Çakır – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 31 Jul 2024 22:54:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Trabzonspor-Ruzomberok maçına doğru https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-ruzomberok-macina-dogru/ https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-ruzomberok-macina-dogru/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:54:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42886 UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turu rövanş maçında yarın Slovakya’nın Ruzomberok takımıyla karşılaşacak Trabzonspor’un teknik direktörü Abdullah Avcı, “Yarın akşam kendi taraftarımız önünde daha iyi bir oyun ile iyi bir sonuç almak istiyoruz.” dedi.

Avcı, Papara Park’ta maç öncesi takım kaptanı Uğurcan Çakır ile basın toplantısı düzenledi.

Bordo-mavili takımın teknik adamı, ikinci resmi maçlarını oynayacaklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“İlk maçta yaptığım değerlendirmeleri tekrar yapmak istiyorum. Fizik kalitesi yüksek ve oyun planı olan bir takıma karşı zor bir müsabaka oynadık. Çok iyi kullandıkları alanlar oldu. Kenar ortalar ve taçlar, bize etkili olduğu noktalar. Biz oyun olarak zaman zaman iyi şeyler yaptık. Analizimizi yaptık, rakip kadar bizim de pozisyonumuz var. Kaptanımız iyi bir performans sergiledi. Deplasmanda 2-0 kazanmak önemliydi. Şimdi ikinci maça odaklandık.

Bugün de hücum ve duran topları çalıştık. Yarın akşam kendi taraftarımız önünde daha iyi bir oyun ile iyi bir sonuç almak istiyoruz. Oyun içerisinde her an dikkatli olacağız. Umarım taraftarımız ile beraber karşılığını alacağız.”

61. yaşına giren Avcı, doğum gününü kutlayanlara teşekkür ederek, “Umarım hep beraber Trabzonspor ile beraber 61. yaşımda plaka ile birlikte en güzel günleri yaşarız. Veriler ve istatistikler tarihte hep yer alır ama öncelikle iyi oyun ve maçı kazanmak her zaman değerlidir. İstatistik seni bir yerde yazacak ve ülke puanına katkı sağlayacaktır. Önemli olan kazanmaktır. Kazandıktan sonra ne hissettiğimi de söyleyebilirim. Önceliğimiz maçı kazanmak.” diye konuştu.

“Öncelikle 3 oyuncu hedefimiz var”

Transferde kulüp başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu ile harika bir şekilde birlikte çalıştıklarını vurgulayan Avcı, “Oyuncunun geldiği ülke, ekonomisi, hepsi önemli. İçerdeki dengeleri de ekonomik olarak bozmak istemiyoruz. Şu ana kadar gerçekleşen transferlerden iletişim kurduğumuz durum gerçekleşti. Minimum 2 veya belki 3 oyuncu için daha çalışıyoruz. Bazen 8 veya 10’a almak istediğin oyuncunun rakamlarına ulaşmak çok kolay olmuyor. Bazen de elindeki oyuncuya göre formasyon değiştirmek zorunda kalıyorsun. Ama bu profilde net bir oyuncu almak için çalışmalarımız devam ediyor. Öncelikle 3 oyuncu hedefimiz var. Forvet hattı isimleri medyada dolaşıyor. Stoper yani sol stoper konusu var. 8-10 numara için de devam ediyor.” dedi.

Abdullah Avcı, bir gazetecinin taraftarlar arasında kendisiyle ilgili farklı düşünceler olduğu yönündeki soruya, “Ben güvensizlik olduğunu düşünmüyorum. Trabzon’da Maraş Caddesi’nde de dolaşıyorum. Sosyal medya ne söylüyor bilmiyorum. Orası buhar olarak kayboluyor. Ben lige girerken, bu kadar güzel plan yaparken, hazırlık maçları ve resmi maçı kazanırken bunlar neden gündemde bilmiyorum. Ben dışarda olumlu bir şekilde net olarak karşılığını alıyorum.” yanıtını verdi.

Süper Lig’de şampiyon oldukları sezon altyapıdan fazla sayıda oyuncu oynattıklarına işaret eden Avcı, “Altyapıdan çıkmış bir oyuncu da Ajax’a transfer oldu. Hem hazır olmayanı oynatıp hem de şampiyon mu olacaksın? En çok altyapında oyuncu kazandıran teknik adam olarak söylüyorum, doğru yatırım yapmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Avcı, bordo-mavili kulüpte beşinci sezonuna başlayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Trabzonspor taraftarı bizi hiç yalnız bırakmasın. Onların pozitif desteğine ihtiyacımız var. Müsabaka bitince tabii ki eleştiri olacaktır. Biz de geri bildirim toplantısı yapıyoruz. Onlar bizim 12. adamımız olunca farklı oluyor. Geçen sezon seyircisiz maçların keyfi de olmuyor, bunu gördük. Televizyonda da keyif olmuyor. Onlar şehrin en büyük markasını yalnız bırakmasınlar. Onlarla çok daha güzeliz.”

Engin Poyraz Efe Yıldırım’ı kendisinin profesyonel futbolcu yaptığını belirten Avcı, futbolcunun izninin bitmesinin ardından A takım kadrosuna katılacağını ve sonraki süreçle ilgili gelişmeleri takip edeceklerini sözlerine ekledi.

Uğurcan Çakır: “Rakibimize hazırız”

Bordo-mavili takımın kaptanı kaleci Uğurcan Çakır ise ilk maçtan aldıkları galibiyetle avantajlı bir şekilde sahaya çıkacaklarını söyledi.

İlk maçta istedikleri oyunu sergileyemediklerini anlatan Çakır, “İlk resmi maçlar genelde zor oluyor. Takım uyumu, kondisyon ve özgüven için zor oluyor. Avantajlı bir skorla döndük ve ikinci maç için çalıştık. Rakibimize hazırız ve inşallah yarın galibiyetle ayrılarak turu geçmek istiyoruz.” diye konuştu.

İlk maçtaki başarılı performansıyla ilgili soruyu yanıtlayan Çakır, şöyle devam etti:

“Avrupa şampiyonasında 40-45 gün geçirdim A Milli Takım orada da iyi başarı elde ettik. En azından ülkemizi bir nebze mutlu ettik. Milli takımda oynayıp oynamamak çok önemli değil, ülke bayrağını temsil ediyoruz. Ondan sonra Abdullah hocam biraz fazla izin verdi bana 8 günlük tatilim vardı. Orda da en azından fit kalıp takımıma en iyi şekilde katılmak istiyordum, motivasyon anlamında elimden geleni yapmaya çalışıyorum. O gün de benim için güzel bir gündü. Çok çalışıp performansımı devam ettirmeyi düşünüyorum, inşallah öyle olur.”

Çakır, Okay Yokuşlu ve Ozan Tufan’ın takıma transferinden mutluluk duyduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Okay geldi aramıza. Kendisi ile gençken 19 yaşındayken, o 21 yaşındayken o zaman Trabzonspor’da birlikteydik. Hiç iletişimimiz kopmadı zaten milli takım ve tatillerde hep iletişim halindeydik. Kendisini çok seviyorum ve çok iyi futbolcu olduğunu düşünüyorum, bize güç katacaktır. Ozan Tufan da milli takımdan yakın arkadaşlarımdan bir tanesi. O zaman Fenerbahçeliydi ama milli takımda renklerin önemi kalmıyor. Ben gerçekten Trabzonspor ve kendim için seviniyorum. En azından kaliteli ve yerli futbolcular aramızda. Trabzonspor başarısı için birlikte mücadele edeceğiz. Ben çok mutluyum ikisinin de gelmesinden.”

Her sezon transferle ilgili isminin anıldığını belirten Uğurcan Çakır, takımda yüzde 100’nü vererek işine odaklandığını vurguladı.

“Transfer teklifi gelirse oturup değerlendiririz”

Milli kaleci, çok çalışarak arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Transfer teklifi gelirse oturup değerlendiririz başkanımız ve hocamızla. Hocamızın dediği gibi, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş büyük paralar harcayıp büyük oyunculara sahipler ama bizde karakterimiz ve taraftarımızla şampiyon olmak istiyoruz. UEFA’da gidebileceğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Çünkü bence gerçekten başımızda Türkiye’nin en iyi hocalarından birisi var, bana göre en iyisi var. Trabzonspor hem organizasyon hem de bireysel oyuncu, kalite açısından şu anda iyi durumda, iyi çalışıyoruz. Dediğimiz gibi, gidip gitmemek çok önemli değil. Her zaman olduğu gibi, başarılı olmak istiyorum, işime odaklanacağım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-ruzomberok-macina-dogru/feed/ 0
Mersin’deki Sanayi Firmalarına Ödüller Verildi https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/ https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38653 Türkiye’nin 2023 yılı en büyük 500 sanayi firması listesinde yer alan Mersin firmalarına ödüllerinin verildiği törende konuşan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, “Başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemlidir” dedi. Ayrıca Çakır, firmalara ‘nitelikli beyaz yaka gençleri kentte tutmalıyız’ çağrısında da bulundu.

MTSO organizasyonunda düzenlenen ‘Sanayiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde, Türkiye’nin 2023 yılı en büyük 500 sanayi firması listesinde yer alan Mersin firmalarına ödülleri verildi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Meclis Başkanı Hamit İzol’un ev sahipliğinde düzenlenen törende, 2023 yılında İSO 500 listesinde yer alan 8’i Mersin Ticaret ve Sanayi Odasına, 2’si Tarsus Ticaret ve Sanayi Odasına ve biri de Silifke Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı toplam 11 Mersin firmasının yanı sıra merkezi şehir dışında olup Mersin’de üretim yapanlarla birlikte 20 firma ödüllerini aldı. Ödül töreni sonrası sanayiciler, Mersin ekonomisi adına düşünce ve önerilerini dile getirip, kentin sosyo-ekonomik konularında yapabilecek işbirliklerini görüştü.

“Bize umut olup, kentimizi ayakta tutuyorsunuz”

Açılış konuşmasını gerçekleştiren MTSO Hakan Sefa Çakır, zorluklara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya ve istihdamı korumaya devam eden Mersin firmalarını tebrik edip, kendilerine umut olduklarını, kenti ve ülkeyi ayakta tutuklarını söyledi. Firmaların gururunu ve sevincini paylaşmak için bir araya geldiklerini ifade eden Çakır, “Mersin ve ülke ekonomisine, sosyal kalkınmasına, oluşturduğunuz iş ve aşla sosyal huzurumuza destek verdiğiniz için Mersin iş dünyası ve Mersinliler adına teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum. MTSO olarak, bizlerin de her konuda yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyoruz” diye konuştu.

“Başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemli”

Doğru bir ekonomik büyüme için yaptıkları planlamalarda firmaların görüş ve önerilerinden daha sık yararlanmak istediklerini belirten Çakır, “Kısacası başarı hikayeniz, Mersin ekonomisi için çok önemlidir. Artık sizler, Mersin’in diğer firmalarına birer rol-modelsiniz” ifadelerini kullandı. Nitelikli beyaz yaka gençleri kentte tutmak adına firmaların desteğini isteyen Çakır, “Tekniker ve teknisyenleri kentte muhafaza etmek zorundayız. Bu konuda tedariklerimizi yerelden yapmanız çok ama çok önemlidir. Hem sizler için yararlı hem de Mersin ekonomisi adına yararlı olacaktır” şeklinde konuştu.

“Kent ekonomisinin istikrarlı ve katma değerli büyümesini amaçlıyoruz”

Mersin ekonomisini değerlendirerek, istikrarlı ve katma değerli büyümeyi amaçladıklarını kaydeden Çakır, oda olarak bu anlamdaki hedeflerini şöyle sıraladı; “Dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, kümelenme, yeni nesil uygulamalı (işbaşı odaklı) bir mesleki eğitim, yeni yatırım alanları oluşturmak, İhtisas OSB’ler ve sanayi siteleri oluşturmak.” Mersin’in 2023 yılı ihracatının 10 milyar dolara yaklaştığını, 2024 yılı hedeflerinin ise en az 13 milyar dolar olduğunu bildiren Çakır, en çok ihracat yapan 7’inci il konumundaki Mersin’in toplam dış ticaretinin 20 milyar doları aştığını kaydetti.

Pehlivan: “Ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için büyük adımlar”

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da bu tür gurur anlarının devlet ve kurumlar nezdinde takdir gördüğünü belirtti. “Pandemiyle başlayan, ülkeler arası çatışmalarla devam eden, asrın felaketini içinde barındıran afeti yaşadığımız bir ortamda, ülke olarak pedalları çevirmeyi devam ediyoruz” diyen Vali Pehlivan, Mersin’in 8,5 milyar civarındaki ihracatını 9,8 milyar dolara çıkartarak, ihracatını en çok arttıran il olduğunu bildirdi.

Üretim anlamında atılan her adımın heyecan verici olduğunu söyleyen Pehlivan, gün sonunda sadece Mersin’in değil, bölge hatta ülkenin kazanacağını belirtti. İlk yüz yılı tamamlamanın gururuyla ikinci yüzyıla hazırlanılması gerektiğini vurgulayan Pehlivan, “İkinci yüzyılı, bizim yüzyılımız yapmak için her alanlarda gayretle, ele ele vererek çalışmaya devam etmemiz ve geleceği inşa etmemiz gerekiyor. Hedef olarak belirlenmesi gereken husus budur” dedi. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersindeki-sanayi-firmalarina-oduller-verildi/feed/ 0
MTSO Başkanı: Türkiye Ekonomisi Üretmek Yetmez, Markalaşmak Zorundayız https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-turkiye-ekonomisi-uretmek-yetmez-markalasmak-zorundayiz/ https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-turkiye-ekonomisi-uretmek-yetmez-markalasmak-zorundayiz/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:54:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34592 Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Türkiye’nin üreten bir ülke olmasına rağmen markalaşmayı başaramaması nedeniyle katma değer üretemediğini belirterek, “Türkiye ekonomisi fason üretimle bir yere varamaz. Üretmek yetmez, markalaşmak zorundayız” dedi.

Çakır, ülke ekonomisinin güçlenmesinde önemli rol oynayan üretimden daha çok kazanç elde edilmesi gerektiğini söyledi. “Nüfusu 100 milyona yaklaşan, hatta sığınmacılarla birlikte bu rakamı geçecek bir ülkeyseniz, bir de nüfusunuzun yarısı 30 yaş ortalamasında olan genç bir ülkeyseniz üreten bir ülke olmak zorundasınız” diyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nüfusu 15-20 milyon olan ülkeler belki bazı hizmet sektörleriyle ekonomilerini döndürebilir. Bizim ekonomimiz için de hizmet sektörleri çok önemli. Ancak, sadece hizmet sektörleriyle 100 milyonluk bir nüfusun iş ve AŞ beklediği bir refah ekonomisine ulaşamayız.”

Türkiye’nin üretim çeşitliliği ve kalitesiyle dünyada ilk 5 ülke içinde gösterildiğini hatırlatan Çakır, arzu edilen katma değeri oluşturamamanın nedenlerini; “Plansızlık, verimsizlik, yüksek teknolojili üretime yeterli şekilde entegre edememek, nitelikli insan kaynağı eksikliği ve insan kaynağını doğru kullanama” olarak açıkladı. Bunların dışında, katma değer oluşturma konusundaki en önemli eksiklerden birinin de markalaşmayı başaramamak olduğuna dikkat çeken Çakır, “Üretiyoruz ama başka markalara üretiyoruz. Taşeronluk yapıyoruz. Kendi markalarımızı oluşturma konusunda iyi değiliz. ya da bu kolaycı yolu daha rahat buluyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Fason üretimle bir yere varamayız”

Markalaşmanın önemine işaret eden Çakır, şöyle devam etti: “Türk iş dünyası olarak, KOBİ’ler özelinde başka küresel firmaların personeli gibiyiz. Bizim 5 dolara ürettiğimiz bir ürünü, bir dünya markası bizden alıyor ve sadece marka değeri ile 100 dolara satıyor. Hamallığı biz yapıyoruz, emeği biz veriyoruz ama oluşturdukları marka katma değer ile parayı onlar kazanıyor. Çok üretiyoruz ama az kazanıyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yarın iş gücü avantajımız bitebilir, bir gün lojistik avantajımız bitebilir. O zaman bugün kazandığımızı da kazanamaz duruma gelebiliriz. Türkiye fason üretim cenneti konumunda ama bizim için değil, dünya markaları için bir cennet. Bundan dolayı, Türkiye ekonomisi fason üretimle bir yere varamaz. Üretmek yetmez, markalaşmak zorundayız. Türkiye ve özelinde Mersin kendi markalarını oluşturmak zorundadır.”

Dünyanın ekonomik anlamda en gelişmiş ülkelerinin aynı zamanda en çok küresel markaya sahip olan ülkeler olmasının bir tesadüf olmadığını vurgulayan Çakır, “Bu ülkeler zengin ve gelişmiş oldukları için çok markaya sahip değiller; aksine, çok markaları olduğu için zenginler” ifadelerini kullandı.

“Markalaşma artık bir vizyon ve bilgi meselesi”

Eskiden marka oluşturmanın daha zor, uzun ve maliyetli bir süreç olduğunu vurgulayan Çakır, “Dahası böyle bir kültürümüz ve farkındalığımız yoktu. Artık, teknolojiyle küçülen dünyada ve bilgi iletişim teknolojileri ile kolaylaşan bu süreçte markalaşma daha kolay. Yani, markalaşma artık bir vizyon ve bilgi meselesi. Unutmayalım, ürünler fani ama markalar bakidir. Başkasına iş yaparak, ürettiğimiz kaliteli ürünlere başkalarının markalarını basarak zenginleşemeyiz. Dünya kalitesinde ürün üreten firmalarımız artık kendi markalarını oluşturmak zorundadır. Özellikle, patent, marka hakları ve coğrafi işaret gibi konulara önem vermeliyiz” diye konuştu.

Çakır, MTSO olarak bu konularda hem bölgesel ürünlere sahip çıktıklarını, hem de hukuk müşavirlikleri vasıtasıyla firmalara ücretsiz danışmanlık verdiklerini sözlerine ekledi. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-turkiye-ekonomisi-uretmek-yetmez-markalasmak-zorundayiz/feed/ 0
MTSO Başkanı: Dijitalleşme hayatta kalabilme konusu https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-dijitallesme-hayatta-kalabilme-konusu/ https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-dijitallesme-hayatta-kalabilme-konusu/#respond Sat, 25 May 2024 21:24:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33064 Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, artık tüm sektörler için dijitalleşmenin hayatta kalabilme konusu olduğunu belirterek, “Ya seyreden ya da işin içinde oyun kurucu olacağız. ya pazar ya da pazarları yönlendiren olacağız. Tüm bunlar dijitalleşme trenini yakalamaya bağlı” dedi.

Çakır, Ticaret Bakanlığı koordinasyonu, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) organizasyonunda, MTSO, Mersin, Tarsus, Çağ ve Toros üniversiteleri işbirliğinde düzenlenen ‘Mersin E-İhracat Zirvesi’ne katıldı. İki gün süren zirvede Ticaret Bakanlığı ile TİM’e bağlı e-ihracat yetkilileri, alanında önde gelen sektör temsilcileri, Türkiye’nin e-ihracat politikaları, devlet destekleri, e-ihracatta gümrükleme işlemleri, e-ihracatın getirdiği fırsatlarla bu alandaki en iyi uygulamalar, dijital pazarlama ve satış stratejileri hakkında sunumlar gerçekleştirdi.

“Tahmin edilemez bir geleceğe hızla ilerliyoruz”

Zirvenin açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in 175 yıllık ihracat kenti olduğunu hatırlatarak, kentin dış ticaret rakamlarına değindi. Çakır, 2023’te Mersin’in 9.4 milyar dolar ihracatıyla Türkiye’nin 7’inci en büyük ihracat kenti olduğunu söyledi. Sadece Mersin firmaları bazında, kentin toplam dış ticaret hacminin 20 milyar doları aştığını kaydeden Çakır, “Merkezinde Çukurova Bölgesi, Doğu Akdeniz Ekonomi Bölgesi ve dış hinterlandındaki illerle birlikte 70 milyar doları aşan bir dış ticaret bölgesinden bahsediyoruz. Bugün bu rakamlar, küresel ekonomik daralmalar, zorluklar, savaşlar ve ülkelerin korumacılıkları arasında çok da kötü görünmese de çağımızın geldiği sıra dışı dönüşümler noktasında ve gelecek temelinde görünmez bir duvara çarpmak üzereyiz” ifadelerini kullandı.

Dünyanın, merkezinde bilgi ve iletişim teknolojileri, internet ve yapay zeka olan teknolojilerle tahmin edilemez bir geleceğe doğru hızla ilerlediğine işaret eden Çakır, “Konu artık hangi sektörlerde güçlü olduğumuz değil. Artık ana meselemiz, hangi sektör olursa olsun, bu sektörleri yüksek teknolojiye, dijital dünyaya nasıl entegre edeceğimiz olmalıdır” değerlendirmesini yaptı. Dijital dönüşüm sağlanmazsa en güçlü sektörlerin dahi birer birer elden kayacağına dikkat çeken Çakır, “Bundan dolayı kentimizin omurga sektörlerinden dış ticareti ve buna hizmet veren lojistikten, liman işlemlerine, gümrük müşavirliğinden, depoculuğa, paketlemeden, pazarlamaya kadar her alanı yetkin insan kaynağıyla birlikte bütünsel anlamda dijital dünyaya uyumlu hale getirmek zorundayız” diye konuştu.

“Geleceğe geçmişin paradigmalarıyla ulaşamayız”

Bunun bir moda değil zorunluluk olduğunu, hayatta kalabilme konusu olduğunu vurguladığı konuşmasını Çakır şöyle sürdürdü: “Bu gelecek projeksiyonunda, günümüz klasik dış ticaret mantığı eni sonu yok olacak. Geleceğe, geçmişin paradigmalarıyla ulaşamayız. Geleceğe, geleceğin bilgisi ile hazırlanabiliriz. İşte bu önemli zirve, özellikle zirvenin program içeriği, firmalarımızı tam da bu geleceğe hazırlamak, farkındalık oluşturmanın ötesinde, somut bir adım atmalarını sağlamak üzere tasarlanmıştır. ya seyreden ya da işin içinde oyun kurucu olacağız. ya pazar ya da pazarları yönlendiren olacağız. Tüm bunlar dijitalleşme trenini yakalamaya bağlı. Ülkemiz sanayi devrimlerinde birkaç yüzyıl kaybetti. Bu sefer yüzyılların eksiğini kısa sürede telafi edecek bir fırsat var. Bu sefer ıskalamayalım. Devlet olarak da firmalar ya da STK’lar olarak da kaynaklarımızı bu işin ekosisteminin kurulmasına ayırmak zorundayız”

“Geleceğin trend modeli sosyal medya satış yöntemi”

Zirve, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanı Hasan Önal’ın sunumuyla devam etti. ‘E-ihracat politikaları, geleceğin trendleri ve e-ihracat’ konulu sunumunda Önal, ihracatını dijital platforma taşımak isteyenlere çeşitli tavsiyelerde bulundu. Pazar yeri üzerinden yapılan e-ihracat yerine firmalara markalaşıp ürünlerini kendi web sayfaları üzerinden satmaları tavsiyesinde bulunan Önal, “Bu sayede müşteri bilgilerini kendi sayfanızda tutmuş olursunuz. Bunu destekleyecek ikinci kanal sosyal medya satış yöntemi. Geleceğin pazar yeri, trend satış modeli de burası gibi görünüyor” dedi. Teknolojinin ve beraberinde sistemlerin hızla değiştiğine dikkat çeken Önal, web3 ve web4 üzerinde çalışmaların devam ettiğini, web4’ün de hayata geçmesiyle ürünü almadan önce koku ve tadının da duyulabileceğini söyledi. Web5’in ise düşüncelerin interneti olacağını kaydeden Önal, bu sistemin de hiçbir cihaza gerek kalmadan, hiç konuşmadan insanlar arası iletişim kurulmasına olanak tanıyacağını aktardı. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-dijitallesme-hayatta-kalabilme-konusu/feed/ 0
Bartın’ın Amasra ilçesinde bin 500 kişilik iftar sofrası kuruldu https://www.haber60.com.tr/bartinin-amasra-ilcesinde-bin-500-kisilik-iftar-sofrasi-kuruldu/ https://www.haber60.com.tr/bartinin-amasra-ilcesinde-bin-500-kisilik-iftar-sofrasi-kuruldu/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25009 Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz, Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan ve doğasıyla hayran bırakan Bartın’ın Amasra ilçesinde bin 500 kişilik iftar sofrası kuruldu.

Bartın’ın 6 bin nüfuslu Amasra ilçesi Belediye Başkanı ve CHP’li Belediye Başkan Adayı Recai Çakır tarafından düzenlenen iftar yemeğine yaklaşık bin 500 kişi katıldı. İftar sofrasında, şehrin her kesiminden, farklı farklı mahallelerinden bir araya gelen vatandaşlar, tarihi Amasra Kalesi’nin gölgesinde iftar yaptı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte, dualarla iftar açan vatandaşlar belediye Başkanı Çakır ile birlikte olma imkanı da buldu.

Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, iftar sofrasında yaptığı konuşmada “23 yıl önce öğretmen olarak geldiğim etkilendiğim, dünyanın en iyi insanlarıyla tanıştığım, dostluklar kurduğum Çeşm-i Cihan’a hizmet etmek için 2019 yılında bana verdiğiniz Belediye Başkanlığı görevini layıkıyla yapmanın gururu ve mutluluğuyla size sesleniyorum. Belediye Başkanı olmadan önce; bu kentin mavisine, yeşiline düşman olan, Çeşm-i Cihan’a baktıklarında rant gören, emeği-emekçiyi sömürmek için fırsat kollayan zihniyete karşı sizlerle birlikte omuz omuza mücadele ettim. Kah kentimizi kurutacak termik santrale karşı mücadelenin ön saflarında kah Kaleşah’ta okulu yıkılan ücretsiz servis isteyen öğrencilerin ve velilerin yanında kah yaşam şartları için direnen emekçi çadırında kah kentimizin hakkettiği yere gelmesini isteyen halk toplantılarındaydım. Bu kentin iyi gününde de kötü gününde de yanında bulunan, işi gücü Amasra olan bizleri bu kentin yönetimine layık görerek HALKI iktidar yaptınız. Mazbatamızı alıp göreve başladığımız Nisan 2019’dan beri patlayan pandemiye, ekonomik krize, depreme, sele rağmen Bartın’ın iktidar partisinde olmayan tek ilçesi olan Amasra’da imkansız denilenleri yaptık. Emekten, doğadan, demokrasiden yana tavrımızdan taviz vermeden; devraldığımız 100 yıllık Cumhuriyet mirasını halk için halkla beraber yeniden yorumlayarak oluşturduğumuz Amasra Modeli’yle bunları başardık. Belediye-Merkezi Hükümet-Kamu Kurumları-Özel Sektörün uyumlu, ranttan uzak ve hizmete dayalı bu modelin misyonu; devraldığımız ağır borç yükü ve hizmet gerçekleştirmekte güçlük çeken dar bütçeli belediyemizin kaynaklarını verimli kullanmaktı” dedi.

Personelin birikmiş maaşları ödenmeye başlandı

Amasra’nın her köşesine donuduklarını belirterek hizmetleri anlatan Başkan Recai Çakır, 5 yıldır ödenmeyen belediye personeli maaşlarının da kendi dönemiyle birlikte ödenmeye başladığını hatırlattı. Çakır “2019-2024 yılları boyunca Amasra Modeliyle; 16 ay maaş ödemesi yapılamayan belediye personelinin birikmiş 10 maaşını ödedik. Doğaya uyum gösteren, kedisiyle, köpeğiyle, kuşuyla uyumlu bir kent oluşturmaktır. Bu felsefeyle sokak hayvanlarını kısırlaştırdık, aşıladık, rehabilite ettik. Müstecir tarafından hem verimli hem kaliteli işletilmediğini gördüğümüz, halkımızı hafızasında önemli bir yer edinen Sefa Park’ı tekrar uhdemize aldık. Kardeş Belediyelerimizle Barış Akarsu Parkı ve Amasra Antik Liman Çankaya Meydanı Yürüyüş Yolu’nu, Madenci Anı Mekanı ve Cumhuriyet Meydanı’nı halkımıza kazandırdık. Amasra Yolcu Limanını üst yapısını biz bitirip, kruvaziyer turizmini başlattık. Amasra’yı kültür ve sanat merkezi yapmak için bu sene ikincisini düzenlediğimiz Amasra Uluslararası Şehir Festivali’ni organize ettik. Yeşilin kenti Amasra’ya doğal gaz yakışır, dedik. Doğal gazı getirdik. Belediyemizin enerjisini karşılamak için Ahatlar Köyü mevkisinde Güneş Enerji Santrali Projesini başlattık. Amasra Müze Müdürlüğü’müzün Amasra’nın kadim tarihine ışık tutmak için başlattığı arkeolojik kazılara destek olduk ve Su Perisi heykelini gün ışığına çıkardık. Kardeş Belediyelerimizden kentimize hibe yoluyla otobüs, çöp arabası ve iş makineleri kazandırdık. Kentimizin yollarını ve kaldırımlarını yeniledik. Ancak bizim için bu yeterli değil, daha fazlasını yapma arzusu ve azmi içerisindeyiz. Amasra’yı daha da ileriye taşımanın, daha yaşanabilir bir şehir haline getirmenin hayali içerisindeyiz. Sizi bu hayalimize ortak olmaya, başladığımız işleri bitirdiğimizi görmeye, Amasra için devam etmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Geçmiş dönemde yapılan çalışmaları ve yeni dönemde yapmayı planladığı projeleriyle ilgili de detaylı bilgiler veren Başkan Çakır, şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına da vurgu yaparak, Amasra’nın potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için çalışacaklarını ifade etti.

şehrin gelişimine katkı sağlayacak çalışmalarıyla dikkat çekti. Amasra’nın tarihine ve doğal güzelliklerine sahip çıkılması gerektiğini de ifade eden Çakır, şehirdeki ekonomik, kültürel ve sosyal hayatın gelişerek devam etmesi için tüm Amasralılardan destek istedi.

İftar sofrasında dost ve arkadaşlarının yanı sıra Başkan Çakır ile de bir araya gelmenin mutluluğunu yaşayan Amasralılar, birlik ve beraberlik içinde geçen bu özel günün tadını çıkardı. – BARTIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/bartinin-amasra-ilcesinde-bin-500-kisilik-iftar-sofrasi-kuruldu/feed/ 0
Muğla Bodrum’da turizmciler yeni sezon için hareketli bir dönem öngörüyor https://www.haber60.com.tr/mugla-bodrumda-turizmciler-yeni-sezon-icin-hareketli-bir-donem-ongoruyor/ https://www.haber60.com.tr/mugla-bodrumda-turizmciler-yeni-sezon-icin-hareketli-bir-donem-ongoruyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 09:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17422 Muğla’nın Bodrum ilçesinde hizmet veren turizmciler, turist çeşitliliği ve erken rezervasyonlardaki artış grafiğiyle yeni sezonun oldukça hareketli geçeceğini öngörüyor.

Temiz kumsalları, tarihi dokusu ve eğlence hayatıyla öne çıkan Bodrum’da turizmciler, aralarında termal otelinde olduğu birbirinden lüks tesislerle binlerce turisti ağırlamaya hazırlanıyor.

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi ve otel Genel Müdürü Yiğit Girgin, AA muhabirine, bu yılki stratejilerinin ana temeli de 60 milyon turist, 60 milyar dolar da gelir olduğunu kaydetti.

Bunun ulaşılabilir bir gelir olduğunu belirten Girgin, bu ülkenin dört bir yanında masmavi bir hava, tarih, kültür ve gastronomi gibi birçok farklı seçenek olduğunu anımsattı.

Bazı platformlarda “12 ay turizm olmaz, bunların gerçekleşmesi zor” gibi cümlelerle eleştirildiklerini anlatan Girgin, bunların doğru politikalarla gerçekleştiğini gördüklerini dile getirdi.

Türkiye’nin uluslararası noktada cezbedici bir yer olduğunu ifade eden Girgin, “Yatırımcının iş bilgisi, yerli zincirlerin artması, kaliteli hizmet, uygun erişilebilir fiyatlar, herkese hizmet eden fiyatlar bunlar turizmde etkin tercih edilme sebeplerimizden birisi. Tabii ki farklı destinasyonlar, farklı noktalar olacaktır. Ama son dönemde yapılan özellikle salgından sonra yapılan pazarlama çalışmaları, gerek bakanlığın, gerek Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) gerekse bölgelerdeki STK’ların turizmcilerin çok ciddi özverili çabalarıyla biz hedeflerimizi her yıl yukarı yönlü güncelliyoruz.” diye konuştu.

2023’deki fiyat dengesizliklerin kendilerini biraz zorladığını ancak 2024’deki havanın yüzde 15’lik bir artış sağlayacağını ön gördüklerini ifade eden Girgin, şöyle konuştu:

“Bodrum özelinde de konuşursak son dönemde turizm camiasıyla yapmış olduğumuz görüşmelerde, uçak kapasitelerinin yüzde 10-15 arasında arttığı paralel yönde bir cevap var. Bununla birlikte rezervasyonlardaki akışın devamlılığı söz konusu, bu önemli. Yani rezervasyonların hızlı artması, hızlı düşmelere sebep olabilir ama akışta kalması gerçekten önemli. Hava yolları firmalarının, operatörlerin bu bölgeye, Muğla özelinde, Bodrum, Dalaman bölgelerinde, Antalya özelinde artırdığı frekansları görüyoruz, biliyoruz. Uçak gövdelerindeki büyümeleri görüyoruz. Bütün emareler şu anda artı noktada gösteriyor. Tabii ki bizim ülkemiz son dakika işlerinde etkin bir sektöre sahip, turizm sektörü olarak. Bunlarda son dakika takviyeleriyle iyi bir sezon geçirmeyi bekliyoruz.”

“2024 bir rekor yılı daha olacak diye düşünüyorum”

Kadıkalesi mevkisinde bir termal otelin sahibi turizmci Recai Çakır da Türk turizminin artık krizlere karşı önlem alan bir ülke olduğunu ve pazar çeşitliliğini arttırdığını söyledi.

Çakır, Türkiye’nin bu yıl turizmden 60 milyon turist, 60 milyar dolar gibi bir beklentisi olduğunu ve bunun da başarılacağına inandığını kaydetti.

Rezervasyonların devam ettiğini aktaran Çakır, “Geçen yıla göre kış rezervasyonları bugünkü rezervasyonların yüzde 20-30 daha üzerinde görünüyor. Umuyorum bu sezon 1 Nisan’dan itibaren iyi bir doluluk yakalayacağız. Herhangi bir olumsuzluk olmazsa 2024 bir rekor yılı daha olacak diye düşünüyorum.” dedi.

Çakır, yeni yatak kapasitelerinin, yeni ören yerlerinin turizmde yeniden çeşitlendirmenin devreye girmesiyle Türkiye’de yüz milyon turist yüz milyar doların hayal olmadığına dikkati çekti.

Turizmin en büyük bacasız sanayi olduğunu ifade eden Çakır, “Doğasıyla, kültürüyle, tarihiyle, dört mevsimi aynı anda yaşayabilmenizle insandaki güler yüz ve hizmet kalitesi anlayışımızla, tesislerimizin yeni olmasıyla Akdeniz çanağında bana göre en şanslı ülkelerden biriyiz. Sadece biraz istikrar gerekiyor. Biraz uzun vadeli planlar yapmak gerekiyor. Konunun problemini çözmek için teşhisi doğru koymak gerekiyor. Teşhis üzerinde de çözümler üreterek uzun vadeli planlamalar yapmak gerekiyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mugla-bodrumda-turizmciler-yeni-sezon-icin-hareketli-bir-donem-ongoruyor/feed/ 0
Geleneksel Atlı Okçu Sevilay Çakır: Türkiye’yi yurt dışında temsil etmeyi çok istiyorum https://www.haber60.com.tr/geleneksel-atli-okcu-sevilay-cakir-turkiyeyi-yurt-disinda-temsil-etmeyi-cok-istiyorum/ https://www.haber60.com.tr/geleneksel-atli-okcu-sevilay-cakir-turkiyeyi-yurt-disinda-temsil-etmeyi-cok-istiyorum/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:03:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17021 Geleneksel Atlı Okçu Sevilay Çakır, kadınlar kategorisinin ayrılmasıyla bu branşta kadın sporcuların sayısının arttığını belirterek, Türkiye’yi yurt dışında temsil etmeyi çok istediğini söyledi.

Ankara Pursaklar’da bir ortaokulda İngilizce öğretmenliği yapan geleneksel atlı okçu sporcusu Sevilay Çakır, spor hayatını AA muhabirine değerlendirdi.

Öğrencilerinin de atlı okçuluğu çok merak ettiklerini belirten Çakır, “Öğrencilerime atlı okçulukla ilgili de İngilizce kelimeler öğretiyorum. Yaklaşık 10 yıldır atlı okçuluk yapıyorum. Üniversiteyi de Ankara’da okudum, öğretmenlik yaparken eşimle tanıştım o da tarih öğretmeni, sonra eşimin teşvikiyle okçuluğa başladım. Bütün Türkler gibi atlara ilgimiz vardı ama evlenmeden önce atlı okçuluk yapacağım aklıma gelmezdi. Eşim de atlı okçuluk sporcusu. İlk başlarda biraz zor oldu.” diye konuştu.

“Kadınlar ve erkekler geçen seneye kadar beraber yarışıyorduk” diyen Çakır, “Bu nedenle çok fazla kadın sporcumuz yoktu çünkü erkekler ata daha iyi biniyorlardı. Erkekler ata bindikleri zaman ona kıyabiliyor, biz kadınlar için at evladımız gibi kıyamıyoruz, topuğunu, dizgini vuramıyorsun. ‘Canım hadi yapar mısın’ ilk başlarda böyle oluyor. Ata o sertliği hissettirmen gerektiğini çok sonra anlıyorsun, o yüzden kadın olarak çok başka bir duygu, o sertliği yapabilmeniz zaman alıyor. ” dedi.

Son iki yıldır kadın atlı okçuların, var olduklarını gösterdiğini vurgulayan Çakır, şöyle devam etti:

“Önceki yıl Türkiye Şampiyonası’nda erkeklerle beraber yarıştık ve finale katılmaya hak kazanan 40 sporcu vardı içlerinden 4’ü kadındı. Geçen sene Geleneksel Atlı Okçuluk Federasyonu Başkanımız Zübeyir Bekiroğlu’nun destekleriyle kadınlar kategorisi ayrıldı. Bu işi yapan kadınlar normalde ‘erkeklerle yarışamayız’ diye çekiniyorlardı. Geçen sene Türkiye Şampiyonası’nda 300 sporcudan 70’i kadındı, bu bizim için gurur vericiydi. Daha öncesinde 300 sporcunun 10’u belki kadın oluyordu. Ciddi bir rekabet var, hedeflere kaç ok attığımız, nereden vurduğumuz artık çok profesyonel yarışıyoruz.”

7 yıllık atı Akduman’ın ölmesi kendisini çok etkiledi

Geçen yıl, 7 yıldır yarıştığı ve çok sevdiği atı ‘Akduman’ın ölmesine çok üzüldüğünü dile getiren Çakır, “Akduman’ benim için çok başkaydı, evladım gibiydi. İlk başladığımda hocamın kır ve beyaz atları vardı, çok sevmiştim. Sonra eşim bana evlilik hediyesi olarak Akduman’ı aldı, hem kır hem çilli bir erkek aygırdı, 7 yıl hipodromda koşmuş, birincilikleri de olan çok hızlı bir attı. Akduman’ın hem ilk atım olması hem evlilik hediyesi olmasından onunla başka bir bağımız oluştu. Onunla gece gündüz ilgilendim, farklı huyları vardı, şahlanması… İlk yarışmam da Akduman ile olmuştu.” ifadelerini kullandı.

Akduman’ın görüntüsünün hala gözünün önüne geldiğini anlatan Çakır, “Akduman’ı kaybedince bu işi yapamam diye düşündüm. Ancak yeni atım ‘Turhan’ biraz unutturdu.” dedi.

Avrupa’daki temsilcilikler için önceki yıl yabancı parkurlarda özel yarışmalar yaptıklarını da belirten ay-yıldızlı sporcu, “Orada kadınlar kategorisi ayrılmıştı ve 2 ayrı yarışmada birincilik elde ettim. Türkiye’de ise geçen sene Akşehir’de Turhan ile çok güzel bir yarış çıkardım ve tablo3 parkurunda 40.75 puanla kadınlar Türkiye rekoru kırdım. Apayrı bir sevinçti, ilk orada birinci olarak kürsüye çıktım. Yine ağladım çünkü Akduman aklımdaydı çünkü bu birinciliği onunla kazanmak istiyordum ama Turhan’a da minnettarım beni oralara taşıdı.” şeklinde konuştu.

“Daha güzel rekorlar kırarak birinci olmak istiyorum”

Türkiye Şampiyonası’nın geçen yıl Kayseri’de yapılan finaline 10 kadın sporcu kaldıklarına dikkati çeken Çakır, “Kayseri’de bütün etaplardaki puanlarımızla Türkiye üçüncüsü olarak bitirdim. 2024 şampiyonamız da mayıs-haziran gibi yapılacak, hedefim geçen yıl da birincilikti ama yarışmayı bırakmayı düşünürken üçüncü oldum, şimdi daha güzel rekorlar kırarak birinci olmak istiyorum.” dedi.

Yurt dışında yarışmak istediğini de belirten kadın atlı okçu, “Eşim de bu sporla yurt dışında yarıştı. Türkiye’de ilk 15’e girenler yurt dışında temsil ediyor, genelde erkekler oluyor ama ben de erkekler kadar puan yaparak ülkemi yurt dışında temsil etmek istiyorum. Belki Zübeyir başkanımızın destekleriyle ‘kadınlar kategorisinden de milli takım çıkaracağız’ denilirse o şekilde de yurt dışına katılabiliriz. Artık daha şevkle umutla çalışıyoruz, yurt dışında ülkem adına yarışmayı çok istiyorum.” şeklinde konuştu.

Türkiye Şampiyonası’nda eşi ile aynı parkurda aynı atla yarıştıklarını da anlatan sporcu, “Hep şunu diyorum bu sporda eşim Davut Çakır’ı geçeyim zaten derece gelir, bunu bir kere başardım.” değerlendirmesinde bulundu.

Atlı okçulukla beraber iki çocuğuna da annelik yapıyor

Sporla beraber 6 yaşındaki oğlu Musa Yiğit ve 5 yaşındaki kızı Asya’ya da annelik yapan Çakır, “Annelik de kolay olmadı, eşim, kayınvalidemler, annemler çok destek oldu. Tabii atın üstünde yarışa çıkıyorsunuz ama aklınız çocuklara da gidiyor. Ok atarken ‘anne’ sesinin gelmesi de bambaşka bir duygu, sizinle beraber kürsüye çıkmaları, madalyaları alınca bana da aldın mı demeleri ayrı bir gurur veriyor.” şeklinde konuştu.

8 Mart Dünya Kadınlar günü için de sporcu, “Herkesi beklerim, Türkiye’nin her yerinde bu spor yapılıyor, şimdi her yerde kadın okçularımız var. Mutlaka gitsinler, hayatlarında bir kez olsun ata binsinler ve ok atsınlar.” dedi.

Eşi ve atlı okçuluk sporcusu Davut Çakır da Türk tarihinde erkekler kadar kadınların da atlı okçuluk yaptığını belirterek, “Bu branşı erkekler kadar kadınların da yapması gerektiğine inanıyorum. Eşimi önce ok atmaya sonra ata binerek ok atmaya teşvik ettim. Başlarda biraz zorlandı ama şu anda Türkiye’de en başarılı kadın sporculardan birisi. Kadınlar kategorisinin ayrılmasından sonra kadın atlı okçu sayımız da çok arttı. Türk kültürünün mihenk taşı bu işi ailecek yapmak bizim için bir onur.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/geleneksel-atli-okcu-sevilay-cakir-turkiyeyi-yurt-disinda-temsil-etmeyi-cok-istiyorum/feed/ 0
Göztepeli Taraftarın Yüzündeki İzin Adli Tıp Raporunda Sabit İz Olarak Belirtildi https://www.haber60.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/ https://www.haber60.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:00:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13580 Spor Toto 1. Lig’de geçen sezon Göztepe- Altay arasında oynanan maçta tribünden atılan fişek sonucu yaralanan Göztepeli taraftarın yüzündeki izin “sabit iz” niteliğinde olduğuna dair hazırlanan adli tıp raporu dava dosyasına dahil edildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı, biri tutuklu 23 sanığın yargılandığı davanın görüldüğü İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Mehmet Çakır hakkında rapor düzenledi.

Olaydan 1 yıl sonra alınan raporda, hastanın yaralanma sonucunda yüzünde oluşan izin “sabit olup olmadığı”, hastanın “duyularında veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi ya da zayıflaması niteliğinde olup olmadığı” hususları değerlendirildi.

“Yemek yemede zorlanıyorum”

Mehmet Çakır’ın, son yakınmalarına da raporda yer verildi. Çakır’ın sağ tarafta dişleri olmadığı için gıdaları sol tarafla çiğnediğini, katı gıdaları yutmakta sorun yaşadığını, ıslatarak yemek zorunda kaldığını ve solunumuyla ilgili bir yakınması olmadığı” şeklindeki sözleri raporda yer aldı.

Muayene bulgularına yer verilen raporda, Çakır’ın yüzündeki 2 lezyonun konuşma mesafesinden seçilebildiği, ilk bakışta dikkat çektiği, mimik hareketleriyle belirginleştiği, diğer lezyonun da hastanın başını sola çevirince konuşma mesafesinden seçilebildiği ifade edildi.

Çakır’ın üst ekstremite (kollar) fonksiyonlarının kaybının değerlendirilmesinde ise “Kişinin sol üst ekstremite engellilik oranı yüzde 13 olarak hesaplanmıştır.” ifadesi yer aldı.

Raporun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:

“Tıbbi bilgilerin incelenmesi, muayene bulguları ve ilgili ana bilim dalından istenilen konsültasyon yanıtının değerlendirilmesi sonucunda, hastada 27 Kasım 2022’de meydana gelen yaralanmanın çiğneme ve sol üst ekstremite fonksiyonlarının sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, hastada yüz sınırları içindeki olayla ilgili lezyonların yüzde sabit iz niteliğinde olduğu tıbbi kanaatinde varılmıştır.”

Gönderilen rapor, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasına girdi. Sanıkların yargılanmalarına 13 Mart’ta devam edilecek.

Davanın geçmişi

Gürsel Aksel Stadı’nda 27 Kasım 2022’deki müsabakanın 20. dakikasında, Altay taraftarlarının bulunduğu bölümden F.E, Göztepe seyircilerinin olduğu bölüme yanıcı madde fırlatmış ve Mehmet Çakır yaralanmıştı.

Olay nedeniyle müsabakanın 22. dakikada durdurulmasının ardından, Göztepe taraftarı Mehmet Nihat A, eline geçirdiği korner bayrak direğiyle Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e saldırmıştı.

Olaylar sonucu hakemin isteğiyle futbolcular soyunma odasına gitmiş, yaklaşık 25 dakika beklemenin ardından müsabaka tatil edilmişti.

Mehmet Nihat A. “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet” suçlarından tutuklanmış, bir süre sonra tahliye edilmişti. Mehmet Nihat A. hakkında yürütülen soruşturma sonunda, sanık hakkında 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

Tribüne atılan fişek bir kişinin yaralanmasına ilişkin soruşturmada ise gözaltına alınan 23 kişiden 19’u tutuklanmış, daha sonra 18’i adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 23 sanık için hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık F.E’nin, işaret fişeğinin binlerce kişinin bulunduğu Göztepe tribünlerine doğru hedef gözetip ateşleyerek “kasten öldürmeye teşebbüs”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak ve kullanarak müsabaka düzenini bozmak”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından hapsi istenmişti.

Diğer sanıkların da “kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından cezalandırılmaları talep edilmişti.???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/feed/ 0
Havaların soğumasıyla karbonmonoksit zehirlenmeleri artıyor https://www.haber60.com.tr/havalarin-sogumasiyla-karbonmonoksit-zehirlenmeleri-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/havalarin-sogumasiyla-karbonmonoksit-zehirlenmeleri-artiyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 08:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9513 Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Gökcan Çakır, havaların soğumasıyla kapalı ortamda uzun vadede maruz kalınan nargile dumanının karbonmonoksit zehirlenmesine neden olduğunu ve grip gibi semptomlarla ortaya çıkabildiğini belirtti.

Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkan Yardımcısı da olan Çakır, AA muhabirine, havaların soğumasıyla özellikle kırsalda karbonmonoksit zehirlenme vakalarının arttığını söyledi.

Doğal gazın yaygınlaşması, bacaların yeniden yapılanmasıyla şehir merkezlerinde eskiye göre karbonmonoksit vakalarını daha az gördüklerini anlatan Çakır, “Bütün karbon içeren yakıtlar yandığında uygun şekilde uzaklaştırılmazsa karbonmonoksit gazı salgılar, bu da oksijenle rekabet halinde bir gazdır ve oksijen yerine kana bağlanıp bütün dokulara oksijen yerine karbonmonoksit taşır ve bütün dokuların zehirlenmesine sebep olur. Oksijene en çok ihtiyaç duyan beyin, kalp ve böbrek gibi organlarımız ciddi zarar görür ve ölümle de sonuçlanabilir. Hiçbir şey anlamadan uykuda ölenler var.” dedi.

Gelişmiş ülkelerde karbonmonoksit zehirlenmelerinin ana sebebinin kapalı alanlarda otoparkta çalışma ya da araçta mahsur kalmalardan oluştuğunu ifade eden Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde ise en önemli karbonmonoksit sebebi bazı illerde ters rüzgarlar, bazı illerde soğuk hava ve ısınma ile ilgili problemler. Çok ciddi kurtarılamayan vakalar olduğu gibi kurtarıldıktan sonra oksijene ihtiyaç duyan organlardan beyninde sekel (kalıcı) kalan, kalbinde veya akciğerlerinde problemle iyileşen vatandaşlarımız çok oluyor. Bu zehirlenmeler bazen de geç bulgularla ortaya çıkabiliyor, o yüzden bu hastaları yakın takip ederiz. Karbonmonoksit gazından hafif dozda uzun vadede olan zehirlenmeler, grip benzeri semptomlar yapıyor bunu çok görürüz. Hastalar grip benzeri bulgularla acile başvurur. Bunun karbonmonoksit zehirlenmesi olabileceğini anlayan kişiler acil tıp uzmanlarıdır çünkü bu vakalarla çok karşılaşmışlardır.”

“Nargileyle olan zehirlenme vakalarını çok görmeye başladık”

Çakır, acil servisteki asistan ve doktorlara bu konuda eğitim verdiklerini dile getirdi.

Düşük dozda uzun vadede karbonmonoksit zehirlenmelerine örnekler veren Çakır, şunları kaydetti:

“Nargile kafelerin artmasıyla nargileyle olan zehirlenme vakalarını çok görmeye başladık. Kapalı alanda çok sayıda nargile içiliyor, çokça nargile mangalı yakılıyor. Kapalı alanda 4-5 saat vakit geçiren insanlar hiç farkında olmadan düşük dozu uzun vadeli almakla bu zehri vücutlarına, ciddi karbonmonoksit belirtileri göstererek acile başvuruyor. Nargile kafelerde baş ağrısıyla günü geçiren birçok insan aslında karbonmonoksit zehirlenmesi geçiriyor olabileceklerinin farkında olmalı, bunlar da uzun vadede önemli yan etkiler göstereceği için nargile kafeler ve kışın kapalı ortamda içilen nargileler konusunda herkesi uyarmak istiyorum.”

Çakır, kliniklerinde nargileyle zehirlenen vakalarla ilgili yayınlar yapıldığını, her sene mutlaka böyle vakaların geldiğini belirtti.

Doğal gaz bacalarının temizliğine, doğal gaz tesisatının plana uygun kurulumuna ve mazgallara dikkat edilmesini isteyen Çakır, “Nargile kafeler, havasız ortamlar, sigara içiciliği karbonmonoksit açısından kronik bir maruziyettir. Bunlara dikkat etmeliyiz. Ülkemizde yaygın olmamakla araç içinde uzun süre kalma vakası gördük, genç çift arabanın içinde uzun süre kalıp kalorifer sistemini açtıklarından karbonomoksitten zehirlenmişti. Arabada çok kaldığımız zaman kalorifer sistemini çalıştırmamalıyız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/havalarin-sogumasiyla-karbonmonoksit-zehirlenmeleri-artiyor/feed/ 0