Gazi Murat Esgin:
“Şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık”
KASTAMONU – Elazığ’da 1997 yılında terör örgütü PKK tarafından düzenlenen bombalı saldırıda yaralanarak gazi olan Murat Esgin, çalıştığı Kastamonu Belediyesi’ndeki mevcut görevinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirildi. Esgin, “Eğer bu makamları bizlere layık görüyorlarsa bizler seve seve buralarda da çalışırız. İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’dan bir isteğim var, şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık” dedi.
Elazığ’da 1997 yılında vatani görevini yaparken PKK’lı teröristlerin kurduğu pusuda el bombasının infilak etmesi neticesinde sağ gözünü kaybeden, dalağı alınan, böbreğinin birini kaybeden, vücudunda onlarca metal şarapnel parçasıyla yaşamını sürdüren terör gazisi Murat Esgin, 1997 yılında gazilik unvanının verilmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’ne ataması yapıldı. Uzun yıllardır Kastamonu Belediyesi’ndeki farklı birimlerde çalışan evli ve 4 çocuk babası Esgin, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde göreve gelen CHP’li Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın imzası ile Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne atandı. Yapılan atamanın ardından konuşan Esgin, her birimde çalışabileceğini ancak bir terör gazisi olarak kendisine yapılan muameleye üzüldüğünü söyledi.
“Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı”
El bombasının infilak etmesi sonucu gazilik unvanı verildiğini anlatan Murat Esgin, “Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı. Çarşı içerisinde devriye atmıştık. Pasaj içerisinde yürüdüğümüz sırada bize teröristler el bombası attı. Önümüzde giden bir grup arkadaşımız daha vardı. Bizler de arkasından doğru gidiyorduk. Ben, önümüzde giden asker arkadaşlarıma kola şişesine basmamalarını söyledim. Sadece bunu söylediğimizi hatırlıyorum. Toz dumandan hiçbir yer görünmüyordu. Elimi yüzüme getirdiğimde yüzümü temizlemek isterken parmaklarım yüzüme girdi. Gözüm avucumun içerisine doğru aktı. Yüzümün sağ kısmı komple yoktu. Yüzümü o şekilde görünce ben de orada bayıldım. Sağ gözüm şu anda yok, takma göz kullanıyorum. Yüzümün sağ kısmı o zamanlarda komple yoktu. Özel olarak el bombası yapmışlar. Bizim önümüzde yürüyen şehit ve gazi arkadaşlarımızdan artan şarapnel parçalarıyla ben yaralandım. Daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından gazilik unvanı verildiği için beni Kastamonu Belediyesi’ne görevlendirdiler. 1997 yılında temmuz ayında İçişleri Bakanlığından gelen yazıya istinaden Kastamonu Belediye Başkanlığına atamamız yapıldı. Engelli işçi olarak çalışmaya başladım. 1997 yılından bu tarafa şükürler olsun çalışıyoruz. 18 yıl boyunca evrak kayıtta görevlendirildim. Ardından asfalt plentine görevlendirdiler. Son 8 yıldan beri de Fen İşleri Müdürlüğü emrinde kantarda işçi olarak çalışıyordum” dedi.
“Benim yapabileceğim bir iş mi”
Yapılan atamayı gönderilen görevlendirme yazısı ile öğrendiğini belirten Esgin, “11 Haziran 2024 tarihinde aldığım tebliğde Fen İşleri Müdürlüğü emrinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğüne işçi olarak verildiğim yazıyordu. Benim 4 tane çocuğum var, bunlar okuyor. Temizlik yapacakmışım, KASKİ’de görevlendirilmişim, bunlar hiç fark etmez. Benim çocuklarımın istikbali önemli. Ama benim yapabileceğim bir iş mi? Sayın Başkanımız Hasan Baltacı, bizlere derse ki ç’öp arabasının arkasına geçip çöp toplayacaksın’, toplarım, ‘eline süpürgeyi alıp cadde boyunu süpür’ derse başımın üstünde yeri var. Sayın başkanımız bizleri bu işlere layık gördükten sonra benim için hangi görev verilmiş hiç sıkıntı değil. Çöpte de çalışırım, kanalizasyonda da çalışırım, su arıtmada da çalışırım, her yerde çalışırım. Kazma kürek işlerinde de çalışırım. Bana verdikleri cevap şöyle oldu, ‘Sayın Başkanımızın bilgisi dahilinde, gazi olduğunu biliyor, pankreas kanseri olduğunu da biliyor.’ Gözünün önünde, her şeyi biliyor ve ‘benim bilgim dahilinde’ diyerek ‘gitsin Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevine başlasın’ dedi. Ben de bayram tatilinde bittikten sonra Temizlik İşleri Müdürlüğüne giderek buradaki yeni görevime başlayacağım” diye konuştu.
“Şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık”
Sağlık sorunları sebebiyle Temizlik İşleri Müdürlüğü’ndeki işlerin kendisinin yapabileceği bir iş olmadığını belirten Esgin, “Bu vatan bizim, bizler de bu vatan için canımızı, kanımızı, vücudumuzdaki bazı uzuvları kaybetmişiz. Niye vatanımız için kaybettik? Eğer gece Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı rahat uyuyabiliyorsa, şehidimiz Satı Yanaşoğlu ve Gazi Murat Esgin gibi binlerce şehidimiz ve gazimiz sayesinde bu ülkede yaşıyorlar. Eğer bu makamları bizlere layık görüyorlarsa bizler seve seve buralarda da çalışırız. İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’dan bir isteğim var, şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık? Bizlerin vatanı kurtarmak dışında ne kusuru vardı da bizleri buralara gönderiyorlar. Ne kusurumuz var da bizlere böyle davranıyorlar. Bir gaziyi bu kadar da rencide etmenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
Belediye açıklama yaptı
Öte yandan yaşanan durumun gündeme gelmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Belediyemizin personel kaynağının daha etkin ve verimli kullanılması, Kastamonu Belediyesi’nin kurumsallaşması ile mümkündür ve milletimize sözümüzdür. Bu amaçla 11 Haziran 2024 tarihinde kurumumuz içinde ihtiyaç duyulan noktalara 55 personeli kapsayan yeni görevlendirmeler gerçekleştirilmiştir. Başta temel belediyecilik hizmetindeki kaliteyi arttırma ve özellikle 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince şehrimiz genelinde temel belediyecilik hizmetlerinde aksaklık yaşanmasının önüne geçmeyi hedefleyen bu görev değişiklikleri sayesinde Kastamonumuz huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmiştir. 11 Haziran’da gerçekleştirilen görevlendirmeler kapsamında belediye işçimiz gazi unvanına sahip personelimiz Murat Esgin’in Fen İşleri Müdürlüğü’nden Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne görevlendirilmesi 14 Haziran 2024 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Harun Köksalan ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kastamonu Şube Başkanı Sayın Dursun Kan’ın Belediye Başkanımız Sayın HAsan Baltacı’ya gerçekleştirdikleri ziyarette gündeme gelmiştir. İşçimiz Murat Esgin’in ilgili müdürlerimiz, belediye başkanlarımız ve belediye başkanımız yerine çözümü AK Parti binalarında aramasını ve özenmemiz gereken gazilik unvanının siyasi istismara dönüştürülmesini milletimiz vicdanına emanet ediyoruz” denildi.
Açıklamada, Murat Esgin’in 2020-2024 yılları arasında aldığı izinlerle birlikte toplam bin 165 gün iş yerinden uzak olduğu ifade edilerek, Esgin’in yapılacak sağlık kontrolünün ardından çalışacağı pozisyonun belirleneceği belirtildi.
(BG-MK-CC-Y)
]]>Elazığ’da 1997 yılında vatani görevini yaparken PKK’lı teröristlerin kurduğu pusuda el bombasının infilak etmesi neticesinde sağ gözünü kaybeden, dalağı alınan, böbreğinin birini kaybeden, vücudunda onlarca metal şarapnel parçasıyla yaşamını sürdüren terör gazisi Murat Esgin, 1997 yılında gazilik unvanının verilmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’ne ataması yapıldı. Uzun yıllardır Kastamonu Belediyesi’ndeki farklı birimlerde çalışan evli ve 4 çocuk babası Esgin, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde göreve gelen CHP’li Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın imzası ile Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne atandı. Yapılan atamanın ardından konuşan Esgin, her birimde çalışabileceğini ancak bir terör gazisi olarak kendisine yapılan muameleye üzüldüğünü söyledi.
“Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı”
El bombasının infilak etmesi sonucu gazilik unvanı verildiğini anlatan Murat Esgin, “Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı. Çarşı içerisinde devriye atmıştık. Pasaj içerisinde yürüdüğümüz sırada bize teröristler el bombası attı. Önümüzde giden bir grup arkadaşımız daha vardı. Bizler de arkasından doğru gidiyorduk. Ben, önümüzde giden asker arkadaşlarıma kola şişesine basmamalarını söyledim. Sadece bunu söylediğimizi hatırlıyorum. Toz dumandan hiçbir yer görünmüyordu. Elimi yüzüme getirdiğimde yüzümü temizlemek isterken parmaklarım yüzüme girdi. Gözüm avucumun içerisine doğru aktı. Yüzümün sağ kısmı komple yoktu. Yüzümü o şekilde görünce ben de orada bayıldım. Sağ gözüm şu anda yok, takma göz kullanıyorum. Yüzümün sağ kısmı o zamanlarda komple yoktu. Özel olarak el bombası yapmışlar. Bizim önümüzde yürüyen şehit ve gazi arkadaşlarımızdan artan şarapnel parçalarıyla ben yaralandım. Daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından gazilik unvanı verildiği için beni Kastamonu Belediyesi’ne görevlendirdiler. 1997 yılında temmuz ayında İçişleri Bakanlığından gelen yazıya istinaden Kastamonu Belediye Başkanlığına atamamız yapıldı. Engelli işçi olarak çalışmaya başladım. 1997 yılından bu tarafa şükürler olsun çalışıyoruz. 18 yıl boyunca evrak kayıtta görevlendirildim. Ardından asfalt plentine görevlendirdiler. Son 8 yıldan beri de Fen İşleri Müdürlüğü emrinde kantarda işçi olarak çalışıyordum” dedi.
“Benim yapabileceğim bir iş mi”
Yapılan atamayı gönderilen görevlendirme yazısı ile öğrendiğini belirten Esgin, “11 Haziran 2024 tarihinde aldığım tebliğde Fen İşleri Müdürlüğü emrinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğüne işçi olarak verildiğim yazıyordu. Benim 4 tane çocuğum var, bunlar okuyor. Temizlik yapacakmışım, KASKİ’de görevlendirilmişim, bunlar hiç fark etmez. Benim çocuklarımın istikbali önemli. Ama benim yapabileceğim bir iş mi? Sayın Başkanımız Hasan Baltacı, bizlere derse ki ç’öp arabasının arkasına geçip çöp toplayacaksın’, toplarım, ‘eline süpürgeyi alıp cadde boyunu süpür’ derse başımın üstünde yeri var. Sayın başkanımız bizleri bu işlere layık gördükten sonra benim için hangi görev verilmiş hiç sıkıntı değil. Çöpte de çalışırım, kanalizasyonda da çalışırım, su arıtmada da çalışırım, her yerde çalışırım. Kazma kürek işlerinde de çalışırım. Bana verdikleri cevap şöyle oldu, ‘Sayın Başkanımızın bilgisi dahilinde, gazi olduğunu biliyor, pankreas kanseri olduğunu da biliyor.’ Gözünün önünde, her şeyi biliyor ve ‘benim bilgim dahilinde’ diyerek ‘gitsin Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevine başlasın’ dedi. Ben de bayram tatilinde bittikten sonra Temizlik İşleri Müdürlüğüne giderek buradaki yeni görevime başlayacağım” diye konuştu.
“Şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık”
Sağlık sorunları sebebiyle Temizlik İşleri Müdürlüğü’ndeki işlerin kendisinin yapabileceği bir iş olmadığını belirten Esgin, “Bu vatan bizim, bizler de bu vatan için canımızı, kanımızı, vücudumuzdaki bazı uzuvları kaybetmişiz. Niye vatanımız için kaybettik? Eğer gece Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı rahat uyuyabiliyorsa, şehidimiz Satı Yanaşoğlu ve Gazi Murat Esgin gibi binlerce şehidimiz ve gazimiz sayesinde bu ülkede yaşıyorlar. Eğer bu makamları bizlere layık görüyorlarsa bizler seve seve buralarda da çalışırız. İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’dan bir isteğim var, şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık? Bizlerin vatanı kurtarmak dışında ne kusuru vardı da bizleri buralara gönderiyorlar. Ne kusurumuz var da bizlere böyle davranıyorlar. Bir gaziyi bu kadar da rencide etmenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
Belediye açıklama yaptı
Öte yandan yaşanan durumun gündeme gelmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Belediyemizin personel kaynağının daha etkin ve verimli kullanılması, Kastamonu Belediyesi’nin kurumsallaşması ile mümkündür ve milletimize sözümüzdür. Bu amaçla 11 Haziran 2024 tarihinde kurumumuz içinde ihtiyaç duyulan noktalara 55 personeli kapsayan yeni görevlendirmeler gerçekleştirilmiştir. Başta temel belediyecilik hizmetindeki kaliteyi arttırma ve özellikle 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince şehrimiz genelinde temel belediyecilik hizmetlerinde aksaklık yaşanmasının önüne geçmeyi hedefleyen bu görev değişiklikleri sayesinde Kastamonumuz huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmiştir. 11 Haziran’da gerçekleştirilen görevlendirmeler kapsamında belediye işçimiz gazi unvanına sahip personelimiz Murat Esgin’in Fen İşleri Müdürlüğü’nden Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne görevlendirilmesi 14 Haziran 2024 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Harun Köksalan ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kastamonu Şube Başkanı Sayın Dursun Kan’ın Belediye Başkanımız Sayın HAsan Baltacı’ya gerçekleştirdikleri ziyarette gündeme gelmiştir. İşçimiz Murat Esgin’in ilgili müdürlerimiz, belediye başkanlarımız ve belediye başkanımız yerine çözümü AK Parti binalarında aramasını ve özenmemiz gereken gazilik unvanının siyasi istismara dönüştürülmesini milletimiz vicdanına emanet ediyoruz” denildi.
Açıklamada, Murat Esgin’in 2020-2024 yılları arasında aldığı izinlerle birlikte toplam bin 165 gün iş yerinden uzak olduğu ifade edilerek, Esgin’in yapılacak sağlık kontrolünün ardından çalışacağı pozisyonun belirleneceği belirtildi. – KASTAMONU
]]>Türkmentepe’de düzenlenen yamaç paraşütü etkinliğine Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’de katılım sağlayarak yamaç paraşütü deneyimi yaşadı. Başkan Şehirli; “Bu deneyimi herkesin yaşamasını isterim. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünde söylediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir’. 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan etkinliğe katılım sağlayan gençlere teşekkür ederim” diye konuştu.
Yamaç paraşütçüleri Türkmentepe’ye hayran kaldı
Altıeylül Belediyesi, Akçaköy Mahallesi’nde bulunan Türkmentepe de 1. Üniversiteler Arası Yamaç Paraşütü etkinliği düzenlendi. 25-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerin ilk gününde yamaç paraşütü tutkunları Türkmentepe’de sabahın erken saatlerinde gökyüzünde buluştu.
“Bir daha gelmek için sabırsızlanıyoruz”
Rüzgarın elverişli olmasından dolayı havada kuşlar gibi süzülen yamaç paraşütü tutkunları Altıeylül Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü himayesinde yapılan etkinlikte bir araya geldiler. Rüzgarın bu bölgede güzel olduğunu ifade eden yamaç paraşütü severler, “Bizlere bu imkanı sunan başta Altıeylül Belediye Başkanımız Hakan Şehirli’ye, Gençlik Spor Müdürlüğü birimine bizleri her zaman yalnız bırakmayan basın camiasına ve diğer birimlerde çalışan herkese teşekkür ederiz. Türkmentepe’de rüzgarın da iyi olmasıyla hiç zorlanmadan kalkış gerçekleştirdik. Genellikle bizler Akdeniz Bölgesinde yamaç paraşütü uçuşları yapıyoruz. Aramızda bulunan arkadaşlarımızdan bazıları burada uçma fırsatı buldu. İlk defa Türkmentepe’ye gelen arkadaşlarımız da bir daha gelmek için sabırsızlandıklarını ifade ettiler. Tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
“Altıeylül Belediyesi’ne bizlere bu imkanı tanıdığı için teşekkür ederiz”
Altıeylül Türkmentepe’e gelen 65 yamaç paraşütü tutkunu aralarında da gerçekleştirmiş oldukları nokta iniş yarışlarıyla da herkesten tam not aldı. Eğitmenler, “Altıeylül Belediyesi’nin organizasyonunda Türkmentepe’de gerçekleştirilen etkinliklerin ilk gününde yamaç paraşütü tutkunları arkadaşlarımızla sabahın erken saatlerinde bir araya geldik. Arkadaşlarımızın hepsi kendi dallarında başarılı sporcular. Hepimiz farklı illerden gelmemize rağmen bu kısa sürede iyi dostlar edindik. Belediyemizin bizlere bu imkanı tanıdığı için teşekkür ederiz. Aramızda Türkmentepe’ye ilk defa gelenler var. Onlar da bu bölgede böylesine bir yerin ve böylesine rüzgarın elverişli bir noktanın olduğunu bilmiyorlardı. İkizcetepeler barajı manzarasıyla ayrı bir görsel şölen oldu” dedi.
Hakan Şehirli: “Türkmentepe hakim rüzgarlar yönünden geniş bir kalkış pistini barındırmakta”
Alteylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’nin de 1. Üniversiteler Arası Yamaç Paraşütü etkinliğinde uçması ayrı bir heyecan yaşattı. Başkan Şehirli, ilk defa yamaç paraşütü ile uçtuğunu ifade ederek şunları söyledi:
“540 metre irtifaya sahip olan Türkmentepe, hakim rüzgar yönünde geniş bir kalkış pistini barındırmakta, tüm kuzeyli yönlere uçuş olanağı vermekte. Gençlerle birlikte Altıeylümüzün Türkmentepe’de bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bende bu fırsatı değerlendirip uçma keyfini yaşadım. Herkesi bu adrenalin dolu yamaç paraşütü sporunu yapmasını ve bu deneyimi yaşamasını isterim” ifadelerini kullandı.
“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ünde dediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir'”
Yamaç paraşütü sonrasında da yamaç paraşütü tutkunlarıyla bir araya gelen Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, “Değerli misafirler Türkiye’nin değişik şehirlerinden gelen öğrencilerimiz hepiniz hoş geldiniz. Altıeylül Belediyesi olarak bu yıl 4.’üncüsü, Üniversiteler Arası da birincisi düzenlenen Türkmentepe şenliklerinde kendimde Uçuş Koordinatörü Erkan Ertem hocam ile birlikte bir deneyim yaşadım. Bana destek olan hocama da teşekkür ediyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünde söylediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir’. Benim çıtam oraya kadar çıkmayacak ama gençlerimizin oraya kadar çıkması gerekiyor. Ne diyor Livaneli ‘Gökyüzü senindir. Gökyüzü herkesindir’ 1. Üniversiteler arası yamaç paraşütü yarışmasına ve eğlencesine katılan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Erkan Ertem: “Başkanımız Hakan Şehirli’ye bizleri ağırladığı için teşekkür ederiz”
Uçuş koordinatörü Erkan Ertem, “Bu değerli güzel ilimiz Balıkesir Altıeylül ilçesi Akçaköy Türkmentepe’ye bizlere davet eden sevgili Altıeylül Belediye Başkanımız Hakan Şehirli’ye çok teşekkür ederiz. Bu güzel ilimizi hem tanıtmak, hem de yamaç paraşütü tutkunlarını burada buluşturduğumuz için çok sevinçliyiz. Bir dahaki organizasyonlarda buluşmak üzere çok teşekkür ediyorum” dedi. – BALIKESİR
]]>(ANKARA) – Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce vatandaşın katılımıyla yoğun yağmur altında Tandoğan Meydanı’nda (Anadolu Meydanı) kutlandı. Burada yapılan basın açıklamasında, “Bizler, ekonomik krizi sürekli hale getiren haramilerin saltanatının ilelebet sürmesine izin vermeyeceğiz. Bizler, işçi haklarının bir bir yok edilmesine; işçilerin, emekçilerin esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırılmasına karşı duranlarız! Bizler parasız eğitim, parasız sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkımıza sahip çıkmak için buradayız” denildi.
Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce yurttaşın katılımıyla Tandoğan Meydanı’nda kutlandı. DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası (ATO) ve Ankara Diş Hekimleri Odası tarafından yapılan çağrı ile saat 12.00’de AKM önünden çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi partiler, yoğun yağmura rağmen Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Tandoğan Meydanı’ndaki miting, 1 Mayıs’larda hayatını hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapılarak başladı.
Mitinge, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve milletvekilleri Aliye Timisi Ersever, Aylin Nazlıaka, Aylin Yaman, Semra Dinçer, Mahmut Tanal, Talat Dinçer, Deniz Demir, Mustafa Adıgüzel de katıldı. Mitignte, “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs alanlardayız”, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, İş, ekmek, özgürlük”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atıldı.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs’ını kutladı ve “Bugün Tandoğan’dayız ancak yüreğimiz 1 Mayıs’ta Taksim’de polisin orantısız gücüne maruz kalan emekçilerle birlikte.” dedi.
Mitingte konuşan KESK Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Tülay Yıldırım yaptı. Yıldırım, “Üzerimize düşen karanlığı aydınlatmaya hoşgeldiniz. 1 Mayıs Taksim’de direnmek, barikatlara, cemaatlere karşı durmaktır 1 Mayıs” dedi ve şunları söyledi:
“EŞİT YURTTAŞLIĞIN VE BARIŞIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İSTİYORUZ”
“Ey İktidar; bize yaşattığınız derin yoksulluğun, yok saymanın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin bedelini emekçiler ödetecek size. Bizler her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın ve barışın hakim olduğu bir dünya istiyoruz. Gezi tutuklularının serbest bırakılmasını istiyoruz. Madımak’ta, Ankara Tren Gar’ında yitirdiğimiz canların hesabı sorulsun istiyoruz.”
DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Birgül Kaya ise ortak basın açıklamasını okudu. Kaya, “Haklarımızı savunmak, taleplerimizi haykırmak için yine 1 Mayıs meydanlarında buluştuk. Bugün tüm dünyanın güzelliklerini var eden emeğin ve alın terinin günüdür. Bugün çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek armağan etme günüdür! Bugün bizi karanlığa itenlere, zulmü reva görenlere karşı bir arada mücadele etme günüdür. Bugün bizi bir arada tutan birlik, mücadele ve dayanışma ruhuyla birlikte mücadele etmenin günüdür” dedi. Kaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“ÇALIŞANLAR AÇLIK SINIRININ BİLE ALTINDA ASGARİ ÜCRETE MAHKUM EDİYOR”
“İş cinayetleri katliam boyutunu aştı. Katliamlara “kader” ve “fıtrat” deyip geçen siyasi sorumlular size söyleyecek sözümüz var; çalışanlar açlık sınırının bile altında asgari ücrete mahküm ediliyor. Emeklilere yaşamayın dercesine bir ücret reva görülüyor, vergi yükü işçinin, emekçinin, emeklinin sırtında.
“DEPREMDE YAŞAMLARINI YİTİRENLERİN HESABI HALA VERİLMEDİ”
İktidarın rant politikaları nedeniyle büyük bir yıkım yaratan depremde yaşamlarını yitirenlerin hesabı hala verilmedi. Bizler, ekonomik krizi sürekli hale getiren haramilerin saltanatının ilelebet sürmesine izin vermeyeceğiz. Bizler, işçi haklarının bir bir yok edilmesine; işçilerin, emekçilerin esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırılmasına karşı duranlarız! Bizler parasız eğitim, parasız sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkımıza sahip çıkmak için buradayız.
“BİZLER YOK SAYILAN KÜRTÜZ, HOR GÖRÜLEN ALEVİYİZ”
Bizler yok sayılan Kürt’üz hor görülen Aleviyiz! Bizler Hacı Bektaş-i Velinin dediği gibi bir olmak, iri olmak ve diri olmak için buradayız. Bizler eşit yurttaşlık haklarımızı savunmak için buradayız. Toplumsal yapılar, inanç gruplarına yönelik baskı ile kamu kaynaklarının eşitsiz kullanımı son bulmalıdır. Demokrasi için, savaşa karşı barış için, adalet için bir aradayız. Sömürüye, yoksulluğa ve faşizme karşı birlikte mücadele ve dayanışma zamanı.
KÜRSÜDEN 10 TALEP SIRALANDI
Ortak basın metninde işçi ve emekçilerin talepleri 10 maddede sıralandı. Bu maddeler şöyle:
“* Asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler artırılmalı, en düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine çekilmelidir.
Tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerine son verilmeli, herkese güvenceli istihdam sağlanmalıdır.
Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı, faturalar tüm vergilerden muaf tutulmalıdır.
Anayasal hakkımız olan örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Kamu varlıklarının özelleştirilmesinden vaz geçilmeli, eğitim, ulaşım, sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri devlet eliyle ücretsiz verilmelidir.
Sendikalı olma, grev gibi hak arama yolları açık olmadır.
Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz son bulmalı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ortadan kaldırılmalıdır.
Çocuk işçiliğine karşı ve çocuk istismarının ortadan kaldırılması için koruyucu tedbirler ivedilikle alınmalıdır.
İstanbul Sözleşmesi, işyerinde şiddete ve tacize karşı ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi derhal uygulanmalıdır.
Gazze’de sivillere yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz! Direnen Filistin halkının yanındayız!
Emperyalizme karşı barışı, faşizme karşı halkların kardeşliğini savunarak, Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin hakim olduğu bir gelecek ve ülke için mücadeleye devam edeceğiz.”
“ANKARA ÜNİVERSİTESİ KIDEM TAZMİNATLARIMIZI GASP ETMEYE ÇALIŞIYOR”
Öte yandan kıdem tazminatsız işten çıkarılan Ankara Üniversitesi Antıp (Ankara Tıplılar Vakfı) işçileri de mitingte söz aldı. İşçiler adına konuşan Ümit Bolatbaş, “72 işçi dostumuz için buradayız. Söz verildiği halde tazminatlarımız ödenmedi. Bizleri yok yerine koyan Ankara Üniversitesi kıdem tazminat haklarımızı gasp etmeye çalışıyor. Kıdem tazminatı hakkımızı söke söke alacağız. Hak verilmez alınır.” ifadelerini kullandı.
Miting, Bandista konserinin ardından sona erdi.
]]>KASTAMONU – Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde mücadele eden Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor’u konuk edecek.
Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi 21. hafta mücadelesinde Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor ile karşılaşacak. Mücadelede 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’nda oynanacak.
Milli maçlar ve Ramazan Bayramı sebebiyle ara verilen Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde maçlar tekrar başlıyor. Kastamonu Belediyespor, play-off sıralamasında Konyaaltı Belediyespor ile Armada Praxis Yalıkavak’ı yenmesi durumunda ikinciliği garantileyecek ve ligi üçüncü sırada bitirecek takım ile eşleşecek.
Serpil İskenderoğlu: “Hem Konyaaltı’nı hem de Yalıkavak’ı yenmek istiyoruz”
Müsabaka ile ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Kastamonu Belediyespor Antrenörü Serpil İskenderoğlu, “Ligimize milli maç arasının ardından Ramazan Bayramı arası da girdi. Takımımızdaki 7 oyuncuyu milli takıma gönderdik. Bunların yanı sıra sakatlarımız bulunuyor. Hem sakatlarımızın iyileşmesi hem de milli takıma giden oyuncularımızın dönüş yapmasıyla takımdaki bütünlüğü ancak sağlayabildik. Bizler de vakit kaybetmeden yoğun bir şekilde antrenmanlara başladık. Pazartesi günü Konyaaltı Belediyespor ile saat 16.00’da maçımız olacak. Konyaaltı Belediyespor ile oynayacağımız maçın bizler için sıralama açısından önemi büyük. Ondan sonraki haftada Yalıkavak ile oynayacağız. Bu iki maçı da kazanırsak sıralamada ikinciliği garantilemiş olacağız. Akabinde de play-off’lara katılarak ev sahipliği avantajını da elde etmiş olacağız. Tabii ki Kastamonu’da her zaman evimizde oynamak bizler için avantajlı olacaktır. Seyircimizin karşısında iyi sonuçlar alıyoruz. Bu yüzden her iki maçı da kazanmak istiyoruz. Bizim için zorlu olacak, Konyaaltı Belediyesi şu anda lider durumda bulunuyor. Yalıkavak’da bizden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bu iki maçı kazanmak için tabii ki taraftarımızın, yeni seçilmiş belediye başkanımız Hasan Baltacı’nın, halkımızın, yöneticilerimizin, bize gönül veren bizleri destekleyen herkesin yanımızda olmasını istiyoruz. Onları maça davet ediyoruz” dedi.
Betül Yılmaz: “Toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz”
Kastamonu Belediyespor’un başarılı oyuncusu Betül Yılmaz ise, “Milli takım maçları için ligimize ara vermiştik. Tekrar dönüyoruz. Ligi bitirmek için artık son iki maçımız kaldı. Konyaaltı ile Yalıkavak ile karşılaşacağız. Bu maçlardan toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz. Şimdi sezonun sonu ve şu anda en yoğun dönemi oluyor. Ardından 4-5 Mayıs’ta Türkiye Kupası’nda oynayacağız. Hazırlıklarımızı bu maçlara yönelik yapıyoruz. Hazırız, umuyoruz ve bu sezonun başında başladığımız hedeflere sezonun sonunda ulaşıp, mutlu bitiririz. Moralimiz yüksek, antrenmanlarımız ağır geçiyor, yorgunuz biraz. Onun dışında moralimiz yüksek, hedefe odaklanmış durumdayız. Konyaaltı’nı yendiğimiz taktirde çok rahat edeceğiz. Umarım maçta her şey istediğimiz gibi olur ve maçın kazananı oluruz. 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’na herkesi davet ediyoruz. Ekranları başında da bizleri izlemek isteyenler lütfen onlar da bizleri desteklesin. Birlikte kazanalım, birlikte başaralım” diye konuştu.
]]>Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi 21. hafta mücadelesinde Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor ile karşılaşacak. Mücadelede 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’nda oynanacak.
Milli maçlar ve Ramazan Bayramı sebebiyle ara verilen Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde maçlar tekrar başlıyor. Kastamonu Belediyespor, play-off sıralamasında Konyaaltı Belediyespor ile Armada Praxis Yalıkavak’ı yenmesi durumunda ikinciliği garantileyecek ve ligi üçüncü sırada bitirecek takım ile eşleşecek.
Serpil İskenderoğlu: “Hem Konyaaltı’nı hem de Yalıkavak’ı yenmek istiyoruz”
Müsabaka ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Kastamonu Belediyespor Antrenörü Serpil İskenderoğlu, “Ligimize milli maç arasının ardından Ramazan Bayramı arası da girdi. Takımımızdaki 7 oyuncuyu milli takıma gönderdik. Bunların yanı sıra sakatlarımız bulunuyor. Hem sakatlarımızın iyileşmesi hem de milli takıma giden oyuncularımızın dönüş yapmasıyla takımdaki bütünlüğü ancak sağlayabildik. Bizler de vakit kaybetmeden yoğun bir şekilde antrenmanlara başladık. Pazartesi günü Konyaaltı Belediyespor ile saat 16.00’da maçımız olacak. Konyaaltı Belediyespor ile oynayacağımız maçın bizler için sıralama açısından önemi büyük. Ondan sonraki haftada Yalıkavak ile oynayacağız. Bu iki maçı da kazanırsak sıralamada ikinciliği garantilemiş olacağız. Akabinde de play-off’lara katılarak ev sahipliği avantajını da elde etmiş olacağız. Tabii ki Kastamonu’da her zaman evimizde oynamak bizler için avantajlı olacaktır. Seyircimizin karşısında iyi sonuçlar alıyoruz. Bu yüzden her iki maçı da kazanmak istiyoruz. Bizim için zorlu olacak, Konyaaltı Belediyesi şu anda lider durumda bulunuyor. Yalıkavak’da bizden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bu iki maçı kazanmak için tabii ki taraftarımızın, yeni seçilmiş belediye başkanımız Hasan Baltacı’nın, halkımızın, yöneticilerimizin, bize gönül veren bizleri destekleyen herkesin yanımızda olmasını istiyoruz. Onları maça davet ediyoruz” dedi.
Betül Yılmaz: “Toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz”
Kastamonu Belediyespor’un başarılı oyuncusu Betül Yılmaz ise, “Milli takım maçları için ligimize ara vermiştik. Tekrar dönüyoruz. Ligi bitirmek için artık son iki maçımız kaldı. Konyaaltı ile Yalıkavak ile karşılaşacağız. Bu maçlardan toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz. Şimdi sezonun sonu ve şu anda en yoğun dönemi oluyor. Ardından 4-5 Mayıs’ta Türkiye Kupası’nda oynayacağız. Hazırlıklarımızı bu maçlara yönelik yapıyoruz. Hazırız, umuyoruz ve bu sezonun başında başladığımız hedeflere sezonun sonunda ulaşıp, mutlu bitiririz. Moralimiz yüksek, antrenmanlarımız ağır geçiyor, yorgunuz biraz. Onun dışında moralimiz yüksek, hedefe odaklanmış durumdayız. Konyaaltı’nı yendiğimiz taktirde çok rahat edeceğiz. Umarım maçta her şey istediğimiz gibi olur ve maçın kazananı oluruz. 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’na herkesi davet ediyoruz. Ekranları başında da bizleri izlemek isteyenler lütfen onlar da bizleri desteklesin. Birlikte kazanalım, birlikte başaralım” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen Mahalli İdareler Seçimlerinde mahalle muhtarları da belirlendi. İnegöl’de 116 mahallenin bir kısmında mevcut muhtarlar güven tazelerken, bazı mahallelerde ise değişimler yaşandı. Mazbatalarını alarak göreve başlayan muhtarlarla bugün yeni dönemin ilk toplantısı yapıldı. Kaymakam Eren Arslan ve Belediye Başkanı Alper Taban Başkanlığında İnegöl Muhtarlar Derneği destekleriyle yapılan toplantıda hem tanışma hem yeni dönemin yol haritası üzerine istişareler yapıldı.
Bugün 14.30’da Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde gerçekleştirilen toplantıya Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban ve mahalle muhtarları ile birlikte Belediye Başkan Yardımcıları; Fevzi Dülger, Hasan Aydın, Derya Uysal Tuncay, Melih Ateş, Muhtarlar Derneği Başkanı Oktay Garip, İnegöl Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen İsmail Tepe, İnegöl Emniyet Müdürü Okan Şen ve kurum müdürleri ile daire amirleri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Alper Taban, “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleriyle şehrimizin yerel yönetimleri yeniden belirlendi. Belediye Başkanı, meclis üyeleri ve muhtarlarımız ile ilgili halkımız tercihlerini yaptı. Alınan sonuçların herkese hayırlı olmasını diliyorum. Ben tüm muhtarlarımızı mesai arkadaşım olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Üstlendiğiniz görev basit veya kolay bir iş değil. Mahallelerimizdeki her bir vatandaşımızın sorumluluğu sizlerin üzerinde. Aynı şekilde bizler de şehirdeki tüm vatandaşlarımızın sorumluluğunu aldık. Dolayısıyla muhtarlarımızı kendimizden ayırmadığımızı bilmenizi isterim. Bizler sizi bir mesai arkadaşımız, yol arkadaşımız olarak görüyoruz. 5 yıl boyunca hep birlikte bu şehre ve bu millete hizmet edeceğiz” dedi.
“Muhtarlarımız bizim elçimizdir”
Muhtarların her an yanlarında ve destekçileri olduklarını vurgulayan Taban, şöyle devam etti: “Devletimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın muhtarlarımıza yönelik hassasiyetini, bizler de İnegöl’de karşılıksız bırakmıyoruz. Muhtarlarımızın sorularına en hızlı şekilde yanıt vermek, taleplerini en hızlı şekilde değerlendirmek adına devletimizin attığı adımların yanında İnegöl Belediyesi olarak geçtiğimiz dönem bizler de bir dizi uygulamayı hayata geçirdik. Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüzü kurduk, Muhtarlarımızdan, kırsal ve merkez mahallelerimizden sorumlu Başkan Yardımcılarımızı atadık, Sizlere muhataplar belirleyerek her an yanınızda olmaya, destek vermeye gayret ettik. Şimdi yeni bir dönem ile beraber yeni bir sayfa açıyoruz. Geçmişte olduğu gibi Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüz de ilgili Başkan Yardımcılarımız da görevlerini sürdürecek. Bizler yine sizinle birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Her bir mahallemize öncelikli ihtiyaçlardan başlayarak yapabildiğimiz en iyi hizmeti sunacağız. Bu noktada sizlerin yönlendirmesi bizler için çok kıymetli. Bugüne kadar yapılanların üzerine kat ve kat fazlasını koymak için vatandaşlarımızdan görev aldık. Bu görev hem bize hem size verildi. Dolayısıyla muhtarlarımızdan bizim de beklentilerimiz var. Yaşadığınız mahalleleri, bölgeleri, sokakları en iyi bilenler sizlersiniz. O nedenle sizlerin verdiği bilgiler, yönlendirmeler, fikir ve öneriler bizim için çok kıymetli. Dönem boyunca bu düsturla muhtarlarımızın ağzından çıkan her kelimeyi dikkatle dinleyip şehrimizin gelişimi adına çalışmalarımıza yön vermeye devam edeceğiz. Her mahallemize talep ve ihtiyaçlara göre dokunmaya, hizmet ulaştırmaya gayret edeceğiz.”
Kaymakam Eren Arslan da muhtarların önemli bir görev üstlendiklerini kaydederek; “Göreve gelen tüm muhtarlarımızı kutluyorum. Devletimiz ile vatandaşlarımız arasında köprü vazifesi kuracak olan muhtarlarımıza başarılar diliyorum. Devletin temsilcisi olarak bizler de sizlerin yanında ve destekçiniziz” dedi. – BURSA
]]>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) tarafından 1 Mayıs programına ilişkin Beşiktaş’ta basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “1 Mayıs’ta Türkiye’nin ve dünyanın meydanlarında buluşan milyonların gözü kulağı İstanbul Taksim 1 Mayıs alanında olacak, milyonlarca kalp Taksim 1 Mayıs alanında atacak” denildi.
Açıklamada ortak basın açıklaması okundu. Beşiktaş İskele Meydanı’nda DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün tarafından okunan ortak basın açıklamasında şunlara değinildi:
“HAKLARIMIZIN VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZİN GASP EDİLMESİNE ‘DUR’ DİYECEĞİZ”
“2024 1 Mayıs’ına sayılı günler kaldı. İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta dünyanın dört bir yanındaki sınıf kardeşlerimizle beraber demokrasiye, adalete, özgürlüğe, eşitliğe, barışa ve kardeşliğe dair umutlarımızı ve taleplerimizi haykıracağız.
Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda buluşacak, ekmeğimizin her gün küçülmesine, adaletin terazisinin tamamen bozulmasına, en temel hak ve özgürlüklerimizin gasp edilmesine hep bir ağızdan ‘Dur’ diyeceğiz.
“1 MAYIS’TA MİLYONLARCA KALP TAKSİM’DE ATACAK”
2024 1 Mayıs’ında Türkiye’nin ve dünyanın meydanlarında buluşan milyonların gözü kulağı İstanbul Taksim 1 Mayıs alanında olacak, milyonlarca kalp Taksim 1 Mayıs alanında atacak. Başta Taksim olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki 1 Mayıs alanlarına yürüyecek olan işçiler, kamu emekçileri, mimarlar, mühendisler, hekimler, emekliler, kadınlar ve gençler kol kola, omuz omuza hakkını, hukukunu savunacak. Bizler, işçiler, emekçiler, emekliler bu ülkenin büyük çoğunluğuyuz. Bizler üretiyoruz, bizler çalışıyoruz, bizler bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini emeğimizle var ediyoruz ve insanca yaşamayı hak ediyoruz. Ancak bugünlerde değil insanca yaşamak, hayatta kalmak dahi giderek zorlaşıyor. İnsanca yaşayamıyorsak bu ülke fakir olduğu için değil; ülkenin kaynakları yetersiz olduğu için değil. Bu ülkenin kaynakları hepimizi insanca yaşatmaya yeter. Yeter ki kaynaklarımız rantçılara, sermayeye, faize, saraya, şatafata, silaha, savaşa değil işçilere, kamu emekçilerine, emeklilere ve kamu hizmetlerine kullanılsın. Yeter ki çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönen bu düzene bir son verelim. Ama ülkeyi yönetenlerin tercihi belli. Onlar yoksuldan alıp zengine, emekçiden alıp sermayeye kaynak aktarmayı görev biliyor. Bankalar, holdingler, şirketler karlılık rekorları açıklarken enflasyonun sebebi olarak biz gösteriliyoruz; alım gücümüz gerilemeye devam ediyor.
“BANKA PROMOSYONU MÜJDESİ VERİLEREK ALAY EDİLİYOR”
Tüm dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye gıda enflasyonunda açık ara birinciliğini koruyor. Alım gücümüz enflasyona ezdirilirken KDV-ÖTV, gelir vergisi, vergi dilimi derken cebimiz boşaltılıyor. Vergi yükü bizlerin sırtına yüklenirken sermaye ise keyfine göre vergi veriyor; bir gecede vergileri sıfırlanıyor, affediliyor. Yıllardır uygulanan ücretleri geriletmeye yönelik ekonomi politikalarının sonucu olarak, borçlanarak yaşamaya mahkum edilen milyonlar, bugün yüksek faizler nedeniyle borç batağında. İşsizlik, özellikle de genç ve kadın işsizliği yeni rekorlara koşarken iş bulanlara da giderek daha düşük ücretler ve daha güvencesiz çalışma biçimleri dayatılıyor. Açlık sınırına bile yaklaşamayan maaşlara mahkum edilen emeklilere ‘Banka promosyonu müjdesi’ verilerek resmen alay ediliyor”
]]>KASTAMONU – GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, Amed Sportif Faaliyetler karşısında elde edecekleri galibiyetle Kastamonululara çifte bayramı yaşatmak istediklerini söyledi.
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve lider Amed Sportif Faaliyetler’in 3 puan gerisinde yer alan GMG Kastamonuspor, şampiyonluk düğümünün büyük ölçüde çözüleceği Amed Sportif Faaliyetler maçının hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Ramazan Bayramı olmasına rağmen izin yapmayan ve tüm hafta boyunca antrenmanlarını Gazi Stadyumu’nda sürdüren Kastamonuspor, Amed’i yenerek liderliği geri almak istiyor.
Kastamonuspor, 14 Nisan Pazar günü saat 15.00’te Amed Sportif Faaliyetler ile Gazi Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek.
Çıktığı son 9 karşılaşmadan 8 galibiyet ve 1 beraberlikle ayrılan Kastamonuspor’da Teknik Direktör Fırat Gül, Kaptan Abdülaziz Solmaz ve forvet oyuncusu Yusuf Türk, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.
Fırat Gül: “Kastamonu halkına çifte bayram yaşatmak istiyoruz”
Tüm İslam aleminin, Türkiye’nin ve Kastamonuspor taraftarının Ramazan Bayramı’nı kutlayan Fırat Gül, “Bayramlar ekstra sevinçlerle, mutluluklarla birleşince daha keyifli oluyor. Bizim de hedefimiz bu, Kastamonu halkına ikinci bir bayramı yaşatmak istiyoruz. Zor bir maç olacak, 6-7 haftası öncesinden bu maçın aşağı yukarı nasıl bir atmosferde oynanacağı belliydi. Her iki takım da şampiyonluk için mücadele veriyor. Bizler sonuna kadar mücadelemizin arkasındayız. Sonuç itibarıyla bu hafta final maçına kadar geldik. Bu hafta yüzde 90 ligin kaderinin şekilleneceği bir maç oynanacak. Bu maçta taraftarımıza çok ihtiyacımız var. Taraftarımızın tribünden sahaya katacakları hava, karşılama şekli, bizim oyuncularımıza verecekleri destek tamamıyla maça etki edeceğini düşünüyorum. Bütün Kastamonu şehrini, bu maça bizleri desteklemeye davet etmek istiyorum. Zaten şehir bu maçın öneminin farkında, bizlerde, futbolcularımızda her şeyin farkındalar. İnşallah bizlere yakışan oyunu oynayıp maçtan istediğimiz oyunu çıkartacağız” dedi.
Abdülaziz Solmaz: “Hem mental hem fiziksel hem de taktik olarak çok iyi hazırlandık”
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlayan Kaptan Abdülaziz Solmaz, “Hem ülkemize, hem İslam alemine, hem de Kastamonu halkına iyi bayramlar diliyorum. Hem şehrimiz için hem bizler için Kastamonulular için çok önemli bir maç. Amed maçına çok iyi hazırlanıyoruz. Hem mental olarak hem taktik olarak çok iyi hazırlanıyoruz. Taraftarımıza da buradan çağrı yapmak istiyorum. 90 dakika boyunca bizleri desteklemelerini istiyorum. Onlar tribünde, bizler sahada elimizden gelen bütün gayreti gösterip, üstüne beklenen şampiyonluğu şehrimize kazandırıp, burada tüm taraftarımızla birlikte kutlamak istiyoruz. Önemli bir maç. İnşallah burada bizim de galibiyetimizle mutlulukla geçireceğimiz bir maç olur. Hepimizin için hayırlısı olsun inşallah” diye konuştu.
1 yıldır şampiyonluk için hazırlandıklarını söyleyen Solmaz, “1 yıldır bu maçı bekliyoruz. Başkanımız Cengiz Aygün’ün de çok büyük destekleri var. Cengiz başkanımızın da, şehrimizin de bu şampiyonluğu çok istediklerini biliyoruz. Bu maça çok iyi hazırlandık. Hem mental hem fiziksel olarak çok iyiyiz. İyi bir şekilde taraftarımızın önüne çıkıp galip gelmek istiyoruz. Bu galibiyetle taraftarımıza ikinci bir mutluluğu da yaşatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yusuf Türk: “Güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız”
Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan forvet oyuncusu Yusuf Türk de, “Belediye Derince maçına galibiyet için gittik fakat çok gol kaçırdık. Bir türlü gol olmadı. Şimdi önümüzde Amed maçı var. Final maçı olarak görüyoruz. Taraftarımızın bizleri desteklemesiyle birlikte inanıyorum ki galip geleceğiz. Çünkü ilk devre oynadığımız maçta Amed’i evinde yendik. Sahamızda da çok inanıyorum güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız. Taraftarımız bu maçta bizim için çok önemli. Taraftarımızın geldiği maçlarda bizlere verdikleri destekte kesinlikle ekstra motive oluyoruz. Gurbetten gelen çok sayıda Kastamonulular da var. Burada hem bayram yapıyorlar hem de Amed maçını bekliyorlar. Tüm şehir bu maça odaklanmış şekilde bizlerden galibiyet bekliyorlar. Galip gelip, güzel bir oyunla taraftarımıza çifte bayramı yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve lider Amed Sportif Faaliyetler’in 3 puan gerisinde yer alan GMG Kastamonuspor, şampiyonluk düğümünün büyük ölçüde çözüleceği Amed Sportif Faaliyetler maçının hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Ramazan Bayramı olmasına rağmen izin yapmayan ve tüm hafta boyunca antrenmanlarını Gazi Stadyumu’nda sürdüren Kastamonuspor, Amed’i yenerek liderliği geri almak istiyor.
Kastamonuspor, 14 Nisan Pazar günü saat 15.00’te Amed Sportif Faaliyetler ile Gazi Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek.
Çıktığı son 9 karşılaşmadan 8 galibiyet ve 1 beraberlikle ayrılan Kastamonuspor’da Teknik Direktör Fırat Gül, Kaptan Abdülaziz Solmaz ve forvet oyuncusu Yusuf Türk, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
Fırat Gül: “Kastamonu halkına çifte bayram yaşatmak istiyoruz”
Tüm İslam aleminin, Türkiye’nin ve Kastamonuspor taraftarının Ramazan Bayramı’nı kutlayan Fırat Gül, “Bayramlar ekstra sevinçlerle, mutluluklarla birleşince daha keyifli oluyor. Bizim de hedefimiz bu, Kastamonu halkına ikinci bir bayramı yaşatmak istiyoruz. Zor bir maç olacak, 6-7 haftası öncesinden bu maçın aşağı yukarı nasıl bir atmosferde oynanacağı belliydi. Her iki takım da şampiyonluk için mücadele veriyor. Bizler sonuna kadar mücadelemizin arkasındayız. Sonuç itibarıyla bu hafta final maçına kadar geldik. Bu hafta yüzde 90 ligin kaderinin şekilleneceği bir maç oynanacak. Bu maçta taraftarımıza çok ihtiyacımız var. Taraftarımızın tribünden sahaya katacakları hava, karşılama şekli, bizim oyuncularımıza verecekleri destek tamamıyla maça etki edeceğini düşünüyorum. Bütün Kastamonu şehrini, bu maça bizleri desteklemeye davet etmek istiyorum. Zaten şehir bu maçın öneminin farkında, bizlerde, futbolcularımızda her şeyin farkındalar. İnşallah bizlere yakışan oyunu oynayıp maçtan istediğimiz oyunu çıkartacağız” dedi.
Abdülaziz Solmaz: “Hem mental hem fiziksel hem de taktik olarak çok iyi hazırlandık”
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlayan Kaptan Abdülaziz Solmaz, “Hem ülkemize, hem İslam alemine, hem de Kastamonu halkına iyi bayramlar diliyorum. Hem şehrimiz için hem bizler için Kastamonulular için çok önemli bir maç. Amed maçına çok iyi hazırlanıyoruz. Hem mental olarak hem taktik olarak çok iyi hazırlanıyoruz. Taraftarımıza da buradan çağrı yapmak istiyorum. 90 dakika boyunca bizleri desteklemelerini istiyorum. Onlar tribünde, bizler sahada elimizden gelen bütün gayreti gösterip, üstüne beklenen şampiyonluğu şehrimize kazandırıp, burada tüm taraftarımızla birlikte kutlamak istiyoruz. Önemli bir maç. İnşallah burada bizim de galibiyetimizle mutlulukla geçireceğimiz bir maç olur. Hepimizin için hayırlısı olsun inşallah” diye konuştu.
1 yıldır şampiyonluk için hazırlandıklarını söyleyen Solmaz, “1 yıldır bu maçı bekliyoruz. Başkanımız Cengiz Aygün’ün de çok büyük destekleri var. Cengiz başkanımızın da, şehrimizin de bu şampiyonluğu çok istediklerini biliyoruz. Bu maça çok iyi hazırlandık. Hem mental hem fiziksel olarak çok iyiyiz. İyi bir şekilde taraftarımızın önüne çıkıp galip gelmek istiyoruz. Bu galibiyetle taraftarımıza ikinci bir mutluluğu da yaşatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yusuf Türk: “Güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız”
Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan forvet oyuncusu Yusuf Türk de, “Belediye Derince maçına galibiyet için gittik fakat çok gol kaçırdık. Bir türlü gol olmadı. Şimdi önümüzde Amed maçı var. Final maçı olarak görüyoruz. Taraftarımızın bizleri desteklemesiyle birlikte inanıyorum ki galip geleceğiz. Çünkü ilk devre oynadığımız maçta Amed’i evinde yendik. Sahamızda da çok inanıyorum güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız. Taraftarımız bu maçta bizim için çok önemli. Taraftarımızın geldiği maçlarda bizlere verdikleri destekte kesinlikle ekstra motive oluyoruz. Gurbetten gelen çok sayıda Kastamonulular da var. Burada hem bayram yapıyorlar hem de Amed maçını bekliyorlar. Tüm şehir bu maça odaklanmış şekilde bizlerden galibiyet bekliyorlar. Galip gelip, güzel bir oyunla taraftarımıza çifte bayramı yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, belediye önünde taplanan vatandaşlara seslendi. Yavaş, “Bu seçimin kaybedeni, bizden farklı düşünen, bize oy vermeyen hemşehrilerimiz asla değildir. Bir demokrasi yarışı verilmiş, Ankaralının helal oylarıyla tüm Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni, rakibimiz için çalışan hemşehrilerimiz de değildir. Bizler onların çabalarına, emeklerine ve özverilerine de sonuna kadar saygı duyuyoruz, onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni, siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur. Geçen seçimden hiç ders almayanlar, tertemiz vatanseverlere iftira atanlar, kirli siyasetten medet umanlar Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybettiler ve kaybetmeye de devam edecekle” dedi.
ABB Başkanı ve CHP adayı Mansur Yavaş, eşi Nursen Yavaş ve ailesiyle birlikte belediye önünde Ankaralılar ile buluştu. Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA HALKININ TAMAMINA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
“Bir seçimi daha geride bıraktık. Konuşmama öncelikle teşekkürle başlamak istiyorum. 2019 yılından önce vaatlerimizle sahadaydık, şimdi icraatlerimizle sahada olduk. Çalışmalarımıza inanan, bizlere güvenen ve her zaman yanımızda olan başta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, partimizin yönetim kademesinden gönüllüsüne kadar herkese ve tüm teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum. Bizim bu seçimde de asıl kahramanlarımız yine isimsiz olanlardı. Cadde cadde, sokak sokak; bir kaldırım taşını bile eksik bırakmayacak şekilde çalışan, Başkentimizin adil yönetim anlayışı için birçok fedakarlıkta bulunan başta gönüllülerimiz olmak üzere tüm kadınlara, gençlerimize, emeklilerimize, esnafımıza, muhtarlarımıza, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine; yani kısacası Ankara halkının tamamına yürekten teşekkür ediyorum.
Kendilerine atılan iftiralara rağmen bana güç veren, gözlerine her baktığımda hayatın anlamını yeniden keşfettiğim, biricik aileme ve çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. ve bize atılan iftiralara karşı dualarını kalkan gibi kullanan; aldığımız her solukta, attığımız her adımda güçlerini yanımızda hissettiğimiz herkese can-ı gönülden teşekkür ediyorum.
“BİZİM KARŞIMIZDA DÜŞMAN YOK. HEPİMİZ BU VATANIN ONURLU BİRER FERDİYİZ”
Değerli Ankaralılar, 2019 seçimlerini kazandığımızda kullandığım cümleleri yine tekrarlıyorum; biz bu seçim sonuçlarını zafer olarak görmüyoruz. Bizim karşımızda düşman yok. Hepimiz bu vatanın, bu kentin onurlu birer ferdiyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Dünyaya bakışımız farklı olabilir. Ama artık seçim bitti. Rozetimizi çıkaracağız, 6 milyon Ankaralıya kimseyi ayırmadan hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu kent bize, bundan 100 yıl önce, farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da Anadolu’nun çeşitli yerlerinden vatan uğruna bir araya gelip, Kurtuluş destanını yazanların emaneti. Bu kent bize, bitti denilen yerde bir Anka kuşu gibi küllerinden doğarak tüm zorlukları aşanların emaneti. Bu kent bize, Türk milletinin tunçtan yüreğini, bükülmez bileğini, vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının ve ülkemizin Başkenti olması sebebiyle gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizin emaneti. İşte biz, bu emanete sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Nasıl pandemide tüm dünyaya hep birlikte bunu gösterdiysek; nasıl selde, yangında, depremde; ülkemizin bütün dertli anlarında en önde ve hep birlikte yardıma koştuysak, şu andan itibaren de kimseyi ayırmadan, 6 milyon tek yürek olacağız.
Bu seçimin kaybedeni, bizden farklı düşünen, bize oy vermeyen hemşehrilerimiz asla değildir. Bir demokrasi yarışı verilmiş, Ankaralının helal oylarıyla tüm Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni, rakibimiz için çalışan hemşehrilerimiz de değildir. Bizler onların çabalarına, emeklerine ve özverilerine de sonuna kadar saygı duyuyoruz, onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni, siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur. Geçen seçimden hiç ders almayanlar, tertemiz vatanseverlere iftira atanlar, kirli siyasetten medet umanlar Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybettiler ve kaybetmeye de devam edecekler.
“BU KENTİ ŞEFFAF, KATILIMCI, HESAP VEREBİLİR BİR ANLAYIŞLA YÖNETECEĞİZ”
Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum; Ankara’da seçimi beton kaybetti, yeşil kazandı. Ankara’da seçimi şatafat ve haksız servet kaybetti, emek ve alın teri kazandı. Ankara’da seçimi rantçılar kaybetti, sosyal belediyecilik kazandı. Ankara’da seçimi imar baronları kaybetti, 6 milyon Ankaralı kazandı. Ankara’da seçimi, eser belediyeciliği adı altında çöp projelere, ne olduğu belirsiz beton kulelere milyarlarca lira harcayanlar kaybetti; o milyarlarca lirayı halkın sağlığına, beslenmesine, ısınmasına, eğitimine harcayanlar kazandı. Seçimi işte burada olduğu gibi, Türk Bayrağı altında buluşan gönüllerin, vatan için atan yüreklerin, yani milletin doğrudan kendisinin oluşturduğu ittifak kazandı. Herkes bilmelidir ki, bizim belediyecilik anlayışımız hiç kimseye değil, sadece Ankara halkına meftun, sadece Ankara halkına sevdalı, sadece Ankara halkına kölelik yapmayı kabullenecek bir belediyecilik anlayışıdır. Sizlere söz veriyorum; önceki dönemimizde olduğu gibi bu kenti şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir anlayışla yöneteceğiz. Sizden aldığımız paranın hesabını yine size kuruşu kuruşuna vereceğiz. Kimseyi ayırt etmeyeceğiz. Kimsenin yatağa aç ve açıkta girmesine seyirci kalmayacağız. Ankara’nın sanayisine, tarımına, turizmine, ulaşımına, altyapısına, teknolojisine, eğitimine, kültürüne ve sanatına yatırım yapmaya devam edeceğiz.
“BU SEÇİM SONUÇLARI BİZE OLDUĞU KADAR BU ÜLKEDE SİYASET YAPAN HERKESE DE BİR YOL HARİTASI ÇİZİYOR”
Bu seçim sonuçları bize olduğu kadar bu ülkede siyaset yapan herkese de bir yol haritası çiziyor. Demek ki kimseyi ayırmadan hizmet ederseniz, yalnızca halkın size verdiği görevle ilgilenirseniz, kutuplaştırmaktan uzak durursanız, şeffaf olursanız, halka hesap verirseniz, başı dara düşenin yanına hızır gibi koşarsanız, ‘az laf, çok iş’ diyerek çalışırsanız işte böyle rekor oyla seçiliyorsunuz. Bu tarihi fark bizleri asla şımartmayacak. Tam aksine, sizlerin omuzlarımıza yüklediği bu büyük sorumluluğun bilincindeyiz ve sizlere layık olmak için gece gündüz demeden çalışacağız. Bizlere düşen, yine herkesin başkanı olmak, herkese tebessümle sarılmak ve bir aile olduğumuzu yeniden göstermektir. Bizim kavgamız, tıpkı ‘çalıyor ama çalışıyor’ sözünü bu kentin damarlarından söküp attığımız gibi çalmadan, yorulmadan, bıkmadan Ankara’mız için çalışmak olacaktır.
“MİLLETİMİZİN İRADESİNE SAYGI DUYULMASINI, MİLLETİMİZİN SÖZÜNÜN DİNLENMESİNİ İSTİYORUZ”
Bizler devlet geleneğini bilen yöneticiler olarak, devletin en üst makamından en alt kademesine kadar uyum içerisinde çalışma irademizi yine ortaya koyacağız. Bunu Ankaralılar için yapacağız. Bunu makamın asıl sahibi, milletimiz için yapacağız. ve bizler, artık bu sefer bazı anlayışların değişmesini istiyoruz. Milletimizin iradesine saygı duyulmasını, milletimizin sözünün dinlenmesini istiyoruz. Önceki dönemde bizlere yaşatılan zorlukların ve engellemelerin bu dönemde yaşatılmamasını istiyoruz. Bunu hep birlikte başarmaya, kentimizi yine hep birlikte yönetmeye hazır mısınız? Dayanışmanın, sevginin ve saygının gücünü herkese yeniden göstermeye var mısınız? Bugüne kadar başınızı öne eğdirecek hiçbir işin içinde olmadık, yine olmayacağız. Tevazudan ve iyilikten hiç şaşmadık, yine şaşmayacağız. Haktan, hukuktan, etik değerlerden hiç vazgeçmedik, yine vazgeçmeyeceğiz. Tüm bunları yaparken, buranın altını çiziyorum, kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, kimden beslenirse beslensin, iftira ve karalama yapan büyük propaganda güçlerine, televizyon kanallarına, internet sitelerine, sosyal medya trollerine bugüne kadar boyun eğmedik, bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz. Doğrudan, vicdandan, kardeşlikten yana olacağız. Haktan yana olacağız, halktan yana olacağız. 6 milyon Ankaralı tek yürek olacağız, Ankara’mızı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir kent haline birlikte getireceğiz.
“YARINDAN İTİBAREN KOLLARI SIVAYIP KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDECEĞİZ”
Destekleriniz için, özveriniz için, emekleriniz için, dualarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizlere yola çıkarken desteklerini açıklayan Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Yol Partisi, Merkez Parti, Milliyetçi Türkiye Partisi ve Anadolu Birliği Partisi’nin Sayın Genel Başkanları, yöneticileri ve üyelerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Yarından itibaren kolları sıvayıp kaldığımız yerden devam edeceğiz. 25 ilçemizin tamamını ziyaret edecek, dertleşecek, talepleri dinleyecek, çözümler üreteceğiz. Bu vesileyle tekrardan hepinize hayırlı Ramazanlar diliyor, ailelerinize selamlarımı iletiyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.”
]]>Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen mühimmatların kağnılarla Ankara’ya taşınması sırasında 9 aylık yavrusuyla yollara koyulan ve Kastamonu Kışlası yakınlarında silahların üzerine yatmış şekilde donarak hayatını kaybeden Şerife Bacı’nın memleketi Kastamonu’nun Seydiler ilçesi, hem istihdam hem de lojistik üst merkezi haline geliyor. Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadelenin sembolü haline gelen, İnebolu’dan Ankara’ya kadar olan tarihi yolun İstiklal Yolu Milli Parkı ilan edilmesiyle birlikte bölge, hem turizm hem de fabrika açısından önem kazandı. Çalışmalarına 1990’lı yıllarda başlanılan ve son 5 yılda büyük bir hamleyle alt ve üst yapısı tamamlandıktan sonra faaliyete geçen Seydiler Organize Sanayi Bölgesi, ile ilçe tarihteki önemine yeniden kavuştu. Ankara’ya en yakın liman olan İnebolu Limanı’ndaki çalışmalar ile tünellerle geçilecek olan İnebolu yolu ve Kırık yolunun tamamlanmasıyla büyük bir önem kazanacak olan ilçe, hem tarihteki önemine kavuşacak hem de istihdam ve lojistik üst merkezi haline gelecek.
İlçeye inşa edilen OSB’de firmaların üretime başlaması ile başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerden Seydiler ilçesine göç edilmeye başlandı.
“Seydiler, Kurtuluş Mücadelesindeki önemine binaen çalışmaları halen devam eden İnebolu Limanı, İnebolu yolu ve Kırık yolu bitince Ankara’ya en yakın bölge olacak”
Seydiler’in İnebolu’ya uzaklığının 60 kilometre olduğunu söyleyen Seydiler Organize Sanayi Bölgesi Başkanvekili ve Seydiler Belediye Başkanı Mehmet Erdoğan, “İnebolu yolunda tüneller yapıldığında bu yıl 35-40 kilometreye kadar düşecek. İnebolu Limanı da yapıldığında Seydiler, bölgenin lojistik üst merkezi alanı haline gelecek. Bunu yatırımcılarımız biliyor. Şu anda OSB’de iki tane arsamız var, buraya üst düzeyde talep var. İnebolu Limanı yapıldığında Seydiler üzerinden Ankara’ya en yakın ve en kullanılabilir liman olması hasebiyle bölgemizin önemi bir kat daha artıyor. Bu yüzden yatırımcılara bölgemiz cazip hale geliyor. Bunlar bittiğinde Seydiler, tam lojistik bir merkez olacak. Mustafa Kemal Atatürk, en güvenli yer olarak Kurtuluş Mücadelesinde cephaneleri deniz yoluyla İnebolu Limanına getirip buradan da cepheye ulaştırılmak üzere İstiklal Yolundan taşıtmıştır. Şu anda aynı şekilde Seydiler, Kurtuluş mücadelesindeki önemine binaen çalışmaları halen devam eden İnebolu Limanı, İnebolu yolu ve Kırık yolu yapıldıktan Ankara merkezine en yakın liman olacak. Çünkü diğer limanlarımız yakın değil ama İnebolu Limanı, Seydiler üzerinden tünellerle geçildiğinde toplam 200 kilometre uzunluğu olacak. Bu manada çok önem veriyoruz. Seydilerli Şehit Şerife Bacı, İstiklal Yolundan çetin kış şartlarında Kastamonu Kışlası önünde donarak şehit düşmüştür. Bu yüzden bizlerde Şehit Şerife Bacı’nın siluetini Çeller Tepesi’nde bulunan kayalıklara ışıklandırarak ilçemizin en yüksek yerinde anısını yaşatacağız. Bizler bu vatanı şehitlerimize borçluyuz, bugünleri o kahramanlara borçluyuz. Allah onların hepsinin mekanlarını cennet eylesin. Seydiler, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl Şehit Şerife Bacı ile o önemini kazanmış ise şu anda Organize Sanayi Bölgesi ile önemini fazlasıyla yakalayacak. İnşallah temennimiz budur. Bizlerde buna ivme katabilirsek, bir katkı sunabilirsek ne mutlu bizlere” dedi.
“Seydiler OSB, hem bölgeye hem Seydiler’imize büyük bir ivme katacak”
OSB’nin önemine değinen Başkan Erdoğan, “Seydiler Organize Sanayi Bölgemizde 750 civarında çalışanımız bulunuyor. Bu büyük bir istihdam oluyor. Son üç yılda bu gerçekleşti. Hemen hemen bunun 150 ya da 200’e yakınını kadınlar oluşturuyor. Önümüzdeki yıl istihdam iki katına çıkacak. En az bin 500 çalışan olacak. Birkaç yıl içinde de bu rakam 3 binleri bulacak. Bizler de bunun hazırlığındayız. Seydiler OSB’nin alt ve üst yapısı bitti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızdan kredi kullandık. Yollarımızı ve üst yapılarımızı bitirdik. Alt yapısını tamamladık. Elektrik gibi ihtiyaçlarda bitti. Sadece girişimciler gelecek, zaten gelmelerine de gerek yok. Şu anda 2 parselimiz var, onlar da pürüzlüydü. Bizler de yatırım yapmayınca bu girişimcilerimizden parselleri geri alıp başkasına vereceğiz. Seydiler OSB, hem bölgeye hem Seydilerimize büyük bir ivme katacak. Şu anda 20’den fazla fabrikamız faaliyet gösteriyor. Bunun büyük bir kısmını ağaç, mermer, gıda ürünleri oluşturuyor. İstihdamı önemsiyoruz, şu anda bir firmamız geliyor. Hemen hemen 400-500 çalışanı olacak. İstanbul’dan geliyor, tekstil üzerine çalışacak. Artık İstanbul’daki potansiyeli bizler Seydiler’e taşıyoruz. 20 fabrika faaliyette, 12 fabrika yapım aşamasında, bitmek üzere. Bu yıl onlarda faaliyete geçecek. Yapılmayan birkaç tane fabrika var, onlarda bu yıl başlıyorlar, proje aşamasındalar. 105 hektarlık sanayi bölgemiz, oralar hazine arazisiydi, çorak arazilerden oluşuyordu. Şimdi istihdam kapısı haline geldi” diye konuştu.
“1990’lı yıllarda çalışmalarına başlanılan Seydiler OSB’de ivmeyi son 5 yılda kazandık”
1990’lı yıllarda Seydiler OSB’nin çalışmalarına başlanıldığını ve son 5 yılda ivme kazanarak faaliyete geçtiğini belirten Başkan Erdoğan, “Seydiler’de Şevket Gençoğlu yaklaşık 30 yıl boyunca belediye başkanlığı yaptı. Allah rahmet eylesin. Bizler o zaman biraz öngörmüyorduk. Elektriğiyle, yoluyla uğraştı. 1990’lı yıllarda çalışmalarına başlanılan Seydiler OSB’de ivmeyi son 5 yılda kazandık. Son 4-5 yılda büyük bir hamleyle OSB faaliyete geçti. İstanbul’dan Seydiler’e geri dönüşler var. Büyükşehirlerden dönüşler var. Bu bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Göç alıyoruz, göçe karşı bizim burada şu anda konut ihtiyacına cevap vermeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta İstanbul’dan 17 aile geldi. 11 aileye ev bulduk fakat, 6 aileye daha ev bulamadık. İlçemize hamdolsun dönüşler var” dedi. – KASTAMONU
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile seçim çalışmaları çerçevesinde ilk olarak İznik ilçesini ziyaret etti. İznik’te Belediye Başkan Adayı Ayan Özer ve parti teşkilatı tarafından karşılanan Bozbey, kırsal mahalleleri ve pazarcı esnafını ziyaret ederek sorunların dinledi, destek istedi. Ardından Yenişehir’e geçen Bozbey ve ekibini Yenişehir Belediye Başkan Adayı Sadi Özdemir karşıladı. Esnaf ziyaretlerinin ardından Sadi Aktaş’ın ‘Proje Tanıtım Toplantısı’na katılan Bozbey’e vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
“Yapamayanlar, yapmak istemeyenler utansın”
Başkan Adayı Sadi Aktaş’ın mahallesi olan Yolören’e giden Bozbey, burada kalabalığa hitap etti. Çiçeklerle karşılanan Bozbey’e, “Hem Yolören’in hem Yenişehir’in hem de tüm ilçelerin sorunlarını bilen biri olarak birlikte Yenişehirliyi, çocukları, gençleri, kadınları, her yaştan insanı gülümsetmek için bizler yola çıktık. Sizler bizlere bu desteği verdiğiniz için hepinizden Allah razı olsun. Sizin bize yüklediğiniz enerjiyle sabaha kadar çalışırız. Sabaha kadar koştururuz. Çünkü biz çalışmaya, çocuklarımızı gülümsetmeye, ant içtik. Bizler bunun için yoldayız. Projelerimiz, yapacağımız işlerin hepsi hazırdır. Biraz önce çocuklar yanımıza geldi ve ‘Halı saha’ yapacak mısınız? dedi. Ben size kurban olayım. 1 Nisan’dan sonra hemen temelleri atılıp başlanacak. Yapamayanlar, yapmak istemeyenler de utansın” diye konuştu.
“1 Nisan’dan itibaren aynısını yapmaya söz veriyoruz”
Kendisinin de köy çocuğu olduğunu belirten Bozbey, “Sadi Başkan’da köy çocuğu, ben de köy çocuğuyum. Bizler sizlerin halinden anlarız. Köylünün halinden anlamayanlar buralara uğramasınlar, zaten uğramazlar. Onlar çünkü köylünün nasıl ürettiğini bilemezler. Köylünün sabah namazı ile kalkıp yatsı sonrasına kadar çalışarak o ürünü nasıl yetiştirdiğini bilemezler. Bilemedikleri için de bugüne kadar köylere hep uzak durdular. Gerçi köylüler onlara hep destek verdi ama orasını geçtim. Artık bıçak kemiğe dayandı. ‘Köylü şehirlinin efendisidir’ diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü yerine getirmek bizim borcumuzun borcudur. Köylüyü bizler efendi yapacağız. Biz bunun için yola çıktık. Köylümüze her türlü desteği vereceğiz. Ankara, İstanbul, İzmir’de ve CHP’nin büyükşehirleri aldığı o illerde tarım, hayvancılık yapanlara destek olunuyorsa, 1 Nisan’dan itibaren Sadi Başkanla birlikte aynısını yapmaya söz veriyoruz” dedi.
Ceketi çıkarttı, kolları sıvadı
Bozbey sözlerine şöyle devam etti; “Bana inanın. Bir şey diyeceğim, kimse duymasın. Yenişehir’de de öndeyiz, Bursa’da da öndeyiz. Aman bunu birileri duymasın. Onlar şimdi yalan ve iftiranın peşindeler. Bizler 20 sene yöneticilik yaptık, 5 yılda da vatandaşlarımızın hep arasındaydık. Tertemiz bir alnımızın olduğunu herkes bilir”
Gençlerin, ‘Ceketi çıkart, kolları sıva’ sloganlarına karşılıksız kalmayan Bozbey, ceketini çıkartarak gömleğinin kollarını sıvadı ve hitabete öyle devam etti. Bozbey, Bursaspor’a da destek olacaklarının sözünü tekrar yineledi. – BURSA
]]>ETÜ Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAUM) öncülüğünde akademideki kadınların sorunlarını konuşmak ve toplumsal değişimde üstlendiği rolü değerlendirmek amacıyla düzenlenen programa ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ve Eşi Behtiye Çakmak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu, EKAUM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Bahtinur Möngü ve ETÜ’de çalışan kadın personeller katıldı.
Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan Behtiye Çakmak, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün anlam ve önemine değinerek: “Bugün, sivil farkındalık günü, anti cinsiyetçilik günü, ayrımcılıkla mücadele günü ve kadınlar günü başlıkları altında değerlendiriliyor. İçeriği bu kadar güzel ve kapsayıcı olan bir günün bütün dünya coğrafyasını içine almasını beklerdim. Maalesef ki başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın mazlum coğrafyalarında insan hakları ve özgürlükleri kısıtlanmış durumda. İnsanlar öldürülüyor veya ölüme terkediliyor. Allah’ın bize bir süreliğine bahşettiği hayat yolculuğunda bizler istek ve arzularımıza yetenek ve gayretlerimize binayen tercih ettiğimiz yollar üzerinde yürüyoruz. Bu yolda karşılaşacağımız her insan ve her durum ister iyi olsun isterse kötü bizler için bir kazanımdır. Bu yolu imar edip güzelleştirmek bizlerin elindedir. Bugün burada akademide çeşitli görevler üstlenen kıymetli konuşmacılar var. Bizlerle deneyimlerini sorunlarını ve önerilerini sunacaklar. Onları zevkle dinleyecek ve söylediklerinden kazanım elde edeceğiz. Hepinize bir ömür boyu başarılar diliyorum” diye konuştu.
Programda konuşan Rektör Çakmak ise dünyada yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek: “Konuşmama dikkatimi çeken bir Kadın Dayanışma ve Demokrasi Derneği (KADEM) çalışanının ifadeleriyle başlamak istiyorum. “Bizler kadın ve erkeğin bir bütünün 2 eşit yarısı olduğuna inanan ilk gelenekten geliyoruz cinsiyetler arası adaleti şiar edinen bir dinin mensupları olarak kadın ve erkeğin karşılıklı adalet ve hakkaniyet içinde yeryüzünü birlikte imar edeceğine inanıyor ve bunun için çabalıyoruz” Bu sözler günün özeti olabilecek niteliktedir. Bizler nihayetinde bu dünyayı kadın ve erkek olarak birlikte imar etmekle mükellefiz. Çünkü kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Kadının dikkate alınmadığı bir toplum aklın yarısından mahrum kalacaktır. Bu durum toplumsal gelişmenin ve ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Kadın ve erkeğin birlikte bu toplumu inşa etmesi, inşa sürecinde her birinin kendi sorumluluk ve yetenekleri ölçüsünde katkı sunması oldukça kıymetli değerlidir. Bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmaların ardından devam eden programda toplumsal cinsiyet, karar alma mekanizmalarında kadının yeri, kadın akademisyen olmak, idari hayatta kadın olmak ve hizmet sektöründe kadın olmak konuları ele alındı.
Programın sonunda ise günün anısına ETÜ Kampüsünde kurulacak olan Kadınlar Korusu için hazırlanan fidan sertifikaları personellere takdim edildi. – ERZURUM
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve ligin ikinci yarısına istediği gibi başlayamayan Kastamonuspor, yeni hocası Fırat Gül’ün nezaretinde hafta sonu karşılaşacağı Denizlispor maçının hazırlıklarını sürdürüyor. İsmail Dikmenli Tesisleri’nde taktiksel ağırlıklı gerçekleştirilen idmanda hafta sonu Menemen FK karşısında alınan galibiyet sonrasında oyuncuların neşeli tavırları dikkatlerden kaçmadı. Kastamonuspor’un Teknik Direktörü Fırat Gül ise, sık sık oyuncularıyla toplantılar yaparak yeni oyun planlarından bahsederken, antrenmanlarda da istediği oyun taktiklerini çalıştırdığı görüldü.
Yeni hocası Fırat Gül ile çıktığı ilk karşılaşmada Menemen FK’yi 1-0 yenerek galibiyete ulaşan Kastamonuspor, Denizli Atatürk Stadyumu’nda 2 Mart Cumartesi günü saat 14.00’da karşılaşacağı Denizlispor’u da yenerek, galibiyet serisini sürdürmek istiyor.
“Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk”
Menemen FK’yi yenerek ligde liderlik noktasında önemli bir galibiyet elde ettiklerini söyleyen Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Kritik bir dönemde takımın başına geldik. Menemen maçı bizlerin kırılma maçlarından bir tanesiydi. Çünkü liderlik mücadelesinde üstümüzde bulunan takımlarla bir anda puan farkı açılıp kopabilirdik. O yüzden bütün stratejimiz maçı kazanma üzerine kurulu oldu. Oyunun hem savunma hem de hücum tarafında tamamıyla duran toplar dahil maçı kazanma üzerine bir strateji ile çıktık. Çünkü Menemen maçının bizleri tekrar dirilteceğine inandık. Şu anda 7 puanlık bir avantajımız yok. Bu avantajımızı kaybetmiş durumdayız. Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk, kupanın bir tarafından tekrar tuttuk. İnşallah sezon sonunda da istediğimiz hedefe ulaşacağız. Oyuncularımızın bu stratejiye olan uyumları, taktiksel anlamda sadakati, sahaya getirmiş oldukları coşkulu ruhu, bunların hepsi bizleri galibiyete taşıyan noktaydı. Bazen maçları kazanabilirsiniz bazen de kaybedebilirsiniz ama bu ruhtan vazgeçemezsiniz. İnşallah bizleri hedefe götürecek olan da bu diye düşünüyorum” dedi.
“Nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız”
Denizlispor’u da yenerek galibiyet serisini sürdürmek istediklerini belirten Gül, “Denizli takımı genç, dinamik, tecrübeli bir takım. İyi mücadele ediyorlar. Gayretli oynuyorlar, tabii ki bazen şanssız goller de yiyebilen bir takım. Rakibi kim olursa olsun direnebilen bir takım, play-off oynayan bazı takımlar Denizli deplasmanında takıldılar. Bizim için zor bir maç olacak. Kolay değil, hiçbir maç oynamadan kazanılmıyor. Bizler bu maçta da nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız” diye konuştu.
“Daha sıkı çalışıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum”
Takıma katkı sağlamayı istediğini belirten Kastamonuspor’un forvet oyuncusu Yusuf Türk ise, “Bizler için Menemen FK maçı çok önemliydi. Bu karşılaşmadan üç puan aldığımız için mutluyuz. İlk devreyi 7 puan önde kapatmıştık ama maalesef ikinci devre biraz skor bulmakta güçlük çektik. Puan tablosunda geriye düştük ama ben, hem takım arkadaşlarıma hem de hocalarıma inanıp güveniyorum. Bir seri yakalayıp, bu haftadan itibaren tekrardan liderliği geri alacağımıza inanıyorum. Birkaç haftadır gol atamıyorum. Performansımda şu anda kendi açımdan bir düşüklük olduğunu hissediyorum ama daha sıkı çalışıp, ilk yarıdaki formumu yakalayıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum” şeklinde konuştu.
“Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak”
Liderlik noktasında yarışta olduklarını ve Menemen FK maçıyla bunu da gösterdiklerini anlatan Timur Temeltaş da, “İkinci yarı itibariyle kötü bir gidişatımız oldu. İyi bir avantaj elde etmiştik, 7 puanlık bir avantajımız vardı, bunu kaybettik ama futbolda olabilecek şeyler bunlar. Önemli olan bunları toparlamak ve dersler çıkarmak. Futbol acımasız bir oyun, son düdüğe kadar, son maça kadar hiçbir şey ilan edilmemiş. Bunu maalesef acı bir şekilde tattık ama geride kalmış hikayeler bunlar artık. Yeni hocamızla birlikte çıkışa geçmek istedik. Bunun için de Menemen FK maçını hedef belirledik. Bu maçı da güzel bir şekilde oyun ortaya koyarak yendiğimizi düşünüyorum. Tüm takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, gerçekten çok güzel ve önemli bir galibiyet elde ettik. Hem kendimize hem de şehrimize yeniden coşkuyu, istek ve arzuyu tekrardan kattığımızı düşünüyorum. Önümüzde daha çok zorlu maçlar var, zorlu bir periyoda gireceğiz. Hafta içinde ve hafta sonlarında zorlu maçlar oynayacağız. Herkese bu karşılaşmalarda ihtiyacımız olacak, bunu da hocamız toplantıda dile getirdi. Önümüz açık, bizler yarışta varız. Menemen maçında bunu net bir şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum. Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak inşallah. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>Cumhuriyetin 100. yılında kuruluşu ilan edilen Kamu Birliği Konfederasyonunun 1. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. 6 farklı iş kolunda 8 sendika ile 110 bini aşkın üye sayısıyla kamu çalışanları konfederasyonları arasında büyük yankı uyandıran Kamu Birliği Konfederasyonu 1. Olağan Genel Kurulu Ankara Büyük Anadolu Oteli’nde yapıldı. Genel Kurulda konuşan, Kamu Birliği Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Osman Kaya, “Bizler vatanı, milleti, bayrağı ve değerleri için çalışan, ülkemizin yarınları için hizmet üreten, alnının teri, yüzünün akıyla Türkiye devlet memurlarıyız. Bizler aynı minvalde kurulmuş ortak hedefe koşan milli değerlerin şuurunda hareket eden bağımsız sendikalardan oluşan Türkiye’nin En genç konfederasyonuyuz.” dedi.
Kamu Birliği Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Osman Kaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kardeşlerim, arkadaşlarım dün artık geride kaldı. Tüm memur camiasının yarının temellerinin atan bu törene kamu birliğinin birinci olağan kuruluna hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada bir konfederasyon olağan kurulundan ziyade memurun kendisinin yarın ve hatta tüm memurlarının evlatlarının geleceği için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Ülkemizde bin dokuz yüz doksan yıllarında başlayan Memur Sendikacılığının bugün otuz dördüncü yıl dönümü. Bu dönem belki benim yaşımdan büyük ama yaşantım ile eş değer Bugün Memur Sendikacılığındaki yol ayrımının ilk günü. Peki kimiz? Biz Ne istiyoruz? Bizler vatanı, milleti, bayrağı ve değerleri için çalışan, ülkemizin yarınları için hizmet üreten, alnının teri, yüzünün akıyla Türkiye devlet memurlarıyız. Bizler aynı minvalde kurulmuş ortak hedefe koşan milli değerlerin şuurunda hareket eden bağımsız sendikalardan oluşan Türkiye’nin En genç konfederasyonuyuz. Bizler oturdukları yerden memur hak ettiğini almalı. Memur gelecek kaygısı taşımamalı. Memur hayal kurabilmeli, kurduğu hayalini yaşayabilmeli, memur geçim sıkıntısı yaşamamalı diyenlerden değiliz. Bizler memurun hak ettiğini alması için mücadele edenleriz. Bizler memur olarak gelecek kaygısı taşıyanların da ta kendisiyiz. ” “Bizler memur olarak hayal kurabilen memur olarak kurduğu hayallere erişemeyenlerin gür sesiyiz. Bizler devletimizi temsil eden memurlarız ve devletin memuru yoksul olmamalı diyenleriz Bizler sendikacılığı gerçek manada anlatmaya, göstermeye talip olanlar ve bu doğrultuda yılmadan, eğilmeden, bükülmeden yürüyecek olanlarız. Gerçek sendikacılığı göstermeye, gerçek sendikacılığı yapmaya talip olanlarız Bizler bu yolda cennet vatanımızın doğusundan batısına kuzeyinden güneyine seksen bir vilayetimizin tamamında yetkiyi almaya talip olan birleşik bir gücüz Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında kuruluşunu ilan ettiğimiz ve bugün genel kurulunu gerçekleştirdiğimiz kamu birliği konfederasyonumuz ile kıymetli kamu çalışanlarımızın insan onuruna yaraşır bir hayat sürmeleri için tarafsız duruşumuzla, hak mücadelemize ara vermeksizin edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın güçlü yarınları için kurduğumuz kamu birliği konfederasyonumuzun tüm ulusumuza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ulaşmaz zafere hedefe koşmayan Zafer sırtını döner de gider. İnandığın yolda terini dökmezsen emekler bir bir boşa gider. Kazanmak istersen sen de zaferi gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahramanların eseri korkaktan kaçar da cesura gider Bu yolda herkes bir nefer. Alnı ak, yüzü tak gençler. Yarınlar için gençliğinden vazgeçer, geçer de bir bir hedefe inerler. Ey bu davaya gönül vermiş yüz binler. İnanın hak da bizle beraber. Vatan için Canla başla çalışan, değerli kamu çalışanları. Sizlere söz veriyorum. Bugün teslim aldığım bu emaneti kanımın son damlasına kadar canla, başla çalışıp hak ettiği yere ulaştıracağım siz değerli memurlarımızın hakları için çalışmaktan çabalamaktan, bir an olsun vazgeçmeyeceğim.”
Kamu Birliği Konfederasyonunda bir araya gelen sendikalar ise şu şekilde: Sağlık ve Sosyal Hizmetler kolunda; Genç Sağlık Sendikası, Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri kolunda; Adalet Sen, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri kolunda; Genç Eğitim Sen, TEÇ-SEN, Diyanet ve Vakıf Hizmetleri kolunda; Diva Sen, Yerel Yönetim Hizmetleri Kolunda; Genç Belediye Sen ve Basın Yayın ve İletişim Hizmetleri kolunda; Adil Haber Sen, Savunma hizmetleri kolunda; SAVDES-SEN
]]>TOKİ mağdurları, Maltepe şantiyesi önünde bir araya gelerek KDV indirimi istedi memur artış endeksini eleştirdi. TOKİ mağdurları sözcüsü Fırat Balta, “KİPTAŞ sabit taksitle ev veriyor. Bizler kendisine sorduk, neden KİPTAŞ sabit taksitle veriyor dedik. Onlar da KİPTAŞ daire mi yapıyor dediler. Sabit taksit istiyoruz. Buradan yetkililere bir daha masaya oturmamız gerekli ve en az yüzde 50 indirim istiyoruz” dedi.
TOKİ mağdurları, Maltepe şantiyesi önünde biraraya gelerek basın açıklaması yaptı. Mağdurların sözcüsü Fırat Balta, ‘Buna razıyım’ dedirtmeye çalıştılar diyerek şunları söyledi:
“HAKLARIMIZI SAVUNDUĞUMUZ İÇİN TOPLANTIYA ÇAĞIRILMAMIŞTIK: Bizler 2019 yılından beri mağdur olan 5 yıldır evlerini bekleyen insanlarız. Bizler dar gelirliyiz. Daha önce Murat Kurum’la ve TOKİ Başkanı Ömer Bulut ile görüşmelerimiz oldu. En son Murat Kurum ile bir toplantı gerçekleştirildi fakat biz o toplantıya haklarımızı savunduğumuz için çağırılmamıştık.Bizler o masaya oturtuğumuzda bize bu daireleri sabit taksitin olmadığı Memur Maaş Artışı (MMA) artışının yüksek olduğu şekilde yansıttılar. Bizler de Kurum ile anlaşmadık. Bizler yüzde 25’lik indirimi sağladıktan sonra tekrar ayağa kalktık, sabit taksiti almak için.
‘BUNA RAZIYIZ’ DEDİRTMEYE ÇALIŞTILAR: Bize, ‘Buna razıyız’ dedirtmeye çalıştılar. Yüzde 25’lik indirim demek 2 yıl daha bu daireleri alamayacağınız anlamına gelir. Bu yüzde 25 iki yılda sizlere 250 bin olarak ödeyeceksiniz. Buradan Murat Kurum’a hakkımızı helal etmediğimizi beyan ediyoruz. 2 gün önce Ömer Bulut ile bir görüşmemiz oldu, kendisine bu zamla beraber bunları bize nasıl öngördünüz diye sorduk. Kendisi bize devlet bankalarıyla Halk Bankası, Ziraat Bankası ile sorun olduğunu söyledi. Banka kimin, devletin. O zaman bizler neden mağdur oluyoruz? Ömer Bulut tamamen ‘sizler bu daireleri ödeyemezseniz bizlerin yanına gelin’ sözleriyle kendisinin koltuktan kalkmayacağını göstermiştir. Bizler koltuk sevdalısı değiliz, bizler gazilerin, yetimlerin, şehitlerin sözcüsüyüz.
KİPTAŞ SABİT TAKSİTLE EV VERİYOR: 50 bin konut projesinde 1 milyona ev verdiniz. Bizlere 2 milyonla 4 milyon arasında ev verdiniz. Bizden 8 ay önce yaptığınız ihale ile bize 2 milyon kazık attınız. O kazığı silin. Onun hemen 200 metre ilerisinde KİPTAŞ sabit taksitle ev veriyor. Bizler kendisine sorduk, neden KİPTAŞ sabit taksitle veriyor dedik. Onlar da KİPTAŞ daire mi yapıyor dediler. Sabit taksit istiyoruz. Buradan yetkililere bir daha masaya oturmamız gerekli ve en az yüzde 50 indirim istiyoruz. Yüzde 25 indirim yaptık dediniz, KDV’yi düşürdük dediniz. KDV’yi ne banka kabul ediyor ne TOKİ. Siz nasıl söz verdiniz? Biz yüzde 25 değil, yüzde 50 indirim ve sabit taksit istiyoruz.”
Sayın Cumhurbaşkanımız, bize 2019 yılında sabit taksit, dar gelirliye, engelliye MMA artışı olmadan 240 ay vaade ve 180 ay MMA artışıyla cüzi miktarlarda bizlere daire vereceğinizin sözlerini verdiniz… Bize yalan vaad veren insanlar bizim insanımız olamaz.”
“TOKİ ŞANSLISIYDIK, TOKİ MAĞDURU OLDUK”
Mağdurlardan Mehmet Köserli, “TOKİ şanslısıyken, TOKİ mağduru olduk” diyerek şunları söyledi: 2019’da bana kura çıktı. Bize o zaman gerek Cumhurbaşkanı gerek Kurum bize dedi ki, ‘Hakkınızı geri vereceğiz, evinizi teslim edeceğiz’ aradan 5 sene geçti öyle bir fatura çıktı bize ki, KDV yüzde 10, aylık taksit 17 bin ile 19 bin lira arasında, 2+1. Bizim sesimizi duysunlar, biz TOKİ şanslısıydık neden TOKİ mağduru olduk. Murat Kurum dahil hepsi sesimizi duysun, bu yüzde 10 KDV’yi yüzde 1’e indirsinler. Taksitleri de memura endeksli yapmasınlar. Biz memur değiliz. Memur yüzde 30 zam alıyor, biz yüzde 5, bu bizi aşar.”
5 YILDA 5 BİN DAİREYİ BİTİREMEYEN KURUM HER GÜN YENİ BİR SÖZ VERİYOR”
Bir diğer mağdur Ali Biçen ise şunları söyledi: “Verdikleri sözü tutmuyorular, 5 yılda 5 bin daire bitiremeyen Murat Kurum, hergün başka bir açıklamada bulunuyor, 650 bin daire sözü verdi. 5 bin taneyi bitiremedi. Önce bu 5 bini bittirsin sonra bu 650 bin daire sözlerini versin. Biz Cumhurbaşkanını saraylara layık gördük o bize 2+1 daireyi layık görmüyor.”
“YAPAMAYACAKLARSA NEDEN SÖZ VERDİLER?”
Elif Tirkayki ise “2019 yılında ‘Sabit taksitle dar gelirlileri ev yapacağız’ dediler. 894 lira taksidimiz olacaktı. KDV’miz yüzde 1 olacaktı. ve 2024’e geldik, hala ev teslim edilmedi. KDV yüzde 10’a çıktı. Evlerin fiyatları 3 buçuk milyonla 4 buçuk milyon arasında değişiyor. ve öyle kalmıyor. Memur maaşına endekslediler. Asgari ücretli olarak nasıl ödeyeceğiz biz bunları? Benim evimin taksiti 17 bin lira, asgari ücret zaten 17 bin lira. Biz hakkımızı istiyoruz. Biz onlardan sadaka istemiyoruz. Sabit taksit ve KDV’yi yüzde bir istiyoruz. Murat Kurum’a buradan sesleniyorum, verilen sözleri tutsun. Biz dar gelirliyiz. Yapamayacaklarsa eğer neden söz verdiler?”
]]>Bodrum Belediye Meydanı’nda ellerinde Türk bayrakları ve CHP bayrakları ile toplanan partililer ve vatandaşlar, Mandalinci meydana gelirken meşaleler yaktı, sloganlar attı. Partililer “Bodrum’un gururu hoş geldin” pankartı açtı. Genç Başkan Adayı Tamer Mandalinci’yi tebrik edenler arasında geçmiş dönem Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da vardı. Yüzlerce kişiyle parti binasına yürüyen Mandalinci’ye parti binasında çiçek takdim edildi.
Parti binası önünde yaptığı konuşmada “Haydi bismillah” diyerek sözlerine başlayan Tamer Mandalinci, Kuzey Irak’ta şehit olan Uzman Çavuş Kadir Dingil ve yaralanan askerleri anarak “Şehitler ölmez vatan bölünmez” dedi. Meclis üyesi seçildiği 4,5 yıldan bu yana Bodrum’un her yerinde hiçbir ayrım yapmadan çalıştığını dile getiren Mandalinci, şöyle devam etti;
“Bizim partimiz, Dünya’nın en büyük ve en güçlü siyasi partisidir. Bu siyasi partide benim yaşlarımda olan arkadaşlarım zamanında Cumhuriyet için büyük mücadele vermişlerdir. Onlar bunu Cumhuriyet ve laiklikle taçlandırdı. Bizler, bize emanet ettiği, açtıkları yolda, gösterdikleri hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içiyorum. Bodrum Belediye Başkan Adayı olarak yüklendiğim tarihi misyonun son derece farkındayım. Burada doğmuş ve büyümüş, eğitim hayatı dışında buradan ayrılmamış bir kardeşiniz olarak bu bölgenin bizler için maddi ve manevi olarak ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Bir gün Bodrum Belediye Başkanlığı koltuğuna oturursam o koltuğun ne ifade ettiğini asla unutmayacağım. Sizlerin cebinden belediyeye aktardığı bütçeyi sizlerin lehine kullanmaktan, sizlerin memnun kalacağı güzel işler yapmaktan asla ve asla taviz vermeyeceğim. Lütfen şunu bilin değerli partililerim, Bodrum’u ben değil biz kazanacağız, Bodrum’u ben değil biz yöneteceğiz. Bunu kadınlarımızla, beyefendilerimizle, gençlerimizle, memurlarıyla yapacağız. Emeklisiyle, emekçisiyle yağacağız. Bunu Bodrum’un yerel değerleri ile yerlileriyle yapacağız.”
Seçimi rekor oyla kazanacaklarını söyleyen Tamer Mandalinci, “En az 24 meclis üyesi ile CHP’yi Bodrum Belediyesi’nde temsil edeceğiz. Amacımız, hedefimiz sadece seçim kazanmak değil, bizlerin amacı, hedefi rekor kırmak. Sizlerle birlikte yurttaşlarım, Bodrum’da rekor kıracak mıyız? CHP’yi yüzde 60 oy oranı ile Bodrum’da yeniden, Muğla’da yeniden oy oranlarımızı katlamış bir şekilde iktidara taşıyacak mıyız? Hedefimiz önce 2024 yerel seçimleri, ardından 2028 genel seçimlerinde altı oku Türkiye’de dalgalandırmak ve Türkiye’yi tam bağımsız bir hale getirmektir. Atatürk, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyor. Bizler, Atamızın partisiyiz. Bizler Atamıza verdiğimiz sözü tutmak üzere bugün ilçe örgütümüzle size sesleniyoruz. İlçe başkanım kararlı, ilçe örgütüm kararlı, benim hemşehrilerim kararlı, daha ne olsun arkadaşlar. Ancak rehavete kapılmak asla yok. Çok büyük bir söz verdik, çok kararlı geliyoruz. Verdiğimiz sözün arkasında duracağız. Siz 31 Mart’tan sonra Bodrum’da bayram kutlamayı görün” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Mandalinci ve beraberindekiler Turgutreis’e doğru yola çıktı. – MUĞLA
]]>Gökçe KARAKÖSE, Emre Can URAN/ İSTANBUL, ( DHA)- MİLLİ İrade Platformu’nun 308 üye kuruluşu, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, yeni yılın ilk gününde ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü için Galata Köprüsü’nde buluştu. Binlerce kişi sabah namazının ardından köprüye akın etti. Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de, Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek” dedi.
Milli İrade Platformu 308 Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe sabah namazından sonra Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Yeni Camii ve Süleymaniye Camii’den kortejler hareket etti. Köprüye çıkan yollar trafiğe kapatıldığı için katılımcılardan bazıları yürüyerek bazıları da deniz yoluyla alana ulaştı. Vatandaşlar sloganlar atıp, tekbir getirdi. Binlerce kişi Türk bayrağı, Filistin bayrağı, İsrail’i protesto eden pankartlarla Galata Köprüsü’ne akın etti.
Yürüyüşe, Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve eşi Esra Albayrak, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile birçok bakan, milletvekili, ilçe belediye başkanı ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Kur’an-ı Kerim okunan programda Abdurrahim Karakoç’un ‘Kardan aydınlık’ bestesi seslendirildi. Katılımcılar da cep telefonlarının ışıklarını açarak şarkıya eşlik etti.
Köprüde, 250 bin kişinin toplandığı bildirildi.
“FİLİSTİN BÜYÜKELÇİSİ: DİRENİŞE ZAFERİ KAZANANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”
Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, “Biz Filistinli olarak kaybettiğimiz insanlar için acı çekiyoruz. Her zaman din ve siyasi haklarımız ebedi şekilde kalacaktır. Kudüs’e ve Mescidi Aksa’ya olan sevgimiz hiçbir zaman kırılmayacaktır. Yavrularımızdan birisi İsrail’in işgalini bitirip Kudüs’ün camilerinde bayraklarımızı dalgalandıracaktır. Direnişe zaferi kazanana kadar devam edeceğiz. Netanyahu katili ve bütün çeteleri tarihin çöplüğüne gidecektir. Bütün Türk halkına bizim davamızda birleştiği için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİN VE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIN KATİLLERİNİN AYNI ODAKLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Bilal Erdoğan, “7 Ekim’de İsrail naziliği tarihin en kanlı katliamlarından bir tanesine başladı. Her gün yüzlerce masumu, yüzlerce çocuğu katletti. Onlarca yıldır olduğu gibi Filistin topraklarındaki kardeşlerimizin haklarını gasbetmeye, canlarını, mallarını almaya yeni bir boyutta devam etti ve dünya buna seyirci kaldı. Bu sabah, yılın ilk gününün sabahında İstanbul’dan bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. 12 şehidimizi de Filistin’de olup bitenleri de takip eden, uyumayan, uyanık yığınlar olarak bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. Biz bu olup bitenlere kayıtsız kalamayız. Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bütün dünyaya hakkı, adaleti haykırmaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü Kudüs bizim ilk kıblemiz, çünkü Mescidi Aksa bizim kutlu mabedimiz. Kayıtsız kalamayız çünkü Hz. Ömer’den Selahattin Eyyübiye, Yavuz Sultan Selim’e kadar bizden önce gelen ecdadımız bu toprakları şehit kanlarıyla sulamıştır ve bu topraklarda 3 dinin mensuplarının da huzur ve barış içerisinde yaşamalarını temin etmişlerdir. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü topraklarımız üzerinde gözü olanlar, safsatalarıyla milyonların kanına girenlerin gözlerini çıkarmak için bizler kayıtsız kalamayız. Verdiğimiz son 12 şehitten önce gelen on binlerce şehidimizin de katilleri de aynı olduğu için kayıtsız kalamayız.
“AYASOFYA’NIN PRANGALARININ KIRILMASI KUDÜS’ÜN, MESCİD-İ AKSA’NIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İLK ADIMIDIR”
Bilal Erdoğan, “Yılın ilk gününün sabahında Galata Köprüsü’nde yüz binler biliyoruz ki, terörle mücadelede yıllar boyunca verdiğimiz şehitlerimizin katillerinin kim olduğunu biliyoruz. Filistin soykırımına sebep olanların ve şehitlerimizin katillerinin aynı olduğunu bizler biliyoruz. Biliyoruz ki ancak birlik olduğumuzda bu zulümlere karşı durmak için güçlü olabiliriz. Bizler bizi fırkalara bölmek isteyenlerin asıl dertlerini biliyoruz. Medyada suni gündemler oluşturup bizi ayrıştırmaya çalışanların, Filistin davasını sulandırmaya çalışanların, Amerika’nın ve İsrail’in etki ajanları olduğunu biliyoruz. Bizler mülteci düşmanlığını körüklemeye çalışanların da kimler olduğunu biliyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ayasofya’nın prangalarının kırılması Kudüs’ün Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün ilk adımıdır, bunu biliyoruz. Bir sabah karanlıktan aydınlık gelsin diye burada toplanan bizler söz veriyoruz. Filistin’in bizler için önemini, kıymetini, tarihini, değerini öğreneceğimize, bizden sonra gelenlere aktaracağımıza ve öğreteceğimize söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BOYKOTA DEVAM EDECEĞİMİZE SÖZ VERİYORUZ”
Bilal Erdoğan, “Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek. Filistin davası sürdüğü müddetçe, hayatımızda boykota yer açacağız, elimizden geleni yapacağız ki bu sermaye sahipleri ayaklarını denk alsınlar. En büyük silahımız duamızı kuşanıp aydınlığa çıkmak için dua edeceğimize söz veriyoruz. İnşallah bu mücadelemizi dualarımızla taçlandıracağız. Yeni yılın ilk gününün sabahında bu mübarek beldenin güzel insanları, camileri doldurup dualarını edip buraya toplanan güzel insanlar, buradan yolumuzu aydınlatan bütün kutlu şehitlerimize selam olsun” dedi.
“KENDİ ÜLKESİNDE MAHKUM OLAN FİLİSTİN BAYRAĞI, DÜNYANIN HER YERİNDE DALGALANDI”
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci konuşmasına, şehitlerin adını anarak, hepsinin alanda olduğunu vurgulayarak başladı. Beşinci, “Bizim meselemiz, bütün ırkları tek ırk haline dönüştüren İslamiyet, insaniyet meselemiz var. Bir damla petrolü bir damla kandan değerli gören zihniyete karşı hürriyet, hakkaniyet meselemiz var. Kendinden büyük bombalara maruz kalan masum çocuğun, evladının cesedini poşetlerle toplayan mazlum babanın evini, ocağını, tüm ailesini kaybeden çaresiz annenin izzet ve şeref meselesi var. Yüreğimizde mıhlanan acılar dinmiyor. Şehit edilen her bir kahraman, bizim adımız Filistin’de kaybedilen her can, bizim canımız. Özlenen her istikbal, önce başlar hayalle. Bir hayalin ötesinde bir inançla çıktık bu yola. Kahraman Mehmetçiklerimizin davasında, cesur Filistin halkının yanında, katil İsrail’in karşısında, ahdimiz silahımızdır bu soykırımda. Ölü topraklarındaki mücahit dostum, kutlu sabaha az kaldı. Tüm halklar uyandı, intikama az kaldı, direnişin ateşi tüm dünyada yandı. Kendi ülkesinde mahkum olan Filistin bayrağı, dünyanın her yerinde dalgalandı. İmanımızla, inancımızla galibiyete az kaldı. Zalimler için karar verildi, infaz kaldı. Buradan sizlere güçlü bir yemin kaldı. Kubbetus Sahra’nın safları, Mescid-i Aksa’nın avlusu, kadim Filistin sokakları dolana kadar durmayacağız. Çalışacağız, gece gündüz çalışacağız. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Bu gençlik yürüyecek, bir sabah kardan aydınlık gelecek” dedi.
]]>-Bilal Erdoğan: Katillerin aynı odaklar olduğunu biliyoruz
Gökçe KARAKÖSE, Emre Can URAN/ İSTANBUL, ( DHA)- MİLLİ İrade Platformu’nun 308 üye kuruluşu, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, yeni yılın ilk gününde ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü için Galata Köprüsü’nde buluştu. Binlerce kişi sabah namazının ardından köprüye akın etti. Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de, Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek” dedi.
Milli İrade Platformu 308 Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe sabah namazından sonra Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Yeni Camii ve Süleymaniye Camii’den kortejler hareket etti. Köprüye çıkan yollar trafiğe kapatıldığı için katılımcılardan bazıları yürüyerek bazıları da deniz yoluyla alana ulaştı. Vatandaşlar sloganlar atıp, tekbir getirdi. Binlerce kişi Türk bayrağı, Filistin bayrağı, İsrail’i protesto eden pankartlarla Galata Köprüsü’ne akın etti.
Yürüyüşe, Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve eşi Esra Albayrak, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile birçok bakan, milletvekili, ilçe belediye başkanı ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Kur’an-ı Kerim okunan programda Abdurrahim Karakoç’un ‘Kardan aydınlık’ bestesi seslendirildi. Katılımcılar da cep telefonlarının ışıklarını açarak şarkıya eşlik etti.
Köprüde, 250 bin kişinin toplandığı bildirildi.
“FİLİSTİN BÜYÜKELÇİSİ: DİRENİŞE ZAFERİ KAZANANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”
Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, “Biz Filistinli olarak kaybettiğimiz insanlar için acı çekiyoruz. Her zaman din ve siyasi haklarımız ebedi şekilde kalacaktır. Kudüs’e ve Mescidi Aksa’ya olan sevgimiz hiçbir zaman kırılmayacaktır. Yavrularımızdan birisi İsrail’in işgalini bitirip Kudüs’ün camilerinde bayraklarımızı dalgalandıracaktır. Direnişe zaferi kazanana kadar devam edeceğiz. Netanyahu katili ve bütün çeteleri tarihin çöplüğüne gidecektir. Bütün Türk halkına bizim davamızda birleştiği için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİN VE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIN KATİLLERİNİN AYNI ODAKLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Bilal Erdoğan, “7 Ekim’de İsrail naziliği tarihin en kanlı katliamlarından bir tanesine başladı. Her gün yüzlerce masumu, yüzlerce çocuğu katletti. Onlarca yıldır olduğu gibi Filistin topraklarındaki kardeşlerimizin haklarını gasbetmeye, canlarını, mallarını almaya yeni bir boyutta devam etti ve dünya buna seyirci kaldı. Bu sabah, yılın ilk gününün sabahında İstanbul’dan bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. 12 şehidimizi de Filistin’de olup bitenleri de takip eden, uyumayan, uyanık yığınlar olarak bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. Biz bu olup bitenlere kayıtsız kalamayız. Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bütün dünyaya hakkı, adaleti haykırmaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü Kudüs bizim ilk kıblemiz, çünkü Mescidi Aksa bizim kutlu mabedimiz. Kayıtsız kalamayız çünkü Hz. Ömer’den Selahattin Eyyübiye, Yavuz Sultan Selim’e kadar bizden önce gelen ecdadımız bu toprakları şehit kanlarıyla sulamıştır ve bu topraklarda 3 dinin mensuplarının da huzur ve barış içerisinde yaşamalarını temin etmişlerdir. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü topraklarımız üzerinde gözü olanlar, safsatalarıyla milyonların kanına girenlerin gözlerini çıkarmak için bizler kayıtsız kalamayız. Verdiğimiz son 12 şehitten önce gelen on binlerce şehidimizin de katilleri de aynı olduğu için kayıtsız kalamayız.
“AYASOFYA’NIN PRANGALARININ KIRILMASI KUDÜS’ÜN, MESCİD-İ AKSA’NIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İLK ADIMIDIR”
Bilal Erdoğan, “Yılın ilk gününün sabahında Galata Köprüsü’nde yüz binler biliyoruz ki, terörle mücadelede yıllar boyunca verdiğimiz şehitlerimizin katillerinin kim olduğunu biliyoruz. Filistin soykırımına sebep olanların ve şehitlerimizin katillerinin aynı olduğunu bizler biliyoruz. Biliyoruz ki ancak birlik olduğumuzda bu zulümlere karşı durmak için güçlü olabiliriz. Bizler bizi fırkalara bölmek isteyenlerin asıl dertlerini biliyoruz. Medyada suni gündemler oluşturup bizi ayrıştırmaya çalışanların, Filistin davasını sulandırmaya çalışanların, Amerika’nın ve İsrail’in etki ajanları olduğunu biliyoruz. Bizler mülteci düşmanlığını körüklemeye çalışanların da kimler olduğunu biliyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ayasofya’nın prangalarının kırılması Kudüs’ün Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün ilk adımıdır, bunu biliyoruz. Bir sabah karanlıktan aydınlık gelsin diye burada toplanan bizler söz veriyoruz. Filistin’in bizler için önemini, kıymetini, tarihini, değerini öğreneceğimize, bizden sonra gelenlere aktaracağımıza ve öğreteceğimize söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BOYKOTA DEVAM EDECEĞİMİZE SÖZ VERİYORUZ”
Bilal Erdoğan, “Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek. Filistin davası sürdüğü müddetçe, hayatımızda boykota yer açacağız, elimizden geleni yapacağız ki bu sermaye sahipleri ayaklarını denk alsınlar. En büyük silahımız duamızı kuşanıp aydınlığa çıkmak için dua edeceğimize söz veriyoruz. İnşallah bu mücadelemizi dualarımızla taçlandıracağız. Yeni yılın ilk gününün sabahında bu mübarek beldenin güzel insanları, camileri doldurup dualarını edip buraya toplanan güzel insanlar, buradan yolumuzu aydınlatan bütün kutlu şehitlerimize selam olsun” dedi.
“KENDİ ÜLKESİNDE MAHKUM OLAN FİLİSTİN BAYRAĞI, DÜNYANIN HER YERİNDE DALGALANDI”
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci konuşmasına, şehitlerin adını anarak, hepsinin alanda olduğunu vurgulayarak başladı. Beşinci, “Bizim meselemiz, bütün ırkları tek ırk haline dönüştüren İslamiyet, insaniyet meselemiz var. Bir damla petrolü bir damla kandan değerli gören zihniyete karşı hürriyet, hakkaniyet meselemiz var. Kendinden büyük bombalara maruz kalan masum çocuğun, evladının cesedini poşetlerle toplayan mazlum babanın evini, ocağını, tüm ailesini kaybeden çaresiz annenin izzet ve şeref meselesi var. Yüreğimizde mıhlanan acılar dinmiyor. Şehit edilen her bir kahraman, bizim adımız Filistin’de kaybedilen her can, bizim canımız. Özlenen her istikbal, önce başlar hayalle. Bir hayalin ötesinde bir inançla çıktık bu yola. Kahraman Mehmetçiklerimizin davasında, cesur Filistin halkının yanında, katil İsrail’in karşısında, ahdimiz silahımızdır bu soykırımda. Ölü topraklarındaki mücahit dostum, kutlu sabaha az kaldı. Tüm halklar uyandı, intikama az kaldı, direnişin ateşi tüm dünyada yandı. Kendi ülkesinde mahkum olan Filistin bayrağı, dünyanın her yerinde dalgalandı. İmanımızla, inancımızla galibiyete az kaldı. Zalimler için karar verildi, infaz kaldı. Buradan sizlere güçlü bir yemin kaldı. Kubbetus Sahra’nın safları, Mescid-i Aksa’nın avlusu, kadim Filistin sokakları dolana kadar durmayacağız. Çalışacağız, gece gündüz çalışacağız. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Bu gençlik yürüyecek, bir sabah kardan aydınlık gelecek” dedi.
]]>