Fotoğraf: AAYUNAN ADALARINA SADECE DENİZ, KUM VE EĞLENCE İÇİN GİTMİYORLAR
Ayvalık’tan da Yunan adalarına geçişlerin olduğunu belirten Başkan Ali Uçar, geçen yıl 105 bin kişinin bu şekilde Midilli’ye gittiğini kaydetti. Geçtiğimiz Ramazan ve Kurban Bayramı tatili dönemlerinde de 20 binden fazla kişinin Midilli’ye geçtiğini dile getiren Ali Uçar, şöyle konuştu:
“Yunan adalarına geçişin çok farklı nedenleri var bizden genelde Midilli’ye geçişler oluyor. İstanbul’a yakınlığı nedeniyle ve Schengen vizesini çalıştırmak ve yurtdışına çıkış gözükmesi için bu tür girişimlerde bulunanlar var ve uzun süreli konaklayan yok. Bizim amacımız da oraya gidenlerden Ayvalık’a gelmelerini sağlamak ve bu yolla karşıdan buraya transferler gerçekleştirmek. Geçtiğimiz yıl, Midilli dönüşünde, buraya 35 bin kişi gelmiş. Zaman içinde böyle durumlar parlar. Euro 35 TL’den 45 TL’ye çıkarsa ve yurtdışı harcı 150 liradan 1500 lira olursa bu iş durur. Geçen yıl telefon almaya ve kaydettirmeye gidenler vardı ve feribotların yüzde 70-80’i cep telefonu kaydettirmek için gitti. Oraya gidenlerin hepsinin deniz, kum ve eğlence için gittiğini düşünmeyin. Genelde Yunan Konsolosluğundan vize almak ve bunu çalıştırmak için gidenler de oluyor.”
Ayvalık TSO Başkanı Ali UçarORADA ALKOL UYGUN ÇÜNKÜ VERGİLER BİZDEKİ GİBİ DEĞİL
“Orada alkol uygun ve dönüşte free shop alışveriş için gidenler oluyor. Bir kısım rakamları uygun bulduğu için gidiyor ve bu segment farklı bir segment” diyen Uçar, şöyle devam etti: “Kapıda 80 euro vize alıyorsunuz, çıkıyorsunuz ve liman vergisi ödüyorsunuz. Bunun çok da bir avantajı yok. Orada alkol tabi ucuz ve bizdeki gibi vergi yok. Adam yazıyor 20’lik uzoyu 5 euroya içtim diyor ve bizdeki vergi zaten 10 eurodan fazla. Bizde maliyetler de yüksek ve baktığınız zaman işletmelerin personel, işletme ve kira maliyetleri de katlandı.”
Fotoğraf: AATÜRKİYE’DEKİ HİZMET KALİTESİ YUNAN ADALARINA GÖRE DAHA İYİ
Türkiye’deki otel ve restoranlardaki hizmetin Yunan adalarına nazaran daha kaliteli olduğunu belirten Ali Uçar, “Yunan Adaları’nda genelde aile işletmeleri var, baba kasada, anne mutfakta ve çocuk serviste. Bizdeki gibi orada kaliteli bir hizmet yok. Bizdeki fiyatlar oraya göre bölge bölge yüksek kalıyor. Bizdeki Cunda Adası’nda biz fiyat tarifesi veriyoruz ve hizmet kalitesi yüksek olan işletmelerle başka restoranlardaki fiyatlar farklı oluyor.Bizdeki restorana gittiğinizde adam rakı içtiğinde bardağını ve sürekli küllüğünü değiştiriyor. Orada ise ekmeği ve çatalı sepetle veriyorlar ve tabağı bırakıp kalkana kadar kimse uğramıyor.”
Begüm ÖnerOYUNCU BEGÜM ÖNER: SAMOS’TA FİYATLAR YARI YARIYA DAHA UCUZ
Oyuncu Begüm Öner, önceki gün sosyal medyada bir açıklama yapmıştı. Yunan adalarının Türkiye’ye göre daha ucuz olduğunu belirten Öner, şöyle söyledi:
“Bodrum’da fiyatlar korkunç seviyede gerçekten. Bodrum’dan sonra Samos’a gittik ve fiyatlar yarı yarıyaydı. Karides, kalamar ve ahtapot yeseniz Türkiye’de 5 bin TL’den aşağı çıkamazsınız, Samos’ta bin 500 liraya çıkarsınız. Şezlong ücreti ödemezsiniz ve beach ücreti yok. Bunlar üzücü ve çünkü herkesin tatil yapmaya ihtiyacı var.”
]]>Bugün 24 yaşında olan Begüm, IŞİD’lilerin eşleri ve çocuklarına da ev sahipliği yapan Suriye’deki Roj kampında bulunuyor ve bir süredir İngiliz vatandaşlığını geri alıp ülkeye dönebilmek için hukuki mücadele veriyor.
“Ulusal güvenlik riski” olarak görüldüğü için 2019’da İngiliz vatandaşlığı iptal edilen Begüm, geçtiğimiz yıl Şubat ayında açtığı davayı da kaybetmişti.
Begüm, 2015’te 15 yaşındayken IŞİD’e katılmak için İngiltere’nin başkenti Londra’dan yola çıkarak, Türkiye üzerinden Suriye’ye gitmişti.
Begüm ve iki kız arkadaşı, İstanbul Esenler Otogarı’nda kendilerini Suriye’de IŞİD’in kontrolündeki bölgelere sokacak olan ve aslında Kanada ajanı olduğu ortaya çıkan Muhammed Al Raşid’le buluşmuşlardı.
Suriye’de üç yıl boyunca bir Hollanda vatandaşıyla evli kalan Begüm, 2019’da ülkedeki bir kampta dokuz aylık hamileyken bulunmuştu.
Begüm’ün Suriye’de doğurduğu üç çocuğu da ölmüştü.
IŞİD’in yenilgiye uğratılmasının ardından pişmanlığını açıklayan Begüm, “İngiltere’ye terörle mücadelede yardım etmek istediğini” söylemişti.
Temyiz Mahkemesi’nin kararıyla Şamima Begüm’ün Suriye’den İngiltere’ye dönüşünün önü kapanmış oldu.
Mahkemenin kararını açıklayan Yargıç Sue Carr, “Bizim tek görevimiz, vatandaşlıktan çıkarılma kararının yasaya uygun olup olmadığını belirlemek. Bunun yasaya aykırı olmadığı sonucuna vardık. Dava düşmüştür” dedi.
Kararda, “Begüm’ün başkalarından etkilenmiş ve yönlendirilmiş olabileceği ancak yine de Suriye’ye gitmek ve IŞİD’e katılmak doğrultusunda hesaplanmış bir karar verdiği” kaydedildi.
Kararın ardından Şamima Begüm’ün avukatı Daniel Furner, “Begüm güvenle ülkeye dönene ve adalete kavuşana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını” söyledi.
Avukatları, “Begüm’ün insan kaçakçılığı mağduru olduğunun İçişleri Bakanlığı tarafından hesaba katılmadığını” savunuyordu.
Öte yandan Begüm’ün hiçbir ülkenin vatandaşı olmaması da avukatlarının savunma dayanaklarından birisi oldu.
Uluslararası hukuka göre bir devletin bir kişiyi vatandaşlıktan çıkarabilmesi için, o kişinin en az bir ülkenin daha vatandaşı olması gerekiyor.
Begüm vatandaşlıktan çıkarılma kararıyla vatansız kaldığını ve bunun hukuka aykırı olduğunu söylüyor.
İngiltere hükümetine göre, Begüm doğum yoluyla Bangladeş vatandaşı olmuştu.
Bangladeş Dışişleri Bakanlığı ise geçen yıl Begüm’ün Bangladeş vatandaşı olmadığını açıklamıştı.
‘Yapabileceğim tek şey ikinci bir şans istemek’
Şamima Begüm, 2019’da Suriye’deki kampta bulunduktan sonra, birçok haberin ve belgeselin de konusu oldu. Begüm’e benzer şekilde IŞİD’e katılmak için ülkelerini terk edenlerin çoğu, geride bıraktıkları vatandaşlıklarını bir daha elde edemedi.
2021’de BBC’ye konuşan Begüm, Suriye’de bir kampta “çürümek” yerine topluma fayda sağlayabileceğini belirtmişti.
Begüm BBC muhabiri Josh Baker’ın “Dünya çapında soykırımlar ve cinayetler işleyen bir grubun parçası olmak sizi nasıl hissettiriyor?” sorusuna “Kendimden nefret etmeme yol açıyor” diye yanıt verdi.
“Bazı insanların ne yaparsam yapayım değiştiğime ve yardım istediğime inanmayacağını biliyorum” diyen Begüm, şöyle konuşmuştu:
“Fakat kalplerinde azıcık merhamet, şefkat ve empati olanlara sesleniyorum: Yüreğimin tüm derinliğiyle söylüyorum ki, Suriye’ye adımımı attığım andan itibaren aldığım her karardan çok pişmanım ve hayatımın geri kalanında bununla yaşayacağım.
“Kimse benim kadar kendinden nefret edemez. Yapabileceğim tek şey özür dileyip ikinci bir şans istemek.”
]]>