ADANA’da, eşi Deniz (43) ve oğlu Alperen Suna’yı (16) bıçaklayarak öldüren tutuklu sanık Cem Suna (47) hakkında mütalaasını açıklayan savcı, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Duruşmaya katılan Deniz Suna’nın annesi Neriman Toker (64), “İnsana, çocuğuna kıyan yaşamasın. Onun nefes alması normal değil” dedi.
Çukurova ilçesi Toros Mahallesi’nde 10 katlı apartmanın 9’uncu katındaki dairede, 19 Ağustos 2023’te emekli Cem Suna ile eşi Deniz Suna ve oğlu Alperen arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine iddiaya göre, Cem Suna, mutfaktan aldığı bıçakla eşini ve oğlunu bıçakladı. Suna, ardından bıçakla kendine zarar verdi. Sesleri duyan komşularının ihbarıyla adrese gelen polis, daireye girdiğinde, aileyi kanlar içinde yatarken bulunca sağlık ekibini çağırdı. Yapılan kontrolde Deniz Suna ile oğlu Alperen’in öldüğü belirlendi. Yaralı Cem Suna ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. 17 yıllık eşi Deniz Suna’yı 39, oğlu Alperen’i ise 49 bıçak darbesiyle öldürdüğü, kendisinde de 26 bıçak yarası bulunan Cem Suna, tedavisinin ardından taburcu edilip, 4 Eylül 2023’te tutuklandı.
‘ÇOCUKLARIM İÇİN ADALET İSTİYORUM’
“Olay günü iş yerinden eve geldim, eşim ve oğlumla bir süre balkonda oturduktan sonra içeri geçtik. Ben kanepede uyumuşum. Uyandığımda kendimi hastanede buldum. Evde yaşanan olaydan haberim yok. Eşimi ve oğlumu ben öldürmedim” diyerek kendini savunan Cem Suna hakkında, Adana 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Eş olan kadını canavarca hisle kasten öldürme’ ve ‘Alt soydan akrabayı kasten öldürme’ suçlarından dava açıldı. Tutuklu sanık Cem Suna’nın katılmadığı son duruşmada, Deniz Suna’nın annesi Neriman, babası Mehmet Servet Toker, kız kardeşi Duygu İşler ile tarafların avukatları hazır bulundu. Esas hakkındaki mütalaasını veren savcı, Cem Suna’nın, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Deniz Suna’nın annesi Neriman Toker, “Sanık, kızım ve torunumu sadistçe öldürmüştür. Çocuklarım için adalet istiyorum” diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini belirtti.
‘FARKLI AYAK İZLERİ MEVCUT’
Sanık avukatı ise Cem Suna’nın, olay gününe dair hiçbir şey hatırlamadığını savunarak, “Olay yerinde farklı ayak izleri mevcuttur. Müvekkilin köpeği kapalı bir yerdeyken, olay yerine nasıl gittiği yeterince araştırılmamıştır. Sanık suçsuzdur. Ayrıntılı savunma yapmak için süre talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme heyeti, Suna’nın tutukluluk halinin devamına karar verip, karar için taraflara esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için ek süre vererek duruşmayı erteledi.
‘SADECE YÜZÜNÜ KORUYABİLMİŞ’
Duruşmanın ardından konuşan anne Neriman Toker, yaşadığı acıyı unutamadığını belirterek, “Çocuklarımı çok kötü bir halde buldum. Şüpheli, sesleri duyulmasın diye 5 metrelik holde sıkıştırıp, canice her yerlerinden bıçaklamış. Sadece yüzünü koruyabilmiş. Kızımın ve torunumun her yerini delik deşik etmiş. Yaralı kalsın diye değil, ölsün diye yapmış. Kızımda 39, Alperen’imde 49 bıçak darbesi vardı. Torunum, hayalleri olan bir çocuktu. Melek gibi bir çocuktu. O meleğimi yok etti. Onları bir daha göremeyeceğim için her gün ağlıyorum. Hayat, onlar olmadan cehennem gibi geçiyor. Ne gülebiliyoruz ne ağlayabiliyoruz. Mezarına gidip ağlıyorum. Onu bana verseler, ben de aynısını yapmak isterdim. İnsana kıyan, çocuğuna kıyan yaşamasın. Onun nefes alması normal değil. İdam edilsin” dedi.
]]>Fatih’te 8 Ocak 2024’de Fatih Camii imamı Galip Usta’ya ‘hocam bir şey sorabilir miyim’ diyerek bıçakla saldırdığı, kendisini ayırmaya çalışan 2 kişinin ise yaralanmasına neden olduğu iddia edilen sanık Ömer Salgın’ın yargılanmasına başlandı. İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada müştekiler Galip Usta, Bilal Erdem ve 16 yaşındaki Y.İ. hazır bulundu. Duruşmaya tarafların avukatları da gelirken sanık Ömer Salgın katılmadı.
“Bıçak bir milim daha yukarı gelse ölecektim, Allah korudu”
Duruşmada ifade veren müşteki Galip Usta, “Akşam namazını kıldırdığım sırada ayağa kalkarak ‘ey Müslümanlar gafletten uyanın’ dedi. Müezzin bir kardeşimiz ise ‘Müslümana laf söyleyeceğine İsrail’in Yahudisine laf söyle’ demiş. Ben sanığı ne uyardım ne de tanırım. Olay sırasında bir anda karartı oldu, ‘sana bir şey soracağım’ diyerek üzerime geldi, saniyeler içinde kalbim ve boğazımdan bıçaklandım. Önce bıçaklandığımı anlamadım kanepeye düştüm, ayaklarımla savunma yaptım. Bu sırada öğrencilerimle ders yapıyordum, sanık öğrencilerimi de bıçakladı. Bu kişiyi daha önce hiç görmedim, bilmedim, tanımam. Bıçak bir milim daha yukarı gelse ölecektim, Allah korudu. Adalete güveniyorum” dedi.
“Ben ayağa kalkana kadar Galip hocamızı neredeyse öldürecekti”
Müştekilerden Bilal Erdem ise “Kapıyı açar açmaz ‘bir şey sorabilir miyim’ dedi ve direkt hocamızın boynuna atladı. Ben ayağa kalkana kadar Galip hocamızı neredeyse öldürecekti. Çekmeme rağmen hala gelmiyordu. Boşta kalan eliyle beni de bıçakladı, ciğerlerime geldi. Elhamdülillah daha sonra iyileştik. Bıraksam hala işlemekte olduğu cürme devam edecekti” şeklinde konuştu.
“Oğlum 5 vakit namaz kılan bir insandı”
Duruşmada sanık Salgın’ın babası Hüseyin Salgın tanık sıfatıyla dinlendi. Tanık ifadesinde, “Olaydan yaklaşık 1 ay önce oğlum bir takım olumsuzluklar yaşamaya başlamıştı. Uykusunda düzensizlikleri başladı, kilo kaybı olmaya başladı. Sonra ortağıyla ciddi şekilde yumruklu kavga etmiş bunu öğrendik. Ortağı darp raporu alıp şikayetçi de olmuş. Oğlum tamamen içine kapanmıştı, ne bizle ne de başkasıyla konuşuyordu. 5 vakit namaz kılan bir insandı. Oğlumu düştüğü durumdan çıkarma gücümüz, fırsatımız olmadı” ifadelerini kullandı.
Tutukluluk halinin devamına hükmedildi
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ömer Salgın’ın tutukluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede şüpheli Ömer Salgın’ın, Bilal Erdem ve Galip Usta’ya karşı ayrı ayrı ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 18 yıldan 30 yıla kadar hapis, Yusufcan İslam’a karşı ‘vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olacak şekilde kasten yaralama’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya olmak üzere toplamda 19 yıl 6 aydan 34 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. – İSTANBUL
]]>ANKARA – Ankara’da 16 yaşındaki bir çocuk, husumetlisini bıçakla yaraladıktan sonra tartıştığı taksicinin çalıştığı durağı pompalı tüfekle bastı. Ateş ettiği iki kişiyi yaraladıktan sonra saldırılarına devam eden şahıs, aralarında abisinin de bulunduğu 3 kişiyi daha bıçakla yaraladı. Duraktaki saldırıdan kaçmaya çalışan 2 şoförün de ayak bileklerini kırmasına neden olan olay, anbean güvenlik kamerasına yansıdı.
Olaylar, dün akşam saatlerinde Keçiören’in farklı mahallelerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 16 yaşındaki A.A., yolda karşılaştığı husumetlisi A.S. ile tartıştıktan sonra bıçakla saldırdı. Olaydan sonra bölgeden ayrılan A.A., bu kez aralarında ağabeyi M.A.A.’nın da olduğu 4 kişi ile sürücülüğünü O.Ç.’nin yaptığı taksiye bindi. Takside gasp ve saldırı planları tasarladığı iddia edilen şahıslardan rahatsız olan O.Ç., kendisinin de gasp ile tehdit edilmesinin ardından araçtaki telsizle iş arkadaşlarından yardım istedi. Bunun üzerine taksiden inip kaçan şahıslardan A.A. ile ağabeyi M.A.A., şoförün çalıştığı durağı telefonla arayıp taksicileri tehdit etti. Ardından ağabeyi ile durağı basan A.A., yanında getirdiği pompalı tüfek ile şoförlere ateş etti. Saçmaların isabet ettiği M.D. ile o sırada durakta bulunan babası R.D. yaralanırken, panikleyerek kaçmaya çalışan taksicilerden A.Y. ile T.C.’nin ayak bilekleri kırıldı. Ağabey ile kardeşi saldırının ardından geldikleri taksi ile olay yerinden ayrıldı.
Tartıştığı ağabeyini de bıçakladı
Saldırılarına devam eden A.A., yanındaki ağabeyi ile gittiği yerde diğer bir husumetlisi U.İ. ile karşılaştı. Kavga ettiği husumetlisini bıçaklayan A.A. ile ağabeyi olay yerinden uzaklaşarak arkadaşlarının yanına gitti. Y.G. isimli alkollü bir kişinin arkadaşlarına küfür ettiğini öğrenen A.A., ağabeyi ile birlikte Y.G.’nin yanına gitti. Yanında getirdiği bıçakla Y.G.’yi de yaralayan A.A., olay yerinden kaçtıktan sonra bu kez de ağabeyi M.A.A. ile tartışmaya başladı. Gün boyunca yaşanan olaylar sebebiyle kavga eden iki kardeşten A.A., ağabeyi M.A.A.’yı da bıçakladı.
Suç aletleri ile birlikte yakalandı
Art arda gelen ihbarlar üzerine harekete geçen polis ekipleri, 3 saat içerisinde karıştığı 5 farklı olayda 6 kişiyi yaralayan, iki kişinin de dolaylı yoldan yaralanmasına neden olan A.A.’yı suç aleti tüfek ve bıçak ile birlikte kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Yaralanan toplam 8 kişi ise ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevre hastanelere nakledildi. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, olaylarla ilgili soruşturmanın devam ettiği aktarıldı.
“Araç içerisinde ‘birilerini vuralım, gasp edelim’ diye konuşmuşlar”
Olayla ilgili konuşan taksi durağının başkanı Murat Çamlıklı, “Taksi çağırma ziline basmışlar. Duraktaki şoför de gidip yolcuları almış. Bir süre sonra taksiye birkaç kişi daha binmiş. Daha sonra kısa mesafeli yerlere gitmişler. Araç içerisinde ‘birilerini vuralım, gasp edelim’ diye konuşmuşlar. Bunun üzerine de şoför arkadaşımız korkmuş. Araçtaki kişilerin inmesini istemiş ama söyleyememiş. Araçtakiler en son kendi aralarında ‘taksiciyi gasp edelim’ diye konuşmuş. Bunu duyan şoför de telsizden iş arkadaşlarına yerini söyleyip yardım istemiş. Diğer arkadaşlarımız yardıma gidene kadar araçtaki kişiler sürücüye tehditler savurarak kaçmış. Bir süre sonra durağı aramışlar. ‘Biz geleceğiz, sizinle görüşeceğiz’ demişler. Daha sonra durağın önüne taksiyle gelen iki kişiden birisi etrafa ateş etmiş. Sonra da aynı araçla kaçmış. Olay sonucu durakta çalışan 4 kişi yaralandı. İki kişiye saçma isabet etmiş. İki kişi de panikle kaçarken ayak bileklerini kırmış. Kendilerini tanımıyoruz. İlk defa karşılaştığımız kişiler. Aynı gün 4 kişiyi daha yaralamış saldırgan. Yaralılarımızın hayati tehlikeleri yok, evlerinde istirahat ediyorlar. Duraktaki arkadaşlarım çok korkmuştu” diye konuştu.
]]>Olaylar, dün akşam saatlerinde Keçiören’in farklı mahallelerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 16 yaşındaki A.A., yolda karşılaştığı husumetlisi A.S. ile tartıştıktan sonra bıçakla saldırdı. Olaydan sonra bölgeden ayrılan A.A., bu kez aralarında ağabeyi M.A.A.’nın da olduğu 4 kişi ile sürücülüğünü O.Ç.’nin yaptığı taksiye bindi. Takside gasp ve saldırı planları tasarladığı iddia edilen şahıslardan rahatsız olan O.Ç., kendisinin de gasp ile tehdit edilmesinin ardından araçtaki telsizle iş arkadaşlarından yardım istedi. Bunun üzerine taksiden inip kaçan şahıslardan A.A. ile ağabeyi M.A.A., şoförün çalıştığı durağı telefonla arayıp taksicileri tehdit etti. Ardından ağabeyi ile durağı basan A.A., yanında getirdiği pompalı tüfek ile şoförlere ateş etti. Saçmaların isabet ettiği M.D. ile o sırada durakta bulunan babası R.D. yaralanırken, panikleyerek kaçmaya çalışan taksicilerden A.Y. ile T.C.’nin ayak bilekleri kırıldı. Ağabey ile kardeşi saldırının ardından geldikleri taksi ile olay yerinden ayrıldı.
Tartıştığı ağabeyini de bıçakladı
Saldırılarına devam eden A.A., yanındaki ağabeyi ile gittiği yerde diğer bir husumetlisi U.İ. ile karşılaştı. Kavga ettiği husumetlisini bıçaklayan A.A. ile ağabeyi olay yerinden uzaklaşarak arkadaşlarının yanına gitti. Y.G. isimli alkollü bir kişinin arkadaşlarına küfür ettiğini öğrenen A.A., ağabeyi ile birlikte Y.G.’nin yanına gitti. Yanında getirdiği bıçakla Y.G.’yi de yaralayan A.A., olay yerinden kaçtıktan sonra bu kez de ağabeyi M.A.A. ile tartışmaya başladı. Gün boyunca yaşanan olaylar sebebiyle kavga eden iki kardeşten A.A., ağabeyi M.A.A.’yı da bıçakladı.
Suç aletleri ile birlikte yakalandı
Art arda gelen ihbarlar üzerine harekete geçen polis ekipleri, 3 saat içerisinde karıştığı 5 farklı olayda 6 kişiyi yaralayan, iki kişinin de dolaylı yoldan yaralanmasına neden olan A.A.’yı suç aleti tüfek ve bıçak ile birlikte kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Yaralanan toplam 8 kişi ise ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevre hastanelere nakledildi. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, olaylarla ilgili soruşturmanın devam ettiği aktarıldı.
“Araç içerisinde ‘birilerini vuralım, gasp edelim’ diye konuşmuşlar”
Olayla ilgili konuşan taksi durağının başkanı Murat Çamlıklı, “Taksi çağırma ziline basmışlar. Duraktaki şoför de gidip yolcuları almış. Bir süre sonra taksiye birkaç kişi daha binmiş. Daha sonra kısa mesafeli yerlere gitmişler. Araç içerisinde ‘birilerini vuralım, gasp edelim’ diye konuşmuşlar. Bunun üzerine de şoför arkadaşımız korkmuş. Araçtaki kişilerin inmesini istemiş ama söyleyememiş. Araçtakiler en son kendi aralarında ‘taksiciyi gasp edelim’ diye konuşmuş. Bunu duyan şoför de telsizden iş arkadaşlarına yerini söyleyip yardım istemiş. Diğer arkadaşlarımız yardıma gidene kadar araçtaki kişiler sürücüye tehditler savurarak kaçmış. Bir süre sonra durağı aramışlar. ‘Biz geleceğiz, sizinle görüşeceğiz’ demişler. Daha sonra durağın önüne taksiyle gelen iki kişiden birisi etrafa ateş etmiş. Sonra da aynı araçla kaçmış. Olay sonucu durakta çalışan 4 kişi yaralandı. İki kişiye saçma isabet etmiş. İki kişi de panikle kaçarken ayak bileklerini kırmış. Kendilerini tanımıyoruz. İlk defa karşılaştığımız kişiler. Aynı gün 4 kişiyi daha yaralamış saldırgan. Yaralılarımızın hayati tehlikeleri yok, evlerinde istirahat ediyorlar. Duraktaki arkadaşlarım çok korkmuştu” diye konuştu. – ANKARA
]]>Olay, 13 Şubat günü Sincan ilçesi Selçuklu Mahallesi’nde bir parkta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hüseyin Ünal (17), bir arkadaşı tarafından evinin yakınındaki parka çağrıldı. Ünal, gittiği parkta bir gün önce tartıştığı ve aynı lisede okuduğu E.N.D.’nin (17) kendisini beklediğini gördü. Çıkan tartışmada E.N.D., yanında getirdiği bıçakla Ünal’ı bıçaklayarak parktan ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Vücuduna aldığı derin bıçak darbeleri nedeniyle ağır yaralanan Ünal, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye nakledilerek yoğun bakım servisine alındı. 2 günlük yaşam savaşını kaybeden lise 3’üncü sınıf öğrencisi, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırgan E.N.D. ile olayla ilgisi olduğu değerlendirilen Y.B. (17) ise kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.N.D. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.
Hayatını kaybeden Hüseyin Ünal için Sincan Cimşit Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Ünal’ın cenazesine ailesi, yakınları, öğretmenleri ve okul arkadaşları katıldı. Gözyaşları arasında son yolcuğuna uğurlanan Ünal, Cimşit Mezarlığı’nda defnedildi.
“İki kez bıçak darbesi aldı”
Olayın yaşandığı parkta temizlik görevlisi olarak çalışan Hayati Can, “İki tane genç çardakta duruyordu. O anda birbirlerine sert davranmaya başladılar. Gençlerden biri, diğerine bıçakla saldırdı. Sağlık ekiplerini ve polisleri çağırdık. Bıçaklanan kişi önce bağırdı, ardından da yere devrildi. İki kez bıçak darbesi aldı. Karşı taraf üç kişiydi ama tek kişi saldırdı. Her şey aniden oldu. Saldırgan yakalandı. Yaralanan gençte hayatını kaybetmiş” ifadelerini kullandı.
“Kuzenim her şeyden habersiz parka gitmiş”
Öldürülen gencin kuzeni Hamit Can Çelik, Ünal’ın hiçbir şeyden habersiz parka gittiğini belirterek, “Olay günü Hüseyin diş muayenesi olduğu için okula gidemedi. Saldırgan okula gelmiş. Hüseyin’in sınıfta olmadığını öğrenmiş. Bir süre sonra Hüseyin’i arayan ortak bir arkadaşı konuşmak için evinin yakınındaki parka çağırmış. Kuzenim her şeyden habersiz parka gitmiş. Parkta üç kişi varmış ama sadece bir kişi Hüseyin’e saldırmış. Bıçağı çıkarıp, yere düşen kuzenimi kasığından ve karın boşluğundan yaralamış” dedi.
“Okulun ihmali var”
Olayda ihmallerin olduğunu da ileri süren Çelik, “Okulun da bir ihmali var. Olaydan bir gün önce saldırganın Hüseyin’in yanına tekrar geleceğini arkadaşları ve öğretmenleri dahil herkesin bilmesine rağmen velilerine haber verilmemiş. Henüz 17 yaşındaki kardeşimizi kaybettik. Ayrıcalık istemiyoruz. Tek isteğimiz adalet. Canımız yandı. Yüreğimizin yangınını hiçbir şey söndürmez. O parka farkındalık oluşturulması için Hüseyin’in adının verilmesini istiyoruz. Parklarda daha fazla güvenlik görevlisi olsun istiyoruz. Olay planlı olmuş. Azmettirme durumu var. Bunun da takipçisi olacağız” diye konuştu. – ANKARA
]]>ZONGULDAK’ta eski sevgilisi Murat Dursun (50) tarafından bıçaklanan beden eğitimi öğretmeni Buket Y. (49), duruşmada, “2 ameliyat oldum, 7 yerimde yara var. Olay sırasında sanık, beni 7 yerimden bıçaklamış. Öğretmenim, bedenim ile para kazanıyordum. Mesleğimi yapamıyorum. Beni yarım insan olarak bıraktığı için davacıyım. Şikayetçiyim” dedi.
Olay, 22 Mayıs’ta Kozlu ilçesi Fatih Sitesi mevkisindeki bir evin otoparkında meydana geldi. Murat Dursun, ‘kıskançlık’ nedeniyle tartışarak ayrıldığı beden eğitimi öğretmeni Buket Y.’nin evinin otoparkına gitti. Dursun, Buket Y.’nin otomobilinin lastiklerini bıçakla kesti, apartmanın güvenlik kameralarını kırdı. Bina görevlisinin gelmesi ile Dursun, otoparkta saklandı. 2 saat sonra Buket Y., otomobilinin yanına geldiğinde ortaya çıkan Dursun, kadına yanında getirdiği bıçakla saldırdı. Buket Y. yaralanırken, Murat Dursun kaçtı. Polis ekiplerince yakalanan Dursun tutuklanırken, tedavisi tamamlanan Buket Y. 6 Haziran’da taburcu edildi.
‘PAZARTESİ EN MUTLU GÜNÜM OLACAK’
Murat Dursun hakkında hazırlanan iddianamede ‘kadına karşı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçunda 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dursun’un sosyal medyadaki paylaşımları da iddianamede yer aldı. Paylaşımlarda Dursun’un, ‘Pazartesi en mutlu günüm olacak. Herkesin gecesi güzel olsun. Herkes yalanlarını, yaşattıklarının hesabını vermeden yaşayamayacak. Herkes yaptıklarının bedelini ödemeden ölmeyecek, yanlış yapanlar cezalarını ağır ödeyecektir. Pazartesiyi bekle, yanındakilerle senin yarın ve yarından yakın hayatın özel olacak. Ölümü görsün, benim korkum yok, pazartesiyi bekleyin, ölüm güzel olacak’ gibi ifadeler kullandığı belirtildi. Dursun, iddianamedeki ifadesinde ise Buket Y.’nin kendisini N.U. isimli kişiyle aldattığını iddia ederek, olayı bu nedenle gerçekleştirdiğini söyledi. Ayrıca Dursun’un N.U.’nun kendisine Buket Y. ile çekilmiş fotoğraf ve mesajlaşmalarını gösterdiğini de iddia ettiği ifadeler, iddianamede yer aldı.
‘DAHA ÖNCE DE ŞİKAYETLERDE BULUNMUŞTUM’
Davanın 2’nci duruşması, Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma salonunda tutuklu sanık Dursun, bıçaklanan Buket Y. ile avukatlar hazır bulundu. Daha önce tedavisi nedeniyle ifadesi alınamayan Buket Y., duruşmada ifade verdi. Sanık ile 3,5 yıllık ilişkisi olduğunu, olaydan 3 ay önce ayrıldıklarını belirten Buket Y., “Sanık hakkında daha önce uzaklaştırma kararı almıştım. İlişkimiz içinde sürekli beni öldüreceğinden bahsediyordu. Daha önce de şikayetlerde bulunmuştum. Ama aileler araya girince ilişkiye devam ettim. Kendisiyle dini nikahımız olduğunu söyleyip, beni eşi gibi tanıtıyordu. Bekar bir insanım. İstesem resmi nikahla da evlenirdim, imam nikahına ihtiyacım yok ki” dedi.
‘SANIĞI ELİ BELİNDE GELİRKEN GÖRDÜM’
Sanığın daha önce otomobilinin lastiklerini kestiğini, o yüzden her sabah kontrol ettiğini anlatan Buket Y., “O gün de lastiklerin kesildiğini gördüm. Arkadaşımı arayarak yine lastiklerin kesildiğini söyledim. Kamera kayıtlarını izledim. Tam o sırada arkamı döndüğümde, sanığı eli belinde gelirken gördüm. Daha önce bana kafasına silah dayalı fotoğraflar attığı için belinde silah olduğunu düşündüm. Rampaya doğru kaçmaya başladım. O esnada ‘Murat yapma’ dedim. Murat da homurdanıp, ‘Sana yapma demiştim’ dediğini duydum. Sonra bıçaklandığımı ve kanı gördüğümü hatırlıyorum. O sırada telefon açıktı. Telefondaki arkadaşıma, ‘Beni bıçakladı’ dedim. 2 ameliyat oldum, 7 yerimde yara var. Olay sırasında sanık, beni 7 yerimden bıçaklamış. Öğretmenim, bedenim ile para kazanıyordum. Mesleğimi yapamıyorum. Beni yarım insan olarak bıraktığı için davacıyım. Şikayetçiyim” diye konuştu.
KAMERA GÖRÜNTÜLERİ TALEBİ REDDEDİLDİ
Sanık avukatı, müvekkilinin aldatıldığını düşündüğünü, bu nedenle kendisine birtakım yazışmalar ve fotoğraflar gösteren N.U. ile bir araya gelip gelmediğinin tespit edilmesi için güvenlik kamera kayıtlarının dosyaya eklenmesini talep etti. Savcı da güvenlik kamerası görüntülerinin ‘haksız tahrik’ indirimi açısından önemli olduğu için alınması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti de sanığın N.U. ile bir araya gelip, gelmemesinin dosya için önemli olmadığına kanaat getirerek, talebi reddetti. Ancak heyet, sanığın ilgili yazışmaları gösterebilmesi için adli emanetteki telefonunun belirlediği bir kişiye teslim edilmesine karar verip, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
]]>