Besin – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 29 Nov 2024 09:12:46 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Karaciğer yağlanmasını önleyen reçete gibi öneri! İşte karaciğer yağlanmasını önleyen besinler… https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/ https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/
  • ABONE OL
  • Görülme sıklığı her geçen gün artan karaciğer yağlanması, hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Alkol alışkanlığının yanı sıra obezite, insülin direnci ve beslenme alışkanlıkları da karaciğer yağlanmasına neden olan risklerin başında geliyor.

    FAZLA KİLONUZ VARSA KARACİĞERİNİZİ KONTROL ETTİRİN

    Karaciğer yağlanması bakımından en riskli kişiler kilo fazlalığı olanlardır. Bunun yanında; şeker hastaları, hızlı kilo alıp verenler, bazı genetik hastalığı olan kişiler karaciğer yağlanması yönünden risk altındadır.

    Kalp damar sistemlerini ve beyin damarlarını da tehdit eden karaciğer yağlanması, çoğunlukla iyi huylu olsa da tedavi edilmediğinde siroz, karaciğer yetersizliği ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Genellikle herhangi bir belirti vermeden ilerleyen karaciğer yağlanması ancak karaciğer test sonuçlarında bozukluk olmasıyla fark edilebilmektedir.

    SAĞLIKLI BESLENMEYLE ÖNLEMİNİZİ ALIN

    Giderek artan obezite, insülin direnci ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının neden olduğu karaciğeryağlanması kalp damar hastalıkları ve beyin damar hastalıklarına maruz kalma olasılığını ciddi oranda artırmaktadır.

    Şeker hastalarının insülin direnci yükseldikçe karaciğer yağlanması görülme riski aynı oranda artmaktadır. Siroz evresine kadar hiçbir belirti vermeyen hastalık sinsice ilerlemektedir. Karaciğer belirti verdiğinde hasta artık siroz olmuştur. Tedavi süreci çeşitli ilaçlarla gerçekleşmektedir ancak sağlıklı ve düzenli beslenme ile fiziksel aktivite en faydalı tedavi biçimidir.

    GÜNDE 30 DAKİKA YÜRÜYÜN

    Karaciğer yağlanmasına karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabiliriz;

    • Günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalıdır.

    • Metabolizmayı düzenleyen beslenme alışkanlıkları ve özellikle Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir.

    • Ağırlıklı egzersizle beraber kas egzersizleri de yapılabilir.

    • Tekli doymamış yağ asitleri içeren zeytinyağı, balık ve sebze tüketilmelidir.

    • Yağdan, rafine şekerden ve unlu mamullerden kaçınılmalıdır.

    • Raf ömrü olan, koruyucu içeren, kapalı kutulardan uzak kalınmalıdır.

    3 FİNCAN KAHVEYİ SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİN

    Karaciğer için en faydalı besinlerin arasında kahve gelmektedir. Günlük kahve tüketimi karaciğer yağlanmasının yanında karaciğer kanserine bile iyi gelebilmektedir.

    Kamuoyunda karaciğer yağlanmasına iyi geldiği bilinen enginar ve deve dikeni kahve kadar etkili sonuçlar vermemektedir.

    Günde 3 fincan kahve karaciğer hastalarının tedavi sürecine olumlu faydalar sağlamaktadır.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/feed/ 0
    1 ay boyunca limonlu su içerseniz…Vücuda etkisi inanılmaz! https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/ https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/
  • ABONE OL
  • 1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…

    Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

    Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.

    ROMATİZMAYI ÖNLER

    Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..

    KARACİĞERE ENERJİ VERİR

    Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.

    KANSER RİSKİNİ AZALTIR

    Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/feed/ 0
    Kavun ve limonun inanılmaz faydası! Sabahları düzenli tüketilen kavunun faydaları şaşırtıyor! https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/ https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/
  • ABONE OL
  • KAVUNUN FAYDALARI

    Kavun, vücudu soğutucu ve yatıştırıcı etkisinin yanında sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Gelin kavunun faydalarını hep birlikte inceleyelim. İşte sizler için araştırıp bir araya getirmiş olduğumuz kavunun faydaları…

    1. Anti-Kanser Özellikleri

    Kavun meyvesindeki yüksek karotenoid içeriği, kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini azaltabilir. Bu meyvenin düzenli tüketimi, vücudunuzu istila eden kanser hücrelerinin önlenmesinde ve öldürülmesinde etkilidir. Bu yüzden bu ölümcül hastalığı önlemek için diyetinize kavun ekleyin.

    2. Kalp Sağlığı

    Kavun meyvesinde bulunan adenosin adı verilen bir antikoagülan, inme veya kalp hastalığına neden olan kan hücrelerinin pıhtılaşmasını durdurabilir. Kavunlar vücuttaki kanı düzleştirerek kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca, kavun içindeki yüksek su içeriği, mide ekşimesini hafifletmeye yardımcı olan rahatlatıcı bir etki sağlar.

    3. Böbrek hastalığını tedavi eder

    Kavunun mükemmel diüretik özellikleri, böbrek hastalığını iyileştirmede yararlıdır. Kavun ve limonun kombinasyonu gut hastalığının iyileştirilmesinde etkilidir. Böylece, sabahları her gün düzenli olarak kavun tüketimi böbrek sağlığının korunmasına yardımcı olur.

    4. Sindirim Sağlığı

    Sindirim problemleriniz varsa, yumuşak ve kolay bağırsak hareketini kolaylaştırmak için kavun yemeyi deneyebilirsiniz. Kavunlardaki yüksek su içeriği, özellikle mide de sindirimde zorluğa neden olan asitliği ortadan kaldırırken, sindirimi başlatmak için sindirim açısından harikadır.

    5. Enerji Artırıcı

    Çoğu kavun vücudunuzun enerji üretiminin çoğunu oluşturan B vitaminleri içerir. Vücudunuz tarafından şekeri ve karbonhidratı işlemek için B vitaminleri gereklidir. Böylece, kavun tüketimi size önemli miktarda enerji sağlayabilir.

    6. Kilo Verme

    Diğer birçok meyve gibi, kavunlar da kilo kaybı için idealdir. Bu meyveler, sodyum ve kalorilerin yanı sıra yağ ve kolesterol içermez. Doğal tatlılık, şekerli yiyecekler ve yüksek kalorili tatlılar için isteklerinizi sınırlandırırken, yüksek su içeriği sizi daha uzun süre tok tutabilir.

    KAVUNUN CİLDE FAYDALARI

    Kavunlar sadece sağlığınız için değil; kavunun besin değeri de onları cilt için faydalı hale getirir. Cilt bakımı için kavunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Sağlıklı Cilt Bakımı

    Kavunun inanılmaz faydalarından biri, cilt dahil tüm bağ dokularında hücre yapısının bütünlüğünü koruyan kolajen içermesidir. Aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandırır ve cildin sıkılığını korur. Düzenli kavun tüketimi, sert ve kuru cilde sahip olanlar için faydalıdır.

    2. Yaşlanma Karşıtı Yararları

    Kavunlar cildinizi tonlayabilir ve A, B ve C vitaminleri sayesinde yaşlanma karşıtı faydalar sağlar. Taze kavun ince dilimlerini keserek yaşlanma karşıtı bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Bu dilimleri yüzünüze ve boynunuza yerleştirin. 15 ila 20 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Bunu yapmak cildinizi tazeler ve genç bir ışıltı sağlar.

    KAVUN SAÇ SAĞLIĞINA FAYDALARI

    Sağlıklı saçlar, görünümünüzü büyük ölçüde değiştirecektir. Vücudun geri kalanı gibi, saç sağlığı da saç köklerimize ürettiğimiz besinlere bağlı olarak gelişir. Vitamin ve mineral bakımından zengin meyve tüketmek saçların büyümesini teşvik edebilir ve saç problemlerini önleyebilir. Kavunlar aşağıdaki saydığımız şekillerde saçlarınız için faydalı olabilir.

    1. Saç Büyümesini Teşvik Ediyor

    Kavunlar, özellikle, vücutta A vitaminine dönüşen iyi bir beta karoten kaynağıdır. Bu A vitamini sağlıklı saçlar ve normal saç büyümesi için hayati öneme sahiptir.

    2. Saç Dökülmesini Önler

    B vitaminlerindeki eksiklikler saç dökülmesine neden olmaktan da sorumludur. Kavunlar gibi kavunlar folik asit ve inositol gibi B vitaminleri bakımından zengindir ve bu da saç dökülmesini önlemeye ve saç büyümesini teşvik etmeye yardımcı olur.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/feed/ 0
    Mor LahanaFaydaları Nelerdir? Mor Lahana Neye İyi Gelir, Hangi Hastalıklara Faydası Vardır? https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/ https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/
  • ABONE OL
  • Güçlü antioksidan yapısı sayesinde hücresel hasara karşı vücudu korur. Mor lahana, C vitamini , antosiyaninler, karotenoidler, kaemprefol gibi flavonoid antioksidanları bünyesinde barındırır. Bu bileşenler vücudumuz için son derece faydalıdırlar.

    Mor lahananın içinde sülfür bileşeni bulunur. Bu bileşen akne ve sivilcelerle mücadele eder. Vücuttaki iltihapla mücadele eder. Bunun için yiyebilir ya da cilde yansıyan iltihap var ise direkt olarak cilde de uygulanabilir.

    Kalp krizi riskini azaltır. Buna etki eden şey ise lahanaya mor rengini veren flavonoid antioksidanlar olan antosiyanin içeriğidir. Düzenli olarak antosiyanin içeren gıdalar tüketmek, kalp krizi riskini %11-32 oranında azaltabilir.

    Damar sağlığını korumaya da yardımcı olur. Düzenli tüketimi kan akışının kolaylaşmasına yardımcı olur.

    Baş ağrısına birebirdir. Mor lahananın yaprağıyla başınıza kompres yaparak ağrıdan kurtulabilirsiniz.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/feed/ 0
    Her gün 7 zeytin 1 incir yemenin etkisi inanılmaz! Peki neden 7 zeytin 1 incir? https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/ https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/
  • ABONE OL
  • İŞTE HER GÜN 7 ZEYTİN 1 İNCİR YEMENİN FAYDALARI

    – İki besinde çok güçlü antioksidan olduğundan vücudun gün boyu temizlenmesini destekler. Böylece vücudun genç hücrelerinin sayısını artırarak yaşlanmayı geciktirir.

    – Zeka gelişiminde katkı sağlayarak beyin hücrelerinin sağlığını korur. Uzmanlar özellikle hamile ve gelişim çağındaki çocukların düzenli bir şekilde bu besinlerden tüketilmesini tavsiye eder.

    – Sinir hücrelerini yenilediğinden ruhsal problemlerin yaşanma olasılığını da azaltır. Özellikle depresyon ve kişilik bozukluğu gibi sonu intiharla biten rahatsızlıklara iyi gelir.

    – Laktoza alerjisi olan kişilerin kalsiyum maddesini depolamasının en doğal yolu bu ikilidir.

    – Gün içerisinde yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra gün içerisinde tokluk hissini de artırdığından kilo almayı da engeller.

    – Günde 2 defa sabah kalkar kalkmaz ve gece yatmadan uygulanmalıdır. Bu zamanlar vücudun yenilenme saatleridir.

    – Kan şekerini dengelediğinden şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir ikilidir.

    – Bağışıklığı güçlendirdiğinden kansere yakalanma oranını azaltır. Karaciğer, akciğer ve meme kanserlerinin hücrelerini azaltığı yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.

    – Bu uygulamada incirin kuru olup olmaması önemli değildir. Kür etkisini 21 gün sonra gösterir.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/feed/ 0
    Yeni Gıdalar Süpermarket Raflarında Yerini Alacak https://www.haber60.com.tr/yeni-gidalar-supermarket-raflarinda-yerini-alacak/ https://www.haber60.com.tr/yeni-gidalar-supermarket-raflarinda-yerini-alacak/#respond Thu, 04 Apr 2024 22:30:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26166 Kaynakların sınırlı olduğu ve gıda endüstrisinin çevresel etkisinin artmaya devam ettiği gerçeği göz önünde bulundurularak yeni gıdaların yavaş yavaş süpermarket raflarında yerini alacağı düşünülüyor. Konuyla ilgili Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay açıklamalarda bulundu.

    Dünyadaki her dokuz kişiden biri yetersiz beslenmeden muzdarip ve bu artan sorunla yüzleşmek ve üstesinden gelmek için yeni gıda seçeneklerinin araştırılması gerekiyor. Tarıma uygun arazilerin çoğunun hali hazırda ekiliyor olması nedeniyle daha yüksek verim elde edilmesinin zorlu bir süreç olacağını belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi Program Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ayla Ünver Alçay, “Geleneksel gıda sistemine karşı yeni arayışlar ortaya çıktı. Gıda olarak kullanılmayan ürünlerin gıda olarak kullanılabilir hale getirilmesi, gıda atıklarının değerlendirilmesi, bazı mikroorganizmaları bol miktarda üretip besin maddesi olarak kullanılması, biyofermantasyon teknolojisi ile selülozdan gıda üretimi, farklı mikrobiyal kaynaklardan protein üretimi çok yakında karşımıza çıkabilir” dedi.

    Yosunlar beslenmede önemli hale gelecek

    Çok yakın bir gelecekte yosunlar, tek hücre proteini, yabani tahıllar ve sahte tahıllar, genetiği değiştirilmiş gıdalar, yenilebilir gıda ambalajları, kaktüsler, nanogıdalar, bitki bazlı sütlerin beslenmede yaygın olarak kullanılabileceğini ifade eden Dr. Alçay, “Bilinen yaklaşık 10 bin farklı deniz yosunu türü vardır ve bunların çoğu yenilebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde binlerce yıldır gıda olarak tüketilmektedirler. Taze, fermente edilmiş, kurutulmuş veya dondurulmuş şekilde, bütün olarak veya farklı boyutlarda pul, granül veya toz halinde öğütülerek, gıda olarak veya hazırlanmış gıdaların içeriği olarak tüketilebilirler. Algler ve diğer deniz besin kaynakları, özellikle geleneksel tarım uygulamaları nedeniyle topraktaki besin maddelerinin tükenmesiyle birlikte daha bol hale gelecektir. Algler, ekilebilir araziye ihtiyaç duymamaları ve minimum besin maddesiyle büyüyebilmeleri nedeniyle geleneksel mahsullere iyi bir alternatif sağlayabilir” açıklamasını yaptı.

    Yüksek protein kaynağı tek hücreliler

    Tek hücre proteini, genetiği değiştirilmiş gıdalar, yabani tahıllar ve sahte tahılların besin maddesi olarak besin maddesi olarak kullanılabileceğini belirten Dr. Alçay, “Tek hücre proteini insan gıdası veya hayvan yemi olarak kullanılan, fermantasyon yoluyla üretilen, alg, bakteri, küf veya maya gibi mikroorganizmaların ölü ve kurutulmuş formlarını ifade eder. Yüksek protein içeriğinden dolayı tarımsal kökenli proteinlere alternatif bir kaynak olarak dikkat çekmektedir” şeklinde konuştu.

    Yabani tahıllar ve sahte tahıllar

    Dr. Alçay sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Buğdayı çeşitlendirmek veya alternatifiyle değiştirmenin sağlık ve çevre üzerine olumlu etkileri olacaktır. Önümüzdeki yıllarda muhtemelen kullandığımız tahıllar, sahte tahıllarla yer değiştirecektir. Kinoa, amaranth, karabuğday, kavuzlu buğday, yabani pirinç, parmak darı, fonio ve Horasan buğdayı bunların arasında sayılabilir. Karabuğday, kinoa ve amaranth tahıl değil tohumdur ve sahte tahıllar adı verilen kategoridedirler. GDO gıdaların bazı yaygın örnekleri arasında tatlı mısır, pirinç, patates, peynir, domates, somon bulunur. Doğal kabul edilmemesi ve potansiyel olarak güvensiz olduğu düşünülmesi nedeniyle GDO’lu ürünler genellikle tüketici tarafından kabul edilebilir bulunmamıştır.”

    Kaktüs, nanogıdalar, bitki bazlı süt gibi gıdaların çok yakında daha yaygın olarak beslenmede kullanılacağını ifade eden Dr. Alçay, herkesin sağlıklı beslenebilmesi için küresel gıda üretimin artması gerektiğini söyleyerek “Fonksiyonel gıdaların da günümüzün ve geleceğin gıdaları arasında pazarda yer alacağı ön görülmektedir. Sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda küçük değişiklikler büyük fark oluşturabilir” dedi. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yeni-gidalar-supermarket-raflarinda-yerini-alacak/feed/ 0
    Sahursuz Oruç Tutmanın Zararları ve Sahurun Faydaları https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/ https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20509 Ramazan ayı geldi, ikinci gün için oruçlar tutuldu.

    Ancak sahursuz oruç yapanların sayısı da az değil. Uykusuna yenik düşenler, sahur yapmadan yatıyor.

    Ertesi gün “dayanabileceğini” düşünenler, sağlığını tehlikeye soktuğunun farkında değil.

    Sahur yapmak oruç tutmanın en önemli halkalar arasında yer alıyor. Gündelik hayatınızdan tutun sağlığınıza kadar olumsuz geri dönüşleri olabilir.

    Sahur yapmadan oruç tutmanın bazı potansiyel zararları şunlar olabilir:

    Vücutta Dehidrasyon:

    Sahurda su içmek, gün boyunca vücuttaki su kaybını dengelemeye yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, dehidrasyon riskini artırabilir, özellikle sıcak havalarda veya fiziksel olarak aktif olduğunuzda daha da önemli hale gelir.

    Enerji Seviyelerinde Düşüş:

    Sahurda alınan besinler, gün boyunca enerji sağlamaya yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca düşük enerji seviyelerine ve halsizliğe neden olabilir.

    Baş ağrısı ve Yorgunluk:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca açlık nedeniyle baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluk gibi semptomlara neden olabilir.

    Mide Rahatsızlıkları:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Aç karnına asitli içecekler veya aşırı yağlı, ağır yiyecekler tüketmek mide problemlerini tetikleyebilir.

    Besin Dengesizliği:

    Sahurda alınan besinler, gün boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri sağlamaya yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, besin dengesizliğine ve önemli vitamin ve minerallerin eksikliğine neden olabilir.

    Performans Düşüklüğü:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca zihinsel ve fiziksel performansınızı olumsuz etkileyebilir. Özellikle iş, okul veya günlük faaliyetlerde daha düşük performans gösterebilirsiniz.

    Sahurun faydaları

    Sahur, oruç tutan kişiler için önemli bir öğündür ve birçok faydası bulunmaktadır:

    Vücutta Su Dengelemesi:

    Sahurda su içmek, gün boyunca vücuttaki su kaybını dengelemeye yardımcı olur. Bu, dehidrasyon riskini azaltır ve sağlıklı bir şekilde oruç tutmaya yardımcı olur.

    Enerji Sağlar:

    Sahur, gün boyunca enerji sağlamak için önemli bir fırsattır. Sahurda alınan besinler, gün boyunca vücuda enerji sağlayarak açlık hissini azaltır ve günlük aktiviteler için gereken gücü sağlar.

    Zihinsel ve Fiziksel Performansı Artırır:

    Sahur, gün boyunca zihinsel ve fiziksel olarak daha iyi performans sergilemenize yardımcı olur. Aç kalmak, konsantrasyonunuzu ve performansınızı olumsuz yönde etkileyebilirken, sahur yapmak bunu önleyebilir.

    Besin Dengesini Sağlar:

    Sahur, gün boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri sağlamak için bir fırsattır. Dengeli bir şekilde beslenerek protein, karbonhidrat, yağ, lif, vitamin ve minerallerin alınması sağlanır.

    Mide Rahatsızlıklarını Önler:

    Sahur yapmak, gün boyunca mide rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olur. Aç karnına uzun süre beklemek, mide yanması, şişkinlik ve sindirim sorunlarına neden olabilirken, sahur yapmak bunları önleyebilir.

    Sosyal ve Ruhsal Faydalar:

    Sahur, aile ve topluluk içinde birlikte yapılan önemli bir ibadettir. Ayrıca, sabah erken saatlerde ibadet etmek ve dua etmek, ruhsal olarak da ferahlık ve huzur sağlayabilir.

    Bu nedenlerle, sahur yapmak oruç tutan kişiler için önemlidir ve sağlıklı bir oruç deneyimi için sahurun faydaları göz ardı edilmemelidir.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/feed/ 0
    Bozayılar, küresel ısınma ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle kış uykusuna yatmadan geçiriyor https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/ https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:15:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18457 Türkiye’de yaygın popülasyona sahip bozayılar, doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından daraltılması ve küresel ısınmanın etkisiyle yılın en soğuk mevsimini kış uykusuna yatmadan geçiriyor.

    Kış uykusu, bazı hayvanların çetin kış koşullarına dayanabilmek için metabolizmalarının, nefes alıp verme ve kalp atış hızlarının yavaşladığı, vücut sıcaklıklarının azaldığı dönem olarak biliniyor.

    Uzun süreli hareketsizlik hali olan kış uykusu, genellikle vücutlarında depoladıkları besinleri yakarak enerji elde eden ayı, yarasa, sincap, kirpi, yer sincabı, dağ sıçanı, fındık faresi, kurbağa gibi “sıcak kanlı” hayvanlarda görülüyor.

    Kışın yeterli besin kaynağı bulamayan hayvanlar, bu süreci kış uykusunda geçirerek yaşamsal faaliyetleri için gereken enerjiyi saklayıp hayatta kalıyor. Söz konusu hayvanlar, kış uykusuna yatmadan birkaç ay önce ise uyurken harcanacak besini vücutlarında depoluyor.

    Küresel ısınma ve insanlara bağlı etkenler, bu hayvanlardan özellikle bozayılara son senelerde kış uykusunu adeta unutturdu.

    Türkiye’deki bozayılarla ilgili 24 yıldır çalışmalarını sürdüren Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Cihan, AA muhabirine, ayıların yırtıcı memeliler grubuna dahil olduğunu ve besin zincirinin en üst tabakasında yer aldıklarını söyledi.

    Kış uykusunun ayılar için çok önemli bir süreç olduğunu belirten Cihan, bu hayvanların hormonal süreçlerini tamamlamak ve besin ihtiyaçlarını giderip uygun metabolizmaya ulaştıktan sonra kışın uykuya yatmak durumunda olduklarını anlattı.

    Ayıların üremelerinde kış uykusunun engel olmadığını, doğum yapabildiklerini dile getiren Cihan, “Yavrularını bu şekilde beslerler ve hayata bahar mevsiminde, kış uykusundan çıktıktan sonra daha aktif olacak halde yavrularının dışarıya çıkartmayı sağlarlar. Bu çok önemlidir. Doğadaki besinsel ihtiyaçlar ya da ne zaman beslenebilecekleri, çevrenin sıcaklığıyla ilişkilidir. Örneğin kışın gıda bulabilme oranı düştüğü için sonbaharda beslenmeye başlarlar ki yağlanırlar. Bu, yavrularını da beslemek amacıyla kışa, o gıdasız zamana hazırlık oluşturur. Sütünün de çok yüksek yağ oranına ihtiyacı vardır.” diye konuştu.

    “Ormanlarda yabani meyvelerin çoğaltılması” önerisi

    Prof. Dr. Cihan, ayıların yaşam süreçlerinde uzun yıllardır bazı sorunlar olduğunu, bunların başında kendi besin zincirlerinde gereken gıdaya ulaşamamalarının geldiğini anlattı.

    İnsanlar tarafından yaşam alanları daraltılan bu hayvanların farklı arayışlara girdiğini aktaran Cihan, şöyle devam etti:

    “Normal habitatlarında uygun gıdaları elde demiyorlar, bulamıyorlar, demek ki yetersiz. Tabii ki bizden kaynaklanıyor, insanoğlundan kaynaklanıyor. Onların alanlarına o kadar fazla girdik, o kadar tahrip ettik ki oraları, hayvanlar kendi gıdalarını bulamıyorlar. Mecburen çöplere, insan gıdalarına yönelmeye çalışıyorlar. Kolay yiyeceğe alışkın olan, çok zeki olan hayvanlardır ve bu yüzden de o çöplüğü mecburen karıştırıyorlar. Kış uykusuna yatmama sebeplerinden biri kendi habitatlarındaki yiyeceklere ulaşamamaları, insan gıdalarına kolay ulaşmaları. Diğeri de tabii küresel ısınma. Çok aşırı soğuklar olmadı ve ne oluyor, kar yağmayınca gıdaya ulaşabilme imkanı da artıyor. Bu sefer zaten yatmaz.”

    Cihan, bozayıların tam anlamıyla kış uykusuna yatan hayvanlar olmadığını, kışın dönem dönem uyandıklarını, kalkıp inlerinden çıktıklarını bildirdi.

    Çok az da olsa gıda bulabilirlerse onları yiyip uykularına devam ettikleri bilgisini veren Cihan, “Yani gerçek kış uykusu değildir, sürüngenlerde olduğu gibi ama ne yazık ki ısı arttığı için ve gıdayı bulabilme imkanları biraz olsun arttığı için bu dönemlerde kış uykusuna yatma ihtiyacı duymuyorlar.” dedi.

    Cihan, bozayıları korumak için insanların doğaya daha fazla zarar vermemesi, canlıların yaşam alanlarını tahrip etmemesi ve ormanlarda meyvelendirme çalışmaları yapılmasını önerdi.

    Ayıların yaşadığı alanlarda yabani meyvelerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar yapılmasının, insanların yaşadığı alanlara gelmesinin de önüne geçeceğini vurgulayan Cihan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Aslında onlar bizimle bir araya gelmeyi hiç istemiyor. Ne oluyor? Aç kaldıklarında tabii yine insan ile ayı çatışması oluyor. Bu, hayvanların suçu değil aslında, yine suç bizde oluyor. Onlara doğru gıdayı, uygun gıda alanlarını da bulacak şekilde bir çalışma yapacak olursak inanın onlar da bizimle birlikte olmak istemeyecekler. Bursa’mızda, Uludağ’da ayı popülasyonu oldukça iyi durumda, iyi diyorum çünkü onların artışı, alanlarında bulunması bizim için de çok iyidir aslında. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi ayı popülasyonu yönünden en zengin olan alanlardan biridir. Bence oradaki koruma çalışmalarına çok ağırlık vermek gerekiyor. Sadece tabii ki Karadeniz’de değil, ülkenin tamamında ayı çalışmalarına, koruma çalışmalarına hız vermek gerekiyor. Umarım hem o muhteşem canlılarımızı ve hem de insanlarımızı barışçıl bir şekilde yaşama tutturmuş oluruz.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/feed/ 0