“HUKUKİ HAKLARIMI SONUNA KADAR ARAYACAĞIM”
Bülent Ersoy’un ortaya attığı iddiaları kesin bir dille yalanlayan Tolga Karataş, Instagram hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün hakkımda ortaya atılan ve tamamen asılsız olan iddialarla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bu açıklamayı yapma gereği doğmuştur. Bülent Ersoy tarafından hakaretlerle ve cinsel şiddet içeren bir üslupla cinsel yönelimimi hedef alarak konakladığım yerde farklı insanlarla birliktelik yaşadığım şeklinde ithamlar dile getirilmiştir. Mesai saatleri dışındaki hayatımın bana ait olduğu vurgusu ile diğer bütün iddiaları kesinlikle reddediyor ve açıklamada yer alan tüm hakaretlere ilişkin hukuki haklarımı sonuna kadar savunacağımı kamuoyuna duyurmak istiyorum.”
“KİŞİLİK HAKLARIMA ZARAR VERİYOR”
“Bu tür ağır ve dayanıksız ithamlar, kişilik haklarıma ciddi şekilde zarar vermekte olup bu şahsın basına yapmış olduğu açıklamalar nedeniyle var olan hakaretlere ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunacağımı ve ayrıca manevi tazminat haklarımı kullanacağımı belirtmek isterim. Ayrıca bu şahsın iftiralarının arka planında yatan gerçeklerin de kamuoyunca bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Bahsi geçen kişinin yapımdan ayrılma isteği için bu durumu bahane ederek şahsıma yönelik iftiralar atmayı seçmiş olması son derece üzücüdür. Bu tür mesnetsiz suçlamalarla profesyonel ve kişisel itibarımı zedelemeye çalışmak, kabul edilemez ve hukuki olarak karşılıksız kalmayacaktır.”

BÜLENT ERSOY, TOLGAHAN KARATAŞ’IN ÖZEL HAYATINI İFŞA ETTİ
Instagram hesabından yazılı bir açıklama yaparak hem Dünya Güzellerim’den ayrıldığını duyuran hem de Tolgahan Karataş’ın özel hayatını ifşa eden Bülent Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Her zaman şeffaf olmayı yeğleyen bir kişi olarak bu kez yine aynı şeffaflıkla sizleri bir konu hakkında bilgilendirmek istediğim için bu duyuru yazımı kaleme aldım efendim. Dünya Güzellerim Tatilde programında makyörüm olarak çalışan Tolgahan Karataş’ın sokaktan bulup getirdiği bazı erkeklerle uygunsuz davranış biçimleri içerisinde olduğunu duydum.”

“YÖNETİM KADROSUNDAN BİRİ DE 3 KİŞİ OLARAK BU DURUMA EŞLİK ETTİ”
“Bu iş ortamı ve iş etiğine uygun olmayacak davranış biçimlerinden oradaki bazı ekip personelinin de bilgisi olduğunu öğrendim. Hatta ve hatta uygunsuz davranış biçimleri sergilenen ortamda 3. kişi olarak yönetim kadrosundan bir kişinin daha bu durumlara eşlik ettiğini biliyorum ama şu anda ismini telaffuz etmek istemiyorum.”
“GECE YARISI VİLLADAN KOVDURDUM”
“Hal böyle olduğu içim makyör Tolgahan Karataş beyefendi ile olan iş akdimi tek taraflı olarak feshettim zira bunlar benim hayat felsefem gereği, yaşam tarzıma, bulunduğum mevkiye, kişiliğime ve starıma ters düşen davranış biçimleridir. Ve bu davranış biçimleriyle karşı karşıya bırakıldığım için kendisini gece yarısı villadan kovdum ve kovdurdum. Makyör beyefendi de kendisini savunmak adına ‘Ben homoseksüelim ve bazı ihtiyaçlarım var. Bunları karşılamak için de kimseden izin almam, kimseye de hesap vermem’ gibi bir açıklama yaptı.”

“GİDER PARANIZI VERİR OTELDE KENDİNİZİ DUVARDAN DUVARA VURDURURSUNUZ”
“İçerisinde bulunduğu durumun rezaleti yetmiyormuş gibi olmayan şahsiyeti bu savunmaları ile iyice dibe vurdu. Ben de kendisine sizin hangi cinsiyete sahip olduğunuz ya da canınızın neler çekip çekmediği, kendisini nasıl tatmin edip etmeyeceğiniz ya da tatmin ettireceğiniz tarzlar beni enterese etmez. Beni enterese eden sadece sizi çok basit bir ruha ve kalitesiz bir kişiliğe sahip olup bu villaya dışarıdan, sokaktan adam bulup çekimleri yapılmış olduğunu villanın içerisine sokup iş etiğine uygun olmayan bu basit davranışları sergilemiş olmanız. Çünkü herkes her şeyi yapabilir ama bu burada efkar-ı umumiyenin huzurunda bu işler olmaz beyefendi. Dışarıya gider paranızı verir otel odanızı tutar orada bu seviyesiz davranış biçimlerinizi kendinizi duvardan duvara vurdurup yaşarsınız diyerek kendisini gecenin bir yarısı o cünüp haliyle kapının önüne koydurdum.”
“11. BÖLÜMLE KENDİ FİNALİMİ VERDİM”
“Ayrıca buradaki bazı kişilerin yönetim noksanlıkları gereği ve başıboş davranış biçimleri sebebiyle daha fazla bu mahallevari avam ortamda kalamayacağımı Bloom Medya patronu sayın Uygar Ataş beyefendiye de ilettirip 11. bölümde kendi finalimi verdim ve programdan ayrıldım. Şimdi de evime dönüyorum.”



Ersoy, “”Çalışanlarına eski televizyonunu vermiş sonra da ‘Siz bunu benden çaldınız’ diye insanlardan şikayetçi olmuş. Benim de mücevherlerim çalınmıştı. O yüzden de karakolda karşılaştık.
İçerideki bir odadan inleme sesleri geldiğini duyunca ne olduğunu sordum. Bütün çalışanları falakaya çekmişler. Zeki Müren acımasız bir insandı. Bunu kimse bilmez ama beni kıskançlığından öldü.
36 tane hap kullanıyordu normalde ama öldüğü hiç ilaçlarını almamış.” dedi.
ZEKİ MÜREN’İN KUZENİ ONEDİO.COM’A KONUŞTU
Onedio.com ise Ersoy’un iddialarının ardından Zeki Müren’in kuzeni Özlem Güner’e ulaştı. Bülent Ersoy’un ismini geçirmek istemediğini söyleyen Özlem Güner kendisinden “o kişi” diyerek bahsetmeyi tercih etti.
Bugüne değin Zeki Müren’le ilgili övgü dolu açıklamaları olan Bülent Ersoy’un aniden bu açıklamaları yapmasının sebebi olarak ise yapay zeka projesi “Parla”yı gösterdi.
“PARLA KISKANÇLIĞI BU”
“Ancak Zeki Müren’in ismini kullanarak gündeme gelebiliyor” diyen Özlem Güner, “‘Parla’ kıskançlığı bu. Dayım yattığı yerden ortalığı yıktığı için kıskançlığından deliren o kişidir.
Zeki Müren kendisini daima perdelediği için karalamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Zeki Müren ve Bülent Ersoy’un beraber fotoğrafları öne sürülerek aralarında iyi bir ilişki varmış gibi lanse edilmesine karşı çıkan Özlem Güner, yalnızca üç kez ve mecburen bir araya geldiklerini söyledi.
“İki kez Altın Kelebek’te bir araya geldiler. Basının isteğiyle mecburen yan yana getirildiler Altın Kelebek’te ikisi de ödül aldığı için” dedi.
Üçüncü olarak da Bülent Ersoy ve Zeki Müren’in tarihe geçen dudak dudağa fotoğrafının çekildiği günden bahsederek o günün detaylarını paylaştı.
Zeki Müren’in yakın arkadaşı Nigar Uluerer’in doğum gününde kendisine bir emrivaki yaptığını ve o öpüşme fotoğrafının da o gün ortaya çıktığını açıklayan Özlem Güner, “Kendisi iyi niyetle yapmaya çalıştı belki ama iyi dosta yapılabilecek çok nezaketsiz bir hareketti.
Zeki dayıma söylemeden kendi doğum gününde, Zeki dayımı onur konuğu olarak kendi çalıştığı gazinoya davet etti. ve aynı gece o kişiyi de (Bülent Ersoy) getirip öpüşme fotoğrafının tuzağını kurdular.
O fotoğraf, ona çok büyük bir avantaj kazandırdı. Araları çok iyiymiş gibi gözüktü. Bırakın arkadaşlığı bir araya geldikleri görülmüş bir şey değildi. Zeki dayım onu hiçbir zaman hayatına almadı, o iyi kalpli insanları severdi” açıklamasında bulundu.
Bülent Ersoy’un Zeki Müren’in çalışanlarını falakaya çektiği iddiasını sorduğumuzda ise o dönem Zeki Müren’in avukatı olan emekli cumhuriyet savcısı 96 yaşındaki babası Turhan Olgaç ile arasında geçen konuşmadan bahsetti.
Zeki Müren’in çalışanlarıyla anlaşmazlık yaşadığı gün avukatı olarak orada olan Turhan Olgaç, şiddet bir yana azarlama gibi bir durum bile yaşanmadığını, Zeki Müren’le beraber masada oturup konuştuklarını dile getiriyor ses kaydında.
Ayrıca Bülent Ersoy’un sahnede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden saz üstadı Şükrü Tunar hakkındaki “Zeki Müren bilerek yaptı” iddiasına da değinen Özlem Güner, “Burada resmen katil ithamı var. Şükrü Tunar çok büyük bir saz üstadıdır ki Zeki dayım çok değer verirdi saz üstadlarına.
Onları çok ayrı tutardı, bizi de öyle yetiştirdi” diyerek Bülent Ersoy’un olayı farklı yerlere getirerek çarpıttığını dile getirdi.
Safiye Soyman hakkında da konuşan Özlem Güner, ” Bursa’daki evimize gelip Zeki Müren’i göklere çıkaran bir kadındır. Neyin ne olduğunu biliyor ama o cesareti gösteremedi.” diyerek Safiye Soyman’ın sessiz kalmasına şaşırdığını söyledi.
Bunların yanı sıra; DurakMedya’da yer alan habere göre ünlü sanatçı Bülent Ersoy’un Zeki Müren hakkında sözleri mahkemelik oluyor. Sanat güneşinin yeğeni Sevtuğ Olgaç’ın Ersoy’un yaptığı açıklamaları yargıya taşıyacağı öğrenildi.
Sanatçının aziz hatırasına saygısızlık yapıldığı gerekçesiyle Bülent Ersoy’a maddi manevi tazminat davası açılacak.
]]>