydeden Başkan Gültak, “Akdeniz’e ayrıca şu ana kadar 7 tane taziye evi de kazandırdık. Yeni dönemde en az 10 taziye evi daha yapmak istiyoruz. Çünkü kültürümüzde taziye geleneği büyük önem taşıyor. Yine yeni dönemde ayrıca 15-20 civarında da kültür ve sanat evini Akdeniz’e kazandırmayı planladık” şeklinde konuştu.

Sahada vatandaşların büyük memnuniyeti ile karşılaştıklarını da sözlerine ekleyen Başkan Gültak; “İnanıyorum ki 31 Mart’taki seçimde halkımızın desteği ve teveccühü ile Akdeniz’de tekrar ve büyük farkla seçilerek yeniden görevimizin başında olacağız, vatandaşlarımıza ve ilçemize hizmet vermeye kesinti olmadan devam edeceğiz. Geçen 5 yılda olduğu gibi barışın, huzurun ve kardeşliğin teminatı olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersinde-kentsel-donusum-projeleri-hizla-devam-ediyor/feed/ 0
İngilizlerin çay tutkusunun arkasında ne var? https://www.haber60.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/ https://www.haber60.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/#respond Mon, 04 Mar 2024 08:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15146 Güzel bir fincan çay İngiltere’de pek çok insanın günlük hayatının vazgeçilmezi. Mükemmel demlenmiş çayın ideal tarifi ise kiminle konuştuğunuza göre değişiklik gösterebilir. Özellikle de çaya süt eklenmesi meselesi… Fincana önce çayı mı yoksa sütü mü koymalı, meşhur ve hassas bir soru.

ABD’likimya profesörü Michelle Francl’in yazdığı kitapta, biraz tuz eklemenin çayı daha iyi hale getirebileceği yönündeki önerisi

Hatta İngiltere’deki ABD Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından bir açıklama bile yayımladı. Açıklamada, “İngiltere’nin güzel halkının yüreği ferah olsun; çaya tuz atmak gibi akla hayale sığmayacak bir düşünce resmi ABD politikası değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

Bu tartışmayla ilgili birçok esprili haber yayımlandı.

Serious Eats yazarları ve editörleri tat testi bile yaptı ve en nihayetinde de “Steeped: The Chemistry of Tea” kitabının yazarı kimyager Francl’ın haklı olduğu sonucuna vardılar.

Onlara göre de demliğe az miktarda tuz eklemek gerçekten de çayın acılığının bir kısmını gideriyordu.

Peki çay ve onu doğru şekilde demlemek İngiltere’de neden bu kadar çok insan için önemli?

Çayın İngiltere’deki tarihi incelendiğinde, çay yapma yöntemlerinin pek de tekdüze olmadığını görmek mümkün.

Çay 17. yüzyılda İngiltere’ye ilk getirildiğinde sütsüz içiliyordu; örneğin İngiliz yazar Samuel Pepys Eylül 1660’ta bir Salı günü ilk kez içtiği çayı sütsüz betimliyor.

Şekerse daha yaygın bir şekilde çaya katılıyordu.

İngiliz çay kültüründe alışkanlık haline gelen süt ilavesi çok daha sonra geldi.

Vergiler düşürüldü

“Scoff: Britanya’da Yemek ve Sınıfın Tarihi” isimli kitabın yazarı tarihçi Pen Vogler’e göre insanlar çay demlemenin çeşitli yollarını aradı.

Vogler, hükümet politikalarının da çayın birçok İngiliz için günlük bir ihtiyaç olarak yerleşmesine yardımcı olduğunu söylüyor.

18. yüzyılda çayın vergilendirilme biçiminde önemli değişikliklere gidildi ve çay bir lüks olmaktan çıkıp herkesin alabileceği bir şey haline geldi.

Vogler, “The East India Company (EIC) [İngiltere’nin Hindistan’daki sömürge aracı olan “Doğu Hindistan Şirketi”] hükümete o kadar bağlıydı ki, 2008 krizindeki bankalar gibi, batmak için çok büyüktü. Temelde çay ticareti yapıyordu” diyor.

EIC’nin o zamanki direktörü ve ünlü İngiliz çay markası Twining’s’in kurucusu Richard Twining, Çin çayına daha fazla talep yaratılması için dönemin başbakanı William Pitt’e başvurdu ve hükümet çay üzerindeki vergileri yüzde 119’dan yüzde 12,5’e düşürdü.

Böylece her sınıftan ve gelir düzeyinden insanlar arasında çay içmek mümkün hale geldi.

Bu durum, sonunda Britanya adalarının çok ötesinde etkilere neden oldu.

Ekonomist Francisca Antman’a göre, 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de o kadar çok çay içiliyordu ki, bu durum ortalama yaşam süresini kayda değer ölçüde uzatmış olabilir; çünkü suyun kaynatılması bakterileri öldürür.

İngilizler Hindistan’a hükmettiğinde, Çin çay bitkileri İskoç bir botanikçi tarafından çalındı, daha sonra da bitkilerin orada da yetişebildiği görüldü. Böylece mahsulü denetleyenler İngiliz sömürgecileri oldu.

Vogler, “Çay, İngilizlere özgü bir şey olarak görülmeye başlandı” diyor.

Dahası, Londra Queen Mary Üniversitesi’nde 18. yüzyıl çalışmaları profesörü ve “Çay İmparatorluğu: Dünyayı Fetheden Asya Yaprağı” kitabının ortak yazarı Markman Ellis, uluslararası alanda satılan çayın neredeyse tamamının dünyanın geri kalanına giderken Londra’dan geçtiğini söylüyor.

Çin ve Hindistan’da pek çok insan yakınlarda yetişen çayı içiyordu. Geri kalanlar içinse çay Londra üzerinden gidiyordu.

Bu gerçeklerden hareketle, çayın özünde “İngiliz” olduğuna dair yaygın bir inanış doğdu.

Adı ne olursa olsun İngiliz çayının (English Breakfast Tea) İngiltere’den binlerce kilometre uzakta yetiştirildiğini öğrenmek bugün basit birkaç Google aramasıyla çok kolay olsa da, bu inanış bugün bile değişmedi.

Ulusal efsane yaratma süreci

Tüm bölgesel ve sınıfsal farklılıklarıyla birlikte, İngiliz çay yapma yöntemleri, dünyanın geri kalanının çayı nasıl demlediğini düşündüğümüzde, oldukça küçük bir örnek olarak kalıyor.

Örneğin Çin’in kendine özgü epiküryen ve proleter çay demleme yöntemleri var. Hint alt kıtasındaki insanlar masala çayını bambaşka bir şekilde demliyor.

Gıda tarihçisi Helen Saberi’nin “Çay: Küresel Bir Tarih” kitabının açılış cümlelerinde, “Çinliler onu küçük fincanlardan yudumlar, Japonlar çırpar. Amerika’da buzlu servis ederler. Tibetliler tereyağı koyar. Ruslar limonla servis eder. Kuzey Afrika’da nane eklenir. Afganlar kakule ile tatlandırır” diyor.

Dünyanın dört bir yanında geçerli çay demleme tariflerinin listesi uzayıp gidiyor.

Ancak İngiltere’deki pek çok kişi için çay bir şekilde hala “ülkeye has” bir şey olarak duruyor.

Londra Queen Mary Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve “Ellis’s Empire of Tea” kitabının yazarlarından biri olan Richard Coulton, “İngilizler çay içerek ulusal bir efsane yaratma sürecine girdiler” diyor:

“Bence bugün İngilizler ideal bir fincan çay konusunda heyecanlanıyorlarsa, bunun bir nedeni, küresel hakimiyet deneyimlerine yönelik gizli bir kültürel özlem olabilir. Ya da bunun en azından bu şanlı geçmişin hikayelerine duyulan nostalji olduğuna inanıyorum.”

İngiltere’de insanlar çay hakkında konuşmayı seviyor çünkü çay her yerde.

Vogler bunu, “Çay günlük rutinimizi işaret ediyor. Nasıl her gün işe gidip geliyorsak, çay da günlük ritminizin gerçekten önemli bir parçası” sözleriyle açıklıyor ve şöyle devam ediyor:

“Tüm tarihi nedenlerden dolayı çayla aşırı özdeşleşiyoruz. Bunu tam bir çay fanatiği olarak söylüyorum. Çayı seviyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/feed/ 0
Çaykur’da Çalışan Geçici Mevsimlik İşçiler Kadro Talebiyle Eylem Yaptı https://www.haber60.com.tr/caykurda-calisan-gecici-mevsimlik-isciler-kadro-talebiyle-eylem-yapti/ https://www.haber60.com.tr/caykurda-calisan-gecici-mevsimlik-isciler-kadro-talebiyle-eylem-yapti/#respond Sat, 24 Feb 2024 09:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11695

GENÇAĞA KARAFAZLI

Çaykur’da çalışan mevsimlik tarım işçileri Rize Meydanında bir araya gelerek kadro taleplerini tekrarladılar. Bir kadın işçi, “Hakkımızı versinler öbürlerine verdikleri gibi bize de versinler, bizim istediğimiz çok bir şey değil. 10 bin işçiyi bu ülke kaldıramayacaksa biz daha ne yapalım? Bu kadar diyorum hakkımızı versinler vermeyeceklerse bir şey üretsinler başka yerlerde çözüm oluyor bize niye olmuyor? Niye biz hep böyle kilitleniyoruz nokta koyuluyor bize” dedi.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) bünyesinde 6 ay çalışıp 6 ay ise işsiz kalan işçiler Rize Meydanında toplanarak eylem yaptı. Eyleme CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, CHP Rize Belediye Başkan adayı Necati Topaloğlu, İYİ Parti Rize Belediye Başkan adayı Köksal Toptan, Saadet Partisi Rize Belediye Başkan adayı Muhammet Yıldız, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Rize Belediye Başkan adayı Cemil Çolak da katılarak destek verdi.

“ÇAYKUR İŞÇİSİNE AYRIMCILIK YAPILDI BU VİCDANİ MİDİR?”

İşçiler adına basın açıklamasını okuyan Çaykur’da mevsimlik işçi Emre Yazar, şunları söyledi:

“Çaykur işçileri olarak uzun yıllardan beri biriken sorunlarımızı ve taleplerimizi kamuoyu ve yetkililerle defalarca paylaştık. Verilen sözlere rağmen çalışma şartlarımızda hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Geçen yıl devletimizin en yetkili makamlarından ‘geçici işçiliğin tarih olacağı’ söylenmişti. Şimdi soruyoruz sizlere, tarih oldu mu? Bundan sonra olacak inşallah. Belediyeler, Şeker Fabrikaları, Orman İşletmeleri ve diğer devlet kurumlarında norm kadrolara atamalar yapıldı. Binlerce geçici işçi arkadaşımız kadro hakkı kazandı. Kadro alamayanlarda 11 ay 29 gün çalışma imkanından faydalandılar. Bu uygulamadan bir tek Çaykur işçisi faydalanamadı. Soruyoruz arkadaşlar bizler bu memleketin kamuda çalışan geçici işçileri değil miyiz? Bu ayrımcılık değili midir, vicdani midir? Babamızın evinde yeni gelin olduk.

“ALTI AY ÇALIŞAN BİR İŞÇİ 50 YILDA EMEKLİ OLACAK”

Aynı yıl işe başlayan bir kadrolu işçi 25 yılda emekli olabiliyorsa bu süre 6 ay çalışanlar için 50 yıl olacaktır. Elli yıl sonra emekli olsak ne olur olmasak ne olur.  Geçici işçilere kadro verilmesi halinde Çaykur’un batacağı, artan maliyetler sebebiyle rekabet etme gücünün azalacağı iddiaları kesinlikle doğru değildir. Geçmiş yıllardan biliyoruz ki Çaykur işçilerinin önemli bir bölümü kadrolu olarak çalışabilmiş ve kurumumuz bu dönemlerde çoğunlukla kar açıklamıştır. Birkaç yıldır toplumun başka kesimleri gibi bizler de ağır ekonomik şartlar altında ezilmekteyiz. Çaykur’un binlerce eşi olan çocuğu olan çalışanı var. Bu adamlar kışın çoluğunu çocuğuna eşini neyle bakacaklar? Neyle geçindirecekler? Altı ay iş vermiyorlar. Bugün burada talep etmiş olduğumuz bu hak insanca yaşamak için. Bu kadar insan yıllardır bunun mücadelesini veriyor. Çaykur’da bunca hak kayıpları ve mağduriyetler yaşanırken, mevcut haklarımızı korumak ve yeni haklar kazanmak için yetkili olan Öz Gıda iş sendikasının menfaatlerimizi yeterince koruyamadığı kararlı duramadığı işçi arkadaşlar arasında yaygın bir görüştür sendika temsilcilerinden burada kimse var mı? İşçilerinin mücadelesini omuzlamayan hiçbir sendika daha fazla Çaykur’da yetkili kalamayacaktır.”

“3 KEZ CUMHURBAŞKANI SEÇTİK, BURADA BİZE SÖZ VERDİ”

Çaykur’a ait Fındıklı Çay Fabrikasında 26 yıldır mevsimlik geçici işçi olarak çalışan Bülent Maraş, şöyle konuştu:

“Emeğimin 15 senesini, imalatın en zor yeri olan tasnif bölümünde çalışarak verdim. Şu an ki genel müdürümüz kendisi göreve geldikten sonra kurumu kendi şahsi malıymış gibi yönetiyor bizleri düşünmüyor. Genel müdürün yazmış olduğu yazılı tebligatı fabrika müdürü siyasi partilerden korkarak  değiştirip işçinin, emekçinin hakkını sömürüyor. Ayşe işçisinin hakkını ‘o partili değil olur mu, AK Parti’den falanca gelecek ona ver’ diyor.  Bu gibi düzenlemelere izin vermektedir. Rize Milletvekili Muhammet Avcı akşam 5’te beni cep telefonumdan aradı. Dedim ‘sen bizim vekilimiz değil misin’? Biz sana ne diye para veriyoruz? Biz sayın cumhurbaşkanımızı 3 dönem başbakan, 3 dönem Cumhurbaşkanı aralıksız söz verdik seçtik. Kendisi en son seçimde burada söz verdi ne dedi; ‘gerekli olan çalışma yapılacaktır milletvekillerine söyledim’ dedi. Bizim Rize milletvekillerimi nerede, sözlerini niye tutmuyorlar? Meclis’te namusunuz, şerefiniz üzerinde yemin ettiniz. Sizin namusunuz, şerefiniz bu mudur? Haysiyetiniz bu mudur? Ben işçi arkadaşlarımın hakkını istiyorum eğer namusunuz şerefiniz bu kadarsa bize daimi kadro vermeyin, sizin ne kadar namuslu olduğunuzu biliyorum en geç seçime kadar Çaykur işçisinin hakkını vereceksiniz.”

“VERDİKLERİ KADRO SÖZÜNÜ TUTSUNLAR”

Gıda İş Sendikası Karadeniz Bölge Başkanı Ramazan Sarıoğlu, “Çaykur zarar ediyor diyorlar. Asla ve asla Çaykur zarar etmiyor. Ben 1992’de Çaykur’da çalıştığım zaman 40 bin işçi çalışırdı maaşlarımız da 18 asgari ücrete tekabül ederdi. Bunlara siz kulak asmayın. Çaykur’un şu anda ambarlarına taşeron kuru çayı çekiyor benim norm kadroda olan Çaykur işçileri dışarıda boş geziyor” dedi.

Emine Bayram adlı işçi kadın eylem alanında bulunan belediyeye ait kafeyi göstererek, “Şurada sendika temsilcileri şurada oturuyor bakın, aidat alanlar orada oturuyor işçiler burada” diye konuştu. Bir başka mevsimlik kadın işçi, “Kadro istiyoruz, verdikleri sözü tutsunlar. Ben kendim tek başıma yaşıyorum bu zamanda maaşımız yetmiyor maalesef geçim sıkıntısı…. O yüzden kadro istiyoruz verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir başka kadın işçi, “Hakkımızı versinler öbürlerine verdikleri gibi bize de versinler, bizim istediğimiz çok bir şey değil on bin işçiyi bu ülke kaldıramayacaksa biz daha ne yapalım? Bu kadar diyorum hakkımızı versinler vermeyeceklerse bir şey üretsinler başka yerlerde çözüm oluyor bize niye olmuyor? Niye biz hep böyle kilitleniyoruz nokta koyuluyor bize” dedi.

“İNSANCA BİR YAŞAM İSTİYORUM”

Sezin Altunkaya adlı işçi şunları söyledi:

“Biz hiçbir sendikanın ya da hiçbir partinin arka bahçesi değiliz. Biz insanca yaşamak için emeğimizle geçinen vergi veren vatandaşlarız, ben 30 gün çalışacağım, 1 günüm Hak- İş’e gidecek, neden o sendika yok şu anda burada ya da gelecek yüzleri mi yok? Arkadaşlar lütfen şu sendikadan kurtulalım, bunlar mevcut hükümetin arka bahçesi oldukları için nasılsa bunlar oy veriyorlar bize çünkü biz çantada kekliğiz onlar için. İki çocuğum üniversite okuyor, insanlardan burs dileniyorum, çocuğum aradığı zaman eziliyorum çünkü kiralar olmuş 110- 15 bin, marketlere zaten gidemiyoruz. İşte şeker veriyoruz, polar veriyoruz diyorlar, şeker, polar istemiyoruz. Ben emeğimin karşılığında çocuklarımla, ailemle geçinebileceğim insanca bir yaşam istiyorum.”

“31 MART’A KADAR İKTİDAR, SİYASET, SAYIN CUMHURBAŞKANI DA DUYSUN”

CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı da şunları söyledi:

“Değerli Çaykur işçileri sizin bu alanı doldurmanızı çok anlaşılır buluyorum. Ben parlamentoda defalarca seslendirdim, burada Rizelilerin istediği şey size daha önce 20 yıl boyunca söz verilen kadro hakkının talebidir. Buradan sevgili Rizelilere bir çağrım var; daha vakit var 31 Mart’a kadar iktidar, siyaset sayın cumhurbaşkanı da duysun, bu işçilerin kadrosunu versin, ekmek için buluşan herkes de özgür iradesiyle siyasetteki istediği yere oyunu versin bu siyasete çağrım ama eğer Rizelilere 20 yıllık bu hakkı vermezler ise 31 Mart’ta siz tepkinizi göstereceksiniz. Şu partiye bu partiye oy verinde demiyorum ama iktidara oy vermeyerek bu gücünüzü gösterin. Bu mücadeleyi siz kazanacaksınız ben bugün bu kadar kalabalık olduğunu görünce inanındım, kadro gelecek. Başarılarınızı ve örgütlü halinizi birlikte sürdürmenizi diliyorum. Sizi, bizi herkes duydu bu barışçıl dirensiniz için Rizelileri kutluyorum.”

“BİZLER BURAYA HAK ARAMAK İÇİN GELDİK”

Yeniden Refah Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Rize Belediye Başkan adayı Cemil Çolak da şu görüşleri dile getirdi:

“Çaykur’un 5 kişi ile yönetilemeyeceğini, çaya 5 kişinin karar veremeyeceğini, çayla ilgili birilerinin hükümdarlığına bırakamayacağımızı, bugün o bakan, başbakan olmuş ise Allah’ın bize vermiş olduğu o nimetten dolayıdır. ya 6 ay gözünüze mi durdu yahu. 30 tane holdingin vergisini sildiniz siz. Bir tanesinin vergisi değil mevsimlik işçinin bütün Türkiye’nin mevsimlik işçilerin 6 ayını karşılar. Bu bizim kaderimiz değildir bakın herkesi,  inançlarımıza dahil oyun ediyorlar. Bizler çaba için buraya geldik, hak aramak için buraya geldik. Ekmek, ekmek, ekmek başka bir şey yok. Bizi soktular namazın, orucun, hacın arasına Müslümanlık öyle değil bu din, insanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır. Nerede bu söz? Öyle değil bu, komşusu açken tok yatan bizden değildir, nerede bu söz?”

Saadet Parti Rize Belediye Başkan adayı Muhammet Yıldız, “Bu devletin ayakta kalmasının temel ayağını siz oluşturuyorsunuz. Burada bulunmanızdaki sebeplerden birisi ise, eş konumunuzda bulunan insanlara kadro verilmişken sizlere kadro verilmemesi bir adaletsizliktir” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/caykurda-calisan-gecici-mevsimlik-isciler-kadro-talebiyle-eylem-yapti/feed/ 0 Meyve parçaları kışın su içme farkındalığını arttırıyor https://www.haber60.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/ https://www.haber60.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/#respond Thu, 01 Feb 2024 22:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5643 Meyve parçaları kışın su içme farkındalığını arttırıyor

Uzman Diyetisyen Burcu Akbeyaz: “Sade su içemiyorsanız içerisine elma ve armut dilimleri ekleyin”

“Günde en az 2 litre su içmek yazın olduğu kadar kışın da önemli”

“Siyah çay yerine bitki çayı tercih edin”

KAYSERİ – Acıbadem Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Burcu Akbeyaz, günde en az 2 litre su içmenin yazın olduğu kadar kışın da önemli olduğunu belirterek, “Kışın su içme isteği azalıyor ama sularımıza küçük elma, limon, armut dilimlerini ekleyerek renklendirmek ve tatlandırmak su içme isteğimizi artırır” dedi. Akbeyaz, ayrıca geleneksel siyah çay yerine de antioksidan bakımından zengin bitki çaylarının tüketilmesini tavsiye etti.

Kışın hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü tutulması ve mevsim gıdalarının tüketilmesi gerektiğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Burcu Akbeyaz mevsime uygun beslenme önerileri verdi. Kış döneminde soğuk algınlığı ve gripten korunmak için meyve sebze tüketimini artırmak gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Akbeyaz kış meyvelerinden elma, armut, nar, portakal, kivi, mandalina ve greyfurt; kış sebzelerinden ise brokoli, balkabağı, maydanoz, kereviz, lahana, pırasa gibi besinlerin yeterli ve dengeli tüketilmesi gerektiğini belirtti. Elmanın, içeriğindeki E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminler ile bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut direncini artırdığını ve içindeki lifler ve kabuğu sayesinde de bağırsak hareketi için çok fayda sağladığını dile getirdi.

“Somon, sardalya ve hamsi yiyin”

Ispanağın bağışıklık sisteminin en iyilerinden A, B, C ve E vitamini içerdiğinin, demir bakımından zengin olduğunun ve enfeksiyonları önleyerek bağışıklığı güçlendirdiğinin altını çizen Diyetisyen Akbeyaz “Havuç bildiğimiz üzere A vitamininin öncü maddesi olan beta karoten içerir. Güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Suyunu ya da normal rendelenmiş halini tüketebiliriz. Maydanoz C vitamini açısından çok zengindir ve güçlü ödem söktürücüdür. Tabi kış aylarında en önemli ve unutmamamız gereken, antioksidan içeriği yüksek olan, Omega 3 yağ asitlerinden zengin somon, sardalye ve hamsi gibi balıkların da tüketimini artırmamız gerekiyor” dedi.

Akbeyaz, yazın olduğu gibi kışın da su içmenin önemine değinerek, “Kuru ve soğuk hava su içme isteğini azaltabilir fakat günde en az 2-2,5 litre su içmemiz gerekir. Sularımızı meyvelerle renklendirmek ve tatlandırmak su içme farkındalığımızı artırmamızı sağlar. Bunu küçük elma, limon, armut dilimlerini suyun içerisine ekleyerek de yapabiliriz” diye konuştu.

“Şerbetli tatlı yerine kabak tatlısı tercih edin”

Gecelerin uzaması, hareketin azalması, evde geçirilen zamanın da süresinin artmasıyla birlikte abur cubur tüketiminin arttığına ve kış aylarında belirgin şekilde kilo artışı yaşandığına işaret eden Diyetisyen Akbeyaz “Sürekli yeme isteği, özellikle de basit karbonhidrat, tatlı, hamur işi gibi besinlere karşı yönelimimiz artar. Tatlı ihtiyacımızı şerbetli tatlı yerine mevsim meyvelerinden ayva, elma, armut, kabak tatlısı şeklinde giderebiliriz.

Akşam yemekten sonra alacağımız sıcak tarçınlı veya zencefilli süt de tatlı ihtiyacımızı baskılayacaktır, hem de çok besleyici olur” dedi.

Diyetisyen Akbeyaz geleneksel siyah çay yerine bitki çayı tüketilmesini önerdi; özellikle ıhlamur, kuşburnu, limonlu yeşil çay, ahududu gibi bitki çaylarının antioksidan içeriğinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Narın özellikle kanser hastalıklarına ve birçok solunum yolu hastalığına karşı koruyucu niteliği bulunduğunu belirten Diyetisyen Akbeyaz “Kış aynın en güzel meyvelerinden biri olan narın da antioksidan içeriği çok yüksektir. Yediğimiz narın kabuklarını kuruttuktan sonra bitki çayı gibi demleyerek tüketmemiz de çok güzel bir antioksidan kaynağı sağlar” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/feed/ 0
Sıcak Çayın Yemek Borusu Kanserine Etkisi Araştırıldı https://www.haber60.com.tr/sicak-cayin-yemek-borusu-kanserine-etkisi-arastirildi/ https://www.haber60.com.tr/sicak-cayin-yemek-borusu-kanserine-etkisi-arastirildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 08:42:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2077 Erzurum, Van, Ağrı, Muş, Bitlis, Bayburt ve Erzincan’da sık görülen yemek borusu kanseri üzerine araştırma yapan bilim insanları, sıcak çayın bu kansere etkisini ortaya koydu.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu, Doğu Anadolu’da sık rastlanan yemek borusu kanseri üzerine farklı üniversitelerden 4 akademisyen ile çalışma başlattı.

Çalışma kapsamında, 25 yıldır yemek borusu kanseri teşhisi konulan 742 erkek ile 720 kadının verileri toplanarak, bu hastalardan yüzde 85’inin çayı çok sıcak içtiği bilgisine ulaşıldı.

Yemek borusu kanserine sıcak çayın yanı sıra genetik faktörler, sebze ve meyveden fakir diyet, sigara ve alkol gibi etkenlerin de araştırıldığı bu çalışma, Turkish Journal of Medical Sciences dergisinde yayımlandı.

“Yemek borusu kanserinin bölgede sık görülmesinin sebebi sıcak çay tüketimi”

Prof. Dr. Atilla Eroğlu, AA muhabirine, çayın çeşitli faydalarının yanı sıra vücuda bazı zararlarının da olduğunu söyledi.

Erzurum’da 94-95 derecede suyun kaynadığını, bardağa döküldüğünde ve içine şeker atılıp karıştırıldığında bu sıcaklığın 83-85 dereceye kadar düştüğünü ifade eden Eroğlu, “Bu sıcaklıktaki çay bile eli yakar. Önerimiz, literatürün de söylediği, günde 5-6 bardak hafif ılıtılmış çay içilmesi ama sıcak çay içmeyin. Sıcak çay kanser yapıyor. Özellikle ağız, yutak ve yemek borusu kanserinin bölgede en sık görülmesinin sebebi sıcak çay tüketimi.” dedi.

Eroğlu, 85 derecede tüketilen çayın mukozalar gibi hassas sindirim sisteminde ciddi yanıklara ve hücre değişikliğine sebep olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Sıcak çay, sindirim sistemindeki bariyeri yok ediyor ve kansere sebep oluyor. Çayın 65 derecenin altında içilmesi gerekli. Bardağa koyduktan sonra çayı 3-4 dakika bekletelim. 25 yıl süren bilimsel çalışmamızda, çayın etkileri ve bölgemizde yemek borusu kanserlerinin fazla görülmesini araştırdık, en önemli sebebin sıcak çay tüketimi olduğunu, 85 derecenin üzerinde içilen çayın 65 derecenin altında içilen çaya kıyasla 8 kat daha yemek borusu kanserini artırdığını bilimsel veri olarak tespit ettik. Lütfen çayı hafif ılıtıp için.”

“Günde 7-8 bardak çay içen ile daha fazla içenleri karşılaştırdık”

Çalışmada iki grup halinde karşılaştırdıkları kişilerin çay içme sıklığı ile yoğunluklarını da araştırdıklarını anlatan Eroğlu, şunları kaydetti:

“Çalışmamızda özellikle Erzurum, Van, Ağrı, Muş, Bitlis, Bayburt ve Erzincan olmak üzere çevre illerde daha çok görülen yemek borusu kanserinin en önemli sebebinin sıcak çay tüketimi olduğu ortaya çıktı. Günde 1 litreden daha az yaklaşık 7-8 bardak çay içen ile daha fazla içenleri karşılaştırdık ve günde 15-20 bardak çay içen gruptakilerde de yemek borusu kanserlerinin yüksek oranda görüldüğünü tespit ettik.”

ABD ve Avrupa’da yemek borusu kanserlerinin en önemli sebebinin obezite ve reflü, Türkiye’de ise özelikle Doğu Anadolu’da sıcak çay ve beslenme alışkanlıkları olduğunu belirten Eroğlu, Çin’de 9,5 yıl boyunca takip edilen 500 bin kişide sıcak çay, kahve, çorba ve yemek tüketiminin araştırıldığını, özellikle sıcak çay içenlerde yemek borusu ve yutak kanserlerinin çok fazla görüldüğünü, benzer çalışma yapılan ABD ve İngiltere’de de aynı sonucun çıktığını söyledi.

“Çok sıcak çay isteyenlere biraz soğuması için beklemelerini söylüyoruz”

Erzurum’da uzun yıllar çaycılık yapan Yener Temelli de çok sıcak içilen çayın boğazı yaktığını belirterek, “Lezzetini de alamazsınız. Çayı bardağa doldurduktan sonra 2 dakika beklemeliyiz. Müşterilerimizden çok sıcak çay isteyenlere biraz soğuması için beklemelerini söylüyoruz.” dedi.

Çay tiryakilerinden Mehmet Akif Ersoy ise Erzurum’da soğuk çayın fazla içilmediğini, aksine hem sıcak hem de çok fazla çay içildiğini anlattı.

Kadir Özgün ise Erzurumlular olarak çayı çok sevdiklerini ve genelde sıcak içtiklerini ifade ederek, “Gecemiz gündüzümüz çay, Erzurum soğuk olduğu için sıcak çay keyif veriyor. Günlük ortalama 15-20 bardak içiyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sicak-cayin-yemek-borusu-kanserine-etkisi-arastirildi/feed/ 0