Bin Lira – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:45:54 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da Fındık Üreticilerinin Sorunlarını Dinledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:45:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43225 Haber: GÜLARA SUBAŞI/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

(ORDU) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret etti. Özel, üreticilerin sorunlarını dinledi. Fındık üreticisi, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını dinledi. Beline fındık toplama sepetini takan Özel’e sorunlarını anlatan bir üretici, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” dedi.

Özel’in “Bunlar geçen sene kaç paraydı? Bir geçen senekini söyle bir de bu senekini söyle” sözüne yanıt veren üretici, “Geçen sene bin 500 liraydı tırpan yevmiyesi, şimdi 4 bin lira. 1500 liradan 4 bin liraya çıktı. Yevmiye 700 liraydı, bin 500 lira diyorlar. Gübreyi 7 bin liraya almıştım geçen yıl, bu sene 12 bin liraya aldım” diye konuştu.

Üretici: “Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza”

Özel’in, “Geçen sene fındığı kaça sattın?” sorusunu da yanıtlayan üretici, “Geçen sene 78-80 liraya” dedi. Özel, “Şimdi öbürü gibi olsa, kimi dört kat artmış, kimi iki kat. İki kat artsa, 160 lira. 160 lira olsa kurtarır mıydı sizi?” diye sordu. Üretici, “Kurtarmaz, yine kurtarmaz. 140 lira maliyeti var. Ben bundan 20 lira kazanmak için bir de kendi yevmiyem olacak” dedi. Özel’in “Sen bu sene zararına mı satacaksın” sorusuna üretici, “Eve bu sene zarar ediyorum. Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza” diye yanıt verdi.

Özel, “Bir de bu maliyet hesaplarını okuyoruz, orada hiç toprağın maliyetini katmıyorlar” dedi. Buna karşılık üretici, “Kendi yevmiyemizi de katmıyoruz. Ben dört gündün harman biçiyorum. Bir motor yevmiyesi 4 bin lira, 16 bin lira yapar. Bir asgari ücret. Bir asgari ücreti ben hiç hesaba katmıyorum” dedi.

Üretici: “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor”

Özel ayrıca, “Fındıkçının borcu var mı? Nerelere borcu var?” diye sordu. Üretici ise “Var tabii. Ziraat Bankasına var, tüccara var. İşçi parası alacağım ben tüccardan, ne olur benim işçilik param? 160-170 bin lira. 170 bin lirayı talep edeceğim, benim fındığımı zaten esir almış oluyor tüccar. İstediği fiyattan fiyatını kesecek. Serbest piyasada satılandan ben daha düşük satmak zorundayım fındığı. Borcu olmayan adam gidecek, 120-125’e fındık satacak. Bana diyecek ki adam, 115 lira senin fındığın… Benim 160 bin lira gibi bir parayı çıkartıp küt diye verme şansım yok. Benim için yevmiye o kadar tutar, diğerleri için 100 bin olur, 250 bin olur. Maliyetleri oluyor. En yüksek maliyet işçilik ve gübre” diye konuştu.

Özel, “Bugün Giresun’a gideceğiz ve mitingi yapacağız. Biz aslında fiyatı ilan edin, bir de maliyetlerin üzerinde en az 165 lira, hatta Trabzon milletvekillerimiz 180 lira diye açıklama yapmıştı. Fiyat isteyelim diyorduk, 130 lira fiyat verdiler. Bakalım nasıl olacak miting” dedi. Üretici, “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor. Ben 98 yılında altı ton Fiskobirlik’e fındık verdiğimde üç tane sıfır araba alıyordum. Fiskobirlik’ten aldığım parayla üç tane sıfır araba alıyordum. Şimdi üç tane sıfır araba 1,5 milyon liradan hesapla, 4,5 milyon lira. Yani o kadar kaybettik, 98’den sonra. Devamlı geri gidiyoruz. Ordu’ya ev yaptırdık, hep 2000’den önce. Fındık parası ile yaptım ben bunları. Şimdi kendi maaşımı harcıyorum ben fındığı bahçede bırakmamak için, rezil olmamak için. Artık bundan sonra da daha da toplamayız” diye konuştu.

Ardından Özel, fındık üreticisi kadınlarla beraber Karadeniz’in fındıkla ilgili yöresel şarkısını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/feed/ 0
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu: “Emeklinin Yaşama Şansı Yok” https://www.haber60.com.tr/ahmet-vehbi-bakirlioglu-emeklinin-yasama-sansi-yok/ https://www.haber60.com.tr/ahmet-vehbi-bakirlioglu-emeklinin-yasama-sansi-yok/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41002 (ANKARA) – CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, vergi paketinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; ” Türkiye’de mayıs ayı gıda enflasyonu yüzde 70. Bütün OECD ülkelerinin rakamlarını alt alta topluyorsunuz, yüzde 71 yapıyor. Böyle bir ülkede gıda harcamaları emeklilerin toplam harcamasının yüzde 28’iyken, emekliye yüzde 25 zam yapılıyor; el insaf. Bu şartlar altında bu emeklinin yaşama şansı, yaşama ihtimali yok” dedi.

CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda vergi paketinin görüşmelerinde söz alarak eleştirilerde bulundu. Emekliye verilen 2 bin 500 lira artışın kira zammını bile karşılamadığına dikkat çeken Bakırlıoğlu “Türkiye’de mayıs ayı gıda enflasyonu yüzde 70. Bütün OECD ülkelerinin rakamlarını alt alta topluyorsunuz, yüzde 71 yapıyor. Böyle bir ülkede gıda harcamaları emeklilerin toplam harcamasının yüzde 28’iyken, emekliye 25 yüzde 25 zam yapılıyor; el insaf” dedi.

Türkiye’deki vergide asıl sorunun eşit ve adil şekilde dağıtılmaması olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, şöyle konuştu:

“OECD’ye göre 1965 yılında yüzde vergi 10,6’ymış 2000’de yüzde 23,5’e, 2015’te yüzde 25’e ve 2022’de yüzde 20,8’e çıkmış. Şu an OECD’ye bakınca oran yüzde 34. OECD ortalamasına baktığımız zaman, Türkiye’de 2022 itibarıyla vergi yükü OECD ortalamasının altında. Peki, biz niye sabahtan beri vergi yükünden bahsediyoruz? Buradaki tartışmanın sebebi, vergide yük eşit ve adil şekilde dağıtılmıyor, rakamlar da bize bunu söylüyor., Türkiye’de, son beş yılın, dolaysız ve dolaylı vergi rakamlarına baktığımız zaman, Türkiye’deki toplanan son beş yıldaki vergilerin yüzde 34’ü gelire bağlı, yüzde 66’sı da dolaylı vergilerden oluşmakta. 2024 tahminlere baktığımız zaman da oranlar değişmiyor. Peki, bu vergiler kimlerden toplanmış? Son beş yılın ortalamasına bakılırsa toplanan vergilerin yüzde 18,5’i gelir vergisinden oluşmakta. Bu 18.5’in de yüzde 90’ı kaynağından kesilen gelir vergisi. Yani ilk ücretlerden kesilen gelir vergisi. Peki, kurumlar vergisi ne? Yüzde 15,6. Dolaylı vergilere baktığımız an, vergi yükünün ağırlığının ücretliler üzerinde olduğunu görmekteyiz. Dolaylı vergilere baktığımız zaman da KDV’nin ortalaması yüzde 9,1; ÖTV’de çok ciddi bir oran var, yüzde 20.5.”

“Türkiye’de ciddi bir gelir adaletsizliği var”

Türkiye’de çok ciddi bir gelir adaletsizliği olduğuna dikkat çeken Bakırlıoğlu, “Şu anda Türkiye’deki en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik dilim Türkiye’de gelirin neredeyse yüzde 50’sini almakta. En fakir yüzde 20’lik grup ise yüzde 6,2’sini almakta. 8,4’lük bir kat fark var arada. Bu, şimdiye kadar görülür bir fark değil. Şöyle özetlemek lazım: Diyelim ki en düşük gelir grubuna sahip olan 10 bin lira maaş alan bir emeklimizi bir de 80 bin lira maaş alan iki yurttaşımızdan bahsedelim. Bir alışveriş merkezine gittiler, her ikisinin de 5 bin liralık aynı alışveriş sepetiyle alışveriş yaptıklarını varsayarak yüzde 20 KDV verdiklerini düşünelim. Yani bin lira KDV ödesinler. Şimdi, 10 bin lira gelire sahip olan bir insan bin lira KDV ödediği zaman bu insandaki vergi yükü yüzde 10. Seksen bin lira gelire sahip birisi gidip, aynı alışveriş yapıp da bin lira KDV verdiği zaman bu insanın vergi yükü yüzde 1,25. Bir kere yük adil dağıtılmıyor; burada büyük bir problem var. Şimdi, bu aynı zamanda yani vergideki adaletsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizliği de körükleyen bir şey. Türkiye’de hakikaten de bu konuda çok ciddi sıkıntılar var” ifadelerini kullandı.

“Eğitimde yoksul ile zengin arasında 42 kat fark var”

Konuşmasında hane halkı harcamalarına da değinen Bakırlıoğlu, şöyle konuştu:

“Hane halkı harcamalarına baktığımız zaman, Türkiye’deki en zengin yüzde 20’lik kesim harcamaların yüzde 40’ını yapıyor. En fakir yüzde 20’lik kesim yüzde 7,2’sini yapıyor. Türkiye’deki bütün eğitim harcamalarının yüzde 63’ünü, en zengin yüzde 20’lik kesim yapıyor. En gariban kesim ise yüzde 1,5; 42 kat fark var arada. Burada çok ciddi bir adaletsizlik var. Vergideki adaletsizlik bunu daha da fazla körüklemekte. Bu vergi paketinde, bu adaletsizliği ortadan kaldıracak herhangi bir düzenleme yok. Neler yapılmış burada? İşte, en düşük emekli maaşı 10 bin liradan 12.500 liraya çıkarılıyor. Yüzde 25’lik bir artış var, 12.500 lira. Temel geliri emeklilik olan insanlara, hanelere baktığımız zaman, bu insanların gelirlerinin yüzde 28,4’ü gıdaya, 31,9’u konut ve kiraya, yüzde 14,4’ü de ulaştırmaya yani bu üç kalem gelirlerinin yüzde 75’ine tekabül ediyor. Gıda enflasyonunda Türkiye OECD ülkeleri arasında yüzde 70 ile birinci sırada. Bütün OECD ülkelerinin gıda enflasyon rakamları alt alta topluyorsunuz, yüzde 71 yapıyor. Böyle bir ülkede gıda harcamaları emeklilerin toplam harcamasının yüzde 28’iyken biz yüzde 25 zam yapılıyor; el insaf! Bir emeklinin gelirinin yüzde 32’si konut ve kiraya gidiyor. Türkiye’de ortalama kira ne kadar? TÜİK’e sorarsan 5 bin 850 lira. Diğer bağımsız kurumlara sorarsanız, Manisa’da ortalama kira 14 bin lira. Hadi diyelim ki TÜİK’in rakamı doğru olsun, 5.850 lira. Temmuz ayında kira artışı ne kadar? Resmi kira artışı yüzde 65. 5 bin 850 lira kira ödeyen bir insan temmuz ayında kontrat yenilerse 3 bin 800 lira kira artışı olacak. Emeklinin 10 bin lira maaşı var, gelen zamla 12 bin 500 liraya çıkacak. Temmuz ayında ev sahibi kirasını yenileyecek, diyecek ki ‘Resmi veriler yüzde 65.’ Yani bu durumda emeklinin kirasında 3.800 lira artış olacak. Yani emekliye verilen 2.500 lira artış, emeklinin kira farkına TÜİK’in rakamlarına göre bile yetmeyecek. Geçen sene seçimlerde benzinin litresi 20 liraydı. Bugün 46 lira; 2 katından fazla artmış. Biz emekliye yüzde 25’lik bir zammı layık görüyoruz. Vallahi, akıl fikir versin yani bu şartlar altında bu emeklinin yaşama şansı, yaşama ihtimali yok.”

“Cezayı arttırıyoruz ama tahsil edemiyoruz”

Konuşmasında vergi cezası tahsilat oranlarına da değinen Bakırlıoğlu, “Biz bu cezaları artırıyoruz ama bu ülkede vergi cezası tahsil edebiliyor muyuz? Buna da bakmak lazım. Problemlerden bir tanesi bu. 10 kat, 20 kat artırıyoruz cezaları ama biz tahsilat yapabiliyor muyuz; vergi cezalarında tahsilat tahakkuk oranları ne alemde? Mesela, 2023 yılı verileri, toplamda tahakkuk eden cezalar 529 milyar lira -toplam cezalar- bunların 365 milyar lirası vergi cezası. Tahsilat ne? 365 milyar lirada, 30 milyar 887 milyon lira, tahsilat oranı yüzde 8.5. Tahsil edemiyoruz ki biz. 2024’ün Ocak-Haziran rakamlarına bakalım: Tahakkuk eden vergi cezaları 404 milyar 762 milyon lira, tahsilat ne? 29 milyar 575 milyon, oran yüzde 7,3. Yani biz vergi cezalarını tahsil edemedikten sonra bunları kat kat artırmanın ne manası var? Bir de şunu da sormak lazım: “Diğer vergi cezası” diye bir ceza var burada 332 milyar lira bu ceza, hiç ödenmiyor, hep bir sonraki yıla devrediyor. Bunun sebebi kim, bu cezalar neden tahsil edilemiyor? Bu konuda da bize izahat verilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“Vergi cenneti listesi hazırlamak için neyi bekliyoruz?”

Getirilen vergi paketinde 200 milyar liralık bir gelirden bahsedildiğini vurgulayan Bakırlıoğlu şunları söyledi:

“Böylesi bir geliri varken ücretlilerin bu vergi dilimleri değiştirilmek suretiyle bu yük onlardan biraz daha hafifletilebilirdi. Bunu niye yapmıyoruz? Yükü kimi sırtlandığı belli esasında. Madem 200 milyar liralık bir vergi artışına sebebiyet verecek ve 2.500 lira fark verdiğimiz zaman Hazine’ye bunun 33 milyar lira da yükü olacak. Niye biz bunu artırmıyoruz yani niye emeklilere daha fazla, en az 1 asgari ücret kadar maaş vermiyoruz? Bunlar yapılabilirdi. Burada bir sürü vergiler getiriyoruz, cezalar getiriyoruz oysa Kurumlar Vergisi Kanunu madde 30/7; bu maddeye göre vergi cennetleri listesi Cumhurbaşkanı tarafından ihlal edildiği zaman, bu cennetlere kaçan sermayeden yüzde 30 oranında vergi kesintisi yapılabilmekte; yasa bizi bunu söylüyor. Peki, niye bekliyoruz? On sekiz yıldan beri Cumhurbaşkanı’nın bu listeyi hazırlamasını bekliyoruz. Peki, rakam ne kadar? Çok çeşitli rakamlar var; ‘200 milyar’ diyen var, ‘300 milyar’ diyen var. Yani bu ülkede bu sözünü etmiş olduğumuz off-shore ülkelere, vergi cennetlerine kaçan para, kaçan vergi için 200 milyar dolardan, 300 milyar dolardan bahsedilmekte. Yani bunun yüzde 30’u gelse, 50 milyar dolar, 60 milyar dolar geri gelir gelmiş olsa inanın, bugün konuştuğumuz pek çok şeyi konuşmazdık.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ahmet-vehbi-bakirlioglu-emeklinin-yasama-sansi-yok/feed/ 0
Sinop’ta Emekli Vatandaşlar Maaş Artışının Yetersiz Olduğunu Belirtti https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-maas-artisinin-yetersiz-oldugunu-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-maas-artisinin-yetersiz-oldugunu-belirtti/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40945

MUSTAFA USTA

(SİNOP) – Sinop’ta yaşayan emekli vatandaşlar, hayat pahalılığı nedeniyle maaş artışının yetersiz olduğunu belirterek, geçinemediklerini ifade etti. Emekli Yılmaz Kaya, “Çok sıkıntı var. Bayramlarda çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz. Bu konuda çok mağduruz. Üzerimize başımıza zaten bir şey alamıyoruz. Bir dondurma bile alamıyoruz” dedi. Hikmet Arıkan ise, “Hayat yaşanılmaz ve çekilmez hale geldi. İnsanların hepsi mutsuz ve geçimini sağlayamıyor. Bir an önce bu iktidardan kurtulmak lazım” diye konuştu.

Sinop’ta yaşayan vatandaşlar, en düşük emekli maaşının 12 bin 500 TL’ye çıkarılmasına tepki gösterdi. Emekli Yılmaz Kaya, şöyle konuştu:

“Bayramlarda çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz”

“12 bin 500 lira bugün 10 günlük bir harcama. Şu an en düşük emeklinin 25 veya 30 bin lira civarında alması gerekir. Aslında bu kazanılmış haklar için de 3- 4 sene önce bir karar vardı fakat bu dönem de o yok edildi. Eğer o yok edilmeseydi şu an en düşük emeklinin maaşı 25 bin lira ile 35 bin lira arasında olması gerekiyordu. İnanın artık ay sonunu nasıl getireceğiz diye sürekli düşünüyoruz. Ben 68 yaşındayım. 68 senedir bu böyle. Artık emeklilerin kaderi midir, ya da gelen hükümet bunu mu öngörüyor insanlara bilmiyorum. Çok sıkıntı var. Bayramlarda çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz. Bu konuda çok mağduruz. Üzerimize başımıza zaten bir şey alamıyoruz. Bir dondurma bile alamıyoruz. Daha önce 10 lira olan dondurmaya şimdi 100 lira diyorlar, alamıyoruz. Kıyma fiyatları desen zaten kasabın önünden bile geçemiyoruz. Biz yine kırsal bölgede evde ufak bir bahçe yaptık. Biberi, soğanı oradan alıp idare etmeye çalışıyoruz. Gezme, tozma gibi bir lüksümüz yok.”

“İhtiyacım olmasa 60 yaşında çalışmam”

Emekli Himmet Arıkan, “Değerli bir ücret değil. Bu ücrette hiç kimse yaşayamaz. Kiralar, bu pahalılık yeter artık. Hayat yaşanılmaz ve çekilmez hale geldi. İnsanların hepsi mutsuz ve geçimini sağlayamıyor. Bir an önce bu iktidardan kurtulmak lazım” dedi. Emekli Meliha Kaya, “İnsanların yaşam şartlarına bakarak şöyle bir topluma çıkmaları ve fiyatları görmeleri lazım, ona göre karar vermeleri lazım. Emekli torununa harçlık bile veremez. Özel günlerde hediye bile alamıyor. Bayram gelirken ve doğum günlerinde çocuklara ne yapalım diye kara kara düşünülüyor” ifadelerini kullandı.

Emekli Hasan Engin, “Çok fazla verdiler. Aslında 7 bin 500 lira yapmaları lazım ki sayın büyüklerimiz daha lüks içinde yaşasınlar. Mesela 5 uçakla gideceklerine 10 uçakla gitsinler. Millet nasıl olsa geçinir” dedi. Emekli İshak Urhan, “Bu emekli maaşıyla geçinilmiyor. Açık açık söylüyoruz. Tayyip bey de duysun. Bu maaşla 15 bin lira kira verip de nasıl geçinecek insanlar? Bunlara Cumhurbaşkanı(nın el atması lazım. Ben 60 yaşında emekliyim. Çalışıyorum. İhtiyacım olmasa çalışmam” ifadelerini kullandı.

“12 bin 500 lirayla çay içmeye çıkamazsın dışarı”

Emekli Arif Savaş, “Ben emekli olduğumda benim emekli maaşım asgari ücretin üzerindeydi. Şu anda asgari ücretin yarısı kadar. Emekli maaşları yetmiyor” derken; bir başka emekli vatandaş Cahit Gümüş, “Yeterli bir ücret değil. 12 bin 500 lira ile geçinmek gerçekten çok zor. Türkiye pahalı bir ülke. Zincir marketlerin kontrol edilmesi lazım, denetlenmesi lazım. Maaşlar artıyor ama marketlerdeki ürünlere de zam gelince ne işe yarıyor” ifadelerini kullandı. Emekli Sinan Keskin, “12 bin 500 lirayla çay içmeye çıkamazsın dışarı. Eskiden 50 liraya gittiğimiz yerler şuan da 500 lira. Bir kilogram domates olmuş 60 lira. Kiralar 15 bin lira, asgari ücret 17 bin lira, emekli maaşı 12 bin lira. Ne yapacak insanlar” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-maas-artisinin-yetersiz-oldugunu-belirtti/feed/ 0
Emekli Maaşlarındaki Zam Yetersiz Bulunuyor https://www.haber60.com.tr/emekli-maaslarindaki-zam-yetersiz-bulunuyor/ https://www.haber60.com.tr/emekli-maaslarindaki-zam-yetersiz-bulunuyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 23:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40090

KEMAL ONUR ATALAY

(AKSARAY) – En düşük emekli maaşının 12 bin 500 TL olarak açıklanmasının ardından, Vatandaşlar zamdan memnun olmadıklarını ifade etti. Aksaray’dan Yahya Murcu “En az 20 bin lira olması lazım bir emeklinin maaşı, geçinebilmesi için. Mesela ben aktif olarak  çalışıyorum şu an. Buradaki amcaların hangisini götürsen çalışamaz. Ben çalışıyorum, yetmediği için çalışıyorum” dedi.

AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler’in, en düşük emekli maaşının 12 bin 500 TL olacağını açıklamasının ardından; Aksaraylı vatandaşlar verilen zamların yeterli olamdığını belirtti.

2 bin 500 lira zammın hiçbir işe yaramayacağını söyleyen emekli vatandaş, “Ne yapabilirim ki ben? Faturalarıma yetmiyor. Elektriğe yüzde 38 zam yapıyor, bize geldi mi yüzde 24. Bu adamın alacağı varmış memleketten, aldı. Kendini kurtardı adam. Kendini, sülalesini hep kurtardı. Ben oy vermedim hiç hayatımda. Bak bu millet yaptı bunu, başımıza getirdi. Bir adamı beş seneden fazla durdurmayacaksın. Üç beş sene öncesinde iyiydi ama ondan sonra kimseyi tanımıyor. Almayın ismimi beni sabahleyin götürürler. Ağzım yüzüm diyene kadar 6 ay yatırırlar içeride. Biliyorsunuz durumu, anlatmama gerek yok” ifadelerini kullandı.

“Yetmediği için çalışıyorum emeklilerin çoğu çalışamaz”

Yahya Murcu ise şunları söyledi:

“Şimdi yıllık enflasyon ne kadar yüzde 127, ama TÜİK’in açıkladığı onun yarısı. Biri birini tutmuyor tabii değil mi? Yani değerlendirmek lazım uygun mudur değil midir? Değildir tabii yani. Şu anda bundan yıllar yıllar önce emeklinin maaşı asgari ücretlinin çok çok üstündeydi. Asgari ücretlinin ücreti kaç lira şu anda? 17 bin lira. En az 20 bin lira olması lazım bir emeklinin maaşı, geçinebilmesi için. Mesela ben aktif olarak  çalışıyorum şu an. Emekliyim ama buradaki amcaların hangisini götürsen çalışamazlar. Ben çalışıyorum, yetmediği için çalışıyorum. Ama bu adamlara ne diyeceksin yani? Baksana adamlar 70 yaşında kimse işe de götürmez bunları. Yarı yevmiye verelim desen bu adamlar gidecek ama bu işi bile yapamazlar. Onun için nasıl geçinsin bilmiyorum evi kiraysa zor, kendi evi olsa bile zor. Mesela yanımdaki abi bizim hemşehrimiz, amcamız kirada oturuyor. 12 bin lira maaş alıyor 6 bin lira kira veriyor şu anda. Bu adamın bin lira da elektrik, su, gazı gelsin minimum asgarisini söylüyorum. Önceki aldığını söylüyorum kaldı 3 bin lira. Günlük 100 liraya ne yiyecek bu adam. Üç, dört tane ekmek alsın bu adam günlük 30 lira. Durum böyle.”

“20 Senedir Oy Veriyordum Bundan Sonra Vermiyorum”

Ali Koçak isimli bir diğer emekli vatandaş ise “Yok idare edemiyoruz. 12 bin lirayla nasıl idare edeceksin? 6 bin lira kira veriyorum bak. Bunun elektriği, bakkalı var idare etmez 12 buçuk da az. En az 15 bin yapsa gene iyiydi. Vermiş ama şu anda yine yetmez. Biz perişanız. İnan ki her dediğimiz şeyi alamıyoruz. Bir şey alacak olsak gönlümüz çekiyor alamıyoruz. Yapamıyoruz, idare etmiyor. Bundan sonra oy veremem, 20 senedir veriyordum bundan sonra vermiyorum” dedi.

Ali Rıza Bay, “Eğer bize 12 bin lira çoksa biz geri iade edelim, nasıl olsa aç gezmeye alışkınız. Ben hiç memnun değilim bu işten. Çünkü yaşamak için para olması lazım, para olmadıktan sonra yaşasan ne olur itibar etsen ne olur? Onun için duyan duysun bu para emekliye yakışmıyor” sözlerini kullandı.

“Mezara Bile Gidemezsin Bu Parayla”

Mehmet Köksal adlı bir başka vatandaş “2 bin 500 lira para verdi bize, çocuk gibi aldatıyor. Sen de biliyorsun bunu. 10 bin liraya 2 bin lira olur mu? Mezara zaten gideceğiz, mezara bile gidemezsin bu parayla” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekli-maaslarindaki-zam-yetersiz-bulunuyor/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, AK Parti’nin en düşük emekli aylığını 12 bin 500 liraya yükseltme teklifine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ak-partinin-en-dusuk-emekli-ayligini-12-bin-500-liraya-yukseltme-teklifine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ak-partinin-en-dusuk-emekli-ayligini-12-bin-500-liraya-yukseltme-teklifine-tepki-gosterdi/#respond Tue, 16 Jul 2024 22:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40045 (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesine ilişkin kanun teklifine ilişkin, “Açlık sınırı 19 bin liraya, yoksulluk sınırı 62 bin liraya ulaşmış, iktidar en düşük emekli maaşına 2 bin 500 lira zam yaparak, 12 bin 500 liraya çıkarmakla övünüyor. Bırakın yoksulluğu yönetmeyi, haneleri yangın yerine çeviren sefaletin bile farkında olmayan, milyonlarca vatandaşın gerçeklerine yabancılaşan bu iktidarın beyin ölümü gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesine ilişkin kanun teklifine önerisine tepki gösterdi. Taşcıer, açıklamasında şunları kaydetti:

“Saray rejimi, insan onuruna yaraşmayan koşullarda yaşayan 3,7 milyon emekliye 2 bin 500 lira zammı reva gördü. Bu öneri milyonlarca emekliyi sefalet düzeninde ölüm orucuna mahküm eden siyasi bir tercihtir. Garanti ücretlere, yandaş müteahhitlere ve bir avuç rantiyeye gelince ‘kaymak’ gibi ödeme yapan şahsım devleti söz konusu emekli maşları olunca ‘kaynak’ yok bahanesinin ardına sığınıyor. Oysa emekliyi, emekçiyi bütçeye yük gören de Kur Korumalı Mevduat için iki yılda 1,6 trilyon lirayı gözünü kırpmadan bir avuç yandaşa teslim eden de aynı iktidar. Bu tercihin bedeli ağır olacaktır.”

“Zengin daha da zengin olurken emeklinin ve emekçinin de alın teri gasp edildi”

Geçen nisan ayında açıklanan verilere göre dövizde meydana gelen hızlı yükselişi durdurmak için uygulamaya konulan kur korumalı mevduatın Hazine’ye ve Merkez Bankası’na yükünün iki yılda 48 milyar dolara yaklaştığını aktaran CHP’li Taşcıer, “KKM ile günümüzün kuruyla yaklaşık 1,6 trilyon liralık devasa bir servet transferi gerçekleşti. Zengin daha da zengin olurken emeklinin ve emekçinin de alın teri gasp edildi. 10 bin lira ile geçinmeye çalışan 3,7 milyon kişinin cebinden 1 yılda 428 bin lira çalındı. Bu para KKM denen akıl ve bilim dışı uygulamaya harcanmamış olsa bugün 3,7 milyon emeklinin en düşük aylığı 35 bin lira olabilirdi” ifadelerini kullandı.

“İktidarın beyin ölümü gerçekleşti”

AKP iktidarının 22 yıldır yoksulluğu yaratan nedenleri ortadan kaldırmak yerine kontrollü sefaletle milyonları yoksullukta eşitlediğini belirten Taşcıer, “Açlık sınırı 19 bin liraya, yoksulluk sınırı 62 bin liraya ulaşmış, iktidar en düşük emekli maaşına 2 bin 500 lira zam yaparak, 12 bin 500 liraya çıkarmakla övünüyor. Bırakın yoksulluğu yönetmeyi, haneleri yangın yerine çeviren sefaletin bile farkında olmayan, milyonlarca vatandaşın gerçeklerine yabancılaşan bu iktidarın beyin ölümü gerçekleşti” değerendirmesinde bulundu.

“Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor”

TÜRK-İŞ tarafından açıklanan haziran ayına ilişkin açlık sınırının 19 bin lira olduğunu anımsatan Gamze Taşcıer, “İktidar; ‘en düşük emekli aylığına yüzde 25 zam yaptık, emeklimizi enflasyona ezdirmedik’ diyecektir. Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Bugün açıklanan zamla en düşük emekli aylığı açlık sınırı olan 19 bin liranın ancak yüzde 66’sına denk geliyor. Bu zam bırakın temel ihtiyaçları, en düşük kira bedelini bile karşılamaktan uzak. Hal böyle olunca iktidar yaşam ile ölüm arasında bir tercih sunduğu milyonlarca emekliden tebrik alkışı mı bekliyor?” sorusunu yöneltti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ak-partinin-en-dusuk-emekli-ayligini-12-bin-500-liraya-yukseltme-teklifine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Emekliler, en düşük maaş zammını yetersiz buluyor https://www.haber60.com.tr/emekliler-en-dusuk-maas-zammini-yetersiz-buluyor/ https://www.haber60.com.tr/emekliler-en-dusuk-maas-zammini-yetersiz-buluyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 22:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40027 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: ONUR DURSUN

(İSTANBUL) – En düşük emekli maaşının 10 bin liradan 12 bin 500 liraya yükseltilmesi, emeklileri tatmin etmedi. İstanbul Kasımpaşa’daki bir emekli, AKP üyesi olduğunu vurgulayarak “Sayın Erdoğan Kasımpaşalı. Kabadayı kabadayı yürüyor ama garibanı düşünmüyor. En az 25 bin lira olması lazım. 25 yıllık emekliyim ama aldığım maaş 15 bin lira” dedi.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, en düşük emekli maaşının 10 bin liradan 12 bin 500 liraya yükseldiğini açıkladı. Yapılan yüzde 25 zamma karşı emekliler ses yükseltti. İstanbul’un Kasımpaşa semtinde Beyoğlu Belediyesi’nin açtığı Emekli Evi’ndeki yurttaşlar da ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

AKP üyesi olduğunu söyleyen Kemal Gülep, ” AK Parti’ye üyeyim. Fakat bunlar hep sallama yapıyor. 12 bin 500 maaş mı olur? Kira 14 bin, bir çay 10 lira, bir tabak yemek 150-200 lira. Sayın Erdoğan Kasımpaşalı. Kabadayı kabadayı yürüyor ama garibanı düşünmüyor. Biz de Kasımpaşalıyız. En az 25 bin lira olması lazım. 25 yıllık emekliyim ama aldığım maaş 15 bin lira” dedi.

“2003’te emekli olduğumda asgari ücretten fazla alıyordum”

İbrahim Erhan isimli emekli de “Ben 11 bin lira alıyorum, 5 bin lira ev kirası veriyorum. Faturamız var bin lira en kötü. Kalanla da geçiniyoruz. Tek başımayım, hanım yok. Zam neye yetsin ki? Çay ucuz diye Yeşilpınar’dan geliyorum buraya. Yoksa oralarda da oturum kahvede. En azından 25 bin olması lazım. Ben 2003’te emekli olduğumda asgari ücretten fazla maaş alıyordum. Hep eskileri, çocuklardan artanları giyiyoruz” diye sıkıntılarını anlattı.

“En az 20 bin lira olması lazım”

Yüksel Meme, 69 yaşında ve mobilyacı olarak çalışmak zorunda olduğunu dile getirdi. Emekli yurttaş, “12 bin 500 çok büyük para. 10 bin lira kira veriyorsun, yıl başında 16-17 bin lira olacak. Gel de geçin. En az 25 bin lira olması lazım. Daha zam gelmeden her şeye yüzde 50 zam gelmiş zaten. Ne olur ki yüzde 25” dedi.

“Vermese daha iyi, bir anlamı yok”

Zahit Bingöl, maaşları komik bulduğunu söyleyerek, “Kira verenler var. Berbat bir durum. 2 bin lira vermese daha iyi, bir anlamı yok. Millet buraya bir çay 1 lira diye geliyor. Emekli şu anda çok zor durumda. 10 bin lira alıyorum ben de. Gidip bir lokantaya girdiğin zaman o 2 bin lira 2 gün için bile komik. Asgari ücretin çok üstünde olması lazım. Avrupa’daki emekliler bin 700 avro alırken burada 300 avro. Aradaki farka bakın” ifadelerini kullandı.

“20 bin de olsa yeterli değil”

Bir başka emekli de “7 bin 500 lira alıyorum. 5 bin lira aidat veriyorum. 2 bin 500 lirayla ben nasıl geçineyim? Devlet gelsin de kendisi geçinsin bakalım. Bir şeye bakıp alamıyoruz. Allah’a şükür deyip oturuyoruz aşağıya. Benim 7 bin 500 liraydı maaşım, yeni 10 bin lira olacak. Nerede yeterli olacak? 20 bin de olsa yeterli değil. Onlar çok bolluk içindeler, biz de böyle idare ediyoruz” diye dert yandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekliler-en-dusuk-maas-zammini-yetersiz-buluyor/feed/ 0
Kira Artışıyla Birlikte Ev Sahiplerinin Kiracı Kriterleri de Arttı https://www.haber60.com.tr/kira-artisiyla-birlikte-ev-sahiplerinin-kiraci-kriterleri-de-artti/ https://www.haber60.com.tr/kira-artisiyla-birlikte-ev-sahiplerinin-kiraci-kriterleri-de-artti/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39497 KİRA artışında yüzde 25’lik sınır, 1 Temmuz itibarıyla sona erdi. Kira bedelleri bir anda yükselirken, ev sahiplerinin kiracı kriterleri de arttı. İzmir Emlak Kulübü Derneği Başkanı Rıdvan Akgün, “Geçmişte insanlar, boş evlerini kiraya verebilmek için bin takla atardı. Şimdi ise öyle bir konuma geldik ki GBT (Genel Bilgi Toplama) isteyenler de var. KKB (Kredi kartı bilgisi) isteyen de var. Ekonomik olarak insanların bankalara borcu olup olmadığı ile ilgili araştırma, findeks raporu isteyenler de var. Mutlaka kefil istiyorlar. Mutlaka çalışsın, düzenli geliri olsun, maaşı olsun, tahliye taahhütnamesi versin gibi şartları var” dedi.

Son 2 yıldır kira kontratı yenileme dönemlerinde yüzde 25 zam sınırı uygulanırken, bu sınır 1 Temmuz itibarıyla sona erdi. Temmuz ayında açıklanan kira artış oranının yüzde 65 civarında olduğunu belirten İzmir Emlak Kulübü Derneği Başkanı Rıdvan Akgün, kira bedellerinin bir anda yükseldiğini dile getirdi. Kiracılar ile ev sahipleri arasındaki anlaşmazlıkların arttığını ifade eden Akgün, “1 Temmuz’dan itibaren Türkiye genelinde bir milat başladı. Yüzde 25 kira artışı, 2 yıl devam etmişti. Ev sahipleri mutsuzdu, kiracılar mutluydu. İki yıl çabuk bitti. Kiracılar yüzde 65,07 zam oranıyla bu aydan itibaren karşı karşıya kaldı. Çaresizlik var. Artış yapmayanlar evi terk etmeye çalışıyor. Ödeyemeyecek konumda olanlar, yeni bir hayata tutunmaya çalışıyor. Kiracı-ev sahibi sorunları aldı başını gidiyor” diye konuştu.

‘TAHLİYELER GÜNDEME GELEBİLİR’

Kiracıların bir anda kira bedellerini çok artırmak istemediğini vurgulayan Akgün, iki yıldır bekleyen ev sahiplerinin de rakamları yükselttiğini söyleyerek, “Ev sahipleri, iki yıldır bekledim, diyor. Yüzde 65,07’nin 07’sini bile istiyor. Tahliyeler gündeme gelebilir. Sürece arabulucular ve hukukçular katılabilir” dedi. İzmir’deki ortalama kira fiyatlarından örnekler veren Akgün, “Yeni dönemde 3 artı 1 evin kirası, ortalama 20 bin lira olması gerekirken enflasyon artışı ile rakam çok yükseliyor. 15 bin liraya oturan bir kiracının yeni kira bedeli 23-24 bin liraya kadar çıkıyor. Halbuki ev boş olsa belki 20 bin liraya kiraya verilecek. Yüzde 65,07 rutinde çok yüksek. Ama geçmişten gelen yüzde 25’lerin verdiği ağır tahribattan dolayı yüzde 65,07’lere saldıran mülk sahipleri var” dedi.

‘SEKTÖRÜN BELİRLEYİCİSİ, EV SAHİPLERİ’

Kira bedellerinin yaz aylarında kaçınılmaz artış trendine girdiğini ifade eden Akgün, kiralık dairelerin giderek azaldığını belirterek, “Arz oluşmamış, talep çok fazla. İnsanlar ya evleniyor ya boşanıyor. Mülk sahipleriyle sorun yaşayan kiracılar tahliye ediliyor. Ciddi bir sirkülasyon var kira sektöründe” diye konuştu. İzmir’de boş bir dairenin fiyatının lokasyona göre, 15 ile 30 bin lira arasında değiştiğini kaydeden Akgün, ev sahiplerinin sektörün belirleyicileri olduğunu vurguladı. Akgün, şunları kaydetti: “Mülk sahiplerinin çoğu, kira bedellerini kendi belirliyor. 15 bin lira daireye 35 diyen de 40 diyen de var. Serbest piyasada mülk sahipleri istediği rakamı veriyor. Çaresiz kalan, ev arayan vatandaşlar, yüksek bedellerle karşı karşıya kalıyor. Fiyatı belirleyen mülk sahipleri, onlara destek veren de emlak müşavirleri oluyor.”

‘BANKA KREDİSİ ALABİLİYOR, EV KİRALAYAMIYORSUNUZ’

Ev sahiplerinin yeni kiracı ararken çok seçici davrandığının altını çizen Akgün, şöyle konuştu:

“Geçmişte insanlar, boş evlerini kiraya verebilmek için bin takla atardı. Şimdi ise öyle bir konuma geldik ki GBT (Genel Bilgi Toplama) isteyenler de var. KKB (Kredi Kartı bilgisi) isteyen de var. Ekonomik olarak insanların bankalara borcu olup olmadığı ile ilgili araştırma, findeks raporu isteyenler de var. Mutlaka kefil istiyorlar. Mutlaka çalışsın, düzenli geliri olsun, maaşı olsun, tahliye taahhütnamesi versin gibi şartları var. Bankaya gidip, krediyi rahat alıyorsunuz ama kolay kolay daire kiralayamayabiliyorsunuz. Kız istemeye gidiyorsunuz, gönüller bir olunca onu da çok rahat alıyorsunuz; ama bu tarafta mülk sahipleri, kiracılara inanılmaz kriterler dayatıyor. Kiracılara Allah yardım etsin. Yasa onlardan yana gibi bile görünse hepsine ev nasip etsin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kira-artisiyla-birlikte-ev-sahiplerinin-kiraci-kriterleri-de-artti/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: Suriye rejimiyle görüşmek için adımlar atılıyor https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-suriye-rejimiyle-gorusmek-icin-adimlar-atiliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-suriye-rejimiyle-gorusmek-icin-adimlar-atiliyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38383

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Bizim tutumumuz öteden beri Suriye rejimiyle görüşmek yönünde olduğu için bu noktada da kimi adımlar atılıyor. Ama şu anda hangi aşamada olduğunu söylemek için biraz daha erken” dedi.

CHP’li Murat Emir, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Emir, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren, ‘Öğretmenlik Mesleği Kanun Teklifi’ne karşı yürüttükleri mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Bu yasaya karşı direnişimizi sürdüreceğiz ve bu yasaya karşı da tüm Türkiye’den ses bekliyoruz. Bu yasayı hazırlarken; bilim insanlarının, öğretmenlik mesleği örgütlerinin, üniversitelerin, sivil toplumun, velilerin, öğrencilerin görüşlerini almadılar. Bakanlığın koridorlarında kapalı kapılar ardında hazırladılar. Şimdi de önümüze getirdiler ve özellikle Eğitim-Sen, Eğitim – İş gibi eğitimle birinci dereceden ilgili olan öğretmen örgütleri bu yasaya karşı eyleme geçtiler. Biz dün genel kurulda bu yasayı görüşürken, Eğitim-İş ve Eğitim- Sen’li öğretmenlerimiz, Meclisin yanı başında yürümek istediler. Birinci Meclise gitmek istediler. Milli Eğitim Bakanlığı’na seslerini duyurmak istediler ama orantısız bir polis şiddetiyle karşılaştılar. Bunu protesto ediyoruz. Bu asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

‘BU RAKAMLARIN HEPSİ UTANÇ VERİCİDİR’

Emir, ekonomi politikalarını eleştirerek, “Ekonomi yönetiminin bir an evvel aklını başına toplaması lazım. Bu krizi kim başlattıysa, kim çıkardıysa, kim krizle zenginleştiyse onun üzerine gitmesi lazım. Yapabilirler mi? Yapamazlar. Dolayısıyla onlar yapana kadar biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz diyoruz ki; ‘Asgari ücrete zam yapın.’ Mehmet Şimşek, ’17 bin lira yeterli bir rakam’ dedi. Hayatında asgari ücretle çalışmamış, hayatında 1 kilo et alamamanın ne demek olduğunu bilmeyen birisi geliyor, ’17 bin lira yeterli’ diyor. ve şimdi de asgari ücretliye zam yapmama derdindeler. Haberleri olsun, söke söke alacağız. Aynı şekilde kök maaş meselesi var. 4 milyon emekli 10 bin liraya geçiniyor. Bunların 2 milyonunun kök maaşı da 8 bin lira. Yüzde 24 zam geldiği zaman 8 bin lira olan kök maaşlı hiçbir şey alamayacak, 10 bin lira kök maaşı olan 12 bin lira alacak. Bunların hepsi utanç verici rakamlardır ve en düşük emekli maaşı mutlaka asgari ücret seviyesine getirilmesi lazım” diye konuştu.

‘HANGİ AŞAMADA OLDUĞUNU SÖYLEMEK ERKEN’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Suriye’nin başkenti Şam’a gerçekleştirmeyi planladığı ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emir, partisinin Suriye iç savaşından bu yana politik tutarlılık gösterdiğini ifade etti. Emir, “Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Dün kahvaltı yapıyordum, yarın yine kahvaltı yapabilirim’ diyor. Kahvaltıya ihtiyaç yok. Devletin meselelerini muhatabınıza ciddi bir şekilde konuşmaya ihtiyacınız var. Türkiye’deki milyonlarca sığınmacı sorununu, Esad’la karşılıklı oturup konuşmadan çözemeyeceğinizi nihayet anladınız. 10 yılınızı aldı. Türkiye’de resmi 6 milyon, gayri resmi 10 milyon sığınmacıya mal oldu. Ağır ekonomik, sosyal, siyasal, toplumsal sorunlar yaşanmaya başlandı. ve nihayet bir noktaya geldiniz. ‘Günaydın’ diyoruz, tebrik ediyoruz. Bizim tutumumuz öteden beri Suriye rejimiyle görüşmek yönünde olduğu için bu noktada da kimi adımlar atılıyor. Ama şu anda hangi aşamada olduğunu söylemek için biraz daha erken” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-murat-emir-suriye-rejimiyle-gorusmek-icin-adimlar-atiliyor/feed/ 0
İnsansız hava araçlarına uçuş izni almadan uçuranlara 60 bin lira ceza https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclarina-ucus-izni-almadan-ucuranlara-60-bin-lira-ceza/ https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclarina-ucus-izni-almadan-ucuranlara-60-bin-lira-ceza/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37487 Uçuş izni almadan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü veya mülki idare amirlerince belirlenen alanlar dışında insansız hava aracı uçuran ve genel kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilen kişiler hakkında mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından 60 bin lira idari para cezası uygulanacak.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen, ulaştırma alanında düzenlemeler içeren Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna göre, sivil havacılıkta yetki ve yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda uygulanacak idari para cezaları artırılacak.

Ticari hava işletmelerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından izin, işletme ruhsatı almaması, tarifelerdeki değişiklikleri bildirmemesi; Türk sivil hava araçlarının tescil edilmemesi; sivil havacılık personelinin yeterlilik belgesi almaması; uçakta işlenen suçları pilotun kanuni tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara bilgi vermemesi gibi durumlarda 1000 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 20 bin liradan 500 bin liraya; sivil uçak sicilinde ve verilecek tescil belgesiyle ilgili işlemlere aykırı davranışta bulunanlara 500 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası 10 bin liradan 500 bin lira liraya çıkarılacak.

PARA CEZALARI YÜKSELDİ

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün sivil havacılığı düzenlemek maksadıyla alacağı önlemlere uymayanlara, 500 liradan 10 bin liraya kadar olan para cezası da 10 bin liradan 500 bin liraya yükseltilecek. Türk Hava Sahasında işletilecek veya kullanılacak sivil İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemlerinin ithali, satışı, ruhsatlandırılması, kayıt ve tescili, uçuşa elverişliliğin sertifikalandırılması, sistemleri kullanacak kişilerin sahip olması gereken nitelikleri, uçuş izinlerinin verilmesine ve hava trafik hizmetlerine ilişkin usul ve esaslar Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek. İHA sistemlerinin ithaline, satışına, tesciline, ruhsatlandırılmasına, uçuşa elverişliliğin sağlanmasına, sistemleri kullanacak kişilerin sahip olması gereken niteliklere ilişkin düzenlemelere aykırılıkları tespit edilenlere Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından 5 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

İZİN ALMADAN İHA UÇURANLARA 60 BİN LİRA CEZA

Uçuş izni almadan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü veya mülki idare amirlerince belirlenen alanlar dışında insansız hava aracı uçuran ve genel kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilen kişiler hakkında mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından 60 bin lira idari para cezası uygulanacak. İnsansız hava aracı satan şirketlerin sorumlu işleticileri ve yöneticilerinin, satılan araç bilgileri ile satın alanların kimlik bilgilerini Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü sistemine kaydettirmemeleri halinde ve yurt dışından bireysel olarak getirdiği veya yurt içinde devraldığı aracı en geç 3 gün içinde sisteme kaydettirmeyenlere verilecek para cezası, 5 bin liradan 50 bin liraya; kayıt esnasında gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar veya veri girişi yapanlara verilecek para cezası da 10 bin liradan 100 bin liraya çıkarılıyor.

Yasaya göre, devlet ormanları kapsamındaki alanlarda havaalanı ve havalimanı projeleri kapsamında, havaalanı ve havalimanı sınırları içerisinde hava ve kara tarafı için gerekli tesis alanları ile yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binaları için verilen izinlerden herhangi bir bedel alınmayacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclarina-ucus-izni-almadan-ucuranlara-60-bin-lira-ceza/feed/ 0
Emeklilerin Gözü Temmuzda Yapılacak Zamda: “Artık Dayanacak Gücümüz Kalmadı. Ne Yapalım Bir An Evvel Mezara mı Gidelim?” https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-gozu-temmuzda-yapilacak-zamda-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi-ne-yapalim-bir-an-evvel-mezara-mi-gidelim/ https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-gozu-temmuzda-yapilacak-zamda-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi-ne-yapalim-bir-an-evvel-mezara-mi-gidelim/#respond Thu, 27 Jun 2024 23:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36252 Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – Milyonlarca emeklinin gözü temmuz ayında maaşlarına yapılacak zamma çevrildi. İzmir’de emekliler, “Emekliyi devamlı öldürmeyelim. Bir pazara çıkıyorsunuz, en basitinden limon 80 lira olmuş. Taze fasulye 120 lira. Zaten yiyemiyoruz ya… Pazara gidin akşam üzeri. Yerden çer çöp toplayanlara bakın. Hükümet görmüyor mu bunu? İşlerine gelmiyor. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ne yapalım bir an evvel mezara mı gidelim? Emekliyi perişan ediyoruz” diye tepki gösterdi.

Haziran ayının bitmesine günler kala milyonlarca emeklinin gözü temmuz ayında emekli maaşlarına yapılacak ara zamma çevrildi. Ocak ayında 2024 yılının ilk 6 aylık dönemi için yüzde 49,25 oranında zam alan emeklilere TÜİK’in 6 aylık enflasyon verisine bağlı olarak zam yapılacak. Açıklanan enflasyon verisiyle birlikte ilk 5 aylık enflasyon farkı 22,72 olarak açıklanırken son yapılan Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre 6 aylık enflasyon yüzde 25,46 olarak hesaplandı. Hükümet yetkilileri, emekli maaşlarına refah payı zammı yapılmayacağını açıkladı.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan Türkiye Emekliler Derneği İzmir Şube Başkanı Zekeriya Beypınar, emeklilerin akşam pazarlarında artık toplamak zorunda kaldıklarını belirterek, öngörülen yüzde 25 dolayındaki zammın yeterli olmadığına dikkat çekti. Beypınar, şunları söyledi:

“Emekliyi devamlı öldürmeyelim”

“Bizce yeterli değil. Yüzde 25 zam nedir? Enflasyonu düşük çıkarıyorlar. Emekli zaten perişan. Emekli şu anda on bin lira alıyor. Emekli şu anda 10 bin lira maaş alıyor. Peki ya kök maaş alanlar ne olacak? 8 bin 500 lira alanlar yine 10 bin lira alacaklar. Beş kuruş zam almayacaklar. Devletimizin bunu göz önüne alması lazım. Emekliyi devamlı öldürmeyelim. Bir pazara çıkıyorsunuz. En basitinden limon 80 lira olmuş. Taze fasulye 120 lira. Zaten yiyemiyoruz ya… Emekli perişan. Bayramda maaşlarını alamadı emekli. 3 bin lira nedir? Biz torunlarımıza harçlık veremedik. Torunlarımızdan kaçtık. Yalvarıyoruz artık. Bize bir el atsınlar.”

“Ben devlete küsmem, hükümete küserim”

Emekli maaşının en azından 35 bin lira olması gerektiğini savunan Beypınar, emeklilerin akşam pazarında yerden çöp toplayacak hale geldiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Şu an emekli maaşı 10 bin lira. Nasıl gülünç bir şey. Ben kamu emeklisiyim 14 bin lira alıyorum. Şu anda benim 35 lira almam lazım ki bir nebze… Bu mu benim mükafatım? Devlet bu mu? Ben devlete küsmem, hükümete küserim. Hükümetler gelip geçicidir. Kimler geldi kimler geçti. Ne olursunuz bu emekliyi artık muhtaç etmeyin. Şu anda bir emeklinin maaşı 30 bin liradan aşağı olmaması lazım. O da yeterli bir şey değil. Biz yüzde 25 zam alırsak öpüp başımıza koyalım diyoruz. Verilecek parayla geçinmeye imkan mı var? Yediğimiz nedir? Bir emeklinin aylık gideri nereden baksan 30 bin lira. Ama verilen 12-13 bin lira. Bana elektrik parası bin 200 lira geliyor, 900 küsur lira su parası geliyor. Nasıl olacak bu! Pazara gidin akşam üzeri. Yerden çer çöp toplayanlara bakın. Hükümet görmüyor mu bunu? İşlerine gelmiyor. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ne yapalım bir an evvel mezara mı gidelim? Emekliyi perişan ediyoruz.”

“Çocuklarımızın, torunlarımızın yüzüne bakamıyoruz”

Yetkililere ‘sesimizi duyun’ çağrısında bulunan Beypınar, şöyle konuştu:

“Devlete küslük olmaz. Hükümetten şunu rica diyorum. Yetkili kişiler kimse… Ne olur bizim derdimizi bir dinleyin artık. Gücümüz kalmadı. Ağlayacak noktaya geldik. Ne olur artık sesimizi duyun. Biz çocuklarımızın, torunlarımızın yüzüne bakamıyoruz. Çocuklarımız yardım etmese biz perişanız. Kasaba gidiyorsunuz 700-800 lira etten bahsediyor. Tavuk olmuş 150 lira. Peki ne yiyecek emekli? Hele zincir marketler… Sen bakarken arkadan etiket değiştiriyor.”

Öztürk: “Onun yatacak yeri yok”

ANKA Haber Ajansı’nın sokakta mikrofon uzattığı emekliler, maaşlarının düşük olmasından yakındı. Halil Öztürk, şunları söyledi:

“30 senede emekli oldum. Evim olmasa burada aç gezerim. Milletin evi yok damı yok. İki tane evladı olsa okutamaz şu an. Yüzde 25 zammı da vermesin. Kendi yesin. Manda yoğurdu yiyor ya… Onu yesin. Bizim paralar onun olsun. Onun yatacak yeri yok. Zehir zıkkım olsun. O kadar milletvekili var ya… Ben 30 sene çalıştım. 30 sene çalışıyor. Prim ödüyor. Aldığı 10 bin lira. Adam 4 sene milletvekilliği yapıyor. Benim bir senede aldığımı onlar bir ayda alıyor. 600 tane milletvekiline gerek yok. 400’e düşürülsün. 200 milletvekilinin parası Hazine’de kalır. Adalet kalmamış Türkiye’de. Hz. Ömer, ‘Komşusu açken tok yatılmaz’ diyor. Bayram geçti. Bir kurbanlık 25 bin lira. Benim aldığım para 10 milyar. 15 milyar ekliyorum üstüne. Şeytan bunun neresinde? Sonra çıkıyor bana Kur’an’ı gösteriyor. Senden önce Kur’an yok muydu? Emeklinin maaşı en azından asgari ücret olmak zorunda. Çalışma Bakanı diyor ki ‘Seyyanen zam yok’ diyor. Bu ay emeklilerin zammı var. Yüzde 20… Vermeseler daha iyi.”

Güven: Emeklinin maaşı en azından 20 bin lira olması lazım

Emekli Tahir Güven ise emeklilerin geçinmesinin imkanı olmadığını belirterek şunları kaydetti:

“10 bin lira emekli alıyorum. Evim kira olsa hiç geçinemem. Sürünüyoruz. Emeklinin maaşı en azından 20 bin lira olması lazım.”

Kılıç: Senin insanın aç yatarken sen araçları beğenmiyorsun

Emekli Kemal Kılıç ise şunları söyledi:

“12 bin lira emekli alıyorum. Ama bir su içemiyorum. Mehmet Şimşek, ‘Çoktur, veremeyiz’ diyor. Onların bindiği araçlar helal midir? Haram olsun. Bir emeklinin en az 25 bin lira olması lazım. Ama müstahaktır bize. Çünkü emekliler onu başa getirdi. Diyanet İşleri Başkanı ‘fakirlik fakirlik’ diyor. Kendisi bindiği araçları beğenmiyor ama bize de 10 bin lirayı çok görüyor. Sen nasıl bir Diyanet İşler Başkanı’sın? Senin insanın aç yatarken sen araçları beğenmiyorsun. Bu nasıl bir adalet, nasıl bir Türkiye’de yaşıyoruz?”

Yağcıoğlu: 2028’e kalmaz erken seçim olursa bu tekrar seçilecek

Emekli Yusuf Ziya Yağcıoğlu ise seçimi işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

“2028’e kalmaz erken seçim olursa bu tekrar seçilecek. Adım gibi eminim. Sen eğer muhalefet olarak gücünü göstermez, onun yoluna kırmızı halılar döşersen olacağı bu.”

]]> https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-gozu-temmuzda-yapilacak-zamda-artik-dayanacak-gucumuz-kalmadi-ne-yapalim-bir-an-evvel-mezara-mi-gidelim/feed/ 0 CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel’den Şimşek-Karatepe Görüşmesi Yorumu: “Aynı Dilin Konuşulamadığı Bir Görüşmeydi” https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-simsek-karatepe-gorusmesi-yorumu-ayni-dilin-konusulamadigi-bir-gorusmeydi/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-simsek-karatepe-gorusmesi-yorumu-ayni-dilin-konusulamadigi-bir-gorusmeydi/#respond Tue, 25 Jun 2024 22:36:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35864 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin dünkü görüşmesine ilişkin, “Fevkalade karşılıklı nezaket içinde geçen, doğru bir dilin kullanıldığı ama maalesef aynı dilin konuşulamadığı bir görüşmeydi. Biz o görüşmeye şunu söyledik: Bu krizin müsebbibi toplumun kırılgan kesimleri değil. Bu krizi, bütün dünya yönetebilirken yönetmeyen, çok bilen anlayış yarattı. Şimdi, ‘Kemer sıkalım’ diyorsunuz. Bizim emekliler, emekçiler, esnaf, çiftçi kemer sıkacak. Senin yandaşlar bir düğme daha bolartacak. ‘Öyle yağma yok’ demeye gittik. Dün Sayın Karatepe’nin söylediği, ‘Bir değişiklik iradesi görmüyorum’ dediği mesele, asgari ücrete zam yapmama vicdansızlığına yelteneceklerine ilişkin şüphemizdir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Türkiye konut kirasında geçen yıl yüzde 125’le Avrupa birincisi oldu. İkinci Macar Orban’ın ülkesi, yüzde 12,8. Onda birimiz kadar. Pandemi her yerde oldu, küresel kriz her yerde oldu, enflasyon tırmanışı her yerde oldu. Herkes bir tedbir aldı. Bir tek bizimkiler almadı. ‘Ben bilirim’ dediler, faizleri düşürdüler, enflasyon fırladı. Enflasyon fırlayınca gayrimenkule yönelme oldu. Gayrimenkule yönelince kira fiyatlarında artış oldu. Geçen sene yüzde 125. Beğenmediğin Macaristan’da yüzde 12. Gerisi çok daha düşük. Bu ülke nasıl yönetiliyor gördünüz mü? Onları da birileri yönetiyor. Burayı da birileri yönetiyor. Avrupa’da kira artışı yüzde üç, dört, beş. En yüksek 12. Türkiye’de yüzde 125. ve bu ülkeler içinde ‘Fiyat artışı yüzde 25 geçemez’ diye kira artışına tavan koyan tek ülke biziz. Tavanı takan yok. Yüzde 125 oluyor. Sadece doğru ekonomi politikalarıyla yüzde üçte tutmuş, Avrupa ülkeleri. Bir de biri çıkıyor, yönü batıdan doğuya çeviriyor. Avrupa Birliği’ne (AB) girme hedefi varken terk edip Şangay İşbirliği Örgütü’ne gidecek diyor. Burada kiralar düşük, liderler mütevazı, halk zengin. Burada liderler itibardan tasarruf etmiyor, saraylar büyük, halk sürünüyor. Arada böyle bir fark var. Bu meseleye bakmak, bunu böyle görmek lazım.

“Nerede görülmüş stopajı ev sahibinin verdiği”

Şimdi de beyefendiler, ev kirasına yüzde 20 stopaj getiriyor. Diyor ki ‘Merak etmeyin, stopajı ev sahiplerinden alacağım. Onlar zengin.’ Bir: Her ev sahibi olan zengin değil artık. Babadan, dededen kalmış. Belki onun kirasıyla geçiniyor. İşsiz, yoksul dünya kadar insan var. İki: Nerede görülmüş stopajı ev sahibinin verdiği? Siz yüzde 20 stopajı bitirin. Bugün büyükşehirlerde ortalama kira 20 bin lira. 24 bin lira olmazsa gelin, kardeşimiz burada, hesabını bana sorun. Sen stopaj yüzde 20 getirdin mi evi şöyle kiraya verecek: ’20 bin artı stopaj.’ Türkiye’de stopaj böyle işlemiyor mu? O yüzden herkes bilsin ki kim nereye özensiz, göstermelik bir şekilde vergi getiriyorsa aslında yine garibanın sırtına yükü yüklüyor. Bugün kira 20 bin lira, asgari ücret 17 bin lira, en düşük emekli maaşı 10 bin lira.

“Çalıştığımız tek program var: CHP iktidara gelince bu enkazı nasıl kaldıracağız onun programını çalışıyoruz”

Ve öyle bir ülkede, öyle bir yerde yaşıyoruz ki memleketi 22 yıldır yönetmişler, 22 yılın sonunda batırmaktan beter etmişler, halen daha yalan yanlış işlerde ısrar ediyorlar ve ana muhalefet partisi ‘yanlış, dur kardeşim, bu böyle olmaz, nasıl olur, gel ben sana anlatayım’ deyince; koca koca gazeteler, ‘CHP, AKP’nin elinden mi tutuyor? Ekonomi masası kurdular. Ortak program çalışacaklar.’ Çalıştığımız bir tek ortak program var: Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde, CHP iktidara gelince bu enkazı nasıl kaldıracağız onun programını çalışıyoruz. Dün, Sayın Yalçın Karatepe Gölge Ekonomi Bakanımız, müstakbel Ekonomi Bakanımız, gelecekteki ekonomi yönetimindeki bakanlarımızdan birisi; güya rasyonel politikaların mimarı ama hala zengine, varsıla, yandaşa, müteahhide rasyonel; vatandaşa irrasyonel politikaların uygulayıcısı Sayın Mehmet Şimşek’le görüştüler. Görüşmenin randevu aşamasındaki, öncesinde ve sırasındaki nezaket ve devlet adamlığına yakışır tutum için öncelikle Sayın Şimşek’ teşekkür ederiz. Normali budur, normalleşme dediğimiz budur.

“Aynı dilin konuşulamadığı bir görüşmeydi”

Şöyle bir siyaset yok: Sanıyorlar ki bir masada oturunca orada koalisyon, ittifak görüşmesi olur. Onun dışında karşı tarafa el bombası atman lazım. Siyaset bu değil. Siyaset, hem müzakere hem mücadele işi. Doğru bildiğini anlatma, önerme işi, öneri sunma işi. Düne kadar siz değil miydiniz, ‘Bu CHP hep eleştiriyor. Çözüm önerisi söylemiyor’ diyen? CHP sorunu tespit ediyor, somutlaştırıyor, eleştiriyor, nasıl çözülmesi gerektiğini de söylüyor. Dünkü görüşme böyle bir görüşmeydi. Uzun sürdü. Fevkalade karşılıklı nezaket içinde geçen, doğru bir dilin kullanıldığı ama maalesef aynı dilin konuşulamadığı bir görüşmeydi. Biz o görüşmeye şunu söyledik: Bu krizin müsebbibi toplumun kırılgan kesimleri değil. Bu krizi emekliler, emekçiler, çiftçiler, çay üreticisi, fındık üreticisi, üzüm üreticisi, buğday üreticisi, narenciyeciler yaratmadı. Bu krizi esnaf hiç yaratmadı. Bu krizi işsizler de yaratmadı. Bu krizi, bütün dünya yönetebilirken yönetmeyen, çok bilen anlayış yarattı. Bu krizi, bile isteye yoksuldan zengine kar transferi yapanlar yarattı. Bu krizi, yaklaşan seçimi kaybedeceğiz korkusuyla ‘Seçim ekonomisi yapmayız’ deyip daniskasını yapanlar, bilerek enflasyonist ortam yaratıp, parayı ortada çoğaltıp, hiper enflasyona doğru memleketi ittirenler yarattı. Bu krizi, ‘Yüksek enflasyon aldım’ deyip Ecevit’ten 29 ile alıp bugün yüzde 80’e, geçen yıl yüzde 100’lere, gerçekte yüzde 170’lere beş çıkaranlar yarattı.

“‘Öyle yağma yok’ demeye gittik”

Şimdi, ‘Kemer sıkalım’ diyorsunuz. Bizim emekliler, emekçiler, esnaf, çiftçi kemer sıkacak. Senin yandaşlar bir düğme daha bolartacak. ‘Öyle yağma yok’ demeye gittik. Gittik, dedik ki ’10 bin lira emekli maaşı olmaz. En az asgari ücret yapmalısınız. Emekliler 10 bin lirayla geçinemez. Önce bir asgari ücret yapın. Biz gelince iki yıl sonra bir buçuk asgari ücret yapacağız’ dedik. İkinci husus: Asgari ücret 17 bin 2 lira. Verildiğinden beri resmi hesaplara göre, yüzde 25 eridi. Bu ayki enflasyonla yüzde 27-28. Gıda enflasyonuna göre baktığınızda asgari ücret yüzde 41-42 eridi. Türk-İş’in hesabına göre, açlık sınırının iki aydır 2 bin lira altında asgari ücret. Geçen sene seçimden önce diyorlar ki ‘Yılda dört zammı bile düşünebiliriz.’ Şimdi diyorlar ‘Bir zam yaptık, bir daha yapmayız.’ Dün Sayın Karatepe’nin söylediği, ‘Bir değişiklik iradesi görmüyorum’ dediği mesele, asgari ücrete zam yapmama vicdansızlığına yelteneceklerine ilişkin şüphemizdir. Sorduk, bu konuda bir netlik yok.

“İnsanları açlığa, sefalete sürüklemenize izin vermeyeceğiz”

Çok açık söylüyorum: Emekli maaşını asgari ücret yapmadan, asgari ücrete de hem enflasyon oranında zam yapıp hem de refah artışı yapmaksızın bu insanları açlığa, sefalete sürüklemenize izin vermeyeceğiz. Üç: Tarım kanunu. Topraklar bankalara ipotekli, borçlar ödenemiyor. ve bu şartlar altında tarım meselesinde mutlaka ve mutlaka verilen taban fiyatlar güncellenmeli, diğerleri ziraat odalarının, çiftçilerin örgütlerinin, sendikaların sesi dinlenerek belirlenmeli. Dördüncü husus: Herkesin kendisini döndürmek için başvurduğu şey kredi kartı maalesef. En çok da esnaflar… Esnaf borcunu kapatmak için kredi kartından çekiyor. Eşin dostun kredi kartını kullanıyor. ve dağ gibi büyüyor faizler. Kredi kartlarının yüksek faiz oranları acilen düşürülmeli, faizden alınan vergi sıfırlanmalı ve kredi kartları özellikle esnaflar ve çiftçiler için bir kereye mahsus faizleri affedilip bölünmeli.

“Hakkaniyetli, vicdanlı, insaflı, halktan yana vergi sistemini halkın iktidarında kuracağız”

Bu dört kritik, yakıcı konuda bir makro önerimiz var. Gün oldu, DİSK İstanbul’dan Ankara’ya yürüdü. Gün oldu, işçiler burada dövizlerini kaldırdılar. Her fırsatta söyledik. Mehmet Şimşek de laf arasında geçirmişti. Biz vergide adalet istiyoruz. CHP’nin iktidarında vergide adalet gelecek. Mehmet Şimşek, istediği kadar dirensin, bu yaptıkları irrasyoneldir. Hakkaniyetli, vicdanlı, insaflı, halktan yana vergi sistemini halkın iktidarında kuracağız. Şunu da unutmayalım: Bu kadar vergiyle milletin sırtına binecekler, örneğin yurt dışına çıkış harcını 150’den 3 bin lira yapacaklarmış. Oysa ki Sayın Erdoğan geldiğinde 70 TL’ydi, ‘çok’ deyip 15’e indirmiş. Duyduğunuz duymadığınız yapacakları her şeyle 226 milyar lira gelir elde etmeyi hedefliyorlar. Plan Bütçe’ye bunu getirecekler. O Plan Bütçe, geçen sene yandaş müteahhitlerin 660 milyar lira kesinleşmiş vergisini affetti. 226 milyar için emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin gırtlağına çökenler 660 milyarı yandaş müteahhitlere affettiler.

“Asgari ücrete zammı söke söke almak için bütün geçinemeyenleri Gebze’ye bekliyoruz”

Birisi çıkıp tek başına bir şey deyince sesini duyuramıyor. Emekliler ’10 bin lira maaşla geçinemiyoruz’ diyorlar. ’15 bin lira kiram var, 10 bin lirayla geçinemiyorum’ diyor. Asgari ücret 17 bin lira. İki tane çocuk var, eşi var, 17 bin lira maaş var, açlık sınırı 20 bin lira. Çay üreticisi Rize’den seslendi Erdoğan’a, ‘geçinemiyoruz’ diye. Buğday üreticisi Edirne’den, Adana’dan seslendi ‘geçinemiyoruz’ diye. 2 bin lira öğrenim kredisi verilen öğrenci sesleniyor, ‘geçiremiyoruz’ diye. Siftahsız esnaf sesleniyor, ‘geçinemiyoruz’ diye. Dedik ki ‘Sizi duyuyoruz.’ Anlattık. Anlattık ama anlatamadık. Madem ki kimse anlamıyor, geçinemiyoruz. O zaman hepinizi Kocaeli’ne bekliyoruz. 30 Haziran günü, emeğin başkenti Kocaeli Gebze’de asgari ücrete zammı söke söke almak için, emekliye zammı söke söke almak için, çaya, buğdaya zammı almak için, geçinemeyenlerin sesi olmak için bütün geçinemeyenleri Gebze’ye bekliyoruz. Sizi duyuyoruz, sesinizi duyurmaya geliyoruz.”

SON

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-simsek-karatepe-gorusmesi-yorumu-ayni-dilin-konusulamadigi-bir-gorusmeydi/feed/ 0 Arpa Hasadının Devam Ettiği Yozgat’ta Çiftçi, Randevu Sistemine Tepkili https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/ https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35766

SEYFİ ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ta Toprak Mahsulleri Ofisi’nde (TMO) uygulanan randevu sistemi nedeniyle sırası gelinceye kadar ürününü tarlada bekletmek zorunda kalan çiftçiler sisteme tepkilerini dile getirdii. Randevu sisteminin kaldırılmasını isteyen bölge çiftçisi, “Ekini sıcaktan yanmaması için biçtirmek zorundayız. Randevu alıyoruz, randevuya göre biçerdöver bekliyor, nakliye için araç bekliyor. Bu da ek fiyat demek. Randevu olmadan erken gelen teslimatını yapmış olsa tarlada bekleme olmaz, masraf da düşer” dedi.

Türkiye’nin en fazla hububat ekiminin yapıldığı bölgeler arasında yer alan Yozgat’ta bu yıl kuraklık ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle hasat erken başladı. 20 gün önce başlayan hasat devam ederken TMO’nun alımları dün itibarıyla başlattığı kaydedildi. Hem ürünün fazla olmaması hem de randevu ve kota uygulaması nedeniyle TMO’nun ve özel siloların alım merkezlerine gelen çiftçinin fazla beklemeden ürününü teslim ettiği bildirildi. Bu nedenle randevu sisteminden bu yıl vazgeçilip, erken gelene öncelik verilerek, alımların yapılmasının çiftçinin mağduriyetini önleyebileceği vurgulandı.

“İki senedir nakliyeci esnafı biraz sıkıntıda, bu sene işler de düştü”

Tarlada hasadın yapılıp, biçerdöver tarafından kasasının dolmasını bekleyen nakliyeci Ekrem Ceylan, 14 yıldır nakliyecilik yaptığını belirterek, iki yıldır nakliyeci esnafının zor bir dönem geçirdiğine dikkat çekip, şöyle dedi:

“Nakliyeci esnafıyım, dededen toruna bu işi yapıyoruz. Biz köyden buğday yüklüyoruz, burada ofisimiz buğday alıyor, çelik silolar var, lisanslı depocular. Köylüyle anlaşıyoruz, üç lira, örnek konuşuyorum, biz oraya gitmeden, parayı almadan yakıta zam geliyor. Petrolcü de nitekim üstüne koyuyor bu sefer. Geliyoruz adama diyoruz ki; Süleyman abi böyle böyle oldu. ‘Ya bana ne’ diyor, çok sıkıntılar yaşıyoruz. İki senedir nakliyeci esnafı biraz sıkıntıda, bu sene işler de düştü. Yakıttan ziyade bazı şeyler bizi çok çok yoruyor. Her şey yakıtla bitmiyor. Bu arabanın lastikleri en önemlisi, bir lastik üç lirayken on lira oldu, yani üç lirayken on lira oldu, direkt böyle oldu. Bir cıvata, bir lirayken on lira oldu. Diyeceksiniz ki senin araban da bir liraydı, on lira oldu da, olmasaydı benim arabam da, keşke böyle de şeyler olmasaydı. Fırsatçı insanlar çoğaldı. Sanayiye giremiyoruz, paran varsa sanayide iş yaptırırsın. Paran yoksa sanayide iş yaptıramazsın. Artı insanları kolaylaştırmaya yönlendirdiler. Zaten öyle tamir falan yok. Kaldır at, yenisini getir.”

“Tayyip’ten çok AK Partiliydim. Ben bu yıl gibi böyle bir dünya görmedim”

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde 35 yıldır biçercilik yapan, bu yıl ise ek olarak çiftçilik yapmaya başlayan Ömer Güder, artan maliyetlere karşılık, üreticinin ürettiğinin bedelini alamadığını anlatarak, şöyle konuştu:

“Biçim yapıyorum şu anda. Geçen sene ben bu köyde 110 bin liraya biçtim, şu anda 130 lira diyor köylü. Köylü de haklı. Geçen sene mazot 27 liraydı, 42 lira. Geçen sene biçerin bir parmağı 15 liraydı, şu anda 50 lira. Bir kayış bin liraydı, 5 bin lira oldu. Bir şoför (biçerdöver operatörü) 30 bin liraydı, 90-100 bin lira oldu. Güneydoğu’daki adam 250 bin liraya gidiyor, şoför olarak üç aylığına. Böyle bir hayat var mı? Böyle bir dünya var mı? Mazot 27 liraydı, 47 lira oldu. Böyle bir dünya varsa çiftçiye dön, ekin hiç yok. Geçen sene ben arpayı 7 bin liraya verdim, bu sene 7 bin 250’ye verdim. Zaten ekin yok, mazot parası yok. Mazot parası biçer kaldı, parası yok, bitti. Köylüye dön köylü para yok diyor, mahsul satmayınca. Petrolcü litre yazıyor, yarın zam gelecek, onu öde. Bu nasıl bir dünya ya? Samimi olarak söylüyorum; AK Partiliydim. Bak tam olarak söylüyorum, Tayyip’ten çok AK Partiliydim. Ben bu yıl gibi böyle bir dünya görmedim. Böyle bir dünya var mı abi ya? Geçen sene 110 liraya bu sene biç 130 liraya. Arpayı geçen sene sat 7 bin liraya, şimdi sat 7 bin 250 liraya. Para da yok. Gerçekten ben şimdiye kadar hep Tayyip’e verdim. Bu dönemde Tayyip’e verdim. Bak bu dönemde Tayyip’e verdim diyorum. Ama böyle bir şey var mı abi ya? Böyle bir şey var mı ya? Böyle bir şey varsa söylerim. Şu anda mazot parası yok cebimizde, kart patladı. Bu nasıl olacak? Bilmiyorum. Hayat durdu.”

“Randevu nedir? Hastaneye gitmiyoruz, postaneye gitmiyoruz”

Randevu sisteminden de yakınan Güder, “Bu yıl çiftçiliğe de başladım. 35 yıldır biçercilik yapıyordum. Babam ekip biçiyordu, ben çiftçiliğe başladım. Bu sene bir 50 dönüm yer icarladım. Tam 60 bin lira masraf ettim. Tarlam da burası, ben geri 50 bin lirayı alamam. 20 bin lirayı zor alırım. Motor parası yok, biçer parası yok, 20 bin lirayı zor alırım. Benim suçum, günahım ne ya? Geçen sene 9 bin liraya verdik buğdayı, bu sene de 9 bin lira. Böyle bir dünya varsa desinler. Tarım Bakanı desin ki; böyle bir dünya var desin. Gerçekten inanmıyorum. Böyle bir dünya varsa söylesin. Mehmet Şimşek söylesin. Ekonomi… Sıka sıka, sıka sıka kemer de kalmadı. Al, al bir şey kalmadı. 35 yıldır biçercilik yapıyorum. Ben böyle bu yıl gibi görmedim. Bir de randevu çıktı. Burada ekin biçiliyor, adamın randevusu var. Burayı koyuyoruz, şuraya gidiyoruz. Randevu nedir? Hastaneye gitmiyoruz, postaneye gitmiyoruz. Böyle bir randevu var mı? Bankadan sıra beklemiyoruz, bu biçim. Buraya bırakıp, oraya gidiyoruz leylek gibi geziyoruz. Mevsimlik bir şey, böyle randevu olur mu? Bir litreye yakıyorsa dönümde iki litre çıkıyor. Randevu neymiş randevu? Abi hastaneye mi gidiyoruz ya? Çiftçiye kota kondu bir de randevu çıkarttılar. Adamın tarlası kaldı, randevusu yok. Allah vermesin bir yangın çıksa yanacak adamın tarlası. Biçer yatıyor, Tır yarım oldu, adamın randevusu bitti. Biçer kaldı bu gün” diye konuştu.

“Mahsulümüz de yok, biz masraflarımızı dahi alamıyoruz şu anda”

Yozgat’ın Bahçecik köyünden Sümmani Akgül, bu yıl mahsulün olmadığını, bu nedenle de yaptıkları masrafları dahi alamayacaklarına vurgu yaparak, şunları söyledi:

“10 yıldır çiftçilik yapıyorum. Eskiden beri köylüyüm ama sanayiciydim, şimdi çiftçilik yapıyorum. Vatandaş gerçekten ne yapacağını bilmez bir durumda. Şu anda o sezon bitmiş, iki aydır ekim biçim yapılıyor. Sezon bitmek üzere ofisimiz daha şu anda yeni alıma başlamıştır. Bundan 20 gün önce Yerköy’de biçerdöverler ekin biçiyordu, Güneydoğuyu dahil etmiyorum. Daha dün fiyat açıklandı, zaten açıklanan fiyat bir şey değil. Geçen yılki fiyata veremiyoruz. Mahsulümüz de yok, biz masraflarımızı dahi alamıyoruz şu anda. Hangi bir derdimizi anlatacağız? Şu anda zaten yangın, kuraklık bizlerin kendi hatalarımızı devlete, hükümete veya hiç kimseye mal edemeyiz. Sigorta yaptırmadıysak bu kendi sorunlarımız. Ama devlet de sorumluluk alanın içindeki yapması gerekenleri yapmıyor. Bugün randevu sistemi var. Randevuya kardeşim gelmiyorsan o adamın randevularını iptal et. veya ediyorsan da o insanları çalıştır. Şu anda mahsul yok, ülkemizde genel olarak. Mahsulümüz yok, bunu biliyorsunuz. Ofis gece gündüz çalışsa ne olur ki? Bırak çalışmayı, şu anda randevu almışlar ama ofiste alım çok az, giden yok, randevudan dolayı. Silolarda sıra beklemiyor adam gidiyor hemen yıkıp geliyor ama randevudan dolayı gidemiyor. Şu anda benim biçerdöverler yatıyor, niye yatsın? Hemen biçer, gider, yıkar gelir, bu randevunun sakatlıkları olmasa. Zaten bir kota sistemi çıkarmışsın. Ben kotama göre vereceğim. Hiçbir çiftçi bundan şikayetçi değil ki, oraya gidip de beklemekten. Kardeşim herkes erken gelen gelsin yıksın gitsin. Mahsulüm kuruyor, kuruduğu yerde denesi dökülüyor.”

“4 bin liraya, 4 bin 500 liraya arpa istiyorlarmış. 6 bin liraya, 7 bin liraya buğday diyorlarmış”

Çiftçi Akgül, “Geçen yıl 7 bin liraya sattık arpayı, 8 bin liraya sattık buğdayı. Bu sene de aynı fiyata satıyoruz. Belki satamayacağımız gün de olacak, oradan geçmeyen buğdayları tüccarlar almıyor. 4 bin liraya, 4 bin 500 liraya arpa istiyorlarmış. 6 bin liraya, 7 bin liraya buğday diyorlarmış. Zararına bir şeyler” dedi ve şunları belirtti:

“Şimdi adam benden para istiyor, biçerdöverci, haklı. İşçime para veremiyorum diyor. Sen işçisin çalıştığının hakkını alabileceksin bakalım. O adam benden alamayınca veremeyecek. Ben devletten alamayınca veremeyeceğim, zincirleme. 45 gün sonra diyor. Ben 45 gün sonra vereceğine de inanamıyorum. Daha bundan kısa bir süre önce, geçen yılki verdiğim prim paramı aldım, bir yıl geçmiş, daha yeni ve daha da almadık insanlar var. Şu anda mazota en az 4 – 5 bin lira civarında zam geleceği söyleniyor, bir iki gün içinde. Biz adamlarla fiyat kestik, ‘mazota zam gelirse ben otlarım’ diyor. Ben diyorum anlaştık arkadaş. Ne yapacak bilmiyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/feed/ 0 Emeklilerden Hazine ve Maliye Bakanı’na çağrı https://www.haber60.com.tr/emeklilerden-hazine-ve-maliye-bakanina-cagri/ https://www.haber60.com.tr/emeklilerden-hazine-ve-maliye-bakanina-cagri/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:06:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35696 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: DURSUN ALKAYA

(ANKARA) – CHP, iktidardan başta asgari ücret ve emekli aylıklarının arttırılmasına ilişkin taleplerini dile getirirken, Ankaralı emeklilerde ANKA Haber Ajansı aracılığıyla Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e çağrıda bulundu. Geçinemediklerini belirten emekliler, “Para bol da garibana, işçiye, memura, köylüye yok” dedi. Yüzde 100 engelli Yusuf Kemer ise “Bana devlet 4 bin lira maaş veriyor. Ben 6 bin lira kira ödüyorum. Ben kalp pilimle gidiyorum inşaatlarda çalışıyorum. 600-700 lira alıyorum. Çocuğumun okuması için çalışıyorum. Engelli maaşımın arttırılmasını istiyorum” diye konuştu.

CHP’nin gölge kabinesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sorumlu genel başkan yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüştü. CHP, asgari ücret ve emekli aylıklarının arttırılmasına ilişkin ekonomide yaşanan sıkıntıların çözümü için önerilerini Şimşek’e iletti.

CHP’nin bu çabası iktidar kanadından karşılık bulur mu bilinmezken Ankaralı emekliler, ANKA Haber Ajansı aracılığıyla Mehmet Şimşek’e çağrıda bulundu.

“Mehmet Şimşek emeklilere yardımcı olsun”

Emekli bir çift 11 bin lira maaş aldığını belirterek, “Mehmet Şimşek emeklilere yardımcı olsun. Bizleri düşünsün. Bu zamanda geçinmek çok zor. İnan ki bayram geçti torunlarımıza hiçbir şey veremedik. Hiçbir şey alamadık. Biz torunlarımızı sevindirmeyi bilmez miyiz? Maaşımız artarsa bizde seviniriz. İstediğimizi alırız. Biz kurban kesemedik. Ben neden kesmeyim? Bir kurban alıp kesseydim torunlarımı sevindirseydim. Kötü mü olurdu? Gerçekten alamadık” diye konuştu.

Bayramda memleketi Çorum’a gidemeyen emekli kadın, “Et ekmek yiyemedikten sonra, kurban kesemedikten sonra, memlekete gidemedikten sonra…” dedi.

“Bana masal anlatmasınlar…”

Bir başka emekli vatandaş da “Bu hayat şartlarında emeklinin yaşaması çok zor. Benim çocuklarım olmasa ne kurban kesebilirim ne de bir şey… Onların sayesinde kurban kestim. 12 bin lirayla kimse geçinemez. Bana masal anlatmasınlar. Emekli maaşıyla, asgari ücreti artırsın. Kendileri geçinebiliyorsa biz onlara verelim bir ay geçinsinler de görelim” şeklinde konuştu.

Emekli ve aynı zamanda çalıştığını belirten 73 yaşındakı bir vatandaş da “10 bin lirayla ne yapacaksın? Şu sıcağın altında 10 bin lirayla hayatta kimse geçinemez. 10 bin lirayla geçiniyorum diyen zaten yalan söylüyordur. Bütçe boş bir şey yok. Millete para vermesi lazım. Maaşımız bize yetmiyor” ifadesini kullandı.

Emekli bir kadın, “17 bin lira alıyorum, nedir ya? En az 25-30 bin lira olması lazım. Onlarda biliyordur herkesin durumunu. Ona göre davransınlar. İnsanlar çok zor durumda” dedi.

“Alt direk, orta direk, üst direk vardı artık direk kalmadı”

Emekli bir başka çift ise “Biz onlardan hiçbir şey beklemiyoruz. Devletten hiçbir şey beklemiyoruz. Çünkü vermezler. Bir an önce gitmelerini istiyoruz” diye konuştu.

10 bin 500 lira emekli maaşı alan vatandaş, “Ankara gibi bir yerde değil, köyde geçinemezsin. Kendisi manda yoğurdu yiyor. Emperyalist düzen yaşanıyorsa bu memlekette yabancıları göndersin, halkına baksın. Eskiden bir düzen vardı. O düzen de battı. Alt direk, orta direk, üst direk vardı. Direkte kalmadı” ifadesini kullandı.

Devlette 25 yıl çalışarak emekli olduğunu ve 14 bin 900 lira maaş aldığını söyleyen emekli Servet Terzi, “Kıt kanaat idare ediyorum. Şu ortamda her şey başını almış gidiyor. İktidar biliyor ama işine gelmiyor. 5’li çeteye verdi mi para kalmıyor. Biz hepsini biliyoruz. Para bol da garibana, işçiye, memura, köylüye yok” ifadesini kullandı.

“Kalp pilimle inşaatlarda çalışıyorum”

Yüzde 100 engelli Yusuf Kemer ise şöyle konuştu:

“Bana devlet 4 bin lira maaş veriyor. Ben 6 bin lira kira ödüyorum. Birde kız çocuğu okutuyorum. Benim durumum ne olacak şaşırmış kalmışım. Devlete gidiyorum bütün kapılar açık ama faydası yok. Engellilere bir çözüm bulmalarını istiyorum. Özellikle sayın Cumhurbaşkanımdan rica ediyorum. Bana yardımcı olsun. Ben kalp pilimle gidiyorum inşaatlarda çalışıyorum. 600-700 lira alıyorum. Çocuğumun okuması için çalışıyorum. Engelli maaşımın arttırılmasını istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/emeklilerden-hazine-ve-maliye-bakanina-cagri/feed/ 0
‘Mutlu son’ ilanına kanıp 220 bin lirasından oldu https://www.haber60.com.tr/mutlu-son-ilanina-kanip-220-bin-lirasindan-oldu/ https://www.haber60.com.tr/mutlu-son-ilanina-kanip-220-bin-lirasindan-oldu/#respond Fri, 31 May 2024 21:12:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34140 Tunceli’de B.C. adlı erkek, sosyal medyada denk geldiği ‘Mutlu son masajı’ ilanı üzerinden iletişime geçtiği kişilere kanarak, kendisiyle ilgilenecek kadınlarla görüşmesi sırasında göğüs ve dudak silikonlarına zarar gelmesi ihtimaline karşı, ‘teminat’ adı altında parçalar halinde 50 bin TL gönderdi. Kadının gelmemesi üzerine dolandırıldığını anlayınca parasını geri isteyen B.C.’ye, yazışmaların ve ses kayıtlarının ailesine gönderileceği tehdidinden bulunularak tekrar para istendi. Bunun üzerine B.C., kredi çekerek şüphelilere 170 bin TL daha gönderdi.

YETİNMEYECEKLERİNİ ANLAYINCA POLİSE KOŞTU

Şebeke üyelerinin o parayla yetinmeyeceğini anlayan B.C., polise giderek şikayette bulundu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından özel ekip kurularak çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmada, şüphelilerin internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden eskort ve masöz ilanı verdikleri, ilana koydukları yabancı uyruklu kişiler adına mağdurlara ulaşıp ‘kapora’ adı altında para alarak dolandırıcılık yapıldığı belirlendi. Çalışma sonunda belirlenen şüphelilerin Kocaeli ve Denizli’deki adreslerine eş zamanlı ‘Silikon’ operasyonu düzenlendi. Operasyonda, şebeke lideri M.K.’nin de aralarında bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı. Tunceli’ye getirilen şüpheliler işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

AYLIK 60 BİN LİRAYI AZ BULUNCA ‘AYRILACAĞIM’ DEMİŞ

Şüphelilerin 81 ilde faaliyet yürüttükleri ve bugüne kadar birçok kişiyi dolandırdıkları, bu yöntemle 2 yılda yaklaşık 50 milyon lira haksız kazanç elde ettikleri öğrenildi. Ayrıca, şebeke üyelerinin birbirleriyle yaptıkları görüşmeler de kayıt altına alındı. Şebeke üyelerinden olan ve mağdurlarla telefonda görüşme yapan kadının aylık 60 bin lira aldığı, maaşını az bulduğu için işten ayrılacağını söylediği, bunun üzerine yeniden anlaşma yapılarak elde edilen gelirden yüzdelik pay verilmesi yönünde anlaştıkları belirlendi.

“EŞİM VE ÇOCUKLARIMLA TEHDİT ETTİLER”

Başından geçenleri DHA’ya anlatan B.C., öncelikle eşini aldatma yoluna gittiği için çok pişman olduğunu ifade ederek, “Sosyal medyada gezinirken mutlu sonla biten masaj reklamına denk geldim. Biraz ilgimi çekti açıkçası. Reklama bir kere tıkladım. Sonra kendi WhatsApp uygulamasında mesaj sohbeti açıldı. Kendileriyle görüştüm, birçok bayan fotoğrafı attılar ve içlerinden bir kadını seçtim. Öncelikle düşük miktarda yapıyorlar. Bin lira istendi, kendilerine yolladım. Geceliği 5 bin liraydı kabul ettim. Değişik fantezi özellikleri varmış, bunlardan bazılarını seçtim ve ücret arttı. Ondan sonra, ‘Bu bayan size gelirken normal bir şekilde gelmeyecek, birazcık riskli, bunların silikonları var. Göğsünde silikonları var, dudak silikonu var. Bunlara zarar gelirse bunların teminatı adı altında biz para alıyoruz sizden’ dediler. İlk olarak bunun için 7 bin 500 lira istendi, kabul edip gönderdim. Sonra ekstralar eklendi, 50 bin liraya kadar çıktı. Ben bir kısım daha ödedim. Kadın adresime gelmedi ve benden tekrar para istendi. Ben de göndermedim ve ‘Paramı geri istiyorum’ dedim. Bu sefer, ‘Biz eşinizi, çoluk çocuğunuzu biliyoruz. Onlardan ücreti alırız’ diyerek tehdit ettiler. Şaşırdım ve çok korktum. ‘Siz evlisiniz, eşiniz şu, çocuklarınız bu, görüşme kayıtlarını onlara atarız’ denildi” dedi.

“AİLE HAYATIMI SÜRDÜRECEĞİM”

Bu tehditten sonra benden tekrar para istendiğini anlatan B.C., “Kredi çektim ve toplam 220 bin lira onlara yolladım. Pişmanım, sonuna kadar pişmanım. Çünkü siz bu duruma kapılıyorsunuz. ‘Bin liradan ne olacak’ diyorsun. Ama bir bakıyoruz cebinizden 200 bin lira para gitmiş. Bu durum herkesin başına gelebilir. Hem param gittiği için hem de eşimi aldatmayı seçtiğim için çok pişmanım. En iyisi hiçbir şeye bulaşmayacaksın. Düz bir aile hayatımı sürdüreceğim. Öbür türlü başına her şey gelebilir. Başka şeyler de gelebilirdi. Şebekenin çökertildiğini öğrendim. Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri kısa sürede onları yakalamış, çok mutlu oldum. Kendilerini tebrik ederim. Ayrıca bana çok iyi davrandılar, ilgilendiler. Allah hepsinden razı olsun” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mutlu-son-ilanina-kanip-220-bin-lirasindan-oldu/feed/ 0
Fatih Erbakan: Türkiye’nin öncelikli meselesi anayasa değişikliği değil, ekonomidir https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-turkiyenin-oncelikli-meselesi-anayasa-degisikligi-degil-ekonomidir/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-turkiyenin-oncelikli-meselesi-anayasa-degisikligi-degil-ekonomidir/#respond Fri, 31 May 2024 03:24:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33973

YENİDEN Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Şu anda Türkiye’nin öncelikli meselesi anayasa değişikliği değildir. Asıl meselemiz ekonomidir. Vatandaşın geçim derdi ve enflasyondur. Bunların çözülmesi için de şu anda bir anayasa değişikliğine aslında ihtiyaç yoktur” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. Özel bir restorandaki kahvaltı programında konuşan Erbakan, “Şimdi bugün Gazze’de, Refah’ta bunu çok daha açık bir şekilde görüyoruz. Erbakan Hocamız yıllarca ‘İslam birliği, İslam dinarı, Yeniden büyük Türkiye’ dedi. Şimdi neden böyle çırpındığını bu manzarayı gördüğümüz zaman çok daha iyi anlıyoruz. Çünkü o hedeflere ulaşamadığımız için bugün 2 milyar Müslüman, bu vahşeti maalesef sadece film izler gibi televizyonlardan izliyor. Ne kadar büyük bir acı ve ne kadar büyük bir zillet. Kendi çocuklarımızın başını okşarken utanan, ramazanda iftar yaparken lokmalar boğazına düğümlenen bir ümmet haline geldik. Çünkü televizyonda Gazze’yi seyrederken iftar yapamıyorsunuz. Orada insanlar aç. Oradaki çocukların paramparça bedenlerini gördüğünüzde kendi çocuğunuzu okşayamıyorsunuz, sevemiyorsunuz. Oradaki insanların halini görünce gece yastığa başınızı koyamıyorsunuz, uyku uyuyamıyorsunuz Korkunç bir vahşet, korkunç bir katliam” ifadelerini kullandı.

‘BU HAYVANLARI YAŞATACAK KADAR PARAMIZ YOK MU’

Sokak hayvanlarıyla ilgili konuşan Erbakan, “Peygamber efendimiz, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez’ buyuruyor. Evet, sokaklarda bir tane başıboş köpek kalmasın. Bunu zaten biz bir proje olarak söyledik. Bunların hepsini toplayalım. Kısırlaştıralım. Onların hayatına son vermeyelim. Çünkü bizim inancımızın temeli, bütün mahlukata şefkattir. Böyle merhametsiz bir yaklaşımı Yeniden Refah Partisi olarak kabul etmiyoruz. Bu hayvanların elbette ki toplanması lazım. İnsanların yaşam alanlarından uzaklaştırılması lazım. Ama orada veterinerler gözetiminde en iyi şartlarda yaşamaya devam etmesi lazım. Biz şimdi bu canlara kıyamayız ve bunları öldüremeyiz. Bunların yaşatılması, ‘Efendim çok büyük maliyet oluyor’ deniyor. Kamuda bir ayda 1 milyon 400 bin lira maaş alan bir müdürümüz bir milyon maaş alıversin. 800 bin lira maaş alan bürokratımız 300 bin lira maaş alıversin de bu hayvanlara bir kaynak bulalım. İmtiyazlı holdinglere 128 kez vergi muafiyeti çıkaracağımıza 28 kez çıkartalım da buradan bu hayvanlara bir kaynak bulalım. Trilyonları faize veriyoruz. Bu kadar israfa bu kadar faize imtiyazlı holdinglere trilyonlar aktarırken bu hayvanları yaşatacak kadar paramız yok mu?” diye konuştu.

‘MİLYONLARCA ASGARİ ÜCRETLİ BUGÜN, MATEMATİK OLARAK AÇTIR’

Türkiye’de halkın yüzde 85’inin yoksul, yüzde 54’ünün de aç olduğunu söyleyen Fatih Erbakan, “Bunu, açlık sınırı ve yoksulluk sınırından çıkartıyoruz. Asgari ücret 17 bin lira. Açlık sınırı bugün 20 bin liradır. Sayın Cumhurbaşkanının çağrısına uyup 3 çocuk sahibi olan bir aile için açlık sınırı 25 bin liradır. 17 bin lira maaş alan milyonlarca asgari ücretli bugün, matematik olarak açtır. Sosyal yardımla, sadakayla, zekatla, eşin, dostun, akrabanın desteğiyle aç kalmıyor ama kendi geliri matematiksel olarak açlık sınırının altında. 4 kişilik aile için, yoksulluk sınırı 58 bin lira olmuş. Devlet büyüklerimizin tavsiyesine uyup 5 kişilik bir aile olursa eve 70 bin lira girmesi lazım ki temel ihtiyaçlarını kimseye muhtaç olmadan karşılayabilsin. Bugün Türkiye’de kaç haneye ayda 70 bin lira gelir giriyor? Emekli maaşı 10 bin lira. 10 bin liralık emekli maaşı, açlık sınırının yarısı. Emekli maaşıyla 15 sene önce 11,5 gram altın alınıyordu. Bugün bu 10 bin liralık emekli maaşıyla 4,5 gram altın alınıyor” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI YARDIMCISININ DA MİLLLETİN OYUYLA SEÇİMİ GÜNDEME TAŞINABİLİR’

Anayasa değişikliği konusuna değinen Erbakan, “Şu anda Türkiye’nin öncelikli meselesi anayasa değişikliği değildir. Sistemler sonuçta bir araçtır. Bu aracı kim, nasıl hangi maksatla hangi hedef doğrultusunda kullanacak? Asıl sorun buradan çıkıyor. İlle de bir değişiklik yapılacaksa da, ‘İyileştirilmiş Başkanlık Sistemi’ veya ‘Demokratikleştirilmiş Başkanlık Sistemi’ olarak adlandırılabilecek bir düzenleme yapılabilir’ demiştik. Burada da partili cumhurbaşkanı olmaması tartışmaya açılabilir. Bununla beraber Meclise güvenoyu hakkının verilmesi söz konusu olabilir. Bakanların milletvekillerinden yani milletin oyuyla seçilmiş kişilerden olması konusu gündeme gelebilir. Cumhurbaşkanı yardımcısının da milletin oyuyla seçimi konusu gündeme taşınabilir. Yani, halk iradesinin, millet iradesinin ve bunun tecellisi olan Meclisin güçlendirilmesi ve yine bütçenin Meclisin onayına tam manasıyla sunulması gündeme taşınabilir” ifadelerini kullandı.

‘ASIL MESELEMİZ EKONOMİDİR’

Fatih Erbakan, ülkede asıl meselenin ekonomi olduğunu söyleyerek, “Şu andaki sistemde Meclis onaylamasa bile, cumhurbaşkanının kendi belirlediği bütçeyi uygulama imkanı var. Bunlarla beraber de kuvvetler ayrılığı noktasında, HSK’da, Anayasa Mahkemesi’nde, Yargıtay gibi yerlerde doğrudan veya dolaylı olarak Sayın Cumhurbaşkanı, üye sayısının salt çoğunluğunu belirleyebiliyor. Buraların tek bir kişinin iradesi ile kontrol altına alınması söz konusu. Bunun da düzenlenmesi ve bu etkinin tek bir kişinin tahakkümünde olmasının iyileştirilmesi ve ortadan kaldırılması söz konusu olabilir. Böyle bir noktada bizim desteğimiz olur. Bütün bunların yanında asıl meselemiz ekonomidir. Vatandaşın geçim derdi ve enflasyondur. Bunların çözülmesi için de şu anda bir anayasa değişikliğine aslında ihtiyaç yoktur” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-turkiyenin-oncelikli-meselesi-anayasa-degisikligi-degil-ekonomidir/feed/ 0
Emekliler İnsanca Yaşam İstiyor: Maaşlarımız Yetersiz https://www.haber60.com.tr/emekliler-insanca-yasam-istiyor-maaslarimiz-yetersiz/ https://www.haber60.com.tr/emekliler-insanca-yasam-istiyor-maaslarimiz-yetersiz/#respond Mon, 27 May 2024 03:09:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33352 HABER: DİLAN KUTLU-MEHMET OFLAZ/ KAMERA: ONUR BİNGÖL-UĞUR DEMİRCİ

(ANKARA) – CHP’nin Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği “Büyük Emekli Mitingi”ne katılan binlerce emekli, mitingin başlamasından saatler önce doldurdukları meydandan “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı. ANKA Haber Ajansı muhabirlerinin görüştüğü emekliler, hayat pahalılığından, aldıkları maaşın asgari ücretin altında kalmasından yakındı.

Mitinge katılmak için Aydın’dan gelen 63 yaşındaki Özer Demir, yıllarca çalıştıktan sonra emeklilik hayallerini yaşayamadığını ifade etti. Demir,  torunlarına harçlık verecek parası olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Ben Aydın Çine’den geliyorum. Emekli maaşım yetmediği için, sağlığım da yerinde değil ama mecburen çalışmaktayım. 63 yaşındayım, çiftçilik yapıyorum. Ne iş denk gelirse çalışıyorum, yetmiyor. Eşim var, çocuklarım var, torunlarım var. Bayram gelecek onlara harçlık verecek para bulamıyoruz. 5 tane torunum var. Normalde bizim maaşımız 20-25 bin lira olması lazım ama bu 2008’de çıkan kanuna göre bizim emekli maaşı hakkımızı kesti şu andaki yönetim. Çok haksızlıklar var, bu haksızlıkların giderilmesini istiyoruz. Bu yönetimin de yapacağından ümidimiz yok. 20 yıldan beri deniyoruz olmuyor. Çine Barajı’nda 24 saat çalıştığım zamanlar oldu. Hep bugünlerde rahat edeyim diye çalışmıştım ama tam tersine ümit ettiğimizi bulamıyoruz. Cumhurbaşkanı’ndan talebimiz maaşımızın yükseltilmesi. Enflasyona bakarsan 25-26 bin lira olması lazım maaşımızın.”

“Kim ekonomiyi düzeltiyorsa başımın üzerinde yeri var”

62 Yaşındaki emekli Salih Demir de emekli maaşının en az 20 bin lira olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Ekonomiyi düzeltsinler, böyle olmaz. Türk parasını sıfıra getirmişler bir şey alamıyor, bir yere gidemiyorsun. Kim geliyorsa, ekonomiyi düzeltiyorsa başımın üzerinde yeri var. Önemli olan ekonomidir, Türkiye’nin kalkınmasıdır. Ekonomiyi sıfıra getirmişler. Aldığın şeyi ikinci gün alamıyorsun. Ekonomiyi düzeltsinler onların ellerini öperim. Benim maaşım da önemli değil. Ekonomiyi düzeltmezlerse Türkiye kalkınmaz. 10 bin lira alıyorum onun 20-25 olması lazım.”

“Sadaka ücreti kabul etmiyoruz”

İzmir Aliağa’dan Ankara’ya gelen 67 yaşındaki emekli Osman Durmaz 15 bin lira emekli maaşı aldığını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Şu anda çoğu arkadaşlarımızın maaşı 10 bin lira civarında. Bu tür emekli maaşına hayır demek için buradayız. Bunların vermiş olduğu sadaka ücreti kabul etmiyoruz. En kısa zamanda bu hakkımızı alacağız. DİSK Emekli-Sen adına teşekkür ederim. En az asgari ücretin bir buçuk katıydı bizim ilk emekli maaşlarımız, şu an onun da altına indi. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu ülkede 10 bin liraya, çok aşağı düştü. Bunun en alt limitinin 20 bin lira olması gerekiyor.”

“Bize katı atık muamelesi yaptılar”

Bandırma’dan Büyük Emekli Mitingi için gelen 59 yaşıdaki Levent Balkış da “Bayramlardan korkar olduk” dedi. Balkış, “Siyasi iktidar bize katı atık muamelesi yaptı. 22 yıldan beri bizi görmezden geldi. Çıkardığı yasalarla bizi o kadar zor duruma düşürdü ki Cumhuriyet tarihinde ilk defa asgari ücretin altında maaş aldı emekli. Biz bayramlar gelsin istemiyoruz bayramlardan korkar olduk. Niye? Çocuklarımıza, torunlarımıza hediye alamıyoruz. O yüzden emeklinin durumu ortada ama emekliler mücadeleden vazgeçmediler görüyorsunuz, vazgeçmeyecekler. Örgütlendiler. Hak ettiğimiz değere kavuşmak istiyoruz.  Bize katı atık muamelesi yapanlara yerel seçimlerde cevap verdik. Bundan sonraki seçimlerde de bilsinler ki emekli özgürlük ve demokrasi mücadelesinden emekli olmayacak.”

“Emeklilerimiz onurlu bir şekilde emekliliğini yaşamak istiyor”

Osmaniye’den gelen emekli Asu Kaya da emeklilerin mücadelesi için alanlarda olduklarını ifade etti. Kaya, “Osmaniye’den emeklilerimizin hak mücadelesi için geldik buraya. Belki de kalan ömürlerinin son döneminde insanlar, emeklilerimiz onurlu bir şekilde emekliliğini yaşamak istiyor. Torunlarına bir harçlık vermek istiyor. Bunun için burada alandayız” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekliler-insanca-yasam-istiyor-maaslarimiz-yetersiz/feed/ 0
Hayvan Üreticileri Kurban Bayramı Satışlarından Umutlu Değil https://www.haber60.com.tr/hayvan-ureticileri-kurban-bayrami-satislarindan-umutlu-degil/ https://www.haber60.com.tr/hayvan-ureticileri-kurban-bayrami-satislarindan-umutlu-degil/#respond Sat, 25 May 2024 23:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33122

(AYDIN) – Aydın’ın Nazilli ilçesinde hayvancılık yapan Süleyman Sağkol, “Geçen sene ağılımızda 30 koyunu satmıştık. Şu anda henüz 8 tane satabildik. Bu işin sonu nereye varacak bilmiyoruz” dedi.

Aydın’ın Nazilli ilçesinde hayvan üreticileri, yaklaşan Kurban Bayramı’nda satışlardan umutlu olmadıklarını belirterek gelecek senelerde bu iş ile uğraşmayacaklarını söyledi. Emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirten üreticiler öte yandan düşük emekli maaşı ve asgari ücretle çalışan vatandaşların da bütçelerinden pay ayırmalarının zor olduğunu ifade etti.

“On bin lira emekli maaşıyla nasıl kurban alacaklar?”

Aslanyaka Mahallesi’nde kurban üreticiliği yapan Süleyman Sağkol şunları söyledi:

“Ben küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile uğraşıyorum. Kurbanlıkları mart ayından itibaren ağıllara getiririz. Kuzuları son 2 ay besiye çekeriz. Bizler bu hayvanları besiye çekerken zorlanıyoruz çünkü yem, yonca, saman gibi zaruri ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz fakat fiyatlar çok yükseldi. Geçtiğimiz sene ile bu sene arasında fiyatlar 2 kat arttı. Geçen sene 250 liraya aldığımız yemin çuvalı bu sene 600 lira oldu. Yonca ise 3 liradan 8 lira oldu. Bizler bunlara bakmakta oldukça zorlanıyoruz fakat bu işin içinden nasıl çıkacağımızı da bilemiyoruz. İnsanlar kurban kesmek istiyorlar fakat iki taksit, üç taksit olur mu diye teklifte bulunuyorlar. Geçen sene ağılımızda 30 koyunu satmıştık. Şu anda henüz 8 tane koyun satabildik. Bu işin sonu nereye varacak bilmiyoruz. Buradaki koyunlar 35- 40 kilo ete tekabül ediyor. Bizler hayvanlarımıza 17 ile 20 bin lira arasında fiyat biçtik. İnsanların da durumları belli. 10 bin lira emekli maaşı alıyor, 17 bin lira asgari ücret alıyor. Biz de 20 bin lira koyun parası istiyoruz. İnsanlar da haklı, biz üretici olarak da haklıyız.

“Kuzuları satamazsak ucuza kasaba gidecek”

Koyunlarımızın ağırlığı canlı olarak 80 kilo civarında. Ben bu kurbanlıkları 20 bin lira civarında satacağım. Eğer bu kurbanlıkları satamazsam, kurban bayramından sonra bu kuzular büyük ihtimalle kasaba gidecek. Şu anda 450- 500 lira arasında olan karkas et fiyatı, kurbandan sonra daha da düşecek. Kasabın eline düştüğüm zaman zarar edeceğim, emeğimin karşılığını alamayacağım. Bayramdan sonra kasap etin kilogramını 700- 800 lira arasında satacak. Kasapta bir pirzola 750- 800 liradan aşağı değil. Bu hayvan aslında 20 bin lira civarında para çok değil fakat halkın alım gücü olmadığı için büyük sıkıntı var. Bir hayvanın bir günlük yem maliyeti 35- 40 lira arasında. İşçiliğimiz, elektriğimiz, suyumuz hariç. Her gün bu hayvan 40 lira para yiyor. 2 kilo saman, 1 kilo yonca, 1,5 kilo civarında besi yemi. Bunun maliyeti 40 lira.”

“Yıl geçtikçe üretici azalıyor”

Nazilli Ticaret Borsası hayvan pazarında ise kurbanlık üreticileri bu sene çok sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Alıcı bulamadıklarını belirten üretici, kendi maliyetlerinin ise her geçen gün yükseldiğini ifade etti. Bir üretici, “Fiyatlar yerinde ama müşteri yok. Her şey pahalı. Her gün her şeye zam. Yem, un, yoncaya zam. Ne olacağını biz de bilmiyoruz” dedi. Bu sene emekli kurban keser mi sorusuna üretici, “zor” diye cevap verdi, “2-3 taksitle kurban kesmek isteniyor. Kurbanlar bile takside bağlandı” ifadelerini kullandı.

Diğer bir üretici ise, “Bu işi seneye biz de bırakacağız. Bir kilo kirazın 200 lira olduğu yerde, 10 bin liraya 9 bin liraya kurbanlık alınıyor. Bu adalet değil. Biz bir yıl boyunca emek veriyoruz. Bir kilo arpa 10 lira. Hayvanlara 7-8 bin lira para veriyorlar. Kesici haklı, üretici haklı ama ceza hep üreticiye kesiliyor. Bir şişe kola 50- 60 lira, bir kilo süt 10- 13 lira. Bunlar kolay üretilmiyor. Yıl geçtikçe üretici azalıyor. Artık biz de bırakacağız. 100 hayvan bakıyorduk, seneye biz de yokuz artık” diye konuştu.

Bir diğer üretici ise, “Kuzunun karkas fiyatı en az 230 lira olmalıydı. Günlük yem fiyatları yüksek, masraf fazla oluyor. Ben bu hayvanlara 12 bin lira para istiyorum, şu anda fiyat veren yok. Bilmiyorum artık ne olacak” derken, başka bir üretici ise, “Kuzunun fiyatı her gün düştü. 250 liraydı, 240 lira, 220 lira derken fiyat düştü. Şu anda kuzu 180 lira. Kasapta kaç lira? Bu kuzudan 1,5 kilo et bin lira. Burada üst üste 45 kilodan aşağı kuzu yok. Bu paraya verilir mi, bu işin içinden çıkılır mı? Çobanlık yapılır mı” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/hayvan-ureticileri-kurban-bayrami-satislarindan-umutlu-degil/feed/ 0 Eskişehir’de Kurban Bayramı öncesi büyükbaş piyasası hareketlendi https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayrami-oncesi-buyukbas-piyasasi-hareketlendi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayrami-oncesi-buyukbas-piyasasi-hareketlendi/#respond Tue, 21 May 2024 08:42:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32630 Eskişehir ‘de besicilik yapan Baran Türkmen, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi büyükbaş piyasası hakkında bilgi verdi.

Kurban Bayramı’na bir aydan daha az bir süre kalırken hayvan besiciliği yapan üreticilerin yoğunluğu başladı. Satışlara başlayan büyükbaş besicisi Baran Türkmen, geçtiğimiz yıl en pahalı kurbanlığı 100 bin liraya sattığını belirtirken bu yıl en ucuzun 100 bin lira olduğunu belirtti. Özellikle yem girdilerinin artışının fiyatlarını etkilediğini belirten Türkmen, 7 ortak olarak alınan büyükbaş kurbanlığın kişi başına maliyeti minimum 15 bin maksimum ise 25 bin TL olduğunu belirtti.

Kurbanlık seçecek vatandaşlara da tavsiyelerde de bulunan tecrübeli, alışverişi tanıdıkları esnaflardan yapmalarını söyledi. Kurbanlık seçilen hayvanın sağlıklı görünmesinin çok önemli olduğunu söylen Baran Türkmen, hayvanın ibadeti gerçekleştirecek kişinin gönlüne ve gözüne hoş gelmesi gerektiğini belirtti.

“En ucuz kurbanlık 100 bin lira”

Kurbanlık piyasasını geçtiğimiz yıla göre kıyaslayan Baran Türkmen, yüzde 50’lik bir artışın fiyatlarda gözlemlendiğinin altını çizdi. Yaklaşan Kurban Bayramı’ndan dolayı piyasa hakkında besici Türkmen, “Kurbanlıklarımız hazır, satışlar başladı. Her şeyde olduğu gibi kurbanlıklarda bu sene enflasyona yetişemiyor. Bu sene kurbanlık fiyatları her seneye göre yüzde 50 daha arttı. Hepsinin aşısı, bakımları, bütün veteriner bakımları yapıldı. Kulak küpesinde hiçbir sıkıntı yok, hepsi veteriner kontrolünde. Yeni hayvanları satmadan seneye olacak kurbanlıkları almaya başlıyoruz. Sistemin dönebilmesi için biz bu hayvanları satmayı bekleyip buradan gelen parayla hayvan almaya çalışırsak yetişemiyoruz. Biz bunu satmadan diğerini almamız lazım. Yetiştirmek için buzağılıktan çıkmış, 8-10 aylık hayvanları alıp bir dönem sonraki yani bir dahaki döneme yetiştirebildiğimiz kadarını yetiştirmeye çalışıyoruz. Yetiştirebildiğimizi kurbanlık vasfını taşıyanı kurbanlık, kurbanlık vasfı olmayanı da karkas satıyoruz. Geçen sene en pahalı kurbanlık 100 bin liraydı. Bu sene en ucuz kurbanlık 100 bin lira. Geçen sene tavan olan fiyat, bu sene en düşük kaldı. Her şeyde olduğu gibi hayvanda da böyle maalesef. Bunun sebebi de girdilerimiz yükseldi. Yem, silaj, küspe ve geçenlerde haberlere konu olan bakıcı, bir bakıcı şu an 50 bin lira. Benim çiftliğimde şu an 10’a yakın bakıcı çalışıyor. Bunların hepsinin maliyetleri çok fazla arttığı için biz kar marjını onlara yaptığımız zama yansıtamıyoruz. Biz sadece bu işin sürekliliğini devam ettirebilmek için çok düşük karlarla sürümden para kazanmaya çalışıyoruz. Bununla da bir nevi savaşıyoruz. Aldığımız maliyetlerin hepsi kendini ikiye katlamasına rağmen biz bunu hayvana yansıtamıyoruz.

“Güvendikleri yerden almalarını tavsiye ediyorum”

Vatandaşlara kurbanlık seçerken dikkat etmesi gerektiği konular hakkında da uyaran Baran Türkmen, şöyle devam etti;

“İnsanlar güvendiği kişilerden alıyorlar. Kurbanlık vasfı taşıyan hayvanları alabilmek için güvenilir yerden almak lazım. Hayvanların şap hastalığı geçirmemiz olması lazım, geçirmişse bile o an şaplı olmaması lazım. Hayvanların dişlerini yani 2 yaşını geçmiş olması lazım. Kurban işi yılda bir defa insanın gönlüne ve gözüne hoş gelmesi lazım. Kurbanı önden almaları aslında dezavantaj ya da avantaj değil. Çünkü artık fiyatlar kurbana bir buçuk ay kala oturuyor. Kurban sonuna kadar devam ediyor. Üç aşağı beş yukarı değişmiyor. İnsanlar artık önceden şunun için alıyor, kesim sırasını öne alabilmek için. Kurban sabahı ilk sırayı, beşinci, onuncu sırayı almak için bir ay, iki ay öncesinden kurbanlık alıyor. Bu da artık insanların o an ki bütçesine bağlı. Eğer insanların o an bütçesi uygunsa kafasında tamamlamışsa öncesinden gidip alabiliyorlar. Güvendikleri yerden almalarını tavsiye ediyorum. Arkadaşlar kendi aralarında grup oluşturuyorlar artık beşli altılı yedili gruplar. Zaten artık onlarda değişmiyor minimum 18’den başlayıp 25’e kadar çıkıyor kişi başına yedi kişili gruplarda. 140-150 bin lira gibi hayvanlar. 15’er bin lira verip düveye de girebiliyorlar ama minimum bence böyle dolu dolu hayvan kesmek isteyen 17-18 bin liradan aşağı hayvan yok, özellikle erkek dana yok. Bakıldığı zaman piyasaya göre kurbanlık temel gıda ihtiyaçlarında en ucuzu et kaldı yine. Şu an Türkiye’de temel gıda üzerine en ucuzu et. Kurbanlık da geçen sene 10-13 bin lira arasındaydı. Bu sene yarı yarıya artış yok aslında hayvanda. Her şeyde olduğu gibi hayvanda artış yok. Geçen senede minimum alan 10-11 bin liraydı, maksimum alan 15-16 bin lira civarındaydı. Bu sene maksimum alan 20-25 bin lira civarında minimum alanda 16-17 bin lira civarında. Hayvanda aslına çok büyük bir şey yok. İnsanlar aslında gündelik hayatta harcamalarının çok daha azını yaparak kurbanlıklarını çok rahat kesebilirler.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayrami-oncesi-buyukbas-piyasasi-hareketlendi/feed/ 0
AKP’den Dem Parti’ye Geçen Karakoçan Belediyesi’nde “usulsüz Harcama” İddiası https://www.haber60.com.tr/akpden-dem-partiye-gecen-karakocan-belediyesinde-usulsuz-harcama-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/akpden-dem-partiye-gecen-karakocan-belediyesinde-usulsuz-harcama-iddiasi/#respond Sat, 18 May 2024 23:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32368

EVREN DEMİRDAŞ

(ELAZIĞ)- Yerel seçimler sonucunda AKP’den DEM Parti’ye geçen Elazığ’ın 14 bin 625 nüfuslu Karakoçan Belediyesi’nin borcu 88 milyon TL olarak açıklanmıştı. Belediyedeki denetimlerine devam eden belediye eş başkanları Cafer Oğur ve Songül Düzgün, önceki AKP’li yönetimin belediye harcamalarıyla ilgili “usulsüzler tespit ettiklerini” ileri sürdüler. Oğur ve Düzgün, Karakoçan Belediyesi’nin “4 milyonluk lavanta festivali yaptığını, Ramazan ayında ise belediye personeli için iftar verildiği ve 68 bin TL fatura çıkarılmasına rağmen böyle bir iftarın verilmediği öğrendiklerini” söylediler.

Elazığ’ın 14 bin 625 nüfuslu Karakoçan ilçesinde 31 Mart yerel seçimlerinde belediye başkanlığı AKP’den DEM Parti’ye geçti. Karakoçan Belediye Eş Başkanları Cafer Oğur ve Songül Düzgün, AKP’li yönetim döneminde belediye harcamalarında “birçok usulsüzlük tespit ettiklerini” ileri sürdüler.

“YAPILMAYAN İFTARA 68 BİN TL FATURA”

“Belediye yönetimine 2 aydır göreve gelmelerine rağmen her gün yeni bir harcamayla karşılaştıklarını, bu harcamaların nereye ve nasıl harcandığının belirlemekte zorlandıklarını” ifade eden Cafer Oğur, şunları söyledi:

“Oldukça yoğun bir sirkülasyon var bu işin içerisinde bütçeyi nasıl harcadıklarını, nasıl harcadıklarıyla ilgili adeta bir arap saçına dönmüş. Yaptığımız son meclis toplantısında önceki yönetim tarafından geçen sene yaz ayında ilçede lavanta festivali yapılmış ve 4 milyon 200 bin lira para harcanmış. Bu harcamayla ilgili hukuki olarak bir şey yapamayız ama bunları peyderpey halkımıza açıklayacağız gittiğimiz her esnafımıza, ailemize bunları anlatıyoruz.  DEM Partili belediye Cardefle beraber ortak yaptığı ve yaklaşık 10 bin vatandaş katıldığı festival tüm giderleriyle beraber 150 bin lira harcanmış. Bir festivale 15 kat fazla ödenmesi biraz akıllara ziyan bir harcama onlar buna lavanta festivali diyor ama biz avanta diyoruz. Yine Ramazan ayında sözde belediye personeline bir restoranda yemek vermişler bu bir seferlik yemek için restoranda 68 bin lira para vermişler. Biz personele soruyoruz ‘Ramazan’da iftara gittiniz mi’ diye sorduk ‘gitmedik’ diyorlar ama baktığımızda önümüzde bir yemek faturası çıkıyor. Bu para nereye ödenmiş nasıl ödenmiş bilemiyoruz onun için açık söyleyeyim iktidar faize karşı olduğunu söylüyor, ‘faiz haramdır’ diyor ama 18 milyon lira Ziraat Bankası’nda bir kredi çekilmiş 18 milyon faiz ödenmiş. Faize karşı olan bir partinin belediye başkanı eğer gidip yüzde 100 faizle kredi çekiyor.”

“ŞİKAYET EDECEK MERCİ BULAMIYORUZ”

Önceki belediye yönetimi tarafından tekstil fabrikası yapılmış. Önceki dönem belediye başkanı Ayhan Akbaba, ‘bugün bu fabrikayı yapsan 50 milyon’ diyor. Sanki bunu belediye yapmış gibi halkımız gözümüze soka soka söylüyor. Bu fabrikanın yapılması için 10 milyon 314 bin lira para harcanmış bunun 6 milyon 540 bin lirası Fırat Kalkınma Ajansı’ndan hibe gelmiş. Geriye kalan 3 milyon 500 bin lirayı da belediye karşılamış bunu da 24 yıllık bütün kiraları peşin alarak 4 milyonun üzerinde bir para almış ama ‘biz borç yaptık fabrikayı öyle kurduk’ diyorlar. Altı üstü her tarafı yolsuzlukla beraber yürümüş. Araba vermişler, otobüs vermişler, istediklerine fiş kesmişler istemediklerine parasız göndermişler, sevmediklerinin parasını almışlar. Biz bunları da halkımıza şikayet ediyoruz. Çünkü şikayet edecek mercileri de bulamıyoruz bu adamların korktukları, çekindikleri de yok. Onun için biz bunu sadece halkımıza açıklayacağız, halkımız bilsin. Bıkmadan, yorulmadan bunları halkımıza anlatacağız.”

Anneler Günü ve Dünya Kadınlar Günü gibi özel günlerde belediyenin yaptığı harcamalara dikkati çeken Songül Düzgün ise şöyle konuştu:

“Belediye bünyesi altında kadınlar gününe yönelik el afişleri ve çiçekler temsilen sadece bir belediye başkanının elinde görülüp daha sonrasında ise AKP’nin adaylarının elinde olması da yapılan harcamanın belediyeye yönelik değil, mevcut kesimin kendi adaylarına yaptığı bir harcama olduğunu gösteriyor. Bu faaliyette 40 bin lira para harcanmış, bizler de o süreçte adaydık, bizler de kadınlarımıza çiçek dağıttık ama söyledikleri maliyetlerle kesinlikle uyuşmuyor. Karakoçan ilçesindeki bütün kadınlarımıza o çiçekleri verseler dahi bu kadar maliyetle kesinlikle olmaz. Çünkü esnafımızın sattığı çiçeklerin fiyat biliyoruz. Kesilen faturayla dağıtılan çiçeklerin arasındaki farkı zaten somut olarak ortaya çıkarıyor.”

]]> https://www.haber60.com.tr/akpden-dem-partiye-gecen-karakocan-belediyesinde-usulsuz-harcama-iddiasi/feed/ 0 Fatih Erbakan: 28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/#respond Sat, 18 May 2024 22:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32354 Mardin’e gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor” dedi.

Bir dizi ziyarette bulunmak üzere Mardin’e gelip bir otelde konuşma yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; Artuklu, Ömerli, Yeşilli ve Midyat ilçelerine teşekkür ziyaretleri yapacaklarını söyledi. Yeşilli ilçesinde yüzde 17 oy oranına ulaştıklarına değinen Erbakan, Ömerli ilçesinde yüzde 31 ve Midyat ilçesinde ise yüzde 16 oy oranına ulaştıklarını dile getirdi. Türkiye geneli sonuçlarıyla beraber 31 Mart seçimlerinde milletin Yeniden Refah Partisi’ne, Milli Görüş’e göstermiş olduğu teveccühü açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

“Bu sonuçların elde edilmesinde en önemli faktör Milli Görüş’ün bereketin ve merhum Erbakan hocamızın yıllar boyu ülkemize ve milletimize yapmış olduğu hizmetlerin bereketidir” diyen Erbakan, “İl ve ilçe bazındaki sonuçların yanında Türkiye genelinde bir önceki seçimde yüzde 2.9, bu seçimde belediye meclis üyeliği Türkiye geneli sonucu olarak da yüzde 7 oy oranına ulaşıldı. Bu bir sene dahi geçmeden kısa bir süre içerisinde yüzde 2.9’dan yüzde 7 oylarımızın çıkmasıdır. Bununla beraber 132 ilçede yüzde 20’nin üzerinde oy alındı. 210 ilçede de yüzde 10’un üzerinde oy alındı. 3 milyon oy, yüzde 7 oy oranı ve 63 belediye bunlardan bir tanesi Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, bir tanesi de Yozgat il belediyesi. Diğerleri de il ve ilçe belediyeleri. Muazzam bir teveccüh gösterdi milletimiz” ifadelerini kullandı.

2028 yılında Yeniden Refah Partisini iktidar yapmak istediklerini belirten Erbakan, “Bir defa Türkiye’de en önemli problemlerden bir tanesi, milletimizin gündemi ekonomik krizdir. Enflasyon yoksulluk ve burada asgari ücrete baktığınız zaman 17 bin liralık bir asgari ücret açlık sınırı bugün Türkiye’de 20 bin liraya dayandığını görüyoruz. Dört kişilik aile 20 bin lira, beş kişilik aile için 25 bin lira açlık sınırıdır. Bunun manası milyonlarca asgari ücretli açlık sınırının altında yaşamaktadır demektir. Diğer taraftan emekli maaşına baktığımız zaman 10 bin lira olduğunu görüyoruz. Milyonlarca emekli açlık sınırının yarısı kadar bir maaşla hayat mücadelesi veriyor. Yoksulluk sınırı bugün dört kişilik aile için 60 bin liraya dayanmış. Ayda 60 bin liradan az geliri olan aileler bugün Türkiye’nin şartlarında yoksuldur. Temel ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılamıyor. Bu hesaba göre Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında, yüzde 80’i yoksulluk sınırının altındadır. Enflasyonda dünya dördüncüsü olmuş durumdayız. Bizim önümüzde sadece Arjantin, Lübnan ve Suriye kalmış durumda. Suriye 10 yıldan uzun süredir savaş içerisinde olan bir ülke. Arjantin zaten her zaman açık dünya şampiyonu bu konuda. Venezuela’yı dahil geride bırakmış bir enflasyon oranına sahibiz. TÜİK verilerine göre yüzde 68 oranında” diye konuştu.

2024 bütçesinden 1.25 trilyon lira faiz ödendiğine değinen Erbakan, “40 milyar dolar sadece devletin faizi ödeyeceği paradır. 2023 yılında kur korumalı mevduatta giden kaynak 1.4 milyon liradır. 2024 bütçesinde 540 milyar TL belli holdinglere kamu üzerinden iş birliği projelerine ödeme yapılacak. Bununla ilgili sürekli olarak ciddi iddialar var. Bunların araştırması gerektiğini her zaman ifade ediyoruz. Dediler ki biz bu kadar emeklinin maaşını 10 bin liradan 17 bin liraya getirirsek 1.4 trilyona mal olur. 1.4 trilyon kur korumalı mevduata veriliyor emeklilerimize verileceğini. 1.25 trilyonu faize veriyoruz. Bu faiz ödemesi ve kur korumalı mevduat ödemesi 17 bin TL maaşa kavuşabilir” şeklinde konuştu.

28 Şubat hükümlülerinin affedilmesine değinen Erbakan, “28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor. Neden böyle bir zamanda neden şimdi yapıldı. Bununla ilgili tabi ki takdiri milletimize bırakıyoruz. DEM Parti ile ilgili karar hukuku gibi bir süreçtir. Karar verildi, bunun gerekçesine sebeplerine bakmamız, incelememiz gerekir ve buna göre bir yorum yapmamız daha doğru olur diye düşünüyorum” dedi. – MARDİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/feed/ 0
Artvinli esnaflar, kredi faizlerinin artırılmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 17 May 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32230

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN)- Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifinden kullanılan kredi ödemelerinde faiz artırımına gidilmesine Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, “Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek” dedi. Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk” diye konuştu.

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri, esnaf kefalet kredilerinde faiz oranlarının yüzde 100’e varan oranlarda artırıldığını duyurdu. Duruma Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı taksici Hayrettin Aparoğlu, şunları söyledi:

“Esnaf kredisini mecburen çektik ÖTV çıkacaktı biz de taksilerimizi değiştirecektik. Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimizin üzerine bir de faiz ilave edilmiş ve artık ne olacağı belli değil. Esnaflar Cemiyeti bizden taksi durağını ve plakaları alsın ve bizde rahatlayalım en iyisi bu. Bu böyle gitmez, kredi çekmenin bir anlamı kalmadı ki ve biz paramıza göre kredi çektik. Şimdi ödemiş olduğumuz kredi 17 bin liraydı şimdi olmuş 23 bin lira ve biz nasıl ödeyeceğiz, üç çocukla nasıl geçineceğiz? Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimize faiz ilave edilmiş başka çaremiz yok. Geçinemiyoruz, esnaf kredisi böyle olmaz ki eskisi gibi olsa tamam yine ödemeye çalışacağız. İşler zaten yok ve asgari ücret 17 bin lira ve ben 23 bin lira nasıl ödeyeyim?

“KREDİYİ ÖDEYİNCE BEN NASIL GEÇİNECEĞİM?”

Güven Başer, “Bu krediler konusunda insanlara haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Kim kredi çektiyse bu durumdan etkilendi. Biz bu kredi ödeyemeyeceğiz. Benim gelirim 15 bin lira diyelim 8 bin 500 yüz lira kredi ödüyorum ve çocuklar okula gidiyor. Ben nasıl geçineceğim? Şu anda bu yapılan yanlış, düzelmesini istiyorum. Bizler bekliyorduk ki vergilerin yarısını silsinler ama şimdi her şey gittikçe artıyor. Biraz olsun insanlara yardım etme ihtimali yok mu yani düzeltme gibi şansları yok mu ve bizde onu sormak istiyoruz ama sesimizi duymuyorlar” diye konuştu.

Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk. Çektik kredileri Allah razı olsun dedik, faiz geldi biz nasıl ödeyeceğiz” dedi. Ali Başar, “Esnaf kredisi kullandık ama şimdi yeni bir faiz gelmiş kredilerimize ve nasıl yansır bilmiyoruz ama esnaf zaten zor geçiniyor ve bakın elimizde başka bir şey yok, günlük ve asgari ücrete çalışıyoruz yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.

“KEMERİ DEVLET DEĞİL, VATANDAŞ SIKACAK”

Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, şöyle konuştu:

“Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek? Herkesin kredi kartlarına borcu var ve borçsuz bir insan var mı? Cebinde kredi kartı olmayan insan sokaktan geçen insana bakıyor ki bana bir çay ısmarlasın çay ocağında. İnanın ekmeği bile kredi kartıyla alan var. Ben şahidim adam çay ocağında çay içiyor ve içmiş olduğu iki çayın ödemesini kredi kartına çektiriyor. İnanın çok zor bir durum var. Esnafın durumu şu an iyiye gitmiyor yani ama umdum var iyi olacak inşallah. Şöyle 3- 5 sene geçsin aradan, devlet şu yeni kemer sıkma politikası düzenledi ama devlet değil vatandaş sıkacak kemerini.”

“BU UYGULAMANIN HAKSIZLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Borçkalı taksici Mesut Dikici şunları söyledi:

“4 yıldır esnaf ve sanatkarlardan kredi kullanmamıştım ama 2. ayda ihtiyacım vardı ve bu ihtiyaç doğrultusunda kredi kullandım. Önceki gün bir faiz artırımı yapılacağını durduk ve bu duruma baktığınızda bir adaletsizlik olduğunu görüyorsunuz. Bankadan da kredi kullandım ve kredimi daha önce ödediğim gibi aynı şekilde ödüyorum, ödemelerinde her hangi bir değişiklik yok. Bu şekilde olursa borç bitmeyecek ve her iki senede faizler arttıkça benim borcum stabil kalacak. Ben borcuma göre ödeme planı yapmıştım. Bugün 5 bin lira artarsa ki ve bazı arkadaşların 35 bin lira ödemeleri var ve bu ödemeler 40-45 bin liraya çıkması halinde ödemler nasıl yapılacak? Bu uygulamanın haksız bir uygulama olduğunu düşünüyorum.”

“BU DÜZENLEMENİN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUM”

Terzi Mihriban Ayhan, “İnsanların alım gücü düşmüş dolaysıyla esnafların geliri azalmıştır yani ve sonuçta insana çalışıyoruz biz. Bu haberi duydum ve şok oldum açıkçası. Ödemekte zorlanıyoruz hatta hepsini ödeyemeyen arkadaşlarımız var. Ben bu ödemelerimizin üzerine yeni bir faizin eklenmesini istemiyorum ve geri çekilmesi lazım diye düşünüyorum” dedi.

Borçkalı esnaf Osman Özçelik, “20 yıllık esnafım, maalesef sonumuz gelmiştir diye düşünüyorum. Şunu söylemek istiyorum; AK partiyi kötülemek istemiyorum ben AK Partiliyim. AK Parti de bunu duysun; şu küçücük dükkana 2 bin 500 yüz lira veriyorum, 6 bin lira sigorta ödemesi var, kalp hastasıyım ve durumum iyi olmadığı içinde kredi kullandım şimdi de krediler arttı. Bugün bin lira arttı sonrasında ne olur onu bilemem. Esnaf zaten ağlıyor, esnafın durumu kötü. Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; bu durumumuzu görsün ve bu böyle gitmez kapatmamız gerek, esnaflık işi bitmiştir.” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Eskişehir’de Kurban Bayramı’na Yaklaşık 1 Ay Kala Küçükbaş Fiyatları Artıyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayramina-yaklasik-1-ay-kala-kucukbas-fiyatlari-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayramina-yaklasik-1-ay-kala-kucukbas-fiyatlari-artiyor/#respond Tue, 14 May 2024 08:30:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31640 Eskişehir’de Kurban Bayramı’na yaklaşık 1 ay kala küçükbaş fiyatları 10 bin ile 25 bin lira arasında değişirken koyunun ortalama canlı baskül kilogram fiyatı 140, kuzunun ise 240 lira.

Kurban Bayramı’na yaklaşık 1 ay kala kurbanlık satışlarında yoğunluk gözleniyor. Bazı vatandaşların hayvanlarını geçtiğimiz Ramazan Bayramı’ndan itibaren ayırttığı öğrenilirken küçükbaş kurban piyasasında da fiyatlar belli olmaya başladı. Geçtiğimiz yıl 5 bin liradan başlayan ve en kaliteli küçükbaşın 12 bin liradan satılığı piyasada, bu yıl küçükbaş fiyatları 10 bin liradan başlayıp 25 bin liraya kadar yükseliyor. Koyunun canlı baskül kilogram fiyatı 140 liradan başlarken, kuzuda ise canlı baskül kilogram fiyatı 240 liradan alıcı buluyor. Üreticiler kurban ibadetini yerine getirecek vatandaşlara tavsiyelerde bulunurken, dikkat edilmesi gereken konular hakkında da uyarılarda bulundu.

“Küçükbaş fiyatı şu anda 10 ile 25 bin lira arasında”

Sakintepe Mahalle muhtarlığı ve aynı zamanda küçükbaş hayvan üreticiliği yapan Osman Alem, küçükbaş piyasası hakkında, “Hayvanın ufak ve büyüklüğüne göre, kalitesine göre şu anda 10 ile 25 bin lira arasında besihanelerinizde değişiyor, üreticilerimiz de değişiyor. Yem girdilerinin, işçi maliyetlerinin ve şartların vermiş olduğu şekilde bu konuma gelmiş bulunmaktadır. Geçen sene Kurban Bayramı’nda kurbanlık fiyatları 5 ile 12 bin arasındaydı. Bu sene fiyatlar bir misli atmış bulunmakta . Sakintepe Mahalle’mizde büyük ve küçükbaş hayvanların satışı Ramazan Bayramı’nda başlar. Vatandaş küçükbaşta ne kadar erken alan olursa o kadar kaliteli, güzel mal alır. Son zamana kalan ayıklanmış malı almış olur. Koyunun canlı baskül kilogram fiyatı 140 liradan, kuzuda ise canlı baskül kilogram fiyatı 240 liradan satışta. Bu vatandaşın kendi şahıs ve görüşüne bağlı. Hayvan çok kalitelidir, besici kilo satar. Satış yöntemi kişilerin kendi öz tercihlerine göre değişebiliyor ” dedi.

“Temizliğe insanlar çok dikkat ediyor”

Eskişehir’de 18 yıldır küçükbaş üreticisi olan Halil İbrahim Kaya ise besihanelerde verilen kurban kesimi hizmeti hakkında şöyle bilgi verdi:

“Burada en büyük etkenimiz bizim besihanede satmamız. Kent merkezinde 5-10 katlı binalarda yaşayan vatandaşların kurban kesme durumu yok. Vatandaşlar çok sıkıntı yaşıyor. O yüzden biz burada kesim, parçalama yaptığımız için vatandaşlar bizi tercih edebiliyorlar. Buradan hayvanların yaşam alanları gözüküyor. Ayrıca hayvanlarımız temiz hayvanlar. Kurban kesimin yapan arkadaş İslami şartlara göre tekbirini getirir, duasını okur, sonra vekaletini alır, kurbanı öyle keser. Biz bayramın ikinci ve üçüncü gün de kurban keseriz. Ortam gördüğünüz gibi temiz, çamur vesaire yok. Alıcı bu temizliğe da çok dikkat ediyor. Şimdi hayvana baktığınızda topal olmayacak, ayağı kırık ya da boynuzunun kırık olmaması gibi durumlar olmayacak. Bunları biz zaten satmıyorsun. Kurban edilecek hayvanda göz mesela çok önemli. Kulağının yarısı olamaması ve dişlerinde gedik olamaması gerekiyor. İbadeti edecek vatandaşlar bun konulara bakması, dikkat etmesi lazım. Örneğin bizim bu hayvanlarda hep genç hayvan. Hayvanda gençlik de önemli.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kurban-bayramina-yaklasik-1-ay-kala-kucukbas-fiyatlari-artiyor/feed/ 0
Sinop’ta Emekli Vatandaşlar Emekli Maaşlarından Memnun Değil https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-emekli-maaslarindan-memnun-degil/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-emekli-maaslarindan-memnun-degil/#respond Sat, 11 May 2024 22:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31337

MUSTAFA USTA

(SİNOP)- Sinop’ta yaşayan emekli vatandaş Ata Erol, “İşçi arkadaşlar da olmak üzere, memur arkadaşlar da olmak üzere memnun değiliz. Emekli hayatımız bir ıstıraba dönmeye başladı. ‘Düzelecek, görüşeceğiz, çözüm buluyoruz’ diyorlar ama hayır. Zaten çözüm bulamayacaklar” dedi. Diğer bir emekli vatandaş Rasim Akliman ise, “En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Bununla geçinmek mümkün değil. İnsanların en az 50 bin lira emekli maaşı alması lazım. Bugünkü enflasyon anlatıldığı gibi değil” diyerek sitemini dile getirdi.

Sinop’ta yaşayan emekli vatandaşlar, emekli maaşlarından memnun olmadıklarını ve  her geçen gün kötüye gittiğini belirtti. Emekli vatandaş Ata Erol, şöyle konuştu.

“Emekli öğretmen olarak emekli maaşını son 10 seneyi de hesaba katarak değerlendirirsem gittikçe dibe battığımızı, hele hele tek maaşla yaşayan arkadaşları dikkate alırsak ve sürekli başta ekmek olmak üzere bütün gıdalarda pazarda, çay bahçelerinde çay içme olayında emekli arkadaşlarımızın önceden bir çay bir simitle mutlu olduğu yılları maalesef arar olduk. İşçi arkadaşlar da olmak üzere, memur arkadaşlar da olmak üzere memnun değiliz. Emekli hayatımız bir ıstıraba dönmeye başladı. ‘Düzelecek, görüşeceğiz, çözüm buluyoruz’ diyorlar ama hayır. Zaten çözüm bulamayacaklar. Üniversite mezunu olup da, mesleğe atanmak için can atan, fedakarlıklar yapmaya çalışan öğrencilerimizin durumuna benziyor. Emeklileri ve diğer arkadaşlarımızı maalesef avutmaktan öteye gitmiyorlar.”

“EMEKLİLER ASGARİ ÜCRETİN 3 KATI MAAŞ ALIRDI”

Rasim Akliman ise şunları söyledi:

“Emekli maaşından memnun değilim. Ben 1997 yılında tarım il müdürlüğünden emekli oldum. Benim zamanımda emekliler asgari ücretin 3 katı maaş alırdı. Şimdi neredeyse asgari ücretle aynı alıyoruz. Bizim maaşlarımızın eskiden bir devlet memuru emeklisi veya BAĞKUR veya Sigorta emeklisiyle aralarında bin lira maaş farkı vardı. Şimdi bu uçurum da açıldı. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Bununla geçinmek mümkün değil. İnsanların en az 50 bin lira emekli maaşı alması lazım. Bugünkü enflasyon anlatıldığı gibi değil. Enflasyon yüzde 300’lerde, 400’lerde. İnsanların alım gücü düştü. Kiralar, çarşı pazar her şey arttı.”

Emekli vatandaş İlknur Duru, “Emekli maaşı hiçbir gereksinimi karşılamak için yeterli değil. Sadece besin, o da kısıtlı besini  karşılayabiliyoruz. Bunun için de eti, yağı yok. Ben 3 yıldır çalışmıyorum. Özel sektörde çalıştım. Yıllarca da çok yüksek prim ödedim. Asla yeterli değil. Benim yapımdaki bir insanın bunca emekten sonra karın doyurma gibi bir beklentisi olmamalı. Bir gezi yapabilmeliyim, istediğim yerde bir yemek yiyebilmeliyim” dedi.

“ENFLASYON ÖYLE YÜZDE 50 FALAN DEĞİL, YÜZDE 400…”

Emekli vatandaş Mustafa Aytekin, “Emekli maaşından memnun değiliz. Emekli maaşlarında kurumlar arasında çok fark var. Çalışanlara 8 bin lira seyyanen zam verildi. Arkasından yüzde 12’ye çıktı ama bu aradaki fark uçurum açıldı. Bu saatten sonra da düzeleceğini sanmıyorum. 10 bin liraya emekli maaşı olmaz. Gıda, kira ve diğer ürünler yüzde 500 artmış. Öyle yüzde 50 falan değil enflasyon. Yüzde 300, yüzde 400” diye konuştu.

Emekli vatandaş Zehra Koca ise, “Emekli maaşımla ancak sebze alabiliyorum. Emekli olduğum zaman evimi almıştım. Yoksa, emekli maaşım kiraya yetmezdi. Isınmaya, faturalara hiçbir şeye yetmez. Evi olmayanların Allah yardımcısı olsun” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/sinopta-emekli-vatandaslar-emekli-maaslarindan-memnun-degil/feed/ 0 Başkan Subaşı: Bilecik Belediyesi seçim öncesi 75 günde 44 milyon lira zarar etmiş https://www.haber60.com.tr/baskan-subasi-bilecik-belediyesi-secim-oncesi-75-gunde-44-milyon-lira-zarar-etmis/ https://www.haber60.com.tr/baskan-subasi-bilecik-belediyesi-secim-oncesi-75-gunde-44-milyon-lira-zarar-etmis/#respond Tue, 07 May 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30731 Başkan Subaşı acı gerçeği açıkladı, Bilecik Belediyesi seçim öncesi 75 günde 44 milyon lira zarar etmiş

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı:

“3 Nisan’da geldiğimizde kasa 28 milyon, borç 64 milyon civarında”

“Elektrik faturası ödenmemiş”

“1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olmuş”

“139 işçi çıkarmak zorunda kaldık”

BİLECİK – CHP’li Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, 3 Nisan’da mazbatasını alarak göreve geldiğinde 64 milyon 872 bin liralık bir borç bulduklarını ve ödenmemiş elektrik faturalarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Bilecik Belediyesindeki rüşvet iddiaları nedeniyle başkanlık görevinden geçici olarak uzaklaştırılan Semih Şahin’in yerine vekaleten 1 buçuk sene Melek Mızrak Subaşı görev yapmıştı. Semih Şahin’in geçtiğimiz ocak ayında istifasının ardından yapılan oylamada Melek Mızrak Subaşı ve İYİ Partili Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Sadık Kaya partisinden istifa ederek bağımsız olarak seçime girip belediye başkanlığı için yarışmıştı. Kaya, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla Bilecik Belediye Başkanı seçilmişti.

“3 Nisan’da geldiğimizde kasa 28 milyon borç 64 milyon civarında”

Bilecik Belediyesi Mayıs ayı belediye meclis toplantısı CHP’li Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı başkanlığında Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştir. Gündemin 6’ncı maddesinde iç borçlanma konusunda Belediye Başkanına yetki verilmesi konusunun görüşülmesi konusu oldu. Bu gündem maddesi de CHP ve AK Parti’nin kabul oyuna karşı MHP’li üyeler ‘Ret’ kullandı. Bu gündem oy birliğiyle kabul edildi. Bu gündem sonrası ‘Neden iç borçlanma istediğini’ anlatan Subaşı, “13 Ocak’ta cari borç durumumuz 40 milyon 990 bin liraymış ve iller bankası payımızda 48 milyon civarındaymış. 3 Nisanda geldiğimizde borcu 64 milyon 872 bin lira olarak bulmuşuz ve iller bankası payı dahil kasa nakit durumumuzda 28 milyon civarındaymış. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum dengeli bir harcama söz konusuyken enteresan bir kasayla karşılaşmış bulunuyoruz. Şimdi 40 milyon borcumuz var ama kasamızda 48 milyonumuz varmış. Fakat 3 Nisan’da geldiğimizde kasa 28 milyon borç 64 milyon civarında. Tabi ki birde toplam borcu da yansıttık zannediyorum” dedi.

“Elektrik faturası ödenmemiş”

Subaşı açıklamasının devamında, “Bir de şöyle bir durum var 75 günlük durumu sizlere özetlemek isterim. İşçi alımı giderleri ilave 5 milyon 933 bin lira, doğrudan temin harcamaları 17 milyon 613 bin lira, vergi borcu 75 günde ilave gelen bir buçuk milyon, referans çöp toplama 11 milyon 400 bin lira bu ne demek asla borcumuzu ödememişiz demek. Bıraktığımız tablo da bu yer almıyordu. Bu yüzden gelir gelmez hem ödenmemiş elektrik faturalarıyla, hem Biosun borçlarıyla, hem de referans borçlarıyla karşı karşıya kaldık. Tabi ki aynı zamanda vatandaşlarımızdan güzel tebrik ziyaretleri alırken bir de işin arka kısmı vardı. Çöplerin toplanmasının durması gibi. Elektrik faturası ödenmediğinde başkana direkt zimmet çıkıyor işlenen faiz işte 200 bin lira civarında bu gibi sıkıntılarla karşılaştık. Rutin banka borcumuz bile ödenmemişti. Bu bizim için çok rutinde olan bir rakam zannediyorum 1-1 buçuk milyon civarındaydı dengelenebilecek noktalarda. İlk defa şöyle bir şey yaptık bankayla lütfen bizden pazartesi almayın cumaya kaydıralım bu sadece bu aya özel olsun” ifadelerine yer verdi.

“1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olmuş”

Subaşı açıklamasının devamında 75 günde 1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olduğunu anlatarak, “Tabi bunun dışında Belediyeler Birliği borcu 1 milyon 155 bin, basın yayın giderleri 2 milyon 254 bin, akaryakıt giderleri 2 milyon 903 bin lira. Akaryakıt gideri sadece 75 günde. Aylık biz ortalamaya vurduğumuzda 300 – 400 bin civarında olurdu akaryakıt giderimiz. Temizlik malzemesi giderleri bu çok dikkat çekici çünkü sanki pandemi de alınmış bu malzemeler ve sokaklar yıkanmış. Ben görmedim kıymetli meclis üyelerimiz acaba sokaklarımız mı yıkandı. 1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olmuş. Bu ne demek toplamda 43 milyon 944 bin lira belediye 70 günde bir zarar söz konusu. Kayı şirketi ile ilgili olanları söyleyemiyorum bile. Tabi bunlarda çok detaylı açıklayamadığımız dosyalar var avukat arkadaşlarımız bana hak verecektir bunlar Cumhuriyet Başsavcılığında eğer yasa doğrultusunda izin verilirse onları da basın yoluyla paylaşmaya hazırız. Şimdi hal böyleyken cari borcumuzda 64 milyon civarındayken bazı sıkıntılarımızda var tabi ki. Ocak kasa durumu personel maaş ödemesi 48 milyon kasamızda para varmış. Maaş ödemesi 21 milyon civarında yapıyormuşuz. Tabi arada bir toplu sözleşme oldu işçilere yüzde 100 zam yapıldı. Nisan ayında Mart kasasında 33 milyon para varken 29 milyon maaş ödenmiş. Mayıs ayında da 26 milyon aksa durumu 23 milyon maaş ödemesi yapılacak” dedi.

“139 işçi çıkarmak zorunda kaldık”

Subaşı açıklamasının sonundan, “Tabi 139 işçi çıkarılmasaydı her ay ilave 6 milyon daha gelecekti. Burada neyi anlatmaya çalışıyorum burada şöyle bir durum var belediye hizmet makamı. Hepimiz belediyeden hizmet bekliyoruz. Önceliğimiz sokaklarımız, çöplerimizin alınması, temiz olması, kaldırımlarımızın ilimize yaraşır şekilde olması, yollarımızın düzenlenmesi, alt yapımızın gitmesi gibi. Tabi bunun yanında birçok sosyal faaliyet aynı zamanda sosyal yardım da söz konusu. Ama belediyemiz iş kurun yaptığı işi üstlenirse sadece istihdam alanı açarsa biz hizmet edemiyor durumuna geliyoruz” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-subasi-bilecik-belediyesi-secim-oncesi-75-gunde-44-milyon-lira-zarar-etmis/feed/ 0
CHP’li Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Göreve Geldiğinde Büyük Borçla Karşılaştıklarını Açıkladı https://www.haber60.com.tr/chpli-bilecik-belediye-baskani-melek-mizrak-subasi-goreve-geldiginde-buyuk-borcla-karsilastiklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/chpli-bilecik-belediye-baskani-melek-mizrak-subasi-goreve-geldiginde-buyuk-borcla-karsilastiklarini-acikladi/#respond Tue, 07 May 2024 21:58:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30693 CHP’li Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, 3 Nisan’da mazbatasını alarak göreve geldiğinde 64 milyon 872 bin liralık bir borç bulduklarını ve ödenmemiş elektrik faturalarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Bilecik Belediyesindeki rüşvet iddiaları nedeniyle başkanlık görevinden geçici olarak uzaklaştırılan Semih Şahin’in yerine vekaleten 1 buçuk sene Melek Mızrak Subaşı görev yapmıştı. Semih Şahin’in geçtiğimiz ocak ayında istifasının ardından yapılan oylamada Melek Mızrak Subaşı ve İYİ Partili Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Sadık Kaya partisinden istifa ederek bağımsız olarak seçime girip belediye başkanlığı için yarışmıştı. Kaya, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla Bilecik Belediye Başkanı seçilmişti.

“3 Nisan’da geldiğimizde kasa 28 milyon borç 64 milyon civarında”

Bilecik Belediyesi Mayıs ayı belediye meclis toplantısı CHP’li Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı başkanlığında Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştir. Gündemin 6’ncı maddesinde iç borçlanma konusunda Belediye Başkanına yetki verilmesi konusunun görüşülmesi konusu oldu. Bu gündem maddesi de CHP ve AK Parti’nin kabul oyuna karşı MHP’li üyeler ‘Ret’ kullandı. Bu gündem oy birliğiyle kabul edildi. Bu gündem sonrası ‘Neden iç borçlanma istediğini’ anlatan Subaşı, “13 Ocak’ta cari borç durumumuz 40 milyon 990 bin liraymış ve iller bankası payımızda 48 milyon civarındaymış. 3 Nisanda geldiğimizde borcu 64 milyon 872 bin lira olarak bulmuşuz ve iller bankası payı dahil kasa nakit durumumuzda 28 milyon civarındaymış. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum dengeli bir harcama söz konusuyken enteresan bir kasayla karşılaşmış bulunuyoruz. Şimdi 40 milyon borcumuz var ama kasamızda 48 milyonumuz varmış. Fakat 3 Nisan’da geldiğimizde kasa 28 milyon borç 64 milyon civarında. Tabi ki birde toplam borcu da yansıttık zannediyorum” dedi.

“Elektrik faturası ödenmemiş”

Subaşı açıklamasının devamında, “Bir de şöyle bir durum var 75 günlük durumu sizlere özetlemek isterim. İşçi alımı giderleri ilave 5 milyon 933 bin lira, doğrudan temin harcamaları 17 milyon 613 bin lira, vergi borcu 75 günde ilave gelen bir buçuk milyon, referans çöp toplama 11 milyon 400 bin lira bu ne demek asla borcumuzu ödememişiz demek. Bıraktığımız tablo da bu yer almıyordu. Bu yüzden gelir gelmez hem ödenmemiş elektrik faturalarıyla, hem Biosun borçlarıyla, hem de referans borçlarıyla karşı karşıya kaldık. Tabi ki aynı zamanda vatandaşlarımızdan güzel tebrik ziyaretleri alırken bir de işin arka kısmı vardı. Çöplerin toplanmasının durması gibi. Elektrik faturası ödenmediğinde başkana direkt zimmet çıkıyor işlenen faiz işte 200 bin lira civarında bu gibi sıkıntılarla karşılaştık. Rutin banka borcumuz bile ödenmemişti. Bu bizim için çok rutinde olan bir rakam zannediyorum 1-1 buçuk milyon civarındaydı dengelenebilecek noktalarda. İlk defa şöyle bir şey yaptık bankayla lütfen bizden pazartesi almayın cumaya kaydıralım bu sadece bu aya özel olsun” ifadelerine yer verdi.

“1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olmuş”

Subaşı açıklamasının devamında 75 günde 1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olduğunu anlatarak, “Tabi bunun dışında Belediyeler Birliği borcu 1 milyon 155 bin, basın yayın giderleri 2 milyon 254 bin, akaryakıt giderleri 2 milyon 903 bin lira. Akaryakıt gideri sadece 75 günde. Aylık biz ortalamaya vurduğumuzda 300 – 400 bin civarında olurdu akaryakıt giderimiz. Temizlik malzemesi giderleri bu çok dikkat çekici çünkü sanki pandemi de alınmış bu malzemeler ve sokaklar yıkanmış. Ben görmedim kıymetli meclis üyelerimiz acaba sokaklarımız mı yıkandı. 1 milyon 184 bin lira da temizlik malzeme gideri olmuş. Bu ne demek toplamda 43 milyon 944 bin lira belediye 70 günde bir zarar söz konusu. Kayı şirketi ile ilgili olanları söyleyemiyorum bile. Tabi bunlarda çok detaylı açıklayamadığımız dosyalar var avukat arkadaşlarımız bana hak verecektir bunlar Cumhuriyet Başsavcılığında eğer yasa doğrultusunda izin verilirse onları da basın yoluyla paylaşmaya hazırız. Şimdi hal böyleyken cari borcumuzda 64 milyon civarındayken bazı sıkıntılarımızda var tabi ki. Ocak kasa durumu personel maaş ödemesi 48 milyon kasamızda para varmış. Maaş ödemesi 21 milyon civarında yapıyormuşuz. Tabi arada bir toplu sözleşme oldu işçilere yüzde 100 zam yapıldı. Nisan ayında Mart kasasında 33 milyon para varken 29 milyon maaş ödenmiş. Mayıs ayında da 26 milyon aksa durumu 23 milyon maaş ödemesi yapılacak” dedi.

“139 işçi çıkarmak zorunda kaldık”

Subaşı açıklamasının sonundan, “Tabi 139 işçi çıkarılmasaydı her ay ilave 6 milyon daha gelecekti. Burada neyi anlatmaya çalışıyorum burada şöyle bir durum var belediye hizmet makamı. Hepimiz belediyeden hizmet bekliyoruz. Önceliğimiz sokaklarımız, çöplerimizin alınması, temiz olması, kaldırımlarımızın ilimize yaraşır şekilde olması, yollarımızın düzenlenmesi, alt yapımızın gitmesi gibi. Tabi bunun yanında birçok sosyal faaliyet aynı zamanda sosyal yardım da söz konusu. Ama belediyemiz iş kurun yaptığı işi üstlenirse sadece istihdam alanı açarsa biz hizmet edemiyor durumuna geliyoruz” ifadelerine yer verdi. – BİLECİK

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpli-bilecik-belediye-baskani-melek-mizrak-subasi-goreve-geldiginde-buyuk-borcla-karsilastiklarini-acikladi/feed/ 0
İzmir Otogar’da Yolcular Otobüs Fiyatlarının Yüksekliğinden Şikayetçi https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/#respond Tue, 07 May 2024 07:09:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30631 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR)- İzmir Otogar’a yolculuk yapmak ya da bilet almak için gelen vatandaşlar otobüs fiyatlarının yüksek olmasından yakındı. Bir öğrenci, “Gün geçtikçe daha çok fiyatlar artıyor ve öğrenciler olarak çok şikayetçiyiz. Ankara’ya yılda 2-3 kez ailemi gidip görebiliyorum” dedi. Bir diğer yurttaş ise “2 kişi geliş gidiş yol parasına neredeyse asgari ücretin yarısını veriyoruz” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Nisan ayında bir önceki aya göre fiyatı en fazla artan temel başlık, yüzde 34,24 oranla karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı oldu. İzmir Otogar’da yolcular, ANKA Haber Ajansı’na bilet fiyatlarını değerlendirdi.

“ÇOCUĞUM BAYRAM TATİLİNDE MEMLEKETİNE GELMESİN Mİ?

3 çocuk annesi bir yurttaş, “10 bin TL emekli maaşı ile geçiniyoruz. Şimdi cenazemiz var. Bin lira yol parası veriyoruz. Biz bir ay ondan sonra nasıl geçineceğiz? Üniversitede 2 tane çocuğumuz okuyor. Lisede çocuğum okuyor. Evimiz kendimizin ama nasıl idare edeceğiz? Ben rahatsızım çalışamıyorum. 10 bin lirayla nasıl geçinebileceğiz? Mesela gezmeye gitmiş olsaydık 500 liradan 4 kişi 2 bin lira yol parası yapıyor. 2 bin TL gidiş geliş, 4 bin lira. Kalan 6 bin lirayla bir ay nasıl geçineceğiz? Kızım bayramda geldi gitti 650 liraya bilet aldık. Onun da en ucuzunu aldık. Çocuk gelmesin mi bayramda okuyor diye. Onun için bilet fiyatlarından çok şikayetçiyiz” dedi.

“10 BİN LİRAYI BİR GÜNDE VERİRSEN KALAN 29 GÜNDE NE YAPACAK O İNSAN?”

Emekli 3 çocuk babası bir vatandaş, “Bugün düğünümüz vardı. Eşimin dayısı vefat etmiş. Buradan yol parası veriyorsun, 4 bin TL gitti. Oradan dönerken de 4 bin TL veriyorsun. 8 bin lira gitti. Kalan 2 bin lirayla ben çocuğa harçlık mı vereceğim? Kızım üniversitede okuyor. Oğlum okuyor. Ne diyeceğim oğluma? Kusura bakma. Param yoksa yaya mı git diyeceğim? Bankaya gidiyorsun. Bankaya da borcum harcım var. Gereken yapılsın. 10 bin lirayı bir günde verirsen kalan 29 gün ne yapacak o insan? Eşini alıp da bir yere gidemiyorsun, bir şey yapamıyorsun. Gereken neyse o yapılsın. Bu şekilde bu olmaz. Gitmez böyle” diye konuştu.

“2 KİŞİ GELİŞ GİDİŞ YOL PARASINA NEREDEYSE ASGARİ ÜCRETİN YARISINI VERİYORUZ”

Asgari ücretle geçinen bir yurttaş ise “Ben her sene İzmir’e geliyorum. Tanıdıklarım da var. Geçen sene 200 liraya geldiğim yol bileti bu sene 600 liraya geldi. Onu da indirimde bilet arayarak aldık 2-3 hafta önceden. Bilet fiyatları çok yüksek olduğu için hem ziyaret yapamıyoruz hem akrabalarımızı falan da göremiyoruz. İlk önce paramızı ayarlamamız gerekiyor. Biraz sıkıntılı. Ben Konya’dan geliyorum. Konya’yla İzmir arasında ne kadar saat var ki? Siz 600 lira alıyorsunuz. Tamam benzin fiyatları diyorlar ama devletin bu konuya biraz el atması gerekiyor. Çünkü yakında Kurban Bayramı var biliyorsunuz. Herkes memleketine gidecek. Yazık insanlara. O parayı vermeleri çok zor. Çünkü 2 kişi geliş gidiş neredeyse asgari ücretin yarısını veriyoruz yol parasına. Bunların ilçeleri var. İlçeler daha yüksek fiyat alıyor o da garip. 800 TL” şeklinde konuştu.

“8 AYDIR GİDEMİYORUM”

Emekli maaşıyla geçindiğini söyleyen bir diğer yurttaş da “Hani şimdi mecburiyetten gidiyoruz sağlık söz konusu. Ama normalde gidip geliyorduk senede 3-5 kez İstanbul’a. En son 10’uncu ayda gitmiştim geçen sene. Yani kaç ay oldu? 8 aydır gidemiyorum hep fiyatlar yüzünden. Bir emekli maaşıyla olmuyor” ifadelerini kullandı.

“FİYATLAR YÜZÜNDEN ANKARA’YA AİLEMİN YANINA YILDA 2-3 KEZ GİDEBİLİYORUM”

Ankara’ya ailesinin yanına giden bir öğrenci ise “Bence bilet fiyatları öğrenciler açısından çok uçuk fiyatlarda. Mesela geçen yıl daha uygun fiyatlarda daha kolay gidip gelebiliyorduk. Şimdi daha az maalesef. Yani bir indirim olsa süper olur aslında. Ankara’ya cenazeye gidiyorum. Ben burada öğrenciyim. Tek başıma burada yaşamaya çalışıyorum ve yine zor şartlarda. Otobüs dışında market fiyatları olsun her şey çok pahalı maalesef. Gün geçtikçe daha çok fiyatları artıyor ve öğrenciler olarak çok şikayetçiyiz bu durumlardan. Yılda 2-3 kez gidip görebiliyorum. Yani çünkü fiyatlar yüzünden” dedi.

Bir diğer vatandaş da “Fiyatlar bayağı pahalı kızım. Ama yapacak bir şey yok. Gitmek zorundayız, gidiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/feed/ 0
Büyükbaş Hayvan Fiyatlarındaki Artış Üreticileri Zorluyor https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/ https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 07:42:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28749 (ANKARA) –CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş köyünde büyükbaş hayvan üreticisi Ertuğrul Koç’u ziyaret etti. Koç ile büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarındaki artış ve üreticilerin yaşadıkları sorunları konuşan Gürer, 2023 yılı Kurban Bayramı’nda en yüksek büyükbaş hayvan fiyatı 80 bin TL iken, bu yıl büyükbaş kurbanlıkların en düşüğünün 110 bin TL’den başlayacağını belirti.

CHP’li Gürer, “Kurban Bayramı yaklaşıyor, büyükbaş hayvanlarda da kurbanlık satışları başladı. Kurban fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’e yakın artış göstermiş bulunuyor. Bir yıl içinde özellikle yemdeki artış, ahır giderleri, aşılar ve veteriner giderleri artış hayvan fiyatlarını katladı” dedi.

Üretici Ertuğrul Koç da “750 kilo bir tosun 210 bin liraya satıyoruz. Geçen yıl bu hayvan 95-100 bin liraydı. Geçen yıl yemin çuvalı 250 liraydı, şimdi 600 lira oldu. Geçen yıl bakıcı aylığı 15 bin liraydı, şimdi 30 bin lira oldu. Geçen yıl ilaç 150 liraydı, bu yıl 350 lira oldu. Yani, ilaç arttı, yem arttı, ahır gideri arttı, işçilik arttı, veteriner masrafları arttı ve bu yüzde 100’lük artış hayvan maliyetine yansıdı” diye konuştu.

“TULUMTAŞ’TA HAYVANCILIK YAPAN İKİ KİŞİ KALDI”

Gürer, hayvancılık yapan küçük aile tipi işletmelerde çok ahırın boş olduğunu yerinde gidip gördüğünü ifade etmesi üzerine üretici Ertuğrul Koç, “Ben 40 senedir bu işle uğraşıyorum. Bizim köyde benimle beraber bir kişi var, diğerleri sattılar hayvanlarını. Tulumtaş’ta hayvancılık yapan iki kişi kaldı köyde. 30 hane vardı, hepsi hayvancılık yapıyordu, herkes de hayvan vardı. Şimdi iki kişi de kaldı, çünkü bu işi sürdürmek çok zorlaştı. Yükünü çekmek isteyen azaldı. Yem giderleri pahalı, işçilik giderleri pahalı. Bu işi yapmak isteyen böyle giderse kalmayacak” dedi.

Gürer, “Büyükbaş hayvanlarda yetişkinlerin fiyatları 210 bin TL’yi buluyor. Geçen yıl 80 bin liraya kadar büyükbaş kurbanlık vardı, bu yıl ise katlamış” derken; üretici Ertuğrul Koç, büyükbaşların bulunduğu bölümlerde hayvanları göstererek şöyle konuştu:

“Bu yıl danalar 110 bin liradan başlıyor. En ufak hayvan erkek tosun 110 bin lira. Büyükbaş hayvanlar kilosuna göre fiyat değişiyor. Ahırda kurbanlık hayvanlarımız bölüm bölüm ayırdık. Bir grup kurbanlık 140-150 bin lira, diğer bölümdekiler 135-140 bin lira. Holstein Simental, onlarda 120 bin lira. Geçen yıl bu hayvanların fiyatı 40-45 bin lira aralığındaydı. Farklı bölümde cinsine, kilosuna göre hayvanları müşteri daha iyi görsün diye ayrı ayrı koyduk. Geçen yıl 55 bin lira olan hayvan giderlerinden dolayı bu yıl 110 bin lirayı buldu. Bakım masrafı çok arttı. Besici olarak emeğimizi de katarak fiyat koysak bu rakamları da aşar. Piyasada bakın giderleri, her şey ikiye katladı. Geçen yıl 200 lira olan şey, bu yıl 400 lira oldu. Bu hayvan 450 kilo besili hayvan, erkek tosun yüzde 65 randıman verir. Yüzde 65 demek, 100 kiloda 65 kilosu et olur. Zayıf hayvan da yüzde 50’ye düşer, erkek hayvan yüzde 60-65 randıman yapar. 100 kilo gelen hayvanın en az 65 kilo eti olur.”

“KÖYLERİMİZİ KALKINDIRMALIYIZ Kİ TÜRKİYE’DE TARIM, HAYVANCILIK BİTMESİN”

Gürer, hayvancılıkta desteklerin artırılması ve planlı bir politikanın uygulanması, yemin sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi. Besici Ertuğrul Koç, “Yemde destek var, yeme az bir destek veriyorlar, o da kurtarmıyor yani. O da az oluyor. Yemin sübvanse edilmesi lazım, yüzde 50 destek olması lazım, yüzde 10 veriyorlar” dedi.

Hayvancılıkta yaşanan sorunlara değinen Gürer, “Hayvancılık giderek sorunlu hale geliyor. Artık bu işi yapanların sayısı geçmişe göre çok azaldı. Tulumtaş köyünde 30 hanede hayvan vardı, şimdi iki hanede hayvan var. Hayvancılık yapanlar hayvancılıktan vazgeçiyor, elde kalan hayvanlarını da maliyeti yüksek olunca satmakta da zorlanıyor, kurban için bekliyorlar. Kurbandan sonra hayvanları satınca, yerine yenisini koymakta zorlanacaklar” diye konuştu.

Gürer’in, “İthal hayvan geliyor, bunun size faydası yok mu” sorusuna cevap veren besici Ertuğrul Koç, “O hayvanlar bizim beslediğimiz hayvanların et lezzetini vermiyor. Alıp bir süre bakıp beslemek gerekiyor da maliyetleri artırıyor” dedi.

CHP’li Gürer, “Ülkemiz besicisi en az altı ay beslediği büyükbaş hayvanın etinin tadıyla ithal gelen hayvanın etinin tadı da bir olmuyor. Yerli ırkımızı geliştirmeliyiz, kendi kaynaklarımıza dönmeliyiz. Bu anlamda besicilerimize ve süt inekçiliği yapanlara gerçekçi destekler vermeliyiz, köylerimizi kalkındırmalıyız ki Türkiye’de tarım bitmesin, hayvancılık bitmesin” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/feed/ 0
Emekliler Yeniden Düzenleme İstiyor https://www.haber60.com.tr/emekliler-yeniden-duzenleme-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/emekliler-yeniden-duzenleme-istiyor/#respond Wed, 17 Apr 2024 00:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27746

MELTEM KARAKAŞ

Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi tarafından Hamamyolu Caddesi’nde emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi için imza kampanyası başlattı. Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, “Yoksulluk sınırı 63 bin lirayı geçtiğine göre en düşük emekli maaşının 35 bin lira olmasını özellikle imzaya açtık. En düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına endekslenerek 35 bin liraya çıkarılmasını, ardından yoksulluk sınırına çıkarılması için yasak düzenleme yapılmasını istiyoruz” dedi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi tarafından Hamamyolu Caddesi’nde emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi için imza standı açıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği imza standında toplanan imzaların TBMM’ye gönderileceğini söyleyen Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, iktidara ve siyasi parti temsilcilerine seslenerek, mücadelelerinde kararlı olduklarının vurgusunu yaptı.

“TÜM UYARILARIMIZA RAĞMEN EMEKLİLER YOK SAYILDI”

İmza standında basın açıklaması yapan Ali Paşa Şanlı, şu ifadeleri kullandı:

“Artık emekliler olarak geçinemiyoruz. Emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Siyasal, ekonomik ve sosyal krizin derinleştiği yoğun bir dönemde yerel seçimleri yaşadık. Bu yerel seçimler öncesinde biz emekliler olarak insanca yaşam haklarımız ve taleplerimiz için yoğun bir mücadele sürdürdük ama ne yazık ki tüm çağrı ve uyarılarımıza rağmen haklarımız, emekliler yok sayıldı. Bu haksızlığı kabul etmiyoruz. Seçim öncesi sokaklarda Tüm Emeklilerin Sendikası olarak 16 milyon emeklinin taleplerini, haklarını sürekli dile getirdik. Hem AKP ve ortaklarına hem Cumhurbaşkanlığına, bütün siyasi partilere çağrıda bulunduk. Dedik ki; ülkemizde yoksulluk sınırı 63 bin lirayı geçmiş. Açlık sınırı bile 24 bin lirayı geçmiş. 10 bin lira emekli maaşı bir çocuğun ihtiyaçlarını bile karşılamaz. Onun için yeniden bir düzenleme yapılmasını, adaletli gelir dağılımını savunuyoruz. Bu düzenlemenin yapılmasını istedik ama buna rağmen siyasi iktidar bizi duymamazlıktan geldi ve sonuçta da geldiğimiz nokta belli, bu süreçte seçime girdik.

“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEDE KARARLIYIZ”

Tüm uyarılarımıza rağmen bizi görmezlikten, duymazlıktan gelen siyasi iktidar ve ortakları Cumhurbaşkanı yerel seçim sonuçlarını hep birlikte gördük. Bu seçim sonuçlarını tüm siyasi partiler de gördü ve gerçekten emeklilerin haklarında, taleplerinde ne kadar haklı olduklarını bütün uyarıları yok sayanları sandıkta yok sayabileceğimizi sandık sonuçları açıklandığında hepsi de gördüler. Bir kere daha uyarıyoruz ve mücadelemizi sürdüreceğimize bir kere daha karar verdiğinizi bilmelerini istiyoruz. Seçim öncesi 15 bin bildiri dağıttık, sokaklarda taleplerimizi dile getirdik. İmza standı açtık. İmza standındaki imzaları TBMM’ye ulaştıracağız. Yoksulluk sınırı 63 bin lirayı geçtiğine göre en düşük emekli, maaşının 35 bin lira olmasını özellikle imzaya açtık. İntibak yasasının tekrar çıkarılmasını istiyoruz. En düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına endekslenerek 35 bin liraya çıkarılmasını ardından yoksulluk sınırına çıkarılması için yasak düzenleme yapılmasını istiyoruz. Emeklilerin tüm sağlık hizmetlerinden para alınmamasını, ayrıca sendikal mücadelemizin yasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Artı tüm bu haklı taleplerimizden sadece emeklilerin değil adaletli gelirli dağılımı için bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Tüm dul, yetim ve engellilerin de bu haklara sahip olması için düzenleme yapılmasını istiyoruz. İmza standımız bu taleplerimizi içermektedir.”

Basın açıklamasının ardından emekli edebiyat öğretmeni Ramazan Terzioğlu, emekliler için yazdığı şiir okudu.

]]> https://www.haber60.com.tr/emekliler-yeniden-duzenleme-istiyor/feed/ 0 Kripto para dolandırıcılarına 700 bin lira kaptıran kadın kayıplara karıştı https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/ https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/#respond Sat, 13 Apr 2024 07:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27243 Kripto para dolandırıcılarına 700 bin lira kaptıran kadın kayıplara karıştı

İSTANBUL – Bağcılar’da kripto para dolandırıcılarına 700 bin lirasını kaptıran kadın ortadan kayboldu. Günlerdir kayıp olan ablasından gelecek iyi haberi bekleyen Ekrem Tank “İnsanların evine bayram geldi ama bizim evimiz cenaze evi gibi” dedi.

Bağcılar Güneşli Mahallesi’nde ikamet eden 45 yaşındaki Meryem Tank, geçtiğimiz Salı günü saat 16.00 sıralarında evinden çıktıktan sonra geri dönmedi. Tank daha önce 2 defa toplamda 700 bin lira çektiği kredileri kripto para dolandırıcılarına kaptırmıştı. Ailesinin bu durumu fark etmesi üzerine emniyete ve savcılığa şikayette bulundu. Ardından abla Tank’ın iş yerine giden ailesi 60 bin lira da avans çektiğini öğrendi. Tank, evden çıkmadan önce annesinden 2 bin lira istedi ve vermeyince gezeceğini söyleyip evden ayrıldı. Ailesi ise o zamandan beri kayıp olan Meryem Tank’tan haber alamıyor.

Meryem Tank’ın kardeşi Ekrem Tank ise kameraya konuşarak ablasına gelmesi için seslendi.

“Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı”

Ablasından Salı günü saat 16.00’dan beri haber alamadıklarını dile getiren Ekrem Tank, “Mart ayının başlarında kripto para dolandırıcılarına 350 bin lira kredi çekip göndermişti. Biz iki kardeş olarak ablamızın o borcunu ödedik. O dönem bize güven sağlamak için iyi davranışlarda sergiledi. Biz telefonu elinden almıştık. Bize ceza vermek ister gibi dışarı çıkıp geç geliyordu. Biz merak ettiğimiz için telefonu geri verdik. Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı. Kadir gecesi ben ona bir cep telefonu aldım. Camiye gidip geleyim uygulamaları beraber yükleriz dedim. Ben camiden gelince telefona uygulamaları kuralım dediğimde bankacılık şifrelerini bilmediğini söyledi. Bankaları arayıp şifreleri aldık. Bankacılık uygulamalarına girdiğimizde tekrardan 350 bin lira kredi çektiğini gördük. O akşam ifade vermek için beraber karakola gittik. Kadir gecesinin ertesi gününde savcılığa ifade vermeye gittik” şeklinde konuştu.

“60 bin lira avans çektiğini söylediler”

Ablasının iş yerine giden Tank “Pazartesi ablamızı iş yerine götürdük. İşyerindeki müdürleriyle görüştük. Ablamızın içerden 60 bin lira avans çektiğini söylediler. Hiç bir yerde beni tehdit ediyorlar demedi ama o gün iş yerinde müdürüne ‘abi beni tehdit ediyorlar’ dedi. Daha sonra ufak tefek şüpheli hareketler yapmaya başladı. Yanımızda durmak istemiyor, kaçıyor. Telefonu bizde olduğu için kriptocuların ulaşabileceğini zannetmiyorum” diye konuştu.

“Evimiz cenaze evi gibi”

Ablasının evden ayrıldığı günü anlatan Ekrem Tank “Abla ben çocukları parka çıkarıyorum. Sende bizimle beraber gel dedim. Ablam bizimle gelmek istemedi. Ben çıktıktan 10 dakika sonra annemizden 2 bin lira istiyor. Annemde ne yapacağını sorunca ‘bir şeyler alacağım’ diyor. Annemde ‘şimdi o kadar harcama yapma bayramdan sonra alırız’ diyor. Ablam kızıp ‘ben gezmeye çıkıyorum’ diyerek çıkıp gidiyor. O saatten sonra ablamdan haber alamadık. Ablamın dolandırıcılardan biriyle gittiğini zannetmiyorum. ya onu biri yanına gelmesi için ikna etti ya da bizim yaptığımız baskıyla bunalıma girdi. Çünkü ilk dolandırıldığında bize söylemedi. Ne olduğunu sorduğumuzda ‘bu işin sonu ölüm, ben ölüp kurtulacağım’ şeklinde davranışlarda bulunuyordu. Ablamızın korkup geri gelmediğini düşünüyorum. Bugün gelsin başımızın üstünde taşırız. Yeter ki gelsin evimizde otursun. Çocukların, annemin ve bizim psikolojimiz bozuldu. İnsanların evine bayram geldi ama bizim evimiz cenaze evi gibi” ifadelerini kullandı.

Tank, günlerdir kayıp olan ablasına seslenerek, “Bu paralar çok büyük paralar değil. Biz bu paraları hallederiz. Sana bu evde hiç kimse kızmayacak. Sen gel, başımızın üstünde yerin var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/feed/ 0
Yılın İlk 3 Ayında En Çok İzlenen Filmler https://www.haber60.com.tr/yilin-ilk-3-ayinda-en-cok-izlenen-filmler/ https://www.haber60.com.tr/yilin-ilk-3-ayinda-en-cok-izlenen-filmler/#respond Thu, 04 Apr 2024 22:15:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26157 Yılın ilk 3 ayında en çok izlenen 10 filmden 9’u yerli yapım oldu.

Box Office Türkiye’den derlenen bilgilere göre, 107 yeni filmin vizyona girdiği 3 ayda, toplam izleyici sayısı 14 milyon 252 bin 971’e ulaştı.

TRT Çocuk’un sevilen kahramanlarının geçmişin ve geleceğin ortasında dev bir maceraya hazırlanmalarını konu alan “Rafadan Tayfa 4: Hayrimatör”, en çok izlenen filmler arasında ilk sırada yer aldı.

Arzu Yurtseven’in kaleme aldığı, yönetmenliğini ve müziklerini İsmail Fidan’ın üstlendiği yapımı 2 milyon 795 bin 662 kişi izledi. Filmden elde edilen gelir ise 305 milyon 423 bin liraya ulaştı.

“Lohusa”

Gupse Özay’ın senaryosunu yazıp başrolünde oynadığı “Lohusa”, yılın en çok izlenen ikinci filmi oldu.

Kıvanç Baruönü’nün yönettiği filmi 2 milyon 124 bin 610 kişi izlerken, yapımdan elde edilen gelir ise 281 milyon 362 bin lira oldu.

Özay’ın yanı sıra Onur Gürçay, Hazal Türesan, Esra Ruşan, Elif Nur Kerkük, Cihan Albayrak ve Alper Baytekin’in rol aldığı film, yeni ebeveyn olan bir anne ve babanın ilk 40 günde başlarına gelen komik olayları anlatıyor.

“Kolpaçino 4 4’lük”

Şafak Sezer’in, senaryosunu yazdığı “Kolpaçino 4 4’lük”, 2 milyon izleyici sınırını aşarak, en çok izlenen filmler arasında üçüncü sırada yer aldı.

Kendisine haksızlık eden dostlarıyla hesaplaşmaya karar veren Özgür’ün hikayesini beyaz perdeye taşıyan yapım, 2 milyon 100 bin kişi tarafından izlendi. Filmden elde edilen gelir ise 240 milyon 954 bin liraya ulaştı.

“3391 Kilometre”

Yazar Beyza Alkoç’un “3391 Kilometre” adlı kitabından sinemaya uyarlanan “3391 Kilometre”, en çok izlenen 4. film oldu.

Kreatif direktörlüğünü Ömer Faruk Sorak’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Deniz Enyüksek’in oturduğu yapımı 921 bin 979 kişi izledi. Filmden elde edilen hasılat ise 113 milyon 437 bin lira oldu.

Fulya Özcan’ın senaryosunu kaleme aldığı, Paris, İstanbul ve İzmir’de çekilen film, birbirlerinden çok uzakta olmalarına rağmen sevginin güçlü bağını hissedebilen iki gencin hikayesini konu alıyor.

“Kral Şakir: Devler Uyandı”

Kral Şakir serisinin son filmi “Kral Şakir: Devler Uyandı”, listede 5. sırada yer aldı.

Nemrut Dağı’nın kültürel zenginliklerini çocukların gözünden beyaz perdeye aktaran yapımı 584 bin 647 kişi seyretti, elde edilen gelir ise 77 milyon 332 bin liraya ulaştı.

“Atatürk 1881- 1919”

Yılın ilk günlerinde vizyona giren “Atatürk 1881-1919”, 563 bin 582 izleyiciye ulaşarak, yılın en çok izlenen 6. filmi oldu. Filmden 73 milyon 265 bin lira gelir elde edildi.

Aras Bulut İynemli’nin Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırdığı Atatürk serisinin ikinci filmi, Çanakkale Savaşı’na ve 1919 yılına kadar olan süreci işliyor.

Mehmet Ada Öztekin’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, İynemli’ye Songül Öden, Sarp Akkaya, Esra Bilgiç, Celile Toyon ve Darko Peric eşlik etti.

“Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki”

Denis Villeneuve’un yönettiği “Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki”, yılın ilk 3 ayında en çok izlenen 7. film olarak listeye girdi.

Macera, bilim kurgu ve aksiyon meraklılarının ilgisini çeken yapımı izleyenlerin sayısı 525 bin 360 olurken, elde edilen gelir ise 99 milyon 970 bin liraya ulaştı.

Listedeki tek yabancı yapım olan filmde Timothee Chalamet, Zendaya, Rebecca Ferguson, Javier Bardem, Josh Brolin, Austin Butler, Florence Pugh, Dave Bautista, Christopher Walken, Stephen McKinley Henderson ve Lea Seydoux rol aldı.

“Kardeş Takımı”

Anne babalarının aslında birer gizli ajan olduklarını öğrenen kardeşlerin hikayesini işleyen komedi filmi “Kardeş Takımı”, en çok izlenen 8. yapım oldu.

Filmi 449 bin 388 kişi izlerken, elde edilen hasılat ise 56 milyon 43 bin lirayı buldu.

Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı, Çağan Efe Ak, Ecrin Su Çoban, Mehmet Aybars Kaya, Gece Işık Demirel, Mert Denizmen, Gülhan Tekin ve Melis İşiten gibi isimlerin rol aldığı filmi Mustafa Kotan yönetti.

“Mutluyuz”

İbrahim Büyükak’ın yönetmenliğini yapıp başrolünü Yasemin Sakallıoğlu ile paylaştığı “Mutluyuz” filmini 448 bin 810 kişi izledi. Komediseverleri sinema salonlarına çeken yapım, en çok izlenen 9. film oldu.

Boşanma aşamasındaki bir çiftin hayatını ele alan yapımdan elde edilen gelir ise 55 milyon 760 bin lira oldu.

“Zaferin Rengi”

Abdullah Oğuz imzalı “Zaferin Rengi”, 268 bin kişi tarafından izlenerek, yılın ilk üç ayında en çok izlenen 10. yapım oldu.

Film, Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının arifesinde, işgal altındaki İstanbul’da, Harington Kupası’nda Birleşik Krallık işgal kuvvetleri karma futbol takımına karşı, Fenerbahçe’nin elde ettiği zaferi, istiklal mücadelesinde yer alan dönemin önemli isimleri eşliğinde beyaz perdeye yansıtıyor.

Yapımdan 40 milyon 659 bin lira gelir elde edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yilin-ilk-3-ayinda-en-cok-izlenen-filmler/feed/ 0
CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba Emeklilerle Buluştu https://www.haber60.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24591

CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, emekli derneklerinin temsilcileriyle açıklama yaptı. Ağbaba, “Emeklinin sesi duyulmuyor. Emekli sesini sandıkta duyuracak. ‘Emekliye uçak biletinde indirim yapacağız’ diyorlar. Emekli belediye otobüsüne binemiyor. Bu tamamen emeklinin aklıyla alay etmek” dedi.

CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, emekli derneklerinin temsilcileriyle Malatya’da bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

“RAMAZAN’DA BİR KİLO ET 490 LİRA”

Tüm Emekliler Derneği temsilcisi, “Açız. Gerçek bu. Başka bir şey diyemeyiz. Bundan 3-4 sene önce söyledim benzin kuyruğundaydım. Benzinin litresi o zaman cüzi bir miktardaydı. O zaman ‘En iyi günlerimiz bunlar’ dedim. Bugün bir benzin 44 Lira olmuş. Mazot 44 Lira olmuş. Ne alacağız, içeceğiz, yiyeceğiz belli değil. Malatya’da ev kirası 15 bin lira. Buyur geçin. Hangi baba yiğit varsa gelsin geçinsin. Bir ayakkabı bin 500 lira. Bir file ile markete gidiyoruz 7-8 bin lira. Dün bir kilo et aldım 490 lira. Ramazan’da bir kilo et 490 lira. 10 bin lira emekli maaşıyla nasıl alacaksın” dedi.

“İNSANCA YAŞAM KOŞULLARI ORTADAN KALKTI”

Veli Ağbaba ise şöyle konuştu:

“Emekli hem aç hem de beslenemiyor, giyinemiyor. Hala 10 bin lira ile emekli geçinsin deniyor. Emekliye bir müjde verdiler, dediler ki ‘8 ila 12 bin lira arasında promosyon vereceğiz’. Sanki aylık 8 bin lira verecekmiş gibi bir müjde. Halbuki aylık 222 TL’ye denk geliyor üç yıllık bir promosyon. Birçok emekli zaten promosyon almıştı. Tekrar promosyon almaları mümkün değil. Emeklilerin insanca yaşam koşulları ortadan kalkmış durumda.

“EMEKLİ ZATEN PROMOSYON ALMIŞ, BU DALGA GEÇMEK”

Bir emekli kahveye gidemiyor, çay içmeye gidemiyor. Emekli 7 bin 500 lira alırken daha rahattı. Alım gücü daha yüksekti. Emekli 7 bin 500 lira ile 28 kilo et alabilirken, bugün 21 kilo et alabiliyor.

Emekli 104 kilo tavuk alabilirken, bugün 64 kilo tavuk alabiliyor. Emekli maaşını tavuğa göre hesaplasan 16 bin lira domatese göre hesaplasan 19 bin lira alması lazım. Emeklinin neredeyse yüzde biri promosyonunu devlet bankalarından alıyor. Zaten emekli promosyon almış. Bu büyük bir dalga geçmek.”

“EMEKLİ OTOBÜSE BİNEMİYOR”

Geldiğimiz zaman ilk işimiz emekli kıraathaneleri açmak olacak. Emekliler kahveye gidemiyor. Halk kart yapacağız. Bu kartı emeklilerimize vereceğiz. Yaşlı bakımında yardımcı olacağız. İhtiyacı olan bakıma muhtaç insanlarımızın evinin bakımını yapacağız. Emeklinin 15 bin lira ile yaşaması mümkün değil. Emeklinin sesi duyulmuyor. Emekli sesini sandıkta duyuracak. ‘Emekliye uçak biletinde indirim yapacağız’ diyorlar. Emekli belediye otobüsüne binemiyor. Bu tamamen emeklinin aklıyla alay etmek.”

“EMEKLİLERİ ALDATIYORLAR”

Bir başka emekli derneği temsilcisi ise “En büyük aldatmaca seyyanen zam. Kök maaş yerinde kalırken, seyyanen zam ile aldatmaca yapılıyor. Promosyon olayı da aldatmaca ve kandırmaca. Emekliler bunun gereğini yapacaktır. Sokak bunu gösteriyor. Artışları, rakamları göstererek aldatmaca yapıyorlar. Maaş artışı diye bir olay yok. Enflasyon yüzde 150’lere varmışken, yüzde 50 zam diye göstererek aldatıyorlar. Emekliler bunun farkına varmıştır. Bize ’10 bin lira ile geçinin’ diyenler, 10 bin lirayla üç gün geçinsinler sadece. Meclis’tekiler üç gün geçinebilecek mi acaba” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/feed/ 0 Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, vatandaşlarla buluştu https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-vatandaslarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-vatandaslarla-bulustu/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24532 Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Emre ve Sülübey Mahalleleri mitinginde vatandaşlarla buluştu. Mitingte konuşan başkan Başdeğirmen yeni dönemde yapacağı projelerden bahsederek “8 bin 500 metrekare kapalı alana sahip, modern bir Engelsiz Gençlik ve Yaşam Merkezi inşa ettik. Çalışmaları 8 ay sonra bitecek” dedi.

Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Emre ve Sülübey Mahalleleri mitinginde vatandaşlarla buluştu. Büyük bir coşku içerisinde yoğun kalabalıkla karşılanan Başkan Başdeğirmen, 2024-2029 yılları arasında yapacakları projeleri anlatarak, bugüne kadara şehre kazandırdıkları yatırımlardan bahsetti. Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, vatandaşlara seslenerek, 5 yıl kendilerine hizmet edecek belediye başkanı ve ekibini seçerken iyi düşünmeleri gerektiğini belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Yerel seçimlerde seçeceğimiz kişileri bilmemiz gerekir. Bize ve şehrimize faydalı olur mu olmaz mı, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayabilir mi, engelli, yaşlı, ihtiyaç sahiplerimize dokunabilir mi, gönülden belediyecilik yapabilir mi bunlara bakmamız lazım. Herkes projelerini anlatıyor. Belediyeciliğin rutin hizmetleri her zaman yapılır. Ama önemli olan o belediye başkanının insanlara yaklaşımı nedir, gönül belediyeciliği yapabilir mi, ihtiyaç sahiplerinin yanında olabilir mi bunları iyi irdelememiz gerekiyor” dedi.

Başkan Başdeğirmen, “Andık Deresi ve Kirazlıdere’ye gerek var mıydı?’ diye yazmışlar. Bu kadar olabilir mi? Vatandaşlarımızın en çok gezmekten, vakit geçirmekten keyif aldığı Andık ve Kirazlıdere’yi neden yaptın diye soruyor. Bu insanların biz göreve geldiğimizde hesaplarına baktık. 2019 Şubat’ında Kitap Fuarı’nı yaptılar. O günün parasıyla 1 milyon 510 bin lira para harcamışlar. 10 günlük fuara bu kadar harcamışlar. Bu arada çocuk mezarlığının kaldırıldığı, mezarlık içerisinde vatandaşa ait bir arsa var. Arsa sahibinin talebi 600 bin lira. Bu yeri almadan o alana 20’ye yakın bebek cenazesi gömmüşler. Bu parayı arsa sahibine vermiyor, 1 milyon 510 bin liraya Kitap Fuarı yapıyor ve o arsa sahibi belediyeye dava açıyor, haklı görülüyor oradaki 20 bebeğin kabri açılıyor cenazeler başka yere taşınıyor. Bu insan bir kez daha sizden oy istiyor. O çocukların ailelerini düşünün, 20 cenaze. Arsanın değeri 600 bin lira 10 günlük Kitap Fuarı’na harcanan para 1 milyon 510 bin lira. Bu cenazelerin alınması bizleri çok üzdü. Biz göreve geldik aynı Kitap Fuarı’nı aynı sistemle üzerine 40 bin lira fuar alanı kirası alarak yaptık, üzerine hiç para vermedik. Almadıkları arsanın mahkeme sürecinde geçen kirası olan 450 bin lirayı göreve geldiğimizde üçüncü günde ödedik. Böyle insanın yüreği burkuluyor, canımız yanıyor. Bir belediye başkanının basiretsizliği, vizyonsuzluğu ve çok büyük ayıbıdır. O ailelerin hakkını ne yaparsa yapsın ödeyemez” ifadelerinde bulundu.

Konuşmaların ardından İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyesi adayları tanıtıldı. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
Emekliler Sinop’ta hayat pahalılığından yakındı https://www.haber60.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/ https://www.haber60.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22160

MUSTAFA USTA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Sinop’taki mitingine katılan vatandaşlar hayat pahalılığından yakındı. Fikret Yılmaz, “Yerel seçimde bunlara artık bir sarı kart zamanının gösterilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyor bazıları. Ben sarı karttan yana değilim, direkt kırmızı kart gösterilmeli bunlara” dedi. İlhan Akın ise, “2010 yılında emekli olduğum zaman bir asgari ücretin yüzde 150’si kadar maaş alıyordum. Şu anda asgari ücret 17 bin lira. Benim maaşım en az 24- 25 bin lira olması demek. Emekliler şu anda sürünüyorlar” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün Sinop’ta yaptığı mitinge katılan vatandaşlar, emekli maaşları ve hayat pahalılığından yakındı.

“DİREKT KIRMIZI KART GÖSTERİLMELİ BUNLARA”

Fikret Yılmaz, şöyle konuştu:

“Emekliler yiyecek ekmeğe muhtaç durumdalar. Emeklilerin intibak hakları bir an evvel terk edilmesi lazım. Nasrettin Hoca’nın bir hikayesi var; emeklilerimizi ona benzetmek istemiyorum. Emeklilere neredeyse hiçbir şey almadan, yemeden yaşamayı öğrettiler bunlar. İşte biz varsak doğal gaz var, yoksak yok. Ben de diyorum ki siz yeter ki bu ülkenin başından gidin herkes ferahlasın emeklilerde hak ettikleri parayı alsınlar. Yeter ki bunlar gitsinler, biz tezek yakmaya razıyız. Yerel seçimde bunlara artık bir sarı kart zamanının gösterilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyor bazıları. Ben sarı karttan yana değilim, direkt kırmızı kart gösterilmeli bunlara.”

“2008 YILINDA ÇIKARILAN YASAYLA BİZİM MAAŞLARIMIZ TAMAMEN DÜŞTÜ”

İlhan Akın ise şöyle konuştu:

“Emeklilerin çok büyük sorunu var. Ben kendim 2010 yılında emekli oldum, devlet memuruydum. 2010 yılında emekli olduğum zaman bir asgari ücretin yüzde 150’si kadar maaş alıyordum. Yani bu şu demek; şu anda asgari ücret 17 bin lira. Benim maaşımın en az 24- 25 bin lira olması demek. 2008 yılında çıkarılan yasayla bizim maaşlarımız tamamen düştü. Emekliler şu anda sürünüyorlar. Ben şu an 16 bin lira maaş alıyorum. Allah’tan kira vermiyorum. Kira vermiş olsam Sinop’ta ki 1+1, 2+1 daireler 8 bin lira, 10 bin lira. İnsanlar nasıl geçinecek? Bunu bu ülkeyi yönetenler görmüyor mu? Bugün faizler yine yükseldi. Bu ülke nereye gidiyor? Bir şey daha söylemek istiyorum; bir cumhurbaşkanı taraf olmamalı. Cumhurbaşkanı hepimizin cumhurbaşkanı olmalı. Ben buna çok şiddetle karşıyım. Bu bizim için hiç hoş değil.”

“ALDIĞIMIZ PARANIN HEPSİNİ KİRAYA VERİYORUZ”

Halime Gündüz, “Emeklilerin sorunu açlık. Bu durumda hiç memnun değilim. Torunuma harçlık bile veremiyorum. Emekli maaşlarının artmasını ve düzenin değişmesini istiyorum” derken; Şükriye Gökçe, “Bizim sorunumuz açlık. Emekli maaşlarının 25- 30 bin liranın üzerinde olması lazım ki geçinebilelim. O bile az da. Yerel seçimlerde inşallah kazanacağız” dedi.

Cemal Erdem, “Ben emekliyim ama 23 senedir para alamıyorum. Bu hükümet gitsin diyorum artık. Bu hükümeti biz artık istemiyoruz. Halk fakir, hep ezilmiş durumda. Benim maaşım bana yetmiyor. 10 bin lira maaş alıyorum. Nereye yetecek” ifadelerini kullandı. Ahmet Soyöz, “Ekonomi kötü hava gibi, karanlık. Gidişatı görmüyor musunuz? Ben 1975’te Bitlis’teydim. 2 bin lira maaş alıyordum. 500 lirasını kiraya veriyordum. 4’te 1’ini kira, 4’te 3’ünü geçimime kullanıyordum. Bugün aldığımız paranın hepsini kiraya veriyoruz. Neyle geçineceğiz? 1975’e bak, 2024’e bak. Aradaki mesafeyi görüyoruz. Ne biçim olmuşuz” dedi.

“KASABIN ÖNÜNDEN GEÇEMİYORUZ”

Selami Elmacı, “Emekliler maalesef sürünüyor. Emekliyiz ama emekliyoruz çünkü bu şartlar altında geçim yok. Her şey pahalandı. Mutfaklarda yangın var. Bu yangını söndürmek için hükümetle, iktidara kırmızı kart göstereceğiz. Yeter artık. 1 kilogram zeytin 250- 300 lira. Kasabın önünden geçemiyoruz. Her şey zam üstüne zam. Akaryakıta yine zam geldi. Köyden buraya gelmek için 40 lira para ödüyoruz. 20 kilometrelik mesafe ama yazık. Ben darphaneden emekliyim. 33 sene önce emekli oldum. Ben her gün para basıyordum ama bu paramızın değeri de kalmadı” diye konuştu.

Serhat Yalçın, “Türkiye’deki emeklilerin en büyük sorunu geçimsizlik, az maaş. Her gün zam var. Git bir markete, diğer markete git hep fiyatlar değişik. İnşallah seçimi kazanacağız” dedi. Orhan Özdemir ise “Emeklinin sorunu çok. Emekli aç kalıyor. Verdikleri maaş yetmiyor. Ürünler aldı başını gitti, bir şey alamıyoruz. Emekli maaşı yetmiyor bile. Bir pazara çıkıyoruz, yetmiyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da emekli maaşlarının eridiğini söyledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-trabzonda-emekli-maaslarinin-eridigini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-trabzonda-emekli-maaslarinin-eridigini-soyledi/#respond Thu, 21 Mar 2024 01:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21504 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da emekli maaşları ile vatandaşların nasıl geçineceklerinin hesabını Trabzonlulara yaptırarak, “En düşük emekli maaşınız geçen sene 15 kasa hamsi alıyormuş, bu sene 10 kasa alıyor. Hesap ortada, emeklinin maaşını altına, kıymaya, hamsiye de vurursan erimiş gitmiş” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Artvin’den başladığı Karadeniz’deki seçim gezisinin üçüncü durağı Trabzon oldu. Atatürk Meydanı’nda seçim otobüsü üzerinden partililere seslenen Özel, belediye başkan adaylarına destek istedi. Konuşmasında fındık üreticisinin sorunlarını dile getiren Özel, “Fındığın yüzde 70’ini biz üretiyoruz ancak dünya devi şirketler kedinin yumakla oynadığı gibi bizimle oynuyorlar. Fındık meselesinde çok akılı bir projeye, uluslararası tekellerin oynadığı oyunların kırılmasına, mazot, ürün desteğine ve 4 dolarlık kritik eşiğin altına inilip fındığa inilmemesine, fındığa 4 dolar altında işlem yapılmasına karşı en sert tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Trabzon fındık demektir. Fındığa verilecek para sadece bahçe sahibine verilecek para değil, kentin ekonomisine ve kente yapılacak katkıdır. Fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasında ve takibindeyiz” dedi.

Özel, konuşmasında emeklilerin sorunlarını da dile getirerek, sürekli kalabalık içinden kendisine seslenen ve konuşmasına müdahale eden 2 Trabzonlu partiliyi yanına çağırarak, onlarla emeklinin geçim çilesini dile getirdi. Onlara kira ve simit fiyatları üzerinden emeklinin durumunu özetlemesini isteyen Özel, “Ben iki emekli öğretmenin evladı olarak emeklinin ne çektiğini bilirim. Emeklilere dedim ki, ‘Benimle ses yükseltmeye var mısınız?’ O gün yaptığımız çağrı her geçen gün bir adım ileri gitti. Her gün yeni ayaklar eklendi ayaklarımıza. Her gün yeni kulaklar işitti söylediklerimizi. Emekliler burada haklarını arıyorlar, seslerini duyurmaya geldiler. Özgür Özel çıkmış emeklileri kışkırtıyor diyorlar. Sen 26 bin liralık maaşı 10 bin lira yap, 8 çeyrek altını 2 buçuk çeyrek altına indir. Fileyi ve buzdolabını boşalt. Vallahi kışkırtmaya da, yollara dökmeye de varım siz yeter ki hakkınızı alın” diye konuştu.

“Emeklinin maaşı eridi gitti”

Emekli maaşının her gün eridiğini ifade eden Özel, “Biz 2015 yılında Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey ‘Emeklilere birer maaş ikramiye’ dedi. Veremezsiniz dediler. 7 Haziran çoğunluğu kaybederken, 1 Mayıs seçimlerine giderken biz de vereceğiz dediler. 3 sene kulaklarının üstüne yattılar. Yani 6 ikramiyeyi söz verdikleri halde vermediler. 2018’de seçim gelirken bin lira yatırdılar. Biz ‘Bir maaş olacak, yetmez’ dedik. Bizim beğenmediğimiz bin lira, o gün 24 kilo kıyma alıyormuş. Şimdi bayram ikramiyesi 3 bin lira. 3 bin lirayı al git kasaba, 6 kilo kıyma alıyor. Sizin 30 gün Ramazan’da sahur ve iftar sofranızdan, gelen bayram sofranızdan 18 kilo kıyma eksilmiş. Yani emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor. En düşük emekli maaşınız geçen sene 15 kasa hamsi alıyormuş, bu sene 10 kasa alıyor. Hesap ortada, emeklinin maaşını altına, kıymaya, hamsiye de vurursan erimiş gitmiş” ifadelerini kullandı.

Yaklaşan seçimlerde belediye başkan adaylarına oy isteyen Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Son sözümüz şu olsun; bir tarafta Cumhur İttifakı var. Ramazan mübarek gün söyledikleri sözleri söylemem, ama hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar, kötü söz söylüyorlar, hatta küfrediyorlar. Ama biz başka bir yerdeyiz. Biz umudun, sevginin ittifakıyız. Biz kardeşliğin ittifakıyız. Ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz. Şeytanlaştıranlara inat kardeşleştiriyoruz. Hep birlikte bir yola çıktık ve bu seçimde onların tarif ettikleri ittifakı biz meydanlarda, vicdanlarda yapıyoruz. Elbette ittifakımızda aslan sosyal demokratlar var ama ittifakımızda milliyetçi demokratlar var; Ahmet’i de çok seven, Ahmet’in de çok saygı duyduğu ülkücü kardeşlerimiz bu ittifakın içinde var. İYİ Partili güzel insanlar, iyi insanlar var. Artık yalandan, haramdan korkan, bunlardan uzak duran muhafazakar demokratlar var ve Trabzon’un bütün demokratları Trabzon ittifakında var. Türkiye’nin bütün demokratları, Türkiye ittifakında var. Türkiye ittifakı gücünü milletimizden alıyor, renklerini bayrağımızdan alıyor.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasının ardından Trabzon’dan ayrılarak Giresun’a hareket etti. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-trabzonda-emekli-maaslarinin-eridigini-soyledi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/#respond Thu, 21 Mar 2024 00:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21488 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız, biz kardeşliğin ittifakıyız. Ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz.” dedi.

Özel, Atatürk Alanı’nda partisince düzenlenen Trabzon Mitingi’nde, çay üretiminin önemi, çay üreticisinin sorunları ve hazırladıkları çay kanunu hakkında bilgilendirmede bulundu.

Taban fiyat uygulamasının olmamasının çaydaki en büyük sıkıntı olduğunu savunan Özel, “Devletin ilan ettiği çay fiyatının, ÇAYKUR’un fiyatının tüm özel sektör için taban fiyat olmasını, bunun dışında alışveriş yapmanın yasaklanmasını, cezai müeyyidesinin olmasını talep ediyoruz. Ayrıca organik çay için baştan fiyat ilan edilmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

Özgür Özel, çay üreticine banka seçme hakkı ve promosyon hakkı da istediklerini dile getirerek, “Çay üreticisini gözümüz gibi biliyoruz, gözümüzden sakınıyoruz, arkasında duruyoruz.” ifadesini kullandı.

Çay fiyatlarını eleştiren Özel, “11 liralık çay fiyatı geçen seneden bu seneye hakkaniyetli bir uyarlama olursa 25 lira olmalıdır. 25 lira taban fiyat olmalıdır.” görüşünü paylaştı.

“Fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasındayız, sonuna kadar takipçisiyiz”

Özel, fındığın önemine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fındığa gelince orada dünya pazarı çıkmış 70 ila 130 milyar dolara, yüzde 70’ini biz üretiyoruz ancak dünya devi şirketler bizimle kedinin yumakla oynadığı gibi oynuyorlar. Fındık meselesinde çok akılcı bir projeye, fındık üreticisinin birliklerinin güçlendirilmesine, uluslararası tekellerin üzerimizde oynanan oyunlarının kırılmasına, mazot desteğine, ürün desteğine ve 4 dolarlık kritik eşiğin altına inilmemesine, 4 doların altında fındığa işlem yapılmasına en sert tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır.”

Trabzon için fındığın önemli olduğunu kaydeden Özel, fındıkta 4 dolarlık fiyatın arkasında durduklarını ve bunun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktardı.

“Emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor”

Özgür Özel, emeklilerin sorunlarına ilişkin şunları söyledi:

“3 Kasım 2002, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret. Doğru mu? 1,5 asgari ücret hiç size dokunmasalar, hiç düzeninizi bozmasalar, hiç size ilişmeseler 1,5 asgari ücret bugün 26 bin lira ama bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. O 10 bin lira bakın nereden nereye gelmiş. 3 Kasım 2002’de emekli en düşük emekli maaşını çekse şuradaki kuyumcuya gitse 8 çeyrek altın alıyor, bugün 10 bin lirayı alın, aynı kuyumcuya gidin, 2 bilemedin 2,5 çeyrek altın alıyor. “

Emeklilere verilen bayram ikramiyelerine yönelik de eleştirilerde bulunan Özel, şunları kaydetti:

“Bundan tam 9 yıl önce Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey dedi ki ‘Emeklilere birer maaş ikramiye’. Dediler ki ‘Veremezsiniz’. Sonra 7 Haziran’da çoğunluğu kaybettiler. 1 Kasım seçimlerine giderken dediler ki ‘Biz de vereceğiz’. 3 sene kul haklarının üzerlerine yattılar. Yani 3 ramazan, 3 kurban, 6 ikramiyeyi söz verdikleri halde vermediler. Sonra seçim gelirken 2018’de bin lira yatırdılar. Biz dedik ki ‘Bir maaş olacaktı, bin lira yetmez’. Bakın bizim beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyormuş. Şimdi bayram ikramiyesi 3 bin lira. ‘2 Nisan’da yatıracağım’. diyor. Al 3 bin lirayı git kasaba 6 kilo kıyma alıyor. Sizin 30 ramazan sofranızdan, 30 iftar, 30 sahur ve gelen bayram sofranızdan, dolabınızdan ve mutfağınızdan, çoluğun çocuğun, torunun kursağından sadece 6 senede tam 18 kilo kıyma eksilmiş. Git bugün bir kilo kıyma iste, kim kime veriyor? 18 kilo kıyma, yani emekliye yapılan bu zulüm başka kimseye yapılmıyor. O yüzden isyanımız büyük, itirazımız büyük, bütün şehirleri geziyoruz, o şehirlerle ilgili hesaplar yapıyoruz.”

Özel, çay, simit fiyatları ve emekli maaşları ile kira fiyatlarına yönelik söylemleriyle konuşmasını bölen 2 kişiyi yanına çağırıp mikrofon uzattı.

Vatandaşların düşüncelerini dinleyen Özel, “Dün Ahmet Kaya (CHP Ortahisar Belediye Başkan adayı) dedi ki ‘Çay her yerde 10 lira, meydanda 15 lira, 20 lira, bazı mekanlarda 25 lira’. Dedi ki ‘Emekli o meydana ancak böyle kuru kuru mitinge geliyor ya da oturuyor millet yiyor içiyor, emekli orada oturuyor’. Dedim ki ‘Ahmet gel, Trabzonlulara bir müjde verelim’. Aklımıza yattı. Bakın en önemli vaadi ben söylüyorum. Seçimden sonra gelip bakacağım bu meydana, Ahmet emekliler çay bahçesi yapacak, 1,5 liraya çay satacak. Söz veriyorum.” dedi.

Özgür Özel, bayram üstü otobüs bileti fiyatlarının da yüzde 60 zamlandığına işaret ederek, “600-700 liralık biletler 1000 lira, 1100 lira olmuş. 5 kişilik bir aile İstanbul’dan Trabzon’a gelse, burada anasının babasının yanında bayram geçirse, gitse sadece 15 bin lira neredeyse bir asgari ücret yol parasına gidip geliyor. Bu konuya da hızla bir çözüm bulmak gerekiyor. Seyahat özgürlüğü anayasal bir özgürlüktür, ekonomik krizde artık insanların seyahat özgürlüğü de kısıtlanıyor, bunu da görüyoruz bunu da dile getiriyoruz, itiraz ediyoruz.” diye konuştu.

“Gücünü milletten, rengini bayraktan alır Türkiye ittifakı”

Partisinin belediye başkan adaylarına destek isteyen Özel, Trabzon’da yeni bir hikaye yazacaklarını ifade etti.

Özel, bir tarafta Cumhur İttifakı olduğunu dile getirerek, “Ramazan mübarek gün. Söyledikleri sözleri söylemem ama hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar, kötü söz söylüyorlar, hatta küfrediyorlar ama biz başka bir yerdeyiz. Biz umudun ittifakıyız, biz sevginin ittifakıyız, biz kardeşliğin ittifakıyız, ötekileştirenlere inat biz kucaklaştırıyoruz. Şeytanlaştıranlara inat kardeşleştiriyoruz. Hep birlikte bir yola çıktık ve bu seçimde onların tarif ettikleri ittifakı biz meydanlarda yapıyoruz, vicdanlarda yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

CHP lideri Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Elbette ittifakımızda aslan sosyal demokratlar var ama ittifakımızda milliyetçi demokratlar var Ahmet’i de çok seven, Ahmet’in de çok saygı duyduğu ülkücü kardeşlerimiz bu ittifakın içinde var. İYİ Partili güzel insanlar, iyi insanlar var. Artık yalandan ve haramdan korkan artık bunlardan uzak duran muhafazakar demokratlar var. Trabzon’un bütün demokratları Trabzon ittifakında var, Türkiye’nin bütün demokratları Türkiye ittifakında var. Türkiye ittifakı gücünü milletimizden alıyor, renklerini bayrağımızdan alıyor. Ay yıldızlı al bayrak göndere çekilirken milli takım gol atınca kim seviniyorsa, Türkiye ittifakındadır. Filenin Sultanları dünya şampiyonu olunca ay yıldızlı al bayrak yükselirken, İstiklal Marşı okunurken Filenin Sultanlarıyla birlikte kim ağlıyorsa, kim gözyaşı döküyorsa Türkiye ittifakındadır. Gücünü milletten, rengini bayraktan alır Türkiye ittifakı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-umudun-ittifakiyiz-biz-sevginin-ittifakiyiz/feed/ 0
Emeklilerin yüzde 60’ı açlık ve sefalet sınırının altında yaşıyor https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/ https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:48:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20436

SERRA TAYLAN

Türkiye Emekliler Derneği Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, 16 milyon emeklinin yüzde 60’ının maaşlarında iyileştirme yapılmadığı için açlık ve sefalet sınırının altında yaşadığını söyledi. Gür, “Devletimiz emekli olduktan sonra bir vatandaşın çalışmasını istemiyor. Cumhuriyetin 100. yılına mahsuben bize verdikleri 5 bin lira, çalışanlarımıza bir ara verilmedi. Sonradan yapılan mücadeleden sonra onlar da aldı. Eğer bir vatandaş emekli olduktan sonra çalışıyorsa, muhakkak ihtiyaçtan çalışıyordur. Eğer biri emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletimizin büyük bir ayıbıdır” dedi.

Vedat Gür, emeklilerin açlık ve sefalet sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini söyledi. Alınan maaşların yetersizliğine işaret eden Gür, şunları söyledi:

“1 Ocak itibarıyla devletimizin emeklisine vermiş olduğu zamlardan sonra 16 milyon emeklimizin yüzde 60’ı tamamen açlık ve sefalet sınırının altında kalarak bir hayal kırıklığına uğramıştır. Bizim devletimizden beklentilerimiz asgari ücretli veya memura uygulanan zamların aynısının bize de uygulanmasıydı. Bugün ilimizi baz aldığımızda, bir ev kirasına 8-10 bin lira verdiğini düşünürsek, insanları bırakın yaşamayı tamamen açlık sınırın altında kalarak hayatlarını nasıl idame ettireceklerini mücadelesini yapmaya başladılar. Bugün 3-5 kişilik bir ailenin günde en az 10 tane ekmek eve götüreceğini, 10 tane ekmeğin 80 lira olduğunu düşünürsek, ayda 2 bin 400 lira, 7-8 bin lira da kira verdiğini düşünün 10- 12 bin lira maaş alan bir emeklimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında dünya lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet bıraktığı Cumhuriyete hiç yakışmadığını düşünüyoruz. Biz bu insanların hakkını arama adına devletimizden hiç değilse en azından bu vatandaşlarımıza bir şefkat elini uzatılmasını istiyoruz. Bu insanların da bugünkü yaşam şartlarına göre normal standartları yakalama adına bir iyileştirme yapılmasını, en azından seyyanen zamlar yapılarak bu insanların hayatlarını güzel bir şekilde idame etmelerinin sağlanmasını arzu ediyoruz.

“İKRAMİYE İLE KÜÇÜKBAŞ KURBAN ALINABİLİYORDU”

Bir ikramiye söz konusuydu. 2018 yılında devletimiz bize biner lira ikramiye verdiği zaman, o günkü bin lirayla vatandaş küçükbaş hayvanı kurban olarak alabiliyordu çünkü o günkü maddi değeri 18 kilo ete eş değerdi. Sonrasında 2 bin lira yapıldı ve bugün 3 bin TL’ye yükseltildi. Oysa bugün 3 bin liraya sadece 4,5 kilo et alınabiliyor. O günkü 18 kiloya tekabül edilen et paramızla bugün dört buçuk kilo alabiliyoruz. Biz ikramiye konusunda da hiç umduğumuzu bulamadık. Biz sadece her zaman her platformda dediğimiz şuydu; madem ki bu ikramiyelerimize zam yapılacaksa, maaşlarımıza yansıtılan TEFE- TÜFE’ye göre ayarlarsın. 6 ayda bir maaşlarımıza yapılan zammın ikramiyelerimize de yansıtılmasını istiyoruz. Eğer bu uygulansaydı 2018 yılından beri bugünkü bizim ikramiyemiz yaklaşık 6 bin lira olacaktı. Oysa bugün bu paranın çok altında kaldı. Bizler,  ikramiyelerle temsil ettiğimiz kurum adına umduğumuzu bulamadık.

“20 YIL ÖNCEKİ ALIM GÜCÜMÜZÜ KAYBETTİK”

Devlet büyüklerimiz her platformda diyorlar ki; biz emekliyi nereden nereye getirdik. Hayır, aslında hiç de öyle değil. Aslında emekli nereden nerelere düşürüldü. Bunu demelerini beklerken, biz emekliye çağ atlattık misali, sanki emekli büyük bir reform atlatmış, emekliye bir altın çağ yaşatılmış gibi ifadeler kullanılıyor. Hayır, biz temsil ettiğimiz kurum adına diyoruz ki; biz 20 yıl önceki alım gücümüzü kaybettik. Kaldı ki devletimiz 2024 yılına emekliler yılı olarak ilan etti. Ben devlet yetkililerine sizler aracılığıyla şunu soruyorum kurumum adına; biz emekliler olarak açlıkla boğuşurken, nasıl bu yılı ilan ettiler? Anlamış değiliz. Maaşımızı mı, yaşama gücümüz mü kurtardılar bu insanlar? Tabii ki devlet milletsiz, millet devletsiz olamaz. Biz devletimizin yanında olduk emekliler olarak. 22 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği yoldan hiç şaşmadan, arkası sıra koştuk, gittik ama biz bu yaptığımız uğraşının karşılığını emekliler olarak hiçbir zaman bulamadık. Her zaman üvey evlat sınıfında kaldık. Biz bu konunun ivedilikle düzeltilerek, hiç değilse maaş alanların bir an önce daha düzenli bir yaşam şeklinde kavuşmaları için devletimizden babalık şefkat eli uzatılmasını bekliyoruz.

Devletimiz emekli olduktan sonra bir vatandaşın çalışmasını istemiyor. Eğer bir vatandaş emekli olduktan sonra çalışıyorsa, muhakkak ihtiyaçtan çalışıyordur. Bugün 20-25 bin lira alan adam çalışmaz ama çalışan adamlar genelde 10 ile 15 bin lira arası maaş alıyor demektir. Eğer biri emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletimizin büyük bir ayıbıdır. Avrupa’nın bir emeklisi aldığı maaşın yarısıyla Türkiye’nin en güzel beldesinde yazın 20 gün, bir ay tatilini yapıp gidiyor ama bizler buradan başka bir ilde olan çocuğumuzu veya torunumuzu görmeye bile cesaret edemiyoruz.  Ben bunu da devletin takdirine bırakıyorum artık. Bu konuda devletimiz düşündüğünü yapmıştır, bildiğini okuyordur. Bir emekli emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletin ayıbıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Tayyip Erdoğan’a eleştiri: ‘838 emekliye 1 ayda verilen para Tayyip Bey’in korunması için bir günde harcanıyor’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-tayyip-erdogana-elestiri-838-emekliye-1-ayda-verilen-para-tayyip-beyin-korunmasi-icin-bir-gunde-harcaniyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-tayyip-erdogana-elestiri-838-emekliye-1-ayda-verilen-para-tayyip-beyin-korunmasi-icin-bir-gunde-harcaniyor/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20100 Haber: MERVE GÜVEN Kamera: ONUR BİNGÖL

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Tayyip Bey’in, koruması için geçen sene ocak ayında 99 milyon lira, bu sene ocak ayında yüzde 160 artışla 250 milyon lira para harcanmış. Bunu bir güne indirirseniz, 8,3 milyon oluyor. Yani 492 asgari ücret. Yani 10 bin liralık emekli maaşından 838 emekliye 1 ayda verilen para Tayyip Bey’in korunması için bir günde harcanıyor. Bu kadar büyük orduyla gezmek, 500 araçla gezmek. Uçaklar, helikopterlerle kendini korutmanın hiçbir manası yok. Sana koruma değil millete iş, AŞ lazım. Senin aklını başına alman lazım” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında Osmaniye’yi ziyaret etti. Özel burada halka hitap etti ve partisinin adayları için oy istedi. Osmaniyeli olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye kolunu incitmesinden dolayı memleketinden geçmiş olsun dileklerini ileten Özel, “Osmaniye’de siyasi ayrılıklar olur, tartışmalar da olur belki. Ama Osmaniye’nin insan yanı kuvvetlidir. Osmaniye, birbirini seven, vatanını seven, kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan insanların kentidir Osmaniye” dedi.

“EMEKLİNİN KIŞKIRMAK İÇİN AYAĞA KALKMAK İÇİN BANA MI İHTİYACI VAR”

Emeklilerin yaşadıkları ekonomik darboğaza dikkat çeken Özel, AKP iktidara geldiğinde emeklilerin maaşlarının asgari ücretin 1,5 katı olduğunu, bu orana hiç dokunulmasaydı şimdi emeklilerin en düşük 10 bin değil 26 bin lira maaş almaları gerektiğini vurguladı. Özel, Erdoğan’ın “emekliyi enflasyona ezdirmem” sözlerini anımsatarak “Enflasyon oranında zam yapacağım dedi. Enflasyonu TÜİK’e hesaplattı, zammı ona göre verdi. TÜİK neyin kısaltması, ‘Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu.’ Tayyip Beyi üzmedi ama sizi üzdü. Enflasyon yüzde 120. TÜİK 68 hesaplıyor. Tayyip Bey en düşük emekliye bu sene yüzde 33 verdi. 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptı. O kadar. Şimdi iğneden ipliğe her şeye zam. Bana diyor ki birisi de çıkmış otobüsün üstüne, emekliyi kışkırtıyor. Tayyip Bey doğru söylüyor, ben geldim, emeklilerin diyarına onları sana karşı kışkırtmaya geldim. Emekli, 8 çeyrek altın alıyorken senden önce, şimdi 2,5’e düştüyse bu emeklinin kışkırmak için, ayağa kalkmak için bana mı ihtiyacı var” diye konuştu.

Emekli bayram ikramiyelerinin muhalefetin baskısı sonucu verildiğini hatırlatan Özel, 2018’de verilen bin liralık ikramiye ile 2024 için belirlenen 3 bin lirayı kıyasladı. Özel, şunları söyledi:

“HERKESE PARA VAR, EMEKLİYE YOK”

“O beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyordu. Şimdi ayın 2’si ile 4’ünde yatıracaklar bayram ikramiyelerini, dün açıkladılar. 3 bin lira alacaksınız. Al 3 bin lirayı git kasaba 6 kilo kıyma alıyor. Sadece 6 yılda senin sofrandan, buzdolabından, tencerenden, Ramazan’ın yemeğinden, aşından, bayram sofrandan, evlatlarının kursağından 18 kilo kıymayı eksiltmişler. Bu memlekette kime böyle davranıyorsunuz? Herkese para var, emekliye yok. Diyorum ki gel emekli kart çıkaralım. En düşük emekli maaşı, hadi 1,5 asgari ücret. Onu sonra biz yaparız. Gel hep beraber bir asgari ücret yapalım. Emekliye 7’şer bin lira seyyanen zam verelim. Emekli kartla elektrik, su, doğal gaza indirim yapalım.

“1 SAN OLDU MU, ERTESİ GÜNE YAPACAK BİR ŞEY YOK. AMA BİR GÜN ÖNCE YAPACAK BİR ŞEY VAR”

Size lazım olan parayı İliç madenine veriyor. Size lazım olan parayı dönüyor, beşli çetesine, yol müteahhitlerine, geçiş garantili köprülere, kur korumalı mevduatçılara veriyor, emekliye gelince ‘yok’ diyor. O zaman emekliye para yoksa, 31 Mart’ta Tayyip Erdoğan’a ve adayına oy var mı? 31 Mart’ta hem namuslu, dürüst, çalışkan bir belediye başkanı, 33 yaşında, pırıl pırıl Serkan Karayiğit’i seçeceğiz. Hem Tayyip Beye yeter kardeşim, canımıza tak etti. Bıçak kemikte. Artık biraz bizi düşün, hep zenginleri düşünme diyeceğiz. Bakın seçimin ertesi günü, 1 Nisan günü çıkıp eyvah, acı reçete geldi. Kemer sıkma geldi. Kemeri zenginler, patronlar sıkmıyor. Holding sahipleri sıkmıyor. Emekli, emekçi, esnaf, çiftçi, fıstık üreticine sıktırıyorlar. Başkasına değil. O yüzden gün 1 Nisan oldu mu, ertesi güne yapacak bir şey yok. Ama bir gün önce yapacak bir şey var.”

“OSMANİYE VE DEPREM BÖLGESİ SEÇİMLER ÖNCE VERİLEN SÖZLER TUTULMAMIŞTIR”

6 Şubat depremlerine de değinen Özel, “Bütün yerel yöneticilerin görevi doğal afetlere, sellere, her türlü doğal afete ve depreme dirençli kentler yaratmak. Serkan kardeşim seçildiğinde dirençli bir Osmaniye yaratmak için var gücü ile çalışacak. Osmaniye’de konut ihtiyacı 20 bin 502’ydi. Kaç konut teslim ettiler, 1976. Yani yüzde 9,6. Osmaniye’de 20 bin konutun, 1976’sı teslim edildi, 10 kişiden biri içeride 9’u dışarıda. Şu anda 8 bin konutun ihalesi yapıldı, kimi temelde, kimi projede, kimi kaba inşaatta. Ama 12 bin 500 konuta da daha çivi çakılmadı, ihalesi bile yapılmadı. Şimdi görünen şudur, Osmaniye ve deprem bölgesi seçimler önce verilen sözler tutulmamıştır. Yalnız bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.

“838 EMEKLİYE 1 AYDA VERİLEN PARA TAYYİP BEY’İN KORUNMASI İÇİN BİR GÜNDE HARCANIYOR. SANA KORUMA DEĞİL MİLLETE AŞ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koruma masrafına da dikkat çeken Özel şöyle konuştu:

“Tayyip Bey’in, koruması için geçen sene ocak ayında 99 milyon lira, bu sene ocak ayında yüzde 160 artışla 250 milyon lira para harcanmış. 257 milyon lirayı şöyle özetleyelim. Bunu bir güne indirirseniz, 8,3 milyon oluyor. Yani 492 asgari ücret. Yani 10 bin liralık emekli maaşından 838 emekliye 1 ayda verilen para Tayyip Bey’in korunması için bir günde harcanıyor. Tayyip Bey elbette Cumhurbaşkanısın, korunacaksın. Ancak 838 emekli maaşlı koruma AB liderlerinin bırak bir günlük koruma parası, oradaki liderlerin 10 yıllık koruma parası değil, toplamının. Bu kadar büyük orduyla gezmek, 500 araçla gezmek. Uçaklar, helikopterlerle kendini korutmanın hiçbir manası yok. Sana koruma değil millete iş, AŞ lazım. Senin aklını başına alman lazım.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-tayyip-erdogana-elestiri-838-emekliye-1-ayda-verilen-para-tayyip-beyin-korunmasi-icin-bir-gunde-harcaniyor/feed/ 0 BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Bir emekli maaşı en az bir asgari ücret olmalıdır https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-bir-emekli-maasi-en-az-bir-asgari-ucret-olmalidir/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-bir-emekli-maasi-en-az-bir-asgari-ucret-olmalidir/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:24:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19851 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Bir emekli maaşı en az bir asgari ücret yani 17 bin lira olmalıdır. En düşük memur maaşının 30 bin, en düşük kamu işçisinin 30 bin aldığı yerde emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Hele ki tek bir maaş giriyorsa bir eve, hiç olmaz.” dedi.

Partisinin Sultanbeyli Fatih Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuşan Destici, iki gün sonra 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Çanakkale’de; Kürt’ü, Türkmen’i, Boşnak’ı, Arnavut’u, Arap’ı ve Azeri’si ile hep birlikte mücadele verildiğini söyledi.

Destici, “Dolayısıyla Türk milleti demek, bu etnik kökene sahip olan bütün vatandaşlarımızı da kapsar. Onun için bizi etnik kökenimize, mezhebi anlayışımıza göre bölmeye çalışanlara bugüne kadar fırsat vermedik, bugünden sonra da vermeyeceğiz.” dedi.

Doğru yapanı desteklediklerini, yanlış yapanın ise karşısında durduklarını vurgulayan Destici, “Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir. Kim teröre ve şiddete bulaşırsa, teröristlerle, teröristlerin uzantılarıyla işbirliği yaparsa bizim tepkimiz onadır.” ifadesini kullandı.

Barış ve demokrasi kelimelerini en fazla kullanan DEM Partililerin, aslında katillerin savunuculuğunu yaptıklarını söyleyen Destici, “(Eş genel başkan) Kadın olan çıkıp diyor ki; ‘Hem Türkiye’de hem de bilmem ne istanda seçim çalışması yapıyorum.’ Biz de buradan diyoruz ki bu devletin bir tane adı var, o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin de bir tane adı var, Kürt’üyle, Türkmen’iyle büyük Türk milletidir.” dedi.

Destici, vatandaşların güncel taleplerinin de takipçisi olduklarını, özellikle emeklilerin ücret konusunda haksızlığa uğradığını kaydetti.

Bu durumu birçok kez dile getirdiğini anımsatan Destici, “Düzelttirebildiğimiz kadarını düzelttirdik ama yeterli değildir. Bir emekli maaşı en az bir asgari ücret yani 17 bin lira olmalıdır. En düşük memur maaşının 30 bin, en düşük kamu işçisinin 30 bin aldığı yerde, emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Hele ki tek bir maaş giriyorsa bir eve, hiç olmaz.” dedi.

Destici, bu konuya ilişkin şu öneriyi dile getirdi:

“Devlet, hükümet bir asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu kuracak. Örneğin İstanbul’da, Sultanbeyli’de dört kişilik bir hane asgari kaç lirayla geçinebilir? 30 bin lirayla geçinebilir. O eve de sadece bir 17 bin lira asgari ücret giriyor. İşte bu aradaki 13 bin lirayı devlet o aileye verecek. Ama iki maaş giriyorsa, kira geliri varsa buna gerek kalmıyor. Biz tek geliri olandan bahsediyoruz.”

Bunu hükümetin yanı sıra yerel yönetimlerin de uygulayabileceğini ancak bazı belediyelerin paralarını israf ettiklerini belirten Destici, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir müzik programı için 400-500 milyon lira harcadığını söyledi.

Destici, “Üstelik hangi sanatçılara veriyorlar? Terörü destekleyen, Türkiye’nin, Türk milletinin değerlerine savaş açmış, ahlaki değerlerimizden uzak, LGBTİ savunucusu sözde sanatçılara veriyorlar. Bu belediyeleri bu zihniyetlerden, terörle işbirliği yapan zihniyet ve kişilerden kurtarmalıyız.” dedi.

Mustafa Destici, partisinin Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Mehmet Çom’u kürsüye davet ederek, vatandaşlardan yerel seçimde destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-bir-emekli-maasi-en-az-bir-asgari-ucret-olmalidir/feed/ 0
Köpekten Kaçarken Düşüp Diz Kapağı Kıran Kadına 315 Bin 441 TL Tazminat Ödenecek https://www.haber60.com.tr/kopekten-kacarken-dusup-diz-kapagi-kiran-kadina-315-bin-441-tl-tazminat-odenecek/ https://www.haber60.com.tr/kopekten-kacarken-dusup-diz-kapagi-kiran-kadina-315-bin-441-tl-tazminat-odenecek/#respond Fri, 15 Mar 2024 09:00:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19293 Samsun’un Atakum ilçesinde, köpekten kaçarken düşüp diz kapağı kırılan kadının açtığı davada mahkeme, köpeğin sahiplerinin 285 bin 441 lira maddi, 30 bin lira da manevi olmak üzere 315 bin 441 lira tazminat ödemesine hükmetti.

Atakum’un İncesu Mahallesi’nde 2017 yılında yürüyüşe çıkan aile hekimi F.T, bölgede bulunan köpekten korkarak komşusuna ait evin istinat duvarına çıkarken düşüp diz kapağını kırdı.

Diz kapağındaki kırık nedeniyle yaklaşık 1 yıl tedavi gören F.T, Bülent ve Nuran Petek çiftinin sahibi olduğu golden retriever cinsi köpeğin kendisine saldırdığını öne sürerek 2018 yılında Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesine maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Mahkeme, yaklaşık 6 yıl süren dava sonucunda Bülent ve Nuran Petek çiftinin F.T’ye 285 bin 441 lira maddi, 30 bin lira da manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Petek çiftinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine itirazı da kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılması nedeniyle reddedildi.

Bülent Petek, gazetecilere, 10 yıl önce iş yerinin önüne gelen golden retriever cinsi köpeği sahiplendiğini söyledi.

Köpeğe “Kont” adını verdiklerini belirten Petek, “Bu hayvan 10 yıldır hiç kimseye saldırmadı. Ben bu hayvana baktığım için mahkeme bana ceza veriyor, nasıl veriyor, anlamış değilim.” ifadesini kullandı.

Olay günü F.T’nin gece komşusuna giderken köpekten korkup kendini duvardan atarken ayağının kırıldığını anlatan Petek, “Sesi duyup dışarı çıktık. Sesin geldiği yere doğru gittiğimizde komşunun bahçesinin kenarında ayağı kırık şekilde bir bayan duruyordu. Köpeğim bahçemde bağlı şekilde duruyordu. Şahidim de vardı. Bir sene sonra, ‘Sizin köpeğiniz bana saldırdı, beni ısırdı’ diye bize dava açtı.” dedi.

Köpeğinin kimseyi ısırmayacağını ve saldırmayacağını dile getiren Petek, şunları kaydetti:

“Dava sonucunda yasal faizlerle bize yaklaşık 700 bin lira ceza verdiler. Benim bu parayı ödemem mümkün değil. Bu dava yüzünden hesaplarıma haciz geldi. Biz Atakum ilçesinin yazlıklarının olduğu yerde otuyoruz, olay da orada meydana geldi. Herkesin bahçesinde köpeği var, ayrıca o bölgede başıboş bir sürü de köpek var. Kış ayında saat 21.30’da benim köpeğimin olduğunu nasıl gördüler, anlamadım. Isırdığına dair rapor versinler. Yüce adalete sığınmıştım. Hayvan sevgim başıma bunların gelmesine neden oldu. Halen köpeğe bakmaya devam ediyorum.”

Bülent Petek’in kardeşi Cemil Petek ise köpeklerinin kör ve sağırlara yardımcı olan bir tür olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Karşı taraf Kont için, ‘Beni ısırdı, bana saldırdı’ diyor. Isırıldığına dair bir rapor yok. Bizi dava eden kişi 6 kez iş göremezlik raporu almış. Bize 30 bin lira manevi, 285 bin lira da maddi tazminat cezası verildi. Şu anda bu, yasal faizleriyle 677 bin lira gibi bir rakam oldu. Avukatımız bir üst mahkemeye dört emsal karar sunmasına rağmen bu ceza verildi. Sokaklarda sahipsiz köpekler de havlasın, vatandaş da gitsin ayağını kırsın, belediyeyi mi şikayet edeceğiz? Köpeğin doğasında var havlamak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kopekten-kacarken-dusup-diz-kapagi-kiran-kadina-315-bin-441-tl-tazminat-odenecek/feed/ 0
Antalya’da Sel Sonrası Su Baskınına Uğrayan Aile, Ev Bulmakta Zorlanıyor https://www.haber60.com.tr/antalyada-sel-sonrasi-su-baskinina-ugrayan-aile-ev-bulmakta-zorlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-sel-sonrasi-su-baskinina-ugrayan-aile-ev-bulmakta-zorlaniyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18935 Antalya’da geçtiğimiz ay yaşanan sel sonrası tek katlı gecekonduları su basan 1’i ağır engelli 7 çocuklu aile, zarar gören ve rutubetlenen evde yaşamakta güçlük çekiyor. Maddi durumları iyi olmayan aile, bütçelerini aşmayan evlere yöneldiklerinde ev sahiplerinin 7 çocuk olduğu için ev vermediğini söyledi. 7 kardeş büyüyüp okuma yazması bulunmayan 7 çocuk sahibi anne ise zor şartlarda evlatlarının hepsini okutmak için büyük çaba sarf ediyor.

Kepez ilçesi Kuzeyyaka Mahallesi’nde yaşayan ve 1’i ağır engelli 7 çocuk sahibi Murat (42) – Sıdıka Urun (36) çiftinin kaldıkları tek katlı müstakil evi, geçtiğimiz ay yaşanan sel felaketi sonrası su bastı. Tüm eşyaları sular altında kalan çift, zarar gören ve rutubetlenen evde yaşamaya devam etti. Baba Urun işten çıkartıldığı için aile bütçesine destek sağlayamazken, 3 bin lira kira ödedikleri evde, engelli çocuklarına bağlanan maaş, bakım ücreti ve sosyal yardım ile birlikte aile ayda yaklaşık 11 bin lira maaşla geçinmeye ve çocuklarını okutmaya çalışıyor.

Okuma yazma bilmeyen annenin çabası

7 kardeşli bir evde büyüyen ve ailesi okutmadığı için okuryazarlığı bulunmayan anne Sıdıka Urun ise, 3,5 yaşındaki kızı hariç okuyan 6 çocuğunu her gün okula götürüyor, çıkışlarında da alıyor. Çocuklarının derslerini de takip eden anne, onların daha iyi şartlarda eğitim alabilmesini istiyor.

“Binalarda biz hep hor görüldük”

Ev sorunu yaşadıklarını belirten Murat Urun, etkili yağış sonrası evlerinin su bastığını ve zarar gördüğü anlattı. Evin rutubetle dolduğunu aktaran Urun, “Başımızı sokacak yeni bir ev arıyoruz. 7 çocuk olunca, ‘3 tane olursa alırız’ diyorlar. Öyle şeyler duyduk ki, çok üzücü. Halde çalışıyordum ama işsiz kaldım. Halen iş arıyorum. Bu yoklukla 6 çocuğumuzu okutmaya çalışıyoruz. 3 bin lira kira ödüyorum, 1 ay sonra o kira zam yaparsa 5 bin de olabilir. Ağır engelli kızım var, onun maaşı olmasa daha çok sıkıntı yaşarız. Ayda 10-11 bin civarında elimize para geçiyor. Ailemiz ara sıra gönderiyor ama yetmiyor. Çünkü 6 öğrenciyi okutmak kolay değil. Başımızı sokacak bir ev istiyoruz. 6-7 bin lira kirada bir ev bulabilirsek çok iyi olur, çünkü Antalya’da kiralık çok yüksek. Müstakil olması daha iyi çünkü binalarda biz hep hor görüldük” dedi.

Günlük ekmek tüketimlerinin 20’ye yakın olduğunu da sözlerine ekleyen baba, “Ekmek 7,5 lira ve günde 20 ekmek tüketiliyor. Ayda sadece 4 bin 500 TL ekmeğe gidiyor. Allah razı olsun devletimizden ama yetmiyor. Bakması kolay değil” diye konuştu.

“Kendi hayalimi onlarla yaşamak istiyorum”

Çocuklarının eğitimini almaları için çaba sarf ettiklerini dile getiren anne Sıdıka Urun ise, şunları söyledi:

“Benim içimde hep okuma sevgisi ve azmi vardı. 7 kardeşten biriydim ama ailem maddi imkansızlıktan dolayı beni okutamadı. Allah bana 7 tane evlat bağışladı. Kendi hayalimi onlarla yaşamak istiyorum. Onlara güzel bir eğitim ve gelecek hazırlamak istiyorum. Devletimizi Allah başımızdan eksik etmesin. Onların eğitimi önceliğim. Kıyafet ve gıda derdi oluyor. Bunlarla başa çıkmaya çalışıyoruz ama nereye kadar çıkacağız bilmiyoruz. Bu evden başka eve geçmek istedik ama çoğu yerde ilk sordukları soru ‘kaç çocuğunuz var?’ 7 tane olduğunu söyleyince kaçıyorlar. Burası gecekondu olduğu halde 3 bin lira ödüyoruz. Selde olunca direk sular eve girdi ve odaların çoğu kullanılamaz hale geldi. Başımızı sokacak bir ev bulmakta bizlere yardımcı olursanız, bu dünyada ve öteki dünyada sizin duacınız oluruz.” – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-sel-sonrasi-su-baskinina-ugrayan-aile-ev-bulmakta-zorlaniyor/feed/ 0
CHP Lideri Özel: “Mendereste sosyal destek artacak, Altıntepe’de çiçek mezatı yapılacak” https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-mendereste-sosyal-destek-artacak-altintepede-cicek-mezati-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-mendereste-sosyal-destek-artacak-altintepede-cicek-mezati-yapilacak/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18750 CHP Lideri Özel: “Mendereste sosyal destek artacak, Altıntepe’de çiçek mezatı yapılacak”

“Menderes Belediye Başkanının mal varlığı kapıya asılacak”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Menderes’te vatandaşlara seslendi

İZMİR – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Menderes Belediye Başkanı 3 Nisanda mazbatayı aldıktan sonra belediye kapısında ilk önce duracak. Cebinden bir kağıt çıkaracak ve belediyenin giriş kapısını asacak. Bu kağıtta mal varlığı bildirimi olacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında ilk olarak Ödemiş, Tire ve Bayındır ilçelerindeki etkinliklerini tamamladıktan sonra Menderes’e gelerek halk buluşmasına katıldı. Özel’e CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek eşlik etti. Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Özel, “2019 yılında Menderes’te Mustafa Başkanımızla belediyeyi kazandık. Ardından Adalet ve Kalkınma Partisi birçok ilçemizde olduğu gibi burada da Menderes’e huzur vermedi bize huzur vermedi. Ardından görev değişiklikleri yaşandı. Halen daha bir Vekil Belediye başkanımızla görev devam ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler seçildiklerinde, bütün Türkiye’de daha önceki belediye başkanlarının yapmış olduğu projelerin birer özetini, ardından detayını, ardından eğitimini alarak hızlı şekilde işe koyuluyorlar” diye konuştu.

Enflasyona da değinen Özel, “Maalesef hepimizi en şiddetli sıkıntıyı sokan şey enflasyon ve hayat pahalılığı. Pandemi döneminde bütün dünyada enflasyon sorunu yaşandı. Bütün ülkelerde enflasyon yükseldi. Bütün ülkeler enflasyona faiz silahını kullanarak tedbir aldılar. Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 2-3 olan enflasyon 6’ya kadar çıktı. Oradan döndü İskandinav ülkelerinde benzer şeyler yaşandı. Amerika’da yüzde 9’dan döndürdüler. Fakat Türkiye’de kimseleri dinlemeyen, her şeyi ben bilirim diyen, ekonomiyi de ben bilirim diyen birisi dedi ki, ‘esas enflasyon sebep, faiz sonuç değildir. Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur.’ Bütün dünya faizleri enflasyonun biraz üstüne kadar koyup, paranın başka yere kaçmasını engelleyip, doların artışını engelleyip fiyatların fazla artmasını engellemek için 1-2 puan yukarıda faiz verirken bir baktık bizimki inadına faizleri indirdi. O faizi indirdi dolar fırladı, fiyatlar fırladı. Ev fiyatları, kira fiyatları fırladı. Seçime kadar yapılan o işlerin bedelini en çok da yoksullar ödedi, emekliler ödedi, çiftçiler ödedi” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye’de konut fiyatlarında İzmir en çok artışın olduğu illerden bir tanesi” diyen Özel, sözlerine şunları ekledi:

“Son bir yılda yüzde 135, ortalama kira. İlçesine göre 15 binle 20 bin lira arasında değişiyor. Oysa asgari ücret zaten 17 bin lira. Bir kişinin asgari ücretle çalışması ve aynı zamanda kendi evinde kirada oturması bile artık mümkün değil. Çok kötü bir ev bulunsa, 10-12 bin lira kira verirse geriye kalan 5 bin lirayla kim geçinebilir? Emeklilerimiz çok ciddi sıkıntıdalar.”

Emeklilerin, ikramiyelerini Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde aldığını savunan Özel, “Bu sene 10 bin lirayla gidin kuyumcuya aldığınız 2,5 çeyrek altın. Bir emekli Menderes’te cebindeki bir çeyrek altını düşürse bütün gün döner arar değil mi? Koşar ‘nerede bu altınlar’ diye arar. Bir emekli değil bütün emekliler. 1 çeyrek altın değil, 5 buçuk çeyrek altın. 1 sefere mahsus değil, her ay ceplerinden kaybediyorlar. Kimin yüzünden? Üç kelime vallahi. Recep Tayyip Erdoğan yüzünden. Başka bir açıklaması yok. Bıraksa bir 1 buçuk asgari ücret düzenini bozmasa bugün 26 bin lira. Emekliler önümüzdeki Ramazan bayramında ikramiye alacaklar. Emekliler kimin sayesinde emekli ikramiyesi alıyor? Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde. 2018’de bin lira verdiler. 3 yıl gecikmeli. Beklediler, beklediler, seçime birkaç ay kala bin lira verdiler. Biz o bin lirayı beğenmedik. Dedik ki ‘sizin asgari ücret vermeniz lazım en az’ Bize ‘bin lira yeter’ dediler. O gün bizim o beğenmediğimiz bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün verdikleri 3 bin lira ile gidin kasaba 6 kilo dana kıyma alamazsın” ifadelerini aktardı.

Özel, milletin efendisi dediği köylüyü perişan ettiklerini, Avrupa Birliği’nin her 2 liralık desteklemenin 1 lirasını köylüler için ayırdığını belirterek, “Bizimkilerin kanununa göre milli hasılanın yüzde 1’inin verilmesi lazım. O hesaba göre geçen sene çiftçilere verilmesi gereken destekleme tam olarak 263 milyar TL. Peki ne verilmiş? 85 milyar TL. Ne kadar alacaklıyız? 178 milyar TL. Çiftçiden, üreticiden, hayvancılık yapandan alınmış, çalınmış. Peki kime verilmiş? Kur korumalı mevduata para koyan zenginlere 152 milyar verilmiş. Köprülerin geçiş garantilerine 162 milyar verilmiş ama çiftçi istediği zaman, köylü istediği zaman ona destekleme verilmemiş. Bir ek zam verdik. Godamanlara para var. Emeklilere, çalışanlara, garibanlara gelince para yok. Böyle düzene yazıklar olsun” şeklinde konuştu.

“Çiftçilerin bankalara borcu yüzde 445 arttı”

“Köylünün derdi bitmez. Daha geçen Mayıs’ta ‘oyu verin fiyatları düşüreceğim’ diyen, 19 liradan aldı mazotu yaptı 42 lira. En büyük sorun ürününü toplayıp satmaya getirirken mazot yakan çiftçide” diye konuşan Özel, şu ifadeleri aktardı:

“Bu şartlar altında çiftçinin de emeklinin de emekçinin de yaşamını sürdürmesi mümkün değil. 3 milyon hektar toprak. Bakın tam Belçika kadar koskoca bir ülke. Bu topraklar artık ekilmiyor, dikilmiyor. Çiftçilerin bankalara olan borçları tam yüzde 445 arttı bir senenin içinde. 31 Mart’ta bu milletin efendisi kimdi, emeklinin değeri nedir? Bu hükümete göstereceğiz.”

Menderes’e yapılacak projelerden de bahseden Özel, şu ifadeleri aktardı:

“Öncelikle Menderes’e bir engelli bakım merkezi yapacaklar. Çiftçiye destek projeleriyle ilgili bir merkez yapacaklar. Sosyal destekleri arttıracaklar. Ayrıca otopark sorununu çözecekler. Özel bir proje var ve açılışına beni çağıracaklar; bu da Altıntepe’de çiçek mezatı yapacaklar. 31 Mart sonrası 3 Nisanda mazbatayı aldıktan sonra belediye kapısında ilk önce duracak. Cebinden bir kağıt çıkaracak ve belediyenin giriş kapısını asacak. Bu kağıtta mal varlığı bildirimi olacak. Bir de Ankara’da AK Parti’nin adayı var. Ona da bugün AK Parti adayına ‘Mansur Başkan mal varlığını ilan etti, siz de ilan edecek misin?’ diye sormuşlar. ‘Gerekirse ileride ilan ederim’ demiş. ‘Niye oyalanıyorsun?’ demişler. ‘Mal bizim değil ki Allah’ın’ diye cevap vermiş. Senin ne kadar malının olduğunu Allah biliyor da kuldan niye saklıyorsun?”

“Cumhur İttifakı’nın renkleri koyu gridir”

Özel, Cumhur İttifakı’nın korku ittifakı olduğunu savunarak, “İkisinin her geçen gün birbirine benzeyen, birlikte hakaret eden, birlikte küfreden, birlikte tehdit eden, şantaj yapan bir anlayışları var. Ramazan’da bu dili bırakın dedik. Biz zaten kimseye küfretmeyen, hakaret etmeyen, biz korkuyu değil, umudu örgütleyen, öfkeyi değil, neşeyi örgütleyen, ayrıştırmayan, birleştiren, şeytanlaştırmayan, kardeşleştiren, onu bunu ötekileştirmeyen, bütün toplumu kucaklayan bir partiyiz dedik. Cumhur İttifakı’nın renkleri koyu gri’dir, yağmur bulutu rengidir, kasvetlidir, memleketin üstüne çökmüştür. Fakat karşısında çok güçlü bir ittifak var. İçinde sosyal demokratların olduğu, milliyetçi demokratların olduğu, muhafazakar demokratların olduğu, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in ayrılmadan bütün demokratlarının olduğu çok güçlü bir ittifak var. Bizim Umut İttifakımızın adı Türkiye İttifakı’dır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-mendereste-sosyal-destek-artacak-altintepede-cicek-mezati-yapilacak/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Menderes Belediye Başkanı’nın mal varlığını açıklamasını istedi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-menderes-belediye-baskaninin-mal-varligini-aciklamasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-menderes-belediye-baskaninin-mal-varligini-aciklamasini-istedi/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18699 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Menderes Belediye Başkanı 3 Nisanda mazbatayı aldıktan sonra belediye kapısında ilk önce duracak. Cebinden bir kağıt çıkaracak ve belediyenin giriş kapısını asacak. Bu kağıtta mal varlığı bildirimi olacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında ilk olarak Ödemiş, Tire ve Bayındır ilçelerindeki etkinliklerini tamamladıktan sonra Menderes’e gelerek halk buluşmasına katıldı. Özel’e CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek eşlik etti. Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Özel, “2019 yılında Menderes’te Mustafa Başkanımızla belediyeyi kazandık. Ardından Adalet ve Kalkınma Partisi birçok ilçemizde olduğu gibi burada da Menderes’e huzur vermedi bize huzur vermedi. Ardından görev değişiklikleri yaşandı. Halen daha bir Vekil Belediye başkanımızla görev devam ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler seçildiklerinde, bütün Türkiye’de daha önceki belediye başkanlarının yapmış olduğu projelerin birer özetini, ardından detayını, ardından eğitimini alarak hızlı şekilde işe koyuluyorlar” diye konuştu.

Enflasyona da değinen Özel, “Maalesef hepimizi en şiddetli sıkıntıyı sokan şey enflasyon ve hayat pahalılığı. Pandemi döneminde bütün dünyada enflasyon sorunu yaşandı. Bütün ülkelerde enflasyon yükseldi. Bütün ülkeler enflasyona faiz silahını kullanarak tedbir aldılar. Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 2-3 olan enflasyon 6’ya kadar çıktı. Oradan döndü İskandinav ülkelerinde benzer şeyler yaşandı. Amerika’da yüzde 9’dan döndürdüler. Fakat Türkiye’de kimseleri dinlemeyen, her şeyi ben bilirim diyen, ekonomiyi de ben bilirim diyen birisi dedi ki, ‘esas enflasyon sebep, faiz sonuç değildir. Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur.’ Bütün dünya faizleri enflasyonun biraz üstüne kadar koyup, paranın başka yere kaçmasını engelleyip, doların artışını engelleyip fiyatların fazla artmasını engellemek için 1-2 puan yukarıda faiz verirken bir baktık bizimki inadına faizleri indirdi. O faizi indirdi dolar fırladı, fiyatlar fırladı. Ev fiyatları, kira fiyatları fırladı. Seçime kadar yapılan o işlerin bedelini en çok da yoksullar ödedi, emekliler ödedi, çiftçiler ödedi” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye’de konut fiyatlarında İzmir en çok artışın olduğu illerden bir tanesi” diyen Özel, sözlerine şunları ekledi:

“Son bir yılda yüzde 135, ortalama kira. İlçesine göre 15 binle 20 bin lira arasında değişiyor. Oysa asgari ücret zaten 17 bin lira. Bir kişinin asgari ücretle çalışması ve aynı zamanda kendi evinde kirada oturması bile artık mümkün değil. Çok kötü bir ev bulunsa, 10-12 bin lira kira verirse geriye kalan 5 bin lirayla kim geçinebilir? Emeklilerimiz çok ciddi sıkıntıdalar.”

Emeklilerin, ikramiyelerini Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde aldığını savunan Özel, “Bu sene 10 bin lirayla gidin kuyumcuya aldığınız 2,5 çeyrek altın. Bir emekli Menderes’te cebindeki bir çeyrek altını düşürse bütün gün döner arar değil mi? Koşar ‘nerede bu altınlar’ diye arar. Bir emekli değil bütün emekliler. 1 çeyrek altın değil, 5 buçuk çeyrek altın. 1 sefere mahsus değil, her ay ceplerinden kaybediyorlar. Kimin yüzünden? Üç kelime vallahi. Recep Tayyip Erdoğan yüzünden. Başka bir açıklaması yok. Bıraksa bir 1 buçuk asgari ücret düzenini bozmasa bugün 26 bin lira. Emekliler önümüzdeki Ramazan bayramında ikramiye alacaklar. Emekliler kimin sayesinde emekli ikramiyesi alıyor? Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde. 2018’de bin lira verdiler. 3 yıl gecikmeli. Beklediler, beklediler, seçime birkaç ay kala bin lira verdiler. Biz o bin lirayı beğenmedik. Dedik ki ‘sizin asgari ücret vermeniz lazım en az’ Bize ‘bin lira yeter’ dediler. O gün bizim o beğenmediğimiz bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün verdikleri 3 bin lira ile gidin kasaba 6 kilo dana kıyma alamazsın” ifadelerini aktardı.

Özel, milletin efendisi dediği köylüyü perişan ettiklerini, Avrupa Birliği’nin her 2 liralık desteklemenin 1 lirasını köylüler için ayırdığını belirterek, “Bizimkilerin kanununa göre milli hasılanın yüzde 1’inin verilmesi lazım. O hesaba göre geçen sene çiftçilere verilmesi gereken destekleme tam olarak 263 milyar TL. Peki ne verilmiş? 85 milyar TL. Ne kadar alacaklıyız? 178 milyar TL. Çiftçiden, üreticiden, hayvancılık yapandan alınmış, çalınmış. Peki kime verilmiş? Kur korumalı mevduata para koyan zenginlere 152 milyar verilmiş. Köprülerin geçiş garantilerine 162 milyar verilmiş ama çiftçi istediği zaman, köylü istediği zaman ona destekleme verilmemiş. Bir ek zam verdik. Godamanlara para var. Emeklilere, çalışanlara, garibanlara gelince para yok. Böyle düzene yazıklar olsun” şeklinde konuştu.

“Çiftçilerin bankalara borcu yüzde 445 arttı”

“Köylünün derdi bitmez. Daha geçen Mayıs’ta ‘oyu verin fiyatları düşüreceğim’ diyen, 19 liradan aldı mazotu yaptı 42 lira. En büyük sorun ürününü toplayıp satmaya getirirken mazot yakan çiftçide” diye konuşan Özel, şu ifadeleri aktardı:

“Bu şartlar altında çiftçinin de emeklinin de emekçinin de yaşamını sürdürmesi mümkün değil. 3 milyon hektar toprak. Bakın tam Belçika kadar koskoca bir ülke. Bu topraklar artık ekilmiyor, dikilmiyor. Çiftçilerin bankalara olan borçları tam yüzde 445 arttı bir senenin içinde. 31 Mart’ta bu milletin efendisi kimdi, emeklinin değeri nedir? Bu hükümete göstereceğiz.”

Menderes’e yapılacak projelerden de bahseden Özel, şu ifadeleri aktardı:

“Öncelikle Menderes’e bir engelli bakım merkezi yapacaklar. Çiftçiye destek projeleriyle ilgili bir merkez yapacaklar. Sosyal destekleri arttıracaklar. Ayrıca otopark sorununu çözecekler. Özel bir proje var ve açılışına beni çağıracaklar; bu da Altıntepe’de çiçek mezatı yapacaklar. 31 Mart sonrası 3 Nisanda mazbatayı aldıktan sonra belediye kapısında ilk önce duracak. Cebinden bir kağıt çıkaracak ve belediyenin giriş kapısını asacak. Bu kağıtta mal varlığı bildirimi olacak. Bir de Ankara’da AK Parti’nin adayı var. Ona da bugün AK Parti adayına ‘Mansur Başkan mal varlığını ilan etti, siz de ilan edecek misin?’ diye sormuşlar. ‘Gerekirse ileride ilan ederim’ demiş. ‘Niye oyalanıyorsun?’ demişler. ‘Mal bizim değil ki Allah’ın’ diye cevap vermiş. Senin ne kadar malının olduğunu Allah biliyor da kuldan niye saklıyorsun?”

“Cumhur İttifakı’nın renkleri koyu gridir”

Özel, Cumhur İttifakı’nın korku ittifakı olduğunu savunarak, “İkisinin her geçen gün birbirine benzeyen, birlikte hakaret eden, birlikte küfreden, birlikte tehdit eden, şantaj yapan bir anlayışları var. Ramazan’da bu dili bırakın dedik. Biz zaten kimseye küfretmeyen, hakaret etmeyen, biz korkuyu değil, umudu örgütleyen, öfkeyi değil, neşeyi örgütleyen, ayrıştırmayan, birleştiren, şeytanlaştırmayan, kardeşleştiren, onu bunu ötekileştirmeyen, bütün toplumu kucaklayan bir partiyiz dedik. Cumhur İttifakı’nın renkleri koyu gri’dir, yağmur bulutu rengidir, kasvetlidir, memleketin üstüne çökmüştür. Fakat karşısında çok güçlü bir ittifak var. İçinde sosyal demokratların olduğu, milliyetçi demokratların olduğu, muhafazakar demokratların olduğu, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in ayrılmadan bütün demokratlarının olduğu çok güçlü bir ittifak var. Bizim Umut İttifakımızın adı Türkiye İttifakı’dır” dedi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-menderes-belediye-baskaninin-mal-varligini-aciklamasini-istedi/feed/ 0
Özgür Özel: Emeklilere para yok, beşli çeteye para var https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emeklilere-para-yok-besli-ceteye-para-var/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emeklilere-para-yok-besli-ceteye-para-var/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18071 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Çatalca ilçesinde düzenlenen mitingde, “Şimdi iğneden ipliğe her şeye zam gelmeye başlayacak. 31 Mart’a kadar tutmaya çalışıyorlar, yine tutamıyorlar ama 31 Mart’tan sonra büyük bir hayat pahalılığı var eğer gerekli mesaj bunlara iletilmezse” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Çatalca ilçesinde bugün miting düzenledi. Burada kalabalığa seslenen Özel, özetle şunları söyledi:

“Esas beka sorunu nedir, derseniz bu memlekette dört gençten üç tanesi bavulları zihninde toplamış. Diyor ki, ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek, orada çalışmak, orada yaşamak isterim’. Dünyanın bütün ülkelerinin, senin ülken üzerinde hayal kurması beka sorunu değildir ama senin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması gerçek beka sorunudur. O yüzden işsizlikle mücadele etmek ve gençlerin umutlarını tüketmemek, onları bu memlekette tutmak, dünyanın en önemli işidir. Meydandaki emekliler yüzde 70. En düşük emekli maaşı alanlar 10 bin lira alıyor. Şimdi bu Recep Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde, yani 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti ama eğer o düzeni bozmasaydı bugün emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Çünkü asgari ücret 17 bin lira ama Tayyip Erdoğan, her sene enflasyonun altında zam vere vere vere sizi bitirdi. Maaşları eritti. Şu anda en düşük emekli maaşı 0,59 asgari ücret. Gidin kuyumcuya, banka şubesine. Deyin ki, en düşük emekli maaşıyla 3 Kasım’da kaç çeyrek altın alınıyordu? Tayyip Bey’in geldiği gün 8 çeyrek altın alıyordu en düşük emekli maaşı. Bugün gidin, 2,5 çeyrek altın zor alıyor. Yani Tayyip Bey’in geldiği günden bugüne kadar emeklinin 5,5 çeyrek altını kayıp. Kim çalıyor o altını? Recep Tayyip Erdoğan çalıyor.

“18 KİLO DANA KIYMA EMEKLİDEN ÇALINDI”

Bir de emekli ikramiye alıyorsunuz, bir Ramazan’da, bir kurbanda. Burada yeri gelmişken hatırlayalım ve selamlayalım. Kimin sayesinde alıyoruz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun. Kemal Bey, ‘Ben emeklilere birer maaş ikramiye vereceğim’ dediğinde bunlar, ‘Veremezsin’ dediler. 7 Haziran 2015 seçimini kaybettiler. 1 Kasım gelirken ‘Biz de vereceğiz’ dediler. Sonra 2018’e kadar unuttular, uyutturdular, kulaklarının üstüne yattılar. 2018’de seçime birkaç ay kala bin lira verdiler. Biz itiraz ettik. Dedik ki, bin lira yetmez. Emekliye bir emekli maaşı kadar, hiç değilse bir asgari ücret kadar vermelisiniz. ‘Bin lira vereceğim’ dedi. O beğenmediğimiz bin lira, 2018’de tam 24 kilo dana kıyma alıyormuş. Ramazan mübarek gündeyiz. İlk sahur tutuldu, ilk iftar yapılacak. Allah gani gani oruçlarınızı kabul etsin. Ramazanınız mübarek olsun. Düşünün ki, 24 kilo dana kıyma alan en düşük emekli ikramiyesi, şimdi bu bayramda verilecek olan 3 bin lira 6 kilo dana kıyma alıyor. Yani 18 kilo dana kıyma emeklinin sofrasından, mutfağından, dolabından çoluğunun çocuğunun torununun kursağından eksiltildi. 2018’de 24 kilo dana kıyma parası veren bugün emekliye 6 kilo dana kıyma parası veriyor.

“BEŞLİ ÇETENİN 680 MİLYAR VERGİSİNDEN VAZGEÇTİLER”

Yani bu hesabı görünce ben Tayyip Erdoğan’a dedim ki, acilen Meclis’i toplayalım, 3 gün daha çalışalım, dedim. Bir emekli kart çıkaralım, dedim. Asgari ücretle 10 bin lira arasındaki 7 bin lirayı emeklinin kartına yatıralım ve o kart elektrik, su, doğal gazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapsın. Emekli bir rahat nefes alsın diye… Ne söylesen duymazdan gelir. Emekliye verelim, dedim. Ertesi sabah hesap yapmış. 1,4 trilyon para lazım. Böyle bir para yok. Birincisi, sana emanet edilen Hazine’nin içi doluydu. Boşaldıysa herhalde hesabı emekliler vermeyecek. Sen vereceksin. İkincisi, öyle 1,4 trilyon değil, 690 milyara ihtiyaç var. Peki, bu 690 milyar para bulunamaz mı? Vallahi geliyordu, son anda mani oldu. Bu İliç’te 9 kişiyi öldüren altın şirketi, 222 milyon vergi ödeyecekmiş. Affetti. Beşli çetenin, yandaş müteahhitlerin, saray müteahhitlerinin 2024 yılında ödemesi gereken toplam 680 milyar vergiden vazgeçti bunlar. Size 690 milyar para olsa herkese her ay 7’şer bin lira fark ödeyebilir ve elektrik, su, telefon, doğal gaz faturanızda yüzde 40 indirim yapabilir ama beşli çeteye para var, emekliye para yok. Yandaş müteahhite para var, emekliye para yok. Uçan saraya, yüzen saraya, kışlık saraya, yazlık saraya, bin odalı saraya para var; emekliye para yok. O zaman madem emekliye para yok, 31 Mart’ta da Tayyip Bey’e oy yok.

“SON SEÇİMDE TAYYİP BEY’E VERENLERİN BU SEÇİMDE VERMEMESİ LAZIM”

AK Partililer ve MHP’lilerin, mutlaka son seçimde Tayyip Bey’e oy veren herkesin bu seçimde Tayyip Bey’e oy vermemesi lazım. Çünkü 4 yıl seçim yok. ‘4 yıl boyunca kemer sıkacağız’ diyor. ‘Acı reçete içireceğim’ diyor. ‘Bundan sonra sıkı para politikası’ diyor Mehmet Şimşek, ağzından kaçırdı. Eğer bu seçimde emeklinin bu haline rağmen, yoksullar bu haline rağmen işçiler, emekçiler veya millette para yok diye dükkanını çeviremeyen esnaf, hakettiği desteklemeyi alamayan göremeyen çiftçi, buna bu sefer de oy verirse ‘Ne yaparsak yapalım oy alıyoruz’ dediği için bundan sonra bugünleri arar olacak AK Parti’nin seçmeni, Tayyip Erdoğan’a oy verenler de ama siyasette kuraldır; sarı kartı gösterirsen, kırmızı ışığı yakarsan, ‘Beni hesaba kat. Ben çantada keklik değilim’ dersen hesabı kitabı değiştirecek, senin değil, o çetelerin, holdinglerin ultra zenginlerin vergilerini aktaracak. Başka çare yok. O yüzden hep beraber bu seçimde bunun bir genel seçim olmadığını görüp yerelde dürüst, çalışkan, namuslu insanlara oy verip Ankara’dakilere de ‘Bu yoksulluk canıma tak etti. Bak, bundan sonrası garanti değil’ diye mesajı vermeniz son derece önemlidir.

“MÜTEAHHİTLERE VERİYOR AMA ÇİFTÇİYE VERMİYOR”

Bir sözüm de Çatalca’nın çiftçilerine olsun. Tarım kanunu var. Milli gelirin yüzde 1’i çiftçiye destekleme diye verilmesi lazım. Buna göre 256 milyar lira yapıyor verilecek destekleme. Size 86 milyar lira destekleme vermiş. Yani 171 milyar alacaklısınız ve bu sene verilen desteklemenin iki katı kadarından alacaklısınız ama kanunda yazmasına rağmen vermiyor. Kime veriyor bu parayı? Kur korumalı mevduata, senin benim kesemden veriyor. Kime veriyor? Yine 160 milyon lira parayı geçiş garantisi verdiği otoyolların, tünellerin müteahhitlerine veriyor ama çiftçiye vermiyor. Mayısta seçimi kazandığında 19 lira olan mazot, oldu 42 lira. Bu şartlarda tarlaya gitmek, ekin dikmek, ilaç atmak, tarlayı sürmek, ürünü kaldırmak ya da alıp bir yere nakletmek, hepsi ateş pahası. Ayrıca sadece çiftçinin değil, hepimiz için en tehlikeli dönem, akaryakıta gelen zamdan sonrası. Şimdi iğneden ipliğe her şeye zam gelmeye başlayacak. 31 Mart’a kadar tutmaya çalışıyorlar, yine tutamıyorlar ama 31 Mart’tan sonra büyük bir hayat pahalılığı var eğer gerekli mesaj bunlara iletilmezse. 1 Nisan olduğunda yapacak bir şey yok, ertesi gün. Bir gün önce yapacak bir şey var. 31 Mart’ta Çatalca’nın çiftçileri, Çatalca’nın işçileri, Çatalca’nın esnafı ve Çatalca’nın emeklileri, Tayyip Erdoğan’ın bu kötü, bu sizleri yok sayan, işsiz bırakan, aç bırakan, borcunu ödeyemez hale getiren politikalarına bir dur diyecek miyiz? İşte o zaman 1 Nisan’da hem bizler, sizi savunanlar hem sizler çok daha güçlü olacaksınız. Bir de bu seçim bir yerel seçim. Sandığa gidip oy vereceksiniz.”

Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ve CHP Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel’e oy istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emeklilere-para-yok-besli-ceteye-para-var/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: “31 Mart akşamı bir gözüm büyükşehirlerde, bir gözüm Zonguldak’ta olacak” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-31-mart-aksami-bir-gozum-buyuksehirlerde-bir-gozum-zonguldakta-olacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-31-mart-aksami-bir-gozum-buyuksehirlerde-bir-gozum-zonguldakta-olacak/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17540 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart günü yapılacak seçimlerde bir gözünün Zonguldak’ta, bir gözünün büyükşehirlerde olacağını söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart günü yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesinde Gazipaşa Caddesi’ndeki alanda halka hitap etti. Alana gelen vatandaşlar tarafından bayraklarla karşılanan Özel, 31 Mart seçimlerine vurgu yaptı.

Soma’da yaşanan maden kazasında Zonguldak’tan gelen tahlisiye ekiplerinin emeklerinin unutulmayacağını söyleyen Özel, “Soma’da 301 bir evladımızı, canımızı kaybettik. Somalılar, Bergamalılar, Savaştepeliler, Kınıklılar vardı. Bartınlılar vardı, Zonguldaklılar var iş yerinde o maden ocağının kapısında dört gün boyunca bir annelerle eşlerle gözyaşı döktük. Ama o gün koşarak gelen Zonguldak’ın tahlisiye ekipleri.. 301 evladımızın yanında yüzlercesini kurtardılar. O günden bugüne biz Zonguldak’ta Zonguldak’ın emekçileriyle, insanlarıyla gözyaşları kömüre karışan simsiyah, buraya kadar (boynuna) inen izlerini hiç unutmadığım güzel insanlara minnetle Zonguldak’ı selamlıyorum. Sizin biz daha hayırlı bir yeriniz var” dedi.

1991 yılındaki madenci yürüyüşünü hatırlatan Özel, “Büyük madenci yürüyüşünden 1991. Tam 33 yıl geçti üzerinden. Emekçiler, madenciler, hakları için yürüdüler. Daha güvenli madenler için yürüdüler. Daha iyi şartlarda çalışmak için yürüdüler. Sömürüye karşı yürüdüler. Soma’da üç yüz bin evladımızı kaybettikten sonra giriştiğimiz büyük mücadelede de hep aynı talepleri ilettik. Bazılarını yaptık, bazılarını yapamadık. Ama işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda maalesef arpa boyu da yol alamadık. Halen daha Türkiye’nin çeşitli yerlerinde günde üç vardiya halinde madenciler inerken elbette mesleklerinin gereği helalleşerek iniyorlar. Ancak artık bu çağda Almanya’da 1962’den Fransa’da 1974’ten beri İngiltere’de 1972’den beri ölümlü kazalar olmuyorken ‘bu mesleğin fıtratında var ölüm’ diyenlere ilk ölümü değil yaşamı savunuyoruz. Sömürüyü değil emir savunuyoruz” şeklinde konuştu.

İliç’te yaşanan maden kazasına ilişkin konuşan Özel, “Daha geçtiğimiz günlerde İliç’te bilinene bir yandan paraları istiflerken bir yandan bir dağı istiflediler. O dağ dokuz evladımızı, dokuz kardeşimizi dokuz canımızı aldı sürükledi götürdü. Maalesef halen daha maden ocaklarında kayıplar vermenin maden ocaklarının başında gözü yaşlı anaların, eşlerin, çocukların görüntüleri yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Bir yandan da bir yandan da biz yokluktan yoksulluktan emekçilerin hakkından, emeklilerin hakkından konuştuğumuzda bu maden ocaklarının vergilerini affedenler İliç’teki şirkete göstermelik on altı milyon ceza kesip üç ay sonra 222 milyon vergi cezasını affedenler emekçiye gelince emekliye gelince ‘para yok’ diyorlar” dedi.

“Zonguldak artık emeklilerin başkenti”

Zonguldak’ta emekli sayısının çalışan sayısından fazla olduğunu söyleyen Özgür Özel, “Zonguldak Türkiye’nin en emeğin başkenti, kömürün başkenti, alın terinin başkenti. Ama artık Zonguldak emeklilerin başkenti. Bakın şimdi gösteriyorum. Türkiye’de emekli sayısının çalışan sayısından fazla olduğu az sayıda ilden bir tanesi Zonguldak. Zonguldak’ın emeklilerinin sayısı çalışanlarından 26 bin fazla. ve maalesef bu hükümet ilk geldiğinde üç Kasım 2002 günü en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretli. Yani bugünkü hesapla yirmi altı bin liraydı. Ama bu hükümet kademe kademe bu Recep Tayyip Erdoğan Başbakan ve Cumhurbaşkanı iken emekliyi yoksullaştırdı. Adım adım yoksullaştırdı. Bakın o zaman bir buçuk asgari ücret olan en düşük emekli maaşı şu anda asgari ücretin yüzde altmışı kadar sıfır nokta altı. Bugün asgari ücret 17 bin lira en düşük emekli maaşı 10 bin lira” diye ifade etti.

“Her ay beş buçuk çeyrek altın cebinizden gidiyor”

Emekli maaşı ile altın hesabı yapan Özel, “O günkü en düşük emekli maaşı tam sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı iki buçuk çeyrek altın alıyor. Yani her hesap şaşar. Altın hesabı şaşmaz ya. Emeklinin aylık gelirini sekiz çeyrek altından iki buçuk çeyrek kartına indirdiler. Her ay emeklinin cebinden beş buçuk çeyrek altın çalıyorlar Birisi bakın bir kişi cebinden bir çeyrek altın düşerse kahrolur. Üzülür. Bakın bu kadar emekli var. Bu kadar yoksulluk var. Bir kere değil her ay bir tane değil beş buçuk tane çeyrek altın cebinizden gidiyor” dedi.

Emeklilere bayram ikramiyesi ile ilgili konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “2018’e kadar kulaklarının üzerine yattılar. Ne zaman seçim geldi Bin lira verdiler. Biz itiraz ettik. Dedik ki ‘bin lira olmaz. En az bir asgari ücret verin’. ‘Hayır bin lira yeter’ dediler. Bizim o gün beğenmediğimiz bin lira, yirmi dört kilo dana kıyma alıyordu. O bin lira üç sene durdu. 2021’de iki bin lira oldu. Bu sene veya beş yapacaklardı. Üç bin lira yatıracaklar, bayramdan önce. Üç bin lira, altı kilo dana kıyma almıyor bugün. Bakın sadece 2018’de. Sadece bayram ikramiyesiyle. Yirmi dört kilo kıyma altı kilo kıyma. Emekli hesabını yapsın. Mübarek Ramazan Bayramı öncesi otuz gün oruç tutulacak ve tam on sekiz kilo kıyma emeklinin sofrasından mutfağından, kursağından çalınmış durumda. Bu zulüm artık emekli için yeter” diye konuştu.

Her gittiği şehrin en bilindik ürünüyle hesap yaptığını anlatan Özel, “Her şehirde o şehrin en bilindik ürünüyle yapıyoruz. Kestane balının kilosuyla en düşük emekli maaşını hesapladığınızda geçen sene 10 bin lira dokuz kilo kestane balı alıyordu. Bu sene verilen 10 bin lira altı kilo kestane balığı alıyor. Bir senede üç kilo kestane balı kadar cebinizden parayı almış bir başka tarafa vermiş durumdalar” şeklinde konuştu.

“Tayyip Bey’e diyorum ki gel emekliye sahip çıkalım”

Emekli kartı çıkartarak en düşük emekli maaşı alanların hesabına 7 bin lira yatırılmasını istediklerini aktaran Özgür Özel, “Tayyip Bey’e diyorum ki gel emekliye sahip çıkalım. Nasıl mı? Bir emekli kart çıkaralım. Oraya en düşük emekli maaşı alanlar için yedişer bin lira yatıralım. Ayrıca elektrikte, suda, doğalgazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim tanımlayalım. Diyor ki ‘asla olmaz’. Neden ‘hazinede para yok.’ Yahu sana emanet edilen hazinede para vardı da şimdi para yoksa bunun hesabını ben mi vereceğim? Emekli mi verecek? Sen mi vereceksin? Önce bunu konuşalım. Şimdi diyor ki ‘ben diyor hesap yaptım. Bir nokta dört trilyon lira para lazım.’ Biz hesapladık. Öyle bir para değil. Altı yüz doksan milyar lira para emeklinin bu taleplerine yetiyor. Dönüp bakıyoruz bu sene için bütçede vazgeçilen vergi gelirleri. Yani elbette ki altın şirketine yabancı şirkete 222 milyon. Beşli çetenin her birine ayrı ayrı, kamu müteahhitlerinden sarayı yapan müteahhide kadar ne kadar yandaşı şirket, böyle büyük holding varsa onların vergi gelirlerini affetmiş, tam altı yüz elli yedi milyar. Şirket parayı kazanmış kar etmiş, beyanname vermiş. Vergisini ödeyeceği aşamada teklif verip, altı yüz elli yedi milyar vergiden vazgeçiyor. Emekliye altı yüz doksan lazım. Para yok diyor. Tayyip Erdoğan’dan, emekliye, verecek para yoksa, emeklide Tayyip Erdoğan’a verecek oy yok. İşte Tayyip Erdoğan, bundan sonrasını sen düşün. Emeklilerin başkentinden Zonguldak’tan emekliler sana söylüyor. Beni düşünmeyen bundan yakamdan düşsün diyor. Bundan sonra emekliden sana oy-moy yok artık” ifadelerine yer verdi.

Meydandaki gençlere de seslenen Özel, “Maalesef Zonguldak gençleri kendinde tutamıyor. Oysaki Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından bir tanesi. Bir yandan da Türkiye’nin benzer bir sorunu var. Hani Tayyip Bey beka sorunu diyor ya bakın beka sorununu konuşalım ama bence en büyük beka sorunu dünyanın hepsi gözü üzerimizdeyse evet üzerimizde olsun varsın gençlerimizin bütün dünya Türkiye üzerinde hayal kurarken bizim gençlerimizin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması en büyük beka sorunudur. O yüzden o yüzden bütün gençlerimize sesleniyoruz. Enseyi karartmayın ümitsizliğe kapılmayın. Ne demokrasiden, ne sandıktan ümidi kesmeyin. Atatürk cumhuriyeti ne genel başkanlara, ne milletvekillerine, ne parti meclisi üyelerine, ne belediye başkanlarına emanet etti Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet etti gençlere” dedi.

“Beş yıl önce bir kaza oldu. Çok üzüldük. İnanın Zonguldak’ı kaybettik”

2019 yılındaki seçime ilişkin konuşan Özel, “Beş yıl önce bir kaza oldu. Çok üzüldük. İnanın Zonguldak’ı kaybettik. Kendi memleketimi kaybetmiş gibi üzüldüm. Sayılı gün geldi geçti. Şimdi hepimizin üzerine düşen bir görev var. O da bunu telafi etmek ve emeğin başkentini emekçinin partisine, halkın partisine Cumhuriyet Halk Partisi’ne yeniden kazandırmak” diye ifade etti.

“Trabzonlunun CHP’lisi çok makbul”

Yerel yönetimde Trabzonlu CHP’li yöneticilere dikkat çeken Özel, “Bizim adayımız öyle güneyden değil, kuzeyden Trabzonlu bir kardeşimiz. Bakın Trabzonlunun CHP’lisi çok makbul. Bir Trabzonlu İstanbul’da büyükşehir belediye başkanı var değil mi? Ekrem Başkan, İstanbul’dayken Trabzon’da kaç tane milletvekili var? Dört. Kaç tane Trabzonlu bakan var? Dört. Etti sekiz. Ortahisar Belediyesi AK Parti’de 9. Trabzon Büyükşehir AK Parti’de; on tane AK Partili Trabzonlu Trabzon’a bir tane hafif raylı sistem yapamadı. Bir tane CHP’li Trabzonlu İstanbul’a on tane metro yaptı, on tane” dedi.

“Mansur Başkan’ın eli Erdem’in omuzunda”

Zonguldak’tan önce Ankara’da Etimesgut’ta Mansur Yavaş ile görüştüklerini söyleyen Özel, “Etimesgut’ta otobüsün üstünde Mansur başkanla birlikteydik. Ona dedim Zonguldak’a gidiyorum. Tahsin Başkan’ın yanına ama senden de bir söz istiyorum. Eğe dedi, Zonguldak, Tahsin başkanı seçerse Mansur Yavaş’ın bir eli Tahsin Erdem’in bir omzunda. Şimdi buradan İstanbul’a gidiyorum. Ekrem Başkan beni kırmaz, sizi sever, sizin hemşeriniz ve Ekrem Başkan da İstanbul’da, Taksim Erdem’i seçtiğiniz durumda, onun da bir eli bu diğer omzunda. Ben partinin genel başkanı olarak Soma’nın Manisa’nın bir evlatları olarak Ecevit’in kentine kara elmas diyarına sözüm söz olsun. Siz de emeğin, halkın partisine, halkçı bir belediye başkanına, Tahsin Başkan’a emanet eden Ankara Büyükşehir’de İstanbul Büyükşehir’de Zonguldak’ın ayağa kalkması için ne gerekiyorsa onu yapacak” dedi.

“Biz Türkiye’nin aydınlık yarınlarını örgütlüyoruz”

31 Mart akşamı Zonguldak’ın sonuçlarını da yakından takip edeceğini söyleyen Özel, “Benim de otuz bir Mart akşamı, bir gözüm Türkiye’deki büyük şehirlerde. Bir gözümde emeğin başkenti Zonguldak’ta olacak. ve bu seçimde şöyle düşünenler olabilir. Geçtiğimiz seçim AK Parti ile MHP bayrağı bir araya geldiler. Cumhuriyet Halk Partisi’yle, İYİ Parti’de birlikteydi, ayrı düştüler diye düşünenler olabilir. Evet, Cumhur İttifakı bir yanda duruyor. Korkuyu örgütlüyorlar. Tehdit ediyorlar. Hatay’a gidip şantaj yapıyorlar. Oy vermedin halin ortada. Vermezsen perişan ol diyorlar. Ordu’ya geliyorlar. Bize oy yoksa doğalgaz yok diyorlar. Sakarya’ya gidiyorlar. Oy vermeyene hizmet yok diyorlar. Oysa Türkiye’nin en iyi hizmet alan şehirlerini CHP yönetiyor. Yıllardır iktidarda değiliz. Yüz öğrencinin seksen beşi CHP’li belediyelerin olduğu ilçelerdeki üniversiteleri tercih ediyor. Herkes gezmeye tatile geliyor göçü CHP’li belediyeler alıyor. Ama korkuyu örgütleyecek ya. Korkutarak, korku siyaseti yapacak ya. Tehdit ve şantaj yapacak ya. Böyle konuşuyor. Ama biz umudu örgütlüyoruz. Biz sevgiyi örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin aydınlık yarınlarını örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin geleceğinin geleceğini örgütlüyoruz. Bir tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi yanında MHP. Her geçen gün birbirine benziyorlar. Her geçen gün. Yenge gökyüzündeki koyu bir yağmur bulutları o ittifakın rengidir. Kentlerin ve ülkenin üstüne Karabulut gibi çöktüler. Bir de yanlarına bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını, eski sanıklarını aldılar. Kadınları sahiplendireceğiz diyenleri aldılar. Mikroba neden hastalık yapıyorsun diye sorulmaz. Bunların niyeti belli. Bunlar İstanbul Sözleşmesi’ne karşı bunlar medeni hukuka karşı bunlar kadına kimlik veren Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türkiye Cumhuriyeti yapan Karşı o yüzden onlarla birlikteler. Oysa biz belki bu seçimde ittifak yapmadık gibi görünüyor ama çok daha büyük bir ittifakın içindeyiz. Onların karşısında bizim ittifakımız onlar Cumhur İttifakı’ysa Biz Türkiye ittifakıyız” diye sözlerini tamamladı.

Genel Başkan Özgür Özel, konuşmasının ardından belediye başkan adaylarını tanıttı. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-31-mart-aksami-bir-gozum-buyuksehirlerde-bir-gozum-zonguldakta-olacak/feed/ 0
Pendik’te Emlak Dolandırıcılığı Operasyonu: 5 Tutuklama https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-5-tutuklama/ https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-5-tutuklama/#respond Sat, 09 Mar 2024 03:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17287 Pendik’te ev sahibi olmak isteyen vatandaşlardan, ev sahiplerinden habersiz evleri için satış ilanı verip ön ödeme toplayarak emlak dolandırıcılığı yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklandı.

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bazı kişilerin Pendik’te açtıkları emlak şirketi üzerinden ilan sitelerine daire satışı ilanı verip, sonradan görüştükleri vatandaşlardan kapora alarak dolandırıcılık yaptıkları ihbarına yönelik çalışma yürüttü.

Çalışmalarda, söz konusu şirket çalışanlarının, geçmiş yıllarda kiraya verdikleri evlerin satış durumunu takip etmeye devam ettikleri, ev sahiplerince farklı firmalar aracılığıyla satışa çıkarılmasını fark ettikten sonra geçmişten ellerinde bulunan ev fotoğrafları, tapu kaydı gibi belgelerle bu evleri sahiplerinin bilgisi olmadan internet üzerinden satışa sundukları tespit edildi.

Mevcut kiracıları tanımalarından dolayı evleri müşterilere gösterirken samimi ortam oluşturan şüphelilerin mağdurlara güven verdiği de belirlenirken, şüphelilerin aynı zamanda evin satış fiyatını piyasanın altında tutup, “bu fiyata kaçırmayın, bu fırsat kaçmaz” diyerek mağdurları ikna ettiklerini ve “ön ödeme” adı altında mağdurlardan para alarak haksız kazanç sağladıkları da saptandı.

Aynı yöntemle 7 farklı eylem gerçekleştirildiğini de ortaya çıkaran ekipler, eş zamanlı operasyonla biri kadın 6 şüpheliyi gözaltına aldı. İş yerindeki aramada bir tabanca ele geçirildi.

Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle sevk edildikleri hakimlikçe, 6 şüpheliden 5’i tutuklandı, biri hakkında adli kontrol uygulandı.

Mağdurlar polise teşekkür etti

Ev satışı vadiyle kandırıldıklarını belirten müştekilerden Mustafa Alkama, kardeşi için Sultanbeyli’den ev baktıkları ve dolandırıldıklarını söyledi.

İnternetten bir daire bulduğunu ve kardeşiyle bakmaya gittiklerini anlatan Alkama, şöyle konuştu:

“Emlak ofisinde daireyi 935 bin liraya satın almak üzere anlaştık. 10 bin lira kapora teklif ettim, kabul etmediler. Paramızı toplamak için 20 gün müsaade istedik, kabul ettiler. 135 bin lira kapora verdik, sözleşmemizi yaptık. Bunlar kardeşimin iş yerine gelerek, ucuza daire verdiklerini, iyilik yaptıklarını, ticaretle uğraştıklarını, paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyip kardeşimin beynine öyle bir giriyorlar ki…’Bak biz sana iyilik yaptık, sen de bize iyilik yap, 20 gün bekletme, eline ne geçerse ufak ufak bize ödeme yap, hatta biz başkasını satıp senin kaporanı verelim.’ demişler.”

Şüphelilerin daire almak için altınını bozduran kardeşinden 600 bin lira aldıklarını belirten Alkama, kendisinden de ilgisi olmadığı halde 14 bin lira tapu harcı yatırmasının istenmesi ve tapu dairesinden böyle mesaj gelmemesi nedenleriyle kuşkulandığı, sonra polise giderek bu kişilerden şikayetçi olduğu bilgisini paylaştı.

Alkama, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, mağduriyetlerinin giderilmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

290 bin lira kapora verdi

Müştekilerden Nilüfer Apak da Kartal’dan almak istediği ev için 290 bin lira kapora verdiği için mağdur edildiğini söyledi.

Aynı gün alacağı daire ilanının başka bir firmada olduğunu fark ettiğini, görüştüğü daire sahibinden de bu satıştan haberi olmadığını öğrendiği ve daireyi almaktan vazgeçmesine rağmen parasını geri alamadığını aktaran Apak, haklarında şikayetçi olduktan sonra korkan şüphelilerin daha sonra parasını peyderpey ödediğini anlattı.

Apak, parasını geri almasına rağmen şikayetinden vazgeçmeyeceğini vurgulayarak,”İnsanları bu konuda uyarıyorum, çok dikkatli olsunlar. Aynı zamanda Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğine çok teşekkür ediyorum. Çok ilgilendiler, çok hızlı bir şekilde bu işi bitirdiler.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-5-tutuklama/feed/ 0
Pendik’te Emlak Dolandırıcılığı Operasyonu: 6 Şüpheli Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17071 Pendik’te ev sahibi olmak isteyen vatandaşlardan, ev sahiplerinden habersiz evleri için satış ilanı verip ön ödeme toplayarak emlak dolandırıcılığı yaptıkları iddia edilen 6 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bazı kişilerin Pendik’te açtıkları emlak şirketi üzerinden ilan sitelerine daire satışı ilanı verip, sonradan görüştükleri vatandaşlardan kapora alarak dolandırıcılık yaptıkları ihbarına yönelik çalışma yürüttü.

Çalışmalarda, söz konusu şirket çalışanlarının, geçmiş yıllarda kiraya verdikleri evlerin satış durumunu takip etmeye devam ettikleri, ev sahiplerince farklı firmalar aracılığıyla satışa çıkarılmasını fark ettikten sonra geçmişten ellerinde bulunan ev fotoğrafları, tapu kaydı gibi belgelerle bu evleri sahiplerinin bilgisi olmadan internet üzerinden satışa sundukları tespit edildi.

Mevcut kiracıları tanımalarından dolayı evleri müşterilere gösterirken samimi ortam oluşturan şüphelilerin mağdurlara güven verdiği de belirlenirken, şüphelilerin aynı zamanda evin satış fiyatını piyasanın altında tutup, “bu fiyata kaçırmayın, bu fırsat kaçmaz” diyerek mağdurları ikna ettiklerini ve “ön ödeme” adı altında mağdurlardan para alarak haksız kazanç sağladıklarını da saptandı.

Aynı yöntemle 7 farklı eylem gerçekleştirildiğini de ortaya çıkaran ekipler, eş zamanlı operasyonla biri kadın 6 şüpheliyi gözaltına aldı. İş yerindeki aramada bir tabanca ele geçirildi.

Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi.

Mağdurlar polise teşekkür etti

Ev satışı vadiyle kandırıldıklarını belirten müştekilerden Mustafa Alkama, kardeşi için Sultanbeyli’den ev baktıkları ve dolandırıldıklarını söyledi.

İnternetten bir daire bulduğunu ve kardeşiyle bakmaya gittiklerini anlatan Alkama, şöyle konuştu:

“Emlak ofisinde daireyi 935 bin liraya satın almak üzere anlaştık. 10 bin lira kapora teklif ettim, kabul etmediler. Paramızı toplamak için 20 gün müsaade istedik, kabul ettiler. 135 bin lira kapora verdik, sözleşmemizi yaptık. Bunlar kardeşimin iş yerine gelerek, ucuza daire verdiklerini, iyilik yaptıklarını, ticaretle uğraştıklarını, paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyip kardeşimin beynine öyle bir giriyorlar ki…’Bak biz sana iyilik yaptık, sen de bize iyilik yap, 20 gün bekletme, eline ne geçerse ufak ufak bize ödeme yap, hatta biz başkasını satıp senin kaporanı verelim.’ demişler.”

Şüphelilerin daire almak için altınını bozduran kardeşinden 600 bin lira aldıklarını belirten Alkama, kendisinden de ilgisi olmadığı halde 14 bin lira tapu harcı yatırmasının istenmesi ve tapu dairesinden böyle mesaj gelmemesi nedenleriyle kuşkulandığı, sonra polise giderek bu kişilerden şikayetçi olduğu bilgisini paylaştı.

Alkama, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederek, mağduriyetlerinin giderilmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

290 bin lira kapora verdi

Müştekilerden Nilüfer Apak da Kartal’dan almak istediği ev için 290 bin lira kapora verdiği için mağdur edildiğini söyledi.

Aynı gün alacağı daire ilanının başka bir firmada olduğunu fark ettiğini, görüştüğü daire sahibinden de bu satıştan haberi olmadığını öğrendiği ve daireyi almaktan vazgeçmesine rağmen parasını geri alamadığını aktaran Apak, haklarında şikayetçi olduktan sonra korkan şüphelilerin daha sonra parasını peyderpey ödediğini anlattı.

Apak, parasını geri almasına rağmen şikayetinden vazgeçmeyeceğini vurgulayarak,”İnsanları bu konuda uyarıyorum, çok dikkatli olsunlar. Aynı zamanda Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğine çok teşekkür ediyorum. Çok ilgilendiler, çok hızlı bir şekilde bu işi bitirdiler.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/pendikte-emlak-dolandiriciligi-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Bugün en düşük emekli maaşı 25-26 bin lira olması lazım’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasi-25-26-bin-lira-olmasi-lazim/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasi-25-26-bin-lira-olmasi-lazim/#respond Wed, 06 Mar 2024 01:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15850 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin lira olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor.” dedi.

Özel, partisinin Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu, bazı genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Etimesgut’ta halk buluşmasına katıldı.

Yerel seçimlerde Ankara’da rekor kıracaklarını belirten Özel, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çalışmalarından bahsetti.

Yavaş’ın Ankara’da artık ayrımcılık ve partizanlık yapmadığını dile getiren Özel, herkese eşit hizmet götürüldüğünü ifade etti.

Mansur Yavaş’ın pandemi döneminde sosyal belediyecilik anlayışını bütün Türkiye’ye gösterdiğini ancak Belediye Meclisinde çoğunluğa sahip olmamanın elini kolunu bağladığını ifade eden Özel, bu seçimlerde Belediye Meclisinde çoğunluğu almayı hedeflediklerini bildirdi.

Rehavete karşı seçmenlere uyarıda bulunan Özel, seçimde Ankara’da çok sayıda belediyeyi kazanacaklarından hiçbir şüphesi olmadığını kaydetti.

Partisinin Etimesgut Belediye Başkan adayı oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun adaylığına ilişkin geçtiğimiz günlerde bir konuşma yaptığını aktaran Özel, Beşikçioğlu’nun canlandırdığı karakterlerle bütün Türkiye tarafından sevildiğini dile getirdi.

CHP’nin yönettiği belediyelerin kentin cazibe merkezleri olduğunu aktaran Özel, vatandaşların çoğunluğunun yaşamak ve tatil yapmak için CHP’li belediyelerin yönettiği kentleri tercih ettiğini söyledi.

Alandaki kalabalığın dosta güven verip dost olmayanları ise kaygılandırdığını ifade eden Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kimlik siyaseti ve kendi çıkardığı gerilimler üzerinden kendilerini kavgaya çekmek istediğini kaydetti.

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ona şunu söylüyorum, tamam kavgaya varım ama senin istediğin kavgayı yapmam. Ben seninle emeklilerin hakkı için, çalışanların hakkı için, yoksullar için kavga edeceğim ve onların hakkını senden söke söke alacağım. Bunu göreceksin. Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin lira olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor.

2018 seçimlerine birkaç ay kala bin lira emeklilere ikramiye koydular. Biz itiraz ettik, bin lira yeterli değil, asgari ücret olsun diye. Beğenmediğimiz bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu o gün. 2018’deki bin lira, 2021’de 2 bin oldu, bu seçimde çok konuşuldu, 5 bin yapacağız dediler, 3 bin yaptılar. Bu 3 bin lira sadece 6 kilo dana kıyma alıyor. Hakkınızı arayacağız. Hep beraber arayacağız.”

Özel, açlık sınırının 16 bin lira, yoksulluk sınırının 53 bin lira olduğu bir yerde emeklinin 10 bin lira ile geçinemeyeceğini vurgulayarak, emeklilerden 31 Mart’ta bir cevap vermelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart’ta emeklinin gücünü göreceğini kaydeden Özel, “Şimdi bu emekliler, 31 Mart’ta Tayyip Erdoğan’dan bunun hesabını sormaya var mıyız?” Bundan sonrasını o düşünsün.” ifadelerini kullandı.

“Bu işi 31 Mart Pazar günü hep beraber bitireceğiz”

Özel, 31 Mart’ın sadece bir yerel seçim olmadığını belirterek, “31 Mart ihmal edilenlerin, yok sayılanların, hor görülenlerin, küçük görülenlerin, ezilenlerin, emeklilerin, emekçilerin, yoksulların, işsizlerin, kadınların, gençlerin ve her yaşta umudunu kaybedenlerin 14 ve 28 Mayıs’tan sonra başı öne eğilenlerin, boynu bükülenlerin, bu genel iktidarı yerelden dengeleyecekleri gündür.” değerlendirmesini yaptı.

Feda edilecek tek oy bile olmadığını belirterek, partililerden adaylarına sahip çıkmasını isteyen CHP Genel Başkanı Özel, “Bu işi 31 Mart Pazar günü hep beraber bitireceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasi-25-26-bin-lira-olmasi-lazim/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap verdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-cevap-verdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-cevap-verdi/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:10:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14024 Haber: GÜLARA SUBAŞI/ Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Osmangazi İlçe binası açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine cevap verdi. Özel, “Tayyip bey, ben diyorum 10 bin lira emekliye yetmiyor, sen ‘Büyüdük’ diyorsun. Eğer 10 bin liralık emekli halinden memnunsa; 16 bin 250 lira olmuş açlık sınırı, 17 bin lira alan asgari ücretli halinden memnunsa; köylüler, çiftçiler halinden memnunsa; şu Bursa esnafı halinden memnunsa; gençler, işsizler halinden memnunsa o zaman oyu sana versinler. Ama yokluk, işsizlik, enflasyon varsa ve bu ülkedeki herkes büyük bir ızdırap içindeyse o zaman 31 Mart’ta sana gerekli cevabı sandıkta verecekler. Bu kadar sıkıntı varken, ‘Ülke iyi gidiyor’ diyen yönetici, yönetici değildir” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da CHP Osmangazi İlçe binasının açılışına katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkan adayı Erkan Aydın ve Osmangazi ilçe yönetimi ile beraber konuşan Özel, şunları söyledi:

“BURSA’DA TALANI BİTİRECEK, MEGA PROJEMİZ: ALİNUR AKTAŞ’I GÖNDERİYORUZ, MUSTAFA BOZBEY’İ GETİRİYORUZ”

“Yerel seçimlerde geçen sefer de çok istediniz ama küçük bir farkla kaybettik. Bursa’da bu sefer Mustafa Bozbey inşallah. 30 Ağustos’a, 29 Ekim’e, Atatürk’e, Türkan Saylan’a, Uğur Mumcu’ya laf edene nefes harcamaya gerek yok, yazıklar olsun. Biz bir sürü proje tanıttık, en büyük projeyi ben açıkladım, bir daha açıklıyorum. Bursa’da trafiği de düzeltecek, yoksullara sahip çıkacak, yeşili artıracak, talanı bitirecek, Bursa’nın kent kimliğini ön plana çıkaracak, Bursaspor’u şampiyon yapacak mega projemiz şu: Alinur Aktaş’ı gönderiyoruz, Mustafa Bozbey’i getiriyoruz.

Erkan Aydın, Bursa’nın evladı. Buradaki köylerin her birinde adımı olan, çok iyi tanınan, karış karış çalışan, Meclis’te Bursa’nın ama özellikle dağın bütün sorunlarını dile getiren birisi, Osmangazi’nin evladı. Eğer Osmangazi’ye Erkan Aydın’ı getirirseniz Türkiye’de CHP’li belediyeler ve dünyada siyasi akrabalarımızın yönettiği çok güzel kentler var. Harika ve dağlık alanları olan, mesire yerleri olan ve kente çok önemli katkılar sağlayabilecek dünya projeleri, Dünya Bankası’nın fonları, bizim siyasi akrabalarımızın dayanışma fonları var.

“BİZ; YOKSULUNA, ESNAFINA, KÖYLÜSÜNE SAHİP ÇIKAN, FESTİVAL YASAKLANMASIN İSTEYEN CUMHURİYETÇİLERİZ

Bu ülkede yüzde 95 Atatürk’ü seviyorum diyor ama oy verdikleri, onun hatırasına sahip çıkmıyor, ona husumet duyuyor; onun ‘milletin efendisi’ dediği çiftçiye çektiriyor, alın terinin karşılığını vermiyor ama CHP bu seçimde Cumhur İttifakı’nın karşısında Türkiye İttifakı’nın içinde. ‘Türkiye İttifakı’nın içinde kim var’ derseniz, milli takım gol attığında sevinen kim varsa onlar var. İşine gelince Atatürk’e ‘iki ayyaş’ deyip, sıkıştığında 15 Temmuz’da resmini sallayanlardan değiliz. Kimse bize vatanseverlik, milliyetçilik taslamasın. Biz; yoksuluna, esnafına, köylüsüne sahip çıkan, bu ülkenin yarınlarında kimse aç kalmasın isteyen, çocuklar yatağa aç girmesin isteyen, işçiler sendikalı olsun, haklarını alsın isteyen, festival yasaklanmasın isteyen cumhuriyetçileriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü konuşmasında sarf ettiği, “Muhalefet, ‘Yandık, bittik’ diyordu. Ne oldu? Hani ekonomi kötüydü? Bakın yüzde 4,5 büyüdük” sözlerine ilişkin Özel, şunları söyledi:

“Tayyip bey, ben diyorum 10 bin lira emekliye yetmiyor, sen ‘Büyüdük’ diyorsun. Eğer 10 bin liralık emekli halinden memnunsa; 16 bin 250 lira olmuş açlık sınırı, 17 bin lira alan asgari ücretli halinden memnunsa; köylüler, çiftçiler halinden memnunsa; şu Bursa esnafı halinden memnunsa; gençler, işsizler halinden memnunsa o zaman oyu sana versinler. Ama yokluk, işsizlik, enflasyon varsa ve bu ülkedeki herkes büyük bir ıstırap içindeyse o zaman 31 Mart’ta sana gerekli cevabı sandıkta verecekler. Bu kadar sıkıntı varken, ‘Ülke iyi gidiyor’ diyen yönetici, yönetici değildir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-cevap-verdi/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: 28 Şubat birkaç sene sonra yok oldu https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-28-subat-birkac-sene-sonra-yok-oldu/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-28-subat-birkac-sene-sonra-yok-oldu/#respond Wed, 28 Feb 2024 23:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13216 BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 28 Şubat “postmodern darbesi”ne ilişkin, “1000 yıl sürer dedikleri 28 Şubat birkaç sene sonra onu icra edenlerle birlikte yok oldu, gitti.” dedi.

Yozgat’ta partisinin Sarıkaya Belediye Başkan adayı Ali Osman Erbir’in seçim koordinasyon merkezinin açılışında konuşan Destici, 28 Şubat’ı hatırladıklarını, dün ölüm yıl dönümü olan 28 Şubat’ın başbakanı Necmettin Erbakan’ı rahmetle yad ettiklerini söyledi.

Destici, 28 Şubat’ın milli iradeye yapılmış “postmodern” bir darbe olduğuna dikkati çekerek, milletin iradesine, inançlarına, değerlerine karşı yapılan bütün darbeleri kınadıklarını ve lanetlediklerini belirtti.

O dönemde herkes kapısını kapatıp, camlarının perdesini indirdiğinde bir yiğidin meydana çıktığını ifade eden Destici, “Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, ‘Ordu bizim göz bebeğimizdir. Peygamber ocağıdır. Ancak namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmam’ dedi. Evet, 1000 yıl sürer dedikleri 28 Şubat birkaç sene sonra onu icra edenlerle birlikte yok oldu, gitti.” diye konuştu.

Bugün ülkede ne başörtüsü sorunu ne de imam hatipte okuyan çocuklara karşı bir ayrımcılık olduğunu ifade eden Destici, şunları kaydetti:

“İşte biz böyle bir Türkiye hayal ediyoruz. Başı açıkla başı kapalısı, Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si Sünni’si Çerkez’i, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisi doğduğu yerde doysun, alnı ak, başı dik bir şekilde kardeşçe yaşasın istiyoruz. Bu milletin evlatlarının birbiriyle bir derdi yok. Kürt’ün Türkmen’le, Alevi’nin Sünni ile ne problemi olsun? Problemi çıkaranlar Türkiye’yi zayıf ve güçsüz düşürmek için zenginlik olarak gördüğümüz bu farklılıklarımızı bir kavga aracı haline getirmeye çalıştılar. Dönem dönem de bunda muvaffak oldular. Ama elhamdülillah bu millet hiçbir zaman bu oyuna gelmedi. Bundan sonra da gelmeyeceğiz. Birliğimizi, kardeşliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermedik ve vermeyeceğiz.”

Destici, bu coğrafyada güçlü olunmadığında haklı olmanın hiçbir anlamı olmadığını vurgulayarak, onun için daha güçlü olmaları gerektiğini dile getirdi.

“Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira olmalı”

Emeklilerin içinde bulunduğu durumu bildiklerini belirterek 10 bin lirayla bir ailenin geçinemeyeceğine dikkati çeken Destici, bunun iyileştirilmesi için TBMM’de oldukları dönemlerde kanun teklifleri, sonraki dönemlerde de ilgili kişi ve kurumla görüşerek bazı iyileştirmelerin yapılmasına da katkı sağladıklarını anlattı.

En düşük emekli maaşının 17 bin liraya, yani asgari ücret seviyesine getirilmesi gerektiğini savunan Destici, şöyle devam etti:

“Emekli ikramiyeleri en son 3 bin lira olarak açıklandı. Emekli ikramiyeleri ilk açıklandığında 1000 lira olarak açıklanmıştı. O gün de en düşük asgari ücret ya da en düşük emekli maaşı 1500-2 bin lira civarındaydı. Yani emekli maaşı 5-6 kat arttı. Asgari ücret 6-7 kat arttı ama bu emekli ikramiyeleri sadece 3 kat arttı. Onun için biz diyoruz ki emekli ikramiyeleriyle ilgili yeni bir düzenleme yapılmalı. Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira, Kurban Bayramı ikramiyesi de 10 bin lira olmalı diyoruz. Vatandaş en azından Kurban Bayramı’nda o ikramiye parasıyla küçükbaş da olsa bir kurban alıp kurbanını kessin ve ailesiyle mutlu bir bayram geçirsin istiyoruz.”

Destici, çiftçinin meselelerini de bildiklerini belirterek, kullandıkları mazottaki ÖTV ve KDV’nin mutlaka kaldırılması, mazotun vergisiz verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-28-subat-birkac-sene-sonra-yok-oldu/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, emeklilere yapılan bin liralık artışa tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-emeklilere-yapilan-bin-liralik-artisa-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-emeklilere-yapilan-bin-liralik-artisa-tepki-gosterdi/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10999 CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır,  emeklilerin bayram ikramiyesine bin liralık artış yapılmasına tepki göstererek, “Erdoğan, torununa bin lira harçlık verse ‘ne yapıyorsun dede’ diye sorar torunları. Ama emeklimize bin lira fark veriyor, bununla 2 kilo et alabiliyor emekli. Biz ne dedik, en azından 17 bin 2 lira bayram ikramiyesi verin dedik. Çok şey mi istedik, hayır. Utanç verici bir tablodur bu. İliç faciasında Kanadalı şirkete aslında bağışlanan altınların değeriyle çok rahat 17 bin lira verebiliriz ama ne emekli ne işçi Erdoğan’ın umurunda değil. O bin lirayı ona buradan iade ediyorum” dedi.

Ali Mahir Başarır, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, şunları söyledi:

“ERDOĞAN’IN ÜLKEMİZDE BİR AYDA VERDİĞİ ZARAR SADECE 101 MİLYAR”

“Erdoğan’ın halkımıza ocak ayında verdiği zarar 101 milyar oldu. Devletin bütçesi ocak ayında 150 milyar açık verdi. Hazinen verilerine göre söylüyorum ocak ayında 142 milyar net borçlanmaya gidilmiş. Döviz kurundaki farktan dolayı borçlarımız 243 milyar artmış. Aradaki fark 101 milyar yani Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizde bir ayda verdiği zarar sadece 101 milyar. Bu ucube sistem geldiği tarihte devletin iç borcu 561 milyar bunun sadece binde 1’i döviz borcuydu. Bugün devletin borçlarının 3’te 1’inin döviz ve altın cinsinden olduğunu görüyoruz. 2018 tarihten bu yana devletin bütçesi 2.2 trilyon lira açık vermiş ama döviz ve altın cinsinden borçlandığımız için bu borç 6 trilyona çıkmış. Bu artışın sebebi kim; yine tek adam. Çünkü faiz sebep enflasyon sonuç şeklimdeki akıl dışı teorisi bu ülkeyi bu hale getirdi. Bu borcu sadece bugün yaşayanlar değil, doğmamış çocuklarımıza, torunlarımıza bu borç kalacak.

“ÇOK ŞEY Mİ İSTEDİK”

Bizde en düşük emekli maaşı 10 bin lira, 298 Euro’ya denk geliyor, Alman emeklisi 242 lira (kilo) kıyma alacakken bizim emeklimiz 25 kilo kıya alabiliyor. Durum böyleyken 2 bin lira olan bayram ikramiyesini 3 bin lira yapmış beyefendi, bin lira artırmış. Ben buradan soruyorum, fark bin lira. Bugün çocuğuna, torununa bu bin liralık farkla bayramda bir kıyafet alabilir mi, alamaz. Erdoğan, torununa bin lira harçlık verse ‘ne yapıyorsun dede’ diye sorar torunları. Ama emeklimize bin lira fark veriyor, bununla 2 kilo et alabiliyor emekli. Biz ne dedik, en azından 17 bin 2 lira bayram ikramiyesi verin dedik. Çok şey mi istedik, hayır. Utanç verici bir tablodur bu. İliç faciasında Kanadalı şirkete aslında bağışlanan altınların değeriyle çok rahat 17 bin lira verebiliriz ama ne emekli ne işçi Erdoğan’ın umurunda değil. O bin lirayı ona buradan iade ediyorum.

“YEREL MAHKEME BİLE ANAYASA MAHKEMESİ’NE DİNLEMİYOR”

Yargı paketi geldi komisyondan geçti, ülkenin yargıyla, adaletle ilgi sorunlarını çözmekten başka her madde gelmiş. Can Atalay rezaletini hepimiz gördük, Yargıtay AYM’ye kafa tuttu. Bugün görüyoruz ki Muğla’da bir yerel mahkeme Erdoğan’a hakaretten bir gazeteciye ceza veriyor, AYM hak ihlali diyor, yerel mahkeme bile bugün AYM’yi dinlemiyor. Sorunlar bu kadar büyümüşken, uzun süren davalar, keyfi tutuklamalar varken gelen yargı paketi sorunlarımızı çözecek… Hayır. Türkiye’de bir adalet sorunu vardır, bu adaletsizliğin sebebi tek adamdır. Paket olarak bize adalet değil sarayın paketi gelmektedir. Böyle bir şey olmaz.

“31 MART’TA ERDOĞAN’A BİR ŞANS DAHA VERİRSEK 4,5 YIL GEÇMEZ”

31 Mart’tan sonra seçim zamanında yapılırsa yaklaşık 4,5 yıl daha seçim yok. Eğer bu iktidara bir uyarıyı sandıkta yapmazsak, yapılan bu zulmün hesabını 31 Mart’ta sormazsak, insanları açlığa terk eden Erdoğan’a bir şans daha verirsek 4,5 yıl geçmez. Hemen seçimden sonra iğneden ipliğe kadar kat be kat zam gelecek. O yüzden diyoruz ki 31 Mart’ta 85 milyon sandığa. 2019’da olduğu gibi uyarıyı, tepkiyi 31 Mart’ta sandıkta yapalım.”

Başarır, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İliç’teki maden faciasına ilişkin açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bölgenin fay hattının üzerinde olduğunu bilmediğine ilişkin sözleri ve eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “Faaliyet iznini biz vermiyoruz ÇED raporu ile toprak kaymasının ne alakası var” açıklamasına dair sorulara Başarır, şöyle yanıt verdi:

“BUNLAR TEFLON TAVA GİBİ BUNLARA HİÇBİR ŞEY YAPIŞMIYOR”

“Siz bir bakan mısınız? Ne bakanı olduğunuzun farkında mısınız? Fay hattının geçtiğinden haberi yokmuş. Sen Türkiye’de tüm işletmeleri, yapıları kontrol edeceksin, fay hattı nerede bir bakacaksın. Bakana bak. Kurum’a gelelim, bu zekayı İstanbul’a aday yaptılar bu zeka İstanbul’u yönetecek. İstanbul’u büyük bir deprem bekliyor, ÇED raporundan mı oldu… Tabii ki ÇED raporundan oldu. Sen ÇED raporunu vermeseydin, fay hattı dahil buradaki tehlikeyi görseydin reddetseydin bu olmayacaktı. Ama bunlar teflon tava gibi bunlara hiçbir şey yapışmıyor. Ben İstanbulluya sesleniyorum, İliç’e bakın, İmar affına bakın sakın kendinizi Murat Kurum’a teslim etmeyin.”

“KURUM’U ÖNE SÜRMÜŞ RECEP TAYYİP ERDOĞAN ASIL ADAY BENİM DİYOR”

İstanbul’da İBB Başkan Adayı Murat Kurum’un fotoğraflarının Erdoğan’ınki ile asılması ile ilgili soruya da Başarır, “İstanbul’da şöyle bir karışıklık var onu ben de anlıyorum. Recep Tayyip Erdoğan mı aday Kurum mu aday belli değil. Bence Kurum’u öne sürmüş Recep Tayyip Erdoğan asıl aday benim diyor, hele şu açıklamalardan sonra Recep Tayyip Erdoğan sadece kendi resmini paylaşsa daha hayırlı bir iş yapmış olur” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-emeklilere-yapilan-bin-liralik-artisa-tepki-gosterdi/feed/ 0
Ereğli İlçe Belediyesi ile Belediye İş Sendikası Toplu Sözleşme İmza Töreni Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/eregli-ilce-belediyesi-ile-belediye-is-sendikasi-toplu-sozlesme-imza-toreni-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/eregli-ilce-belediyesi-ile-belediye-is-sendikasi-toplu-sozlesme-imza-toreni-gerceklestirildi/#respond Thu, 22 Feb 2024 00:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10667 Konya’nın Ereğli İlçe Belediyesi ile Belediye İş Sendikası Toplu Sözleşme İmza Töreni gerçekleştirildi.

Ereğli İlçe Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Oprukçu Kültür merkezinde Belediye-İş Sendikası ve Kadrolu İşçiler Toplu İş Sözleşmesi programını gerçekleştirdi. İşçi Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İsmail Dumanlı, Ereğli’de şirket çalışanlarının sendikal haklarını elde ettikleri ifade ederek, “Ereğli’de bugün şirket çalışanlarımız sendikal haklarını elde ettiler, sendikal güvenceye kavuştular. Onlarla bugün bu salonda ilk defa toplu sözleşme imzalıyoruz tarihi bir gündür diyorum ilk adım atıldı bundan sonra inşallah yine belediye başkanımızın bizlerle görüşmelerinden aldığım duruma göre daha iyi daha güzel günler bizi bekliyor inanıyorum. 31 Marttan sonra da başkanım Türkiye’de yaşanan şartlara göre yeni iyileştirmelerle ilgili arkadaşlarımızın durumlarıyla ilgili çalışmalarına devam edecek geldiğimiz nokta yadsılanacak bir nokta değil. Şöyle söyleyeyim ki asgari ücret seviyesinden şu an ele net 25 bin lira geçecek bir rakam açıkladı başkanımız. Daha sonra bir aidat kesintisi bir yevmiye tutarında onu da ben üstleniyorum demişti, kendisine sizler adına bir kere daha teşekkür ediyorum. Kurban Bayramının ve Ramazanlarda 5 bin lira onlara bayram ikramiyesi vereceğim dedi yine bizim talebimiz değildi kendi talebi tekrar teşekkür ediyorum. Biz emeğe kim yakınsa, işçiyi kim koruyorsa işçinin yanında kim oluyorsa her zaman onu başımıza taç etmişizdir. Bugün burada dostluklarımızın ötesinde Belediye Başkanımla bir toplu sözleşmedeyiz taraf olmam gerekiyorsa taraf olacağım biz emekten yana olanları koruyup kollamak durumundayız. Hepinize teşekkür ediyorum, bu toplu iş sözleşmemizin sendikamıza, Ereğli çalışanlarımıza hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen başta Belediye Başkanına değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Toplu iş sözleşmemizin hepimiz için, belediyemiz için, Ereğli’miz için hayırlı olmasını, örnek olmasını diliyorum”

Ereğli İlçe Belediye Başkanı Hüseyin Oprukçu imzalanan sözleşmenin hayırlı olmasını dileyerek, “Belediye başkanlığımız süreci içerisinde her günü halk günü gibi yaşadık insanımıza birebir hizmet etmeye azami gayreti sarf ettik o süreç içerisinde de günde 40 tane ayrı duygu seli yaşadık kimi acı ama tatlısı yüzde 1 kadar ya var ya yok. Şimdi bitmedi bakın arkadaşlar süreç çok hızlı geliştiği için tasnif yapamadım. Tecrübeliler, eskiler kıdemliler içinde mühendisler var hakikaten nitelikli personelim var hepinize aynı statüde mütalaa ettik önümüzdeki süreç ek protokolle bunun tasnif edildiği bir süreç olacak burada bu karşılığın her hal ve şart altında ekstra haklar sağlayacak size bu bir. İkincisine gelince devletimiz memuruna en düşük ücreti 32 bin lira olarak takdir ediyorsa takdir etmiş ise biliyorsunuz kentsel dönüşümde belediye hisseleri oradan gelecek ekstra gelirlerimiz olacak kentsel dönüşüme de başlıyoruz yakında başlıyoruz. Halin temelini önümüzdeki günlerde atacağız ona da başlıyoruz. Halin yerinde devasa bir belediye arsamız çıkacak ortaya orada da ticari alanlar ve konutlarla bağlı olarak belediyemiz finansal anlamda çok rahatlayacak. Bir başka şey dün yani 2 aya kadar yalnız başımaydım. 2 aydır Cumhur İttifakı’nın adayı olarak yola çıktığımdan bu yana da artık Cumhur İttifakı yandaşlığıyım, taraflılığım resmi olarak tescil edilmiş vaziyette. Dolayısıyla Cumhur ittifakının gücünü de Ereğli Belediyesinin arkasına aktif olarak aldığım bir tabloda sizlerin özlük haklarınıza bağlı olarak çok mutena ve müstesna bir düzenleme yapacağım. Muhtemelen Haziran-Temmuz ayında biraz işte seçim sonrası yoğunluk yaşanacak yoğunluktan sonra ekstra görüşmelerimiz olacak biraz önce dedim 32 bin lira devletimizin en düşük devlet memuru maaşı olarak takdir ettiği dedim şimdi sizlere 8 bin lira koydum üstüne toplamda 25 bin lira oldu. İnşallah seçimden sonra bir 7 bin lira daha koyacağım bunun üstüne” şeklinde konuştu.

Adabağ’da personele yer müjdesi

Başkan Oprukçu, “Adabağ’da organik tarımdaki ürünlerimizi yediniz nasiplenmeyen var mı? Adabağ’ın 4/3 Adabağlılara verdim, yetiştirin kira almıyorum sizden suyunuzu da elektriğinizi de bedava kullanacaksınız. 41 de belediye personelimiz için ayrılmış vaziyette. Sadece personelinden kim ne kadar yer kendisi için ekmek isterse o kadar yer oraya dikeceği kadar fide ve su parası, elektrik parası da ödemeden kendisi için personelimin yol arkadaşlarımın yetiştirmesini istiyorum. Bugüne kadar finansal anlamda çok darlık yaşamama rağmen hiçbirinizin bu darlığı yaşamaması için uykularımın kaçtığını geceler oldu şükürler olsun. Kadrolular gözümün içine bakıyor bakmayın rahat olun kanun hükmünde kararname çerçevesinde kadrolu olarak çalışan şirket işçilerime onu veririm de sizi göz ardı falan etmem rahat olun sizlere de bir şey gelecek toplu iş sözleşmemiz hayırlı olsun. Haziran- Temmuz aylarında ilave olarak ek protokolle vereceğimiz 7 bin lira da hayırlı olsun” diye konuştu.

“Sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz”

31 Mart seçimleri hakkında da konuşan Başkan Oprukçu, “Yol arkadaşlarım istisnasız hısım akraba konu komşu herkesle beraber birlikte Ereğli tarihinde bir ilki daha dün 2019 nasıl yaşattıysanız. Bir daha Ereğli’ye, sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz. Köylerde açık ara inanılmaz bir şekilde fark atıyoruz Ereğli merkezde de öndeyiz yüzde 48-49 bandındayız. Bu yetmez yüzde 48 49 bandında bir oyla seçilmek beni belediye başkanı yapar ama Ereğli’de bir ilk, Konya’da hakikaten tarihe not düşecek şekilde Ereğli’den bir mesaj Türkiye’nin de örnek aldığı bir yapı, bir tablo o tabloyu görmek istiyorum yüzde 60 üstüne çıkmak istiyorum. Allah sizden razı olsun dostluğunuzdan emin olmak istiyorum, dostluğunuzu görmek istiyorum. Biz istemeden bir başkasının Ereğli belediye Başkanlığı makamına nefsi için, cebi için oturmasına asla müsaademiz olmayacak. Dün yayan yapıldak yalnız başınaydım, bugün Milliyetçi Hareket Partimizle AK Partimizle birlikte yürüyorum” dedi. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/eregli-ilce-belediyesi-ile-belediye-is-sendikasi-toplu-sozlesme-imza-toreni-gerceklestirildi/feed/ 0
Sinop’ta Emlakçılar, Artan Kiralar Nedeniyle Vatandaşların Zorlandığını İfade Etti https://www.haber60.com.tr/sinopta-emlakcilar-artan-kiralar-nedeniyle-vatandaslarin-zorlandigini-ifade-etti/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-emlakcilar-artan-kiralar-nedeniyle-vatandaslarin-zorlandigini-ifade-etti/#respond Thu, 22 Feb 2024 00:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10635

MUSTAFA USTA

Sinoplu emlakçı Ahmet Atalay, “Hükümetin denetleme mekanizmasını çalıştırması lazım. Hükümet bir liste çıkartmalı; 3+1 daireler şu metrekare şu kadar lira, 2+1 daireler şu metrekare şu kadar lira, 1+1 daireler şu metrekare şu kadar lira deyip kiraları belirlemesi lazım. Bunun yanında asgari ücretin 3’te 1’i fiyatı değerinde olması lazım kiraların. Bugün 17 bin lira alan bir vatandaşın verdiği kira 15 bin lira. Bu adam nasıl geçinecek” dedi.

Sinop’ta emlakçılar, artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların kiralık ve satılık ev bulmakta zorlandığını ifade etti. Ahmet Atalay, şunları söyledi:

“HÜKÜMETİN YANLIŞ POLİTİKASINDAN KAYNAKLANAN BİR OLAY”

“Hükümetin kiralık ve satılık ev fiyatlarını denetlemesi lazım. Zaten bu kiraların yükselmesi de hükümetin yanlış politikasından kaynaklanan bir olay. Ev sahiplerinde de biraz fırsatçılık var. Hep yükseltelim diye düşünüyorlar. Burada hükümetin yapacağı tek şey var. Hükümetin denetleme mekanizmasını çalıştırması lazım. Ben yıllardır emlakçılık yapıyorum, akıl vermek gibi olmasın öyle olması gerektiğini düşündüğüm için söylüyorum. Mesela hükümet bir liste çıkartmalı; 3+1 daireler şu metrekare şu kadar lira, 2+1 daireler şu metrekare şu kadar lira, 1+1 daireler şu metrekare şu kadar lira deyip kiraları belirlemesi lazım. Bunun yanında asgari ücretin 3’te 1’i fiyatı değerinde olması lazım kiraların. Bugün 17 bin lira alan bir vatandaşın verdiği kira 15 bin lira. Bu adam nasıl geçinecek? Bu adam nasıl çoluk çocuğu okutacak? Bunları düşünmek lazım.

Bunu biraz düşünüyoruz da, hükümetimiz bunu düşünmüyor mu? Ben bunu çok merak ediyorum. Bir asgari ücret alan bir insan ailesine nasıl bakacak? Bu mekanizmayı kurmaları lazım. Ev kiraları en fazla 6-7 bin lira olması lazım. Bu düzen kurulursa, bu sistem getirilirse bu şekilde insanlar nefes alır. Örnek veriyorum ben 11 bin lira emekli maaşı alıyorum, benim kiram 10 bin lira. Ben nasıl geçineceğim? Buna artık hükümetin el atması lazım. İnsanlar patlama noktasında. Her şeyi bıraksınlar, bu olayla ilgilensinler artık. Piyasa çok felaket durumda. Öğrenciler kiraların yüksekliğinden okulu dondurup memleketine geri dönüyor. Yazık değil mi bu insanlara? Bu vatandaşları biraz düşünmeleri gerekiyor diye düşünüyorum. Bu kira fiyatları çok fahiş rakamlar. O yüzden bunun düzenlenmesi lazım. Hükümetin rakam belirlemesi lazım. Bu fiyatların üzerine çıkanlarda hukuken cezalandırılması lazım.”

“HÜKÜMET BU KONUDA BENCE YETERSİZ KALIYOR”

Doğukan Evrimer ise şöyle konuştu:

“Hükümetin bunun için önlemlerini alması lazım. Bunun sebebi zaten kendi yaşadığımız memlekette Sinop’ta fazla rast gelmiyoruz ama İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de bu tip büyük şehirlerde kiracıların ne kadar mağdur olduğunu, hatta ve hatta şiddet eylemine doğru gittiğini görebiliyoruz. Hükümetin kesinlikle ve kesinlikle bunun için yasa tasarısı yapması lazım. Bu sadece sözde kalması gerekmiyor çünkü biliyorsunuz, bizim vatandaşlarımız sözde hiçbir şeye inanmıyor, yasayı göstermeniz gerekiyor. Şu anda ev ve ev sahiplerinin denetlendiğini düşünmüyorum. Hükümet bu konuda bence yetersiz kalıyor. Bunun sebebi de kafalarına göre hükümetin bir politikası var. Dükkanlarda ya da evlerde kira artışları yüzde 25 ya da yüzde 50 olarak iş yeri ve konuta göre değiştirilmişti ama bunun kesinlikle ve kesinlikle uygulandığını düşünmüyorum. Bunun gerekli ölçülerde de tedbir alındığını da hiç inanmıyorum. İnandırıcı gelmiyor çünkü görünen köy kılavuz istemiyor. Bunun için hükümetin varını yoğunu ortaya koyması lazım ki halkımız mağduriyete uğramasın.”

]]> https://www.haber60.com.tr/sinopta-emlakcilar-artan-kiralar-nedeniyle-vatandaslarin-zorlandigini-ifade-etti/feed/ 0 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimlerden sonra gerçekleştirmeyi planladıkları projeleri tanıttı https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/#respond Wed, 21 Feb 2024 23:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10609 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimlerden sonra gerçekleştirmeyi planladıkları öğrenci, kadın ve gelir düzeyi düşük kentlilere yönelik projeleri tanıttı.

İstanbul Planlama Ajansı’nda (İPA) gerçekleştirilen Adil İstanbul Proje tanıtım toplantısında konuşan İmamoğlu, 31 Mart’taki yerel seçimlerin ardından hayata geçirmeyi planladıkları projelerini 10 başlık altında sundu.

Özellikle kız çocuklarının eğitimi için “Kızlar Okusun Diye” projesini hayata geçireceklerini kaydeden İmamoğlu, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen ailelerin, birinci sınıfa başlayan 30 bin kız çocuğu annesine, eğitime başlangıç desteği olarak 3’er bin lira vereceklerini söyledi.

300 bin öğrenciye 35 milyon litre Halk Süt

Devam edecekleri “Sen Oku Diye” projesi doğrultusunda da 100 bin engelli, şehit çocuğu veya ebeveyn kaybı yaşamış, yoksulluk durumu bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve iyileştirme merkezlerinde eğitim gören öğrenciye 3’er bin lira destek vereceklerini aktaran İmamoğlu, 2024-2025 yıllarında ilk ve ortaokula giden çocuklara 2 milyon “Okul Beslenme Destek” paketi dağıtacakları duyurusunu yaptı.

İmamoğlu, sürdürecekleri “Halk Süt” projesi kapsamında 300 bin çocuğa bu dönem 35 milyon litre süt vereceklerini dile getirdi.

Kadınların ve çocukların sosyalleşmesine katkıda bulunmak amacıyla “Yuvamız İstanbullarda Kısa Mola Merkezleri”ni hayata geçireceklerini, 100 yeni merkez açarak toplamda 200 merkezde ebeveynlere ve çocuklarımıza hizmet vereceklerini anlatan İmamoğlu, 10 yeni İBB Kadın merkezi açacakları, bu merkezlerde hamile kadınlara doğuma hazırlık eğitimleri ve gebelik danışmanlığı hizmeti sunacakları bilgisini paylaştı.

Ayrıca 40 yaş ve üzeri kadınlar için yılda bir kez ücretsiz mamografi çekimi, 18 yaş ve üzeri kadınlar için ise yılda bir kez ücretsiz ultrason çekimi hizmeti vereceklerini belirten İmamoğlu, “İstanbul Bebek Projesi” kapsamında yoksulluk sınırı altında yaşayan 0-2 yaş bebek sahibi 10 bin kişiye ayda bir paket bebek bezi ve bir kutu bebek maması desteği sağlayacaklarını dile getirdi.

Kent Lokantası sayısı artacak

“Hamile Beslenme Paketi” kapsamında bu yıl 100 bin anne adayına gıda destek paketi dağıtacaklarını, tek maaşla geçinen emeklilere hane başına yıllık 10’ar bin lira pazar desteği sunacaklarını ve Halk Ekmek büfelerinden günde bir ücretsiz ekmek alma hakkı getireceklerini de kaydeden İmamoğlu, Kent Lokantası sayısını 5 yıl içerisinde 39’a çıkaracaklarını, burada kadınlar ile gelir düzeyi düşük ve yaş almış kişileri istihdam edeceklerini anlattı.

İmamoğlu, yeni evlenecek 100 bin çifte 5 yıl içinde, tek seferlik 30’ar bin lira destek sağlayacaklarını, tek asgari ücret ile geçinen hanelere ulaşım nakdi desteği ve hanedeki bir kişiye yıl boyunca toplam 10 bin lira ulaşım desteği vereceklerini de vurgulayarak, tek asgari ücretle geçinen hanelere yıllık 10’ar bin lira pazar desteği, şehit ve gazi yakınlarına da 5’er bin lira nakit desteğinde bulunacaklarını aktardı.

Yeni eğitim-öğretim yılında 100 bin üniversiteliye yılda bir kez olmak üzere kişi başına 15’er bin lira, bu burstan yararlanamayan 100 bin öğrenciye ise ücretsiz ulaşım desteği vereceklerine dikkati çeken İmamoğlu, ihtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencilerine yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacaklarını ifade etti.

Ayda 10 bin öğrenciye hizmet verecek sınav hazırlık merkezi ve 10 bölgede sosyal yaşam merkezi kuracaklarını anlatan İmamoğlu, 4 yeni huzur ve bakımevi açacaklarını, engelli çocuklar için özelleştirilen ağız-diş sağlığı merkezlerinde tedavi hizmetine başlayacaklarını, engelli çocuk sahibi 50 bin kadına 5’er bin lira tutarında destek sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/feed/ 0
Akşener, Emekli Maaşlarına 11 Bin Lira Zam Yapılmasını İstedi https://www.haber60.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:03:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10510 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın.” dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, emekli vatandaşlara verilen 3 bin liralık bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu söyledi.

Emeklilere, bayram ikramiyesi uygulamasının ilk kez 2018 yılında başladığını anımsatan Akşener, iktidarın bayram ikramiyesini kendilerinin yaptığı baskı sonucunda vermek zorunda kaldığını, 2018 yılında 1000 lira olan ikramiyenin enflasyonun hızlı artışına rağmen altı yıl içinde sadece iki defa artırıldığını kaydetti.

Son yapılan artışla bayram ikramiyesinin 3 bin liraya yükseltildiğini anımsatan Akşener, şöyle devam etti:

“2018 yılında bir emeklinin bayram ikramiyesi 217 dolara denk geliyordu. Bugün ise artırılmış haliyle bile 97 dolar ediyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7,5 kilo alabiliyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 158 litre benzin alabiliyordu. Bugün ise 73 litre alabiliyor. Durum böylesine ibretlikken emeklinin bayram ikramiyesi gerçekten artmış mı? Artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş. Yani Sayın Erdoğan’ın emeklilerin yılı ilan ettiği 2024’te emeklilerimize yine çile, yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine açlığa mahkum edilmiş.”

“Emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın”

Göstermelik zamların yapıldığını, ikramiyeler verildiğini ve vaatlerin yapıldığını dile getiren Akşener, emeklilerin daha fazla enflasyona ezdirilmeyerek gerçek adımların atılmasını istedi.

Emekli bayram ikramiyesinin 7 bin lira olması için kanun teklifi sunduklarını belirten Akşener, “Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın. Böylece hem en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkarmış olursunuz hem de emekli maaşları arasındaki farkı adil şekilde korumuş olursunuz. Bunun da yanında kök maaş işinden de derhal vazgeçin.Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri daha fazla cezalandırmayın.” ifadelerini kullandı.

Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir’in tahliyesi

Eski Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir’in,”Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarından yargılandığı davaya değinen Akşener, şöyle konuştu:

“Dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir FETÖ üyeliği ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle tutuklanmıştı. Bu hafta ise birden bire bir şey oldu ve biz bu kişinin bir anda beraat ettiğini sadece ‘görevini kötüye kullanma’ suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını hükmün açıklanmasının da 5 yıl ertelendiğini öğrendik. Rezalete bakar mısınız? Hayırdır muhteremler ne değişti? Bir neslin yalnız sorularını değil, yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar ne değişti de aklanıverdi? Bilirkişi raporu ortadayken bu kişi, soruların çalınmasından ne oldu da aklandı? Başında bulunduğu kurumun FETÖ’ye çalışmasından ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca gençlerin geleceğiyle oynanmasından ne oldu da aklandı?

Burada asıl yapılmak istenen ne biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında Ali Demir’i aklamak değil, suçun cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek. Belli ki birileri ülkemize ve milletimize yapılan ihanetleri unutturmanın peşinde, ordumuza kumpas kuranları milletimize silah doğrultanları şehitlerimizin katillerini affetme peşinde. Belli ki birileri dünkü düşmanlardan yeni dostlar türetme peşinde. O yüzden herkes iyi bilsin ki onlar unutsa da biz unutmayacağız. Onlar unutturmaya çalışsa da biz unutturmayacağız. Onlar affetse de biz asla affetmeyeceğiz. Milletimiz, asla affetmeyecek. Bu vatanın şerefli evlatları, asla affetmeyecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine değinen Akşener, İYİ Parti olarak Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda Mısır’la ilişkilerin iyileştirilmesinden memnun olduklarını söyledi.

Akşener, “Madem bu ilişkiler, hiçbir şey olmadan kendi kendine iyileşecekti o zaman ülkemiz neden 11 yıl kaybetti? Madem ‘katil Sisi, kardeşim Sisi’ oluverecekti o zaman Doğu Akdeniz’de elimiz neden zayıflatıldı? Mısır’la Yunanistan’ın anlaşmasına neden alan açıldı? Madem İhvancılar bir kenara itilecekti, Rabia da böylesine kolay unutulacaktı o zaman, Mavi Vatan’daki çıkarlarımız neden tehlikeye atıldı?” dedi.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri

Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçime hür ve müstakil olarak katılma kararlarını açıkladıklarını ancak iktidar ve ana muhalefet partisinin bu kararlarını hazmedemediğini belirtti.

Hür ve müstakil girme kararlarıyla birlikte bazı çevrelerin kendilerine karşı operasyon başlattığını ancak kararlarından taviz vermediklerini kaydeden Akşener, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, ne yazık ki iktidar ve ana muhalefetin ele ele verip birlikte oluşturdukları sefasını da birlikte sürdükleri bir kutuplaşma ortamındayız. İkisinin de birbirinin varlığından beslendiği adına da ‘ittifak sistemi’ dedikleri bir kayıkçı düzeninin içindeyiz. Sırf oy almak için birinin Atatürk’ümüze beddua eden soysuzlara, diğerinin de Cumhuriyet’imizi 100 yıllık zulüm gören terör şakşakçılarına şirinlik yapma yarışına tutuştuğu kirli bir orta oyunun tam ortasındayız. Bu muhteremler, şimdiye kadar birbirlerine düşman gözüküp milletimizi birbirinin karşısına dikerek kolay oy almaya çok alıştılar. Şimdiye kadar korkutup, değerlerini istismar edip kendilerine mecbur bırakarak seçmeni sandıktaki keklik görmeye çok alıştılar. Aynı zihniyeti, yöntemleri, söylemleri birbirinden farklıymış gibi pazarlayarak koltuklarını korumaya çok alıştılar.”

Bu arada Akşener, konuşmasına başlamadan önce bazı il ve ilçe belediye başkan adaylarını da açıkladı.

Abdullah Yıldırım Konya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Şeyhmus Göçmez Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, İz Yücedağ Adıyaman Belediye Başkan adayı, Abdullah Polat Batman Belediye Başkan adayı, Burak Özgül Elazığ Belediye Başkan adayı, Ufuk Cengiz ise Kırşehir Belediye Başkan adayı oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/feed/ 0
PFDK bu sezon en çok cezayı Fenerbahçe’ye verdi https://www.haber60.com.tr/pfdk-bu-sezon-en-cok-cezayi-fenerbahceye-verdi/ https://www.haber60.com.tr/pfdk-bu-sezon-en-cok-cezayi-fenerbahceye-verdi/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:15:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10472 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) sezon başından bu yana en çok cezayı 8 milyon 77 bin lirayla Fenerbahçe’ye verirken, Tahkim Kurulunun indirimlerinin ardından bu rakam 7 milyon 182 bin 500 liraya düştü.

Sarı-lacivertli kulübü 8 milyon 4 bin ceza verilen Beşiktaş takip etti. Siyah-beyazlıların cezası da Tahkim indirimlerinin ardından 6 milyon 804 bin liraya geriledi.

Sezon başından bu yana Süper Lig kulüplerine toplamda 48 milyon 224 bin 500 lira ceza verildi

Tahkim tarafından indirilen ceza miktarı 7 milyon 481 bin 142 lira 86 kuruş oldu. Bu meblağ düştüğünde kulüplere toplam 40 milyon 743 bin 357 lira 14 kuruşluk ceza kesildi.

Fenerbahçe’de en çok cezaya taraftarlar sebep oldu

PFDK tarafından bu sezon 8 milyon 77 bin lira ceza verilen Fenerbahçe, bu anlamda listenin ilk sırasında yer aldı. Tahkim Kurulu, sarı-lacivertli ekibe toplamda 894 bin 500 lira indirim verdi. İndirimlerin ardından kulübe kesilen toplam para cezası 7 milyon 182 bin 500 lira oldu.

Fenerbahçe Kulübüne cezanın 3 milyon 418 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları sebebiyle verildi.

Sarı-lacivertli takımda cezanın 2 milyon 198 bin liralık kısmı ise başkan Ali Koç ve yöneticilere verildi.

Başkan Ali Koç’a 4 farklı seferde 1 milyon 120 bin lira ceza verilirken, yöneticiler Burak Çağlan Kızılhan, Selahattin Baki, Ahmet Ketenci ve Can Gebetaş ise 6 farklı dönemde toplam 1 milyon 78 bin lira ceza aldı.

Kulüp, yöneticilerinin yaptığı açıklamalar sebebiyle ayrıca 2 milyon 200 bin lira cezaya çarptırıldı.

Tahkim Kurulu, yönetim kademesi ve yapılan açıklamalar sebebiyle kulübe verilen cezalarda toplam 842 bin 500 liralık indirim yaptı.

Başkan Ali Koç 210 bin lira, Selahattin Baki 200 bin lira, Burak Çağlan Kızılhan da 19 bin 500 lira indirim alan isimler oldu. Bu indirimlerin yanı sıra yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe kesilen cezada 400 bin liralık Tahkim indirimi uygulandı.

Beşiktaş’ta başkan ve yöneticilerin sebep olduğu ceza miktarı 4 milyon lira

Fenerbahçe’nin ardından en fazla ceza alan kulüp Beşiktaş oldu. Siyah-beyazlılara toplamda 8 milyon 4 bin liralık ceza verildi.

Tahkim Kurulu tarafından cezası 1 milyon 200 bin lira indirilen siyah-beyazlılara toplamda 6 milyon 804 bin lira ceza kesildi.

Siyah-beyazlı kulübe cezanın 3 milyon 968 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, taraftarlarının neden olduğu saha olayları ve merdiven boşluklarının boş bırakılmaması sebebiyle verildi.

Beşiktaş’ta bir önceki başkan Ahmet Nur Çebi’ye 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza verilirken, eski yöneticiler Engin Baltacı ve Emre Kocadağ’a ise 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza kesildi. Beşiktaş’ın yeni yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira ceza verildi.

Siyah-beyazlılarda kulüp başkanı ve yöneticilere toplamda 2 milyon 200 bin liralık ceza verilirken, başkan ve yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe de toplamda 1 milyon 800 bin liralık ceza kesildi.

Eski başkan Ahmet Nur Çebi’ye 200 bin lira, eski yönetim kurulu üyesi Emre Kocadağ’a 200 bin lira, mevcut yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira olmak üzere toplam 600 bin lira ceza indirimi uygulandı.

Yöneticilerin yaptığı açıklamalar sebebiyle kulübe kesilen 1 milyon 800 bin liralık cezada da toplamda 600 bin liralık indirime gidildi.

En çok ceza alan başkan Ertuğrul Doğan oldu

???????

En çok ceza kesilen kulüplerde Trabzonspor üçüncü sırada yer aldı.

Karadeniz ekibine PFDK tarafından toplamda 5 milyon 15 bin lira ceza verilirken, bu miktarda 527 bin 142 lira 86 kuruş indirim uygulandı.

Yapılan indirimin ardından Trabzonspor’a toplamda 4 milyon 487 bin 857 lira 14 kuruş ceza kesildi.

Başkan Ertuğrul Doğan 5 farklı seferde 1 milyon 820 bin lira ceza aldı. Doğan, aldığı ceza miktarıyla, bu sezon en fazla ceza verilen kulüp başkanı oldu.

Tahkim Kurulu, Ertuğrul Doğan’ın cezasında 327 bin 142 lira 86 kuruş indirime gitti.

Karadeniz ekibinin aldığı 5 milyon 15 bin liralık cezanın 1 milyon 444 bin liralık bölümü ise taraftarlarının sebep olduğu olaylardan kaynaklı verildi.

Bordo-mavililer ayrıca “Anons sisteminin ev sahibi takımı destekleyici şekilde kullanılması” maddesi sebebiyle bu sezon ceza yiyen tek kulüp oldu. Kulübe bu sebeple 112 bin lira para cezası verildi.

Galatasaray’a 5 milyon 284 bin ceza verildi

Galatasaray’a, bu sezon PFDK tarafından toplamda 5 milyon 284 bin lira ceza verilirken, Tahkim Kurulu bu cezada 1 milyon 343 bin lira indirim yaptı.

Sarı-kırmızılı kulüp verilen ceza anlamında ligde en çok ceza yiyen üçüncü ekip olurken, Tahkim tarafından yapılan indirimlerin ardından kesilen ceza miktarıyla dördüncü sırada yer aldı.

Yapılan indirimlerin ardından Galatasaray’a toplamda 3 milyon 941 bin lira ceza kesildi.

Başkan Dursun Özbek’e 4 farklı seferde 1 milyon 189 bin lira, Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur’a ise 2 farklı dönemde toplam 343 bin lira ceza verildi. Sarı-kırmızılılarda Başkan ve yönetim kademesi toplamda 1 milyon 532 bin lira ceza aldı.

Dursun Özbek’e verilen 1 milyon 189 bin liralık cezada 500 bin lira, Erden Timur’a verilen 343 bin liralık cezada ise 243 bin lira indirim uygulandı.

Yöneticilerinin açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları sebebiyle Galatasaray Kulübüne verilen 2 milyonluk cezada ise 600 bin liralık indirime gidildi.

Sarı-kırmızılılar ayrıca belgelerin haksız kullanımı nedeniyle 150 bin lira, Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’na aykırılık sebebiyle de 195 bin lira ceza aldı.

Kayserispor, “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden 3 kez ceza aldı

Sezon başından bu yana toplamda 1 milyon 889 bin lira cezaya çarptırılan Mondihome Kayserispor’a merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle toplamda 844 bin lira ceza kesildi.

Sarı-kırmızılı ekip 3 farklı seferde “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden ceza aldı. Kayserispor’a bu madde sebebiyle toplamda 840 bin lira ceza verildi.

Sarı-kırmızılı kulübün malzemecisi Muammer Kaya da müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi sebebiyle 39 bin lira cezaya çarptırılırken, sezonun geride kalan bölümünde ceza alan tek malzemeci oldu.

Bu sezon benzeri olmayan cezalardan birisi Atakaş Hatayspor’a, bir diğeri de Gaziantep FK’ye kesildi.

Hatayspor, paramedik personel ve doktor olmaması nedeniyle 112 bin lira para cezası alırken, Gaziantep FK de çim saha sorumlusunun stadyum denetimi ile müsabaka organizasyon toplantısına katılmamasından dolayı 112 bin lira ceza yedi.

Listenin en sonunda Alanyaspor yer aldı

Alanyaspor, toplamda 78 bin liralık cezayla bu sezon en az para cezasına çarptırılan kulüp oldu.

Akdeniz ekibi şu ana kadar kulüp bazında ceza almazken, verilen cezalar şahıslar üzerinden kesildi. Alanyaspor’da eski teknik direktör Ömer Erdoğan ile mevcut teknik adam Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Çıkırıkçı, toplamda 78 bin lira ile cezalandırıldı.

En yüksek cezaya taraftarlar sebebiyet verdi

PFDK’nin bu sezon kulüplere verdiği 48 milyon 224 bin 500 liralık cezanın 20 milyon 855 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarların sebep olduğu saha olayları sebebiyle kesildi.

Başkanlar ve yöneticiler toplamda 12 milyon 462 bin lira cezaya çarptırılırken, yönetimlerin açıklamaları ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar kulüplere 8 milyon 700 bin liralık faturaya mal oldu. Başkanlar, yöneticiler ve sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaların kulüplere maliyeti 21 milyon 162 bin lirayı buldu.

Sporcu ve görevlilere toplamda 1 milyon 959 bin 500 lira ceza kesilirken, çeşitli sebepler nedeniyle kulüpler toplamda 4 milyon 248 bin liralık cezaya çarptırıldı.

Süper Lig’de oynanan 26. hafta müsabakalarının ardından Kasımpaşa, Bitexen Antalyaspor, Çaykur Rizespor, Fenerbahçe, Adana Demirspor, Siltaş Yapı Pendikspor, Trabzonspor, Beşiktaş, Gaziantep FK, Yılport Samsunspor, MKE Ankaragücü ve Galatasaray, PFDK’ye sevk edildi.

Cezalar

Süper Lig’de PFDK’nin verdiği ve Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından kulüplere uygulanan para cezaları şöyle:

Takım

Verilen ceza

Tahkim indirimi

Ödeyeceği ceza

Fenerbahçe

8.077.000

894.500

7.182.500

Beşiktaş

8.004.000

1.200.000

6.804.000

Trabzonspor

5.015.000

527.142,86

4.487.857,14

Galatasaray

5.284.000

1.343.000

3.941.000

MKE Ankaragücü

4.814.000

1.550.000

3.264.000

Adana Demirspor

2.494.000

56.000

2.438.000

Pendikspor

1.952.000

0

1.952.000

Kayserispor

1.889.000

0

1.889.000

Gaziantep FK

1.582.000

0

1.582.000

Fatih Karagümrük

1.237.500

0

1.237.500

Çaykur Rizespor

1.498.000

400.000

1.098.000

Samsunspor

1.051.000

0

1.051.000

İstanbulspor

2.163.500

1.200.000

963.500

Konyaspor

879.000

0

879.000

Başakşehir

471.000

0

471.000

Sivasspor

713.000

271.500

441.500

Hatayspor

415.500

0

415.500

Antalyaspor

377.500

0

377.500

Kasımpaşa

229.500

39.000

190.500

Alanyaspor

78.000

0

78.000

TOPLAM

48.224.500

7.481.142,86

40.743.357,14

Not: Sıralama kulüplerin, Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından ödeyeceği ceza miktarına göre yapılmıştır.

]]> https://www.haber60.com.tr/pfdk-bu-sezon-en-cok-cezayi-fenerbahceye-verdi/feed/ 0 Erhan Usta: Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok https://www.haber60.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/ https://www.haber60.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:33:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9867

ERKAN KARACA

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Çorum’da “Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi, kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, İYİ Parti’nin aday tanıtım toplantısına katılmak üzere Çorum’a geldi. Toplantıda konuşan Erhan Usta şunları söyledi:

Dış Politika… Biliyorsunuz dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun?

“15 TEMMUZ FİNANSÖRÜ DEDİĞİNİZ BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNE NEDEN GİDİLİYOR?”

Birleşik Arap Emirlikleri… Ondan iki gün önce de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti değil mi? Onlara ne dediler? ’15 Temmuz’un finansörü’ dediler. ‘Türkiye’de darbe yaptılar’ dediler. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ayağına gittiler. İşte bizim dış politikamız bu. 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip Türklerin bugün dış politikada geldiği nokta, maalesef Türkiye’nin dış politikası bu şekilde yönetiliyor.”

“ENFLASYONDA DÜNYADA İLK DÖRTTEYİZ”

Ekonomiye de değinen Usta sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi anlatmaya gerek yok zaten hepimiz yaşıyoruz. Bugün enflasyonda dünyada ilk dörtteyiz. Özellikle 2021 yılının Eylül ayından itibaren bile bile veya inatla, hani ben ona kuru inat kara cehalet diyorum. Bir politika uygulandı ve işte dolar kuru 7 liradan önce 18 liralara bu gün de 31 liraya çıktı. 2 yıl içerisinde 2,5 yıl içeresinde dolar kuru 7 liradan 31 liraya çıktı. Sadece dolar karşısında değil euro karşısında da işte komşumuz Gürcistan’ın parası, Romanya’nın Parası, Bulgaristan’ın parasının karşısında da Türk lirası aynı ölçüde değer kaybetti ve Türkiye’de çok ciddi bir enflasyon onun sonucunda da alım gücü sıkıntısı yaşıyor. Bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira yapıldı. Eskiye bakılınca güzel bir rakam gibi duruyor ancak bugünün rakamlarına bakınca, bugün açlık sınırı 15 bin lira ve bu 10 bin lira olan emekli maaşı haziran ayının sonuna temmuz ayının başına kadar devam edecek. Bizim tahminlerimize göre o gün 17 bin lira olacak açlık sınırı. Yani açlık sınırının 17 bin lira olduğu bir ülkede siz emekliye prim ödemiş, alın teri dökmüş gerek özel sektörde gerek kamu sektöründe ülkesi için çalışmış insana açlık sınırının 5 bin lira, 6 bin lira, 7 bin lira altında bir maaş reva görüyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi?”

]]> https://www.haber60.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/feed/ 0 Artvin’de pazarcılar maliyetlerden şikayetçi https://www.haber60.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:30:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9559

UĞUR İSTANBULLU

Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi. Emekli Taştan Altun “Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok, peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz” dedi.

Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi.

“EMEKLİ MAAŞIM 10 BİN LİRA, 15 BİN LİRADA ZEYTİNDEN ALIYORUM İŞTE BİZİM HAYATIMIZ”

Emekli Taştan Altun şunları söyledi:

“Köyde yaptığımız ürünleri burada satmaya çalışıyoruz zeytin gibi ama vatandaşın alım gücü olmadığı içinde satışlarımız iyi değil. Para olanlarda var ama bizde yok. Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok. Peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz. Zeytinimizin kilosu 150 lira ve kendi imalatımız Naldöken Köyü’nde yetişiyor. Fakat satmamıza rağmen müşteri bulamıyoruz. Zeytinimiz fazla olmayınca götürüp yağda çıkaramıyoruz. Devlet destekli yeni bahçelerde yaptık ve şu an 100 kök zeytinim var. Üretime geçti ve 100 kiloya yakın zeytin alıyorum işte onunla da 15 bin lira para geçiyor elime ve ne yapılır o parayla a bir de 10 bin lira da emekli parası işte her şey ortada.”

“VATANDAŞ PARASINI FAİZE YATIRIRSA İŞTE PAZARDA İŞLER BÖYLE OLUR”

Peynirci Şener Akyüz şunları söyledi:

“Şu an fiyatlar çok yüksek ve anlayacağınız fiyatları tutamıyorlar. Bir ay öncesindeki peynir bizde 200 liraydı şimdi ise bizde 250 lira. Asgari ücrete ve emekliye gelen zamla beraber köylüde süte zam yaptı. Biz ürünü alıp pazara getiriyoruz ve araçla geliyoruz haliyle yakıt yakıyoruz. Bundan bir ay öncesinde mazot 40 lira idi ve şimdi ise 45 lira oldu. Şu an esnaflıkta zor bankalar faizleri yükseltince vatandaş parasını bankaya yatırıyor ve doğal olarak adam ‘paramı bankaya yatırayım neden ticaret yapayım’ diyor.

“HANİ FAİZ HARAMDI, OLMAZ BÖYLE BİR ŞEY”

Biz bu işi yapmamız için bir sermayemizi yatırmışız bu işe. Mecburen getirip burada satmak zorundayız ama kurtarmıyor. Yani biz de bunları satıp paramızı bankaya mı yatıralım? Bizde paramızı bankaya yatıralım çalışmayalım o zaman ve parası olan yaşasın olmayanda sürünsün artık. Bu böyle gitmez ve bizim devletimizden isteğimiz banka faizlerini düşürmesi. İnsanlar bankadan para alacak ve iş yapacak sonuçta ticaret dönecek. Hani faiz haramdı ne oldu olmaz böyle bir şey. Şu anda piyasadan para çekilmiş ve vatandaş bankadan aldığı faizle yan gelip yatıyor. Biz de peynirimizle aracımızla düşmüşüz yollara para kazanmanın peşindeyiz. Yemek pahalı, hotel pahalı ve bir hotel olmuş bin lira yemekle beraber bin 500 lira ve araca da mazot koyunca oluyor masraflar 3-4 bin lira, bunun altından çıkmak çok zor. Tekrar etmek zorundayım biz devletten faizleri düşürmesi. Düşürsün ki piyasaya hareket gelsin zaten masraflar çok yüksek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/feed/ 0
Erdoğan, Emeklilere Bayram İkramiyesinde Artış Yapacak https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-artis-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-artis-yapacak/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8863 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan Ordu’da; “Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz, eskiden emeklinin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Bu uygulamayı ilk defa 2018 yılında biz getirdik. Önce bin lira olan bayram ikramiyesini evvela bin 200 liraya sonra 2 bin liraya çıkardık. Önümüzdeki bayramda bu rakamı yüzde 50 artışla 3 bin liraya yükselteceğiz” dedi. Erdoğan ayrıca, “Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi, kusura bakmayın açık konuşuyorum; doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok” diye konuştu.

Erdoğan, bugün Ordu’da Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenledi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:

“ARAMIZA TEFRİKA SOKMAYA ÇALIŞANLARLA BUGÜNE KADAR YÜRÜMEDİK”

“Bakılmakla doyulmayın, güzelliği sayılmayan, milletine, vatanına, devletine, sevdasına gökte uçan kuşların bile gıpta ettiği medarı iftiharımız Ordu. Senin her ilçenin, her mahallenin, sesimize sesiyle, sevdamıza sevdasıyla mukabele eden kadirşinas her bir insanını hasretle selamlıyorum.

Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar sakın ha, bunlara yer vermeyin. Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik. Tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük, bundan sonra da onlarla yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır, hepsinden önemlisi kifayetsiz bir muhteristir.

Biz sadece kendi partimizle, kendi ittifakımızla yol yürüyenlerden mesulüz. Ne diyor? ‘Ben seçimi kazanacağım sonra Ak Parti’ye geçeceğim’. Bizim onlarla işimiz yok. Biz yola çıktıklarımızla aynen yolumuza devam ederiz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı, Ordu’yu Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehri yapmak için vizyonuyla, programıyla, projesiyle 31 Mart’a hazırdır. 31 Mart akşamı Ordu, Hilmi Güler’i ile ve tüm ilçe belediyeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu?

Bizim ne dünün CHP’si gibi arkamızda tek parti faşizminin utancı var, ne de bugünün CHP’si gibi kendi iç kavgasından başını kaldıramayan yalan üzerine kurulu bir siyasetimiz var. Biz tüm samimiyetimizle ve gücümüzle ülkemizin önünde yeni ufuklar açmanın, şehirlerimizi de bu vizyona ayak uyduracak yönetimlere kavuşturmanın gayreti içindeyiz.

“HERHALDE MİLLETİMİZ 17 SEÇİMDİR KARA KAŞIMIZA, KARA GÖZÜMÜZE HAYRANLIĞINDAN BİZİ SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKARMIYOR”

Herhalde milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza, kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi sandıktan birinci çıkarmıyor, değil mi? Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes zaten görüyor, kabul ediyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip de tanımıyoruz.

“AK PARTİLİ BİR BÜYÜKŞEHİR VE İLÇE BELEDİYELERİ OLDUĞU ZAMAN ARTIK ORDU’NUN KILINA ZARAR GELMEZ”

Mesela, herkesin saç saça, baş başa kavga halinde olduğu CHP’ye bakıp da başka bir hissiyata kapılmak mümkün mü? Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı? Dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz; burada Cumhurbaşkanı şu anda Ak Parti’de Erdoğan, hükümet onda. Dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada Ak Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez. Bunu yapacağız. Samsun’dan Hopa’ya bu sahil yolunu kim yaptı? Var mıydı sahil yolu? Yok ama yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.

Ordu’ya son 21 yılda günümüz rakamlarıyla 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele, 139 milyar lira.

“BİZ VARSAK DOĞAL GAZ VAR. BİZ YOKSAK DOĞAL GAZ YOK”

Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi, kusura bakmayın açık konuşuyorum; doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülke olarak içinden geçtiğimiz meşakkatli dönemin bir süredir milletimizi nasıl yorduğunu en iyi biz biliyoruz. Pazartesi Dubai’deydik, oradan Mısır’a geçtim, oradan döndüm ülkeme geldim. Durmak yola devam. Tabii bir de buna 6 Şubat depremlerinin ekonomimize çıkardığı 104 milyar dolarlık ilave maliyeti eklememiz gerekiyor. Bu kritik dönemde de önceliği yatırıma, istihdama, üretime ve cari fazla yoluyla hamdolsun güçlenmeye verdik. Böylece vatandaşlarımızın çalışacak iş bulabilmesine, evine ekmek götürecek rızık kapısını açık tutabilmesine imkan sağladık.

“ACI REÇETELER YERİNE DENGELİ POLİTİKALARI YEĞLEDİK”

İnsanımızı mağdur edecek acı reçeteler yerine tedrici düzelmeyi sağlayacak dengeli politikaları yeğledik. Bilhassa hayat pahalılığı ile mücadele hepimiz için oldukça zorlu geçiyor. Bu mücadelenin bedelini beraberce ödüyoruz. Merkezi yönetim bütçesini hazırlarken çalışanıyla, esnafıyla, emeklisiyle tüm kesimlerin satın alma güçlerini korumayı hedefledik. Buna rağmen ortaya çıkan dengesizlikleri de ek tedbirlerle düzeltmeye çalışıyoruz. Mesela, sadece emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin liralık ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin liraya çıkarmanın, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır. Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir.

“BAYRAM İKRAMİYESİNİ 3 BİN LİRAYA YÜKSELTECEĞİZ”

Önümüz Ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz, eskiden emeklinin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Bu uygulamayı ilk defa 2018 yılında biz getirdik. Önce bin lira olan bayram ikramiyesini evvela bin 200 liraya sonra 2 bin liraya çıkardık. Önümüzdeki bayramda bu rakamı yüzde 50 artışla 3 bin liraya yükselteceğiz. Tabii ülkemizde emekli maaşı alan vefat edenlerin hak sahipleri ile birlikte 16 milyon kişi var. Yapılan her bir iyileştirmenin bütçeye maliyetini buna göre düşündüğümüzde karşımızdaki tablo çok daha iyi anlaşılacaktır.

Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir alt yapı kurmaktır. Hayat pahalılığı sorunu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabileceğimiz bir iklime sahibiz. Biliyorsunuz, iktidarımızın ilk dönemleri büyük ölçüde geçmişin eksiklerini telafi etmekle geçti.”

Erdoğan ardından Ordu ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı adaylar şöyle:

Akkuş: İsa Demirci

Altınordu: Aşkın Tören

Aybastı: İzzet Gündoğar

Çamaş: Mahmut Ayparçası (Cumhur İttifakı)

Çatalpınar: Ahmet Özay

Çaybaşı: İsmet Yanık

Fatsa: İbrahim Ethem Kibar

Gölköy: Fikri Uludağ

Gülyalı: Medet Sipahi (Cumhur İttifakı)

Gürgentepe: Yener Yalçınkaya

İkizdere: Osman Kaygı

Kabadüz: Yener Kaya

Kabataş: Yakup Yılmaz

Korgan: Tuncay Kiraz

Kumru: Yusuf Yalçuva

Mesudiye: Cengiz Koçyiğit

Perşembe: Cihat Albayrak

Ulubey: İsa Türkcan

Ünye: Hüseyin Tavlı

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-artis-yapacak/feed/ 0
İstanbul Bağcılar Semt Pazarı’nda Vatandaşlar Zamlı Fiyatlardan Şikayet Ediyor https://www.haber60.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 08:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6814 Haber: EDDA SÖNMEZ – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

ANKA Haber Ajansı, İstanbul Bağcılar’daki semt pazarında alışveriş yapan vatandaşlara mikrofon uzattı. Vatandaşlar, “İyice çöktük, bittik… Yetti artık!” sözleri ile durumu özetlerken, zamlı fiyatlar karşısında kendini tutamayan bir kadın “Ağlayarak gidiyorum pazardan ne alacağım. Evde durmuyorum yine bin lira doğalgaz parası geldi. Lahanaları dal aldım gidiyorum. Hiçbir şey alamadım. Tek başıma yaşıyorum. Bütün Lahanayı nasıl alayım. Tanesi 30 lira” dedi.

İstanbul Bağcılar Semt Pazarı’nda ANKA Haber Ajansı’na konuşan vatandaş da esnaf da artan fiyatlardan şikayet etti. Yurttaş, şunları söyledi:

“BU HAYAT ŞARTLARINDA HİÇBİR ŞEY ALAMIYORUZ. İYİCE ÇÖKTÜK, BİTTİK”

Emekli Turhan Doğan: “Hiçbir şey değişmedi. Bu hayat şartlarında hiçbir şey alamıyoruz. İyice çöktük, bittik. Bir kilo zeytin 250 lira olmuş. 40 liralık zeytin alıyorum. 50 liralık peynir alabiliyorum. Başka bir şey alamıyorum. Bu hayat şartlarında hükümetin bize vermiş olduğu zamla geçinmemizin mümkünü yok. Ne yapacağız bilmiyorum. Nerede ucuz ürün varsa ondan almaya çalışıyoruz. Hiçbir şey değişmedi. Bu hayat şartlarında hiçbir şey alamıyoruz. İyice çöktük, bittik. Başka bir şey alamıyorum. Bu hayat şartlarında hükümetin bize vermiş olduğu zamla geçinmemizin mümkünü yok. Ne yapacağız bilmiyorum. Nerede ucuz ürün varsa ondan almaya çalışıyoruz.”

“LAHANALARI DAL ALIYORUM”

Ağlayan Teyze: “Ağlayarak gidiyorum ne alacağım. Evde durmuyorum yine bin lira doğalgaz parası geldi. Allah yedirmesin. Lahanaları dal aldım gidiyorum. Hiçbir şey alamadım. Tek başıma yaşıyorum. Lahanayı nasıl alayım. Tanesi 30 lira.”

“MAAŞA ZAM YAPMADAN ALDILAR PARAYI ELİMİZDEN”

Vatandaş:  “Abla niye soruyorsun pahalılığı görmüyor musun sen? Yarımşar kilo zor alıyoruz. Biberin kilosu 50 lira, domates 50 lira olmuş. Daha bunun neyini anlatayım ki ben size. Her şey pahalı. Sarımsağın kilosu 180 lira. Maaşlara zam yapıyormuş. Ne zammı ya! Maaşa zam yapmadan aldılar parayı elimizden. Bırak abla söyletme beni 50 TL’den aşağıya bir şey yok.”

“BUNLAR ÜLKENİN BAŞINA GELDİ GELELİ BU ÜLKE HEP KÖTÜYE GİTTİ”

İbrahim Korkmaz: “Bunlar ülkenin başına geldi geleli bu ülke hep kötüye gitti. Hiçbir zaman doğru düzgün bir şey yaşamadık. AKP hükümeti geldiği sürece biz mahvolduk. Bunlar gitmediği sürece bizim düzelme şansımız yok. Düzelemiyoruz. Her şey pahalı. Bir kıvırcık 40 lira, limon 20 lira. Neyi sorarsan sor hepsi pahalı. Emekli maaşına verdiği zam 2 bin 500-3 bin lira. 2 bin 500 ne zammı veriyorsun. Bu ne ya! Bu ülke senin babanın malı değil.”

“SADECE BİZİ, ‘ŞÜKÜRLER OLSUN’LA KANDIRMAYA ÇALIŞIYOR”

Pazarcı Esnafı: Ben günlük yevmiyeciyim. Günlük bin lira para alıyorum, haftanın 5 günü çalışıyorum. 5 bin lira para yapıyor. Ayda 20 bin TL yapar. 16 bin TL kira ödüyorum. Bir sebze, bir meyve, bir patates, bir soğan bir insan ağız tadıyla alsın gelsin bakalım vereceği para 3 bin TL para. Ayda 12 bin lira eder. Aldığımız maaş 20 bin liraya denk bile gelmiyor. Sigortamız bile yatmıyor. Ama insanlara geliyorsun son kelimede her zaman ‘şükürler olsun, şükürler olsun’ Sadece bizi, ‘şükürler olsun’la kandırmaya çalışıyor. Ama bu nereye kadar gidecek. Allah sonumuzu hayır etsin.”

“NE YAPACAĞIZ”

Vatandaş: “Geçen ay 7 bin 500 lira aldık. 2 bin 500 lirayı sonradan verdi. 5 bin liraya kirada oturuyorum.  Geriye ne kalıyor? 5 bin lira kalsa ne olacak? Elektrik, doğalgaz, su var, pazar var, torunlar var. Ne yapacağız?”

“7 BİN 500 LİRA EMEKLİ MAAŞIYLA VATANDAŞ EV Mİ GEÇİNDİRSİN, DOĞALGAZ MI VERSİN, PAZARA MI ÇIKSIN”

Vatandaş: “Bakıp, bakıp geçiyoruz. Canımızın istediği oluyor, alamıyoruz çoğunu. Çok pahalı. Bu millet nasıl alacak, nasıl yiyecek? Maydanozu 1,5-2 liraya alıyorduk, şimdi 10 liradan aşağı yok. 7 bin 500 lira emekli maaşıyla vatandaş ev mi geçindirsin, doğalgaz mı versin, pazara mı çıksın. Pazarı altüst ettik daha bir şey alamadık.”

“SATIŞ YOK. AKŞAMA KADAR BÖYLE MİLLETİ BEKLİYORUZ”

Pazarcı Esnafı: “Müşteri alamıyor. Ben mahvoluyorum. Günlük 700-Bin lira zararım oluyor. Akşama kadar böyle bekliyoruz. Satış yok. Akşama kadar böyle milleti bekliyoruz.”

“ÇİLEK 120 LİRA NASIL ALACAK? ALLAH HERKESİN YARDIMCISI OLSUN”

Pazarcı Esnaf: “Çilek 120 lira az mı? Asgari ücret olmuş 17 bin lira, çilek 120 lira. Nasıl alacak? Allah herkesin yardımcısı olsun.”

“KIVIRCIK 40 LİRA, MAYDANOZ 10 LİRA, DEREOTU 20 LİRA YİNE KİMSE ALAMIYOR”

İdris Ağaç: “Maalesef kimse alamıyor. Ama yapacak da bir şey yok. Halk halinden memnun. Ne diyebiliriz ki. Kıvırcık 40 lira, maydanoz 10 lira, dereotu 20 lira yine kimse alamıyor. Müşteri yok. Yapacak bir şey yok.”

“KRİZ DESEN DİZ BOYU, YOLSUZLUK DESEN DİZ BOYU, HIRSIZLIK DESEN DİZ BOYU. MİLLET GEÇİM DERDİNDE”

Pazarcı Esnafı: “Her şey ucuz maşallah. Günden güne indirim oluyor. Zam olmuyor. Öyle diyorlar yani. Bir tane maydanoz olmuş 10 lira. 1 liraya bile satamıyorduk şimdi 10 lira. Mal bulunmuyor. Kriz desen diz boyu, yolsuzluk desen diz boyu, hırsızlık desen diz boyu. Millet geçim derdinde. Kira olmuş 15 bin lira. İşçi bulamıyoruz. Emekliyiz, 7-24 çalışıyoruz. Kendimizi zor idare ediyoruz.”

“SADECE SEÇİM ZAMANI GELİP BİZİM HALİMİZİ HATIRIMIZI SORUYORLAR, BAŞKA ZAMAN KİMSE UĞRAMIYOR”

Pazarcı esnafı: “2-3 haftadır işler durgun. Çünkü fiyatlar artınca vatandaşlar alamıyor. Yemesek de olur diyorlar. Yapacak bir şey yok. Onlar mağdur olunca biz de mağdur oluyoruz. Her şey almış başını gidiyor. Ekonominin sonu ne olacak bilmiyorum. İnşallah iyi olur. Hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun. Sadece seçim zamanı gelip bizim halimizi hatırımızı soruyorlar, başka zaman kimse uğramıyor. Onu da geçtik, ekonomiyi düzeltsinler. Bari insanlar rahat yiyecek alabilsinler, rahat kirada oturabilsinler, kiralarını rahatça ödeyebilsinler. 10 bin lira emekli maaşıyla kim geçinecek? Kira olmuş 15 bin lira, emekli maaşı 10 bin lira. Eşim 10 bin lira alıyor, birlikte çalışıyoruz.”

“BİZ EMEKLİYİZ AMA PARA YOK. BANKADAN EVE GELENE KADAR PARA BİTİYOR”

Vatandaş: “Bakıyorum bu ülkenin haline satmadıkları yer yok, yemedikleri halt yok. Kazandıran bayanlardır. Erkekler değil. O partiyi kazandıran erkekler değil bayanlardır. Biz emekliyiz ama para yok. Bankadan eve gelene kadar para bitiyor. Nereye gittiğini de bilmiyorsun. Ev kiraları 15-20 bin lira.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/feed/ 0
Kağıthane’de Kamyon Şoförü 7 Araça Hasar Verdi https://www.haber60.com.tr/kagithanede-kamyon-soforu-7-araca-hasar-verdi/ https://www.haber60.com.tr/kagithanede-kamyon-soforu-7-araca-hasar-verdi/#respond Mon, 29 Jan 2024 22:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5372 KAĞITHANE’de, park halindeki araçların arasından manevra yaparak geçmeye çalışan kamyon şoförü, 7 araca hasar verdi. Kamyon şoförü hız kesmeden olay yerinden kaçtı. Araçlarda yaklaşık 400 bin TL hasara neden olduğu iddia edildi. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, Yahya Kemal Mahallesi Timur Sokak’ta dün saat 07.50 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği henüz öğrenilemeyen kamyon şoförü, sokağın bitiminde park halindeki araçların arasından geçerek sağa dönmek istedi. Sokağın iki tarafına da park edilen araçların arasında ilerlemekte zorlanan şoförün kullandığı kamyon hasara yol açtı. Kamyonun kasasının çarptığı hafif ticari bir aracın yokuş aşağı kayma tehlikesi geçirdiği kazada 7 araç zarar gördü. Olayın ardından şoför hız kesmeden yoluna devam ederek kaçtı.

YAŞANANLAR GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI

Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, kamyonun sokağın bitiminde sağa dönerken park halindeki iki aracın arasından geçmeye çalıştığı görülüyor. Şoför manevra yaparken, kamyonun kasası park halindeki araçlara çarpıyor. Bu sırada hafif ticari araç yokuş aşağı kayma tehlikesi geçiriyor. Olayın ardından şoför hız kesmeden kaçıyor.

“300-400 BİN LİRALIK HASAR VERDİ”

Hasar gören araç sahiplerinden Selahattin Yılmaz, komşusunun haber vermesinin ardından haberdar olduğunu belirterek, “Tabii, ben duydum bu sesi. Acayip, anormal bir gürültüyle duydum sesi. Komşu çağırınca aşağı indim. Benim arabamın dışında 6-7 araca daha sürtmüş bu. Bunu yapan kişiyi, komşularda olan kameralardan tespit etmeye çalıştık. Ama maalesef, sadece arabayı görebildik, plakasını tespit edemedik. Bakkal arkadaşın tentesine de vurmuş araç. O kadar hızlı geçmiş ki arkadaş. Bir arkadaşın aldığı plaka var. Ama biz bu plakayı trafiğe bildirdiğimizde, farklı bir araç üzerine çıkıyor. Mavi renkli bir araç üzerine çıkıyor, fakat bize vuran araç beyaz renkti. Benim zararım yaklaşık 100 bin lira. Bulabilirsem, sadece çamurluk 40 bin lira. Ama çamurluk yok dediler. Servislerden de araştırdım, İstanbul’da yok. Diğer araçları da düşünürsek, bu 300-400 bin liralık bir masraf” diye konuştu.

Polise başvurduklarını ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: Polise de başvurduk ama polisler maalesef dediler ki, ‘Hasar veren aracın plakasını tespit edemediğiniz için bizim yapmış olduğumuz çalışmalar havada kalır. Siz savcılığa müracaat edin, onların araştırması bize dönecektir. Biz çevredeki kameralardan bulup size döneceğiz.’

Kamyonun iki kez çarptığı hafif ticari aracın sahibi Hasan Karakaş ise, “Kamyon ilerideki araçlara vuruyor sonra benim aracıma vuruyor. Burada hafif ticari araç var, ona vuruyor. Sonra benim aracımı aşağı doğru itiyor. Benim aracımın arka cam, stop, tampon, bagaj, hepsine hasar vererek hızlı bir şekilde devam ediyor. Benim hasarım aşağı yukarı 20 bin lira civarında. Cam değişti, stop değişecek. Bagajın, tamponun değişmesi gerekecek” dedi.

Ahmet Kaynak adlı mağdur da, “Benim aracın sağ tarafına, arka çamurluğa, cama, tampona vurarak kaçmış bu arkadaş. İlk bizim araca vuruyor ondan sonra dönerek arkadaşların araçlarına vurarak gidiyor. 10-15 bin liralık da bizde bir hasar var. Arkadaşı bulamadık. Araştırıyoruz bakalım bulabilecek miyiz?” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kagithanede-kamyon-soforu-7-araca-hasar-verdi/feed/ 0
Sinop’ta Emeklilere Yapılan Zam Tepkiyle Karşılandı https://www.haber60.com.tr/sinopta-emeklilere-yapilan-zam-tepkiyle-karsilandi/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-emeklilere-yapilan-zam-tepkiyle-karsilandi/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3795

MUSTAFA USTA

Sinop’ta vatandaşlar, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılan yüzde 5’lik ek zamma tepki gösterdi. Emekli Fatih Bağırıcı, “Sinop gibi bir ilde bile kiraların 15 bin liradan başladığı herkes tarafından bilinmekte. Bir aldığımızı bir sonraki hafta alma şansımız maalesef olmuyor. Etin en ucuz tarafı kıymadır malum o bile 400 liranın üzerine çıkmış durumda. Dolayısıyla geçinme şartlarımız oldukça zor” dedi. Bir başka emekli İbrahim Küçük ise “Yemiyoruz, içmiyoruz. Etin, balığın tadını unuttuk” diye konuştu.

Sinop’ta vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarında ek yüzde 5 oranında zam yapılacağını açıklamasına tepki gösterdi.

“GEÇİNME ŞARTLARIMIZ OLDUKÇA ZOR”

Emekli Fatih Bağırıcı, şöyle konuştu:

“Geçinilmeyeceği herkes tarafından aşikar zaten. Sinop gibi bir ilde bile kiraların 15 bin liradan başladığı herkes tarafından bilinmekte. Bir aldığımızı bir sonraki hafta alma şansımız maalesef olmuyor. Etin, kıymanın kilogramı, ki etin en ucuz tarafı kıymadır malum, o bile 400 liranın üzerine çıkmış durumda. Dolayısıyla geçinme şartlarımız oldukça zor. Benim işçim benim 2 katı emekli maaşı alıyor. Ben baş müdürlük yaptım. Altımda çok sayıda müdürlerin olduğu bir pozisyondayken bile benim işçim emekli olduktan sonra, ben de emekli olduktan sonra benim 2 katım maaş alıyor. Şimdi bunlara ilave yüzde 5 verilirken, memura niye 49,25 zam ilavesi yapılmıyor? Sadece bununla geçinir geçinmez değil. Bazılarının maaşları yerinde sabit kalırken alt limittekiler yukarıya çıkarılıyor, bazı kesimlere söz verilerek seyyanen zamlar yapılıyor. Bunlar yapılırken kazanılmış hakların da kaybedilmeden zamların yapılması gerektiği kanaatindeyim.”

“VATANDAŞIN KENDİ EVİ DE OLSA GEÇİNMESİ YİNE MÜMKÜN DEĞİL”

Bir başka emekli İbrahim Çelebi ise şunları söyledi:

“Geçinmek mümkün değil. Bu zamları yaparken sanırım piyasaya çıkmıyorlar, pazara gitmiyorlar, pazar şartlarını bilmiyorlar. Marketlerdeki durumu incelemeyi bilmiyorlar. Her gün marketlerde fiyatlar değişikliğe uğruyor. 10 bin liranın yeteceğini sanmıyorum. Vatandaşın kendi evi de olsa geçinmesi yine mümkün değil çünkü Sinop’ta pazartesi ve perşembe pazar var. 2 pazar düşünün, 500 liradan bin lira yapar. Ayda 4 hafta var ve 4 bin lira yapar. Geriye 6 bin lira kalır. 6 bin lirayı düşünün. Bunun elektriği var, suyu var, doğal gazı var. Bir de çocuğu okutuyorsa okul masrafı var.”

“7 KERE PAZARA GİTSEN ZATEN PARA BİTİYOR”

Emekli Mehmet Yaşar, “Ev kiraları 15- 20 bin lira olmuş. 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkan bir emekli maaşı bir insana yetmez. Bugün pazara gidiyorsun 700- 800 liradan aşağı dönmüyorsun ve torbayı dolduramıyorsun. Nasıl olacak? 7 kere pazara gitsen zaten para bitiyor. En düşük emekli maaşı yetecek kadar olmalı. Bunu zaten devletin ölçüp biçmesi lazım. Ona göre hesabını yapıp vermesi lazım” dedi.

Emekli Aygün Koçak, “Çok değerli bir ücret. Bozdura bozdura harcıyoruz. Artık ülke ekonomisi o noktaya gelmiş ki biz emekliler bunca yıl çalışıp, bu ülkeye hizmet etmişiz alnımızın teri daha kurumadan alamamışken şimdi de yapılan yüzde 5’lik zammı kendilerine yaptıkları yüzde 50’lik, yüzde 100’lük zamların virgülünü koydular bize. Ben haram zıkkım ediyorum” diye konuştu.

“ETİN, BALIĞIN TADINI UNUTTUK”

Emekli İbrahim Küçük, “Asla yeterli bir ücret değil. Ev kiralarının en az 10 bin lira olduğu bir şehirde 10 bin lirayla geçinebiliyorsa Tayyip gelsin burada geçinsin. Yemiyoruz, içmiyoruz. Etin, balığın tadını unuttuk. Vatandaş geçinebilirse geçinsin” ifadelerini kullandı.

Emekli Sami Yiğit ise “Asla ve asla yeterli değil. Ben 15 bin 100 gün emekli primi ödedim. Bazı emeklilerin ödedikleri emekli primleri noksan. Oy almak için yapılan bir şeydi bu. Bugün de yeterli bir zam olması mümkün değil. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu yerde emekli işçinin maaşının 10 bin lira olması yeterli değil. En az asgari ücret düzeyinde olması lazımdı” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinopta-emeklilere-yapilan-zam-tepkiyle-karsilandi/feed/ 0
CHP Milletvekili Seyit Torun, Saraylara Ayrılan Bütçeyi Eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-saraylara-ayrilan-butceyi-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-saraylara-ayrilan-butceyi-elestirdi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3702 CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, “En düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak belirlemek açık açık emekliye ‘öl, yaşama, açlığa mahküm ol’ demektir. Emekliye ‘öl’ diyen AKP Genel Başkanı maşallah saraylarından bütçe esirgemiyor. Marmaris’teki yazlık saraya, Ahlat’taki kışlık saraya ve Ankara’daki Kaçak Saraya 1 milyar 343 milyon 935 bin lira bütçe ayrıldı. Ejder meyvesi tüketilen saraylarda ne eksik olabilir ki? Korkarım ki sarayların duvarlarını da bu gidişle altınla, zümrütle kaplayacaklar” açıklamasını yaptı.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 2024 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan Cumhurbaşkanlığı Okluk Devlet Konukevi ve Ahlat Köşkü ile ilgili maliyetlerine ilişkin verilere tepki gösterdi. Torun, şunları söyledi:

“Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan en düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak açıkladı. Bütün Türkiye bu maaşın ne anlama geldiğini biliyor. Ama biraz daha netleştirelim: Türkiye’de yoksulluk sınırı 47 bin lira, bir kişinin aylık yaşam maliyeti 19 bin lira, açlık sınırı ise 16 bin 500 lira. Bu şartlarda en düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak belirlemek açık açık emekliye ‘öl, yaşama, açlığa mahküm ol’ demektir.

Emekliye ‘öl’ diyen AKP Genel Başkanı maşallah saraylarından bütçe esirgemiyor. 15 Ocak’ta Resmi Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararına göre 2024 yılı için Marmaris’teki yazlık saraya, Ahlat’taki kışlık saraya ve Ankara’daki Kaçak Saraya 1 milyar 343 milyon 935 bin lira bütçe ayrıldı.

Yanlış anlaşılmasın bu bütçe sarayların günlük giderleri için değil saraylardaki bakım, onarım, tadilat ve teçhizat gereksinimleri için… Günlük giderleri apayrı rakamları.

Saraylara ayırılan bütçenin harcama kalemlerini bir yazılı soru önergesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sorduk. Müspet bir cevap alacağımızı sanmıyorum. Zira ejder meyvesi tüketilen saraylarda ne eksik olabilir ki? Korkarım ki sarayların duvarlarını da bu gidişle altınla, zümrütle kaplayacaklar.

Bu ülkedeki yoksulluk, açlık ve sefalet tesadüf değil. Türkiye’deki enflasyon, Türk lirasındaki değer kaybı dış mihrakların oyunu değil. Çocuğuna bir ayakkabı alamayan babaların dramı kader planı değil. Halkımızın çektiği çile iktidarın saraylarda sürdüğü sefanın bir sonucudur, israfın bir sonucudur, müsrifliğin bir sonucudur. 31 Mart’ta saraylılara en sert cevabı sandıkta vereceğiz. Emekliyi, ücretli çalışanları ölüm maaşlarına layık görenlere o sarayları dar edeceğiz.”

Torun, açıklamasında sözünü ettiği soru önergesinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a şu soruları yöneltti:

“Okluk, Ahlat ve Atatürk Orman Çiftliği üzerinde bulunan saraylardaki yatırımlara 2024 yılı için ayrılan 1 Milyar 343 Milyon 935 lira büyüklüğündeki bütçenin harcama kalemlerini ayrı ayrı açıklar mısınız?

Söz konusu saray yatırımları için ayrılan toplam bütçe 3 Milyar 714 milyon liradır. 4 milyar liraya yakın harcama ile halka sağlanan ve sağlanacak hizmetleri açıklar mısınız?

Önümüzdeki yıllarda yeni saray projelerinin hayata geçirilmesi düşünülmekte midir? Düşünülmekteyse söz konusu sarayların inşa edileceği şehirlerimizi ve bu projelerin maliyetlerini açıklar mısınız?”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-saraylara-ayrilan-butceyi-elestirdi/feed/ 0
Ulaştırma ve haberleşme sektörüne 319 milyar lira ödenek ayrıldı https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-haberlesme-sektorune-319-milyar-lira-odenek-ayrildi/ https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-haberlesme-sektorune-319-milyar-lira-odenek-ayrildi/#respond Tue, 16 Jan 2024 08:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3626 MUSTAFA ÇALKAYA/AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR – Merkezi yönetim bütçesinden bu yıl ulaştırma ve haberleşme sektörü yatırımları için yaklaşık 319 milyar lira ödenek ayrıldı.

AA muhabirinin, 2024 Yılı Yatırım Programı’ndan yaptığı derlemeye göre, program kapsamındaki ödenekten en yüksek payı yüzde 31,7 ile ulaştırma ve haberleşme sektörü yatırımları aldı.

Sektördeki yatırımların dağılımına bakıldığında 543 kara yolu, 57 kent içi ulaşımı, 45 hava yolu, 52 demir yolu, 36 deniz yolu, 20 haberleşme ve 20 otoyol olmak üzere toplam 773 proje öne çıkıyor.

318 milyar 965 milyon 570 bin liralık sektör yatırımları listesinin ilk sırasında 150 milyar 282 milyon 76 bin liralık tutarla demir yolları bulunuyor.

Demir yolu ulaştırmasında, TCDD Genel Müdürlüğüne 60 milyar 846 milyon 122 bin lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek diğer demir yolu projelerine 69 milyar 694 milyon 125 bin lira ve TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğüne 19 milyar 741 milyon 829 bin liralık pay ayrıldı.

Kara yolu yatırımları için 125 milyar 302 milyon 232 bin lira ödenek öngörüldü. Bu kapsamda, Karayolları Genel Müdürlüğüne 124 milyar 188 milyon 332 bin lira tahsis edilirken Bakanlık ve Emniyet Genel Müdürlüğüne toplam 1 milyar 113 milyon 900 bin lira verilecek.

Otoyol yatırımları için ayrılan tutar ise 7 milyar 646 milyon lira oldu.

Kent içi ulaşım projeleri

Kent içi ulaşımına ilişkin yatırım tutarı bu yıl 16 milyar 947 milyon 464 bin lira olarak öngörüldü. Bu ödeneğin tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kullanımına ayrıldı.

Hava yolu ulaştırmasına da 12 milyar 632 milyon liralık yatırım ödeneği tahsis edildi. Bu kapsamda Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne 10 milyar lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yaklaşık 2 milyar lira ayrıldı. Ayrıca, hava yolu yatırımları kapsamında Meteoroloji Genel Müdürlüğü için 600 milyon lira, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü için 40 milyon lira yatırım tutarı belirlendi.

Deniz yolu ulaştırması için ayrılan 4 milyar 357 milyon 448 bin liranın 3 milyar 193 milyon lirası Bakanlığa tahsis edildi. Ödeneğin, yaklaşık 788 milyon lirası Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, 288 milyon lirası TCDD ve 88 milyon lirası Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından kullanılacak.

Haberleşme için öngörülen toplam 1 milyar 798 milyon liralık ödeneğin 253 milyon lirası Bakanlığın, 1 milyar 400 milyon lirası TRT Genel Müdürlüğünün, 145 milyon lirası ise İletişim Başkanlığının oldu.

Ulaştırmada öne çıkan projeler

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yatırımları içinde milli elektrikli tren seti için 1 milyar 962 milyon lira, 95 adet elektrikli ana hat lokomotif temini için 798 milyon 600 bin lira ödenek planlandı.

Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi altyapısı için 13 milyar 45 milyon lira, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi’nde depo, hat ilavesi, hızlı tren seti için 4 milyar 319 milyon lira, Vezirhan-Köseköy Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi için 1,9 milyar lira ayrıldı.

Yatırım Programı’nda Bakanlığa Ankara-Polatlı-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa İzmir Hızlı Tren Hattı altyapısı için 21 milyar 400 milyon lira yatırım öngörüldü.

Güney aksında yük ve yolcu taşımacılığında önemli paya sahip olacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi’ne yaklaşık 12 milyar 883 milyon lira sağlanacak.

Yerköy-Kayseri Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi için 11 milyar 74 milyon lira tahsis edildi.

Trafik güvenliği için özel ödenek

Kara yollarında kazaların önlenmesi ve trafik güvenliğinin sağlanması için de bütçeye yatırım ödeneği konuldu. Bu kapsamda, beton ve çelik korkuluk, işaretleme ve sinyalizasyon gibi çalışmalar için 7 milyar 580 milyon lira ödenek harcanacak.

Kaza kara noktalarının iyileştirmeleri için de 900 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda kavşak düzenlemelerine ağırlık verilecek.

Akıllı ulaşım sistemlerinin tesisi ve bu kapsamdaki sinyalizasyon çalışmaları için 1 milyar lira ödenek ayrıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-haberlesme-sektorune-319-milyar-lira-odenek-ayrildi/feed/ 0