CHP’nin Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner, gazetecilerle iftarda bir araya geldi, projelerini anlattı. “İktidar kültür sanatta, eğitimde, temel haklarda, sporda veya emeklilerimizin yaşamında, gençlerin geleceğe olan bakışında tahribat yarattı” diyen Güner, özellikle kadına karşı şiddete dikkati çekti, “Biz kadınların şiddete uğramayacakları, daha güvenli, daha iyi bir yaşamı taahhüt ediyoruz” dedi.
CHP Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner, Proje Tanıtım Toplantısı’nda yapacağı çalışmaları anlattı. Güner, şöyle konuştu:
“Büyükşehir belediyemizle işbirliği içerisinde büyükşehir belediyesinin görev ve yetki alanındaki işlerde ya da bizimle ortaklaşılacak işlerde elbette birlikte var olacağız. İktidar kültür sanatta, eğitimde, temel haklarda, sporda veya emeklilerimizin yaşamında, gençlerin geleceğe olan bakışında tahribat yarattı. Tüm bunlarla birlikte yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde bir geriye gidiş söz konusu oldu. Bugün Ankara’da, İstanbul’da da, Konya’da da, Bayburt’ta da tüm yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde bir geriye gidiş söz konusu. Ankara’da Çankaya’da da, Etimesgut’ta da Mamak’ta da benzer durum söz konusu. Çankaya’ya geldiğimizde Cebeci’de de Dikmen’de de tüm yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde ekonomik politikalardan kaynaklı, uygulanan sosyal-ekonomik-siyasi politikalardan kaynaklı olarak bir geriye gidiş söz konusu. Bunun sorumlusu elbette yerel yönetimler olarak biz değiliz. Ama bugün artık bizim taşın altına elimizi daha fazla koymamızı gerektiren bir dönemdeyiz.”
“5 YIL İÇERİSİNDE 10 KREŞ YAPACAĞIZ”
Güner, Çankaya’da 15 olan mevcut kreş sayısının 5 yıl içerisinde 25’e çıkarılacağını belirtti. Güner, çocuklar için “Ekolojik kreş”, “Gece kreşi”, “Çocuk durağı”, “Oyuncak kütüphanesi”, “Bilim merkezi”, “Bilim tırı” projelerini ve “Çocuk gelişimi izleme programı”nı da hayata geçirecekleri söyledi.
“3 YENİ ÖĞRENCİ YURDU”
Çankaya’nın 13 üniversiteye ev sahipliği yaptığını ve 300 bine yakın üniversite öğrencisi ve genç nüfusun olduğunu söyleyen Güner, “Biz gençlerin bu yeni dönemde daha aktif şekilde sahada olacakları, Çankaya’ya renk katacaklarını, Çankaya’nın yıldızının parlamasında en önde olacakları bir dönemi düşlüyoruz. Önümüzdeki 5 yılda en az 3 yeni öğrenci yurdu yapacağız. Genç arkadaşlarımızın barınma sorunlarını en üst düzeyde yanıt vermeyi planlıyoruz” dedi.
Hüseyin Can Güner, gençler için, “Çankaya gençlik merkezi”, “Küresel ortaklık ve proje ofisi”, “Yeni ve ulaşılabilir çamaşırhaneler”, “7/24 açık kütüphane”, “Yeşil stüdyo” kuracaklarını belirtti. Güner, üniversite sınavlarına hazırlanan öğrenciler içinde “Dijital test kitabı desteği” sağlayacaklarını, “Çankaya’nın gençleri” uygulamasıyla öğrencilerie kültür sanat etkinliklerinden ve diğer birçok hizmetten indirimli veya tümüyle ücretsiz yararlanma imkanı sunacaklarını açıkladı.
“KADINLARIN ŞİDDETE UĞRAMAYACAKLARI BİR YAŞAM”
Güner, kadınlar için ise “Yeni doğum yapan annelere psikolojik destek”, “Çocuklu hayat eğitimi” vereceklerini belirtti. Güner, “Çankaya’da hali hazırda bir kadın sığınma evi var. Biz kadınların şiddete uğramayacakları, daha güvenli, daha iyi bir yaşamı taahhüt ediyoruz. Yeni bir kadın sığınma evini de hayata geçireceğiz” dedi. Kadın girişimcilere ve kadın kooperatiflerine destek sunacaklarını da belirten Güner, “Kadınlar için yeni bir dönem başlatacağız” diye konuştu.
EMEKLİ, YAŞLI VE ENGELLİLER
Emeklilerin kendilerine dert yandığını vurgulayan Güner, “Emekliler kampüsü” ve “yaşlı bakım merkezi”lerini kuracaklarını dile getirdi. Evde bakım hizmetlerinde çıtayı yükselteceklerini, “alzheimer ve parkinson takip sistemi” desteğini sunacaklarını açıkladı.
Güner, engelliler için de ayrı sayfa açacaklarını vurguladı. “Engelsiz Çankaya”, “Engelsiz çağrı merkezi” projelerini hayata geçireceklerini, “çocuğu engelli doğan ailelere bakım ve iletişim eğitimi” vereceklerini anlattı.
Güner’in projelerinden bazıları şöyle: “İşimiz Çankaya”, “USTAPP”, “Ortak çalışma merkezleri”, “E-ticaret eğitim programı”, “Çankaya halk lokantası”, “Doğal yaşam vadisi”, “Çankaya kent planlama ajansı”, “tabela tasarım ofisi”, “Sivil toplum yerleşkesi”, “Çankaya kent festivali”, “Hafıza Çankaya: kent müzesi ve sokakları”, “Spor kompleksi”, “E-ruhsat”, “ÇANK-APP”, “Çankaya açık veri portalı”
Güner, sokak hayvanları için de “Hayvan barınağımızı modernleştirip büyüteceğiz. 7/24 hayvan ambulansını devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güner, ilk olarak “Çankaya halk lokantası” projesini hayata geçireceğini açıkladı.
]]>Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ
Türkiye İşçi Partisi (TİP), Ankara’da Güvenpark’ta halk buluşması düzenledi. TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci, “Bu kez Çankaya’nın gerçekten nasıl parlayacağını çok iyi görecekler. Cumhuriyet’in başkentinde, Cumhuriyet’in kurulduğu yerde, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında halk kendi kaderini eline alacak. Söz veriyoruz. Hepimiz karar vereceğiz, birlikte üreteceğiz ve Çankaya’nın 5 kuruşunun hesabını hep birlikte soracağız” dedi. TİP Sözcüsü Sera Kadıgil de siyasette kadınların yeterince yer almadığını belirterek, “5 ilçede aday gösterdik bu 5 adayımızdan 3’ü kadın arkadaşlarımdan oluşuyor. 25 ilçenin tamamında belediye meclis üyesi adayları gösterdik. Gururla ilan ediyorum, yüzde 80’e yakını kadın arkadaşlarımdan oluşuyor. Çünkü bizim buna çok ihtiyacımız var” dedi.
TİP, bugün yerel yönetim seçimleri kapsamında Ankara Güvenpark’ta halk buluşması düzenledi. Halk buluşmasına TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci, TİP’in Altındağ Belediye Başkan adayı Neslihan Şahin Dalkaya, Mamak Belediye Başkan adayı Öznur Bilen, Gölbaşı Belediye Başkan adayı Aysel Duman, TİP Ankara İl Örgütü ve Ankaralı yurttaşlar katıldı.
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, şöyle konuştu:
“BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ SEÇİLİYOR, ÇATIR ÇATIR. YÜZDE 10’U BİLE KADIN DEĞİL”
“Gençler, ‘Ben artık istemiyorum. İlgilenmiyorum. Haber de okumuyorum. Oy da vermeyeceğim’ diyorlar. Ben de onlara ‘Ne yapacaksınız, nereye gideceksiniz’ diyorum. Bundan başka bir ülkemiz, gidecek yerimiz var mı bizim? Gidecek olsak, imkanlarımız olsa dahi gitmek istemiyoruz. Biz bu toprakları AKP denen karanlığa teslim etmemek için 20 yıldır direniyoruz. Gerekirse 20 yıl daha direneceğiz. Türkiye’de seçmenlerin yüzde 52’si kadın. 2019 seçiminde erkeklerin tek başına yönettiği partilerde gösterilen adaylarda yüzde kaç belediye başkanı var biliyor musunuz? Yüzde 3. 52 bin tane muhtar seçmişiz. Bin 200 tanesi kadın. Hak mı? Belediye meclis üyeleri seçiliyor, çatır çatır. Yüzde 10’u bile kadın değil. 2024 seçimlerinde de sağ olsun erkeklerimiz her köşeyi yine parsellemiş durumdalar. Sorduğumuz zaman da ‘Ne yapalım, kadınlarımız ilgilenmiyorlar, kadınlarımız aday olmak istemiyorlar’ diyorlar bize. Biz de kadınlar olarak onlara şunu söylüyoruz: Biz istiyoruz aslında, sizden çok da alasını yaparız ama bütün çocuk bakımı bizim üzerimizde, çamaşır bizde, ütü bizde, yemek bizde, bulaşık bizde, bize zaman mı bırakıyorsunuz da biz aday olalım, siyaset yapalım?
“AKP-MHP FAŞİST BLOKUNA MEVZİ KAZANDIRMAYACAK ŞEKİLDE ADAYLARIMIZI BELİRLEMEYE GAYRET ETTİK”
Biz bunu yıkmak için buradayız. Dedim ya, 15 gün var. TİP, 800’den fazla yerde seçime giriyor. Benim Ankara’ya gelme sebebim bu. 5 ilçede aday gösterdik ve ayrıca da şuna da dikkat ettik, AKP-MHP faşist blokuna mevzi kazandırmayacak şekilde adaylarımızı belirlemeye gayret ettik. ve gururla ilan ediyorum, bu 5 adayımızdan 3’ü kadın arkadaşlarımdan oluşuyor. 25 ilçenin tamamında belediye meclis üyesi adayları gösterdik. Gururla ilan ediyorum, yüzde 80’e yakını kadın arkadaşlarımdan oluşuyor. Çünkü bizim buna çok ihtiyacımız var.
“CHP’Lİ DOSTLAR ALINMASIN AMA 20 YILDIR PARLAMAYAN ÇANKAYA ŞİMDİ NEDEN PARLAYACAK?”
Şu anda Çankaya’dayız. CHP’li dostlar alınmasın ama her yere ‘Parla Çankaya’ diye afişler asıldığını görüyorum. İnsan şunu sormadan edemiyor. 20 yıldır bu Çankaya’yı siz yönetmiyor musunuz? 20 yıldır parlamayan Çankaya şimdi neden parlayacak?”
TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci, şunları söyledi:
“BU KEZ ÇANKAYA’NIN GERÇEKTEN NASIL PARLAYACAĞINI ÇOK İYİ GÖRECEKLER”
“Günlerdir, yaklaşık bir aydır sokak sokak, cadde cadde geziyoruz. ‘Başka bir Çankaya, başka bir Ankara, başka bir dünya mümkün’ demek için yollara düştük. Çok paramız yok ama çok enerjimiz var ve umudumuz çok yüksek. Evrim Hocam (Ulusan), belediye meclis üyesi birinci sıra adayımız, şehir plancısı. Birlikte kampanya yapıyoruz, bir aydır Ankara’da adım atılmadık yer bırakmadık hep birlikte. O belediye meclisinde daha fazla yer alacağız birlikte, kent suçlarına karşı, ranta karşı ‘Buradayız’ demek için, ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyenlere inat. Yola çıktık, son 15 güne girdik. Umudumuz yüksek. Bu kez Çankaya’nın gerçekten nasıl parlayacağını çok iyi görecekler. Cumhuriyet’in başkentinde, Cumhuriyet’in kurulduğu yerde, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında halk kendi kaderini eline alacak. Söz veriyoruz: Hepimiz karar vereceğiz, birlikte üreteceğiz ve Çankaya’nın 5 kuruşunun hesabını hep birlikte soracağız, hep birlikte.
“CUMHURİYET’İN SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA SAHİP EŞİT YURTTAŞLARIYIZ VE DAYATMALARA KARŞIYIZ”
Çankayalı komşularım, son 15 gün. Kendinize çok dikkat edin, sağlığınıza çok dikkat edin. Zaten 1 Nisan’dan sonra sağlığınız da bize emanet. Toplumsal cinsiyet eşitliğini de mutlaka politikalarımızın merkezine oturtacağız. Eşit yurttaşlık, Cumhuriyet’in seçme ve seçilme hakkına sahip eşit yurttaşlarıyız ve dayatmalara karşıyız. ‘Ben öyle istedim öyle oldu’ demelere karşıyız. Birlikte karar vereceğiz, birlikte yöneteceğiz. Yolumuz açık olsun.”
“BELEDİYE YÖNETİMİNİ ALMAK İÇİN GELİYORUZ, KORKABİLİRSİNİZ”
Değirmenci, konuşmasını tamamladıktan sonra sözü TİP Çankaya Belediye Meclis Üyesi 1. Sıra Adayı Evrim Ulusan’a verdi. Ulusan, “En kısa konuşan ben olacağım, uzun bir cümle kuracağım. Diyeceğim ki, bir kent kadın gözüyle nasıl yönetilir, nasıl planlanır, nasıl tasarlanır? Bir kentin bütçesi, bir evin bütçesi gibi bir kadın eliyle nasıl etkin bir şekilde kullanılır? Göstermek için, meclisleri almak için, belediye yönetimini almak için yola çıktık, geliyoruz. Korkabilirsiniz” diye konuştu.
Değirmenci, son olarak şöyle konuştu:
“ANKARA’NIN SOKAKLARININ BİR ÇİRKİNLİĞİNE BİR BAKIN. HER TARAFA BEZ AFİŞLER, PANKARTLAR. KENT BÖYLE PARLAMAZ”
“Ankara’nın göbeğinde saat 13.00’te sadece TİP’liler değil, bu kez TİP’e ve İrfan Değirmenci’ye güvenerek yılların oy alışkanlığını değiştirecek olan komşular bir araya geldi, diye yazacaklar. Burada ANKA Haber Ajansı var herkese servis edecektir. Artı TV var. Bakalım kimler televizyonda gösterecek, gösterebilecek? Kimler gösteremeyecek? Seçim gecesi iyi izleyin. Gece 12.00’ye kadar Çankaya’dan sonuç vermeyecekler. Sonra diyecekler ki ‘Çankaya’da gördüğümüz doğru mu, bu oluyor olabilir mi’ diyecekler. Oluyor bile, olacak. Şu Ankara’nın sokaklarının bir çirkinliğine bir bakın hele. Her tarafa bez afişler, pankartlar. Kent böyle parlamaz. Kent bilime, sanata, kadına, üretene kulak verirseniz parlar. Parlatacağız. Yolumuz açık olsun.”
DEĞİRMENCİ’DEN ÇANKAYA BELEDİYESİ İŞÇİSİNE: “DIŞARIDA SİZİ GÖRÜP YAKANIZA YAPIŞIYORLAR ‘ÇANKAYA’DA NİYE HİZMET YOK?’ DİYE. BÖYLE OLMAYACAK”
Değirmenci’nin konuşmasının ardından Çankaya Belediyesi’nde çalışan bir işçi yaşadıkları sıkıntılardan bahsetti. Değirmenci, belediye işçisine “Geçen cumartesi işçi arkadaşların bir kısmıyla bir araya geldim. Benimle konuşmalarına izin vermiyorlarmış. İçeride neler yaşandığını gördüm. 5 bin kişisiniz. Bir kısmı taşeron. Asgari ücretin bile altında alan var. Dışarıda sizi görüp yakanıza yapışıyorlar ‘Çankaya’da niye hizmet yok?’ diye. Böyle olmayacak. Başkanı görüp benim yakama yapışacaklar. Siz de insanca yaşayacak, insanca çalışacaksınız” diye yanıt verdi.
]]>
Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: ÜNAL AYDIN
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci, “Ya mevcut düzeni kazanacak Çankaya’nın ya da Türkiye İşçi Partisi kazanacak. Üçüncü bir seçenek yok. Çankaya’da AKP’nin kazanma riskini görsem, oyları bölüp AKP’ye kazandıran bir isim olarak anılmak beni bunca yıllık tecrübemi ve ekranda sergilediğim tavrı reddetmem olurdu. Ben burada AKP’nin kazanma riski olmadığını, oylar CHP’nin oyları ikiye değil üçe de bölünse yine de AKP’nin kazanamayacağını gördüğüm için burada ya TİP ve İrfan Değirmenci ya da CHP ve adayı kazanacak. İki ihtimal olduğunu gördüğüm için buradayım. Çankaya seçmeninin karşısındayım” dedi.
İrfan Değirmenci, TİP Genel Merkezi’nde gazetecilerle bir araya geldi. Değirmenci’ye; TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, TİP PM üyesi İlke Kumartaşlıoğlu ile Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı ve TİP Çankaya Belediye Meclisi Üyesi Adayı Tuğba Gürsoy eşlik etti.
Sözlerine Gezi Direnişi’nde öldürülen Berkin Elvan’ı anarak başlayan TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, şöyle konuştu:
“Bu kazanım siyasetinin en somutlandığı alanlar bizim için yerel seçimler. Ümit ediyoruz ki TİP 31 Mart yerel seçimlerinden, memleket genelinde, Ankara’da, Hatay’da, Malatya’da, Tokat’ta, Erzincan’da, belediyeler kazanarak ve bu memlekete, cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir Sosyalist Belediyeler Birliği armağan ederek yoluna devam edeceğiz. Şimdi bu yerel seçimlerde 2 ilke önceledik. Birincisi; her ne olursa olsun biz saray rejiminin yeni belediyeler kazanmamasını arzu ediyoruz. Muhalefetin yönetmesi hiçbir şey ifade etmeyebilir ama saray rejiminin yeni bir belediye kazanması, bu memleketteki emekçiler, kadınlar, gençler adına çok şey ifade ediyor. Bu yüzden TİP hiçbir tartışmaya girmeden, pazarlığa girmeden, üzerine düşen sorumluluğu memleketi adına yerine getirmiştir. Aday çıkarmadığımız yerler, büyükşehirler, iller, ilçeler, bunlar zaten kamuoyunun da malumudur. Biz saray rejimine yeni bir belediye hediye eden, yalnızca kendi ikbalini düşünen bir siyasi hareket değiliz. Masalara oturan, masalardan kalkan, vekil, belediye pazarlıklarına giren, çantaları alıp götüren bir siyasi hareket değiliz. Memlekette bunlardan yığınla zaten var.
İkinci ilkemiz bu memlekette AKP iktidarı gibi bu kadar pespaye bir rejimin 20 yıldır hüküm sürmesinin, üstelik kendisini sürekli tahkim ederek ve egemenlik alanını genişleterek hüküm sürmesinin en temel sebeplerinden biri de muhalefet yapma biçimi. Bu memlekette kurumsallaşmış, ana akım muhalefet… TİP aldığı bir milyon oyun yurttaş iradesinin desteğiyle bu seçimlerde AKP’ye hediye etmeyeceği ama kendisinin kazanabileceği yerlerde çok güçlü adaylarla seçime girme kararı almıştır. Çankaya da bu iddiamızın en merkezileştiği yerlerden biri. Burada Çankaya da çok açık ki aradan AKP, MHP adayının, Cumhur İttifakı adayının sıyrılma riski kesinlikle yok. ya TİP’in aday gösterdiği İrfan Değirmenci Çankaya’nın belediye başkanı olacak ya da müesses nizam devam edecek. Böyle gelmiş, böyle gider denilen ilişkiler, belediye anlayışı. Yurttaşa, müşteri, kente parsellenecek bir arsa olarak bakan, yakasına taktığı rozet her ne olursa olsun bu bakışı değişmeyen bu anlayış devam edecek.”
“GEZİ DİRENİŞİ’NDE SANSÜRE BOYUN EĞMEDİM’ DİYEBİLİRİM”
TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci, şunları söyledi:
“14 yaşında martı kaşlı bir çocuk. Aramızdan koparıldı. Bugün tam 10 yıl olmuş. 10 yıl önce o gün doğanlar bugün 10 yaşında. 10 yıl önce o gün 8 yaşında olanlar bu yıl ilk kez oy kullanacaklar. Gezi Direnişi’nden, Berkin Elvan’dan söz ediyorum. Yan stüdyoda penguen belgeseli gösterirlerken, tüm sansür girişimine rağmen ona boyun eğmeyerek Berkin Elvan’dan söz eden, Kanal D sabah haberlerinde bunu yapan biriyim. Gururla söylüyorum. İleride anlatmam gerekirse sadece kendimle ilgili bunu söylerim herhalde. ‘Ne yaptınız siz hayatınızda’ dediklerinde. ‘Gezi Direnişi’nde sansüre boyun eğmedim’ diyebilirim.
2013 yılından sonra hiçbir şey bizim için eskisi gibi olmadı. Benim dünya bakışım da değişti. Yıllar boyunca yaptığım muhabirliği sorgulamaya başladım. Etkisiz miydi acaba diye. Bir başıma ne kadar mücadele edebileceğimi sorguladım. O çadırlarda, Gezi Parkı’nda biber gazı yerken, birbirimizin gözünün içine limon sıkmaya çalışırken, hepimiz gibi o gün değişti dünyaya bakış açım. 2013’ten sonra hiçbir şeyi eskisi gibi olmadı benim içinde. Zaten sakıncalı piyadeydim, Uğur Mumcu’nun tabiriyle. Ama 2013’te Gezi Direnişinde yaptığımız yayınlarla daha da sakıncalı hale geldim. En son 2017 yılında, tek adam rejiminin oylandığı referandum sürecinde ‘hayır’ oyu kullanacağımı tweet serisiyle kamuoyuna açıkladığım için işime son verildi. Doğan Grubu ‘gazeteciliğin tarafsızlığı’ ilkesini zedelediğimi söyledi. Çok kısa bir fıkraydı. Çünkü aynı grupta ‘evet’ oyu kullanacağını açıkça beyan edenler terfi ettirilirken ben ‘hayır’ oyu kullanacağımı açıkladığım için tazminatsız işten çıkarıldım.”
“TÜRKİYE’DE REJİM DEĞİŞTİ”
Türkiye’de rejim değişti. Rejim değişikliğine karşı daha da güçlü muhalefet edebilmek için bir parti çatısı altında örgütlenmem gerektiğini fark ettim. O parti çatısı TİP’ti. Çünkü TİP, toplumsal muhalefetin Gezi’de yan yana duran ve büyüyen toplumsal muhalefetin siyasi haliydi. Meclis’te TİP’i temsil eden dört milletvekili Erkan Baş, Sera Kadıgil, Barış Atay ve Ahmet Şık aslında gezinin ta kendisiydi. Her zaman yapılanları yaparak farklı sonuç beklenemeyeceğini bize anlattılar, öğrettiler. Muhalefet yapmak için de farklı bir tarz gerekiyordu. Daha etkili muhalefet yapmak için de kürsülerde farklı söylemler geliştirmek gerekiyordu. Beni TİP’e yönlendiren de onların Meclis’te sergilediği bu cesur tablo oldu aslında. Son bir buçuk iki yıldır da TİP’te siyaset yapmaktayım. Doğup büyüdüğüm, okula gittiğim yerde, ilk kez aşık olduğum Ankara’da, Çankaya’da değiştirebileceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum. Çankaya’da ya mevcut düzen böyle gelmiş böyle gider denilen mevcut düzen devam edecek ya da TİP yıllardan sonra yollardan sonra yeniden şarkı söylenmesini sağlayacak çocuklar için. Bizim de bütün amacımız o zaten. Çocuklar yeniden şarkı söyleyebilsinler. Bu kente neşesi geri gelsin. Bu kentin şenliği geri gelsin. Bu kentte yapılması gerekenler yapılsın diye yola çıktık.”
Değirmenci, bir gazetecinin “CHP’nin kalesi olan bir yerden adaysınız. Seçilme şansınız çok kolay değil. Burada neden aday oldunuz. TİP kendini mi görmek istiyor? Hedefiniz nedir” sorusunu, şöyle cevapladı:
“BİZ İKTİDARIN EKMEĞİNE SÜREN, MUHALEFETE ZARAR VEREN BİR PARTİ OLMAK İSTEMİYORUZ”
“Biz iktidarın ekmeğine süren, muhalefete zarar veren bir parti olmak istemiyoruz. İstemedik de. Genel seçimde de tavrımız buydu. Kendini muhalefette tanımlayan, saray iktidarıyla mücadele eden hiçbir partiye zarar vermemek gibi bir politika benimsemiş durumdayız. Çok bıçak sırtı olan yerlerde de aday gösterip, iktidar bloğunun kazanmasının önünü açmak istemedik. Bu aday belirleme kriterlerimizden biriydi. Ancak çok sembolik olan ilçeler var. Türkiye sol hareketi için çok sembolik ve önemli olan ilçeler var. O ilçelerde adayımız var. Büyükşehir belediyesinde bir adayımız yok mesela. Ama şunu biliyoruz ki Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de TİP’li üyelerin olması en azından belki bu kentin bir ulaşım master planını artık hayata geçirilmesini sağlayacak. Çünkü bilime kulak verilmemiş. Kentin ulaşımı planlanırken master plan ya ne olacak, beklesin denilerek ellerinin tersiyle itilmiş ve bugün trafikte saatler kaybediyoruz Ankara’da. Planlama olmadığı için. TİP’li belediye meclis üyeleri iyi bir oy aldığımız ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ne de girdiğimiz takdirde bunun yapılmasını sağlayacak mesela. Bir işe yarayacağız.
Çankaya, son seçimlerde yüzde 70’e varan oyla mevcut Belediye Başkanı’na destek olmuş. CHP’nin oyları hiçbir zaman yüzde 50’nin altına düşmemiş, AKP’nin aldığı oy da yüzde 15’in üzerine çıkmamış. Burada bir rahatlığımız var. ya mevcut düzeni kazanacak Çankaya’nın ya da Türkiye İşçi Partisi kazanacak. Üçüncü bir seçenek yok. Çankaya’da AKP’nin kazanma riskini görsem, oyları bölüp AKP’ye kazandıran bir isim olarak anılmak beni bunca yıllık tecrübemi ve ekranda sergilediğim tavrı reddetmem olurdu. Ben burada AKP’nin kazanma riski olmadığını, oylar CHP’nin oyları ikiye değil üçe de bölünse yine de AKP’nin kazanamayacağını gördüğüm için burada ya TİP ve İrfan Değirmenci ya da CHP ve adayı kazanacak. İki ihtimal olduğunu gördüğüm için buradayım. Çankaya seçmeninin karşısındayım.”
Değirmenci, somut projelerine ve planlarına ilişkin soru üzerine, şöyle konuştu:
“ÇANKAYA’DA İŞLEVSEL DURUMDA TEK BİR KADIN SIĞINMA EVİ YOK”
“Çankaya’da işlevsel durumda tek bir kadın sığınma evi yok şu anda. Bir tek kadın sığınma evi var, adı adresi bilinmekte. Belediye üzerine düşeni yapmış olsaydı bu şiddete karşı Çankaya’da en azından adım atılmış olabilirdi. 1 milyon insanın yaşadığı Çankaya’da müteahhitlere rica minnet yaptırılmış 15 kreş var. 123 mahalle var Çankaya’nın. 15 kreşimiz var. Kreşlerin ortalama kapasitesi 40 çocuk. Toplasanız 600 çocuk. 1 milyon kişiyiz. 600 çocukluk kreşimiz var. Sonra diyorlar ki ‘Kadın istihdamını arttıracağız, destek olacağız.’ Bugüne kadar 123 mahallenin 123’ünde de belediyenin kendi imkanlarıyla çalışan anne babaların çocuğunu bırakabileceği hatta gece de bırakabilecekleri, gündüz ve gece kreşlerini yapmış olmanız gerekiyordu. Yapacağız.
100 bini aşkın üniversite öğrencisi var Çankaya’da. 6 devlet, 6 özel üniversite var. Öğrencilerin barınma sorunu var. Bugüne kadar yönetmiş olanlar bu barınma sorununu çoktan çözebilmiş olmalıydı. Çankaya’da dahi apartmanın giriş katında ya da bilmediğiniz bir dairesinde dernek, vakıf adı altında cemaat ve tarikatların öğrencileri kendi tuzağına düşürmeye çalışmasının önüne geçmiş olması gerekiyordu. Yapacağız.”
İrfan Değirmenci, “Seçilemezseniz gazeteciliğe tekrar dönecek misiniz yoksa siyasete devam mı edeceksiniz” sorusuna, “1 Nisan sabahı çok güzel bir sürpriz yapacak Çankayalı. Onların yanlarında olduğum gibi aynı zamanda belediye meclisinde belediye başkanı olarak oturumu yönetiyor olacağım. Sözümü duyurmak için TV’de olmak durumunda değiliz, sosyal medyada da kamuoyu yaratmak mümkün, birçok alandan bunu yapabiliriz” yanıtını verdi.
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler sonrasında bölgeye gönderdiği binlerce prefabrik çelik bağımsız yapı ile bölgedeki yaraların sarılmasında önemli pay sahibi olan şirketlerden Karmod, yurt dışındaki çalışmalarıyla da pazar payını büyütmeyi hedefliyor.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yaşanan depremler nedeniyle geçen yıl odaklarını bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelttiklerini, bu sene ise yurt dışı çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini vurguladı.
Özellikle Avrupa pazarındaki paylarını artırmaya yönelik çalışmaları ön planda tuttuklarını kaydeden Çankaya, “Yapı standartlarımız, Avrupa ve ABD’nin taleplerine uygun özellikte. Ancak buralarda temel sorun, bu ülkelerin yapı mevzuatlarına çok iyi hakim olabilmek. Teknik ofisimize ve dış ticaret ekibimize, bu yönde takviyeler yaptık. Gelen talepleri daha iyi analiz edebilmek adına Avrupa’nın farklı ülkelerindeki yapı statiği, yalıtım gibi öne çıkan detayları çözümleyen bir ekip oluşturduk.” ifadelerini kullandı.
“Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var”
Çankaya, yurt dışı satış hedeflerinde ağırlıklı olarak bayi ağlarını geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarının devam ettiğine işaret ederek, “Yurt dışı satış hedeflerimizde ağırlıklı olarak bayi ağımızı geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarımız bulunuyor. Afrika’da Nijerya, Kenya, Gana ve Cibuti, bayi ağını geliştirdiğimiz ülkeler arasında. Yine ABD’de satış ofisimiz var. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var. Çekya, Portekiz ve İspanya’da bayilik sistemiyle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
Yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Çankaya, “Deprem nedeniyle sektöre getirilen üç aylık yurt dışı satış yasağı, 2023 ihracat artış hızını azalma yönünde etkiledi. Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.
Mehmet Çankaya, Karmod’un yurt dışı büyüme hedefine ulaşmak için birçok projeyi sürdürdüğünü bildirerek, şunları kaydetti:
“Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’ye yönelik nitelikli villa çelik konut satışını artırmaya yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Bu ülkelerde, okul ve yönetim ofisi gibi projelerimizde son yıllarda artış var. Bu artışta, Avrupa’daki satış ofislerimizin katkısı oldukça büyük. Avrupa ülkelerinin yapı mevzuatlarını araştırıyoruz ve bu mevzuatlara göre yapılar üretiyoruz. Teknik detay talepleri anlaşıldığında, bu ülkelere satış yapmak çok daha kolaylaşıyor. Afrika’daki projelerimizde sosyal konut projeleri öne çıkıyor. Yine petrol, doğalgaz ve altın madeni şantiye yapı grubu, Afrika’da gerçekleştirdiğimiz projeler arasında önemli paya sahip.”
“Ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışları var”
Son bir yılda Türkiye’deki yapı taleplerinin değişmeye başladığını dile getiren Çankaya, “Depremler sonrası, acil konaklama ihtiyacı kaynaklı 3×7 deprem konteyner talepleri geldi. Ardından 25 metrekarelik ticari dükkanlar yapıldı. Üretimini yaptığımız hafif çelik prefabrik evlere talep, son dönemde ise çok arttı. Bunun temel nedeni, vatandaşın deprem gerçeğine bağlı olarak çok katlı binalardan kaçışı ve daha güvenli konut arayışı. Bugün, sadece deprem bölgesinde değil, ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışı var.” diye konuştu.
Çankaya, deprem bölgesinde cami ve okul talebinde artış gözlemlediklerine dikkati çekerek, “Deprem sonrası bölgedeki cami inşası tercihlerinde de bir değişim görüyoruz. Firma olarak bölgede 4 ayrı cami projesi gerçekleştirdik. Kamu yatırımlarının dışında bölgeden özel okul talepleri de geliyor. Özel okul olarak 13 derslikli bir projeyi bir ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ettik.” dedi.
Deprem bölgesinde çelik köy evleri projesinin devam ettiğini kaydeden Çankaya, “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız köy evlerinde hafif çelik yapı sisteminin kullanılması yönünde bir adım attı. Bölgede kamu tarafından toplu konut projeleri planlanmakta ve ihaleler açılmakta. ?Bu taleplere cevap vermek üzere, iş planımızı kurgulamaktayız.” ifadelerini kullandı.
]]>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı, “Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları, okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler kuracağız. Herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum” dedi.
DEVA Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı ve DEVA Partisi Çankaya Belediye Başkan Adayı Selin Karsak, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti.
Plan ve projelerinden bahseden Akıncı şöyle konuştu:
“ADALETSİZLİĞE SON VEREREK DÜRÜST, İLKELİ, GERÇEKTEN HİZMETE YÖNELİK, ANKARALI HEMŞEHRİLERİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA ONUN İLİM ADAMLARI TARAFINDAN TESPİTİ SURETİYLE EN GÜZEL HİZMETİ YAPMAK AMACIYLA ADAY OLDUK”
“Ben malumunuz emekli bir Anayasa Mahkemesi üyesiyim, 25 yıllık da avukatlık deneyimim var. Dolayısıyla adalet çok önemli. Hep söylediğimiz gibi adalet devletin temeli, mülkün temeli diye ifade ediyoruz. Bu anlamda belediyeyle de hizmetlerde adaletle hakkaniyete uygun ve dürüstlükle bir hizmet politikası izlemeyi düşünüyoruz. Adalet deyince gerçekten çok geniş bir kavram bu. Adalet nedir? Her şeyi yerli yerine koymaktır. Örneğin kayırmacılık yapmak adaletsizliktir. İşi ehline vermemek adaletsizliktir. Bunlar maalesef Türkiye’de yaşadığımız sıkıntılar önceki dönemlerde. Bu nedenle belediye başkanlığımız sürecinde de inşallah adaletsizliğe son vererek dürüst, ilkeli, gerçekten hizmete yönelik, Ankaralı hemşehrilerimizin neye ihtiyacı varsa onun ilim adamları tarafından tespiti suretiyle en güzel hizmeti yapmak amacıyla aday olduk.
“TRAFİKTE AKILLI SİSTEMLERLE, AKILLI KAMERALARLA VE YAPAY ZEKAYLA GEREKSİZ BEKLEMELERİ, ZAMAN VE YAKIT KAYBINI ENGELLEMEK İÇİN BİR PROJEMİZ VAR”
Maalesef Ankara trafiği de İstanbul trafiği gibi çok yoğun hale gelmeye başladı. Trafikte zaman ve yakıt kaybetmeye başladık. Trafikte akıllı sistemlerle, akıllı kameralarla ve yapay zekayla gereksiz beklemeleri, zaman ve yakıt kaybını engellemek için bir projemiz var. Onu uygulayacağız inşallah. Onun dışında ülkemiz su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Ne yazık ki küresel ısınmadan dolayı çok büyük bir su kaybı söz konusu. Bu su kaybının önlenmesi için projeler geliştirip yer altı barajları yapılması suretiyle buharlaşma nedeniyle doğan su kaybının engellenmesini sağlayıp Ankara’nın susuz kalmaması için çaba göstereceğiz. Su olmadan hayat olmaz. Bu çok önemli bir şey. Yapılması gereken proje diye düşünüyorum.
“EGO GARAJI’NDAKİ ARSAYI İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ÖNCEKİ BELEDİYELERDEN BİR TANESİ SATTI VE ORADA ŞU ANDA MERKEZ ANKARA DİYE DEVASA BETON BLOKLAR OLUŞTU”
Kayırmacılık yapmadan belediyenin imkanlarını en akıllı şekilde israf etmeden kullanmak amacındayız. Yanlış örnekler var ne yazık ki yaşadığımız. Ankara Belediyesi mesela bir EGO Garajı vardı. Ego Garajı’ndaki arsayı imar değişikliği yaparak önceki belediyelerden bir tanesi sattı ve orada şu anda Merkez Ankara diye devasa beton bloklar oluştu. Halbuki belediyenin bu arsayı kendi şirketleri vasıtasıyla konut yapıp oradan elde ettiği gelirlerle sosyal konutlar yaparak dar gelirli vatandaşlarımızın konut ve kiralık ev ihtiyaçlarını karşılanması için değerlendirilebilirdi. ya da oradan elde edilen finans kaynağıyla raylı sistem ya da metro sistemlerinin yapılması için para harcanabilirdi. Ne yazık ki yeterli kaynak bulunamadığı için belediyeler ya ülke dışından kredi almak zorunda kalıyorlar ya da ülke içindeki bankalardan kredi aramak zorunda kalıyorlar. ve bu da hizmeti ne yazık ki aksatıyor.
“HERKESİN YÜZÜNÜN GÜLDÜĞÜ MUTLU, HUZURLU, DERDİNE DEVA BULMUŞ BİR ANKARA TAHAYYÜL EDİYORUM”
Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları için atölyeler kurup okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler meydana getirip o atölyeler öğrenci arkadaşlarımızın gelir elde etmelerini ve öğrenci harçlıklarını kendilerinin çıkartmalarını hem de kendi alın teriyle terleriyle edindikleri parayla ihtiyaçlarını gidermelerinin yollarını arayacağız.
Havası temiz, suyu bol, yeşillik bir Ankara tahayyül ediyorum, düşünüyorum. ve herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum. İnşallah bu tahayyüllerim bu umutlarım gerçek olur.”
“BİZLER DE STK’LARIMIZLA BERABER ÇANKAYA’YI YÖNETMEK İSTİYORUZ”
Karsak da şunları söyledi:
“Çankaya’nın sıkıntılarıyla alakalı bunları gidermek adına birçok projemiz var tabii ki. En başta bize daha önceleri sahada iletilen kreş, bakım evleri vardı. Çankaya’mızın 123 mahallesinde sadece 14 adet bakımevi gözüküyor. Öncelikli olarak bunu geliştireceğiz. Bunların sayılarını arttırmaya çalışacağız. İkincisi tabii ki çok fazla altyapı sorunu var. Bunların çözümünde gerekli her şeyi hazırladık. Yerel yönetimler ve şehir planlamacılık eylem planlarımızda da bunları tek tek açıklamıştık. Tabii ki burada bir önemli faktör de Çankaya çok fazla STK’larımızın bulunduğu bir ilçemiz. Bizler de STK’larımızla beraber Çankaya’yı yönetmek istiyoruz.
Gençlerimiz için evinden, okuldan çıktığı zaman, onların vakit geçirebileceği kitap okuyabilecekleri, sosyal faaliyetler, sporsal faaliyetlerde bulunabileceği merkezler düşünüyoruz Çankaya’da. Bir diğer projemiz de bizim yaşlılarımıza yönelik. Şu an belediyelere ait bir huzurevi yok. Bizim hem yatılı aynı zamanda da sabah bırakıp akşam alınabilecek bir şekilde huzurevi projemiz var.
“KADIN VARSA ÇÖZÜM VARDIR SLOGANIYLA ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA ÇANKAYALI TÜM KADINLARIMIZI DA BİZLERLE BERABER ÇALIŞMAYA, BİRLİK OLMAYA DAVET EDİYORUZ”
Daha özgür daha daha şeffaf belediyecilikle yönetilen bir Çankaya hayal ediyoruz. Çankaya’da tek kadın adayıyım. Kadın varsa çözüm vardır sloganıyla çıktığımız bu yolda Çankayalı tüm kadınlarımızı da bizlerle beraber çalışmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.
Özetle siyasetin temel sorunu olan ‘Biz biliriz’, ‘Zaten sorun bu’ demeden o alanın uzmanlarını, o derdin muhataplarını yönetime aktif bir şekilde katarak çalışacağız. Bu yüzden Çankaya’da bulunun bütün STK’lar, dernekler, gençler ve kadınları bu sürecin aktif bir parçası haline getireceğiz.”
]]>Türkiye İşçi Partisi, (TİP) bugün Ankara’da aday tanıtım toplantısı düzenledi. TİP’in 13 Ocak 2024’te gerçekleştirdiği yerel Yönetimler Çalıştayı’nın sonuç metninin katılımcılarla paylaşıldığı toplantıya; TİP Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün, Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci ve belediye başkan ve belediye meclis üyesi adayları katıldı.
Toplantıda konuşan TİP Genel Başkan Yardımcısı Ergün, şunları söyledi:
“50 YILDIR NASIL MUHAFELETTE KALINABİLECEĞİNİ SİZDEN ÖĞRENDİK. BİZ ARTIK İKTİDARI İSTİYORUZ”
“Türkiye İşçi Partisi konuşuluyor. Ezber bozuyoruz, şaşırtıyoruz, ‘ne yapıyor bunlar’ deniyor. ‘Nereden çıktı aday çıkarmak, nereden çıktı iddialı şekilde seçimlere girmek’ deniyor. Biz ezber bozmaya devam edeceğiz. Siyasette oluşmuş bu statükoyu bozmak istiyoruz. Biz parayla, şantajla, koltukla, makamla geri adım atacak insanlar değiliz. Bize, ‘Bu işler böyle yapılmaz’ diyen arkadaşlar var. Evet, çok iyi biliyoruz arkadaşlar, 50 yıldır muhalefettesiniz. 50 yıldır nasıl muhalefette kalınabileceğini sizden öğrendik. Biz artık iktidarı istiyoruz. 50 yıldır mevcut durumu değiştirememişsiniz, girdiğiniz mahallelerden çıkamamışsınız, o mahallelerde kendi iktidarınızı aynı sağ partilerin yaptığı gibi rant merkezi haline getirmişsiniz. Bizim de buralardan çıkamamamızı istiyorsunuz.
“KENDİ MAHALLEMİZE SIKIŞMAYACAĞIZ”
Bu sadece muhalefete dönük değil AKP’ye dönük de bir meydan okumadır. Maalesef Türkiye’de solun/sosyalistlerin yapamadığını mahalle mahalle gezerek, ev toplantıları yaparak, gerekirse camilerin ve paranın gücünü kullanarak ama o çalışmayla örgütlendiklerini biliyoruz. Bizim bu statükoyu değiştirmek için aynı şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Parayla, camiyle değil ama aynı emekle karış karış gezerek mücadele etmemiz gerekiyor. Kendi mahallemize sıkışmayacağız. İmam Hatip’teki çocukları kazanacağız, cemaatlere sıkıştırılmış genç kadın arkadaşlarımızı, merdiven altı atölyelerde hiç solun kendilerine el uzatmadığı kadın kardeşlerimizi kazanacağız. Emekçileri her türlü gericilikten kurtarmak için bu adımı atıyoruz.”
“PATRONLARIN PARASIYLA MUHALEFETÇİLİK OYNAMAYA YOKUM”
Toplantıda söz alan TİP Çankaya Belediye Başkan Adayı Değirmenci ise şöyle konuştu:
“Ekranda ezilenlerin, emekçilerin hallerini anlattım. Baskılara rağmen anlattım. Herkes gelmiş, stüdyolar kurmuş Hatay’a. Etrafını çevirmişler güvenlik şeridiyle içeri Hataylıları sokmuyorlardı. Biz gittik, sokağa bir masa bir sandalye attık. Dedim ki Hataylılara, ‘Bir yıldır ne yaşadığınızı siz biliyorsunuz. Bir vekil seçtiniz, hapisten çıkartmıyorlar, Meclis’e göndermiyorlar. Gelin konuşun.’ Hataylılar geldi, saatlerce sadece onlar konuştu o televizyonda. Bu yayın bile, ‘Ne yaptın televizyona dönünce’ diyenlere bir yanıt oldu. Milletvekilleri hapisten çıkarılmayan, Can Atalay’a özgürlük diyen Hataylıları konuşturdum televizyonda. Muhalif medyanın patronları, ‘İşini iyi yapıyorsun, yapmaya devam et. Bu ekranda olman senin kariyerin açısından çok önemli’ dediler. Kariyerin iyi giderse çok rahat yaşarsın, güzel tatillere gidersin, bir başına mutlu olursun. Mutlu eder mi bu İrfan Değirmenci’yi? Etmez. Patronların parasıyla muhalefetçilik oynamaya yokum. Düzen devam etsin diye muhalefetçilik oynamaya yokum.
Çankaya Belediyesi’nin çok büyük bir bütçesi var. Bu bütçeyle 4 bin Çankayalıya 2 ayda bir 4 bin lira para verip sosyal yardım yapıyorum demek olmaz. Bu bütçeyle Çankaya’da yaşayan emeklilerin ömürlerinin en güzel zamanlarında sosyalleşebilecekleri yerler açmadıysan hala, bu bütçeyle Çankaya’da yaşayan gençlerin ücretsiz faydalanabileceği, 7/24 açık merkezleri hala kurmadıysan, üniversite öğrencileri ‘Çankaya’da acaba nerede kalacağız biz’ diye tereddüt ediyorsa o zaman burada bir sorun var demektir. O zaman o para doğru harcanmıyor demektir. O parayı hep birlikte doğru harcayacağız, siz denetleyeceksiniz.”
]]>Alper Taşdelen, Dikmen Karapınar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Uğur Böceği Gündüz Bakımevi’nin açılışını yaptı. Uğur Böceği Kreşi’nin kendi dönemindeki 11’inci, Çankaya’nın da 15’inci kreşi olduğunu söyleyen Başkan Taşdelen, “Öncelikle Karapınar’a, Dikmen’e hayırlı uğurlu olsun. Kreşleri çok önemsedik. Bugün kreşlerimiz de iki bin çocuğumuza çağdaş bir eğitim veriyoruz. Atatürkçü nesiller yetiştiriyoruz. İrfanı hür, vicdani hür nesiller yetiştiriyoruz” diye konuştu.
Taşdelen, Çankaya’ya 10 yıl hizmet ettiğini, göreve başlarken Ali Dinçerlerden, Ahmet İsvanlardan, Vedat Dalokaylardan gelen sosyal demokrat belediyecilik bayrağını dalgalandıracak bir belediye sözü verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
“MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİL”
“Şükürler olsun verdiğim sözleri tutmuş olmanın gönül rahatlığıyla karşınızdayım. Başımız dik, alnımız ak. Tertemiz pırıl pırıl bir 10 yılı Çankaya’da geçirdik. O nedenle gönlümüz rahat. Siyasetle uğraşanlar siyasette her şeyin olabileceğini göze alarak siyaset yapar. Biz de devam etmek isterdik. Daha çok projelerimiz vardı ama siyasette her zaman hak yerini bulmuyor. Bunlar siyasetin içinde olan konular. Ayrıca mahkeme kadıya mülk değil. Geliyorsunuz hizmet ediyorsunuz. Nasıl geldiğinizden ziyade nasıl gittiğiniz önemli. Biz, başımız dik alnımız ak hizmet ettik ve verdiğimiz sözleri fazlasıyla yerine getirdik. Onun için gönlümüz rahat, yüreğimiz ferah. Bir belediye başkanı için en büyük mutluluk bıraktığı eserlerle yaşamaktır. Bizim dönemimizde açılan 113 park işte orada. Oradaki her bir tabelada Alper Taşdelen yazacak, kreşlerde ismimiz yaşayacak. Çankaya Evleri’nde, havuzlarda, engelli merkezlerinde, sosyal tesislerimizde orada eserlerimiz de Çankaya’da var olmaya devam edeceğiz.
“HİÇ KİMSENİN CHP’YE KÜSME HAKKI YOKTUR”
Bizler bu görevleri yerine getirmişsek, bunu CHP’ye borçluyuz. CHP her şeyden daha kıymetli ve önemlidir. Bizi bu görevlere nasıl partimiz getirdiyse, bundan sonra da partimiz için çalışmaya, CHP’nin altı okunu zirveye en tepeye taşımak için nefer olarak alın teri dökmeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin CHP’ye küsmeye hakkı yoktur. Makamlar gelip geçicidir ama CHP nasıl 100 yıldır varsa yüzyıllar boyu da kurucu parti olarak, Atatürk’ün partisi olarak, insanca hakça bir düzen kurmak için var olmaya devam edecektir. Onun için partimizin başarısı, partimizin iktidarı için hem bu seçimlerde hem daha sonraki seçimlerde biz çalışmaya alın teri dökmeye devam edeceğiz. Ben CHP’liyim. Ben Atatürk’ün yoldaşıyım. Cumhuriyet sevdalısıyım. Bu anlamda adayımız Hüseyin Can Güner kardeşime de başarılar diliyorum. Bizim bıraktığımız bayrağı daha da yukarılara taşımasını diliyorum. Kazananın her zaman Çankaya olmasını diliyorum. Biz yüreğimizde sevgiden başka bir şey taşımayız. Çünkü bizim parolamız bellidir. Siyasette de bunlar olabilir bunlar gelir geçer, çünkü bizim parolamız ‘İncinsen de incitmeyeceksin.’ Biz incinsek de incitmeyeceğiz, biz yüreğimizde, ülkemize, partimize, Çankaya’mıza olan sevgimizi her zaman taşırız bize yakışan budur böyle olmaya da devam edecektir.
“PIRIL PIRIL BİR BELEDİYE DEVREDİYORUZ”
Çankaya ümit ediyorum daha da ileriye gidecek. Bizim dönemimizdeki tarihi başarıları yaşamaya devam edecek. Pırıl pırıl, başarılı örnek olan bir belediye devrediyoruz. Çankaya Belediyemizin 5 bin çalışanıyla, emekçisi ile geldiği noktanın daha da ileriye gitmesini canı gönülden diliyorum. Bu vesileyle on yıl boyunca birlikte bu başarıya imza attığım bu başarı hikayesini birlikte yazdığım başkan yardımcılarıma, müdür arkadaşlarıma, müdür yardımcısı arkadaşlarıma, bütün Çankaya Belediyesi personelime ve emekçi kardeşlerime huzurlarınıza yürekten, gönülden teşekkür ediyorum.
“BAŞINIZI ÖNE EĞDİRMEDİM”
Ben on yıl boyunca onların başını öne eğdirmedim eminim ki onlar bizden sonra da hiçbir zaman başımızı öne eğdirmeyecekler. 950 bin Çankayalı komşum on yıl boyunca bizi hiç yalnız bırakmadı, hep yanımızda oldu, hep destek oldu. Bizim çalışmalarımızı gördü. Seçimde bunu rekor oy olarak sandığa yansıttı. Anketler yapıldı, memnuniyet anketlerinde başkan olarak bizi zirveye taşıdı. On yıllık dönemde defalarca yapılan anketlerde Çankayalı komşularımız bizi Türkiye’nin en başarılı ilçe belediye başkanı seçti. Ankara’nın en başarılı ilçe belediye başkanı seçti, hep yanımda oldu hep destek oldu. Biz de onların bize olan güvenini boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. O nedenle 950 bin Çankayalı komşuma da huzurlarınızda destekleri ve takdirleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Tekrar kreşimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın güzel Çankaya’m, yaşasın ebedi başkomutan, Ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk aydınlığı.”
]]>DP, bugün Ankara’da, Celal Bayar Köşkü’nde düzenlenen programla Çankaya Belediye Başkan Adayını tanıttı. Genel Başkan Gültekin Uysal, DP İzmir Milletvekilleri Haydar Altıntaş ve Salih Uzun’un da katıldığı programda DP Genel Başkan Yardımcısı İrem Taşpınar, Çankaya Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi. Programda konuşan Uysal, şunları söyledi:
“ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA DEĞERLİ MÜCADELE ARKADAŞIMIZ İREM TAŞPINAR’I İLAN ETMEKTEN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUM”
“Bu güzel günde, bu tarihi mekandayız. Çankaya’nın göbeğinde, Çankaya ile özdeş, cumhuriyetle özdeş Celal Bayar Köşkü’müzde bir tarihi adım atıyoruz. Çankaya Belediye Başkanlığı’na değerli bir mücadele arkadaşımızı, Genel Başkan Yardımcımız Sayın İrem Taşpınar’ı ilan etmekten ben de büyük mutluluk duyuyorum. Geride Türk demokrasisinin belki de en zor sınavı diye tabir ettiğimiz bir seçimi, mayıs ayında gerçekleştirdik. Ülkemizin derinden bir nefes alabilmesi adına verdiğimiz mücadele elbette orada kalacak değil. Önümüzdeki yerel seçimler, uzun bir dönem seçim olmayacağı anlayışı içerisinde ortaya çıkaracağı siyasal ve toplumsal iklim uzun süre milletimizin, vatandaşlarımızın içinde nefes alıp vereceği toplumsal siyasi iklimi de oluşturacaktır. Bu açıdan da yerel seçimler çok kıymetli. DP olarak her parti gibi kendi mücadelemizi vermek adına kendi fikrimizi, zihniyetimizi, anlayışımızı, dünden bugüne taşıdığımız bir büyük geleneğin değerlerini yarınlara taşımak adına da mücadele veriyoruz.
“UZUN SÜREDİR SİYAHLA BEYAZ ARASINA SIKIŞMIŞ TÜRKİYE İKLİMİNDE HEP BERABER EMEK KOYACAĞIZ”
Ankara’mız önemli. Ankara’mız gibi tüm yurt sathında yayılmış teşkilatlarımızla beraber bu mücadelede varız. Ama Çankaya’da özellikle bugün ODTÜ’lü kimliğiyle, kadın kimliğiyle, parti genel merkezimizle, kadın politikalarından sorumlu genel başkan yardımcımız olarak Sayın İrem Taşpınar’ın adaylığıyla beraber uzun süredir siyahla beyaz arasına sıkışmış Türkiye ikliminde, Ankara’da da, Çankaya’da da bir derin nefes almaya imkan verecek bir süreci, bir mücadeleyi inşallah İrem Hanım’ın şahsında tüm teşkilatlarımız onunla beraber belediye meclis üyeleri, Çankaya teşkilatımız, il teşkilatımız hepimiz bu mücadelede emek koyacağız. O açıdan ben de mutluyum. Siyasetin önümüzdeki süreçte kurum ve aktörleriyle beraber vatandaşlarımızın hissiyatına, vatandaşlarımızın taleplerine karşı esnekliğini kaybetmiş siyasetin yeniden vatandaşımızın taleplerini, ihtiyaçlarına yeri geldiğinde itirazlarına esnek hale geldiği, onlara hassas hale geldiği bir süreci Türkiye’de de başlatmak istiyorum. O açıdan tekrar Sayın İrem Taşpınar’ın adaylığını ben hayırlı olsun dileğimle bütün arkadaşlarımızla beraber paylaşıyoruz. Bugün burada milletvekillerimiz var Sayın Salih Uzun, Sayın Haydar Altıntaş. ‘Söz milletindir’ diyerek çıktığımız bu süreçte bu seçim döneminde de ‘Söz yeniden milletin. Söz yeniden Çankaya’nın. Söz yeniden kadınlarımızın’ diyoruz.”
“HERKESİN CUMHURİYETE BORCU VAR AMA EN ÇOK EĞİTİMLİ KADINLARIN CUMHURİYETE BORCU VAR. BU GÖREVDE CUMHURİYETE OLAN BORCUMUZU ÖDEMEYE TALİBİZ”
DP Çanka Belediye Başkan Adayı İrem Taşpınar, şunları söyledi:
“Çok heyecanlıyım. Heyecanımı da paylaşmaktan bir sakınca görmüyorum açıkçası. Çünkü ihtiyaç duyduğumuz şeylerden bir tanesi samimiyetle hislerimizi paylaşmak. Benim için ve inanıyorum ki Çankaya’nın tarihi için de mihenk taşı olacak bugünde, burada bulunan her birimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ama bir kadın olarak kürsüde yaptığım her konuşmada ayrıca bir teşekkür ederim. Teşekkürü cumhuriyet tarihine ederim ve asla anmadan geçemem, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, bu uğurda şehit olmuş, Cumhuriyet’in bu kadar uzun süre yaşamasını sağlamış tüm demokrasi şehitlerine de teşekkürün üstünde minnetlerimi bir kadın olarak sunuyorum. Niye minnet noktasındayım? Çünkü cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in dediği gibi, ‘Bir köylü çocuğunun cumhurbaşkanı olabilmesi cumhuriyettir.’ ya da benim gibi cumhuriyetin imkanlarıyla ODTÜ’yü bitirip, iş insanı olup, siyasetçi olup bugün burada kürsüde konuşabiliyor olmak cumhuriyettir. ya da bu kadar köklü bir siyasi, tarihi, hafızaya sahip bir partiyle beraber yol yürüyebilmek cumhuriyettir. En önemlisi Türkiye’nin en genç genel başkanıyla beraber, Türkiye’nin en önemli ilçesinde kadın bir belediye başkan adayı çıkarmak cumhuriyettir. ve ben inanıyorum ki hepimizin aslında cumhuriyete borcu var. O yüzden de seçimlerin arka tarafında inanarak yürüyeceğimiz bu yolda inanç, inandığımız fikrimiz şu: Herkesin cumhuriyete borcu var ama en çok eğitimli kadınların cumhuriyete borcu var. O yüzden aslında bu görevde cumhuriyete olan borcumuzu ödemeye talibiz. ve kadına seçme seçilme hakkının dünyadan daha önce verildiği bir dönemde, cumhuriyet tarihimizde Çankaya Belediyesi’nin ilk kadın belediye başkanı olacağım. Daha önce de ‘Söz milletin’ dedik. Şimdi diyoruz ki ‘Söz yeniden milletin, söz yeniden Çankaya’nın, söz yeniden demokratların.”
]]>