(İSTANBUL) – Hayvan hakları savunucuları, Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Meclis’te görüşüldüğü sıralarda yasaya karşı Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda eylem yaptı. Ortak açıklamada “Biz bu yasanın karşısındayız. Bu yasayı reddediyoruz. Bütün hükümlerini reddediyoruz. Ne ötanazi diyerek, ne uyutma diyerek üstünü örtebilirsiniz. Biliyoruz, hayvanları katletmek istiyorsunuz” denildi.
Yaşam İçin Yasa inisiyatifi ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, ilk 3 maddesi kabul edilen sokak hayvanlarıyla ilgili Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin diğer maddelerinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldüğü sıralarda Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda toplanarak eylem yaptı. “Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin” yazılı pankart açan hayvanseverler yasanın bir an önce geri çekilmesini istedi.
“Mecliste ne bilim insanları ne hayvan savunucuları var”
Yapılan ortak basın açıklamasında katliam yasasına karşı iki aydır mücadele halinde olduklarını belirten hayvanseverler, “Arkadaşlarımız bugün Kuğulu Park’ta Ankara’da direnmeye devam ediyorlar. Ama meclisin içinde ne bilim insanları var, ne hayvan savunucuları var. Sadece bu katliam yasasının lobisini yapmak isteyenler var” dedi.
“Bu yasayı reddediyoruz”
Mücadeleye sonuna kadar devam edeceklerini belirten hayvanseverler şöyle konuştu:
“Bu yasa teklifine ilişkin komisyon görüşmelerini, bu görüşmeleri komisyon toplantısı içerisinden canlı yayınla sosyal medya mecralarından yayımlayan vekillerin yayınlarını takip ederek, orada olan arkadaşlarımızdan bilgiler alarak anbean takip edeceğiz. Biz bu yasanın karşısındayız. Bu yasayı reddediyoruz. Bütün hükümlerini reddediyoruz. Ne ötanazi diyerek, ne uyutma diyerek üstünü örtebilirsiniz. Biliyoruz, hayvanları katletmek istiyorsunuz. Bunun karşısındayız. Hayvanları öldürmeyeceğiz sadece barınaklara toplayacağız derseniz eğer bir sonraki aşamada buna da karşıyız. Çünkü biz biliyoruz ki hayvanları toplamanız demek, bizim onları takip edemememiz demek. Sizin topladığınız hayvanların hepsinin de öleceğini, sefalet içerisinde öleceğini çok iyi biliyoruz.
“Hayvanlarımızı ölüm kamplarına göndermeyeceğiz”
Bu aslında köpek düşmanı, kedi düşmanı, sokakta yaşayan hayvanların düşmanı gibi gözüken, ama aslında kılıfı bu olan, yasada nasıl büyük bir rant dönmesi planlandığını da çok iyi biliyoruz. Teklife baktığımız zaman bu doğal yaşam alanı diye güzel dedikleri, barınak diye güzelledikleri ölüm kamplarının açılması için kişilere, kuruluşlara teşvikler, mali destekler sağlanması öngörülüyor. Ayrıca toplama yapmayan ya da hayvanları öldürmeyen belediyelere iki yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Fakat yine toplama yapmak için valilere yine bir sorumluluk verilmişken kendilerine herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Bunun da ne kadar ideolojik, siyasi bir tercih olduğu çok net ortadadır. Herkes bunun farkında, bunu bilmiyoruz zannetmesinler. Biz burada sadece hayvan düşmanlarıyla bunu yapmadığınızı biliyoruz. Ama hayvan düşmanı olduğunuzu da biliyoruz. Dolayısıyla biz bu yasa teklifi meclisten, komisyondan öncelikle, sonra genel kuruldan reddedilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğer ki geçerse her ikisinden de tek tek mahallelerimizde örgütlenip bütün hayvanlarımızı kucaklayıp o barınaklara, o ölüm kamplarına göndermenizi de engelleyeceğiz. Mücadelemiz sona ermeyecek.”
]]>MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
(SAMSUN)- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Sivas’ta yüzleşemediğimiz için bugün yaşadığımız onlarca sorunun da temeline inemiyoruz ve bu temelin aslında kendisinin Sivas’ta başladığını biliyoruz. Çünkü Sivas’ta gerici bir güruh tarafından gerçekleştiği, gerçekleşen katliamın arka planındakiler ne yazık ki perdenin önüne çıkarılmadılar, yargılanmadılar, adalet sağlanmadı” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun şubesi, Atakum Belediyesine bağlı Ata Sahne’de Madımak Katliamı Hafıza Merkezi tanıtımı ve belgesel özel gösterimi düzenledi. Belgesel gösterimine katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, şunları söyledi:
“Okullarımızda artık neredeyse medrese eğitimi gerçekleşiyor”
“Bugün Samsun’dayız. 2 Temmuz Madımak katliamını konu alan 5 önemli projenin tanıtımı gerçekleşecek. Bu projelerden biri olan belgeselinde gösterimi olacak. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonumuzun öncülüğünde kurulan Madımak Hafıza Müzesi tarafından yapılan 5 tane önemli proje hayata geçiyor ve şu ana kadar bunları Ankara başta olmak üzere İzmir, Adana, bölgelerinde tanıtıp gösterilerini gerçekleştirdik. Bugün Samsun’dayız. Bundan sonra İstanbul’da, Balıkesir Edremit’te, sonra Diyarbakır’da ve Antalya gibi yerlerde de tanıtımlarını ve gösterilerini gerçekleştireceğiz. Niçin bu gösterilere ihtiyaç duyuyoruz? Niçin bu çalışmalar gerçekleşti; çünkü gerçekten hala kanayan bir yara olan 2 Temmuz Sivas katliamı biz bu katliamı unutturmayacağımızı, unutmayacağımızı hafızalara kazıyacağımızı zaten söylemiştik. Ancak 31 yıldır beklediğimiz, talep ettiğimiz adalet gerçekleşmedi ve ne yazık ki 31 yıldır taleplerimiz gerçekleşmemesi yanında aynı zamanda her yönüyle devletin hem eğitimde gerici adımları hem toplumsal yaşamdaki gerici uygulamaları yaşamın tamamı dinselleştirme çabası da devam ediyor. Herkesin yakından bildiği gibi bazı okullarımızda artık neredeyse medrese eğitimi gerçekleşiyor. Devlet kurumları okullar, cemaatlere tarikatlara peşkeş çekilmiş durumda. Bunlarda yetmiyormuşçasına Milli Eğitim Bakanlığının yeni hazırladığı adına da Türkiye Yüzyılı Maarif modeli dediği alabildiğine gerici, tekçi bir müfredat programı da hayata geçirilmek isteniyor.
“Her türlü kötülüğün bu sistemden kaynaklı olduğunu biliyoruz”
Sivas’ta yüzleşemediğimiz için bugün yaşadığımız onlarca sorunun da temeline inemiyoruz ve bu temelin aslında kendisinin Sivas’ta başladığını biliyoruz çünkü Sivas’ta gerici bir güruh tarafından gerçekleştiği, gerçekleşen katliamın arka planındakiler ne yazık ki perdenin önüne çıkarılmadılar, yargılanmadılar, adalet sağlanmadı. O gün orada cumhuriyet, burada kuruldu, burada yıkılacak sloganı atanlar, yaşasın şeriat sloganını atanlar, İslam’ın ordusu kafilerin korkusu sloganını atanlar, bugün ne yazık ki ülkeyi kuşatmış durumdalar ve şu anki yönetimin ana yollarını döşeyen olayın tamamen Sivas Madımak katliamı olduğu gün gibi ortada. Biz 2 Temmuz’a dair yaptığımız bütün çalışmalar, yaptığımız bütün anma faaliyetleri, etkinlikler tamamı aslında tarihi yüzleşmeye dönüktür. Biz bu toplumun sadece, aleviler değil, bütün tamamı açısından bakıldığında tarihiyle 2 Temmuz’da yüzleşmesi gerektiğini, yüzleşmesi halinde de bugün yaşadığımız bütün kutuplaşmaların, bütün ayrılıkların ve ortadan kalkacağını biliyoruz. Toplumsal barışa hizmet edeceğini biliyoruz. Bugün yaşanan her türlü kötülüğün özellikle ekonomik krizlerde başta olmak üzere yaşadığımız her türlü kötülüğün bu sistemden kaynaklı olduğunu ve bu sistemin de tamamen temelinin Sivas’ta atıldığını biliyoruz ve bunu söyleyeceğiz. Söylemeye devam edeceğiz. 2 Temmuz’da Sivas’ta olmaya devam edeceğiz.”
]]>