Olay, Zeki Ergezen Bulvarı’nda meydana geldi. Seyir halindeki otomobil, aküsünün bitmesiyle stop etti. Sürücü aracından inip aracın motor kısmına bakarken, trafikteki yavaşlamayı fark eden Motosikleti Polis Timleri, ekip aracından takviye sağlayarak aracın çalışmasına yardımcı oldu. O anlar, KGYS kameralarına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİNTSO Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay, Ankara’da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımı ile gerçekleştirilen istişare toplantısında, Bingöl’ün güvenlik ve idari konulardaki ihtiyaçlarını ve üyelerin taleplerini ayrıntılı bir şekilde dile getirdi. Başkan Kadir Çintay, Vali Ahmet Hamdi Usta ile uyum içerisinde çalıştıklarını ve onun deneyimlerinin Bingöl’ün huzuruna ve ekonomik kalkınmasına büyük katkılar sağladığını vurguladı. Çintay, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Bakanım, devletimizin iç işleri politikası sayesinde terör bölgemizde sona erdi. Bu başarıda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize minnet ve şifa diliyoruz. Bu topraklar, vatan sevgisiyle dolu kahramanların fedakarlıkları sayesinde huzura kavuştu. Bir şehit yakını olarak, bu başarıyı ve huzuru görmek benim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Şehrin her girişindeki çevirme noktaları ve şehrin içindeki güvenlik duvarları, ilimize yurtdışından ve yurtiçinden gelen misafirlerimizde tedirginlik oluşturmakta ve bölgemizin doğal güzelliklerini ve misafirperverliğimizi gölgede bırakmaktadır. Artık bu güzel bölgemizi, hem tatil hem de yatırım için cazip bir hale getirmenin vakti geldi. Neticede, kimse Bingöl’e yatırım veya tatil için gelmişken kendini aksiyon filminin ortasında hissetmek istemez. Deprem ekipman ve araç desteği, Bingöl, birinci derece deprem riski taşıyan bir bölgedir. Bu nedenle, ilimizdeki deprem arama ve kurtarma faaliyetleri için STK’lara verilmek üzere ek hibe, ekipman ve araç desteği talep ediyoruz. Deprem riskine karşı gerekli önlemlerin alınması ve arama-kurtarma ekiplerinin güçlendirilmesi için bu destekler hayati önem taşımaktadır. Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak, bölgemizde ticaret ve sanayi odalarına bağlı ilk arama ve kurtarma timini kurmuş bulunuyoruz. Bu tim, muhtemel afet durumlarında hızlı ve etkin müdahale için elzemdir. Ancak, mevcut ekipman ve araçlarımız yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, arama ve kurtarma timimizin daha etkin çalışabilmesi için acil olarak ek hibe ve ekipman desteğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Emniyet araç ve bina desteği, Bingöl Emniyet Müdürlüğümüzün araç filosunda önemli eksiklikler bulunmaktadır. Emniyet Müdürlüğümüze araç desteği sağlanması, ilimizin güvenlik ve asayiş hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi için elzemdir. Bölgemiz, deprem riski taşıyan bir bölge olduğundan, devletimizin yayınladığı tasarruf tedbirlerinden muaf tutulmasını istiyoruz. Özellikle Yayladere ilçemizde, Kaymakamlığın yeni binasına geçmesiyle emniyetimize yer tahsis edilememektedir. Bu nedenle Yayladere’ye acilen bir emniyet binası yapımı hususunda destek talep ediyoruz. Devletimize ve milletimize olan güvenimizle, bu konularda gereken adımların atılacağına inancımız tamdır. Güvenlik tedbirlerinin daha esnek ve misafirperver bir şekilde düzenlenmesi, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Bu toplantının bizlere sağladığı için TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, sorun ve taleplerimizi dinlemek adına toplantımıza teşrif eden çok kıymetli İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca, Valimiz Ahmet Hamdi Usta’ya özellikle teşekkür etmek istiyorum. Samimi yaklaşımı ve iş dünyasının tüm sorunlarına çözüm bulması sayesinde, Organize Sanayi Bölgemiz ve iş dünyamız çok ciddi bir şekilde düzene girdi. Önceki görev yeri olan Bursa’dan ilimize birçok yatırımcı ve iş insanı geldi. Valimiz, halk tarafından da çok sevilmekte ve saygı görmektedir.” – BİNGÖL
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinden başarıyla çıkan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e tebrik ziyaretinde bulundu. Tuzla Belediyesi girişinde alkışlarla karşılanan İmamoğlu, Bingöl tarafından makam odasında ağırlandı. Bingöl’e ve çalışma arkadaşlarına görev dönemlerinde başarılar dileyen İmamoğlu, “Tuzla, önemli bir ilçemiz. Tuzla, bir uçtan bir uca baktığınızda aslında İstanbul’a doğudan giriş kapısı yorumu yapabiliriz. Buna yakışan, sorunlarını çözmüş, aşmış, hatta yeni dönemde Kocaeli’nin sınırı bir ilçe olma vasfıyla da iki şehir arasındaki bu geçişi de en güçlü şekilde sağlaması, uyumlu bir şekilde Kocaeli gibi büyük bir şehirle daha bütünleşmesi, Marmara bütünü açısından da her yönüyle, her kavramıyla, her belediyecilik unsuruyla önemsediğimiz bir ilçemiz” dedi.
“Bingöl, 2019’dan bu yana verdiğimiz hizmetlerin canlı tanığı”
Bingöl’ün, eski CHP Tuzla İlçe Başkanı olması nedeniyle İBB nezdinde 2019’dan bu yana verdikleri belediyecilik hizmetlerinin canlı tanığı olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İlçe başkanı kimliğiyle yereli çok dert edinen ve onu sürekli diri tutma gayreti içerisinde olan ve çözümü konusunda da etkin rol alma prensibini hiçbir zaman geri çekmeyen, iyi bir ilçe başkanlığı sınavı vermiş arkadaşlarımızdan birisidir. Şimdi bu, kendisine, İstanbul’da bir kısım belediye başkanlarımızda da olduğu gibi farklı bir sorumluluk yüklüyor. O da her yerde söylediğimiz, yeni nesil belediyecilik anlayışının vücut bulması gereken özel belediye başkanlarımızdan birisi Eren Ali Bingöl Başkanımız. Bunu da layığıyla yapacağına inanıyorum. Elbette bu unsurları, birçok kez kendisiyle paylaştık, konuştuk. Aslında bir konum yükleyerek ya da bir makam yükleyerek değil ama her olaydan çıkarında bulunarak 5 yıllık dönemimizde, her daim ‘Bunlar nasıl olmalı’ noktasında konuştuk ama bugün kendisine hem CHP’nin Tuzla’da aday olmak kavramı sorumluluk olarak verildi hem de ardından halkımız güçlü bir destekle kendisini belediye başkanı seçti” diye konuştu.
“Başkanımıza başarılar diliyoruz”
“Geçtiğimiz 5 yılda elde edilen tüm veriler, deneyimler, sorumluluklar her yönüyle sırtında bir yüktür” diyen İmamoğlu, “Biz de böylesi bir sorumluluğa ve böylesi bir kavramı, yeni nesil anlamıyla üstlenecek ve taşıyacak olan yol arkadaşımızın başarılı olması ve gerçekten şehrimizde, ülkemizde örnek belediye başkanlarını, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına hediye etme noktasında da elimden gelen bütün gayreti o arkadaşlarıma bütün desteği vermekten geri durmayacağımı bildirmek isterim. İstanbul’da bu misyonu taşıyan belediye başkanlarımız var. Türkiye’de bu misyonu taşıyan belediye başkanlarımız var. Özellikle genç kimlikleriyle de hassas bir konumdalar. Yolları açık olsun. Başarılar diliyoruz. Başkanımıza başarılar diliyoruz. Tuzla’mıza iş birliği içerisinde çok güzel bir dönemin varlığını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Çok hizmet sığdırdık Tuzla’da”
Önceki dönemde İBB-Tuzla Belediyesi iş birlikleri ve ilişkilerin eş güdümünde bazı zafiyetler ve sıkıntılar oluştuğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Bunlar giderildiğinde ne kadar daha pratik, ne kadar daha güçlü iş birliği yapılabileceğini de Tuzla halkına hep beraber ispat edeceğiz. Geçtiğimiz 5 yıla tabii ki çok hizmet sığdırdık Tuzla’da ama bu 5 yıl, onu da geçerek, aşarak, İBB-ilçe belediyesi iş birliğiyle Tuzla’nın tarihine özel bir dönem olarak geçecektir. Ben bu duyguyla bugün buradayım. Başkanımıza, heyetine başarılar dilerim. İnşallah bizim için iyi bir stratejik süreç tarifi yapan toplantı olacak bugün. Birkaç saati Tuzla’da, Başkanımız ve onun yol arkadaşlarıyla birlikte geçireceğiz. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Bingöl: Hizmet etmenin heyecanını yaşıyoruz
Tuzla Belediye Başkanı Bingöl de İmamoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti, “2019 yılının sonunda bir ilçe başkanı olarak, sizin belediyecilik anlayışınızı, vatandaşa nasıl temas ettiğinizi gördüğümde, aslında çok büyük dersler de kendi içimde aldım. Bugün sizi burada ağırlamaktan bu kapsamda büyük bir gurur duyuyorum. Tuzla halkına hizmet etmekte, sizin belediyecilik anlayışınızla birlikte vatandaşlarımıza eşit mesafede, sadece ama sadece hizmeti öne alarak, asla ego yapmadan, sadece Tuzla halkına hizmet etmenin heyecanını yaşıyoruz. Ben inanıyorum ki, bu 5 yılda da sizin bu göstermiş olduğunuz tutum ve davranışı, çok güzel bir şekilde temsil edeceğiz ve çok daha güzel yarınlara da kavuşturuyor olacağız. Şeref verdiniz, iyi ki geldiniz” sözleriyle dile getirdi.
Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Bingöl, kurum kurmaylarının karşılıklı katılımıyla, Tuzla’nın sorunlarına ve çözüm yollarına dönük, ortak masa toplantısı gerçekleştirdi.
]]>Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele eden ancak ligi ikinci sırada tamamladığı için bir üst lige yükselemeyen 12 Bingölspor, 3. ve diğer üst liglerde oynanan play-off turunun BAL’da da uygulanmasını bekliyor. 12 Bingölspor Başkanı Mehmet Engin Özturan, play-off turunun gerekliliğini ve gerekçesini açıklayarak, “İkinci ve üçüncü olan takımlara play-off şansı tanınmalı ya da 4. Lig kurularak yakalanan futbol heyecanı sürdürülmeli” dedi.
“Liglerde sayısal denge de sağlanmış olacak”
BAL’da 12 grup bulunduğunu ve her gurubun 14-15-16 takımdan oluştuğunu, 3. Lig’de ise her biri 15 takımdan oluşan 4 grup bulunduğunu aktaran Özturan, “Çift sayılı olmadığı için takımlar bir haftayı ‘Bay’ geçiriyor. Bunun yerine, BAL’da da play-off sistemi uygulansa hem sayısal denge sağlanacak hem de boş hafta geçmeyecek. Üst liglerde var olan play-off sisteminin BAL’da olmaması, bizler gibi büyük emekler ortaya koyan takımlar açısından ciddi bir mağduriyettir. Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu konuyu dikkate almasını ve bu hakkı tanımasını bekliyoruz. 12 Bingölspor ve aynı durumdaki takımlar, maddi ve manevi açıdan çok ciddi emekler ortaya koymuş, şehirdeki futbol heyecanını diri tutarak bugünlere gelmiştir. Hedefimiz her ne kadar şampiyonluk olsa da ligi ikinci sırda tamamlamış ve bir üst ligde oynama kabiliyetini ortaya koymuş bir kulüp olarak onca emeğe rağmen bir sonraki yıl yine aynı sezonda mücadele etmemiz telafisi zor mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. Bunca emek, bunca harcama çöp mü olsun? TFF’nin bu durumları dikkate almasını bekliyor, hem ligdeki sayısal dengelerin sağlanması hem de profesyonel ligde takımı olmayan şehirlere bu vesileyle bir şans tanımasının önemli bir adım olacağını belirtmek istiyoruz” diye konuştu.
“Bir şehrin umutları yok edilmemeli”
İş insanlarının bir vefa vesilesiyle şehir takımlarına yaptığı maddi manevi yatırımın her zaman mümkün olmayacağını dile getiren Mehmet Engin Özturan, bu şekildeki bir sistem nedeniyle birçok kulübün gelecek sezonlarda ligden çekileceği ya da sadece gönüllü gençlerin saha mücadelesi ile yürütülen bir lige dönüşeceğe işaret etti. Özturan, “3. Lig, 2. Lig ya da diğer profesyonel liglerdeki play-off sistemi BAL’da da olursa o zaman bu ligde de şehirler takımlarına yatırım yaparlar. Lider olamasa bile takımlar, ikinci bir şans ile bir üst lige yükselme fırsatını değerlendirebilecekler. Ancak mevcut sistemle şampiyon olmayan bir sonraki sezon yine kaldığı yerden devam edecek. Bu takımlar kolay kurulmuyor. Bunca emek, harcanan milyonlar bir çırpıda heba edilmemeli. 3. Lig’e yükselme şansı tanınmıyorsa en azından 4. Lig kurulsun ve kulüpler TFF imkanlarından yararlanma şansına sahi olsun” şeklinde konuştu.
“Play-offtan çıkacağız diye bir garanti yok ki”
Taleplerinin “Haybeden bir üst lige çıkmak” olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin de altını çizen Başkan Özturan, “Verdiğimiz emek ve mücadelenin sonunda bir mükafat beklentisi olarak değil, sayısal dengenin sağlanmasına da olanak tanıyan play-off turunun uygulanmasını istiyoruz. Nihayetinde orada da bir mücadele olacak ve iyi olan takım 3. Lig’e yükselecek. Belki de biz değil, bir başka takım yükselecek. Bu sebeple bu beklenti sadece 12 Bingölspor’un değil, diğer takımların da genel beklentisidir. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depreminin ardından bazı illerden iki takımın BAL’da mücadelesine olanak tanıyan TFF’nin bu kararıyla Yeni Genç Muratspor da, 12 Bingölspor ile 11. Grup’ta yer alma şansı yakaladı ancak önemli yatırım ve masraflarla ayağa kaldırılan takım, ligi 5. sırada bitirmesine rağmen gelecek sezon 12 Bingölspor BAL’da kaldığı için otomatikman ligden düşecek ve yapılan tüm yatırım ve emekler ziyan olacak. Muratspor’un sezon boyunca verdiği maddi, manevi yatırım uygulanan karar gereği ziyan olacak. Bir an önce kararın bir kez daha gözden geçirilmesi talebimizdir” dedi. – BİNGÖL
]]>Geçen yıl bal üretiminde iklimsel değişiklikler nedeniyle rekoltede düşüş yaşayan Bingöl’deki üreticileri bu yıl ılıman ve yağışlı geçen hava şartları ümitlendirdi.
Hava sıcaklığının ve yağışların mayıs-haziran aylarında beklenen düzeyde seyretmesi halinde üreticiler, bu yıl rekoltenin artacağını öngörüyor.
Tescili için yapılan başvuru AB Komisyonunca 12 Mart’ta uygun bulunan Bingöl balının 3 aylık itiraz süresinin dolmasının ardından tescillenmesi bekleniyor.
“Geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız”
Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Aba, AA muhabirine, bal üretimde bitkilerden çok hava şartlarının etkili olduğunu söyledi.
Ilık ve nemli havada arının çok iyi çalıştığını anlatan Aba, mayıs ve haziran aylarında hava şartlarının olumlu geçmesi halinde güzel sonuçlar almayı beklediklerini belirtti.
Aba, şöyle devam etti:
“Geçen sene hava bir yağışlı bir soğuk derken arılar stres yaptı, rekoltede düşüş yaşamıştık, 1400 ton bal elde etmiştik. Bu yıl 2 bin tonun üzerinde ürün bekliyoruz. Hava şartları şu şekilde devam ederse geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız. Geçen yıla göre bu yıl daha umutluyuz.”
Bingöl balının AB coğrafi işaret tescili alması halinde bunun markalaşma ve Avrupa’ya ihracatta da önemli bir gelişme sağlayacağını dile getiren Aba, üniversite ve kentte çalışma yürüttükleri kurumların da arıcılığa bu yönde hep ön açıcı destek sağladıklarını kaydetti.
Arıcılardan Fatma Erdoğan, 2012 yılından bu yana üretimi sürdürdüklerini belirterek, geçen yıl iklimsel değişikliklerin bal üretimini olumsuz etkilediğini söyledi.
Erdoğan, “Bu yıl ümit varız. İnşallah beklediğimiz miktarda yağmur yağarsa bal verimimiz yükselecek. Bu hem ticaretimize hem de balımızın kalitesine yansıyacak. Bu yıl floradan çok umutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Havanın ısınmasıyla çiçeklerin de kendisini göstermeye başladığını dile getiren Erdoğan, ne kadar çok nektar olursa arıların o kadar doğal besleneceğini belirtti.
“İklim verimin yüksek olmasında etkili”
Arı ve arı ürünleri alanında pilot üniversite olan Bingöl Üniversitesi de kentte arıcılığın gelişmesi, bal üretiminin ve ürünün ekonomik değerinin artırılması için çalışmalar yürütüyor.
Bingöl Üniversitesinin Ormanardı köyü mevkisindeki Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde bulunan arı kolonisinde incelemeler yapan uzman akademisyenler, iklim değişikliği gibi çeşitli etkenlerin üretime etkilerini takip ederek rapor hazırlıyor.
Bingöl Üniversitesi Gıda Tarım Hayvancılık Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programında görevli Dr. Öğretim Üyesi Münire Turhan da arıcılarla sürekli işbirliği halinde olduklarını, bilgi alışverişinde bulunduklarını, bu sayede arıcılıkta başarının giderek artacağını düşündüklerini belirtti.
Turhan, Bingöl balının kentin kendine has doğası, florası ve yaylalarındaki bitki çeşitliliği bakımından farklı olduğuna işaret ederek, özellikle geven kekik türleri ve ballıbabagiller familyasına ait çeşitli ballı bitkilerin çok yaygın bir şekilde bulunduğunu söyledi.
Arılarda genetik yapının önemine dikkati çeken Turhan, “Genetik pay yüzde 25 ise çevre etkisi yüzde 75 olması gerekiyor. Çevrenin etkisi nedir? Arının aktif uçuş zamanlarında nektar toplayabileceği nektarlı, polenli bitkilerin olması gerekmektedir. Dolayısıyla çok yağmur yağdığında ya da iklim koşulları kötü gittiğinde çiçekli bir tarla bile olsa arılar kullanamadığı zaman çok da o nektarın bir önemi olmuyor. Onun için iklimin, hava koşullarının iyi olması da arının bal üretmesi ve verimin yüksek olmasında oldukça etkili.” diye konuştu.
Turhan, ana arı üretiminin de yavru popülasyondaki artışın da iklime bağlı olduğunu dile getirerek, her şey yolunda giderse bu yıl verim ve kalitenin, popülasyon artışının pozitif yönde olacağını belirtti.
“Bingöl’de kışın kısa sürmesi, hava sıcaklığının birden artması arılar için olumsuz bir şey teşkil etmedi ama kar uzun sürseydi, don olsaydı gündüz gece sıcaklık farkı nedeniyle arı ölümleri olabilirdi.” diyen Turhan, nisan ayında havaların ısınmasıyla arıların güzel çalıştığını kaydetti.
Turhan, şunları söyledi:
“Arıları kontrol ettiğimizde gayet güzel polen bal gelmiş. İklim bu yıl bizi olumsuz etkilemedi. Mayıs ayı da hafif yağışlı geçerse, haziran döneminde çiçekli bitkilerden arılar yoğun şekilde faydalanacaktır. Bu koşullar yaylaya da yansırsa verim güzel olacaktır. Umudumuz verimli bir yıl geçirmek, geçen seneden daha fazla bal, polen üretimi sağlamaktır.”
]]>CHP Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Tuzla Belediye Başkanı olarak seçilmişti. Mazbatasını alan Başkan Bingöl, düzenlenen devir teslim töreni ile görevi devraldı ve resmi olarak göreve başladı. İlk iş olarak Tuzlalı vatandaşlarla bir araya gelen Bingöl, “Burada size bir söz veriyorum; adam ayırmayacağız, adaletten şaşmayacağız, egolu davranmayacağız. Makamımız büyüyecek, boynumuz eğilecek” dedi.
Tuzla Belediyesi’nin önünde düzenlenen buluşmaya Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ve eşi Ayşegül Kılınç, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Nail Çiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Kazanan Tuzla olmuştur”
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, “Biz bu kampanyanın başında; sonunda adalet, sevgi, kucaklaşmak kazanacak dedik. Bugün gururla söyleyebiliyorum ki adalet kazandı, sevgi kazandı, kucaklaşma kazandı. Tuzla’da bu seçimin hiçbir kaybedeni olmadı, bundan emin olun. Tüm Tuzlalı komşularımız gönlünü sonuna kadar rahat tutsunlar çünkü kazanan Tuzla olmuştur. Tuzlalı komşularımız genç, çalışkan, dürüst, adaletli bir belediye başkanımızla yol yürüyelim demiş, kararı vermiş ve yolu yürümüştür. Genel seçimde hangi partiye oy vermiş olursa olsun bizimle birlikte bu yolu yürüyen Tuzlalı komşularımıza çok teşekkür ediyoruz. Burada size bir söz veriyorum; adam ayırmayacağız, adaletten şaşmayacağız, egolu davranmayacağız. Makamımız büyüyecek, boynumuz eğilecek. Bu partili, şu memleketli gibi ayrımlar olmayacak. Sadece Tuzlalı olması adil ve eşit hizmete ulaşmasının için en temel nedeni olacak” şeklinde konuştu.
“Tek bir keyfi uygulama yapmayacağım söz veriyorum”
Ramazan Bayramı’nın geldiğini söyleyen Başkan Bingöl, sözlerine şöyle devam etti: “Ramazan Bayramımız geliyor, bayramımız mübarek olsun. Kadir Gecesi’ndeyiz, mübarek olsun, tutulan oruçlar, edilen dualar kabul olsun. Birçok duamız var biliyorum ama Tuzla’da yaşayan tüm komşularımızın bir duası ortak. O da 2029 yılına kadar Tuzla’nın çözülmeyen tek bir kronik sorunu kalmasın. Hep birlikte çok güzel güçlü bir emek harcadık, alın teri döktük. Haberim olan olmayan bir sürü yol arkadaşım olduğunu biliyorum. Bu kampanyadaki adalet hassasiyetinden, vicdandan, sevgiden, merhametten bir gün bir dakika uzak durmayacağıma söz veriyorum. Tek bir keyfi uygulama yapmayacağıma söz veriyorum. Temiz, ahlaklı, düzgün bir belediyeciliği Allah’ın izniyle bu 5 sene boyunca komşularımızla birlikte Tuzlalılara göstereceğiz. Kronik sorunların çözümü için arı gibi çalışacağız asla durmayacağız. Çok az uyuyacağız. Zamanın her dakikasında Tuzla ve Tuzlalılara hizmet ediyor olacağız. Tuzlalılar bir tarih yazdı.”
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik “Pazartesi gününden beri İstanbul’un 39 ilçesinde, Türkiye’nin dört bir yanında yüzler gülüyor. 31 Mart seçimleri çocuklara, gençlere umut oldu, kadınlara umut oldu, emekçilere umut oldu. Tuzla’ya ve Tuzla halkına büyük bir teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Yılmaz, Bingöl’ün Karlıova ilçesinde AK Parti’nin Seçim Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.
Burada konuşan Yılmaz, AK Parti’nin Karlıova ilçesinde birçok hizmete imza attığını söyledi.
Doğal bir felaket olduğunda insanlara zarar gelmemesi için her türlü çalışmayı yaptıklarını, yapmaya devam edeceklerini dile getiren Yılmaz, ilçede şu anda 234 konutun TOKİ tarafından inşa edildiğini bildirdi.
Depremin bu bölgenin bir gerçeği olduğunu, bunu bilerek yaşanması gerektiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Buna göre kendimizi hazırlamamız lazım. Binlerce konut yapıldı, depreme dayanıklı yapılar inşa edildi burada. Bu süreci de devam ettiriyoruz. Karlıova bu anlamda en hazırlıklı ilçelerden biri. Yapı stokunun yüzde 85’i son 15-20 yılda yapılmış bir ilçemiz. Allah korusun yarın bir felaket olduğunda insanımızın canına zarar gelmesin diye de dişimizi tırnağımıza takıp her türlü çalışmayı yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla adeta yeniden kurulmuş bir ilçemiz, yeni yapı standartlarına göre yapılmış, bu da bize mutluluk veriyor. Karlıova’ya hizmet etmeye devam edeceğiz. Karlıova halkının önceliği neyse bizim de önceliğimiz odur. Bizden ne talep ediyorsa ne bekliyorsa biz de o konulara yoğunlaşıyoruz.”
Herkesin diline, dinine, mezhebine, kimliğine saygılı bir anlayışa sahip olduklarını kaydeden Yılmaz, kimlik siyaseti yapmadıklarını belirtti.
Birçok emperyalist ülkenin değişik amaçlarla Orta Doğu’da farklı bölgelerde insanları birbirine düşürdüğünü belirten Yılmaz, tam aksine bunlara karşı kardeşliğin yüceltilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin, istikrarını koruyan güçlü bir liderle hakkını, menfaatini her yerde savunan bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Karlıova’da bundan sonraki dönemde de temel önceliklerimizden biri özellikle gençlerimiz için daha fazla istihdam imkanları oluşturmak olacaktır. Bu çerçevede de teşvik politikalarımızla hayvancılığa dönük yapacaklarımızla diğer çalışmalarımızla inşallah Karlıova’da daha fazla gencimizi iş imkanına sahip olması için her türlü gayreti sarf edeceğiz. Bingöl zaten bu anlamda doğunun parlayan bir yıldızı konumunda. Sütaş gibi devasa bir yatırım yaptık. Ondan en fazla istifade eden ilçelerimizden biri Karlıova. Kapasitesi daha da artacak inşallah. Şu anda yüzde 20’lerde. Daha yüzde 20’deyken bu kadar etki yapıyor. Yüzde 100 kapasiteye çıktığında Sütaş’ın ne kadar etkisi olur onu takdirinize bırakıyorum. İnşallah Bingöl’ümüz, Karlıova’mız artık dışarıya göç veren değil, dışarıdan göç alan bir konuma doğru gelecek. Bingöl kalkınmada çok daha iyi noktalara gidecek.”
Yılmaz, daha sonra Karlıova Kaymakamlığını ziyaret etti.
Programda, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Karlıova Belediye Başkanı Veysi Bingöl de yer aldı.
]]>Bingöl’de temaslarını sürdüren Yılmaz, Bingöl Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi, Yeni Nizamiye ve Bağlantı Yolu, Modern Arıcılık Kompleksi, Teknoloji Transfer Ofisi ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi binalarının açılış törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, üniversitenin, Bingöl balının markalaşması ve arı ürünlerinin çeşitlenmesi yönündeki çalışmalarının takdire şayan olduğunu söyledi.
Üniversitenin, arı ve arı ürünleri alanında ihtisaslaşan tek üniversite olduğunu anımsatan Yılmaz, 2016 yılında Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma alanında pilot üniversite seçilmesinden bu yana yürütülen projelerle önemli mesafe katettiğini belirtti.
Bingöl balının karakteristik tat ve aromasıyla ününü dünyaya yaydığını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bu binanın yapılmasında hibeleriyle destek olan Kalehan Genç Enerji Üretim A.Ş’ye teşekkür etmek istiyorum. Bu bir güzel örnek oldu gerçekten. Bundan sonrası da gelir inşallah. Üniversitenin bu alandaki bilimsel araştırmaları ve teknolojiye dayalı yaklaşımları, yerel üreticilere modern yöntemler ve teknikler sunmaktadır. Böylece Bingöl balının ürün kalitesi artırılmakta ve pazarlama olanakları genişletilmektedir. Bölgesel istihdama da ekonomiye de katkıda bulunulmaktadır. Bu, üniversite üretici işbirliği anlamında gerçekten örnek olarak ifade edebileceğimiz uygulamalardan biri. Üniversitelerimiz toplumla, yerel yönetimle, üreticiyle, sanayiciyle, çiftçiyle, meslek kuruluşlarıyla, sivil toplumla, toplumun bütün kesimleriyle ilişkilerini geliştirmek zorundadır. Üniversite bir eğitim kurumu olduğu gibi bir araştırma ve kalkınma kurumu aynı zamanda. İçinde bulunduğu bölgenin kalkınması, gelişmesi için üniversitenin ortaya koyacağı çabalar son derece kıymetli. Bu da işte bu işbirlikleriyle gerçekleşebilecek bir hedef.”
Bingöl balının yerel ekonomiye katkısının artacağına inandığını kaydeden Yılmaz, arıcılık işletmesi, polen, arı sütü ve bal mumu üretimi, sertifikalı ana arı yetiştiriciliği ve arı zehri üretimine özellikle yoğunlaşmak gerektiğini vurguladı.
Bingöl balının daha önce coğrafi işaret aldığını hatırlatan Yılmaz, “Bingöl balı şimdi de Avrupa Birliği’nde ilk defa coğrafi işaret alan bal olma yolunda. Süreç belli bir aşamaya geldi. Bu başvuru Avrupa resmi gazetesinde yayımlandı. Dolayısıyla bu sürecin tamamlanmasıyla Avrupa Birliği ölçeğinde coğrafi işaret alan ilk bala sahip olacak. Buna emeği geçen herkese de ben buradan teşekkür etmek istiyorum.” ifadesini kullandı.
Bölgenin doğal kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak yerel ekonomiyi güçlendirmeye devam edeceklerini aktaran Yılmaz, dün Bingöl Üniversitesi’nde bir araya geldiği öğrencilerin, iş dünyasına en güzel şekillerde hazırlandıklarını görme imkanı da bulduğunu kaydetti.
Bu üniversitelerin, bir yaklaşımın ve zihniyetin sonucu olduğuna işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanımız, başbakan iken bu süreci başlattı ve ‘Her ilde bir üniversitemiz olacak. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde. Her ilde bir üniversitemiz olacak, insanımız yüksek öğretime erişimde sıkıntı yaşamamalı’ dedi. 2007 yılında Bingöl Üniversitesi kurulduğunda eleştirenler oldu. ‘Bunlar tabela üniversitesi olacak, buradan bir üniversite olmaz’ diye yorum yapanlar oldu. O yorumları yapanları şimdi Bingöl Üniversitesi’ne davet edip gezdirmek lazım. Gerçekten bugün iftihar ettiğimiz bir noktaya geldik. Tabela üniversitesi değil, ulusal ve uluslararası düzeyde rekabetçi bir şekilde yarışan üniversitelerimiz var. Bingöl Üniversitesi bunun çok güzel bir örneği. Yayın sayısında kişi başı yayın sayısında ilk yirmilerde olan bir üniversiteden bahsediyoruz. Ülkede, dünyada çok önemli projeler yürüten, çalışmalar yapan bir üniversiteden bahsediyoruz. Gurur duyuyoruz gerçekten Bingöl Üniversitemizle. Demek ki yapılabiliyor. İnanırsanız, emek harcarsanız demek ki başarılıyor.”
Programda, Vali Ahmet Hamdi Usta ve Rektör Prof. Dr. İbrahim Çapak da birer konuşma yaptı.
Daha sonra törende, Yılmaz’a, Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliğinin, Yayla Balı Paris Bal Ödülleri Yarışması’nda aldığı “Paris Honey Awards 2024 Gold Quality” sertifikası takdim edildi.
Konuşmaların ardından açılış gerçekleştirildi, Yılmaz ve beraberindekiler, Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi’ni gezdi.
Törene, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Sert, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Aba, kurum müdürleri ve akademisyenler katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl Üniversitesi’nde Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) binalarının açılış programına katıldı. Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi bahçesinde düzenlenen programda konuşan Yılmaz, üniversitesinin Bingöl balıyla ilgili çalışmalarının önemli olduğunu belirtti. Yılmaz, “Bir önceki ziyaretimizde Bingöl Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Bal Şurası ve Fuarı’nın açılışını yapmıştık. Bugün de Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin ilimize, üniversitemize kazandırılmasına şahitlik yapıyoruz. Aynı zamanda tabii İslami İlimler Fakültesi binamızın resmi açılışını gerçekleştirmiş oluyoruz. Her biri birbirinden kıymetli binalar. Tek tek burada görme imkanımız yok belki ama sadece İslami İlimler Fakültemizin binası için bile gerçekten çok şeyler söylemeye değer. Mimarisiyle, büyüklüğüyle, kattığı değerler her türlü takdiri hak ediyor. Teknoloji Transfer Ofisi’yle üniversitemizde yapılan araştırmaların değerlendirilmesi ve ticarileştirilmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin sağlanması, üretilen bilgi bölgesel ve ulusal düzeyde örnek oldu. Bundan sonrası da gelir inşallah. Üniversitemize daha fazla hayırsever katkısını beklediğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu eserlerde inanıyorum ki bu desteği verenlerin isimleri de en güzel şekilde yaşayacaktır. Üniversitemizin Bingöl balının markalaşması ve arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi yönünde çalışmaları da gerçekten takdire şayandır” dedi.
Bingöl Üniversitesi’nin arı ve arı ürünleri alanında uzmanlaşan tek üniversite olduğunu aktaran Yılmaz, “2016 yılında tarım ve havza bazlı kalkınma alanında pilot üniversite seçilmesinden bu yana yürütülen projelerle önemli ve mesafe kat etmiştir. Cumhurbaşkanımız belli sayıda üniversiteyi o tarihlerde pilot üniversite olarak ilan etmiştir. Bingöl Üniversitemiz de bunlar arasında yer almaktadır. Daha sonra yapılan çalışmalarla özellikle arıcılık konusunda ihtisaslaşması hususunda bir karar verilmiş ve bu yönde çalışmalar sürdürülmüştür. Üniversitenin bu alandaki bilimsel araştırmaları ve teknolojiye dayalı yaklaşımları yerel üreticilere modern yöntemler ve teknikler sunmaktadır. Böylece Bingöl balının ürün kalitesi arttırılmakta ve pazarlama olanakları genişletilmektedir. Bölgesel istihdama da, tabii ki ekonomiye de katkıda bulunulmaktadır. Bu üniversite, üretici iş birliği anlamında gerçekten örnek olarak ifade edebileceğimiz uygulamalardan bir tanesi. Biz her zaman altını çiziyoruz. Üniversitelerimiz toplumla, yerel yönetimle üreticiyle, sanayiciyle, çiftçiyle, meslek kuruluşlarıyla, sivil toplumla, toplumun bütün kesimleriyle ilişkilerini geliştirmek zorundadır. Üniversite bir eğitim kurumu olduğu gibi aynı zamanda bir araştırma kurumu ve bir kalkınma kurumudur. İçinde bulunduğu bölgenin kalkınması, gelişmesi için üniversitenin ortaya koyacağı çabalar son derece kıymetli. Bu da işte bu işbirlikleriyle gerçekleşebilecek bir hedef. Bu anlamda arıcılık konusunda ortaya koyulan çalışmaların örnek niteliğinde olduğunu ifade etmek isterim. Değerli katılımcılar, karakteristik tat ve aromaya sahip Bingöl balının ünü dünyaya yayılmış, coğrafi işaret alarak küresel çapta pek çok ödüle layık görülmüştür” diye konuştu.
“O dönem yorum yapanları Bingöl Üniversitesi’ne davet etmek lazım”
Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız, başbakanken bu süreci başlattı ve her ilde bir üniversitemiz olacak dedi. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde. Her ilde bir üniversitemiz olacak dedi. İnsanımız yükseköğretime erişimde sıkıntı yaşamamalı dedi. Bu zihniyetin bir sonucu olarak bu üniversiteler kuruldu. 2007 yılında kurulduğunda eleştirenler oldu. Bunlar tabela üniversitesi olacak, buradan bir üniversite olmaz diyenler oldu, yorum yapanlar oldu. O yorumları yapanları şimdi Bingöl Üniversitesi’ne davet edip gezdirmek lazım. Gerçekten bugün iftihar ettiğimiz bir noktaya geldik. Tabela üniversitesi değil, ulusal düzeyde ve uluslararası düzeyde rekabetçi bir şekilde yarışan üniversite var. Bingöl Üniversitesi bunun çok güzel bir örneği” şeklinde konuştu.
Programa Yılmaz’ın yanı sıra Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan katıldı. – BİNGÖL
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bingöl’de iş insanlarıyla bir araya geldi. Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BİNTSO) yapılan toplantıda kamu ve özel yatırımlar görüşüldü. Bingöl’e dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl’deki yapı stokunun 20 yılda yüzde 75 dönüştüğünü söyledi. Yılmaz, “Türkiye büyük bir ülke. Geniş bir coğrafyamız var, 85 milyonu aşan nüfusumuz var. Türkiye yüzyılına ulaşacaksak, Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştireceksek bunu sadece bazı metropollerle, büyük illerle yapmamız mümkün değil. Tüm Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirmek durumundayız. Bütün yörelerimizin potansiyellerini değerlendirmek durumundayız. Topyekun kalkınmayı ancak böyle başarırız, böyle sağlarız. Cumhurbaşkanımız da başından itibaren hep bu anlayışı savundu. Batıda ne varsa doğuda da o olacak dedi. Kuzeyde ne varsa güneyde o olacak dedi. Tüm Türkiye’de belirli standartlarda hizmet sunumu bizim temel politikamız oldu. Bunun etkilerinin en iyi görüldüğü illerden biri de Bingöl. Bingöl iki fay hattının tam kesiştiği noktada. Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın ortasında. Ama çok şükür son 20 yılda Bingöl’deki yapı stokunun yüzde 75’ini dönüştürmüşüz. Projelerimiz var onlar da gerçekleştiğinde çok daha yükselecek bu rakam. Yapa stokumuzla neredeyse yeniden Bingöl yapılmış. Kamu kurumlarıyla, kentsel dönüşümüyle, vatandaşın kendi yaptıklarıyla birçok boyutuyla Bingöl gerçekten örnek olarak söyleyeyim, bir tane eski hastanemiz yok artık, ilçelerimiz dahil. Hepsini yıkıp yeniden inşa ettik. Burada tabi yüzde 99 bile az burada esas hedef yüzde 100’ü yakalamaktır” dedi.
“Esas amacımız artık doğuda, güneydoğuda özel yatırımları arttırmak”
Geçmiş yıllarda yaşanan terör hadiselerinden dolayı bölge insanın bedeller ödediğini aktaran Yılmaz, “Bugün geldiğimiz noktada kamu olarak eksikliklerimizi tamamlıyoruz ama esas amacımız artık doğuda, güneydoğuda özel yatırımları arttırmak. Daha fazla özel yatırımın bu bölgeye cezbedilmesi. Geçmişte yaşanan terör hadiseleri nedeniyle en büyük maliyeti bu bölgede yaşayan insanımız ödedi. Kim olursa olsun, Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla kim varsa bu bölgede en büyük bedeli bu insanlarımız ödedi. Şimdi huzur ve güven ortamının en büyük faydasını da bu bölgede yaşayan insanlar görecek” diye konuştu.
Demir projesine de değinen Yılmaz, “Bingöl’de bundan en fazla faydalanan illerden biri oldu. Demir projemiz. İlk defa geçtiğimiz yıllarda Erdemir bünyesinde Bingöl’de ruhsatlı alanları vardı, Servi dediğimiz bölgede. Geçtiğimiz yıllarda sondaj yaptı. Türkiye’de bu alanda en fazla yapılan sondajlar bu dönemde yapıldı demir anlamında. 20 milyon ton rezervin aslında 250 milyon tondan fazla olduğu çıktı ortaya ve bu da devam ediyor. Erdemir bu çerçevede bir karar aldı, ilk aşamada 550 milyon dolarlık bir yatırım yapıyorlar. Devasa bir yatırım gerçekten bu daha da artacak. Yıllık etkisi cari açığı azaltmada 600 milyon dolar. İnşaat sırasında 2 bin kişi, bitince bin kişiye sürekli istihdam sağlayacak” diye konuştu.
Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanı sıra Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Bingöl Milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, BİNTSO Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Çintay ve iş insanları katıldı. – BİNGÖL
]]>Yılmaz, beraberinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.
Buradaki konuşmasında OVP’nin çok iyi şekilde uygulandığını ve sonuçlarını da görmeye başladıklarını belirten Yılmaz, özellikle yıl ortasından itibaren enflasyondaki etkilerini de daha belirgin şekilde görmeye başlayacaklarını söyledi.
Hükümetin kurulduğu dönemde, bazı köşe yazarlarının bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 10’un üzerinde olacağını iddia ettiğini anımsatan Yılmaz, “Deprem yaşandı, olumsuz birçok hadise var, bir taraftan EYT gibi birtakım yeni uygulamalar, ücret artışlarıyla bütçenin çok aşırı açık vereceğine dair tahminler yapılıyordu. Biz de Orta Vadeli Program’da, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,4 olacak dedik. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu; yüzde 5,2 ile kapattık geçen yıl. Bunun da yüzde 3,6’sı deprem harcamasından geliyor. Onu çıkardığınız zaman bütçe açığımızın milli gelire oranı deprem harcamaları hariç yüzde 1,6.” diye konuştu.
Depremin yükü azaldıkça bütçe ve mali disiplinin geldiği noktanın daha iyi görüleceğini anlatan Yılmaz, Türkiye’nin iyi bir performans sergilediğini, 2025’ten başlayarak çok daha iyi noktaya geleceğini kaydetti.
Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için tüm Türkiye’nin potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Tüm Türkiye’de belli standartlarda hizmet sunumu bizim temel politikamız oldu. Bunun etkilerinin en iyi görüldüğü illerden bir tanesi de Bingöl diye düşünüyorum. Afetlerden bahsediyoruz. Bingöl de iki fay hattının tam kesiştiği noktada, Kuzey Anadolu fay hattıyla Doğu Anadolu fay hattının. Son 20 yılda Bingöl’deki yapı stokunun yüzde 75’ini dönüştürmüşüz. Şimdi halen yürüyen projelerimiz var. Onlar da gerçekleştiğinde çok daha yükselecek bu rakam.”
“Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir ilde kamu yatırımları özel yatırımlarla bütünlendiğinde asıl istihdam, ihracat ve katma değerin ortaya çıktığına dikkati çekerek, Doğu ve Güneydoğu’da özel yatırımları artırmayı da amaçladıklarının altını çizdi.
OYAK Erdemir’in Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Servi bölgesinde ruhsatlı alanlarının olduğunu, geçen yıllarda demir aramak için sondaj yaptığını anımsatan Yılmaz, bu çalışmalarda 20 milyon olduğu düşünülen demir rezervinin aslında 250-300 milyon ton olduğunun belirlendiğini ve daha da artmasının beklendiğini dile getirdi.
Erdemir’in bu çerçevede ilk aşamada 550 milyon dolarlık yatırım yapma kararı aldığını aktaran Yılmaz, “Devasa bir yatırım gerçekten. Bu daha da artacak. Peletleme tesisi deniyor. Demiri alıp işte böyle bilye gibi küçük küçük hale getirip sonra gönderecekler başka yerlere. Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar. Projenin toplam ömrü boyunca 20 milyar dolardan fazla Türkiye’nin ithalatını azaltacak bir proje. Devasa bir şey gerçekten. İnşaatı sırasında 2 bin kişiye iş sağlayacak. Bitince 1000 kişiye sürekli istihdam sağlayacak.” bilgisini paylaştı.
Yılmaz, Bingöl balının Türkiye’nin bu alanda Avrupa’da ilk coğrafi işaret alan ürünü olacağına işaret ederek, kentin balının artık uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.
Toplantıda, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata ile Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay da yer aldı.
]]>Bingöl Üniversitesi (BÜ) Enerji, Çevre, Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram’ın yürütücülüğünde kent merkezinin zemininin jeofizik ve jeolojik yöntemlerle araştırılması için proje hazırlandı.
“Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğu’nun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesinin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması” isimli proje, TÜBİTAK’tan 2022 yılında destek aldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Munzur Üniversitesindeki uzmanların da desteğiyle yürütülen proje kapsamında, kent merkezindeki alanların yüzde 70’inin zemin analizi tamamlandı, geriye kalan alanların analizi de yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek.
Ayrıca, merkezin koordinatörlüğünde Bingöl Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Dr. Ömer Faruk Nemutlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, Dr. Sadık Varolgüneş de Dicle Üniversitesi’nde Bingöl’deki riskli yapıları belirlemek amacıyla doktora tezleri hazırladı.
Bu tezlerde de İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı metotlar kullanılarak, riskli yapıları tespit etmek amacıyla 1500’ü aşkın yapı incelendi.
Fay haritaları hazırlanıyor
Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, AA muhabirine, Bingöl’ün depremler üreteceği konusunda haberler çıktığını, bunun doğru olduğunu belirterek, ancak yaşanacak olası depremde Bingöl’ün tamamen zarar görecek gibi düşünülmesinin doğru olmadığını söyledi.
Bunun tespitinin ancak bilimsel verilerle ve mühendislik çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Akbayram, TÜBİTAK’ın deprem konusundaki araştırmalara destek vereceğini açıklaması üzerine proje hazırladıklarını belirtti.
Akbayram, şöyle konuştu:
“Bingöl’ün merkez ilçesinin zemininin depremlerde nasıl davranacağını anlamamız gerekiyordu. Bunun için jeofizik ve jeoloji araştırmaları ağırlıklı bir proje hazırladık. Projede, Bingöl çevresindeki fayların yapılarını, jeolojik ve jeomorfolojik olarak haritalıyoruz. Neden bunu yapıyoruz çünkü Bingöl’ün zarar görebilirliğini arttıracak şeylerden biri faylarda oluşabilecek deprem büyüklükleridir. İleride gerçekleşebilecek olası depremlerin büyüklüklerini doğru tahmin edebilmek için fayların doğru haritalanması gerekiyor. Her ne kadar Bingöl’ün iyi fay haritaları, MTA tarafından yapılmış olsa da bu fay haritaları revizyona muhtaç. Bu revizyonu yapıyoruz. Bu, o çalışmaların kötü olduğunu göstermiyor bu arada. Sadece bizimkisi daha ayrıntılı bir çalışma.”
Proje kapsamında ayrıca kent merkezinin zeminini 250 ve 500 metrede bir, çeşitli jeofizik ölçümlerle araştırdıklarını anlatan Akbayram, bu sayede depremler esnasında kentteki zeminin nasıl davranacağını öğreneceklerini söyledi.
Hazırlanan doktora tezlerine de değinen Akbayram, şöyle devam etti:
“Bu doktora tezlerinde il merkezindeki 1500’den fazla binanın, sokak taraması metotlarıyla kalitesi araştırıldı. Bu 1500 bina kent merkezindeki toplam 7 bin 500 binanın yapı tiplerini temsil edecek şekilde seçildi. Bunlardaki zayıflıklar belirlendi. Mevcut yer, bilimsel zemin dinamik verileriyle birleştiğinde Bingöl’de olası depremlerde hasar alabilecek alanları tespit ettik. Araştırılan 1500’ü aşkın yapıdan yaklaşık 500’ünün, yapı kalitesinin ya da zemininin kötü olması gibi nedenlerle riskli olduğu tespit edildi. Yani ne kadar binanın yıkılabileceğini, maalesef ne kadar insanın eğer dönüşüm yapılmazsa zarar görebileceğini biliyor durumdayız. Tabi hata payları var ama bu rakamlar bizim elimizde.”
Hazırlanacak rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak
Akbayram, bundan sonra eldeki bütün bu verileri bir araya getirip, bunların ışığında kentsel dönüşüme yönelik yeni imar planlarının hazırlanmasının gerektiğini kaydetti.
Projelerinin çeşitli ulusal ve uluslararası hakemlik süreçlerinden geçtiğini anlatan Akbayram, şunları aktardı:
“Proje tamamlandığında, doktora tezleriyle bir rapor hazırlanacak ve bu rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bunların Türkiye’de örneği çok az. Küçük alanlarda yapılmış çalışmalar var. Bu çalışmaların deprem üretebilecek aktif faylara yakın bütün şehirlerde yapılması gerekiyor. Örneğin Bingöl’de olabilecek bir deprem aynı Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi çevre illeri de etkileyecektir.”
]]>Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, İl Jandarma Komutanı Bilgihan Yeşilyurt ve İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan’ın da katılımı ile ‘Genel Güvenlik ve Asayiş’ konulu basın açıklaması düzenledi. Valilik binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Usta, vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşaması amacıyla her türlü suç ve suç örgütüne karşı çalışmaların devam ettiğini söyledi. Farklı tarihlerde meydana gelen ve birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülen silahlı saldırılara ilişkin açıklama yapan Vali Usta, “İlimizde 17 Ocak 2024 tarihinde bir şahsın silahla yaralanması ve aynı tarihte meydana gelen iş yeri kurşunlama ve araç kurşunlama, 20 Ocak 2024 tarihinde iş yeri kurşunlama, 7 Şubat 2024 ve 17 Şubat 2024 tarihlerinde 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, 12 Şubat 2024 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit olaylarının meydana gelmesi sonrasında Bingöl Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince ayrıntılı inceleme başlatılmıştır. Söz konusu olaylar, 29 Ağustos 2023’te meydana gelen 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, 31 Ağustos 2023 tarihinde genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve mala zarar verme, 27 Eylül 2023 tarihinde genel güvenliği kasten tehlikeye sokma olayları ile birlikte değerlendirilmiştir. 2024 yılında meydana gelen olaylar 2023 yılındaki olaylarla birleştirildiğinde birbirleriyle bağlantılı ve olaylara karışan şahısların birlikte hareket ettiği değerlendirilmiştir. Konu ile ilgili yapılan ön çalışmalar neticesinde olayların kalabalık gruplar arasında gerçekleştiği, olay yerinde çok sayıda boş kovan ve isabetin söz konusu olduğu, olayla bağlantısı olmayan kişilerin de araç ve iş yerlerinde zarar oluştuğu tespit edilmiştir” diye konuştu.
Özel ekip kuruldu, 650 saatlik kamera görüntüsü incelendi
Olaylara ilişkin özel ekip kurulduğunu vurgulayan Vali Usta, “Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde yapılan toplantı sonucunda oluşturulan plan kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğünce konunun çok yönlü araştırılması amacıyla özel bir ekip kurulmuştur. Bununla birlikte meydana gelen olaylarda vatandaşlarımızın huzur ve güvenini sarsacak eylemlerin tekrar gerçekleşmemesi amacıyla il merkezinde planlı asayiş uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmaları ve teknik imkanlardan faydalanılarak yürütülen çalışmalarda yaklaşık 650 saatlik kamera görüntüsü incelenmiş, olaylarda tabanca, tüfek ve otomatik silah kullanıldığı görülmüştür. Soruşturma aşamasında şüpheli şahısların öncelikle olaylarda kullanmış oldukları araçların plakaları tespit edilmiş, sonrasında kimlik ve adres tespitleri yapılmıştır” şeklinde konuştu.
Silahlar ele geçirildi, 12 şüpheli şahıs hakkında işlem başlatıldı
Yapılan operasyonlara ilişkin de bilgi veren Vali Usta, “Olaya karışan şahısların araç, iş yeri ve adreslerine yönelik yapılan eş zamanlı operasyonlar ve dosya kapsamında il merkezinde yapılan asayiş uygulamalarında 1 adet Kaleşnikof ismiyle tabir edilen AK-47 uzun namlulu tüfek, AK-47 uzun namlulu tüfeğe ait 2 adet şarjör, 1 adet hücum yeleği, 98 adet 7.62 milimetre çapında fişek, 3 adet 9 milimetre ruhsatsız tabanca, 1 adet 7.65 milimetre ruhsatsız tabanca, 5 adet tabanca şarjörü, 80 adet 9 milimetre fişek, 7 adet 7.65 milimetre fişek, 2 adet av tüfeği, 18,5 gram narkotik madde, 1 adet özel üretim bıçak, 8 adet cep telefonu ele geçirilmiş olup, toplam 12 şüpheli şahıs hakkında işlem başlatılmıştır. Soruşturma çok yönlü devam etmektedir. Bingöl Valiliği olarak emniyet ve jandarma kolluk kuvvetlerimizle halkımızın huzur ve güvenliği için suç ve suçlularla mücadelemiz aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir. İlimizde bu şekilde organize suç örgütü niteliği taşıyan mafyavari yapılanmalara kesinlikle müsaade etmeyeceğimizi kararlılıkla ifade ediyoruz” dedi. – BİNGÖL
]]>Dicle Üniversitesi (DÜ) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kavak, AA muhabirine, deprem gerçeğinin çok iyi bilinmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyledi.
Gelecek süreçte de özellikle fay hatlarının sıkışması sonucu oluşacak kırılmaların sonunda da depremlerin meydana geleceğini ifade eden Kavak, Doğu Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere özellikle Bingöl ve çevresinin enerjinin biriktiği alanlar arasında bulunduğunu aktardı.
“Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor”
Kavak, “Önümüzdeki süreçte Hakkari’de depremler gerçekleşecektir. Kahramanmaraş ve Malatya’dan Bingöl’e doğru bir enerji transferi gerçekleşti. Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor.” dedi.
Depremin ne zaman ve ne şekilde olacağının tespit edilemeyeceğini ancak sıkışmalar olduğunu ve enerji transferi gerçekleştiğinin belirlendiğini dile getiren Kavak, burada da depremin gerçekleştiği yerden çok yansımalarının önem kazandığına işaret etti.
Kavak, depreme dayanıklı yapılar ve uygun teknikte yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede yaşanacak depremlerin etkisinin de daha hafif hissedileceğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu’nun sürekli depremlere maruz kalınan bir alan olduğunu ifade eden Kavak, “Afetler insanı öldürmez, insanları öldüren kötü yapılan binalardır. Eğer önlemimizi alırsak, binaları uygun teknikte yaparsak, yapıların etkilenmesi minimuma düşecek, 8 veya 9 büyüklüğündeki depreme maruz kalındığı takdirde bile etkileşim minimum düzeyde olacaktır. Her dakika, her saniye depreme hazır olmamız lazım.” diye konuştu.
“Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası”
Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da merkezi Sivrice ilçesi olan 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda esas aktivitenin başladığının ilk belirtisi olduğunu ifade etti.
Sonrasında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığına işaret eden Aksoy, bu depremlerden sonra başlayan artçıların sayısının 40 bine ulaştığını aktardı.
Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Bingöl’ün Karlıova ilçesi yakınlarında birleştiğini vurgulayan Aksoy, Gürün, Darende, Malatya’nın Pütürge ilçesi çevresinde, Yeşilyurt bölgesinde ikinci olarak da Kahramanmaraş Göksun’dan Adana’ya doğru inen Doğu Anadolu Fay Zonu’nda, 6 Şubat 2023’teki depremlere bağlı olarak çok sayıda artçı deprem yaşandığını dile getirdi.
Aksoy, bu fay zonunun güney kolunun devamında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman Çelikhan civarlarında ve Malatya ile Adıyaman’ın Sincik ilçesi arasında meydana gelen artçı sarsıntıların da bir süre daha kendini hissettireceğini söyledi.
Doğu Anadolu Fay Zonu’ndaki Elazığ’ın kuzey doğusu olan Palu’dan sonra Bingöl’e kadar olan bölümde kırılmayan bir bölüm olduğunu, bunun da risk taşıdığını öngördüklerini dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:
“Faylar üzerlerinde yeterli enerji birikip kırıldıkları zaman deprem üretiyorlar. Bunlara fayların deprem tekrarlanma aralığı deniyor ama üzerinde çalışma yapılmayan faylarda bu deprem tekrarlanma aralığını bilemiyoruz. Kaç yılda bir deprem üretir, hangi büyüklükte deprem üretir, bunun hakkında fikir yürütmek mümkün olmuyor.”
Aksoy, Bingöl Karlıova’da hem Kuzey Anadolu Fay Zonu hem de Doğu Anadolu Fay Zonu’ndan kaynaklanan deprem riskinin daha fazla olduğunu belirterek, şöyle dedi:
” İki fay zonu arasında kalınması Tunceli ve Bingöl’ü daha riskli hale getiriyor. Dolayısıyla iki fay zonundan kaynaklanan risklerin bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz. Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası. Çünkü uzun zamandan beri deprem üretmemiş, bu da bize yakın gelecekte deprem üretme potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bölge için risk oluşturan bir diğer fay segmenti Yedisu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, 1939’da Erzincan depreminde Erzincan’dan başlayıp batıya doğru kırıldı. 1992’de meydana gelen depremde de Erzincan’dan Yedisu’ya kadar olan bölüm kırıldı. Dolayısıyla Yedisu segmenti diye adlandırılan bölüm üzerinde uzun zamandır ki; o bölge için 230 yıl kadar bir deprem tekrarlanma aralığı belirlenmişti, bu aşıldığından dolayı bu fay segmentinin de risk taşıdığını söyleyebiliriz.”
]]>