TÜM YEREL- SEN Genel Başkanı Mücahit Dede belediyelere SGK prim borcu tahsilatı tartışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Dede, şunları söyledi:
“Bizlerin de emek, hizmet ve daha iyi bir toplumsal yaşamın inşası içerisinde doğal paydaş olduğumuz belediyeler; vatandaşlarımızın birinci ve ilk elden kamuyu, devleti gördüğü ve tanıdığı alanlardır. Adı üstünde ‘Yerel belediye’ yani içerisinde yaşadığınız sokak, mahalle, ilçe ve ilin yerinde yönetimidir. Belediyeler; kar zararın hesaplandığı, hizmetin aksatıldığı, yapılanların ticarileştirildiği, rantın normalleştirildiği yerler değildir. Bu yüzden de belediyeler, yerel halkına hizmet etmek için vardır. Fakat bugün ülkemizde yaşananlar ve ‘Tek Adam Rejiminin’ keyfiliği kendi belediyeleri de dahil olmak üzere, muhalefet belediyelerini, özellikle de CHP belediyelerini hedef almakta ve SGK Prim Borçları bahane edilerek, belediyeleri hizmet veremez hale getirmek istemektedir.
“Aile şirketlerine her türlü vergi ve SGK prim borcu affını getirip servetlerine servet katıyorlar”
Holding, firma, kurum ve işletmeleri hedef göstermeden ve isimlerini söylemeden; senelerdir uygulanan vergi borcu indirimi, SGK prim borcu indirimi ve borçların affını hepimiz bilmekte ve affa konu olan rakamları dudaklarımız uçuklarcasına takip etmekteyiz. O da yetmez gibi Türkiye’nin ileri gelen pek çok şirketinin nasıl vergi vermediği veya vermemek adına türlü işler içerisine girdiğini ibretle izlemekteyiz. Ayrıca iktidar; yandaşlarına, sırdaşlarına, aile şirketlerine her türlü vergi ve SGK prim borcu affını getirip servetlerine servet kattırdığını da ülkemizde bilmeyen kalmadı.
Buralara ses çıkarmayan, hatta türlü teşviklerle sözde ülkemize hizmet adına kolaylık sağladığını düşünen AKP iktidarı, tek işi halka hizmet etmek olan muhalefet ve özellikle de CHP belediyelerine kanun sosuna batırılmış darbe yapmaya çalışmaktadır. AKP iktidarı; 31 Mart Yerel Seçimlerinde aldıkları ağır yenilginin faturasını; işçiye, emekçiye, emekliye, memura, esnafa özcesi herkese ve her kesime kesmeye kalkmaktadır. SGK prim borcu dayatması, halka gidecek hizmetin de aksatılmasıdır.
“AKP’nin, ekonomik çöküntünün faturasını CHP ve muhalefet belediyelerine kesmesi vicdansızlıktır”
Tarihe baktığımız zaman, Özal’dan Ecevit’e, Demirel’den Çiller’e hemen her dönem hükümetlerde SGK prim borçları vardı ya affa uğramış ya da yapılandırılmıştı. Bugün, bir anda ekranlara çıkıp emeklilerin maaşlarına zammı veya maaş ödemelerinin kaynağını SGK prim borçlarına bağlamak; 22 senelik tek parti ve Tek Adam Rejimi yönetimleri gerçeğini ört-bas edemeyecektir. Bundan dolayıdır da iktidarın, ülkemizi getirdiği ekonomik çöküntünün faturasını, pek çoğu yeni CHP’ye geçen CHP ve muhalefet belediyelerine kesmek en hafif tabirle vicdansızlıktır.
“CHP belediyelerinin yanındayız”
Yaşadığımız ülkemizi ve gerçeklerini çok iyi biliyoruz. yüzde 1 barajını aşan sendikaların üyelerine toplu sözleşme ikramiyesi verilir hukuksuzluğunu kanun teklifi olarak sunan emek düşmanlarından sokaktaki hayvan dostlarımızın katledilmesine el kaldıranlara, emekliye-memura reva görülen sadaka zammından kendi kaderine terk edilmiş asgari ücretlimize kadar her şeyi görüyor, biliyor ve bu duruma sessiz kalmayacağımızı haykırıyoruz. Biz, Tüm Yerel-Sen olarak iktidarın belediyeleri geçmiş dönemlerden kalma borçları üzerinden mali açıdan daraltarak halka hizmet üretemez, emekçilere hak ettikleri ücretleri ödeyemez hale getirerek, belediyeler üzerinden aslında halkı ve emekçileri cezalandırmayı amaçlayan bu yeni sergilediği orta oyununa, ülke gündemi ve gerçekliğinden koparma çabalarının karşısında olacağımızı ve CHP belediyelerinin yanında duracağımızı belirtmek isteriz. Söz konusu krizin; genel bütçeye herhangi bir yük olmadığını bildiğimiz SGK prim borçlarının tahsil edilip edilmemesi olduğunu biliyor iktidarın ve ortaklarının seçimle kaybettiğini, siyasi oyun ile kazanmaya çalıştığını halkımızın vicdanına sunuyoruz.”
]]>Baran AKKAYA/İSTANBUL, YENİKAPI’da, çok sayda sivil toplum kuruluşunun katılımıyla sahipsiz hayvanlarla ilgili yasal düzenlemeye ilişkin ‘Adalet Mitingi’ düzenlendi. Hazırladıkları pankartlarla mitinge katılan vatandaşlar, sloganlar attı. Hayvanları Koruma Federasyonu Başkanı Nihal Kasa “Müslüman bir ülkeye yakışmayacak biçimde bunlar telaffuz ediliyor. En büyük sorun, belediyelerin kısırlaştırma merkezi kurmamış olmasıdır” dedi.
Yenikapı miting alanında, çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ‘Adalet Mitingi’ düzenlendi. Sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili yasal düzenlemeye ilişkin düzenlenen mitinge şehir dışından otobüslerle yoğun katılım sağlandı. Mitinge katılanlar pankartlar açarak sloganlar attı. Sanatçı İzzet Aktaş da mitinge gelerek hayvanlar için bestelemiş olduğu şarkı ‘Mahlukat’ ile sahne aldı.
“EN BÜYÜK SORUN, BELEDİYELERİN KISIRLAŞTIRMA MERKEZİ KURMAMIŞ OLMASIDIR”
Mitingde konuşan Hayvanları Koruma Federasyonu Başkanı Nihal Kasa, “20 yıldır kısırlaştırma yapmayan belediyelerin görevinin bedeli, bugün zavallı hayvanlarımıza ödettirilmek isteniyor. 7332 sayılı kanun 2021 yılında düzenlenirken belediyelerin kısırlaştırma ve bakım evi kurması için tam dört yıl süre verildi ve dört yıl süresince bütün belediyeler topladıkları hayvanları vurup başka belediyelerin sınırlarını attılar. Hayvan sayısı çoğaldı. Vatandaş şikayetçi ve mustarip oldu ve gelinen noktada da ‘hayvanlar öldürülsün’ diyorlar. Bugün de hayvanların öldürülmesi konuşuluyor. Müslüman bir ülkeye yakışmayacak biçimde bunlar telaffuz ediliyor. En büyük sorun, belediyelerin kısırlaştırma merkezi kurmamış olmasıdır. Vatandaşlarımızdan şunu da bilmesini istiyoruz ki. Bugün bir Müslüman bir ülkeye yakışmaz, biz böyle bir şeye geçit vermeyiz ama velevki bütün hayvanlar öldürüldü. Türkiye’de bir gerçek var; Anadolu’da 30 binin üstünde köyde hayvancılıkla uğraşan milyonlarca insanın çoban köpekleri var ve bunları doğurturup, ikisini alıp on tanesini başka ilçeye atıyorlar ve dolayısıyla bütün hayvanları öldürülürse bile sırf Anadolu’da köylülerin attığı bu şekildeki hayvanlarla en kısa zaman içinde bütün Türkiye’ye tekrar döner” şeklinde konuştu.
İstanbul Barosundan gelen avukatlar yaptıkları konuşmada, “Bu ülkenin özgür ve vicdanlı insanları, yalnızca kendi hakkınızda değil toplumda ötelenmiş mağdur durumuna düşmüş herkesin hakkında saygı duyma çağrımıza davetçi olduğunuz için hepinize teşekkür ederiz. Biz biliyoruz ki mücadele birlikte güzeldir. Bizler bizi mağdur düşürenlere karşı bir araya gelmiş koca bir çoğunluğu, yaşatmayı beceremeyen ama öldürmek eziyet olunca kollarını sıvıyan ellerini savuşturan kişilere karşı sesimizi çıkarıp tek yürek olmazsak teker teker susturulacağımızı bilenleriz” şeklinde konuştu.
“BU BİR KATLİAM”
Mitinge katılan Nezihat Kaya, “Kesinlikle karşı olduğum için buradayım, yani bu bir katliam. Bu kabul edilir bir şey değil bunu kabul eden insanları da anlamıyorum. Kesinlikle böyle bir şeyi kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
Sibel Dalay, “Bence çok duygulandıran bir atmosfer. İnsanların sadece hayvanlar için burada toplanmış olması çok güzel bir şey ve vicdan sahibi insanlar diye düşünüyorum” dedi.
“KÜÇÜCÜK ÇOCUKLAR HAYVANLAR ÖLMESİN DİYE PANKARTLAR HAZIRLADILAR”
Pelin Pehlivan ise “Bugün Yenikapı Mitinginde toplandık adalet için. Kadınlar için, çocuklar için, hayvanlar için. Bugün küçücük çocuklar geldi 7 yaşında. Hayvanlar ölmesin diye buraya gelip pankartlar hazırladılar. Yani küçük bir çocuk neden buraya geliyor niye buraya geliyor” şeklinde konuştu.
]]>
Kocaeli Valiliği, vatandaşların şikayetleri üzerine sokak hayvanlarıyla ilgili alınacak tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği kapsamında belediyelerin görev ve sorumlulukları hatırlatılırken vatandaşlar insan sağlığını tehdit eden hayvanların itlaf edilmesiyle ilgili maddeye tepki gösterdi.
“Valiliğin açıkladığı maddelere baktığımız zaman her birinin 5199 Sayılı Kanunda ön gördüğü hatırlatmaları tekrardan belediyelere yaptığını görüyoruz”
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hakkında bilgilendirme yapan Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Bostancı, “5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ilk olarak 2004 yılında resmileşiyor. Daha sonra 14 Temmuz 2021 yılında tekrardan revize ediliyor. Bu revizyonda büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 75 binin üzerinde olan ilçe belediyelerinin 31 Aralık 2022 tarihine kadar hayvan bakım evlerini, diğer ilçe belediyelerinin ise 31 Aralık 2024 yılına kadar hayvan bakım evlerini tamamlamaları gerekiyor. Bu bir yasal zorunluluk ve sorumluluktur. Biz bunu defalarca her platformda, her yerde dile getiriyoruz. Öncelikle bunu dile getiren Kocaeli Valiliğimize teşekkür ediyorum. Resmi bir otoritenin belediyelerine yetki ve sorumluluğunu hatırlatması bizler adına önemli bir gelişmedir. Sosyal medyada Kocaeli Valiliği’nin açıklamaları farklı noktalara çekildi. Valiliğin açıkladığı maddelere baktığımız zaman her birinin 5199 Sayılı Kanunda ön gördüğü hatırlatmaları tekrardan belediyelere yaptığını görüyoruz. Yapılan yorumların farklı noktaları çekilmesinin art niyetli olduğunu görüyorum. Ben bir kez daha buradan Kocaeli Valiliğimize bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum. Çünkü resmi bir otoriterinin bunu dile getirmesi çok önemlidir” diye konuştu.
“Tüm desteklere hazırız”
Her konuda belediyelere yardımcı olabileceklerini söyleyen Bostancı, “Veteriner hekimler olarak bizler kısırlaştırma seferberliği konusunda, yapılması gereken her adımda, yapılması gereken her projede burada olduğumuzu, Kocaeli’deki kliniklerimize, polikliniklerimize bu hizmeti yürütebileceğimizi, bu projelerde yer alabileceğimizi taahhüdünü veriyorum. Buradan da bu destekte bulunabileceğimizi tüm kamuoyunun nezdinde söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.
“Kedi ve köpeklerin yaklaşık üçte birinin çiplendiği, üçte ikisinin ise çiplenmediği görülüyor”
Mikroçiple ilgili de açıklamalarda bulunan Bostancı, “Her yaştaki kedi ve köpeklerin mikroçiple kayıt altına alınması 2022 yılında son buldu. Şu an baktığımız zaman kedi ve köpeklerin yaklaşık üçte birinin çiplendiği, üçte ikisinin ise çiplenmediği görülüyor. Kayıt altına alınma önemli unsurdur. Bu sürenin uzatılarak her yaştaki kedi ve köpeklerin tekrardan kayıt altına alınması gerekiyor. Bu önemli bir konudur. Diğer bir konuda ise Kocaeli de dahil birçok belediyemizde veteriner hekim istihdamı çok az. Birkaç tane veteriner hekimle sorunları çözmeye çalışıyorlar. Haliyle gerek kısırlaştırmada olsun gerek diğer işlemlerde olsun bu işlemi tam olarak yürütemiyoruz. Belediyelerimizin bu konuda gerekli adımı atmasını da bekliyoruz. Çünkü bu bir problemse, bu bir sorunsa siz bunu veteriner hekimlerle çözeceksiniz. Bu konuda belediyelerin ivedi olarak bu konuda veteriner hekim sayılarını arttırması gerekiyor. Aynı zamanda vektörel mücadele, kesimhaneler, hayvan pazarları, sahipsiz hayvanların yakalanması, kısırlaştırılması, rehabilite edilmesi gibi birçok konunun bir arada biriktiği bir yerdeyse veteriner işleri müdürlüğü olmazsa olmazıdır belediyelerde. Bu konuda da mutlaka ve mutlaka belediyelerin veteriner işleri müdürlüğü kurulmasında ön ayak olması lazım ve gerekli adımları atması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>