Bunların – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 04 Mar 2024 01:51:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erdoğan: CHP’nin yalanları ve riyakarlığı ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/#respond Mon, 04 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14821 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, ‘bizim DEM ile ittifakımız yok’ diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş.” dedi.

Erdoğan, partisinin Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Antalya’nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme sözlerini yerine getireceklerini söyleyen Erdoğan, siyasi hayatları boyunca her zaman “ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız” anlayışına sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını söyledi.

Millete asla yalan söylemediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi aldatmaya kalkanlar da eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler ama ülkemizde tüm sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden, son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 31 Mart seçimlerine yönelik parti teşkilatıyla yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz günlerde CHP’nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? ‘Gerçek niyetinizi saklayın’, konuşmayın ki tepki almayın, polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım, susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş haberdar olmasın.’ diyor. Yani ‘şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın, milleti kandırın’ diyor. Kim bu? CHP’nin genel başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, ‘millete saygılı olun’ demiyor da ‘riyakarlık yaparak milleti kandırın’ diyor. Teşkilatlarına ‘dürüst davranın’ demiyor da ‘seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın.’ diyor.”

Tabii ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdı. CHP’nin genel başkanı önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi, ittifak yaptı. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştı.”

“Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş”

CHP Genel Başkanı Özel’in, CHP ve DEM Parti arasında yerel seçimlerdeki işbirliği iddialarına ilişkin açıklamasını anımsatan Erdoğan, “CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, ‘bizim DEM ile ittifakımız yok’ diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir.

Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en üst sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılı ile zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde 10 yıllık zorlu bir mücadelenin, bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde önemli mesafe katettik. İşte büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4,5 oranında büyürken milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu? 13 bin doları aştı. Nereden, nereye?”

“Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez”

Tesis ettikleri kesintisiz büyüme iklimi sayesinde istihdamda üretimde, ihracatta, turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Tüm bunları söylerken çalışanları ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz. Tam tersine bu sıkıntıların çözümünün üretiminin, büyümenin, yatırımdan, çalışmaktan, kazanmaktan geçtiğini de söylüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin kimi yerler gibi zahmetsiz gelir kaynaklarına sahip bir ülke olmadığını söyleyen Erdoğan, kendilerinin ne yapıyorlarsa alın teriyle yapacaklarını söyledi.

Bu şekilde ortaya çıkacak kazancı 85 milyonla bölüşeceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak? Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı için de geçerlidir. Her kim karşınıza çıkıp da hesapsız kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmasına yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Antalya, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya, ana kademe, kadın kolları, gençler hazır mıyız? Antalya ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya’nın altın çağını başlatmaya var mıyız?”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-chpnin-yalanlari-ve-riyakarligi-ortaya-cikti/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’da deprem paneli düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:18:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6325

İSTANBUL Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi. Panelde öğrencilere sunum yapan Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, “Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” dedi. Yalçınkaya, “Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” dedi. Yalçınkaya, “Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım” diye konuştu.

Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde panel düzenlendi.Panele İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Zihni Mümtaz Hisarlı, akademisyenler ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğrencileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmalarının ardından Yüzey Kırığı Geometrisi ve Atım Dağılımı, Yapısal Hasarların Kapsamlı Değerlendirmesi ve Afetlerden alınacak dersler ve gelecek vizyonu konulu paneller düzenlendi. Etkinlikte konuşan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, “Aradan 1 yıl geçti ancak sanki biz depremi unuttuk. Bu hakikaten çok yakın zamanda gerçekleşmiş, hepimizi bütün ülkemizi etkileyen ve dünyada da sayılı örneklerden biri olan, belki de başka bir örneği olmayan aynı gün içerisinde bu kadar şiddette depremin yaşandığı bir tecrübe oldu. Yaşanan durum tüm ülkemizi etkilediği kadar üniversitemizi de etkiledi. Üniversitemizde değişik fakültelerden 6 öğrencimizi deprem sırasında kaybettik. Deprem hepimize çok şey öğretti; acılarla öğretti ama öğretti.” ifadelerini kullandı.

“ÖNEMLİ OLAN AYNI HATALARI TEKRARLAMAMAK”

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, depremlerden yeterince ders alınmadığının altını çizerek, “Bu konuda çok başarılı olduğumuz söylenemez tabii ki. Deprem konusunda çok ciddi sorunları olan bir ülkeyiz. Zaman zaman bu konuda gelişmeler göstersek de bunların bir süreklilik taşıması önem arz ediyor. Biz genellikle felaketler durumunda bir hazırlık içine giriyoruz fakat daha sonra bunları unuttuğumuz oluyor. Dolayısıyla bunların bir süreç olduğunu, sürekli tekrarlanması gerektiğini, bunların her kuşağa aktarılması gerektiği konusunda bir program oluşturmalıyız. Bu sadece belli dönemlerde değil, tüm dönemlere yansıyan bir hazırlık içinde olmamızı gerektiriyor. Bazı ülkeler bunu yapabiliyor, biz de yapabiliriz. Bu ciddi tehlike karşısında kendi imkanlarımızı kullanarak biz de gelişmeler gösterebiliriz. Önemli olan geriye dönmemek ya da aynı hataları tekrarlamamak. Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” diye konuştu.

“DAHA KALİTELİ EĞİTİM, UYGULAMA, DENETİM”

Türkiye’nin deprem adına gelecek vizyonunun oluşması için tehlikenin çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, “Bu konuda insan kalitesi herşeyin önünde. Bizim daha yetenekli, daha güçlü, daha bilgili insanlarla bu deprem konusunu topluma yayılan bir şekilde incelememiz ve araştırmamız gerekiyor. Bu konuda elbette ki çok iyi işbirliklerimiz de var. Yurtdışıyla da bağlantılarımız çok güçlü. Fakat dediğim gibi insan kalitesi en önemli unsurlardan birisi. Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bu adımların bizim önümüzü açacağını düşünüyorum” dedi.

“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TEHLİKEYİ ÖNÜMÜZE SERİYOR”

“Geçmiş depremleri konuşurken bir yandan da İstanbul depremi için çalışmaları hızlandırmalıyız” diyen Yalçınkaya, “İstanbul depremi bizim için çok önemli. Dolayısıyla bilimsel çalışmalar bu konuda önemli aşamalar kaydetti ve tehlikeyi büyük oranda önümüze sermiş durumda. Bu tehlikeye uygun adımlar atmamız gerekiyor. Ne yapmamız gerek? Riski düşürmemiz lazım. Risk nedir? İstanbul’un taşıdığı bina stokudur, insanların eğitimidir ya da kritik öneme sahip olan noktaların iyileştirilmesidir. Dolayısıyla bu tehlike karşısında atılması gereken adımların büyük çoğunluğunu toplumsal birliktelik oluşturuyor, ekonomik güç oluşturuyor. Dolayısıyla bunlar üzerinde düşünmeliyiz. Nasıl bir ekonomik süreç tanımlayacağız ki biz bunları zaman içinde iyileştirmeye devam edelim ve bunlardan sonuç alabilelim. Ne yazık ki bu süreci çok iyi yönetemediğimiz konusunda bazı şüphelerimiz var. Niye? Kesintiye uğruyor. Bunların kesintiye uğramaması için bu planların tüm iktidarlara, tüm siyasilere, toplum kuruluşlarına, sosyal iletişime sahip insanların taşıması gereken bazı süreçler var. Bu konuda adımlar atmalıyız. Bunların bir süreç olduğunu bilmeliyiz ve bu süreci adım adım ilerleyecek bir hale sokmalıyız” ifadelerini kullandı.

“DEPREM OLDUĞUNDA ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR; BİR SÜRE SONRA UNUTULUYOR”

Prof. Dr. Yalçınkaya “En büyük önceliğimiz bizim yaşam alanlarımızı depreme dayanıklı, depreme dirençli alanlar haline getirmeye çalışmamız gerekir. Bunun ilk önceliği tabii ki toplumun talebiyle oluşur. Fakat toplumun talebinin ekonomik koşullarla birebir gittiğini de söylemekte fayda var. Dolayısıyla insanların bu konuda adım atabilmesi için önceliğinin deprem olması ya da bunun vereceği zararı doğru görmesiyle ortaya çıkacağını düşünüyorum. Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-cerrahpasada-deprem-paneli-duzenlendi/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi’nde Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:06:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6319

İSTANBUL Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle ilgili panel düzenlendi. Panelde öğrencilere sunum yapan Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, “Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” dedi. Yalçınkaya, “Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” dedi. Yalçınkaya, “Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım” diye konuştu.

Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği bölümünde panel düzenlendi.Panele İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Zihni Mümtaz Hisarlı, akademisyenler ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğrencileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmalarının ardından Yüzey Kırığı Geometrisi ve Atım Dağılımı, Yapısal Hasarların Kapsamlı Değerlendirmesi ve Afetlerden alınacak dersler ve gelecek vizyonu konulu paneller düzenlendi. Etkinlikte konuşan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, “Aradan 1 yıl geçti ancak sanki biz depremi unuttuk. Bu hakikaten çok yakın zamanda gerçekleşmiş, hepimizi bütün ülkemizi etkileyen ve dünyada da sayılı örneklerden biri olan, belki de başka bir örneği olmayan aynı gün içerisinde bu kadar şiddette depremin yaşandığı bir tecrübe oldu. Yaşanan durum tüm ülkemizi etkilediği kadar üniversitemizi de etkiledi. Üniversitemizde değişik fakültelerden 6 öğrencimizi deprem sırasında kaybettik. Deprem hepimize çok şey öğretti; acılarla öğretti ama öğretti.” ifadelerini kullandı.

“ÖNEMLİ OLAN AYNI HATALARI TEKRARLAMAMAK”

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, depremlerden yeterince ders alınmadığının altını çizerek, “Bu konuda çok başarılı olduğumuz söylenemez tabii ki. Deprem konusunda çok ciddi sorunları olan bir ülkeyiz. Zaman zaman bu konuda gelişmeler göstersek de bunların bir süreklilik taşıması önem arz ediyor. Biz genellikle felaketler durumunda bir hazırlık içine giriyoruz fakat daha sonra bunları unuttuğumuz oluyor. Dolayısıyla bunların bir süreç olduğunu, sürekli tekrarlanması gerektiğini, bunların her kuşağa aktarılması gerektiği konusunda bir program oluşturmalıyız. Bu sadece belli dönemlerde değil, tüm dönemlere yansıyan bir hazırlık içinde olmamızı gerektiriyor. Bazı ülkeler bunu yapabiliyor, biz de yapabiliriz. Bu ciddi tehlike karşısında kendi imkanlarımızı kullanarak biz de gelişmeler gösterebiliriz. Önemli olan geriye dönmemek ya da aynı hataları tekrarlamamak. Öncelikle toplumun bu baskıyı oluşturması sonra da buna yetkili kişilerin hazırlıklı hale gelmesiyle başlayacak. Eminim ki bu süreçte yol almaya çalışacağız; ama şu anda yeterli yol aldığımızı söyleyemem” diye konuştu.

“DAHA KALİTELİ EĞİTİM, UYGULAMA, DENETİM”

Türkiye’nin deprem adına gelecek vizyonunun oluşması için tehlikenin çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yalçınkaya, “Bu konuda insan kalitesi herşeyin önünde. Bizim daha yetenekli, daha güçlü, daha bilgili insanlarla bu deprem konusunu topluma yayılan bir şekilde incelememiz ve araştırmamız gerekiyor. Bu konuda elbette ki çok iyi işbirliklerimiz de var. Yurtdışıyla da bağlantılarımız çok güçlü. Fakat dediğim gibi insan kalitesi en önemli unsurlardan birisi. Daha kaliteli bir eğitimin, daha kaliteli bir uygulamanın, daha kaliteli bir denetlemenin bizim önceliğimiz olması lazım. Daha sonra da bunun topluma yayılacak adımlarını oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bu adımların bizim önümüzü açacağını düşünüyorum” dedi.

“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR TEHLİKEYİ ÖNÜMÜZE SERİYOR”

“Geçmiş depremleri konuşurken bir yandan da İstanbul depremi için çalışmaları hızlandırmalıyız” diyen Yalçınkaya, “İstanbul depremi bizim için çok önemli. Dolayısıyla bilimsel çalışmalar bu konuda önemli aşamalar kaydetti ve tehlikeyi büyük oranda önümüze sermiş durumda. Bu tehlikeye uygun adımlar atmamız gerekiyor. Ne yapmamız gerek? Riski düşürmemiz lazım. Risk nedir? İstanbul’un taşıdığı bina stokudur, insanların eğitimidir ya da kritik öneme sahip olan noktaların iyileştirilmesidir. Dolayısıyla bu tehlike karşısında atılması gereken adımların büyük çoğunluğunu toplumsal birliktelik oluşturuyor, ekonomik güç oluşturuyor. Dolayısıyla bunlar üzerinde düşünmeliyiz. Nasıl bir ekonomik süreç tanımlayacağız ki biz bunları zaman içinde iyileştirmeye devam edelim ve bunlardan sonuç alabilelim. Ne yazık ki bu süreci çok iyi yönetemediğimiz konusunda bazı şüphelerimiz var. Niye? Kesintiye uğruyor. Bunların kesintiye uğramaması için bu planların tüm iktidarlara, tüm siyasilere, toplum kuruluşlarına, sosyal iletişime sahip insanların taşıması gereken bazı süreçler var. Bu konuda adımlar atmalıyız. Bunların bir süreç olduğunu bilmeliyiz ve bu süreci adım adım ilerleyecek bir hale sokmalıyız” ifadelerini kullandı.

“DEPREM OLDUĞUNDA ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR; BİR SÜRE SONRA UNUTULUYOR”

Prof. Dr. Yalçınkaya “En büyük önceliğimiz bizim yaşam alanlarımızı depreme dayanıklı, depreme dirençli alanlar haline getirmeye çalışmamız gerekir. Bunun ilk önceliği tabii ki toplumun talebiyle oluşur. Fakat toplumun talebinin ekonomik koşullarla birebir gittiğini de söylemekte fayda var. Dolayısıyla insanların bu konuda adım atabilmesi için önceliğinin deprem olması ya da bunun vereceği zararı doğru görmesiyle ortaya çıkacağını düşünüyorum. Deprem olduğunda çalışmalarda bir hızlanma ortaya çıkıyor. Fakat bir süre sonra bunların unutulduğu çok açık gözüküyor. Bunların bir süreç olduğunu hepimiz bilmemiz lazım. Dolayısıyla bu süreci en başarılı şekilde götürebilmek için planlarımızı daha uygun geliştirmemiz lazım ve kesintiye uğratmamamız lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesinde-kahramanmaras-depremleriyle-ilgili-panel-duzenlendi/feed/ 0
Eyüpsultan Belediyesi’nden Kudüs konulu seminer https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesinden-kudus-konulu-seminer/ https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesinden-kudus-konulu-seminer/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4550 Eyüpsultan Belediyesi’nin düzenlediği, edebiyat dünyasının değerli isimleriyle gündemdeki konuların masaya yatırıldığı söyleşi ve sohbet programları devam ediyor. Eğitimci-Yazar Merve Gülcemal ve Yazar-Televizyon Programcısı Bekir Develi’nin katılımlarıyla “Kudüs Bizim Neyimiz Olur?” konulu seminerde, Gazze’de yaşanan insanlık dramına vurgu yapıldı.

Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde Eğitimci- Yazar Merve Gülcemal ve Yazar – Televizyon Programcısı Bekir Develi’nin katılımlarıyla “Kudüs Bizim Neyimiz Olur?” konulu bir seminer programı düzenlendi. Söyleşide bütün Müslümanların gönlünde kanayan bir yara olan Filistin özelinde tarihte ‘Darü’s-selam’, yani barış ve huzurun merkezi olan Kudüs konuşuldu. Bekir Develi ve Merve Gülcemal, Gazze’de yaşanan insanlık dramına değinerek İsrail ürünleri için boykot çağrısında bulundu.

“Kaybolan 8 bin kayıp çocuğun akıbetini merak ediyoruz”

Gazze’de devam eden savaşta binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve binlerce de kayıp olduğunu söyleyen Bekir Develi, “Bugün 105 gün oldu, 63 bin yaralımız var. 23 bin insan öldürüldü, bunun 13 bininin kadın ve çocuk olduğunu biliyoruz. Bütün bunların yanı sıra 8 bin de kaybımız var. Kayıp sayısının çok olması bizi endişelendiriyor çünkü biliyorsunuz bu siyonistlerin inancına göre organ bağışı yasak. Fakat ne gariptir organ bağışı yasak olmasına rağmen bunların inançlarına göre dünyanın en büyük üçüncü organ transplantasyon merkezi Tel Aviv’de. Organ topluyorlar. Biz kaybolan 8 bin çocuğun akıbetini çok merak ediyoruz ve o çocuklar için endişeleniyoruz” dedi.

“İsrail’in ekonomik kaynaklarını kesmemiz gerek”

Söyleşide İsrail’in ekonomik kaynaklarının kesilmesi gerektiğini ve boykot işini sokaklara taşıdıklarını vurgulayan Develi, şunları söyledi: “Oradaki sorun yıllardır devam ediyor ve biz yıllardır İsrail’in ürünlerini kullanıyoruz. Siyonistlerin malı mıdır diye düşünmüyorduk. Böyle bir derdimiz yoktu. Demek ki bizim önümüze binlerce ölü çocuğun ölü bedenleri serilmiş olması gerekiyormuş ki biz harekete geçelim. Biz hata etmişiz. Faturanın hepsini İsrail’e kesmek çok konforlu ve güvenli bir limandır ama bizi a noktasından b noktasına götürmez. Eğer bu konuda Allah’ın rızasını celbetmek ve bir yaraya merhem olmak istiyorsak herkes evindeki en büyük boy aynasının karşısına geçip kendi endamına bir bakmalı. Benim varlığım Mescidi Aksa için ne ifade ediyor sorusunu samimi bir şekilde kendisine sormalı. İsrail’in kendi öz kaynağı yok, henüz farkında değiller ama aslında bir devletleri de yok, işgalciler bunlar. Bunların öncelikle ekonomik kaynaklarını kesmemiz lazım çünkü İsrail’de petrol, doğal zenginlik yok, bütün gelirleri ticaretten. Bunların dini imanı para. Eğer bunların parasal kaynaklarına makas atarsanız inanın bunlar geri vites yapacaklar. Biz Filistin inisiyatifi olarak bir boykot kitapçığı hazırladık. Bu kitapçıkta sadece marketlerde satılan İsrail ürünlerinin düzenli bir listesi var. Bu boykot listesini salondaki herkese dağıtacağız.”

“Bu zamanın cihadı da boykot”

İsrail ürünlerini boykot için yerli malların tanıtılması gerektiğini ve bu zamanın cihadının boykot olduğunu ifade eden Merve Gülcemal, sözlerine şöyle devam etti: “Bize diyorlar ki Filistin inisiyatifi buluşmalarında, bir araya geliyorsunuz da ne oluyor? Çocukları davet ediyorsunuz bayrak sallatıyorsunuz ne oluyor diyorlar. Belki şu anda Gazze’deki bombaları durduramıyoruz, belki oradaki durumu düzeltemiyoruz ama kendimizi düzeltiyoruz. Ben kendim için yapıyorum bunları, izzetli yaşayabilmek, Allahu Tealaya verebilecek bir cevabım olması için yapıyorum; çünkü bana soracak. Küçükler büyüyecek beş yıl on yıl sonra bizim bu konuda ne yaptığımızla ilgili çocuklarımıza verebileceğimiz bir cevabımız olmalı. İnanın çocuklar biz yetişkinlerden daha temiz kaldıkları için çok daha samimi bir şekilde bu davaya asılıyorlar. Boykot için ne yapabiliriz? Bizim yapmamız gereken şey sosyal medyada ve mahallelerimizde yerli ürün tanıtımı yapın, çok samimi söylüyorum bunu yapmak zorundayız. Bu zamanın cihadı da bu. Evet bu deterjan çay lekesini çıkarmıyor ama kan lekesi de bırakmıyor. Günü Gazze’yi anmadan bitiremeyiz.”

“İsrail’in dini imanı para”

Programın sonunda Bekir Develi ve Merve Gülcemal’e katılımlarından dolayı teşekkür ederek çiçek takdiminde bulunan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, ” Aliya İzzetbegoviç’in bir sözü var zulmü unutursanız zulüm tekrarlanır diyor. Biraz önce hocamın da dediği gibi bunların dini imanı para. Biz Elhamdülillah dediğimizde nefes aldığımızı hissediyoruz ama onlar para aldıklarında nefes aldıklarını hissediyorlar. İnşallah hep birlikte elimizden geleni yapacağız, cihadın küçüğü büyüğü olmaz herkes kendi gücü ölçüsünde yapar” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/eyupsultan-belediyesinden-kudus-konulu-seminer/feed/ 0